SOMUT VE SOYUT NEDİR?

Benzer belgeler
Bernard Pottier e göre Dilbilimsel İşaret: Sem, Semem, Klasem:

KAVRAMLARIN ANLAMINI KARŞITLARI BELİRLER

II.Ünite: KLASİK MANTIK (ARİSTO MANTIĞI)

BİR METİN ANALİZİ MODELİ

Dil olgusu :DEĞİŞMEYENLER Dil dışı olgu : DEĞİŞENLER ARABA. Aynı değişimi soyut olarak şöyle formülleştirebiliriz:

HİKÂYE ETME BİLİMİ 1 :

Önermelerin doğru veya yanlış olabilmesine doğruluk değerleri denir.

SÖZCÜKTE ANLAM (MECAZ-SOYUT- SOMUT)

TÜRKÇE BİÇİM KISA ÖZET.

Canlı ve cansız varlıklara, çeşitli somut ve soyut kavramlara ad olan sözcük türüdür.

AKDAY 4.Sınıf İngilizce Konu Başlıkları

DAVRANIŞ BİLİMLERİ DAVRANIŞ BİLİMLERİNİN İNCELENDİĞİ SİSTEMLER

Bir kavramın işaret ettiği herhangi bir varlıkta bir özelliğin bulunup bulunmadığını ifade etmenin tek yolu önerme kurmaktır. Yani öznesiyle yüklemi

BELLEK. 1- KISA SÜRELİ BELLEK: Kısa süreli bellek de iki aşamalıdır. -Duyumlarla elde edilen bilgilerin - Çok kısa süreli bellekten gelen


Kesirler. Kesirlere neden ihtiyaç duyulur?

SIFATLAR. ÖN ADLAR (Sıfatlar)

Matematikte Sonsuz. Mahmut Kuzucuoğlu. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Matematik Bölümü İlkyar-2017

VARLIK ve ZAMAN - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

KAVRAMLAR ve KAVRAMSAL ÖĞRENME

Yazarlar hakkında Editör hakkında Teşekkür

HESAP. (kesiklik var; süreklilik örnekleniyor) Hesap sürecinin zaman ekseninde geçtiği durumlar

Biz yeni anayasa diyoruz

TEMEL KAVRAMLAR. SAYI KÜMELERİ 1. Doğal Sayılar

Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: ÖNERMELER

YZM 2116 Veri Yapıları

Çoklu Zekâ Teorisi Ek 2

M.1.1. SAYILAR VE İŞLEMLER. M Doğal Sayılar

BILGI FELSEFESI. Bilginin Doğruluk Ölçütleri

1- Matematik ve Geometri

Şimdi noktalama işaretlerinin neler olduğunu ayrıntılarıyla görelim. Anlamca tamamlanmış cümlelerin sonunda kullanılır.


bilgilerle feminizm hakkında kesin yargılara varıp, yanlış fikirler üretmişlerdir. Feminizm ya da

Yahut İLETİŞİMİN TEMEL ELEMENTLERİ

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü KİŞİSEL GELİŞİM VE EĞİTİM ALANI DİKSİYON KURS PROGRAMI

Küme temel olarak belli nesnelerin ya da elamanların bir araya gelmesi ile oluşur

Ölçme ve Değerlendirmenin. Eğitim Sistemi Açısından. Ölçme ve Değerlendirme. TESOY-Hafta Yrd. Doç. Dr.

Veritabanı Tasarımı. NOT NULL ve UNIQUE Kısıtlamaları Tanımlama

ÜNİTE. MATEMATİK-1 Doç.Dr.Erdal KARADUMAN İÇİNDEKİLER HEDEFLER ÖZDEŞLİKLER, DENKLEMLER VE EŞİTSİZLİKLER

KARİYER GELİŞİMİ VE MESLEKİ REHBERLİK

3.SINIFLAR BURSLULUK SINAVI MATEMATİK DERSİ KAZANIMLARI Üç basamaklı doğal sayıları okur ve yazar içinde herhangi bir sayıdan başlayarak birer,

Tek başına anlamı ve görevi olmayan ancak kendinden önce gelen sözcükle öbekleşerek anlam ve görev kazanan sözcüklerdir. Edatlar şunlardır:

Sayı Kavramı ve Sayma

BEDEN EĞİTİMİ VE SPORDA ÖZEL ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ

FARABİ DE BEŞ TÜMEL. Doktora Öğrencisi, Sakarya İlahiyat Fakültesi, İslam Felsefesi Bilim Dalı,

ANLAM, BAĞINTILARDAN DOĞAR

Zihinsel Yetersizliği olan bireylere Okuma- Yazma Öğretimi. Emre ÜNLÜ

A- Ferdinand Saussure e göre İŞARET

ÜNİTE:1. Dil Nedir? ÜNİTE:2. Dil Kültür İlişkisi ÜNİTE:3. Türk Dilinin Gelişimi ve Tarihsel Dönemleri ÜNİTE:4. Ses Bilgisi ÜNİTE:5

SAYILAR VE SAYMA TEKRAR TESTİ

Sayı Kavramı ve Sayma

ÇOKLU ZEKA. Rehberlik Ve Psikolojik Danışma Servisi

Ölçme ve sayma işlemleri sonunda ulaşılan veriler grafikte kullanılır. İlk başlarda sadece iki nitelik ölçerek grafik oluşturulabilir ve çocuklar

Yrd. Doç. Dr. Nuray Ç. Dedeoğlu İlköğretim Matematik Eğitimi Matematik Öğretimi

9. SINIF. NET ÖLÇME ve DEĞERLENDİRME MERKEZİ TARİHLİ GENEL DEĞERLENDİRME SINAVI - 03 (GDS - 03) KONU DAĞILIMLARI

İleri Diferansiyel Denklemler

Maxidrain Yeşil Çatı ile Yaşanabilir Çatılar

2. REGRESYON ANALİZİNİN TEMEL KAVRAMLARI Tanım

Olasılık Kuramı ve İstatistik. Konular Olasılık teorisi ile ilgili temel kavramlar Küme işlemleri Olasılık Aksiyomları

ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ PEYZAJ MİMARLIĞI BÖLÜMÜ KÜLTÜR SANAT VE PEYZAJ ÇEVRE NEDİR?ÇEVRE OLUŞUMLARI VE YORUMLAR

BĠLĠŞSEL GELĠŞĠM. Jean Piaget ve Jerome Bruner. Dr. Halise Kader ZENGĠN

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ

Durûs Kitabı 1. Cilt Gramer Kuralları. Üç Hareke

MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK

Örnek öğrenmeler söyleyin? Niçin?

3. Sınıf Varlıkların Özelliklerini Belirten Sözcükler ( Ön Ad Sıfat )

Rubik Küp. Kare Karalamaca

T I M U R K A R A Ç AY - H AY D A R E Ş C A L C U L U S S E Ç K I N YAY I N C I L I K A N K A R A

GÜNEŞİN ELEKTROMANYETİK SPEKTRUMU

3) Aşağıdaki şekillerin bir deste olabilmesi için kaç tane daha şekle ihtiyaç vardır? Sonlarındaki boşluklara yazınız.

TÜRKÇE UYGULAMALI ÖĞRENME SETİ. Her Haftaya Bir Bölüm ÇEK KOPAR SINIF

İYİ VE KÖTÜ NÜN KÖKENLERİ

İÇERİK VE İÇERİK DÜZENLEME ÖĞRETIM İLKE VE YÖNTEMLERI- II. HAFTA

GELİŞİM DÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS ARAPÇA I DKB

TAMSAYILAR. 9www.unkapani.com.tr. Z = {.., -3, -2, -1, 0, 1, 2, 3, } kümesinin her bir elemanına. a, b, c birer tamsayı olmak üzere, Burada,

ZİHİNSEL ENGELLİ BİREYLERE OKUMA YAZMA ÖĞRETİMİ

Bir duygu, düşünce veya durumu tam olarak anlatan sözcük ya da söz öbeklerine cümle denir. Şimdi birbirini tamamlayan öğeleri inceleyeceğiz.

Ege Üniversitesi Elektrik Elektronik mühendisliği Türk Dili 1. Vize ders notları ve örnek soruları

» Ben işlerimi zamanında yaparım. cümlesinde yapmak sözcüğü, bir yargı taşıdığı için yüklemdir.

gösteren gösterilen biçim anlam

UCLA University Basic Design Student Work

Limit Oyunları. Ufuk Sevim 10 Ekim 2012

Tanım: (1. Tip Üretken Fonksiyonlar) (a r ) = (a 1, a 2, a 3,,a r, ) sayı dizisi olmak üzere, (a r ) dizisinin 1. Tip üretken fonksiyonu

1- Geometri ve Öklid

Prof. Dr. Rıza FİLİZOK SEM (SÉME)

TÜRKÇE DERSĠ NASIL ÇALIġILIR?

Küme Temel Kavramları

Kültür Nedir? Dil - Kültür İlişkisi

PERMÜTASYON, KOMBİNASYON. Örnek: Örnek: Örnek:

MART UKS MATEMATİK KONULARI

BİLİŞSEL PSİKOLOJİ VE BİLGİ İŞLEME MODELİ BİLGİ İŞLEME SÜREÇ VE YAKLAŞIMLARI

Kesirler. Kesirlere neden ihtiyaç duyulur?

STANFORD BİNET ZEKA TESTİ UYGULAYICI YETİŞTİRME EĞİTİMİ

6. SINIF ÜNİTE DEĞERLENDİRME SINAVLARI LİSTESİ / TÜRKÇE

4-6 YAŞ ÇOCUĞUNUN GELİŞİM ÖZELLİKLERİ GELİŞİM ALANLARI 1- PSİKOMOTOR GELİŞİM 2- SOSYAL-DUYGUSAL GELİŞİM 3-ZİHİNSEL ALAN VE DİL GELİŞİMİ

Satıcı burnu havada, kendini beğenmiş biri. Yaklaşık beş yıl kadar bu Edirne'de oturduk.

Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı

Bu tanım aralığı pozitif tam sayılar olan f(n) fonksiyonunun değişim aralığı n= 1, 2, 3,, n,

Transkript:

SOMUT VE SOYUT NEDİR? Prof. DR. Rıza FİLİZOK Okul kitaplarımızda isim olan kelimelerin somut ve soyut diye ikiye ayrıldığı bilgisi verilir ve şöyle tanımlanır: Somut : Beş duyu ile kavranan varlıkları gösteren dir. Örnek: Taş, ev, bitki somut dir. Soyut : Beş duyu ile kavranamayan ancak akılla tasarlanan kavramları gösteren dir. Örnek: insanlık, beyazlık, hürriyet somut dir. Ülkemizde bilim ve okul hayatında geçerli olan tanım, hemen hemen bu bilgilerlerle sınırlıdır. Bu bilgi doğru olmakla birlikte, ancak ilköğretimin birinci devresi için yeterlidir ve eğitimin üst basamakları için hiç de yeterli değildir. Kullanılmakta olan tanım, sadece duyulardan gelenler ile akıldan gelenler karşıtlığına dayanmakta, meselâ derecelenme ilişkilerini göz ardı etmektedir. Bundan dolayı bu kavramları öğretiyorsak onların daha ayrıntılı bilgilerine ulaşmamız gerekmektedir. Bu bilgileri göz önünde bulundurmadan in soyut mu yoksa somut mu olduğunu tespitte daima belirsizlikler olacak, zihinler karışacaktır. Duyulardan gelenler ile akıldan gelenler karşıtlığına dayanılarak yapılan bu sınıflandırma, diğer ilkeler göz önünde bulundurulmayınca mutlak bir ayırım imiş gibi algılanmaktadır ve olgu şöyle kavranmaktadır: Somut Soyut

Somut ve soyut için böyle bir ayırım geçerlidir, ancak bu ayırım, sanıldığı gibi mutlak bir ayırım değildir. Buradan çıkaracağımız sonuç şu denklem değildir: kümesi=somut kümesi + soyut kümesi İsimler kümesi Somut Soyut Yani, soyut ve somut olarak ikiye ayrılırlar, bu doğrudur; ancak bu, her kelimenin mutlaka iki gruptan birisi içinde yer alacağı anlamına gelmez. Bu ayırımın amacı, in gösterdiği nesnelerin iki karşıt grup içinde bulunduklarının fark edilmesini sağlamaktır. Her kelimeye somuttur veya soyuttur diyemeyişimizin sebeplerinden birisi in soyut ve somutluğunun çok zaman göreceli olmasıdır. Yani bütün aslında somut ve soyut diye iki öbeğe ayrılmazlar, onlar çok zaman somuttan soyuta doğru giden bir eksen üzerinde yer alırlar, somuttan soyuta doğru yükselen bir merdivenin basamağıdırlar: Soyuttan somuta doğru sıralanmış şu e bakalım: nitelik renk kırmızı Kırmızı elma En soyut Soyut (ancak üsttekine göre somut) Soyut, (ancak üsttekine göre somut) En somut

Bu in en somutu kırmızı elma dır. İkinci basamaktaki kırmızı ise nesnesinden ayrılmış bir kavramı ifade ettiğinden soyuttur. Renk kelimesi ise daha üst bir zihinsel soyutlamayı içerdiğinden daha soyuttur. Kırmızı kelimesi Renk kelimesine göre daha somuttur. Aynı şekilde renk kelimesi nitelik kelimesine göre daha somuttur. Bu örnek, soyut ve somut kavramlarının karşıtlık ilişkisi dışında derecelenme tedric ilişkileri içinde olduğunu göstermektedir. İsimlerin soyutluğu yahut somutluğu tespit edilirken karşıtlık ilişkisi kadar derecelenme ilişkisinin de göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Bu iki kavramı, biraz ayrıntılı bir şekilde ele alalım: Soyut, bir soyutlamanın neticesinde ortaya çıkan şeydir. Zihnin bir varlığı yahut bir şeyi, gerçekte onunla birleşmiş halde bulunan diğer niteliklerini bir yana bırakarak, sadece bir niteliğiyle kavraması olayıdır. Yani zihnin, nesne ile ilgili nitelikleri nesneden ayırarak kavramasıdır: Bir kağıdın şeklini, ağırlığını vb. hesaba katmadan beyazlığını düşünebilirim. Bu durumda beyazlık, soyuttur. Aynı şekilde elimde bir elma varsa, o elmanın kokusunu, rengini, ağırlığını, şeklini aynı anda kavrarım. Somut fikir, bir şeyin niteliklerinin birlikte kavranışıdır. Elmanın sadece rengini bütün diğer niteliklerden ayrı olarak düşündüğümde ise soyut (abstrait) düşünmüş olurum. Somut terim (müşahhas lafız, ism-i ayın), öznenin bir niteliğini gösteren ve özneyle bir bütün oluşturan terimdir : Mesela «Nazik, bilgin, yuvarlak» kelimeleri bir ismin sıfatı olarak kullanılabilirler «Nazik hanım, bilgin adam, yuvarlak masa». Böyle bir isme bağlanan bu sıfatlar, somuttur ve somut terim adını alır. Nazik kelimesine göre nezâket, bilgin kelimesine göre bilim, yuvarlak kelimesine göre yuvarlaklık kelimeleri ise soyuttur. Soyut ve somut terimlerden

bahsedebildiğimiz gibi, soyut ve somut fikirlerden, imajlardan, resimden, hayallerden de bahsedebiliriz. Soyut Üslup, somut nesneleri, manzaraları, somut kahramanları tasvir etmekten ziyade fikirleri ifade eden üsluptur. Meselâ La Rochefoucauld'nun üslubu soyuttur; Buna nazaran La Bruyère'inki çok daha somuttur. Bunlar bu kavramların günlük dildeki kullanışlarıdır. Aritmetikteki sayılar soyuttur. Sayılar bir varlığa bağlı olarak kullanıldığında ise somuttur : «üç, on, yüz» soyuttur ; üç elma, on koyun, yüz kitap» somuttur. Psikoloji ve mantık bilimine göre bir şey gerek dış gerek iç tecrübelerimiz içinde yer alıyor, bir veri ortaya koyuyor ve idrak ediliyorsa somuttur. Mesela bir olgu gerek maddî ve tabii, gerek ruhî ve sosyal olsun somuttur. Buna karşılık matematiksel veriler soyuttur. Soyut, tümeldir. Belli bir anda bilinç ile algılanan ruhî bir olgu da somuttur. Çünkü tikel ve hakikîdir. Düşünce, genel olarak üç yolla soyutlamaya ulaşır: 1) Gerçeği genelleştirir (généraliser) 2) Gerçeği analiz eder, ayırır, ayrıştırır (analyser) 3) Gerçeği tekrar inşa eder, kurar (construir) Duyularımızla algılayabildiğimiz şeylere somut diyoruz; bunun sonucunda da insan somut, insanlık ise soyuttur diyoruz. Bununla birlikte çağdaş dil bilimi bizlere yeni bir şey öğretmiştir. Bütün kelimeler soyuttur: Her dilbilimsel işaret (gösterge / signe), yani her terim yahut kelime bir nesneyi değil, bir kavramı (gösterilen) gösterir, dolayısıyla her işaret yani kelime anlam yönünden soyuttur. Dil, bir soyutlama aracıdır. Kelimeler ancak gösterdiği varlığın nitelikleri açısından değerlendirildiğinde (eski dil bilimi anlayışına göre) soyut ve somut diye ikiye ayrılabilirler. Klasik bilimler bize soyutlamanın anlam fakirleşmesine yol açtığını da söylüyordu ve bunu şöyle açıklıyordu: Varlık, canlı, kuş, kanarya kelimelerini genelden özele doğru yani soyuttan somuta doğru sıraladığımızda, kaplamı en geniş olan kelime varlıktır, çünkü dış dünyadaki bütün varlıkları içine alır. Buna karşılık varlık kelimesinin içlemi azdır. Çünkü varlık teriminin tek bir özelliği vardır, o da var olmak tır.

Kanarya terimine gelince; biz kanarya dediğimiz zaman, varlıklar içinde yalnız bu tür kuşu kastederiz. Yani kaplamı çok azdır, sadece kanaryalar kümesini gösterir; buna karşılık özellikleri fazladır, yani içlemi çoktur. Öyleyse, bir terimin kaplamı çoğaldıkça içlemi, içlemi çoğaldıkça kaplamı azalır. Çağdaş bilimlere göre ise soyutlama zorunlu olarak bir anlam fakirleşmesine yol açmaz. Tersine, gerçeğin en soyut modelleri, en zengin içleme sahiptir. Görüldüğü gibi soyut ve somut kavramları, bilinmesi ve tanınması kolay olan kavramlar değildir. Bu kavramları öğretirken soyutluk ve somutluğu hemen ve kolayca kavranabilen den hareket edilmelidir. Öğrencilere önümüze çıkan her kelimenin hangi gruptan olduğunu sormamız doğru değildir. Çünkü bunu kimse başaramaz. Durum böyle olduğu halde ilköğretimden yüksek öğretime kadar her türlü sınavda öğrencilerimizden soyut ve somut kelimeleri bulmaları istenmektedir. Elbette bu tür sorular yararlıdır ve sorulabilir, ancak önce eğitimcilerin bu kavramlar hakkında daha açık ve kesin bilgiye ulaşması, sonra da bu bilgileri ilkeleriyle öğrencilere kazandırması ve ondan sonra sorması gerekir. Bu konudaki tutarsızlıkların ve tuhaflıkların hangi boyutlara vardığını görmek için ders kitaplarına, sınav sorularına, dershane yayınlarına ve internet sitelerine bakmak yeterlidir. Gençliğimizin zekâsı bu bilgi kirliliği içinde kararmaktadır. Aynı kelime nasıl kullanımıyla soyut da somut da olabiliyorsa, farklı bilim dallarına, düşünce ekollerine ve yaklaşımlara göre de aynı kelime soyut yahut somut olabilir. Çağdaş bilimin biz eğiticilere yüklediği görev, bu kavramların her zaman mutlak değil, bazen göreceli değerleri olduğunu öğrencilerimize anlatmak ve oldukça zor bir görev de olsa inceliklerini kavrayıp kavratmaktır. Atalarımız ve Batılılar bunu yüzyıllardır başardığına göre biz de başarabiliriz. Çağdaş uygarlığın anahtarı bu kavramlarla düşünebilmektir. http://www.ege-edebiyat.org