On5yirmi5.com Çin'den Osmanlıya Kaat'ı Sanatı... Geçmişten bugüne unutulmaya yüz tutan birçok el sanatımız var. Bunlardan biri de Kaat'ı. Peki Kaat'ı hakkında ne biliyorsunuz? Yayın Tarihi : 26 Ekim 2009 Pazartesi (oluşturma : 11/24/2015) Hazırlayan: Gülay Gümüş Hatırlar mısınız bilmem, küçükken kâğıtları katlar, makasla el ele tutuşmuş adamlar keserdik. Biraz daha yeteneklilerimiz, adamların yanında çiçekler bile yapardı Kaat ı sanatını araştırırken o günleri hatırladım birden. Bizim çocuk yaşta yaptığımız o küçük adamlar, meğer geleneksel süsleme sanatlarımızdan Kaat ı nın ilkel versiyonlarıymış. Kaat ı, günümüzde unutulmaya yüz tutmuş, neredeyse adı bile bilinmeyen geleneksel tasvir sanatlarımızdan biri. Kâğıt oyma sanatı olarak da tanımlanan Kaat ı, Sanat Ansiklopedisi adlı eserde, Celal Esad Arseven tarafından şöyle tanımlanıyor: "Bir kağıt veya deri üzerindeki yazıyı, motifi, bir kalemtıraşla kesip çıkararak içi oyulmuş olan parçayı veya çıkan parçayı diğer bir kağıt, bir deri veya bir cam üzerine yapıştırmak suretiyle vücuda getirilen işler. Bu şekil kesilip çıkartıldığı vakit içleri boş kalan kağıt kısmına dişi, çıkan yazı ve şekle de erkek denir ki, bu erkek veya dişi şekiller ayrı ayrı bir satha yapıştırılarak muhtelif iki levha vücuda getirilebilir.
Deriden yapılan Kaat ı işleri de vardır. Gerek deriden ve gerek kağıttan yapılan işlere mukatta denildiği gibi, bunları yapanlara katta (çoğulu kat taan) denir. Kaat ı sanatının kâğıt üzerindeki en eski örneklerine İran'da rastlanmıştır, fakat bu sanatın Çinliler tarafından bulunduğunu söylenir. Kağıdı Çinliler bulduğuna göre kağıttan oyma motif ve figürlerle resim yapma sanatının Çin de ortaya çıkmış olması ve bu sanat dalının Çinlilerin de geleneksel sanatı olması mümkün. Kaat ı sanatı, 16. Yüzyılın başlarından itibaren Osmanlılar tarafından yaygın bir şekilde kullanılmış ve Türk Kaat ı eserleri eşsiz bir gelişim sergilemiştir. Özellikle I. Süleyman döneminde (1520 1566) neredeyse tezhip kadar yaygın bir şekilde kitap süslemeciliğinde kullanılır. Dolayısıyla tezhip sanatının motif zenginliği ve zaman içindeki evrimi Kaat ı sanatına da yansımıştır. Efsaneye göre, eşi ölen Çin İmparatoru Wudi yi teselli etmek için sanatçılar önce İmparatoriçe Li nin resmini yapıp saray duvarlarına asmışlar, fakat bu İmparator un üzüntüsünü hafifletmemiş. Günlerce çalışan sanatçılar bir tür gölge oyunu ile eşinin siluetini mum ışığı kullanarak perdeye, duvara yansıtmış ve gölgeyi yaşıyormuş gibi hareket ettirmişlerdir. Figürleri kağıt ve deriden yapan sanatçılar, daha sonra bu sanat dalını geliştirerek devam ettirmişler ve böylece Kaat'ı, Çin'de geleneksel bir sanat dalı haline gelmiştir. Fakat bugün Çin de de bu sanat dalı gelişemediğinden yok olmaya yüz tutmuş sadece folklorik özelliği kalmış, hünerli sanatçılar ailelerinden, büyüklerinden miras olarak aldıklarını yaşatmaya çalışmaktadırlar. 16. yüzyılın önde gelen Kaat ı sanatçıları arasında; Efşancı Mehmed, Ali Çelebi, Abdülkerim Çelebi, Mevlana Kasım Arnavut ve Mehmed bin Gazanfer sayılabilir. Bu dönemin diğer önemli Kaat ı eserlerinden olan ve 1540 yılında Mehmet Bin Gazanfer tarafından ta'lik hattı ile hazırlanmış Güy u Çevgan adlı kitap, mukatta yazı türünün bir şaheseridir. Ayrıca, dişi oyma kalıplarla yapılmış sayfa kenar süsleri ve deri üzerine oyma nakışlı ciltler de bu zamanın en güzel sanat eserleri arasında sayılabilir. 17. yüzyılın ilk dönemlerinde Bursalı Mevlevi Fahri Dede başta olmak üzere, Derviş Hasan Eyübi, Mahmud El Gaznevi, Nakşi Halazade Mehmed gibi üstadlar, Kaat ı sanatını zirveye taşıyan eserlere imza atmışlardır. Kaat ı sanatı 18. yüzyılda da özellikle çiçek motiflerinin zenginleştiği bir dönem olarak canlılığını sürdürmüştür. 16. yüzyıl sonlarıyla 17. yüzyıl başlarında Anadolu'ya gelen Batılı seyyahların beraberlerinde götürdükleri bazı eserler yoluyla Kaat ı sanatı Avrupa'ya geçmiştir. Bu sanatı benimseyen Avrupalılar, bir süre sonra silhouette (gölge) adını verdikleri kendi tarzlarını geliştirdiler. Fotoğraf makinesinden önce siluet metoduyla insan figürü resmetme hızlı, ucuz bir yöntem olarak
benimsendi. Sanatçılar düşük bir ücret karşılığında ellerindeki kalem, kağıt ve makasla müşterilerinin siluetini-yüzünün profilden gölgesini resmettiler. O güne kadar insanlar portrelerini yaptırmak için sanatçı atölyesinde saatlerce hareketsiz durmak zorunda kalıyorlar veya heykeltıraşlara çok büyük paralar ödüyorlardı. ANDERSEN DA BİR KAAT'I SANATÇISIYDI Masallarıyla ünlü Danimarkalı Andersen aynı zamanda bir Kaat ı sanatçısıydı. Masallarındaki dramatik kişileri, sahneleri kağıt oyarak resmeder, tasvirini yapardı hatta bunu yaparken bir yandan da etrafını çevreleyen çocuklara masal anlatırdı, masal bittiğinde Kaat ı eser de ortaya çıkardı. Andersen in masalları ne kadar ünlü ise kaat sanatını uygulayarak verdiği eserler de o denli ünlüdür. YAPILIŞI Bütün klasik Türk sanatlarında olduğu gibi, Kaat ı sanatında da sabır çok önemlidir. Hat çalışmak isteyenlerin hatta yakın olması ya da en azından yazının karakterlerini bozmaması gerekir. Her hangi bir kâğıttan ya da deriden yapılabileceği gibi, hafif renkli ebrular üzerinde de denenebilir. Sanatkârın zevkine kalmış motifler, resimler uygulanabilir ya da hat örnekleri kesilebilir.
İthal pastel renkli fon kartonlarında güzel durur. Kâğıdın arkası 0,5 mm x 0.2mm. (bu kesin bir ölçü değildir 0.7mm. x 0.3mm. de olabilir) Dikey ve yatay olarak kareler çizilir, istenirse baklava dilimi şeklinde yada altı köşeli yıldızlar şeklinde de çizilebir... Yazacağınız yazı ya da yapacağınız resim bu çizilen şekillerin üzerine ters olarak çizilir. (Eğer hat yazılacaksa yazının ters yazılması gerekir) Kareler, ucuna karga burun uç takılmış gretuar yardımıyla birer birer kesilir. Yazıya denk gelen kareler de yazının kenar çizgisiyle karenin içte kalan kısmı kesilir. Bu şekilde kesim işine devam edilir. Yaklaşık 50x70 ebadındaki bir kağıtta 05x02 ebadında çizilmiş karelerle 2500-3000 civarında kare kesmeniz gerekir. Bittikten sonra dantel gibi işlenmiş yekpare bir kâğıt üzerinde bir hat ya da resim elde etmiş olursunuz. İsterseniz arkasına başka bir kartonu da fon olarak kullanabilir hatta kestiğiniz kağıtla fon karton arasında boşluk bırakarak derinlik kazanabilirsiniz. Osmanlı İmparatorluğu nun çöküşü ile ciltçilik, hattatlık ve ebru gibi klasikleşmiş Türk sanatlarının gerilemesine paralel olarak Kaat ı sanatı da gerilemiş ve yok olmaya yüz tutmuştur. Günümüzde bu sanatın temsilcileri az da olsa, çalışmalarına devam ediyor ve bu sanatı yaşatmaya çalışıyor.
Bu dökümanı orjinal adreste göster Çin'den Osmanlıya Kaat'ı Sanatı...