FAY PARAMETRELERİ VE KONTROL AĞLARININ TASARIMI



Benzer belgeler
JEODEZİK AĞLARIN OPTİMİZASYONU

TEKTONİK DEFORMASYONLARIN JEODEZİK ÖLÇME TEKNİKLERİ İLE İZLENMESİ (KAFZ BATI KESİMİ ÇALIŞMALARI)

GEOTEKNİK DEPREM MÜHENDİSLİĞİ KAYNAKLAR 1. Steven L. Kramer, Geotechnical Earthquake Engineering (Çeviri; Doç. Dr. Kamil Kayabalı) 2. Yılmaz, I.

JEO156 JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ

Deprem bir doğa olayıdır. Deprem Bilimi ise bilinen ve bilinmeyen parametreleriyle, karmaşık ve karışık teoriler konseptidir

19 Mayıs 2011 M w 6.0 Simav-Kütahya Depreminin Kaynak Parametreleri ve Coulomb Gerilim Değişimleri

EN BÜYÜK OLASILIK YÖNTEMİ KULLANILARAK BATI ANADOLU NUN FARKLI BÖLGELERİNDE ALETSEL DÖNEM İÇİN DEPREM TEHLİKE ANALİZİ

Projeleri destekleyen ve yürüten kuruluslar Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Kurumu (National Aerounatics and Space Administration (NASA))

THE DESIGN AND USE OF CONTINUOUS GNSS REFERENCE NETWORKS. by Özgür Avcı B.S., Istanbul Technical University, 2003

Esra TEKDAL 1, Rahmi Nurhan ÇELİK 2, Tevfik AYAN 3 1

JEODEZİ. Şekil1: Yerin şekli YERİN ŞEKLİ JEOİD

DEPREMLER - 2 İNM 102: İNŞAAT MÜHENDİSLERİ İÇİN JEOLOJİ. Deprem Nedir?

Eski Yunanca'dan batı dillerine giren Fotogrametri sözcüğü 3 kök sözcükten oluşur. Photos(ışık) + Grama(çizim) + Metron(ölçme)

Elastisite Teorisi Hooke Yasası Normal Gerilme-Şekil değiştirme

INS13204 GENEL JEOFİZİK VE JEOLOJİ

SİSMİK PROSPEKSİYON DERS-1 (GİRİŞ) DOÇ.DR. HÜSEYİN TUR

GİRİŞ. Faylar ve Kıvrımlar. Volkanlar

JEODEZİK VERİLERDEN STRAIN (GERİNİM) ELEMANLARININ BELİRLENMESİ ÜZERİNE BİR İNCELEME

JDF 116 / 120 ÖLÇME TEKNİĞİ / BİLGİSİ II POLİGONASYON

JDF/GEO 120 ÖLÇME BİLGİSİ II POLİGONASYON

JEODEZİK ÖLÇMELER DERSİ. Yrd. Doç. Dr. Hakan AKÇIN Yrd. Doç. Dr. Hüseyin KEMALDERE

DETERMINATION OF VELOCITY FIELD AND STRAIN ACCUMULATION OF DENSIFICATION NETWORK IN MARMARA REGION

M. MARANGOZ GEOMATİK MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ

Atım nedir? İki blok arasında meydana gelen yer değiştirmeye atım adı verilir. Beş çeşit atım türü vardır. Bunlar;

Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Harita Mühendisliği Bölümü TOPOGRAFYA (HRT3351) Yrd. Doç. Dr. Ercenk ATA

Elazığ ve Çevresindeki Sismik Aktivitelerin Deprem Parametreleri İlişkisinin İncelenmesi

B = 2 f ρ. a 2. x A' σ =

USE OF GNSS DATA IN EARTH SCIENCES: CENTRAL AND WEST ANATOLIA EXAMPLE

HACİM HESAPLAMALARINDA LASER TARAMA VE YERSEL FOTOGRAMETRİNİN KULLANILMASI

BAÜ Müh-Mim Fak. Geoteknik Deprem Mühendisliği Dersi, B. Yağcı Bölüm-5

4. FAYLAR ve KIVRIMLAR

Gözlemlerin Referans Elipsoid Yüzüne İndirgenmesi

T.C. MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI HARİTA GENEL KOMUTANLIĞI HARİTA YÜKSEK TEKNİK OKULU KOMUTANLIĞI ANKARA

Şekil :51 Depremi Kaynak Spektral Parametreleri

MONITORING COASTAL STRUCTURES THROUGH RADAR INTERFEROMETRY TECHNIQUE

Ölçme Bilgisi Jeofizik Mühendisliği Bölümü

ELASTİSİTE TEORİSİ I. Yrd. Doç Dr. Eray Arslan

Yrd.Doç. Dr. Tülin ÇETİN

Turgut UZEL, Kamil EREN TÜBİTAK KAMU KURUMLARI ARAŞTIRMA ve GELİŞTİRME PROJELERİNİ DESTEKLEME PROGRAMI

JDF 242 JEODEZİK ÖLÇMELER 2. HAFTA DERS SUNUSU. Yrd. Doç. Dr. Hüseyin KEMALDERE

Neotektonik incelemelerde kullanılabilir. Deformasyon stili ve bölgesel fay davranışlarına ait. verileri tamamlayan jeolojik dataları sağlayabilir.

YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ SABİT GNSS İSTASYONU (YLDZ), VERİLERİNİN ANALİZİ VE SUNUMU

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Mühendislik Fakültesi- Jeodezi ve Fotog. Selçuk Üniversitesi 2000

SİSMOTEKTONİK (JFM ***)

Yrd. Doç. Dr. Aycan M. MARANGOZ. BEÜ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ GEOMATİK MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ JDF329 FOTOGRAMETRİ I DERSi NOTLARI

SAKARYA ÜNİVERSİTESİ DEPREM KAYIT İSTASYONUNUNA AİT SÜREYE BAĞLI BÜYÜKLÜK HESABI

İNŞAAT TEKNOLOJİSİ ÖNLİSANS EĞİTİMİNDE HARİTACILIĞIN YERİ. Orhan KURT 1

JEODEZİK AĞLARIN TASARIMI (JEODEZİK AĞLARIN SINIFLANDIRILMASI, TÜRKİYE ULUSAL JEODEZİK AĞLARI)

Bilişim Sistemleri. Modelleme, Analiz ve Tasarım. Yrd. Doç. Dr. Alper GÖKSU

Bağıl Konum Belirleme. GPS ile Konum Belirleme

MEVCUT GPS/NİVELMAN VERİ KÜMESİNİN JEOİT MODELLEME AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

EROZYONUN KANTİTATİF OLARAK BELİRLENMESİ. Dr. Şenay ÖZDEN Prof.Dr. Nuri MUNSUZ

HARİTA DAİRESİ BAŞKANLIĞI. İSTANBUL TKBM HİZMET İÇİ EĞİTİM Temel Jeodezi ve GNSS

Öğretim Üyesi. Topoğrafya İnşaat Mühendisliği

25 OCAK 2005 HAKKARİ DEPREMİ HAKKINDA ÖN DEĞERLENDİRME

TÜRKİYE VE ÇEVRESİNDEKİ DEPREMLERİN ( ) BÖLGESEL MOMENT TENSOR KATALOĞU


DOĞRULTU ATIMLI FAYLAR KIRIKLAR VE FAYLAR. Yaşar ar EREN-2003

ÖZGEÇMİŞ. : : erolyavuz1962@hotmail.com

TÜRKİYE NİN GÜNCEL TEKTONİĞİNİ YÖNETEN ANA FAY ZONLARININ KAYMA HIZLARININ JEODEZİK YÖNTEMLERLE BELİRLENMESİ HEDEFİNE YÖNELİK ÇALIŞMALAR

Kompozit Malzemeler ve Mekaniği. Yrd.Doç.Dr. Akın Ataş

DEPREMLER - 1 İNM 102: İNŞAAT MÜHENDİSLERİ İÇİN JEOLOJİ. Deprem Nedir? Oluşum Şekillerine Göre Depremler

ELASTİK ATIM TEORİSİ: KUZEY ANADOLU FAY ZONU ÖRNEĞİ

TEKNOLOJİK ARAŞTIRMALAR

Harita Projeksiyonları

ÖZGEÇMİŞ. Adı Soyadı : Mevlüt YETKİN. İletişim Bilgileri:

Kompozit Malzemeler ve Mekaniği. Yrd.Doç.Dr. Akın Ataş

AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HARİTA MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI BAŞKANLIĞI DOKTORA PROGRAMI

4. Hafta. Y. Doç. Dr. Himmet KARAMAN

STATIC TUSAGA ACTIVE WITH THE HELP OF LANDSLIDE MONITORING MEASURES IMAM PREACHER HIGH SCHOOL RUN SAMPLE GÜMÜŞHANE

Uzay Geriden Kestirme

Yrd. Doç. Dr. Aycan M. MARANGOZ. BEÜ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ GEOMATİK MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ JDF329 FOTOGRAMETRİ I DERSi NOTLARI

KADASTRO HARİTALARININ SAYISALLAŞTIRILMASINDA KALİTE KONTROL ANALİZİ

DEPREM KONUMLARININ BELİRLENMESİNDE BULANIK MANTIK YAKLAŞIMI

Uygulamada Gauss-Kruger Projeksiyonu

GPS AĞLARININ DUYARLIK ve GÜVENĐRLĐĞĐNĐN BAZ OPTĐMĐZASYONU ĐLE ĐRDELENMESĐ


TUZLA FAYI VE CİVARINDA YERKABUĞU HAREKETLERİNİN JEODEZİK YÖNTEMLER İLE İNCELENMESİ

Haritacılık Bilim Tarihi

THE EFFECT TO GEOREFERENCING ACCURACY OF CONTROL TARGETS IN TERRESTRIAL LASER SCANNING APPLICATIONS

İNM Ders 2.2 YER HAREKETİ PARAMETRELERİNİN HESAPLANMASI. Yrd. Doç. Dr. Pelin ÖZENER İnşaat Mühendisliği Bölümü Geoteknik Anabilim Dalı

:51 Depremi:

TÜRKİYE DE ÇEŞİTLİ TAŞ OCAĞI PATLATMA ALANLARININ SPEKTRUM ÖZELLİKLERİ SPECTRUM CHARACTERISTICS OF SEVERAL QUARRY BLAST AREAS IN TURKEY

İÇİNDEKİLER. ÖNSÖZ... iii İÇİNDEKİLER... v

SİSMİK TEHLİKE ANALİZİ

Fotogrametri Anabilim dalında hava fotogrametrisi ve yersel fotogrametri uygulamaları yapılmakta ve eğitimleri verilmektedir.

KUZEY ANADOLU FAYI BOLU ÇORUM SEGMENTİ BOYUNCA OLUŞAN YERKABUĞU HAREKETLERİNİN GPS YÖNTEMİYLE İZLENMESİ

COMPARING THE PERFORMANCE OF KINEMATIC PPP AND POST PROCESS KINEMATICS METHODS IN RURAL AND URBAN AREAS

GPS AĞLARININ İNTERAKTİF TASARIMI

:51 Depremi:

KUZEY ANADOLU FAYI İSMETPAŞA SEGMENTİNDE GERÇEKLEŞTİRİLEN JEODEZİK ÇALIŞMALAR

MÜHENDİSLİK JEOLOJİ. Prof. Dr. Şükrü ERSOY SAATİ : KREDİ : 3

TOPOĞRAFYA. Ölçme Bilgisinin Konusu

DEPREME DÖNÜK ARAŞTIRMA VE ÇALIŞMALARDA CBS

FAYLAR FAY ÇEŞİTLERİ:

Data Merkezi. Tunç Tibet AKBAŞ Arup-İstanbul Hüseyin DARAMA Arup- Los Angeles. Tunç Tibet AKBAŞ

UYDU JEODEZISI: ÖLÇME YÖNTEM VE TEKNIKLERI

İZMİR VE ÇEVRESİNİN ÜST-KABUK HIZ YAPISININ BELİRLENMESİ. Araştırma Görevlisi, Jeofizik Müh. Bölümü, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir 2

17 EKİM 2005 SIĞACIK (İZMİR) DEPREMLERİ ÖN DEĞERLENDİRME RAPORU

Transkript:

TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası 12. Türkiye Harita Bilimsel ve Teknik Kurultayı 11 15 Mayıs 2009, Ankara FAY PARAMETRELERİ VE KONTROL AĞLARININ TASARIMI K. Halıcıoğlu 1, H. Özener 2,1, A. Ünlütepe 3 1 Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Jeodezi Anabilim Dalı, 34680, Çengelköy, İstanbul, kerem.halicioglu@boun.edu.tr 2 İstanbul Teknik Üniversitesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Bölümü Ölçme Tekniği Anabilim Dalı, 34469, Maslak, İstanbul, haluk.ozener@itu.edu.tr 3 Strabag Inc. 2520 Stanley Avenue Niagara Falls, ON L2E 6S4, Canada, ahmet.unlutepe@strabag.ca ÖZET Kabuk deformasyonlarının belirlenmesinde mikro jeodezik ağlar yaygın olarak kullanılmaktadır. Yerkabuğu hareketlerinin izlenmesi amacıyla kullanılan jeodezik yöntemlerin yüksek prezisyonlu sonuçlar üretmesi, jeoloji ve jeofizik gibi disiplinlerin çalışmalarına değerli girdiler sağlamaktadır. Jeodezik çalışmalarla üretilen bilgileri modelleri için kullanan disiplinlerin, bu bilgilerin üretim surecinde, jeodezi ile arakesitleri doğrultusunda işbirliği yapmaları gerekmektedir. Jeodezinin jeodinamik çalışmalarda farklı bilim dalları ile gerçekleştireceği çalışmalar, kabuk deformasyonlarının belirlenmesi amacıyla oluşturulan kontrol ağlarının tasarımı surecini de kapsamaktadır. İzlenen faya ait jeofizik parametreleri göz önüne alarak oluşturulan kontrol ağlarında nokta sayısı ve bu noktaların fay düzlemine göre konumlarını inceleyen çeşitli çalışmalar gerçekleştirilmektedir. Bildiride bu çalışmalardan örnekler sunulmaktadır. Anahtar Sözcükler: Kabuk Deformasyonları, Fay Parametreleri, Optimizasyon ABSTRACT FAULT PARAMETERS AND DESIGN OF CONTROL NETWORKS Micro geodetic networks are widely used in determination of crustal movements. High precision geodetic techniques that are used to determine the crustal movements produce important inputs to geological and geophysical studies. Geophysics and geology have to contribute during the design process of geodetic studies including the network design for deformation monitoring. There are some approaches published for network design considering fault parameters in terms of the number of stations included to network and the locations of control points. This paper discusses optimization strategies of geodetic networks in terms of fault parameters towards these studies. Keywords: Crustal Deformation, Fault Parameters, Optimization 1. GİRİŞ Günümüzde kabuk deformasyonları ve barajlarda deformasyon izleme çalışmaları, endüstriyel ölçmeler, büyük inşaat projelerindeki mühendislik çalışmaları, arkeolojik ve mimari projeler gibi hemen hemen her mühendislik ilintili disiplin yüksek doğruluklu çalışmalara gereksinim duymaktadır. Uydu tekniklerinin gelişmesi ve yaygınlaşması ile birlikte özellikle GPS tekniği mühendislik hizmetlerinde klasik jeodezik yöntemlerin yerini almaktadır. Uydu teknolojisindeki gelişmelere paralel olarak sürekli gözlem yapan sabit GPS istasyonlarının ülke genelinde yaygınlaşması ile jeodezik çalışmalar daha hızlı ve güvenilir şekilde gerçekleşmeye başlayacaktır. Ancak sürekli gözlem yapan sabit GPS istasyonları ağının da kabuk deformasyonları gibi yüksek doğruluklu gözlemler gerektiren çalışmaların beklentilerini karşılayacağı söylenemez. Büyük ölçekli bölgelerde özel fayların deformasyonlarının izlenmesi deforme olan alan ile ilgili ek çalışmaların yapılmasını gerektirir. Ölçme yöntemi, seçilen ölçme donanımı ve gözlem aralığı deformasyon belirleme çalışmalarında optimizasyon çalışmalarına dahil edilmesi gereken önemli başlıklardır. Optimizasyon, genel olarak çalışma başlangıcında elde edilmek istenen doğruluğu işlem surecinde dikkate alır. Bunun yanında güvenilirlik de prezisyon kadar önemli bir parametredir. Deformasyon belirleme amaçlı çalışmalarda tasarlanacak ağa ait prezisyon, güvenilirlik ve ekonomi jeodezik ağ tasarımında dikkate alınan temel parametrelerdir. Deformasyonların belirlenmesi için genellikle lokal ağlar tasarlanmaktadır. Deforme olan alan topografik ve jeolojik veriler yardımıyla belirli sayıda nokta ile izlenir. Ağa ait noktaların sayısı deforme olan alan ve deformasyon miktarının büyüklüğü ile orantılıdır. Ağ tasarımında en anlamlı yaklaşım kontrol ağını oluşturan noktaların ve bu noktaların konumlarının disiplinler arası çalışmalarla belirlenmesidir. Kontrol ağını oluşturacak noktaların sayısı ve bu noktaların konumlarının belirlenmesinde deformasyonu izlenecek faya ait yapısal unsurların da biliniyor olması gerekir. Deformasyonların fay düzlemine paralel olduğu doğrultu atımlı faylar için faya ait parametrelerin de kontrol ağlarının tasarımında dikkate alındığı yöntemler geliştirilmiştir. Fay derinliği, fayın atım miktarı ve fay geometrisi kontrol ağlarının noktalarının konumları ve sayısı

Fay Parametreleri ve Kontrol Ağlarının Tasarımı belirlenirken parametre olarak tasarıma dahil edilmektedir. Kontrol ağına ait noktaların faya olan uzaklıkları da fayın atım miktarı ya da kilitlenme derinliği belirlenmek isteniyorsa önem kazanmaktadır. Gerçekleştirilen ampirik çalışmalar göstermektedir ki faya yakın olarak konumlandırılan kontrol ağı noktaları ile kilitlenme derinliği prezisyonlu olarak kestirilebilirken fay düzleminden uzaklaştıkça atım miktarı kestiriminin prezisyonu artmaktadır. Birinci derece ağ tasarımı, ağ geometrisi, optimum sayıda ağ noktası ve kontrol noktası konumlarına yaklaşım olarak değerlendirilirse, ağ parametrelerinin prezisyonu için jeofizik ve jeolojik parametrelerin de dahil edildiği bir değerlendirme ile bir optimizasyon gerçekleştirmek gerekecektir. Deneysel çalışmalar sonucunda ideal bir transform fayın D derinliğinde kilitli bulunduğu varsayılırsa, fay düzlemine olan optimum nokta uzaklıkları bu derinliğin 1/ 3 katı olmaktadır. İki fayın birden değerlendirilmesi söz konusu ise faylara eşit uzaklıkta ve faylar arasında noktaların seçimi anlamlı sonuçlar vermektedir. Böylesi fay parametreleri tasarıma dahil edildikçe belirlenen deformasyon deforme olan alanı doğru bir şekilde yansıtabilmektedir. Bu çalışma kabuk deformasyonlarının belirlenmesi amacıyla tasarlanan kontrol ağlarında çalışma sonucunda ulaşılmak istenen doğruluk, ağın güvenilirliği ve maliyet kriterlerinin yanında faya ait yapısal ve geometrik parametrelerin de dikkate alınması gerekliliği farklı deneysel çalışmaların sonucu irdelenerek ortaya koyulmuştur. Fayın kilitlenme derinliği ve yıllık atım miktarı ağ tasarımı ve optimizasyonu süreçlerinde noktaların fay düzlemine göre konumları üzerinde etkili olduğu gibi nokta sayısının da belirlenmesinde dikkate alınmalıdır. Faya ait parametrelerin belirlenmesi gerektiğinde ise noktaların fay düzlemine uzak ya da yakın olarak konumlanması, bu parametrelerin belirlenme duyarlılığını arttırmaktadır. Çalışma bu yaklaşımları jeodezik ağların tasarım aşamasında değerlendirmeye almıştır. 2. JEODEZİK AĞLARIN OPTİMİZASYONU Gerek jeodezik çalışmalarda gerekse diğer mühendislik çalışmalarında çalışma bünyesinde donanım, maliyet ve imkanların optimize edilerek kullanılması gerekmektedir. Bunun için de bazı kısıtlamalar kabul edilmekte, bu kısıtlamalar belli parametrelerle ifade edilerek, amaç, bu parametrelerin bir fonksiyonu olarak ifade edilebilmektedir. Bu süreç matematiksel optimizasyon olarak tanımlanmaktadır. Jeodezik ağların prezisyon maliyet ve güvenilirlik ve maliyetinin tasarlanan amaç çerçevesinde gerçekleştirilebilmesi için gerekli ağ yapısının ve ölçü prezisyonlarının belirlenmesi jeodezik ağların optimizasyonu olarak adlandırılmaktadır (Ayan, 1981). Kabuk deformasyonlarının belirlenmesi amacıyla levha sınırlarında ve fay düzlemleri boyunca gerçekleştirilen çalışmalar, özellikle GPS sisteminin yaygınlaşması ve yüksek prezisyonlu sonuçlar üretmesi ile birlikte artmış ve jeodezik ağların tasarım stratejilerinin önemli bir çalışma alanına dönüştürmüştür. Jeodezik ağların tasarımı dört ana adımda değerlendirilmektedir. Bunlardan ilki sıfırıncı derece optimizasyon olarak adlandırılan datum problemidir. Ağ noktalarının koordinatları ya da koordinatların bir fonksiyonu ile tanımlanacak bir amaç fonksiyonunun gerçekleştirilebilmesi için gerekli datumun belirlenmesidir. Bir diğer adım ise amaç fonksiyonun ağın şeklinin değiştirilerek gerçekleştirilmesi problemi olarak tanımlanır ve birinci derece optimizasyon olarak adlandırılır. Ağın düzeltme denklemleri katsayılar matrisi, ağ noktalarının konumları ve ağa ait kontrol noktalarının sayısı olmak üzere iki parametreyle değişir. Bu nedenle birinci derece optimizasyon, ağ noktalarının konumlarının seçimi ve ölçü planının optimal oluşturulması şeklinde ele alınır. İkinci derece optimizasyon ise ölçü ağırlıklarının optimal dağılım problemidir. Amaç fonksiyonu ağın datumu ve şekli sabit tutularak ağırlıkların değişimi ile gerçekleştirilir. İkinci derece optimizasyon ölçmelerde elde edilecek prezisyon ile tanımlanmaktadır. Üçüncü derece optimizasyon ise belli amaçlara uymayan ağların belirlenen amaç fonksiyonunu sağlayacak şekilde iyileştirilmesi problemidir. Örneğin ülke ağlarının güncel ihtiyaca cevap verecek şekilde geliştirilmesi işlemi bir üçüncü derece optimizasyon problemidir. 3. FAY PARAMETRELERİ VE AĞ TASARIMI Jeodezik optimizasyonun temel amacı belirlenen prezisyon, güvenilirlik ve ekonomik parametrelerin sağlanmasıdır. Ancak bazı yaklaşımlar olmasına karşın (Gerasimenko vd., 2000; Blewitt, 2000; Shestakov vd., 2003) fay parametrelerinin elde edilmesine dair, ağa dahil edilecek noktaların sayısına konusunda kesin bir belirleme yapılamamıştır. Özellikle aktif fayları konu eden çalışmalarda faya ilişkin parametrelerin belirlenmesinde jeodezik ağların optimizasyonu konusundaki çalışmalar sınırlıdır. Deformasyon belirleme amaçlı tesis edilen jeodezik ağları oluşturan kontrol noktalarının sayısının belirlenmesi problemi fay parametrelerinin tanımlanmasını gerektirmektedir (Şekil 1).

Halıcıoğlu ve diğerleri Şekil 1: Yüzeydeki doğrultu atımlı yer değiştirmeyi gösteren basit model Fay parametrelerin tanımlanmasında faya etkiyen kuvvetlerin tanımları modellerin geliştirilmesinde temel yaklaşım olarak belirlenir. Depremler sırasında enerjinin nasıl yayıldığını modelleyen elastik rebound teorisi ve bu teorinin bir, iki ve üç boyutlu olarak incelenmesi ile deprem süreçleri çözülmeye çalışılmaktadır. Henry Fielding Reid tarafından 1996 büyük San Francisco depreminin ardından ilk çalışmaları oluşturulan elastik rebound teorisine göre depremler ile açığa çıkan enerji depremler arasındaki periyotta, gerinim birikimi şeklinde oluşturmaktadır. Depremler oluştukça ise bu döngü devam etmektedir. Jeodezik çalışmaların ürünleri, deprem döngülerinde önemli bir veri olan gerinim değeri ile ilgili bilgiler vermektedir. Faya ilişkin parametrelerin belirlenmesi amacıyla oluşturulan jeodezik altyapının da deprem döngüsü ile ilgili modellerden yararlanması bu modelleri tasarımında dikkate alması gerekir. Jeodezik çalışmalar ile fay parametreleri arasındaki ilişki, işlem doğrultusu bakımından birbirinden ayrılan iki tür model şeklinde oluşur. Bunlardan ilki fay düzlemi ile ilgili geometri ve kayma değerlerinden deprem anı etkilerin elastik yarıuzay modelleri ile belirlenmesi olarak tanımlanabilecek (direkt modelleme) forward modelling tir. Diğer modelleme yöntemi ise (ters modelleme) inverse modelling olarak tanımlanan deprem öncesi ve sonrası nokta konumlarından elde edilen yer değiştirmeler yardımıyla fay parametrelerinin hesaplanmasıdır (Aktuğ ve Çelik, 2008). Doğrultu atımlı sistemler için iki boyutlu matematiksel modeller geliştirilmiştir (Savage ve Burford, 1973), bu modeller daha sonra yerkabuğunun tamamı yerine yüzeylerden birine etkiyen yüzey kuvvetlerin sıfır olduğu kabulüyle yarı uzay kavramı ile basitleştirilmiştir (Okada, 1985). Böylelikle yüzeydeki yanal ve düşey atımlar hesaplanabilir. Jeolojik ve jeofizik çalışmalar, jeodezik modellerin ihtiyaç duyacağı apriori değerleri yeterli doğrulukta üretmektedir. Fay düzlemine paralel yer değiştirmeler aşağıdaki basit doğrultu atımlı fay modeli ile tanımlanabilir (Lisowski vd., 1991) Burada x fay düzlemine paralel uzaklık olmak üzere fayın yarı uzay yüzeyinde bir H derinliğinde kilitli bulunduğu ve bu derinlikte yılda V hızı ile kaydığı kabul edilmektedir. Uzaklığın bir fonksiyonu olarak fayda beklenen yüzey yer değiştirmeler şekildeki gibi beklenmektedir (Şekil 2). (1) Şekil 2: Fay doğrultusuna göre yer değiştirmeler Bu model dislokasyon modelinin bir boyutlu iki parametreleri doğrultu atımlı modeli olarak adlandırılmaktadır. Bu modelden çıkış alarak getirilen yaklaşımlar uydu tekniklerinin faya paralel yer değiştirmelerini belli bir standart sapmayla belirleyebileceği kabulü ile tasarlanacak ağa ait maliyetleri bu standart sapmanın fonksiyonu olarak ele alarak amaç fonksiyonlarını tanımlar. Jeodezik ağı oluşturan kontrol noktalarına ait ekonomik parametreler ölçmeler sonucu elde edilecek standart sapmalar ile ilişkilendirilerek teorik sonuçlar elde edilebilir. Burada amaç kontrol noktalarına ilişkin ekonomik parametrelerin minimize edilerek optimizasyonunu sağlamaktır. Böylelikle jeodezik ağa ait nokta

Fay Parametreleri ve Kontrol Ağlarının Tasarımı konumları, kayma miktarı ve kilitlenme derinliği ile model aracılığıyla ilişkilendirilerek teorik çözümlere ulaşılmaktadır. Gerek mevcut noktalardan yararlanılarak gerekse olası noktaların tesisi göz önüne alınarak geliştirilen iteratif yazılımlar fay düzlemi referans alınarak hangi fay parametresine göre nasıl bir nokta dağılımı ve sayısı belirleneceğine yönelik yaklaşımlar geliştirmişlerdir (Gerasimenko vd., 2000; Blewitt, 2000; Taşkın vd., 2003). Bu deneylerin sonuçları 10 km kilitlenme derinliğine ve yılda 10mm kayma miktarına sahip faylar göz önüne alınarak, fayın izlenmesi belirli bir sayıda kontrol noktasının üzerindeki ağlarda prezisyon adına kazanımın sınırlı olmasıdır. MAGNET ağından yararlanılarak gerçekleştirilen bir çalışmada (Taşkın vd., 2003), kilitlenme derinliği ve kayma miktarının belirlenmesinde kullanılan noktaların sayısının, yirmi gibi belirli bir nokta sayısı sinir değerine ulaşılmasının ardından, nokta sayısını arttırmanın, parametrelerin belirlenme doğruluğa anlamlı bir etki yapmadığı hesaplanmıştır. Kabuk deformasyonlarını izlemeyi planlayan jeodezik çalışmaların, altyapı yaklaşımlarında faya ait parametrelerin etkili olduğunu ve dolayısıyla dikkate alınması gerektiğini vurgulayan çalışmalar olmuşlardır. Modellerin ürettiği konum ve nokta sayısı yaklaşımları elbette çok disiplinli çalışmalarla doğrulanmalı ve arazi gerçekliği ile bütünleştirilmelidir. 4. SONUÇLAR VE DEĞERLENDİRMELER Atım miktarının küçük olduğu faylarda kontrol ağına daha fazla parametrenin fay düzlemine yakın konumda dahil edilmesi gerekmektedir. Fay kilitlenme derinliği H nin ve fayın konumunun birlikte elde edilmesi amaçlanan çalışmalarda jeodezik ağa ait noktaların yaklaşık fay düzleminde ±H/ 3 uzaklığında yerleştirilmesi önerilmektedir. Elbette bu yaklaşım izlenecek olan fayın çevresindeki tektonik yapının da bilinmesini gerektirir. Fay düzleminden belirli bir uzaklığa tesis edilecek noktaların farklı tektonik hareketlerden etkilenip etkilenmeyeceği de tasarım aşamasında analiz edilmelidir. İki faydan oluşan sistemlerin çözülmesi amaçlanmakta ise noktaların fay düzlemlerinin arasına konumlandırılmaları gerekmektedir. Ancak bu çözümün de fayların birbirinden kilitlenme derinliklerinin iki katından fazla uzaklıkta bulunmaları halinde modellerin yeterli çözünürlükte olmadıkları gözlenmektedir. Bu yaklaşımlar birinci derece ağ optimizasyonuna bir katkı olarak değerlendirilmeli ve tasarlanan ağın fay parametrelerinin belirlenmesi problemine katkısını arttırmak amacıyla önerilmektedir. Parçalı fay yapılarına modellerin uydurulması oldukça zor bir süreçtir. Bu nedenle fayların yapılarına ilişkin bilgileri uydu gözlemleri ile elde etmek isteyen çalışmalar, mevcut nokta sayısını, faya ait belirlenmiş olan yaklaşık konumlar göz önüne alınarak tasarlanmalı ve gerektiğinde gözlemler sonrasında ağa ilişkin güncellemeler gerçekleştirmelidir (Halıcıoğlu ve Özener, 2008). KAYNAKLAR Aktuğ B. ve Çelik R. N., 2008. Jeodezik ölçüler ile deprem kaynak parametrelerinin belirlenmesi, İTÜ Dergisi/d mühendislik Cilt:7, Sayı:1, 89 102. Ayan, T., 1981. Nirengi Ağlarının Tasarımı ve Optimizasyonu, Ülke Nirengi Ağları ve Türkiye Nirengi Ağı Dizi Konferansları, YTÜ. Blewitt, G., 2000. Geodetic network optimization for geophysical parameters, Geophysıcal Research Letters, VOL. 27, NO. 22, Pages 2615 3618, November 15. Gerasimenko, M. D., Shestakov, N. V., Kato T., 2000. An optimal geodetic network design for fault mechanics studies, Earth Planets Space, 52, 985 987 Halıcıoğlu K. ve Özener, H., 2008. Geodetic Network Design and Optimization on the Active Tuzla Fault (Izmir Turkey) for Disaster Management,, Sensors, 8, 4741 4757 DOI: 10.3390/s8084741. Lisowski, M., Savage, J.C., Prescott, W.H., 1991. The velocity field along the San Andreas fault in central and southern California, J. Geophys. Res., 96, 8369 8389. Okada Y., 1985. Surface Deformatıon Due To Shear And Tensile Faults In A Half Space, Bulletin of the Seismological Society of America, Vol. 75, No. 4, pp. 1135 1154. Savage, J. C. ve Burford, R. O., 1973. Geodetic Determination of Relative Plate Motion in Central California, Vol. 78, No. 5, Journal of Geophysical Research, February 10. Shestakov, N.V., Waithaka, H.E., Kasahara, M., Gerasimenko, M.D., 2003. Two Examples Of Optimal Design Of Geodynamic GPS Network, International Associations Of Geodesy Symposia, Vol. 128, Ed. F.Sanso, 30, June 11, July, Sappporo, Japan.

Halıcıoğlu ve diğerleri Taşkın, G., Üsküplü, S., Saygın, H., Ergintav, S., 2003. Optimization of GPS Observation Strategy for Improvement of Tectonic Measurements, Proceedings of Applied Simulation and Modelling Conference, Marbella, Spain.