*Y l:1 * 5-18 Ekim 2007 *Fiyat : 1 YTL *ISSN: gibi patron örgütlenmelerini de içine alarak sürüyor. Sayfa 8. flte devlet terörü

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "*Y l:1 * 5-18 Ekim 2007 *Fiyat : 1 YTL *ISSN: 1303-9350. gibi patron örgütlenmelerini de içine alarak sürüyor. Sayfa 8. flte devlet terörü"

Transkript

1 iflflççi-köylü Demokratik Halk ktidar çin Say : *Y l:1 * 5-18 Ekim 2007 *Fiyat : 1 YTL *ISSN: Komprador sermaye, evdeki bulgurdan olmak istemiyor! S n r ötesi operasyon ç l klar ndan geriye kalanlar Rejimin yap sal krizini çözmek ve de ayn zamanda konjonktürel ihtiyaca göre yeniden flekillendirmek ad na ortaya at lan Anayasa de iflikli i ne iliflkin tart flmalar, bu defa TÜS AD gibi patron örgütlenmelerini de içine alarak sürüyor. Sayfa 8 29 Eylül tarihli gazete sayfalar na bakt n z zaman Irak ve TC aras nda imzalanan son anlaflma ile ilgili çok fley bulamam fls n zd r. Kiral k kalemflorlar n bu konuda suskun kalmas dikkat çekici ve anlaml d r. Sayfa 8 flte devlet terörü Dersim-Hozat n Boydafl (Samûfle-Amutka) k rsal nda odun toplamaya giden Bülent Karatafl ve Ali R za Çiçek isimli vatandafllara Dur ihtar na uymad klar ve kaçt klar gerekçesiyle atefl açan askerler Karatafl katletti. Bu kaç nc Dur ihtar, bu kaç nc katliam? Katledilmek kadar do al var m bu ülkede! Tüm sömürücü, zorba egemenlerin yöntemidir infazlar. Bunlar, kimi zaman devletin mahkemelerinde yarg lanma sonucu verilen cezalarla karar yüzünüze okunarak yasal olarak gerçeklefltirilmekte kimi zaman da yarg lama gibi bir komediye dahi gerek duyulmadan sokak ortas nda, da bafl nda ya da evinizde hemen orac kta, önceden kesinleflmifl cezan z infaz ediliverilir. Tuzla flehitlerinden Hasanpafla ya, Niflantafl ndan Maltepe ye onlarca devrimci bu flekilde katledildi. Ad n da biz bulduk: Yarg s z nfaz... Yarg s z infazlar n en yo un oldu u bölgelerin bafl nda gelir Kürt illeri. Yüzlerce yurtsever, devrimci ve halktan insan bu infazlarda yaflam n yitirdi. Dur ihtar na uymamak (duymamak, sa r olmak vs. bahane de ildir!) durumunda hemen anl k bir yarg lamayla atefl aç l r. Bir de terörist san larak katledilmek vard r buralarda. Terörist olunca her fley müstehak ya... Yarg l ya da yarg s z tüm infazlar durdurmak bizim elimizde. Dur ihtarlar yla gelen ölümlere son vermek için örgütlenmekten baflka yol S n fsal Yaklaflfl m Lenin daima Lenin Sayfa 3 Emekçinin Gündemi Sendikal harekette re(kabet)zalet ve sonuçlar Sayfa 4 Pusula Korku devleti Sayfa 11 Evrensel Bak fl Mahalle de il, devlet bask s flçi köylü den Ülkemizin önemli sosyologlar ndan fierif Mardin in Hürriyet ve Vatan gazeteleri için verdi i röportajlar üzerinden kopar lan gürültüyle halk m z bir kez daha suni korkular yarat larak, farkl ç kar gruplar aras ndaki güç savafl na ortak edilmeye çal fl l yor. Türban meselesi, ülkemizin Malezya olup olmayaca, AKP nin ülkeye fleriat getirme amaçl gizli emellerinin var olup olmad ve buna karfl tek güvencenin ordu ve onun dayand 12 Eylül Cunta Anayasas oldu u üzerine yaz lara bolca rastl yoruz. Sayfa 3 Gazetemiz (Demokratik Halk ktidar çin) flçi köylü nün ilk say s yla beraberiz. Partizan, Yeni Demokrasi ve Özgür Gelecek ten sonra yay n hayat na bafllad 2001y l ndan bu yana gazetemiz, sizlerin de bildi i gibi çeflitli kapatma davalar, Yaz iflleri Müdürlerimize aç lan yüzlerce dava, çal flanlar m z n u rad silahl sald r, gözalt, tutuklama vb. birçok sald r, bürolar m za gece-gündüz yap lagelen bask nlarla karfl karfl ya kald. Hedefi yüksek, cüreti büyük, cesareti örnek bir davan n bir parças olarak karfl laflt m z hiçbir bask, sald r karfl s nda (iflçi, köylü, emekçi, halk gençli i vd. tüm ezilenlerin sesi olma iddias nda olan her yay n n yapt ve yapmas gerekti i gibi) sesimizi susturmalar na izin vermedik. Sayfa 2 81 kad n iflflççi bir y ld r direniyor! Novamed, iflçi ö üten bir fabrika. Buradaki çal flma koflullar birçok serbest üretim bölgesi iflyerinde oldu u gibi son derece vahfli. Fabrikada ço unlu u oluflturan kad n iflçilere yönelik bask larsa daha da zorlu. nsan yerine konulmayan kad n iflçiler, çal flma koflullar na isyan ederek Petrol- fl Sendikas nda iki y ll k bir örgütlenme mücadelesine bafllad lar. Sendika çeflitli zorluklar aflarak 19 Nisan 2006 tarihinde toplu sözleflme yapma yetkisini ald. Ancak Fresenius-No- Stepan fiahumyan komutas ndaki 26 Bakü siyasi komiserinin, ngiliz emperyalistleri ve onlar n sad k uflaklar Esserler ve Menflevikler taraf ndan 20 Eylül 1918 flafa nda Aflkabat ta kurfluna dizilerek katledilmesinin y ldönümü ile ilgili yaz n n ikinci ve son bölümünü yay nl yoruz. Sayfa 10 Güngören Belediyesi nde Hak- flfl in oyunlar tutmuyor! Güngören Belediyesi nde hareketli günler yaflan yor. Hak- fl Sendikas n n yetki almak için Belediye de yürüttü ü çal flmalar, tansiyonun yükselmesine neden olmufl durumda. Hak- fl, müdürlerle birlikte iflçiler üzerinde bask kuruyor ve Belediye de yetkiyi alarak sözleflme imzalamak için her Sayfa 2 yolu deniyor. Tar m iflflççilerinin dünyas... Sabah 6.30 da bir telafl bafllar, herkes bir tarafa koflturur. Kimisi atefli yakar, kimisi yere bir çul serer, kimisi odun getirir. Ama bunlar yavafl yavafl de il, tam tersine çok h zl bir flekilde yap l r. Sonra kahvalt haz rlan r. Ve yafllar 4 5 olan çocuklar uyand r l r. Hep beraber, h zl bir flekilde kahvalt yap l r. Saat 7.30 oldu unda traktörler veya kamyonlar çad rlar n önüne gelir. Sayfa 5 Büyükan t n toplu mezarlar! flflg gallerin büyüttü ü kirli sektörler Sayfa 13 Enternasyonal vamed yönetiminin bask c tutumundan dolay, bir anlaflmaya var lamad. Fresenius ve Novamed yöneticilerinin kat tutumu nedeniyle T S görüflmelerinde uzlaflma sa lanamay nca iflçiler, insana yak fl r çal flma ve yaflam koflullar için 26 Eylül 2006 günü greve ç kt lar. Greve ç kan 84 iflçinin 82 sini oluflturan kad n iflçiler, 1 y l n dolduran grevde bütün hayatlar n de ifltiren bir deneyim yaflayarak, hem sisteme hem de erkek egemenli ine karfl mücadeleyi grev çad rlar nda, dayan flma etkinliklerinde sür- dürüyorlar. Novamed grevi 1. y l n doldururken, stanbul daki kad n örgütleri, kad n çevreleri ile sendika ve demokratik kitle örgütlerinden kad nlar taraf ndan oluflturulan Novamed Greviyle Dayan flma Kad n Platformu grevci kad n iflçilerle ilgili bir dayan flma kampanyas bafllatt. Ve bu kampanya çerçevesinde pek çok eylem ve etkinlik düzenledi. Son olarak da çeflitli illerden platform bileflenleri direniflin 1. y l nda Novamed iflçileriyle dayan flmak amac yla Antalya ya gittiler. Sayfa 12 Yüzlerce faili meçhul cinayet ve gözalt nda kay plar n yafland Diyarbak r da, Genelkurmay Baflkan Yaflar Büyükan t n da bir dönem görev yapt J TEM üssü olarak bilinen 7. Kolordu Komutanl nda toplu mezar ortaya ç kt. Sayfa 6 F Tiplerinde zorla sevk dönemi baflflllad 15 Eylül günü 70 tutsak Sincan 2 No lu F Tipi K r kkale F Tipi Hapishanesi ne zorla nakledildi. Gardiyanlar n tutsaklar Buras K r kkale, ailelerinize söyleyin buraya gelmesinler fleklinde tehditlerle karfl lad hapishanede, iflkence yap ld da ö renildi. Tutsaklar götürüldükleri hapishanede gardiyanlarca dövülerek, a za al nmayacak küfürlere maruz kalm fl, hapishane hekimine ç karak darp edildiklerini belirtip, darp izleri göstermelerine ra men rapor alamam flt r. Sayfa 7

2 Yaşamın İçinden İşçi-köylü Ekim 2007 Demokrasi mücadelesinden emekli olunmaz! Emeklilerin, ekonomik-demokratik talepleri etraf nda birleflti i örgütlülükleri Emekli-Sen, kuruldu u 1995 y l ndan bu yana fiili olarak faaliyetlerini sürdürse de, önündeki yasal prosedür henüz kalkm fl de il. Emekçi y - nlar n örgütlenerek, hak arama mücadelelerini büyütmesinden korkan egemen s n flar, emeklilere sendikal örgütlenme hakk n vermemekteki srar n ise, Emekli-Sen e dönük açt kapatma davas yla göstermiflti. flte bu davan n sürdü ü günlerde, 20 Eylül de Ankara da yap lan duruflmadan önce, biraraya gelen Emekli-Sen üyeleri, 17 Eylül tarihinde, saat 12:00 de Kad köy skele Meydan nda bir bas n aç klamas yapt lar. skele Meydan na kadar bir yürüyüfl gerçeklefltiren Emekli-Sen üyeleri, yürüyüfl s ras nda üzerinde Emekli- Sen Kapat lamaz- Tüm Emekli-Sen fiubeleri yaz l bir pankart açt lar ve Emekli- Sen i kapatmak istiyorlar-sendikama dokunma! dövizleri tafl d lar. skele Meydan na gelindi inde, kitle ad na Kartal fiube Baflkan Y lmaz Gündo du taraf ndan bir bas n aç klamas yap ld. Aç klamada, emeklilerin yaflad sorunlar n ülkede yafla- Biz sadece kendi ekonomik-demokratik taleplerimiz için mücadele etmiyoruz. Bir bütün olarak tüm toplumsal talepler için de mücadele ediyoruz. yani, Türkiye gündeminin öncelikleri bizim de önceliklerimizdir. Örne in, iflgaller, hapishaneler, iflsizlik vb. sorunlar için de soka a ç k yoruz. Yani genel taleplere gücümüz oran nda katk sunmaya çal fl yoruz. Emekli-Sen in kapat lmas ile ilgili olarak sendika üyelerinden ulaflabildiklerimizle konu üzerine sohbet ettik. Y llard r mücadele eden emekliler, hükümetin onlar y ld rmak için elinden geleni yapt n, fakat bu sald r lar n onlar etkilemedi ini belirtiyorlar. Bizler çal flt m z süre içinde sömürülmeye karfl mücadele verdik. Kimimizin saçlar na ak düflmüfl, kimimiz sakat, kimimizin beli bükük ama, bu halimizle de olsak sendikam za sahip ç kmak için mücadele etmeye kararl y z diyorlar. Bildi iniz gibi sözde yasal olmad, emeklilerin sendika kuramayaca gibi gerekçelerle sendikam za kapatma davas aç ld. Anayasada da oldu u gibi emekliler sendika kurabilir. Uluslararas sözleflmelere göre de sendika kurma hakk m z var. Biz bu hak için mücadele ediyoruz. Bu karar siyasi bir karard r. Kapatma karar ç kmas durumunda da nan sorunlardan kopuk olmad na, kendilerinin sendikal anlay fllar n n ise s n f sendikac l oldu una vurgu yap ld. Ancak Emekli-Sen in 20 Eylül de Ankara da yap lan duruflmas, karfl taraf n, yani çiflleri Bakanl avukat - n n mazaret bildirmeden gelmemesi nedeniyle görülemedi. Yasaya göre 1 ay içinde mazeret bildirilmedi i takdirde davan n düflmesi gerekiyordu. Ancak hemen ertesi günlerde yap lan yeni bir baflvuru nedeniyle Emekli- Sen davas na kald yerden devam edilecek. flçi-köylü Gazetesi olarak Emekli-Sen in sürecine iliflkin, sendikan n aktif bir üyesi olan Ali Kolafl ve Kartal fiube Baflkan Y lmaz Gündo du ile görüfltük. Ali Kolafl: Meflruluk sorunumuz yok! - Emekli-Sen in bugüne kadarki sürecini anlat r m s n z? -Bizim 12 y ll k bir sürecimiz var. 12 y ld r fiili olarak faaliyet sürdürüyoruz. Ancak kurulufltan itibaren sendikam z tan nmama sorunu yaflamaktad r. Bu tan nmama sorununa ra men, çok genifl bir örgütlenme oluflturulmufl durumda. Biz ekonomik ve demokratik mücadelenin yan s ra bir de yasal statü mücadelesi veriyoruz, ancak buna karfl n genifl bir örgütlenme yakalad k. Uluslararas sözleflmeler bize örgütlenme hakk vermesine karfl n, hükümetler (ve bununla birlikte devlet) örgütlenmemizin önüne sürekli engel ç karmay sürdürüyorlar. En son kapat lmam z için mahkemeye baflvuruldu. Yerel mahkeme kapatmama yönlü karar almas - na ra men, hükümet Yarg tay a gitti. Yarg tay ise kapat labilir karar verdi. Tüm bu dava sürecinde Emekli- Sen, kendini anlatmaya çal flt. Emekli-Sen in mücadelesinin genifl A HM e baflvuraca z. Arkas n b - rakmayaca z, mücadelemize devam edece iz fleklinde konuflan emekliler, hükümetin örgütlü bir toplum istemedi inin alt n özellikle çiziyorlar. Bizler emeklileriz, bu ülkenin y llard r çal flm fl, vergisini ödemifl, bütün yarat lan de erlerde al nteri ve eme i olan insanlar y z. Bizim insanca yaflam talebimizi sa lamas gereken yer siyasi iktidard r. Ancak böyle bir fley de yok bugün için. Bak yorsunuz; orada burada kömür, makarna da tarak kitleleri yanlar na almaya çal fl yorlar. Bizim insanca yaflama talebimiz sadece kendimiz için istedi imiz bir fley de il, tüm toplumun insanca yaflama hakk vard r. Ama ne yaz k ki Türkiye de bunun için bile zorlu mücadelelere giriflmek gerekiyor diyen emekliler devlet temsilcilerinin yatt klar yerden maafl al yorlar, bir de bunu be enmiyorlar sözlerini kamuoyunda yank bulmas n n en önemli nedeni, sol, yani devrimci bas n n gösterdi i ilgidir. Çeflitli demokratik kurumlar n da oldukça büyük katk s oldu. En son 20 Eylül de duruflma vard Ankara da. Ülkenin her yerinden emekliler geldi. Bu çok umut vericiydi. Ancak çiflleri Bakanl - n n avukat gelmedi, bu durumda yasal olarak davan n düflmesi gerekiyordu. - Peki yasal statü niçin bu kadar önemli? - Her fleyden önce yasal konuma kavufluyorsunuz ve muhatap al nmama sorunu ortadan kalk yor. Ayr ca kamuoyunda da resmi olarak kabul görmek anlam na geliyor bu. Ancak flunu vurgulamak gerekiyor ki; biz kendimizi zaten meflru görüyoruz. O noktada bir s k nt m z yok. Yasal statüyü ayr ca masaya oturma flans n yakalayabilmek için istiyoruz. - Emeklilerin yaflam koflullar nas l? - Tüm emekçilerin oldu u gibi, yaflam koflullar çok zor. Pazara ç kamayan emekliler var. Emeklilerin büyük bölümü asgari ücretin alt nda ücretlerle bir yerlerde çal flmak zorunda kal yor. Hele de kendi evleri yoksa, kira veriyorlarsa durum daha da kötü. Ben eminim ifl imkan olsa, emeklilerin % i çal fl r. fiimdi sadece ifl bulabilenler çal fl yor. nsanlar n hiçbir sosyal yaflam yok. Sinema, tiyatro gibi faaliyetleri izlemeye gidemiyorlar. Maafllar enflasyona ba l olarak art yor. Ancak siz de biliyorsunuz ki, resmi art flla gerçek art fl aras nda büyük fark var Eylül deki duruflmadan sonra çiflleri Bakanl n n avukatlar tekrar baflvuru yapt ve bu durumda dava sürecek. Son olarak, bununla ilgili ve de genel anlamda söyleyece iniz bir fley var m? - Bu mücadeleye tüm duyarl kesimlerin destek vermesini bekliyoruz. Bu tüm hak alma mücadelesinin bir parças d r. Emekli-Sen olarak daha güçlü olmak için de, özellikle sendikalar n emekli olan üyelerini Emekli- Sen e yönlendirmelerini bekliyoruz. Çünkü demokrasi mücadelesinden emekli olunmaz! Sendikam za sahip ç kaca z hat rlatarak, Baflbakan iflçiye, emekçiye anan da al git! diyorsa bu da bizlere verilen de- erin en bariz örne idir dediler. Devletin srarla Emekli-Sen e dönük kapatma davas açmas n sadece Emekli-Sen e yönelik bir politika olarak alg lamayan emekliler, hayat n tüm alanlar nda bask lar n sürdü ünü eklediler. Önümüzde duran bir Tuzla gerçe i var; tersanede her y l onlarca insan ölüyor ve oraya gelip giden yetkililer hiçbir fley yokmufl gibi davran p çekip gidiyorlar diyen emekliler sözlerini Milletvekili olan Torlak Tersanesi nin sahibi Ali Torlak iflçilerle alay eder gibi; patronlar baret alm yorsa iflçiler kendileri als nlar! diyebiliyor. flte bu anlamda haklar m z kopar p aya a kalkmak için srarl bir mücadele hatt izlemek gerekir ve bizler de bunu yapmaya kararl y z. (Mersin) Baflbakan Hizmet- fl in kongresinde flöyle demiflti: Türkiye de bir dönem sendikal haklar ve özgürlüklerle ilgili her fley öcü olarak görülüyordu. Örgütlenmenin önünde engeller vard. Bundan esas olarak o dönemin siyasetçileri sorumludur. Ancak biz bu engelleri kald raca z. Evet, Baflbakan afla- yukar bunlar söylemiflti. Ama bir taraftan bunlar söyleniyor, di- er taraftan sendikalar kapatma davalar aç l yor. flte bu tutars zl - n üzerine gitmek gerekiyor. Biz de bunu yapaca z. Bize dönük bu sald r genel sald r lar n bir parças d r. Ve bunun için de, bir yandan tüm emeklileri örgütlü mücadeleye ça r rken, tüm duyal kamuoyunu da Emekli-Sen i sahiplenmeye ça r yoruz. Kapatma srar sürüyor Ali Kolafl ile yapt m z görüflmenin ard ndan, Emekli-Sen Kartal fiube Baflkan Y lmaz Gündo du yla da k sa bir söylefli yapt k. - Emekli- Sen önümüzdeki sürece nas l haz rlan yor? - Bildi iniz gibi, 20 Eylül deki duruflmaya, karfl taraf n avukatlar kat lmam flt ve davan n düflmesi söz konusuydu. Ancak bu arada avukatlar mazeret bildirdi i için davaya devam ediliyor. 9 Ekim de Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi nde yeni bir duruflma var. Devletin sendikay kapatma srar sürüyor. Ancak bu arada flöyle bir durum ç kt ortaya. çiflleri Bakanl davay biz açmad k diyor. Antep Emniyet Müdürlü ü nün Hazine ye baflvurusu üzerine aç lm fl. Bunlar bize söylendi inde madem davay siz açmad n z, çekilin o zaman davadan dedik. - Emeklilerin örgütlenmesinin önünde yasal bir engel yok bildi imiz kadar yla. Peki kapatmak istemedeki bu srar n nedeni nedir sizce? - Ortada devlet ciddiyetiyle ba daflmayan bir durum var. Hem uluslararas sözleflmelerde hem de anayasada böyle bir engel yok. Zaten bizim için flu an önemli olan uluslararas sözleflmeler veya anayasa de il, devletin tutumu. - 9 Ekim deki duruflmaya dönük bir haz rl k söz konusu mu? - Biz bu duruflmaya da tüm gücümüzle kat lmaya çal flaca z. Ancak 9 Ekim deki duruflmaya toplu kat l m noktas nda sorunlar yaflanabilir. 20 Eylül de gidildi ve otobüs tutuldu. K - sa süre içinde yeniden otobüs tutmak mümkün olacak m bilmiyoruz. Bunun d fl nda, bir dizi etkinlik program ç kard k. Örne in imza stantlar açaca z ve imza toplanacak. Cumhurbaflkan na, Baflbakan a, Çal flma ve çiflleri Bakanl klar na faks çekme eylemi olacak. Bu eylem ise flöyle gerçekleflecek: 1-5 Ekim aras nda destek veren kurumlar, Emekli-Sen dostlar faks çekecek. Herkes bulundu u yerden örgütleyecek bunu. 4 Ekim de ise Emekli-Sen flubelerinin faks eylemi olacak. Bunlar n yan s ra, yürüyüfl, oturma eylemi vb. eylemler düflünülüyor. Ancak bunlar çok somutlaflm fl de il. (Kartal) işçi-köylü den Merhaba Gazetemiz (Demokratik Halk ktidar çin) flçi köylü nün ilk say s yla beraberiz. Partizan, Yeni Demokrasi ve Özgür Gelecek ten sonra yay n hayat na bafllad 2001y l ndan bu yana gazetemiz, sizlerin de bildi i gibi çeflitli kapatma davalar, Yaz iflleri Müdürlerimize aç lan yüzlerce dava, çal flanlar m z n u rad silahl sald r, gözalt, tutuklama vb. birçok sald r, bürolar m za gece-gündüz yap lagelen bask nlarla karfl karfl ya kald. Hedefi yüksek, cüreti büyük, cesareti örnek bir davan n bir parças olarak karfl laflt - m z hiçbir bask, sald r karfl s nda (iflçi, köylü, emekçi, halk gençli i vd. tüm ezilenlerin sesi olma iddias nda olan her yay n n yapt ve yapmas gerekti i gibi) sesimizi susturmalar na izin vermedik. Her seferinde daha yüksek sesle gerçekleri, (burjuva-medya taraf ndan çokça allan p pullanan sahte objektiflik kayg s yla da de il) ama ezilen halk n penceresinden duyurmaya çabalad k. Bu çabam z hedefe var ncaya kadar -ismimiz de iflse de- büyüyerek devam edecek ve hedefin büyüklü üne lay k bir yay nla sizlerle buluflmak için eme imizi büyütece iz. Gazetemizin ismiyle birlikte sayfalar nda da bir dizi de- iflikli e gittik. Bu de ifliklikleri bir süredir içerde, d flar da, semtte, okullarda, fabrikalarda, yurtd fl nda vd. alanlardaki okurlar m zdan gelen öneri ve elefltiriler do rultusunda gerçeklefltirmeye çal flt k. Örne in Gö ün yar s olan kad nlar m za yönelik özel bir sayfan n olmay fl uzun zamand r okurlar m zdan gelen bir elefltiriydi. Bu say m zla birlikte 12. sayfam z emekçi kad nlar n sorunlar na ay rd k. Bunun yan s ra, yine gerçekte özel bir sayfas olmas na karfl n içeri i anlam nda sürekli de ifliklikler yapt m z Kürt Ulusal Sorununa iliflkin sayfam z tamamen, mücadelemizin en dinamik ö elerinden olan Kürt halk na yönelik olarak ç karmaya bafll yoruz. Bu ve buna benzer-ba l de ifliklik ve yenilikleri tüm sayfalarda bulabileceksiniz. Kuflkusuz elefltiri ve öneride bulunmak okurlar m zla gazetemiz aras ndaki en önemli diyalog araçlar ndan biridir. Ancak bunun di er bir yan da tüm bu önerileri ancak sizlerle birlikte gerçeklefltirebilece imiz olgusudur. Bu noktada okurlar m zdan bir dizi talebimiz de mevcut. Daha nitelikli ve s n f mücadelesinde önemli bir yere sahip (olmas gereken) bir gazete ç karmam z için öncelikle gazetenin kolektif örgütleyici, ajitasyon ve propagandist misyonunun do ru bir flekilde kavranmas gerekmektedir. Bu noktada gazetemizin sizlerden gelecek yaz - lar, haberler, okur mektuplar yla beslenmesi önemlidir. Daha nitelikli bir yay n için gördüklerimizi, yaflad klar m z, deneyimlerimizi, bilgi ve birikimlerimizi birlefltirmek durumunday z. Kolektif ç kan bir yay nla 5-10 kiflinin ç kartaca- bir yay n aras ndaki nitelik fark küçümsenemez. Yani her okurumuz ayn zamanda muhabirimiz, ayn zamanda yazar m z olmal d r. K sacas Lenin in Proletarya Kültürü adl eserinde bahsetti i ve ad na yar Oblomovcu, yar ç - karc eski Rus ilkesi dedi i Yazar, can isteyince yazar; okuyucu ifline gelirse okur tarz na son vermeliyiz. Bizler madem ki kendimizi büyük bir davaya adad k, madem ki gecemizle-gündüzümüzle bu onurlu yaflam seçtik o takdirde can m z isteyince/iflimize gelince de- il ihtiyaçlar do rultusunda yapmam z gerekenleri yapmak durumunday z. Meselenin ikinci yan da yay n m z n kitlelere ulaflma meselesidir. Bizler ne kadar önemli konular üzerinde ne kadar de erli yorumlar da yapsak; en etkili örgütlenme ça r lar nda da bulunsak, çok do ru perspektifler de sunsak bunlar sadece ka t üzerinde kal r, kitlelere ulaflmazsa yazd klar m z n çok da bir anlam olmaz. Okurlar m z, faaliyetçiler gazetemizi elinin ulaflabilece i her yere götürmeli, kitlelerle kurulacak ba n önemli ve kolektif bir arac olarak gazetemizi emekçi kitlelere ulaflt rmal d r. Bizlerin belki de 1-2 saat içinde anlatmaya çal flt klar m zdan çok daha fazlas n bulabilece i ve bizi ifade eden bir yay n n kitle faaliyeti içinde kullan lmamas anlafl lmaz gelmelidir herkese. Da t m konusunda küçük bir uyar yapmadan geçmeyelim. Gazetemizin da t m derken kitlelere gitmenin, onlarla iletiflim içine girmenin, bizlerin k sa bir sürede söyleyebilece inden çok daha fazlas n n gazete sayfalar nda yer almas n n yani k sacas kitleleri örgütlemenin bir arac olarak kullan lmas ndan bahsediyoruz. Bunun baflar ölçütü de (yabana at lmamas gerekmekle birlikte) kaç gazete satt m z de il, gazetemizle kaç kifliyi örgütledi imiz, kaç örgütlülük yaratabildi imizdir. Bu iki noktada (yani gazetemizin beslenmesi ve da t m ) ortak-kolektif hareket etmedi imiz sürece nitelikli gazete ve kitlelerin sahiplendi i bir gazete olmaktan uzak kal r z. Bunu sadece gazete olarak yapamayaca m z için okurlar m zla çok daha yak n, birbirini anlayan, ortak dilin konufluldu u vb. bir iliflki a n n kurulabilmesi gerekmektedir. Gazetemize direkt ulaflabilece iniz mail adresimiz, gazete bürolar m z, adresimiz vs. mevcuttur. Her konuda bizimle iletiflim içine girebilir, baflta da söyledi imiz gibi ortak hedefimizin büyüklü üne lay k bir yay n için yeni ad mlar atabiliriz/atmal y z. Sürekli olmakla birlikte özellikle gazetemizin yeni say - s yla ilgili düflüncelerinizi bize iletmeniz önemli. 15 gün sonra görüflmek üzere yi ki var z!

3 5-18 Ekim 2007 İşçi-köylü 3 Politika gündem Mahalle de il Ülkemizin önemli sosyologlar ndan fierif Mardin in Hürriyet ve Vatan gazeteleri için verdi i röportajlar üzerinden kopar lan gürültüyle halk m z bir kez daha suni korkular yarat larak, farkl ç kar gruplar aras ndaki güç savafl na ortak edilmeye çal fl l yor. Türban meselesi, ülkemizin Malezya olup olmayaca, AKP nin ülkeye fleriat getirme amaçl gizli emellerinin var olup olmad ve buna karfl tek güvencenin ordu ve onun dayand 12 Eylül Cunta Anayasas oldu u üzerine yaz lara bolca rastl yoruz. Elbette ki, fierif Mardin in sözleri aç kça ve sayg s zca çarp t lmaktad r. Faflist burjuva bas n içinde ayr cal kl yerini koruyan Hürriyet in kaptan Ertu rul Özkök, bu çarp tman n bafl n baflar yla çekmekte ve misyonuna uygun bir karakter oldu unu kan tlamaktad r. Ard ndan onlarca muhabir ve gazeteci Malezya ya gönderilerek ileride karfl laflaca m z potansiyel tehlike bizlere gösterilip, halk m z n özellikle de kendisini demokrat olarak gören kesimlerin s tmaya yani bu düzene raz olmas talep edilmektedir. Ülkemizde hâkim rejimin elitist bir rejim oldu unu, bask ve yasaklarla halk biçimlendirmeye çal flt - n, giydirmeye çal flt elbisenin dar oldu unu ve bu flekilde devam etmemesi gerekti ini vurgulayan Mardin, halktan kopuk olan bu rejimin korkular n n kayna n halka yabanc olmas olarak (bizim görüflümüzle de buna ek olarak halka düflman olmas olarak) gösteriyor. Bununla birlikte din konusunda da ülkemizde yüzy llara varan ciddi ve güçlü bir dini örgütlenme oldu unu, bu örgütlenmenin halk n içindeki kollar n n daha fazla oldu unu vurguluyor. Ancak fierif Mardin, ülkemizde demokrasiye olan ihtiyac belirtip, bask ve korkuyla ileriye do ru ad m atamayaca m z, din konusu da dahil olmak üzere, her konuda farkl düflüncelere tahammül edilmesini, kimsenin kendi do rusunu di erine bask yla kabul ettirmemesi gerekti ini anlat yor. Çat flma ve gerilme sa l kl - d r. Yeter ki darbe olmas n. Biz bu iflin pasif taraf n çok iflledik. Oysa demokrasi pasif de il, aktif bir fley. Kat lma, tart flma iyidir diyen Mardin, her türlü insan hakk gasp na karfl uyan k olmak gerekti ini vurgulamakta ve demokrasinin/demokratik bilincin geliflmedi i ülkemizde demokrasiden yana olanlar n, özellikle de kad nlar n kayg lanmas n, var olan koflullara raz olmamas n ve görüfllerini ifade etmesini önemli buldu unu ancak bu flekilde demokrasi bilincinin geliflece ini aç kl yor. devlet bask s Toplumu korkuyla örgütlemek Özü bu olan röportaj çarp tan Özkök ve genel olarak burjuva-feodal bas n, dini örgütlenmenin gücü üzerine söylenenleri ön plana ç kararak kad nlar, ilericileri korkmaya ça rmakta ve kurtulufl için çarenin kalmad n iddia ederek orduyu ve yarg y ba ms z güçler olarak göstermekte ve bir bilim insan olarak Mardin le faflist yarg n n korkular - n n ayn oldu unu öne sürerek, egemen s n flar n kendi aras ndaki güç mücadelesinde ordu/chp taraf nda saf tutmam z talep etmektedir. Hatta bu vesileyle Bolfleviklere olan nefretini bir kez daha gösteren Özkök, Rusya da 1917 fiubat Devrimi nden sonra bafla geçen Kerenski yle Erdo an karfl laflt rmakta ve Kerenski gibi çaresiz kal rsa Bolfleviklere benzer flekilde daha radikal bir hareketin kendisini aflarak iktidar gasp edece ini, darbe yapaca n iddia ediyor. Ancak bu tart flma dahi bizlere gerici medyan n halka bak fl n /düflmanl n göstermektedir. Burada korku duymam z gereken adres halk olarak gösterilmektedir. fierif Mardin in ulusal ve evrenseli de erlendirirken yerelin artan önemini anlatmak için kulland soyut mahalle kavram çarp t larak somut/gerçek mahallede yaflayan s radan halk kitleleri kötülü ün kayna olarak gösterilmektedir. Bu halk gerici ve karanl kt r ve ordunun, cumhuriyetçi elitin ve Kemalist ideolojinin sopa zoruyla uygulad yasaklar ve bask lar olmasa bu fler kayna n durdurabilmek mümkün de ildir. Halka d flar dan ve yukar dan bakan bu anlay fl halka karfl nefretini her sat r na yedirmekte ve bu halk n adam olmak bir yana modernleflmeye direnen, kaba, cahil bir halk oldu unu yine bizlere ikna etmeye çal flmaktad r. Bu, röportaj yapan Ayfle Arman n sorusundaki ukalal kta dahi bariz flekilde görülmektedir: E er benim hayat tarz m de iflmek zorunda kalacaksa, Bo az da istedi im gibi içki içip bal k yiyemeyeceksem, istedi im gibi giyinemeyeceksem ben ne yapaca m? O zaman da askerin varl emniyet sübab gibi geliyor insanlara.. Oysa ki gerçek böyle midir? Hrant Dink i katleden katillerle empati kurmam z isteyen, bu iklimi kimin yaratt n sorup da aynaya bakamayan Özkök gibiler, flimdi de bu yasaklar kald r l rsa üniversitelerde/flehirlerde genç kad nlar n bafllar n n zorla kapatt r laca n, buna ön ayak olacak türban Ogünlerinin ortaya ç kaca n söyleyerek bizi tehdit etmektedir. Ancak burada bizden çaresizce saklanmaya çal fl lan gerçek ise tüm bu bahsetti i fler odaklar olan fleriatç /dinci örgütlenmeler/cemaatler/tarikatlar ve halka kabaday l k taslayan faflist ülkücü çetelerin bizzat devletin örgütledi i/destekledi- i/göz yumdu u ve yönlendirdi i halk düflman yap lanmalar oldu udur. Bunu çok aç k flekilde son günlerde medyaya yans yan Hrant Dink suikast yla ilgili bilgilerden de anlamaktay z. Ogün, Yasin vb. faflist katillerin bizzat polis taraf ndan yukar dan afla ya do ru örgütlendi ini, Hrant Dink in medyada teflhir edilerek hedef gösterildi ini, kendisinin üst düzey devlet görevlilerinden tehditler ald n, aç lan davalarla hedef haline getirildi ini ve son görevin 17 yafl ndaki bir fafliste verildi ini herkes bilmektedir. O zaman yeni Ogünleri ç karan kayna n da devlet oldu u ve bu devlet yok olmad müddetçe devlet ad na zorbal a resmi kurumlar n yan s ra bu sivil örgütlenmelerin de ortak olaca anlafl lacakt r. Zorbal n kökeni faflist sistemdir Bugün tüm devrim yasalar na, bask lara ve yasaklamalara ra men ve Özköklerin bahsini etti i tehlikeye karfl koruyucu olan TC ordusu iflbafl ndayken(!) dahi ülkemizin birçok bölgesinde ramazan ay nda oruç tutmamak sald r ve d fllanma nedeni olmaktad r. Az nl k milliyetlerden ve Kürt ulusundan olmak, kad n veya eflcinsel olmak, Alevi veya H ristiyan olmak veya dine inanmamak, devrimci ve komünist olmak dikkat edilmesi gerekilen ve her yerde aç kça savunulmamas gereken niteliklerdir. Bunun nedeni ise halk m z n genlerine iflleyen rkç -dini düflünceler de ildir. Birçok flehirde farkl veya öteki olana yönelik büyük bir bask varsa bunun anlam orada a rl oluflturan geri kitleleri örgütleyen devlet mekanizmas n n baflar l olabildi idir. Özcesi mahalle bask s n n hissedildi i birçok bölgede net olarak görünen olgu, polisin, ordunun ve mülkiye amirinin bilgisi dahilinde ve aç ktan verdi i destek sayesinde faflist ülkücülerin, dini tarikatlar n rahatl kla örgütleniyor oluflu ve bu örgütlenmelerin deste i ile düzene muhalif her türlü yaklafl m n güçlenmeden bast r labildi idir. Son y llardaki linç sald r lar na kadar bu yöndeki her sald r n n söz konusu örgütler taraf ndan devletin haberi, yönlendirmesi ve teflviki dahilinde gerçeklefltirildi ini herkes bilmektedir. Ülkemizde mahalle de il devlet bask s hakimdir. Halk n üzerinde uygulanan her türlü ayr mc l n, bask n n ve zorbal n kökeni ve yarat c s faflist sistemdir. Ülkemizde asimilasyonun, rkç l n, dini yobazl n üretildi i flartlar yar -feodal sistem yaratmaktad r. Bu nedenle halk n gerçek sorunlar na de- inmemek için elinden geleni yapan, suni gündemlerle halk oyalayan, dini gericili e karfl ç kma ad alt nda zorla Kemalizm i dayatan, türban tart flmas yaparken her tarafa devasa bayraklar asan/ast ran medyaya karfl ç kmal, bu oyuna gelmemeliyiz. Günümüzü ve gelece imizi karartan faflizme ve onun efendisi emperyalizme karfl gerçek demokrasi, halk demokrasisi için, gerçek ba ms zl k için devrimci mücadelede birleflelim. Emperyalizme, faflizme, flovenizme ve her türden gericili e karfl en etkili mücadelenin devrimci mücadele oldu unu görerek, haklar - m za sahip ç kal m. S n fsal Yaklafl m PART ZANLARIN EK M DEVR M ZAFER 90 YAfiINDA, LEN N DA MA LEN N! Lenin, 1917 Haziran nda Ya Sovyetler da - lacakt r ve flerefsiz biçimde ölecektir ya da tüm iktidar Sovyetlere! dedi inde, geri dönülmez bir sürece girildi ini iflaret ediyordu. Marks n ayaklanma sanat na iliflkin ünlü formülasyonuna göndermede bulundu u devrim sürecinde; zamanlama (erken davranma/geç kalma) olgusu üzerinde durmufl ve o an geldi inde de grev k r c lara, hainlere ve iflbirlikçilere karfl büyük bir mücadele vererek, zaman kaybetmek ölüm demektir fliar yla düflmana son darbeyi indirme harekat n bafllatm flt. Bu harekat, 90. y l n kutlamakta oldu umuz Büyük Proleter Ekim Devrimi ni getirdi. Ekim Devrimi, her fleyden önce kendisinden yaklafl k 50 y l önce yar m kalan bir rüya n n tamamlanmas - n ifade etmesi bak m ndan önemliydi. Burjuvazi, Paris Komünü nün yar m kalan sürecinden solu u daha fazlas na yetmeyecek bir giriflim olarak propaganda malzemesi üretmifl, sosyalizm/komünizm hedefli devrimleri ütopyalar müzesi ne kald rmaya çal flm flt. Marks ve Engels yoldafllar n kuramsallaflt rd - bilimsel sosyalist teorinin pratiklefltirilmesi bak - m ndan Ekim Devrimi nin oynad rol tarihsel önemdedir. Komün dersleri, Almanya, Fransa, ngiltere iflçi s n f mücadele deneyimleri, Marksist teorinin geliflim süreci aç s ndan s çrama yaratacak bir boyut oluflturamad. Bunun için enternasyonal proletaryan n, Lenin in Rusya n n tarihsel koflullar içerisinde sahne almas n beklemesi gerekecekti. Lenin yoldafl, Marksizm i yarat c bir biçimde kendi ülkesindeki devrim sorunlar n n çözümü için rehber olarak kullanmakla yetinmedi, onu gelifltirmek ve daha ileri tafl mak gibi bir misyonla hareket etme ustal n gösterdi. Ekim Devrimi, Marksist teorinin eseridir. Marksizm in, devrimci teori olmadan devrimci hareket/pratik olmaz önermesi, bu devrim deneyi özgülünde bir kez daha do rulanm flt r. Lenin, büyük bir usta olmas na karfl n her fleyden önce Marksisttir. Marksist teori, Lenin i bilinçlendirmifl, ayd nlatm flt r. Tarihsel materyalizmin izini süren Lenin hem büyük bir eylem adam, büyük bir devrimci, hem de di er yandan çok baflar l bir bilim insan d r. Büyük Proleter Ekim Devrimi, her bak mdan bu ustal n damgas n tafl r. Her aflamas nda, her kilometresinde Lenin in izi vard r. Bu hususun alt önemle çizilmelidir. flte tam da bu noktada, Lenin in hakk n teslim etmenin en önemli gere i olarak vurgulanmas gerekenler, onun Marksizm e yapt katk lar n, Ekim Devrimini yaratan olgular n ta kendisi olduklar gerçe idir. Bunlar, Marksizm- den kopuk ya da onun özüne yabanc de il aksine onun felsefesi temelinde flekillendirilmifl, s n f mücadelesi içerisinde gelifltirilmifl tezler, tespitler ve modellerdir. Ekim Devrimi, proleter devrimleri ça n bafllatm flt r. Bu, emperyalizm olgusundan kopuk de- ildir. Serbest rekabetçi dönemin sona ermesi, sermaye ihrac yla birlikte tekelleflme olgusu ve dünya pazarlar n n parsellenmesi ile beraber flekillenen emperyalizm; gericileflen burjuvazi karfl s nda sonuna kadar devrimci tek s n f olan proletarya önderli- indeki devrimleri koflullamaktad r. Ekim Devrimi, bu tespitteki öngörüyü do rulayan biçimde ça- bafllatan bir milat konumundad r. Emperyalizm ve Proleter Devrimleri ça sürmektedir Tarihte zorun/fliddetin rolüne dair tart flmalar ile birlikte devrim sorunu Marksist teorinin u raflt bafll ca sorunsallar aras ndayd. Bu hususlar n dönemsel olarak güncellik kazanmas da anlafl labilir özelliktedir. Ekim Devrimi, burjuva devlet mekanizmas n n parçalanmas ve proletarya diktatörlü ünün kurulmas meselesini, Sovyetler örgütünün devrim öncesi kurulmas ve model olarak gelifltirilmesi süreci de dahil olmak üzere ispatlam flt r. Bar flç l tezleri savunanlar karfl s nda fliddet ö esinin zorunlulu unu, reform yerine devrimin flart oldu- unu göstermifltir. Bu ba lamda proletarya diktatörlü ü, özel bir yere sahiptir. Marks ve Engels Paris Komünü nü sömürücülerin direniflini bast rmakta yetersiz kalmakla elefltirmifller ve yenilgide bu hususa önemli bir pay biçmifllerdi. Lenin in srarla vurgulad, devrim kitlelerin eseri olacakt r tezi, Ekim Devrimine rengini veren bir baflka gerçeklik olarak an lmal d r. flçi ve köylü y nlar ile askerlerin büyük bir maddi güç oluflturarak koydu u a rl k karfl s nda düflman n atefl gücü çaresiz bir duruma düflmüfltür. Kitlelerde devrim için yarat lan seferberli in estirdi i rüzgar n karfl s nda, gerici devlet mekanizmas n n direnme flans bulamamas hiç de flafl rt c de ildir. Kitleleri kazanma ad na izlenen politikan n kitlelere gitme, onlardan ö renme, onlara ö retme gibi prensiplerle hayata geçirildi i de unutulmamal d r Kitlelerin maddi bir güç oluflturabilmesi için örgütlü olmas flartt r. Örgütleme iflinin alt ndan kalkabilecek olanlar s n f bilinçli unsurlar, yani komünistlerdir. Bunun için her fleyden önce komünistlerin örgütlü olmas gerekir. Komünistleri örgütleyecek olan proletaryan n partisidir. K saca ve özcesi devrimin, dahas komünizm hedefinin as l olarak proletarya partisine ihtiyac vard r. Lenin in üzerinde en çok durdu u meselelerden birisi budur Parti, Marks ve Engels yoldafllar n Manifesto da felsefi temellerini belirledi i bir platform üzerinde yükselmekle beraber, s n f mücadelesinin geliflimine paralel olarak infla edilmek durumundad r. deolojik bütünlü ü olan parti, bir yan yla önderler bir yan yla profesyoneller örgütüdür. Esasta illegal örgütlenecek, demokratik merkeziyetçili i iflletecek, s k bir disiplinle çal flacakt r. S n fa, kitlelere, devrime öncülük ve önderlik etme sorumlulu u ona aittir. Bolflevik tipte parti örgütlenmesi, Ekim Devrimi ni arma an etmifltir. Lenin; partiyi elefltiri özgürlü ü yok suçlamas yla tart flma kulübüne çevirmek isteyen, kölelik dayat l yor denilerek disiplini gevfletmek isteyen, kendili indencili e boyun e en, flovenizme saplanan, ekonomizm ve dogmatizmden muzdarip, her türden uzlaflmac, iflbirlikçi, oportünist, anarflist, revizyonist ve reformist ile iki atefl aras nda mücadele yürütmek durumunda kalm fl, bütün bunlar yenilgiye u ratarak Ekim Devrimi ni zafere tafl m flt r. Ekim Devrimi; s n f mücadelesine paralel her türlü burjuva ak m, çizgi ve sapmaya karfl k yas ya ideolojik mücadele yürütülmeksizin devrimin baflar ya ulaflamayaca n göstermesi bak m ndan da ö retici derslerle doludur. Köylülü ün demokratik ve daha önemlisi proleter devrimlerdeki rolü ve iflçi-köylü ittifak üzerine gelifltirilen tezlerin yaflamda karfl l k buldu- u ilk büyük ve etkili deneyim için de Ekim Devrimi nden söz etmek gerekecektir. Engels ten devamla Lenin yoldafl, köylülü ün s n fsal tahlilini yaparken demokratik devrimden ç kar n tart flmad gibi, proleter devrimle iliflkisinde ç kar derecesinin alt n bilhassa çizmektedir. Bu, yar -proleter/k r proletaryas olarak tan mlad yoksul köylülerle ittifak n gere i aç s ndan önemlidir. Nitekim Ekim Devrim in baflar lmas nda ve sosyalist inflada, köylülük içerisindeki çal flman n, köylü hareketinin, iflçi-köylü ittifak n n rolü son derece büyüktür. Büyük Proleter Ekim Devrimi; tüm uluslar için hak eflitli i çerçevesinde, uluslar n kendi kaderlerini tayin hakk ilkesini savunman n gere i olarak, halklar hapishanesi olarak bilinen Rusya da, gelifltirdi i demokratik örgütlenme modeli ve kurdu u sistemle ulusal bask y ve ulusal ayr cal klar ortadan kald rarak, dünya ölçe inde ç r açm flt r. Proletarya partisi, çeflitli milliyetlerden Rusya halk - n n kurtuluflunun/ç karlar n n yekpare bir proleterler örgütü çat s alt nda örgütlenmekten geçti i tespitiyle yola ç km fl, burjuva milliyetçili ine karfl mücadele yürütmüfl ve Ekim Devrimi ni zafere ulaflt rm flt r. Ekim Devrimi nin kan tlad bir di er husus, kad nlar kat lmadan proletarya önderli indeki devrimlerin baflar lamayaca, devrimler olmaks z n kad nlar n kurtulamayaca gerçe idir. Büyük Ekim Devrimi nde kad n örgütlenmesi ve faaliyetinin özel bir yeri bulunmaktad r. Kad nlar, devrimci mücadele ve çal flmada yard mc de il asli unsur olarak aktif rol oynamay baflarm fllar; gerek devrimin haz rlanmas nda, gerekse de ayaklanma ve devrimin sürdürülme safhalar nda, parti komitelerini etkin k - lan önemli bileflenler olarak faaliyet yürütmüfllerdir. Paris Komünü komünizme aç lan bir pencere ise, Ekim Devrimi nden bir kap olarak söz etmek gerekecektir. Pencereden ancak içeriye bak labiliyordu. Bu da çok önemli bir fleydi ama kap bambaflka bir imkan yaratm flt r. O günden sonra, içeriye girmenin yolu daha da kolayd (r) art k Nitekim Büyük Ekim Proleter Devrimi ni takip eden nice devrimler geçti imiz yüzy l içerisinde o kap dan içeriye ya da baflka bir deyiflle o kap dan d flar ya sökün ettiler. Onun büyük dersleri, deneyim ve ö retileri nice kuflaklar yetifltirdi, yetifltirmeye devam ediyor Ekim Devrimi nin Rusya topraklar nda yaratt eserin yerinde, proletaryan n sosyalizmde süren s - n f mücadelesi raundunu kaybetmesiyle, yaklafl k yar m as rd r yeller esiyor. Bu çok uzun mücadele, daha çok devrimlere, yengi ve yenilgilere gebe olacakt r. Çin deki demokratik, proleter ve kültür devrimlerinin mimar olan Mao Zedung yoldafl, Ekim Devrimi nin ihanete u ramas üzerine ç kartt derslerle, ülkesindeki tehlikenin üstüne, binlerce kültür devrimi formülasyonu ile yürümeye çal fl yordu. Ard llar, bu misyonu yeterince tafl - yamad lar Ekim Devrimi, emperyalizmin duvarlar nda büyük bir gedik açm flt r. O gedi i onarmak için bugün bile nafile çabalar harc yorlar. Onun, proleter dünya devrimine katt, enternasyonal proletaryaya kazand rd ideolojik kavram ve ö retilere sald - r yor, kurum ve sembolleri karalamaya çal fl yorlar. Dünya halklar nezdindeki sayg nl ve otoritesini karartmaya, ayd nlatma gücünü yok etmeye çabal - yorlar larda silueti bir sis bulutu misali da - l nca, sosyalizm/komünizm çöktü kampanyas ile yeri gö ü inleterek kampanya düzenleyen burjuvazinin estirdi i rüzgar da gerilerde kald. Emperyalizm var olmaya devam ediyor. Ça emperyalizm ve proleter devrimleri ça oldu una göre ça, proleter devrimleri ça r yor. Ekim Devrimi nin 90 y ll k bilgeli i ile donanan proletarya önderli indeki ezilen halklar bu ça r y yan ts z b rakmayacakt r

4 İşçi köylü Güngören Belediyesi nde Hak- fl in oyunlar tutmuyor! Güngören Belediyesi nde hareketli günler yaflan yor. Hak- fl Sendikas n n yetki almak için Belediye de yürüttü ü çal flmalar, tansiyonun yükselmesine neden olmufl durumda. Hak- fl, müdürlerle birlikte iflçiler üzerinde bask kuruyor ve Belediye de yetkiyi alarak sözleflme imzalamak için her yolu deniyor. Güngören Belediyesi nde sözleflme yapma yetkisi Belediye- fl 2 No lu fiube nin elinde ve uzun bir süredir sendika burada örgütlü. Bir süredir kamuoyunu da meflgul eden geliflmelerle ilgili daha fazla bilgi almak için Güngören Belediyesi nde çal flan iflçileri ziyaret ettik. Hak- fl bunu her yerde yap yor Ben büro eleman olarak çal fl - yordum. Daha önce yapt klar gibi Hak- fl e geçmezsen seni yola veririz dediler. Ben geçmedim. Ve temizlik ifllerine verildim. Amaçlar iflçileri tamamen sendikas zlaflt rmak ve sendikay tasfiye etmek. Patron istedi i gibi at n koflturacak, istedi ini yapacak, amaçlar bu. Hak- fl in iflçilere verece i hiçbir fley yok asl nda. Direnerek kazand m z tüm haklar m z da yok olacak. fiu an Hak- fl e üye olanlar az nl kta. Müdürler biz ço unlu u sa lad k diyerek iflçileri kand r yorlar. Hak- fl bunu her yerde yap yor. Bahçelievler e, Esenler e de gitmifller. Benim ETT de çal flan arkadafl m var. Onlar daha önce Hak- fl e geçmifllerdi. Siz sak n yapmay n diyorlar. Bu sözlerin sahibi belediye iflçisi Hüseyin U ur, Hak- fl in kimli- ini bu flekilde aç kl yor. Bir di er temizlik iflçisi Veis Erdo an da müdürlerin bask s na yönelik tepkisini dile getiriyor; 1992 y l ndan bu yana geliflen bir durum bu. Müdür, Hak- fl e geçersen seni rahat yere veririz diyor. Sizi kaymakaml a verece iz, ama bir flartla; Hak- fl e geçerseniz diyorlar. Arkadafl 20 y ld r flofördür. Kanalizasyon ifline ald lar. Bak n Esenler Belediyesi ne; Hak- fl geldikten sonra iflçiye verilen bir kal p sabun bile kald r lm fl durumda. Özellikle yerel seçimlerin yaklaflmas yla birlikte Hak- fl, birçok AKP hükümeti ile birlikte h z kazanan tafleronlaflt rma ve özellefltirme uygulamalar Güngören Belediyesi nde de karfl laflt m z gibi, iflçilerin kazan lm fl haklar n hedefliyor. AKP kendisine yak n sendikalar örgütleyerek hem iflçilerin örgütlülü ünü da t - yor hem de egemenlere yeni rant kap lar aç yor. İşçi-köylü 4 yerde yetki almak için benzer giriflimlerde bulunmufl. AKP ye yak nl - ile bilinen Hak- fl, patron eliyle örgütleniyor. Belediye de müdürler, flefler arac l yla iflçilere ra men sendikal çal flma yürütüyor. flçilerden Muharrem Bayraktar yaflad klar n flöyle anlat yor; Ben Fen fllerinde flofördüm, Hak- fl e üye olmad m için sürgüne verdiler. Evlerimizi aray p e er kocan Hak- fl e üye olmazsa iflten ataca z diyorlar. Böyle bir fley olabilir mi? flçiler Belediye de örgüsüz olan çok say da iflçinin oldu una, ancak Hak- fl in bu iflçilerle ilgilenmedi ine de dikkat çekiyorlar ve Hak fl i buraya sokmaya çal fl yorlar. Sözleflme zaman yap yorlar bunu. Biz dedik ki tafleronda çal flan kifli var, gidin orada örgütlenin. Onu kar flt rmay n diyorlar. Örgütsüz yerleri örgütlemiyorlar Ekim 2007 Biz dürüst çal fl yoruz flçilerin dini duygular n istismar eden Hak- fl in kazan lm fl haklar da hedefledi ine vurgu yapan iflyeri temsilcisi flunlar söylüyor; Bugüne kadar iflimizde huzurlu çal fl yorduk. Birileri Hak- fl Sendikas n devreye sokarak huzurumuzu bozdu. Memurlarla birlikte iflçilerin Hak- fl e geçmesi için bask yapmaya bafllad lar. Biz de duyarl iflçilerle beraber direniyoruz. Ayn fleyleri 94 lerde de yapm fllard. Bellerinde silahlarla iflçileri tehdit etmifllerdi. Baz iflçi arkadafllar m z sürgün korkusundan Hak- fl e geçtiler. Ama bizim de çal flmam z sürüyor. flçilerle görüflüyoruz, ikna ediyoruz. Belediye- fl 2 No lu fiube Baflkan Hasan Gülüm de yetkiyi alacaklar n dile getiriyor. fiube yöneticileri iflçilerle tek tek konuflarak onlar ikna etmeye çal flarak Hak- fl in bu oyunlar n bozmaya çal flt klar n belirtiyor. AKP hükümeti ile birlikte h z kazanan tafleronlaflt rma ve özellefltirme uygulamalar Güngören Belediyesi nde de karfl laflt m z gibi, iflçilerin kazan lm fl haklar n hedefliyor. AKP kendisine yak n sendikalar örgütleyerek hem iflçilerin örgütlülü- ünü da t yor hem de egemenlere yeni rant kap lar aç yor. Hak- fl in tüm bunlar sendikal faaliyet ad na yapmas da, sorunun bir baflka can al c boyutu. flçiler Hak- fl in bu pratiklerinden sonra, sendikal çal flmaya daha mesafeli yaklafl yor, sendikalara olan güveni y pran yor. flçi s n f n ç karlar n savunan ve ekonomik-demokratik haklar için mücadele eden bir sendika, örgütsüz iflyerlerini örgütlemeli, iflçilerin ç karlar n önde tutmal d r. ( stanbul) Tüm-Bel Sen den flten atmalar protesto! Tüm-Bel Sen yönetimi taraf ndan maddi s k nt oldu u gerekçesiyle 8 iflçinin iflten ç kar lmas protesto edildi. 27 Eylül günü Aksaray da bulunan Tüm-Bel Sen flube binas önünde biraraya gelen Tüm-Bel Sen ve Tez-Koop fl Sendikas üyeleri, Tüm-Bel Sen yönetiminin bir emek örgütüne yak flmayan tutum tak nd n dile getirdiler. Saat aras nda oturma eylemi yapan sendika üyeleri saat da da bir bas n aç klamas yapt. Eylemde konuflan Sezgin Diler, Tüm-Bel Sen de iflçi olarak çal flan ve Tez- Koop fl Sendikas na üye olan iflçilerin Tüm-Bel Sen yönetimi taraf ndan iflten ç kar ld n, bunun do ru olmad n ve arkadafllar n yaln z b rakmayacaklar n söyledi. ( stanbul) Merter de kurulu bulunan Texim Fabrikas nda çal flan iflçiler stanbul Bölge Çal flma Müdürlü ü nün önünde bir bas n aç klamas yaparak sorunlar n n çözülmesini istedi. 23 Eylül günü saat de biraraya gelen iflçiler Köle de il iflçiyiz, birleflirsek güçlüyüz/texim iflçileri yaz l bir pankart açt. flçiler, bordrolar n n verilmedi ini, fleflerin ve müdürlerin sürekli küfür ve hakaretlerine maruz kald klar n, hastaland klar nda bile doktorun vizite vermedi ini dile getirdiler. Aç klaman n s k s k sloganlarla kesildi i eylemde tersane iflçileri de Texim iflçilerine destek verdi. Eylemden önce tersanede çal flan bir iflçi ile k sa bir söylefli Texim patronundan zam isteyen iflçiye yan t; gerçeklefltirdik. Tersane iflçisi bir haftada 5 iflçinin öldü ünü söyleyerek, Texim iflçilerinin kendilerini yaln z b rakmad n aktard. flçiler olarak birbirimize destek olmal y z diyen iflçinin bu sözleri, s n f dayan flmas n n da At yar fl oyna! Petkim iflçisinden uyar Petrol- fl Sendikas ile PETK M yönetimi aras nda yürütülen Toplu fl Sözleflmesi görüflmelerinin t - kanmas üzerine, PETK M Alia a iflçileri 28 Eylül günü ifl bafl yapmad. Gece vardiyas üretimi sürdürürken, sat fl ifllemleri durduruldu. Sabah saatlerinde PETK M A kap s ndan servisten inen iflçilere bir aç klama yapan Petrol- fl Sendikas Genel Mali Sekreteri brahim Do angül, Toplu fl Sözleflmesi nde Türk- fl ve hükümet aras nda yap lan Çerçeve Protokolü d fl nda baflka ücret verilemeyece- ini, bunun hukuki zeminini bulamamas nedeniyle görüflmelerin t - kand n belirtti. Do angül, Biz de, diyalog ile bu süreç bitmezse, eylemlerle sözleflmenin bitirilece ini anlatt k dedi. Daha sonra topluca yemekhaneye giden iflçilere hitaben konuflma yapan Petrol- fl Alia a fiube Baflkan Mehmet Salih Ayd n, eylem sürecinin bafllad n, sözleflme bitene kadar da eylemlerinin edece ini belirtti. Petrol fl Genel Baflkan Mustafa Öztaflk n ise, Ankara da Bakanl k ve Türk- fl nezdinde görüflmeler yap ld n, sözleflmedeki sorunun sadece ifle k sa bir özeti niteli indeydi. Eylemden sonra sorunlar n dinledi imiz Texim iflçilerinin anlatt klar, iflçi s n f n n çal flma koflullar n da yans t r nitelikte. flçiler, zorunlu mesainin uyguland - n, tuvaletlerde bile kamera oldu- unu, ifle bir gün gidilmedi inde 3 günlük yevmiyenin kesildi ini dile getiriyor. Texim in 10 y l öncesine kadar küçük bir iflletme iken k sa sürede holding olmas n n anahtar da bu uygulamalar olsa gerek. flçiler de bunu getiriyor. Patronun vergi kaç rmas n n ve yo un sömürüsünün sonucu iflleri ilerletti ini belirtiyorlar. Texim de maafl bordrolar verilmiyor. Patron Haldun Boz, iflçileri asgari ücretli göstererek vergi kaç r yor. Bunun üstündeki maafllar parça parça elden veriyor. Fabrikada avanslar kald r lm fl durumda. Patron iflçileri bir y l çal flt r p bir y l dolmadan iflten ç - kar yor, böylece tazminat ödemiyor. flçiler Pazar günü bile çal fl - yor. Fabrikada kad n iflçiler de dâhil olmak üzere tüm iflçilere küfür edildi ini söyleyen iflçiler, bask lardan bunalm fl durumda. 4 y ld r fabrikada çal flan bir iflçi maafl istedi ini ancak müdürün kendisine git at yar fl oyna dedi ini ve fabrikaya 410 YTL maaflla bafllad - n, 4 y l içinde maafl nda sadece 10 YTL art fl oldu unu dile getiriyor konuflma s ras nda. ( stanbul) son giren iflçilerin ücret sorunu olmad n, bu sorunun tüm Petkim iflçisini ilgilendirdi ini söyledi. Öztaflk n ayr ca, Özellefltirmeyi engellemek için de tüm Petkim iflçileri haz rd r. Bizler buraday z istenildi i takdirde görüflmeye haz r z dedi. Pektim iflçileri iflbafl yapmayarak ve sat fl keserek eylemlerini sürdürüyorlar. ( zmir) Derkafon da direnifl bitti! Tuzla Deri Organize Sanayii içinde yer alan Derkafon Deri den at ld klar için iki ay aflk n süredir direniflte olan deri iflçilerinin eylemi sona erdi. Görüfllerini ald m z Deri- fl Sendikas Tuzla fiubesi yöneticileri, Derkafon Deri direniflinin bitirildi ini, ancak yarg sürecinin iflledi ini söylediler. Sürecin takipçisi olacaklar n da belirten yönetim, yasal zemine tafl nd için böyle bir karar al nd n ve ifle geri al nman n yan s ra, geriye dönük haklar ve manevi tazminat davas açt klar n belirttiler. Böyle bir karar almalar nda, içerde üretimin olmamas n n ve böylelikle de d flar mal kaç rma gibi bir durumun söz konusu olamayaca gibi etkenlerin de rol oynad - n söyleyen sendika yönetimi, sürecin yak n takipçisi olmay sürdüreceklerinin alt n çizdi. (Kartal) Emekçinin Gündemi Sendikal harekette re(kabet)zalet ve sonuçlar S n f mücadelesinde her s n f kendi araçlar n yarat r, iflçi s n f da demokratik alanda sermaye ve onun sistemine karfl, kendini savunan ve koruyan kurumlar oluflturmufltur. Bunlar; tarihsel olarak sand kla bafllay p, dernek, lokal gibi kimi araçlar sonras en son sendikalar olmufltur. Sendikalar iflçi s n f n n mücadelesi içinde hak alma ve gelifltirme mücadelesi ile s n fsal kurtulufl mücadelesinde önemli araçlard r. Bu araçlar n nas l kullan ld ve kimin elinde oldu u ise çok önemlidir. Tarih boyunca sermaye s n f ve onlar n sözcüleri iflçi s n f hareketinin demokratik mücadelesinin sistem içinde kalmas ve politikleflmemesi için sendikalar bazen bizzat kurmufl bazen de sat n alarak kendi denetiminde tutmay önemsemifl, bu yönde politikalar gelifltirmifltir. Ülkemizde 1952 de kurulan Türk- fl in iflçiler taraf ndan kurulmad n, ABD nin CIA örgütü taraf ndan kuruldu unu art k herkes bilmektedir. Kurulmas ndan yak n tarihimize kadar Türk- fl, zaman zaman tabandan gelen zorlamayla mücadelede geliflme gösterse de esas olarak iflçi s n f içinde yükselen mücadelede hep dalga k ran rolü oynam flt r Askeri Faflist Cuntas ile birlikte D SK in kapat lmas sonras bütün iflçiler kapat lmayan Türk- fl içinde toplanm flt r. Tek çat alt nda toplanan iflçiler 89 lu y llarda hiç beklenmeyen bir geliflme göstermifltir. Bahar Eylemleri olarak adland r lan bu süreçte tüm iflçiler yeni haklar elde etmek ve hak gasplar na engel olmak için mücadeleyi yükselttiler. Tam da bu süreçte D SK in aç lmas gündeme getirildi. Patronlar D SK in aç lmas n istemese de dönemin Baflbakan Turgut Özal taraf ndan dillendirilen sendikal rekabetten zarar gelmez sözleri ile birlikte iflçi s n f na yönelik yeni hamlelerin yap ld bir süreci hep beraber yaflad k. Bu süreç inan lmaz bir kay p ve etkisizleflmenin de bafllang c yd. Öyle ki Türkiye de 1983 sonras sendikal hareketteki kazan mlar yok denecek kadar azd r. Bu süreçte sendikal harekette bölünmüfllük yarat lm flt r. Mücadele içe dönmüfl, hak kay plar ve sald r lar bu süreçte h zlanm flt r. Sendikal yönetimler gericilerin elinde kalmaya zorlanm flt r. Bu durum sendikal hareketin duraklama ve gerileme dönemi oldu. Bugün yaflanan sendikal re(zalet)kabet yaflanan krizin dip noktas d r. Sendikal hareketin önemli bir bölümünü oluflturan hizmet iflkolunda yaflananlar da bu duruma bir örnektir. Türkiye nin çeflitli yerlerinde benzer durumlar yaflanmaktad r. stanbul da da Hak- fl e ba l Hizmet- fl Sendikas nerede AKP li belediye varsa, orada çal flanlar Hak- fl e geçirmeye çal flmaktad r. fiu günlerde Hak- fl Ba c lar, Bahçelievler ve Güngören de Hak- fl e ba l Hizmet- fl Sendikas n n çal flmas n Belediye Baflkan ve yöneticileri yapmaktad r. Belediye yöneticileri iflçileri toplay p, herkesin bahsi geçen sendikaya geçmesini, aksi takdirde sürgün, kadro de iflimi, iflten atma vb. yaflanaca n bildirmektedir. Bir zamanlar n devrimci sendikas D SK ise bu yaflananlar seyrediyor. Bahçelievler de 2 günde 301 kifli, Ba c lar da 10 günde 234 kifli Hak- fl e geçmifl durumdad r. Ayn çal flmalar Güngören de de devam etmektedir. Patronlar n ve Belediye yetkililerinin tüm oyunlar na ra men iflçiler zaten örgütlü olduklar Belediye- fl 2 Nolu fiube ile birlikte karfl koyufl sürecini örmekteler. Bugün yaflanan bu tutum, esas olarak AKP hükümetinin sendikalara yönelik tutumudur. Her üç Belediye de de Hizmet- fl yöneticileri ortada görünmemekte, bunun yerine Belediye Yöneticileri iflçileri tehditlerle örgütlemeye çal flmaktad r. Sendikalar n sessizli i ise birbirlerine karfl kulland klar yöntemlerin ayn olmas ndan ve kitle ile ba lar n zay fl - ndan kaynakl d r. Dün D SK de örgütlenirken emekçilerin ekonomik-demokratik taleplerini esas almam flt r, Türk- fl de AKP den aç k destek almaktad r. Ancak tüm olumsuzluklara ra men herkes süreçteki devrimci ç k fl beklemektedir. Sendikal hareketin etkisizleflti i, darald, kitle ile ba lar n n alabildi ine zay flad süreçte örgütsüz alanlara yönelmek esas nokta olarak seçilmelidir. Bu, bugün sendikal hareket içindeki devrimci ve ilericilerin görevidir.

5 5-18 Ekim 2007 İşçi-köylü 5 İşçi-köylü Sabah 6.30 da bir telafl bafllar, herkes bir tarafa koflturur. Kimisi atefli yakar, kimisi yere bir çul serer, kimisi odun getirir. Ama bunlar yavafl yavafl de il, tam tersine çok h zl bir flekilde yap l r. Sonra kahvalt haz rlan r. Ve yafllar 4 5 olan çocuklar uyand r l r. Hep beraber, h zl bir flekilde kahvalt yap l r. Saat 7.30 oldu unda traktörler veya kamyonlar çad rlar n önüne gelir. Her römork ve kamyonete yaklafl k kifli biner. Üst üste binilir dersek yanl fl olmaz. Tarlaya gidene kadar en çok zarar gören çocuklard r. Çünkü Konya da sabahlar ve akflamlar çok so uk olur. Tarlaya var ld nda ifle bafllan r. Çocuklar kasalar n gölgesine b rak - l r ve ö lene kadar çocuklarla kimse ilgilenmez, asl nda ilgilenemezler. Çünkü art k orada patron vard r. Patron terörü bafllam flt r. E er anne çocuklar n n yan na bir defa dahi giderse patron bafllar hakaret etmeye. Anne ve baba çaresiz susarlar. Çünkü uzak yerlerden buralara çal flmaya gelmifllerdir. Mevsimlik iflçilerdir. Patron bunu bildi i için daha da vahflileflir. Anne ve baba çocuklar n n yan na ö len saatleri d fl nda gidemezler. O saate kadar da zaten çocuklar tozun içinde tan nmayacak hale gelirler. Gözyafllar n n akt yerler hep çamur tutar. Bir saat ö len molas ndan sonra kalk l r. Ve akflam kaçta b rakacaklar belli olmaz. Art k 7 de mi eve giderler 8 de mi bilinmez. Biz insan de il miyiz? - Nereden geldiniz. Gelirken ne tür zorluklar çektiniz? Tar m iflçilerinin dünyas Tarsus Yeni Demokrat Gençlik yaklafl k 2 hafta Konya da tar m iflçileriyle birlikte çal flarak hem iflçilerin yaflamlar n gözlemlediler hem de üretim sürecine girdiler. Afla da bu çal flma s ras nda yapt klar röportaja yer veriyoruz. 1. tar m iflçisi: Tarsus tan. Her türlü zorlu u çektik. Açl k, susuzluk. Arac m z bozuldu. Benzin paras n bulamad k. Param z yoktu, o yüzden buraya geldik. - Çad rda kal yorsunuz. Çad rda ne tür problemler yafl - yorsunuz? - Periflanl k iflte. Çad r hayat dedin mi her fley var. Çocuklar m z hastalan yor. Kimimizin yeflil kart yok. Suyu metre ilerden s rtlar nda getiriyorlar varillerle. Vas tas olan da vas tas ile getiriyor. (Motosiklet veya bisiklet.) Haftadan haftaya banyo yap yorlar. Ne belediyeler ne devlet ne de Sa l k Bakanl bir fley yap yor. Temizlik imkan m z yok. Burada patronlar az c k yard m etse banyosu, tuvaleti olsa iflçiler en az ndan ald paray hastaneye vermez. Sa l k Bakanl her yerde sa l k taramas yapt - n söylüyor. Ama biz burada bir fley görmüyoruz. Kimse bizimle ilgilenmiyor. Gelseler bize de il, sadece çocuklar m za baksalar yeterli. Ne olur yani, ne olur? Bizi insan görmüyorlar kardeflim. Bizler garip iflçiler oldu umuz için kimseye elimizi uzatam yoruz. Kimseye söz diyemiyoruz. Gidip konuflsak da zaten kimse bizi takm yor. - Yevmiyeler ne kadar? Ald - n z para yetiyor mu? 1. tar m iflçisi: YTL. Yetmiyor, nereye yetecek. Bir çuval un 36 YTL olmufl. 5 kiloluk ya 15 milyon. flçiye verilen para 17 milyon. Et yüzü görmüyoruz. - Sizce yevmiyelerin ne kadar olmas gerekiyor? - En az 25 veya 30 olmas laz m. flçinin hayat sigortas yok. flçi tarlalarda çal fl yor. Y lan m sokar, böcek mi sokar, bunlar hiç düflünen yok. - Bugün zengin ailelerin çocuklar tatildeyken sizinkiler tarlada çal fl yor. Bununla ilgili ne diyeceksiniz? - Zengin her zaman zenginlefliyor. Fakir her zaman fakirlefliyor. Onlar tatil yaparken bizler tarlalarda yolma yap yoruz, pancar kesiyoruz, domates, mercimek topluyoruz. Güneflin alt nda yan yoruz. Alt ayda bir milyar bir arada görmüyoruz. - Tarlada patron iflçilere nas l davran yor? - Ölen iflçiler bile patronu hiç etkilemiyor. Patron, benim iflçim diyor kaza geçirmifl, ölmüfl, bana ne! Onlar yoksa baflka iflçi buluyor. Paraya ihtiyac olan geliyor, ölümü de göze al yor. Çünkü çal flmazsa aç kal yor. Çolu unu çocu unu okutam yor, elbise alam - yor, ayakkab alam yor. Ço u insan n çocu u yal n ayak geziyor burada. Köpe e de er veriyorlar, iflçiye de er vermiyorlar. fli bitti i zaman bak yor adam güçsüz biri, paras n vermiyorlar. Bir de dövüyorlar veya silah çekiyorlar. - Yak nda okullar aç lacak. Ne yapacaks n z? - Çocuklar m n biri sekiz yafl nda, di eri yedi yafl na girdi. Sen de görüyorsun para kazanamad k ki gönderelim okula. Bu sene de yollamayaca z. Zaten di erinin yafl sekiz oldu, gönderemedik geçen sene. Yine böyle burada kald k. Okutma imkan m z yok. Eksik hayatlar... - Tarsus tan buraya geldiniz? Eme inizin karfl l n alabildiniz mi? 2. tar m iflçisi: Valla abi ço umuz memleketten bir hevesle geldik para kazanal m diye. Bizim geldi imizi gören esnaf; manav, bakkal, kasap, hemen % 100 zamm n koyuyor. Biz de burada kazand m z cebimize bile koymadan esnafa veriyoruz. Arkam za baka baka köyümüze gidiyoruz. - Nereden geldiniz? Gelirken ne tür zorluklar çektiniz? - Mersin den geldik. Bir tane külüstür arabam z var, ona atlad k geldik. Yar aç yar tok geldik iflte. - Çad rda kal yorsunuz, ne tür sorunlar yafl yorsunuz? - Ne problemi yaflayaca z? Banyo yok, tuvalet yok, iflte bunlar yafl yoruz. fiu gördü ün yadigar arabamla suyu getiriyorum. Bazen çocuklar s rt nda getiriyor, banyo için bidonlara dolduruyoruz. dare ediyoruz iflte. Bizim büyük le enlerimiz var içerisine giriyoruz, suyu da s t yoruz ateflte. Kafam zdan afla döküyoruz. Vallahi temizli i öyle yap yoruz. - Yevmiyeler ne kadar, sizce ne kadar olmas gerekiyor? - Yevmiyeler milyon. Bu yevmiye bizi kurtarm yor bile. En az ndan u bulmas gerekir. Bafl m zda kim varsa onlara iletmek gerek. Söylediklerimizi onlar n duymas gerekir. Ama kim kime? Bize ne el uzatan, ne yard m eden var? - Çocuklar n durumu nas l? - 6 tane çocu um var. Her fley göz önünde, tozdan topraktan okuyam yorlar. Her taraf pislik pire dolu, suratlar nda bir kar fl toz var. Onlar da beraberimizde getiriyoruz ekmek için. Ne yapal m bizimki de böyle bir hayat iflte. - Patronlar size nas l davran - yor? - De erimiz yok bir iflçi olarak. Biz fluraya geldik geleli çok sorunla karfl laflt k. Vay sen hastaym fls n, vay ölmüflsün, vay sen fakirmiflsin, vay paras zm fls n, vay senin hastan m var, hiç kimsenin umurunda de- il. Hakk n da alabilsen do rulukla. Hep eksik hayat m z. A alar, beyler hakaretler ediyor, mesela ufak çocu unu niye getiriyorsun diyorlar. Zengin adamda kibirlilik mi var, ezmek hofllar na m gidiyor, bilmiyorum. (Tarsus YDG) Hal, pazar ve market zincirinde üreticiler ma dur Türkiye Ziraat Odalar Birli i (TZOB) Baflkan fiemsi Bayraktar, Ramazan ay nda üretici fiyatlar nda önemli bir art fl olmad n belirtti. TZOB Baflkan fiemsi Bayraktar, Ramazan ay ndaki üretici fiyatlar na iliflkin yapt yaz l aç klamada Ramazan ay nda tar msal ürün fiyatlar üzerindeki spekülatif art fllara iliflkin medyada yer alan haberler üzerine yapt klar araflt rmada, son 20 günde marketlerde yafl meyve ve sebze fiyatlar nda indirim gözlendi ini söyledi. TZOB un uyar lar n n belirli ölçüde etkili oldu unu ve bu süreçte market fiyatlar nda yafl meyve ve sebze için indirim gözlemlendi ini kaydeden Bayraktar, aç klamalar n market fiyatlar n frenledi ini, ancak üretici ve market fiyatlar aras ndaki makas n hala çok yüksek oldu unu, Ramazan ay boyunca üretici fiyatlar nda art fl olmad n kaydetti. Üretici ile tüketici fiyatlar aras ndaki fark n yafl sebze ve meyve ile kurutulmufl ürünlerde yüzde 208 lere, baklagiller ve hayvansal ürünlerde yüzde 228 lere kadar ç kt na iflaret eden Bayraktar, üreticiden tüketiciye ulaflan hal, pazar ve market gibi zincirin halkalar n n fiyat art fllar nda etkili oldu unu savundu. (H. Merkezi) Seçimin ard ndan kald m z yerden devam! Samsun un Tekkeköy lçesi nde bulunan Mobil Santral tüm canl lar n sa l n tehdit ediyor y l nda faaliyete geçen santral, Samsun ve Karadeniz de birçok çevre ve sa l k örgütünün tepkisi üzerine 2002 y l nda mahkeme karar ile faaliyetleri durdurmak zorunda kalm flt. Aradan geçen 5 y l sonra santralin 22 Temmuz seçimlerinin ard ndan faaliyete geçmesi dikkat çekici bir durum y l nda çevre ve sa l k örgütlerinin de çabas yla Ankara 10. dare Mahkemesi nin, santrallerin kamu yarar olmad karar n n Dan fltay 10. Dairesi taraf ndan onanmas n n ard ndan santral Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanl n n emriyle 22 Temmuz seçimlerinin ard ndan tekrar çal flmaya bafllad. Santralin çal flmaya bafllamas 22 Temmuz seçimleri sonras na denk gelmesi dikkatlerden kaçmazken, santralin faaliyete geçece- i yönündeki ilk aç klama, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Hilmi Hakkari de so an ekimi yapan köylüler umduklar verimi alamazken, ürünlerinin küresel s nma yüzünden kurudu unu belirtiyorlar. Hakkari de so anlar tarlada çürüdü Güler den gelmiflti. Güler 30 Temmuz tarihinde bas na yapt aç klamada mobil santralin yaratt - çevresel sorunlar n çözüldü ünü iddia ederek, flunlar söylemiflti: Samsun da bulunan Mobil Santral in çevre ile ilgili sorunlar halloldu. Hatta standartlar n üzerine ç kar ld, ihtiyaç oldu unda mobil santralleri kullanabilece iz. Sorunlar n hepsi düzeltildi, gerekli çal flmalar yap ld, onlar da bizim kayna m z. Bakan Güler in Sorunlar çözüldü fleklinde yapt aç klamaya karfl n, Temmuz ay nda tekrar faaliyete geçen santralin sa l k örgütlerinin yasakl olarak gösterdi i çeflitli fuel-oil yak tlar kullanmas ve yine santralin bacas ndan ç kan duman n Dünya Sa l k Örgütü (WHO) normlar n n üzerinde zehirli gaz sald da ortaya ç kt. Santralin çal flmaya bafllamas için Çevre Etki De erlendirme (ÇED) raporu yerine, Çevresel Durum De erlendirme Raporu (ÇDD) alarak faaliyet geçmesi ak llarda soru iflareti b rak rken, fiehirden 8 kilometre uzakl kta bulunan Otluca Köyü Uyan k Mahallesi ndeki köylüler taraf ndan büyük emekler sarf edilerek ekilen so anlar n afl r s caklar nedeniyle zarar gördü ü bildirildi. Köylülerden Ramazan Tafl, bu y l so- anlardan bekledikleri üretimi alamad klar - n belirtti. So anlar n büyüyece i yerde küçülüp çürüdü ünü ifade eden Tafl, onca emeklerinin bofla gitti ini söyledi. Tafl, Bir tarlay bafltan sona kadar so an ektik. Ancak ne hikmetse küresel s nma m veya baflka nedenlerden dolay m so anlardan beklenen ürünü alamad k. Onca emeklerimizin bofla gitmesi bizleri üzmüfltür. Tarlay sürekli sulamam za ra men afl r s caklar yüzünden so anlar kurudu. Her y l ufak bir tarlada en az nda 1 tona yak n so an ç kart yorduk, flimdi ise ancak 2 çuval dolusu so- an elde ettik dedi. (H. Merkezi) Samsun Büyükflehir Belediyesi santral için deneme süresi verdi. Mobil santralin her iki bacas nda ç kan kükürtdioksit, karbonmonoksit, azotoksitler, oksijen, toz, bas nç ve debinin baca gaz emisyon de erlerinin bacalara tak l bulunan sabit baca gaz ölçüm cihazlar ile online olarak internet üzerinde 24 saat kesintisiz izlenebilirken, bu istasyon verilerine göre de santralin standartlar n üzerinde zehirli gaz havaya sald gözlendi. Santralin WHO verilerine göre, PM10 (Partiküler Madde) adl kimyasal n normunun 24 saatlik s n r de erinin 50 mg/m3 ü aflmamas gerekirken, Mobil santralin bacas ndan ç kan duman n ölçüldü ü istasyonun Eylül ay raporuna göre santralin ilk 8 günde 5 defa bu de- erin üzerine ç kt görüldü. Mobil santralin saçt ve akci er kanseri baflta olmak üzere birçok hastal tetikleyen Partikül Madde (PM10), AB nin belirledi i günlük s n r de erlerini de afl yor. 24 saatlik limit de eri, 2001/744/EC say l AB Direktifi ne göre 50 µg/m3 olarak belirlenirken, santralin istasyon verilerine PM10 de erinin gece yar s de erlerinde kimi zaman 70 lere kadar ç kmas dikkatlerden kaçmad. (H. Merkezi) Naldöken halk kararl... Çay Üreticileri Sendikas kuruldu Üretici köylülerin örgütlenmesinin bir arac olarak gündeme gelen sendikalaflma çabalar nda bir ad m daha at ld ve Çay Üreticileri Sendikas (Çay-Sen) kuruldu y l ndan itibaren iki defa Çay Üreticiler Kurultay düzenleyen ve sorunlar n tart flarak çözüm arayan çay üreticisi köylüler 2005 y l nda bafllatt klar çal flmalar n 25 Eylül de Rize nin Pazar ilçesinde sendikan n genel merkezini oluflturarak yasal statüye kavuflturmufl bulunuyorlar. Çay-Sen Genel Baflkan Recep Memiflo lu imzas yla yap lan aç klamada kurucu üyelerinin ço unlu- unun Of, Rize Merkez, Pazar, F nd kl ve Hopa dan oluflturuldu- u söylenerek sendikan n bölgede bir eksikli i dolduraca na inand klar ifade edildi. Aç klamada ayr ca örgütlü durufla inanan herkesin desteklerini bekledikleri de vurguland. (H. Merkezi) Evlerinin yan bafl nda kurulu olan Çimento Fabrikas n n kapat lmas için mücadele eden ve çeflitli eylemliliklerle mücadelede kararl olduklar n belirten Naldökenliler, bu kez de 21 Eylül 2007 tarihinde 2.5 km lik da l k yolu t rmanarak ifl makinelerini durdurdu. Sa l kl yaflamak istiyoruz, Zehir solumak istemiyoruz vb. sloganlarla ifl makinelerinin oldu u yere yürüdüler. Naldökenli kad nlar n ço unlukta oldu- u eylemde köylüler çimento fabrikas ve maden oca kapat lana kadar mücadele etmekten vazgeçmeyeceklerini belirttiler. Ocak alan na gelen jandarman n ifl makinelerinin gidece i ve bir daha çal flmayaca konusunda söz vermesi üzerine eylemi bitirme karar alan köylüler, ifl makinelerinin uzaklaflmas n n ard ndan dinamit yerlefltirilmek üzere aç lan delikleri kum ve tafllarla kapatarak delik aç lmas için iflaretlenen yerlere yerlefltirilen tabelalar da söktüler. (H. Merkezi)

6 Denge azadi İşçi-köylü Ekim 2007 Dur ihtar yla gelen ölümler art flta! Geçti imiz y llarda hemen her gün karfl laflt m z bizce faili çok aç k ama faflizm taraf ndan yapt klar n gizlemek için s nd bir araç olarak gösterdi i faili meçhul cinayetlerle yüzlerce devrimci, yurtsever, ilerici, ayd n katledilmifltir. Sistem, bugün de daha pervas zlaflarak bu katliamlar n sürdürmektedir. deolojisini korku, yalan, aldatma, katliam, inkar, zor ve zulüm üzerine kurmufl TC faflizmi, bu ideolojik yaklafl m üzerinden de pratiklerini baflar yla hayata geçiriyor. Kendi faflist, rkç zihniyetine karfl duran, muhalif olan herkesi bir flekilde, bazen komplolarla, bazen aç ktan, bazen uflaklar arac l yla pervas zca ortadan kald rmaktad r. Halka karfl bu suçlar ifllemifl olanlar ise daha bir cesaretlendirilmekte, mükâfatland r lmaktad rlar. Geçti imiz y llarda hemen her gün karfl laflt m z bizce faili çok aç k ama faflizm taraf ndan yapt klar n gizlemek için s nd bir araç olarak gösterdi i faili meçhul cinayetlerle yüzlerce devrimci, yurtsever, ilerici, ayd n katledilmifltir. Sistem, bugün de daha pervas zlaflarak bu katliamlar n sürdürmektedir. Birkaç ay önce ç kar lan PVSY (Polis Vazife ve Selahiyeti Yasas ) nin ard ndan bu sald r lar giderek artmakta ve bu kez faillerinin gizlenmesine bile gerek duyulmamaktad r. Dur htar yla yap lan katliamlar Devletin bir süre önce gelifltirdi i katliamlar n üstünü örtme oyunlar ndan biri de dur ihtar - na uyulmad gerekçesiyle gelen ölümlerdir. Gazetemizin sayfalar nda da s kça yer verdi imiz, ya bir köylünün, ya bir sa r ve dilsizin ya da bir çoban n öldürülmesine neden olan ve arkas ndan Dur dedik ama uymad, kaçt aç klamalar n n ard arkas kesilmiyor. En son olay ise Tunceli nin Hozat lçesi Boydafl Köyü (Samûflê-Amutka) k rsal nda meydana geldi. 27 Eylül günü Ali R za Çiçek ve Bülent Karatafl isimli vatandafllar ö len saatlerinde odun toplamaya gittikleri esnada bölgede operasyona ç kan askerler taraf ndan tarand. Aç lan atefl sonucu Bülent Karatafl yaflam n yitirirken, Ali R - za Çiçek adl vatandafl da a r yaral olarak Elaz Araflt rma Hastanesi nde yo un bak ma al nd. Çiçek in akci erinin yar s n n al nd bildirildi. Göz göre göre bilinçli olarak askerler taraf ndan taranan Cenazeye kitlesel sahiplenme 28 Eylül tarihinde Hozat ta devrimci demokratik siyasetler ve halk n kat l m yla binlerce kifli sloganlarla cenaze törenini gerçeklefltirmifltir. Merkezden cenaze törenine kat lmak isteyenlerse engellenmifltir. Buna ra men halk kitlesel flekilde evlad n sahiplenerek faflizme cevab n vermifltir. Mezarl a gelen kitle Karatafl için bir dakikal k sayg duruflu yapt. Karatafl n resimlerinin tafl nd cenaze törenin ard ndan kitle ilçe merkezine kadar sloganlar ve alk fllar eflli inde yürüdü. Bu sald r lar ne ilktir ne de son. Faflist diktatörlük özelde Dersim halk n genelde ise tüm halk bask alt - na almak için elinden geleni yapacakt r. Bize düflen görev ise bu süreci k rmak ve halk içinde örgütlülü ümüzü güçlendirmektir. Çünkü sadece örgütlü bir halk faflist kuflatmay tersine çevirebilir. (Dersim Partizan) ve birinin ölümüne neden olan olay n arkas ndan bildik aç klamalar geldi hemen. Tunceli Valisi yapt ilk aç klamada iki teröristin ölü ele geçirildi ini söyledi. Daha sonra bölge halk ve DKÖ taraf ndan duruma tepki gösterilmesi üzerine ise bu aç klama dur ihtar na uymad klar için öldürüldüler fleklinde de ifltirildi. Ancak ölen Karatafl ve yaral Çiçek in daha önceden yard m yatakl k suçundan kaynakl içeri girip ç kmalar, onlara terörist damgas n n yap flt r lmas na yeterli görülüyordu faflizm taraf ndan. Dolay s yla da katledilmeleri kadar do al bir fley yoktu onlar için. Bu olaydan çok k sa bir süre önce yine Dersim e ba l Mazgirt lçesi ne ba l Koyunufla Köyü ne ba l Gölek mezras nda H d r Taydafl adl köylü ve kardefli akflam saatlerinde evlerine giderken askerler taraf ndan tarand. A r yaralanan H d r Taydafl n bir baca koptu. Yap lan aç klama yine benzer. HPG li sand k vurduk. Ayn tarihlere denk gelen bir di er olay da, Dersim Ovac k Yeflilyaz Köyü nde meydana geldi. Köyde bulunan karakolun bas ld iddia edilerek köylülerin evleri sabaha kadar askerler taraf ndan kurflun ya muruna tutuldu. Evlerinde yerlere yatan, duvar diplerine s nan köylülerden ölen ya da yaralanan olmad tesadüfen. Y llard r gerilla mücadelesinin sürdürüldü ü Dersim de bu ve buna benzer yüzlerce örnekle karfl laflmaktay z. Ancak tüm bu nafile çabalar ne mücadelenin bitmesine, ne de Dersim halk n n bu mücadeleye destek vermesine, kat lmas na engel olamamaktad r. Nitekim Dersim halk oynanan bu oyunlar çok iyi bilmekte ve gerekli karfl l vermektedir. Dersim de halka yönelik sald r lar protesto edildi. * 28 Eylül günü Hozat ta düzenlenen bir bas n aç klamas yla yap lan sald r protesto edildi. Eylemde bir konuflma yapan HD Tunceli Temsilcisi Av. Bar fl Y ld r m, son bir ayda Tunceli de hak ihlallerinin artmaya bafllad - na dikkat çekerek, Biz bu olay n peflini b rakmayaca z. Vuran kolluk güçleridir ve biz gereken bütün hukuki ifllemleri yapaca z diye konufltu. *29 Eylül günü ise Dersim Merkez de bulunan Sanat Soka nda Partizan, HD, Baro, DTP, EMEP, DHP, ESP, KESK, Ana Der, D SK, siyasi partiler ve çeflitli demokratik kitle örgütlerinin kat ld bir bas n aç klamas yap ld. Aç klama s ras nda, Katil devlet hesap verecek, Bülent Karatafl ölümsüzdür, Analar n öfkesi katilleri bo acak sloganlar at ld. (Erzincan) Bask ve katliamlar protesto edildi Devlet taraf ndan son aylarda Dersim de daha da yo unlaflt r lan orman yang nlar, yarg s z infazlar, gözalt ve tutuklamalarla birlikte Dersim Derneklerinin yönetici ve üyelerine yönelik bask da da art fl oldu. Bundan dört ay önce Tunceli Kültür Derne i Baflkan Nefle Demir tutuklan rken, 25 Eylül günü Bursa Tuncelililer Derne i Baflkan Celal Hanbayat n evi ve iflyeri bas larak aranm fl ve as ls z gerekçelerle Hanbayat gözalt na al narak tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi. Mahkeme heyeti ise Hanbayat tutuksuz yarg lanmak üzere serbest b rakt. Dersim de ve Dersim Dernek yöneticilerine yap lan bu faflist uygulamalar protesto etmek üzere 28 Eylül günü AVP Tiyatrosu önünde Bursa Tuncelililer Derne i bir bas n aç klamas yaparken eyleme Partizan, DHP, ESP, BDSP, SDP, ÖDP ve HD destek verdi. Aç klamay okuyan Dernek Yönetim Kurulu üyesi Sinan Ayd n Yap lan bu bask - lar fliddetli k n yoruz ve Dersim halk olarak diyoruz ki; Bask lar bizi y ld ramaz dedi. Kitle alk fl ve sloganlar hayk rarak aç klamaya destek verdi. (Bursa) TUDEF ormanlar n y a k l m a s n protesto etti Dersim de ormanlar n operasyonlar s ras nda devlet taraf ndan yak lmas yap lan bir eylemle protesto edildi. 30 Eylül Pazar günü saat te Galatasaray Lisesi önünde biraraya gelen TU- DEF(Tunceli Dernekleri Federasyonu) üyeleri Dersim halk üzerindeki bask lar ve ormanlar n yak lmas n k - nad. TUDEF ad na yap lan aç klamada ABD emperyalizminin Türk hâkim s n flar na yeni görevler verdi i bunun da daha fazla bask getirece ine dikkat çekildi. TUDEF Baflkan smail Aslan taraf ndan okunan aç klamada; Kürtlere yönelik bask lar n artt r ld, devrimci bas n n engellemelerle karfl laflt, köylülü ün tasfiye edilmek istendi ine dikkat çekildi. Dersim halk üzerinde bask lar n yo unlaflt ifade edildi. Dersimde yap lan barajlar n bölgeyi insans zlaflt raca n n da alt çizildi. Eylemde Hozat ta odun toplamaya giden köylülerin taranmas na ve Bülent Karatafl n katledilmesine de de inildi. Eylem s ras nda Dersim onurdur onuruna sahip ç k, Bask lar bizi y ld ramaz sloganlar hayk - r ld. ( stanbul) Büyükan t n toplu mezarlar Yüzlerce faili meçhul cinayet ve gözalt nda kay plar n yafland Diyarbak r da, Genelkurmay Baflkan Yaflar Büyükan t n da bir dönem görev yapt J TEM üssü olarak bilinen 7. Kolordu Komutanl nda toplu mezar ortaya ç kt. halesi özel bir flirket taraf ndan al nan hafriyat çal flmas kapsam nda 7. Kolordu Komutanl bahçesinde kaz yap ld. Kepçelerle yap lan kaz da 12 Eylül 1980 döneminde Diyarbak r Askeri Cezaevi olarak kullan lan alan n yak n nda bulunan bölgede insanlara ait oldu u belirlenen çok say da kemik parças ç kt. flçilerin aç k bir flekilde gördü ü kemik parçalar, daha sonra hafriyatla birlikte kamyonlara yüklenerek 7. Kolordu Komutanl n n d fl na ç kar ld. Kemiklerle birlikte ceket ve gömlek dü meleri de bulundu. Topraktan ç kar lan kemikler konusunda bilgi veren uzman bir doktor, kemiklerin insana ait oldu unu söyledi. Uzman doktor, kemiklerin hangi döneme ait olabilece inin ise yap lacak kemik yafl testi ile ortaya ç kabilece ini belirtti. Olay n HD Diyarbak r fiubesi ne bildirilmesi üzerine harekete geçildi. HD Diyarbak r fiubesi avukatlar ndan Bülent Temel, kemikleri Diyarbak r Cumhuriyet Baflsavc l na götürerek, baflvuruda bulundu. Baflsavc l k kemiklerle ilgili baflvuruyu kabul etmezken etkin soruflturma gerekçesiyle, haberi yapan muhabirlerin baflvuru yapmas n istedi. Haberin ortaya ç kmas ndan sonra demokratik kitle örgütleri harekete geçti. HD, Mazlum- Der ve Diyarbak r Barosu ndan oluflan bir heyet, kemiklerin bulundu u yer olan Gazi Köflkü ne giderek gazeteciler eflli inde hafriyat n bulundu u yerde inceleme yapt. Yap lan incelemelerde olay yerinde çok say da kemik tespit edildi. Yaklafl k 20 kamyon hafriyat malzemesinin y ld alanda toprak y nlar aras ndan çok say da kemik ç kar ld. Heyet ad na aç klama yapan Bülent Temel, tekrar savc l a baflvurarak inceleme yap lmas n isteyeceklerini aç klad. Daha önce de Bitlis in Tatvan ve Hizan, Mardin in K z ltepe ve Nusaybin, Van n Ercifl ve Baflkale, Batman n Sason ve Diyarbak r n Kulp ilçesinde gerillalara ait oldu u belirtilen toplu mezarlar ortaya ç km flt. Ailelerin yapt klar baflvurulardan hiçbir sonuç elde edilemedi. Son y llarda Türkiye nin gündeminden düflmeyen toplu mezar olaylar n n en çarp - c s ise Mardin in Nusaybin ilçesine ba l Xirabêbaba (Kuru) köyünde 17 Ekim 2006 da ortaya ç kar lm flt. Uzmanlarca Ermeni ve Süryanilere ait oldu u belirtilen toplu mezarda devlet yetkililerinin yapt incelemelerden sonra hem kemikler gizlenmiflti, hem de de ifltirilmiflti. Türkiye toplu mezarlar gerçe iyle ilk kez 1989 y l nda yüzleflti. Siirt e ba l Newala Qasaba da (Kasaplar Deresi) çok say - da ceset bulundu. Bugüne kadar Kürt illerinde 21 toplu mezar tespit edildi, ancak keflfedilmeyi bekleyen 10 yeni toplu mezar daha bulunuyor. Sadece Kulp ve Tatvan daki mezarlara yönelik hukuki süreç bafllat ld. Kulp taki toplu mezar n köylülere ait oldu- u DNA testiyle belgelendi, ancak Tatvan daki toplu mezara yönelik sürdürülen prosedür ise Adli T p a tak ld. Diyarbak r 7. Kolordu Komutanl ndan ç kan insan kemiklerine dair henüz Genelkurmay bir aç klama yapmad ancak yürütülecek soruflturman n gizli kalmas yönünde talimatlar verdi. Bugüne kadar ortaya ç kan birçok faili meçhul cinayette, toplu katliamda oldu u gibi olay n devletin güvenli i aç s ndan üstünün kapat ld biliniyor. Üstelik üstün hizmetlerinden dolay Genelkurmay Baflkanl na getirilmifl olan Yaflar Büyükan t Pafla n n iyi çocuklar himayesine ald n söyleyenlerin sürgün edildi i, mesleklerinden at ld bir dönemi yeni atlatm flken, J TEM üssü olarak bilinen 7. Kolordu Komutanl ndaki kanl icraatlar n n ortaya ç kmas yla benzer bir yol izleyece i görünüyor. Ancak 1980 AFC sinden bu yana Diyarbak r da yak nlar n kaybedenlerin nas l bir yol izleyece i de görünüyor. Öncelikle kaybolan yak nlar na ait kemikleri tespit ettirmek sonras nda ise olay n ortaya ç kmas için alanlara ç kmak. Kürt halk üzerinde son dönemde artan sald r lar k namak için bir araya gelen ESP, Partizan, EHP, DTP, Odak, flçi Mücadelesi ve Kald raç 29 Eylül günü Taksim Tramvay Dura nda bir bas n aç klamas düzenledi. Kitle ad na aç klamay okuyan Ersin Sedefo lu; Laik anti-laik fleklinde kutuplaflan, generallerle siyasal çat flma içinde olan AKP, Kürt halk na yönelik sald r lar art yor söz konusu Kürt ulusal mücadelesi olunca, iflçilerin, emekçilerin mücadelesi olunca generallerle omuz omuza hareket etmede hiç tereddüt etmiyor. Kürt halk na dönük bask politikalar n n yürütücüsü oluyor. DTP li belediye baflkanlar sürekli hedefe al - yor, DTP liler hakk nda sürekli soruflturmalar, davalar açt r yor. Ormanlar yak l yor, da larda çobanlar, köylüler kurfluna diziliyor dedi. ( stanbul) Bülent Karatafl n katili devlettir Dersim de yaflanan yarg s z infaz k - namak için Demokratik Haklar Platformu taraf ndan 29 Eylül günü Galatasaray Lisesi önünde bir bas n aç klamas düzenlendi. flçi köylü okurlar n da destek verdi i aç klamada Bülent Karatafl n gündüz gözüyle katledilifli, 12 Eylül Darbesi nin 27. y ldönümüne denk gelen bugünlerde sistemin özünde bir de iflikli in olmad n gözler önüne seriyor. Faflizmin hüküm sürdü ü bu co rafyada haktan-hukuktan bahsetmenin, demokratik talepleri dillendirmenin bedeli dün oldu u gibi bugün de ölmektir, öldürülmektir denildi. Bas n aç klamas bittikten sonra polis bir kifliyi ifade vermesi gerekiyor gerekçesiyle gözalt na almak isteyince, kitleyle kolluk güçleri aras nda tart flma yafland. Bask lar bizi y ld - ramaz slogan n n at lmas yla, polis eyleme sald rd. Sald r s ras nda toplam 11 kifli gözalt na al nd. Gözalt na al nanlardan 10 u ayn gün, flçi-köylü okuru Birsen Gülünay ise baflka bir davadan g yabi tutuklamas oldu u için birsonraki gün serbest b - rak ld. ( stanbul)

7 5-18 Ekim 2007 İşçi-köylü 7 Halkın gündemi F tiplerinde zorla sevk dönemi bafllad... Sincan 2 No lu F Tipi nden 15 Eylül günü 70 tutsak K r kkale F Tipi Hapishanesi ne zorla nakledildi. Gardiyanlar n tutsaklar Buras K r kkale, ailelerinize söyleyin buraya gelmesinler fleklinde tehditlerle karfl lad hapishanede, iflkence yap ld - da ö renildi. Hapishanelerde bask ve sindirme politikalar na her geçen gün bir yenisi eklenmekte, mral dahil olmak üzere F Tipi hapishanelerde yo un hak gasplar yaflanmakta, tutsaklar tedaviye zaman nda götürülmemekte, telefon ve aile görüflmelerinde Kürtçe konuflma yasa getirilmekte, tutsaklar hapishanelere ilk girifllerinde veya nakillerde yeni gitti i hapishanelerde ç r lç plak soyulmakta, tahrik edici söylemlerde bulunulmaktad r. Kurumlara yaz lan yaz lar ve mektuplar hapishane idarelerinin keyfi davran fllar ile disiplin cezas na dönüfltürülmektedir. Son olarak 15 Eylül tarihinde Sincan 2 No lu F Tipi nden 70 kiflinin yeni aç lan K - r kkale F Tipi ne nakledildikleri gelen bilgiler aras nda. Tutsaklar götürüldükleri hapishanede gardiyanlarca dövülerek, a za al nmayacak küfürlere maruz kalm fl, hükümlüler hapishane hekimine ç karak darp edildiklerini belirtip, darp izleri göstermelerine ra men rapor alamam flt r. K r kkale Hapishanesi nde bilgisayar kay tlar tutulmad ndan apar topar sevk edilen tutsaklara aileleriyle görüflme imkân verilmiyor ve iletiflim haklar ndan yoksun b rak l yorlar. Zaten görüfle giden ailelerin flehir merkezinden sonra hapishaneye gidecek araç bulmalar imkâns z. Henüz hapishane yönüne giden bir araç tahsis edilmedi i için, tutsak yak nlar özel araç tutarak ya da saatler süren yürüyüfl sonunda yak nlar n görebiliyor. Hapishanelerle ilgili yeni düzenlemelere giden Adalet Bakanl n n adli ve tutsaklar bir yerde toplayaca, siyasilerin ise birkaç hapishanede bulundurulaca yönünde haberler gündemde. Siyasilerin içerisinde de a rlaflt r lm fl müebbetle yatanlar n ise baflka bir hapishaneye nakledilmesi ve kalan ceza lar n orada tamamlamas n hedefledikleri tutsaklar taraf ndan ifade ediliyor. (Ankara) TUAD da sevkleri k nad TUAD da HD stanbul fiubesi nde bir bas n toplant s düzenleyerek K r kkale de yaflananlarla ilgili sessiz kalmayacaklar n duyurdu. Bar fl Anneleri nsiyatifi ve DTP stanbul l yöneticilerinin de destek verdi i aç klamada konuflan TUAD Yöneticisi Öztürk Sar tafl, hapishane yönetimlerinin kendilerine verilen s n rs z yetkilerden kaynakl keyfi yaklafl mlarda eklendi inde hak gasplar had safhaya ç kmaktad r dedi. ( stanbul) Sürgünler durdurulsun! 23 Eylül günü Taksim Tramvay Dura nda biraraya gelen TUYAB l aileler, iflkenceli sürgünleri k nad. Hapishanelerde insanl k d fl uygulamalara son yaz l TUYAB pankart açan aileler, Sürgünlere hay r, Tutsaklara özgürlük sloganlar n hayk rd. Yap lan bas n aç klamas nda 15 Eylül Cumartesi günü sabaha karfl Sincan F Tipi nden 28 PKK ve 42 adli tutsa n K r kkale F Tipi ne iflkenceden geçirilerek sürgün edildikleri, hapishanelerdeki hak gasplar n n artt Tekirda F Tipi nde ise arkadafl görüflçüsü için dilekçe veren tutsa n 10 günlük süre bitti i gerekçesiyle hakk n n gasp edildi i dile getirildi. TUYAB l aileler ayr ca, iletiflim gasplar n n sona erdirilmesini, aç k ve kapal görüfl yasaklar n n kald r lmas n da istediler. Bas n aç klamas s ras nda sürgünden sonra Sincan F Tipi Hapishanesi nde tutsaklarla görüflen Sevim Kalman tutsaklar n olas bir sald r ya karfl 3 gün elbiseleri ile yatt n ve sürgünleri protesto etmek için slogan atan Cengiz Kahraman ve Kenan Özyürek adl tutsaklar n gardiyanlar taraf ndan darp edildi ini dile getirdi. ( stanbul) Göç; Umuda uzanan yolculuk! Türkiye de resmi rakamlara göre 10 bine yak n s nmac oldu unu biliniyor. Fakat çiflleri Bakanl n n geçen y lki aç klamalar na göre ülkede kaçak olarak bulunanlar n say s 50 bine yak n. TO nun yapt araflt rmaya göre, Türkiye ye her y l yaklafl k 300 bin kaçak göçmen giriyor. Dünyan n birçok ülkesinde iflçi ve emekçilerin ço u zaman daha iyi bir hayat için zorunlu yolculu unun ad d r göç. Emekçiler yaflad klar topraklardan tan mad klar, dillerini, kültürlerini bilmedikleri yerlere göç etmektedir. Ülkemizin ve dünyan n yaflad trajik bir gerçekliktir göçmenlik. Ancak birço u için öykü hiç de mutlu sonla bitmemektedir. Sevdiklerinden ayr larak yollara düflen göçmenler yol boyunca insanl k d - fl koflullarda yaflamakta, emperyalistler ve onlar n ufla devletler taraf ndan afla lanmaktad r. Özellikle yar -sömürge ülkelerden Avrupa ülkelerine do ru yo- un bir göç trafi i yaflanmaktad r. Egemen s n flar ise bir taraftan uygulad klar politikalarla emekçilere daha fazla açl k ve yoksulluk getirirken öte yandan kurtulufl yolu olarak görülen göçmenlikten de büyük rantlar elde etmektedir. Göçmenler gittikleri ülkelerde korkunç bir sömürüye tabii tutmaktad r. Ülkemizde göçmenlik daha çok emperyalist-kapitalist ülkelere göç fleklinde yaflan rken son on y l da yo un bir göç de almaktad r. Devlet, F Tipi hapishanelerde slah etme ad alt nda tutsaklar n kiflilik de erlerine sald rmakta, en küçük insani talepler yok say lmakta, hak gasplar ve keyfi uygulamalar yoluyla birbirinden yal t lm fl olan tutsaklar için yaflam koflullar daha da zorlaflt r lmaktad r. Devlet, tecrit politikas yla baflaramad imha ve yok etmeyi baflka yollarla denemekten de geri durmamakta. Hapishanelerde Özellikle Do u Avrupa, Asya ve Afrika ülkelerinden büyük bir göç yaflanmaktad r. Helsinki Yurttafllar Derne i nin verilerine göre, her y l Türkiye ye mülteci statüsü alabilmek için 40 tan fazla ülkeden ölümcül rahats zl olan, kal c psikolojik sorunlar olan siyasi tutsaklar adeta ölüme terk etmektedir. Erol Zavar, Yaflar nce, Mesut Deniz, Hatice Bolat ve isimlerini sayamayaca m z onlarca tutsak, bu kal c hastal klarla bo uflmaktad r. Tedavileri bilerek engellenerek, iflkenceye çevrilerek tutsaklar yok edilmeye çal fl lmaktad r. Di er yandan F Tipi hapishanelerde bulunan adli mahkumlar da tecrit-tredman sisteminden a r flekilde etkilenen kesimdir. nfaz rejimi devrimci tutsaklar taraf ndan gelifltirilen karfl mekanizmalarla bofla ç kar labildi i halde, ayn durum adli mahkumlar aç s ndan geçerli olmayabilmektedir. Bunun sonucunda do al olarak adli mahkumlarda tecrit-tredman sisteminin etkilerini a rlaflt rmakta, psikolojik çöküntülere yol açmaktad r. Bilindi i gibi F Tipi hapishaneler bugüne kadar birçok intihar olay na sahne olmufltur. Yaflanan bu durumun son örne i Tekirda 1 Nolu F Tipi nde Zeki Ünlü adl adli hükümlünün 15 Eylül 2007 tarihinde bulundu u hücrenin banyosunda kendisini asmas yla yaflanm flt r. Uzun bir süredir hapiste olan Ünlü, tecrit sisteminin yaratt psikolojik tahribat n etkisi ile intihara yönelmifltir. Psikolojik sorunlar yaflad hapishane Tekirda 1 Nolu F Tipi de adli bir tutsak intihar etti idaresi taraf ndan bilinen Ünlü, tedavi koflullar n n yarat lmas yerine var olan sorunlar n derinlefltirecek uygulamalara maruz kalm flt r. Hapishane atölyesinde çal flan Ünlü nün önce disipline etme anlay fl yla atölyeye ç kmas engellenmifltir. Bunun d fl nda baflka disiplin cezalar verilerek durum daha da a rlaflt r lm flt r. Ki bu cezalardan biri de hücre cezas d r. Ünlü nün içinde bulundu u psikolojik durum yak n nda bulunan di er mahkumlar taraf ndan da fark edilmifl ve idareye bu duruma dair tedbir almalar yönlü baflvurularda bulunulmufltur. Hapishane idaresi ise tedavi koflullar n sa lamak yerine sorunu geçifltirerek, sorunu havaland rma kap - lar n s rayla açmak gibi bir nevi hücre cezas olan yöntemle çizmekte bulmufltur. Anlafl laca gibi idarenin sorumsuz-duyars z davran fllar Ünlü nün tecritten kaynakl yaflad psikolojik sorunlar daha fazla tecrit uygulayarak çözmeye çal flmas, sonuçta Ünlü nün intihara sürüklenmesine yol açm flt r. Bu intihar n sorumlusu, tecrit-tredman sistemini bilinçli bir politika olarak dayatan devlet ve yine uygulaman n sorumlusu olan hapishane idaresidir. Bir kez daha söylemek gerekirse söz konusu olan intihar de il devlet eliyle ifllenen bir cinayettir. binlerce insan gelmektedir. Ço unlukla iflkence görmüfl, maddi geliri olmayan ve Türkçe konuflamayan bu insanlar n bar nma, sa l k, e itim gibi hizmetlere ulaflma olanaklar son derece s n rl. Türkiye de resmi rakamlara göre 10 bine yak n s nmac oldu unu biliniyor. Fakat çiflleri Bakanl n n geçen y lki aç klamalar - na göre ülkede kaçak olarak bulunanlar n say s 50 bine yak n. TO nun yapt araflt rmaya göre, Türkiye ye her y l yaklafl k 300 bin kaçak göçmen giriyor. Bu göçmenlerin yar s ev iflleri ve bak c l n yan s ra, fuhufl, inflaat, tekstil, g da sektörlerinde çal fl yor. 163 farkl ülkeden gelen kaçak göçmenlerin say s 1 milyonu buluyor. Türkiye ye illegal yollarla girifl-ç k fl yapmaya çal fl rken veya Türkiye de yasad fl konumdayken yakalanan göçmenlerin say s 1995 te 11 bin 362 iken, 2001 y l nda 92 bin, 2002 y l nda 82 bin gibi yüksek rakamlar ulaflm fl durumda ve 2003 aras nda Türkiye de yakalanan yasad fl göçmen say s tam 419 bin! Do u Avrupa ülkelerinden ifl aramak için yasal olarak gelen göçmenlerden Moldoval kad nlar ev ifllerinde, Moldova, Ukrayna, Romanya ve Rusya dan gelen kad nlar fuhufl ve e lence sektöründe, Moldova ve Romanyal kad nlar tekstil sektöründe, ran, Irak, Moldova ve Romanya dan gelen erkekler inflaat, de iflik ülkelerden gelen kad n ve erkek göçmenler ise lokanta ve g - da sektöründe ifl buluyor. Bu göçmenlerin vizeleri bitince yenilemiyor. Transit geçifl yapan göçmenler ço unlukla ran ve Irak olmak üzere Ortado u dan gelen göçmenler oluyor. Ülkemiz hâkim s n flar n n göçmenlere yaklafl m da t pk efendileri gibi olmakta. Göçmenler en kötü koflullarda ucuz ifl gücü olarak kullan lmaktad r. Son olarak Festus Okey isimli bir Nijeryal n n Beyo lu Polis Karakolu nda katledilmesi ile yeniden gündeme gelen göçmenlere yönelik sald r lar devletin rkç yüzünü de gözler önüne sermektedir. Ülkemizde yaflayan çeflitli milliyetlerden emekçilere imha ve inkâr politikas uygulayan egemen s n flar, göçmenlere sald rmaktan geri durmuyor. Göçmenler potansiyel suçlu muamelesi görüyor her an s n r d fl edilme, iflkence görme korkusu ile yafl yor. (H. Merkezi) Temel Haklar ve Özgürlükler Derne i ne sald r Temel Haklar ve Özgürlükler Derne i nin kitelli de bulunan bürosuna 24 Eylül günü akflam saatlerinde çeteler taraf ndan sald r düzenlendi. Saat dolaylar nda, silahl ve sopal 30 çete üyesinin kitelli Temel Haklar ve Özgürlükler Derne i ne yönelik sald r s nda derne in camlar ve içerdeki eflyalar tahrip edildi. Atatürk Mahallesi 1. Sokak 51 numarada bulunan derne e yönelik sald r da içeride bulunan dernek üyeleri ile sald rgan grup aras nda arbede yafland. Sald r da darp sonucu bir kifli yüzünden yaralan rken, çete üyeleri sald r n n ard ndan mahalle aralar nda silahlarla atefl ederek da ld klar. (H. Merkezi) Rakamlar hükümeti yalanlad! Bugüne kadar devletin iflkenceye s f r tolerans, münferit olaylar, düflünce özgürlü ü vard r vb. aç klamalar nsan Haklar Derne i ve benzeri kurumlar n aç klad rakamlarla yalanlanagelmiflti. Bu gelenek yine bozulmad ve devletin temsilcisi Baflbakan n tüm iddialar na karfl n HD, y l n ilk alt ay nda 451 kifli hakk nda 94 dava aç ld n, 103 davada 193 kifliye 229 y l 3 ay 15 gün hapis ve YTL para cezas verildi ini aç klad. HD, 2007 y l n n Ocak-Haziran döneminde ifade özgürlü ünü kullanan 451 kifli hakk nda 94 dava; 361 kifli hakk nda da 88 soruflturma aç ld n aç klad. HD, bu rakamlar n düflünce özgürlü ü alan nda geçmifl y llara oranla herhangi bir ilerlemenin sa lanamad n ispatlad n duyurdu. Derne e göre, bu dönemde aç lan davalardan 17 si Türklü ü, Cumhuriyeti, Devletin kurum ve organlar n afla lama bafll kl Türk Ceza Yasas n n (TCK) 301., 22 si Suçu ve suçluyu övme ile ilgili 215., 4 ü 314., 2 si Halk kin ve düflmanl a tahrik veya afla lama bafll kl 216., 2 si Adil yarg lamay etkilemeye teflebbüs fiiline iliflkin 288. maddelerden; 20 si terör örgütü propagandas na dair Terörle Mücadele Yasas n n (TCK) 7. maddesinden; 2 si Atatürk Aleyhinde fllenen Suçlara liflkin Kanun dan ve 1 i de eski TCK n n 312. maddesinden aç ld. Ayr ca, 301 den aç lan davalardan 25, 215 den aç lanlardan da 23 ünün, 216 dan da 4 ünün de bu dönemde sonuçland duyuruldu. HD Genel Baflkan Reyhan Yalç nda imzas yla yay mlanan aç klamada, ifade özgürlü ünün suç addedilmesi sadece yarg lama sonucu do urmuyor, milliyetçi kesimlerin provoke edildi i flovlara ve linççi sald r lara da dönüflebiliyor denildi. (H. Merkezi)

8 Politik gündem İşçi-köylü Ekim 2007 Rejimin yap sal krizini çözmek ve de ayn zamanda konjonktürel ihtiyaca göre yeniden flekillendirmek ad na ortaya at lan Anayasa de iflikli i ne iliflkin tart flmalar, bu defa TÜS AD gibi patron örgütlenmelerini de içine alarak sürüyor. Aç kland kadar yla, anayasa tasla na bakt m zda, neo-liberal politikalar n hayata geçirilmesi önündeki tüm engellerin kald r lmas yönünde en sab rs z olan bu kesim, bu yönlü beklentilerinin çok da d fl nda olmayan bu tasla a karfl ne oldu da karfl ç kma ve bunun üzerinde aç klamalar yapma ihtiyac hissetti? Hem de, özellikle de seçimler öncesinde ve sonras nda AKP ye verdikleri deste i her f rsatta dile getirirken. Örgütlenme hakk n n önüne yeni engeller ç karma gibi, iflçi-emekçi düflman politikalar içeren bu Anayasa tasla na patron örgütlerinin neden tepki verdi i asl nda çok aç k: bunca kendi lehlerine düzenlemeye ra men, zaten krizde olan sistemin kilitlenmesinden ve yönetememe krizini de içeren krizin büyümesinden duyulan korku. Çünkü böylesi bir kilitlenme ve yönetememe krizinin büyümesi, her anlamdaki istikrar n da, belki uzunca süre denetim alt na al namayacak biçimde bozulmas demektir. Ve komprador sermayeyi korkutan da budur. Anayasa tart flmalar s ras nda türban ve laiklik meselelerinin neredeyse tek tart flma noktas n oluflturmas, ülkenin egemen s n flar aras ndaki güçler dengesinin her an de iflebilece i izlenimi yaratmaktad r. Bugün AKP den yana gibi görülen dengelerin, laiklik, türban tart flmalar n n daha da alevlenmesi durumunda askerin ve de bir bütün olarak laiklik ç rtkanl yapan kesimin lehine de iflebilme ihtimalini de gözard etmek istemeyen sermayenin ç k fllar n n ard nda, asl nda bu kesimlerle ters düflmeme mant da yat yor. Bugün AKP nin arkas nda gibi görünen ABD nin yar n kendi ç karlar n tehdit edecek biçimde istikrars zlaflm fl bir ülke karfl s nda tavr n de ifltirebilme ihtimali hiç de uzak de ildir. Sermayenin ç k fllar n ayn zamanda bu aç dan da de erlendirmek gerekmektedir. Komprador sermaye evdeki bulgurdan olmak istemiyor Ancak TÜS AD ad na yap lan ve TÜS AD n kimi üyelerince kendini ba lar denilen ç k fl n, giderek büyüyen bir medya devi olman n yan - s ra, ülkenin en büyük sermayelerinden biri olma yolunda h zla ilerleyen ve hatta art k en büyük sermaye gruplar ndan biri olan Do an lardan gelmesi de meselenin bir di er yan - n oluflturuyor. Bilindi i gibi Do- an Grubu nun sermayesini en fazla büyüttü ü dönem, AKP nin hükümet oldu u dönemdir. Böylesi iyi iliflkilere ra men bir ç k fl yap labiliyorsa, korku gerçekten büyük demektir. Bu korku ise, pirince giderken evdeki bulgurdan olma korkusudur. Anlafl lan, sermayeye daha genifl sömürü-talan alanlar yaratmay ve yerli sermayenin yan s ra, uluslararas tekellere de ülkenin zenginliklerini peflkefl çekmenin önündeki tüm engelleri kald rmay içeren bu anayasa tasla nda uzlafl lamamas durumunda ortaya ç kabilecek durum sermayeyi oldukça ürkütmektedir. Faflist Kemalist düzenlemeler miad n doldurunca... lginçtir (asl nda do ald r) ki, Anayasa üzerinde tart flma yürütülürken özgürlükler, demokrasi vb. söylemleri dilinden düflürmeyenler, bu kavramlar sadece türban ve laiklik üzerinden getirmekteler. Bundan da, bu kesimlerin asl nda özgürlük ve demokrasiden ne anlad klar ortaya ç kmaktad r. Onlar bu de erlerin de il, asl nda faflist Kemalist rejimin yara almas ndan, devam n n tehlikeye girmesinden korkmakta ve bunun pefline düflmekteler. Oysa faflist Kemalist rejim çoktan miad n doldurmufltur. Kemalizm in çizdi i s n rlar bugün komprador burjuvaziye bile dar gelmektedir. Egemen s n flara art k dar gelen bir di er unsur ise, 12 Eylül Anayasas d r. Neo-liberal politikalar n hayata geçirilmesine h z verilmesi, her ne kadar 12 Eylül ve onun 82 de ç kar lan anayasas yla birlikte olmuflsa da, art k bu Anayasa da ne emperyalistlerin ne de ülkedeki egemen s n flar n ihtiyac na cevap vermekten uzakt r. 82 Anayasas üzerinde zaman zaman de ifliklikler yap lm fl, ancak iflçi emekçilerin haklar n daha da k s tlamay, sermayeye ise daha fazla özgürlükler tan may hedefleyen bu de ifliklikler de çözüm olmam flt r. Gelinen noktada ise tümüyle de ifltirilmesi gündeme Anayasa de iflikli i ne iliflkin tart flmalar, bu defa TÜS AD gibi patron örgütlenmelerini de içine alarak sürüyor. gelmifltir. Bugün AKP nin hem emperyalistlerin hem de sermayenin büyük bir kesiminin deste ini alarak yeniden hükümet olmas ya da kendi deyimleriyle seçimlerden büyük bir zaferle ç kmas, seçimler öncesinde bafllat lan de ifliklik tart flmalar - n n, hemen seçimler sonras nda somutlaflt r lmas çabalar n da getirmifltir. K sacas, faflist Kemalist düzenlemeler miad n doldurunca, bugün AKP yi destekleyen egemen klik devletin tüm kurum ve yasalar n, kendi ç karlar do rultusunda, yeniden düzenlemeye çal flmaktalar. Özgürlükler anayasayla de il, s n f mücadelesiyle gelecek! Egemen klikler aras ndaki ç kar mücadelesi sürerken, Anayasa tart flmalar n n neye hizmet etti ini iyi tahlil etmek gerekmektedir. Ve bundan hareketle de bu tart flmalarda taraf olman n ne anlama gelece ine. Devrimci-demokrat ve ilerici kesimler uzunca y llard r 12 Eylül Anayasas n n de iflmesi ve hatta tüm sonuçlar yla birlikte ortadan kald r lmas mücadelesi verdiler ya da en az ndan bunu dillendirdiler. En basit tan m yla, iflçi emekçi y - nlar n örgütlenme, grev, T S vb. temel haklar n neredeyse bir bütün olarak ortadan kald ran, YÖK gibi gerici-faflist bir kurumla e itimin bilimsel olmaktan tamamen ç kar lmas n getiren bu Anayasa n n de iflmesine iliflkin tart flmalar bugün hala sürmektedir. Özellikle de egemenlerin anayasay de ifltirme e ilimlerinin h z kazand ve bu yönlü kendi içlerinde de anlaflmazl klar yafland bir süreçte, kimi çevreler bu tart flmalara taraf olur bir pozisyona düflebilmekteler. Öncelikle flunu ortaya koymak gerekmektedir ki, Anayasa da yap lmak istenen de ifliklikler, hatta bir bütün olarak kald r larak, bafltan sona yenilenmesi söz konusu olsa bile, bu de iflim iflçi-emekçi y nlar n ve onlar n öncülerinin verdikleri mücadelenin sonucu ortaya ç kan bir de iflim olmayacakt r. Tekrar etmek gerekirse, bu de iflim hem ülke egemenlerinin hem de emperyalistlerin dönemsel ihtiyac n n ürünü olarak ortaya ç kacakt r. Tart flmalar yaratan da zaten bu ihtiyaç olmufltur. Oysa üzerinde tart fl lan Anayasa n n tasla na bile bakt m zda, bunun özünün de 12 Eylül Anayasas ndan çok farkl olmad n /olamayaca n görebiliriz. Çünkü mevcut düzen de iflmedi i sürece, egemenlerin yapt anayasalar n gerici-faflist özelli i de iflmeyecek, karakter olarak ayn kalacakt r. Bugün ülkede geçmiflten günümüze haz rlanan tüm anayasalar, ruhunu Osmanl dan almaktad r. Osmanl n n bask ve zora dayal egemenlik anlay fl ndan. Ülke tarihinde ç kar lan tüm anayasalara bakt m zda, bunlar n hemen tümünün 1876 ç kar lan ve Kanun-i Esasiye (Temel Kanun) olarak bilinen anayasan n, üzerinde dönemsel ihtiyaçlara göre de ifliklik yap lm fl halini görürüz. Kald ki bu de ifliklikler genelde kullan lan deyimler üzerinde yap lan de iflikliklerdir. En esasl de iflikliklerden biri ise, ülke topraklar nda yaflayan vatandafllara hangi din ve mezhepten olursa olsun Osmanl denir tan mlamas ndaki Osmanl n n yerini, sonraki y llardaki Türklefltirme politikalar çerçevesinde Türk tan m - n n almas d r. Bunun d fl nda, ülkenin bölünmez bütünlü ü, devlet dairelerinde Türkçe zorunlulu u gibi, faflist- rkç yaklafl mlar hep korunmufltur. Bu durum yeni Anayasa tasla- nda da çok farkl de ildir. Özellikle de iflçi-emekçilerin örgütlenme haklar na iliflkin daha büyük k s tlamalar, böylelikle de sald r lar yer alan yeni taslak, sadece bunlara bak lmas durumunda bile, kimin ç karlar na hizmet etti ine fl k tutmaktad r. Bu Anayasa ayn zamanda neoliberal sald r lar daha boyutlu hayata geçirmeye dönük bir anayasa olmas bak m ndan neo-liberal Anayasa olarak da tan mlanabilir. Kimi ayd nlar n bu yeni anayasa haz rl klar na 12 Eylül Anayasas -2 demeleri ise bofluna de ildir. Hatta temel hak ve özgürlükleri çok daha boyutlu k s tlamas ve bunlara dönük daha kapsaml sald r lar içermesi bak m ndan, gelen gideni arat r denecek bir Anayasad r haz rlanan. Sadece bu yönüyle bile, bu tart flmalara 12 Eylül Anayasas de ifliyor vb. yaklafl mlarla taraf olmak demek, hem AKP ye hem de O nu destekleyen egemen kliklere destek ve taraf olmak demektir. Gerek TÜS AD ile AKP aras nda gerekse bir bütün olarak egemen klikler aras nda anayasa üzerinden yürütülen tart flmalar yukar da da belirtti imiz gibi, kendi ç karlar n korumaya dönük oldu u gibi, kimi sermaye çevrelerinin daha fazlas n elde edelim derken, eldekini yitirme tehlikesinden duyulan korkunun ürünüdür. Bunun içindir ki, tart flmalara taraf olma e iliminden ziyade, iflçiemekçilerin ve tüm ezilen kesimlerin bu yeni anayasa aldatmacas na taraf olmas n engellemek ve sistemin yeni bir sald r politikas oldu unu kavratarak, s n f mücadelesini yükseltmek göreviyle karfl karfl yay z. Temel hak ve özgürlükler, egemenlerin haz rlad anayasayla de il, sömürü ve talan sistemini tüm kurum ve kurulufllar yla ortadan kald rarak elde edilecektir. Gerçek demokrasi de ancak o zaman gelecektir. Çünkü o demokrasi, iflçi-emekçi y - nlar n ve de tüm ezilenlerin yükseltece i s n f mücadelesiyle elde edilen, gerçek Halk Demokrasisi olacakt r! 29 Eylül tarihli gazete sayfalar na bakt n z zaman Irak ve TC aras nda imzalanan son anlaflma ile ilgili çok fley bulamam fls n zd r. Kiral k kalemflorlar n bu konuda suskun kalmas dikkat çekici ve anlaml d r. Anlaflmadan, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Baflkan Barzani nin dayatmas sonucu s cak takip/s n r ötesi harekat ile ilgili madde ç kar lm flt r. Cumhurbaflkan n n kim olaca tart flmalar ndan önce ilk s rada gelen s n r ötesi harekat gereklidir yaygaras bu anlaflmayla beraber flimdilik rafa kald r lm fl görünüyor. Rafa kald r lan sadece bu manipülasyon argüman d r. Yoksa sald r lar her yerde devam etmektedir. Farkl biçimleriyle yaflanan siyasal kriz, esasen yaklaflan ekonomik krizi gizlemeye yöneliktir. Korkunun kayna krizle beraber yükselecek toplumsal muhalefetin komünist ve devrimci hareketle kucaklaflmas olas l d r. Haz rl klar bu yöndedir. Anlafl laca üzere TC ve Irak devletleri aras nda güvenlik konulu bir anlaflma imzalanm flt r. TC nin bu anlaflmayla beklentileri-hedefleri nelerdi? Birincisi; Devlet bu anlaflma ile PKK ye yönelik imha sald r lar nda daha genifl manevra alanlar na sahip olacak, gerillan n üs alanlar na yönelme imkanlar na yaklaflabilecekti. kincisi; Daha çok Irak devletine yapt r m uygulayan bu anlaflman n önemli bir maddesi de, PKK nin Irak taki finans, haberleflme, ulafl m kaynaklar n n engellenmesi, PKK nin esnek bir federatif yap içinde, özerk bir devlet olarak öngörülen Kürt Devleti üzerindeki etkisini yok etmektir. Üçüncü bir nokta da; Irak s n r ndan 75 km içlere kadar askeri sald r düzenlemekle kalmay p, bu alanda bir nüfuz gücüne sahip olmay hedeflemekteydi. Hat rlanaca gibi, Kürt Devleti gündeme her geldi inde, TC faflizminin ç karlar gere i kardefl olarak ilan etti i Irak Türkmenlerinin haklar n n çi nendi inden dem vurmaktayd. Ancak Kürt Bölge Meclisi nde de temsil edilen Türkmen vekillerin grup baflkan, Türkmenlerin hiçbir zorlukla karfl laflmadan Meclis te temsil edildiklerini, haklar n n çi nenmedi ini, bu nedenle Türkiye nin Irak konusunda kendileri üzerinden politika gelifltirmemeleri gerekti ini ifade etmiflti. Bu tepki, Türkmenler üzerinde TC nin nüfuz gücünü ifade etmesi aç s ndan önemlidir. Ancak TC nin özellikle Musul ve Kerkük çevresinde bir nüfuz alan oluflturmas bununla s n rl kalm yordu. Geçmiflten beri bu bölgede kontra faaliyeti sürdürdü ü bilinen TC, bu önemli kozunu kullanmaktan yoksun kal nca ise kontra faaliyetlerini yo unlaflt rm fl bulunmaktad r. Bu konuya geçmek için yeni bir paragraf açarsak; Ölüm mangalar iflbafl nda Bildi iniz gibi; Gündem gazetesi bir kez daha kapat lm fl bulunuyor. Her defas nda farkl bir üst isimle yeniden ve yeniden yay mlanan Gündem özgür bas n alan nda bir gelene i de temsil ediyor. Gündem, belki de en çok bu yönüyle faflizmin bütün sald r - lar na karfl durufluyla bir klasik olarak kabul edilmeyi hak ediyor. En son Eylül tarihli bas mlar yla Azadiya S n r ötesi operasyon ç l klar ndan geriye kalanlar Welat eki olarak tekrar karfl m zda. Ölüm Mangalar bafll kl dizsiyle kontrgerilla gerçe ini bir kez daha iffla etmektedir. Bu dizinin ilk bölümünü okudu umuzda zorla ajanlaflt r lan köylülere uygulanan iflkenceler bir tarafa, J - TEM gerçe ini aç kça görebilmekteyiz. Bir kez daha aç a ç kan fludur ki, J - TEM devletin bizzat kendisinin örgütledi i bir illegal sindirme-katliam flebekesidir. Sözü burada, PKK taraf ndan, aç - a ç kar lan, sorgulanan J TEM elemanlar ndan M. Sait Y ld r m a b rak yoruz: (Diyarbak r daki e itim süreci ile ilgili ifadeden) O süreçte benimle birlikte ajan da gelmiflti. Baz lar n da tan yordum. Biz de böyle sahnenin karfl s ndaki koltuklarda oturduk Herkes kendi bölümünde kalk yor e itim veriyor. Diyarbak r valisi Efkan Ala da ilk gün oradayd. O da kalkt. Diyarbak r da halk içerisinde yap lmas gerekenlerden bahsetti. Halk nas l yönlendirebilece imizi, onlardan nas l bilgi alaca m z, eylemlerde içlerine nas l s zabilece imizi anlat yordu Fazla söze gerek yok asl nda iflte karfl n zda, flimdinin en üst düzey bürokrat, yeni Baflbakanl k Müsteflar, burjuva medyan n demokratl k cilas çekti i Efkan Ala fl l fl l par ldamakta. Görevini iyi yapm flt, 2006 Amed Serh ldan nda faflizmin kurumlar aras nda iyi bir koordine unsuru olarak, ço u çocuk ve yafll on bir insan m z n katledilmesinde önemli bir rol üstlenmiflti. Yukar da dedi imiz gibi J TEM in çal flmalar n n Türkiye ile s n rl olmad - bilinen bir gerçekti. Bu gerçek bir kez daha dile geliyor. Söz yine ayn J - TEM eleman nda: Bu operasyona göre (TSK n n Kandil i hedefleyen Sarmafl k isimli operasyonu anlat yor ) öncelikle Güney Kürdistan daki Kürt bölgelerine s zd r lm fl birliklerce o hattan bir çember oluflturulacakm fl. Güneyli güçlerin de istihbarat ve engelleme gibi k smi deste i de al nacakm fl flte durum böyle ancak, ekonomik-siyasi geliflmeler böylesi bir duruma flimdilik olanak tan m yor. Her ne kadar TSK eliyle yürütülen provokasyon faaliyetleri devam etse de geliflmeler bunu engellemekte. R. T. Erdo an, ABD de geçti imiz günlerde yapt konuflmada, PKK nin tank ve toplara sahip oldu unu belirterek, ABD nin harekete geçmesini istedi. Daha do ru bir ifadeyle; efendisinden bir çözüm yolu diledi. Ancak efendisi, bunun adeta bir deli saçmas olaca yönünde cevap vermekte gecikmeyecekti. Konuflmadan sadece bir gün önce de ABD Kongresi nde Irak n gelece i oyland. Ba lay c l olmayan ancak iflin rengini belli eden bu oylama sonucu, Irak ta esnek bir federatif yap n n gereklili ini öngörüyor. Fiili anlamda var olan ve yasal zemini sa lamlaflt r lacak bir Kürt Devleti nin kurulaca anlam na gelen bu oylama TC nin heveslerini törpülemifltir. Irak n yeniden siyasal yap land r lmas plan n n içeri i Ekim ay sonunda biri Kuveyt te, di eri stanbul da ABD ve Irak a komflu devletlerin yapaca bir toplant yla doldurulacak. ABD, uflaklar na ve uflaklaflt rmak istediklerine yeni sald r planlar n kavratacak. Yeni dalgak ranlar gelifltirelim! Dedi imiz gibi s n r ötesi operasyon, bizzat ABD taraf ndan flimdilik durdurulmufl bulunmakta. Buna bu konuda, muhatab n Ba dat olaca görüntüsü de, özellikle bu son anlaflma ile eklenmifl bulunuyor. TC nin Irak Kürdistan nda gerçeklefltirece i sald r lar ise ABD taraf ndan/aç s ndan katlanabilir düzeyde tutulmaktad r. Önümüzdeki süreç ise sald r lar n biçimini belirtmesi aç s ndan daha aç klay c olacakt r. Ne var ki, faflizm bofl durmuyor, inkara ve imhaya devam ediyor. Yeni Anayasa tasla ve çevresinde yürütülen tart flmalar inkar yönünde süreklili- i ifade ederken, 27 Eylül de Dersim- Hozat ta iki gençten birinin katledilmesi, di er gencin de yaral kurtulmas ise imhan n sürdü ünün en son kan tlar olarak ç k yor karfl m za. Gelifltirilecek sald r dalgalar hiçbir zaman baflta Kürtler olmak üzere halka uzak olmad. Yeni dalgalar söz konusudur. O halde yeni dalgak ranlar gelifltirilmeli, düflmana ortaklafla direnifl bilinciyle karfl konulmal - d r. Mutlak zafer, mutlaka gerçeklefltirilecektir. Bunu yak nlaflt rmak ise ancak ve ancak bizim ellerimizdedir.

9 5-18 Ekim 2007 İşçi-köylü 9 Politik gündem Kapitalizmin çölüne hofl geldiniz! Küresel s nma, dünya gündeminde önemli bir yer al rken Türkiye de de bu y l yaflanan kurakl k nedeniyle uzun bir zamand r gündemdeki -öyle ki neredeyse tüm sorunlar küresel s nmaya ba lanarak- birçok manipülasyonla birlikte gerçekler karart lmaya çal - fl l yor. Küresel s nman n tüm dünya için art k büyük bir tehdit oluflturdu u ve bu durum içerisinde ne tür küresel oyunlar oynand n aç kl a kavuflturmadan küresel s nmay tart flmak bir anlam tafl m - yor. nsanlar taraf ndan atmosfere sal nan gazlar n, sera etkisi yaratmas sonucunda dünya yüzeyinde s cakl n artmas olarak tan mlan - yor küresel s nma. 250 bin y lda bir dünyan n s s 1 derece artar veya düflerken, 1850 li y llardan bugünlere, 150 y ll k bir zamanda dünyan n s s n n 1 derece artt belirtiliyor. Bu da bize küresel s nma sorununun kapitalizmin özellikle de tekelci kapitalizmin bir ürünü oldu unu gösteriyor. Öyle bir aflamaya gelinmifltir ki, sera etkisi yaratan gazlar n sal n - m azalt lsa dahi, önleyici bir etkisi olmayacakt r. Baz bilim adamlar s narak iklim de iflikli ine u rayan dünyan n daha sonra bu de iflimin bir sonucu olarak buzul ça na geçece ini belirtiyorlar. Bu tür aç klamalar felaket senaryosu olarak dikkatimizi çekse de, baz ciddi tahminlerin yabana at l r niteli i yoktur. Engels, dünyan n her geçen gün s s n yitirerek so uyaca n belirtti inde, kapitalizmin küresel s nma gibi bir sorunu ortaya ç karaca n öngöremedi belki. Ama so- uma, dünya s s nda as l hareket olma özelli ini koruyor. Bu nedenle dünya yüzeyindeki s nman n bir aflamadan sonra h zl bir flekilde dünyan n genel so umas na hizmet edece ini düflünmek yanl fl olmayacakt r. Sinyalleri verilen y k m Atmosferin çok etkenli hareketi içerisinde, yaflanan iklim de ifliklikleriyle art k ya mur ne zaman, nereye ya acak, sel veya kurakl k nerelerde gerçekleflecek tahmin etmek de zorlafl yor. Dünyam zdaki daha ileriki geliflmelerin insanl çok daha büyük felaketlerle karfl karfl ya b rakaca apaç k ortada. Do a asl nda bunun sinyallerini çok önceden vermeye bafllam flt. lk önce çeflitli hayvan türlerinin nesli tükenmeye bafllam fl, ozon tabakas delinmeye, dünyan n her taraf nda buzullar erimeye, ormanlar yanmaya, seller, tufanlar ve tsunamiler yaflanmaya bafllam flt. Emperyalistler ise tüm bu geliflmeleri film seyreder gibi seyrettiler. Hemen hiçbir önlem al nmad gibi, felaketler sonucu oluflan kay plar ve sonras nda gelifltirilen telafi yöntemleri kapitalistlerin önemli bir kâr alan haline geldi. Örne in Hollywood sinemas n n son on y lda en çok baflvurdu u film senaryolar ndan birinin do a felaketleri olmas gibi. Bu umursamaz tav rlar sonucunda da konutsuzluk, açl k, susuzluk ve salg n hastal klarla felaketler çok daha kitlesel ölümlere yol açm flt r. Marmara daki büyük depremde yaflananlar haf zalardad r. Benzer durumlar T. Kürdistan nda yaflanan sel felaketlerinde de aç kça görmüfltük. Yoksul Kürt halk kendi haline b rak lm fl, bölge felaket bölgesi ilan edilmeyerek, en küçük bir yard m ve destekten dahi kaç n lm flt. Dünyan n belki de en çok tart - fl lan ve küresel s nmay sorgulatan felaketi Güneydo u Asya y vuran tsunami olmufltu. Bu boyutta bir felaketle ilk defa karfl lafl lm fl ve yükselen sular yüz binlerce insan n hayat na mal olmufltu. Dünyada süren iflgal ve savafllarda öldürülen yüz binler yan nda çok daha kitlesel ölümler do al felaketlerle gerçeklefliyordu. Emperyalistler, iflgal ettikleri bölgelerde bafl e meyen halk kitlesel bir flekilde katlederek hedef bölgelerini bir nevi insans zlaflt r - yorlar. Emperyalistler aç s ndan dünyada çok fazla nüfus vard r ve küresel sermayeye hizmet etmeyen milyonlar n yaflam n n da pek bir önemi yoktur. Onlar katledilebilir, açl a, salg n hastal klara ve do al felaketlere maruz b rak larak yok edilebilirler. Yoksullara susuz yaflam! Tüm bu geliflmelerin göbe inde flu an dünyadaki su kaynaklar n n her geçen gün azalmas bulunuyor. Özellikle temiz, içilebilir su sorunu bugün milyarlar n yaflamsal bir sorunu durumuna geldi. Dünyada 1 milyon insan içecek tatl su kaynaklar ndan yoksun durumda. 2.5 milyon insan ar t lm fl kirli sular içiyor. Kirli sulardan bulaflan hastal klardan haftada ortalama 35 bin kifli ölüyor. Dünya Sa l k Örgütü nün raporlar na göre geliflmekte olan ülkelerde hastal klar n yüzde 80 ine kirli sular yol aç yor. Bunlar yoksul dünyan n çarp c rakamlar Fakat bu kadar de il. Bir ABD li günde ortalama 500 litre, bir ngiliz ise 200 litre su tüketiyor. Birçok yoksul ülkede ise bu oran 10 litrenin dahi alt na düflüyor. Örne in Gambiyal lar 3.3 litre su kullanarak yaflamlar n sürdürüyorlar. Elektrik üretimindeki yeri, nükleer, termik vb. santrallerde duyulan ihtiyaç, tar msal üretimdeki önemi (dünyadaki tatl su kaynaklar n n % 70 i tar mda kullan l yor) ve yaflam do rudan ya da dolayl bir biçimde etkileyen birçok nedenden kaynakl su sorunu, temel bir mücadele alan da olmufl durumda. Art k su savafllar ciddi ciddi tart fl l r durumdad r. Öyle ki 20. yüzy lda petrol neyse, 21. yüzy lda da su ayn olacakt r denmektedir. Suyun, dünyadaki canl varl ve özellikle insanlar aç s ndan önemi de il de ilk olarak ticari bir sorun boyutuyla emperyalistlerin gündemine girmesi bugün gelinen aflamay da aç klar niteliktedir. Ayn dünya tar msal üretiminin çok uluslu flirketlerin ç karlar na uygun flekillendirildi i gibi, dünyadaki su kaynaklar da h zl bir flekilde bu ç karlara uygun olarak flekillendirilmektedir. Bu ba lamda yar -sömürgeler ve dünyan n geri b rakt r lm fl bölgeleri sald r n n öncelikli hedefleri durumundad r. Nas l ki daha fazla kâr için çok uluslu flirketler d fl nda dünyadaki üretimin yok edilmesi veya geriletilmesi gerekmekteyse, ayn amaçla birçok su kayna n n da kurutulmas, kirletilmesi, kullan lamaz hale getirilmesi ya da emperyalist flirketlere ba l hale getirilmesi gerekmektedir. Bugün ülkemiz de dahil, birçok yar -sömürge ülkede yaflanan geliflmeler tam da emperyalizmin bu su rekabetindeki ekonomik ve siyasi ç karlar yla ilintilidir. Su çat flmalar n n ortas nda Ortado u! Dünyada Sorunlu Su Havzalar olarak belirtilen gerginlik alanlar n n bafl nda 2050 de su k tl - n yo un bir flekilde yaflayacak olan Ortado u geliyor. F rat ve Dicle nehirleri kapsam nda Türkiye, Suriye ve Irak la birlikte ayr ca önemli bir çat flma alan içerisinde yer al yor. Petrol üretimindeki gerilemeler ve Ortado u nun enerji savafllar nda var olan konumuyla beraber düflünüldü ünde Türkiye nin çok daha büyük ve çeflitli çat flmalar n ortas nda kalaca n söyleyebiliriz. Türkiye flu an var olan kullan labilir su oranlar yla su s k nt s olan ülke kategorisinde de erlendiriliyor. Ancak bu gidiflle yak n bir zamanda su fakiri ülke kategorisine gerileyece i de belirtiliyor. Tabi ki tüm bu hesap ve planlar temelde emperyalistlerce yap lmakta ABD, yüzde 36.1 oranla atmosfere en fazla zehirli gaz b rakan ülke konumundad r. Tart flmalar n oda nda bulunan küresel s nma, bugün kapitalistleri ve onlar n ekonomik ç karlar n da tehdit eder boyuta gelmifltir. fiu an gösterilen ilginin as l nedenini de bu oluflturmaktad r. Fakat emperyalist rekabetin s n rl dahi olsa dünya çap nda çeflitli önlemler al nmas n mümkün k lmad n rahatl kla söyleyebiliriz. Sorunun çözümünde yeterli bir etkisi bulunmayan Kyoto Protokolü nü dahi ABD emperyalistleri (ve TC de) imzalam yor. Bunun nedeni ise ulusal ç karlar olarak gösteriliyor. ABD için bu ulusal ç karlar n emperyalist ç karlar oldu u, Türkiye gibi yar -sömürge ülkelerde ise emperyalizme uflakl k çizgisinde ekonomik ç karlar oldu u aç kt r. Bugün ABD, yüzde 36.1 oranla atmosfere en fazla zehirli gaz b rakan ülke konumundad r. ABD emperyalizminin sad k yar sömürgelerinden Türkiye nin ise sera etkisi yaratan gazlar n sal - m n nda en h zl art fl gösteren ülke olmas dikkate de erdir. ve hayata geçirilmektedir. Sa l k Bakanl n n AB direktiflerine uyum çerçevesinde 2003 ve 2004 y llar nda yürürlü e koydu u Do- al Mineral Sular Hakk nda Yönetmelik ile nsani Tüketim Amaçl Sular Hakk nda Yönetmelik ler tam uygulanmaya baflland nda ülkede su sektöründe önemli de iflikliklerin yaflanaca ortadad r. Tar msal üretimde yaflanan geliflmelerin bir baflka versiyonunun suda da yafland n rahatl kla söyleyebiliriz. Kalite, verimlilik, AB standartlar vb. olarak ifade edilenler suda baflka veya benzer adlarla ülkeye dayat lmaktad r. Tar mda bilinçli olarak üretim geriletilir veya baz ürünler yok edilirken su kaynaklar da benzer flekilde kurutulmakta, kirletilmekte veya bir flekilde kullan lmaz hale getirilmektedir. Yaflanan kurakl kla paralel kopart lan f rt na ve dönen onlarca oyun bu çerçevede anlam n bulmaktad r. Devletin su kaynaklar üzerindeki yönetim, planlama ve kontrolü bilinçli ad mlarla zafiyete u rat larak ciddi boyutta su sorunlar oluflturuluyor ve özel sektör öne ç kart l yor. Yapay birçok sorun, suyla ba lant l elektrik kesintileri vb. ile de kitleler tedirgin edilerek suyun özellefltirilme ad mlar na zemin yarat l yor. Dünyan n en büyük su flirketleri Antalya da belediye su iflletmecili i imtiyaz na 10 y ll k süre ile el koymufl; zmit te Yuvac k Baraj iflletme imtiyaz 16 y ll na yine çok uluslu bir flirkete devredilmifl; Çeflme- Alaçat ile Bursa Su flletmecili inde benzer imtiyazlar ç kart lmas için DB devreye girmifltir. Fakat as l büyük özellefltirme ve sald r lar n bundan sonra yaflanaca n söylemeliyiz. Büyük çapta henüz yeni yeni flekillenmekte olan su kaynaklar üzerindeki sektörün kendisiyle beraber alt sektörler yaratt ve burjuvaziye ek kâr kaynaklar yaratt - n da biliyoruz. Ar t m, depolama, ambalaj vb. gibi alt sektörler gelifltirilirken bir yandan da temiz, içilebilir suya eriflim zorlaflt r larak halk n, özel flirketlerin mecburi müflterisi haline gelmesi de sa lan yor a iliflkin Türkiye Su Senaryolar nda, s cakl klardaki küçük rakaml de iflikliklerde; bir tar m ülkesi olan Türkiye nin tar msal üretiminde, rmaklar, barajlar (ve dolay s yla elektrik üretimi) göllerin su kapasitelerinde büyük gerilemeler yaflanaca, deniz suyundaki yükselmelere paralel kimi tatl su kayna rmaklar n ve yer alt su kaynaklar n n tehdit alt nda kalaca belirtilmektedir. Bu felaket senaryolar içerisinde GAP ta yaflanacak gerilemeler, barajlar nedeniyle ülke elektrik üretimini ve ayr ca bölgedeki tar msal üretimi sarsacak nitelikte gösterilmektedir. Zaten bir bütün olarak T. Kürdistan da bugün olmasa bile yar n ciddi su sorunlar yla karfl laflacak durumdad r. Eriyen karlar, ani ya fllar ve y ll k bazda ise azalan ya fllarla hem sel hem de kurakl k, da l k yap daki T. Kürdistan n ileride daha çok tehdit edecek etmenlerdir. Hakkâri de, 4000 metreleri aflan 20 binlik y ll k Cilo Buzullar n n erimeye bafllamas yaflanacaklar n da habercisi niteli indedir. Dünyadaki tatl suyun büyük k sm n n buz kütleleri halinde bulundu u düflünülürse da l k bölgelerin ve dolay s yla T. Kürdistan n n temel bir su kayna - n kaybedece ini söyleyebiliriz. klimsel de iflikliklerin f nd k, çay gibi birçok ürünün üretimini de geriletece i, denizlerdeki s de iflimleriyle beraber hamsi gibi birçok bal k varl n tehlikeye sokaca da tart - fl lan konular aras nda yer al yor. Sadece bu sene kurakl k nedeniyle tar msal üretimde yaflanan gerilemeye bakmak bile ülkenin nas l bir gelecekle karfl karfl ya oldu unu anlamak aç s ndan önemli bir veri olacakt r. Emperyalist ç karlara ba l bir devlet politikas olsa da AKP hükümeti döneminde, hemen her konuda oldu u gibi do an n tahribat na yol açan ad mlarda da h zl geliflmeler yafland. AKP hükümeti gerekti- inde yasal mevzuat da düzenleyerek, do aya ve insanl a büyük zararlar dokunan geliflmelere önayak oldu. Orman ve meralar n yok edilerek arsa haline getirilmesini, tar m arazilerinin fabrikalarca talan edilmesini, çevreye ve insanlara zehir saçt için kapat lan santrallerin yeniden devreye sokulmas n, yeni termik ve nükleer santral açma giriflimlerini bu paralelde sayabiliriz. Özellikle nükleer santral açma giriflimlerinin Türkiye yi çok büyük bir riskle karfl karfl ya b rakt biliniyor. Yaratt büyük ve ciddi problemler nedeniyle emperyalist ülkelerde nükleer enerji üretimi terk ediliyor. Oralardan sökülen eski ve y pranm fl teknolojilerle ise Türkiye de nükleer santral inflaatlar na girifliliyor. Ve bu büyük bir avantajm fl gibi medya arac l yla yo un propagandas yap l yor. Bu gidiflata bakt m zda yak n gelecekte ülkemizde kitlesel ölümlere ve kanser gibi hastal klara yol açabilecek birçok politikan n h zla hayata geçirildi ini görece iz. Egemenler her zaman oldu u gibi küresel s nma sorununda da kendi rollerini gizlemeye, sorumlulu u halka mal etmeye u raflmaktad rlar. Hatta Ankara Belediye Baflkan Melih Gökçek gibileri yaflananlar Allah n takdiri olarak halka yutturmaya, bu yetmeyince de sorumlulu u baflka kurumlara ve halka yüklemeye çal flmaktad rlar. Oysa bu felaketlerin sorumlusu ne Allah ne halk, ne de tek bafl na devletin kimi kurumlar - d r. Sorumlu kapitalizm ve kapitalistlerdir. Tüm bu sorunlar kapitalizmin kâr h rs nedeniyle do ada yaratt tahribat n sonuçlar d r. Bu yüzden bir anlamda do an n insanl - a yan t olarak kas rga, sel, kurakl k gibi felaketlerle ölümler dünyan n ola an geliflmelerinden biri haline geliyor. Kapitalizmin dünyay geleceksizli e mahkum etti i ortadad r. Kapitalizm, küresel s nmaya ve felaketlere yol açan etmenler yan nda do rudan ormanlar yakarak (Yunanistan, Ege ve Akdeniz de orman yang nlar ), sular kirleterek vb. de do ay ve insanl daha fazla kâr u runa yok olufla sürüklemekten geri durmuyor. Yerküremiz tamam yla çöllefltirilmeden kapitalizm dünya üzerinden silinmek zorundad r. Komünist ve devrimciler bu gerçeklerin yak c l ve omuzlar ndaki yükün a rl n bilerek devrim mücadelelerine h z verme göreviyle karfl karfl yad r. Suyun sermaye taraf ndan kontrol edilmesinin ilk ad m : GATS Bugün dünya nüfusunun yaln zca yüzde 5 i suyu çok uluslu flirketlerden ald halde, bu flirketlerin y ll k gelirleri dünya petrol ticaretinin y ll k gelirinin yar s na ulaflm fl durumda. Kurakl k, sel gibi olaylar ve bilinçli politikalarla suyun her geçen gün sat n al nan bir konuma geldi i dünyam zda, suyun önemli bir rekabet ve savafl konusu olmas da do ald r. Bunun di er bir aya n n talan ve sömürü oldu u biliniyor. Suyun sermaye taraf ndan dünya çap nda kontrol alt na al nmas için imzalanan en önemli anlaflma 1994 y l nda DTÖ yü oluflturan anlaflmalardan biri olarak imzalanan ilk çok tarafl özelli indeki GATS-Hizmet Ticari Genel Anlaflmas yd.

10 Enternasyonal İşçi-köylü Ekim 2007 (STEPAN fia- HUMYAN komutas ndaki 26 Bakü siyasi komiser, ngiliz emperyalistleri ve onlar n sad k uflaklar Esserler ve Menflevikler taraf ndan 20 Eylül 1918 flafa nda Aflkabat ta kurfluna dizilerek katledildi.) 20 EYLÜL 1918 i UNUTMA! DEVR M N VERENA(KUTUP YILDIZ)LARI BAKÜLÜ 26 S YAS KOM SER ÖLÜMSÜZDÜR! -2- Bakü proletaryas, önderlerinin ola anüstü zenginlikteki bilimsel ve politik aç klamalar ndan ald klar cesaretle, görevlerini büyük bir ustal kla yerine getirirler, adeta birer diplomasi uzman ve ayn zamanda Leninist güzergah n onurlu temsilcileri olduklar n pratikleriyle sergiler. Onlar, Sovyetler iktidar n korumak için ola- anüstü çaba sarfederler. Gerçekten de Bakü de durum oldukça zordur, özellikle yiyecek ve içecek s k nt s yaflanmaktad r. Bu durumdan yararlanan iç düflmanlar, ülkenin genelinde Bolflevikler hakk nda söylentiler yayarak, onlar halk nezdinde küçük düflürecek karfl propagandaya bafllar. A r koflullar alt nda 25 Temmuz da ola anüstü (Menflevik-Esserlerin, Taflnaklar n ço unlukta oldu u) Bakü Sovyetleri toplan r, oturuma halk komiserleri konseyi, bölge Sovyetleri, deniz ve bölük komitelerinin yan s ra Kafkasya ordusunun Devrimci Askeri Komitesi üyeleri de kat l r. Toplant ya baflkanl k eden P. Çaparitze, içinde bulunduklar durumun kapsaml bir flekilde analizini yapmas için sözü fiahumyan a verir. O, yapt konuflmada, düflmanlar n Bakü üzerindeki bask lar n n nedeninin Sovyetler Rusya s na karfl sald rgan emperyalistlerin ve karfl devrimci hain odaklar n, iflçi-köylü Sovyetleri iktidar na yönelerek sosyalist devrimi bo mak oldu- unun alt n çizer. Bundan dolay, Sovyetler iktidar n n iç ve d fl düflmanlar - na karfl her zaman daha kararl mücadele etmenin çok daha önemli oldu- una ve ba ms z bir politikalar n n olmas n n gerekti ine dikkat çeker. Tüm bunlar aç klad ktan sonra fiahumyan, ngilizlerin davet edilmesi propagandas na kesinlikle bir son verilmesini talep eder, dahas bu sorunun genellikle gündemden ç kart lmas n ve Bakü deki savunman n güçlendirilmesi sorununun tart fl lmas n önerir. Umudumuzu yabanc güçlere ba layaca m za devrimci Rusya ya baflvurmam z en mant kl ve gerçekçi olan d r, bu arada üzerimize düflen en önemli görev, baflta proletarya s n f - m z olmak üzere var olan bütün ordu ve donanma güçlerinin birli ini ideallerimiz u runa sa lamak olmal d r diye sözlerini noktalar fiahumyan. Ayn coflkunlukla konuflmalar na devam eden P. Çaparitze, G. Korganov, M. Azizbekov, Y. Zevin ve di erleri de, ngilizlerin davet edilmesinin en bafll ca nedeninin Sovyetler Rusya s na karfl oldu u ve bunun da sadece y - k m ve felaketlere neden olaca n n alt n çizerek vurgular. Oysa Menflevik- Esserler ve Taflnaklardan oluflan blok ve cephedeki durumlar incelemekten sorumlu komisyon ve üyeleri, Sovyetlere karfl beyinlerinde tamamen kin ve nefret duygular beslemekteydiler, bu grup da kesinlikle ngilizlerin yard mlar na baflvurulmas taleplerinde diretiyor ve Bakü de bir koalisyon hükümetinin oluflturulmas n, oluflacak bu hükümetin, Bakü Sovyetleri içinde bulunan partilerin temsilcilerinden oluflmas n öne sürüyorlard. Gergin bir atmosfer hüküm sürer. En az 500 e yak n kifli, bu iki uzlaflmaz taraf n kararlar do rultusunda görüfllerini belirtmek zorundayd. Yap lan oylaman n sonunda, emperyalistlerinin sad k uflaklar sa partiler (236 ya karfl 259 oyla) taslaklar 23 oy üstünlü üyle kabul edilir. Oylama ifllemlerinden sonra oturuma k sa bir süre ara verilir, bu esnada sol Esserler ve sol Taflnaklar n kat l m yla Bolflevikler fraksiyonunun toplant s yap l r. Toplant ya kat lanlar n hepsi fiahumyan n kaleme ald ve bir an önce gerçeklefltirilmesini istedi- i acil önlemler paketi tasla n desteklediklerini belirtirler. Söz saflaflmalara geldi inde, sa fraksiyonlar n zaferinin geçici oldu unu, bundan umutsuzlu a kap n lmamas n, tam tersine buna karfl örgütlü mücadeleyi sürdürmelerini önerir. Daha sonra iktidar teslim etmeyeceklerini ve daha etkin ve direngen mücadele yöntemlerine baflvurarak durumu kendi lehlerine çevirecek politik kararlar al rlar. flte böylesine önemli kararlara damgas n vuran Bakü Sovyetleri çal flma kurulunun 26 Temmuz tarihli ola anüstü oturumu, P. Çaparitze önderli inde toplan r. Toplant da oy birli iyle flehir savunmas n n güçlendirilmesi, savafla haz rl kl olunmas ve güvenli in sa lanmas nda ola anüstü askeri önlemlerin al nmas gibi bir dizi kararlar birlikte al rlar. 27 Temmuz da ise parti flehir konferans yap l r, burada kitlesel bir gösterinin organize edilmesi tart fl l r, ertesi gün fiahumyan, Çaparitze ve fiuboldayev in imzas n tafl yan Bakü Halk Komiserleri Konseyi ve Sovyetlerin ça r duyurusu yay nlanarak y - nlara da t l r. Proleterlerin ve askerlerin toplu gösterileriyle sars lan Bakü, ezilen halk y nlar n n da yo un kat l m yla dev bir gösteriye dönüflür ve ngiliz emperyalistlerinin davet edilmelerini isteyen bir avuç hain ve iflbirlikçinin bu politikalar gösteriye kat lan binlerce emekçi taraf ndan mahkum edilirken, Sovyetler iktidar n savunmak için haz r olduklar n büyük bir coflkuyla hayk r rlar. Hac kabul Cephesi nde bulunan 3. Z rhl Birlikler Komutan Komiser Mudrin, 27 Temmuz da kendi komutas alt nda savaflan k z l ordu erleriyle yapt klar ola- anüstü toplant da, ngilizlerin ve di- er emperyalist güçlerin bölgeye davet edilmesi politikalar n nefretle karfl lad klar n ve kanlar n n son damlas - na kadar savaflmaya haz r olduklar n belirtir. Komüncü yoldafllar n tuttuklar yol devrimci yoldur! Bakü Sovyetleri 30 Temmuz günü son oturum toplant s na ça r l r; toplant ya, Yürütme Kurulu Baflkan P. Çaparitze oluflan bu umutsuz tabloyu oldu u gibi anlat r. O, konuflmas na devam eder ve Sizlere Halk Komiserleri Konseyi ad na sesleniyorum, bundan böyle biz her türlü sorumluluklar m zdan vazgeçiyoruz ve ayn zamanda, bir iktidar olarak varl - m za son veriyoruz. Tasfiyeciler bar fl antlaflmalar görüflmelerine bafllamak için can at yorlard, bunu art k rahatça yapabilirler, zaten istedikleri de buydu der. Bakü Halk Komiserleri Konseyi bütün olanaklar n seferber ederek olas provokasyon ve sald r lara karfl baflta Sovyetleri savunmaya ve yaflanan g da s k nt s na çözüm olarak da y nlar toplu üretime teflvik ederken, düflmana karfl güçlü bir direniflle karfl l k vermek için de y nlar n askerli- e kat lmalar n teflvik ederler. Harekete geçen y nlar n gruplar halinde kat l m yla Kafkasya K z l Ordusu Askeri Konseyi önderli inde direnifl cephesinin saflar oldukça güçlendirilir. fiahumyan, düflman güçlerinin kendilerinden say ca çok olduklar n iyi bildi inden, Sovyetler Rusya s na baflvurarak acil yard m talebinde bulunman n gerekli oldu una inan r. Kendisiyle Lenin aras ndaki haberleflmelerini sadece J. Stalin arac l yla sa layan fiahumyan, Tsaritsin de bulunan Stalin e acil bir telgraf çekerek Kafkasya daki son geliflmeleri anlat r. 22 May s ta bu kez Moskova ya bir telgraf çeken fiahumyan, Halk Komiserleri Komisyonu na yazd önemli yaz s nda, aradan geçen üç aya ra men istedikleri güçlü bir haberleflme istasyonunun halen kurulamad n ve bundan dolay haberleflmenin imkans z hale geldi ini belirtir. Bütün bunlar n yan s ra fiahumyan n en çok kafa yordu u sorunlar n bafl nda, proleterlerin, askerlerin ve köylülerin birlikte mücadelesini örgütlemek ve önderlik etmek sorunu gelmekteydi. Bu amaçla kaleme ald Zafer Garantisi bafll kl ( ) makalesinde, bu güne kadar karfl devrimcilere ve onlar n çapulcu ve talanc ordular na karfl amans z mücadele eden Bakü proletaryas n n, bundan böyle karfl lar na sadece Kafkasya gerici seyminin (parlamento) de il, düzenli Alman- Türk ordular n n... dünya emperyalistlerinin örgütlü gücünün oldu unu önemle vurgular. Tüm bu zorluklara ra men, zaferi Sovyetler iktidar n n kazanaca n ve mücadelenin önemini sorunun köklü çözümü kararl - l m z ve cesaretimizde yatmaktad r. Devrimin en büyük stratejisyeninin ölümsüz deyimiyle -cesaret, cesaret ve yine cesaret- iflte bizi zafere götürecek ve yolumuzu ayd nlatacak olan en büyük dayana m z n temelini bu oluflturmal d r diyerek vurgular. 1 Haziran da yay nlanan, S. fiahumyan, P. Çaparitze ve G. Korganov imzal Bakü Halk Komiserleri ça r s, Kafkasya da yaflayan çeflitli milliyetlerden tüm proleterlere ve köylülere seslenir. Yap lan bu ça r da, ülkedeki karfl devrimcilerden ald destekle vahflice sald r ya geçen Türk iflgalcilerinin, ülkenin dört bir yandan ölüm sald klar n duyurur. Emperyalist iflgalcilere, soyguncu ve talanc iç düflmanlara karfl tek kurtulufl yolunun, Kafkasya emekçi y nlar n n silahl mücadelesiyle olaca flu sözlerle Bakü proletaryas üzerine yürüyen kana susam fl vampirlere karfl isyan bayra n yükseltin belirtilir. Komünarlar Bakü ve çevresinde emperyalist haydutlar n kuflatmas Osmanl (Türk) iflgalcilerin sald r s alt nda açl k ve k tl k içinde tüm olumsuzluklara ve zorluklara ra men komün düflmanlar na karfl 4 ay proletaryan n kalelerini savunmak için direnirler. Sonuç olarak, Bakü komüncüleri iç ve d fl düflmanlar taraf ndan tamamen kuflat lm flt ve güçler dengesi onlardan yanayd. Tek bafllar na onlar yenmelerinin olana hemen hemen imkans zd. Tek bir yol vard, savaflmak ve komünarlar önderli inde Bakü proleterleri savafl r. Son yolculuk, tren durur ve fl klar söner Politik iktidar n ele geçirilmesi mücadelesinde en büyük engel olarak görülen Bakü nün önde gelen komünistleri ngiliz emperyalistlerinin deste i ve onay yla Menflevikler taraf ndan tutuklan r. Yarg lanmak üzere Baylov Hapishanesi ne at l r. Bakü deki Bolfleviklerin bask s sonucu zindandan ç kart l r, ancak Menflevikler onlar yeniden tutuklar. Tutuklular tafl yan tren Aflkabat a hareket eder. Ayn zamanda (gece) Afla Hazar havzas gerici hükümetin resmi organ bas ma girer. Bu say a z salyal kan emici kudurganlar n bir haberini bu sefer de flans m z yaver gitti. Bakü nün kaderini belirleyen eski yöneticileri elimize geçti. Av m z n aras nda ad na çoktand r Kafkaslar n Lenin i diye hitap edilen, en tan nm fl komünist kahramanlar ndan Stepan fiahumyan da bulunmaktad r diye büyük puntolarla yay nlar ve devamla onlar, Bakülü vatandafllar - m za samimiyetle kurtuluflun ça r s nda bulunan dostumuz ngiliz müttefiklerimize karfl, büyük güvensizlik zehrinin tohumlar n serpifltirmekteydiler. Onlar, srarla, ngiliz emperyalistlerinin yan nda savafla kat lmak dürüst devrimciler için bir onursuzluktur diye onlar sert bir dille elefltirmekte ve cezaland rmaya haz rlanmaktayd lar. Ama kader bir kez daha bizden yana güldü ve onlar flimdi elimizde... Biz barbarl n flaha kalkt bir yüzy lda yafl yoruz, o halde, onun yasalar ndan yararlanmal y z... Bundan dolay fiahumyan, Çaparitze, Petrov, Korganov, Fioletov ve di erleri bunun cevab n bafllar yla ödeyeceklerdir dediler. Anglo-Esserler ve bütün karfl devrimci odaklar n oluflturdu u cellatlar sürüsü, topyekün olarak kendi verdikleri sözlerinde durdular ve 26 halk komiserlerini, halk n en de erli evlatlar n, devrimi ilmik ilmik nak fl nak fl gözlerinin nuru gibi iflleyen devrimcileri efli görülmemifl sadistlikle vahflice katlettiler. Aflkabat a do ru yol alan bu özel tren, Krasnovodsk a 207 verst (1 verst = 1.6 km) uzakl ktaki Akça-Kuma ve Pereval istasyonlar aras nda fl klar söndürüldükten sonra aniden durur. Mahkumlar grup grup d flar ç kartt ktan sonra, demir yollar n n az ilerisindeki tepenin yamac na götüren gözü dönmüfl hainler, onlar vahflice kurflunlay p delik deflik ettikten sonra parçalanm fl cesetleri hemen yanlar nda bulunan bir çukura doldurarak üzerlerini kumla örttüler. Halk komiserleri ölümle karfl karfl ya geldikleri zaman bile kendi onurlar ndan asla ama asla taviz vermemifl, öfkeyle düflmanlar n n yüzlerine hayk - rarak direnifle geçmifllerdir, bu durum karfl s nda daha da kudurganlaflan karfl devrimci sarhofl Esserler ve beyazordu mangas n n haydutlar, komiserlerin üzerine kurflun ya d rmaya bafllar. Bunlar n aras nda bulunan Piotroviç... fiahumyan ve di er komiserler hemen öldürülmediler, onlar n yaflamlar na kendi tabancas yla kafalar na birer kurflun s - karak son verdi ini, daha sonra vagona döndüklerinde Fundikov un herkese konyak ikram etti ini söyler. Son söz; Bizler yaflamlar m z kurtarmak için ihanet etmektense devrimin mevzisinde onurumuzla ölmeyi tercih ederiz. (fiahumyan) Tan nm fl Leninist yaflam yla ve ölümüyle cesur bir devrimcinin ve büyük bir politikac n n nas l olmas gerekti ine parlak bir örnek olmufltur. Onun çok verimli çal flmalar ve f rt - nal yaflam epik bir kahramanl k destan d r, bu usta eller taraf ndan yarat - lan eserin her bir sat r derin bir anlam tafl makta ve devrimci fedakârl a yaflam vermektedir ve insanl yeni bir dünyan n efli ine tafl maktad r Komünarlardan Çaparitze yoldafl ölüm yolculu undan k sa bir süre önce zindanda yapt son konuflmas nda gidiflata bak l rsa, durumlar umutsuz gibi... Ben seve seve çarp flmada ölmeyi, barikatlarda düflmeyi isterdim, ama bu hayvanlara karfl elimizi bile k p rdatmadan böyle ölmek, bu komünistlere yarafl r bir ölüm de- ildir der. Silahs z olmalar na ra men Bakülü komünarlar kahramanca direnerek tarih yazarlar. Bakü, bir yol kavfla d r! Bakü, do u ve bat aras nda dev bir iflaret levhas, yollar n ayr laca- dev bir kavflak haline gelmifl, bir yanda onun halk komiserlerini tarihte efline az rastlan r barbarl kla katlederek bölgeyi iflgal etmek isteyen ve varl klar n sürdürebilmek için her türlü vahflili e baflvurmaktan, katliamlardan çekinmeyen eskinin ve köhnemifl dünyan n temsilcilerini emperyalist-kapitalistleri ve di er yanda da, karanl klar yeni do makta olan güneflin k z l fl klar yla ayd nlatmaya ve tarihin bu en keskin dönemeci ve Sovyetler iktidar n n flafa nda, yüce komünizm idealleri için topra a düflen komiserleri hakl olarak yücelten, davalar na sahip ç kan sosyalizmin temsilcilerini, iflte bu stratejik bölgede karfl karfl ya getirir. Bakü 26 komiserleri Sovyetler toplumunun enternasyonalist gururu ve her ulusun sayg nl k duydu u övünç kayna yd lar. Bakü komününün inançl ve yi it militanlar na önderlik eden bilimsel sosyalizmin ve kuramsal Marksizm in a r topu S. fiahumyan, baflta Kafkasya halklar n n olmak üzere, ezilen tüm dünya halklar n n gönüllerinde taht kurmufl efline az rastlan r devrimci bir komünistti. Bakü 26 komiserleri, s n f savafl - n n tüm fliddetiyle devam etti i devrimci mücadelenin barikatlar üzerinde düfltüler. Onlar son nefeslerini verene kadar hainlerin ve afla l k düflmanlar n n önünde asla boyun e mediler. Kurflunlanacaklar anda bile ideallerine olan derin ba l l klar n ve hakl davalar na güvendikleri dile getirirler. S. fiahumyan ve yoldafllar n n son sözleri... (Paris komüncülerinin 1871 Pere la chese duvarlar önünde s n f düflmanlar taraf ndan kurflunlanacaklar anda Vive la commun diye hayk rd klar gibi...).. Biz yüce komünizm idealleri için ölüyoruz, yaflas n komünizm olur. Sovyetler iktidar n n kan emici düflmanlar, komiserleri barbarl kla katletmelerine ra men amaçlar na ulaflamad lar, baflaramad lar ve zaten baflaramazlard da, hiçbir güç kaç n lmaz durdurmaya yetmedi. Bu amans z mücadelede zaferi, tüm yaflamlar boyunca mücadele eden ve u runda ölümü göze alacak kadar fedakarl a katlanan, dahas ölümle alay edercesine topra a tohum olmak için düflen Bakü 26 komüncüleri kazand. Yirmi alt lar n her biri kendilerinin en verimli zamanlar nda flehit oldular. Bunlar n aras nda en küçükleri (A. Bogdanov) 22 yafl nda, en büyükleri ise (T. Amirov) 45 yafl ndayd. Bakü komiserlerinin bilimsel önderlerinden Stepan fiahumyan a gelince daha 40 ndan bile gün almam flt... Böylesine büyük kay p ve kay plar... Sovyet Ermenistan n n tan nm fl komünist flairlerinden Ye ifle Çarentsin, komüncüler ad na... Yirmi alt idik biz, yirmi alt, Ama say s z, Say s zd r ismimiz, Ne kurflun öldürür bizi Ne de yorgunluk, Siz var oldukça yoldafllar, Siz var oldukça, Mücadelemiz sürdükçe, Yürüyüflümüze ölüm yok, Ve ayd nl k davam zayenilmek... Bitti

11 5-18 Ekim 2007 İşçi-köylü 11 Kavga okulu 12 Eylül le günümüz aras ndaki Türkiye foto raf nda bir fark yok Yarg s z infazlar sürüyor!.h. Adal K. So ukp nar R. fien F. Yalç n Ülkemiz yak n tarihi, adaletin yal n yüzünü net olarak görebilmemiz aç s ndan son derece genifl olanaklar sunuyor. Cumhuriyet döneminin adalet anlay fl na, Kürt isyanlar - n n bast r lmas n n ard ndan kurulan stiklal Mahkemeleri, Dersim syan ve katliam n n ard ndan yap lan sürgünler, kurulan dara açlar, 1950 li y llarda ilericilere, komünistlere yönelik kitlesel tutuklamalar, 27 May s, 12 Mart, 12 Eylül ve sonras - n n ola anüstü mahkemeleri damgas n vurdu. Hiç kuflku yok ki tüm zamanlar içinde 12 Eylül 1980 Darbesi nin her zaman ayr bir yeri vard r. Çünkü bu dönem, en yo un kitlesel gözalt ve tutuklamalar n yafland, yarg l /yarg s z infazlar n s n r tan - mad, en derin haks zl klar n toplumun hücrelerine kadar iflledi i, adaletin y nlar n sindirilmesinde araç haline dönüfltürüldü ü bir dönemdir. Ve bugünün adalet anlay fl da, s n flar n ortaya ç k fl ndan itibaren sömürücülerin biriktirdi i deneyimlerin bir ürünü olmakla birlikte, özelde 12 Eylül 1980 Darbesi nin eliyle yo rulup flekillendirilmifltir. 12 Eylül zihniyeti darbeci mimarlar ve ard llar yla birlikte hala ayaktad r. Evet, 12 Eylül de adalete, genifl y nlar n sindirilmesi rolü biçilmiflti. Bunu yerine getirdi 12 Eylül adaleti. Bu anlamda fliddetin ç plak ve herkes taraf ndan görünür oldu unda adalet i anlamakta zorluk çekmiyoruz ama sözde demokrasinin bulundu u zamanlarda mu lâklafl - yor bazen adalet kavram. flin gerçe i ifllerin kar fl k olmad, s n flar n birbirine karfl inan lmaz bir düflmanl kla görünürde- sald rmad dönemlerde de adalet ayn ifllevi görür. Yani ezen s n f n ç karlar n koruma görevini devam ettirir. Ama 12 Eylüllerde, Evren in, Hitler in, Franco nun elinde bu adalet sistemi çok daha sert, çok daha fliddetli biçimde ezilen s n flar n üzerine yüklenir ki; bunun da ad -maalesef- adalettir. 12 Eylül Faflizmin ç plak yafland bu dönemlerde insanlar en a r iflkenceleri görmüfl, gözalt nda kaybedilmifl, sokak ortalar nda yarg s z infazlar yap lm flt r. Bu sürecin bugün bitti ini düflünmek mümkün de il elbette. Günümüzde de farkl ifllemiyor bu mekanizma. fiimdi demokratikleflme ad na yasalar de ifliyor ama bir yandan da yerine ikame yasalar getiriliyor. Bu da cenderenin nas l da s klaflt n gösteriyor. Ve sistemin özünde bir de ifliklik olmad n... Yani faflizm yine ayn /bildi iniz faflizm. O dönemde sokaklarda, hapishanelerde, evlerde, da bafllar ndaki köylerde zulüm ac mas zca sürüyordu. Gencecik insanlar n kaderleri belirleniyordu yarg ç lar taraf ndan. 17 yafl ndaki Erdal Eren i idama götüren bu sistemin kendisiydi. Yine Kenan Evren in vermifl oldu u kararla idam edilen Necdet Adal ve daha niceleri Faflizm denilen koca resmin bir parças 12 Eylül AFC si Ama bu resim henüz tamamlanm fl de il ve tüm zulmüyle çizilmeye devam ediyor. Tuzla Katliam 12 Eylül ün karanl k günlerinden sonra gerçeklefltirilen ilk sokak infaz yd Tuzla Katliam 7 Ekim 1988 günü Gebze den stanbul a giden smail Hakk Adal, Kemal So- ukp nar, Reha fien ve Fevzi Yalç n hâkim s n flar n bir piyonu olarak TKP/ML çevresine s zm fl olan Engin Kaya adl ajan n verdi i bilgiler do rultusunda Tuzla Köprüsü nde pusuya düflürülerek katledildiler. Katliamda Adal n n vücuduna 15, Yalç n a 7, So ukp nar a 32 ve fien e 30 kurflun isabet etti. Beyaz bir otomobil, yan nda al kanlar içinde yerde uzanan bedenleri belleklerimizden silinmeyecek hiç. Tuzla Köprüsü bize hep onlar hat rlatacak, hep ac m z kanatacak 4 Proletarya Partisi militan n n flehit düflmesiyle sonuçlanan bu katliam ard ndan geliflecek yarg s z infazlar n da habercisi olmufltur. Zira devrimci mücadelenin yükselifle geçti i dönemlerde devletin elindeki önemli ve topluma gözda verici silahlar ndan biridir yarg s z infazlar Tuzla yla bafllayan ve 1991 de Proletarya Partisi militan Hatice Dilek ve TMLGB Genel Sekreteri smail Oral n katledildi i Hasanpafla katliam ve Maltepe, Çiftehavuzlar, Niflantafl katliamlar na de in uzanan kanl süreçte onlarca devrimci ve komünist, (daha sonra M. A ar n itiraf etti i 1000 operasyon çerçevesinde) polis timleri taraf ndan katledildi y l nda T KKO gerillas Pir Hasan Kulaç n flehit düfltü ü çat flman n ard ndan süren operasyonlar s ras nda bölgedeki gerillan n yerini ö renebilmek amac yla Dersim-Ovac k Hölükufla Köyü do- umlu Behzat Firik, evinden al narak ormanda Kulaks z Yüzbafl olarak bilinen Aytekin çmez taraf ndan soruya çekilir. Behzat n a abeyi kardeflimi nereye götürüyorsunuz deyince Onu da birlikte götürürler. ki kardefli a aca ba layan faflistler Behzat konuflturmak için vücudunun çeflitli yerlerini ateflte s tt klar k zg n demirle yakarlar, ayaklar n atefl közüne sokarlar. Ancak bu flekilde bir fley elde edemeyince çareyi Onu kurfluna dizmekte bulurlar. Sonras nda ise kaçt, dur ihtar na uymad, biz de vurduk diye meseleyi geçifltirmeye çal fl rlar, t pk bugün yapt klar gibi. 7Ekim 1988 günü Tuzla Köprüsü nde pusuya düflürülerek katledilen smail Hakk Adal, Kemal So ukp nar, Reha fien ve Fevzi Yalç n flehit düflüfllerinin 19. Y l nda sayg yla an yoruz. Katlinden sual olunmaz Sistemin kanl elleri sadece devrimci ve komünistlere de il, potansiyel suçlu olan topluma yani halka da bulaflt ; ki baflka türlüsü de zaten beklenemez sonras özellikle ad yarg s z infazlarla an lan Türkiye Kürdistan nda Kürt halk üzerinde estirilen terörle nice zulümlere, nice katliamlara imza att faflist TC devleti. Peki ya flimdi? fiimdi de de iflen bir fley yok. Aradaki fark anlamak için çok uzaklara gitmeye de gerek yok. Dokuzunun yaras nda yak n at fl izlenimi uyand ran barut izleriyle sa ve sol eline 4 adet, vücudunun s rt bölgesine 9 adet olmak üzere toplam 13 adet mermi ile vurulan U ur Kaymaz hepimiz hat rl yoruz de il mi? Onun aya nda terliklerle kana bulanm fl cesedi hala gözlerimizin önünde birço umuzun. Babas yla birlikte öldürülen 12 yafl ndaki U ur un çocuk bedeni kanlar içinde bir soru iflareti gibi yatarken, bu ölümü de bambaflka bir dünyan n, akl m z n ermeyece i çat flmalar n n büyük ihtimalle hak edilmifl bir sonucu olarak görüp sustuk belki de. U ur, Türkiye Kürdistan nda katlinden sual olunmayan çocuklar n ilki de ildi elbet. Sonuncusu da olmad. As labilsin diye yafl yükseltilen çocuklar n cellâtlar dün 12 yafl ndaki bir çocu u babas yla birlikte terörist oldu u gerekçesiyle 13 kurflunla vurdu. Tuzla flehitlerinin, Erdal n, U ur un ve daha nicelerinin katilleri hâlâ sayg n kimliklerine bürünmüfl, s cak evlerinde ecel bekliyor! Dört kelebek ateflin gerçek s rr na ulaflmaya karar verirler. lk kelebek, ateflin uza ndan geçip gelir ve flöyle der: Atefl ayd nlatan bir fleydir Bu, gerçe in tam bilgisi de ildir ve ikinci kelebek atefle biraz daha yaklafl p döner ve anlat r: Atefl, s tan bir fleydir Bu da gerçe i anlatmak için eksiktir ve üçüncü kelebek atefle iyice yaklafl r alevler kanatlar n yalay p geçer. Geldi inde, flte ateflin gerçek bilgisi der. Atefl yak c bir fleydir. U ur Kaymaz 12 yafl nda 13 kurflunla öldürüldü. Erdal Eren 17 yafl nda bu ülkenin mahkemelerinin verdi i karar sonucu as larak öldürüldü. mha etmenin yarg l ya da yarg s z olmas neyi meflrulaflt r r ki, neyi temizler, neyi de ifltirir Yarg l ya da yarg s z infaz, faflist diktatörlü ün adalet anlay - fl n n birbirinden ayr lmaz iki yüzüdür. Yarg s z infazlar bizim ve bizim gibi ülkelerin gerçekli idir. Devletin, düzenin bekas için faflizmin bir yöntemi sadece. Ve son zamanlarda yine s kça duymaktay z dur ihtar na uymayarak vurulmak zorunda kalanlar n haberini. En son 27 Eylül de karfl laflt k bir yarg s z infaz haberiyle daha televizyon ekranlar nda. Dersim in Hozat ilçesinde Jitem in Tuzla Köprüsü bize hep sizi hat rlatacak, hep ac m z kanatacak açt atefl sonucu Bülent Karatafl yaflam n yitirdi. Bir kifli de yaraland. Ve bu duruma sessiz kalmak istemeyenlerse yine polis vahfletiyle karfl laflt. Demokratiklefliyoruz söylemlerinin eksik olmad, sivil anayasa tart flmalar n n dillendirildi i flu günlerde sistemin özünde de, adaletsizli inde de hiçbir de iflikli in olmad - her gün baflka bir olayla kan tlan - yor. Faflizmin yasalar da kurallar da vard r. Ancak bu yasa ve kurallar kendilerinden baflkas na yaflam hakk tan maz. Ç kar lan her yasa devletin azg n sald r s na yasal zemin haz rlamaktan baflka bir anlam ifade etmiyor. Öyleyse bize düflen görev faflizme karfl mücadeleyi büyütmektir. Atefl öldürmez direnenleri diyen Behzat Firik ti yenen... Dördüncü kelebek bununla yetinmez. Ateflin çevresinde dolan r, döner, kavrulur ve birden bire ateflin içine dalarak bir an parlad ktan sonra alevlerin içinde görünmez olup gider. Ateflin gerçek bilgisini anlayan tek kelebektir O. Ancak bunu art k di erlerine anlatacak durumda de ildir Böyle midir? Hay r. 19 yafl nda genç bedeni as rl k bir a ac n yatay dal na iple ba lanm fl, atefle verilirken evetleri yutan, ölümüne susan Behzat küllenmifl bedeniyle anlatm flt r ateflin gerçek bilgisini Pusula Korku devleti Korku ve zorbal k kardefltir. Tarihte ve günümüzde zorbal k ve korku hep yan yana olmufltur. Zorbal k korku da lar yaratamadan varl n sürdüremez. Devlet denilen korku ve zorbal k merkezi, neden korku yaratmaya ihtiyaç duymaktad r? Zorbal k ve korku neyi koruman n güvencesidir? Hangi biçimde oluflmufl olursa olsun (cumhuriyet-monarfli-aristokrasi vb.) devlet bütün kötülüklerin kayna olan özel mülkiyeti korudu u için korku ve zorbal a ihtiyaç duymaktad r. Tarihte bu hep böyle olmufltur. Günümüzde de durum böyledir. Özel mülkiyeti koruyan devlet, mülkiyet sahiplerine her türlü deste i ve yard m sunmak, onlar n ç karlar n her türlü fliddet ayg t yla koruma ve güvence alt na almak zorundad r. TC devleti dünya sermayesinin temsilcilerine baflta olmak üzere, her kompradora, büyük tüccara, fabrikatöre, toprak a as na, tefeciye, özel mülkiyeti koruyaca na, onlar n ç karlar n savunaca na dair güvence veriyor. Ve devlet özel mülkiyetin ve sermayenin s n rs z koruyucu gücü üzerinde, tüm mülksüz iflçileri, emekçi köylüleri, yoksul ve kimsesizleri boyunduruk alt na al p egemenli ini koruyor. Onlar her türlü iflsizli in ve açl n dayan lmaz bask s alt nda kölelefltiriyor. Gerek uluslararas sermayeye karfl gerekse ülkemizdeki uflak temsilcileri olan komprador ve toprak a alar na karfl mücadeleyi kavramak için devletin özü ve niteli ini kavramak politik uygulamalar n yak ndan izlemek zorundad r. Bu kavranmadan ne do ru ve sa lam bir mücadele yürütülebilir ne de onun eflitsiz sald r ve bask s alt nda devrimci tarzda dik durulabilir. S n f bilinçli proleterler, proleter ajitatör ve propagandac lar sürekli olarak devleti ve onun sömürü ve bask ya dayal faflist politikalar n yalanc ve iki yüzlü tutumlar n, kokuflmufl i renç yüzlerini kitlelere teflhir etmelidir. Devrimci propaganda ve ajitasyona çok yer vermek, devletin niteli i sömürü ve bask ya dayal politikalar n teflhir etmek ve bunlar milyonlarca kez yinelemek durumunda gere inden çok yer verildi i izlenimi do urmamal d r. S n f bilinçli proleterler kesinlikle böylesine yanl fl bir düflünceye kap l p, bir defaya özgü yap lan propaganda ve ajitasyon çal flmas yla kendilerini s - n rlamamal d r. Unutulmamal d r ki devletin niteli ini, sömürü ve bask ya dayal politikalar n despotik ikiyüzlü uygulamalar n milyonlarca kez yinelemek, yineleme olmayacak, tam tersine iflçi ve köylüler için gerekli ve zorunlu yeni aç klamalar olacakt r. Devlet halka karfl s n rs z bir flekilde bask ve zulüm uygularken, halk üzerinde korku duvarlar yarat rken egemen s n flar aras nda devam eden çeliflki ve çat flmada da korku ve sindirme yöntemleri uygulan r. Sonuçta bunun en büyük ve en a r faturas halka ç kar l r. Buna örnek olarak cumhurbaflkanl seçimi verilebilir. Ülkemizde b rakal m halka karfl demokrasi uygulanmas n hakim kliklerin kendi aralar nda yaflanan çeliflki ve çat flma örneklerinde bile birbirleri üzerinde üstünlük ve ayr cal k sa lama dalafl nda bile birbirlerini nas l tehdit edip y ld rmaya, sindirip saf d fl b - rakmaya çal flt klar n n örnekleri yafland. Sömürü ve hegemonya ç karlar na ters düflüldü ünde kendi koyduklar yasa ve kurallara kendilerinin bile rahatl kla ve çok kaba bir görüntü alt nda uymad klar, nas l da birbirini askeri k flla demokrasisine uygun hizaya sokmaya çal flt klar aç k bir flekilde görüldü. Hakim s n flar gerek halka karfl uygulad klar politikada gerekse kendi aralar nda yaflanan çeliflki ve ç kar çat flmas nda s n fsal nitelikleri, devlet ve demokrasi anlay fllar yasa ve anayasa karfl s ndaki ahlak reflekslerinin nas l faflist karakterde oldu u gerçekli i bir kez daha ortaya ç kt ve ç kmaktad r. Türk egemen s n flar n n ve onlar n bilimum ayd n-yazar-sanatç -bilim adam -gazeteci-profesörlerinin asil damarlar nda akan kan Kemalizm dir. Kemalizm demokrasi ve özgürlük düflman bir ideolojidir. O, korku ve bask ya dayal rkç floven bir ideolojidir. O nun damarlar nda demokrasi dolaflamaz ve dolaflmaz. Oysa bilinir ki demokrasilerde ne korku ve korkutma ne y ld rma ve sindirme tehditleri vard r. Demokrasilerde korku ve tehdit üzerinde politika ve seçim yap lmaz, yap - l yorsa (Türkiye de oldu u gibi) orada demokrasi yoktur demektir. Oysa Türkiye demokrasisinde (siz bunu burjuva-feodal demokrasi olarak anlay n yani diktatörlük olarak okuyun) korku ve korkutman n, y ld rma ve sindirmenin her türlü renk ve örneklerine rastlamak mümkündür. Bundand r ki Kemalist ideolojiden beslenen ve onun kayna ndan yaflam suyu bulanlar asla (ayd n-yazar-profesör-parlamenter) demokrat ve ilerici olam yor. Asla ilerici olam yor ve demokratlaflam yor. Bu kanda farkl l a ve ayr l klara asla yer yoktur ve olamaz. Kemalist kanda farkl renklere (ulus ve az nl k milliyetlere) farkl inanç ve düflüncelere asla yer yoktur ve olamaz da. 80 küsur y ll k faflist Kemalist tarih bunun ac ve kanl örnekleriyle doludur. Kemalist kanda asla demokrasi ve düflünce özgürlü ü dolaflamaz. Y llar önce bilge komünist brahim Kaypakkaya ne kadar yerinde söylemifl, ayd nl k dolu bak fl aç s yla nas l da Kemalizm i do ru belirlemifltir. Kemalizm demek, her türlü ilerici ve demokratik düflüncenin zincire vurulmas demektir, Kemalizm demek, her alanda Türk flovenizminin k flk rt lmas, az nl k milliyetlere amans z bir milli bask n n uygulanmas, zorla Türklefltirme ve kitle katliam demektir, Kemalizm, iflçiler için süngü ve atefl, cop ve dipçik, mahkeme ve zindan, grev ve sendika yasa demektir.

12 Göğün yarısı İşçi-köylü Ekim 2007 Ne Bursa da yanan genç iflçi kad nlar, ne de Ceylanp nar da bo ulan ya da kamyon kasalar nda f nd k toplamaya giderken ölen Kürt kad nlar patronlar n ve devletin umurunda. Novamed li kad nlar sürdürdükleri direniflle, bir y ld r bu zinciri k rmak için mücadele ediyorlar. fiimdi Novamed li kad nlarla dayan flma zaman. Biz kad nlar eme imize, bedenimize, kimli imize sahip ç kma mücadelemizi Novamed li kad nlar n mücadelesine katmal ve hep birlikte hayk rmal y z; Bedenimiz, eme imiz, kimli imiz bizimdir! 81 kad n iflçi 1 y ld r direniyor! Kad n z, örgütlüyüz, daha güçlüyüz Biz emekçi kad nlar z/ Sat l k de ildir gururumuz, onurumuz, kan m z, ruhumuz, can m z/ Sen sen ol eme imize laf söyleme/ Biliyorum her fley güzel olacak/ Bu sessiz ç l m z bir gün elbet duyulacak/ Gelin ey iflçi kardefllerim bir olal m/ Gökteki kufllar bile yaln z uçmuyor bilinmeyene/ Gelin ey iflçi kardefllerim bir olal m/ Bal klar bile sürüyle yüzüyor denizin mavili- inde... (Direniflçi bir kad n iflçi) stanbul dan Antalya yayd yolculu umuz Direniflin oldu u yere. Sisteme, erkek egemen anlay fla, emek sömürüsüne karfl 365 gündür direnen Novamed ifllerinin yan na Bir tarih yaz l yor kad n sömürüsüne karfl Antalya da. nsan onuruna yak fl r bir ortamda, örgütlü kalabilmenin mücadelesini veriyor 81 Novamed kad n iflçisi. At lan sloganlar n coflkusunu, direniflteki iflçilerin patron cenderesini k rmak için bafllatt klar direniflin heyecan n yaflarken, yolda kad n sömürüsünün bir baflka biçimi olan cinsel sömürüye maruz kalan, yaflayabilmek için bedenini sunan kald r mdaki kad nlara tak l yor gözümüz. Sonra Bursa da yanarak ölen gencecik kad n iflçilere kay yor düflüncelerimiz, Ceylanp nar da bo ulanlara, bir lokma ekmek için kamyon kasalar nda ölen tar m iflçilerine, evini dünyas belleyen kad nlara Emekçi kad nlar n defalarca kez yaflad bu yazg n n Novamed de oldu u gibi ilmek ilmek örülerek ve örgütlenerek bozulaca - n ve fakat yolumuzun uzunlu unu düflününce biraz hüzünleniyoruz... Nedir Novamed? FMC, 12 ülkede fabrikas, 100 bin çal flan olan diyaliz filtre setleri alan nda dünya pazar n elinde tutan uluslararas bir flirket. Merkezi Almanya da olan bu flirketin Antalya Serbest Bölgesi ndeki Novamed adl fabrikas 2001 y l ndan bu yana faaliyette. flçilerin söylediklerine göre, bu fabrikada dört y l boyunca ücretler en alt düzeyde tutulmakla kalmam fl, insan onurunu zedeleyen uygulamalar da günlük yaflam n parças haline getirilmifl. Patron temsilcilerinin kesin bir dille yalanlad bu uygulamalar aras nda, iflçilere konuflma yasa, hamileli in ancak izin ve s rayla mümkün olabilmesi, kazayla hamile kalma durumlar nda afla lanma, iflçilerin tuvaletten ç kt ktan sonra içeride ne yapt klar n rapor etme zorunluluklar da var. flçilerin anlat mlar na bak l rsa fazla mesaiye kalanlara de il ama tuvalette k sa kalanlara bonus bile veriliyor. Tüm bu olumsuz koflullar n son bulmas için bafllat lan mücadelede Novamed in karfl s - na yerlefltirilen mob içinde, iflçiler günde üç vardiya ikiflerli grev nöbeti tutuyorlar. flte Antalya Serbest Bölgesi nde kad nlar n damgas n vurdu u ilk grevin hem dram, hem de büyük bir heyecanla yüklü olan öyküsünü kahramanlar ndan dinlemek istedik biz de. Baz lar isimlerini vermek istemedi.1 y ll k bir direniflin ard ndan bir sonuç görmek istiyorlar hakl olarak. Ve oluflturulan kamuoyuyla bekledikleri sonuca yaklaflt klar n düflündükleri için olsa gerek, bir aksilik olsun istemiyorlar. Anlay flla karfl l yoruz elbette isteklerini. Ve aram zda kal yor isimleri kahramanlar m z n, söz verdi- imiz gibi Yükselmek için okumak gerekmiyor Ben önceden tarlada çal fl yordum. nan n ellerim buradaki kadar nas r toplam yordu. Ellerimiz nas r oldu, patlad, fliflti bantlad k, onun ac - s yla linenin h z na yetiflmeye çal flt k. Yetifltiremeyince hakaretler duyduk. Hata oldu u zaman ba rd lar. Biz bunlar hak etmiyorduk. lkokul mezunuyuz diye afla land k, üstelik ilkokul mezunu flefimiz varken. Üniversite mezunu gençlerimiz içeride iflçi olarak çal fl yordu. Ama büyük lere yak nl olanlar flef oluyordu. Yani yükselmek için okumak gerekmiyor. Okumak çok önemli ama böyle politikalar oldu u sürece, böyle patron oldu u sürece adalet de olmayacakt r. Öyleyse neye yarar? 80 kad n iflçiden biri O. smini vermek istemeyenlerden. Onu size bir cümleyle flöyle tan tabilirim: Öfkeli, k rg n ve gururlu O konuflurken, elleri gün boyu toprakla söyleflen, ekme inin peflinde göçebe umutlar tafl yan kad n tar m iflçileri geliyor gözlerimizin önüne. Ne kadar da ortak bir yaflamlar var asl nda. Tarlada ya da fabrikada ikisi de beden ve kol eme ini gerektirecek en a r ifllerde çal flacak ucuz iflgücü ordusunu oluflturuyor. çine yuvarland klar yaflam dehlizinde kaybolmalar isteniyor onlardan Patronlar kallefl, iflçiler kardefl Novamed, iflçi ö üten bir fabrika. Buradaki çal flma koflullar birçok serbest üretim bölgesi iflyerinde oldu u gibi son derece vahfli. Fabrikada ço unlu u oluflturan kad n iflçilere yönelik bask larsa daha da zorluydu. nsan yerine konulmayan kad n iflçiler çal flma koflullar na isyan ederek Petrol- fl Sendikas nda iki y ll k bir örgütlenme mücadelesine bafllad lar. Sendika çeflitli zorluklar aflarak 19 Nisan 2006 tarihinde toplu sözleflme yapma yetkisini ald. Ancak Fresenius-Novamed yönetiminin bask c tutumundan dolay, bir anlaflmaya var lamad. Fresenius ve Novamed yöneticilerinin kat tutumu nedeniyle T S görüflmelerinde uzlaflma sa lanamay nca iflçiler, insana yak fl r çal flma ve yaflam koflullar için 26 Eylül 2006 günü greve ç kt lar. Greve ç kan 84 iflçinin 82 sini oluflturan kad n iflçiler, 1 y l n dolduran grevde bütün hayatlar n de ifltiren bir deneyim yaflayarak, hem kapitalizme hem de erkek egemenli ine karfl mücadeleyi grev çad rlar nda, dayan flma etkinliklerinde sürdürüyorlar. Novamed grevi 1. y l n doldururken, stanbul daki kad n örgütleri, kad n çevreleri ile sendika ve demokratik kitle örgütlerinden kad nlar taraf ndan oluflturulan Novamed Greviyle Dayan flma Kad n Platformu grevci kad n iflçilerle ilgili bir dayan flma kampanyas bafllatt. Ve bu kampanya çerçevesinde pek çok eylem ve etkinlik düzenledi. Son olarak da çeflitli illerden platform bileflenleri direniflin 1. y l nda Novamed iflçileriyle dayan flmak amac yla Antalya ya gittiler. stanbul da saat 19:30 Taksim Tramvay dura- nda bir araya gelen kitle eski TÜYAP a kadar sloganlarla yürüdü. K sa müzik dinletilerinin verildi i Antalya ya gidecek grubu u urlama etkinli ine Sebahat Tuncel de yapt konuflmayla destek verdi. Etkinlikten sonra Antalya ya gidecek grup alk fl ve sloganlarla yolcu edildi. Ellerimdeki kanlar setlere bulafla bulafla çal flt m Ellerim patlam fl halde çal fl rken elim ac yor dedi imde, herkesin eli ac yor, o zaman burada ne iflin var, gidip evde duracaks n derlerdi. Benim yerime iyileflene kadar ifli bilen baflka birini de verebilirlerdi. Ama yapmad lar, beni 8 saat boyunca a latt lar. Elimdeki kanlar setlere bulafla bulafla, üzerine yara band yapa yapa çal flt m. Biz de insan z ama bunu anlayan kim! Bir anneyle konufluyoruz bu defa. S rayla hamilelik uygulamas yla dünyaya getirmifl bebe ini. Her anlat m baflka bir ac y ça r flt r yor adeta. Yang - na sigortal fabrikada yanan kad n iflçileri hat rl yor musunuz? Özay Tekstil iflçilerini Onlar n sigortas yoktu. Yanan kad n iflçilerden biri 3 ayl k hamileydi. O hiç anne olamad. Nedeni patronunun, bu sistemin onun hayat - na biçti i de er(sizlik) di. Hepimizin kan n donduran ve haf zalar m zdan silinmeyen onlara ait baflka bir ayr nt daha var. Henüz biri 15, di eri 18 yafl nda olan çocuk yafltaki iki iflçinin yang ndan sonra gazetelerde ç kan foto raflar fotokopi ile ço alt larak sigorta bildirgeleri ç kar ld patron Özay taraf ndan. Safiye ve Ayfle de ölü iflçiler olarak sigorta hakk na böyle sahip oldular. Sonra ne mi oldu? Bursa Özay Tekstil Patronu Lokman Özay n hapis cezas para cezas na çevrildi. Yitip giden yaflamlar n, umutlar n, hayallerin bedeli de böylece ödenmifl oldu. Böyle bir cehennem görmemifltik! flyerinden at lan Havva Akgül le devam ediyoruz sohbetimize. flten at ld ktan sonra tazminat davas açm fl ve kazanm fl. fiimdi baflka bir iflte, daha rahat koflullarda yaflad n söylüyor. Ama Novamed de çal flt y llar, üzerinde unutulmayacak izler b rakm fl: Müdür beni masas na ça rd. A za al nmayacak küfürler etti. Novamed in 6 tane avukat var, böyle bir fleyi yapmaya nas l cesaret edersin dedi. lkokul mezunuyum diye afla lad lar beni. Ben de lise Antalya Çeflitli illerden gelen yüzlerce kifli 1 y ld r direnen Novamed iflçileriyle Antalya da bulufltu. Saat 11:00 de iflçilerle birlikte Antalya Serbest Bölge önüne yürüyüfl gerçeklefltirildi. çeri girilmesine izin vermeyen polisin tutumu üzerine Serbest Bölge nin yak nlar nda toplanan kitle burada bir bas n aç klamas yapt. Novamed Cesaretin ve azmin grevi lk konuflmay yapan Petrol fl Genel Baflkan Mustafa Öztaflk n flunlar söyledi: Bu grev serbest bölge gerçe ini aç a ç karan bir grevdir, bu grev kad n eme i sömürüsünün ne düzeyde oldu- unu gösteren bir grevdir. 1 y ld r grevdeyiz, 2 y l da sürse direnece iz ve buradan zaferle ç kaca z. Öztaflk n n konuflmas n n ard ndan s rayla uluslararas konuklar ve di er illerden gelen Novamed Kad n Platformu üyeleri birer konuflma yapt lar. Daha sonra yaklafl k 15 kiflilik bir heyet direnifl çad r n ziyaret etmeye gitti. flçilerle yap lan görüflmelerden sonra Tar m- fl kongre salonunda direniflteki iflçiler di er illerden gelen misafirlerin sorular n yan tlad. Dayan flma eylemi hep beraber söylenen Kad n z örgütlüyüz, daha daha güçlüyüz/hepimiz Novamedliyiz, hepimiz grevdeyiz flark s yla son buldu. mezunuyum diye girmedim, iflinize gelirse dedim. Bana savunma kâ d haz rlad lar. Ben de savunmam yapt m, ç kt m. Direnifle devam eden arkadafllar için ne düflündü ünü sordu umuzda; Arkadafllar m sonuna kadar destekliyorum, bugün de bunun için buraday m. Novamed olmasayd, açl ktan ölmezdik ama bari bizden sonrakiler bizim yaflad klar m z yaflamas nlar. Bize yap lan bask lar onlara yap lmas n. Biz böyle bir cehenneme girmemifltik. Girmifl olduk Novamed le diyor. Ama Havva n n baz güvensizlikleri de var. Sendika yard m etmeseydi bu kadar sürmezdi bu direnifl diyor. Havva n n beraber çal flt, ayn ac y, ayn yoksullu u paylaflt s n f kardefllerine olan bu güvensizli inin nedenlerini düflünüyoruz. Cevab m, sizce de gayet aç k de il mi? Havva n n son sözlerinde yine sitem var hakl olarak. Ne söyleyeyim ki. Bir müdürün ettiklerine bak n. stedi i gibi hakaret ediyor. Ben bunu ispat edemezdim. Hakaret davas açsam da ispat edemezdim. Çünkü adalet de onlardan yana. Bu da adalet de il galiba Havva Kedi yavrusundan daha de erli oldu umuzu düflünmüyorum 365 gündür sessizli in içinde direniyor onlar. Bas n n ç l klar na olan duyars zl na karfl tepkililer. Bu sessizlik ortam içinde örülen direniflin 1. y l nda neler hissettiklerini sordu umuzda k rg nl klar n bak n nas l anlat - yorlar Novemed li iflçiler. Ben ço u gazeteyi almama karar ald m. Bu ülkede büyük bir televizyon kanal n n kedinin a aca ç k p da itfaiyenin onu kurtard n n haberi gösteriliyor ama burada 81 kad n bir mücadele veriyor, yaflam mücadelesi Haklar m z ve eme imiz için mücadele ediyoruz, bir kerecik ismimiz geçmiyor. Destek verenler çok az, onlar da biz ça r rsak geliyor. Arayan soran yok. Hatta ça rd m z halde gelmeyenler de var. Haks zlar m? 1 y ld r örülen direnifl boyunca ne kadar konuk ettik onlar evimize. Ne kadar duyduk/duyurduk seslerini, ne kadar paylaflt k ac lar n Hakl lar hem de çok Dayan flmay ö rendik 1 y ld r direnen Novamed iflçilerinin amac insan onuruna yak fl r bir ortamda, örgütlü mücadelelerini sürdürebilmek. Onlar henüz ifle al nmad lar. Yani amaçlar na henüz ulaflabilmifl de iller, ama direnifl onlar n yaflant s nda pek çok fleyi de ifltirmifl. Konufltu umuz iflçiler en baflta dayan flmay ö rendik diyor. Küçük dar dünyalar ndan ç km fl olman n, kendilerini s kan cendereyi biraz gevfletmifl olman n rahatl var sözlerinde. Art k rest çekmeyi ö rendik diyorlar. Kendilerine ve örgütlü güçlerine güveniyorlar. Kazanacaklar na olan inançlar da tam. flte bu yüzden sesleri gür ç k yor: 80 kifli 80 bin kifliye bedeldir, kazanaca z. Elimizi uzat r z, çünkü güçlü biziz Fabrikada üretim flu anda hiçbir aksama olmadan ilerliyor. Çünkü Novamed patronu iflçiler henüz greve ç kmadan yerine yeni iflçileri ifle alm fl. Çal flan iflçilerin grevdeki iflçilerle konuflmas yasak. Bir de kendilerine ifle girmeden önce greve kat lmayacaklar na dair taahhütname imzalatt klar için kanunen bu haklar ortadan kalkm fl. Yoksa gönülleri bizimle biliyoruz diyor Novamed li kad nlar. Arkadafllar n n iflten at lma korkusu alt nda olduklar n ve bunun anlafl labilir bir durum oldu unu söylüyorlar. Ne de olsa ekmek kavgas. Ama k rg nlar onlara. Bugün arkadafll - m z bitti diyorlar. Onlara böyle söylettiren direniflin 1. y l n doldurdu u gün iflçi kardefllerinin patronun da tt, üzerinde I Love You Novamed yazan tiflörtleri giymeleri. K zg nlar do ru, ama sözlerine flunlar eklemeyi ihmal etmiyorlar. fle geri al - n rsak elimizi yine uzataca z arkadafllar m za, çünkü örgütlüyüz ve güçlü olan biziz. 8 Mart n Dünya Emekçi Kad nlar Günü ilan edilmesini sa layan dokuma iflçisi kad nlar n grevinin üzerinden tam 150 y l geçti. Ülkemizde her gün yaflanan binlerce örnek, 150 y l önce, 129 kad n n yanarak ölmesine neden olan koflullar n ne kadar de iflti i sorusuna yan t oluyor. Bursa da yanan, Diyarbak r da, Dikmen de direnen, Urfa Ceylanp nar da bo ularak ölen genç kad nlar gibi Biz hiçbirini unutmad k. Novamed li kad nlar Onlar n direnifli, % 90 n n n kad n olmas yla ve hepsinin ilk grevi olmas yla bir ilk. Grevde 365. gününü dolduran kad n iflçilerin bu onurlu mücadelesini yürekten kutluyor ve mücadelelerinde yanlar nda oldu umuzu bilmelerini istiyoruz.

13 5-18 Ekim 2007 İşçi-köylü 13 Dünya Sarkozy iflçi s n f na savafl açt! Cumhurbaflkan seçildi inden bu yana Frans z emperyalist sermayesinin istemleri do rultusunda, iflçi s n f na karfl kelimenin tam anlam yla savafl ilan eden faflist Sarkozy, kazan lm fl haklar birer birer t rpanlama çabalar n sürdürüyor. Son olarak gündeme gelen reform yasas ile birlikte, çal flma saatleri haftada 35 in üzerine çekilmeye, emeklilik yafl yükseltilmeye, çal flan n sa l k hizmetlerine katk pay art r lmaya ve esnek çal flma dayat lmaya çal fl l yor. Bunun anlam, önümüzdeki süreçte sabit çal flma saatinin olmamas ve ifl saatlerinin her ifl yerinde, patronun keyfine göre düzenlenmesi. Sarkozy bu yeni sald r dalgas n, mevcut sosyal sistemin art k ekonomik olarak kald r lamaz oldu u ve çal flma yaflam n n ve f rsat eflitli inin önünde engel oluflturdu u biçiminde savunmakta. Böylece Frans zlara haftada 35 saatin üzerinde çal flma f rsat verilmeliymifl! fl Bulma Kurumu nun verdi i ifli gerekçesiz olarak iki kez reddeden iflsizleri ve sosyal hizmetleri suistimal edenleri de yapt r m tehdidi bekliyor. Bu yeni sald r dalgas n n, ekonomik krizini aflmaya çal flan Frans z sermaye s - n flar n n dayatmas oldu u bilinmekte. Krizin faturas ise bir kez daha ezilen iflçi-emekçi kesimlere ç kar lmak isteniyor. Ancak ayn Emeklilik Yasas 1995 y l nda da gündeme getirilmifl ve o dönem yap lan genel grevler Fransa da hayat felç etmifl, hükümet istifa etmek zorunda kalm flt. CFDT Sendikas Baflkan François Chereque; Bize önerilen takvim plan - na uymak imkans z diyor ve ekliyor: Böylesi köklü reformlar eflzamanl olarak yap lamaz. CGT Sendikas ise, Bu reform planlar en fazla çal flanlar etkiler. Bana göre bu giriflim iflçi s n f n daha güçlü harekete geçirmeye dönük bir meydan okumad r aç klamas yap yor. Frans z emperyalizmi bir yandan iflçiemekçi y nlara dönük sosyal y k m sald - r lar n olanca h z yla sürdürürken, di er yandan da iflgallerin bafl müttefiki olma yönünde ad mlar atmakta. Kitleler faflist cuntaya karfl aya a kalkt On binlerce kifli haftalard r Myanmar n eski baflkenti Rangun sokaklar nda eylemler yap yor. Eylemcilerin say s son günlerde yap lan gösterilerde 130 bini geçti. Ayr ca ülkenin 14 eyaletinin yedisinde on binlerce kifli sokaklarda. Ordu panzerlerle caddelerde gezmeye bafllay p ve halka evlerinde kalma ça r s yapt ktan sonra bile protestolar devam etti. Özgürlük istiyoruz sloganlar yla gerçekleflen protestolar n fitili, % 500 kadar artan benzin, mazot ve temel g da fiyatlar yla atefllendi. Ancak protestolar n esas hedefinde askeri cuntan n diktatörlük rejimi var. Eylemlere en büyük destek ise Budist rahiplerden geldi. Eylemlerden birinde polisin azg nca sald r s na maruz kalan rahipler, demokrasi talepli eylemlerine, kendilerinden özür dilenmesi talebini de ekleyerek, uzun bir yürüyüfl eylemi bafllatt lar. Myanmar halk n n % 89 u Budist. Budist bir hükümetin rahiplere sald rabilmesi için ise çok geçerli bir nedeni olmak zorunda. Ancak son eylem sürecinin daha ilk günlerinde, polis rahiplere sald rarak, birço unu ciddi biçimde tartaklad. Kendilerine dönük bu sald r y protesto eden rahipler, kendilerinden özür dilenmedi i takdirde orduyla ve askerlerin aileleriyle tüm iliflkilerini keseceklerini ve tap naklar ndan ç karak yürüyeceklerini aç klam fllard. Ancak askeri diktatörlük özür dilemek bir yana, baflta rahipler olmak üzere, eylemcilere azg nca sald rarak, çok say da insan katletmekten çekinmedi. Myanmar, yeralt zenginliklerine bak ld nda zengin bir ülke. Ancak ülke halk büyük bir yoksulluk içinde. Ülke petrol, gaz ve do algaz rezervlerinin 540 milyar Alman Parlamentosu nun Afganistan daki Alman iflgal birliklerinin süresini uzatma karar almaya çal flt günlerde Berlin de biraraya gelen binlerce kifli birliklerin görev süresinin uzat lmamas n ve hemen çekilmelerini talep etti. CDU/CSU ve FDP den oluflan koalisyon hükümeti, uzatman n d fl nda baflka bir alternatifin olmad n savunurken, bunun terörizmle mücadele, Afganistanl kad nlar n özgürlü ü ve ülkenin yeniden inflas için zorunlu oldu unu getirmekte. Ancak küp oldu u tahmin ediliyor. Ancak bunlar n ihracat ndan elde edilen gelirin büyük bölümü generallerin ve onlar n bürokratlar n n cebine giriyor. Bütçenin % 40 orduya gidiyor. Halk n e itimi için ayr lan pay ise sadece % Ülkenin bugüne kadarki bafll ca ticari ortaklar, ülkedeki petrol ve gaz kendi ekonomileri için talan eden Çin ve Hindistan. Ancak bat emperyalistlerinin ve onlar n propagandac lar n n Myanmar n zenginliklerine dönük ilgilerini de atlamamak gerekiyor. Eylemlerdeki özgürlük talebi de hakl bir talep. Çünkü Bengal Körfezi ndeki, Çin, Tayland ve Hindistan n ortas nda kalan ülke 20 y ld r, her türden muhalefeti yasaklayan bir askeri cunta ile yönetilmekte de ad Burma yken Britanya sömürgecili inden ba ms zl n elde eden Myanmar 1962 den beri askeri diktatörlükle yönetiliyor de bir darbe daha gerçeklefltiren askeri yönetim, ülkenin ad n 1989 da Myanmar a çevirmiflti de kitlesel demokrasi gösterilerinin fliddetle bast r lmas ve 3 bin kiflinin katledilmesinin ard ndan, 1990 genel seçimlerini Aung San Suu Kyi ve partisi Ulusal Demokrasi Birli- i Partisi yüzde 60 oyla kazanm flt. Ancak Cunta, bu zaferi geçersiz sayd ve muhalefet lideri Aung San Suu Kyi yi hapse att. Gerçi bu süre içinde birkaç kez k sa süreli olarak serbest b rak ld ama, kendisi flu anda ev hapsinde. Eylemciler bunu da protesto etmek getirilen tüm bu gerekçelerin emperyalizmin gerçek hedeflerini gizlemek oldu u biliniyor. Ki son eylem de bunu kan tlam fl durumda. flgal karfl t eylemlerin yan s ra, temel hak ve özgürlüklerin k s tlanmas na karfl eylemler de sürüyor. Federal hükümetin, terörle mücadele ad alt nda, özel yaflam alanlar n n dinlenmesini, izlenmesini ve kay t alt na al nmas n öngören bir yasay ç karmaya dönük çabas geçti imiz günlerde Almanya n n baflkenti Berlin de yap lan kitlesel bir eylemle protesto edildi. sviçre de son dönem giderek t rmanan rkç l k ve yabanc düflmanl, Lozan da yap lan kitlesel bir eylemle protesto edildi. Sa c partilerin, sviçre de 21 Ekim de yap lacak olan parlamento seçimleri öncesi, seçim kampanyalar nda afl r rkç -faflist söylem ve materyalleri kullanmaya a rl k vermesi üzerine gerçekleflen eylem, bir miting fleklinde örgütlendi. Geçen dönemde de rkç ve faflist söylemler kullanarak sviçre Parlamentosu nda en fazla sandalyeye sahip olan için Kyi nin evinin önünde de bir yürüyüfl gerçeklefltirdiler. fiu süreçteki protestolar n bir di er nedeni ise, generallerin, ne halka ne de muhalefete dan flmadan oluflturduklar ve içeri i aç klanmayan yeni anayasa. Bu anayasan n ç kmas ndan sonra, yap lmas gereken -en son 1990 da yap - lan- seçimlere iliflkin bir tarih aç klanmad. K - sacas, generallerin vaad etti i demokrasiye geçifl ten söz etmek mümkün de il. Dünyan n birçok yerindeki ilerici-devrimci ve demokratik güçler Myanmar halk yla ve onlar n demokrasi talebiyle yürüttükleri mücadeleyle dayan flma ça r s yapmakta. Myanmar daki kitle eylemlerinin gerçek anlamda özgürlük ve demokrasi getirebilmesinin tek koflulu ise, bu eylemlerin, s n fsal temelde yükselen, anti-emperyalist bir rotaya kanalize edilmesinde yatmaktad r. Özgürlük dilenilmez, mücadeleyle al n r! flgal karfl t eylemlerin yan s ra, temel hak ve özgürlüklerin k s tlanmas - na karfl eylemler de sürüyor. Irkç l a karfl kitlesel eylem UDS, bu dönem seçim propagandas n daha aç k ve pervas z bir flekilde rkç l k üzerinden yürütüyor ve ekonomiksiyasal sorunlar n kayna olarak ülkede yaflayan yabanc lar gösteriyor. Bu rkç -faflist kampanya, sviçre nin ilerici-devrimci kamuoyu ve göçmen iflçiler taraf ndan büyük bir nefret ve tepkiyle karfl land ve Lozan da kitlesel bir eyleme dönüfltü. Afifller görüldükleri her yerde (duvar, direk, panolar vb.) y rt larak, imha edildi. Güney Afrika Düflük ücret ve kötü çal flma koflullar n protesto eden binlerce otomobil yedek parça üretimi iflçisi, örgütlü olduklar NUMSA Sendikas öncü ünde greve gittiler. Grevin haftalard r sürmesi, otomobil sektöründe büyük s - k nt yaratt. Yedek parça üretiminin durmas otomobil firmalar aç s ndan büyük bir kayba yol açarken, NUMSA Sendikas ücretlerin yükseltilmesi ve çal flma koflullar n n düzeltilmesi taleplerinde srarl olduklar n aç klad. Kanada Bir uluslararas sendikalar birli i olan, nflaat-ve Orman flçileri Sendikas bir kampanya örgütleyerek, Kanada Eyaleti British Columbia da, 21 Temmuz dan bu yana grevde olan 7 bin orman iflçisiyle dayan flma ça r s yapt. Zorlu geçen grev, çal flma saatlerinin, yaflam ve sa l k koflullar hiçe say larak, uzat lmak istenmesine karfl yap l yor. Grevin gerçekleflti i bölgede Haziran 2006 dan bu yana 65 ormanc yaflam n yitirdi. Bangladefl Savar daki Dhaka hracat Üretim Bölgesi nde (DEPZ) çal flan protestocu ihracat iflçileri, serbest bölgedeki 88 fabrikay felç ettiler. Yüzlerce iflçi, önce bir iflçinin öldürüldü ü duyumunu ald klar bir fabrikay iflgal ettiler. Ard ndan çat flmalar yafland, sokaklar iflgal edildi. Çat flmalar s - ras nda polise sald ran kitle, ayr - ca fabrikadaki mallar da k rd. Çat flmalar s ras nda en az 100 iflçi yaralan rken, polis eylemcilere karfl göz yaflart c bomba kulland. Yine Bangladefl de, hükümetin koydu u eylem yasa na karfl koyan 25 bin tekstil iflçisi, yasa a ra men eylem gerçeklefltirerek, düflük ücretleri protesto etti. Polisin Dakka da yap lan eyleme coplarla vahfli bir sald r gerçeklefltirmesi üzerine, eylemci iflçiler ellerindeki sopa ve tafllarla belediye otobüslerine sald rarak, otobüsleri tahrip ettiler. Tayland Tayland n baflkenti Bangkok da bir araya gelen binlerce nakliyat iflçisi, demiryolunun ve karayolundaki nakliyenin özellefltirilmesi çabalar na karfl eylem yapt. Eylem nakliyat sektöründeki, uluslararas Nakliyat flçileri Federasyonu na üye, 4 sendika taraf ndan organize edildi. Evrensel Bak fl flgallerin büyüttü ü kirli sektörler Eski ngiliz elçisi Craig Murray Afganistan iflgaline iliflkin geçti imiz günlerde yapt bir aç klamada: Savafl n en büyük kâr, dünyan n bugüne kadar gördü ü en büyük eroin ticaretidir diyor. Ayn günlerde Afganistan iflgalinde ölen 64. ngiliz askerinin cenazesi vard. ngiliz iflgal güçlerinin giderek artan asker kayb, tedirginli i art r p, bununla birlikte de uzunca süredir devam eden tart flmalar alevlendirirken, askerlerin ne için öldükleri sorusunun da daha s kça sorulmas n getiriyor. Britanya mparatorlu u Afganistan geçmiflte en güçlü oldu u y llarda bile askeri aç dan yenememiflti. O halde ngiltere Irak iflgalinden çekilme belirtileri gösterdi i, hatta denetimi alt na almaya çal flt (çünkü hiçbir zaman tam denetim sa layamad ) bölgelerden askerlerini çekti i flu süreçte, Afganistan da kalmaktaki srar n neden koruyor? Bunun cevab çok basit: Çünkü burada dünyan n bugüne kadar gördü ü en büyük eroin pazar var ve ngiltere bu pazardan en büyük kâr pay n elde etmekte. flgalden önce neredeyse s f r seviyeye inmifl olan haflhafl ekimi, iflgalle birlikte inan lmaz boyutlara ve haliyle inan lmaz kârlara ulaflm fl durumda y l ndaki haflhafl üretimi tarihteki en yüksek miktar olarak verilirken, bu y l bu oran n daha da yukar lara ç kmas bekleniyor. Ancak haflhafl art k hammadde olarak baflka ülkelere gönderilmiyor. fllenip, öyle gönderiliyor. Yani haflhafl de il, do rudan eroin ihraç ediliyor. Hem de BM nin, ABD nin ve özellikle de ngiliz askerlerinin eskortlu unda. Tüm bunlar elbetteki, baflta Karzai olmak üzere, Afganistan n belli elit tabakas n n bilgisi ve ortakl dahilinde gerçeklefliyor. ngililiz muhalif çevreler mevcut durumu flöyle özetliyorlar: Afganistan da ölen her asker ayn zamanda eroin ba ml l nedeniyle hayatlar kararan veya afl - r dozdan ölen genç insanlar aras nda say lmal. Çünkü hepsi de ayn politikan n kurbanlar d r. flgallerin büyüttü ü kirli sektör sadece eroin sektörü de il. Bir di er kârl ve giderek büyüyen sektör de Irak iflgali sürecinde oluflmufl durumda. Bu sektör ise özel güvenlik sektörü. Son aylarda giderek büyüyen bu sektörden elde edilen kârlar da yine oldukça yüksek. Baflta ABD flirketleri olmak üzere, iflgalin müttefi i bir dizi ülkenin burada özel güvenlik alan nda hizmet verdi i bilinmekte. Bunun getirece i tehlikelere ise aylar öncesinden dikkat çekilmiflti. Ve nitekim bu özel güçlerin iflgal bölgesinde, yüksek mebla lar karfl l nda, üst düzey kiflilerin can güvenli ini sa lamaktan ziyade, Irak halk n n can güvenli ini ortadan kald rma gibi bir iflleve sahip oldu u gizlenemez biçimde ortaya ç kt. Burada güvenlik hizmeti ad alt nda faaliyet sürdüren flirketler içinde en büyük paya sahip olan ve kazanc her geçen gün katlanarak büyüyen flirket, Blackwater flirketi. Geçti imiz günlerde, bu flirkete ba l özel ölüm mangalar n n, ABD li diplomatlar tafl - yan konvoydan açt klar rastgele atefl sonucu çok say da sivilin yaflam n yitirmesi ve yine çok say da insan n a r yaralanmas, tüm dünya kamuoyunda tart flmalar yaratt. Ancak ayn zamanda da iflgalin yaratt kirli ancak büyük kârl bir sektörü de gözler önüne serdi. Bu alandan elde edilen kârlar n boyutu ise, meselenin kukla Maliki hükümetinden bile tepki almas yla birlikte, Rice in devreye girerek, olay örtbas etme çabalar nda görüldü. Öyle görünüyor ki, ABD ve AB emperyalistleri, sadece Ortado u nun, petrol, gaz vb. yer alt -yerüstü zenginliklerini ya malamakla yetinmeyip, kârlar na kâr katacak yeni alanlar yaratmay da sürdürüyorlar. Ve bu alanlardan elde edilen kârlar da yine halklar n kan -can üzerinden elde edilmekte- ya do rudan, ya da uyuflturucu örne inde oldu u gibi, dolayl olarak. Ancak elde edilen onca kâra ra men sistem, içinde bulundu u ekonomik-siyasal krizi bir türlü aflamamaktad r. Çünkü bu kârlar krizi aflmak için kullan lmaktan ziyade, tekellerin kasalar na girmektedir. Bunun içindir ki, kriz büyüdükçe iflgallerin genifllemesi de gündem olmay sürdürmektedir. ran a dönük sald r tehdidinin son günlerde artarak sürmesi de bundand r. Hem de bu defa tehdit sadece ABD emperyalizminden gelmiyor. Blair in hem hükümetten böylelikle de gözden düflmesiyle birlikte, O nun yerini doldurmaya aday oldu unu, her f rsatta sergiledi i emek ve halk düflman politikalarla gösteren Fransa Cumhurbaflkan faflist Sarkozy taraf ndan geliyor en baflta da. Tabii ki bir bütün olarak da Frans z emperyalizminden. O nu, kendi ülkesinde izledi i sosyal y - k m vb. halk düflman politikalar giderek büyüten Almanya Baflbakan Merkel ve de böylelikle Alman emperyalizmi izliyor. Ancak gerçekte ise AB emperyalizmi, yekvücut olmufl bir halde, ABD nin sald rganl k politikalar n sadece sahiplenmekle kalm yor, çoktan kendi politikas haline getirmifl bulunuyor. Bunun nedenlerinin bafl nda ise, Avrupal emperyalist güçlerin giderek, emperyalizmin öncü gücü olma pozisyonunu kapt rd klar ABD ile yar flabilecek güce eriflmeye bafllam fl olmalar d r. Hem ekonomik ve siyasal, hem de askeri anlamda. Bunun içindir ki, ya ma ve talan pastas ndan paylar n art rmaya çal flmaktalar. Ancak gerek iflgal karfl t direnifllerin emperyalistleri tüm kalma çabalar na ra men ( ngiltere örne inde oldu u gibi) iflgalden çekilmeye zorlamas gerekse emperyalist ülkelerde ve de ba ml ülkelerde iflçi-emekçi y nlar n grev vb. direnifllerle yaflam felç etmesi, ezilen halklar n, gerek katliamlarla gerekse büyütülen kirli setör lerle, kanlar üzerinden elde edilmeye çal fl - lan pastay emperyalistlere öyle kolay kolay yedirmeyece inin göstergesidir.

14 Tarihten sayfalar İşçi-köylü Ekim 2007 Bugünün s n f bilincinden ve örgütsel tepkisinden uzak olan bu hareketin sahipleri olan göçmen emekçiler unutulmas n ki, II. Emperyalist Paylafl m Savafl y llar nda Nazi iflgaline karfl ilk direnifli bafllatanlard. Özgürlük ve gelecek arayan dilsizlerin isyan Paris in kenar semtlerinde y llard r horlanan, afla lanan güven ve gelecek duygusundan yoksun, derdini anlatma yolu bulamayan, umutsuz, çaresiz Kuzey Afrika n n, Asya n n göçmen emekçilerinin öfkesi, yang na dönüfltü. Paris i kenar semtlerden ad m ad m saran, önce baflkente, sonra da ülke geneline yay lan ve giderek di er Avrupa ülkelerinden Belçika ve Almanya varofllar na s çrayan yang n, emperyalist-kapitalist sistemin efendilerinin bafl n a r tan, çözüm bekleyen ciddi bir toplumsal sorun oldu unu da gösterdi. Fransa toplumunda zenginlerle yoksullar, yerli halk ile göçmen halklar aras nda eflitsizlik, farkl l k artmakta, arada ciddi duvarlar oluflmaktad r. Toplumsal temel sorun olan iflsizlik, eflitsizlik, adaletsizlik her geçen gün artmaktad r. Frans z egemenleri taraf ndan önce önemsenmeyen, ciddi bir toplumsal sorun olarak görülmeyen göçmen emekçilerin sorunlar, uzun süre çözümsüz kalman n sonucu bugün art k patlama noktas na gelmifltir. Fransa n n dört bir yan na yay lan sans culotte (bald r ç plak)lar n yang n, iktidar ciddi flekilde meflgul etmifl, sorunun çözümü konusunda düflünmeye, yeni ad mlar atmaya zorlam flt r. Bu yang n n s n f karakteri, örgütlü olmay fl egemenleri belli ölçüde rahatlatsa da, yang n n geliflim ve yay lma boyutu egemenleri korkutmufltur lar n bafl nda Cezayir, Tunus ve Fas tan, a rl kl olarak Kuzey Afrika ülkelerinden baflta Fransa ve Belçika olmak üzere Avrupa n n çeflitli ülkelerine çal flmak amac yla göç eden Müslüman kökenli Magrep halk bugün yafll Avrupa k tas n n bafl n a r tan, acil çözüm bekleyen ciddi toplumsal bir sorun oluflturmaktad r. Avrupa da 15 milyonu Müslüman olan toplam 20 milyon göçmen yaflamaktad r. Baflta Fransa olmak üzere uygar ve geliflmifl Avrupa ülkelerinde uzun süredir göçmen emekçilere karfl rkç ve ayr mc bazen aç k, bazen gizlenmeye çal fl larak uygulanan floven bir politika izlenmektedir. Özellikle 11 Eylül sald r lar n n ard ndan ezilen dünya halklar na karfl sürdürülen çok yönlü sald r dalgas Avrupa ülkelerinde etkili olmaya bafllam flt r. Önce ngiltere de, ard ndan Fransa da teröre karfl önlem ad alt nda anti-terör yasalar n n uygulamaya konmas yla birlikte, sosyal yaflama ve insan haklar na yönelik sald - r lar her geçen gün artmaktad r. Fransa da rkç sa partileri, hiç de yabanc olmad m z ya sev ya terk et slogan yla sürdürdükleri floven rkç propaganda çal flmas yla, Frans z halk - n n deste ini kazanmay amaçlamaktad r. Bunun için yo un ve sistematik bir flekilde yabanc düflmanl eksenli propaganda yürütülmektedir. Bu partiler en üst s n rda yabanc düflmanl yaparak kitle deste i bulmaya, etki güçlerini art rmaya çal flmaktad r. Son y llar n en kötü dönemini yaflayan Frans z ekonomisi, iflsizlik sorununu çözmekten aciz durumdad r. flsizlik ülke genelinde yüzde 10 civar ndayken bu oran varofllarda (banlieues) yüzde 20 ve 30 larda seyretmektedir. Ayn oran 26 yafl grubu gençler için baz göçmen mahallelerinde yüzde 40 lara kadar varmaktad r. Fransa da artan iflsizlik oran ndan göçmenler daha fazla pay almaktad r, bu oran göçmen emekçiler aras nda daha yüksek bir rakama ulaflmaktad r. flsizlikteki bu eflitsiz oran e itim, konut ve sa l k hizmetlerinde de görülmektedir. Eflitsizlik, ayr mc l k ve rkç l k sosyal yaflam n bütününde hakimdir. Fransa da ekonomideki ve toplumsal yaflamdaki kötü gidiflat n, sosyal huzursuzlu un sorumlusunun göçmenler olarak gösterilmesi, y llard r uygulanan yabanc düflmanl eksenli politikan n anlafl lmas aç s ndan önemli bir veridir. Kapitalist ülkeler y llarca a rl kl olarak Müslüman göçmen emekçileri kendi ülkelerinde en a r, en zor ve en sa l ks z ifllerde çal flt rarak, emeklerini vahfli bir flekilde sömürdüler. Onlarca yüzlerce metre derinliklerinde, madenlerde metro, yol ve alt yap çal flmalar nda emek ve kanlar n ak tanlar, kar n toklu una çal flanlar a rl kl olarak Müslüman kökenli göçmen emekçiler oldu. Ancak bu geliflmifl ülkeler, iliklerine kadar sömürdükleri göçmen emekçileri gözden uzak semtlerde, toplu olarak kald klar konutlarda en alt düzeyde sosyal hizmetin götürüldü ü bak ms z bir yaflama mahkum ettiler. Göçmen emekçiler, kenar yaflam n yaln zl nda itilmifllik, unutulmuflluk, d fllanm fll k psikolojisi içinde kin ve nefretlerini büyüttüler. Frans z efendileri göçmen çocuklar iflsiz ve e itimsiz b rakt, ellerine tutuflturduklar Frans z kimli inden ve pasaportundan baflka hiçbir yurttafll k hakk vermedi. Müslüman göçmen emekçi çocuklar n kör ve ba naz milliyetçili in her türden afla lama, d fllama ve horlamalar na maruz b rakt. Uyuflturucu tacirlerinin maddi ve manevi kölesi durumuna getirdi. Her türlü uyuflturucu kullanma oran artarken ayn zamanda bunlar n kullan m n n yafl s n r da her geçen gün daha altlara indi. Bu tablonun yarat c s emperyalist-kapitalist sistemdir. Bald r ç plaklar n isyan... Yafll yerkürede ekonomik-toplumsal-politik her geliflme MLM biliminin evrensel tezlerini ve devrim bilimini, s - n flar n varolufl gerçekli ini ve s n flar mücadelesi yasas n do rular temelde geliflmektedir. Bu geliflim dengesiz, eflitsiz, iniflli ve ç k fll da olsa onun iç geliflim yasalar n n özünü de ifltirmemektedir. Ve Lenin yoldafl n flu tespitini do rular temelde geliflmektedir. Sermaye için zorla çal flt r larak ezilmifl ve sürekli olarak yoksullu un, ilkelli in ve yozlaflman n derinliklerine itilmifl olan proletarya ancak MLM biliminin devrim ilkeleri ve proleter ideolojinin yön verdi i emekçi ordusunu yaratt zaman yenilmez ve sa lam bir güç durumuna gelecektir. Ve o zaman kapitalizm, emekçi y nlar rahatl kla sömüremeyecek ve onlar toplumun yoklu un ve bilgisizli in derinli inde yoz bir yaflama mahkum edemeyecektir. Emperyalist-kapitalist sistem evrensel bir sömürgeci bask sistemi olmaya, bir avuç ileri ve geliflmifl ülkenin dünya nüfusunun büyük ço unlu unu mali yönden bo du u kölelefltirdi i bir sistem olmaya devam ediyor. 4 Ekim tarihinde Paris ve Fransa n n yoksul ve bak ms z varofllar nda genç göçmen hareketi bir devrim hareketi olmad için kapitalizmi çökertemezdi. Bu hareket kendili inden ve göçmen karakterli de olsa kendili inden oluflan isyan hareketleri olmadan ve bu geliflmeler yaflanmadan devrimci kalk flman n olgunlaflmayaca ve gerçekleflmeyece i de ayr bir gerçektir. Kapitalist sistemin yumuflak karn olan varofllar nda (gettolar nda-banliyölerinde) bafllayan ifl, sosyal haklar, eflitlik, adalet talebini içeren göçmen emekçilerin isyan Avrupa n n bütününe yans yacak, yükselen alevlerden kaç namayacakt r. Egemenlerin rkç, bask c, faflizan politikalar na, yerel yönetimlerin haks z uygulamalar na karfl örgütlenen yoksul göçmenlerin ayaklanmalar kendi özgür s n f yata na kavuflacakt r. Bugün dünyan n k rlar nda ve en zay f ülkelerinde bafllayarak yay lmaya ve genifllemeye devam eden yeryüzünün lanetleri olan bald r ç plaklar n isyan hakk bir gün kapitalist ülkelerin varofllar nda tutuflan yang nla buluflacakt r. Göçmenlerin öfke slogan nda az say da da olsa kültür devriminin yarat c s n n büyük komünist usta baflkan Mao nun görkemli posterinin olmas, k z la boyanacak gökyüzünün anlaml habercisidir. Bugünün s n f bilincinden ve örgütsel tepkisinden uzak olan bu hareketin sahipleri olan göçmen emekçiler unutulmas n ki, II. Emperyalist Paylafl m Savafl y llar nda Nazi iflgaline karfl ilk direnifli bafllatanlard. Nazilerin iflgalci postallar alt na ilk direnifl dinamitlerini koyanlar göçmen kökenli Frans z direniflçilerdi. Kahrolsun faflizm, kahrolsun iflgal diye slogan atan Yaflas n tam ba ms z Fransa slogan n hayk ran yine bugünkü lanetli göçmen emekçilerin ilk atalar yd. Ve bundan dolay Nazi iflgalcileri taraf ndan k rm z afiflle arand lar, Paris in en vahfli ve en berbat Frenses Hapishanesi duvarlar nda bedenlerini faflizmin kurflunlar na siper ettiler, kanlar n ba ms z, özgür, sosyalist Fransa için arma an ettiler. Onlar göçmen kökenli Yeni Komünarlard. Onlar n bafl nda ttihat Terakki nin tehcir ad yla soyk r ma u ratt ve bu soyk r mdan sa kurtulan çocuk yaflta Fransa ya göç ettirilen Ermeni as ll Ad - yaman do umlu devrimci Misak Manuflyan vard. Ve yan nda yirmi bir göçmen vard. Onlar spanyol, Portekizli Yahudi göçmen militanlard. Ve bu göçmen emekçi kökenli direniflçiler ilk kurflunu Nazilerin al n çat s nda patlatt. Ayaklar n n alt nda beklenmedik yerde patlayan ilk direnifl öfkesi onlar oldu. Dün çekinmeden, gözlerini bile k rpmadan ba ms z, özgür, sosyalist Fransa için canlar n ilk arma an edenler, bugün ayn ülkenin efendileri taraf ndan ilk lanetlenenler olmaktad r. Kültür-sanat Demokratik Halk Kültürü nü yaratmak bugünden onun nüvelerini oluflturmakla mümkündür! Bir toplulu un tinsel özelli ini, duyufl ve düflünüfl birli ini oluflturan gelenek durumundaki her türlü yaflay fl, düflünce ve sanat varl klar n n tümü olarak tan mlanan kültür, toplumun sosyo-ekonomik yap s temelinde flekillenen ve ideolojinin yön verdi i bir yaflay fl, düflünüfl birli idir. Baflkan Mao; Kültür bir toplumun ideolojik planda yans mas d r demektedir. O halde ülkemizde do ru kültür politikalar belirlemek ve bunlar etkin biçimde yaflama geçirebilmek için, öncelikle yaflad m z toplumun yap s na bakmak gerekir. Ülkemizde yar -feodal ve emperyalizmin etkisinde çürümüfl, yozlaflan bir kültür egemendir. Her fleyin karfl t n do urmas n n sonucu olarak bu yoz kültüre karfl halk n önemli bir kesiminde bir karfl koyufl söz konusudur ve bu, halk kültürünün ileri yan olarak karfl m za ç kmaktad r. Bu topraklarda emperyalizme, faflizme ve her türden gericili e karfl verilen mücadele kültür alan nda verilmesi gereken mücadeleden ba- ms z ele al namaz. Bu anlamda Kültür Merkezimiz önemli bir iflleve ve göreve sahiptir. Bugün bu alanda yapmam z gereken, halk kültürünün ileri yanlar n aç a ç kararak, bunu Yeni Demokrasi kültürüyle birlefltirmek ve tüm topluma mal etmektir. Alabildi ine yoz bir kültürün dayat ld günümüzde, egemenlerin bu dayatmas halk n kendi sorunlar ndan uzak, egemenlerin yaratt sunni gündemlerle u raflan, siyasetten uzak topluluklar haline getirilmesini amaçlamaktad r. Egemen ideolojiden kopufl; geri kültürün egemenli inin y k lmas, yeni demokratik kültürün yaflama geçirilmesi ve yayg nlaflt r larak kitleler taraf ndan benimsenip bir yaflam, düflünüfl tarz na dönüfltürülmesiyle mümkündür. Bu halk n ileri yanlar n n ortaya ç kar lmas ve demokratik halk iktidar n n kurulmas mücadelesinde aktiflefltirilmesi ile paralel ilerleyecektir. Bugün bize düflen görev; s n f mücadelesinin kültürel alanda da sürdürülmesinin ve bunun en etkin ve ifllevli biçimde yap lmas n n yol ve yöntemlerini oluflturmakt r. Unutulmamal d r ki; s n f mücadelesinin örgütlenip yayg nlaflmas nda kültür-çal flmalar n n iki bilefleni sanat ve edebiyat cephesi oldukça önemlidir. Ülkemizin somut koflullar - na uygun olarak, emperyalizme ba l burjuva-feodal kültürü kitlelerin üzerinden söküp atmak ve yeni proleter kültürü egemen hale getirmek, bu yönde mücadeleyi sürdürmek temel görevlerimiz aras ndad r. Bu noktada Büyük Proleter Kültür Devrimi bizim için örnek al - nacak en önemli kaynaklardan biridir. Bu deneyimi günümüz koflullar nda ülkemizin somut koflullar nda nas l ö renebilir, nas l uygulayabiliriz? Bu deneyimlerden yararlanmak ve Kültür Merkezi nin çat s alt ndan bafllayarak yeni demokrasi kültürünü yerlefltirmek ve tüm iliflki ve çal flmalarda bu perspektifle hareket etmek ataca m z ilk ad mlardan biri olmal d r. Kültür Merkezi, proleter kültürün hâkim oldu u bir kurum olarak kitlelerin çekim merkezi olan, kolektif çal flmay esas alan, halk n n sorunlar na duyarl olan ve çözüm üretebilen, halk içindeki çeliflkileri do ru temelde çözümleyerek kitleler nezdinde sayg n, etkin bir konumda olmak zorundad r. Bunu kolektif gücümüzü birlefltirerek, yeteneklerimizi aç a ç kar p yarat c l m z kullanarak sa layabiliriz. Yeni demokrasi kültürünü benimsemek, burjuva-feodal kültürle savaflmaktan ve öncelikle kendimizden bafllayarak bu kültürü yok ederek kendi kültürümüzü benimsemek ve bunu çal flt m z alanda kucaklad m z kitlelerde de y kmak ve yeniyi kurmakla baflarmak anlam na gelmektedir. Kitlelere yönelik çal flmam zda esas alaca m z nokta, yeni demokrasi kültürünü oluflturmak ve bunu yayg nlaflt rman n çal flmalar n yapmakt r. Çal flmalar m z sürdürürken dünya devrimlerinin deneyimlerinden ve özellikle Büyük Proleter Kültür Devrimi nin (BPKD) deneyimlerinden yararlanmal, ülkemizin özgünlüklerini gözönünde bulundurarak, kendi sürecimizin deneyimlerinden, özellikle kültür devrimine hizmet eden deneyimlerden ö renmeyi esas almal y z. Elbette ülkemizde henüz bir halk devrimi yap lmam flt r, bu nedenle biz oluflturdu umuz nüvelerde BPKD nin deneyimlerinden yararlanarak kitlelere ulaflmak, s k ba lar kurmak ve yeni demokrasi kültürünü yaflam n her alan nda etkin k lmada bunlardan yararlanmay esas almal y z. Bugün insanl n geliflim tarihinin birikimini aç a ç karmak, ülkemizde de bunun biçimlerini inceleyerek araflt rmalar yapmak ve bu büyük birikimi önümüzü ayd nlatan bilgilere dönüfltürmek yaflama uygulamakla yükümlüyüz. Kurumumuzun bu büyük birikimin incelendi i-araflt r ld, ileri yanlar n n aç a ç kar ld ve kitleleri dayat lan yoz kültürden kurtararak kendi özüne dönmelerini sa layacak, bunu çeflitli araçlarla yaflama geçiren temel fonksiyonunu oynamas gerekmektedir. Marksizm-Leninizm-Maoizm in tafl d tarihi önem, uzun bir geçmifli olan insan kültürünü ve düflüncesinin de erli olan bütün yanlar n alarak biraraya getirmesi ve yeniden gözden geçirmesinden ileri gelmektedir. Kültür alan ndaki çal flmalar m z da bu temel üzerinden flekillenmek ve yürütülmek zorundad r. Yaflad m z toplumun kültürünü tan mak, ilerici-gerici yanlar n ortaya ç karmak, ilerici yanlar n yeni demokratik kültürle birlefltirerek gelifltirmek ve gerici yanlar n ortadan kald rmak için öncelikle araflt rma-inceleme yapmak zorunday z. Bu araflt rmalar teorik çal flmalar ve pratik çal flmalar ortaklaflt racak temelde yap lmal d r. Örne in müzik çal flmalar, ülkenin müzi ini derlemek için bölge araflt rmalar yaparak halk n üretti i müzi i kayna ndan almal d r. Tiyatro grubu halk tiyatrosunu, biçimlerini, oynanan oyunlar vb. araflt racak bilimsel bir incelemeyle onlar sahneye tafl mal d r. Resim grubu kendi konusu temelinde ayn fleyi yapmal - d r. Sanat çal flmalar d fl nda halk derinden etkileyen ve bu düzenin sürmesinde önemli rol oynayan halk n inançlar n araflt racak ve bunlar n bofl inançlar oldu unu aç a ç karacak çal flmalar sürdürülmelidir.

15 5-18 Ekim 2007 İşçi-köylü 15 Haber Bizler, gecesinde-gündüzünde aç yat lmayan bir ülke u runa katledildik! Gülsuyu Bursa stanbul Ulucanlar katliam n unutmad k-unutturmayaca z! Ulucanlar katliam n n üzerinden 8 y l geçti. F Tipi hapishanelere geçiflin bir önad m olarak hayata geçirilen bu vahfli katliam, ayn zamanda o döneme kadar gerçekleflen hapishane katliamlar içinde ateflli silahlar n kullan ld ilk katliam olma özelli i tafl maktad r. Bu katliam, devrimci tutsaklar sadece fiziksel olarak teslim alma amac tafl m yordu. Katliam n bir di- er ve asl nda gerçek amac, devrimci iradeyi, devrimcilerin siyasi düflüncesini teslim almakt. Ancak devrimci tutsaklar bu azg nca sald r ya amans z bir direniflle karfl koyuyor ve de erlerini kan-can pahas na savunmakta en küçük bir tereddüt göstermiyordu. Bu durum karfl s nda ç lg na dönen faflist devletin özel e itilmifl faflist kolluk güçleri, sald r lar nda daha da pervas zlafl yor ve tutsaklar sadece ateflli silahlarla de il, ayn zamanda hapishanenin hamam nda gerçeklefltirdikleri, benzeri görülmemifl iflkencelerle katletme yoluna gidiyordu. Ancak ne bu vahfli iflkenceler ne de ateflli silahlar, devrimci onurun ve de erlerin korunmas na ve son nefeslere kadar savunulmas na engel olam yordu. Evet Onlar Ulucanlar da katledilirken, ayn zamanda bir direnifl destan yaz yorlard. Ve bu destan hala devrim mücadelesine ilham olmaya devam ediyor. Ulucanlar da katledilenlerin yazd - direnifl destan, her y l onlar n an - s na düzenlenen anmalarda haf zalara daha güçlü kaz n yor. stanbul Ulucanlar katliam 26 Eylül 2007 tarihinde HD stanbul fiubesi nde yap lan bas n aç klamas ile protesto edildi. TUYAB ad na yap lan aç klamada Borcumuz yas tutmak de il, onlar n u runa mücadele etti i davay günden güne büyütmektir. Ve bugün de devam eden hapishanelerdeki tecrit sorununa duyars z kalmamakt r denildi. Ard ndan TUYAB gönüllülerinden bir kifli söz alarak devletin F tipleriyle sessiz ölümler sürüyor. Hapishanelerde devlet, F tipi sald r s n devam ettirerek sessiz ölümlerini devam ettiriyor dedi. Aç klama kamuoyuna duyarl l k ça r s ile sona erdi. Gülsuyu Kitle Partizan, BDSP, HÖC, PDD taraf ndan örgütlenen; HKM, DHP, KÖZ gibi kurumlar n destek verdi i eylem için, Gülsuyu nda bulunan As K raathanesi önünde topland. Saat 20:30 da, üzerinde Ulucanlar Katliam n Unutmad k, Unutturmayaca z yaz l bir pankart açan kitle, ellerindeki meflaleleri yakarak, Heykel Meydan na do ru yürüyüfle geçti. Yürüyüfl s ras nda belli noktalarda durularak, halka ajitasyon konuflmalar yap ld. Heykel Meydan na gelindi inde, baflta Ulucanlar da flehit düflenler olmak üzere, tüm devrim flehitleri an s na sayg duruflu yap ld. Ard ndan kitle ad na yap lan aç klamada; Ulucanlar n sadece katliamla de il, ayn zamanda destans bir direniflle an lmas gerekti ine vurgu yap larak, Ulucanlar direnifli hakl davam z n yenilemeyece inin göstergesidir denildi. Aç klaman n ard ndan hep bir a zdan Gün Do du, Özgür Tutsak Oldukça marfllar söylendi. * Her y l oldu u gibi, Ulucanlar katliam n n ve de direniflinin 8. y ldönümünde, TUYAB taraf ndan bir anma etkinli i düzenlendi. Karacaahmet Mezarl nda, Ulucanlar flehidi Ümit Alt ntafl n mezar bafl nda gerçekleflen anma etkinli i, saat 13:30 da bafllad. Mezarl k içinde toplanan aileler, burada flehitlerin resimlerinin oldu u dövizler ve üzerinde Ulucanlar Katliam n Unutmad k-unutturmayaca z- TUYAB yaz l bir pankart açarak, sloganlar, alk fllar ve z lg tlar eflli inde yürüyüfle geçtiler. Ümit Alt ntafl n mezar na kadar sloganlar atarak yürüyen kitle, mezar bafl nda bir anma gerçeklefltirdi. Ulucanlar da flehit düflenlerin flahs nda, tüm devrim flehitleri an s na yap lan sayg duruflunun ard ndan, TUYAB ad na yap lan konuflmada; Ulucanlar katliam n n, iflçi emekçi y nlara dönük sald r lar n bir parças olarak gerçeklefltirildi i, dönemin baflbakan n n, içeriyi teslim almadan d flar y teslim almak mümkün de ildir dedi i belirtilerek, ayn politikan n 19 Aral k sald r s nda da hayata geçirildi i vurguland. Bu aç klaman n ard ndan söz alan Ulucanlar tan klar ndan Filiz Gülkokur ve Baflak Otlu, katliama tan kl klar n anlatman n yan s ra, o süreçte yaflanan iliflkilerin devrimci iliflkilerine, siper yoldafll ndan çok, art k yoldafll k iliflkisine dönüflmüfl olmas na vurgu yapt lar. Ard ndan, Ümit Alt ntafl n efli Melek Alt ntafl k sa bir konuflma yapt. Alt ntafl konuflmas nda, Ulucanlar katliam nda on devrimcinin yaflam - n yitirdi ine ve onlarcas n n da yaraland na, ancak devrimci iradenin teslim al namad na vurgu yapt ve Hiçbir güç, hiçbir bask bizleri mücadelemizden al koyamaz dedi. Konuflmalar n ard ndan k sa bir dinleti veren Grup Vardiya, Hücrem ve K rm z Gül Demet Demet parçalar n seslendirdi. TUYAB taraf ndan örgütlenen ve Odak ve HKM nin de destek verdi- i anma etkinli i at lan sloganlarla sona erdi. (Kartal) Ankara Ulucanlar katliam n n 8. y ldönümünde ilk eylem katliam n gerçeklefltirildi i Ulucanlar Hapishanesi önünde gerçeklefltirildi. Ulucanlar önünde aç - lan Ulucanlar flehitleri ölümsüzdür-unutmad k unutturmayaca- z yaz l pankart ile yol trafi e kesilerek yüründü. Hapishane önüne gelindi- inde Ulucanlar flehitleri nezdinde tüm devrim flehitleri için yap lan sayg duruflu ile eylem bafllat ld. Al nteri, BDSP, DHP, ESP, HÖC, Kald raç ve Partizan ad na yap lan aç klamada Ulucanlar Hapishanesi nin flenlik yapma yeri olmad na de- inildi. Bas n aç klamas n n ard ndan Av. Selçuk Koza açl, Ça dafl Hukuçular Derne i ad na bir aç klama yapt. Daha sonra TAYAD l bir aile söz alarak katliam n d flar daki boyutunu anlatt. Hep birlikte söylenen marfllar n ard ndan Ulucanlar Hapishanesi önüne karanfiller b rak ld. Buradaki eylemin bitmesinin ard ndan topluca Karfl yaka Mezarl na hareket edildi. Karfl yaka Mezarl nda bulunan Mahir Emsalsiz, Önder Gençaslan ve smet Kavakl o lu nun mezarlar bafl nda anma etkinli i devam ettirildi. Mezar anmas devrim flehitleri için yap lan sayg durufluyla bafllad. Ard ndan Ulucanlar flehitlerinin k saca özgeçmifllerinden bahsedildi. Anma etkinli i okunan fliirler ve hep birlikte söylenen Enternasyonel marfl ile sonland r ld. zmir Hapishane katliamlar n lanetlemek amac yla Partizan, ESP, BDSP, HKM, EHP, Kald raç ve Köz taraf ndan anma haftas örgütlendi. Bu hafta çerçevesinde ilk olarak 21 Eylül Cuma günü Buca Hapishanesi önünde biraraya gelen kitle örgütleri, bir bas n aç klamas gerçekleflirdiler. Bas n aç klamas nda Buca, Diyarbak r, Ulucanlar katliamlar anlat larak, tüm bu operasyon ve katliamlara ra men tecrit karfl t mücadelede devrimci tutsaklar n gözlerinde korkuyu de il direnifli besledi ine vurgu yap ld. 26 Eylül Çarflamba günü ise Kemeralt giriflinde bir araya gelen kitle sloganlar ve "Ulucanlar Katliam n Unutmad k, Unutturmayaca z!" pankart ile beraber bir bas n aç klamas n gerçeklefltirdi. 30 Eylül Pazar günü ise Ulucanlar Hapishanesi nde katledilen Habib Gül ün zmir Helvac köyündeki mezar nda anma gerçeklefltirildi. Gül ün ailesinin de kat ld anma etkinli inde jandarma sürekli gerginlik yaratmaya çal flt, ancak bu çaba devrimciler taraf ndan bofla ç kar ld. Köy giriflinden mezarl a kadar yap lan yürüyüfl esnas nda çeflitli sloganlar at ld. Mezar bafl nda okunan ortak bas n aç klamas nda, devrimci direnifl gelene inin Ulucanlar da da devam ettirildi i vurguland. Anma direnifl fliirleri ve devrimci marfllar ile sona erdi. Bursa 26 Eylül günü AVP Tiyatrosu önünde Partizan, DHP, BDSP, ESP nin örgütledi i SDP, Tuncelililer Derne i ve HD nin de destek verdi i bir bas n aç klamas yap larak hapishane katliamlar protesto edildi. Kurumlar ad na bas n metnini okuyan Serpil Aslan Bizler biraraya gelen kurumlar olarak hapishanelerde yaflanan hak gasplar ve bask ve katliamlara karfl tüm toplumu dayarl olmaya ça r yoruz dedi. Anadolu Lisesi ö rencileri tecrit s n flar n protesto etti Sistemden kaynakl tüm çarp kl klar gibi, e itim sistemindeki çarp kl klar ve bunlara ba l uygulamalar da tüm h z yla sürüyor. E itim sisteminde getirilen sözde yenilikler gençlerin gelece ini karartmaktan baflka bir anlam ifade etmiyor. E itimde de hayata geçirilmeye çal - fl lan özellefltirmeler, paras olan okusun olmayan okumas n mant n n geçerli oldu unu gösteriyor. Yani e itimin yolu yoksullara kapat lmak isteniyor. Ezbere dayal e itim müfredatlar n n getirisi olarak, dershaneye gitmeyen ö rencilerin üniversiteye gitme flans n n neredeyse ortadan kalkmas n n yan s - ra, s n f n bile geçememesi söz konusu oluyor. S n f n geçemeyen ö rencilere dönük uygulamalar ise, bu ö rencilerin hem okul arkadafllar ndan tecrit edilmesini, hem de sistemin flekillendirdi i kimi ö retmenlerin bu ö rencilere karfl afla layan, ayr mc vb. okulda baflar flans n neredeyse s f ra indiren yaklafl mlar n getirmekte. S n fta kalan ö rencilerin tecrit edilmesi olarak tan mlanabilecek son uygulama ise, Anadolu Liselerinde gerçekleflmifltir. Birçok Anadolu Lisesi nde, s n fta kalan ö renciler, kendi okullar ndan al narak, tek bir s n fta birlefltirilmifllerdir. Bu duruma karfl tav r gelifltiren ve bunu protesto eden Anadolu Lisesi ö rencileri 28 Eylül Cuma günü Kad köy skelesi nde bir bas n aç klamas gerçeklefltirerek, okulda takt klar kravatlar n yakt lar. Kadir Has Anadolu Lisesi, Burak Bora Anadolu Lisesi, Befliktafl Atatürk Anadolu Lisesi ve Kabatafl Anadolu Lisesi ö rencileri taraf ndan gerçeklefltirilen eylemde, ö renciler ad na konuflan Deniz Küçükbumin; Bizler bu s n flarda, s n fta kalan tembel ö renci muamelesi gördü ümüz için, okuldan mezun olma durumumuz engellenmifltir. Ayr ca ö retmenlerimizin bize tembel, yaramaz, üvey evlat gibi ön yarg ile yaklaflmas na neden olmufltur dedi. Küçükbumin konuflmas n n devam nda, Milli E itim Bakanl ndan, bu s n flarda toplanan arkadafllar n n sorumlu geçmelerinin sa lanmas n talep ederek, yeni tecrit s n flar n aç lmamas gerekti ini belirtti ve ayr ca uygulaman n kald r lmas için okullar nda imza toplayacaklar n söyledi. E itim haklar n n ellerinden al nmak istendi ini ve buna karfl mücadelelerini sürdüreceklerini söyleyen ö renciler, aç klaman n ard ndan kravatlar n yakt lar. Aç klama E itim hakk m z engellenemez, Tecrit s n flar kald r ls n gibi sloganlar n at lmas yla son buldu. (Kartal) TÜYAP K TAP FUARINDAYIZ 26. stanbul Kitap Fuar 27 Ekim-04 Kas m 2007 Tek suçumuz hür insanlar gibi konuflmak, kitaplar suç orta m z! - Yeni bafllayanlar için Mao - Yeni Demokratk Devrim - ÇKP k sa tarih - Baflkan Mao seçme sözler - Komsomol yaz lar 1 - Komsomol yaz lar 2 - Yeni Demokrat Gençlik Konferans Belgeleri 20 YTL 15 YTL Stand yeri:3. Salon No:511 B Umut Yay mc l k

16 işçi-köylü UMUT YAYIMCILIK VE BASIM SANAY LTD. fit Yönetim yeri: Gureba Hüseyin A a Mah. mam Murat Sok. No:8/1 Aksaray-Fatih/ STANBUL Tel: (0212) FAKS: (0212) Sahibi ve Yaz iflleri Müdürü: Çilem ÖNSEL Bask : Gün Matbaac l k Beflyol Mah. Telsizler Mevkii Akasya Sk. No:23/A K.Çekmece/ stanbul Tel: Genel Da t m: YAY-SAT ISSN: B Z HALKIZ GELECEK ELLER M ZDED R Demokratik Halk ktidar çin BÜROLAR KARTAL: STASYON CAD. DÖRTLER APT. NO: 4/2 KARTAL, TELEFAKS: (0216) ANKARA: TUNA CAD. ÇANAKÇI fihani NO:11 KAT: 3 DA RE: 32 ÇANKAYA TEL: (0312) Cep: ZM R: 856 SOKAK, NO:48/203 KEMERALTI KONAK, TEL: (0232) Cep: MALATYA: DABAKHANE MAHALLES, BOZTEPE CAD., BABACAN fihani NO: 9 KAT: 1/16 TEL: (0422) Cep: ERZ NCAN: ORDU CAD. ORDU fihani KAT:3 TEL: (0446) CEP: BURSA: SELÇUK HATUN MAH. ÜNLÜ CAD. SÖNMEZ fi SARAYI KAT: 2 NO: 185 HEYKEL, TEL: (0224) Cep: MERS N: S L FKE CAD. ÇAVDARO LU fihani KAT: 3 NO: 118 MERS N AVRUPA MERKEZ BÜRO: WESELER STR AS-DRUCK DUISBURG-ALMANYA TEL: FAKS: Dünyada hiçbir güç halk n zaferini engelleyeme(prachanda) z! Geçti imiz say da gazetemizde yer verdi imiz ve 3-8 A ustos tarihlerinde üyesinin kat larak gerçeklefltirdi i Nepal Komünist Partisi (Maoist) in Beflinci Geniflletilmifl Toplant s nda al nan kararlara uygun olarak, hükümete sunulan 22 maddelik talep listesi kabul edilmedi i için NKP(Maoist), 18 Eylül de hükümetten çekildi ini aç klad. Ülkenin büyük devrimci olanaklar veya a r bir kaza ile yüz yüze oldu unun uyar s n n yap ld aç klamada, Haziran ay nda gerçekleflmesi planlanan ancak seçim kanunlar ndaki yetersizlikler bahane edilerek 22 Kas m a ertelenen Kurucu Meclis seçimlerinden önce kraliyetin ortadan kald r larak cumhuriyetin ilan edilmesi ve nispi temsile (siyasi partilerin ald klar oy oran na göre mecliste temsil edilmesi) uygun adaletli bir seçimin örgütlenmesi talebiyle genifl çapl protesto programlar na bafllayaca n ilan etti. Nepal deki devrim tüm karmafl kl yla ve çeliflkileri ile s ca s ca na devam ediyor. Bir tarafta halkla birlikte hareket eden ve halka Demokratik Halk Devrimi rotas nda önderlik eden Nepal proletaryas n n partisi öte tarafta ise çürümüfl ve tarihin çöplü ünü hak eden faflist sistemlerini efendileri olan ABD emperyalizminin ve Hindistan yay lmac l n n deste i ile korunmaya çal fl lan bir avuç sömürücü, bask c komprador burjuva, toprak a alar ve onlar n temsil edildi i kraliyet ve parlamenter partiler. flte bu güçler, hem ulusal hem de uluslararas koflullar göz önüne alarak karfl l kl bir taktik savafl vererek ülkenin yönünü z t taraflara do ru çekiyorlar. 10 y l aflk n bir süre içinde infla edilen güçlü bir Komünist Partisi ve onun önderli inde küçükten büyü e gelifltirilen Halk Ordusu ve halk n örgütlenmesiyle kurulan siyasi iktidar, k rsalda devrimin zafer kazanmas n sa lam flt. Bu görevin baflar s na paralel daha geriden takip eden flehirlerde örgütlenmenin gelifltirilmesi, proletaryan n flehirde yaflayan di er s n f ve tabakalar yan na çekebilmesi, devletin yo un karfl -propagandas na aldanan kitlelere gerçekleri anlatma görevi ön plana ç km flt. flte NKP(Maoist) bir yandan flehirlerdeki örgütlülü ünü güçlendirerek ve küçük ve milli burjuvaziyi, ayd nlar, az nl k milliyetleri yan na çekmeyi baflar rken, öte yandan h zl ve etkili sonuçlar elde edebilmek amac yla gerici güçlerle anlaflmalar imzalamakta, aç k faaliyet yürütme imkan na, halka do rudan seslenme flans na sahip olmakta ve gericilerin komplo ve oyunlar n teflhir etmektedir. NKP(Maoist) Nisan 2006 daki halk ayaklanmas yla kral n geri ad m atmas ve parlamenter partilerin ihanetiyle hükümetin kurulmas ndan itibaren bafllayan süreç içinde bu hedeflerine ulaflmay baflarm flt r. Bununla birlikte dünya genelindeki koflullar n Nepal Devrimi aç s ndan yaratt olumsuz flartlar, Hindistan ve ABD olmak üzere emperyalist kamp n tüm üyelerinin kendisine karfl birleflmesine ve içerdeki ajanlar, uflaklar ile türlü yöntemlerle Maoistleri karalamaya, NKP(Maoist) i zay flatmaya çal flmalar na neden olmaktad r. Kurucu Meclis seçimlerinin türlü oyunlarla ertelenmesi, eski kraliyet ordusu generallerinin ve Hindistan dan akan din adamlar n n ve gerici s n flar n örgütlerinin parlamenter partilerle iflbirli i içinde Maoistlere karfl isyanlar ç karmaya çal flmalar, NKP(Maoist) üyelerine yönelik cinayetlerin ifllenmesi, Gaur da 27 devrimcinin katledilmesi ve en son Eylül tarihlerinde Kapilvastu da ço unlu u NKP(Maoist) taraftar ailelere yönelik bafllat lan sald r lar ve bu çat flmalar s ras nda ölen 31 kifli ve yüzlerce kay p da gericilerin halk n iktidar n engellemek için her türlü yol ve yönteme baflvurduklar n kan tlamaktad r nin bafllar nda parlamentoya giren NKP(Maoist), seçimlerin sa l kl ve adil bir ortamda örgütlenmesini sa lamak amac yla Nisan ay nda hükümette yer al- maya bafllam fl ve 4 bakanla temsil edilmiflti. Ancak Kurucu Meclis seçimlerini hedefleyen 12 maddelik anlaflmaya parlamenter partilerin uymamas, Maoist devrimcilere yönelik sald r lar n engellenememesi ve emperyalizmin müdahaleleri nedeniyle NKP(Maoist) hükümete 22 maddelik talepler listesini sundu ve aksi takdirde hükümette kalmayaca n ilan etti. Bu talepler aras nda monarflinin derhal la vedilmesi, Kurucu Meclis seçimlerini beklemeden cumhuriyetin ilan edilmesi, seçimlerde ezilen ulus ve milliyetlerin ve di er kesimlerin adil flekilde temsil edilmesi için gereken düzenlemelerin yap lmas ve seçim sisteminin nispi temsile uygun flekilde yap lmas bulunmaktad r. Aksi takdirde bu seçimlerin birer tiyatro oyununa döndü ünü ve gerçek seçimleri örgütlemek için halk n NKP(Maoist) le birlikte aya a kalkaca vurguland. 18 Eylül de istifalar n verdikten sonra düzenlenen büyük kitle eyleminde konuflan NKP(Maoist) önderlerinden Baburam Bhattarai, bizler gerçek seçimler için mücadele edece iz, bu ikiyüzlü tiyatro için de il diyerek seçim komisyonunun ald kararlar kabul etmediklerini ve seçim üzerine oynanan oyunlar bozacaklar n ilan etti. Baburam, bar flç l eylemler düzenleyeceklerini ancak eylemlerin engellenmesi veya bast r lmas durumunda cevap verme haklar n n sakl oldu unu da belirtti. Bu do rultuda bir eylem program haz rlayan NKP(Maoist) ilk etapta ajitasyon kampanyas düzenlemeyi planlad. 18 Eylül deki kitle eylemiyle monarflinin cenaze törenini düzenlemekle ifle bafllayan komünistler Eylül tarihlerinde kap dan kap ya giderek halka ça r yapt lar. 23 Eylül de Maoistlerin önderli indeki Nepal Ulafl m flçileri Sendikas grev yapt. 30 Eylül de Bölge Yönetim Ofisleri nin önünde oturma eylemleri örgütlendi. Parti 29 Eylül-3 Ekim tarihlerinde Nisan 2006 halk hareketinde halka karfl suç iflleyen ancak flu an yönetimde olan ve yolsuzluk yapanlar teflhir edecek. 4-6 Ekim tarihlerinde ise ülke çap nda genel grev ça r s yap ld. Cumhuriyeti meclis üzerinden ilan etme çabalar m z bofla ç kt. Art k cumhuriyeti sokaklardan ilan edece iz. Bu nedenle halk n içerisine girmeye karar verdik diyen Baburam yoldafl emperyalistleri ve Hindistan yay lmac lar n müdahalede bulunmamalar do rultusunda uyard. Özellikle Hindistan n Nepal in bir ulus devlet olarak egemenli ini içine sindiremedi ini belirterek d fl müdahalelerin ifle yaramayaca n vurgulad. Bas nda ç kan yorumlara göre baz Maoist önderler de flu anki sistemle gerçekleflecek seçimleri kabul etmeme ve seçimleri boykot etme tavr n gösterebilecekleri yorumunu yapmaktalar. Badal yoldafl ise, kitle eylemindeki konuflmas nda partinin hedeflerine ulaflmada son aflamaya vard n belirterek yabanc lar n ve ülkedeki uflaklar n n Nepal i iki büyük kaya (Hindistan ve Çin) aras nda bir yer elmas olarak b rakmak istediklerini ancak kendilerinin ülkeyi bir dinamit haline getireceklerini ilan etti. Hükümetten ayr larak önemli bir zafer elde ettiklerini, yedi parti hükümetinin meflruiyetinin kalmad n ve bu geçifl döneminin art k son bulaca n da Badal yoldafl sözlerine ekledi. 19 Eylül de fiaktikhor daki Halk Kurtulufl Ordusu askerleri de kamplar ndan ç karak cumhuriyet talebiyle yürüyüfl yapt lar. Askeri k yafetleriyle ve silahlar yla flehrin merkezine yürüyüfl yapan 5 bin savaflç flehir merkezinde halkla birlikte miting yaparak hükümeti protesto etti. 24 Eylül de ise NKP(Maoist), NKP(Marksist-Leninist-Maoist) le birleflti ini aç klad ve geçici parlamentodaki sandalye say s n artt rarak ikinci parti oldu. Prachanda ile NKP(MLM) Baflkan Kriflna Raj firestra partilerin birleflti ini ilan ederken bu geliflmenin ülkede yükselen siyasal kutuplaflman n bir yans mas oldu u vurgusu yap ld. Prachanda ile röportaj - Beflinci Geniflletilmifl Toplant n z dikkat çekici. Toplant n n özel önemi nedir? - Daha önceki dört geniflletilmifl toplant daki siyasi koflullar daha farkl yd ve bu senekinin kendi özgünlükleri bulunmakta. Daha önceki geniflletilmifl toplant lar savafl zaman nda, savafla haz rl k amac yla gerçeklefltirildi. Bu y l, geniflletilmifl toplant bar fl sürecinde tamamen farkl bir ortamda, hükümetin bir parças yken örgütlendi. kinci olarak, Halk Savafl sürecinden bar fl sürecine geçerken do al olarak partinin içinden ve d fl ndan çok say da soru yükseldi. Beflinci Plenum tüm bu sorulara cevap vererek anlay flta birli i sa lad. - Anlay flta birlik derken neyi kastediyorsunuz? - S n f, kast, bölge ve cinsiyet konular na de inen geçifl dönemini bar flç l yöntemler kullanarak ve Kurucu Meclis seçimlerine hükümetin bir parças olarak kat larak ülkeyi dönüfltürmek komünist hareketlerde ender görülen deneyimlerdir. Partimiz Halk Savafl n stratejik savunmadan, dengeye ve ard ndan stratejik sald r ya dönüfltürdü ve ard ndan bafll bafl na yeni bir deneyim olarak bar fl sürecine çevirdi. Bu nedenle bu sürece dair partinin içinden ve d fl ndan çok say da soru geldi. Bu süreç bizi baflar ya m yoksa teslimiyete mi götürecekti? Bu sorular n sorulmas çok do ald r. Bu sorulara cevap vermemiz gerekiyordu. Ve 20. yüzy l n bütün devrimlerini ve karfl -devrimlerini analiz ederek toplumsal ve devrimci de iflimi yeni flekilde gerçeklefltirmek için seçti imiz yolun gerçekli ini anlamak anlay flta birli i sa lad. - Duydu umuz kadar yla partiniz içinden size a r flekilde yüklenilmifl. çteki ayr mlar ortaya ç km fl ve beflinci toplant da üç çizgi kendisini göstermifl. Bu do ru mu? - Bana yönelik a r sald r lar n oldu u tamamen yanl fl. Öyle olsayd plenumun sonunda temsilcinin birleflmesi mümkün olamazd. Asl nda, dürüst devrimciler partinin orijinal yolundan sap p sapmayaca konusunda kayg duymaktad r. Bu kayg lardan dolay çok say da soru soruldu. Merkezi önderler Kathman- du dayken güvenlikten nas l bahsedebiliriz? Kathmandu da kalarak ve motorlu araçlardan yararlanarak NKP(BML) gibi sapma yola m girece iz? Bunun gibi kayg lar n soruldu u do rudur. Ancak daha net olan bir fley var ki, o da önderli e duyulan büyük güvendir. Ortaya ç kan üç farkl çizgi konusunda da, bu tüm partilerde geçerlidir: sa c lar, solcular ve ortayolcular. Biz devrimci yolu temsil ediyoruz. - Daha önceki belgelerde do rudan sald r rken flimdi birçok fleyi dolayl olarak ifade etmektesiniz. Neden? - Rolpa da kulland m z dille flu an Kathmandu da kulland m z dil tamamen farkl d r. O dili kendi üs alan m zda kullan yorduk, bu dil Beyaz Bölgede ayn flekilde kullan lamaz. - Kathmandu yu halen Beyaz Bölge olarak m ele al yorsunuz? - Evet, çünkü Kathmandu halen halka ait de il. - Yeni deneyimler sözünü çok s k kullan yorsunuz. Bu deneyim devrim için mi yoksa uzlaflma için mi? - Yeni deneyimden bahsederken devrimi kastediyoruz. Küresel ve ulusal koflullar ve bilim ve teknolojideki geliflmeleri göz önüne alarak devrimi ilerletmek için sonuçlar bulmam z gerekiyor ve bunlardan yeni deneyimler ortaya ç k yor. -Devrim ne yapacak? - Nepal koflullar nda devrim feodal üretim iliflkilerini ve feodal mülkiyet iliflkilerini yok edecek. Ayr ca feodal-siyasi iliflkileri ve feodal-kültürel iliflkileri de ifltirecek. kinci olarak, Nepal i ve Nepal halk n yabanc emperyalistlerin, gericilerin ve yay lmac lar n müdahalelerinden özgürlefltirecek - Bu demektir ki, belirli bir anda, devrim ad na fliddet yeniden ortaya ç kacak? - fiu ya da bu flekilde, her devrim fliddettir. Ne kadar bar flç l bir hareket ça r s nda bulunursan z bulunun hepsinde fliddet ve karfl -fliddet bulunmaktad r. kinci olarak, 10 y ll k Halk Savafl n n ard ndan siyasi temelde ilerleyebilece imizi, halk n özgürlü ü bar flç l yollarla elde edebilece ini ve yeni bir toplumu yaratabilece imizi anlad k. Ancak bunun sürekli bar flç l olaca veya fliddete dönüflece i bize de il karfl tlar m za ba l. Tamamen def edilemeyen emperyalistlere ve feodal unsurlara ba l. Halka tekrar fliddet uygulama ihtimalleri bulunmaktad r. Bu durumda halk ayn flekilde karfl l k verecektir. O durumda devrim yeniden fliddete dönüflebilir. - O zaman halen son karfl laflma ihtimali bulunmakta, de il mi? - Bu flekilde anlafl labilir. fiayet 12 maddelik anlaflma ve di er anlaflmalara uyulmazsa ve e er halka seçimini yapmas için gereken ortam sa lanmazsa ve e er halka karfl fliddet uygulan rsa, o zaman son savafl gerçekleflecektir. Not: Bu röportaj, NKP(M) nin hükümetten çekilmesinden k sa bir süre önce gerçeklefltirilmifltir.

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n

Detaylı

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam

Detaylı

YARGITAY 2. HUKUK DA RES

YARGITAY 2. HUKUK DA RES YARGITAY 2. HUKUK DA RES 2674 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 2. HUKUK DA RES E: 2005/20742 K: 2006/5715 T: 18.04.2006 M RASÇILIK SIFATI M RASIN NT KAL ZAMAN YÖNÜNDEN UYGULANACAK

Detaylı

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan.

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan. EVOK Güvenlik, ülkemizde büyük ihtiyaç duyulan güvenlik hizmetlerine kalite getirmek amac yla Mustafa Alikoç yönetiminde profesyonel bir ekip taraf ndan kurulmufltur. Güvenlik sektöründeki 10 y ll k bilgi,

Detaylı

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Cumhuriyeti ve onun gereklerini yüksek sesle anlat n z. Bunu yüreklere yerlefltirmek için elveriflli

Detaylı

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir 2002 May s ay nda yap lan Birleflmifl Milletler Çocuk Özel Oturumu öncesinde tüm dünyada gerçeklefltirilen Çocuklar çin Evet Deyin kampanyas na Türkiye

Detaylı

YARGITAY 7. HUKUK DA RES

YARGITAY 7. HUKUK DA RES YARGITAY 7. HUKUK DA RES 2260 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 5 Y l 2007 YARGITAY 7. HUKUK DA RES E: 2006/1028 K: 2006/1293 T: 24.04.2006 T CARET HUKUKU T CAR DAVA KAVRAMI HAKSIZ EYLEMDEN DO AN DAVA

Detaylı

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Atatürk ün Dünyas Cengiz Önal 64 Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Han mlar, Beyler! stanbul dan geliyorsunuz. Hofl geldiniz. stanbul un fl k ocaklar n temsil eden yüce heyetiniz karfl s

Detaylı

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm.

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Yazar Dede ve Torunlar Muzaffer zgü Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Buraya yak n market var m dil, markete gidece iz de?.. diye sordu. Annem kap ya geldi. Selma Han

Detaylı

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r.

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) 1/11/85 YAT Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. 1. TEHL KELER Bu sigorta, her zaman burada gönderme yap lan istisnalara ba l olarak,

Detaylı

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir.

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir. TÜB TAK BAfiKANLIK, MERKEZ VE ENST TÜLERDE ÇALIfiIRKEN YÜKSEK L SANS VE DOKTORA Ö REN M YAPANLARA UYGULANACAK ESASLAR (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Esaslar n amac ; Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araflt

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Genel Yay n S ra No: 178 2010/20 ISBN No: 978-605-5614-56-0 Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Tasar m / Uygulama Referans Medya ve Reklam Hiz. Ltd. Tel: +90.212 347 32 47 e-mail: info@referansajans.com

Detaylı

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI 4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI Resul KURT* I. G R fi Ülkemizde 4447 say l Kanunla, emeklilikte köklü reformlar yap lm fl, ancak 4447 say l yasan n emeklilikte kademeli

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI 18 Mart 2016 İstanbul, Hilton Hotel Harbiye Sayın Büyükelçiler, Değerli Konuklar, 2009 yılında

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu C umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu Çankaya Köflkü nde Cumhurbaflkan smet nönü, 1942 y l nda hergün sabah akflam büyük bir dikkat ve merakla Hitler in Rusya topraklar ndaki ilerlemesini

Detaylı

OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir.

OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. OYUNCA IN ADI Akl nda Tut YAfi GRUBU 4-6 yafl OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. GENEL KURALLAR Çocuklar n görsel belle inin

Detaylı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i 3. Ödemeler Dengesi 2003 y l nda 8.037 milyon dolar olan cari ifllemler aç, 2004 y l nda % 91,7 artarak 15.410 milyon dolara yükselmifltir. Cari ifllemler aç ndaki bu

Detaylı

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d Matematik ve Sonsuz G erek konuflma vermeye gitti im okullarda, gerek bana gelen okur mektuplar nda, ö renci ve ö retmenlerin matematikteki sonsuzluk kavram n pek iyi bilmediklerini gözlemledim. Örne in,

Detaylı

STRATEJ K V ZYON BELGES

STRATEJ K V ZYON BELGES STRATEJ K V ZYON BELGES BEYAZ K TAP S UNUfi Sivil toplum; demokrasi, insan haklar ve hukuk devleti kavramlar n n yerleflmesiyle ilgili taleplerden ekonomiyle ilgili endiflelere kadar sosyal yaflama dair

Detaylı

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler Endüstri Mühendisliğine Giriş Jane M. Fraser Bölüm 2 Sık sık duyacağınız büyük fikirler Bu kitabı okurken, büyük olasılıkla öğreneceğiniz şeylere hayret edecek ve varolan bilgileriniz ve belirli yeni becerilerle

Detaylı

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV ISBN No: 978-99-44-234-22-1 Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun Kapak Can Eren Tasar m / Uygulama Referans Ajans Tel: +90.212 347 32 47

Detaylı

ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM

ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM D YABETLE YAfiAMAK Bu kitapç n içeri i Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derne i nin web sitesinden faydalan larak haz rlanm flt r. www.cocukendokrindiyabet.org Diyabet,

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ 120 kinci Bölüm - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi 1. ARAfiTIRMANIN AMACI ve YÖNTEM Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi, tüketici enflasyonu, iflsizlik

Detaylı

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl 220 ÇEfi TL ADLARLA ÖDENEN C RO PR MLER N N VERG SEL BOYUTLARI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl Primi,Has lat Primi, Y l Sonu skontosu)

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz.

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz. - Günlük siyaset acının üstünü nasıl örter? - Gazze yi ve Filistin i içselleştirmek yerine farz olarak görenlerin destansı trajik hali - BM Genel Sekreteri, AKP Kadın Kolları ve Hrant Dink Ortak paydası

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan 11 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler 4/C'lilerin eylemi TÜRK Büro-Sen öncülüğünde, 4/C'lilerin haklarının iadesi amacıyla ülke çapında eylemler düzenlenmeye başlatıldı.

Detaylı

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU?

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? Rıza KARAMAN Kamu İhale Mevzuatı Uzmanı 1. GİRİŞ İdareler, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarına çıkarken

Detaylı

NTERNET ÇA I D NAM KLER

NTERNET ÇA I D NAM KLER Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab

Detaylı

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl)

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) I Dr. Leyla ÇAKICI GERÇEK Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Alapl MYO Ö retim Üyesi GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) II Yay n No : 2323 Hukuk Dizisi : 1151 1. Bas - Eylül 2007 - STANBUL 2. Bas - Ekim

Detaylı

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI Haberler 4857 SAYILI fi KANUNU LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI 14 May s 2004 tarihinde Sendikam z Binas Mesut Erez Konferans Salonunda 4857 Say l fl Kanunu le lgili Yönetmeliklerin

Detaylı

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER nternet, her fleyi de ifltirdi Hat rlamak ve zihnimizi kullanmak konusunda, geleneksel yöntemlerimizden h zla uzaklafl yoruz. Be endi imiz bir yeme in tarifini,

Detaylı

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z.

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. Bizler ortak hareket etme hedefi ile bir araya gelen sa k çal anlar n temsilcileri olarak sa k alan nda gerçekle tirilen her türlü

Detaylı

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z Yoksulun fians Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z sonuca geçelim: Teorem. Yoksulun zengine karfl flans yoktur. Bu çok bilinen teorem i kan tlayabilmek için her fleyden önce önermeyi

Detaylı

Endüstri 4.0. nsanl n Gelece i. Tümüyle bilgisayar

Endüstri 4.0. nsanl n Gelece i. Tümüyle bilgisayar Endüstri 4.0 ve nsanl n Gelece i Tümüyle bilgisayar 40 y l içinde sistemli ve yapay insanlar n yapt zeka donan ml makinelerin, üretim ve hatta bilgisayarlar n her ifli makine ve hizmet sektöründe çal flmas

Detaylı

Bunlar dışında kalan ve hizmet kolumuzu ilgilendiren konulardan;

Bunlar dışında kalan ve hizmet kolumuzu ilgilendiren konulardan; SAYI : 2012/ KONU : Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvuru /05/2012 KAMU GÖREVLİLERİ HAKEM KURULUNA (GÖNDERİLMEK ÜZERE) DEVLET PERSONEL BAŞKANLIĞINA 30 Nisan- 21 Mayıs 2012 tarihleri arasında yapılan

Detaylı

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI Otopsi Cengiz Özak nc 8 Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI 71 Y l Sonra Dünyada ve Türkiye de lk Kez T pk Bas m ve Tam Metin 24 fiubat 1942 Struma Facias nda Türkiyenin Suçsuzlu unu Kan tlayan

Detaylı

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi :

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi : 2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ Anayasa nın 49. Maddesi : A. Çalışma Hakkı ve Ödevi Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek,

Detaylı

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti içi disiplin mekanizması (cinsel taciz, aile içi şiddet vs. gibi durumlarda işletilen) AKP CHP MHP BBP HDP Parti içi disiplin

Detaylı

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina .. 95 Türkiye ile Kazakistan: Karfl l kl Kazan mlara Dayal Bir flbirli i Bektas Mukhamejanov * Çeviren: Dr. Almagül sina Kazakistan ba ms zl n kazand ndan itibaren, d fl politika stratejisinde çok yönlü

Detaylı

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?

Detaylı

20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2

20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2 20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2 Devlet Bakan ve Baflbakan Yard mc s Sn. Ali Babacan, IMF ye güvenmedik demedim IMF ye güvenmedi imiz için anlaflma imzalamad k fleklinde baz bas

Detaylı

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu 30 > 35 nsan Kaynaklar > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu > nsan Kaynaklar Personele Göre fl De il, fle Göre Personel. stanbul Büyükflehir Belediyesi, Personele Göre

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Otomasyon Sistemleri E itiminde Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Murat Ayaz Kocaeli Üniversitesi Teknik E itim Fakültesi, Elektrik E itimi Koray Erhan Kocaeli Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi,

Detaylı

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür.

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür. Mahkememizin yukarıda esas sayısı yazılı dava dosyasının yapılan yargılaması sırasında 06.05.2014 günlü oturum ara kararı uyarınca Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ndan sanık... kullandığı... nolu,

Detaylı

F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme

F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme S GORTA KOM SYON G DER BELGES mali ÇÖZÜM 171 Memifl KÜRK* I-G R fi: F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme göstermifltir. Geliflmifl ekonomilerde lokomotif rol üstlenen

Detaylı

BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U

BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U Cengiz SAZAK* 1.G R fi Bilindi i üzere Katma De er Vergisi harcamalar üzerinden al n r ve nihai yüklenicisi, (di er bir

Detaylı

Seramik nedir? alfabesi 6

Seramik nedir? alfabesi 6 Seramik in alfabesi 6 Seramik nedir? Seramik, en basit tarifiyle, çok yüksek s cakl kta piflirilmifl toprak demektir. Serami in tarihi, uygarl k tarihi kadar eskidir. lk serami in Milattan Önce 6000 y

Detaylı

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m

Detaylı

NSAN KAYNAKLARI NSAN KAYNAKLARI 2009 YILI ODA FAAL YET RAPORU

NSAN KAYNAKLARI NSAN KAYNAKLARI 2009 YILI ODA FAAL YET RAPORU NSAN KAYNAKLARI NSAN KAYNAKLARI 2009 YILI ODA FAAL YET RAPORU 36 nsan Kaynaklar SMMMO Kurumsallaflma çal flmalar çerçevesinde; 2008 y l nda nsan Kaynaklar Birimi oluflturulmufltur. nsan Kaynaklar Biriminin

Detaylı

ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler

ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler Metin TUNÇ Seçici Olun ISI' n editoryal çal flanlar her y l yaklafl k olarak 2,000 dergiyi de erlendirmeye tabi tutmaktad r. Fakat de erlendirilen

Detaylı

YARGITAY 6. HUKUK DA RES

YARGITAY 6. HUKUK DA RES YARGITAY 6. HUKUK DA RES 354 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 1 Y l 2008 YARGITAY 6. HUKUK DA RES E: 2007/7994 K: 2007/9777 T: 24.09.2007 CRA TAK B NE VEK L TARAFINDAN YAPILAN T RAZ SONUCU C- RA MAHKEMES

Detaylı

Hart Walker, gövde deste i ve dengeli tekerlek sistemi sayesinde, geliflim düzeyi uygun olan çocuklar n, eller serbest flekilde yürümesini sa lar.

Hart Walker, gövde deste i ve dengeli tekerlek sistemi sayesinde, geliflim düzeyi uygun olan çocuklar n, eller serbest flekilde yürümesini sa lar. Cerebral palsi gibi hareket ve postüral kontrol bozukluklar na yol açan hastal klar olan çocuklar, hastal klar n n derecesine ba l olarak yürüme güçlü ü çekmekte veya hiç yürüyememektedir. Hart Walker,

Detaylı

Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin

Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin Dünyan n En Zeki nsan Matematikçilere Karfl Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin büyüklü ü oldu. Arabalar, binalar, Coca Cola lar, al flverifl merkezleri, insanlar... Her fley

Detaylı

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z Nisan 2010 ISBN 978-9944-60-631-8 1. Bask, 1000 Adet Nisan 2010 stanbul stanbul Sanayi Odas Yay nlar No: 2010/5 Araflt rma fiubesi Meflrutiyet

Detaylı

33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK!

33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK! 33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK! ANLAMSIZ BİR TAVIR YARGILANMA GEREĞİ YOK; DOSYA KAPANIYOR 394 395 33.

Detaylı

Gazi Osman. Tarih yazan. Tarihimizdeki en önemli savunma savafl Çanakkale de verilmifltir. Bu savafltan önce, 187778 deki Osmanl -Rus Savafl

Gazi Osman. Tarih yazan. Tarihimizdeki en önemli savunma savafl Çanakkale de verilmifltir. Bu savafltan önce, 187778 deki Osmanl -Rus Savafl Evrensel Bak fl Aç s Gürbüz Evren Tarih yazan Gazi Osman Pafla Tarihimizdeki en önemli savunma savafl Çanakkale de verilmifltir. Bu savafltan önce, 187778 deki Osmanl -Rus Savafl s ras nda Türk askerinin yazd

Detaylı

Ertesi gün hastaneden taburcu olma vakti gelmi ti. Annesi odaya gelerek Can haz rlarken, babas hastane lemlerini yap yordu. Vitaboy hastaneden ç kman

Ertesi gün hastaneden taburcu olma vakti gelmi ti. Annesi odaya gelerek Can haz rlarken, babas hastane lemlerini yap yordu. Vitaboy hastaneden ç kman TABOY HASTA Vitaboy çok kötü bir rüya görüyordu. Rüyas nda karanl k bir yerdeydi. Kimse onun sesini duymuyordu. Yata nda k vran yordu. Birden uyand. Bütün bunlar bir rüyayd. Fakat kendini çok yorgun hissediyordu.

Detaylı

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Otopsi Cengiz Özak nc JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Amerikan And : Herkes için adalet ve özgürlükle bölünmez tek ulusa dayanan Cumhuriyet e ve bayra ma ba l olaca ma and içerim. Yer

Detaylı

HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK

HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ ΙV ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70013 Γ) HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK DİNLEYELİM

Detaylı

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL D ü n y a Ü n i v e r s i t e l e r S e r v i s i Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL BAfiLANGIÇ nsan Haklar Evrensel Beyannamesinin 40. y ldönümünde 6-10 Eylül tarihleri

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas 1 Prof. Dr. Yunus Kishal Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi Tekdüzen Hesap Sistemi ve Çözümlü Muhasebe Problemleri 4. Bas Tekdüzen Muhasebe Sistemi Uygulama Tebli leri

Detaylı

işçiokulu FASİKÜL 7: Sendika nedir? Sendikalar ne işe yarar? Sendikalar: dün, bugün, yarın

işçiokulu FASİKÜL 7: Sendika nedir? Sendikalar ne işe yarar? Sendikalar: dün, bugün, yarın işçiokulu FASİKÜL 7: Sendikalar nasıl doğdu? Günümüze kadar nasıl geldi? Kapitalizm yaşamak için emek gücünü ücret karşılığında sermaye sahibine satmak zorunda kalan işçi sınıfının tarih sahnesine çıktığı

Detaylı

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU 26-27.01.2007 stanbul Üniversitesi Merkez Bina Doktora Salonu stanbul Barosu stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi STANBUL BAROSU

Detaylı

YÖNTEM 1.1. ÖRNEKLEM. 1.1.1. Örneklem plan. 1.1.2. l seçim ölçütleri

YÖNTEM 1.1. ÖRNEKLEM. 1.1.1. Örneklem plan. 1.1.2. l seçim ölçütleri BÖLÜM 1 YÖNTEM Bu çal flma 11, 13 ve 15 yafllar ndaki gençlerin sa l k durumlar ve sa l k davran fllar n saptamay hedefleyen, kesitsel tan mlay c ve çok uluslu Health Behavior in School Aged Children,

Detaylı

ARAMALI VERG NCELEMES NDE CEZA MUHAKEMELER KANUNU NUN ARAMAYA L fik N HÜKÜMLER N N DURUMU. K l c n yapamad n adalet yapar. KANUN SULTAN SÜLEYMAN

ARAMALI VERG NCELEMES NDE CEZA MUHAKEMELER KANUNU NUN ARAMAYA L fik N HÜKÜMLER N N DURUMU. K l c n yapamad n adalet yapar. KANUN SULTAN SÜLEYMAN ARAMALI VERG NCELEMES NDE CEZA MUHAKEMELER KANUNU NUN ARAMAYA L fik N HÜKÜMLER N N DURUMU K l c n yapamad n adalet yapar. KANUN SULTAN SÜLEYMAN 80 ARAMALI VERG NCELEMES NDE CEZA MUHAKEMELER KANUNU NUN

Detaylı

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 23 dönem Çalışma Programında; Oda etkinliklerinin TMMOB örgütlülüğü ile ilişkilendirilerek ortak alanlar

Detaylı

SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI

SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI Resul KURT* I. G R fi 5510 say l Sosyal Sigortalar ve Genel Sa l k Sigortas Kanunu 16.06.2006 tarih ve 26200 say l Resmi Gazetede yay nlanm flt r. 5510 say

Detaylı

ATAÇ Bilgilendirme Politikası

ATAÇ Bilgilendirme Politikası ATAÇ Bilgilendirme Politikası Amaç Bilgilendirme politikasının temel amacı, grubun genel stratejileri çerçevesinde, ATAÇ İnş. ve San. A.Ş. nin, hak ve yararlarını da gözeterek, ticari sır niteliğindeki

Detaylı

Gelece in Bilgi flçilerini Do ru Seçmek: Araflt rma Görevlisi Al m Süreci Örne i

Gelece in Bilgi flçilerini Do ru Seçmek: Araflt rma Görevlisi Al m Süreci Örne i Uluslararas Yüksekö retim Kongresi: Yeni Yönelifller ve Sorunlar (UYK-2011) 27-29 May s 2011, stanbul; 2. Cilt / Bölüm XI / Sayfa 1359-1364 Gelece in Bilgi flçilerini Do ru Seçmek: Araflt rma Görevlisi

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

BODRUM'A LELEG YOLU YAPILIYOR

BODRUM'A LELEG YOLU YAPILIYOR BODRUM'A LELEG YOLU YAPILIYOR BODTO Turizm Altyapı Projelerine Devam Ediyor Bodrum Ticaret Odası nın, 2014-2017 Stratejik Planı amaç ve hedefleri kapsamında, Bodrum da turizm sezonunun uzatılması, sektörün

Detaylı

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır.

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır. SAYI: 2013/03 KONU: ADİ ORTAKLIK, İŞ ORTAKLIĞI, KONSORSİYUM ANKARA,01.02.2013 SİRKÜLER Gelişen ve büyüyen ekonomilerde şirketler arasındaki ilişkiler de çok boyutlu hale gelmektedir. Bir işin yapılması

Detaylı

Ak ld fl AMA Öngörülebilir

Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Kararlar m z Biçimlendiren Gizli Kuvvetler Dan Ariely Çevirenler Asiye Hekimo lu Gül Filiz fiar ISBN 978-605-5655-39-6 2008, Dan Ariely Orijinal ad

Detaylı

YARGITAY 19. HUKUK DA RES

YARGITAY 19. HUKUK DA RES YARGITAY 19. HUKUK DA RES 432 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 1 Y l 2008 YARGITAY 19. HUKUK DA RES E: 2007/2009 K: 2007/5577 T: 31.05.2007 HUKUK YARAR KOfiULU SIRA CETVEL SIRA CETVEL NE T RAZ TEDB

Detaylı

Başkan Acar Bursa da Sosyal Güvenlik Reformunu Anlattı

Başkan Acar Bursa da Sosyal Güvenlik Reformunu Anlattı Başkan Acar Bursa da Sosyal Güvenlik Reformunu Anlattı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: - 2008 YILINDA SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TEMELLERİ ATILDI - İLAÇ VE TIBBİ MALZEME KONUSUNDA

Detaylı

Bir Ülke Bir Bayrak. Temel Kaynak 5. Toplum Hayat m z

Bir Ülke Bir Bayrak. Temel Kaynak 5. Toplum Hayat m z SOSYAL B LG LER Temel Kaynak 5 Bir Ülke Bir Bayrak Toplum Hayat m z Toplum, bireylerden oluflur. Toplum içinde bireyler sürekli birbirleriyle iletiflim hâlindedirler. liflkileri düzenleyen yaz l ve yaz

Detaylı

BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu

BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu 3.Klinik Farmakoloji Sempozyumu-TRABZON 24.10.2007 Klinik ilaç araştırmalarına

Detaylı

Genel S ra No: 108 2007/19 Cep Kitapl : XXV ISBN: 978-9944-234-20-7

Genel S ra No: 108 2007/19 Cep Kitapl : XXV ISBN: 978-9944-234-20-7 Genel S ra No: 108 2007/19 Cep Kitapl : XXV ISBN: 978-9944-234-20-7 Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen Av. Coflkun Ongun Kapak: Can Eren Bask ve Cilt Can Matbaac l k Tel: +90 212 613 10 77-613 15 47 Birinci

Detaylı

Bir tavla maç 5 te biter. Yani 5 oyun kazanan ilk oyuncu

Bir tavla maç 5 te biter. Yani 5 oyun kazanan ilk oyuncu Bir Tavla Sorusu Bir tavla maç 5 te biter. Yani 5 oyun kazanan ilk oyuncu tavla maç n kazan r. Kimi tavlac lar maç n 5-4 bitmesine raz olmazlar, aradaki fark n en az 2 olmas n isterler, 6-4, 7-5, 8-6 gibi...

Detaylı

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması 23 Aralık 2008 Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması Son günlerde akaryakıt fiyatları ile ilgili olarak kamuoyunda bir bilgi kirliliği gözlemlenmekte olup, bu durum Sektörü ve Şirketimizi itham altında

Detaylı

YARGITAY 15. HUKUK DA RES

YARGITAY 15. HUKUK DA RES YARGITAY 15. HUKUK DA RES YARGITAY 15. HUKUK DA RES E: 2005/6631 K: 2007/710 T: 08.02.2007 MARA AYKIRI NfiAAT ECR M S L UYGULAMASI Ö z e t : mara ayk r olarak yap lan ve y k lmas gereken tafl nmaz n ekonomik

Detaylı

ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ

ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ SAYI : BİR 7-11 MAYIS 2009 ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ Ben siyasi hayatım ve ülke sevdamla ilgili olarak tüm Türkiye yi memleketim bilirim ancak Çemişgezek benim doğup, büyüdüğüm yer. Elazığ Valisi Muammer

Detaylı

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları.

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları. HASTA İŞİ İnsanların içlerinde barındırdıkları ve çoğunlukla kaçmaya çalıştıkları bir benlikleri vardır. O benliklerin içinde yaşadıkları olaylar ve onlardan arta kalan üzüntüler barınır, zaten bu yüzdendir

Detaylı

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE Sayı :2010/800/ 25.11.2010 Konu : Yönetici ve Öğretmenlerin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararla ilgili görüşlerimiz hk. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE İlgi: 9.11.2010 gün ve

Detaylı

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*)

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Yönetmelik, Türkiye Bilimsel

Detaylı

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası (KMTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Karaküçük: Devleti Yönetecek Güç

Detaylı

2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme

2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme 2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme Proje bütçesi haz rlarken dikkat edilmesi gereken üç aflama vard r. Bu aflamalar flunlard r: Kaynak belirleme ve bütçe tasla n n haz rlanmas Piyasa araflt

Detaylı

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN SOSYAL ŞİDDET Süheyla Nur ERÇİN Özet: Şiddet kavramı, çeşitli düşüncelerden etkilenerek her geçen gün şekillenip gelişiyor. Eskiden şiddet, sadece fiziksel olarak algılanırken günümüzde sözlü şiddet, psikolojik

Detaylı

Yaz ma Aziz Nesin in özyaflamöyküsü Böyle Gelmifl Böyle

Yaz ma Aziz Nesin in özyaflamöyküsü Böyle Gelmifl Böyle Aziz Nesin in Darüflflafaka ya Girifli Yaz ma Aziz Nesin in özyaflamöyküsü Böyle Gelmifl Böyle Gitmez den bir al nt yla bafllayaca m. Ailesi Heybeliada ya tafl nm flt r. Y l 1926. Babam n nerde oldu unu

Detaylı

DEVRİM KOLEKTİF DEHADIR Toplumda her gün tekrarlanan, olup biten olaylara yüzeysel bakmak yaygındır, neredeyse bir düşünce sistemi özelliği

DEVRİM KOLEKTİF DEHADIR Toplumda her gün tekrarlanan, olup biten olaylara yüzeysel bakmak yaygındır, neredeyse bir düşünce sistemi özelliği DEVRİM KOLEKTİF DEHADIR Toplumda her gün tekrarlanan, olup biten olaylara yüzeysel bakmak yaygındır, neredeyse bir düşünce sistemi özelliği kazanmıştır. Özel mülkiyet ilişkilerine dayalı düşünce biçimi

Detaylı

Asgari Ücret Denklemi

Asgari Ücret Denklemi Asgari Ücret Denklemi Av. Mesut Ulusoy MESS Hukuk Müflaviri ve Dr. Aykut Engin MESS E itim Müdürü flçilere normal bir çal flma günü karfl l olarak ödenen ve iflçinin g da, konut, giyim, sa l k, ulafl m

Detaylı