Cilt 2, Sayı 1, Yıl 2012 ISSN

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Cilt 2, Sayı 1, Yıl 2012 ISSN 2146-1708"

Transkript

1 Cilt 2, Sayı 1, Yıl 2012 ISSN

2 YAYININ ADI HACETTEPE HUKUK FAKÜLTESİ DERGİSİ YIL 2012 CİLT (2) SAYI (1) AY HAZİRAN YAYIN SAHİBİNİN ADI Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlığı adına Prof.Dr. Çağlar ÖZEL S ORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ Yrd.Doç.Dr. Muammer KETİZMEN YAYIN İDARE MERKEZİ Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü Rektörlük Binası 7. Kat / ANKARA YAYIN İDARE MERKEZİ TEL. +90 (312) (312) FAKS +90 (312) İNTERNET ADRESİ E-POSTA YAYIN DİLİ Türkçe ve yabancı diller YAYIN TÜRÜ Hacettepe Hukuk Fakültesi Dergisi hakemli bir dergidir Hacettepe Hukuk Fakültesi Dergisi yerel süreli bir yayındır YAYINLANMA BİÇİMİ Haziran ve Aralık aylarında olmak üzere yılda iki kez yayınlanır BASIMCININ ADI Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri Basımevi Sıhhiye / ANKARA BASIMCININ TEL. 0 (312) BASIM TARİHİ / YERİ 20 TEMMUZ 2012 / ANKARA ISSN Hacettepe Hukuk Fakültesi Dergisi Tüm hakları saklıdır. Hacettepe Hukuk Fakültesi Dergisinin tamamı veya bu dergide yer alan bilimsel çalışmaların bir kısmı ya da tamamı 5846 sayılı yasanın hükümlerine göre Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlığı nın yazılı izni olmaksızın elektronik, mekanik, fotokopi ve benzeri herhangi bir kayıt sistemiyle kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. Dergide ileri sürülen görüşler yazarlara aittir, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi ni, Yayın Kurulu nu veya Danışma Kurulu nu bağlamaz.

3 Editörler Yrd.Doç.Dr. Öykü Didem AYDIN Yrd.Doç.Dr. Muammer KETİZMEN Editör Yardımcıları Arş.Gör. Hale AKDAĞ Arş.Gör. Şefik Taylan AKMAN Arş.Gör. Tunay TUNOĞLU Uzman Alper BULUR Yayın Kurulu Prof.Dr. Çağlar ÖZEL Doç.Dr. Luigi CORNACCHIA Doç.Dr. Sibel HACIMAHMUTOĞLU Yrd.Doç.Dr. Öykü Didem AYDIN Yrd.Doç.Dr. Ferhat CANBOLAT Yrd.Doç.Dr. Muammer KETİZMEN Yrd.Doç.Dr. Özge OKAY TEKİNSOY Dr. Joel I. COLÓN-RÍOS Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Universita Degli Studi di Lecce Facolta di Giurisprudenza Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Victoria University of Wellington Danışma Kurulu Prof.Dr. Serap AKİPEK Prof.Dr. Mustafa AKKAYA Prof.Dr. Meltem CANİKLİOĞLU Prof.Dr. Zeki HAFIZOĞULLARI Prof.Dr. Merdan HEKİMOĞLU Prof.Dr. Çiğdem KIRCA Prof.Dr. Erdal ONAR Prof.Dr. Hakan PEKCANITEZ Prof.Dr. Mithat SANCAR Prof.Dr. Fügen SARGIN Prof.Dr. Asuman TURANBOY Doç.Dr. Gülriz UYGUR Doç.Dr. Türkan YALÇIN SANCAR Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Başkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi İzmir Üniversitesi Hukuk Fakültesi TOBB ETÜ Hukuk Fakültesi Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi

4 NAME OF PUBLICATION HACETTEPE LAW REVIEW YEAR 2012 VOLUME 2 NUMBER 1 MONTH JUNE PUBLISHER On the Behalf of Hacettepe University Faculty of Law Deanship Prof. Dr. Çağlar ÖZEL RESPONSIBLE MANAGER Asst. Prof. Dr. Muammer KETİZMEN ADDRESS Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü Rektörlük Binası 7. Kat / ANKARA PHONE +90 (312) (312) FAX +90 (312) URL LANGUAGE Turkish and foreign languages TYPE OF PUBLICATION Hacettepe Law Review is a refereed journal Hacettepe Law Review is a local periodical journal FORM OF PUBLICATION Published twice a year in June and December NAME OF PRESS Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri Basımevi Sıhhiye / ANKARA PHONE OF PRESS 0 (312) DATE AND PLACE OF PRINTING 20 JULY 2012 / ANKARA ISSN Hacettepe Law Review All rights reserved. No parts of the Hacettepe Law Review reproduced, stored in a retrieval system or transmitted in any form or by any means electronic, mechanical, photocopying, recording and otherwise without the prior written permission of the Hacettepe University Faculty of Law. The views expressed in the Review are those of the individual authors and are not be taken as representing the views of the Hacettepe University Faculty of Law, the Boards of Editors and the Boards of Advisors.

5 Editors Asst. Prof. Dr. Öykü Didem AYDIN Asst. Prof. Dr. Muammer KETİZMEN Deputy Editors Res. Asist. Hale AKDAĞ Res. Asist. Şefik Taylan AKMAN Res. Asist. Tunay TUNOĞLU Expert Alper BULUR Editorial Board Prof. Dr. Çağlar ÖZEL Assoc. Prof. Dr. Luigi CORNACCHIA Assoc. Prof. Dr. Sibel HACIMAHMUTOĞLU Asst. Prof. Dr. Öykü Didem AYDIN Asst. Prof. Dr. Ferhat CANBOLAT Asst. Prof. Dr. Muammer KETİZMEN Asst. Prof. Dr. Özge OKAY TEKİNSOY Lecturer Dr. Joel I. COLÓN-RÍOS Hacettepe University Faculty of Law Universita Degli Studi di Lecce Facolta di Giurisprudenza Hacettepe University Faculty of Law Hacettepe University Faculty of Law Hacettepe University Faculty of Law Hacettepe University Faculty of Law Hacettepe University Faculty of Law Victoria University of Wellington Board of Advisors Prof. Dr. Serap AKİPEK Prof. Dr. Mustafa AKKAYA Prof. Dr. Meltem CANİKLİOĞLU Prof. Dr. Zeki HAFIZOĞULLARI Prof. Dr. Merdan HEKİMOĞLU Prof. Dr. Çiğdem KIRCA Prof. Dr. Erdal ONAR Prof. Dr. Hakan PEKCANITEZ Prof. Dr. Mithat SANCAR Prof. Dr. Fügen SARGIN Prof. Dr. Asuman TURANBOY Assoc. Prof. Dr. Gülriz UYGUR Assoc. Prof. Dr. Türkan YALÇIN SANCAR Ankara University Faculty of Law Ankara University Faculty of Law Dokuz Eylül University Faculty of Law Başkent University Faculty of Law İzmir University Faculty of Law TOBB ETÜ Faculty of Law Bilkent University Faculty of Law Galatasaray University Faculty of Law Ankara University Faculty of Law Ankara University Faculty of Law Ankara University Faculty of Law Ankara University Faculty of Law Ankara University Faculty of Law

6 İçindekiler Makaleler Uzlaşmanın Sirayet Etmezliği İlkesinin Sonucu Olarak Mağdurun Yargılanacak Kişiyi Seçebilme Yetkisi 1 Yrd. Doç. Dr. Muammer KETİZMEN Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu Kararları Işığında Avukatın Görevini Özenle Yerine Getirme Yükümlülüğü 11 Dr. Cenk AKİL Acentenin Denkleştirme İstemine ve Rekabet Yasağı Anlaşmasına İlişkin Hükümlerin 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu nun 103(1). Maddesinde Sayılanlar Hakkında Uygulanırlığı 27 Dr. Ozan CAN Schutzmechanismen Des Neuen Türkischen Konzernrechts (Yeni Türk Şirketler Topluluğu Hukukunun Koruyucu Mekanizmaları) 37 Dr. Iur. Cafer EMİNOĞLU Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Tasarısı: İngiltere deki Düzenlemeler İle Karşılaştırmalı Bir İnceleme 55 Arş. Gör. Semih Sırrı ÖZDEMİR Alan Adlarında Kötü Niyet Kavramı 67 Arş. Gör. Ayça ZORLUOĞLU Çeviriler 85 Özpınar Türkiye Davası (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) 89 Köln Eyalet Mahkemesi Kararı Çevirisi - Kişilik Haklarının İnternet Ortamında İhlali (Çev. Yrd. Doç. Dr. Ferhat CANBOLAT) (Çev. Yrd. Doç. Dr. Erdem İlker MUTLU, Arş. Gör. Begüm ŞERMET, Av. Nil Merve ÇELİKBAŞ) Hukukların Uygulanmasına Dair Genel Kurallar Hakkında Kanun (Kanunlar İhtilâfı Hukuku Alanındaki Temel Japon Kanununun Türkçe Çevirisi) 103 (Çev. Arş. Gör. Onur Can SAATCIOĞLU)

7 Contents Articles The Victim s Authority to Choose the Person on Trial as a Result of the Principle of not Affecting in the Reconciliation 1 Asst. Prof. Dr. Muammer KETİZMEN In The Light of the Decisions of the Disciplinary Board of Union of Turkish Bar Associations the Duty of Prudence of Attorneys 11 Dr. Cenk AKİL Applicability of Provisions Related to Adjustment Request of Agency and Prohibition of Competition Agreement to the Contents of Article 103(1) of Turkish Commercial Code Numbered Dr. Ozan CAN Protective Mechanisms of the New Turkish Law on Corporate Group 37 Dr. Iur. Cafer EMİNOĞLU Turkish Draft Law on Mediation of Civil Disputes: A Comparative Study of the Regulations in Turkey and the United Kingdom 55 Res. Asst. Semih Sırrı ÖZDEMİR Bad Faith in Domain Names 67 Res. Asst. Ayça ZORLUOĞLU Translations Translation of the Decision of the Court of the Shire of Cologne - Violation of Personal Rights in the Internet 85 (Translated by Asst. Prof. Dr. Ferhat CANBOLAT) Case of Ozpinar v. Turkey (European Court of Human Rights) 89 (Translated by Asst. Prof. Dr. Erdem İlker MUTLU, Res. Asst. Begüm ŞERMET, Atty. Nil Merve ÇELİKBAŞ) Act on General Rules for Application of Laws (Turkish Translation of The Main Japanese Act Regarding Conflict of Laws) 103 (Translated by Res. Asst. Onur Can SAATCIOĞLU)

8

9 Ketizmen / Hacettepe Hukuk Fak. Derg., 2(1) 2012, 1 10 Uzlaşmanın Sirayet Etmezliği İlkesinin Sonucu Olarak Mağdurun Yargılanacak Kişiyi Seçebilme Yetkisi Araştırma Muammer KETİZMEN* * Yrd. Doç. Dr., Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ceza ve Ceza Muhakemesi ABD. (Asst. Prof. Dr., Hacettepe University Faculty of Law, Dept. of Criminal Law and Procedure ) (E-posta: Ö Z E T Onarıcı adalet anlayışı, ceza adaleti sistemi içinde yeni bir yaklaşım olarak yer edinmiştir. Türk hukuk sistemi de bu gelişimden etkilenmiştir. Uzlaşmaya ilişkin olarak Türk Ceza Kanunun 73/8. maddesi (sonrasında yürürlükten kaldırılmıştır) ve Ceza Muhakemesi Kanunun maddeleri onarı adalet yaklaşımının bir etkisi olarak görülebilir. Bu kapsamda çalışmada, CMK nin 255. maddesinde düzenlenen uzlaşmanın sirayet etmezliği ilkesi, onarıcı adalet yaklaşımı açısından incelenmektedir. Söz konusu hüküm, uzlaşmaya ilişkin diğer hükümlerle birlikte incelendiğinde, mağdura dolaylı da olsa yargılanacak kişiyi seçme yetkisini sağlar nitelikte olduğu görülür. Bu açıdan uzlaşmaya ilişkin hükümlerin tekrar değerlendirilmesi gerekir. Anahtar Kelimeler Uzlaşma, onarıcı adalet, arabulucuk, mağdurun hakları, yargılanacak kişiyi seçme yetkisi. A B S T R A C T The victim s authority to choose the person on trial as a result of the principle of NOt AFFECTING In the reconciliation The restorative justice constitutes one of new approaches and developments in the criminal justice system. The Turkish legal system has also been affected from the stated develepment. Just as, provisions concerning the reconciliation regulated in the Art 73/8 of the Turkish Criminal Code (subsequently annulled) and Art of the Criminal Procedure Code can bee seen as an effect of restorative justice. In this context, this article examines the principle of not affecting in the reconciliation, stated in the Art. 255 of Turkish Criminal Procedure Code. When examining together with other provisions concerning the reconciliation, this provision gives the victim, in an indirect way, the authority to choose the person in trial. From this point of view, provisions concerning the reconciliation have to be re-examined. Keywords Reconciliation, restorative justice, mediation, victim s right, the authority to choose the person on trial

10 2 Ketizmen I. GİRİŞ Onarıcı adalet anlayışı ve bu anlayışın somut görünümleri olarak ortaya çıkan arabuluculukuzlaşmaya ilişkin kurumlarla, hem genel muhakeme usulü dışına çıkılarak uyuşmazlığın çözümlenmesi sağlanmakta, hem de cezadan vazgeçilerek, failin bazı yükümlülükleri kabullenmesi esas olmaktadır. Bu kurum, bir yandan mahkeme dışı çözüm yolu olarak mahkemelerin iş yükünün azaltılmasına hizmet etmekte 1, diğer yandan da klasik suç ve yaptırım ilişkisinin ötesine geçen bir anlayışı gündeme getirmektedir sayılı Türk Ceza Kanunu ve sonrasında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda uzlaşma kurumuna yer verilmiş, böylece onarıcı adalet yaklaşımı temelinde şekillenen uzlaşma Türk Ceza Hukukunda yeni bir kurum olarak ortaya çıkmıştır. Uzlaşmanın uygulanması usulüne ilişkin olarak da bir Yönetmelik çıkarılmıştır 2. Uzlaşma kurumunun Türk ceza hukuku sistemi içerisinde yer almasının gerekçesi yeri ve yerindeliği konusunda olumlu ya da olumsuz çeşitli görüşlerin ileri sürülebilmesi mümkündür. Uzlaşma kurumuna ilişkin olumlu ya da olumsuz görüşler bir yana bırakılacak olursa, TCK ve CMK de uzlaşma, uygulanması ve sonuçları açısından çeşitli sorunları barındırmaktadır. Burada inceleyeceğimiz sorun, 5237 sayılı TCK de düzenlendiği şekliyle sadece şikayete bağlı suçlar açısından geçerli iken, hem 5237 sayılı TCK de hem de 5271 sayılı CMK de yapılan değişiklikle re sen soruşturulan suçlar açısından da etkisini gösteren, uzlaşmanın sirayet etmemesi hükmünden kaynaklanmaktadır. Bu ilke, CMK nin 255. maddesinde şu şekilde hükme bağlanmıştır: Aralarında iştirak ilişkisi olsun veya olmasın birden çok kişi tarafından işlenen suçlarda, ancak uzlaşan kişi uzlaşmadan yararlanır. Aşağıda, öncelikli olarak uzlaşma kurumunun temelinde yatan ve cezalandırma ilişkisi bakımından esaslı bir değişimi ifade eden onarıcı adalet yaklaşımı hakkında kısa bilgi verilecek, sonrasında Türk ceza hukukunda uzlaşmaya ilişkin hükümler genel olarak incelenerek şikayete bağlı suçlar ile re sen soruşturulan suçlar açısından CMK nin 255 maddesi değerlendirilecektir. II. CEZALANDIRMA İLİŞKİSİ AÇISINDAN ONARICI ADALET ANLAYIŞI VE TÜRK CEZA HUKUKUNDAKİ DÜZENLEMELER A. GENEL OLARAK Devletin, toplumsal düzenin korunması ve geliştirilmesine yönelik cezalandırma hak ya da yetkisi, devletin egemenlik yetkisinin kullanımının en önemli göstergesidir ve kişiler açısından çok ağır sonuçlar doğurur. Bu husus, suç ve cezanın esası, kapsamı ve amaçlarının ne olduğu doğrultusunda farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Cezanın bir ödetme olarak bunu hak eden kişiye uygulanan bir ıstırap olduğu yönündeki klasik kefaret görüşü ve cezalandırmanın bir amaca hizmet etmesi gerektiği yönünde suçlunun ıslahını temel bir hedef olarak belirleyen faydacı görüş, cezanın esası ve niteliğine ilişkin en temel iki farklı yaklaşımı ifade etmektedir 3. Her iki görüş ana hatlarıyla incelendiğinde, suçun karşılığı olarak yaptırımın önemli bir yer edindiği görülür 4. Bu ön kabul cezalandırma ilişkisi içerisinde etkilerini göstermiştir. 1 Alman Ceza Kanununun 49. maddesinde düzenlenen uzlaşma kurumuna ilişkin olarak, bu kurumun ceza yargılaması sürecinde maddi gerçeğin bulunması açısından muhakeme sürecine yönelik istisnai bir düzenleme olduğu da ifade edilmiştir. Günümüzde, giderek artarak, büyük bir iş yükü haline gelen basit uyuşmazlıklar, Almanya da, şüpheli ile kovuşturma makamları arasında uzlaşma uygulamalarının yolunu açmıştır. Alman Hukuku uzlaşmayı ; şüphelinin suçunu ikrar etmesi karşılığında, maddi gerçeği tam olarak araştırmaktan vaz geçerek, indirimli ceza uygulanması biçiminde yapılandırmıştır. Mahkemeler böylece, büyük bir külfeti gerektiren maddi gerçeği araştırma mükellefiyetinden, kurtarılmışlar, fakat maddi gerçeğin araştırılması ilkesi de korunmuştur. KUNTER, Nurullah / YENİSEY, Feridun / NUHOĞLU, Ayşe, Muhakeme Hukuku Dalı Olarak Ceza Muhakemesi Hukuku, 16. Baskı, İstanbul, 2007, s. 43, dipnot Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik Resmi Gazete, tarih, sayı. 3 Ayrıntılı bilgi için bkz., SOKULLU-AKINCI, Füsun, Ceza Yaptırımı, İstanbul, 1993, s. 69 vd; DEMİRBAŞ, Timur, Ceza Hukuku Temel Hükümler, 6. Baskı, Ankara, 2009, s. 513 vd; ÖZTÜRK, Bahri / ERDEM, Mustafa Ruhan, Uygulamalı Ceza Hukuku ve Güvenlik Tedbirleri Hukuku, 10. Baskı, Ankara, 2008, s. 342 vd; CENTEL, Nur / ZAFER, Hamide / ÇAKMUT, Özlem, Türk Ceza Hukukuna Giriş, 6. Baskı, İstanbul, 2010, s. 523 vd. Faydacı görüş hakkında ayrıca bkz., GÜRİZ, Adnan, Faydacı Teoriye Göre Âhlak ve Hukuk, Ankara, 1963, s. 9 vd. 4 Ceza hukukundaki pozitivizm kaynaklı suç ve suçluya yönelik olarak tamamen farklı bir yaklaşımı bünyesinde barındıran, ceza ya da genel olarak yaptırım teorisini reddeden, bunun yerine tehlikeliliği ortadan kaldırmaya yönelik güvenlik tedbirleri olarak adlandırılan kurumları gündeme getiren görüşler kapsam dışı bırakılmıştır. Bunun nedeni, halihazırda ceza hukukunda kimi yönlerden etkilerini gösteren bu yaklaşıma rağmen, suç ve karşılığında yaptırım ikilisinin, bu görüşte ileri sürüldüğünün aksine, tamamen bertaraf edilmemiş olmasıdır.

11 Hacettepe Hukuk Fak. Derg, 2(1) 2012, Suçun, genel olarak, devletin ya da toplumun amaçları ile çatışan insan davranışı olarak ele alınması 5 ; özel hukukta haksız fiillerde olduğunun aksine, suç oluşturan fiilin sadece kişiler arasında çözümlenmesi gereken bir uyuşmazlık olarak algılanmasının ötesine geçilerek devletin de her suçta, suçun genel mağduru olarak algılanması sonucuna yol açmıştır. Bu algı sonuçlarını ceza yargılama sisteminde göstermiş ve özellikle suçun mağdurunun ve bundan daha geniş bir anlama sahip olan suçtan zarar görenin, cezalandırma ilişkisi kapsamında ikinci plana itilmesine neden olmuştur 6. Toplumsal hayatın gelişimi ve karmaşıklığının artması suç olarak düzenlenen fiillerin sayısının da günden güne artması, klasik görüşler temelinde örgütlenen ceza yargılama sistemini zorlar hale gelmiştir. Bunun sonucunda, nitelik ya da nicelik olarak hafif kabul edilen kimi suçlarda, genel yargılama usullerinin dışına çıkılarak çözümler aranmaya başlanmıştır. Bu arayışın ana nedenlerinden birisi olarak mahkemelerin iş yükünün azaltılması gösterilmektedir. Son yıllarda bu alanda genel yargılama dışında çözüm bulunması isteği, temel bir düşünsel yaklaşımdan hareketle de gündeme getirilmektedir. Bu yaklaşım, cezanın kendisi ve amacına ilişkin temel bir farklılığı içeren bir gerekçeden hareket etmektedir ve genel olarak onarıcı adalet adı altında incelenmektedir. B. ONARICI ADALET YAKLAŞIMINA KISA BİR BAKIŞ Onarıcı adalet anlayışı, klasik ceza hukuku yaklaşımında yer alan suça ve suç dolayısıyla faile verilecek asıl tepkinin ceza olması anlayışından belirli bir uzaklaşmayı ifade eder. Bu anlayışa göre, suç nedeniyle verilecek tepki, öncelikli olarak failin cezalandırılması değil, onarma(restorasyon) dır 7. Bu yaklaşım, suç-yaptırım ilişkisinde, yaptı- 5 Bkz., TOROSLU, Nevzat, Ceza Hukuku Genel Kısım, Ankara, 2010, s. 95. Hangi tür fiillerin suç olarak düzenlenmesi gerektiğine ilişkin çeşitli görüşler de ileri sürülmekle birlikte, Türkiye de doktrinde baskın olarak bunun yasama organının yetkisinde bir faaliyet olduğunun ifade edildiği görülmektedir. TOROSLU, 2010, s. 95. Benzer şekilde DEMİRBAŞ, 2009, s Bkz., ÖZBEK, Veli Özer, Ceza Hukukunda Suçtan Doğan Mağduriyetin Giderilmesi, Ankara, s ; FLETCHER, George P. The Place of Victims in the Theory or Retribution, 3 Buff. Crim. L. Rev , s. 51 vd. 7 DUFF, Antony, Restoration and Retribution Restorative Justice and Criminal Justice, Competing or Reconcilable Parım olarak ceza uygulamasından uzaklaşmayı ifade etmektedir. Bu doğrultuda, onarıcı adalet anlayışı, suç işlenmesini izleyen dönem ve gelecekteki etkileriyle nasıl temas edileceği sorununa ilişkin olarak tarafların kolektif katılımıyla sonuçlanan süreci ifade eder 8. Amaç, suç mağdurları ve faillerinin, aralarındaki uyuşmazlıkları çözdüğü güvenli bir topluluğun oluşturulmasıdır 9. Bu yönüyle, suç olgusu veya bir uyuşmazlık, ceza hukuku kapsamında veya dışında, sadece devletin yetkili otoriteleri ve fail arasındaki bir ilişkiyle sınırlı değildir; böyle değerlendirilemez. Ortaya çıkan farklılığın en belirgin yanı, fail ile mağdur arasındaki ilişkiyi dikkate alma ihtiyacı biçiminde görülür 10. Onarıcı adalet anlayışında suç nedeniyle ortaya çıkan, mağdur, fail ve devlet arasındaki ilişki esas alınır. Suçun işlenmesi ile, devletten çok mağdura ve topluma verilen zararlar üzerinde yoğunlaşılarak, suça farklı bir yönden yaklaşılır. Ayrıca bu anlayış, öncelikli olarak suçlunun cezalandırılması değil, zararın tazmin ve telafisini amaçlar 11. Onarıcı adalet anlayışının, ceza adalet sistemi önüne getirilen olay ya da fiillerin, kişilerarası ilişkilere dayalı ve manevi boyutları ile içinde bulundukları toplumsal bağlam kapsamında anlaşılması anlamında toplumsal unsur ; ilgili tarafların katılımını öngören katılımcı unsur ; bir kişiye (mağdura) verilen zarar ya da hasarı, verilen hizmetler ya da yararlı faaliyetlerin sağlanması yoluyla dengeleme anlamına gelen iyilik unsuru olarak üç unsura sahip olduğu ifade edilmiştir 12. radigms (ed. VON HIRSCH, Andrew / ROBERTS, Julian V. / ROACH, Kent / SCHIFF, Mara,) Oxford Portland Oregon, 2003, s. 43. Ayrıca bkz., YILMAZ, Ömer, Onarıcı Adalet Sistemi: Birey-Toplum- Devlet İlişkilerinde Yeni Bir Mücadele Alanı, Suç Mağdurları, (ed. BAHAR, Halil İbrahim), Ankara, 2006, s. 294 vd. 8 MARSHALL, Tony F, Restorative Justice: An Overview, Home Office. Research Development and Statistics Directorate. London, UK, 1999, s.5. occ-resjus.pdf (erişim tarihi ). Aynı yönde, DUFF, 2003, s. 44. Tanım için ayrıca bkz., LIEBMAN, Marian, Restorative justice, How it works?, London, 2007, s Bkz., DUFF, 2003, s TARHANLI, Turgut, Onarıcı Adalet, Onarıcı Adalet, Mağdur- Fail Arabuluculuğu ve Uzlaşma Uygulamaları: Türkiye ve Avrupa Bakışı, (der. JAHIC, Gama / YEŞİLADALI Burcu), 1. Baskı, İstanbul, Ekim, 2008, s ÖZBEK, Mustafa, Çağdaş Ceza Adaleti Sistemlerinde Alternatif Çözüm Arayışları ve Arabulucuk Uygulaması, Ceza Muhakemesinde Uzlaşma, (Yayına Hazırlayan, YENİSEY, Feridun) 2005, s PELİKAN, Christa, Onarıcı Adalet Üzerine, Onarıcı Adalet,

12 4 Ketizmen Dölling e göre, mağdurun uğradığı zararın giderilmesi, fail-mağdur arasındaki arabuluculuğun asıl unsurunu oluşturur. Zararın giderilmesinde başka yollar da mümkünken bu şekilde giderilmesinde uzlaşma moral unsuru da vardır. Fail işlediği suçun sorumluluğunu üstlenerek ve neticelerini gidererek toplumla yeniden bütünleşme olanağını elde etmiş olur 13. Duff, ceza hukukunda arabuluculuğun, mağdura yapılan bir kötülük olarak ortaya çıkan suçun etkilerinin konu edindiği, mağdur ve fail arasında bir süreç olduğunu vurgular. Failin suç nedeniyle kendini kınaması ve kendi kusurunu kabullenmesi ön plandadır. Failin mağdurdan özür dilemesi gündeme gelir ki bu özür sadece sözde kalan ve faile hiçbir yükümlülük getirmeyen bir şekilde olamaz. Geçerli bir özürden bahsedilebilmesi için, faile belirli yönlerden külfet getiren bir yükümlülüğün de olması gerekir 14. Bu açıklamalar doğrultusunda, onarıcı adalet anlayışının cezalandırma ilişkisi içerisindeki en büyük yansıması, suçun faili ve mağdur ya da suçtan zarar görenler arasında bir müzakere sürecini içeren arabuluculuk uygulamalarının hayata geçi- Mağdur-Fail Arabuluculuğu ve Uzlaşma Uygulamaları: Türkiye ve Avrupa Bakışı, (der. JAHIC, Gama / YEŞİLADALI Burcu), 1. Baskı, İstanbul, Ekim, 2008, s DÖLLING, Dieter, İşlenen Suçlar Nedeniyle, Suç Failleri ve Mağdurları Arasında Ara Buluculuk (mediation), (özet çev. DÖN- MEZER, Sulhi) Ceza Muhakemesinde Uzlaşma, (Yayına Hazırlayan, YENİSEY, Feridun), 2005, s. 16. Bakanlar Kurulu tarafından tarihinde TBMM ye sunulan Türk Ceza Kanunu Tasarısı nın uzlaşmaya ilişkin madde gerekçesinde de benzer şekilde bu hususlar ön plana çıkartılmıştır. Gerekçeye göre,...uzlaşmanın hedefi suçun işlenmesinden sonra fail ve mağdur arasına meydana gelen bir çekişmeyi, bir arabulucunun girişimini sağlayarak çözmek ve adaleti sağlamaktır. Failin neden olduğu zararın giderilmesi, fail-mağdur arasındaki barış, uzlaşmanın asıl unsurunu oluşturur. Fail-mağdur arasında uzlaşma dışında da, tazminatın sağlanması olanaklıdır. Ancak zararın giderilmesi ve onarım yanında ayrıca bir moral unsur da vardır. Bu nedenle fail-mağdur arasındaki uzlaşma suçun faili bakımından cezanın özel önleme fonksiyonuna yardım ettiği gibi mağdurun ve genel olarak kamunun da yararlarının korunmasını sağlar. Fail, uzlaşma ile, işlediği suçun sorumluluğunu kabul edip üstlenerek ve sonuçlarını da gidererek toplumla yeniden bütünleşme olanağını elde etmiş olur. Böylece failin ceza sorumluluğunu tespit ve zararın giderilmesi için gereken yapılmış bulunacağından, mağdur bakımından da adalet yerine getirilmiş olur. Fail-mağdur arasındaki uzlaşma, bundan başka, kamu da, fiile ihlâl edilmiş olan hukuk kurallarının geçerliliğini vurgulamış ve dolayısıyla kamusal barışın kurulmasına izin verir. Bkz., tarihinde TBMM ye sunulan Türk Ceza Kanunu Tasarısı tbmm.gov.tr/d22/1/ pdf, s DUFF, 2003, s rilmesi şeklinde olmuştur 15. İlk olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda ve sonrasında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda düzenlenen uzlaşma kurumu da, bu gelişimin bir etkisi olarak görülebilir. C. ONARICI ADALET ANLAYIŞI KAPSAMINDA BİR DÜZENLEME OLARAK 5237 SAYILI TCK NİN 73. MADDESİ Bilindiği üzere, Türk ceza hukukunda uzlaşma kurumu ilk defa 5237 sayılı TCK nin 73. maddesinde düzenlenmişti. Söz konusu hüküm, 5560 sayılı Kanunun 45. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olup 5560 sayılı kanunun 24 vd. maddeleri ile CMK de yeniden düzenlenmiştir sayılı TCK nin 73. maddesinin ilk şeklinde şu hükme yer verilmekteydi:...(8) Suçtan zarar göreni gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olup, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı bulunan suçlarda, failin suçu kabullenmesi ve doğmuş olan zararın tümünü veya büyük bir kısmını ödemesi veya gidermesi koşuluyla mağdur ile fail özgür iradeleri ile uzlaştıklarında ve bu husus Cumhuriyet savcısı veya hâkim tarafından saptandığında kamu davası açılmaz veya davanın düşürülmesine karar verilir. TCK nin 73. maddesinin son fıkrasına göre uzlaşma hükümlerinden faydalanılabilmesi için ön koşul suçun şikayete bağlı bir suç olmasıydı. Bunun yanında, suçtan zarar görenin de ya gerçek kişi ya da özel hukuk tüzel kişisi olması gerekmekteydi. Ayrıca, uzlaşma hükümlerinden yararlanılabilmesi için iki koşulun daha fail tarafından gerçekleştirilmiş olması aranmaktaydı. Bunlar, failin suçu kabullenmesi 16 ve failin doğmuş olan zararın tümünü veya büyük bir kısmını ödemesi veya gidermesi 17 koşullarıydı. 15 Onarıcı adalet sistemi uygulama çeşitleri için bkz., YILMAZ, 2006, s Ayrıntılı bilgi için bkz., KAYMAZ, Seydi / GÖKCAN Hasan Tahsin, Türk Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukukunda Uzlaşma ve Önödeme, 1. Baskı, Ankara, 2005, s. 84; SOYGÜT ASLAN, Mualla Buket, Türk Ceza ve Ceza Usul Hukukunda Uzlaşma Kurumu, İstanbul, 2008, s Ayrıntılı bilgi için bkz., KAYMAZ / GÖKCAN, 2005, s. 84. Ayrıca bkz., YURTCAN, Erdener, Yeni Türk Ceza Kanununun Anlamı, 2004, s. 151 vd. Bu zorunluluk CMK nin 253. maddesinin 5560 saylı Kanunla değiştirilmeden önceki 253. maddesinde de yer almaktaydı. SOYGÜT ASLAN, 2008, s Uzlaşma kurumu, bir yandan çağdaş bir eğilim olarak onarıcı ada-

13 Hacettepe Hukuk Fak. Derg, 2(1) 2012, Bu koşullar incelendiğinde, farklı bir şekilde dile getirilmiş olsa da, günümüzde yoğun olarak tartışılan onarıcı adalet anlayışı doğrultusunda bir düzenleme olarak ele alındığı görülmekteydi sayılı TCK nin 73/8. maddesindeki uzlaşmaya ilişkin koşullar, onarıcı adalet anlayışı kapsamında dile getirilen bazı hususların Kanunda belirli yönden kabul edilmiş olduğu anlamına gelmekteydi. Nitekim belirli bir moral hükmü ifade eden suçun kabullenilmiş olması koşulu da bu yaklaşım içerisinde sorumluluğu kabullenmeye ilişkin olarak katı bir koşulu ifade ediyordu 18. Söz konusu hüküm 5560 sayılı Kanunun 45. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olup 5271 sayılı CMK nin 253. vd. maddelerinde yeniden düzenlenmiştir. D. ONARICI ADALET ANLAYIŞININ GEREKLERİNİN YUMUŞATILMASI; MAHKEMELERİN İŞYÜKÜNÜ AZALTMA GEREKÇESİNE YAKLAŞAN BİR DÜZENLEME OLARAK CMK DE YER ALAN DÜZENLEME 5560 sayılı Kanunla TCK ve CMK de yapılan değişikliklerle uzlaşma kurumu ilk şeklinden kimi yönleriyle farklı bir yapıya bürünmüştür. Söz konusu değişiklik, sadece soruşturma ya da kovuşturmaya alternatif olarak uygulanan bir uzlaşma usulü benimsenmesi sebebiyle; onarıcı adalet fikrinden yola çıkarak ve onarıcı adalete hizmet eden ilkelerin esas alınması suretiyle değil, daha çok mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacıyla, başka bir deyişle pratik kaygılarla uzlaşmanın gündeme geldiği görüşünü, destekler niteliktedir 19. let anlayışının yansıması olarak kabul edilmekle birlikte, zararının giderilmesi şartı Türkiye deki tarihsel süreç ve kültürel yapı açısından incelendiğinde, Bayraktar tarafından dile getirilen,...adliyenin işleyişini hızlandırma iddiası ile Ceza Yargılaması nda mağdurun zararının giderilmesini amaçlamak akla diyetin geri dönüp dönmeyeceği sorusunu getirmektedir yönündeki kaygı da göz önünde tutulmalıdır. BAYRAKTAR, Köksal, Ceza Kanunu ndaki Değişiklikler ve Uzlaşma, Olaylar ve Görüşler, Cumhuriyet Gazetesi, 2/12/2006, s.2 18 Suçun kabullenilmiş olması şartı ilk başta bakıldığında bir yönüyle de ikrarı gündeme getirmektedir. Bu durum aslında failin işlediği suçun kınanacak bir durum olduğunun yine failin kendisi tarafından kabullenilmesi anlamında, onarıcı adalet anlayışı içerisinde yer edinmiştir. Bkz. DUFF, 2003, s İNCEOĞLU, Asuman Aytekin / KARAN, Ulaş, Türkiye de Ceza Davalarında Uzlaşma Uygulamaları: Hukuki Çerçevenin Değerlendirilmesi, Onarıcı Adalet, Mağdur-Fail Arabuluculuğu ve Uzlaşma Uygulamaları: Türkiye ve Avrupa Bakışı, (derleyen, JAHIC, Bu yönde olmak üzere, uzlaşmanın kapsamı genişletilmiş, suçun kabullenilmiş olması koşulu ve zararın giderilmiş olması zorunluluğu kaldırılmıştır. Söz konusu düzenleme, genel hatlarıyla incelendiğinde, şu üç husus ön plana çıkar Uzlaşmanın Kapsamı Genişletilmiştir 5560 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrasında ilk göze çarpan husus, uzlaşmanın kapsamındaki suçların genişletilmiş olmasıdır. TCK nin 73. maddesinin mülga son fıkrasında sadece şikayete bağlı suçlar uzlaşma kapsamına alınmış iken CMK nin 253. maddesinde şikayete bağlı suçlar yanında maddede belirtilmiş diğer suçlar açısından da uzlaşma söz konusu olabilecektir. Böylece şikayete bağlı suçlar yanında; kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88), taksirle yaralama (madde 89), konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116), çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (madde 234), ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması (dördüncü fıkra hariç, madde 239) suçları da uzlaşma kapsamına alınmıştır. 2. Suçun Kabullenilmiş Olması Zorunlu Değildir Yukarıda belirtildiği üzere uzlaşmanın hüküm ve sonuçlarının uygulanması açısından, TCK nin 73. maddesinde failin suçu kabul etmiş olması şartı yer almaktaydı sayılı Kanunla yapılan değişiklik açısından göze çarpan en önemli husus, suçun kabullenilmesi koşulunun uzlaşmanın kurucu unsuru olmaktan çıkarılmış olmasıdır; yeni düzenlemede suçun kabullenilmiş olması şartından tamamen vazgeçilmiştir. Yukarıda ifade edildiği üzere, suçun kabullenilmiş olması, genel olarak onarıcı adalet anlayışı yaklaşımında manevi bir unsura işaret etmek için madde metninde yer almaktaydı. Nitekim onarıcı adalet anlayışı açısından uzlaşmada failin sorumluluğu kabullenmesi ilkesi uzlaşmanın olmazsa Gama / YEŞİLADALI, Burcu), 1. Baskı, İstanbul, 2008, s. 49. Yurtcan, uzlaşma kurumunun, amacının, önemsiz suçlardan ötürü, koşullar gerçekleştiğinde, yargılanmaktan kaçınmak olduğunu; bu yolla dava ekonomisini sağladığı nı vurgulamaktadır. YURT- CAN, Erdener, CMK Avukatının ve Uzlaşma Avukatının Başvuru Kitabı, 5. baskı, İstanbul 2007, s Uzlaşmanın kapsamı, uygulanma şekli ve sonuçları hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İNCEOĞLU / KARAN, 2008, s. 48 vd; KAY- MAZ, Seydi / GÖKCAN, Hasan Tahsin, Uzlaşma ve Önödeme, 2. Baskı, Ankara, 2007, s. 99 vd.

14 6 Ketizmen olmaz koşulları arasında aranmaktadır. Bu husus maddi sonuçları olmasından çok manevi bir sorumluluk anlayışına işaret eder. 21 Yürürlükten kalkan hükümlerde de bu husus açıkça kabul edilmiş ve uzlaşma sırasındaki ikrarın hukuken hiçbir bağlayıcılığı olmadığı ifade edilmişti. 3.Zararın Giderilmesi ya da Genel Olarak Edimin Yerine Getirilmesi Şartı Zorunlu Olmaktan Çıkartılmıştır Zararın giderilmesi şartı ile ilgili olarak da CMK de açık bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bunun yerine belirli bir edimin yerine getirilmesi şartına bağlanabileceği 253. maddenin 17 ve 19. fıkralarında yer alan hükümlerden anlaşılmaktadır. CMK nin 253. maddesinin 17. fıkrasında Cumhuriyet Savcısının edimin hukuka uygunluğu konusunda değerlendirme yapma yükümlülüğü olduğu ifade edilmiş; 19. fıkrada ise uzlaşmanın belirli bir edimin yerine getirilmesi şartına bağlanması durumunda nasıl karar verileceği düzenlenmiştir. Yönetmelik in 20. maddesinde de tarafların uzlaşma kapsamında belirli bir edimin yerine getirilmesinde anlaşmaları halinde maddenin devamında belirtilen ya da bunlardan ayrı olarak diğer hukuka uygun bir edimin yerine getirilmesini kararlaştırılabilecekleri hükme bağlanmıştır. Yönetmelik in 20. maddesinin a bendinde, edimin konusunun fiilden kaynaklanan maddi ve manevi zararın kısmen ya da tamamen tazmin edilmesi ya da eski hâle getirilmesi olduğu hükmüne yer verilmiştir. 20. maddenin b bendinde ise mağdurun veya suçtan zarar görenin haklarına halef olan üçüncü kişi ya da kişilerin maddî veya manevî zararlarının tamamen ya da kısmen tazmin edilmesi veya eski hâle getirilmesi hükme bağlanmıştır Bkz., dipnot Yönetmelikteki düzenleme şu şekildedir: MADDE 20 (1) Taraflar uzlaştırma sonunda belli bir edimin yerine getirilmesi hususunda anlaşmaya vardıkları takdirde aşağıdaki edimlerden bir ya da birkaçını veya bunların dışında belirlenen hukuka uygun başka bir edimi kararlaştırabilirler a) Fiilden kaynaklanan maddî veya manevî zararın tamamen ya da kısmen tazmin edilmesi veya eski hâle getirilmesi, b) Mağdurun veya suçtan zarar görenin haklarına halef olan üçüncü kişi ya da kişilerin maddî veya manevî zararlarının tamamen ya da kısmen tazmin edilmesi veya eski hâle getirilmesi, c) Bir kamu kurumu veya kamu yararına hizmet veren özel bir kuruluş ile yardıma muhtaç kişi ya da kişilere bağış yapmak gibi edim- Düzenlemede, ister maddi ister manevi zararın giderilmesi ile ilgili olsun, son haliyle zararın giderilmesi nin uzlaşmanın zorunlu bir unsuru olmaktan çıktığı görülmektedir. Zararın giderilmesi şartının yanında belirli bir edimin yerine getirilmesinin zorunlu olup olmadığının tartışılması ve bunun da ötesinde tarafların belirli bir edimi yerine getirmeleri konusunda anlaşmalarının zorunlu olup olmadığının tespiti de gerekir. TBMM Adalet Komisyonu raporunda, Ondokuzuncu maddeye göre, uzlaşma, bir edimin yerine getirilmesi veya yerine getirileceğinin taahhüt edilmesi halinde gerçekleşebilir ifadesine yer verilerek bu zorunluluk ifade edilmiştir 23. Buna karşın CMK nin aktarılan bu hükümleri Yönetmelik ile birlikte değerlendirildiğinde belirli bir edimin yerine getirilmesinin zorunlu olup olmadığı tartışmalıdır. Doktrinde genel olarak edimin yerine getirilmesi zorunluluğu yaygın olarak kabul edilmekteyse 24 de CMK nin ilgili hükümleri incelendiğinde bu hükümlerden belirli bir edim konusunda anlaşmanın zorunlu olmadığı; tarafların iradesine bırakıldığı sonucu da çıkarılabilir. Bu açıdan CMK nin 253. maddesinin 17. fıkrasında maddede sadece edimin hukuka aykırı olup olmadığına ilişkin bir inceleme yapılacağından bahsedilmiştir. Bu hüküm doğrudan ya da dolaylı olarak belirli bir edimin yerine getirilmesi zorunluluğuna işaret etmemektedir. Aynı maddenin 19. fıkrasında da edimin yerine getirilmesinin zorunluluğundan bahsedilmemiştir; belirli bir edim konusunda anlaşılmış olması durumunda edimin yerine getiriliş şekline göre ne şekilde karar verileceği düzenlenmiştir. lerde bulunulması, ç) Mağdurun, suçtan zarar görenin veya bunların gösterecekleri üçüncü şahsın, bir kamu kurumunun ya da kamu yararına hizmet veren özel bir kuruluşun belirli hizmetlerini geçici süreyle yerine getirmesi veya topluma faydalı birey olmasını sağlayacak bir programa katılması gibi diğer bazı yükümlülükler altına girilmesi, d) Mağdurdan veya suçtan zarar görenden özür dilenmesi. 23 Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi ve Adalet Komisyonu Raporu (2/270), (erişim tarihi ). 24 CENTEL, Nur / ZAFER, HAMİDE, Ceza Muhakemesi Hukuku El Kitabı, 2.Baskı, İstanbul, 2009, s SOYGÜT ASLAN, 2008, s Yazar zararın giderilmesi yanında mağduriyetin giderilmesine yönelik alternatif çözüm yollarına yürürlükteki düzenleme ile olanak sağlandığını ifade etmekle birlikte, edim belirleme konusunda Kanunun bir zorunluluk getirdiğini zımnen ifade etmektedir. Aynı yönde, İNCEOĞLU / KARAN, 2008, s. 72.

15 Hacettepe Hukuk Fak. Derg, 2(1) 2012, III. UZLAŞMANIN ŞİKAYETİN GERİ ALINMASININ SİRAYETİNE ETKİSİ ŞİKAYETİN GERİ ALINMASININ DOLAYLI OLARAK BÖLÜNEBİLİRLİĞİ Yıldız, şikayetin geri alınması ile ilgili olarak, suçtan zarar görenin uzlaşma süreci devam ederken veya uzlaşma gerçekleşip henüz zarar giderilmeden önce şikayetini geri alarak uzlaşmayı geçersiz hale getirebileceğini ifade etmektedir. Yazar, başarısız bir uzlaşma sonucunda açılan kamu davasında da suçtan zarar görenin şikayetini geri almasının kamu davasının düşmesi sonucuna yol açacağını belirtmiş ve uzlaşmayı kabul etmeyen sanığın ileri bir aşamada suçtan zarar görenle yapacağı bir anlaşma ile onun şikayetin geri alınmasını sağlama çabasına girebileceğine işaret etmiştir. Sonuç olarak yazar, bu gibi durumların önüne geçilebilmesi açısından, şikayetten vazgeçmeyi ve şikayetin geri alınmasını sınırlandıran bir düzenleme yapılmasının amaca daha uygun olabileceğini ifade etmiştir 25. Yazarın görüşleri incelendiğinde; şikayetin geri alınmasının, uzlaşma ve uzlaşmanın sonuçlarına ilişkin etkilerinin ele alındığı görülür. Yazar tarafından yukarıda aktarılan hususlar genel olarak şikayetin geri alınmasının uzlaşma kurumuna olumsuz etkileri olarak değerlendirilebilir. Bunun yanında uzlaşma-şikayetin geri alınması ilişkisinin özellikle şikayetin geri alınmasının sirayeti ilkesi açısından incelenmesi gerekir. Uzlaşmanın, şikayetin geri alınmasının sirayeti ilkesi açısından olumsuz etkisi, mağdur ya da suçtan zarar gören kişinin yargılanacak, cezalandırılacak kişiyi seçme yetkisine sahip olması şeklinde ortaya çıkmaktadır. Söz konusu yetkinin kaynağı, CMK nin 255. maddesidir. Konunun anlaşılması açısından birden çok failli ya iştirak halinde işlenen suçlarda uzlaşmanın hüküm ve sonuçları üzerinde öncelikli olarak durmak gerekir. CMK nin Birden Fazla Fail Bulunması Hâlinde Uzlaşma başlıklı 255. maddesinde Aralarında iştirak ilişkisi olsun veya olmasın birden çok kişi tarafından işlenen suçlarda, ancak uzlaşan kişi uzlaşmadan yararlanır hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenleme 5271 sayılı CMK nin ilk şeklinde de var olup, 5560 sayılı Kanunla uzlaşma kurumunda 25 YILDIZ, Ali Kemal, Uzlaşma Şikayet İlişkisi (Y.TCK m. 73), Ceza Muhakemesinde Uzlaşma, (Yayına Hazırlayan, YENİSEY, Feridun), 2005, s. 279 yapılan değişikliklerde de aynen korunmuştur. Söz konusu hüküm, şikayetin geri alınmasının sirayetinden farklı olarak uzlaşmanın sirayetinin söz konusu olmadığı anlamına gelmektedir. Buna göre, birden çok failin işlediği ya da iştirak halinde işlenen suçlarda fail ya da şerikler birbirinden bağımsız olarak uzlaşmak zorundadırlar. Bu durumda ancak uzlaşan kişi uzlaşmanın hüküm ve sonuçlarından yararlanabilecektir; uzlaşma şahsidir 26. Konunun açıklığa kavuşturulması açısından, uzlaşmaya ilişkin eski ve yeni düzenlemenin tekrar irdelenmesi gerekmektedir. Uzlaşmaya ilişkin olarak Dölling tarafından vurgulanan ve yukarıda aktarılan hususlar TCK nin 73. maddesinin son fıkrasında suçun kabullenilmesi ve ortaya çıkan zararın tamamının ya da büyük bir kısmının ödenmiş ya da giderilmiş olması şeklinde yer edinmişti. Bu anlamda uzlaşmanın hem suçun kabullenilmesi şeklindeki moral hükmü -her ne kadar uzlaşma kapsamındaki bu kabulün uzlaşamama durumunda delil olarak kullanılması yasak olsa da bu uzlaşmanın uygulanmasını zorlaştıran bir unsur olarak da görülebilir- ve zararın giderilmesi şeklindeki, fiilin zararlı sonuçlarını tamir ya da ortadan kaldırmaya ilişkin yönü, TCK de uzlaşmanın şartları olarak yer edinmişti. Şikayetini geri almayan kişinin, fail ya da şeriklerden bir kısmı ile uzlaşamaması durumunda bu kişiler hakkında cezai soruşturma ve kovuşturmanın devam etmesinin belirli yönlerden gerekçelendirilebilme ihtimali olduğu iddia edilebilirdi. Şikayetin geri alınmasının sirayeti ilkesinden dolaylı olarak uzaklaşılmasının gerekçesinin, onarıcı adalet anlayışının gereklerinin yerine getirilmemesi olarak ortaya çıkabileceği ileri sürülebilirdi ki, bu gerekçelerle de olsa aynı tartışma yürütülebilirdi. CMK ve Yönetmelik te düzenlenen uzlaşma kurumunda son şekliyle ön plana çıkan husus, tarafların anlaşması ya da anlaştırılmasıdır. Bu husus Yönetmelik in tanımlar başlıklı 4. maddesindeki uzlaşma ve uzlaştırmaya ilişkin tanımlarda daha da somutlaşmaktadır Aynı yönde KAYMAZ / GÖKCAN, 2005, s.115. Adı geçen yazarlar, TCK nin 73. maddesinin son fıkrasına göre uzlaşan faile şikayetin geri alınmasının sirayet etmeyeceği görüşündedirler. KAYMAZ / GÖKCAN, 2005, s Yönetmelik in 4. maddesinde göre uzlaşma Uzlaşma kapsamına giren bir suç nedeniyle, şüpheli veya sanık ile mağdur veya

16 8 Ketizmen Daha önce de belirtildiği gibi anlaşmanın konusu ya da kapsamı açısından suçun kabullenilmesi şeklinde uzlaşmanın moral yönüne ilişkin bir şart aranmamaktadır. Bu doğrultuda, onarıcı adalet anlayışı kapsamında gündeme gelen sorumluluk ilkesi gözetilmemiştir. Ayrıca tarafların uzlaşacakları ya da Yönetmelik teki tanıma göre anlaşacakları asli konunun ne olduğu, uzlaşmaya ilişkin yürürlükteki düzenlemede TCK nin 73. maddesinin mülga son fıkrasındaki gibi açıkça hükme bağlanmamıştır. Belirli bir edimin yerine getirilmesinin kararlaştırılması ise yukarıda ifade edildiği üzere kanaatimizce zorunlu bir unsur değildir. Bu açıdan incelendiğinde birden çok fail tarafından ya da iştirak halinde işlenen suçlarda hangi konularda tarafların uzlaşacakları önem arz etmektedir. Öncelikli olarak belirtmek gerekir ki, mağdur ya da suçtan zarar görenin fail ya da şerikler hakkında aynı yönde davranma, aynı şartlarda uzlaşma zorunluluğuna ne Kanunda ne de Yönetmelikte yer verilmiştir. Bu durumda her bir fail ya da şerik açısından uzlaşma şartları farklı olarak belirlenebilecektir. Moral bir yükümlülüğü üstlenmenin zorunlu olmadığı ve de herhangi bir edimi yerine getirmenin talep edilmediği fail ya da şerikin, sadece mağdur ya da suçtan zarar görenin anlaşma-uzlaşmaya rızası olması nedeniyle yargılanmaktan ya da ceza almaktan kurtulması söz konusu olabilecektir. Aynı mağdur ya da suçtan zarar görenin diğer fail ya da şerikler hakkında da bu şekilde bir davranış sergileme zorunluluğu bulunmamaktadır. Aynı husus, belirli bir edimin zorunlu kılındığının kabulü halinde de geçerlidir. Bu halde de, hukuka uygun olmak şartıyla, şeriklerden ağırlık itibariyle birbirinden tamamen farklı edimlerin yerine getirilmesi talep edilebilecektir. Savcılık ya da mahkemenin yetki ve görevi edimin hukuki olup olmadığı ile sınırlıdır; edim ile suç arasındaki oran ya da şeriklerden talep edilen edimler arasındaki suçtan zarar görenin Kanun ve bu Yönetmelikteki usul ve hükümlere uygun olarak uzlaştırma süreci sonunda anlaştırılmış veya anlaşmış olmalarını ; uzlaştırma, Uzlaşma kapsamına giren bir suç nedeniyle şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin, Kanun ve bu Yönetmelikteki usul ve hükümlere uygun olarak uzlaştırmacı aracılığıyla ya da hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından anlaştırılmaları suretiyle uyuşmazlığın giderilmesi sürecini, ifade eder. oran denetim kapsamında değildir. Mağdur ya da suçtan zarar görenin hukuka uygun ama teklif edilen şerik açısından gerçekleştirilmesi çok zor bir talepte bulunması suretiyle dilediği kişiyi uzlaşma dışı bırakması mümkündür. Belirli bir edimin kararlaştırılmasının zorunlu olduğu kabulü halinde bile, bir yönüyle uzlaşmayı kolaylaştırdığı ifade edilen 28, edimin konusu açısından sağlanan esneklik, mağdur ya da suçtan zarar görene, yargılanacak kişiyi dolaylı olarak seçmede kolaylık sağlamaktadır. Belirtilen hususlar, şikayete bağlı suçlarda şikayetin bölünebilmesine dolaylı olarak olanak sağlamakta ve mağdura ya da suçtan zarara görene, yargılanacak kişiyi seçebilmesi konusunda bir tasarruf yetkisi vermektedir. IV. UZLAŞMANIN RE SEN KOVUŞTURULAN SUÇLARA ETKİSİ YARGILANACAK KİŞİYİ DOLAYLI OLARAK SEÇEBİLME Yukarıda da aktarıldığı üzere 5237 sayıl TCK deki ilk düzenlemede uzlaşma sadece şikayete bağlı suçlar açısından söz konusu olabilmekteydi. Bunun ötesine geçilerek re sen kovuşturulan suçlar açısından uzlaşma kabul edilmemişti. Uzlaşmaya ilişkin CMK ve TCK de yapılan değişiklikle uzlaşmanın kapsamının genişletilmesi sonucunda re sen kovuşturulabilen kimi suçlar da uzlaşma kapsamına alınmıştır. Bu nedenle şikayete bağlı suçlar açısından ortaya çıkan ve yukarıda aktarılan sorun bu tür suçlar açısından da gündeme gelmiştir. Yargılamayı sonlandırma yetkisi re sen kovuşturulan suçlarda söz konusu değildir. Burada suçtan zarar gören dilerse müdahil sıfatıyla muhakeme faaliyetine katılır. Müdahil sıfatıyla muhakeme faaliyetine katılma, şikayete bağlı suçlarda olduğu şekliyle muhakemeyi başlatma ya da sonlandırma şeklinde muhakeme üzerinde tasarruf yetkisi vermez. Buna karşın hem soruşturma hem de kovuşturma aşamasında kimi re sen kovuşturulan suçlarda uzlaşma imkanının tanınmış olması, bu tür suçlarda da yargılanacak kişiyi seçme imkanının ortaya çıkması sonucunu doğurmaktadır. Uzlaşmaya ilişkin yürürlükteki hükümler, bu tür sonucun ortaya çıkması imkanının doğmasında yeterli bir gerekçe sunmamaktadır. Yukarıda 28 İNCEOĞLU / KARAN, 2008, s

17 Hacettepe Hukuk Fak. Derg, 2(1) 2012, aktarıldığı üzere, faillerden bir kısmı hiçbir moral ya da maddi yükümlülüğü üstlenmeden sırf anlaşmış olmaları nedeniyle yargılanmaktan ve olası bir ceza mahkumiyetinden kurtulmuş olacaklardır. Halihazırdaki hükümler açısından mağdur ya da suçtan zarar görenin yargılanacak kişiyi seçebilme yetkisi, Türk ceza Hukukunda uzlaşma kapsamındaki suçlar açısından bir sonuç olarak ortaya çıkmaktadır. V. SONUÇ YERİNE Türk ceza hukukunda, bir yandan onarıcı adalet anlayışının sonucu olarak bir yandan da mahkemelerin iş yükünün hafifletilmesi gerekçeleriyle kabul edilen uzlaşma lehine bir çok söz söylenmesi mümkündür. Bu açıdan en meşru söylem, onarıcı adalet anlayışının ceza hukukunda yer edinmesi gereği olarak görülebilir. Bu hususlar cezanın ve cezalandırmanın ne olduğu, hangi amaca hizmet ettiği gibi önemli konuları içeren daha derin bir tartışmanın konusudur. Belirli bir amaca hizmet etmesi amacıyla hukuk düzenine dahil edilen yeni kurumlar mevzuata dahil edilirken ya da temel ve önemli bir tercihi ifade eden bazı yerleşik kurumların ve ilkelerin geçerli bir gerekçeye dayanmadan bertaraf edilmesi anlamına gelecek doğrudan ya da dolaylı düzenlemelere yer verilirken, kurumlar arası ilişkilerin etraflıca gözden geçirilmesi önem arz eder. Ceza hukukunun gelişimi açısından, üzerinde yeteri kadar tartışılmış ve belirli bir düzeyde uzlaşılmış kurumların, ceza mevzuatı kapsamına alınması kaçınılmazdır. Devingen toplum yapısının bir gereği de budur. Buna karşın, uzun yıllar boyunca üzerinde tartışılmış ve uzlaşılmış olan ve halen geçerliliği bir anlam ifade eden kurum ve kuralların etkinliğinin korunması, geçerli bir gerekçeye dayanılmaksızın, dolaylı da olsa bertaraf edilmemesi gerektiği kanaatindeyiz. Özellikle iştirak halinde işlenen suçlarda kendisini gösteren şikayetin ve şikayetin geri alınmasının sirayeti ilkesi şeklinde somutlaşan temel ilke ve yasak, şikayetin fiile ilişkin olması 29 ve mağdurun ya da suçtan zarar görenin yargılanacak ve de cezalandırılacak kişiyi doğrudan ya da dolaylı olarak seçmesi anlamına gelebilecek bir tasarrufta bulunamaması anlamına gelmektedir. Nitekim şikayetin geri alınmasının sirayeti, 5237 sayılı TCK nin 73. maddesinin 5. fıkrasında da açıkça hükme bağlanmıştır. Türk ceza hukukunda ilk defa 5237 sayılı TCK ile düzenlenen uzlaşma kurumunda, mağdur ya da suçtan zarar görene dolaylı yollardan yargılanacak ve cezalandırılacak kişiyi seçme yetkisine yol açabilecek bir imkan sağlanmıştır. Yukarıda aktarıldığı üzere, TCK nin 73. maddesinin mülga son fıkrasındaki düzenleme açısından söz konusu tercih, hem suçun kabullenilmesi anlamında moral hem de zararın giderilmesi anlamında maddi bir külfete katlanma karşılığında olması anlamında, yine de tartışılabilir olan bir gerekçeye dayandırılabilmesi mümkündü. Daha çok mahkeme dışı çözüme yönlendirmenin ağır bastığı ve ancak bu amaca hizmet edebilecek nitelikteki halihazırda yürürlükte bulunan düzenleme açısından sorun daha da derinleşmiştir. Ayrıca, uzlaşmaya ilişkin TCK nin 73. maddesinin son fıkrasındaki düzenlemede sorun sadece şikayete bağlı suçlar açısından gündemde iken 5560 sayılı Kanunla yapılan ek ve değişikliklerle sorun re sen soruşturulan suçlara da sirayet etmiştir. Bu değişiklikle şikayet kurumunda bile şikayet hakkı olan kişiye tanınmayan bir tercih hakkının, re sen soruşturulabilen suçlarda mağdura, dolaylı olarak tanınması söz konusudur. Bu noktada, sorunun çözümü açısından şikayet kurumu ve re sen soruşturulabilen suçlara ilişkin temel ilkeler ile uzlaşma kurumunun amaç, kapsam ve sonuçları arasındaki bağlantının yeniden değerlendirilerek, düzenlenme yapılması önerilmektedir. Bu tür bir düzenlemeyle mağdur ya da suçtan zarar görenin cezalandırılacak kişiyi doğrudan ya da dolaylı olarak seçmesi yetkisini tanıyacak durumların önüne geçilmesi amaçlanmalıdır. Sonuç olarak; ister onarıcı adalet anlayışı açısından ele alınsın, isterse mahkemelerin iş yükünün azaltılması esasından hareket edilsin, bu yöndeki tercihlerin sonuçlarının dolaylı olarak da olsa mağdurun yargılanacak kişileri seçebilmesi şeklinde tasarruf imkanı, uzlaşma kurumuna ilişkin olarak tekrar düşünmeyi gerektirir. 29 CENTEL, Nur / ZAFER, Hamide, Ceza Muhakemesi Hukuku, 3. Baskı, İstanbul, 2005, s. 89.

18 10 Ketizmen YA R A R L A N I L A N K AY N A K L A R BAYRAKTAR, Köksal, Ceza Kanunu ndaki Değişiklikler ve Uzlaşma, Olaylar ve Görüşler, Cumhuriyet Gazetesi, 2 /12 / CENTEL, Nur / ZAFER, Hamide, Ceza Muhakemesi Hukuku, 3. Baskı, İstanbul, CENTEL, Nur / ZAFER, Hamide / ÇAKMUT, Özlem, Türk Ceza Hukukuna Giriş, 6. Baskı, İstanbul, CENTEL, Nur / ZAFER, HAMİDE, Ceza Muhakemesi Hukuku El Kitabı, 2.Baskı, İstanbul, DEMİRBAŞ, Timur, Ceza Hukuku Temel Hükümler, 6. Baskı, Ankara, DÖLLING, Dieter, İşlenen Suçlar Nedeniyle, Suç Failleri ve Mağdurları Arasında Ara Buluculuk (mediation), (özet çev. DÖNMEZER, Sulhi) Ceza Muhakemesinde Uzlaşma, (Yayına Hazırlayan, YENİSEY, Feridun), DUFF, Antony, Restoration and Retribution Restorative Justice and Criminal Justice, Competing or Reconcilable Paradigms (ed. VON HIRSCH, Andrew / ROBERTS, Julian V. / ROACH, Kent / SCHIFF, Mara,) Oxford Portland Oregon, FLETCHER, George P. The Place of Victims in the Theory or Retribution, 3 Buff. Crim. L. Rev , GÜRİZ, Adnan, Faydacı Teoriye Göre Âhlak ve Hukuk, Ankara İNCEOĞLU, Asuman Aytekin / KARAN, Ulaş, Türkiye de Ceza Davalarında Uzlaşma Uygulamaları: Hukuki Çerçevenin Değerlendirilmesi, Onarıcı Adalet, Mağdur-Fail Arabuluculuğu ve Uzlaşma Uygulamaları: Türkiye ve Avrupa Bakışı, (derleyen, JAHIC, Gama / YEŞİLADALI, Burcu), 1. Baskı, İstanbul, 2008, KAYMAZ, Seydi / GÖKCAN Hasan Tahsin, Türk Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukukunda Uzlaşma ve Önödeme, 1. Baskı, KAYMAZ, Seydi / GÖKCAN, Hasan Tahsin, Uzlaşma ve Önödeme, 2. Baskı, Ankara, KUNTER, Nurullah / YENİSEY, Feridun / NUHOĞLU, Ayşe, Muhakeme Hukuku Dalı Olarak Ceza Muhakemesi Hukuku, 16. Baskı, İstanbul, LIEBMAN, Marian, Restorative justice, How it works?, London, 2007 MARSHALL, Tony F, Restorative Justice: An Overview Home Office. Research Development and Statistics Directorate. London, UK, 1999, s.5. homeoffice.gov.uk/rds/pdfs/occ-resjus.pdf (erişim tarihi ). ÖZBEK, Mustafa, Çağdaş Ceza Adaleti Sistemlerinde Alternatif Çözüm Arayışları ve Arabulucuk Uygulaması, Ceza Muhakemesinde Uzlaşma, (Yayına Hazırlayan, YENİSEY, Feridun) ÖZBEK, Veli Özer, Ceza Hukukunda Suçtan Doğam Mağduriyetin Giderilmesi, Ankara FLETCHER, George P. The Place of Victims in the Theory or Retribution, 3 Buff. Crim. L. Rev ÖZTÜRK, Bahri / ERDEM, Mustafa Ruhan, Uygulamalı Ceza Hukuku ve Güvenlik Tedbirleri Hukuku, 10. Baskı, Ankara, PELİKAN, Christa, Onarıcı Adalet Üzerine, Onarıcı Adalet, Mağdur-Fail Arabuluculuğu ve Uzlaşma Uygulamaları: Türkiye ve Avrupa Bakışı, (der. JAHIC, Gama / YEŞİLADALI Burcu), 1. Baskı, İstanbul, Ekim, SOKULLU-AKINCI, Füsun, Ceza Yaptırımı, İstanbul SOYGÜT ASLAN, Mualla Buket, Türk Ceza ve Ceza Usul Hukukunda Uzlaşma Kurumu, İstanbul, TARHANLI, Turgut, Onarıcı Adalet, Onarıcı Adalet, Mağdur-Fail Arabuluculuğu ve Uzlaşma Uygulamaları: Türkiye ve Avrupa Bakışı, (der. JAHIC, Gama / YEŞİLADALI Burcu), 1. Baskı, İstanbul, Ekim, TOROSLU, Nevzat, Ceza Hukuku Genel Kısım, Ankara, YILDIZ, Ali Kemal, Uzlaşma Şikayet İlişkisi (Y.TCK m. 73), Ceza Muhakemesinde Uzlaşma, (Yayına Hazırlayan, YENSİSEY, Feridun), YILMAZ, Ömer, Onarıcı Adalet Sistemi: Birey-Toplum- Devlet İlişkilerinde Yeni Bir Mücadele Alanı, Suç Mağdurları, (ed. BAHAR, Halil İbrahim), Ankara, YURTCAN, Erdener, CMK Avukatının ve Uzlaşma Avukatının Başvuru Kitabı, 5. Baskı, İstanbul, YURTCAN, Erdener, Yeni Türk Ceza Kanununun Anlamı, Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi ve Adalet Komisyonu Raporu (2/270), htm. (erişim tarihi ).

19 Akil / Hacettepe Hukuk Fak. Derg., 2(1) 2012, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu Kararları Işığında Avukatın Görevini Özenle Yerine Getirme Yükümlülüğü Araştırma Cenk AKİL* * Dr. (E-posta: Ö Z E T Avukatlar hukuki ilişkilerin düzenlenmesinde, anlaşmazlıkların hukuka ve adalete uygun olarak çözümlenmesinde hukuki bilgi ve tecrübesini toplumun yararına tahsis eden kişilerdir. Bu özellikleri nedeniyle kamu görevlisi sayılan avukatların mesleki olarak iyi yetiştirilmeleri ve mesleklerini özenle yerine getirmeleri gerekmektedir. Avukat alelade bir vekil olmayıp, ruhsatla icra edilen ve belirli bir uzmanlığı gerektiren bir meslek sahibidir. Bu nedenle avukatın özen yükümlülüğü belirlenirken sübjektif kriter değil, objektif kriter esas alınmalıdır. Anahtar Kelimeler Avukat, avukatlık mesleği, özen yükümlülüğü, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu, kamu görevlisi, disiplin cezası. A B S T R A C T IN THE LIGHT OF THE DECISIONS OF THE DISCIPLINARY BOARD OF UNION OF TURKISH BAR ASSOCIATIONS THE DUTY OF PRUDENCE OF ATTORNEYS Attorneys are persons who dedicate their legal knowledge and experiences to the regulation of legal relations and settlement of disputes in accordance with law and justice for the benefit of society. Attorneys, who are considered to be public servants as a result of this, have to be vocationally trained very well and have to practise their professions diligently. Attorneys are not ordinary agents; the profession they practise is subject to a license and necessitates a specific expertise. Therefore, determination of the attorney s duty of prudence has to be based upon an objective but not a subjective criterion. Keywords Attorney, attorneyship, duty of prudence, The Disciplinary Board of Union Turkish Bar Associations, public servant, disciplinary punishment.

20 12 Akil Giriş Avukatlar gerek toplum içerisinde uyuşmazlıkların adil bir biçimde çözümlenmesinde gerekse hukuk kurallarının hayata geçirilmesinde önemli roller oynayan uzmanlık sahibi, serbest meslek mensuplarıdır. Avukatlar sahip oldukları bilgiyle fertlerin haklarına kavuşabilmeleri ve uğramış oldukları haksızlıkların giderilmesinde 1 onlara yardımcı olurken 2 ; adaletin tecellisiyle toplumsal barış ve huzurun tesisinde de önemli bir rol oynarlar 3. Avukatlık mesleğinin önemi devlet denilen varlığın üç erkinden biri olan ve hukukun üstünlüğü ilkesi sebebiyle diğer iki erkin de üstünde yer alan yargı erkinin bir parçası olmasından kaynaklanmaktadır 4. Şu halde avukatlar, kamu hizmeti 5, 6 görmektedirler ve bu nedenle onların yeterliliği hakkında vatandaşların endişeye kapılması, sadece avukatların statülerini yahut kazançlarını olumsuz yönde etkilemeyecek genel olarak bu mesleğe duyulan güveni de zedeleyecektir 7. I. GENEL OLARAK Özen 8 yükümlülüğünün konusunu avukatın 1 Avukatlık mesleğinin bu iki veçhesinden dolayı bugün avukatlık mesleği savunma ve hak arama mesleği olarak tanımlanmaya başlanmıştır (İNANICI, Halûk, 21. Yüzyılda Avukatlık ve Baro, Eleştirel Bir Değerlendirme, İstanbul 2008, s. 13). 2 Bu sebepten olsa gerek öğretide avukat hukuki meselelerde tarafın danışmanı ve temsilcisi kabul edilmiştir (RUMPF, Max, Anwalt und Anwaltstand, Deutschen Anwaltsverein, Leipzig 1926, s. 15). 3 ŞENOCAK, Zarife, Avukatın Akdi Sorumluluğunun Şartları, Ankara Barosu Dergisi, Yıl: 1998, Sayı: 2, (s. 5-33), s YILMAZ, Ejder, Kamuda Çalışan Avukatlar, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Yıl: 2008, Sayı: 3, (s ), s ÜSTÜNDAĞ, Saim, Medeni Yargılama Hukuku, 7. B., İstanbul 2000, s Avukatlığın kamu hizmeti sayılmanın iç hukuk bakımından doğurduğu sonuçlar hakkında bkz. YILMAZ, Ejder, Bir Meslek Olarak Dünden Yarına Doğru Avukatlık, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Yıl: 1995, Sayı:1-4, (s ), s Avukatlık mesleğinin kamu hizmeti niteliğinin giderek ortadan kalmakta olduğu ve avukatlığın bağımsız bir meslek olma yolunda ilerlediği hakkında bkz. YILMAZ, Ejder, Çağdaş Dünyada ve Türkiye de Avukatlık Hukuk Merceği, Konferanslar ve Paneller, , Ankara Barosu Yayını, Ankara 2000, (s ), s ŞENOCAK, 1998, s Özen kavramı Türkçede çeşitli anlamlara gelmektedir. Sözlüklerde özen kavramı açıklanırken itina, fazla dikkat etme, ehemmiyetle çalışma, dikkat, ihtimam, bir işi yaparken gösterilen hususi dikkat, bir şeyi yapmada ve sürdürmede gösterilen titizlik, bir işin elden geldiğince iyi olmasına dikkat etme, dikkatli ve özenli davranma gibi ifadeler yer verilmiştir (BAŞPI- NAR, Veysel, Vekilin Özen Borcundan Doğan Sorumluluğu, 2. B., Yetkin Yayınevi, Ankara 2004, s. 122). sözleşme ile üstlendiği işin sonuca ulaşması için gerekli girişim ve davranışlarda bulunması oluşturur 9. Bu yükümlülüğün 10 kaynağını BK m. 390 ile Av. K. m. 34 hükümleri oluşturmaktadır 11. BK m. 390,I 12 uyarınca vekilin mesuliyeti, umumi surette işçinin mesuliyetine ait hükümlere tabidir. Vekil, müvekkile karşı vekâleti iyi bir suretle ifa ile mükelleftir (BK m. 390, II) 13. Görüldüğü gibi BK vekilin sorumluluğunu işçinin sorumluluğuna ilişkin hükümlere yollama yapmak suretiyle düzenlemiştir. İşçinin özen borcunu düzenleyen BK m. 321 e göre işçi, taahhüt ettiği şeyi ihtimam ile ifaya mecburdur. Kasıt veya ihmal ve dikkatsizlik ile iş sahibine iras ettiği zarardan mesuldür. İşçiye terettüp eden ihtimamın derecesi, akde göre tayin olunur ve işçinin o iş için muktazi olup iş sahibinin malümu olan veya olması icabeden malümatı derecesi ve mesleki vukufu kezalik istidat ve evsafı gözetebilir. Buna göre biri objektif diğer sübjektif olmak üzere iki kıstas öngörülmüştür. Objektif kıstas işçinin o işin görülmesi için gerekli bilgi ve becerisidir 14. Sübjektif kıstas ise işçinin, iş sahi- 9 BAŞPINAR, 2004, s Avukatın özen yükümlülüğü ile çok yakından ilişkili bir başka yükümlülüğü ise avukatın aydınlatma yükümlülüğüdür. Bu yükümlülük bir başka yazıda incelenecektir. 11 Avukatın özen yükümlülüğüne sadece ulusal mevzuatta değil, uluslararası antlaşmalarda da yer verilmiştir. Nitekim tarihinde yapılan Genel Kurul Toplantısında kabul edilen Avrupa Birliği Avukatlık Meslek Kuralları m c.1 de düzenlenmiştir. Buna göre avukat, müvekkiline danışmanlık ve temsil hizmeti verirken zamanında, vazifesine bağlılıkla ve çalışkan bir şekilde hareket eder. Bkz. KORKUSUZ, M. Refik, Avukatlık Hukukuna Giriş, Karahan Yayınları, Ankara 2008, s de yürürlüğe girecek olan tarih ve 6098 sayılı Yeni Borçlar Kanunu nun bu hükme karşılık gelen 506. maddesinin birinci fıkrasına göre, vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde vekil, işi başkasına yaptırabilir. Aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre de, vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır. Görüldüğü üzere Yeni Borçlar Kanunu vekilin özen gösterme borcu bakımından işçinin sorumluluğuna atıf yapmamıştır. Bunun yerine vekâlet sözleşmesinden doğan sorumluluğa özgü bir düzenleme yapılmıştır. 13 İkinci fıkra hükmünün kaynak İsviçre Borçlar Kanunu nun 398. maddesinin 2. fıkrasına uygun olarak Vekil, müvekkile karşı kendisine tevdi edilen işi doğruluk ve özenle görmeden sorumlu olur şeklinde anlaşılması uygun olur (ŞENOCAK, 1998, s. 20). Nitekim, Yeni Borçlar Kanunu nun söz konusu hükme karşılık gelen 506. maddesinin ikinci fıkrası şu şekildedir: Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür. 14 YAVUZ, Cevdet / ACAR, Faruk / ÖZEN, Burak, Türk Borç-

L. A. W. R. E. V. I. E. W

L. A. W. R. E. V. I. E. W A N K A R A L. A. W. R. E. V. I. E. W summer 2008 vol. 5 no. 1 Ankara University Press Yayın Sahibi Publisher Sorumlu Yazı İşleri Müdürü - Responsible Manager Yayın İdare Merkezinin Adresi - Address of

Detaylı

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır Doç. Dr. Tuğrul KATOĞLU* * Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ceza

Detaylı

Yasemin BABA Türk Ceza Kanunu nda Etkin Pişmanlık İSTANBUL ARŞİVİ

Yasemin BABA Türk Ceza Kanunu nda Etkin Pişmanlık İSTANBUL ARŞİVİ Yasemin BABA Türk Ceza Kanunu nda Etkin Pişmanlık İSTANBUL ARŞİVİ İÇİNDEKİLER İSTANBUL CEZA HUKUKU VE KRİMİNOLOJİ ARŞİVİ...VII ÖNSÖZ... IX YAZARIN ÖNSÖZÜ...XIII İÇİNDEKİLER...XV KISALTMALAR LİSTESİ...XXI

Detaylı

Prof.Dr. Hamide Zafer Yayın Listesi. Kitaplar

Prof.Dr. Hamide Zafer Yayın Listesi. Kitaplar Prof.Dr. Hamide Zafer Yayın Listesi Kitaplar Zafer, H., Basın Özgürlüğü ve Basılmış Eserlerin Toplatılması, Dağıtımının Engellenmesi ve Basın Kurumunun Kapatılması, MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul

Detaylı

MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ HUKUK ARAŞTIRMALARI DERGİSİ C. 17 S. 1-2

MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ HUKUK ARAŞTIRMALARI DERGİSİ C. 17 S. 1-2 MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ HUKUK ARAŞTIRMALARI DERGİSİ C. 17 S. 1-2 Y. 2011 Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi ISSN - 2146-0590 C. 17 S. 1-2 Y.2011 Sahibi Marmara

Detaylı

Hukuk Fakültesi Dekanlığı. 15 Şubat 2012-18 Eylül 2012

Hukuk Fakültesi Dekanlığı. 15 Şubat 2012-18 Eylül 2012 Hukuk Fakültesi Dekanlığı 15 Şubat 2012-18 Eylül 2012 30.03.3012 tarihi itibariyle Prof. Dr. Çağlar ÖZEL Dekan Vekili olarak atanmıştır. 04.04.2012 tarihinde Yard. Doç. Dr. Öykü Didem AYDIN, 31.05.2012

Detaylı

: aliriza.cinar@mef.edu.tr

: aliriza.cinar@mef.edu.tr ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı :ALİ RIZA ÇINAR İletişim Bilgileri Mail : aliriza.cinar@mef.edu.tr 2. Doğum Tarihi : 2 Temmuz 1955 3. Unvanı : Prof.Dr.(Ceza ve Ceza Usul Hukuku Alanında Üniversite Profesörü) 4.

Detaylı

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR. DURUŞMA TALEPLİDİR. ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA DAVACI VEKİLİ DAVALILAR : Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı : Oğuzlar Mah. Barış Manço Cad. Av. Özdemir Özok

Detaylı

Karşılıksız Çek Suçu Yeni Çek Kanunu nda Ceza Sorumluluğu

Karşılıksız Çek Suçu Yeni Çek Kanunu nda Ceza Sorumluluğu Karşılıksız Çek Suçu Yeni Çek Kanunu nda Ceza Sorumluluğu Prof. Dr. Ersan Şen KARŞILIKSIZ ÇEK SUÇU YENİ ÇEK KANUNU NDA CEZA SORUMLULUĞU Ceza Hukukunun Fonksiyonu Yeni Suç Tipleri Ceza Sorumluluğu Bankaların

Detaylı

(2. GRUP RAPORU) I. UZLAŞMA KAPSAMINA GİREN SUÇLAR A. GENEL OLARAK UZLAŞMANIN KAPSAMI

(2. GRUP RAPORU) I. UZLAŞMA KAPSAMINA GİREN SUÇLAR A. GENEL OLARAK UZLAŞMANIN KAPSAMI (2. GRUP RAPORU) I. UZLAŞMA KAPSAMINA GİREN SUÇLAR A. GENEL OLARAK UZLAŞMANIN KAPSAMI 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253. maddesinin 1. fıkrasında, uzlaşmanın uygulanabileceği suçlar, 2. fıkrada

Detaylı

Türk-Alman Üniversitesi. Hukuk Fakültesi. Ders Bilgi Formu

Türk-Alman Üniversitesi. Hukuk Fakültesi. Ders Bilgi Formu Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ders Bilgi Formu Dersin Adı Dersin Kodu Dersin Yarıyılı Ceza Usul Hukuku II HUK 308 6 ECTS Kredisi Ders (saat/hafta) Uygulama (saat/hafta) Laboratuar (saat/hafta)

Detaylı

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadî, ticarî ve malî sektörlerde üretim, tüketim ve hizmet

Detaylı

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü)

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü) IV- KREDİ KARTI ÜYELİK ÜCRETİ İLE İLGİLİ GENELGELER 1. GENELGE NO: 2007/02 Tüketicinin ve Rekabetin Korunması lüğü GENELGE NO: 2007/02...VALİLİĞİNE Tüketiciler tarafından Bakanlığımıza ve Tüketici Sorunları

Detaylı

ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. HIV bulaştırma ile ilgili özel bir yasa yoktur.ve buna gerek de yoktur.türk Ceza Kanununun Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar başlığı altında Kasten Yaralama suçlaması bu konuda yeterli düzenlemedir.

Detaylı

SPKn İDARİ PARA CEZALARI

SPKn İDARİ PARA CEZALARI SPKn İDARİ PARA CEZALARI Av. Ümit İhsan Yayla Sermaye Piyasası Kanununda Halka Açık Şirketlerle İlgili Suç ve Yaptırımlar ile Önemli Nitelikte İşlemler Paneli İstanbul 27.06.2014 Sunum İçeriği Ceza Vermeye

Detaylı

AKOFiS. Halkla İlişkiler Başkanlığı

AKOFiS. Halkla İlişkiler Başkanlığı Yargılama Sürelerinin Uzunluğu ile Mahkeme Kararlarının Geç veya Kısmen İcra Edilmesi ya da İcra Edilmemesi Nedeniyle Tazminat Ödenmesine Dair Kanun Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana

Detaylı

Beraat Eden Sanıklar Müdafiinin Vek âlet Ücreti

Beraat Eden Sanıklar Müdafiinin Vek âlet Ücreti Beraat Eden Sanıklar Müdafiinin Vek âlet Ücreti Av. Coşkun ÖZBUDAK* * Ankara Barosu. 1. Giriş Bilindiği gibi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT), beraat eden sanık yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi

Detaylı

MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ HUKUK ARAŞTIRMALARI DERGİSİ C. 16 S. 3-4

MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ HUKUK ARAŞTIRMALARI DERGİSİ C. 16 S. 3-4 MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ HUKUK ARAŞTIRMALARI DERGİSİ C. 16 S. 3-4 Y. 2010 Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi ISSN - 2146-0590 C. 16 S. 3-4 Y.2010 Sahibi Marmara

Detaylı

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR Öncelik 23.1 Yargının verimliliği, etkinliği ve işlevselliğinin arttırılması 1 Mevzuat Uyum Takvimi Tablo 23.1.1 No Yürürlükteki AB mevzuatı Taslak Türk mevzuatı Kapsam Sorumlu

Detaylı

TEMEL YASALAR /DÜZENLEMELER

TEMEL YASALAR /DÜZENLEMELER GİRİŞ Gelişen bilişim teknolojilerinin bütün kamu kurumlarında kullanılması hukuk alanında bir kısım etkiler meydana getirmistir. Kamu tüzel kişileri tarafından bilgisayar teknolojileri kullanılarak yerine

Detaylı

Trabzon üçüncü noteri olan davalı ise, süresinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur.

Trabzon üçüncü noteri olan davalı ise, süresinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur. MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVASI - DAVANIN CEZA ZAMANAŞIMI SÜRESİ DOLMADAN AÇILDIĞI - TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI ÇERÇEVESİNDE HUKUKEN GEÇERLİ TÜM DELİLLERİ SORULUP TOPLANARAK KARAR VERİLMESİ GEREĞİ

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 410 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/21152 Karar No. 2012/20477 Tarihi: 12.06.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/1 İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 DAVA ŞARTI GİDER AVANSININ

Detaylı

YURTDIŞI İNŞAAT HİZMETLERİ SEKTÖRÜ İÇİN ULUSLARARASI TAHKİM REHBERİ

YURTDIŞI İNŞAAT HİZMETLERİ SEKTÖRÜ İÇİN ULUSLARARASI TAHKİM REHBERİ YURTDIŞI İNŞAAT HİZMETLERİ SEKTÖRÜ İÇİN ULUSLARARASI TAHKİM REHBERİ İÇİNDEKİLER Önsöz İçindekiler Kısaltmalar Giriş BİRİNCİ BÖLÜM: ULUSLARARASI TİCARİ SÖZLEŞMELERDEN KAYNAKLANAN UYUŞMAZLIKLARIN HUKUKİ

Detaylı

BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ Güneş GÜRSELER * Hiçbir planlama yapılmadan birbiri ardına açılan hukuk fakültelerinin yılda ortalama

Detaylı

Kabul Tarihi : 22.6.2004

Kabul Tarihi : 22.6.2004 RESMİ GAZETEDE 26.06.2004 TARİH VE 25504 SAYI İLE YAYIMLANARAK YÜRÜRLÜĞE GİRMİŞTİR. BAZI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun 5194 No. Kabul Tarihi : 22.6.2004 MADDE 1.

Detaylı

3. SUÇ POLİTİKASININ TEMEL İLKELERİ I. HUKUK DEVLETİ İLKESİ II. KUSUR İLKESİ III. HÜMANİZM İLKESİ

3. SUÇ POLİTİKASININ TEMEL İLKELERİ I. HUKUK DEVLETİ İLKESİ II. KUSUR İLKESİ III. HÜMANİZM İLKESİ CEZA HUKUKU GENEL HÜKÜMLER DERS PLANI BİRİNCİ BÖLÜM GİRİŞ, GENEL BİLGİLER, HUKUK DEVLETİ VE CEZA HUKUKU 1. CEZA HUKUKU KAVRAMI VE GÖREVİ I. CEZA HUKUKUNUN ANLAMI VE TANIMI II. MADDİ CEZA HUKUKU VE YAKIN

Detaylı

Adli Yadım Bürosu ADLİ YARDIM BÜROSU

Adli Yadım Bürosu ADLİ YARDIM BÜROSU Adli Yadım Bürosu 8 ADLİ YARDIM BÜROSU Adli Yardım Bürosu Adli Yadım Bürosu 8. BÖLÜM ADLİ YARDIM BÜROSU Bireylerin hak arama özgürlüklerinin önündeki engelleri aşmak ve hak arama özgürlüğünün kullanımda

Detaylı

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN Kanun No: 4787 Kabul Tarihi : 09/01/2003 Resmi Gazete Tarihi: 18/01/2003 Resmi Gazete Sayısı: 24997 AMAÇ VE KAPSAM Madde 1 - Bu Kanunun

Detaylı

HUKUK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ARABULUCULUK DAİRE BAŞKANLIĞI

HUKUK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ARABULUCULUK DAİRE BAŞKANLIĞI HUKUK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ARABULUCULUK DAİRE BAŞKANLIĞI ARABULUCULUK GENEL GÖRÜNÜMÜ 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 22.06.2012 tarihli ve 28331 sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır.

Detaylı

Uzun Sok. Kolotoğlu İşhanı Kat: 3 No:75 - TRABZON Temyiz Eden ve Karşı Taraf (Davalı) : Karayolları Genel Müdürlüğü - ANKARA

Uzun Sok. Kolotoğlu İşhanı Kat: 3 No:75 - TRABZON Temyiz Eden ve Karşı Taraf (Davalı) : Karayolları Genel Müdürlüğü - ANKARA Temyiz Eden (Davacı) : Vekili : Uzun Sok. Kolotoğlu İşhanı Kat: 3 No:75 - TRABZON Temyiz Eden ve Karşı Taraf (Davalı) : Karayolları Genel Müdürlüğü - ANKARA Vekili : Av. Cansın Sanğu (Aynı adreste) İstemin

Detaylı

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2014/77. 6545 Sayılı Kanunla Vergi Yargılamasına ve Ticaret Mahkemelerine İlişkin Getirilen Yenilikler

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2014/77. 6545 Sayılı Kanunla Vergi Yargılamasına ve Ticaret Mahkemelerine İlişkin Getirilen Yenilikler DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş. Nurol Maslak Plaza Ayazağa Mah. Büyükdere Cad. A ve B Blok No:255-257 Kat:5 Maslak/İstanbul, Türkiye Tel: + 90 (212) 366 60 00 Fax: + 90 (212) 366 60

Detaylı

TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN ileti5252

TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN ileti5252 9057 TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN ileti5252 Kanun Numarası : 5252 Kabul Tarihi : 4/11/2004 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 13/11/2004 Sayı :25642 Yayımlandığı Düstur :

Detaylı

MEDENÎ USÛL HUKUKUNDA BELGELERİN İBRAZI MECBURİYETİ

MEDENÎ USÛL HUKUKUNDA BELGELERİN İBRAZI MECBURİYETİ Yrd. Doç. Dr. Güray ERDÖNMEZ Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi MEDENÎ USÛL HUKUKUNDA BELGELERİN İBRAZI MECBURİYETİ İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER... vii KISALTMALAR CETVELİ...xix GİRİŞ...1

Detaylı

D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2011/10572

D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2011/10572 D A N I Ş T A Y Esas No : 2011/10572 Davacı ve Yürütmenin Durdurulmasını İsteyen: Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Vekili ;Av. Nurten Çağlar Yakış Selanik Cad. No:19/1 - Kızılay/ANKARA Davalı

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 25.5.2005 tarihli ve 5352 Sayılı Adli Sicil Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifim gerekçesi ile birlikte ektedir. Gereğini arz ederim. 29 Ocak

Detaylı

TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN

TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN 6405 TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN Kanun Numarası : 3002 Kabul Tarihi : 8/5/1984

Detaylı

SOSYAL BİLİMLER DERGİSİ

SOSYAL BİLİMLER DERGİSİ T.C. KİLİS 7 ARALIK ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ SOSYAL BİLİMLER DERGİSİ JOURNAL OF SOCIAL SCIENCES Cilt 5 Sayı 9 Haziran 2015 Volume 5 Issue 9 June 2015 ISSN 2146-4561 Baskı: Matbaası - 79100

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire

T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire Esas No : 2012/4237 Karar No : 2012/7610 Anahtar Kelimeler: Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesi, Yatırım Teşvik Belgesi, Muafiyet Özeti: Yatırım teşvik mevzuatı koşullarına

Detaylı

TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN

TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN Kanun No: 5252 Kanun Kabul Tarihi: 04/11/2004 Yayımlandığı Resmi Gazete Sayısı: 25642 Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi: 13/11/2004 BİRİNCİ

Detaylı

MALİYE BAKANLIĞI BAŞHUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ GENELGELER

MALİYE BAKANLIĞI BAŞHUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ GENELGELER MALİYE BAKANLIĞI BAŞHUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ GENELGELER 1 31 Sayılı BAHUM İç KONU; 659 sayılı KHK nın Adli uyuşmazlıkların sulh yoluyla halli, uzlaşma ve vazgeçme yetkileri başlıklı

Detaylı

MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ HUKUK ARAŞTIRMALARI DERGİSİ VERGİ HUKUKU TOPLANTISI ÖZEL SAYISI

MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ HUKUK ARAŞTIRMALARI DERGİSİ VERGİ HUKUKU TOPLANTISI ÖZEL SAYISI MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ HUKUK ARAŞTIRMALARI DERGİSİ VERGİ HUKUKU TOPLANTISI ÖZEL SAYISI C.17 S.3-4 Y.2011 T.C. MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ Hayatın kıyısında bir yerde vergi hukuku

Detaylı

Ali Kemal Yıldız Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi alikemal.yildiz@bahcesehir.edu.tr

Ali Kemal Yıldız Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi alikemal.yildiz@bahcesehir.edu.tr Ali Kemal Yıldız Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi alikemal.yildiz@bahcesehir.edu.tr ANAYASAL KURALLAR Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir (Ay. m. 56/1). Çevreyi geliştirmek,

Detaylı

5. A. TELEFON DİNLEMELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER

5. A. TELEFON DİNLEMELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER 5. A. TELEFON DİNLEMELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER İddianame içeriğinde müvekkilimize isnat edilen suçlara ilişkin olarak toplam 10 adet telefon görüşmesi yer almaktadır. Bu telefon görüşmelerinin; 2

Detaylı

Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Kanun No. 5194 Kabul Tarihi : 22.6.2004

Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Kanun No. 5194 Kabul Tarihi : 22.6.2004 Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Kanun No. 5194 Kabul Tarihi : 22.6.2004 MADDE 1. 24.6.1995 tarihli ve 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde

Detaylı

Karar No: 388/2 Karar Tarihi: 08.04.2015

Karar No: 388/2 Karar Tarihi: 08.04.2015 BİRİNCİ SINIFA AYRILAN VE BİRİNCİ SINIF OLAN HÂKİM VE SAVCILARIN ÇALIŞMALARININ DEĞERLENDİRİLMESİ ESASLARINA İLİŞKİN HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İLKE KARARI Karar No: 388/2 Karar Tarihi: 08.04.2015

Detaylı

EV HİZMETLERİNDE ÇALIŞANLARIN SİGORTALILIĞINA İLİŞKİN YAŞANAN TEREDDÜTLER

EV HİZMETLERİNDE ÇALIŞANLARIN SİGORTALILIĞINA İLİŞKİN YAŞANAN TEREDDÜTLER EV HİZMETLERİNDE ÇALIŞANLARIN SİGORTALILIĞINA İLİŞKİN YAŞANAN TEREDDÜTLER ve ÖNERİLERİ Süleyman TUNÇAY* 1-Giriş: T.C. Anayasasının sosyal güvenlik hakkı başlıklı 60 ıncı maddesinde, Herkes, sosyal güvenlik

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KÖKSAL VE DURDU TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 27080/08 ve 40982/08) KARAR STRAZBURG 15 Haziran

Detaylı

Anılan rejimde ekonomik değeri olmayan atıklar ise fire olarak tanımlandığından bu atıklar dahilde işleme rejiminin konusunu oluşturmamaktadır.

Anılan rejimde ekonomik değeri olmayan atıklar ise fire olarak tanımlandığından bu atıklar dahilde işleme rejiminin konusunu oluşturmamaktadır. GÜMRÜK İŞLEMLERİNE TABİ TUTULMAKSIZIN SERBEST DOLAŞIMA SOKULAN İKİNCİL İŞLEM GÖRMÜŞ ÜRÜNE İLİŞKİN GÜMRÜK VERGİLERİ VE İDARİ PARA CEZALARINI ORTADAN KALDIRAN SÜRE (ZAMANAŞIMI) Bilindiği üzere Dahilde İşleme

Detaylı

ŞİKAYET NO : 01.2013/222 KARAR NO : 2013/88 TAVSİYE KARARI ŞİKAYETÇİ : T.Ç. ŞİKAYET EDİLEN İDARE : Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu /ANKARA

ŞİKAYET NO : 01.2013/222 KARAR NO : 2013/88 TAVSİYE KARARI ŞİKAYETÇİ : T.Ç. ŞİKAYET EDİLEN İDARE : Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu /ANKARA ŞİKAYET NO : 01.2013/222 KARAR NO : 2013/88 TAVSİYE KARARI ŞİKAYETÇİ : T.Ç. ŞİKAYET EDİLEN İDARE : Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu /ANKARA ŞİKAYETİN KONUSU : Telefon Şirketi abonesi olduktan 4 gün

Detaylı

T.C. HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU

T.C. HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU T.C. HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU Sayı : 87742275-010.03-0124-2014 30/04/2014 Konu : En üst dereceli kolluk amirleri hakkındaki araştırma, inceleme ve soruşturma işlemleri GENELGE No: 3 Bilindiği

Detaylı

denetim mali müşavirlik hizmetleri

denetim mali müşavirlik hizmetleri SİRKÜLER 25.11.2013 Sayı: 2013/020 Konu: 90 SAYILI K.H.K. NİN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASI NEDENİYLE ŞİRKETLERİN ORTAKLARINA, ÇALIŞANLARINA, İŞTİRAKLERİNE VE DİĞER TÜZEL VE GERÇEK KİŞİLERE FAİZ KARŞILIĞI VERDİKLERİ

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR. Başvuru Numarası: 2013/8492. Karar Tarihi: 8/9/2014 İKİNCİ BÖLÜM KARAR

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR. Başvuru Numarası: 2013/8492. Karar Tarihi: 8/9/2014 İKİNCİ BÖLÜM KARAR TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başvuru Numarası: 2013/8492 Karar Tarihi: 8/9/2014 İKİNCİ BÖLÜM Başkan : Alparslan ALTAN ler : Serdar ÖZGÜLDÜR Recep KÖMÜRCÜ Engin YILDIRIM M. Emin

Detaylı

Sosyal Güvenlik Hukuku 1. Ders

Sosyal Güvenlik Hukuku 1. Ders Sosyal Güvenlik Hukuku 1. Ders Prof. Dr. Murat ŞEN Arş. Gör. Yusuf GÜLEŞCİ Sosyal Güvenlik Kavramı Kişileri, gelirleri ne olursa olsun, belirli sayıdaki tehlikeler karşısında güvence sağlama görevine sahip

Detaylı

İhalelere Girmekten Yasaklı Olan Veya Hakkında Kamu Davası Açılmış Olanlar Alt Yüklenici Olabilir Mi?

İhalelere Girmekten Yasaklı Olan Veya Hakkında Kamu Davası Açılmış Olanlar Alt Yüklenici Olabilir Mi? İhalelere Girmekten Yasaklı Olan Veya Hakkında Kamu Davası Açılmış Olanlar Alt Yüklenici Olabilir Mi? KAMU İHALE KURUL KARARI Toplantı No : 2015/023 Gündem No : 55 Karar Tarihi : 08.04.2015 Karar No :

Detaylı

FETHİYE. Tübakkom 10. Dönem Sözcüsü. Hatay Barosu.

FETHİYE. Tübakkom 10. Dönem Sözcüsü. Hatay Barosu. AVUKAT HATİCE CAN Av.haticecan@hotmail.com Atatürk cad. 18/1 Antakya 0.326.2157903-2134391 AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA FETHİYE DOSYA NO : 2011/ 28 KATILAN : B. S. KATILMA İSTEYEN Türkiye Barolar

Detaylı

3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet

3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet 3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet Fikret İlkiz Anayasaya göre; herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde

Detaylı

İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi

İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi Çankırı Karatekin Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi Cilt:2 Sayı:1 Bahar 2012 ISSN: 1308-5549 Çankırı Karatekin University Journal of the Faculty of Economics & Administrative Sciences

Detaylı

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü30 Mayıs 2009 CUMARTESİResmî GazeteSayı : 27243 ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü30 Mayıs 2009 CUMARTESİResmî GazeteSayı : 27243 ANAYASA MAHKEMESİ KARARI Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü30 Mayıs 2009 CUMARTESİResmî GazeteSayı : 27243 ANAYASA MAHKEMESİ KARARI Esas Sayısı : 2009/16 Karar Sayısı : 2009/46 Karar Günü : 12.3.2009 İTİRAZ

Detaylı

Karşılıksız Çek için Para ve Hapis Cezası Var

Karşılıksız Çek için Para ve Hapis Cezası Var Çek Kanunu; 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanun 19.03.1985 tarihlide kabul edilmiş, 03.04.1985 tarihli, 18714 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe

Detaylı

T.C. ADALET BAKANLIĞI Kanunlar Genel Müdürlüğü TÜRKİYE BUYUK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

T.C. ADALET BAKANLIĞI Kanunlar Genel Müdürlüğü TÜRKİYE BUYUK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Sayı Konu : 56020453/2013-610.01-1084/1884/3417 : Yazılı soru önergesi TÜRKİYE BUYUK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA İlgi: a) Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığı ifadeli, 13/12/2013 tarihli ve 43452547-120.00-7/35141-261866

Detaylı

Alman Federal Mahkeme Kararları. Belirli süreli bir hizmet sözleşmesinin fiilen başlamasından önce yazılı olarak düzenlenmesi gerekir.

Alman Federal Mahkeme Kararları. Belirli süreli bir hizmet sözleşmesinin fiilen başlamasından önce yazılı olarak düzenlenmesi gerekir. Federal İş Mahkemesi Karar Tarihi: 1.12.2004 Sayısı : 7 AZR 198/04 Belirli süreli bir hizmet sözleşmesinin fiilen başlamasından önce yazılı olarak düzenlenmesi gerekir. Özü: Belirli süreli bir hizmet sözleşmesi

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HUKUKİ SORUMLULUKLAR. Doç.Dr. Saim OCAK MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HUKUKİ SORUMLULUKLAR. Doç.Dr. Saim OCAK MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HUKUKİ SORUMLULUKLAR Doç.Dr. Saim OCAK MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ İŞVERENLERİN HUKUKİ SORUMLULUKLARI ULUSLARARASI KAYNAKLAR (SÖZLEŞME VS.) 1982 ANAYASASI TÜRK BORÇLAR

Detaylı

: Av.Tezcan ÇAKIR Meşrutiyet Cd. N:3/15 - ANKARA

: Av.Tezcan ÇAKIR Meşrutiyet Cd. N:3/15 - ANKARA Esas No : 1995/1983 Karar No: 1997/519 Temyiz İsteminde Bulunan :. : Türk Dişhekimleri Birliği : Av.Tezcan ÇAKIR Meşrutiyet Cd. N:3/15 - ANKARA İstemin Özeti : Dişhekimi olan davacıya, Türk Dişhekimleri

Detaylı

GERÇEK OLMAYAN VEKÂLETSİZ İŞ GÖRME VE MENFAAT DEVRİ YAPTIRIMI

GERÇEK OLMAYAN VEKÂLETSİZ İŞ GÖRME VE MENFAAT DEVRİ YAPTIRIMI Yrd. Doç. Dr. ECE BAŞ SÜZEL İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi GERÇEK OLMAYAN VEKÂLETSİZ İŞ GÖRME VE MENFAAT DEVRİ YAPTIRIMI İÇİNDEKİLER SUNUŞ...VII ÖNSÖZ... IX İÇİNDEKİLER...XIII KISALTMA CETVELİ...

Detaylı

GİRİŞ I. BELİRSİZ ALACAK DAVASI

GİRİŞ I. BELİRSİZ ALACAK DAVASI GİRİŞ 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun getirdiği en önemli yeniliklerden biriside, Hukuk Muhakemeleri Kanunun Belirsiz Alacak ve Tespit Davası başlıklı 107.

Detaylı

Hürriyet Mah. Taşocağı Cad. No: 72/3 Kağıthane İstanbul GSM: 0554 213 51 79 E-mail: buket.turann@gmail.com

Hürriyet Mah. Taşocağı Cad. No: 72/3 Kağıthane İstanbul GSM: 0554 213 51 79 E-mail: buket.turann@gmail.com Hakkımızda Buket Turan Hukuk ve Danışmanlık Ofisi, hukukun her alanında faaliyet gösteren bir ofistir. Büromuz müvekkillerin hukuki sorunlarına en uygun, hızlı ve ekonomik çözümler üretmektedir. Tecrübeli

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 818 S.BK /125 İŞ KAZASI ZAMAN AŞIMININ BAŞLANGICININ MALULİYET ORANIN KESİN OLARAK TESPİT EDİLDİĞİ TARİH OLDUĞU

İlgili Kanun / Madde 818 S.BK /125 İŞ KAZASI ZAMAN AŞIMININ BAŞLANGICININ MALULİYET ORANIN KESİN OLARAK TESPİT EDİLDİĞİ TARİH OLDUĞU T.C YARGITAY HUKUK GENEL KURULU Esas No. 2013/21-2216 Karar No. 2015/1349 Tarihi: 15.05.2015 İlgili Kanun / Madde 818 S.BK /125 İŞ KAZASI ZAMAN AŞIMININ BAŞLANGICININ MALULİYET ORANIN KESİN OLARAK TESPİT

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK/120, 324

İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK/120, 324 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/10115 Karar No. 2012/9215 Tarihi: 20.03.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2012/4 İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK/120, 324 DAVA ŞARTI GİDER AVANSININ

Detaylı

ÖZET : 353 Sayılı Kanunun 10/^ maddesi uyarınca asker kişi sayılan. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ CEZA BÖLtMÜ. sanıkların askerî cezaevinde işledikleri

ÖZET : 353 Sayılı Kanunun 10/^ maddesi uyarınca asker kişi sayılan. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ CEZA BÖLtMÜ. sanıkların askerî cezaevinde işledikleri T#'C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ CEZA BÖLtMÜ ESAS NO î 1988/37 KARAR NO î 1988/38 ÖZET : 353 Sayılı Kanunun 10/^ maddesi uyarınca asker kişi sayılan sanıkların askerî cezaevinde işledikleri suça ait davanın,aynı

Detaylı

1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır.

1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır. Esas Sayısı : 2015/109 Karar Sayısı : 2016/28 1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır. Anayasa nın 2. maddesinde

Detaylı

ELEKTRONİK İMZA KANUNU

ELEKTRONİK İMZA KANUNU makaleler ÖZTÜRK / ERGÜN ELEKTRONİK İMZA KANUNU Av. Mehtap Yıldırım ÖZTÜRK * Av. Çağdaş Evrim ERGÜN ** I. GİRİŞ Son yıllarda elektronik ticarette (e-ticaret) ve elektronik iletişimde (e-iletişim) güvenlik

Detaylı

YÖNETİM KURULU 22 TEMMUZ 2014 GÜNDEMİ

YÖNETİM KURULU 22 TEMMUZ 2014 GÜNDEMİ YÖNETİM KURULU 22 TEMMUZ 2014 GÜNDEMİ Sıra GÜNDEM MADDELERİ KARAR 1 Başkan ve Yönetim Kurulu üyelerinin katıldıkları toplantı, ziyaret ve benzeri konular hakkında Yönetim Kurulu'nu bilgilendirmesi. Yönetim

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İKİNCİ DAİRE KARARI Esas No 2013/149. Karar No 2013/1034

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İKİNCİ DAİRE KARARI Esas No 2013/149. Karar No 2013/1034 Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu İkinci Dairesi aşağıda isimleri yazılı üyelerin katılımı ile tarihinde toplandı....eski Hâkimi hâlen emekli... (... ) ile... Hâkimi... (...) hakkında, Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

Sayı: 27/2013 İYİ İDARE YASASI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 27/2013 İYİ İDARE YASASI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 11 Kasım 2013 tarihli Onbirinci Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan İyi İdare Yasası Anayasanın 94 üncü maddesinin (1) inci fıkrası gereğince Kuzey

Detaylı

MALİ SUÇLARI ARAŞTIRMA KURULU

MALİ SUÇLARI ARAŞTIRMA KURULU T.C. Maliye Bakanlığı MALİ SUÇLARI ARAŞTIRMA KURULU TSB-MASAK ÇALIŞTAYI 05.11.2014 Revza ERDOĞAN Maliye Uzmanı İÇERİK Mevzuatımızda Yapılan Değişiklikler (2014 değişiklikleri) Yükümlülük Denetimleri Şüpheli

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Zübeyr Yıldırım

Yrd. Doç. Dr. Zübeyr Yıldırım Yrd. Doç. Dr. Zübeyr Yıldırım zyildirim@antalya.edu.tr Uluslararası Antalya Üniversitesi Fakültesi, Üniversite Cd. No: 2 07190 Döşemealtı/Antalya 0 (242) 241 01 92 İş Deneyimi 2012 - Yardımcı Doçent Doktor,

Detaylı

Bilgisayar, internet ve bilişim alanında uzmanlaşmış teknik personelin ve hızlı soruşturma ile yargılamanın temeli olan, konusunda uzmanlaşmış

Bilgisayar, internet ve bilişim alanında uzmanlaşmış teknik personelin ve hızlı soruşturma ile yargılamanın temeli olan, konusunda uzmanlaşmış HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI 14-17 KASIM 2013-ZONGULDAK Grup Adı Grup Konusu : CEZA 5. GRUP : BİLİŞİM SUÇLARI KİŞİSEL VERİLERİN KAYDEDİLMESİ GÖÇMEN KAÇAKÇILIĞI - İNSAN

Detaylı

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza Muhakemesi Hukuku-II 2012-2013 Öğretim YAZ DÖNEMİ VİZE SINAVI (20.07.2013 Cumartesi Saat: 16:00)

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza Muhakemesi Hukuku-II 2012-2013 Öğretim YAZ DÖNEMİ VİZE SINAVI (20.07.2013 Cumartesi Saat: 16:00) Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza Muhakemesi Hukuku-II 2012-2013 Öğretim YAZ DÖNEMİ VİZE SINAVI (20.07.2013 Cumartesi Saat: 16:00) Açıklamalar: 1. Sınav süresi 55 dakikadır. 2. Mevzuat kullanmak

Detaylı

7536 İKİNCİ BÖLÜM Görev, Yetki ve Sorumluluklar

7536 İKİNCİ BÖLÜM Görev, Yetki ve Sorumluluklar 7535 KARAPARANIN AKLANMASININ ÖNLENMESİNE, 2313 SAYILI UYUŞTURUCU MADDELERİN MURAKEBESİ HAKKINDA KANUNDA, 657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNUNDA VE 178 SAYILI MALİYE BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA

Detaylı

GİRİŞ. Son bölümde ise Türk ceza hukuku açısından uzlaştırma kavramı incelenerek CMK ve diğer yasal düzenlemeler hakkında bilgi verilecektir.

GİRİŞ. Son bölümde ise Türk ceza hukuku açısından uzlaştırma kavramı incelenerek CMK ve diğer yasal düzenlemeler hakkında bilgi verilecektir. Çalışmada onarıcı adalet kavramının uygulamaları olan mağdur-fail arabuluculuğu, aile-grup müzakeresi, uzlaşma çemberleri ve onarıcı adalet kurullarının genel olarak özellikleri ve mahkeme yönlendirmeli

Detaylı

CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNA GÖRE UZLAŞTIRMANIN UYGULANMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK. Resmi Gazete Tarihi: 26.07.2007, Sayısı: 26594

CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNA GÖRE UZLAŞTIRMANIN UYGULANMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK. Resmi Gazete Tarihi: 26.07.2007, Sayısı: 26594 CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNA GÖRE UZLAŞTIRMANIN UYGULANMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK Resmi Gazete Tarihi: 26.07.2007, Sayısı: 26594 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin

Detaylı

Kayseri 1.Asliye Ceza Hâkimi

Kayseri 1.Asliye Ceza Hâkimi Kayseri 1.Asliye Ceza Hâkimi 12 13.Haziran 2008 ANKARA 1 l- GENEL OLARAK A-Kavram: B-Edimin Türleri: 1-Olumlu/Olumsuz edim: 2-Ani /Dönemsel/Sürekli edim: 3-Bölünebilen/Bölünmez edim: 4- C- ll- KISMEN A-

Detaylı

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU 6 6 HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU Kavramlar Tebligat Kanunu Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkında

Detaylı

TÜRKİYE DE MAĞDUR ÇOCUKLAR

TÜRKİYE DE MAĞDUR ÇOCUKLAR TÜRKİYE DE MAĞDUR ÇOCUKLAR Bilgi Notu-2: Cinsel Suç Mağduru Çocuklar Yazan: Didem Şalgam, MSc Katkılar: Prof. Dr. Münevver Bertan, Gülgün Müftü, MA, Adem ArkadaşThibert, MSc MA İçindekiler Grafik Listesi...

Detaylı

PAZARLIK USULÜNDE DAVET EDİLMEYEN FİRMALAR İHALEYE KATILABİLİR Mİ? DANIŞTAY KARARI ÇERÇEVESİNDE BİR DEĞERLENDİRME

PAZARLIK USULÜNDE DAVET EDİLMEYEN FİRMALAR İHALEYE KATILABİLİR Mİ? DANIŞTAY KARARI ÇERÇEVESİNDE BİR DEĞERLENDİRME BİLGİ NOTU SERİSİ PAZARLIK USULÜNDE DAVET EDİLMEYEN FİRMALAR İHALEYE KATILABİLİR Mİ? DANIŞTAY KARARI ÇERÇEVESİNDE BİR DEĞERLENDİRME ÖZET: Bu bilgi notunda, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu nun 21 inci maddesinin

Detaylı

Doç. Dr. Nusret İlker ÇOLAK Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi KİTLE İLETİŞİM HUKUKU

Doç. Dr. Nusret İlker ÇOLAK Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi KİTLE İLETİŞİM HUKUKU Doç. Dr. Nusret İlker ÇOLAK Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi KİTLE İLETİŞİM HUKUKU İÇİNDEKİLER İKİNCİ BASKIYA ÖNSÖZ...VII BİRİNCİ BASKIYA ÖNSÖZ... IX İÇİNDEKİLER...

Detaylı

MALİ MEVZUAT SİRKÜLERİ

MALİ MEVZUAT SİRKÜLERİ Büyükdere Cd. Nevtron İşhanı No:119 K /6 Gayrettepe-İST TEL: 0212/ 211 99 01-02-04 FAX: 0212/ 211 99 52 MALİ MEVZUAT SİRKÜLERİ SİRKÜLER NO : 2005/37 İstanbul,28 Mart 2005 KONU : Özel Maliyet Bedelleri

Detaylı

Yasal Çerçeve (Bilgi Edinme Kanunu ve Diğer Gelişmeler) KAY 465 Ders 1(2) 22 Haziran 2007

Yasal Çerçeve (Bilgi Edinme Kanunu ve Diğer Gelişmeler) KAY 465 Ders 1(2) 22 Haziran 2007 Yasal Çerçeve (Bilgi Edinme Kanunu ve Diğer Gelişmeler) KAY 465 Ders 1(2) 22 Haziran 2007 Ders Planı Ders İçeriği: Yasal Çerçeve Bilgi Edinme Kanunu Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu Çalışma Usul ve Esasları

Detaylı

(Resmî Gazete nin 24.02.2012 tarihli ve 28214 sayısında yayımlanmıştır.) Karar No: 282/2 Karar Tarihi: 30.09.2011

(Resmî Gazete nin 24.02.2012 tarihli ve 28214 sayısında yayımlanmıştır.) Karar No: 282/2 Karar Tarihi: 30.09.2011 BİRİNCİ SINIFA AYRILAN VE BİRİNCİ SINIF OLAN HÂKİM VE SAVCILARIN ÇALIŞMALARININ DEĞERLENDİRİLMESİ ESASLARINA İLİŞKİN HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İLKE KARARI (Resmî Gazete nin 24.02.2012 tarihli

Detaylı

Marmara Üniversitesi Avrupa Birliği Enstitüsü Avrupa Birliği Hukuku Ana Bilim Dalı

Marmara Üniversitesi Avrupa Birliği Enstitüsü Avrupa Birliği Hukuku Ana Bilim Dalı Yrd. Doç. Dr. Erdem İlker MUTLU Eğitim Geçmişi: 2000 2006 Hukuk Doktorası (PhD) Marmara Üniversitesi Avrupa Birliği Enstitüsü Avrupa Birliği Hukuku Ana Bilim Dalı Tez Konusu: Avrupa Topluluğu Adalet Divanı

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI GENEL OLARAK Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 148. maddesinde yapılan değişiklik ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu açılmıştır. 23 Eylül 2012

Detaylı

Özel Görevli Ağır Ceza Mahkemelerinin Tarihi Gelişimi

Özel Görevli Ağır Ceza Mahkemelerinin Tarihi Gelişimi Özel Görevli Ağır Ceza Mahkemelerinin Tarihi Gelişimi Yrd. Doç. Dr. Selman DURSUN İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Uluslararası Suç ve Ceza

Detaylı

Sermaye Piyasası Kanunu Değişiklik Tasarısı Neler Getiriyor?

Sermaye Piyasası Kanunu Değişiklik Tasarısı Neler Getiriyor? Sermaye Piyasası Kanunu Değişiklik Tasarısı Neler Getiriyor? 24/11/2014 Bakanlar Kurulu nca 13.10.2014 tarihinde kararlaştırılan Kanun Tasarısı ile Sermaye Piyasası Kanunu nda bir takım değişiklikler yapılması

Detaylı

JetLife. Yourdream destination. Çeşme / Altınkum. Reservation Represerıtativc Ender Parlar enderparlar@mediasalesnetwork.net YÖNETİM MANAGEMENT

JetLife. Yourdream destination. Çeşme / Altınkum. Reservation Represerıtativc Ender Parlar enderparlar@mediasalesnetwork.net YÖNETİM MANAGEMENT JetLife YÖNETİM MANAGEMENT Yönetim Kurulu Başkanı President Murat Ersoy Çeşme / Altınkum icra Kurulu Başkanı Executive Committee Chairman SamiAlan Atlasjet Havacılık A.Ş. adına imtiyaz sahibi Publisher

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İKİNCİ DAİRE KARARI Esas No 2012/299. Karar No 2013/422

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İKİNCİ DAİRE KARARI Esas No 2012/299. Karar No 2013/422 Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu İkinci Dairesi aşağıda isimleri yazılı üyelerin katılımı ile tarihinde toplandı.... eski hâlen... İdare Mahkemesi Üye Hâkimi... (...) hakkında,... Bölge İdare Mahkemesi

Detaylı

İDARÎ YARGILAMA USULÜ KANUNU NUN 4. MADDESİ VE DİLEKÇELERİN KAYDA GİRİŞ TARİHİ

İDARÎ YARGILAMA USULÜ KANUNU NUN 4. MADDESİ VE DİLEKÇELERİN KAYDA GİRİŞ TARİHİ İDARÎ YARGILAMA USULÜ KANUNU NUN 4. MADDESİ VE DİLEKÇELERİN KAYDA GİRİŞ TARİHİ Çalışmamızın amacı idare veya vergi mahkemesi bulunmayan yer ifadesinin, verilen dilekçelerin kayda girdiği tarihi belirlemede

Detaylı

2011 YILINA AİT DEFTERLERİN KAPANIŞ TASDİKLERİNDE UYGULANACAK DÜZENLEME

2011 YILINA AİT DEFTERLERİN KAPANIŞ TASDİKLERİNDE UYGULANACAK DÜZENLEME Sirküler Rapor 16.12.2011/ 147-1 2011 YILINA AİT DEFTERLERİN KAPANIŞ TASDİKLERİNDE UYGULANACAK DÜZENLEME ÖZET : 2011 yılına ait defterlerin kapanış tasdiklerinde uygulanacak düzenleme İlgili Kanun : 213

Detaylı

Temyiz Eden (Davalı) : Antalya İl Özel İdaresi

Temyiz Eden (Davalı) : Antalya İl Özel İdaresi İdari Dava Daireleri Kararları Bu durumda, İdare Mahkemesince, uyuşmazlığa konu kentsel dönüşüm alanına yönelik olarak proje hazırlanıp hazırlanmadığı, plan değişikliği yapılıp yapılmadığı araştırıldıktan

Detaylı