DEPRESYON HAKKINDA BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ

Benzer belgeler
DEPRESYON. Belirtiler

Doç. Dr. Fatih Öncü. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

Yaşlılarda Dirençli Anksiyete Bozukluklarının Tanı ve Tedavisi

Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır.

UZMAN KLİNİK PSİKOLOG KAHRAMAN GÜLER DEPRESYON

Doğum sonrası anksiyete bozukluğu için riskli dönem. Sıklığı?? Klinik seyir??

Psiko-Onkoloji Onkoloji Hastalarına Psikolojik Yaklaşım

HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ

Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ

Ruhsal Travma Değerlendirme Formu. APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır

HIV SÜRECİNDE DEPRESYON VE OLASI İLİNTİLİ DURUMLARI ELE ALMAK. Dr. M.Kemal Kuşcu. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri ABD

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ

Yaşlılarda İntihar Davranışı ve Müdahele İlkeleri. Prof. Dr. Çınar Yenilmez Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD

DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ:

Kayıp, Ölüm ve Yas Süreci. Prof. Dr. Sibel ERKAL İLHAN

Depresyon Belirtileri

Ruhsal Bozukluklar ile İlgili Sık Görülen Yanlış İnançlar ve Gerçekler. Osman SEZGİN

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇOCUKLARDA VE ERGENLERDE İNTİHAR GİRİŞİMİ

DOĞUM SONRASI DEPRESYON. Prof.Dr. Aslı Sarandöl Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD

Zorlu Yaşantılar Sonrası Stres Belirtileri (Travma Sonrası Stres Bozukluğu)

Akıl hastalıkları sık görülmektedir. Her yıl yaklaşık her beş Danimarkalıdan biri şizofreni gibi bir akıl hastalığına yakalanmaktadır.

3. Zihinden atamadığınız tekrarlayan, hoşa gitmeyen düşünceler. 7. Herhangi bir kimsenin düşüncelerinizi kontrol edebileceği fikri

AFET PSİKOLOJİSİ. GEA Acil Durum Yönetimi Eğitimleri

Endometriozis. (Çikolata kisti)

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu

YAŞLILIKTA PSİKO-SOSYAL YAŞAM

Erken boşalmamak için en iyi yardımcı kaynak için burayı tıklayın

Meslekte Ruh Sağlığı. A.Tamer Aker İstanbul Bilgi Üniversitesi Travma ve Afet Ruh Sağlığı AD

Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri. Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler

SOSYAL FOBİ. Sosyal fobide karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir.

REHBERLİK SERVİSİ. Anne-Babalar Okula Hazır Mıyız?

Melikgazi Rehberlik ve Araştırma Merkezi Filiz DOĞAN Psikolojik Danışman/Rehber Öğretmen

Baş ağrısı, başta ve bâzen de boyun veya sırtın üst kısmında gerçekleşen ağrılara verilen ortak isimdir. Yaygın ağrı şikâyetlerinden biridir ve hemen

ÇOCUK VE GENÇLERDE DUYGUDURUM BOZUKLUKLARI

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

Clayton P, Desmarais L, Winokur G. A study of normal bereavement. Am J Psychiatry 1968;125: Clayton PJ, Halikes JA, Maurice WL.

Ayberk Eskrim Kulübü - SEZON BAŞI YILLIK SAĞLIK ÖYKÜSÜ FORMU

AÇIKLAMA Araştırmacı: Yok. Konuşmacı: Yok. Danışman: Yok


MADDE BAĞIMLILIĞINDAN KORUNMA

HAFİF TRAVMATİK BEYİN HASARI (mtbi) ve GENEL TEDAVİ İLKELERİ

İnsomni. Dr. Selda KORKMAZ

DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler

ÇÖZÜM ODAKLI TERAPİLER & KİŞİLERARASI İLİŞKİLER TERAPİSİ PSİKOTERAPİ KURAMLARI II

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

EMDR GÖZ HAREKETLERİ İLE SİSTEMATİK DUYARSIZLAŞTIRMA VE YENİDEN İŞLEME. (Eye Movement Desensitization and Reprossesing)

DEPRES DEPRE Y S O Y NDA ND PSİKOFARMAKOTERAPİ

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi nde KLP Çalışmaları Amaçlar Yurtdışında Yan Dal süreci

KULLANMA TALİMATI. CASODEX film tablet 28 tablet içeren ambalajda sunulmaktadır.

BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD

PSİKOFARMAKOLOJİ 7. Anksiyete Bozuklukları Tedavisi Doç. Dr. Şaziye Senem Başgül. HKU, Psikoloji YL, 2017 Bahar.

Hipoglisemi-Hiperglisemi. Dr.SEMA YILDIZ TÜDOV Özel Diabet Hastanesi İstanbul

KULLANMA TALİMATI. STABLON 12.5 mg kaplı tablet. Ağız yoluyla alınır. Etkin Madde:12.5 mg Tianeptine sodyum tuzu.

POSTPARTUM BAŞLANGIÇLI DEPRESYONDA GİDİŞ VE SONLANIM

Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı

BARİATRİK AMELİYATLARIN KİLO VERMENİN ÖTESİNDE 7 ÖNEMLİ YARARI

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi

DİABETLİ HASTALARDA CİNSEL SAĞLIK

KRONİK SOLUNUM HASTALIKLARINDA PSİKOSOYAL DEĞERLENDİRME VE TEDAVİ

Fark edilir bir kilo kaybı. Gün geçtikçe içe kapanma eğilimi. Aşırı derecede spor yapmak. Kilo almaktan şiddetle korkmak

Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır.

Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD.

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ

ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU. Temel Yakınmalar. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi

HEPATİTLER (SARILIK HASTALIĞI) VE KRONİK BÖBREK HASTALIKLARI VE

ŞİZOFRENİ HASTALARINDA TIBBİ(FİZİKSEL) HASTALIK EŞ TANILARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005

BUNAMA (DEMANS) NEDİR?

PIHTIÖNLER (KAN SULANDIRICI) İLAÇ KULLANIM KILAVUZLARI }EDOKSABAN (LİXİANA)

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Bir supozituvar, 800 mg fenprobamat içerir.

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

OBEZİTE VE DEPRESYON. Prof. Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD.

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLAR. PSİ154 - PSİ162 Doç.Dr. Hacer HARLAK

Az sayıda ilaç. Uzun süreli koruyucu kullanım İlaç değişiminin uzun sürede olması. Hastayı bilgilendirme İzleme

Bölüm: 11 Manik Depresyona Özel İlaç Fikri

TANI, TEDAVİ VE ARAŞTIRMA AÇISINDAN CİNSEL BOZUKLUKLAR VE DSM 5. Prof. Dr. Cem İncesu Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı

Çekirdek belirtileri açýsýndan duygulaným alanýnda. Birinci Basamakta Depresyon: Tanýma, Ele Alma, Yönlendirme. Özet

Son iki yılda ilaç endüstrisi ve başka kuruluşlarla gelir getirici ilişkim olmamıştır.

Çocuk Psikiyatrisi Uygulamalarında İstismar Olgularının Tanınması. Prof. Dr. Elvan İŞERİ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatri A.D.

Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler

MENOPOZ. Dr. Serdar Balcı, Dr. Eser Çolak. Başkent Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum

AÇIKLAMA Araştırmacı: Yok. Konuşmacı: Yok. Danışman: Yok

Bipolar bozuklukta bilişsel işlevler. Deniz Ceylan 22. KES Psikiyatride Güncel Oturumu Nisan 2017

DSM-5 Düzey 2 Somatik Belirtiler Ölçeği Türkçe Formunun güvenilirliği ve geçerliliği (11-17 yaş çocuk ve 6-17 yaş anne-baba formları)

Damar Tıkanıklığı Nedir ve Belirtileri Nelerdir?

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇEBİLİRSİNİZ. Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi

( iki uçlu duygulanım bozukluğu, psikoz manik depresif, manik depresif psikoz)

Klinik Psikoloji: Ruh Hali Rahatsızlıkları. Psikolojiye Giriş. Günümüz Kriterleri. Anormallik nedir?

DSM V madde kullanım bozuklukları için neler getiriyor? Prof. Dr. Yıldız Akvardar

T.C. PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ DEMİR EKSİKLİĞİ ANEMİSİ NEDİR

Yetişkin Psikopatolojisi. Doç. Dr. Mehmet Akif Ersoy Ege Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Bornova İZMİR

Transkript:

DEPRESYON HAKKINDA BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ Bu kitapçık Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı, Beyin Görüntüleme ve Elektrofizyoloji Birimi tarafından hazırlanmıştır. Şubat 2010 1

DEPRESYON HASTALIĞI ÜZERİNE Major depresyon toplumda oldukça sık görülen ve gitgide yaygınlığı artan bir ruh sağlığı problemidir. Hastalığın kişide yarattığı yaşam zorlukları açısından tüm hastalıklar arasında dördüncü sırada yer almaktadır. Bu hastalığın yaygınlığını saptamak adına yapılmış çalışmalarda major depresyonun toplumdaki yaygınlığı yaklaşık %3-5 olarak bulunmuştur. Türkiye Ruh Sağlığı Profili Çalışması nda 1 yılda major depresyon atağı yaygınlığı kadınlarda % 5.4, erkeklerde % 2.3, tüm nüfusta % 4.0 olarak verilmektedir. Kadınlarda bu hastalığın görülme riski 2 kat daha fazladır. Major depresyon tekrarlayan özellikle bir hastalık olup, 1 defa major depresyon atağı geçirmiş olan kişilerin %15 inde daha sonraki dönemlerde hastalık tekrarlar. Major Depresyonun Ana Belirtileri Nelerdir? 1) Günboyu süren çökkün duygudurum 2) Etkinliklere karşı ilginin kaybı, yaşamdan keyif alamama 3) İştah azalması veya artması/kilo değişikliği 4) Uyku düzeninde bozulmalar 5) Hareketlerde ve zihinde yavaşlama veya tahammülsüzlük 6 )Neredeyse hergün halsizlik veya çabuk yorulma 7) Kendini değersiz hissetme ve/veya suçluluk duyguları 8) Dikkati düşünceleri toparlamakta güçlük, karar vermekte zorlanma 9) Tekrarlayan ölüm düşünceleri, intihar girişimi planları yapmak Major depresyon hastalığı; bir kişide yukarıdaki belirtilerin en az 5 tanesinin son 2 haftadır hemen hemen hergün, günlerin çoğunda mevcut olması ve bu belirtilerin tıbbi bir hastalığa, sevilen birinin ölümüne, alkol-uyuşturucu veya ilaç kullanımına bağlı oluşmuş olmamasıdır. Yukarıda sayılan ana belirtilere ek olarak bu hastalık tablosuna hiçbir nedeni bulunamayan ağrılar, mide barsak yakınmaları gibi çeşitli bedensel yakınmalar eşlik edebilir. Ayrıca DİABET, YÜKSEK TANSİYON, KOLESTEROL YÜKSEKLİĞİ gibi kronik hastalıklara ek olarak kişide major depresyon tablosu da görülürse var olan bedensel hastalıkların gidişi kötüleşebilir (Örn: Tansiyon ve şeker düzeyleri bozulabilir, mevcut ağrıların hissedilmesinde bir artış olabilir). 2

Kimlerin depresyon geçirme riski vardır? Major depresyon hastalığı her insanda hayatının bir döneminde oluşabilir. Ancak bazı durumlarda kişinin depresyona girme riski artmaktadır. Riski arttıran etkenler aşağıda sıralanmıştır. Biyolojik etkenler Kişinin akrabalarında depresyon veya diğer psikiyatrik hastalıkların varlığı Kadın olmak Titiz ve alıngan kişilik yapısı Çeşitli bedensel hastalıkların varlığı (Özellikle tiroid hormon dengesizlikleri, kansızlık, hormonal diğer hastalıklar vb.) Daha önceden depresyon geçirmiş olmak Mevcut bedensel hastalığın tedavisi için kullanılması gereken bazı grup ilaçlar Çevresel etkenler Erken yaşta anne-baba kaybı Stresli yaşam koşulları, İşsizlik Evlilik problemleri veya boşanmış olma Düşük sosyoekonomik düzey Alkol veya diğer uyuşturucu maddelerin kullanımı Çocukluk döneminde cinsel, fiziksel veya ruhsal istismara uğramış olmak Bu risk faktörlerinin varlığının dikkate alınması bu hastalığın erken tanısında ve oluşmasının veya şiddetlenmesinin önlenmesinde yardımcıdır. 3

Aşağıdaki şekilde depresyona yol açabilecek nedenler şematize edilmiştir. Depresyon Tedavisi Aşağıdaki şekilde depresyon hastalığının tedavi yöntemleri ve bunların nasıl etki ettikleri kısaca özetlenmiştir. 4

Depresyon tedavisi hakkında bunları biliyormusunuz? Depresyon tedavi edilebilir bir hastalıktır. Orta ve ağır şiddetli depresyonlarda ilaç tedavisi gerekir. Karaciğer veya böbrek hastalığınız varsa antidepresan ilaç seçiminde dikkatli olunmalıdır. Depresyon mevcut kronik hastalığın seyrini kötüleştirir. Antidepresan ilaçlara yanıt en erken 3. haftada başlar. Bu nedenle antidepresan ilaçlara ilk günlerde yanıt alınamaması durumunda ilaç hemen kesilmemelidir. Antidepresan ilaçlar bağımlılık yapmaz. Antidepresan tedavi en az 12 ay süreli olmalıdır. Antidepresan ilaçlar hemen kesilmemeli; doz azaltılarak kesilmelidir. Depresyon tedavisi mutlaka hekimler tarafından düzenli aralıklı kontrollerle yapılmalıdır. Depresyonda Psikoterapinin (Psikolojik tedavinin) Yeri: Orta ve ağır şiddetteki depresyonların ilaç tedavisi olmaksızın düzelmesi beklenmemektedir. Bu nedenle hafif depresyon dışındaki depresyonlarda ilaç tedavisi şarttır ancak; hastalar ilaca ek olarak aldıkları psikoterapilerden de yarar görecektir. Depresyonun alevli dönemde nedenleri araştırmaktan çok destekleyici psikoterapiler kullanılmaktadır. Bu psikoterapi görüşmelerinde hedef, kriz yaratan sorunun çözümü değil sorunla başa çıkma becerilerinin kazanılmasıdır. Bunların dışında depresyonla ilgili bilgiler verilerek kişinin depresyonunu tanımasına yönelik bilişsel girişimler de uygundur. Günlük işleyiş ve davranışların değişimini hedefleyen davranışçı yöntemler de yararlı olmaktadır. Depresyonun alevli dönemindeki psikoterapilerde dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta da hastalığın ağırlığıdır. Psikiyatri uzmanı hastanın durumunun ağırlığına göre görüşmelerin hızını belirleyecektir. 5

Kadın ve Depresyon Depresyon toplumda sık görülen psikiyatrik hastalıklardan biridir. Bu hastalık hakkında fikir sahibi olmak en etkili baş etme yöntemlerinden biridir. Bu bölümde depresyonun kadın cinsiyetinde nasıl seyrettiği ve çeşitli yaş gruplarında nelere dikkat edilmesi gerektiğinden kısaca bahsedilmeye çalışılmıştır. Depresyon kadınlarda erkeklere göre iki kat daha sık görülmektedir. Kadınlarda genç yaş grupları depresyon açısından daha risklidir. Bu hastalığa yatkın olan bireyler özellikle 15-45 yaşları arasındaki doğurganlık döneminde ilk ataklarını yaşarlar. İlk atak sonrası yaşamdaki stresli olaylarla ilgili olarak depresyon atakları tekrarlayabilir. Kadının çalışma hayatı, aileye bakım verme, eşiyle iyi geçinme, sağlıklı yaşama gibi alanlarda toplum tarafından başarılı olması beklentisi denge kurmasını zorlaştırmıştır. Çocukluk çağı-erişkin cinsel travmalar, ev içi şiddet gibi faktörlerin depresyon sıklığını arttırdığı gözlenmiştir. Bunların yanı sıra gebelik, ergenliğe geçiş, menopoz ve adet dönemlerindeki hormonal değişiklikler kadınlarda depresyona yatkınlığı açıklayan biyolojik etmenlerdir. Depresyon, yaşamda anahtar roller üstlenen kadınların önemli alanlarda işlevselliğini bozan bir hastalıktır. Bu hastalıkla kadınlarda sosyal hayattan çekilme, sinirlilik, cinsel isteksizlik, aileye bakım verememe gibi yeti yitimleri görülmektedir. Bunun sonucunda gebelik sonrası depresyonda bebeğe bakım verememe, evlilik sorunları, ailede parçalanma gibi çok önemli kişisel ve toplumsal problemler ortaya çıkmaktadır. Bu nedenlerden dolayı kadınlarda depresyon çabuk tanınması ve etkin tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Kadınların çoğunun depresyonla baş etmede tıbbi yardım yerine alkol, ağrı kesici, esrar, uyku ilaçları gibi olayı daha karmaşıklaştıran ve bağımlılık gibi ek sorunlara neden olan yollar kullandığı bilinmektedir. Gebelik ve sonrası çoğu kadın için depresyonu başlatan veya kötüleştirebilen riskli bir dönemdir. Doğumu takip eden günlerde % 80 kadında blues denilen çabuk ağlama, sinirlilik, duygusal olarak kırılgan olan 3-5 gün süren ve çoğunlukla kendiliğinden geçen dönem görülmektedir. Sosyal destekle atlatılabilen bu dönem geçmezse ciddi bir hastalık olan gebelik sonrası depresyonun başlangıcı olabilir. Bu durumda tıbbi yardım almak şiddetle tavsiye edilir. Gebelik Sonrası Depresyon İçin Risk Faktörleri: Önceki gebelik sonrası depresyon öyküsü Adet öncesi huzursuzluk (premenstürel disforik bozukluk) öyküsü Ailede depresyon görülmesi Doğum kontrol haplarına (oks) bağlı depresyon belirtileri görülmesi. Stresli yaşam olayları (Ekonomik, aile desteği, eşin işsizliği gibi) Kırılgan kişilik yapısı (Endişeli, mükemmeliyetçi yapı) 6

Gebelik Sonrası Depresyon Belirtileri: Bedensel yakınmalar (baş ağrısı, göğüs ağrısı, çarpıntı gibi) Endişelilik, duygusal oynaklık, takıntılı davranışlar (anlamsız korkular, kontrol davranışları, aynı konuyu düşünüp durma), bebeğe zarar verme korkusu Kontrolsüz ağlamalar, bebeğe ilgide azalma, toplumdan çekilme, sinirlilik ve aileyle çatışma Menopoz Dönemi Depresyon İçin Risk Faktörleri: Depresyon, şiddetli adet öncesi huzursuzluk belirtileri, gebelik sonrası depresyon, oks kullanımına bağlı duygudurum değişiklikleri Diğer tıbbi hastalıklar (Kalp hastalıkları, inme, diabet gibi) Kötü fiziksel sağlık (Kronik ağrı, düşük egzersiz toleransı, obezite) Şiddetli menopoz yakınmaları (Sıcak basmaları, terleme) Tedavilere bağlı erken menopoz yaşama Eş kaybı, boşanma, ayrılık, toplumdan izolasyon, işsizlik, düşük eğitim düzeyi, zorlu bakım verme dönemleri Menopoz Dönemi Depresyon Belirtileri: Sıcak basmaları, gece terlemeleri, halsizlik, uyku düzensizlikleri, baş ağrıları, duygusal felç, dudaklarda karıncalanma, göğüs ağrısı, çarpıntı Endişe, konsantrasyon zorluğu, cinsel istekte azalma Kontrolsüz ağlamalar, sinirlilik Adet Öncesi Huzursuzluk (Premenstürel Disforik Bozukluk) Riskler: Geçirilmiş gebelik sonrası veya herhangi bir dönem depresyon Doğum kontrol haplarına (oks) bağlı depresyon belirtileri görülmesi Ailede Adet öncesi huzursuzluk (premenstürel disforik bozukluk) öyküsü Adet Öncesi Huzursuzluk (Premenstürel Disforik Bozukluk) Belirtiler: Şişkinlik hissi, karında gerginlik, halsizlik, iştah değişiklikleri, aşermeler, ağrılar ve göğüste gerginlik Endişelilik, gerginlik, duygusal değişkenlik, depresyon, boğulma hissi veya kontrol kaybı Çabuk ağlama ve sinirlilik Bu belirtiler adetten önceki hafta başlayıp adet görme ile azalması beklenmektedir 7

DEPRESYONU KEŞFETME ÇABALARIMIZ Konusunda uzman klinisyenlerden oluşan SOCAT araştırma ekibi, Ege Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı nda TÜBİTAK ve Ege Üniversitesi Rektörlüğü Bilimsel Araştırma Projeleri destekleriyle depresyon ile ilgili bilimsel çalışmalar yürütmektedir. Bu projelerden ilki olan SOCAT-DEP 2 Projesinde depresyonu olan kadın hastalar ve depresyon geçirmemiş olan kızları çalışmaya dahil edilmektedir. Bu çalışmada depresyonun oluşmasında ailevi risk faktörlerinin etkisi araştırılmaktadır. Yine depresyon oluşumunun nedenleri ile ilgili olan SOCAT-DEP 1 projesinde ise depresyonun bir özelliği olarak kabul edilen, duygusal içeriği olan uyaranlara verilen tepkilerdeki değişimler araştırılmaktadır. Araştırmalarımızın temel amacı depresyona neden olan biyolojik ve psikososyal etmenlerin daha iyi anlaşılmasıdır. Bu çalışmalar ile ekibimiz, toplumda önemli bir kesimi etkileyen depresyonun nedenlerini ortaya çıkarmayı ve uzun dönemde depresyonun tedavisi için yapılan tıbbi müdahaleleri geliştirmeyi amaçlamaktadır. Kısa vadede çalışmalarımız depresyonla ilgili uluslar arası literatüre katkı sağlayacak, uzun vadede ise toplumuzda depresyonun daha erken tanı konularak önlenmesine yönelik müdahalelere ışık tutacaktır. KEŞFETME TUTKUMUZA SİZ DE ORTAK OLUR MUSUNUZ? Depresyonun doğasını keşfetme arzusuyla gerçekleştirdiğimiz araştırmalara gönüllü olarak katılmak isterseniz lütfen bizimle iletişime geçin. Katılımınız hem bizim, hem de sizlerin depresyon hastalığını daha yakından tanımanıza yardımcı olacaktır. Gönüllü Olmak İçin İletişime Geçin: Doç. Dr. Ali Saffet Gönül Psk. Nesli Zağlı Cep Telefonumuz: 544-810 12 48 E-Posta: socat.ege@hotmail.com Web: www.depresyonriski.com Adres: Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Bornova /İzmir 8