ROMA İMPARATORLUĞU NUN YÜKSELİŞİ ve ÇÖKÜŞÜ

Benzer belgeler
Kent Devleti nden Akdeniz İmparatorluğuna: İtalya da Fetih ve Genişleme

İktisat Tarihi II

ESKİÇAĞ TARİHİ ve UYGARLIKLARI-IV 5.Ders. Dr. İsmail BAYTAK. Eski BATI Roma Cumhuriyet Dönemi Devlet Teşkilatı

İktisat Tarihi II. IV. Hafta

İktisat Tarihi

T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ DERS NOTU I. DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ OSMANLI DEVLETİ NİN GENEL DURUMU. Ekonomik Durum:

Değerli S. Arabistan Cidde Uluslararası Türk Okulu

HELEN VE ROMA UYGARLIKLARI

Asya Hun Devleti (Büyük Hun Devleti) Orta Asya da bilinen ilk teşkilatlı Türk devleti Hunlar tarafından kurulmuştur. Hunların ilk oturdukları yer

Antik Yunan Kentleri (Polis)

AKP ye Soruyoruz CHP EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!

10. Ege ve Yunan Uygarlığı

Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak bulunurdu. Yönetim binası, resmî yapılar ve pazar meydanları tapınağın etrafında yer alırdı.

DURAKLAMA DEVRİ. KPSS YE HAZIRLIK ARİF ÖZBEYLİ Youtube Kanalı: tariheglencesi

PRT 403 Geç Asur-Geç Babil Arkeolojisi

1- Aşağıdakilerden hangisi MÖ 800 MS 200 döneminde Akdeniz uygarlığının yakaladığı ekonomik gelişmenin temel nedenidir? a) Teknolojik yenilikler b)

GÖÇ DUVARLARI. Mustafa ŞAHİN

İktisat Tarihi II

İktisat Tarihi I. 18 Ekim 2017

SİYASET ÜSTÜ DÜŞÜNMEK Pazar, 30 Kasım :00

5. SINIF SOSYAL BİLGİLER YILLIK PLANI

Çarşamba İzmir Basın Gündemi

Değerli Çekmeköy Anadolu İmam Hatip Lisesi Öğrencileri

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI

İktisat Tarihi I Ekim II. Hafta

YÜKSELME DEVRİ. KPSS YE HAZIRLIK ARİF ÖZBEYLİ Youtube Kanalı: tariheglencesi

ABD NİN KURULMASI VE FRANSIZ İHTİLALİ

Çöküş ve Toparlanma. Çöküş ve Toparlanma Diocletianus un Reformları. İ.S. 3. yüzyıl kargaşası,

Erken Yaşlardaki Evlilikler ve Gebelikler

Cezayir'den yükselen bir ses: Yalnızca İslam hükmedecek!

ESKİÇAĞ TARİHİ ve UYGARLIKLARI-IV 9.Ders. Dr. İsmail BAYTAK. Eski BATI Roma İmparatorluk Dönemine Geçiş

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Nisan 2014, No: 90

ÖRNEK SORU: 1. Buna göre Millî Mücadele nin başlamasında hangi durumlar etkili olmuştur? Yazınız. ...

1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ

Siyasi Parti. Siyasi iktidarı ele geçirmek ya da en azından ona ortak olmak amacıyla örgütlenmiş insan topluluklarına siyasi parti denir.

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

WORLD FOOD DAY 2010 UNITED AGAINST HUNGER

İKİNCİ MEŞRUTİYET DÖNEMİ Siyaset, Toplum, Ekonomi. Neslihan Erkan

T.C İnkılap Tarihi Ve Atatürkçülük

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÇÖLLEŞME İLE MÜCADELE SÖZLEŞMESİ 12. TARAFLAR KONFERANSI (COP12)

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

Sosyal bilgiler öğretmeninin verdiği bu bilgiye dayanarak Mustafa Kemal Paşa ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

ŞANLIURFA BELEDİYESİ. Mehmet Fevzi Yücetepe Şanlıurfa Belediye Başkan Yardımcısı

Afganistan'da Afyon Üretimi Dosyası (İnfografik)

1. ABD Silahlı Kuvvetleri dünyanın en güçlü ordusu

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ATATÜRK Ü ETKİLEYEN OLAYLAR VE FİKİRLER

Ticaret ve Devlet. 21 Kasım 2017

GENÇLİK KOLLARI YÖNETMELİĞİ

Pompeius un Yükselişi: Cicero nun Consul lüğü

Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur.

ENEL HİZMETLER İŞÇİLERİ SE

A) Siyasi birliklerini geç sağlamaları. B) Sömürge alanlarını ele geçirmek istemeleri. C) Sanayi devrimini tamamlayamamaları


II. MEŞRUTİYET DÖNEMİ

AKP ye Soruyoruz CHP EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI

T.C. INKILÂP TARİHİ ve ATATÜRKÇÜLÜK

Sosyal Bilimleri söyleyebilir ve yazabilir. Olay-görüş ve Olayı açıklayabilir. Temel insan haklarını söyleyebilir.

Fiziki Özellikleri. Coğrafi Konumu Yer Şekilleri İklimi

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3

SİYASET NEDİR? Araştırma Soruları

Roma Öncesi İtalya da Etrüskler ve Yunanlar, İ.Ö yüzyıllar

PRT 403 Geç Asur-Geç Babil Arkeolojisi

ULUSLAR ARASI TARIMSAL İLİŞKİLER. Prof.Dr.Emine Olhan

Polonya ve Çek Cumhuriyeti nde Tahıl ve Un Pazarı

HELLENİSTİK DÖNEM UYGARLIĞI 2.Ders. Dr. İsmail BAYTAK. İSKENDER Gençlik yılları

CHP İşveren Sendikaları ve Meslek Birlikleri Genel Başkan Yardımcılığı

Yunan Medeniyeti kendinden sonraki Hellen ve Roma Medeniyetleri üzerinde etkili olmuştur.

SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK. 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP

HAÇLI SEFERLERi Orta Çağ'da Avrupalıların Müslümanların elinde bulunan ve Hristiyanlarca kutsal sayılan Kudüs ve çevresini geri almak için

Edirne Tarihi - Bizans Döneminde Edirne. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI 6. SINIF SOSYAL BİLGİLER DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU PLANI, KAZANIMLARI VE TESTLERİ

tarih ve 495 sayılı Eğitim Komisyonu Kararı Eki

Cana Zabunoğlu

DERDİMİZ ANAYASA MIYDI?

İktisat Tarihi I. 15/16 Aralık 2016

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır!

ANAYASAL ÖZELLİKLER. Federal Devlet

İşgücü Piyasasında Gelişmeler: Döneminde Kadınlar ve Erkeklerin İstihdamı ve İşsizliği Ne Yönde Değişti? 1

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi Madde 23: Çalışma Hakkı

Sikkeler: (Sağda) Tanrısal gücün simgesi Ammon/Zeus un koç boynuzuyla betimlenen İskender. (Solda) Elinde kartal ve asa tutan Tanrı Zeus

Devrim Öncesinde Yemen

2030 da Nasıl Bir Dünya? FAO nun Vizyonu Dr. Ayşegül Akın Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Türkiye Temsilci Yardımcısı Beslenme ve

MİLLİ MÜCADELE TRENİ

TÜRKİYE DE KİMLİKLER, KÜRT SORUNU VE ÇÖZÜM SÜRECİ ALGILAR VE TUTUMLAR

İ Ç İ N D E K İ L E R

D. ÖZER SARITAŞ, Cumhuriyet Dönemi Roma Vergi Sistemi. İstanbul On İki Levha Yayıncılık, 160 sayfa. ISBN:

İSTİHDAM SORUNLARI NEDENLER - SONUÇLAR BÜLENT ŞIK. Gıda Mühendisleri Odası Antalya Şube Bşk.

Çocuklara sahip çıkmak geleceğe sahip çıkmaktır

Necla Akgökçe den bilgi aldık. - İlk olarak ülkede kadınların iş gücüne katılım ve istihdam konusuyla başlayalım isterseniz

TEMMUZ 2018 TAŞIMACILIK İSTATİSTİKLERİ DEĞERLENDİRME RAPORU

İktisat Tarihi I

10SORUDA AİLE SİGORTASI

SU KANALI PROJESİ - ETİYOPYA

HAÇLI SEFERLERİ TARİHİ 3.Ders. Dr. İsmail BAYTAK. HAÇLI SEFERLERİ Nedenleri ve Sonuçları

KADIN CİNSELLİĞİNİN SÖYLEMSEL İNŞASI VE NAMUS CİNAYETLERİ: ŞANLIURFA ÖRNEĞİ

İktisat Tarihi II. 13 Nisan 2018

Türk Elitlerinin Türk Dış Politikası ve Türk-Yunan İlişkileri Algıları Anketi

DEMOKRATİKLEŞME PAKETİ

Transkript:

ROMA İMPARATORLUĞU NUN YÜKSELİŞİ ve ÇÖKÜŞÜ Merkezi İtalya da küçük bir kasabanın oluşturduğu, Roma yönetimi, büyük askeri gücü sayesinde, zaman içerisinde, Mısır da Aswan ın kuzeyini, Tuna ve Ren nehirlerinin güneyinde Avrupa nın tümünü, Anadolu yu, Suriye yi ve Sahra nın kuzeyinde Afrika yı topraklarına katarak, tüm dünyayı titreten bir imparatorluk haline dönüşmüştür. Roma nın erken dönemi, pek çok açıdan, kültürünü aldığı Yunan şehir devletlerine benzer. İlk başta Roma, muhtemelen, akrabalık temelinde soylar kanalıyla örgütlenmiş tarımcı bir toplumdu. Bunlar arasında önde gelen kabileler, patrisyenler olarak anılacak yönetici sınıfın da çekirdeğini oluşturur. Roma devletinin, egemenlikleri altında oldukları Etrüskleri yenerek, M.Ö. 6. Yüzyılda kurulduğu düşünülür. Kuruldukları bölge, stratejik olarak, kuzey-güney ve doğu-batı ticaret yollarının kavşağında olması dolayısıyla, onlara önemli bir gelir imkanı yaratmıştır ki zaman içerisinde gelişen devletin önde gelen kaynaklarından biri, kuşkusuz bu ticaret geliri olmuştur. Devletin kuruluşunun ardından bir dünya imparatorluğu olması, neredeyse 400 yıl süren bir genişleme politikasının sonucu olmuştur. Bu yayılmanın her aşaması, önceleri Roma şehrinin sınırları içindeki tarım arazisinde ve daha sonra Roma vatandaşlığı hakkı verilen diğer İtalyan şehirlerinin arazilerindeki bağımsız topraklı köylülerden devşirilen piyadelerin öncülüğünde gerçekleşmiştir. Ancak, Atina dan farklı olarak, demokrasiyle yönetilmeyen Roma da, yönetim üzerinde bu piyadelerin hiçbir sözü geçmiyordu. Cumhuriyetin ilk yıllarındaki anayasa, kalıtsal bir seçkinler grubu olan patrisyen ailelere iktidar tekeli veriyordu. Senato, politikaları uygulamak için her yıl seçilen konsüller, yargıçlar, quaestor yöneticiler, ve de yasa ve düzenden sorumlu praetor ların tümü bu patrisyen ailelerden gelmekteydi. Yüksek yöneticileri seçme ve savaş-barışa karar verme hakkına sahip olan bir meclis olmakla birlikte, bunun 193 üyesinden 98 i, yüsek sınıfa aitti. Öte yandan, küçük köylüler ise plepyen olarak bilinirdi, ve bunların temsilcileri herhangi bir konuda oybirliği sağlasalar bile, mecliste bir ağırlıkları yoktu. 1

Proletarii olarak bilinen mülksüz Romalılar ın ise, mecliste yalnızca tek bir oyu vardı. Önde gelen ailelerin, siyasi güçlerini, zaten bir hayli geniş olan arazilerini köylülük aleyhine daha da genişletmek için kullanmaları, onları borçlanmaya zorlamaları ve patrisyenler lehine kararlar veren yargıçlar sayesinde topraklarını ellerinden almaları, zaman içerisinde, iki büyük sınıf savaşı dalgasını beraberinde getirir. Bunlardan ilki cumhuriyetin kurulmasından yalnızca 15 yıl sonra başlar. Romalı tarihçi Sallust, sınıf bölünmesinin aşağı tabakaları nasıl ayaklanmaya ittiğinin canlı bir tasvirini yapar: Patrisyenler halka köle gibi davrandılar, öldürülmeleri ve kamçılanmaları yolunda kararlar verdiler, onları topraklarından çıkardılar. Bu zalimce uygulamalar karşısında ve hepsinden önemlisi devam eden savaşlar için gerek parasal gerek askeri hizmet yükümlüğünün borçları altında ezildiklerinden, sıradan insanlar silahlandılar, Mons Sacer de ve Aventine de mevzilendiler ve kendilerine yargıçlar seçtiler ve kimi yasal haklar elde ettiler. Sonunda, nüfusun yarısını etkileyen borçlar nedeniyle, M.Ö. 287 deki mücadele Patrisyenlerin resmi gücünü sona erdirdi ve bütün resmi görevler Plep lere açık hale getirildi. Ancak, Plepler zaferden, Yunanistan daki alt sınıfların kimi zaman elde ettikleri kadar kazanç sağlayamadı ve Roma, Atina tipi bir demokrasi olamadı. Resmi görev almalarını engelleyen yasağın kaldırılmasından, çok az sayıdaki hali vakti yerinde Plep ten başka yararlanan olmadı. Görünürde Plep kitlesine bahşedilen daha fazla demokratik kontrol, aldatmaca olmaktan öteye geçemedi. Böylece, Roma da çeşitli haklar elde ederek daha da zenginleşen birkaç Plep ailesi dışında, diğerlerinin yaşamlarında gözle görülür hiçbir değişme olmadı. Sallust, M.Ö. 1. Yüzyılın başlarındaki durum için şunları yazar: Savaşta ve barışta her şeyi denetleyen az sayıda insandı; hazine, eyaletler, hakimlikler, onurlar, zaferler onlarındı. Halk, askerlik hizmeti ve yoksulluk altında eziliyordu. Savaşın ganimeti generallerin ve az sayıdaki diğerlerinin elinde kalıyor; bu arada, askerlerin anne, babaları ya da küçük çocukları, güçlü komşuları tarafından evlerinden atılıyordu. 2

Ama hepsi bu değildi. Savaşlar, aynı zamanda esirler ve köleleştirilenlerden muazzam yeni bir işgücü yaratıyordu. Örneğin, 3. Makedonya Savaşı ndan sonra 150 bin tutsak, köle olarak satılmıştı. Büyük toprak sahipleri, köleleri ucuza satın alabiliyor ve onları latifundia adı verilen çiftliklerinde çiftçi olarak çalıştırabiliyorlardı. Bununla ilgili olarak anlatılanlara göre, örneğin Cato nun köleleri, her yıl bir battaniye ve tunik alıyor ve hiç et yemiyorlardı. Köle nüfusu, M.Ö. 1. Yüzyılda muazzam artmıştı; yaklaşık 3,5 milyon özgür nüfus karşısında 2 milyon köle vardı. Özgür nüfus içinde pek çok çocuk varken; kölelerin büyük çoğunluğu yetişkindi. Köle emeği, Roma devleti gücüne güç katarken, özgür emeğin yoksullaşmasına yol açıyordu. Çünkü, bakacak ailesi olan topraksız bir Romalı köylüyü istihdam etmek çok daha pahalıydı; dolayısıyla, topraklarını kaybedenler, mevsimlik geçici işler dışında herhangi bir şey elde edemiyorlardı. Bu ise, özgür köylüler için artan oranlarda yoksullaşma demekti. Brunt, yoksulların evlenmeyi göze alamadıklarını, evlenseler bile çocuk yetiştirmekten sakındıklarını anlatır. Aileler, gebelikten korunmayla değilse bile, çocuk düşürme ve öldürme yoluyla sınırlandırılıyordu. Yoksul anne babalar tarafından terk edilen pek çok çocuk, kendisini köle pazarlarında buluyordu. Çok sayıda kölenin ithal edilmesi, İtalyan köylülüğünün yoksulluğunu artırıyordu. Böyle bir sınıf kutuplaşması, Plepler ve Patrisyenler arasında, daha önceki çatışmalardan çok daha kanlı bir dizi yeni iç savaş dalgası yaratmıştır. İlerleyen süreçte, Roma daki köle artışının, köylülere ve nihayetinde Roma ekonomisine zarar verdiğini düşünen kimi yöneticiler de ortaya çıktı: M.Ö. 2. Ve 1. Yüzyıllarda üst kademelerde görev alan Tiberius Gracchus, kardeşi Gaius Gracchus, Marius, Sulpicus, Cinna, ve Clodius gibi isimler, öngördükleri programlarla yoksul köylüleri heyecanlandırıp, onları arkalarına almakla birlikte, zengin senatör sınıfının büyük bir kısmının nefretini kazanmışlardır. Görev aldıkları dönemlerde, kimisi büyük köylü ayaklanmalarını da beraberlerinde getiren bu isimler, sonuçta Roma devletini temsil eden soylular tarafından ölümle cezalandırılmışlardır. Çeşitli köylü isyanlarının şiddetle bastırılmasına rağmen, zenginlere duyulan kinde bir değişiklik olmamıştır. Aslında, bu isyanlar, zamanla, şehir yoksullarını da etkisi altına almıştır. Yaşama koşulları feci, geçim vasıtaları güvensiz olan bu 3

kesimler, modern bir Batı şehrindekinden yedi ya da sekiz kez daha kalabalık, 20-25 mt. yükseklikteki ve çok kötü koşullardaki dairelerde yaşıyorlardı ve akarsuyu ve kanalizasyonu olmayan evleri sürekli çökme ya da yangın tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Pek çoğu, yaz aylarında çeşitli mevsimlik işler bulmaya çalışıyor, kışları ise açlık sınırında yaşıyorlardı. Dolayısıyla, bu koşulları altında, şehirli yoksul kesimler de, köylülerin saflarına katılarak, devlete karşı ayaklanmaya girişmişlerdi. Öte yandan, Roma, tarihin değişik zamanlarında, çeşitli büyüklüklerde köle ayaklanmalarına da şahit olmuştur. Bunlar arasında, Spartaküs isimli bir lider tarafından başlatılan ayaklanma, hepsinden büyük bir boyutta olmuş ve imparatorluğun merkezini tehdit etmiştir. Ayaklanma, M.Ö. 73 yılında, 74 gladyatörün kaçmasıyla başlamıştır. Bunlar, zamanla sayıları 70 bine varan kölenin katılımıyla İtalya yarımadasının bir ucundan öteki ucuna yürürler ve birbiri ardı sıra Roma ordularını yenerler. Bir noktada Roma şehrini tehdit ederler ve konsüllerin yönetimindeki bir orduyu yenerler. Ancak, şehri almak yerine Spartaküs, Sicilya ya geçerek orada özgürce yaşamak umuduyla İtalya nın en güney noktasına yürümeye yönelir. Birlikleri, kendilerine tekneler vaat etmiş olan korsanların ihanetine uğrar ve yeniden kuzeye yönelmelerini önlemek isteyen Roma ordusu tarafından orada hapsedilir. Köle ordusunun bir kısmı tuzaktan kurtulmayı başarır ama muazzam bir yenilgiye uğrar. Her ne kadar cesedi hiçbir zaman bulunamasa da, Spartaküs öldürülür, ve yandaşlarından 6 bin kadarı çarmıha gerilir. Romalı yazarlar, ayaklanmanın bastırılması sırasında 100 bin kölenin öldüğünü iddia etmişlerdir. Julius Sezar, bu koşullarda M.Ö. 49 yılında, ordusuyla İtalya sınırını geçti ve iktidara el koydu. Senatör zenginler, İmparatorluğu yönetme yetkilerini yoksullar karşısında değil, kendisi de aristokratik bir aileden gelen ve Galya nın fethi sırasında 1 milyon insanı öldürmüş ya da tutsak etmiş olan bir general karşısında yitirdiler. Roma da görülen tüm bu kalkışmalar, ayaklanmalar, isyanlar ve iç savaşlar, toplumun köklü bir şekilde yeniden örgütlenmesine yol açmadı. Ama toprak sahibi zenginlerin toplumun geri kalan kısmına egemen olduğu siyasi üstyapıyı radikal biçimde değiştirdi. Senato, yoksulları yerlerinde tutabilmek için generallere ve onların ordularına dayanmaya başladı. Ama en güçlü olan general 4

de daha sonra Senato yu egemenliği altına aldı. Toplumsal sorunlardan kaynaklanan iç savaşlar, yerini generaller arasındaki iç savaşlara bırakmak üzere sona erdi. 5