DİZ MAFSALINDA DEV OSTEOKONDROM (Vaka Takdimi} Op. Dr. İ. Afetin TÜRKMEN ( (>) Op. Dr. Orhan T. ERDAT (**"') Doç. Dr. Ünal KUZGUN ( "'"') Dr. Alev KAYAHAN ( 0 *.,...) ÖZET Bu yazımızda, diz mafsalında dev bir osteokondromu olan hastanın takdimi yapılmıştır. Literatür araştırmalarımız, vakanın yayınlanan beşinci vaka olduğunu göstermiştir. KAYNAKLAR In this article, the patient with giant oste ochondroma in the knee joint is reported. It is 5th case in the literature. GiRIŞ VE AMAÇ Aşağıda takdim. edeceğimiz vakadaki bulgular, dizde sık görülen mafsal farelerinden ve asiteokondromatozdan farklı bir tablouyu oluşturmaktadır. Kitle, diz mafsalı içinde oldukça geniş yer işgal etmektedir ve hernekadar civar dokular He ossöz bir bağlantısı yok ise de, yine de serbest cisim özelliği göstermemektedir. Yazımızda, sol dizinde şişlik, hareket sınırlanması şikayetleri ola n ve bilahare yapılan tetkiklerinde diz mafsalı içinde ossöz tümüral kit& (*) SSYB Şişli Hastanesi Ortojpedi ve Travmatoloji Kliniği Şerf Yardım (**) SSYB Şişli Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği Şefi (** ) SSYB Şi li Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği Başro;ı:sistanı ("'*" ) SSYB Şişli, Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği Asistanı 209
ZEYNEP KAMiL TIP B0LTENI lesi tes.bit edilen hastanın klinik özellikleri, ameliyat bulguları ve bi~ yopsi sonucu hakkında bilgi verilecektir. OLGU Adı geçen hasta, SSYB Şişli Hastanesi, Ortopedi ve Travmatoloji kliniğinde 14.11.1984-5.12.1984 tarihleri arasında yatarak tedavi görmüş ve daha.sonra ayaktan takibe alınmıştır. ~- M.A., 1924 Erzurum oğumlu, Erkek. Port. No: 24774/456. Geçmişinde travma aınamnezi olmayan hastanın ilk şikayeti sol dizinde 10 sene önce üşüme hissi olarak başlamış ve o tarihlerde gittiği bir doktor tarafından herhangi bir tanı söylenmeden adını hatırlamadığı bir ilacın mafsal içine enjeksiyonu yapılmış. Kısa sıüre ile şik! yetleri kısmen,geçmiş ve zaman zaman analjezik kullanmasını gerektiren ağrıları olmuş. Bu döneminde efüzyon tarif etmeyen hastanın 5 sene önce dizinde,gitikçe artan bir şişlik ve hareket sınırlanması oluşmaya başlamış ve bu devrede kendisine ameliyat önerilmiş. Hasta bu öneriye uymamış. Şişlik dizin alt iç kısmında ve sert bir şekilde 10- kalize olmuş ve hasta bu halini zamanımıza kadar muhafaza ederei: Kliniğimize başvurmuş. Başvuruş şikayeti dizindeki bu şişlik ve hareket sınırlanması olan hasta tetkik ve tedavi amacıyla kliniğiınize yatırıldığında yapılan soruşturmada öz geçmişinde, askerlik çağında her iki alt ekstremitesinden geçirdiği varis ameliyatlarından başka önemli bir bulgu tesbi t edilmedi. Fizik muayene bulguları şöyleydi: Hasta, aksamadan ve herhangi bir desteğe lüzum olmadan yürüyebiliyordu. Sol dizin enspeksiyonunda, patellanın alt kısmında fleksiyonda daha da artan bir şişlik mevcuttu resim 1). Ekstansiyon hareketi tam, fleksiyon hareketi ise ancak 70 derece kadardı. Pasif olarak fleks.iyon arttırılmak istendiğinde hasta ağn duyuyordu. Palpasyonda, patellanın hemen altında, pa.tellar tendonun medialinde takriben 5x7 cm. ebadında. sert kitle ele gelmekteydi, ağrı yoktu. Fizik muayenede gerek meniskuslar ve gerekse ba,ğlan ilgilendiren bir patoloji görülmedi. Radyoloji dışındaki laboratuar tetkiklerinin hepsi normaldi. Her iki dizin mukayeseli AP grafisinde, solda, patellanın kısmen ıaterale doğru itildiği, patellar tendonun medialine isabet eden bölgede takriben 5x5 ebadında, önsöz karakterde kitlenin görülebildiği resim 2) mukayeseli lateral grafilerde ise, patella ile tübürositas tibia 210
TÜRKMEN - KUZGUN - ERDAT - KAV#\HAl\I Resim l - Ameliyat öncesi dizin görünüşü. Kitlenin kaıbıartısı farkedilmeıkte. Resim 2 ~ Her iki dizin nwkayeseli Al) radyo,;ra±is!nde, solda patellanın farkedilmektedir. laterale itilişi 211
ZEYNEP KAMiL TIP BOLTl!NI arasında lokalize gayrimuntazam konturlu ve kemiksel herhangi bir bağlantısı olmayan kitlenin varlığı tesbit edildi (resim 3). Hastanın ameliyatı spinal anestezi ve uyluktan tatbik edilen turnike altında Resim 8 - Her iki dizin mub.yeseli lateral radıyografileıi göril]rmektedir. yapıldı. Dize, medial parapatellar ensizyon ile girildi. Kapsül açıldıktan sonra tüberositas tibianın üst kısmında, pa,tellar tendonu laterale doğru iten 3x5x7 cm. ebadında sert kitle ile karşılaşıldı. fibröz kılıf mevcut idi ve bu kılıf patellar tendon ile yine bir fibröz yapışıklık göstermekteydi. Hoffa yağ cismi ve meniskus ile, sıkı!bir bağlantısı yoktu. ttze.rindeki fibröz kılıf açıldığında, üzeri kıkırdak ile örtülü, multilobüler görünüşte kitle ortaya çıktı. Kitlenin tamamı eksize edildi (resim 4). Mafsal içinde yapılan eksplorasyonda femur kondilinde, tibia üst platosunda ve patellanın arka yüzünde herhangi bir kıkırdak lezyonu görülmedi. Meniskuslar tamam.en salimdi ve herhangi bir bağ patolojisi tesbit edilmedi. Aynca mafsal içinde benzeri Etrafında bir yapıda Başka serbest cisime rastlanmadı. Aspiratif diren yerleştirildikten sonra yara anatomik planda kapatıldı ve hastaya Robert-Jones kompressif sargısı uygulandı. 212
TÜRKMEN KUZGUN ~ ERDAT KAVAHAN Resim 4 ~ Çı:kartıla:n kitlenin tamamı görülmektedir. Hastanın mafsalından çıkartılan materyalin Hastanemiz Patoloji Laboratuannda yapılan tetkiki sonucunda osteokondrom tanısı kondu (29.11.1985 tarih ve 1197 /84 sayı). Alçılı salah ile taburcu edilen hastamızın ameliyattan sonrası üçüncü ayda yapılan kontrolünde, dizinin tamamen stabil olduğu, hastanın aksamadan ve des.teksıiz yürüyebildiği, mafsal hareket açıklığının tamamen normal ve ağrısız olduğu tesbit edildi. TARTIŞMA Yukarıda takdim ettiğimiz vakanın benzerini ilk olarak üç vaka ile Mosher ve arkadaşları bildirm1şlerdir 1 Daha sonra Sarmiento benzer bir vaka yayınlamıştır2 Mosher, kendi serisinde kitlelerin menis kusa yapışık olduğunu ve cerrahi tedavi sırasında menisektomi de uyguladıklarını!bildirmiştir. BiZim vakamız bu yönden Sarmiento'nun vakası ile benzerlik göstermektedir, biz meni:sıektomi uygulamadık. 213
ZEYNEP KAMiL TIP BOLTf!NI Bu kitlelerin orijinini kesin olarak söylemek mümkün değildir. Sar. miento'nun ileri sürdüğü ihtimaller mantıklı gelmektedir. Bu kitleler ya bir metaplazi sonucu oluşmakta, veya tlbia ön kenarından aynlan kıkırdak fragmanın mafsal içine düşerek sinovyal sıvıdan osmos ile veya sinovyal bir bağlantı vasıtasıyla beslenerek büyümesi ile ortaya çıkmaktadırlar. Vakamızın literatürde bildirilen 5. vaka olması da ayrıca bir özel te.'}kil etmektedir. liğini LiTERATÜR 1 - - Mosher, J, F., Keıttrlhm.p, D.B., Carrıpıbell, C.I.: Inıtracapsuler C>r para.artiouler Chondromıa. JBJS. ''8-A : 1561-1569, 1006. 2 - Sarmiento, A., Elkins R.'W.: Giant lntranrticuler osteochondroırıa of the Knee. JBJS, 57-A: 500, 19175. 214
MEME KAN,SERI VE GE.BELl:K Jin. Op. Dr. Doğan CANTEKİN(*) ÖZET Meme kanserinin yüksek mortalitesi, ancak erken teşhis ve onu taldben tam tedavisiyle azaltılabilir. Tedavide ilk hedefin, şayet kanser iyi edilebilecek durumda ise, onu imha etmek şeklinde olmalıdır. Has~ talık terminal safhada ise, doğmamış bebek korunmalı; ve fötüs yeterli matür hale gelinceye kadar palliatif tedavi yapılmalıdır. SUMıMARY The high mortality of breast cancer can be reduced most effectively by early detection followed by adaquate surgicaı treatment. The primary aims of therapy are: destroying the cancer, if curable; preserving the unborn baby if the disease is terminal; and compromising with both situations when palliation is indicated, so that the fetus may mature sufficiently before delivery., Amerika Birleşik Devletleri'nde, kanserden ölen kadınların büyük bir bölümünü meme kanseri teşkil etmektedir. Her 11 kadından bir tanesi hayatlarının muhtelif devrelerinde meme kanserine yakalanmaktadırlar. Doğurganlık çağındaki kadınlarda ise her 100 gebe kadından birinde meme kanseri görülmektedir. ıv.reme kanserli gebe hastaların ortalama yaşı 30 ile 36 arasındadır. 0 ) Zeynep-Kamil Hast. Doğum Ee rvisi Klinik Şef Yardıımcısı. 215