Sanat Tarihi Dergisi Sayı/Number XVI/1 Nisan/April 2007, 165-179



Benzer belgeler
Araştırma Notu 15/177

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

KONYA İL MERKEZİ TAŞINMAZ KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARI ENVANTERİ MEZARLIKLAR

Erol ALTINSAPAN 1 Mehmet Mahur TULUM 2 ESKİŞEHİR KURŞUNLU CAMİ KİTABESİNİN TARİHLENDİRİLMESİ ÜZERİNE SON TESPİT

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

OSMAN HAMDİ BEY ÜLKEMİZE MÜZECİLİK

2016 Ocak ENFLASYON RAKAMLARI 3 Şubat 2016

RÖLÖVE RAPORU I. YAPI KİMLİK BİLGİLERİ

T.C ATAŞEHİR ADIGÜZEL MESLEK YÜKSEKOKULU

ÖZET ...DEĞERLENDİRMELER...

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır.

Dünyaya barış ve refah taşıyor, zorlukları azimle aşıyoruz

2015 Ekim ENFLASYON RAKAMLARI 3 Kasım 2015

BETONARME BĠR OKULUN DEPREM GÜÇLENDĠRMESĠNĠN STA4-CAD PROGRAMI ĠLE ARAġTIRILMASI: ISPARTA-SELAHATTĠN SEÇKĠN ĠLKÖĞRETĠM OKULU ÖRNEĞĠ

Afyon Kocatepe Üniversitesi Yabancı Dil Hazırlık Sınıfı Eğitim-Öğretim

Kıbrıs ın Su Sorunu ve Doğu Akdeniz in Hidrojeopolitiği

KONURALP - GÖYNÜK - TARAKLI TEKNİK GEZİ RAPORU

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KATKI EMEKLİLİK YATIRIM FONU'NA AİT PERFORMANS SUNUM RAPORU

MADDE 3 (1) Bu Yönetmelik, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 14 ve 49 uncu maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

: Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI : Kenan TÜRK, Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR, Fevzi ÖZKAN, Dr. Metin ARSLAN, Doç. Dr.

OKULUN BULUNDUGU SEMT

25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir.

İNOVASYON GÖSTERGELERİ VE KAYSERİ:KARŞILAŞTIRMALI BİR ANALİZ. Prof. Dr. Hayriye ATİK 16 Haziran 2015

DOĞRUDAN FAALİYET DESTEĞİ PROGRAMI PROJE UYGULAMA EĞİTİMLERİ

YÖNETMELİK ANKARA ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİL EĞİTİM VE ÖĞRETİM YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi :

VEZNE PROGRAMINDA POSTA ÜCRETİ İLE İLGİLİ YAPILAN DÜZENLEMELER (Vezne Sürüm: )

İRAN ENERJI GÖRÜNÜMÜ

Dünya Çavdar ve Yulaf Pazarı

ZAĞNOS VADİSİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ

KAMU İHALE KANUNUNA GÖRE İHALE EDİLEN PERSONEL ÇALIŞTIRILMASINA DAYALI HİZMET ALIMLARI KAPSAMINDA İSTİHDAM EDİLEN İŞÇİLERİN KIDEM TAZMİNATLARININ

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU?

Ara Dönem Faaliyet Raporu MART 2014

A N A L Z. Seçim Öncesinde Verilerle Türkiye Ekonomisi 2:

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI MALİ SEKTÖRLE İLİŞKİLER VE KAMBİYO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIŞI DOĞRUDAN YATIRIM RAPORU 2013

-Bursa nın ciroları itibariyle büyük firmalarını belirlemek amacıyla düzenlenen bu çalışma onikinci kez gerçekleştirilmiştir.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

VATAN İŞLERİNDE CÜR ETKARLIKLARIM

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU ÜÇÜNCÜ 3 AYLIK RAPOR

T.C. BİLECİK İL GENEL MECLİSİ Araştırma ve Geliştirme Komisyonu

AYDIN TİCARET BORSASI

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

2016 ŞUBAT AYI ENFLASYON RAPORU

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2013/43. KONU: Bağımsız Denetime Tabi Olacak Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Düzenlemeler.

Ekonomi Bülteni. 16 Mart 2015, Sayı: 11. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1

BÜTÇE HAZIRLIK ÇALIŞMALARINDA KULLANILACAK FORMLARA İLİŞKİN BİLGİLER

Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ. ÇİFT ANADAL ve YANDAL PROGRAMI YÖNERGESİ

Tablo 45 - Turizm İşletme Belgeli Tesislerde Konaklama ve Belediye Sayıları

HAM PUAN: Üniversite Sınavlarına giren adayların sadece netler üzerinden hesaplanan puanlarına hem puan denir.

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU

Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan:

TOBB ETÜ LİSANSÜSTÜ BURSLU ÖĞRENCİ YÖNERGESİ* (*) Tarih ve S sayılı Senato oturumunun 4 nolu Kararı ile Kabul edilmiştir.

Karar No : 405 Karar Tarihi : 18/04/2011

BURSA DAKİ ENBÜYÜK 250 FİRMAYA FİNANSAL ANALİZ AÇISINDAN BAKIŞ (2005) Prof.Dr.İbrahim Lazol

M i m e d ö ğ r e n c i p r o j e l e r i y a r ı ş m a s ı soru ve cevapları

KONUTTA YENİ FİKİRLER

KİTAP İNCELEMESİ. Matematiksel Kavram Yanılgıları ve Çözüm Önerileri. Tamer KUTLUCA 1. Editörler. Mehmet Fatih ÖZMANTAR Erhan BİNGÖLBALİ Hatice AKKOÇ

SELÇUK EZCA DEPOSU TİCARET VE SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ. 1 Ocak- 30 Eylül 2014 FAALİYET RAPORU

1 MAYIS BİNGÖL DEPREMİNDE MEYDANA GELEN YIĞMA YAPI HASARLARI

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

TEŞEKKÜR Bizler anne ve babalarımıza, bize her zaman yardım eden matematik öğretmenimiz Zeliha Çetinel e, sınıf öğretmenimiz Zuhal Tek e, arkadaşımız

ÖZET ...DEĞERLENDĐRMELER...

ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

Dünya Hububat Pazarında Neredeyiz?

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ ÖNLİSANS VE LİSANS PROGRAMLARI ARASINDA YATAY GEÇİŞ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 3 AYLIK RAPOR

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI ANTALYA SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ SAĞLIK YATIRIMLARI

Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI

2. KIRSAL KALKINMA MALİ DESTEK PROGRAMI İLE İLGİLİ SORULAR

KELÂMÎ MEZHEPLER VE FIRKALAR. Adem Sezgin UZUN 1

BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9

Özelge: 4632 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi kapsamında vakıf/sandıklardan bireysel emeklilik sistemine yapılan aktarımlarda vergilendirme hk.

2015 OCAK ÖZEL SEKTÖR DI BORCU

Demiryolu Taşımacılığı ve Bilişim Teknolojileri. Mete Tırman

TEŞVİK SİSTEMİNDE TARIM YATIRIMLARI VE KONYA

ZEKAT FITIR SADAKASI SADAKA FARZ VACİP SÜNNET HÜKMÜ ŞARTI NİSAP MİKTARI MALA SAHİP OLMAK VE ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ OLMASILAZIM HERKEZ

Şıvgın, H. (2000). "19. Yüzyılın İlk Yarısında Ayıntap". Ankara Üniversitesi Osmanlı Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Dergisi, (11), ,

İPEKYOLU KALKINMA AJANSI TRC1 BÖLGESİ FİNANSAL GÖRÜNÜM RAPORU

ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İMAR VE BAYINDIRLIK KOMİSYONU RAPORU

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi

Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı. Panel Konuşması

İnşaat Sanayi KSO da buluştu

CEZAİ ŞARTIN TEK YANLI KARARLAŞTIRILAMAYACAĞI

VERGİ DENETMENİ TANIM

Bu konuda cevap verilecek sorular?

AR& GE BÜLTEN. Enflasyonla Mücadelede En Zorlu Süreç Başlıyor

GÜMRÜK ETKİNLİKLERİ BİLGİ ŞÖLENİ

TÜRKİYE DE ÇALIŞAN KADINLAR: SORUNLARI, BEKLENTİLERİ VE SENDİKALARA KARŞI TUTUMLARI

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi

4 10/03/ /1 30. Üniversitemiz Senatosu Rektör Prof. Dr. İlyas Dökmetaş Başkanlığında toplandı.

GALATA YATIRIM A.Ş. Halka Arz Fiyat Tespit Raporu DEĞERLENDİRME RAPORU SAN-EL MÜHENDİSLİK ELEKTRİK TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET A.Ş.

K12NET Eğitim Yönetim Sistemi

DİCLE ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ STAJ UYGULAMA ESASLARI 1. GENEL HUSUSLAR

Transkript:

Sanat Tarihi Dergisi Sayı/Number XVI/1 Nisan/April 2007, 165-179 SAHİP ATA FAHREDDİN ALİ NİN BANİLİĞİ VE YAPILARINDA GÖRÜLEN BENZER ÖZELLİKLER Alptekin YAVAŞ* ÖZET Sahip Ata Fahreddin Ali nin yaklaşık kırk yıllık devlet göreviyle, bani olarak sürdürdüğü mimari faaliyetler arasında ilgi çekici bir yakınlık gözlenir. Ünlü vezirin uzun siyasi kariyeri sırasında getirildiği makam veya verilen unvanların, baniliğini üstlendiği binaların kitabe ve vakfiyelerinde bilinçli bir şekilde zikredildiği tespit edilir. Onun, siyasi kariyerinin her basamağıyla, aynı tarihlere denk gelen bir binasının olması dikkat çekicidir. Sahip Ata yapılarının bugünkü durumlarına bakılarak, tekil binalar oldukları düşünülebilir. Buna karşın çalışmalarımız sonunda söz konusu binaların aslî hallerinde, külliye şeklinde tertiplendiği anlaşılmaktadır. Sahip Ata nın yapıları, Ortaçağ şehirleri içinde, çok önemli ve işlek bir konuma sahip olup, İshaklı Han ve Ilgın Kaplıcası gibi şehir dışında yer alanları ise önemli şehirlerarası yol güzergâhında bulunuyordu. Söz konusu yapı toplulukları, çevresindeki yerleşimlerin gelişmesine katkı sağlamıştır. Bunun dışında, Sahip Ata nın şehir içindeki yapılarının, kale kapıları karşısında, ticari ve sosyal aktivitenin yoğun olduğu bölümlerde yer aldığı görülür. Anahtar Kelimeler: Banî, Anadolu Selçuklu, Vakfiye, Külliye, Kitabe ABSTRACT An attractive familiarity exists between Sahip Ata Fahreddin Ali s 40 years of governmental missions and architectural activities he performed as a patronage. It is also established that his long-life political chair and titles bestowed to him, have been conscious quoted on both the inscriptions and the Vaqfiyyes (Deed of Trust of a Pious Foundation) of the buildings that he has undertaken. It is remerkable to encounter the presence of a representative building fitting with achievements in his political career. Considering the present-day conditions of Sahip Ata s constructions, they can be assumed to be singular buildings. By contrast, it is concluded in this study that the initial architectural designs of these buildings involved have been planned in the shape of Kulliye (building of complex). The buildings of Sahip Ata were on very important and busy locations among the cities of middle age and his buildings that were outside the cities like İshaklı Caravanserai and Ilgın Hot Spring located on important intercity routes. The above-mentioned buildings made likely considerable contributions to the development of surrounding settlements. In addition, Sahip Ata s constructions placed at central part of the city were preferably located on sits opposite to the gates of citadels where commercial and social activities have been intensively carried out. 165

Alptekin Yavaş Key Words: Patronage, Anatolian Seljuk, Vaqfiyye, Buildings of Complex, İnscription. Anadolu Selçuklu Dönemi nin en uzun siyasi kariyerine sahip yöneticilerinden biri olan Sahip Ata Fahreddin Ali, yaklaşık kırk yıllık görevi esnasında devletin tüm önemli makamlarında yer almış, aynı zamanda, dönemin birçok görkemli yapısının da baniliğini üstlenmiştir. Anadolu Selçuklu emir veya vezirlerinin yaptırdığı bugüne ulaşabilen yapı sayısı çok azdır. Genel yapı toplamı içinde bu yönetici grubunun yaptırdığı bina sayısı, sultan binalarından daha fazla olmasına karşın, emir veya vezirlerin tek tek banisi olduğu yapı âdeti en fazla iki veya üçtür. Örneğin, ünlü Anadolu Selçuklu veziri Celaleddin Karatay ın sadece üç yapısı bugüne gelebilmiştir. Sahip Ata, baniliğini üstlendiği mevcut onyedi, ayrıca, günümüze ulaşamayan, ancak varlığını kaynaklardan öğrenebildiğimiz onbir yapısıyla, bu yönetici grubunun içinde en fazla eser bırakan kişidir ve bu anlamda Ebu l-hayrat (Hayırların Babası) unvanını da hak etmektedir. Ünlü vezir, ülkenin Moğol tahakkümü altında olduğu yıllarda görev yapmıştır. Bu dönemde Ülkedeki siyasi karmaşaya karşın, Moğol baskısıyla ülkelerinden kaçıp Anadolu ya gelen Orta Doğu nun en yetenekli sanatçıları, Yakın Doğu nun tüm mimari ve süsleme repertuarının yepyeni bir sentezle yorumlandığı ürünler vermektedir. Banilik ise, yüzyılın ikinci yarısından itibaren daha çok sultanlardan, vezir veya emirlere geçmiştir ve bu durum daha çok ekonomik sebeplerle ilişkilidir. Bilindiği gibi I.Alâeddin Keykubat, tahta yeni çıktığında ekonomik açıdan sultanın gücünü tehdit edecek boyutlarda güçlenmiş olan vezir ve emirleri ortadan kaldırarak bu soylu kesimin tahakkümüne engel olmuştur 1. Ancak 1243 yılındaki Kösedağ savaşından sonra ortaya çıkan Moğol egemenliği, sultanın şahsında merkezî idarenin zayıflamasına yol açmıştır. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren sultan, simgesel bir niteliğe kavuşmuş, devlet, esasen Moğol idaresinin görevlendirdiği vezir veya emirlerin eline geçmiştir. Bu yeni siyasi kadroya, yüzyılın üçüncü çeyreğinden itibaren Moğol beyleri de katılmıştır. Vezirlerin temlik yoluyla arazi sahibi olmaları, özellikle II. İzzeddin Keykavus ve IV. Rükneddin Kılıçarslan dönemlerinden itibaren artış gösterir 2. Arazi ve toprak mülkiyetinin merkezi idareden emirlere geçişi anlamına gelen bu olay, ülkenin idari yapısına egemen olan bu * Araş.Gör.Dr., Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Sanat Tarihi Bölümü. 1 Bu konu, devrin vakanüvisti İbn Bibi, (Haz.: M.Öztürk), El Evamirü l-ala iye Fi l-umuri l- Ala iye (Selçuk Nâme), C. I, Ankara 1996, s.283-292.) de ayrıntılı bir şekilde anlatılır. 2 IV.Rükneddin Kılıçarslan ın devlet topraklarını, özel mülk olarak dağıtması hakkında bkz. İbn Bibi, a.g.e., C.II, s.164. Ayrıca, II.İzzeddin Keykavus a ait bir temliknâme için bkz. O.Turan, II.İzzeddin Keykavus a Ait Bir Temlik-nâme, Z.V.Togan Armağanı, İstanbul 1955, s.166.; Konuyla ilgili ayrıntılı değerlendirme için bkz. C.Cahen, Osmanlılardan Önce Anadolu, İstanbul 2000, s.305-306. 166 SANAT TARİHİ DERGİSİ

SahipAata Fahreddin Ali nin Baniliği ve Yapılarında Görülen Benzer Özellikler yeni idareci grubunun ekonomik gücü de ele geçirmesine sebep olmuştur. Söz konusu emir ve vezirlerin belki de en önemlisi Sahip Ata Fahreddin Ali dir. Sahip Ata Fahreddin Ali, Anadolu Selçuklu Devleti nin kuruluş devresinde çocukluk, en parlak dönemi olan I.Alâeddin Keykubat zamanında ise gençlik yıllarını geçirmiştir. Devletin gerileme ve çöküş dönemine ise, emir-i dâd ve vezirlik görevleri sırasında tanıklık etmiştir. Onun hayatını yazmaya çalışmak, ancak Anadolu Selçuklu devletinin kargaşa dolu gerileme ve çöküş yıllarını bütünüyle ortaya koyabilmekle mümkündür. Bu ise, devrin yazılı kaynakların eksikliği nedeniyle, zorluklarla doludur. Fahreddin Ali, tarihi kayıtlarda ilk kez, 1246 yılındaki Moğol Hanına elçilik görevi sırasında zikredilir. Hayatının bundan önceki bölümüne ilişkin bir bilgi yoktur. Konyalı ve babasının isminin Hüseyin olduğu bilinen Fahreddin Ali nin, elçilik öncesi, devletin hangi kademelerinde görev yaptığı tespit edilememektedir. İ.H.Uzunçarşılı, onun elçilik sonrası Emir-i Dâd (Adliye Bakanı) görevine getirilmesi ve bu görevin genellikle asker kökenli kişilere verilmesinden yola çıkarak, Fahreddin Ali nin seyfiye (kılıç ehli) sınıfından olduğunu belirtir 3. Sahip Ata ya ait ilk mimari eserler Afyon ve Akşehir çevresindedir. Afyon- İshaklı kazasındaki Hanı (1249) ve Akşehir deki Medresesi (1250), XIV. yüzyılın ilk başlarına kadar küçük bir derebeylik olarak varlığını sürdürecek olan Sahip Ata ve oğulları hâkimiyetinin bölgedeki ilk yatırımıdır. Bu hâkimiyet, bugünkü Afyon un, geçen yüzyılın başlarına kadar Karahisar-ı Sahip olarak anılmasına neden olmuştur. Ünlü vezirin ömrünün son günlerini de Akşehir le İshaklı arasındaki Nadir Köyü nde tamamlamış olması, bu bölgenin kendisi ve ailesi için önemini ortaya koyar. Sahip Ata yapılarının kronolojik bir sırayla coğrafi dağılımına bakıldığında, batıdan doğuya doğru bir seyir izlediği ortaya çıkmaktadır. Tarih olarak Afyon ve Akşehir deki iki yapısını, Konya daki eserleri izler. Konya-Larende Kapısı karşısındaki camii, 1258 tarihlidir ve zaman içinde eklenen diğer binalarla, burada bir külliye teşekkül etmiştir. Sahip Ata nın Kayseri ve Sivas taki mimari yatırımları ise, ülkenin tamamen Moğol egemenliği altına girdiği yıllara rastlar. Bu durum, Moğol tahakkümü sonrası Sivas, Erzurum gibi şehirlerde kamusal binaların diğer şehirlerdekine nazaran daha fazla sayıda inşa edilmiş olmasına paralel bir gelişmedir. Sahip Ata nın yaklaşık kırk yıllık devlet göreviyle, bani olarak sürdürdüğü mimari faaliyetler arasında ilgi çekici bir yakınlık gözlenir. Ünlü vezirin uzun siyasi kariyeri sırasında getirildiği makam veya verilen unvanların, baniliğini üstlendiği binaların kitabe ve vakfiyelerinde bilinçli bir şekilde zikredildiği tespit edilir. Sahip Ata nın, siyasi kariyerinin her basamağıyla, aynı tarihlere denk gelen bir binasının olması dikkat çekicidir. Örneğin 1250 tarihli Akşehir deki Medresesinin kitabesinde, onun Emir-i Dâd görevi zikredilir. Günümüze sadece kitabesi ulaşabilmiş olan 3 İ.H.Uzunçarşılı, Osmanlı Devlet Teşkilatında Medhal, Ankara 1988, s. 91. SANAT TARİHİ DERGİSİ 167

Alptekin Yavaş Akşehir deki Hânkahında (1260) ise vezir ünvanından bahsedilir. Sahip Ata, Anadolu Selçuklu tarihinde ilk ve son kez gerçekleşen iki sultanlı ve tabii ki iki vezirli yönetim sırasında, önce ülkenin batı yarısını yöneten II. Keykavus a hizmet vermiş; daha sonra kardeşini yenerek tek başına ülkede hâkimiyet tesis eden IV. Kılıçarslan ın vezirliğini üstlenmiştir. Konya İmaret (İnce Minareli Medrese) Vakfiyesinde Sahip Ata doğu ve batı vezirlerinin hâkimi şeklinde anılır ki, bu ifade, kanaatimizce, ülkenin ikiye bölünüp, sultan kardeşler tarafından yönetildiği ve daha sonra birinin tek başına ülkeye hâkim olduğu siyasi gelişmeye atıf yapmaktadır. Bizce, 1261 1262 yılları arasındaki bu gelişme, kitabesi bulunmayan İnce Minareli Medresenin inşa tarihi konusunda da fikir vericidir. Ünlü vezir, Kayseri deki Medrese (1267) ve Çeşmesi (1266) ile Ilgın daki Kaplıcasının (1267) kitabelerinde, daha önce olmayan bir ifadeyle anılır. Vezirliğinin üzerinden altı yıl geçen Hüseyin oğlu Ali, bu üç eserde Sahip unvanıyla zikredilir. Akşehir deki Hânkahının kitabesinde sadece vezir unvanı yer alan Sahip Ata, 1266 yılından itibaren, daha itibarlı ve önemli bir unvan olduğu anlaşılan Sahibü l Âzam (Büyük Vezir) şeklinde anılmaya başlanmıştır. Bu tarihlerde, Sultan IV. Kılıçarslan Moğollar tarafından öldürülüp, III. Gıyaseddin Keyhüsrev tahta çıkarılmıştır. Fahreddin Ali, 1266 yılında gerçekleşen bu olaydan sonra, çocuk yaştaki III. Gıyaseddin Keyhüsrev in tahta çıkarılmasında birincil bir yol oynamış 4, Pervane Mü înü d-dîn Süleyman ile birlikte ülkenin gerçek hâkimi haline gelmiştir. Sahip Ata nın Sivas taki (Gök) Medresesinin kitabesinde ise Sahip unvanından başka o güne kadar yaptırdığı hayır eserlerinin bir karşılığı olarak Ebu l Hayrat (hayırlar babası) olarak anılmaya başlanmıştır. Bunların dışında Sahip Ata ya 1277 yılında vukû bulan Cimri hadisesi sebebiyle, Moğol Hanı Abaka tarafından Niyabet-i Hazret makamı ve Kavamü l Mülk (Devletin Dayanağı) unvanı verilmiştir 5. Bu verilere rağmen Sahip Ata nın tüm binalarının günümüze ulaşamaması, ayrıca, mevcut bazı binalarının da kitabe veya vakfiyelerinin bulunmaması, bu konuyu sağlıklı bir şekilde değerlendirmemize engel teşkil etmektedir. Sahip Ata yapılarının bugünkü durumlarına bakılarak, tekil binalar oldukları düşünülebilir. Buna karşın söz konusu binaların aslî hallerinde, yapılar topluluğu şeklinde tertiplendiği anlaşılmaktadır. Sahip Ata nın yaptırdığı ilk eser olan İshaklı Hanı, yakın tarihlere kadar ayakta olan batısındaki hamamla 6 birlikte inşa edilmişti. 4 İbn Bibi, a.g.e., s.165-170.; Kerîmüddin Mahmud-i Aksarayî (Çev.: Mürsel Öztürk), Müsâmeretü l-ahbâr, Ankara 2000, s.64-66. 5 İbn Bibi, a.g.e., s.239. 6 Bugüne ulaşamayan ancak 1970 li yılardaki tespitlere göre (H.Karpuz, Sahip Ata nın Yaptırdığı İshaklı Han, Antalya 3. Selçuklu Semineri (10-11 Şubat 1989)Bildiriler, İstanbul 1989, s.82-90.) hanın hemen kuzeybatısında yer alan hamamın, hanın müştemilatı olarak işlev gördüğü anlaşılmaktadır. Fatih dönemi Osmanlı dönemi tahrir kayıtlarında (F.Nafiz Uzluk, Fatih Devrinde Karaman Eyaleti Vakıfları Fihristi, Ankara 1958, s.42 43.) Sahip Ata nın Akşehir deki yatırımları anlatılırken, vezirin Saklu daki (İshaklı) hanından başka bir de mektepten söz edilir. Mektepten bu bilgi dışında, maddi veya yazılı bir kanıt günümüze 168 SANAT TARİHİ DERGİSİ

SahipAata Fahreddin Ali nin Baniliği ve Yapılarında Görülen Benzer Özellikler Akşehir deki Medresesi, kuzeybatısına eklenmiş olan mescidin dışında, bugüne sadece kitabesi ulaşabilmiş olan Hânkah, Matbah (Mutfak) ve Çeşmesiyle birlikte bir külliye teşekkülü içinde yer alıyordu 7. Ilgın daki kaplıca ise kuzeybatısına eklenmiş han ile birlikte, Konya-Akşehir yolunun üzerindeki Sahip Ata manzumesiydi 8. Sahip Ata nın, Konya daki yapılarından Larende Kapısı karşısında yer alan ve Camii, Hankâh, Türbe ve Hamam dan müteşekkil külliyesi, şehrin en önemli yapı topluluklarından birini oluşturduğu malumdur. Bunun dışında, yine Konya da, Sultan Kapısı yolunda, Odun Pazarı yakınındaki Medrese ve Mescitten oluşan bir imareti 9 ise, İnce Minareli Medrese ve Mescidi ismiyle bugüne ulaşabilmiştir. Ayrıca bugün Tahir ile Zühre diye bilinen Sahip Ata Mescidi, Karamanoğulları zamanında yıkılan Dârü l-huffâz ve Çeşmeyle birlikte, Konya Kalesinin Çeşme Kapısı yakınında bir başka Sahip Ata Külliyesini teşkil etmekteydi 10. Kalenin kuzeydeki Odun Pazarı Kapısının karşısında yer alan medresesi, XX. yüzyılın başlarına kadar ayakta olan mescidi ve bugün medresenin ön cephesinde bulunan çeşmesiyle birlikte, Sahip Ata nın Kayseri deki külliyesini ulaşmamıştır. Tüm bu veriler aslî halinde İshaklıda, bir külliye fikri çevresinde tertiplenmiş, Sahip Ata ya ait yapılar olduğunu ortaya koymaktadır. 7 Fatih dönemi tahririnde zikredilen (F.Uzluk, a.g.e., s.42-43.) yapılardan medrese (1250) ve mescit halen mevcut iken, hânkah, matbah ve çeşme günümüze ulaşmamıştır. Kitabesi bugüne gelebilen 1260 1261 tarihli hânkah, İ.H.Konyalı nın (Nasrettin Hoca Şehri Akşehir (Tarihi Turistik Kılavuz), İstanbul 1945, s.279.) verdiği bilgiye göre, medresenin hemen karşısında yer alıyordu ve 1940 li yıllarda yıkılarak yerine evler yapılmıştı. Uğur-Koman, (M.Ferit, Uğur- M.Mesut, Koman, Selçuk Veziri Sahip Ata İle Oğullarının Hayat ve Eserleri, İstanbul 1934, s.94.) XX. yy. başlarında hânkahın hemen yanında yer alan matbahın, o tarihlerde sadece ocak kısmının ayakta olduğunu bildirir. Bunun dışında Matbahın (mutfak) 1890 tarihli evkaf zaptında (S.Bayram-A.H.Karabacak, Sahip Ata Fahrü ddin Ali nin Konya, İmaret ve Sivas Gök Medrese Vakfiyeleri, Vakıflar Dergisi, C.XIII, Ankara 1981, s.61.)gelir kalemleri yer alır. Kayıtta, Sahip Ata Vakfından olan binanın harap durumda olduğu belirtilir. Bugüne ulaşmayan çeşme hakkında bilgilerimiz çok azdır. Konyalı, (a.g.e., s.293.) hânkahın yanında, sebile benzeyen ve üstünde iki iri balık kabartması bulunan metruk bir çeşmeden bahseder. Bu bilgiler Akşehir deki Sahip Ata külliyesin medrese, mescit, hânkah, matbah ve çeşmeden oluştuğunu ve 1250 61 yılları arasında tamamlandığını ortaya koymaktadır. 8 Yakın tarihlere kadar kaplıcanın kuzeybatısına bitişik bir şekilde yer alan han, henüz kısmen ayakta iken Y.Önge,(Anadolu da XII-XIII. Yüzyıl Türk Hamamları, Ankara 1995, Resim 1, Şekil 1.) tarafından tespit edilmişti. Bunun dışında Osmanlı dönemine ait bir kuyud-u atik kaydında (Uğur-Koman, a.g.e., s.84.) Ilgın da Sahip Ata ya ait kaplıca ve civarındaki han ve zaviye ye gelir olarak yazılan köylerden bahsedilmesi, aslî halinde külliyenin kaplıcayla birlikte günümüze ulaşamamış zaviye ve handan müteşekkil olduğunu ortaya koymaktadır. 9 Günümüze ulaşan vakfiyesinde (Bayram- Karabacak, a.g.m., s.38.) medrese ve mescitten oluşan yapı topluluğu imaret şeklinde ifade edilir. 10 Fatih ve II. Bayezid dönemi tahrir defterlerinde (İ.H.Konyalı, Abideleri ve Kitâbeleri İle Konya Tarihi, Konya 1964, s.518.) Konya Çeşme Kapısı civarında olduğu belirtilen vakfın Dar ül- Huffâz, Mescit ve Çeşme den oluştuğu, Dârü l-huffâzın Karamanoğulları döneminde yıkıldığı belirtilir. Bugün Tahir ile Zühre ismiyle de bilinen Mescit günümüze ulaşmışken, bu yöndeki kale kapısına ismini de veren Çeşme (Kırk Çeşme-i Sahip) ise ortadan kalkmıştır. SANAT TARİHİ DERGİSİ 169

Alptekin Yavaş oluşturuyordu 11. Sahip Ata nın son külliyesi Sivas ta olup, (Gök) Medrese, Mescid, Çeşme ve Dârü l-ziyafet (Konuklar Yurdu)den müteşekkildi 12. Sahip Ata nın yapıları, Ortaçağ şehirleri içinde, çok önemli ve işlek bir konuma sahip olup, İshaklı Han ve Ilgın Kaplıcası gibi şehir dışında yer alanları ise önemli şehirlerarası yol güzergâhında bulunuyordu. Sahip Ata nın ilk eseri olan Han (1249), Konya- Afyon yolu üzerindeydi (Şek.1). Sahip Ata nın Akşehir deki (Taş) Medresesi, kasabayı, Nadir Köyüne oradan da İshaklıya bağlayan ana yolun (Şek.1 2), Ilgın daki Kaplıcası ise Ortaçağ döneminde Akşehir i Konya ya bağlayan yol hattında yer almaktaydı (Şek.1). Bu yol hattında, Sahip Ata nın Hanı dışında, Akşehir deki Külliyesi ve Ilgın daki Kaplıcasının bulunuyor olması, baninin hem Afyon ve Akşehir çevresindeki yatırımlarını belirlemekte, hem de belirli bir yol güzergâhını dikkate alarak bina inşa ettirdiğini göstermektedir. Söz konusu yapı toplulukları, çevresindeki yerleşimlerin gelişmesine katkı sağlamıştır. Örneğin Han, bugünkü Afyon-İshaklının gelişimde birincil rol oynamış, kasaba, hanın çevresinde gelişmiştir. Konya-Ilgın daki Kaplıca ise Selçuklu döneminde Mevlana gibi önemli şahsiyetlerinin de şifa bulmak için geldiği 13, kasabanın o yıllardaki en önemli sağlık tesisiydi. Ünlü vezirin şehir içindeki yapıları kale kapıları yakınında bulunuyordu. Selçuklu başkenti Konya daki üç külliyesinden biri Larende Kapısı, diğeri Çeşme Kapısı karşısında bulunmakta olup, Dârü l-hadis ve Mescitten oluşan üçüncü külliyesi ise Sultan Kapısı yolundaydı. Cami, Medrese, Türbe, Hankâh ve Hamam dan teşekkül eden Larende Kapısı karşısındaki külliye (Şek.3), 1258 1283 yılları arasında tamamlanmıştır. Külliyeye dâhil yapılar, aynı mahalle çevresinde yer almakta olup, daha sonraki tarihlerde burada Hoca Sahip isminde bir mahallenin teşekkülüne de sebebiyet vermiştir 14. Hankâhın, ön cephesinde yer alan nişler, aslî halinde dükkân olarak kullanılıyordu ve bu haliyle külliye, ticari, dini ve sağlık hizmeti veren yapılarıyla Larende Kapısı ve civarının en önemli sosyal-kültürel merkezi, aynı zamanda sur dışı yerleşmenin Konya daki en çarpıcı örneklerinden biridir. Ünlü vezirin Medrese ve Mescitten oluşan (İnce Minareli) İmareti ise Alâeddin Tepesinin batısında yer almaktadır (Şek.3). Ayrıca külliye, dış sura bitişik olan ve bir takım askeri 11 XIV. Yüzyıl evkaf kaydında (Y.D.Özırmak, Tahrir ve Evkaf Defterlerine Göre Kayseri Vakıfları, Kayseri 1992, s.81-82.) Vakf-ı Medrese-i Sahibiye başlığı altında medrese, mescit ve çeşmeden müteşekkil külliyenin, medrese ve çeşmesi bugüne gelebilmişken, mescit, yol yapımı sırasında ortadan kalkmıştır. Bugüne ulaşamayan mescidin XIX. yüzyıldaki durumuna ilişkin bilgi için bkz. Ahmed Nazif, (Yay: M.Palamutoğlu), Mir at-ı Kayseriyye veya Kayseri Tarihi, Kayseri 1987, s.36. 12 Sivas taki Sahip Ata yapı topluluğundan, medrese çeşme, mescit mevcut olup, bugüne ulaşamayan Dârü l-ziyafet in varlığını külliyenin vakfiyesinden (Bayram-Karabacak, a.g.m., s.53.) öğrenebilmekteyiz. 13 Ferîdun bin Ahmed-i Sipehsâlâr, Mevlânâ ve Etrafındakiler(Risâle), İstanbul 1977, s.86. 14 Ö.Ergenç, Osmanlı Klasik Dönemi Kent Tarihçiliğine Katkı, XVI. yüzyılda Ankara ve Konya, Ankara 1995, s.47. 170 SANAT TARİHİ DERGİSİ

SahipAata Fahreddin Ali nin Baniliği ve Yapılarında Görülen Benzer Özellikler Şek.1- Afyon-İshaklı Sahip Ata Külliyesinin Ortaçağ şehirlerarası yol güzergâhındaki konumu. (Kaynak: earth.google.com/) Şek.2- Akşehir Sahip Ata Külliyesinin Ortaçağ şehir dokusu içindeki konumu. SANAT TARİHİ DERGİSİ 171

Alptekin Yavaş Şek.3- Konya daki Sahip Ata Külliyelerinin Ortaçağ kent dokusu içindeki konumları. (Kaynak: earth.google.com/) Şek.4: Kayseri Sahip Ata Külliyesin Ortaçağ şehir dokusu içindeki konumu. (Kaynak: earth.google.com/) 172 SANAT TARİHİ DERGİSİ

SahipAata Fahreddin Ali nin Baniliği ve Yapılarında Görülen Benzer Özellikler Şek.5: Sivas Sahip Ata Külliyesin Ortaçağ şehir dokusu içindeki konumu. (Kaynak: earth.google.com/) hizmetlerin görüldüğü Ahmedek in doğusundaydı. Külliyenin vakfiyesinde bahsedilen Odun Pazarı dışında şehrin bu kısmında bir de Buğday Pazarı olduğunu bilmekteyiz 15. Vakfiyede bahsedilen Sultan Kapısı, Ortaçağ da yönetim merkezinin yer aldığı Alâeddin Tepesinin şehre açıldığı kapıydı. Bu veriler, yapı topluluğunun şehrin en önemli ekonomik ve politik alanlarından biri üzerine kurulduğuna işaret eder. Ortaçağ da Konya Kalesinin batı yöndeki kapılarından, Çeşme Kapısı yakınlarındaki bulunan diğer Sahip Ata Külliyesi ise Dârü l-huffâz, Mescid ve Çeşme den oluşmaktaydı (Şek.3). Sahip Ata nın bu çevrede yer alan ancak günümüze ulaşamayan çeşmeleri, kalenin bu yöndeki kapısının bu isimle anılmasına neden olmuştur 16. Mevcut izler, Sahip Ata nın Akşehir deki külliyesinin de şehrin Ortaçağda önemli bir noktasında bulunduğunu gösterir (Şek.2). Nitekim külliyenin medresesi yakınlarında yapılan inşaat hafriyatlarında, sur kalıntılarına rastlanmıştır. Ayrıca İ.H.Konyalı da, Sahip Ata yapılarının, kalenin methalinde(girişinde) olduğunu belirtir 17. H.Eldem ve Ahmed Nazif in geçen yüzyılın başlarına ait sunduğu bilgilere bakılırsa 15 U.Tanyeli, Anadolu Türk Kentinde Fiziksel Yapının Evrim Süreci (11 15.yy), (İTÜ. Mimarlık Fakültesi Fen Bilimleri Enstitüsü Yayınlanmamış Doktora Tezi), İstanbul 1987, s.55. 16 Konyalı, a.g.e., s.518. 17 Konyalı, Nasrettin Hoca Şehri Akşehir, s.279. SANAT TARİHİ DERGİSİ 173

Alptekin Yavaş Kayseri deki Sahip Ata Külliyesinin mescit ve medresesi karşılıklı yer alıyorlardı ve arasından yol geçiyordu 18. Medresenin ön cephesi, Ortaçağ Kayseri sinde, At Meydanı olarak bilinen alana bakıyordu (Şek.4). Ayrıca Odun Pazarı veya Meydan denilen kalenin kuzeydoğu kapısı da binanın hemen güneybatısında yer almaktaydı 19. Bu durum külliyenin, şehir meydanının ve önemli ticari merkezlerden birinin yakınında yer aldığını gösterir. Sahip Ata nın Kayseri deki külliyesi, şehrin kuzey bölümünde Moğol istilasından sonra inşa edilen ilk yapılardan biridir ve burada halen medreseyle aynı isimle anılan bir mahallenin teşekkülünü sağlamıştır. Vezir Sahip Ata nın yaptırdığı Sivas taki külliyesi, vakfiyesindeki ifadeye göre dış surun güney yöndeki kapılarından birinin karşısında yer alıyordu (Şek.5). Bu duruma göre, şehre güney yönden (Kayseri) gelen kervanların ilk göreceği bina, bu medrese olacaktır 20. Ortaçağ Sivas ının ticaret hayatı, Ulu Cami ve çevresinden, güneye Sahip Ata (Gök) Medrese ve çevresine yayılmıştır 21. Bu alanın, XV. yüzyıl belgelerinde Medrese-i Sahip Mahallesi ismiyle anılıyor olması 22, külliyenin bu çevrede yeni bir yerleşimin gelişimine sebebiyet verdiğini gösterir. Sahip Ata yapıları, biçim ve tasarım açısından bazı farklılıklar taşır. İlk iki yapısı olan İshaklı daki Han (1249) (Res.1) ve Akşehir deki (Taş) Medresenin (1250) (Res.2) portallerinin, aynı elden çıkmış denilebilecek kadar birbirine benzediği görülür. Ünlü vezirin daha sonraki iki binası olan Konya daki (Sahip Ata) Camii (1258) (Res.3) ve (İnce Minareli) Medrese (1261 1262) (Res.4) ise özellikle portal tasarımındaki yeniliklerle öne çıkar. Kölük bin Abdullah ın bu iki yapısı, hem portal süslemesi, hem de çifte minare gibi uygulamaların Anadolu daki ilk örnekleridir. Bu iki yapıdaki yeniliklere, tarih olarak daha sonraki iki Sahip Ata yapısı olan Konya daki (Sahip Ata) Hânkahı (Res.5) ve Kayseri deki (Sahibiye) Medresesinde (Res.6) rastlanmaz. Sivas taki (Gök) Medresesi ise Kölük bin Abdullah ın Konya daki Sahip Ata Camiinde uyguladığı çifte minare uygulamasının, Üstad-ı Mimar Kaluyan el-konevî tarafından, bazı teknik hataların giderilerek tekrar kullanıldığı bir yapıdır. Medrese, hem ön cephe tasarımında ulaştığı tasarım olgunluğu, hem de özellikle portaldeki yüzeyden taşıntılı, kabarık, ağırlıklı olarak bitkisel karakterli süslemesiyle dikkati çeker (Res.7). Bu süsleme biçimi, XIII. yüzyılın üçüncü çeyreği ve XIV. yüzyılın ilk yarısına ait Erzurum ve Sivas taki birçok eserde karşımıza çıkar. Bu anlamda, Sahip Ata nın, Kölük bin Abdullah veya Kaluyan el-konevî gibi mimarlarına, mimari ve süslemede yeni 18 Halil Edhem (Eldem) (Haz:K. Göde), Kayseri Şehri, Ankara 1982, s.121.; A.Nazif, a.g.e., s.36. 19 Kayseri kalesinin Ortaçağ planı için bkz. A.Gabriel Monuments Turcs D Anatolie I (Kayser- Niğde), Paris 1931,Fig.3. 20 E.S.Wolper, The Politics of Patronage: Political Change and the Construcion of Dervish Lodges in Sivas, Muqarnas, Vol: XII, Leiden 1995, s.43. 21 M.Cezar,The Typical Commercial Buildings of the Ottoman Classical Period and the Ottoman Construction System, İstanbul 1983, s.49-51. 22 Ö.Demirel, Osmanlı Vakıf-Şehir İlişkisine Bir Örnek: Sivas Şehir Hayatında Vakıfların Rolü, Ankara 2000, s.71. 174 SANAT TARİHİ DERGİSİ

SahipAata Fahreddin Ali nin Baniliği ve Yapılarında Görülen Benzer Özellikler uygulamalarını gerçekleştirebileceği bir serbestlik tanıdığı, ayrıca bilinen şemaların tekrarlandığı binaların da baniliğini üstlendiğini söyleyebiliriz. Sahip Ata nın, tarikat mensupları için inşa ettirdiği binalar dikkat çekicidir. Akşehir ve Konya daki Hânkahları ile Sivas ta inşa ettirdiği Dârü l-ziyafet (Konuklar Yurdu), yüzyılın ikinci yarısından itibaren Anadolu Selçuklu Siyasi ve Sosyal Hayatına etkileri gittikçe artan din adamlarının, tesir alanları ve bu yöndeki kamuoyu gücünden faydalanma isteğiyle ilişkilidir 23. Sahip Ata yapıları, devrin tüm karakteristik inşa özelliklerinin dışında, ilk defa denenen mimari ve süsleme hususiyetleri de yansıtması açısından, Anadolu Selçuklu dönemi banilerine ait yapılar arasında en dikkat çekici grubu teşkil etmektedir. 23 Emirler ve din adamları arasındaki bu yakın ilişkiyi Ahmed Eflâkî, (Âriflerin Menkıbeleri (Çev: T.Yazıcı), Ankara 1953-1954,C.I, s.275.) Anadolu Selçuklu Döneminin kudretli emirlerinden Pervane Mu înü d-dîn Süleyman ın sözleriyle şu şekilde ifade eder: emirlerin şeyhlere ve din adamlarına ihtiyacı vardır. Din adamları da emirlere yaklaşmak için ellerinden geleni yapar. SANAT TARİHİ DERGİSİ 175

Alptekin Yavaş Res. 1- Afyon-İshaklı Sahip Ata Hanı portali. Res. 2- Akşehir Sahip Ata (Taş) Medrese portali (F.Sarre den). 176 SANAT TARİHİ DERGİSİ

SahipAata Fahreddin Ali nin Baniliği ve Yapılarında Görülen Benzer Özellikler Res. 3- Konya Sahip Ata Camii portali. Res. 4- Konya Sahip Ata (İnce Minareli) Medrese portali. SANAT TARİHİ DERGİSİ 177

Alptekin Yavaş Res. 5- Konya Sahip Ata Hânkahı portali. Res. 6- Kayseri Sahip Ata (Sahibiye) Medresesi portali. 178 SANAT TARİHİ DERGİSİ

SahipAata Fahreddin Ali nin Baniliği ve Yapılarında Görülen Benzer Özellikler Res. 7- Sivas Sahip Ata (Gök) Medrese portali. SANAT TARİHİ DERGİSİ 179