İçindekiler. VII. Üriner sistem travmaları

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "İçindekiler. VII. Üriner sistem travmaları"

Transkript

1 İçindekiler VII. Üriner sistem travmaları 7.1 Böbrek travmaları //M.İrfan DÖNMEZ, Kubilay İNCİ Klinik tablo Sınıflandırma Evrelendirme Tedavi Komplikasyonlar 7.2 Üreter yaralanmaları //Serkan Altıntaş, A. Ferruh Akay Etiyoloji Tanı Sınıflama Tedavi 7.3 Mesane yaralanmaları //Lokman Irkılata Etiyoloji Tanı Tedavi Komplikasyonlar 7.4 Üretra yaralanmaları //Ali Ayyıldız, Erdal Benli Etiyoloji Posterior üretral yaralanmalar Acil değerlendirme Anterior üretral yaralanma İatrojenik üretral travma 7.5 Eksternal genitalya travmaları //Fatih Oğuz Penis travmaları Skrotum ve testis travmaları Cilt kaybı 201

2 202

3 VII. Üriner sistem travmaları 7.1 Böbrek travmaları Klinik tablo Teknolojinin gelişmesi ile birlikte travma insidansı ve travma cinslerinde değişiklikler ortaya çıkmıştır. Özellikle ülkemizde meydana gelen trafik kazalarının sıklığı ve şiddetinin fazla olması bu konuda tüm doktorların ve bu bağlamda tüm ürologların bilgilendirilmesi gerekliliğini daha da açık olarak ortaya koymaktadır. Travmaya bağlı acil hastalıklar grubu içerisinde ürogenital sistemin etkilenme oranı %10 dur ve en sık etkilenen organ böbrektir (%15). Erkek/Kadın oranı 3:1 olarak bildirilmektedir. Ürogenital travmalar çoğu kez karın içi organ travmaları ile birlikte olur. Bu nedenle travmaya yaklaşım, iyi organize edilmiş bir takım işidir ve ürolog bu takımın önemli bir parçasıdır. Ürogenital travmalar iki türlü gerçekleşir: Künt ve delici (penetran) travmalar. Oluşan travmaların %90-95 i künt travmalardır. Trafik kazaları nedenler arasında en sık rastlanandır. Trafik kazalarından sonra, yüksekten düşme, sportif yaralanmalar ve yumruk tekme gibi şiddet unsurları içeren saldırılar sayılabilir. Ürogenital sistem yaralanmalarında daha çok parankimatöz organlar etkilenir. Böbrek yaralanmalarında hastadan alınan en önemli hikaye, deselerasyonun varlığı ve derecesidir. Hızlı bir deselerasyon renal damarlarda inelastik intima hasarı ile birlikte damar duvarında kanamaya bağlı tromboz oluşuma neden olduğu gibi karın ön duvarı ve vertebra korpusları arasında kalan renal arterde tromboza, aynı zamanda renal ven hasarı veya renal pedikül avülsiyonuna neden olabilir. Böbrek yaralanmalarının arasında, delici böbrek yaralanması %4 oranında görülür. Delici böbrek yaralanmalarında en sık neden kurşunlanma olup, %80 sıklıkta diğer karın organlarının yaralanmaları ile birlikte görülmektedir. Kurşun yaralanmalarında dikkat edilmesi gereken özellik silahın karakteristiği ve kurşunun balistik özellikleridir. Kurşunun giriş deliği yanıltıcı olabilir çünkü yumuşak doku ve kemik yapılar kurşunun gidiş doğrultusunu değiştirebilir. Karaciğer, ince barsak, mide ve kolon böbrek ile birlikte en sık yaralanan organlardır. Diğer delici yaralanma biçimi olan bıçaklanmada ise komşu karın organlarının birlikte yaralanması daha az görülmektedir. Klinik sınıflandırma yapabilmek için hikaye, fizik muayene, idrar tahlili ve çeşitli görüntüleme yöntemlerinden yararlanmak gerekmektedir. Travma geçirmiş kişiden, muayene sırasında alınan öykü tanı koymada oldukça değerlidir. Fakat bazı durumlarda hastalardan yeterli bilgi alınamaz veya hasta bilgi verecek durumda değildir. Bu 203

4 VII. Üriner Sistem Travmaları Tablo 1. Böbrek yaralanmasında American Association for the Surgery of Trauma (AAST) sınıflaması Derece Yaralanma Tipi Tanım I. Derece Kontüzyon Mikroskopik veya makroskopik hematüri, ürolojik testler normal Hematom Subkapsüler, parankim laserasyonsuz ve ekspanse olmayan II. Derece Hematom Retroperitona sınırlı ekspanse olmayan perirenal hematom Laserasyon İdrar ekstravazasyonunun olmadığı 1cm den küçük kortikal parankimal laserasyon III. Derece Laserasyon İdrar ekstravazasyonunun olmadığı ve toplayıcı sistemin korunduğu 1 cm den derin kortikal parankimal laserasyon IV. Derece Laserasyon Renal korteks, medulla ve toplayıcı sistemi içine alan parankimal laserasyon Vasküler Ana renal arter ya da venin hasarlandığı kanamalar V. Derece Laserasyon Parçalanmış böbrek Vasküler Böbreğin kanlanmasının bozulduğu renal hilus avülsiyonu gibi durumlarda hastanın genel durumu, detaylı fizik muayene ve travmanın görgü tanıklarından alınabilecek bilgiler yol gösterici olur. Fizik muayenede hematüri, flank bölgede ekimoz, abrazyon, ağrı, kırılmış kaburga varlığı ve abdominal distansiyon, kitle, hassasiyet üriner sistem yaralanmasının göstergeleridir. Önceden var olduğu bilinen böbrek yetmezliği, üreteropelvik bileşke darlığına bağlı hidronefroz, böbrek taşları, böbrek kist ve tümörleri hafif bir travmayı daha karışık hale getirebilirler. Travma hastasına yapılması gereken laboratuvar testleri arasında tam idrar analizi, hematokrit, kreatinin en önemlileridir. Hematüri varlığı mikroskopik incelemede büyük büyütmede >5 eritrosit görülmesi, dipstick test pozitifliği ya da makroskopik hematüri olarak tanımlanmaktadır. Bununla birlikte hematürinin derecesi ile travmanın şiddeti arasında direkt bir ilişki yoktur. Hatta vasküler hasarın oluştuğu künt travmaların %36 sında hematüri gözlenmemektedir. Eastham ve arkadaşları renal hasar olduğu gösterilen bıçak yaralanması vakalarının %9 unda hematüri izlenmediğini bildirmişlerdir. Aynı şekilde önemli parankim hasarı olmayan böbrek kontüzyonu durumlarında makroskopik hematüri izlenebilir. Bu çelişkili gözlemlerden şu sonucu çıkarmak mümkündür; hematüri genellikle böbrek yaralanmalarına eşlik eden bulgudur, ancak olmaması yaralanmanın olmadığını göstermediği gibi, derecesi de yaralanmanın ciddiyeti ile ilgili değildir. Seri bakılan serum hematokrit değerinin düşmesi ve hastanın eritrosit süspansiyonu ihtiyacı tedavi açısından karar vermek için en önemli parametrelerdendir. Hastalar genellikle travma sonrası ilk bir saat içinde hastaneye getirildiklerinden, hastanede ilk bakılan kreatinin değeri travma öncesi renal durumu gösterir ve yüksek olması önceden var olan renal patolojiye işaret eder Sınıflandırma Böbrek yaralanmalarında 26 adet sınıflandırma sistemi tanımlanmıştır. Ancak en sık kullanılan ve kabul gören sınıflama American Association for the Surgery of Trauma tarafından yapılan sınıflamadır (tablo 1, şekil 1). Bu sınıflandırmanın yapılmasında bilgisayarlı tomografinin sağlamış olduğu anatomik detayların önemi vardır. Tüm yaralanma skalaları kendi içerisinde belirsizlikler barındırır. Bu sınıflamada da bu belirsizlikler mevcuttur. I, II ve III. derece travmaların tanımı ve prognozu net olarak ortaya konmuştur. Fakat IV ve V. derece arasında sınıflamada belirsizlik ve kaymalar vardır. IV. derecedeki vasküler hasardan kasıt, kanamanın da bulunduğu renal arter trombozuna neden olan intimal yırtıkların ve fleplerin olmasıdır. Kanamanın da bulunduğu ana renal ven yaralanması da aynı şekilde IV. derece olarak sınıflandırılır. Segmental damar yaralanmasından bahsedilmemekle birlikte bunların hasarlanmaları IV.derece olarak kabul edilir. V. derece yaralanma çoklu IV.derece yaralanmanın bir böbrekte oluşmasıdır. Renal pedikül avülsiyonları da V. derece yaralanmanın içerisinde yer alır. Tüm bu minör farklılıklara rağmen, sınıflama birçok merkezce kullanılmakta ve ayrı niteliklere sahip merkezler arasında ortak bir travma dili oluşmasını sağlamaktadır Evrelendirme Fizik incelemede karında ve böğürde değişik derecede duyarlılık saptanabilir. Palpe edilebilen kitle ve hipotansiyon ciddi bir yaralanmanın ve/veya hematomun işareti olabilir. Şokun eşlik etmediği mikroskopik hematürinin olması çok nadiren ciddi bir yaralanmanın göstergesi olduğundan görüntüleme yapılmadan da takip edilebilir. Ancak şüphe duyulan ve ciddi deselerasyonun hikayesinin olduğu durumlarda fizik muayene bulguları eşliğin- 204

5 I.Derece II. Derece III. Derece IV. Derece V. Derece Şekil 1. AAST sınıflandırması. III. Dereceye kadar olan bilateral yaralanmalarda bir derece üstü kabul edilir. E. Serafetinides E. Renal Trauma In: Hohenfellner M, Santucci RA. Emergencies in Urology. New York: Springer-Verlag Berlin Heidelberg: 2007 den alınmıştır. de görüntüleme yapılmasında sakınca yoktur. Çocuklardaki durum biraz farklıdır, tam idrar tetkikinde >50 / hpf eritrosit bulunması ciddi bir yaralanmaya eşlik ederken yüksek katekolamin seviyesi nedeniyle toplam kan hacminin yarısı kaybedilmeden kan basıncında düşüş izlenmez. Bu nedenle çocuklardaki travmaya yaklaşımda görüntüleme yöntemlerinin daha cömert kullanılması önerilmektedir. Böbrek travması şüphesiyle gelen hastaya yapılması gereken görüntüleme yöntemini seçerken dikkat edilmesi gereken hususlar hasarın mekanizması ve klinik bulgulardır. Bu travmaların birçoğu önemsiz yaralanmalar olduğundan ve müdahalesiz takip edilebildiğinden seçilmiş hastalarda görüntüleme yapılması önerilmiştir. Aşağıdaki durumlarda görüntüleme yapılmalıdır. 1. Makroskopik hematürinin eşlik ettiği tüm travmalar 2. Mikroskopik hematüri ile birlikte şok mevcutsa (SKB <90 mmhg) 3. Eşlik eden diğer major yaralanmalar mevcutsa 4. Renal travmayı işaret eden bulgular/eşlik eden ciddi yaralanmaların olduğu hızlı deselerasyon hikayesi alınan durumlarda (üreter avülsiyonu ve renal pedikül hasarı açısından) 5. Delici (penetran) yaralanmalarda (hematüri derecesinden bağımsız) Ultrasonografi abdominal travmalarda hızlı, non invaziv, ucuz ve radyasyon içermeyen bir şekilde peritoneal sıvıyı göstermesi açısından popüler bir görüntüleme yöntemi hale gelmiştir. Ancak birden fazla organ yaralanması olan hastalarda görüntüleme için iyi bir akustik pencerenin bulunamaması nedeniyle sonuçlar genellikle operatör bağımlıdır. Böbrek laserasyonlarını belirler ancak derinlik ve uzanımlarını göstermez. Renal ekskresyon ve idrar ekstravazasyonu hakkında fonksiyonel bilgi verememesi de bir diğer olumsuz yönüdür. Künt minör travmalarda standart IVP den daha sensitif ve spesifiktir fakat travma ciddiyeti arttıkça sensitivitesi düşer. Ultrasonografinin böbrek travmalarında kullanı- 205

6 VII. Üriner Sistem Travmaları Algoritma 1. Erişkinlerde künt renal travmalara yaklaşım algoritması (EAU Guidelines on Urological Trauma 2010 dan uyarlanmıştır) labileceği bir diğer alan ise stabil renal hasarlarda retroperitoneal hematom ve ürinomların seri takibidir. Sonuç olarak birçok merkezde abdominal travmada ilk olarak kullanılan ultrasonografi hangi hastaların daha agresif bir görüntüleme yöntemiyle değerlendirilmesi gerektiği konusunda yol gösterici olabilir ancak böbrek yaralanmasının ciddiyetini göstermesi için yeterli değildir. Standart IVP günümzde renal travmalarda ilk görüntüleme yöntemi olmaktan çıkmıştır. Başka görüntüleme yönteminin olmadığı durumlarda böbreklerin varlığı, parankim ve toplayıcı sistemin görünümü hakkında bilgi verebilir. Böbreğin izlenmemesi, kontur deformitesi ve kontrast ekstravazasyonu major bir renal hasara işaret eder ve daha ileri bir tetkikin gerektiğinin göstergesidir. IVP de en önemli bulgular fonksiyon izlenmemesi ve ekstravazasyon izlenmesidir. Fonksiyon izlenmediği durumlar pedikül hasarı veya parçalanmış böbreği akla getirmelidir. Benzer şekilde ekstravazasyon da kapsül, parankim ve toplayıcı sistemin dahil olduğu ciddi bir travmayı işaret eder. Gecikmiş ekskresyon, dolum defekti, kalisiyel distorsiyon ve böbrek gölgesinin kapanması travmanın daha az güvenilir IVP bulguları olarak sayılabilir. İntravenöz piyelografi, ameliyat öncesi böbrek değerlendirilmesi olmadan yapılan eksplorasyonlarda ameliyat esnasında 2 ml/kg kontrast maddenin iv yolla verilmesini müteakip 10. dakikada tek film çekilerek böbreğin kanlanmasını, ekstravazasyon mevcudiyetini ve karşı böbreğin durumu hakkında önemli bilgiler verir ki; cerrahi tedavinin seçiminde bu bilgi çok önemlidir. Delici yaralanmalarda ise makroskopik hematürinin eşlik ettiği veya flank bölgeden yaralanmalar dışında kullanımı kısıtlıdır. Bilgisayarlı tomografi stabil durumdaki böbrek travmalarının radyolojik değerlendirilmesinde altın standarttır. Travmanın yerini, kontüzyon durumunu, avasküler segmentleri, diğer intraabdominal organların durumunu ve eş zamanlı olarak retroperitonu değerlendirmesiyle diğer bütün görüntüleme yöntemlerinden duyarlı ve özgül bir tetkiktir. Noninvazif olmasının yanı sıra, hızlı sonuçlanması, parankim yırtıklarının derinlik ve lokalizasyonunu açıkca göstermesi, idrar ekstravazasyonu ve hematomu net biçimde ortaya koyması, var ise diğer organ yaralanmalarını saptayabilmesi nedeniyle günümüzde ilk tercih edilen görüntüleme aracı durumundadır. Özellikle şüphelenilen olgularda dakika sonra çekilen ekskretuvar fazıyla birlikte üreteral veya üreteropelvik 206

7 Algoritma 2. Erişkinlerde delici (penetran) renal travmalara yaklaşım algoritması (EAU Guidelines on Urological Trauma 2010 dan uyarlanmıştır) bileşke hasarlarını net olarak ortaya koyabilmektedir. Bilgisayarlı tomografide medialde izlenen ve vasküler yapıları deviye eden hematom renal ven hasarına işaret edebileceği gibi yine medialdeki idrar ekstravazasyonu renal pelvis/üreteropelvik bileşke avülsiyonlarına işaret edebilir. Böbrek parankiminin kontrastlanmaması ise arteriyel bir hasarı gösterebilir. Manyetik rezonans görüntüleme ise uzun işlem süresi, fiyat dezavantajı, mıknatıs etkisi nedeniyle yalnızca iyot allerjisi olan, bilgisayarlı tomografinin bulunmadığı nadir durumlarda kullanılabilir. Anjiyografi daha az spesifik, zaman alıcı ve invaziv bir görüntüleme metodu olduğundan ilk sırada kullanılan bir görüntüleme yöntemi olmamasına rağmen vasküler hasarın erken ve geç dönemde tam yerinin saptanıp gereğinde embolizasyon yapılabilmesiyle tercih edilebilir. En belirgin endikasyonu ise BT nin olmadığı bir sağlık merkezinde major künt travmayı takiben yapılan IVP de böbreğin izlenememesidir. Bu durumun sebebi renal damarların total avülsiyonu, renal arter trombozu, vasküler spazma neden olan ciddi kontüzyon olabilir. Ayrıca, pedikül hasarı meydana gelmiş olan stabil durumdaki hastalarda BT nin kesin tanı koyamadığı durumlarda anjiyografik olarak kanama tanısı konarak embolizasyon ile kanama kontrolü de yapılabilir Tedavi Konzervatif tedavi Böbrek yaralanmalarının tedavisinde amaç, hastaya zarar vermeden morbiditeyi en aza indirmek ve böbrek fonksiyonlarını korumaktır. Tedavide ilk yapılması gereken hastanın stabilizasyonunu sağlamaktır. Ardından travmanın derecesi tanımlanarak tedavi planlanır. Eğer hastanın birden fazla organ hasarı mevcutsa, daha kritik olan hasar göz önüne alınarak değerlendirilmelidir. Travmanın derecesi belirlendikten sonra, tedavi planı, travmanın derecesine, hastanın hemodinamik durumuna ve diğer organ yaralanmalarının varlığına veya yokluğuna göre yapılır. Böbrek travmalarında hastaların sadece %5,4 ünde ciddi decede (derece III) yaralanma meydana gelir. Hemodinamik olarak stabil olan hastalarda genellikle eksplorasyona ihtiyaç duyulmaz. Künt travmaların yaklaşık %98 i konservatif olarak takip edilebilir. Son zamanlarda dikkatli takip ve iyi evrelendirme yapılarak IV ve V. derece yaralanmaların dahi konservatif izlenebileceği bildirilmiştir ancak bu durumlarda komplikasyon ve geç cerrahi oranları yüksektir. Gözden kaçırılmış komplikasyonların saptanabilmesi için özellikle IIIV. derece travmalardan 2 4 gün sonra görüntüleme yöntemi tekrarlanmalıdır. McAninch ve ark. nın çalışmasında delici yaralanmalarda dahi konservatif yöntemlerle gidilebileceği söylenmiştir. İlgili çalışmada 207

8 VII. Üriner Sistem Travmaları bıçaklanmaların %55 inin kurşun yaralanmalarının ise %24 ünün konservatif olarak izlenebileceği bildirilmiştir. Yüksek dereceli hastalar eğer konservatif olarak takip edilecekse seri hematokrit takibi, aralıklı bilgisayarlı tomografi ile görüntüleme gerekir. Bu hastalarda kanamanın devam etmesi veya geç dönemde kanamaların olması durumunda anjiografik girişimler yapılarak kanamanın yerinin tespit edilmesi ve embolize edilmesi olasıdır. Gözden kaçırılmış komplikasyonların saptanabilmesi için özellikle II. derece travmalardan 2 4 gün sonra görüntüleme yöntemi tekrarlanmalıdır. Böbrek yaralanmalarının %80-90 kadarına komşu organ yaralanmaları eşlik etmektedir ve bu durum seçilecek tedavi yöntemini etkileyebilmektedir. İzole böbrek yaralanmalarında renal pedikül avülsiyonu olmadıkça yaklaşım genellikle konservatif tedavi şeklindedir. İzole böbrek parankimi laserasyonlarında arteriyel hasar olsa da endovasküler girişimlerle kanama kontrol altına alınabilir. Ancak bu damarların uç arter olduğunu ve embolizasyon sonunda doku kaybı olacağı unutulmamalıdır. İdrar ekstravazasyonu, hastaların %90 ından fazlasında konservatif izlem ile iyileşir. 48 saat içinde düzelmediği durumlarda üreteral stent ya da perkütan nefrostomi uygulamaları ile tedavi edilebilirler. Makroskopik hematüri ile konservatif izlenen hastaların hospitalize edilmeleri ve makroskopik hematüri geçene kadar yatak istirahatine alınmaları gerekir. Bu hastalarda taburculuk sonrası yakın takip gerekeceği akılda tutulmalıdır. Özet olarak; I. ve II. Derece travmalar: Makroskopik hematüri yok ise bu hastalar yatırılmadan takip edilebilirler. Makroskopik hematurisi olanların konservatif tedavilerinde hastanın makroskopik hematürisi geçene kadar tercihen hastanede mutlak yatak istirahatine alınması ile birlikte vital bulgularının izlenmesi, uygun antibiyotik tedavisi, fizik incelemenin sık tekrarı ile değişen koşullarla daha aktif tedavi yöntemlerine geçilmesi gereklidir. Delici travma varlığında klinik takip daha sıkı ve dikkatli yapılmalıdır. III. ve IV. Derece travmalar: Bu tip yaralanmalarda hastalar hemodinamik olarak stabil olduğu sürece konservatif izlenmektedir. Fakat burada yapılması gereken ayırım, IV. Derece yaralanmalarda parankim hasarı ve vasküler hasar ayırımıdır. Ana damarların etkilendiği IV. Derece yaralanmalar V. Derece gibi tedavi edilmelidirler. IV. Derece vasküler ve V. Derece travmalar: Bu tür yaralanmalarda çoğunlukla eşlik eden komşu organ yaralanmaları da olduğundan acil laparotomi gerekliliği doğar ve sıklıkla konservatif yöntemlerle tedavi edilmezler Cerrahi tedavi Böbrek yaralanmalarının cerrahi tedavisinde asıl amaç kanama kontrolü ve böbreğin kurtarılmasıdır. Cerrahi tedavi için kesin ve rölatif endikasyonlar bulunmaktadır. Kesin cerrahi endikasyonlar; persistan böbrek kaynaklı kanama, ekspanse olan perirenal hematom, pulsatil perirenal hematomdur. Rölatif endikasyonlar ise idrar ekstravazasyonu, canlı olmayan doku varlığı, geç tanı konulmuş arteriyel hasar, segmental arteriyel hasar ve tam evrelendirme yapılamamasıdır. Sıklıkla birden fazla rölatif endikasyonun birlikte olması cerrahi tedavi için bir gerekçe oluşturur. İdrar ekstravazasyonu yalnızca IV. derece bir yaralanma komponenti veya forniks rüptürü ile birlikteyse genellikle cerrahi tedavi gerektirmezken kendiliğinden gerileme olasılığı %87 dir. Canlı olmayan doku oranının %20 den fazla olması ile buna eşlik eden parankim laserasyonu, segmental arter yaralanması ya da idrar ekstravazasyonu durumunda komplikasyon oranı artmış olduğundan bu gibi durumlarda cerrahi tedaviyi düşünmek gerekir. Hastanın durumunu stabil olmadığı ve evrelendirmenin tam olarak yapılamadığı durumlarda ise cerrahi eksplorasyon gereklidir. Eksplorasyonda önerilen yaklaşım orta hat transabdominal yaklaşımdır. Bu yaklaşım ile öncelikle karın içi yaralanmalar saptanıp barsak bütünlüğü değerlendirilip öncelik sırasına göre bu yaralanmalara müdahale etmek gerekir. Böbreklere yaklaşımda ince barsaklar ise sağa ve superiora kaldırılmalıdır. Aortanın hemen üzerinden superior mezenterik arterin superioruna yapılacak insizyon ile retroperitona girilir. İnsizyon treitz ligamanına kadar uzatılır. Aortanın önünden geçen sol renal ven bulunur. Askıya alındıktan sonra sırayla diğer renal vasküler yapılar asılarak vasküler kontrol sağlanır. Kanamaya bağlı olarak bu şekilde görüş sağlanamaz ise inferior mezenterik venin medialinden insizyon ile girilerek retroperitona girilebilir. Gerota fasyası açılmadan erken vasküler kontrol, serilerde nefrektomi insidansını %56 dan %18 e düşürmektedir. Bu aşamadan sonra yaralanmanın biçimine ve yaygınlığına, hastanın durumuna göre hematomun drene edilmesi, canlı olmayan dokuların debride edilmesi varsa toplayıcı sistem açıklıklarının onarılması, parankim yırtıklarının onarılması, parsiyel nefrektomi, renal damarlardaki yırtıkların onarılması ve bunların mümkün olmadığı durumlarda nefrektomi düşünülmelidir. Renal kapsülün zedelendiği durumlarda omentum veya perinefritik yağ doku ile destek sağlanabilir. Ayrıca kanama kontrolü ve parankim hasarının onarılmasında yeni nesil hemostatik ajanların kullanılması da uygun olabilir. Hastanın vital bulgular olarak stabil olmadığı, kanama kontrolünün ve hastanın koagülasyon faktörlerinin yeterli olmadığı veya eşlik eden fazla sayıda organ hasarının olduğu durumlarda böbreğin onarılması hastanın 208

9 hayatını tehdit edecek zaman kaybına yol açacak ise nefrektomi yapılması daha uygundur Komplikasyonlar Persistan idrar ekstravazasyonu ürinoma, perinefritik enfeksiyona ve böbrek kaybına yol açabilir. Uygun antibiyotik tedavisi ve iyi takip ile gerilemeyen ekstravazasyon durumlarında üreteral stent yerleştirilmesi sıklıkla problemi ortadan kaldıracaktır. Eğer buna rağmen ekstravazasyon gerilemeyip perinefitik abse oluşursa perkütan drenaj ilk düşünülmesi gereken tedavi yöntemi olup bunun başarısız olduğu durumlarda cerrahi drenaj sağlanmalıdır. Operasyondan sonrası ilk 4 hafta çerisinde görülebilecek olan geç kanamalarda ilk tedavi seçeneği yatak istirahati ve hidrasyon sağlanmasıdır. Ancak kanamanın devam etmesi durumunda anjiografi yapılarak kanamanın yerinin tesbit edilip embolize edilmesi ile genellikle kontrol altına alımaktadır. Geç komplikasyonların başında hipertansiyon gelmektedir ki bu durum renovasküler hasara, renal parankimin hematom veya ekstravaze olan idrar ile kompresyonuna ya da travma sonrası arteriyovenöz fistüle bağlıdır. Altta yatan mekanizma ise renal iskemiye bağlı renin anjiotensin aksının uyarılmasıdır. Genç erkeklerde insidansının %5 den az olduğu gösterilmiştir. Ayrıca kanama, hidronefroz, taş oluşumu, kronik piyelonefrit, psödoanevrizma gibi komplikasyonlarda geç dönemde izlenebilir. Taburculuk sonrası takip ise fizik muayene, idrar analizi, gerekli radyolojik değerlendirme, kan basıncı takibi, böbrek fonksiyonlarının serum belirteçleriyle yapılmalıdır. Okunması önerilen kaynaklar N. Djakovic, E. Plas, L. MartínezPiñeiro, Th. Lynch, Y. Mor, R.A. Santucci, E. Serafetinidis, L.N. Turkeri, M. Hohenfellner: EAU Guidelines on Urological Trauma 2012 Santucci RA, Doumanian LR. Upper Urinary Tract Trauma In:Wein AJ, Kavoussi LR, Novick AC, Partin AW, Peters CA. CampbellWalsh Urology. 10th ed. Philadelphia: Saunders Elsevıer; 2012.p E. Serafetinides E. Renal Trauma In: Hohenfellner M, Santucci RA. Emergencies in Urology. New York: SpringerVerlag Berlin Heidelberg: Üreter yaralanmaları Üreteral yaralanmaların %75 i iatrojeniktir. Bu tür üreter yaralanmaların %73 ü jinekolojik, %14 ü genel cerrahi ve %14 ü ürolojik kaynaklıdır. Dış kaynaklı travmaya bağlı üreteral yaralanma nadirdir (% 7 penetran, %18 künt travma sonrası). En sık görülen yaralanma yeri alt üçte birlik bölgedir. Tanı konamayan veya uygun tedavi edilemeyen üreteral yaralanmalar ürinom, abse, üreteral striktür, üriner fistül ve aynı taraflı renal ünitede kayıp gibi ciddi komplikasyonlara neden olabilir Etiyoloji Eksternal travma Eksternal travmalara bağlı gelişen üreteral yaralanmalar nadirdir. Bütün penetre travmaların %4 ünden ve künt travmaların %1 inden azında üreteral yaralanma meydana gelebilir. Üreteral yaralanmalı eksternal travmalı hastaların %90 ından fazlasında yandaş organ yaralanmaları bulunmakta bu da morbidite ve mortalite oranlarını artırmaktadır. Ateşli silah yaralanmalarında direk kesi dışında kan damarlarındaki hasarlanmaya bağlı olarak meydana gelen nekrozda üreteral yaralanmalardan sorumludur. Yapılan deneysel çalışmalarda kesi hattından 2 cm uzaktaki bölgelerde de mikrovasküler hasar meydana gelebileceği görülmüştür. Bu bulgular ateşli silah yaralanmalarından sonra üreterin kanlanan bölgeye kadar debride edilmesi gerektiğini göstermiştir. Yüksekten düşme veya yüksek hızlı motorlu vasıta kazaları gibi durumlarda vücudun bütünü büyük bir güce maruz kalır. Bu hızlı deselerasyon üreterin üreterovezikal veya daha sıklıkla üreteropelvik bileşke gibi fikse olduğu noktalardan kopmasına sebep olur. Bundan dolayı şiddetli bir kuvvete maruz kalınan künt travmalı hastalarda üreteral yaralanmadan şüphelenilmelidir. Herhangi bir derecede hematürisi olan veya genitoüriner yaralanma riski olan bölgelerde yaraları olan hastalar görüntüleme yöntemleriyle değerlendirilmelidir. Benzer şekilde makroskobik hematüri veya mikroskobik hematüri ile beraber hipotansiyonu olan anlamlı deselerasyon veya yaralanma öyküsü olan künt travmalı hastalarda da görüntüleme yöntemleri ile değerlendirme yapılmalıdır. Künt travmaya bağlı UP bileşkede kopmalara hematürinin her zaman görülmemesi ve intraoperatif manuel muayane ile palpasyonun zor olması nedeniyle genellikle tanı konulamayabilmektedir. Bundan dolayı kontrastlı BT ve geç filmlerle görüntüleme önerilir ancak bu mümkün olamıyorsa intraoperatif tek doz İVP çekilebilir Cerrahi yaralanma Herhangi bir jinekolojik, obstetrik, genel cerrahi veya ürolojik zorlu abdominopelvik cerrahi prosedür üreteral yaralanmaya neden olabilir. Bir seride iatrojenik üreteral yaralanmaların %54 ünün histerektomi, %14 ünün kolorektal cerrahi, %8 inin overian tümör çıkarılması gibi pelvik prosedürler, %8 inin transbdominal üretropeksi ve %6 sının abdominal vasküler cerrahi sonrası geliştiği bildirilmiştir. Bir seride de tekrarlayan sezaryanlar sonrası %23 e varan oranda üreteral yaralanma 209

10 VII. Üriner Sistem Travmaları bildirilmiştir. İntraoperatif manüplasyon sonrasında gelişen hidronefroz sıklıkla aorto iliak ve aorto femoral bypass cerrahisi sonrası gelişir fakat çoğunlukla iyi seyirlidir. Bu hastaların %12 sinde cerrahi devaskülarizasyon veya inflamasyona bağlı olarak aylar sonrasında semptomatik üreteral stenoz meydan gelebilir. Tedavi edilmediği takdirde bu hastaların çoğu hızlıca semptomatikleşir, kalıcı komplikasyonlar meydana gelebilir ve rekonstrüktif cerrahi veya nefrektomi gerekebilir. Üreteroarterial fistüllere özel bir ilgi göstermek gerekir. Bu nadir ve potansiyel katostrofik duruma yaşamı tehdit edebilen hematüriye sebep olması nedeniyle vakit kaybetmeden tanı konmalı ve tedavi edilmelidir. Fistül sıklıkla geçirilmiş pelvik cerrahi, radyoterapi, kalıcı üreteral stentler, infeksiyon, vasküler hastalıklar ve gebelik gibi durumlara bağlı olarak sıklıkla üreter ve ipsilateral iliak arter arasında meydan gelir. Akut tedavide endovasküler stent graft kullanımı her geçen gün artmaktadır. Laparoskopik prosedürlerin yaygınlaşmasıyla beraber buna bağlı üreteral yaralanmalar da artış göstermiştir. Laparoskopik ürolojik prosedürlerde %0,8 oranında üreteral yaralanma bildirilmiştir. Laparoskopik histeroktomi sonrasında %0,5 (deneyimli cerrahlar) ve %14 (deneyimsiz cerrahlar) arasında üreteral yaralanma oranları bildirilmiştir. Cerrahi esnasında hidrasyon ve diüretik kullanımı veya yüksek riskli vakalarda preoperatif retrograd üreteral kateterizasyon üreterlerin tanımlanmasını yardımcı olabilir Üreteroskopik yaralanma Modern serilerde üreteroskopik yaralanma iatrojenik üreteral travmaların en sık sebebidir. Son zamanlarda yayınlanan uzman serilerinde %15 arasında perforasyon oranları bildirilmiş bunların %0,2 sinde açık cerrahi gerekmiş, ek olarak % 5 oranında ilerleyen dönemde striktür meydana gelmiştir. Üreteral yaralanmanın en önemli sebeplerinden biri basket kullanımıdır. Basket kateter kullanımı öncesinde taşların Ho:YAG laser ile fragmantasyonu bu potansiyel riski azaltmaktadır. Günümüzde üreteral perforasyon durumunda prosedürün sonlandırılması ve üreteral kateter takılması önerilmektedir. Renal pelvise yerleştirilen bir kılavuz tel üzerinden veya yanından üreteroskopi yapılması önerilmektedir. Bu tel güvenli üreterorenoskopinin yanı sıra gerekli durumlarda sonradan üreteral stent takımına da olanak sağlamaktadır. Uzun cerrahi süresi, böbrek taşına müdahale, cerrahin deneyimsizliği ve geçirilmiş ışın tedavisi üreteroskopi esnasında komplikasyon riskini arttıran faktörlerdir. Taş fragmantasyonunda kullanılan yöntemlerden elektrohidrolik litotripsi en yüksek üreteral yaralanma 210 riski taşır. Üreteri yaralanmaya karşı koruyan faktörler daha küçük üreterorenoskop ve fleksibl üreteroskoplardır Tanı Klinik tanı Akut üreteral yaralanmanın kendine özgü bir semptom veya klinik bulgusu yoktur. Özellikle ateşli silah yaralanması gibi penetran travma varlığında veya künt yaralanmalarda üreteral travma şüphesi tanıya götürür. Çocuklarda vertebral kolonun aşırı esnekliğine bağlı olarak oluşan künt yaralanmalarının daha sık görüldüğü unutulmamalıdır. Klinik semptom olarak hematüri varlığı üreteral travmaların sadece yarısında gözlendiği için travmanın zayıf bir göstergesidir. İntraoperatif eksploratif laparotomi yapılan travmalı hastalarda retroperitoneal bölge dikkatlice değerlendirilmelidir. Yapılan bir çalışmada intraoperatif yaklaşık %11 vakada üreter yaralanmaları atlanabilmektedir. Geçikmiş tanı hastanede daha fazla kalmaya ve nefrektomi oranlarında artmaya neden olmaktadır. İzole üreteral yaralanmalar gözden kaçabilir. Bu hastalar da üst üriner sistemde obstrüksiyon, üriner fistül ve sepsis oluşabilir. Jinekolojik pelvik cerrahi sonrası flank ağrı, vajinal idrar kaçağı veya septik tablo gelişen kadınlar vakit kaybetmeden üreter veya mesane yaralanması açısından değerlendirilmelidirler. Cerrahi esnasında üreteral yaralanmanın değerlendirmesinde intravenöz indigo karmin veya metilen mavisi kullanımı önerilmektedir. İntravenöz verilebildiği gibi 27G ince bir iğneyle renal pelvistende verilerek hasarlı bölgeden mavi boyalı idrar gelmesi özellikle parsiyel yırtıklarda yaralanma bölgesinin tespitine yardımcı olur. Geçirilmiş cerrahi müdahale sonrası operasyon bölgesinden seröz sıvı şeklinde dren getirisi devam eden ve üreteral yaralanma şüphesi olan hastalarda dren mayisinden kreatinin bakılması olası bir idrar kaçağının erken dönemde fark edilip ileri tetkik ve tedavisine olanak sağlayabilir Radyolojik tanı Üreteral yaralanmalar radyolojik olarak üst üriner sistemde obstrüksiyon bulgusu verebilirler ancak üreteral yaralanmanın olmazsa olmaz bulgusu radyolojik kontrast madde ekstravazasyonudur. Vücut ağırlığının kilogramı başına 2 mg kontrast madde verilerek çekilen IVP ile bu değerlendirilebilir. Ancak çoklu travmalarda BT nin daha çok tercih edilmesi bu yöntemle konulan tanı sayısını artırmıştır. BT ile tanı konamayan ciddi üreteral yaralanma şüphe-

11 Tablo 2: Üreter için yaralanma şiddet skalası (AAST den uyarlanmıştır) DERECE TANIM 1 sadece hematom 2 çevrenin <%50 laserasyon 3 çevrenin >%50 laserasyon 4 tam yırtık, <2 cm devaskülarizasyonlu 5 tam yırtık, >2 cm devaskülarizasyonlu si olan vakalarda BT çekimi esnasında yapılan kontrast madde enjeksiyonundan 30 dk sonra alınan grafilerle elde edilen İVP ile değerlendirme yapılabilir. Ancak travmalı hastada barsak temizliği olmaması ve gaz nedeniyle tanı açısından İVP oldukça yetersiz kalabilmektedir. Bu yöntemin de tanıda yetersiz kaldığı yaralanma şüphesinin devam ettiği vakalarda altın standart yöntem olan retrograd pyelografi uygulanmalıdır Sınıflama AAST (American Association for the Surgery of Trauma) üreteral yaralanmaları şiddetine göre 5 ayrı grupta sınıflamıştır (Tablo 2). Üreter yaralanmasını değerlendirirken bu derecelendirilmenin kullanması yararlıdır Tedavi Parsiyel yaralanmalar Grade1-2 lezyonlar olarak tanımlanabilir. Tanı konulduktan sonra üreteral stent veya nefrostomi tüpü ile üriner diversiyon sağlanarak tedavi edilebilir. Henüz bu tekniklerin sonuçlarını karşılaştıran prospektif klinik bir seri yoktur fakat üreteral stent takılmasının böbrekten idrar drenajını sağlaması, yaranın kanalizasyonuna ve stabilizasyonuna olanak sağlaması ve striktür riskini azaltması nedeniyle nefrostomi yerleştirilmesinden daha üstün olduğu düşülmektedir. Stent floroskopi ve radyoopak kontrast kullanarak elde edilen üreteropiyelogram ile antegrad veya retrograd yoldan yerleştirilebilir. Ardından işeme esnasında olan stent reflüsünü azaltmak için mukozal iyileşme başlayıncaya kadar 2 gün süre ile mesane kateterizasyonu yapılmalıdır. Üreteral stent en az 3 hafta tutulmalı, hasta 3-6 ay arası dinamik renogram ve IVP ile takip edilmelidir. Striktür geliştiği takdirde en kısa zamanda endoürolojik veya açık cerrahi tekniklerle müdahale edilmelidir. İatrojenik yaralanma nedeniyle acil yapılan cerrahi eksplorasyon esnasında grade 2-3 yaralanma ile karşılaşıldığı zaman stent üzerinden üreteral uçların primer kapatılması ve yaralanma bölgesine dren yerleştirilmesi önerilebilir. Üreterlerin iatrojenik olarak ligate edildiği durumlarda ligasyon açılmalı ve üreterlerin canlılığı kontrol edilmelidir. Eğer canlılık ile ilgili bir soru işareti varsa üreteroüreterostomi veya üreteral reimplantasyon uygulanmalıdır Komplet yaralanmalar Bunlar grade 3-5 yaralanmalardır. Açık yada laparoskopik yöntemle onarılması gerekir. Son yıllarda gelişen laparoskopik teknik ve cihazlar nedeniyle komplet yaralanmalar laparoskopik yöntemlerle onarılabilir. Başarılı bir onarımın temel prensipleri: 1. Üreteral uçların canlı dokuya ulaşılıncaya kadar debridmanı 2. Üreteral uçların spatülizasyomu 3. Stent yerleştirme 4. Absorbe olabilen sütürlerle üreterin watertight rekonstrüksiyonu 5. Dren yerleştirmesi 6. Yaralanma alanının periton veya omentum ile izolasyonu Yaralanma bölgesine göre tedavi seçenekleri değişebilir (Resim 1). Tanı ne kadar erken konulmuşsa morbidite ve mortalite oranı o kadar az olacaktır. Üreterde yaralanma bölgesine göre tedavi seçenekleri aşağıda özetlenmiştir : Üst 1/3 üreter: Orta 1/3 üreter: Alt 1/3 üreter : Üreteroüreterostomi Transüreteroüreterostomi Üreterokalikostomi Üreteroüreterostomi Transüreteroüreterostomi Boari flep ve reimplantasyon Direkt reimplantasyon Psoas Hitch Boari Flap Komplet üreteral yaralanma nedeniyle takip edilen ve 211

12 VII. Üriner Sistem Travmaları Künt travmalar sonucundaki mesane yaralanması, rüptür veya eşlik eden kırılmış kemik pelvisin direk delici hasarı ile oluşabilir. Pelvis fraktürlerinin %10 unda mesane yaralanması eşlik ederken, künt travma sonucu oluşan mesane yaralanmalarının yaklaşık olarak %70-97 sinde pelvik fraktür eşlik etmektedir. Mesane rüptürleri genellikle intraperitoneal mesane kubbesinde ve doğrusal bir laserasyon şeklinde olmaktadır. Kemik fragmanlarının yol açtığı yaralanma ise genellikle ekstraperitoneal yaralanmadır. Penetran travmaya bağlı yaralanmalar mesanenin herhangi bir bölgesinde ateşli silah, kesici veya delici alet yaralanmaları ile olmaktadır. Bu tip yaralanmalara sıklıkla diğer organ veya damar yaralanmaları eşlik etmektedir. Şekil 3:Yaralanma bölgesine göre tedavi seçenekleri eş zamanlı gastrointestinal hastalık nedeniyle bağırsak segmentinden faydalanılamayan veya böbrek fonksiyon bozukluğu nedeniyle nefrektomi yapılamayan hastalara ototransplantasyon yapılabilir. Üreteral yaralanma sonrasında acil nefrektomi yapılması gereken tek durum üreteral yaralanmanın aort anevrizması veya vasküler protez takılmasını gerektiren başka vasküler prosedürleri komplike hale getirmesidir. Nefrektomi ile üreteral yaralanmanın neden olabileceği üriner kaçak, ürinom, sepsis ve greft enfeksiyonu riski azaltılmış olur. Okunması önerilen kaynaklar Santucci RA, Doumanian LR. Upper Urinary Tract Trauma In:Wein AJ, Kavoussi LR, Novick AC, Partin AW, Peters CA. CampbellWalsh Urology. 10th ed. Philadelphia: Saunders Elsevıer; 2012.p Djakovic N, Plas E, MartínezPiñeiro L, Lynch Th, Mor Y, Santucci RA, Serafetinidis E, Turkeri LN, Hohenfellner M. Guidelines on urological trauma. European Association of Urology Bruno MT Pereira, Michael P Ogilvie, Juan Carlos GomezRodriguez et all. A review of ureteral injuries after external trauma. Scand J Trauma Resusc Emerg Med. 2010; 18: Mesane yaralanmaları Etiyoloji Mesane yaralanmaları eksternal travma sonucunda veya iatrojenik olarak oluşabilir. Eksternal travmalar; %67-86 künt travmaya bağlı rüptür, %14-33 penetran travmaya bağlı direk yaralanma şeklinde görülmektedir. İatrojenik yaralanmalar genelde obstetrik, jinekolojik ve ürolojik girişimler sonucunda ortaya çıkmaktadır. 212 İatrojenik yaralanmalar en sık obstetrik ve jinekolojik girişimler esnasında görülmektedir (%52-61). Takiben sırası ile üroloji ve genel cerrahi ameliyatlarında oluşabilmektedir (%12-39, %9-26). Uzamış zorlu doğum, mesane nekrozu oluşturarak mesane yaralanmasına yol açabilirken, sezaryen esnasında mesane yaralanması görülme oranı %0,3 tür. Ürolojik cerrahide oluşan iatrojenik yaralanmaların çoğu pelvik veya laparoskopik cerrahi ile olmaktadır. Transüretral cerrahide oluşan ve klinik bulgu veren mesane yaralanmaları nadirdir. Pelvik radyoterapi öyküsü ve geçirilmiş pelvik veya vajinal cerrahi iatrojenik yaralanma için önemli risk faktörleridir Tanı Mesane travmalarında tanı klinik bulgular, idrar analizi, radyolojik tanı yöntemleri ve sistoskopi ile konabilmektedir. Sistoskopi diğer tanı yöntemlerinden farklı olarak genelde iatrojenik mesane yaralanmalarının tanısında kullanılır. Tanı esnasında mesane yaralanmasının Tablo 3 de belirtildiği gibi sınıflandırılması tedavi ve takibinde yol gösterici olmaktadır Klinik belirti ve bulgular Mesane yaralanmalarında sıklık sırasına göre hematüri, pelvik veya abdominal ağrı, işeme güçlüğü gibi klinik belirtiler görülebileceği gibi nadiren hiçbir klinik belirti veya bulgu olmayabilir. Bu belirti ve bulguların hiçbiri mesane yaralanmasına özgü değildir. Fizik muayenede pelvik hassasiyet, abdominal hassasiyet, retansiyon, defans, rebound saptanabilir. Üretral meatusta kan bulunması eşlik eden üretral yaralanmayı akla getirmelidir. Peritoneal iritasyon bulgularının varlığı intraperitoneal rüptürü akla getirmelidir. İdrar ekstravazasyonu ile hastada perine ve skrotumda ödem oluşabilmektedir. Atlanan veya geç başvuran hastalar akut batın bulguları, yüksek ateş, kan üre ve kan kreatinin düzeyinde artış, idrar çıkışında azalma veya idrar çıkışının olmaması ile başvurabilir.

13 Tablo 3: Mesane yaralanmasında sınıflama Derece Tanım I Kontüzyon, intramural hematom veya tam kat olmayan kısmi laserasyon II Ekstraperitoneal ve 2 cm den küçük yaralanmalar III Ekstraperitoneal ve 2 cm den büyük veya intraperitoneal 2 cm den küçük yaralanmalar IV İntraperitoneal 2 cm den büyük yaralanmalar V Ekstraperitoneal veya intraperitoneal olsun mesane boynu veya üreter ofrislerine uzanım gösteren mesane yaralanması Makroskopik hematüri saptanmayan ancak mesane yaralanması düşünülen hastalarda idrar analizi yapılması önerilmekle beraber nadir de olsa makroskopik veya mikroskopik hematüri olmadan da mesane yaralanması olabileceği unutulmamalıdır Radyografik değerlendirme Retrograd üretrografi Eksternal meatusta kan görülmesi halinde sonda takılmadan önce mutlaka retrograd üretrografi çekilerek üretral bütünlük kontrol edilmelidir. Üretral yaralanmaların % sinde mesane yaralanmasının eşlik edebileceği unutulmamalıdır Sistografi Üretral yaralanması olmayan hastalarda, sonda takılarak mesane cc kontrast madde ile doldurularak çekilir. Dolu mesane görüntülemesi sonrasında mutlaka boş mesane görüntüleri alınmalıdır. Mesane çevresinde ve/veya batın içinde opak madde görülmesi mesane yaralanmasını düşündürür. Yapılabilirse skopi altında yapılması önerilir. Sistografi mesane yaralanmasının standart tanı yöntemidir. Sistografi için tek mutlak endikasyon makroskopik hematüri ve pelvik fraktür birlikteliğidir (Tablo 4) Bilgisayarlı tomografi (BT) %95 özgüllük, %100 duyarlılık oranları düşünüldüğünde BT sistografi, konvansiyonel sistografiye çok iyi bir alternatiftir. Mesane yaralanması düşünülen hastaların çoğunun travma hastası olması nedeni ile birçok hastada BT ile görüntüleme yapılmaktadır. Bu görüntüleme esnasında BT sistografi yapılması zaman, maliyet ve hızlı tanı için doğru yaklaşım olacaktır. İyi bir BT sistografi için, üretral kateter klemplenerek mesanenin cc dilüe edilmiş opak madde ile doldurulması uygun olacaktır İntravenöz pyelografi Yüksek yanlış negatif ve düşük doğruluk oranları ile intravenöz pyelografi mesane yaralanmasında iyi bir tanı aracı değildir Ultrasonografi ve manyetik rezonans görüntüleme Mesane yaralanmalarının rutin değerlendirmesinde yerleri yoktur Anjiografi Durdurulamayan gizli kanama odağının saptanmasında ve embolizasyon ile kontrolünde faydalı olabilir Tedavi Travma ile mesane yaralanması olan hastaların öncelikle hemodinamik açıdan stabilize edilmesi gerekmektedir. a. Kontüzyon, laserasyon veya tam kat olmayan intramural yaralanmalar: Genelde birkaç günlük üretral kateterizasyon tedavi için yeterlidir. b. Künt travma ile ekstraperitoneal yaralanma: Genelde 10 günlük üretral kateterizasyon yeterli olmaktadır. Bu tedavi yaklaşımında başarı iyi ve kesintisiz drenaja bağlıdır. Kanamanın kontrol altına alınamaması, başka pelvik organ yaralanması, eşlik eden mesane boynu yaralanması ve mesane içinde veya duvarında kemik fragman varlığında cerrahi onarım gerekli olabilmektedir. Zorunlu kalınmadıkça, hastaya abdominal eksplorasyon yapılıyor olsa bile, oluşan pelvik hematoma müdahale edilmemelidir. c. Künt travma ile intraperitoneal rüptür: Temel yaklaşım cerrahi onarım olmalıdır. İşlem esnasında hem mesane hem de diğer abdominal organlar ayrıntılı olarak Tablo 4: Mesane yaralanmasında sistoskopi endikasyonu Klinik Bulgu Makroskopik hematüri + Pelvik fraktür Mikroskopik hematüri + Pelvik fraktür Makroskopik hematüri + Pelvik fraktür yok Mikroskopik hematüri + Pelvik fraktür yok Sistografi Endikasyonu Mutlak Göreceli Göreceli Göreceli 213

14 VII. Üriner Sistem Travmaları kontrol edilmelidir. d. Penetran yaralanmalar: Penetran travmalara bağlı mesane perforasyonlarında acil eksplorasyon ve onarım yapılmalıdır. e. İatrojenik yaralanmalar: Jinekolojik, obstetrik veya abdominal cerrahi esnasında oluşan mesane yaralanmalarında eş zamanlı primer onarım ve 7 günlük üretral kateter uygulaması yeterlidir. Transüretral cerrahi ile oluşan mesane yaralanmalarında genellikle üretral kateter drenajı yeterli olmaktadır. Nadir de olsa peritoneal iritasyon bulguları varlığında eksplorasyon ve onarım gerekli olabilmektedir Komplikasyonlar Fark edilmeyen vakalarda veya fark edilip tedavi edilen bazı vakalarda, üriner ekstravazasyon ve buna bağlı ürinom gelişimi, pelvik enfeksiyon ve apse gelişimi, kanama, de novo sıkışma inkontinansı nadiren olsa da görülebilen komplikasyonlardır. Küçük ürinomlar iyi bir üretral drenaj ile genelde kendiliğinde gerileyebilir. Ancak inatçı ürinom ve tedaviye dirençli apse gelişimi durumunda hastaya cerrahi müdahale veya drenaj amaçlı perkütan kateter yerleştirilmesi gerekebileceği unutulmamalıdır. Okunması önerilen kaynaklar Srinivasa RN, Akbar SA, Jafri SZ et al. Genitourinary trauma: a pictorial essay. Emerg Radiol 2009, 16(1):21 33 Djakovic N, Plas E, MartínezPiñeiro L, Lynch Th, Mor Y, Santucci RA, Serafetinidis E, Turkeri LN, Hohenfellner M. Guidelines on urological trauma. European Association of Urology Reis LO, Barreiro GC, D Ancona CA et al. Arteriovesical fistula as a complication of a gunshot wound to the pelvis: treatment dilemma. Int J Urol 2007, 14(6): Tezval H, Tezval M, von Klot C et al. Urinary tract injuries in patients with multiple trauma. World J Urol 2007, 25(2): Okur H, Küçïkaydin M, Kazez A, et al. Genitourinary tract injuries in girls. Br J Urol 1996 Sep;78(3): Iverson AJ, Morey AF. Radiographic evaluation of suspected bladder rupture following blunt trauma: critical review. World J Surg Dec;25(12): Deck AJ, Shaves S, Talner L, et al. Computerized tomography cystography for the diagnosis of traumatic bladder rupture. J Urol 2000 Jul;164(1):436. Titton RL, Gervais DA, Hahn PF, et al. Urine leaks and urinomas: diagnosis and imagingguided intervention. Radiographics SepOct;23(5): Üretra yaralanmaları 214 Üretra yaralanmaları her zaman araştırılması gereken acil bir durumdur. Çoğunlukla trafik kazası veya travma sonrası pelvis kemiği kırıkları, suprapubik ve dış genital bölge yaralanmalarına ikincil olarak görülür. Üretral yaralanmalar; posterior, anterior ve her ikisini de içeren şekilde olabildiği gibi diğer organ yaralanmaları ve doku hasarları ile birlikte de olabilen kompleks yaralanmalar şeklinde olabilir. Erkek, kadın ve çocukta anatominin farklı olması nedeniyle etiyoloji aynı olsa bile farklı tipte yaralanmalar meydana gelebilir, sonuçları farklı olabilir ve bu nedenle farklı tedavilere ihtiyaç duyulabilir. Erkek üretrası ürogenital diafram ile anterior ve posterior olmak üzere ikiye ayrılır. Posterior üretra prostatik ve membranöz segmentlerden, anteror üretra bulbar ve pendüler segmentlerden oluşur. Kadın üretrası yalnızca posterior üretradan oluşur. Kadın üretrası kısadır ve kemik pelvis tarafından oldukça iyi bir şekilde korunur. Kadın üretrasının rölatif hareketliliği ve pubise gevşek bağlı olması nedeniyle üretral yaralanma kadınlarda daha az sıklıkla görülmektedir. Travma sırasında üretra kısa ve mobil olduğundan daha az yaralanma oluşur Etiyoloji Üretral yaralanmaların %90 dan fazlası künt travmalardan meydana gelir. Motorlu trafik kazası, araç içi trafik kazası, motosiklet ve bisiklet kazaları, ata biner tarzda (straddle) düşmeler, kavga veya spor esnasında künt travmalar sonrası ortaya çıkabilir. Künt travmaya bağlı pelvik kırık varlığında erkeklerde üretral yaralanma sıklığı %4-19, kadınlarda %0-6,0 dır. Erkeklerde prostatomembranöz yaralanmalar %25 basit gerilme yaralanmaları, %25 parsiyel rüptür, %50 komplet rüptür şeklindedir. Simfizis pubis tek taraflı rami kırıklarında %16, iki taraflı kırıklarında %41 alt üriner sistem yaralanmaları bulunmaktadır. Ayrıca, gelişmekte olan ülkelerdeki kadınlarda, ölü doğum ya da zor doğumlarda iskemiye bağlı üretral veya mesane boynu travmaları da görülmektedir. Penetran yaralanmalar, silah veya kesici alet ile perineal yaralanmalar sonrası oluşabilir. İatrojenik üretral travma nedenleri arasında endoskopik ürolojik girişimler, vajinal girişimler, üretral kateter takılması, üretral kateterin uzun süre kalması ve radyoterapi sayılabilir. Yoğun bakım ünitelerinde, kliniklerde ve nadiren evde bakım hastalarında, bilinçli yada bilinçsiz olarak, üretral kateterlerin balonlarının boşaltılmadan çekilmesi sonucu da üretra yaralanması oluşabilir. Nörojen mesaneli hastalarda üretral kateter, kondom kateter veya TAK a bağlı olarak hem travmatik hem de iskemik yaralanmalar görülebilir. Kompleks yaralanmalar ve multipl organ yaralanmaları hem künt yaralanmalarda hem de penetran yaralanmalarla meydana gelebilir. Abdominal organlar, kemik pelvis dışında diğer kemikler, üretra dışı testis, penis gibi genital organlar ile mesane, üreter ve böbrekte yaralanmalarla beraber oluşabilir.

15 Üretral yaralanma sonucunda enfeksiyon, kanama, nekrotizan fasiit, üretrokutanöz fistül, divertikül, abse, erektil disfonksiyon (ED), darlık ve inkontinans meydana gelebilmektedir Posterior üretral yaralanmalar Acil değerlendirme Klinik değerlendirme Travma nedeniyle acil serviste görülen hastanın hayati fonksiyonları stabil hale geldikten sonra ürolojik açıdan gerekli öykü ve fizik muayenesi yapılır. Hastada idrar yapamama şikayeti varsa, fizik muayenede dolu mesane, üretral meatusda ya da vajinal girişte kan gözleniyorsa üretral yaralanmadan şüphe edilmelidir. Aynı şekilde hasta kateterize edilemiyorsa veya yerleştirilmiş kateterden kan geliyorsa üretral yaralanma akla getirmelidir. Kadınlarda vulva ödemi, erkeklerde ve çocuklarda skrotumda şişme olduğunda da üretral yaralanmadan şüphelenilmelidir. Kelebek tazında perineal hematom, perinede kan veya idrar ekstravazasyonunu düşündürmelidir. Bilinci açık olan hastalarda işemenin olup olmadığı, son işeme zamanı, işeme için güç kullanıp kullanmadığı, ağrılı işeme ve hematüri olup olmadığı sorgulanmalıdır. Posterior üretra yaralanmalarında %37-93 meatusda kan mevcuttur. Meatusda kan var ise üretra görüntülenene kadar üretral girişim yapılmamalıdır. Hasta stabil değilse veya bilinci kapalı ise üretral kateter yerleştirilmeden suprapubik kateter konulmalı ve uygun zamanda retrograd üretrografi (RÜG) yapılmalıdır. Sadece meatusda kan varlığında nazik şekilde ince kalibrasyonlu üretral kateter bir uzman tarafından denenmelidir ve bu işlem sonucunda yaklaşık hastaların %50 sinde mesaneye başarılı kateter yerleştirmesi sağlanacaktır. Ancak parsiyel bir yırtığı tam yırtık haline getirebileceği, pelvik hematomu ve prostatik kanamayı arttırabileceği akılda tutulmalıdır. Bu nedenlerden dolayı üretral yaralanmadan şüphe edildiğinde, eğer hasta stabil ise kateterizasyon işlemi radyografik inceleme sonrasına bırakılmalıdır. Vajinada kan, pelvik fraktür varsa %80 sıklığında izlenir. Üretral kanama yaralanmanın şiddeti ile orantılı değildir. Mukozal kontüzyon veya küçük parsiyel yırtıklarda kanama bol olabileceği gibi üretral tam kopmalarda kanama az olabilir. Perineal hematom veya şişliğin lokalizasyonu veya boyutu Buck fasyası veya Colles fasyasının zedelenmesinin boyutuna göre değişir. Erkeklerde rektal yaralanma varsa hem üretral yaralanmanın eşlik edip etmediğini tespit etmek hem de prostatın konumunu belirlemek için rektal muayene yapılmalıdır. Posterior üretra yaralanmalarında prostat yukarı doğru yer değiştirir, ancak genç erkeklerde prostatın küçük olması ve pelvik hematom içinde prostatın yalancı negatif olarak palpe edilmesi nedeniyle akut safhada güvenilmez bir bulgudur Radyografik değerlendirme Üretral yaralanmaların teşhisinde retrograd üretrografi (RÜG) altın standart bir yöntemdir. Ancak ilk radyolojik incelemede pelvis kırıklarını ve özellikle silahlı yaralanma sonrası veya üretral yabancı cisimleri saptamak için kemik pelvisi tamamen içine alan direkt üriner sistem grafisi (DÜSG) çekilmelidir. RÜG, DÜSG değerlendirildikten sonra uygulanır. Mümkün olduğunca küçük kalibrasyonlu (10-12 F) foley sonda fossa navikülarise yerleştirilir, balonu 12 cc serum fizyolojik ile şişirilir. Daha sonra %50-60 yoğunlukta cc kontrast madde içeren sıvı verilir. Bu işlem sırasında hastada kırık nedeniyle engel bir durum yoksa 30 derece oblik görüntüler alınır. Üretranın radyolojik görünümü yaralanmanın sınıflandırılması ve daha sonra yapılacak işlem hakkında yol gösterici olur. Eğer RÜG sonrası posterior üretral yaralanmadan şüphe edilirse suprapubik kateter yerleştirilir ve aynı anda sistogram ve üretrogram birlikte çekilir. Amaç üretral yaralanmanın derecesini ve uzunluğunu tespit etmektir (Tablo 5). Ultrasonografi (US), üretral yaralanmaların başlangıç değerlendirmesinde rutin bir inceleme değildir. Fakat pelvik hematomların yerinin tespiti veya suprapubik kateterin yerleştirilmesinde kullanılabilir, yerleştirildiğinde ise mesanedeki pozisyonun kontrolü için yararlıdır. Bilgisayarlı tomografi (BT) veya magnetik rezonansın (MR), üretral yaralanmanın başlangıç değerlendirmesinde yeri yoktur. BT, RÜG den daha fazla bilgi verebilir, ürogenital diyafragma yağ planları, prostatik kontur, bulbo kavernöz kasta düzensizlik ve iskiokavernöz, obturator internal kaslarında hematom görülebilir. MR komşu organlar, prostatik apeksin yer değiştirmesi ve hematom veya fibrozis hakkında değerli bilgiler sağlayabilir. Anatomik düzensizliğin değerlendirilmesinde çok faydalı olabilir. Yapılan çalışmalarda, üretral yaralanmanın uzunluğunun tespitinde doğru bilgiler verdiği tespit edilmiştir. Ayrıca, üretral yaralanmanın ya da komplikasyonların geç döneminde üretranın anatomik yapısı, darlık ve fibrozis derecesi hakkında bilgiler vererek tedavi seçimine yardımcı olur. Ayrıca ciddi yaralanmalardan sonra distorsiyona olmuş kemik pelvis anatomisinin tanımlanmasında ve bereberinde var olan penis krusları, mesane, böbrekler ve diğer abdomen içi organ yaralanmaları hakkında oldukça yararlı bilgiler verebilmektedir Endoskopik inceleme Erkeklerde erken dönemde yeri yoktur. Kadınlarda ise üretra kısa olduğundan RÜG yapılamayabilir. Bu nedenle üretral yaralanmanın evresi ve tanımı için fizik 215

16 VII. Üriner Sistem Travmaları muayeneden sonra planlanabilir Tedavi Parsiyel üretral yaralanma Parsiyel yaralanmalarda öncelikle üretral kateter denenmeli eğer zorluk ile karşılaşılırsa suprapubik kateter yerleştirilmelidir. Eğer mesane tam dolu değilse USG rehberliğinde yapılır. 2 hafta sonra RÜG yapılarak kaçak araştırılır, eğer kaçak varsa 2 hafta daha kateter yerinde tutulur. Skarlaşma veya darlık olmadan sadece diversiyon ile iyileşme olabilir. Eğer sonradan darlık gelişirse kısa ve hafif darlıklarda üretral dilatasyon veya internal üretrotomi, uzun ve yoğun darlıklarda anostomoz yapılır Komplet üretral yaralanma Komplet rüptürde erken dönem ve geç dönem tedavi seçenekleri bulunmaktadır. Erken dönem tedavi seçeneği olarak primer endoskopik yaklaştırma veya erken dönem açık üretroplasti uygulanmaktadır. Erken dönem üretroplasti rektum veya mesane boynu yaralanması olanlarda nadiren düşünülmelidir. Geç dönem tedavi seçenekleri ise; 2 hafta içinde geç dönem primer üretroplasti, 3 ay sonra yapılan geç dönem rutin üretroplasti (standart yaklaşım) ve son olarak da üretral uçlar arasındaki skar dokusunun geç dönem endoskopik insizyonu şeklindedir Erken dönem tedavi Primer endoskopik yaklaştırma Erken dönem primer onarım tam üretral kopma vakalarında çoğunlukla tavsiye edilmez. Çünkü aşırı kanama, ekimoz, doku planlarının kaybolması ve anatominin tanınmasının güçlüğü nedeniyle işlem oldukça zorlaşır. Günümüzde pelvis kırıkları ortopedi uzmanları tarafından acil olarak tedavi edilmektedir. Daha önceleri pelvis kırıkları çoğu merkezde traksiyonla tedavi edilmekteydi. Genel anestezi altında pelvik kırıklar tedavi edilirken, aynı seansta üretral yaralanmalar için de erken tedavi yolu açılmıştır. Primer yaklaştırmanın amacı darlık oluşmasını önlemekten ziyade ciddi ayrılmaları yaklaştırmaktır. Hastanın stabil olup olmaması yapılacak işlemi yakından ilgilendirir. Eğer hasta daha sonra stabil olursa bu işlem 2 hafta içinde de yapılabilir. Açık veya endoskopik olarak ya da aynı anda hem açık hem endoskopik olarak bir kateter üzerinden üretral yaklaştırma yapılabilir. Özellikle alt ekstremite kırıkları olan ve litotomi pozisyonu için uygun olmayan vakalarda fleksibl sistoskop kullanılabilir. Hatta fleksibl sistoskop hasta yatağında bile kullanılabilir. Primer üretral yaklaştırmanın beklenen faydaları, sadece suprapubik kateter yerleştirilenlere göre, daha az darlık riski olmasıdır. 216 Hastaların 1/3 ünde ek cerrahi bir işlem gerekmez. Eğer primer yaklaşımdan sonra skarlaşma gelişirse, üretral devamlılığın sağlanmasında, dilatasyon ve diğer endoskopik uygulamalar daha basit olarak uygulanabilir. Eğer sonradan üretroplasti gerekirse teknik olarak daha kolaydır. Dezavantajı ise geç dönem rekonstrüksiyona göre inkontinans ve ED riski daha fazladır. Primer yaklaştırma teknikleri: 1. Defekt üzerinden bir kateterin basit olarak yerleştirilmesi, 2. Rijid yada fleksibl sistoskop ve floroskopi kulanılarak kateter ile yaklaştırma, 3. Kateter yerleştirilmesi için magnetik kateterler veya birbiriyle kilitlenen kateterlerin kullanılması, 4. Pelvik hematomun boşaltılması ve bir kateter üzerinden prostatik apeksin diseksiyonu (sütürlü ve sütürsüz), 5. Kateter traksiyonu veya perineal traksiyon sütürleri ile prostatı normal pozisyonuna çekilmesi Üretral yaklaştırma üretra bütünlüğünün sağlanması için yeterli olmayabilir. Kateter ile yaklaştırmadan sonra 1,54 cm defektler gözlenmiştir. Üretra tamamen kesildiğinde ve kateter traksiyonu ile iyi bir yaklaştırma sağlansa bile, bu bu defekt alanı fibröz doku ile iyileşebilir. Üretranın iyileşmesi kateter traksiyonu ile mümkün değildir ve kontinansın sağlanmasına hiç bir katkısı bulunmamaktadır. Balonlu foley kateterleri ile traksiyon uygulanması mesane boynunda bası nekrozuna yol açacağından sfinkter mekanizması zarar görebilmektedir. Mesane boynu yokluğu veya rektal yaralanma varlığında endoskopik primer yaklaşımın posterior üretral yaralanmanın tedavisinde yüksek morbidite nedeniyle yeri yoktur. yoktur. Erken dönem endoskopik üretral yaklaştırmada ED %35, inkontinans %5, darlık %60 oranlarında gözlenmektedir Erken dönem açık üretroplasti Özellikle rektal yaralanma ve mesane boynu yırtılmaları olaya eklendiğinde uygulama zorunluluğu vardır. Posterior yaralanmalarda eğer rektum ve mesane boynu yaralanması yoksa; ameliyat esnasında görüntünün kanama nedeniyle zayıf olması, ekimoz ve ekstravazasyona bağlı aşırı şişlik varlığı, akut fazda üretral ayrılmanın derecesini tam ve doğru olarak tayin edemediğimiz için, endikasyonu bulunmamaktadır. Yapıların ve planların tanımlanmasındaki zorluk uygun mobilizasyonu zorlaştırır. Ancak yukarıdaki nedenlerden dolayı yapılması gerektiği zaman bir kateter üzerinden üretral yaklaştırma yapılmalıdır. Sırasıyla, ED %56, inkontinans %21, darlık %49 tür Geç dönem yaklaşım

17 Tablo 5. Üretral yaralanmanın derecesi ve tedavisi Derece Yaralanma türü Tanım Tedavi 1 Gerilme yaralanması Kontrast eksravazasyonu olmadan Tedaviye gerek yok üretrada uzama 2 Kontüzyon Meatusda kan ve normal üretrografi Suprapubik ya da üretral kateter ile konzervatif tedavi Parsiyel parçalanma Mesaneye kontrast geçişi var Suprapubik ya da üretral 3 Yaralanma yerinde kontrast katater ile konzervatif tedavi ektravazasyonu var Anterior üretranın tam Mesaneye ve proksimal üretraya Açık ya da endoskopik tedavi 4 kopması kontrast geçişi yok (Primer ya da geç) Yaralanma yerinde kontrast ektravazasyonu var 5 6 Posterior üretranın tam kopması Mesaneye kontrast geçişi yok Yaralanma yerinden kontrast ekstravazasyonu var Mesane boynu ya da vajinada yırtılma ve posterior üretranın parsiyel ya da komplet parçalanması Açık ya da endoskopik tedavi (Primer ya da geç) Açık cerrahi Geç dönem primer üretroplasti Kadın üretral yaralanmalarında kullanılacak temel tedavi yöntemlerinin başında yer almaktadır. Ancak bu konuda yayınlanmış yeterli çalışmalar yoktur. Yaralanmanın olduğu anda suprapubik kateter yerleştirilir hasta stabil olduğunda genelde 7 gün içinde üretral tamir yapılır. 50 den fazla vaka tanımlanmış olup olgu sunumları şeklindedir. Geç dönem primer tamirde mümkün olduğu kadar üretral uzunluğu korumaya çalışılır. Geç dönem primer üretroplastinin amacı sonradan inkontinansa sebep olabilecek skar dokusunun artmasından kaçınmaktır. Cerrahi eksplorasyon, proksimal yaralanmalarda retropubik, distal yaralanmalarda vajinal yoldan yapılır Geç dönem rutin üretroplasti Posterior üretral yaralanmalarının tedavisinde altın standart bir yöntemdir. Minimum 3 ay sonra perineal tek seans yaklaşım ile uygulanılır. Pelvik hematomda bu zamana kadar rezorbsiyon gerçekleşecek ve iyileşmiş olacaktır. Buradaki problem kesin tanı öncesi hastada uzun süre ile suprapubik kateter olmasıdır. Posterior üretral kopma defeklerinin çoğu kısadır ve bunlar perineal anostomoz şeklinde tamir edilir. Ameliyat sırasında diseksiyonla bulbar üretra çevre fibrotik dokulardan serbestleştirilir. Distal üretranın elastikiyetinden yararlanılarak 4-5 cm uzatılabilir. Bu durum genellikle 2 cm spatüle edilmiş gerilimsiz bir anostomoz imkanı yaratır. Eğer zarar gören segment uzunluğu daha fazla ise aşağıdaki manevralar ile üretranın ilerletilmesinde 8 cm nin üzerinde bir kazanç sağlanabilir. Bunlara progressif perineal yaklaşım denilmektedir. 1. Proksimal korporal cisimlerin orta hattan ayrılması, 2. İnferior pubektomi, 3. Subrakorporal üretral yeniyol (re-rout). Progressif perineal yaklaşım; yetersiz ve başarısız onarımları takiben kurtarma prosedürü olarak da başarıyla uygulanabilir Geç dönem endoskopik insizyon Bu yöntem 1974 de tanımlanmıştır. Eğimli metal sonda suprapubik sistostomi traktından kör sonlanan proksimal üretraya doğru ilerletilmekte ve üretrotom ile direk görüş altında metal sondaya doğru üretra kesilmektedir. Daha sonra bu işlemin modifikasyonu tanımlanmıştır. Suprapubik pasajdan bir sistoskop ile perineal transillüminasyon sağlanmakta ve bir elektrot yardımı ile transüretral ışığa doğru kesme (cut to light) uygulanmaktadır. Bugün bu yöntem floroskopi altında sterotaktik rehber eşliğinde yapılmaktadır. İşlemden sonra yerleştirilen üretral kateter 1-3 hafta sonra çıkarılır. Suprapubik drenaj kateteri, üretral kateter çıkarıldıktan 2 hafta sonra, kateter klemplenerek hastanın işemesi görüldükten sonra çekilir. Bu prosedür üretra defekti kısa, mesane boynu sağlam ve prostat ve proksimal bülböz üretranın minimal yer değiştirmesi varsa uygundur. Erken dönemde üretral devamlılık sağlanmasına rağmen başarısızlık yaygındır. Hastaların %80 inde üretral dilatasyon, optik üretrotom, darlığın rezeksiyonu gerekecektir. Tekrarlayan üretrotomlar takip eden ilk yılda uygulanır. Darlık tekrar geliştiğinde alternatif tedaviler düşünülmelidir. Tekrarlayan üretrotomlar sadece geçici düzelmeler sağlar. Üretral yanlış yollar (false pasage), rektum perforasyonları endoskopik insizyonun komplikasyonları olarak görülebilir. 217

18 VII. Üriner Sistem Travmaları Üretra yaralanmadan h Retrograd üretrografi Normal Prostatomembranöz ayrılma Üretral kontüzyon Komplet rüptür Parsiyel rüptür Üretral kateter veya suprapubik kateter Penetran yaralanma Künt yaralanma Künt yaralanma Penetran Primer açık onarım, eğer hasta stabil değilse veya önemli ürolojik olmayan diğer organ yaralanmaları varsa suprapubik sistostomi Mesane boynu yaralanmaları, rektal yırtık, gökyüzünde mesane manzarası varsa acil açık cerrahi Suprapubik sistostomi Primer açık onarım, eğer hasta stabil değilse veya önemli ürolojik olmayan diğer organ yaralanmaları varsa suprapubik sistostomi Hayır Evet Darlık var Darlık yok Suprapubik sistostomi Suprapubik kateter + endoskopik yaklaştırma. Eğer rektal veya mesane yaralanması varsa açık cerrahi Üretrotomi Darlık varsa Darlık Eğer hasta stabil ise 14 gün içinde endoskopik yaklaşatırma Geciktirilmiş üretroplasti Darlık var Darlık yok Takip Eğer darlık 1 cm'den kısa ve basitse Eğer darlık uzun ve yoğunsa Geciktirilmiş endoskopik optik üretrotomi Üretra cerrahisi yapılan merkezlerde kurtarma üretroplastisi Algoritma 3: Erkeklerde posterior üretral yaralanmaların tedavisi Anterior üretral yaralanma Künt yaralanmalar Parsiyel yırtıklar suprapubik kateter ya da üretral kateter ile tedavi edilebilir. Sistostominin avantajı; sadece yaralanma yerinden idrarın uzaklaştırılması değil aynı 218 zamanda amaç üretral manipülasyondan da kaçınmaktır. Sistostomi üretral iyileşmenin beklenmesi için 4 hafta tutulmalıdır. 4 hafta sonra voiding sistoüretrogram çekilmelidir. Eğer işeme normalse, kontrast ekstravazasyonu ve darlık yoksa suprapubik kateter çekilmelidir. Künt anterior üretral yaralanma spongial kontüzyonla birliktedir, bu nedenle akut evrede üretral debridman

19 Üretral yaralanma şüphesi Retrograd üretrografi Ekstravazasyon var Ekstravazasyon yok Komplet rüptür Parsiyel rüptür Üretral kontüzyon Penetran yaralanma Künt yaralanma Penetran yaralanma Suprapubik sistostomi veya üretral foley kateter Primer üretral onarım Eğer penil travmayla birlikte ise Suprapubik sistostomi Primer üretral onarım Darlık var Darlık yok Takip Eğer darlık 1 cm'den küçükse ve basitse Eğer darlık uzunsa ve yoğunsa Endoskopik optik üretrotom Eğer başarısızlık Normal bir zamanda üretral rekonstrüksiyon Algoritma 4: Erkekte anterior üretra yaralanmalarının tedavisi sınırlarını değerlendirmede zorluk yaşanır. Akut veya erken üretroplasti bundan dolayı endike değildir ve en iyi tedavi suprapubik diversiyondur. Akut üretral yaralanmaların erken komplikasyonları; enfeksiyon ve darlıktır. Üretral yırtıktan ekstravaze olan idrar ve kan abse oluşumuna kadar gidebilen inflamatuar bir reaksiyona neden olur. Enfeksiyonun yayılımı zarar görmüş fasya planlarına bağlıdır. Bu enfeksiyonlar üretrokütanöz fistül, periüretral divertikül ve nadiren nekrotizan fasiite neden olabilir. Üriner diversiyon ile artan bu komplikasyonların insidansı uygun antibiyotik kullanımı ile azalır. Parsiyel anterior üretra yaralanmalarında başarı %50 dir. Kısa ve basit darlıklar, üretral dilatasyon veya optik üretrotom ile tedavi edilir. Daha ciddi darlıklar üretral rekonstrüksiyon ile tedavi edilir. Küçük darlıklarda (<1 cm) anastomoz uygulanması daha uygun olmaktadır. Daha uzun darlıklarda uçuca anastomoz ile tedavi edilmemelidir. Bu olgularda flep üretroplasti endikasyonu vardır Penetran yaralanmalar Erkek üretra yaralanmaları Kesici yaralar, silahlı yaralanmalar ve köpek ısrıkları penis ve testisi de içeren üretra yaralanmaları acilen eksplore edilmelidir. Cerrahi esnasında üretral yaralan- 219

20 VII. Üriner Sistem Travmaları Hematüri veya vajinal girişte kan veya labiumda şişlik Üretral yaralanma şüphesi USG, TRUS,MRI Üretroskopi Mesane boynu veya üretra yaralanması Üretra ve mesane normal Hasta stabil değil Suprapubik sistostomi Hasta stabil Üst üriner sistemin değerlendirilmesi Geciktirilmiş rekonstrüksiyon Mesane boynu veya proksimal üretra yaralanması Distal üretrada yaralanma Üretra, mesane ve pelvik tabanın retropubik onarımı Üretranın ve pelvik tabanın transvajinal onarımı Algoritma 5: Kadınlarda üretral yaralanmanın tedavisi ma cerrahi olarak değerlendirilir ve aynı zamanda tedavi edilir. Bu hastaların %15 den fazlasında üretral darlık gelişir. 220 Primer üretral yaklaştırma direk görüş altında ve su geçirmez (watertight) şekilde, gerilimsiz olarak yapılmalıdır. Hastalar supin pozisyonda olmalıdır. Penis subkoronal insizyonla deglove edilir. Komplet ayrılmalarda korpus spongiosum yaralanma düzeyinde mobilize edilir. Üretra proksimal ve distal olarak diseke edilir. Üretal uç spatüle edilerek ucuca 14 F kateter üzerinden anostomoz edilir. Korpus spongiosum ve cildin uygun olarak

KÜNT ve DELİCİ/KESİCİ KARIN TRAVMALARI

KÜNT ve DELİCİ/KESİCİ KARIN TRAVMALARI KÜNT ve DELİCİ/KESİCİ KARIN TRAVMALARI Dr. Ömer USLUKAYA DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ ANABİLİM DALI Karın travması Karın travmaları, baş, boyun ve toraks travmalarından sonra üçüncü en

Detaylı

Toraks Travmalarında Hasar Kontrol Cerrahisi Teknikleri

Toraks Travmalarında Hasar Kontrol Cerrahisi Teknikleri Doç. Dr. Onur POLAT Toraks Travmalarında Temel kuralın tanı ve tedavinin aynı anda başlaması olduğu gerçeği hiçbir zaman unutulmamalıdır. Havayolu erken entübasyon ile sağlanmalı, eğer entübasyonda zorluk

Detaylı

Abdominal Travmada Radyoloji. Dr.Gürsel SAVCI Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi

Abdominal Travmada Radyoloji. Dr.Gürsel SAVCI Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Abdominal Travmada Radyoloji Dr.Gürsel SAVCI Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi İçerik Abdominal travmaya radyolojik yaklaşımı öğrenmek Abdominal travma mekanizmalarını ve sonuçlarını öğrenmek Karaciğer,

Detaylı

Doç.Dr.Onur POLAT. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı

Doç.Dr.Onur POLAT. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Doç.Dr.Onur POLAT Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Pelvik travma ciddi,kontrol edilemeyen ve ölüme sebep olan kanamalara yol açılabilir Retroperitoneal hematomların önemli nedenlerinden

Detaylı

ÜROGENİTAL TRAVMALAR BÖBREK YARALANMALARI Patoloji ve Sınıflandırma 1. Derece 2. Derece: 3. Derece: 4. Derece:

ÜROGENİTAL TRAVMALAR BÖBREK YARALANMALARI Patoloji ve Sınıflandırma 1. Derece 2. Derece: 3. Derece: 4. Derece: ÜROGENİTAL TRAVMALAR Acil serviste görülen tüm travmaların yaklaşık %10 u bir ölçüde ürogenital sistemi ilgilendirir. Ciddi komplikasyonları önlemek için erken tanı gereklidir. Başlangıç değerlendirmesi

Detaylı

Çocuk Ürolojisinde Tanı Yöntemleri. Doç Dr Haluk EMİR Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı Çocuk Ürolojisi Bilim Dalı

Çocuk Ürolojisinde Tanı Yöntemleri. Doç Dr Haluk EMİR Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı Çocuk Ürolojisi Bilim Dalı Çocuk Ürolojisinde Tanı Yöntemleri Doç Dr Haluk EMİR Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı Çocuk Ürolojisi Bilim Dalı Ürinerogenital Sistem Böbrekler Üreterler Mesane Mesane boynu ve Üretra Penis Testis Epididim

Detaylı

AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Ani ölümün önemli bir nedenidir Sıklığı yaşla birlikte artar 50 yaş altında nadir rastlanır E>K Aile

Detaylı

KÜNT BATIN TRAVMALI HASTAYA YAKLAŞIM DR.ERHAN ALTUNBAŞ DR. FURKAN KILIÇ

KÜNT BATIN TRAVMALI HASTAYA YAKLAŞIM DR.ERHAN ALTUNBAŞ DR. FURKAN KILIÇ KÜNT BATIN TRAVMALI HASTAYA YAKLAŞIM DR.ERHAN ALTUNBAŞ DR. FURKAN KILIÇ GİRİŞ Acil servislerde sık karşılaşılan bir durum Öyküdeki eksiklikler,dikkat dağıtıcı başka yaralanmalar veya bilinçte bozulma,kafa

Detaylı

BÖBREK NAKLİNDE CERRAHİ TEKNİK VE ERKEN CERRAHİ KOMPLİKASYONLAR. Dr.Burak Koçak. Memorial Şişli Hastanesi, Üroloji ve Organ Nakli Bölümleri

BÖBREK NAKLİNDE CERRAHİ TEKNİK VE ERKEN CERRAHİ KOMPLİKASYONLAR. Dr.Burak Koçak. Memorial Şişli Hastanesi, Üroloji ve Organ Nakli Bölümleri BÖBREK NAKLİNDE CERRAHİ TEKNİK VE ERKEN CERRAHİ KOMPLİKASYONLAR Dr.Burak Koçak Memorial Şişli Hastanesi, Üroloji ve Organ Nakli Bölümleri İlk Başarılı Böbrek Nakli Böbrek Tx Canlı Vericiden Böbrek Tx (LRDK-Tx/LURDK-Tx)

Detaylı

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Dr. Ayşegül Örs Zümrütdal Başkent Üniversitesi-Nefroloji Bilim Dalı 20/05/2011-ANTALYA Böbrek kistleri Genetik ya da genetik olmayan nedenlere bağlı olarak, Değişik

Detaylı

PELVİS KIRIKLARI. Prof. Dr. Mehmet Aşık

PELVİS KIRIKLARI. Prof. Dr. Mehmet Aşık PELVİS KIRIKLARI Prof. Dr. Mehmet Aşık PELVİS KIRIKLARI Pelvis, lokomotor sistemin en fazla yük taşıyan bölümüdür. İçindeki majör damar, sinir ve organ yapıları nedeniyle pelvis travmaları kalıcı sakatlık

Detaylı

Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi. Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD

Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi. Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD Kolon tümörlü olguların %40-50 sinde karaciğer metastazı gelişir ; % 15-25 senkron (primer tm ile /

Detaylı

Akut Apandisit Tanısal Yaklaşımlar

Akut Apandisit Tanısal Yaklaşımlar Apandisit; Akut Apandisit Tanısal Yaklaşımlar Dr. Selcan ENVER DİNÇ ACİL TIP ABD. 09.03.2010 Acil servise başvuran karın ağrılı hastalarda en sık konulan tanılardan bir tanesidir. Apandektomi dünya genelinde

Detaylı

Omurga-Omurilik Cerrahisi

Omurga-Omurilik Cerrahisi Omurga-Omurilik Cerrahisi BR.HLİ.017 Omurga cerrahisi, omurilik ve sinir kökleri ile bu hassas sinir dokusunu saran/koruyan omurga üzerinde yapılan ameliyatları ve çeşitli girişimleri içerir. Omurga ve

Detaylı

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ Prostat her erkekte doğumdan itibaren bulunan, idrar torbasının hemen altında yer alan bir organdır. Yaklaşık 20 gr ağırlığındadır ve idrar torbasındaki idrarı

Detaylı

ABDOMİNAL ATEŞLİ SİLAH YARALANMALARI

ABDOMİNAL ATEŞLİ SİLAH YARALANMALARI ABDOMİNAL ATEŞLİ SİLAH YARALANMALARI DR. SERHAD ÖMERCİKOĞLU DR. TUĞBA MAMAK OCAK 2013 GİRİŞ Geçmişte batın bölgesindeki ateşli silah yaralanmaları (ASY) için genellikle tanısal laparotomi uygulanırken,

Detaylı

Artroskopi, ortopedik cerrahların eklem içini görerek tanı koydukları ve gerektiğinde

Artroskopi, ortopedik cerrahların eklem içini görerek tanı koydukları ve gerektiğinde Artroskopi nedir? Artroskopi, ortopedik cerrahların eklem içini görerek tanı koydukları ve gerektiğinde çeşitli tedavileri uyguladıkları bir cerrahi prosedürdür. Artroskopi sözcüğü latince arthro (eklem)

Detaylı

BATIN TRAVMALARI. Yrd. Doç. Dr. Murat YÜCEL Sakarya Ünv. Tıp Fakültesi Acil Tıp A.D.

BATIN TRAVMALARI. Yrd. Doç. Dr. Murat YÜCEL Sakarya Ünv. Tıp Fakültesi Acil Tıp A.D. BATIN TRAVMALARI Yrd. Doç. Dr. Murat YÜCEL Sakarya Ünv. Tıp Fakültesi Acil Tıp A.D. Giriş Patofizyoloji Klinik Tanı Acil servis yönetimi Algoritmalar Giriş Travma nedeni ile ölümlerin %15-20 nedenidir.

Detaylı

PELVİK TRAVMA. Dr. Oğuz Urgan Dr. Nurseli Bayram

PELVİK TRAVMA. Dr. Oğuz Urgan Dr. Nurseli Bayram PELVİK TRAVMA Dr. Oğuz Urgan Dr. Nurseli Bayram tüm iskelet yaralanmalarının %3 ü mortalite % 5-16 Pelvik Halka ve Bağları ANAMNEZ Mekanizma Gebelik-SAT Ağrının yeri İlaç öyküsü Son idrar-gaita çıkış zamanı

Detaylı

Derin İnfiltratif Endometriozis. Prof.Dr.Ahmet Göçmen Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Derin İnfiltratif Endometriozis. Prof.Dr.Ahmet Göçmen Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Derin İnfiltratif Endometriozis Prof.Dr.Ahmet Göçmen Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Endometriozis Peritoneal Ovarian Derin infiltratif Anterior Mesane Posterior P1-Uterosakral ligament P2-Vajinal

Detaylı

ÜRĠNER SĠSTEMĠN OBSTRUKTĠF LEZYONLARININ POSTNATAL ĠZLEMĠ. Dr.Aytül Noyan

ÜRĠNER SĠSTEMĠN OBSTRUKTĠF LEZYONLARININ POSTNATAL ĠZLEMĠ. Dr.Aytül Noyan ÜRĠNER SĠSTEMĠN OBSTRUKTĠF LEZYONLARININ POSTNATAL ĠZLEMĠ Dr.Aytül Noyan Pediatrik ürolojik problemlerin saptanmasında prenatal USG nin önemli etkisi bulunmaktadır. Bunun sonucu olarak özel tedavi yaklaşımları

Detaylı

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Akut Mezenter İskemi Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Sunum Planı Tanım Epidemiyoloji Anatomi Etyoloji/Patofizyoloji Klinik Tanı Ayırıcı tanı Tedavi Giriş Tüm akut mezenter iskemi

Detaylı

İSKEMİK BARSAĞIN RADYOLOJİK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ. Dr. Ercan Kocakoç Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul

İSKEMİK BARSAĞIN RADYOLOJİK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ. Dr. Ercan Kocakoç Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul İSKEMİK BARSAĞIN RADYOLOJİK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ Dr. Ercan Kocakoç Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul Öğrenim hedefleri Mezenterik vasküler olay şüphesi ile gelen hastayı değerlendirmede kullanılan

Detaylı

TRAVMA. Doç Dr. Onur POLAT Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı

TRAVMA. Doç Dr. Onur POLAT Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı TRAVMA Doç Dr. Onur POLAT Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı HEDEFLER Travmanın tarihçesi Travmanın tanımı Travma çeşitleri (Künt, Penetran, Blast,

Detaylı

Multipl Myeloma da PET/BT. Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD

Multipl Myeloma da PET/BT. Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD Multipl Myeloma da PET/BT Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD İskelet sisteminin en sık görülen primer neoplazmı Radyolojik olarak iskelette çok sayıda destrüktif lezyon ve yaygın

Detaylı

Hepatik Arter Anevrizması Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Hepatik Arter Anevrizması Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Hepatik Arter Anevrizması Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından, karaciğer ana

Detaylı

ELEKTRONİK NÜSHA. BASILMIŞ HALİ KONTROLSUZ KOPYADIR.

ELEKTRONİK NÜSHA. BASILMIŞ HALİ KONTROLSUZ KOPYADIR. SAYFA NO 1/4 GİRİŞİMSEL RADYOLOJİK TETKİKLER İÇİN HASTA BİLGİLENDİRME VE RIZA FORMU Ünitenin Adı : Hastanın Adı ve Soyadı : Protokol No : Girişimsel radyolojideki işlemler; görüntüleme kılavuzluğunda cerrahiye

Detaylı

Rektovaginal fistül perianal fistül kategorisinde ele alınan bir hastalıktır ve barsak içeriğinin vagenden gelmesi ile karakterizedir.

Rektovaginal fistül perianal fistül kategorisinde ele alınan bir hastalıktır ve barsak içeriğinin vagenden gelmesi ile karakterizedir. REKTOVAGİNAL FİSTÜL Rektovaginal fistül perianal fistül kategorisinde ele alınan bir hastalıktır ve barsak içeriğinin vagenden gelmesi ile karakterizedir. KLİNİK-TANI: Vagenden gaz ve gaita gelmesi en

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu Tıkanma Sarılığı Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu Normal serum bilirubin düzeyi 0.5-1.3 mg/dl olup, 2.5 mg/dl'yi geçerse bilirubinin dokuları boyamasıyla klinik olarak sarılık ortaya çıkar. Sarılığa yol

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

Kaç çeşit yara vardır? Kesik Yaralar Ezikli Yaralar Delici Yaralar Parçalı Yaralar Enfekte Yaralar

Kaç çeşit yara vardır? Kesik Yaralar Ezikli Yaralar Delici Yaralar Parçalı Yaralar Enfekte Yaralar YARALANMALAR YARA NEDİR? Bir travma sonucu deri yada mukozanın bütünlüğünün bozulmasıdır. Aynı zamanda kan damarları, adale ve sinir gibi yapılar etkilenebilir. Derinin koruma özelliği bozulacağından enfeksiyon

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı

PROSTAT ANATOMİSİ PROSTAT FİZYOLOJİSİ AMELİYAT TÜRLERİ

PROSTAT ANATOMİSİ PROSTAT FİZYOLOJİSİ AMELİYAT TÜRLERİ PROSTAT ANATOMİSİ PROSTAT FİZYOLOJİSİ AMELİYAT TÜRLERİ Prof. Dr. Özkan POLAT Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Ulusal Bilinçle Güncel Üroloji 9-10 Mayıs 2009, Sarıkamış/Kars Prostat

Detaylı

Spondilolistezis. Prof. Dr. Önder Aydıngöz

Spondilolistezis. Prof. Dr. Önder Aydıngöz Spondilolistezis Prof. Dr. Önder Aydıngöz Spondilolistezis Bir vertebra cisminin alttaki üzerinde öne doğru yer değiştirmesidir. Spondilolizis Pars interartikülaristeki lizise verilen isimdir. Spondilolistezis

Detaylı

Türkiye Acil Tıp Derneği. Asistan Oryantasyon Eğitimi KARIN TRAVMASI. SB İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi İzmir, 24-27 Mart 2011

Türkiye Acil Tıp Derneği. Asistan Oryantasyon Eğitimi KARIN TRAVMASI. SB İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi İzmir, 24-27 Mart 2011 Türkiye Acil Tıp Derneği Asistan Oryantasyon Eğitimi KARIN TRAVMASI SB İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi İzmir, 24-27 Mart 2011 Sunumu Hazırlayan Yrd. Doç. Dr. Murat ORAK Dicle Üniversitesi Tıp

Detaylı

TORAKOLOMBER VERTEBRA KIRIKLARI. Prof.Dr.Nafiz BİLSEL VERTEBRA KIRIKLARI 1

TORAKOLOMBER VERTEBRA KIRIKLARI. Prof.Dr.Nafiz BİLSEL VERTEBRA KIRIKLARI 1 TORAKOLOMBER VERTEBRA KIRIKLARI Prof.Dr.Nafiz BİLSEL VERTEBRA KIRIKLARI 1 Vertebral Kolon 33 omur 23 intervertebral disk 31 çift periferik sinir VERTEBRA KIRIKLARI 3 OMURGANIN EĞRİLİKLERİ Servikal bölgede

Detaylı

Endometriozis. (Çikolata kisti)

Endometriozis. (Çikolata kisti) Endometriozis (Çikolata kisti) Bugün Neler Konuşacağız? Endometriozis Nedir? Belirtileri Nelerdir? Ne Sıklıkta Görülür? Hangi Sorunlara Neden Olur? Nasıl Tanı Konur? Nasıl Tedavi Edilir? Endometriozis

Detaylı

Gerçek şilöz asit: yüksek trigliserid oranlarına sahip sıvı.

Gerçek şilöz asit: yüksek trigliserid oranlarına sahip sıvı. GİRİŞ Süt rengi Şilus un peritoneal kaviyete ekstravazasyonudur. Oldukça nadir görülen bir durumdur. Asit sıvısındaki trigliserid seviyesi 110 mg/dl nin üzerindedir. Lenfatik sistemin devamlılığında sorun

Detaylı

Safra Yolu Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Safra Yolu Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Safra Yolu Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından safra yollarımda tümör

Detaylı

(ANEVRİZMA) Dr. Dağıstan ALTUĞ

(ANEVRİZMA) Dr. Dağıstan ALTUĞ ANEURYSM (ANEVRİZMA) Arteriyel sistemindeki lokalize bir bölgeye kan birikmesi sonucu şişmesine Anevrizma denir Gerçek Anevrizma : Anevrizma kesesinde Arteriyel duvarların üç katmanını kapsayan Anevrizma

Detaylı

Dr. Gökhan Özyiğit Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı

Dr. Gökhan Özyiğit Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı Dr. Gökhan Özyiğit Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı SBRT Endikasyonları Tedavi öncesi endikasyon değerlendirilmesi Cerrahi, Brakiterapi ve eksternal RT seçenekleri

Detaylı

GİS KANAMALARI. Prof.Dr.Tayfun KARAHASANOĞLU

GİS KANAMALARI. Prof.Dr.Tayfun KARAHASANOĞLU GİS KANAMALARI Prof.Dr.Tayfun KARAHASANOĞLU Ekim 2006 ÜST GİS KANAMASI GİS kanamalarının % 80 i Treitz ligamanının proksimali ETYOLOJİ Peptik ülser hastalığı Varisler Mallory-Weiss Eroziv gastrit Tümörler

Detaylı

ÜRİNER SİSTEMİN KONJENİTAL ANOMALİLERİ VE ÜRINER SİSTEM TAŞLARI. Dr.Ercan KOCAKOÇ Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul

ÜRİNER SİSTEMİN KONJENİTAL ANOMALİLERİ VE ÜRINER SİSTEM TAŞLARI. Dr.Ercan KOCAKOÇ Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul ÜRİNER SİSTEMİN KONJENİTAL ANOMALİLERİ VE ÜRINER SİSTEM TAŞLARI Dr.Ercan KOCAKOÇ Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul KONULAR Üriner Sistem Görüntüleme Yöntemleri Üriner Sistemin Konjenital Hastalıkları

Detaylı

TEŞHİSTEN TEDAVİYE > ALT EKSTREMİTE ATARDAMARI HASTALIĞI

TEŞHİSTEN TEDAVİYE > ALT EKSTREMİTE ATARDAMARI HASTALIĞI TEŞHİSTEN TEDAVİYE > ALT EKSTREMİTE ATARDAMARI HASTALIĞI Genç Kardiyologlar Grup Sorumlusu - Prof.Dr.Oktay Ergene Bilimsel İçeriğin Değerlendirilmesi, Son Düzenleme - Prof.Dr. Mahmut Şahin Düzenleme, Gözden

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Önsöz... iii Ulusal Tanı ve Tedavi Kılavuzu Çalışma Grupları... iv Kısaltmalar... vii Tablolar Listesi... xiii Şekiller Listesi...

İÇİNDEKİLER. Önsöz... iii Ulusal Tanı ve Tedavi Kılavuzu Çalışma Grupları... iv Kısaltmalar... vii Tablolar Listesi... xiii Şekiller Listesi... HEMOFİLİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU İÇİNDEKİLER Önsöz... iii Ulusal Tanı ve Tedavi Kılavuzu Çalışma Grupları... iv Kısaltmalar... vii Tablolar Listesi... xiii Şekiller Listesi... xiii I. BÖLÜM HEMOFİLİ TANI

Detaylı

Dr. Mert Altınel Türkiye Yüksek İhtisas EA Hastanesi ÜST ÜRİNER SİSTEM ÜROTELYAL KARSİNOMUNDA LAPAROSKOPIK TEDAVİ

Dr. Mert Altınel Türkiye Yüksek İhtisas EA Hastanesi ÜST ÜRİNER SİSTEM ÜROTELYAL KARSİNOMUNDA LAPAROSKOPIK TEDAVİ Dr. Mert Altınel Türkiye Yüksek İhtisas EA Hastanesi ÜST ÜRİNER SİSTEM ÜROTELYAL KARSİNOMUNDA LAPAROSKOPIK TEDAVİ ÜST ÜRINER SISTEM ÜROTELYAL KARSINOMU Tüm renal tümörlerin %4-%9 u Tüm ürotelyal tümörlerin

Detaylı

Mesane ve üretra yaralanmalar

Mesane ve üretra yaralanmalar 17 Mesane ve üretra yaralanmalar Murat Tunç, Tayfun Oktar MESANE TRAVMALARI MESANE yaralanması, künt, açık ve iyatrojenik yaralanma şeklinde görülür. Çok ender de olsa, spontan mesane yaralanmaları da

Detaylı

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Kronik Pankreatit Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Tanım Pankreasın endokrin ve ekzokrin yapılarının hasarı, fibröz doku gelişimi ile karakterize inflamatuvar bir olay Olay histolojik

Detaylı

Rejyonel Anestezi Sonrası Düşük Ayak

Rejyonel Anestezi Sonrası Düşük Ayak Rejyonel Anestezi Sonrası Düşük Ayak Zeliha Korkmaz Dişli 1, Necla Tokgöz 2, Fatma Ceyda Akın Öçalan 3, Mehmet Fa>h Korkmaz 4, Ramazan Bıyıklıoğlu 2 1 Anesteziyoloji Bölümü, Malatya Devlet Hastanesi 2

Detaylı

Temel bilgiler Böbrek yaralanmalar (BY) tüm travmalar n %1-5 inden sorumludur.

Temel bilgiler Böbrek yaralanmalar (BY) tüm travmalar n %1-5 inden sorumludur. (Metin güncelleme Mart 2009) N. Djakovic, Th. Lynch, L. Martnez-Pieiro, Y. Mor, E. Plas, E. Serafetinides, L. Turkeri, R.A. Santucci, M. Hohenfellner Eur Urol 2005;47(1):1-15 Temel bilgiler Böbrek yaralanmalar

Detaylı

Türk Üroloji Dergisi: 34 (3): 315-319, 2008 315

Türk Üroloji Dergisi: 34 (3): 315-319, 2008 315 TARTIŞMALI OLGU: ENDOÜROLOJİ/Endourology Uğur KUYUMCUOĞLU, Bilal ERYILDIRIM, Gökhan FAYDACI, Fatih TARHAN, Aydın ÖZGÜL Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi 1. Üroloji Kliniği, İSTANBUL

Detaylı

Asendan AORT ANEVRİZMASI

Asendan AORT ANEVRİZMASI Asendan AORT ANEVRİZMASI Aort anevrizması, aortanın normal çapından geniş bir çapa ulaşarak genişlemesidir. Aorta nın bütün bölümlerinde anevrizma gelişebilir. Genişlemiş olan bölümün patlayarak hayatı

Detaylı

Pankreas Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Pankreas Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Pankreas Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından, pankreasımda tümör olduğu

Detaylı

BATIN BT (10/11/2009 ): Transvers kolon orta kesiminde kolonda düzensiz duvar kalınlaşması ile komşuluğunda yaklaşık 5 cm çapta nekrotik düzensiz

BATIN BT (10/11/2009 ): Transvers kolon orta kesiminde kolonda düzensiz duvar kalınlaşması ile komşuluğunda yaklaşık 5 cm çapta nekrotik düzensiz Olgu Sunumu Olgu: 60y, E 2 ayda 5 kilo zayıflama ve karın ağrısı şikayeti ile başvurmuş. (Kasım 2009) Ailede kanser öyküsü yok. BATIN USG: *Karaciğerde en büyüğü VIII. segmentte 61.2x53.1 mm boyutunda

Detaylı

Giriş. Anatomi. Anterior kompartman BACAK YARALANMALARI. Tibia. Fibula

Giriş. Anatomi. Anterior kompartman BACAK YARALANMALARI. Tibia. Fibula BACAK YARALANMALARI Gülçin BACAKOĞLU Giriş Alt bacak yaralanmaları daha sık görülür Tibia en sık kırılan kemiktir Beraberinde önemli yumuşak doku yaralanmaları oluşabilir Değerlendirmede hikaye ve FM önemlidir

Detaylı

Ölümcül Santral Sinir Sistemi Hastalıkları I epidural, subdural, intraparankimal kanamalar

Ölümcül Santral Sinir Sistemi Hastalıkları I epidural, subdural, intraparankimal kanamalar Ölümcül Santral Sinir Sistemi Hastalıkları I epidural, subdural, intraparankimal kanamalar Uzm. Dr. Yusuf Ali Altuncı Ege Ünv. Acil Tıp Anabilim Dalı Olgu 1 25 yaşında inşaat işçisi Yüksekten düşme E2M3V2

Detaylı

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Göğüs Cerrahisi Metastatik Akciğer Tümörleri Giriş İzole akciğer metastazlarına tedavi edilemez gözüyle bakılmamalıdır Tümör tipine

Detaylı

Prostat anatomisi, fizyolojisi ve ameliyatları. Dr. Tayfun Şahinkanat Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji AD

Prostat anatomisi, fizyolojisi ve ameliyatları. Dr. Tayfun Şahinkanat Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji AD Prostat anatomisi, fizyolojisi ve ameliyatları Dr. Tayfun Şahinkanat Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji AD Prostatın anatomik yapısı Prostat symphysis pubis`in inferior kollarının

Detaylı

Prof Dr Salim Çalışkan. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Nefrolojisi

Prof Dr Salim Çalışkan. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Nefrolojisi Prof Dr Salim Çalışkan İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Nefrolojisi FC 12y K Tekrarlayan İYE İYE dikkat çeken noktalar Çocukluk çağında 2.en sık enfeksiyondur Böbrek parankimi zarar görebilir (skar) Skara

Detaylı

PROSTAT AMELİYATI SIRASI BAKIM. Prof. Dr. NEVİN KANAN İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ FLORENCE NIGHTINGALE HEMŞİRELİK YÜKSEKOKULU

PROSTAT AMELİYATI SIRASI BAKIM. Prof. Dr. NEVİN KANAN İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ FLORENCE NIGHTINGALE HEMŞİRELİK YÜKSEKOKULU PROSTAT AMELİYATI SIRASI BAKIM Prof. Dr. NEVİN KANAN İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ FLORENCE NIGHTINGALE HEMŞİRELİK YÜKSEKOKULU Ürolojik cerrahi daha kompleks ve oldukça fazla mükemmeli hedefleme yolunda gelişmesini

Detaylı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı 1 Ameliyat Yapılmadan İlgilendiği Konular: Sıvı ve Elektrolit tedavisi Şok Yanık tedavisi 2 Travma Hastaları Kesici karın travmaları: Karın bölgesini içine alan kurşunlanma,

Detaylı

Pankreas Kisti Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Pankreas Kisti Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Pankreas Kisti Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından, pankreasımda iltihabi kist

Detaylı

Hisar Intercontinental Hospital

Hisar Intercontinental Hospital Varisler BR.HLİ.92 Venöz Hastalıklar (Toplardamarlar) Varis Hastalığı: Bacaklarımızda kirli kanı yukarı taşımak üzere görev alan iki ana ven sistemi bulunur. Yüzeyel ve derin ven sistemi olarak adlandırılan

Detaylı

ALT ÜR NER S STEM S STEM TRAVMALARI VE ÜRETRAL DARLIKLAR

ALT ÜR NER S STEM S STEM TRAVMALARI VE ÜRETRAL DARLIKLAR ALT ÜR NER S STEM S STEM TRAVMALARI VE ÜRETRAL DARLIKLAR Mustafa KADIHASANO LU*, Cengiz M RO LU* MESANE YARALANMALARI Genel Bilgi: Alt üriner sistem yaralanmalar, küt, delici ya da tedavi nedenli (iyatrojenik)

Detaylı

SİSTEKTOMİ + ÜRİNER DİVERSİYON. Soyadı: Doğum tarihi: Protokol No:... Baba adı: Ana adı:..

SİSTEKTOMİ + ÜRİNER DİVERSİYON. Soyadı: Doğum tarihi: Protokol No:... Baba adı: Ana adı:.. SİSTEKTOMİ + ÜRİNER DİVERSİYON Hastanın Adı, Soyadı: Doğum tarihi: Protokol No:... Baba adı: Ana adı:.. Sayın Hasta, Sayın Veli/Vasi Cerrahi, mesane tümörü nedeniyle yapılıyorsa erkeklerde mesane, prostat,

Detaylı

Türk Pediatrik Hematoloji Derneği (TPHD) Hemofilide Cerrahi Çalıştayı Uzlaşı Raporu

Türk Pediatrik Hematoloji Derneği (TPHD) Hemofilide Cerrahi Çalıştayı Uzlaşı Raporu Türk Pediatrik Hematoloji Derneği (TPHD) Hemofilide Cerrahi Çalıştayı Uzlaşı Raporu Türk Pediatrik Hematoloji Derneği Hemofili/Hemostaz/Tromboz Alt Çalışma grubu tarafından 25 Eylül 2010 tarihinde düzenlenen

Detaylı

Trakea Rüptürü. Nadir Bir Entübasyon Komplikasyonu. Doç. Dr. Aydın KARAKUZU Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Lefkoşe, KKTC Nisan 2011

Trakea Rüptürü. Nadir Bir Entübasyon Komplikasyonu. Doç. Dr. Aydın KARAKUZU Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Lefkoşe, KKTC Nisan 2011 Trakea Rüptürü Nadir Bir Entübasyon Komplikasyonu Doç. Dr. Aydın KARAKUZU Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Lefkoşe, KKTC Nisan 2011 1 Klinik Öykü Ş.Ş., 75 yaş, erkek, Asenden Aort Anevrizması

Detaylı

TİROİD (GUATR) CERRAHİSİ HAKKINDA SIK SORULAN SORULAR FR-HYE-04-301-08

TİROİD (GUATR) CERRAHİSİ HAKKINDA SIK SORULAN SORULAR FR-HYE-04-301-08 TİROİD (GUATR) CERRAHİSİ HAKKINDA SIK SORULAN SORULAR FR-HYE-04-301-08 Tiroid bezi boyun ön tarafında yerleşmiş olup, nefes, yemek borusu ve ana damarlarla yakın komşuluk gösterir. Kelebek şeklinde olup

Detaylı

RADİKAL PROSTATEKTOMİ AYDINLATILMIŞ ONAM FORMU

RADİKAL PROSTATEKTOMİ AYDINLATILMIŞ ONAM FORMU RADİKAL PROSTATEKTOMİ AYDINLATILMIŞ ONAM FORMU Hastanın Adı, Soyadı: TC Kimlik No: Tanı: İşlem/Girişim: Tarih/Saat: Hasta, veli veya vasinin onamı açıklaması: Doktorum bana sağlık durumum ve hastalığımın

Detaylı

DOĞUMSAL BÖBREK ANOMALİLERİ İNT. DR. SİNEM İLHAN

DOĞUMSAL BÖBREK ANOMALİLERİ İNT. DR. SİNEM İLHAN DOĞUMSAL BÖBREK ANOMALİLERİ İNT. DR. SİNEM İLHAN ÜRİNER SİSTEM EMBRİYOLOJİSİ 5. haftada metanefrik divertikül oluşur metanefrik blastem ile birleşir Nefrogenezis başlar. 6-9. hafta: lobule böbrek anteriordan

Detaylı

SAKRAL NÖROMODÜLASYON

SAKRAL NÖROMODÜLASYON SAKRAL NÖROMODÜLASYON Dr. Ali Ergen Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Refrakter Aşırı Aktif Mesane Alternatif tedavilerin uygun zamanda kullanılması için RAAM nin daha spesifik

Detaylı

Genelde 1 hafta içinde başlayan ağrılar akut karın ağrısı kabul ediliyor.¹

Genelde 1 hafta içinde başlayan ağrılar akut karın ağrısı kabul ediliyor.¹ Tanım Epidemiyoloji Patofizyoloji Öykü ve fizik muayene özellikleri Tam kan ve direkt grafinin değeri Karın ağrısının gastrointestinal nedenlerine yaklaşım 1 2 Genelde 1 hafta içinde başlayan ağrılar akut

Detaylı

Olgu EKTOPİK GEBELİK. Soru 1. Tanım. Soru 3. Soru 2. 23 yaşında bayan hasta pelvik ağrı yakınmasıyla geliyor. 5 gündür ağrısı var, SAT 1,5 ay önce

Olgu EKTOPİK GEBELİK. Soru 1. Tanım. Soru 3. Soru 2. 23 yaşında bayan hasta pelvik ağrı yakınmasıyla geliyor. 5 gündür ağrısı var, SAT 1,5 ay önce Olgu EKTOPİK GEBELİK Dr. Mutlu Kartal AÜTF Acil Tıp AD Nisan 2010 23 yaşında bayan hasta pelvik ağrı yakınmasıyla geliyor. 5 gündür ağrısı var, SAT 1,5 ay önce Gebelik olabilir, vajinal spotting kanama

Detaylı

Genellikle 50 yaş üstünde görülür ancak seyrekte olsa gençler de de görülme olasılığı vardır.

Genellikle 50 yaş üstünde görülür ancak seyrekte olsa gençler de de görülme olasılığı vardır. Erkek üreme sisteminin önemli bir üyesi olan prostatta görülen malign (kötü huylu)değişikliklerdir.erkeklerde en sık görülen kanser tiplerindendir. Amerika'da her 5 erkekten birinde görüldüğü tespit edilmiştir.yine

Detaylı

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR?

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR? LENFOMA NEDİR? Lenfoma, diğer grup onkolojik hastalıklar içinde yaşamın uzatılması ve daha kaliteli yaşam sağlanması ve hastaların kurtarılmaları açısından daha fazla başarı elde edilmiş bir hastalıktır.

Detaylı

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu 29 yaşında erkek aktif şikayeti yok Dış merkezde yapılan üriner sistem ultrasonografisinde insidental olarak sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması üzerine hasta polikliniğimize

Detaylı

MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ

MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ Dr. Filiz Yenicesu Düzen Laboratuvarı Görüntüleme Birimi Meme Kanserinde Tanı Yöntemleri 1. Fizik muayene 2. Serolojik Testler 3. Görüntüleme 4. Biyopsi Patolojik

Detaylı

LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU

LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU TÜRKİYE YÜKSEK İHTİSAS HASTANESİ GASTROENTEROLOJİ CERRAHİSİ KLİNİĞİ DR.TAHSİN DALGIÇ GİRİŞ Laparoskopik kolorektal cerrahi son

Detaylı

Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur.

Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur. TYBD SEPSİS ÇALIŞMASI ENFEKSİYON TANIMLARI Derin Cerrahi Alan Enfeksiyonu(DCAE) Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur. 1.Cerrahi girişimden sonraki

Detaylı

Diyabetik Ayak Yarası ve İnfeksiyonunun Tanısı, Tedavisi ve Önlenmesi: Ulusal Uzlaşı Raporu

Diyabetik Ayak Yarası ve İnfeksiyonunun Tanısı, Tedavisi ve Önlenmesi: Ulusal Uzlaşı Raporu Diyabetik Ayak Yarası ve İnfeksiyonunun Tanısı, Tedavisi ve Önlenmesi: Ulusal Uzlaşı Raporu Diyb. Hemş. Dr. Selda ÇELİK İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi, İç Hastalıkları Anabilim

Detaylı

VAKA SUNUMU. Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi

VAKA SUNUMU. Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi VAKA SUNUMU Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi ÖYKÜ 58 yaşında, erkek hasta, emekli memur, Ankara 1989: Tip 2 DM tanısı konularak, oral antidiyabetik

Detaylı

İçerik AKUT APANDİSİT TANISINDA TESTLERİN DEĞERİ VE KULLANIMI. Testler. Öykü ve fizik muayene. Öykü

İçerik AKUT APANDİSİT TANISINDA TESTLERİN DEĞERİ VE KULLANIMI. Testler. Öykü ve fizik muayene. Öykü 1 2 AKUT APANDİSİT TANISINDA TESTLERİN DEĞERİ VE KULLANIMI İçerik Karın ağrısı olan hastanın akut apandisit olup olmadığını değerlendirmede kullandığımız testlerin değerliliği kullanımları tartışılacaktır

Detaylı

HAZIRLAYAN KONTROL EDEN ONAYLAYAN Kalite Yönetim Direktörü

HAZIRLAYAN KONTROL EDEN ONAYLAYAN Kalite Yönetim Direktörü Doküman No: ENF.TL.11 Yayın Tarihi:19.11.2008 Revizyon Tarihi: 27.03.2013 Revizyon No: 02 Sayfa: 1 / 9 GENEL İLKELER : Cerrahide profilaktik antibiyotik kullanımının genel kabul gören bazı temel prensipleri

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

DİYABETİK AYAK ENFEKSİYONLARININ KLİNİK SINIFLANDIRMASI

DİYABETİK AYAK ENFEKSİYONLARININ KLİNİK SINIFLANDIRMASI DİYABETİK AYAK ENFEKSİYONLARININ KLİNİK SINIFLANDIRMASI DR. GÜLİZ UYAR GÜLEÇ ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ TıP FAKÜLTESİ ENFEKSİYON H. VE KLİNİK MİK. AD- AYDIN UDAİS 2014 Giriş Diyabetin en sık ve ciddi

Detaylı

PEDİATRİK ABDOMİNAL ACİLLERDE RADYOLOJİ. Doç.Dr. Gökhan ARSLAN Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı

PEDİATRİK ABDOMİNAL ACİLLERDE RADYOLOJİ. Doç.Dr. Gökhan ARSLAN Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı PEDİATRİK ABDOMİNAL ACİLLERDE RADYOLOJİ Doç.Dr. Gökhan ARSLAN Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı İçerik Abdominal acillerde istenebilecek radyolojik tetkikler nelerdir? Radyolojik

Detaylı

Onkoplastik meme cerrahisi ve yenilikler

Onkoplastik meme cerrahisi ve yenilikler Onkoplastik meme cerrahisi ve yenilikler Dr. Lütfi Eroğlu Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik cerrahi Anabilim Dalı Mastektomi ile ilgili ameliyatların tarihsel süreci

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

PEDİATRİK YAŞ GRUBUNDA EPİFORA VE ENDOSKOPİK DAKRİYOSİSTORİNOSTOMİ

PEDİATRİK YAŞ GRUBUNDA EPİFORA VE ENDOSKOPİK DAKRİYOSİSTORİNOSTOMİ PEDİATRİK YAŞ GRUBUNDA EPİFORA VE ENDOSKOPİK DAKRİYOSİSTORİNOSTOMİ Dr. Fulya YAYLACIOĞLU TUNCAY Doç. Dr. Onur KONUK GÜTF GÖZ HASTALIKLARI ANABİLİM DALI İÇERİK NAZOLAKRİMAL SİSTEM -ANATOMİSİ -EMBRİYOLOJİSİ

Detaylı

SIK RASTLANAN HASTALIKLAR-1

SIK RASTLANAN HASTALIKLAR-1 SIK RASTLANAN HASTALIKLAR-1 HEMOROİD - BASUR HAZIRLAYAN: OP. DR. ŞABAN BEYAZPINAR ANA SAYFAYA DÖN 1 GİRİŞ Sağlıklı bir toplum olmak. Sağlıklı karar vermeyi sağlamak ve yanlış yapmamak. Bilgilerimizin doğruluğunu

Detaylı

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM Nadirdir!!! Üst aerodijestif sistem malinitelerinin % 5-10 u, tüm malinitelerin ise %0.5 i hipofarinks kanserleridir. Kötü seyirlidir!!! İleri evrede başvurmaları ve

Detaylı

SON 10 YILDA ÜROGENİTAL SİSTEM YARALANMASI OLAN ÇOCUKLARDAKİ KLİNİK YAKLAŞIMLARIMIZ

SON 10 YILDA ÜROGENİTAL SİSTEM YARALANMASI OLAN ÇOCUKLARDAKİ KLİNİK YAKLAŞIMLARIMIZ ÇOCUK ÜROLOJİSİ/Pediatric Urology SON 10 YILDA ÜROGENİTAL SİSTEM YARALANMASI OLAN ÇOCUKLARDAKİ KLİNİK YAKLAŞIMLARIMIZ RETROSPECTIVE ANALYSIS OF GENITOURINARY SYSTEM TRAUMAS IN CHILDREN DURING THE PAST

Detaylı

Üriner inkontinans terimleri sözlüğü

Üriner inkontinans terimleri sözlüğü Hasta Bilgilendirme Formu Türkçe Üriner inkontinans terimleri sözlüğü Açık cerrahi Organlara doğrudan ulaşabilmek için cerrahın cildi ve dokuları kestiği bir cerrahi işlemdir. Anestezi (genel, spinal veya

Detaylı

Kalp Kapak Hastalıkları

Kalp Kapak Hastalıkları BR.HLİ.085 içerisinde kanın bulunduğu dört odacık vardır. Bunlardan ikisi sağ, ikisi ise sol kalp yarımında bulunur. Kalbe gelen kan önce sağ atriuma gelir ve kalbin sağ kulakcığı ve sağ karıncığı arasında

Detaylı

ERKEK AÜSS OLGU SUNUMLARI DR.CÜNEYD ÖZKÜRKCÜGİL DR.EMRE AKKUŞ DR.ABDULLAH GEDİK DR.FATİH TARHAN

ERKEK AÜSS OLGU SUNUMLARI DR.CÜNEYD ÖZKÜRKCÜGİL DR.EMRE AKKUŞ DR.ABDULLAH GEDİK DR.FATİH TARHAN ERKEK AÜSS OLGU SUNUMLARI DR.CÜNEYD ÖZKÜRKCÜGİL DR.EMRE AKKUŞ DR.ABDULLAH GEDİK DR.FATİH TARHAN ANTALYA, EKİM 2015 GEÇMİŞTEN BUGÜNE AÜSS TE KONUŞULANLAR BPH ETYOPATOGENEZ: hormonal faktörler, büyüme faktörleri/

Detaylı

Bu ameliyatın taşıdığı bazı riskler/ komplikasyonlar vardır. Ameliyattaki riskler:

Bu ameliyatın taşıdığı bazı riskler/ komplikasyonlar vardır. Ameliyattaki riskler: RIRS (Retrograd İntra Renal Cerrahi) Sayın Hasta, Sayın Veli/Vasi, Genel yada spinal anestezi kullanılır. Yaklaşık 100 cm uzunluğunda, bir ışık kaynağına sahip, sıvı yardımıyla fiberoptik sistemle görüntü

Detaylı

Genitoüriner Sistem Tümörlerinde Radyoloji Dr.Oğuz Dicle

Genitoüriner Sistem Tümörlerinde Radyoloji Dr.Oğuz Dicle Genitoüriner Sistem Tümörlerinde Radyoloji Dr.Oğuz Dicle III.Tıbbi Onkoloji Kongresi Onkolojik Görüntüleme Kursu 24 Mart 2010,Antalya Böbrek Mesane Prostat Böbrek Mesane Testis Radyolojiye Sorular Tümör

Detaylı

Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş. Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD

Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş. Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD GT, 62 y, kadın Nüks tiroid papiller CA Kitle eksizyonu (özefagus ve trake den sıyırılarak) + Sağ fonksiyonel; sol radikal

Detaylı