Yaş Doğrulama Metotları Yrd. Doç. Dr. Aysun GÜMÜŞ Ondokuzmayıs Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Biyoloji Bölümü, Samsun Birçok kemikleşmiş yapı günlük ve yıllık periyodik birikimler oluşturmak suretiyle yaş tayininde yararlı materyaller olarak kullanılırlar. Ancak yaş tespiti birçok hata kaynağından etkilenebilmektedir. Hatanın boyutu yaşa dayalı hesaplamaları ciddi şekilde etkileyebilir. Mutlak yaşın doğrulanması ve birikim periyodisitesi arasındaki bir ayırım vardır ve şüphesiz ilk birikim oluşumunun belirlenmesi son derece önemlidir. Son yıllarda yapılan çok sayıda çalışma gözden geçirildiğinde bir çok yaş doğrulama metodunun, kısmen de kenar birikim analizi metodunun aslında amaca tam olarak hizmet etmediği görülmüştür. Uyumun iki ana ölçeği olan ortalama yüzde hata ve varyasyon katsayısı fonksiyon bakımından eşdeğer bulunmuş ve ikisi arasındaki bir dönüşüm faktörü de verilmiştir. Balıkların yaş hesabında iki ana hata kaynağı vardır: a) İncelenen yapıyla ilgili işlem hatası; her kemiksi yapı balığın bütün hayatı boyunca büyümeye devam etmeyebilir. Ya da belli bir yapıda her eksen üzerinde tam bir büyüme gerçekleşmeyebilir. Bu tip bir hata genellikle normalin altında ve üstünde hesaplama yapmaya sebep olur. b) İkincisi yaş hesaplarındaki subjektifliktir. Bu subjektiflik, yapının hazırlanmasından başlar ve kemiksi yapılar üzerindeki halkaların farklı kişiler tarafından farklı yorumlanmasına kadar uzayabilir. Yorum hatası sistematik veya rasgele olabilir. 22
İşlem ve yorumlama hatası birleştiğinde okuyucular arsında farklılıklar doğabilir. Yanlış yaş tespitinin populasyon dinamiği çalışmalarının doğruluğuna etkisi ve bu vakaların yaygınlığı gözden kaçırılmamalıdır. Yaş tayini hatasının bir türün ya da populasyonun aşırı avlanmasına yol açtığı durumlar hiç de az değildir. En sık karşılaşılan problem, normalin altında hesaplamadır. Bunun sonucu olarak büyüme ve ölüm oranı gerçek değerinden yüksek olarak hesaplanır. Yeni Zelanda da 20-30 yıl ömrü olduğu tahmin edilen Hoplostethus atlanticus yoğun olarak avlanmış ve daha sonra aslında çok düşük bir büyüme hızıyla 100 yaşına kadar yaşayabildiği tespit edilmiştir. Ancak iş işten geçmiş ve populasyon çökme noktasına gelmiştir. Yaş tayini hatası iki şekilde olabilir. Birincisi doğruluğu ya da hesaplanan yaşın gerçek yaşa yakınlığını etkileyen hata, ikincisi ise uyum yani belli bir yapıda tekrarlı ölçümlerin benzerliğini etkileyen ikinci tip hatadır. Bu iki tip hatanın birbiriyle ilişkili olması da gerekmez. Pratikte belli bir yaş tayini metodolojisinin doğruluğu bilinebilir ancak belli bir yaş verisi takımının doğruluğu nadiren bilinebilir. Yaş Doğrulama birçok çalışmada yanlış tanımlanan bir terimdir. Her ne kadar doğrulama çalışmalarının amacı balığın gerçek yaşını bulmaksa da, belli bir türün yaşı bütünüyle nadiren teyit edilmiştir. Yapılan iş daha çok tipik büyüme birikimlerinin oluşumunun frekansının doğrulanmasıdır. Büyüme birikimi periyodisitesinin doğrulanması ve gerçek yaşın doğrulanması arasındaki ayırım önemlidir. Beamish ve McFarlane annulus periyodisitesinin doğrulanmasını, gerçek yaşın doğrulanmasıyla eşdeğer tutmuş ancak daha sonra gerçek yaşın doğrulanması için bütün yaş gruplarında metodun doğrulanması gerektiğini ifade etmişlerdir. Vurgulamak 23
gerekirse annulus oluşumunun her bir yaş grubunda doğrulanması, gerçek yaşın doğrulanması anlamına gelir. Neticede gerçek yaşın doğrulanması, belli bir yaş tahmininin doğruluğunun tespit edilmesidir. Bir balık türünde büyüme birikiminin oluşumunun frekansını belirlemek şarttır ancak doğrulama işlemi için yeterli değildir. Bu yetersizliğe bariz bir örnek vermek gerekirse Stefenson (1980) Gadus morhua nın genç bireylerinde yaş belirlerken otolit mikrokimyasını kullanmıştır. Gadus morhua da günlük büyüme birikimi daha önce ispat edilmiştir. Dolayısıyla birikim periyodisitesi konusunda problem yoktur. Ancak Stefenson ilk gözlenebilir birikimin oluşumunu metodolojik bir problemden dolayı tespit edememiştir. Sonuçta doğrulanmış bir yaş tayini metoduna rağmen ilk 90 günlük birikim gözlenememiş ve gerçek yaşın yarısı kadar hata ortaya çıkmıştır. Herhangi bir yaş doğrulama metodunun amacı, gerçek yaşın tespiti olmalıdır. Bu mümkün olmadığında iki adım önerilmektedir. 1. İlk birikim oluşumunun tespit edilmesi. Bir çok durumda bu, balığın ilk hayat devresi hakkında bilgi gerektirir. Ancak, birikim periyodisitesinin belirleneceği bir deneyde söz konusu bilgileri elde etmek mümkün değildir. Hatta gerçek yaş hesapları bile çoğu zaman ilk yıllık ya da günlük birikimi tespit etmek için yeterli değildir. 2. Bütün yaş gruplarında birikim periyodisitesinin doğrulanması. Henüz üreme olgunluğuna erişmemiş balıkların büyüme birikimleri nadiren olgun balıklarınkine benzer (Sebastes marinus otolitlerindeki gibi). Bu yüzden olgun balıklarda annulus oluşumunun doğrulandığı deneyler nadiren genç balıklara uygulanır. Bununla birlikte bütün yaş gruplarında birikim periyodisitesinin doğrulanması çok gerçekçi değildir. En azından 24
birikim periyodisitesi en genç ve en yaşlı gruplarda doğrulanmalıdır. Elbette ki, gerçek yaşı doğrulayan metotlar aynı zamanda bütün yaş sınıflarında birikim periyodisitesini de ispat etmiş olur. Görüldüğü üzere Doğrulama nın önemli bir adımı balığın bir yıl içerisinde, tek bir yıllık halka oluşturduğunun ispatlanması ve halka oluşumunun zamanının ve süresinin gösterilmesidir. Buna kısaca annulus oluşum zamanı da denilmektedir. Yaş doğrulama çalışmalarının başlangıcı bu yüzyılın başına dayanmakla birlikte, araştırmacılar bu konuya yeterince önem vermemiştir. Doğrulama veya yaş tayini hata payı çoğu zaman unutulmuş ya da ihmal edilmiştir. 1907 ve 1908 yılları arasında % 60 ı Kuzey Amerika da olmak üzere, çeşitli ülkelerin bilimsel dergilerinde yayınlanan 500 yaş tayini çalışması ele alınarak, doğrulama metoduna ne sıklıkla ve ne ölçüde başvurulduğu araştırılmıştır. Ayrıca stok dinamiği analizinin yapıldığı ve yaş bilgilerinin kullanıldığı 75 çalışma da gözden geçirilmiştir. Yayın tarihine göre; 1940 öncesi, 1940-1969 ve 1970-1980 olmak üzere üçe ayrılan bu çalışmaların %35 inde hiçbir yaş doğrulaması yapılmamıştır. Çalışmaların %9 unda bütün yaş gruplarının doğrulaması yapılmış ancak sadece % 3 ü başarılı olabilmiştir. Ayrıca çalışmaların sadece 29 unda birden fazla kemiksi yapı karşılaştırılmış ve 101 çalışmada uyum incelemesi dikkate alınmıştır. Stok dinamiği ile ilgili 75 çalışmanın sadece % 40 ında doğrulama yapılmış ama hiçbirinde metot bütün yaşlar için denenmemiştir. Asıl şaşırtıcı olan bu çalışmaların % 60 ında yaş tayini hatalarının sonuçlarından hiç söz edilmemiş ve sadece %8 inde uyum değeri incelenmiştir ( Beamish ve McFarlane, 1983). 25
Ülkemizde ise maalesef bugüne kadar yaş tayini konusunda hiçbir çalışmada doğrulama yapılmamıştır. Yaş tayini hata payı ise ancak sınırlı sayıda çalışmada dikkate alınmıştır. Yaş hesaplarken birkaç yapının karşılaştırıldığı çalışmalar ise oldukça sınırlıdır. Ülkemizde yaş tayini konusundaki genel eğilim pratikliği açısından tercih edilen pulların kullanılması yönündedir. Diğer yapılar ise nadir olarak kullanılmaktadır. Bu durum, yaş teknikleri ve uygulaması bakımından dünya literatüründen ne kadar geride olduğumuzu göstermektedir. Yaş tayini hata payının önemli olduğu görüldükten sonra doğrulama metotlarına ilgi artmıştır. Balıkların yaşı tam olarak, markalama-tekrar tutma veya bilinen yaşta balık kullanmak yoluyla öğrenilebilir. Bazen bir yapı üzerinde belli bir yıl sınıfını gösteren tabii bir işarete de rastlamak mümkündür. Ancak bu nadiren olur ve birçok tür için tek çözüm yolu markalama-tekrar tutmadır. Genelde yaş tayini metotları, hızlı büyüme döneminde doğru sonuçlar verirler. Eşeye, üremeye, besin yokluğuna, davranıştaki değişikliklere, çevre etkilerine ve diğer faktörlere bağlı olarak büyüme yavaşladığında annulusun görünüşünde değişiklik olacak ve yaş tayini metodu değişebilecektir. Bir balığın maksimum yaşı ve yaşlı grupların populasyon içindeki önemi ancak doğrulamadan sonra bilinebilir ve bu yüzden herhangi bir metot stok planlamasında kullanılmadan önce mutlaka doğrulanmalıdır. 26