Van Gölü'nün güneydoğusunda yüksek dağlarla çevrili bir plato üzerinde aynı adı taşıyan suyun kenarında kurulmuş olan Hoşap, Van'ın Gürpınar ilçesinin nahiye merkezlerinden biri durumundadır. Van-Hakkâri karayolu üzerinde. Van'a 60 km. Gürpınar ile merkezine 40 km mesafede bulunmaktadır. Mahmudi beylerinin idaresinde Karakoyunlu. Akkoyunlu. Safevi ve en son Osmanlı devletinin hakimiyetinde kalan Hoşap'ta. başta kale olmak üzere medrese, türbe, han ve köprü gibi mimari eserler yaptırılmıştır. Bu eserleri daha çok Osmanlı devletinin bu beylere siyasi, ekonomik ve idari bakımdan Önem ve imtiyazlar vermesi sonucunda XVI. yy'ın ikinci yarısı ile XVII. yy içerisinde gerçekleştirilmiştir. Özellikle medreselere, XVI. yy ortalarına kadar Yezidi olan Mahmudi aşireti mensuplarının daha sonra Sünni ve Şafi mezhebini kabul etmeleriyle ihtiyaç duyulmuştur. Hoşap'ta birisi Evliya Bey Medresesi, diğeri Hasan Bey Medresesi olmak üzere iki medrese bulunmaktadır. EVLIYA BEY MEDRESESI Medrese, Hoşap'ın merkezinde, Gevirhan mezarlığının doğu tarafında yer almaktadır. Medresenin güneyinde Süleyman Bey Kümbeti bulunmaktadır. Medresenin daha önceleri üzerinde bulunan kitabesi C. Yazıcıoğlu tarafından tesbit edilerek Türkçe okunuşuyla yayınlanmıştır. Bugün mevcut olmayan bu kitabeden başka, yapıyı tarihlemede yardımcı olacak tarihi belge veya vakfiye bulunmamıştır. Kitabede tarih yoktur. Yalnız medreseyi Mahmudi Evliya Bey"in yaptırdığı anlaşılmaktadır. Evliya Bey'in yaşadığı döneme bakarak medrese, XVII. yy'ın üçüncü çeyreği içinde yapıldığı tahmin edilmektedir. İki satır halinde Arapça olarak yazılmış kitabe- 22
nin metni şöyledir: Kad benâ hasenen hasînâ burcu âliya Râici tevfiki Ahmet nesli Halid Evliya Türkçe Anlamı: (Bu medreseyi) Âli burcun (kalenin) sahibi ve Hazreti Peygamber'in övdüğü Halid neslinden Evliya (Bey) sapasağlam olarak yaptırdı. Medrese, dıştan 20.50 x 19.50 m ölçülerinde bir alana oturmaktadır. Yapı, avlunun doğu ve batısına yerleştirilen hücrelerle güneyindeki sekizgen planlı mescid ve bunun doğusunda yanyana iki oda meydana getirmiştir. Kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen planlı avlu 13.80 x 4.70 m ölçülerindedir. Avluya kuzey cephenin ortasından ve güney taraftan birer kapı ile girilmektedir. Kuzeyde avlu duvarı yıkılmış olduğundan kapının durumu belirlenememiştir. Güney duvarında mescidin batısındaki kapı, içten düz atkı taşlı, dıştan sivri kemerlerle çevrilidir. Medrese hücreleri, mescit güneydoğu köşedeki koridor doğrudan avluya açılmaktadır. Avulunun kuzeydoğu köşesine 1.50 m genişliğinde, dama çıkışı sağlayan 6 basamağı sağlam üst kısmı yıkılmış bir merdiven yerleştirilmiştir. Medresenin batı kanadında üç hücre yer almaktadır. Bu hücreler, ölçüleri birbirinden az farklarla değişen kareye yakın birer plana sahiptir. Üzerleri içten beşik tonozla, dıştan düz toprak damla örtülmüştür. Kanadın, duvar kalınlıkları 0.90 m - 1.10 m arasında değişmektedir. Güneydoğu köşelere açılan hücre kapıları, içten sivri kemerle, dıştan düz atkı taşıyla kapatılmıştır. Hücrelerin doğu, kuzey ve güney duvarlarına birer dolap nişi açılmıştır. Bu nişler, zeminden itibaren farklı yüksekliklerde ortalama 0.50 x 0.60 x 0.40 m ölçülerinde kareye yakın açıklıklardan ibarettir. Hücreler, üçüncüsünde güney ve balı. diğerlerinde batı duvarlara açılmış mazgal pencerelerle aydınlatılmıştır. Hücrelerde ocak nişi bulunmamaktadır. Medresenin doğu kanadı da üç hücreden oluşmaktadır. Bunlar 3.00 x 5.40 m ölçülerinde dikdörtgen birer plana sahiptir. Her üç hücrenin kapıları avluya açılmaktadır. Duvarlarında doğudakinin 3.00 m, kuzeydekinin 2.40 m, diğerlerinin 1.50 m'lik kısmı sağlam kalmıştır. Duvarlarının geriye kalan kısmı ve üst örtü tamamen yakılmıştır. Bir belirti bulunmamasına rağmen hücreler beşik tonozla örtülmüş olmalıdır. Hücrelerin doğu duvarlarına açılmış mazgal pencereler vasıtasıyla içerinin aydınlanması sağlanmaktadır. Birinci ve ikinci hücrenin kuzey, üçüncü hücrenin güney duvarının ortasında ocak nişleri açılmıştır. Ocak, yarım yuvarlak girinti şeklinde,üstten taş çatkıyla son bulmaktadır. Duvarların değişik yerlerine farklı yüksekliklerde açılmış nişler genelde 0.60 x 0.50 x 0.55 m ölçülerindedir. Bunlardan başka ikinci ve üçüncü oda arasında 1.20 m genişliğinde bir açıklık vardır. Doğu ve kuzey duvarı 1.50 m, diğerleri 1.10 m kalınlığındadır. Duvarların içten sıva ile kaplı olduğu kalan izlerden anlaşılmaktadır. Doğu kanadın güneyine, batıdan mescit duva-
rına bitişen ve aradaki koridordan geçilen yan yana iki oda daha yerleştirilmiştir. Bu odalara geçişi sağlayan koridor, batı taraftan avluya açılmaktadır. Koridorun uzunluğu 7.70 m, batı tarafı 0.80 m doğusu 1.25 m geni liğindedir. Koridorun doğu duvarının ortasına bir mazgal pencere, kuzey duvarı üzerine de bir dolap nişi açılmıştır. Güneydoğu köşede yer alan odalar aradaki 0.65 m kalınlığındaki bir duvarla birbirinden ayrılmıştır. Batıdaki oda, kuzey ve güneyden 2.80 m, doğuda 4.40 m, batıdan da 3.90 m, uzunluğunda dikdörtgene yakın bir plana sahiptir. Doğudaki oda da kuzey ve güneyden 2.60 m, doğudan 4.70 m, batıdan da 4.40 m ölçülerindedir. Odalara kuzey duvarına açılmış kapıdan girilmekte güney duvarlarındaki mazgal pencerelerle içerisi aydınlatılmaktadır. Duvarlardan arada olanı 0.60 m, diğerleri 1.00 m kalınlığındadır. Duvarların üst kısımları ve örtü tamamen yıkılmıştır. Avlunun güneyinde eksenden 2 batıya dönük olarak yerleştirilmiş mescid, içten ve dıştan sekizgen planlı olarak yapılmıştır. Mescidin üzeri, bugün büyük bir bölümü yıkılmış kubbe ile örtülüdür. Mescide avlunun doğusuna kaymış, 1.00 m genişliğinde düz atkı taşla örtülü bir kapı açıklığından girilmektedir. Moloz taş örgülü duvar 1.00 m kalınlığındadır. 24 Girişin tam karşısına güney yüze ocak Evliya Bey Medresesi balı kanadı nişi. doğu ve batı yüze pencere, aralara da birer dolap nişi açılmıştır. Mescidin doğu ve batı yüzünde yer alan pencereler 0.70 x 0.70 m ölçülerindedir. Güney yüzdeki ocak, yarım yuvarlak bir girinti oluşturmaktadır, bunun dışında ara yüzlere açılan dolap nişleri, 0.50 x 0.50 m ölçülerinde simetri göstermektedirler. Ayrıca güney duvarı ile güneybatı duvarının birleştiği köşeye yüzeysel bir mihrab nişi yerleştirilmiştir. Mihrab, kapı, pencere ve nişler, sıva ile yapılmış, taşıntısı az üstten kaş kemeri şeklinde son bulan bir çerçeve içerisine alınmıştır. Mescidin duvarları, çamurla sıvanmıştır. Bu sıvanın üzeri kireçle badanalanmıştır. Sekizgenden kubbeye geçiş, düzensiz sağır kemerlerin oluşturduğu pardantife benzeyen bingilerle sağlanmıştır. Köşelerdeki bingilerin üzerinde kırmızıyla boyanmı baklava 5 motiflerine yer verilmiştir. Moloz taşlarla örülen kubbenin büyük bir kısmı yıkılmıştır. Dıştan da kasnaksız-doğrudan duvarlara oturan kubbenin güneydoğusuna bir pencere açılmıştır. Yapının genelinde kullanılan moloz taş duvar örgüsü cephelerde de görülmektedir. Cepheler, oldukça sağır ve hareketsizdir. Güney cephenin ortasından dışa taşıntı yapan mescid dikkati çekmektedir. Doğu cephesine ilave edilen bölümün ne amaçla yapıldığı bilinmemektedir. Duvarlar, moloz taşlarla örülmüş, bazı kısımlarında ahşap hatıllar kullanılmıştır. Yapı. oldukça yalın olup. süsleme yoktur. Medrese, yıkılmış iken 1992 yılında Vakıflar
Genel Müdürlüğü tarafından içi ve çevresi temizlettirilerek mevcut kısımları ortaya çıkarılmıştır. Restorasyonu gerçekleştirilmemiş olup, yapı günden güne yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bulunmaktadır. HASAN BEY MEDRESESİ VE TÜRBESİ Van-Hakkâri karayolunun Van'da Hoşap girişinin kuzeyinde mezarlık içerisinde yer almaktadır. Medresenin yapımıyla ilgili bir kitabesi bulunmaktadır. Kitabede medresenin ivaz Bey'in oğlu Hasan Bey tarafından 971 (1563) tarihinde yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Türbe de 1585'den sonra Hasan Bey'in oğlu Şir Bey tarafından yaptırılmış olmalıdır. Kitabe, 0.25 x 0.85 m ebatında mermer üzerine, nesih hatla Arapça iki satır halinde yazılmıştır. Yazılar kartuş içerisine alınmıştır. Kitabenin metni şöyledir: I'lemu eyyühe'nnâzırûne bi enne hâzihil'ımareti livechillahi Mir Hasan bin ivaz fi tarih sene ehade seb'îne tis'amiete minel hicreti. Türkçe Anlamı: Ey bu yapıyı yapanlar biliniz ki (bu medrese) hicri 971 (1563) yılında ivaz b. Mir Hasan tarafından livechillah yaptırılmıştır. Medrese, güneybatısına eklenen türbe ile kompleks bir yapı oluşturmaktadır. Avlunun doğu ve batısına medrese hücreleri, güneyine mescid, güneybatısına da türbe yerleştirilmiştir. Medresenin avlusu kuzeyden 8.45 m, güneyden 8.75 m, doğudan 16.30 m ve batıdan 16.85 m uzunluğunda kuzey, güney doğrultusunda dikdörtgene yakın bir alan oluşturmaktadır. Avlu kuzeyden 1.10 m kalınlığında kesme taştan yapılmış bir duvarla çevrilmiştir. Bu duvarın üst kısımları yıkılmış durumdadır. Avlunun kuzeybatı köşesine açılmış kuyudan su ihtiyacı karşılanmaktadır. Avlunun güneyine mescid, doğusuna beş, batısına dört adet hücre yerleştirilmiştir. Güneybatısına da türbe eklenmiştir. Güneydeki mescid eksende yer almasına rağmen hücreler asimetrik bir şekilde sıralanmıştır. Medresenin batı kanadındaki dört hücre birbirine eşit büyüklükte 3.40 x 3.50 m ölçülerindedir. Yalnız türbe eklenirken dördüncü hücrenin büyük bir kısmı yıkılmış, bundan geriye 0.80 m genişliğindeki kısım kalmıştır. Batı kanadının duvarları 1.00-1.10 m arasında değişmektedir. Hücrelere güneydoğu köşelerde açılmış kapılardan girilmektedir. Üzerleri doğu-batı yönünde beşik tonozlarla örtülmüştür. Tonozlar, üstten düz toprak damla kapatılmıştır. Ayrıca bu duvarın köşelerinde birer dolap nişine yer verilmiştir. Hücre kapıları dıştan düzgün kesme taş söveli ve basık kemerlidir. Hücre kapı sövelerinin üst Hasan Bey Medresesi türbe ve mescid bölümü kısımlarıyla beşik tonozların doğu tarafları yıkılmıştır. Hücrelerde ocak nişine yer verilmemiştir. Yalnız ikinci hücrenin pencere tabanında yuvarlak şekilde sonlamın bir yarık ocak yeri olarak kullanılmıştır. Kalan izlerden duvarların sıva ile kaplı olduğu anlaşılmaktadır. Medresenin doğu kanadında beş hücre yer almaktadır. Kuzey taraftaki birinci hücre 5.30 x 3.60 m ölçülerinde, kuzey-güney doğrultusunda beşik tonozla örtülmüştür. Bu hücreye avludan ve kuzeyden girişi sağlayan iki kapı bulunmaktadır. Kapıların 0.80 m genişliğindeki açıklıkları sivri kemerlerle kapatılmıştır. Kuzey duvarı kapıdan sonrası yıkıldığı için bugünkü pencere asıl durumu yansıtmaktadır. Çünkü pencere, tonoz seviyesine kadar devam eden 1.00 m genişliğinde açıklık şeklindedir. Hücrenin doğu duvarına iki dolap nişi açılmıştır. Duvarlarında sıva izleri bulunmaktadır. Aradaki üç hücre 3.60 x 2.80 m ölçülerinde doğu-batı yönünde beşik tonozla örtülmüştür. Hücrelere kuzeybatı köşelere açılmış düzgün kesme taş
söveli kapılardan girilmektedir. Doğu duvarlarına açılmış mazgal pencerelerle aydınlatılan hücrelerde dolap nişleri de yer almaktadır. Ayrıca duvarlarının sıvayla kaplı olduğu görülmektedir. Güneydeki beşinci hücre 5.50 x 4.20 m ölçülerinde beşiktonozla örtülmüştür. Batıdan mescide bitişen hücreye kuzeyden bir kapıyla girilmektedir. Kapı, diğerleri gibi düzgün kesme taş sövelerle sınırlandırılmıştır, üzeri basık kemerle kapatılmıştır. Hücre doğu ve güney duvarına açılmış mazgal pencerelerle aydınlatılmaktadır. Doğu duvarında üzeri iki, güney ve doğu duvarında birer dolap nişi yer almaktadır. Mescid. avlunun güneyinde eksende yer almaktadır. Güney cephede dışa beş köşeli bir taşıntı yapmaktadır. 7.00 x 5.60 m ölçülerinde, kuzey güney doğrultusunda beşik tonozla örtülmüştür. Güney taraftaki taşıntı da ters ve düz üçgen yüzeylerle örtülmüştür. Mescide avludan düz atkı taşlı bir kapıyla girilmekledir. Dışa taşıntı yapan güneydeki orta ve yan yüzeylere birer mazgal pencere açılmıştır. Mesciden güneybatı köyesine yüzeysel bir mihrab yerleştirilmiştir. Buranın da duvarlarının kalan izlerden sıva ile kaplı olduğu anlaşılmaktadır. Medrese dış cephe duvarlarında düzgün kesme taş malzeme kullanılmıştır. Kuzey cephesi dışında diğer duvarlar sağlamdır. Güney cephenin ortasında yer alan beş köşeli mescid taşıntısı burayı hareketlendirmektedir. Kuzey cephelerin ortasındaki kapı. diğer cephelerdeki mazgal pencereler dışında açıklık bulunmamaktadır. Cepheler oldukça sağır tutulmuştur. Medresede kitabeyi çerçeveleyen mukarnas parçası dışında süsleme unsuruna rastlanmamıştır. Medresenin güneybatı köşesine, mescit batı duvarına bitişik, batı kanadının dördüncü hücresinin bir kısmı kaldırılarak yerleştirilmiştir, türbe batı tarafta medrese cephesinden 2.70 m taşıntı yapmaktadır. Güney ve batı duvarları dışında kalan kısımları medreseyle birleştirilmiştir. Dıştan 8.32 x 8.32 m ölçülerinde kare planlı türbenin üzeri kubbe ile örtülmüştür. Türbeye avludan doğu duvarının kuzey köşesine kaydırılmış bir kapıyla girilmektedir. Tek katlı olarak düzenlenmiş türbe, l.00 m kalınlığındaki duvarlarıyla içeriye de kare planlı olarak yansıtılmıştır. Kare planlı iç mekandan kubbeye geçişi aslan göğsü tabir edilen bingiler sağlamaktadır. Bu bingiler köşelerde "L" biçiminde ayaklara oturan sivri kemerlerle oluşturulmuştur. Bu 0.25 m derinliğindeki sivri kemerler iki renkli kesme taşlarla örülmüştür. Kuzey ve batı yüzdeki kemer üst kısımları yıkılmıştır. Kapı, sivri kemerli alınlık içerisinde düz atkı taşlı olarak yapılmıştır. Doğu duvarına kapıdan başka, ortaya yakın bir yerine 1.25 m derinliğinde sivri kemer beşik tonozla örtülü bir eyvan şeklinde bir girinti açılmıştır. Güney ve batı duvarlarına açılmış birer pencereyle türbenin içerisi aydınlatılmıştır. Kapı ve pencereler içten basık kemerle kapatılmıştır. Türbe duvarları içten ve dıştan düzgün kesme taşlarla kaplanmıştır. Duvarların dış üç köşesinde çift yüzlü köşe pahları yer almaktadır. Kuzeydoğu köşesinde kapı yüzünden pahlanmaya gidilememiştir. Sadece gövdenin üst kesimine basamak şeklinde iki kadenıelenmc yapılabilmiştir. Kare gövdenin üst kesimine basamak şeklinde iki kademelenme yapılabilmiştir. Kare gövdeden onikigen geçiş üç köşede çifte köşe pahları ve bu kuzeydoğu köşede kademelcnmeyle sağlanmıştır. Kasnaktan itibaren kubbe tamamen yıkılmış vaziyettedir. Düzgün kesme taş kaplamalı güney ve batı 26
cephelerinin ortalarına birer pencere açılmıştır. Pencereler sivri kemerle son bulan ve içleri geometrik geçmelerle doldurulmuş bir çerçeve içerisine alınmıştır. Kaval silmelerden oluşan çerçeve kemer başlangıcından itibaren ters U şeklinde pencereyi üstten kuşatmaktadır. Ayrıca düz atkı taşlı pencere açıklığı dört yönden silmelerle çerçevelenmiştir. Dış çerçeve ve kemerlerdeki geometrik süslemeler, eşkenar dörtgenlerin yatay ve dikey bölünmesiyle oluşturulmuş sekizgen, altıgen ve dikdörtgenlerden meydana gelmektedir. Ayrıca köşelerdeki planmalar da cepheleri yumuşatmaktadır. DEĞERLENDİRME Hoşap'taki Hasan Bey ve Evliya Bey medreselerinde avlunun iki yanına dizilmiş talebe hücreleriyle, güneyindeki Mescid (dershane)den oluşan plan şeması Osmanlı medreselerinde fazla uygulanmamıştır. Hasan Bey Medresesi'nde avlunun doğusunda beş, batısında dört hücre dizilmesine karşılık Evliya Bey Medresesi'nde karşılıklı üçer hücre yerleştirilmiştir. Her iki medrese de hücrelerin dizilişinde bir asimetriklik sözkonusudur. Ayrıca medreselerin güneyindeki mescidleri de biri cepheden beş köşe taşkınlı dikdörtgen, diğerinin sekizgen olmasıyla farklılıklar göstermektedir. Bundan başka talebe hücreleri arasında bir bağlantı bulunmaması, örtü sistemi (tonoz örtü), revakların olmaması, çokgen planlı mescid (dershane) kısımları, külliye içinde yer almamaları ve türbe eklenmesi (Hasan Bey Medresesi'ne) Osmanlı medreselerinden ayrılan yanlarını oluşturmaktadır. Hasan Bey Medresesi'nin plan şeması, Diyarbakır Ali Paşa Medresesi'nde görülmektedir. Hoşap'taki medreselere benzer iki kanatlı plan şeması, güneyden batı kanadına alınmış mescid kısmı, iki katlı ve revaklı düzenlemesiyle Başkale Pizan Hüsrev Paşa Medresesi'nde (1653) tekrarlanmıştır. Medresenin bütünlüğünü bozmayacak şekilde mescidin batısına türbe eklenmesi, Osmanlı medreselerinden ziyade Anadolu Selçuklu medreselerinin bir özelliğidir. Selçuklu döneminde medresenin bir mekanının türbeye dönüştürüldüğüne dair örnekler olduğu gibi, sonradan eklenen türbeler de mevcuttur. Bu şekilde medreseyle türbenin bütünleşmesi Osmanlı mimarlığının İstanbul, Eyüp Sokullu Medresesi'nde (1568) gündeme getirilmiştir. Hasan Bey Medresesi'nde mescidin cepheden beş köşe çıkınlı yapması, Bitlis İhlasiye Medresesi Evliya Bey Medresesi doğu kanadı. (1595) kuzey cephesinde. Gevaş Halime Hatun Kümbeti'nin yanındaki zaviyenin mescid kısmında görülmektedir. Evliya Bey Medresesi'nin de sekizgen planlı mescidi Osmanlı ve Selçuklu medreselerinde karşılaşılan uygulamanın dışında kalmaktadır. Medreselerden Evliya Bey Medresesi'nde moloz taş malzeme kullanılmış olup, süslemeye yer verilmemiştir. Diğer medresenin dış cephelerinde düzgün kesme taş malzeme görülmektedir. Burada türbenin daha itinalı yapıldığı gözlenmekledir. Zaten süslemeler de türbenin cephelerinde yer almaktadır. Mimari ve plan özellikleri : lc fazla dikkat çekmeyen medreselerin yüzyıllar boyu yöre insanın eğitilmesindeki rolü yadsınamaz bir gerçektir. Günümüzde eski işlevi kazandırılmasa bile, harap ve sahipsiz vaziyetten kurtarılıp yaşatılması üzerimize düsen bir sorumluluk ve görevdir.