Bölüm 1 İKTİSADA GİRİŞ



Benzer belgeler
İKT 207: MİKRO İKTİSAT DERS 1. Konu: Tüketici Davranışları (Consumer Behavior)

İKTİSADA GİRİŞ - 1. Ünite 4: Tüketici ve Üretici Tercihlerinin Temelleri.

İktisada Giriş I. 17 Ekim 2016 II. Hafta

Ekonomi I. Doç.Dr.Tufan BAL. 6.Bölüm: Tüketici Davranışı Teorisi

GENEL EKONOMİ DERS NOTLARI

İKTİSAT BİLİMİ VE İKTİSATTAKİ TEMEL KAVRAMLAR

İKT101U İKTİSADA GİRİŞ

İktisat Nedir? En genel haliyle İktisat bir tercihler bilimidir.

Ekonomi I. Ne Öğreneceğiz?? Ne Öğreneceğiz?? Tüketicilerin neden öyle davrandıkları ve neden fiyatı düşen bir maldan normal olarak daha fazla,

İKTİSAT. İktisata Giriş Test Dolmuş ile otobüs aşağıdaki mal türlerinden

1. Temel Kavramlar ve Tüketici Davranışı. 2. Arz,Talep ve Esneklik. 3. Üretim,Maliyetler ve Firma Davranışı. 4. Mal ve Faktör Piyasaları

Komisyon İKTİSAT ÇEK KOPAR YAPRAK TESTİ ISBN Kitapta yer alan bölümlerin tüm sorumluluğu yazarlarına aittir.

BİRİNCİ SEVİYE ÖRNEK SORULARI EKONOMİ

I. Piyasa ve Piyasa Çeşitleri

HANEHALKININ TERCİHLERİ 2 1. FAYDA VE TALEP Bireysel Talep ve Piyasa Talebi Hanehalkının Tüketim Tercihleri

İktisada Giriş I. 31 Ekim 2016

Talep ve arz kavramları ve bu kavramları etkileyen öğeler spor endüstrisine konu olan bir mal ya da hizmetin üretilmesi ve tüketilmesi açısından

Ekonomi. Doç.Dr.Tufan BAL. 3.Bölüm: Fiyat Mekanizması: Talep, Arz ve Fiyat

Ünite 3. Ana Ekonomik Sorunlar Ve Ekonomik Düzen. Büro Yönetimleri Ve Yönetim Asistanlığı Önlisans Programaı EKONOMİ. Ögr. Öğr.

Y R D. D O Ç. D R. M A H M U T M. B A Y R A M O Ğ L U

Standart Ticaret Modeli

2018/1. Dönem Deneme Sınavı.

Ekonomi Dersi (BSU 105) Doç. Dr. Türkmen Göksel e-posta: Ankara Üniversitesi / Siyasal Bilgiler Fakültesi / İktisat Bölümü

6. Tüketici Davranışları ve Seçimleri 6.1. Tüketici Kuramına Giriş 6.2. Tüketici Dengesi. Ders içeriği (6. Hafta)

İKTİSAT SORU BANKASI E C O N O M I C U S TAMAMI ÇÖZÜMLÜ DİLEK ERDOĞAN KURUMLU TEK KİTAP

İktisada Giriş I. 17 Ekim 2016 II. Hafta

İKTİSAT ECONOMICUS TAMAMI ÇÖZÜMLÜ SORU BANKASI DİLEK ERDOĞAN KURUMLU TEK KİTAP. Mikro İktisat Makro İktisat Para-Banka-Kredi Uluslararası İktisat

meydana gelen değişmedir. d. Ek bir işçi çalıştırıldığında sabit maliyetlerde e. Üretim ek bir birim arttığında toplam

İçindekiler kısa tablosu

Case & Fair & Oster Bölüm 1 Ekonominin Kapsam ve Yöntemi. Bölüm 3 Talep, Arz ve Piyasa Dengesi

ÜRETİM ve MALİYETLER. Üretim Fonksiyonu Kısa Dönemde Üretim Fonksiyonu. Doç.Dr. Erdal Gümüş

1 İKTİSAT İLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR

GENEL EKONOMİ DERS NOTLARI

Ünite 2. Kısa Dönem Üretim Maliyetleri. Finansal Ekonomi Tezsiz Yüksek Lisans Programı MAL PİYASASI. Doç. Dr. Selahattin KAYNAK

Ekonomi Nedir? Doç.Dr.Tufan BAL. Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından. faydalanılmıştır.

Mikroiktisat Final Sorularý

Tekelci Rekabet Piyasası

Talep Analizleri. Marjinal Fayda Yaklaşımı. Yrd.Doç Dr. Dilek Seymen DEÜ.İİBF-İktisat Bölümü

SAY 203 MİKRO İKTİSAT

Üretim Girdilerinin lması

İÇİNDEKİLER Sayfa ÖNSÖZ... v İÇİNDEKİLER... vi GENEL EKONOMİ 1. Ekonominin Tanımı ve Kapsamı Ekonomide Kıtlık ve Tercih

Ekonomi I FĐRMA TEORĐSĐ. Piyasa Çeşitleri. Tam Rekabet Piyasası. Piyasa yapılarının çeşitli türleri; Bir uçta tam rekabet piyasası (fiyat alıcı),

Sayfa 1 / 6.

IKTI 101 (Yaz Okulu) 04 Ağustos, 2010 Gazi Üniversitesi İktisat Bölümü DERS NOTU 05 ÜRETİCİ TEORİSİ

İKTİSADA GİRİŞ-I İKT103 KISA ÖZET

İKTİSADA GİRİŞ I KISA ÖZET KOLAYAOF

KARŞILAŞTIRMALI ÜSTÜNLÜK TEORİSİ

2001 KPSS 1. Aşağıdakilerden hangisi A malının talep eğrisinin sola doğru kaymasına neden olur?

Devlet fiyat kontrolü ederek piyasaya müdahale edebilir. Bunun en temel 2 yolu vardır:

Dersin Kaynakları. Ġktisat I. Ekonomi... Kıtlık...

2.BÖLÜM ÇOKTAN SEÇMELİ

KPSS SORU BANKASI İKTİSAT YENİ. Pegem. Pegem Pegem Pegem Pegem. Pegem. Pegem Pegem. Pegem. Pegem

İKTİSAT E C O N O M I C U S TAMAMI ÇÖZÜMLÜ SORU BANKASI DİLEK ERDOĞAN KURUMLU TEK KİTAP

9. HAFTA DERS NOTLARI İKTİSADİ MATEMATİK MİKRO EKONOMİK YAKLAŞIM. Yazan SAYIN SAN

ÇALIŞMA SORULARI TOPLAM TALEP I: MAL-HİZMET (IS) VE PARA (LM) PİYASALARI

İÇİNDEKİLER. Önsöz... iii. KİTABIN KULLANIMINA İLİŞKİN BAZI NOTLAR ve KURUM SINAVLARINA İLİŞKİN UYARILAR... 1 BİRİNCİ BÖLÜM İKTİSATIN TEMELLERİ

Açık Maliyetler Örtük Maliyetler:

Hangi mallar/hizmetler ne miktarda üretilmelidir? Hangi kaynaklar ne kadar kullanılarak üretimde bulunulmalıdır?

6. HAFTA DERS NOTLARI İKTİSADİ MATEMATİK MİKRO EKONOMİK YAKLAŞIM. Yazan SAYIN SAN

Chapter 4 Spesifik faktörler ve Gelir Dağılımı

TAM REKABET PİYASASI

Bu Bölümde Neler Öğreneceğiz?

Selçuk Üniversitesi 26 Aralık, 2013 Beyşehir Turizm Fakültesi-Konaklama İşletmeciliği Genel Ekonomi Dr. Alper Sönmez. Soru Seti 3

DERS NOTU 01 BİR SOSYAL BİLİM OLARAK İKTİSAT VE TEMEL KAVRAMLAR

ÜNİTE:1. İktisadın Temel Kavramlarına Giriş ÜNİTE:2. Arz, Talep ve Piyasa Dengesi ÜNİTE:3. Talep ve Arz Esneklikleri ve Uygulamaları ÜNİTE:4

Bölüm 1 Ekonominin İlkeleri ve Uygulama Alanı Pearson Education, Inc.

İKTİSADA GİRİŞ-I ÇALIŞMA SORULARI-3 KITLIK, TERCİH VE FAYDA

MEDYA EKONOMİSİ VE İŞLETMECİLİĞİ

FİYAT MEKANİZMASI: TALEP, ARZ VE FİYAT

İKTİSAT SORU BANKASI E C O N O M I C U S TAMAMI ÇÖZÜMLÜ DİLEK ERDOĞAN KURUMLU TEK KİTAP

Onur Özsoy Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Sağlık Ekonomisi Dersi

p0=10, p1=15, q0=1, q1=0.5kg ise talebin fiyat esnekliği -1 dir. (0.5-1)/1 bölü (15-10)/10

iktisaoa GiRiş 7. Ürettiği mala ilişkin talebin fiyat esnekliği değeri bire eşit olan bir firma, söz konusu

İKTİSAT SORU BANKASI TAMAMI ÇÖZÜMLÜ MİKRO İKTİSAT. ULUSLARARASI İKTİSAT BÜYÜME ve KALKINMA TÜRKİYE EKONOMİSİ İKTİSADİ DOKTRİNLER TARİHİ.

Üretİm, Uzmanlaşma ve Değİşİm 2

OPTIMIZASYON Bir Değişkenli Fonksiyonların Maksimizasyonu...2

Makro İktisat II Örnek Sorular. 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120

İKT 207: Mikro iktisat. Faktör Piyasaları

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Adalet MYO. Adalet Programı. Mali Hukuk Bilgisi Dersleri

FİYATLAR GENEL DÜZEYİ VE MİLLİ GELİR DENGESİ

TOPLAM TALEP VE TOPLAM ARZ: AD-AS MODELİ

İKTİSADA GİRİŞ 1 DERS ÖZET SORU BANKASI. 1


ÜRETİM VE MALİYETLER

1 İKTİSAT İLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR

Tartışılacak Konular. Tekel. Tekel Gücü (Monopoly Power) Tekel Gücünün Kaynakları. Tekel Gücünün Sosyal Maliyeti. Bölüm 10Chapter 10 Slide 2

2. HAFTA DERS NOTLARI İKTİSADİ MATEMATİK MİKRO EKONOMİK YAKLAŞIM. Yazan SAYIN SAN

Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği

Ekonominin Kapsamı. ve Yöntemi PART I INTRODUCTION TO ECONOMICS. Prepared by: Fernando & Yvonn Quijano

AZALAN VERİMLER KANUNU

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA

8. DERS: IS/LM MODELİ

Adı Soyadı: No: Saat: 08:30

16.Bölüm:Gelir ve Fiyat Düzeyinin Belirlenmesi: Toplam Talep-Toplam Arz Modeli. Doç.Dr.Tufan BAL

SORU SETİ 10 MALİYET TEORİSİ - UZUN DÖNEM MALİYETLER VE TAM REKABET PİYASASINDA ÇIKTI KARARLARI - TEKEL

EKONOMİK SÜREÇ İÇİNDE DEVLETİN FONKSİYONLARI KAMU HİZMETLERİ DIŞSALLIKLAR KAMU HARCAMALARININ ARTIŞINA YÖNELİK GÖRÜŞLER

İKTİSADA GİRİŞ-I ÇALIŞMA SORULARI-11 MONOPOL

ÇALIŞMA SORULARI. S a y f a 1 / 6

Transkript:

Bölüm 1 İKTİSADA GİRİŞ

Neler Öğreneceğiz? Ekonomi ve Bireysel Kararlar İktisadın Tanımı ve Varsayımları Ekonomi Biliminde Üç Temel Soru Hangi Mallar ve Hizmetler Üretilecek Mal ve Hizmetler Nasıl Üretilecek Üretilen Mal ve Hizmetlere Kim Sahip Olacak Ekonomi Biliminde Modeller Pozitif ve Normatif İktisat Sebep-Sonuç İlişkisi Makroekonomi ve Mikroekonomi Ayrımı

Neler Öğreneceğiz? Kıtlık ve Tercih Seçim ve Fırsat Maliyeti Üretim İmkanları Sınırı Artan Fırsat Maliyeti Üretim İmkanları Sınırındaki Kaymalar: Ekonomik Büyüme Alternatif İktisadi Sistemler Piyasa Ekonomileri Sistemi Kumanda Ekonomileri Sistemi Karma Ekonomiler Sistemi

EKONOMİ VE BİREYSEL KARARLAR İktisat bilimi şu şekilde tanımlanabilir; Bir toplumun alternatif yerlerde kullanabileceği kıt kaynaklarının çeşitli alanlarda tahsisine ilişkin kararlarını inceleyen sosyal bir bilimdir. Daha popüler bir tanım ise iktisadı şöyle tanımlar: İktisat sınırsız ihtiyaçları karşılamak için, sınırlı kaynakların en iyi şekilde kullanılacağını açıklayan bilimdir.

EKONOMİ VE BİREYSEL KARARLAR İnsanların ihtiyaçları karşılandığında tatmin olurlar yada fayda sağlarlar. Bu ihtiyaçların karşılanması ancak sınırlı olan kaynakların kullanılması ile mümkün olur. Kaynaklar ise mal ve hizmetlerin üretilmesi sürecinde kullanılan girdiler olup, iktisatçılar tarafından üç gruba ayrılır. Bunlar: iş gücü, sermaye ve toprak (doğal kaynaklar) şeklinde sınıflandırılırlar. Bazen girişimcilik bunlara ilave edilen dördüncü bir kaynak olarak sayılmaktadır.

EKONOMİ VE BİREYSEL KARARLAR İnsanlar ihtiyaçlarını karşılarken diğer insanlarla etkileşim içerisinde olurlar. Bu etkileşimlerin gerçekleştiği yerler ise piyasa olarak adlandırılır. Piyasa bir mal veya hizmetin alıcı ve satıcılarının karşılaştığı yer veya ticaret için bir araya gelmelerini sağlayan kurum yada düzenlemelerdir. Ekonominin büyük bir bölümü bu piyasalarda neler olduğunun analizi ile ilgilidir. Bu analizlerde insanların davranışlarına ilişkin şu üç önemli varsayımı daima göz önünde bulunduracağız. Bunlar; İnsanlar rasyoneldir İnsanlar teşviklere yanıt verir Optimal kararlar marjinalde alınır.

EKONOMİ VE BİREYSEL KARARLAR İnsanlar Rasyoneldir İktisatçılar genel olarak insanların rasyonel olduklarını varsayarlar. Buradan iktisatçılar, tüketici ve üreticilerin amaçlarına ulaşmak için hareket ederken ellerinde var olan tüm bilgiyi kullandıklarına inandıkları anlamı çıkarılabilir. Şöyle ki rasyonel bireyler kararlarına ilişkin fayda ve maliyetleri karşılaştırırlar, bu kararlardan sağlanan fayda maliyeti aşıyorsa o kararı almak rasyonel davranıştır.

EKONOMİ VE BİREYSEL KARARLAR İnsanlar Teşviklere Yanıt Verirler İktisatçılar tüketicilerin ve üreticilerin devamlı olarak ekonomik teşviklere yanıt verdiklerini vurgulamışlardır. İnsanlar kararlarında fayda-maliyet karşılaştırması yaptıklarından fayda yada maliyetlerdeki değişikliklerde insanların kararlarını değiştirmelerine yol açar. Optimal Kararlar Marjinalde Alınır Ekonomistler marjinal kelimesini bir karara ilişkin ilave yada ek fayda veya ek maliyet anlamında kullanırlar. Optimal karara ilişkin olarak iktisatçılar; marjinal fayda marjinal maliyete eşit oluncaya kadar bir aktivitenin devam ettirilmesi gerektiğine inanırlar.

EKONOMİ BİLİMİNDE ÜÇ TEMEL SORU Hangi Mallar ve Hizmetler Üretilecek Kaynakların kıtlığı nedeniyle belirli bir maldan daha fazla üretiyorsak, başka bir mal veya hizmetten daha az üretilir. Hangi malların ne miktarda üretileceği tüketicilerin ve üreticilerin etkileşimlerine bağlıdır. Hükümetlerin izleyeceği politikalar (vergi, teşvik.) hangi mal ve hizmetlerin üretileceği üzerinde etkili olmakla birlikte, en önemli rol fiyatlara aittir. Alternatif maliyet verdiğimiz karara alternatif olan kararlardır.

EKONOMİ BİLİMİNDE ÜÇ TEMEL SORU Mal veya Hizmetler Nasıl Üretilecek Bu soru neyin üretileceği belirlendikten sonra, üretimine karar verilen ürünün nasıl üretileceğine karar verme konusunda ortaya çıkmaktadır. Soru tamamen üretimde kullanılacak girdi ve teknoloji seçimi ve bunların etkin kullanımı ile ilgilidir. Üretilen Mal ve Hizmetlere Kimler Sahip Olacak Kaynakların kıt olmasından ötürü herkes her istediği ürüne sahip olamayacağına göre, her toplum mal ve hizmetlerin paylaşımını sağlayacak bir mekanizma oluşturmalıdır. Bu mekanizma içerisinde kimin hangi ürüne sahip olacağı belirlenir.

Temel Üç Sorunun Çözümü Tüketicilerin, üreticilerin ve hükümetlerin oluşacak fiyatlar, hangi ürünlerin üretileceğine, nasıl üretileceğine ve bu ürünlere kimlerin sahip olacağına ilişkin kararları birleştirir. EKONOMİ BİLİMİNDE MODELLER Ekonomistler bireylerin ve firmaların kaynakların dağılımlarını nasıl yaptıklarını ve piyasadaki fiyatların nasıl belirlendiğini açıklamak için ekonomik modeller kullanırlar. Bu modeller iki veya daha fazla ekonomik değişken arasındaki ilişkiyi ortaya koymak ve değişkenlerin birisinde her hangi bir değişiklik olması durumunda diğerine ne tür etkilerin olabileceğini tahmin etmek için kullanılırlar.

EKONOMİ BİLİMİNDE MODELLER Pozitif ve normatif analiz İktisatçılar pozitif ve normatif önermeyi birbirinden ayırt ederler. Nedir hakkındaki yargılar pozitif önerme olarak adlandırılırken, Ne Olmalıdır ile ilgili yargılar normatif önerme olarak adlandırılmaktadır. Bir pozitif önerme gerçeklerle karşılaştırılıp test edilebilir. Buna karşın normatif önermeler değerlere bağlı olduğu için test edilemezler.

EKONOMİ BİLİMİNDE MODELLER Sebep sonuç ilişkisi Ekonomistler sebep sonuç ilişkilerinde özellikle pozitif analizlerle ilgilenirler. LCD televizyonların fiyatları bu ürünü alanların sayısı arttığı için mi ucuzluyor? Yada LCD televizyonların fiyatları ucuzladığı için mi bu ürünü alanların sayısı artmaktadır? Yoksa LCD televizyon fiyatlarını düşüren ve bu ürüne talebi artıran başka faktörler mi var? Diğer bilimlerde olduğu gibi iktisatçılar da bazı varsayımlar altında çalışmalarını yürütmektedirler. Bunların en önemlilerinden bir tanesi ceteris paribus tur. Latince bir terim olan Ceteris paribus diğer şeyler aynı kaldığında anlamına gelmektedir.

Makroekonomi-Mikroekonomi Ayrımı Makroekonomi bir bütün olarak ekonominin işleyişi ile ilgilenirken, mikroekonomi bu bütünü oluşturan bireylerin davranışlarını inceler. Makroekonomi ve mikroekonomi ayrımının temeli bu iki kategorideki ekonomik değişkenlerin toplulaştırma derecelerinin farklılığına bağlıdır. Makroekonomi, istihdam düzeyi, işsizlik oranı, büyüme oranı, faiz oranı ve fiyat düzeyi gibi büyük ölçüde toplulaştırılmış değişkenlerin analizi ile ilgilidir. Mikroekonomi piyasa talebi, tek bir firmanın arzı, endüstrinin arzı gibi toplulaştırılmamış veya daha az toplulaştırılmış büyüklüklerin analizi ile ilgilidir.

KITLIK VE TERCİH Mevcut kaynakların isteklerimizi karşılayamaması sonucu varolan kıtlık ekonomi biliminin ortaya çıkış nedenidir. Çünkü ekonomi bilimi, kaynakların kıt olması nedeniyle insanların yaptıkları tercih ve bu tercihler sonucunda insanlar arasındaki ekonomik etkileşimleri inceler. Kaynaklar; mal ve hizmet üretiminde kullanılan doğa yada insanlar tarafından sağlanan tüm araçlardır.

KITLIK VE TERCİH Doğal kaynakları ifade etmek için toprak terimi kullanılır. Toprak ne kadar çok olursa olsun, sınırları vardır. İnsanlar tarafından sağlanan kaynaklar içinde ilk olarak doğrudan emek faktörünü gösterebiliriz. Emek, mal ve hizmet üretmek için gerekli fiziksel ve zihinsel çalışmalardır. Emek de bir tür kıt kaynaktır. İnsanlar tarafından sağlanan bir başka kaynak ise sermaye olarak adlandırılan ve diğer malları üretmek için kullanılan makineler, araçlar ve fabrikalardır. Makinelere, binalara... yapılan yatırımlarla sonuçlanan fiziksel sermaye yanında, bir de insanların kendilerine yaptığı yatırımla ortaya çıkan beşeri sermaye vardır.

KITLIK VE TERCİH Kaynakları üç guruba ayırıp bunları; toprak, emek ve sermaye olarak tanımladık. Bu kaynaklar aynı zamanda üretim faktörü yada girdi olarak da adlandırılırlar. Kaynaklar ne kadar çok olursa olsun sınırlıdır. Üretim faktörleri sınırlı olduğu için, bir ekonomide üretilebilecek mal ve hizmetler de sınırlı olacaktır. Bu sınırlılıklar, ekonomide bir malın üretimi arttırıldığında, başka malların üretiminin azalması gerektiğini ortaya koyar. İnsanlar bu mallara sahip olmak istediklerinde bir bedel ödemeleri gerekir. İşte bu nedenle bu mallar ekonomik mal olarak tanımlanırlar. Kıtlığı çekilmeyen mallar ise serbest mallardır.

SEÇİM ve FIRSAT MALİYETİ Tüm isteklerimizi karşılamadaki güçlük, bizi sınırlı kaynaklarımızı en iyi şekilde nasıl kullanabileceğimiz konusunda seçim yapmaya zorlamaktadır. Kıt kaynakların nasıl kullanılacağı konusunda akılcı seçimlerin yapılması ekonominin temel konusunu oluşturmaktadır. Akılcı (rasyonel) seçimlerin yapılabilmesi için, dikkate alınan her bir seçenek yada alternatife ilişkin fayda ve maliyetlerin karşılaştırılması gerekir. Belirli bir karar yada seçimin sağladığı fayda, bu seçime ilişkin maliyeti aşıyorsa, refah düzeyimiz yükselecektir ve seçim rasyoneldir.

SEÇİM ve FIRSAT MALİYETİ Ekonominin bize öğrettiği temel derslerden birisi, yaptığımız tüm seçimlerin bir maliyet içermesidir, yani bedavacılık söz konusu değildir. Beğendiğimiz bir şeyi elde etmek istediğimizde yada bir şey yapmak istediğimizde, alternatif başka bir şeye sahip olmaktan yada başka bir şeyi yapmaktan vazgeçmemiz gerekir. Belirli bir tercih yada davranış için vazgeçmek zorunda kaldığımız en değerli alternatif bu seçimin yada davranışın fırsat maliyetidir. Alternatif maliyet olarak da adlandırılan fırsat maliyeti, kısaca bir kararı uygularken vazgeçilen karar şeklinde tanımlayabiliriz.

FIRSAT MALİYETİ ve PARASAL MALİYET Kıtlıkla karşı karşıya bulunan insanların yaptıkları tercihleri fırsat maliyeti önemli ölçüde etkiler. Eğer bir mal yada hizmetin fırsat maliyeti artıyorsa insanlar bunun alımını azaltır ve bunun yerine daha ucuz olanı ikame etmeye çalışır. Bu çerçevede fırsat maliyeti ile fiyat arasındaki ilişkiyi bilmemiz çok önemlidir. İyi işleyen bir piyasada bir malın fiyatı ile fırsat maliyeti arasında çok yakın bir ilişki vardır. Bir malı satın almak için vazgeçtiğimiz TL miktarı o mal için parasal fiyattır.

ÜRETİM İMKANLARI SINIRI Üretim imkanları sınırı, ekonominin en önemli kavramlarından kıtlık, seçim (tercih) ve fırsat maliyeti gibi temel kavramları açıklamada kullanılan yararlı bir analitik modeldir. Üretim imkanları sınırı; mevcut üretim faktörleri ve üretim teknolojisi veri iken belirli bir dönemde ekonominin maksimum düzeyde üretebileceği çeşitli çıktı (ürün) bileşimlerini gösteren eğridir.

ÜRETİM İMKANLARI SINIRI Tablo da tereyağı ve bilgisayar için üretim olanakları sınırı üzerinde altı farklı seçim gözlemi yapılmıştır. Bir sonraki yansıda ise üretim imkanları sınırı eğrisi çizilmiştir. (1) Gözlemler (2) Tereyağ (Milyon Ton/Yıllık) (3) Alternatiflere Göre Değişim T (4) Bilgisayar (Milyon Adet/Yıllık) (5) Alternatiflere Göre Değişim B (6) Fırsat Maliyeti A 800 0 - -50 100 B 750 100 0,5-100 100 C 650 200 1-150 100 D 500 300 1,5-200 100 E 300 400 2-300 100 F 0 500 3

ÜRETİM İMKANLARI SINIRI Ekonomideki mevcut kaynakların tereyağı üretiminden bilgisayar üretimine kaydığında, yada tersi olduğunda maksimum düzeyde üretilebilecek olası üretim düzeyleri gösterilmiştir. Üretim imkanları sınırı eğrisi; kıtlığın sonuçlarını ekonomideki tercihleri ve her tercihin alternatif maliyetini göstermektedir. Grafik den üç farklı durum gözlenebilir. Bunlar; eğri üzerindeki noktalar, eğrinin içinde eğrinin dışındaki noktalardır.

ÜRETİM İMKANLARI SINIRI İlk olarak eğri içindeki G noktasına bakalım. Ancak üretim imkanları sınırı eğrisi bize aynı kaynaklarla daha fazla bilgisayar üretilmesinin mümkün olduğunu (E noktası gibi) yada D noktasına gelmekle daha fazla tereyağı üretilebileceğini göstermektedir. Hatta her ikisinden de daha fazla üretimin olası olabileceğini (D ve E arası) ortaya koyuyor. G gibi üretim imkanları sınırı eğrisi içerisindeki noktalarda ekonomi bazı nedenlerden dolayı iyi işlemiyor, etkin üretim sağlanamıyor, işsizlik yada atıl kapasite mevcuttur.

ÜRETİM İMKANLARI SINIRI İkinci olarak eğri dışındaki H noktası gibi bir bileşimi üretmenin imkansız olduğunu söylemektedir. Çünkü ekonomi bu düzeydeki bir üretimi gerçekleştirecek kaynaklara sahip değildir. Üçüncü olarak eğri üzerindeki her nokta etkin üretim bileşimlerini gösteren noktalardır. Mevcut kıt kaynaklarla üretilebilecek maksimum üretim düzeyleridir. Bir kez üretim imkanları sınırı üzerinde etkin noktalara ulaşıldığında (B,C gibi) mallardan birisini biraz daha fazla üretmenin tek yolu diğerini az üretmektir.

ÜRETİM İMKANLARI SINIRI Artan Fırsat Maliyeti Artan fırsat maliyeti; bir malın daha fazla üretilmesi için diğer maldan artan miktarlarda vazgeçilmesi gereken bir durum olarak tanımlanır. Fırsat maliyetini analiz etmenin bir yolu da, üretim imkanları sınırı eğrisine çizilen teğetlerin eğimini incelemektir. Çizilen teğetlerin eğiminin negatif işaretlisi marjinal dönüşüm oranı olarak tanımlanır. Marjinal dönüşüm oranı; bir maldan bir birim daha fazla üretmek için öteki maldan ne kadar fedakarlık etmek gerektiğini göstermektedir.

ÜRETİM İMKANLARI SINIRI Artan Fırsat Maliyeti Bu durumda biz fırsat maliyetini üretim imkanları sınırı eğrisine teğetin eğimi ile ölçebiliriz. Bunun için gerekli formül ise; Fırsat Maliyeti = Marjinal Dönüşüm Oranı = T B T ile tereyağı miktarındaki değişim, B ile bilgisayar üretimindeki değişim açıklanmaktadır. Tablo da son sütununda bu değerler hesaplanmıştır.

ÜRETİM İMKANLARI SINIRI Üretim Olanakları Sınırındaki Kaymalar: Ekonomik Büyüme Üretim imkanları sınırı eğrisi belirli bir zaman diliminde, veri kaynak arzı ve sabit bir teknolojiye göre çizilmekte, farklı malların etkin üretimi altında birbirlerine dönüşümünü göstermektedir. Şayet ekonomide, mevcut olan kaynaklar (üretim faktörleri) ve belirli bir teknoloji ile üretim imkanları sınırına erişilemiyorsa, kaynakların tümü etkin kullanılmıyor, dolayısıyla daha az üretim gerçekleştiriliyor demektir. Dikkat edilirse üretim imkanları sınırı eğrisi boyunca etkin üretim gerçekleşmekte ve teknoloji ile toplumun sahip olduğu kaynakların sabit olduğu varsayılmaktadır.

ÜRETİM İMKANLARI SINIRI Üretim Olanakları Sınırındaki Kaymalar: Ekonomik Büyüme Oysa, bu kaynaklar zamanla artabileceği gibi teknolojik gelişmeler de yaşanabilmektedir. Örneğin; zaman içerisinde bir ülkenin işgücü sayısı, sermaye stoku ve bunların nitelikleri arttırılabilir veya yeni bir teknik buluş gerçekleştirilebilir. Böyle bir durumda üretim imkanları sınırı eğrisi de değişir.

Tereyağ (Milyon Ton/Yıl) ÜRETİM İMKANLARI SINIRI Üretim Olanakları Sınırındaki Kaymalar: Ekonomik Büyüme 900 Ekonomide üretilen tereyağı miktarı veri iken teknolojik ilerleme sayesinde mevcut kaynaklarla daha fazla bilgisayar üretilebilir. Grafik de görüldüğü gibi üretim imkanları sınırı eğrisi dışarı kayar. 800 700 600 500 400 D E Üretim imkanları eğrisinin sağa kayması malların daha fazla üretilebileceği anlamına gelmektedir. 300 200 100 Üretim artması ekonomik büyüme olarak tanımlanır. 0 0 100 200 300 400 500 600 Bilgisayar (Milyon Adet/ Yıl) 750 İşte ekonomik büyüme nedeniyle, toplum üretimini D noktası yerine E noktasına taşımıştır.

Tereyağ (Milyon Ton/Yıl) ÜRETİM İMKANLARI SINIRI Üretim Olanakları Sınırındaki Kaymalar: Ekonomik Büyüme Üretim imkanları sınırı eğrisi tek mal yerine iki mal için de gözlenebilir. 900 800 700 600 500 D E Hatta her iki mal bağlamında aynı yönde ve büyüklükte sağa kayabileceği gibi, farklı büyüklüklerde de sağa kayabilir. 400 300 200 100 0 0 100 200 300 400430 500 600 800 Örneğin; bilgisayar üretiminde daha fazla sağa kayma gözlenirken, tereyağı üretiminde daha az sağa kayma gözlenebilir. Bilgisayar (Milyon Adet/ Yıl) Bu durum Grafik de gözlenebilmektedir.

ÜRETİM İMKANLARI SINIRI Üretim Olanakları Sınırındaki Kaymalar: Ekonomik Büyüme Ekonominin üretim kapasitesindeki artış olarak tanımlanan büyüme aynı zamanda kıtlık ve tercih bağlamında bir ekonomik sorundur. Şöyle ki; eğer şimdi gelecek için yatırım yapmaz isek (eğitime, aileye, teknolojiye, sağlığa ve sanayileşmeye) ve her şeyi tüketirsek, ekonomik büyüme sağlanamaz.

Yatırım Malları Yatırım Malları Üretim imkanları sınırı eğrisi şeklinde değişiklik yaparak eksenlerden birisinde yatırım mallarını, ötekinde ise tüketim mallarını gösterelim. Grafik de görüldüğü gibi şayet toplum tercihini daha fazla yatırım malları yönünde yaparsa, üretim imkanları eğrisi daha fazla sağa kayacaktır. Çünkü daha fazla yatırım, ülkenin sermaye stokunu arttıracaktır. Dolayısıyla üretim imkanları sınırı eğrisindeki kayma, kaynakların ne kadarının yatırım malları ve ne kadarının tüketim malları arasında tahsis edildiğine bağlıdır. 25 20 15 10 D 5 0 0 1 2 3 4 5 6 Tüketim Malları 30 25 20 15 10 5 0 D 0 1 2 3 4 5 6 7 Tüketim Malları Eğer gelecek için daha fazla yatırım tercih edilmişse, büyüme daha hızlı gerçekleşecek, büyüme nedeniyle toplumun bütün bireyleri kazançlı çıkacak ve refah düzeyi yükselecektir. Panel (a) Panel (b)

ALTERNATİF İKTİSADİ SİSTEMLER Tüm ekonomilerin yanıt aradığı üç temel soru; neler üretilecek, nasıl üretilecek ve kimler için üretilecek yada nasıl paylaşılacak biçimindedir. Bu üç temel sorunun çözümü için, toplumlar siyasi yapılarına uygun ekonomik sistemleri benimseyerek, bu çerçevede davranış içinde olurlar. Ekonomilerin işleyiş sistemleri ile ilgili olarak bir uçta piyasa ekonomileri, diğer uçta ise kumanda ekonomileri yer almaktadır. Bu iki uç sistem dışında her iki sistemin bir kısım yönlerini kabul eden, dünya üzerinde en yaygın biçimde gözlemlenen karma ekonomik sistem ise her ülkede farklı olarak uygulanmaktadır.

ALTERNATİF İKTİSADİ SİSTEMLER Piyasa Ekonomileri Sistemi Piyasa ekonomisinde neyin, nasıl ve kimler için üretileceği konusu birbirlerinden bağımsız bireysel tüketiciler, üreticiler, hükümetler ve diğer organizasyonların kararlarına bağlı olup, bunlar piyasalarda birbirleri ile etkileşim içindedirler. Bu sistemde temel koordinasyonu piyasada belirlenen fiyatlar sağlar. Bu yüzden serbest piyasa sistemine çoğu kez fiyat sistemi de denir.

ALTERNATİF İKTİSADİ SİSTEMLER Piyasa Ekonomileri Sistemi Serbestçe oluşan fiyatlar piyasa ekonomisinde önemli roller üstlenirler. Bunlar: Fiyatlar neyin üretileceği ve tüketileceği konusunda sinyal görevi üstlenirler. Fiyatlar insanların tüketimlerine ve üretimlerine yönelik teşvik mekanizması oluştururlar. Fiyatlar bölüşüm mekanizması üzerine önemli görev üstlenir. Piyasa ekonomisinin iyi işlemesi için fiyat düzeyinin istikrarlı olması gereklidir. Yine mülkiyet hakkının insanlara tanınması, piyasalara müdahalenin bulunmaması gerekmektedir. Böylelikle etkinlik sağlanacak ekonomi üretim imkanları sınırı üzerinde bulunacaktır.

ALTERNATİF İKTİSADİ SİSTEMLER Piyasa Ekonomileri Sistemi Fiyatların serbestçe belirlenmesi ve piyasa ekonomilerinde insanların iç ve dış ticareti serbestçe yapmalarında hükümetlerin hiçbir rolünün bulunmadığı anlamı çıkarılmamalıdır. Hemen hemen tüm piyasa ekonomilerinde devlet iç ve dış güvenliği sağlar. Yine devlet mülkiyet haklarının oluşumuna katkı yapar. Ancak devletin ekonomi üzerindeki rolü sınırlı olup, sadece piyasa başarısızlıkları durumunda devreye girmesi kabul edilir.

ALTERNATİF İKTİSADİ SİSTEMLER Kumanda Ekonomileri Sistemi Kumanda ekonomileri yada merkezi plan ekonomilerinde, temel ekonomik sorulara ilişkin kararlar merkezi otorite tarafından alınır. Hükümetin kontrolünü elinde bulunduranlar merkezi plan çerçevesinde insanların ne yapacağını, üretim ve tüketim tercihlerini ve gelirin bölüşümünü kontrol altında tutarlar. Kumanda ekonomilerinde çoğu fiyatlar hükümet tarafından belirlenir ve ekonomide etkinsizliklerin ortaya çıkmasına neden olur. Örneğin eski Sovyetler Birliğinde ekmek fiyatı çok düşük belirlendiği için çiftçiler ineklerini ekmekle besliyorlardı. Çünkü izlenen politikalar insanları bunu yapmaya teşvik ediyordu. Bu, kaynak israfından başka bir şey değildir. Bu durum etkin olmayan üretim nedeniyle üretim imkanları sınırı altındaki bir nokta demektir.

ALTERNATİF İKTİSADİ SİSTEMLER Kumanda Ekonomileri Sistemi Yine kumanda ekonomilerinde yaygın olan kamu mülkiyeti insanlar için bir teşvik unsuru oluşturmaz. Çünkü insanlar çabaları karşılığı değil de ihtiyaçlarına göre gelir elde ederlerse, arzuladıkları kaynaklara serbestçe sahip olamazlarsa, etkinlikleri azalır. Örneğin bir mucit buluşu üzerinde hak sahibi olmaz ise, böyle bir buluş için fazla çaba göstermeyecektir. Dolayısıyla daha az buluş olacak, toplum yeterince gelişme gösteremeyecektir. Sonuçta üretim imkanları sınırı eğrisi altında faaliyet sürdürülecektir.

ALTERNATİF İKTİSADİ SİSTEMLER Karma Ekonomiler Sistemi Dünyada gözlemlenebilen ekonomik sistemlerin hiç birisi serbest piyasa ve kumanda ekonomileri sistemiyle tam olarak örtüşmemektedir. Ancak her iki sistemin bazı öğelerini aynı anda benimseyerek, ülkeler genelde karma ekonomik sistem içinde faaliyetlerini sürdürürler. Kamu ve özel kesimin kombinasyonları her ülke için farklı olarak uygulanmaktadır. Karma ekonomik sistem; özel mülkiyetin yanında kamu mülkiyetini de kabul eden, piyasa mekanizmasının yanında müdahaleyi de içine sindirebilen, fiyat mekanizmasının yanında merkezi planları da uygulama çabası içinde olan bir sistem niteliği taşımaktadır.

TERCİH VE FAYDA Etkin işleyen bir ekonomide üretim imkanları eğrisi üzerinde nerede olunacağı toplumun tercihine göre belirlenir. Açıklamalarımızı basitleştirmek için şöyle bir soru ile başlayalım; Kişiler niçin tercih yaparlar? Bunun yanıtı; Kendilerine en yararlı (faydalı) olanı seçme çabası, yada fayda maksimizasyonu gayretleridir. şeklinde olmaktadır. Fayda, bireyin tüketilen mal ve hizmetten elde edeceği memnuniyettir.

TERCİH VE FAYDA Gerçek yaşamda kişinin elde edeceği memnuniyetin yada faydanın ölçülüp ölçülemeyeceği iktisatçılar arasında tartışma konusu oluşturmuştur. Tartışmaya taraf olanlardan bir kısmı faydanın ölçülebileceğini öne sürmüşlerdir. Faydayı ölçmek için util adı verilen bir birim yada doğrudan parayı kullanmışlardır. Bu gruba sayısalcılar yada kardinalistler denilmektedir. Diğer tarafta ise faydanın ölçülemeyeceğini ileri süren sırasalcılar yada ordinalistler vardır. Bunlara göre; insanlar bir malı diğerinden daha çok beğendiklerini söyleyebilirler. Ancak ne kadar daha fazla fayda elde ettiklerini söyleyemezler.

TERCİH VE FAYDA Toplam ve Marjinal Fayda Belirli bir zaman diliminde, bireyin diğer mal ve hizmetlerden olan tüketimi sabit iken, bir malın çeşitli miktarlarının tüketilmesi sonucu ulaşılan tatmin düzeyi toplam fayda olarak tanımlanır ve TU harfleriyle sembolleştirilir. Marjinal fayda ise, belirli bir zaman diliminde bir maldan, bir birim daha fazla tüketilmesi sonucunda ortaya çıkan toplam faydadaki değişme olarak tanımlanır. Kısaca ilave tüketilen birimin sağladığı fayda marjinal fayda olup, MU harfleriyle sembolize edilir.

TERCİH VE FAYDA Toplam ve Marjinal Fayda Herhangi bir X malı için marjinal fayda (MUx) toplam fayda fonksiyonunun eğimini yada değişme oranını gösterir ve şu şekilde formüle edilir: MU X TU Q X X Tabloyu dikkatle incelersek, toplam fayda belirli bir düzeye kadar her ilave birim ile artmaktadır. Tüketilen Lahmacun Miktarı (Q) 0 0 Toplam Fayda (TU X ) Marjinal Fayda (MU X ) 20 Ancak bu artış azalarak devam etmektedir. 1 20 2 34 3 43 4 45 5 45 6 38 14 9 2 0-7 Hatta toplam fayda en yüksek düzeye ulaştıktan sonra ilave tüketimin toplam faydaya katkısı negatif değer almaktadır. Dolayısıyla tüketici azalan marjinal fayda ile karşı karşıyadır.

Marjinal Fayda Toplam Fayda TERCİH VE FAYDA 50 45 40 35 30 25 20 15 10 5 0 25 20 15 10 5 0-5 -10 0 1 2 3 4 5 6 7 Tüketilen Lahmacun Miktarı 0 1 2 3 4 5 6 7 Tüketilen Lahmacun Miktarı Toplam ve Marjinal Fayda X Malı için toplam ve marjinal fayda fonksiyonları yandaki grafik yardımıyla gösterilebilir.

TERCİH VE FAYDA İşte marjinalistler bu azalan marjinal fayda varsayımını kullanarak, bireyin bir mala ilişkin talep eğrisinin negatif eğimli olduğunu ispatlamaya çalışmışlardır. Tüketici ilave bir birim mal tüketmek için vazgeçmek istediği paranın miktarı ile faydasını açıklar.(kardinalist Yaklaşım) Dengenin sağlanabilmesi için x in marjinal faydasının tam olarak x in fiyatına eşit olması gerekir. MU x = P x Şayet P x MU x ise tüketici X malı tüketimini azaltarak ve gelirini harcamayarak fayda düzeyini yükseltir. MU x P x ise tüketici x malı tüketimini arttıracak ve gelirini daha az para olarak tutacaktır. Böylece sadece MU x = P x durumunda toplam tatmin düzeyi maksimum olur.

TERCİH VE FAYDA Tüketicinin fayda maksimizasyonunu basit matematiksel yöntem ile açıklayabiliriz. Net TU = U(x) - P x. x edecektir. maksimize X malı için toplam fayda fonksiyonu TU = U(x) olsun. Fayda parasal birim ile ölçüldüğünden x malı alımı için tüketici P x. x kadar para ödemesi gerekir. Tüketici x malını tüketmekle elde edeceği fayda ile x malı için katlanılan maliyet arasındaki farkı maksimize etme çabası içinde olduğunu varsaydığımızda yani tüketicinin net toplam faydayı maksimize edeceği varsayıldığında, Maksimizasyon için gerekli koşul, fonksiyonun x e göre kısmi türevini alıp sıfıra eşitlememizdir. U P X 0 X U marjinal faydayı tanımladığından X MU X P X = 0 MU X = P X tüketici marjinal faydayı fiyata eşitleyerek dengeye ulaşır.

Marjinal Fayda ve Bireyin Talep eğrisinin Elde Edilişi Kardinalist fayda yaklaşımının bu basit modelini kullanarak, tüketici talep eğrisini elde edebiliriz. Grafik de x malı için toplam fayda ve marjinal fayda eğrileri çizilmiştir. Toplam fayda x 3 de maksimuma ulaşırken, bu düzeye kadar marjinal fayda pozitif değerler almaktadır. Marjinal faydanın bu pozitif kısmı tüketici talebi ile ilişkilidir. TU TU Gerçekte MU x in bu pozitif kısmı bireyin talep eğrisidir. MU X1 X 2 X 3 P X X t P x 1 fiyatında faydasını maksimize eden tüketici x 1 kadar tüketim yapmalıdır. MU X1 MU X 2 X1 X 2 X 3 1 P X 2 P X X t MU X X X 1 2 d X X P x 2 fiyatında x 2 kadar tüketmelidir. Bu fiyatlarda başka bileşimlerin olması maksimizasyonu sağlamaz.

TERCİH VE FAYDA Tercihler ve Tüketici Dengesi Kardinalist yaklaşımın talep teorisini, birden fazla mal durumu içinde genelleştirebiliriz. Örneğin; n sayıdaki mal için her malın marjinal faydasının fiyatına oranı tüm mallar için eşit olunca denge koşulu sağlanmaktadır. Formülasyon ile açıklarsak; MU P x x MU P y y MU... P n n olmalıdır. Ancak bu tür bir eşitliğin sağlanması durumunda, tüketici toplam faydasını maksimize edebilecek, satın alacağı mallar arasında başka bir dağılım fayda maksimizasyonunu sağlamayacaktır.