Periferal Ossifiye Fibroma ve Tedavisi

Benzer belgeler
Radyolüsent Görüntü Veren Odontojenik Tümörler Dr.Zuhal Tuğsel

Jinjival Lokalize Reaktif Lezyonlar: Demografik ve Retrospektif Bir Çalışma

PERİFERAL OSSİFİYE FİBROM: 50 VAKALIK SERİDE KLİNİK VE HİSTOPATOLOJİK DEĞERLENDİRME

Çenelerde Görülen Periferal Dev Hücreli Granülomalar: 16 Olgu Serisi

RAPORU CEMENTO-OSSIFYING FIBROMA: CASE REPORT. Semra KAYAALTI ÖZARSLAN 1, Gülperi KOÇER 2, Orçun TOPTAŞŞ 3, Timuçin BAYKUL 4 ABSTRACT ÖZET

Periferal Ossifiye Fibroma ve Tedavisi

Semento-Osseöz Displazi: Dört Olgu Raporu. Cemento-Osseous Dysplasia: Report of Four Cases

ORAL KAVİTENİN REAKTİF LEZYONLARI: 147 VAKA ÜZERİNE RETROSPEKTİF BİR ÇALIŞMA

Osteoid osteoma genellikle uzun kemiklerin korteksini, vertebraları ve nadiren kranial

dev hücreli reperatif granüloma yada dev hücreli hiperplazi olarak da isimlendirilen lezyon genellikle kadınlarda ve sıklıkla 4. ve 6.dekatlarda izlen

SERT DOKUNUN SULU (KĠSTĠK) LEZYONU. Dr Arzu AVCI ATATÜRK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ TIBBİ PATOLOJİ KLİNİĞİ 17 Kasım 2011

ORAL KAVİTENİN İYİ HUYLU TÜMÖRLERİ. 1) Epulisler. 2) Epitelyal kaynaklı olanlar. 3) Bağ dokusu kaynaklı olanlar

İNTRAORAL FOKAL REAKTİF LEZYONLARIN HİSTOPATOLOJİK ANALİZİ HISTOPATHOLOGIC ANALYSIS OF THE INTRAORAL FOCAL REACTIVE LESIONS. Uz.Dr.

MEME PATOLOJİSİ SLAYT SEMİNERİ

MANDİBULA PERİFERAL OSTEOMU PERIPHERAL OSTEOMA OF MANDIBLE Baş Boyun Cerrahisi

Tanı ve Tedavi Planlaması. Prof.Dr. Kıvanç Kamburoğlu Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Ana Bilim Dalı

ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU

diastema varlığında tedavi alternatifleri

KOMPLEKS VE KOMPAUND ODONTOMA: VAKA SERİSİ COMPLEX AND COMPOUND ODONTOMA: CASE SERIES ÖZET ABSTRACT

MANDİBULADA COMLEX ODONTOMA (BİR VAKA RAPORU) Şule YÜCETAŞ (*) Erdal ERDEM (**) Ender ERGÜN (***) İhsan SAKALLI (****)

OSTEOMA (1 Olgu) Büyüklüğü, radyolojisi, kliniği ve histopatolojisi açısından ilginç olan bir osteoma vakamızı takdim ediyoruz.

MAKSİLLER SİNÜSTE BİR YABANCI CİSİM OLARAK KANAL GÜTASI ÖZET

BİR OLGU NEDENİYLE CLEIDOCRANIAL DYSOSTOSIS

(RANULA : TEKRARLAYAN BİR OLGU) RANULA : AĞIZ TABANINDA TEKRARLAYAN BİR OLGU ÖZET

ÖZGEÇMİŞ. Adres: İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Akfırat-Tuzla / İSTANBUL

Dişetinde Plazma Hücreli Granuloma. Plasma Cell Granuloma in Gingiva

Kök Rezorbsiyonuna Neden Olan Santral Dev Hücreli Granülom: Vaka Raporu

Mandibulada Periferal Osteom: Olgu Sunumu

Periodontoloji nedir?

Bukkal Bölgede Dev Lipom: Olgu Sunumu On Giant Lipoma of The Buccal Fat Pad: A Case Report Kulak, Burun, Boğaz Hastalıkları

Cumhuriyet Dental Journal. Unilocular ossifying fibroma of the mandible misdiagnosed as a radicular cyst: Case report

Dersin Kodu Dersin Adı Z/S T U K DPE 603 Fiziksel, psikolojik, sosyal gelişim ve davranış

Oral Skuamöz Hücreli Papillom: Bir Olgu Raporu

Prof. Dr. Gökhan AKSOY

MEME HAMA}lTOMU ÖZET SUMMARY. histopathologicala features of this lesion are evaluated and compared with the literature.

SUBMENTAL BÖLGEDE YERLEŞİMLİ DEV EPİDERMAL KİST

Sıklık oranlarına göre çenelerde gömülü kalma sıralaması

ELİN YUMUŞAK DOKU TÜMÖRLERİ

Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm

AGRESİF TİP MAKSİLLAR SANTRAL DEV HÜCRELİ GRANULOMADA KONSERVATİF TEDAVİ YAKLAŞIMI: 2 OLGU SUNUMU

KRANİOFASİAL KEMİKLERİ TUTAN FİBRÖZ DİSPLAZİLERDE LAMELLASYON. Ali Fuat ÇİÇEK, Ömer GÜNHAN GATA Ankara

ENDODONTİK TEDAVİDE BAŞARI VE BAŞARISIZLIĞIN DEĞERLENDİRİLMESİ

FLEP OPERASYONU ve YARA İYİLEŞMESİ. Prof.Dr.Yaşar Aykaç

Papiller Tiroid Karsinomunda Santral Lenf Nodu Diseksiyonu

Göğüs Cerrahisi Alkın Yazıcıoğlu. Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi

MANDİBULADA NÜKSEDEN OSTEOBLASTOM : VAKA SUNUMU ÖZET

Tiroidin en sık görülen benign tümörleri foliküler adenomlardır.

MEMENİN SELİM PREKANSERÖZ HASTALIKLARININ YÖNETİMİ. Op. Dr. Gülden BALLI İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği

MELANOMA PATOLOJİSİ KLİNİSYEN PATOLOGTAN NE BEKLEMELİDİR?

KOMPLEKS ODONTOMA: GENİŞ KİSTİK KAVİTASYONA YOL AÇAN MAKSİLLA TÜMÖRÜ Fasiyal Plastik Cerrahi Başvuru: Kabul: Yayın:

DESTRÜKTİF SEYİRLİ DEV HÜCRELİ GRANÜLOMALAR

7tepeklinik. Odontojenik miksoma operasyonu sonrası oluşan patolojik fraktürün tedavisi: Olgu sunumu

Oral Kaviteye Perforasyon Gösteren Odontoma

FORAMEN APİKALE'NİN DİŞ KÖKLERİNİN ANATOMİK APEKSLERİYLE İLİŞKİSİ. Tayfun ALAÇAM*

Akciğer Karsinomlarının Histopatolojisi

ÜST VE ALT ÇENENİN SOLİD VE KİSTİK KİTLELERİ

TDB AKADEMİ Oral İmplantoloji Programı Temel Eğitim (20 kişi) 1. Modül 29 Eylül 2017, Cuma

MAKSİLLER ANESTEZİ TEKNKLERİ

GRANÜLER HÜCRELİ DEV AMELOBLASTOMA

EĞİTİM DANIŞMANLARI Serdar Gürel Özlem Coşkun

Atatürk Üniv. Diş Hek. Fak. Derg. J Dent Fac Atatürk Uni Cilt:22, Sayı: 2, Yıl: 2012, Sayfa: ABSTRACT

Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Y. Lisans DİŞHEKİMLİĞİ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ 2002

Sınıf II Div 1 Anomaliler ve Tedavi Prensipleri

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

NEDENLERİ. Endometrial polipler ile sigara kullanımı, doğum kontrol hapı kullanımı ve yapılan doğum sayısı arasında bir ilişki yoktur.

İTF

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TIPTA UZMANLIK KURULU. Ağız Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanlık Eğitimi Müfredat Oluşturma ve Standart Belirleme Komisyonu

Çocukta Periferal Tutulumlu Santral Dev Hücreli Granülomanın Tedavisi ve 2 Yıllık Takibi

MANDİBULA OSTEOSARKOMU (OLGU BİLDİRİMİ)* ÖZET GİRİŞ

Diagnostik Görüntüleme ve Teknikleri

Nadir Görülen Büyüklükte Bir Adenomatoid Odontojenik Tümör Olgusu ve Literatür Derlemesi

İatrojenik Bilateral İliak Arter Komplikasyonunda Başarılı Hibrit Tedavi

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı : Suzan BAYER. : Adnan Menderes Bulvarı (Vatan Cad.) P.K.: Fatih / İstanbul : (212) Dahili 1139 :

Klinik ve Radyolojik Değerlendirme 4

CERRAHİ SONRASI YUMUŞAK DAMAK DEFEKTLERİNİN PROTETİK REHABİLİTASYONU. Yavuz ASLAN* Mehmet AVCI** ÖZET

İNTERAKTİF VAKA TARTIŞMASI

UNİKİSTİK AMELOBLASTOMA: VAKA RAPORU ABSTRACT

Göğüs Cerrahisi Sedat Gürkok. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

MONOMORFİK ADENOMA (Bir Olgu)

BAŞ-BOYUN PATOLOJİSİ SLAYT SEMİNERİ-TÜKRÜK BEZİ TÜMÖRLERİ OLGU SUNUMU. Dr. Özlem Saraydaroğlu

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl. Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Anabilim Dalı

İSKELET YAPISI VE FONKSİYONLARI

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl. Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Anabilim Dalı

ELAZIĞ İLİNDEKİ TİROİD KANSER SIKLIĞI VE ALT TİPLERİ: BEŞ YILLIK DENEYİM

Pediatrik kemik tümörlerinde radyolojik tanı

ANKARA MEME HASTALIKLARI DERNEĞİ BİLİMSEL TOPLANTISI

Prostat Tümörlerinde WHO 2016 Sınıflandırması DR. BORA GÜREL KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PATOLOJİ ANABİLİM DALI

KOLOREKTAL POLİPLER. Prof. Dr. Mustafa Taşkın

Periferal Dev Hücreli Granüloma Tedavisi: Bir Olgu Raporu

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı : ESRA YÜCE İletişim Bilgileri Adres

BİRİNCİL KEMİK KANSERİ

SİNDİRİM SİSTEMİ HASTALIKLARI

MEMEDE ĐNTRAOPERATĐF KONSÜLTASYON. Dr. N. Zafer Utkan

Meme Olgu Sunumu. Gürdeniz Serin. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı. 3 Kasım Antalya

ORTODONTİ. Dersin Kodu Dersin Adı Z/S T U K DOR 603 Ortodontik tanı yöntemleri, Fonksiyonel analiz,

TARİHÇE BÖLÜMLER. Fakültemiz Klinik Bilimler Bölümü altında hizmet veren sekiz Anabilim Dalı bulunmaktadır.

Gömülü Mandibular İkinci Keser Diş ve Kistik Bir Lezyon Komşuluğunda Nadir Görülen Odontoma, Bir Olgu Sunumu

İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ PERİODONTOLOJİ ANABİLİM DALI

Gömülü Mandibular İkinci Keser Diş ve Kistik Bir Lezyon Komşuluğunda Nadir Görülen Odontoma, Bir Olgu Sunumu

Oral Prekanserözlerde Tanı Bakımından Dişhekiminin Rolü

Transkript:

OLGU SUNUMU Periferal Ossifiye Fibroma ve Tedavisi Duygu YAZICIOĞLU, a A. Mine TÜZÜNER ÖNCÜL, a Ömür DERECİ a a Ağız, Diş, Çene Hastalıkları ve Cerrahisi AD, Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Ankara Ge liş Ta ri hi/re ce i ved: 17.02.2010 Ka bul Ta ri hi/ac cep ted: 13.04.2010 Ya zış ma Ad re si/cor res pon den ce: Duygu YAZICIOĞLU Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Hastalıkları ve Cerrahisi AD, Ankara, TÜRKİYE/TURKEY duyguaytac@gmail.com ÖZET Periferal ossifiye fibroma, reaktif proliferasyon gösteren, mukozadan kabarık, polipoid ve nodüler yapıda jinjival bir lezyondur. Sıklıkla maksillada ve ön bölgelerde lokalize olup, 1-2 cm çaplı, saplı veya geniş tabanlıdır. Gençlerde ve erişkinlerde sıklıkla görülür. İlişkili olduğu dişlerde mobiliteye neden olabilir. Klinik ve histolojik olarak periferal dev hücreli granüloma ve piyojenik granüloma ayırıcı tanısında önemlidir. Tedavisinde cerrahi olarak derindeki periost da dâhil olmak üzere tam olarak eksizyonu gerekmektedir. Seyrek olarak nüks görülmektedir. Kliniğimize sağ maksiller molar bölge jinjival mukozada ağrılı şişlik şikâyeti ile gelen 27 yaşındaki kadın hastada, 1. molar diş ile ilişkili, saplı olan, 5x3x2,5 cm boyutlarındaki yumuşak doku kitlesi eksize edilmiş ve ilgili dişlerin çekimi yapılmıştır. Lezyon histopatolojik olarak incelenmiş ve periferal ossifiye fibroma tanısı konmuştur. Hastanın 1 yıllık takibi sonucunda postoperatif bir komplikasyona ve nükse rastlanmamıştır. Oral ve maksillofasiyal bölgede görülebilen ekzofitik lezyonların hastalar tarafından ihmal edildiğinde çok büyük boyutlara ulaşabildiğini klinik olarak göstermek amacıyla bu olgu sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Fibrom, kemikleşici; maksilla; patoloji, oral ABSTRACT Peripheral ossifying fibroma is a polipoid and exophytic gingival lesion that shows reactive proliferation. It is 1-2 cm in diameter and usually pedunculated with a cecile base. Peripheral ossifying fibroma is mostly located at the maxillary anterior region and it is frequently seen in young adults. Peripheral giant cell granuloma and piogenic granuloma are important entities for differential diagnosis of peripheral ossifying fibroma. A 27-year-old female patient with complaints of pain and intraoral swelling of gingival mucosa in the right maxillar molar region referred to our clinic. Clinical examination revealed an exophytic, pedunculated gingival lesion that was related with first molar tooth. The lesion which is 5x3x2.5 in diameter was excised including the deeper periosteum and diagnosed as a peripheral ossifying fibroma according to the histopathological examination. There was no sign of recurrence during the postoperative follow-up period. This case is unusual compared to the literature regarding its size and also it shows that peripheral ossifying fibroma can reach anormous dimensions unless it is treated with surgical excision. Key Words: Fibroma, ossifying; maxilla; pathology, oral Turkiye Klinikleri J Dental Sci 2012;18(3):337-41 Cop yright 2012 by Tür ki ye Kli nik le ri iş etindeki lokalize büyümeler neoplastik karakterden çok reaktif özellik gösterirler. Ağız içinde görülen birçok farklı reaktif lezyon benzer histomorfolojik temellere dayanmaktadır. Bu reaktif diş eti büyümeleri, periferal dev hücreli granülom, piyojenik granülom (gebelik tümörü), fibröz hiperplazi (fibröz epulis) ve periferal ossifiye fibroma (POF) dır. POF lar; kemik, sement benzeri materyal ve distrofik kalsifikas- Turkiye Klinikleri J Dental Sci 2012;18(3) 337

Duygu YAZICIOĞLU ve ark. PERİFERAL OSSİFİYE FİBROMA VE TEDAVİSİ yonlar gibi bir veya daha fazla mineralize doku içerebilen selüler fibroblastik dokudan oluşmuş jinjival büyümelerdir. 1 POF, pedünküle veya geniş tabanlı, lobüler veya karnabahar görünümünde de olabilen, rengi pembeden kırmızıya değişebilen ekzofitik bir diş eti büyümesidir. Ülseratif veya eritematöz olabileceği gibi, komşu diş etine benzer renkte de olabilir. 2 Sıklıkla anterior bölgeye lokalize olup, 1-2 cm çaplı, iyi sınırlı kitleler oluştururlar. 3 Kadınlarda yaklaşık 2-4 kat daha fazla görülür ve genellikle 25-35 yaşlar arasında rastlanır. 4,5 Birçok olguda lezyonun interdental papilla bölgesinden ortaya çıktığı gözlemlenmiştir. 1 POF dişlerde mobilite ve migrasyona sebep olabilir. Radyolojik olarak radyoopak odakları olan radyolusent bir görüntü verir. 3 Etiyolojisi tam olarak belirli olmamasına rağmen, POF diş taşı, plak, dental apareyler, kötü uyumlu restorasyonlar gibi irritasyon etkenlerine bağlı olarak meydana gelirler. 6-8 Jinjival dokularda görülmesi ve periodontal ligamentle ilişkili olması, lezyonun periodontal ligament hücrelerinden köken aldığını düşündürmektedir. 6,9-11 Bu olgu sunumunda, maksilla posteriorda lokalize büyük boyutlara ulaşmış periferal ossifiye fibroma olgusu anlatılmıştır. OLGU SUNUMU Yirmi yedi yaşındaki kadın hasta, ağız içi ağrı ve şişlik şikâyetiyle Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş Çene Hastalıkları ve Cerrahisi Anabilim dalına başvurmuştur (Resim 1). Alınan anamnezde kitlenin 1 yıl önce oluşmaya başladığı, ilk zamanlar şişliğin küçük olduğu ve zamanla büyüdüğü öğrenilmiştir. Hastanın sistemik olarak sağlıklı olduğu tespit edilmiştir. Yapılan klinik muayenede kırmızı-pembemsi renkteki sert, lobüler ve polipoid yapıdaki kitlenin sağ maksiller molar bölgede lokalize olduğu ve sağ birinci molar dişin kök artığı ile ilişkili olduğu saptanmıştır. Kitlenin hem bukkal hem de palatinal mukozaya doğru genişlediği ve sağ üst 1. molar ve sağ üst 2. molar dişlerin oklüzal yüzeylerini kapladığı görülmüştür. Kitlenin mastikasyonla travmatize olduğu, lezyondaki oklüzyona gelen kısımlardaki RE SİM 1: Sağ mak sil la pre mo lar- mo lar diş böl ge sin de ge niş yer kap la yan, ek zo fi tik, lo bü ler pe ri fe ral os si fi ye fib ro ma lez yo nu nun kli nik gö rü nü mü. ülserasyon alanlarından anlaşılmıştır. Hastanın konuşma ve çiğneme fonksiyonları etkilenmiştir. Panoramik radyografide sağ üst posterior alanda, klinik olarak lezyonun gözlendiği bölgede radyografik odaklar saptanmıştır (Resim 2). Sağ birinci molar dişte çürük ve madde kaybı bulunmaktadır. Sağ birinci molar dişin köklerinde rezorbsiyon ve migrasyon görülmemektedir. Periferal dev hücreli granüloma ve POF ön tanılarıyla lezyonun eksizyonel biyopsisine karar verilmiştir. Lokal anestezi altında 5x3x2,5 cm boyutlarındaki lezyon derindeki periost ile birlikte tam olarak eksize edilmiştir (Resim 3 ve 4). Lezyonla ilişkili sağ birinci molar diş kökleri ve alveoler kemik kaybı nedeniyle sağ 2. molar dişin çekimi yapılmıştır. Kanama kontrolü sağlanmış ve yara bölgesi sekonder iyileşmeye bırakılmıştır. Kitlenin histopatolojik incelenmesinde lezyona POF tanısı konmuştur. Histolojik kesitte kollajenize fibroblastik bir stroma içinde ossifikasyon alanları içeren proliferatif lezyon görülmüştür (Resim 5). Postoperatif 10. günde yapılan klinik kontrolde yara iyileşmesinin herhangi bir komplikasyon görülmeden gerçekleştiği görülmüştür (Resim 6). Hastanın operasyon sonrası 1. yılda yapılan klinik kontrolünde ise lezyonun nüksü görülmemiştir (Resim 7). 338 Turkiye Klinikleri J Dental Sci 2012;18(3)

PERİFERAL OSSİFİYE FİBROMA VE TEDAVİSİ Duygu YAZICIOĞLU ve ark. lezyonlar genellikle 1-1,5 cm civarındadır, fakat 6 ve 9 cm boyutlarındaki olgular da literatürde mevcuttur. 3,9,12 Bu olgu sunumundaki lezyon en geniş bölgesinde 5 cm olarak ölçülmüştür. RE SİM 2: Panoramik radyografide sağ üst birinci molar dişinin kök artığı ile ilişkili alt molar dişlere kadar uzanan radiopasiteler göze çarpmaktadır. Histopatolojik incelemede POF lezyonları sağlam veya ülsere birçok katlı bir yassı epitel tabakasıyla kaplı olabilir. Lezyonlar değişen sayılarda fibroblast içeren benign bağ dokusu proliferasyonu içinde lameller veya immatür osteoid, sement benzeri materyal veya distrofik kalsifikasyon içeren mineralize materyalden oluşur. Preparatlarda akut veya kronik inflamatuar hücreler ve nadir endotelyal proliferasyon da görülebilir. 12,13 Klinik olarak POF indüksiyonu ve ilerlemesinde travma, dental plak, kalkulus, mikroorganizmalar, çiğneme kuvvetleri, kötü uyumlu protezler ve düşük kalitede RE SİM 3: Lezyon eksize edildikten sonraki intraoperatif ağız içi görünümü. TARTIŞMA POF, jinjival mukozayı kapsayan, reaktif proliferasyon gösteren sement, kemik veya sement kemik benzeri mineralize materyal üreten periferal fibromadır. 3 Literatürde kalsifiye periferal fibroma, ossifiye fibröz epulis, periferal odontojenik fibroma ve kalsifiye fibroblastik granüloma gibi birçok farklı isimle adlandırılmıştır. 6 POF, 2. ve 3. dekadlarda ve anterior maksillada daha çok görülürler. 10 ve 19 yaşları arasında pik prevalansa çıkarlar. Neredeyse literatürdeki olguların üçte ikisi kadınlarda görülmektedir. 2,3 POF lezyonlarının boyutları en geniş bölgede 0,4-4 cm arasında değişmektedir. Büchner ve ark.nın yaptığı 207 olguluk çalışmada, lezyonların %69 u 0,1 ve 1 cm arasında bulunmuş, yalnızca 3 olguda lezyonun 2 cm nin üstüne çıktığı belirtilmiştir. 1 Ortalama RE SİM 4: Eksize edilen lezyonun makroskobik görünümü. RE SİM 5: Lezyonun histopatolojik görüntüsü (HE, x100). Turkiye Klinikleri J Dental Sci 2012;18(3) 339

Duygu YAZICIOĞLU ve ark. PERİFERAL OSSİFİYE FİBROMA VE TEDAVİSİ POF lezyonları çoğu zaman radyografide tespit edilemezler. Radyoopak fokuslar büyük ve aşırı mineralize lezyonlarda görülebilir. Nadir olarak kemiğin yüzeyel erozyonu radyografik olarak tespit edilebilir. 12 RE SİM 6: Postoperatif 10. günde ağız içi görünümü. Sekonder iyileşmeye bırakılan yara dudakları sorunsuz olarak birbirine yaklaşmıştır. Radyografik bulgular gibi klinik muyane bulguları da POF teşhisi için yeterli olmayabilir. Piyojenik granülom ve periferal dev hücreli granülom gibi lezyonlar klinik görünüm açısından POF a oldukça benzerdir. POF teşhisi için biyopsi ve histopatolojik inceleme esastır. Periferal dev hücreli granüloma jinjiva ve alveolar mukozaya özgüdür ve irritasyona karşı periostun verdiği cevap sonucu oluşur. Histopatolojik incelemede osteoklasta benzeyen çok nükleuslu dev hücreler, kanama odakları, hemosiderin birikimi ve oldukça vaskülarize bir bağ dokusu matriksi gözlenir. 7,14 Periferal dev hücreli granüloma immatür veya lameller kemik birikimi gösterebilmesi nedeniyle POF a histopatolojik açıdan benzerlik gösterebilir. Ama POF da sement benzeri materyal birikimi daha az oranda gözlenir. 7 POF erken safhada piyojenik granülom ile karışabilir. Radyografik olarak miliamper arttırılıp, kilovoltaj pik değeri azaltılırsa POF daki ufak mineralizasyon odağının radyoopak görüntüsü saptanabilir. Aynı zamanda patolojik incelemede de mineralizasyona bağlı küçük granüler odaklar saptanabilmelidir. RE SİM 7: Postoperatif 1. yılda operasyon bölgesinin görünümü. restorasyonların rol oynadığı öne sürülse de, POF etiyolojisi ve patogenezi şu ana kadar açıklığa kavuşmamıştır. 7,8 Lezyonların kadınlarda ve 2. dekadda daha çok görülmesi, lezyon gelişiminde hormonal etkilerin de rol oynadığı ipucunu vermektedir. 2 Bazı araştırmacılar POF u neoplastik bir lezyon olarak ifade ederken, bazıları lezyon oluşumunun reaktif bir süreç olduğu konusunda birleşmektedir. Her iki türlü de lezyonun periodontal ligament hücrelerinden köken aldığı ortak görüştür. 6,9-11,13 Periferal odontojenik fibroma terimi POF u tanımlamak için kullanılmışsa da, Dünya Sağlık Örgütü, POF u, santral odontojenik fibromanın nadir görülen ekstraosseöz varyantı olarak tanımlamış ve bu iki antite arasındaki kavram kargaşasına son vermiştir. 6,8 POF lezyonunun tedavisi, lezyonla ilişkili periodontal ligament ve periost ile birlikte lezyonun cerrahi eksizyonudur. 3 POF benign bir lezyon olmasına rağmen, rekürrens oranı yüksektir ve takibi gereklidir. Buchner ve ark.; ve Kenney ve ark., POF un nüks oranlarını %16 ve %14,2 olarak belirtmişlerdir. 1,2 Walters ve ark. olgu sunumlarındaki beş hastadan birinde nükse rastlamışlardır. 15 Bu olguda hastanın 1 yıllık takibi sonucunda nükse rastlanmamıştır ve hastanın kontrollerine devam edilmektedir. 340 Turkiye Klinikleri J Dental Sci 2012;18(3)

PERİFERAL OSSİFİYE FİBROMA VE TEDAVİSİ POF un diğer reaktif proliferasyon gösteren jinjival lezyonlardan ayırıcı tanısında histolojik inceleme büyük önem taşımaktadır. Lezyonun ileri safhalarında mineralizasyonun daha belirgin olması ayırıcı tanıyı kolaylaştırmaktadır. Literatürdeki nüks örnekleri göz önüne alındığında, lezyon tam olarak eksize edilmeli ve uzun dönem takip edilmelidir. 16 Duygu YAZICIOĞLU ve ark. Bu olguda lezyonun altındaki periost ile birlikte eksizyonu 1 yıllık takip neticesinde nüks görülmediği için küratif olarak bulunmuştur. Aynı zamanda bu olgu raporundaki POF lezyonu, ihmal edilen jinjival ekzofitik lezyonların büyük boyutlara gelebileceğini ve iyi huylu lezyon olma özelliğine rağmen ağız içi fonksiyonlarında kayda değer bir ölçüde etkisi olduğunu göstermektedir. 1. Buchner A, Hansen LS. The histomorphologic spectrum of peripheral ossifying fibroma.oral Surg Oral Med Oral Pathol 1987;63(4):452-61. 2. Kenney JN, Kaugars GE, Abbey LM. Comparison between the peripheral ossifying fibroma and peripheral odontogenic fibroma. J Oral Maxillofac Surg 1989;47(4):378-82. 3. Poon CK, Kwan PC, Chao SY. Giant peripheral ossifying fibroma of the maxilla: report of a case. J Oral Maxillofac Surg 1995;53(6):695-8. 4. Bhaskar SN, Jacoway JR. Peripheral fibroma and peripheral fibroma with calcification: report of 376 cases. J Am Dent Assoc 1966; 73(6):1312-20. 5. Zain RB, Fei YJ. Fibrous lesions of the gingiva: a histopathologic analysis of 204 casesoral Surg Oral Med Oral Pathol 1990;70(4): 466-70. KAYNAKLAR 6. Gardner DG. The peripheral odontogenic fibroma: an attempt at clarification. Oral Surg Oral Med Oral Pathol 1982;54(1):40-8. 7. Eversole LR, Rovin S. Reactive lesions of the gingiva. J Oral Pathol 1972;1(1):30-8. 8. Miller CS, Henry RG, Damm DD. Proliferative mass found in the gingiva. J Am Dent Assoc 1990;121(4):559-60. 9. Bodner L, Dayan D. Growth potential of peripheral ossifying fibroma. J Clin Periodontol 1987;14(9):551-4. 10. Waldron CA. Fibro-osseous lesions of the jaws. J Oral Maxillofac Surg 1993;51(8):828-35. 11. Layfield LL, Shopper TP, Weir JC.A diagnostic survey of biopsied gingival lesions. J Dent Hyg. 1995;69(4):175-9. 12. Kendrick F, Waggoner WF. Managing a peripheral ossifying fibroma. ASDC J Dent Child 1996;63(2):135-8. 13. Kumar SK, Ram S, Jorgensen MG, Shuler CF, Sedghizadeh PP. Multicentric peripheral ossifying fibroma. J Oral Sci 2006; 48(4):239-43. 14. Sapp JP. Ultrastructure and histogenesis of peripheral giant cell reparative granüloma of the jaws. Cancer 1972;30(4):1119-29. 15. Walters JD, Will JK, Hatfield RD, Cacchillo DA, Raabe DA. Excision and repair of the peripheral ossifying fibroma: a report of 3 cases. J Periodontol 2001;72(7):939-44. 16. Doğan N, Durmaz CE, Okçu KM, Şençimen M, Üçok Ö. (Fibro-osseous lesions of the jaws: report of three cases]. Turkiye Klinikleri J Dental Sci 2007;13(3):146-52. Turkiye Klinikleri J Dental Sci 2012;18(3) 341