Türkiye deki Yabanc lar için Gazeteler



Benzer belgeler
1. Aşağõdaki üç temel unsur, demokrasi için vazgeçilmez unsurlardõr: - Siyasal katõlõm (Vatandaşlarõn yönetime katõlõmõ, serbest seçimler, partiler)

Teminatlandõrma ve Kar/Zarar Hesaplama

YÖNETİM KURULU BAŞKANI TUNCAY ÖZİLHAN IN TÜRKİYE SİAD PLATFORMU 7. SİAD ZİRVESİ AÇILIŞ KONUŞMASI

İYELİK TAMLAMASINDA ÇOKLUK ÜÇÜNCÜ KİŞİ SORUNU

Çocuklar için Kutsal Kitap. sunar. Nuh ve

Tebliğ. Sermaye Piyasasõnda Bağõmsõz Denetim Hakkõnda Tebliğde Değişiklik Yapõlmasõna Dair Tebliğ (Seri: X, No:20)

Elektronik Ticaret Bülteni Eylül Haberler. e-devlet sõralamasõnda Türkiye 9. sõraya yükseldi

Daha yeşil bir gelecek için suyun

ERP projelerinde en çok yapõlan 8 hata

Lider mi, yönetici mi?

STANDART CONSTRUCTION MANAGEMENT SERVICES AND PRACTICE 3 rd Edition İNŞAAT (PROJE) YÖNETİMİNİN HİZMET VE UYGULAMA STANDARDI.

7-8 ŞUBAT 2002 TARİHLERİ ARASINDA VAN DA YAPILAN İNCELMELER HAKKINDA ALT KOMİSYON RAPORU

Seramikten musluk taşõ, lavabo, küvet, bide, pisuar vb. porselenden Seramikten musluk taşõ, lavabo, küvet, bide, pisuar vb. diğer.

KADINLARA KARŞI HER TÜRLÜ AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR SÖZLEŞMEYE İLİŞKİN SEÇMELİ EK PROTOKOL

İKTİSADİ KRİZLER- IMF POLİTİKALARI İLİŞKİSİ VE FINANCE AND DEVELOPMENT DERGİSİNDEKİ YANSIMALARI

Hastanede Genel Sosyal Hizmet Uygulamalarõ Sosyal hizmet; insanlarõ, yaşamlarõnõ daha iyi sürdürebilmelerini sağlamak için psiko-sosyal ve ekonomik

Almanya - Türkiye: Az nl klar ve Ço unluklar

2. Yõllõk üyelik tutarõ, faturalandõrma tarihinden sonra en geç 14 gün içinde TL olarak İnterBarter a ödenmelidir.

Almanya daki Türkler Entegrasyon veya Gettolaflma

E-Business ve B2B nin A B C si

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odalan Birliği Küreselleşmenin sermaye elektronik mal hizmetler. Şubat Ankara

THE EUROPEAN ENVIRONMENT AGENCY BAŞVURU FORMU

BİLGİ TOPLUMUNA DÖNÜŞÜM POLİTİKASI

Makina İmalatõ Sektöründe İş Mükemmelliği ve Elektronik İş Stratejileri

BENİM HAKLARIM ÇOCUK HAKLARINA DAİR SÖZLEŞME. MADDE 1. Ben çocuğum Onsekiz yaşõna kadar bir çocuk olarak vazgeçilmez haklara sahibim.

KAMU PERSONEL SEÇME SINAVI

BİLGİ VE DOKÜMAN YÖNETİMİ ŞUBESİ BİLGİ BÜLTENİ. Nisna 2007 MERKEZİMİZE GELEN YENİ YAYINLAR

POMPALARDA ENERJİ TASARRUFU

YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÖMER SABANCI NIN ADANA SİAD KONUŞMASI

Tahsilat Genel Tebliği. Seri No: 434

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ

Türk Akreditasyon Kurumu. LABORATUVARLARARASI KARŞILAŞTIRMA PROGRAMLARI PROSEDÜRÜ Doküman No.: P704 Revizyon No: 03. Hazõrlayan Kontrol Onay

ALAN YATIRIM. Migros 1Ç 2006 Sonuçları. 18 Temmuz Cirodaki Yüksek Artõş Karlõlõğõ Olumlu Etkiliyor

Yaz l Bas n n Gelece i

ÇOCUK HAKLARININ KULLANILMASINA İLİŞKİN AVRUPA SÖZLEŞMESİ

ÇOCUK HAKLARINA DAİR SÖZLEŞME YE EK ÇOCUKLARIN SİLAHLI ÇATIŞMALARA DAHİL OLMALARI KONUSUNDAKİ SEÇMELİ PROTOKOL

YELKEN YARIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç,Kapsam,Dayanak ve Tanõmlar

GÜN BATIMI. Dünyanõn en büyük en zengin ekonomilerinin geleceğinin önünü tõkayan devasa bir

2. Sermayenin % 10 ve daha fazlasõna sahip ortaklarõn pay oranõ ve tutarõ aşağõdaki gibidir:

Medya ve Demokrasi. Prof. Dr. Suat Gezgin

ULUSAL MÜŞTERİ MEMNUNİYET İNDEKSLERİ

İSTANBUL TİCARET ODASI NA KAYITLI FİRMA KURULUŞLARINDA YABANCI ORTAK ve SERMAYE DURUMU 2007 OCAK - HAZİRAN

Türkiye nin Yak n Do u D fl ve Güvenlik Politikas

YÖNETİM KURULU BAŞKANI TUNCAY ÖZİLHAN IN YÜKSEK İSTİŞARE KONSEYİ KONUŞMASI

APSİS ARAÇ TAKİP SİSTEMİ İLE ŞEHİR HARİTALARININ SAYISALLAŞTIRILMASI ve KONYA UYGULAMASI

AVRUPA KONSEYİ. CPT/Inf/E (2002) 1 Türkçe / Turkish / Turc. Ceza veya Muamelenin Önlenmesi Komitesi (CPT) CPT Genel Raporlarõnõn

ERMENİLER İN TÜRKLER E YAPTIKLARI MEZÂLİM VE SOYKIRIMIN ARŞİV BELGELERİ. İsmet Binark

T.C. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI SOSYAL SİGORTALAR KURUMU BAŞKANLIĞI SİGORTA İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Sigorta Primleri Daire Başkanlõğõ

Finansal İstikrar ve Finansal İstikrara Yönelik Kamusal Sorumluluk Çerçevesinde Para Politikasõ: Türkiye Analizi

POMPALARDA TAHRİK ÜNİTELERİ

Almanya daki Türk Medyas

e-devlet İÇERİSİNDE e-kadastro VE e-tapu NUN YERİ

İSTANBUL TİCARET ODASI NA KAYITLI FİRMALARIN KURULUŞUNDA YABANCI ORTAK ve SERMAYE DURUMU 2006 YILI DEĞERLENDİRMESİ

GPS İLE HAREKET HALİNDEKİ ARAÇLARDAN ELDE EDİLEN GERÇEK ZAMANLI VERİLERİN ORTA ÖLÇEKLİ CBS ÇALIŞMALARINDA KULLANILABİLİRLİĞİ

DİGİTAL FOTOGRAMETRİNİN TIP ALANINDA UYGULANMASINA BİR ÖRNEK

RESMİ GAZETE (24 Ekim 2003 tarih ve sayılı)

KENTSEL ULAŞIM SORUNLARI VE ÇÖZÜMLERİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA (BALIKESİR ÖRNEĞİ)

BULUNULAN YAŞA GÖRE HAYATTA KALMA İHTİMALLERİ

5 MART 2002 TARİHİNDE ESKİŞEHİR DE KARAKOLLAR, HUZUREVİ VE YETİŞTİRME YURTLARINDA YAPILAN İNCELEMELER HAKKINDAKİ RAPOR

Araştõrmalar, yazõlõ planlarla hareket eden şirketlerin savruk kararlarla

Nitelikli Elektronik Sertifikanõn İptal Edilmesi EİK m.9 f.1 e göre,

1994 yõlõnda yaşanan derin bir ekonomik krizin en önemli nedenlerinden

TÜNEL KALIP YAPIDA KULLANICI GEREKSİNİMLERİ

DOĞU ANADOLU PROJESİ ANA PLANI

İklim koşullarõnda tuhaf şeyler olmakta.

27 Şubat 2003 TS/BAS/ TÜRKİYE DE GİRİŞİMCİLİK ÖZET BULGULAR

Yönetmelik. Türk Akreditasyon Kurumu Personel Yönetmeliği

Avrupa İnsan Haklarõ Mahkemesi ne başvurmak isteyenler için A Ç I K L A M A

(Noise in Pumps) Reşat Gün Taşel Alarko-Carrier

Türkiye nin Hidroelektrik Potansiyelinin Yeniden Değerlendirilmesi

DOĞU KARADENİZ BÖLGESEL GELİŞME PLANI (DOKAP)

SURT192XLBP Harici Akü Grubu. Smart-UPS RT 3000/5000/7500/10000 VA Kesintisiz Güç Kaynağõ İle Kullanõlmak İçindir

İLAN VE REKLAM GELİRLERİNDE VERİMİN ARTIRILMASI

SAĞLIK TESİSLERİNDE HASTA HAKLARI UYGULAMALARINA İLİŞKİN YÖNERGE


Cumhuriyet Gerçeği Salih Öztoprak

İnsan Haklarõ ve Temel Özgürlüklerin Korunmasõna ilişkin Sözleşme (ile Ek Protokol ve Protokol no. 4, 6 ve 7)

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odalarõ Birliği. SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA SEMPOZYUMU (8 Aralõk 1995) Mayõs-1996 ANKARA


Türkiye-Avrupa Topluluğu Ortaklõk Konseyi Kararlarõ = Turkey-European Union Association Council Decisions Cilt 1

Alma ve Verme İşlemleri Hakkõnda Tebliğ. (Seri:V, No:65)

Ders 13 te daha önce değinmediğimiz bazõ çizim araçlarõnõn kullanõmõnõ gündeme getireceğiz.

... A.Ş.../../200. TARİHLİ YATIRIMCIYI BİLGİLENDİRME FORMU 1

İnsan Haklarõ ve Temel Özgürlüklerin Korunmasõna ilişkin Sözleşme (ile Ek Protokol ve Protokol no. 4, 6, 7 12 ve 13)

Tüzük. Kuzey Bavyera Türk-Alman Kadınlar Kulübü

Transkript:

Yusuf Kanl Kuşkusuz 45 yõllõk tarihiyle ülkemizin günlük ilk İngilizce gazetesi olmasõ nedeniyle genel yayõn yönetmenliğini yapmakta olduğum Turkish Daily News gazetesi hem diğer yabancõ dilde yayõn yapan, hem de Türkçe yayõnlanmakta olan yayõnlara kõyasla Türkiye deki yaşamakta veya Türkiye yi çeşitli maksatlarla ziyaret etmekte olan yabancõlar açõsõndan ayrõcalõklõ bir yeri vardõr. Tabii ki burada Turkish Daily News un reklamõnõ yapma maksadõyla bulunmuyorum, ancak "Türkiye de yabancõlar için gazeteler" gibi bir konuyu da 29 yõllõk meslek hayatõmõn 26 yõldan fazlasõnõ geçirdiğim TDN örneğini vermeden de anlatmam mümkün değil. Türk basõnõnda, Anglo-Sakson basõn geleneğinde örneğine ancak bulvar gazetelerinde rastlayabileceğimiz bazõ arazlar adeta "Türk yazõlõ basõnõ temel özellikleri" gibi yaygõn olarak görülmektedir. 47

Bunlarõn başõnda, haberin geçmişinin okuyucu tarafõndan zaten bilindiği; haberde bahsi geçen şahõs veya kurumlarõn kimseye yabancõ olmadõğõ; kõsaltmalarõn zaten herkesçe malum olduğu; önemli olanõn en son gelişmeyi dikkati çekecek şekilde parlatarak okuyucuya sunmak olduğu varsayõmõ gelmektedir. Diğer bir õsrarlõ yanlõş uygulama ise, yine Anglo-Saxon basõn geleneğinde titizlikle uygulanmasõna çalõşõlan haber-yorum-analiz ayõrõmõnda gerekli titizliğin gösterilmemesi, hatta bazõ gazetelerde tamamen birbirine karõştõrõlmasõdõr. Anglo-Sakson geleneği dediğimiz İngiliz-Amerikan gazeteciliğinde haber ile yorumun ayrõlmasõ, haberin gazetecinin sübjektif görüşleri ile "kirlenmemesi"ne çok riayet edilir. Türk basõnõnda ise haber sütunlarõna yorum karõşmasõnõn ötesinde, dünyada örneğine az rastlanõr şekilde "köşe yazarõ muhabirler" var. Yani manşete bakõyorsunuz haber, ama altõnda, bakõyorsunuz bu haber değil, köşe yazõsõ. Okuyucu bunu haber olarak mõ değerlendirecek, köşe yazõsõ olarak mõ değerlendirecek? Çünkü içinde yorum var. Köşe yazõsõ, yoruma dayalõ bir yazõdõr. Ama gazete bunu almõş, manşete taşõmõş, haber yapmõş. Dolayõsõyla aradaki çizgi ortadan kalkõyor. İlkeler, bunlarõ ayõrõn dediği halde, Türk basõnõ bu ikisini karõştõrdõ. Köşe yazarlarõnõ muhabir gibi kullanõyor ya da muhabirleri aynõ zamanda köşe yazarõ yapõyor. Aradaki farkõ ortadan kaldõrdõ. Bir başka önemli konu ise, özel yaşam meselesi: "Özel yaşamõn sõnõrõ nedir?" Bu aslõnda, hukukçular tarafõndan da tartõşõlõyor, gazeteciler tarafõndan da. Kolay karar verilebilecek bir konu değil. Ancak her halükarda özel yaşam ancak ve ancak büyük bir kamusal yararõn mevcudiyeti durumunda ikinci plana itilebilir. Eğer, bir kamusal çõkar söz konusuysa ve gazetecinin bu ihlalden dolayõ vereceği zarardan daha büyük bir yarar söz konusuysa eğer, o zaman, özel yaşam ihlal edilebilir. 48

Yusuf Kanl Elbette ki, kamu görevlileri veya kamuya mal olmuş kişiler ile sõradan insanlarõn özel yaşamlarõ arasõnda bir fark vardõr. İkisinin aynõ biçimde değerlendirilmesi mümkün değildir. Sõradan insanlarõn eylemlerinden toplum etkilenmez, ancak bir kamu görevlisinin eyleminden dolayõ toplum etkilenecektir. En önemli ayõrõm bu olmalõ. Bu haberden elde edilecek yarar açõsõndan bir değerlendirme yapõldõğõnda, kamusal yarar, verilecek zarardan daha fazla ise özel yaşama müdahale edilebilir. Eleştiri ve iftira meselesi: Çoğu zaman, eleştiri ile iftira çok yakõn konular, hukuki açõdan da belki sorumlu olan konu, ama, etik açõdan bakõldõğõnda şu çok önemli. Eleştiri yapõlan kişiye cevap hakkõ veriliyor mu, verilmiyor mu? Çoğu zaman buna da çok özel bakmõyorlar, çünkü gazeteciler kendilerini bir aracõ gibi görüyorlar. "Filanca söyledi, ben de yazdõm. Yarõn karşõ taraf cevap verecek, onu da yazacağõm" anlayõşõnõn kabul edilebilmesi mümkün değil. Böyle bir şey olmamalõ. Eğer birisi suçlanõyorsa, mutlaka gazeteci, suçlanan kişiye cevap hakkõ vermek zorundadõr. Eğer vermiyorsa veya en azõndan vermek için bir çaba göstermemişse, o zaman, etik açõdan bu haberde eksiklik var demektir. Önemli konulardan bir tanesi de, gazeteciler ile haber kaynaklarõ arasõndaki ilişkilerdir. Genellikle buradaki temel kural şudur: Gazetecilik bir temastõr, mesafedir. Gazeteci kuşkusuz, haber kaynaklarõ ile temas kuracak, ama arasõnda bir mesafe olacak. Bazen gazeteciler mesafeyi unuturlar veya bazõ çõkarlarõ gözeterek mesafeyi ortadan kaldõrõrlar. Yani, temas üzerine kurulu bir meslek haline getirirler bunu. Bu çok sakõncalõ. Çünkü sonuçta, gazeteci ile haber kaynağõ arasõnda bir mesafe konulmazsa, o zaman gazeteci çok kolay biçimde manipülasyona uğrayabilir. 49

Bir diğer önemli konu ise gazeteci ile çalõştõğõ basõn kurumunun politik duruşu arasõndaki ilişki veya basõn kurumunun gazeteciye belli bir gözlükle olaylara bakmasõ dayatmasõdõr. Basõnõmõzda bunun örnekleri maalesef eskiden oldukça çoktu, şimdi ise neredeyse aksi hiçbir kurumda söz konusu değildir. Liberal gazetelerimiz, dinci gazetelerimiz, Kemalist gazetelerimiz, Avrupa Birlikçiler, milliyetçiler, milli görüşçüler ve saire ve saire şeklinde adeta yirminci yüzyõlõn ilk yarõsõnda yaygõn olarak görülen "parti gazeteleri" dönemine tekrar dönüş yapmõşõz gibi bir görünüm içerisinde basõnõmõz. Elbette ki istisnalar var, ama acõ durum bu. Hep "gazeteci haberi izler ve yazar" deriz, ama "haber yaratma" gibi, "haberin parçasõ olma" gibi kötü alõşkanlõklarõn örneklerini de bolca görebilmekteyiz. "Bir Sõrp öldürdüm" başlõğõ veya Kardak-İmia krizinde tüm azametiyle boy gösteren gazetecilerin gayretkeşliklerini unutabilmemiz mümkün değil. Belki en önemli konu "gazetecilik mesleği ile ulusal çõkarlarõn çatõştõğõ zamanlar; önce gazetecilik mi gelir, yoksa ulusal çõkarlar mõ?" gelir sorusuna verilecek cevapta yatmaktadõr. Bunu elbette genişletebiliriz, gazetecilik mi, ekonomik avantaj sağlanõlan yerel yönetimin çõkarõ mõ, mahallenin çõkarõ mõ, spor kulübünün çõkarõ mõ, kayõn pederin hisse senedine sahip olduğu şirketin çõkarõ mõ, çocuğumuzun okuduğu okulun çõkarõ mõ, gibi. Gazeteci hangi yollar ile olursa olsun eylemci rolüne veya belli bir davaya, belli bir kurumun tanõtõmõna soyunduğu andan itibaren gazetecilikten çõkmõş demektir. Başka bir şey yapõyor, yani gazetecilik yapmõyor. Gazeteci kimliği dõşõnda bir kimlik ile bir şey yapabilir. Yani, bir yurttaş olarak yapabilir. Ama gazeteci kimliği ile bir şey yapõyorsa, bu 50

Yusuf Kanl mesleğe ihanettir. Gazetecinin görevi nedir? Eğer gazeteci asli görevini bõrakõp, başka bir görev yapõyorsa, o zaman gazetecilik yapmamalõ, bence başka bir şey yapmalõdõr. Dolayõsõyla ulusal çõkarlar veya diğer hassasiyetler söz konusu olduğu zamanlarda bile, gazeteci kamuoyunu aydõnlatmak görevini unutmamalõdõr. Bu anlattõklarõmõn tümünün Türkiye de yabancõlara yönelik yayõn yapan basõn kurumlarõnõn en büyüğü ve en eskisi olan kendi gazetemde ne derece uygulandõğõna gelince, haberler, esas itibarõyla, okuyucunun her gün değiştiği, bir önceki gün okuduğu haber konusunda nelerin olduğunu bilmediği, habere konu kişileri ve kurumlarõ hiç tanõmadõğõ, kullanõlan kõsaltmalarõn tamamen yabancõ olduğu anlayõşõyla hazõrlanmaktadõr. Bu esasõnda Anglo-Saxon haber yazõm tekniğinin gereğidir de. Saydõğõmõz etik ilkelere uyma konusuna gelince, TDN okuyucusu bu konularda görebileceği herhangi bir hafife almayõ kesinlikle affetmemekte, tepkisini mektup, elektronik ileti veya telefon ile hemen göstermektedir. Peki, okuyucular kimlerdir? Bu soru ise gazetenin yayõn politikasõnõ tespit etmektedir. Elbette ki Türkiye de hangi dilde yayõnlanõrsa yayõnlansõn, tüm yabancõ yayõnlarõn belli oranda Türk okuyucusu da vardõr. Ancak yabancõ dilde yayõn izleyen Türk vatandaşõnõn, Türkiye de diplomatik görev, iş veya turizm maksadõyla bulunan yabancõlar ile ortak önemli bir özelliği vardõr. Bu da dil avantajõ dolayõsõyla dünyayõ okuyabilme, dünyanõn hassasiyetlerini bilebilme ve gelişmelere "dünya vatandaşõ" gözlüğü ile bakabilme yeteneğidir. Dünya ile entegre olmaya çalõşan bir ülkenin yabancõ dilde yayõn yapan basõn kuruluşu, okuyucusunun istemlerine göre yayõn öncelikleri- 51

ni tespit etmelidir. TDN örneğinde bu, sõrasõyla, Türk dõş ve savunma politikalarõ, Avrupa Birliği ile ilgili gelişmeler, genel ekonomik göstergeler, kadõn haklarõ, çocuk haklarõ, insan haklarõ, hayvan haklarõ, çevre, iş dünyasõndaki gelişmeler, arkeoloji, turizm, Türkiye de yaşam kesitleri vs gibi olmaktadõr. Kõsaca yapõlan iş "Türkiye nin dünyaya açõlan penceresi" olmaya çalõşmaktõr. Ben mesleğe başladõğõmda, Amerikalõ bir yazõ işleri müdürüm vardõ. "Okuyucu az önce uçaktan indi. Ne Türkiye yi, ne Türkiye de neler olduğunu, ne hassasiyetleri, hiç bir şey bilmiyor. Haberini ülken, yazdõğõn olay, o konuda daha önce neler olduğu, yarõn ne olabileceği hususunda kara cahil bir adama izahat veriyor gibi yaz" derdi. Sonra da eklerdi, "Bütün bunlarõ, okuyucunun sõradan bir insan olduğu, vaktinin dar olduğu, senin haberine beş-on dakikadan fazla ayõramayacağõ anlayõşõyla, yalõn, kõsa ve olabildiğince açõk yaz. Aman ha, haberi kendi görüşlerinle kirletme. O konuda kendi görüşünü yazmak istiyorsan, hodri meydan, yaz görelim. Düzgün ifade edersen basarõz," diye ilave ederdi. Bence bu öğüt bugün de geçerli. 52