KÜÇÜK ŞEYLER AKADEMİSİ; ÜSTÜN DÖKMEN YAŞAM BOYU GELİŞİM VE EĞİTİM AKADEMİSİNİN BİR MARKASIDIR. www.ustundanismanlik.com.tr www.küçükşeyler.com.tr www.kucukseyler.k12.com.tr ANKARA: Binsesin Sitesi 107. Sok. No: 7 Çayyolu Ümitköy/Ankara TEL: 0312 235 82 99 www.kucukseyler.gen.tr ANTALYA: Çağlayan Mah. 2055 Sok. Tekin Apt. No: 25 BARINAKLAR/ANTALYA TEL: 0242 323 88 31/32 www.kucukseyler.com SAKARYA: Karaman Mah. Osek kampusü ADAPAZARI/SAKARYA TEL: 0264 221 11 11 ESKİŞEHİR Sümer Mah. Çiftçi Sok. No: 9 ESKİŞEHİR TEL: 0222 225 21 41 küçük şeyler Eylül 2007 EKİM 2007 Sayı: 2 AYIN KONUSU OKULÖNCESİ EĞİTİMDE OYUN Çocuk için vazgeçilmez bir yaşama biçimi olan oyun kavramının çok çeşitli ve çok yönlü tanımları yapılmıştır. Lazarus oyunu kendiliğinden ortaya çıkan, hedefi olmayan mutluluk getiren aktivite olarak belirtmiştir. Montaigne ise çocukların en gerçek uğraşları olarak nitelendirmiştir. Piaget e göre oyun bir uyum dur. Bütün bu görüşlerin ortak noktası oyunun çocuk için en önemli uğraş olduğudur. Çocuğun fiziksel, bilişsel, duygusal, dil ve sosyal gelişimin temeli olan gerçek hayatın bir parçası ve çocuk için en etkin öğrenme sürecidir. Çocukların her an oynadıkları düşünüldüğünde oyun aracılıyla eğitim çok kolay gerçekleştirilebilir. Oyunla eğitimde çocuk yaşayarak aktif öğrenme gerçekleştirmektedir. Çocuk duygularını kullanır, dokunur, duyar, görür, hisseder. Böylece kolay ve kalıcı öğrenme ortamı sağlanır. Yaşam için gerekli olan davranış, bilgi ve becerileri oyun içinde kendiliğinden öğrenir. Oyun çocuğun gelecek yaşamında sahip olacağı görev, rol ve davranışlara hazırlıktır. Çocuklar oyunda ya çevresindeki gerçek bir karakterin özelliklerine bürünür ya da hayallerinde canlandırdıkları kahramanlar olurlar. Bu şekilde de hem gerçek yaşam ile ilişkilenir hem de hayal güçlerini geliştirirler. Çocuk dış dünyasını oyunla tanımakta, oyunla denemekte ve yaratıcı güçlerini oyunla ortaya koymaktadır. Böylece sosyal yönden daha aktif, yaratma güçleri daha fazla, konuşmaları daha düzgün, kelime hazineleri daha zengin bireyler haline gelirler. Çocuğu oyun oynarken gözlemlemek temel ilgilerini ve eğilimlerini tanımada, ruhsal sorunlarını çözmede yardımcı olabilir. Rekabet, kıskançlık duygularının ve kendisi ile ilgili kuşkularının üstesinden gelmesine, duygusal sorunlarının ortaya konmasına yardımcı olur. Çocuk gizlediği gerçek duygularını ve düşüncelerini oyunla ortaya koyabilir. Açıkça dile getiremediği kızgınlık, düşmanlık duygularını, öfkesini oyunlarına yansıtabilir. Sevgisini, mutluluğunu yine oyununda sergileyebilir. Farkında olmadan iç dünyasını yetişkinlere açabilir. Çocuk hissettiği olumlu ve olumsuz bütün duygularını oyun yoluyla dışa vurur. Bu aşamada çocuğu oyun oynarken gözlemlemek bir anlamda çocuğun duygularının farkında olmak demektir. Çocuğun yaşamında büyük önem taşıyan oyunun okul öncesi eğitimde etkin bir şekilde kullanılması oyun faaliyetlerinin iyi bir şekilde planlanmasına ve uygulanmasına bağlıdır. Öğretmen çocuklarının her birini iyi tanımalı, gelişim özelliklerini bilmeli ve gelişim dönemlerine uygun oyunlar seçmelidir. Oyun için gerekli olan oyuncak ve oyun araçları eksiksiz, sağlam, ilgi çekici ve çocuk sayısı için yeterli olmalıdır. Çocukların nesneleri kullanarak yeni şeyler keşfetmeleri ve geliştirmeleri için ortam hazırlanmalıdır. Eğitimciler, anne-babalar olarak bize düşen görev çocukların vazgeçilmez parçası olan oyun etkinliklerini desteklemek onların sosyal, duygusal, zihinsel, fiziksel olarak gelişimlerini olumlu yönde etkilemek demektir. Aile büyüyen çocuk için çevre ve topluma doğru uzanan bir köprü görevi yapmaktadır. Bu nedenle çocuğun cesaretlendirilmesi, yaratıcılığının Küçük engellenmemesi Şeyler Akademisi adına çocuğun Anaokulu, doğal ortamlarına Üstün müdahale edilmemesi gerekmektedir. Dökmen Yaşam Boyu Gelişim ve Eğitim Akademisi tarafından kurulan bir eğitim kurumudur. Ayşegül ÇOLAK/Ankara Küçük Şeyler Akademisi Okul Öncesi Öğretmeni
Balıklar Sınıfı (4 Yaş) Kocaman bir ayakkabı yaptık. Hep birlikte hikâyesini oluşturduk. DEVİN AYAKKABISI Bir varmış bir yokmuş. Kocaman bir dev varmış. Ormanda yaşarmış. Devin ayakkabısı kaybolmuş. Çok kızmış. Yürümüş, yürümüş, yürümüş aklına bir şey gelmiş. Ayakkabısını ormanda aramaya başlamış. Zürafayı görmüş. Ayakkabım nerede? demiş. Zürafa Bilmiyorum demiş. Dev bakkala gitmiş. Bakkal amcaya sormuş. Ayakkabım nerede? Demiş. Bakkal amca Okulda demiş. Dev Küçük Şeyler Anaokuluna gitmiş. Çocuklar devin ayakkabısını boyuyormuş. Dev çocuklara Çok güzel yapmışsınız, teşekkür ederim demiş. Ayakkabısını giyip ormana gitmiş. (Neda,Can,Umut)
Ayakkabının bir eşi kaybolsaydı ne olurdu? Can: Üzülürdüm anneme sorardım Umut: Üzülürdüm tekrar ayakkabı alırdım. Neda: Çok üzülürdüm, arar bulurdum. Arda: Üzülürdüm. Ayakkabıyı giymek dışında başka nerede, ne için kullanırdın? Can: İçini dışını süslerdim. Odama koyardım. Umut: İçine bir şeyler saklarım. Neda: Dışarı çıkarıp gezdiririm. Arda: İçine hayvanlarımı saklarım. Ağaçların yaprakları kâğıttan olsaydı ne olurdu? Arda: Rüzgârda uçup giderdi. Yağmur yağınca ıslanıp dökülürdü. Neda: Yağmur yağardı, seller akardı. Sonra yapraklar ıslanıp dökülürdü. Can: Yırtılırdı. Güneş açarken, bulutlar savrulurken, araba geçerken yapraklar bozulurdu. Umut: Yırtılırdı. Güneş açarken de rüzgâr gelince yırtılırdı.
Yapraklarla Matematik Çalışması Yaptık Bahçedeki ağaçları inceledik. Dökülen yaprakları topladık. Yaprakları gruplandırıp, saydık. Grafik çalışması yaptık. En çok kırmızı yaprak en az sarı yaprak çıktı. Neda Kömbeci ve Arda Daşkın evde yaprak panosu hazırlayıp sınıfta arkadaşlarına sunum yaptılar. Gezilerimiz Ayakkabılar konusunda hep birlikte ayakkabıcı ve lostraya gittik. Çok eğlendik.
Hacettepe Üniversitesi Uluslararası Heykel & Taş sempozyumuna başlangıç, yapım ve sonuç aşamalarını görmek için üç kez geziye gittik. Taş halinden heykele dönüşümünü gördük.
Ankara 75. Yıl Hipodromuna geziye gittik. Poni atları sevdik. Atlara bindik. Piknik yaptık ve at yarışını izledik.
YENİ SAYIMIZDA TEKRAR GÖRÜŞMEK DİLEĞİYLE