FiNANSAL GLOBALLEŞME M. Tuba ONGUN(*)

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "FiNANSAL GLOBALLEŞME - ------- M. Tuba ONGUN(*)"

Transkript

1 Ekonomik Yaklaşım Cilt: 4, Sayı: 9, 1993 FiNANSAL GLOBALLEŞME M. Tuba ONGUN(*) Finansal globalleşme 1980'lerde dünya ekonomisine damgasını vuran gelişmelerin en önemlisi olarak değerlendirilebilir. Finansal globalleşme kavramı, ulusal finans piyasalarını ayıran sınırların ortadan kalkması ve uluslararası sermaye akımlarının ileri boyutlar kazanması sürecini ifade eder. Gerçekte bu sürecin başlangıcı 1950'lere, yani Eurocurrency piyasasının oluşum yıllarına uzanır. Ancak 1980'lerde uluslararası özel finansal sermaye akımlannın gösterdiği dev gelişme, haklı olarak bu on yılı, "Finansal Entegrasyon" ya da "Finansal Globalleşme"nin altın döneıni yapmıştır. Uluslararası finans piyasalan dendiğinde genellikle, Eurocurrency, Eurobond ve Uluslararası Hisse Senedi Piyasaları anlaşılır. Hepsi de özel uluslararası finansal akımlarm gelişmesinin ürünü olan bu piyasalar, dünyanın dört bir yanına kök salmış bulunan döviz piyasaları ve özel dolaysız yabancı sermaye yatınınlarıyla sıkı bir ilişki içindedir. Bu olgu, uluslararası finans piyasalarının gelişim sürecinin her evresi için geçerlidir. Söz konusu piyasaların ana işlevi, fon talep ve arz eden farklı ülke firmaları, bankaları, kamu kurumları ve bireysel yatırımcılarının karşılaşmasını sağlamaktır. Bu karşılaşma çoğu kez do lay lı biçimde gerçekleşmektedir. Doğuşu 1950'li yıllara uzanan Eurocurrency Piyasası, yabancı ülke paralan cinsinden bankalara yatan kısa vadeli mevduatın, döviz kredisi olarak kullandınldığı piyasalardadır. Eurobond Piyasaları, 1963 yılında bir ülke parası (İtalyan Lireti) cinsinden çıkartılan tahvillerin, dış ülkelerde pazarlanınasıyla ortaya çıkmıştır. Bazı yayınlarda Euroequity Piyasası olarak da anılan Uluslararası Hisse Senedi Piyasası, Eurocurrency ve Eurobond Piyasaları kadar gelişmemiş olup, hisse senetlerinin, çıkartıldıkları ülke sınırları dışında işlem gördüğü piyasalardır. Uluslararası finans piyasalarının 1980'lerde hangi etkeniere bağlı olarak hızla geliştiği, finansal globalleşmenin neresinde olduğumuz ve globalleşme sürecinin yarattığı etkiler ve sorunlar, bu yazının konusunu oluşturmaktadır (*) Doç. Dr., Gazi Üniversilesi, IIBF, IkLie!at Bölümü.

2 36 M. 'I\1ba ONGU1'f Finansal Globalleşnıenin Boyutları Finansal globalleşme sürecinin incelenmesine başlamadan önce, bu sürecin ulaştığı boyutlara göz gezdirmek yararlı olacaktır. Aşağıda yer alan sayısal karşılaştırmalar, sürecin boyutları hakkında yeterli bir fikir verir kanısındayız (The Economist, Sept, 19, 1922: 8-9) ' de uluslararası banka kredileri (sınır ötesi verilen borçlar ve iç piyasada döviz cinsinden kullandırılan krediler) 324 milyar dolar iken, bu tutar 199l'de 7.5 trilyon dolara çıkmıştır. -ihraç edilmiş uluslararası tahviller tutan 1982'de 259 milyar dolar iken 1991'de 1.65 trilyon dolara yükselmiştir yılları arasında yabancılarm sahip olduğu ABD hükümet bonolarının oranı %?'den % 17'ye çıkmıştır döneminde B. Almanya'nın resmi borcunun, yabancılar elindeki kısmının payı,% 5'den% 34'e yükselmiştir yılında, ana mali araç türevlerini oluşturan opsiyon, future ve swap'ların global stok değeri 1.1 trilyon dolardı. Bu rakam 1991'de 6.9 trilyon olarak gerçekleşmiştir. - Dünya piyasalarında devreden ve finansal türevleri de içeren döviz hacmi günde yaklaşık 900 milyar dolaı dır döneminde, sımr ötesi hisse senedi ticareti, yılda ortalama 120 milyar dolardan 1.5 trilyon dolara yükselmiştir. - ABD'nin 1970'de yabancılarla gerçekleştirdiği tahvil işlemleri, ülkenin Gayri Safi Yurtiçi Hasılası'nın % 3'üne eşitken, bu oran 1980'de % 9'a, 1990'da ise% 93'e yükselmiştir. -ABD, Japonya, B. Almanya ve Fransa kökenli özel doğrudan yatırımlar, döneminde yılda ortalama % 27 artış kaydederek, yılda 61 milyar dolardan 156 milyara çıkmıştır. Örnekler çoğaltılabilir. Ancak kanımızca yukanda verilen sayısal değerler, finansal globalleşmenin hızını ve uluslararası sermaye akımlarının ulaştığı boyutları yeterince ortaya koymaktadır. Finansal Globalleşmenin Dinamikleri 1980'1erde ivme kazanan finansal globalleşmenin dinamiklerini kavrayabilmek için, globalleşme sürecinin temelindeki etkenleri anlamak gereklidir. Söz konusu etkenler beş maddede ele alınabilir. Bunlar (a) Reel sektördeki ve dünya ticaretindeki gelişmeler, (b) Teknolojik devrim, (c) Finansalliberalizasyon, (d) Menkul kıymetleştirme ve (e) Dışsal-konjonktürel nedenlerden oluşmaktadır. Yukanda özetlenıneye çalışılan etkenler birbiriyle karşılıklı etkileşim içinde olmuştur. Farklı ülkelerde, ufak tefek farklıhklarla gündeme gelen bu etkenler, globalleşmenin dinamiklerini oluşturmuştur.

3 Ekonomik Yaklaşım 37 (a) Reel sektördeki ve dünya ticaretindeki gelişmeler; üretimin uluslararasılaşması, ÇokUluslu Şirketlerin (ÇUŞ) doğrudan yatırımlarının önem kazanması ve dünya ticaretinin hızlı bir genişleme sürecine girmesiyle ilintilidir. Bilindiği gibi ÇUŞ; II. Dünya Savaşı ertesinde gündeme gelen bir olgudur. Başlangıçta Amerikan özel dolaysız yatırımlarının daha çok Batı Avrupa' da öncülüğünü yapa~. ÇUŞ; zamanla diğer sanayileşmiş ülkelerde ve nihayet Yeni Sanayileşen Ulkelerde ortaya çıkmıştır. 1970'lerin sonuna kadar ÇUŞ'in global yatırımları içinde ABD'nin payı % 50 dolayındayken, 1990'da% 19'a düşmüştür. Hemen tamamı ÇUŞ'e ait olan özel doğrudan yatırımların, 1980'lerden başlayarak kayda değer bir artış gösterdiği görülmektedir döneminde yılda ortalama 40 milyar dolar düzeyinde olan bu yatırımlar, 'da yılda 126, 1990'da ise 214 milyar dolar düzeyine yükselmiştir (The Economist, Sept. 19, 1992: 16-17). Üretimin ul uslararasılaşmasının _pir yüzünde ÇUŞ yatırımları, diğer yüzünde ise firma içi ticaret yazılıdır. Oyle ki, daha çok hammadde ve ara malı ticaretini kapsayan ve ÇUŞ ile ona bağlı şirketler arasında gerçekleşen firma içi ticaretin, ABD dış ticareti içindeki payı% 40'dır. ÇUŞ yatırımları, 1960'lardan beri Europiyasaların gelişınesinde önemli bir rol oynamıştır. ÇUŞ; gerek işletme sermayesi, gerek dış ticaret ve gerekse sabit sermaye yatırımlarının fınansmanında, Europiyasalara artan ölçüde başvurmuşlardır. Bunun ana nedeni; rekabetçi özelliği ağır basan Europiyasalarda faiz oranlarının baştan beri resmi otoriteler tarafjndan değil piyasada belirlenmesi, daha düşük olması, bu piyasaların ulusal ekonomik politikaların denetim alanı dışında kalması -örneğin Eurocurrency mevduatı için kanuni karşılık bulundurma zorunluluğu olmaması- ve bu piyasalarda işlem gören menkul değerlerin fiyatlannın vergiye ve diğer kısıtlamalara tabi olmamasıdır. Europiyasaların sunduğu olanaklar, bu piyasaları ÇUŞ açısından çekici kılmıştır. Dünya ticaretinin gösterdiği hızlı genişleme de, uluslararası finansal piyasaların önemini artırmıştır. Orneğin dünya üretimi döneminde yılda ortalama% 4,0; döneminde% 3.2 oranında artarken, bu oranlar aynı dönemde dünya ihracatı açısından % 6.6 ve% 4.3 olarak gerçekleşmiştir (The World Bank 1992: 221, 245). (b) Teknolojik devrim; finans piyasalarında maliyetierin düşmesini sağlayarak, yatırımcılarm yeni alanlara girmelerini kolaylaştırmıştır. Teknolojik devrim öncelikle 24 saat işlem yapılabilmesini mümkün kılan bir iletişim ağını ortaya çıkarmıştır. Bu ağ sayesinde dünyanın en büyük finans merkezleri olan New York-Londra-Tokyo üçgeninde mali işlemler kesintisiz olarak yapılabilir hale gelmiştir. Bu gelişmenin en önemli sonuçlarından biri, gerek kurumsal, gerekse bireysel yatırımcıların dış piyasalarda geniş bir yelpaze içinde risk çeşitlendirmesi yapabilecekleri yatırım portföylerinin oluşabilmesidir.

4 38 M. Tuba ONGUN Kuşkusuz ucuz bilgisayar gücünün finans piyasalarına girmesi, bilgi işlem sürecini kısaltarak, yatınm fonlarının akışkanhğım büyük ölçüde artırmış ve bir dizi yeni finansal ürünün yaratılmasını sağlamıştır. Bilgisayar teknolojisi kullanımının yaygınlaşması, bireylerin yatırım portföylerini yönetmelerini de kolaylaştırmıştır. (c) Geçtiğimiz yılların sihirli sözcüğü haline gelen "finansal liberalizasyon" ise, ulusal finans piyasalarını birbirinden ayıran setierin yıkılınasında belirleyici rol oynamıştır. Finansal liberalizasyon kavramı, ulusal fınans piyasaları üzerindeki resmi denetimierin kaldırılması ya da gevşetilmesi ve ekonomilerin uluslararası sermaye akımlarına açılması sürecini tanımlar. Finansal liberalizasyon, genellikle hükümetlerin bankacılık sistemi üzerindeki denetim ve kısıtlamaları kaldırdığı, ya da önemli ölçüde gevşettiği "deregülasyon" uygulamalannın bir sonucu olarak değerlendirilir. Bu görüşü savunanlar, dünyanın birçok ülkesinde 1970'lerin sonlanyla, 1990'1arın başları arasında yer alan zaman diliminde, finansal yapılar üzerindeki resmi denetimierin zayıflamasınm, uluslararası sermaye akımları ve uluslararası finans piyasaları üzerinde yarattığı uyarıcı etkiye dikkat çekmektedir. Deregülasyon hiç kuşkusuz böyle bir rol oynamıştır. Faiz oranları ve kredi tavaniarına ilişkin kısıtlamaların kaldırılması, bankaların hisse senedi işlemlerine serbesti getirilmesi, tahvil ihracına konmuş sınırlamalarm iptali, çeşitli bankacılık işlemlerinden vergi ve harçların alınmasına son verilmesi ve özellikle kambiyo rejimlerinde yapılan değişikliklerle uluslararası sermaye hareketlerinin serbestleştirilmesi, bu bağlamda büyük önem taşımaktadır. Ancak deregülasyonun, finansal libera1izasyonun bir nedeni olduğu kadar, sonucu da olduğu göz ardı edilmemelidir. Şöyle ki, 1950'lerin ve 1960'ların finansal yapıları, büyük ölçüde resmi denetimin biçimlendirdiği yapılardı ve bunlar 1970'lere gelindiğinde, genişleyen ve çeşitlenen finansman ihtiyacını karşılayamaz ve Europiyasalada rekabet edemez duruma gelmişti. Dolayısıyla sistemin dinamikleri, finansal işlemlerin eskiden çizilmiş sınırlan aşmasına, çoğu kez de bunun gerçekleşmesini sağlayacak yeni finansal araçlar ve yeni yöntemler geliştirmesine yolaçmıştır. Bu konuda çok sayıda örnek vermek mümkündür. Başlıbaşına Europiyasaların doğuşu bile buna örnektir. ABD bankacılık sistemine ilişkin Regulation Q olarak bilinen düzenlemeler, Amerikan bankalarının verebileceği faiz hadlerine tavan getirerek ve çok kısa vadeli mevduata faiz ödenmesini yasaklayarak, Batı Avrupa'da bir Eurodolar piyasasmın gelişmesini kolaylaştırmıştır. Aynı şey, ABD'nin 1963 yılında, ABD piyasasına sunulan yabancı tahvillere koyduğu "Faiz Eşitleme Vergisi" için de geçerlidir. Söz konusu vergi, ABD'den sermaye çıkışını engellerneyi amaçbyordu. Oysa tam tersi bir sonuç vermiş ve Eurobond Piyasası'nın güçlenmesine katkıda bulunmuştur. 1950'lerin ve 1960'ların ulusal finans piyasalarının ana özelliği kısırnlara ayrılmış olmasıydı. Bazan gelenek, bazan da kamu müdahaleleri sonu-

5 Ekonomik Yaklaşım 39 cunda, bu piyasalarda hangi finansal kurumun hangi işi yapacağı, ya da belli bir finansal işlemin nerede yapılacağı belirlenmişti. Bu statünün, kaynak yönünden avantajlı kurumlar lehine yarattığı tekelci-oligopolcü eğilimiere karşı regülatör devlet, başta faiz haddi ve kredi kontrolleri olmak üzere çeşitli araçlarla mücadele etmeye çalıştı. Bunun sonucunda finans sektöründe fiyatlar, bilgi taşıma işlevini yerine getirir olmaktan uzaklaştı. Finansal piyasalardaki borçlu-alacakh ilişkilerinin düzenlenmesi de, özel expertiz ve özel mali istihbarat birimlerinin işlevi haline geldi. Hiç kuşkusuz bu tür bir finansal yapı, dış rekabete karşı korunmadan ayakta kalamazdı. Kambiyo rejimlerince konmuş olan sermaye kontrolleri işte bu görevi yerine getirdi. Regülasyonadayanan eski finansal yapı, 1970'lerde, dalgalı döviz kuru sistemine geçiş, faiz hadlerinin yükselmesi, dış ticaretin finansmanının önem kazanması gibi etkeniere bağlı olarak zorlanmaya başladı. Sistemin yarattığı fiyat çarpıklıkları kıtlıklara yolaçıyor ve yeni kazanç olanakları doğuruyordu. Sistem içten içe zayıflıyor ve çöküyordu. Bir dizi yeni finansal aracın gelişmesi bu süreci hızlandırdı. Anılan finansal araçlar arasında, değişken faizli krediler, değişken faizli tahviller, hisse senedine konvertibl bonolar, opsiyon tahvilleri, tranş ihraçları ile kur riskine karşı korunma amacıyla geliştirilen futures, options ve swap işlemleri sayılabilir. Bu gelişmeler sonucunda, regülasyonun yoğun olduğu ülkelerde, Europiyasalar karşısında rekabet gücü azalan finans kesiminde, regülasyonun kaldırılması doğrultusunda lobi faaliyetine başlandı. Hükümetler 1970'lerin sonlarından itibaren, ulusal finans sistemleri üzerindeki denetimleri kaldırmaya başladılar. Gelişmiş ülkelerin yanmda gelişmekte olan ülkeleri de içine alan bu süreç, 1980'lerde hatta 1990'larda sürdü, sürüyor. (d) Kredi işlemlerinin yerini menkul kıymetişlemlerinin alması, finansal globa1leşme sürecinin temelindeki bir başka etkendir. Securitization olarak bilinen bu olgu, finansal araçların çeşitlenmesinin, ulusal finans sektörlerinin dışa açılmasınm, döviz piyasalannın genişlemesinin ve uluslararası finans piyasalarından uzun vadeli kaynak talebinin artmasının sonucudur. 1970'lerde yaklaşık yüzde 40'ı uluslararası bankalara yatan ve özellikle Eurocurrency piyasasına büyük bir canlılık getiren OPEC ülkelerinin dış fazlalarınm, 1980'lerde azalmaya başlaması, bankaları uzun vadeli borç ihracına yöneltmiş, tahvil gibi uzun vadeli yatırım araçlarının getirilerinin yüksekliği menkul kıymetleştirmeyi özendirmiştir. 1980'li yıllarda, ABD'nin dünyanın en büyük borçlusu durumuna gelmesi ve bütçe açıklarını hazine bonosu ve devlet tahvili ihracı yoluyla kapatmaya çalışması, Japon ya ve Almanya gibi ülkelerin ise, dış fazlaları sayesinde büyük kreditörler olarak bu açıkları finanse edebilmeleri, menkul kıyınet işlemlerinin önemini artırmıştır. Nihayet 1980'lerin uluslararası borç krizi, birçok ülkenin kredi riskini yükselterek, kredi maliyetlerini artırmış, kaynak talep eden özel ve resmi kuruınlan, uluslararası piyasa] ara menkul kıyınet ihracına yöneltmiştlr. (e) J?inansal yenilikler ve dış piyasalardan kredi bulma olanağı, birçok ülkede parasal otoritelerj miktar kısıtlamalarmdan uzaklaşmaya yöneltir-

6 40 M. Tt1ba ONGUN ken, kredi itibarına sahip ülkele-cin, bütçe ve cari işlemler açıklarını, daha uzun süreler, dış kaynaklardan finanse etmelerini de mümkün kılmıştır. Bu olgu, finansal globalleşmenin temelindeki dışsal etkeni oluşturmaktadır. Reagan yönetimi altmda uygulanan sıkı para ve gevşek maliye politikasının, iç talepte, faiz hadlerinde ve doların dış değerinde yol açtığı artış, uluslararası finans piyasalannın gelişmesi üzerinde etkili olmuştur. 1979'un son çeyreğiyle 1982 sonu arasında, üç ay vadeli ABD Hazine Bonolarının reel faiz oranları% 3.5 düzeyindeydi ve bu geçmiş 26 yılda geçerli faiz oranlarının kat üstündeydi. Uluslararası faiz oranı farklannın ABD lehine seyretmesinin de etkisiyle, ABD dolarının reel efektifkurunun, 1980 yılı ile 1985'in ilk çeyreği arasında % 43 değer kazandığı görülmektedir (UNCTAD 1988: 64). ABD'de iç talebin hızla artması ve doların başlıca konvertibl paralar karşısmda önemli oranda değer kazanması, ABD'nin dış ticaret ve cari işlemler açıklarını dev boyutlara vardırmıştır yılında ABD'nin 22.5 milyar dolar olan reel dış ticaret bilançosu açığı 187 milyar dolara çıkarken, 1980'de 1.8 ın1lyar dolar fazla vermiş olan cari işlemler hesabı da, 1986'da milyar dolar açık vermiştir (IMF, Financial Statistics, 1985, 1988). Madalyonun öbür yüzünde, Japonya ve B. Almanya başta olmak üzere bazı ülkelerin dış fazlaları ve bunların yarattığı finansman olanakları yer almaktadır döneminde Japonya'nın kümulatif cari işlemler fazlası 357, B. Almanya'nmki ise 165 milyar dolardı. Bu fazlalar, uluslararası fınans piyasaları aracılığıyla, ABD'nin dış açıklarının finansmanında kullanılmıştır (IJ\1F, 1991: 16). 1980'1erde dış dengesiz]iklerin yanısıra, döviz kuru dalgalanmalannın da, uluslararası finans piyasalannın gelişmesi üzerinde etkisi olmuştur. Doların başlıca konvertibl paralar karşısmda 1980'1erin ilk yarısında hızla değer kazanması, buna karşılık 1985 Eylül'ünden başlayarak 1990'a kadar hızla değer yitirmesi, döviz kuru değişmelerinden kaynaklanan riski ve buna karşı korunınayı ön plana çıkarmıştır. Uluslararası fınans piyasalan bu gereksinime, opsiyon, future işlenıleri ve diğer hedging teknikleriyle cevap vermiştir. Aynı şey, özellikle 1980'lerin ilk yansmda, yüksek ve değişken faiz hadlerinin yarattığı sorunlar için de geçerli olmuştur. Nihayet yüksek ve değişken faiz hadleri, başlıca ulusal piyasalardaki -özellikle ABD ve B. Avrupa ve Japonya- faiz oranı farklıhklarının artmasıyla birleşince, faiz arbitrajmm sağladığı kazançlar da büyüınüştür. Resmi otoritelerce düzenlenmiş olan fınans piyasaları, bu tür kazançların önemini artırmıştır. Deregülasyon politikalarıyla denetimler kalktıkça, bu farkları korumak da zorlaşmıştır. Finansal Globalleşmenin Hangi Aşamasınd.ayız? Yazının başından beri ele aldığımız finansal globalleşme, acaba günümüz dünyasında ne ölçüde gerçekleşmiştir? Tam anlamıyla bütünleşmiş bir uluslararası fınans piyasasından söz etmek mümkün müdür?

7 Ekonomik Yaklaşım 41 Bu ~o~u~_a bir yargıya v:ırmak. içi~ başvurmamız gereken ölçütler yolumuzu bır olçude aydınlatabılecektır. Once şu noktayı belirtelim ki ileri derecede bütünleşmiş uluslararası sermaye piyasalarının egemen oldubı bir d~ya9-a, ülkelerin yurtiçi tasarruflarıyla yatırımları arasında oldukça zayıf bır baglantının mevcut bulunması gerekmektedir. Yerli yatırımcıların geniş çaplı dış finansman kaynaklarından yararlanma olanağına sahip bulunmaları, bu bağlantıyı kaçınılmaz olarak zayıflatacaktır. Ancak bu konuya ilişkin ampirik çalışmalar, genellikle ülkelerin yatırını oranlarıyla, yurtiçi gelir ve tasarruf düzeyleıi arasında yüksek bir korelasyon ilişkisinin mevcut bulunduğu ortaya koymuştur. Feldstein ve Borioka'nın 1980 tarihli araştırması da, Dooley, Frenkel ve Mathieson'un 1987 tarihli çabşması da bunu desteklemektedir. İkinci çalışmada, yurtiçi tasarrufları ve yatırımları arasmda yüksek bir korelasyon olmayan tek ülke grubunun, geniş çaph resmi krediler alan bazı az gelişmişlerden ibaret olduğu anlaşılmaktadır (llvff, 1991: 10). Diğer yandan uluslararası faiz haddi farklılıklarına ilişkin hesaplamalar, yüksek bir sermaye akışkanlığının varlığına işaret etmektedir. Yüksek bir sermaye akışkanlığının yol açacağı entegrasyonuıı, sermayenin maliyetini gösteren reel faiz hadleri arasındaki farklan da azaltınası gerekir. Ancak burada yüksek düzeyde bir entegrasyonun, geniş hac~mli serınaye akımları olmaksızın da söz konusu olabileceğini belirtelim. Orneğin bazı ABD devlet tahvilleri, aynı anda hem iç, hem de dış piyasalarda işlem görmektedir. Federal Reserve'in iskonto oranlarını yükseltmesi gibi beklenmedik bir gelişme, sermaye akımlarmda bir hareket yaratmaksızın, dünya piyasalannda söz konusu tahvillerin fiyatlarmda değişiklikler meydana getirir. Bu, entegrasyonun ürünü bir uyumlaşrna mekanizması olarak görülebilir. (IMF, 1991: 7). Ulusal ve sınırötesi finansal piyasalarm bütünleşme derecesinin ölçüınünde izlenebilecek bir yöntem; değ eri, aynı para cinsinden belirlenmiş interbank fonların maliyetleri arasındaki faiz farklıhğıdır. Söz konusu farkların 1980'lerde büyük ölçüde azaldığı gözlenmektedir. Bu olgu, özellikle serınaye denetimlerini gevşeten Fransa gibi ülkeleı için geçerlidir ve finansal globalleşmenin bjr göstergesidir (IMF, 1991: 7) yılında bu fark üç ay vadeli bazı mevduat türlerinde % 13'e yaklaşmışken, 1989'da % 1 düzeyinin altına gerilemiştir. Bir başka ölçüm, örtülü faiz haddi (covered interest rate) farklarını dikkate alır. Burada konumları açısından birbirleriyle aynı durumda olan borçlananlar vardır. Ancak değerleri farklı para birimleri cinsinden belirlenmiş finansal araçlar ihraç ederler. Faiz hadleri karşılaştırılırken, forward (vadeli) döviz piyasasındaki örtü maliyetlerine göre bir ayarlama yapılmalıdır. F, n döneminde teslim edilecek dövizin forward kuru, S cari spot kur iken, dövizin fonvard primi ya da isk':mtosu (o)= (F-S)/8 olarak ifade edilir. Yurtiçi faiz haddini i, d1ş faiz haddini i* ile gösterirsek, n dönem~_nde vadesi dolan finansal araçların örtülü faiz haddi farklılığı i-i*-o'dur. Ortülü faiz haddi paritesine ise, fajz farklılığı arbitraj yoluyla sıfıra eşitlendiğinde ulaşılır.

8 42 M. Tı1ha ONGlJN ~ Frenkel gibi iktisatçılar, ampirik çalışmalan sonucunda, sanayileşmiş ülkelerde döviz kontrollerinin kaldırılmasının, birçok kısa vadeli finansal piyasada örtülü faiz haddi paritesinin kurulmasına yardımcı olduğuna işaret etmektedirler (IMF', 1991: 7-8). Faiz haddi ilişkilerine ait üçüncü bir gösterge, örtüsüz faiz haddi paritesinden sapmalar cinsinden ifade edilir. Burada faiz haddi farklılığı, yerli paranın beklenen değer kaybına uyarlanır (intibak ettirilir ). Bu kavram, forward örtünün bilinmesinin mümkün olmadığı uzun-vadeli araçlara da uygulanabilir. Ancak burada da yerli paranın, beklenen değer kaybının tahmin edilebilmesi sorun yaratır. Ampirik analizler, örtüsüz faiz paritesinden sapmalarm, ya piyasaların bütünleşme eksikliğini, ya da kurun be~lenen değer kaybının ölçümündeki hataları vb. yansıttığını düşündürmektedir. ~980'lerde örtüsüz faiz hadleri arasındaki farklar önemli ölçüde azalmıştır. Orneğin ABD doları ve Japon Yen'i cinsinden tanımlanan üç ay vadeli Eurocurrency mevduatı arasındaki fark, 1981 sonlarında yılda% 12 düzeyindeyken, 1988 sonlarında% 2'ye inmiştir (IMF, 1991: 9). Sermaye piyasalarının bütünleşme dereceleri, reel faiz haddi paritesinden sapmalar cinsinden de ölçülebilir. Burada bu yöntemin ayrıntılı bir açıklamasına girilmeyecektir. Ancak reel faiz spread'inin, örtüsüz faiz haddi spread'i ile, beklenen reel kur değer kaybı toplamına eşit olduğunu belirtmekle yetinelim. Ex post (dönem sonu gerçekleşme) temelinde, özellikle uzun vadeli finansal araçlarda bu sapmaların hayli büyük olduğunu Boughton'un araştırmasına dayanarak ifade edebiliriz (IMF, 1991: 8). Sonuçta finansal piyasaların entegrasyonunun yak1n geçmişe oranla oldukça uzun bir yol katettiğini, ancak ulaşılan noktanın tam bir globalleşıneye denk düşmediğini söyleyebiliriz. Finansal entegrasyon, kısa vadeli araçların işlem gördüğü piyasalarda daha ileri düzeylerdedir. Uzun vadeli piyasalarda, kur riski, finansal entegrasyonun daha ileri gitmesini engellemektedir. Yine de tahvil ve hisse senedi piyasaları, geçmişe oranla birbirinden etkileurneye daha açıktır. Bu piyasalarda gelişme eğilimleri de, araçların getirileri de, özellikle kriz dönemlerinde birbirine yaklaşmaktadır. 19 Ekim 1987 günü New York Hisse Senedi Borsasında (NYSE) patlak veren ve Dow Jones Endeksinde% 22.6 oranında bir düşüşe yolaçan kriz, etkisini kısa sürede diğer borsalarda göstermiştir. Örneğin 20 Ekim 1987 günü endeksler, Londra Borsasında % 12.2; Tokyo Borsasında ise % 15 oranında bir düşüş kaydetmiştir (Time 26 Oct., 1987). Finansal Globalleşmenin Yarattığı Sorunlar Finansal liberalleşme ve entegrasyondan beklenen yararlar; rekabet, esneklik ve kaynak dağılımında etkinliğin sağlanması olarak özetlenebilir. Uluslararası finans piyasalarm gelişmesinin, finans kesiminde rekabeti artırdığı ve piyasalara esneklik kazandırdığı açıktır. Ancak kaynak dağılımında etkinliği sağlayıp sağlamadığı üzerinde durmaya değer!

9 Ekonomik Yaklaşım 43 Burada etkinlik kavramını, finansal sistemin, mümkün olan en düşük maliyetle fınansman sağlama yeteneği olarak tanımlamak doğru olur. "Bu ise, yalnız finansal aracıların, nihai borçveren ile nihai borçlanan arasındaki aracılık maliyetini minimize etmesine değil, aynı zamanda finansal sistemin bütününün, nihai borçverene ödenen faizi mininıize etme yeteneğine bağlıdır." (Akyüz, March 1993: s. 1). Konuya bu açıdan yaklaşıldığında, finansalliberalizasyonun yarattığı çeşitli sakıncalar ortaya çıkmaktadır. Faiz hadlerinin ve çeşitli mali varlık fiyatlannın gelecekte alacağı değerlere ilişkin belirsizliğin artması, borçveren açısından bir risk faktörüdür. Bu risk, borçverenin elindeki varlıklann sermaye değerinin bilinmesini güçleştirir. Diğer yandan her kredi işleminde geçerli olan ve borçlananın iradesi dışındaki etkeniere bağlı olarak ödeme taahhüdünü yerine getirmesini güçleştiren ödeme riski de, finansal istikrarsızlığın büyüdüğü ekonomilerde artar. "Finansal liberalizasyon yoluyla dağılım etkinliği aranması, finansal istikrarsızlığı artırarak ve yatırımcıların finansman maliyetini yükselterek, finansal sistemin üretim etkinliğini azaltır." (Akyüz, March 1993: 13-14). Gerçekten de geçtiğimiz yıl, finansal liberalleşme ve entegrasyon un, daha büyük ekonomik istikrarsızlıklar ve hükümetlerin makroekonomik denetim gücünün azalması cinsinden bedellerini gösteren örneklerle doludur. 1980'lerin başlarında parasal genişlemeyi sınırlamak için iç faiz hadlerini yükselten İngiltere, kısa vadeli yabancı sermaye girişi ve parasının hızla değer kazanması gibi beklemediği bir durumla karşılaştı. Bu durum hükümetin uyguladığı sıkı para politikasının başansını zorlaştırırken, dış ticaret açıklarının da büyümesine neden oldu. İngiltere, bu deneyimin zıddını 1992 sonbaharında yaşadı. Ağır bir ekonomik durgunluk ve artan işsizliğin hüküm sürdüğü ülke, faiz hadlerini düşük düzeylerde tutmaya çalışırken, büyük çaplı bir sermaye kaçışıyla yüzyüze geldi. Günümüzde finans piyasalarının gelişmesi, finansal araçların çeşitlenınesi ve sermaye denetimlerinin kaldırılması sonucunda, artık bir "para arzı tanımı" yapmak bile son derece güçleşmiş görünüyor. Faiz hadierindeki değişmeler, finansal yenilikler ve diğer dışsal etkenler, para arzının ölçümlerinden birinin denetlenmesini olanaklı kılarken, diğerleri açısından bu olanağı ortadan kaldırmaktadır. Bu durum 1980'lerin gözdesi monetarizmin, beklenmedik bir hızla itibar kaybetmesinde etkili olmuştur yıh ortalarında sanayileşmiş ülke ekonomilerinde başgösteren ve Körfez Krizi'nin sona ermesinden sonra da süren ekonomik bulıranın temelindeki etkenler arasında, finansal entegrasyon da yer almaktadır. Bu noktayı kısaca açıklamaya çalışalım. Dünya ekonomisinin IL Dünya Savaşından beri yaşadığı en ciddi daralma olan bugünkü bulıran beklenmedik bir şiddette ortaya çıktı. "Bu olgu, birçok sanayileşmiş ülkede bir borç deflasyonunun varlığına işarettir Buhranından beri karşılaş1lmaımş olan bu durumun karakteristiğ i, hanehalldannın ve iş dünyasının harcamalarmı kısması, kredi akımmın zayıfla-

10 44 M. TU.ba ONGill-.J" ması, piyasalarda ~çj.ven erozyonunun başgöstermesidir. lç borç birikimini yeterince dikkate almayan ekonometrik tahminler, aşın iyimser bir tablo çizerek buhranm büyümesinde etkili olmuştur." (UNCTAD, 1992: D. Öyle ki, 1980'lm de, ağır borçlu az gelişmiş ülkeler dış borç sorunlarına çözünı ararken, başta ABD olmak üzere bir dizi sanayileşmiş ülkede firmalar, hanehalkları ve kamu kesimi rekor düzeyde borçlandı. ABD'de hükümet, 1983'den itibaren yükselen ekonomik büyüme hızlarının vergi hası]atlm artıracağı beklentisiyle borç yükünü artırdı. Aynı zamanda firmalar, ödünç alman fonların da yardımıyla el değiştirdi ve tüketici kredileriyle gerçekleşen işlemler patlama gösterdi. Gerek firmalar, gerekse hanehalklan, sermaye kazançlarının, borçların rahatlıkla ödenmesini sağlayacağı beklentisi içindeydi. Bankalar dışındaki tasarruf ve borçverme kurumları, bankalan izleyerek getirisi ve riski yüksek mali varlıkları borçlanarak satmalmaya başladılar. Hareket noktaları yine mali varhkların fıyatlarındaki artışın süreceği ve bunun artan borç yükünü kaldırmaya yeteceğiydi. Oysa 1980'1erin ortasında talep yetersizliğinin etkisini duyurmasıyla genişleme eğilimi yavaşladı. Bütün sektörler aşırı bir borç yükü altındaydı. Körfez SavaşJY]a birlikte borçlanma eğilimi, yerini borç ödemeye bıraktı (UNCTAD 1992: III). Bu borçlanma sürecinde finansalliberalleşıne kuşkusuz en önemli rolü oynam1ştır. Finansal libera1leşme, bir yandan finansal kurumların, getirisi ve riski yüksek yatırımları finanse etmesini kolaylaştırırken, diğer yandan spekülasyonun yaygınlaşması nedeniyle, gayrimenkul ve hisse senedi fiyat-, lannı büyük ölçüde yükseltmiş, bunlardan elde edilecek sermaye kazançlarının, bunları finanse etmek için ödünç alınan yüksek faizli borçları karşılayacağı beklentisini yaratmıştjr. (Akyüz, Tüsiad Görüş 1993). Firmaların spekülatifyatırıma yöneldiği iki bellibaşlı alan, ticari amaçlı gayrimenkul ve başka fırmaların ele geçirilmesidir (take over). Bankalar da, gerek mevduat faizlerinin serbest b1rakılması, gerekse uygulanan s1kı para politikas1 nedeniyle artan fon maliyetlerini karşılamak için, riski ve getirisi yüksek faaliyetlerin finansınanına yönelmiştir. Finansal globalleşmenin öncüsü olan finansal liberalleşmenin büyük bir rahatlıkla benimsenmesinde, 1980'1ere egemen olan iktisadi düşüncenin rolü büyüktür. Bu düşünce ekonomik sorunların serbest piyasa işleyişine müdahalelerin kalkmasıyla çözülebileceği inancından hareket ediyordu. (Akyüz, Tüsiad Görüş 1993). Gelişmekte olan ülkelerde de liberalleşmenin gerisindeki temel dürtü, müdahaleci finansal politikaların 1980'1erin krizinin ana nedenlerinden biri olduğu nosyonuna dayanıyordu. Buna göre, mali liberalleşme tasarruflan artırarak ve genel ekonomik etkinliği geliştirerek büyüme ve istikrarı sağlayacaktı. (Akyüz, March 1993: 1). Finansallibera1-1eşme bu beklentileri karşıladı mı? Herşeyden önce finansal 1iberal1eşmenin yarattığı maliyetierin yüksekliği, bu soruya o1umlu yanıt verilmesini güçleştirmektedir. Bu maliyetler "finansal varlıkların fiyatlarmdaki uyumsuzluklar ve bunun kaynak dağılımmda etkinliği azaltması, varlık fiyatlarında kısa dönemde meydana gejen dalgalanmalar ve bunun sonucunda belirsizliğin büyümesi, vadelerin kısal-

11 Ekonomik Yaklaşım 45 ması ve faiz hadlerinin yükselmesi, spekülatif varlık alımı ve tüketim amacıyla aşırı borçlanma ve bunun neden olduğu idame ettirilemez borç stokları, artan finansal kırılganlık ve azalan hanehalkı tasarrufları ile, ticaret ve sanayinin ihtiyaçlarına uygun faiz haddi ve döviz kuru politikaları izlenmesinde otonominin kaybı" olarak ifade edilebilir. (Akyüz, March 1993: 37). Sanayileşme, gelişmekte olan ülkelerin vazgeçemeyeceği bir amaç olarak kaldığı sürece, finans kesiminin de bu amaca hizmet etmesi ve sanayi ve ticaret sektörlerinin gelişmesine tabi olması kaçınılmazdır. Bunun nasıl gerçekleştirileceği konusunda hazır reçeteler yoktur. Örneğin sanayileşmenin fınansmanında yatırım bankalarının mı, yoksa hisse senedi piyasasının mı ağırlıklı rol oynayacağı, ülkenin içinde bulunduğu gelişme aşamasına ve diğer etkeniere bağlı olarak değişir. Ancak; finansal politikaların formülasyonunda, mali belirsizlik, istikrarsızlık ve spekülasyon gibi eğilimlerin mininıuru düzeyde tutulması esasları gözönünde bulundurulmalıdır. Neo-klasik iktisatçıların bir dönem gözdesi olan; büyüme, sanayileşme ve ihracat şampiyonu G. Kore'de uygulanan ve liberalizmle bağdaşmayan pohtikalar ilk bakışta paradoksal görünebilir. Bilindiği gibi G. Kore'de genel olarak finansal sistem, özel olarak da bankacılık, kamu kesiminin denetim ve müdahalesi altında faaliyet göstermiştir. Bu ülkenin sermaye denetimlerini oldukça geç ve kademeli olarak kaldırmaya başladığı da bilinmektedir. Yakın geçmişteki deneyimler doğru değerlendirilirse, gelişmekte olan ülkelerin globalleşen fınans sisteminden daha iyi yararlanmaları da mümkün olacaktır. Kaynakların, en yüksek sosyal getiri haddine sahip alanlardaki yatırımlara elverdiğince düşük maliyetlerle tahsisi, ekonomik gelişme diye bir sorun oldukça varlığını koruyacaktır. Unutulmamalıdır ki, yaşattığı deprem boyutundaki istikrarsızlıklarla, globalleşen finans, dünyanın önde gelen ülkelerinin bile kabusu haline gelmiştir. Uluslararası mal ticaretinin, daha çok tarife dışı engellerin görünmez duvarlarıyla kısıtlandığı bir dünyada, sermaye hareketlerinin liberalizasyonu, uluslararası finansal akımların spekülatif ve değişken karakterinin ön planda kalmasına neden olmaktadır. SONUÇ Özetlemek gerekirse, finansal globalleşmenin yolaçtığı sonuçlar şu noktalarda toplanabilir: -Finansal globalleşme, Bretton Woods Sisteminin yıkılmasını izleyen kaotik ekonomik konjonktürde, uluslararası ekonomik entegrasyonun güçlenmesinde önemli bir rol sahibidir. Söz konusu konjonktürün ana özellikleri, döviz kurları ve faiz hadierindeki dramatik boyutlara varan dalgalanmalar, büyüyen dış dengesizekler ve yükselen yeni korumacılıktır. -Finansal globalleşme yeni uluslararası finansman olarıakları yaratmıştır. Du ba.ğlamda, ekonomik gelişmede, bilgi, organizasyon ve girişimciliğin göreli öneminin artmasmda pay sahibidir.

12 46 M. Tfıba ONGUN -Finansal globalleşme, finansal derinleşme temelinde gelişen bir süreçtir. Finansal derinleşmenin karakteristikleri, mali araç tür ve tekniklerinin gelişmesi, mali işlem hacminin mutlak ve göreli anlamda büyümesi ve çeşitlenmesidir. Finansal derinleşmenin yarattığı en olumsuz sonuçlardan biri, reel sektörle mali sektör arasındaki kopukluğu görülmemiş boyutlara ulaştırmasıdır. Bu kopukluk, ciddi ekonomik sorunların tohumunu bünyesinde taşımaktadır. - Finansal derinleşme, spekülatif ekonomik faaliyetleri özendirmekte, riski ve belirsizliği büyütmektedir. Bu nedenle hem reel sektörün gereksinimlerini karşılayamamakta, hem de krizierin derinleşmesine neden olmaktadır. Finansal globalleşme ise buna ek olarak, ulusal makroekonomik politikalarda denetimi güçleştirmekte ve fınans piyasalannda patlak veren kriziere kısa sürede uluslararası bir nitelik kazandırmaktadır. KAYNAKÇA Akyüz, Y. (1993), "Ekonomik Konjonktür ve Olası Gelişmeler" Tüsiad Görüş, Ocak, Sayı 7. Akyüz, Y. (1993), "Financial Liberalization: The Key Issues", UNCTAD Discussion Paper, No. 56, March. Blundell-Wignall, A. and Browne, F. (1991), "Macroeconomic Consequences of Financial Liberalization: A Summary Report", Working Paper, No. 98, OECD Dept. of Economics and Statistics, February. Diaz-Alejandro, C. (1985), "Good-Bye Financial Repression, Hello Financial Crash, Journal of Development Economics, Vol. 19 (1-2). Economist (1992), "Fe ar of Finance", The Economist, Septemher 19th. Edwars, S. (1987), "Sequencing Economic Liberalization in Developing Countries", Finance and Development, March. Greenwald, B and Stiglitz, J. E. (1986) "Externalities in Economies with Imperfect Information and Incomplete Markets", Quarterly Journal of Economics, 101 (2). IMF, (1991) Determinants and Systemic Consequences of International Capital Flows, Occasional Paper: 77, March, Washington D.C. IMF, (1986, 1988) International Financial Statistics, Washington D.C. World Bank (1992), World Development Report, Washington, D.C. UNCTAD (1988), Trade and Development Report, UN., New York. UNCTAD (1992), Trade and Development Report, UN., New York. UNCTAD (1992), UNCTAD VIII, Analytical Report by the UNCTAD Secretariat to the Conference, UN, New York.

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1-Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak geride bıraktı.

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTERNATİF STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 17 Ağustos 2015, Sayı: 23 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü

Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü Ekrem Keskin Mayıs 2010 Sunum Uluslararası gelişmeler Türkiye deki gelişmeler Bankacılık sektörüne yansıma Sonuç 2 Yapılanlar Ortak çaba:

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 3

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 3 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 3 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 5. HAFTA 1.)MALİ PİYASALARIN ULUSLAR ARASI DÜZEYDE ENTEGRASYONU 1.1.Mali Piyasalarda Yaşanan Entegrasyon: Uluslar arası düzeyde

Detaylı

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti TEPAV Değerlendirme Notu Şubat 2011 Cari işlemler açığında neler oluyor? Ekonomide gözlemlenen

Detaylı

2001 2013 Döneminde Türk Bankacılık Sektörü

2001 2013 Döneminde Türk Bankacılık Sektörü 2001 2013 Döneminde Türk Bankacılık Sektörü Prof. Dr. Sudi Apak Beykent Üniversitesi İçerik 2 Slayt 1 - Türk Bankalarında kurum riski bulunmaktadır. 140,00% Türk Bankacılık Sektörünün Aktif Büyüklüğü /

Detaylı

KAMU FİNANSMANI VE BORÇ GÖSTERGELERİ

KAMU FİNANSMANI VE BORÇ GÖSTERGELERİ KAMU FİNANSMANI VE BORÇ GÖSTERGELERİ HAZIRLAYAN 21.05.2014 RAPOR Doç. Dr. Binhan Elif YILMAZ Araş.Gör. Sinan ATAER 1. KAMU FİNANSMANI Merkezi Yönetim Bütçe Dengesi, 2013 yılı sonunda 18.849 milyon TL açık

Detaylı

Genel Görünüm. ABD, Euro Bölgesi, İngiltere ve Japonya merkez bankaları da kısa dönemde faiz artırımı yapmayacaklarının sinyalini vermişlerdir.

Genel Görünüm. ABD, Euro Bölgesi, İngiltere ve Japonya merkez bankaları da kısa dönemde faiz artırımı yapmayacaklarının sinyalini vermişlerdir. Genel Görünüm 2008 yılı son çeyreğinde tüm dünya ekonomilerini ve finans piyasalarını derinden etkileyen küresel kriz, tüm ülke hükümetlerinin aldıkları mali ve para politikası önlemleri ile 2009 yılı

Detaylı

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi 2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi Kıvanç

Detaylı

SERMAYE PİYASALARI VE FİNANSAL KURUMLAR

SERMAYE PİYASALARI VE FİNANSAL KURUMLAR DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. SERMAYE PİYASALARI VE FİNANSAL KURUMLAR

Detaylı

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Bankacılık sektörü 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Şubat 2012 İçerik Bankacılık sektörünü etkileyen gelişmeler ve yansımalar 2012 yılına ilişkin beklentiler Gündemdeki başlıca konular 2

Detaylı

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Aralık ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -7,5 Milyar doların üzerinde -8,322 milyar dolar olarak geldi. 2013 yılı cari işlemler açığı bir önceki yıla göre

Detaylı

FİNANSAL SİSTEM VE FİNANSAL PİYASALAR

FİNANSAL SİSTEM VE FİNANSAL PİYASALAR FİNANSAL SİSTEM VE FİNANSAL PİYASALAR FİNANSAL SİSTEM Fon talep edenler, fon arz edenler, fon akımını sağlayan araçlar, kuruluşlar ve piyasanın işleyişini düzenleyen hukuki ve idari kurallardan oluşan

Detaylı

Bölüm 1 Firma, Finans Yöneticisi, Finansal Piyasalar ve Kurumlar

Bölüm 1 Firma, Finans Yöneticisi, Finansal Piyasalar ve Kurumlar Bölüm 1 Firma, Finans Yöneticisi, Finansal Piyasalar ve Kurumlar Yatırım (Sermaye Bütçelemesi) ve Finanslama Kararları Şirket Nedir? Finansal Yönetici Kimdir? Şirketin Amaçları Finansal piyasalar ve kurumların

Detaylı

BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu

BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BİST-100, Aralık ta %10,5 değer kaybederek 67.801 den kapattı. Aynı dönem içerisinde Bankacılık endeksi %12,4,

Detaylı

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 14 Temmuz Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı Mayıs verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

GENEL DEĞERLENDİRME TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI

GENEL DEĞERLENDİRME TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI GENEL DEĞERLENDİRME Küresel kriz sonrası özellikle gelişmiş ülkelerde iktisadi faaliyeti iyileştirmeye yönelik alınan tedbirler sonucunda küresel iktisadi koşulların bir önceki Rapor dönemine kıyasla olumlu

Detaylı

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU DIŞ BORÇLANMA ARAÇLARI (EUROBOND) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak

Detaylı

Vahap Tolga KOTAN Murat İNCE Doruk ERGUN Fon Toplam Değeri 877.247,49 Fonun Yatırım Amacı, Stratejisi ve Riskleri

Vahap Tolga KOTAN Murat İNCE Doruk ERGUN Fon Toplam Değeri 877.247,49 Fonun Yatırım Amacı, Stratejisi ve Riskleri A. TANITICI BİLGİLER PORTFÖY BİLGİLERİ YATIRIM VE YÖNETİME İLİŞKİN BİLGİLER Halka Arz Tarihi 07/11/2008 Portföy Yöneticileri 31.03.2010 tarihi itibariyle Vahap Tolga KOTAN Murat İNCE Doruk ERGUN Fon Toplam

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ekim ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi 2,9 Milyar dolar eksiyken, veri beklentilere paralel 2,89 milyar dolar açık olarak geldi. Ocak-Ekim arasındaki 2013 cari

Detaylı

EURO BÖLGESİ İZLEME RAPORU (15 AĞUSTOS - 15 EYLÜL) I- GENEL EKONOMİK GÖSTERGELERE İLİŞKİN GELİŞMELER

EURO BÖLGESİ İZLEME RAPORU (15 AĞUSTOS - 15 EYLÜL) I- GENEL EKONOMİK GÖSTERGELERE İLİŞKİN GELİŞMELER EURO BÖLGESİ İZLEME RAPORU (15 AĞUSTOS - 15 EYLÜL) I- GENEL EKONOMİK GÖSTERGELERE İLİŞKİN GELİŞMELER Düşük faiz oranları, kontrol altındaki enflasyon, euronun önde gelen para birimleri karşısındaki değer

Detaylı

Türkiye Ekonomisinde Dönüşüm

Türkiye Ekonomisinde Dönüşüm T.C. KALKINMA BAKANLIĞI Türkiye Ekonomisinde Dönüşüm Erhan USTA Müsteşar Yardımcısı 29 Şubat 2012 3. İzmir Ulusal Ekonomi Kongresi 1970 li Yıllar : Dünya 1971 yılında Bretton Woods sisteminin çöküşü Gelişmekte

Detaylı

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ocak ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -5,2 Milyar doların altında -4,88 milyar dolar olarak geldi. Ocak ayında dış ticaret açığı geçen yılın aynı ayına göre

Detaylı

Bölüm 1 (Devam) Finansal Piyasalar & Kurumlar

Bölüm 1 (Devam) Finansal Piyasalar & Kurumlar Bölüm 1 (Devam) Finansal Piyasalar & Kurumlar İşlenecek Konular Finansal piyasalar ve kurumların önemi Tasarrufların şirketlere akışı Finansal piyasaların ve aracıların fonksiyonları Değer maksimizasyonu

Detaylı

AB Krizi ve TCMB Para Politikası

AB Krizi ve TCMB Para Politikası AB Krizi ve TCMB Para Politikası Erdem Başçı Başkan 28 Haziran 2012 Stratejik Düşünce Enstitüsü, Ankara Sunum Planı I. Küresel Ekonomik Gelişmeler II. Yeni Politika Çerçevesi III. Dengelenme IV. Büyüme

Detaylı

VİRTUS Serbest Yatırım Fonu. Finans Yatırım Bosphorus Capital B Tipi Değişken Fon

VİRTUS Serbest Yatırım Fonu. Finans Yatırım Bosphorus Capital B Tipi Değişken Fon VİRTUS Serbest Yatırım Fonu Finans Yatırım Bosphorus Capital B Tipi Değişken Fon Bosphorus Capital Bosphorus Capital Portföy Yönetimi A.Ş. Türk finans piyasalarında aktif varlık yönetimine odaklı Türkiye

Detaylı

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR FDI doğrudan yabancı yatırım, bir ülke borsasında işlem gören şirketlerin hisselerinin bir diğer ülke veya ülkelerin kuruluşları tarafından satın alınmasını ifade eden portföy yatırımları dışında kalan

Detaylı

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA Problem 1 (KMS-2001) Kısa dönem toplam arz eğrisinin pozitif eğimli olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK RAPORU Bu rapor Garanti Emeklilik ve Hayat A.Ş. Altın Emeklilik Yatırım

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK RAPORU Bu rapor Garanti Emeklilik ve Hayat A.Ş. Altın Emeklilik Yatırım 26/06/2013 31/12/2013 DÖNEMİNE İLİŞKİN GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN EMEKLİLİK YATIRIM FONU 6 AYLIK RAPORU BU RAPOR EMEKLİLİK YATIRIM FONLARININ KAMUYU AYDINLATMA AMACIYLA DÜZENLENEN YÜKÜMLÜLÜKLERİ

Detaylı

II. Ulusal Ekonomik Görünüm 2

II. Ulusal Ekonomik Görünüm 2 II. Ulusal Ekonomik Görünüm 2 3 yılının ikinci çeyreğinde iktisadi faaliyet yılın ilk çeyreğine kıyasla daha olumlu bir görünüm sergilemiştir. İç tüketimdeki canlanma ve altın ticaretindeki baz etkisi

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM 2013 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,8 oranında büyüyen ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 3,6 oranında büyümüştür. ABD de 6 Aralık 2013 te

Detaylı

1 OCAK - 30 HAZİRAN 2015 ARA HESAP DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU VE YATIRIM PERFORMANSI KONUSUNDA KAMUYA AÇIKLANAN BİLGİLERE İLİŞKİN RAPOR

1 OCAK - 30 HAZİRAN 2015 ARA HESAP DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU VE YATIRIM PERFORMANSI KONUSUNDA KAMUYA AÇIKLANAN BİLGİLERE İLİŞKİN RAPOR GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU NUN 1 OCAK - 30 HAZİRAN 2015 ARA HESAP DÖNEMİNE AİT VE YATIRIM PERFORMANSI KONUSUNDA KAMUYA AÇIKLANAN BİLGİLERE İLİŞKİN RAPOR NUN HAZIRLANMA

Detaylı

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU Bu rapor Cigna Finans Emeklilik ve Hayat A.Ş. Para Piyasası Likit Kamu

Detaylı

Ulusal Finans Sempozyumu Dr. İbrahim M. Turhan Başkan Yardımcısı

Ulusal Finans Sempozyumu Dr. İbrahim M. Turhan Başkan Yardımcısı Ulusal Finans Sempozyumu Dr. İbrahim M. Turhan Başkan Yardımcısı 13 Ekim 2011 Malatya KÜRESEL KRİZ ORTAMINA NASIL GELİNDİ? Net Bugünkü Değer Yöntemi Varlık fiyatlarının indirgenmiş nakit akımları (Net

Detaylı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme: Yatırım ve Tasarrufun Fonksiyonu Büyüme : Büyümenin Temel Unsuru : Üretimin Temel Faktörleri : Üretimin Diğer

Detaylı

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 13 Ağustos Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı ikinci çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU SPK 7. ARAMA KONFERANSI NDA YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 ARALIK

Detaylı

Groupama Emeklilik Fonları

Groupama Emeklilik Fonları Groupama Emeklilik Fonları BEK - Groupama Emeklilik Gelir Amaçlı Kamu Borçlanma Araçları Emeklilik Yatırım Fonu Şubat ayında, Ocak ayında küresel piyasalarda görülen yukarı yönlü güçlü hareketin devam

Detaylı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı POLİTİKANOTU Mart2011 N201139 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Cari açık, uzun yıllardan

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI TABLO LİSTESİ

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI TABLO LİSTESİ TABLO LİSTESİ Tablo I.1. Ödemeler Dengesi (Milyar ABD doları) 6 Tablo I.2. Cari İşlemler Açığını Finanse Eden Taraflar (Milyar ABD doları) 7 Tablo I.3. Seçilmiş Ekonomilerde Cari İşlemler Dengesinin GSYİH

Detaylı

KURUMLAR KISA ÖZET KOLAYAOF

KURUMLAR KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. FİNANSAL KURUMLAR KISA ÖZET KOLAYAOF

Detaylı

TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ

TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ GAZİ ERÇEL BAŞKAN TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI 6. Uluslararası Finans ve Ekonomi Forumu VİYANA, 9 KASIM 2000 Euro ile ilgili görüşlerimi sizlerle paylaşmak üzere, bu

Detaylı

Ödemeler Dengesi Doç. Dr. Dilek Seymen Araş. Gör. Aslı Seda Bilman 1 Plan Ödemeler Dengesi, tanım, kapsamı Ana Hesap Grupları Cari Denge, Sermaye Hesabı Dengesi Farklı Ödemeler Dengesi Tanımları Otonom

Detaylı

http://acikogretimx.com

http://acikogretimx.com 2009 S 4421- SERMYE PiYSSı VE FiNNSL KURUMLR 1. Birikim açığı olan ekonomik birimlerle birikim fazlalığı olan ekonomik birimlerin karşılaştığı ve finansal varlıkların alınıp satıldığı piyasalara ne ad

Detaylı

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler İkinci Dünya Savaşı ndan sonra başlayıp 1990 sonrasında ivme kazanan ulusal ve uluslararası finansal

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Gruplara Yönelik Gelir Amaçlı Kamu Borçlanma Araçları

Detaylı

1) Ekonominin Genel Durumu ve Piyasalar:

1) Ekonominin Genel Durumu ve Piyasalar: 01.01.2007 30.06.2007 DÖNEMİNE İLİŞKİN YAPI KREDİ EMEKLİLİK A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU FAALİYET RAPORU 1) Ekonominin Genel Durumu ve Piyasalar: Ocak ayının

Detaylı

PİYASAYA BAKIŞ 24 Temmuz 2013

PİYASAYA BAKIŞ 24 Temmuz 2013 PİYASAYA BAKIŞ 24 Temmuz 2013 RİSKİN İŞTAHI KAÇARSA Bernanke nin Mayıs ayı içerisinde yaptığı açıklama ile başlayan riskten kaçınma eğilimi 19 20 Haziran FED toplantısı ile doruğa ulaştı. FED in 85 milyar

Detaylı

BEH - Groupama Emeklilik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu

BEH - Groupama Emeklilik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BEH - Groupama Emeklilik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BIST-100 endeksi, Haziran ayı içerisinde %11,28 lik düşüş göstererek 76.295 seviyesinden kapandı. Aynı dönem içerisinde Bankacılık

Detaylı

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 15 Haziran Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

31/12/2011-31/03/2012 tarihleri arasında fon getirisi %2,11 olarak gerçekleşirken, yönetici benchmarkının getirisi %2,49 olarak gerçekleşmiştir.

31/12/2011-31/03/2012 tarihleri arasında fon getirisi %2,11 olarak gerçekleşirken, yönetici benchmarkının getirisi %2,49 olarak gerçekleşmiştir. GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. LİKİT-KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2012 YILI 3 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi genel olarak 2011 yılını bir önceki yıldan devraldığı Euro

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2008 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2008 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2008 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu Yılın ilk ve ikinci çeyreğindeki sırayla

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM ABD Merkez Bankası FED, 18 Aralık tarihinde tahvil alım programında azaltıma giderek toplam tahvil alım miktarını 85 milyar dolardan 75 milyar

Detaylı

KÜRESEL EKONOMİ VE TÜRKİYE EKONOMİSİNDE BEKLENTİLER

KÜRESEL EKONOMİ VE TÜRKİYE EKONOMİSİNDE BEKLENTİLER KÜRESEL EKONOMİ VE TÜRKİYE EKONOMİSİNDE BEKLENTİLER NİSAN 2014 Birleşmiş Milletler (UN), Uluslararasın Para Fonu (IMF), Ekonomik İşbirliği ve Kalınma Teşkilatı (OECD) ve Dünya Bankası nın (WB), küresel

Detaylı

İçindekiler kısa tablosu

İçindekiler kısa tablosu İçindekiler kısa tablosu Önsöz x Rehberli Tur xii Kutulanmış Malzeme xiv Yazarlar Hakkında xx BİRİNCİ KISIM Giriş 1 İktisat ve ekonomi 2 2 Ekonomik analiz araçları 22 3 Arz, talep ve piyasa 42 İKİNCİ KISIM

Detaylı

05/07/2013 31/12/2013 DÖNEMİNE İLİŞKİN GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTERNATİF STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 6 AYLIK RAPORU BU RAPOR EMEKLİLİK YATIRIM FONLARININ KAMUYU AYDINLATMA AMACIYLA DÜZENLENEN

Detaylı

HALK HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU. Yatırım Ve Yönetime İlişkin Bilgiler

HALK HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU. Yatırım Ve Yönetime İlişkin Bilgiler A. TANITICI BİLGİLER Portföy Bilgileri Halka Arz Tarihi 13.06.2012 (*) 02 Ocak 2013 tarihi itibariyle Yatırım Ve Yönetime İlişkin Bilgiler Portföy Yöneticileri Murat Zaman, Kerem Yerebasmaz, Serkan Şevik,

Detaylı

1- Ekonominin Genel durumu

1- Ekonominin Genel durumu GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2014 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu 2014 yılı TCMB nin Ocak ayında faizleri belirgin

Detaylı

Marmara Üniversitesi Finans Sektöründe Yabancı Sermaye Sempozyumu

Marmara Üniversitesi Finans Sektöründe Yabancı Sermaye Sempozyumu Marmara Üniversitesi Finans Sektöründe Yabancı Sermaye Sempozyumu (14 Aralık 2007, İstanbul) Nevzat Öztangut Başkan, Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği Değerli konuklar, Aracı Kuruluşlar

Detaylı

Makro Veri. Cari açık yeni rekorda. Tablo 1: Cari Denge (milyon $) -month,

Makro Veri. Cari açık yeni rekorda. Tablo 1: Cari Denge (milyon $) -month, Makro Veri Ödemeler Dengesi: Cari açık yeni rekorda İbrahim Aksoy Ekonomist Tel: +90 212 334 91 04 E-mail: iaksoy@sekeryatirim.com.tr Cari denge Aralık ta 7,5 milyar $ rekor açık verirken, rakam, piyasa

Detaylı

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ DEĞERLENDİRMEK ÜZERE DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI KONUŞMA METNİ 15 TEMMUZ 2013

Detaylı

ULUSOY UN SANAYİ VE TİCARET A.Ş. DEĞERLENDİRME RAPORU-2 ŞEKER YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş. 29 EYLÜL 2015

ULUSOY UN SANAYİ VE TİCARET A.Ş. DEĞERLENDİRME RAPORU-2 ŞEKER YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş. 29 EYLÜL 2015 ULUSOY UN SANAYİ VE TİCARET A.Ş. DEĞERLENDİRME RAPORU-2 ŞEKER YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş. 29 EYLÜL 2015 1 Değerlendirme Raporunun Amacı Bu rapor Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yayınlanan 22.06.2013

Detaylı

Finansal Piyasa Dinamikleri. Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com

Finansal Piyasa Dinamikleri. Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com Finansal Piyasa Dinamikleri Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com Neleri İşleyeceğiz? Finansal Sistemin Resmi Makro Göstergeler ve Yorumlanması Para ve Maliye Politikaları Merkez Bankası ve Piyasalar Finansal Piyasalardaki

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Para Piyasası Likit Emeklilik Yatırım Fonu(KAMU) Emeklilik Yatırım Fonu nun

Detaylı

Rapor N o : SYMM 116 /1552-117

Rapor N o : SYMM 116 /1552-117 Rapor N o : SYMM 116 /1552-117 BÜYÜME AMAÇLI ULUSLAR ARASI KARMA EMEKLİLİK YATIRIM FONU NUN YATIRIM PERFORMANSI KONUSUNDA KAMUYA AÇIKLANAN BİLGİLERE İLİŞKİN 30.06.2009 TARİHİ İTİBARİYLE BİTEN HESAP DÖNEMİME

Detaylı

EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası

EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Erdem Başçı Başkan 6 Ocak 212 Bursa Sunum Planı I. Küresel Gelişmeler II. Para Politikası III. Türkiye Ekonomisinde Son Gelişmeler 2 Sunum Planı I. Küresel

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2010 YILI 9 AYLIK FAALİYET RAPORU

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2010 YILI 9 AYLIK FAALİYET RAPORU GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2010 YILI 9 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu ABD ekonomisindeki büyümenin ikinci çeyrekte %1.7 olarak

Detaylı

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM KALKINMA VE FİNANS

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM KALKINMA VE FİNANS SUNUŞ İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM KALKINMA VE FİNANS I- Ekonomik kalkınma/1 II- Tasarruf/4 1- İç tasarruf/5 1.1. Bireysel tasarruf/5 1.2. Kurumsal tasarruf7 1.3. Devletin bütçe fazlası/8 2- Dış

Detaylı

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ AYLIK EKONOMİK GÖSTERGELER EKİM 2015 Hazine Müsteşarlığı Matbaası Ankara, 22 Ekim 2015 İÇİNDEKİLER TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELER i I. ÜRETİM I.1.1.

Detaylı

Finansal Amaç, Finans Fonksiyonu, Finansal Çevre 3 38

Finansal Amaç, Finans Fonksiyonu, Finansal Çevre 3 38 İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM Finansal Amaç, Finans Fonksiyonu, Finansal Çevre 3 38 I. Finansman Nedir?, 6 Finansal Yönetim, 7; Yatırımlar, 9; Finansal Pazarlar, 10; Finansal Kurumlar, 13; Finansal Araçlar

Detaylı

GARANTİEMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU DIŞBORÇLANMA ARAÇLARI (EUROBOND) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2010 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU

GARANTİEMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU DIŞBORÇLANMA ARAÇLARI (EUROBOND) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2010 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU GARANTİEMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU DIŞBORÇLANMA ARAÇLARI (EUROBOND) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2010 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu 2010 yılıson çeyreğinde ABD de konut

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ NAZİLLİ İİBF İKTİSAT BÖLÜMÜ VE AVRUPA ARAŞTIRMALAR MERKEZİ TARAFINDAN DÜZENLENEN GÜNCEL EKONOMİK SORUNLAR KONGRESİ NDE YAPACAĞI Açılış Konuşmasının

Detaylı

TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME

TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME 1 TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME 12.0 Türkiye GSYİH Büyüme Oranları(%) 10.0 9.4 8.4 9.2 8.8 8.0 6.0 4.0 6.8 6.2 5.3 6.9 4.7 4.0 4.0 5.0 2.0 0.7 2.1 0.0-2.0-4.0-6.0-8.0-5.7-4.8 Tahmin(%) 2014

Detaylı

BEH - Groupama Emeklilik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu

BEH - Groupama Emeklilik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BEH - Groupama Emeklilik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BIST-100 endeksi, Mayıs ayı içerisinde %0,07 lik düşüş göstererek 85.990 seviyesinden kapandı. Aynı dönem içerisinde Bankacılık

Detaylı

Ekonomik Göstergeler Neyi Gösteriyor? 2013 e Bakış ve 2014 Beklentileri

Ekonomik Göstergeler Neyi Gösteriyor? 2013 e Bakış ve 2014 Beklentileri www.pwc.com.tr. 12. Çözüm Ortaklığı Platformu Ekonomik Göstergeler Neyi Gösteriyor? 2013 e Bakış ve 2014 Beklentileri İçerik 1. 2013 Nasıl Geçti? 2. 2014 e İlişkin Beklentiler 3. Makroekonomiyle Vergi

Detaylı

5. Borçlanma aracı ihracı için Yetkili organ kararının alındığı tarihten itibaren en geç kaç yıl içinde Kurula başvuruda bulunulması zorunludur?

5. Borçlanma aracı ihracı için Yetkili organ kararının alındığı tarihten itibaren en geç kaç yıl içinde Kurula başvuruda bulunulması zorunludur? 1. Yatırım amacı taşıyan kıymetli evrak aşağıdakilerden hangisidir? a. Menkul kıymet b. Para c. Çek d. Bono e. Poliçe 2. Aşağıdakilerden hangisi payların sahibine sağladığı mali haklardan a. Kar payı alma

Detaylı

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak geride

Detaylı

Dünyada ve Türkiye de Doğrudan yabancı Sermaye Yatırımları

Dünyada ve Türkiye de Doğrudan yabancı Sermaye Yatırımları Dünyada ve Türkiye de Doğrudan yabancı Sermaye Yatırımları Uluslararası sermaye hareketleri temel olarak kalkınma amaçlı, hibe ve kredi şeklindeki resmi sermaye hareketleri ile özel sermaye hareketlerinden

Detaylı

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU DÖNEM İÇERİSİNDE BANKANIN YÖNETİM KURULU ÜYELERİNE İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER Dönem içerisinde Bankamız ortaklık yapısında değişiklik

Detaylı

* EL KAZANDI BİZ ÖVÜNÜYORUZ *BORSA 2012 DE DE YABANCIYA ÇALIŞTI *İstanbul da kazanıp, New York ta, Londra da şampanya patlattılar

* EL KAZANDI BİZ ÖVÜNÜYORUZ *BORSA 2012 DE DE YABANCIYA ÇALIŞTI *İstanbul da kazanıp, New York ta, Londra da şampanya patlattılar Umut Oran Basın Açıklaması 06.01.2013 Yarın Aydın-Söke de pamuk üreticileriyle bir araya gelecek olan CHP Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Umut Oran ın, yazılı açıklaması şöyle: * EL KAZANDI

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2004 YILI FAALİYET RAPORU

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2004 YILI FAALİYET RAPORU GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2004 YILI FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu 2004 yılı 4. çeyrekte piyasalara yön veren olay

Detaylı

1- Ekonominin Genel durumu

1- Ekonominin Genel durumu GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu Küresel ekonomide erken ve ne kadar süreceği belirsiz bir düzeltme hareketinin olumsuz etkileri ile karşı karşıya

Detaylı

Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi

Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi 2015 YILI

Detaylı

MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR

MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR Sermaye Hareketleri ve Döviz Kuru Politikaları Türkiye Ekonomi Kurumu Paneli Doç.Dr.Erdem BAŞÇI Başkan Yardımcısı, TCMB 11 Aralık 2010, Ankara 1 Konuşma Planı 1. Merkez

Detaylı

VII PARA, BANKA VE MALÝ PÝYASALAR

VII PARA, BANKA VE MALÝ PÝYASALAR VII PARA, BANKA VE MALÝ PÝYASALAR 103 104 PARA, BANKA VE MALÝ PÝYASALAR A. GENEL DURUM 2002 yýlý baþýndan itibaren dalgalý kur rejimi altýnda nominal çýpa olarak para tabanýnýn ve örtük enflasyon hedeflemesinin

Detaylı

ZİRAAT HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01. 31.03.2012 HESAP DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU VE YATIRIM PERFORMANSI

ZİRAAT HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01. 31.03.2012 HESAP DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU VE YATIRIM PERFORMANSI 01.01. 31.03.2012 HESAP DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU VE YATIRIM PERFORMANSI KONUSUNDA KAMUYA AÇIKLANAN BİLGİLERE İLİŞKİN RAPOR NUN YATIRIM PERFORMANSI KONUSUNDA KAMUYA AÇIKLANAN BİLGİLERE İLİŞKİN

Detaylı

TEB MALİ YATIRIMLAR A.Ş. 2010 YILI 1. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU. Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2010 31.03.2010

TEB MALİ YATIRIMLAR A.Ş. 2010 YILI 1. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU. Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2010 31.03.2010 TEB MALİ YATIRIMLAR A.Ş. 2010 YILI 1. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2010 31.03.2010 Şirketin Ticaret Ünvanı : TEB Mali Yatırımlar A.Ş. Genel Müdürlük Adresi : Meclis-i

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI GRAFİK LİSTESİ

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI GRAFİK LİSTESİ GRAFİK LİSTESİ Grafik I.1. VIX Endeksi 1 Grafik I.2. itraxx Europe Crossover Endeksi 1 Grafik I.3. Gelişmiş Ülke Döviz Kurları 2 Grafik I.4. ABD 10 Yıllık Devlet Tahvili Getirisi 2 Grafik I.5. Gelişmiş

Detaylı

15.433 YATIRIM. Ders 19: Menkul Kıymet Analizi. Bahar 2003

15.433 YATIRIM. Ders 19: Menkul Kıymet Analizi. Bahar 2003 15.433 YATIRIM Ders 19: Menkul Kıymet Analizi Bahar 2003 Giriş Piyasada gözlemlediğimiz fiyatlar nasıl açıklanır? Etkin bir piyasada, fiyat kamuya açık olan tüm bilgileri yansıtır. Piyasa bilgisini piyasa

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. Gelir Amaçlı Esnek Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2008-31.12.2008 dönemine ilişkin

Detaylı

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ DERS İÇERİĞİ Ders Adı Ders Türü Finansın İlkeleri Zorunlu DERS HEDEFİ Finansın İlkeleri dersini alan öğrenciler aşağıdaki becerileri kazanacaktır: Finans nedir ve çalışma alanları nelerdir sorularına cevap

Detaylı

AEGON EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU FON KURULU İKİNCİ 3 AYLIK FAALİYET RAPORU

AEGON EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU FON KURULU İKİNCİ 3 AYLIK FAALİYET RAPORU AEGON EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU FON KURULU İKİNCİ 3 AYLIK FAALİYET RAPORU Bu rapor AEGON Emeklilik ve Hayat A.Ş. Dengeli Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.04.2010-30.06.2010 dönemine

Detaylı

KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ VE YENİ FİNANSAMAN YÖNTEMLERİ. Öğr. Gör. Aynur Arslan BURŞUK

KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ VE YENİ FİNANSAMAN YÖNTEMLERİ. Öğr. Gör. Aynur Arslan BURŞUK KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ VE YENİ FİNANSAMAN YÖNTEMLERİ Öğr. Gör. Aynur Arslan BURŞUK KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ Finansman, işletmelerin temel işlevlerini yerine getirirken yararlanacakları

Detaylı

2013 2. Çeyrek Raporu

2013 2. Çeyrek Raporu Amaç ve Yöntem Bu araştırmanın amacı, Türkiye de kentsel yerleşim yerlerinde 18 yaş ve üzerindeki bireylerin tasarruf eğilimlerini izlemektir. NUTS1 bölgelerinde seçilen 26 ilde her ay tesadüfi olarak

Detaylı

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI BİRİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI BİRİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI BİRİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU DÖNEM İÇERİSİNDE BANKANIN YÖNETİM KURULU ÜYELERİNE İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER Dönem içerisinde Bankamız ortaklık yapısında değişiklik

Detaylı

Bankacılık sektörü. 2002-2008 Mart. Mayıs 2008

Bankacılık sektörü. 2002-2008 Mart. Mayıs 2008 Bankacılık sektörü 2002-2008 Mart Mayıs 2008 Sunumun içeriği I- Finansal sektörün büyüklüğü ve kamu ile ilişkisi II- Bankacılık sistemine ilişkin bilgiler III- Büyüme IV- Bilanço yapısında değişme V-Risk

Detaylı

Fon Tanıtım Kılavuzu ERGO Emeklilik ve Hayat A.Ş.

Fon Tanıtım Kılavuzu ERGO Emeklilik ve Hayat A.Ş. Fon Tanıtım Kılavuzu ERGO Emeklilik ve Hayat A.Ş. 1) ERGO EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU Enflasyonun aşındırıcı etkisinden korunarak birikimlere İMKB repo piyasası

Detaylı