KOYUN VE KEÇİLERDE NİTELİKLİ DAMIZLIK SEÇİMİ Yard. Doç. Dr. Hakan ÜSTÜNER Uludağ Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, Zootekni ve Hayvan Besleme Bölümü, Zootekni AD-BURSA Damızlık seçimi yüksek verimli koyunları sürüde tutup, verimi düşük olanları sürüden ayırmak demektir. Damızlık seçimi gelecek jenerasyonların belirlendiği önemli bir işlemdir. Yapışan seçim sürünün genetik olarak ilerlemesini belirler. Anne baba adaylarına karar vermek, bunların hangi sıklıkla ve hangi uzunlukta kullanılacaklarına karar vermektir. Genelde yetiştiriciler seçimi fenotipe yani dış bakıya göre yaparlar. Oysaki fenotip genotip ve çevrenin etkisiyle ortaya çıkan bir durumdur. Sadece genetik yapıyı göstermez. Başarılı ve sürdürülebilir koyun ve keçi yetiştiriciliği sürüye giren kaliteli damızlık üretimine bağlıdır. Düşük verimli hayvanların sürüden çıkarılması, yüksek verimli ana ve babalardan elde edilen yavruların sürüye katılması ile işletmeler elde ettikleri kazancı artırabilirler. İşletmeler yeni kurulurken ya da büyütülmesi durumlarında her zaman kaliteli damızlıklar seçilmelidir. Kalitesiz hayvanlarla üretime devam etmek, ilerleyen generasyonlarda kar kaybına ve işletmenin zarar etmesine neden olur. Ticari koyun ve keçi yetiştiriciliğinde seleksiyon denince; üretime katkı ve kâra katkı sağlayan ekonomik özellikler akla gelir. İşletmelerin üretim amaçlarına bağlı olarak etçi işletmelerde et üretimi, sütçü işletmelerde süt verimi ve özellikleri akla gelmelidir. Seçim ve damızlıktan çıkarmak için hayvanların bireysel kayıtlarının kullanılması sürünün genetik gelişimi için en güvenilir kaynaktır. Damızlıktan çıkarma kararları objektif bilgi ve sağlıklı kayıtlara dayalı yapılırsa daha hızlı ilerleme sağlanacaktır. Sürüde beklenen genetik ilerleme üreticinin istediği özelliklerin sayısına bağlıdır. Eğer sadece sütten kesim ağırlığı gibi bir özellik seçilirse, birden fazla özelliğe göre süreç daha hızlı ilerler. Küçük işletmeler bireysel kayıtlara bağlı basit seçim metodları kullanabilirler. SELEKSİYON İÇİN GEREKLİ ARAÇLAR Genetik ilerleme ve sürdürülebilirlik bakımından bazı araçlar seçimde yetiştiricilere faydalı olur. Bunlar; hayvanların bireysel kulak numarası ve kayıtların (dölverimi, sütverimi, büyüme, karkas vs) düzenli tutulması, en yüksek verimli koç/teke ve koyun/keçilerin belirlenmesi, düzenli aralıklarla hayvanların ağırlık tartımları, süt ölçümleri, ölümler ve hastalıkların kayıt edilmesidir. Daha ayrıntılı bilgi vermek gerekirse; Küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinde Kayıt Tutma ve Değerlendirme; Koyun yada keçi yetiştiriciliğinde kayıt tutma gerek işletmenin gelecekteki verimliliğinin artması, gerekse dışa damızlık satışı yada kendi damızlıklarının seçilmesi açısından önemli bir adımdır. Kayıt tutulması hayvan ıslahının da temelidir. Bilimin gerektirdiği, modern bir yetiştiricilikte işletmede tutulması gereken kayıtlar; Döl verimi kayıtları Süt verimi kayıtları Büyüme kayıtları Yapağı/kıl verimi kayıtları Sağlıkla ilgili kayıtlar
Besleme kayıtları Ekonomik kayıtlar Bu kayıtlar işletme için toplu halde tutulabildiği gibi her hayvan için tek bir soy kütüğü kartında da birleştirilebilir. Ayrıca yıllık yada dönemlik olarak farklı şekillerde tutulabilirler. Kayıtlar ayıklama seleksiyon yapılması içinde olması gereken bir zorunluluktur. Döl verimi kayıtlarında; tohumlama döneminde; tohumlanan koyun, tohumlayan koç ve tohumlandığı tarih kaydedilmelidir. Bu kayıtların devamı olarak yada ayrı olarak doğum döneminde hayvanların muhtemel doğum tarihi, gerçekleşen doğum tarihi, doğum tipi, cinsiyeti, doğan kuzu/oğlakların kulak numarası, doğum ağırlığı, sütten kesim ağırlığı kaydedilmelidir. Süt verim kayıtlarında; hayvanın 15 er gün aralıklarla süt verim kontrolünde elde edilen miktarlar (sağım sistemi günlük olarak bilgisayara kaydediyorsa bunların toplam miktarı), kuruya ayrılma zamanı, süt kontrollerinde elde edilen yağ oranı, protein oranı, somatik hücre ve toplam canlı bakteri sayısı kaydedilebilir. Ayrıca laktasyon sonunda toplam laktasyon süt verimi, yağ ve protein verimi kaydedilmelidir. Büyüme/canlı ağırlık kazancı kayıtlarında; kuzu/oğlağın doğum tarihi, ana ve baba numarası, doğum ağırlığı, cinsiyeti, sütten kesime kadarki 15 er günlük aralıklarla tartılan ağırlıkları, sütten kesim ağırlığı, daha sonra ayda en az 1 kez canlı ağırlık ölçümleri kaydedilir. Dişilerde 6. Aydan sonra tartımlar tohumlamada kullanılacağı zamana kadar sık yapılması gerekmeyebilir. Fakat erkeklerde besi performansı ve kesim zamanının tespiti için aylık tartımlar yapılmalı ve kaydedilmelidir. Yapağı verimi kayıtları; kırkımda elde edilen yapağı miktarı, lüle uzunluğu, elyaf çapı kaydedilebilir. Lüle uzunluğu ve elyaf çapı, bu özelliklere göre pirim verilen ülkelerde önem arz etmektedir. Ayrıca toklularda ilk yılda elde edilebilen verim kabiliyeti olduğu için bu özelliğe göre ayıklama ve seleksiyonda kullanılabilecek bir verim özelliğidir. Sağlıkla ilgili kayıtlarda; hayvanların geçirdiği hastalıklar ve uygulanan tedaviler ve bu tedavilere cevap verip vermedikleri kaydedilmelidir. Ayrıca aşılama ve paraziter mücadelelerde kaydedilmelidir. Besleme kayıtlarında; hayvanlara dönemsel olarak birey başına verilen konsantre ve kaba yem miktarları kaydedilmelidir. Ekonomik kayıtlarda ise; hayvanlara verilen yada işletmeye alınan yem ve ilaç masrafları, veteriner hizmetleri kısacası işletmenin ekonomik verimliliğinin kontrol edilebilmesi girdilerin ve çıktıların ekonomik miktarları kaydedilmelidir. Yukarda bahsedilen kayıtlardan döl verimi, süt verimi, yapağı verimi kayıtları ve doğum ve sütten kesim ağırlıkları bireysel kartlarda birleştirilerek soy kütüğü kartları oluşturulabilir. Seleksiyonda göz önünde bulundurulması gereken özellikler özetlenirse; 1. BÜYÜME; Doğum ağırlığı, Sütten kesim ağırlığı (60/90 gün ağırlığı) Altı ay yada 1 yaş ağırlığı, Sütten kesim öncesi ve sonrası günlük canlı ağırlık artışı, Yemden yararlanma
2. REPRODUKSİYON; Gebelik oranı, Tohumlanan koyun ve kuzulayan koyun başına kuzu oranları, Koyun başına sütten kesilen kuzu oranı, Kuzulama oranı, Sütten kesim oranı, Bir batındaki yavru sayısı ve ağırlığı, Fertilite ve doğum problemleri, Sütten kesimde koyun ağırlığı 3. KARKAS VERİMİ VE ÖZELLİKLERİ; Karkas randımanı, Göz kası,(mld) alanı, Yağ kalınlığı, Kemik, kas ve yağ oranı, Karkas konformasyonu 4. SAĞLIK Ölüm ve hastalık oranı, Paraziter mücadeleye yanıt, Hastalık direnci AYIKLAMA VE SELEKSİYON Kuzu karkas ve kuzu üretimi amaçlayan işletmelerin odaklanması gereken noktalar; Büyüme hızı, Sık kuzulatmaya uygunluk, Düzgün vücut konformasyonu( kaslı büyük vücut, güçlü ayak ve bacaklar) Hastalık ve parazitlere direnç. Her yıl sistematik seleksiyon yapılması üretim etkinliğini geliştirecektir. Örneğin her yıl tohumlanan koyun başına sütten kesilen kuzu ağırlığı gibi.. Süt verimi amaçlayan işletmelerde odaklanması gereken noktalar; Laktasyon süt verimi ve süresi, Persitens Yağ oranı, protein oranı, Mizaç/Kolay sağım, Ayıklama pek çok nedenden yapılır ve farklı kompleks bir yaklaşımdır. Kayıtlar düzgün tutulduğu durumda yetiştiricinin daha kolay ve net karar vermesini sağlar. Türkiye de yıl içinde üretilen bütün dişiler, damızlık olarak sürüye alınırlar, buna karşılık kısırlar, sakatlar, çok yaşlılar, verimsizler tek veya çift memesi körler sürüden çıkarılırlar. Bu damızlık seçimi değildir. Yetiştirici masraf yapmadan geliri arttırmak ister. Bunu da koyun başına verimi arttırmakla değil, sürüdeki koyun sayısını çoğaltarak sağlayacağını düşünür. Sürüdeki bütün dişi toklular sürüde tutulursa, yani verimlerine göre en iyileri sürüde tutulup diğerleri
ayrılmazsa sürü büyür, masraf artar ve koyun başına verim azalır. Yaşlı hayvanların çeşitli sebeplerle sürüden ayrılması damızlık seçimi değil, ayıklamadır. Ayıklama ile genetik verimlikte artış sağlanamaz. Koçlar sürünün yarısıdır denir. Bu doğrudur çünkü bir koyun bir sezonda en fazla 2 yada 3 kuzuya genetik yapısını aktarabilir, oysaki koç oldukça fazla sayıda koyunu tohumlayabilir. Bu nedenle küçükbaş hayvancılıkta sürünün genetik ilerlemesi %80 koça bağlıdır. DIŞ GÖRÜNÜŞLERİNE GÖRE DEĞERLENDİRME Koyunların dış görünüşlerinde farklılıklar, sadece genetik değil beslenme ve mera koşulları gibi bir çok çevresel faktörlerle de ilişkilidir. Bundan dolayı sadece dış görünüşe bakarak damızlık seçilirse çok defa büyük yanlışlıklara neden olunmaktadır. Genelde yetiştiriciler görsel değerlendirmeyle seçim yapmayı daha kolay olması nedeniyle tercih ederler. Bu durum konformasyon ve kas durumlarına göre özellikle etçi hayvanlarda değerlendirilebilecek bir yaklaşımdır. Farklı hayvanlarda sistematik bir uygulama gerektirir. Kolay gözükse de üretici tüm hayvanlarda aynı sistematikle değerlendirmelidir. Pek çok üretici bunu tercih eder ve bu metotla ilerlemenin fazla olacağına inanır. Yöntemin üretim kabiliyeti ve etkinliğiyle alakalı ilişkisi zayıftır. Yani çoğu vücut özellikleri verimlerle direk ilişkili değildir. Bu şekilde genetik ilerleme zordur. Fakat pazarlamada değerlendirme ve fiyatlandırma hali hazırda bu şekilde yapılmaktadır. Diğer hayvan türlerinde olduğu gibi koyunlarda da damızlık seçimi yöntemleri genellikle iki grup altında toplanır. - Dış yapıdan ve - Verim kayıtlarından yararlanılarak (genetik değeri hesaplayarak) Dış yapıdan damızlık seçimi koyunculukta uzun yıllardan beri uygulanan ve hala da yaygın olarak başvurulan bir yöntemdir. Bu yöntemle başarılı bir damızlık seçimi için bazı genel kurallara uymak gerekir. GENEL KONFORMASYON Güçlü bir beden yapısı karkas üretimi için koyunculukta oldukça önemlidir. Güçlü beden yapısı denince; Geniş, güçlü bir bel, Düzgün pürüzsüz omuzlar, Yay şeklinde bir kaburga, Uzun ve dengeli vücut, ideal iskelet boyutları. Ayak ve bacaklar; Bacaklar tipe ve ırka göre vücudu kolay taşıyabilecek kuvvette olmalıdır. Koyunlar genellikle uzun yürüme zorunda olan bir mera hayvanı olduğu düşünülürse, bacakların sağlam yapılı, düzgün duruşlu olması gerektiği anlaşılır. Etçi koyunlarda arka butların dolgun ve aralarının daha geniş olması gerekir. Böylece üstte yeter genişlikte bir sağrı meydana gelir ve bol et toplar. Ayrıca ön bacaklarda, özellikle omuz ve kolda et toplanması istenir. Yapağı tipi ve süt tipi koyunlarda bacaklar daha uzun ve kuru olurlar. Düzenli duruşlu koyunlarda önden ve arkadan bakıldığında ön ve arka bacakların birbirini örter şekilde durması gerekir. Diğer hayvanlarda olduğu gibi koyunlarda da fıçı bacaklılık ve inek bacaklılıkta kusur sayılır. Uzun süre meraya çıkmayan hayvanların tırnakları uzayarak hayvanın hareketini güçleştirir ve duruş bozukluklarına neden olabilir.
Ayrıca, özellikle erkek hayvanların arka ayak tırnaklarının uzaması aşımda büyük güçlükler meydana getirir. Bu durum kusur sayılmaz, tırnaklar kesilerek olumsuzluk ortadan kaldırılmış olur. Koyunlarda yürüyüş ve durum bozukluklarına sebebiyet verebilecek şekilde tırnaklar dar, dik ve eğri olmamalıdır. Aksi halde damızlık seçiminde kusur sayılır. Ayak ve bacaklar hayvanın vücuduna uygun yerleşmiş (dört köşeye eşit dağılmış) güçlü ayak bacak yapısı olmalıdır. Bacak araları çok dar yada çok yaygın olmamalıdır. Uzun ve verimli bir hayat için ayak ve bileklerin sağlam olması gerekir. Tırnaklar ayak ve bacak problemlerini engellemek için zamanında (6 ayda bir) bakımı yapılmalıdır. Ön bacakların önden ve yandan görüntüsü; Çarpık bacaklılık, yayvan bacaklılık, NORMAL; Arka Bacakların arkadan ve yandan görüntüsü; Kova Bacaklılık, buzağı bacaklılık NORMAL İnek bacaklılık, şişe bacaklılık, NORMAL; NORMAL, orak bacaklılık, geri bacaklılık Baş ve Ağız; Başın yapısı ırk, verim yönü, cinsiyetlere göre değişir. Sütçü koyunlarda baş uzunca, ince ve kuru yapılıdır. Etçi ırklarda ise baş zarif ve burun ucuna doğru daralır. Verim yönü ne olursa olsun başın ağır ve kaba olması istenmez. Aşırı uzun ve dar olan baş yapısı bünyenin zayıflığını göstermesi bakımından bu tür yapıya sahip hayvanlar damızlık olarak kullanılmamalıdır. Normal olarak koyunda ve keçide altta 8 adet kesici diş bulunur. Alt ve üst çene aynı hizada olmalıdır. Alt çene üst çeneden kısa ise yani papağan görüntüsü mevcut ise damızlıkta kullanılmamalıdır. Yada alt çene üst çeneden daha uzun olabilir, bu durumda damızlıktan çıkarma sebebidir. Testisler; damızlık niteliği olması için koçların fiziksel üreme organlarının tam olması gerekir. Testis büyüklükleri bu anlamda önemlidir. Testis büyüklüğü ile sperma kalitesi arasında direkt bir ilişki vardır. Testis çapı en geniş yerinden ölçülerek tespit edilebilir. Bir
yaşındaki bir koçta 25 cm civarında olması beklenir. Palpasyonda sağlam ve eşit büyüklükte olmalıdır. Beden Yapısı: Beden yapısı iyi gelişmiş geniş ve derin olmalıdır. Sütçü koyunlarda arka kısmın ön kısmından daha geniş olması iyidir. Etçi koyunlar köşeleri yuvarlak dikdörtgen şekildedir. Kemik: Sütçü ırkların koyunlarında kemikler ince ve özellikle yuvarlak kemikler uzuncadır. Koçlarda kemiklerin sağlam ve kalınca olması istenir ise de aşırılığa kaçılmamalıdır. Çünkü kaba ve kalın kemikli hayvanlarda yemden yararlanma yeteneği düşer. Etçi ırkların erken gelişme yeteneğinde olması, bu ırkların daha iyi besleme şartlarında bulundurulması gibi nedenlerle, uzun kemiklerin kıkırdak dokularında büyüme erkenden bittiği için kemikler kısa ve hafif olur. Etçi koyunlarda kemiklerin inceliği ayrıca istenen bir özelliktir. Böylece karkasta kemik oranı düşeceği için karkasın kalitesi, buna bağlı olarak da fiyatı yükselir. Boyun: Süt tipi koyunlarda boyun etçi koyunlara göre daha uzuncadır. Sütçü koyunlarda boyunda et ve yağ az geliştiğinden boyun yassı dar ve daha az derindir. Erken gelişen etçi koyunlarda ise boyun, kısa, kalın, bol etli ve yağlıdır. Aşırı uzun ve ince boyun yapısı bütün koyunlar için bünye zayıflığının bir belirtisidir. Kulaklar: Kulakların yapısı koyunların bünyeleri hakkında önemli bir bilgi kaynağıdır. Kalın ve sıkı derili kulaklar bünyenin sağlam, kas gelişiminin iyi, kemik yapısının kuvvetli ve yapağı miktarının bol olduğunu belirtir. Dişi koyunlarda kulaklar erkeklere göre daha ince ve zariftir. Süt tipi koyunlarda kulaklar daha büyük ve sarkık olurlar. Sırt-Bel-Sağrı: Sırt, göğüs ve karın boşluğunda bulunan çeşitli organların yükünü çeken önemli bir vücut bölümüdür. Sırtın düz ve sağlam olması gereklidir. Kas gelişimi iyi olmayan ve çukurlaşmış bir sırt istenmez, hele genç hayvanlar için önemli bir kusur sayılır. Fazla yavru vermiş yaşlı koyunlarda sırt hattı biraz çöküntü yapmış olabilir. Aşırı dar ve keskin bir sırt yetiştirme yönü ne olursa olsun kusur sayılır. En iyi kalite et bel bölümünde bulunduğu için, etçi tiplerde bu vücut bölümü ile sağrı arasında bağlantı görevi gördüğünden belin düz, kuvvetli ve bol etli olması istenir. Sağrının uzun, geniş ve bol etli olması istenir. Ayrıca doğum için iyi gelişmiş bir sağrı istenir. Sağrı hattı düşük olmamalı ve sağrı önden arkaya doğru fazla daralmamalıdır. Aşırı düşük sağrı kusur sayılır. Göğüs: Tipik etçi ırkların göğüs hacmi sütçü ve yapağıcılara göre daha azdır. Etçi koyunlarda göğüs ayrıca öne doğru dar, et ve yağ tabakalarıyla kaplı bir çıkıntı yapar. Bu nedenle ön göğüs genişliği etçi ırklarda daha fazladır. Sütçü koyunlarda ise göğüs uzun ve daha dardır. Zaten sütçü ırklarda da göğüsün yeterli genişlikte olması istenir. Aksine durum, yani kürekler arkasında boğum yapacak şekilde aşırı göğüs darlığı bütün verim yönleri için bünyesel bir kusur sayılır. Koyunlarda göğüsün uzun geniş ve derin olması burada yerleşen kalp, akciğer gibi önemli organlara fazlaca yer sağlanması bakımından büyük önem taşımaktadır. Karın: Karın bir çok organları içinde saklar. Karın alt çizgisi düz olmalı ve sarkıklık göstermemelidir. Çok yaşlı koyunlarda biraz sarkıklık görülebilir. Süt tipi koyunlarda karının arka kısmı memelere doğru genişlemiştir. Böylece iyi gelişmiş bir meme yapısı meydana gelir. Gençliğinde fazla hacimli kaba yemlerle beslenen hayvanlarda karın sarkık olur. Sarkık karın özellikle damızlık olarak seçilecek hayvanlar için kusur sayılır. Damızlık Koyunlar ve keçiler Irk, Tip, Verim Özelliklerini Taşımalıdır: Dış yapı özelliklerine göre yapılacak damızlık seçiminde seçilecek koyunlar, ırkının veya tipinin özelliklerini tümüyle taşımalıdır. Türkiye nin değişik coğrafi özellikler göstermesi bakımından yöremize uygun çalışacağımız koyun tipinin özelliklerini iyi bilmemiz ve seçeceğimiz hayvanların bu özellikleri taşıyıp taşımadığını kontrol etmemiz gerekmektedir. VERİM KAYITLARINA BAKILARAK YAPILACAK DAMIZLIK SEÇİMİ
Dış yapıya bakarak yapılan damızlık seçimindeki başarı, üzerinde durulan verim ve bu verimin dış görünüşten anlaşılmasındaki isabete bağlıdır. Yapağı verim özellikleri dış yapıdan anlaşılabilirse de, süt verimi ve döl verimi gibi kabiliyetleri dış yapıdan anlamak hemen hemen imkansızdır. Bu yüzden damızlık seçimindeki başarıyı arttırmak için mutlaka verim kayıtlarının tutulması ve damızlık seçiminin bu kayıtlara dayandırılması gerekir. Nitekim, hayvancılığı ileri ülkelerde özellikle damızlık yetiştiriciliğiyle uğraşan işletmelerde verim kayıtları dikkatli bir şekilde tutulmaktadır. Kayıtlar hakkında ayrıntılı bilgi yukarda verilmiştir. Verim yönü ne olursa olsun damızlık koyun ve koçlarda aranacak en önemli özellik döl verimidir. Aşım isteği göstermeyen ve iyi dölleme yeteneğine sahip olmayan erkekler ile üst üste iki yıl döl tutmayan dişilerin damızlıktan çıkarılması gerekir. Bu konularda karar verebilmek içinde kartlarda ilgili kayıtların bulunması gerekir. Hayvan yetiştiriciliğinde bir özellik için kullanılan seleksiyon yöntemleri üç grupta incelenir. 1. Bireylerin kendi fenotipik değerlerine göre seleksiyon 2. Akrabaların fenotipik değerlerine göre seleksiyon 3. Kombine seleksiyon 1.Bireylerin kendi fenotipik değerlerine göre seleksiyon: Bireylerin kendi fenotipik değerlerine göre seçim yapılan bir yöntemdir. Seçilecek bireyler verim değerlerine göre büyükten küçüğe doğru sıralanır ve seçilecek bireyler en büyükten başlayarak belirlenen sayı kadar birey seçilerek belirlenmektedir. Örneğin, canlı ağırlık bakımından bu tür bir seleksiyon uygulanıyorsa, sürüye girecek dişi ve erkek toklular, canlı ağırlık bakımından en yüksek verimliler arasından seçilmelidir. Bireylerin verim değerlerinin saptanması çoğunlukla basit bir işlem olması bakımından bu yöntemin avantajı olarak söylenebilir. Kalıtım derecesi orta ve yüksek derecede (h 2 >%20) olan özelliklerde uygulandığında iyi bir genetik ilerleme sağlanabilir. Bireysel seleksiyon uygulanabilecek bazı verim özellikleri koyunlarda 1.yaş koyun ağırlığı, karkas ağırlığı, MLD alanı, yapağı verimi ve özellikleridir. Bu yöntemin dezavantajı ise kalıtım derecesi düşük özelliklerde (dölverimi gibi) hızlı bir genetik ilerleme sağlanamamasıdır. Bireylerin kendi verimlerine göre seleksiyon yönteminde ortalama et randımanı, karkastaki et, kemik, yağ oranı gibi kesimden sonra saptanabilen verim özelliklerine uygulanamaz. Ayrıca cinsel olgunluktan sonra saptanan özelliklerde de bu yöntem elverişli değildir. Ancak bu yöntem dezavantajlarına rağmen bugün de uygulanmaktadır. Fakat sonradan progeny-testing ve familya seçimi gibi yöntemlerin ortaya konulmasıyla, bu seleksiyon metodu asıl seleksiyon yöntemine ön bilgi teşkil etmiştir. 2.Akrabaların fenotipik değerlerine göre seleksiyon: Direkt Akrabalara (Pedigriye) Göre Seleksiyon: Ana, baba ve daha büyük ebeveynler direkt akrabalardır. Bu yöntemde seçim ölçütü bireylerin ana ve babalarının verim değerleridir. Genelde büyükanne ve büyükbaba gibi uzak akrabaların verimleri bu amaç için kullanılmaz. Damızlığa ayrılacak hayvanlar her iki cinsiyette de ana ve baba değerleri en yüksek olanlardan seçilir. Kalıtım derecesinin düşük (h 2 <%20) olduğu özellikler yönünden seçimde, bireysel verim değerleri ile birlikte ana ve baba değerlerinin de değerlendirilmesi seçimin etkinliğini artıracaktır. Bu yöntemin en önemli avantajı süt ve döl verimi gibi ileri yaşlarda saptanabilen özellikler yönünden genç hayvanların erken seçimi için yararlanılabilecek kaynak ana ve babaların verimlerinin olmasıdır. Ayrıca sadece erkeklerde yada sadece dişilerde görülen özelliklerde, diğer cinsiyetteki bireylerin seçimi bu yöntemle
yapılabilir. Fakat ana ve baba yüksek verimli olduğu halde, bunlardan, düşük verimli yavrular elde edilebilir. Çünkü ana ve baba birçok gen bakımından heterozigot yapıda olabilir ve yavrularına genlerin istenmeyen yarısını geçirebilir. Özellikle başka sürülerden damızlık alınıyorsa, pedigrilerindeki ana ve babaya ait verim kayıtları abartılmış veya bunların sadece yüksek kayıtları yazılmış olabilir. Pedigri kayıtlarının güvenilir olması bu yöntemde dikkat edilmesi gereken önemli bir noktadır. Kollateral Akrabalara Göre Seleksiyon: Pratik olarak uygulanması zor olduğundan küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinde kullanılması pek mümkün değildir. 3. Kombine seleksiyon: Hem bireysel değerler hem de familya ortalamaları dikkate alınarak yapılan bir seleksiyon yöntemidir. Yüksek ortalamalı familyalardan yüksek verimli hayvanlar seçilir. Seçime girecek bireylerin her biri için bir indeks değeri hesaplanır. İndeks değeri en yüksek olan hayvandan başlanarak yeteri sayıda hayvan damızlık olarak seçilir. Kombine seçim yöntemi familya seçiminin kullanıldığı bütün hallerde kullanılmaktadır. Hemen her zaman bireysel seçime üstündür. Ülkemizde ticari işletmelerde uygulanması pek mümkün değildir. Kaynaklar 1. Dairy Goat Judging Tools, Cooperative Extension Program Prairie View A&M University Prairie View, Texas 2. Kaymakçı, M., İleri Koyun Yetiştiriciliği, Meta Basım Matbaacılık Hizmetleri, İzmir, 2013. 3. Kaymakçı, M., İleri Keçi Yetiştiriciliği, Meta Basım Matbaacılık Hizmetleri, İzmir, 2013. 4. Özcan, L., Torun, O. koyunculukta damızlık seçimi, türkiye tarımsal öğrenme nesneleri deposu öğrenme nesnesi, 2007. (http://traglor.cu.edu.tr/objects/ppt/koyun_damizlik_secimi_2007_11_26.ppt ) 5. Selecting Breeding Stock For Sheep Production, Technical Bulletin 4, ESGPIP, 2007. 6. Üstüner, H., Zootekni II Dersi Uygulama Notları, Bursa, 2007.