İSTANBUL TİCARET ODASI iş DÜNYAMIZIN İHTİYAÇLARI VE İŞGÜCÜ ARZI KARŞISINDA MESLEKİ EĞİTİMİMİZ İŞ DÜNYASININ MESLEKİ EĞİTİME BAKIŞI HAZIRLAYANLAR Ömer KAYIR Şükrü KARACA Yılmaz ŞENYÜZ Yrd. Doç. Dr. Cevdet SÖĞÜTLÜ Ar. Gör. Dr. Hüseyin YAYMAN Hamdı KILIÇ YAYIN NO: 2006-41 İstanbul, 2006
Copyright İTO Tüm haklar saklıdır. Bu yayının hiç bir bölümü, yazarın ve İTO'nun önceden yazılı izni olmaksızın mekanik olarak, fotokopi yoluyla veya başka herhangi bir şekilde çoğaltılamaz. Eserin bazı bölümleri veya paragrafları, sadece araştırma veya özel çalışmalar amacıyla yazarın adı ve İTO belirtilmek suretiyle kullanılabilir. ISBN 9944-60-109-8 İTO ÇAĞRI MERKEZİ Tel: (212) 444 0 486 İTO yayınları için ayrıntılı bilgi Bilgi ve Doküman Yönetimi Şubesi Dokümantasyon Servisi'nden alınabilir. Tel : (212) 455 63 29 Faks : (212) 512 06 41 E-posta : ito.yayin@ito.org.tr Odamız yayınlarına tam metin ve ücretsiz olarak www.ito.org.tr internet adresinden ulaşabilirsiniz. YAYINA HAZIRLIK, BASKI, CİLT MEGA AJANS MATBAACILIK ve FUARCILIK HİZMETLERİ LTD. ŞTİ. Tel:(212) 528 93 15 E-mail:megaajans@hotmail.com
ÖNSÖZ Sanayi toplumunda başlıca üretim faktörleri arasmda emek(işgücü), doğa, sermaye, girişimci gelmekte olup, diğer üretim faktörleri ne kadar gelişmiş olursa olsun, ancak nitelikli işgücü ile anlam ve değer kazanır. Öte yandan günümüz bilgi toplumunda, üretim sürecinde bu üretim faktörlerinin yanı sıra beşinci üretim faktörü olarak teknik bilgi ön plana çıkmaktadır. Küreselleşme ve artan rekabet ortamı, firmalar ve kuruluşları insan kaynaklarını geliştirerek verimlilik artışı sağlamaya zorlamaktadır. Bunun yolu ise mesleki ve teknik eğitimden geçmektedir. Önümüzdeki dönem, işgücü piyasasının nitelik boyutunun öne çıkacağı yıllar olacaktır. Bilgi üretecek ve bilgiyi, teknolojiyi kullanacak insan kaynaklarının geliştirilmesi ise mesleki eğitim ile sağlanacaktır. Diğer yandan Türkiye'nin dünya ekonomileriyle bütünleşmesi ve AB'ye tam katılım hedefi çerçevesinde mesleki/teknik eğitime önem ve öncelik vermesi daha donanımlı ve nitelikli insan gücü yetiştirmesi için kaçınılmaz bir zorunluluktur. Bugün ülkemizin ve İstanbul'un çoğalan nüfusu ile buna bağlı olarak artan işgücüne vasıf kazandırılmasında yetersiz kalan eğitim sistemimizden kaynaklanan sorunlar nedeniyle, kalifiye eleman yetiştirilememekte ve istihdam yeterince sağlanamamaktadır. Bunun tabii bir neticesi olarak işsizlik oranı her geçen gün yükselmekte, mesleki becerisi ve niteliği olmayanların ağır bastığı nüfusun sıkıntıları toplumda kaosa yol açarak, diğer alanlardaki sorunları da tetiklemektedir. Mesleki ve teknik eğitim konusunun sağlam bir zemine oturtulması, bilgili, becerili ve verimli çalışma alışkanlıklarına sahip insan gücünün yetiştirilmesi ve istihdamı ülkemiz için büyük önem taşımaktadır. Teknik ve mesleki eğitimin ülkemizdeki uzun geçmişine, gösterilen çabalara, yürürlüğe sokulan yeni projelere ve alman bütün tedbirlere rağmen, son yıllarda mesleki ve teknik eğitim alanındaki sorunlar daha da artmıştır. Üretim, eğitim ve istihdam arasındaki ilişkinin zayıflaması sonucunda, hem işsiz gençlerimizin sayısının yükselmesi, hem de iş piyasasının nitelikli eleman ihtiyacının artışı şeklinde sağlıksız ve çelişkili bir yapı ortaya çıkmıştır. Bu durumun en önemli sonuçlarından biri de, mesleki ve teknik eğitimin sürekli gerilemesi anlamına gelen, anılan eğitime yönelik cazibenin giderek azalmasıdır. Mesleki ve teknik eğitim sorunlarının ciddi bir şekilde ele alınması, bu alanda duyarlı bir toplumsal bilinç yaratılması ve köklü reformlara girişilerek sorunun çözüme kavuşturulması hayati öneme sahiptir. İş dünyamızın ihtiyaçları ile mesleki eğitim sisteminin arz ettiği iş gücü arasındaki ilişkinin tespit edildiği ve iş dünyası ile mesleki eğitim arasındaki sorunlara ışık tutulmaya çalışılan araştırmamızm başta karar verme durumunda olan yetkililer olmak üzere, üyelerimize ve diğer ilgililere faydalı olmasını diler; çalışmayı gerçekleştiren değerli araştırma ekibine teşekkür ederim. Dr. Cengiz Ersun Genel Sekreter
İÇİNDEKİLER A- YÖNETİCİ ÖZETİ H B- İŞ DÜNYAMIZIN İHTİYAÇLARI VE İŞGÜCÜ ARZI KARŞISINDA MESLEKİ EĞİTİMİMİZ 25 GİRİŞ 27 I- ÜLKEMİZ İŞGÜCÜ PİYASASININ MEVCUT DURUMU 34 Tablo: B-I/1 İşgücünde Mevcut Durum (Haziran 2006) 34 Tablo: B-I/2 Son Yıllardaki İstihdam Durumumuz (2000-2005) 34 Tablo: B-I/3 Ekonomik Faaliyet Alanına Göre İstihdam Edilenler (2005) 35 Tablo: B-I/4 Yıllar İtibarıyla İstihdamın Sektörel Dağılımı (2003-2005) 35 Tablo: B-1/5 Eğitim ve Cinsiyet Durumuna Göre İşgücü (2005) 36 Tablo: B-I/6 Cinsiyete ve Yaş Gruplarına Göre İşsizlik (1990-2004) 37 Tablo: B-I/7 Eğitim Durumuna Göre İşsizler (15+) (2004) 38 Tablo: B-I/8 İş Müracaatları ve Sonuçları (2005-2006 Ocak Temmuz) 39 Tabloi B-I/9 Cinsiyete ve Yaş Grubuna Göre Eksik İstihdam (1990-2004)..41 Tablo: B-I/10 İşgücüne Dahil Olamayan ÇalışabiUr Yaştaki Nüfusun Dağılımı (2003-2004)., -43 Tablo: B-I/11 Nüfusumuzun Gelişimi (1960-2000) Tablo: B-I/12 Yaş Gruplarına Göre Nüfus Yapısı (1990, 2000 ve 2020) 43 Tablo: B-I/13 Nüfusun Eğitim Düzeyi (1970-2000) 44 Sonuç 45 II- GÜNÜMÜZ TÜRKİYE'SİNDE PİYASANIN İŞGÜCÜ İHTİYACI 46 Tablo: B-II/1 Açık İş Genel Verileri 46 Tablo: B-II/2 Mesleklere Göre Boş Kadrolar (2002-2004) 46 Tablo: B-II/3 Her Meslek Grubu İçin Kilit Açık İşler. 48 Tablo: B-II/4 Mesleklere Göre İşsizlik (2005) 50 Tablo: B-II/5 Daha çok hangi alanlarda eleman bulmakta zorlanıyorsunuz? 51 Tablo: B-II/6 Size yapılan iş başvuruları daha çok hangi alanda yoğunlaşıyor? 52 Tablo: B-II/7 Türkiye'de iş sorunu yok, işe yarayacak (nitelikli) işçi sorunu var 53 Tablo: B-II/8 Meslek Barometresi 54 Sonuç 55 III- PİYASA İŞGÜCÜ İHTİYACINI NE ÖLÇÜDE MESLEKİ EĞİTİM KURUMLARINDAN KARŞILIYOR? 56 Tablo: B-III/1 Eleman ihtiyacınızı karşılamada mesleki eğitim kurumlarından (meslek lisesi, meslek yüksek okulu, çıraklık okulu) gelenlerin oranı nedir? 56 Tablo: B-lII/2 Elemanlarınızı kendiniz işbaşında yetiştirmeyi mi tercih ediyorsunuz, 9 yoksa yetişmiş eleman almayı mı? 56 Tablo: B-III/3 Sektöre Göre Mesleki Eğitim ve Öğretim Mezunlarına İstihdam S ağlayan Firmalar. 57 Tablo: B-III/4 Eğitim Durumuna Göre İş Müracaatlan ve Sonuçları (2006 Temmuz) 58 Sonuç 58
IV- MESLEKÎ EĞİTİM KURUMLARI PİYASALARIN İSTEDİĞİ NİTELİKTE VE SAYIDA ELEMAN YETİŞTİREBİLİYOR MU?...59 Tablo: B-IV/1 Mesleki eğitim sistemimiz, işgücünde aranan yeni nitelikler (uluslararası standartlar) bakımmdan yeterli değildir 59 Tablo: B-IV/2 Son 10 yılda, mesleki eğitim mezunlarının kalitesinde bir geriye gidiş söz konusudur. 59 Tablo: B-IV/3 Türkiye'de iş sorunu yok, işe yarayacak (nitelikli) işçi sorunu var 59 Tablo: B-IV/4 Beceri Çeşidine Göre Mesleki Eğitim ve Öğretim Mezunlarının Değerlendirilmesi 60 Tablo: B-IV/5 Teknik Beceri Problemli Meslekler.. 61 Tablo: B-IV/6 Hangi mesleki eğitim kurumundan gelen personelden daha çok memnun kalıyorsunuz? 62 Tablo: B-IV/7 Yıllara Göre Düz ve Mesleki Liselere Giden Öğrencilerin Toplam Ortaöğretim Öğrencileri İçindeki Oranları 63 Tablo: BTV/8 2003-2004 Öğretim Yılı Ortaöğretimde Okul Türlerine Göre Mezun Öğrenci Sayıları 63 Sonuç ^. 66 V- NİTELİKLİ ELEMAN YOKLUĞUNUN PİYASALARA ALTERNATİF MALİYETİ NEDİR? 67 Tablo: B-V/1 İstediğiniz sayı ve nitelikte elemanı kolayca bulabilseydiniz, işinizi genişletmeyi veya yeni işyeri açmayı düşünür müydünüz? 67 Tablo: B-V/2 Personelinize eğitim veriyor musunuz? 68 Tablo: B-V/3 (Eğitim verenler için) Bu iş için personel başına yıllık harcamanız ne kadardır? 68 Tablo: B-V/4 (Eğitim verenler için) Personelinize daha çok hangi alanda eğitim veriyorsunuz? 68 Tablo: B-V/5 Sektöre Göre Eğitim Aktivitelerine Katılan Girişimciler ve Çahşanlar 69 Tablo: B-V/6 Kurs Çeşidine Göre Teknik Kurslara Katılan Firmalar ve Çalışanlar 70 Sonuç 70 VI- TÜRKİYE'NİN İŞ GÜCÜ İTHALİNİN BOYUTLARI 71 Tablo: B-VI/1 Sektörünüzde yabancı uyruklu personel çalıştırılıyor mu? 71 Tablo: B-VI/2 (Çahştırılıyor diyenler için) Niçin yabancı personel tercih ediliyor? 71 Tablo: B-VI/3 İş ve Mesleklerine Göre Kayıth Yabancı İşgücü 72 Tablo: B-VI/4 Ülkelere Göre Verilen İzin İstatistiği 74 Sonuç 77 VII- KÜRESEL REKABETTE MALİYETİ DÜŞÜRÜCÜ BİR FAKTÖR OLARAK NİTELİKLİ İŞ GÜCÜNÜN ÖNEMİ 78 Tablo: B-VII/1 Ülkeler Arası Rekabet Gücü Sıralamasında Türkiye'nin Yeri 78 Tablo: B-VII/2 Seçilmiş Ülkelerin Uluslararası Rekabet Gücü Sıralamasındaki Yeri 78 Şekil: B-VII/1 Yıllar İtibariyle Dünya Rekabet Liginde Türkiye'nin Sıralamadaki Durumu 79 Şekil: B-VII/2 Seçilmiş Ülkelerin Nitelikh İşgücü Sıralamasındaki Yerleri 79 Tablo: B-VII/3 2004 YıU Karşılaştırmah İşgücü Verimliliği Göstergeleri 80 Tablo: B-VII/4 Ara elemanların kalitesi rekabet gücümüz üzerinde belirleyici etkiye sahiptir 80 Tablo: B-VII/5 Ülkemizde Verimlilik-Ücret Dengesizliği 81 Sonuç 82 DEĞERLENDİRME 83 ÖNERİLER 87
C- ANKET: ÎŞ DÜNYASININ MESLEKİ EĞİTİME BAKIŞI 89 GİRİŞ 91 BÖLÜM I MESLEKİ ELEMAN TEMİNİ 97 Tablo: C-I/1 Daha çok hangi alanlarda eleman bulmakta zorlanıyorsunuz? 97 Tablo: C-I/l-a Faaliyet alanına göre daha çok hangi alanlarda eleman bulmakta zorlanıyorsunuz?..98 Tablo: C-I/l-b Daha çok hangi alanlarda eleman bulmakta zorlanıyorsunuz? 99 Tablo: C-I/l-c Daha çok hangi alanlarda eleman bulmakta zorlanıyorsunuz? 100 Tablo: C-I/2 Size yapılan iş başvuruları daha çok hangi alanda yoğunlaşıyor?...100 Tablo: C-I/3 Yetiştirdiğiniz elemanları başka firmalara kaptırdığınız oluyor mu? 101 Tablo: C-1/4 Eleman ihtiyacınızı daha çok hangi yöntemle karşılıyorsunuz? 101 Tablo: C-I/5 Eleman ihtiyacınızı karşılamada mesleki eğitim kurumlarından (meslek lisesi, meslek yüksek okulu, çıraklık okulu) gelenlerin oranı nedir? 102 Tablo: C-I/6 Sektörünüzde yabancı uyruklu personel çalıştırılıyor mu? 102 Tablo: C-I/7 (Çahştmlıyor diyenler için) Niçin yabancı personel tercih ediliyor? 103 Tablo: C-I/8 Elemanlarınızı kendiniz işbaşında yetiştirmeyi mi tercih ediyorsunuz, yoksa yetişmiş eleman almayı mı? 103 Tablo: C-I/9 Maliyet bakımından, elemanlarınızı kendiniz yetiştirmeniz mi, yoksa yetişmiş eleman istihdamı mı sizin için daha avantajh? 103 Tablo: C-I/10 Size göre işverenler, niçin yasal yükümlülükleri olan özürlüleri istihdam etmektense ceza ödemeyi göze alıyorlar? 104 Tablo: C-I/11 İstediğiniz sayı ve nitelikte elemanı kolayca bulabilseydiniz, işinizi genişletmeyi veya yeni işyeri açmayı düşünür müydünüz? 104 Tablo: C-I/12-23 İşe eleman alırken, aşağıdaki konulara ne derece önem verirsiniz? 105 Tablo: C-I/24 Faaliyet alanına göre eleman ihtiyacınızı karşılamada mesleki eğitim kurumlarından (meslek Hsesi, meslek yüksek okulu, çıraklık oloılu) gelenlerin oranı nedir? 105 lablo: C-I/25 Faaliyet alanına göre elemanlarınızı kendiniz işbaşında yetiştirmeyi mi tercih ediyorsunuz, yoksa yetişmiş eleman almayı mı? 106 Tablo: C-I/26 Faaliyet alanına göre istediğiniz sayı ve niteukte elemanı kolayca bulabilseydiniz, işinizi genişletmeyi veya yeni işyeri açmayı düşünür müydünüz?... 107 BÖLÜM II MESLEKİ EĞİTİM 108 Tablo: C-II/1 Hangi mesleki eğitim kurumundan gelen personelden daha çok memnun kahyorsunuz? 108 Tabic: C-II/2 Mesleki eğitim veren okulların fiziki şartlarını ve teknolojik altyapılarını nasıl buluyorsunuz? 108 Tablo: 0-11/3 Sizce mesleki eğitim sistemi hangi nitelikte eleman yetiştirmeli? 109 Tablo: C-II/4 Personelinize eğitim veriyor mucunuz? 109 Tablo: C-lI/5 (Eğitim verenler için) Personelinize eğitimi daha çok hangi yöntemle veriyorsunuz? 110 Tablo: C-Il/ö (Eğitim verenler için) Bu iş için personel başına yıllık harcamanız ne kadardır? 110 Tablo: C-II/7 (Eğitim verenler için) Personelinize daha çok hangi alanda eğitim veriyorsunuz? 110 Tablo: C-II/8 Mesleki eğitime ilişkin çalışmalarda, insanların istihdam beklentisinin mi yoksa piyasa ihtiyaçlarının mı daha etkili olduğunu düşünüyorsunuz? 111 Tablo: C-II/9 Size göre, işletmeler açısından mesleki eğitimin en büyük eksiği nedir? 111 Tablo: C-11/10Bugüne kadar bölgenizde herhangi bir mesleki eğitim kurumunun kuruluşuyla ilgili aşağıdakilerden hangisiyle karşılaştınız? 112 Tablo: C-II/11 Faaliyet alanına göre hangi mesleki eğitim kurumundan gelen personelden daha çok memnun kalıyorsunuz? 113
Tablo: C-II/12 Personelinize eğitim veriyor musunuz? sorusuna göre (Eğitim verenler için) Personelinize daha çok hangi alanda eğitim veriyorsunuz? 113 Tablo: C-II/13 (Eğitim verenler için) Bu iş için personel basma yıllık harcamanız ne kadardır? sorusuna göre (Eğitim verenler için) Personehnize daha çok hangi alanda eğitim veriyorsunuz? 114 Tablo: C-II/14 (Eğitim verenler için) Personelinize eğitimi daha çok hangi yöntemle veriyorsunuz? sorusuna göre (Eğitim verenler için) Personehnize daha çok hangi alanda eğitim veriyorsunuz? 114 Tablo: C-11/15 Faaliyet alanına göre bugüne kadar bölgenizde herhangi bir mesleki eğitim kurumunun kuruluşuyla ilgih aşağıdakilerden hangisiyle karşılaştınız? 115 BÖLÜM III GENEL DEĞERLENDİRMELER 116 Tablo: C-III/1 Mesleki eğitim 10 yıl öncesine göre itibarını ve cazibesini yitirmiştir 116 Tablo: C-III/2 Mesleki eğitimin planlama, karar, uygulama ve denetim aşamalarına işverenleri temsil eden kuruluşlar katılmamaktadır. 116 Tablo: C-III/3 Mesleki eğitim sistemimiz, işgücünde aranan yeni nitelikler (uluslararası standartlar) bakımından yeterh değildir 116 Tablo: C-III/4 Mesleki eğitimin planlanmasında Türkiye'nin sektörel dağılım haritası dikkate alınmamaktadır. 117 Tablo: C-III/5 Özürlülere yönelik mesleki eğitim çalışmaları yeterli değildir 117 Tablo: C-III/6 İşverenlerin mesleki eğitimin maliyetlerine katkısı yeterh değildir. 117 Tablo: C-III/7 Öğrencilerin ilgi ve yetenekleri ile işverenlerin ihtiyaçlarına uygun mesleki yönlendirme ve rehberlik yapılmamaktadır 118 Tablo: C-III/8 Organize Sanayi Bölgelerinin bünyesindeki eğitim kurumları yeterli düzeyde değildir 118 Tablo: C-III/9 Staj ve çıraklık eğitimi dahil, mesleki eğitimde kadınlara yeterince yer verilmemektedir. 118 Tablo: C-III/10 Stajyer ve çırakların sigortası devlet tarafından karşılanmalıdır 119 Tablo: C-III/11 Firma olarak okul-sanayi işbirliği programlarına aktif olarak katılmıyoruz 119 Tablo: C-III/12 Mesleki ve teknik okullardan mezun olanların sadece kendi alanlarındaki yüksek eğitim kurumlarına gidebilmeleri, bu okullara olan rağbeti ortadan kaldırmıştır. 119 Tablo: C-III/13 Yurt dışı kredi ve hibeler de dahil, mesleki eğitime ayrılan kaynaklar doğru şekilde kullanılmamaktadır 120 Tablo: C-III/14 Üniversitelerdeki yığılmada, mesleki eğitimin cazibesini yitirmiş olmasının da rolü vardır 120 Tablo: C-III/15 Sektörümüzdeki mevcut insan gücü, mesleki beceri bakımından dünyayla rekabet edebilir düzeyde değildir 121 Tablo: C-III/16 Sektörümüzdeki mevcut insan gücü teknolojiye hakimiyet bakımından dünyayla rekabet edebilir düzeyde değildir. 121 Tablo: C-III/17 Sektörümüzdeki mevcut insan gücü bilgisayar kullanma becerisi bakımından dünyayla rekabet edebilir düzeyde değildir 121 Tablo: C-III/18 Sektörümüzdeki mevcut insan gücü yabancı dil bakımından dünyayla rekabet edebilir düzeyde değildir 122 Tablo: C-III/19 Avrupa'ya geçmişte yapılan niteliksiz iş gücü ihracı, bugün yaşadığımız vize ve serbest dolaşım sorunlarında etkih olmuştur. 122 Tablo: C-III/20 îyi bir ustayı mühendise tercih ederiz 123 Tablo: C4II/21 Ara elemanların kalitesi rekabet gücümüz üzerinde belirleyici etkiye sahiptir 123 Tablo: C-III/22 Son 10 yılda, mesleki eğitim mezunlarının kalitesinde bir geriye gidiş söz konusudur 123
Tablo: CTII/23 Meslek kuruluşları ile doğrudan hiçbir ilişkimiz bulunmamaktadır 124 Tablo: C-III/24 Türkiye'de meslek sahiplerinin mesleklerine bağlılıkları ve meslek ahlakları yeterli düzeyde değildir 124 Tablo: C-III/25 Türkiye'de iş sorunu yok, işe yarayacak (nitelikli) işçi sorunu var. 124 Tablo: C-III/26 Niteliksiz insan gücündeki artış, Türkiye'nin sosyo-ekonomik yapısı ve siyasal sistem için tehdit oluşturmaktadır 125 Tablo: C-III/27 Üniversiteye girişte, alan-katsayı uygulamasından sonra mesleki eğitim cazibesini yitirmiştir ^ 125 Tablo: C-III/28 Türk vatandaşlarının AB içinde serbest dolaşımının mümkün olacağına inanıyor musunuz? 125 Tablo: C-III/29 Size göre günümüzde ülkemizde en gözde meslekler hangileridir? 129 Tablo: C-III/30 Faaliyet alanına göre mesleki eğitimin planlama, karar, uygulama ve denetim aşamalarına işverenleri temsil eden kuruluşlar katılmamaktadır 130 Tablo: CTII/31 Faaliyet alanına göre mesleki eğitim sistemimiz, işgücünde aranan yeni nitelikler (uluslararası standartlar) bakımından yeterli değildir 131 Tablo: C-III/32 Faaliyet alanına göre işverenlerin mesleki eğitimin maliyetlerine katkısı yeterh değildir 131 Tablo: C-III/33 Faaliyet alanına göre firma olarak okul-sanayi işbirliği programlarına aktif olarak katılmıyoruz 132 Tablo: C-III/34 Faaliyet alanına göre iyi bir ustayı mühendise tercih ederiz 133 Tablo: C-III/35 Faaliyet alanına göre ara elemanların kalitesi rekabet gücümüz üzerinde belirleyici etkiye sahiptir 133 Tablo: C-III/36 Faaliyet alanına göre Türkiye'de iş sorunu yok, işe yarayacak (nitelikli) işçi sorunu var 134 SONUÇ 134 D-ANKETİN İSTANBUL SONUÇLARI 141 EK 1 SORU FORMU 165 EK 2 TÜİK İKTİSADİ FAALİYET KOLLARI 171
A- YÖNETİCİ ÖZETİ
MESLEKİ EĞİTİM VE PİYASA: AYRI DÜNYALAR Tablo: III/23 Mesleki eğitim kuruluşları ile doğrudan hiçbir ilişkimiz bulunmamaktadır Seçenekler Sayı % Cevapsız 370 15,4 Evet 1215 50,6 Kısmen 532 22,2 Hayır 284 11,8 Toplam 2401 100,0 İTO İş Dünyasının Mesleki Eğitime Bakışı Araştırması-2006 Tablo: III/ll Firma olarak okul-sanayi işbirliği programlarma aktif olarak katılmıyoruz Seçenekler Sayı % Cevapsız 349 14,5 Evet 1421 59,2 Kısmen 495 20,6 Hayır 136 5,7 Toplam 2401 100,0 İTO İş Dünyasının Mesleki Eğitime Bakışı Araştirması-2006 Tablo: 11/10 Bugüne kadar bölgenizde herhangi bir mesleki eğitim kurumunun kuruluşuyla ilgili aşağıdakilerden hangisiyle karşılaştınız? Seçenekler % Cevapsız 10,1 İşletme olarak görüşümüze başvuruldu 12,3 Konuyla ilgili iş gücü araştırması yapıldığını gördük 13,2 Her ikisi de yapılmadı 64,3 Toplam 100,0 İTO İş Dünyasının Mesleki Eğitime Bakışı Araştirması-2006
Mesleki eğitimin planlama, karar, uygulama ve denetim aşamalarma işverenleri temsil eden kuruluşlar katılmamaktadır Seçenekler Sayı % Cevapsız 325 13,5 Evet 1176 49,0 Kısmen 760 31,7 Ha,yır 140 5,8 Toplam 2401 100,0 İTO Iş Dünyasının Mesleki Eğitime Bakışı Araştırması-2006 Araştırmanın farklı bölümlerinde yer alan somlara verilen cevapların ortak mesajı, işverenler tarafı ile mesleki eğitim tarafının arasında derin bir kopukluk, iletişimsizlik ve ilgisizlik halinin bulunduğudur. Bu, saha gözlemleriyle de teyit edilmiş bir tespittir. Nitekim, mesleki eğitimin planlama, karar, uygulama ve denetim aşamalarına işverenleri temsil eden kuruluşların katılmadığı görüşüne karşı çıkanların oranı sadece %5,8'dir. Firma olarak okulsanayi işbirliği programlarına aktif olarak katılmadıkları görüşüne karşı çıkanların oranı %5,7, mesleki eğitim kuruluşları ile doğrudan hiçbir ilişkileri bulunmadığı görüşüne karşı çıkanların oranı da %11,8'dir. Bölgelerinde açılan mesleki eğitim kuruluşlarıyla ilgili kendilerinin görüşlerine başvurulduğunu veya çevrelerinde bu yönde araştırma yapıldığını görenlerin oranı %25,5'tir. Eleman ihtiyaçlarını meslek lisesi, meslek yüksek okulu ve çıraklık okulu gibi mesleki eğitim kurumlarından gelenlerden karşıladıklarını ifade edenlerin oranı %27,rdir. İşverenler ile mesleki eğitim kurumları arasındaki kopukluğa iuşkin, araştırmada daha pek çok veri bulunmaktadır. Ülkemizdeki mesleki eğitim sisteminin cazibesini yitirmesinde, sistemdeki eksiklik ve yanlışlıklar kadar, bu kopukluğun da etkisi olduğu açıktır. İşverenler, mesleki eğitim sisteminin, ihtiyaçları olan nitelikli personeli yetiştirecek şekilde geliştirilmesi yönünde sivil toplum baskısı oluşturmuş değildirler.
BİR YANDA ELEMAN BULUNAMAYAN İŞLER Daha çok hangi alanlarda eleman bulmakta zorlanıyorsunuz? (1. cevap) Seçenekler Sayı % Cevapsız 1501 62,5 Satış, pazarlama, tezgahtar 254 10,6 Elektrikçi, elektrik teknisyeni 51 2,1 Kalifiye eleman 239 10,0 Terzi 7,3 Usta 92 3,8 Kurye, servis şoförü, şoför 52 2,2 Halkla ilişkiler elemanı 14,6 Servis elemanı, hostes, garson, komi 79 3,3 Tercüman, rehber, öğretmen 15,6 Yönetici 11,5 Doktor, hemşire 20,8 Çırak 49 2,0 Muhasebeci, sigortacı 14,6 Bilgisayar teknisyeni 3,1 Toplam 2401 100,0 İTO İş Dünyasının Mesleki Eğitime Bakışı Araştırması-2006 l-"daha çok hangi alanlarda eleman bulmakta zorlanıyorsunuz?" şeklinde açık uçlu olarak sorulan ve üç cevap için boşluk bırakılan soruya verilen cevaplar iş dünyasının yaşadığı önemli bir probleme ışık tutmaktadır. İşverenlerin %38,5'nin eleman temininde güçlük çektiklerini ifade etmeleri, üstelik bunu doğrudan elemanın niteliğini belirterek yapmaları, problemin yaygınlığına ve büyüklüğüne işaret etmektedir. Araştırmaya ek olarak verilen Türkiye İstatistik Kurumunun 2006 dönemine ait "İktisadi Faaliyet Kolları - Ayrıntılı Listesi'ne göre ülkemizde 1.858.191 işyeri bulunmaktadır. Araştırmanın ömeklemi bu kümeden seçilmiştir. İşyerlerinin %3855'inin eleman temininde güçlük çekmesi, 715.403 işyerinin bu problemle karşı karşıya olması demektir. Cevapsız şıkkını sadece soruya cevap vermeyenler olarak değil, eleman temininde ciddi bir güçlüğü olmayanlar olarak yorumlamak mümkündür. 2-Burada dikkat edilmesi gerekli olan bir diğer husus da, eleman temininde ciddi güçlük çeken işletmelerin hangi sektörlerde yer aldığı ile bu sektörlerin bulmakta güçlük çektikleri elemanların nitelik ve meslekleridir. Aşağıdaki çapraz tablo bu açıdan önemli bilgiler içermektedir.
Faaliyet alanına göre daha çok hangi alanlarda eleman bulmakta zorlanıyorsunuz?-! Daha çok hangi alanlarda eleman bulmakta zorlanı yorsunuz?-! Faaliyet alanı a, > u S a u Tl ^ ± c il s- S S >^ N U H a u i2 O S a B 'Z im is B «T CM ^ S 3 ^ «s ^ s g : z g c ;N d) H [S -*-» <u u.fi o ;^ o (7i O 'S 1 yi *S C3 C9.25 Madencilik ve taşocakçılığı 100,0% imalat 60,7% 4,8% 2,6% 10,4% 14,1%,4% 1,1%,4% 5,6% Elektrik,gaz,buhar ve sıcak su üretimi ve dağıtımı 83,3% 16,7% inşaat 66,7% 6,3% 1,6% 14,3% 9,5% 1,6% Toptan ve perakende ticaret Oteller ve lokantalar Ulaştırma, depolama ve haberleşme Mali aracı kuruluşlar Gayrimenkul, kiralama ve iş faaliyetleri 62,6% 17,3% 1,9% 10,7%,4% 2,5%,6%,4%,8%,3%,3% 1,6%,5%,1% 46,2% 3,3% 7,1%,5% 4,2% 9,4% 1,4% 22,6% 1,9% 1,4%,9%,5%,5% 70,0% 4,1% 3,6% 8,5%,3% 1,3% 6,2%,5% 1,8% 1,5%,5% 1,3%,5% 65,0% 25,0% 10,0% 76,4% 7,3%,9% 5,5%,9% 2,7%,9% 2,7% 2,7% Eğitim 70,0% 10,0% 20,0% Sağlık işleri, 36,7% 5,0% 3,3% 10,0% 1,7% 3,3% 1,7% 33,3% 5,0% sosyal hizmetler Diğer hizmet faaliyetleri 64,3% 2,3% 3,1% 16,3% 3,1% 7,0%,8% 2,3%,8% Toplam 62,5% 10,6% 2,1% 10,0%,3% 3,8% 2,2%,6% 3,3%,6%,5%,8% 2,0%,6%,1% Ülkemizdeki sektörlerin tamammda zor temin edilen/bulunamayan kalifiye eleman oranının yüksekliği dikkat çekici boyutlardadır: "Sağlık işleri, sosyal hizmetler" alanında doktor ve hemşire bulmakta güçlük çeken işletmelerin oranı VoSS^S, aynı sektörde kalifiye eleman bulmakta güçlük çeken işletmelerin oranı yolo^o, "Mali aracı kumluşlar"dan satış elemanı, pazarlamacı ve tezgahtar bulmakta güçlük çekenlerin oranı %25, aynı sektörde muhasebeci, sigortacı bulmakta güçlük çekenlerin oranı %10,0,
Oteller ve lokantalardan servis elemanı, hostes, garson ve komi bulmakta güçlük çekenlerin oranı %22,6, aynı sektörde kurye, servis şoförü ve şoför bulmakta güçlük çekenlerin oranı %9,4, Eğitim alanında tercüman, rehber, öğretmen bulmakta güçlük çeken işletmelerin oranı %20, Toptan ve perakende ticaret alanındaki işyerlerinden satış elemanı, pazarlamacı ve tezgahtar bulmakta güçlük çeken işletmelerin oranı %17,3, aynı sektörde kalifiye eleman bulmakta güçlük çeken işyerlerinin oranı %10,7, Elektrik, gaz, buhar ve sıcak su üretimi ve dağıtımı alanındaki işyerlerinden elektrikçi ve elektrik teknisyeni bulmakta güçlük çeken işletmelerin oranı %16,7, İnşaat alanındaki işyerlerinden kalifiye eleman bulmakta güçlük çeken işletmelerin oranının %14,3, usta bulmakta güçlük çeken işletmelerin oranı %9,5, İmalat alanındaki işyerlerinden kalifiye eleman bulmakta güçlük çeken işletmelerin oranı %14,1, usta bulmakta güçlük çeken işletmelerin oranı %10,4'tür. Bu açık uçlu soruda birden fazla alanda eleman bulmakta zorlandıklarını belirten işverenlerin verdikleri cevaplar ikinci ve üçüncü tablolarda yer almaktadır. DİĞER YANDA ÎŞ BULAMAYAN ELEMANLAR Tablo: 1/2 Size yapılan iş başvuruları daha çok hangi alanda yoğunlaşıyor? Seçenekler % Cevapsız 5,4 Vasıfsız 48,7 Pazarlama 12,1 Üretim 9,7 Muhasebe 3,5 Personel yönetimi 3,4 Diğer 17,3 Toplam 100,0 İTO Iş Dünyasının Mesleki Eğitime Bakışı Araştırması-2006 İşverenlerin bulmakta en çok zorluk çektikleri elemanlar kategorisinde, satış-pazarlama-tezgahtar meslekleri ilk sırada yer almaktadır. İşverenlere yapılan iş başvurularında da, vasıfsızlardan sonraki kategoriyi pazarlama alanı oluşturmaktadır. Pazarlama ve benzeri alanlann, hem en çok eleman bulmakta zorlanılan, hem de en çok iş başvurusu yapılan alanlar durumunda olması, iş dünyasındaki büyük bir soruna işaret etmektedir. Sadece mesleki eleman temininde değil, varolan mesleki elemanların niteliği konusunda da ciddi bir sorun yaşandığı anlaşılmaktadır.
Yukarıdaki tablolar, mesleklerini pazarlamacı olarak ifade ederek iş başvurusunda bulunanların pek çpğunun, işverenlerin aradığı niteliklere sahip olmadıklarını ortaya koymaktadır. Bu, sadece pazarlama kategorisinde değil, diğer pek çok meslek grubunda da geçerli bir sıkıntıdır. Nitekim, araştırmanın önermeler bölümünde yer alan "Türkiye'de iş sorunu yok, işe yarayacak (nitelikh) işçi sorunu var" ifadesi %53,3 oranında tümüyle desteklenmiş, %22,7 oranında kısmen desteklenmiştir. Bu ifadeyi desteklemeyenlerin oranı % 10,9'dur. İstihdam piyasasındaki niteliksizlik kısırdöngüsü, vasıfsız eleman kategorisinin, kendilerine mesleki unvan biçenlerin bir bölümünü de içerecek şekilde genişletilmesini gerektirmektedir. MEGEP İş Piyasası ve Beceri İhtiyaçları İncelemesi 2005 - Türkiye'nin 31 İli için İşletme İncelemesi Raporu'ndan: ''Firmaların yaklaşık üçte biri hayati öneme sahip açık işler rapor etmektedir. Açık işlerin sayısı toplamda yaklaşık 116.000 7 bulmaktadır. Genel açık iş oranı %2,5'tir. Uluslararası bir bakış açısından yüksek işsizlik düzeyi ile tanımlanan bir ülkede bu çok yüksek bir rakamdır. Darboğazdaki açık işlerin yüksek rakamlarda olduğu meslek kategorileri öncelik sırasına göre aşağıdaki gibidir (2000'den fazla boş kadro): Tekstil, kürk ve deri ürünleri makine operatörleri (15.600) Motorlu araç sürücüleri (6.800) Tekstil, giyim ve ilgili ticaret işçileri (6.600) Fizik ve mühendislik bilimi teknisyenleri (9.100) Metal kalıpçıları, kaynakçılar, sac levha işçileri, yapısal (4.200) Metal ve maden ürünleri makine operatörleri (3.100) Makine mekaniği ve montajcılar (3.500) Mağaza satış elemanları ve nümayişçiler (3.800) Finans ve satış uzmanları (2.900) Temizlik ve restoran hizmetleri işçileri (2.800)"
Mesleklere Göre İşsizlik (2005) İşsiz Işs z Meslekler Gen.Top. Meslekler Gen.Top. Toplam Toplam Oranı % Oranı % Büro Nez.ve Büro El. 133.195 15,55 Mot.Araç Tamirci Mak. 5.813 0,68 Yöneticiler 43.385 5,06 El.ve Elektronik Mon. 5.648 0,66 Muh. ve Kasadar 43.246 5,05 Terzi ve Kürk işçileri 4.324 0,50 Ağır Vasıta Şoförü 31.508 3,68 Hem.,Ebe ve Tıp Tek. 4.081 0,48 e i. Kasarlayıcı, Boyacı ve Öteki Prof Teknik ve ilg. 27.578 3,22 4.138 0,48 Öteki Dok. Personel Öteki Makine Motor ve Öteki Hizmet İşçileri 21.127 2,47 4.120 0,48 Tamirciler Teknisyenler 20.457 2,39 Daktilo ve Bilg. Op. 3.862 0,45 Elektrik Tesisatçıları 19.518 2,28 Ateşçi (Buhar Kazanı) 3.686 0,43 Kesici, Dikişçi ve Değirmen, Fırın, içki ve 15.696 1,83 3.644 0,43 Döşemeciler Besin İşçi. I Mimar Mühendis 13.262 1,55 Kimyager ve Fizikçi 3.623 0,42 Satış İşçileri 12.952 1,51 Metal İşlemcileri 3.117 0,36 Elyaf Hazırlayıcı İphkçi ve Sıhhi Tesisatçıları ve Bon 11.628 1,36 Sancı Tesisatçıları 2.955 0,34 Dokumacı, Örücü ve ilgili Torna Tezgahı Operatörü 10.657 1,24 2.754 0,32 İşçiler (Metal) 10.011 1,17 Teknik Ressamlar 2.552 0,30 Bilgisayar Operatörü Öteki Metal Tezgah Ayarcı Ayakkabı ve Deri Eşya 10.012 1,17 2.346 0,27 Operatörü İmalatı Öteki Taşıma Araç Sürücü 9.525 1,11 Debağlar ve Deri İşçileri 2.075 0,24 ile ilg. Ele. Aşçılar 8.252 0,96 Mürettip ve Mat. Işçil. 2.019 0,24 i_i ^ 7.061 0,82 Öteki İnşaatla ilgili İşçiler 1.850 0,22 Metal Levha ve Metal İnşaat Haz. Mob.ve ilgili Ağaç İşi. 6.788 0,79 Tanm, Orman İşçisi, Balıkçı, Avcı 1.925 0,22 Tahmil-Tahliye İşçisi, Malz. Taş. Op. 6.753 0,79 Diğer Meslekli İşçiler 25.969 3,03 Garsonlar ve Barmen. 6.693 0,78 Vasıflı İşçiler 573.186 66,91 Kaynakçılar ve Pürm. 6.676 0,78 Vasıfsız İşçiler 283.434 33,09 öteki İmalat İşçileri ve ilgili İşçiler 6.705 0,78 Genel Toplam 856.620 100,00 IŞKUR
YABANCI İŞÇİ İSTİLASI Tablo: 1/6 Sektörünüzde yabancı uyruklu personel çalıştırılıyor mu? Seçenekler % Cevapsız 10,3 Evet 5,5 Zaman zaman 2,7 Hayır 81,5 Toplam 100,0 İTO îş Dünyasının Mesleki Eğitime Bakışı Araştırması-2006 Sektörlerinde sürekli veya zaman zaman yabancı işçi çalıştırıldığını ifade edenlerin oranı %8,2'dir. Yabancı uyruklu personel çalıştırma sebebi olarak ilk sırada teknik bilgileri ve iş disiplinlerinin daha fazla olması gösterilmektedir. Bunu, yabancı uyruklu personelin daha ucuza mal olması ve aynı işi yapacak yerli personel bulunamaması konulan izlemektedir. Saha gözlemleri, yabancı uyruklu personel çalıştırma ile ilgili soruya, ankete katılan işverenlerin bir bölümünün, kayıt dişilik sorunu, anket formlarının resmi kurumlar tarafından incelenerek verdikleri cevabın deşifre olabileceği gibi endişelerle, gerçek durumu yansıtan cevap vermediklerini ortaya koymaktadır. Dolayısıyla, yabancı uyruklu personel çalıştırmaya ilişkin gerçek durum, tabloda görülen oranlara yansıyanlardan daha fazladır, işsizliğin bu derece yaygın bir sorun olduğu ülkemizde, yabancı uyruklu personel çalıştırma oranının bu denli yüksek olması dikkat çekicidir. Tablo: 1/7 (Çalıştırılıyor diyenler için) Niçin yabancı personel tercih ediliyor? Seçenekler % Cevapsız 22,8 Aynı işi yapacak yerli personel bulunamadığı için 8,1 Daha ucuza mal olduğu için 13,7 Teknik bilgileri ve iş disiplinleri daha fazla olduğu için 31,0 Diğer 24,4 Toplam 100,0 ÎTO îş Dünyasının Mesleki Eğitime Bakışı Araştırması-2006 Yabancı uyruklu personel çalıştırma sebebinin daha çok teknik bilgi ve aynı işi yapacak yerli personel bulunamaması gibi mesleki yeterliuğe ilişkin konularda yoğunlaşıyor olması, mesleki eğitim sorununun ülkeye farklı alanlarda çıkardığı maliyete ihşkin ipuçları vermektedir. Mesleki eğitim sisteminde yetiştirilemeyen nitelikli personel, dışarıdan getirtilerek çalıştırılmaktadır.
Türkiye'nin, mesleki eğitimin gelişmesine, rehabilitasyonuna ayırmadığı kaynağın çok daha fazlasını, yabancı uyruklu personel çalıştırmanın da aralarında olduğu bir çok alanda harcadığı anlaşılmaktadır. Türkiye'de Yabancı Kaçak İşçilik "Türkiye'de hem işsizlik, hem de yabancı kaçak işçilik vardır. Kesin sayı bilinmemekle birlikte 1 milyon dolayında yabancı kaçak işçinin iş piyasasında yer aldığı ileri sürülmektedir." (TÜİK III. Genel Kurul Raporu) MESLEKİ EĞİTİMİN ÇÖKÜŞÜ TÜRKİYE'NİN ÇÖKÜŞÜ Tablo: III/l Mesleki eğitim 10 yıl öncesine göre itibannı ve cazibesini yitirmiştir Seçenekler % Cevapsız 9,0 Evet 52,6 Kısmen 23,6 Hayır 14,7 Toplam 100,0 İTO İş Dünyasının Mesleki Eğitime Bakışı Araştırması-2006 Tablo: III/22 Son 10 yılda, mesleki eğitim mezunlarının kalitesinde bir geriye gidiş söz konusudur Seçenekler % Cevapsız 14,9 Evet 51,4 Kısmen 23,9 Hayır 9,9 Toplam 100,0 İTO İş Dünyasının Mesleki Eğitime Bakışı Araştırması-2006 Tablo: III/27 Üniversiteye girişte, alan-katsayı uygulamasından sonra mesleki eğitim cazibesini yitirmiştir Seçenekler % Cevapsız 12,8 Evet 57,9 Kısmen 22,7 Hayır 6,6 Toplam 100,0 İTO İş Dünyasının Mesleki Eğitime Bakışı Araştırması-2006
üniversiteye girişte, alan-katsayı uygulamasından sonra mesleki eğitimin cazibesini yitirdiği görüşü %57,9 oranında kabul görürken, kısmen diyenlerin oranı %22,7, hayır diyenlerin oranı da %6,6'dır. Bu sonuç da, üniversite-meslek liseleri-öğrenci kalitesi konusundaki diğer sorularda yer alan görüşleri teyit eden bir veridir. Tablo: III/14 Üniversitelerdeki yığılmada, mesleki eğitimin cazibesini yitirmiş olmasının da rolü vardır Seçenekler % Cevapsız 13,1 Evet 54,9 Kısmen 26,3 Hayır 5,7 Toplam 100,0 İTO İş Dünyasının Mesleki Eğitime Bakışı Araştırması-2006 Tablo: III/26 Niteliksiz insan gücündeki artış, Türkiye'nin sosyo-ekonomik yapısı ve siyasal sistem için tehdit oluşturmaktadır Seçenekler % Cevapsız 13,8 Evet 56,9 Kısmen 23,9 Hayır 5,3 Toplam 100,0 ÎTO İş Dünyasının Mesleki Eğitime Bakışı Araştırması-2006 Mesleki eğitim kurumlarından mezun olanlara, sınırlı bir alan hariç, üniversite kapısının fiilen kapatılmış olmasının, Türk mesleki eğitim sisteminin çöküşünde önemh rolü olduğu görülmektedir. Bu durumun sonuçları arasında yer alan, mesleki ve teknik okullara olan rağbetin ortadan kalkması, üniversite kapısındaki yığılmanın artması, mesleki eğitim veren okullara giden öğrencilerin kalitesinin düşmesi, alan-katsayı uygulamasının mesleki eğitimin cazibesini ortadan kaldırması gibi görüşler, araştırmaya katılanlar tarafından da büyük çoğunlukla ifade edilmektedir. Bir yanda milyonlarca işsizin sokaklarda gezdiği, diğer yanda ise firmaların işlerini büyütmek için yeterli kalifiye eleman bulamadığı bir Türkiye manzarasının, sosyo-ekonomik yapı ve siyasal sistemin geleceğini tehdit etmesi doğal bir sonuç olarak değerlendirilebilir.
TÜRKİYE'Yİ ŞAHLANDIRACAK FORMÜL: YETERLİ NİTELİKLİ PERSONEL Tablo: I/ll İstediğiniz sayı ve nitelikte elemanı kolayca bulabilseydiniz, işinizi genişletmeyi veya yem işyeri açmayı düşünür müydünüz? Seçenekler % A. Cevapsız 21,3 Evet 42,9 Havır 35,8 il Toplam 100,0 İTO İş Dünyasının Mesleki Eğitime Bakışı Araştırması-2006 İstediği sayı ve nitelikte elemanı kolayca bulabilseydi işini genişletmeyi veya yeni işyeri açmayı düşünenlerin oranının %42,9 gibi fevkalade yüksek bir düzeyde çıkması, Türkiye'nin gelişmesinin, büyümesini daha da hızlandırmasının önündeki en büyük engellerden birini ifşa etmektedir. Araştırmanın diğer verileri de bu tespiti desteklemektedir. En çok aranan personel ile en çok iş başvurusunda bulunulan alanlann büyük ölçüde benzeşmesi, mesleki eğitim ile piyasa arasındaki ilişkinin kopukluğu bunlardan bazılarıdır. Türk ekonomisinin mevcut durumu ve büyümenin sürdürülebilirliğine ilişkin tereddütler ile geleceğe yönelik beklentiler birlikte değerlendirildiğinde, nitelikli personel sorununun çözümü, dolayısıyla mesleki eğitim konusunun ülke için ne denli büyük önem taşıdığı daha iyi anlaşılacaktır.
B - İŞ DÜNYAMIZIN İHTİYAÇLARI VE İŞGÜCÜ ARZI KARŞISINDA MESLEKİ EĞİTİMİMİZ
GİRİŞ İş dünyasının mesleki eğitime bakış açısını incelerken konuyla ilgili temel verilerin elde bulunması bir ihtiyaçtır. Bu araştırmada güncel verilere dayalı olarak iş dünyası ile mesleki eğitim arasındaki sorunlara ışık tutulmaya çalışılmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekmektedir ki teknik eğitim ya da diğer deyişiyle mesleki eğitim meselesi, bu çalışmada sadece iş dünyası açısından değil, aynı zamanda ülkenin kalkınması ve istihdam sorunuyla birlikte düşünülmüş ve ele alınmıştır. Küreselleşme, ekonomilerin uluslararasılaşması ve kıyasıya rekabet ortamı, firmalar ve kuruluşları insan kaynaklarını geliştirerek verimlilik artışı sağlamaya zorlamaktadır. Bunun yolu ise mesleki ve teknik eğitimden geçmektedir. Önümüzdeki dönem işgücü piyasasının nitelik boyutunun öne çıkacağı yıllar olacaktır. Zaten kıyasıya rekabet ve kalite devrimi bunu zorunlu kılmaktadır. Bilgi üretecek ve bilgiyi, teknolojiyi kullanacak insan kaynaklarının geliştirilmesi mesleki eğitimle sağlanacaktır. Diğer yandan Türkiye'nin dünya ekonomileriyle bütünleşmesi ve AB'ye tam katılım hedefi çerçevesinde mesleki/teknik eğitime önem ve öncelik vermesi, daha donanımlı ve nitelikli insan gücü yetiştirmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur. Günümüzde dünyada çok hızlı değişme ve gelişmeler yaşanmaktadır. İşsizlik ve istihdam temel ortak sorunlar arasında olmaya devam etmektedir. Mesleklerin yapısında önemli değişiklikler görülmekte, geleceğin yeni meslekleri ortaya çıkmakta, bazı meslekler ise yok olmaktadır. İstihdamda en çok artış hizmet sektöründe olmakta ve bu eğilimin uzun süre daha devam edeceği tahmin edilmektedir. Meslek eğitimi teknolojilerindeki gelişmeler daha nitelikli insan gücü yetiştirilmesi ihtiyacım doğurmaktadır. Temel meslek eğitimi, geliştirici meslek eğitimi, yaşam boyu meslek eğitimi kavramlarım da içine alacak şekilde m.esleki ve teknik eğitimin reorganizasyonu zorunlu olmaktadır. Dünya piyasalarında rekabet edebilmenin koşulu mutlaka kaliteli üretimden geçmektedir. Bu ise nitelikli, yetişmiş insangücü ile mümkündür. Türkiye, Avrupa'nın en genç ve dinamik nüfusuna sahiptir. Genç nüfusa ekonominin ihtiyaçları doğrultusunda nitelikli mesleki eğitim verilmesi, Türkiye'nin sosyo-politik konumunu güçlendirip, ekonomisinin gelişmesini hızlandıracak ve ülkenin topyekun özgül ağırlığını artıracaktır. Bu açılardan mesleki eğitime baktığımızda genel olarak şunları görmekteyiz: Mesleki eğitim sisteminin ülkemizin ihtiyaçlarına cevap veremediği, öğrenci talebinin eksik ve mezun niteliğinin yetersiz olduğu, eğitimi sürdürülen mesleklerin, eğitim programlarının, ders araçlarının ve öğretmen niteliklerinin işletme gerçekleriyle tam olarak örtüşmediği anlaşılmaktadır. Mesleki eğitim sisteminin işletmelerin işgücü ihtiyaçlarına duyarlı bir yapıda olmaması, işsizlik sorununu büyütmekte ve sistemin başarısını engellemektedir. Türkiye'de mesleki eğitim sistemini yetersiz kılan çok çeşitli faktörler bulunmaktadır. Mesleki eğitimin sanayiden kopuk gelişmesi ve bu nedenle iş piyasasının ihtiyaçlarına cevap verememesi.
eğitim programlarmm çeşitlendirilmemiş olması nedeniyle reel sektörün ihtiyaçlarına tam olarak uyum sağlayamaması, mesleki normların tam olarak belirlenmemiş olması, mesleki eğitime ayrılan kaynakların yetersiz olması ile çalışanların niteliklerini geliştirmelerinde sürekli eğitimin öneminin göz ardı edilmesi şeklinde sıralanabilir. Türk mesleki eğitim sistemi bugün hayatta kalma mücadelesi vermektedir. Geçmiş dönemlerdeki parlak ve prestijli günlerini arayan bu okullar, YÖK'ün üniversiteye giriş sisteminde yaptığı düzenlemelerle önlerini tıkamasından sonra terk edilmiş hale gelmişlerdir. Uzun zamandır mesleki eğitim meselesinin imam hatip liseleri sorunu bağlamında ele alınması, konunun içinden çıkılmaz bir hale gelmesine neden olmuştur. Her fırsatta ifade edildiği gibi "mesleki eğitim meselesi bir memleket meselesidir" ve bu bağlamda ele alınmalıdır. Konunun imam hatip liseleri sorununa endekslenmesi ülke kaynaklarının heba olmasına, sanayi için ara eleman ihtiyacının karşılanamamasma ve daha da önemlisi genç nüfusun yok olmasına neden olmaktadır. Bugün meslek okulları, önemli ölçüde vasat altı bir öğrenci kitlesine kalmıştır. Oysa teknoloji öylesine baş döndürücü bir hızla gelişmektedir ki en iyi öğrencilerin bu okullara yönelmeleri gerekmektedir. İlköğretim sonrasında, kuşağının en başarılı olanları önce fen liselerine, sonra anadolu liseleri, kolejler ve süper liselere giderken geriye kalanların iyileri de düz liselere gitmektedir. En sona kalanlar ise, -ki onlar ortalaması en düşük grubu oluşturuyorlar- meslek okullarına gitmektedir. Türk sanayiinin en önemli sorun alanlarından biri, vasıfsız işgücü fazlasına karşın, iş piyasasının gereksinimlerine cevap verebilecek ve teknolojik yeniliklere uyum sağlayabilecek vasıfta işgücünün yetersiz oluşudur. Önümüzdeki yüzyılın sanayi yapısında kahfıye insan kaynağına giderek daha fazla ihtiyaç duyulması ve mesleki eğitimin uluslararası pazarlarda rekabet üstünlüğü sağlama bakımından belirleyici rol oynaması, Türkiye'de mesleki eğitimin iyileştirilmesini ve köklü reformlar yapılmasını gerektirmektedir. Türkiye mesleki eğitimin geleceği konusunda önemli bir yol ayrımında ve kritik bir eşiktedir. Bir yandan eğitimli işsizler ordusu diğer taraftan sanayiinin ihtiyaç duyduğu kalifiye eleman ihtiyacı çözülmesi gereken temel paradokslardan biridir. AB üyesi olma yolunda önemli mesafeler almış olan Türkiye'nin sanayileşmiş üye ülkelerle rekabet edebilmesi için her şeyden önce ciddi bir mesleki eğitim kültürüne, belki yeni bir kalkınma zihniyetine ya da topyekun yeni bir iktisadi akla ihtiyacı bulunmaktadır. Türkiye'deki işgücü piyasalarının önümüzdeki dönemde çalışanların kendilerini, mesleki yeteneklerini ve mesleki özelliklerini geliştirmelerini sağlayacak mesleki/teknik eğitim ve sürekli eğitim imkanlarını oluşturması önemli bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır. İŞKUR verilerine göre meslek lisesi mezunlarının durumu gerçekten vahimdir. Okuma-yazma bilmeyen, hatta hiçbir niteliği olmayanlar ile meslek hsesi mezunları arasında işsizlik oranları maalesef aynıdır. Mevcut haliyle meslek biliyor olmanın ya da meslek okulu diploması sahibi olmanın insanlara bir getirişi yoktur. İşsizlik içinde eğitimli işsizler, özellikle Türkiye için yeni bir olgudur. Eskiden bir meslek lisesini veya üniversiteyi bitirmek iş için garantiydi. Ancak şimdi Türkiye, diplomalı işsiz, üniversiteli işsiz, beyaz yakalı işsiz kavramlarını tartışıyor. Bu durumun temel nedeni, ekonominin iş gücü talebini karşılamakta yetersiz kalmasıdır.
Mesleki eğitimle ilgili sorunlarm başmda her şeyden evvel mesleki eğitime yönelik mevcut bakış açısı ve anlayışı gelmekte olup bunun değiştirilmesi gerekmektedir. Bugünkü eğitim sisteminin yapısı itibariyle orta öğretim düzeyindeki gençler, iyi bir gelecek sağlamanın tek koşulunun üniversite eğitiminden geçmekte olduğuna şartlandırılmakta ve genel eğitime yönlendirilmektedirler. Ancak mevcut yüksek öğretim kurumlarının yetersiz sayıda oluşu nedeniyle, bunların büyük bölümü üniversite kapılarında yığılmakta ve hiçbir mesleki vasıf sahibi olmadan çalışma hayatına atılmak zorunda kalmaktadırlar. Son yarım asırdır hemen her Milli Eğitim Bakam'nm %65Tik genel eğitim, %35'lik mesleki eğitim dağılımını tersine çevirme ideali ve amacı vardır. Ancak uygulamada bu hedefin gerçekleşmesi bir yana, eksik politikalar ve yanlış tercihler nedeniyle meslek okulları amacını yitirmiş ve işlevlerini kaybetmişlerdir. Türkiye'de mesleki eğitime olan talep giderek artmasına rağmen, ara insan gücü yetiştirme ve bunun istihdam politikalarıyla desteklenmesi konusunda ciddi eksiklikler bulunmaktadır. Her ilçede kurulan ve ara insan gücü yetiştirmeyi hedef edinen meslek yüksek okullarının birçoğundan istenilen fayda sağlanamamaktadır. Bu okullardan bir bölümü öğretim üyesi, araç-gereç ve donanım yetersizlikleri ile karşı karşıyadırlar. Mesleki ve teknik eğitimde kalite ve mahyet çok önemli iki unsurdur. Kaliteli mesleki ve teknik eğilim nitelikli insan gücü gerektirmektedir. Mesleki eğitimin kalitesi ve kişiye verdiği vasıflar ile piyasanın istediği vasıflar arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır. Bu farkın ortadan kaldırılması gerekmektedir. Mesleki ve teknik eğitim veren kamu ve özel sektör kuruluşları arasında önemli bir koordinasyon ve işbirliği eksikliği bulunmaktadır. "Koordinasyon yetersizliği" mesleki ve teknik eğitimin temel sorunları arasında yer almaktadır. A)mı mesleki ve teknik eğitim alanında eğitim ve öğretim veren kurumlar arasında bir program bütünlüğü bulunmamakladır. Farklı okul türlerinde verilen aynı daldaki programların içerikleri farklı olabilmektedir. Bu durum bir mesleki standart sağlanmasını engellemekte ve kaliteyi olumsuz etkilemektedir. Her kurum kendine göre bir program geliştirmekte ve uluslararası kuruluşlardan alman bir kaynakla yeni bir uygulamaya soyunmaktadır. Bu durum uygulamada çok başlılığa neden olmakta ve çok faydalı olacak bir eğitim programının daha başlangıçta ölü doğmasına yol açmaktadır. Bu konuda meslek örgütlerine daha fazla inisiyatif ve sorumluluk verilmeli, kamudan daha ziyade sivil irade öne çıkarılmalıdır. Ülkemizde geçen onca zamana rağmen mesleki eğitim-istihdam ilişkisinin yeterli düzeyde kurulamamış olması, okul bitirenlerin iş hayatına uyumlarında güçlükler ortaya çıkarmaktadır. Çok güzel atasözleri, özlü sözler olmasına rağmen ailelere mesleki ve teknik eğitimin önemi ve işlevi yeterince anlatılamamıştır. Aileler halen çocuklarının iyi mesleki eğitim almasından çok, fakülte mezunu işsiz olacağını bile bile üniversite eğitimi almasını istemektedirler. Bu durum, üniversite kapılarında sayıları iki milyona yaklaşan gencin yığılmasına neden olmaktadır. Ülke kajmakları bu defa farklı bir biçimde israf edilmektedir. Mesleki elemanların eğitim seviyelerinin yükseltilmesi ve niteliklerinin artırılması olmazsa olmaz gerekliliklerden biridir. Konuya Avrupa Birliği, serbest dolaşım ve işgücü ihracı açılarından
bakıldığında meselenin önemi daha çarpıcı biçimde ortaya çıkmaktadır. Bu durum dahi meselenin köklü bir biçimde ele alınmasını ve alman kararların sabır ve istekle uygulanmasını gerektirmektedir. Önümüzdeki dönemde hizmet sektörünün daha da fazla gelişeceği varsayımıyla, bu öngörünün mesleki ve teknik eğitimin yapılanma sürecinde dikkate alınması ve sanayi sonrası bilgi toplumunun ihtiyaç duyacağı nitelikli insan gücü temininin mesleki eğitimin öncelikli ve ivedi hedefleri arasında yer alması gerekmektedir. Mesleki eğitimde öncelik sırasının belirlenmesi çok önemu bir husustur. Örneğin, 21. yüzyıla girdiğimiz bu dönemde CNC operatörlüğü ile ilgili bir tanımlama yaparken dünyada kullanılmayan torna tezgahı ustalığını da tanımlamak, yeni teknolojileri kullanmak açısından rasyonel bir yaklaşım olmayacaktır. Bu bakımdan mesleki ve teknik eğitimde katma değer yaratan mesleklere öncelik verilmelidir. Bu bağlamda mesleki eğitimin siyaseti yanında stratejisi de belirlenmeli, yeni bir yol haritası çıkarılmahdır. Tabii ki geleneksel mesleklerde de eğitim süreçleri devam etmelidir; ancak öncelik sırasının belirlenmesinin hayati öneme haiz bir başka sorun alanı olduğu unutulmamalıdır. Bütçeden eğitime ayrılan kaynaklar etkin kullanılmamakta, hatta önemli ölçüde israf edilmektedir. Endüstri meslek liselerinin bazı programlan kız meslek liselerinde de vardır. Büyük yatırımlar yapılmakta, sonra bunlar atıl durmaktadır. Çok programlı liselerin gerekli olmayan yerlere açılması kaynak israfına neden olmaktadır. Mesleki eğitimde yatay ve dikey geçişlere imkan verecek bir yapı oluşturulmasına rağmen bu sistemden istenilen düzeyde verim elde edilememiştir. Temel mesleki eğitimden yüksek öğretim kurumlarına geçiş daha kolay hale getirilmeli ve öğrencinin yeteneklerine göre çıraklıktan üniversiteye kadar yükselebilmesinin önü açılmalıdır. Mesleki ve teknik okullarda programların bir bölümü çok eskidir. Oysa programların sürekli olarak güncelleştirilmesi, mesleki eğitim için kaçınılmazdır. Mesleki ve teknik eğitimde program geliştirme önemli bir süreçtir. Programlann güncel ihtiyaçlarla tutarlı şekilde, teknolojik gelişmelere göre yeniden düzenlenmesi gereklidir. Bu bakımdan sürekli bir mesleki ve teknik eğitim program geliştirme merkezi bu görevi üstlenmeli, kurumlar arasındaki program nitehği farklılıkları da ortadan kaldırılmahdır. Mesleki ve teknik eğitim programlan yanında mesleki eğitimi düzenleyen mevzuatın da sanayinin ve piyasanın ihtiyaçları doğrultusunda sürekli güncellenmesi gerekmektedir. Milli Eğitim, Çalışma ve Sosyal Güvenlik ve Maliye Bakanlıkları ile YÖK, meslek örgütleri ve belediyeler arasında daha sıkı işbirliği sağlanmalıdır. Mesleki ve teknik eğitime öğrenciler bilinçli ve iyi bir yönlendirmeden geçmeden gelmektedirler. Öğrenciler sosyal talebe göre belli bölümlere yoğunlaşmaktadırlar. Oysa iş piyasasının ihtiyaç duyduğu nitelikli işgücünün karşılanabilmesi için programların ve programlara alınacak öğrencilerin sayı ve niteliğinin sanayi ve hizmet sektörlerinin beklentileriyle tutarlı, onlarla işbirliği yapılarak planlanması gerekir. Buna dikkat edilmediği içindir ki bugün bazı meslek dallarında işgücü açığı, bazı meslek dallarında da işsizlik ortaya çıkmaktadır. Mesleki eğitimde başka bir sorun alanı yaş sınırıdır. Her yaş grubuna mesleki eğitim verilmesi gereğinden hareketle, çıraklık sistemi ve örgün mesleki eğitim yoluyla, işyerine dayalı meslek eğitimi
yaş sınırının yukarıya çıkarılması gerekliliği vardır. Zira pek çok iş kolunda 18 yaş ile sınırlandırılmış çıraklık eğitimine sıcak bakılmamaktadır. Mesleki ve teknik eğitimin sistemleştirilmesi ve organizasyonu konusunda, okul-işyeri, okulsanayi bütünlüğünü gözeten bir ortamın oluşturulması mecburi bir oluşumdur. İşyerini ya da işletmeyi ağırlıklı olarak işin içine katan, işyerini eğitim ortamı olarak algılayan bir meslek eğitimi sistemi oluşturmak gereklidir. Mesleki eğitimin temel meselelerinden bir diğeri, ulusal ölçekte bugüne kadar açılan okullarda makina-teçhizat, donanım, laboratuvar gibi unsurların envanterlerinin çıkarılmamış olmasıdır. Böyle bir çalışmanın yapılması ve belirli periyotlarla tekrarlanması önemli bir zorunluluktur. Bu durum kaynak israfını önleyici yeni bir yatırım anlayışını beraberinde getirecektir. Mesleki ve teknik okullardaki makina-teçhizat parklarının rasyonel kullanımı sağlanmalı, döner sermaye gelirleri bu kurumların gelişmesi yönünde değerlendirilmelidir. Mesleki ve teknik eğitimin yeniden yapılandırılmasında önemli konulardan bir diğeri ise belli süreli teşvik politikaları uygulamaya konulmasıdır. Ömeğin çıraklık eğitimi, mesleki ve teknik eğitim görmüş kişilerin işyerlerinde vergi indirimleri sözkonusu olabilmelidir. Böylece kurumların çalıştırdığı işgücünün bu sistemden yetişmiş olanlardan seçilmesi özendirilmiş olacak ve işverene dış rekabette kolaylık sağlanacaktır. Bugün sayıları yüze yaklaşan çıraklık meslek kollarının bazılarında eğitim süreleri çok uzundur. Bunların gözden geçirilmesi ve yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. Sayıları hayli fazla olan Çıraklık Eğitim Merkezlerinin önemli bir bölümünün makine-teçhizat ve donanım sorunları sürerken, bir bölümünün Dünya Bankası Proje Kredisi ile alman tezgahları yeterince kullanılamamaktadır. Küçük ve orta ölçekli isletmelerin AB'ye uyumlarını kolaylaştırıcı danışmanlık ve kalite geliştirme hizmetleri, bu alanda yetkili kurum olan KOSGEB tarafından istenilen ve yeterli düzeyde verilememektedir. Bu konunun ayrıca girişimciliğin teşvik edilmesi ve özendirilmesi bağlamında ele alınması gerekmektedir. Günümüzde AB'ye uyum sürecine bağlı olarak kullanılacak fonlarla mesleki eğitim projeleri hayata geçirilmelidir. Bu konuda KOSGEB daha fazla inisiyatif almalı ve öncü bir rol üstlenmelidir. Rekabet unsuruna gereken önemin verilmesi, hem özel kesimde hem de kamu kesiminde mesleki eğitimi ön plâna çıkaracaktır. Rekabete önem verilmemesi halinde mesleki eğitimin önemi yeterince kavranamamaktadır. Her birey aynı yetenekte değildir. Her bireyin algılama gücü ve yeteneği de aynı değildir. O halde, programlar bireysel farklılıklara uygun şekilde, modüler öğretim yaklaşımı ile ele alınmalıdır. Mesleki eğitimde iş başında eğitim imkanı verecek uygulamalara göre program yapılmalı ve bütünleşme sağlanmalıdır. Mesleki ve teknik eğitimin sistem bütünlüğü içinde, ilköğretimle, yükseköğretimle ve ülkenin ekonomik yapısıyla ilişkisinin işletmeler bazında ele alınabilmesi için okul çeşitliliği yerine program çeşitliliğine mutlaka yer verilmelidir. İşletmelerde meslek eğitimini yükseltecek ve öğrenciler için eğitimin sürekliliğini sağlayacak yeni öğretim teknolojilerinden mutlaka yararlanılmalıdır.
Mesleki eğitim sistemimizin sorumlularmm ve piyasa güçlerinin birbirlerini yeterince anladıkları, sorunlarını bildikleri ve işbirliğinin yeterince geliştiği söylenemez. Genel olarak, eğitim kurumları ve MEB teşkilatı,işletmelerin bir bölümünün ilgisizliğinden ve eğitime kısa vadeli bakışından şikayet ederken, işletmeler de resmi kurumların sadece yasal yükümlülükler üzerinde durmasından ve içine kapanık hareket etme eğiliminde oluşundan yakınmaktadırlar. Buna karşılık, okul-işletme diyalogunun geliştirilmesi için MEB ve STK'larm işbirliğinin artırılması sistemin gelecekte varolabilmesi için vazgeçilmez görülmektedir. Diyalog ve işbirliği açısından İl Mesleki Eğitim Kurulları da önemli fırsatlar sunmaktadır. Sistemin yerelleşmesine de hizmet edecek söz konusu kurullardaki okul-işletme işbirliği ömeklerinin teşvik edilmesi ve yaygınlaştırılması gerekmektedir. İl Mesleki Eğitim Kurullarının yeteri kadar toplanamadığı ve ilginin az olduğu bilinmekle birlikte, bu kuruuann, daha geniş rol ve yetki tanınarak, temsilcilerin seçimi belirli kriterlere bağlanarak ve eğitimleri sağlanarak etkinleştirilmesinde mutlak yarar bulunmaktadır. Türkiye, genç işsizliğinde dünya altıncısıdır. Bugün gençlerin dörtte birinden fazlası işsizdir ve bu oran sürekli artmaktadır. Bu bağlantısızlığın temel nedeni okul-işletme diyalog ve işbirliğinin yetersizliği ve sistemin işleyişinde işletmelere tanınan rolün zayıflığıdır. Mesleki eğitim sisteminin istihdama hizmet etmesi, sürekli yenilenmesi ve başarısı için her işletme bir "erken uyarı sistemi'mir. İşletmelerin ihtiyaçlarının dikkate alınması, MEB'in performansı açısından büyük öneme sahiptir. Öte yandan, işgücü piyasası sürekli ve düzenli olarak izlenerek işgücü ihtiyacı belirlenmeli, mesleki eğitim kurumları ve işletmelerdeki eğitim buna göre düzenlenmelidir. "İşgücü Piyasası Araştırma Sistemi" kurularak mesleki eğitimin yönlendirilmesinde bu sistemden muhakkak faydalanılmalıdır. Çeşitli defalar ifade edildiği gibi gelecekte ön plana çıkacak meslekler için sistem, şimdiden hazırlık yapmalıdır. Bilgi ve iletişim teknolojileri, nanoteknoloji, biyoteknolojiler gibi öncü ve ileri teknolojilere dayalı mesleklere uyum sağlanamadığı takdirde ülkemizin kalkınması frenlenecektir. Ülkemizdeki uygulamasında okul, sanayinin beceri-teknoloji vs gibi ihtiyaçları bakımlarından gerisindedir. Bu durum eğitim kurumları ile piyasa arasında doku uyuşmazlığına neden olmakta ve kaynaklar atıl kalmaktadır. Bu soran sadece orta eğitim düzeyinde değil, aynı zamanda yüksek öğretim alanında da devam etmektedir. Dünya piyasalarında rekabet edebilmenin koşullarının başında kaliteli üretim gelmektedir. Bu da ancak vasıflı insan gücü ile olanaklıdır. Bugün için mesleki eğitimin kalitesinin yükseltilmesi soranu bir zoranluluk olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bakımdan mesleki eğitime öğretmen yetiştirme politikalarının gözden geçirilmesi önem kazanmakladır. Mevcut uygulamada meslek yüksek okulları orta öğretimin devamı niteliğindedir. Bu okullar meslek lisesi mezunlarının uzmanlıklarını kazanma yeri olma özelliği taşımalıdır. Meslek yüksek okulları ve meslek liselerinin ihtiyaçlar doğraltusunda açılmadığı görülmektedir. Hangi düzeyde olursa olsun iyi bir meslek adamı yetiştirmek için doğra yerde, yeterli miktarda ve özellikte eleman eğitilmelidir. Mesleki eğitime harcanan zaman ve paranın boşa gitmemesi için mezun olan öğrencilerin mesleği bilen ve iş imkanına sahip bireyler olması gerekmektedir. Bugün on binlerce mezun fazlası olan mühendisler "İşsiz Mühendisler Demeği" kurdu. İşsiz Teknisyenler Demeği'nin bile kuralduğu bir ülkede hala aynı alanda ve hem de niteliksiz bir şekilde mezun verilmeye devam ediliyorsa ciddi soranlar olduğu aşikardır.
Bilindiği gibi mesleki ve teknik eğitim pahalıya mal olan bir eğitim çeşididir. Bütçeden buraya ayrılan kaynakların etkin biçimde kullanılmadığına dair yaygın bir kam bulunmaktadır. Yaygın ve örgün eğitim birimleri birbiri ile bütünleştirilememiş aynı işi yapan birimlerdir. Mesleki teknik öğretimde bazı programların revize edilmesi, bazılarının tamamen kaldırılması ve bazı yeni programların kurulması gerekmektedir. Bu amaçla düzenli aralıklarla toplanan planlama ve strateji belirleme odaklı olarak çalışan ve taraflardan oluşan komisyonlar kurulması gerelanektedir. Mesleki ve teknik eğitimde kullanılan öğretim malzemelerinin güncelleştirilmesine ve yeni teknolojilerin kullanılmasına ihtiyaç vardır. Bu amaçla, kaynak kitapların hazırlanması, mevcutların güncelleştirilmesi, öğretim yapraklarının program amaçlarıyla uyumlu olarak hazırlanması, işletmelerde beceri eğitimine uygun öğretim malzemelerinin geliştirilmesi, bireysel öğrenmeye imkan verecek öğretim yazılımlarının geliştirilmesi, mesleki ve teknik eğitimi destekleyecek web sitesinin kurulması, öğretmen, öğretici personel ve öğrencilerin kendilerini geliştirmelerine yönelik çabalarının desteklenmesi, mesleki ve teknik liselerde yeni teknolojilerin etkili biçimde kullanılmasına imkan verecek ve bireysel öğrenmeyi teşvik edecek "Öğrenme Merkezleri" kurulması faydalı olacaktır. Mesleki ve teknik eğitim kurumlarının mezunlarının işgücü piyasasındaki durumunun izlenmesi, eğitimle bireye kazandırılan mesleki yeterliliklerin iş hayatı ile uyumunun değerlendirilmesi, sistemin güçlü ve zayıf yönlerinin belirlenmesi için şarttır. Eğitim sisteminin ürünü niteliğinde olan mezunların durumu ve işteki performansları hakkında geçerli ve güvenilir veri olmadan sistemi düzeltmek ve geliştirmek mümkün olamaz. Mezunların durumu ve iş performanslarına ilişkin veriye sahip olmayan bir mesleki ve teknik eğitim kurumunun kusur ve noksanlıklarını sürdürme ihtimali yüksektir. Mesleki ve teknik eğitim kurumlarının mezunlarını izleyecek ve değerlendirecek bir sistem geliştirilmelidir. Okul ölçeğinde yapılacak izleme araştırmalarıyla sağlanacak veriler, il ve ülke ölçeklerinin aynı amaca yönelik çalışmaları için de referans olacaktır. Türkiye'de çok sayıda kuruluş yaygın eğitim yoluyla kendine göre mesleki eğitim yapmaktadır. Bazı büyük sanayi kuruluşlarımız kendi eğitim ve araştırma merkezlerini kurmuşlar ve kendi personelini yetiştirmektedirler. Ancak meslek standartlarının yetersizliği, belgelendirme sisteminin yaygmlaştınlamamış olması, uluslararası düzeyde sorunlar yaratmaktadır. Her biri ayrı bir yapıda olan bu kuruluşlarda koordinasyonsuzluk çok yaygın bir sorun olarak sürmektedir. Sınav ve belgelendirme sisteminde birliği sağlamak gereklidir. Örneğin, birinin verdiği belgeyi diğer kumm kabul etmeyebilmekte ve geçersiz sayabilmektedir. Mesleki eğitimin temel sorunlarından biri tanımlanmış ve eğitimi yapılan meslek çeşitliliğinin sayısının ülkemizde çok az olmasıdır. Batılı ülkelere baktığımız zaman yedi sekiz bin civarında olan bu sayı, Türkiye'de henüz çok azdır. Bırakın eğitimini vermek daha adım koyamamış ve standardını belirleyememiş bir durumda olduğumuz çok fazla sayıda meslek sözkonusudur. Genel bir düzenlemeyle tüm meslek liselerinde dört yıl, tüm meslek yüksekokullarında iki yıl eğitim vardır. Oysa kimi meslek vardır altı aylık eğitimi gerektirir, kimi meslek vardır dört yıllık eğitimi gerektirir. Onun için meslek eğitimindeki standart süreden de vazgeçilmelidir. Meslekî eğitimimizin iç bünyesinde yaşanan bu sorunlarm aşağıda verilen tablolar ışığmda okunması mesleki eğitim, iş dünyası, işgücü ve istihdam arasındaki ilişkileri daha anlaşılır kılacaktır.
I - ÜLKEMİZ İŞGÜCÜ PİYASASININ MEVCUT DURUMU Tablo: B-I/1 İşgücünde Mevcut Durum (Haziran 2006) TÜR KIYE KENT K IR 2005 2006 2005 2006 2005 2006 Kurumsal olmayan sivil nüfus (000) 71 558 72 567 44 259 45 339 27 299 27 228 15 ve daha yukarı yaştaki nüfus (000) 50 777 51 647 31 651 32 699 19 126 18 948 işgücü (000) 25 363 25 445 14 548 14 952 10815 10 493 istihdam (000) 23 058 23 200 12 769 13 280 10 289 9 920 işsiz (000) 2 305 2 245 1 779 1 672 526 573 işgücüne katılma oranı (%) 50,0 49,3 46,0 45,7 56,5 55,4 istihdam oranı ("/o) 45,4 44,9 40,3 40,6 53,8 52,4 işsizlik oranı (%) 9,1 8,8 12,2 11,2 4,9 5,5 Tarım dışı işsizlik oranı (%) 12,5 11,5 12,8 11,6 11,8 11,2 Genç niifusta işsizlik oranı^'^(%) 17,4 16,7 22,5 20,4 10,2 11,1 Eksik istihdam oranı (%) 3,2 3,8 2,9 3,3 3,7 4,5 Genç nüfusta eksik istihdam oran/'^(%) 4,5 4,2 3,0 3,5 6,6 5,3 işgücüne dahil olmayanlar (000) 25 413 26 202 17 103 17 747 8311 8 455 TUİK (1)15-24 yaş grubundaki nüfus Çalışma çağmdaki nüfus olarak adlandırılan 15 ve daha yukarı yaştaki nüfus 51 milyon 647 bin kişidir. İşgücü 25 milyon 445 bin kişi olup, işgücüne katılma oranı ise %49,3'dür.AB ortalamasına (%65) göre oldukça düşük olan işgücüne katılma oranı, giderek azalma eğilimi göstermektedir. Kayıtlı işsizlik aynı seviyelerde seyretmektedir. Genç nüfusta işsizlik oranının genel işsizlik oranının iki katı olması dikkat çekicidir. Tablo:B-l/2 Son Yıllardaki İstihdam Durumumuz (2000-2005) 2000 2001 2002 2003 2004 2005 15+Nüfus 46.211.000 47.158.000 48.041.000 48.912.000 49.906.000 50.826.000 işgücü 23.078.000 23.491.000 23.818.000 23.640.000 24.289.000 24.565.000 işgücüne Katılma Oranı 49,9 (%) 49,8 49,6 48,3 48,7 48,3 İstihdamda Olanlar 21.581.000 21.524.000 21.354.000 21.147.000 21.791.000 22.046.000 istihdam Oranı (%) 46,7 45,6 44,4 43,2 43,7 43,4 istihdam Artış Oranı (%) -2,12-0,26-0,79-0,97 3,04 1,17 GSMH Büyüme Oram (%) 6,3-9,5 7,8 5,9 9,9 7,6 işsiz 1.497.000 1.967.000 2.464.000 2.493.000 2.498.000 2.520.000 IşsizUk Oranı (%) 6,5 8,5 10,3 10,5 10,3 10,3 Elcsili İstihdam 1.591.000 1.338.000 1.297.000 1.143.000 997.000 845.000 Eltsili İstihdam Oranı (%) 6,9 6 5,4 4,8 4,1 3,4 İşsiz+Elcsik İstihdam 3.088.000 3.240.00 3.709.000 3.636.000 3.495.000 3.365.000 İşsiz+Elcsik İstih. Oranı (%) 13,4 14,5 15,7 15,3 14,4 13,7 TÜÎK
Son yıllarda işgücüne katılım ve istihdam düşmekte, işsizlik artmaktadır. 2000 yılında 1.5 milyon olan işsiz sayısı 2005 yılında 2 milyon 500 bin kişiye ulaşmıştır. Ekonomideki büyüme istihdamda büyümeyi de beraberinde getirmemiştir. İstihdam artış oranı GSMH büyüme oranının çok ama çok altındadır. Tablo: B-I/3 Ekonomik Faaliyet Alanma Göre İstihdam Edilenler (2005) Ekonomik Faaliyetler Toplam Erkek Kadın Toplam (000) 22.046 16.346 5.700 Tarım 6.493 3.550 2.943 Sanayi 4.281 3.452 829 İnşaat 1.171 1.143 28 Hizmetler 10.101 8.201 1.900 Toplam (Yüzdeler) 100,0 100,0 100,0 Tarım 29,5 21,7 51,6 Sanayi 19,4 21,1 14,6 inşaat 5,3 7,0 0,5 Hizmetler 45,8 50,2 33,3 TÜIK Hizmetler sektöründe istihdam edilenler %45 seviyelerinde olup sanayi sektöründeki istihdam %20 civarındadır. Dikkat çekici olan gelişmiş ülkelerde %5'ler seviyesinde olan tarım sektöründeki istihdam oranının ülkemizde %30'lar civarında olmasıdır. Tablo: B-IM Yıllar İtibarıyla İstihdamın Sektöre! Dağıhmı (2003-2005) 2003 2004 2005 Toplam Erkek Kadm Toplam Erkek Kadm Toplam Erkek Kadın Toplam(OOO) 21.147 16.023 5.768 21.791 15.256 5.891 22.046 16.346 5.700 Tarım 7.165 4.101 3.299 7.400 3.718 3.447 6.493 3.550 2.943 Sanayi 3.846 3.202 786 3.988 3.084 762 4.281 3.452 829 Hizmetler 10.135 8.721 1.683 10.403 8.453 1.682 11.272 9.344 1.928 Toplam (%) 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 Tarım 33,9 25,6 57,2 34,0 24,4 58,5 29,5 21,7 51,6 Sanayi 18,2 20,0 13,6 18,3 20,2 12,9 19,4 21,1 14,6 Hizmetler 48 54,5 29,1 47,7 55,4 28,6 51,1 57,2 33,8 TUIK Tarımdaki istihdamda düşme, hizmetler sektöründe ise yükselme gözlenmektedir. Sanayideki istihdam artışı daha yavaştır.
Tablo: B-I/5 Eğitim ve Cinsiyet Durumuna Göre İşgücü (2005) işgücü istihdam işsiz Toplam 24.565 22.046 2.520 Okur Yazar Olmayanlar 1.324 1.265 60 Lise Altı Eğitimliler 15.205 13.740 1.465 Lise ve Dengi Meslek 5.209 4.501 708 Yüksekokul ve Fakülte 2.827 2.540 287 Erkek 18.213 16.346 1.867 Okur Yazar Olmayanlar 440 398 42 Lise Altı Eğitimliler 11.783 10.562 1.221 Lise ve Dengi Meslek 4.113 3.661 452 Yüksekokul ve Fakülte 1.877 1.725 152 Kadm 6.352 5.700 652 Okur Yazar Olmayanlar 884 867 18 Lise Altı Eğitimliler 3.422 3.178 244 Lise ve Dengi Meslek 1.096 840 256 Yüksekokul ve Fakülte 950 815 135 Lise altı eğitimlilerin 2/3 hakim olduğu bir istihdam yapısı söz konusudur. Erkeklerin istihdamda 3/4 oranında hakim olduğu görülmektedir.
Tablo: B-I/6 Cinsiyete ve Yaş Gruplarına Göre işsizlik (1990-2006) Cinsiyet Yıllar Toplam İşsiz (milyon) Geniş Yaş Grupla rı% 15-19 20-24 25-34 35-54 55+ O O ZT 17 1 3,7 Toplam 1990 1,6 28,6 zo,o 26,3 16,1 2,7 1995 1,7 23,6 31,3 2000 1,5 16,5 30,6 29,4 21,2 2,3 2001 2,0 16,1 27,7 30,5 23,7 2,0 2002 2,5 13,8 25,9 31,9 26,1 2,4 2003 2,5 12,9 26,2 33,9 24,6 2,3 2004 2,5 11,5 26,3 36,0 24,2 2,0 2005 2,5 11,9 24,2 35,7 26,1 2,1 2006 l.d 2,7 10,9 22,6 35,5 28,1 2,8 2006 2.D 2,2 10,5 22,9 36,5 27,6 2,4 Erkekler 1990 1,1 27,3 25,0 24,4 18,4 5,0 1995 1,2 23,3 29,4 25,9 17,8 3,6 2000 1,1 15,3 28,7 29,5 23,4 3,0 2001 1,5 14,5 25,7 30,7 26,6 2,5 2002 1,8 12,5 23,7 31,5 29,4 2,8 2003 1,8 11,9 23,9 33,9 27,4 2,8 2004 1,9 10,8 23,2 36,4 27,2 2,6 2005 1,8 11,3 21,2 35,5 29,3 2,7 2006 l.d 2,1 10,3 19,2 35,6 31,3 3,5 2006 2.D 1,6 10,0 20,6 35,1 31,2 3,1 Kadmlar 1990 0,5 30,6 29,8 24,3 14,3 1,0 1995 0,5 24,3 36,0 27,5 11,7 0,4 2000 0,4 19,8 35,8 28,9 14,9 0,5 2001 0,5 20,9 34,0 29,8 14,7 0,6 2002 0,6 17,2 32,3 32,9 16,5 1,1 2003 0,7 15,7 32,6 33,9 16,9 0,9 2004 0,6 13,9 35,8 34,7 15,5 0,5 2005 0,6 13,8 32,6 36,3 16,8 0,5 2006 l.d 0,6 12,7 33,1 35,0 18,4 0,7 2006 2.D 0,5 12,2 29,9 0,5 40,8 1 16,8 TUIK Genç işsiz oranının yüksekliği dikkat çekicidir. Kadınlarda genç işsiz oranı daha yüksektir.
Tablo: B-I/7 Eğitim Durumuna Göre İşsizler (2005-2006) (15+yaş, Bin kişi) 2005 Erkek Kadm Toplam % Oliuryazar olmayan 42 18 60 2,38 Olcuryazar olup bir oicul bitirmeyen 83 15 97 3,85 İIlcolcuI 796 159 955 37,91 İllföğretim 71 19 90 3,57 Orta ve dengi meslek okulu 271 52 323 12,82 Lise 251 151 402 15,96 Lise dengi meslek 201 105 306 12,15 Yüksekokul ve fakülte 152 133 286 11,35 Toplam 1.867 652 2.519 100,00 (2006 I. DÖNEM) (15+yaş, Bin kişi) Erkek Kadm Toplam % Okuryazar olmayan 56 15 71 2,54 Okuryazar olup bir okul bitirmeyen 93 21 114 4,08 ilkokul 963 172 1135 40,59 ilköğretim 104 22 126 4,51 Orta ve dengi meslek okulu 278 62 340 12,16 Lise 261 149 410 14,66 Lise dengi meslek 205 116 321 11,48 Yüksekokul ve fakülte 151 128 279 9,98 Toplam 2.111 685 2.796 100,00 (2006 II. DÖNEM) (15+yaş, Bin kişi) Erkek Kadm Toplam % Okuryazar olmayan 39 10 49 2,21 Okuryazar olup bir okul bitirmeyen 68 9 77 3,48 İlkokul 667 156 823 37,17 İlköğretim 86 29 115 5,19 Orta ve dengi meslek okulu 253 45 298 13,46 Lise 234 135 369 16,67 Lise dengi meslek 160 81 241 10,89 Yüksekokul ve fakülte 149 93 242 10,93 Toplam 1.656 558 2.214 100,00
ilkokul mezunları işsizler arasında en yüksek gruptur. Dikkat çekici olan eğitimli işsizliğin oransal olarak yüksekliğidir. Tablo: B-I/8 İş Müracaatları ve Sonuçlan (Genel) (2005-2006 Ocak-Temmuz) Ocak-Temmuz 2005 Ocak-Temmuz 2006 Erkek Kadm Toplam Erkek Kadm Toplam Değişim Oranı % BAŞVURU (TOPLAM IŞ 221.985 74.667 296.652 247.834 79.884 327.718 10,47 ARAYANLAR) A İş Arayanlar 186.309 67.674 253.983 202.735 71.185 273.920 7,85 B - Özel durumuna Uygun İş 35.676 6.993 42.669 45.099 8.699 53.798 26,08 Arayanlar (Toplam) a -Daha iyi şartlarda iş 17.748 4.770 22.518 26.812 6.036 32.848 45,87 aravanlar b -Emeklilerden iş arayanlar 207 34 241 424 57 481 99,59 c -Özürlülerden iş arayanlar 12.488 2.089 14.577 12.728 2.526 15.254 4,64 d -E.Hükümlülerden İş 5.197 95 5.292 5.091 74 5.165-2,4 Arayanlar e -Terörden Etkil. İş Arayanlar 36 5 41 44 6 50 21,95 AÇIK İŞ 63.288 4.584 67.872 81.666 7.234 88.900 30,98 Kamu 23.035 1.521 24.556 19.219 1.642 20.861-15,05 Özel 40.253 3.063 43.316 62.447 5.592 68.039 57,08 Tarım dışı 61.696 4.480 66.176 79.589 6.501 86.090 30,09 Tarım içi 1.592 104 1.696 2.077 733 2.810 65,68 İŞVERENE TAKDİM 147.061 21788 168.849 186.929 34.720 221.649 31,27 Kamu 24.704 4.321 29.025 23.167 5.473 28.640-1,33 Özel 122.357 17.467 139.824 163.762 29.247 193.009 38,04 Seçme davet 19.199 3.745 22.944 30.746 6.269 37.015 61,33 Günlük Takdim 127.862 18.043 145.905 156.183 28.451 184.634 26,54 İŞE YERLEŞTİRME 42.139 6.278 48.417 47.173 10.306 57.479 18,72 Kamu 20.758 2.525 23.283 14.030 3.033 17.063-26,71 Özel 21.381 3.753 25.134 33.143 7.273 40.416 60,8 Tarım dışı 40.828 6.140 46.968 46.081 10.176 56.257 19,78 Tarım içi 1.311 138 1.449 1.092 130 1.222-15,67 Normal Yerleştirme 26.466 4.521 30.987 29.727 8.250 37.977 22,56 Kamu 19.501 2.417 21.918 13.117 2.917 16.034-26,85 Özel 6.965 2.104 9.069 16.610 5.333 21.943 141,96 Özürlü Yerleştirme 11.701 1.684 13.385 13.367 1.982 15.349 14,67 Kamu 827 103 930 709 115 824-11,4 Özel 10.874 1.581 12.455 12.658 1.867 14.525 16,62 E.Hükümlü Yerleştirme 3.923 69 3.992 4.022 71 4.093 2,53 Kamu 430 5 435 204 1 205-52,87 Özel 3.493 64 3.557 3.818 70 3.888 9,31 Terörden Etki. Yerleştirme 49 4 53 57 3 60 13,21 KAYITLI IŞGUCU 751.291 253.905 1.005.196 756.553 257.977 1.014.530 0,93 KAYITLI IŞSIZ 687.753 238.254 926.007 698.367 244.528 942.895 1,82 ÎŞKUR
Açık işlerin(eleman bulunamayan) ve iş arayanların aynı anda arttığı bir tablo ile karşı karşıyayız. Bir yanda iş arayanların diğer yanda da eleman arayanların artması istihdam dünyamızdaki sancılı yapıya işaret etmektedir. Tablo: B-I/9 Cinsiyete ve Yaş Grubuna Göre Eksik İstihdam (1990-2006) Cinsiyet Yıllar Toplam Geniş Yaş Grupları % Toplam 1990 İşsiz (bin) 15-19 20-24 25-34 35-54 55 1307 13,9 14,7 35,9 30,9 4,9 1995 1567 13,6 18,8 33,1 29,0 5,6 2000 1592 11,4 17,0 37,4 30,8 3,3 2001 1406 12,2 15,8 36,6 31,7 3,6 2002 1297 10,3 15,1 39,0 32,7 2,9 2003 1143 9,8 17,1 38,9 31,8 2,4 2004 997 8,7 15,8 41,0 32,3 1,8 2005 817 7,8 16,8 40,1 32,4 2,8 2006 l.d 933 4,9 13,3 42,8 34,8 4,2 Erkekler 2006 2.D 982 5,8 16,0 42,8 32,5 3,0 1990 1194 12,8 13,9 36,4 31,8 5,0 2000 1417 10,7 16,6 37,8 31,5 3,4 1 2001 1256 12,2 15,1 37,0 32,0 3,7 2002 1158 9,7 14,3 39,7 33,3 2,9 1995 1332 12,4 18,2 34,6 29,2 5,6 2003 994 8,8 15,6 40,1 32,9 2,6 2004 882 8,2 14,7 42,0 33,1 2,2 2005 705 7,4 15,5 41,5 32,7 3,0 2006 l.d 794 4,5 12,5 43,5 35,2 4,3 2006 2.D 859 5,2 15,0 44,0 32,6 3,3 Kadmlar 1990 113 22,1 23,0 30,1 21,2 3,5 1995 235 20,4 21,7 24,3 27,7 6,0 2000 175 17,1 20,6 34,3 25,7 2,3 2001 150 12,7 21,3 333 29,3 3,3 2002 139 15,8 21,6 33,1 27,3 2,2 2003 149 16,8 26,8 30,9 24,2 1,3 2004 115 13,0 24,3 34,8 26,1 1,7 2005 113 11,5 23,9 31,9 30,1 2,7 2006 l.d 139 7,1 17,9 38,6 32,9 3,6 2006 2.D 123 9,8 22,8 35,0 31,7 0,8. (Hanehalkı İşgücü Anketinin tanımına göre, ekonomik nedenlerle 40 saatin altında süreyle çalışan veya bir işleri olmasına rağmen yeterli geliri elde edemedikleri ya da normal mesleklerinde çalışmadıkları için başka bir iş arayan insanlar eksik istihdam grubuna girmektedirler.) Bu rakamlara göre, istihdam edilenlerin yaklaşık bir milyonu eksik istihdam gurubuna dahildir. Bu grubun en büyük payı erkeklere aittir: Yaklaşık %90.
Tablo: B-I/10 İşgücüne Dahil Olamayan Çalışabilir Yaştaki Nüfusun Dağılımı (2003-2006) Toplam Erkek Kadın 2003 2004 2003 2004 2003 2004 Kurumsal olmayan sivil nüfus(ooo) 69 479 70 556 34 692 35 226 34 787 35 330 15 ve daha büyük yaştaki nüfus (000) 48 912 49 906 24 260 24 755 24 652 25 150 İş gücü (000) 23 640 24 289 17 086 17 902 6 555 6 388 İş gücüne katılma oranı (%) 48,3 48,7 70,4 72,3 26,6 25,4 İş gücüne dahil olmayanlar (000) 25 272 25 616 7 174 6 853 18 098 18 763 İş aramayıp, iş yapmaya hazır olanlar 946 1 223 623 633 322 591 Mevsimlik çalışanlar 894 464 415 143 479 321 Ev işleriyle meşgul 12 578 13 301 - - 12 578 13 301 Öğrenci 3 458 3 283 2 059 1 936 1 399 1 347 Emekli 2 982 2 886 2 398 2 396 584 490 Çalışamaz halde 2 471 2 840 925 1 132 1 546 1 708 Diğer 1 942 1 617 753 613 1 190 1 005 ToDİam Erkek Kadın 2005 2006-1 2006-11 2005 2006-1 2006-11 2005 2006-1 2006-11 Kurumsal olmayan sivil 71 611 72 249 72 485 35 747 36 051 36 156 35 864 36 198 36.329 nüfus (000) 15 ve daha yukarı 50 826 51 372 51 561 25 209 25 467 25 551 25 617 25 905 26.010 yaştaki nüfus (000) İşsücü (000) 24 565 23 400 25 075 18213 17 651 18 368 6 352 5 749 6 707 İşgücüne katılma oranı 48.3 45.5 48.6 72.2 69.3 71.9 24.8 22.2 25.8 (%) işgücüne dahil 26 261 27 971 26 486 6 996 7 816 7 183 19 264 20 155 19 303 olmayanlar (000) İş aramayıp, işbaşı 1 714 2 489 1 912 801 1 300 829 913 1 189 1 083 yapmaya hazır olanlar J r. Mevsimlik çalışanlar 481 882 236 101 232 43 380 650 193 Ev işleriyle meşgul 13 025 12 787 12 569 - - - 13 025 12 787 12.569 Öğrenci 3 393 3 700 3 868 1 952 2 116 2 170 1 441 1 584 1.698 Emekli 2 908 2 920 3 038 2 396 2 387 2 467 512 533 571 Çalışamaz halde 3 098 3 380 3 183 1 193 1 286 1 214 1 905 2 094 1.969 _JL Z Diğer 1 641 1 814 1 681 552 495 459 1 089 1 319 1.222 TUIK
OECD'nin her yıl yenilediği '^Factbook^' istatistik dokümanının 2006 yılı yayımında yer alan karşılaştırmalı bilgilerden biri de 15-19 yaş grubundaki gençlerin eğitim ve istihdamdaki pozisyonlarını konu almaktadır. OECD, üyesi 27 ülkede 15-19 yaş grubunda bulunup, ne okula giden, ne de çalışanların yaş grubu içindeki oranını araştırmıştır, OECD'nin ^^gençlikte atalef^ (youth inactivity) başlığı altında belirttiği bu oran 29 ülkede erkeklerde %8.1, kızlarda %8.2'dir. Ülkemizde 15-19 yaş grubu kızların yo44,3'ü, erkeklerin %22.6'sı ne okula gitmekte, ne de çalışmaktadır. OECD'nin %8'i karşısında çok vahim bir tablo ile karşı karşıya bulunduğumuz açıktır. 2. TÜÎK tarafından gerçekleştirilen Hanehalkı İşgücü Anketi Sonuçlarına bağlı yapılan hesaplamalar tedirgin edici bazı sonuçları bizlere iletmektedir. Hanede hiç çalışan olmayan nüfus gruplarının toplam hanelere oranı %13-14; toplam işsizlik içindeki payı %30-35 ve toplam nüfusa oranı %8 olarak hesaplanmaktadır. " (Bülent PİRLER - İşveren Dergisi, Nisan 2006) İşgücümüz Üzerine Türkiye, potansiyel olarak aktif nüfus düzeyinin payının artmasıyla doğacak fırsatları (aynı 1960'1ar ve 1970'lerde Asya ülkelerinin yaptığı gibi) iyi kullanmalıdır. Asya ülkeleri, kendi fırsat pencerelerini hem eğitim hem de teknoloji politikalarını eş zamanlı olarak uygulayarak değerlendirmişlerdir. Türkiye'nin durumunda vurgulanması gereken noktalar ise şöyledir: a) İşgücünün kalitesi (eğitim seviyesi); b) Çalışan nüfusun %35 ile %40'ını düşük verimlilikli tarımda tutmuş olan sübvansiyonlar. Türkiye, beşeri sermaye birikimini artırmak zorundadır. Eğer bu yapılmazsa, hiçbir sektörde verimlilik artışından söz edilemeyecektir. Çahşanlarm verimlihğinin arttırılması, düşük verimlilikli sektörlerden yüksek verimlilikli sektörlere geçişin olmazsa olmaz koşuludur. Gözlenen eğilimler, tarımdaki istihdamın azalacağı ve kadınlarda iş gücüne katılım oranlarının (İKO) artacağı yönündedir. Muhtemelen Türkiye'de, kadınların İKO açısından tipik bir gözlem olan yayvan U şeklinin en altına ulaşılmıştır; bundan sonra bu oranın artması beklenmektedir. Bu durum başlangıçta kentlerdeki işsiz sorununun artmasına neden olacaktır. Bunun nedeni, kırsal kesimde ağırlıklı olarak ücretsiz aile işçisi olaralc sınıflanan kadınların kente göçmeleri durumunda önce iş gücüne katılmayacak olmaları, daha sonra ise eğitimli genç kuşağın iş arayacak olmasıdır. Bu, hem genç erkekler hem de genç kadınlar için söz konusudur. Halihazırda gözlemlenen tarım dışı istihdamdaki büyüme oranları bu arzı başlangıçta soğuramayacaktır. Bu sorunun 2010-2015 yıllarında en üst seviyeye çıkacağı, daha sonra nüfus baskılarının hafifleyeceği tahmin edilmektedir. Katılımdaki artışın büyük bölümü düşük ücretli hizmet (ticaret ve toplumsal hizmetler) sektörleri tarafından soğurulacaktır. Türkiye'yle ilgili olarak makul birkaç tahmin yapılabilir. Öncelikle, arz yönüne bakıldığında, Türkiye'deki işgücünün üçte biri tarım sektöründe istihdam edilmektedir ve dünyadaki diğer ülkelerle
karşılaştırıldığında bu oran yüksek kalmaktadır. Bu istihdamın çoğu (özellikle kadınlar arasında) ücretsiz aile işçiliği şeklindedir. Tarımsal sübvansiyonlar bu nüfusun kırsal kesimlerde kalmasını sağlamıştır; ancak sübvansiyonlar kaldırılmaktadır ve kentsel alanlara göç sürekli artmaktadır. Bununla birlikte, kentleşme ve eğitim düzeyi arttıkça kadınların işgücüne katılım oranları artmaktadır. Bu nedenle Türkiye, istihdam artışının engellenmesini kaldırabilecek bir durumda değildir. Tablo: B-I/11 Nüfusumuzun Gelişimi (1960-2000) TÜIK Yıl Nüfus (milyon) Yıllık Büyüme % 1960 27,5-1965 31,4 2,46 1970 35,6 2,52 1975 40,3 2,50 1980 44,7 2,07 1985 50,7 2,49 1990 56,5 2,17 2000 67,8 1,83 Ülkemiz sahip olduğu nüfus bakımından potansiyel iş gücü yüksek bir ülkedir. Ancak yıllar itibarıyla nüfus artış hızımızdaki düşüş dikkat çekicidir. Tablo: B-1/12 Yaş Gruplarına Göre Nüfus Yapısı (1990, 2000 ve 2020) Y aş 2020 \ ıhnda Artış Oranı Grup larına Yaş Grubu Nüfus (Milyon) Tahmin Edilen (1990-2000) Göre Yüzde Nü fus Dağ [ilımı 1990 2000 % Yıllık % 1990 2000 Milyon % 00-14 19,7 20,2 2,4 0,2 35,0 29,8 18,1 21 15-24 11,3 13,9 22,9 2,1 20,0 20,5 17,9 21 25-54 19,4 25,9 33,6 2,9 34,4 38,2 39,4 46 55+ 6,0 7,7 29,7 2,6 10,6 11,4 11,1 13 Bilinmeyen 0,0 0,0 - - 0,1 0,0 - - Toplam 56,5 67,8 20,1 1,8 100 100 86,4 100 TÜÎK Genç nüfus ülkemizin sahip olduğu en büyük avantajları arasmdadır. Ancak nüfusumuz yaşlanma eğilimine girmiştir. Genel eğilim 2020'ye doğru nüfusumuzda yaşlanmanın başlayacağım, 2035'ten itibaren yaşlı nüfusun çoğunlukta olacağını göstermektedir. Türkiye bugüne dek hızla artan, genç, giderek daha çok sayıda ilkokula, liseye, üniversiteye, konuta ihtiyacı olan bir nüfus yapısına sahipti. Zihinsel alışkanlıklar ve çözümler de hep bu artış hızına 43
yetişebilme mantığı üzerine kuruluydu. Bu alışılmış nüfus yapısı önümüzdeki 30 yıl içinde tamamen değişecektir. Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de yaşlı (üretim dışı/tüketici/emekli) insan yapısı hakim olacaktır. Önümüzdeki 30 yılda Türkiye yaşlılıktan kaynaklanan sorunlarla ilgilenmek durumunda olan bir ülke olacaktır. Tablo: 1/13 Nüfusun Eğitim Düzeyi (1970-2000) Eğitim Düzeyi To] plam Erkekler Kadmlar 1970 1980 1990 2000 1970 1980 1990 2000 1970 1980 1990 2000 Okur yazar olmayan 43,5% 32,1% 19,3% 12,6% 27,0% 17,4% 9,5% 5,2% 60,2% 47,0% 29,2% 20,1% Diploması olmayan okur yazar 11,3% 6,7% 4,7% 11,2% 14,8% 8,2% 4,7% 10,8% 7,7% 5,3% 4,8% 11,7% İlköğretim - - - 3,3% - - - 3,8% - 2,9% İlkokul 35,1% 45,1% 53,8% 42,9% 44,8% 53,0% 57,4% 42,8% 25,3% 37,2% 50,0% 42,9% Ortaokul 4,4% 6,9% 9,1% 8,0% 6,1% 9,2% 11,6% 10,6% 2,6% 4,5% 6,5% 5,4% Meslek Lisesi Ortaokul Bölümü 0,1% 0,1% 0,0% 0,3% 0,2% 0,2% 0,1% 0,4% 0,1% 0,1% 0,0% 0,2% Lise 1,8% 3,6% 6,9% 11,8% 2,5% 4,6% 8,2% 13,8% 1,2% 2,6% 5,5% 9,7% Meslek Lisesi 1,5% 2,6% 2,5% 3,7% 1,9% 3,3% 3,3% 4,9%!,0% 1,9% 1,7% 2,4% Üniversite ve Yüksek öğretim 1,2% 2,8% 3,7% 6,1% 1,7% 4,1% 5,1% 7,6% 0,7% 1,4% 2,2% 4,5% Bilinmeyen 1,2% 0,1% 0,1% 0,0% 1,1% 0,1% 0,1% 0,0% 1,2% 0,0% 0,1% 0,1% Toplam 100% 100% 100% 100% 100% 100% 100% 100% 100% 100% 100% 100% ruik " Nüfusumuzun eğitim durumu sürekli artmakla birlikte gelişmiş ülkelerin çok gerisindedir. Nüfus Yapımızdaki Genel Görüntü En son 2000 yılında yapılmış olan genel nüfus sayımına göre; Türkiye'nin nüfusu yaklaşık 67,8 milyondur. 2004 yılında nüfusun 73 milyona ulaştığı tahmin edilmektedir. 2025 yılında ise 88 milyona ulaşması beklenmektedir. Nüfusun 2050 yılında 94-98 milyon arasında sabitleneceği; hiçbir zaman 100 milyona ulaşmayacağı öngörülmektedir. Nüfusun yaklaşık üçte ikisi (2000 yılında %65'i), 20 bin ve üzeri nüfusa sahip kentsel alanlarda yaşamaktadır. Türkiye'nin nüfusu 1990-2000 döneminde %1,84'lük bir hızla büyümüştür ve böylelikle 1945 sonrasında ilk kez %2'nin altına düşmüştür. Kentsel büyüme %2.68, kırsal kesimdeki büyüme ise %0,42 olarak gerçekleşmiştir. Kentsel ve kırsal nüfus artışı arasındaki farkın bu denli büyük olmasının nedeni kırdan kente göçtür. Türkiye'de nüfus artış oram düşüyor olsa da, daha küçük kentsel aile birimlerinin geleneksel geniş tarımsal aile birimlerinin yerine geçiyor olması nedeniyle, hane sayısı artmaya devam edecektir. Bu durum dayanıklı tüketim mallarına olan talebi ve konut ihtiyacını arttıracaktır. 2025 yılında genel nüfus içerisinde kent nüfusunun payının %85'e ulaşacağı tahmin edilmektedir (bu oran 2000'de %65'dir).
Türkiye'nin demografik geçiş süreci tamamlanmak üzeredir. Bu geçiş süreci, yüksek doğurganlık-yüksek ölüm oranlarından kontrollü bir biçimde düşük doğurganlık-düşük ölüm oranlarına geçişi içermektedir. Bu durumun ilk işareti ise doğurganlık oranlarındaki düşüştür. Toplam doğurganlık oranı (kadm başına düşen çocuk sayısı) 1993'te 2,7 iken 2000'de 2,5'in altına düşmüştür. Bu süreç birçok Avrupa ülkesinde yaklaşık bir yüzyıl sürmüştür. Türkiye'deki geçiş süreci ise 40-50 yıl içinde gerçekleşmiştir. Hızlı nüfus artış oranları artık geride kalmıştır ve bu sürecin geriye dönüşü yoktur. Bunun doğrudan sonucu, nüfus yaş yapısının kaçınılmaz şekilde değişmesidir. 0-14 yaş grubunun 20 milyonda dengelendiği görülmektedir. Bu durumun eğitimin kalitesi üzerinde beklenen etkileri olumludur; mutlak rakamlar değişmemektedir. İkinci olarak, potansiyel olarak aktif olan nüfusun hareketli bölümü olan 15-44 yaş grubu nüfusu azalan bir hızla artmakta olup, 2020'de yaklaşık 40 milyonda dengelenecektir (TÜİK tahminleri). Benzer bir şekilde, aktif nüfusun üst bölümünü oluşturan 45-64 yaş grubu da azalan bir hızla sayısal olarak artmaktadır. 2020 yılında bu kesim, yaklaşık 10 milyona ulaşacaktır. Toplam nüfusun yaklaşık %70'i 2020 yılında çalışma yaşı sınırları içinde olacaktır. Türkiye'nin nüfus yapısının istihdam açısından önemli etkileri vardır. Potansiyel olarak aktif yaş grubuna dahil nüfusun artmasının sağladığı yararlar vardır; öte yandan, bu durum iki alarm sinyaline de işaret etmektedir. İlk olarak, TÜİK işgücü anketlerinden yıllık ortalama istihdam büyüme oranı %1,8 olarak bulunmaktadır. Bu sayı, çalışabilir yaş grubunun artış hızı olan ortalama yıllık %2.5'ten daha düşüktür. Kentleşme ve eğitim seviyeleri arttıkça bu durum değişecektir; daha önce tarım sektöründe ücretsiz aile işçisi olarak çalışanlar yakın gelecekte kentlerde iş arıyor olacaklardır. İkinci sinyal, istihdam açısından olumlu, kazançlar açısından olumsuzdur. Hizmet sektöründe istihdam artışı, ortalama %2,5 olarak belirtilen çalışabilir yaş grubu nüfusundaki artıştan daha fazladır. Hizmet sektöründeki istihdamın payı artacağından (bu yüzyılın birinci çeyreğinde kabaca %60 olması bekleniyor) bu sektör arzın % 1,5'ini (0,6x0,025) alacaktır. Eğer tarımdan çıkış ve yeni yaratılan sınai istihdam farkı bu miktardan az ise ya işsizlik artacak ya da iş gücüne katılım oranı düşecektir. SONUÇ Gittikçe düşen ve zaten çok düşük olan işgücüne katılım oranı (%49,3) Ekonomik büyümeye rağmen artmayan bir istihdam ve düşmeyen işsizlik Her yıl iş piyasasına giren yaklaşık 700 bin genç Artan genç ve eğitimli işsizlik 2,5 milyon açık işsiz, 1 milyon eksik istihdam Tarımda yoğun istihdam 2/3 oranında lise altı eğitimlilerin hakim olduğu istihdam yapısı 3/4 oranında erkeklerin baskın olduğu bir istihdam yapısı Açık işlerin(eleman bulunamayan) ve iş arayanların aynı anda arttığı bir tablo Gençlerine iş bulamadan nüfusu yaşlanacak bir ülke
II- GÜNÜMÜZ TÜRKİYE'SİNDE PİYASANIN İŞGÜCÜ İHTİYACI Tablo: B-II/1 Açık İş Genel Verileri 2003 2004 2005* Erkek Kadm Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadm Toplam Açık İş 122.565 6.693 129.258 102.837 6.841 109.678 80.504 5.947 86.451 Kamu 40.747 3.208 43.955 45.980 2.924 48.904 27.249 1.994 29.243 Özel 81.818 3.485 85.303 56.857 3.917 60.774 53.255 3.953 57.208 Tarım dışı 120.315 5.879 126.194 98.998 5.788 104.786 78.577 5.810 84.387 Tarım içi 2.250 814 3.064 3.839 1.053 4.892 1.927 137 2.064 Özel sektörde açık işler azalırken kamuda nispi bir artış söz konusudur. Tablo: B-II/2 Mesleklere Göre Açık İşler (2003-2005) Yıl İçinde Alınan Açık İşler Meslek Grupları 2003 2004 20C 5 Toplam % Toplam % Toplam % Toplam Türkiye 129.258 100,0 109.678 100,0 113.827 100,0 Beden işçisi 99.637 77,1 70.925 64,7 69.551 61,1 Kimyager ve Fizik 147 0,1 121 0,1 146 0,1 Mimar, Mühendis 1.316 1,0 1.760 1,6 1.988 1,7 Teknik Ressamlar 110 0,1 109 0,1 168 0,1 Topoğraflar ve Teknisyenler 904 0,7 1.608 1,5 2.848 2,5 Hekimler, Veterinerler ve ilgili Per. 90 0,1 116 0,1 143 0,1 Eczacı, Eczacı Yrd. ve Bes. Uzm. 23 0,0 31 0,0 25 0,0 Hemşire, Ebe ve Tıp Teknisyenleri 469 0,4 1.087 1,0 1.353 1,2 Öteki Profesyonel Teknik ve ilgili Per. 725 0,6 1.059 1,0 1.170 1,0 Yöneticiler 583 0,5 1.438 1,3 1.986 1,7 Daktilolar ve Bilgisayar Operatörleri 459 0,4 790 0,7 910 0,8 Muhasebeci ve Kasadar 745 0,6 1.016 0,9 1.005 0,9 Nakliye ve Haberleşme Elemanları 59 0,0 58 0,1 426 0,4 Büro Nezaretçileri ve Büro Elemanlan 10.904 8,4 12.343 11,3 11.239 9,9 Satış işçileri 325 0,3 437 0,4 803 0,7 Aşçılar 321 0,2 431 0,4 527 0,5 Garsonlar ve Barmenler 353 0,3 542 0,5 668 0,6 Öteki Hizmet İşçileri 1.420 1,1 1.218 1,1 1.492 1,3 Tarım, Orman işçisi. Balıkçı, Avcı 1.254 1,0 1.930 1,8 366 0,3 Üretim Nezaretçileri ve Ustabaşılar 12 0,0 16 0,0 16 0,0 Madenciler - Taşocakçılar 159 0,1 152 0,1 194 0,2 Metal işlemcileri 84 0,1 55 0,1 148 0,1 Ağaç Hazırlama İşçileri 3 0,0 2 0,0 4 0,0
Kağıt Hamuru ve Kağıt imali İşçileri Kimyasal İşlemciler ve ilgili İşçiler Elyaf Hazırlayıcı İplikçi ve Sancı Dokumacı, Örücü ve ilgili İşçiler Kasarlayıcı, Boyacı ve Öteki Dok. Debağlar ve Deri İşçileri Değirmen, Fırın, İçki ve Besin İşçileri Tütün ve Sigara İmali İşçileri Terziler. Kürk ve Şapka İşçileri Kesici, Dikişçi ve Döşemeciler Ayakkabı ve Deri Eşya İmali İşçileri Mobilya ve ilgili Ağaç İşleri Taş Kesiciler ve Oyma İşçileri Demirci (Genel) Soğuk Demirci Torna Tezgahı Operatörü (Metal) Freze Tezgahı Operatörü (Metal) Matkap Tezgahı Operatörü (Metal) Öteki Metal Tezgah Ayarcı Operatörü Motorlu Araç Tamirci Makinist Öteki Makina Mon. ve Tam Mak. Elektrik ve Elektronik Monitörleri Elektrik Tesisatçıları Öteki Elektrik. Elektronik İşçileri Yavm Ses Cihazları Operatörleri Sıhhi Tesisatçılar ve Boru Tesisatçılan Kaynakçılar ve Pürmüzcüler Metal Levha ve Metal İnş. Haz, ve Mon. Mücevher, Cam, Kil ve Porselen tşçihgi Kauçuk, Plastik Ürün ve Taşıt Las. İm. İş Kağıt, Karton ve Kağıt Eşya İmali İşçiler Mürettip, Matbaa İşçileri İnşaat Boyacıları Öteki Boyacılar Öteki İmalat İşçileri ve ilgili İşçiler Duvarcı (Tuğla,Taş) (İnşaat) 0,0 393 0,3 195 0,2 36 0,0 0,0 210 0,2 O 0,0 189 0,1 894 16 248 20 19 229 27 570 210 312 186 996 214 643 506 44 40 35 28 11 65 97 57 0,7 0,0 0,2 0,0 0,0 0,0 0,2 0,0 0,0 0,4 0,2 0,2 0,1 0,8 0,0 0,0 0,2 0,5 0,4 0,0 0,0 0,0 0,0 0,0 0,1 0,1 0,0 Beton Kalıpçısı 24 0,0 İnşaat Beton Demiri İşçisi 11 0,0 Marangozlar ve Doğramacılar 121 0,1 Sıvacılar 22 0,0 Mermer ve Karo Fayans Döşeyici 24 0,0 Öteki İnşaat ve ilgili İşçiler 749 0,6 Atesci (Buhar Kazanı) 79 0,1 Öteki Sabit Motor ve ilgih Teçhiz Ope. 25 0,0 Vinç ve Ceraskal Operatörleri İnşaat Makinaları ve Operatörleri 10 96 0,0 0,1 499 162 347 176 144 0_ 612 1.319 40 419 82 19_ 15_ 470 61 14_ 870 191 232 291 1.308 208 916 507 83 168 10 75 22 80 68 55 19 14 120 40 17 405 86 19 37 121 _0^ 0,1 0,2 0,0 0,1 0,0 0,6 1,2 0,0 0,4 0,1 0,0 0,0 0,4 0,1 0,0 0,8 0,2 0,2 0,3 1,2 0,0 0,0 0,2 0,8 0,5 0,1 0,0 0,1 0,0 0,1 0,1 0,1 0,0 0,0 0,1 0,0 0,0 0,4 0,1 0,0 0,0 0,1 23 356 382 146 234 590 2.541 48 834 190 12_ 36_ 390 86_ 0_ 1.040 262 447 379 1.354 39 2_ 230 1.644 606" 117 267 0_ 98 34 158 242 84 31 7_ 129 27 94_ 289 144 50_ 19_ 166 Mİ 0,3 0,1 0,0 0,2 0,0 0,5 2,2 0,0 0,7 0,0 0,0 0,1 0,0 M^ 0,2 0,4 0,3 1,2 0,0 0,0 0,5 0,1 0,2 0,0 0,1 0,0 0,1 0,2 0,1 0,0 0^ 0,1 0,0 0,1 0,3 0,1 0,0 0,0 0,1
Tahmil Tahliye İşçi ve Malz. Taş. Ope. 34 0,0 351 0,3 409 0,4 Ağır Vasıta Şoförü 1.059 0,8 1.322 1,2 1.785 1,6 Öteki Taşıma Araç Sürücü ve İlg. Ele. 393 0,3 414 0,4 619 0,5 tşkur Kalifiye olmayan işgücüne talep sürekli düşmekte (%77,rden %61,re), buna paralel olarak nitelikli işgücüne talep artmaktadır. Tablo: B-II/3 Her Meslek Grubu İçin Kilit Açık İşler No Meslekler (ISC088) Toplam % Erkek Kadın Farketmez Toplam 94957 100 52 12 36 12 Şirket Müdürleri 1247 1 22 7 71 13 Küçük Işleüne Sahipleri ve Müdürleri 62 0 72 0 28 21 Fizik, Matematik ve Mühendislik Bilimleri ile ilgili Profesyonel Meslek Mensupları 2560 3 37 2 61 22 Yaşam Bilimleri ve Sağlık ile ilgili Profesyonel Meslek Mensupları 2060 2 2 25 73 23 Eğitim Bilimleri ile ilgili Profesyonel Meslek Mensupları 377 0 6 1 93 24 Diğer Profesyonel Meslek Mensupları 368 0 6 6 88 31 Fizik ve Mühendislik Bilimleri ile ilgili Yardımcı 11305 12 71 4 25 Profesyonel Meslek Mensuplan 32 Yaşam Bilimleri ve Sağlık ile ilgili Yardımcı Profesyonel Meslek Mensupları 1141 1 35 10 55 34 Diğer Yardımcı Profesyonel Meslek Mensupları 5772 6 40 5 55 41 Büro Elemanları 2902 3 29 18 53 42 Müşteri Hizmetlerinde Çalışan Elemanlar 1788 2 10 17 73 51 Kişisel Hizmetler ve Koruma Hizmetleri Veren 3751 4 55 4 41 Elemanlar 52 Modeller, Satış Elemanları ve Tanıtım Eleman. 3808 4 28 18 54 61 Pazara Yönelik Nitelikli Tarım, Hayvancılık, 676 1 97 2 1 Avcılık, Ormancılık ve Su Ürünleri Çalışanları 71 Maden Çıkarımı ve İnşaatla ilgili İşlerde Çalışan Sanatkârlar 4374 5 91 0 9 72 Metal İşleme ve Makine ile ilgili İşlerde Çalışan Sanatkârlar 9393 10 85 3 12 73 Hassas işlerde. El Sanatları ve Basım ile ilgili İşlerde Çalışanlar 879 1 40 0 60 74 Diğer Sanatkârlar ve ilgili İşlerde Çalışanlar 9701 10 35 12 53 81 Sabit Tesis Operatörleri 1310 1 96 0 4 82 Makine Operatörleri ve Montajcıları 20003 21 33 33 34 83 Sürücüler ve Hareketli Makinelerin Operatörleri 8494 9 87 0 13 91 Satış ve Hizmetler ile ilgili Nitelik 1737 2 37 16 47 Gerektirmeyen İşlerde Çalışanlar 93 Madencilik, İnşaat, İmalat ve Ulaştırma Selctörlerindeki Nitelik Gerektirmeyen İşlerde 909 1 83 0 17 Çalışanlar 99 Bilinmeyen 340 0 59 10 31 Iş Piyasası ve Beceri İhtiyaçları İncelemesi 2005 - Türkiye'nin 31 İli İçin İşletme İncelemesi 48
MEGEP Projesi çerçevesinde MEB ve İŞKUR tarafından yapılan 'İş Piyasası ve Beceri İhtiyaçları İncelemesi 2005 - Türkiye'nin 31 İli İçin İşletme İncelemesi' (Haziran 2006 - Ankara) isimli çalışma, reel sektörün işgücü talebi konusunda önemli bulgu ve bilgiler içermektedir. MEGEP Projesi kapsamındaki 30 il ve Çorum'da 5651 işyerinde yapılan araştırmanın sonuçlarına göre: "Firmaların yaklaşık üçte biri hayati öneme sahip açık işler rapor etmektedir. Açık işlerin sayısı toplamda yaklaşık 116.000'i bulmaktadır. Genel açık iş oranı %2,5'tir. Uluslararası bir bakış açısından yüksek işsizlik düzeyi ile tanımlanan bir ülkede bu çok 3mksek bir rakamdır. Küçük işletmelerde bu oranın iki kat daha yüksek olduğuna dikkat edilmelidir ( %4.1). Aynı zamanda 25-40 çalışanı olan firmalarda da bu oran yüksektir (%3.8). Açık iş oranı yüksek olan sektörler şunlardır: Ulaştırma ve haberleşme(%5,8). Tekstil ve deri sanayi (%4,0), Metal (dışındaki) endüstri (%3,3), Oteller ve lokantalar(%3,6) Ahşap ürünleri imalatı (%2,7). Düşük olan sektörler ise: Mali hizmetler (%0,6) Ulaşım ekipmanı imalatı (% 1,1). Darboğazdaki açık işlerin yüksek rakamlarda olduğu meslek kategorileri öncelik sırasına göre aşağıdaki gibidir (2000Men fazla boş kadro): Tekstil, kürk ve deri ürünleri makine operatörleri (15.600) Motorlu araç sürücüleri (6.800) Tekstil, giyim ve ilgili ticaret işçileri (6.600) Fizik ve mühendislik bilimi teknisyenleri (9.100) Metal kalıpçıları, kaynakçılar, sac levha işçileri, yapısal (4.200) Metal ve maden ürünleri makine operatörleri (3.100) Makine mekaniği ve montajcılar (3.500) Mağaza ^atış elemanları ve nümayişçiler (3.800) Finans ve satış uzmanlan (2.900) Temizlik ve restoran hizmetleri işçileri (2.800) Darboğazdaki işverenler açık işlerin (%64'ü) doldurulmasıyla ilgili olarak tercihlerini cinsiyet dağılımını dikkate alarak yapmaktadır. İş gücü istemlerinin (açık işlerin) (%52 erkek ve %12 kadm), geri kalan %36 ile ilgih olarak ise kadm veya erkek ayrımında tercihe gitmemektedir.
Tablo: B-II/4 Mesleklere Göre İşsizlik (2005) i şsiz şsiz Meslekler Gen.Top. Meslekler Toplam Gen.Top. Toplam Oranı % Oranı % Büro Nezaretçileri ve Büro Motorlu Araç Tamirci 133.195 Elem. 15,55 Mak. 5.813 0,68 Yöneticiler 43.385 5,06 Elektrik ve Elektronik Montörleri 5.648 0,66 Muhasebeci ve Kasadar 43.246 5,05 Terzi ve Kürk İşçileri 4.324 0,5 Ağır Vasıta Şoförü 31.508 3,68 Hemşire, Ebe ve Tıp Teknisyenleri 4.081 0,48 Öteki Prof. Teknik ve ilg. Kasarlayıcı, Boyacı ve 27.578 Personel 3,22 Öteki Dok. 4.138 0,48 Öteki Hizmet İşçileri 21.127 2,47 Öteki Makine Motor ve Tamirciler 4.120 0,48 Teknisyenler 20.457 2,39 Daktilo ve Bilgisayar Operatörü 3.862 0,45 Elektrik Tesisatçılan 19.518 2,28 Ateşçi (Buhar Kazanı) 3.686 0,43 Kesici, Dikişçi ve Döşemeciler 15.696 1,83 Değirmen, Fınn, İçki ve Besin İşçi. 3.644 0,43 Mimar Mühendis 13.262 1,55 Kimyager ve Fizikçi 3.623 0,42 Satış İşçileri 12.952 1,51 Metal İşlemcileri 3.117 0,36 Elyaf Hazırlayıcı İplikçi ve Sıhhi Tesisatçılan ve 11.628 Sancı 1,36 Boru Tesisatçıları 2.955 0,34 Dokumacı, Örücü ve ilgili İşçiler 10.657 1,24 Torna Tezgahı Operatörü (Metal) 2.754 0,32 Bilgisayar Operatörü 10.011 1,17 Teknik Ressamlar 2.552 0,3 Öteki Metal Tezgah Ayarcı Ayakkabı ve Deri Eşya 10.012 Operatörü 1,17 İmalatı 2.346 0,27 Öteki Taşıma Araç Sürücü ile Debağlar ve Deri 9.525 ilg. Ele. 1,11 İşçileri 2.075 0,24 Aşçılar 8.252 0,96 Mürettip ve Matbaa İşçileri 2.019 0,24 Metal Levha ve Metal İnşaat Öteki inşaatla ilgili Haz. 7.061 0,82 İşçiler 1.850 0,22 Mobilya ve İlgili Ağaç İşleri 6.788 0,79 Tanm, Orman İşçisi, Balıkçı, Avcı 1.925 0,22 Tahmil-Tahliye İşçisi, Malz. Taş. Op. 6.753 0,79 Diğer Meslekli İşçiler 25.969 3,03 Garsonlar ve Barmenler 6.693 0,78 Vasıflı İşçiler 573.186 66,91 Kaynakçılar ve Pürmüzcüler 6.676 0,78 Vasıfsız İşçiler 283.434 33,09 Öteki İmalat İşçileri ve ilgili İşçiler 6.705 0,78 Genel Toplam 856.620 100,00
işsizlerin mesleklere göre dagılımmda %15.55 ile büro nezaretçileri ve elemanları ilk sırayı almaktadır. Bunu %5.06 ile yöneticiler ve %5.05 ile muhasebe ve kasadarlar izlemektedir. Vasıfsız işsizler ise %33.09'luk bir orana sahiptir. İTO'nun İş Dünyasının Mesleki Eğitime Bakışı Araştırması-2006 anketinde açık uçlu olarak sorulan bir soruya verdikleri cevaplarda işverenler, eleman bulmakta zorlandıkları alanları şu şekilde belirtmiştir. Tablo: B-II/5 Daha çok hangi alanlarda eleman bulmakta zorlanıyorsunuz? Seçenekler Sayı % Cevapsız 5920 82,2 Satış, pazarlama, tezgahtar 340 4,7 Kalifiye eleman 298 4,1 Usta 168 2,3 Servis elemam, hostes, garson, komi 116 1,6 Elektrikçi, elektrik teknisyeni 87 1,2 Kurye, servis şoförü, şoför 78 1,1 Çırak 72 1,0 Muhasebeci, sigortacı 29,4 Halkla ilişkiler elemanı 21,3 Tercüman, rehber, öğretmen 20,3 Doktor, hemşire 23,3 Terzi 11,2 Yönetici 16,2 Bilgisayar teknisyeni 4,1 Toplam 7203 100,0 İTO Iş Dünyasının Mesleki Eğitime Bakışı Araştrrması-2006 Belirtilen cevaplar arasında satış, pazarlama, tezgahtar kategorisi ilk sırada yer almaktadır. Tablo 1/2'de görüleceği üzere, kurumlar kendilerine en çok iş başvurularından birinin pazarlama konusunda yapıldığını ifade etmektedirler. Bu durum, satış, pazarlama, tezgahtar kategorisinde ciddi bir nitelik sorunu yaşandığını ortaya koymaktadır. Bu alanda iş arayanların özellikleri ile işverenlerin söz konusu kişilerde aradıkları niteliklerin farklı olduğu anlaşılmaktadır. Bu da, bu kategoriyi hem en çok iş başvurusu yapılan, hem de en çok personel aranan alan haline getirmektedir. Benzer durumlar servis elemanı, hostes, garson, komi ile kurye, servis şoförü, şoför kategorileri için de geçerlidir. Aynı şekilde, çırak cevabının da oldukça yüksek bir oranla bulunmakta zorlanılan elemanlar arasında yer alması dikkat çekicidir. İmalat sanayi ile hizmetler sektöründeki arayışları ifade eden kalifiye eleman ve usta cevapları %6,4 ile listede yer almaktadır.
İTO'nun İş Dünyasının Mesleki Eğitime Bakışı Araştımıası-2006 anketinde açık uçlu olarak sorulan bir soruya verdikleri cevaplarda işverenler en çok iş başvurusunun yapıldığı alanları şu şekilde belirtmiştir. Tablo: B-II/6 Size yapılan iş başvuruları daha çok hangi alanda yoğunlaşıyor? Seçenekler Cevapsız Vasıfsız Pazarlama Sayı 129 1170 290 % 5,4 48,7 12,1 Üretim 233 9,7 Muhasebe 83 3,5 Personel yönetimi 81 3,4 Diğer Toplam İTO İş Dünyasının Mesleki Eğitime Bakışı Araştırması-2006 415 17,3 2401 100,0 İşverenlere yapılan iş başvurularının yarıya yakını vasıfsız elemanlar tarafından gerçekleştirilmektedir. Vasıfsız cevabını % 12,1 ile pazarlama, %9,7 ile üretim, %3,5 ile muhasebe, %3,4 ile personel yönetimi alanları izlemektedir. İşverenlerin çalıştırmak için aradıkları elemanlar için öngördükleri standartlar ile, iş başvurusunda bulunanların nitelikleri arasındaki farklılık burada bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Sahada yapılan gözlemlerde, bir çok kuruluşun vasıfsız eleman konusunda da sıkıntı çektiği görülmektedir. İşverenler istikrarlı, gayretli, işini ve işyerini benimseyerek çalışacak vasıflı/vasıfsız eleman ararken, iş başvurusunda bulunanların neredeyse tek kriterlerinin ücret olduğu ifade edilmektedir. Sonuçta, bir yanda aynı alanda çalıştıracak eleman arayan kuruluşlar, diğer tarafta ise aynı kategoride iş arayan çok sayıda insanın bulunduğu garip bir istihdam/işsizlik manzarası ortaya çılonaktadır. yüksek oranda büyümeye rağmen ülkemizde işsizlik artmaktadır. Öyle ki bir yanda büyük işsiz kitleleri, öbür yanda reklâm bütçesinin önemli bir bölümünü iş ilanlarına harcayan, sürekli eleman arayan işverenler. İşverenler açısından Türkiye 'de işsizlik yok, iş arayanlar açısından ise iş yok gibi algılanmaktadır. Bu husus iyi analiz edilmedikçe, istihdamın arttırılması için yapılması gerekenler net bir şekilde anlaşılmayacaktır... Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de sanayimizin geldiği noktada vasıfsız elemana ihtiyaç minimum, vasıflı ara elemana ihtiyaç ise maksimum seviyededir. Orta öğretim düzeyinde başlayıp üniversitelerde yapılması gereken ihtiyaca göre planlama henüz yapılamamıştır. (Tahir BÜYÜKHELVACIGİL-Konya Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı - İşveren Dergisi, Haziran 2006)
Tablo: B-II/7 Türkiye'de iş sorunu yok, işe yarayacak (nitelikli) işçi sorunu var Seçenekler Sayı % Cevapsız 316 13,2 Evet 1279 53,3 Kısmen 545 22,7 Hayır 261 10,9 Toplam 2401 100,0 ÎTO îş Dünyasının Mesleki Eğitime Bakışı Araştırması-2006 "Son yıllarda üniversiteye girişte yaşanan sıkıntılar nedeniyle meslek liselerinden bir kaçış var. Bu sebeple işlerimiz büyük ölçüde yavaşlıyor. Sırf nitelikli eleman bulamadığımız için ikinci vardiyaya geçemiyoruz.... Endüstri hızla büyürken nitelikli ara eleman gücündeki açık hızla artıyor. Eleman yetişmediği için müesseseler çıraklık okullarından işçi alıyor. İşlerin yürümesi için en kötü ihtimalle buradaki gençler toplanıp yetiştiriliyor." (HidroMode'un Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Büyükdede: Aksiyon Dergisi - Ayşe Adh - Sayı: 576-19.12.2005) İŞKUR'un Ankara ilinde yaptığı bir araştırmaya göre (İŞKUR III. Genel Kurul Raporu) işverenlerin önümüzdeki bir yıllık dönemde yoğun olarak ihtiyaç duyacaklarını tahmin ettikleri 10 meslek şunlardır: 1-Satış Elemanı 2-Güvenlik Görevlisi 3-Makinaeı(Konf.) 4-Kaynakçı 5-Mobilyacı 6-Aşçı 7-Elektrikçi 8-Garsou 9-Pazarlamacı 10-Marangoz Anketi yanıtlayan işverenlerden 192'si eleman alımı sırasında bazı mesleklerin karşılanmasında güçlük çektiklerini belirtmiştir. Karşılanmasında güçlük çekilen en yoğun 10 meslek aşağıda gösterilmiştir. 1 -Makinacı (Konf ) 2-Pazarlamacı 3-Halkla İlişkiler Elemanı 4-Kaynakçı 5-Tornacı 6-Cnc Tornacı 7-Dönerci 8-Kasap 9-tş Makinaları Opt. 10-Doktor Anket uygulanan 1015 işyerinde herhangi bir nedenle bir yıl önce işten çıkan veya çıkarılan işçilerin sayısı 18847 kişidir. Gelecek I. altı aylık dönemde işten çıkarılması düşünülen işçi sayısı
3978, gelecek II. altı aylık dönemde işten çıkarılması düşünülen işçi sayısı ise 6400'dür. Geçen yıla göre işten çıkarmaların azalması işverenlerin gelecek için olumlu beklentilerini yansıtmaktadır. Meslek Barometresi, İŞKUR'ca anket uygulanan 1015 işyerinde ihtiyaç duyulan ve karşılanmasında güçlük çekilen meslekler ile Kumm kanalıyla iş isteyenlerin kayıtlarının analiz edilmesi sonucunda oluşturulmuştur. Mesleklerin önümüzdeki bir yıllık dönemdeki ihtiyaç hızını göstermektedir. Buna göre, bilgisayar mühendisliği dışında tüm mühendisliklere talep azalırken, aynı alanlarda ara elemanlara olan ihtiyaç artmaktadır. Tablo: B-II/8 Meslek Barometresi ARTACAK DENGE AZALACAK Aşçı Montajcılar Boyacı (inşaat) Dönerci Büro memuru Kimyager -si s. Bilgisayarcı Demirci Kimya müh. Bilgisayar müh. Duvarcı Ziraat müh. Elektrikçi Kalıpçı (inş.) Metalürji müh. Elektronikçi Kaynakçı Jeoloji müh. Frezeci Marangoz Çevre müh. Garson Mobilyacı Bekçi Doktor Cilacı (mob.) Asansör tamircisi Hemşire Döşemeci (mob.) Alüminyum doğramacı Iş Mak. Opt. =^ Metal işçileri Değirmenci Plastik imi.işçisi Makina müh. Galvanizci Makinacı (konf.) Endüstri müh Eczacı Oto tamircisi inşaat müh. Kütüphaneci Cnc tornacı Elektrik müh. Terzi Satış elemanı Elel<:tronik müh. Teknik ressam Yaşlı ve hasta bak. Maden müh. Sekreter Kurye ( motorlu) Muhasebeci Cam imalat işçisi Boyacı (metal) Utücü Kalıpçı (metal) Overlokcu Şoför Romeyözcü Pazarlamacı Trikotajcı Kasap Reçmeci Kalite kontrolcu Regulacı Yönetici SitiHst Bankacı Fizyoterapist Pastacı Halkla ilişkiler uz. Güvenlik görevlisi Fırıncı Kasiyer Veznedar Seramikçi Ayakkabı imi.işçisi inşaat ustası Kesimci metal
Mesleki Yönlendirme ve işgücü Bilginin teknolojiye dönüşümü ve hayata intikalindeki şaşırtıcı hız, pek çok yeni mesleğin doğması ile birlikte geçmişte çok itibarlı olan bazı mesleklerin de önemini yitirmesine sebep olmaktadır. Genç işgücü kırılgan bir yapıya sahip olan ekonominin gidişatına bağlı olarak iş bulması kolay ve gelir düzeyi yüksek olan sektörlere yönelmektedir. Bunun yamsıra, mesleğe yönelimde kararlarını şekillendirmede aile ve sosyal çevre etkili olmaktadır. Etkin yürütülen bir mesleki danışmanlık sistemi bulunmadığından, bu kararlan çoğu zaman işgücü piyasasının ihtiyaçlarını karşılayıcı nitelikte olmamaktadır. Değişime dayalı olarak iş dünyasının değişen talepleri insanları becerili işsiz veya istihdam edilemez hale getirmektedir. SONUÇ Kalifiye olmayan işgücüne talep düşmekte (%85,rden %64,7'ye) Nitelikli işgücüne olan talep artmakta Firaıalarm yaklaşık 1/3'ü hayati öneme sahip açık işler rapor etmekte Yüksek açık iş oranı ile yüksek işsizlik düzeyi ironik olarak birlikte gitmekte En çok iş başvurusunda bulunulan mesleklerle en çok eleman aranan mesleklerin aynılığı nitelik sorununu gözler önüne sermekte Bir yandan büyük işsiz kitleler, öbür yanda sürekli eleman arayan işverenler İşverenler açısından Türkiye'de işsizlik yok; iş arayan açısından ise iş yok Nitelikli eleman eksikliğinden kaynaklanan ciddi bir atıl kapasite sorunu var Yeni teşebbüsleri önleyen en önemli faktör nitelikli eleman sorunu
Ill- PİYASA İŞGÜCÜ İHTİYACINI NE ÖLÇÜDE MESLEKİ EĞİTİM KURUMLARINDAN KARŞILIYOR? Tablo: B-III/1 Eleman ihtiyacmızı karşılamada mesleki eğitim kurumlarından (meslek lisesi, meslek yüksek okulu, çıraklık okulu) gelenlerin oranı nedir? Seçenekler Cevapsız Çok az Yaklaşık üçte bir Yaklaşık yan yarıya Yaklaşık üçte iki Tamamına yakını Toplam İTO İş Dünyasının Mesleki Eğitime Bakışı Araştırması-2006 Sayı 284 1467 247 273 61 69 2401 % 11,8 61,1 10,3 11,4 2,5 2,9 100,0 İş dünyasmın mesleki eğitim kummlanndan eleman karşılama oram inamimaz ölçüde düşüktür. Tablo: B-III/2 Elemanlarınızı kendiniz işbaşında yetiştirmeyi mi tercih ediyorsunuz, yoksa yetişmiş eleman almayı mı? ^ y v Seçenekler Sayı % Cevapsız 143 6,0 Kendim yetiştirmeyi 768 32,0 Yetişmiş eleman almayı 835 34,8 Her iki yöntemi de kullanıyoruz 655 27,3 Toplam 2401 100,0 İTO İş Dünyasının Mesleki Eğitime Bakışı Araştırması-2006 Piyasaya eleman arzında, işyeri eğitime mesleki eğitimin önüne geçmiştir.
Tablo: B-III/3 Sektöre Göre Mesleki Eğitim ve Öğretim Mezunlarma istihdam Sağlayan Firmalar ÎSTİHDAM SAĞLAYAN FİRMALAR İŞE YENİ ALINAN MEZUN SAYİSİ Sektör Toplam Mesleki Eğitim ve Öğretim Mezunlarına İstihdam Sağlayan Toplaırı Firmalar İçerisindeki Oram Bölgedeki Toplam Finna Sayısı İçerİJiindeki Oranı Toplam İsıihdam Hdilen Toplam Mesleki l:ğitim ve Öğretim Mezunlarmm Oram Bölgedeki Toplam Çaiışan Sayısı İçerisindeki Oram Toplam M.adenciİil< ve iaşocakçılığı Gıda ürünleri imalatı Tekstil ve deri sanayi Agaç ürünleri imalatı Kiraya ve yağ sanayi Metal sanayi Makine imalatı Ulaşım araçları imalatı Kamu hizmeti İnşaat Toptan ve perakende ticaret Otel ve lokanta IJlaştırma ve haberleşme Mali hizmetler Gayrimenkul ve iş faaliyetleri Sağlık toplum hizmetleri 19 457 100 67 0 474 2 2 431 12 757 4 592 3 1 456 7 1 519 8 660 3 153 1 935 5 4 752 24 1 442 7 898 5 435 2 1 052 5 1 836 9 26 158 422 100 13 411 0 20 4 093 3 24 19 369 12 25 4 161 3 24 8 069 5 36 9 335 6 50 16 003 10 55 14 179 9 40 1 903 1 16 7 196 5 25 18 936 12 27 7 858 5 21 4 038 3 10 23 211 15 30 9 201 6 28 10 460 7 I I L^, i : îşkur ve MEB tarafından yapılan İş Piyasası ve Beceri ihtiyaçları incelemesi l 3 3 3 6 5 8 8 4 2 2 3 2 4 4 2 Bu tablo, mesleki eğitim ve öğretim mezunlarmm tekstil sanayi, makine imalatı, mali hizmetler, ticaret ve ulaşım araçları imalatı sektörlerinde iş bulma şanslarının da yüksek olduğunu göstermektedir.
Tablo: B-III/4 Eğitim Durumuna Göre İş Müracaatları ve Sonuçlan (2006 Temmuz) Başvuru işe Yerleştirme işsiz îşe Eğitim Düzeyleri Gen. Gen. Gen. Yerleştir. Toplam Top. Toplam Top. Toplam Top. Başvuruya Oranı Oranı Oranı Oranı Okuma Yazma 1.945 0,59 Bilmeyen 319 0,55 6.775 0,72 16,4 Okur Yazar 3.289 1,00 802 1,40 14.647 1,55 24 38 ilkokul Mezunu 126.042 38,46 25.484 44,34 371.002 39,35 20,22 Orta ve Dengi Okul 49.105 Mez. 14,98 7.324 12,74 130.140 13,80 14,92 Sanat Ortaokulu Mez. 220 0,07 45 0,08 788 0,08 20,62 Lise ve Dengi Okul 67.461 20,59 Mez. 9.442 16,43 193.095 20,48 14,00 Sanat ve Teknik Lise 5.219 Mez. 1,59 1.311 2,28 26.798 2,84 25,13 Lise Ustü Sanatla 572 0,17 ilgili Böl.Mez. 84 0,15 1.836 0,19 14,63 Anadolu Teknik Lisesi 246 Mez 0,08 40 0,07 637 0,07 16,39 Meslek Lisesi Mez. 36.875 11,25 6.385 11,11 91.804 9,74 17,32 Meslek Yüksek Okulu 2 Yıllık T T 'i ik. M- 17.380 5,3 2.964 5,16 47.274 5,01 17,05 üniversite Mez. 19.085 5,82 3.247 5,65 57.398 6,09 17,01 Master Doktora 278 0,08 30 0,05 701 0,07 10,79 GENEL TOPLAM 327.718 100 57.479 100 942.895 100 17 54 1 / jw/nr IŞkUR ' ^ İşkur'a en çok başvuru, vasıfsız kategorisinin büyük bölümünü oluşturan ilkokul ve lise mezunlarından gelmektedir. İlkokul mezunlarının işe yerleştirilme oranı nispeten daha yüksek iken, lise mezunlarında bu oran daha düşük gerçekleşmektedir. Nitekim toplam işsiz sayısının yaklaşık %60'ını bu iki grup oluşturmaktadır. Mesleki ve teknik mahiyetli okullardan mezun olanların işe yerleştirilme oranları nispeten yüksek olmakla birlikte, toplamdaki işsiz sayısının fazlahğı dikkat çekmektedir. İşsizlerin yaklaşık %18'i mesleki ve teknik mahiyetli eğitim kurumlarından mezun olanlardan oluşmaktadır. SONUÇ Eleman ihtiyacım mesleki eğitim kurumlarından karşılamayan bir iş dünyası Mesleki eğitimin önüne geçen işyeri eğitimi Mesleki eğitim mezunlarındaki yüksek işsizlik oranı
IV- MESLEKİ EĞİTİM KURUMLARI PİYASALARIN İSTEDİĞİ NİTELİKTE VE SAYIDA ELEMAN YETİŞTİREBİLİYOR MU? Tablo: B-IV/l Mesleki eğitim sistemimiz, işgücünde aranan yeni nitelikler (uluslararası standartlar) bakımmdan yeterli değildir Seçenekler Sayı % Cevapsız 273 11,4 Evet 1358 56,6 Kısmen 620 25,8 Hayır 150 6,2 Toplam 2401 100,0 İTO İş Dünyasının Mesleki Eğitime Bakışı Araştırması-2006 Mesleki eğitim sisteminin yetersizliğinin bu derece büyük oranlarda kabul edilmesi, mesleki eğitimin fonksiyonel olmaktan çıktığının göstergesidir. Tablo: B-IV/2 Son 10 yılda, mesleki eğitim mezunlarının kalitesinde bir geriye gidiş söz konusudur Seçenekler Sayı % Cevapsız 357 14,9 Evet 1234 51,4 Kısmen 573 23,9 Hayır 237 9,9 Toplam 2401 100,0 İTO İş Dünyasının Mesleki Eğitime Bakışı Araştırması-2006 Mesleki eğitim mezunlarının kalitesinde son 10 yılda geriye gidişin söz konusu olduğu görüşü %51,4 oranında kabul görürken, kısmen diyenler %23,9, hayır diyenler %9,9 oranıyla tabloda yer almaktadır. Mesleki eğitim mezunlarıyla ilgili diğer verileri teyit eden bu sonuç, bu alanda yeni ve sorunları mesleki eğitim perspektifinden çözmeye yönelik tedbirler alınması gerektiğini ortaya koymaktadır. Tablo: B-IV/3 Türkiye'de iş sorunu yok, işe yarayacak (nitelikli) işçi sorunu var Seçenekler Sayı % Cevapsız 316 13,2 Evet 1279 53,3 Kısmen 545 22,7 Hayır 261 10,9 Toplam 2401 100,0 İTO İş Dünyasının Mesleki Eğitime Bakışı Araştırması-2006 Eleman arzmdaki düşük nitelik, işsizliği kışkırtan önemli bir faktör haline gelmiştir.
Mesleki Eğitim ve Öğretim Mezunlarmm Firmalar Tarafmdan Değerlendirilmesi İşkur ve MEB tarafından yapılan 'îş Piyasası ve Beceri İhtiyaçları İncelemesi'nde işletmelerinden mesleki eğitim ve öğretim mezunlarının yetkinliklerini oranları 'düşük', 'normal' ve 'yüksek' olan bir değerlendirme sistemi ile değerlendirmeleri istenmiştir. Tablo, yetkinlik çeşidine göre bir genel bakış sağlamaktadır. İşletmelerin hemen hiçbiri mesleki eğitim ve öğretim merkezi mezunlarının teknik ve mesleki yetkinlikleri hakkında ilaveten belirli bir yorumda bulunmamıştır. Eğer kendimizi öncelikle temel becerilerle sımrlandırırsak aşağıdaki tablo bize bazı ilginç farklar sunmaktadır. Tablo: B-IV/4 Beceri Çeşidine Göre Mesleki Eğitim ve Öğretim Mezunlarmm Değerlendirilmesi Kalitesi Uygulama becerileri Sosyal ve iletişim becerileri Yönetim becerileri Yabancı dil becerileri Müşteriye odaklanma Öğrenmeye hevesli olma Bilgisayar becerileri Çalışma ortamına uyum sağlama becerisi Yoğun çalışma isteği Eğitim becerileri Hukuk bilgisi Öğrenme becerisi Operasyon becerisi Organizasyon becerisi Öğretme becerisi Teknik resim becerisi Malzeme kulanma becerisi Mesleki beceri İş Verenlerin Görüşü Düşük 1 Normal Yüksek 26 51 23 21 57 22 43 49 9 81 17 2 35 52 14 11 48 40 30 52 18 8 61 31 28 50 22 56 26 17 100 0 0 0 0 100 43 28 29 0 0 0 0 0 100 43 32 25 9 91 0 31 64 5 îşkur ve MEB tarafından yapılan îş Piyasası ve Beceri îhtiyaçları İncelemesi İşletmeler genellikle mesleki eğitim ve öğretim mezunlarının birçok temel becerileri ile ilgili pozitiften çok negatif bir tutum sergilemektedir. Bunlar şöyledir (Diğer becerilere göre nispeten daha düşük olan beceriler notlandırmada öncehkli olarak yer almıştır): Yabancı Dil Becerileri (%81) Yönetim Becerileri (%43) Müşteriye Odaklanma (%35) Teknik ve Profesyonellik Becerileri (%31) Bilgisayar Becerileri (%30) Yoğun Çalışma İsteği (%28)
Aşağıdaki beceriler hakkında firmaların biraz daha fazla pozitif görüşleri bulunmaktadır (yüksek olarak puanlanan oranlar): Öğrenmeye Hevesli Olma (%40) Çalışma Ortamına Uyum Sağlama (%23) Sosyal ve İletişim Becerileri (%21) Tablo: B-IV/5 Teknik Beceri Problemli Meslekler Meslekler (ISC088) Belirtilen Toplam No Teknik Beceri Problemi Toplam % Toplam 17855 100 12 Şirket Müdürleri 222 1 13 Küçük İşletme Sahipleri ve Müdürleri 3 0 21 Fizik, Matematik ve Mühendislik Bilimleri ile ilgili Profesyonel Meslek Mensupları 432 2 22 Yaşam Bilimleri ve Sağlık ile ilgili Profesyonel Meslek Mensupları 111 1 23 Eğitim Bilimleri ile ilgili Profesyonel Meslek Mensupları 64 0 24 Diğer Profesyonel Meslek Mensupları 60 0 31 Fizik ve Mühendislik Bilimleri ile ilgili Yardımcı Profesyonel Meslek Mensupları 2461 14 32 Yaşam Bilimleri ve Sağlık ile ilgili Yardımcı Profesyonel Meslek Mensupları 129 1 34 Diğer Yardımcı Profesyonel Meslek Mensupları 1154 6 41 Büro Elemanları 928 5 42 Müşteri Hizmetlerinde Çalışan Elemanlar 435 2 51 Kişisel Hizmetler ve Koruma Hizmetleri Veren A 798 H Elemanlar 52 Modeller, Satış Elemanları ve Tanıtım Elemanları 999 6 61 Pazara Yönelik Nitelikli Tarım, Hayvancılık, Avcılık, Ormancılık ve Su Ürünleri Çalışanlan 50 0 71 Maden Çıkarımı ve İnşaatla ilgili İşlerde Çalışan Sanatkârlar 889 5 72 Metal İşleme ve Makine ile ilgili İşlerde Çalışan Sanatkârlar 1967 11 73 Hassas İşlerde, El Sanatları ve Basım ile ilgili İşlerde Çalışanlar 267 1 74 Diğer Sanatkârlar ve ilgili İşlerde Çalışanlar 1154 6 81 Sabit Tesis Operatörleri 274 2 82 Makine Operatörleri ve Montajcıları 2501 14 83 Sürücüler ve Hareketli Makinelerin Operatörleri 664 4 91 Satış ve Hizmetler ile ilgili Nitelik Gerektirmeyen İşlerde Çalışanlar 183 1 93 Madencilik, İnşaat, İmalat ve Ulaştırma Sektörlerindeki Nitelik Gerektirmeyen İşlerde Çalışanlar 217 1 99 Bilinmeyen 1893 11 Işkur ve MEB tarafından yapılan Iş Piyasası ve Beceri ihtiyaçları incelemesi Teknik beceriye ilişkin sorunların daha çok fizik ve mühendislik bilimleri ile ilgili yardımcı profesyonel meslek mensupları (%14) makine operatörleri ve montajları (%14), metal işleme ve makine ile ilgili işlerde çalışan sanatkarlar (%11) kategorilerinde ön plana çıktığı görülmektedir.
Makine ve metal alanları mesleki eğitimin köklü ve güçlü olduğu alanlar olmasına rağmen, bu bölümlerden mezun olanların teknik beceri eksikliği dikkat çekicidir. İçinde bulunduğumuz ve görünür gelecekte geçerliliğini koruyacak olan sosyoekonomik ve teknolojik konjonktürün gerektirdiği meslek okulu mezunu kişilerde aranan temel nitelikler şunlardır: - Bir mesleki alanda derinlik, - Kendi dilinde ve en az bir yabancı dilde iletişim yeteneği, - Bilgisayar okuryazarlığı, - Sorun çözebilme ve analitik düşünme yeteneği. Mesleki Eğitim ve Öğretim Mezunlarmm Firmalar Tarafmdan Değerlendirilmesi Tablo: B-IV/6 Hangi mesleki eğitim kurumundan gelen personelden daha çok memnun kalıyorsunuz? Seçenekler Sayı % Cevapsız 223 9,3 Meslek liseleri 288 12,0 Teknik liseler 121 5,0 Meslek yüksek okulları 255 10,6 Çıraklık okulları 107 4,5 Fakülteler 240 10,0 Belediyelerin/İşkur'un açtığı kurslardan yetişenler 54 2,2 Diğer lise mezunları 250 10,4 Diğer 447 18,6 Hiçbiri 416 17,3 Toplam 2401 100,0 ÎTO İş Dünyasının Mesleki Eğitime Bakışı Araştırması-2006 Diğer lise mezunları ve diğer kategorisinde yer alan, mesleki eğitim kurumları dışındaki okullardan gelen öğrencilere ilişkin memnuniyet oranının %29 gibi hayli yüksek bir düzeyde çıkıyor olması dikkat çekicidir. Bu kategorilerdeki okullardan gelenlerin iş başında eğitildiği düşünüldüğünde, kuruluşların mesleki eğitim kurumlarında yetişenler yerine kendi yetişmiş personel ihtiyaçlarını kendi imkanları ile karşıladıkları sonucuna varılabilir. Diğer lise ve diğer kategorisindeki okullardan gelen elemanlardan memnuniyet oranının bu kadar yüksek oluşu, iş yerinde verilen eğitimin mesleki eğitimden daha kaliteli ve fonlcsiyonel olduğunu göstermektedir.
Tablo: B-IV/7 Yıllara Göre Düz ve Mesleki Liselere Giden Öğrencilerin Toplam Ortaöğretim Öğrencileri İçindeki Oranları öğretim Yılı Düz Lise Öğrencileri Mesleki Eğitim Toplam Öğrenci % Öğrencileri % % 2004-2005 63.7 36.3 100 2003-2004 68.5 31.5 100 2002-2003 67.6 32.4 100 2001-2002 64.4 35.6 100 2000-2001 62.1 37.9 100 1999-2000 61.6 38.4 100 1998-1999 56.7 43.3 100 MEB Çağdaş dünyada mesleki eğitim öğrencilerinin oranı toplam ortaöğretim içerisinde %65, üniversiteye hazırlamaya dönük okullara giden öğrenci sayısının genel ortaöğretim öğrencileri arasındaki oranı ise %35'tir. Türkiye'de bu oranlar bütünüyle tersine çevrilmiştir. Tersine oranlarla Türkiye ancak çağdaş dünyanın tersine gidebilir. Tablo: B-IV/8 2003-2004 Öğretim Yılı Ortaöğretimde Okul Türlerine Göre Mezun Öğrenci Sayıları Okul Türü Mezun Öğrenci Sayısı Ortaöğretim Toplamı 683019 Genel Liseler 452379 Lise 343171 Anadolu Lisesi 69339 Fen Lisesi 3469 Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi 1447 Anadolu Öğretmen Lisesi 9714 Özel Genel Lise 25239 Mesleki ve Teknik Liseler 230640 Erkek Teknik Öğretim 101839 Endüstri Meslek Lisesi 66510 Çok Programlı Lise 15623 Teknik Lise 5464 Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezi 7494 Anadolu Meslek Lisesi 4860 Anadolu Teknik Lisesi 1888 Kız Teknik öğretim 46921 Kız Meslek Lisesi 29852 Çok Programlı Lise 9963 Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezi 455 Anadolu Kız Meslek Lisesi 6632 Anadolu Kız Teknik Lisesi 19 Ticaret ve Turizm öğretimi 62083 Ticaret Meslek Lisesi 39870
Çok Programlı Lise 14398 Mahalli İdareler Meslek Lisesi 51 Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezi 321 Anadolu Ticaret Meslek Lisesi 4397 Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi 2640 Anadolu İletişim Meslek Lisesi 406 Din Öğretimi 11731 İmam Hatip Lisesi 8017 Anadolu İmam Hatip Lisesi 3714 Özel Eğitim 361 Sağlık Meslek Lisesi 7533 Özel Mesleki ve Teknik Liseler 172 YOK-Yuksek Öğrenimin Bugünkü Durumu- Kasım 2005 Mesleki Eğitim Sistemimizin İşgücümüze Nitelik Kazandırması Üzerine Bilimsel ve teknolojik değişmeler işi sürekli farklılaştırmaktadır. İşteki değişmelerin, işgücünde aranan davranışlara, eğitimin amaç, muhteva, öğretme-öğrenme sürecinde izlenecek stratejilere, kullanılacak eğitim araç ve malzemelerine, eğitim süresine, vb. anlamlı etkileri olmaktadır. İşgücünün kalitesi, işletmelerin rekabet gücünde ve kârlılığında başlıca etken durumuna gelmiştir. Günümüzde işletmeler sahip oldukları teknolojiyi kullanabilmek için vasıfsız ye eğitimsiz işgücü yerine, yüksek kaliteli, farklı alanlarda beceriler edinmiş, yaratıcı işgücüne gereksinim duymaktadır. İşgücünün niteliğini etkileyen temel unsur eğitimdir. İstihdam ve eğitim arasında interaktif bir ilişki söz konusudur. Mesleki eğitim genel anlamda "iş" ile "birey" arasında uyum sağlama sürecidir. Mesleki eğitim gerçekleştirmek istediği amaçlara ve yönelik olduğu hedef kitleye göre; teknik eğitim, geliştirme eğitimi, uyum eğitimi, mesleki yaygın eğitim vb. farklılaşabilmekt^dir. İşin sürekh, değişimi mesleki eğitime dinamik bir nitehk kazandırmaktadır. Mesleki eğitimin ihtiyaçlara uyumluluğu ve etkinliği ile değişime uyum göstermesi arasında güçlü bir ilişki vardır. Çağdaş mesleki eğitim sistemlerinde işteki değişim sürekli izlenmekte, eğitime yansımaları analiz edilmekte ve mesleki eğitim sistemleri sürekli güncelleştirilmeye çalışılmaktadır. Bu amaçla araştırma ve geliştirme iaaliyetleri sürdürülmektedir. AB ülkeleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde işgücünün yetiştirilmesinde mesleki ve teknik okulun ağırlıklı olarak benimsendiği gözlenmektedir. Ancak, mesleki ve teknik okul sisteminde de işletmeler işgücünün eğitiminde değişen ağırlıklarda yer almakta, mesleki ve teknik okul öğrencilerinin mesleki eğitimlerinin bir kısmı da işletmelerde gerçekleşmektedir. Örneğin Fransa'da mesleki ve teknik okul öğrencilerinin mesleki eğitimlerinin bir kısmı işletmede yapılmaktadır. Türkiye'de işgücünün mesleki eğitiminde mesleki ve teknik okula dayalı bir model benimsenmiştir. Türkiye'nin kalkınması için gerekli becerili ve teknik işgücünün mesleki ve teknik okullarda yetiştirilmesi için pek çok yatırım yapılmış ve anlamlı gelişmeler sağlanmıştır. Cumhuriyetin kuruluş yıllarında mesleki ve teknik okullar, becerili ve teknik işgücünü yetiştirme ile birlikte çevreye yeni teknolojileri götürme işlevini de başarıyla gerçekleştirmiştir. Cumhuriyetimizin kuruluş aşamasında oluşturulan mesleki ve teknik okula dayalı işgücü yetiştirme sistemi, değişen şartlar ve ihtiyaçlar dikkate alınarak 1986 yılında jmrürlüğe giren 3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu ile sistem bütünlüğü içerisinde ve dual eğitim yöntemi benimsenerek yeniden düzenlenmiştir. 3308 sayılı Kanun, 2001 yılında 4702 sayılı Kanunla
değiştirilerek, yeni düzenlemeler getirilmiştir. Ancak, istihdam ve eğitim arasmda olması gereken interaktif yapı ülkemizde henüz tam olarak sağlanamamıştır. İşgücü piyasasının ihtiyaç duyduğu nitelikte işgücü yetiştirilememesi mesleki eğitim sistemimizin önemli bir sorunu olup, sosyal diyalog çerçevesinde çözümler üretilip uygulamaya konulmaktadır. işgücü İhraç İmkanlarımız Karşısında Mesleki Eğitimimizin Durumu Eğitim ve mesleki eğitim, işgücünün kalitesiııiıı.^ istihdam edilebilirliğin geliştirilmesi ile sektörlerin gelecekteki çalışanlarının yeterhkk açrsmdan hazır hale getirilmesi için oldukça büyük önem taşımaktadır. Eğitim ihtiyaçları, özellikle bilgi ve iletişim teknolojileri alanında, gittikçe artmaktadır. Küresel pazarda kalifiye eleman açığına karşın işverenler yeterli vasıfların bulunmaması sebebiyle çoğu zaman yeni eleman istihdam etmekte zorlanmaktadırlar. 2000'li yıllarda işgücünün uluslararası pazara girebilmesi, bu piyasalarda yerli işgücü ve diğer ülkelerin işgücü ile rekabet edebilmesi ve ayrıca bu ülkelerdeki işgücü varlığımızın korunması, ancak, vatandaşlarımızın iyi bir mesleki eğitim görmelerine bağlıdır. Mesleki eğitim sistemimizin içinde barındırdığı sorunların yanı sıra çözüm bulması gereken başlıca konulardan biri de işgücümüzü oluşturan ve oluşturacak olan gençlerin serbest dolaşımını kolaylaştırmak için mesleki eğitim sisteminde ne gibi düzenlemeler yapılabileceğidir. Bu kapsamda, 1999 AB Helsinki Zirvesi'nde Türkiye'nin MEDA fonlarından yararlanması kararının ardından imzalanan ve 2000 yılında uygulamaya konulan Mesleki Eğitim ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi (MEGEP) önemh bir yere sahiptir. Bu projenin 3 temel hedefi vardır; Ulusal Yeterlilik Sisteminin oluşturulmasını da içeren bir ulusal reformun uygulanması yoluyla mesleki eğitim sisteminin nitelik ve uygunluğunun geliştirilmesi Kamu kurumları, toplumsal ortaklar ve işletmelerin kurumsal kapasitelerinin ulusal, bölgesel ve yerel düzeylerde güçlendirilmesi Reform sürecinin uygulanmasına yerel oyuncuların da dahil edilmesi yoluyla sistemin yerelleşme sürecinin hızlandırılması Türk ekonomisinin işgücü ihtiyacıyla, mesleki ve teknik okulların çıktıları arasındaki boşluğu kapatabilmek amacıyla geliştirilen bu projenin çıktılarının iyi değerlendirilmesi ve gerçekleştirilen uygulamaların devamlılığının sağlanması işgücü ihracının önündeki engellerin de azalmasını sağlayacaktır. Finansmanı bu proje tarafından sağlanması düşünülen Mesleki Yeterlilikler Kurumu'nun kurulmasına hız verilmesi de mesleki niteliklerin uluslararası alanda tanınması ve işgücünün serbest dolaşımı açısından son derece önemlidir. Bu bağlamda, AB sürecinde gerçekleştirilen tarama çalışmalarına bakıldığında "Hizmetlerin Serbest Dolaşımı" faslı altında mesleki niteliklerin karşılıklı tanınması, iş kurma hakkı ve posta hizmetleri gibi alt başlıklar bulunmaktadır ve tarama toplantılarında en fazla zaman ayrılan alt başlık "mesleki niteliklerin karşılıklı tanınması" olmuştur. Yurt dışındaki vatandaşlarımız için 1987 yılında Milli Eğitim Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı'nm koordinasyonu ile önce Almanya'da, daha sonraki yıllarda ise diğer bazı Batı Avrupa ülkelerinde uygulanan meslek eğitimi projesi benzeri somut projelerin yeniden geliştirilmesi, bu hususun yanı sıra çalışma ve sosyal güvenlik haklarının korunarak geliştirilmesi konusunda vatandaşlarımızın bilinçlendirilmesi gerekmektedir. AB Helsinki Zirvesi'nde, Türkiye'ye tanınmış olan adaylık statüsü doğrultusunda, VIII. Plan hedeflerinin öngördüğü uzun vadeli bir yaklaşımla, gelecekte Avrupa ülkelerinin işgücü gereksiniminin nitelikli işgücü doğrultusunda olacağından,
Türkiye'nin bu ülkelerden gelecek işgücü taleplerini karşılayabilmesi için ülke içinde de teknik ve meslek eğitimine önem verilmesi aynca dikkate alınması gereken önemli bir husus olarak değerlendirilmektedir. SONUÇ Fonksiyonel olmaktan çıkmış bir mesleki eğitim Kalite itibariyle mesleki eğitimde son yıllarda yaşanan büyük kırılma İşsizliği kışkırtan önemli bir faktör olarak mesleki eğitim mezunlarmdaki nitelik düşüşü İş dünyasında mesleki eğitim mezunlarının temel becerilerine ilişkin yaygın negatif kabul Mesleki eğitimde tersine çevrilmiş oranlarla çağdaş dünyanın tersine giden bir Türkiye
V- NITELIKLI ELEMAN YOKLUĞUNUN PIYASALARA ALTERNATIF MALIYETI NEDIR? 1- Atıl kapasite ile çalışma 2- Yapılabilecek yatırımların yapılmaması 3- Niteliksiz ve düşük üretim 4- Rekabet edememe 5- Yabancı işgücüne yönelme 6- Eğitim masrafları Bunların rakamsal bir karşılığını bulmak başlı başına ayrı araştırmaların konusudur. İTO'nun İş Dünyasının Mesleki Eğitime Bakışı-2006 anketinin belki de en çarpıcı sonuçlarından bir tanesi aşağıdadır: Tablo: B-V/1 İstediğiniz sayı ve nitelikte elemanı kolayca bulabilseydiniz, işinizi genişletmeyi veya yeni işyeri açmayı düşünür müydünüz? Seçenekler Sayı % Cevapsız 511 21,3 Evet 1030 42,9 Hayır 860 35,8 Toplam 2401 100,0 ÎTO İş Dünyasının Mesleki Eğitime Bakışı Araştırması-2006 Araştırmaya katılanların %42,9 gibi, fevkalade yüksek bir oranı, istedikleri sayı ve nitelikte elemanı kolayca bulabilmeleri halinde, işlerini genişletmeyi veya yeni iş yeri açmayı düşünebileceklerini ifade etmektedirler. Bu tablo, Türkiye'nin ekonomik kalkınmasının ve gelişmesinin önündeki en önemli sorunlardan birinin nitelikli eleman, dolayısıyla mesleki eğitim olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Nitekim, sahada yapılan gözlemlerde bu konuda samimi niyet ve beyanlara rastlanmıştır. Üretimden yönetime, pazarlamadan dış ilişkilere kadar hemen her alanda, yeterli niteliklere sahip ve istikrarlı çalışacak eleman ihtiyacının varlığı, konuyla ilgili herkes tarafından yapılan bir tespittir. Türkiye'nin kalkınması ve gelişmesi konusunda yapılan çahşmalarda, önceliğin nitelikh eleman, dolayısıyla mesleki eğitime verilmesi gerektiği görülmektedir. "Üyelerimize üç ayda bir yaptığımız "ekonomik durum tespit gelecek anketi" sonuçları bizim için çok önemli olan başka bir konudur. Bu sonuçlara göre ortaya çıkan tam kapasite ile çalışmayan üye sayımız oldukça fazladır. Bunun nedenlerini araştırdığımızda, aldığımız cevaplardan %13'ü "nitelikli eleman bulamamak" olmaktadır. Biz de pratik olarak bunu her gün görebiliyoruz. Türkiye'de ihtiyaçtan fazla lise ve üniversite mezunu varken ve bunlar iş bulamazken, işletmeler Meslek Lisesi ve Meslek Yüksekokulu mezunu olan, her şeyi az bilen değil, bir şeyi çok iyi bilen ara eleman arayışı içindeler. Milli Eğitim Sisteminde köklü bir değişiklik yapma zamanı çoktan geldi ve geçiyor. " (Ümit ÖZGÜMÜŞ - Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı: İşveren Dergisi - Haziran 2006)
Piyasanın Eleman Yetiştirmek İçin Yaptığı Eğitim Masrafları Tablo: B-V/2 Personelinize eğitim veriyor musunuz? Seçenekler Cevapsız Evet Zaman zaman veriyoruz Hayır Toplam İTO Iş Dünyasının Mesleki Eğitime Bakışı Araştırması-2006 Sayı 195 678 % 8,1 28,2 724 30,2 804 33,5 2401 100,0 İş dünyası personelini eğitmek ihtiyacı içerisindedir. Tablo: B-V/3 (Eğitim verenler için) Personelinize daha çok hangi alanda t\ ntim veriyorsunuz? Seçenekler Sayı % Cevapsız 93 6,6 Yeni alman araç/makina kullanımı 181 12,9 Verimlilik artışı 500 35,7 İşletme/organizasyon/personel yönetimi 149 10,6 İşçi sağlığı/işyeri güvenliği 59 4,2 tik defa işe almanlara yapacakları işi öğretmek için 366 26,1 Diğer 54 3,9 Toplam 1402 100.0 ÎTO ÎŞ Dünyasının Mesleki Eğitime Bakışı Araştırması-2006 En önemli eğitim konusunun verimlilik artışı olması, kurumlann mevcut çalışma sistemlerini geliştirme yönünde bir gayret içinde bulundukları şeklinde değerlendirilebilir. İlk defa işe alınanlara yapacakları işin öğretilmesi amacıyla verilen oryantasyon eğitimi, aynı zamanda nitelikli personel ihtiyacını karşılamaya dönük bir çalışma durumundadır. Tablo: B-V/4 (Eğitim verenler için) Bu iş için personel başına yıllık harcamanız ne kadardır? Seçenekler Sayı Cevapsız 382 looytl'denaz 487 100-300 YTL % 27,2 34,7 16,5 231 300-600 YTL 146 10,4 600-1000 YTL 85 6,1 1000-2000 YTL 43 3,1 2000 YTL'den fazla Toplam İTO İş Dünyasının Mesleki Eğitime Bakışı Araştırması-2006 28 2,0 1402 100,0 Personel başına eğitim harcaması, bilhassa işe başlama eğitiminde önemli bir yekun tutmaktadır.
Eğitimin Etkinlili Alanı ve Eğitim Kurslarının Çeşitleri Tabloya göre tüm fırmalarm %39'undaki çalışanlar eğitime katılmıştır. Fakat yine de çok büyük sektörel farklar bulunmaktadır. Şu sektörlerde daha fazla firma çalışan eğitimine katılmıştır: ulaşım araçları imalatı, toptan ve perakende ticaret, ulaşım ve haberleşme, kamu hizmetleri ve özellikle mali hizmetler. Daha az eğitim organize edilen sektörler: madencilik, tekstil, ağaç ürünleri imalatı, inşaat, kimya ve yağ sanayi. Tablo: B-V/5 Sektöre Göre Eğitim Aktivitelerine Katılan Müesseseler ve Çahşanlar SEKTÖR Eğitim Aktivitelerine Katılan Müesseseler Sektördeki Müesseseler İçerisindeki Payı Eğitim Aktivitelerine Katılan Çalışanlar Sektördeki Toplam Çalışanlar İçerisindeki Payı Toplam 29360 39 1530291 33 Madencilik ve taşocakçılığı 115 23 6596 12 Gıda ürünleri imalatı 816 34 17479 14 Tekstil ve deri sanayi 2024 20 129265 18 Ağaç ürünleri imalatı 607 20 20452 16 Kimya ve yağ sanayi 737 30 24322 17 Metal sanayi 1372 34 37874 21 Makine imalatı 1245 41 47863 25 Ulaşım araçlan imalatı 643 53 81178 48 Kamu hizmeti 257 67 43269 85 İnşaat 1491 26 33803 11 Toptan ve perakende ticareti 8594 45 228120 30 Otel ve lokanta 2118 40 67193 28 Ulaştırma ve haberleşme 1947 46 58997 26 Mali hizmetler 3480 80 554405 96 Gayrimenkul ve iş faaliyetleri 1408 40 81589 34 Sağlık toplum hizmetleri 2505 38 97915 19 Îşkur ve MEB tarafından yapılan îş Piyasası ve Beceri îhtiyaçları încelemesi Çalışan eğitimi miktarı çalışan sayısı ile ölçülebilir. 1 milyondan fazla çalışan ki bu da tüm çalışanların %33'üne denk gelir, bir ya da daha fazla eğitim kurslarına katılmıştır. Fakat bu büyük rakam aslında bir kişinin birden fazla kez sayılmasından dolayı daha düşük bir çalışan sayısı ağını niteleyebilir: birden fazla eğitim kursuna katılan çalışanlar göz önüne alındığında...
Tablo: B-V/6 Kurs Çeşidine Göre Teknik Kurslara Katılan Firmalar ve Çalışanlar Çalışan İşyeri Teknik Mesleki Kurslar Toplam Toplam Çalışan Toplam Toplam Firma Sayısı İçerisindeki Sayısı İçerisindeki Oranı Oranı Toplam 747373 16,1 12746 16,7 Temizlik 21292 0,5 303 0,4 İletişim 10459 0,2 755 1,0 inşaat 333 0,0 24 0,0 Yangm 12184 0,3 308 0,4 Yabancı dil 295 0,0 52 0,1 İş Güvenliği ve sağlık 292700 6,3 1287 1,7 Organizasyon 63495 1,4 1650 2,2 Teknik ve mesleki beceri 156921 3,4 6016 7,9 El aletleri kullanımı 93977 2,0 1143 1,5 Toplam kalite yönetimi 95717 2,1 1208 1,6 İşkur ve MEB tarafından yapılan îş Piyasası ve Beceri İhtiyaçları İncelemesi Tüm çahşanlarm %16'smı kapsayan tüm firmaların yaklaşık %2Vi kendi personelleri için teknik ve mesleki eğitim kursları düzenlemişlerdir( bazı işletmeler birden fazla çeşit kurs düzenledikleri için farklı teknik kurslardaki figürlerin toplamı genel toplama gönderme yapar; bu da birden fazla kez sayıldıklarını ifade eder). Tahmini olarak kursların yaklaşık yarısı kati olarak teknik ya da mesleki kurslardır. SONUÇ Nitelikli eleman eksikliği nedeniyle; Atıl kapasite artmakta Yapılabilecek kimi yatırımlar yapılmamakta Üretimde nitelik düşmekte Yabancı işgücüne yönelme artmakta Rekabet gücümüz düşmekte Eğitim masrafları artmaktadır
Vı- TÜRKIYE'NIN IŞ GÜCÜ ITHALININ BOYUTLARı İTO İş Dünyasının Mesleki Eğitime Bakışı Araştımıası-2006 anketinde yabancı işçi çalıştırmaya ilişkin iki soruya verilen cevaplar aşağıdadır. Tablo: B-VI/1 Sektörünüzde yabancı uyruklu personel çalıştırılıyor mu? Seçenekler Sayı % I 247 10,3 Cevapsız Evet 131 5,5 Zaman zaman 66 2,7 Hayır 1957 81,5 Toplam 2401 100,0 İTO İş Dünyasının Mesleki Eğitime Bakışı Araştırması-2006 Yabancı uyruklu personel çalıştırma oranının %8,2 gibi, Türkiye şartlarında oldukça yüksek sayılabilecek bir orana ulaşmış olması dikkat çekicidir. Tablo: B-VI/2 (Çalıştırılıyor diyenler) Niçin yabancı personel tercih ediliyor? Seçenekler Sayı % I 45 22,8 Cevapsız ±1 \ : 16 8,1 Avnı isi vapacak yerli personel bulunamadığı için J I si Sİ 27 13,7 Daha ucuza mal olduğu için Teknik bilsileri ve is disiplinleri daha fazla olduğu için 61 31,0 Diğer 48 24,4 Toplam 197 100,0 İTO İş Dünyasının Mesleki Eğitime Bakışı Araştırması-2006 Yabancı personel çalıştırmada, en önemli tercih sebebinin teknik bilgi ve aynı işi yapacak yerli personel bulunamaması olması, mesleki eğitimle piyasa arasındaki kopukluğun sonuçlarına işaret eden bir diğer veridir. ''Kayıtlı Yabancı işgücü Halen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanhğı verilerine göre yıllık 15 bin civannda yabancı çalışma izni müracaatı olmaktadır. Kayıt dışı istihdam ise bilinmemektedir. Yabancı çalışma izni başvurusunun etkin bir denetim ve gelişmekte olan yabancı sermaye politikaları sonucu 50 binlere çıkabileceği göz önüne alındığında yabancı işgücüne yönelik genel, bölgesel ve sektörel politikalara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu durumda sektörel, bölgesel ve il bazında yerli-yabancı işgücü gerekliliğini ve takibini yapabilecek kurullara ihtiyaç duyulmaktadır. Bugün ülkemizde özellikle kayıth yabancı işgücüne diploma ve mesleğine bağh olmaksızın dil sorununa ve teknolojik bilgiye dayalı olarak turizm ve eğlence sektörü personeli, teknolojik üretim
cihazları uzmanları, uluslararası pazarlama uzmanları gibi dışa açık mesleklerde talep olduğu görülmektedir. Tablo: B-VI/3 îş ve Mesleklerine Göre Kayıtlı Yabancı işgücü Sayı % Turizm-Eğlence Sektörü 2753 %30,15 Teknik Hizmetler 924 %10,12 Teknisyen-Tekniker 166 % 1,82 Eğitim-Ögretim 720 % 7,88 Şirket Ortağı 672 % 7,36 Pazarlama-Satış 534 % 5,85 Üst Düzey Yönetici 492 % 5,39 Pilot 134 % 1,47 Yabancı îş Gücü Raporu-2006 Ülkemize gelen yabancı işgücünün yaklaşık olarak %30'u gibi büyük çoğunluğunu turizme yönelik olarak özellikle turizm tesislerinde ve eğlence sektöründe çalışmak amacıyla gelen yabancılar oluşturmaktadır. Turizm tesislerinde, gelen yabancı turistlere kendi dilinde ve eğlence kültüründe hizmet vermek amacıyla, özellikle Rusya ve doğu bloğu ülkeleri ile Almanya gibi yoğun turist gelen ülkelerden resepsiyon ve ön büro görevlisi, gösteri ve turizme yönelik spor faaliyetlerine yönelik yabancı işgücü bulunmaktadır. Ülkemize gelen yabancı işgücü içerisinde %10 gibi bir paya sahip olan teknik hizmetler kapsamında çalışan yabancılar içinde özellikle ihale yoluyla alman fabrika yapımı ve montajı ile makine montajı teknik işçisi yoğunluk kazanmaktadır. Bununla birlikte, özellikle Romanya'dan gelen CNC, torna, freze ustası ve benzeri gibi yeni teknolojik makine tezgahlarında çalışmak üzere gelen tekniker ve teknisyenler de göze çarpmaktadır. Özellikle yabancı sermayeli şirketler başta olmak üzere yatırımcı ya da teknoloji ve sanayi ağırlıklı alanlarda, konusunda uzmanlaşmış yabancı mühendis ve teknik personel ihtiyacı görülmektedir. Ülkemizdeki sanayi kuruluşlarında çalışacak mühendisler için diploma denklik belgesi gerekmesi ve bu prosedürün de çok zaman almasından dolayı, yabancı mühendislerin ya diplomalarını saklayarak ya da diploma mesleğini icra etmeyecek pozisyonlarda çalıştıkları gözlemlenmektedir. Uluslararası eğitim kurumlarında ve yabancı dil kurslarında çalışmak üzere gelen yabancı dil öğretmenleri ve usta öğreticileri de %8 olarak yabancı işgücü içerisinde dikkati çekmektedir. Yabancı işgücü içerisinde %6'lık bir yer tutan ve ülkemiz için ticaret hacminin yüksek olduğu doğu bloğu ülkeleri ve Türk Cumhuriyetleri ile halen geniş bir pazar payr.c. c?,hip oîan Irak ve civarı ülkeleri için, bu ülkelerin dillerini bilen personel ihtiyacı bulunmaktadır. Ayrıca ülkemizde kurulan ve yabancı sermaye kapsamında yer alan şirketler içerisinde de, kendi şirketleri ile ihracat ve ithalat yapmak isteyen bu bölgelerden gelen yabancıların büyük çoğunluğu oluşturduğu dikkate alınırsa, dış ticaret hacmi açısından ülkemizdeki durum daha iyi değerlendirilmiş olacaktır.
Yabancı sermaye açısından danışmanhk ve müşavirlik hizmetleri ile birlikte halen sürekli gelişen inşaat ve emlak sektöründe de hareketlilik görülmektedir. Diğer taraftan, dünyada son dönemde meydana gelen hızlı sosyal ve ekonomik değişiklikler sonucunda, uluslararası boyutta bir kayıt dışı yabancı işgücü transferi olduğu gözlemlenmektedir. Ülkemizde denetim eksikliği ve yetersizliğinden dolayı turizm sektörü ile özellikle îstanbulma genel hizmetler, tekstil, deri, ev hizmetleri gibi sektörler başta olmak üzere vasıfsız ve düşük ücret tercihinden dolayı kayıt dışı istihdam olduğu yetkiüler tarafından değişik ortamlarda belirtilmektedir. Ayrıca yine özellikle sahil kentlerimizde yabancıların mülk edinmesine yönelik olarak emlakçilik sektöründe kayıt dışı istihdam oldukça yüksek boyutlardadır. Denetim eksikliği ve yetersizliğinden dolayı kayıt dışı yabancı istihdamı net olarak bilinmemektedir. Yabancı işgücünün, istihdam politikalarına uygun olarak, yerli işgücünü esas alan, aynı zamanda gerçek yabancı sermaye girişine katkı verecek ölçüde değerlendirilmesi ve yabancı işgücü talebine istinaden analizlerin yapılarak, geleceğe dönük istihdam politikalarının hazırlanması gerekmektedir. Çünkü ülkeye girişine izin verilen her yabancı işgücü beraberinde köklü ve peşinen kabullenilmiş sorunlar getirmektedir. Gelen yabancının sosyal hakları, varsa aile bireylerinin durumları, kültür ve gelenek farklılıklarından oluşabilecek sorunlar ayrıca dikkatlice ele alınmalıdır. Biraz daha derinlemesine bakıldığında aslında ülkemize gelen yabancı işgücü doğal olarak yasal göç kapsamında değerlendirilmelidir. Bu durum genel olarak ülke bazında ama yerel olarak da işveren bazında önemli sorumluluk ve yükümlülükler getirmektedir. Bu konuda ülkemizin yıllara dayanan tecrübesi dikkate alınmalıdır. Uzun yıllardan beri Almanya, Belçika, Hollanda gibi ülkelere verdiğimiz işgücü transferi ve yaşanan zorluklar ile gelinen noktada o ülkelerin mevcut durumu göz ardı edilmemelidir. Ülkemize Gürcistan-Suriye ekseni kapsamında yer alan ülkelerden gelen yabancıların büyük çoğunluğu "ne iş olursa olsun" yaklaşımı ile daha iyi bir yaşam amacıyla geldikleri için, ülkemizde düşük ücretle çalışmaktadırlar ve tercih edilmektedir. Bununla birlikte aynı kapsamdaki ülkeler ve özellikle Türk Cumhuriyetlerinden gelen ve ülkemizde bir okuldan mezun olan yabancılar da aynı şekilde ülkelerine dönmemek için düşük ücret ve her türlü olumsuz şartlara razı olarak çalışmaktadırlar. Bu durum ülkemizdeki işgücü piyasası açısından önemli bir sorun oluşturmakta ve haksız rekabete yol açmaktadır. Belirli bir süre ülkede kaldıktan sonra bu yabancıların vatandaşlık talepleri doğmakta ve sosyal hakları ile birlikte bir de evlilik bağı kurulduğu zaman ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Belli bir süre sonra bu yabancılar kendi geleneklerine göre topluluklar oluşturmakta, kendi sistemlerini oluşturmaya yönelik eğitim-öğretim, örf-adet ve dini inanışlarına göre ihtiyaçtan doğan talepleri gündeme gelmektedir.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından verilen izinlere bakıldığında birinci sırada doğu bloğu ülkeleriyle Türk Cumhuriyetleri olduğu ve ikinci sırada da AB üyesi ülkeler olduğu görülmektedir. Bu talepler ülkemizdeki iş piyasasının hareketliliğini ve işgücü potansiyelinin durumunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu vesileyle AB üyesi ülkelerin, serbest dolaşımına yönelik ülkemize olan olumsuz tavırlarının aslında tamamen politik bir yaklaşım olduğunun değerlendirilmesi uygun olacaktır. Bu kapsamda ülkemiz tamamen bir hedef ülke konumundadır. Bu durumdan dolayı AB müzakerelerinde, AB üyesi ülkelere yapılan uygulamalar ile üçüncü ülkelere uygulanan politikalar da, "Sermayenin Serbest Dolaşımı", "İş Kurma Hakkı ve Hizmet Sunumu Serbestisi" ile "İşçilerin Serbest Dolaşımı" fasıllarında ayrıca bir başlık olarak gündeme gelmiştir. Bütün bunlara dayalı olarak yerel anlamda oluşturulacak etkin bir sistem ile yerel işgücü açığı ve bunlardan hangisinin ne kadar süre ile yabancı işgücünden karşılanması, getirilen yabancı işgücünün tecrübe ve bilgi birikiminin yerel eğitim kurumlarına aktarılmasının sağlanması gibi konularda politikaların oluşturulması gerçekleştirilebilir. Aynı zamanda kayıt dışı denetimi ve takibinde de etkin bir sistem oluşturulmuş olacaktır." (Saadettin AKYIL - Yabancı işgücü Raporu - Ankara 2006) Tablo: B-VI/4 Ülkelere Göre Verilen tzin İstatistiği SIRA NO ÜLKE ADI SAYISI ORAN % 1 Rusya Federasyonu 1327 14.53 2 Çin Halk Cumhuriyeti 630 6.89 3 Almanya 614 6.72 4 Ukrayna 564 6.18 5 Fransa 473 5.18 6 Amerika Birleşik Devletleri 430 4.71 7 İngiltere 416 4.55 8 Azerbaycan 327 3.58 9 Irak 257 2.82 10 İran 251 2.74 11 İtalya 233 2.55 12 Beyaz Rusya 226 2.47 13 Romanya 197 2.15 14 Japonya 154 1.68 15 Kazakistan 143 1.56 16 Polonya 139 1.52
SIRA NO ÜLKE ADI SAYISI ORAN % 17 Yunanistan 139 1.52 18 Kanada 121 1.32 19 Avusturya 119 1.30 20 Bulgaristan 110 1.20 21 Filipinler 107 1.17 22 Moldova 96 1.05 23 Kore Cumhuriyeti (Güney Kore) 91 0.99 24 Kırgızistan 87 0.95 25 İsrail 85 0.93 26 Hollanda 75 0.82 27 Hindistan 73 0.79 28 Suriye 67 0.73 29 Gürcistan 65 0.71 30 Avustralya 61 0.66 31 Tayland 60 0.65 32 İspanya 59 0.64 33 Belçika 57 0.62 34 Ürdün 54 0.59 35 Özbekistan 49 0.53 36 Arnavutluk 48 0.52 37 Haiti 45 0.49 38 Tunus 45 0.49 39 Endonezya 44 0.48 40 İsviçre 44 0.48 41 Uyruğu Bilinmeyen 44 0.48 42 Makedonya 42 0.46 43 Pakistan 42 0.46 44 Afganistan 41 0.45 45 İsveç 40 0.43 46 Bosna-Hersek 39 0.42 47 Kuzey Kıbns Türk Cumhuriyeti 39 0.42 48 Brezilya 34 0.37 49 Lübnan 30 0.33
SIRA NO 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 Mısır Yeni Zelanda Danimarka İrlanda ÜLKE ADI Güney Afrika Cumhuriyeti Fas Filistin Türkmenistan Çek Cumhuriyeti Cezayir Libya Bilinmiyor Sırbistan-Karadae Bangladeş Nijerya Norveç Kenya Arjantin Finlandiya Senegal Suudi Arabistan Diğer Toplam ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI SAYISI 29 29 27 27 26 24 22 21 21 18 18 17 16 14 14 14 13 12 12 10 10 204 9I3I ORAN % 0.32 0.32 0.30 0.30 0.28 0.26 0.24 0.23 0.23 0.20 0.20 0.19 0.17 0.15 0.15 0.15 0.14 0.13 0.13 0.11 0.11 2.23 100.00 Not: Bu istatistik 09.10.2006 tarihi itibariyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı veri tabanına girilmiş olan kayıtlar baz alınarak çıkarılmıştır. Türkiye'de Yabancı Kaçak İşçilik ' 'Türkiye 'de hem işsizlik, hem de yabancı kaçak işçilik vardır. Kesin sayı bilinmemekle birlikte 1 milyon dolayında yabancı kaçak işçinin iş piyasasında yer aldığı ileri sürülmektedir. İşverenlerin yabancı kaçak işçi tercih etmelerinin nedenlerinden biri, ülkedeki ücretlerin Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri ile kıyaslandığında göreceli yüksekliği ve yabancı kaçak işçilere ABD Doları olarak ödenen ücretlerin düşük olmasıdır. Öte yandan Türkiye 'de son olarak yaşanan ekonomik krizin ardından, ücretini dolar üzerinden alan yabancı kaçak işçilere verilen ücret, göreceli olarak yükselmiş ve bu işçilerin işten çıkarılmalarına neden olmaya başlamıştır.
Yabancı kaçak işçilik, Batı Avrupa ülkeleri için de geçerlidir. Bugün Batı Avrupa 'da yaklaşık %10 oranında kaçak işçiliğin yaşandığı ileri sürülmektedir. Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde ve Türkiye 'de yabancı kaçak işçiliğin hızla gelişmesini destekleyen bir faktör de küreselleşme olgusudur. Bu süreç ve giderek artan uluslararası rekabet işçilik maliyetlerini üretimde ciddi bir sorun haline getirmiştir. Bunun sonucunda daha az maliyetli kaçak işçilerin sayısı artmıştır. (TÜİK III. Genel Kurul Raporu) SONUÇ İhtiyaç dujoılan alanlarda yeterli sayı ve nitelikte işgücü üretemeyen bir mesleki eğitim sistemi Piyasayı kayıtdışıhğa ve ucuz yabancı işgücüne adeta zorlayan ücretler üzerindeki ilave yükler İşsiz milyonlarına karşı 1 milyonu aşan yabancı işgücü ithal eden bir ülke
Vıı- KÜRESEL REKABETTE MALIYETI DÜŞÜRÜCÜ BIR FAKTÖR OLARAK NITELIKLI IŞ GÜCÜNÜN ÖNEMI Tablo: B-VII/1 Kriterler 2000 2002 2005 Kapsanan Ulke Sayısı 59 80 117 Büyüme Rekabet Gücü (GCI) 40. 69. 66. -Teknoloji - 54. 53. -Kamu Kuramları - 63. 61. -Makroekonomik Ortam - 78. 87. Iş Ortamı Rekabet Gücü (BCI) 29. 54. 51. -işletme Operasyonları ve Strateji 28. 56. 38. -Ulusal Iş Ortamının Kalitesi 29. 55. 51. World Economic Forum: Global Competitiveness Reports (2000-2006) (9. Kalkmma Planı 'ndan alıntı) Ülkemiz rekabet gücü açısından oldukça zayıf bir konumdadır. Tablo: B-yiI/2 Sıralamasmdaki Yeri ÜLKE 2003 2004 ABD 1 1 Singapur 4 2 Hong Kong 10 6 Danimarka 5 7 Finlandiya 3 8 Lüksemburg 2 9 Çin 29 24 Estonya 22 28 Slovakya 46 40 Macaristan 34 42 Çek Cumhuriyeti 35 43 Slovenya 40 45 Romanya 51 54 Türkiye 56 55 Meksika 53 56 Polonya 55 57 Arjantin 58 59 Venezüella 59 60 IMD- Uluslararası Yönetim Geliştirme Merkezi (2004) Ülkemiz rekabet gücü bakımından oldukça alt sıralardadır. 78
Şekil: B-VII/1 Yıllar İtibariyle Dünya Rekabet Liginde Türkiye'nin Sıralamadaki Durumu DÜNYA REKABET LİGİNDE TÜRKİYE'NİN DURUM:U 1 2000 2001 2002 2003 2004 1 44 48 56 55 IMD- Uluslararası Yönetim Geliştirme Merkezi Ülkemizin rekabet gücü ekonomik kriz döneminde ciddi düşüş göstermiştir. Şekil: B-VII/2 Seçilmiş Ülkelerin Nitelikli İşgücü Sıralamasındaki Yerleri 9 -i 8,38 7.73 7,17 7.13 6,97 6,g6 6.42 6,40 6,25 \. S. IMD-Uluslararası Yönetim Geliştirme Merkezi Dünya Rekabet Yıllığı (2004) Ülkelerin yanmdaki rakamlar nitelikli işgücü sırasmı vermektedir. Ülkemiz nitelikli işgücü sıralamasmda alt sıralarda yer almaktadır.
Tablo: B-VII/3 2004 Yıl! Karşılaştırmalı İşgücü Verimliliği Göstergeleri Ülkeler Verimlilik (Bin Dolar) (1) Genel Tarım Sanayi ABD 81^ 70,2 103,6 76,8 Japonya 5/,8 17,9 67,6 56,5 Belçika 71,4 36,8 77,3 70,6 Almanya 60,6 33,6 63,8 60,2 Polonya 33,6 4,4 37,6 41,3 Romanya 18,2 7,8 24,1 22,1 Çin 9,4 2,6 20,9 9,8 Hindistan 7,3 3,6 11,5 12,7 Türkiye 24,0 8,5 30,6 32,2 IMD- Uluslararası Yönetim Geliştirme Merkezi(2005) (1) GSYİH (SAGPyÇalışan Sayısı (2) İmalat Sanayi Çalışılan Saat Başına (Dolar) Hizmetler Verimlilik 43,22 31,03 42,06 36,17 17,65 9,15 4,78 3,10 11,14 İşgücü Maliyeti(2) 21,97 21,54 30,45 32,84 2,54 0,53 0,75 0,60 3,46 Yıllık Ort. Çalışılan Saat 1.985 1.864 1.722 1.674 1.901 1.992 1.958 2.347 2.154 Nitelikli işgücünden yoksunluk ve hantal ekonomik yapı işgücü verimliliğinde düşüşe yol açmaktadır. Tablo: B-VII/4 Ara elemanların kalitesi rekabet gücümüz üzerinde belirleyici etkiye sahiptir Seçenekler Cevapsız Evet Kısmen Hayır Toplam İTO Iş Dünyasının Mesleki Eğitime Bakışı Araştırması-2006 Sayı 422 1255 571 % 17,6 52,3 23,8 153 6,4 2401 100,0 İş dünyası, işgücü niteliğinin rekabet gücü üzerinde belirleyici olduğu kanaatindedir.
Tablo: B-VIl/5 Ülkemizde Verimlilik - Ücret Dengesizliği 2003 Yılında OECD Ülkelerinde Kişi Başına Milli Gelir (satmalma gücü paritesine göre) Türkiye Ülkeler $/yıi -100 2003 yıhnda 2003 Yıhnda OECD Ülkelerinde İşgücü OECD Ülkelerinde Brüt Verimliliği Giydirilmiş Ücret (satmalma gücü paritesine göre (satmalma gücü paritesine göre) işçi-saat basma katma değer) Türkiye Türkiye Ülkeler $/saat Ülkeler $/yıl =100 =100 ABD 37.500 561 irlanda 45,10 441 Danimarka 37.243 243 Danimarka 31.210 467 Fransa 42,38 415 Almanya 35.480 232 İrlanda 30.450 455 ABD 40,72 398 Hollanda 33.721 220 Japonya 28.620 428 İtalya 39,31 385 Kore 33.620 220 Hollanda 28.600 428 Hollanda 38,10 373 ABD 33.459 219 İngiltere 27.650 413 Danimarka 37,06 363 İngiltere 30.947 202 Fransa 27.460 410 Almanya 34,89 341 Japonya 29.975 196 Almanya 27.460 410 ingiltere 30,93 303 İtalya 26.819 175 İtalya 26.760 400 İspanya 30,55 299 İrlanda 25.613 167 İspanya 22.020 329 Japonya 29,88 292 Fransa 24.394 159 Yunanistan 19.920 298 Yunanistan 29,58 289 İspanya 21.439 140 Portekiz 17.980 269 Portekiz 20,34 199 Yunanistan 15.494 101 Kore 17.930 268 Çek Cumh. 18,03 176 Çek Cumh. 15.417 101 Çek Cumh. 15.650 234 Macaristan 18,03 176 Türkiye 15.305 100 Macaristan 13.780 206 Slovakya 17,52 171 Polonya 14.511 95 Slovakya 13.420 201 Kore 16,56 162 Portekiz 12.130 79 Polonya 11.450 171 Polonya 16,33 160 Macaristan 9.318 61 Meksika 8.950 134 Türkiye 10,22 100 Meksika 9.298 61 Türkiye 6.690 100 Meksika 9,72 95 Slovakya 9.034 59 Kaynak: World Bank, world development indicators, 2004 Raporu Kasım 2004 Kaynak: IMD, world competitiveness yearbook, 2004 Kaynak: OECD, taxing wages, 2003 OECD verilerine göre, 2003 yılı itibariyle ülkemiz kişi başına GSYİH ve işgücü verimliliği açısından OECD ülkeleri sıralamasında en düşük değerlerle, en altta yer almasına karşılık, yıllık brüt giydirilmiş ücrette daha üstlerde yer almaktadır. Eğitim ve İstihdam Türkiye'de istihdamın %70'i okur-yazar olmayan ve orta öğretim altı eğitim görmüş kişilerden oluşmaktadır. Orta öğretim altı eğitim görmüş olanlar arasında işsizlik oranı %9,1 iken, mesleki ve teknik eğitim alanları işsizlik oranı % 15,8'dir. Eğitim seviyesi yükseldikçe işsizlik oranı %30'lara varmaktadır. Bu durum, mesleki ve teknik eğitim işyeri ilişkilerinin zayıflığı bir tarafa, Türkiye'deki işletme ve firmaların düşük becerili niteliksiz işgücü ile üretim yapmakta, hizmet üretmekte olduğuna işaret 81
etmektedir. Diğer bir ifadeyle iş dünyamız iş gücü maliyetini düşürerek rekabet edebilme şanslarını yükseltme arayışı içerisindedir. Oysa rekabet üstünlüğü, verimliliği artırma, maliyetleri düşürmeden geçer. Bu ise yetişmiş insan gücüne sahip olmakla mümkündür. Üretim artışını sürekli hale getirerek toplumlarının refah seviyesini yüksehen ülkeler, insan gücünün yetiştirilmesine, nitelik kazandırılmasına, araştırma-gehştirmeye ve teknolojiye yeterli kaynak sağlayan ve bunun yanında üretim ve verimliliği artıracak yeniden yapılanmaya yönelenlerdir. Bir başka ifade ile teknolojik gelişme, üretim ve hizmette verimlilik ve kaynaklann etkin kullanımı, nitelikli insan gücüne sahip olmakla mümkündür. İstihdam edilenlerin eğitim seviyesinin düşüklüğü verimliliğin ve üretimin düşüklüğünün ana sebeplerinden biridir.bu durum Türkiye'nin rekabet gücünü sınırlamaktadır. SONUÇ Nitelikli işgücü yokluğunun getirdiği verimlilik ve üretim düşüşü Niteliksiz işgücüne dayanarak maliyeti düşürüp verimliliği artırmaya çalışan işletmelerin Çin, Hindistan vb. ülkelerin rekabetine dayanamaması
DEĞERLENDIRME I. Piyasa ve Nitelikli İş Gücü Talebi Sanayileşme sonucunda, kol gücüne dayalı insan unsuru, makinalaşma ve otomasyona paralel olarak önemini jdtirmiştir. Bununla birlikte, gerek dünyada, gerekse Türkiye'de son yıllarda gelişen trendler yeni sektörler yaratmıştır. Doğrudan doğruya nitelikli eleman çalıştırmayı gerektiren bu sektörlerin toplam hacmi, milli ekonomiler içinde önemh bir orana ulaşmıştır. Toplam istihdamın önemli bir kısmını da yine bu sektörler sağlamaktadır ve bu trend yükselerek devam etmektedir. BüjAük sermayeye ve ileri teknolojiye dayalı kalkınma modeli Türkiye bakımından hemen hemen iflas etmiştir. Türkiye, bu faktörlere dayah bir rekabet gücüne, bütün zorlamalara, teşvik ve desteklere rağmen ulaşamamıştır; güç-bela faaliyete geçirdiği bu tür işletmelerini ve fmans kurumlarını birer birer yabancı sermayeye kaptırmıştır. Gelinen noktada, Türkiye'nin, şartlarına ve potansiyellerine uygun, en can alıcı problemi olan işsizhği de aşağılara çekme yeteneği olan yeni bir modellemeye gitme zamanı gelmiştir. Türkiye, nitelikli eleman unsuruna dayalı sektörlere yönelmek ve bu alanda küresel düzeyde bir mukayeseli üstünlük yaratmak mecburiyetiyle karşı karşıyadır. Zaten yerli sermayenin elindeki halihazır işletmeler de aşağı yukarı bu türden işletmelerdir. Kaldı ki, Türkiye'nin mevcut borç stoğu, bü>âik sermayeye dayalı yeni işletmeler kurmayı hemen hemen imkansız hale getirmiştir. Türk ekonomisi, üzerindeki bu presten ancak "kaliteli bir toplum" üreterek kurtulabilir. Mevcut piyasaların, meslek okulları ve meslek yüksek okulları mezunlarını bile yetersiz bulan nitelikli eleman talebi, küresel rekabetin presinden çıkış projeksiyonuyla birleştirildiği zaman, bunun bir zoranluluk olduğu kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Türkiye açısından bu, gerçekleştirilebilir bir projedir. Gerek piyasaların mevcut iş gücü talebi, dünyada ve Türkiye'de yükselen iktisadi trendler ve gerekse Türkiye'nin bu trendlere dayalı gelecek tasarımı bakımından, sahip olduğumuz genç ve dinamik fakat niteliksiz insan gücünün hiçbir anlamı yoktur. Hatta bu potansiyel, Türkiye açısından bir avantaj değil, birçok bakımdan tehdit oluşturma potansiyeline sahiptir. Ülkemizde nitelikli iş gücü eksiği hemen her alanda hissedilmekle birlikte, sosyal hizmetler, din hizmetleri, güvenlik hizmetleri, eğitim hizmetleri ve mahalli idareler hizmetleri gibi alanlarda bu sıkıntı daha fazla ön plana çıkmaktadır. Sanılanın aksine, sadece sanayide değil, hizmetler sektörü ve tarım başta olmak üzere her alanda nitelikli işgücü ihtiyacı vardır. Nitekim, bu durum, hem İŞKUR'un verileri, hem de İTO'nun "İş Dünyasının Mesleki Eğitime Bakışı" araştırmasında açıkça görülmektedir. Daha önce, nitelikli eleman eksiğinin en fazla, bilgisayar mühendisliği gibi teknolojiye dayanan mesleklerde olduğu sanılıyordu. Ancak, gerek diğer kurumların verileri, gerekse de İTO'nun
araştırması, bu kabulün yanlış olduğunu ortaya koymuştur. Hizmetler sektöründeki nitelikli eleman eksiğinin yol açtığı sıkıntı, teknolojiye dayalı mesleklerde yaşanan sıkıntıdan kat kat fazladır. Tarımda da, organik tarım ve seracılık gibi alanlar, eğitimsiz köylülerin değil ancak nitelikli çiftçilerin yapabileceği işlerdir. Nitekim, Türk tarımı ile Avrupa ve ABD tarımını karşılaştırılırken ifade edilen en çarpıcı tespit "Türkiye'de tarımı köylüler, Batı'da çiftçiler yapmaktadır" olgusudur. II. Mesleki Eğitim Kurumlarının Piyasanın İstediği Özellikte Eleman Yetiştirebilmesi Türkiye'de mesleki eğitim kurumları yukarıda sözünü ettiğimiz yeni iktisadi trendleri ıskalamıştır. Türkiye açısından artık geçerliliğini kaybetmiş bir ekonomik kalkınma modeline göre tasarlanmış fakat o model için bile uygun eleman yetiştirmeyi başaramamıştır. Şimdi ise, birkaç lokal istisna dışında büsbütün anlamsız ve işlevsiz kalmıştır. Devletin bu kurumlara bakışındaki anlaşılmaz çarpıklık düzeltilmedikçe, buralarda reel hayata, dolayısıyla reel sektöre bir değer katacak eleman yetiştirmek mümkün olmayacaktır. Türkiye gerek ekonomik kalkınma modeli, eğitim sistemi gerekse eğitim, üretim ve istihdam dengeleri itibariyle demode bir ülkedir. Bu demode yapı içinde mesleki eğitimden yapıcı bir rol beklemek zaten mümkün değildir. Türkiye, kaliteli toplum, kaliteli insan, nitelikli eleman unsuru üzerinde yeni bir ekonomik kalkınma modeli dizayn etmedikçe ve mesleki eğitimi bu modelin merkez unsuru, motor gücü haline getirmedikçe, ne kendisine yepyeni fırsatlar sunan trendleri yakalayabilecek, ne de mesleki eğitimden bir verim alabilecektir. III. Piyasanın İşgücü İhtiyacını Ne Ölçüde Mesleki Eğitim Kurumlarından Karşılayabildiği Ülkemizde mesleki eğitim kurumlarının piyasalara işgücü temin etme oranı çok düşüktür. Piyasalar, meslek okullarını, eleman temininde yönelinecek kaynak olarak görmemektedir. Buna karşılık, meslek okullarında okuyanların çok büyük kısmı, eğitimleriyle ilgili bir alanda çalışmak niyetinde olmadığı gibi, aldıkları eğitimle piyasada iş bulup çalışabileceklerine de inanmamaktadır. Bu öyle bir sarmaldır ki, ekonominin bütün dinamizmini öldürmektedir. Diğer yandan, ülkemizde diplomalı işsizhğin doğru okunması gerekmektedir. Diplomalı işsizler içerisinde, eğitim gördüğü alanda iş yapamayacak kadar zayıf işsizler çoğunluktadır. Bunlar kendilerine güvenmedikleri için, eğitim gördükleri alanda iş başvurusunda dahi bulunmamaktadırlar. Piyasa, diplomalı işsizler konusunda kendi çözümlerini üretmeye başlamıştır. Meslek kuruluşlarının veya belediyelerin açtığı meslek edindirme kurslarında, üniversite mezunlarının sayısı sürekli artmaktadır. Aynı şekilde polislik, uzman çavuşluk gibi, lisans altı eğitim gerektiren işlere de giderek artan oranlarda üniversite mezunları başvurmaktadır.
IV. Türkiye'nin İş Gücü İthalinin Boyutları Türkiye'nin iş gücü ithali, meslek okuuarmdaki kalite düşüklüğüne paralel olarak baş gösteren nitelikli eleman sıkmtısmm artmasıyla gündeme gelmiş bir konudur. Araştırmamızın sonuçlarına göre yabancı işçi çalıştırdığını söyleyenlerin oranı şimdiden % 10' lara dayanmıştır. İşsizliğin her yıl çığ gibi büyüyerek, kronik bir eğitim sorununa dönüştüğü bir ülkede, bu oranlarda yabancı işçi çalıştırılıyor olması ironik bir durumdur. Yabancı işçi çalıştırmanın akla ilk gelen nedeni ucuzluk olsa da, araştırmamıza göre gerçek böyle değildir. İşletmeler bu insanları teknik bilgi ve tecrübelerinden dolayı tercih etmektedirler. Siyasi iradenin bu veriden yapıcı bir sonuç çıkarması gerekmektedir. İşsizliği azaltmak, yeni işyerleri, yeni istihdam alanları açmak kadar, yaşanan işsizliğin maliyetini de anlamakla mümkündür. Şayet, mesleki eğitim sistemimiz veya bir bütün olarak eğitim sistemimiz, piyasaların istediği özelliklere sahip eleman yetiştirebilselerdi, işsizlik bugünkü seviyesinde olmazdı. Meseleye bir de tersinden bakmakta fayda var: Piyasada ne kadar işyeri, yeni istihdam alanları açılırsa açılsın, Türkiye'nin vasıfsız işgücü işsiz kalmaya devam edecek, bu yeni işletmeler aradıkları vasıflara uygun elemanları dışarıdan ithal etme yoluna gideceklerdir. Türkiye'nin vasıfsız iş gücü, açılacak yeni işletmelerin ve istihdam alanlarının işsizliğe etkisini minimize eden bir faktördür. V. Küresel Rekabette Maliyeti Düşürücü Bir Faktör Olarak Nitelikli İş Gücünün Önemi İş gücünün birim zamandaki üretim kalitesi ve kapasitesi, ürün maliyetinin temel belirleyicilerinden biridir. Söz konusu kalite ve kapasite arttıkça maliyet düşer, tersi olduğunda da maliyet artar. Hangi rejimde ya da kalitede olursa olsun maliyet, halledilmesi gereken bir sorundur. Katma değeri yüksek teknolojilerde veya marka üretiminde maliyet can yakıcı bir faktör olmayabilir. Ancak, Türkiye'nin de içinde yer aldığı rekabet kuşağında, maliyet sorunu rekabeti belirleyen en temel sorundur. Bu rekabet kuşağındaki ekonomilerin karakteristik özelliği, göreceli olarak emek-yoğun üretim sistemlerine sahip olmaları ve düşük katma değerh, dolayısıyla kârlılığı da son derece düşük mal üretmeleridir. Bu kuşakta yer alan ülkeler, sosyo-ekonomik yapıları gereği, maliyet problemini düşük ücret politikalarıyla çözebilmektedirler. Türkiye gibi ülkelerin, Çin, Hindistan vb. ülkelerdeki işçi ücretleriyle yarışabilmeleri mümkün değildir. Geriye tek bir yöntem kalmaktadır; o da iş gücünün birim zamandaki üretim miktarı ve kalitesi itibariyle, anılan ülkelerin düşük ücret politikasıyla elde ettikleri avantajı ortadan kaldırmaktır.
Rekabet şartlarını ancak bu şekilde eşitlemek veya aradaki maliyet farkını ancak bu şekilde minimize etmek mümkün olacaktır. Bu ise, çok çok daha nitelikli eleman yetiştirilmesi ve istihdamıyla alınacak bir sonuçtur. Sözünü ettiğimiz insan altyapısına sahip olmadığımız içindir ki, Türkiye bütün jeoekonomik avantajlarına rağmen hem iç pazarını, hem dış pazarını adı geçen ülkelere kaptırmaktadır. Türkiye, nitelikli işgücü ihracını mutlaka gerçekleştirmek zorundadır. Yunanlılann denizcilik. İsviçrelilerin aşçılık, Hintlilerin bilgisayar yazılımı alanında yaptıklarını, Türkiye her alanda yapabilecek potansiyele sahiptir. VI. Nitelikli Eleman Yokluğunun Piyasalara Maliyeti Bunun rakamsal bir karşılığını bulmak başlı başına bir araştırmanın konusudur. Ancak, niteliksiz eleman çalıştırmanın maliyete, dolayısıyla işletmenin kârlılığına, dolayısıyla da rekabet gücüne etkisi inkarı mümkün olmayan bir gerçekliktir. Piyasalar bu gerçeğin bilincindedir. Araştırmamıza katılan ve işyerinde eğitim verdiğini söyleyen işverenlerin %35'i, bunu verimliliği artırmak amacıyla yaptıklarını ifade etmişlerdir. Aynı soruya, "yeni işe alınanlara iş öğretmek amacıyla" cevabı verenlerin oranı ise %25 civarındadır. İşveren açısından verimliliği artırmak, işe yeni başlayanlara iş öğretmekten daha öncelikli ve ancak elemanın niteuğini geliştirerek aşılabilecek bir ihtiyaçtır. Öte yandan, nitelikli eleman bulmakta zorluk çekmeseydi işini genişletebileceği veya yeni iş yeri açmayı düşünebileceğini söyleyenlerin oranı şaşırtıcı derecede yüksektir. Elimizdeki araştırmanın en çarpıcı bulgularından birisi budur. Türkiye'nin makro düzeyde sermaye sıkıntısı çektiği doğrudur. Ancak var olan sermayenin veya teşebbüs gücünün yatırıma yönelemeyişinin en büyük sebebi, nitelikli eleman bulmak sıkmtısıysa, burada ciddi şekilde düşünmek gerekir. Özellikle karar verici durumunda olanların bu verilerden hareketle, kolay ve çabuk sonuç alıcı yatırım ve istihdam politikalan üretmeleri mümkün görülmektedir. Mesleki eğitimi devletin tekelinde tutmaya devam etmenin, bu alanda yaşanan sorunların çözümünü ya hiç mümkün kılmayacağı, ya da fevkalade geciktireceği görülmektedir. Bu kısırdöngünün bir an önce kırılabilmesi için mesleki eğitimin meslek birliklerine devredilmesi veya meslek birliklerinin bu yöndeki çalışmalarına izin verilip, teşvik edilmesi makul bir çözüm yolu olarak tartışılmalıdır. Devlet kontrolündeki mesleki eğitim sistemi, yeni gelişen ve gelişmeye açık alanlara yönelene kadar, piyasa ihtiyaçlarını görecek sistemi kendiliğinden zaten oluşturmaktadır. Öyleyse, bu durumu sistem içinde sağlıklı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmak, hem devlet, hem de piyasa açısından kazançlı bir yöntem olarak değerlendirilebilir. Türkiye, nitelikli eleman ihtiyacını karşılayacak formülleri üretemediği taktirde, şu an bir milyon kişi olarak ifade edilen yabancı uyruklu istihdamının sürekli katlanarak artması kaçınılmaz bir durum olacaktır.
ÖNERILER Bugüne kadar, mesleki eğitimin yeniden yapılandırılması ve mesleki eğitimle iş dünyası arasındaki kopukluğun giderilmesi yönünde sayısız önerilerde bulunulmuştur. Sorunun vehameti ve büyüklüğü ile, sistemin topyekün işlemez hale gelmiş olması dikkate alınırsa, geliştirilen çözüm önerilerinin palyatif olmaktan ileri gidemediği ve sistemi fonksiyonel kılmaya yetmediği görülecektir. Meselenin üzerine radikal bir çözümle gidilmesi ve böylece sistemin kökten restorasyonu artık milli bir zaruret haline gelmiştir. Bu itibarla; Sorunun doğrudan ilgilisi durumundaki iş dünyası, mesleki kuruluşları eliyle mesleki eğitim sorununu topluma mal edici, mesleki eğitime yönlendirme konusunda bilgilendirici ve özendirici kampanyalar başlatmalıdır. Mesleki eğitimi merkeze alan, Türkiye'nin imkan ve ihtiyaçlarına göre yeniden yapılandırılmış bir mesleki eğitim sistemi üzerine oturtulmuş yeni bir kalkınma modeli ve ekonomik program uygulanmasına gidilmelidir. îş dünyasının temsilci kuruluşları, mesleki eğitimin yeniden yapılandırılması konusunda inisiyatif ve sorumluluk almalıdır. Mesleki eğitimin şimdiki ikiye parçalanmış planlanması ve yönetimi. Milli Eğitim Bakanhğı ve YÖK yerine özerk bir üst kurula verilmelidir. Mesleki eğitim veren okulların yönetimi mütevelli heyetlere bırakılmalı ve iş dünyasının bu mütevelliler yoluyla, söz konusu okulların yönetiminde doğrudan yetki ve sorumluluk sahibi olduğu bir sisteme geçilmelidir. Akreditasyon sistemine bir an önce geçilmelidir. Mesleki eğitimin cazip olmaktan çıkarılmasıyla eğitim sistemi, ilköğretimden orta öğretime kadar bütün aşamaları ile üniversiteye giriş sistemi odaklı hale gelmiştir. Bir an önce mesleki eğitime itibar kazandırılmalı ve bu okulları çıkmaza sürükleyen ve üniversite önünde yığılmayı arttıran mevcut üniversiteye giriş sistemi değiştirilmelidir. Bakalorya sistemine geçilmelidir. Böylece mesleki eğitime bir alan açmak ve yeni bir üniversite giriş sistemini bunun üzerine bina etmek kolaylaşacaktır. Mesleki rehberlik ve yönlendirme konusunda yeni bir sisteme geçilmesi gerekir. Mesleki eğitim planlaması yapılırken sektörlerin ihtiyaç analizi yapılmalı, piyasa ve yurtdışındaki istihdam imkanları dikkate alınarak yeni programlar devreye sokulmahdır. Meslek liseleri döner sermaye işletme mevzuatı yetersiz ve ihtiyaçları karşılamayan bir mevzuattır. Bir an evvel değiştirilmesi gerekir. Meslek lisesi yöneticileri özel sektör tecrübesine sahip teknik kişilerden seçilmelidir. Bu okullardaki atölye, işlik ve laboratuvarlardaki teçhizatın yenilenmesi için ciddi kaynak sağlanmahdır. Meslek yüksek okulları için belirlenen kriterler gibi meslek liseleri kriterleri getirilmelidir. Yasası çıkan Mesleki Yeterlilik Kurumu bir an önce faaliyete geçirilmelidir. Meslek standartlarının belirlenmesinin ardından meslek lisesi ve meslek yüksek okulları için mesleki yeterlilik sınavı getirilmelidir.
Mesleki eğitimi finanse etmek amacıyla toplanan kaynaklar, deylet tarafından amacı dışında kullanılmamalıdır. Mesleki eğitim sistemi, hayat boyu öğrenme ilkesi benimsenerek yeniden düzenlenmelidir. İşgücü piyasası araştırmalarına dayalı iş analizleri yapılmalı, meslek standartları ve sertifikasyon sistemine geçilmelidir. Mesleki eğitim konusunda işletmelere motivasyon getirilmelidir. Mesela işletmelere gelir ve kurumlar vergisinde, binde 5'lik bir muafiyet getirilmelidir. Eğitimde yüklendikleri roller ve sorumluluklar dikkate ahndığmda, eğitici personelin gelir vergisi ve SSK primi devletçe karşılanabilir. Ulusal programlar düzenlenirken sanayiinin ihtiyaçları göz önüne alınmahdır. Etkili bir koordinasyonla kurumlararası iletişimi sağlanmalıdır. Sistemi yerel düzeyde işletmeler yönlendirmelidir. îl Mesleki Eğitim Kurulları, îl istihdam Kurulları ile birleştirilerek etkin birer Mesleki Danışma Merkezleri haline getirilmelidir. Sistemin eğitim-istihdam bağlantısı kurularak yeniden düzenlenmesi için öncelikle eğitim verilecek mesleklerin ve müfredatın belirlenmesinde işletmelere etkin rol tanınmalıdır. Mesleki eğitim alanında öncü ve ileri teknolojilere yönelinmelidir. Meslek okulları organize sanayi bölgeleri içinde açılmahdır. Teşvik edilecek sektörler belirlenmeli, eğitim planlaması bu sektörleri destekleyici bir şekilde yapılmahdır. Belirlenen sektörlere ciddi ve yatırımcıyı çeken özendirmeler yapılarak, eğitim sonrası mezunlara iş imkanı sağlanmahdır. Çok daha fazla öğrencinin, işletmelerle buluşabilmesi için fiziki ortamların, bazı konularda ortadan kaldırılması, işletmelerle işbirliği yaparak uzaktan mesleki eğitime önem verilmesi gerekmektedir. Çağdaş teknolojiyi yakalamak, hatta ona yön verebilmek için, mesleki teknik eğitimin yetiştireceği kişilere yaratıcılık, problem çözme ve bilgi donanımını el becerisi ile birlikte kullanma yetenekleri kazandırılmahdır.
C- ANKET: tş DÜNYASININ MESLEKİ EĞİTİME BAKIŞI
GIRIŞ 1. MESLEKİ EĞİTİMİN NİTELİĞİ VE TÜRKİYE'DE KALİTE SORUNU Bu araştırma, ülkemizde mesleki eğitimin sorunlarını bütün boyutlarıyla ortaya koymayı amaçlayan kapsamlı bir çalışmanın en önemli bölümlerinden birini oluşturmaktadır. Eğitimi yeniden toplumsal hayatın ve gelişmenin temel dinamiğine dönüştürmek, en gelişmiş ülkeler açısından bile başh başına bir sorun haline gelmiştir. Zira, hayatın gittikçe artan ritmi karşısında eğitim, eski öncü rolünü büyük ölçüde kaybetmiş, kendisiyle başlayıp biten, reel hayata ve toplumun gelecek tasarımına fazlaca nispeti olmayan bir fenomene dönüşmüştür. Sistemin işleyiş maliyeti ağır ama sosyal, kültürel ve ekonomik çıktısı zayıftır. Bu gerçeklik, ülkelerin gelişmişlik düzeyi düştükçe daha da derinleşmektedir. Hal böyleyken, ekonomik kalkınmada bireyin önemi her geçen gün daha da artmakta; bireysel zeka, birikim ve beceri, teknoloji ve sermaye kadar değerli bir faktör haline gelmektedir. Bu bir paradokstur ve bu paradoks nedeniyle eğitim, toplumsal gelişmeyi tetikleyici ve ona öncülük edici bir misyon ifa etmek yerine, boğucu ve köstekleyici bir rol oynayabilmektedir. Başka türlü ifade edecek olursak; bireyi, toplumu ve toplumsal hayatı rasyonalize etmesi umulan çağdaş eğitimin kendisinin yeni baştan rasyonalize edilmesine ihtiyaç vardır. Bu ise, söylenildiği kadar kolay çözümlenebilir bir sorun değildir. Öyle olduğu içindir ki, köklü bir çözüme tevessül etmek karar vericileri ürkütmektedir. Sistemin mantığını ve temel işleyişini zedelemeyen eklektik müdahalelerin sonuç vermediği de bilinen bir gerçektir. Kaldı ki küreselleşme, verimsiz işleyen bir sistemi de küresel boyutlara taşıyarak, milli ölçekte bir restorasyonu büsbütün açmaza sokmuştur. Öyleyse sorun olduğu gibi bırakılmalı mıdır? Gelişmişliği, bir toplumun toplam kalitesiyle ölçme eğiliminin ağırlık kazandığı bir çağda yaşıyoruz. Hiç kuşkusuz bu gerçekçi bir yaklaşımdır. Bu ise bizi zorunlu olarak kaliteli bir eğitim anlayışına yönlendirmektedir. Nitekim konu en gelişmiş ülkelerde bile radikal bir şekilde tartışılmaktadır. Türkiye iki sebepten ötürü bu tartışmanın dışında kalamaz: Birincisi; halihazırdaki verimsiz, sosyal, kültürel ve ekonomik çıktısı en alt düzeydeki eğitim sistemini daha fazla finanse edemez. İkinci sebep ise geleceğimizle ilgilidir. Küresel rekabetin acımasız boyutlara ulaştığı günümüzde, ülkeler ancak mukayeseli üstünlükler yaratarak ayakta kalabileceklerdir.
Türkiye'nin, gerek sermaye gerekse teknoloji bakımmdan gelişmiş ülkelerle rekabet şansı hemen hemen yoktur. Gelişmiş batı ülkelerinin yaşlı ve konformist nüfus yapısının karşısında Türkiye'nin genç ve dinamik nüfusu ciddi bir avantajdır. Tabii ki bu, kuvveden fiile çıkmayı bekleyen bir avantaj. Nüfusun toplam kalitesinin yükseltilmesi sadece kalkınma ve gelişmenin ön şartı değil, beka meselemizin de çözüm adresidir. Türkiye için, eğitim, stratejik değeri en yüksek olan sektördür denilebilir. Bununla birlikte, Türk eğitim sisteminin milli hedeflerle uygunlaştınlmasmm zorlukları da ortadadır. Bu itibarla, soruna yanlış yerden müdahale, zaman, kaynak ve enerji israfından başka bir sonuç doğurmayacaktır. Temel sorun, problemin aciliyetini pas geçmemek, kararlı olabilmek ve doğru yerden başlamaktır. Orta öğretimde vasıfsız eleman üreten ve bu haliyle toplum kalitesini sürekh aşağılara çeken halihazır yaklaşım yerine, meslek edindirmeyi merkeze alan ve sistemi bunun üzerinde yeniden inşa eden bir perspektiften yola çıkılmalıdır. Bu yapılmazsa Türkiye, genç, dinamik ve fakat vasıfsız insan gücünün yıkıcı etkileriyle boğuşmak zorunda kalacaktır. Tehlike şimdiden uç vermeye başlamıştır. Burada gözden kaçırılmaması gereken husus, mesleki eğitimin de mevcut haliyle aslında vasıfsız eleman yetiştirmekte olduğudur. Bir başka ifadeyle, sistemi rasyonalize etmeden daha fazla meslek lisesi ya da sözde mesleki eğitim veren okul açmanın sorunu çözücü bir yanı bulunmamaktadır. Bu araştırma, mesleki eğitimin sorunlanm, Türkiye açısından önemini ve sorunun çözümünde yol gösterici olabilecek verileri ortaya koyacak çok daha geniş kapsamlı bir çalışmanın en önemli bölümü olarak tasarlanmış ve sonuçlandırılmıştır. 2. ARAŞTIRMANIN AMACI VE ÖNEMİ İş dünyamızın ihtiyaçları ile mesleki eğitim sisteminin arz ettiği iş gücü arasındaki ilişkinin tespiti, böylece bu çerçevede yürütülen çalışmalar ile tartışmalara veri sağlanması, araştırmanın başlıca amacını oluşturmaktadır. Bilindiği gibi, mesleki ve teknik eğitim, bir şehrin, bir bölgenin ve bir ülkenin kalkınması ve refaha ulaşması açısından son derece önemlidir. Çünkü işgücü önemli bir üretim faktörüdür ve diğer üretim faktörleri olan sermaye ve teknoloji, ne kadar gelişmiş olurlarsa olsunlar, ancak nitelikli işgücü ile anlam ve değer kazanırlar. Bugün Türkiye'nin ve İstanbul'un nüfusu ve buna bağlı olarak işgücü hızla artmakta, ancak eğitim sistemimiz artan bu işgücüne vasıf kazandıramadığı için söz konusu nüfusun istihdamı sağlanamamaktadır. Bunun tabii bir neticesi olarak işsizlik her geçen gün artmakta, hiçbir mesleki becerisi ve niteliği olmayanların ağır bastığı nüfusun sıkıntıları toplumda çalkantılara yol açmaktadır. Bu döngü gün geçtikçe kötüleşerek devam etmekte, diğer alanlardaki sorunların da giderek ağırlaşmasına neden olmaktadır.
Mesleki ve teknik eğitim konusunu sağlam bir zemine oturtamadığı sürece, ne İstanbul, ne de ülkemiz, ekonomik ve sosyal çalkantılar içine düşmekten kaçamayacaktır. Bu nedenle bilgili, becerili ve verimli çalışma alışkanlıklarına sahip insan gücünün yetiştirilmesi ve istihdamı ülkemiz için büyük önem taşımaktadır. Türkiye'de teknik ve mesleki eğitim, uzun geçmişine rağmen, her zaman problemli bir alan olmuştur. Gösterilen çabalara, yürürlüğe sokulan yeni projelere ve alman bütün tedbirlere rağmen, son yıllarda mesleki ve teknik eğitim alanındaki sorunlar daha da artmıştır ve artmaya devam etmektedir. Mesleki ve teknik eğitim, son dönemde, hem nitelik, hem de nicelik açısından ciddi bir gerileme içerisine girmiştir. Bu gerileyişle birlikte ortaya girift ve ağır sorunlar çıkmaya başlamıştır: -Her yıl üniversite kapısındaki yığılma artmakta, üniversiteye giremeyen gençlerimizin büyük çoğunluğu hiçbir mesleki becerileri olmadığı için işsizliğin ve bü3âik bir boşluğun içerisine düşmektedir. -İşe yerleştirme sistemi ve istihdam politikası diye bir şey kalmamıştır. Üniversite sınavını kazanamayan ve daha önce de herhangi bir mesleki beceri de kazandırılamayan milyonlarca gencimizin hiçbir beceri sahibi olmadan iş piyasasına çıkması, istihdam alanında giderek büyüyen bir kaosa yol açmaktadır. -Mesleki beceri ve işgücü kalitesindeki düşüş ekonomiye yansımaktadır. Meslek liselerinin kalitesindeki düşüş meslek yüksek okullarındaki kalitenin de düşmesine neden olmuştur. Eğitimsiz işgücünün yanı sıra, eğitimh işgücünde de ciddi bir kalite sorunu ortaya çıkmıştır. -Üretim, eğitim ve istihdam arasında sağlıklı bir ilişki kalmamıştır. Bir yanda milyonlarca genç işsiz gezerken, diğer yandan da iş piyasası ihtiyaç duyduğu nitelikli elemanları bulmakta zorlanmaktadır. -Mesleki ve teknik eğitimin AB ile uyumlu hale gelmesi gittikçe güçleşmektedir. Vasıflı işgücü yetiştirilemediği için ülkemiz küresel rekabet ortamında işgücü alanında rekabet gücünü gittikçe yitirmektedir. Kısaca, mesleki ve teknik eğitim ile ilgili sıkıntılar ve bunlara bağlı olarak doğan diğer sorunlar her geçen gün daha da büyümektedir. Bu durumun en önemli sonuçlarından biri de mesleki ve teknik eğitimin cazibesini giderek yitirmesidir. Bu da mesleki ve teknik eğitimin sürekli gerilemesi anlamına gelmektedir. Bugün artık Türkiye'nin, mesleki ve telaıik eğitim sorunlarını ciddi bir şekilde ele alarak, bu alanda duyarlı bir toplumsal bilinç yaratmaya ve köklü reformlara girişerek sorunu çözüme kavuşturmaya ihtiyacı vardır. 3. YÖNTEM Bu araştırma, Türk iş dünyasının giderek en kritik halkası haline gelen mesleki eğitim sistemi hakkında daha kapsamlı bir projenin saha araştırması kısmını oluşturmaktadır. Saha araştırmaları, bilindiği gibi, empirik-pozitivistik yöntem yaklaşımının nicel ölçüm standartlarına göre biçimlendirilmesidir. Araştırmanın konuyla ilgili betimleyici/dumm saptayıcı bir düzeyde tasarlanması, güncel durum hakkında gerçekçi bir resim elde etme amacına da hizmet etmektedir.
Yöntem Yaklaşımı Araştırmada, mesleki eğitimin tarafı konumunda olan, sahada sistemin işleyişini ve sorunları doğrudan yaşayarak deneyimleyen tarafların, araştırmanın değişkenleri açısından gözlemlenmesine imkan veren nicel ölçümlere dayalı bir yöntem yaklaşımı benimsenmiştir. Bu tür bir yöntem yaklaşımı, bir yandan gözlemi yapılacak değişkenlerin titizlikle belirlenmesini, öte yandan bu gözlemde kullanılacak ölçme araçlannm amaca uygun bir biçimde geliştirilmesini ve son olarak, uygun bir örnekleme yöntemi ile değişkenlerin sahadaki durumunun gerçeği yansıtacak biçimde saptanmasını sağlayacak veri toplanmasını gerektirmektedir. Saha araştırmasının en temel kabullerinden biri, durum ve değerlendirmeleri hakkında bilgilerine başvurulan deneklerin güven verici bir ilişki temelinde, samimi ve dürüst cevaplar verdikleridir. Bu güvenin sağlanmasında, formlarda kişisel ve ticari mahremiyetlere ilişkin sorular sorulmamış, toplanan verilerin sadece istatistiksel olarak değerlendirmeye alınacağı, verilen bilgilerin resmi veya resmi olmayan amaçlarla kullanılmayacağı konusunda güvence verilmiştir. Araştırma Deseni Araştırmada, araştırma nüfuslarının belirlenen meslek kategorilerine göre değerlendirmeleri yoluyla ilgili değişkenlerin gözlenmesi kararlaştırılmıştır. Bu alanlar, mesleki eleman teminine ilişkin sorunlar, mesleki eğitime ihşkin yaklaşımlar ve bu çerçevede yapılan genel değerlendirmeler biçiminde belirlenmiştir. Bu alanlarda sorgulanacak değişkenler belirlenirken araştırmanın betimleyici/durum saptayıcı karakteri ve problematik çerçevesi dikkate alınmıştır. Araştırmada, ilkece, herbir değişken, karakteristik ölçüm düzeyinde uygun kategoriler kullanılarak gözlenmiş ve gözlemler uygun tablolamalar aracılığıyla bulgulanıp yorumlanmıştır. Örneklem Araştırmanın evreni, işverenleri/işveren temsilcilerini kapsamaktadır. Araştırma konusu doğrudan doğruya sistemin bir bileşeni durumundaki işverenlerle sınırlı tutulmuştur. Araştırmanın amacı çerçevesinde, meslek grupları, Türkiye İstatistik Kurumu'nun 2002 Genel Sanayi ve İşyeri Sayımı'nda kullandığı iktisadi faaliyet kolları esas alınarak belirlenmiştir. Böylece, iktisadi faaliyet kollarına ilişkin geçerli sayısal veriler üzerinden fıltrelemeler yapılmış, hangi kategoriye ne kadar ağırlık verileceği saptanmıştır. Bu doğrultuda gerçekleştirilen anket adetleri şu şekildedir:
iktisadi Faaliyet Kolları (TÜİK sınıflandırması-başlıklar) Anket Sayısı % Madencilik ve taşocakçılığı 4 0,2 İmalat 270 11,2 Elektrik, gaz, buhar ve sıcak su üretimi ve dağıtımı 6 0,2 İnşaat 63 2,6 Toptan ve perakende ticaret 1127 46,9 Oteller ve lokantalar 212 8,8 Ulaştırma, depolama ve haberleşme 390 16,2 Mali aracı kuruluşlar 20 0,8 Gayrimenkul, kiralama ve iş faaliyetleri 110 4,6 Eğitim 10 0,4 Sağlık işleri, sosyal hizmetler 60 2,5 Diğer hizmet faaliyetleri 129 5,4 Toplam 2401 100,0 Araştırmanın gerçekleştirileceği iller, DPT'nin Kalkınma Ajansları Coğrafi Bölge Sınıflandırması sistemi esas alınarak belirlenmiştir. Bu sınıflandırmada, Türkiye 12 bölgeye ayrılmaktadır. İstanbul tek başına bir bölgeyi oluştururken, diğer bölgeler çeşitli illerin biraraya gelmesiyle teşekkül etmektedir. Her bölgeyi temsilen bir il alınırken, Ege bölgesinde İzmir'in yanında Denizli, Akdeniz bölgesinde Antalya'nın yanında Adana da araştırmaya dahil edilmiştir. Sahada gerçekleştirilmesi hedeflenen 2400 anket, bölgedeki işyeri sayısı, ilin temsil ettiği bölgeye göre gelişmişlik d zeyi gibi hususlar dikkate alınarak, 14 ile bölünmüştür. Araştırmanın illere göre saha uygulama sonuçları şu şekildedir: Anket Yapılan 11 Anket Sayısı % Kayseri 113 4,7 Adana 157 6,5 Ankara 288 12,0 Antalya 191 8,0 Gaziantep 142 5,9 Bursa 214 8,9 Çorum 90 3,7 Denizli 124 5,2 Elazığ 74 3,1 Erzurum 48 2,0 İstanbul 521 21,7 İzmir 235 9,8 Tekirdağ 118 4,9 Trabzon 86 3,6 Toplam 2401 100,0
Veri Derleme Aracı Veri derleme aracı olarak 72 kod girişi bulunan bir soru formu kullanılmıştır. Soru formunun ilk bölümünde anketin yapıldığı kuruma ve anket yapılan kişiye ilişkin bilgiler yer almaktadır. Bu bilgilerin büyük bölümü kontrol amaçlı olup, sadece faaliyet alanına ilişkin veri raporda değerlendirilmiştir. Veri Girişi Soru formlarında yer alan cevaplar kodlanmış, açık uçlu sorular tasnife tabi tutulmuş ve bilgisayara girilmeye hazır hale getirilmiştir. Araştırma verileri excel programında bilgisayara girilmiştir. Bu veriler SPSS programına aktarılarak tablolar alınmıştır. Yorum ve Raporlama Tablolar, önce düz frekanslar halinde bölümlere a3^ılıp düzenlenmiştir. Gerek duyulan yerlerde çapraz tablolar alınmak suretiyle rapor oluşturulmuştur. Tabloların altına, kısa açıklamalar ve yorumlar yapılmış, bunlar rapor sonunda bir özet haline dönüştürülmüştür. 4. ARAŞTIRMA SÜRECİ Araştırma, mesleki eğitimin sorunlannm doğru bir şekilde ortaya konabilmesi için, konunun öncelikle iş dünyası bakımından taşıdığı anlamın tespit edilmesi gerektiği düşüncesinden hareketle projelendirilmiştir. Araştırma için mesleki eğitim ve iş gücü arzı/talebi ile ilgili kaynaklar taranmıştır. Akademik yayınlar. Milli Eğitim Bakanlığı, TÜİK ve ilgili meslek kuruluşları başta olmak üzere konuyla ilgili bütün çalışmalar ve araştırmalar incelenmiştir. Bu inceleme sonucunda araştırmanın veri kaynağı olan soru formu hazırlanmıştır. Anketin içeriği, sahada yapılan deneme sonucunda geliştirilerek son halini almıştır. Anket formlannm sahaya çıkılacak hale getirilmesi 5 Eylül 2006 tarihine kadar sürmüştür. Anketör ekibi, bu alanda sürekli çalışan deneyimli personelden oluşturulmuştur. Ajrıca, anket yapılırken dikkat edilmesi gereken hususlara ilişkin aynntıh bir anketör talimatı hazırlanmıştır. Deneklerden bilgi toplama aracı olarak önceden hazırlanıp çoğaltılan anket formları kullanılmıştır. Araştırmanın saha çalışmaları 7 Eylül 2006 tarihinde başlamış ve 18 Eylül 2006 tarihinde sona ermiştir. Araştırma mesleki eğitimle ilgili olmasına, İstanbul Ticaret Odası tarafından yaptmlmasma ve ticari veya özel durumlanyla ilgili hiçbir soru yer almamasına rağmen, deneklerin ankete mesafeli yaklaşması dikkat çekmiştir. Bununla birlikte anketin saha uygulaması, kayda değer bir sorun yaşanmadan tamamlanmıştır. Kodlama ve veri girişi işlemleri, yine bu alanda deneyimli personelce gerçekleştirilmiştir. Tamamlanan anketler kodlama ve veri girişi işlemine tabi tutulmuş ve bu çalışma 20 Eylül 2006 tarihinde sonuçlandırılmıştır. Tabloların hazırlanmasının ardından değerlendirme ile raporun yazımı işine başlanmıştır. Bu sürecin sonunda çalışma nihayete ermiştir.
BÖLÜM I ELEMAN TEMININDE YAŞANAN GÜÇLÜK Tablo: C-I/1 Daha çok hangi alanlarda eleman bulmakta zorlanıyorsunuz? (1. cevap) Seçenekler Sayı % Cevapsız 1501 62,5 Satış, pazarlama, tezgahtar 254 10,6 Elektrikçi, elektrik teknisyeni 51 2,1 Kalifiye eleman 239 10,0 Terzi 7,3 Usta 92 3,8 Kurye, servis şoförü, şoför 52 2,2 Halkla ilişkiler elemanı 14,6 Servis elemanı, hostes, garson, komi 79 3,3 Tercüman, rehber, öğretmen 15,6 Yönetici 11,5 Doktor, hemşire 20,8 Çırak 49 2,0 Muhasebeci, sigortacı 14,6 Bilgisayar teknisyeni 3,1 Toplam 2401 100,0 l-"daha çok hangi alanlarda eleman bulmakta zorlanıyorsunuz?" şeklinde açık uçlu olarak sorulan ve üç cevap için boşluk bırakılan soruya verilen cevaplar iş dünyasının yaşadığı önemli bir probleme ışık tutmaktadır. İşverenlerin %3855'nin eleman temininde güçlük çektiklerini ifade etmeleri, üstelik bunu doğrudan elemanın niteliğini belirterek yapmaları, problemin yaygınlığına ve büyüklüğüne işaret etmektedir. Araştırmaya ek olarak verilen Türkiye İstatistik Kurumunun 2006 dönemine ait "İktisadi Faaliyet Kolları - Ayrıntılı Listesi'ne göre ülkemizde 1.858.191 işyeri bulunmaktadır. Araştırmanın ömeklemi bu kümeden seçilmiştir. İşyerlerinin %38,5'inin eleman temininde güçlük çekmesi, 715.403 işyerinin bu problemle karşı karşıya olması demektir. Cevapsız şıkkını sadece soruya cevap vermeyenler olarak değil, eleman temininde ciddi bir güçlüğü olmayanlar olarak yorumlamak mümkündür. 2-Burada dikkat edilmesi gerekli olan bir diğer husus da, eleman temininde ciddi güçlük çeken işletmelerin hangi sektörlerde yer aldığı ile bu sektörlerin bulmakta güçlük çektikleri elemanların nitelik ve meslekleridir. Aşağıdaki çapraz tablo bu açıdan önemli bilgiler içermektedir.
Tablo: C-I/I-a Faaliyet alanına göre daha çok hangi alanlarda eleman bulmakta zorlanıyorsunuz? Faaliyet alanı Madencilik ve taşocakçılığı N l > u 100,0% a B T. ^ Ct ^ fi»mm SI V) s- fi et e îfi 1 B :fi" U İ2 O U fi fi E 3 O S > C fi fi ^ :fi :0 Sİ a> H imalat 60,7% 4,8% 2,6% 10,4% 14,1%,4% 1,1%,4% 5,6% Elektrik,gaz,buhar ve sıcak su üretimi ve dağıtımı 83,3% 16,7% inşaat 66,7% 6,3% 1,6% 14,3% 9,5% 1,6% Toptan ve perakende ticaret Oteller ve lokantalar Ulaştırma, depolama ve haberleşme Mali aracı kuruluşlar Ga3n:imenkul, kiralama ve iş faaliyetleri 62,6% 17,3% 1,9% 10,7%,4% 2,5%,6%,4%,8%,3%,3% 1,6%,5%,1% 46,2% 3,3% 7,1%,5% 4,2%, 9,4% 1,4% 22,6% 1,9% 1,4%,9%,5%,5% 70,0% 4,1% 3,6% 8,5%,3% 1,3% 6,2%,5% 1,8% 1,5%,5% 1,3%,5% 65,0% 25,0% 2 fi S C o o Q u O.W) '35 10,0% 76,4% 7,3%,9% 5,5%,9% 2,7%,9% 2,7% 2,7% Eğitim 70,0% 10,0% 20,0% Sağlık işleri, sosyal hizmetler Diğer hizmet faaliyetleri 36,7% 5,0% 3,3% 10,0% 1,7% 3,3% 1,7% 33,3% 5,0% 64,3% 2,3% 3,1% 16,3% 3,1% 7,0%,8% 2,3%,8% Toplam 62,5% 10,6% 2,1% 10,0%,3% 3,8% 2,2%,6% 3,3%,6%,5%,8% 2,0%,6%,1% >^ 1 (/!) "So S Ülkemizdeki sektörlerin tamammda zor temin edilen/bulunamayan kalifiye eleman oranmm )Aüksekliği dikkat çekici boyutlardadır: "Sağlık işleri, sosyal hizmetler" alanında doktor ve hemşire bulmakta güçlük çeken işletmelerin oranı VoSS^S, aynı sektörde kahfıye eleman bulmakta güçlük çeken işletmelerin oranı %10,0, "Mali aracı kuruluşlar"dan satış elemanı, pazarlamacı ve tezgahtar bulmakta güçlük çekenlerin oranı %25, aynı sektörde muhasebeci, sigortacı bulmakta güçlük çekenlerin oranı Vol0,0, Oteller ve lokantalardan servis elemanı, hostes, garson ve komi bulmakta güçlük çekenlerin oranı %22,6, aynı sektörde kurye, servis şoförü ve şoför bulmakta güçlük çekenlerin oranı %9,4, Eğitim alanında tercüman, rehber, öğretmen bulmakta güçlük çeken işletmelerin oranı %20,
Toptan ve perakende ticaret alanındaki işyerlerinden satış elemanı, pazarlamacı ve tezgahtar bulmakta güçlük çeken işletmelerin oranı %17,3, aynı sektörde kalifiye eleman bulmakta güçlük çeken işyerlerinin oranı yolo,?, Elektrik, gaz, buhar ve sıcak su üretimi ve dağıtımı alanındaki işyerlerinden elektrikçi ve elektrik teknisyeni bulmakta güçlük çeken işletmelerin oranı Vol6,7, inşaat alanındaki işyerlerinden kalifiye eleman bulmakta güçlük çeken işletmelerin oranının %14,3, usta bulmakta güçlük çeken işletmelerin oranı %9,5, İmalat alanındaki işyerlerinden kalifiye eleman bulmakta güçlük çeken işletmelerin oranı %14,1, usta bulmakta güçlük çeken işletmelerin oranı % 10,4'tür. Bu açık uçlu soruda birden fazla alanda eleman bulmakta zorlandıklarını belirten işverenlerin verdikleri cevaplar ikinci ve üçüncü tablolarda yer almaktadır. Tablo: C-I/I-b Daha çok hangi alanlarda eleman bulmakta zorlanıyorsunuz? (2. cevap) Seçenekler Sayı % Cevapsız 2157 89,8 Satış, pazarlama, tezgahtar 58 2,4 Elektrikçi, elektrik teknisyeni 19,8 Kalifiye eleman 32 1,3 Terzi 3,1 Usta 44 1,8 Kurye, servis şoförü, şoför 17,7 Halkla ilişkiler elemanı 7 Servis elemanı, hostes, garson, komi 27 1,1 Tercüman, rehber, öğretmen 2? ^ Yönetici 3? Doktor, hemşire 3? -' Çırak 17,7 Muhasebeci, sigortacı 11,5 Bilgisayar teknisyeni 1,0 Toplam 2401 100,0 Eleman bulmakta güçlük çektiğini belirten %38,5 işverenden %11,2'sinin bu zorluğunun en az iki alanda olduğu görülmektedir.
Tablo: C-I/I-c Daha çok hangi alanlarda eleman bulmakta zorlanıyorsunuz? (3. cevap) Seçenekler Sayı % Cevapsız 2262 94,2 Satış, pazarlama, tezgahtar 28 1,2 Elektrikçi, elektrik teknisyeni 17,7 Kalifiye eleman 27 1,1 Terzi 1,0 Usta 32 1,3 Kurye, servis şoförü, şoför 9,4 Servis elemanı, hostes, garson, komi 10,4 Tercüman, rehber, öğretmen 3,1 Yönetici 2,1 Çırak 6,2 Muhasebeci, sigortacı 4,2 Toplam 2401 100,0 Eleman bulmakta güçlük çektiğini belirten %38,5 işverenden %5,8 'inin bu zorluğunun en az üç alanda olduğu görülmektedir. Tablo: C-I/2 Size yapılan iş başvuruları daha çok hangi alanda yoğunlaşıyor? Seçenekler Sayı % Cevapsız 129 5,4 Vasıfsız 1170 48,7 Pazarlama 290 12,1 rr Üretim 233 9,7 Muhasebe 83 3,5 Personel yönetimi 81 3,4 Diğer 415 17,3 Toplam 2401 100,0 İşverenlere yapılan iş başvurulannın yanya yakını vasıfsız elemanlar tarafından gerçekleştirilmektedir. Vasıfsız cevabını %12,1 ile pazarlama, %9,7 ile üretim, %3,5 ile muhasebe, %3,4 ile personel yönetimi alanları izlemektedir. İşverenlerin çalıştırmak için aradıkları elemanlar için öngördükleri standartlar ile, iş başvurusunda bulunanların nitelikleri arasındaki farklılık burada bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Sahada yapılan gözlemlerde, bir çok kuruluşun vasıfsız eleman konusunda da sıkıntı çektiği görülmektedir. İşverenler istikrarlı, gayretu, işini ve işyerini benimseyerek çalışacak vasıflı/vasıfsız eleman ararken, iş başvurusunda bulunanların neredeyse tek kriterlerinin ücret olduğu ifade edilmektedir. Sonuçta, bir yanda aynı alanda çalıştıracak eleman arayan kuruluşlar, diğer tarafta ise aynı kategoride iş arayan çok sayıda insanın bulunduğu garip bir istihdam/işsizlik manzarası ortaya çıkmaktadır.
Tablo: C-I/3 Yetiştirdiğiniz elemanları başka firmalara kaptırdığınız oluyor mu? Seçenekler Sayı % Cevapsız 149 6,2 Evet 497 20,7 Zaman zaman oluyor 725 30,2 Hayır 1030 42,9 =i _ _ Toplam 2401 100,0 Yetiştirdikleri elemanları, sık sık veya zaman zaman başkalarına kaptırdığını söyleyenlerin oranı %50'den fazladır. Bu, yetişmiş eleman bulma sıkıntısının ulaştığı boyutları ortaya koyma bakımından çarpıcı bir durumdur. Kendi elemanlarını başkalarına kaptıranların, kendileri elemana ihtiyaç duyduğunda da benzer bir yönteme başvurabilecekleri açıktır. Bu durumda, sınırlı sayıdaki yetişmiş elemana yönelik ciddi bir talep bulunduğu söylenebilir. Tablo: C-I/4 Eleman ihtiyacmızı daha çok hangi yöntemle karşılıyorsunuz? Seçenekler Sayı % 2. Cevapsız 128 5,3 Kendi çevremize sorarak 1384 57,6 l İşkur'a başvurarak 56 2,3 2 2 Gazete/dergi ilanıyla 770 32,1 Stai yerlerden 63 2,6 Toplam 2401 100,0 Eleman temininin %57,6 oranında çevreden sorularak yapılması, yetişmiş elemanların başka firmalara kaptınlması olgusuyla birlikte değerlendirildiğinde daha anlamlı hale gelmektedir. Eleman temini konusunda %32,1 oranı ile ikinci en çok başvurulan yöntem ise gazete/dergi ilanıdır. İşkur'a başvuru ve daha çok mesleki eğitimle bağlantılı stajyer cevaplarının fevkalade düşük oranlarda çıktığı görülmektedir. Bu durum, araştırmanın diğer pek çok verisi ile teyit edilen bir gerçeğe ışık tutmaktadır. Piyasa aktörleri ile mesleki eğitim kurumları arasında oldukça düşük düzeyde bir ilişki olduğu görülmektedir. Hatta, saha gözlemlerine dayanılarak, piyasadaki onlarca yıllık geçmişe sahip kuruluşların pek çoğunun bugüne kadar herhangi bir mesleki eğitim kurumu ile hiçbir ilişkisinin olmadığı dahi söylenebilir. Bu kopukluk, hem piyasanın yetişmiş eleman ihtiyacını temin konusunda sıkıntı çekmesine yol açmakta, hem de mesleki eğitim kurumlarının, üniversiteye girişte yaşanan sorunlara ilave olarak, kendilerini geliştirerek piyasanın taleplerine cevap verebilecek düzeye gelmelerine engel olmaktadır.
Eleman ihtiyacmızı karşılamada mesleki eğitim kurumlarından (meslek lisesi, meslek yüksek okulu, çıraklık okulu) gelenlerin oranı nedir? Seçenekler Sayı % Cevapsız 284 11,8 Çok az 1467 61,1 Yaklaşık üçte bir 247 10,3 Yaklaşık yan yarıya 273 11,4 Yaklaşık üçte iki 61 2,5 Tamamına yakını 69 2,9 Toplam 2401 100,0 Eleman ihtiyaçlarmı karşılamada mesleki eğitim kurumlarının payının üçte bir ve üzeri olduğunu söyleyenlerin oranı yaklaşık %27,rdir. Bu oran içinde, kendi işini kuran pek çok esnafın zorunlu olarak devam ettiği çıraklık okullarının da bulunduğu göz önünde tutulmalıdır. Sahadaki gözlemler ışığında, meslek lisesi ve meslek yüksek okulu mezunlannm istihdam içindeki payının oldukça düşük olduğu söylenebilir. Tablo: C^I/6 Sektörünüzde yabancı uyruklu personel çalıştırılıyor mu? Seçenekler Sayı % Cevapsız 247 10,3 Evet 131 5,5 Zaman zaman 66 2,7 Hayır 1957 81,5 Toplam 2401 100,0 Yabancı uyruklu personel çalıştırmaya ilişkin soruya %8,2 oranında evet veya zaman zaman cevapları verilmiştir. Yabancı uyruklu personelin, en azından bir bölümünün kayıt dışı çalıştırılması, cevapsızların bir bölümünün de zımnen bu durumu kabul etmesi olarak değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır. Sonuçta, yabancı uyruklu personel çahştırma oranının %10 gibi, Türkiye şartlarında oldukça yüksek sayılabilecek bir orana ulaşmış olması dikkat çekicidir. Türkiye artık, iş gücü ihraç eden ülke konumu yanında iş gücü ithal eden ülke konumu da edinmiştir. Bir yandan dışarıya iş gücü ihracı bir vakıa olarak devam edegelirken, diğer yandan %10'lara ulaşan yabancı uyruklu personel çalıştırma gerçeği, mesleki eğitimin temelini oluşturduğu istihdam yapısındaki çarpıklığı teyit eden bir durum olarak değerlendirilebilir. Sektörde yabancı işçi çalıştırdığını açıkça beyan edenlerin oranının %8'lere ulaşması, kullanılan işgücünün yapısını değiştirecek kadar önemlidir ve bu başka bir sorunu da beraberinde getirmektedir. Bu da yabancı kaçak işçi sorunudur. Resmi kajatlarla araştırma sonuçlarının mukayese edilmesi çıplak bir gerçeği ortaya çıkaracaktır ki bu da ayn bir inceleme konusudur.
Tablo: C-I/7 (Çahştırılıyor diyenler için) Niçin yabancı personel tercih ediliyor? Seçenekler Sayı % Cevapsız 45 22,8 Avnı isi vaoacak verli personel bulunamadığı için 16 8,1 Daha ucuza mal olduğu için 27 13,7 Teknik bilgileri ve iş disiplinleri daha fazla olduğu için 61 31,0 Diğer 48 24,4 Toplam 197 100,0 Sektörlerinde yabancı uyruklu personel çalıştırıldığını söyleyenler, bu durumu %31 oranı ile yabancıların teknik bilgilerinin ve iş disiplinlerinin fazla olmasına, %13,7 ile daha ucuza mal olmalarına, %8,1 ile de aynı işi yapacak yerli personel bulunamamasma bağlamaktadırlar. Yabancı personel çalıştırmada, en önemli tercih sebebinin teknik bilgi ve aynı işi yapacak yerli personel bulunamaması olması, mesleki eğitimle piyasa arasındaki kopukluğun sonuçlarına işaret eden bir diğer veridir. Mesleki eğitim sistemi işletmelerin nitelikli personel ihtiyacını karşılayamaymca, piyasanın kendi çözümlerini ürettiği anlaşılmaktadır. Ancak bu çözümün ne derece sağlıklı olduğu tartışmaya açıktır. Tablo: C-I/8 Elemanlarınızı kendiniz işbaşında yetiştirmeyi mi tercih ediyorsunuz, yoksa yetişmiş eleman almayı mı? Seçenekler Sayı % Cevapsız 143 6,0 t ; 768 32,0 Kendim yetiştirmeyi Yetişmiş eleman almayı 835 34,8 Her iki yöntemi de kullanıyoruz 655 27,3 Toplam 2401 100,0 işletmeler, ihtiyaçları olan elemanları %34,8 oranında yetişmiş eleman alımı yoluyla, %32 oranında kendileri yetiştirmek suretiyle temin ederlerken, %27,3'ü her iki yöntemi de kullandığını ifade etmektedir. İşbaşında elemen yetiştirme olarak ifade edilebilecek klasik yöntemin, günümüzde hala geçerliliğini koruduğu görülmektedir. Tablo: C-I/9 Maliyet bakımından, elemanlarınızı kendiniz yetiştirmeniz mi, yoksa yetişmiş eleman istihdamı mı sizin için daha avantajlı? Seçenekler Sayı % Cevapsız 130 5,4 Jr _ 873 36,4 Kendimizin yetiştirmesi 1 Yetişmiş eleman istihdamı 890 37,1 Fark etmiyor 508 21,2 Toplam 2401 100,0
Maliyet bakımından eleman yetiştimie ile yetişmiş eleman istihdamı arasında önemli bir fark olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durum, işletmelerin, mesleki eğitim kurumlarından ihtiyaçlarına cevap verebilecek nitelik ve sayıda eleman gelmesi durumunda, bunları istihdam etme konusunda herhangi bir sıkıntılarının olmayacağı şeklinde değerlendirilebilir. Tablo: C-I/10 Size göre işverenler, niçin yasal yükümlülükleri olan özürlüleri istihdam etmektense ceza ödemeyi göze alıyorlar? Seçenekler Sayı % Cevapsız 348 14,5 Özürlüler yeterli mesleki eğitime sahip olmadıkları için 652 27,2 Özürlülerle uğraşmak istemedikleri için 440 18,3 işyerindeki ahengi bozmamak için 277 11,5 Özürlüleri tanımadıkları, neler yapabileceklerini bilmedikleri için 684 28,5 Toplam 2401 100,0 İşverenlerin özürlü istihdamı konusundaki en önemli gerçeklerinin özürlüleri tanımamalan ile onların yeterh mesleki eğitime sahip olmamaları olduğu görülmektedir. Bunun yanında açıkça özürlülerle uğraşmak istemediklerini ya da onların işyerindeki ahengi bozacağını söyleyenlerin oranı da oldukça yüksektir. Özürlülere yeterli mesleki eğitimin verilmesi ve onların durumlarının işverenlere yeterince anlatılması durumunda, bu konudaki önyargıların aşılabileceği ve sorunların büyük ölçüde çözülebileceği anlaşılmaktadır. Tablo: C-I/11 istediğiniz sayı ve nitelikte elemanı kolayca bulabîlseydiniz, işinizi genişletmeyi veya yeni işyeri açmayı düşünür müydünüz? Seçenekler Sayı % Cevapsız 511 21,3 Evet 1030 42,9 Hayır 860 35,8 Toplam 2401 100,0 Araştırmaya katılanların %42,9 gibi, fevkalade yüksek bir oranı, istedikleri sayı ve nitelikte elemanı kolayca bulabilmeleri halinde, işlerini genişletmeyi veya yeni iş yeri açmayı düşünebileceklerini ifade etmektedirler. Bu tablo, Türkiye'nin ekonomik kalkınmasının ve gelişmesinin önündeki en önemli sorunlardan birinin nitelikli eleman, dolayısıyla mesleki eğitim olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Nitekim, sahada yapılan gözlemlerde bu konuda samimi niyet ve beyanlara rastlanmıştır. Üretimden yönetime, pazarlamadan dış ilişkilere kadar hemen her alanda, yeterli niteliklere sahip ve istikrarlı çalışacak eleman ihtiyacının varlığı, konuyla ilgili herkes tarafından yapılan bir tespittir. Türkiye'nin kalkınması ve gelişmesi konusunda yapılan çalışmalarda, önceliğin nitelikli eleman, dolayısıyla mesleki eğitime verilmesi gerektiği görülmektedir. Bu somya verilen cevaplara işverenler açısından bakılınca, yeterli sayıda nitelikli eleman bulunması halinde ciddi istihdam alanları açılacağı görülmektedir. Yani işverenin sermayesi ve niyeti vardır, ancak yeterh eleman bulamamaktadır. 104
Tablo: C-I/12-23 İşe eleman alırken, aşağıdaki konulara ne derece önem verirsiniz? Cevapsız Çok önemli (1) Önemli (2) Önemsiz (3) s % s % s % s % Diploma/sertifika 121 5,0 574 23,9 1096 45,6 610 25,4 Mezun olduğu okul 132 5,5 420 17,5 913 38,0 936 39,0 Yabancı dil bilgisi 128 5,3 352 14,7 860 35,8 1061 44,2 Fiziki görünüm 145 6,0 402 16,8 1260 52,5 594 24,7 Teknik beceri 152 6,3 942 39,3 1078 44,9 229 9,5 Tecrübe/referans 127 5,3 927 38,6 1046 43,6 301 12,5 Siyasi görüşleri 155 6,5 148 6,2 412 17,2 1686 70,2 Medeni durumu 167 7,0 146 6,1 571 23,8 1517 63,2 (Erkekler için) 164 6,8 269 11,2 974 40,6 994 41,4 Askerlik durumu (Kadınlar için) Çocuk 400 16,7 161 6,7 649 27,0 1191 49,6 durumu Talep ettiği ücret 174 7,3 498 20,7 1116 46,5 613 25,6 Doğum yeri / kökeni 145 6,0 117 4,9 394 16,4 1745 72,7 İşe eleman almırken en çok önem verilen konularm teknik beceri ve tecrübe/referans olduğu, en önemsiz konularm ise doğum yeri/köken, siyasi görüş ve medeni durum olarak ifade edildiği görülmektedir. Önem verme oranı yüksek konular arasında fiziki görünüm, talep edilen ücret ve diplomanın da yer alması dikkat çekicidir. İşverenlerin işe eleman alma konusunda oldukça liberal ve pragmatist bir yaklaşım içinde olduklan, siyasi ve kültürel unsurlardan ziyade teknik kriterleri dikkate aldıkları anlaşılmaktadır. Tablo: C-I/24 Faaliyet alanına göre eleman ihtiyacınızı karşılamada mesleki eğitim kurumlarından (meslek lisesi, meslek yüksek okulu, çıraklık okulu) gelenlerin oranı nedir? Faaliyet Alanı Eleman ihtiyacınızı karşılamada mesleki eğitim kurumlarından (meslek lisesi, meslek yüksek okulu, çıraklık okulu) gelenlerin oranı nedir? Cevapsız Çok az Yaklaşık üçte bir Yaklaşık yarı yarıya Yaklaşık üçte iki Tamamına yakını Toplam Madencilik ve taşo. 25,0% 50,0% 25,0% - - - 100,0% İmalat 6,3% 61,5% 14,8% 13,7%,7% 3,0% 100,0% El.,gaz,buhar ve sıcak su ür. ve dağıtımı 16,7% 33,3% 16,7% - 33,3% 100,0% İnşaat 6,3% 66,7% 15,9% 7,9% 1,6% 1,6% 100,0% Top. ve per. tic. 13,9% 63,8% 8,5% 10,0% 2,1% 1,6% 100,0% Oteller ve lok. 3,8% 73,1% 10,8% 9,0% 2,4%,9% 100,0% Ulaşt., depo. ve haberleş. 10,8% 56,7% 10,0% 16,4% 3,3% 2,8% 100,0% Mali aracı kur. 20,0% 45,0% 30,0% - - 5,0% 100,0% Ga3n:imenkul, kir. ve iş f. 25,5% 53,6% 6,4% 7,3%,9% 6,4% 100,0% Eğitim 40,0% 30,0% - 10,0% - 20,0% 100,0% Sağlık işleri, sosyal hizm. 3,3% 48,3% 11,7% 13,3% 6,7% 16,7% 100,0% Diğer hizmet faaliyetleri 12,4% 46,5% 13,2% 14,0% 8,5% 5,4% 100,0% Toplam 11,8% 61,1% 10,3% 11,4% 2,5% 2,9% 100,0%
Eleman ihtiyacmm tamamma yakmmı mesleki eğitim kummlanndan karşılama oranı en yüksek sektörler elektrik-gaz-buhar ve sıcalc su ürünleri ve dağıtımı, eğitim ve sağlık işleri-sosyal hizmetler sektörleridir. Eleman ihtiyacını mesleki eğitim kurumlarından karşılama oram en düşük sektörler ise oteller ve lokantalar, inşaat, toptan ve perakende ticaret ile imalat sektörleridir. Tablo: C-I/25 Faaliyet Alam Elemanlarınızı kendiniz işbaşında yetiştirmeyi mi tercih ediyorsunuz, yoksa yetişmiş eleman almayı mı? Cevapsız Kendim yetiştirmeyi Yetişmiş eleman almayı Her iki yöntemi de kullanıyoruz Toplam Madencilik ve taşo. - 25,0% - 75,0% 100,0% İmalat 4,8% 36,3% 21,9% 37,0% 100,0% EL, gaz, buhar ve sıcak su ür. 16,7% ve dağıtımı 33,3% 33,3% 16,7% 100,0% inşaat 3,2% 23,8% 42,9% 30,2% 100,0% Top. ve per. tic. 5,6% 33,7% 35,6% 25,1% 100,0% Oteller ve lok. 3,3% 31,1% 39,2% 26,4% 100,0% Ulaşt., depo. ve haberleşme 3,8% 31,5% 38,5% 26,2% 100,0% Mali aracı kur. 10,0% 10,0% 40,0% 40,0% 100,0% Gayrimenkul, kir. ve iş faal. 16,4% 22,7% 32,7% 28,2% 100,0% Eğitim 10,0% 10,0% 40,0% 40,0% 100,0% Sağlık işleri, sosyal hizm. 6,7% 18,3% 43,3% 31,7% 100,0% Diğer hizmet faaliyetleri 13,2% 34,1% 30,2% 22,5% 100,0% Toplam 6,0% 32,0% 34,8% 27,3% 100,0% imalat ve diğer hizmet faaliyetleri sektörlerinde elemanlan kendilerinin yetiştirme oranının nispeten yüksek olduğu görülmektedir. İnşaat, sağlık işleri-sosyal hizmetler, eğitim, mali aracı kuruluşlar, oteller ve lokantalar ile ulaştırma-depolama-haberieşme sektörlerinde daha çok yetişmiş eleman tercih ediliyor. Madencilik, eğitim ve mali aracı kuruluşlar sektörlerinde her iki yöntemin de kullanıldığı belirtilmektedir.
Tablo: C-I/26 Faaliyet alanına göre istediğiniz sayı ve nitelikte elemanı kolayca bulabilseydınız, işinizi genişletmeyi veya yeni işyeri açmayı düşünür müydünüz? İstediğiniz sayı ve nitelil ete elemanı kolayca bulabilseydin iz, işinizi Faaliyet Alanı genişletmeyi veya yei ni işyeri Toplam açmayı düşünür müj dünüz? Cevapsız Evet Hayır Madencilik ve taşocakçılığı 75,0% 25,0% - 100,0% * i - îmalat 20,7% 38,5% 40,7% 100,0% Elektrik, gaz, buhar ve sıcak su üretimi ve dağıtımı - 100,0% - 100,0% İnşaat 9,5% 50,8% 39,7% 100,0% Tootan ve perakende ticaret 16,4% 42,9% 40,7% 100,0% Jr il 22,6% 53,3% 24,1% 100,0% Oteller ve lokantalar Ulaştırma, depolama ve haberleşme 31,3% 35,4% 33,3% 100,0% Mali aracı kuruluşlar 95,0% 5,0% - 100,0% Gayrimenkul, kiralama ve iş faaliyetleri 28,2% 40,0% 31,8% 100,0% Eğitim 30,0% 30,0% 40,0% 100,0% p Sağlık işleri, sosyal hizmetler 18,3% 50,0% 31,7% 100,0% Diâer hizmet faaliyetleri 20,9% 58,1% 20,9% 100,0% e _ si 21,3% 42,9% 35,8% 100,0% 1 Toplam istediği sayı ve nitelikte elemanı kolayca bulabilmesi halinde işini genişletmeyi veya yeni işyeri açmayı düşünenlerin en yüksek olduğu sektör elektrik-gaz-buhar-sıcak su üretimi ve dağıtımı sektörüdür. Bunu, diğer hizmet faaliyetleri, oteller-lokantalar, inşaat ve sağlık işleri-sosyal hizmetler takip etmektedir. Bu soruya hayır cevabı verenlerin imalat, eğitim ve toptan perakende ticaret sektörlerinde nispeten daha fazla olduğu görülmektedir. Sorayu cevapsız bırakma oranı mali aracı kuruluşlar ile madencilik ve taşocaklığı sektörlerinde oldukça yüksektir.
BÖLÜM ıı MESLEKI EĞITIM Tablo: C-II/1 Hangi mesleki eğitim knrumundan gelen personelden daha çok memnun kahyorsunuz? Çıraklık okullan Fakülteler Belediye^ açtığı kurslardan yetişenler Diğer lise mezunları ~ ~ ' Toplam 2401 100,0 Araştırmaya katılanların meslek liseleri, teknik liseler ve meslek yüksek okullanndan gelen personelden memnuniyet oram %27,6, 4 yıl ve üzeri eğitim veren fakültelerden gelen personelden memnuniyet düzeyi %10'dur. Çıraklık okullanndan gelen personelden memnuniyet oranının %4,5 gibi düşük bir düzeyde olması dikkat çekicidir. Diğer lise mezunları ve diğer kategorisinde yer alan, mesleki eğitim kurumları dışındaki okullardan gelen öğrencilere ilişkin memnuniyet oranının %29 gibi hayli yüksek bir düzeyde çıkıyor olması, oldukça ilginç bir veridir. Bu kategorilerdeki okullardan gelenlerin iş başında eğitildiği düşünüldüğünde, kuruluşlann mesleki eğitim kurumlarında yetişenler yerine kendi yetişmiş personel ihtiyaçlarım kendi imkanları ile karşıladıkları sonucuna varılabilir. Bu da, araştırmanın diğer verilerini destekleyen bir durumdur. kıyasa ihtiyaçlarına cevap verebilecek düz^ Kurumsal işletmeler için yetersiz \cç^\^r.^v v.c.fm.t, Toplam ' ~~ 725 710 30,2 29,6 28,8 100,0. I Mesleki eğitim veren okullann fiziki şartları ve teknolojik altyapılanna ilişkin değerlendirmelerde, araştırmaya katılanların %30,2'si bu okulların piyasa şartlarında hiçbir işe yaramayacak kadar yetersiz ve eski olduğunu, %28,8'i kurumsal işletmeler için yetersiz kalacak vasatlıkta olduğunu ifade ederken, %29,6'sı ise bu okulların altyapısının piyasa ihtiyaçlarına cevap verebilecek düzeyde olduğu yönünde görüş belirtmiştir.
Bu tablo, piyasanın mesleki eğitim kurumları ile ilişkilerindeki kopukluğun sebeplerinden birini ortaya koymaktadır. Fiziki şartlan ve teknolojik altyapıları, %59 oranında, çeşitli düzeylerde yetersiz bulunan mesleki eğitim kurumlarının, piyasaya, ihtiyaç duyulan nitelikte eleman arzı yapamadığı anlaşılmaktadır. Bu durum, işletmeler ile mesleki eğitim kurumları arasında zaten oldukça derin olan kopukluğun, daha da artmasına sebep olmaktadır. Tablo: C-II/3 Sizce mesleki eğitim sistemi hangi nitelikte eleman yetıştırmeh Î9 Sayı % Secenel^l^r 229 9,5 Ppvansız Sadece bir tek işi en iyi şekilde yapabilen eleman 916 38,2 Temel teknik bilgileri okulunda alıp, alanıyla ılgıh derinleşmeyi 1256 52,3 i s verinde yaparak eleman 2401 100,0 Toplam Bu tablo, piyasanın mesleki eğitim sisteminden beklentisine ilişkin en önemli göstergelerden biri olarak değerlendirilebilir. Araştırmaya katılanların %52,3'ü, mesleki eğitim sisteminde sadece temel teknik bilgileri edinen, alanla ilgili derinleşmeyi işyerinde yapacak eleman yetiştirilmesi talebinde bulunmaktadırlar. Buna karşılık %38,2'si tercihini sadece tek bir işi en iyi şekilde yapabilen eleman yetiştirilmesi yönünde yapmaktadır. Günümüzde mesleklerin çok alt birimlere ayrılıyor olması, tüm mesleklerin mesleki eğitim kurumlarında öğretilmesini mümkün kılmamaktadır. Ayrıca, kurumların elemanlarını iş başında yetiştirmek gibi bir alışkanlığı bulunmaktadır. Bu iki faktör birlikte düşünüldüğünde, tercihin ağırlıklı olarak temel teknik bilgileri okulunda alan, derinleşmeyi ise iş yerinde yapacak elemanlardan yana olması tutarlı bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir. Tablo: C-II/4 Personelinize eğitim veriyor musunuz? Secenel^l^»* Sayı % Pevw^iT' 195 8,1 Evet 678 28,2 Zaman zaman venvoruz 724 30,2 804 33,5 Hayır Toplam 2401 100,0 Araştırmaya katılanlann %58,4'ü, düzenli olarak veya zaman zaman personellerine egıtım verdiklerini ifade etmektedirler. Teknoloji ve iş hayatında yaşanan hızlı değişim, kuruluşlarda sürekli eğitimi zorunlu kıhnaktadır. Personeline eğitim verenlerin oranınm düşük sayılamayacak bir düzeyde olması, bu doğrultuda bir gayretin varlığımn işareti olarak değerlendirilebilir.
Tablo: C-II/5 (Eğitim verenler için) Personelinize eğitimi daha çok hangi yöntemle veriyorsunuz? Seçenekler Sayı % Cevapsız 87 6,2 Kendi personelimizle 935 66,7 Üniversitelerle işbirliği yaparak 78 5,6 Mesleki kuruluşlarla işbirliği vaparak 114 8,1 Yurtdışındaki kuruluşlarla işbirliği yaparak 31 2,2 İş yaptığımız yerlerle işbirliği yaparak 113 8,1 Hepsi 44 3,1 Toplam 1402 100,0 Elemanlarına eğitim verenlerin %66,7'si bu işi kendi personelleri ile yaparken, dışarıdan destek alarak eğitim verenlerin oranı %24'dür. Eleman eğitiminin büyük ölçüde, daha ekonomik ve pratik bir yöntem olarak kuruluşların kendi personeli tarafından verildiği anlaşılmaktadır. Tablo: C-II/6 (Eğitim verenler için) Bu iş için personel basma yıllık harcamanız ne kadardır? Seçenekler Sayı % Cevapsız 382 27,2 100 YTL'denaz 487 34,7 100-300 YTL 231 16,5 300-600 YTL 146 10,4 600-1000 YTL 85 6,1 1000-2000 YTL 43 3,1 2000 YTL'den fazla 28 2,0 Toplam 1402 100,0 Personeline eğitim verdiğini ifade edenlerin, bu iş için personel başına yaptıkları yıllık harcamalara bakıldığında, %34,7'si 100 YTL'den az, %16,5'i 100-300 YTL, %10,4'ü 300-600 YTL yaptıklarını belirtmektedirler. 600 YTL üzeri harcama yapanların oranı %11,2'dir. Eğitimin büyük ölçüde kuruluşların kendi personelleri tarafından verilmesi, eğitim için yapılan harcamaları düşük düzeyde tutmaktadır. Tablo: C-II/7 (Eğitim verenler için) Personelinize daha çok hangi alanda eğitim veriyorsunuz? Seçenekler Sayı % Cevapsız 93 6,6 Yem alınan araç/makma kullanımı 181 12,9 Verimlilik artışı 500 35,7 işletme/organizasyon/personel yönetimi 149 10,6 İŞÇİ sağhgı/ışyen güvenliği 59 4,2 İlk defa işe alınanlara yapacakları işi öğretmek için 366 26,1 Diğer 54 3,9 Toplam 1402 100,0
Personele verilen eğitimin %35,7 oranmda verimlilik artışı, %26,1 oranında ilk defa işe alınanlara yapacakları işi öğretme, %12,9 oranında yeni alınan araç veya makinalarm kullanımı, %10,6 oranında işletme, organizasyon veya personel yönetimi amaçlı olduğu görülmektedir. En önemli eğitim konusunun verimlilik artışı olması, kurumların mevcut çalışma sistemlerini geliştirme yönünde bir gayret içinde bulundukları şeklinde değerlendirilebilir. İlk defa işe alınanlara yapacakları işin öğretilmesi amacıyla verilen oryantasyon eğitimi, aynı zamanda nitelikli personel ihtiyacını karşılamaya dönük bir çalışma durumundadır. Tablo: C-II/8 Mesleki eğitime ilişkin çalışmalarda, insanların istihdam ihtiyaçlarının mı daha etkili olduğunu düşünüyorsunuz? beklentisinin mi yoksa piyasa Seçenekler Sayı % Cevapsız 283 11,8 İstihdam beklentisinin 333 13,9 Piyasa ihtiyaçlanmn 807 33,6 Her ikisi 796 33,2 Hiçbiri 182 7,6 Toplam 2401 100,0 Mesleki eğitime ilişkin çalışmalarda %33,6 oranında piyasa ihtiyaçlarının, %13,9 oranında ise istihdam beklentisinin etkili olduğu düşünülmektedir. Her ikisinin de etkili olduğunu ifade edenlerin oranı %33,2'dir. Mesleki eğitim çalışmalarında piyasa ihtiyaçlanmn etkili olduğu görüşünün bu denli yüksek çıkması, araştırmanın diğer verilerinden farklı bir tablo ortaya koymaktadır. Her ne kadar her ikisi cevabı ile istihdam beklentisi cevabı birlikte değerlendirildiğinde %47,riik bir orana ulaşıyorsa da, bu piyasa ihtiyaçları cevabının nispi >liksekliği gerçeğini değiştinnemxektedir. Bu tablo, mesleki eğitime ilişkin çalışmalar kapsamındaki faaliyetlerin piyasa tarafından bilindiği, en azından duyulduğu ve takdirle karşılandığı şeklinde yorumlanabilir. Tablo: C-II/9 Size göre, işletmeler açısından mesleki eğitimin en büyük eksiği nedir? Seçenekler Sayı % Cevapsız 463 19,3 Kayıt dışı çırak çalıştırılması 509 21,2 Stajyer öğrencilere asgari ücretin %30'u düzeyinde ücret 240 10,0 ödenmemesi Çırakların, çıraklık eğitiminden yararlandırılmaması 459 19,1 İşletmelerde yeterli sayıda mesleki eğitim personeli, eğitim 730 30,4 materyali ve teknolojisinin olmaması Toplam 2401 100,0
işletmeler açısmdan mesleki eğitimin en büyük eksiği olarak %30,4 ile işletmelerde yeterli sayıda mesleki eğitim personeli, eğitim materyali ve teknolojisinin olmaması, %21,2 ile kayıt dışı çırak çalıştırılması, %19,1 ile çırakların çıraklık eğitiminden yararlandmlmaması, %10 ile stajyer öğrencilere ücret ödenmemesi cevapları verilmiştir. Çıraklara ilişkin sorunların yaklaşık %40 ile ilk sırada yer alması, buna karşılık meslek lisesi ve meslek jmksek okulu öğrencilerine ilişkin stajyer öğrenci ücreti sorununun %10 ile tabloda yer alması, piyasa ile mesleki eğitim kurumları arasındaki kopukluğu teyit eden bir veri olarak değerlendirilebilir. Tablo: C-II/10 Bugüne kadar bölgenizde herhangi bîr mesleki eğitim kurumunun kuruluşuyla ilgili aşağıdakilerden hangisiyle karşılaştınız? Seçenekler Sayı % Cevapsız 243 10,1 İşletme olarak görüşümüze başvuruldu 296 12 3 Konuyla ilgili ış gucu araştırması yapıldığını gördük 317 13,2 Her ikisi de yapılmadı 1545 64 3 Toplam 2401 100,0 Bölgelerinde kurulacak mesleki eğitim kurumları için işletme olarak görüşlerine başvurulduğunu ifade edenlerin oranı %12,3, konuyla ilgili araştırma yapıldığını gördüklerini söyleyenlerin oranı % 13,2'dir. Sonuçta, mesleki eğitim kurumları konusunda piyasanın görüşüne başvurulduğunu söyleyenlerin oranı %25,5'tir. Bu oldukça yüksek bir oran olarak görülmekte birlikte, özellikle taşrada açılan meslek liseleri ve meslek yüksek okulları konusunda ticaret ve sanayi odalarının etkin bir rol oynadıkları göz önüne alındığında, daha sağlıklı olarak değerlendirilebilir. Ancak, meslek liselerinin ve meslek jâiksek okullannm açılması konusunda sanayi ve ticaret odalarının, hatta esnaf örgütlerinin etkin olmasına karşılık, bu okulların eğitim kalitesi ve mezun olanların istihdamı konusunda aynı sıkı ilişkinin devam etmediği, diğer tablolardaki veriler ile açıkça anlaşılmaktadır.
Tablo: C-II/11 Faaliyet alanına göre hangi mesleki eğitim kurumundan gelen personelden daha çok memnun kahyorsunuz? Faaliyet Alanı Cevapsız Hangi mesleki eğitim liurumundan gelen personelden daha 1 çok m lemnun kalıyorsunuz? Meslek liseleri Teknik liseler Meslek yük. okulları Çıraklık okulları Fakülteler Bel./ İşkur'un kurs. yetiş. Diğer lise mezunları Diğer Hiçbiri Toplam Maden, ve taşo. 25,0% - 25,0% - - 25,0% 25,0% 100,0% İmalat 14,1% 15,9% 8,1% 10,0% 6,7% 3,3% 1,1% 8,5% 17,8% 14,4% 100,0% El.,gaz,bulıar ve sıcak su ür. ve 16,7% 16,7% 33,3% - - - - 16,7% 16,7% 100,0% dağıtımı İnşaat 6,3% 14,3% 6,3% 12,7% 7,9% 30,2% - - 11,1% 11,1% 100,0% Top. ve per. ic. 7,7% 9,7% 4,4% 9,2% 3,7% 8,1%_ 2,8% 13,8% 23,3% 17,2% 100,0%. ir İL 1,9% 19,3% 2,8% 12,3% 7,1%. 7,5% 2,4% 4,2% 16,0% 26,4% 100,0% Oteller ve lok. Ulaşt., depo. ve 11,5% 12,3% 4,6% 11,5% 2,3% 12,6% 2,6% 11,0% 15,1% 16,4% 100,0% haberleşme _ Mali aracı kur. 30,0% 5,0% - - 60,0% 5,0% - - - 100,0% Gayrimenkul, 14,5% 10,0% 7,3% 10,0% 1,8% 9,1% - 3,6% 18,2 / 25,5 / 100,0% kir. ve iş faal. _I Eğitim 10,0% - - 10,0% - 50,0% - 10,0% - 20,0 / 100,0% Sağlık işleri, 8,3% 11,7% 6,7% 25,0% 5,0% 21,7% 1,7% 10,0% 6,7% 3,3% 100,0% sosyal hizm. =i Diğer hizmet f. 11,6% 14,7% 4,7% 14,0% 10,1% 11,6% 2,3% 6,2% 7,8% 17,1 / 100,0% s 9,3% 12,0% 5,0% 10,6% 4,5% 10,0% 2,2% 10,4% 18,6% 17,3 / 100,0% Toplam Tablo: C-II/12 Personelinize eğitim veriyor musunuz? sorusuna göre (Eğitim verenler için) Personelinize daha çok hangi alanda eğitim veriyorsunuz? (Eğitim verenler için) Personelinize daha çok hangi alanda eğitim Personelinize verivorsunuz? eğitim Yeni alınan İşletme/ İşçi ilk defa işe Toplam veriyor araç/ Verimlilik organizasyon sağlığı/ alınanlara Cevapsız Diğer musunuz? makina artışı / personel işyeri yapacakları kullanımı yönetimi güvenliği işi öğretmek Cevapsız 84,1% 3,1% 5,1% 5,6% - 2,1% - 100% Evet 5,0% 10,3% 41,6% 11,4% 3,5% 22,9% 5,3% 100% Zaman zaman 8,1% 15,3% 30,1% 9,9% 4,8% 29,1% 2,5% 100% veriyoruz =1 Hayır 85,6% 2,6% 5,3% 1,7% 1,5% 3,0%,2% 100% Toplam 39,4% 8,7% 23,0% 7,2% 3,0% 16,4% 2,3% 100% Personellerine eğitim verenlerin bunu %41,6 oranı ile verimlilik artışı %22,9 oranı ile de ilk defa işe alınanlara yapacakları işi öğretmek amacıyla gerçekleştirdikleri görülmektedir. Zaman zaman eğitim verenlerin ise %15,3 ile yeni alman araç makina kullanımı, %30,1 ile verimlilik artışı, %29,1 ile de işe alınanlara yapacaklan işi öğretmek amacıyla bu çalışmayı yürüttükleri anlaşılmaktadır.
Tablo: C-II/13 (Eğitim verenler için) Bu iş için personel başına yıllık harcamanız ne kadardır? sorusuna göre (Egıtım verenler için) Personelinize daha çok hangi alanda eğitim veriyorsunuz? (Eğitim verenler için) Bu iş için personel başına yıllık harcamanız ne kadardır? (Eğitim V erenler için) Personelinize daha çok hangi alanda veriyorsun uz? Cevapsız Yeni alman araç/ makin a kullanımı Verimlilik artışı İşletme/ organizasyon / personel yönetimi İşçi sağlığı/ işyeri gttvenliği İlk defa işe alınanlara yap. işi öğret, için eğitim Diğer Toplam Cevapsız 71,6% 2,7% 14,1% 1,6%,5% 8,7%,8% 100 0% 100 YTL'den az 3,7% 15,1% 32,1% 9,0% 6,1% 31,7% 2,2% 100 0% 100-300 YTL 2,8% 26,2% 29,8% 10,7% 4,8% 18,7% 7,1% 100 0% 300-600 YTL 8,7% 7,5% 29,5% 19,7% 6,4% 24,9% 3,5% 100 0% 600-1000 YTL 1,1% 5,4% 43,5% 23,9% 5,4% 13,0% 7,6% 100 0% 1000-2000 YTL 2,0% 6,1% 38,8% 24,5% 8,2% 16,3% 4,1% 100 0% 2000 YTL'den - 14,3% fazla 48,6% 28,6% - 5,7% 2,9% 100,0% Toplam 39,4% 8,7% 23,0% 7,2% 3,0% 16,4% 2,3% 100,0% En çok harcama verimlilik- artışı ile ilgili eğitim harcamalarına yapılmakta, bunu işletme ve yeni araç kullanımı izlemektedir. Tablo: C-II/14 (Eğitim verenler için) Personelinize eğitimi daha çok hangi yöntemle veriyorsunuz? sorusuna göre (Eğitim verenler için) Personelinize daha çok hangi alanda eğitim veriyorsunuz? (Eğitim verenler için) Personelinize eğitimi daha çok hangi yöntemle veriyorsunuz? Cevapsız Kendi personelimizle Üniversitelerle işbirliği yaparak Mesleki kuruluşlarla işbirliği yaparak Yurtdışındaki kuruluşlarla işbirliği yaparak İş yaptığımız yerlerle işbirliği yaparak Hepsi Toplam Cevapsız 93,2% 3,6% 4,0% 3,2% 2,2% 3,9% 09,4%, (Eğitim verenler için) PersoneUnize daha çok hangi alanda eğitim veriyorsunuz? Yeni alınan araç/makina kullanımı Verimini k artışı İşletme/ organizasyon / personel yönetimi işçi sağlığı/işyeri güvenliği İlk defa işe alınanlara yapacakları işi öğretmek için Diğer Toplam 1,6% 2,7% 1,1%,4%,9% 100,0% 14,5% 36,7% 7,8% 1,5% 31,9% 4,0% 100,0% 16,2% 8,8% 7,9% 6,0% 21,6% 8,7% 29,3% 33,6% 50,0% 47,0% 19,6% 23,0% 31,3% 15,2% 10,5% 17,2% 17,6% 7,2% 10,1% 16,8% 13,2% 11,2% 2,0% 3,0%> 6,1% 19,2% 15,8% 13,4% 27,5% 16,4% 3,0% 3,2% 2,6% 3,0% 7,8% 2,3% 100,0% 100,0% 100,0% 100,0% 100,0% 100%,
Faal^b^ef âîânına göre bugüne kadar bölgenizde herhangi bir mesleki eğitim kurumunun kuruluşuyla ilgili aşağıdakilerden hangisiyle karşılaştınız? Faaliyet Alanı Bugüne kadar bölgenizde herhangi bir mesleki eğitim kurumunun kuruluşuyla ilgili aşağıdakilerden hangisiyle karşılaştınız? Cevapsız İşletme olarak görüşümüze başvuruldu Maden, ve taşo. imalat 12,2% 16,3% El.,gaz,buhar ve sıcak su ür. ve dağıtımı inşaat Top, ve per, tic. Oteller ve lok. Ulaşt., depo, ve haberleşme Mali aracı kur. Gayrimenkul, kir, ve iş faal. Eğitim Sağlık işleri, sosyal hizm. Diğer hizmet faaliyetleri Toplam 4,8% 8,4% 2,4% 14,4% 10,0% 19,1% 10,0% 10,0% 16,3% 10,1% 16,7% 17,5% 9,7% 17,0% 11,8% 12,7% 30,0% 21,7% 14,7% 12,3% Konuyla ilgili iş gücü araştırması yapıldığım gördük 25,0% 12,2% 16,7% 6,3% 14,3% 9,9% 15,6% 15,0% 6,4% 13,3% 13,2% 13,2% Her ikisi de yapılmadı 75,0% 59,3% 66,7% 71,4% 67,6% 70,8% 58,2% 75,0% 61,8% 60,0% 55,0% 55,8% 64,3% Toplam 100,0% 100,0% 100,0% 100,0% 100,0% 100,0% 100,0% 100,0% 100,0% 100,0% 100,0% 100,0%
BÖLÜM III GENEL DEĞERLENDIRMELER Tablo: C-III/1 Mesleki eğitim 10 y,l öncesine göre itibannı ve cazibesini yitirmiştir Seçenekler Cevapsız Kısmen Hayır Toplam Sayı 217 1264 567 353 2401 52,6 23,6 14,7 100,0 Mesleki eğitimin 10 yıl öncesine göre itibannı ve cazibesini yitirdiği görüşüne katılanlann oranı %52.6'dır. Bu görüşe katılmayanların oranı ise %14.7'dir. Kısmen katılanların oranı da %23,6'dır. Bu tablo, mesleki eğitimin itibannı ve cazibesini yitirdiği görüşünün çoğunluk tarafından paylaşıldığı, ancak bu konuda hala umudunu yitirmeyenlerin de azımsanamayacak sayıda olduğunu ortaya koymaktadır. Tablo: C-in/2 Mesleki eğitimin planlama, karar, uygulama ve denetim aşamalarına işverenleri temsil eden kuruluşlar katılmamaktadır Seçenekler Cevapsız Evet Kısmen Hayır Toplam Sayı 325 1176 760 140 2401 % 13,5 49,0 31,7 5,8 100,0 Mesleki eğitimin planlama, karar, uygulama ve denetim aşamalarına işverenleri temsil eden kuruluşlann katılmadığı görüşü, %49 oranında evet, %31,7 oranında kısmen, %5,8 oranında da hayır seçeneğiyle cevaplanmıştır. İşverenler, mesleki eğitim sürecine katılmadıklan görüşüne iştirak etmektedirler. Tablo: C-III/3 Mesleki eğitim sistemimiz, işgflcttnde aranan yeni nitelikler (uluslararası standartlar) bakımından yeterli değildir Seçenekler Cevapsız Evet Kısmen Hayır Toplam Sayı 273 1358 620 150 2401 % 11,4 56,6 25,8 6,2 100,0
Mesleki eğitim sistemimizin, işgücünde aranan yeni nitelikler (uluslararası standartlar) bakımından yeterli olmadığı görüşü, %56,6 oranında evet, %25,8 oranında kısmen, %6,2 oranında da hayır seçeneğiyle cevaplanmıştır. Mesleki eğitim sisteminin yetersizliğinin bu derece büyük oranlarda kabul edilmesi, mesleki eğitimle piyasa arasındaki kopukluğun sebeplerini anlama konusunda ipuçlan vermektedir. Tablo: C-III/4 Mesleki eğitimin planlanmasmda Türkiye'nin sektörel dağıhm haritası dikkate ahnmamaktadır Seçenekler Sayı % 318 13,2 Cevapsız Evet 1313 54,7 Kısmen 580 24,2 Hayır 190 7,9 Sİ Toplam 2401 100,0.,...r,, j - Mesleki eğitimin planlanmasında Türkiye'nin sektörel dağılım haritasının dikkate alınmadığı görüşü, %54,7 oranında evet, %24,2 oranında kısmen, %7,9 oranında da hayır seçenekleriyle cevaplanmıştır. Daha önce işletme olarak bölgelerinde açılan mesleki eğitim kurumları konusunda görüşlerine başvurulduğunu söyleyenlerin oranının yaklaşık %25 düzeyinde olduğu göz önüne alındığında, duram, bu yönde bir faaliyetin var olduğu, ancak bunun işletmeler açısından tatmin edici sonuçlar vermediği şeklinde değerlendirilebilir. Tablo: C-III/5 Özürlülere yönelik mesleki eğitim çalışmaları yeterli değildir Seçenekler Sayı % 1 _ _ Cevapsız 350 14,6 Evet 1534 63,9 Kısmen 422 17,6 Hayır 95 4,0 =1 Toplam 2401 100,0 Özürlülere yönelik mesleki eğitim çalışmalannm yeterli olmadığı görüşü çok yüksek bir oran olan %63,9 ile evet, %17,6 ile kısmen ve %4 ile hayır seçenekleriyle cevaplanmıştır. Bu durum, özürlülerin istihdamı konusunda yaşanan sıkıntıların temelinde mesleki eğitim çalışmalannm yetersizliğinin yattığını ortaya koymaktadır. Tablo: C-III/6 İşverenlerin mesleki eğitimin maliyetlerine katkısı yeterli değildir Seçenekler Sayı % I ~~" 344 14,3 Cevapsız Evet 1348 56,1 Kısmen 560 23,3 Havır 149 6,2 si Toplam 2401 100,0
İşverenlerin mesleki eğitim maliyetlerine katkısmm yetersiz olduğu görüşü, %56,1 oranmda evet, %23,3 oranmda kısmen, %6,2 oranında da hayır seçenekleriyle cevaplanmıştır. İşverenler ile mesleki eğitim kurumları arasındaki büyük kopukluk dikkate alındığında, bu cevap daha anlamlı hale gelmektedir. Tablo: C-III/7 Öğrencilerin ilgi ve yetenekleri ile işverenlerin ihtiyaçlarına uygun mesleki yönlendirme ve rehberlik yapılmamaktadır Seçenekler Sayı % Cevapsız 344 14,3 Evet 1331 55,4 Kısmen 571 23,8 Hayır 155 6,5 Toplam 2401 100,0 Öğrencilerin ilgi ve yetenekleri ile işverenlerin ihtiyaçlarına uygun mesleki yönlendirme ve rehberlik yapılmadığı görüşü, %55,4 oranda evet, %23,8 oranında kısmen, %6,5 oranında da hayır seçeneği ile cevaplanmıştır. Türk eğitim sisteminin temel sorunlarından olan mesleki yönlendirme ve rehberlik konusuna ilişkin sıkıntıları iş dünyasının da paylaştığı görülmektedir. Tablo: C-III/8 Organize Sanayi Bölgelerinin bünyesindeki eğitim kurumları yeterli düzeyde değildir Seçenekler Sayı % Cevapsız 445 18,5 Evet 1206 50,2 Kısmen 601 25,0 Hayır 149 6,2 Toplam 2401 100,0 Organize Sanayi Bölgelerinin bünyesindeki eğitim kurumlannm yeterli düzeyde olmadığı görüşü, %50,2 oranında evet, %25 oranmda kısmen, %6,2 oranında hayır seçenekleri ile cevaplanmıştır. Yetişmiş eleman konusunda en çok sıkıntının çekildiği yerlerin başında gelen Organize Sanayi Bölgelerinin, bünyelerindeki mesleki eğitim kurumlarını oluşturma ve çalıştırma konusunda yeterli başarıyı gösteremedikleri anlaşılmaktadır. Tablo: C-III/9 Staj ve çırakhk eğitimi dahil, mesleki eğitimde kadınlara yeterince yer verilmemektedir Seçenekler Sayı % Cevapsız 360 15,0 Evet 1179 49,1 Kısmen 611 25,4 Hayır 251 10,5 Toplam 2401 100,0 Mesleki eğitimde, staj ve çıraklık süreci dahil, kadınlara yeterince yer verilmediği görüşü, %49,1 ile evet, %25,4 ile kısmen, %10,5 ile hayır seçenekleri ile cevaplanmıştır. Ülkemizde kadınların iş 118
hayatına, batı ülkeleriyle karşılaştırıldığında daha düşük oranlarda katılıyor olması, hiç şüphesiz mesleki eğitime de yansımaktadır. Bununla birhkte, iş dünyasının bu konuda, diğer önermelerin bir bölümüne göre daha yumuşak bir tutum içinde olduğu görülmektedir. Bu durum, piyasanın kadm personele çok fazla ihtiyaç talebi olmadığı şeklinde değerlendirilebilir. Tablo: C-III/10 Stajyer ve çırakların sigortası devlet tarafından karşılanmahdır Seçenekler Sayı % Cevapsız 329 13,7 Evet 1386 57,7 Kısmen 483 20,1 Hayır 203 8,5 Toplam 2401 100,0 Stajyer ve çırakların sigorta bedellerinin devlet tarafından karşılanması gerektiği görüşü, %57,7 oranında evet, %20,1 oranında kısmen, %8,5 oranında da hayır seçenekleri ile cevaplanmıştır. Mesleki eğitimin en ciddi sorunlarından biri olan stajyer ve çırakların sigortası konusunun iş dünyasında yeteri derecede önemsenmediği görülmektedir. Nitekim, işletmeler açısından mesleki eğitimin sorunlarına ilişkin tabloda, stajyerlere ödenmesi gereken ücret konusu da çok düşük bir oranla yer almıştı. Bu durum, piyasa ile mesleki eğitim kurumları arasındaki kopukluğa ve sistemin kayıt dışı işlemesine ilişkin bir veri olarak değerlendirilebilir. Tablo: C-III/11 Firma olarak okul-sanayi işbirliği programlarına aktif olarak katılmıyoruz Seçenekler Sayı % Cevapsız 349 14,5 Evet 1421 59,2 Kısmen 495 20,6 Hayır 136 5,7 Toplam 2401 100,0 Firma olarak okul-sanayi işbirliği programlarına aktif olarak katılmadıkları görüşü %59,2 gibi yüksek bir oranla evet, %20,6 oranında kısmen, %5,7 oranıyla da hayır seçenekleriyle cevaplanmıştır. Oysa, mesleki eğitim sistemi içinde çok uzun yıllardır okul-sanayi işbirhği projeleri yürütülmektedir. Bu da, piyasa ile mesleki eğitim kurumları arasındaki kopukluğu teyit eden sonuçlardan biridir. Tablo: C-III/12 Mesleki ve teknik okullardan mezun olanların sadece kendi alanlarındaki yüksek eğitim kurumlarına gidebilmeleri, bu okullara olan rağbeti ortadan kaldırmıştır Seçenekler Sayı % Cevapsız 352 14,7 Evet 1239 51,6 Kısmen 611 25,4 Hayır 199 8,3 Toplam 2401 100,0
Mesleki ve teknik okullardan mezun olanlarm sadece kendi aianlarmdaki yüksek eğitim kurumlarma gidebilmelerinin bu okullara olan rağbeti ortadan kaldırdığı görüşü %51,6 oranında evet, %25,4 oranında kısmen, %8,3 oranında hayır seçenekleri ile cevaplanmıştır. Alan ve katsayı uygulamaları sebebiyle orta dereceli mesleki eğitim kurumlarından mezun olanların, kendi branşları dışı üsans düzeyindeki eğitim kurumlarına gidebilmelerinin fiilen imkansız hale getirilmiş olmasının, söz konusu okulların kalitesi üzerinde yol açtığı olumsuzluklar, iş dünyası tarafından da paylaşılmaktadır. Tablo: C-III/13 Yurt dışı kredi ve hibeler de dahil, mesleki eğitime ayrılan kaynaklar doğru şekilde kullanılmamaktadır Seçenekler Sayı % Cevapsız 383 16,0 Evet 1374 57,2 Kısmen 541 22,5 Hayır 103 4,3 Toplam 2401 100,0 Mesleki eğitim için aynlan kaynakların doğru şekilde kullanılmadığı görüşü %57,2 ile evet, %22,5 ile kısmen, %4,3 ile hayır seçenekleriyle cevaplanmıştır. Bilindiği gibi, mesleki eğitime ilişkin projeler için, önemli miktarda yurt dışı kredi ve hibenin yanısıra mevcut kaynaklardan büyük miktarda meblağlar kullanılmaktadır. Ancak, harcanan büyük rakamlara karşılık mesleki eğitim konusundaki projelerden somut ve tatmin edici sonuçlar alınmamasının, iş dünyası tarafından da tepkiyle karşılandığı anlaşılmaktadır. Tablo: C-III/14 Seçenekler Sayı % Cevapsız 315 13,1 Evet 1318 54,9 Kısmen 631 26,3 Hayır 137 5,7 Toplam 2401 100,0 üniversitelerdeki yığılmada, mesleki eğitimin cazibesini yitirmiş olmasının rolü olduğu önermesi, %54,9 ile evet, %26,3 ile kısmen, %5,7 ile hayır seçenekleriyle cevaplanmıştır. Yüksek öğrenim-mesleki eğitim ilişkisi bölümünde mesleki eğitim kurumlarından mezun olanların üniversitede lisans programlarına gidişlerinin kısıtlanmasına ilişkin sorun üzerinde durulmuştur. Burada ise, mesleki eğitim kurumlarından mezun olanlarm üniversiteye girişlerinin kısıtlanmasının, üniversitelerdeki yığılmayı azaltmadığı, tam tersine artırdığı görüşüne destek verilmektedir. Dolayısıyla son 10 yıldır bu alanda yapılan tartışmaların ve hayata geçirilen düzenlemelerin amacına ulaşmadığı, tam tersine, hem üniversitelerin, hem de mesleki eğitim kurumlarının sıkmtılannı artıran sonuçlar doğurduğu görülmektedir.
Tablo: C-III/15 Sektörümüzdeki mevcut insan gücü, mesleki beceri bakımmdan dünyayla rekabet edebilir düzeyde değildir Seçenekler Sayı % Cevapsız 304 12,7 Evet 1122 46,7 Kısmen 583 24,3 Hajar 392 16,3 Toplam 2401 100,0 Sektörlerindeki mevcut insan gücünün, mesleki beceri bakımmdan dünyayla rekabet edebilecek düzeyde olmadığı görüşüne katılanların oranı %46,7, kısmen diyenlerin oranı %24,3, hayır diyenlerin oranı da bu kategorideki en yüksek rakam olan % 16,3 'tür. Bu tablo, diğer önermelerdeki oranlarla karşılaştırıldığında, sektörün dünyayla rekabet konusunda kendisine nispi bir güveni olduğu şeklinde değerlendirilebilir. Her ne kadar insan yetiştirme konusunda sorun yaşanıyor olsa da, mevcut insan gücünün kalitesi hususunda genel bir kabul olduğu anlaşılmaktadır. Tablo: -111/16 Sektörümüzdeki mevcut insan gücü teknolojiye hakimiyet bakımından dünyayla rekabet edebilir düzeyde değildir Seçenekler Sayı % Cevapsız 303 12,6 Evet 1190 49,6 Kısmen 581 24,2 Hayır 327 13,6 Toplam 2401 100,0 Sektörlerindeki mevcut insan gücünün teknolojiye hakimiyet bakımından dünyayla rekabet edebilir düzeyde olmadığı görüşüne katılanların oranı %49,6, kısmen diyenlerin oranı %24,2, hayır diyenlerin oranı ise %13,6'dır. Teknolojiye hakimiyet konusunda da nispi bir güven ortamının varlığından söz edilebilir. Tablo: C-III/l? Sektörümüzdeki mevcut insan gücü bilgisayar kullanma becerisi bakımından dünyayla rekabet edebilir düzeyde değildir Seçenekler Sayı % Cevapsız 336 14,0 Evet 1081 45,0 Kısmen 703 29,3 Ha>ır 281 11,7 Toplam 2401 100,0 Sektörlerindeki mevcut insan gücünün bilgisayar kullanma becerisi bakımından dünyayla rekabet edebilir düzeyde olmadığı görüşüne katılanların oranı %45, kısmen diyenlerin oranı %29,3, 121
hayır diyenlerin oranı %11,7'dir. Rekabet ve teknoloji kullanımı konusundaki kadar iddialı olmamakla birlikte, bilgisayar kullanımı konusunda da ihtiyatlı bir güven duygusu gözlenmektedir. Tablo: C-III/18 Sektörümüzdeki mevcut insan gücü yabancı dil bakımından dünyayla rekabet edebilir düzeyde değildir Seçenekler Sayı % Cevapsız 330 13,7 Evet 1260 52,5 Kısmen 562 23,4 Hayır 249 10,4 Toplam 2401 100,0 Sektörlerindeki mevcut insan gücünün yabancı dil kullanma becerisi bakımından dünyayla rekabet edebilir düzeyde olmadığı görüşüne katılanların oranı %52,5, kısmen diyenlerin oranı %23,4, hayır diyenlerin oranı da 10,4'tür. Yabancı dil kullanımı konusunda da ihtiyatlı bir güven duygusunun varhğmdan söz edilebilir. Tablo: C-III/19 Avrupa'ya geçmişte yapılan niteliksiz iş gücü ihracı, bugün yaşadığımız vize ve serbest dolaşım sorunlarında etkili olmuştur Seçenekler Sayı % Cevapsız 353 14,7 Evet 1261 52,5 Kısmen 533 22,2 Hayır 254 10,6 Toplam 2401 100,0 Avrupa'ya geçmişte yapılan niteliksiz iş gücü ihracının, bugün yaşadığımız vize ve serbest dolaşım sorunlarında etkiu olduğu önermesi, %52,5 ile evet, %22,2 ile kısmen, %10,6 ile hayır seçenekleriyle cevaplanmıştır. Bilindiği gibi, Avrupa Birliği'ne üyelik sürecimiz çerçevesinde Türkiye'nin serbest dolaşım hakkı elde ederek Avrupa'ya iş gücü ihraç edeceği beklentilerinin konuşulduğu bir dönemdeyiz. Ancak, Avrupa'ya 1960'lardan itibaren başlayan iş gücü ihracının, daha çok niteliksiz eleman olarak gerçekleşmesi, Avrupa'da Türk iş gücü konusunda olumsuz bir kanaatin oluşmasına yol açmıştı. Bu olumsuzluk günümüze kadar de\ am etmektedir. Araştırmaya katılanların da bu tespiti paylaştığı görülmektedir.
Tablo: C-III/20 İyi bir ustayı mülıendise tercilı ederiz Seçenelcler Sayı % Cevapsız 414 17,2 Evet 1150 47,9 Kısmen 499 20,8 Hayır 338 14,1 Toplam 2401 100,0 İyi bir ustayı mühendise tercih edeceğini söyleyenlerin oranı %47,9, kısmen diyenlerin oranı %20,8, hayır diyenlerin oranı da %14,rdir. Önermelerle ilgili genel değerlendirmeler çerçevesinde hayır oranı nispeten yüksek olmakla birlikte, usta tercihinin mühendisten bu kadar bariz şekilde fazla çıkması, mesleki eğitimin piyasanın taleplerini karşılayamadığı görüşünü destekleyen bir sonuçtur. Burada üretim için usta elemana olan ihtiyacın, mühendisten çok fazla olması da sonuçları etkilemektedir. Tablo: C-III/21 Ara elemanların kalitesi rekabet gücümüz üzerinde belirleyici etkiye sahiptir Seçenekler Sayı % Cevapsız 422 17,6 Evet 1255 52,3 Kısmen 571 23,8 Hayır 153 6,4 Toplam 2401 100,0 Ara elemanların kalitesinin rekabet gücümüz üzerinde belirleyici etkiye sahip olduğu görüşü %52,3 oranında kabul edilirken, kısmen diyenlerin oranı %23,8, hayır diyenlerin oranı %6,4'tür. Ara elemanların kalitesine, araştırmanın diğer sorularıyla birlikte burada da büyük önem atfedilirken, en önemli ara eleman yetiştirme mekanizması olan mesleki eğitim kurumları konusundaki kopukluk/ilgisizlik dikkat çekici bir durumdur. Tablo: C-III/22 Son 10 yılda, mesleki eğitim mezunlarının kalitesinde bir geriye gidiş söz konusudur Seçenekler Sayı % Cevapsız 357 14,9 Evet 1234 51,4 Kısmen 573 23,9 Hayır 237 9,9 Toplam 2401 100,0 Mesleki eğitim mezunlarının kalitesinde son 10 yılda geriye gidişin söz konusu olduğu görüşü %51,4 oranında kabul görürken, kısmen diyenler %23,9, hayır diyenler %9,9 oranıyla tabloda yer almaktadır. Mesleki eğitim mezunlanyla ilgili diğer verileri teyit eden bu sonuç, bu alanda yeni ve sorunları mesleki eğitim perspektifinden çözmeye yönelik tedbirler alınması gerektiğini ortaya koymaktadır.
Tablo: C-III/23 Mesleki eğitim kuruluşları ile doğrudan hiçbir ilişkimiz bulunmamaktadır Seçenekler Sayı % Cevapsız 370 15,4 Evet 1215 50,6 Kısmen 532 22,2 Hayır 284 11,8 Toplam 2401 100,0 Mesleki eğitim kuruluşları ile doğrudan ilişkinin olmadığı önermesi, %50,6 ile evet, %22,2 ile kısmen, %11,8 ile de hayır seçeneği ile cevaplanmıştır. Bu soruya verilen cevaplar, piyasa ile mesleki eğitim kurumları arasındaki kopukluğu bir kez daha teyit etmektedir. Tablo: C-III/24 Türkiye'de meslek sahiplerinin mesleklerine bağhhkları ve meslek ahlakları yeterli düzeyde değildir Seçenekler Sayı % Cevapsız 353 14,7 Evet 1031 42,9 Kısmen 756 31,5 Hayır 261 10,9 Toplam 2401 100,0 Türkiye'de meslek sahiplerinin mesleklerine bağlılıkları ve meslek ahlaklarının yeterli düzeyde olmadığı görüşü, %42,9 oranında kabul görürken, kısmen diyenlerin oranı %31,5, hayır diyenlerin oranı ise % 10,9'dur. Meslek bağlıhğı ve meslek ahlakı konusundaki görüşlerin bu derece olumsuz çıkması, mesleki eğitimde etik konusunun da önemle ele alınması gerektiğini ortaya koymaktadır. Tablo: C-in/25 Türkiye'de iş sorunu yok, işe yarayacak (nitelikli) işçi sorunu var Seçenekler Sayı % Cevapsız 316 13,2 Evet 1279 53,3 Kısmen 545 22,7 Hayır 261 10,9 Toplam 2401 100,0 Türkiye'de iş sorunu değil, işe yarayacak (niteliku) işçi sorunu olduğu görüşü %53,3 oranında kabul edilirken, kısmen diyenlerin oranı %22,7, hayır diyenlerin oranı ise %10,9'dur. Saha gözlemlerinde de sıkça rastlanan, aynca araştırmanın bulmakta zorluk çekilen elemanlara ilişkin sorusu ile kalifiye eleman bulunabilmesi durumunda işlerin genişletilebileceği sorusunda da ortaya çıkan sonuç, burada kendisini bir kez daha teyit ettirmektedir: Türkiye'de iş bulma sorunundan ziyade, nitelikli eleman bulma sorunu vardır.
Tablo: C-III/26 Niteliksiz insan gücündeki artış, Türkiye'nin sosyo-ekonomik yapısı ve siyasal sistem için tehdit oluşturmaktadır Seçenekler Sayı % Cevapsız 332 13,8 Evet 1367 56,9 Kısmen 575 23,9 Hayır 127 5,3 Toplam 2401 100,0 Niteliksiz insan gücündeki artışın Türkiye'nin sosyo-ekonomik yapısı ve siyasal sistem için tehdit oluşturduğu önermesi %56,9 ile evet, %23,9 ile kısmen, %5,3 ile de hayır seçeneği ile cevaplanmıştır. Bir yanda milyonlarca işsizin sokaklarda gezdiği, diğer yanda ise firmaların işlerini büyütmek için yeterli kalifiye eleman bulamadığı bir Türkiye manzarasının, sosyo-ekonomik yapı ve siyasal sistemin geleceğini tehdit etmesi doğal bir sonuç olarak değerlendirilebilir. Tablo: C-III/27 Üniversiteye girişte, alan-katsayı uygulamasından sonra mesleki eğitim cazibesini yitirmiştir Seçenekler Sayı % Cevapsız 308 12,8 Evet 1391 57,9 Kısmen 544 22,7 Hajar 158 6,6 Toplam 2401 100,0 Üniversiteye girişte, alan-katsayı uygulamasından sonra mesleki eğitimin cazibesini yitirdiği görüşü %57,9 oranında kabul görürken, kısmen diyenlerin oranı %22,7, hayır diyenlerin oranı da %6,6'dır. Bu sonuç da, üniversite-meslek liseleri-öğrenci kalitesi konusundaki diğer sorularda yer alan görüşleri teyit eden bir veridir. Tablo: C-III/28 Türk vatandaşlarının AB içinde serbest dolaşımının mümkün olacağına inanıyor musunuz? Seçenekler Sayı % Cevapsız 4,2 Evet, Türkiye bu sorunu orta vadede çözecektir 545 22,7 Bunun hiçbir zaman mümkün olacağını sanmıyorum 1568 65,3 Nitelikli Türk iş gücü için serbest dolaşım yasağı engel teşkil etmeyecektir 284 11,8 Toplam 2401 100,0 Türk vatandaşlarının AB içinde serbest dolaşımının hiçbir zaman mümkün olmayacağını düşünenlerin oranı %65,3 iken, Türkiye'nin bu sorunu orta vadede çözeceğini veya bu yasağın nitelikli iş gücü için engel teşkil etmeyeceğini ifade edenlerin oranı %34,5'tir. Türkiye'nin AB'de yaşadığı vize ve serbest dolaşım sorununun, geçmişte bu bölgeye yapılan niteliksiz iş gücü ihracından kaynaklandığı
görüşünü destekleyenlerle birlikte değerlendirildiğinde, bu konuya yakın zamanda çözüm bulunacağına olan inancın oldukça zayıf olduğu görülmektedir. Size göre günümüzde ülkemizde en gözde meslekler hangileridir? (1. cevap) Seçenekler Sayı % Cevapsız 702 29,2 Bilgisayar mühendisliği, programcılık 334 13,9 Doktorluk 231 9,6 Ticaret 183 7,6 Mühendislik 103 4,3 Turizm 102 4,2 İnşaat mühendisliği 73 3,0 Eğitimci 69 2,9 Elektrik mühendisliği, elektrikçilik 63 2,6 Halkla ilişkiler, iletişim 50 2,1 Bankacılık, sigortacılık 47 2,0 Hukuk 49 2,0 İşletme 40 1,7 Pazarlama 39 1,6 Sağlık sektörüne ilişkin meslekler 28 1,2 Eğlence sektörüne ilişkin meslekler 29 1,2 Futbolculuk 28 1,2 Tarım 27 1,1 Askerliğe ilişkin meslekler 27 1,1 Memuriyet 23 1,0 Muhasebe 22,9 Diplomatlık 19,8 Eczacılık, ilaç sanayi 18,7 Otomotiv sanayiine ilişkin meslekler 14,6 Genetik mühendisliği 11,5 Emlakçilik 12,5 Mimarlık 11,5 Kuaförlük 11,5 Kuyumculuk 9,4 Endüstri mühendisliği 10,4 Yöneticilik 8,3 Mankenlik 5,2 Ekonomi 2,1 Yabancı dil, tercümanlık 2,1 Toplam 2401 100,0
Seçenekler Sayı % Cevapsız 1232 51,3 Doktorluk 141 5,9 Bilgisayar mühendisliği, programcılık 134 5,6 Ticaret 83 3,5 Eğitimci 85 3,5 Mühendislik 78 3,2 İnşaat mühendisliği 75 3,1 Hukuk 66 2,7 Halkla ilişkiler, iletişim 50 2,1 Turizm 49 2,0 Elektrik mühendisliği, elektrikçilik 47 2,0 Bankacılık, sigortacılık 39 1,6 Eğlence sektörüne ilişkin meslekler 30 1,2 Futbolculuk 30 1,2 Sağlık sektörüne ilişkin meslekler 26 1,1 Pazarlama 27 1,1 İşletme 22,9 Muhasebe 22,9 Askerliğe ilişkin meslekler 22,9 Genetik mühendisliği 16,7 Otomotiv sanayiine ilişkin meslekler 17,7 Memuriyet 18,7 Mimarlık 17,7 Diplomatlık 11,5 Eczacılık, ilaç sanayii 10,4 Endüstri mühendisliği 9,4 Tarım 8,3 Emlakçilik 7,3 Yöneticilik 8,3 Ekonomi 6,2 Yabancı dil, tercümanlık 6,2 Kuyumculuk 4,2 Mankenlik 4,2 Kuaförlük 2,1 Toplam 2401 100,0
Seçenekler Sayı % Cevapsız 1784 74,3 Ticaret 79 3,3 Bilgisayar mühendisliği, programcılık 65 2,7 Doktorluk 57 2,4 Eğitimci 55 2,3 Hukuk 39 1,6 Mühendislik 36 1,5 inşaat mühendisliği 32 1,3 Halkla ilişkiler, iletişim 27 1,1 işletme 19,8 Turizm 18,7 Elektrik mühendisliği, elektrikçilik 17,7 Pazarlama 18,7 Futbolculuk 14,6 Askerliğe ilişkin meslekler 15,6 Otomotiv sanayiine ilişkin meslekler 12,5 Eğlence sektörüne ilişkin meslekler 13,5 Diplomatlık 12,5 Bankacılık, sigortacılık 9,4 Sağlık sektörüne ilişkin meslekler 10,4 Memuriyet 9,4 Endüstri mühendisliği 9,4 Genetik mühendisliği 7,3 Eczacılık, ilaç sanayii 8,3 Tanm 5,2 Ekonomi 4,2 Yabancı dil, tercümanlık 4,2 Muhasebe 4,2 Kuyumculuk 4,2 Mimarlık 6,2 Emlakçilik 3,1 Yöneticilik 3,1 Kuaförlük 3,1 Mankenlik 1,0 Toplam 2401 100,0
Tablo: C-III/29 Size göre günümüzde ülkemizde en gözde meslekler hangileridir? Seçenekler Sayı % ± 3718 51,6 Cevapsız 533 7,4 Bileisavar mühendisliği, programcılık Doktorluk 429 6,0 Ticaret 345 4,8 Mühendislik 217 3,0 Eğitimci 209 2,9 İnşaat mühendisliği 180 2,5 I ^ Turizm 169 2,3 Hukuk 154 2,1 Elektrik mühendisliği, elektrikçilik 127 1,8 Halkla ilişkiler, iletişim 127 1,8 Bankacılık, sigortacılık 95 1,3 Pazarlama 84 1,2 İşletme 81 1,1 ± 72 1,0 Eelence sektörüne ilişkin meslekler Futbolculuk 72 1,0 S aslık sektörüne ihşkin meslekler 64,9 ^., i Askerhğe ihşkin meslekler 64,9 Memurivet 50,7 il ~ Muhasebe 48,7 Tarım 40,6 Otomotiv sanayiine ilişkin meslekler 43,6 Diplomatlık 42,6 ' 34,5 Genetik mühendisliği Eczacılık, ilaç sanayii 36,5 Mimarlık 34,5 Endüstri mühendisliği 28,4 Emlakçilik 22,3 Yöneticihk 19,3 Ekonomi 12,2 Yabancı dil, tercümanlık 12,2 Kuyumculuk 17,2 ^ 16,2 Kuaförlük Mankenlik 10,1 Toplam 7203 100,0 Açık uçlu olarak sorulan ve üç adet meslek belirtme imkanı tanınan ülkemizdeki en popüler meslekler sorusuna verilen cevaplar birlikte değerlendirilmiştir. Bu soru, ankete katılanlann yarısından fazlası tarafından cevapsız bırakılmıştır. Belirtilen cevaplar arasında bilgisayar mühendisliğiprogramcılık %7,4 ile ilk sırada yer alırken, doktorluk %6 ile onu izlemiştir. Ticaret başlığı altında toplanan ve esasen tam olarak mesleği ifade etmeyen cevaplar %4,8 ile tabloda yer alırken, onu %3 ile mühendislik, %2,9 ile eğitimcilik, %2,5 ile inşaat mühendisliği, %2,3 ile turizmcilik, %2,1 ile hukuk, %1,8 ile elektrik mühendisliği-elektrikçilik, %1,8 ile halkla ihşkiler-iletişim, %1,3 ile bankacılık-
sigortacılık, %1,2 ile pazarlamacılık, %1,1 ile işletmecilik, %1 ile eğlence sektörüne ilişkin meslekler ve futbolculuk konuları izlemiştir. Mühendislik cevaplarının toplamda %12,6'lik orana ulaşması, uzmanlık farkı gözetilmeksizin bu alanın günümüzün en gözde mesleği olduğunu ortaya koymaktadır. Geleneksel olarak gözde bir alan olan tıp doktorluğu, mühendislikten sonraki en çok tercih edilen meslek durumundadır. Bunu ticaret, pazarlama, işletme, ekonomi alanlan izlemektedir. Futbolculuk, eğlence sektörü, mankenlik gibi medyanın etkisiyle popüler hale gelen mesleklerin de azımsanamayacak oranlarda tercih edildiği görülmektedir. Tablo: C-III/30 Faaliyet alanına göre mesleki eğitimin planlama, karar, uygulama ve denetim aşamalarına işverenleri temsil eden kuruluşlar katılmamaktadır Faaliyet Alanı Madencilik ve taşocakçılığı İmalat Elektrik,gaz,buhar ve sıcak su üretimi ve dağıtımı inşaat Toptan ve perakende ticaret Oteller ve lokantalar Ulaştırma, depolama ve haberleşme Mali aracı kuruluşlar Gayrimenkul, kiralama ve iş faaliyetleri Eğitim Sağlık işleri, sosyal hizmetler Diğer hizmet faaliyetleri Mesleki eğitimin planlama, karar, uygulama ve denetim aşamalarına işverenleri temsil eden kuruluşlar katılmamaktadır Cevapsız 50,0% 19,3% 33,3% 4,8% 10,6% 9,0% 17,2% 65,0% 20,0% Evet 46,7% 33,3% 55,6% 48,9% 58,5% 46,9% 5,0% 47,3% Kısmen 50,0% 25,2% 33,3% 31,7% 35,4% 26,9% 29,7% 30,0% 28,2% Hayır 8,9% 7,9% 5,1% 5,7% 6,2% 4,5% Toplam 100,0% 100,0% 100,0% 100,0% 100,0% 100,0% 100,0% 100,0% 100,0% 40,0% 60,0% 10,0% 55,0% 30,0% 5,0% 100,0% 14,7% 50,4% 27,1% 7,8% Toplam 100,0% 13,5% 49,0% 31,7% 5,8% 100,0% knrul^s^las^'^!l ^"^^ ^^"^^^"^ aşamalarına işverenleri temsil eden
Tablo: C-in/31 Faaliyet alanına göre mesleki eğitim sistemimiz, işgücünde aranan yeni nitelikler (uluslararası standartlar) bakımından yeterli değildir. Mesleki eği tim sistemimiz, işgücünde Faaliyet Alanı aranan yei li nitelikler (uluslararası standartlar) bakımından yeterli değildir Toplam Cevapsız Evet Kısmen Hayır Madencilik ve taşocakçılığı 50,0% 50,0% - - 100,0% İmalat 12,2% 53,0% 25,6% 9,3% 100,0% Elektrik,gaz,buhar ve sıcak su üretimi ve dağıtımı 50,0% 16,7% 33,3% - 100,0% İnşaat 14,3% 68,3% 11,1% 6,3% 100,0% Toptan ve perakende ticaret 9,2% 55,8% 28,2% 6,7% 100,0% Oteller ve lokantalar 8,0% 61,8% 26,9% 3,3% 100,0% Ulaştırma, depolama ve haberleşme 12,3% 59,5% 22,3% 5,9% 100,0% Mali aracı kuruluşlar 55,0% ^ 20,0% 25,0% - 100,0% Gayrimenkul, kiralama ve iş faaliyetleri 20,9% 47,3% 28,2% 3,6% 100,0% Eğitim - 70,0% 20,0% 10,0% 100,0% Sağlık işleri, sosyal hizmetler 8,3% 56,7% 26,7% 8,3% 100,0% Diğer hizmet faaliyetleri 14,0% 62,0% 20,2% 3,9% 100,0% Toplam 11,4% 56,6% 25,8% 6,2% 100,0% Mesleki eğitim sistemimizin, uluslararası standartlar bakımından yeterli olmadığı görüşü en çok eğitim ve inşaat sektörlerinde destek bulmaktadır. Tablo: C-III/32 Faaliyet alanına göre işverenlerin mesleki eğitimin maliyetlerine katkısı yeterli değildir Faaliyet Alanı işve renlerin mesleki eğitimin maliyeti lerine katkısı yeterli değildir Toplam Cevapsız Evet Kısmen Hayır Madencilik ve taşocakçılığı 75,0% 25,0% - - 100,0% İmalat 21,1% 43,7% 23,0% 12,2% 100,0% Elek.,gaz,buhar ve sıcak su üretimi ve dağ. 50,0% 33,3% 16,7% 100,0% İnşaat 11,1% 57,1% 22,2% 9,5% 100,0% Toptan ve perakende ticaret 11,7% 57,6% 25,9% 4,8% 100,0% Oteller ve lokantalar 7,5% 67,5% 19,8% 5,2% 100,0% Ulaştırma, depolama ve haberleşme 14,4% 56,4% 22,3% 6,9% 100,0% Mali aracı kuruluşlar 70,0% 20,0% 10,0% - 100,0% Gayrimenkul, kiralama ve iş faaliyetleri 28,2% 50,9% 17,3% 3,6% 100,0% Eğitim - 60,0% 30,0% 10,0% 100,0% Sağlık işleri, sosyal hizmetler 8,3% 60,0% 23,3% 8,3% 100,0% Diğer hizmet faaliyetleri 15,5% 59,7% 18,6% 6,2% 100,0% Toplam 14,3% 56,1% 23,3% 6,2% 100,0%
işverenlerin mesleki eğitimin maliyetlerine katkısmm yeterli olmadığı görüşü en çok oteller ve lokantalar, eğitim ve sağlık işleri-sosyal hizmetler sektörlerinde destek bulmaktadır. Tablo: C-III/33 Faaliyet alanına göre firma olarak okul-sanayi işbirliği programlarına aktif olarak katılmıyoruz Faaliyet Alanı Firma olarak okul-sanayi işbirliği programlarına aktif olarak katılmıyoruz Toplam Cevapsız Evet Kısmen Hayır ZaL Madencilik ve taşocakçılığı 100,0% - 100,0% İmalat 18,9% 54,1% 22,6% 4,4% 100,0% Elektrik,gaz,buhar ve sıcak su üretimi ve dağıtımı 50,0% 16,7% 33,3% 100,0% İnşaat 11,1% 61,9% 20,6% 6,3% 100,0% Toptan ve perakende ticaret 11,9% 61,6% 21,6% 5,0% 100,0% Oteller ve lokantalar 12,3% 72,6% 10,8% 4,2% 100,0% Ulaştırma, depolama ve haberleşme 12,8% 54,6% 22,8% 9,7% 100,0% Mali aracı kuruluşlar 75,0% 20,0% 5,0% 100,0% Gayrimenkul, kiralama ve iş faaliyetleri 27,3% 55,5% 14,5% 2,7% 100,0% Eğitim 10,0% 50,0% 40,0% _ 100,0% Sağlık işleri, sosyal hizmetler 6,7% 61,7% 28,3% 3,3% 100,0% Diğer hizmet faaliyetleri 18,6% 51,9% 20,2% 9,3% 100,0% V-' \^ m \_/ / yj Toplam 14,5% 59,2% 20,6% 5,7% 100,0% Firma olarak okul-sanayi işbirliği programlarma aktif oteller ve lokantalar sektöründe destek bulmaktadır. olarak katılmadıkları görüşü, daha çok
Tablo: C-III/34 Faaliyet alanına göre iyi bir ustayı mühendise tercih ederiz Faaliyet Alanı İyi bir ustayı mühendise tercih ederiz Cevapsız Evet Kısmen Hayır Toplam Madencilik ve taşocakçılığı 100,0% - - - 100,0% İmalat 17,4% 40,0% 24,4% 18,1% 100,0% Rlek.gaz.buhar ve sıcak su üret. ve dağıtımı 33,3% 50,0% 16,7% - 100,0% Tns;aat 12,7% 50,8% 20,6% 15,9% 100,0% Toptan ve perakende ticaret 15,7% 49,4% 22,2% 12,7% 100,0% Oteller ve lokantalar 9,9% 72,2% 10,4% 7,5% 100,0% T Tlasîtırma. deoolama ve haberleşme 18,2% 41,3% 22,3% 18,2% 100,0% Mali aracı kuruluşlar 45,0% 5,0% 25,0% 25,0% 100,0% Gavrimenkul, kiralama ve iş faaliyetleri 38,2% 36,4% 17,3% 8,2% 100,0% Rpitım 10,0% 30,0% 60,0% - 100,0% Sağhk işleri, sosyal hizmetler 10,0% 45,0% 21,7% 23,3% 100,0% Diğer hizmet faaliyetleri 20,2% 50,4% 13,2% 16,3% 100,0% Toplam 17,2% 47,9% 20,8% 14,1% 100,0% iyi bir ustayı mühendise tercih edeceği önermesine katılmama oranı en yüksek sektörler /o25 ile mau aracı kurumlar, %23,3 ile sağlık işleri-sosyal hizmetler sektörleridir. Bu önermeye katılma oram en yüksek sektör oteller ve lokantalardır. Bu sorunun asıl anlamlı olduğu imalat sektöründe önermeye katılma oranı ortalamanın altında iken, katılmama oranı da ortalamanın üstündedir. Tablo: C-m/35 Faaliyet alanına göre ara elemanların kalitesi rekabet gücümüz uzermde belirleyici etkiye sahiptir Faaliyet Alanı Ara elemanların kalitesi rekabet gücümüz üzerinde belirleyici etkiye sahiptir Cevapsı Evet Kısmen Hayır Toplam Madencihk ve taşocakçılığı 75,0% - 25,0% - 100,0% îmalat 23,3% 48,5% 21,5% 6,7% 100,0% Rlek..gaz.buhar ve sıcak su üret. ve dağıtımı 66,7% 16,7% 16,7% - 100,0% İnşaat 11,1% 50,8% 27,0% 11,1% 100,0% Toptan ve perakende ticaret 15,5% 51,8% 27,0% 5,7% 100,0% Oteller ve lokantalar 8,5% 61,3% 25,0% 5,2% 100,0% Ulaştırma, depolama ve haberleşme 15,6% 55,6% 18,5% 10,3% 100,0% Mali aracı kuruluşlar 80,0% 10,0% 10,0% - 100,0% Gayrimenkul, kiralama ve iş faaliyetleri 33,6% 45,5% 19,1% 1,8% 100,0% Eğitim 10,0% 60,0% 30,0% - 100,0% Sağlık isleri, sosval hizmetler 11,7% 58,3% 25,0% 5,0% 100,0% Diğer hizmet faaliyetleri 23,3% 51,9% 18,6% 6,2% 100,0% Toplam 17,6% 52,3% 23,8% 6,4% 100,0%
Ara eleman kalitesinin rekabet gücümüz üzerinde belirleyici etkiye sahip olduğu önermesi en çok oteller ve lokantalar ile eğitim sektörlerinde destek bulmaktadır. Tablo: C-III/36 Faaliyet alanına göre Türkiye'de iş sorunu yok, işe yarayacak (nitelikli) işçi sorunu var Türkiye'de iş sorunu yok, işe yarayacak Faaliyet Alanı (nitelikli) işçi sorunu var Toplam Cevapsız Evet Kısmen Hayır Madencilik ve taşocakçılığı 100,0% - _ 100,0% İmalat 18,5% 44,8% 25,2% 11,5% 100,0% Elektrik,gaz,buhar ve sıcak su üretimi ve dağıtımı 33,3% 16,7% 50,0% 100,0% İnşaat 9,5% 44,4% 30,2% 15,9% 100,0% Toptan ve perakende ticaret 11,5% 54,8% 24,5% 9,1% 100,0% Oteller ve lokantalar 9,4% 73,1% 9,4% 8,0% 100,0% Ulaştırma, depolama ve haberleşme 11,0% 52,8% 19,2% 16,9% 100,0% Mali aracı kuruluşlar 35,0% 50,0% 15,0% 100,0% Gayrimenkul, kiralama ve iş faaliyetleri 25,5% 40,0% 27,3% 7,3% 100,0% Eğitim 10,0% 50,0% 40,0% 100,0% Sağlık işleri, sosyal hizmetler 10,0% 58,3% 20,0% 11,7% 100,0% Diğer hizmet faaliyetleri 14,7% 43,4% 27,1% 14,7% 100,0% Toplam 13,2% 53,3% 22,7% 10,9% 100,0% Türkiye'de iş sorunu değil, nitelikli işçi sorunu olduğu görüşüne katılma oranının en yüksek olduğu sektörler oteller ve lokantalardır. Bu görüşe katılmama oranının ulaştırma-depolamahaberieşme ve inşaat sektörlerinde nispi yüksekliği dikkat çekmektedir. SONUÇ "Araştırmanın Amacı ve Önemi" başlığı altında da ifade edildiği gibi, bu araştırma, iş dünyamızın ihtiyaçları ile mesleki eğitim sisteminin arz ettiği iş gücü arasındaki ilişkinin tespiti amacına yöneliktir. Ele alman konu, akademisyenler, eğitimciler ve ilgili bürokratlar düzeyinde ne ölçüde tartışılmış olursa olsun, sorunun en somut, en gerçekçi fotoğrafını çekebilecek kesim iş dünyasıdır. Bir başka ifadeyle, mesleki eğitimin arz ettiği iş gücünün, reel sektörün taleplerine uygunluğunu test etme durumunda ve yetisinde olan kesim piyasaların doğrudan kendisidir. Bununla birlikte, bu araştırma, mesleki eğitim sisteminin yeniden düzenlenmesi, rasyonelleştirilmesi ve rantabl hale getirilmesi için, iş dünyasının perspektifinin tam ve yeterli bir veri teşkil edeceği iddiasında değildir. Ancak, piyasaların iş gücü talebinin nitehği, mesleki eğitim sistemi bakımından işin esasını teşkil etmelidir. Asla gözden kaçırılmaması gereken esas budur.
Sorunu incelediğimizde, böyle somut bir perspektifin değil de, bürokrasinin soyut kabullerinin esas almdığmı görmekteyiz. Ne yazık ki, iş dünyası, sistemin hiçbir yerinde ve aşamasında olmamıştır, olamamıştır. Meselenin temelindeki bu sapma, mesleki eğitim sistemimizin bugünkü içler acısı durumunun temel belirleyicisi olmuştur. Gelinen noktada, mesleki eğitimin tepeden tımağa bir reforma tabi tutularak, daha akılcı, daha gerçekçi, daha verimli bir fonksiyona kavuşturulması milli bir ihtiyaçtır. Bunun daha fazla ötelenmesinin Türkiye'ye faturası çok ağır olacaktır. Elimizdeki araştırma, böylesine kapsamlı bir reform için gerekli bütün verileri ihtiva etmese de, gerek araştırma tekniği ve gerekse çözüm metodolojisi bakımından, doğru ve gerçekçi hareket noktasının iş dünyasının meseleye bakışı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu arada, yapılan çahşmanm, ciddi bir ön hazırlığa sahip araştırma ekibi için bile çarpıcı bazı verilere ulaştığı da ifade edilmelidir. Bunlara, rapor içinde ve bu bölümün ilgili yerlerinde dikkat çekilmektedir. Elimizdeki araştırma İstanbul ve Türkiye geneli olmak üzere iki ayrı ölçekte gerçekleştirilmiştir. Çıkan sonuçların birbirine yakınlığı dikkat çekicidir. Oranlarda küçük değişmeler olsa da, cevapların sıralaması, bir-iki istisna dışında aynıdır. Bu, bir yandan mesleki eğitimin Türkiye genelinde hemen hemen aynı vasata sahip olduğunun göstergesidir; öte yandan da iş dünyasının mesleki eğitimle ilgili sorunsalının bölgelere göre farklılık arz etmediğini göstermektedir. Bu itibarla, İstanbul için ayrı, Türkiye geneli için ayrı bir değerlendirmeye ihtiyaç duyulmamıştır. Araştırmanın somut bulgularına ilişkin değerlendirmelere geçmeden evvel bir hususun daha altını çizmeliyiz. Küresel rekabet bakımından Türkiye, kârlılık oranı son derece düşük bir rekabet kuşağında yer almaktadır. Bu yakıcı bir gerçekliktir. Bu kuşaktaki bir ekonominin gerek makro düzeyde, gerekse işletmeler bazında, maksimum verimlilikle çahşması gerekir. Bu ise, ekonomik girdilerin en üst seviyede üretime dönüşmesi ile mümkün olabilecektir. Bunların başında da insan unsura gelmektedir. İçinde yer aldığımız ekonomik kuşağın karakteristik özelliği hala emek-yoğun üretim modeline sahip olmasıdır. Türkiye rakibi olan ülkelerin işçi ücretleriyle rekabet edemez. Öyleyse ücretlerin kısılmasına dayalı bir verimlilik arayışı beyhudedir. Yapılması gereken şey, çalışan elemanın birim zamandaki üretimini nicelik ve nitelik itibariyle mümkün olan en üst seviyeye çıkarmaktır. Bu da doğal olarak üstün vasıflı eleman kullanmak demektir ki, işin temeline buna uygun bir eğitim sistemi konulmadığı takdirde Türkiye'de üretim yapmak her geçen gün daha da zorlaşacaktır. Özetle araştırma sonuçları göstermektedir ki, iş dünyası hem bu gidişatın, hem de onun mesleki eğitimle ilişkisinin farkındadır.
L MESLEKİ ELEMAN TEMİNİ En çok eleman bulmakta zorlanılan kategoriler ile iş arayanların en çok yaptıkları müracaatlar büyük ölçüde örtüşmektedir. Bir yanda çalıştıracak eleman, diğer yanda ise çalışacak iş bulamayanların bulunduğu çarpık bir istihdam yapısı söz konusudur. Bu durum, iş başvurularının yarıya yakınının vasıfsız elemanlardan oluşmasıyla birlikte değerlendirildiğinde, mesleki eleman temininde yaşanan soranların temelinde mesleki eğitimdeki eksiklikler ve yanlışlıklar olduğu görüşünün haklılığı ortaya çıkmaktadır. Üniversiteye giriş sınavını kazanıp, hedeflediğiniz okula/bölüme yetecek puan alamadığınız takdirde aşağıdakilerden hangisini yapmayı düşünürsünüz? Seçenekler Sayı % Cevapsız 32 3,0 Açık Öğretim Fakültesine kayıt yaptırmayı 59 5,5 Bir Meslek Yüksekokuluna kayıt yaptırmayı 114 10,6 Yurtdışında bir üniversitede okumanın yollarını aramayı 78 7,2 Yeniden üniversiteye giriş sınavına hazırlanmayı 623 57,8 Bir meslek edindirme kursuna gitmeyi 35 3,2 Diğer 137 12,7 Toplam 1078 100,0 (TED, Üniversiteye GirişLiseMezunları-Araştırması, Tablo 1/31, Ankara-2005) Türk Eğitim Demeği (TED) tarafından 2005 yılında yaptırılan "Üniversiteye Giriş Sistemi Araştırması"nda, üniversite giriş sınavını kazanamayan veya hedeflediği bölüme girecek kadar puan alamayanlara ne yapmayı düşündükleri soralduğunda, sadece %3,2'si bir meslek edindirme kursuna gitmeyi, %10,6'sı da yine bu çerçevede anlamlı bir cevap sayılabilecek meslek yüksek okuluna kayıt yaptırmayı düşündüklerini söylemişlerdir. Deneklerin geriye kalanlarının tamamı meslek edinmeyle ilgisi olmayan cevaplar vermişlerdir. Bu tablo, niteliksiz iş gücünün kaynağı ve sebepleri konusunda önemli ipuçları vermektedir.
Okul Türü Erkek Teknik Kız Teknik Ticaret ve Turizm İmam Hatip Toplam I Cevapsız,8% 1,8%,9% 1,6% 1,3% Yüksek öğrenime devam etmeyi düşünüyor musunuz Kendi meslek alanımla ilgili bir fakültede okumak istiyorum 48,1% 59,7% 41,4% 30,5% Meslek alanım dışmda bir fakültede okumak istiyorum 16,7% 15,6% 21,1% 56,8% 45,0% 27,4% (Mesleki Eğitim Araştırması-MeslekLiseleri-, 2 yıllık meslek yüksek lokulunu tercih edeceğim 23,2% 15,2% 25,3% 4,0% 16,9% Açık Öğretim Fakültesine kayıt yaptırmak istiyorum 1,9% 2,1% 4,9% 1,9% 2,7% Çalışacağım için üniversiteye devam edemeyeceğim 9,3% 5,6% 6,4% 5,1% 6,6% Top. % 100% 100% 100% 100% 100% Ö. Kayır, Ş.Karaca, Y.Şenyüz, Tablo 27, Ankara-2004) 2004 yılında meslek liseleri öğrencileri ve öğretmenleri üzerinde yapılan "Mesleki Eğitim Araştırması", mesleki eğitim kurumları ile piyasa arasındaki kopukluğun tek taraflı olmadığını ortaya koymaktadır. Araştırmaya göre, meslek lisesi öğrencilerinin çok az bir bölümü mezun olduktan sonra çalışmayı düşünmektedir. Bu çerçevede anlamlı bir cevap sayılabilecek meslek yüksek okullanna gitme tercihinin de nispeten düşük olduğu görülmektedir. Meslek lisesi öğrencileri, mezuniyetten sonra iş hayatına atılmayı değil, mümkünse üniversiteye gitmeyi hedeflemektedirler. Kendi alanı dışında üniversite eğitimi almak isteyenlerin oranının da oldukça yüksek düzeyde olduğu görülmektedir. 2004 yılında meslek liseleri öğrencileri ve öğretmenleri üzerinde yapılan "Mesleki Eğitim Araştırması", mesleki eğitim kurumları ile piyasa arasındaki kopukluğun tek taraflı olmadığını ortaya koymaktadır. Araştırmaya göre, meslek lisesi öğrencilerinin çok az bir bölümü mezun olduktan sonra çalışmayı düşünmektedir. Bu çerçevede anlamlı bir cevap sayılabilecek meslek yüksek okullarına gitme tercihinin de nispeten düşük olduğu görülmektedir. Meslek lisesi öğrencileri, mezuniyetten sonra iş hayatına atılmayı değil, mümkünse üniversiteye gitmeyi hedeflemektedirler. Kendi alanı dışında üniversite eğitimi almak isteyenlerin oranının da oldukça yüksek düzeyde olduğu görülmektedir. Nitelikli eleman sorununun çözümünde en çok kullanılan yöntemlerden biri de, diğer firmalardan eleman transferi yöntemidir. Piyasaya yetişmiş iş gücü arzı yapan mekanizmalar yeteri kadar çalışmayınca, mevcut iş gücünün paylaşımı konusunda ciddi bir rekabet yaşanmaktadır. Nitekim, eleman ihtiyacını karşılamada en çok kullanılan yöntemin çevreye sorma olması, bu durumu teyit etmektedir. Eleman ihtiyacını karşılamada, doğrudan mesleki eğitim kurumlarına işaret eden seçeneklerin oldukça düşük düzeyde tercih edildiği görülmüştür. Nitekim, kurumların eleman temininde, içinde pek çok esnafın zorunlu olarak devam ettiği çıraklık okullarının da bulunduğu mesleki eğitim kurumlarının payı yaklaşık dörtte bir düzeyindedir.
Nitelikli eleman sıkmtısmm yol açtığı sonuçlardan biri de, piyasada yabancı uyruklu personel çalıştırma oranının %10Tar düzeyine ulaşmış bulunmasıdır. Elemanlarını kendi işyerlerinde yetiştirmeyi tercih edenler ile yetişmiş eleman almayı tercih edenlerin oranı aşağı yukan aynıdır. Bu durum, diğer firmalardan eleman transferine ve eleman yetiştirme maliyetine ilişkin verilerle birlikte değerlendirildiğinde daha anlamlı hale gelmektedir. Özürlü istihdamı konusundaki en önemu sorunlar, özürlülerin tanınmaması ve yeterli mesleki eğitime sahip olmamalarıdır. İstediği sayı ve nitelikte elemanı kolayca bulabilmeleri halinde işlerini genişletmeyi veya yeni iş yeri açmayı düşünenlerin oranının fevkalade yüksek olması, mesleki eleman temini konusundaki sorunların ülkeye ekonomik ve sosyal maliyeti konusunda fikir vermektedir. İşe eleman alınırken önem verilen hususlar genellikle beceri ve tecrübeye ilişkin konularda yoğunlaşmakta, siyasi ve sosyal durum nispeten daha geri sıralarda yer almaktadır. il MESLEKİ EĞİTİM Meslek lisesi, teknik lise ve meslek yüksek okullarından gelen personelden memnuniyet oranı dörtte birden fazla iken, fakültelerden gelen personelden memnuniyet oranı onda bire, çıraklık okullarından gelenlerde yirmide bire düşmektedir. Mesleki eğitim okulları dışından gelen personelden memnuniyet düzeyi daha yüksektir. Buna karşılık, Türk Eğitim Demeği'nin Üniversiteye Giriş Sistemi Araştırması'ndaki manzara daha farklıdır. Niçin üniversite okumak istiyorsunuz? Lise son sınıf öğrencileri,6% 4,5% 54,4% 6,5% 14,1% 18,0% 1,9% 100,0% Lise mezunları Anket Türü Üniversite öğrencileri Cevapsız 7% iyi bir diploma sahibi olmak için 4,5% Meslek sahibi olmak için 6,6% 57,4% Daha kolay iş bulmak için 50,2% 5,5% Bilimsel kariyer için 12,2% 11,2% Yapacağım işte daha başarılı olmak için 17,5% 20,4% Askerlikle ilgili kolaylıklar için 2,1% Toplam 3,3% I ıuu,u7o I 100,0% I loc 100,% (TED, Üniversiteye Giriş-Lise Mezunları-Araştırması, Tablo VI/10, Ankara-2005) 'Wo Öğretmenler,4% 6,8% 2,7% 40,5% 46,5% 3,1% 100,0% Sözkonusu araştırmada, lise son sınıf öğrencileri lise mezunları ve üniversite 1. sınıf öğrencilerine niçin üniversitede okumak istedikleri, öğretmenlere de öğrencilerinin niçin bunu istedikleri sorulmuştur. Öğrencilerin verdikleri cevaplann yarıdan fazlasının meslek sahibi olmak şeklinde olduğu görülmüştür. Oysa, piyasada lisans mezunlannm meslek sahibi olarak değerlendirilmediği ve hatta bu düzeyde eğitimi olmayan ustaların üniversite mezunlarına tercih edildiği görülmüştür. Dolayısıyla, kendilerini tümüyle üniversite eğitimine odaklayan gençlerin amaçları ile mezun olduktan sonra karşılaşacakları manzara arasında büyük farklılık olduğu söylenebilir.
Piyasada üniversite mezunlarından olan memnuniyetin bu derece düşük düzeyde gerçekleşmesi, ülkemizde işsizlerin yapısını da değiştirmektedir. Eskiden daha çok düşük eğitimliler "vasıfsız" eleman konumunda görülürken, günümüzde lisans eğitimine ilave bir uzmanlığı olmayanların veya piyasada kabul görecek düzeyde eğitim görmeyenlerin de aynı kategoride değerlendirildiği anlaşılmaktadır. Yine bu tablonun ortaya çıkardığı bir sonuç da, kaliteli bir meslek lisesinden mezun olanların, sıradan bir lisans eğitiminden daha geçerli olduğudur. Mesleki eğitim veren okulların fiziki şartları ve teknolojik altyapılarının yeterli bulunma oranı üçte birin altındadır. Bu, mesleki eğitim kurumlarından gelenlerin piyasada yeterli bulunmayış sebeplerini anlamada yardımcı olacak bir veridir. Araştırmaya katılanların yarıdan fazlası, temel teknik bilgileri okulunda alıp, alanıyla ilgili derinleşmeyi işyerinde yapacak eleman talebinde bulunmaktadır. Bu veri, piyasanın mesleki eğitim kurumlarında hangi nitelikte eleman istediğine ilişkin ipucu vermektedir. Okul Türü Mesleğinizle ilgili bir işte çahşmaya hazır olduğunuzu düşünüyor musunuz? Toplam Cevapsız Evet Hayır Erkek Teknik 1,8% 46,4% 51,8% 100,0% Kız Teknik 1,2% 56,2% 42,6% 100,0% Ticaret ve Turizm 1,0% 47,0% 52,0% 100,0% Toplam 1,3% 49,9% 48,8% 100,0% (Mesleki Eğitim Araştırması-Meslek Liseleri-, Ö. Kayır, Ş.Karaca, Y.Şenyüz, Tablo 53, Ankara-2004) Meslek lisesi öğrencilerinin yaklaşık yarısı kendilerini piyasada çalışmaya hazır hissettiklerini ifade ederken, işverenlerin büyük bölümünün aksi yönde bir kanaat içinde oldukları görülmektedir. Bu da, mesleki eğitim kurumları ile piyasa arasındaki kopukluğun sadece fiziki değil, psikolojik alanda da yaşandığını göstermektedir. Mesleki eğitim veren okulların fiziki altyapısının yetersiz bulunması ve bu okullardaki eğitimin niteliğine ilişkin taleplerin karşılık bulamaması, öğrencilerin piyasada mesleklerini icra etme konusundaki heveslerini ve güven duygularını köreltmiştir. İşletmelerin büyük bölümünün elemanlarına eğitim verdikleri anlaşılmaktadır. Eğitim daha çok işletmelerin kendi personeli tarafından verildiği için, eğitim harcaması da oldukça düşük düzeyde gerçekleşmektedir. En önemli eğitim konuları ise verimlilik artışı ile oryantasyondur. Mesleki eğitime ilişkin çalışmalarda piyasa ihtiyaçlarının etkili olduğu görüşü, üçte bir oranında tamamen, üçte bir oranında da kısmen destek bulmaktadır. Ancak, mesleki eğitim kurumlarından gelen personelle ilgili yapılan yetersizlik değerlendirmeleri, bu yönde varolan gayretlerin henüz amacına ulaşmadığını ortaya koymaktadır. İşletmeler açısından mesleki eğitime ilişkin en önemli eksiklik, çıraklara ilişkin sorunlardır. Meslek lisesi öğrencilerine ilişkin konular, bu değerlendirmede çok düşük düzeyde yer tutmaktadır.
III. GENEL DEĞERLENDİRMELER Mesleki eğitim ile piyasa arasmdaki kopukluk, hem araştırmamn diğer bölümlerinde, hem de önermelere verilen cevaplarda tüm açıklığıyla ortaya çıkmaktadır. Ancak, bu kopuklukta, piyasanın mesleki eğitim kurumlarına karşı ilgisizhgi yanında, mesleki eğitim kurumlarının kalitesindeki giderek artan azalmanın da etkisi olduğu anlaşılmaktadır. Okul Türü Son 5 yılda okulunuza gelen öğı renci kalitesinde bir değişiklik oldu ] mu? (Meslek Lisesi öğretmenleri) Cevapsız Hayır, kalite daha önceki gibi Evet, kalitede ciddi bir düşme oldu Kalite yükseldi Toplam Erkek Teknik 1,1% 4,4% 94,4% _ 100,0% Kız Teknik 6,9% 13,8% 63,2% 16,1% 100,0% Ticaret ve Turizm 3,2% 19,1% 67,0% 10,6% 100,0% Imam-Hatip - 9,7% 87,1% 3,2% 100,0% Toplam 2,7% 11,8% 78,0% 7,4% 100.0%. ^,. i. 1 1 ---^-'^ (Mesleki Eğitim Araştırması-Meslek Liseleri-, O. Kayır, Ş.Karaca, Y.Şenyüz, Tablo 26, Ankara-2004) 2004 yılında yapılan Mesleki Eğitim Araştırması'na göre, meslek lisesi öğretmenlerinin %63 ile %94 arasındaki bölümünün son yıllarda okullarına gelen öğrenci kalitesinde ciddi düşme olmasmdan yakındığı görülmektedir. Bu durum, meslek liselerinden piyasaya iş gücü arzında da kalite düşüklüğüne yol açmıştır. Zaten piyasa ile ilişkileri sınırh olan mesleki eğitim kurumları, bu sorunla birlikte tümüyle sistem dışına itilme tehlikesiyle karşı karşıya kalmışlardır. Öte yandan, ülkemizde en gözde mesleklerin mühendislikler ile tıp doktorluğu olduğu anlaşılmaktadır. Son yıllar popüler olan futbolculuk ve eğlence sektörüne ilişkin meslekler de azımsanamayacak oranlarda tercih edilmektedirler.
D- ANKETİN İSTANBUL SONUÇLARI
ARAŞTıRMANıN ISTANBUL SONUÇLARı Türkiye genelinde 14 ilde 2401 denek üzerinde yapılan mesleki eğitim araştırmasının, İstanbul kısmının ömeklemi şu şekildedir: İktisadi Faaliyet Kollan (TÜİK smıhandırması-başlıklar) Anket Sayısı % Madencilik ve taşocakçılığı 4 0,8 İmalat 57 10,9 Elektrik, gaz, buhar ve sıcak su üretimi ve dağıtımı 6 1,2 İnşaat 9 1,7 Toptan ve perakende ticaret 178 34,2 Oteller ve lokantalar 53 10,2 Ulaştırma, depolama ve haberleşme 133 25,5 Mali aracı kuruluşlar 20 3,8 Gayrimenkul, kiralama ve iş faaliyetleri 25 4,8 Eğitim 10 1,9 Sağlık işleri, sosyal hizmetler 9 1,7 Diğer hizmet faaliyetleri 17 3,3 Toplam 521 100,0
BÖLÜM I. MESLEKI ELEMAN TEMINI Tablo: D-I/l Daha çok hangi alanlarda eleman bulmakta zorlanıyorsunuz? (Birleştirilmiş tablo) Seçenekler Sayı % Cevapsız 1311 83,9 Satış, pazarlama, tezgahtar 69 4,4 Usta 36 2,3 Elektrikçi, elektrik teknisyeni 35 2,2 Kurye, servis şoförü, şoför 33 2,1 Kalifiye eleman 19 1,2 Çırak 19 1,2 Servis elemanı, hostes, garson, komi 15 1,0 Tercüman, rehber, öğretmen 7,4 Muhasebeci, sigortacı 7,4 Terzi 4,3 Halkla ilişkiler elemanı 4,3 Yönetici 3,2 Doktor, hemşire 1,1 Toplam 1563 100,0 istanbul'da bulmakta zorluk çekilen eleman sıralamasmm %4,4 ile satış, pazarlama, tezgahtar, %2,3 ile usta, %2,2 ile elektrikçi-elektrik teknisyeni, %2,1 ile kurye, servis şoförü, şoför, %1,2 ile kalifiye eleman ve çırak, %1 ile servis elemanı, hostes, garson, komi olarak gerçekleştiği görülmektedir. İstanbul'daki eleman talebinde, Türkiye genelinden farklı olarak, elektrikçi-elektrik teknisyeni ve kurye, servis şoförü, şoför meslekleri nispeten daha ön plana çıkmaktadır. Tablo: D-I/2 Size yapılan iş başvuruları daha çok hangi alanda yoğunlaşıyor? Seçenekler Sayı % Cevapsız 45 8,6 Vasıfsız 248 47,6 Pazarlama 58 11,1 Üretim 50 9,6 Muhasebe 20 3,8 Personel yönetimi 17 3,3 Diğer 83 15,9 Toplam 521 100,0 İstanbul'da yapılan iş başvurularında vasıfsız elemanlar %47,6 ile açık ara ilk sırada yer alırken, onu %11,1 ile pazarlama, %9,6 ile üretim, %3,8 ile muhasebe, %3,3 ile personel yönetimi alanlari izlemektedir.
Tablo: D-I/3 Yetiştirdiğiniz elemanları başka firmalara kaptırdığınız oluyor mu? Seçenekler Sayı % Cevapsız 56 10,7 Evet 88 16,9 Zaman zaman oluyor 148 28,4 Hayır 229 44,0 Toplam 521 100,0 Yetişmiş elemanlarmı sıkça veya zaman zaman başka firmalara kaptırdıklarını ifade edenlerin oranı %45,3 iken, böyle bir şey olmadığını söyleyenlerin oranı %44'tür. Türkiye geneliyle mukayese edildiğinde, yetişmiş elemanları başka firmalara kaptırma konusunda İstanbul'da daha düşük düzeyde şikayet geldiği görülmektedir Tablo: D-I/4 Eleman ihtiyacınızı daha çok hangi yöntemle karşılıyorsunuz? Seçenekler Sayı % Cevapsız 41 7,9 Kendi çevremize sorarak 258 49,5 İşkur'a başvurarak 21 4,0 Gazete/dergi ilanıyla 190 36,5 Stajyerlerden 11 2,1 Toplam 521 100,0 Eleman ihtiyacının, yarıya yakın bir oranla çevreye sorularak, daha sonra da gazete/dergi ilanıyla karşılandığı anlaşılmaktadır. Türkiye geneliyle karşılaştırıldığında, gazete/dergi ilanıyla eleman bulma oranının İstanbul'da biraz daha fazla olduğu görülmektedir. Tablo: D-I/5 Eleman ihtiyacınızı karşılamada mesleki eğitim kurumlarından (meslek lisesi, meslek yüksek okulu, çırakhk okulu) gelenlerin oranı nedir? Seçenekler Sayı % Cevapsız 64 12,3 Çok az 300 57,6 Yaklaşık üçte bir 69 13,2 Yaklaşık yarı yarıya 46 8,8 Yaklaşık üçte iki 16 3,1 Tamamına yakını 26 5,0 Toplam 521 100,0 Eleman ihtiyacını karşılamada mesleki eğitim kurumlarından gelenlerin üçte bir ve üzeri olduğunu söyleyenlerin oranı yaklaşık %30'dur. Bu, Türkiye ortalamasının biraz üzerinde bir oranı ifade etmektedir.
Tablo: D-I/6 Sektörünüzde yabancı uyruklu personel çalıştırılıyor mu? Seçenekler Sayı % Cevapsız 58 11,1 Evet 57 10,9 Zaman zaman 19 3,6 Hayır 387 74,3 Toplam 521 100,0 Sektörlerinde yabancı uyruklu personel çalıştırıldığını söyleyenlerin oranı %10,9, zaman zaman çalıştırıldığını söyleyenlerin oranı da %3,6'dır. Toplamda %14,5'i ifade eden bu oran, Türkiye ortalamasının hayli üzerindedir. Esasen, Türkiye ortalamasını yükselten de İstanbul'un yabancı uyruklu personel çalıştırma oranlarıdır. Tablo: D-I/7 (Çahştırılıyor diyenler için) Niçin yabancı personel tercih ediliyor? Seçenekler Sayı % Cevapsız 17 22,1 Aynı ışı yapacak yerli personel bulunamadığı için 10 13,0 Daha ucuza mal olduğu için 11 14,3 Teknik bilgilen ve ış disiplinleri daha fazla olduğu için 24 31,2 Diğer 15 19,5 Toplam 77 100,0 Yabancı uyruklu personel çalıştırma sebepleri arasında ilk sırayı %31,2 ile teknik bilgilerinin ve iş disiplinlerinin fazla olması alırken, onu %14,3 ile daha ucuza mal olmaları, %13 ile de aynı işi yapacak yerli personel bulunamaması izlemektedir. Türkiye geneli ile karşılaştırıldığında, aynı işi yapacak personel bulunamaması cevabının nispeten daha yüksek olduğu görülmektedir. Tablo: D-I/8 Elemanlarınızı kendiniz işbaşında yetiştirmeyi mi tercih ediyorsunuz, yoksa yetişmiş eleman almayı mı? Seçenekler Sayı % Cevapsız 27 5,2 Kendim yetiştirmeyi 195 37,4 Yetişmiş eleman almayı 180 34,5 Her iki yöntemi de kullanıyoruz 119 22,8 Toplam 521 100,0 m işletmeler, ihtiyaçları olan elemanları %37,4 oranında kendileri yetiştirmeyi, %34,5 oranmda akmayı tere h etmektedirler, istanbul'da işletmelerin elemanlanm Ldileri yetişze oranının nispeten fazla olduğu görülmektedir. y 9
Tablo: D-I/9 Maliyet bakımından, elemanlarınızı kendiniz yetiştirmeniz mi, yoksa yetişmiş eleman istihdamı mı sizin için daha avantajh? Seçenekler Sayı % Cevapsız 30 5,8 Kendimizin yetiştirmesi 227 43,6 Yetişmiş eleman istihdamı 180 34,5 Fark etmiyor 84 16,1 Toplam 521 100,0 Maliyet bakımından elemanlarını kendilerinin yetiştirmesinin daha avantajlı olduğunu ifade edenlerin oranı %43,6'dır. Bu Türkiye ortalamasının oldukça üzerinde bir orandır. Tablo: D-I/10 Size göre işverenler, niçin yasal yükümlülükleri olan özürlüleri istihdam etmektense ceza ödemeyi göze alıyorlar? Seçenekler Sayı % Cevapsız 126 24,2 Özürlüler yeterli mesleki eğitime sahip olmadıkları için 56 10,7 Özürlülerle uğraşmak istemedikleri için 93 17,9 işyerindeki ahengi bozmamak için 66 12,7 Özürlüleri tanımadıkları, neler yapabileceklerini bilmedikleri için 180 34,5 Toplam 521 100,0 işverenlerin yasal yükümlülükleri olan özürlüleri istihdam etmektense ceza ödemeyi göze almalarmm sebebi olarak, özürlülerin yeterli eğitime sahip olmadıkları görüşünün, İstanbul'da %10,7 ile, Türkiye genelindeki %27,2'lik orana göre oldukça düşük düzeyde gerçekleştiği görübmektedir. Buna karşılık özürlüleri tanımadıkları için neler yapabileceklerini bilmedikleri cevabı da ülke ortalamasının üzerinde tercih almıştır. Tablo: D-I/11 İstediğiniz sayı ve nitelikte elemanı kolayca bulabilseydiniz, işinizi genişletmeyi veya yeni işyeri açmayı düşünür müydünüz? Seçenekler Sayı % Cevapsız 126 24,2 Evet 222 42,6 Hayır 173 33,2 Toplam 521 100,0 istedikleri sayı ve nitelikte elemanı kolayca bulabilmeleri halinde işlerini genişletmeyi veya yeni işyeri açmayı düşünenlerin oranı %42,6'dır.
Tablo: D-I/12 İşe eleman alırken,aşağıdaki konulara ne derece önem verirsiniz? Cevapsız Çok önemli (1) Önemli (2) Önemsiz (3) s % s % s % s % Diploma/sertifika 29 5,6 155 29,8 213 40,9 124 23,8 Mezun olduğu okul 33 6,3 89 17,1 212 40,7 187 35,9 Yabancı dil bilgisi 28 5,4 103 19,8 193 37,0 197 37,8 Fiziki görünüm 39 7,5 89 17,1 247 47,4 146 28,0 Teknik beceri 44 8,4 173 33,2 252 48,4 52 10,0 Tecrübe/referans 35 6,7 199 38,2 209 40,1 78 15,0 Siyasi görüşleri 46 8,8 21 4,0 104 20,0 350 67,2 Medeni durumu 46 8,8 31 6,0 123 23,6 321 61,6 (Erkekler için) Askerlik dununu 50 9,6 47 9,0 183 35,1 241 46,3 (Kadmlar için) Çocuk durumu 67 12,9 23 4,4 147 28,2 284 54,5 Talep ettiği ücret 54 10,4 121 23,2 217 41,7 129 24,8 Doğum yeri/kökeni 44 8,4 14 2,7 82 15,7 381 73,1 İşe eleman almırken en çok önem verilen hususlar %38,2 ile tecrübe-referans, %33,2 ile teknik beceri, %29,8 ile diploma-sertifıka, %23,2 ile de talep ettiği ücrettir. Önem verilen konular sıralamasmda ise, bunlardan farklı olarak fiziki görünüm ve talep edilen ücret konulan bulunmaktadır. Önem verilmeyen konular ise doğum yeri-kökeni, siyasi görüş ve medeni durumdur. Türkiye geneli ile karşılaştırıldığında, İstanbul'da diploma-sertifıkaya nispeten daha çok önem verildiği görülmektedir.
BÖLÜM IL MESLEKI EĞITIM Tablo: D-II/1 Hangi mesleki eğitim kurumundan gelen personelden daha çok memnun kalıyorsunuz. Seçenekler Sayı % Cevapsız 74 14,2 41 - ' 66 12,7 Meslek liseleri Teknik liseler 42 8,1 Meslek yüksek okulları 70 13,4 Çıraklık okulları 17 3,3 Fakülteler 43 8,3 Relediyelerin/tşkur'un açtığı kurslardan yetişenler 28 5,4 J * i- î=- - 40 7,7 Diğer lise mezunları e 85 16,3 Diğer e _ 56 10,7 Hiçbiri Toplam 521 100,0 Mesleki eğitim kurumları arasında en çok meslek yüksek okullarından gelenlerden, memnun olunurken, onu meslek liseleri izlemektedir. Diğer lise ve diğer okul cevapları, yaklaşık dörtte bir oranında tercih almıştır. İstanbul'da mesleki eğitim kurumlarından gelenlerden memnun olma oranı, Türkiye geneline göre nispeten daha yüksektir. Aynı şekilde, meslek yüksek okullarından mezun olanları tercih oranı da İstanbul'da, ülke geneline göre daha fazladır. Tablo: D-II/2 Meslekî eğitim veren okuuarm fiziki şartlarmı ve teknolojik altyapılarmı nasıl buluyorsunuz? Seçenekler Sayı % Cevapsız 93 17,9 Pivasa şartlarında hiçbir işe yaramayacak kadar yetersiz ve eski 106 20,3 Pivasa ihtivaçlarma cevap verebilecek düzeyde 171 32,8 Kurumsal işletmeler için yetersiz kalacak vasatlıkta 151 29,0 Toplam 521 100,0 Mesleki eğitim veren okullarm fiziki şartlannm ve teknolojik altyapılarının piyasa için, çeşitli açılardan yetersiz olduğunu düşünenlerin oranı %49,3'tür. Yeterli bulanların oranı ise %32,8'dır. İstanbul'da bu okulları yetersiz bulma oranının nispeten daha düşük olduğu görülmektedir.
Tablo: D-II/3 Sizce mesleki eğitim sistemi hangi nitelikte eleman yetiştirmeli? Seçenekler Sayı % Cevapsız 77 14,8 Sadece bir tek işi en iyi şekilde yapabilen eleman 196 37,6 Temel teknik bilgileri okulunda alıp, alanıyla ilgili derinleşmeyi işyerinde yapacak eleman 248 47,6 Toplam 521 100,0 Mesleki eğitim sisteminin temel teknik bilgileri okulunda alıp, alanıyla ilgili derinleşmeyi işyerinde yapacak eleman yetiştirmesi gerektiği görüşü %47,6, sadece bir tek işi en iyi şekilde yapabilen eleman yetiştirmesi gerektiği görüşü %37,6 oranında destek bulmuştur. Türkiye geneli ile karşılaştırıldığında, temel teknik bilgileri okulda alıp, alanıyla ilgili derinleşmeyi işyerinde yapacak eleman tercihinin nispeten daha düşük olduğu görülmektedir. Tablo: D-II/4 Personelinize eğitim veriyor musunuz? Seçenekler Sayı % Cevapsız 54 10,4 Evet 169 32,4 Zaman zaman veriyoruz 121 23,2 Hayır 177 34,0 Toplam 521 100,0 Personeline eğitim verdiklerini ifade edenlerin oranı %32,4, zaman zaman verdiklerini söyleyenlerin oranı ise %23,2'dir. Türkiye geneli ile karşılaştırıldığında, personehne eğitim verdiğini söyleyenlerin oranının İstanbul'da nispeten yüksek olduğu görülmektedir. Tablo: D-II/5 (Eğitim verenler için) Personelinize eğitimi daha çok hangi yöntemle veriyorsunuz? Seçenekler Sayı % Cevapsız 17 5,9 Kendi personelimizle 172 59,3 Üniversitelerle işbirliği yaparak 17 5,9 Mesleki kuruluşlarla işbirliği yaparalc 32 11,0 Yurtdışındaki kuruluşlarla işbirliği yaparak 8 2,8 İş yaptığımız yerlerle işbirliği yaparak 18 6,2 Hepsi 26 9,0 Toplam 290 100,0 Elemanlarına eğitim verenlerin yaklaşık %60'ı bu işi kendi personeli ile yapmaktadır.
Tablo: D-II/6 ^ ^ o (Eğitim verenler için) Bu iş için personel basma yıllık harcamanız ne kadardır. Seçenekler Sayı % Cevapsız 100 34,5 100 YTL'den az 106 36,6 100-300 YTL 38 13,1 300-600 YTL 26 9,0 600-1000 YTL 13 4,5 1000-2000 YTL 5 1,7 2000 YTL'den fazla 2,7 Toplam 290 100,0 Personellerine eğitim verenlerden, bu iş için yaptıkları harcamanın 100 YTL'nin altında olduğunu söyleyenlerin oranı %36,6'dır. Türkiye geneli ile karşılaştırıldığında, istanbul'da eğitim harcamalarının nispeten daha düşük olduğu görülmektedir. Tablo: D-II/7 (Eğitim verenler için) Personelinize daha çok hangi alanda eğitim veriyorsunuz? Seçenekler Sayı % Cevapsız 27 9,3 Yeni alınan araç/makina kullanımı 35 12,1 Verimlilik artışı 84 29,0 İsletme/organizasvon/personel yönetimi 23 7,9 i e Sİ i 19 6,6 İsçi saâlıgı/isveri güvenliği ilk defa işe alınanlara yapacakları işi öğretmek için 93 32,1 Diğer 9 3,1 Toplam 290 100,0 Eğitimi daha çok ilk defa işe almanlara yapacakları işi öğretmek için yapanların oranı %32,1, verimlilik artışı için yapanların oranı da %29'tur. Türkiye geneli ile karşılaştırıldığında, İstanbul'da oryantasyon eğitimi nispeten daha jaüksek oranda verilmektedir. Tablo: D-II/8 Mesleki eğitime ilişkin çalışmalarda, insanların istihdam beklentisinin mi yoksa piyasa ihtiyaçlarının mı daha etkili olduğunu düşünüyorsunuz? Seçenekler Sayı % Cevapsız 87 16,7 i_ 82 15,7 İstihdam beklentisinin Piyasa ihtiyaçlarının 209 40,1 J J i Her ikisi 122 23,4 Hiçbiri 21 4,0 Toplam 521 100,0 Mesleki eğitime ilişkin çalışmalarda piyasa ihtiyaçlarının etkili olduğunu düşünenlerin oram %40,1 iken, istihdam beklentisinin etkili olduğu görüşü %15,7, her ikisinin de etkili olduğu görüşü
%23,4 oranında destek bulmuştur. Türkiye geneli ile karşılaştırıldığında, piyasa ihtiyaçları cevabı nispeten daha fazla tercih edilmiştir. Tablo: D-II/9 Size göre, işletmeler açısmdan mesleki eğitimin en büyük eksiği nedir? Seçenekler Sayı % Cevapsız 107 20,5 Kayıt dışı çırak çalıştmlması 113 21,7 Stajyer öğrencilere asgari ücretin %30'u düzeyinde ücret ödenmemesi 65 12,5 Çıraklann, çıraklık eğitiminden yararlandırılmaması 132 25,3 işletmelerde yeterli sayıda mesleki eğitim personeli, eğitim materyali ve teknolojisinin olmaması 104 20,0 Toplam 521 100,0 İşletmeler açısından mesleki eğitimin en büyük eksiği olarak %25,3 ile çırakların çıraklık eğitiminden yararlandırılmaması, %21,7 ile kayıt dışı çırak çalıştırılması, %20 ile işletmelerde eğitim için yeterli personel, materyal ve teknoloji olmaması cevapları verilmiştir. Türkiye geneli ile karşılaştırıldığında, çırakların çıraklık eğitiminden yararlandırılmaması seçeneğinin daha fazla, buna karşılık işletmelerde yeterli personel, materyal ve teknoloji olmaması cevaplarının daha az tercih edildiği görülmektedir. Tablo: D-II/10 Bugüne kadar bölgenizde herhangi bir mesleki eğitim kurumunun kuruluşuyla ilgili aşağıdakilerden hangisiyle karşılaştınız? Seçenekler Sayı % Cevapsız 71 13,6 işletme olarak görüşümüze başvuruldu 72 13,8 Konuyla ilgili iş gücü araştırması yapıldığını gördük 68 13,1 Her ikisi de yapılmadı 310 59,5 Toplam 521 100,0 Bölgelerindeki herhangi bir mesleki eğitim kurumunun kuruluşuyla ilgili görüşlerine başvurulduğunu söyleyenlerin oranı %13,8, iş gücü araştırması yapıldığını gördüklerini söyleyenlerin oranı da %13,1'dir.
BÖLÜM III. GENEL DEĞERLENDIRMELER Tablo: D-III/l Mesleki eğitim 10 yıl öncesine göre itibarını ve cazibesini yitirmiştir Seçenekler Sayı % Cevapsız 55 10,6 Evet 288 55,3 Kısmen 121 23,2 Hayır 57 10,9 Toplam 521 100,0 Mesleki eğitimin 10 yıl öncesine göre itibarını ve cazibesini yitirdiği görüşü, Türkiye'ye genelindeki %52,7'lik orana göre, İstanbul'da nispeten daha fazla desteklenmektedir. Tablo: D-III/2 Mesleki eğitimin planlama, karar, uygulama ve denetim aşamalarma işverenleri temsil eden kuruluşlar katılmamaktadır Seçenekler Sayı % Cevapsız 107 20,5 Evet 166 31,9 Kısmen 223 42,8 Hayır 25 4,8 El... Toplam 521 100,0 Mesleki eğitim süreçlerine işverenleri temsil eden kuruluşların katılmadığı görüşüne Türkiye genelinde %49 oranında destek verilirken, bu oran İstanbul'da %31,9'a düşmektedir. Bu da, İstanbul'da işverenleri temsil eden kuruluşların, kısmen de olsa mesleki eğitim süreçlerine katıldığı yönünde bir kanaat bulunduğu şeklinde değerlendirilebilir. Tablo: D-III/3 Mesleki eğitim sistemimiz, işgücünde aranan yeni nitelikler (uluslararası standartlar) bakımından yeterli değildir Seçenekler Sayı % Cevapsız 88 16,9 Evet 212 40,7 Kısmen 195 37,4 Havır 26 5,0 Toplam 521 100,0 Mesleki eğitim sisteminin işgücünde aranan yeni nitelikler bakımından yeterli olmadığı görüşü, Türkiye genelinde %56,6 oranında destek bulurken, İstanbul'da bu oran %40,7'ye düşmektedir.
Tablo: D-III/4 Mesleki eğitimin planlanmasmda Türkiye'nin sektörel dağılım haritası dikkate ahnmamaktadır Seçenekler Sayı % Cevapsız 99 19,0 Evet 230 44,1 Kısmen 162 31,1 Hayır 30 5,8 Toplam 521 100,0 Mesleki eğitimin planlanmasında Türkiye'nin sektörel dağılım haritasının dikkate alınmadığı görüşü, İstanbul'da daha düşük oranla (%54,7-%44,l) destek bulmaktadır. Tablo: D-III/5 Özürlülere yönelik mesleki eğitim çalışmaları yeterli değildir Seçenekler Sayı % Cevapsız 108 20,7 Evet 265 50,9 Kısmen 125 24,0 Hayır 23 4,4 Toplam 521 100,0 Özürlülere yönelik mesleki eğitim çalışmalarmm yetersizliği görüşü Türkiye genelinde %63,9 ile desteklenirken, bu oran İstanbul'da %50,9'dur. Tablo: D-III/6 işverenlerin mesleki eğitimin maliyetlerine katkısı yeterli değildir Seçenekler Sayı % Cevapsız 108 20,7 Evet 245 47,0 Kısmen 136 26,1 Hayır 32 6,1 Toplam 521 100,0 İşverenlerin mesleki eğitimin maliyetine katkısının yetersizliği görüşü ülke genelinde %56 1 ile destek bulurken, bu oran İstanbul'da %47'ye düşmektedir.
Tablo: D-III/7 Öğrencilerin ilgi ve yetenekleri ile işverenlerin ihtiyaçlarına uygun mesleki yönlendirme ve rehberlik yapılmamaktadır Seçenekler Sayı % z 110 21,1 Cevapsız Evet 211 40,5 Kısmen 158 30,3 Hayır 42 8,1 j. Toplam 521 100,0 Mesleki yönlendirme ve rehberlik konusundaki eksiklik, genelde %55,4 oranmda destek bulurken, bu oran İstanbul'da %40,5'e düşmektedir. Tablo: D-III/8 Organize Sanayi Bölgelerinin bünyesindeki eğitim kurumları yeterli düzeyde değildir Seçenekler Sayı % 1 Cevapsız 116 22,3 Evet 239 45,9 Kısmen 122 23,4 Hayır 44 8,4 ^ _ 521 100,0 Toplam OSB'lerdeki eğitim kurumlannm yetersizliği genelde %50,2 oranmda destek bulurken, İstanbul'da bu oran %45,9'dur. Tablo: D-in/9 Staj ve çırakhk eğitimi dahil, mesleki eğitimde kadınlara yeterince yer verilmemektedir Seçenekler Sayı % 1 Cevapsız 103 19,8 Evet 177 34,0 Kısmen 172 33,0 Hayır 69 13,2 =1 Toplam 521 100,0 Mesleki eğitimde kadmlara yeterince yer verilmediği görüşü ülke genelinde %49,1 oranmda destek bulurken, İstanbul'da bu oran %34'e düşmektedir.
Tablo: D-III/10 Stajyer ve çırakların sigortası devlet tarafından karşılanmalıdır Seçenekler Sayı % Cevapsız 100 19,2 Evet 262 50,3 Kısmen 117 22,5 Hayır 42 8,1 Toplam 521 100,0 Stajyer ve çırakların sigortasının devlet tarafından karşılanması gerektiği görüşü ülke genelinde %57,7 oranında destek bulmakta, bu oran İstanbul'da %50,3'e düşmektedir. Tablo: D-III/11 Firma olarak okul-sanayi işbirliği programlarma aktif olarak katılmıyoruz Seçenekler Sayı % Cevapsız 103 19,8 Evet 262 50,3 Kısmen 120 23,0 Hayır 36 6,9 Toplam 521 100,0 Okul-sanayi işbirliği programlarına aktif olarak katılmmadığı beyanı Türkiye genelinde %59,2 iken, İstanbul'da bu oran %50,3'tür. Tablo: D-III/12 Mesleki ve teknik okullardan mezun olanlarm sadece kendi aianlarmdaki yüksek eğitim kurumlarma gidebilmeleri, bu okullara olan rağbeti ortadan kaldırmıştır Seçenekler Sayı % Cevapsız 112 21,5 Evet 185 35,5 Kısmen 172 33,0 Hayır 52 10,0 Toplam 521 100,0 Meslek okullarından mezun olanların sadece kendi alanlannda yüksek eğitim yapabilmelerinin bu okullara olan rağbeti ortadan kaldırdığı görüşü ülke genelinde %51,6 oranında destek bulurken bu oran istanbul'da %35,5'e düşmektedir.
^frl'dı^ıf^^^^^^ kuuanumamaktadır hibeler de dahil, mesleki eğitime aynlan kaynaklar doğru şekilde Seçenekler Cevapsız Evet Kısmen Hayır Toplam Sayı 123 221 143 34 521 % 23,6 42,4 27,4 6,5 100,0 Mesleki eğitime ayrılan kaynakların doğru kullanılmadığı görüşü Türkiye genelinde %57,2 oranı ile destek bulurken, İstanbul'da %42,4 oranı ile bu değerlendirmeye katılınmaktadır. Tablo: D-III/14 Üniversitelerdeki yığılmada, mesleki eğitimin cazibesini yitirmiş olmasının da rolü vardır Seçenekler Cevapsız Evet Kısmen Hayır Toplam Sayı 102 224 167 28 521 % 19,6 43,0 32,1 5,4 100,0 Üniversitelerdeki yığılmada mesleki eğitimin cazibesini yitirmesinin de rolü olduğu görüşü ülke genelinde %54,9 oranında desteklenirken, bu oran İstanbul'da %43'tür. Tablo: D-III/15 Sektörümüzdeki mevcut insan gücü, mesleki beceri bakımından dünyayla rekabet edebilir düzeyde değildir Seçenekler Cevapsız Evet Kısmen Hayır Toplam Sayı 89 197 153 82 521 % 17,1 37,8 29,4 15,7 100,0 Sektörlerindeki mevcut insan gücünün mesleki beceri bakımından dünyayla rekabet edemeyeceğini düşünenlerin oram genelde %46,7 iken, İstanbul'da /o37,8 dır.
Sektörümüzdeki mevcut insan gücü teknolojiye hakimiyet bakımmdan dünyayla rekabet edebilir düzeyde değildir Seçenekler Sayı % Cevapsız 85 16,3 7 Evet 227 43,6 Kısmen 121 23,2 Hayır 88 16,9 Toplam 521 100,0 ^ Sektörlerindeki mevcut insan gücünün teknolojiye hakimiyet bakımından dünyayla rekabet edebilir düzeyde olmadığını düşünenlerin oranı genelde %49,6 iken, İstanbul'da %43,6'dır. Tablo: D-III/17 Sektörümüzdeki mevcut insan gücü yabancı dil bakımından dünyayla rekabet edebilir düzevde değildir Seçenekler Sayı % Cevapsız 87 16,7 Evet 208 39,9 Kısmen 145 27,8 Hayır 81 15,5 Toplam 521 100,0 Sektörlerindeki mevcut insan gücünün yabancı dil bakımından dünyayla rekabet edebilir düzeyde olmadığı görüşüne katılanların oranı genelde %52,5 iken, İstanbul'da %39,9'dur. Tablo: D-III/18 Sektörümüzdeki mevcut insan gücü bilgisayar kullanma becerisi bakımından dünyayla rekabet edebilir düzeyde değildir Seçenekler Savı % Cevapsız 92 17,7 Evet 169 32,4 Kısmen 179 34,4 ^ 1, 1 Hayır 81 15,5 Toplam 521 100,0 Sektörlerindeki mevcut insan gücünün bilgisayar kullanma becerisi bakımmdan dünyayla rekabet edebilir düzeyde olmadığını düşünenlerin oranı genelde %45 iken, İstanbul'da %32,4'tür.
Tablo: D-III/19 Avrupa'ya geçmişte yapılan niteliksiz iş gücü ihracı, bugün yaşadığımız vize ve serbest dolaşım sorunlarında etkili olmuştur Seçenekler Sayı % Cevapsız 106 20,3 Evet 201 38,6 Kısmen 134 25,7 Hayır 80 15,4 i. ' Toplam 521 100,0 Avrupa'ya geçmişte yapılan niteliksiz iş gücü ihracının bugün yaşanan vize ve serbest dolaşım soranlarında etkili olduğu görüşü genelde %52,5 oranında destek bulurken, bu oran İstanbul'da %38,6'dır. Tablo: D-III/20 tyi bir ustayı mühendise tercih ederiz Seçenekler Sayı % 2 Cevapsız 95 18,2 Evet 233 44,7 Kısmen 130 25,0 Havır 63 12,1 =1 Toplam 521 100,0 İyi bir ustayı mühendise tercih ettiğini söyleyenlerin oranı genelde %47,9 iken bu oran İstanbul'da %44,7'dir. Tablo: D-III/21 Ara elemanların kalitesi rekabet gücümüz üzerinde belirleyici etkiye sahiptir Seçenekler Sayı % I Cevapsız 114 21,9 Evet 200 38,4 Kısmen 157 30,1 Havır 50 9,6 si Toplam 521 100,0 Ara elemanlann kalitesinin rekabet gücümüz üzerinde belirleyici etkiye sahip olduğu görüşü genelde %52,3 oranında destek bulurken, bu oran İstanbul'da %38,4'tür.
Tablo: D-III/22 Son 10 yılda, mesleki eğitim mezunlannm kalitesinde bir geriye gidiş söz konusudur Seçenekler Sayı % Cevapsız 121 23,2 Evet 213 40,9 Kısmen 138 26,5 Hayır 49 9,4 Toplam 521 100,0 Son 10 yılda mesleki eğitim mezunlarının kalitesinde bir geriye gidiş olduğu görüşü genelde %51,4 oranında destek bulurken, İstanbul'da bu oran %40,9'dur. Tablo: D-III/23 Mesleki eğitim kuruluşları ile doğrudan hiçbir ilişkimiz bulunmamaktadır Seçenekler Sayı % Cevapsız 126 24,2 Evet 221 42,4 Kısmen 118 22,6 Hayır 56 10,7 Toplam 521 100,0 Mesleki eğitim kuruluşları ile hiçbir ilişkileri bulunmadığını söyleyenlerin oranı genelde %50,6 iken, İstanbul'da %42,4'tür. Tablo: D-III/24 Türkiye'de meslek sahiplerinin mesleklerine bağhhkları ve meslek ahlakları yeterli düzeyde değildir Seçenekler Sayı % Cevapsız 121 23,2 Evet 183 35,1 Kısmen 172 33,0 Hayır 45 8,6 Toplam 521 100,0 Türkiye'de meslek sahiplerinin mesleklerine baglılıklan ve meslek ahlaklarının yeterli düzeyde olmadığı görüşü genelde %42,9 oranında desteklenirken, İstanbul'da bu oran %35,1'dir.
Tablo: D-III/25 Türkiye'de iş sorunu yok, işe yarayacak (nitelikli) işçi sorunu var Seçenekler Sayı % Cevapsız 104 20,0 Evet 241 46,3 Kısmen 111 21,3 Hayır 65 12,5 Toplam 521 100,0 Türkiye'de iş sorunu değil, nitelikli işçi sorunu olduğu görüşü genelde %53,3 oranmda desteklenirken, İstanbul'da bu oran %46,3'tür. Tablo: D-III/26 Niteliksiz insan gücündeki artış, Türkiye'nin sosyo-ekonomik yapısı ve siyasal sistem için tehdit oluşturmaktadır Seçenekler Sayı % Cevapsız 118 22,6 Evet 228 43,8 Kısmen 138 26,5 Hayır 37 7,1 Toplam 521 100,0 Niteliksiz insan gücündeki artışın Türkiye'nin sosyo-ekonomik yapısı ve siyasal sistem için tehdit oluşturduğu görüşü genelde %56,9 ile desteklenirken, bu oran İstanbul'da %43,8'dir. Tablo: D-III/27 Universîteye girişte, alan-katsayı uygulamasından sonra mesleki eğitim cazibesini yitirmiştir Seçenekler Sayı % Cevapsız 97 18,6 Evet 273 52,4 Kısmen 112 21,5 Hayır 39 7,5 Toplam 521 100,0 üniversiteye girişte alan katsayı uygulamasından sonra mesleki eğitimin cazibesini yitirdiği görüşü genelde %57,9 oranında destek bulurken, bu oran İstanbul'da %52,4'tür.
Tablo: D-III/28 Türk vatandaşlarının AB içinde serbest dolaşımının mümkün olacağına inanıyor musunuz? Seçenekler Sayı % Cevapsız 1,2 Evet, Türkiye bu sorunu orta vadede çözecektir 128 24,6 Bunun hiçbir zaman mümkün olacağını sanmıyorum 345 66,2 Nitelikli Türk iş gücü için serbest dolaşım yasağı engel teşkil etmeyecektir 47 9,0 Toplam 521 100,0 Türk vatandaşlarının AB içinde serbest dolaşımının mümkün olmayacağı görüşü üçte iki oranında destek bulmaktadır. Tablo: III/29 Size göre günümüzde ülkemizde en gözde meslekler hangileridir? Seçenekler Sayı % Cevapsız 820 52,5 Bilgisayar mühendisliği, programcılık 142 9,1 Doktorluk 72 4,6 Turizm 65 4,2 Ticaret 59 3,8 Mühendislik 52 3,3 Bankacılık, sigortacılık 44 2,8 Eğitimci 43 2,8 Futbolculuk 32 2,0 Eğlence sektörüne ilişkin meslekler 28 1,8 Pazarlama 22 1,4 Halkla ilişkiler, iletişim 21 1,3 Hukuk 19 1,2 Tanm 15 1,0 işletme 12,8 Elektrik mühendisliği, elektrikçilik 12,8 Sağlık sektörüne ilişkin meslekler 13,8 Memuriyet 13,8 Genetik mühendisliği 11,7 inşaat mühendisliği 11,7 Muhasebe 9,6 Askerliğe ilişkin meslekler 10,6 Mimarlık 7,4 Endüstri mühendisliği 5,3 Diplomatlık 5,3 Ekonomi 3,2 Eczacılık, ilaç sanajai 3,2 Kuyumculuk 3,2 Mankenlik 3,2 Kuaförlük 3,2 Otomotiv sanayiine ilişkin meslekler 2,1
Emlakçilik 2,1 Yöneticilik 1,1 Yabancı dil, tercümanlık 1,1 Toplam 1563 100,0 Günümüzdeki en gözde meslekler sorusuna verilen cevaplarda ilk sırayı %9,1 ile bilgisayar mühendisliği-programcılık, %4,6 ile doktorluk, %4,2 ile turizmcilik, %3,8 ile ticaret, %3,3 ile mühendislik, %2,8 ile bankacılık-sigortacılık, %2 ile futbolculuk, %1,8 ile eğlence sektörüne ilişkin meslekler, %1,4 ile pazarlamacılık, %1,3 ile halkla ihşkiler-iletişim, %1 ile tarım almıştır. Türkiye geneli ile karşılaştırıldığında, İstanbul'da bilgisayar mühendisliği-programcılık cevabının daha yüksek oranda tercih edildiği görülmektedir. Aynı şekilde turizm, futbolculuk ve bankacılık-sigortacılık gibi alanlar da nispeten daha fazla tercih almıştır.
ANKETİN YAPILDIĞI KURUMUN Unvanı : FK 1 SORU FORMU Faaliyet alanı : (K.I. İşyeri telefon numarası: Toplam personel sayısı: İşyeri adresi : Kayıtlı olduğu oda : Bağlı olduğu meslek komitesi/grubu: ANKET YAPILAN KİŞİNİN Adı-soyadı : Kurumdaki görevi : Üyesi olduğu meslek kuruluşları: MESLEKİ ELEMAN TEMİNİ Sİ) Daha çok hangi alanlarda eleman bulmakta zorlanıyorsunuz? K.7.( ) K.8.( ) K.9.( ) S.2) Size yapılan iş başvuruları daha çok hangi alanda K.10.( ) yoğunlaşıyor*^ (1) Üretim (2) Pazarlama (3) Muhasebe (4) Personel yönetimi (5) Vasıfsız (6) Diğer S.3) Yetiştirdiğiniz elemanları başka firmalara kaptırdığınız oluyor mu*^ (1) Evet (2) Zaman zaman oluyor (3) Hayır K.ll.( S.4) Eleman ihtiyacınızı daha çok hangi yöntemle K.12.( ) karşılıyorsunuz? (1) Kendi çevremize sorarak (4) Stajyerlerden (2) İşkur' a başvurarak (3) Gazete/dergi ilanıyla
S.5) Eleman ihtiyacmızı karşılamada mesleki eğitim kurumlarından (meslek lisesi, meslek yüksek okulu, çıraklık okulu) gelenlerin oranı nedir? (1) Çok az (2) Yaklaşık üçte bir (3) Yaklaşık yarı yarıya (4) Yaklaşık üçte iki (5) Tamamına yakını S.6) Sektörünüzde yabancı uyruklu personel çalıştırılıyor mu? (l)evet (2) Zaman zaman (3) Hayır K.14.( s. 7) (Çalıştıranlar için) Niçin yabancı personel tercih K.15.( ) ediliyor? (1) Aynı işi yapacak yerh personel bulunamadığı için (2) Da ha ucuza mal olduğu için s.8) Elemanlarınızı kendiniz işbaşında yetiştirmeyi mi tercih K.16.( ) ediyorsunuz, yoksa yetişmiş eleman almayı mı? (1) Kendim yetiştirmeyi (2) Yetişmiş eleman almayı (3) Her iki yöntemi de kullanıyoruz S.9) Maliyet bakımından, elemanlarınızı kendiniz yetiştirmeniz mi, yoksa yetişmiş eleman istihdamı mı sizin için daha avantajh? (1) Kendimizin yetiştirmesi (2) Yetişmiş eleman istihdamı (3) Fark etmiyor s. 10) Size göre işverenler, niçin yasal yükümlülükleri olan özürlüleri istihdam etmektense ceza ödemeyi göze alıyorlar? (1) Özürlüler yeterli mesleki eğitime sahip olmadıkları için (2) Özürlülerle uğraşmak istemedikleri için (3) İşyerindeki ahengi bozmamak için (4) Özürlüleri tanımadıkları, neler yapabileceklerini bilmedikleri için sil) İstediğiniz sayı ve nitelikte elemanı kolayca bulabilseydiniz, işinizi genişletmeyi veya yeni işyeri açmayı düşünür müydünüz? (1) Evet (2) Hayır îşe eleman ahrken, aşağıdaki konulara ne derece önem verirsiniz? Çok önemli önemli Önemsiz S.12) S.13) s. 14) S.15) s. 16) Diploma/sertifika Mezun olduğu okul Yabancı dil bilgisi Fiziki görünüm Teknik beceri g ) (2) (3) K.20.( K.21.( K.22.( K.23.( K.24.( s. 17) Tecrübe/referans K.25.( s. 18) Siyasi görüşleri K.26.(
s. 19) Medeni durumu K.27.( ) S.20) (Erkekler için) Askerlik K.28.( ) durumu S.21) (Kadmlar için) Çocuk K.29.( ) durumu S.22) Talep ettiği ücret K.30.( ) ll e S.23) K.31.( ) Doğum yeri/kökeni MESLEKİ EĞİTİM S.24) Hangi mesleki eğitim kurumundan gelen personelden K.32.( ) daha çok memnun kalıyorsunuz? (1) Meslek liseleri (2) Teknik liseler (3) Meslek yüksek okulları (4) Çıraklık okullar (5) Fakülteler (6) Belediyelerin/İşkur'un açtığı kurslardan yetişenler (7) Diğer lise mezunları (8) Diğer (9) Hiçbiri S.25) Mesleki eğitim veren okulların fiziki şartlarını ve K.33.( teknolojik altyapılarını nasıl buluyorsunuz*^ (1) Piyasa şartlarında hiçbir işe yaramayacak kadar yetersiz ve eski (2) Piyasa ihtiyaçlarına cevap verebilecek düzeyde (3) Kurumsal işletmeler için yetersiz kalacak vasatlıkta S.26) Sizce mesleki eğitim sistemi hangi nitelikte eleman K.34.( ) yetiştirmeli*^ (1) Sadece bir tek işi en iyi şekilde yapabilen eleman (2) Temel teknik bilgileri okulunda alıp, alamyla ilgili derinleşmeyi işyerinde yapacak eleman S.27) Personelinize eğitim veriyor musunuz? K.35.( ) (l)evet (2) Zaman zaman veriyoruz (3) Hayır S.28) (Eğitim verenler için) Bu iş için personel başına yılhk K.36.( ) harcamanız ne kadardır? (1) 100 YTL'den az (2) 100-300 YTL (3) 300-600 YTL (4) 600-1000 YTL (2) (5) 1000-2000 YTL (6) 2000 YTL'den fazla S.29) (Eğitim verenler için) Personciinize eğitimi daha çok K.37.( ) hangi yöntemle veriyorsunuz? (1) Kendi personelimizle (2) Üniversitelerle işbirliği yaparak (3) Mesleki kuruluşlarla işbirliği yaparak (4) Yurt dışındaki kuruluşlarla işbirliği yaparak (5) İş yaptığımız yerlerle işbirliği yaparak (6) Hepsi S.30) (Eğitim verenler için) Personelinize daha çok hangi K.38.( ) alanda eğitim veriyorsunuz*^ (1) Yeni alman araç/makina kullanımı(2) Verimlilik artışı (3) İşletme/organizasyon/personel yönetimi (4) İşçi sağlığı/işyeri güvenhği (5) İlk defa işe alınanlara yapacakları işi öğretmek ıçın (6) Diğer
S.31) Mesleki eğitime ilişkin çalışmalarda, insanların K.39.( ) istihdam beklentisinin mi yoksa piyasa ihtiyaçlarının mı daha etkili olduğunu düşünüyorsunuz? (1) İstihdam beklentısımn (2) Piyasa ihtiyaçlarının (3) Her ikisi (4) Hiçbiri S.32) Size gore, işletmeler açısından mesleki eğitimin en K.40.( ) büyük eksiği nedir? (1) Kayıt dışı çırak çalıştmlması (2) Stajyer öğrencilere asgari ücretin %30'u düzeyinde ücret ödenmemesi (3) Çırakların, çıraklık eğitiminden yararlandmlmaması (4) İşletmelerde yeterli sayıda mesleki eğitim personeli, eğitim materyali ve teknolojisinin olmaması S.33) Bugüne kadar bölgenizde herhangi bir mesleki eğitim kurumunun kuruluşuyla ilgili aşağıdakilerden hangisiyle karşılaştınız? (1) İşletme olarak görüşümüze başvuruldu (2) Konuyla ilgili ış gücü araştırması yapıldığını gördük (3) Her ikisi de yapılmadı K.41.( ) GENEL Aşağıdaki önermelere katılıp katılmadığınızı belirtir misiniz? Evet (1) Kısmen (2) Hayır (3) li 1 ^ S.34) Mesleki eğitim 10 yıl öncesine göre itibarını ve cazibesini yitirmiştir S.35) Mesleki eğitimin planlama, karar, uygulama ve denetim aşamalarına işverenleri temsil eden kuruluşlar katılmamaktadır S.36) Mesleki eğitim sistemimiz, işgücünde aranan yeni nitelikler (uluslararası standartlar) bakımından yeterli değildir S.37) Mesleki eğitimin planlanmasında Türkiye'nin sektörel dağılım haritası dikkate alınmamaktadır S.38) Özürlülere yönelik mesleki eğitim çalışmaları yeterli değildir S.39) işverenlerin mesleki eğitimin maliyetlerine katkısı yeterli değildir K.42.( ) K.43.( ) K.44.( ) K.45.( ) K.46.( ) K.47.( ) 168. _ 1 1
S.40) Öğrencilerin ilgi ve yetenekleri ile işverenlerin ihtiyaçlarına uygun mesleki yönlendirme ve rehberlik Yapılmamaktadır S.41) Organize Sanayi Bölgelerinin bünyesindeki eğitim kurumları veterli düzeyde değildir j J î= _ S.42) Staj ve çıraklık eğitimi dahil, mesleki eğitimde kadınlara veterince ver d.. verilmemektedir S.43) Stajyer ve çırakların sigortası devlet tarafından karşılanmalıdır ± ; S.44) Firma olarak okul-sanayi işbirhği programlarına aktif olarak katılmıyoruz S.45) Mesleki ve teknik okullardan mezun olanların sadece kendi alanlarındaki yüksek eğitim kurumlarına gidebilmeleri, bu okullara olan rağbeti ortadan kaldırmıştır S.46) Yurt dışı kredi ve hibeler de dahil, mesleki eğitime ayrılan kaynaklar doğru şekilde kullanılmamaktadır S.47) Üniversitelerdeki yığılmada, mesleki eğitimin cazibesini yitirmiş olmasının da rolü vardır S.48) Sektörümüzdeki mevcut insan gücü, mesleki beceri bakımından dünyayla rekabet edebilir düzeyde değildir S.49) Sektörümüzdeki mevcut insan gücü teknolojiye hakimiyet bakımından dünyayla rekabet edebilir düzeyde değildir S.50) Sektörümüzdeki mevcut insan gücü yabancı dil bakımından dünyayla rekabet edebilir düzevde değildir TL S.51) Sektörümüzdeki mevcut insan gücü bilgisayar kullanma becerisi bakımından dünyayla rekabet edebilir düzeyde değildir K.48.( ) K.49.( ) K.50.( ) K.51.( ) K.52.( ) K.53.( ) K.54.( ) K.55.( ) K.56.( ) K.57.( ) K.58.( ) K.59.( )
S.52) S.53) S.54) S.55) S.56) S.57) S.58) S.59) S.60) Avrupa'ya geçmişte yapılan niteliksiz iş gücü ihracı, bugün yaşadığımız vize ve serbest dolaşım sorunlarında etkili olmuştur iyi bir ustayı mühendise tercih ederiz Ara elemanların kalitesi rekabet gücümüz üzerinde belirleyici etkiye sahiptir Son 10 yılda, mesleki eğitim mezunlarının kalitesinde bir geriye gidiş söz konusudur Meslek kuruluşları ile doğrudan hiçbir ilişkimiz bulunmamaktadır Türkiye'de meslek sahiplerinin mesleklerine bağlılıkları ve meslek ahlakları yeterli düzeyde değildir Türkiye'de iş sorunu yok, işe yarayacak (nitelikli) işçi sorunu var Niteliksiz insan gücündeki artış, Türkiye'nin sosyoekonomik yapısı ve siyasal sistem için tehdit oluşturmaktadır Üniversiteye girişte, alankatsayı uygulamasından sonra mesleki eğitim cazibesini yitirmiştir K.60.( ) K.61.( ) K.62.( ) K.63.( ) K.64.( ) K.65.( ) K.66.( ) K.67.( ) K.68.( ) S.61) Türk vatandaşlarmm AB içinde serbest dolaşımının K.69.( ) mümkün olacağına inanıyor musunuz? (1) Evet, Türkiye bu sorunu orta vadede çözecektir (2) Bunun hiçbir zaman mümkün olacağmı sanmıyorum (3) Nitehkli Türk iş gücü için serbest dolaşım yasağı engel teşkil etmeyecektir S.62) Size göre günümüzde ülkemizde en gözde meslekler hangileridir? (En fazla 3 cevap) K.70.( K.71.( K.72.(
EK 2 TÜİK İKTİSADt FAALİYET KOLLARI (AYRINTILI LİSTE) birim İSTİHDAM MADENCİLİK VE TAŞOCAKÇILIĞI Enerji veren madenlerin madenciliği ve taşocakçılığı Taşkömürü madenciliği ve briketlenmesi 30 Linyit madenciliği ve briketlenmesi 444 25802 Turba çıkarımı ve briketlenmesi 2 (*) Hampetrol ve dogalgaz çıkarımı 20 2831 Tetkik ve araştırma hariç, petrol ve gaz çıkarımı ile ilgili hizmet faaliyetleri 3 42 Enerji üreten maddeler hariç madencilik ve taşocakçılığı Demir cevheri madenciliği 16 1826 Uranyum ve toryum cevherleri hariç, demir 97 6252 içermeyen metal cevherlerin madenciliği Süsleme ve vapı vaşlarmm taşocakçılığı 637 8080 Kireçtaşı, alçıtaşı ve tebeşir ocakçılığı 68 783 Kayağantaş ocakçılığı 3 35 Kum ve çakıl ocakçılığı 717 6148 Kil ve kaolin madenciliği 82 1150 Kimyasal ve gübreleme amaçlı minerallerin 31 3049 madenciliği Tuz üretimi 18 1033 Başka yerde sınıflandırılmamış diğer madencılik ve 242 3244 taşocakçılığı işletmeleri i 3 o T. İMALAT Gıda ürünleri, içecek ve tütün imalatı Et imalatı ve saklanması 228 4072 Kümes havvanları etlerinin imalatı ve saklanması 86 8289 Et ve kümes hayvanları ürünlerinin imalatı 147 1946 Balık ve balık ürünlerinin işlenmesi ve saklanması 72 2527 Patatesin işlenmesi ve saklanması 35 2175 Sebze ve meyve suyu imalatı 98 2396 Başka yerde sınıflandırılmamış sebze ve meyvelerin islenmesi ve saklanması 1226 25988 T,.. _ Ham, sıvı ve katı yağların imalatı 431 5253 Rafine sıvı ve katı yağların imalatı 437 7993 Margarin ve benzeri yenilebilir katı yağlann imalatı 23 1960 Süthane işletmeciliği ve peynir imalatı 1180 15283 Dondurma imalatı 400 1223 Ösütülmüs tahıl ürünleri imalatı 4494 20000 Nişasta ve nişastalı ürünlerin imalatı 18 826
Çiftlik hayvanlan için hazır yem imalatı 636 6032 Ev hayvanları için hazır yem imalatı 5 56 Ekmek, taze fınn ürünleri ve kek imalatı 18665 84118 Peksimet, bisküvi imalatı, dayanaklı pastane ürünleri ve kek imalatı 2621 17800 Şeker imalatı 80 19143 Kakao, çikolata ve şekerleme imalatı 947 15038 Makama, şehriye, kuskus ve benzer unlu mamullerin imalatı 25 1981 Kahve ve çayın işlenmesi 219 21974 Baharat, soslar, sirke ve diğer çeşni maddelerinin imalatı 139 1294 Hazır, homojenize gıda maddeleri ile diyet yiyecekleri imalatı 35 702 Başka yerde sınıflandırılmamış diğer gıda maddeleri imalatı 148 3123 Damıtılmış alkollü içeceklerin imalatı 8 2192 Mayalı maddelerden etil alkol imalatı 5 489 Şarap imalatı 55 761 Elma şarabı ve diğer meyve şaraplannın imalatı 5 ^**^ Diğer damıtılmamış mayalı içeceklerin imalatı 10 1546 Bira imalatı 2 (*) Malt imalatı 244 5165 Maden suyu ve alkolsüz içecek üretimi 58 12977 Tekstil ve tekstil ürünleri imalatı Doğal ve sentetik pamuk elyafının hazırlanması ve eğrilmesi 1466 76704 Doğal ve sentetik yün elyafının hazırlanması ve eğrilmesi 340 5536 Doğal ve sentetik kamgam elyafının hazırlanması ve eğrilmesi 16 2351 Doğal ve sentetik keten elyafının hazırlanması ve eğrilmesi 2 (*) Tarak döküntüsü dahil, ipek atılması ve işlenmesi; 142 7092 sentetik ya da yapay iplik elyafının atılması ve işi. Dikiş iphği imalatı 202 6197 Diğer tekstil elyaflarının hazırlanması ve eğrilmesi 18 279 Pamuklu dokuma 5667 107871 Yünlü dokuma 24 8328 Kamgam dokuma 2 (*) ipekli dokuma 12 180 Diğer dokumalar 502 7585 Dokumanın aprelenmesi 1099 48854 Giyim eşyası dışındaki hazır tekstil ürünleri imalatı 5829 41371 Halı ve kilim imalatı 820 19967 Halat, ip, sicim ve ağ imalatı 91 1361 Giyim eşyası hariç, dokuma olmayan kumaş ile bundan yapılan ürünlerin imalatı 8 35
Başka yerde sınıflandırılmamış diğer tekstil 2980 27781 ürünlerinin imalatı Trikotaj (örmo) ve tığ-işi kumaş imalatı 472 8504 Trikotaj (örme) ve tığ-işi çorap imalatı 842 11990 Trikotaj (örme) ve tığ-işi kazak, hırka vb imalatı 2478 28112 Deri siyim eşyası imalatı 939 11908 İs eivsisi imalatı 839 6708 c> J _ Diser dıs siyim eşyaları imalatı 23135 165920 İc siyim eşyası imalatı 7731 112471 Başka yerde sınıflandırılmamış diğer giyim eşyası ve aksesuarların imalatı 1482 12326 Kürkün işlenmesi ve boyanması; kürk mamulleri 172 1772 imalatı Deri ve deri ürünleri imalatı Derinin tabaklanması ve işlenmesi 1193 14513 Bavul, el çantası ve benzerleri ile saraçlık ve koşum 1433 6054 takımı imalatı Ayakkabı, terlik vb imalatı 4840 27394 Ağaç ürünleri imalatı Ağacın hızarlanması, planyalanması ve emprenye 3469 15548 edilmesi Tahta plaka imalatı; kontraplak, yonga levha, sunta, 403 6161 diğer pano ve tahtaların imalatı İnşaat kerestesi ve doğrama imalatı 22688 47453 A&actan vaoılan ambalai malzemeleri imalatı 1135 6066 Diser asaç ürünleri imalatı 1290 4377 o o T Mantar ürünleri imalatı; saz, saman ve benzeri 71 354 malzemelerden örülerek yapılan eşyaların imalatı Kağıt hamuru, kağıt ve kağıt ürünleri imalatı; Basım ve yayım Kasıt hamuru imalatı 1 ^ 626 18021 Kağıt Oluklu ve karton mukavva ve mukavva imalatı ile kağıt ve mukavvadan vapılan ambalajların imalatı 765 10158 J i ; Kağıttan yapılan ev eşyası ve sıhhi malzemeler ile 79 1980 tuvalet o serçelerinin > imalatı 143 1058 Kasıt kırtasiye malzemeleri imalatı Duvar kaşıdı imalatı 9 (**) Başka yerde sınıflandırılmamış diğer kağıt ve 500 3696 mukavva ürünleri imalatı Kitap yayımı 543 3294 Gazetelerin yayımı 379 2709 Dergi ve süreli yayınların yayımı 34 162 Ses kayıtlarının yayımı 35 332 si Sİ =i Diser yayımlar 3 e d. îi 568 6659 Gazete basımı Başka yerde sınıflandırılmamış basım 6853 27237 Ciltleme 315 828
Baskı kalıbı yapımı ve dizgi 132 839 Basımla ilgili diğer faaliyetler 171 579 Ses kaydmm çoğaltılması 36 121 Görüntü kaydının çoğaltılması 2 (*) Bilgisayar kaydının çoğaltılması 364 2484 Kok kömürü, rafine edilmiş petrol ürünleri ve nükleer yakıt imalatı Kok fınnı ürünleri imalatı 9 15 Rafine edilmiş petrol ürünleri imalatı 164 4101 Kimyasal madde ve ürünler ile suni elyaf imalatı Sanayi gazlan imalatı 65 1411 Boya ve pigment imalatı 311 5059 Diğer inorganik ana kimyasal maddelerin imalatı 305 4768 Diğer organik ana kimyasal maddelerin imalatı 73 934 Kimyasal gübre ve azot bileşiklerin imalatı 98 4030 Plastik hammaddelerinin imalatı 454 3569 Sentetik kauçuk hammaddelerinin imalatı 3 55 Pestisid (haşarat ilacı) ve diğer zirai-kimyasal ürünlerin imalatı 75 2163 Boya, vernik benzeri kaplayıcı maddeler ile matbaa mürekkebi ve macun imalatı 936 12538 Temel eczacılık ürünleri imalatı 12 848 Farmasötik preparat imalatı 277 24427 Sabun ve deterjan ile temizlik ve cilalama maddeleri imalatı 720 11020 Parfüm ile kozmetik ve tuvalet malzemeleri imalatı 355 4895 Patlayıcı madde imalatı 13 821 Tutkal ve jelatin imalatı 178 1759 Uçucu yağlann imalatı 21 222 Fotoğrafçılıkta kullanılan kimyasal maddelerin imalatı 18 187 Kaset, bant vb. kayıt gereçlerinin imalatı (kaydedilmemiş) 23 428 Başka yerde sınıflandırılmamış diğer kimyasal ürünlerin imalatı 207 2786 Suni elyaf imalatı Plastik ve kauçuk ürünleri imalatı 12 3658 İç ve dış lastik imalatı 6 4786 Lastiğe sırt geçirilmesi ve yeniden işlenmesi 203 1279 Diğer kauçuk ürünleri imalatı 564 5819 Plastik tabaka, kalıp, tüp ve profil imalatı 767 14399 Plastik ambalaj malzemesi imalatı 1304 16950 Plastik inşaat malzemesi imalatı 4831 24571 Diğer plastik ürünlerin imalatı 1561 15053 Metalik olmayan diğer mineral ürünlerin imalatı Düz cam imalatı 608 6977
Düz camın şekillendirilmesi ve işlenmesi 224 3238 Çukur cam imalatı 174 6384 Cam elyafı imalatı 179 2325 Teknik amaçlı cam eşyalar dahil, diğer cam imalatı 341 2749 Seramik ev ve süs eşyası imalatı 429 4518 Seramikten yapılan sıhhi ürünlerin imalatı 110 4160 Seramik yalıtım malzemeleri imalatı 16 204 Teknik amaçlı diğer seramik ürünlerin imalatı 2 (*) Diğer seramik ürünlerin imalatı 99 840 Ateşe dayanıklı seramik ürünlerin imalatı 302 8377 Seramik kiremit ve kaldırım taşı imalatı 392 5470 Fırınlanmış kilden kiremit, briket, tuğla ve inşaat 1301 15462 malzemeleri imalatı Çimento imalatı 45 5816 Kireç imalatı 113 15014 Alçı imalatı 67 462 İnşaat amaçlı beton ürünleri imalatı 484 8884 İnşaat amaçlı alçı ürünleri imalatı 381 1423 Hazır beton imalatı 430 8928 Harç imalatı 7 (^**-) Fifli çimento imalatı 12 245 Beton, alçı ve çimentodan yapılmış diğer 58 658 maddelerin imalatı Süsleme ve yapı taşının kesilmesi, şekil verilmesi 6286 28330 ve kullanılabilir hale getirilmesi Taslama (zımpara) ürünleri imalatı 177 1115 Başka yerde sınıflandırılmamış metalik olmayan diğer mineral ürünlerin imalatı 74 950 Ana metal ve fabrikasvon metal ürünleri imalatı Demir-çelik ve demir alaşımlan imalatı 1130 35083 ^ Dökme demirden boru imalatı 120 1591 Çelik boru imalatı 161 3195 Soğuk çekme 1693 4341 Dar şeritlerin soğuk haddelenmesi 15 124 Sosuk şekillendirme ve katlama 30 1287 o y 96 522 Tel çekme Değerli metal üretimi 16 55 Alüminyum üretimi 340 5524 Kurşun, çinko ve kalay üretimi 125 1013 Bakır üretimi 313 3543 Demir dışındaki diğer metallerin üretimi 15 51 Demir döküm 239 2948 Çelik döküm 310 4041 Hafif metallerin dökümü 493 3797 Demir dışındaki diğer metallerin dökümü 160 4291 Metal vapı ve vapı parçaları imalatı 9903 31710 J r J JT s. i Metal inşaat doğraması imalatı 5812 17657 Tank, sarnıç ve metal muhafaza imalatı 159 2801
Merkezi ısıtma radyatörleri ve kazanlarının imalatı 550 5145 Buhar kazanı imalatı, merkezi sıcak su kazanlan hariç 73 944 Metallerin dövülmesi, preslenmesi, baskılanması ve yuvarlanması; toz metalürjisi 5094 14793 Metallerin kaplanması ve işlenmesi 5839 11744 Genel makine mühendisliği 1947 5739 Çatal-bıçak takımı imalatı 557 3196 El aletleri imalatı 1262 4250 Kilit ve menteşe imalatı 943 5384 Çelik varil ve benzeri muhafazaların imalatı 278 2290 Hafif metalden ambalaj malzemeleri imalatı 57 4225 Tel ürünleri imalatı 465 7566 Bağlantı malzemeleri, zincir ve yay ile vida çekme makinesi ürünlerinin imalatı 564 4784 Başka yerde sınıflandınimamış diğer fabrikasyon metal ürünlerinin imalatı 2615 18126 Makine ve teçhizat imalatı içten yanmalı motor ve türbin imalatı; uçak, motorlu taşıt ve motosiklet motorlan hariç 112 1166 Pompa ve kompresör imalatı 919 5744 Musluk ve vana imalatı 506 6125 Mil yatağı, dişli, dişli takımı ve tahrik tertibatı imalatı 257 4110 Sanayi fınm, ocak ve ocak ateşleyicilerin imalatı 73 1051 Kaldırma ve taşıma teçhizatı imalatı 1658 10985 Evde kullanıma yönelik olanlar hariç, soğutma ve havalandırma donanımı imalatı 729 15279 Başka yerde sımflandınlmamış diğer genel amaçlı makinelerin imalatı 962 8541 Tarımsal amaçlı traktör imalatı 1773 6352 Diğer tanm ve ormancılık maldnelerinin imalatı 3016 9601 Taşınabilir el ile kullanılan makineli aletlerin imalatı 3 35 Diğer metal işleme takım tezgahlarının imalatı 317 2225 Başka yerde sımflandınlmamış diğer takım tezgahlarının imalatı 193 1631 Metalürji makineleri imalatı 6 17 Maden, taşocağı ve inşaat makineleri imalatı 1237 8152 Gıda, içecek ve tütün işleyen makinelerin imalatı 531 5534 Tekstil, giyim eşyası ve deri işlemede kullanılan makinelerin imalatı 1068 7518 Kağıt ve mukavva üretiminde kullanılan makinelerin imalatı 10 116 Başka yerde sınıflandırılmamış diğer özel amaçlı makinelerin imalatı 2464 15920 Silah ve mühimmat imalatı 242 7750 Elektrikli e\ aletleri imalatı 805 19202
Elektriksiz ev aletleri imalatı 2454 8895 Elektrikli ve optik donanım imalatı Büro makineleri imalatı 86 573 Bilgisayar ve diğer bilgi işleme makinelerinin imalatı 331 2201 Elektrik motoru, jenaratör ve transformatörlerin imalatı 624 6341 Elektrik dağıtım ve kontrol cihazları imalatı 535 5553 İzole edilmiş tel ve kablo imalatı 375 7798 Akümülatör, pil ve batarya imalatı 144 2118 Elektrik ampulü ve lambaları ile aydınlatma teçhizatı imalatı 2428 10611 Motor ve taşıtlarda kullanıma yönelik, başka yerde sınıflandırılmamış elektrikli teçhizat imalatı 89 4355 Başka yerde sınıflandınimamış diğer elektrikli teçhizat imalatı 202 2267 Elektronik valf ve elektron tüpleri ile diğer elektronik parçaların imalatı 95 1162 Radyo ve televizyon vericileri ile telefon ve telgraf hattı teçhizatı imalatı 148 5628 Televizyon ve radyo alıcıları; ses ve görüntü kaydeden veya çoğaltan teçhizat ve bunlarla ilgili 332 9290 araçların imalatı Tıbbi ve cerrahi teçhizat ile ortopedik araçlann imalatı 1525 7905 Ölçme, kontrol, test, seyrüsefer ve benzer amaçlı alet ve cihazların imalatı; sanayide kullanılan işlem 489 6723 kontrol teçhizatı hariç Sanayide kullanılan işlem kontrol teçhizatı imalatı 10 74 Optik aletler ve fotoğrafçılık teçhizatı imalatı 147 1446 Saat imalatı 18 209 Ulaşım araçları imalatı Motorlu kara taşıtlarının imalatı 52 23491 Motorlu kara taşıtları karoseri imalatı; römork ve yarı römork imalatı 843 3273 Motorlu kara taşıtları ve bunlann motorlanyla ilgili parça ve aksesuarların imalatı 3170 56890 Gemi yapımı ve onanmı 434 6118 Eğlence ve sportif amaçlı teknelerin yapımı ve onarımı 308 2102 Demiryolu ve tramvay lokomotifleri ile vagonlarının imalatı 7 5977 Hava ve uzay taşıtlan imalatı 18 2886 Motosiklet imalatı 7 383 Bisiklet imalatı 94 919 Sakat taşıyıcıları imalatı 4 13 Başka yerde sınıflandırılmamış, diğer ulaşım araçlannm imalatı 70 168
Başka yerde sınıflandırılmamış imalatlar Sandalye, tabure vb. imalatı 5662 16742 Diğer büro ve mağaza mobilyalarının imalatı 2018 9462 Diğer mutfak mobilyalarının imalatı 2754 6702 Diğer mobilyaların imalatı 18913 59768 Yatak, minder vb. imalatı 185 1179 Madeni paraların ve jetonların imalatı 4 253 Mücevherat ve başka yerde sınıflandırılmamış ilgili eşyaların imalatı 3650 13990 Müzik aletleri imalatı 320 607 Spor malzemeleri imalatı 126 701 Oyun ve oyuncak imalatı 229 1499 Taklit mücevher imalatı 43 298 Süpürge ve fırça imalatı 190 1544 Başka yerde sınıflandırılmamış diğer imalatlar 959 5661 Metal atık ve hurdaların geri dönüşümü 68 608 Metal olmayan atık ve hurdaların geri dönüşümü 19 342 ELEKTRIK, GAZ, BUHAR VE SıCAK SU ÜRETIMI VE DAĞıTıMı Elektrik üretimi 211 15078 Elektrik iletimi 41 8898 Elektriğin dağıtımı ve ticareti 907 35752 Ana borularla gazlı yakıtların dağıtımı ve ticareti 4 3337 Buhar ve sıcak su üretimi ve dağıtımı 5 77 Suyun toplanması, antılması ve dağıtımı 3038 33288 INŞAAT Yapılann yıkım ve tahribatı; hafriyat 1694 8275 Test sondajı ve delme 365 1094 Binaların veya bina dışı yapıların genel inşaat işleri 16823 155632 Çatı kaplama ve iskeletinin kurulması 343 968 Otoyollar, yollar, havaalanları ve spor alanları inşaatı 136 3763 Su projeleri inşaatı 162 7353 Özel uzmanlık gerektiren diğer inşaat işleri 163 1038 Elektrik tesisatı 4330 15985 Yalıtım işleri faaliyetleri 313 1637 Sıhhi tesisat 4658 12470 Diğer yapı tesisatı 2903 5230 Sıva işleri 980 2460 Doğrama işleri 572 2038 Duvar ve yer kaplama 886 3318 Boya ve cam işleri 1251 2862 Inşaatlardaki diğer tamamlayıcı işler 68 311 inşaat yapım veya yıkım ekipmanlanmn operatörüyle birlikte kiralanması 102 440 TOPTAN VE PERAKENDE TICARET Motorlu taşıtlann satışı 10138 35890
Motorlu taşıtların bakım ve onanmı 69130 136674 Motorlu taşıtların parça ve aksesuarlarının satışı 20621 49925 Motosiklet ve ilgili parça ve aksesuarların satışı, bakımı ve onarımı 3368 5068 Motorlu taşıt yakıtının perakende satışı 13036 64625 Tarımsal hammadde, canlı hajrvan, tekstil hammaddesi ve yarı işlenmiş ürünlerin ücretli ya da 596 2111 sözleşmeli satışı Yakıt, maden cevheri, metal ile endüstriyel ve teknik kimyasal maddelerin ücretli ya da sözleşmeli 266 1329 satışı Kereste ve inşaat malzemelerinin ücretli ya da sözleşmeli satışı 269 844 Makine, sanayi donanımı, deniz ve hava taşıtlanmn ücretli ya da sözleşmeli satışı 143 743 Ücretli ya da sözleşmeli mobilya, ev eşyası, madeni eşya ve hırdavat satışı 130 427 Ücretli ya da sözleşmeli dokuma, giyecek, ayakkabı ve deri eşya satışı 117 325 Ücretli, ya da sözleşmeli gıda ürünleri, içecek ve tütün satışı 5992 14115 Belirli malların satışında uzmanlaşmış, başka yerde sınıflandırılmamış ürün ve ürün grupları ile ilgili 514 1510 aracılık Komisyoncular; belli bir mala yönelik olmayan, genel aracılık 44 69 Tahıl, tohum ve haj^an yemi toptan ticareti 4710 13084 Çiçek ve bitki toptan ticareti 449 1596 Canlı hayvan toptan ticareti 952 1500 Ham deri, post ve deri toptan ticareti 1270 3520 İşlenmemiş tütün toptan ticareti 40 264 Sebze ve meyve toptan ticareti 2074 6705 Et ve et ürünleri toptan ticareti 889 5151 Süt ürünleri, yumurta ve yenilebilir yağların toptan ticareti 1628 6666 Alkollü ve alkolsüz içecek toptan ticareti 1830 10226 Tütün ürünleri toptan ticareti 758 4554 Şeker, çikolata ve şekerleme toptan ticareti 514 2192 Kahve, çay, kakao ve baharat toptan ticareti 960 3829 Balık, kabuklular ve yumuşakçalar dahil, diğer gıda maddelerinin toptan ticareti 7258 34451 Çeşitli gıda, içecek ve tütün ürünlerinin toptan ticareti (belli bir konuda uzmanlaşmamış) 2840 12502 Tekstil ürünleri toptan ticareti 11019 38239 Giyim ve ayakkabı. jptan ticareti 13624 42240 Elektrikli ev cihazları ile radyo ve telev. toptan tic. 4029 16474 Porselen, cam eşya, duvar kağıdı ve temizlik malzemeleri toptan ticareti 2626 9889
Parfüm ve kozmetik ürünleri toptan ticareti 590 4082 Eczacılık malzemeleri toptan ticareti 2314 14869 Diğer ev eşyaları ve kişisel eşyaların toptan ticareti 9265 32541 Katı, sıvı ve gaz yakıtlar ile ilgili ürünlerin toptan ticareti 2594 18172 Maden ve maden cevheri toptan ticareti 1753 6785 Ağaç ürünleri ve inşaat malzemeleri ile sıhhi teçhizat toptan ticareti 9476 35545 Hırdavat, su ve ısıtma teçhizatı toptan ticareti 3422 11014 Kimyasal maddelerin toptan ticareti 1835 6373 Diğer ara mallann toptan ticareti 649 2342 Atık ve hurda toptan ticareti 1412 3488 Takım tezgahları toptan ticareti 133 602 Madencilik, inşaat ve inşaat mühendisliği makine toptan ticareti 42 181 Tekstil makineleri ile dikiş ve örgü makineleri toptan ticareti 89 398 Bilgisayar, bilgisayar çevre birimleri ve yazılımların toptan ticareti 817 4818 Diğer büro makineleri ve malzemeleri toptan ticareti 410 2195 Diğer elektronik parça ve donanımlann toptan ticareti 420 2316 Sanayi, ticaret ve denizcilikte kullanılan diğer makinelerin toptan ticareti 569 2967 Tarımsal amaçlı makine, aksesuar ve aletleri toptan ticareti (traktör dahil) 444 1255 Diğer toptan ticaret 1758 7939 Belirli bir mala tahsis edilmemiş mağazalarda gıda içecek ve tütün ağırlıklı perakende ticaret 170376 284007 Belirli bir mala tahsis edilmemiş mağazalarda diğer perakende ticaret 1037 5041 Taze sebze ve meyve perakende ticareti 9770 13794 Et ve et ürünleri perakende ticareti 16326 28371 Balık, kabuklu ve yumuşakçaların perakende ticareti 1620 3055 Ekmek, kek ve unlu rr.arouuer ile şekerleme perakende ticareti 4145 9621 Alkollü ve alkolsüz içecsî: i.rin perakende ticareti 21209 32066 Tütün ürünleri perakende ticareti 1183 2029 Belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalardaki diğer gıda, içecek ve tütün perakende ticareti 21073 35172 Eczacılık ürünleri perakende ticareti 18260 43450 Tıbbi ve ortopedik aletlerin perakende ticareti 2069 6607 Kozmetik, parfümeri ve tuva^;,: malzemelerinin 3704 7942 perakende ticareti Tekstil ürünleri perak^-nd ı,ic,?teti 30276 50189 Giyim eşyası perakende ticareti 43073 96124
Ayakkabı ve deri eşya perakende ticareti 18334 31018 Mobilya ve aydınlatma donanımı ile başka yerde sınıflandırılmamış ev eşyaları perakende ticareti 32100 65920 Elektrikli ev cihazları ile radyo ve televizyon perakende ticareti 19302 44986 Hırdavat, bova ve cam perakende ticareti 54836 112121 Kitap, gazete ve dergi ile kırtasiye malzemelerinin perakende ticareti 16074 29558 Belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalardaki diğer perakende ticaret 94321 187197 Kullanılmış malların satıldığı mağazalardaki perakende ticaret 2422 3473 Posta yoluyla perakende ticaret 157 266 Pazarlarda, sergilerde veya seyyar olarak yapılan perakende ticaret 23975 29176 Mağazalarda yapılmayan diğer perakende ticaret 512 1503 Bot, ayakkabı ve diğer deri eşyaların tamiri 7051 8314 Elektrikli ev eşyalarının tamiri 22578 43471 Saat ve mücevher tamiri 3075 3926 Başka yerde sınıflandırılmamış tamirler 9206 13509 OTELLER VE LOKANTALAR Oteller ve moteller 7769 116251 Kamp yerleri (karavan alanları dahil) 121 418 Başka yerde sınıflandırılmamış diğer konaklama yerleri 3229 19963 Lokantalar, pastaneler vb. yerler 60210 193586 Barlar ve kahvehaneler 90617 154763 Kantinler 10735 29188 Dışarıya yemek hizmeti sunan işletmeler (catering) 1518 30998 ULAŞTIRMA, DEPOLAMA VE HABERLEŞME Demiryolu taşımacılığı 501 31622 Kara taşımacılığı ile yapılan diğer tarifeh yolcu taşımacılığı 34320 66712 Taksi taşımacılığı 44680 52468 Diğer kara taşımacılığı ile yapılan yolcu taşımacılığı 74760 87133 Karayolu yük taşımacılığı 95306 158468 Boru hattı taşımacılığı 13 2542 Deniz ve kıyı taşımacılığı 2076 14147 İç sularda yük ve yolcu taşımacılığı (göl, nehir, liman-içi vb) 3 6 Tarifeli havayolu taşımacılığı 88 14051 Tarifesiz havayolu taşımacıhğı 26 707 Yükleme-boşaltma hizmetleri 138 1233 Depolama ve ambarlama hizmetleri 468 1701 Kara taşımacılığını destekleyici diğer faaliyetler 4988 17401 Suyolu taşımacılığını destekleyici diğer faaliyetler 156 8648
Havayolu taşımacılığını destekleyici diğer faaliyetler 62 5728 Seyahat acenteleri ve tur işletmelerinin faaliyetleri; başka yerde sınıflandırılmamış, turistlere yardımcı faaliyetler 3371 18124 Diğer ulaştırma acentelerinin faaliyetleri 3300 18671 Ulusal posta faaliyetleri 3143 34932 Ulusal posta faaliyetleri dışındaki kurve faalivetleri 435 3968 Telekomünikasyon 2683 74552 MALI ARACI KURULUŞLARIN FAALİYETLERİ Merkez bankası faaliyetleri 21 5881 Diğer parasal aracı kuruluşların faaliyetleri 6243 134634 Finansal kiralama (finansal leasing) hizmetleri 64 955 Diğer kredi verme faaliyetleri 2424 8723 Başka yerde sınıflandırılmamış diğer mah aracı kuruluşların faaliyetleri Hayat sigortası 13 2565 Emeklilik fonlan 9 1942 Hayat sigortası dışındaki sigortalar 35 5511 Mali piyasalann idaresi (sermaye piyasası) Menkul kıymetlerie ilgili faaliyetler ve fon yönetimi 352 7000 Mali aracı kuruluşlara yardımcı diğer faaliyetler 845 3512 Sigorta ve emeklilik fonlarına yardımcı faaliyetler 4297 12446 GAYRİMENKUL, KİRALAMA VE İŞ FAALİYETLERİ Gayrimenkulun yapımının organize edilmesi ve satışı 21 59 Kendi adına yapılan gayrimenkul alım-satımı Kendine ait gayrimenkulun kiraya verilmesi Emlakçilik 13663 19933 Bir ücret ya da sözleşme esasına dayanan gayrimenkul idaresi 504 8287 Otomobil kiralama 1109 2939 Kara taşımacılığında kullanılan diğer araçların kiralanması 19 44 Su taşıtlarının kaptansız kiralanması 3 Hava taşıtlannm pilotsuz kiralanması 9 Operatörsüz tanmsal makine ve teçhizatın kiralanması 401 629 İnşaat ve mühendislikte kullanılan makine ve teçhizatın operatörsüz kiralanması 89 563 Büro makine ve teçhizatının kiralanması (bilgisayarlar dahil) 4 7 Başka yerde sımflandınlmamış diğer makine ve teçhizatın kiralanması 15 68 Başka yerde sımflandınlmamış kişisel ve ev eşyalannm kiralanması 698 1416
Bilgisayar donanım danışmanlığı 260 2982 Bilgisayar yazılımı üretim hizmetleri 519 2936 Diğer bilgisayar yazılım damşmanlığı ve temini hizmetleri 511 2860 Veri işleme 180 1287 Veri tabanı faaliyetleri 7 17 Büro, muhasebe ve bilgi işleme makinelerinin bakım ve onarımı 1400 3729 Bilgisayarla ilgili diğer faaliyetler 26 290 Tabii bilimler ve mühendislikle ilgili araştırma ve deneysel geliştirme faaliyetleri 14 91 Sosyal ve beşeri bilimler ile ilgili araştırma ve deneysel geliştirme faaliyetleri 6 35 Hukuki faaliyetler 20546 36426 Muhasebe, mali müşavirlik ve hesap uzmanlığı hizmetleri; vergi danışmanlığı hizmetleri 23932 63855 Piyasa ve kamuoyu araştırma faaliyetleri 93 875 İş ve yönetim danışmanlığı faaliyetleri 1137 10621 Holding şirketlerinin yönetim faaliyetleri 93 2837 Mimarlık, mühendislik ve ilgili teknik danışmanlık faaliyetleri 11466 41507 Teknik test ve analiz faaliyetleri 308 1627 Reklam hizmetleri 3463 17112 İşe yeni girecek kişilerin seçimi ve yerleştirilmesi faaliyetleri 98 2192 Soruşturma ve güvenlik faaliyetleri 483 21404 Bina temizleme faaliyetleri (endüstriyel amaçlı temizlik) 1314 58827 Fotoğrafçılıkla ilgili faaliyetler 7376 12922 Ambalajlama faaliyetleri 261 3866 Sekreterlik ve çeviri hizmetleri 1109 2312 Başka yerde sımflandınlmamış diğer iş faaliyetleri 4843 14938 EĞITIM İlköğretim hizmetleri 850 11655 Genel orta öğretim hizmetleri 253 10034 Teknik ve mesleki ortaöğretim hizmetleri 37 783 Yüksek öğretim hizmetleri 19 2976 Sürücü kursu faaliyetleri 1559 9364 Yetişkinlerin eğitilmesi ve başka yerde sınıflandırılmamış diğer eğitim faaliyetleri 3977 44317 SAĞLıK IŞLERI VE SOSYAL HIZMETLER Hastane hizmetleri 3964 39093 Tıp ile ilgili uygulama faaliyetleri 13897 26256 Dişçilik ile ilgili uygulama faaliyetleri 9487 14965 İnsan sağlığı ile ilgili diğer hizmetler 2439 10328 Veterinerlik hizmetleri 2386 3717 Barınacak yer sağlanarak yürütülen sosyal hizmetler 116 1104
Barınacak yer saglanmaksızm yürütülen sosyal hizmetler 1094 5730 DIGER SOSYAL, TOPLUMSAL VE KİŞİSEL HİZMET FAALİYETLERİ Kanalizasyon toplama ve işlemden geçirme ile ilgili faaliyetler 83 429 Diğer atıkların toplanması ve bertaraf edilmesine yönelik hizmetler 28 1997 Hıfzıssıhha, sağlığa zararlı olacak durumlan iyileştirme ve benzer hizmetler 13 1343 İş ve işveren kuruluşlannm faaliyetleri Meslek kuruluşlarının faaliyetleri Ücretle çalışanların sendika faaliyetleri Dini kuruluşlann faaliyetleri Siyasi kuruluşların faaliyetleri Başka yerde sınıflandırılmamış diğer üye olunan kuruluşların faaliyetleri Sinema ve video filmi yapımı 281 1082 Sinema ve video filmi dağıtımı 11 89 Sinema filmi gösterimi 321 2121 Radyo ve televizyon faaliyetleri 637 3956 Güzel sanatlar ve edebi sanatların yaratımı ve aktarımı 600 1497 Sanatsal etkinliklerin yürütülmesi 357 1246 Fuar ve lunapark faaliyetleri 95 989 Başka yerde sımflandınlmamış diğer eğlence faaliyetleri 1788 4544 Haber ajansı faaliyetleri 348 3255 Kütüphanecilik ve arşivleme faaliyetleri 7 10 Tarihi yapı ve alanları koruma ve müzecilik faaliyetleri 4 (**) Botanik ve hayvanat bahçeleri ile milli parklaria ilgili faaliyetler 2 (*) Spor sahalarının ve stadyumların işletilmesi 973 3169 Diğer spor faaliyetleri 2789 8752 Kumar ve müşterek bahis faaliyetleri 1957 3865 Başka yerde smıflandınlmamış diğer eğlencedinlenme faaliyetleri 6740 14899 Tekstil ve kürk ürünlerinin yıkanması ve kuru temizleme 3616 11737 Berber, kuaför ve güzellik salonlannın faaliyetleri 56861 103282 Cenaze işleri ile ilgili faaliyetler 64 113 Hamam, sauna, masaj salonu vb. yerlerin faaliyetleri 1017 3624 Başka yerde sımflandınlmamış diğer hizmet faaliyetleri 1794 5844 Toplam 1858191 6497040