KÖKTÜRK, Erl, Çevre Srunları ve Çaycuma Gerçeği, Çaycuma Pstası Gazetesi, 13.06.1985 (Sayı 21), 20.06.1985 (Sayı 22), 27.06.1985 (Sayı 23), 1.07.1985 (Sayı 24), 25.07.1985 (Sayı 25), 8.08.1985 (Sayı 26), 22.08.1985 (Sayı 27). ÇEVRE SORUNLARI VE ÇAYCUMA GERÇEĞİ Erl KÖKTÜRK İlçemizin uzunca bir süredir yaşadığı bir eksiklik, Çaycuma. Pstası ile giderilmeye çalışılıyr. Bu yayın rganı, ağırlıklı larak, yerel haberleri hemşerilerine duyurması yanında, yerel srunların tartışılmasına ve bilgi iletişiminin sağlanmasına da aracılık yapıyr. Bu lanağın en iyi biçimde değerlendirilmesine katkısı lması amacıyla, beldemizdeki bazı srunların, birbirini izleyen yazılar biçiminde dile getirilmesinin yararlı labileceğini düşündüm. Yalnızca geçici ve kısıtlı sürelerle ilçemizde bulunabilmem nedeniyle, bu yazılardaki bazı gözlemlerin eksik kalacağı bir gerçek. Bunların ve diğer eksikliklerin bağışlanması dileğiyle, ilk yazının çevre srunları na ilişkin lmasını, bugünlerde bu srunların tartışma gündemlerini dldurması nedeniyle uygun buldum. ÇEVRE SORUNLARI NELERDİR? İnsanğlu, dğuşundan beri, kendisini içinde bulduğu çevresiyle bitmez tükenmez bir uğraşıya yöneltmiştir. Başlangıçta dğanın kendisine verdikleriyle yetinmiş, örgenlerini (uzuvlarını) ve beynini kullanmayı öğrendikçe, dğa üzerinde etkili lmaya başlamıştır. Bu etkileme ve etkilenme, gelişen tplumsal süreçler ve bilim ile teknlji alanında uzun dönemde luşan birikimler snucu sanayi devrimini dğurunca, bu kez insan-dğa ilişkisinde bazı lumsuzluklar rtaya çıkmıştır. Tplumların üretim-tüketim süreçleri sırasında kullandıkları dğal kaynakları etkileyerek dğa dengesini bzmaları ve bzulan bu dengeyi yeniden kuramamaları çevre srunları larak nitelenen srunların gündeme gelmesine neden lmuştur. Aslında en yalın anlamdaki üretim-tüketim ilişkisinin luştuğu günden beri var lan bu srunlar, insanlık tarihiyle başlar. Ancak sanayi devrimi öncesi, çğunlukla savaşlar ve dğanın kendi kendini yıkıma uğratması snucu bazı görüngüleri rtaya çıkan çevre srunlarının başlangıcını, insanın dğayı etkileyebilme gücünü edinmesi luşturur. Bu etkileme plansız lunca, dğal denge değişmiş ve çevre srunları baş göstermiştir. Çevre srunları, farklı ssy-eknmik yapılarda değişik byutlarda luşmaktadır. Ancak bu srunların uluslararası düzeyde kendisini duyurması üzerine, Dünya Çevre Günü, 1976 yılından bu yana, Birleşmiş Milletler Örgütü öncülüğünde kutlanmaya başlanmıştır. Aslında acı bir kutlama lan bu günde, hava, tprak ve su kirliliği, gürültü, sağlıksız kentler, trafik karmaşası gibi çevre srunlarının önemli görünümlerinin yanında, çarpık yerleşme, kıyıların ve yeşil alanların kötü kullanılması ve yağmalanması, dğal kaynakların yk edilmesi gibi srunlar da tartışma gündemlerini dldurmaktadır. DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ Dünya Çevre Günü ne gelinceye değin, değişik uluslararası örgütlerce birçk etkinliğin yapıldığı görülmektedir: Avrupa Knseyince, 1963-1970 yılları arasında dğanın krunmasına ve çevre kirlenmesine yönelik larak yapılan çalışmalara dayanılarak, 1970 yılı Avrupa Dğayı Kruma Yılı larak duyurulmuş ve 9-12 Şubat 1970 tarihleri arasında Avrupa Dğayı Kruma Knferansı düzenlenmiştir.
Birleşmiş Milletler düzeyinde, 5-16 Haziran 1972 tarihleri arasında Stkhlm İnsan Çevresi Knferansı düzenlenmiştir. 112 hükümet ve 23 uluslararası kuruluşun katıldığı knferans, 25 maddelik ilkeler paketini kabul etmiş ve yayımlamıştır. Bunlardan önemli lan üçü şunlardır: Özgür, eşit ve yeterli yaşama kşulları içinde, niteliği kendi gönenç (refah) ve nuruna uygun bir çevrede yaşamak insanın hakkıdır. İnsanın görevi, çevreyi krumak, şimdiki ve gelecek kuşaklar için iyileştirmek ve geliştirmektir. Çevre srunlarına ilişkin larak izlenecek plitikalar, gelişme ylundaki ülkelerin gelişme gizilgüçlerini (ptansiyellerini) azaltmayıp, güçlendirmelidir. Avrupa Knseyi düzeyinde 28-30 Mart 1973 tarihlerinde Avrupa Çevre Srunları I. Bakanlar Knferansı tplanmıştır. Birleşmiş Milletler düzeyinde, çevre srunları ile ilgili bir kuruluş vardır. Genel kurulu 6 ayda bir tplanan bu kuruluşa, 1974 yılında Türkiye de katılmıştır. 1975 yılında yapılan Helsinki Avrupa Güvenliği ve işbirliği Knferansı Snuç Belgesi nde de insan ve çevre knusunda önemli kararlar yer almıştır. Bu knferansta çevre srunlarına ilişkin birçk knuda görüş birliğine varılmıştır. Bunlardan bazıları şunlardır: Katılan devletler, -...çevrenin krunması için ulusal ve uluslararası önlemlerin etkinliğini artıracaklar, -...çevre knusunda işbirliğini gerçekleştirmek üzere, şu alanlara düşen her lanaktan yararlanacaklardır: Hava Kirlenmesini Denetleme:... fabrikaların yaydığı ağır maden, küçük parçacıklar, aersller, azt ksitlerinin yarattığı kirlenmenin denetimi...,. Su Kirlenmesinin Denetimi ve Tatlı Suların Kullanımı:... lağım sularının arındırılması için sanayinin ve belediyelerin kullandıkları yl ve yöntemlerin daha da geliştirilmesi..., İnsanların Yerleşim Alanlarında Çevre Kşullarının iyileştirilmesi: Taşıma, knut, çalışma alanlarına, kent gelişmesine ve planlamasına, içme suyu ve lağım yk etme sistemlerine ilişkin çevre kşullarına; gürültünün zararlı etkilerinin ölçülmesine ve gürültünün denetimi yöntemlerine; çöplerin tplanmasına, işlenmesine ve değerlendirilmesine;... çevresel kirlenme düzeylerinin ve çevrenin bzulmasının insan sağlığına etkilerinin ölçülmesine; çevrenin çeşitli kirleticilerinin ölçütlerinin ve standartlarının incelenmesine ve çeşitli maddelerin üretimine ve kullanılmasına ilişkin yönetmelikler... geliştireceklerdir. Bu knferansa ülkemiz de katılmış ve 33 Avrupa devleti ile ABD ve Kanada tarafından naylanan bu belgeyi imzalamıştır. Çevre srunlarının artan lumsuz etkileri karşısında yapılan çalışmalar, üretilen çözüm ylları ve knuya ilişkin uluslararası alanda yaygınlaşan bilinçlenme snucu, bu srunların her ülkede her yıl tartışılması ve yeni çözümler luşturulması ereğiyle, 1976 yılından başlayarak 5 Haziran tüm ülkelerde Dünya Çevre Günü larak kutlanmaya başlanmıştır. Günümüzdeki kutlamalarda, Çevre Günü nün birinci savsözü, İnsanca Yaşanası Bir Dünya İçin ileri larak belirginleşmektedir. Bu sözün, geçen yüzyılların deneyimlerinden süzülerek, insanlığın gelecekteki ereğini gösteren yüce bir anlamı lduğu hemen duyumsanacaktır. İnsanı insan yapan en
önemli yanlarından biri, sevgi, sevme yanıdır; insanın sevgi yönü ise bir bütündür. Bu bütünün çevreye yönelik parçasını, yaşanası bir çevrenin luşumu için devinime geçirmek önemli bir srumluluktur. ÜLKEMİZDEKİ DURUM Ülkemizde de çevre srunları çözüme ulaşmadan sürüp gitmektedir: Ankara nın, insanları sluksuz bırakan kirli havası; Haliç in bir balçığa dönüşmüş suları ve beraberinde yükselen dayanılmaz kkusu; İzmit Körfezi nde üzüntüyle izlediğimiz ve artık canlıları yaşatmayacak duruma gelen kirlilik, buna kşut larak çevredeki bitki örtüsünde rtaya çıkan yk lma; İstanbul da Bğazdaki kirlenmenin ve diğer görüntülerin yanında trafik karmaşası, Ege ve Akdeniz kıyılarının yağmalanması ve burada sayılamayacak niceleri. Ülkemiz, gelişmekte lan bir ülke larak tanımlanmaktadır. Tarım ürünleri eknmide önemli bir yer tutsa da, gelişme, sanayileşme yönündedir. Ancak bu nktada sıkıntıların, zrlukların lduğu bir gerçek. Sanayileşmenin büyük randa dışa bağımlı luşu ise, ülkedeki dğal kaynakların gözetilmesine yönelik kararların etkisiz kalması snucunu dğurmaktadır. Gerek sanayinin yer seçiminde gereken özenin ve duyarlılığın gösterilmesinde, gerekse seçildikten ve kurulduktan snra çevreye yönelik lumsuz etkilerin giderilmesinde etkisiz kalındığı bir başka gerçektir. Bunun snucunda, her tesis bir süre snra çevre için yıkıcı etkiler saçar bir duruma gelmektedir. Yukarıda sayılan yalnızca birkaç örnek, rtaya çıkan srunların çarpıcı lanlarıdır. Bunların insanlar üzerinde giderek artan lumsuz ve yıkıcı etkileri nedeniyle ve uluslararası alandaki birikimler gözetilerek, ülkemizde de 1974 yılından snra etkinliklerin arttığı göze çarpmaktadır. Bu yıllarda Endüstrinin Suları Kirletmesi ne ilişkin panellerle başlayan çalışmalar, 1975 te Haliç ve Çevre Kirliliği knulu sempzyumlarla sürmüştür. 1976 yılından beri Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) nin öncülüğünde, eğitim kurumları ve diğer meslek kurtuluşlarının desteğiyle çalışmalar yapılmakta ve bu çalışmalar Dünya Çevre Günü dlayısıyla geleneksel bir eylem biçimine dönüşmektedir. Ayrıca knuya ilişkin larak luşturulan Çevre Genel Müdürlüğü yanında, bazı üniversitelerde çevre mühendisi yetiştiren bölümler de bulunmaktadır. Bu çk yönlü örgütlenme ve çabalar snucu, ülkemizde, insana yaraşır sağlıklı bir çevre luşturulması amacıyla bilinçli bir tplumsal tepki uyandırmaya yönelik bir birikimin sağlandığı söylenebilir. Bunun en smut kanıtı ise, Gökva Santralı nedeniyle yürütülen çalışmalar, tartışmalar ve etkinliklerdir. Ülkemizde böylesi santrallerin kurulmasına karşı çıkılması söz knusu değildir. Ancak srun, yer seçimi srunudur. Gelişmiş ülkelerde yaşanan deneyimler gözetildiğinde, Gökva da santralin kurulması durumunda çevrenin bir süre snra büyük ve iyileştirilemez yaralar alacağını ve snuçta da öleceğini söylemek büyük bir sav değildir. Gökva Santrali nedeniyle yapılan tartışmalar, ülkemiz açısından bir sınav niteliğindedir. Tplumun çk değişik katmanlarınca Gökva ya sahip çıkılması, bu knudaki kararlılık, ülkemizde çevrenin ve dğal değerlerin krunması dğrultusundaki bilinçlenmenin düzeyini göstermiştir. Sruna yalnızca turizm açısından değil, sanayi tesislerinin yer seçimi açısından yaklaşılması ve tartışmaların çk yönlü yaklaşımlarla sürdürülmesi, bilinçlenmenin niteliğini rtaya kymuştur. ÇAYCUMA DA ÇEVRE SORUNLARI Çaycuma nın da içinde yer aldığı yöre, Türkiye de ağır sanayi açısından ön sıralarda gelmektedir. Yörede yapılan yatırımların, zaman zaman ilçelerarası bir kapışmacaya dönüştüğü bilinir. Ancak Bu tesislerin yer seçiminde hangi ölçütlerin gözetildiği ve seçimde duyarlı davranılıp-davranılmadığı? srusunun srulması gerekir. Çünkü bu tesislerin kurulduktan snra geçen süreler içinde, çevrelerindeki dğal dengeyi bzdukları ve bunun snucunda da birçk srunu dğurdukları gözlenmektedir. Karabük teki
Demir Çelik Tesisleri nin yarattığı hava kirliliğinin yanında zaman zaman yapılan temizlik snucu Filys Çayı nda yarattığı canlıları (özellikle balıkları) öldürücü etki hepimizin yaşadığı gerçeklerdir. Benzer biçimde Çatalağzı ndaki santralin yarattığı kirlenme sözü edilmeye değer. Bunun yanında Filys Ateş Tuğlası Fabrikası nın kıyıda yarattığı kirlenme ile Amasra nın turizm özelliğini öldüren kömür yükleme işlemleri üzüntüyle ve hemen sayılabilecek örneklerdir. Beldemiz dışında, yeşilliği ile bilinir. Bu yayın rganından önceki gazetenin adı da Yeşil Çaycuma idi. Yine Çaycuma da önceki yıllarda yeşilliği kruma ve güzelleştirmeye yönelik derneklerin kurulduğu bilinmektedir. Yani beldemiz dğal açıdan güzellikleri içinde taşımaktadır. Ancak bu dğal güzelliğin, aynı güzellikte krunduğunu ileri sürmek lanaklı değildir. Çevre srunları, Çaycuma için de duyumsanır biçimde luşmuştur. Bunun en önemli kaynağı, beldemizde 1973 yılında üretime geçen Kağıt Fabrikası dır. Bu fabrikanın yer seçimi knusunda yapılan yanlışlıkları tartışmak gerilerde kalmıştır. Ancak kurulduktan snra rtaya çıkan belli başlı çevre srunları şöyle sayılabilir: Öncelikle Filys Çayı nda yaratılan kirlenmeye değinmek gerekiyr. Bir kuşağın insanlarının anılarıyla yüklü lan köprüden aşağılara bakmak, artık yürekleri parçalar lmuştur. Irmak artık birçk amaç için yararlanılamaz duruma düşmüştür. Sulardaki kirliliğin yaklaşık 30 km byunca nlarca köyü etkileyerek denize kadar ulaşması bir başka içler acısı durumdur. Bu kadar uzun bir bataklığın luşmuş lması ve bunun düzeltilememesi kabullenilmesi güç bir durumdur. Yüzme, bahçe sulama, yunak yıkama, balık tutma v.b. yararlanmalar artık anılarda kalmıştır. Çk az yararlanım biçiminden biri lan biriket yapma gibi yllarla selülz kkusunun evlerimize taşınmaması umulur. Çk önemli bir diğer etki, selülzun işlenmesi sırasında rtaya çıkan duman biçimindeki artıkların yarattığı hava kirliliğidir. Özellikle hava akımının güçlü lmadığı zamanlarda ve sabah ile akşam saatlerinde bu etki en çk yaşanmaktadır. Öte yandan hava kirlenmesinin çevredeki bitki örtüsü üzerinde de lumsuz etkileri vardır ve yeşilin bu kirlenmeden etkilenmesi tehlikesi çk büyüktür. Bunların yanında, özellikle fabrikanın kurulmasından snra beldemizde görülen kentleşmenin dğurduğu srunlar göze çarpmaktadır. Üretimin başlamasından önce 2500-3000 dlayında lan nüfusun bugün 11000 dlayında lduğu kestirilmektedir. Ancak bu büyümeyi denetim altına alacak bir planın ykluğu hissedilmektedir. İmar planının Çaycuma da tprak kullanımını ve var lan dğal değerleri en iyi kruyucu ve sağlıklı bir kentsel rtam yaratıcı bir plan lduğunu ve Çaycuma gerçeğini bütünüyle gözettiğini ileri sürebilmek güçtür. Bunun snucu yapılan ve geniş açılı ele alınmayan imar uygulamaları (bunlar daha snraki bir yazının knusu larak düşünülüyr) halk arasında hşnutsuzluklar yaratmaktadır. Böylece var lan değerleri kruyan ve geliştirmeyi amaçlayan bir planın lmaması da, yöremizdeki çevre srunlarını destekleyici bir durum yaratmaktadır. Diğer yandan, belediyenin uygulamalarıyla da çevrenin krunmadığı görülmektedir. Özellikle kanalizasyn srununun bir keşmekeş içinde çözümlenmeye çalışıldığı beldemizde, çözümsüzlüğün yarattığı srunlar yaşanmıştır. Spr tesislerinin bulunduğu Ada nın ve Kru Düzü nün önceki yıllarda bir lağım gölü ne dönüştüğü bilinmektedir. Ada ya yllardan sökülen taşların dökülmesi düşüncesinin snucu, birçk yararlanım alanı ve çimen öldürülmüş, geriye mlz yığınları kalmıştır. Beldemizde ulaşım yllarının yapılmasında yıllardan beri yaşanan ve sık sık kazılara knu lan inşaat çalışmaları da bir diğer görüntü larak yansımakta, diğer srunlarla birlikte, sağlıklı yaşanabilir bir Çaycuma rtamının yaralanmasına neden lmaktadır. Beldemizde iki yıldan beri görülen bir diğer çevre srunu, gürültü dür. Özellikle gazin larak nitelenen eğlence yerlerinden yükselen gürültü, genellikle yaz akşamları rahatsız edici bir biçimde Çaycuma nın tüm yörelerine yayılmaktadır. Eğlence, şüphesiz, sağlıklı yaşamın kşullarından biridir. Ancak, herkesin aynı eğlence türünü yeğlemesi beklenmediğine göre, birçk kişinin gazinlardan yükselen yüksek titreşimli sesleri duymak zrunda bırakılmamaları gerekir. Yarattığı başkaca ssyal etkiler bir yana, gazinların bu etkisinin denetim altına alınması gerekir.
Özellikle sanayinin etkilerinden söz ederken, yöremizdeki ya da geneldeki sanayileşme lgusuna karşı çıkıldığı snucuna varılmamalıdır. Vurgulanmak istenen, sanayinin yer seçimi knusunda daha duyarlı davranılması gereğidir. Kurulduktan snra da çevre üzerinde luşacak lumsuz etkileri azaltıcı önlemlerin alınmasının zrunlu lduğudur. Beldemizde bu knuya duyarlı biçimde eğilme zamanı gelmiştir. Şimdiden önlem alınmaması durumunda, ileride bir yıkıntı tablsuyla ve yeşil Çaycuma yerine Sarı Çaycuma görüntüsüyle karşılaşılması tehlikesi vardır. SONUÇ Çevrenin, dğal kaynakların ve değerlerin krunması ve bunların gelecek kuşaklara gelişmiş larak aktarılması önemli bir srumluluktur. Bunun sağlanması için, çevremize daha bir sevecen ve kruyucu gözle bakmak, nu tahrip edici girişimlere karşı çıkmak gerekir. Bu görev bilinçli bir tepkiye dönüştürülmeli ve srumluları uyarıcı niteliğe büründürülmelidir. Beldemizde de, Çaycuma nın özelliğinin krunması amacıyla, ilgililerin çevre srunlarına çözüm aramaları en büyük dileğimizdir. Çözümün, ülkedeki genel çözümlemeden ayrı lduğu düşünülemez. Ancak, merkezi düzeyde alınacak kararların ve çözüm lasılıklarının tüm beldelere aynı ranlarda yansımaması nedeniyle, yerel yöneticilerin ve beldede yaşayanların sruna sahip çıkmaları önem kazanmaktadır. Bu, beldede yaşayanlar açısından yönetime katılmanın da bir yludur. Bu nedenle Çaycumalıların bu srunlara sahip çıkmaları ve ilgilileri çözüme zrlamaları önem kazanmaktadır. Gelecek 5 Haziranların, Çaycuma da çevre srunlarının daha az duyumsandığı günler lması dileğiyle...