DEPREM KADER DEĞİLDİR!

Benzer belgeler
HABER BÜLTENİ DOSYA. JEOLOJİ VE JEOTEKNİK ETÜT RAPORU VE EKLERİ İLE İLGİLİ ESASLAR'a göre yapılması genelgede

Gemlik-Armutlu Karayolu nun bitişiğinden güneye doğru uzanmaktadır.

Doğal Afetler ve Kent Planlama

KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN TÜRKİYE DEKİ GELİŞİMİ

BİNA VE BİNA TÜRÜ YAPILAR (KATEGORİ 2 ve 3) İÇİN PARSEL BAZINDA DÜZENLENECEK ZEMİN VE TEMEL ETÜDÜ (GEOTEKNİK) DEĞERLENDİRME RAPORU FORMATI

DÜNYA YI ARAŞTIRMAYA HOŞGELDİNİZ

MEVZİİ İMAR PLANINA ESAS JEOLOJİK-JEOTEKNİK ETÜT RAPORU

İMAR PLANINA ESAS JEOLOJİK-JEOTEKNİK ETÜT RAPORU

JEOLOJİK-JEOTEKNİK BİLGİ SİSTEMİNE BİR ÖRNEK: AKSARAY İL MERKEZİ

HATAY İLİ NİN JEOLOJİSİ ve DEPREMSELLİĞİ KONFERANSI

YILDIZ TEKNİK DOĞA BİLİMLERİ ARAŞTIRMA MERKEZİ BAŞKANI PROF. ERSOY, milliyet için İNC. ELEDİ- 1 / Serhat Oğuz

80. YILINDA 1935 MARMARA

Sıvılaşma hangi ortamlarda gerçekleşir? Sıvılaşmaya etki eden faktörler nelerdir? Arazide tahkik; SPT, CPT, Vs çalışmaları

1.2. Aktif Özellikli (Her An Deprem Üretebilir) Tektonik Bölge İçinde Yer Alıyor (Şekil 2).

ĐMAR PLANINA ESAS JEOLOJĐK-JEOTEKNĐK ETÜT RAPORU

Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü

Zemin ve Asfalt Güçlendirme

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Sınırlarında Deprem Tehlike ve Riskinin Belirlenmesi

BİNA VE BİNA TÜRÜ YAPILAR (KATEGORİ 1) İÇİN PARSEL BAZINDA DÜZENLENECEK ZEMİN VE TEMEL ETÜDÜ (GEOTEKNİK) VERİ VE DEĞERLENDİRME RAPORU FORMATI

AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI BAŞKANLIĞI DOKTORA PROGRAMI

İNM Ders 9.2 TÜRKİYE DEPREM YÖNETMELİĞİ

Yalova Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü. ZEMIN VE TEMEL ETÜT RAPORLARı, KARŞıLAŞıLAN PROBLEMLER

INS13204 GENEL JEOFİZİK VE JEOLOJİ

II. DOĞAL AFETLER (NATURAL DISASTERS)

08 Mart 2010 Elazığ-Kovancılar Deprem Raporu

BİNA VE BİNA TÜRÜ YAPILAR İÇİN ZEMİN ETÜT HİZMETLERİ İÇİN ÖZEL TEKNİK ŞARTNAME

'Marmara Depremi'nin 10.Yılında...

İMAR VE ŞEHİRCİLİK DAİRESİ BAŞKANLIĞI PLANLAMA ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm

Şehir Planlama ve Danışmanlık

İMAR VE ŞEHİRCİLİK DAİRESİ BAŞKANLIĞI DEPREM VE RİSK YÖNETİMİ ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT YAPISI VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR YÖNERGE

TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ JEOFİZİK MÜHENDİSLERİ ODASI

TÜRKİYE DE DEPREM GERÇEĞİ

BETONARME BĠR OKULUN DEPREM GÜÇLENDĠRMESĠNĠN ĠDE-CAD PROGRAMI ĠLE ARAġTIRILMASI: ISPARTA-KESME ĠLKÖĞRETĠM OKULU ÖRNEĞĠ

jeolojik özelliklerin yýkýmlar üzerindeki etkisi van depreminde

İMAR VE ŞEHİRCİLİK DAİRESİ BAŞKANLIĞI

1. Temel zemini olarak. 2. İnşaat malzemesi olarak. Zeminlerin İnşaat Mühendisliğinde Kullanımı

ve 20 Tekne Kapasiteli Yüzer İskele

İL AFET VE ACİL DURUM MÜDÜRLÜKLERİNDE GÖREV YAPAN JEOFİZİK MÜHENDİSLERİNİN EĞİTİMİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ

MÜHENDİSLİK JEOLOJİ. Prof. Dr. Şükrü ERSOY SAATİ : KREDİ : 3

ZEMİN İNCELEMELERİ. Yetersiz Zemin İncelemesi Sonucu Ortaya Çıkabilecek Kayıplar. İçin Optimum Düzey. Araştırma ve Deney

T.C. ESENLER BELEDİYESİ MECLİS BAŞKANLIĞINA

Harita 12 - Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası

T.C. BAŞBAKANLIK AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI DEPREM DAİRESİ BAŞKANLIĞI. BASINA VE KAMUOYUNA (Ön Bilgi Formu)

RİSKLİ YAPI TESPİTİ. Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü. Riskli Yapılar Dairesi

ONDOKUZMAYIS İLÇESİ NDE (SAMSUN) AFETE YÖNELİK CBS ÇALIŞMALARI

Konu: Askıdaki Plana İtiraz Tarih:

7. Self-Potansiyel (SP) Yöntemi Giriş...126

ÖN SÖZ... ix BÖLÜM 1: GİRİŞ Kaynaklar...6 BÖLÜM 2: TEMEL KAVRAMLAR... 7

TMMOB JEOFİZİK MÜHENDİSLERİ ODASI SÜREKLİ BİLİMSEL TEKNİK KURUL ve ÇALIŞMA GRUPLARI YÖNETMELİĞİ

DEPREME DAYANIKLI YAPI TASARIMI

Yeni Deprem Yönetmeliği ve İstinat Yapıları Hesaplarındaki Değişiklikler

16.6 DEPREM ETKİSİ ALTINDAKİ ZEMİNLERDE SIVILAŞMA RİSKİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Kod numarası tek olanlar güz dönemi, çift olanlar bahar dönemi derslerini belirtmektedir.

Afetlere Müdahale ve İyileştirme Kapasitesini Etkin Risk Yönetimi ile Geliştirmek

ARAŞTIRMALARINDA ARAZİ DENEYLERİ KAPSAMINDA YAPILACAK JEOFİZİK ARAŞTIRMALAR

Afet Yönetimi (INM 476)

Firmamız mühendislik hizmet sektöründe kurulduğu 1998 yılından bugüne 16 yılı aşkın sürede faaliyette bulunmaktadır.

02 MART 2017 ADIYAMAN SAMSAT DEPREMİ ÖN DEĞERLENDİRME RAPORU

MANİSA İLİ SARUHANLI İLÇESİ

AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

JEOFİZİK MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜM LABORATUVARLARINDA DÖNER SERMAYE KAPSAMINDA YAPILAN İŞLERİN GÜNCEL FİYAT LİSTESİ

KARADENİZ MÜHENDİSLİK

T.C. MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ

YAPI. inşaatı ile. yeraltı ve yerüstü bunların ilave değişiklik. içine alan tamirlerini sabit ve hareketli tesislerdir YAPI. Kuruluş veya kişilerce

INS13204 GENEL JEOFİZİK VE JEOLOJİ

NÜFUS-İDARİ YAPI-PLAN-KENTLEŞME-YAPILAŞMA PERSPEKTİFİNDEN TÜRKİYE NİN DEPREM-AFET RİSKİ ANALİZİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ GÜZ YARIYILI

JEOLOJİ VE MADEN DAİRESİ SONDAJ MÜHENDİSİ KADROSU HİZMET ŞEMASI

MANİSA İLİ ALAŞEHİR İLÇESİ KURTULUŞ MAHALLESİ ada 2 parsel- 10 ada 4, 5, 7 parsel -9 ada 12 parsel

Yerleşik Alanlar, Yapılı Kentsel Çevre Çevre Düzeni Planları Nazım İmar Planları 3- Planlama Aşaması Gelişmeye Açılacak Alanlar

Çözüm Kentsel Dönüşümdedir ve Zaman Kentsel Dönüşüm Zamanıdır

SİSMOTEKTONİK (JFM ***)

DOĞAL AFETLER VE BURSA

MANİSA İLİ SARUHANLI İLÇESİ

DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ GÜZ YARIYILI

ALANSAL UYGULAMALAR sayılıafet RİSKİALTINDAKİALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN ve UYGULAMA YÖNETMELİĞİ

Şekil 1. Planlama Alanının Konumu

Program Eğitim Amaçları

İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ

DEÜ DESEM - Alsancak / İZMİR (75.Yıl Konferans Salonu)

PLAN AÇIKLAMA RAPORU

T.C. KARTAL BELEDİYE BAŞKANLIĞI 7.DÖNEM 4.TOPLANTI YILI EKİM AYI TOPLANTILARININ 4.BİRLEŞİMİNE AİT M E C L İ S K A R A R I D I R

BURSA ĠLĠ ĠÇĠN ZEMĠN SINIFLAMASI VE SĠSMĠK TEHLĠKE DEĞERLENDĠRMESĠ PROJESĠ

GEOTEKNİK DEPREM MÜHENDİSLİĞİ KAYNAKLAR 1. Steven L. Kramer, Geotechnical Earthquake Engineering (Çeviri; Doç. Dr. Kamil Kayabalı) 2. Yılmaz, I.

Taşıyıcı Sistem İlkeleri

RESİMLERLE FORE KAZIK UYGULAMALARI

T.C. ESKİŞEHİR TEPEBAŞI BELEDİYESİ İMAR VE ŞEHİRCİLİK MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA DAİR YÖNETMELİK

FİRMA TANITIMI KENTSEL DÖNÜŞÜM SÜRECİ GÜVENLİ GELECEĞE DÖNÜŞÜM

INS13204 GENEL JEOFİZİK VE JEOLOJİ

T.C. KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ

MESLEKİ KAZANIMLARIMIZ VE YAPILAN ÇALIŞMALAR

Şekil 6. Kuzeydoğu Doğrultulu SON-B4 Sondaj Kuyusu Litolojisi

T.C. BELEDİYE BAŞKANLIĞI İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı Zemin ve Deprem İnceleme Müdürlüğü

70.DEPREM VE ZEMİN İNCELEME MÜDÜRLÜĞÜ

Transkript:

Basına ve Kamuoyuna; DEPREM KADER DEĞİLDİR! Felaket başa gelmeden önce, önleyici ve koruyucu tedbirleri düşünmek lazımdır. Geldikten sonra düşünmenin yararı yoktur. Mustafa Kemal ATATÜRK Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara nın dediği gibi; Deprem öldürmez, Binalar öldürür. Depremde ölüm oluyorsa, tedbirde noksanlık var demektir. Noksanlıkların giderilmesinin yolu; bilime ve mühendislik hizmetlerine başvurmak temel görev olmalıdır. Mühendislik hizmeti almayan, bilime ve bilimin uyarılarına kulak tıkayan ülkeler ve uluslar yerin her doğal hareketinde can vermeye devam edeceklerdir. Deprem, sel, heyelan, çığ düşmesi ve benzeri doğal olaylar, Dünyanın yaradılışından beri meydana gelen ve gelecekte de meydana gelecek olan doğal olaylardır. Aslolan bu doğa olaylarını, bir afete, bir felakete dönüşmeden önleme becerisini göstermektir. Örgütlü toplumların kurduğu en önemli örgüt devlettir. Devletin en önemli, birinci görevi; vatandaşların yaşam kalitesini yükseltmek ve yaşam hakkını güvence altına almaktır. Yaşam hakkını güvence altına almak demek; sadece güvenlik tedbirler almak değil, aynı zamanda çağdaş konutlarda yaşamayı da vatandaşlarına sağlamak ta devletin öncel görevlerindendir. Bilim ve mühendislik her alanda olduğu gibi, yaşamın sürdürüldüğü her yapıda, insanlığa hizmet etmektedir. Hiçbir tedbir almadan, günlük demeçlerle siyaset yapan anlayışlar, yurttaşlarının deprem korkusuyla yaşamlarına, çaresizlik içinde ölümü beklemelerine neden olmaktadırlar. Binalarında ve her tür yapılarında; zeminden-çatıya mühendislik-mimarlık hizmeti alan, kentsel dönüşümde, zemin-yapı ilişkisinde; Jeofizik, Jeoloji ve İnşaat Mühendisliği biliminden faydalanan ülkeler korkusuzca yaşamlarını sürdürmektedirler. Deprem ne zaman olacak demeden, her zaman olacakmış gibi, depreme dayanıklı binalar inşa edip veya mevcut olanları güçlendirip, hiçbir zaman deprem olmayacakmış gibi, yaşantımızı sürdürmemiz mümkündür.

Can ve mal kayıplarını en aza indirmede; Ülke olarak, başta deprem olmak üzere her türlü afete, afet öncesi yapılacak ekonomik ve sosyal yatırımların (Eğitim gibi), geri dönen bir yatırım olduğunu asla unutmamamız gerekir. Tarih boyunca dedelerimizin, babalarımızın yaptığı evlere bakın, deprem meydana gelmeden istisnalar (bir iki ev) hariç hiç birisinin yıkıldığı görülmemiştir. Ne zaman bir deprem olsa yer hareket ediyor, bina yıkılıyor. Demek ki binayı yıkan depremin dinamik parametreleridir. Bunlar da ancak jeofizik yöntemlerle hesaplanır. Gelişmiş ülkelerde böyle yapılmaktadır. Ülkemizdeki deprem kuşaklarına baktığımızda, ekonomik anlamda gelişmiş illerimizin birinci deprem kuşağında yer aldığını görmekteyiz. Türkiye de deprem doğuran, yaklaşık 15.000 km.si ana aks olmak üzere, toplamda 24.500 km. uzunluğunda aktif faylar bulunmaktadır. Ülke zenginliğimizin % 90 ı ciddi deprem riski altındadır. Son yüz yıla baktığımızda depremlerde ortalama her yıl milli gelirimizin % 1 ni kaybediyoruz.1999 yılında meydana gelen Gölcük ve Düzce depremlerinde Milli gelirimizin %10-15 ini birkaç dakika içerinde kaybettik. Özellikle 1999 Gölcük ve Düzce depremleri başta olmak üzere, yaşanan diğer önemli depremler ve son olarak da 2011 yılında meydana gelen Simav ve Van depremlerinde yaşanan yıkımlarla ve kayıplarla Ülkemizin deprem gerçeği bir kez daha kanıtlanmış oldu. Odamız, Türkiye genelinde meslektaşlarımıza, gelişen bilimsel ve teknolojik verilerin ışığında kurslar düzenlemektedir. Bu kurslarla meslektaşlarımızın; petrol, jeotermal, maden, enerji ve endüstriyel hammadde aramaları, baraj, köprü, camii, AVM, fabrika, havaalanı, liman, tren hatları, karayolları gibi mühendislik yapılarının temelzemin etütleri, binaların temel zemin etütleri ve kentsel dönüşüm projeleri kapsamında tahribatsız yapı tespiti incelemeleri yaparken daha donanımlı olmalarını hedeflemektedir. Jeofizik Mühendislerinin kullandıkları ekipmanlarda teknolojik gelişmeler paralelinde sürekli olarak yenilenmekte ve gelişmektedir. Günümüz teknolojilerini iyi verimli ve etkili kullanabilmek amacıyla düzenlenen bu kurslar Ülke genelinde artarak devam etmektedir. Şu an itibariyle 460 civarında tescilli büromuz ve 500 civarında Serbest Müşavirlik Mühendislik Hizmetleri(SMMH) üreten belgeli Mühendisimiz hizmet vermektedir. Depremlere karşı önleyici tedbirler kapsamında ciddiyet kazanan kentsel dönüşüm projeleri ve hızla gelişen ekonominin gerektirdiği yeni iş ve alışveriş merkezleri, yenilenebilir enerji projeleri ve enerjinin yapılarda verimli kullanılması yönündeki yatırımlar, inşaat sektörünü olumlu yönde etkileyecek unsurlardan bazılarıdır. Kamuoyunda kentsel dönüşüm olarak bilinen, Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Projesi Ülkemiz adına büyük ve bir o kadarda ciddi bir projedir. Bu projelerde birçok mühendislik disiplinin beraber çalışması gerekmektedir. Bu Projede Jeofizik Mühendisleri; Riskli alanların belirlenmesinde yapay ve doğal mikro deprem dalgalarını kullanarak saha deneyleri yapabilmektedir. Bu deneyler sonucunda elde edilen bilgiler, yapılaşma mühendislerinin yapı temelinin tasarımında ve statik

hesaplarında doğrudan parametre olarak kullanılmaktadır. Afet risklerinin araştırılması ve yerleşim alanlarının planlanması açısından, karstik boşluklar, zemin sıvılaşması, yeraltı suyu derinliği, zeminin deprem büyütme etkisi, zemin hakim titreşim periyodunun belirlenmesi gibi riskleri ortaya çıkarmada kullanılabilecek yöntemler, Mühendislik Jeofiziği konuları içinde yer alır. Deprem tehlikesinin değerlendirilmesi, yer sarsıntısı, sıvılaşma, heyelan tehlikesi bulunan alanlarda kullanılan stabilite analiz yönteminde kullanılan depremle meydana gelen yatay kuvvetleri hesaba katmak için maksimum ivme değerinin belirlenmesi, kayma yüzeyi derinliği, kayma mukavemetinin derinlikle değişimi gibi konular Jeofizik yöntemlerle tespit edilir. Biz Jeofizik Mühendisleri Odası olarak Kentsel dönüşüm projesi kapsamında mühendislik disiplinlerinin ortak çalışmasının gerektiğine inanıyoruz. Zemin etüt çalışmalarında görev verilen Jeofizik Mühendislerine özelikle üst yapıda, riskli yapılara hasar vermeden, görüntülü tahribatsız yapı tespiti yapabilmektedir. Bu konuda yetkili kurumlardan Jeofizik Mühendislerine daha fazla görev verilmesini talep ediyoruz. Ülkemizde her türlü yapının inşa edileceği zeminlerin etütleri son derece başarılı bir şekilde yapılabilmekte ve gerekli tedbirlerin alınması sağlanabilmektedir. Ancak yürürlükteki mevzuatın yerel yönetimlerce uygulanmasında birçok eksiklikler ve aksaklıklar yaşanmaktadır. Zemin teknolojisi her ne kadar gelişmiş olsa da, mevzuatın karmaşık yapısı içerisinde bu teknolojilerin uygulanabilirliği zorlaşmaktadır. Örneğin AB ülkelerinde uygulanan Eurocode-7 ve Eurocode-8 standartları TSE tarafından çevrilmiş ve TSE standardı olarak yayınlanmıştır. Eorucode-8 de mühendislik yapılarının deprem mühendisliği özelliklerinin tespiti ve doğru projelendirilmesi için her parselde kayma dalga hızı (Vs) değerinin ölçülerek ona göre zemin sınıflarının belirlenmesi gerekir. Eurocode-8 Zemin araştırmaları konusunda Jeofizik çalışmaların ne kadar gerekli olduğunun bir göstergesidir. Ancak Eurocode-8 in uygulanmasına bazı çevreler karşı çıkmaktadır, bunları da anlamak mümkün değildir. Dünya standartlarını yakalayabilmemiz için zemin araştırmalarında gelişmiş ülkelerde ki uygulamaları bizimde örnek alarak geliştirmemiz gerekmektedir. Dünyada ki uygulamalara kayıtsız kalarak sağlıklı bir yapılaşmanın sağlanması mümkün değildir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Belediyeler, İl Özel İdareleri, Sektördeki Sivil Toplum Kuruluşları ve özellikle TMMOB birlikte hareket etmeli, kamu yararı doğrultusunda bir masa etrafında bir araya gelinmelidir. Sektörün başarısı yapılacak ortak çaba ve çalışmaya bağlı olacaktır. Uygulamada kalitenin artırılması, denetimden geçmektedir. Denetimlerin artırılması, denetimi yapacak Jeofizik ve diğer mühendislere kadro açılması, zemin-yapı ilişkisinin önemi kavranarak ranttan uzak düzenlemelerin yapılması, ilgili mevzuatın çağdaş norm ve standartlar ışığında

yeniden revize edilmesi ve tüm bunları TMMOB ve ilgili Mühendislik Odaları ile birlikte yapılması sorunlara önemli çözümler üretecektir. Ayrıca Yapı Denetim Kanunda yeni düzenlemeler yaparak, Ülkemizdeki deprem gerçeği de göz önünde bulundurularak Yapı Denetim Firmalarının ve Yerel Yönetimlerin (Belediyeler) bünyesinde en az 1 tane Jeofizik Mühendisi bulundurması mutlak suretle gerekmektedir. Aksi takdirde gerekli denetimler arazide, yerinde denetlenmediği sürece masa başında denetlemeler yaparak, depremlerde kaybettiklerimize rahmet okumaktan ileri gidemeyeceğimiz aşikârdır. Yaklaşık bir milyon vatandaşımızın yaşadığı ve birçok sanayi kuruluşumuzun bulunduğu Eskişehir in depremsellik verileri çok önemlidir. 20 Şubat 1956 da Eskişehir de, Richter ölçeğine göre 6,0 büyüklüğünde oluşan depremde,1.379 bina ağır, 1.486 bina orta, 9.862 bina da hafif derecede hasar görmüştür. Bir kişinin öldüğü depremde 19 kişi de yaralanmıştır. Konumu 39 89' kuzey enlemi ve 30 49' doğu boylamı, odak derinliği yaklaşık 40 km olan depremin etkilediği alan 350.000 km² olarak hesaplanmıştır. Deprem alanı çeşitli doğrultularda Edirne, İzmir, Konya ve Zonguldak illerine kadar yayılmıştır. Depremin dış merkezinin bulunduğu bölge yerleşim yeri olmadığı için can kaybı fazla olmamıştır. Eskişehir bölgesi 2. derecede tehlikeli deprem bölgesidir. Eskişehir de hemen hemen her yıl, 4 büyüklüğünde bir deprem olmakla beraber, 1956 da olduğu gibi 6,0 büyüklüğüne ulaşabilen depremler meydana gelmiştir. Son yüzyılın sayısal değerlerine göre 1901, 1905, 1928, 1948, 1956, 1961 yıllarında ortalama 5,0 büyüklüğünde depremler olmuştur. Yapıların deprem ve doğal afetler karşısında ayakta kalabilmesi açısından yerleşim yerinin zemin özellikleri önemlidir. Özellikle yapı temelinin de yer aldığı ilk 10 metre gibi bir kalınlığın özelliklerinin ayrı bir önemi vardır. Eskişehir de yerleşim alanlarında, zemininin büyük bir bölümü ilk 10 metreye kadar kum, silt ve kil karışımlarından oluşur. Birkaç mahallede ise zeminin killi kum ve çakıldan oluştuğu gözlenmiştir. Bu tür bir zemin oluşumu, bu zemin üzerinde yapılaşma ve dolayısıyla deprem açısından riskler taşımaktadır. Özellikle Eskişehir Ovası açısından bakıldığında Eskişehir'de genelde sağlam sayılabilecek tabakalar ancak 20-50 metre arasında derinlikte bulunabilmektedir. Eskişehir deki ilçe belediyelerince uygulanan 5 kat ve üzeri yapılarda Jeofizik Yöntemlerin uygulanmasının istenmesi yanlışlığı bir an önce düzeltilmeli ve kat sınırlaması ortadan kaldırılarak Jeofizik Mühendisliği uygulamalarının her yapıda istenmesi gerekmektedir.

11 Mayıs 2013'te meydana gelen ve 4 saniye süren 3,3 büyüklüğündeki son Eskişehir depremi önemsenmelidir. Bu bağlamda, Kamu ve Belediye yöneticileri duyarlı davranıp sağlam, standartlara uygun ve Jeofizik Mühendisliği hizmeti alan binaların yapılması hususunda gerekli her tür tedbiri almaları gerekmektedir. Eskişehir de yapılan zemin iyileştirme uygulamalarının tekrar elden geçirilmesi, sıvılaşan zeminlerde taş kolon, mini kazık gibi uygulamalar terk edilerek, bilimsel verilerin ışığında güçlendirmeler yapılmalıdır. Eskişehir de yapılan zemin iyileştirme çalışmalarında Jeofizik Mühendisliği Yöntemlerinden yararlanılarak zeminin özelliğine bağlı iyileştirme tekniklerinin uygulanması ve uzman İnşaat Mühendislerine iyileştirme teknikleri için zemin özelliklerine bağlı altlık parametrelerinin oluşturulması gerekir. Eskişehir yapılaşma zorunluluğu olan, suya doygun ve gevşek zeminlerde mini kazık, taş kolon uygulamaları yerine, mühendislik temeli olarak adlandırılan sıkı zemine kazık temel oluşturularak yapıların yapılması ve bu temel derinliğinin Jeofizik Mühendisliği Yöntemlerinden belirlemesi gerekmektedir. Tarihi Anlamayanlar, Onu Bir Daha Yaşamak Zorundadırlar. Tüm bu çabalarımız geleceğimiz, çocuklarımız ve hepimiz için... TMMOB JEOFİZİK MÜHENDİSLERİ ODASI