İşçi-köylü. * 28 Mayıs-10 Haziran 2010 * Fiyatı: 1.50 TL * ISSN: X

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "İşçi-köylü. * 28 Mayıs-10 Haziran 2010 * Fiyatı: 1.50 TL * ISSN: 1307-878X"

Transkript

1 Devletin maden karası yüzü Taşeron çalışma/çalıştırma; güvencesiz çalıştırmanın, emek sömürüsünün, işçinin haklarının gasp edilmesinin en sık yaşandığı biçimidir. Bu sistemde işçinin örgütlenme hakkı yoktur! Sosyal güvencesi yoktur! Geçici olduğundan iş konusundaki eğitimi ve deneyimi önemli değildir! Ucuz iş gücüdür! Tüm bunlar her ne kadar patronlar açısından daha çok kâr getirse de, işçi açısından daha çok yoksulluk, daha çok emeğini satma ve hatta daha çok ölüm demektir. Taşeronlaşmanın yaygınlaştırıldığı alanlardan biri de, kuşkusuz, maden ocaklarıdır. Maden ocakları, Türkiye de iş cinayetlerinin / katliamlarının en sık yaşandığı alandır. Bu durum elbette katil patronların sözcülüğünü / ortaklığını yapanların söylediği gibi mesleğin kaderinde olan bir durum değildir. Zengin kömür yataklarına sahip olan Türkiye de bu iş katliamlarının yaşanması; kara elmas olarak tabir edilen kömürden gelen kârın artması için işçi ve güvenliğinin yok sayıldığının, hatta bunun bir kural olarak işletildiğinin göstergesidir. Ve Zonguldak ta yaşanan da budur! Zonguldak taki Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Karadon Müessesesi ne ait bir maden ocağında, 17 Mayıs günü, burada taşeronluk yapan Yapı-tek isimli firmanın çalıştığı bölümde meydana gelen grizu patlaması sonucu; 28 si taşeron işçisi, 2 si mühendis olmak üzere toplam 30 kişi yaşamını yitirdi. Yerin 540 metre altında, 30 işçi, düzenin taşeronlaşmasının bedelini canları ile ödedi! Sayfa 16 İşçi-köylü Demokratik Halk İktidarı İçin Sayı: 66 * 28 Mayıs-10 Haziran 2010 * Fiyatı: 1.50 TL * ISSN: X Amerikan devi UPS nin vahim halleri İstanbul Mahmutbey de 44, Kurtköy de 11, İzmir de 9 ve Ankara da işten atılan 3 işçi UPS ye sendika girecek başka yolu yok! sloganını işyeri önünde başlattığı direnişte haykırıyor. İşçi-köylü gazetesi olarak UPS nin Kurtköy şubesinde direnişte olan işçilerle sohbet ettik. UPS de yaşanan azgınca sömürüyü işçilerin ağzından dinledik. Sayfa 4 Nepal deki siyasi tıkanıklığı Maoistler açacak Nepal de 10 yıl süren Halk Savaşı ve Büyük Halk Hareketi nin sonucunda kraliyet yıkılmış ve cumhuriyet kurulmuştu. Cumhuriyetin ilanıyla beraber anayasayı hazırlamak ve yeni sistemin yapısını belirlemek için yapılan seçimlerde Maoistler büyük başarı elde etmişti. Nepalli Maoistler, anayasanın zamanında hazırlanmaması, önerilerinin reddedilmesi üzerine Kurucu Meclis in görev süresinin sona ereceği 29 Mayıs tarihine kadar başbakanın istifa etmesini ve Maoistlerin önderliğinde ulusal birlik hükümetinin oluşturulmasını şart koşmakta ve diğer önerileri reddetmektedir. Sayfa 13 Üçüncü Genç Kadın Buluşması YDG Merkezi Kadın Komisyonu nun daha önce iki kez gerçekleştirdiği Genç Kadın Buluşması nın üçüncüsü 5-6 Haziran tarihlerinde Ankara da gerçekleştirilecek. Sokakta, medyada, aile ortamında ve hatta örgütlülüklerimizde çevremizi saran zincirleri kırabilmenin adımı olarak sürdürülen çalışmalar açısından bu buluşma özel bir anlam ve önem taşıyor. YDG Merkezi Kadın Komisyonu özellikle Yeni Demokrat Kadın çalışmasına katılan kadın arkadaşları bu buluşmaya çağırıyor. Sayfa 10 Cumartesi Anneleri bu ülkenin vicdanıdır! 269 haftadır her cumartesi çocuklar, eşler, analar, kardeşler ve babalar toplanıyor Galatasaray Lisesi önünde. Onları biraraya getiren şey, aynı acıları paylaşıyor olmak. Hepsinin isteği yıllardır kayıp olan yakınlarının akıbetlerini öğrenebilmek. 15 ve 22 Mayıs günleri de bir araya gelen Cumartesi Anneleri, kaybedenlerin cezalandırılmasını istedi. Kayıp yakınları, Mayıs Kayıplar Haftası kapsamında da çeşitli eylemler düzenliyorlar. 19 Mayıs günü Gazi Mezarlığı nda Hasan Ocak ın mezarı başında eylem yapan kayıp yakınları Bin sene de geçse kayıpların akıbetini soracağız dediler. Sayfa 7 CHP operasyonu: Egemenler cephesinde yeni düzenlemeler Deniz Baykal ın yerine CHP genel başkanlığına seçilen Kemal Kılıçdaroğlu, Kürt ve Alevi kökeniyle öne çıkartılarak CHP nin Obama sı olmaya soyundurulurken, Obama gibi onun da gerçekler karşısında ne olduğu yakın zamanda görülecektir/görülmek zorundadır. Aksi takdirde emekçi halkın bir kez daha acı deneyimleriyle bunları öğrenmesi kaçınılmazdır. Kalbin, göğsümde atan isyan şimdi İran devleti, bir yandan sınırları içindeki Kürt halkına yönelik idam ve kaybetmeye varan baskılar uygularken, sınır dışında da PJAK gerillalarının peşinde... Binlerce yıllar uygarlığıyla övünen zalimane İran İslam Cumhuriyeti nin Kürtlere yönelik baskısı, kaybetme ve idam haddine ulaşmış bulunuyor. Bu topraklarda yaşamıyor olsak, daha önce tanık olmamış olsak, kendisiyle iktidarî bir kardeşlikte buluşan Türk devletinin katliamlarına; Yok diyeceğiz, Bir insan sırf Kürt diye, bu mezalime maruz bırakılamaz! diyeceğiz. Ama öyle söyletmiyor gerçekler; İran devleti, dördü Kürt ve biri öğretmen olan beş kişiyi idamla katletti. Bitmiyor, sırada adil yargılanma hakkından mahrum, ailesi ve avukatlarıyla görüştürülmeyen, işkence altında başta Kürt birçok tutsak, haklarında verilmiş idam kararının infazını bekliyor. İran devletinin icraatları sınırlı kalmıyor bunlarla. Sınırları aşan bir askeri saldırı halinde sürekli. Irak Kürdistanı na geçişini önlemek ve oradan vurmak için PJAK gerillalarını, sınırlarının hemen ötesindeki köyleri bombalıyor. Sayfa 6 Hesaplaşma, kopuş ve yeni bir yol; İBRAHİM KAYPAKKAYA Baykal üzerinden CHP ye yönelik gerçekleştirilen operasyonla CHP, emperyalistlerin projelerine paralel, sürece uygun bir nizama sokulmaya ve bu durum, büyük değişim adı altında pazarlanarak, halkın öfkesi, düzen kulvarına yeni CHP üzerinden yedeklenmeye çalışılıyor. Ne var ki, Kılıçdaroğlu daha şimdiden CHP nin Kemalist, ırkçı ve halk düşmanı yüzünde küçük makyaj değişiklikleri dışında değişen bir şeyin olmayacağını gösterdi. CHP bugün büyük bir gürültüyle eleştirdiği açlık ve yoksulluğu getiren IMF ve DB patentli politikaların hangisine karşı çıkmıştır? Tuzla da her gün bir işçi can verirken, Slikozis hastalığına yakalanan işçiler hücre hücre ölürken, maden ocakları adeta işçi yutarken CHP siyasi bir aktör değil miydi? Kürt ulusu imha ve inkarın en katmerlisini yaşarken, CHP nin sesini neden duymadık? Yer altı ve yer üstü kaynakları bir bir emperyalistlere ve uşaklarına peş keş çekilirken, CHP neredeydi? CHP bunların hesabını veremez! Çünkü kuruluşundan itibaren bu ilkeleri temel edinmiştir. Veremeyeceğindendir ki yeni damgasıyla tüm söylenenler geçmişin kutsanmasından ve süreklilik arz edeceğinin ilanından öte bir anlam taşımamaktadır! TKP/ML nin kurucusu komünist önder İbrahim Kaypakkaya, işkencede katledilişinin 37. yıldönümünde birçok alanda yapılan eylem, etkinlik ve panelle anıldı. 4 İstanbul da 16 Mayıs Pazar günü Partizan tarafından örgütlenen panele araştırmacıyazar Ali Sait Çetinoğlu, akademisyen yazar Osman Özaslan, BDP milletvekili Şerafettin Halis ve Partizan temsilcileri katıldı. 4 İstanbul da Gülsuyu ve Gazi Mahallelerinde yürüyüşler düzenlendi. İstanbul dışında Ankara, İzmir, Bursa, Antep, Hatay, Çanakkale, Mersin, Amed de de anmalar gerçekleştirilirken, yurtdışında da birçok yerde sempozyum ve etkinlikler düzenlendi. 4 Egemenler, reformistler, revizyonistler İbrahim in adını dahi ağzına almaktan çekinirken, yoldaşları ve devrimci dostları Kaypakkaya adını devrim mücadelesinin kızıllığıyla yazıyorlar her yere. Sayfa 8 İşçi-köylü den Sınıfsal Yaklaşım Emekçinin Gündemi Pusula Evrensel Bakış Değişim, gerçekleri görmekle başlar Sayfa 2 Bütün değerlerin sahte Örgütlenmede derinleşerek, Fırtına ekenler kasırga olduğu sistemin özüdür Yer üstünde rahat mısınız? kitle çalışmasında biçerler! aldatma! yoğunlaşmalıyız! Sayfa 3 Sayfa 4 Sayfa 11 Sayfa 13 C M Y K

2 flçi-köylü 2 Yaflam n içinden Devrimci Demokratik Sendikal Birlik Kurultay na Ça r flçi-köylü den De iflim gerçekleri görmekle bafllar KURULTAY GÜNDEMLER * Aç l fl * Kurultay Amaç Konuflmas * Konuk konuflmac : Volkan Yarafl r DENEY MLER M ZDEN Ö RENEL M * TEKEL Direnifli * Tafleronda Çal flan flçilerin Örgütlenmesi * Belediye flçileri, Sald r ve Direnifl * Deri flçileri ve Organize Sanayi Bölgeleri SEND KA KONFEDERASYONLARINA YAKLAfiIMIMIZ * Genel De erlendirme * Hasan Gülüm (TÜRK- fi/belediye- fl stanbul 2 Nolu fiube Baflkan ) * Musa Servi (TÜRK- fi/deri- fl Genel Baflkan ) * fiahan lseven (D SK/Genel- fl stanbul Anadolu Yakas 1 Nolu fiube Baflkan ) D REN filerden fiç LER * TEKEL, Esenyurt, TÜB TAK, UPS SINIFIN ÖRGÜTLENME SORUNLARI SERBEST KÜRSÜ SONUÇ B LD RGES Tarih: 30 May s 2010 Pazar Saat: 09:30-17:30 Yer: Petrol fl Sendikas Adakale Sok. No:6 Yeniflehir/Ankara - Merhabalar, öncelikle sizi tan yabilir miyiz? - Ad m Kemal Yatk n. Adanal o lu Beldesi nde çiftçilikle u rafl yorum, toplam dokuz dönüm arazim var. 5 dönümü yüksek sera, 4 dönümü küçük sera olmak üzere biber yetifltiricili i yap yorum. Tek kiflilik bir iflletme olarak tan mlayabiliriz yapt m ifli. - S k nt lar n z özetleyebilir misiniz? - Tüm üreticiler gibi benim de içinde bulundu um s k nt lar var. Bunlar; girdilerin yüksek olmas ve üretti imiz ürünün de erinin alt nda sat lmas. Bu girdiler, her y l belli oranlarda yükselmesine ra men bizim üretti imiz ürünler maalesef 10 y ld r ayn ve ucuz fiyata sat lmakta. Bu da üreticiyi her y l daha kötü flartlara itmekte. Temel s k nt lar m z ilaç, gübre, yak t, iflçilik, malzemeler (naylon, demir, tel, ip, damlama hortumlar vs.) tüm bunlar n her y l pahal laflmas, ayn kapal alan içerisinde de üretti imiz ürünün fiyat n n sabit kalmas, s k nt lar m z karfl layamamas. Bu flekilde devam ederse san r m çok yak n sürede küçük üretici neredeyse kalmayacak. Bu sene birçok çiftçi arkadafl m z ÜRET C KAN A LIYOR! Güvencesiz çal flmaya, ifl cinayetlerine, eme e yönelik her türlü sald r ya karfl Örgütlenece iz, Direnece iz, Kazanaca z! Eme e yönelik sald r lar n yo unluk kazand, güvencesiz çal flman n dört koldan dayat ld ve maden ve tersane iflkollar nda oldu u gibi onlarca iflçinin daha fazla kâr için ifl cinayetine kurban edildi i bu dönemde iflçi s n f ve emekçiler hareketlili ini gelifltirmekte, itiraz n daha yüksek sesle ifade etmektedir. Bu gerçekli in bilinciyle Devrimci Demokratik Sendikal Birlik kurultay n örgütlemekte ve sürece devrimci bir müdahalede bulunma gereklili inin sorumlulu- uyla tüm ilerici, demokrat ve devrimci emekçileri saflar na davet etmektedir. Sistem aç s ndan biz iflçilerin, emekçilerin hiçbir de eri yoktur. Milyonlarcam z hiçbir güvence olmadan, sigortam z yap lmadan çal flmaya mecbur b rak lmaktay z. Esnek biçimde ve uzun saatler boyunca çal flmaya zorlanmaktay z. Sendikal örgütlenme hakk m z büyük bir nefretle ve korkuyla karfl lanmaktad r. Daha fazla kâr için daha fazla, daha yo un ve daha güvencesiz çal flt r lmakta ve bizden yaln zca boyun e memiz beklenmektedir. Tafleronlaflt rma her alana bir virüs gibi yay lmaktad r. Mevcut s n rl yasal haklar m z dahi kulland r lmamakta, en ufak itiraz iflsizler ordusuna kat lmam za sebep olmaktad r. flsizlik rekor k rmakta, yoksulluk ve sefalet her geçen gün derinleflmekte ve bizlere k rk kat r m k rk sat r m? seçimi sunulmaktad r. Ve ne büyük bir aymazl kt r ki iflten ç kar lanlar, ifl cinayetlerine kurban gidenler her gün artarken bu ekonomimiz gelifliyor, yoksulluk azal yor söylemleriyle, kader-k smet hikâyeleri ile aç klanmaktad r. flçilerin, emekçilerin tek kurtulufl yolu örgütlenmektir. Ancak iflçilerin örgütlenme adresi olan sendikalar n hali de oldukça olumsuzdur. Sendikalar n üye say s genel iflçi ve emekçiler aras nda oldukça düflük bir orana denk düflmektedir. Sendikal olmak isteyen iflçileri yo un ve sert bir mücadele beklemektedir. Sendikalar n önemli bir bölümünde yönetimi sermaye ve iktidar iflbirlikçisi, gerici unsurlar gasp etmifltir. Dolay s yla sendikal bürokrasi de bugün iflçilerin örgütlenmesinin önüne yeni engeller dikmektedir. Ancak bu böyle gitmez. flçi s n f n n, emekçilerin mücadelesi engellenemez, dipten gelen dalga durdurulamaz. flçi s - n f hareketli ve mücadeleci dönemlerinden birini yaflamaktad r ve bu e ilim daha da geliflecektir. Tekel iflçilerinin Ankara daki büyük direnifli ve devam eden eylemleri, Esenyurt belediye iflçilerinin tüm bask lara karfl n boyun e meyen kararl l -, irili ufakl birçok iflyerinde patlak veren direnifller, al nan grev kararlar ve 37 y l sonra mücadele ederek kazand Taksim Meydan nda s n f n oldukça güzel ve görkemli bir flekilde gücünü ve coflkusunu dosta ve düflmana göstermesi önümüzdeki günlere dair umudumuzu ve mücadele azmimizi yükseltmektedir. Bu gerçeklik içinde emekçilerin artan mücadelesini gelifltirmek ve daha örgütlü hale getirmek, sistemin topyekun sald r - lar na karfl iflçi s n f n n ve emekçilerin birli ini gelifltirmek, sendika yönetimlerindeki iflbirlikçi, gerici ablukay da tarak devrimci iflçilerin sendika yönetimlerine girmesini sa lamak için s n f bilinçli iflçilere, emekçilere önemli görevler düflmektedir. Bizler iflçi s n f ve emekçiler aras nda s n f sendikac l n ve devrimci, militan bir mücadele hatt n savunan Devrimci Demokratik Sendikal Birlik olarak tarihsel sorumluluklar m z yerine getirmek, krizin faturas n emekçilere güvencesiz, esnek, uzun süreli çal flma, iflsizlik, ifl cinayetleri olarak yüklemek isteyen egemen s n flara karfl emekçilerin birlikte mücadelesini gelifltirerek zafere ulaflmak için gerekli mücadele kararl l na sahibiz. Bu amaçla yürüyüflümüzü h zland rmak ve mücadelemizi yükseltmek için, s n f içindeki çal flmalar m z de erlendirmek ve önümüzdeki sürece dair görevlerimizi netlefltirmek için 30 May s 2010 tarihinde Ankara da kurultay m z örgütlüyoruz. Emekten yana olan tüm güçleri, devrimci ve demokrat iflçi ve emekçileri kurultay m za katk sunmaya ça r yoruz. (DEVR MC DEMOKRAT K SEND KAL B RL K) topraklar n sat fla ç karm fl durumda. Çünkü y l içerisindeki giderlerini maalesef karfl layacak üretimi gerçeklefltiremediler. Bizler çiftçi olarak sadece üretti imiz ürünün sorunlar yla u raflm yoruz ayn zamanda iklimin getirdi i olumsuz flartlarla da savafl yoruz. Kimi zaman sel kimi zaman f rt na kimi zaman don olabiliyor. Tüm bunlarla u rafl rken bunlar n hepsinin maliyet oldu u unutuluyor. Bugün itibariyle üretti imiz ürün tonaja binmifl durumda ve sat fl rakam m z kilo bafl na 40 kurufl olmaktad r. Bu 40 kuruflun içinde % 15 i komisyona, % 5 inin de nakliyeye gitti i düflünülürse ürünü toplayan iflçinin iflçilik ücretini bile karfl layamamaktay z. Basit bir hesap yap l rsa bu flartlarda girdi maliyetlerimiz bu kadar yüksek olursa üretti imiz ürünün minimum sat fl rakam - m z bafla bafl gelmesi için 1 liradan afla da olmamas gerekmektedir, oysa biz 40 kurufltan biber üretmekteyiz. - Bu konuda sizin çözüm önerileriniz nelerdir? - Bu konuda çözüm önerileri zaten kendini gösteriyor. Alternatif olarak ya girdilerdeki vergiler azalt lmal, örne in dünyan n en pahal yak t n, en pahal elektri ini, en pahal suyunu kullanmaktay z. laç, gübre, fide, tohum bunlarda bile d fla ba ml y z. Yani yetifltirdi imiz ürünlerin tohumlar bile yurt d fl ndan getirilmekte ve flüphem o ki u raflt m z hastal klar bile bu tohumlarla birlikte gelmekte (asl nda bu ispatlanm flt r). Bu hastal klara karfl kulland m z ilaçlar da ithal edilmekte. Yani birileri çiftçinin s rt ndan daha fazla geçinmek için hastal n bile birlikte gönderebilmekte. laç gübre gibi girdiler daha ucuz olabilirse bizim ürünümüz ister 40 ister 50 kurufla sat ls n bu bize s k nt yaratmaz. Bizim as l istedi imiz burada sezonu bitirdi imizde hiç olmazsa temel ihtiyaçlar m z karfl layabilecek, açl m z giderebilecek bir paran n cebimizde kalmas, oysa bu neredeyse son 5 senedir pek mümkün olmuyor. Her y l borcumuz katlanarak art yor. Baflka bir çözüm önerisi de devletin yapaca desteklerdir. Devlet destek verdi ini söylüyor olsa bile maalesef bu destekler bize kadar ulaflm yor ya arada birileri ya da büyük üreticiler bunu götürüyor. Hibe kredileri olsun destek kredileri olsun dikkat ederseniz hep arazisi daha büyük olanlar n ifline yarayan fleyler oluyor. Devletin çiftçiye verdi i mazot yard m o kadar komik ki bir çiftçinin 1 y l içerisinde 1 haftal k mazot ihtiyac n karfl - l yor. Dolay s yla daha ak lc daha gerçekçi bir devlet deste ine ihtiyac var üreticilerin. Tar m öldürmeye yönelik bir politika izliyorlarsa, uygulanan politika do rudur. Çok yak n zamanda tar m m z ölecek, çok yak n zamanda üretici pozisyonunda tar msal iflçi boyutuna gelece iz. - Yap lan eylemler hakk nda ne düflünüyorsunuz? - Eylemler yap l yor ama ne derece ses getirir o da flüpheli. Bir günlük bir eylem sonuç do urmaz ancak üretimi 3-4 gün durdurabilsek, ki, bu da yetifltirdi imiz bitkiye zarar verir. Bunu da herkes bildi i için dan fl kl dövüfl gibi oluyor. Nas l olsa bir gün toplamazlar iki gün toplamazlar daha sonra toplamak zorundalar diye düflünülüyor. Hal böyle olunca da piyasaya daha çok malla girilecek bu da mal n de erini daha çok düflürecek. - Son olarak eklemek istedi iniz bir fleyler var m? - Son olarak küçük üreticilerin yok olmakta oldu unu görüyoruz; ancak her fleyi baflka yerden beklememek gerekiyor. Kendimize dönüp öz elefltiri vermemiz de gerekiyor ama bunu ne derecede baflar - r z bilemiyorum. Köylü toplumsal statü gere i birlikte hareket etmeyi pek sevmeyen bir kesim, ancak birlikte hareket etmek zorunlulu u var. E er çiftçiler biraraya gelebilirsek özellikle küçük üreticiler bir araya gelebilirsek üretimden pazarlamaya kadar bir ç k fl noktas bulabiliriz ve yok olmaktan ancak böyle kurtulabiliriz. (Mersin) Yay nevimizin son kitaplar Kafkaslar n Lenin i fiahumyan, G.K Orjonikidze ve Ermenistan da Sovyetler ktidar n n Kuruluflu, Atefl Çemberindeki Ülke: Filipinler, Fulin bürolar m zda ve kitapç larda! Gazetemizin yurtiçi hesap numaralar Selma fiahin Posta Çeki hesap no: Ziraat Bankas Aksaray/ stanbul TL hesap no: çinden geçmekte oldu umuz sürecin, devrim ve karfl devrim cephesinde yaratm fl oldu u yans malar üzerinde yay nlar - m zda durmaya çal fl yoruz. Emperyalist kapitalizmin genel ekonomik krizi ve bunun ba ml ülkelerdeki etkilerine dikkat çekiyoruz. flçi ve emekçilerin yoksullaflmas, iflsizli in artmas, tüm bunlara paralel bir dizi cinayet, intihar, kültürel ve ahlaki bozulmalar... Genifl emekçi y nlar bir aray fl içinde. Ama bu aray fl y llar n ürünü olan örgütsüzlük, pratik mücadeledeki baflar s zl klar ve devlet terörü nedeniyle önemli oranda ba r nda bir çaresizli i, umutsuzlu u da bar nd rmaktad r. Emekçiler aç s ndan hayat koflullar ne kadar zor olursa olsun s n f bilincinden yoksunluk, örgütsüzlük her zaman iç dünyalar nda çaresizlik duygusunu tetiklemektedir. Egemenlerin yaratt devlet tabusu ve korkusunun, kitleleri hiçlefltirme duygusunun genifl emekçi y nlar n n dünyas nda genel olarak yaratm fl oldu u tahribat n boyutu san ld ndan da büyüktür. Ancak tüm bu tahribatlar afl labilir. Ama nas l? Sade bir söylemle ifade edecek olursak; bu büyük yara, sistemli ve srarl bir tedaviyle sar - labilir ancak. Geçici pansuman tedbirleriyle iyilefltirilemez. Örne in Taksim 1 May s kutlamalar yaln z devrimci hareketin gerçekli ine ayna tutmad, ayn zamanda sisteme öfkesi olan genifl y nlar n örgütsüzlü üne de ayna tuttu. fiimdi yap lmas gereken; bu aynada yans yan tabloyu bilimsel bir temelde çözümlemektir. S n f mücadelesi için ortaya ç kan olanaklar görmek nas l bir görev ise, kitlelerin mücadele ateflinden yans yan gerçekleri analiz etmek de bir görevdir. Tüm bu görevler, Taksim in 1 May s kutlamalar na aç lmas coflkusuna kap larak feda edilmemelidir. Evet Taksim alan n n 1 May s kutlamalar na aç lmas nda devrimcilerin vermifl oldu u eme i hiç kimse inkar edemez. Hiçbir reformist gücün çabas bu gerçe i karartamaz. Ama bu eme i veren devrimcilerin Taksim e akan insan seli içindeki niceliksel güçleri de görmezden gelinemez. Bu gerçeklikler fl nda kitle çal flmas na dair yapm fl oldu umuz tüm de erlendirmeler bu somut pratik üzerinde yeniden gözden geçirilmelidir. flçi s n f çal flmas nda ortaya ç kan kimi olumlu iflaretlerden hareketle var olan bu görece olumsuz tablo asla göz ard edilemez. Çünkü s n f mücadelesi aç s ndan olumlu temelde olanaklar n ortaya ç kt bir dönemde alana yans m fl olan tablo bizler aç s ndan yeterli de ildir. fle bu tabloyu kabul etmemekle bafllamal y z. Bu yaklafl m ideolojik, siyasal ve örgütsel çal flmadaki yetersizlikleri görme sürecine hizmet eder. Yaflanan bu somut pratik-pratikler üzerinde de erlendirmeler yaparak öz-elefltirel tutumlar gelifltirmezsek, s kça ifade etti imiz tecrübelerden ö renme, hatalar m zdan ders ç karma söylemlerinin de pek bir k ymet-i harbiyesi de olmaz. Söylemler pratik ile bütünlefltirilmelidir. Yap lanlar ve yap lmayanlar n nedenleri ve niçinleri mutlaka ama mutlaka bulunup aç a ç kar lmal d r. Kaypakkaya yoldafl and m z bu ayda onun hatalara ve olumsuzluklara karfl tak nd tutumu mücadelenin her alan nda uygulama görevi ile yüz yüzeyiz. Elbetteki hatalar ve yetersizlikler ilkeli ve e itici bir yaklafl mla giderilir ve bugün Kaypakkaya y anmak demek, onun çizgisine uygun olarak mücadelenin her alan nda bu tutumu sürdürmek demektir. Kaypakkaya çizgisini savunmak, Kaypakkaya militanl n kuflanmak; ideolojik, pratik bir sorundur. Çünkü Kaypakkaya ideolojik mücadelede anti-mlm anlay fllara karfl keskin bir k l ç gibidir. Onda ideolojik alanda uzlaflma veya ara yol yoktur. Temel bak fl aç s, ilkeli bir durufl ve yaklafl m üzerinde flekillenir. Kaypakkaya çizgisini savunmak, iflçilerin, köylülerin, gençli- in her türlü hakl ve meflru mücadelesine seyirci kalmayarak sürece kar fl p çözüm yolu aramakt r. Bunun için ezilenlerin kurtuluflu mücadelesine katk sunmada hesaps z yaklafl m ve derin bir halk sevgisi flartt r. Geçmiflte Kaypakkaya yoldafl toprak iflgallerine, iflçi grevlerine, ö renci gençli in eylemlerine sürükleyen de bu derin halk sevgisidir. Demokratik halk devrimi ve sosyalizm mücadelesine duydu u sonsuz güvendir. Çünkü o, ezilenlerin sokaklarda çakt klar her k v lc m büyük bir yang na dönüfltürmek için mutlaka atefli körükleme sorumlulu unun al nmas gerekti ini biliyordu. Bundan dolay s n rl say da bir güce sahip olmalar na ra men o ve yoldafllar pratik görevleri yerine getirmenin çabas na tereddütsüzce girdiler. Çünkü kitlelerin güvenini kazanmak, onlar militan bir çizgi etraf nda birlefltirmek için böylesi militan bir durufl sergilemek zorunludur. Soruna bu anlay fl çerçevesinde yaklaflt m zda bugün Kaypakkaya yoldafl, inceleme araflt rmada sorunlu, üretmede aciz, ezilenlerin inleyiflleri ve hayk r fllar na karfl at l bir duruflla anmaya çal flmak söylem düzeyini aflmayan s radan bir tutum olur. O, ancak mücadelenin her alan nda izlenecek militan bir pratikle an labilir. Kürt ulusuna ve di er az nl k milliyetlere karfl sürdürülen imha ve inkar politikalar yla mücadele edilmeden, iflçi direnifllerinde, gecekondu eylemlerinde, yoksullu a, sefalete sürüklenen iflsizlerin, köylülerin feryatlar n örgütlü bir güce dönüfltürmeden-öfkelerini namluya sürmeden ve onun çizgisini günümüze somut lamadan ad na lay k bir anmadan söz etmek mümkün de ildir. Hat rlanaca gibi Kaypakkaya yoldafl, ideolojik politik örgütsel hatt n can bedeli bir mücadele içinde infla etti. Bu demektir ki, o çizgiyi günümüze uyarlamak için can bedeli bir mücadele gerekir.

3 Baykal üzerinden CHP ye CHP nin hiç tart flmas z/tart flt r lamaz lideri Deniz Baykal n çok özel görüntülerinin internette boy göstermesiyle, burjuva-feodal siyaset arenas bir anda allak bullak oldu. Koltu undan onu ölüm ay r r denilen Baykal, AKP hükümetini suçlamay ihmal etmeden ve fark nda olunan tehlikenin bafl Fethullah Gülen i de ihya ederek istifa etti ini aç klad. Her yere pankartlar aç p Deniz Baykal a geri dön flark s n söyleyenler, evini dergah belleyip çilekefl dervifller gibi açl k grevine yatanlar, Hepimiz Deniz Baykal z gibi slogan atanlar en az ndan flu an için baflar l olamam fl görünüyorlar. Bu görüntüleri çekenler ve kamuoyuyla paylaflanlar, bu kadar büyük bir etkinin hesab n ve zamanlamas n elbette ki en iyi flekilde düflünmüfllerdi. Nitekim iyi sonuç ald klar aç kt r. Baykal n görüntülerinin mi yoksa bunun ortaya dökülmesinin ya da dökülme biçiminin mi ahlaki oldu undan, Baykal n tekrar partisinin bafl na dönüp dönmeyece ine, yeni baflkan aday n n kim olaca ndan, CHP de beklenen de iflimlere kadar bir dizi konu son sürecin en büyük modas uzmanlar taraf ndan tart fl ld /tart fl l yor. Burjuva-feodal düzenin ahlak m dediniz? Asl nda çok da fazla söze gerek olmasa burjuva-feodal ahlak deyince Her fleyi ama her fleyi sömürü iliflkilerine endeksleyen burjuvazi, Marks ve Engels in tam 162 y l önce Komünist Manifesto da söyledi i gibi aile iliflkilerini de, ahlak da vs. vs. düz para iliflkisine indirgemifltir. Bu, öylesine bir ahlak anlay fl d r ki; ikiyüzlülükte s n r tan mamaktad r. Bu, öylesine bir ikiyüzlülüktür ki; herkesin özel yaflam n gözetlerken, bunu bir hak olarak görmekte, kendileri söz konusu oldu unda pervas zl k al p bafl n yürümektedir. Mahremiyet sadece kendi kirli iflleri ve iliflkileri için geçerlidir. Son internet görüntüleri için de ayn ikiyüzlülük ve pervas zl k sergilenmifltir. Tüm burjuva siyasetçiler, yazarlar, yorumcular kimi göndermeler yap p bu malzemeyi siyasal olarak en iyi flekilde kullanmaya çal fl rken, di er yandan mahremiyet, özel yaflama müdahale vurgusunu ilk s raya koymufllard r. Yani neymifl: Gizli yap lan günah, suç vb. gizli kalmal d r! Kimse bunlar n pefline düflmemelidir! Günahlar ve suçlar üzerine toplumsal gizli mutabakat flartt r. Siirt olay nda yaflananlar gibi herkesin bildi ini gizlemek ve ortaya ç k nca feveran etmek, lanetlemek gerekir. flte toplumsal ikiyüzlülük dedi imiz fley tam da budur. Bu toplumsal ikiyüzlülük, burjuva-feodal düzenin de temellerindendir. CHP de yeniden yap land rma m? CHP deki bu operasyon, ses kay tl, görüntülü, gizli tan kl delillerle kendisine darbe senaryolar nda rol verilerek de yap labilirdi. Ama bu kimseye flafl rt c gelmez ve istenen ortam da yarat lamazd elbet! Operasyonun böylesi belden afla bir olayla yap lmas, yukar da da bahsetti imiz gibi bu tür olaylara al fl k (ve de en az ndan erkek için gayet hoflgörülü), ama ortaya ç kt nda ahlak kurallar na s ms k ba l toplumsal yap da hiç kuflkusuz darbe plan ndan daha etkili olmufltur. Baykal a bak l rsa bu olay de ilse de ortaya ç - kart lmas AKP hükümetinin iflidir. AKP nin bu olayla ne kadar ilgisi ve bilgisi vard r, henüz bir fley söylemek mümkün olmasa da ana muhalefet partisinin baflkan olarak Deniz Baykal n partisinin bafl nda kalmas AKP nin ne kadar ifline gelmektedir, bu konuda bir fleyler söylenebilir. Faflist Kemalist devletin kurulufl ilke ve temellerini esas edinen, sözde solcu, halkç gerçekte faflist bir parti olan CHP, özellikle de son y llarda söylemde dahi sol kavramlardan kaç n p, halk n sorunlar ve talepleri noktas nda tam bir (en iyi ihtimalle) sessizlik ama özellikle de Kürt ulusal sorununda sald rgan bir tutum tak n rken, devletin faflist kurulufl ilkelerinin savunuculu unu kimseye kapt rmam flt r. CHP, rkç l kta MHP ile yar fl rken burjuva-feodal siyaset arenas nda (bizim tak yye oldu unu elbette bildi imiz) ötekilefltirilmifllerin (taleplerine de ilse bile) duygular na seslenen ise AKP olmufltur. Aç l m yap yorum diyerek hangi konuda aç l m yapsa bask, terör ve inkar n bu kesimlere daha bir yönlendirse de, AKP, emperyalizmin bölgeye dair verdi i pozisyonu gere i propagandalar n n ve icraatlar n n eksenini bu söylemler üzerine oluflturmufltur. Bu yönüyle burjuva anlamda sol ve sa paradigmalar tersyüz olsa da kuflkusuz bu politik söylemler dikkate al nd nda CHP, gerçek faflist yüzünü göstermek bak m ndan daha samimidir bile denilebilir. CHP, bu ideolojik argümanlar yla slamc umac s ndan korkutularak yetiflmifl kitleler nezdinde bir art puan kazanm fl görünse de, yaflam derdinde olan, iflsizlik ve yoksulluk cenderesindeki Politika-yorum flçi-köylü 3 yeniden yap land rma operasyonu ezilen emekçilerle, imha ve inkar politikalar n n muhatab Kürt ulusu ve az nl klarla bu parti aras nda önemli bir mesafe mevcuttur. Baykal ile özdeflleflmifl olan CHP nin politik söylemleri ise AKP nin var olufl zemini aç s ndan hükümeti y pratmaktan öte güçlendiren bir nokta olmufltur demek yanl fl olmaz. Nitekim Baykal n istifas yla kimi yorumlarda da yer ald gibi Erdo- an Piflekâr n kaybetmifl ve hatta kendisine de bir mesaj verilmifltir. CHP ye yönelik bu operasyonun iki yönünden bahsetmek mümkündür. Birincisi her ne kadar gizlenmeye çal fl lsa, yokmufl gibi yap lsa da ekonomik krizin emekçiler üzerinde yaratt ciddi bir öfke mevcuttur. Bunu, en somut olarak TEKEL direniflinde, onun izinden yürüyen di er direnifllerde ve en son May s nda görmüfltük. Ancak krizin faturas yla daha da yoksullaflan, iflsiz kalan milyonlar n öfkesini düzene kanalize edebilecek, onlar n baflka (düzen d fl ) aray fllara girmesini engelleyebilecek düzen içinde bir örgütlenme, parti mevcut de ildir. Bu anlam yla CHP nin ezilenlerin öfkesini yumuflatma ve düzen içinde tutma misyonunu oynayabildi ini söylemek mümkün de ildir. Yani CHP nin de iflmesi, daha radikal ve sözde de olsa emekten yana söylemler üzerinden politika yürütmesi flartt r. Nitekim 22 May s günü gerçeklefltirdikleri kurultayda yeni genel baflkan Kemal K - l çdaro lu tam da bunu yapm flt r. Elbette yoksulluk üzerine bol vaat ve edebiyat, Kürt ulusal sorunu gibi temel bir meselede tam bir sessizlikle flin ikinci yönünde ise emperyalizmin bölgeye ve bölgenin bir parças olan Türkiye ye yönelik yeniden yap land rma projeleri bulunmaktad r. 8 y ld r bu projelerdeki misyonunu gayretkefllikle yerine getiren AKP, bugün hala emperyalistler aç s ndan tam anlam yla vazgeçilmifl bir unsur olmamakla birlikte, tek alternatif olarak kalmas da ifllerine gelecek bir durum de ildir. Ancak ülkeiçindeki mevcut y pranmas ve bunun derinleflecek olmas (ki bunu iflçi eylemlerinde aç kça görmekteyiz) emperyalist projelerin gelece i aç s ndan tehlikeli bir durumdur. Zira hem tuttu u pozisyon itibariyle ve hem de mevcut oy gerçekli iyle CHP nin emperyalistler için bir alternatif olmas mümkün görünmemektedir. Abdüllatif fiener ve Mustafa Sar gül ise bir alternatif olmaktan hayli uzaktad rlar. Bu anlam yla CHP nin yeniden dizayn edilmesi, hem emekçi kitlelerdeki öfkenin boflalt lmas ve hem de AKP nin gerçek bir alternatif olarak flekillendirilmesi Baykal komplosu ile mümkün olacak gibi görünmektedir. Bafllang çta, Baykal n her halükarda geri dönece i düflünülerek (ki 1999 da bir örne ini tecrübe etmifllerdi) herkes Baykal a ça r yapsa ve sadakatini göstermek için yar fla girse de, son tahlilde Kemal K l çdaro lu nun baflkanl a adayl n koymas yla birlikte Gandi Kemal lakapl K l çdaro lu nu destekleme karar ç km flt r. Kurultay da da 8 geçersiz oy d fl nda tüm delegelerin oyunu alarak yeni genel baflkan seçilmifltir. Bu operasyonun aniden ortaya ç kmad n son birkaç y ld r (özellikle de yerel seçimler döneminde) yeni baflkan K l çdaro lu nun burjuva-feodal medya taraf ndan nas l allan p pulland na bakmak yeterlidir. Sonuç olarak CHP de böyle bir yeniden yap - land rma kendini her yönden dayatan bir olgu olarak yaflanm flt r, bu de iflimin emekçi halk aç s ndan öze ait bir de iflim olmayaca ve hatta olamayaca ise sabittir. CHP neden de iflmez? Baykal n ard ndan genel baflkanl n de iflmesiyle birlikte CHP nin de iflece i, bu de iflimle birlikte taban ndaki rahats zl giderece i beklentisi, yorumlar a r basmaktad r. Hele ki, K l çdaro lu gibi sakin, dürüst, yolsuzluklara karfl çantas nda hep bir dosya bulunan, Kürt, Alevi (üstelik Dersimli) genç bir genel baflkan la birlikte CHP de devrim bekleniyor denilebilir! K l çdaro lu ya da baflka bir isim, fark etmez. Hemen bafltan tespit edelim. CHP, Baykals z da de iflmez; çünkü CHP nin sadece genel baflkan n n kafa yap s nda de il, genetik kodlar nda faflist Kemalist diktatörlü ün temel ilkeleri vard r. Ve sol olarak alg lansa/alg lat lsa bile (ki kendileri ortan n solu kavram n tercih etmektedirler) emekten, emekçiden, ezilenden, yok say landan yana tek bir politikas dahi yoktur. Bu tarihiyle de sabit bir olgudur. Peki K l çdaro lu bu iltifatlar hak ediyor mudur? Kendisine her ne hikmetse Gandi lakab verilen (Gandi, bu vesileyle ö reniyoruz ki Hintçede çerçici demekmifl) K l çdaro lu nun kiflisel olarak dürüstlü üne ya da sakinli ine iliflkin yorum yapmaya gerek yok ama Kürt ve Alevi olmas aç s ndan birkaç fley elbette söylenebilir. Kürt-Alevi vurgusunun yap lmas K l çdaro lu ndan bu iki temel meseleye yaklafl mda bir farkl l k yarataca beklentisinden olsa gerek. Oysa milletvekilli i dönemi boyunca bu iki konuda ne gibi bir aç l m olmufltur acaba? Partisinin faflist söylemleri karfl s nda Kürt ulusal sorununa iliflkin aksi bir söylemi, bir cümlesi olmufl mudur? Kürt ulusuna yönelik imha ve inkar politikalar na karfl bir karfl ç k fl m vard r? Ya Dersimli olmas ndan ne beklenmektedir? Onur Öymen in Dersim katliam na iliflkin sözlerine karfl Dersim den istifa et diye bir ç k fl yapt ktan sonra döndü ü Ankara da sözlerini geri almam fl m d r? Dolay s yla Öymen i onaylamam fl m d r? Dersim katliam konusunda böyle düflünen bir partide kalamam diyerek istifa etmifl de haberimiz mi olmam fl? Bahsedildi i gibi çok sakin olmas ndan m Baykal n politikalar n elefltirirken kendisini biz hiç duyamad k? Genç vurgusuna ise hiç girmeyelim! 64 yafl nda bir genel baflkan olarak CHP ye genç bir soluk gelecekmifl! Ak l fikirden geçtik, göz de yok! CHP yi de ifltirmez/de ifltiremez, bu aç k. Ama oy oran nda hiç mi etkisi olmaz? CHP yi sol görenler, bu vesileyle de umutsuz ve çaresiz durumda olanlar, AKP karfl s nda Baykal la da olsa CHP nin yan nda duranlar K l çdaro lu ile umutlar n tazeleyeceklerdir. Bundan hiç kuflkumuz yoktur. Öyleyse ezilenlerin öfkesinin düzen içinde ve düzeni yeniden üreten biçimde yok edilmesine karfl durmak için bu operasyonun gerçek yönlerini teflhir etmek bizlerin boynunun borcudur. Halk m z n yeni ac deneyimlerle, ayn oyunlar n kurban olarak bu gerçekli i ö renmesine f rsat vermemek için CHP teflhirine a rl k verelim. S n fsal Yaklafl m BÜTÜN DE ERLER N SAHTE OLDU U S STEM N ÖZÜDÜR ALDATMA! Günler a r, günler ölüm haberleriyle geliyor diye söze bafllamam zda hiçbir abart yok. Yo un bir sald r /operasyon dalgas na karfl direnen Kürt Ulusal Hareketi nin savaflç lar, devrimci tutsaklar n onuru Güler Zere derken, Mu la da faflist sald r sonucu yaralanan fierzan Kurt da flehit düfltü. Ayn günlerde kader lerine kurban giden 30 madencinin Zonguldak Karadon da 540 metrelik ölüm çukuruna gömülmesi, Tayyip taraf ndan al fl kt rlar sözleriyle karfl lan yordu Trafik, ifl gibi kaza kisveli katliamlarda Avrupa birincisi, dünya üçüncüsü (her 7 dakikada bir ifl kazas, 6 saatte bir sakat, 10 saatte bir ölüm) olan bir ülkede yafl yoruz. Bu alçakl n zirvesi dereceler, bu yüz karas flampiyonluklar; rkç l k ve flovenizm, yoksulluk ve yolsuzluk, çocuklara ölüm ve zulüm, kad nlara karfl fliddet ve ayr mc l k, uyuflturucu batakl ve hapishane koflullar baflta olmak üzere bir dizi alanda da geçerlili ini koruyor. Dünyan n 17. büyük ekonomisi, sayg n ve güçlü bir devlet teraneleri ile yürüyen afla l k bir manipülasyon alt nda sömürü ve zulmün en rezil prati i sergileniyor. Sermayenin ünlü dergilerinden Forbes in geçen ay n son haftas yay mlanan özel say s nda, dolar milyarderlerinin (28 kifli) en gözde befl flehrinden birisi olarak gösterilen stanbul daki sefahat; talan, peflkefl ve ya man n sonucu olarak yaflan yor. Onun için tersanelerde, inflaatlarda, madenlerde üçer befler, olmad onar otuzar can m z veriyoruz. Onun için Baran Tursun un ölmesi yetmiyor, annesi tehdit ve hakaret suçlar ndan 5 ay 20 gün hapse çarpt r l - yor. Onun için Azadiye Welat n yaz iflleri müdürü bir kalemde 166 y l 6 ay hüküm giyiyor Ama biz önce 12 Eylül referandumu, sonras nda ise as l olarak 2011 seçimlerine do ru, egemen s n f kliklerinin gerek kendi içinde gerekse de birbiriyle ölçüleri çoktan kaç r lan bir kap flmas üzerinden yönetilmeye çal fl l yoruz. Ergenekon ve parti kapatma davalar ile yükselen bu sürecin son hamleleri sistemi daha iyi teflhir eden örneklerle beraber gündeme geliyor. Ne var ki her türlü olay ve durumu kendi hanelerine kâr olarak yazd rman n ak l almaz taktikleri ortaya ç k yor. Bunun Osmanl daki oyun bollu u esprisine benzer bir yan var: emperyalist-kapitalist sistemde rezilli in ve pisli in haddi hesab yok! Olay ve sorunlara yaklafl m n kendini fena halde ele verdi i bir dönemden geçiyoruz. Baykal n kaset hikâyesi üzerinden yaflananlar en hafif deyimle böyle bir rol oynam flt r. Kim taraf ndan ve hangi amaçla çekildi i ya da haz rland - na dair belli tahminler yap labilir ama - en az ndan flimdilik- buraya tak lman n yarar yoktur. ster karfl t klik isterse de kendi iç hesaplaflmalar do rultusunda ortaya ç kar ls n, sorunun ilk elden tart fl lmas gereken boyutlar n, baflvurulan yöntem ile ahlak ve aldatma kavramlar oluflturmaktad r. lk hususla bafllayacak olursak, son dava dosyalar vesilesiyle iyice had safhaya var p yayg nl k kazand görülen özel yaflama müdahale nitelikli usullerin itibar artm flt r. Önceden yaln zca devrimci ve komünistler için meflruiyet tafl yan, elektronik izleme ve dinlemenin bin bir çeflidi, baflta devlet organlar olmak üzere hemen her egemen s n f çevresinin gücü oran nda baflvurdu u bir silaht r ve bu konuda çok tabii ki en fazla prim yapan mahrem e ait olanlard r. Sistemin ahlak anlay fl na merkez oluflturan bu mahremiyet, girilmez olarak gösterilen bir aland r ama bu egemen kabul teranesi tam da bu konuda her türlü pisli in örtülmesi amac na hizmet etmektedir kinci hususu da katarak devam edecek olursak, sistemin ahlak anlay fl hem en temel insani de erlerin çi nenmesi hem de bunun üstünün örtülmesine dayanan bir mekanizma kullanmaktad r. Kad n meta/mal olarak gören erkek egemen sistemin özel yaflam, cinsellik ve aile gibi kavramlar üzerinden kurmaya çal flt otoritenin ezileni/sömürüleni kad nd r ve erke in ma duriyetine atfedilen hiçbir olay veya pratik, sonuç itibar yla erke i yaralamaz. Çok daha vahim boyutlarda Siirt te yaflananlar n ard ndan kaset olay n n iflaret etti i en çarp c gerçeklik bu olmufltur. Buna sistemin özneleri de ilmifl gibi görünen s radan bireylerin verdi i destek ya da sa lad meflruiyetin gerisinde de ayn rolün s - n fsal konumdan ba ms z kad n-erkek kabullenilifli yatmaktad r. Ahlaks zl k ve aldatma üzerinden suçlama ve elefltirme tavr na girenlerin bireysel olarak kendi durumlar na fl k tutmalar yüksek bir olas l kt r ama aksi halde de en hafifinden toplumsal gerçekli in ay rd nda olmad klar düflünülemez. Ustalar m z Marks ve Engels in aile kurumunun rolü ve fonksiyonu ba lam nda tek efllilik ile fuhuflun ayr lmaz kardeflli ine dair saptamalar hat rlanmal d r. Sorgulanmas öne ç kar lacaksa Baykal ile Baytok un ne ilk ne de son olman n ötesinde atipik de il tipik bir vaka oldu undan söz etmek gerekir. Toplum hem bu olay kullanan hem de ma dur edebiyat na s nanlar nezdinde bir karfl l k üretiyorsa, sa laman n sonucu iki yüzlülükle kabuldür. Zira gerek k nayan gerekse de bir bahaneyle pas geçenin, olay n öznesine göre -aidiyete ba l olarak- farkl tav r tak nd say s z deneyle sabittir. Özel mülkiyet üzerine kurulu toplum yap s n n her türlü iliflkiye yön veren temel ekseninden de erlendirme yapman n çözücü rolünü görmek gerekiyor. Kad na yaln zca aile iliflkisinde de il bütün yaklafl mlarda meta/mal olarak bakman n ahlaks zl n temeli oldu unu karartmak isteyenlerin aldatma üzerinden kurdu u denklem riyakârl k yüklüdür. Kad n afla lama üzerine kurulu bütün dinler içerisinde bafl çeken slam referans alan Tayyip gibilerinin Alevi desturu, eline, beline, diline sahip ç k kullanmas elbette ibret vericidir ama bu yaklafl m n tam da bu konuda öncelenmesi üzerinden politika ve yorum yapanlar n yayg nl hayret verici boyutlardad r Ahlak belden afla s yla s n rlayanlar n di er bütün de erlerle sorunlu olmas bir yana tam da öne ç kard hususta ar zal oldu unu görmek gerekiyor. Bu ar za illa ki kendilerinin tarif etti i bir pratikle malul olmay gerektirmez. Ancak kad na bu flekildeki yaklafl - m n erke in elinin kiri, kad n n fahifleli i üzerine kurulu egemen tezi besledi ine kuflku yoktur. O halde bu namus bekçili inin t pk özel mülkiyete sayg ile h rs zl k, eme e sayg ile sömürü aras ndaki iliflkiye benzer bir zeminde yükseldi- ine kuflku duymamak gerekir. Baykal-Baytok örne inden yola ç - karak bu düzenin kutsal aile kavram üzerine söz etmenin yanl fl bir taraf yoktur ama bunu yaparken ne bu iliflkiyi mazur gösteren ne de önceleyen (hedef tahtas na oturtan) bir yerde durmak gerekir. Dikkat kesilinmesi gereken hususun bu konudaki samimiyetsizlik ve iki yüzlülük oldu u aç kt r. Ama daha önemlisi az önce de vurgulad m z gibi bu konudaki prati i örnekleyen yöntem üzerinden ifl görmeye çal flmakt r. Birbirleri hakk nda dosyalar oluflturan, çeflitli biçimlerde elde etti i bilgi ve belgeler üzerinden flantaj yapanlar n s nd toplumsal ahlak normlar na dayanarak bu usulle çat flmak olmaz, zira hukuk her yolun mubahl - ile yol ala gelmifltir. Dikkat edilirse Baykal dan yana saf tutanlar da bu konuya fazla tak lmamakta, a alar n n iflaretiyle komplo üzerinden ilerlemeyi tercih etmektedir. Bu olay vesilesiyle faflist partilerin yap lanmas üzerine ortaya daha ç plak biçimde serilen gerçekleri de önemsiz addetmemek gerek. Otoriter, anti-demokratik ve bask c -hiyerarflik yap lanman n dayand tek adaml k/fleflik sisteminin böylesi geliflmeler karfl s nda krize girdi i ve sahte dostluk ile birliktelik üzerinden yap lan hesaplar n daha beter aç a ç kt bir kez daha görülmüfltür. Bu tür örgütlerde kariyerizm ve ç kar h rs n n yön verdi i iliflkilerin nas l çatlad ve h s m ile has m aras ndaki çizginin ne kadar silik oldu u ortaya ç kmaktad r. CHP nin Halkç Kemal mask tak p, vitrinde de iflime giderek bu olaydan yeni bir rüzgâr yarataca na ve hükümete yürüyen bir ivme tutturaca- na yüksek ihtimal vermek için erkendir. Zira yeni yönetimin her ne kadar farkl bir imaj üzerinden yürüme avantaj varsa da ciddi sorunlarla karfl karfl - ya bulunan kitlelere umut da t rken hangi düzeyde inand r c olaca tart flmal d r. Nitekim Kürt ve Alevi olan K l çdaro lu nun kurultay konuflmas nda baflta bu kimlik ve aidiyetler olmak üzere iflçi s n f ve köylülü ün sorunlar n yok saymas ve/ya yüzeysel ifadelerle yaklafl m göstermesi sürpriz de ildir. Sorun; kravat, kasket ve hamaset ile afl lacak kadar basit görülemez. 8 y la yaklaflan AKP döneminin sol maskeli bir partinin önünü açacak bir zemin yaratt aç kt r ama bunu de erlendirebilmek için en az ndan sistemin kal plar n zorlay c bir söylem tutturmak gerekti i dahi kavranamam flt r. CHP nin nitelik olarak farkl bir rotaya girece ini umma aymazl na belki yo un biçimde girilmeyecektir ama eskiden beri süren ehven-i fler hastal - n n nüksedece ini ileri sürmek için müneccim olmak gerekmez. Bunun kendi/kitlelerin gücüne inanc kalmayanlar taraf ndan beslenen güçlü bir damar oldu u unutulmamal d r. Kaset olay na da yans yan boyutuyla CHP içindeki çat flman n ak beti 12 Eylül referandumuna ba l d r. K l çdaro lu nu piyasaya süren ekibin ömrünün ve hatta Baykal n dönüp dönmeyece inin yan t için son vade ise 2011 seçimleridir. Egemenlerin medyada çarflaf çarflaf iflletti i gündem(ler) hangi yönde belirlenirse belirlensin, ayn zamanda s n f mücadelesine örtü ifllevli de erlendirildi ine kuflku yoktur. Nitekim 1 May s n ard ndan 26 May s a do ru yol al rken iflçi s n f n n mücadele azmini köreltme ve tansiyonu düflürmek yollu ad mlar at lmaya çal fl ld s rada böyle bir gündem çeflitli bak mlardan ekstra zararlar do urmaktad r. Bunlardan birisi de hiç kuflku olmas n ki CHP yi yeniden alternatif olarak parlatabilme imkânlar - d r. Ortodoks Kemalistlerin yuvas CHP nin ideolojik-politik hatt n n Baykal dan kaynaklanmad, aksine onun bu program n has adam oldu u gerçe i unutulmamal d r. Dolay s yla flimdi onun yerini alanlar da bu hatt n yo urdu u kimliklerdir ve bu bayrak yar fl n sürdüreceklerdir. T pk M. Kemal, nönü(ler), Ecevit, Karayalç n ve Baykal gibi

4 flçi-köylü 4 flçi/köylü Amerikan Devi UPS nin Vahim Halleri 20 May s günü Zeytinburnu nda UPS merkezinin önünde TÜMT S taraf ndan bir bas n aç klamas yap ld. TÜMT S Genel Baflkan Kenan Öztürk yapt bas n aç klamas - na Zonguldak ta yaflanan ifl cinayetini protesto ederek bafllad. Öztürk, UPS nin muvazaaya ayk r tafleron çal flt rarak suç iflledi ini ifade ederken, UPS deki sendikal çal flanlar n iflveren taraf ndan tehdit edilerek sendikadan istifaya zorland n belirtti. Öztürk ün ard ndan Türk- fl 1. Bölge Temsilcisi Faruk Büyükkucak UPS patronlar n n sendika hakk na sayg duymalar gerekti ini belirtti. flten ç kar lan TÜMT S üyesi iflçilerin efllerinin ve çocuklar n n da kat ld aç klamada s k s k; Yaflas n s n f dayan flmas, UPS ye sendika girecek, baflka yolu yok, Direne direne kazanaca z, At lan iflçiler geri al ns n, Sendika hakk - m z engellenemez sloganlar at ld.t Emekçilere dayat lan geleceksizlik, açl k, yoksulluk örgütsüzlük günden güne artarken iflten atmalarla iflsizlik büyüyor, iflsizler ordusu her geçen gün bünyesine yenilerini ekliyor. TE- KEL direniflinin sendikalarda yaratt sars nt iflçi s n f na moral kayna oldu. flçi s n f n n örgütlü gücünden korkan patronlar gerçeklefltirdikleri sald r larla gerçek yüzlerini aç a ç kar - yor. Esenyurt, TEKEL, SK, tfaiye, Samatya da gerçekleflen direnifllerin ard ndan Amerikan patentli UPS de de iflçi k y mlar yaflan rken bu sald - r iflçiler cephesinde direniflle karfl land. Mahmutbey de 44, Kurtköy de 11, zmir de 9 ve Ankara da iflten at lan 3 iflçi UPS ye sendika girecek baflka yolu yok slogan n iflyeri önünde bafllatt direniflte hayk r yor. flçi-köylü gazetesi olarak UPS nin Kurtköy flubesinde direnen iflçilerle sohbet ettik. UPS de yaflanan azg nca sömürüyü iflçilerin a z ndan dinledik. - Kendinizi tan t r m s n z? - Ad m Abdulkadir Y ld r m. 5 y ld r UPS Operasyon fiefiyim. 4 ayd r burada sendikal faaliyet yürütüyoruz. Burada bir sendikaya ihtiyaç oldu una inanarak örgütlendik. Çünkü bizlerin daha önce böyle bir örgütlülü ü yoktu. Ve çeflitli s k nt lar yafl yorduk. Daha önce yaklafl k 70 arkadafl m z buradaki flartlar n art k dayan lmaz haline geldi ini söyleyerek ifl b rakma eylemi bafllatm fllard. Daha sonra bu arkadafllar - m z tek tek iflten ç kar ld. Mahmutbey de de ayn fleyler yafland. Bunun üzerine UPS çeflitli önlemler almaya bafllad. Bizlerin örgütlenmesini durdurmak için tafleronlaflmaya gitti. Bu tafleronlaflma 2 y ld r devam ediyor. TP-ERKA adl tafleron flirket bu iflin sürdürücüsüdür. Tüm bunlarla birlikte bizler TÜMT S e üye olduk. Bugün direniflte olmam z n nedeni ise sendika hakk m z n; anayasal hakk m z n elimizden al nmak istenmesidir. - fiartlar n dayan lmaz oldu unu belirttiniz, ne gibi s k nt lar yaflan yor burada? - Buran n koflullar o kadar a r ki bir kifli üç kiflinin iflini yap yor. Benim kald m bölüm kargo d fl ndaki otomotiv sektörüne de bak yor. Do ufl, Hundai gibi gruplar n araç gereçlerini tafl yoruz. Bizler Antalya, zmir, Bursa, Adana ve stanbul içi servis yap yoruz. Uzun yola giden arkadafllar m za 60 TL yol harçl veriliyor. Bu rakam bir hafta sonra 12 TL düflüyor bunun nedeni ise bilinmiyor. Zaten UPS senden yanl fll kla para dahi kesse geri alma gibi bir imkân n yok. Bir de ücretler 60 gün sonra ödeniyor. Bu süre zarf nda bu para arkadafllar m z n cebinden ç k yor. Zaten cebimizde befl kurufl para yok. Buradan Antalya ya gidecek arkadafl - m z ne yiyecek? Ne içecek? - fiirket seferlerinizde sizlere kolayl k sa l yor mu? - Hay r tan nm yor. stanbul d fl nda çal flan arkadafllar m za 120 km\h h z s n r tan yor. Otoban h z 90 km. 120 km h z vermesinin sebebi yedek parçay zaman nda yetifltirmek. Yetifltiremezse anlaflmal oldu u flirket UPS ye ceza kesiyor. Yaflanan bir örnek vereyim; Bir arkadafl m z götürmesi gereken zarf arabada unutmufl ve al c flirket UPS ye 200 TL ceza kesti. UPS de bu paray arkadafl m zdan kesti. Yani flirketler aras anlaflman n, uzlaflmazl n n kurban iflçi oldu. D flar dan UPS dünya devi görünüyor. Oysa göründü ü gibi de il. Trafik cezalar da iflçiye kesiliyor. Bize 120 km\h h z veriyor, radarlar da bizim kontrol etmemizi istiyor. Bir yandan zaman nda da t m yapacaks n bir yandan trafik s n r n aflmayacaks n. Her ne flekilde olursa olsun ceza yiyoruz. Arkadafllar m z n yolda belirli noktalarda durabilme haklar var ama bu haklar s n rl. En fazla 10 dakika durabilirsin 10 dakikadan fazla kald lar m 10 TL ceza kesiliyor. Tüm bunlar da maafllardan tahsil ediliyor. Bir de bunu yasal hale getirmifller, resmi onayl ceza faturalar var. S k nt lar bununla da s n rl de il. Baz arkadafllar m z Perflembe günü yola ç k yor, Perflembe günü ordalar, Perflembe yola ç k yor Cuma buradalar. stanbul da floför eksikli inden dolay ailelerinin yan na dahi gitmeden flirket önünde 2 saat yat p tekrar ifle bafll yorlar. Devaml denetim içindesin, bizler de bu s - TEKEL atefli sönmedi k nt lar yaflad m zdan kaynakl örgütlendik. Sorunumuz UPS deki birkaç flef de il. Sorun UPS nin as l sahibi olan ABD ve onun Türkiye deki uflaklar. Sonuna kadar da direnece iz TEKEL iflçilerinin gelecekleri için verdikleri onurlu mücadele sendikal ihanetlerle devam ediyor. 26 May s grevi, Türk fl in ihanetiyle bofla ç kar lmaya çal fl l yor. TEKEL direnifli ile kafalarda daha da netleflen Türk- fl gerçe i amans z protestolara neden oluyor. 1 May s ta Kumlu nun konuflmas s ras nda kürsüyü iflgal eden TEKEL, SK, Samatya ve tfaiye iflçilerini k nayan Konfederasyonlara cevap vermek için 24 May s Pazartesi günü E itim Sen 6 No lu fiube de bir araya gelen iflçiler, bas n metnini da- tt ktan sonra Türk fl 1 No lu Bölge temsilcili inde Türk fl e ba l sendikalar n gerçeklefltirdi i toplant ya kat ld lar. 26 May s genel direniflinin tart fl ld toplant da iflçiler sloganlar atarak salonu iflgal etti. Türk fl binas na Sorumsuz Türk fl yönetimi ve Mustafa Kumlu istifa, flçiler ölüyor sendikalar susuyor, 26 May s satan Türk fl ten hesap soraca z yaz l pankart açan iflçiler Kavga bitmedi daha yeni bafll yor, Kefeni giydik geri dönüfl yok vb. sloganlarla iki günlük açl k grevi yapacaklar n ilan etti. Sendikalardan Destek Türk- fl te yaflanan iflgalin ard ndan sendikalar n toplant s bas n odas nda gerçeklefltirildi. Gerçeklefltirilen toplant bas na kapat ld. Toplan n ard ndan sendikalar taraf ndan bilgilendirme yap ld. Belediye fl 2 No lu fiube Baflkan Hasan Gülüm ün aç l fl konuflmas yla bafllayan aç klamay, Tek G da- fl Cevizli fiube Baflkan Yunus Durdu yapt. Durdu konuflmada Türk- fl merkez yönetiminin iflçilerin hakl, onurlu mücadelesini ayaklar alt na almaya çal flt na de indi. 26 May s Genel Direnifl Karar n n alt n n boflalt lmaya çal fl ld n n alt n çizen Durdu, TE- KEL, tfaiye ve SK iflçilerinin iflgali ile bafllayan eylemi desteklediklerini ve 26 May s a kadar sürecek olan iflgale kat lacaklar n söyledi. Durdu ayr ca 26 May s ta Türk fl in alm fl oldu u karara ra men Türk- fl bünyesinde bulunan sendikalar olarak 26 May s eylemini gerçeklefltireceklerine de indi. Aç klaman n ard ndan süren iflgal sivil polisler taraf ndan sabote edilmek istendi. Türk fl 1. Bölge temsilcilik binas na giren polisler TEKEL iflçilerini tehdit etti. flçiler polislere müdahale ederek d flar ç kartt. Daha sonra iflçiler saat de bir bas n aç klamas gerçeklefltirerek iflgali 26 May s a kadar sürdüreceklerini ilan ettiler. ( stanbul) bunu iyi bilsinler. Bunun için dayan flma oldukça önemli. Sendikalar n demokratik kitle örgütlerinin bu direnifle kulak vermeleri gerekiyor. (Kartal) Akkardan mücadelesi sendikaya ra men devam ediyor! Kriz bahanesiyle iflçi k y mlar h z kaybetmeden devam ediyor. Krizi bahane ederek fütursuzca sald ran patronlar, mücadeleyi seçen iflçileri y ld rmak için var gücüyle çal fl - yor. Direnifllerde büyük rol oynayan sendikalar örgütlü mücadelenin kazanc n n fark ndayken kimi sendikalar ifl birli i içinde iflçi s n f na arkas n dönerek mücadelelerini bofla ç karmaya çal fl yor. flbirlikçi sar sendikal anlay fl n hakim oldu u bu sendikalar n önlerine koydu u tek hedef patronlarla iflbirli i yaparak s n f n ç karlar n, sistemin ve kendi ç karlar n n u runa bir tarafa itmek. Bu anlay fl n vücut buldu u Akkardan direniflinde de yaflananlar mevcut durumu özetler nitelikte. Akkardan iflçilerinin direnifle ç kmas üzerine, iflçilerin haberleri olmadan patronla anlafl p direnifli bitirme karar alan sendika yönetiminin tavr, direniflin bitmesinde çok büyük bir rol oynayarak amac na bir nebze de olsa ulaflm fl görünüyor. Bu duruma karfl bas n aç klamas düzenleyen iflçiler; Patronun sald r lar na karfl ortak irademizle bafllatt m z direniflimizi, sendikam z BM S in flube ve merkez yöneticilerinden bekledi imiz deste i görmedi imiz için bitirmek zorunda kald k. Sendikan n bu tutumu direnifli zay flatan bir etki yaratm flt r. Ancak bu durum mücadelemizin sona erdi i anlam na gelmiyor. Gerek patron gerekse de sendikal bürokrasiye karfl mücadelemiz sürecek diyerek fiili direnifllerini sona erdirdiklerini aç klad. (Kartal) Eme in birli i konfederasyonlar ndan kafadarlara... Geçmiflten beri emek cephesinde bütün sendikalar n n bir araya gelmesi en çok istenenlerdendi. Bugün bu gerçeklefliyor gibi görünmesine ra men, ne yaz k ki, bu birlik s n ftan yana, emekten yana olmuyor. Di erlerini de ifltirece ini düflünen D SK ve KESK ise giderek asimile oluyor ve hatta emek cephesine di erlerini geride b rakacak kadar zarar verme yolunda ilerliyor! Kafadarlar sald rgan iflçileri k nad! May s na damgas n vuran en önemli geliflme kuflkusuz Taksim in aç lmas yd. Ve burada iflçilerin kürsüye -yani Türk- fl baflkan na- müdahaleleri de dönem aç s ndan de erlendirilmesi gereken bir olay olarak karfl m za ç kt. Ancak emek cephesinin önderli ine soyunan baz konfederasyonlar bu olay do ru okuyamad! Bu olay n ard ndan 9 May s ta bir araya gelerek 1 May s de- erlendiren Türk- fl, Kamu-Sen, Hak- fl, Memur-Sen ile D SK ve KESK; iflçilerin bu müdahalesini eme in birlik ve dayan flmas na dönük bir sald r olarak niteledi ve k nad! Bak sen! Oysa ki eme in önderleri(!) KESK ve D SK taraf ndan bile k nanan sald rgan iflçiler, can egemenlerin yoksulluk politikalar ndan yanar ve sendika a alar taraf ndan ihanete u rarken; bu birlik yanl s önderler(!) yuvarlak laflar n d fl na ç kam - yorlard. (Di er konfederasyonlardan bahsetmeye bile gerek duymuyoruz!) Eme in dayan flmas ile iflçiyi d fllayan, eme in birli i ile de iflçiyi satar! Nitekim TEKEL sürecinin turnusol ifllevi gördü ünü düflünürsek, tüm sendikalar n renklerini son aylarda iyice gördük! Veee 4 kafadardan iflçiye 26 May s müjdesi! TEKEL direnifli ile en çok gündemleflen konu 4-C li güvencesiz çal flma olmufltu. Direnifli, güvencesizli e karfl, etkili bir eylem süreci vaadiyle bitiren Türk- fl in bu kararlar ndan biri olan 26 May s Genel Grev i de, eme in birli- i ve dayan flmas grubu kafadarlar n n mücadelesi ile etkisizlefltirildi! Bafl ndan beri bu direnifli bitirmeye çal flan Türk- fl, hangi s n f temsi etti i belli olan Kamu-Sen ve eme in birli i u runa s n fa s rtlar n dönen KESK ve D SK 26 May s eylemi ile ilgili bir araya geldiler. ORTAK bir kafa yoruflun ard ndan ortaya flu karar ç kt : HERKES EYLEM NE KEND KARAR VERS N! Merak ediyoruz, eylemi yapmamak için bu kadar kafa yormaya de er miydi sevgili emek cephesinin önderleri (!)? Hava- fl grev karar n ast Türkiye Havac l k Sendikas (Hava- fl) ile Türk Hava Yollar aras nda devam eden Toplu fl Sözleflmesi (T S) görüflmelerinde anlaflma sa lanamamas üzerine sendika grev karar n ast. 21 May s günü THY nin genel müdürlük binas önünde toplanan sendika üyeleri THY yönetimini alk fl ve düdüklerle protesto etti. Zonguldak ta yaflam - n yitiren maden iflçileri için yap lan sayg duruflunun ard ndan bas n aç klamas n okuyan Hava- fl Sendikas Genel Baflkan Atilay Ayçin dünyada hava yolu flirketlerinin krizde oldu u bir dönemde THY nin kasadaki nakit para miktar s ralamas nda 1., ödedi i kurumlar vergisi itibariyle ülkemizde 29. s rada oldu unu dile getirerek tüm iyi niyetli çabalar na karfl n THY yönetiminin taleplerini dikkate almad n dile getirdi. Aç klaman n ard ndan genel müdürlük kap s na grev karar as ld. ( stanbul) Döner sermayede adalet! SES Aksaray fiubesi, Döner sermayede adalet talebiyle, Çapa T p Fakültesi Hastanesi nde iki saatlik ifl b rakma eylemi yapt.14 May s ta gerçeklefltirilen eylemde Sa l k ifli ekip iflidir. Eflitlik adalet istiyoruz yaz l pankart aç ld. Aç klamay SES üyesi Nurflen Denizci yapt. Çal flanlara döner sermayeden pay verilmesi ile birlikte maafllara yap lan zamlar n azalt ld na dikkat çeken Denizci, talepleri yerine getirilmedi i takdirde eylemlerine devam edeceklerini belirtti. ( stanbul) Emekçinin gündemi Yer üstünde rahat m s n z? Son yaflanan, maden facias /katliam ne dersek diyelim bunun ad na kaza denilemeyece ini söyleyerek bafllayal m söze. Zira böyle bir tan mlama kontrol ve denetim sistemlerinin teknolojik geliflime paralel olarak her türlü önlemi sa lad günümüzde oldukça masum kalacak, iflçi ölümlerinin arkas nda yatan gerçek nedenlerin de üstünü örtmeye yarayacakt r. Yaflanan elbette bir kazad r ama mesele nas l yaklaflt m zla ilgilidir. Söz konusu kaza lar n son y llarda s kça yaflanmas ve ölümlerin özel sektörde meydana gelmesi öne ç kar lmas gereken bir yöndür. Tafleron firmalar yer üstünde oldu u kadar yer alt nda da cirit atmaktad r. Ve ülkemizdeki tafleronlar n iflçileri nas l ölüme gönderdiklerini, nas l bir sömürü uygulad klar n, hiçbir kural ve s n r tan madan sadece kâr amac yla insan yaflamlar n nas l hiçe sayd klar n görmemek için kör olmak da yetmez, zihinlerin körelmesi gerekmektedir. Öncelikle flunu da belirtmekte fayda var ki, ülkemizdeki burjuva ideolojisinin sözcülerinden AKP nin dünyada görülebilecek en gerici bak fl aç s yla meseleye yaklaflt n görebiliyoruz. Son alt ay içinde üçüncüsü yaflanan ve altm fl n üzerinde iflçinin can yla ödedi i bu kazalar sonras meseleyi bu kadar piflkince ele alabilmek gerçekten efline az rastlan r bir baflar d r. 30 maden iflçisinin ölümüyle sonuçlanan tedbirsizlikler zincirinin bir di- er ucu devletin elinde, AKP hükümetinin ise avucunun içindedir. Bilimin geldi i flu evrede meseleyi böyle ele almak ideolojinin bir tezahürüdür. Kokmufl, yozlaflm fl ve her flekilde çürüyen bu düzenden iyi bir fleylerin geliflmesini beklemek bu yaklafl mdan sonra hala mümkün müdür? Bu düzende mutlu olabilmeyi düfllemek, kendini güvenli hissedebilmek hala mümkün müdür? flin trajik yönü 30 iflçinin ard ndan devletin ailelere yapt maddi yard mla o madende en son teknolojik kontrol sistemleri kurulabilir. Devlet korunaks z gitmelerine göz yumdu u maden iflçilerine hayatlar nda sunmad iyili i ölümlerinde sunmaya çal fl yor. Bu ülkede bankalar, en korunakl bir flekilde korunurken, maden iflçileri en korunaks z flekilde, her gün yerin yüzlerce metre alt na yaflayabilmek ve geçinebilmek iniyor. Tafleronlar insan hayat n, ifl sa l ve güvenli ini hiçe sayarak sadece daha fazla kar elde edebilmek için iflçilerin iyili ine geliflecek her fleyi maliyet unsuru olarak görüyor. Özel sektörün maden iflletmelerindeki pay artarken ayn flekilde yaflanan kazalarda da ciddi bir art fl görülüyor. Önlenebilir pek çok tedbir bulunmaktayken hiçbir önlem al nmamakta, göstermelik denetimler yap lmakta, sa l ks z ve uygunsuz koflullarda binlerce iflçi kay t d fl olarak çal flmaya devam ediyor. Bu kaza ya bakarken tafleronlar n maden ocaklar n nas l istila ettiklerine bir bakal m. SGK verilerine göre 1995 y l nda özel sektörde çal - flan maden iflçisi say s iken 2008 y l nda bu say ye ç km flt r. Yaln z kamuda çal flanlara bakt m z vakit 1995 te say iken 2008 y l nda bu 15,051 olarak hafif bir düflüfl göstermifltir. Yine 1995 y l nda kamunun pay yüzde 59,5 ile hakim pozisyondayken, 2008 y l nda kamunun pay yüzde 40,5 e düflerek özel sektörle yer de ifltirmifltir. Sosyal- fl in yapt araflt rmaya göre y llar aras ndaki 5 y ll k dönemde kömür madenlerinde ölen iflçi say s 218 dir ve 330 kifli ifl göremeyecek flekilde sakatlanm flt r. Kömür madencili inde yaflanan ifl kazas ise genel ifl kazas oran ndan kat fazlad r. Türkiye de maden iflçisi ölüm oran Avrupa ortalamas ndan 4,5 kat daha fazla ve maden iflçisi ölümlerinde birinci s radad r Aral k ay ndan bu yana son befl ay içinde kömür madenlerinde ölen iflçi say s ise son yaflanan kazayla birlikte 62 ye ç km flt r. Görülece i gibi say 300 e yaklaflm flt r. Yaflananlar n bir kader oldu u inanc n devletin vatandafl na söylemesi, sistemin iflçiye ve emekçiye olan yaklafl m n gözler önüne seren bir ibret belgesidir. Yaflananlar bir kader olmasa da egemenler için kader a lar n örmektedir!

5 flçi/köylü flçi-köylü 5 Esenyurt iflçilerinden mesaj var; Esenyurt Belediye iflçilerinin onurlu mücadelesi direniflin 272. gününde bir etkinlikle taçland r ld. 15 May s günü Esenyurt ta gerçekleflen etkinlikte Güvencesiz çal flt r lmaya, sendikas zlaflt - r lmaya, iflten atmalara karfl mücadeleyi yükselt, örgütlen, Sendikal örgütlenmeden dolay iflten atmalara karfl mücadele ediyoruz gün Belediye- fl 2 No lu fiube imzal ve Güneysu lçesi Dumankaya Köyü nde Damlap nar Enerji fiirketi taraf ndan yap m planlanan Dumankaya Hidroelektrik Santrali için Ö retmen Evi nde halk bilgilendirme toplant s düzenlendi. Toplant ya Güneysu Kaymakam Suat K l ç, Belediye Baflkan Ahmet Minder, AKP lçe Baflkan Abdurrahman Erdo an ile Dumankaya ve Tepebafl köylüleri ve Çayeli lçesi Senoz Vadisini Koruma Platformu sözcüsü Sinan Akçal kat ld. Minder in konuflmas s ras nda Senoz Vadisini Koruma Platformu sözcüsü Sinan Akçal söze girerek, Siz galiba HES lerin sözcüsüsünüz? diyerek tepki gösterdi. Bunun üzerine kendini savunmaya geçen Minder e köylülerden de tepki gelince ortam n gerilmesi üzerine köylüler salonu terk ederek tepki gösterdi. D flar ç kan ve toplant n n içeride kalan kiflilerle sürdü ünü ö renen köylüler ellerinde Gürgen deresi gibi susuz dere istemiyoruz, Yeflil Güneysu kurak çöle do ru gidiyor pankartlar açarak alk fl ve yuh sesleri ile yeniden salona do ru yöneldi. Grubun önü polis taraf ndan kesildi, ancak öfkeli grup salona girmeyi baflard. Bu s rada Belediye Baflkan Ahmet Minder ile öfkeli vatandafllar aras nda sert tart flmalar yafland. Toplant daha fazla devam edemeden sonland r ld. Artvin de ruhsats z HES bendi çöktü Artvin merkez ilçeye ba l Erenler Direnifli yürütenler umudu büyütürler yaz l Esenyurt Belediyesi nde flten Atmalara Karfl Platform imzal pankartlar aç ld. Etkinlik boyunca Birlik mücadele zafer, Zafer, direnen emekçinin olacak sloganlar salonda yank land. Etkinli e direniflte olan UPS, SK, tfaiye ve TEKEL iflçileri de destek verdi. Belediye- fl 2 No lu fiube Baflkan Hasan Gülüm yapt konuflmayla tüm destek verenleri selamd. Krizden kaynakl iflten atmalar n ve bunlara karfl yükselen direnifllerin yaratt atmosferin önemine de inen Gülüm, TEKEL direnifli ile birlikte ölü topra n at ld na dikkat çekti. Etkinlikte ayr ca TÜMT S stanbul fiube Baflkan Çayan Dursun da bir konuflma yapt. Direniflteki iflçiler ad na konuflma yapan TEKEL iflçisi Metin Arslan ise sendikal ihanetlerin devam Köyü s n rlar içerisinde yap m tamamlanan ve deneme üretimine geçti i bildirilen Erenler HES te meydana gelen çökme, köylüleri ve yöre halk n korkuttu. Edinilen bilgilere göre önceki akflam saatlerinde Artvin Merkeze ba l Erenler Köyünde, Röper Yap Endüstri Ltd. fiti. tafleronlu unda inflas tamamlanarak deneme üretimine geçen 45 megavat gücündeki Erenler HES in su iletim kanallar nda çökme meydana geldi. Artvin in Borçka ilçesi Balc lar Köyündeki Deviksel Deresi üzerinde bulunan regülatörlerden HES in yükleme havuzuna, 3 kilometrelik su iletim tünelleri bitiminden su tafl yan 150 metre uzunlu unda ve 2 metre geniflli indeki su iletim kanallar ndaki çökme nedeniyle Erenler Vadisindeki ormanl k alanlar ve tar m arazileri zarar görürken, k smen de heyelan meydana geldi. 2 kere ceza kesildi, bir kere mühürlendi Çevre ve Orman Müdürlü ü ile Artvin Çoruh Üniversitesi Orman Fakültesi yetkililerinin bölgede inceleme yapmaya haz rland bildirilirken; söz Çark k r lacak, direnifl kazanacak! konusu HES inflaat n n ruhsats z olarak bafllat ld ve köylülerin, HES çal flmalar n n bölgeye verdi i zararlar nedeniyle defalarca suç duyurusunda bulundu u ortaya ç kt. Söz konusu HES inflaat s ras nda Çevre ve Orman Müdürlü- ü taraf ndan, ilgili yönetmeliklere uymad gerekçesi ile HES yap mc firmas - na 2 kez ceza kesildi i, Artvin l Özel daresi taraf ndan da bir kez çal flmalar n durdurularak inflaat n mühürlendi i ö renildi. Yap m na 5 May s 2008 tarihinde bafllanan HES inflaat için köylüler defalarca HES çal flmalar nedeniyle ma dur olduklar n dile getirerek, çal flmalar n bölgeye ve do al yaflam alanlar na zarar verdi i nedenleriyle suç duyurular nda bulunarak, ilgili kurum ve kurulufllara dilekçelerle baflvurdu. Rize de köylüler HES e karfl eylemde Rize nin kizdere ilçesinin 1000 rak ml Rüzgarl köyündeki vadide yer alan ve yaklafl k 40 km lik bir uzunlu a sahip olan Çaml deresi üzerinde Atabey Enerji Üretim firmas taraf ndan yap lmas planlanan Megawatt gücündeki Rüzgarl 1 ve Rüzgarl 2 Nehir Tipi Hidroelektrik Santraline etti ine vurgu yapt ve 1 May s 2010 da KESK Genel Baflkan Sami Evren in sahnede devrimci önderlerden bahsedip, ard ndan da söz haklar n almak için kürsüyü iflgal eden iflçileri k namas ndaki çeliflkinin aç klanabilir bir yan n n olmad n söyledi. Gecenin ev sahibi, Esenyurt iflçileri ad na konuflan Fatih Albayrak da 272. güne nas l geldiklerini anlatt ve direniflte kararl olduklar n n alt n çizdi. Etkinli e gönderilen mesajlar n ard ndan etkinlik Tolga Sa, Erdal Bayrako lu, Mehmet Ekici, Grup Gece Tutufltu ve Onur Güvercincio lu nun ezgileri ile devam etti. Etkinli e davetli olan Rojin ise güvenlik gerekçesi ile yan nda polislerle geldi inden kaynakl sahneye al nmad. Ç k flta kitleye hakaret eden Rojin protesto edildi. Protestonun ard ndan etkinlik sloganlar at l p halaylar çekilerek son buldu. ( stanbul) Güneysu da HES protestosu karfl ç kan köylüler kizdere ilçesinde eylem yapt. stanbul, Ankara, zmir ve Adana baflta olmak üzere Türkiye nin çeflitli bölgelerinde yaflayan Rüzgarl köylülerinin de kizdere ye gelerek destek verdi i eyleme yaklafl k 600 kifli kat ld. Üzerlerinde deremize dokunma yaz l tiflörtler giyen ço u kad n eylemciler Do am z n Bekçisiyiz yaz l dövizlerle eyleme kat ld. Santrale hay r sloganlar atan grup ad na Rüzgarl giriflimcileri sözcüsü Makbule Polat yapt bas n aç klamas nda Rüzgarl vadisinin ya malanmas na asla izin vermeyeceklerini söyledi. Polat Rüzgarl vadisini tan nmayacak hale getirecek bu projeye karfl ç kmak üzere yollara düfltük. Bugün tüm Do u Karadeniz de dereler elektrik santrali ç lg nl - içinde kapan n elinde kalm fl, hoyratça tüm vadiler ya malanmaya bafllanm flt r. Tüm Karadeniz yaflanan olumsuzluklara tan kl k etmektedirler. Rüzgarl köylüleri olarak bizler bir arma an olarak gördü ümüz, göllerinde yüzdü- ümüz, bal k avlad m z, piknik yapt - m z ve kiflili imizin karakterimizin köyümüzün ayr lmaz bir parças olarak kabul etti imiz deremizin ya malanmas na asla izin vermeyece iz. Vadimize gözünü dikenlere diyoruz ki Kardeflim burada ekmek yok. natla bofla kürek çekiyorsun, maceraya yat r m yapmay n dedi. (H. Merkezi) Belediye iflçileri eylem takvimini aç klad! Belediye iflçileri taleplerini kabul etmeyen stanbul Büyükflehir Belediyesi ni protesto ederek mücadelede kararl olduklar n hayk rd. 20 May s günü saat12.00 de Belediye- fl Sendikas n n Saraçhane de bulunan binas önünde toplanan iflçiler, stanbul Büyükflehir Belediyesi ne kadar yürüdü. Direne direne kazanaca z, Topbafl uyuma iflçiye sahip ç k sloganlar n hayk ran iflçiler, Toplu Sözleflme görüflmelerini t kayan Büyükflehir Belediyesi ni protesto etti. Belediye iflçileri s n f kardefllerinin Zonguldak ta göçük alt nda katledilmesini de protesto ederek Madenler iflçiye mezar olmas n fleklinde slogan att. Belediye önünde yaflam n yitiren maden iflçileri an s na sayg duruflu yapan iflçiler oldukça öfkeliydi. Belediye- fl stanbul fiubeleri ad na bas n aç klamas n okuyan 5 No lu fiube Baflkan Nihat Alatafl, Büyükflehir le yaklafl k 100 gündür devam eden T S görüflmelerinde iflçilerin taleplerinin kabul edilmedi ini, patronun iflten ç karmay kolaylaflt racak maddeleri sözleflmeye eklemeye çal flt n ifade ederek buna boyun e meyeceklerini ve taleplerinden geri ad m atmayacaklar n dile getirdi. Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek sloganlar ile s k s k kesilen aç klaman n ard ndan eylem takvimi aç kland. Aç klanan eylem program na göre; * 25 May s ta ifl ç k fllar nda, toplu ifl sözleflmeleri konusunda bildiri da t lacak. * 4 Haziran da BB önünde den itibaren 1 saat oturma eylemi yap lacak. * 9 Haziran da flube yöneticileri ile birlikte belediye ve ba l iflyerlerinde bildiri da t lacak. * 11 Haziran günü den itibaren belediye önünde oturma eylemi yap lacak. * 16 Haziran Çarflamba saat ile aras belediye önünde oturma eylemi yap lacak. * Arabulucu sürecinin bitimine kadar, grev karar n n as ld gün tam gün ifl b rak larak ortak eylem yap lacak. * Grev karar al nd ktan sonra, toplu ifl sözleflmesi imzalan ncaya kadar her çarflamba sabah servislerden inilerek eylem yap lacak. ( stanbul) HES çi flirket, köyümüzü terk et! Giresun un Çanakç ilçesinde köylüler vadilerinde yap lmak istenen HES leri protesto etti. Halkevleri, Derelerin Kardeflli i Platformu, Ziraatç - lar Derne i ve Tüm Köy-Sen ad na birer temsilcinin kat ld yürüyüflte ve 20 May s ta yap lan eylemde HES çal flmalar n n durdurulmas istendi Yaklafl k iki hafta önce HES flirketinin çal flanlar taraf ndan sald r - ya u rayan ve hafta bafl nda da kaymakam taraf ndan tehdit edilen Düzköy ve Deregözü köylüleri, köy içerisinden HES flantiyesine kadar yürüyüfl düzenleyerek flantiyenin bir an önce kald r lmas n istediler. Yürüyüfl boyunca s k s k HES çi flirket köyümüzü terk et, Dereler özgür akacak gibi sloganlar atan köylüler ad na Deregözü Köyü Muhtar Hüseyin K r taraf ndan bir bas n aç klamas okundu. Bas n aç klamas nda, kaymakam taraf ndan yap lan bask lara de inilirken, köyde kurulan flantiyenin derhal kald r lmas ve HES projesinden vazgeçilmesi istendi. Köylü kad nlar ve yafll lar da söz alarak sat l k dereleri olmad n dile getirdiler. Köydeki protesto yürüyüflünü jandarma ekipleri yak ndan izleyip video kayd yaparken köylülerin tepki göstermesi üzerine geri çekilerek saklanmak zorunda kald lar. Ayr ca protesto sonras köy halk na deste e gidenlerin bulundu u araçlar durdurularak kimlik kontrolü uygulamas yap ld. (H. Merkezi) Marmaray iflçilerinin davas görüldü fle iade davalar n n ikincisi görülen Marmaray iflçileri 13 May s günü Sirkeci Adliyesi önünde bir bas n aç klamas gerçeklefltirdi. flimiz ve haklar m z için direniyoruz yaz l pankart açan iflçiler Marmaray dan TEKEL e direnifl kazanacak, nsanca çal flmak istiyoruz, 26 May s ta grevdeyiz sloganlar n atan iflçiler ad na bas n aç klamas n Tekstil- Sen Genel Baflkan Engin Gül yapt. Marmaray iflçilerinin 77 gün süren direnifllerinin hukuki mücadele ile devam etti ini aç klayan Gül, Ankara meydanlar n zapteden TEKEL iflçilerinin ve Taksim i söke söke alan iflçi s n f - n n öfkesiyle burada olduklar na de indi. 26 May s ta grevde olacaklar n söyleyen Gül, iflçi s n - f n n öfkesini alanlara tafl yacaklar n söyledi. Aç klaman n ard ndan iflçiler duruflmaya kat ld. Direnifl yasad fl oldu Duruflmada iflçilerin lehine bulunan belgeler sunulurken, iflçilerin sigortalar n n ve maafllar - n n eksik verildi i belgelerle somutland. 4. fl Mahkemesi nde görülen davada Polat nflaat avukatlar ise Marmaray iflçilerinin meflru direniflinin yasa d fl oldu unu iddia ederek iflçilere do rudan sald r ya geçti. Bunun üzerine iflçiler avukatlar hakk nda suç duyurusunda bulundu. Mahkeme heyeti, duruflmay 16 Haziran 2010 tarihine erteledi. ( stanbul) ASSAN DA D REN fi SÜRÜYOR Susurluk-Band rma karayolu üzerinde bulunan, Kibar Holding e ba l Assan G da Sanayi ve Ticaret Afi de sendikalaflma faaliyeti yürüten 22 iflçi iflten at ld. Tek G da- fl bünyesinde örgütlenen iflçilerin patrona korku salmas ile bafllayan iflten atmalara, iflçiler 11 May s günü direnifle geçerek cevap verdi. Anayasal hakk m kulland m! Sendikama üye oldum! Assan iflvereni iflten att Assan iflçisi yaln z de ildir yaz l pankart açan iflçiler, Karaköy de bulunan genel merkez önünde de eylem yapmaya haz rlan yor. 16 K fi L K ARACA 23 K fi! Mevsimlik tar m iflçilerinin kazalar bu y l erken bafllad. Her y l sezonun aç lmas yla birlikte aileleri ile birlikte yollara düflen tar m iflçileri ile ilgili kaza haberleri gelmeye bafllad. Edindi imiz bilgiye göre, Biga lçesi Kocagür Köyü ne biber toplamaya giden tar m iflçilerini tafl yan minibüs, arac n önüne ç kan baflka bir araca çarpmamak için direksiyonu k rmas sonucunda yoldan ç kt. Yoldan ç kan minibüs duvara çarp nca minibüste bulunan 23 kifli yaralan rken, yaral iflçiler Biga Devlet Hastanesi ne kald r ld. Kazada yaralanan 23 tar m emekçisini tafl yan minibüsün 16 kiflilik oldu u ortaya ç kt. HASTANELER B Z MD R KAPATILAMAZ Diyarbak r Gö üs Hastal klar Hastanesinin kapat lmas karar n protesto etmek amac yla Sa l k Emekçileri Sendikas (SES) Diyarbak r fiubesi ile BDP nin ortak örgütledi i eylem, Gö üs Hastal klar Hastanesi nin önünde bafllad. Eyleme kat lan yaklafl k 150 kiflilik kitle Da kap Meydan na kadar Gö üse uzanan eller k r ls n, Hastaneler bizimdir kapat lamaz sloganlar n att. SAMKA METAL DE D REN fi stanbul un Pendik lçesi Kurtköy bölgesinde bulunan Samka Metal Fabrikas nda Birleflik Metal- fl te örgütlendikleri için iflten ç kar lan iflçilerin 12 May s günü bafllatt klar direnifl fabrika önünde sürüyor. Samka patronu sendikal iflçileri istifa etmeye zorlad ama bunu baflaramay nca çareyi 10 May s günü 14 iflçiyi iflten ç karmakta buldu. Ancak patronun buldu u çareye iflçiler direniflle yan t verdi. Birleflik Metal- fl üyesi iflçileri Samka patronu hakk nda dava açarak hukuki süreci bafllatt. flyerinin Click Fabrika Kap s önünde iflçiler direnifli sürdürüyor. KAZIM SÜREN DE SON GEL fime Tuzla Organize Deri Sanayii nde kurulu bulunan Kaz m Süren Deri Fabrikas nda direnen 2 iflçiden biri ekonomik nedenlerden kaynakl direnifli b rakm flt ve kap da sadece bir kifli direniyordu. Kap önünde direndi i yaklafl k üç haftal k süre zarf nda fabrikadaki bütün iflçiler sendikal oldu ve patron sendikay tan mak zorunda kald. Bu durum ile ilgili Tuzla Deri- fl fiube Baflkan Binali Tay ile görüfltük Tay, bütün iflçileri sendikal yapt klar n, patronlarla bu süre zarf nda 3-4 toplant düzenlediklerini, patronun sendikay tan d n ancak at lan iflçileri kesinlikle ifle almak istemedi ini, buna karfl mahkemeye iade davas açt klar n ve ay n 17 sinde kap önündeki direnifli bitirip hukuki süreci bafllatt klar n dile getirdi. (Kartal)

6 flçi-köylü 6 Denge Azadi n n n n n Savafl Uçaklar I. Kürdistan n Bombal yor Türk Hava Kuvvetleri ne ba l savafl uçaklar - n n I. Kürdistan n n baz alanlar n bombal - yor. Savafl uçaklar taraf ndan farkl günlerde aralar nda köylülerin yaylalara ç kt yerlerin de oldu u 50 nokta bombaland. Birkaç gün devam eden hava sald r lar nedeniyle Diyarbak r Askeri Havaalan nda hareketlilik yaflan yor. Sabah n erken saatlerinden itibaren askeri havaalan ndan savafl uçaklar havalan yor. Bu arada Türkiye ile ran ortak operasyon için haz rl k yap yor. Bölgede askeri hareketlilik artarken PJAK ve HPG gerillalar na karfl ortak bir operasyon haz rl yap l yor. (Erzincan) Sald r ya U rayan Kürt Gence Kelepçeli Tedavi Konya Selçuk Üniversitesi nde 20 kiflilik ülkücü grubun b çakl ve demir çubuklu sald r s na u rayan Kürt ö renci Mehmet fiahin Meram, arkadafllar taraf ndan kald r ld hastanede elleri kelepçeli flekilde jandarma gözetiminde tedavi ediliyor. Ailesiyle görüflmesine izin verilmeyen fiahin in durumunu ö renmek için hastaneye giden BDP Konya l Eflbaflkan Aynur Cengiz de kap da bekleyen jandarmalar taraf ndan engellendi. Ancak avukatlarla görüflmesine izin verilen fiahin in sald r ya u rad s rada yan nda polis oldu u ancak herhangi bir müdahalede bulunmad belirtiliyor. Beyninde kanama tespit edilen fiahin in flu an için durumu iyi ancak yeni bir kanama riskine karfl l k müflahade alt nda tutuluyor. fiahin in ellerinin kelepçeli olarak tedavi edilmesine tepki gösteren aile hem Cumhuriyet Savc l na hem de HD ye baflvuracaklar n söyledi. (H. Merkezi) Dile yasak yok 15 May s Kürt Dil Bayram nedeniyle Demokratik Yurtsever Gençlik in bast rd ve üzerinde Bila Z manê Kurdî bibe Zimanê Fermî, Bê Ziman Jiyan nabe ve X,W,Q,Û.Ê.Î yazan tiflörtleri skenderun a göndermek isteyen A.Y(17) ve S.fi(15) polisler taraf ndan darp edildi. Tiflörtleri Adana n n Yüre ir lçesi Otogar na götürerek dolmufla veren gençler otogar ç k fl nda Adana Emniyet Müdürlü ü Terörle Mücadele fiubesi ekipleri taraf ndan flüpheli olduklar gerekçesi ile durdurularak darp edildi. Dolmuflu durdurarak tekrardan otogara getiren polisler gençlerle birlikte tiflörtlerin yan na gittiler. Tiflörtlerin Kürtçe oldu unu gören polisler Bu ne lan deyip tiflörtleri gençlerin yüzüne f rlatt. Sonras nda gençleri darp eden polisler konuflmazsan z sizin kafan za s kar z kimse de ö renemez diyerek gençleri tehdit etti. Yaklafl k 2 saat sonra b rak lan gençlerden S.fi, eve gelene kadar takip edildiklerini dile getirdi. A.Y. ve S.fi, hukuki yard m talebiyle HD Adana fiubesi ne baflvurdu. (H. Merkezi) Kaza ya tepki Hakkâri Yüksekova n n Akal n Köyü yak nlar ndaki pek yolunda annesiyle birlikte karfl ya geçmek isteyen Turgut Gezer isimli çocu- a polis panzeri çarpt. A r yaral bir flekilde Van Yüzüncü Y l Üniversitesi Araflt rma Hastanesi nde akci er ameliyat olan ve halen yo un bak mda bulunan çocu un hayati tehlikesi devam ediyor. Kazaya tepki gösteren yöre halk olaydan sonra Van Karayolu nu trafi e kapatarak araçlar n geçifline izin vermedi. Yo un asker sevkiyat n n yap ld olay yerine gelen BDP li belediye baflkanlar ve yöneticiler, Yüksekova kaymakam yla görüfltü. Kaymakam olay yerinde alt geçit yap laca- sözü vererek olayla ilgili soruflturma bafllat ld n söyledi. (H. Merkezi) Kürt halk na sald r lar protesto edildi Bursa Demokrasi Güçleri 15 May s günü saat da Kent Meydan nda yap lan kitlesel bas n aç klamas yla Kürt halk na yönelik imha ve inkar politikalar n protesto etti. Aç klamada son süreçte artarak süren operasyonlar n bir an önce durdurulmas, BDP li belediye baflkanlar, yöneticiler ve binlerce çocu un tutukluluk hallerine son verilmesi istendi. Eylem at lan slogan ve alk fllarla sona erdi. (Bursa) Kalbin, Gö sümde Atan syan fiimdi Heval fierzan namirin! Halklar n Kardeflli i için Gençlik Platformu nun ça r s ile biraraya gelen ö renci gençlik fierzan Kurt un katledilmesinin ve faflist sald r lar n hesab n n sorulaca n hayk rd. 20 May s günü saat de Galatasaray Lisesi önünde toplanan kitle fierzan n da, maden iflçilerinin de katili devlettir yaz l pankart açarak Taksim Tramvay dura na do ru yürüyüfle geçti. Alk fl ve sl klarla fierzan n katledilmesini protesto eden kitle s k s k fiehit namirin, fierzan yoldafl ölümsüzdür, ntikam, intikam, intikam sloganlar n hayk rd. Tramvay dura nda Gençlik Platformu ad na yap lan bas n aç klamas nda fierzan n vali ve emniyet müdürlü ünün bilgisi dâhilinde yaflanan faflist sald r lar s ras nda polis taraf ndan katledildi i dile getirildi. Platform ad na yap lan aç klaman n ard ndan Demokratik Yurtsever Gençlik taraf ndan da bir metin okundu. Aç klamada fierzan n annesinin fierzan n ad n yaflat n ça r s na de inilerek fierzan mücadelemizde yaflataca z denildi. Birdenbire pervas zlaflmad ran devleti. ran Kürtleri, örgütsel birlikleri yolunda ad m att kça vahflileflti ran rejimi Tanr yerine koymufltu hükümdarlar kendilerini. syan, Allah a flirk koflmakt ve kutsal ayet taraf ndan ba fllanamaz suç mertebesinde kabul edilmekteydi. Ne de olsa, bask ve sömürü ayg t olan devletlerine meflruiyet kazand rman n bir yoluydu bu. Tanr devlette cisimleflen bir varl kt. Devlete karfl gelmek, Tanr ya karfl gelmekti. O halde, kurulan dara açlar ndaki ya l urgan isyan eyleyenlerin gerdan nda s k flt r l r da s k flt r l rd. Oysa, egemenliklerini kutsal buyru a dayand ran zalimlerin bizzat kendileriydi Tanr - ya flirk koflanlar. Ayet, Tanr n n böylesi bir ç k fl asla affetmeyece ini buyurmaktayd. Ama onlar kendilerini, biat ettikleri Tanr lar n n yerine koymakta bir beis görmeyerek, hatta Tanr n n bu konudaki cezaland rma tekeline aç ktan bir sald r yla, mazlumu öldürme hakk na çoktan k l f bulmufllard. Açl k ve yoksullu un kader diye kan ksat ld mazlumlara hapishane, iflkence ve idam, haliyle reva görülebilirdi. Ve sefalet, t pk bu yaka gibi öylesine yo un yaflat lmaktad r ki o topraklarda; mazlum, isyan etmekten baflka çare bulamaz. syan, egemenin indinde, onun anlay fl na karfl her fleydir. Bir düflünce dahi isyana gebe olmaya muktedirse isyan derecesinde addedilebilirdi. *** ran slam Cumhuriyeti nden bahsediyoruz. Binlerce y ll k uygarl yla övünen zalimane bir devletin Kürtlere yönelik bask - s, kaybetme ve idam haddine ulaflm fl bulunuyor. Bu topraklarda yaflam yor olsak, daha Oldukça kitlesel geçen eylemde gençli in öfkesi dikkat çekiciydi. Eylem s ras nda özellikle maden iflçileri ile ilgili at lan sloganlara çevreden geçenlerin alk fllarla destek verdi i göze çarpt. ( stanbul) Mersin Mu la da gerçekleflen faflist sald r sonucunda yaralanan fierzan Kurt un ölümünün ard ndan katlanan öfke, eylemlere dönüfltü. Mersin de fierzan n yaflam n yitirmesinin hemen ard ndan YDG nin de aralar nda bulundu u gençlik örgütleri bas n aç klamas nda Zonguldak ta grizu patlamas sonucu hayat n kaybeden 30 maden iflçisine de de indi ve Zonguldak ta 4 gün önce meydana gelen grizu patlamas sonucu göçük alt nda kalan 30 maden iflçisi, 4 gündür verdikleri yaflam mücadelesini kaybetti. fiimdi yetkililer ve sorumlular da madencinin kaderinden bafllay p takdiri ilahiye, sorumlular varsa gereken yap lacakt r dan girip kömür madenlerini kapatmak laz m dan ç kan de erlendirmeler yap yorlar, yapacaklar. Ancak biliyoruz ki on y llard r meydana gelen göçüklerde yaflam n yitiren binlerce maden iflçisinin katili bellidir denildi. Artvin 21 May s Cuma günü saat da flehir merkezinde Genç-Sen olarak fierzan Kurt için bas n aç klamas ve oturma eylemi gerçeklefltirdi. Genç-Sen ad na bas n aç klamas n okuyan Mesut Aras fierzan Kurt un bedenindeki kurflunu tan yoruz! Bu faflist sald r lar n hesab - n mutlaka ama mutlaka soraca m z bir kez daha hayk r yoruz. zmir Mu la da polis kurflunuyla hayat n kaybeden yurtsever ö renci fierzan Kurt un ölümü nedeniyle Türkiye genelinde oturma eylemi yapma karar alan Gençlik Sendikas üyeleri zmir de de 21 May s günü saat alt da Alsancak Sevinç Pastanesi önünde bir araya gelerek K br s fiehitli i Caddesi nde sloganlar eflli inde yürüyüp bas n metnini okuduktan sonra 5 dakikal k oturma eylemini gerçeklefltirdi. Yürüyüfl esnas nda Mu la dan Zonguldak a katil devlet hesap verecek, fierzan yoldafl ölümsüzdür sloganlar at ld. önce tan k olmam fl olsak, kendisiyle iktidarî bir kardefllikte buluflan faflist Türk devletinin katliamlar na; Yok diyece iz, Bir insan s rf Kürt diye, bu mezalime maruz b - rak lamaz! diyece iz. Ama öyle söyletmiyor gerçekler; ran devleti, dördü Kürt ve ö retmen olan befl kifliyi idamla katletti. Bitmiyor, s rada, adil yarg lanma hakk ndan mahrum, ailesi ve avukatlar yla görüfltürülmeyen, iflkence alt nda baflta Kürt birçok tutsak, haklar nda verilmifl idam karar n n infaz n bekliyor. ran devletinin icraatlar s n rl kalm yor bunlarla. S n rlar aflan bir askeri sald r halinde sürekli. Irak Kürdistan na geçiflini önlemek ve oradan vurmak için PJAK gerillalar - n, s n rlar n n hemen ötesindeki köyleri bombalamak pervas zl ndan taviz vermiyor. Ancak bu durum bile tali kal yor s n rlar dâhilindeki uygulamalar karfl s nda. Nitekim, Kürtlerin yo unlukta yaflad bölgede ola anüstü hal ilan edilmifl durumda. Birdenbire pervas zlaflmad ran devleti. ran Kürtleri, örgütsel birlikleri yolunda ad m att kça vahflileflti ran rejimi. ran Kürtleri, ayr bir ulus olduklar gerçe ini ifadelendirdikçe sald r lar artt ran rejiminin. Kürt halk na korku vermek için ne varsa yapmaya bafllad ve yap yor. *** 9 May s sabah dört Kürt ö retmen tutsak Ey Raqip marfl n söyleyerek yürüdüler dara ac na... Tan d k geliyor, de il mi? Nas l bu yaka zalimleriyle, o yaka zalimleri benziyorsa birbirlerine, mazlumlar da, direniflçileri de benziyor. Egemenler hayatlar na k ymak istedi onlar n. Kendilerince de, yok etmek manas na gelen idam cezas yla baflarabildiklerini sand lar. Oysa buna inat, ölümsüzlü ü hayk ran bir marflla yürüdü direniflçiler. çlerinden biri organlar n ba fllam flt daha önce. Kalbinin kendisi gibi isyanc baflka bir iflçi çocu unun gö üs kafesinde atmas için üstelik. Ferzad imifl ad ama Siyamend diye de ça r l rm fl. B rakt mektubu okuyunca, boynunuzun ya l urganca s k ld - hissine kap l yorsunuz. Ama o kadar m? Okuyunca mektubu, Siyamend in kalbi, çatlatacakm fl gibi at yor gö üs kafesinizde. Ö rencileri geliyor akl n za Siyamend in. Muhtemelen asimilasyon cenderesinde s k flt r lm fl Kürt çocuklar onlar. Siyamend bir fl k huzmesiydi belki de onlar için, karanl parçalamaya muktedir. Art k dara ac sonsuz bir imge olarak kalacak bu küçük dima larda. Elbette en çok dik bafl n hat rlayacaklard r, ö retmenlerinin. Baflka Siyamendler yetiflecek o zaman... Siyamend i ve di erlerini dara açlar na yollayanlar! fiimdi ölen kim? Siyamend mi, insanl n z m? fierzan Kurt ve katledilen madenciler ölümsüzdür! BDP DEN CANLI KALKAN EYLEM Son günlerde bahar aylar n n gelmesiyle birlikte devletin gerillaya yönelik operasyonlar da yeniden bir h z kazand. Uzun zamand r s n r bölgelerine yap lan askeri sevkiyat sonunda meyvelerini vermeye bafllad. TC ordusu yeniden s n r içinde ve s n r ötesinde operasyonlar n bafllatt. Tüm bu operasyonlar sürerken 16 May s ta BDP de operasyonlar n durdurulmas için canl kalkan olarak bölgeye gitti. Aralar nda BDP yöneticilerinden Selahattin Demirtafl ve Gültan K flanak gibi milletvekillerinin de bulundu u kitle büyük bir konvoyla Diyarbak r n Lice ilçesine giderek operasyonlar n yap ld Ape Musa Alan na do ru harekete geçti. Fakat konvoy Lice ç k fl nda askerler taraf ndan durdurularak geçmeleri güvenlik nedeniyle engellendi. Ard ndan iki gün sonra fi rnak ta bir araya gelen ve aralar nda asker ve gerilla annelerinin bulundu- u kitle fi rnak-cizre karayolu üzerindeki jandarma karakoluna gitmek istediler. Fakat yeniden kitlenin önü askerler taraf ndan kesildi. Bunun üzerine kitle bir süre fi rnak-cizre karayolu üzerinde oturma eylemi yaparak da ld. (Mersin) Ege faflizme mezar olacak! Ege Üniversitesi nde Türk Tarihi Toplulu u ad alt nda örgütlenen faflist ö renciler 14 May s Cuma günü Topluluk ad alt nda zmir in iflgali ve ac y llar adl bir panel düzenleme niyetindeydiler. Bir gün öncesinden toplulu un baflkan - n n faflist ve internette silahl foto raflar n n oldu unu ö renen devrimci demokrat ö renciler bir araya gelerek paneli yapt rmama karar ald k. Panelin saatinden 2 saat önce panelin yap laca binan n önüne gelerek Yaflas n halklar n kardeflli i bafll kl bildirimizi da t p panele gelenlere durumu anlat p paneli yapt rmayaca m z söyleyerek geri çevirdik. Bunun üzerine faflistlerle aram zda çat flma ç kt ve faflistler kendilerine yak fl r bir flekilde kaçt lar. Bizlerde daha sonra çat flmay izleyen ö rencilere dönük ajitasyon çektikten sonra olas bir sald r ya karfl l k toplu bir flekilde 6.c s düzenlenen Canan Kulaks z alternatif bahar flenli i alan nda yer ald k. ( zmir YDG) fierzan Kurt Mu la da sivil faflistlerin ve kolluk kuvvetlerinin ortak planlad sald r da polis silah ndan ç kan kurflunla a r yaralanm fl ve 7 gün sonra yaflam n yitirmiflti. Kurt, ayd n Erdem ya da Ceylan Önkol gibi faflist TC nin aç l m na kurban edildi! Dersim de Operasyonlar Devam Ediyor Dersim de aylar önce bafllayan operasyonlar geniflleyerek devam ediyor. Helikopterler durmadan çal fl rken, özellikle Pülümür ve Naz miye ilçeleri ile Mazgirt k rsal nda stratejik noktalar Kobra tipi helikopterlerce bombalan yor. Pertek ve Hozat ilçeleri aras ndaki k rsal alanda da günlerdir bafllat - lan operasyon devam ediyor. Zêvê, Ard ç ve K rm z Da eteklerinde yo unlaflan operasyonda yüksek yerlere de Skorski tipi helikopterlerce indirme yap l yor. Demokratik Yurtsever Gençlik üyeleri, bölgede sürdürülen operasyonlar ve Munzur Vadisi üzerinde yap - lan barajlar protesto etti. 16 May s Pazar günü otobüslerle kent merkezine 20 kilometre uzakl kta olan Halbori Gözeleri ne gelen yüzlerce DYG li, Munzur da barajlara, Kürdistan da savafla hay r pankart n açarak yürüdü. Gözelerde sayg duruflunda bulunulduktan sonra bölgede süren operasyonlar ve barajlara dikkat çekildi. Kürt gençleri üzerinde yozlaflt rma ve asimilasyon politikalar n n yürütüldü ü belirtilirken, Kürt ö rencilere yönelik linç giriflimi ve sald r lar k nand. Burada piknik gerçeklefltiren DYG liler daha sonra gözelerden ayr ld. (Erzincan)

7 Merhaba, Mektubum sizlere ulaflt nda bir komplo sonucu tutuklanmam n üzerinden yaklafl k 9 ay geçmifl olacak. Bu süre içinde henüz mahkemeye ç kart lmad m da hemen belirteyim. ddianame ve ilk duruflma tarihi aç klanal da henüz birkaç hafta oldu. lk duruflman n tarihi 26 A ustos 2010! Yani tutuklanmam n üzerinden tam bir y l geçmifl olacak. Bunun, sorgusuz-sualsiz, peflin cezaland rma mant n n ürünü oldu u çok aç k. nsanlar n bir y l gibi uzun bir süre hiç mahkemeye ç kar lmadan hapiste tutulmas bile tek bafl na, devletin kendi hukuku içinde dahi, aç k bir hukuksuzluk örne i oluflturmaktad r. Ancak duruflma tarihine iliflkin sorun sadece bununla bitmiyor. Duruflman n adli tatile denk gelmesi, bunun için de duruflmaya, görevli de il, nöbetçi heyetin bakacak olmas gibi dezavantajl bir durum da cabas! Duruflmaya iliflkin bu durumun yan s ra, esas olarak iddianame üzerinde durmak istiyorum. ddianameye bakacak olursak, Umut Yay mc l k ve bünyesinde ç kan flçi-köylü Gazetesi, Partizan Dergisi ve YDG yasad - fl (ve haliyle) yani bu durumda çal flanlar da yasad fl faaliyet yürütmüfl oluyorlar! Çünkü bana yönelik olarak iddianamede gazete çal flmas n n d fl na ç kan, demokratik alan faaliyetlerini kapsamayan hiçbir delil yoktur. ddianameye delil olarak konulanlara birkaç örnek verecek olursam; bunlar, yaflanan bir gözalt n haber vermek için arama ve buna karfl l k aç kça belirtilen flekilde- merkez büroya haber verilip-verilmedi ini sorma vb. mahiyette yap lan hem de gazetenin irtibat telefonundan- görüflmeler, büro kiras, elektrik, telefon faturalar gibi gazeteye ait oldu u aç kça belirtilen hesaplar ve gazetede yay mlanm fl olan iki röportaj-haber! Ki bunlarda suç unsuru varsa zaten gazeteye dava aç lm flt r, ikinci bir dava aç lamaz, aç lmam flsa zaten sorun da yok demektir, ayr ca kamuoyuna aç k yay mlanabilecek röportaj-haberlerdir, böyle de yap lm flt r. Bunlar d fl nda bana dönük ne bir kan t ne bir tan k ne de bir ifadenin yer ald bir iddianame ile, yasad fl örgüt üyeli i ile suçlanmaktay m. Buradaki niyet aç kt r ki, muhalif bas n ve çal flmalar n susturmak-etkisizlefltirmektir! Halka sistemin gerçek yüzünü göstermeyi-teflhir etmeyi kendine görev edinen muhalif (sosyalist) bas n n ve çal flanlar n n meflrulu una-hakl l na gölge düflürmektir! Ezilen iflçi ve emekçilerden soyutlama, yaln zlaflt rmak ve böylelikle sistemin gerçekli inin genifl y nlar taraf ndan anlafl lmas n n-kavranmas n n önünü kesmektir! Ve bunu yaparken de, kendi hukukunu çi nemekten bile çekinmemektir! Bu hukuksuzluk ise sadece benim komplo ile tutuklanmamda ve bir y l süreyle mahkemeye ç - kar lmamla s n rl de ildir. Umut Yay mc l k, flçi-köylü, Partizan, YDG vd. yay nlar, mevcut sistemin hukuk kurallar çerçevesinde ç karmaktad r. Yine ayn hukuk kurallar içerisinde devlet taraf ndan vergilendirilmektedir. Yani devlet finansman n n bir bölümünü de yasad fl ilan etmeye çal flt bu yay nlar n gelirinden elde etmektedir! Bu durumda ortada bir yasa d fl l k varsa, bu da devletin kendi hukuk kurallar içerisinde, bilgisi-izni dahilinde gerçeklefliyor demektir. K sacas devlet bana dönük bu iddianame ile birlikte ayn zamanda kendi kendini de suçlu ilan etmektedir! Bu mektupla amac m, komplo ile bafllayan ve devam eden hukuksuzlu u, baflta flçiköylü Gazetesi okurlar olmak üzere, genifl kamuoyunda teflhir etmektir. Bunun yan s - ra da ve esas olarak- hiçbir komplo ve hukuksuzlu un, hakl l m z -meflrulu umuzu ortadan kald ramayaca n, muhalif-özgür bas n n susturulamayaca n, bir kez daha buradan hayk rmakt r. Suzan Zengin Bak rköy Kad n Hapishanesi May s 2010 Güler Zere nin devletin elinden çekilip al nmas n sa layan Hasta Tutsaklara Özgürlük eylemine Güler in flehit düflmesinin ard ndan da devam edildi. 14 May s günü Taksim tramvay dura nda biraraya gelen kitle Adli t p bir suç örgütüdür, Hasta tutsaklar öldürtmeyece iz dövizleri tafl d ve slogan ve marfllarla Galatasaray Lisesi ne yürüdü. Burada bas n aç klamas n okuyan Bektafl K z locak, Güler Zere ismi devletin katliamc yüzüne eklenen bir isim olmas n n yan nda, zaferle sonuçland rd m z ortak mücadelemizin de sembolü haline gelmifltir. Ölümün k y s ndaki Abdullah Akçay n, Aynur Epli nin, Halil Günefl in, smet Ayaz n, Yaflar nce nin, nayet Mete nin ve daha kim bilir kaç ölümcül hasta tutsa n hayat flimdi bizim mücadelemize ba l d r dedi. Halk n gündemi flçi-köylü 7 Cumartesi Anneleri Bu Ülkenin Vicdan d r! 268 haftad r her Cumartesi çocuklar, efller, analar, kardefller ve babalar toplan yor Galatasaray Lisesi önünde. Onlar bir araya getiren fley ayn ac lar paylafl yor olmak. Hepsinin iste i y llard r kay p olan yak nlar n n ak - betlerini ö renebilmek. 15 May s günü yine ayn yerde toplanan kay p aileleri teker teker söz olarak yak nlar - n n nas l kayboldu unu anlatt ve sorumlular n cezaland r lmas n istedi. Sonras nda TBMM nsan Haklar Komisyonu Baflkan Zafer Üskül söz alarak; Son y llarda insan haklar ihlalinin azald - n (!), güvenlik güçlerinin e itildi ini ve yaflanan olaylar n üzerine gittiklerini söyleyerek kay plar için de ellerinden geleni yapt klar n \yapacaklar n iddia etti. Üskül ün konuflmas üzerine, 95 y l ndan beri kay p olan Murat Y ld z n annesi Hanife Y ld z Bu güne kadar ayn fleyleri söylediniz ama hiçbir sonuç ç kmad, o lum kaybolal 15 y l oldu. Benim ömrüm 15 sene daha yetecek mi ona ne oldu unu ö renmeye? diyerek tepki gösterdi. Eyleme kat lan BDP li Milletvekillerinden fierafettin Halis ve Ufuk Uras da söz ald. fierafettin Halis bu ac lar n son bulmas n n yolu daha fazla birlik olmaktan ve daha fazla mücadele etmekten geçiyor. Biz bu direnifli devam ettirmezsek sistemin bize verebilece i bir fley yoktur dedi. Milletvekillerinin konuflmalar n n ard ndan Hasan Ocak n k z kardefli Maside Ocak n okudu u bas n aç klamas ile eylem sona erdi. Daha Ne Bekliyorsunuz? Cumartesi Anneleri eylemlerinin 269. haftas nda da Galatasaray Lisesi önündeki yerlerindeydi. Bu hafta 18 May s 1994 de Diyarbak r Lice de gözalt na al narak bir daha kendilerinden haber al namayan kram pek, Servet pek ve Seyithan Yolur un ak beti soruldu. 94 y l nda Türeli Köyü Dahlezeri Mezras na gelen askerler ilk önce köyü atefle verdiler arkas ndan da çok say da insan gözalt na ald lar. Sonras nda gözalt na al nanlar n ço u b rak l rken kram pek, Servet pek ve Seyithan Yolur dan bir daha haber al namad. Bas n aç klamas n okuyan HD Gözalt nda Kay plar Komitesi ad na sanatç Zeynep Tanbay ailelerin Genelkurmay a, OHAL Bölge Valisi ne, Diyarbak r DGM Baflsavc l na, Lice Savc l na ve Lice Jandarma Komutanl - na yapt klar baflvurular n sonuçsuz kald - n söyleyerek, o tarihte köye operasyon yap ld n n da inkâr edildi ini ve ailelere o ullar n z PKK kaç rm flt r denildi ini söyledi. Bunun üzerine A HM e baflvuran ailelerin davay kazand n ve A HM in oy birli i ile köy yakmaktan, insan kaybetmekten Türkiye yi mahkûm etti ini belirten Tanbay Failler belli, ifllenen suç sabit, daha ne bekliyorsunuz? diye sordu. Madencileri de hasta tutsaklar da katleden ayn zihniyet! Mahkemenin gidiflat hukuksuz! Rektörlük Protestosu Diyarbak r da bulunan 100 sivil toplum örgütü ile meslek odalar, Dicle Üniversitesi nde Rektör Ayflegül Jale Saraç n seçilmesiyle birlikte üniversitede cemaat yönetiminin hakim oldu unu ve bafllayan bask c, ötekilefltirici politikalar n kayg verici oldu unu belirterek bu politikalara son verilmesini istedi. 20 May s ta Difl Hekimli i Fakültesi önünde biraraya gelen Dicle Üniversitesi zleme Komisyonu buradan Rektörlük binas na do ru yürüyüfle geçti. Dicle Üniversitesi ö rencilerinin de destek verdi i eylemde Cemaat üniversitesi de- il özgür-demokratik Dicle Üniversitesi pankart açan kitle Rektörlük binas n n önüne bas n aç klamas n gerçeklefltirdi. Aç klamada; ö rencilere aç lan soruflturmalar n geri çekilmesini ve cemaat kadrolaflmas n n son bulmas gerekti i vurguland. Kitle daha sonra sembolik oturma eyleminin ard ndan da ld. (Amed YDG) 4 y l aflk n süredir Sincan hapishanesinde tutuklu bulunan TKP/ML tutsaklar, 18 May s ta görülen duruflmalar nda tutukluluklar n n hukuksuzlu- undan bahsettiler. 5. y l na giren mahkemede Terör örgütü kurmak ve yönetmekle yarg land klar n ifade eden tutsaklar, Terör; korku salmak ve y ld rmak olarak tan mland nda bunu yapan n devlet oldu unu tart flmaya bile gerek olmad n belirttiler. Bu co rafyada yaflananlara bak ld nda devletin bu niteli i ç plak bir flekilde görülecektir dediler. Duruflmada brahim Kaypakkaya y ve May s ay flehitlerini de anmay unutmayan tutsaklar; brahim Kaypakkaya n n ortaya koydu u programatik görüfllerinin, o güne kadar söylenmeyen, bugün art k burjuva bas nda çokça tart fl lan Kemalizm in niteli i ve Kürt Ulusal Sorunu hakk nda net tespitlerle dolu oldu u ve bu tespitler bile bafll bafl na devlet için önemli bir tehlike olarak *** 21 May s günü saat19.30 da yine Taksim Tramvay dura nda bir araya gelen kitle Hasta tutsaklar serbest b rak ls n yaz l pankart ve hasta tutsaklar n resimleriyle birlikte yürüyüfle geçti. Eylem boyunca hasta tutsaklara özgürlük talebi hayk r l rken devlet taraf ndan katledilen Güler Zere de at lan sloganlarla s k s k an ld. Mephisto Kitapevi önüne gelindi inde Süreyya Karacabey taraf ndan Güler Zere için yaz lan bir metin okundu. Galatasaray Lisesi önünde okunan bas n aç klamas nda Zonguldak ta maden iflçilerini katleden zihniyetin hasta tutsaklar demir parmakl klar ard nda ölüme terk etti i dile getirildi. Eyleme Abdullah Akçay n küçük k z kardeflleri de kat larak a abeylerinin resimlerini en önde tafl d. ( stanbul) görüldü ünü ifade ettiler. 18 May s ta bilerek ve tasarlayarak onu katleden güçleri bir kez daha lanetliyor ve Kaypakkaya y sayg ile an yoruz, onu mücadelemizde yaflatmaya söz veriyoruz dediler. May s ay nda flehit düflen Denizleri,77 de 1 May s ta katledilen 38 insan ve Hasanpafla da katledilen smail Oral ve Hatice Dilek i de unutmayan tutsaklar tüm katledilen devrimci ve komünistleri sayg ile an yoruz ve katliamlar lanetliyoruz dediler. (Ankara dan bir K okuru) Tekirda da yeni müdür, eski sald r lar Tekirda F Tipi Hapishane de 1. Müdürün de iflmesiyle y llara varan hak gasplar vs. yaflan rken, flimdi de 2. Müdürün de iflmesiyle yeni sald r lar gündeme geldi. Yeni müdür geldi inden beri tam bir provokatör olarak çal flmakta, gerginlik yaratmak için her f rsat de erlendirmekte. Bu zat kimi tutsaklar itirafç l a zorlamaktan, tehditle mücadeleyi b rak n telkinlerine, hücre bask nlar ndan daha birçok keyfi uygulamaya kadar uzanan yarat c l kla uygulamalar gerçeklefltirmekte. Fehmi Karaman isimli tutsa n gazetemize yazd habere göre, 6 May s günü de sabah say m nda hücrelere gelen 2. Müdür, hücrede bulunan toplar yasak haberleflme toplar diyerek tutsaklara sald rm flt r. Tutsaklar kollar ndan ve bacaklar ndan tutarak ya duvara yaslay p s k flt rarak ya da yere yat rarak hücrenin sa n solunu aramaya bafllam flt r. Böylece rutin say m da aramaya çevirmifltir. Bu sald r da h z n alamayan flah s, Fehmi Karaman n bulundu u hücreye geçerek arama yapmak istemifl, tutsaklar zorla havaland rmaya ç karmaya çal flm flt r. Tutsaklar n bu keyfiyete direnmesi üzerine müdürün üç gardiyan n tutsaklar n üzerine salmas yla da arbede yaflanm flt r. Bu bo uflma s ras nda hücre savafl alan na dönmüfl, Karaman n vücudunda s yr k ve soyulma meydana gelmifltir. Bu darbeler, revir doktoru taraf ndan da tespit edilmifltir. Tutsaklar n savc l a yapt klar suç duyurusu karfl s nda bir fley yap lmam fl, hücrenin durumunu tespit ettirmek için aynen b rakan tutsaklar n bu talebine bir yan t gelmemifltir. Ve art k F tiplerinde adet oldu u üzere tutsaklar hakk nda disiplin soruflturmas aç lm flt r. Bugüne kadar oldu u gibi bundan sonra da hapishane müdürlerinin-görevlilerinin tutsaklar üzerinde güç ve otorite kurmak gibi sefil güdülerinin tatmin nesnesi olmayacaklar n ifade eden tutsaklar, boyun e meyeceklerini tekrar ediyorlar. (H. Merkezi) Hasan Ocak ve R dvan Karakoç Ölümsüzdür! May s Kay plar Haftas etkinlikleri kapsam nda ICAD, YAKAY-DER, HD ve ESP, Hasan Ocak ve R dvan Karakoç u mezarlar bafl nda and. 19 May s günü Gazi Mahallesi Eski Karakol dura ndan Gazi Mezarl - na kadar gerçekleflen yürüyüflte Hasan Ocak n katili, gözalt nda kay plar n faili Ergenekon Devletidir yaz l pankart aç larak Hasan Ocak ölümsüzdür, R dvan Karakoç ölümsüzdür sloganlar at ld. Hasan Ocak n mezar bafl nda gerçeklefltirilen anmada kardefli Ali Ocak ve Karakoç un abisi Hasan Karakoç birer konuflma yapt. Ali Ocak Bin sene de geçse kay plar n ak betini soraca z derken, Hasan Karakoç ise faillerin bulunmas n ve yarg lanmas n istedi. Anmada konuflma yapan ESP Genel Baflkan Figen Yüksekda kaybetme politikalar n n sürdü ünü belirtti. Konuflmalar n ard ndan 27 Ekim 1997 de Kilis te katledilen 6 devrimciden biri olan Müslüm Akyol un mezar bafl nda da bir anma yap ld. ( stanbul) Engelliler Sorununda Üretilen K s r Döngü nsan Haklar Derne i stanbul fiubesi Engelli Haklar Komisyonu 15 May s günü Galatasaray Lisesi önünde bir bas n aç klamas yaparak devletin engelli vatandafllara yaklafl m na dikkat çekti. Aç klamay okuyan fiahin Akflay, devletin bu alanda yapt çal flmalar n, engellileri kamuoyu önünde küçük düflüren, engelli vatandafllar toplum içinde sürekli olarak yard ma muhtaç, irade sahibi olmayan ve sadece baflkalar n n ihsanlar ile yaflayan ac nas bireyler bütünü olarak betimleyen nitelikte oldu unu belirtti. Engelli vatandafllar n toplumsal yaflam n her türlü alan nda yer ve görev almas gerekti ini vurgulayan Akflay, engelli bireye yaklafl m sosyal devlet olgusunun olmad devirlerdeki vicdanlar n lütfu ile korunan bir kiflilik olarak de il, engelli bireyin önünü açan, onun kendisini ifade etmesine f rsat eflitli i sa layacak flekilde olmal d r dedi. (H. Merkezi) Polis terörü devam ediyor 8 May s Cumartesi günü Gençlik Federasyonu kurultay na polis sald rd. stanbul da Gençlik Federasyonu üyelerinin Sa l k Oca n n bulundu unu caddeye asm fl oldu unu bayraklar TMfi polisleri taraf ndan indirilmifl, bunu üzerine Federasyon üyeleri indirilen flamalar n yerine yenilerini asm fllard. Ard ndan TMfi polisleri tekrar akreplerle mahalleye girerek yeniden flamalar indirmeye kalkm fl bunun üzerine Gençlik Federasyonu üyeleri taraf ndan müdahale edilmifltir. Çat flma ç km fl kitle Katil polis mahalleden defol ve Güler Zere ölümsüzdür sloganlar n atarak tafllarla polise karfl l k vermifltir. Çat flma mahallede bulunan di er kurumlar n ve gençlerin kat lmas ile büyümüfltür Polis yine mahalleyi gaza bo mufl ve gelifli güzel çevreye gaz bombas atarak mahallede terör estirmifltir. Çat flma akflam saatlerine kadar sürdü ve kitlenin da lmas son buldu. 6 kifli gözalt na al nd. (Okmeydan Partizan) Gençlik Federasyonu Üyeleri Tutukland Hac bektafl ta Mahsuni anmas Hac bektafl ta May s günleri aras nda Afl klar (Ozanlar) Bayram yap ld. Ayn zamanda Mahsuni fierif, mezar bafl nda an ld. ki gün boyunca paneller verildi, fliir yar flmalar yap ld. 15 May s günü Mahsuni nin mezar n n oldu u Çilehane ye bir yürüyüfl yap ld. Yürüyüfl s ras nda 18 May s unutmad k, unutturmayaca z yaz l kufllamalar yap ld ö renildi. Konuflmalarda Alevilerin ve di er az nl klar n egemenler taraf ndan asimile edilmeye çal fl ld vurguland. E itim-sen in de destek verdi i anmalar ozanlar n at flmalar ve beste yar flmalar yla son buldu. (Hac bektafl tan bir K okuru) Erzurum Özel Yetkili Cumhuriyet Savc l ndan aç lan soruflturma kapsam nda Erzincan da 15 May s Cumartesi günü sabah saat civar nda polis taraf ndan Erzincan Gençlik Federasyonu üyelerinin evleri bas larak 8 kifli gözalt na al nd. Bask nlar s ras nda uzun namlulu silahlar kullan - l rken, evlerdeki bilgisayar ve CD lere el konuldu. Ayn gün Erzincan daki soruflturmaya iliflkin olarak stanbul da da iki kifli gözalt na al narak uçakla Erzurum a getirildi. Gözalt na al nan 10 kifliden 2 si 18 May s Sal günü savc l ktan serbest b rak l rken 8 kifli mahkemeye sevk edildi. Geç saatlere kadar süren mahkeme sonucu Mahir Arslan, Mehmet Arac, Sercan Ahmet Arslan ve Sevgi Dalyan tutuklanarak Erzurum E Tipi Kapal Hapishanesi ne götürüldü. (Erzincan)

8 flçi-köylü 8 Politika-gündem Hesaplaflma, kopufl ve yeni bir yol; brahim Kaypakkaya! Komünist önder brahim Kaypakkaya n n fikirleri ve tezleri katlediliflinin 37. y ldönümünde, 16 May s Pazar günü stanbul da bir panelde tart fl ld. Partizan taraf ndan Hesaplaflma, Kopufl ve Yeni Bir Yol; Kaypakkaya ad yla örgütlenen panelde Kaypakkaya flahs nda devrim ve demokrasi flehitleri için sayg duruflu gerçeklefltirildi. Aç l fl konuflmas n yapan Serkan Gümüflbafl düflüncelerini kitlelerin ateflinde alazland ran Kaypakkaya n n, günümüzde yaflanan birçok politik geliflmeye, tespitleriyle (Kemalizm, Kürt ulusal sorunu gibi) fl k tuttu unu vurgulad. ki konu bafll yla ele al nan panelde birinci oturumda Türkiye de Devlet ve Resmi deoloji konusu ele al n rken ikinci oturumda ise Ülkemizde Devrim ve Demokrasi Sorunu tart fl ld. lk oturum, araflt rmac -yazar Ali Sait Çetino lu, akademisyen yazar Osman Özarslan ve Partizan ad - na Eren Korkmaz n kat l m yla gerçekleflti. lk konuflmac olarak sözü alan araflt rmac -yazar Ali Sait Çetino lu Kaypakkaya n n düflman çok net bir flekilde tahlil etti ini ifade ederek, kendisinin de bu ba lamda konuflmas n rejimin tarihi arka plan noktas nda yapaca n söyledi. Çetino lu konuflmas n flu sözlerle sonland rd : Ülkemizde resmi tarihe ve ideolojisine darbe vuran Kaypakkaya yoldaflt r. Kaypakkaya yoldafl di er devrimci önderlerden ay ran en önemli özelliklerinden birisi de Ermeni soyk r m na dair ilk söz eden olmas d r. Osman Özarslan ise; 68 devrimcilerinin mevcut sistemle iliflkilerinde belli noktalarda kopufl sa layamazken Kaypakkaya n n bu konuda çok net biçimde düflüncelerini ortaya koydu unu belirtti. Özarslan konuflmas nda ayr ca Kaypakkaya n n baz düflüncelerine elefltiri getirdi. Faflizm olgusunu farkl de erlendirdi ini söyleyen Özarslan, brahim in sosyo-ekonomik yap tahliline yönelik elefltirilerini dile getirdi. Özarslan n ard ndan Eren Korkmaz, brahim için yap lan önceki sempozyumda Kaypakkaya y Kaypakkaya yapan bir çok yönünün (ülke tahlili, Maoizm i savunmas vs.) yok say lmas n n rahats z edici oldu unu vurgulad. kinci oturumda ise ilk konuflmay BDP milletvekili fierafettin Halis gerçeklefltirdi. Halis, Kaypakkaya n n Kürt halk ile ilgili düflünceleriyle de di er devrimcilerden farkl oldu unu söyledi ve 71 devrimci ç k fl n n ortaya ç kard - f rsatlar n asl nda devrimciler taraf ndan gerçek anlam yla kullan lamad ve özellikle din ve devrim iliflkisinin kurulamad yönündeki elefltirilerini dile getirdi. Ard ndan Partizan Temsilcisi Birkan Mengütay, TC ye karfl verilen demokrasi mücadelesi ile silahl mücadele aras nda kopmaz bir ba oldu una de inerek, Kürt ulusal hareketinin deneyimlerinden örneklerle konuflmas n somutlad. Sunumlar n ard ndan soru-cevap bölümüne geçildi. Bu bölümde Özarslan n elefltirilerine, BDP nin siyasi partilerin kapat lmas na iliflkin tutumuna ve Partizan n önümüzdeki süreçte nas l bir mücadele hatt izleyece ine dönük sorular soruldu. Serbest Kürsü bölümünde ise Kaypakkaya ile ilgili düflünceler aktar ld. Kapan fl konuflmas n yapan Betül K l çaslan ise Kaypakkaya n n düflüncelerinin tart fl lmas n n oldukça önemli oldu unun alt n çizerek onun düflüncelerinin ateflten gömlek oldu unu belirterek Kaypakkaya n n tezlerinin günümüzde hala canl ve diri olmas na de- indi ve bunun nedeni onun 71 devrimci ç k fl nda ileriye sürdü ü ve prati- e döktü ü tezlerdir dedi. stanbul * Gülsuyu Kaypakkaya, 18 May s günü Gülsuyu nda Partizan taraf ndan düzenlenen coflkulu ve kitlesel bir eylemle an ld. Akflam saatlerinde Son Durakta toplanmaya bafllayan kitle, kortej oluflturarak, festival alan na do ru yürüyüfle geçti. Yürüyüflte brahim, Haki Karer ve Dörtlerin mücadelemizde hala yafl yor olduklar gür sloganlarla ifade edildi. Yol boyunca kat l m n da yüksek oldu u eyleme BDP, ESP ve PDD de destek verdi. Pankartlarla süslenen toplanma yerinde anma, sayg duruflu ve aç klama ile bafllad. Aç klaman n ard ndan BDP Maltepe lçe Baflkan Sabit Burdu söz ald. S k s k coflkulu sloganlar n at ld anma sinevizyon gösterimi ve Grup syan Atefli nin ard ndan sona erdi. * Gazi Mahallesi 23 May s günü saat da Eski Karakol önünde bir araya gelen kitle TKP/ML nin dört Genel Sekreterinin resminin oldu u bir pankart açarak yürüyüfle geçti. Kaypakkaya n n resimlerini tafl yan kitle alk fl, sl k ve z lg tlarla Eski Karakol önünden coflkulu sloganlarla Cem evi önüne kadar geldi. Burada Partizan ad na bir aç klama yap ld. Aç klamada Güler Zere nin de ve maden iflçilerinin öldürülmesinin de sorumlusunun devlet oldu u ifade edildi. Aç klamaya DHF, ESP, PDD ve Sosyalist Parti de destek verdi. * Y ld z Teknik Üniversitesi Yeni Demokrat Gençlik (YDG) 18 May s ta Y ld z Teknik Üniversitesi Befliktafl Kampüsü nde düzenledi i bas n aç klamas ile Kaypakkaya, Haki Karer ve Dörtler i and. Komünist bilinç, çelikten irade, davaya adanan yaflamd r Kaypakkaya pankart n n aç ld eylemde, kampus içinde ÖGB ve sivil polisin yo un önlemler alm fl olmas, Kaypakkaya korkusunun hala sürdü ünü bir kez daha gösterdi! * Kartal 18 May s günü Kartal Kurfal Mahallesi Pir Sultan Abdal Kültür ve Dayan flma Derne i nde düzenlenen anma sayg durufluyla bafllad. K sa bir aç l fl konuflmas n n ard ndan Kaypakkaya n n hayat ve mücadelesini anlatan sinevizyon gösterimi yap ld. Sinevizyonun devam nda fliirler okundu ve Çorum Y l n en militan ay May s n direngen güneflinin ayd nlatt a açs z yeflil tepelerin ve düzlüklerin aras ndan büküle büküle giden yol, bizi, Çorum a götürüyordu. Otobüste birço umuz ilk defa gidiyorduk, komünist önder Kaypakkaya n n mezar na! Çorum anmalar bizler için önemliydi asl nda. 73 te katledilen Kaypakkaya, y llarca yaln zca devlet taraf ndan de il, önceleri birçok ilerici kurum taraf ndan da görmezden geliniyor ya da yaln zca ismini anacak kadar üstünden geçiliyordu. Ancak son y llarda bu durum yavafl yavafl de ifliyor ve Kaypakkaya anmalar birçok kurumla ortaklaflt r labiliniyor. Bunlardan biri de Çorum da Kaypakkaya n n mezar bafl nda düzenlenen anmalard r. Partizan, YDG, 78 liler Giriflimi, DHF, DYG, Kaypakkaya n n yaflad köyde bulunan köy derne i ve birçok kurum, bu y l da biraraya gelerek Çorum da ortak bir anma düzenledi. 15 May s Partizan ad na bir konuflma yap ld. Derne in bünyesinde ç kan müzik grubu ve Meyman n ezgileriyle anma sona erdi. Amed brahim Kaypakkaya, Haki Karer ve Dört ler Dicle Üniversitesi nde YDG, DYG, SGD ve DGH taraf ndan 20 May s Perflembe günü ortak yap lan bir bas n aç klamas yla an ld. Kitle fiehid Nam r n, Devrim fiehitleri Ölümsüzdür, Ey fiehid Riya De Riya Me Ye, fierzan Yoldafl Ölümsüzdür sloganlar eflli inde yürüyerek Fen-Edebiyat Fakültesi önüne geldi. bo, Haki, Dörtler Unutmad k, Unutturmayaca z! pankart arkas nda bir araya gelen kitle burada Mazlum Do an, Haki Karer, Dörtler, Deniz Gezmifl, Hüseyin nan, Yusuf Arslan ve brahim Kaypakkaya n n resimleri üzerine çiçekler b rakt. fierzan Kurt un öldürülmesini de k nayan kitle daha sonra sayg duruflu gerçeklefltirdi. Bas n aç klamas nda; Düflen bütün yi it devrimcilere tekrar zafer sözü veriyoruz denildi. (Amed YDG) Ankara GÜLSUYU GAZ * Bu y l Ankara Merkez deki Kaypakkaya, 4 ler ve Haki Karer anmas 18 May s günü gerçeklefltirildi. Yüksel Caddesi nde toplanan kitle burada sloganlarla eylemi bafllatt. Partizan ve YDG ile birçok kurumun ortak örgütledi i eylem Sakarya Meydan na yürünmesiyle devam etti. Burada ortak metin okundu. Aç klaman n ard ndan Keçiören Dayan flma Evi Müzik Toplulu u bir müzik dinletisi gerçeklefltirdi. * 20 May s günü Cebeci Kampüsü nde brahim Kaypakkaya y, 4 leri ve Haki Karer i anma etkinli i gerçeklefltirdik. E itim Bilimleri Fakültesi önünde toplanarak sloganlarla yürüyüfle geçtik. Kantinleri dolaflarak arkadafllar m z etkinli imize davet ettik. EBF Kantininde etkinli imizi bafllatt k. YDG, DYG, Gençlik Muhalefeti ve Ö renci Kolektifleri olarak örgütledi imiz etkinlik flehitlerimiz an s na sayg duruflunda bulunulmas yla bafllad. Sayg duruflunun ard ndan fliir dinletisi gerçeklefltirdi. Etkinlik günü ald m z Mu la Üniversitesi ö rencisi yurtsever arkadafl m z fierzan Kurt un ölüm haberi kinimizi daha da büyüttü. Hewal fierzan Ölümsüzdür sloganlar m zla selamlad - m z fierzan Kurt u kavgam zda yaflataca z. (Cebeci YDG) * Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü nde brahim Kaypakkaya, 4 ler ve Haki Karer anmas gerçeklefltirdik. YDG, DYG, Ö renci Kolektifleri, DGH ve SGD olarak örgütledi imiz etkinli e Kütüphane önünde toplanarak bafllad k. fiehitlere Devrim Sözümüz Var, Bu Çelik Ald Suyu Unutmayacak yaz l ortak pankart m z n arkas nda yürüyüfle geçerek kampüsü dolaflt k, ajitasyon konuflmalar ile herkesi eylemimize kat lmaya, flehitlerimizin an s na sahip ç kmaya ça rd k. Yürüyüflümüzü tamamlad ktan sonra Kütüphane önündeki çimlere geçtik, burada flehitlerimize dair konuflmalar yap ld. Ard ndan Halk n Tak m Befliktafl Çarfl Tiyatro Grubu Kaypakkaya ya dair bir tiyatro gösterimi sundu. (Beytepe YDG) Antakya brahim Kaypakkaya n n ölüm y ldönümü ile ilgili D SK, KESK, SES, Partizan ve DHF bir toplant yap p, günün anlam ve önemini belirttiler. Ard ndan Saray Caddesi nden flehir merkezine yürüyüfl yap ld. Daha sonra bir panel yap ld. Panele H d r Gürz, Ayfle Yumli Yeter, rfan Babao lu konuflma yapt. zmir 17 May s Pazartesi günü Dokuz Eylül Üniversitesi nde saat da aralar nda YDG nin de bulundu u birçok gençlik örgütleri taraf ndan düzenlenen yürüyüfl ve bas n aç klamas yla ve 18 May s saat da Ege Üniversitesi nde yap lan yürüyüfl ve bas n aç klamas yla Kaypakkaya an ld. 18 May s ta saat da Konak ta devrimci kurumlar n örgütledi i ve birçok siyasi parti sivil toplum örgütlerinin kat ld bir anma gerçekleflti. Konak Telekom önünden yürüyüfle geçen kitle, trafi i tek yönlü kapatarak eski Sümerbank önüne yürüdü. Bas n aç klamas n n ard ndan Yenikap Tiyatro Toplulu u Palto adl oyunu sergiledi. Bursa brahim Kaypakkaya katlediliflinin 37. y ldönümünde Partizan, ESP, DHF, SDP, Sosyalist Parti, BDP ve SODAP taraf ndan düzenlenen bir yürüyüflle an ld. 18 May s günü Osmangazi metro istasyonu önünde toplanan kitle Kaypakkaya n n foto raflar n n oldu u pankartlar açarak Kent Meydan na do ru yürüyüfle geçti. Burada May s flehitleri nezdinde devrim flehitleri an s na sayg duruflu gerçeklefltirildi. Ard ndan kat lan kurumlar ad na bir bas n aç klamas okundu. Aç klamada Kaypakkaya n n fikirlerinin ihtilalci komünizmin en tehlikeli biçimi olarak geçti i ve bu nedenle Diyarbak r Zindan nda iflkencede katledildi i ifade edildi. Eyleme BDSP ve Köz de destek verdi. Mersin Mersin de bu sene brahim Kaypakkaya y bir piknik gerçeklefltirerek and k. Müzik ve tart flmalarla Kaypakkaya y anlamaya, anlatmaya çal flt k. Özellikle politik özünden s y r p salt direnifl öyküsüyle ele al nmaya çal fl ld bu süreçte bu konuya daha bir dikkat çekerek onun özellikle Halk Savafl stratejisini anlamaya daha çok çaba sarf etmemiz gerekti ini vurgulad k. Oyunlar m z ve bilgi yar flmam z n daha bir coflkuland rd anmam z 68 liler Orman nda gerçeklefltirdik. Çanakkale brahim Kaypakkaya y anmak için DGH ve YDG imzalar yla örgütlenen bas n aç klamas Truva At n n önünde gerçeklefltirildi. brahim in resimlerinin de tafl nd bas n aç klamas sloganlarla sona erdi. Ayn gün yine ayn kurumlar n ortak örgütledi i anma PSAKDER de gerçeklefltirildi. Sayg duruflunda Vartinik te bir köm fliirinin okunmas yla etkinlik bafllad. Ard ndan fliir dinletisi ve K rm z gül buz içinde belgeseli izlendi. Etkinlik müzik dinletisi ard ndan kurum temsilcilerinin yapm fl oldu u konuflmalarla sona erdi. (Çanakkale YDG) Antep Kaypakkaya Antep te bir piknikte an ld. 16 May s Pazar günü Düztepe den kald rd m z araçla K rkgöz e do ru gittik. K rkgöz de köyden gelen okurlar m zla bulufltuktan sonra brahim yoldafl n mücadelesini sohbet fleklinde anlatt k. Sohbet s ras nda önder yoldafl n Kemalizm, ulusal sorun ve mücadele tarz n ele ald k. Bu anma haz rl n yaparken çeflitli eksikliklerimiz olmas na ra men oldukça olumluydu. (Antep K Okurlar ) Hollanda Cumartesi günü Çorum da Kaypakkaya n n mezar bafl nda düzenlenen ve baz köylülerin de geldi i bu anmaya stanbul dan Partizan fiehit ve Tutsak Aileleri de kat ld. Ankara dan gelen otobüsler Çorum a giriflte, stanbul dan gelense Çorum dan ayr - l fl s ras nda kolluk kuvvetlerinin GBT uygulamas na tutuldu. Mezarl k önünde kortejlerle yürüyüfle geçen kitle, jandarma taraf ndan üst aramas na maruz b rak lsa da yol boyunca coflkulu sloganlar hiç durmad. Kaypakkaya n n üvey annesi fiükran Karakaya ve kardefli Ali Ekber Karakaya n n da bulundu u eylem, sayg duruflu ile bafllad. Ard ndan kitle ad na aç klamay Yalç n Koçak okudu. Koçak, May s ay nda katledilen Kaypakkaya, Haki Karer ve Diyarbak r zindanlar nda TC faflizmine karfl bedenlerini tutuflturarak direnen Dörtleri and. brahim e yaz lan türküler, marfllar okunurken söz alan PfiTA l Gülmez Ana, brahim in mezar bafl nda k sa bir a t söyledi. Ard ndan Partizan da mezar bafl nda k sa bir anma düzenledi. Marfllar n ve Partizan and n n okundu u anman n ard ndan tüm kitle yeniden kortej oluflturarak, sloganlar eflli inde mezarl ktan ayr ld. brahim Kaypakkaya, katlediliflinin 37. y l nda Hollanda n n Den Haag kentinde 1000 kiflinin kat l m yla an ld. Hollanda merkezli yap lan, Almanya NRW ve Belçika dan da destek sunulan gecenin sunumu ise Türkçe ve Kürtçe olmak üzere 2 dilde yap ld. Faik Bulut, Temel Demirer ve Partizan temsilcisinin kat ld sempozyumda ilk söz hakk Temel Demirer e verildi. Demirer AKP nin Kürt, Roman ve en son da Anayasa aç l mlar ile bask, zulüm ve imha politikalar n daha da yo unlaflt rd - n belirtti. Ard ndan söz alan araflt rmac -yazar Faik Bulut ise yine devletin aç l m ad alt nda öne sürdü ü inkar politikalar n teflhir etti. Partizan temsilcisi konuflmas nda May s ay n n direnifl ay oldu unu vurgulad. Sempozyumdan sonra bafllayan kültürel program bölümünde ilk önce Belçika dan gelen Ermeni Çocuk Halk Oyunlar Ekibi sahne ald. 20 kiflilik çocuk ekibinin sundu u birbirinden güzel gösteriler ve oyunlar kitleyi coflturdu. Gecede ayr ca P nar ve Tolga Sa, Grup Hayk r fl ve fiivan Perwer sahne ald. Anmaya T KKO Dersim Bölge Komutanl baflta olmak üzere, DDSB, flçi-köylü, MKP ve MLKP dayan flma mesajlar n sundular. PKK temsilcisi ise bir konuflma yaparak brahim Kaypakkaya n n ser verip s r vermeyen önder olarak Türkiye nin tarih sayfalar na geçti ini, PKK nin de bu direnifl gelene ini devralarak flekillendi ini belirtti. Londra Anma bu y l iki farkl etkinlikle gerçeklefltirildi. 16 May s Pazar günü gerçekleflen, Uluslararas kapitalizmin krizi ve Ortado u konulu panel bu etkinliklerin ilk aya n oluflturdu. Panelde konuflmac olarak yer alan Rag p Zarakolu az nl klar sorunu konusunda söz hakk kullan rken, Faik Bulut Türkiye de Kürt sorunu ve Demokratik aç - l mlar ve Partizan temsilcisi ise Kaypakkaya n n Türkiye ve Türkiye Kürdistan na yönelik teorik belirlemeleri konular na de indi. 18 May s akflam gerçekleflen kültürel etkinlik anma etkinliklerinin ikinci aya olarak gerçekleflti. Hasan Sa lam, Grup Hayk r fl, fiiwan Perwer ve Nergizcan Halkoyunlar Ekibi nin yer ald program aç l fl konuflmas n n ard ndan sayg duruflu ile bafllat ld. Kitlenin coflkulu oldu u gözlenen etkinlik, fiivan Perwer in sahne almas n n ard ndan omuz omuza çekilen halaylar eflli inde son buldu. Kaypakkaya ad, duvarlara ifllendi brahim Kaypakkaya n n 37. Ölüm y ldönümünde çeflitli eylemler yapan Türkiye Marksist Leninist Gençlik Birli i militanlar, e-posta kanal yla gönderdikleri haberde flunlar ifade ettiler: Avrupa da bir hayalet geziyor, komünizm hayaleti diye bafllar Marks ve Engels yoldafl n 1848 de kaleme ald Komünist Manifesto. Bu hayaletin 70 li y llarda ülkemizde cisimleflmesidir brahim Kaypakkaya. Proletaryan n öncü müfrezesi olan Partimizi kurarak, proletaryan n flanl k z l bayra n göndere çeken Kaypakkaya yoldafl, ülkemiz topraklar nda Mustafa Suphilerden sonra komünizm hayaleti ni ete kemi- e büründürmüfltür. Bildiride Kaypakkaya n n ölüm y ldönümü vesilesiyle yap lan eylemler ise flu flekilde aktar l yor: TKP/ML TMLGB militanlar olarak, 18 May s öncesinde stanbul Sar gazi de çeflitli yerlere Komünist önder brahim Kaypakkaya ölümsüzdür, brahim den Mehmet e, yaflas n partimiz TKP/ML, bo yafl yor, T KKO savafl yor, Marks-Lenin-Mao, önderimiz bo, savafl yor T KKO, Savafl, ö ren, ilerle gücümüz TMLGB, Önderimizi brahim, brahim Kaypakkaya yaz lamalar yap ld.

9 flçi-köylü 9 Politika-gündem Metris Firar ; 12 Eylül e vurulan bir flamar! Metin Ye in; Bir sahtekâr ve h rs z! Geçti imiz günlerde Metin Ye in taraf ndan çekilen ve Metris firar n konu edinen D isimli film gösterime girdi. Metin Ye in özellikle Latin Amerika ülkelerinde yaflanan gerilla mücadelelerini takip ederek bunlar haberlefltiren ve belgesel film çekimi yapan kendini de devrimci olarak tan tan bir yönetmen. Ye in, son çal flmas D kapsam nda bizim daha fazla ilgi alan m - za girmeyi de baflard. Metris firar n konu edinen ve devrimcilerin kaleye gol atabildi- ini anlatma kayg s ile haz rland kamuoyuna yans t lan film ekseninde bir kez daha yarat lan devrimci de erlerin sömürülmesine tan k olduk. Tarihimizin önemli bir parças olmas itibariyle iliflkilendi imiz bu sürece iliflkin Metin Ye in le Partizan olarak bir dizi görüflme yapt k. Metris e dair yap lacak bir çal flmadan memnuniyet duyaca m z ancak söz konusu tarihsel kesitin bizim aç m zdan öneminden dolay filmin haz rl k çal flmalar na dahil olmak istedi imizi belirterek öneri ve düflüncelerimizi dile getirdik. Devrimci yönetmenimiz bunu çok anlaml ve yerinde bularak talebimizi yerine getirece i konusunda taahhütte bulundu. Film belli bir aflamaya geldikten sonra bizim ve firari arkadafllar m z n bilgisine sunaca sözünü verdi. Ne var ki verdi i sözü unutarak filmi adeta sessiz sedas z haz r hale getirerek gösterime soktu- unda bizi haberdar etti. Böylece devrimcili- in en temel k staslar n n bu yönetmen taraf ndan nas l alg land n da görmüfl olduk. Film özgülünde Ye in in devrimci de erlere yaklafl m da ortaya ç kt. Gösterim sonras nda Yaflas n Metris firar m z slogan n hayk rmak yönetmenin sahtekârl n ve emek h rs zl n örtmeye yetmiyor. Bilindi i üzere devrimcilik, en az ndan devrimci de- erlerin yarat lmas n n tarihine sayg duyulmas n gerektirir. Kendi kiflisel, popülist, kariyerist duygular n tatmin etmek devrimcilik de il en hafif deyimi ile sahtekarl k ve afla l k bir emek h rs zl d r. Metin Ye in devrimcilerin de erlerini kitlelere yaymak yerine onlar özünden, onu yaratanlardan kopartmaya çal fl yor. Burjuva yönetmenlerle ayn noktada buluflan Ye in, bu sürecin emekçilerin ve halk m z n zihnine kaz nd n ise gözden kaç - r yor. Küçük gibi görünse de böylesi sakarl k lara cevab n ise Metris te oldu u gibi ço- u zaman a r bir flamar oldu unu hat rlatmak da bize düflüyor. Metris firar na kat larak bu sürecin aktif bir öznesi olan bir firariye Metris i, firar n nas l örgütlendi ini ve Metin Ye in in filmini sorduk. Bu eylem kafalardaki zincirleri k rm flt r! - Metris firar 12 Eylül sonras atmosfer düflünüldü ünde nas l bir öneme sahipti? Eylem nas l bir bak fl aç s yla örgütlendi? - Bu eylem tamamen TKP/ML dava tutsaklar n n gerçeklefltirdi i ve di er anlay fllardan arkadafllar da dâhil etti imiz bir firard r. Biz hapishanelerde o dönemde direnifli ölüm pahas na örgütledik. Bu direniflin bir birikimi, sonucu olan Metris, bir patlama olarak ortaya ç km flt r. 12 Eylül y lg nl üzerine bir umut fl olmufltur. Emekçiler üzerinde büyük bir sevinç yaratm flt r. Metris firar, stanbul cezaevlerindeki direnifllerden ayr ele al - namaz. Bu coflkunun bir patlamas, d flavurumuydu. Ben o zaman örgütlü bir insan olarak örgütlülü ümün verdi i güç ve inançla böyle bir eylem gerçeklefltirdim. Bu eylem örgütsüz birkaç insan n yapt bir olay de ildir. Tabi ki bir örgütlülü ün sonucudur. En zor koflullarda dahi zorlama, firar düflüncesini filizlendirme ve zaferle taçland rma anlay fl vard bizde. 12 Eylül de hiç kimsenin düflünmedi i bir eylemdi. Metris firar 12 Eylül e vurulan en büyük flamarlardan biridir. Dünya çap nda ses getiren bir eylemdir. Bu eylem kafalardaki zincirleri k rm flt r. Düflünceyi zorlama, koflullar zorlama buna ra men bir eylemi gerçeklefltirebilmeyi düflünmek Bu zaten bizim geçmiflimizde var. Firar bizim genlerimizde vard r. Bart n da, Sa malc lar da ve daha birçok yerde. Çünkü bulundu umuz her koflulda özgürlü e kavuflmak için çaba gösterme bilinci her dönem bizde olmufltur. Dolay s ile bu eylem bizim örgütledi imiz, bizim çal flt m z bir eylemdir. Bunun böyle bilinmesi gerekir. Böyle bir eylemin içinde bulunmufl olmaktan da arkadafllar m ad na da kendim ad na da gurur duyuyorum. lmik ilmik örülen bir eylem - Firar etmeye nas l karar verdiniz? Metris, devlet taraf ndan üstünden kufl bile uçmaz denilen bir yer iken siz bu süreci nas l örgütleyebildiniz? - Biz nas l firar ederiz diye düflünürken havaland rmadaki logar gördük. De erlendirdik, deneyelim dedik ve bafllad k. lk bir haftas boyunca toplad m z topra logardan eriterek kaybediyorduk. Logar t kand, t kan nca logar açt k ama sonra bunun böyle olmayaca n düflünerek buna çözüm bulan bizim arkadafllard. Karpuz gibi bir lamba vard onu sökerek topra oradan tavan aras na atan bizim arkadafllard. lk olarak havaland rmaya 6 saat ç k yorduk. Elimizde parmak büyüklü ünde bir e emiz vard. Baflka bir fley de yok. Ne kazmam z var ne küre imiz. Demirle ilmik ilmik kaz lan bir tüneldir. Yerin alt nda i neyle tünel kaz yorsun. Orada çal flt ktan sonra insanl ktan ç km fl bir halde dönüyorlard. 36 metreyi 66 günde kazd k. dam da alsan, müebbet de alsan firar kolay bir fley de ildi. Saat 7.30 da ç - kacaks n z a kadar askeri arazinin içinde tünelde sürünerek siper alarak ölümüne, burun buruna ölümü göze alarak. Her grubun bafl nda bir kifli vard. Gruplar aras nda iletiflimi sa layan baflka arkadafllar oldu. Eylemin her aflamas gerçekten çok ince düflünülerek birçok fikir üretilerek yap ld ve birçok risk de geçirdi. En büyük avantaj m z Metris gibi bir yerden kaç lamayaca n n, kesin olarak dile getirilmesiydi. Metris in alt n n demir sedirlerle örüldü ü dolay s ile kaç lmas n n mümkün olmad düflüncesinin devlet flahs nda hâkim olmas, propaganda edilmesi bizim en büyük avantaj m zd. Devlet firar edilebilece ini hiçbir zaman akl na getirmedi. Bu bizim için büyük bir avantajd. Dolay s ile bu eylemin baflar l olabilmesinde en büyük etken böyle bir fleyin gerçekleflebilece ine kimsenin inanmamas d r. Süreç içinde firar haz rl na iliflkin çok bariz birkaç aç k vermemize ra men kafalar nda böyle bir düflünce olmad için bunlar atlatabildik. - Firardan sonra baz çevrelerin bizi almad lar fleklinde elefltirileri oldu. Bunlar nas l yorumluyorsunuz? - Yan havaland rmada Dev-Yol ve Partizan Yolu davas ndan yarg lanan iki grup vard. Bir de bizim havaland rmada Halk n Kurtuluflu davas ndan yarg lanan bir arkadafl vard. Bu arkadafllar n böyle bir eylemi gerçeklefltirme durumlar yoktu. Yap itibariyle de böyle bir gerçeklikleri yoktu. Biz kendi havaland rmam zdan bu eylemi örgütleyece imizi ancak beraber firar edece imizi söyledik. Firar önerisi her arkadafla teker teker götürüldü. Dolay s yla herkesi kapsayan bir eylemdi. Bunun tan di er gruplardan çok say da arkadafl vard r. lk ç k flta Partizan Yolu ndan bir arkadafl bulunmufltur. Bu arkadafl Filistin de e itim görmüfltür Öbür arkadafllardan da iki kifli çal flt veya befl kifli çal flt fleklinde bir fley söz konusu de il. Sadece ve sadece Dev-Yol davas ndan bir arkadafl tünele bir defa girmifltir. Biz sadece kendimiz firar edelim fleklinde bir düflünceye sahip de ildik. Ayn havaland rmada bulunan ve idam müebbet cezas alan tüm devrimcileri bu eyleme dahil etmeye çal flt k. Zaten onlardan gizli bir fley yapmam z mümkün de il, ayn havaland rmaya ç k yorduk. Di er arkadafllar n böyle bir bak fl aç lar yoktu. Bu ifli yapma bilinci, yapma azmi kararl l çok önemlidir. Düflündü ünün üzerine ç kabilme, koflullar zorlayarak bir fleyler yapma mant eksikti. Mimari olarak onlar di er havaland rmadan al p getirmek mümkün de ildir. Ama arkadafllar kendilerinin düflünemedi i bir fleyi baflkalar n n gerçeklefltirmesini kald ramad klar için bizi götürmediler demektedirler. Biri THKPC savaflç lar davas ndan biri de bizden ayr lan smail Göksu. Bu arkadafl eylemin belli bir aflamas nda eylemin ruhuna ayk r bir flekilde eyleminden Dev-Sol u haberdar etmifltir. Bu arkadafl götürülmeyerek cezaland - r lm flt r. 12 Eylül e bir gol! - Metin Ye in in Metris firar n konu edinen filmi flçi Filmleri Festivali kapsam nda gösterime girdi. O süreci yaflayan bir insan olarak sizin görüflleriniz al nd m? - Filmin yap laca n Sabah gazetesinden duydum. Dikkatimi çekti, kim yap yor? Neden yap yor? Benim için önemliydi. Sonuç olarak benim de emek verdi im bir olayd. Bunun üzerine kendisine telefon ettim. Ne Metris ten firar eden TKP/ML dava tutsaklar taraf ndan kaleme al nan ve Temmuz 1988 tarihinde Yeni Demokrasi Dergisi nde yay nlanan Metris firar spekülasyonlar ve ibret belgeleri bafll kl aç klamadan al nm flt r;. Metristen firar eylemimiz; Her fleyden önce 12 Eylül felsefesi ve sistemine vurulmufl güçlü bir darbedir. Çünkü 12 Eylül ve onun temsil etti i sistemin özellikle devrimci, demokrat-yurtsever tutsaklara yönelik iflkence, zulüm ve kifliliksizlefltirme politikas n n uygulanmaya çal fl ld ve/fakat devrimci direnifl karfl - s nda yenilgiye u rat ld cezaevi cephesinde simgesi olan kale lerinden birinin içten y k l fl n, temellerinden oyuluflunu gösteren devrimci bir y ld r m harekat yd. Bin bir umut ve iddia ile açt klar zulüm ve iflkence yuvas Metris zindan ndan kaçmak 12 Eylül cuntas na vurulmufl olan siyasi bir darbedir. Ve bu eylem hedeflenen amac na ulaflm fl, devrimcilerin neleri baflarabilece ini Metris zindan n n alt - n oyarak dosta düflmana göstermifltir. Bu eylem halk m z n ve dünya devrimci kamuoyunun bilincine kaz nan siyasi bir k v lc md r... Üzerinden kufl bile uçmaz denilen ve 66 nc Mekanize Tümenin arazisi ve korumas alt nda olan Metris ten 29 devrimci ve komünistin firar etmesi TC nin ve özellikle 12 Eylül süreci boyunca halka kan kusturan Türk ordusunun prestijini ve otoritesini sarm fl askeri erkân ile politikac lar ordu ile polisin birbirine düflerek kamuoyu önünde aczine neden olmufltur... Komünist bilinç ve kararl l n devrimci uyan kl k ve yarat c l n olmaz lar olur yapabilece i hiçbir güç ve koflula boyun e meyip tam tersine boyun e dirilece inin bir kez daha kan tlan fl d r.... TKP/ML, DY, Partizan Yolu taraf ndan organize edilen ve TDKP davas ndan tutsaklar n da firar kapsam na al nd Metris firar nda devrimci dayan flma ve eylem birliklerinin pratikte yeniden flekillenifli olmufl, devrimciler aras nda güven ve güç birli inin artt rt c bir fonksiyonda üstlenmifltir. ad na yap yorsun? Bir görüflelim. Bizim niye haberimiz yok dedim. Bu sürecin özneleri biziz. Geçmiflte bu ifli yapan, bu ifle emek veren insanlar z ve bu insanlar n hepsi yafl yor. Gidip arkadaflla görüfltük. Biz film yap lmas - na karfl de iliz ama en az ndan ahlaki davranmas gerekirdi. Gelip bu iflin özneleri ile görüflmesi gerekirdi. flin özneleri yafl yor hiçbiri ölmemifl. Filme o ruhu vermesi, en az ndan gerçekli i dile getirmesi için böyle bir fley gerekiyordu. Yapt do ru de il. Bu flekilde konufltuk. De iflik bir fley, onun için dikkatimi çekti dedi. Olabilir dedik, ama bizim gerçeklefltirdi imiz bir eylemden hareketle nemalanmaya çal flmana karfl y z dedik. Yoksa biz bunu yapt k, kimse bunun üzerinden konuflamaz, film yapamaz gibi bir bak fl m z yok. Bütün kesimlere mal olmufl bir eylemdir. Bunun üzerinde ipotek koyma, patenti bizdedir, kimse kullanamaz gibi bir düflüncemiz olamaz. - Peki sizin kayg lar n z n filmde dikkate al nd n söyleyebilir misiniz? - Filmi de izledim. Gerçekten bu kadar basit de il firar gerçeklefltirmek. Yaflamayan bilemez. Filmi gidip izleyen firar n çok kolay, e lence havas nda örgütlendi ini düflünecek. Yok efendim havaland rmaya ç k yorsunuz türküler, halaylar. Ay p gerçekten. Metris firar, Metin Ye in ve benzerlerinin ifltah n kabartan bir örnektir. O çok zor koflullarda gerçeklefltirilen bir eylem oldu u için bu arkadafl n da dikkatini çekiyor. Bu arkadafl geldi i çevreye bak yor teslimiyet görmüfl, y lg nl k görmüfl. Metris firar bir goldü. Bunu biz söylemifltik. Metin Ye in in icad de il bu.12 Eylül e at lan bir gol dedik. Bu arkadafl kendisine ait olmayan bir fleyin üzerinden nemalanmaya çal fl yor. Metin Ye in Güney Amerika da sene gezmifl ama arkadafl geldi bizim 12 Eylül e gol dedi imiz bir eylemden hareketle kendini sol çevrelere pazarlamaya çal fl yor. Kendini pazarlama mant d r bu. Bu arkadafllar n hepsinin özgürlü e kavuflmak için gösterdikleri iradeye sayg duymak gerekir. Yap lan h rs zl kt r. Baflka bir fley de il. Baflkas n n gerçeklefltirdi i bir eylemi al p kendi hesab na pazarlamak, bundan nemalanmaya çal flmakt r. Bu filmden hareketle kendini sol çevreye pazarlamaya çal flmakt r. Kendi eme ime sahip ç kma anlam nda beni yaralam flt r. Arkadafllar m zla birlikte büyük emekler verdi imiz böyle bir eyleme sayg duyulmal. Bu arkadafl n eme e sayg s olsayd gidip bu arkadafllarla konuflur. Onlar n r - zas n alarak bunu yapmaya çal fl rd. -Metin Ye in in Metris üzerine çekti i bu filme sizinle birlikte firar eden Dev-Yol davas ndan baz firariler de dan flmanl k yapt - Bu ifle emek veren, her fleyini üstlenen organizasyonu yapan bizdik. Biz böyle bir fleyi örgütlemifliz ve sizi buna dâhil etmifliz en az ndan insanda belli bir vefa olur. Birçok arkadafl n sanki kendileri bu ifli yapm fllar gibi ya da tüneli kazan, çal flan; t kand nda sorunlar aflmak için fikir üreten onlarm fl gibi dile getirmeleri çok ay pt r. En az ndan bu arkadafllardan bunu beklerdim; Bu arkadafllar bunu yapt lar bizi de dâhil ettiler demelerini beklerdik. Bu arkadafllardan baz lar bugün bu filmden hareketle sanki kendileri bu ifli gerçeklefltirmifllermifl gibi bir alg yaratmaya çal fl yor. Dev-Yol dan arkadafllar n d flar ç kt nda onlar karfl layacak Halk kitleleri kökleri arz n merkezine filizleri günefle uzanan bir a aca benzer. Yediveren misali sürekli yeflillenir allan r çiçek açar. Meyve verir. Ba lar zay flad - ndan dolay sarar p solan bir k s m yapraklar Eylül rüzgârlar yla savrulur gider. Bazen filizk ran f rt nalar don olaylar sonucu dallar, yapraklar ve çiçekler tarumar olur, a r darbeler ve yenilgilerde al r. Halktan kopuk burjuvazinin kuca na at lan burjuva ayd nlar akvaryumdaki bal klar n yaflam flartlar güvencesi ve özgürlü ü kadar egemenler taraf ndan kendilerine çizilen s n rlar içerisinde kalem oynat rlar. Onlar n umutlar ve güvencesi öz güçleri ve halka dayanmalar de il... Zay f ve güçsüz ba larla ba l olduklar halk saflar ndan henüz kopamam fl ancak burjuvazinin foseptik çukuruna do ru sallanan burjuva ayd nlar devrimcilerle ve halkla yak n iliflkiler içine girmeleri onlar tan y p anlamaya çal flmalar s n f mücadelesine güç verip ondan güç almalar içten önerimizdir. Böylece halk ve devrimcileri tan d kça sevecekler ve güven duyacaklar bununla birlikte böyle samimi bir çaba onlar n güçsüzlü üne de çare olacak. Metristen firar gibi eylemler yaflan lan süreçte kifli grup ve örgütlerin yaklafl mlar - n ve niteliklerini aç a vurduklar birer turnusol ifllevi de görürler. Toplumun her kesitini sars p etkileyen böylesi olaylar karfl s ndaki olaylar (Tav rs zl k da bir tav rd r) s n fsal ve siyasal mevzileniflteki konu ve ifllevleri daha net gözler önüne serer,ayr flt r r. Tünel faaliyeti 4 kez k l pay denilebilecek riskler atlatm flt r. Bunlardan birinde idarece fark edilip firar engellenebilir ya da fark eden idare firarileri toplu katletme yoluna gidebilirdi. lk baflta organizasyon kontenjan için 15 kifli civar nda bir say düflünülmüfl bu say yo un talep ve istek nedeniyle önce 22 ye sonuç olarak da 30 kiflilik bir s n ra ç kar lm flt r. kimseleri yoktu. Onlara olanak yaratt k. Bu arkadafllar istedikleri yerlere b rak ld. Buna ra men Dev-Yol dan bir tak m arkadafllar son derece vefas z davranm flt r. Bu ahlaki de ildir. Yaz k gerçekten. Bir fleyler yaratabilselerdi. Bir de er yaratabilselerdi. Ama gerçeklefltiremediler. Sadece içinde yer ald klar bir eylemi kendileri yapm fl gibi göstermeleri kadar ay p ve sahtekârca bir davran fl olamaz. Film vesilesi ile bu eylemi kendine mal etmeye çal flan arkadafllar çok ay p etmektedir. Sahip ç ks nlar elbette. Ancak ruhuna sahip ç ks nlar. Bu arkadafllar n yerinde olsam en az ndan sayg duyar m. - Film genel olarak sol-ilerici, devrimci kesimlerce bir elefltiriye tabii tutulmadan kabul edildi ve kitlelere sunuldu. Buna dair görüflünüz nedir? - Sol-ilerici bas n n da Metris le ilgili haber yaparken Metin Ye in le de il sadece bu iflin gerçek özneleri ile görüflülmesi gerekiyor. Metin Ye in sol çevrelerde sanat anlam nda yaflanan bofllu u kullanmaktad r. Güney Amerika ya karfl sol çevrelerde büyük bir sempati söz konusu. Böyle olunca Metin Ye in de böyle bir konuyu gündeme getirince birçok kurum sorgulamadan hemen olay n üzerine atlam flt r. Metin Ye in bu çevrelere kendini pazarlama mant ile yapm flt r, bu da bizim aç m zdan ac d r. Bizim de erlerimizin üzerine basarak bunu yapmas ve sol ve ilerici çevrelerin bunu böyle kabul etmesi ac d r. En az ndan daha özenli davranmalar gerekirdi.

10 flçi-köylü 10 Gö ün yar s Kad n Hekimler Bilimde Cinsiyet Ayr mc l ve Kad n Sa l Politikalar n Tart flt Kongremiz, çat flmal ortamda yükün a rl n kad nlar n, çocuklar n çekti i bir ülke tablosunda gerçekleflse de yüksek entelektüel tart flmalar n ötesinde bir dönüflüm umudu içeriyor. Tabipleri Birli i (TTB) Merkez Konseyi Kad n Hekimlik ve Kad n Sa l Kolu ile Ankara Üniversitesi Kad n Çal flmalar Anabilim Dal n n ortaklafla düzenledi i II. Kad n Hekimlik ve Kad n Sa l Kongresi May s tarihleri aras nda Ankara da gerçeklefltirildi. lk kongrelerini Mart 2008 de Kad na Yönelik fiiddet ana temas yla gerçeklefltiren hekimler ikincisini düzenledikleri kongreyi Kad n Görmeyen Bilim ve Sa l k Politikalar ekseninde ele ald lar. Kongrenin aç l fl konuflmas n yapan TTB Merkez Konseyi Baflkan Elif K rteke, Kongremizi nüfus politikalar arac l yla kad nlar n d flland, bilimde cinsiyetçili in egemen oldu u, kad n bedeni üzerindeki eril tahakkümün çok c l z sorguland ve kad nlar n yönetsel süreçlere çok kat lmad bir ortamda yap yoruz. Kongremiz, çat flmal ortamda yükün a rl n kad nlar n, çocuklar n çekti i bir ülke tablosunda gerçekleflse de yüksek entelektüel tart flmalar n ötesinde bir dönüflüm umudu içeriyor. Kapitalizmin ataerkil bak fl n de ifltirip baflka bir görme biçimiyle t p grubunun elefltirisinin yap lmas gecikmifl ama do ru bir ad m dedi. K rteke nin ard ndan söz alan Ankara Üniversitesi Kad n Sorunlar Araflt rma ve Uygulama Merkezi nden Gülay Toksöz, sosyal bilimler alan nda feminist perspektiften de erlendirmelerin güç kazand n, ancak teknik bilimler alan nda kad n bak fl aç s n n henüz güçlü olmad na vurgu yapt. Kongrede sunum yapan baz isimler ve konular ise flöyle; fiirin Tekeli Bilimin Konusu Olarak Kad n Bedeni ; Gülnur Savran Modern T p ve Bilimin Kad n Bedenini Denetleme Biçimi, Ayfle Ak n T p Alan nda Toplumsal Cinsiyet Ayr mc l ile Mücadele, Özge Yenier Duman Cinsiyetçi Ortam ve Ruh Sa l - m z Ayfle Day ise ABD Feminist Sa l k Merkezlerinin T bbileflme ile Bafla Ç kma Stratejileri. 3. Genç Kad n Buluflmas bir ihtiyac n ürünüdür! Ezilen s n flar n karfl karfl ya kald hepimiz nezdinde malum olan bask ve zulüm tüm h z yla sürerken kad nlara yönelik çifte sömürü de her an kendini yeniden ve yeniden üretmeye devam ediyor. Egemen sistem sadece yoksullukla, açl kla, iflsizlikle de- il fliddet, taciz, tecavüz, töre gibi kad n olmam zdan kaynakl sald r larla da biz kad nlar n hayat n mahvetmeye çal fl yor. Egemenlerin bizlere reva gördü ü genel sald r - lara karfl mücadele ederken, bir taraftan da kad n olmam zdan kaynakl yaflad m z sorunlara karfl baflta biz kad nlar n mücadele etmesi de olmazsa olmaz bir zorunluluktur. Bu zorunlulu u fark etmenin, çevremize, ezilen kad n kitlelerine de fark ettirmenin oldukça zor oldu u bir gerçek. Ancak ataca m z her ad m bize dayat lan çifte zincirin yeni bir halkas n k rmak demektir. Sokakta, medyada, aile ortam nda, okulda, iflyerinde ve hatta örgütlülüklerimizde bu zincirlerle karfl karfl ya kald m z bir gerçektir. Bu zincirleri k rabilmenin ad m olarak bir süredir elbette çeflitli eksiklikleri de ilerleyen kad n çal flmalar m z n ad mlar olarak 2 kez gerçeklefltirdi imiz kad n buluflmalar m z n önemi büyüktür. Özellikle kitle faaliyeti aç s ndan kad n buluflmalar - m zdan henüz istedi imiz verimi alamam fl olsak da özellikle kad n arkadafllar m z n kad n sorununa karfl ilgisinin artmas, belli düzeylerde kad n sorununa dair araflt rmalar n yap lmas anlam nda buluflmalar m z olumlu olmufltur. Son süreçte ise YDG li genç kad n arkadafllar m z n da ciddi katk lar sundu u, içinde bizzat bulundu u Yeni Demokrat Kad n çal flmalar n n bafllamas ile birlikte kad n çal flmalar m z daha farkl, daha genifl kapsaml bir sürece evrilmifl durumda. Baz alanlar - m zda kad n arkadafllar m z n bir araya gelip Tecavüz kültürüne karfl özgür yar nlar yaratal m! stanbul Demokratik Özgür Kad n Hareketi bir süredir Özgür yaflam kural m tecavüz kültürünü aflal m fliar ile yürüttü ü kampanya kapsam nda stanbul da bir eylem gerçeklefltirdi. 23 May s günü saat te Taksim Tramvay Dura nda bir araya gelen Kürt kad nlar devletin taciz tecavüz kültürünü meflrulaflt rarak yayg nlaflt rd n dile getirerek buna karfl mücadele edeceklerini hayk rd. Yöresel k yafetleri, sar -k rm z -yeflil saç bantlar, z lg t ve alk fllar oldukça coflkulu bir atmosfer yaratan Kürt kad nlar Jin Jiyan Azadi vb. sloganlar ile Galatasaray Lisesine kadar yürüdü. Yürüyüflte fierzan Kurt un resimleri tafl n rken tutsak Kürt çocuklar n n serbest b rak lmas n isteyen çok say da döviz tafl nd. Bas n n ve çevreden geçenlerin yo un bir ilgi gösterdi i ve oldukça kitlesel olan eylem lisenin önünde bas n aç klamas n n okunmas ile devam etti. Aç klamada devletin Kürt kad nlar n taciz, tecavüz ve asimilasyonla teslim almaya çal flt, buna karfl özgür yar nlar yaratarak tecavüz kültürünün afl labilece i dile getirildi. Aç klama da fierzan Kurt un katledilmesi, ran da gerçekleflen idamlar ve TC nin s n r ötesi operasyonlar da protesto edildi. bir ihtiyac n ürünü olarak kad n çal flmalar - n tart flmas ve somut ad mlar atmas yla bu süreç kendini göstermifl bulunuyor. Hali haz rda birçok alan m zda da kad n çal flmalar - na dair hedefler tart fl l yor. YDK çal flmalar belli bir kitlenin toparlanmas n sa lam fl, var oldu u yerlerde k s tl pratik ad mlar atarak çevremizdeki örgütsüz kitleler nezdinde ciddi bir ilgi oda haline gelmifl durumda bulunuyor. Sadece kitle faaliyeti aç - s ndan de il örgütlülü ümüzün de ciddi olarak içinde var etti i ataerkil zihniyeti yok etme anlam nda da kad n çal flmalar daha flimdiden meyvelerini veriyor. Birçok kad n arkadafl m z n bile hala kad n sorunun önemini, ciddiyetini içsellefltiremedi i, bu yüzden baflka çal flmalara verdi i enerjiyi, eme- i kad n çal flmalar na vermedi i bir gerçektir. Ancak bu tarz çal flmalara kat lman n bu gerçekli i tersine çevirmenin en önemli arac oldu u görülüyor. Kad n sorununun varl n bile inkâr eden ya da edilgenlik zincirine boyun e mifl baz arkadafllar m z aç s ndan tüm eksikliklerine ra men kad n çal flmalar na kat lmalar n n önemli olumluluklar daha flimdiden aç a ç kmaya bafllad. Hâlihaz rda daha yürüyecek çok yolumuz da olsa böylesine olumlu etkiler yaratan faaliyetlerin ilerlemesinin aç a ç - karabilece i ilerletici etkileri tahmin etmek zor de il. Gerek kitle faaliyeti gerekse örgütlülü- ümüzün kendi iç dinamiklerinde ortaya ç kan ataerkil zihniyetin yo un bir flekilde kendini var etmesi de eksikliklerimizin ve buna paralel olarak görevlerimizin ne kadar fazla ve bir o kadar önemli oldu unu gözler önüne seriyor. 25 Kas m, 8 Mart gibi kad n sorununun daha çok gündeme geldi i dönemlerde de yank s n bulan bu süreci ileriye tafl mak, eksikliklerimizi gidererek ad mlar m z büyütmek bizim elimizde. Kad n çal flmalar m z n belli bir mesafe kat etti i alanlarda bile ortaya somut politikalar koyma, kad n sorunu ba lam nda kitle faaliyeti yürütme, refleks eylemler ortaya koyma, konu özgülündeki güncel, teorik araflt rma inceleme faaliyetlerini sürekli k lma vb. konular nda eksiklikle- Aç klaman n ard ndan BDP milletvekili Sabahat Tuncel ve BDP efl baflkan Gültan K flanak birer konuflma yapt. Hakkari Siirt te yaflanan tecavüz olay ndan sonra 15 May s 2010 günü BDP Demokratik Özgür Kad n Hareketi taraf ndan Hakkari de yap lan bas n aç klamas yla 1 y l sürecek Özgür Toplumu Yaratal m, Tecavüz Kültürünü Aflal m kampanyas bafllat lm fl oldu. Aralar nda BDP stanbul milletvekili Sabahat Tuncel, eski DTP efl baflkan Emine Ayna ve Hakkari BDP il ve ilçe baflkanlar n n da bulundu u kitle Hakkari BDP il binas önünde topland. Buradan yürüyüfle geçildi ve 14 yafl ndaki Hatip Kurt un sivil polislerce yerlerde sürüklenerek gözalt na al nd yere gelindi. Bas n aç klamas burada gerçeklefltirildi. Aç klamada Siirt teki tecavüz skandallar na dikkat çekildi. Aç klamadan sonra ran da yaflanan idamlara dikkat çekmek için ran Cumhurbaflkan Ahmedi Nejat n kuklas n yakan kitle, buradan sloganlarla kent merkezine do ru yürüyüfle geçmek istedi. Yürüyüfle izin vermeyen polis, kitleye sald rd. Ç kan çat flmada kolluk kuvvetleri bol miktarda gaz bombas kullanarak onlarca kifliyi de gözalt na al nd. Siirt protestosu BDP Hakkari l Binas önünde toplanan Kad n Meclisi üyeleri buradan Cumhuriyet Caddesi ne yürüdüler. Burada Kad n Meclisi ad na aç klamay okuyan Hatice Demir; Hüseyin Üzmez vakas n da hat rlatarak adli t p raporlar yla sap k Üzmez i aklamaya çal flt - lar. fiimdi ayn mant k Siirt te yaflanan tecavüz olaylar n kapatmak istemektedir. Siirt te yaflananlar devlet ve erkek fliddetinin en üst seviyeye ç km fl halidir dedi. Kent Kad n Meclisi üyeleri Kad n ve Aileden Sorumlu Devlet Bakan ve Milli E itim Bakan n istifaya ça- rarak aç klamalar n sonland rd lar. (Mersin) rimiz bulunuyor. Bu yüzden eksikliklerimizi giderme, tart flmalar m z daha verimli hale getirme, somut politikalar ortaya koyup kad nlar örgütleyebilme noktas nda kafa yormak, harekete geçmek, enerji harcamak, politikalar - m z ortaklaflt rmak gibi hedeflerimiz olmal d r/vard r. Bu hedefler do rultusunda ortaya konacak olan 3. kad n buluflmam z çok önemli bir anlam içermektedir. Daha önce 2 kez gerçeklefltirdi imiz kad n buluflmalar m zdan daha farkl bir süreçte yapaca m z 3. kad n buluflmam z gerek genel sorunlar m z gerek de sürece dair olumsuzluklar aç a ç kart p tart flabilme anlam nda çok önemlidir. Kuflkusuz buluflmam z n önemini, verimini art - racak olan her alandan özellikle kad n arkadafllar m z n buluflmaya gösterece i kat l m, katk ve ilgidir. Yeni Demokrat Kad n çal flmalar na dair ad mlar n at ld flu süreçte kendimizi tan mlama, ataerkil zihniyetle hesaplaflmak için çeflitli ad mlar atma, tart flmalar yürütme, farkl kesimlerden kad nlara nas l gidece imiz konusunda belli veriler elde etme, deneyimleri paylaflma gibi bir dizi ihtiyaç gerek YDG nin gerek YDK n n kap - s na dayanm fl bulunuyor. Bizim gösterdi imiz ilgi, kat l m ve yapaca m z katk lar neticesinde 3. kad n buluflmam z söz konusu ihtiyaçlar n giderilmesi aç s ndan önemli kazan mlar aç a ç kartabilir. Buluflmay bu çerçevede de erlendirmek ve ona göre destek sunmak gerekiyor. Bu gereklilikler çerçevesinde, Ankara da, 5-6 Haziran tarihlerinde gerçeklefltirece imiz kad n buluflmam za baflta Yeni Demokrat Kad n arkadafllar olmak üzere her alandan faaliyetçilerimizi, okurlar m z bekliyoruz. (YDG MERKEZ KADIN KOM SYONU) Urfa da 3 kad n intihar girifliminde bulundu Urfa da 3 kad n farkl nedenlerle intihar girifliminde bulundu. Kad nlardan 2 sinin hayati tehlikesinin devam etti i belirtildi. Urfa merkeze ba l Karaköprü Beldesi nde Turizm ve Otelcilik Meslek Lisesi nin pansiyonunda, yat l olarak okuyan K.H.A. isimli genç kad n, çok say da hap içerek yaflam na son vermek istedi. Urfa Çocuk Hastal klar Hastanesi ne kald r lan genç kad n n midesi y kand ktan sonra serviste gözlem alt na al nd. K.H.A. n n sa l k durumunun iyiye gitti i bildirildi. Selahattin Eyyübi Mahallesi nde ise K.Ö. adl 13 yafl ndaki k z çocuk ise evde buldu u sinir ilaçlar ndan çok say da içerek intihara teflebbüs etti. Urfa E itim ve Araflt rma Hastanesi ne kald - r lan çocu un acil serviste midesi y kan rken, durumunun ciddiyetini korudu u bildirildi. Bu arada K.Ö. nün 56 yafl ndaki babas Hüseyin Cahit Özbay ve 48 yafl ndaki amcas smet Özbay ifadeleri al nmak üzere gözalt na al nd. Birecik lçesi nin Kurtulufl Mahallesi nde ise iddiaya göre, 31 yafl ndaki Han m K l ç adl kad n, annesi ile tart flmaya bafllad. Tart flman n ard ndan sinirlenen K l ç, evde bulunan Paxera adl ilaçtan 14 tane içerek intihar etmek istedi. Birecik Devlet Hastanesi ne kald r lan K l ç n sa l k durumunun ciddiyetini korudu u ö renildi.

11 Kavga okulu flçi-köylü 11 Ölümün kuca nda zaferi mufltulamak Haziran da ölmek zor diyorlar. Oysa ne kolay ölünüyor Haziranlarda. Ölümlerin a rl ve zorlu u ideallere ba l d r. Ölümler var umutsuzluk afl lar, ölümler var umut afl lar. Anlataca m ölüm umut eken, coflku veren ve kin bileyen ölümdür. H d r Do an (Cengiz) yoldafl n ölümü yüce bir ölümdür. Bir gelene- in sürdürücüsü, yaflat c s d r o. May s n Haziran a devrildi i ve sar s - ca n ortal atefle verdi i günde yani Haziran n dördündeydik ve a ac n dallar nda tomurcuklar patlamaya haz rd. Toprak anan n cömertli inde biz çocuklar gibi sevinçliydik, s ralar halinde yürüyüflteydik. Sar s ca n alt nda orman n bitti i ç plak bir vadide kan ter içindeydik. Kayalar n gölgesine att k kendimizi. Bir süre dald k hülyalara sonra, her birimiz en tatl yerinde nöbetçi yoldafl n uyand rmas yla kalkt k, akflam yeme ine oturduk. So an k rd k, çökelek sard k ve çay yudumlad k. Yarenlik ettik bir süre. Ç k nlar m z ba lad k, do rulup aya a kalkt k, çevreyi gözden geçirdik, yönümüzü belirledik. Birerli s ralar halindeydik ve uçar ad md k. Toplam befl cand k. Ve biz bu say yla bir gerilla birli i de ildik. Keflif yapmak için birli imizden tam on befl gün önce ayr lm flt k ve yoldafllar m z özlemifltik, yeniden birlik olmak için ayaklar m z n alt ndan akan toprak, toprak ve toprakt. Birerli yürüyüflümüzde savunma mesafeli ve birbirimizi kollama vaziyetinde üç saati iki saate s d rarak karanl ktan önce mezraya vard k. Kerpiç evlerin önünde oynayan çocuklar, a la giden kad nlar, ka n y onaran erkekler gurbetten gelen bir yak n gibi karfl lad lar bizi. Zaman dar, zaman insafs zd ve biz ayr lmak zorundayd k bu hasret çeflnisinden. Yeniden görüflmek üzere kavillefltik. Ekmek, ya, çökelek, çay doldurdular ç k nlar m za ve düfltük yollara s rtl klar - m z kuflanarak. stanbul da flehir askeri faaliyeti yürütürken partisinin ça r s n hiç tereddütsüz kabul ederek 1991 y l nda özlemini duydu u da lar n n kartal oldu H d r Do an. 6 Haziran 1992 y l nda Dersim de ç kan çat flmada Karar vermede tereddüte yer yoktu fiimflek çakt, k l ç gibi gökyüzü ve ya mur bofland. Ya mura inat mola vermedik. Yükümüz a rlaflt ya mur tüm h rç nl yla bofland, dinmek bilmiyordu. Bir süre yolu kaybettik. Bazen patikay bulduk bazen kaybettik derken tümden kaybettik ve hedefledi imiz konaklama yerine zaman nda yetiflememe kayg s içimize sindi ve bulundu umuz arazi hiç de konaklamaya elveriflli de ildi. Karanl yaran flafakla vard k bir köye ve ya mur bir saat olmufltu dural, art k patikay kaybetmek olas de ildi. Köye girmeden gayet temkinli bir flekilde boydan boya ad mlad k patikay, vard k bir orman n k y s na, s ska ve küçük dallar n alt nda mola verdik. Kimimiz kuru dallar toplad k kimimiz atefl yakt k. Birimiz çay sürdü ateflin üstüne, slak elbiselerimizi kurulamaya durduk. Ancak her ne hikmetse bir nöbetçi ç karmay ak l edememifltik. Bir ara üstümüzdeki kayal klarda gezinen düflman güçlerini fark ettim. Beynim zonklad. fiimflekler çakt gözlerimde, yüre im s k flt. Kendimizi ateflin yan ndaki tafl n dibine att k, ancak silahlar m z 3 4 metre uzakta kalm flt. Komutan m z bir kaplan çevikli iyle atlad, ald silah n. Ben ve arkamda Cengiz (H d r Do an) silahs zd k. Onun düflmana karfl l k vermesini f rsat bilerek Cengiz yoldafl n silah n ald m ve kendisine f rlatt m. Bu arada Ünal silah n alm flt. Bu kez Cengiz in salvo at fl yla silah ma kavufltum. Yerime ulafl nca toplu flekilde düflman n üzerine kurflun ya d rd k. Her fley an meselesiydi. Kurflun bir yanl fl affetmiyordu. Karar vermede tereddüde yer yoktu. Geri çekilmeye bafllad k. Atefl hatt nda temkinli ve so ukkanl davrand k geri çekilirken. Düflman n att bombalar önümde büyük gürültülerle patl yordu. fiarapnel parçalar üstüme ya yordu. Bafl m kanlar içinde kald. Sürünerek Cengiz in yan na sokuldum. Cengiz bo az ndaki yazmay ç - kar p yüzümü sildi sonra elimi sard. Ve srarla kendilerini b rak p uzaklaflmam söyledi. Bu srar yerine getirmedim. Bu arada ikinci bir gürültü koptu ve komutan - m z yara ald. Ormana çekilmemiz için yar ç plak bir alandan geçmemiz gerekiyordu. Dördümüzden ikisi yaral yd. Vurulma ihtimalimiz çok yüksekti. Komutana durumu rapor ettim. Komutan n Herkes oldu u yerde konumlans n deyifli bize s cak bir güven verdi. Sonra bir üçgen kuraca z herkes bu üçgenin bir kenar n koruyacak diye ekledi. Çat flma tüm canl l ile devam ediyordu. Dereye giden Canan dan umudu kestik. Yoldafllar m zdan böyle ö renmifltik Saat 6.00 da bafllayan çat flma kesintisiz iki buçuk saattir devam ediyordu. Mermilerimizi idareli kullanmam z gerekiyordu. Herkes kendi inisiyatifini kullanacakt. Bu esnada ba r flmalar oldu düflman saf nda. Komutanlar flöyle diyordu; Ulan... çocu u kim sana dur dedi. Bilmiyor musun komutun vur oldu unu. Asker yalvaran bir sesle ama komutan m uyumufltu demesine ra men. Bu son söz kalbime b çak gibi sapland. Demek ki Cengiz i, o korkusuz da kartal n, bana sen geri çekil diyen yoldafl m Komutan flehit düflen Cengiz in mevzisine geçip silah - n ve cephanesini almay düflündü. Ve bana bunun için düflman sindirecek flekilde atefl etmemi istedi. Benim atefl etmeme ra men düflman da olay tahmin etmifl olacak ki Cengiz in bulundu u noktay çok kötü flekilde MG3 makinal tüfe iyle dövüp duruyordu. Düflman ö leden sonra birkaç deneme daha yapt, bize yaklaflmak istedi fakat hiç birinde baflar l olamad. Saat 3.30 gibi Ünal mevzisine isabet eden Naki Göksu; topra a düflen H d r Do an yoldafllar n n ve Hozat halk n n haz rlam fl oldu u görkemli cenaze töreniyle günefle u urland. Cenaze günü kepenk indiren esnaf devletin tüm bask lar - na ra men cenazeye eksiksiz kat ld. bir roketle iki yerinden yaraland. Akflam n yaklaflmas yla yaflama olan inanc m yavafl yavafl artmaya bafllad. T KKO gerillas n n her flart alt nda bu gelenek ve de erlere sahip ç kaca na dair içti i anda ba l kalmas gerekiyordu. Bazen bu de erlerin bedeli ölüm bile olsa. Yoldafllar m zdan böyle ö renmifltik. Geleneklerimizin de erlerimizin iyi bir koruyucusu olmak istiyordum. Daha 6 7 saat önce en a r bedeli ödeyerek flehitler kervan na kat lan Cengiz böyle yapmam fl m yd? Çat flmada tek kolu kopan fiefik Karaa aç tek koluyla büyük kay plar verdirmemifl miydi? fiehitler kervan na böyle kat lmam fl m yd? Düflmandaki sinmeyi ve gerilemeyi gördükten sonra bir gerillan n susmayan silah n n gücünü daha iyi kavr - yordum. Silah n arkas ndaki davas na, halk na, partisine inançla, bilinçle ba l bir gerilla olursa bu silah n yenemeyece i hiç bir güç yoktur. Saat s ralar boynumdan yara ald m. Saat: s ralar düflman geri çekilmeye bafllad. Art k kavratm flt k bizleri teslim alamayaca n, yenemeyece ini. Verdi i kay plar n daha çok artmas ndan korktu u için geceleyin daha büyük sald r larda bulunaca m zdan korktu u için geri çekildi. Ve yenilgiyi kabullenmiflti. Çünkü 14 saattir 32 havan, 50 den fazla bomba ve roket kullanm flt. Birçok lav at fl eflli inde makinal tüfekle binlerce mermiyle bizim mevzilerimize sald rm flt. Biz ye kadar bekledikten sonra flehit düflen Cengiz in üzerindeki cephane ve silah n al p aln na kondurdu umuz öpücük, içimize att m z kin ve gözyafllar yla uzaklaflt k (Bir yoldafl ) Malatya do umlu olan Naki Göksu (Ünal) Partizanlarla y llar nda üniversitedeyken tan fl r. Haziran 91 de gerilla birli i ile düflman aras nda ç kan çat flma on saat sürer. Göksu yaralan r ve birlikte ayr düfler. Ve sa olarak düflman n eline tutsak geçer. Yaral haliyle Mazgirt e ba l Ataç nar köyüne getiren düflman köylülerin önünde ona, yoldafllar n n yerini söylemesi ve piflmanl k getirmesi amac yla iflkence yapar. Naki, onlarla alay eder, yoldafllar na zaman kazand r r ve halka propaganda yapar. Zavall duruma düflen binbafl köylülerin gözü önünde 8 Haziran 1991 de Göksu yu kurfluna dizer. KAVGADA ÖLÜMSÜZLEfiENLER Aziz Akp nar; Proleterya Partisi saflar nda mücadele yürüten Aziz Akp - nar, 17 Haziran 1978 tarihinde polis taraf ndan Tarsus ta katledildi. Aziz Aras; Proleterya Partisi saflar nda mücadele yürüten ve Karsl olan Aziz Aras, 16 Haziran 1980 tarihinde stanbul da gözalt na al narak iflkencede katledildi. Bu operasyon s ras nda Aziz Aras ve T KB militan Songül Kayabafl da iflkence sonucunda katledildi. Mehmet Kalkan; 1952 Tunceli Hozat Buzlup nar köyünde dünyaya gelen Mehmet Kalkan (Metin) stanbul da Cevizli Tekel Yedek Parça Fabrikas nda iflçi olarak çal fl r. 14 Haziran 1987 tarihinde Diyarbak r da iflkencede ser verip s r vermeme gelene inin sürdürücüsü olarak ölümsüzleflti. Y ld z Çiçek; 1968 de Dersim Merkeze ba l Gevrek köyünde dünyaya gelen Y ld z Çiçek (Kinem) 1989 da gerillaya kat ld. Artvin fiavflat ta 1 Haziran 1992 de ç kan çat flmada komutan Kinem flehit düfler ama yoldafllar çemberi yarmay baflar r. Sevinci kursa- nda kalan kontrgerilla flefi Mehmet Sezbillabban öfkesini askerlerine Beni fiavflat halk na rezil ettiniz diyerek gösterir ve bu h rsla Y ld z Çiçek in cans z bedenini fiavflat halk na teflhir etmeye çal fl r. Zülfü Y ld z; 1953 Elaz Karakoçan da dünyaya geldi. Devrimci düflüncelerle stanbul da Otomarsan fabrikas nda çal flt dönemlerde tan flt. Tüm Maden- Sen de örgütlü faaliyet yürüten Y ld z, bu süreçte Partizanlarla tan fl r. 12 Eylül döneminde k sa tutsakl ktan sonra yurtd fl na ç kar. 8 Haziran 1993 y l nda geçirdi i kalp krizi sonucu yaflam n yitirir. Ramazan K lavur (K lavuz); 1959 Urfa Siverek do umlu olan Ramazan K lavur, 1975 y l nda Partizanlarla tan flt. Faaliyetine Siverek te devam etti AFC si döneminde 4 y l tecritte 11 y l tutsak kald y l nda Bat Avrupa ya gitti. 3 Haziran 2001 de sviçre nin Luzenn kentinde intihar ederek yaflam na son verdi. Ahmet Karg n (Mehmet Zeki); 1963 Dersim Ovac k Tetufla köyü do umlu olan Ahmet Karg n, Partizanlara sempati duyarak gerillaya kat ld. Mehmet Zeki kod ad n alan Karg n, Erzincan-Ergani yöresinde para almaya gittikleri bir yerden dönerken konaklad klar s rada Erdal Aslan ad nda bir hain taraf ndan Haziran 1992 de öldürülür. Pusula Örgütlemede derinleflerek, kitle çal flmas nda yo unlaflmal y z! Devrimci ve komünist harekete karfl güvensizli i meslek haline getirmifl elefltiri hastal, içinden geçmekte oldu umuz sürecin tipik özelliklerinden biridir. Elefltiri ad alt nda umutsuzluk, karamsarl k tohumlar eken bu anlay fl sahiplerine karfl uyan k olmak her devrimci militan n görevidir. Bu tür y k c elefltirilerin, kitle hareketlerinin, devrimci hareketlerin görece geriledi i dönemlerde daha bir yo unlaflmas tesadüf olmazsa gerek. Tüm bunlar gerilemelere, yenilgilere yol açan yanl fl politikalar n sorgulanmas çabas olarak yorumlamak oldukça iyimser bir yaklafl md r. Çünkü bu kayg lar temelinde yap lacak olan elefltiriler y k c de il yap c, karamsarl de il umudu büyüten nitelikte olur. Öncelikle bugün tüm dezavantajlara ra men faaliyet yürüttü ümüz tüm alanlarda belirlenen politikalara uygun olarak ileri kitlelerle iliflkilerin gelifltirilmesi için s k bir disiplin alt nda, örgütlü güçlerimizin harekete geçmesini sa lamakt r. Kitle hareketlerinin görece geri oldu u, devrimci hareketin kitlelerle ba lar n n zay flad dönemlerde, ileri kitlelerle ba kurmak, onlar örgütlü yap - n n bir parças haline getirmek öncelikli görevlerimizin aras nda olmal d r. Hiç flüphesiz mevcut da n kl gidermek, örgütlülüklerimizin inflas nda derinleflmek için MLM bir birlik ve sa laml k ön kofluldur. Bu baflar ld oranda ileriye do ru hamleler yapman n yolu da aç l r. Çok iyi bilinmelidir ki; kafa kar fl kl n n, tereddütlerin oldu u bir ortamda hiçbir zorlu görev baflar lamaz. Tabii ki ideolojik birlik ve netlik burada anahtar rolü oynamaktad r. Dolay s yla bu konudaki tüm farkl l klar n aç a ç kar lmas, yetersizliklerin giderilmesi için pratik çal flmalar m z içeren genel ve bölgesel faaliyet raporlar üzerinde ciddiyetle durmak, yürütülen ideolojik ve teorik tart flmalar önemsemek oldukça önemlidir. Elbette ki farkl l klar m z gelifli güzel de- il, örgüt disiplinine uygun olarak dile getirip tart flmal y z. Ama her halükarda tart flma sürecine kat lmal y z. Ve tüm tart flmalardaki temel amac m z yap içinde en ileri düzeyde bir birli in yarat lmas olmal d r. fiüphesiz bu eksenli yürütülen tüm tart flmalar yaln z aram zdaki farkl l klar netlefltirmez; ayn zamanda birbirimizi ikna etme ve gelifltirme sürecine de katk sunar. Yine da n kl n, devrimci hareketin kitlelerle ba lar n n zay f oldu u dönemlerde en öncelikli görev, kitle ba lar n güçlendirecek olan taktik politikalar üzerinde yo unlaflmakt r. Peki bu politikalar kiminle uygulanacak? Tabii ki örgütle. E er asgari düzeyde mücadele içinde s nanm fl bir örgüt yoksa, belirleyece imiz takti in de bir anlam olmaz. Çünkü taktik, örgütle uygulan r; k sa ve uzun vadeli planlar örgütlü yap üzerinde yap l r. E er bugün s n f mücadelesi aç s ndan ortaya ç kan olumlu iflaretlerden söz ediyorsak; yapmam z gereken öncelikli ifl, ortaya ç kan bu iflaretlerle, proletaryan n lehine büyük kazan mlar n sa lanmas için sürece müdahale edecek örgütlü bir yap n n yarat lmas d r. Önümüzdeki süreçte iflçi, köylü, kad n, gençlik, yoksul semt emekçileri cephesinde bask lar, sömürüyü, zulmü hedefleyen hareketlerin geliflmesi pekâlâ mümkündür. Tarihi tecrübeler de bunun böyle oldu unu bize gösteriyor. Bu demektir ki; nicelik ve nitelik durumumuza bakmadan, var olan güçlerimizin böylesi süreçlere aktif olarak müdahale etmesini sa layacak bir örgütlülü ün yarat lmas d r. Bunun için ideolojik-teorik e itim ve yine pratik müdahalenin içte ve d flta nas l bir de iflime yol açaca n, kitlelerle ba kurmam za nas l hizmet edece ini, yaflanan tarihi tecrübelerle birlikte e itici bir tarzda ortaya koymal y z. Bunlar ifade etmek, her fleyi kendili inden hareketlere ba lamak anlam na gelmez. Tam aksine bu yaklafl m objektif duruma uygun olarak görevlerimizi belirleme anlam na geliyor. fiöyle ki; devrimci hareketin bugünkü objektif gücü, mücadelenin çeflitli alanlar nda ezen-ezilenler çeliflkisini derinlefltirecek, pratik bir kitle hareketi yaratacak bir konuma sahip de ildir. Dolay s yla devrimci otoritenin, devrimci sayg nl n kitleler üzerindeki etkisinin zay flad dönemlerde, Tekel direnifli vb. pratiklerde oldu u gibi aktif bir tutum almak, ayn zamanda kaybedilenlerin yeniden kazan lmas anlam na da gelir. Böylesi pratik süreçlerin olumlu temelde derinlefltirilmesi beraberinde ezilenlere direnifl ça r lar yapmay, direniflleri örgütlemede öncü bir rol oynamay da kaç n lmaz hale getirir. Tüm sorun örgütlülük düzeyinde, kitlelerle zay flayan ba lar n, oluflan güvensizliklerin giderilmesi noktas nda dü ümleniyor. Yani soyut hedefler belirlemeden çok, somut görevler belirlemek; ama sürekli ileriye do ru s n f mücadelesi aç s ndan ç - tay yükseltmek olmas gereken en do ru tutumdur. Daha sade bir dille ifade edecek olursak, geriliklere, pratikteki at l durufllara her daim koflullar teorisi maskesini geçirmemeliyiz. Mevcut durumda en iyisini yapmak, bunun için koflullar zorlamak hedefimiz olmal d r. Ayn politikalar çerçevesinde baz çal flma alanlar nda daha olumlu sonuçlar al n yorsa, bu sonuçlarda oradaki çal flmalar yürüten faaliyetçilerin oynam fl oldu u daha militan, daha yarat c rolü kim inkar edebilir. Hedefe kilitlenmifl militanca yaklafl mlar n daha kopar c olaca kesindir. Bu temelde flekillenen faaliyetçiler kaç n lmaz olarak sürekli hedefleri büyütürler; var olanla yetinme anlay fl n yads rlar. Hiç flüphesiz içinde bulunan nesnel koflullar belirlemekle zor koflullara meydan okumak aras ndaki fark do ru kavramal y z. Yani koflullar n zorlu u geri bir durufl izlemenin gerekçesi olamaz. Bilakis daha yo un bir emek ve srarl çal flman n gereklili ine iflaret eder.

12 flçi-köylü 12 Söylefli Güvencesiz iflçiler olmadan s n f hareketinin büyümesi mümkün de ildir! Güvenceli çal flma koflullar, sosyal güvence ve sendika bir iflçinin sömürü düzeni karfl s nda insanca yaflam n sürdürebilmesi için olmazsa olmazlar ndand r. Ancak krizin daha fazla iflsizlik ve yoksulluk olarak halka dönüfl yapt bu dönemde bunlardan herhangi birini istemek bile bafll bafl na bir mücadele gerektiriyor! Tüm ifl alanlar n bir ahtapot gibi sarm fl olan güvencesiz çal flma ve onun en a r biçimi olan tafleronlaflmada bu dönemde emek cephesinin bütün kesimleri taraf ndan mücadele edilmesi gereken bir sömürü dalgas olarak karfl m zda duruyor. Tafleronlaflma eme in parçalanmas d r, iflçinin eme inin daha çok sömürülmesi ve iflçinin örgütsüzlefltirilmesidir. Tafleronlaflma daha fazla hak gasp ve hatta daha fazla ifl cinayeti-katliam demektir. Tafleronlaflma, Zonguldak ta yaflam n yitiren 30 iflçinin katilidir! Sald r lar n bu denli art fl gösterdi i bir dönemde birçok sendikan n gerek politikas zl ktan gerekse de rant sevdas yüzünden emek mücadelesinde ifllevsizleflti i görülmektedir. TEKEL süreci ve 1 May s döneminde bu durumun somutland n görüyoruz. flçi s n f n n de iflen yüzünü gören ve mücadelesini ona do ru gelifltiren Dev Sa l k- fl ve Esenyurt ta sendikal haklar için sokaktaki mücadeleyi sürdüren Belediye- fl stanbul 2 No lu fiube ile s n f hareketinde yaflanan de iflimler üzerine görüfltük. Dev Sa l k- fl Genel Baflkan Arzu Çerkezo lu: Bugün tafleron iflçiler, güvencesiz iflçiler örgütlenmeden Türkiye deki iflçi s n f hareketini yaratabil mek, büyütebilmek; bizler aç s ndan da önümüzde duran görevleri yerine getire bilmek mümkün de ildir. - TEKEL süreci ve 1 May s ile birlikte s n f hareketinde bir canlanma oldu unu görüyoruz. Siz bu durumu nas l de erlendiriyorsunuz? - Asl nda bu süreci 25 Kas m ile bafllatmak daha do ru olur. 25 Kas m (2009) da KESK in düzenledi- i genel grev ve bunun toplumsal etkileri ile bafllayan süreç ve ard ndan TEKEL direnifli, 1 May s; daha öncesinde de bizim sa l k alan nda güvencesizli e karfl yürüttü ümüz mücadeleler, parça parça da olsa var olan direnifller Tüm bunlar s n f hareketinde bir dönüm noktas olarak de erlendirilebilir. Bu süreçte; TEKEL in gösterdi i en önemli sonuçlardan biri güvencesiz çal flt rman n toplumun gündemine girmifl olmas d r. 4-C, direnifl öncesine kadar yaln zca sokaktaki insan de il, sendikac lar taraf ndan dahi bilinmezken, bugün herkesin bildi i bir gerçeklik halini ald. TEKEL in di er bir kazan m da güvencesizli e karfl mücadelenin sadece gerekli de il mümkün oldu unu da göstermesidir. Bunun yans mas 1 May s ta baflta Taksim olmak üzere Türkiye nin birçok yerinde kendini göstermifltir. TEKEL ve 1 May s sonras süreç gerek s n f hareketi gerekse sendikal hareket aç s ndan baflka bir dönemdir! Bu dönemin özellikleri, nitelikleri, görevleri de çok aç kt r ki ne sendikal ne iflçi hareketi ne toplumsal muhalefet ne de sol aç s ndan geleneksel biçim ve yöntemlerle karfl layabilmek mümkündür. Ve bu dönem, iflçi s n f n n sendikal ve devrimci örgütlerini yenilenmeye zorlayacakt r. - çinde bulundu umuz bu son dönemi flekillendiren en önemli konular n; iflçi s n f na yönelik güvencesiz/esnek çal flt rma, tafleronlaflt rma gibi politikalar oldu- undan bahsettiniz. Sizin Dev Sa l k- fl olarak sa l kta tafleronlaflt rmaya karfl bir mücadele hatt n z var. Bize deneyimlerinizden bahsedebilir misiniz? - Güvencesiz çal flt rman n en a r biçimi, tafleron sistemidir. Bugün sa l k hizmetlerinin neredeyse % tafleron eliyle yürütülmektedir. Sa l k Bakanl n n raporlar na göre Bakanl a ba l hastanelerde toplam 120 bin tafleron sa l k çal flan var. Buna üniversite, sosyal hizmetler vs. de eklersek, bu, bizim iflkolumuzda 150 binden fazla sa l k emekçisinin istihdam edildi ini gösteriyor. (Hemflirelik, laboratuar, görüntüleme, temizlik, yemek vs.) Biz her fleyden önce sa l k alan nda tafleronlaflt rman n iki temel soruna yol açt n söylüyoruz. Birincisi, sa l k hizmeti bir ekip hizmetidir. Bu ekip hizmetinin tafleron eliyle bölünüp parçalanmas hizmetin niteli ini olumsuz etkiler. Hastane yang nlar, bebek ölümleri gibi örneklerde de gördü ümüz gibi bu mesele yaln zca tafleronda çal flan iflçilerin de il, buralardan hizmet almak zorunda olan halk n da sorunudur. kincisi de; tafleron çal flman n var oldu u her alanda oldu u gibi iflçi ve emekçilerin kazan lm fl tüm haklar n (ifl güvencesi, k dem tazminat, y ll k izin, mesai ücreti gibi) ortadan kald rmay hedeflemektedir. Bu nedenle biz nsan ihaleyle çal flt r lmaz, sa l kta tafleron olmaz diyerek bir mücadele ve örgütlenme çal flmas yürütüyoruz. Bu fiili ve meflru örgütlenme ve mücadeleyi ayn zamanda birtak m hukuksal kazan mlarla da desteklemeyi hedefledik. Çal flma Bakanl na çeflitli raporlarla tafleron sistemin anayasaya ayk r oldu unu belgeledik. Bunun üzerine Bakanl k müfettiflleri örgütlendi imiz yerlere gelerek inceleme yapt lar ve bizim iddialar m z n do ru oldu unu gördüler. Ve Çal flma Bakanl bu çal flt rma biçiminin hukuka ayk r, yap lan ihalelerin muvazaa (hileli) oldu unu ve tüm iflçilerin iflbafl yapt klar ilk tarihten itibaren as l iflverenlerinin üniversite hastanesindeyse rektörlük, devlet hastanesindeyse Sa l k Bakanl na ba l oldu unu belgeledi. Bunun üzerinden bizim 5 üniversite, 2 devlet hastanesinde muvazaa raporlar m z kesinleflmifl durumda ve bunlar uygulatma aflamas nday z. Bizim bugünkü temel meselemiz, ilk olarak bu sendikal faaliyetimizi, Türkiye nin dört bir yan nda örgütlemek (flimdi birçok yerden yo un talep var, bunlar karfl lamak için çok çaba harc yoruz); ikincisi de bu karar ald rd m z alanlarda, kararlar uygulatabilmek (Çünkü gerçekten bu ülkede hukuku uygulatmak da bafll bafl na bir mücadele!) Üçüncüsü de sa l k alan nda çal flma yürüttü ümüz için bu alandaki tafleron çal flma/çal flt rmay yasaklatmak üzere bir mücadele yürütüyoruz. flte bu nedenle 7 Kas m da (2009) Türkiye nin birçok yerinden Ankara ya gelen tafleron sa l k iflçileriyle bir ilk yaparak meclise yürüdük, onlara bir dosya sunduk ve sa l kta tafleronlaflt rmay yasaklay n dedik. Sonra 26 fiubat ta Baflbakanl a yürüdük ve hükümetten anayasaya ayk r bu sistemi kald rmas n istedik. Önümüzdeki günlerde benzer eylemlere devam edece iz. Esas hedefimiz ve yap lmas gereken okulundan hastanesine, üniversitesinden belediyesine, tekstil atölyesinden inflaat sektörüne kadar esas çal flma yöntemi haline gelen güvencesiz çal flt rmay bu topraklardan silmek Sa l k alan ndaki bu kazan mlar - m z kuflkusuz ki tek bafl na yeterli de ildir. Ama iflçi s n f aç s ndan oldukça önemlidir. - Tafleron iflçilerinin örgütlenmesi, di er iflçi kesimlerine oranla daha zorlu bir süreç! Siz tafleron iflçiler aras nda örgütlenme çal flmalar n - z nas l yürütüyorsunuz? - Tafleron iflçi en güvencesiz koflullarda çal flan iflçidir. Tafleron sistem bütünüyle kurals zl k ve keyfiyet üzerine kuruludur. Tafleronun amac güvencesiz ve ucuz iflçilik ve sendikas zlaflt rmakt r. fiöyle bir gerçekli imiz var bizim: Güvencesiz çal flman n, tafleronlaflman n bu kadar yayg nlaflt flu günlerde sendikalar m z içinde hala tafleron iflçiler için sistematik bir çal flma yürüten sendika yok denecek kadar az! Sendikal faaliyetin aidat toplama aç s ndan de erlendirilmesi, birçok sendikan n bu örgütlemeyi yapmamas n aç kl yor. Tafleron iflçileri örgütlerken, do rudan iflyerlerine gidip, iflçilere biz geldik, sendika çal flmas yapaca z demek kolay de il. Bir talep olmadan zaten çok ciddi hak gasplar n n oldu u bu alanda örgütlenmek de kolay de il. Bizimkisi bir hizmet kolu oldu u için burada kadrolu çal flan SES, TTB gibi emek örgütleri arac l yla bize sendikal olma talebi geliyor ço unlukla Son dönemdeki direnifl ve kazan mlar m zdan sonra bu talepler iyice artt. Sendikal bir çal flman n oldu u bir yerde tafleron sistemin yürütülmesi mümkün de ildir. Bunun tersi de do rudur. Tafleronlaflman n oldu u yerde formel bir sendikal çal flma sürdürmek çok zordur. Ben iflçiyi üye yapar m, aidat m, yetkiyi al r m ve toplu ifl sözleflmesini imzalar m gibi bir sendikal anlay flla tafleron iflçilerinin örgütlenmesi mümkün de il. Mesela biz örgütlendi imiz her yerde inan lmaz bask larla karfl laflt k. Her yerde arkadafllar - m z iflten ç kart ld, direnifller örgütledik, küçük-büyük birçok baflar elde ettik. Sendikal faaliyetimizi de bu baflar lar büyüttü. Sa l k alan ndaki kazan mlar - m z, tüm iflçi s n f n n kazan m d r. Ve bu sisteme karfl mücadele etmek ne kadar zorluysa, buradaki kazan mlar o kadar de erlidir. fiu çok aç k ki; bugün tafleron iflçiler, güvencesiz iflçiler örgütlenmeden Türkiye deki iflçi s n f hareketini yaratabilmek, büyütebilmek; bizler aç s ndan da önümüzde duran görevleri yerine getirebilmek mümkün de ildir May s nda Taksim deki mitingde, iflçilerin kürsüye müdahalelerini nas l de erlendiriyorsunuz? - Birincisi, orada Türk- fl ve Hak- fl baflkanlar n n ad n n okunmas ile birlikte oluflan tepki sadece kürsüye ç kan iflçinin tepkisiyle s n rl de ildi. Alandaki herkeste (sendikalar n baz kesimleri hariç) bir tepki vard. Çok merak ediyorum; Hak- fl oraya ç kt nda Biz flimdiye kadar, 1 May s için Yahudi bayram diyerek çok yanl fl yapm fl z m diyecekti? Ya da Türk- fl, Türkiye nin en büyük konfederasyonu olarak güvencesizli e karfl ya da TEKEL direnifli boyunca ne yapt? Oradaki tepkinin biçimine tak lmadan dinami ini do ru okumak gerekiyor. O dinamik de asl nda Türkiye iflçi s n f hareketinin temel meselesinin güvencesizlik oldu unun ve ayn zamanda buna karfl mücadelenin de s n f hareketinin gelece- ini temsil etti inin dinami idir. Tafleron iflçi en güvencesiz koflullarda çal flan iflçidir. Tafleron sistem bütünüyle kurals zl k ve keyfiyet üzerine kuruludur. Tafleronun amac güvencesiz ve ucuz iflçilik ve sendikas zlaflt rmakt r. 1 May s ta emekçiler örgütlülüklerini arad! Belediye- fl 2 Nolu fiube Baflkan Hasan Gülüm Taksim 1 May s ortaya ç - kard kitlesellik ve yaratt tablo itibariyle birçok kesim taraf ndan de- erlendirildi. Sizce bu y l 1 May s ta ortaya ç kan bu tabloyu nas l okumal y z? 1 May s tan yola ç karak önümüzdeki günlerde iflçi hareketini nelerin bekledi ini söyleyebiliriz? flsizli in ve yoksullu un artt, kazan lm fl haklar n gasp edildi i, Kürt ulusal hareketinin tasfiye edilmeye çal fl ld bir dönemde gerçekleflti 1 May s. Bunlara karfl giderek büyüyen ve geliflen, -istenilen düzey olmamakla birlikte- ç tas yükselen bir hareketlilik de söz konusu. 1 May s bu sürecin en üst noktas yd bence. Bu y l özel tetikleyici konumunda TEKEL vard. TEKEL 80 den sonra Türkiye iflçi s n f hareketinde önemli bir yere oturan bir eylem oldu. flçi s n f için mücadele eden hareketlerin TEKEL örne inde oldu u gibi ve ondan yola ç karak yüzünü iflçi s n f na döndü ünü gördük. 1 May s ortaya bir sonuç daha ç kard ; Genifl emekçiler örgütlülüklerini arad. Bu aray fl, iflçi hareketinin birleflik yan n n yarat lmas n n da iflaretlerini tafl - yor. Sendikal bürokraside önemli k r lmalar n yafland bir dönemden geçiyoruz. S n f hareketindeki bu geliflimi, sendikal bürokrasi önümüzdeki günlerde ayr flt rmaya ve parçalamaya çal flacakt r. Bunun ad mlar n atacakt r. Çünkü ortaya ç kan bu tablo onlar rahats z etmektedir. Birleflmek, yanyana gelmek, harekete geçmek sendikal bürokrasideki statükocu anlay fllar zorlayacak bir durumdur. - 1 May s ta emekçilerin örgütlülüklerini arad n söylediniz. Peki bu noktada ilerici ve devrimcilerin mevcut durumunu nas l de erlendiriyorsunuz? - flçi s n f n, genifl kitleleri örgütleyecek, kucaklayacak, harekete geçirecek örgütlülükler henüz çok zay f. CHP de son dönemlerde ortaya ç kan tabloyu da bunun üzerinden okumak gerekir. Genifl kitlelerin yüzünü ilericilere, devrimcilere çevirdi i bir dönemde düzen kendi içinde yeni bir alternatif yaratma çabas ndad r. K l çdaro lu nun ç k fl bu yan yla anlaml. Bu ç k fl n bugün olmas n n nedeni de budur. - S n f n, sendikal bürokrasinin ve sistemin oyunlar na alet edilmemesi için neler yap lmal d r? - Sendikal bürokrasiyi aflacak nokta, s n f n tafleron ve güvencesiz dedi imiz alanlar olacakt r. Çünkü bu alanlarda müthifl derecede bir sömürü ve hak gasp yaflan yor. Bu alanlar bugün için mevcut sendikalar n d fl nda kalan alanlard r. Bu nedenle ilerici sendikalar n ve bizim çal flmalar m z n merkezine oturtmas gereken alan buras olacakt r/olmal d r. Türkiye de bu alanlarda örgütlenmeler parça parça gelifliyor. zmir ve stanbul da kurulan tafleron iflçi dernekleri ve baz sendikalar n yetki almadan güvencesizleri örgütleyen mücadelesi giderek kendini daha fazla hissettiriyor. Dernekler ve sendikalar fiili meflru mücadele üzerinden iflyeri baraj engelini aflarak bu mücadeleyi veriyor. Önümüzdeki günlerde bu örnekler artacakt r. 1 May s a gelen kitlenin önemli bir bölümü örgütsüz ve ayn zamanda güvencesiz çal flan kesimdi. Bu kesimin örgütlenmesi gerekiyor. Bu yaflam alan nda olabilir, iflyerinde olabilir; çeflitli araçlarla güvencesizleri örgütleyen yönelimi tart flmak ve oturtmak gerekir. Bizim aç m zdan, Devrimci Demokratik Sendikal Birlik aç s ndan da son dönemlerde kamuda yaflanan tasfiye ile birlikte giderek yayg nlaflan ve s n f n temel gövdesini oluflturan güvencesizler önemli bir yerde duruyor. S - n f n birleflik ve güçlü yan n temelde buradan güçlendirmek gerekti- ini ve sendikal bürokrasinin buradan do ru k r labilece ini düflünüyoruz. ki y l önce haz rlad m z program - m zda da bunu ortaya koymufltuk. Geçen süre içinde ortaya ç kan örnekler bu tespitin do rulu unu göstermifltir. Bu noktada önemli pratiklerimiz de oldu, örne in DESA süreci yafland. DE- SA ile birlikte iflçi s n f içinde bir kimlik oluflmaya bafllad. 80 lerden sonra en önemli problemlerden biri de bu. flçi kendini iflçi olarak görmüyor. flçinin kendine ait bir kimli i yok.1980 öncesinde örne in R za Kaus üstünü aratmam flt r. Bu bir kimliktir, bir modeldir. Deri- fl te de Emine Aslan bir modeldir. Emine Aslan AKP li bir kad n emekçi idi, ancak sendika ile tan fl nca, s n f sendikac l çizgisi ile buluflunca DE- SA ya sendika girecek, baflka yolu yok noktas na geldi. Uluslararas bir firmay dize getirdi. Bir kiflinin neler yapabilece ini gösterdi. 1 May s ortaya bir sonuç daha ç kard ; Genifl emekçiler örgütlülüklerini arad. Bu aray fl, iflçi hareketinin birleflik yan n n yarat lmas n n da iflaretlerini tafl yor. Biz de sendika olarak Esenyurt ta 276. günümüzdeyiz. Burada da mücadele içinde bir kimlik oluflturuyoruz. Bir iflçi arkadafl m z dün flöyle diyordu; Daha önce sabahtan akflama kadar direniyordum, art k akflamdan sabaha kadar çal flaca m. Ne yapacaks n diye sordu umuzda gidip iflçileri örgütleyece im dedi. Bence bu bir kimliktir. Bu bizim aç m zdan bu anlay - fl n yön verdi i mücadelenin yaratt bir kimliktir. Sendikal bürokrasiye ra men yürüyen bir süreç var asl nda. Mevcut sendikal anlay fllara ra men iflçi s n f örgütlenebilir. Bu DDSB nin çizgisidir. DDSB nin birinci kurultay nda ortaya koydu u belirleme güvencesiz ve tafleron iflçilerin sendikalar d fl nda da örgütlenebilece idir. Güvencesizler s n f n yüzde 95 lik k sm d r çünkü May s ta Ankara da bir kurultay gerçeklefltiriyorsunuz - Kurultayda çeflitli ilerden gelecek DDSB lilerle 1 May s n ortaya ç kard tabloyu tart flaca z. Güvencesizler ve iflsizler temel gündemimiz olacak. Sendikalar n mevcut durumu ve sürece yaklafl mlar n da ele alaca z. Tart flmalar m - z n en önemli yan bu kesimin nas l örgütlenece i sorusu olacakt r. zmir deneyimimiz var, Dev Sa l k- fl in deneyimleri var. Bunlar de erlendirece iz. ( stanbul) 1 May s a gelen kitlenin önemli bir bölümü örgütsüz ve ayn zamanda güvencesiz çal flan kesimdi. Bu kesimin örgütlenmesi gerekiyor. Çeflitli araçlarla güvencesizleri örgütleyen yönelimi tart flmak gerekir.

13 Dünyadan flçi-köylü 13 B R AY Ç NDE K NC GENEL GREV! 5 May s büyük grevinden ve kitlesel eyleminden sonra, Yunanistan halk 20 May s ta da greve giderek, sald r lar karfl s nda boyun e meyece ini deklare etti. Sosyal güvenlik alan nda yap lacak de iflikliklere karfl, iflçi ve memur sendikalar konfederasyonlar GSEE ve ADEDI nin ça r s yla yap lan grev ve yürüyüfle, kamu çal flanlar, devlete ait iktisadi iflletme çal flanlar, belediye ve valilik çal flanlar, sa l k emekçileri, gazete ve televizyon emekçileri (sadece kamu), liman iflçileri, toplu tafl ma emekçileri ile özel sektörde çal flanlar kat ld. Yaklafl k 50 bin kiflinin kat ld eylemler saat de Pedion Arios Meydan nda yap lan mitingle bafllad. Sendikalar burada toplan rken, aralar nda Taksiki Poria (S - n f Yürüyüflü) nün de oldu u devrimci ve ilerici parti, grup ve sendikalar ise bu alan n n hemen yan nda olan Müze Meydan nda topland lar. Günün di er bir toplanma alan ise Omonya Meydan idi. YKP (Yunanistan Komünist Partisi) ne ba l sendikal örgütlenme olan PAME saat da bu alanda topland. Burada yap lan konuflmalar n ard ndan PAME, kitlesi ile meclise yürümek yerine birkaç yüz metre uzakta olan Çal flma Bakanl na yürüyerek eylemini sonland rd. Sendika ve devrimci gruplar ise kitlenin alanda toplanmas n n ard ndan meclise do ru yürüyüfle geçti. Yürüyüfl boyunca Sosyal Güvenlikten Elinizi Çekin, IMF, AB Defol, Ey Halk Mücadeleye, Önlemleri Y kmaya, Kapitalizmin Krizini Biz Ödemeyece iz, Gelecek Kapitalizmde De- il Sosyalizmde sloganlar s kl kla at ld. Yürüyüflün bafllamas ile kimi kortejlerin polisler taraf ndan kordona al nmas kitle taraf ndan Polis D flar, Katil Devlet Halka Hesap Verecek, PASOK-Yeni Demokrasi Ayn Terör Ayn Sömürü sloganlar at larak protesto edildi. Fakat bu defa her zaman eylemlerde yer alan ve di er kortejleri kendileri için kamuflaj olarak kullanan anarflist gruplar n ortada gözükmemesi dikkat çekti. Polisin önceki günden bafllayarak yo un önlem ald eylemler öncesinde yap lan arama ve kimlik kontrollerinden dolay 36 kiflinin gözalt na al nd belirtilmekte. Önleyici ve güvenli i sa lamak ad na yap lan bu uygulamalarla kitlelerin korkutulmas amaçlanmakta. Ancak üç çal flan n ölümünden dolay sürekli ön plana sürülmek istenen korku duvarlar na ra men on binlerce emekçi alanlar doldurarak en iyi yan t vermifl oldu. Üç banka çal flan n n hayat n kaybetti i alandan geçildi i s rada insanlar alana karanfiller b rakarak, Ne Bask Ne de Provokasyon Bize Geri Ad m Att rabilir slogan n hayk rd - lar. Meclisin önüne ulaflan kitle uzun süre burada bekledikten sonra Prolilea Meydan na yürüyerek eyleme son verdi. Eylemler, baflta Selanik, Patra, Hania, Lar ssa olmak üzere ülkenin pek çok flehrinde gerçeklefltirildi. 21 May s ta konfederasyonlar taraf ndan yap lan aç klamada 29 May s ta yeni bir genel greve gidilece i duyuruldu. Çünkü sosyal güvenlik yasas n n, Haziran ay n n ilk iki haftas içinde meclis genel kuruluna gelmesi bekleniyor. (Yunanistan dan bir K okuru) Latin Amerikal Maoistlerden Ortak Aç klama Latin Amerika da Yeni Demokratik Devrim için mücadele eden Maoist partiler 1 May s vesilesiyle yapt klar ortak aç klama ile mücadele kararl l klar n n alt n bir kez daha çizdiler. Brezilya Komünist Partisi (K z l Fraksiyon), Bolivya Devrimci Halk Cephesi (Marksist-Leninist-Maoist), fiili Devrimci Komünistler Birli i (MLM) ve Ekvator Komünist Partisi (K z l Günefl) örgütlenmeleri Proleter Dünya Devrimine olan ihtiyaç tarihte hiçbir zaman bu kadar gerekli olmam flt r bafll kl aç klamalar nda çeflitli konulara de indiler. Latin Amerikal Maoistler öncelikle Marksizm-Leninizm-Maoizm in tarihsel geliflim sürecini özetleyerek, Paris Komünü nden 1 May s 1886 ya, Büyük Ekim Devrimi nden Çin Devrimine ve Büyük Proleter Kültür Devrimine kadar önemli tarihsel süreçlere de indiler. Yine emperyalizmin yar -sömürge yar -feodal ülkelerdeki hakimiyetine ve sömürü biçimlerine de inerek devrimin yolu üzerine Maoist yaklafl m ifade etmifller, komünistlerin sorumlu olduklar ülkedeki görevlerin alt n çizmifllerdir. Maoist partiler, içinden geçti imiz dönemi karfl -devrimin genel sald r s n n etkisinin azald ve Dünya Devriminin Yeni Büyük Dalgas n n bafllad bir dönem olarak ilan etti. Ekonomik krize ve çeflitli ülkelerdeki kitlesel, militan eylem ve ayaklanmalara de inilen aç klamada yar -sömürgelerdeki yeni demokratik devrimin dünya devriminin öncülü ünü yapacaklar, bunun için de komünist partilerin özellikle oportünizme ve revizyonizme karfl mücadelelerinin oldukça önemli oldu u vurgulanmaktad r. Bu anlamda esas tehlike sa, oportünist ve iflbirlikçi çizgi olarak tan mlanm fl ve Peru Komünist Partisi nin ve Prachanda Yolu nun bu sa yaklafl ma dahil oldu u eklenmifltir. Aç klamada Maoistler Güney Amerika daki komünist partilerin yeniden kurulup gelifltirilmesi ve k tada halk savafllar n n bafllamas için gerekli haz rl n tamamlanmas n acil bir görev olarak belirlemifl ve Peru, Hindistan, Filipinler ve Türkiye deki silahl mücadelelerin kendilerine ilham, moral ve güç verdi ini vurgulam flt r. Aç klama Yaflas n Halk Savafl ve Kahrolsun Amerikan emperyalizmi sloganlar ile sonland r lm flt r. Ulm de panel 13 May s Perflembe günü iki ana bafll k alt nda AT F olarak Ulm Tohum Kültür Merkezi nde düzenlenen panele yaklafl k 60 kifli kat ld. Kad n gözüyle Türkiye de feminizm, slamc l k ve Kürtler üzerine araflt rmac yazar Gül San bir sunum yaparken Türkiye ve Ortado u da yeni geliflmeler konusunu da Faik Bulut sundu. AT F temsilcisi arkadafl n k sa tan t m ve sunumun ard ndan ilk sunumu yapan San, s n f mücadelesinin içinde kad n n yerini anlatt. 90 l y llardan sonra özellikle Türkiye de kad n n bilinçlenmesinde önemli ad mlar n at ld n belirterek son y llarda artan fliddetin de alt n çizdi. Kürt kad n n n eskiye oranla daha politikleflti ine de inen San, Türkiye deki tarikat ve fleriatç örgütlenmelerin kad na yaklafl m - na da de indi. Faik Bulut ise ABD nin hegemonyas n n yavafl yavafl irtifa kaybetti ini, bununla beraber di er emperyalist geliflmelerin gidiflat n n kayg verici oldu unun söyledi. ABD nin BOP politikas n n iflas etti ini belirterek yeni hamleler yapaca n ifade etti. AT F temsilcisinin k sa bilgilendirme ve toparlamas ndan sonra soru-cevap bölümüne geçildi. Al nan sorular konuflmac lar n cevaplamas n n ard ndan yaklafl k olarak üç buçuk saat sonra son buldu. (Ulm K okurlar ) Nepal deki siyasi t kan kl Maoistler açacak Nepal de 10 y l süren Halk Savafl ve Büyük Halk Hareketi nin sonucunda kraliyet y k lm fl ve cumhuriyet kurulmufltu. Cumhuriyetin ilan yla beraber anayasay haz rlamak ve yeni sistemin yap s n belirlemek için yap lan seçimlerde Maoistler büyük bir baflar elde etmiflti. O dönemden bu yana Maoistler ulusal, federal, demokratik cumhuriyet için mücadele ederken gericiler ise mevcut statükoyu korumak için çaba harcamakta, çeflitli komplo ve planlarla sürece engel olmaktad r. Bunun son örne i ise Kurucu Meclis in anayasay belirlenen zaman içinde haz rlamamas ve yönetimdeki gerici güçlerin ek süre talep ederek bu süreci mümkün oldu unca erteleme ve mevcut yar -sömürge yar -feodal sistemi koruma çabas d r. Nepalli Maoistler ise kitle hareketlilikleri yaratarak süreci ileriye tafl may ve yeni demokratik devrimi tamamlamay hedeflemektedir. Nepalli Maoistler anayasan n zaman nda haz rlanmamas, önerilerinin reddedilmesi üzerine Kurucu Meclis in görev süresinin sona erece i 29 May s tarihine kadar baflbakan n istifa etmesini ve Maoistlerin önderli inde ulusal birlik hükümetinin oluflturulmas n flart koflmakta ve di er önerileri reddetmektedir. Kurucu Meclisin, Mecliste ço unlu a sahip olan Maoistlerin onay olmadan görev süresini uzatmas mümkün olmad için hükümet ciddi bir kriz içine girmifl ve hükümetin büyük orta UML nin içinde de çatlaklar yaflanm flt r. Maoistler yaln zca meclisteki gücü ile sürece yön vermemekte, ayn zamanda kitle eylemleri ile de halk örgütlemekte ve devrimi tamamlamak için flartlar olgunlaflt rmaya çal flmaktad r. May s n ilk haftas gerçekleflen ülke genelindeki genel grevler baflar yla sonuçlanm fl ve büyük eylemler örgütlenmiflti. Ancak Maoistlerin May s n sonu için karar alt na ald süresiz genel grev karar n BNKP(Maoist) sonras nda geri çekmifl ve 29 May s tarihinde, Cumhuriyet Günü nde büyük eylemlerle halk n anayasas n ilan edeceklerini duyurmufllard r. Sürecin ç kmaza girmesinin bir di er önemli gündem maddesi ise Halk Kurtulufl Ordusu gerillalar n n devlet ordusu ile birlefltirilmesi karar na hükümetin karfl ç kmas ve gerillalar n teslimiyetini dayatmas d r. BNKP(Maoist) önderlerinden Prabhakar yoldafl 20 May s ta yapt konuflmada e er siyasi uzlaflma 28 May s a kadar sa lanmazsa halk n anayasas ile beraber, paralel hükümetlerin kurulaca n da ilan etti May s ta büyük kitle eylemlerinin örgütlenecek olmas ve May s bafl ndaki genel grevde halkla polisin çat flmas sebebiyle hükümete ba l silahl kuvvetler de May s sonundaki eylemler için özel bir haz rl a bafllam fl durumda. Maoist önderlerden Baidya ise 17 May s tarihinde yapt aç klamalarda bar fl sürecine her zaman ba l kald klar n ancak hükümet partileriyle anlaflmaya varma olas l n n giderek azald - bu dönemde halk devrimi için haz rl klara h z verdiklerini belirtti. Baburam Bhattarai de yapt aç klamada nihai hedeflerine do ru yürüyüfllerinden vazgeçmediklerini ifade etti. 30 Nisan tarihinde makalesi yay mlanan BNKP (Maoist) önderlerinden Mukti N. Kattel ise halk savafl ve halk hareketinin hedeflerinin monarflinin y k lmas ile s n rl olmad n, ülkenin sosyo ekonomik yap s n n de iflmesi gerekti ini ve bunun için mücadelelerinin sürece ini vurgulad. Evrensel Bak fl F rt na ekenler kas rga biçerler Geçmifl y llarda ve bugün halen yaz l p-söylenen bir dizi öngörü ortaya at lmakta. 21. yüzy l ayaklanmalar yüzy l olacak, 21. yüzy lda su savafllar kaç n lmaz vb. vb. Elbette bu söylemlerin bafll klar - na bak ld nda birbirinden ba ms z olmad n, hatta birinin di erini do- urdu unu söylemek yanl fl olmasa gerek. As l önemli olan ise bu biri di- erini do uran, ço altan sistemin ortaya ç kartt tabloya do ru yorumlamakt r. Elbette günümüz dünyas nda emperyalist-kapitalist sistemin hakimdir ve bu sistem do as gere i ve de yaflam kayna olarak, kurals z sömürü ve kâra dayal d r. Bu sömürü ve kâr h rs n n yaratt tahribat elbette do- adaki dengenin bozulmas na da neden olmakta. Ekoloji, genel olarak, canl lar n çevreleri ile karfl - l kl etki ve iliflkilerini konu edinen ve sürekli, dinamik, ak c nitelikteki sistemlerin bütünü (Vaster 1997:28) diye tan mlan r. Emperyalist-kapitalizmin do uflu ve geliflimi iki temel unsura dayan r ve halen de bu iki ana unsura ba ml d r. Bu iki unsurun biri yeralt nda di eri yer üstünde. Yer üstündeki unsur kendini yenileyen ve ertesi güne haz rlayan, eme ini her gün sermayeye haz r hale getirip sunan unsur insand r. nsan sermaye için vazgeçilmez unsurdur. Bir di er ana unsur ise üretim araçlar d r. Bunlardan en önemlilerinden biridir petrol... Petrolün günümüzde birçok alanda kullan lan ve yerine alternatif bulunamayan maddedir. Sanayileflme/endüstrileflmede geliflim ve rekabet için olmazsa olmazlardand r petrol. Petrol sadece sanayi alan nda de il ayn zamanda kimya, giyim-temizlik malzemeleri vb. alanlarda kullan lmaktad r. Yine vazgeçilmez olan bir baflka madde de sudur. Bugün su Ortado u da petrolden önce gelir. Devletler suyu birbirlerine aç ktan olmasa da silah olarak/yapt r m arac olarak kullanmaktalar. Bunun en somut örne ini geçen aylarda Irak Baflbakan Maliki nin sözlerinde gördük. Maliki nin komflu ülkeler suyumuzu k sarak bize flantaj yapmaktalar minvalindeki sözleri karfl s nda TC suçüstü yakalanm fll n verdi i savunma psikolojisiyle kesinlikle böyle bir fley yok diye aç klama yapma gere i duydu. Irak Baflbakan isim vermemiflti ama TC kendisinin Irak halk na karfl iflledi i suçu bildi i için konuflma gere i duydu. flin ironik yan ise ayn Irak halk ve devleti gibi Türkiye de susuzlu un ne oldu unu çok iyi bilmekte. Bu yapt r m arac n kendisine yönelik de kullan ld için bir baflka ülkeye yapmakta sak nca görmüyor. Bunu 2009 y - l nda Türkiye ye gelen Suriye Devlet Baflkan Esad n aç klamalar nda çok net görebiliriz. Bir önceki k fl Baflbakan Erdo an beni arad. Güneydo u da kurakl k oldu unu söyledi. Ürdün den gelip bizim topraklar n z üzerinden Türkiye nin Hatay vilayetine geçen Asi nehrinden akan suyun art r lmas n istedi. Bizim de su sorunumuz oldu u halde ben Türkiye ye suyun art r lmas talimat n verdim. (Yeni fiafak ) Türkiye, Irak ve Suriye nin aras ndaki üçlü toplant da ayn aylarda yap lm flt. Bu toplant da bir dizi karar ve anlaflmalara imza at lm flt. Elbette bu 40 kusür anlaflmada her ne kadar öne terörle iflbirli i ve vizesiz geçifl ç km fl olsa da önemli maddelerden biri de su idi. Irak n, Türkiye ve Suriye taraf ndan k skaç alt na al nd bilinen bir gerçeklik. Suriye F rat nehrinin üzerine oturdu u için Irak topraklar na suyun sal m n istedi i zaman kesebiliyor. Yani TC ve Suriye, Irak halk n ve topraklar n n musluklar n n bafl n tutmaktad r. Su konusunu ele ald m zda, üzerinde toplam 500 milyon insan n yaflad 30 ülkede flu anda kifli bafl na y ll k yenilenebilinir su kapasitesinin 1000 metreküpün alt nda oldu una dikkat çekmekte yarar vard r. Küresel s nman n insan topluluklar üzerindeki olas etkilerini tahmin etmek zor olmasa gerek. Genel ekolojik sorunlar sayd m zda bu bafll n içeri- ini daha iyi anlayabiliriz. Radyoaktif at klar, böcek ilaçlar, kurflun at klar, havadaki zehirli ya da potansiyel zehirli binlerce kimyasal madde, neredeyse ulus ölçülerine yükselen kent nüfuslar n n belli kent kuflaklar nda yo unlaflmas, gürültü yo unlu u, kitlesel yaflam ve kitlesel manipülasyonun yaratt gerilimler, çöp, at k, endüstriyel at k maddelerinin ola anüstü birikimi, ham madde kaynaklar n n tahribat, ormanlar n yak lmas gibi sorunlar bunlardan yaln zca baz lar. Do an n kirletilmesinde; kitlesel açl a, bireysel çat flmalardan savafllara ve nihayet her yönüyle tahakküm iliflkilerine kadar genifl bir çeflitlilik gösterin ekolojik sorunlar n hem tam olarak anlafl labilmesi, hem de çözülebilmesi için, meselenin gerçek sebeplerine yönelik do ru teflhisler koymak gerekiyor. Bu ba lamda daha önce de ifade etti imiz gibi emperyalist kapitalist sistemin hakim pozisyon olmas n birinci aktör olarak söylersek abartm fl olmay z. Bu aktörlük sadece yeralt ve üstü kaynaklar n n tüketilmesi ve kirletilmesiyle s n rl de il elbette. Bu sistem teknoloji, bilim ve e itim sistemini de kendi belirliyor ve yönetiyor. Bilim ve e itimin sorunlarla iliflkisi, ideolojilerin ve de- er yarg lar n n aktar m arac olma yönüyle ilgilidir. Di er deyiflle, e er ekolojik sorunlar baz olgusal sebeplere ya da felsefi-kuramsal sebeplere ba larsak, ak lc, maddeci, faydac ve onun arac olan e itim felsefesi, ciddi bir sorunun esasl kaynaklar aras nda gösterilebilinir. Özetle, egemen bilim ve e itim anlay fl, bilimsel devrimden bu yana daima faydac l k esas yla biçimlenmifltir. Bilim ve e itim, ilk dönemlerde do an n fethine yönelik bilgilerin üretilmesi ve ö retilmesi için gerekli iken Endüstri Devrimi nden sonra mal ve hizmetlerim sürekli geliflimi ve bunlar n tüketilmesini sa lama yoluyla, daha fazla kazanç ve zengin olma arac olmufltur. Di er deyiflle özellikle endüstrileflme sonras nda bilim ve e itim, bu dönemin de er sistemleri olan büyüme-rekabet-bask üçlüsünün bir arac durumuna gelmifltir. Emperyalist-kapitalist sistemin bu üçlü mekanizmas kendi sonunu h zla haz rlamakta. Rakipleriyle rekabet edebilmesi için büyümesi/geliflmesi gerekiyor. Bunun için de her türlü talan ve sömürüyü kurals z gerçeklefltirmeye yöneliyorlar karfl l kl. Bu karfl l kl sömürü ve talan n ortaya ç kartt ; açl k-sömürü-yoksulluk vb. olgulara karfl toplumsal örgütlenme ve baflkald r lar da ac mas zca bast rma yöntemi kullan rlar. Devletin resmi ve gayri resmi sivil faflist kurum/kurulufllar yla bast rma/yok etme arac n harekete geçirirler. Her bast rma bir sonraki dalgay besler. Bu yüzdendir ki f rt na ekenler kas rga biçerler denilir.

14 flçi-köylü 14 Polemik YÜRÜYÜfi DERG S VE PC YE YANIT 5 NAF LED R YALAN VE YANILTMA, GERÇEKLER ACIDIR, ACITIR! Eylem De erlendirmesi Eylem, DHKP-C, TKP(ML) ve TK P taraf ndan erken bafllat lm flt r. Bir bütün olarak sürecin kavran fl nda zaaflar tafl nd gerçek oldu u halde bu hareketler sald r n n içeri i ve direniflin kapsam bak m ndan dar bak fl aç s n n en uç noktalar nda bulunuyorlard. Ve bunun sonucudur ki, bütün sorumlulu u içerideki direnifle mal ederek, uygun olmayan bir ortamda, devrimci cephenin içinden geçti i zorluklar kavramadan harekete geçerek çat flman n erken bafllamas na neden oldular. Hücre tipi hapishanelere yönelik yürütülmeye çal fl lan siyasi kampanya d flar da henüz geliflmekteyken, özellikle halk kesimlerine yönelen sald r larla hücre tipi sald r s n n iliflkisi kurulmam flken ve genifl halk kitlelerinin soruna duyarl l yeterli seviyeye gelmemiflken bafllat lan eylem, 50. günlerinde ciddi bir deste e kavuflmufltur. Ancak, de indi imiz yanl fl çizgi bu olumlu noktay görememifl, devletin daha da geri ad m ataca na kendisini ikna etmifl oldu undan gerekli taktikleri uygulayamam flt r. Elbette ki devletin bu geri ad m, sald r n n iptali de- il, sald r için zaman kazanmak amaçl bir ad md. Bu gerçeklik erken bafllam fl olan direnifl eyleminin yukar da belirtti imiz zaaf n n giderilmesine yönelik bir taktik yönelime girilmesi gere ini ortadan kald rmaz. Eylemdeki amac n do ru kavranmas durumunda sa lanan kamuoyu deste i genel direniflin bir parças haline getirilebilirdi. Ancak d flar daki destek salt hapishanelerdeki hak alma mücadelesinin bir parças olarak de erlendirildi i için bu amaca uygun taktik belirlenemedi. Ayd n, sanatç, parlamenter, meslek odalar temsilcileri vd.den oluflturulan heyetlerle yap lan görüflmeler arac l yla devletle sürdürülen pazarl k neticesinde; 9 Aral k ta yap lan Adalet Bakanl aç klamas yla kamuoyuna net bir flekilde ifade edildi i üzere, düflman geri ad m atm fl; F tipi hapishanelerin aç l fl n süresiz erteledi ini ve F tipi projesine iliflkin mimari yap da de ifliklik dahil bütün düzenlemeleri meslek örgütlerinden oluflan bir iradeyle paylaflmay kabul etmifltir. Devletin, iradesini, yönlendirmesi alt nda olmayan kurumlarla paylaflmay kabul etti ini kamuoyuna aç klamas na, bu gibi eylemlerde ilk defa rastlanmaktayd. Dolay s yla bunun, hem Ölüm Orucu eyleminin içerdi i gücü ve hem de di er alanlardan verilen deste in sürece güçlü katk s n kavramak ve unutmamak aç s ndan önemli bir geliflme olarak kaydedilmesi gerekir. Bugün çok daha net görülebilmektedir ki, bu durumda eylemin bitirilmesi ve yeni bir taktik konumlan fla geçilmesi gerekiyordu. Daha 50. günde bu noktaya gelinmesi küçük burjuva yaklafl mlar nedeniyle kavranamam fl, sald r n n ve bu sald r ya karfl direniflin bu aflamadaki yetersizlikleri, zay fl klar önemsenmemifl ve daha da ileri gidilebilece i san s na kap lm fllard r. Bu süreçte yap lan görüflmelerde siyasi ve taktik talepleri (DGM lerin kald r lmas, TMY n n iptal edilmesi) de pazarl k konusu yapanlar gerçekte eylemin zeminini yanl fl noktaya kayd rmaktayd lar. Düflman kavramayanlar n, onun her zaman sald r haz rl içinde oldu unu anlamayanlar n, sonras nda zaten haz rl k yap l yormufl, arabulucu görüflmeleri, oyalama senaryosunun parças ym fl, 10 Aral k ta b - raksayd k yine de sald racaklard fleklinde bu duruma getirdikleri aç klama gerçekli in eksik kavran fl na iflarettir. Gerçek olan, faflist devletin sald rmak için f rsatlar arad, bu f rsatlar yaratma çabas nda oldu udur. Gerçekli i salt bir yan veya esas olmayan yanlar yla ele ald m zda yanl fllar m - z, eksikliklerimizi görmezden gelmifl oluruz. Bunu dikkate alan bir politik tutum al nabilseydi e er, bu durumda (eyleme son verildi i halde sald r lmas halinde) hapishanelerde farkl biçimlerde devam edecek direniflin tecridi k racak flekilde sonuç alma olas l - ; verilen sözde durulmamas ve gerçeklefltirilen katliam nedeniyle kamuoyunun çok daha büyüyecek deste iyle mümkün olabilirdi. 19 Aral k sald r s na esas olarak haz rl ks z yakalan lm fl ve belli bafll hapishanelerdeki direnifller d fl nda faflizm k sa zamanda, genelde umulmayan bir sürede hâkimiyet sa lam flt r. Katliam öncesi koflullarda faflist diktatörlü ün sald r olas l n küçümsemenin, bu konuda eksik davranman n küçük burjuva bir tutum oldu unu görmek ve bu tür hatalara karfl bilinçlenmek gerekir. Sald r n n ilk anlar nda, içinde feda ruhunu tafl yan, bu anlamda sayg y hak eden, ancak direniflin özü ile ba daflt rmad m z, gerekçelerini ret etti imiz kendini yakma eylemleri hem kitleler nezdinde olumsuz tepkilere neden olmufl hem de düflman n katliamdaki vahfletinin s n rs zl n kolaylaflt rm flt r. Düflman, anti-propaganda faaliyetlerinde bu eylemleri etkin bir flekilde kulland. Bu sayede direniflin gerekçeleri ve etkisi zay flat lm fl; kendini yakma eylemleri katliama meflruluk kazand rman n arac haline dönüfltürülmüfltür. Tekrar belirtmek gerekir ki, faflizmin bu i renç ikiyüzlü politikas kendini yakarak direnifle katk sunmay amaçlayan devrimcilerin eyleminin sayg de er oldu u gerçe ini; yanl fll na karfl n bu eylemlerdeki devrimci özü ortadan kald rmaz. Elefltirimiz, kendini yakan direnifl flehitlerinin feda ruhuna sayg m z gölgelemez. Katliam sald r lar na karfl gerçeklefltirilen barikat direnifllerinde (özellikle Ümraniye, Çanakkale, Gebze, Bayrampafla ve Çank r da daha güçlü olmakla birlikte) genel olarak ders al nmas gereken kararl l k ve cesaret gösterilmifltir. Hem yoldafllar m z n hem de direniflteki devrimci dostlar - m z n bu andaki genel tutumlar devrimci hareketin gelece i aç s ndan takdir edilmesi, gelece e tafl nmas ve övülmesi gereken niteliklere sahiptir. Bununla birlikte, kadro ve militanlar - m z n özel olarak de erlendirilmesini gerektiren önemli olumsuzluklar da yaflanm flt r. Bunun en önemli örne i katliam sald r s na karfl gerçekleflen direnifl esnas nda zindanlar genelindeki temsilcimizin megafonla yapt ça r olmufltur. Farkl amaçlar içerdi i iddia edilse de, bizlerin de mahkûm etti i ve ideolojik bir k r lma olarak kabul etti i bu tutum düflman taraf ndan bir teslimiyet ça r s olarak gösterilmifl ve sunulmufltur. Yukar da de indi imiz yanl fl çizgi nedeniyle zay flam fl olan kamuoyu deste i, zamanlamas aç s ndan objektif olarak provokatif bir rol oynayan Çevik Kuvvet arac na sald r eylemiyle bir yara daha alm fl ve 19 Aral k taki katliama ra men kitlelerin kendili- inden geliflebilir olan tepkisi en alt düzeyde gerçekleflmifltir. Devletin kamuoyunu etkilemek amaçl gerçeklefltirdi i hamlelere do ru yan tlar verilemedi ini, kitle deste inin önemli derecede zay flad n özellikle bu süreç için belirtebiliriz. Bu safhada, kitlelerin ileri unsurlar, ayd nlar, demokratlar bile; devlete iliflkin tahlilleri ile pratiklerindeki tutars zl klar, öngörüsüzlükleri, taktik zafiyetleri ve 19 Aral k katliam esnas nda yaflananlar nedeniyle devrimci harekete karfl güvensizlik yaflamaya bafllam fllard r. D flar daki s n rl say daki güçlerin bar flç l eylemlilikleri ve etkisiz kalan kimi fliddet eylemleri d fl nda genel olarak yaln zlaflan tutsaklar cephesi, eylemin ulaflt sürenin yaratt soru iflaretlerinin de olumsuz yönde etkisiyle kamuoyunu yeniden harekete geçiren bir ivmeyi sa layamam fllard r. Unutmayal m ki bu dönem, ayn zamanda fiubat krizi ile birlikte esnaflar bile soka a dökecek denli h zl bir yoksullaflma ve iflsizler ordusunun ç gibi büyütülmesinin ad mlar n n at ld - günlere denk gelmektedir. Ölüm Orucu eylemi, F tiplerine sevkler büyük ölçüde tamamland ktan sonra, katliam sald r s ndan on gün önce (9 Aral k 2000) Süresiz Açl k Grevine bafllayan yoldafllar m z n ve di er örgütlerden devrimcilerin de kat l m yla direniflin merkezine oturmufltur. Üçlü (DHKP-C, TKP(ML), TK P), erken oldu u için elefltirdi- imiz Ölüm Orucu eylemini devam ettirirken, di er parti ve örgütler katliam ve hücrelere sevklerin sonuçlanmas ndan 25 ve 30 gün sonra Süresiz Açl k Grevi eylemindeki direniflçilerden ekipler oluflturarak Ölüm Orucu eylemini bafllatt lar. Katliama ve hücrelere karfl devrimci tutsaklar iki ayr Ölüm Orucu eylemi ile direnifli sürdürdüler. Bafl ndan itibaren iki ayr iradenin direnifli olarak devam eden süreç bu aflamada da bu özelli ini korudu. Eski pratiklerin ortaya ç kard ortalama sürenin (70-80 gün) haftalar ve aylarla afl lmas na ra men kay ps z geçilmesi ölüm orucu eyleminin gerçek olup olmad sorular n da beraberinde getirdi. Eylemi sürece yaymak amac yla uygulanan ekipler takti ine, B-1 vitaminin al m n n da eklenmesi ve giderek eylem içi kurallar n da suland r lmas ifli ç r ndan ç karm fl, esas bireysel ve kendili inden olmak üzere ihlaller meflrulaflm flt r. Ölüm Orucu eyleminin niteli i ve amac ile ba daflmaz geliflim süreci kendi içinde gelece e tafl nan önemli sorunlar bar nd rm flt r. Bu durumun B-1 le ya da çeflitli cinsten s v al m ile aç klanmas mümkün de ildir. Eylem, daha çok SAG lerin asgari kurallar n n da gerisine düflen bir niteli e bürünmüfltür. Bu süreçte, daha sonra devletin özel kanunlarla yasalaflt rd zorla müdahalelerin bu olumsuz gidiflata etkisi gözden kaç r lmamal d r; ancak bunun sürenin uzamas nda belirleyici etkiye sahip oldu u söylenemez. lk flehidin verildi i 21 Mart tan (153. gün) sonra, Nisan ay boyunca kay plar n pefli s ra gelmesiyle (19 flehit) kamuoyunda yeniden bir hareketlenme yaflanmas na karfl n kendi içinde de inanç ve güven bak - m ndan zay flayan eylemin yapt r m gücü önemli oranda düflmüfltür. Buna karfl n, koflullar n da etkisiyle, ölüm orucu eylemini olan haliyle sürdürmekten baflka bir olanak yakalayamayan, eylemi etkili bir niteli e kavuflturmak, geri noktalardaki kimi özelliklerini gidermek için ad m atamayan, eylemin etki gücünün önemli derecede zay flad n, kamuoyu deste ini büyük ölçüde yitirdi ini ve düflman n da bu duruma vak f bir flekilde son derece rahat hareket etti ini direniflin önderli i bir süre göremedi ya da buna uygun davranmakta zay f davrand. Bunu görebilenlerin buna uygun politikalar gelifltirmede genelde zay f kald klar da bir gerçektir. Direnifl önderli inin bu zay fl ile yenilginin bütün koflullar tamamlanm flt r.. Bu safhada, bu süreçteki ciddi elefltirilerin muhatab olmas gereken DHKP/C nin, sürecin bafl ndan beri direniflin yan nda olan ayd n, ilerici ve demokrat nitelikli kifli ve kurumlara karfl gösterdi i tepki, bu unsurlar düflmanla özdefllefltiren tespitleri kesinlikle do ru de ildir. Bu yaklafl mlar sistemli olarak devam ettiren DHKP/C nin eylemin yaln zlaflmas ndaki etkisi neredeyse belirleyici düzeydedir. Yaklafl k 1-2 ay sonra, düflman n hapishanelerde direniflin devam etmesi, ölümlerin sürmesi, sorunun hapishaneler d fl nda da a rlaflmas üzerine tahliye politikas gündeme geldi. Bu tahliye operasyonu ayn zamanda hapishanelerdeki direniflin devlet aç - s ndan katlan lamaz derecede büyük oldu unu da göstermektedir. Faflizmin teflhir olmay ve uzun süre a rl - n bir flekilde tafl yacak olmay göze alarak ölüm orucu eylemine 21 hapishaneye operasyon yaparak son vermek istemesi, hücrelere sevki ölüm orucuna, geliflen kitlesel tepkiye ra men gerçeklefltirmesi, ölümler pahas na böylesi bir katliama yönelmesi ve sonra da ölüm orucundaki devrimci tutsaklar sa l klar nedeniyle tahliye etmesi birbirine uygun iki yönelim içermiyor; burada yönelim de ifliyor. Eyleme kesin son vermek amac tafl yan bir katliam sald r s ve kendi içinde do al tasfiyeyi bar nd ran bir tahliye operasyonu Ki düflman, burada eylemin d flar ya daha büyük oranda tafl nmas riskini de almaktad r. Tahliyelerin sonucunda ölüm orucu eyleminin güç kaybetmesi, devletin tahliye etme politikas nedeniyle de il, devrimci iradenin, ölüm orucu direniflçilerinin önemli bir ço unlu unun tahliyelerin gerçek nedenini; devrimci direniflin gücü ile tahliyelerin gerçekleflti ini yeterince kavramamas ve buna uygun bir direnifl hatt oluflturamamas nedeniyle mümkün olabilmifltir. Tahliyelerin olumsuz etkisi aç a ç kt kça devlet bu politikay sürdürmüfltür. Dolay s yla bu politikay devletin, devrimci hareketi önemli bir tasfiye sürecine sokmak amac yla uygulad politika olarak de erlendirmek yanl flt r. Do ru olan, bu politikan n bu sonuca sadece bir zemin olmufl olmas d r. Tahliye politikas devletin içine düfltü ü zorlanmaya bir örnek olarak gösterilebilir. Buna karfl n devrimci irade düflman n bu operasyonunu kendi lehine çevirecek yetene i gösteremedi. Oluflmufl olan yenilgi koflullar n tersine çevirecek irade ortaya konamad. Bu irade d flar da ölüm orucu eyleminin bir bütün olarak sahiplenilmesi, güçlendirilmesi, çeflitli eylem biçimleriyle devam ettirilmesi, eylemdeki inisiyatifi güçlendirerek devam ettirilmesi ile ortaya konabilirdi ancak. Partimizin bu yönlü yaklafl m pratikte yaflam bulmad. DHKP-C nin d flar da ölüm orucu ekipleri ve direnifl evleri oluflturmas, buralarda flehitler verilmesi, TKP(ML) ile birlikte tahliye edilenlere eylemi d flar da devam ettirmesi direnifle önemli bir katk sunmam flt r. Çünkü, ölüm orucu eylemi d - flar da daha fazla parçalanm fl, üçlünün çizgisi ve tutumlar eylemi daha fazla marjinal k lm flt r. Devletin gerek TMY n n 16.maddesinde yapt de ifliklik ve infaz hâkimli i, izleme kurullar yasalar ile genelgeler vas tas yla aç k görüfl, telefon, ortak alanlar vb. konulardaki düzenlemeleri, gerekse de zorla müdahale yönteminden, tahliyelere kadar izledi i bütün taktikler, eylemin baflar olas l n tümüyle ortadan kald rm flt r. Bir aflamadan sonra eylemin mümkün oldu unca ortak bir kararla bitirilmesi anlay fl do ru olmufltur. Eylemin yenilgi ald n n kabul edilmesi ya da ölüm orucu eylemiyle elde edilebilecek somut bir kazan m n kalmad n n anlafl lmas kendi bafl na eylemin sonuçland r lmas için yeterli tespitler de ildi; bunun için eylemin bütün bileflenlerinin bu tespite kat lmas yönünde çal flmalar yapmak ve olabilecek en genifl ortakl kla eylemi sonland rmak gerekirdi. Bu, belli gecikmelere, yetersizliklere karfl n baflar ld. Süreci belirleyen, eylemin yenilgiyle sonuçlanmas na neden olan esas etmen direniflin bafl ndan itibaren tek bir irade taraf ndan yönlendirilememifl olmas, bunun bir sonucu olarak parçal durufllar n sergilenmesi, yanl fl, eksik yaklafl mlar n bu parçal durufllar içinde kendini güçlü bir flekilde uzun süreli korumas d r. Bu eksik ve yanl fl yaklafl mlar n bütün parti ve örgütler için geçerli oldu u söylenmelidir; ama daha çok da eylemin parçal bafllamas na neden olan ve bunu gidermek için neredeyse hiçbir çaba harcamayan (ço unlu u dikkate almak, hapishane gerçekli inde eylem birli ini esas almak) örgütlerin bu konudaki hatal tutumlar özellikle yanl flt r. Faflist diktatörlük gerçeklefltirmek için uzun süredir f rsat arad, bunun için çeflitli biçimlerde ve zamanlarda provokasyonlar tertipledi i hücre tipi sald r s için en elveriflli koflullar sald - r n n gerçekleflti i zamanda bulmufltur. Hapishane eylemlerinin belli ölçülerde, özellikle de DHKP/C nin küçük burjuva sol sekter yaklafl mlar n n sürece egemen olmas n n bir sonucu olarak etki gücünü kaybetmesi, kan ksan r hale gelmesi, elde edilen kazan mlar n de erinin kavranamamas diktatörlük karfl s nda devrimci tutsaklar giderek hareketsiz k lm flt r. Ölüm Orucu eyleminin baflar s zl - nda tüm bunlar kadar objektif flartlar n da etkisi vard r. Eylemin yanl fl bafllamas, devrimci iradenin birlikte hareketinin sa lanamamas, d flar s n n bu direnifle olmas gereken katk y sa layamamas ve sonuç olarak direniflin hapishanelerle s n rl bir direnifle dönüflmesi yenilginin önlenemezli ini içinde tafl d. Baz yenilgiler, bir aflamadan sonra kaç n lmaz olur Ölüm Orucu eylemi devrimci hareketin geriledi i, devletin ise sald rmak için her f rsat de erlendirmek durumunda oldu u bir süreçte gerçekleflti. Tafl nan zaaflar, genel kavray fls zl k ve bu objektif zemin yenilginin parçalar n oluflturmaktad r. Hapishane Direniflinin iki ayr irade taraf ndan sürdürülmesinin somut kazan mlar n elde edilememesindeki pay önemli düzeyde olmufltur. Bafl ndan itibaren, direnifli hapishanelerdeki hak alma mücadelesi olarak kavrayan, genel direniflin bir parças olarak hareket etmeyen üçlünün tavr hapishanelerdeki eylem birli ini de zaafa u ratm flt r. Bu tavr n genel karakterine vurgu yaparsak e er: DHKP-C nin belirledi i bu çizgi; zindan direniflini tek eylem biçimine indirgeyen, düflman taktik aç dan küçümseyen, devlet tahlili sakat, kitlelerin yerine bir avuç öncünün mücadelesini koyan, zindan direnifli üzerinden iktidar mücadelesi yürütmeye çal flan, kitlelerin duygular na oynayan, aceleci, toptanc, kolayc, sol görünümlü ancak sa c ve macerac bir çizgidir. Bu çizginin süreci önemli oranda belirledi i bir gerçektir. Ölüm orucu gibi eylemlerde kamuoyunun oynayaca rolü yer yer abartan yerine göre de küçümseyen bir yaklafl mla somut flartlar de erlendiremeyen; düflman n, kitlelerin ve direnifl güçlerinin durumunu tahlil edemeyen, devrimin ç karlar n gözetmeyen, meseleyi küçük burjuvazinin kaypak, kitlelere güvensiz s n f karakteriyle ele alarak tutars z, dengesiz, kendili indenci bir politikayla yol alan bu çizgi, yapt a r taktik hatalar sonucu yenilgiye u ram flt r. Siyasal talepleri taktik ve propaganda amaçl de il, stratejik tarzda ileri süren, düflman n niteli ini kavramayan, içinde bulundu u flartlar ve güçler dengesini hiç dikkate almayan bu anlay fl özellikle hapishanelerdeki mücadelenin bir direnifl zeminine sahip oldu u gerçe ini göz ard etmektedir Ölüm Orucu eylemi; bafllat lma tarihinden, taleplerine, düflmanla yürütülen pazarl ktan, belirlenen taktiklere ve taktiksizliklere, eylem içi kurallardan, müttefik güçlerle iliflkilere kadar bir dizi belirleyici ve etkileyici konuda önemli yanl fllarla sürdürülmüfltür. Bu olumsuzlu a hapishane örgütlülü ümüz de önemli derecede ortak olmufltur. Kimi yanl fllar elefltirmekle beraber, kimilerinden etkilenmifl ve kimilerine de eklemlenmifltir. ( ) Partimiz hapishanelere yönelik sald r haz rl n n devam etti i, buna karfl, özellikle d flar da, sald r dalgas - n n püskürtülmesi için özel bir çal flma yürütülmesi gerekti i konusunda genel politikalar belirlemiflti. Buna ra men bu politikalar n hayata geçmesini sa layacak örgütsel düzenlemeler gerçeklefltirilememifl ve pratik ad mlar at lamam flt r. Önderlik düzeyinde al nan darbenin sonucu yaflanan da - n kl n ve parti örgütlülü ünde yaflanan koordinasyon zafiyetinin giderilmesi, bunlara ek olarak konferansa haz rl k sürecinde olunmas örgütsel düzenlemelerin hapishane merkezli direnifle göre örgütlenmesini zaafa u ratm flt r. MK n n gerçeklefltirmekle karfl karfl ya kald görevler ve genel da n kl k geliflen hapishane direnifline ve 19 Aral k katliam na karfl sorumluluklar n yerine getirememesine neden olmufltur. ( ) PMK n n bu süreçteki yaklafl m n n eksiklikler tafl d aç k bir gerçek olmakla birlikte, örgütün genel direnifle göre hareket etmesi, hapishanelere yönelen sald r lara karfl çal flmalara öncelik vermesi, bu yönlü bir kampanya içinde olmas k smen bir olumlulu u bar nd rmaktad r. ( ) Üçlü ile aras na 50 günlük uzun bir süre koymak suretiyle destekçi konumuna düflüp eylemin inisiyatifinde etkili olma flans n yitiren, eylem içi kurallar konusunda srarl davranmayan ZGK (Zindanlar Genel Komitesi) esasta PC çizgisine mahkum bir konumda ak nt - ya kap lm flt r. ( ) Merkezi önderli in, eylemin inand r c l n yitirdi i, kamuoyu deste inin dibe vurdu u koflullarda, henüz flehitler verilmemiflken yapt, eyleme nitelik kazand rma amaçl hamle önerisi de dikkate al nmam fl, kendili- indencili in ve öznelcili in bata ndan ç k lamam flt r. Bu hamle, mevcut direniflçilerin, eylem içi kurallardaki esnemenin tersine daha s k kurallar benimseyen bir hareket tarz tutturarak öne f rlamalar ve hem direniflin bütününü do ru bir hatta çekme hem de inisiyatifi ele geçirmeye yönelik bir amaç tafl maktayd. ( ) ZGK n n eylemin öncesinde Bayrampafla da yürütülen CMK bünyesindeki tart flmalarda savunduklar görüfller parti çizgimiz do rultusundad r. fiubat 2000 de yo unlaflan ve bu ay n ortalar nda yap lan panelle kitlelere de aç lan tart flmalarda, temsilci yoldafllar m z n ileri sürdü ü görüfller isabetlidir. Yoldafllar m z; hücre sald - r s n n stratejik önemde ele al nmas gerekti ini, bu projenin hâkim s n flar n tüm halk kitlelerine yönelik topyekun sald r n n bir parças olarak gündeme getirildi ini, buna karfl uzun süreli bir mücadelenin gerekece ini, bu süreçte tek bir eylem biçimine bel ba lanamayaca n, bir çok eylem,

15 flçi-köylü 15 Polemik hamle ve taktikle yol al naca n, ilk etapta a rl n d flar da yürütülecek faaliyetlerde bulunaca, sald r n n bafllamas yla motor gücü içerideki direniflin oluflturaca n, ölüm orucuyla sald r n n püskürtülmesinin hedeflenece i, püskürtülememesi halinde farkl mücadele biçimlerinin devreye girmesi gerekti ini, bu savafl mda içeride ve d flar da en genifl güçlerin birlikteli inin sa lanmas n n hayati önemde oldu unu savunmufllard r. Ölüm orucuna bafllanmas konusunda ise devletin somut bir ad m atmas n n (aç l fl yapmas, personel atamas, herhangi bir biçimde sevk yapmas vb.) gerekti ini savunmufllar, bir an önce bafllanmas n ileri sürerek A ustos sonu, Eylül vd. tarihleri telaffuz eden üçlünün görüfl ve önerilerine, kamuoyunun durumu, sald r n n somutlanmas aç lar ndan erken oldu- u gerekçeleri ile karfl ç km fllard r. Tart flma yürüten temsilci yoldafllar - m z, DHKP-C ve di erlerinin bafllama kararl l ve bas nc karfl s nda, erken bulmakla beraber, Kas m ay içerisinde meclisin aç l fl, TMY 16. madde de iflikli i ile ilgili yasa tasar lar n n sevki, af planlar n n somutlaflmas n n gözlenerek tarih saptanmas n ve ortak bafllan lmas gerekti ini savunmufllard r. ( ) Eylemin nitelik kayb n göremeyen, kamuoyunun durumunu de erlendiremeyen, düflman n eyleme ra men sa lad avantaj yeterince tahlil edemeyen yoldafllar m z, direnifle objektif olarak önderlik etmekte olan sorumsuz, macerac DHKP-C çizgisini alt etmeyi baflaramam fl ve genelde seyirci, destekçi konumda kalm flt r. Di er devrimci güçler gibi parti güçlerimizin de, yenilgisi kaç n lmaz olan - hatta o tarihte kesinleflmifl bulunanbir eylem hatt nda zarar görmesine, kay plar vermesine ve genel olarak devrimci güçlerin kitleler nezdinde güven yitirmesine yol açan yanl fll a ortak olmufllard r. ( ) 19 Aral k tan hemen sonra ve Nisan ay nda pefl pefle flehit verildi i haftalarda MK sürece yön verebilecek eylemlerin örgütlenmesinde pasif kalm fl, gerçekleflen kimi eylemler ise sürecin a rl n tafl yacak düzeyden oldukça uzak kalm flt r. llegal ve askeri düzeyde oldukça etkisiz kalan parti faaliyetlerine karfl n, aç k alanda daha çok tutsak yak nlar n n ve bu alanlarda faaliyet yürüten yoldafllar m z n srarl çabalar uzun süre devam etmifltir. Devletin yo un sald r lar bu alandaki faaliyetin genifllemesini, kitleselleflmesini önemli derecede etkilemifltir. ( ) Ölüm Orucu eyleminin bitirilmesi yönünde 5. toplant da al nan karar eylemin niteli ine uygun olarak di er parti ve örgütlerin görüfllerinin de al nmas ve ortak bir aç klama ile sonlanmas gerekti i anlay fl yla hayata geçirilmifltir. Bu karar n 5. toplant n n kararlar nda aç kça ilan edilmemesinin nedeni de budur. Daha sonra kamuoyuna sunulan aç klama bu aflamada flekillendirilmifl ve üçlü de dahil olmak üzere di er tüm parti ve örgütlerle tart fl lm flt r. Bu süreçte üçlünün politikalar nda da farkl l klar oluflmufl ve DHKP-C d fl ndakiler ölüm orucunun sonland r lmas anlay fl n benimsemifllerdir. Ölüm Orucu eylemini sürdürmekte olan tüm parti ve örgütlerin kat l m n öncelikli olarak benimsememize karfl n, DHKP-C ve TKEP/L nin olumsuz tutumu nedeniyle eylem bafllad gibi yine parçal olarak sonuçland r lmak zorunda kald. Aç klamada flunlar belirtilmifltir: Faflizmin bütün pervas zl yla yürüttü ü ve flimdiye kadar 91 devrim Ölüm Orucu savaflç s n n hayat na mal olan, yüzlerce arkadafl m z sakat b rakan sald r lara karfl sürdürdü ümüz büyük direniflte yeni bir evreye geldik. Hücre ve tecrit demek olan F tipi ile kifliliksiz ve kimliksiz hale getirilmek istenen devrimci tutsaklar olarak de iflik mücadele araç ve biçimleriyle bafllatt m z ve Ölüm Orucuna dönüfltürdü ümüz eylemimiz yeni bir biçime kavuflturulacakt r....tarihinden itibaren Ölüm Orucu eylemini, direnifli zafere ulaflt rmak amac ndan taviz vermeyerek sonland r yoruz. Sonland r lan n sadece direniflin ölüm orucu boyutu oldu unu, sürmekte olan hücre ve tecrit sald r s na karfl mücadelemizin kesintisiz, zafere kadar devam edece ini bir kez daha ilan ediyoruz. Devrimci tutsaklar n teslim al namayaca flimdiye kadar yürüttü ümüz mücadeleyle defalarca aç a ç km flt r. Bu sald r lar da püskürtecek, hücre ve tecrit terörünü yenece iz. F tipi hücre sald r s yla devrimci tutsaklar n birli ini bozmay amaçlayan faflizm tüm toplumu da daha korkunç bir esaret alt na almay istiyor ve al yor. Hayat n hücrelefltirildi i ve bunun devam edece i çok net bir flekilde aç a ç km flt r. Taleplerimiz iflçi ve emekçilerin de talepleridir. Devrimci tutsaklar kendilerine yönelen esaret zincirine izin vermedi vermeyecek. Ezilenler devrimci tutsaklar n yolunu görecek ve bu yolda yürüyecektir. Tüm ezilenleri bu taleplerimizi sahiplenmeye, hücre ve tecrit terörüne karfl mücadele etmeye ça r yoruz. Eylemin Sonuçlar n n De erlendirilmesi Ölüm Orucu eylemi, düflmana karfl bütünlüklü bir karfl koyuflu ve direnifli temsil etmesi bak m ndan ideolojik anlamda devrimci bir durufla karfl l k gelmektedir. Buna karfl n, bafl ndan itibaren olmas gereken içeri i kazanamam flt r. Eylem genel direniflin bir parças olarak flekillendirilememifl, kitlelerin karfl karfl ya bulundu u topyekûn sald r ya karfl örgütlenmesi gereken bir sürecin dinami i olamam flt r. lk dönemde yakalanan kitle deste- i eylemin hapishanelerdeki hak alma mücadelesine indirgenmesi ve düflman n boyutlu sald r s ile k sa zamanda zay flam fl, etkili olmaktan ç km flt r. Hapishanelerde somut kazan mlar elde etme gücü de zay flayan eylem sonuçta, baflta belirlenen hedeflerine ulaflamam flt r. Bu sonuca gelinmesinde 1996 Ölüm Orucu eylem raporunda belirtilen flu genel anlay fla uygun davran lamamas n n belirleyici oldu unu vurgulamak gerekir: Bugün içinden geçti imiz süreç, egemenlerin krizinin iyice derinleflti i, krizi atlatabilmek için politikalar nda köklü de iflikliklere gitmek zorunda kald klar ve bu yeni politikalar n bir türlü hayata geçiremedikleri, t kand klar bir süreç. Topyekûn sald r politikas n n bir halkas olarak geliflen cezaevlerine yönelik sald r lar n n böyle bir eylemle püskürtülmesi sadece cezaevleri aç s ndan bir tak m kazan mlar de il sürecin devam aç s ndan somut avantajlar da yaratm flt r. Bu süreci, bu avantajlar de erlendireceksek e er, basmakal p yaklafl mlardan kurtulmak, sürece iliflkin somut politikalar belirlemek zorunday z. Deneyimlerimizi de erlendirerek bu politikalar derinlefltirmek zorunday z. Topyekûn sald r ya karfl, bir dizi kampanyay içeren bir süreç bafllat lmal - d r. Tüm kampanyalar için topyekûn sald r ya karfl genel bir slogan belirlenmeli, her kampanya ele ald sorunu di er sorunlar n bir parças olarak ifllemelidir. 96 Ölüm Orucu sonras süreçte, hapishaneler d fl nda, topyekûn sald r - n n di er parçalar nda hemen hiçbir etkin pratik hat izlenemedi i bir gerçektir. Hapishaneler d fl nda kitlelerin karfl karfl ya kald sald r lara yönelik yeterli çal flmalar yap lamam fl, kampanyalar örgütlenememifl, kendili inden geliflen kimi hareketlerden ise uzak durulmufltur. Hapishane direniflinin kimi dönemlerde abart larak genel direniflin kendisi gibi görülmesi ya da genel direniflin hapishanelere endeksli gelifltirilebilece i anlay fllar n n ise burada belirtilen yaklafl mla bir ilgisi yoktur. Genel direnifl ile hapishane direnifllerinin iliflkisi(nin), ikincisinin birincisinin sadece bir parças olarak kavranmas durumunda do ru kurulabilece i gerçe i göz ard edilmemelidir. Topyekun sald r ya karfl örgütlenmesi gereken genel direnifl Ölüm Orucu eylemi özgülünde bugün için bir yenilgi alm flt r. Eylem öncesindeki kimi kazan mlar m z bu süreçte kaybettik. Güçlü bir direnifl oda olan hapishane örgütlülü ümüz önemli bir darbe alm flt r. Genel direniflin örgütlenmesinde önemli bir yeri olan eylem birli i anlay fl n n somutland CMK n n etkisizleflmesi ile yara alm flt r. Direnifllere damgas n vuran sol sekter anlay fl en son bugüne kadarki en güçlü eylem birli i örgütlenmesi olan CMK y da etkisizlefltirmifl ve fiilen bir da lma ile yüz yüze b rakm flt r. F tipi sald r s n gö üsleyen, düflman n daha ileri ad mlar atarak devrimci güçleri teslim alan, devrimci iradeyi k ran bir aflamaya geçmesini engelleyen yan yla ölüm orucu eylemi; ideolojik olarak karfl -devrimci güçlerin amaçlar na ulaflmalar n n önüne set çekmifltir. 50 yi aflk n flehit ve 400 ü aflk n gazisiyle elde etti i bu sonuç, bu rolünü bitirilmeden yaklafl k 1 y l öncesinde tamamlad halde eylemin sürdürülmesiyle ortaya ç kan tablo ise, taleplerinin hiç birini elde edememesi, somut bir kazan m sa layamamas nedeniyle bir yenilgi olarak görülmelidir. Zindan direnifllerinin en önemli silah ifllevsizlefltirilmifltir. Bundan sonra kullan lmas gerekti inde, son tecrübe öncesindeki biçimiyle, kesin kurallar ile devreye sokulmas flartt r. Bu durumda, büyük bedeller ödenerek yol alaca ve eski ifllevine kavuflmas n n a r bir karfl l gerektirece i görülmelidir. Eylemin baflar s zl a u rad düflüncesinin geliflmesi ve bunun sonucu olarak kitlenin destekçi konumdan belirleyici konuma terfi ettirilmesi ile direniflin öznesi ve belkemi i pozisyonundaki devrimci ve komünist tutsaklar n ciddi bir bölümü, eylemde tafl - d klar sorumluluklar ndan ve ölüme yürüyüfl olgusundan kopmufllard r. Direniflçilerin saflar ndaki dejenerasyonda, eylemin süreye yay lmas ve ölüm olgusunun alternatif olmaktan ç kar larak oynanabilir bir taktik fleklinde ele al nmas n n büyük rolü vard r. Bu eylem özelinde partimizin ve di er devrimci güçlerin ideolojik, politik ve örgütsel yetene i test edilmifl, ideolojik bak mdan gösterilen durufl, politik ve pratik bak mdan u ran lan aç k yenilgi karfl s nda gölgelenmifltir. A r basan ve aç a ç kan yön, s n f mücadelesinin di er alanlar nda ve genelindeki kopma ve zay flamay tamamlamaktan öte, daha da gerilere götüren bir etki yarataca na iflaret etmektedir. Ölüm Orucu direnifli mevcut kadro ve militan düzeyimizi de ortaya ç - kard. Kadro yap m z devrimin iniflli ç k fll yap s na, keskin dönemeçlere büyük oranda haz r de ildir. Kaybetmeye haz r olmayan, s n f mücadelesini dar alanlara ve zamanlara s k flt ran, kendini bütün mücadelenin bir parças olarak kavramaktan henüz uzak olan yaklafl mlar az msanmayacak derecede güçlüdür. Devrim uzun süreli bir mücadele oldu u halde, bu mücadelede yenilgiler alaca m z kesin oldu u halde kadrolar m z n önemli bir k sm bunu kavrayamad. Sadece direniflteki yoldafllar m z için de il, bütün için bu bir gerçektir. Ölüm Orucu eylemi ile ilgili de erlendirmeler yap l rken mücadelenin zor koflullar na dayan kl kadrolar n önemine özel bir dikkat çekmek zorunludur. Ölüm Orucunun bir sonucu olarak tahliye olduklar halde birçok militan m z n mücadeleye s rt n dönmesi bunu daha da zorunlu hale getirmektedir. Devrim mücadelesinin kaç n lmaz duraklar ndan birisi olan, bundan önce oldu u gibi yar n da binlerce, on binlerce yoldafl m z ve devrimcileri a rlayacak zindanlar n stratejik önemi partimize ve parti kitlemize kavrat lmal d r. Son ölüm orucu eyleminin yenilgiye u ramas nda tayin edici rol oynayan ve bugüne kadar ciddi bir hesaplaflma yaflamamakla da hataya düfltü ümüz çizgi ve anlay fllar aç kça mahkûm edilmelidir. Zindanlar temel mücadele alan olarak ele alan, direnifli ölüm orucuyla özdefllefltirerek kolayc l a kaçan, böylelikle asl nda devrimci direngenli- i körelten ve pasifize eden, kitlelere güvenmeyen, devrimci iradeyi k s rlaflt rarak zay flatan sol görünümlü macerac anlay fllarla aram za kal n bir çizgi çekmeliyiz. Sonuç Önümüzde baflta iflçi s n f olmak üzere di er ezilen kitlelerin karfl karfl ya bulundu u sald r lara karfl genel direnifli örgütleme görevi durmaya devam etmektedir. Halen devam etmekte olan hücre sald r s na karfl mücadeleyi ancak bunun bir parças haline getirirsek ileri noktalara tafl yabilece imiz unutulmamal d r. Hapishanelerde kaybedilen mevziler devrimci mücadelenin, kitlelerin devrimci savafl n n kaybedildi i, karfl -devrimci sald r n n tamamland anlam na gelmiyor. Aksine, sald r s n tamamlayamad gibi, karfl -devrimin bu sald r dan baflar yla ç kma olas l da yoktur. Onlar kaybetmeye mahkûm bir sald - r gerçeklefltirmektedirler. Bizler ise kaybetsek de ö renerek zafere giden bir yolda mücadele sürdürmekteyiz. Ölüm Orucu eyleminden ö renmemiz gereken ilk fleylerden biri bu eylem hakk nda öteden beri savundu- umuz ilkelerin kesinlikle yeniden tesis edilmesi gerekti idir. Çünkü hem Süresiz Açl k Grevi hem de Ölüm Orucu eylemi, hapishaneler direnifli bir bütün olarak de erlendirildi inde kaç n lmaz olarak gündeme gelecek eylemlerin en ileri biçimleridir. En ileri biçimleri olmalar itibar yla eylem biçimi olarak en son baflvurulmas gereken eylem biçimleridir. Son eylemde nitelik kayb na u rasa da bu süreçteki en önemli kazan m m z olan teslim olmama duruflunu ölüm orucu ile yerine getirebildik. Düflman n sonuna kadar da tmay amaçlad direnifl esasta ölüm orucu eylemi ile doruk noktada tutulabilmifltir. Bu durumda flunlar n alt n önemle çizmek do ru olacakt r. Ölüm orucundaki temel unsur, esas yapt r m gücü kifli/kiflilerin talepleriyle ilgili olarak, canlar na önemli ölçüde zarar verecek, tehlikeye atacak derecede duyarl, kararl ve srarl olduklar n n ortaya konulmas d r. Bunun kesiflti i nokta, ölüme giden yolda ne kadar tutarl hareket edildi- inin gösterilmesidir. Böyle hareket edildi inin en aç k kan t, ortalama süre içerisinde bu durumun sonuçlar - n n ortaya ç kmas yla gösterilmektedir. Aksi halde ölüm olgusu alternatif olmaktan ç kmakta, ölme kararl l - gösterilememifl olmaktad r. Eylem, eski ve belirli oranlarda sonuç elde eden örneklerde de görüldü ü üzere 2-3 ayl k sürenin ötesine yay labilecek özellikler tafl yamaz, tafl - mamal d r. Nitekim 2-3 ayl k sürede flu veya bu flekilde kesin sonuca götürecek 50 yi aflk n flehit, yüzlerce gaziyle ortaya konulan yapt r m gücü, bu süre uzad kça ölüm orucu özelli ini yitirmektedir. Ölüm Orucu eyleminin kan ksan r hale gelmesi, hapishanelerde ölümün kan ksan r hale gelmesi bizlerin tercih edece i ya da neden olaca bir tutum olmamal yd. Bunun do ru bir noktaya evrilmesi gerekmektedir. Bu eylem süresince görüldü ki, s - n f mücadelesinin mevcut flartlar do ru kavranmad kça tek tek parçalarda kazan mlar elde etmek esasen mümkün de ildir. Gerek hapishanelerde ve gerekse de di er alanlardaki bütün çat flmalar s n f mücadelesinin genel durumuna ve gidiflat na göre ele al nmak ve yönetilmek zorundad r. Parti bu yönetimi baflarmakla sorumludur. Parti önderli i bu özelli i gelifltirmekle görevlidir. Topyekun sald r gerçekli i kavranamad nda hapishanelerdeki direniflin kavranabilmesi ve do ru bir politika ile savunulmas baflar lamaz. Direniflin halk kitleleri taraf ndan sahiplenilmemesinde ya da sahiplenmenin dar bir kesimle s n rl kalmas nda devletin vahfli sald r lar n n etkili oldu u bir gerçektir; ancak yenilgide belirleyici nokta izlenen politikan n bu konuda zaaflar içermesidir.... Bir kere, genel direnifl boyunca topyekun sald r ya karfl mücadele daha iyi ifllenmeli, somut bir slogan olarak kitle gösterilerinde vb. ortaya konmal yd Bugün cezaevlerine yönelik sald r - lar hala devam ediyor. Cezaevleri önümüzdeki günlerde yine gündemimize oturmaya devam edecek. Genel direnifl sürecinde yaflanan hantall k, ancak bu sorun belirlenen kampanyalar süreci içinde ele al nd nda, farkl kesimlerin harekete geçirilmesi de hedeflendi inde, bu yönlü somut ad mlar üzerine flimdiden kafa yoruldu unda afl labilecektir. Bunun için OPK n n bir yönelim olarak partinin önüne koydu u yüzünü s n f mücadelesine dönme anlay fl prati e geçmek zorundad r. Bugün mevcut koflullar ba r nda, s n f mücadelesine iradi olarak yön vermede, önderlik etmede ileri ad mlar n at labilmesinin olanaklar n da tafl yor. Bu tamamen bizim süreci ne denli kavrad - m za, bu kayg y ne denli tafl d m za ba l bir sorun. (Komünist 33,. Alan Eylem Raporu) 1996 Ölüm orucu eylemi raporundan al nt lad m z bu bölüm son ölüm orucu eyleminin gerçek zaaf n da ortaya koymaktad r. Ne öncesinde (ki bu belirleyicidir) ne de eylem s ras nda parti örgütlülü ümüz bu zaaf giderememifltir. Parti örgütlülü ümüz hapishanelerdeki direnifli, baflta iflçi s n f olmak üzere halk kesimlerinin karfl karfl ya kald, kendili inden karfl koyufllar gerçeklefltirdi i özellefltirme, sendikas zlaflt rma, tar msal üretimin k s tlanmas, sosyal haklar n gasp edilmesi gibi sorunlara karfl çok geri seviyelerde tav r gelifltirebilmifl, bu alanlarda önderlik rolünü oynamam flt r. Yine, direnifl sürecine rastlayan Afganistan iflgaline ve daha sonra da Irak iflgaline karfl da mücadele parti örgütlülü ünün gündemine yeterince oturtulamam flt r. Oysa hapishanelerde gerçekleflen sald r ve buna karfl gösterilen direnifl hem bunlarla iliflkilidir ve hem de bu alanlardaki devrimci çal flmalara güç verebilir niteliktedir. S n f mücadelesinin di er alanlar ndaki sorunlara yabanc - laflan herhangi bir alandaki direnifl ne kadar güçlü olursa olsun iktidar mücadelesine kayda de- er bir kazan m sunamaz. Uzun sürdü ü ölçüde de kendi içinde gerilemeler yaflamas kaç n lmaz hale gelir. Bu, sadece hapishanelerdeki mücadelenin de il, bütün di er alanlardaki mücadelelerin bir özelli idir. Herhangi bir sendikan n da verece i mücadele iktidar mücadelesinin bir parças olarak ele al nmad durumda, salt hak alma mücadelesine dönüflür ve bu konuda dahi yeterli bir geliflim sa layamaz. Bunun örnekleri s n f mücadelesi tarihinde çokça vard r Ölüm Orucu eyleminin belirgin zaaflar ndan biri budur. Bu zaaf sadece hapishane örgütlülü ünün ve direniflinin de il, bir bütün devrimci mücadelenin bir zaaf olarak yaflanm flt r ve hala yaflanmaya devam etmektedir. Uzun süreli mücadelelerin ilkeleri, yasalar vard r, k sa süreli çat flmalar n ilkeleri, yasalar vard r. K sa süreli olmas gereken çat flmalarda uzun süreli mücadelelerin kurallar hayata geçirildi inde, nas l ki sa c bir hat izlenirse, uzun süreli olmas gereken mücadelelerde k sa süreli çat flmalar n kurallar uyguland nda da solcu bir hat izlenmifl olur. Hapishanelerdeki genel mücadele uzun süreli bir yap da oldu- u halde, belli bir sald r ya karfl direnifl k sa sürelidir. Sald r lara karfl haz rl k uzun süre alaca halde, sald r ya karfl direnifl hapishanelerde k sa süreli olmak durumundad r. Hapishanelerde örgütlülükler, direnifller her koflulda genel devrimci mücadelenin seyri ile onun gücü ile do rudan iliflkilidir. Hapishanelerdeki dengeleri, her fleye ra men kendi lehimize de ifltirme olana m z her zaman k s tl d r. Devrimci kendini hak alma mücadelesi ile s n rlamayaca gibi, her alanda sürmekte olan mücadelenin iktidar savafl n n bir parças oldu unu da bilerek hareket etmek durumundad r Ölüm Orucu eyleminde hapishanelerdeki direnifl genel devrimci mücadeleye ra men ele al nm fl ve gelifltirilmek istenmifltir. Özellikle üçlü nün tavr nda bu çok aç k bir yanl flt r. Parti örgütlülü ümüz bu yanl fla çok defa dikkat çekti i halde, kendisi de ayn yanl fla düflmüfl, yanl fl çizginin eylemdeki inisiyatifini esasta k ramam flt r Ölüm Orucu eylemi ba r nda tafl d direnifl hatt na ra men yukar da belirledi imiz zaaflar nedeniyle bir yenilgi ald. Devlet hapishanelerdeki amac na k smen ulaflt. Ancak direnifli yok edemedi, devrimci tutsaklar teslim almay baflaramad. Burada ortaya kanan direnifl hatt n genel devrimci mücadeleye tafl mak, çeflitli halk kesimlerinin karfl karfl ya bulundu u sald r lara bu direnifl hatt ile karfl koymak gerekmektedir. Hapishanelerde direnifl bugün tecrit ve izolasyona karfl sürmektedir. Hapishanelerdeki direnifli di er alanlardaki mücadelelerin bir parças olarak kavramak, buna uygun hareket etmek, ancak di er tüm sald r lara karfl mücadelenin yükseltilmesine paralel hapishane direniflinin de ileriye do ru geliflebilece ini anlamak gerekir. Bu yaklafl m m z hapishanelerde devam eden hücre sald r s n n bugün alm fl oldu u biçim olarak tecrit ve izolasyonun karfl s nda tutsaklar n direngen tutumunu devam ettirmesini gerektirirken, bununla birlikte ve daha da önemli olarak devrimci tutsaklara yönelmifl olan sald r y, özde devletin emperyalist sald r politikalar n hayata geçirmesinin bir parças oldu u için, s n f mücadelesinin di er alanlar ndaki sald r lara karfl mücadeleyle alt edebilece imiz gerçekli ini içermektedir. Kesinlikle anlafl lmal d r ki, s n f mücadelesinin di er alanlar nda devam eden ve karfl direnifli de gelifltirmekte olan sald r lara karfl duruflumuz hapishanelerdeki direniflin gerçek gücünün aç a ç kmas n n esas arac d r. Bu durufl güçlü oldu u oranda hücre sald r s na karfl direnifl de güçlenecektir. Devrimci kitle hareketine hapishanelerdeki direniflin etkisi yans t ld durumda, teslim olmayan tutsaklar n duruflu kitlelere tafl nabildi i durumda ve bu durufl kitle mücadelesinin bir özelli i olarak gelifltirildi- i durumda görevimizi yerine getirmifl oluruz. S n f mücadelesinin genel sorunlar na karfl gösterece imiz duyarl l k, do ru politikalarla gelifltirece imiz mücadele tüm devrimci tutsaklar n bugüne kadar verdikleri can bedeli direniflin zaferini de beraberinde getirecektir. Ölüm Orucu eyleminin flehitleri ve gazileri devrim mücadelesinin sahip ç k lmas gereken yüce de erleridir. Onlar, faflizmin en azg n sald r lar na devrimci inançlar yla, devrimi bir ad m daha ilerletmenin coflkusuyla karfl koydular; bu u urda canlar n vermekten, yara almaktan çekinmediler. fiehit düflerek, yaralar alarak eylemi sonuna kadar sürdüren yoldafllar - m z ve devrimci dostlar m z bizlere sonuna kadar direnmenin zorunlulu- unu ö rettiler. Tüm alanlarda ayn hatt n devam ettirilece ini, ancak bu flekilde devrime katk sunulabilece ini bir kez daha, bu sefer Ölüm Orucu flehitlerimiz Nergiz ve Muharrem yoldafllar n ve di er flehitlerin görkemli direnifli ile hayk rd m z ilan ediyoruz. (abç) (Bitti)

16 İşçi-köylü BİZ HALKIZ GELECEK ELLERİMİZDEDİR! Umut Yayımcılık ve Basım Sn. Ltd. Şti. Yönetim yeri: Gureba Hüseyin Ağa Mh. İmam Murat Sk. No: 8/1 Aksaray-Fatih/İstanbul Tel: (0212) Faks: (0212) Sahibi ve Yazıişleri Müdürü: Çilem ÖNSEL Baskı: SM Matbaacılık Sanayi Cad. Altay Sk. Yenibosna/İSTANBUL Tel: (0212) BÜROLAR Kartal: İstasyon Cd. Dörtler Ap. No: 4/2 Tel: (0216) Ankara: Sağlık 1 Sokak No:17/19 Çankaya Tel: (0312) İzmir: 856 Sokak, No: 48/203 Kemeraltı Konak, Tel: (0232) Malatya: Dabakhane Mh. Turgut Temelli Cd. Barış İşhanı Kat: 3 No: 94 Erzincan: Ordu Cd. Ordu İşhanı Kat: 3 Tel: (0446) Bursa: Selçuk Hatun Mh. Ünlü Cd. Sönmez İşsarayı Kat: 2 No: 185 Heykel, Tel: (0224) Mersin: Silifke Cd. Çavdaroğlu İşhanı Kat: 3 No: 1/8 Avrupa Büro: Weseler Str Duisburg-Almanya Tel: Faks: Kara elmas ocakları: İşçi mezarlıkları ları Ölümlerden ölüm beğen yöntemi: Taşeron! Taşeron çalışma/çalıştırma; güvencesiz çalıştırmanın, emek sömürüsünün, işçinin haklarının gasp edilmesinin en sık yaşandığı biçimidir. Bu sistemde işçinin örgütlenme hakkı yoktur! Sosyal güvencesi yoktur! Geçici olduğundan iş konusundaki eğitimi ve deneyimi önemli değildir! Ucuz iş gücüdür! Tüm bunlar her ne kadar patronlar açısından daha çok kâr getirse de, işçi açısından daha çok yoksulluk, daha çok emeğini satma ve hatta daha çok ölüm demektir. Taşeronlaşmanın yaygınlaştırıldığı alanlardan biri de, kuşkusuz, maden ocaklarıdır. Maden ocakları, Türkiye de iş cinayetlerinin/katliamlarının en sık yaşandığı alandır. Bu durum elbette katil patronların sözcülüğünü/ ortaklığını yapanların söylediği gibi mesleğin kaderinde olan bir durum değildir. Zengin kömür yataklarına sahip olan Türkiye de bu iş katliamlarının yaşanması; kara elmas olarak tabir edilen kömürden gelen kârın artması için işçi ve güvenliğinin yok sayıldığının, hatta bunun bir kural olarak işletildiğinin göstergesidir. Ve Zonguldak ta yaşanan da budur! Zonguldak taki Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Karadon Müessesesi ne ait bir maden ocağında, 17 Mayıs günü, burada taşeronluk yapan Yapı-tek isimli firmanın çalıştığı bölümde meydana gelen grizu patlaması sonucu; 28 si taşeron işçisi, 2 si Kâr hırsı öldürmeye devam ediyor Bursa da 20 Mayıs günü Partizan, BATİS, BAMİS, BDSP, ESP, SODAP ve DBH tarafından yapılan eylemle kaza protesto edildi. Zonguldak ta 30 işçi katledildi, kaza değil cinayet, iş cinayetlerine son yazılı pankartın açıldığı eylemde katledilen işçilerin fotoğrafları da taşındı. Eylem Osmangazi metro önünden Kent Meydanı na yapılan yürüyüşün ardından okunan basın açıklamasıyla devam etti. (Bursa) * 19 Mayıs günü Zonguldak Karaelmas Üniversitesi öğrencileri iş cinayetine kurban giden madencilerle ilgili Rektörlük önünde bir basın açıklaması gerçekleştirerek buradan yürüyüşe geçti. Şehir merkezinde yapılan açıklamada Bugün Karadon da, 91 de Kozlu da ve her gün kaçak maden ocaklarında yaşamını yitiren emekçilerin hazin sonu iş kazası değil, cinayettir... Bilinmelidir ki ucuzlayan üretim değil insan hayatıdır. Bunun asıl sorumlusu kapitalizmdir denildi. Buradan göçük alanına gelen kitle, maden işçilerinin yakını olmadıkları gerekçesiyle polis tarafından engellendi. Başbakan ın göçük alanına geleceği gerekçesiyle öğrencilerin açıklama yapması engellendi ve dağılmaları dayatıldı. Öğrencilerin polis barikatı önünde başlattıkları oturma eyleminin sürdüğü esnada konuşma yapan Erdoğan işçi yakınları tarafından protesto edildi. Polis tehditlerinin ardından Gelik ilçe mühendis olmak üzere toplam 30 kişi yaşamını yitirdi. Yerin 540 metre altında, 30 işçi, düzenin taşeronlaşmasının bedelini canları ile ödedi! Yoğun gazdan kaynaklı ilk anda derinine inilemeyen ocakta, asansör kullanılamaz halde olduğundan ve zehirli gazın yoğunluğu henüz devam ettiğinden yer altındaki 30 işçiye, bu ocağa metre uzaklıktaki Gelik Maden Ocağı ndan giriş yapılarak ulaşılmaya çalışıldı. İşçilerinin ailelerinin tepkileri arasında, madencilere ulaşıldığında yeraltına maskeleri bile olmadan indirilen işçilerin cansız bedenleri ile karşılaşıldı Ocağın önünden feryatlar yükseldi. Her sabah maden ocağın girişinde okunan Önce İş Güvenliği yazılı tabelasının ikiyüzlülüğündeki taşeron şirket eliyle 30 can, iş cinayetine kurban edilmişti. Türkiye de madencilik; hep işçi katliamları ve maden ocakları da işçi mezarlıkları olarak bilinir... Özelleştirmelerin arttığı 90 lı yıllarda madenlerdeki işçi kıyımlarında üç haneli sayılarla ifade edilen ölümler yaşandı ve sonrasında ise özelleştirmelerin yanı sıra taşeronlaşmaya ağırlık verilmesiyle birlikte ölümler yine artış gösterdi ve bu ölümlü maden kazalarının yaşandığı her alanda bir taşeron şirketin varlığı karşımıza çıktı. Ve son 6 ay içinde çok sayıda (toplam 66) maden işçisinin yaşamını yitirdiği her bir iş cinayetinin altından da bir taşeron çıktı. Taşeron şirketler, genelde maden hakkında uzman veya deneyimli kişilerden oluşmayıp, tek amacı daha çok kâr etmek olan aracı şirketlerdi. Bunun sonucu olarak çalıştırılan işçilerden mühendislere kadar, eğitim ve deneyim göz ardı edildi. İşçi ve mühendisler için seçim yapılırken sömürüye ses çıkarmayan, sendikalı olmayan gibi özellikler arandı. Sonuç olarak işçiyi örgütsüzleştirmenin bir aracı olarak da kullanıldı taşeron! Dolayısıyla da madende yaşanan ağır iş koşulları, emek sömürüsü ve iş güvenliği gibi konular gündelik yaşamın parçaları, işin kaderi olarak yansıtılabildi. Taşeronun bu denli yaygınlaşabilmesinin nedenlerinden biri de elbette yaşanan yoksulluk! TC Başbakanı R. T. Erdoğan ın TEKEL işçilerine böbürlenerek söylediği o paraya çalışacak milyonlarca insan var gerçekliği, yoksulluğumuzun bir göstergesidir. Bu duruma maden işçileri açısından baktığımızda ise karşımıza çıkan tablo bundan farklı değil! Babası da madenci olanlar, bir yakınını madende yaşanan iş cinayetinde yitirenler Madenler; bölge halkının geçim kaynağı, aynı zamanda buradaki halk gerek özelleştirmelerin gerek taşeronlaşmanın yol açtığı iş cinayetleri-katliamlarının da yabancısı değil! Ama özellikle altını bir kez daha çiziyoruz: Bu yoksulluk, bu işçi ölümleri, iş kazaları kader falan değildir! Aksine sömürüdür, cinayettir, katliamdır! Çünkü işin uzmanları tarafından hazırlanan raporlar dahi incelenip, gerekli önlemler alındığı takdirde işçi cinayetlerinde % 95 oranında azalmalar yaşanacaktır. Ama ne mümkün! Sömürü düzeni, adı üstünde! Patronun işçinin güvenliğini sağlaması demek; malzemeden çalmaması, işçinin her türlü koruma giysisini en iyisinden temin etmesi, daha çok işçi çalıştırarak sirkülasyon sağlaması, kendisinden ve çalışanlardan bağımsız bir denetim grubu bulundurması, sağlık kontrollerinin sürekli yapılması, sigortasını tam yatırarak sosyal güvence sağlaması, sendikal örgütlenmeyi desteklemesi demektir! Oysa bu tam da sömürü sisteminin zıddı bir durumdur! Yine aynı sahne; arsızlar açıklama yapıyor! Taşeron avukatı Çalışma Bakanı Ömer Dinçer, taşeron şirketin orada kömür çıkarmadığının yalnızca galeri çalışması yaptığının özellikle altını çizdi! Bu durum taşerona bağlı 28 işçinin ne maskesiz bir şekilde orada bulunmalarını ne de iş katliamına kurban gitmelerini açıklıyor! Tabii, bu duruma en arsız tepki Erdoğan dan geliyor! Ölen işçilere üzülen Erdoğan, Bu mesleğin, kaderinde maalesef var. Bu mesleğe giren kardeşlerim de, bu mesleğe girerken içerisinde bu tür şeylerin olacağını bilerek giriyorlar diyerek katillerin avukatlığını takkesiyle yapıyor! Ve onun açıklamalarında ortaya çıkan bu anlayış; işçiye, emekçiye, yoksula ölümü reva gören anlayıştır. Bu açıklama, bundan sonraki süreçte de işçinin güvenliği için önlem almamaya, katil patronları korumaya and içmektir! Konu ile ilgili diğer bir açıklama ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşarı Birol Aydemir den geldi. İşçiyi ve can güvenliğini yok sayan Aydemir, İş kazasında hep görünür maliyet düşünülüyor, ancak kapatılan maden ocakları, kaybedilen zaman gibi görünmez maliyetler, görünen maliyetin 2 katıdır diyerek, koyun-kasap misalinden bir açıklama yaptı. Halk öfkeli, Erdoğan kader de ısrarlı! Olayın ardından bölgeye avukatlık için gelen Erdoğan, burada ailelerin tepkisiyle karşılaştı. İşçilerden birinin yakını olan genç bir kadının tepkisine sinirlenen Erdoğan, konuşma yapmak yani işçilerin kaderine üzüldüğünü açıklamak için giderken de genç kadının tepkisi sürdü. Bu durum üzerine kadının gözaltına alındığını duyan işçilerin yakınları sandalye ve ellerinde ne varsa polise atarak tepkilerini gösterdi. Ve polis havaya ateş açarak, sömürü düzenine bekçilik görevini yerine getirdi. Erdoğan açıklama yaparken, tepki gösteren bir kişi de apar topar gözaltına alındı ve hemen ardından bilindik bir açıklama geldi: Provokatörmüş! Aman madenler durmasın, ne de olsa ölümler kader! Patlamanın ardından 5 gün geçti ve maden yeniden açıldı! Aymazlığın bu kadarı olmaz mı sandınız! Taşeron şirket için bir soruşturma dahi açılmadan, maden bir denetimden dahi geçmeden yeniden açıldı. Bir tek ulaşılamayan 2 işçinin arama çalışmalarının devam ettiği 540 metre yerin altındaki bölüm çalışmıyor! Maden Katliamına Tepki Her Yerde merkezinde toplanan kitle faşistler tarafından linç edilmek istendi. Polis çemberine alınan gençler Gelik ilçe merkezinden uzaklaştırıldı. * KESK ve KESK e bağlı sendikalar, hayatlarını kaybeden 30 maden işçileri için yürüyüş yaptı. Zonguldak taki Madenci anıtı önünde toplanan kitle, Maden Şehitleri Anıtı na kadar yürüdü. Yürüyüşün öncesinde KESK Genel Başkanı Sami Evren; 26 Mayıs grevimizi burada ve Balıkesir de ölen kardeşlerimize adıyoruz dedi. Maden değil devlet öldürdü! 21 Mayıs günü saat18.30 da Galatasaray Lisesi önünde bir araya gelen Herkese Sağlık Güvenli Gelecek Platformu Maden cinayetleri de taşeron çalışma da AKP de kader değildir yazılı pankart açarak Taksim Tramvay durağına doğru yürüyüşe geçti. Taşeron çalışma ölüm getirir, Kemalpaşa, Dursunbey, Kozluk 63 işçi öldü Kader değil katliam yazılı dövizler taşıyan kitle yol boyunca Kader değil bu bir cinayet, Katil devlet hesap verecek sloganlarını haykırdı. Tramvay durağında platform adına bir itfaiye işçisinin okuduğu açıklamada Zonguldak ta yaşanan kazanın bir kader olmadığı taşeron ve güvencesiz çalışmanın bir sonucu olduğu dile getirildi. (İstanbul) Neydi son konuşmaları ben gidiyorum geri gelmicem mi Helallik mi son sarılmaları Varsın şimdi kınaları kurumasın yüreklerin ayazında Kanlı elleri düzenin çarklarını çevirmeye devam etsin Memleketimin vardiyalı zencileri Işıkla bakın artık sevdiklerinize İş cinayetleri bitmek bilmiyor! Kütahya nın Tavşanlı ilçesine bağlı Yörgüç Köyü nde faaliyette olan Talya Madencilik Linyit Ocağı nda 13 Mayıs günü meydana gelen göçükte 6 işçi yaralı olarak çıkarılırken, Süleyman Göç isimli maden işçisi göçük altında kalarak, iş cinayetine kurban gitti. Güvencesiz, esnek, taşeron çalıştırmanın yaygınlaştırıldığı madencilik sektöründe yaşanan bu olayda da ihmal ve kâr hırsı vardı. Aynı işletmede 2007 tarihinde de benzeri bir olay meydana gelmiş ve bir işçi yaşamını yitirmişti. Kısa bir süre kapalı tutulan işletmede çalışan işçiler iki aydır maaşlarını alamadıkları için 31 Aralık 2009 da grev yapmış, maaşlarını alamayan yüzden fazla işçi işletmeden ayrılmıştı. Ve son olarak göçükten 20 gün önce denetimden geçen ve müfettişlerin kapatılması için rapor hazırladığı işletme, anında kapatılmadığından bugün 1 maden işçisi daha canından oldu! (H. Merkezi) Devletin maden karası yüzü! 2010 yılının ilk 5 ayında maden kazalarında hayatını kaybeden insan sayısı 67 yi buldu. Son olarak Zonguldak Karadon da Yapı-Tek adlı özel şirkete bağlı bir kömür ocağında 30 işçinin ölmesiyle birlikte bilânçosu giderek artıyor. Özellikle Maden Kanunun değiştirilip yeraltının özel şirketlere ve taşeronlaştırmaya açılmasıyla birlikte artış gösteren bu ölümler egemenler için hiçbir anlam ifade etmiyor. Türk Taşkömürü Kurumu (TTK) Genel Müdürlüğü istatistik verilerine göre, kömür ocaklarında yılları arasındaki iş cinayetlerinde 3 bin 712 işçi öldü, 373 bin 484 işçi ise yaralandı te Maden Kanunu değiştirildi ve Türk Taşkömürü Kurumu işleten olmaktan çıkarak işlettiren konumuna getirildi. Bu yeraltının özel şirketlere daha yaygın bir şekilde açılmasını da beraberinde getirdi ve 2007 yılında sadece üçer ilde kaza meydana gelirken, 2008 de bu sayı 22 ile çıktı. Bu illerdeki 38 ölümlü kazada 43 işçi öldü, üstelik hiçbiri toplu ölüm değildi. Bu rakamlar 2009 da artış gösterdi. Ölümlü kazaların yaşandığı il sayısı 24 e, kaza sayısı 62 ye, ölüm sayısı da 92 ye çıktı. Üstelik kazaların tamamına yakını özel şirketlerce işletilen madenlerde meydana gelmekte. Avrupa ülkeleri içerisinde Türkiye maden kazalarında ilk sırada yer alıyor. Uzmanların tüm uyarılarına rağmen hiçbir önlem almayan devlet yaşanan her olayda acımız büyük, denetimleri sıklaştıracağız vb. söylemlerde bulunurken olayın üzerinden birkaç gün geçtikten sonra aynı ocaklar denetimsiz bir şekilde tekrar üretime açılmakta. C M Y K

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

YARGITAY 2. HUKUK DA RES

YARGITAY 2. HUKUK DA RES YARGITAY 2. HUKUK DA RES 2674 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 2. HUKUK DA RES E: 2005/20742 K: 2006/5715 T: 18.04.2006 M RASÇILIK SIFATI M RASIN NT KAL ZAMAN YÖNÜNDEN UYGULANACAK

Detaylı

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina .. 95 Türkiye ile Kazakistan: Karfl l kl Kazan mlara Dayal Bir flbirli i Bektas Mukhamejanov * Çeviren: Dr. Almagül sina Kazakistan ba ms zl n kazand ndan itibaren, d fl politika stratejisinde çok yönlü

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Otopsi Cengiz Özak nc JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Amerikan And : Herkes için adalet ve özgürlükle bölünmez tek ulusa dayanan Cumhuriyet e ve bayra ma ba l olaca ma and içerim. Yer

Detaylı

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl 220 ÇEfi TL ADLARLA ÖDENEN C RO PR MLER N N VERG SEL BOYUTLARI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl Primi,Has lat Primi, Y l Sonu skontosu)

Detaylı

Ekonomi Alan ndaki Uygulamalar ve Geliflmeler 2

Ekonomi Alan ndaki Uygulamalar ve Geliflmeler 2 Atütürk ün Dünyas Cengiz Önal Ekonomik kalk nma, Türkiye'nin özgür, ba ms z ve daima daha kuvvetli olmas n n ve müreffeh bir Türkiye idealinin bel kemi idir. Tam ba ms zl k ancak ekonomik ba ms zl kla

Detaylı

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z Yoksulun fians Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z sonuca geçelim: Teorem. Yoksulun zengine karfl flans yoktur. Bu çok bilinen teorem i kan tlayabilmek için her fleyden önce önermeyi

Detaylı

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER Merdan ÇALIfiKAN* I. G R fi 1163 say l Kooperatifler Kanunu na göre kooperatiflerin zaruri 3 organ bulunmaktad r. Bunlardan en yetkili

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n

Detaylı

S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER

S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER Erol LENGERL / Akis Ba ms z Denetim ve SMMM A.fi. 473 474 2. Salon - Paralel Oturum VIII - Sistem ve Süreç Denetiminde Karfl lafl lan

Detaylı

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor!

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dursun YILDIZ topraksuenerji 21 Ocak 2013 ABD Petrol İhracatçısı Olacak. Taşlar Yerinden Oynar mı? 1973 deki petrol krizi alternatif enerji arayışlarını arttırdı.

Detaylı

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir 2002 May s ay nda yap lan Birleflmifl Milletler Çocuk Özel Oturumu öncesinde tüm dünyada gerçeklefltirilen Çocuklar çin Evet Deyin kampanyas na Türkiye

Detaylı

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınların Yaşam Koçu Tuğba Güneş, kadına şiddetti ortaya çıkaran nedenleri ortadan kaldıracak önlemler alınması gerektiğini söyledi. Kahramanmaraş ın tek yaşam ve wellness

Detaylı

NTERNET ÇA I D NAM KLER

NTERNET ÇA I D NAM KLER Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab

Detaylı

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI Haberler 4857 SAYILI fi KANUNU LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI 14 May s 2004 tarihinde Sendikam z Binas Mesut Erez Konferans Salonunda 4857 Say l fl Kanunu le lgili Yönetmeliklerin

Detaylı

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler Endüstri Mühendisliğine Giriş Jane M. Fraser Bölüm 2 Sık sık duyacağınız büyük fikirler Bu kitabı okurken, büyük olasılıkla öğreneceğiniz şeylere hayret edecek ve varolan bilgileriniz ve belirli yeni becerilerle

Detaylı

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan.

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan. EVOK Güvenlik, ülkemizde büyük ihtiyaç duyulan güvenlik hizmetlerine kalite getirmek amac yla Mustafa Alikoç yönetiminde profesyonel bir ekip taraf ndan kurulmufltur. Güvenlik sektöründeki 10 y ll k bilgi,

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ 120 kinci Bölüm - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi 1. ARAfiTIRMANIN AMACI ve YÖNTEM Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi, tüketici enflasyonu, iflsizlik

Detaylı

MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY

MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY brahim ERCAN * 1- GENEL B LG : Motorlu tafl t sürücüleri kurslar, 5580 say l Özel Ö retim Kurumlar Kanunu kapsam nda motorlu tafl

Detaylı

ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM

ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM D YABETLE YAfiAMAK Bu kitapç n içeri i Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derne i nin web sitesinden faydalan larak haz rlanm flt r. www.cocukendokrindiyabet.org Diyabet,

Detaylı

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 23 dönem Çalışma Programında; Oda etkinliklerinin TMMOB örgütlülüğü ile ilişkilendirilerek ortak alanlar

Detaylı

BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U

BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U Cengiz SAZAK* 1.G R fi Bilindi i üzere Katma De er Vergisi harcamalar üzerinden al n r ve nihai yüklenicisi, (di er bir

Detaylı

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z.

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. Bizler ortak hareket etme hedefi ile bir araya gelen sa k çal anlar n temsilcileri olarak sa k alan nda gerçekle tirilen her türlü

Detaylı

Araştırma Notu 11/113

Araştırma Notu 11/113 Araştırma Notu 11/113 29 Nisan 2011 MİLLETVEKİLİ DAĞILIM SENARYOLARI VE YENİ ANAYASA Seyfettin Gürsel 1 Yönetici Özeti 12 Haziran milletvekili seçimlerinden çıkacak yeni TBMM nin bileşimi sadece iktidarı

Detaylı

Saymak San ld Kadar Kolay De ildir

Saymak San ld Kadar Kolay De ildir Saymak San ld Kadar Kolay De ildir B ir matematikçinin bir zamanlar dedi i gibi, saymas n bilenler ve bilmeyenler olmak üzere üç tür insan vard r Bakal m siz hangi türdensiniz? Örne in bir odada bulunan

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Otomasyon Sistemleri E itiminde Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Murat Ayaz Kocaeli Üniversitesi Teknik E itim Fakültesi, Elektrik E itimi Koray Erhan Kocaeli Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi,

Detaylı

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti içi disiplin mekanizması (cinsel taciz, aile içi şiddet vs. gibi durumlarda işletilen) AKP CHP MHP BBP HDP Parti içi disiplin

Detaylı

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama DE/11/LLP-LDV/TOI 147 420 Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama 1. Adınız: 2. İşletmenin Adı: 3. Tarih: Evet Hayır Bilmiyorum 1. Mevcut işinizde mesleki eğitim fırsatlarına erişebiliyor musunuz?

Detaylı

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz.

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz. - Günlük siyaset acının üstünü nasıl örter? - Gazze yi ve Filistin i içselleştirmek yerine farz olarak görenlerin destansı trajik hali - BM Genel Sekreteri, AKP Kadın Kolları ve Hrant Dink Ortak paydası

Detaylı

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z Nisan 2010 ISBN 978-9944-60-631-8 1. Bask, 1000 Adet Nisan 2010 stanbul stanbul Sanayi Odas Yay nlar No: 2010/5 Araflt rma fiubesi Meflrutiyet

Detaylı

ATAÇ Bilgilendirme Politikası

ATAÇ Bilgilendirme Politikası ATAÇ Bilgilendirme Politikası Amaç Bilgilendirme politikasının temel amacı, grubun genel stratejileri çerçevesinde, ATAÇ İnş. ve San. A.Ş. nin, hak ve yararlarını da gözeterek, ticari sır niteliğindeki

Detaylı

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir.

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir. TÜB TAK BAfiKANLIK, MERKEZ VE ENST TÜLERDE ÇALIfiIRKEN YÜKSEK L SANS VE DOKTORA Ö REN M YAPANLARA UYGULANACAK ESASLAR (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Esaslar n amac ; Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araflt

Detaylı

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI 4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI Resul KURT* I. G R fi Ülkemizde 4447 say l Kanunla, emeklilikte köklü reformlar yap lm fl, ancak 4447 say l yasan n emeklilikte kademeli

Detaylı

İŞ CİNAYETLERİNE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ

İŞ CİNAYETLERİNE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ İŞ CİNAYETLERİNE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü nde Bodrum da bir basın açıklaması yapıldı. İMO Bodrum Temsilciliği nde yapılan basın açıklaması Bodrum İKK Genel Sekreteri Şahabettin

Detaylı

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Genel Yay n S ra No: 178 2010/20 ISBN No: 978-605-5614-56-0 Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Tasar m / Uygulama Referans Medya ve Reklam Hiz. Ltd. Tel: +90.212 347 32 47 e-mail: info@referansajans.com

Detaylı

GÖRÜfiLER. Uzm. Dr. Özlem Erman

GÖRÜfiLER. Uzm. Dr. Özlem Erman GÖRÜfiLER Uzm. Dr. Özlem Erman Son y llarda dünyadaki h zl teknolojik geliflmeye paralel olarak t p alan nda da h zl bir de iflim yaflanmakta, neredeyse her gün yeni tan, tedavi yöntemleri, yeni ilaçlar

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon

Detaylı

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Atatürk ün Dünyas Cengiz Önal 64 Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Han mlar, Beyler! stanbul dan geliyorsunuz. Hofl geldiniz. stanbul un fl k ocaklar n temsil eden yüce heyetiniz karfl s

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI 18 Mart 2016 İstanbul, Hilton Hotel Harbiye Sayın Büyükelçiler, Değerli Konuklar, 2009 yılında

Detaylı

B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle

B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle bu ifllemlerin üzerinden al nan dolayl vergiler farkl l k arz etmektedir. 13.07.1956 tarih 6802 say l Gider Vergileri Kanunu

Detaylı

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm.

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Yazar Dede ve Torunlar Muzaffer zgü Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Buraya yak n market var m dil, markete gidece iz de?.. diye sordu. Annem kap ya geldi. Selma Han

Detaylı

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Cumhuriyeti ve onun gereklerini yüksek sesle anlat n z. Bunu yüreklere yerlefltirmek için elveriflli

Detaylı

F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme

F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme S GORTA KOM SYON G DER BELGES mali ÇÖZÜM 171 Memifl KÜRK* I-G R fi: F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme göstermifltir. Geliflmifl ekonomilerde lokomotif rol üstlenen

Detaylı

25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir.

25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir. Sıkça Sorulan Sorular Başvuru Başvuru ne zaman bitiyor? 25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir. Bursluluğun

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri

Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri Prof.Dr. Cevat NAL Selçuk Üniversitesi Mühendislik-Mimarl k Fakültesi Dekan Y.Doç.Dr. Esra YEL Fakülte Akreditasyon Koordinatörü

Detaylı

Sürdürülebilir sosyal güvenli in önündeki zorluklar

Sürdürülebilir sosyal güvenli in önündeki zorluklar Sürdürülebilir sosyal güvenli in önündeki zorluklar Konular Geçmi ten önemli trendler Esneklik ve esnek güvence Bireyselcilik ve azalan dayan ma Silikle en toplum 2 Toplumsal: Daha az evlilik Daha fazla

Detaylı

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN SOSYAL ŞİDDET Süheyla Nur ERÇİN Özet: Şiddet kavramı, çeşitli düşüncelerden etkilenerek her geçen gün şekillenip gelişiyor. Eskiden şiddet, sadece fiziksel olarak algılanırken günümüzde sözlü şiddet, psikolojik

Detaylı

performansi_olcmek 8/25/10 4:36 PM Page 1 Performans Ölçmek

performansi_olcmek 8/25/10 4:36 PM Page 1 Performans Ölçmek Performans Ölçmek Cep Yönderi Dizisi Cep Yönderi Dizisi yöneticilerin ifl yaflam nda her gün karfl laflt klar en yayg n meydan okumalara ivedi çözümler öneriyor. Dizi içinde yer alan her kitapta, güçlü

Detaylı

Büyükşehir Bodrum halkına yeni süreci anlattı

Büyükşehir Bodrum halkına yeni süreci anlattı Büyükşehir Bodrum halkına yeni süreci anlattı Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından Bodrum da düzenlenen toplantıda yeni süreç ile ilgili büyükşehir daire başkanları tarafından Bodrum halkına

Detaylı

Cep Yönderi Dizisi. Cep Yönderi Dizisi yöneticilerin ifl yaflam nda her gün karfl laflt klar

Cep Yönderi Dizisi. Cep Yönderi Dizisi yöneticilerin ifl yaflam nda her gün karfl laflt klar Koçluk Cep Yönderi Dizisi Cep Yönderi Dizisi yöneticilerin ifl yaflam nda her gün karfl laflt klar en yayg n meydan okumalara ivedi çözümler öneriyor. Dizi içinde yer alan her kitapta, güçlü ve zay f yanlar

Detaylı

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU 26-27.01.2007 stanbul Üniversitesi Merkez Bina Doktora Salonu stanbul Barosu stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi STANBUL BAROSU

Detaylı

33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK!

33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK! 33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK! ANLAMSIZ BİR TAVIR YARGILANMA GEREĞİ YOK; DOSYA KAPANIYOR 394 395 33.

Detaylı

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması 23 Aralık 2008 Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması Son günlerde akaryakıt fiyatları ile ilgili olarak kamuoyunda bir bilgi kirliliği gözlemlenmekte olup, bu durum Sektörü ve Şirketimizi itham altında

Detaylı

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü Nükleer Santrallerde Enerji Üretimi ve Personel E itimi Mehmet TOMBAKO LU* Girifl Sürdürülebilir kalk nman n temel bileflenlerinden en önemlisinin enerji oldu unu söylemek abart l olmaz kan s nday m. Küreselleflen

Detaylı

YARGITAY 7. HUKUK DA RES

YARGITAY 7. HUKUK DA RES YARGITAY 7. HUKUK DA RES 2260 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 5 Y l 2007 YARGITAY 7. HUKUK DA RES E: 2006/1028 K: 2006/1293 T: 24.04.2006 T CARET HUKUKU T CAR DAVA KAVRAMI HAKSIZ EYLEMDEN DO AN DAVA

Detaylı

YARGITAY 19. HUKUK DA RES

YARGITAY 19. HUKUK DA RES YARGITAY 19. HUKUK DA RES 432 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 1 Y l 2008 YARGITAY 19. HUKUK DA RES E: 2007/2009 K: 2007/5577 T: 31.05.2007 HUKUK YARAR KOfiULU SIRA CETVEL SIRA CETVEL NE T RAZ TEDB

Detaylı

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?

Detaylı

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012 Hazırlayanlar Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi Laura D. Tyson, Kaliforniya Berkeley Üniversitesi Saadia Zahidi, Dünya Ekonomik Forumu Raporun

Detaylı

Ak ld fl AMA Öngörülebilir

Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Kararlar m z Biçimlendiren Gizli Kuvvetler Dan Ariely Çevirenler Asiye Hekimo lu Gül Filiz fiar ISBN 978-605-5655-39-6 2008, Dan Ariely Orijinal ad

Detaylı

Prof. Haberal dan Uluslararas Bilimsel Etkinlik Rekoru

Prof. Haberal dan Uluslararas Bilimsel Etkinlik Rekoru 1 ayda, 61 bin km yol 85 saatlik uçufl süresi ile Prof. Haberal dan Uluslararas Bilimsel Etkinlik Rekoru Baflkent Üniversitesi Kurucusu ve Kurucu Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal, dünyan n en büyük cerrahlar

Detaylı

H. Atilla ÖZGENER* Afla daki ikinci tabloda ise Türkiye elektrik üretiminde yerli kaynakl ve ithal kaynakl üretim yüzdeleri sunulmufltur.

H. Atilla ÖZGENER* Afla daki ikinci tabloda ise Türkiye elektrik üretiminde yerli kaynakl ve ithal kaynakl üretim yüzdeleri sunulmufltur. Mevcut Kaynaklar Kullan lmas na Ra men 2020 li Y llarda Türkiye de Elektrik Enerjisi Aç Olabilir mi? H. Atilla ÖZGENER* I. Türkiye nin Elektrik Enerjisi Durumunun Saptanmas Türkiye nin elektrik enerjisi

Detaylı

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU I- 2008 Mali Yılı Bütçe Sonuçları: Mali Disiplin Sağlandı mı? Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan 2008 mali yılı geçici bütçe uygulama sonuçlarına

Detaylı

ĐŞKUR sitesine giriş şifremizi hatırlamadığımız için, şifremi unuttum kısmını tıklıyoruz.

ĐŞKUR sitesine giriş şifremizi hatırlamadığımız için, şifremi unuttum kısmını tıklıyoruz. ĐŞKURLULARIN BĐLGĐLERĐ, ŞĐFRELERĐ HERKESE AÇIK ( BEDAVA SMS GÖNDERME SĐTESĐ YAZI SONUNDADIR ) Merhaba, bu bilgilendirici yazıda sizlere ĐŞKURa kayıtlı olanların şifrelerine, kişisel bilgilerine başkalarının

Detaylı

Seramik nedir? alfabesi 6

Seramik nedir? alfabesi 6 Seramik in alfabesi 6 Seramik nedir? Seramik, en basit tarifiyle, çok yüksek s cakl kta piflirilmifl toprak demektir. Serami in tarihi, uygarl k tarihi kadar eskidir. lk serami in Milattan Önce 6000 y

Detaylı

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER nternet, her fleyi de ifltirdi Hat rlamak ve zihnimizi kullanmak konusunda, geleneksel yöntemlerimizden h zla uzaklafl yoruz. Be endi imiz bir yeme in tarifini,

Detaylı

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL D ü n y a Ü n i v e r s i t e l e r S e r v i s i Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL BAfiLANGIÇ nsan Haklar Evrensel Beyannamesinin 40. y ldönümünde 6-10 Eylül tarihleri

Detaylı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı Ocak 15, 2013-3:55:02 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın himayesinde kurulan ''İşte Eşitlik Platformu'' tanıtıldı. Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikle mücadele

Detaylı

SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI

SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI Resul KURT* I. G R fi 5510 say l Sosyal Sigortalar ve Genel Sa l k Sigortas Kanunu 16.06.2006 tarih ve 26200 say l Resmi Gazetede yay nlanm flt r. 5510 say

Detaylı

KULLANILMIfi B NEK OTOMOB L TESL MLER N N KDV KANUNU KARfiISINDAK DURUMU

KULLANILMIfi B NEK OTOMOB L TESL MLER N N KDV KANUNU KARfiISINDAK DURUMU KULLANILMIfi B NEK OTOMOB L TESL MLER N N KDV KANUNU KARfiISINDAK DURUMU Bülent SEZG N* 1-G R fi: Bilindi i üzere 3065 say l Katma De er Vergisi Kanununun Verginin konusunu teflkil eden ifllemler bafll

Detaylı

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*)

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Yönetmelik, Türkiye Bilimsel

Detaylı

Hart Walker, gövde deste i ve dengeli tekerlek sistemi sayesinde, geliflim düzeyi uygun olan çocuklar n, eller serbest flekilde yürümesini sa lar.

Hart Walker, gövde deste i ve dengeli tekerlek sistemi sayesinde, geliflim düzeyi uygun olan çocuklar n, eller serbest flekilde yürümesini sa lar. Cerebral palsi gibi hareket ve postüral kontrol bozukluklar na yol açan hastal klar olan çocuklar, hastal klar n n derecesine ba l olarak yürüme güçlü ü çekmekte veya hiç yürüyememektedir. Hart Walker,

Detaylı

NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN

NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN S Ö Y L E Ș İ Avrupa Birliği Yatırımları Daire Bașkanı Okuyucularımız için Avrupa Birliği Yatırımları Dairesi Bașkanlığı hakkında bilgi verebilir misiniz?

Detaylı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1 Sağlık Reformunun Sonuçları İtibariyle Değerlendirilmesi 26-03 - 2009 Tuncay TEKSÖZ Dr. Yalçın KAYA Kerem HELVACIOĞLU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Türkiye 2004 yılından itibaren sağlık

Detaylı

S on y llarda özel e itim kurumlar na sa lanan vergisel teflviklerin artmas yla

S on y llarda özel e itim kurumlar na sa lanan vergisel teflviklerin artmas yla mali ÇÖZÜM 171 E T M TES SLER VE REHAB L TASYON MERKEZLER NE L fik N KURUMLAR VERG S ST SNASI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi S on y llarda özel e itim kurumlar na sa lanan vergisel teflviklerin artmas yla birlikte

Detaylı

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası 2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde

Detaylı

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV ISBN No: 978-99-44-234-22-1 Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun Kapak Can Eren Tasar m / Uygulama Referans Ajans Tel: +90.212 347 32 47

Detaylı

Tavla ve Bilimsel Düflünce

Tavla ve Bilimsel Düflünce Tavla ve Bilimsel Düflünce Y llar önce çok satan bir gazetemiz Türkiye Tavla fiampiyonas düzenlemiflti. Bizde tavlac çok. fl yerlerinde bile tavla oynan r ülkemizde. Bile ine güvenen kat ld flampiyonaya.

Detaylı

yaz -tura at yor. Yaz gelirse birinci oyuncu, tura gelirse ikinci oyuncu kazanacak. Birinci oyuncu oyunun bafl nda ortaya 1 lira koyuyor.

yaz -tura at yor. Yaz gelirse birinci oyuncu, tura gelirse ikinci oyuncu kazanacak. Birinci oyuncu oyunun bafl nda ortaya 1 lira koyuyor. Sonlu Oyunlar B u kitapta s k s k oyunlar konu edece iz. Oyunlar sonlu ve sonsuz oyunlar diye ikiye ay raca z. Sonsuz oyunlar da ilerde ikiye ay raca z: Uygulamada sonsuza dek sürebilen ve süremeyen oyunlar.

Detaylı

TEDAŞ Dışında Bir Elektrik Tedarikçisinden Elektrik Almak İçin Hangi Koşullar Gerekmektedir?

TEDAŞ Dışında Bir Elektrik Tedarikçisinden Elektrik Almak İçin Hangi Koşullar Gerekmektedir? Sık Sorulan Sorular? TEDAŞ Dışında Bir Elektrik Tedarikçisinden Elektrik Almak İçin Hangi Koşullar Gerekmektedir? TEDAŞ dışında elektrik alabilmeniz için Elektrik Piyasası Düzenleme Kurulu'nun belirlediği

Detaylı

Tablo 2.1. Denetim Türleri. 2.1.Denetçilerin Statülerine Göre Denetim Türleri

Tablo 2.1. Denetim Türleri. 2.1.Denetçilerin Statülerine Göre Denetim Türleri 2 DENET M TÜRLER 2.DENET M TÜRLER Denetim türleri de iflik ölçütler alt nda s n fland r labilmektedir. En yayg n s n fland rma, denetimi kimin yapt na ve denetim sonunda elde edilmek istenen faydaya (denetim

Detaylı

ÇÖZÜM Say : 90-2008. Mustafa BAfiTAfi* I-G R fi

ÇÖZÜM Say : 90-2008. Mustafa BAfiTAfi* I-G R fi ÇÖZÜM Say : 90-2008 KISM SÜREL VEYA ÇA RI ÜZER NE ÇALIfiANLAR LE BU KANUNA GÖRE EV H ZMETLER NDE AY ÇER S NDE 30 GÜNDEN AZ ÇALIfiANLAR 01.10.2010 TAR H NE KADAR YEfi L KART ALAB LECEKLER Mustafa BAfiTAfi*

Detaylı

Karar No : 2174 Karar Tarihi : 01/11//2015

Karar No : 2174 Karar Tarihi : 01/11//2015 Karar No : 2174 Karar Tarihi : 01/11//2015 Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun 27/10/2015 günlü, 17399 sayılı yazısında; A HABER logosuyla yayın yapan "TURKUVAZ MEDYA YAYIN HİZMETLERİ A.Ş." adlı kuruluşa

Detaylı

STRATEJ K V ZYON BELGES

STRATEJ K V ZYON BELGES STRATEJ K V ZYON BELGES BEYAZ K TAP S UNUfi Sivil toplum; demokrasi, insan haklar ve hukuk devleti kavramlar n n yerleflmesiyle ilgili taleplerden ekonomiyle ilgili endiflelere kadar sosyal yaflama dair

Detaylı

KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK VE ÖNEMİ ÇEVRE VE İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ İLE İLİŞKİSİ. Gürbüz YILMAZ Makina Mühendisi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı

KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK VE ÖNEMİ ÇEVRE VE İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ İLE İLİŞKİSİ. Gürbüz YILMAZ Makina Mühendisi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK VE ÖNEMİ ÇEVRE VE İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ İLE İLİŞKİSİ Gürbüz YILMAZ Makina Mühendisi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) Çevre İş Sağlığı Güvenliği ŞİRKETLER

Detaylı

DEPREM ANI 1... 2... 3...

DEPREM ANI 1... 2... 3... DEPREM ANI 1. Afla da plan verilen evin deprem s ras nda tehlikeli ve güvenli yerleriyle ç k fllar n gösteriniz. Güvenli yerleri mavi yuvarlak ile, tehlikeli yerleri k rm z çarp ile ç k fl yollar n da

Detaylı

İklim Değişikliği ile Mücadelede Medya Üstüne Düşeni Yapıyor mu?

İklim Değişikliği ile Mücadelede Medya Üstüne Düşeni Yapıyor mu? İklim Değişikliği ile Mücadelede Medya Üstüne Düşeni Yapıyor mu? Medyanın iklim değişikliği ile mücadele için yapabileceği katkılar 23 Şubat ta İstanbul da, Gazeteciler için İklim Değişikliği Yuvarlak

Detaylı

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu C umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu Çankaya Köflkü nde Cumhurbaflkan smet nönü, 1942 y l nda hergün sabah akflam büyük bir dikkat ve merakla Hitler in Rusya topraklar ndaki ilerlemesini

Detaylı

BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu

BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu 3.Klinik Farmakoloji Sempozyumu-TRABZON 24.10.2007 Klinik ilaç araştırmalarına

Detaylı

TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ

TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın BDDK Başkanım, İktisadi Araştırmalar Vakfı, Borsamız

Detaylı

Yeni Sınav Sistemi (TEOGES) Hakkında Bilgilendirme

Yeni Sınav Sistemi (TEOGES) Hakkında Bilgilendirme Yeni Sınav Sistemi (TEOGES) Hakkında Bilgilendirme 8. SINIF Sevgili Ö renciler, SBS nin kald r lmas ile bunun yerine yaz l s navlar n merkezî bir uygulamayla yap lmas n esas alan bir sistem getirilmifltir.

Detaylı