HERKESE LÂZIM OLAN ÎMÂN

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "HERKESE LÂZIM OLAN ÎMÂN"

Transkript

1 Hakîkat Kitâbevi Yay nlar No: 3 HERKESE LÂZIM OLAN ÎMÂN Mevlânâ Hâlid-i Ba dâdî Terceme eden: Kemâhl Feyzullah Efendi Ellibeflinci Bask Hakîkat Kitâbevi Darüflflefeka Cad. 53 P.K.: Tel: Fax: Fâtih- STANBUL fiubat-2007

2 Ç NDEK LER Sahîfe No: I.) Herkese Lâz m Olan Îmân Bafllang ç Îmân ve slâm slâm n fiartlar Îmân n fiartlar...19 Vehhâbîler ve di er mezhebsizler, kabr azâb fierefüddîn Münîrînin mektûbu. Gadâb, flehvet Allahü teâlâ vard r ve birdir...74 II.) Müslimânl k ve H ristiyanl k Allahü teâlân n varl na inanmak Peygamberler, dinler, kitâblar...88 a- Yehûdî dîni...91 b- H ristiyanl k dîni...92 c- slâm dîni Hakîkî bir müslimân olman n flartlar Niçin müslimân oldular? K ble cihetini anlamak Müslimân olmad klar hâlde müslimânl a hayrân olanlar Müslimânl seçenler Müslimânl kabûl edenlerin beyânlar ndan al nan netîce Hilye-i Se âdet (fli r) III.) Kur ân- Kerîm ve Bugünkü Tevrât ve ncîller Bugünkü Tevrât ve ncîller Kitâb- mukaddesdeki hatâlardan ba z lar Kur ân- kerîm Muhammed aleyhisselâm n mu cizeleri Muhammed aleyhisselâm n fazîletleri Resûlullah n sallallahü aleyhi ve sellem güzel ahlâk ve âdetleri IV.) slâm dîni ve di er dinler Mukaddeme Tevhîd düâs slâmiyyet bir vahflet dîni de ildir Haçl seferleri, müslimânlara yap lan zulmler ngilizlerin islâm düflmanl Müslimânlar câhil de ildir Dinler, akîdeler ve din ile felsefenin fark a- Brahma dîni b- Budistlik c- Mûsevî dîni ve yehûdîler d- Îsevî (Nasraniyyet) dîni ve h ristiyanl k e- slâmiyyet f- slâmiyyetde felsefe var m d r Sonsöz Se âdet, ni met Bask : hlâs Gazetecilik A.fi. 29 Ekim Cad. No: 23 Yenibosna- STANBUL Tel: ISBN:

3 (Sübhânallahi ve bi-hamdihi sübhânallahil-azîm). Bu kelime-i tenzîhi sabâh ve akflam yüz kerre okuyan n günâhlar afv olur. Bir dahâ günâh ifllemekden muhâfaza olunur. Bu düâ, (Mektûbât Tercemesi) kitâb n n 307 ve 308.ci mektûblar nda yaz l d r. Bütün derdlerin giderilmesine de sebeb olur. I HERKESE LÂZIM OLAN ÎMÂN [Îmân ve slâm] ÖNSÖZ Besmeleyle bafll yal m kitâba, Allah ad en iyi bir s nakd r. Ni metleri s maz ölçü hisâba, Çok ac yan, afv seven bir rabd r! Allahü teâlâ, dünyâda bütün insanlara ac yor. Muhtâc olduklar fleyleri yarat p, herkese gönderiyor. Ebedî se âdete kavuflduran yolu gösteriyor. Nefslerine, kötü arkadafllara, zararl kitâblara ve yabanc radyolara aldanarak, bu se âdet yolundan ayr lanlardan, küfr ve dalâlet yoluna sapanlardan, piflmân olup, afv dileyenleri hidâyete kavuflduruyor. Bunlar ebedî felâketden kurtar yor. Azg n, zâlim olanlara bu ni metini ihsân etmiyor. Onlar, be endikleri, istedikleri küfr yolunda b rak yor. Âhiretde, Cehenneme gitmesi gereken mü minlerden, diledi ini, ihsân ederek afv edecek, Cennete kavuflduracakd r. Her canl y yaratan, her vâr, her ân varl kda durduran, hepsini, korku ve dehfletden koruyan, yaln z Odur. Böyle bir Allah n flerefli ismine s narak, ya nî Ondan yard m bekliyerek bu kitâb yazma a bafll yoruz. Allahü teâlâya hamd olsun. Onun sevgili Peygamberi Muhammed aleyhisselâma salât ve selâm olsun. O yüce Peygamberin temiz Ehl-i beytine ve âdil, sâd k Eshâb n n herbirine, hayrl düâlar olsun. Hamd, bütün ni metleri Allahü teâlân n yarat p gönderdi ine inanmak ve söylemek demekdir. fiükr, bütün ni metleri islâmiyyete uygun kullanmak demekdir. slâm dîninin inançlar n, emrlerini ve yasaklar n bildiren binlerce k ymetli kitâb yaz lm fl, bunlar n ço u, yabanc dillere çevrilerek, her memlekete yay lm fld r. Buna karfl l k, bozuk düflünceli, k sa görüfllü kimseler ve ingiliz câsûslar na aldanm fl olan câhil din adamlar, z nd klar, her zemân, islâm n fâideli, feyzli ve fl kl ahkâm na, ya nî emrlerine, yasaklar na sald rm fl, onu lekeleme e, de ifldirme e, müslimânlar aldatma a u raflm fllard r. 3

4 slâm âlimlerinin flimdi de, dünyân n hemen her yerinde, islâm i tikâd n yayma a, savunma a çal fld klar flükrânla görülmekdedir. slâmiyyeti Eshâb- kirâmdan ifliterek, kitâblara yazan do ru yolun âlimlerine (Ehl-i sünnet âlimleri) denir. Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâblar - n okumam fl veyâ anl yamam fl, tektük kimsenin, Kur ân- kerîmden ve hadîs-i flerîflerden yanl fl ma nâlar ç kararak, uygunsuz konuflmalar ve yaz lar da görülüyor ise de, böyle sözler ve yaz lar, müslimânlar n sa lam îmân karfl s nda, eriyip gitmekde, sâhibinin bilgisizli ini göstermekden baflka te sîri olmamakdad r. Müslimân oldu unu söyliyen veyâ cemâ at ile nemâz k larken görülen bir kimsenin müslimân oldu u anlafl l r. Sonra, bunun bir sözünde, yaz s nda veyâ bir hareketinde, Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdikleri îmân bilgilerine uym yan birfley görülürse, bunun küfr veyâ dalâlet oldu u kendisine anlat l r. Bundan vazgeçmesi, tevbe etmesi söylenir. K sa akl, bozuk düflüncesi ile cevâb verip vazgeçmezse, bunun sap k veyâ mürted oldu u yâhud ingiliz kâfirlerine sat lm fl oldu u anlafl l r. Nemâz k lsa, hacca gitse, her ibâdeti ve iyili i yapsa da, bu felâketden kurtulamaz. Küfre sebeb olan fleyden vazgeçmedikce, bundan tevbe etmedikce müslimân olamaz. Her müslimân, küfre sebeb olan fleyleri iyi ö renerek, mürted olmakdan korunmal, kâfir olanlar ve müslimân görünen z nd klar ve ingiliz câsûslar n iyi tan y p, zararlar ndan sak nmal d r. Kur ân- kerîmden ve hadîs-i flerîflerden, yanl fl, bozuk ma nâlar ç - kar laca n, böylece yetmifliki dürlü sap k müslimân f rkan n türeyece- ini, Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz haber vermifldir. (Berîka) ve (Hadîka) kitâblar, bu hadîs-i flerîfi, (Buhârî) ve (Müslim) kitâblar ndan alarak, aç klamakdad rlar. Büyük islâm âlimi ve din profesörü ad alt nda ortaya ç kmakda olan bu sap k f rkalardaki kimselerin kitâblar na, konferanslar na aldanmamal, bu din, îmân h rs zlar n n tuzaklar na düflmemek için, çok uyan k olmal d r. Bu câhil müslimânlardan baflka, komünistlerle masonlar bir yandan, h ristiyan misyonerleri ve ingilizlere sat lm fl olan vehhâbîler ile yehûdî siyonistleri de bir yandan, yeni yeni üsûllerle, müslimân yavrular n aldatma a çal fl yorlar. Uydurma yaz lar, filmler, tiyatrolar ve radyo, televizyon neflriyyât ile, islâm ve îmân yok etme e u rafl yorlar. Bu yolda milyarlarca lira harc ediyorlar. slâm âlimleri rahime-hümullahü teâlâ, bunlar n hepsine gerekli cevâblar önceden yazm fllar, Allahü teâlân n dînini, huzûr ve kurtulufl yolunu bildirmifllerdir. Hakîkî âlimlerden, büyük islâm âlimi, mevlânâ Hâlid-i Ba dâdî Osmânînin kuddise sirrûh ( tikâdnâme) kitâb n seçdik. Bu kitâb, Kemâhl merhûm hâc Feyzullah efendi taraf ndan türkçeye terceme edilerek (Ferâid-ül-fevâid) ismi verilmifl ve hicrî 1312 senesinde M srda tab edilmifldir. Bu tercemeyi sâdelefldirerek, (Herkese Lâz m Olan Îmân) ad n verdik. Birinci bask s 1966 da yap ld. Yapd m z 4

5 aç klamalar, kitâbdan ay rmak için, köfleli parantez [ ] içine koyduk. Neflr olunmas n nasîb etdi i için, Allahü teâlâya sonsuz hamd ve flükrler olsun! Bu tercemenin fârisî olan asl, stanbul Üniversitesi kütübhânesinin ( bnül Emîn Mahmûd Kemâl be ) k sm nda ( tikâdnâme) ismi ile F numarada mevcûddur. Türkçe tercemesini (Hakîkat Kitâbevi), (Îmân ve slâm) ismi ile basd rm fld r. (Dürr-ül-muhtâr) kitâb n n sâhibi fazîletli Alâüddîn-i Haskefî rahime-hüllahü teâlâ, kâfirin nikâh bahsi sonunda diyor ki, (Nikâhl müslimân bir k z bâliga oldu u zemân, müslimânl bilmezse, nikâh bozulur. [Ya nî mürted olur.] Allahü teâlân n s fatlar n ona bildirmelidir. O da, tekrâr etmeli ve bunlara inand m demelidir). bni Âbidîn, bunu aç klarken diyor ki, (K z küçük iken; anas na, babas na tâbi olarak müslimând r. Bâliga olunca, anas n n, babas n n dînine tâbi olmas devâm etmez. slâmiyyeti bilmeyerek bâliga olunca, mürted olur. Îmân edilecek alt fleyi ö renip inanmad kça ve islâmiyyete uymak lâz m oldu una inanmad kça, (Kelime-i tevhîd) söylese, ya nî (Lâ ilâhe illallah, Muhammedün resûlullah) dese de, müslimânl devâm etmez. (Âmentü billâhi...) de bulunan alt fleyi ö renip, bunlara inanmas ve Allahü teâlân n emrlerini ve yasaklar n kabûl etdim demesi lâz md r). bni Âbidînin bu sözünden anlafl l yor ki, bir kâfir, Kelime-i tevhîd söyleyince ve bunun ma nâs na k saca inan nca, o anda müslimân olur. Fekat, her müslimân gibi, bunun da, imkân bulunca, (Âmentü billâhi ve Melâiketihi ve Kütübihi ve Rüsülihi vel Yevmil-âhiri ve bil Kaderi hayrihi ve flerrihi minallahi teâlâ vel-ba sü ba delmevti hakkun, eflhedü en lâilâhe illallah ve eflhedü enne Muhammeden abdühü ve resûlühü) diye Âmentünün esâslar n ezberlemesi ve ma nâs n ve islâm bilgilerinden kendisine lâz m olanlar iyice ö renmesi lâz md r. Bir müslimân çocu u da, bu alt fleyi ve islâm bilgilerini ö renmez ve inand n söylemezse, âk l ve bâlig oldu u zemân, mürted olur. Îmân etdikden sonra, ( slâm bilgileri)ni, ya nî farzlar, harâmlar, abdesti, guslü ve nemâz k lmas n ve avret mahallini örtmesini hemen sorup ö renmesi de farz olur. Sordu u kimsenin ö retmesi veyâ hakîkî din kitâb bildirmesi, buna da farz olur. Soracak kimseyi veyâ kitâb bulamazsa aramas farz olur. Aramazsa kâfir olur. Buluncaya kadar bilmemesi özr olur. Farzlar vaktinde yapm - yan ve harâm iflliyen Cehennemde azâb görecekdir. Îmân n alt esâs üzerinde, bu kitâb m zda genifl bilgi vard r. Her müslimân bu kitâb iyi okumal ve çocuklar n n ve bütün tan d klar n n okumalar için gayret etmelidir. Avret mahalli 475.ci sahîfede yaz l d r. Kitâb m zda, âyet-i kerîmelerin ma nâlar n yazarken, (Meâlen buyuruldu) denilmekdedir. (Meâlen) demek, (tefsîr âlimlerinin bildirdiklerine göre) demekdir. Çünki, âyet-i kerîmelerin ma nâlar n, yaln z Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem anlam fl ve Eshâb na bildirmifldir. Tefsîr âlimleri, bu hadîs-i flerîfleri münâf klar n ve ingiliz kâfirlerine sat lm fl olan z nd klar n, ya nî mezhebsiz din adamlar n n 5

6 uydurduklar hadîslerden ay rm fllar, bulamad klar hadîs-i flerîfler için, tefsîr ilmine uyarak, âyet-i kerîmelere kendileri ma nâ vermifllerdir. Arabca bilen, fekat tefsîr ilminden haberi olmayan din câhillerinin anlad klar na (Kur ân tefsîri) denilmez. Bunun için, hadîs-i flerîfde, (Kur ân- kerîme kendi anlad na göre ma nâ veren, kâfir olur) buyuruldu. Allahü teâlâ, hepimizi, Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdi i do ru yolda bulundursun! slâm câhillerinin ve büyük islâm âlimi gibi ismler tafl yan mezhebsizlerin, münâf klar n yald zl, sinsi yalanlar na aldanmakdan korusun! Âmîn. Hakîkat Kitâbevinin neflr etdi i bütün kitâblar, her dilde olarak Internet vâs tas ile bütün dünyâya yay lmakdad r. Mîlâdî sene Hicrî flemsî Hicrî kamerî TENBÎH: Misyonerler, h ristiyanl yayma a, yehûdîler, Talmûtu yayma a, stanbuldaki Hakîkat Kitâbevi, islâmiyyeti yayma a, masonlar ise, dinleri yok etme e çal fl yorlar. Akl, ilmi ve insâf olan, bunlardan do rusunu iz ân, idrâk eder, anlar. Bunun yay lmas na yard m ederek, bütün insanlar n dünyâda ve âh retde se âdete kavuflmalar na sebeb olur. Bugün, dünyâda bulunan müslimânlar, üç f rkaya ayr lm fld r. Birinci f rka, Eshâb- kirâm n yolunda olan, hakîkî müslimânlard r. Bunlara (Ehl-i sünnet) ve (Sünnî) ve (F rka-i nâciyye), Cehennemden kurtulan f rka denir. kinci f rka, Eshâb- kirâma düflman olanlard r. Bunlara (fiî î) ve (F rka-i dâlle), sap k f rka denir. Üçüncüsü, sünnîlere ve flî îlere düflman olanlard r. Bunlara (Vehhâbî) ve (Necdî) denir. Çünki bunlar, ilk olarak, Arabistân n Necd flehrinde meydâna ç km fld r. Bunlara (F rka-i mel ûne) de denir. Çünki, bunlar n müslimânlara kâfir dedikleri, (Se âdet-i Ebediyye) ve (K yâmet ve Âh ret) kitâblar m zda yaz l d r. Peygamberimiz böyle söyliyenlere la net etmifldir. Müslimânlar bu üç f rkaya parçalayan, yehûdîlerle ingilizlerdir. Her mü min, nefsini tezkiye için, ya nî yarat l fl nda bulunan câhillikden ve günâhlardan temizlenmek için, her zemân (Lâ ilâhe illallah) okumal ve kalbini tasfiye için, ya nî nefsinden ve fleytândan ve kötü arkadafllardan ve zararl, bozuk kitâblardan gelmifl olan, küfr ve günâhlardan kurtulmak için, (Estagfirullah) okumal d r. slâmiyyete uyan n ve günâhlar na tevbe edenin düâlar kabûl olur. Nemâz k lm - yan n, aç k kad nlara ve avret yeri aç k olanlara bakan n, harâm yiyip içenin, islâmiyyete uymad anlafl l r. Bunun düâlar kabûl olmaz. Son sahîfedeki ilâveyi okuyunuz! 6

7 1 BAfiLANGIÇ Mevlânâ Hâlid-i Ba dâdî kaddesallahü teâlâ sirrehül azîz, kitâb - na bafllamadan önce, mâm- Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî rahmetullahi aleyh in (Mektûbât) kitâb n n üçüncü cildinin onyedinci mektûbunu yazarak, kitâb na zînet ve bereket vermek istemifldir. mâm- Rabbânî kuddise sirruh [1], bu mektûbunda buyuruyor ki: Mektûbuma Besmele ile bafll yorum. Bizlere her ni meti gönderen ve en büyük ni met olarak, müslimân yapmakla flereflendiren ve Muhammed aleyhisselâma ümmet k lmakla k ymetlendiren, Allahü teâlâya hamd ve flükrler olsun! yice düflünmeli ve anlamal d r ki, herkese her ni meti gönderen, yaln z Allahü teâlâd r. Herfleyi var eden, ancak Odur. Her varl, her ân varl kda durduran hep Odur. Kullardaki üstün ve iyi s fatlar, Onun lutfü ve ihsân d r. Hayât m z, akl m z, ilmimiz, gücümüz, görmemiz, iflitmemiz, söyliyebilmemiz, hep Ondand r. Saymakla bitirilemiyen çeflidli ni metleri, iyilikleri gönderen hep Odur. nsanlar güçlüklerden, s k nt - lardan kurtaran, düâlar kabûl eden, derdleri, belâlar gideren hep Odur. R zklar yaratan ve ulafld ran yaln z Odur. hsân o kadar boldur ki, günâh iflliyenlerin r zk n kesmiyor. Günâhlar örtmesi o kadar çokdur ki, emrini dinlemiyen, yasaklar ndan sak nm yan azg nlar, herkese rezîl ve rüsvâ etmiyor ve nâmûs perdelerini y rtm yor. Afv ve merhameti o kadar çokdur ki, cezây ve azâb hak edenlere azâb vermekde acele etmiyor. Ni metlerini, ihsânlar n, dostlar na ve düflmanlar na saç yor. Kimseden birfley esirgemiyor. Bütün ni metlerinin en üstünü, en k ymetlisi olarak da, do ru yolu, se âdet ve kurtulufl yolunu gösteriyor. Yoldan sapmamak ve Cennete girmek için teflvîk buyuruyor.cennetdeki sonsuz ni metlere, bitmez, tükenmez zevklere ve kendi r zâs na, sevgisine kavuflabilmemiz için, sevgili Peygamberine sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem uymam z emr ediyor. flte, Allahü teâlân n ni metleri günefl gibi meydândad r. Baflkalar ndan gelen iyilikler, yine Ondan gelmekdedir. Baflkalar n vâs ta k lan, onlara iyilik yapmak iste ini veren, onlara iyilik yapabilecek gücü, kuvveti veren, yine Odur. Bunun için, her yerden, herkesden gelen ni metleri gönderen hep Odur. Ondan baflkas ndan iyilik, ihsân beklemek, emânetciden, emânet olarak birfley isteme e ve fakîrden sadaka isteme e benzer. Bu sözlerimizin, yerinde ve do ru oldu unu, câhil olanlar da, âlimler gibi, kal n kafal lar da, zekî, keskin görüfllü olanlar gibi bilir. Çünki, anlat lanlar, meydânda olan, düflünme e bile lüzûm olm yan bilgilerdir. nsan n, bu ni metleri gönderen Allahü teâlâya, gücü yetdi i ka- [1] mâm- Rabbânî, 1034 [m. 1624] de vefât etdi. 7

8 dar flükr etmesi, insanl k vazîfesidir. Akl n emr etdi i bir vazîfe, bir borçdur. Fekat, Allahü teâlâya yap lmas îcâb eden bu flükrü yerine getirebilmek, kolay bir ifl de ildir. Çünki insanlar, yok iken sonradan yarat lm fl, za îf, muhtâc, aybl ve kusûrludur. Allahü teâlâ ise, hep var, sonsuz vard r. Ayblardan, kusûrlardan, uzakd r. Bütün üstünlüklerin sâhibidir. nsanlar n Allahü teâlâya hiçbir bak mdan benzerlikleri, yak nl klar yokdur. Böyle afla kullar, öyle bir yüce Allah n flân na yak flacak bir flükr yapabilir mi? Çünki, çok fley vard r ki, insanlar onlar güzel ve k ymetli san r. Fekat, Allahü teâlâ, bunlar kötülük bilir ve be- enmez. Sayg ve flükr sand m z fleyler, be enilmiyen, baya fleyler olabilir. Bunun içindir ki, insanlar, kendi kusûrlu akllar, k sa görüflleri ile Allahü teâlâya karfl flükr, sayg olabilecek fleyleri bulamaz. fiükr etme e, sayg gösterme e yar yan vazîfeler, Allahü teâlâ taraf ndan bildirilmedikçe, övmek san lan fleyler, kötülemek olabilir. flte, insanlar n Allahü teâlâya karfl, kalb ile ve dil ile ve beden ile yapmalar ve inanmalar lâz m olan flükr borcu, kulluk vazîfeleri, Allahü teâlâ taraf ndan bildirilmifl ve Onun sevgili Peygamberi sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem taraf ndan ortaya konmufldur. Allahü teâlân n gösterdi i ve emr etdi i kulluk vazîfelerine ( slâmiyyet) denir. Allahü teâlâya flükr, Onun Peygamberinin getirdi i yola uymakla olur. Bu yola uym yan, bunun d fl nda kalan hiçbir flükrü, hiçbir ibâdeti, Allahü teâlâ kabûl etmez, be enmez. Çünki, insanlar n, iyi, güzel sand klar çok fley vard r ki, islâmiyyet, bunlar be enmemekde, çirkin olduklar n bildirmekdedir. Demek ki, akl olan kimselerin, Allahü teâlâya flükr etmek için, Muhammed aleyhisselâma uymalar lâz md r. Onun yoluna ( slâmiyyet) denir. Muhammed aleyhisselâma uyan kimseye (Müslimân) denir. Allahü teâlâya flükr etme e, ya nî Muhammed aleyhisselâma uyma a ( bâdet etmek) denir. slâm bilgileri iki k smd r: Din bilgileri ve fen bilgileri. Dinde reformcular, din bilgilerine (Skolastik bilgiler), fen bilgilerine (Rasyonel bilgiler) diyorlar. Din bilgileri de ikiye ayr l r: 1 - Kalb ile i tikâd edilmesi, ya nî inan lmas lâz m olan bilgilerdir. Bu ilmlere (Üsûl-i din) veyâ (Îmân) bilgileri denir. K sacas, (Îmân) Muhammed aleyhisselâm n bildirdi i alt fleye inanmak ve islâmiyyeti kabûl etmek ve küfr alâmeti olan fleyleri söylemekden ve kullanmakdan sak nmakd r. Her müslimân n, küfr alâmeti olan fleyleri ö renmesi ve bunlardan sak nmas lâz md r. Îmân olana (Müslimân) denir. 2 - Beden ile veyâ kalb ile yap lacak ve sak n lacak ibâdet bilgileridir. Yap lmas emr edilen bilgilere (Farz), sak n lmas emr edilen bilgilere (Harâm) denir. Bunlara (Fürû-i din) veyâ (Ahkâm- islâmiyye) yâhud ( slâmiyyet) bilgileri denir. [Herkese ilk lâz m olan fley, (Kelime-i tevhîd) söylemek ve bunun ma nâs na inanmakd r. Kelime-i tevhîd (Lâ ilâhe illallah Muhammedün resûlullah)d r. Bunun ma nâs (Allah vard r ve birdir. Muhammed aleyhisselâm, Onun Peygamberidir) demekdir. Buna inanma a (Îmân etmek) ve (Müslimân olmak) denir. nanan kimseye (Mü min) ve (Müslimân) denir. Îmân n devâml olmas lâz md r. Bunun için, küfre 8

9 sebeb olan fleyleri yapmakdan ve küfr alâmeti olan fleyleri kullanmakdan sak nmak lâz md r. Kur ân- kerîm Allah kelâm d r. Allahü teâlâ, Cebrâîl aleyhisselâm ismindeki melek ile, Kur ân- kerîmi Muhammed aleyhisselâma göndermifldir. Kur ân- kerîmin kelimeleri arabîdir. Fekat, bu kelimeleri yan yana dizen Allahü teâlâd r. Kur ân- kerîmdeki arabî kelimeler, Allahü teâlâ taraf ndan dizilmifl âyetler hâlinde, harf ve kelime olarak gelmifldir. Bu harf ve kelimelerin ma nâs kelâm- ilâhîyi tafl makdad r. Bu harflere, kelimelere (Kur ân) denir. Kelâm- ilâhîyi gösteren ma nâlar da Kur ând r. Bu kelâm- ilâhî olan Kur ân mahlûk de ildir. Allahü teâlân n baflka s fatlar gibi ezelî ve ebedîdir. Cebrâîl aleyhisselâm her sene bir kerre gelip, o âna kadar inmifl olan Kur ân- kerîmi, Levh-il mahfûzdaki s ras na göre okur, Peygamberimiz de tekrâr ederdi. Âh rete teflrîf edece i sene, iki kerre gelip, temâm n okudular. Peygamberimiz ve Eshâb n ço u, Kur ân- kerîmin temâm n ezberlemifllerdi. Âh rete teflrîf etdikleri sene halîfe Ebû Bekr-i S ddîk, ezber bilenleri toplay p, yaz l olanlar getirtip, bir hey ete bütün Kur ân- kerîmi yazd rd. Böylece (Mushaf) denilen bir kitâb meydâna geldi. Otuzüçbin sahâbî, bu mushaf n her harfinin tam yerinde oldu una sözbirli i ile karar verdi. Muhammed aleyhisselâm n sözlerine (Hadîs-i flerîf) denir. Bunlardan, ma nâs Allahü teâlâ taraf ndan, kelimeleri Muhammed aleyhisselâm taraf ndan olan hadîs-i flerîflere (Hadîs-i kudsî) denir. Hadîs kitâblar çokdur. Bunlardan, (Buhârî) ve (Müslim) kitâblar meflhûrdur. Allahü teâlân n emrlerinden, inan lacak bilgilere (Îmân), yap lacak olanlara (Farz), sak n lacak olanlara (Harâm) denir. Farzlara ve harâmlara (Ahkâm- islâmiyye) denir. slâm bilgilerinden birine bile inanm yana (Kâfir) denir. nsana ikinci lâz m olan fley, kalbini temizlemekdir. Kalb deyince, iki fley anlafl l r. Gö sümüzde bulunan et parças na herkes kalb diyor. Yürek denilen bu kalb, hayvanlarda da vard r. kinci kalb, yürekde bulunan, görülemiyen kalbdir. Bu kalbe (gönül) denir. Din kitâblar nda yaz l olan kalb, bu gönüldür. slâm bilgilerinin yeri bu kalbdir. nanan ve inanmayan da bu kalbdir. nanan kalb, temizdir. nanm yan kalb pisdir, ölüdür. Kalbin temiz olmas için çal flmak, birinci vazîfemizdir. bâdet yapmak, bilhâssa nemâz k lmak ve istigfâr söylemek kalbi temizler. Harâm ifllemek, kalbi bozar. Peygamberimiz buyurdu ki, (Çok istigfâr okuyunuz! stigfâr düâs okuma a devâm edeni, Allahü teâlâ hastal klardan, her derdden korur. Hiç ummad yerden r zkland r r.) stigfâr (Estagfirullah) demekdir. Düâlar n kabûl olmas için, okuyan n müslimân olmas, günâhlar na tevbe etmesi, ma nâs n bilerek ve inanarak söylemesi lâz md r. Kararm fl kalb ile yap lan düâ kabûl olmaz. Üç kerre düâ okuyan n ve befl vakt nemâza devâm edenin kalbi de temizlenir ve söyleme e bafllar. Kalb söylemeden yaln z a z ile yap lan düân n fâidesi olmaz. slâm dîninin bildirdi i din bilgileri, (Ehl-i sünnet) âlimlerinin kitâblar nda yaz l olan bilgilerdir. Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdikleri 9

10 îmân ve islâm bilgileri aras nda, ma nâlar aç k olan (nasslar)dan ya nî âyet-i kerîmelerden ve hadîs-i flerîflerden birine inanmayan (Kâfir) olur. nanmad n gizlerse, (Münâf k) denir. Hem gizler, hem de, müslimân görünerek müslimânlar aldatma a çal fl rsa, buna (Z nd k) denir. Ma nâs aç k olm yan nasslar yanl fl te vîl ederek, yanl fl inan rsa, kâfir olmaz. Fekat, Ehl-i sünnetin do ru yolundan ayr ld için, Cehenneme girecekdir. Bu kimse, ma nâs aç k olan nasslara inand için, azâbda sonsuz kalm yacak, Cehennemden ç kar lacak, Cennete sokulacakd r. Bunlara (Bid at ehli) veyâ (Dalâlet f rkalar ) denir. Yetmifliki dürlü dalâlet f rkas vard r. Bunlar n ve kâfirlerin, mürtedlerin yapd klar ibâdetlerin ve insanlara yapd klar iyiliklerin, hizmetlerin hiçbiri kabûl edilmez, âhiretde ifle yaramaz. tikâd do ru olan müslimânlara (Ehl-i sünnet vel-cemâ at) veyâ (Sünnî) denir. Sünnî olanlar, ibâdet yapmakda dört mezhebe ayr lm fllard r. Bu dört mezhebde bulunanlar, birbirlerinin Ehl-i sünnet olduklar n bilirler ve seviflirler. Dört mezhebden birinde bulunmayan kimse, Ehl-i sünnet olmaz. Ehl-i sünnet olm yan n da, kâfir veyâ bid at ehli olaca, mâm- Rabbânînin mektûblar nda, bilhâssa birinci cildin ikiyüzseksenalt nc mektûbunda ve (Dürr-ül-muhtâr) n Tahtâvî hâfliyesinin (Zebây h) k sm nda ve (El-besâir li-münkîr-it-tevessül-i bi-ehl-il-mekâbir) kitâb nda vesîkalar ile yaz l d r. Bu iki kitâb arabîdirler. kincisi, Hindistânda yaz lm fl ve bas lm fl olup, 1395 [m. 1975] senesinde ve dahâ sonra stanbulda Hakîkat Kitâbevi taraf ndan ofset yolu ile müteaddid bask lar yap lm fld r. Dört mezhebden birine göre ibâdet yapanlar, günâh yaparlarsa veyâ ibâdetlerinde kusûr ederler ve tevbe ederlerse, günâhlar afv olur. Tevbe etmezlerse, Allahü teâlâ, bunlar, dilerse afv eder, Cehenneme hiç sokmaz. Dilerse, günâhlar kadar, azâb eder ise de, yine azâbdan kurtulacaklard r. Dinde zarûrî ma lûm olan, ya nî câhillerin bile iflitmifl oldu u, aç k bilgilerden birine bile inanm yanlar, Cehennemde sonsuz azâb göreceklerdir. Bunlara (Kâfir) ve (Mürted) denir. Kâfirler, kitâbl ve kitâbs z olmak üzere ikiye ayr l r. Müslimân evlâd iken, sonradan dinden ç karak kâfir olana, (Mürted) denir. bni Âbidîn rahime-hullahü teâlâ, flirk sebebi ile nikâh harâm olanlar bildirirken buyuruyor ki, (Mürted, Mülhid, Z nd k, Mecûsî, Putperest, eski yunan felsefecileri, Münâf k, yetmifliki f rkadan taflk nl k edip kâfir olanlar, [Berehmen, Budist], Bât nî, bâhî ve Dürzî denilen kimseler, hep kitâbs z kâfirdirler). Komünistlerle masonlar da böyledir. H - ristiyanlar n ve yehûdîlerin, gökden inen ve sonradan de ifldirilip bozulan (Tevrât) ve ( ncîl) kitâblar na inananlar kitâbl kâfirdir. Bunlar, herhangi bir mahlûkda (Ülûhiyyet s fat ) bulundu una inan rsa, (Müflrik) olur. Allahü teâlân n (S fât-i zâtiyye)sine ve (S fât-i sübûtiyye)sine (Ülûhiyyet s fatlar ) denir. Kitâbl veyâ kitâbs z herhangi bir kâfir, müslimân olursa, Cehenneme girmekden kurtulur. Hiç günâhs z temiz bir müslimân olur. Fekat, (Sünnî) bir müslimân olmas lâz md r. Sünnî olmak demek, Ehl-i sünnet âlimlerinden birinin rahime-hümullahü teâlâ kitâb n okuyup, ö renip, îmân n n, sözlerinin ve ifllerinin buna uygun olmas demekdir. Dün- 10

11 yâda bir insan n müslimân olup olmad, zarûret olmadan, aç k olarak söyledi i sözlerinden ve ifllerinden anlafl l r. Bu insan n âhirete îmânl gidip gitmedi i, son nefesinde belli olur. Büyük günâh ifllemifl olan erkek veyâ kad n bir müslimân, temiz kalb ile, tevbe ederse, günâhlar, muhakkak afv olur. Günâhs z tertemiz olur. (Tevbe)nin ne oldu u ve tevbenin nas l yap laca ilmihâl kitâblar nda, meselâ türkçe ve arabî (Îmân ve slâm) ve (Se âdet-i ebediyye) kitâb nda uzun bildirilmifldir.] 2 ÎMÂN ve SLÂM Bu ( T KÂDNÂME) kitâb nda, Resûlullah n sallallahü aleyhi ve sellem (Îmân ve islâm ) bildiren bir hadîs-i flerîfi aç klanacakd r. Bu hadîs-i flerîfin bereketi ile, müslimânlar n i tikâdlar n n temâmlanaca n [kuvvetlenece ini], böylece, salâha ve se âdete kavuflacaklar n ve cürmü, günâh çok olan bu Hâlidin de kuddise sirruh kurtulmas na sebeb olaca n ümmîd ediyorum. Hiçbirfleye muhtâc olm yan ve keremi, ihsân bol olan ve kullar - na çok ac yan Allahü teâlâya güzel i tikâd m flöyledir ki, sermâyesi az, kalbi kara olan bu fakîr Hâlidin yersiz sözlerini afv buyura ve kusûrlu ibâdetlerini kabûl eyleye! Yalanc, aldat c fleytân n kötülüklerinden [ve islâm düflmanlar n n yalan yanl fl sözlerine ve yaz lar na aldanmakdan] koruyarak, flâd eyleye! Merhametlilerin en merhametlisi ve ihsân sâhiblerinin en cömerdi ancak Allahü teâlâd r. slâm âlimleri buyurdu ki, (Mükellef) olan, ya nî âk l ve bâli olan, kad n, erkek her müslimân n, [Allahü teâlây tan mas, bilmesi, ya nî] Allahü teâlân n s fât- zâtiyyesini ve s fât- sübûtiyyesini, do ru bilmesi ve inanmas lâz md r. Herkese ilk farz olan fley budur. Bilmemek özr olmaz. Bilmemek günâh olur. Ahmed o lu Hâlid-i Ba dâdînin bu kitâb yazmas, baflkalar na üstünlük ve bilgi satmak ve flöhret sâhibi olmak için de ildir. Bir yâdigâr, bir hizmet b rakmak içindir. Allahü teâlâ, bu âciz olan Hâlide [1] ve bütün müslimânlara kendi kuvveti ile ve Resûlünün mubârek rûhunun yard m ile imdâd eylesin! Âmîn. [Allahü teâlân n (S fât- zâtiyye)si alt d r. Bunlar: Vücûd, K dem, Bekâ, Vahdâniyyet, Muhâlefet-ün lil-havâdis ve K yâm-ü bi-nefsihî dir. Vücûd, kendili inden var olmak demekdir. K dem, varl n n öncesi, bafllang c olmamakd r. Bekâ, varl sonsuz olmakd r, hiç yok olmamakd r. Vahdâniyyet, hiç bir bak mdan flerîki, nazîri, benzeri olmamakd r. Muhâlefet-ün lil-havâdis, hiçbir fleyinde, hiçbir [1] Hâlid-i Ba dâdî, 1242 [m. 1826] da fiâmda vefât etdi. 11

12 mahlûka, hiçbir bak mdan benzemez demekdir. K yâm-ü bi-nefsihî, varl kendindendir, hep var olmas için, hiçbir fleye muhtâç de ildir, demekdir. Bu alt s fat n hiç biri, mahlûklar n hiçbirinde yokdur. Bunlar n, mahlûklara hiçbir sûretde tealluklar, ba lant lar da yokdur. Ba z âlimler, Vahdâniyyet ve Muhâlefet-ün lil-havâdisin ayn olduklar n söyliyerek, (s fât- zâtiyye befldir) demifllerdir]. Allahü teâlâdan baflka olan herfleye, (Mâ-sivâ) veyâ (Âlem) denir. fiimdi (Tabî at) diyorlar. Âlemlerin hepsi yok idi. Hepsini Allahü teâlâ yaratd. Âlemlerin hepsi, mümkindir ve hâdisdir. Ya nî, yok iken var olabilir ve var iken yok olabilirler ve yok iken var olmufllard r. (Allahü teâlâ var idi. Hiçbirfley yok idi) hadîs-i flerîfi, bunu bildirmekdedir. Âlemin hâdis oldu unu gösteren ikinci bir delîl de, âlemin her zemân bozularak de iflmesidir. Her fley de iflmekdedir. Kadîm olan fley ise, hiç de iflmez. Allahü teâlân n zât [ya nî kendisi] ve s - fatlar böyledir. Bunlar hiç de iflmez. [Hâlbuki âlemde, fizik olaylar nda, maddelerin hâl de ifldirmesi oluyor. Kimyâ reaksiyonlar nda, maddelerin özü, yap s de ifliyor. Cismlerin yok olarak baflka cismlere döndü ünü görüyoruz. Bugün, yeni bilinen atom de- iflmelerinde ve çekirdek reaksiyonlar nda, madde, element de yok oluyor. Enerjiye dönüyor.] Âlemlerin böyle de iflmeleri, birbirlerinden hâs l olmalar, sonsuzdan gelemez. Bir bafllang c olmas, yokdan var edilmifl olan ilk maddelerden, elementlerden hâs l olmalar lâz md r. Âlemin mümkin oldu una, ya nî yok iken var olabilece ine baflka bir delîl de, âlemin hâdis olmas d r. Ya nî, herfleyin yok iken var olmalar d r. [Vücûd, var olmak demekdir. Üç dürlü vücûd vard r: Birincisi (Vâcib-ül-vücûd)dür. Ya nî, varl lâz m olan vücûddür. Hep vard r. Önceleri ve sonsuz sonralar hiç yok olamaz. Yaln z Allahü teâlâ vâcib-ül-vücûddür. kincisi, (Mümteni -ul-vücûd)dür. Ya nî, var olamaz. Hep yok olmas lâz md r. fierîk-i bârî böyledir. Ya nî, Allahü teâlâya ortak, Allahü teâlâ gibi ikinci bir tanr var olamaz. Üçüncüsü, (Mümkin-ül-vücûd)dür. Ya nî, var da olabilir, yok da olabilir. Bütün âlemler, mahlûklar hep böyledir. (Vücûd) kelimesinin tersi (Adem) kelimesidir. Adem, yokluk demekdir. Âlemler, ya nî herfley, var olmadan önce ademde idi. Ya nî yok idiler.] Mevcûd, ya nî, var olan fley ikidir: Biri (Mümkin), ikincisi (Vâcib)dir. E er mevcûd, yaln z mümkin olsayd ve vâcib-ül-vücûd bulunmasayd, hiçbirfley var olamazd. [Çünki, yok iken var olmak, bir de ifliklikdir, bir olayd r. Fizik bilgimize göre, her cismde bir olay olmas için, bu cisme d flardan bir kuvvetin te sîr etmesi, bu kuvvet kayna n n, bu cismden önce mevcûd olmas lâz md r.] Bunun için, 12

13 mümkin olan mevcûd, kendi kendine var olamaz ve varl kda duramaz. Ona bir kuvvet te sîr etmeseydi, hep yoklukda kal rd. Var olamazd. Kendini var edemiyen, baflka mümkinleri de elbette halk edemez, yaratamaz. Mümkini yaratan n, vâcib-ül-vücûd olmas lâz md r. Âlemin var olmas, bunu yokdan var eden bir yarat c n n var oldu unu gösteriyor. Görülüyor ki, hâdis olm yarak ve mümkin olm yarak, ya nî hep var olarak, bütün mümkinlerin tek yarat c s, ancak vâcib-ül-vücûddür. O kadîmdir. Ya nî hep var idi. Vâcib-ül-vücûd demek, vücûdü baflkas ndan olmay p ancak kendindendir. Ya nî kendi kendine hep vard r. Baflkas taraf ndan yarat lmam fld r. E er böyle olmazsa, mümkin ve hâdis olmas, baflkas taraf ndan yarat lmas lâz m olur. Bu ise, düflünülenin tersine olan bir netîcedir. Fârisîde (Hudâ) demek, kendi kendine hep olucu, ya nî kadîm demekdir. [Kitâb m z n I. ci k sm, 6. c maddesinde, 74.cü sahîfede, dahâ genifl bilgi vard r. Lütfen oradan da okuyunuz!] Âlemlerin, flafl lacak bir nizâm içinde olduklar n görüyoruz. Fen, her sene bunlar n yenilerini bulmakdad r. Bu nizâm yaratan n, (Hay) diri, (Âlim) bilici, (Kâdir) gücü yetici, (Mürîd) dileyici, (Semî) iflitici, (Basîr) görücü, (Mütekellim) söyleyici ve (Hâl k) yarat c olmas lâz md r. Çünki, ölmek ve câhil olmak ve gücü yetmemek ve zorla yapmak, sa rl k ve körlük ve söyliyememek, birer kusûrdur, utan lacak fleylerdir. Bu kâinât, bu âlemi, bu nizâm üzere yaratanda ve yok olmakdan koruyanda, böyle kusûrlu s fatlar n bulunmas olacak fley de ildir. [Atomdan y ld zlara kadar her varl k birer hesâbla, kanûnla yarat lm fld r. Fizikde, kimyâda, astronomide ve biyolojide keflf edilebilen kanûnlardaki, ba lant lardaki nizâm, akllara hayret vermekdedir. Darwin bile, (Gözün yap s ndaki nizâm, incelikleri düflündükçe, hayretden tepem atacak gibi oluyor) demek zorunda kalm fld r. Hava, yüzde 78 azot, 21 oksijen ve 1 soy gazlar kar fl m - d r. Bileflik de il, kar fl md r. Oksijen yüzde 21 den çok olsayd, ci- erlerimizi yakard. 21 den az olsayd, kandaki g dâ maddelerini yakamazd. nsanlar ve hayvanlar, yaflayamazd. Bu 21 mikdâr, her yerde ve ya murda de iflmiyor. Bu ise büyük ni metdir. Allah n varl n, kudretini ve merhametini göstermiyor mu? Bu hârika yan nda, gözün yap s hiç kalmakdad r. Fen bilgilerinde okutulan bütün kanûnlar, ince hesâblar, formülleri yaratan, hiç noksan s fatl olur mu?] Bundan baflka, ad geçen kemâl s fatlar n, mahlûklar nda da görüyoruz. Bunlar, mahlûklar nda yaratm fld r. Bu s fatlar, kendisinde bulunmasayd, mahlûklarda nas l yaratabilirdi? Kendisinde bulunmasayd, mahlûklar Ondan dahâ üstün olurlard. Yine deriz ki, âlemleri yaratanda, bütün kemâl, üstün s fatlar n 13

14 bulunmas ve noksan s fatlardan hiçbirinin bulunmamas lâz md r. Çünki noksan, kusûrlu olan, Hudâ, yarat c olamaz. Akl n gösterdi i bu delîlleri bir yana b rak rsak, âyet-i kerîmeler ve hadîs-i flerîfler de, Allahü teâlân n kemâl s fatlar oldu unu aç kça bildirmekdedir. Bunda flübhe etmek câiz de ildir. fiübhe etmek küfre sebeb olur. Yukar da yaz l sekiz kemâl s fat na (S fât-i sübûtiyye) denir. Ya nî, Allahü teâlân n s fât- sübûtiyyesi sekizdir. Allahü teâlâda bütün kemâl s fatlar vard r. Onun zât nda ve s fatlar nda ve ifllerinde hiçbir kusûr ve kar fl kl k ve de ifliklik yokdur. (S fât-i zâtiyye) ve (S fât-i sübûtiyye)ye (Ülûhiyyet s fatlar ) denir. Bir mahlûkda ülûhiyyet s fat bulundu una inanan (Müflrik) olur. 3 SLÂMIN fiartlari Bütün âlemleri, her ân varl kda durduran ve her ân hâz r ve nâz r olan ve bütün iyiliklerin ve ni metlerin vericisi olan Allahü teâlân n yard m ile flimdi, Peygamberimizin sallallahü aleyhi ve sellem mübârek sözünü aç klama a bafll yoruz. Müslimânlar n kahraman imâm, Eshâb- kirâm n yükseklerinden, hep do ru söyleyici olmakla meflhûr, sevgili büyü ümüz, Ömer bin Hattâb rad yallahü anh buyuruyor ki: (Öyle birgün idi ki, Eshâb- kirâmdan birkaç m z Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimizin huzûrunda ve hizmetinde bulunuyorduk). O gün, o sâat, öyle flerefli, öyle k ymetli ve hiç ele geçmez bir gün idi. O gün, Resûlullah n sohbetinde, yan nda bulunmakla flereflenmek, rûhlara g dâ olan, canlara zevk ve safâ veren mübârek cemâlini görmek nasîb olmufldu. Bu günün flerefini, k ymetini anlatabilmek için, (Öyle birgün idi ki...) buyurdu. Cebrâîl aleyhisselâm insan fleklinde görmek, onun sesini iflitmek, kullar n muhtâc oldu u bilgiyi, gâyet güzel ve aç k olarak, Resûlullah n sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem mübârek a z ndan iflitmek nasîb olan bir gün gibi, flerefli ve k ymetli bir vakt bulunabilir mi? (O vakt, ay do ar gibi, bir zât yan m za geldi. Elbisesi çok beyâz, saçlar da pek siyâh idi. Üzerinde toz toprak, ter gibi yolculuk alâmetleri görünmüyordu. Resûlullah n sallallahü aleyhi ve sellem Eshâb olan bizlerden hiçbirimiz onu tan m yorduk. Ya nî, görüp bildi imiz kimselerden de ildi. Resûlullah n sallallahü aleyhi ve sellem huzûrunda oturdu. Dizlerini, mübârek dizlerine yanafld rd ). Bu gelen, Cebrâîl ismindeki melek idi. nsan flekline girmifldi. Cebrâîl aleyhisselâm n böyle oturmas, edebe uymuyor gibi görünüyor ise de, bu hâli, mühim birfleyi bildirmekdedir. Ya nî, din bilgisi 14

15 ö renmek için utanmak do ru olmad n ve üstâda gurûr, kibr yak flm yaca n göstermekdedir. Herkesin, dinde ö renmek istediklerini, mu allimlere serbestçe ve s k lmadan sormas lâz m geldi ini Cebrâîl aleyhisselâm, Eshâb- kirâma, bu hâli ile, anlatmakdad r. Çünki, din ö renmekde utanmak ve Allahü teâlân n hakk n ödemekde ve ö retmekde ve ö renmekde s k lmak do ru olmaz. (O zât- flerîf, ellerini Resûl-i ekrem sallallahü aleyhi ve sellem efendimizin mübârek dizleri üzerine koydu. Resûlullaha sorarak, yâ Resûlallah! Bana islâmiyyeti, müslimânl anlat dedi). ( slâm) demek, lügatda, boyun bükerek teslîm olmak demekdir. Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem, islâm kelimesinin, islâmiyyetde befl temel dire in ismi oldu unu flöyle beyân buyurdu: Resûl-i ekrem sallallahü aleyhi ve sellem buyurdu ki: 1 - slâm n flartlar ndan birincisi (Kelime-i flehâdet getirmekdir). Kelime-i flehâdet getirmek demek, (Eflhedü en lâ ilâhe illallah ve eflhedü enne Muhammeden abdühü ve resûlüh) söylemekdir. Ya nî, âk l ve bâlig olan ve konuflabilen kimsenin, (Yerde ve gökde, Ondan baflka, ibâdet edilme e hakk olan ve tap lma a lây k olan hiçbir fley ve hiçbir kimse yokdur. Hakîkî ma bûd ancak, Allahü teâlâd r). O, vâcib-ül-vücûddür. Her üstünlük Ondad r. Onda hiçbir kusûr yokdur. Onun ismi (Allah)d r, demesi ve buna kalb ile kesin olarak inanmas d r. Ve yine, O gül renkli, beyâz k rm z, parlak, sevimli yüzlü ve kara kafll ve kara gözlü, mübârek aln aç k, güzel huylu, gölgesi yere düflmez ve tatl sözlü, Arabistânda Mekkede do du u için Arab denilen, Hâflimî evlâd ndan (Abdüllah n o lu Muhammed ad ndaki zât-i âlî, Allahü teâlân n kulu ve resûlüdür, ya nî Peygamberidir). Vehebin k z olan hazret-i Âminenin o ludur. [Mîlâd n 571. ci senesi, Nisan ay n n 20. ci pazartesi sabâh, fecr a ar rken] Mekke flehrinde dünyâya teflrîf etdi. K rk yafl nda iken Peygamber oldu u kendisine bildirildi. Bu seneye (Bi set senesi) denir. Bundan sonra, onüç sene Mekkede, insanlar slâm dînine da vet etdi. Allahü teâlân n emri ile, Medîne flehrine hicret eyledi. Burada islâmiyyeti her tarafa yayd. Hicretden on sene sonra, ya nî mîlâd n 632 senesi Hazîran nda, Rebî ul-evvelin on ikinci pazartesi günü Medînede vefât eyledi. [Târîhcilere göre, Mekke-i mükerremeden Medîne-i münevvere flehrine hicretinde, mîlâd n 622. ci senesinde, Safer ay n n yirmiyedinci Perflembe günü akflama yak n Sevr da ndaki ma araya girdi. Pazartesi gecesi ma aradan ç k p, efrencî Eylül ay n n yirminci ve rûmî Eylül ay n n yedinci ve Rebî ul-evvelin sekizinci Pazartesi günü Medîne flehrinin Kubâ köyüne ayak basd. Bu mes ûd gün, müslimânlar n (Hicrî flemsî) sene bafl oldu. fiî îlerin hicrî flemsî se- 15

16 ne bafllang c, bundan alt ay evveldir. Ya nî, atefle tapan mecûsî kâfirlerin Nevruz bayramlar olan Mart n 20. ci günü bafllamakdad r. Gece ile gündüzün müsâvî oldu u perflembe günü de Kubâda kal p, Cum a günü ayr ld. O gün Medîneye girdi. O senenin Muharrem ay n n birinci günü de, (Hicrî kamerî) sene bafl kabûl edildi. Bu kamerî sene bafl, Temmuz ay n n onalt nc Cum a günü idi. Herhangi bir mîlâdî sene bafl n n rastlad hicrî flemsî sene, bu mîlâdî yeni seneden 622 noksand r. Herhangi bir hicrî flemsî sene bafl n n rastlad mîlâdî sene, bu yeni flemsî seneden 621 fazlad r.] 2 - slâm n befl flart ndan ikincisi, flartlar na ve farzlar na uygun olarak, hergün befl kerre (Vakti gelince, nemâz k lmakd r). Her müslimân n, her gün, vaktleri gelince, befl kerre nemâz k lmas ve herbirisini vaktinde k ld n bilmesi farzd r. Câhillerin, mezhebsizlerin hâz rlad klar yanl fl takvîmlere uyarak, vaktinden evvel k lmak büyük günâh olur ve bu nemâz sahîh olmaz. Hem de, ö lenin ilk sünnetinin ve akflam n farz n n kerâhet vaktinde k l nmas - na sebeb olmakdad r. [Nemâz vaktinin geldi i, müezzinin ezân okumas ile anlafl l r. Kâfirlerin, bid at ehlinin okudu u ve ho-parlör gibi çalg lar n seslerine (Ezân- Muhammedî) denmez.] Nemâzlar ; farzlar na, vâciblerine, sünnetlerine dikkat ederek ve gönlünü Allahü teâlâya vererek, vaktleri geçmeden k lmal d r. Kur ân- kerîmde, nemâza (Salât) buyuruluyor. Salât; lügatde insan n düâ etmesi, meleklerin istigfâr etmesi, Allahü teâlân n merhamet etmesi, ac mas demekdir. slâmiyyetde (Salât) demek; ilmihâl kitâblar nda bildirildi i fleklde, belli hareketleri yapmak ve belli fleyleri okumak demekdir. Nemâz k lma a ( ftitâh tekbîri) ile bafllan r. Ya nî erkeklerin ellerini kulaklar na kald r p göbek alt na ve kad nlar n ellerini omuz hizâs na kald r p, gö üs üstüne indirirken, (Allahü ekber) demeleri ile bafllan r. Son oturuflda, bafl sa ve sol omuzlara döndürüp, selâm verilerek bitirilir. 3 - slâm n befl flart ndan üçüncüsü, (Mal n n zekât n vermekdir). Zekât n lügat ma nâs, temizlik ve övmek ve iyi, güzel hâle gelmek demekdir. slâmiyyetde zekât demek; ihtiyâc ndan fazla ve (Nisâb) denilen belli bir s n r mikdâr nda (Zekât mal ) olan kimsenin, mal n n belli mikdâr n ay r p, Kur ân- kerîmde bildirilen müslimânlara, bafla kakmadan vermesi demekdir. Zekât, yedi s n f insana verilir. Dört mezhebde de, dört dürlü zekât mal vard r: Alt n ve gümüfl zekât, ticâret mal zekât, senenin yar dan fazlas nda çay rda otl yan dört ayakl kasab hayvanlar zekât ve toprak mahsûlleri zekât d r. Bu dördüncü zekâta (Uflr) denir. Yerden mahsûl al n r al nmaz uflr verilir. Di er üç zekât, nisâb mikdâr oldukdan bir sene sonra verilir. 16

17 4 - slâm n befl flart ndan dördüncüsü, (Ramezân- flerîf ay nda, hergün oruc tutmakd r). Oruc tutma a (Savm) denir. Savm, lügatde, birfleyi birfleyden korumak demekdir. slâmiyyetde, flartlar n gözeterek, Ramezân ay nda, Allahü teâlâ emr etdi i için, hergün üç fleyden kendini korumak demekdir. Bu üç fley; yimek, içmek ve cimâ d r. Ramezân ay, gökde hilâli [yeni ay ] görmekle bafllar. Takvîmle önceden hesâb etmekle bafllamaz. 5 - slâm n befl flart ndan beflincisi, (Gücü yetenin, ömründe bir kerre hac etmesidir). Yol emîn ve beden sa lam olarak, Mekke-i mükerreme flehrine gidip gelinceye kadar, geride b rakd çolukçocu unu geçindirme e yetiflecek maldan fazla kalan para ile oraya gidip gelebilecek kimsenin, ömründe bir kerre, Kâ be-i mu azzamay tavâf etmesi ve Arafât meydân nda durmas farzd r. O zât Resûlullahdan bu cevâblar iflitince, (Do ru söyledin yâ Resûlallah) dedi. Eshâb- kirâmdan, orada bulunanlar n, o zât n bu hâline flafld klar n, Ömer rad yallahü anh haber veriyor. Çünki, hem soruyor, hem de verilen cevâb n do ru oldu unu tasdîk ediyor. Birfleyi sormak, bilmedi ini ö renme i istemek demekdir. Do ru söyledin demek ise, bunlar bildi ini gösterir. Yukar da bildirilen, islâm n befl flart ndan en üstünü, (Kelime-i flehâdet) söylemek ve ma nâs na inanmakd r. Bundan sonra üstünü, nemâz k lmakd r. Dahâ sonra, oruc tutmak, dahâ sonra, hac etmekdir. En sonra, zekât vermekdir. Kelime-i flehâdetin en üstün oldu u, sözbirli i ile bellidir. Geri kalan dördünün üstünlük s ras nda, âlimlerin ço unun sözü, yukar da bildirdi imiz gibidir. Kelime-i flehâdet, müslimânl n bafllang c nda ve ilk olarak farz oldu. Befl vakt nemâz, bi setin onikinci senesinde ve hicretden bir sene ve birkaç ay önce mi râc gecesinde farz oldu. Ramezân- flerîf orucu, hicretin ikinci senesinde, fia bân ay nda farz oldu. Zekât vermek, orucun farz oldu u sene, Ramezân ay içinde farz oldu. Hac ise, hicretin dokuzuncu senesinde farz oldu. Bir kimse, islâm n bu befl flart ndan birini inkâr ederse, ya nî inanmaz, kabûl etmezse, yâhud alay eder, sayg göstermezse, ne ûzübillah, kâfir olur. Bunlar gibi, halâl ve harâm oldu u, aç k olarak ve sözbirli i ile bildirilmifl olan baflka fleylerden birini de kabûl etmiyen, ya nî halâle harâm diyen veyâ harâma halâl diyen de kâfir olur. Dinde zarûrî ma lûm olan, ya nî, islâm memleketinde yafl yan câhillerin bile iflitdi i, bildi i, din bilgilerinden birini inkâr eden, be enmiyen, kâfir olur. [Meselâ, domuz eti yimek, alkollü içki içmek, kumar oynamak ve kad nlar n, k zlar n bafllar, saçlar, kollar, bacaklar aç k, erkeklerin de dizleri ile göbek aras aç k olarak baflkas n n yan na ç kma- 17 Herkese Lâz m Olan Îmân: F-2

18 lar harâmd r. Ya nî, Allahü teâlâ, bunlar yasak etmifldir. Allahü teâlân n emrlerini ve yasaklar n bildiren dört hak mezheb, erkeklerin avret yerlerini, ya nî bakmas ve baflkas na göstermesi yasak edilmifl olan uzvlar n farkl olarak bildirmifllerdir. Her müslimân n, bulundu u mezhebin bildirdi i avret yerini örtmesi farzd r. Buralar aç k olanlara, baflkalar n n bakmalar harâmd r. (Kimyâ-i se âdet)de diyor ki, (Kad nlar n, k zlar n, bafl, saç, kollar, bacaklar aç k soka a ç kmalar harâm oldu u gibi, ince, süslü, dar, hofl kokulu elbise ile ç kmalar da harâmd r. Böyle ç kmalar na izn veren, râz olan, be enen anas, babas, zevci ve kardefli de, onun günâh na ve azâb na ortak olurlar). Ya nî, Cehennemde birlikde yanacaklard r. E er, tevbe ederlerse, afv olunur, yak lmazlar. Allahü teâlâ, tevbe edenleri sever. Âk l, bâlig olan k zlar n ve kad nlar n, yabanc erkeklere görünmemeleri, hicretin üçüncü senesinde emr olundu. ngiliz câsûslar n n ve bunlar n tuzaklar na düflmüfl olan câhillerin, hicâb âyeti gelmeden evvel olan örtünmeme i ileri sürerek, örtünme i sonradan f khc lar uydurdu demelerine aldanmamal d r. Müslimân oldu unu söyliyen bir kimsenin, yapaca her iflin, islâmiyyete uygun olup olmad n bilmesi lâz md r. Bilmiyorsa, bir Ehl-i sünnet âliminden sorarak veyâ bu âlimlerin kitâblar ndan okuyarak ö renmesi lâz md r. fl, islâmiyyete uygun de il ise, günâh veyâ küfrden kurtulamaz. Hergün hakîkî tevbe etmesi lâz md r. Tevbe edilen günâh ve küfr, muhakkak afv olur. Tevbe etmezse, dünyâda ve Cehennemde, azâb n, ya nî cezâs n çeker. Bu cezâlar, kitâb m z n muhtelif yerlerinde yaz l d r. Büyük günâh iflliyen müslimân, günâh kadar yand kdan sonra, Cehennemden ç kar lacakd r. Allahü teâlâya inanm yan ve islâmiyyetin yok olmas için çal flan kâfir, z nd k, Cehennemde sonsuz yanacakd r. Erkeklerin ve kad nlar n nemâzda ve heryerde örtmesi lâz m olan yerlerine (Avret mahalli) denir. Avret mahallini açmak ve baflkas n n avret mahalline bakmak harâmd r. slâmiyyetde avret mahalli yokdur diyen, kâfir olur. cmâ ile, ya nî dört mezhebde de avret olan bir yerini açma a ve baflkalar n n böyle avret mahalline bakma a halâl diyen, ehemmiyyet vermiyen, ya nî azâb ndan korkm yan kâfir olur. Kad nlar n avret yerini açmalar ve erkekler yan nda flark söylemeleri ve mevlid okumalar böyledir. Erkeklerin diz ile kas klar aras, Hanbelî mezhebinde avret de ildir. (Ben müslimân m) diyen kimsenin, îmân n ve islâm n flartlar n ve dört mezhebin icmâ, ya nî söz birli i ile bildirdi i farzlar ve harâmlar ö renmesi ve ehemmiyyet vermesi lâz md r. Bilmemesi özr de ildir. Ya nî, bilip de inanmamak gibidir. Kad nlar n yüzlerinden ve ellerinden baflka yerleri, dört mezhebde de avretdir. c- 18

19 mâ ile olm yan, ya nî di er üç mezhebden birine göre avret olm - yan bir yerini, ehemmiyyet vermiyerek açan kâfir olmaz ise de, kendi mezhebine göre, büyük günâh olur. Erkeklerin diz ile kas k aras n, ya nî uylu unu açmalar böyledir. Bilmedi ini ö renmesi farzd r. Ö renince hemen tevbe etmeli ve örtmelidir. Yalan söylemek, dedikodu, gîbet, iftirâ, h rs zl k, hiyle, hiyânet, kalb k rmak, fitne ç karmak, baflkas n n mal n ondan iznsiz kullanmak, iflçinin, tafl y c n n ücretlerini vermemek, devlete isyân etmek, ya nî kanûnlar na, hükûmetin emrlerine karfl gelmek, vergileri ödememek de günâhd r. Bunlar kâfirlere karfl da, kâfir memleketlerinde de yapmak harâmd r. Câhillerin bilemiyece i kadar meflhûr ve zarûrî olm yan fleyleri câhillerin bilmemesi küfr olmaz. F sk, ya nî günâh olur.] 475. ci sahîfeye bak n z! 4 ÎMÂNIN fiartlari (Bu zât yine sorarak, yâ Resûlallah sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem! (Îmân n ne oldu unu da bana bildir)dedi). slâm n ne oldu unu sordukdan ve cevâb verildikden sonra, Cebrâîl aleyhisselâm, Resûl-i ekrem sallallahü aleyhi ve sellem efendimizden, îmân n hakîkatini ve mâhiyyetini aç klamas n sordu. Îmân, lügatda bir kimseyi tâm do ru sözlü bilmek, ona inanmak demekdir. slâmiyyetde îmân demek; Resûl-i ekremin sallallahü aleyhi ve sellem, Allahü teâlân n peygamberi oldu unu ve Onun taraf ndan seçilmifl, haber verici nebî oldu unu do ru bilmek ve inanarak söylemek ve Onun Allahü teâlâ taraf ndan k saca bildirdiklerine k saca inanmak ve genifl bildirdiklerine etrafl ca inanmak ve gücü yetdikçe, kelime-i flehâdeti dil ile de söylemekdir.kuvvetli îmân flöyledir ki, ateflin yakd na, y lan n zehrleyip öldürdü üne yakîn üzere inan p kaçd gibi, gönlünden tâm olarak, Allahü teâlây ve s - fatlar n büyük bilerek inanmak, Onun r zâs na ve cemâline koflmak ve gazab ndan, azâb ndan kaçmak ve îmân, mermer üzerine yaz lan yaz gibi sa lam olarak gönlüne yerlefldirmekdir. Muhammed aleyhisselâm n bildirdi i îmân ile islâm birdir. Kelime-i flehâdetin ma nâs na inanmak, her ikisinde de vard r. Ba z umûm ve husûs ayr l klar var ise de, lügat ma nâlar ayr olmakla berâber, islâmiyyetde ayr l klar yokdur. Îmân tek birfley midir, birkaç parçan n birlefli i midir? Birleflik ise, kaç parçadan yap lm fld r? Ameller, ibâdetler, îmândan m d r, de il midir? Îmân m var derken, inflâallah demek câiz midir, de il 19

20 midir? Îmânda azl k çokluk olur mu? Îmân mahlûk mudur? Îmân etmek, insan n elinde midir? Yoksa mü minler zorla m îmân etmifldir? E er îmânda zor, cebr varsa, herkesin îmân etmesi neden emr olunmufldur? Bunlar ayr ayr bildirmek çok uzun sürer. Bunun için herbirinin cevâb n burada ayr ayr bildirmiyece im. fiu kadar bilmelidir ki, Efl arî ve Mu tezile mezheblerine göre, mümkin olm yan bir fleyin yap lmas n, Allahü teâlân n emr etmesi câiz de ildir. Kendisi mümkin ise de, insanlar n gücü yetmedi i fleyleri emr etmesi de, Mu tezileye göre câiz de ildir. Efl arîye göre ise, bu câizdir. Fekat, emr etmemifldir. nsan n havada uçmas n emr etmek böyledir. Îmân, ibâdetler ve amellerde, Allahü teâlâ, kullar ndan gücü yetmedi i fleyleri istememifldir. Bunun için, müslimân iken deli olan, gâfil olan, uyuyan, ölen kimse, bu hâlinde tasdîk etmekde de il ise de, müslimânl klar devâm etmekdedir. Bu hadîs-i flerîfde, îmân n lügat ma nâs n düflünmemelidir. Çünki lügat ma nâs, tasdîk ve inanmak demek oldu undan, arab câhillerinden, bu ma nây bilmiyen kimse yokdur. Nerde kald ki, Eshâb- kirâm rad yallahü teâlâ anhüm ecma în bilmemifl olsunlar. Cebrâîl aleyhisselâm, îmân n ma nâs n Eshâb- kirâma ö retmek istiyordu. Bunun için, Resûlullaha sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem islâmiyyetde neye îmân denildi ini sormakdad r. (Îmân demek), keflf ile bularak veyâ vicdânla bularak, yâhud bir delîl ile akl n anlamas yolundan veyâ seçilmifl, be enilmifl bir söze güvenerek ve uyarak, belli alt fleye cân ve gönülden inanmak ve dil ile de söylemekdir. Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem de, îmân n belli alt fleye inanmak oldu unu flöyle bildirdi: 1 - Bu alt fleyden birincisi, Allahü teâlân n vâcib-ül-vücûd ve hakîkî ma bûd ve bütün varl klar n yarat c s oldu una inanmakd r. Dünyâ âleminde ve âhiret âleminde bulunan herfleyi, maddesiz, zemâns z ve benzersiz olarak yokdan var eden, ancak Allahü teâlâd r diye kesin inanmakd r. [Her maddeyi, atomlar, molekülleri, elementleri, bileflikleri, organik cismleri, hücreleri, hayât, ölümü, her olay, her reaksiyonu, her çeflid kuvveti, enerji nev lerini, hareketleri, kanûnlar, rûhlar, melekleri, canl cans z her var, yokdan var eden ve hepsini, her ân varl kda bulunduran, yaln z Odur.] Âlemlerde olan herfleyi, [hiçbiri yok iken, bir anda] yaratd gibi, [her zemân, birbirlerinden de var etmekdedir. K yâmet zemân gelince, herfleyi bir ânda] yine yok edecekdir. Her varl n hâl k, yaratan, sâhibi, hâkimi Odur. Onun hâkimi, âmiri, üstünü yokdur diye inanmak lâz md r. Her üstünlük, her kemâl s fat, Onundur. Onda, hiçbir kusûr, hiçbir noksan s fat yokdur. Diledi ini yapabilir. Yapd klar, kendine veyâ baflkas na fâideli olmak için 20

HERKESE LÂZIM OLAN ÎMÂN

HERKESE LÂZIM OLAN ÎMÂN Hakîkat Kitâbevi Yayınları No: 3 HERKESE LÂZIM OLAN ÎMÂN Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî Terceme eden: Kemâhlı Feyzullah Efendi Kırkıncı Baskı Hakîkat Kitâbevi Darüşşefeka Cad. 57 P. K. : 35 34262 Tel: 90. 212.

Detaylı

HERKESE LÂZIM OLAN ÎMÂN

HERKESE LÂZIM OLAN ÎMÂN Hakîkat Kitâbevi Yayınları No: 3 HERKESE LÂZIM OLAN ÎMÂN Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî Terceme eden: Kemâhl Feyzullah Efendi Yüzbirinci Bask Hakîkat Kitâbevi Da rüş şe fe ka Cad. No: 53 P.K.: 35 34083 Fâtih-

Detaylı

HERKESE LÂZIM OLAN ÎMÂN. Written by Hüseyn Hilmi Işık. Copyright 2011 by Hakikat Kitabevi. Hakikat Kitabevi. Darüşşefeka Cad. No:53 P.K.

HERKESE LÂZIM OLAN ÎMÂN. Written by Hüseyn Hilmi Işık. Copyright 2011 by Hakikat Kitabevi. Hakikat Kitabevi. Darüşşefeka Cad. No:53 P.K. HERKESE LÂZIM OLAN ÎMÂN Written by Hüseyn Hilmi Işık Published by Hakikat Kitabevi at Smashwords Copyright 2011 by Hakikat Kitabevi Smashwords Edition, License Notes This free e-book may be copied, redistributed,

Detaylı

Kur an ın Bazı Hikmetleri

Kur an ın Bazı Hikmetleri Kur an ın Bazı Hikmetleri Allah Teala kıble hususunda derin tartışmalara giren insanların görüşünü: İyilik, yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz değildir. ayetiyle reddetmiştir. Ki onların bir kısmı,

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

KİTAPLARA İMAN. 1 Vahiy nedir? Allah Teâla nın Cebrail (aleyhisselam) vasıtasıyla peygamberlerine bildirdiği ilahî emirlerdir.

KİTAPLARA İMAN. 1 Vahiy nedir? Allah Teâla nın Cebrail (aleyhisselam) vasıtasıyla peygamberlerine bildirdiği ilahî emirlerdir. TEMEL DİNİ BİLGİLER KİTAPLARA İMAN 1 Vahiy nedir? Allah Teâla nın Cebrail (aleyhisselam) vasıtasıyla peygamberlerine bildirdiği ilahî emirlerdir. 2 Kutsal kitap neye denir? Allah ın emir ve yasaklarını,

Detaylı

Hakîkat Kitâbevi Yay nlar No: 5 ESHÂB-I K RÂM. Eshâb- kirâm ile Ehl-i beyt, Birbirlerini severlerdi hep! AHMED FÂRÛK. K rk nc Bask

Hakîkat Kitâbevi Yay nlar No: 5 ESHÂB-I K RÂM. Eshâb- kirâm ile Ehl-i beyt, Birbirlerini severlerdi hep! AHMED FÂRÛK. K rk nc Bask Hakîkat Kitâbevi Yay nlar No: 5 ESHÂB-I K RÂM Eshâb- kirâm ile Ehl-i beyt, Birbirlerini severlerdi hep! AHMED FÂRÛK K rk nc Bask Hakîkat Kitâbevi Darüflflefeka Cad. 53 P.K.: 35 34083 Tel: 0212 523 45 56-532

Detaylı

HAK SÖZÜN VESÎKALARI

HAK SÖZÜN VESÎKALARI Hakîkat Kitâbevi Yay nlar No: 2 HAK SÖZÜN VESÎKALARI (Bu kitâb n içinde on adet risâle vard r) Ebül-berekât Abdüllah Süveydî rahmetullahi teâlâ aleyh Otuzikinci Bask Hakîkat Kitâbevi Darüflflefeka Cad.

Detaylı

KIYÂMET ve ÂHIRET MÜSL MÂNA NASÎHAT

KIYÂMET ve ÂHIRET MÜSL MÂNA NASÎHAT Hakîkat Kitâbevi Yay nlar : 6 Birinci K sm KUR ÂN-I KERÎMDE KIYÂMET ve ÂHIRET Müellifi mâm- Gazâlî Mütercimi Ömer Be Nefs Muhâsebesi kinci K sm MÜSL MÂNA NASÎHAT Vehhâbîlik K rkalt nc bask Hakîkat Kitâbevi

Detaylı

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm:

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm: Hatim-i Esam hazretleri, hocası Şakik-i Belhi hazretlerinin yanında 33 sene kalır, ilim tahsil eder. Hocası, bu zaman içinde ne öğrendiğini sorduğu zaman, sekiz şey öğrendiğini söyler ve bunları hocasına

Detaylı

İbadetin Manası ve Çeşitleri

İbadetin Manası ve Çeşitleri İbadetin Manası ve Çeşitleri Muhammed ibni Abd'il Vehhab (rahimehullah) www.at-tawhid.org 1 İbadetin Aslı Allah a ibadetin aslı; Allah ın emirlerine uymak nehyettiklerinden kaçınmak suretiyle ona itaat

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir.

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir. 1- Ramazan ayının birinci gecesi kılınacak namaz: Bu gecede bir kimse 2 rekat namaz kılsa, her rekatta da KADİR SÜRESİNİ okursa; ALLAHÜ Teâlâ ( cc ) o kişiye 3 türlü kolaylık verir. Bu ay içinde orucu

Detaylı

NG L Z CÂSÛSUNUN T RÂFLARI ve ngilizlerin slâm Düflmanl

NG L Z CÂSÛSUNUN T RÂFLARI ve ngilizlerin slâm Düflmanl Hakîkat Kitâbevi Yay nlar No: 8 NG L Z CÂSÛSUNUN T RÂFLARI ve ngilizlerin slâm Düflmanl Terceme eden M.S ddîk Gümüfl Ellidördüncü Bask Hakîkat Kitâbevi Darüflflefeka Cad. 53 P.K.: 35 34083 Tel: 0212 523

Detaylı

Hakîkat Kitâbevi Yayınları No: 10. Kitâb üs-salât NAMÂZ K TÂBI. Haz rlayan: Hasan Yavaş. Yüzyirmibeşinci Bask

Hakîkat Kitâbevi Yayınları No: 10. Kitâb üs-salât NAMÂZ K TÂBI. Haz rlayan: Hasan Yavaş. Yüzyirmibeşinci Bask Hakîkat Kitâbevi Yayınları No: 10 Kitâb üs-salât NAMÂZ K TÂBI Haz rlayan: Hasan Yavaş Yüzyirmibeşinci Bask Hakîkat Kitâbevi Da rüş şe fe ka Cad. No: 53 P.K.: 35 34083 Fâtih- STANBUL Tel: 0212 523 45 56-532

Detaylı

Hakîkat Kitâbevi Yayınları No: 10. Kitâb üs-salât NAMÂZ KĠTÂBI. Hazırlayan: Hasan Yavaş. Altmışikinci Baskı. Hakîkat Kitâbevi

Hakîkat Kitâbevi Yayınları No: 10. Kitâb üs-salât NAMÂZ KĠTÂBI. Hazırlayan: Hasan Yavaş. Altmışikinci Baskı. Hakîkat Kitâbevi Hakîkat Kitâbevi Yayınları No: 10 Kitâb üs-salât NAMÂZ KĠTÂBI Hazırlayan: Hasan Yavaş Altmışikinci Baskı Hakîkat Kitâbevi Darüşşefeka Cad. 53 P.K.: 35 34083 Tel: 0212 523 4556-5325843 Fax: 0212 5233693

Detaylı

7 CEVÂB VEREMED D YÂ-ÜL KULÛB

7 CEVÂB VEREMED D YÂ-ÜL KULÛB Hakîkat Kitâbevi Yay nlar No: 7 CEVÂB VEREMED D YÂ-ÜL KULÛB Harputlu SHAK EFEND Otuzikinci Bask Hakîkat Kitâbevi Darüflflefeka Cad. 53 P.K.: 35 34083 Tel: 0212 523 45 56-532 58 43 Fax: 0212 523 36 93 http://www.hakikatkitabevi.com.tr

Detaylı

Bakmak ve dokunmak suretiyle şehvetle gelen meniden dolayı da gusletmek gerekir.

Bakmak ve dokunmak suretiyle şehvetle gelen meniden dolayı da gusletmek gerekir. Gasl, yıkamak demektir. Gusül ve iğtisal da, yıkanma anlamını taşır. Din deyiminde gusül: Bütün bedenin yıkanmasıdır, boy abdesti alınmasıdır. Buna taharet-i kübra (büyük temizlik) denir. Böyle bir temizliği

Detaylı

AİLE DİNİ REHBERLİK BÜROSU

AİLE DİNİ REHBERLİK BÜROSU DİN HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TİREBOLU MÜFTÜLÜĞÜ AİLE VE DİNİ REHBERLİK BÜROSU MUTLULUĞUNUZA REHBERLİK EDER Yüce Allah ın aileye bahşettiği sevgi ve rahmetin çeşitli unsurlarla beslenmesi gerekir. Bunların

Detaylı

Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin

Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin Dünyan n En Zeki nsan Matematikçilere Karfl Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin büyüklü ü oldu. Arabalar, binalar, Coca Cola lar, al flverifl merkezleri, insanlar... Her fley

Detaylı

TEVRAT VE İNCİL DE İSLÂM A UYGUN ABDEST, NAMAZ, ORUÇ, HAC, ZEKAT, KURBAN İBÂDETİ VE ÎMAN ESASLARI

TEVRAT VE İNCİL DE İSLÂM A UYGUN ABDEST, NAMAZ, ORUÇ, HAC, ZEKAT, KURBAN İBÂDETİ VE ÎMAN ESASLARI TEVRAT VE İNCİL DE İSLÂM A UYGUN ABDEST, NAMAZ, ORUÇ, HAC, ZEKAT, KURBAN İBÂDETİ VE ÎMAN ESASLARI Halil YAVUZ Emekli müftü ÖNSÖZ Hamd, şânı yüce olan Allah(c.c) a, salât-ü selâm O nun kulu ve Rasûlü Muhammed

Detaylı

Ümmü Kühhâ. Burak tarafından yazıldı. Çarşamba, 09 Eylül 2009 09:26

Ümmü Kühhâ. Burak tarafından yazıldı. Çarşamba, 09 Eylül 2009 09:26 Ümmü Kühhâ radıyallahu anhâ hakkında ferâiz âyetleri nâzil olan bir hanım sahâbî... Cahiliye devrinin kötü âdetlerinden birinin ortadan kalkmasını sebeb olan bir bahtiyar... Mirastan, hanım ve kızlara

Detaylı

ZEKAT FITIR SADAKASI SADAKA FARZ VACİP SÜNNET HÜKMÜ ŞARTI NİSAP MİKTARI MALA SAHİP OLMAK VE ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ OLMASILAZIM HERKEZ

ZEKAT FITIR SADAKASI SADAKA FARZ VACİP SÜNNET HÜKMÜ ŞARTI NİSAP MİKTARI MALA SAHİP OLMAK VE ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ OLMASILAZIM HERKEZ HÜKMÜ ŞARTI ZEKAT FITIR SADAKASI SADAKA FARZ VACİP SÜNNET NİSAP MİKTARI MALA SAHİP OLMAK VE ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ OLMASILAZIM NİSAP MİKTARI MALA SAHİP OLMAK VE ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ OLMASILAZIM HERKEZ

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas 1 Prof. Dr. Yunus Kishal Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi Tekdüzen Hesap Sistemi ve Çözümlü Muhasebe Problemleri 4. Bas Tekdüzen Muhasebe Sistemi Uygulama Tebli leri

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir. Hastalık ve Yolculukta: Eğer bir insan hasta ise ve yolcu ise onun için oruç tutmak Kur an-ı Kerim de yasaktır. Bazı insanlar ben hastayım ama oruç tutabilirim diyor veya yolcuyum ama tutabilirim diyor.

Detaylı

Duhanc Hac Mehmet Sok. No: 35 Küçükçaml ca Üsküdar - stanbul

Duhanc Hac Mehmet Sok. No: 35 Küçükçaml ca Üsküdar - stanbul Yay n no: 07 Sohbet : 01 stanbul 2008, 1. Bask ISBN 978-975-8757-08-4 Editör: Necdet Y lmaz Hadis Tahriçleri Süleyman Sar Kitap konsept ve tasar m : GNG TANITIM Kitap iç uygulama: TN LET fi M Bask : Acar

Detaylı

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Hz. Ali (kv) bildiriyor: Resulullah (sav) bir gün beni huzuruna çağırdı: "Ya Ali! Senin bana yakınlığın, Harun Peygamberin Musa Aleyhisselama olan yakınlığı gibidir.

Detaylı

EL-MÜNKIZÜ M N-EDDALÂL LCÂMÜL AVÂM AL LM L-KELÂM TUHFET-ÜL-ERÎB FÎ REDD- ALÂ EHL- SALÎB RÛHUL-BEYÂN TEFSÎR NDEN SEÇMELER TUHFET-ÜL UfifiÂK

EL-MÜNKIZÜ M N-EDDALÂL LCÂMÜL AVÂM AL LM L-KELÂM TUHFET-ÜL-ERÎB FÎ REDD- ALÂ EHL- SALÎB RÛHUL-BEYÂN TEFSÎR NDEN SEÇMELER TUHFET-ÜL UfifiÂK EL-MÜNKIZÜ M N-EDDALÂL LCÂMÜL AVÂM AL LM L-KELÂM TUHFET-ÜL-ERÎB FÎ REDD- ALÂ EHL- SALÎB RÛHUL-BEYÂN TEFSÎR NDEN SEÇMELER TUHFET-ÜL UfifiÂK 1 Ç NDEK LER I El-Münk zü min-eddalâl ( mâm- Muhammed Gazâlî)...3

Detaylı

Peygamberimizin (sav) Ramazan Ayı nı İhya Edişleri

Peygamberimizin (sav) Ramazan Ayı nı İhya Edişleri Peygamberimizin (sav) Ramazan Ayı nı İhya Edişleri http://yenidunyadergisi.com// 2015 HAZİRAN sayısında yayınlanmıştır Ebû Hüreyre (ra) den Rasûlullâh In (sav) şöyle buyurduğu nakledilmiştir: Kim inanarak

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir?

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir? Besmele Kitapcığı Besmelenin Anlamı Besmele, bütün varlıkların hal diliyle ve iradeli varlık olan insanın lisanıyla ve haliyle meşru olan her işine Allah ın ismiyle başlamasıdır. En önemli dua ve zikirlerdendir.

Detaylı

EYÜP SULTAN HAKKINDA B R B BL YOGRAFYA DENEMES -ARAPÇA VE OSMANLICA-

EYÜP SULTAN HAKKINDA B R B BL YOGRAFYA DENEMES -ARAPÇA VE OSMANLICA- EYÜP SULTAN HAKKINDA B R B BL YOGRAFYA DENEMES -ARAPÇA VE OSMANLICA- Prof. Dr. Ahmet Turan ARSLAN 1949 Y l nda S vas ta do du. 1971 de stanbul mam-hatap Okulu ndan, 1975 te stanbul Yüksek slam Enstitüsü

Detaylı

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d Matematik ve Sonsuz G erek konuflma vermeye gitti im okullarda, gerek bana gelen okur mektuplar nda, ö renci ve ö retmenlerin matematikteki sonsuzluk kavram n pek iyi bilmediklerini gözlemledim. Örne in,

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler 3. ÜNİTE: EN GÜZEL ÖRNEK HZ. MUHAMMED İN İBADETLERİ 3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler KAZANIMLARIMIZ O Bu ünitenin sonunda öğrenciler Hz. Muhammed'in: O 1. Öncelikle bir kul olarak davrandığını kavrar.

Detaylı

8. SINIF 4. ÜNİTE İSLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUMLAR 1. Din Ve Din Anlayışı Kazanım :Din ve din anlayışı arasındaki farklılığı ayırt eder.

8. SINIF 4. ÜNİTE İSLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUMLAR 1. Din Ve Din Anlayışı Kazanım :Din ve din anlayışı arasındaki farklılığı ayırt eder. 8. SINIF 4. ÜNİTE İSLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUMLAR 1. Din Ve Din Anlayışı Kazanım :Din ve din anlayışı arasındaki farklılığı ayırt eder. Soru : Din nedir? Din, Allah tarafından gönderilmiştir. Peygamberler

Detaylı

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm.

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Yazar Dede ve Torunlar Muzaffer zgü Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Buraya yak n market var m dil, markete gidece iz de?.. diye sordu. Annem kap ya geldi. Selma Han

Detaylı

Hakîkat Kitâbevi Yayınları No: 5 ESHÂB-I KİRÂM. Eshâb-ı kirâm ile Ehl-i beyt, Birbirlerini severlerdi hep! AHMED FÂRÛK.

Hakîkat Kitâbevi Yayınları No: 5 ESHÂB-I KİRÂM. Eshâb-ı kirâm ile Ehl-i beyt, Birbirlerini severlerdi hep! AHMED FÂRÛK. Hakîkat Kitâbevi Yayınları No: 5 ESHÂB-I KİRÂM Eshâb-ı kirâm ile Ehl-i beyt, Birbirlerini severlerdi hep! AHMED FÂRÛK Kırkyedinci Baskı Hakîkat Kitâbevi Darüşşefeka Cad. 53 P.K.: 35 34083 Tel: 0212 523

Detaylı

YARGITAY 2. HUKUK DA RES

YARGITAY 2. HUKUK DA RES YARGITAY 2. HUKUK DA RES 2674 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 2. HUKUK DA RES E: 2005/20742 K: 2006/5715 T: 18.04.2006 M RASÇILIK SIFATI M RASIN NT KAL ZAMAN YÖNÜNDEN UYGULANACAK

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN KUR AN KARANLIKLARDAN AYIDINLIĞA ÇIKARIR Peygamber de (şikayetle): Ya Rabbi! Benim kavmim bu Kur an ı (okumayı ve hükümlerine uymayı bırakıp hatta menedip onu) terkettiler. dedi. (Furkân /30) Elif, Lâm,

Detaylı

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI 4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI Resul KURT* I. G R fi Ülkemizde 4447 say l Kanunla, emeklilikte köklü reformlar yap lm fl, ancak 4447 say l yasan n emeklilikte kademeli

Detaylı

Yanlış Anlaşılan Faizci

Yanlış Anlaşılan Faizci Yanlış Anlaşılan Faizci Aslam Effendi Başka bir gün Tota 1, faizci Sherzad ile karşılaştım. Bu herif hasta olmalı. Düşünsene, para ödünç vererek faiz temin ediyor. Din bu işi yasaklıyor ama yine de aramızda

Detaylı

Rastgele Bir Say Seçme ya da Olas l k Nedir

Rastgele Bir Say Seçme ya da Olas l k Nedir Rastgele Bir Say Seçme ya da Olas l k Nedir B irçok yaz mda olas l k sorusu sordum. Bu yaz mda soru sormayaca m, sadece olas l n matematiksel tan m n verece im. 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 say lar aras

Detaylı

Yeni Sınav Sistemi (TEOGES) Hakkında Bilgilendirme

Yeni Sınav Sistemi (TEOGES) Hakkında Bilgilendirme Yeni Sınav Sistemi (TEOGES) Hakkında Bilgilendirme 8. SINIF Sevgili Ö renciler, SBS nin kald r lmas ile bunun yerine yaz l s navlar n merkezî bir uygulamayla yap lmas n esas alan bir sistem getirilmifltir.

Detaylı

OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir.

OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. OYUNCA IN ADI Akl nda Tut YAfi GRUBU 4-6 yafl OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. GENEL KURALLAR Çocuklar n görsel belle inin

Detaylı

Yaz ma Aziz Nesin in özyaflamöyküsü Böyle Gelmifl Böyle

Yaz ma Aziz Nesin in özyaflamöyküsü Böyle Gelmifl Böyle Aziz Nesin in Darüflflafaka ya Girifli Yaz ma Aziz Nesin in özyaflamöyküsü Böyle Gelmifl Böyle Gitmez den bir al nt yla bafllayaca m. Ailesi Heybeliada ya tafl nm flt r. Y l 1926. Babam n nerde oldu unu

Detaylı

Fırka-i Naciyye. Burak tarafından yazıldı. Çarşamba, 09 Eylül 2009 22:27

Fırka-i Naciyye. Burak tarafından yazıldı. Çarşamba, 09 Eylül 2009 22:27 İslâmî akideyi en net ve sağlam şekliyle kabul eden topluluk. Bu deyim iki kelimeden meydana gelmiş bir isim tamlamasıdır. Terkibin birinci ismi olan fırka kelimesi için bk. "Fırak-ı Dalle". Naciye kelimesi

Detaylı

Ü lkemizde hizmet akdiyle çal flanlar n, çal flma iliflkilerini düzenleyen üç

Ü lkemizde hizmet akdiyle çal flanlar n, çal flma iliflkilerini düzenleyen üç mali ÇÖZÜM 233 DEN Z ÇALIfiANLARINA ÖDENECEK KIDEM TAZM NATI VE HESAPLANMASI Ali TEZEL* I-Girifl Ü lkemizde hizmet akdiyle çal flanlar n, çal flma iliflkilerini düzenleyen üç ana Kanun bulunmaktad r. Bunlardan

Detaylı

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası (KMTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Karaküçük: Devleti Yönetecek Güç

Detaylı

mayan, kimileyin aç klay c, kimileyin biraz daha ileri seviyede ve daha ilgili ve merakl ö renci için yaz lm fl olan di er bölümlerin bafl na 3A, 4C

mayan, kimileyin aç klay c, kimileyin biraz daha ileri seviyede ve daha ilgili ve merakl ö renci için yaz lm fl olan di er bölümlerin bafl na 3A, 4C Önsöz Bu ders notlar, 1995 ten beri stanbul Bilgi Üniversitesi nde birinci s n f matematik ö rencilerine verdi im derslerden ortaya ç kt ve matemati i derinli i ve felsefesiyle ö renmek isteyen, çal flmaktan

Detaylı

Yalanc n n Hakk ndan Gelmek!

Yalanc n n Hakk ndan Gelmek! Yalanc n n Hakk ndan Gelmek! A c d r söylemesi, bunca ülke gördüm, bunca insan tan d m, ülkemde gördü üm kadar çok yalanc y hiçbir yerde görmedim. Do u ya az gittim, ama Bat da gitmedi im yer kalmad desem

Detaylı

01 OCAK 2015 ELEKTRİK AKIMI VE LAMBA PARLAKLIĞI SALİH MERT İLİ DENİZLİ ANADOLU LİSESİ 10/A 436

01 OCAK 2015 ELEKTRİK AKIMI VE LAMBA PARLAKLIĞI SALİH MERT İLİ DENİZLİ ANADOLU LİSESİ 10/A 436 01 OCAK 2015 ELEKTRİK AKIMI VE LAMBA PARLAKLIĞI SALİH MERT İLİ DENİZLİ ANADOLU LİSESİ 10/A 436 ELEKTRİK AKIMI VE LAMBALAR ELEKTRİK AKIMI Potansiyelleri farklı olan iki iletken cisim birbirlerine dokundurulduğunda

Detaylı

B02.8 Bölüm Değerlendirmeleri ve Özet

B02.8 Bölüm Değerlendirmeleri ve Özet B02.8 Bölüm Değerlendirmeleri ve Özet 57 Yrd. Doç. Dr. Yakup EMÜL, Bilgisayar Programlama Ders Notları (B02) Şimdiye kadar C programlama dilinin, verileri ekrana yazdırma, kullanıcıdan verileri alma, işlemler

Detaylı

performansi_olcmek 8/25/10 4:36 PM Page 1 Performans Ölçmek

performansi_olcmek 8/25/10 4:36 PM Page 1 Performans Ölçmek Performans Ölçmek Cep Yönderi Dizisi Cep Yönderi Dizisi yöneticilerin ifl yaflam nda her gün karfl laflt klar en yayg n meydan okumalara ivedi çözümler öneriyor. Dizi içinde yer alan her kitapta, güçlü

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

6 MADDE VE ÖZELL KLER

6 MADDE VE ÖZELL KLER 6 MADDE VE ÖZELL KLER TERMOD NAM K MODEL SORU 1 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER MODEL SORU 2 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER 1. Birbirine temasdaki iki cisimden s cakl büyük olan s verir, küçük olan s al r. ki cisim bir

Detaylı

Tavla ve Bilimsel Düflünce

Tavla ve Bilimsel Düflünce Tavla ve Bilimsel Düflünce Y llar önce çok satan bir gazetemiz Türkiye Tavla fiampiyonas düzenlemiflti. Bizde tavlac çok. fl yerlerinde bile tavla oynan r ülkemizde. Bile ine güvenen kat ld flampiyonaya.

Detaylı

Dil ve Oyun. Günlük İşlerinizi Yaparken Konuşma ve Oynama

Dil ve Oyun. Günlük İşlerinizi Yaparken Konuşma ve Oynama Dil ve Oyun Günlük İşlerinizi Yaparken Konuşma ve Oynama Biliyor muydunuz? Günlük ev işlerinizi yaparken çocuğunuza konuşmak veya şarkı söylemek çocuğunuzun yeni kelimeler ve alışkanlıklar öğrenmesine

Detaylı

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama DE/11/LLP-LDV/TOI 147 420 Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama 1. Adınız: 2. İşletmenin Adı: 3. Tarih: Evet Hayır Bilmiyorum 1. Mevcut işinizde mesleki eğitim fırsatlarına erişebiliyor musunuz?

Detaylı

Allah'tan korkmak, büyük makamlardandır. Çünkü Allahü teâlâ buyuruyor ki:

Allah'tan korkmak, büyük makamlardandır. Çünkü Allahü teâlâ buyuruyor ki: Allah'tan korkmak, büyük makamlardandır. Çünkü Allahü teâlâ buyuruyor ki: Allah'tan ancak âlim olanlar korkar. Hadis-i şeriflerde ise şöyle buyuruldu: Hikmet ve ilmin başı Allah korkusudur Sizin en akıllınız,

Detaylı

Walt Whitman. - şiirler - Yayın Tarihi: 9.4.2004. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Walt Whitman. - şiirler - Yayın Tarihi: 9.4.2004. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Walt Whitman - şiirler - Yayın Tarihi: 9.4.2004 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yasal Uyarı: Bu ekitap, bilgisayarınıza indirip kayıt etmeniz ve ticari olmayan kişisel kullanımınız için yayınlanmaktadır.

Detaylı

23 Nisan Şiirleri. 23 Nisan. Sanki her tarafta var bir düğün. Çünkü, en şerefli en mutlu gün. Bugün yirmi üç nisan, Hep neşeyle doluyor insan.

23 Nisan Şiirleri. 23 Nisan. Sanki her tarafta var bir düğün. Çünkü, en şerefli en mutlu gün. Bugün yirmi üç nisan, Hep neşeyle doluyor insan. 23 nisan şiirleri, 23 nisan ile ilgili şiirler, çocuk bayramı şiirleri, ulusal egemenlik şiirleri, 23 nisan, şiirler, 23 nisan şiirleri, ulusal egemenlik ve çocuk bayramı, en güzel 23 nisan şiirleri, 23

Detaylı

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınların Yaşam Koçu Tuğba Güneş, kadına şiddetti ortaya çıkaran nedenleri ortadan kaldıracak önlemler alınması gerektiğini söyledi. Kahramanmaraş ın tek yaşam ve wellness

Detaylı

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z Yoksulun fians Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z sonuca geçelim: Teorem. Yoksulun zengine karfl flans yoktur. Bu çok bilinen teorem i kan tlayabilmek için her fleyden önce önermeyi

Detaylı

ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM

ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM D YABETLE YAfiAMAK Bu kitapç n içeri i Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derne i nin web sitesinden faydalan larak haz rlanm flt r. www.cocukendokrindiyabet.org Diyabet,

Detaylı

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır.

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır. 4.MEKTUP MEVZUU : a) Mübarek ramazan ayının faziletleri. b) Hakikat-ı Muhammediye'nin (kabiliyet-i ulâ) beyanı.. Ona ve âline salât, selâm ve saygılar.. c) Kutbiyet makamı, ferdiyet mertebesi.. NOT : İMAM-I

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n

Detaylı

2464 BELED YE GEL RLER KANUNU BELEDİYE GELİRLERİ

2464 BELED YE GEL RLER KANUNU BELEDİYE GELİRLERİ 2464 BELED YE GEL RLER KANUNU 213 BELEDİYE GELİRLERİ KANUN N N ESK fiekl KANUN N N YEN fiekl 41 ÇEVRE TEM ZL K VERG S : (5035 Say l Kanun ile de iflen madde. Yürürlük Mükerrer Madde 44--3914 say l kanunun

Detaylı

Anaokulu /aile yuvası anketi 2015

Anaokulu /aile yuvası anketi 2015 Anaokulu /aile yuvası anketi 2015 Araştırma sonucu Göteborg daki anaokulları ve aile yuvaları ( familjedaghem) faaliyetlerinde kalitenin geliştirilmesinde kullanılacaktır. Soruları ebeveyn veya veli olarak

Detaylı

Abdeste mani olmayan şeyler

Abdeste mani olmayan şeyler Abdeste mani olmayan şeyler Sual: Boya işiyle uğraşıyorum. Elimde öyle kolay kolay çıkmayan boya izleri kalıyor. Namaz kılabilir miyim? Elbette kılabilirsiniz. Boyaları çıkarma imkanı yoksa, o haliyle

Detaylı

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün Veri Toplama Yöntemleri Prof.Dr.Besti Üstün 1 VERİ (DATA) Belirli amaçlar için toplanan bilgilere veri denir. Araştırmacının belirlediği probleme en uygun çözümü bulabilmesi uygun veri toplama yöntemi

Detaylı

Cümlede Anlam İlişkileri

Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede anlam ilişkileri kpss Türkçe konuları arasında önemli bir yer kaplamaktadır. Cümlede anlam ilişkilerine geçmeden önce cümlenin tanımını yapalım. Cümle, yargı bildiren,

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

Dînî yükümlülük bakımından orucun kısımları. Muhammed b. Salih el-useymîn

Dînî yükümlülük bakımından orucun kısımları. Muhammed b. Salih el-useymîn Dînî yükümlülük bakımından orucun kısımları [ ثريك Turkish ] Türkçe Muhammed b. Salih el-useymîn Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin 2012-1433 أكسام احلكم اتللكييف للصيام «باللغة الرتكية»

Detaylı

Ak ld fl AMA Öngörülebilir

Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Kararlar m z Biçimlendiren Gizli Kuvvetler Dan Ariely Çevirenler Asiye Hekimo lu Gül Filiz fiar ISBN 978-605-5655-39-6 2008, Dan Ariely Orijinal ad

Detaylı

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU?

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? Rıza KARAMAN Kamu İhale Mevzuatı Uzmanı 1. GİRİŞ İdareler, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarına çıkarken

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (10) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme

Detaylı

6663 SAYILI KANUNLA SOSYAL GÜVENLİK YASALARINDA YAPILAN DÜZELMELER. Değerli Meslek Mesubumuz, 10.02.2015

6663 SAYILI KANUNLA SOSYAL GÜVENLİK YASALARINDA YAPILAN DÜZELMELER. Değerli Meslek Mesubumuz, 10.02.2015 6663 SAYILI KANUNLA SOSYAL GÜVENLİK YASALARINDA YAPILAN DÜZELMELER Değerli Meslek Mesubumuz, 10.02.2015 6663 sayılı Kanun ile; emekli olduktan sonra Bağ-Kur kapsamında çalışmaya devam eden esnafın emekli

Detaylı

SEYİTGAZİ İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ KONULARI

SEYİTGAZİ İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ KONULARI HİCRİ SEYİTGAZİ İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ KONULARI VAAZ EDENİN Ramazan'a Hazırlık,Teravih Namazı Tadil-i Erkan 17 Haziran 2015 Çarşamba 1 Ramazan 1436 2 Ramazan 1436 3 Ramazan 1436 Oruç

Detaylı

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Atatürk ün Dünyas Cengiz Önal 64 Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Han mlar, Beyler! stanbul dan geliyorsunuz. Hofl geldiniz. stanbul un fl k ocaklar n temsil eden yüce heyetiniz karfl s

Detaylı

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER nternet, her fleyi de ifltirdi Hat rlamak ve zihnimizi kullanmak konusunda, geleneksel yöntemlerimizden h zla uzaklafl yoruz. Be endi imiz bir yeme in tarifini,

Detaylı

HAK SÖZÜN VESÎKALARI

HAK SÖZÜN VESÎKALARI Hakîkat Kitâbevi Yayınları No: 2 HAK SÖZÜN VESÎKALARI (Bu kitâbın içinde on adet risâle vardır) Ebül-berekât Abdüllah Süveydî rahmetullahi teâlâ aleyh Otuzikinci Baskı Hakîkat Kitâbevi DarüĢĢefeka Cad.

Detaylı

Cerrahpafla T p Fakültesi Kardiyoloji ABD

Cerrahpafla T p Fakültesi Kardiyoloji ABD KALP DAMAR SA LI I KILAVUZU Yazar: Prof. Dr. Rasim ENAR Kardiyoloji ABD 2007 Servier laç n Türk Hekimlerine Arma an d r 2007 NOBEL TIP K TABEVLER KALP DAMAR SA LI I KILAVUZU Editör: Prof. Dr. Rasim ENAR

Detaylı

Hakîkat Kitâbevi Yayınları No: 7 CEVÂB VEREMEDİ DİYÂ-ÜL KULÛB. Harputlu İSHAK EFENDİ. Otuzikinci Baskı

Hakîkat Kitâbevi Yayınları No: 7 CEVÂB VEREMEDİ DİYÂ-ÜL KULÛB. Harputlu İSHAK EFENDİ. Otuzikinci Baskı Hakîkat Kitâbevi Yayınları No: 7 CEVÂB VEREMEDİ DİYÂ-ÜL KULÛB Harputlu İSHAK EFENDİ Otuzikinci Baskı Hakîkat Kitâbevi Darüşşefeka Cad. 53 P.K.: 35 34083 Tel: 0212 5234556-5325843 Fax: 0212 5233693 http://www.hakikatkitabevi.com.tr

Detaylı

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının bağlantıları kontrol edilir. Güz ve Bahar dönemindeki

Detaylı

ST. THOMAS AQUİNAS Muhammet Tarakçı, İz yay. 2006, 280 s. Sadi YILMAZ *

ST. THOMAS AQUİNAS Muhammet Tarakçı, İz yay. 2006, 280 s. Sadi YILMAZ * sakarya üniversitesi ilahiyat fakültesi dergisi 15 / 2007, s. 209-214 kitap tanıtımı ST. THOMAS AQUİNAS Muhammet Tarakçı, İz yay. 2006, 280 s. Sadi YILMAZ * Ortaçağ genel itibariyle hem İslam hem de batı

Detaylı

SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ

SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ Belirli amaçları gerçekleştirmek üzere gerçek veya tüzel kişiler tarafından kurulan ve belirlenen hedefe ulaşmak için, ortak ya da yöneticilerin dikkat ve özen

Detaylı

HAK SÖZÜN VESÎKALARI

HAK SÖZÜN VESÎKALARI Hakîkat Kitâbevi Yayınları No: 2 HAK SÖZÜN VESÎKALARI (Bu kitâbın içinde on adet risâle vardır) Ebül-berekât Abdüllah Süveydî rahmetullahi teâlâ aleyh Otuzaltıncı Baskı Hakîkat Kitâbevi Darüşşefeka Cad.

Detaylı

ÜN TE III. YÜZDELER VE MESLEKÎ UYGULAMALARI

ÜN TE III. YÜZDELER VE MESLEKÎ UYGULAMALARI ÜN TE III. YÜZDELER VE MESLEKÎ UYGULAMALARI BU ÜN TEDE NELER Ö RENECE Z? A-YÜZDELER VE MESLEKÎ UYGULAMALARI B-YÜZDE HESAPLARI VE MESLEKÎ UYGULAMALARI C-FA Z HESAPLARI VE MESLEKÎ UYGULAMALARI D-YÜZDE VE

Detaylı

25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir.

25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir. Sıkça Sorulan Sorular Başvuru Başvuru ne zaman bitiyor? 25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir. Bursluluğun

Detaylı

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r.

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) 1/11/85 YAT Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. 1. TEHL KELER Bu sigorta, her zaman burada gönderme yap lan istisnalara ba l olarak,

Detaylı

Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1

Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Deomed Medikal Yay nc l k Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Birinci bask Deomed, 2009. 62

Detaylı

2010, GÜÇLÜ BİR YENİ YIL!

2010, GÜÇLÜ BİR YENİ YIL! 2010, GÜÇLÜ BİR YENİ YIL! http://www.kosulsuz-sevgi.com/guncel-mesajlar/2010-guclu-bir-yeni-yil/ Patricia Diane Cota-Robles 1 Ocak 2010 Yeni Bin Yılın ilk on yılını tamamladığımıza inanmak zor. Zamanın

Detaylı