Sayı: 113 Mayıs 2015 UNDP Başkanı Türkiye yi ziyaret etti Gelecek Turizmde geleceğin turizm projelerini arıyor Futbol taraftarları Ebolayla mücadeleyi destekledi Kuluçka Merkezi enerji verimliliğini artıracak Finansal bilinç için mobil uygulamayı indirin
UNDP ve BM Kalkınma Grubu Başkanı Türkiye yi ziyaret etti UNDP ve BM Kalkınma Grubu nun Başkanı Helen Clark, altı günlük ziyareti sırasında İstanbul daki BM Bölgesel Merkezi nin açılışında yer aldı; Gaziantep te bir mülteci kampını ziyaret etti ve GAP Enerji Verimliliği Danışmanlık ve Kuluçka Merkezi nin açılışına katıldı. Ankara, Mayıs 2015 BM Kalkınma Programı (UNDP) ve BM Kalkınma Grubu nun Başkanı Helen Clark, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve diğer uluslararası liderlerle birlikte Gelibolu daki yüzüncü yıl anma törenlerine katılmadan önce Ankara da üst düzey hükümet yetkilileri ile görüşmeler yaptı ve Suriye sınırına yakın bir mülteci kampını ziyaret etti. UNDP ve BM Kalkınma Grubu Başkanı, 21 Nisan da Ankara da Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan ve hükümetten üst düzey yetkililerle görüştü. Helen Clark, Suriye sınırı yakınındaki bir mülteci kampını ziyaret etmek için 22 Nisan da Gaziantep teydi. Clark, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ile birlikte Gaziantep te GAP Enerji Verimliliği Danışmanlık ve Kuluçka Merkezi nin açılışını da yaptı. Kuluçka Merkezi, Türk Hükümeti tarafından fonlanan ve GAP Bölge Kalkınma İdaresi ve UNDP tarafından uygulanan teknik işbirliği projesi kapsamında destekleniyor. Enerji Verimliliği Danışmanlık Şirketleri tarafından kullanılacak merkezde, sanayide ve inşaat sektöründe denetim için gerekli olan teknik ve modern test ve ölçüm ekipmanları ile laboratuvar bulunacak. BM Kalkınma Grubu Başkanı Helen Clark, 23 Nisan da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile birlikte Birleşmiş Milletler in İstanbul Bölgesel Merkezi nin açılışını yaptı. Türkiye ve UNDP, küresel kalkınma ortağı olarak Türkiye nin rolüne odaklanan küresel Ortaklık Çerçeve Anlaşması nı 2011 yılında imzalamıştı. Stratejik ortaklığın sonucu olan İstanbul daki yeni Merkez, küresel kalkınma konularının şekillenmesinde ve bu konulara katkı sağlanmasında Türkiye nin artan rolünü ve taahhüdünü gösteriyor. Merkez, UNDP nin Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu Bölgesi nde çalıştığı ülke ve bölgelere nitelikli, erişilebilir ve yerele yönelik hizmetler verecek bir çerçeve içinde faaliyet gösteriyor. Merkez aynı zamanda UNICEF ve BM Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlenmesi Birimi (BM Kadın Birimi UN Women) ofislerine de ev sahipliği yapıyor. İstanbul Bölgesel Merkezi sürdürülebilir kalkınma, yönetişim ve barışın inşası, enerji, afetlere dayanıklılık ve iklim
değişikliği gibi alanlarda çalışıyor. Merkez aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitliği, sağlık, işbirlikleri kurulması, çocuk haklarının korunması ve bilgi ve inovasyon gibi tematik alanlarda da çalışıyor. Helen Clark ayrıca, 23 Nisan da İstanbul da ve 24-25 Nisan da Çanakkale de düzenlenen Barış Zirvesi ile Çanakkale Savaşı nın yüzüncü yılı anma törenlerine de katıldı.
BM Kalkınma Grubu Başkanı ve Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı yeni İstanbul Bölgesel Merkezi nin açılışını yaptı Birleşmiş Milletler ve Türkiye Cumhuriyeti, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı nın (UNDP) Avrupa ve Bağımsız Devletler Bölgesi nde çalıştığı ülke ve bölgelerde yerele yönelik kalkınma desteği sağlayan yeni İstanbul Bölgesel Ankara, Mayıs Merkezi nin 2015 açılışını 23 Nisan da resmi olarak yaptı. Merkez aynı zamanda UNICEF ve BM Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlenmesi Birimi (BM Kadın Birimi UN Women) ofislerine de ev sahipliği yapıyor. BM Kalkınma Grubu Başkanı ve UNDP Başkanı Helen Clark, İstanbul Bölgesel Merkezi nin açılış töreninde, Bu bilgi birikimini ve teknik uzmanlığı İstanbul a taşıyarak, 2015 sonrası kalkınma gündemi kapsamında Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu Bölgesi ndeki ulusal ve uluslararası ortaklarımızı desteklemek ve onlarla yakın ilişkiler kurmak için daha iyi konumlanmış oluyoruz dedi. UNDP nin yakın zamanda açıkladığı verilere göre, Avrupa ve Orta Asya nın gelişmekte olan ve geçiş ekonomilerinde, hatta bazı üst orta gelirli ülkelerde de, yoksulluk ve eşitsizlikler görülüyor. UNDP nin bu yılın başında açıkladığı Avrupa ve Orta Asya'nın Geçiş Dönemi ve Gelişmekte olan Ekonomilerinde Yoksulluk, Eşitsizlik ve Kırılganlık raporuna göre, bu ülkelerde beklenen yaşam süresi de diğer ülkelerin küresel ortalamalarına göre giderek azalıyor. Değişen iklim ve afet riskine giderek daha fazla maruz kalınması nedeniyle bölgede bir yandan mevcut güçlükler süregiderken bir yandan da yenileri ortaya çıkıyor. İstanbul Bölgesel Merkezi nin desteği, ülkelerin bu güçlüklere ve sürdürülebilir kalkınma, yönetişim ve barışın inşası, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadının güçlendirilmesi, enerji, afetlere karşı dayanıklılık ve iklim değişikliği ayrıca çocuk haklarının korunması gibi konulara ve diğer benzer alanlara duyarlı bir kalkınma yolunu izlemelerini sağlayacak. İstanbul Bölgesel Merkezi ve Türkiye Cumhuriyeti, Güney-Güney işbirliğinin teşvik edilmesi ve Türkiye nin önemli kalkınma deneyimlerini diğer ülkelerle paylaşması için ortak çalışmalarını artıracak. Taraflar arasındaki stratejik ortaklık, Türkiye nin dünya genelinde kalkınma işbirliğinde yükselen bir donör olduğunu da vurguluyor. BM ambleminin üzerindeki örtünün kaldırıldığı İstanbul Şişli deki yeni Bölgesel Merkez in açılışında BM Kalkınma Grubu ve UNDP nin Başkanı Helen Clark a Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş eşlik etti. İstanbul Bölgesel Merkezi, BM kalkınma sistemi içindeki eşgüdümü artıracak bir şekilde BM Nüfus Fonu nu da
kapsayan İstanbul daki diğer BM temsilciliklerine yakın bir konumda yer alıyor. UNDP nin diğer bölge ofisleri Amman, Addis Ababa, Bangkok, Dakar, Kahire ve Panama da bulunuyor.
Ankara, Mayıs 2015 Gaziantep te kurulan Kuluçka Merkezi, Güneydoğu Anadolu Bölgesi nde enerji verimliliğini artıracak GAP Enerji Verimliliği Danışmanlık ve Kuluçka Merkezi, Güneydoğu Anadolu Bölgesi nde Enerji Verimliliği Danışmanlık Şirketlerinin kurulmasını teşvik edecek ve sektörde istihdam yaratılmasına katkı sağlayacak. Bölgede enerji verimliliğinin sürdürülebilir bir şekilde artırılması amacıyla kurulan GAP Enerji Verimliliği Danışmanlık ve Kuluçka Merkezi nin açılışını, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ve BM Kalkınma Programı (UNDP) Başkanı Helen Clark birlikte yaptı. Törene, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Sadrettin Karahocagil ev sahipliği yaptı. Kuluçka Merkezi, Güneydoğu Anadolu Bölgesi nde Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Kullanımı ve Enerji Verimliliğinin Artırılması projesi kapsamında kuruldu. Proje, T.C. Kalkınma Bakanlığı Güneydoğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi (GAP BKİ) tarafından, UNDP nin teknik desteği ile yürütülüyor. Enerji Verimliliği Danışmanlık Şirketleri tarafından kullanılacak olan GAP Enerji Verimliliği Danışmanlık ve Kuluçka Merkezi, projenin en önemli faaliyetlerinden biri ve merkez, Gaziantep Sanayi Odası ve Gaziantep Üniversitesi işbirliği ile kuruldu. Enerji Verimliliği Danışmanlık ve Kuluçka Merkezi, sanayide ve binalarda enerji verimliliğinin artırılması için enerji denetimlerinin yapılmasında ve danışmanlık hizmetlerinin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor. Şu anda, Güneydoğu Anadolu Bölgesi nde Enerji Verimliliği Danışmanlık Şirketleri bulunmuyor. Bölgede enerji verimliliğini sürdürülebilir bir şekilde geliştirmek için yerel Enerji Verimliliği Danışmanlık Şirketlerinin kurulmasının teşvik edilmesi çok önemli. Bu nedenle, Gaziantep te GAP Enerji Verimliliği Danışmanlık ve Kuluçka Merkezi kuruldu. Törende açılış konuşmasını yapan UNDP Başkanı Helen Clark, şunları söyledi: Bu merkez, UNDP nin yeşil ve kapsayıcı büyümeye geçmeleri için paydaş ülkeleri nasıl desteklediğini gösteren harika bir örnek. Biz bu tür örneklere üçlü kazanç diyoruz çünkü bu tür girişimler hem ekonomik, hem sosyal ve hem çevresel hedefleri ileriye taşıma potansiyeline sahip oluyorlar. GAP Enerji Verimliliği Danışmanlık ve Kuluçka Merkezi nde, sanayide ve binalarda enerji verimliliği uygulamalarının doğru ve çağdaş teknik ve yaklaşımlarla yapılması için gerekli olan test ve ölçüm cihazlarının bulunduğu bir
laboratuvar da yer alacak. Gaziantep Sanayi Odası tarafından tahsis edilen Merkez binası Alman Pasif Ev Enstitüsü nün EnerPHit kriterine göre tasarlandı ve tadilatı yapıldı. GAP Enerji Verimliliği Danışmanlık ve Kuluçka Merkezi binası, Türkiye de tadilat görmüş bina kategorisinde EnerPHit sertifikasına sahip ilk ve tek enerji etkin bina olacak. Pasif Ev, Alman Pasif Ev Enstitüsü nün belirlediği ve uluslararası anlamda tanınan enerji verimli bina standardıdır. Pasif Evler güneşi, iç ısı kaynaklarını ve ısı kazanımını verimli bir şekilde kullanır ve en soğuk kış mevsimlerinde bile geleneksel ısıtma sistemlerine ihtiyaç duymaz.
30,000 den fazla futbol taraftarı 12. Yoksullukla Mücadele Maçı nda Ebola ile mücadeleye destek verdi Ankara, Mayıs 2015 UNDP nin en iyi futbolculardan oluşan takımı, Ebola virüsünden etkilenen Batı Afrika ülkelerindeki iyileştirme çalışmaları için hem bağış toplamak ve hem de farkındalık yaratmak için Fransa 1. Lig takımı Saint Etienne All Stars ile 20 Nisan da maç yaptı. UNDP nin düzenlediği 12.Yoksullukla Mücadele Maçı, Türkiye de TRT Spor tarafından canlı yayınlandı. AS St. Etienne oyuncusu ve Türkiye deki futbol severlerin yakından tanıdığı Mevlüt Erdinç de 12. Yoksullukla Mücadele Maçı nda oynayan dünyaca ünlü futbol yıldızları arasındaydı. Maçtan elde edilecek gelirin üçte ikisi 20 binden fazla insanın ölümcül hastalıktan dolayı hayatını kaybettiği Gine, Liberya ve Sierra Leone deki iyileştirme çabaları için kullanılacak. Fakat ölüm ve acı krizin sadece bir parçası. Salgın üç ülkede edinilen ekonomik ve sosyal kazanımların duraksaması ve hatta gerilemesi riski ile daha önce görülmemiş oranda yaygın bir sosyo-ekonomik krize neden oldu. UNDP, Birleşmiş Milletler in Ebola iyileştirme müdahalesini yürütüyor ve üç ülkede erken iyileştirme faaliyetlerini koordine ediyor. Maç sırasında konuşan UNDP Başkan Yardımcısı Gina Casar: Uluslararası toplum plâna sadık kalmalı ve en çok etkilen üç ülkenin bu yıkıcı krizden iyileştirilmesi için destek sağlamaya devam etmelidir, dedi. Hasta sayısını sıfıra indirmeliyiz ve bu sıfırda kalmalı. Aynı zamanda bu ülkelerin iyileştirme çabalarına destek vermeliyiz, diye ekledi. UNDP Yoksullukla Mücadele Maçı nın ilki 2003 te Basel de oynandı. O tarihten itibaren maçlar Madrid, Düseldorf, Marsilya, Malaga, Fes, Lizbon, Atina, Hamburg ve Brezilya nın Porto Alegre kentinde düzenlendi. Tüm dünyada televizyonlarda canlı olarak yayınlanan her maç farklı zorluklarla karşılaşan farklı ülkelerdeki özel projelere destek sağlıyor. Bir dostluk maçı olmasına rağmen, futbolcular Dünya Kupası Eleme maçındaymış gibi oynadı ve UNDP yıldız oyuncular takım 7 gol, Saint Etienne Yıldız Oyuncuları ise 9 gol atarak maçı kazandı.
GAP Bölgesi nde Yeşil Bina Tasarım ve Projelendirme Eğitimi yapıldı Kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan makine, elektrik-elektronik ve inşaat mühendisleri ile mimarlar çevre dostu teknolojiler, yenilenebilir enerji, enerji verimli yapılaşma, sürdürülebilir mimari ve ser tifikasyon süreçleri ile ilgili Yeşil Bina Tasarım ve Projelendirme eğitiminde bir araya geldi. Ankara, Mayıs 2015 Eğitim, 15-17 Nisan 2015 tarihlerinde Harran Üniversitesi GAP Yenilenebilir Enerji ve Enerji Verimliliği Merkezi nde (GAP YENEV) yapıldı. GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı tarafından, UNDP işbirliğiyle yürütülen Güneydoğu Anadolu Bölgesi nde Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Kullanımı ve Enerji Verimliliğinin Arttırılması Projesi kapsamında düzenlenen eğitim, projenin Kurumsal Kapasite Geliştirme Eylem Planı" kapsamında düzenlendi. Makine, elektrik-elektronik ve inşaat mühendisleri ile mimarlara yönelik düzenlenen eğitimle, kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapmakta olan teknik personelin çevre dostu teknolojiler, yenilenebilir enerji, enerji verimli yapılaşma, sürdürülebilir mimari ve sertifikasyon süreçleri konularında yetkinliklerinin arttırılması hedeflendi. Eğitime, GAP Bölgesi'nde yer alan kamu kurumlarından 40 mühendis ve mimar katıldı.
GAP Bölgesi nde üretimi yapılan organik ürünlerin tanıtımı İzmir de yapıldı. GAP bölgesinde faaliyet gösteren üretici birlikleri, organik üretim yapan işletmeler ve çiftçiler GAP Organik Tarım Küme projesi kapsamında Ekoloji İzmir 6. Organik Ürünler Fuarı na katıldı. Ankara, Mayıs 2015 Ekoloji İzmir 6. Organik Ürünler Fuarı 16-19 Nisan 2015 tarihleri arasında İzmir de düzenlendi. GAP Organik Tarım Küme projesi GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı tarafından UNDP nin teknik desteği ile yürütülüyor. Fuarda kurulan stantta Kilis, Diyarbakır, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak ve Adıyaman illerinde üretilen organik zeytin, zeytinyağı, nar ekşisi, bal, badem, kuru üzüm, üzüm pekmezi, pamuk, mercimek, buğday ve nohut gibi organik ürünlerin tanıtımı ve pazarlaması yapıldı. Fuara katılan kurum ve kuruluşlara GAP Organik Tarım Küme projesinin tanıtımı da yapılmış oldu ve fuar, organik tarım konusunda ikili işbirliklerinin geliştirilmesi ve pazarlama çalışmaları açısından faydalı oldu.
Gelecek Turizmde geleceğin turizm projelerini arıyor Gelecek Turizmde Sürdürülebilir Turizm Destek Fonu bu yıl da sürdürülebilir turizme katkı sağlayacak üç projeye destek verecek. Projeler için başvurular 12 Mayıs ta başlıyor. Ankara, Mayıs 2015 Gelecek Turizmde projesi, Anadolu Efes, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ortaklığında 2007 yılında başladı. Gelecek Turizmde Sürdürülebilir Turizm Destek Fonu yerel turizm aktörlerinin ve sivil toplum örgütlerinin, kamu kuruluşları ve özel kuruluşlarla işbirlikleri geliştirerek sürdürülebilir turizm alanında iyi örneklerin çoğalmasını hedefliyor. Gelecek Turizmde Sürdürülebilir Destek Fonu için başvurular bu yıl 12 Mayıs ta başlıyor. Fon desteği için, Türkiye de kayıtlı olan ve tüzel kişiliğe sahip kâr amacı gütmeyen sivil toplum kuruluşlarının (sivil toplum örgütleri, odalar, birlikler, kooperatifler, mesleki dernekler, federasyonlar, vakıflar dâhil) yanı sıra üniversiteler ve araştırma enstitüleri/merkezlerinin başvuruları da kabul ediliyor. Ayrıntılı bilgi ve başvuru için bu bağlantıya tıklayınız. Şimdiye kadar hangi projelere destek verdik? Projelere fon desteğinin yanı sıra eğitim, iletişim ve mentorluk gibi uygulama destekleri de fon kapsamında veriliyor. Ayrıca, projelerin işleyişi uzman bir ekiple takip edilerek etki ve sonuçların ölçümlenmesi sağlanıyor. Projenin ilk yılında, %100 Misia Projesi, Mardin de Kadın Liderliğinde Sürdürülebilir Turizm Girişimlerinin Yaratılması Projesi ve Seferihisar ın Geleneksel Mutfağı Projesi desteklendi. İkinci dönemde ise desteklenmek üzere Dünyanın En Eski Tapınağı Göbeklitepe de Taş İşçiliği, Malatya'nın Mirası Arslantepe ve Safranbolu Hatırası Projesi seçildi.
TSE Klima Laboratuvarı daha çok ilgi çekmeye devam ediyor Rusya heyetinin Mart 2015 te yaptığı ziyaretinin ardından Nisan ayında Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü ( YEGM), Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı (BSTB) ve İklimlendirme Soğutma ve Klima İmalatçıları Derneği (İSKİD) temsilcileri, Enerji Verimli Ürünlerin Piyasa Dönüşümü projesi kapsamında TSE de kurulan klima laboratuvarını ziyaret etti. Ankara, Mayıs 2015 Daikin, Arçelik-LG, Vestel, Alarko-Carrier, Baymak ve Bosch gibi dünya lideri klima üreticileri, ziyaret sonrasında laboratuvar yatırımı ile ilgili olumlu izlenimlerini ifade etti. Ayrıca Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı temsilcileri ile piyasa gözetim ve denetim konularını ve Bakanlığın gelecekteki piyasa gözetim ve denetim eylem planlarını görüştüler. Laboratuvar ziyaretine katılan bütün üreticiler, UNDP/GEF Enerji Verimli Ürünlerin Piyasa Dönüşümü projesi kapsamında kurulan test laboratuvarının Türkiye de klima alanında uygunluk değerlendirme altyapısının geliştirilmesine yönelik olağanüstü bir adım olduğunu belirtti. Ayrıca, bu laboratuvarın Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı nın piyasada adil rekabetin sağlanmasına yönelik piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerine büyük katkısı olacağını ifade ettiler.
Finansal farkındalık için mobil uygulamayı telefonunuza indirin Paramı Yönetebiliyorum projesinin artık mobil uygulaması var. Finansal okuryazarlığı artırmak amacıyla geliştirilen uygulamaya ulaşmak için buraya tıklayın. Ankara, Mayıs 2015 Mobil uygulamada bütçenizin gelir ve giderlerini hesaplayabiliyorsunuz ve birikim hedeflerinizi takip edebiliyorsunuz. Ayrıca, piyasalardan güncel bilgiler de uygulamada yer alıyor. Paramı Yönetebiliyorum projesi 2009 da Kalkınma Bakanlığı, UNDP, Habitat Kalkınma ve Yönetişim Derneği, Visa Europe Türkiye ve üye bankalarının katılımı ile gençlerin finansal okuryazarlıklarını artırmak amacıyla geliştirildi. Proje ile gençlerin finansal bilincini geliştirmek için kamu, sivil toplum ve özel sektör Türkiye de ilk kez bir araya geldi. Paramı Yönetebiliyorum, 15-30 yaş arası gençlerin kişisel mali kaynaklarını bütçelemelerine ve finans hizmetlerini doğru kullanmalarına destek olacak bir eğitim olanağı sunuyor. Gönüllü akran eğiticileri ve Kent Konseyi Gençlik Meclislerinin desteği ile gençlere bütçeleme, finansal planlama ve yönetim ve kayıt dışı ekonomi ile mücadele, finansal bilincin sürdürülebilir kalkınmaya katkısı konularında eğitimleri ulaştırıyor. Projeyle şimdiye kadar, 70 bin gence ulaşıldı ve http://paramiyonetebiliyorum.net üzerinden ulaşılabilen çevrimiçi eğitimleri 26 bin kişi tamamladı.
Seçilmiş Sanayi Tesislerinde Ön Enerji Etütleri Başladı Enerji etüt programı Sanayide Enerji Verimliliğinin Artırılması projesi kapsamında Mart 2015 te resmi olarak başlatıldı. Ankara, Mayıs 2015 Projenin önemli bileşenlerinden birisi olan enerji etütleri, sanayi tesislerinde enerji verimliliğinin önemine yönelik bilincin artırılması için etkili bir araç. Türkiye şartlarına uygun olarak geliştirilen etüt metodolojisinin test edilmesi için, 2014 yılında bir pilot faz tasarlanmıştı. Pilot faz uygulaması için seçilen dokuz sanayi tesisinde ön etütlere başlandı. Ön enerji etütlerindeki bulguların iyileşme için yüksek bir potansiyel ve buna bağlı olarak detaylı ölçüm gerekliliği ortaya çıkarması durumunda, pilot faza detaylı enerji etütleriyle devam edilecek. Pilot fazdaki detaylı enerji etütleri, ilgili taraflara; hazırlanan raporların tamlığını, düzgünlüğünü ve geliştirilmiş formata uygunluğunu değerlendirme imkânı verecek. 2015 in ilk aylarında pilot fazdaki enerji etütlerini yürütecek enerji verimliliği danışmanlık (EVD) firmalarını seçmek üzere bir ihale gerçekleştirildi. İhale için çeşitli kalite ölçütleri tanımlandı ve yetkinliği bulunan firmaların söz konusu ihaleye girmelerine imkân verildi. İhalenin ve kontrat imzalama prosedürlerinin sonuçlanmasından sonra altı EVD şirketi ön enerji etütlerini yapmak üzere seçildi. Seçilen EVD şirketlerinin isimleri şöyle: Endüstriyel Enerji Enervis Escon Schneider Siemens Som Akademi Seçilen sanayi şirketlerinin isimleri, bu şirketlerin temel ürünleri ve yürütülen ön enerji etütlerinin tarihleri ise şöyle:
19-20 Mart: TERMİKEL (Ankara-Sincan da konuşlu fabrikanın ana ürünleri; ankastre ve solo fırın, mikrodalga fırın, ankastre ve set üstü ocak, davlumbaz, bulaşık makinesi ve akıllı tahtadır.) 24 Mart: ABS ALÇI (Ankara-Gölbaşı da konuşlu fabrikanın ana ürünleri; alçı ve çeşitli tiplerde alçı ürünleri, sıva, derz dolgusu, yalıtım plakası, seramik yapıştırıcısı, köşe ve duvar profilleridir.) 24-25 Mart: SAİNT-GOBAIN RİGİPS/Bala (Ankara-Bala da konuşlu fabrikanın ana ürünleri; alçı ve çeşitli tiplerde alçı ürünleri, asma tavan, alçı panel, sıva, derz dolgusu, gri-siyah çimentodur.) 25-27 Mart: ASAŞ Ambalaj (Ankara-Yenikent te konuşlu fabrikanın ana ürünleri; gıda ürünleri için paket ve paketleme malzemeleri, temizlik ve sağlık malzemeleri için paketler ve plastik şişelerdir.) 26-27 Mart: SAİNT-GOBAIN RİGİPS /Elmadağ (Ankara-Elmadağ da konuşlu fabrikanın ana ürünleri; alçı ve çeşitli tiplerde alçı ürünleri, asma tavan, alçı panel, sıva, derz dolgusu, gri-siyah çimentodur.) 26-27 Mart: ANKARA SERAMİK (Ankara-Sincan da konuşlu fabrikanın ana ürünleri çeşitli tiplerde porselen trafo izolatörü, alçak, orta ve yüksek gerilim izolatörü, ve trafo aksesuarlarıdır.) 1-2 Nisan: ORS (Ankara-Polatlı da konuşlu fabrikanın ana ürünü çeşitli tipte rulmanlardır [tek/çift sıralı bilyalı rulman, silindirik ve konik makaralı rulman, oynak bilyalı rulman, açısal temaslı rulman, vb.].) 2-3 Nisan: GÜRSAN (Ankara-Akyurt ta konuşlu fabrikanın ana ürünleri çeşitli işlenmiş cam mamulleridir [düz ve bombeli ısıcam, düz ve bombeli temperli cam, lamine cam, düz ayna, emniyet camları, vb.].) 3-4 Nisan: MİTAŞ (Ankara-Yenimahalle de konuşlu fabrikanın ana ürünleri elektrik iletim hattı direği, elektrik dağıtım hattı, trafo merkezi ve şalt sahası için çelik konstrüksiyonlar ve ilgili aksesuarlardır.) Bundan sonraki adım ön enerji etüdü raporlarının yerel ve uluslararası uzmanlardan oluşturulacak değerlendirme komitesi tarafından incelenmesidir. Fabrika ziyaretleri ve saha çalışmalarının fotoğrafları için lütfen tıklayınız.
PODCAST 130 06.04.2015 Türkiye de Sivil Gözetimin Geliştirilmesi Dr. Leyla Şen, UNDP Türkiye Kapsayıcı ve Demokratik Yönetişim Program Müdürü play audio pause audio UNDP Türkiye: Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Türkiye Temsilciliği nin hazırladığı Yeni Ufuklar Programı ile karşınızdayız. Bu bölümde 2. Aşaması Mart 2015 te sona eren ve güvenlik faaliyetlerinin yürütülmesinde hesap verebilirliğin ve şeffaflığın artırılmasına yönelik adımları desteklemeyi amaçlayan Türkiye de Sivil Gözetimin Geliştirilmesi Projesi hakkına konuşuyoruz. Konuğumuz UNDP Türkiye den Kapsayıcı ve Demokratik Yönetişim Program Müdürü Dr. Leyla Şen. Hoşgeldiniz. Leyla Şen: Hoşbulduk. UNDP Türkiye: İç Güvenlik Sektörünün Sivil Gözetiminin Geliştirilmesi Projesi İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülüyor. Bakanlık proje faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi, analitik raporların hazırlanması, toplantılar ve seminerler düzenlenmesi konularında da UNDP den teknik destek alıyor. Projenin finansmanı Avrupa Birliği tarafından sağlanıyor ve proje uygulaması hem ulusal hem de yerel düzeyde İçişleri Bakanlığı tarafından takip ediliyor. Sivil gözetim konusunda çok önemli paydaşlar bir araya geldi bu projeyle. Peki sivil gözetimden ne anlamalıyız, sivil gözetim ne demek Leyla Hanım? Leyla Şen: Öncelikle bu kavramı daha yaygın bir dinleyici ile paylaşmamıza fırsat verdiğiniz için çok teşekkür ediyoruz. Sivil gözetim Türkiye de ilk çalışmaya başladığımız günlerin aksine hani dışarıdan empoze edilen ya da Avrupa Birliği uyum sürecinde olmazsa olmaz olarak tanımlanan bir kavram değil. Son 40 yıldır, güvenlik paradigmasının geldiği noktayla ilgili ve bu paradigma ile ilgili tartışmayı zaten başlatan uluslararası kuruluş da yine UNDP, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı. Şimdi çok birebir tanımıyla baktığımız zaman sivil gözetim özellikle güvenlik sektörü anlamında tartışmaya açtığımızda üniformalı veya silahlı olan birimlerin, hizmet veren birimlerin sivil erklere hesap verebilmesini anlatan bir kavram olarak
karşımıza çıkıyor, ki bu kavramda sadece atanmış sivil gözeticiler, sivil yöneticiler değil bunun yanı sıra hizmet verdikleri kesimlerin, vatandaşların da hizmetten beklentileri, hizmet ihtiyaçları, insan onuruna yakışır bir çevreyi yaratmadaki katkılarını da bekleyen bir kavram. Aslında yönetişimin tam da odak noktası tam da kırılma noktası diyebileceğimiz bir kavram. UNDP Türkiye: Projenin 2012 de başlayan 2.Aşaması da geçtiğimiz ay sona erdi. Bize biraz projenin çıkış amacından, biraz geçmişinden bahseder misiniz? Neden böyle bir proje başlatıldı? Leyla Şen: Aslında terminoloji 40 yıldır tartışılan, paradigma 40 yıldır tartışılıyor ve yeniden tanımlanıyor. 1994 te bizim şuan temsil ettiğimiz kuruluş bunun zaten öncülüğünü yaparak tavsiye niteliğinde üye ülkelerin de bu kavramı benimsemesi yönünde çalışmalara başladı. Tabii Türkiye bağlamında, Türkiye nin Avrupa Birliği ne üyelik süreci bu kavramı tam da çalışmaların orta noktasına getirilmesinde hızlandırıcı bir etkiye sahip oldu. 2008 de de yine hani şeye baktığımız zaman, İlerleme Raporlarına baktığımız zaman, işte bu güvenlik sektörünün çok daha hesap verebilir olması ya da işte askeri, üniformalı, silahlı güçlerin kendi hizmet alanlarında sivil otoritelerle uyumlu ve hesap verebilirlik ilişkileri içerisinde çalışması gereğini işaret eden raporlardı. Çıkış noktası budur. Ama tabii şöyle bir baktığımız zaman 2008 den 2012 arasındaki döneme, 2014 arasındaki döneme, 2008 de başladığımız ilk fazda oldukça düşük profilli gitmek zorunda kaldık. Kavram bilinmiyordu, kavramın içerisine çok farklı anlamlar yüklendiriliyordu ve ister istemez kurumlar, bu sadece Türkiye ye özgü bir şey değildir, dünyanın neresinde çalışırsak çalışalım bu karşılaşacağımız bir vakadır, kurumlar kendi alanlarına girildiği hissiyatıyla direnç gösterme eğiliminde olabiliyorlar. İlk fazda düşük profille, kavram budur, geçmişi budur şeklinde bir ortak anlayışı hazırlamak üzere yola çıktık ve ağırlıklı olarak da zaten çalışmalarımız o yönde oldu. Tabii çok önemli bazı mevzuat çalışmalarını da yaptık bu arada çünkü aslında Türkiye deki yasal düzenlemeye baktığınız zaman şunu görüyorsunuz; sivil otoritenin üniformalı ve silahlı güvenlik birimleri üzerinde otoritesi var zaten, gözetim otoritesi. Ama bu ne kadar kullanılmış şu güne kadar ne dereceye kadar farkına varılmış, oralarda belli boşluklar vardı.işte biz ilk fazda, tam da yaptığımız konu buydu, yasal çerçeve sivil otoriteye kolluk dediğimiz, kolluk hizmetini ifa eden kuvvetler üzerindeki gözetim yetkisini analiz eden çok önemli bir çalışma yaptık. Tabii burada çok kıymetli isimlerle çalıştık. Kendi proje ekibimizin yanı sıra ben burada huzurunuzda bir kere daha teşekkür etmek istiyorum şuanda Bahçeşehir Üniversitesi ndeki kıymetli hocamız Prof. Dr. Feridun Yenisey hocamızın kaleme aldığı bir çalışmaydı ve bize gelen geri dönüşler gerek valilerimizin gerek kaymakamlarımızın o referans kitabından çok çok yararlandığıydı. 2012 ye geldiğimizde ise ikinci fazda çok daha farklı bir konjonktürde çalışmaya başladık. İçişleri Bakanlığı en üst düzeyde hem projeye hem kavrama sahip çıktı. İlk fazla karşılaştırdığımız zaman dediğim gibi daha düşük profille giderken, kolluk kuvvetlerinin en üst düzeyinde neredeyse temsiliyetle çalışmalarımızı planladık ve yaptık. İkinci fazda neler başardık? İlk fazda ilk tohumlarını attığımız, bakın bu çok önemlidir, insani güvenli ya da insan odaklı güvenliğin somut uygulamalarından biri olarak yerel bölgelerde biz yerel önleme ve güvenlik kurulları nı kurduk. İlk fazda dört taneyken sayımız Niğde de, Erzurum da, İstanbul da olmak kaydıyla bu fazda biz bunu beş ilde sekiz alanda yaptık ve bir model geliştirdik. Evet ilçeler bazında olmalı ama ilçeler ve illerin de mutlaka koordinasyonu. Ve üçüncü faz, biraz sonra değineceğim, işte üçüncü faz tam da bu modelin hayata geçirilmesine yönelik çalışmalar olacak. Neydi bu kurullardaki amacımız? Kurullardaki amacımız, evet kolluk kuvvetleri sonuçta üniformaları çıkarttığımızda silahları bir kenara bıraktığımızda hepimiz bu ülkenin sade vatandaşıyız. O hizmeti ifa edenlerin de yaptığımız çalışmalar onu gösterdi çok olağan üstü özverilerle ve bu ülkenin hani
güvenlik ortamına katkı vermek üzere çalıştıklarını da gördük. Ama tabii o yoğunlukta, günlük telaşlar ve plânlamalar ışığında bazen yerelin ve vatandaşın beklentilerinin uzağına düşebileceklerini de yine vatandaştan gelen geri beslemelerle aldık. Bu kurullar ilçelerde kaymakamın, jandarmanın, jandarma varsa eğer o bölgede, polisin ve o bölgedeki yine sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelerek biz yereldeki güvenlik hizmetlerinden ne bekliyoruz, nasıl plânlamalı, bizim önceliğimiz nedir diye. Ve yerelde biz eylem plânları çıkarttık, güvenlik eylem plânları. Açık söyleyeyim ilk biz bunu tartışmaya başladığımızda işte bu hani benim de kendi anlayışımla ilgili bir şeydi, ya ne kadar farklılık gösterebilir ki fln diye kendimce bir tepki ve soru işaretim vardı. Ama plânlar çıkmaya başladığı zaman ilk fazdan örnek verebilirim; Niğde de uzun süredir boşta kalan ve tamamlanmayan inşaatların çok ciddi bir güvenlik sorunu oluşturduğu bilgisini alırken, Erzurum da sokak lambalarının yeterince aydınlatılmamasının, yeterince olmamasının kız çocukları ve kadınlar için ne kadar önemli bir tehdit oluşturduğunu gördük. Yerelin nabzını tutmak, hizmet verenin hizmet sunduğunun ne kadar memnun olduğunun görünmesini sağlamak açısından çok önemli bir platformdu. UNDP Türkiye: Bu yerel önleme ve güvenlik kurulları beş ile bağlı sekiz ilçede yaptığınız aslında projeyle birlikte yapmak istediğiniz kazanımların sürekli halde devam etmesi için çok önemli. Leyla Şen: Aynen. UNDP Türkiye: Aynı şekilde yerel eylem plânları da çok önemli bu anlamda. Peki bu planlar bir seferlik mi yapılacak yoksa periyodik olarak yapılmaya devam edilecek mi? Leyla Şen: Çok teşekkür ederim bu soru için. Şimdi bu plânlar nasıl hazırlanıyor? İlk önce küçük gruplar oluşturularak, mahalleler bazında, muhtarlarımızı da devreye sokarak güvenlik ihtiyaçları kolluk kuvvetlerinin hizmetine yönelik güvenlik ihtiyaçları nedir, onun analizi yapılıyor. O analizden sonra önceliklendirme yapılıyor. İşte elli tana sorun çıkabilir ama bu elli içerisinde en önemli on nedir ona eğilmeye başlıyoruz hep birlikte. Ve güvenlik eylem, yerel güvenlik eylem plânındaki amaç ilk onu belirledikten sonra ilgili tüm tarafların buna bir taahhüdünü istiyoruz bunun yapılırlığına yönelik. Her toplantıda ne aşamadayız, neler yapılmış onların değerlendirilmesi yapılıyor ve her yılın başında da güncelleme yapılıyor. UNDP Türkiye: 3. Faz dan bahsettiniz. O zaman bu önemli konuda daha fazla çalışmalar yapılacağını gelecekte anlıyoruz. Leyla Şen: Aynen. UNDP Türkiye: Kısaca ondan da bahsedebilir misiniz? Leyla Şen: Leyla Şen: Şimdi izninizle 3. Faz a geçmeden önce 2. Faz da yaptığımız bir iki önemli çalışma var, noktalar olarak onlara da değineyim. Bir diğeri mesela evet şuanda işte mevcut yasal düzenlemeler içerisinde bu gözetim mümkün olmakla beraber bunun çok daha sistematik hale getirilmesi lâzım. O yönde bir temel yasa taslağı çalışması yine yapıldı. Yine çok hani Türkiye nin önde gelen bilim insanları, kolluk kuvvetlerinin, bakanlığımızın yine üst düzey yetkililerinin uzmanlarının katıldığı bir çalışmaydı. Tabii o da yasa haline geldiği zaman bu sefer çok daha bütüncül bakma şansımız olacak. Bir diğer önemli nokta kolluk kuvvetlerinin üst düzeyinin ortak dile sahip olması. Bunun için de bir ortak akademi oluşturulması yönünde iyi uygulamalar incelendi, yine Türkiye ye bir model sunuldu.
3.Faz, bütün bu sunulanların daha somuta indirilmesi yönündeki çalışmalar. Kısaca değinmek gerekirse, dört başlığımız olacak. Bir tanesi yasal ve kurumsal yapı ki burada polis ve jandarmanın en temel kanunlarının hesap verebilirlik ve sivil gözetim bağlamında yeniden gözden geçirilmesi çalışması olacak. Bir diğer boyutu biraz önce bahsettiğim ortak akademinin ilgili yasal düzenlemeleri çalışması olacak. İkinci çok önemli bileşenimiz ana başlık olarak; parlamenter gözetim. Biliyoruz ki dünyadaki bütün iyi uygulamalarda siz yürütmede hangi tedbirleri alırsanız alın eğer parlamenter yani yasamanın gözetimi yoksa, halkın temsiliyetinin gözetimi yoksa çok önemli bir ayağınız eksik kalıyor. İkinci önemli bileşenimiz parlamenter gözetimi sağlayacak mekanizmaların oluşturulması. Üçüncüsü, biraz önce sizinle konuştuğumuz yerel önleme ve güvenlik kurullarının tüm Türkiye de yaygınlaştırılması ve en az 3 ilde tüm ilçeler ve il düzeyi modelin uygulanması ve buradan çıkarılan dersten de yeni bir stratejinin Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı na önerilmesi. Ve dördüncü bileşen de diğer bileşenlere ve diğer projelere göre çok önemli bir nüansla kurumsal ve bireysel kapasite güçlendirme. Neden önemli bir nüans? Şuana kadar biz bu kapasite güçlendirme çalışmalarını profesyonellere, meslek erbabına yönelik olarak yapmıştık. Ama bu fazda sadece o değil hangi ilde yerel güvenlik, yerel önleme ve güvenlik kurulu oluşturacaksak, orada vatandaşla da birebir mahalle düzeyine kadar inerek neden halk katılmalı, neden sivil gözetim, neden vatandaş odağı, birey odağı, bunlara yönelik çok kapsamlı ihtiyaca yönelik programlar uygulayacağız ki biz bunu bilirsin kendi ailemizde aslında güçlendirme olarak söylüyoruz. Bir yandan kapasiteler güçlenecek profesyonellerin ama bir yandan da vatandaşın da hak talep etme yönündeki güçlendirme çalışması yapılacak. UNDP Türkiye: UNDP Türkiye: Çok teşekkür ederiz Leyla Hanım katkılarınız için. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı UNDP Türkiye Temsilciliği nin hazırladığı Yeni Ufuklar ın da bu haftalık sonuna gelmiş oluyoruz. Programı Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyosu - Radyo İlef stüdyosunda hazırladık. Programımıza İstanbul da FM bandında ve internette Açık Radyo dan, yayın ağımızdaki üniversite radyolarından ve podcast formatında itunes, Soundcloud, TuneIn, Pure Connect, Yodiviki ve Audioboo üzerinden, ayrıca tr.undp.org adresinden ulaşabilirsiniz. Sosyal medya üzerinde kullanıcı adımız undpturkiye. Tekrar görüşmek dileğiyle, hoşçakalın.
PODCAST 131 13.04.2015 Afet Riskini Azaltmada Yeni Dönem: Sendai Bildirgesi Margareta Wahlström, Birleşmiş Milletler Afet Riskinin Azaltılması Ofisi Başkanı Rachel Kyte, Dünya Bankası İklim Değişikliği Özel Temsilcisi play audio pause audio UNDP Türkiye: Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Türkiye Temsilciliği nin hazırladığı Yeni Ufuklar Programı ile karşınızdayız. Bu bölümde, Mart ayında Japonya nın Sendai kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler Dünya Afet Riskinin Azaltılması Konferansı sonucunda kabul edilen Sendai Bildirgesi hakkında konuşuyoruz. 2015 sonrası için afet riskinin azaltılması konusunda kapsamlı bir yol haritası sunan Sendai Bildirgesi, Birleşmiş Milletler in 187 üye ülkesi tarafından kabul edildi. Bildirgede 2030 yılına kadar tüm ülkeler tarafından uygulanacak yedi hedef ve dört öncelik belirlendi. Sendai Bildirgesi, 2005 yılında 168 ülke tarafından imzalanan Hyogo Çerçeve Eylem Planı nın yerine uygulanacak. Birleşmiş Milletler Afet Riskinin Azaltılması Ofisi Başkanı Margareta Wahlström afet riskinin azaltılması konusunda kabul edilen yeni bildirge ile ilgili şunları söylüyor: Margareta Wahlström: 10 yıl önce Hyogo Çerçeve Eylem Planı nı kabul ettik. Bu eylem planı, deneyimli kuruluşların kurulması ve afet riskinin azaltılması için ülkelerin ve kurumların kapasitelerinin geliştirilmesi konusundaki önceliklerin bir özetiydi. Hyogo Eylem Planı, insanların sadece afetler ile ilgili bakış açılarını değil, risklerle ilgili bakış açılarını da değiştirmek için çok büyük bir çaba harcadı. Mart ayında Japonya nın Sendai kentinde kabul ettiğimiz yeni bildirge, geçmiş on senede öğrendiklerimizin ve zorlu deneyimlerimizin birikiminden meydana geliyor ve dayanıklılık ve sürdürülebilir kalkınma için riskleri yönettiğimiz bir geleceğe doğru önemli bir adım atmamızı sağlıyor. Ve bence bu konuda çok kritik bir adım attık. UNDP Türkiye: Margareta Wahlström ü dinledik. Afet riskinin azaltılması ve gereken adımların atılması çok önemli çünkü son 20 yıl içinde tüm dünyada yaşanan afetlerde 1,3 milyonu aşkın kişi öldü, 4 milyarı aşkın yaşam etkilendi. Maliyet ise 2 trilyon dolar düzeyinde oldu. Afetlere karşı önlem alınmadığı müddetçe küresel yoksulluğu yok etmek ve sürdürülebilir kalkınmayı
sağlamak da mümkün değil. Birleşmiş Milletler Dünya Afet Riskinin Azaltılması Konferansı sırasında konuşma yapan UNDP Başkanı Helen Clark, Kalkınma kazanımlarını afetlerden korumanın ve yoksulluğu ortadan kaldırmanın tek yolu afet riskini azaltma konusunu kalkınmaya dâhil etmektir ve kalkınmayı riske duyarlı hale getirmektir, dedi. Dünya Bankası İklim Değişikliği Özel Temsilcisi Rachel Kyte afet riskinin azaltılması ile ilgili daha çok şey yapmanın neden önemli olduğunu şöyle anlatıyor: Rachel Kyte: Yoksulluğun ortadan kaldırılması, refahın daha çok paylaşılması ve büyümenin daha kapsayıcı olması ve tüm bunların sürdürülebilir bir şekilde yapılması için paydaşlarımıza yardım etmeyi amaçlıyoruz. Özellikle son yirmi yıldır gördüğümüz gibi bizce, iklim değişikliği ilerlemeyi tehdit eden en büyük unsurlardan biri. Doğal afetlerin yoğunluğunun ve sıklığının artması nedeniyle iklim değişikliği gelecek ilerlemeleri de engelliyor, ülkelerin ilerlemelerinin geriye gitmesine veya en azından ilerlemelerin durmasına neden oluyor. Bir fırtına, daha önce de gördüğümüz gibi, on yıllardır elde edilen kalkınma kazanımlarını ve ilerlemeleri yok edebiliyor. UNDP Türkiye: Rachel Kyte ı dinledik. Mart ayında duyurdu. Birleşmiş Milletler Dünya Afet Riskini Azaltma Konferansı sırasında İşbirliklerinin Gücü başlıklı oturumda UNDP, ülkelerin afet riskini azaltma çabalarını desteklemeyi amaçlayan 10 yıllık yeni küresel programını açıkladı. 5-10-50 adı verilen program, 2015 sonrası Afet Riskini Azaltma Çerçevesinin hedeflerine ulaşmaları için ülkelere yardım etmeyi amaçlıyor. Program, daha risk bilinçli kalkınma için ülkeleri ve toplulukları destekleyecek ve 10 yıl için 50 ülkede 5 kritik alanda çalışmalarını yürütecek: Risk farkındalığı ve erken uyarı; risk yönetimi ve riskin ana akımlaştırılması; hazırlıklı olma; dayanıklılık için iyileştirme; ve yerel/kentsel riskin azaltılması. Rachel Kyte, Sendai Konferansında tartışılan diğer konulardan şöyle bahsediyor: Rachel Kyte: Riskin değerlendirilmesi ve risk değerlendirmelerine yerel seviyede, topluluklar ve şehirler seviyesinde, dikkat edilmesi ihtiyacı konularını tartışmak için Sendai konferansında pek çok paydaşla ve ülkeyle bir araya geldik. Bütün bunların sonucunda, çok değerli finansal kaynaklarımızı, sadece hava koşullarında değil artan çatışmalarda da gördüğümüz dalgalanmalara daha dayanıklı olan bir kalkınma biçimine yatırabilmeliyiz. Sendai de kalkınma konusunda geçtiğimiz birkaç yılda değişen düşünce yapımızın geçerli olduğunu ve daha ileriye gitmemiz gerektiğini gördük. UNDP Türkiye: Rachel Kyte ı dinledik. Peki, kabul edilen yeni Sendai Bildirgesi nin Hyogo Çerçeve Eylem Planı ndan farkı ne oldu? Birleşmiş Milletler Afet Riskinin Azaltılması Ofisi Başkanı Margareta Wahlström ü dinliyoruz. Margareta Wahlström: Margareta Wahlström: Yeni bildirgede birçok yönden ilerleme oldu. En önemlisi, yeni bildirgede yerele, yerel topluluklara ve yerel hükümetlere çok büyük bir önem atfediliyor. Yerelde, pratik anlamda harekete geçilmesi için gerekli mekanizmaların iyi oturmuş olması ve bu anlamda kapasitelerin mevcut olması gerekiyor. İkinci olarak, afet riskinin azaltılması konusunun kapsayıcı ve katılımcı olması yaklaşımı benimseniyor. Kapsayıcılık ile oldukça geniş bir paydaş profiline sahip olmayı ve paydaşlarımızı çalışmalarımızın tasarlandığı, planlandığı, tespit edildiği ve tabii uygulandığı tüm süreçlerde dâhil etmeyi kastediyoruz. Paydaşlarımızın pek çoğu da Sendai deki konferansa katıldı. Üçüncü olarak vurgulamak istediğim ise daha önceki Çerçeve Eylem Planı nda sağlık konusu gerçek anlamda yoktu. Fakat yeni bildirgede acil sağlık hizmetleri, halk sağlığı, sağlık sistemleri ve yaygın salgınlar konuları oldukça güçlü bir şekilde temsil ediliyor. Bu konu oldukça önemli.
UNDP Türkiye: Margareta Wahlström ü dinledik. Bu bölüme katkıda bulunmak isteyen dinleyicilerimiz konuştuğumuz konuya ilişkin görüş ve katkılarını #yeniufuklar etiketiyle Twitter üzerinden bizlere aktarabilir. Sendai Bildirgesi 2015 yılında kabul edilen ilk küresel anlaşmaydı. 2015 yılı kalkınma alanında pek çok konunun uluslararası topluluk tarafından tartışılacağı bir yıl olacak. Temmuz ayında Addis Ababa da 3. Uluslararası Kalkınmanın Finansmanı Konferansı düzenlenecek. Eylül ayında New York ta Birleşmiş Milletler de düzenlenecek yeni küresel kalkınma hedeflerinin kabul edilmesinin beklendiği Özel Sürdürülebilir Kalkınma Konferansı ve Aralık ayında Paris te Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 21. Taraflar Konferansı yapılacak. Afet riskinin azaltılması konusundaki yeni 2015 sonrası çerçevesi yılın geri kalanı için nasıl bir yol çiziyor? Yeniden Malgareta Wahlström: Margareta Wahlström: Bu bildirgenin çok önemli ve olumlu bir işaret olarak görülmesini umut ediyorum. Afet riskinin azaltılmasının, iklim değişikliği ile sürdürülebilir kalkınma arasında bir köprü görevi gördüğünü söyleyebiliriz çünkü afet riskinin azaltılması pratik anlamda harekete geçilmesini sağlar. Afet riskinin azaltılması, uyum ile ilgili faaliyetlerin çoğunda anahtar bir role sahip ve afet riskinin azaltılması olmadan kalkınmanın sürdürülebilirliğini sağlamanız imkânsız çünkü yoksul insanların geçim kaynaklarına zarar veren büyük şoklara karşı hazırlıklı değilsiniz ve zengin ülkelerin ekonomik kazanımlarının devamlılığını sağlamak için gerekli olan beceriler de yok. Bildiğiniz gibi konferans sırasında müzakereler oldukça zorlu geçti. Bu konferansın yılın geri kalanında yapılacak çalışmalar için bıraktığı ikinci şey ise en sonunda müzakerelerde bir araya gelindi ve ortak bir başarı kazandığımızı hissettik. Bu buraya gelen ülkeler için çok önemliydi. UNDP Türkiye: Margareta Wahlström ü dinledik. Sendai Bildirgesi kabul edildi. Peki, bildirgenin kabul edilmesinden sonraki adımlar neler olacak? Margareta Wahlström: Margareta Wahlström: Bir sonraki adımımız şu olacak: Hepimiz ülkelerimize geri döneceğiz ve eğer planlarımızı değiştiriyor ve iyileştiriyorsak, daha çok ve yeni ortaklıklar kuracağız, eski ortaklıklarımızı geliştireceğiz ve insanlara ulaşmaya, savunuculuk yapmaya ve çalışmalarımıza daha çok insanı dâhil etmeye çalışacağız. Bütün bu çalışmalar çok daha fazla aktörün çalışmalarımıza dâhil olması anlamına geliyor. UNDP Türkiye: Dünya Bankası İklim Değişikliği Özel Temsilcisi Rachel Kyte, 2015 sonrası dönemde afet riskinin azaltılmasında ve iklim değişikliğinde karşılaşacağımız üç büyük zorluktan şöyle bahsediyor: Rachel Kyte: Karşılaşacağımız en büyük zorluk kalkınmayı tamamen riske duyarlı hale getirmek olacak. İkinci zorluk ise finansal kaynakları kullanış şeklimizi değiştirmek olacak. Şu an kalkınma ve insani yardımlarının büyük bir bölümünü önleme için değil, yardım ve müdahale için kullanıyoruz. Bu denklemi değiştirmeliyiz. Bence karşılaşacağımız üçüncü zorluk ise bilgi ve deneyime sahip olmalarına rağmen insanların neden bu konuda faaliyete geçmediklerini anlamak olacak. Yani bu, aynı zamanda, davranışsal bir konu, akıllı finansal politika konusu. Ve kalkınma politikası konusu. UNDP Türkiye: UNDP Türkiye: Dünya Bankası İklim Değişikliği Özel Temsilcisi Rachel Kyte ın bu sözleriyle bu bölümün de sonuna gelmiş oluyoruz. Bu bölümde, Mart ayında Japonya nın Sendai kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler Dünya Afet Riskinin Azaltılması Konferansı sonucunda kabul edilen Sendai Bildirgesi hakkında konuştuk. Programı Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyosu - Radyo İlef stüdyosunda hazırladık. Programımıza İstanbul da FM bandında ve internette Açık Radyo dan, yayın ağımızdaki üniversite
radyolarından ve podcast formatında itunes, Soundcloud, Tuneİn, Pure Connect, Yodiviki ve Audioboo üzerinden, ayrıca http://tr.undp.org adresinden ulaşabilirsiniz. Sosyal medya üzerinde kullanıcı adımız undpturkiye. Tekrar görüşmek dileğiyle, hoşçakalın.
PODCAST 132 20.04.2015 Bölgesel Rekabet Edebilirlik Pelin Rodoplu, UNDP Türkiye Bölgesel Rekabet Edebilirlik Uzmanı play audio pause audio UNDP Türkiye: Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Türkiye Temsilciliği nin hazırladığı Yeni Ufuklar Programı ile karşınızdayız. Bu bölümde, UNDP nin bölgesel rekabet edebilirliğe bakış açısı ve UNDP nin Türkiye de paydaşlarıyla birlikte bu konuda yürüttüğü çalışmalar hakkında konuşuyoruz. Konuğumuz da UNDP Türkiye den Bölgesel Rekabet Edebilirlik Uzmanı Pelin Rodoplu. Hoşgeldiniz. Pelin Rodoplu: Hoşbulduk, teşekkür ederim. UNDP Türkiye: Pelin Hanım, UNDP bölgesel rekabet edebilirlik konusunda çalışıyor. UNDP, bölgesel rekabet edebilirliği nasıl tanımlıyor ve neden bu konuda çalışmalar yürütüyor? Pelin Rodoplu: Teşekkürler. UNDP, tabiî ki bir kalkınma organizasyonu olarak, ekonomik büyüme ve ekonomik kalkınmanın sağlanması için gerekli aksiyonların alınması için çalışıyor. Bölgesel rekabet edebilirliği de bu çerçevede bakmak lazım. Ve bunun arkasında ülkelerin ekonomik büyüme performansının gelişmesi, bölgesel gelir eşitsizliklerinin giderilmesi ve sürdürülebilir insani gelişmenin sağlanması için temel anlamda hem altyapının hem de ilgili araçların ve gereçlerin oluşturulması ve bunun sistematik bir şekilde, sağlıklı bir şekilde devam ettirilebilmesi hedefleniyor. UNDP, yeni stratejik plânıyla birlikte faaliyet alanlarını biraz daha odaklı, daha sonuca yönelik, daha üst düzey şekilde tasarlıyor. Ve sürdürülebilir insani gelişme bunlardan en önemli ayak ve bunun önemli unsurlarından bir tanesi ekonomik büyümenin sağlanması ve ekonomik büyümenin sağlanması için önemli unsurlardan bir tanesi de ülkelerin kendi bölgelerinde ve global anlamda rekabet edebilme güçlerinin artırılması ve güçlendirilmesi. UNDP Türkiye: Yani kısacası, bölgesel rekabet edebilirlik derken, bölgesel
eşitsizliklerin azaltılmasından ve ekonomik büyümeden bahsediyoruz. Peki, Türkiye deki bölgesel kalkınma politikalarındaki değişimlerden biraz bahsedebilir misiniz? Pelin Rodoplu: Bölgesel kalkınma politikaları.. Tabii son dönemde de Türkiye de birçok şey değişiyor. Türkiye artık daha üst ekonomi liginde görev alıyor ve kalkınma programının da bu öncelikler çerçevesinde kendini yenilemesi gerekiyor. Türkiye nasıl kendini yeniliyor ve daha üst düzey kalkınma liginde yer almaya çalışıyorsa bunu da destekleyici politikaları ayarlıyor. Son dönemde en önemli unsurlardan bir tanesi bölgesel kalkınma stratejilerinin güncellenmesi, hem yerel kalkınmanın hem genel plânlamanın buna göre plânlanması ve uygulanması. Biliyorsunuz son dönemde yeni ekonomik plânımız, 10. Kalkınma Plânı mızın da öngördüğü şekilde hem bölgesel eşitsizliklerin azaltılması hem de topyekûn bir ekonomik kalkınmanın sağlanması için ilgili hem programatik hem politika araçlarının tasarlanması hem yerelde faaliyetlerin yapılması gibi daha entegre ve daha bütüncül politikalar artık savunuluyor ve yürütülüyor. Kalkınma ajanslarının kurulması, yerel aktörlerin büyüme sürecine daha fazla katkı veriyor olması, bölgesel kalkınma programlarının kalkınma ajansları tarafından ilerletilmesi ve uygulamaya konması son dönemde en çok kalkınma gündemini hareket ettiren ve gündemi oluşturan unsurlardan bir tanesi. En öne çıkan unsur olarak söyleyebiliriz. Paralelde de yeni kalkınma plânıyla birlikte yayınlanan öncelikli dönüşüm programları da bu topyekûn kalkınmayı temin edecek, bütün politika araçlarının ve hem üst düzey hem orta düzey hem de yerel düzeydeki aktivitelerin tasarlanması için ciddi bir altyapı sağlıyor. UNDP Türkiye: Peki UNDP Türkiye nin bu konudaki çalışmaları neler? Bize biraz bunlardan bahsedebilir misiniz? Pelin Rodoplu: UNDP, Türkiye de hem Türkiye nin değişen öncelikleri hem de UNDP nin global anlamda gelişen ve değişen öncelikleriyle uyumlu olarak kendisini biraz daha programatik ve daha odaklı bir yola sokmaya çalışıyor ve bunun önemli ayaklarından bir tanesi hâli hazırda yaptığımız, hani yeniden yapılanma sürecimiz. Ve bundan sonra bölgesel rekabet edebilirlik konusu sürdürülebilir ve kapsayıcı büyüme portföyü altında yapılacak programlar ve projeler aracılığıyla gerçekleştirilmeye çalışılacak. Sonuçta bizim uyguladığımız projelerin biraz daha üst ölçekte ekonomik büyümeye hem ülkemizin ekonomik rekabet edebilirliğinin artırılmasına katkı sağlamasını bekliyoruz ve bunun için çalışıyoruz. Aynı zamanda yerel ekonomik kalkınma programımızın altında doğrudan sahada uygulamaya çalıştığımız pilot uygulamaların yaygınlaşması ve ulusal ölçekte güçlü sonuçlar çıkaracak kalkınma inisiyatiflerine dönüşmesini hedefliyoruz. Bunun yanında da kapsayıcı büyüme, sürdürülebilir büyüme dediğimizde sosyal politika ayağı, sosyal hizmetlerin gerçekleştirilmesi de ayrı bir önem taşıyor. Biz hali hazırda daha çok yerel ekonomik kalkınma projelerimizle bu portföyde hareket ediyoruz ama aynı zamanda hem ekonomik büyüme hem de rekabet edebilirliği destekleyecek yine ulusal çapta önemli inisiyatifleri de tasarlıyoruz ve onları da başlatma aşamasındayız. Bunlardan bir tanesi toplam faktör verimliliğinin artırılmasına yönelik bir politika çerçevesinin geliştirilmesi. Ayrıca hali hazırda devam eden, pilotların ve prototiplerin geliştirilmesini hedefleyen yenilenebilir enerji, enerji verimliliği projelerimiz, bölgesel kalkınma modellerinin güçlenmesini hedefleyen organik tarım projelerimiz, yine Enerji Bakanlığı Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü yle yürüttüğümüz enerji verimliliğin artırılmasına yönelik birçok projemiz var. Sonuçta bunlar bütüncül bir şekilde sürdürülebilir ve kapsayıcı büyümeye katkı vermeye çalışıyorlar. Önümüzdeki dönemde artarak, artan bir şekilde de yine sosyal politikalar ve sosyal hizmetlerin artırılmasına yönelik de proje ve
program geliştirme çalışmalarımız devam edecek. UNDP Türkiye: Gelecek çalışmalardan bahsederken gelecekte atılacak adımlardan da biraz konuşmak istiyoruz. Sizce bu çalışmaların hızlanması için nasıl adımlar atılmalı, nasıl girişimlerde bulunulmalı? Pelin Rodoplu: Aslında biraz daha cesur olmalıyız UNDP Türkiye olarak çünkü önümüzde koyduğumuz hedefler çok kolay hedefler değil ve iddialı hedefler. Sürdürülebilir insani kalkınmayı kapsayıcı bir şekilde elde edebilmek için pek çok alanda belli riskleri de alabiliyor olmamız lazım. Ve hep bir iki adım sonrasını düşünerek, yaptığımız çalışmanın sonraki adımda ne sonuç doğuracağını düşünerek ve bütün ilgili aktörleri kapsayıcı bir şekilde hani hem istişare sürecinde alıp, hem güçlü bir şekilde saha çalışmalarını koordine edip, hem bu toplanan verilerin hem yapılan çalışmaların sürdürülebilirliğini ve devam etmesini, artarak güçlenmesini sağlayacak mekanizmaları oluşturmamız gerekiyor. Ve bunun için de daha önce düşünülmeyeni düşünmek, daha önce yapılmayanı yapmak ve bunun için hem ilgili ve güçlü insan kaynağından faydalanabilmek hem de bütün ilgili aktörleri işin içinde tutmamız gerekiyor. İşimiz kolay değil, iddialıyız ama belli riskleri belli zorlukları da göze almamız lâzım. İddialı şeyler yapabilmeniz için de hani daha uzağa bakmanız lâzım, geleceği tahmin etmeye çalışmanız lâzım. Dolayısıyla biz istekliyiz, çaba gösteriyoruz. Sonuçta Türkiye nin de 2023 hedefleri ortada. Bütün ilgili aktörlerle güzel bir şekilde güçlü sonuçlar çıkartmak inancında ve isteğindeyiz. UNDP Türkiye: Pelin Hanım çok teşekkür ederiz bizlere katkı verdiğiniz için. UNDP Türkiye nin bu çalışmaları hakkında daha fazla bilgiyi internet sitemizden, tr.undp.org adresinden dinleyicilerimiz ulaşabilir. Çok teşekkür ederiz katıldığınız için. Pelin Rodoplu: Ben çok teşekkür ederim, çok sağolun. UNDP Türkiye: UNDP Türkiye: Bu bölümde UNDP nin bölgesel rekabet edebilirliğe bakış açısı ve UNDP nin Türkiye de paydaşlarıyla birlikte bu konuda yürüttüğü çalışmalar hakkında konuştuk. Programı Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyosu - Radyo İlef stüdyosunda hazırladık. Programımıza İstanbul da FM bandında ve internette Açık Radyo dan, yayın ağımızdaki üniversite radyolarından ve podcast formatında itunes, Soundcloud, Tuneİn, Pure Connect, Yodiviki ve Audioboo üzerinden, ayrıca http://tr.undp.org adresinden ulaşabilirsiniz. Sosyal medya üzerinde kullanıcı adımız undpturkiye. Tekrar görüşmek dileğiyle, hoşçakalın.
UNDP Türkiye'de iş ilanları Bölgesel Güvenlik Ofisi'nde Staj (Son başvuru tarihi - 1-Mayıs-2015) BM Koordinasyon Uzmanı (Son başvuru tarihi - 1-Mayıs-2015) UNMM - Bilgi ve İletişim Teknolojisi (BIT) Asistanı (Sadece Türk vatandaşları) (Son başvuru tarihi - 5-Mayıs-2015) Tüm ilanlar için buraya tıklayın.
Katkıda Bulunanlar Editör: Faik Uyanık Asistan: Nazife Ece Stajyer: Semra Melike Koç Bu sayıya katkıda bulunanlar: Ceren Gökçe, Deniz Tapan, Necmettin Tokur UNDP Türkiye yi takip edin: 2014 UNDP Türkiye Yeni Ufuklar ın tüm hakları UNDP Türkiye ye aittir. Yeni Ufuklar dergisinin kaynak gösterilmesi ve ilgili linkin verilmesi kaydıyla dergiden alıntı yapılabilir.