Bir dönem sendikalar. Can ŞAFAK *

Benzer belgeler
Emek Tarihine Önemli Bir Katkı: Vesayetten Siyasete Türkiye de Sendikacılık ( )

İŞKOLLARINDAKİ İŞÇİ SAYILARI VE SENDİKALARIN ÜYE SAYILARINA İLİŞKİN TEMMUZ 2017 İSTATİSTİKLERİ

Sendikalaşma ve Toplu İş Sözleşmesi Raporu Ağustos 2016

Bu çalışmada Devrimci İşçi Sendikaları

Necla Akgökçe den bilgi aldık. - İlk olarak ülkede kadınların iş gücüne katılım ve istihdam konusuyla başlayalım isterseniz

ELÇİN YEMİŞKEN TÜRK İŞ HUKUKUNDA KADIN İŞÇİLERİN KORUNMASI

Siyasi Parti. Siyasi iktidarı ele geçirmek ya da en azından ona ortak olmak amacıyla örgütlenmiş insan topluluklarına siyasi parti denir.

İŞ GÜVENCEMİZE VE GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ!

DERS PROFİLİ. Türk Siyasi Hayatı POLS 401 Güz Yrd. Doç. Dr. Ödül Celep

Demokrasi ve Sivil Toplum (SBK256)

Vekiller Heyeti Kararı, Sıkıyönetim Komutanlığı ve Milli Güvenlik Konseyi'nce Kapatılan Siyasi Partiler

Türkiye nin Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Karnesi

Yrd. Doç. Dr. Evra ÇETİN. İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi nin maddeleri Bağlamında. Çalışanların Hakları

T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ MÜFREDAT FORMU Ders İzlencesi

Vesayetten Siyasete Türkiye de Sendikacılık ( )

129 KADINI TEMSİLEN 129 KADIN MHP YE ÜYE OLDU

TES-İŞ, 12 Aralık 1963'te enerji işkolunda faaliyet göstermek üzere Ankara'da kuruldu.ilk adı Türkiye Enerji, Su, Gaz, DSİ İşçi Sendikaları

İŞ VE SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU

DERS BĠLGĠLERĠ. Dersin Adı Kodu Yıl Yarıyıl T+U+L Saati Kredi AKTS. Türk Siyasal Hayatı Güz

İŞKOLU SENDİKANIN ADI ÜYE NO ADI SAYISI % ÖZ ORMAN-İŞ (Öz Ormancılık ve Tarım, Avcılık ve Balıkçılık İşçileri Sendikası)

DEMOKRASİ ve SİVİL TOPLUM (SBK256) 11. Hafta Ders Notları - 16/07/2018 Yrd. Doç. Dr. Görkem Altınörs

CUMHURİYET HALK PARTİSİ GENEL MERKEZİ EMEK BÜROLARI YÖNETMELİĞİ

KADINLARIN ÇALIŞMA YAŞAMINDA KORUNMALARI Kadınların toplumsal yaşam ile iş ilişkileri ve çalışma yaşamında korunması arasında yakın bir ilişki

DERS PROFİLİ. Asker-Sivil İlişkileri POLS 436 Bahar Yrd. Doç. Dr. Özlem Kayhan Pusane

işçiokulu FASİKÜL 8: Türkiye deki sendikaları tanıyalım

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ

Kitap. Prof. Dr. Mesut Gülmez İÇİMDEKİ UKDE. İş Hukuku ve Sosyal Politika Öğretilerinin Sosyal İnsan Haklarıyla İ m t i h a n ı ( )

İş yerinde anne ve babalık: Dünya da hukuk ve uygulamadaki yansımaları 1

Demokrasi ve Sivil Toplum (SBK256)

Bağlı Olduğu Konfederasyon. BES (Büro Emekçileri Sendikası) TÜRK BÜRO-SEN (Türkiye Büro Çalışanları Sendikası) TÜRKİYE KAMU-SEN

KARİYER UZMANLIK SİSTEMİ

Hizmet Kolunun Adı. Bağlı Olduğu Konfederasyon

TÜRKİYE DE KADIN İŞÇİ GERÇEĞİ: DAHA FAZLA AYRIMCILIK, DÜŞÜK ÜCRET, GÜVENCESİZ İSTİHDAM

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü

Genel Başkanımız Haydar Arslan ın okuduğu basın açıklaması metni aşağıdadır. KGM Önünde Basın Açıklaması Yaptık

İÇİNDEKİLER. ÖN SÖZ... iii GİRİŞ...1 ÖRGÜTLERDE İNSAN KAYNAKLARI VE YÖNETİMİ...9

DEMOKRASİ ve SİVİL TOPLUM (SBK256) 10. Hafta Ders Notları - 09/04/2018 Yrd. Doç. Dr. Görkem Altınörs

Mesleki Deneyim. Eğitim Bilgileri. Prof. Dr. Nurşen CANİKLİOĞLU. Profesör Marmara Üniversitesi Doçent Marmara Üniversitesi

TOPLU İŞ HUKUKU (HUK302U)

İ Ç İ N D E K İ L E R

İKİNCİ BÖLÜM ENDÜSTRİ DEVRİMİ, SOSYAL SORUN VE SOSYAL POLİTİKA İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM SOSYAL POLİTİKA BİLİMİNİN KONUSU, KAPSAMI VE TEMEL YAKLAŞIMI

DERS PROFİLİ. Siyaset Sosyolojisi POLS 312 Bahar Yrd. Doç. Dr. Seda Demiralp

DERS KODU DERS ADI İÇERİK BİLİM DALI T+U+KR AKTS

Türk-Alman Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Ders Bilgi Formu

İÇİNDEKİLER SUNUŞ 7 ÖNSÖZ BİRİNCİ BÖLÜM EŞİTLİK KAVRAMI

Taşeron işçinin hakları mutlaka düzenlenecek

DERS PROFİLİ. Uluslararası Örgütler POLS 308 Bahar Yrd. Doç. Dr. Özlem Kayhan Pusane

Proje Adı: Türkiye Akademisinde Toplumsal Cinsiyet Algısı ve Yansımaları. Araştırma Şirketi Araştırma Veren Veri Toplama Firması

YRD. DOÇ. DR. ULAŞ KARAN. Uluslararası İnsan Hakları Hukuku ve Anayasa Hukuku Işığında EŞİTLİK İLKESİ VE AYRIMCILIK YASAĞI

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Siyaset Bilimine Giriş I SBG Yüz Yüze / Zorunlu / Seçmeli

TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ NEDİR? GERÇEK BİR TOPLU SÖZLEŞME İÇİN

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... V İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR... XVII I. BÖLÜM TBMM IX. DÖNEM ( )

BÖLÜM 1 Toplumsal Cinsiyete Duyarlı Bütçeleme: Türkiye de Bütçeleme Süreci

GİRİŞ. Emek tarihi çalışmalarının önemli inceleme alanlarından birisi sendikal tarih

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Türk Siyasal Yaşamı SPRI

DERS PROFİLİ. Diplomasi Tarih I POLS 205 Güz

2000 li Yıllar / 8 Türkiye de Eğitim Bekir S. GÜR Arter Reklam Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011

İÇİNDEKİLER. 1. BÖLÜM İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİNİN ORTAYA ÇIKIŞI Prof. Dr. Azize Ergeneli

İÇİNDEKİLER I. BÖLÜM TBMM VIII. DÖNEM ( )

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır!

Yrd.Doç.Dr. Serap YÜKRÜK GİRİŞ. Geleneksel Türk Müziği

ULUSLARARASI SOSYAL POLİTİKA (ÇEK306U)

SUNUŞ. Birleşik Metal İşçileri Sendikası Genel Yönetim Kurulu

Resmi Gazete Tarihi: Resmi Gazete Sayısı: 25540

İşsizlik ve İstihdam Raporu-Ağustos 2016

DERS PROFİLİ. Amerikan Siyaseti POLS 233 Güz Yrd. Doç. Dr. Ödül Celep

İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü DERS TANIM VE ÖĞRENİM YETERLİLİKLERİ. Eğitim Öğretim Metotları:

Yükseköğretim kurumları disiplin kurullarında sendika temsilcisi bulundurulmasını sağladık.

İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Anabilim Dalı DERS TANIM VE ÖĞRENİM YETERLİLİKLERİ

SENDİKACILIK KISA ÖZET KOLAYAOF

Ekonomik Rapor Kaynak: TÜİK. Grafik 92. Yıllara göre Doğuşta Beklenen Yaşam Süresi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği /

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı

EDEBİYAT. Edebiyat okumak bakmak ve görmek arasındaki hassas çizgiyi anlamayı sağlayan bir yolculuğa çıkmaktır. (By Oleg Shuplyak)

MBA 507 (7) ALGILAMA VE KARAR ALMA

DERS PROFİLİ. Siyaset Bilimine Giriş POLS 101 Güz Yrd. Doç. Dr. Seda Demiralp

Transkript:

Bir dönem sendikalar Can ŞAFAK * Vesayetten Siyasete Türkiye de Sendikacılık (1946-1967) sendika hareketinin bugününün anlaşılabilmesi, bugün artık siyasetten sefalete yol almakta olan bir sendika/sendikacılık anlayışının iflasının kavranabilmesi bakımından da mutlaka okunması gereken öğretici ve önemli bir kaynak Aziz Çelik in Vesayetten Siyasete Türkiye de Sendikacılık (1946-1967) kitabı Kasım ayı içinde İletişim Yayınları ndan çıktı. Ekleriyle birlikte 653 sayfadan oluşan kitap -kimi değişikliklerle- esasen Çelik in doktora tezidir. 1946 yılında Cemiyetler Kanunu nda değişiklik yapılarak sınıf esasına göre cemiyetler kurulması üzerindeki yasağın kaldırılmasıyla birlikte 46 Sendikacılığı olarak * Kristal-İş Sendikası Toplu Sözleşme Müdürü 661

bilinen kısacık ama sendika hareketi üzerindeki etkileri derin olan bir dönemi başlangıç alıyor. Ve 1947 yılında ilk sendika yasasının yürürlüğe girmesi, bütün işkollarında sendikaların ve sendika birliklerinin ortaya çıkması, Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu nun (Türk-İş) kurulması, ilk kolektif mukavele denemeleri, toplulukla iş ihtilafları, 1960 askeri darbesinin ardından grev yasağı dönemine son veren 1961 Anayasası ve 1963 sendika yasalarıyla başlayan yeni bir dönem Kitabın başlığı, bu dönem boyunca, Türkiye de sendika hareketinin en önemli yol ayrımı ve belki de en önemli çıkışı/köşe taşı olan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu nun (DİSK) kurulduğu 1967 yılına kadar işçinin ve sendikacının dünyasında yaşananları özlü biçimde dile getiriyor: Vesayetten siyasete bir yolculuktur anlatılan. 50 ler, sendika hareketinin gelişimi sürecinde çok önemli yıllardır. Türkiye de işçi sınıfının doğuşu, ilk işçi örgütlenmeleri, ilk grevler, direnişler çok daha eski yıllara tarihlense de Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet in kuruluşu sürecini izleyen 30 lu yılların başlarından İkinci Dünya Savaşı nın sonuna kadar olan dönem işçilerin, solun baskı altında tutulduğu bir dönem olur. 1936 tarihinde 3008 sayılı İş Kanunu ile grev yasaklanır. Aynı yıl Ceza Kanunu nun 141 ve 142. maddeleri, faşist İtalyan Ceza Kanunu örnek alınarak yeniden düzenlenir. 1938 yılında yürürlüğe konulan Cemiyetler Kanunu ile sendika kurmak da fiilen yasaklanır. Bu yıllarda önemli işçi hareketlerine de rastlanmaz. 1946 da sınıf esasına göre cemiyet kurma yasağın kaldırılmasıyla birlikte çoğunlukla da Türkiye Sosyalist Emekçi ve Köylü Partisi (TSEKP) ve Türkiye Sosyalist Partisi (TSP) tarafından pek çok sendika kurulur. Ne var ki bu gelişim durdurulacak, TSEKP ve TSP ile birlikte bu partilerin örgütlediği sendikalar aynı yılın sonlarında İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı kararıyla kapatılacak, ancak birkaç ay sürebilen sol çizgideki 46 sendikacılığı dönemi noktalanacaktır. Ama bir yıl geçmeden, iktidardaki Cumhuriyet Halk Partisi nin (CHP) desteğinde/güdümünde 47 sendikaları örgütlenir. 40 ların sonlarında ve 50 lerde, özellikle kamuda; demiryolu yapım ve taşımacılığında, bayındırlık işlerinde, Sümerbank a ait tekstil ve kağıt fabrikalarında, madencilikte, tütünde, devlet tekelinin olduğu enerji, haberleşme, milli savunma işkollarında irili ufaklı sendikalar kurulur. Demokrat Parti nin (DP) kurulmasının ardından CHP- DP arasında sendika örgütleme ve sendikaları kendi etki alanları içinde tutabilme kavgası, 1950 genel seçimlerinde iktidara gelmesiyle büyür. 47 sendikalarının siyasetle ilişkisi, bu kavga içinde şekillenir; ortaya çıkan siyaset değil vesayettir. Kitapta, Türkiye de sendikacılığın bu vesayetçi/paternalist-partikülarist evreden, siyasallaşmaya, sınıfsal davranış evresine nasıl yöneldiğinin öyküsünü de buluyoruz. Özel sektörde ve kamuda örgütlü sendikaların bu öykü içinde nasıl farklı roller aldığı, 60 larda sendika hareketinin nasıl kendi içine büküldüğü, Türk-İş içinde yaşanan ve 1967 yılında DİSK in kuruluşuyla bir başka düzeye taşınan bu büyük çatışmanın/hesaplaşmanın geri planındaki ya da arkasındaki siyasal, sendikal yaklaşım farklılıklarının neler olduğu ve nasıl geliştiği belgelerle ele alınıyor. Bu 662

sürece başta Amerikan sendikaları olmak üzere uluslararası sendika örgütlerinin etkisi gerçekçi bir perspektifle ortaya koyuluyor. Kitap, Kemal Türkler, Seyfi Demirsoy, Halil Tunç gibi dönemin etkili/önemli sendika liderlerinin biyografileri açısından da ilgi çekici Çelik in kitabı, bu süreci kapsamlı olarak ele alan nadir çalışmalardan biri. Kitabı henüz tez halindeyken zevkle okudum. Kitabın temel sorunsalı ve varsayımı, Çelik in de ifade etiği gibi vesayet ve siyaset ikilemi/karşıtlığı temelinde ortaya çıkıyor. Bu başlık eğilim ve dinamikleri daha açık ifade etmenin yanında, etimolojik ve tarihsel açıdan da dönemin sendikacılık-siyaset-devlet ilişkilerinin yönüne işaret ediyor. Çelik, ağırlıklı olarak ulusal ve uluslararası ilk elden kaynaklara ve dönemin tanıklarıyla yapılan derinlemesine görüşmelere dayanıyor. Bu arşivlerden başlıcaları, the George Meany Memorial Archives (GMMA), the National Archives of United Kingdom (TNA), the International Institute of Social History (IISH), the US National Archives and Record Administration (NARA) ve the Agency for International Development (AID) gibi uluslararası arşivler ile Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi (BCA), Türkiye Sosyal Tarih Araştırma Vakfı (TÜSTAV) ve Tarih Vakfı gibi ulusal arşivlerdir. Çelik kimi kişisel arşivlerden de yararlanmış. Dönemin önemli sendika liderleriyle yapılan sözlü tarih çalışmaları yanında bazıları kitaba da eklenen belgelerden özellikle Türkiye de ilk kez yayınlanan ve beni çok etkileyen Büyük Britanya çıkışlı belgeler emek tarihi yazını için de gerçek bir katkı niteliğinde. Vesayetten Siyasete Türkiye de Sendikacılık (1946-1967) sendika hareketinin bugününün anlaşılabilmesi, bugün artık siyasetten sefalete yol almakta olan bir sendika/sendikacılık anlayışının iflasının kavranabilmesi bakımından da mutlaka okunması gereken öğretici ve önemli bir kaynak. 663

Çalışan Anneler ve Çalışan Annelere Yönelik Ayrımcılık Yrd. Doç. Dr. H. Şebnem SEÇER Altın Nokta Yayınevi Çalışma yaşamında kadınların yaşadığı sorunlar endüstrileşmenin ilk dönemlerinden bu yana her zaman gündemde olmuştur. Bilindiği gibi bu sorunların başında kadın-erkek arasındaki ücret farklılıkları, yükselme olanaklarındaki farklılıklar, kadınlar için daha dezavantajlı çalışma koşulları gelmektedir. Günümüzde kadın istihdamının giderek artması, bu sorunları önlemeye yönelik bazı yasal düzenlemeleri de beraberinde getirmiş olmakla birlikte, dünya genelinde birçok ülkede kadınların hâlâ çalışma yaşamında erkek çalışanlara göre daha dezavantajlı konumda oldukları tartışmaları yapılmaktadır. Diğer yandan, kadın olmanın doğal bir sonucu olan annelik de, çalışma yaşamında son yıllarda özellikle yasal düzenlemeler yoluyla sıkça dikkate alınan bir olgudur. Kadının, çalışan anne olarak çalışma yaşamında yer alması, anneliğin kendine özgü sorumluluklarıyla beraber, kadın sorunlarının daha da derinleşmesini ve çeşitlenmesini gündeme getirmektedir. Çalışan annelerin çeşitli kariyer olanaklarından yoksun kalmaları, düşük performans beklentileri nedeniyle düşük ücret düzeylerine sahip işlerde görevlendirilmeleri gibi örnekler karşısında bu sorunlar kendini daha çok çalışan anneye yönelik cinsiyet ayrımcılığı biçiminde göstermektedir. 664

İşyeri koşullarında hamilelik ve çalışan anneler ile ilgili yapılan çalışmalar son yıllarda artmış olmakla birlikte, yine de kadına özgü bu fenomenin çalışma yaşamının kendi özgü şartlarıyla bir araya geldiğinde ortaya çıkardığı sorunların doğasına ilişkin yeterli araştırmanın yapılmış olduğunu söylemek zordur. Çalışan annelere ilişkin özellikle Anglo- Sakson kaynaklı literatür ağırlıklı olarak çalışan annelerin yaşadıkları rol çatışmasına, iş-aile yaşamı etkileşimine ve uzlaşımına odaklanan bir anlayış içermektedir. Yrd. Doç. Dr. H. Şebnem SEÇER in Çalışan Anneler ve Çalışan Annelere Yönelik Ayrımcılık adlı eserinde, sözkonusu anlayıştan biraz daha farklı olarak, çalışan annenin anne olmaktan dolayı iş yaşamında farklı bir muamele görmesinin temel nedenleri ve çalışan annenin buna verdiği tepkinin niteliği ile ilgili teorik açıklamalara yer verilmekte ve akademisyen anneler üzerinde yapılan araştırmanın sonuçları açıklanmaktadır. Altın Nokta Yayınevi tarafından Ekim (2010) ayında basılan bu eserde, kendine özgü karakteristiklere sahip bu farklı çalışan grubunun çalışma yaşamındaki genel profili ortaya konulmaya çalışılmış ve kadının doğrudan anne olmak nedeniyle maruz kaldığı ayrımcılığın niteliği ile çalışan annenin bu ayrımcılığa verdiği tepki değerlendirilmiştir. Böylelikle özellikle ülkemiz literatüründe oldukça ihmal edilmiş olan çalışan annelere, onların çalışma koşullarına ve yaşadıkları sorunlara yönelik akademik ilginin de arttırılması amaçlanmıştır. Bu çerçevede çalışmanın ilk bölümünde, annelik ve çalışan anne kavramları ile çalışan annelere ilişkin hem ideolojik hem istatistiksel verilere yer verilerek, annelik ile çalışma hayatı birleşiminde ortaya çıkan; çalışan kadının anne olma kararı, annenin çalışmaya başlama kararı ve çalışan annenin psikolojik durumu gibi çeşitli olasılıklar değerlendirilmiştir. Çalışmanın teorik altyapısının oluşturulduğu ikinci bölümde, öncelikle cinsiyet ayrımcılığı ile çalışma hayatındaki görünümü çeşitli yaklaşımlar çerçevesinde değerlendirilmiş, ardından çalışan annelere yönelik cinsiyet ayrımcılığı ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Son olarak ise, çalışmada benimsenin iki yönlü yaklaşım gereği, ayrımcılığın temeli olarak beklenti durumları teorisi incelenmiş ve bu teorinin çalışan annelere yönelik ayrımcılığı açıklayıcılığı konusu vurgulanmıştır. Ayrımcılığa tepki olarak ise, kariyer tercihleri teorisi ele alınmış ve çalışan annelerin kariyer tercihleri ile ilgili görüşler ileri sürülmüştür. Araştırma örneklemini akademisyen anneler oluşturduğundan, bu bölümde son olarak akademisyenlik mesleği ile akademisyen annelere yönelik ayrımcılık konusunda bilgi verilmiştir. Çalışmanın son bölümünde ise, 14 akademisyen anne ile gerçekleştirilen görüşmeler kapsamında araştırma sonuçları tartışılmıştır. Bu kapsamda ilk olarak çalışan anne olgusuna ilişkin tematik bir analiz yapılmış, ardından ise çalışan annelerin ayrımcılık algılaması ile bu ayrımcılığa tepkileri yine tematik analiz yapılarak değerlendirilmiştir. Sözkonusu analizin hem çalışan anne olgusuna ilişkin olarak, hem de ayrımcılık algılaması ile ayrımcılığa tepki boyutlarında ikişer temanın belirginleştiği görülmüş ve çalışmanın sonuçları toplam altı tema içerisinde ele alınmıştır. Son olarak ise, araştırmadan elde edilen sonuçların teorik öngörülerle örtüşen yönlerine ilişkin genel bir değerlendirme yapılmıştır. 665

666 Kitap Tanıtımı