Küresel Kriz Sonrası Dış Ticarette Korumacılık 1. Ömer Çakıcı

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Küresel Kriz Sonrası Dış Ticarette Korumacılık 1. Ömer Çakıcı"

Transkript

1 Küresel Kriz Sonrası Dış Ticarette Korumacılık 1 Ömer Çakıcı GİRİŞ 1970 yılından sonraki en büyük kriz olduğu konusunda hemfikir olunan, hatta bazı ekonomistlerce küreselleşen dünya ekonomisinin de etkisiyle 1930 büyük ekonomi buhranından sonraki en büyük küresel kriz olarak da kabul edilen son finansal kriz, gelişmiş ülkelerden, öncelikle ABD den başlayarak bütün dünyayı sarmalına almıştır. ABD deki konut fiyatlarında ve ipotekler yoluyla oluşturulan menkul kıymetler sayesinde de likiditede oluşan balonların, mortgage kredilerinin geri ödemelerinin aksaması sonucu patlamasıyla başlayan kriz, öncelikle uluslararası finans kuruluşları eliyle, daha sonra da gelişmiş ülkelerdeki talep daralmaları yoluyla tüm dünyaya yayılmıştır. Mevcut küresel finansal krizin temelleri ABD, Avrupa ve diğer gelişmiş ülkelerdedir. Krizin muhtemel sebepleri, bu ülkelerdeki kötü krediler, yanlış dağıtım modelleri, sürdürülemez finansal altyapı ve finansal türevlerin kullanımı, yanlış kredi derecelendirmesi ve geniş global dengesizlikler olarak sıralanbilir. Fakat krizin temel sebebi arasında ABD ve diğer gelişmiş ülkeler tarafından izlenen gevşek (genişletici) para politikalarıdır. İlginçtir ki, 21 Kasım 2002 de verdiği bir konferansta deflasyon riskinin ve deflasyona yol açabilecek finansal sorunların ABD de yaşanma ihtimalini hemen hemen yok sayan Ben S. Bernanke, 2007 nin ortalarında başlayan bu krizi ABD Merkez Bankası Başkanı olarak yönetmek durumunda kalmıştır. Krizin ortaya çıkış süreci ve etkileri dikkate alınarak, ülke grupları ve bölgeler itibariyle dünyayı nasıl etkilediği ve bu krizden ne tür dersler çıkarılması gerektiği tartışılmaktadır. Bu sırada, krizin tüm dünyaya yansıyan en hayati sonuçlarından biri olan işsizliğin hızla artmasına karşı, tüm dünyada bazı tedbirler uygulamaya konulmuştur. 1 Yazarın bu çalışması, Maliye Hesap Uzmanları Vakfı tarafından düzenlenen Ekonomik ve Mali Araştırma Yarışmasında üçüncülük ödülüne layık görülmüştür. 1

2 Dünya yüzeyinde krize karşı para politikaları ile birlikte maliye politikaları da uygulanmaktadır. Özellikle, likidite sıkışıklığının giderilmesi ve talebin canlandırılması için piyasaya likidite enjekte edilmesinin yanısıra, faiz oranlarının neredeyse sıfır düzeylerine çekilmesi para politikası olarak uygulanırken, kamu harcamalarının artırılması suretiyle hem istihdamın artırılması, hem de talebin artırılmasına yönelik maliye politikaları da uygulama alanı bulmaktadır. Vergi indirimleri de talep daralmasına karşı uygulanan politikalar arasında yer almıştır. Nitekim, ABD, İngiltere, Almanya, Japonya, Çin gibi dünyanın önde gelen ekonomileri de küresel krizin etkisiyle azalan tüketim talebini canlandırmak, hızla artmakta olan işsizlik oranlarını düşürmek ve üretimi canlandırmak için para politikasına ek olarak, hem harcamaların artması hem de gelirin azalması suretiyle bütçe açığını artıracak maliye politikası önlemlerini de devreye sokmuşlardır. ABD de ve Avrupa ülkelerinde krize karşı alınan hızlı ekonomik tedbirler, finans sektörünün toparlanma sürecine girmesine, krizin etkilerinin de sınırlandırılmasına yardım etmiştir. Bundan sonraki süreçte muhtemeldir ki krize karşı alınan ve temelde deflasyonist baskıyı önlemeye yönelik önlemlerin enflasyonist riskleri tartışma konusu yapılacaktır. Şöyleki, ABD de ve Avrupa ülkelerinde finansal sisteme enjekte edilen toplamda 2 trilyon dolar dolaylarındaki likiditenin bundan sonraki süreçte enflasyonist baskı yaratma riski tartışılacaktır. Türkiye açısından bakıldığında, her ne kadar krizin 2001 de yaşadığımız ve ülkeyi ciddi anlamda fakirleştiren kriz kadar negatif etkileri görülmese de, bu krizin de ekonomimizi ciddi anlamda daralttığı ve küçülmeye neden olduğu aşikardır krizi ile bu kriz oluş şekillerinin yanısıra, sonuçları, etki alanları ve alınabilecek karşı tedbirler açısından kıyas kabul etmeyecek derecede farklıdır nispeten yerel bazda kalan ve kamu ekonomisinin yanısıra, bankacılık sektörünün yönetiminin son derece kötü olmasından kaynaklanan bir kriz iken; halihazırda yaşadığımız ekonomik kriz ise uluslararası finansal sistemde yaşanan ve açık ekonomilere başta ABD ekonomisi olmak üzere gelişmiş ekonomilerden ithal edilen bir krizdir. Bu nedenledir ki, 2001 krizinin sonucunda kamu borçlanmada olağanüstü sıkıntılar yaşarken, son krizde bu risk oldukça sınırlı kalmıştır. 2

3 Krizin Türkiye ye etkileri irdelenirken 2002 yılından 2008 yılına kadar Türkiye nin artan oranda cari açık verdiği ve bunun ağırlıklı olarak sıcak para ile karşılandığı, yani ekonominin ürettiğinden daha fazlasını tükettiği, dolayısıyla ekonomik kalkınmada tüketim ve sıcak paranın ciddi paya sahip olduğu dikkate alınmalıdır. Bu nedenledir ki, uluslararası piyasalardan gelmekte olan sıcak paranın azalması, durması ve hatta terse dönüşün başlamasının Türkiye ekonomisine etkide oldukça önemli olduğu görülmektedir. Bu durum Türkiye içi talebi ciddi anlamda daraltırken, ihracat yaptığımız başta AB üyesi ülkeler olmak üzere diğer ülkelerdeki talep daralması da ihracatımızı önemli ölçüde azaltmış, bu da özellikle 2009 yılında ülke içi üretim ve istihdamın ciddi yara almasına neden olmuştur. Krizlere karşı alınabilecek önlemler şüphesiz krizin niteliği ve sonuçlarıyla doğru orantılıdır. Yaşadığımız ekonomik kriz gibi kapsamlı ve global ekonomik krizlere karşı alınabilecek önlemleri ekonomi politikalarının sadece bir alt koluna sığdırmak olanaklı değildir. Dolayısıyla alınabilecek önlemler gelir ve gider (harcama) politikalarını kapsayan maliye politikaları ile para politikasını da kapsayacak şekilde geniş çerçevede ele alınmalıdır. Şüphesiz krizin türü ve etkileri dikkate alınarak politika tercihlerinde bir alan asli kabul edilerek, diğer politika argümanlarının da yardımcı unsurlar olarak dikkate alınması doğaldır. Bu kapsamda finansal kuruluşları iflasla karşı karşıya gelen ülkeler bu kuruluşlara yönelik doğrudan yardım paketleri açıklarken, Türkiye gibi krizi ithal eden ülkeler daha ziyade maliye politikalarına ağırlık vermişlerdir. Krizin gelişmekte olan ekonomilere çok hızlı ithal edilmesi ve etkilerini kısa zamanda göstermesi, şüphesiz ekonomide küreselleşmenin doğal sonuçlarındandır. Özellikle, finansal sektörde ciddi bozulma ve daralma neticesinde patlak veren son finansal kriz, tüketime dayalı büyüyen ve tüketimini de önemli ölçüde ithalatla karşılayan ve sıcak para hareketleriyle finanse eden Türkiye gibi ülkelerin, sıcak para bağımlılığından kurtulmak için ne gibi önlemler alınması gerektiği konusunu tekrar tartışmaya açmıştır. Bunun için Türkiye ekonomisinin cari açığı, bunun en büyük nedeni olan ithalatı ve dolayısıyla sıcak para ihtiyacını azaltması zorunlu görünmekle birlikte; bunun daha önce tecrübe ettiğimiz üzere, korumacı politikalarla yapılıp yapılamayacağı tartışma konusudur. Ayrıca, gümrük duvarlarıyla korumak suretiyle 3

4 uygulanan ithal ikameci politikalar yerine, özellikle Çin in kullandığı şekliyle kur politikalarının da bu kapsamda ele alınıp alınamayacağı da açıklanmaya muhtaçtır. Bu çalışmada, krizin analizinden sonra, klasik korumacılık politikalarını uygulayan Latin Amerika ülkelerine ve özellikle ihracat eksenli büyüme modellerini benimseyen açık ekonomi modelleri olarak Asya Kaplanları olarak nitelendirilen ülkelere karşılaştırmalı olarak göz atılacak; Türkiye nin ekonomik verileri ışığında korumacılık politikalarının çözüm olup olamayacağı irdelenecektir. 4

5 BİRİNCİ KISIM KÜRESEL FİNANSAL KRİZ 1. Krizin Sebepleri ABD de başlayarak tüm dünyayı etkisi altına alan küresel finansal krizin temelinde, finansal sistemin konut kredileri faiz oranlarındaki aşırı düşüş sonucu reel konut sektörüne yönelik kredi çabalarının artması, kredi tabanının genişletilmesinin yanısıra, konut kredilerine bağlı türev finansal enstrümanların artırılması suretiyle para tabanının genişlemesidir. Başlangıçta ABD ve devam eden süreçte AB ülkeleri faiz oranlarını ciddi oranlarda düşürüp, tüketimi daha da cazip hale getirmişlerdir. Mayıs 2000 den Kasım 2001 e kadar Amerikan Merkez Bankası FED faiz oranlarını %6.5 ten %1.75 e kadar düşürmüş, Haziran 2003 te ise %1 e indirmiştir. Bu süreci destekleyecek şekilde, ABD nin yanısıra İngiltere ve Almanya gibi Avrupa ülkeleri de 2000 sonrasında bütçelerinde açık vermek suretiyle kamu harcamaları yoluyla da tüketimi artırma yoluna gitmişlerdir. ABD de faiz indirimleriyle teşvik, kamu harcamalarıyla doğrudan müdahale edilen tüketim harcamaları, vergi teşvikleriyle desteklenmiştir. Faiz indirimlerine ilk ve en önemli tepki tabi ki konut sektöründen gelmiştir. Ayrıca, bankalarla birlikte ipoteğe dayalı finansman kuruluşları da konut kredisi satma konusunda çabalarını artırmışlardır. Alıcı tarafında ise, kredibilitesi yüksek kişiler kredi aldığı gibi, işi ve geliri olmayanlar da mevcut düşük maliyetli kredi imkânlarından yararlanmak için kredi kuruluşlarından yalan beyan veya kredi kuruluşlarının göz yummasıyla kredi kullanmaya başlamışlardır. Kredi hacminin genişletilmesinde, ilk iki yıl çok düşük ödemeli veya hiç ödemesiz uzun vadeli kredilerin rolü büyüktü. Uluslarası platformda en fazla kullanılan para biriminin sahibi olan ABD nin uyguladığı gerek genişletici, gerekse daraltıcı para politikaları, yıllar içerisinde gelişmekte olan ülkelerde olağanüstü istikrarsızlıklar ve depresyona neden olmuştur. 5

6 Bu kapsamda, ABD Merkez Bankası nın uyguladığı faiz politikalarına bakabiliriz: Ocak 1990 da geçerli faiz oranı %8,3 olmasına karşın, FED Ekim Ağustos 1994 sürecinde bu oranı %3 e çekmiştir. Aynı şekilde, Ocak 2001 de %6.5 olan faiz oranı, Aralık 2001 Ekim 2004 döneminde %1 2 aralığına çekilmiştir. Ekim Ekim 2007 arasında oran %5 e çıkmasına karşın, Ekim 2008 e kadar tekrar %0,2 ye düşürülmüştür. 2 ABD para politikasındaki bu temel kaymaların her biri, aynı anda ve özellikle kırılgan gelişmekte olan Latin Amerika, Orta Amerika, Doğu Asya Ülkeleri ile Çin ve Hindistan gibi ekonomilerde global bir patlama ve akabinde depresyona neden olmaktadır. ABD ve diğer gelişmiş ülkelerin para politikalarındaki aşırı oynaklık, aynı şekilde gelişmekte olan ekonomilere para ve sermaye akışlarında aşırı oynamalara neden olmakta ve sermaye piyasalarına zarar vermektedir. Bu yolla kredi hacmi genişlerken, hanehalkı kredi borçları da ciddi oranlarda artmıştır. Şöyleki, hane halkı kredi borçları aralığında ABD de harcanabilir kişisel gelirin %98 inden %136 sına, İngiltere de %120 sinden %180 ine, avro bölgesinde ise %71 inden %91 ine çıkmıştır. Mortgage piyasası, ana kredinin düzenlenip kullanıldığı birincil piyasalar ile bu kredilere dayalı menkul kıymetlerin alınıp satıldığı ikincil piyasalardan oluşmaktadır. Gelişmiş ülkelerde, ipoteğe dayalı menkul kıymetler olarak gösterilen ikincil piyasadaki menkul kıymetler vasıtasıyla kredi tabanının para tabanına etkisi oldukça genişlemiştir. ABD de Ginnie Mae (tamamen kamusal), Fannie Mae ve Freddie Mac (kamu tarafından destekli) gibi şirketler ikincil piyasada ipoteğe dayalı menkul kıymetler piyasasını oldukça geliştirmişlerdi. Bu kurumların uyguladığı menkul kıymet oluşturma yöntemleri özel sektör kuruluşları tarafından da örnek alınmıştır. Bu kuruluşlar tam olarak bankaların ipotekli konut kredilerini alıp menkul kıymet oluşturmaktaydı. Bunun yanısıra, emeklilik fonları gibi risk derecesi belirli bir notun altında olan yatırım araçlarına yatırım yapamayan fonlar için de, altta esasen riskli 2 MOHAN, Rakesh (2009), India and Global Crisis - The Worst is Over for India: 9% plus Growth Soon, Says, (Erişim: ) 6

7 olan fonların bileşiminden, alttaki tahvil ve benzeri finansal enstrümanlar teminat alınmak suretiyle CDO (collaterized debt obligation) gibi yeni fonlar oluşturulmuştur. Riskli fakat getirisi yüksek alanlara yatırım yapan hedge fonlara ek olarak, artık altta riskli olsa da yeni türev enstrümanla kredibilitesi artırılmış yeni yatırım alanı oluşturulmuştur. Monoline, yani konut kredileri ile kredi kartına bağlı krediler gibi kredileri sigortalayan finansal kurumlar, birincil piyasa açısından önemli olsa da, tümüyle ana banka verilerine dayanmaktaydılar. Hedge fonlar da, 2000 yılındaki 400 milyar dolarlık hacimden, 2006 da 1,4 trilyon dolar işlem hacmine ulaşarak, piyasada önemli yatırım araçlarından biri haline geldiler. Dolayısıyla, riskli menkul kıymetler üretilmekte ve bunlara da alıcılar bulunabilmekteydi. Düşük faiz oranlı ve oldukça uygun koşullu mortgage kredileri sayesinde, konut sektöründe olan talep olağanüstü artarken, konut fiyatları da ciddi ölçüde arttı. Aşağıdaki tablodan da görüleceği üzere, menkul kıymetleştirme süreciyle de balonlaştırılan likidite, kredi genişlemesiyle beraber artan talep, konut fiyatlarını da ciddi anlamda artırarak balon oluşturmuştur. Şekil 1: Küresel Dengesizlik, Likidite ve ABD Ev Fiyatları (WEO, 2009) Küresel Dengesizlik, Likidite ve ABD Ev Fiyatları 2 Şekil 1 den anlaşılacağı üzere; 1998 den 2005 e rezervlerle birlikte para tabanı iki katından fazla artarken, aynı süreçte ABD ev fiyatları dört katından fazla artmıştır. Para tabanının genişlemesi, aynı zamanda arz talep dengesizliğine yol açarken, küresel dengesizliği de artırmıştır. 7

8 Özet olarak, son yıllarda ABD ve Avrupa ükelerinde uygulanan aşırı gevşek (genişletici) para politikaları sonucunda toplam talep, üretim miktarını aşmış, Çin de büyük cari fazlaya yol açan bu süreç, gelişmiş ülkelerde ise cari açıklara neden olmuştur. Finansal kurumlarda artan gevşek yönetim tarzı ve 2007 de FED in borç verme faiz oranlarını aşırı düşürmesi, petrol fiyatlarındaki hızlı tırmanış, emtia ve varlık fiyatlarındaki yükselişler hep birlikte kriz için gerekli sahneyi hazırlamışlardır. Özellikle sub-prime, yani kredibilitesi yetersiz kişilere verilen kredilerin geri dönüşlerinde sorunların başlamasıyla birlikte, konut sektöründe talep yerini arza bırakmış ve ipotek olarak finansal kuruluşlar tarafından konut satışları hızla artmıştır. Bu süreç, konut fiyatlarının gerilemesine ve hatta ipotek tutarının da çok altına inmesine neden olmuş, dolayısıyla evin satılması karşılığında elde edilen bedel kredi anaparasını karşılayamaz duruma gelmiştir. Buna ek olarak, konut sektöründe olağanüstü artan arz miktarına karşılık düşen talep de düşük fiyatlı bile olsa alıcı bulunmasını zorlaştırmıştır. Dolayısıyla, konut kredilerinden ve buna bağlı ipoteklerden hareketle oluşan birincil ve ikincil piyasa çökmeye başlamış, dev finans kuruluşları dev zararlar açıklamaya başlamışlardır. Yani, finans sektöründe oluşturulan balonlar bir bir patlamaya başlamıştır. Avrupa da da benzer sistemin uygulanması, Avrupa ülkelerinin de ciddi patlaklar vermesine yol açmış, ABD finans sektöründe faaliyet gösteren finansal kuruluşlarının uluslar arası niteliği de krizin eş zamanlı olarak dünyanın diğer bölgelerine yansımasına neden olmuştur. Sonraki süreçte, ABD başta olmak üzere gelişmiş ülkelerdeki talebin düşmesi, diğer ülkelerden bu ülkelere ihracatın önemli ölçüde azalmasına, üretimin azalması yoluyla ihracatı azalan ülkelerdeki işsizliğin artmasına neden olmuştur. Sonuçta, krizin en önemli nedeni olarak konut sektöründe oluşturulan fiyat balonunun yanısıra, konut kredilerine bağlı ipoteklerin ikincil piyasada menkulleştirilmesi suretiyle likiditede oluşturulan balonların patlamasının krize neden olduğu görülmektedir. 2.Krizin Küresel Etkileri Aşağıdaki şekilden de anlaşılacağı üzere, 2009 da kriz nedeniyle dünya GSYH si küçülmüş, gelişmiş ülkelerin GSYH sinde keskin düşüş (negatif büyüme) yaşanırken, az gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomilerin GSYH büyüme hızı pozitif kalmakla 8

9 birlikte düşmüştür. Kriz öncesi talepteki canlanmaya bağlı olarak zirve yapan tüketici fiyatları ile reel emtia fiyatları da krizin etkisiyle keskin düşüşler yaşamıştır. Dünya ticaret hacmi de, % 10 un üzerinde küçülerek 1970 den sonraki en yüksek küçülmeyi yaşamıştır. Aynı şekilde, krizin etkisiyle gelişmiş ülkelerin küresel GSYH büyümesine katkıları negaif olurken, Çin in ve diğer gelişmekte olan ekonomilerin pozitif etkisi oransal olarak azalmakla birlikte devam etmiştir. Şekil 2: Küresel Veriler (IMF WEO, 2009) Reel Dünya GSYH Büyümesi Reel GSYH Büyümesi Tüketici Fiyatları Reel Emtia Fiyatları (1995=100) Dünya Ticaret Hacmi (Mal ve Hizmetler) Küresel GSYH ye Katkı Büyüme, SGP ye göre (%, Üç yıllık hareketli ortalama) 2 Gelişmiş ülkelerdeki kredi piyasalarının Eylül 2008 den sonra ciddi oranda zarar görmesi ve iç talebin ciddi şekilde azalması, dünya üzerinde reel ekonomiye oldukça negatif şekilde yansımıştır. Sanayi üretimi, ticaret ve istihdam krizin patlak verdiği Eylül 2008 den sonra olağanüstü gerilemiştir. Gerek fiyatlardaki düşüş, gerekse talepteki azalmaya bağlı olarak dünya ticaretinin parasal değeri azalmış, özellikle gelişmiş ülkelerdeki istihdam ciddi darbe yemiştir. Şekilden de görüleceği üzere, ABD de işsizlik olağanüstü artarken, AB ülkeleri ile Japonya da istihdamdaki azalma nispeten sınırlı kalmıştır. Dünya ticaretindeki azalmaya paralel olarak, gelişmekte olan ekonomilerde perakende satışların artış hızı azalırken, gelişmiş ekonomilerde perakende satışlar %5 in üzerinde azalmıştır. 9

10 Şekil 3: Güncel Veriler (Aksi belirtilmemişse yıllık artış oranı) (IMF WEO, 2010) Dünya T ic areti S anayi Üretimi Emerging As ia İs tihdam Perakende S atışlar 3 Şekil 4 ten de anlaşılacağı üzere, talep düzeyindeki gerilemeye bağlı olarak, enflasyon baskısı oluşmamış, gerek ana enflasyon rakamlarında, gerekse çekirdek enflasyon rakamlarında ciddi gerilemeler olmuştur. Gıda fiyatlarındaki artış oranı pozitif olmakla birlikte düşerken, gelişmiş ekonomilerdeki enerji fiyatları gerilemiş, gelişmekte olan ekonomilerde de enerji fiyatlarındaki artış oranı azalmıştır. Bu durum da, dünya enerji fiyatlarında gerilemeye yol açmıştır. Şekil 4: Küresel Enflasyon (TÜFE de 12 aylık değiim) (IMF WEO, 2009) Enflasyon Çekirdek Enflasyon Gıda Fiyatları Enerji Fiyatları 8 10

11 Kriz öncesinde üretim ve talep patlamasına bağlı olarak fiyatları olağanüstü artan ve krizle birlikte yine olağanüstü düşen petrol ve emtia fiyatları, kriz sonrasında toparlanmaya başlamıştır. Şekil 5: Emtia ve Petrol Fiyatları (IMF WEO, 2010) Emtia Fiyat Endeks i (Oc ak 2003 = 1 00) Ortalama Petrol S pot ve Gelecek Fiyatı) (Varilin ABD Doları Fiyatı) 5 Şekil 6 da ise, gelişmiş ülkelerdeki para piyasalarına ilişkin gelişmeler yer almaktadır. Enflasyon baskısındaki hızlı gerileme ve ekonomik görünümdeki ciddi bozulmalara paralel olarak, gelişmiş ülkeler faiz oranlarını keskin bir şekilde düşürmüştür. Aşağıdaki tablodan da görüleceği üzere, gelişmiş ülkelerde gerek nominal gerekse reel kısa vadeli faiz oranları önemli ölçüde gerilemiş, hatta AB ve ABD de reel kısa vadeli faiz oranı sıfırın altına düşürülmüştür. Faiz oranları sıfır düzeyine yaklaştıkça, merkez bankaları kredi mekanizmasına daha doğrudan müdahil olmaktadır. Talebi artırmaya yönelik tüm bu çabalara rağmen, özel sektörün kredi büyümesi ciddi şekilde düşmüş, para tabanı ve rezervlerdeki gerileme ise tümüyle telafi edilememiştir. Merkez bankası rezervlerindeki düşüş de dikkate değerdir. Tüm gelişmiş ekonomiler arasında, Japonya nın kriz öncesinde ve kriz sürecinde para politikaları anlamında görünümünün normale yakın olduğu dikkat çekmektedir. Dikkate değer bir diğer gösterge ise, Taylor Kuralından sapmadır. Taylor Kuralı, bir para politikası aracı olarak, gerçekleşen enflasyonun hedeflenen enflasyondan farklı çıkması ve gerçekleşen GSYH nin potansiyel GSYH den sapması karşısında, merkez 11

12 bankasının nominal faiz oranını hangi oranda değiştirmesi gerektiğini; dolayısıyla nominal faiz oranlarıyla enflasyonu ve büyümeyi etkilemenin mümkün olduğunu ortaya koyan bir kuraldır. Kriz öncesi dönemde, özellikle ABD de Taylor Kuralından negatif yönde önemli ölçüde sapma olduğu görülmektedir. Şekil 6: Bazı Gelişmiş Ülkelerde Para Politikası ve Likidite (%) (IMF WEO, 2010) Reel Kısa Vadeli Faiz Oranı Nominal Kısa Vadeli Faiz Oranı Reel Kısa Vadeli Faiz Oranı Taylor Kuralından Sapma Merkez Bankası Varlıkları (Endeks, 5 Ocak 2007= 100) Özel Se ktör Kredi Büyümesi Kantitatif Likidite Ölçümleri (G3 GSYH sinin Yüzdesi) 6 Şekil 7 de ülke ve ülke grupları itibariyle daha detaylı görüleceği üzere, küresel ekonominin 2009 yılında derin bir durgunluğa girdiği ve tekrar pozitif büyüme trendine ancak güçlü politikalarla 2010 yılında dönmeye başladığı görülmektedir yılında ABD, Japonya ve AB ülkeleri gibi gelişmiş ekonomiler küçülürken, Hindistan ve Çin gibi gelişmekte olan ekonomilerin büyüme oranları düşmüştür. Gelişmekte olan Avrupa ülkeleri, Latin Amerika ülkeleri, Brezilya, Bağımsız Devletler Topluluğu ve Rusya da gelişmiş ülkeler kadar büyük bir daralma yaşanmasa da, 2009 da büyüme oranları negatif olmuştur. Orta Doğu ve Güney Afrika ülkeleri ise büyüme oranlarında düşüş yaşamıştır. Küresel büyüme bütün bölgeler itibariyle tekrar yakalanmaya başlansa da, kısa vadede kriz öncesi seviyenin yakalanmasının zor olacağı anlaşılmaktadır. 12

13 Şekil 7: Küresel Görünüm (Reel GSYH, yüzde değişim) (IMF WEO, 2010) 7 Yaşamakta olduğumuz ciddi küresel krizin en önemli negatif etkisi, belkide gelişmiş ülkelerde daha fazla olmak üzere üretim üzerinde olmaktadır. Bu üretim boşluğunun ancak orta vadede düzelmeye başlayacağı dikkate alındığında, üretim miktarındaki azalmanın istihdam üzerine çok ciddi baskı yapacağı açıktır. Şekil 8 de görüleceği üzere, gerek gelişmekte olan ülkeler, gerekse gelişmiş ülkeler 2009 yılında potansiyel büyüme oranlarının oldukça altında kalmışlardır. Bu da doğal olarak, gerek gelişmiş ülkelerde gerekse gelişmekte olan ülkelerde ciddi üretim açığına neden olmuştur. 13

14 Şekil 8: Potansiyel Büyüme ve Üretimde Boşluk (IMF WEO, 2009) Reel ve Potansiyel GSYH Büyüme Üretim Açığı: Dünya Üretim Açığı: Gelişmiş Ekonomiler Üretim Açığı: Gelişmiş Ekonomiler Üretim Açığı: Gelişen Ekonomiler 8 Kriz sonrası ülkelerin bütçe göstergeleri de pek iç açıcı görünmemektedir. Özellikle, zor durumdaki finansal kuruluşları kurtarmak için piyasaya ciddi likidite enjekte eden gelişmiş ülkelerde bütçe açığı ve borç miktarı önemli ölçüde artmıştır. Aynı zamanda kamu harcamalarını artırmak suretiyle işsizlğin azalmasına karşı koymaya çalışan ülkelerde de bütçe açıkları ve kamu borçları artmıştır. Şekil 9 da görüleceği üzere kamu harcamalarını işsizliği azaltmanın ve talebi artırmanın temel mekanizmalarından biri olarak kullanan gelişmiş ülkelerde kamu borcu ciddi oranda artarken, kamu harcamalarını bu amaçla daha az kullanan az gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomilerde kamu borcu artmamıştır. Dünya genelinde toplam borç artış oranı GSYH nin %35 i düzeylerinde gerçekleşmiştir. Otomatik stabilizatörler için harcanan kaynak, finansal canlandırma ve destek paketleri ve yüksek faiz ödemeleri bu borç artışının nedenleri arasında sayılırken; kriz nedeniyle oluşan gelir kaybı da bu borç artışının önemli sebeplerinden biri olarak görülmektedir. 14

15 Şekil 9: Bütçe Dengesi, Kamu Borcu ve Borç Artış Nedenleri (GSYH nin yüzdesi olarak) (IMF WEO, 2010) Mali Denge Kamu Borcu Borç Artış Nedenleri, (Toplam Borç Artışı: GSYH nin %35,5 i) Mali denge, temelde gelirdeki azalmaya bağlı olarak kötüleşmiştir. Mali canlandırma paketleri, özellikle gelişmiş ekonomilerde borçlanmayı önemli ölçüde artırdı. Bu ülkelerin açıklarını azaltmaları gerekmektedir. 9 Kriz öncesi süreçte, küresel anlamda cari denge sorunlarının yanısıra, gelişmekte olan ülkelere sermaye akışlarının ciddi oranlarda artması da finansal piyasalardaki dengeyi olumsuz etkilemiştir. Gelişmekte olan ekonomilerdeki devasa cari açıklar (GSYH nin yüzdesi olarak) krizin daha da ağırlaşmasına neden olmuştur. Çin in cari fazlası 1994 te GSYH nin %1,4 ünden 2008 de GSYH nin %10 una ulaşmıştır. Aynı dönemde söz konusu oran, petrol fiyatlarındaki artışın etkisiyle Suudi Arabistan da %- 11,7 den %28,9 a, Birleşik Arap Emirlikleri nde %8,3 ten %15,8 e yükselmiştir. Oysa aynı dönemde ABD nin cari dengesinin GSYH sine oranı %-1 den %-4,7 ye gerilemiştir ile 1990 arasında gelişmekte olan ekonomilere ABD den gelen sermaye akışı (doğrudan sermaye yatırımı ve özel portföy yatırımları) maksimum 25 milyar dolardı aralığında ise ABD den söz konusu sermaye çıkışı yıllık 200 milyar dolar dolaylarına yükselmiştir de ise bu tutar ani bir sıçramayla 600 milyar dolar civarına çıkmıştır. (MOHAN, 2009) Tabiki, finansal krizle birlikte gelişmekte olan ekonomilerden ani olarak çıkmaya başlayan sermaye (özellikle sıcak para) bu ülkelerde travmatik bir etki yaratmış, bu süreç, gelişmekte olan ülkelerin para yönetimlerine ve finansal istikrarına ciddi etki etmiştir. 3 MOHAN, age 15

16 3. Finansal Kriz ve Orta Gelirli Ülkeler 3.1. Genel Açıklama Mevcut küresel krizin yıkıcı etkilerini giderme konusunda hiçbir ülkenin elinde iksir olmasa da, aslında benzer sayılabilecek 1982 de Şili de, 1994 te Meksika da, 1998 de Doğu Asya da ve 2001 de Türkiye de yaşanan krizlerden dersler çıkarılabilirdi. Yine de, mevcut krizin ortaya çıkardığı önemli dersler olduğu ve bu dersleri çıkararak yoluna devam eden gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerini daha sağlam temellere oturtacakları tabidir. Kriz gelişmiş ülkeleri vurduğunda, özellikle gelişimini ihracat eksenli sürdüren Doğu Asya ülkeleri gibi gelişmekte olan ülkeler, ağırlıklı olarak dayandıkları dış, özellikle gelişmiş ekonomilerdeki talebin düşmesiyle ciddi yara almışlardır. Dolayısıyla, dış ve iç talebin dengeli bir şekilde arzı karşılaması gerekliliği açıkça ortaya çıkmıştır. Türkiye nin ihracatta AB piyasasına yoğunlaşması gibi, bazı ülkelerin ihracatlarında ürün veya piyasa açısından belirli ürün ve piyasalara yoğunlaştıkları görülmektedir. Bu açıdan çeşitliliği sağlayan ekonomiler dış şoklara karşı daha az kırılgan ve ihracat açısından da bilgi temelli ekonomiler daha avantajlı görünmektedir. Son küresel krizden önce, tüm yorumlar gelişmekte olan ekonomilerin çok başarılı olduğu üzerine kuruluydu. Örneğin, Latin Amerika, Doğu Asya ve Doğu Avrupa ülkelerinin aralığındaki ortalama büyümeleri sırasıyla %5.5, 5.7 ve 6.6 olarak gerçekleşmiştir. Tablo 1 de de görüleceği üzere, bu ülkelerin pek çoğu ciddi bütçe fazlaları vererek borçlarını azaltmışlardır. Latin Amerika ülkelerindeki borcun GSYH ye oranı 2003 deki %65 seviyesinden 2007 de %35 e düşürülmüştür. Aynı dönemde Doğu Asya da bu oran %53 ten %45 e düşerken, Doğu Avrupa da zaten düşük olan %31 lik oran sürdürülmüştür. Benzer şekilde, aynı peryotta işsizlik oranı, Latin Amerika da %11 den 7.5 e, Doğu Avrupa da ise %12 den 8 e düşerken, Doğu Asya da %5-6 aralığında tutulmuştur. 4 4 FOXLEY, Alejandro (2009), The Global Financial Crisis and Middle-Income Countries, Washington DC, Carnegie Endowment 16

17 Tablo 1: Ekonomik Göstergeler, Reel GSYH Büyüme Oranı, (Yıllık Yüzde Ortalama) İşsizliğin Kamu Borcu/ İhracatta Büyüme, Toplam İşgücü GSYH (Yüzde) İçindeki Payı (Yıllık Yüzde (Yüzde) Ortalama) Bölge Latin Amerika 5, ,0 7,5 Doğu Asya 5, ,8 5,3 Doğu Avrupa 6, ,0 8,0 Orta gelirli ülkelerin katkıları küresel ekonominin istikrarı için oldukça önemlidir. Açık ekonomi uygulamaları ve internetin de yoğun olarak kullanılmaya başlandığı 1995 sonrasında, küresel ticaret hacmi iki kattan fazla artmıştır. Örneğin, düşük gelirli ülkelerin ihracatlarındaki artış oranı döneminde yıllık %7 11 dolaylarında gerçekleşmiştir. Orta gelirli ülkeler, hem gelişmiş ekonomilerin özelliklerini göstermekte, hem de gelişmekte olan ülkelere özgü nitelikler taşımakta olduğundan; bu ülkelere ikinci dünya ülkeleri de denmektedir. Ancak, yoğun olarak kullanılan şekliyle, bu ülkeler de gelişmekte olan ekonomiler kategorisinde sayılmaktadır. Orta gelirli ülkeler, belirli süreçlerle bir büyüme trendi yakalayabilseler bile, sık sık bu büyümenin kesildiği, sosyal gerginliğin yaşandığı ve siyasi istikrarsızlığın asıl olduğu ülkeler olarak bilinmektedirler. Yani, bu ülkelerde ekonominin gidişatını etkileyen faktörler arasında, ekonomi dışı etkenler önemli yer tutmaktadır. Bu genel açıklamalardan sonra, şimdi kısa başlıklar itibariyle kriz ve orta gelirli ülkeleri değerlendirebiliriz Güçlü Ekonomi Politikaları ve Kriz Orta gelirli ülkelerin geçmişte takip ettiği güçlü ve sürekli ekonomi politikaları ve alınan başarılı neticeler, bu ülkelerin krizden etkilenmelerine karşı kalkan olabilir mi? Birkaç ülkeyi irdeleyerek bu soruya cevap arayabiliriz. Şili son zamanlarda Economist tarafından dünyanın en iyi yönetilen ekonomilerinden biri olarak tanımlanmaktaydı. Gerçekten de Şili son yıllarda ciddi ekonomik atılımlar gerçekleştirmiş, satınalma gücü paritesine göre kişi başı milli geliri 20 yıllık süreçte dolardan dolara çıkmış, yoksulluk oranı ise %45 ten %13 e gerilemiştir. Ekonominin dış dünyayla entegrasyonu, yani dışa açıklık derecesi çok gelişmiş ve son 20 yılda Şili ciddi bütçe fazlaları vererek kamu borcunun GSYH ye oranını %114 ten %27 ye 5 FOXLEY, age 17

18 düşürmüştür ki, bu durum ek olarak Şili Hükümetine GSYH nin %15 i tutarında bir parayı yurtdışında ülkenin egemenliğine yönelik garanti para olarak biriktirmesine imkân sağlamıştır. Aktif sosyal politikalar da vergi gelirleri ile kişisel birikim hesaplarının karışımından oluşan yaratıcı bir birikimden karşılanmıştır. 6 Bu noktada can alıcı soru, gerçekten de ciddi başarılar getiren bu ekonomi politikaları, Şili ekonomisini küresel krize karşı daha az kırılgan mı yapmıştır? Bunu söylemek için erken olmakla birlikte, işsizlik oranının 2010 da %11 e ulaşacağına ilişkin tahminler, Şili ekonomisinin halen oldukça kırılgan olduğunu göstermektedir. 7 Ancak, geçmişte uygulanan söz konusu başarılı politikalar uygulanmamış, en basitinden borcun GSYH ye oranı olağanüstü oranlarda düşürülmemiş olsa idi, şüphesiz Şili ekonomisinin mevcut küresel krize duyarlılığı daha fazla olurdu. Bu açıdan, Şili ekonomisi bakımından geçmişte uygulanan başarılı politikaların Şili yi cari krize karşı daha az kırılgan yaptığı söylenebilir. İrlanda, diğer ilginç ve bir o kadar da ders alınabilecek bir örnektir. 20 yıl öncesine kadar orta gelirli ülkeler kategorisinde sayılan ve Avrupa daki en düşük milli gelire sahip ülkelerden biri olan İrlanda, Celtic Kaplanı (Celtic Tiger) süreciyle en yüksek kişi başı gelire sahip ülkelerden bir haline gelmiştir. Celtic Tiger; İrlanda da aralığında gerçekleştirilen olağanüstü büyüme sürecini tanımlamak için kullanılmaktadır, ki bu peryottaki büyümeyle İrlanda Avrupa nın en düşük kişi başı milli gelirine sahip ülkeleri arasından sıyrılarak, en yüksek kişi başı gelire sahip ülkeler arasına girmiştir. 8 Özellikle aralığında İrlanda ekonomisi %6 11 aralığında büyümüştür. Bu süreçte AB üyesi olmanın avantajlarını kullandığı tabidir. Bu İrlanda formülü olarak incelenen etkileyici başarı öyküsü üzerine pek çok ülke politikacıları ve ekonomistler tarafından araştırmalar, incelemeler yapılmıştır. Tüm bu başarı öyküsüne rağmen, 2009 da %8 oranlarında küçülen İrlanda ekonomisinin, 2010 yılında da %3 ler düzeyinde küçülmeye devam etmesi ve işsizlik oranının da 2010 sonunda %13 seviyelerine ulaşması beklenmektedir. 9 İspanya da 20 yıllık süreç içerisinde orta gelirli ülkeler grubundan gelişmiş ekonomiler seviyesine yükselen bir diğer örnektir. Fakat İspanya da da işsizlik oranı %17 6 FOXLEY, age 7 FOXLEY, age 8 KIERAN, Allen. (2000), The Celtic Tiger The myth of social partnership in Ireland. Manchester University Press, Manchester, UK 9 FOXLEY, age 18

AB Krizi ve TCMB Para Politikası

AB Krizi ve TCMB Para Politikası AB Krizi ve TCMB Para Politikası Erdem Başçı Başkan 28 Haziran 2012 Stratejik Düşünce Enstitüsü, Ankara Sunum Planı I. Küresel Ekonomik Gelişmeler II. Yeni Politika Çerçevesi III. Dengelenme IV. Büyüme

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 17 Ağustos 2015, Sayı: 23 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1-Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak geride bıraktı.

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm OECD 6 Mayıs ta yaptığı değerlendirmede 2014 yılı için yaptığı

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Para Piyasası Likit Emeklilik Yatırım Fonu(KAMU) Emeklilik Yatırım Fonu nun

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM 2013 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,8 oranında büyüyen ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 3,6 oranında büyümüştür. ABD de 6 Aralık 2013 te

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM ABD Merkez Bankası FED, 18 Aralık tarihinde tahvil alım programında azaltıma giderek toplam tahvil alım miktarını 85 milyar dolardan 75 milyar

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler İkinci Dünya Savaşı ndan sonra başlayıp 1990 sonrasında ivme kazanan ulusal ve uluslararası finansal

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. Gelir Amaçlı Esnek Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2008-31.12.2008 dönemine ilişkin

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 14 Aralık 2015, Sayı: 39. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 14 Aralık 2015, Sayı: 39. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 14 Aralık 2015, Sayı: 39 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program. 22 Kasım 2013

Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program. 22 Kasım 2013 Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program 22 Kasım 201 Büyüme Tahminleri (%) 4, 4,1 Küresel Büyüme Tahminleri (%) 4,1,2,0 ABD Büyüme Tahminleri (%) 2,,,,,,1,6,6 2,8 2,6 2,4 2,2

Detaylı

EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası

EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Erdem Başçı Başkan 6 Ocak 212 Bursa Sunum Planı I. Küresel Gelişmeler II. Para Politikası III. Türkiye Ekonomisinde Son Gelişmeler 2 Sunum Planı I. Küresel

Detaylı

Aylık Dış Ticaret Analizi

Aylık Dış Ticaret Analizi EKİM YÖNETİCİ ÖZETİ Bu çalışmada, Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından her ayın ilk günü açıklanan ihracat rakamları temel alınarak Türkiye nin aylık dış ticaret analizi yapılmaktadır. Aşağıdaki analiz,

Detaylı

MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR

MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR Sermaye Hareketleri ve Döviz Kuru Politikaları Türkiye Ekonomi Kurumu Paneli Doç.Dr.Erdem BAŞÇI Başkan Yardımcısı, TCMB 11 Aralık 2010, Ankara 1 Konuşma Planı 1. Merkez

Detaylı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme: Yatırım ve Tasarrufun Fonksiyonu Büyüme : Büyümenin Temel Unsuru : Üretimin Temel Faktörleri : Üretimin Diğer

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- MART 2016 (SAYI: 85) GENEL DEĞERLENDİRME 31.03.2016 Ekonomi ve İşgücü Piyasası Reformlarına Öncelik Verilmeli Gelişmiş ülkelerin çoğunda ve yükselen ekonomilerde büyüme sorunu

Detaylı

GENEL DEĞERLENDİRME TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI

GENEL DEĞERLENDİRME TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI GENEL DEĞERLENDİRME Küresel kriz sonrası özellikle gelişmiş ülkelerde iktisadi faaliyeti iyileştirmeye yönelik alınan tedbirler sonucunda küresel iktisadi koşulların bir önceki Rapor dönemine kıyasla olumlu

Detaylı

Ulusal Finans Sempozyumu Dr. İbrahim M. Turhan Başkan Yardımcısı

Ulusal Finans Sempozyumu Dr. İbrahim M. Turhan Başkan Yardımcısı Ulusal Finans Sempozyumu Dr. İbrahim M. Turhan Başkan Yardımcısı 13 Ekim 2011 Malatya KÜRESEL KRİZ ORTAMINA NASIL GELİNDİ? Net Bugünkü Değer Yöntemi Varlık fiyatlarının indirgenmiş nakit akımları (Net

Detaylı

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTERNATİF STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak

Detaylı

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi 2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi Kıvanç

Detaylı

Ekonomik Rapor 2011 I. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ 67. genel kurul Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği / www.tobb.org.

Ekonomik Rapor 2011 I. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ 67. genel kurul Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği / www.tobb.org. Ekonomik Rapor 2011 I. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ 67. genel kurul 5 6 1. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ Küresel ekonomiyi derinden etkileyen 2008

Detaylı

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ocak ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -5,2 Milyar doların altında -4,88 milyar dolar olarak geldi. Ocak ayında dış ticaret açığı geçen yılın aynı ayına göre

Detaylı

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU Temmuz ayı içerisinde Dünya Bankası Türkiye

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü nün (UNCTAD) Uluslararası Doğrudan Yatırımlar

Detaylı

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Aralık ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -7,5 Milyar doların üzerinde -8,322 milyar dolar olarak geldi. 2013 yılı cari işlemler açığı bir önceki yıla göre

Detaylı

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Bankacılık sektörü 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Şubat 2012 İçerik Bankacılık sektörünü etkileyen gelişmeler ve yansımalar 2012 yılına ilişkin beklentiler Gündemdeki başlıca konular 2

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011 TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ Dr.Süleyman Yaşar 17 Nisan 2011 AMERİKAN MALİ KRİZİNİN Düşük faiz politikası (2002-5) NEDENLERİ Risklerin önemsenmemesi Hesap

Detaylı

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi HALI SEKTÖRÜ 2014 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ EKİİM 2014 1 2014 YILI EYLÜL AYINDA HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ Ülkemizin halı ihracatı

Detaylı

KÜRESEL KRİZ VE TÜRKİYE EKONOMİSİ K. ÖNDER ERGÜN MALİYE UZMANI

KÜRESEL KRİZ VE TÜRKİYE EKONOMİSİ K. ÖNDER ERGÜN MALİYE UZMANI KÜRESEL KRİZ VE TÜRKİYE EKONOMİSİ K. ÖNDER ERGÜN MALİYE UZMANI SUNUM PLANI 1 KÜRESEL KRİZİN GELİŞİMİ 2 KÜRESEL KRİZİN TÜRKİYE YE ETKİLERİ 3 4 TÜRKİYE NİN KONUMU KRİZDE SON DURUM KÜRESEL KRİZ 1929 DÜNYA

Detaylı

Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi

Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi 2015 YILI

Detaylı

Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü

Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü Ekrem Keskin Mayıs 2010 Sunum Uluslararası gelişmeler Türkiye deki gelişmeler Bankacılık sektörüne yansıma Sonuç 2 Yapılanlar Ortak çaba:

Detaylı

TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME

TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME 1 TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME 12.0 Türkiye GSYİH Büyüme Oranları(%) 10.0 9.4 8.4 9.2 8.8 8.0 6.0 4.0 6.8 6.2 5.3 6.9 4.7 4.0 4.0 5.0 2.0 0.7 2.1 0.0-2.0-4.0-6.0-8.0-5.7-4.8 Tahmin(%) 2014

Detaylı

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 13 Ağustos Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı ikinci çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 15 Haziran Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Gruplara Yönelik Gelir Amaçlı Kamu Borçlanma Araçları

Detaylı

11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ekim ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi 2,9 Milyar dolar eksiyken, veri beklentilere paralel 2,89 milyar dolar açık olarak geldi. Ocak-Ekim arasındaki 2013 cari

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm Çin Ekonomisi Nisan-Haziran döneminde bir önceki yılın aynı

Detaylı

Dünya Ekonomisi. Bülteni. İstanbul Sanayi Odası Araştırma Şubesi. Ekim 2012. Dünya Ekonomisine Küresel Bakış 1

Dünya Ekonomisi. Bülteni. İstanbul Sanayi Odası Araştırma Şubesi. Ekim 2012. Dünya Ekonomisine Küresel Bakış 1 Dünya Ekonomisi Bülteni Ekim 2012 İstanbul Sanayi Odası Araştırma Şubesi Dünya Ekonomisine Küresel Bakış 1 IMF tarafından açıklanan World Economic Outlook Ekim 2012 raporuna göre, küresel iyileşme yeni

Detaylı

Haftalık Ekonomi ve Dış Ticaret Görünümü

Haftalık Ekonomi ve Dış Ticaret Görünümü EYLÜL TÜRKİYE Geçtiğimiz haftada yurtiçinde Gayri Safi Yurtiçi Hasıla II. Çeyrek verileri ile Temmuz ayı sanayi üretimi ve cari işlemler açığı verileri takip edildi. Tüik verilerine göre gayrisafi yurtiçi

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- AĞUSTOS 2015 (SAYI: 78) GENEL DEĞERLENDİRME Ağustos Ayında Türkiye de Ekonomik ve Siyasal Riskler Arttı. Ancak Ekonomi Bu Çoklu Risk Ortamında Gündemde Kendine Yeterince Yer

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm CPB nin açıkladığı verilere göre Temmuz ayında bir önceki

Detaylı

MERCOSUR ÜLKELERİ - Ekonomik Genel Bilgi

MERCOSUR ÜLKELERİ - Ekonomik Genel Bilgi MERCOSUR ÜLKELERİ - Ekonomik Genel Bilgi Başta MERCOSUR Bloğunda yer alan ülkeler olmak üzere, Latin da 1990 lı yılların sonunda ve 2000 li yılların başında oldukça ağır bir şekilde hissedilen ekonomik

Detaylı

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti TEPAV Değerlendirme Notu Şubat 2011 Cari işlemler açığında neler oluyor? Ekonomide gözlemlenen

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm Amerikan Merkez Bankası FED, tahvil alım programını 10 milyar

Detaylı

01/01/2013 31/12/2013 DÖNEMİNE İLİŞKİN GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 12 AYLIK RAPORU BU RAPOR EMEKLİLİK YATIRIM FONLARININ KAMUYU AYDINLATMA AMACIYLA DÜZENLENEN

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 06 Temmuz 2015, Sayı: 18. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 06 Temmuz 2015, Sayı: 18. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 18 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

17 ARALIK IN EKONOMİK ETKİLERİ Hacı Dede Hakan KARAGÖZ

17 ARALIK IN EKONOMİK ETKİLERİ Hacı Dede Hakan KARAGÖZ 1 Döviz Kuruna Etkisi: 17 2013 tarihinde yaşanan operasyonun ekonomide oluşturduğu tahribata bakılmaktadır. Operasyonun ardından dolar ve Euro talebinde artış meydana gelmiştir. Talep artışı kurların yükselmesine

Detaylı

Ekonomi. Dünya Ekonomisi. FED varlık alımlarını durdururken, Avrupa Merkez Bankası negatif faiz uygulamaya. başlamıştır.

Ekonomi. Dünya Ekonomisi. FED varlık alımlarını durdururken, Avrupa Merkez Bankası negatif faiz uygulamaya. başlamıştır. Ekonomi Dünya Ekonomisi 2007 yılında başlayan küresel krizin ardından, gelişmiş ekonomiler parasal genişleme ve varlık alımı politikalarını benimsemiştir. Sağlanan yoğun likidite ise reel getirisi daha

Detaylı

F. Gülçin Özkan York Üniversitesi

F. Gülçin Özkan York Üniversitesi Finansal Đstikrar ve Makroekonomik Etkileşim F. Gülçin Özkan York Üniversitesi 1 Finansal kriz tanımı üzerinde hemfikir olunan bir tanım bulunmamakla birlikte, reel sektör etkisinin derecesi önemli bir

Detaylı

Aylık Dış Ticaret Analizi

Aylık Dış Ticaret Analizi YÖNETİCİ ÖZETİ Bu çalışmada, Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından her ayın ilk günü açıklanan ihracat rakamları temel alınarak Türkiye nin aylık dış ticaret analizi yapılmaktadır. Aşağıdaki analiz,

Detaylı

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER 21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER KÜRESEL EKONOMİYİ ROTASINDAN ÇIKARABİLECEK 10 BÜYÜK TEHLİKE DÜNYA EKONOMİSİ VE ABD EKONOMİSİNDE OLASI MAKRO DENGESİZLİKLER (BÜTÇE VE CARİ İ LEMLER AÇIĞI) (TWIN TOWERS) İSTİKRARSIZ

Detaylı

CARİ AÇIK NEREYE KADAR?

CARİ AÇIK NEREYE KADAR? CARİ AÇIK NEREYE KADAR? Prof. Dr. Doğan CANSIZLAR ANKARA - 14 Aralık 2011 1 Türkiye Ekonomisindeki Bazı Eşitlikler -Ekonomik Büyüme = Artan Dış Açık -Artan Dış Açık = Artan Dış Borçlanma -Artan Dış Borçlanma

Detaylı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı POLİTİKANOTU Mart2011 N201139 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Cari açık, uzun yıllardan

Detaylı

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015 Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 215 BÜYÜME DÜŞMEYE DEVAM EDİYOR Zümrüt İmamoğlu* ve Barış Soybilgen ** 13 Nisan 215 Yönetici Özeti Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış Sanayi Üretim Endeksi (SÜE)

Detaylı

1- Ekonominin Genel durumu

1- Ekonominin Genel durumu GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2014 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu 2014 yılı TCMB nin Ocak ayında faizleri belirgin

Detaylı

Genel Görünüm. ABD, Euro Bölgesi, İngiltere ve Japonya merkez bankaları da kısa dönemde faiz artırımı yapmayacaklarının sinyalini vermişlerdir.

Genel Görünüm. ABD, Euro Bölgesi, İngiltere ve Japonya merkez bankaları da kısa dönemde faiz artırımı yapmayacaklarının sinyalini vermişlerdir. Genel Görünüm 2008 yılı son çeyreğinde tüm dünya ekonomilerini ve finans piyasalarını derinden etkileyen küresel kriz, tüm ülke hükümetlerinin aldıkları mali ve para politikası önlemleri ile 2009 yılı

Detaylı

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU Bu rapor Cigna Finans Emeklilik ve Hayat A.Ş. Para Piyasası Likit Kamu

Detaylı

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ DEĞERLENDİRMEK ÜZERE DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI KONUŞMA METNİ 15 TEMMUZ 2013

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 03 Ağustos 2015, Sayı: 21. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 03 Ağustos 2015, Sayı: 21. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 21 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

1- Ekonominin Genel durumu

1- Ekonominin Genel durumu GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. İKİNCİ GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2014 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu 2014 yılı TCMB nin Ocak ayında faizleri belirgin şekilde arttırmasıyla

Detaylı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2013 HAZİRAN İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2013 HAZİRAN İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2013 HAZİRAN AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ Temmuz 2013 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2013 HAZİRAN İHRACAT PERFORMANSI

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 01 Aralık 2014, Sayı: 48. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 01 Aralık 2014, Sayı: 48. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 48 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ercan Ergüzel Ezgi Gülbaş Ali Can Duran 1 DenizBank

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2010 YILI 9 AYLIK FAALİYET RAPORU

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2010 YILI 9 AYLIK FAALİYET RAPORU GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2010 YILI 9 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu ABD ekonomisindeki büyümenin ikinci çeyrekte %1.7 olarak

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 27 Temmuz 2015, Sayı: 20. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 27 Temmuz 2015, Sayı: 20. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 20 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

Haftalık Piyasa Beklentileri. 10 Kasım 2014

Haftalık Piyasa Beklentileri. 10 Kasım 2014 Haftalık Piyasa Beklentileri 10 Kasım 2014 1 Kas 13 Ara 13 Oca 14 Şub 14 Mar 14 Nis 14 May 14 Haz 14 Tem 14 Ağu 14 Eyl 14 Eki 14 BIST Hisse Senetleri BIST 100 Endeksinde geçtiğimiz hafta 81,000 seviyesine

Detaylı

Küresel Kriz ve. Bekir Sıtkı ŞAFAK Sermaye Piyasası Kurulu

Küresel Kriz ve. Bekir Sıtkı ŞAFAK Sermaye Piyasası Kurulu Küresel Kriz ve Sermaye Piyasaları Bekir Sıtkı ŞAFAK Sermaye Piyasası Kurulu Sunum Akışı Küresel Krizin Oluşumu Kriz Neden Önlenemedi? Krize Karşı Tepkiler Düzenleyiciler Açısından Yapılması Gerekenler

Detaylı

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI BİRİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI BİRİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI BİRİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU DÖNEM İÇERİSİNDE BANKANIN YÖNETİM KURULU ÜYELERİNE İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER Dönem içerisinde Bankamız ortaklık yapısında değişiklik

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ NAZİLLİ İİBF İKTİSAT BÖLÜMÜ VE AVRUPA ARAŞTIRMALAR MERKEZİ TARAFINDAN DÜZENLENEN GÜNCEL EKONOMİK SORUNLAR KONGRESİ NDE YAPACAĞI Açılış Konuşmasının

Detaylı

Temel Ekonomik Gelişmeler

Temel Ekonomik Gelişmeler Temel Ekonomik Gelişmeler 6 Temmuz 21 Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü Günlük veriler her Perşembe günü (resmi tatil olması durumunda bir önceki iş günü); diğer veriler ise verinin açıklandığı

Detaylı

2001 2013 Döneminde Türk Bankacılık Sektörü

2001 2013 Döneminde Türk Bankacılık Sektörü 2001 2013 Döneminde Türk Bankacılık Sektörü Prof. Dr. Sudi Apak Beykent Üniversitesi İçerik 2 Slayt 1 - Türk Bankalarında kurum riski bulunmaktadır. 140,00% Türk Bankacılık Sektörünün Aktif Büyüklüğü /

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİ. Genel

DÜNYA EKONOMİSİ. Genel DÜNYA EKONOMİSİ Genel Küresel ekonomik faaliyet hacminde ve uluslararası ticarette II. Dünya Savaşından buyana tanık olunan en şiddetli küçülmenin yaşanmasına yol açan derin küresel ekonomik krizin ardından,

Detaylı

Lojistik. Lojistik Sektörü

Lojistik. Lojistik Sektörü Lojistik Sektörü Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 014 1 Ulaştırma ve depolama faaliyetlerinin entegre lojistik hizmeti olarak organize edilmesi ihtiyacı, imalat sanayi

Detaylı

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 14 Temmuz Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı Mayıs verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

2015 Yılında Para ve Kur Politikası. Erdem BAŞÇI Başkan. 10 Aralık 2014 Ankara

2015 Yılında Para ve Kur Politikası. Erdem BAŞÇI Başkan. 10 Aralık 2014 Ankara 2015 Yılında Para ve Kur Politikası Erdem BAŞÇI Başkan 10 Aralık 2014 Ankara Temel Amaç: Fiyat İstikrarı 2017 yılı enflasyon hedefi Hükümet ile varılan mutabakatla uyumlu olarak yüzde 5 seviyesinde belirlenmiştir.

Detaylı

TEB MALİ YATIRIMLAR A.Ş. 2010 YILI 1. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU. Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2010 31.03.2010

TEB MALİ YATIRIMLAR A.Ş. 2010 YILI 1. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU. Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2010 31.03.2010 TEB MALİ YATIRIMLAR A.Ş. 2010 YILI 1. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2010 31.03.2010 Şirketin Ticaret Ünvanı : TEB Mali Yatırımlar A.Ş. Genel Müdürlük Adresi : Meclis-i

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 28 Aralık 2015, Sayı: 41. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 28 Aralık 2015, Sayı: 41. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 41 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 08 Haziran 2015, Sayı: 14. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 08 Haziran 2015, Sayı: 14. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 14 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya Çağlar Kuzlukluoğlu 1

Detaylı

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU 23 Ekim Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU Almanya sanayi üretimi endeksi beklenenin altında kaldı Almanya da bugün açıklanan PMI İmalat Sanayi Endeksi, küresel ekonomik daralmanın ülke ekonomisine

Detaylı

Balayı bitti, yeni bir dönem başladı

Balayı bitti, yeni bir dönem başladı Balayı bitti, yeni bir dönem başladı Mayıs ayında başlayan türbülansın nedenleri ve muhtemel sonuçları 1 Haziran 2006 Emin Öztürk 2002-2005 döneminin kısa özeti Büyüme performansı çok iyi (ortalama %7.8)

Detaylı

NUROLBANK 2011 YILI ÜÇÜNCÜ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

NUROLBANK 2011 YILI ÜÇÜNCÜ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU NUROLBANK 2011 YILI ÜÇÜNCÜ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU ORTAKLIK YAPISI VE SERMAYEYE İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER Bankamızın 30.09.2011 itibarıyla ortaklık yapısı ve paylarında herhangi bir değişiklik gerçekleşmemiştir.

Detaylı

EKONOMİK GÖSTERGELER

EKONOMİK GÖSTERGELER EKONOMİK GÖSTERGELER 1. özel SEKTÖRÜN YURTDIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİLER 2. HANE HALKI İŞGÜCÜ İSTATİSTİKLERİ 3. KISA VADELİ DIŞ BORÇLARIN GELİŞİMİ 4. SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ Dr. Adem KORKMAZ 1. ÖZEL SEKTÖRÜN

Detaylı

Haftalık Piyasa Beklentileri. 27 Ekim 2014

Haftalık Piyasa Beklentileri. 27 Ekim 2014 Haftalık Piyasa Beklentileri 27 Ekim 20 1 BIST Hisse Senetleri BIST 100 Endeksinde düşen petrol fiyatlarının makro dengelere olumlu etkisi ve global hisse piyasalarında olumlu seyir paralelinde tepki yükselişi

Detaylı

II. Ulusal Ekonomik Görünüm 2

II. Ulusal Ekonomik Görünüm 2 II. Ulusal Ekonomik Görünüm 2 3 yılının ikinci çeyreğinde iktisadi faaliyet yılın ilk çeyreğine kıyasla daha olumlu bir görünüm sergilemiştir. İç tüketimdeki canlanma ve altın ticaretindeki baz etkisi

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 29 Haziran 2015, Sayı: 17. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 29 Haziran 2015, Sayı: 17. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 17 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ AYLIK EKONOMİK GÖSTERGELER EKİM 2015 Hazine Müsteşarlığı Matbaası Ankara, 22 Ekim 2015 İÇİNDEKİLER TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELER i I. ÜRETİM I.1.1.

Detaylı

Türkiye Ekonomisinde Dönüşüm

Türkiye Ekonomisinde Dönüşüm T.C. KALKINMA BAKANLIĞI Türkiye Ekonomisinde Dönüşüm Erhan USTA Müsteşar Yardımcısı 29 Şubat 2012 3. İzmir Ulusal Ekonomi Kongresi 1970 li Yıllar : Dünya 1971 yılında Bretton Woods sisteminin çöküşü Gelişmekte

Detaylı

AVİVASA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2014 31.12.2014 DÖNEMİ FAALİYET RAPORU (AVH)

AVİVASA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2014 31.12.2014 DÖNEMİ FAALİYET RAPORU (AVH) AVİVASA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2014 31.12.2014 DÖNEMİ FAALİYET RAPORU (AVH) Genel Bilgiler Fon, Sermaye Piyasası Kurulu nun 26.02.2007 tarih EYF.103-1/108

Detaylı

Böylelikle, yılın ilk dokuz aylık döneminde GSYH büyümesi %3.0 olmuştur, bu 2002 yılından bu

Böylelikle, yılın ilk dokuz aylık döneminde GSYH büyümesi %3.0 olmuştur, bu 2002 yılından bu AEGON EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor Aegon Emeklilik ve Hayat A.Ş Dengeli Emeklilik Yatırım Fonu nun 02.01.2008-31.12.2008 dönemine ilişkin gelişmelerin, Fon

Detaylı

HAFTALIK EKONOMİ RAPORU

HAFTALIK EKONOMİ RAPORU Strateji Geliştirme Başkanlığı Ekonomik ve Sektörel Analiz Dairesi HAFTALIK EKONOMİ RAPORU TÜRKİYE EKONOMİSİ IMKB 100 Endeksi haftanın ilk yüzde 0,4 oranında değer kazandı. Geçtiğimiz hafta İMKB 100 Endeksi,

Detaylı

Küresel Mali Kriz, Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler

Küresel Mali Kriz, Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler Küresel Mali Kriz, Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler 0 Dünyada bankaların krediye bağlı zararları 1 trilyon $ a ulaştı Zararlar ve Sağlanan Sermaye (milyar $) Dünya Amerika Euro Bölgesi Asya Toplam Kayıplar

Detaylı

DÜNYA VE TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİN 2015 BEKLENTİLERİ EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ 2015 OCAK

DÜNYA VE TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİN 2015 BEKLENTİLERİ EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ 2015 OCAK DÜNYA VE TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİN 2015 BEKLENTİLERİ EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ 2015 OCAK DÜNYA EKONOMİSİ DÜNYA EKONOMİSİNDE 2014 YILI NASIL GEÇTİ DÜNYA EKONOMİSİNDE BÜYÜME % 2,6 İLE BEKLENTİLERİN

Detaylı

Finansal Piyasa Dinamikleri. Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com

Finansal Piyasa Dinamikleri. Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com Finansal Piyasa Dinamikleri Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com Neleri İşleyeceğiz? Finansal Sistemin Resmi Makro Göstergeler ve Yorumlanması Para ve Maliye Politikaları Merkez Bankası ve Piyasalar Finansal Piyasalardaki

Detaylı

KÜRESEL KRİZ SONRASI KÜRESEL FİNANSAL SİSTEM İÇERİSİNDE TÜRK FİNANSAL SİSTEMİ BAKİ ALKAÇAR (BDDK)

KÜRESEL KRİZ SONRASI KÜRESEL FİNANSAL SİSTEM İÇERİSİNDE TÜRK FİNANSAL SİSTEMİ BAKİ ALKAÇAR (BDDK) KÜRESEL KRİZ SONRASI KÜRESEL FİNANSAL SİSTEM İÇERİSİNDE TÜRK FİNANSAL SİSTEMİ BAKİ ALKAÇAR BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU (BDDK) KÜRESEL KRİZ SONRASI KÜRESEL FİNANSAL SİSTEM İÇİNDE TÜRK FİNANSAL

Detaylı

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU DÖNEM İÇERİSİNDE BANKANIN YÖNETİM KURULU ÜYELERİNE İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER Dönem içerisinde Bankamız ortaklık yapısında değişiklik

Detaylı

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- MART 2015 (SAYI: 73) GENEL DEĞERLENDİRME Ekonomide Durgunluk ve Güvensizlik İşaretleri Arttı Dünya ekonomisinde 2015 yılı da zorlu geçecek. Gelişmekte olan ülkelerin finansman

Detaylı

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi POLİTİKANOTU Mart2011 N201126 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Ayşegül Dinççağ 2 Araştırmacı, Ekonomi Etütleri Büyüme Rakamları Üzerine

Detaylı