Para İkamesi, Ülkeler Arası Enflasyon Transferi ve Uluslararası Döviz Kuru Rejimi Tartışmaları

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Para İkamesi, Ülkeler Arası Enflasyon Transferi ve Uluslararası Döviz Kuru Rejimi Tartışmaları"

Transkript

1 Bankacılar Dergisi, Sayı 29, 1999 Para İkamesi, Ülkeler Arası Enflasyon Transferi ve Uluslararası Döviz Kuru Rejimi Tartışmaları 1. Giriş K. Batu TUNAY* Uluslararası döviz kuru sistemine yönelik tartışmalar, 1997 yılı sonlarında Güneydoğu Asya da başgösteren ve kısa zamanda dünya ekonomisini etkisi altına alarak globalleşen ekonomik kriz ile yoğunlaşmıştır. Ocak 1999 da Avrupa Birliği nin Euro yu ortak para birimi olarak kullanmaya başlamasıyla bu konudaki tartışmalar daha da şiddetlenmiştir lerden beri uygulana gelen esnek döviz kuru sisteminin, özellikle gelişmiş ülkelerin milli para sistemleri ve dolayısıyla milli para politikaları üzerinde olumsuz yansımaları olduğu anlaşılmıştır. Buna göre; gelişmiş ülkelerin paralarına olan talep uluslararası ticari gereksinimlerin ötesinde artmış ve bu talep artışı gelişmiş ülkelerin ulusal para talebi fonksiyonlarının istikrarını bozarak, milli para politikalarının etkinliğini zayıflatmaya başlamıştır. Böylece, esnek döviz kurlarının terk edilerek yeniden sabit döviz kuru sistemine dönülmesi sorgulanmakta; karşılaşılan bu sorunların esnek döviz kuru sistemi içinde çözülmesi mi gerektiği, yoksa bölgesel para alanlarına dayalı yeni bir sabit döviz kuru sisteminin oluşturulması mı gerektiği konusunda ciddi bir fikir ayrılığı yaşanmaktadır. Avrupa Birliğinin sağlanmasında önemli bir adım olarak kabul edilen ortak para birimine geçiş, bölgesel para alanı oluşturulmasına dayalı sabit döviz kuru rejimi konusunda iyi bir örnek oluşturmaktadır. Son yıllarda Kuzey Amerika da ve Güneydoğu Asya da da benzeri girişimler tartışılmaktadır. Tüm bu olgular birlikte değerlendirildiğinde, uluslararası ekonomik ilişkilerde ve dolayısıyla ulusal ekonomik politikalarda çok ciddi sonuçlar doğurması kaçınılmaz yeni bir yönelimin giderek güçlendiği gözlenmektedir. Bu çalışma, uluslararası döviz kuru rejimlerini yeniden bir tartışma konusu haline getiren etkenleri ve bu bağlamda gelişmiş ülkelere enflasyon transferi ve para ikamesi ilişkisini değerlendirmek amacındadır. 2. Gelişmiş Ülkelerde Para İkamesine Dayalı Enflasyon Transferi ve Döviz Kuru Rejimi Tartışmalarının Teorik Temelleri 1970 lerde sabit döviz kuru sistemi terk edilerek esnek döviz kuru sistemine geçilmesiyle bu anlamda yeni bir dönem açılmış oldu den 1973 e kadar geçen dönemde ABD dolarının anahtar para konumunda olduğu Bretton Woods sistemi, ABD nin ödemeler dengesi bilançosundaki açıklar, serbest özel sermaye hareketlerinin yaygınlaşması ve ABD dolarının aşırı değerlenmesi gibi nedenlerle fonksiyonunu yerine getirememeye başlamıştı. Esnek döviz kuru sistemine geçilmesiyle, önemli bir rezerv para ve Alman Markı, Japon Yeni gibi birkaç güçlü para biriminden biri olmasına rağmen ABD dolarının önemi giderek azalmaya başlamıştır. * Marmara Üniversitesi, Bankacılık ve Sigortacılık Enstitüsü, Bankacılık Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi.

2 Bankacılar Dergisi 1980 lerde hiçbir para birimi tek başına uluslararası olarak baskın bir rol oynamıyordu. Bu yeni dönemde, ekonomik birimler hangi para birimini ellerinde tutacaklarına karar vermekle kalmayıp, çeşitli para birimleri arasında değişim yapabilme olanağına da kavuşmuşlardı (Rogers, 1990). Finansal piyasalardaki yeniden düzenleme hareketi (financial deregulations) ve bu hareketi güçlendiren teknolojik gelişmeler, finansal uluslararasılaşmayı hızlandırmıştır (Guidotti, 1993). Böylece herhangi bir ülkenin vatandaşları, diğer bir ülkenin parasını ister kendi ülkesinde, ister o para biriminin ait olduğu ülkede, isterse de üçüncü bir ülkede herhangi bir nedenle bulundurma imkanına sahip olabilmiştir. Şüphesiz bu avantajlar, teknolojik gelişmelerin finans alanındaki yansımalarının ve özellikle de işlem maliyetlerindeki düşmenin sonuçlarından birisidir (Mizen ve Pentecost, 1996). Esnek döviz kuru rejimine geçilmesi ve yukarıda anahatlarıyla değinilen uluslararası finans alanındaki gelişmeler, 1980 lerin başlarına kadar unutulmaya yüztutmuş bir fenomenin, para ikamesinin yeniden popülerlik kazanmasına yolaçmıştır; hem de iktisat tarihinde hiç olmadığı kadar. Para ikamesi, sıradan mallar arası ikameye benzer. Para ikamesinin diğer ikame türlerinden farklılığı, bir ülkenin vatandaşlarının portföylerinde başta para olmak üzere milli finansal aktifler yanında yabancı finansal aktifleri de bulundurmalarıdır (Tunay, 1998). Bu tanımlamaya bağlı olarak para ikamesini geniş ve dar anlamda düşünmek olasıdır. Geniş anlamda para ikamesi, tüm finansal aktiflerin ikame edilmesini kapsamaktadır. Dar anlamda para ikamesi ise, sadece milli ve yabancı para birimleri arasındaki ikameyi ifade etmekte kullanılır. McKinnon (1982), para ikamesinin milli para talebinde istikrarsızlığa yol açtığını ve doğrudan ya da dolaylı olarak görülebileceğini ifade etmiştir. McKinnon a göre; doğrudan para ikamesi insanlar ellerindeki milli paranın değerinin düşmesini beklediklerinde ve bunu yabancı bir para birimiyle değiştirdiklerinde meydana gelmektedir. Yapılan araştırmalar, doğrudan para ikamesinin gelişmiş ülkelerde etkili olmadığını; çünkü gelişmiş ülkelerde insanların merkez bankasının yabancı para rezervleri düşse bile bir develüasyon beklemediklerinden banka sistemindeki döviz mevduatlarını çekmeye yönelmediklerini göstermektedir (Rogers, 1992). McKinnon dolaylı para ikamesinin ise; sermaye piyasasının bulunduğu ülkelerde görülebileceğini ve sermaye hareketliliği (capital mobility) olarak da ifade edilebileceğini belirtmektedir. Dolaylı para ikamesi, belirli bir zaman diliminde ekonomik birimlerin yabancı tahvillerin getirisinin artacağı yönündeki tahminlerine dayanmaktadır. İnsanların bu şekildeki beklentileri, milli paranın değerinin düşeceğine inanmalarından ileri gelmektedir. Milli paranın beklenen değer kaybına göre, milli faiz oranlarındaki yükseliş doğrultusunda insanların portföylerindeki milli finansal aktiflerin oranlarında bir düşüş görülecektir. Bu şekilde, ulusal para talebinin ulusal para arzının altına düşmesi, para arzındaki bir fazlalık gibi görülebilir ve sonuçta o ülkeden bir sermaye çıkışı yaşanmasına yol açar. Bu sürecin sonunda, yabancı paraya olan talep, milli para talebindeki düşüş kadar gerçekleşir. Sermaye çıkışı oranında milli para talebinde bir azalma olmuştur ve sabit döviz kurları altında bu sermayenin aktığı diğer ülkede bir para arzı genişlemesi olur. (McKinnon, 1982; 1996). Daha karmaşık olan dolaylı para ikamesi yaklaşımı da gelişmiş ülkelerdeki durumu karakterize etmemektedir. Doğrudan para ikamesi tanımı, ekonomik istikrarın bozuk olduğu azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin her ikisi için de geçerli kabul edilebilir. Ancak dolaylı para ikamesi, sermaye piyasalarının varlığı ve etkinliği konusundaki varsayımları gözönünde tutulduğunda; doğrudan para ikamesinin aksine azgelişmiş ekonomilerden çok gelişmekte 61

3 K. Batu Tunay olan ama ekonomik istikrarsızlık yaşayan ülkelere has kapsamlı bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir. McKinnon un doğrudan ve dolaylı para ikamesi görüşünde, gelişmiş ülkelerin rolü hemen hemen aynıdır ve baskın değildir. Buna karşılık, McKinnon un yaklaşımında parası talep gören ülkenin de (-ki bunu gelişmiş ya da en azından ekonomisi daha istikrarlı ülke olarak da niteleyebiliriz) bu süreçlerden olumsuz etkilendiğine ilişkin ipuçları vardır. McKinon açıkça belirtmemekle birlikte, ikame süreci sonunda parası talep gören ülkenin para arzında arızi bir artış sözkonusu olacaktır. Konumuz açısından odak noktası da budur. Bilindiği gibi gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerdeki para ikamesi olgusu, başta yüksek enflasyon oranları olmak üzere makroekonomik istikrarsızlıkların bir sonucudur. Böyle ülkelerde insanlar, gelirlerinin ve servetlerinin reel değerini korumakta hatta arttırmakta portföylerinde daha fazla oranda yabancı para ve aktife yer vermeyi bir araç olarak kullanırlar. Oysa gelişmiş ülkelerde para ikamesi olgusunun sebepleri ve etkileri çok daha farklıdır. Gelişmiş ülkelerde, yüksek enflasyon ve makroekonomik istikrarsızlıklar söz konusu olmadığından bu ülkelerdeki para ikamesi büyük bir çoğunlukla ülkelerarası dış ticaret gerekliliklerinin bir sonucudur. Gelişmiş ülkelerin vatandaşlarının, milli paralarının değeri konusunda bir çekinceleri olmadığı için; portföylerinde çeşitli nedenlerle bulundurdukları yabancı para ve aktifler ne derecede yüksek olursa olsun, bu anlamda para ikamesi milli para politikalarının bağımsızlığını etkilemez. Fakat, para ikamesinin dolaylı olarak gelişmiş ülkelerin para politikaları üzerinde oluşturduğu baskı bu durumun bir istisnasını oluşturmaktadır. Gelişmiş ülkelerdeki para ikamesi olgusunun asıl üzerinde durulması gereken boyutu, bir esnek döviz kuru sisteminde para ikamesinin kaçınılmaz bir şekilde ülkeler arası enflasyon oranlarını transfer edici etkisidir. Şöyleki; gelişmiş bir ekonominin değeri istikrarlı ve genel kabul gören para birimi, sadece o ülkenin vatandaşlarınca değil diğer ülkelerin vatandaşlarınca da (özellikle de daha az gelişmiş ve ekonomik istikrarsızlık yüzünden milli paranın yanında istikrarlı bir yabancı para birimine portföylerinde yer vermek isteyen ülkelerin vatandaşlarınca da) talep edilecektir. Bu takdirde, söz konusu gelişmiş ülkenin para arzı, para talebindeki artışı, özellikle ülke dışı talebi karşılamak için arttırılacaktır. Para arzındaki bu artış, o ülkenin parasal politikalarını yurtiçi fiyat düzeyini yükseltici şekilde etkileyecek ve böylece ülkeler arasında enflasyon transferi yaşanacaktır. Diğer taraftan, yurtdışı talep karşısında söz konusu ülke para arzını genişletmezse bu sefer de paranın dolaşım hızı yükselecek, ulusal para talebi fonksiyonunun istikrarı bozulacak ve yine bağımsız bir para politikası izlemek güçleşecektir. Ulusal para politikasının bağımsızlığını kaybetmesiyle yurtiçi enflasyon oranlarında bir yükseliş meydana gelecektir. Esnek döviz kuru sisteminin para ikamesi yoluyla sanayileşmiş ülkelerde para politikalarının etkinliğini yukarıda anahatlarıyla izah edildiği şekilde azaltması, sabit döviz kuru sistemini yeniden önplana çıkartmıştır. Eğer iki ülke paraları arasında yakın bir ikame ilişkisi varsa, kendi para politikalarını ayrı ayrı idare etmeye göre, bir blok olarak koordine etmek cazip olabilir. Daha fazla para yakın ikame olduğunda, daha geniş bir blok söz konusu olur. Avrupa Para Sistemi, bunun iyi bir örneğini teşkil etmektedir. Yapılan bazı ampirik çalışmalar, ülkelerin dalgalı döviz kuru rejimini bırakarak, para politikalarını senkronize etmekte sabit döviz kuru sistemine dönecekleri konusunda bir intiba uyandırmaktadır. 62

4 Bankacılar Dergisi 3. Bazı Gelişmiş Ülkelerde Para İkamesi ve Enflasyon Transferi Sorunu Ülkelerarası ekonomik gelişmişlik farklarının gelişmiş ülkeler açısından ortaya çıkardığı en önemli sorunlardan birisi olan, para ikamesi yoluyla enflasyon transferi sorununun gerektiği gibi tasvir edilebilmesi için; ülke uygulamaları üzerinde etraflıca durmak gerekmektedir. Çok ayrıntılı bir örnekleme çalışmamızın kapsamını aşacağından, tipik olduğuna inandığımız belli başlı ülke tecrübelerini irdelemekle yetineceğiz. Bu kapsamda, dünya ekonomisinin üç odağından örneklemeler yapılacaktır: Kuzey Amerika, Avrupa Birliği ve Güneydoğu Asya Amerika Birleşik Devletleri Kuzey Amerika nın ve dünyanın en önemli ekonomik güçlerinden ABD de, esnek döviz kuru döneminde gözlenen enflasyonun para ikamesinden ileri geldiği konusunda ampirik çalışmalar bulunmaktadır. Batten ve Haffer(1986), ABD de döneminde yaşanan yüksek enflasyon oranlarının para ikamesi sürecinden ileri geldiğini kanıtlamaya çalışmışlardır. Bu çalışmanın hareket noktası, McKinnon un (1982) genel olarak, global (dünya) para arzındaki artış, Amerikan enflasyonunu açıklamada, ABD nin yurtiçi para stoğundaki büyümeden daha iyi bir tahmin edicidir şeklindeki varsayımıdır. Batten ve Haffer, ABD doları için yurtiçi talebin, portföyler içinde aktiflerin yer değiştirmesiyle gerçekleşen yabancı etkilere göre istikrarsız olduğunun öne sürülmesinden hareketle; dalgalı kur periyodunda ABD enflasyonunun tek başına ABD para büyümesiyle yeterince açıklanamayacağı hipotezini kurmuşlardır. Yazarlar, ABD para büyümesine dünya para büyümesi veya efektif döviz kurundaki değişmelerin eklenmesini daha uygun görmüşler ve dönemi için üç aylık verileri temel alarak bir analiz yapmışlardır. Batten ve Haffer in sundukları ispat, verilerce yeterince desteklenmese de dalgalı döviz kuru periyodunda ABD nin milli enflasyon oranının açıklanmasında para ikamesinin rolü olduğu konusunda ipuçları vermektedir. Esnek döviz kurlarını savunmada en temel argüman, esnek döviz kurlarının ekonomiyi dış parasal şoklardan arındırdığı iddiasıdır. Bu varsayım, esnek döviz kuru sisteminin yalıtma özelliği olarak nitelenmektedir. Yalıtma özelliği, paraların talep yönünden de arz yönünden de ikame edilemez olması görüşüne dayanmaktadır. Dolayısıyla, yurtiçi enflasyon doğrudan yurtiçi para arzına bağlı olmaktadır. Sabit kur sisteminde ise, paraların arz yönünden tam ikame edilebilir olduğu kabul edilmektedir. Para ikamesini savunanlar, yurtiçi para talebindeki istikrarsızlığın altında paraların talep yönünden ikame edilebilirliklerinin yattığını göstermektedirler. Böylece milli para talebi fonksiyonu, milli ve yabancı parasal aktifler arasındaki fırsat maliyetlerine bağlı olarak değişecektir. Bu itibarla, para ikamesi taraftarları, esnek döviz kuru sisteminin yalıtma özelliğini eleştirmektedirler. Gelişmiş bir ülkenin değeri istikrarlı parasına olan talebi etkileyen yurtdışı etkenler, 1 o ülkeyi ya paranın dolaşım hızının yükselmesine gözyummak ya da para arzını arttırmak arasında bir tercih yapmaya zorlar. Her iki seçenek de, doğrudan veya dolaylı olarak sözkonusu ülkenin fiyat istikrarını bozar ve enflasyonist bir baskıya yolaçar. ABD de, 1970 lerin başlarında beklenmeyecek kadar düşük değerler alan paranın dolaşım hızı, 1975 sonrasında bu kez de beklenmeyecek kadar yüksek değerlere ulaşmıştır. Bunun temel sebeplerinden birisi, parasal otoritelerin parasal hedeflemenin (monetary targeting) uygulanması konusundaki şüphecilikleridir da Enzler, Johnson ve Paulus 63

5 K. Batu Tunay tarafından yapılan tahminlere dayanan para talebi denklemleri, para talebi artışı ve paranın dolaşım hızı konusunda aşırılıklar içermektedir. Hamburger 1977 de söz konusu fonksiyonlardaki tahmin hatalarını göstermiş ve bu hataların daha genel formdaki bir para talebi fonksiyonuyla ortadan kalkabileceğini belirtmiştir. Brittain (1981), Amerikan dolarının dolaşım hızındaki değişmenin kaynağı olarak; Amerikan doları talep eden ülkelerde dolara endeksli finansal aktiflerin getirilerindeki değişmeleri dikkate almıştır. Sonuçta, ABD de ve Amerikan dolarının ikame edildiği ülkelerde para politikası sorunlarının ve dolaşım hızı hareketlerinin uyuştuğu görülmüştür. Uluslararası portföy kaymalarını etkileyen değişkenlerdeki kısa dönem dalgalanmaların, önemli oranda ABD nin M1 dolaşım hızı üzerinde etkili olduğu anlaşılmıştır. Ekonomik istikrarı bozuk olan ülkelerde, parasal aktiflerin fırsat maliyetlerinin artması riskine karşı ekonomik birimlerin dolar bulundurma eğilimindeki artışlar, ABD nin ulusal para politikası üzerinde etkili olmuştur. Dolar ve yabancı paralar arasındaki ikamenin analizinden sağlanan sonuçlar, ABD de ikame esnekliğinin sıfırdan farklı olduğunu ortaya koymaktadır. ABD de ikame esnekliği dalgalı kur alt dönemi sırasında önemli ve büyüktür; ama sabit kur dönemi için aynı şey söylenemez. Bu konuda yapılan ampirik çalışmalar, 1970 öncesi yabancı paraların getiri oranları ve standart sapmalarının 1970 sonrası ile karşılaştırıldığında çok küçük olduğunu göstermektedir. ABD li yatırımcıların portföylerinde faiz getirmeyen yabancı para mevcutlarının hangi oranda bulunduğunu ispatlamak mümkün olmadığından; parasal kriz öncesi döviz kurlarındaki değişmeler baz alınarak bir analiz yapılmıştır. Sonuçta, ABD de sabit döviz kurlarının terk edilmesiyle para ikamesinin önemli bir fenomen olduğu kanıtlanmıştır (Miles, 1981). ABD de ikame esnekliğinin yüksek değerlere ulaşmış olması, para politikaları üzerinde para ikamesinin önemli etkileri olduğunu göstermektedir. Para ikamesinin varlığı, geleneksel olarak savunulan dalgalı kur sisteminde bağımsız bir para politikasının izlenemiyeceği fikrini desteklemektedir. Bağımsız bir para politikası izlenememesi, ülkeler arasında enflasyon oranlarının kararsız bir şekilde değişmesine yol açar. Çeşitli para birimlerini elde tutmak nispi riskleri değiştirmeyeceğinden, bağlantılı paralar arasında para ikamesinin düzeyine orantılı olarak, sözkonusu ülkelerin enflasyon oranları transfer edilecektir. Miles (1981), sadece sabit döviz kurları yoluyla paralar mükemmel (perfect) bir şekilde ikame olduğunda bu enflasyon oranları transferinin önlenebileceğini ifade etmektedir. Aksi takdirde, ülkelerden birisindeki olası bir para arzı artışı, her iki ülkede kullanılan para mevcutlarını arttırarak; fiyat düzeylerinde aynı oranda bir artışa yol açar Avrupa Birliği Ülkeleri Avrupa ülkelerindeki para ikamesi ve enflasyon transferi sorununu Avrupa Birliği nezdinde ele alacağız. Fakat Avrupa Birliğine üye ülkeler topluca değerlendirilmeden önce, Birliğin en önemli ekonomik gücü ve para politikalarının yönlendiricisi konumundaki Almanya nın münferit olarak üzerinde durulması yararlı olacaktır Almanya Almanya da M1, M2, M3 gibi parasal büyüklükler, Alman vatandaşlarının mark olarak elde tuttuğu parasal aktiflere göre tanımlanmıştır. Dolayısıyla, Alman vatandaşlarının Alman bankalarında açtırdıkları döviz tevdiat hesapları veya yabancıların Alman bankalarında açtırdıkları mark hesapları, Alman para stoğunu doğrudan etkilememektedir. Bundesbank

6 Bankacılar Dergisi (1995), bu gibi işlemlerin para ikamesinin kapsamına girdiğini ve istatistiksel olarak parasal büyümeyi etkilediğini belirtmektedir ların ortalarından itibaren, Alman markına olan yurtdışı talepteki artış markın dolaşım hızında bir yükselişe yolaçmıştır. Alman markına dış talebin artması, mark talep eden ülkelerde sadece yüksek enflasyon oranları tarafından değil; vergi mevzuatlarındaki değişmeler veya politik belirsizlikler gibi özel koşullar nedeniyle de etkilenmiştir. Burada belirleyici unsur, Alman para stoğunda banka mevduatları dışında yer alan dolaşımdaki para olmuştur. Almanya da para ikamesi konusunda yapılan son ampirik çalışmalar, temel olarak bu ülkede para ikamesi olgusunun öneminin düşük olduğunu göstermektedir. Fakat bu durum, Almanya nın Avrupa Birliği nde etkin bir role sahip olmasından sonraya rastlar. Almanya da da dalgalı döviz kuru alt döneminde para ikamesi esnekliği büyüktür (Miles, 1981). Diğer yandan, Almanya da ABD deki gibi 1970 lerde paranın dolaşım hızı önemli oranda yüksektir (Brittain, 1981). 1 Temmuz 1990 da Berlin Duvarı nın yıkılması ile başlayan Batı ve Doğu Almanya nın birleşmesi süreci öncesinde ve sonrasında, Alman para talebi fonksiyonunun istikrarını analiz eden ampirik bir çalışmanın sonuçları ilginçtir. Boero ve Tullio tarafından yapılan bu çalışmada (1996); Almanya için para ikamesinin önemi üzerinde, Avrupa Para Sistemi nin kredibilitesindeki artışın ve Avrupa finansal piyasalarının entegrasyonunun artmasının etkili olduğu vurgulanmaktadır. Reel M1 ve M3 para stoğu fonksiyonlarının istikrarı üzerinde, Almanya nın birleşmesinin yol açtığı şokun etkileri ve ayrıca bu şokun para ikamesi üzerindeki etkileri iki parasal büyüklük için de ayrı ayrı analiz edilmiştir. M3 para stoğunun Almanya nın birleşmesi öncesi dönemde daha istikrarlı olduğu ve Avrupa döviz kuru mekanizması içinde para ikamesinin M1 ve M3 üzerinde etkileri bulunduğu saptanmıştır. Almanya nın birleşmesinden sonra, para ikamesi artmış ve zaman içinde para ikamesinin önemi giderek yükselmiştir. Sözkonusu çalışmaya göre; Almanya daki para ikamesi süreci iki şekilde kendini göstermiştir: Dolar ile mark arasındaki ikame ve Avrupa Birliğine üye diğer ülkelerin paralarıyla mark arasındaki ikame. Gerek dolar-mark ikamesi ve gerekse Avrupa döviz kuru mekanizması içindeki mark ikamesinin, 1985 de ve de ağırlık olarak arttığı tesbit edilmiştir deki artış, birliğe üye ülkelerin para birimleri arasındaki kur paritesinin piyasaları hareketlendirmesinin ve finansal piyasaların entegrasyon düzeyinin artmasının bir sonucudur deki artış ise; yukarıda değinilen gelişmelere ek olarak önemli ölçüde Almanya nın yeniden birleşmesinin sonuçları konusundaki belirsizliğin etkisiyle gerçekleşmiştir. Almanya nın birleşmesi ampirik hesaplarda dikkate alınmasına rağmen; Berlin Duvarı nın yıkılması sonrası para talebi fonksiyonlarında belirli bir istikrar bulunamamıştır. Boero ve Tullio (1996), Almanya nın birleşmesi öncesi ve sonrası M3 para talebindeki istikrarsızlığın en önemli nedeni olarak para ikamesini göstermektedir. Bundesbank ın yaptığı ekonometrik çalışmaların bulguları, Avrupa Birliği ne üye ülkeler arasında entegrasyon arttıkça para ikamesinin etkilerinin Almanya üzerinde çok küçük bir rol oynadığını göstermektedir (Deutsche Bundesbank, 1995). Alman vatandaşlarının yurtdışındaki banka mevduatları, çoğunlukla Alman markı cinsindendir. Alman vatandaşlarının mark cinsinden yurtdışı mevduatları, Almanya nın M3 para stoğu içinde küçük bir paya sahip olduğundan; bu ülkede para ikamesinin önemi nisbeten düşük kalmıştır. Almanya nın M3 para stoğu için yapılan talep fonksiyonu tahminlerinde, uzun dönem için döviz kuru hareketleri ve insanların döviz kurları konusundaki beklentilerinin son derece 65

7 K. Batu Tunay önemsiz olduğu anlaşılmıştır. Bununla birlikte, sözkonusu etkenlerin çok kısa dönemler için baskın olabildikleri de gözlenmiştir. Ayrıca, Bundesbank Almanya da para ikamesinin önemli bir unsur olmayışının diğer bir nedeni olarak; Avrupa finans piyasalarında parasal aktiflerin çoğunlukla Amerikan doları cinsinden işlem görmesini önesürmektedir. 3 Alman para otoriteleri, yurtiçi para stoğunun hareketlerini rahatlıkla yönetebilmektedir. Bu nedenle uzun bir süredir Bundesbank, Alman para politikasının yönetimi yanında dikkatini Avrupa daki parasal entegrasyona yönelik çalışmalar üzerinde yoğunlaştırmıştır. Ancak, Alman para otoriteleri; yurtiçi parasal büyümeyi dolaylı olarak etkileyen dış unsurların varlığını da gözardı etmemektedir. Almanları bu şekilde temkinli davranmaya iten, yurtiçi faiz oranları üzerinde yurtdışı faiz oranlarının yansımaları gibi dışsal faktörlerdir Avrupa Birliği Ülkelerinin Genel Değerlendirmesi Avrupa Birliği ne üye ülkeler topluca değerlendirildiğinde, para ikamesi ve ülkelerarası enflasyon transferi sorunu konusunda önemli ipuçları elde edilebilir. Geçmişte ulusal paraların karşılıklı olarak elde tutulması, Avrupa ülkelerinde oldukça sınırlı kalmış; ama 1980 lerde bu eğilim önemli oranda artmıştır. Avrupa Birliği ne üye ülkeler arasında entegrasyon düzeyi arttıkça, bu ülkelerin paralarının eskiye oranla daha kolay bir şekilde birbirleriyle değiştirilebilmesi mümkün olmuştur. 5 Sözkonusu gelişmeler; parasal büyümenin yurtiçi gelişmelere göre mi belirleneceği ya da yurtiçi para stoğunun ulusal para politikası operasyonları için hala uygun bir kıstas olarak dikkate alınıp alınamayacağı gibi soruları gündeme getirmiştir. Bu çerçevede, para ikamesinin hala önemli bir etken olduğu savunulmaktadır ve bu tesbit bir yere kadar da doğrudur. Yapılan çalışmalar, ekonomik ve finansal entegrasyonun Avrupa Birliği paralarının ikame edilebilirliğini arttırdığını ve parasal birliğin önceki aşamalarında olduğu gibi bunun devam edeceğini göstermektedir (Spencer, 1997). Avrupa Para Birliği nin (European Monetary Union / EMU) bazı savunucuları da, sermaye mobilitesi ve para ikamesinin parasal birliğe geçişte hükmedilmeyen döviz kuru oynaklıklarıyla sonuçlanmasından endişe etmektedirler. Öte yandan, bazı araştırmacılar, Avrupa Birliği ne üye ülkeler arasında parasal politikalar birbirine yaklaştıkça, para ikamesinin azalacağını veya döviz kurlarında önemli dalgalanmalar olmayacağını ileri sürmektedirler (Canzoneri ve Diba, 1993). Canzoneri ve Diba tarafından yapılan bir çalışma (1992) ilgi çekicidir. Bu çalışmada, Avrupa Birliği ülkeleri arasında bir enflasyon transferi unsuru olarak para ikamesinin potansiyel rolü üzerinde durulmaktadır. Avrupa Birliği ne üye ülkeler arasındaki gelişmişlik farklılıklarını gözönünde tutan Canzoneri ve Diba; bazı üye ülkelerin yüksek kamu açıklarının finansmanında parasal kaynakları yoğun olarak kullandıklarını belirtmektedir. Bu yazarlara göre; nisbeten az gelişmiş Avrupa Birliği ülkelerindeki kamu açıklarının finansmanında senyoraj vergisinin yüksek oranda kullanımı enflasyonist baskıları arttırmaktadır. Buna bağlı olarak sözkonusu ülkelerde para ikamesi de artmaktadır. Canzoneri ve Diba; enflasyon oranı artan ülkede insanların, çoğunlukla daha gelişmiş diğer birlik üyesi ülkelerin paralarını talep edeceklerini varsaymaktadır. Böylece, Avrupa Birliği içerisinde görece az gelişmiş ülkelerden daha gelişmiş ülkelere doğru bir enflasyon transferi gerçekleşecektir. 66

8 Bankacılar Dergisi Senyoraj, hemen her ülkede para basmaktan doğan bir egemenlik hakkıdır. Bununla birlikte, yüksek kamu açıkları yaşanan ülkelerde senyorajın bir kamu geliri olma vasfı istismar edilmekte ve daha fazla para basılarak senyoraj gelirleri arttırılmaktadır. 6 Senyoraj vergisi, diğer kamu kesimi finansmanı alternatifleri arasında maliyeti en düşük olanıdır ve bu yüzden yüksek enflasyon yaşanan ülkelerde hükümetler tarafından yoğun olarak kullanılmaktadır. Diğer taraftan, senyoraj vergisinin kamu finansmanında yüksek oranda kullanımının yıkıcı etkileri olduğu uzun süredir kabul görmüş bilimsel bir gerçekliktir. 7 Senyorajın aşırı kullanımının en tipik etkisi, insanların gelirlerinin alım gücünü korumak için yurtiçi nakit para ankeslerine portföylerinde daha az yer vermesidir. İnsanlar gelirlerinin reel alım gücünü korumak için değeri istikrarlı diğer finansal aktiflere ve özellikle de yabancı paralara olan taleplerini arttırmaktadır. Sonuç olarak, senyorajın optimum bir düzeyin üzerinde kullanımı senyorajdan sağlanacak geliri azaltacaktır. 8 Para ikamesi enflasyonla karşılıklı bir etkileşim içerisindedir. Enflasyon oranları belli bir düzeyi aştığında para ikamesi süreci başlamaktadır. Senyoraj aşırı kullanıldığında para ikamesinin düzeyi artacak (genellikle para birimleri arası rekabet optimal olmayacağı için) ve enflasyonist baskılar şiddetlenecektir. Avrupa Birliğine üye ülkelerden biri senyoraj gelirlerini arttırmayı denerse, enflasyon oranını düşürmesi ve senyoraj vergisini bütün parasal tabana yayması gerekir. Para ikamesinin yüksek olduğu bir ülkede, ulusal parayı elinde tutan herkesten senyoraj vergisi alınacağından; hükümet kamu finansmanı yükünün bir kısmını yabancılara kaydırabilir. Ancak bu girişim diğer bir üye ülke tarafından bozulacaktır. Çünkü her üye ülkenin hükümetinin, kendi yurtdaşlarının çıkarlarını korumayı ve mümkünse arttırmayı deneyeceği göz önünde tutulmalıdır. Bununla beraber Avrupa Birliği gibi bir ekonomik entegrasyonda, ülkeler arası gelişmişlik farkları da veri kabul edilecek olursa; yüksek bir para ikamesi süreci enflasyonist baskılar yaratabilir. Canzoneri ve Diba ya göre (1992); ekonomik yapıları nispi olarak daha zayıf olan Güney Avrupa ülkelerinde senyoraj yoluyla yapılan kamu finansmanı, daha gelişmiş Kuzey Avrupa ülkelerine göre daha maliyetlidir. Diğer bir ifadeyle, Güney Avrupa ülkeleri yüksek kamu açıkları dolayısıyla daha fazla oranda senyoraj vergisi toplamakta, ama senyorajdan sağladıkları gelir akımı düşük kalmaktadır. Böylece, Güney Avrupa ülkelerinde enflasyon oranları artmakta, enflasyon artışı para ikamesini yükseltmekte ve Kuzey Avrupa ülkelerine doğru bir enflasyon transferi yaşanmaktadır. Bu gelişmeler, Avrupa Para Sistemi nde para ikamesinin etkilerine karşı ilgiyi arttırmıştır. Bu konuda yapılan çeşitli çalışmalar, para ikamesinin yüksek olmasının serbestçe dalgalanan döviz kurlarının oynaklığını arttırabileceğini belirtmektedir. Avrupa para birliğini savunanların bazıları, geçiş döneminde döviz kurlarının dalgalanmalarındaki artışın Avrupa Para Sisteminde kontrol edilemeyeceğini savunmaktadır (Canzoneri ve Diba, 1993). Para ikamesinin Avrupa finansal piyasalarındaki varlığı, bir dereceye kadar açıkça görülmektedir. Uluslararası Tediye Bankası (The Bank of International Settlements / BIS), Uluslararası Bankacılık ve Finansal Piyasa Gelişmeleri adı altında düzenli olarak ulusal para cinsinden yurtdışında tutulan mevduatları veya yabancı para cinsinden Avrupa ülkelerinin vatandaşlarının döviz tevdiat hesaplarına ilişkin verileri yayınlamaktadır. Böyle karşılıklı mevduatlar a (cross-border deposits), potansiyel para ikamesi mevduatlar olarak itibar edilmektedir. Avrupa Birliği ne üye ülkelerin ulusal para stoklarının içinde yeralan bu tür mevduatlar, 1980 lerin sonu ve 1990 ların başı arasındaki Yeni Avrupa Para Sistemi (New European Monetary System) döneminde önemli Avrupa ülkelerinin çoğunda hızla artmıştır. 67

9 K. Batu Tunay Örnek olarak; döviz tevdiat hesaplarının para stoğu içindeki oranı, Fransa da 1987 nin ilk üç ayının sonunda % 2.5 ten 1992 nin ikinci üç ayının sonunda % 6.45 e yükselmiştir. Aynı rakkamlar bu dönem için Almanya, İtalya ve Hollanda da sırasıyla % 7.6 dan % 15.3 e; % 1.92 den % 7.82 ye ve % den % e yükselmiştir. İngiltere de bahsedilen dönemde, % den % e yavaş bir düşüş gözlenmiştir. Bu veriler sınır aşırı mevduatların tamamını yansıtmamasına rağmen; Avrupa paraları arasındaki potansiyel ikameler konusunda büyük oranda bir fikir vermektedir. Yayınlanan BIS verileri, Avrupa içi para ikamesinin payını tanımlayacak bütün detayları vermemektedir. Bu yüzden, dolara bağlı yabancı para mevduatların oranları ile Avrupa Birliği ne üye ülkelerin karşılıklı mevduatları arasındaki oran mukayese edilememektedir. Mamafih, Avrupa Birliği ülkelerinde karşılıklı (sınır aşırı) mevduatların hem büyük olduğu hem de giderek arttığı gözlenmiştir (Artis, 1996). Spencer (1997), Avrupa Birliği ülkelerinde tek para birimine geçiş öncesinde yaptığı ampirik bir çalışmada, parasal entegrasyon ve para ikamesi sorununu ele almıştır. Spencer, geleneksel parasal analizin ulusal düzeyde farklı para birimlerinin ikame edilmesi konusunda mübadeleleri gözönüne alan varsayımını dar kapsamlı bulmaktadır. Spencer in yaklaşımı, geleneksel analize ilave olarak, insanların çeşitli yabancı parasal aktifler arasında yaptıkları tercihlerin ayrıştırılması esasına dayanmaktadır. Avrupa Birliği ne üye ülkelerde para talebi fonksiyonlarını bu doğrultuda test eden Spencer, para ikamesinin birliğe üye ülkelerin para talebi fonksiyonlarında önemli bir unsur olduğunu belirlemiştir. Spencer ın bu tesbitinde ilgi çekici taraf, bir çok Avrupa Birliği ülkesinde parasal birliğin ulusal düzeyde artık uygun olmadığına ilişkin bulgularıdır. Spencer; para birliğine ilişkin veriler bir bütün olarak ele alındığında, fayda maksimizasyonu kriterleri açısından insanların tek para birimini talep ettikleri doğrultusunda özde doğru olmasa da mantıklı sebepler gösterilebilir demektedir. Fransa ve Almanya hariç tutulursa, diğer Avrupa Birliği ülkelerinde insanların fayda fonksiyonlarının ayrıştırılamadığını ifade eden Spencer; Avrupa da para ikamesinin önemli bir unsur olduğunu savunmaktadır. 9 Bilindiği gibi, 1 Ocak 1999 tarihinden itibaren Avrupa Birliği ne üye ülkeler ulusal para politikası konusundaki yetkilerini Avrupa Merkez Bankası na (European Central Bank / ECB) devretmişlerdir. Artık, birlik üyesi onbir ülkenin oluşturduğu ortak alanda para politikasının tek yetkili kurumu Avrupa Merkez Bankası dır. 10 Bununla beraber, bu onbir ülkenin ulusal merkez bankaları da Avrupa Merkez Bankası tarafından belirlenen tek para politikası nın yürütülmesinde aktif rol oynayacaktır. Sözkonusu ortak alanda, euro 1 Ocak 1999 tarihi itibariyle bir para birimi haline gelmiş ve her üye ülke için sabit bir euro döviz kuru belirlenmiştir. Kambiyo işlemleri ve yeni kamu borç ihraçları euro cinsinden yapılmaya başlanmıştır. 1 Ocak 2002 de, üye ülkelerde tedavüldeki banknot ve bozuklukların yerine tedricen euro banknot ve bozukluklar geçecek; bu süreç 1 Temmuz 2002 de euro dışındaki banknot ve bozuklukların tamamen tedavülden çekilmesiyle tamamlanacaktır 11 (Klein, 1998; Pekcan, 1999). Avrupa Birliği ne üye ülkelerin, tek pazara geçiş ve tam entegrasyonu sürecinde çok önemli bir aşama olarak görülen parasal birliğin sağlanmasıyla, üye ülkeler arasındaki para ikamesi olgusunun büyük ölçüde önemini yitireceği savunulmaktadır. Buna karşın, çeşitli tarihlerde yapılan ve bazılarına yukarıda değinilen bir çok uygulamalı araştırma; parasal birliği savunanların bu argümanını desteklememektedir. Gerçekten başlangıçta Avrupa Para Birliği ve parasal yakınlaşma, döviz kurları üzerinde istikrarı bir ölçüde bozmuş ve Avrupa Birliği ülkelerinde para ikamesi sürecini önplana çıkartmıştır. Bununla beraber görülmüştür ki; para 68

10 Bankacılar Dergisi ikamesi üye ülkelerin izlediği parasal politikalar birbirlerine yakın kalmadığında istikrarsız olmaktadır. Tek para birimine geçişin para ikamesi olgusunu en azından üye ülkeler arasında bir sorun olmaktan çıkartacağı söylenebilir. Diğer taraftan parasal birliğe geçiş, münferiden üye ülkelerin paralarına ve euro ya dış kaynaklı talebin yol açtığı bir para ikamesi olgusunu önplana çıkartacaktır. Bu yeni para ikamesi olgusu üzerinde iki talep unsuru rol oynayabilir. Gelecekte euro nun uluslararası bir para olarak gerek global anlamda portföylerde gerekse uluslararası ticari ilişkilerde önemli bir yer alacağı beklenmektedir. Bu itibarla, Avrupa Birliği ile ticari ilişkisi yoğun olan ülkelerin, ileriye dönük ticari avantajlar sağlamak amacıyla euro ya ve birlik üyesi ülkelerin paralarına olan talepleri artabilir. Özellikle, ortak parasal alana henüz katılmayan Avrupa Birliği üyesi ülkelerin paralarının yoğun talep görmesi olasıdır. Diğer taraftan, güçlü bir para birimi olmasına kesin gözüyle bakılan euro ya, azgelişmiş ülkelerin vatandaşlarının istikrar arayışları çerçevesinde rağbet göstermesi beklenebilir Güneydoğu Asya ve Japonya Konumuz açısından Güneydoğu Asya ülkelerindeki eğilimi, bölgenin en önde gelen ekonomik gücü ve hatta lideri olarak kabul edilen Japonya örneği çerçevesinde ele almak önemli ölçüde fikir verecektir. Japonya, 1990 lara kadar tüm dünyada örnek gösterilen çok yüksek bir ekonomik performans sergilemiştir ler boyunca Japonya, tüm G7 ülkeleri içerisinde en hızlı büyümeye ve en düşük enflasyon oranına sahip ülkedir. Japonya nın başarısı, 1980 lerde genel kabul gören istikrarlı bir ekonomik büyümenin uzun dönemde enflasyonun kontrol altında tutulmasıyla sağlanabileceği görüşünü benimsemesine ve tavizsiz uygulamasına bağlanmaktadır. 12 Japonya nın gerek ABD gerekse Avrupa Birliği ülkelerine oranla daha kapalı bir ekonomi olması da, bu ülkenin enflasyon kontrolü konusundaki başarısında etkili olmuştur. Japon ekonomisinin diğer gelişmiş ekonomilere göre nisbeten dışa kapalı oluşu, yurtiçi para stoğu ve dolayısıyla para politikaları üzerinde kontrol kaybı olasılığını da azaltmaktadır (Eken, 1984; Tavlas ve Ozeki, 1992). Bu sebeplerle, Japon halkının yabancı paralara ve yabancı finansal aktiflere karşı talebi uluslararası ticari gereksinimlerle sınırlı kalmıştır (Tavlas, 1996). Diğer taraftan, Japonya nın gerek diğer sanayileşmiş ülkeleri kıskandıran ekonomik performansına ve gerekse önemli bir finans merkezi olmasına bağlı olarak, yabancıların Yen e olan talepleri artmıştır. Dış kaynaklı bu talep artışında, hiç kuşkusuz Japonya nın sermaye hareketleri üzerindeki kontrolü yumuşatmasının büyük bir payı vardır. Bununla birlikte, yabancıların Yen talebi Japon para stoğu üzerinde çok fazla etkili olmamıştır (Tavlas, 1996). Japonya, birbirleri arasında ticari ilişkileri itibariyle yüksek oranda entegre olan Avrupa Birliği ne üye ülkelerin aksine oldukça kapalı bir ekonomidir. Bununla beraber, genel anlamda Japonya daki para ikamesi olgusu, Avrupa Birliği bahsinde değinilen para ikamesi sürecine oldukça benzemektedir. Japonya ve Güneydoğu Asya ülkeleri arasındaki bölgesel entegrasyon düzeyi ve bölge ülkelerinde gözlenen yakın enflasyon oranları bu benzerlikleri doğurmuştur. Makro ekonomik göstergeler, Japonya nın diğer Güneydoğu Asya ülkeleri arasında baskın bir rolü olduğunu ortaya koymaktadır. Bu sebeple, bölgede Yen in kullanımı eskiye oranla artmıştır. Fakat, Japonya da ve diğer bölge ülkelerinde yurtiçi para stoklarına ilişkin veriler değerlendirildiğinde, henüz bir Yen Alanı nın oluşmadığı anlaşılmaktadır. Araştırmacılar; finansal serbestleşme, coğrafi alanın büyüklüğü ve Japonya nın finansal 69

11 K. Batu Tunay sisteminin derinliği gibi konularda yapılan müzakerelerin artması nedeniyle; gelecekte bir Yen Bloğu oluşmasına kesin gözüyle bakmaktadır (Tavlas, 1996). Bununla birlikte, gerek Japonya nın 1990 larda yaşadığı ekonomik durgunluk, gerekse 1997 sonlarında Güneydoğu Asya da patlak veren kriz; bu sürecin beklenenden uzun bir zaman alacağını göstermektedir lerin sonuna kadar, Japonya enflasyonun kontrol altında tutulmasında birçok ülkeden daha başarılı olmasına karşın, 1990 larda düşük enflasyonun yan etkileri olarak deflasyon ve ekonomik büyümenin düşmesi sözkonusu olmuştur. 13 Hatta, 1997 nin sonunda ekonomik büyüme negatif gerçekleşmiştir (Dewald, 1998). Japonya daki bu ciddi ekonomik durgunluk üzerinde yürütülen para politikasındaki hataların yanında; uygulanan endüstriyel gelişme modelinin, Japon bankalarının kredi sorunlarına dayalı olarak yaşadıkları krizin ve özellikle son dönemde uygulamaya konulan aşırı sıkı maliye politikalarının etkileri de vurgulanmaktadır. Öte yandan, Güneydoğu Asya da başgösteren kriz de Japonya daki olumsuzlukları pekiştirmiştir. Japonya da dünyadaki pek çok ülke gibi Güneydoğu Asya daki krize hazırlıksız yakalanmıştır 14 (Browne vd., 1998). Uzmanlar, Japonya daki bu ekonomik sorunların sürmesinin bölgedeki önemli ihracat piyasalarından birisinin devre dışı kalması anlamına geldiğini belirtmektedir (Neely, 1999). Bilindiği gibi, Güneydoğu Asya da üretilen mallara karşı birçok ülkede benimsenen korumacı yaklaşımlar; Güneydoğu Asya lı ihracatçıları zor durumda bırakmıştır sonu itibariyle ekonomik sorunları iyice ağırlaşan Japonya, Güneydoğu Asya da yatırımlarını askıya almış ve bölge ülkeleriyle olan ticaretini arttırarak sözkonusu ülkelerin ihtiyaç duyduğu desteği verememiştir sonlarında Güneydoğu Asya da ekonomik koşullar belirli bir istikrar kazanmakla birlikte, gelecek birkaç yıl için bölge ülkelerinde ekonomik gerilemenin süreceği beklenmektedir (Neely, 1999). Bu itibarla, Güneydoğu Asya da Japonya nın öncülüğünde bir parasal alanın oluşması için daha gidilecek uzun bir yol vardır. Fakat kriz öncesi dönemde, hem Japonya da hem de diğer bölge ülkelerinde finansal piyasaların yeniden düzenlenmesi, sermaye akışının serbestleştirilmesi doğrultusunda atılan adımlar gelecekte bu tür bir entegrasyonun için umut vermektedir. 4. Sonuç Gelişmiş ülkelerde de enflasyon ve para ikamesi arasındaki etkileşim parasal otoritelerin önemli bir sorunudur. Ancak gelişmiş ülkelerde para ikamesinin kompilikasyonları, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki sürece göre hem dışsal hem de dolaylı olduğundan farklıdır. Genellikle gelişmiş ülkelerde, vatandaşlar uluslararası ticari gereklilikler yüzünden yabancı para birimlerine portföylerinde yer vermektedir ve bu tür bir para ikamesi milli paranın fonksiyonlarını bozucu nitelikte değildir. Çünkü, bu ülkelerin vatandaşları ekonomik sistemlerine ve milli paraya güven duymaktadırlar. Gelişmiş ülkeleri asıl etkileyen, ulusal paralarına olan yurtdışı kaynaklı taleptir. Gerek uluslararası ticari işlemlerde hakim olan para birimlerinin dış ticaret amaçlı talebi ve gerekse azgelişmiş ülke vatandaşlarının değeri istikrarlı olduğu için gelişmiş ülke paralarını talep etmeleri; ülkeler arası enflasyon transferlerine yol açmaktadır. Gelişmiş ülkeler, milli paralarına olan yurtdışı talebi karşılamak için para arzını arttırdıklarında ulusal fiyat düzeyi yükselmekte; bunu yapamadıklarında da paralarının dolaşım hızı arttığından para talebinin istikrarı bozulmaktadır. Bu gelişmeler, esnek kur sisteminden sabit kur sistemine geçilmesi konusundaki eğilimi güçlendirmektedir. Paraları arasında yakın bir ikame ilişkisi olan iki ülke kendi para 70

12 Bankacılar Dergisi politikalarını ayrı ayrı idare etmek yerine bir blok olarak koordine etmeye teşvik edilir. Daha fazla ülkenin paraları arasında yakın bir ikame ilişkisi varsa, daha geniş bir blok söz konusu olur. Avrupa Para Sistemi, bunun iyi bir örneğini teşkil etmektedir. Yapılan bazı ampirik çalışmalar, ülkelerin dalgalı döviz kuru rejimini bırakarak, para politikalarını senkronize etmekte sabit döviz kuru sistemine dönecekleri konusunda bir intiba uyandırmaktadır. Eğer Avrupa Birliği çerçevesinde Ocak 1999 da başlanan tek para birimine geçiş süreci başarıya ulaşırsa, yakın bir gelecekte Kuzey Amerika da ve Güneydoğu Asya da da bu tür bir eğilimin güçleneceği beklenebilir. Notlar 1 Burada gelişmiş ülkelerin parasına olan yurtdışı etkenler den, uluslararası ticari gereksinimler haricindeki unsurlar kastedilmektedir. Yani, enflasyonist baskılar ve ekonomik belirsizlikler yaşanan azgelişmiş (ve gelişmekte olan) ülkelerdeki ekonomik birimlerin değeri istikrarlı olduğu için gelişmiş ülkelerin paralarını talep etmeleri anlaşılmalıdır. 2 Örnek olarak, bir Alman vatandaşının herhangi bir Alman bankasında Fransız Frangı cinsinden açtırmış olduğu mevduat hesabı ya da bir İtalyan vatandaşının yine bir Alman bankasında mark cinsinden açtırdığı mevduat hesabı; Alman para stoğu tanımlarının (M1, M2 veya M3) ölçülmesinde dikkate alınmaz. Buna bağlı olarak, sözkonusu işlemler Alman para stoğunu doğrudan etkilememekte, ancak para ikamesi kapsamına giren bu tür işlemler istatistiksel olarak parasal büyüme üzerinde etkili olabilmektedir. 3 Diğer taraftan Avrupa Birliği dışında, değeri istikrarlı bir para birimi olarak Alman markına olan talep çoğunlukla Amerikan dolarına olan talepten düşüktür. Almanya ile yoğun ticari ve sosyo-ekonomik ilişkileri olan ülkelerde bile Alman markı kadar Amerikan doları da talep görmektedir. Ayrıca, yapılan çalışmalar Güney Amerika ve Güneydoğu Asya ülkelerinde dolara yönelik talebin markdan önemli ölçüde yüksek olduğunu desteklemektedir. 4 Literatürde bu durum, portföy ikamesi veya sermaye mobilitesi kavramları ile nitelendirilmektedir. Portföy ikamesi, yurtiçi menkuller ile yabancı paraya bağlı menkuller arasındaki faiz oranı farklılıklarına dayalı bir ikame türü olarak tanımlanabilir. 5 Geçmişten bugüne, gerek teknolojik gelişmeler ve gerekse sermaye hareketleri üzerindeki sınırlandırmaların büyük ölçüde kaldırılması; finansal piyasaların uluslararasılaşması eğilimini güçlendirmiştir. Artık tüm dünyada yatırımcılar, globalleşen finansal piyasalarda portföy çeşitlendirmesi ni daha etkin bir şekilde yapabilme imkanına kavuşmuştur. Böylece yatırımcılar; önplanda risklerini minimize ederken optimum bir getiri elde etme olanağına da sahip olmuştur. Bu gelişimin doğrudan sonuçlarından birisi, hiç kuşkusuz likit fonların uluslararasılaşmasıdır. Avrupa da tek pazara yönelik süreç ilerledikçe ve Avrupa Birliği ne üye ülkelerin entegrasyon düzeyleri arttıkça, yukarıda anahatlarıyla değinilen gelişim daha ileri bir düzeyde kendini göstermektedir. 6 Senyoraj, devletlerin para basma tekelinden doğan bir haktır. Teknik olarak, merkez bankalarının ihraç ettikleri paranın nominal değerinin gerçek değerinin üzerinde olmasından sağladıkları karı ifade etmektedir. Karşılıksız kağıt para rejimlerinde, banknotların baskı maliyetleri ile bunlara atfedilen alımgücü arasında büyük bir fark bulunmaktadır. Bu fark senyoraj olarak adlandırılmakta ve merkez bankalarının (dolayısıyla devletin) bir gelir kaynağını oluşturmaktadır. Emisyon kazancı olarak da nitelenen senyoraja, özde bir kamu geliri vasfını taşıdığından bir tür vergi gözüyle bakılabilir. Yüksek ve kronik enflasyonun yaşandığı ülkelerde, senyoraj gelirleri alternatif kamu finansmanı araçları arasında maliyetinin düşük olması sebebiyle çok tercih edilmekte ve aşırı kullanılmaktadır. Senyoraj, enflasyonun sebep olduğu paranın satın alım gücündeki düşmeyi ifade eden enflasyon vergisi kavramıyla da yakından ilişkilidir. Hatta literatürde kimi zaman bu iki kavram eşanlamlı olarak kullanılmaktadır. 7 Ekonomi tarihi, senyoraj vergisinin aşırı kullanımının yol açtığı trajik olaylarla doludur. I. ve II. Dünya Savaşları döneminde çeşitli Avrupa ülkelerinde, 1970 ve 1980 lerde bazı Latin Amerika ülkelerinde yaşanan hiperenflasyon olayları senyoraj vergisinin aşırı kullanımının sonuçlarıdır. Bu ülkelerde muhtelif sebeplerle ortaya çıkan kamu açıklarının para basılarak finanse edilmesi, enflasyonun dolu dizgin bir hal almasına ve astronomik fiyat artışlarına sebep olmuştur. 8 Vergi oranları arttırılarak vergi gelirlerinin yükseltilmesinin bir sınırı vardır. Bu sınır aşıldığında vergi oranlarındaki ilave bir artış vergi gelirlerinin düşmesine yol açar. Vergiler iki yönlü bir kılıç gibi görülebilir. Optimum bir oranın üzerinde vergi toplanması, insanların gelir düzeylerini azaltır ve onları fakirleştirir. Ekonomi literatüründe Laffer Eğrisi (Laffer Curve) olarak bilinen bu olgu, senyoraj vergisi için de geçerlidir. Daha fazla para basılarak, senyoraj gelirlerini arttırmak bir noktadan sonra mümkün olmaz ve insanlar gelirlerinin alım gücünü korumak için değeri istikrarlı finansal aktiflere yönelirler. 71

13 K. Batu Tunay 9 Spencer (1997); parasal bütünleşme öncesi, banka mevduatlarına nisbeten düşük faiz oranları ödenmesi ve tam entegrasyon sürecindeki Avrupa para piyasalarının finansal yeniliklere görece bağışık olması gibi olumlu koşulların varlığına işaret etmektedir. Yazar, bu koşulların gelecekte de devam edeceğine şüpheyle bakmaktadır. Tek para birimi ve birleşik bir ödeşme sistemi tesis edildiğinde, para piyasaları daha rekabetçi bir yapıya bürüneceği için, para otoritelerinin gelecekte böyle olumlu koşulların sürmesine güvenemiyeceğini belirtmektedir. Bir İngiliz iktisatçısı olan Spencer ın bu görüşleri, büyük ölçüde İngiltere nin parasal birliğe bakış açısını da yansıtmaktadır. 10 Parasal birliğin son aşamasına ilişkin yapısal ve teknik altyapı çalışmaları ile ön hazırlıkları tamamlamak üzere kurulan Avrupa Para Enstitüsü, 1 Haziran 1998 den itibaren görevlerini Avrupa Merkez Bankası na devretmiştir. Şuan için ortak para alanı; Almanya, Fransa, İtalya, Belçika, Hollanda, Lüksemburg, İspanya, Portekiz, İrlanda, Avusturya ve Finlandiya dan oluşmaktadır. Bu onbir ülkenin ulusal merkez bankaları, para politikası yetkilerini Avrupa Merkez Bankası na devretmiştir. Avrupa Merkez Bankası ve üye ülkelerin merkez bankaları, gerek üye ülkeler gerekse Avrupa Birliği nin politik ve özel kurumları karşısında tamamiyle bağımsızdır. İngiltere, İsveç, Danimarka ve Yunanistan; Avrupa Birliği ne üye olmakla birlikte henüz parasal birliğe dahil değildir. Sözkonusu ülkelerin ulusal para birimleri, parasal birliğe katılmadıkları sürece tedavülde kalacaktır. Avrupa Para Birliği ne dahil olan ülkelerin merkez bankalarının, Avrupa Merkez Bankası na devredecekleri döviz rezervlerinin miktarı 39.5 milyar euro dur. Bu meblağın %15 i altın, %85 i de döviz varlıklarından oluşmaktadır (Klein, 1998; Pekcan, 1999). 11 Üye ülkelerin vatandaşlarının, henüz yeni fiyat yapısına uyum sağlamakta zorluklarla karşılaşabileceği düşünüldüğü için 1 Ocak 1999 ile 30 Haziran 2002 tarihleri arasında fiyatlar hem euro hem de ulusal para birimleri cinsinden belirlenecektir (Pekcan, 1999) lerde dünyada enflasyon oranlarının ciddi yükselişler göstermesi ve bir çok ülkenin ekonomisinin büyük zararlara uğraması; fiyat artışlarının kontrol altında tutulmasına yönelik yeni bir eğilimi doğurdu lere gelindiğinde, merkez bankalarının öncelikli hedefi uzun dönemde fiyat artışlarının kontrol altına alınması olarak belirlenmişti. Ancak, başta ABD merkez bankası olmak üzere Japon ve Alman merkez bankalarının enflasyonla mücedelede agresif bir strateji belirlemeleri ve bu anlamda sarfettikleri yoğun gayretler; 1980 lerin başlarında bu ülkelerde ekonomik durgunluğa sebep oldu. Bununla birlikte, gerek ABD de gerekse Japonya da eğer yalnızca enflasyon kontrol altına alınabilirse, ekonomik büyümenin artacağı düşüncesinin benimsenmesi, korkulduğu gibi düşük enflasyon oranlarının üretim üzerinde ciddi etkileri olmasını önledi. Bu ülkelerde, enflasyonun tümden ortadan kaldırılması yerine sadece kontrol altında tutulması stratejisi uygulanması ekonomik genişlemeye (economic expansion) yol açtı larda bu gelişmeler, çeşitli ülkelerde, öncelikli olarak merkez bankalarının enflasyonu kontrol altına alması doğrultusundaki eğilimi güçlendirdi. Bu yaklaşımın anafikri, enflasyonun tamamen sona erdirilmesi yerine sadece kontrol altına alınmasıyla; işsizliğin artmasına ve büyümenin düşmesine sebep olabilecek ekonomik şoklardan kaçınılmasıydı. Fakat 1990 ların başında Japonya nın içine girdiği durgunluk, enflasyon kontrolüne dayalı yaklaşımın sorgulanmasına yol açtı (Browne v.d., 1998) lerde ABD nin doların altın karşılığını kaldırması, Japonya da parasal genişlemeye (monetary expansion) yol açmıştır. Diğer taraftan, 1970 lerin ortalarında başgösteren petrol krizi, diğer ülkelerde olduğu gibi Japonya da da önce hammadde fiyatlarını ardından fiyatlar genel seviyesini arttırmıştır. Bu gelişmeler karşısında, Japon para otoriteleri parasal büyümeyi sınırlandırma yoluna gitmiştir. Bu dönemde, Japon para otoriteleri Yen in uluslararası kullanımını azaltmaya çalışmışlardır. Bunun temel sebebi, para otoritelerinin yabancıların Yen i yaygın olarak bulundurmasının para arzı üzerindeki kontrol güçlerini azaltacağına ve döviz kurunun istikrarının bozulacağına inanmış olmalarıdır. Bu yaklaşım, sermaye akışındaki önemli dalgalanmalara karşı yurtiçi ekonomik istikrarı korumak için müdehaleci bir bakış açısının sonucudur (Eken, 1984). Kısa süre içinde enflasyon oranları ılımlı bir düşüş trendine girmiş ve 1980 lerin sonunda enflasyonda belirli bir artış yaşanmış olsa da fiyatlar 1970 lerdeki düzeyin altında kalmıştır ların başında, Japonya da enflasyon oranlarının %2 ler civarında olmasına karşın parasal büyüme önemli bir azalış göstermiştir. Japon Merkez Bankasının parasal büyümeyi sınırlandırması, faiz oranlarını iyice düşürmüş buna karşılık aktif fiyatlarını arttırmıştır. Fiyatlar genel düzeyinin sıfıra yaklaşmasıyla beklenmeyen bir deflasyon yaşanmıştır. Bunun iki önemli etkisi, aktif fiyatlarındaki artışın hızlanması ve banka kredilerinin sorunlu hale gelmesidir (Japonya da banka krizi konusunda ayrıntılı bir analiz için bkz. Genay, 1998). Japonya da, parasal büyümenin düşük, ödememe riskinin yüksek olması; insanların aktiflerin getiri oranlarının ve enflasyonun artmayacağı yolundaki beklentilerini güçlendirmektedir. Uzmanlar, Japonya için uygun para politikasının, faiz oranlarından çok para miktarına yönelik olması gerektiğini belirtmektedir (Dewald, 1998) larda, sanayileşmiş ülkelerde uygulanan sıkı para ve maliye politikaları sonucunda kamu açıkları, enflasyon ve faiz oranları hızla düşmüştür. Yatırımcılar, sermaye piyasaları tedricen yabancılara açılan ve yüksek getiriler sunan Güneydoğu Asya piyasalarına yönelmişlerdir. Güneydoğu Asya ülkeleri, hızlı bir ekonomik büyüme göstermelerinin yanında, kamu maliyesi ve enflasyon açısından oldukça istikrarlı bir yapı sergilediğinden; kısa sürede uluslararası fonların cazibe merkezi haline gelmiştir. Ayrıca, Güneydoğu Asya ülkelerinde ulusal paraların Amerikan dolarına sabitlenmiş olması da riski önemli ölçüde düşürmekteydi. Böylece, Güneydoğu Asya ülkelerine çok büyük sermaye girişleri olmuştur. Sermaye girişleriyle, üretime dönük yatırımların artmasına karşın, bölge ülkelerinin merkez bankaları döviz kurlarını sabit tutabilmek için para arzını arttırmıştır. Sermaye girişlerini dengeleme girişimleri çerçevesinde, kamu borçlanma kağıtlarının ihracının arttırılması ile yurtiçi faiz oranlarının yükselmesi yeni yabancı sermaye girişlerini teşvik etmiştir. Bir süre sonra, bölge ülkelerinde döviz kurlarının sabit tutulmasına karşılık, yurtiçi enflasyon oranlarının ABD enflasyon oranlarının üstüne çıkması sözkonusu 72

14 Bankacılar Dergisi olmuştur. Böylece, ihracata dayalı bu ekonomilerde üretim maliyetleri hızla artmış ve uluslararası rekabet güçleri azalmıştır. Şüphesiz, Asya ülkelerinin rekabet gücündeki azalışta bu ülkelerin ihraç mallarına karşı dünya pazarlarında korumacı yaklaşımların artması da etken olmuştur. Bu sürecin sonunda ortaya çıkan büyük cari işlem açıklarının kapatılabilmesi için ulusal paralar önemli oranda devalüe edilmiş ve finasal bir kriz başgöstermiştir (Little, 1997; Neely, 1999). Kaynaklar Artis, M. J. Currency Substitution in European Financial Markets, The Macroeconomics of International Currencies: Theory, Policy and Evidence, Edited by P. Mizen and E.J. Pentecost, Edward Elgar Pub., 1996, ss Batten, D. S. ve R. W. Haffer, The Impact of International Factors on US Inflation: An Empirical Test of the Currency Substitution Hypothesis, Southern Economic Journal, Vol. 53, No. 2, (October 1986), ss Boero G. ve G. Tullio, Currency Substitution and the Demand for Deutsche Marks Before and After the Fall of the Berlin Wall, The Macroeconomics of International Currencies: Theory, Policy and Evidence, Edited by P. Mizen and E.J. Pentecost, Edward Elgar Pub., 1996, ss Brittain, B. International Currency Substitution and the Apparent Instability of Velocity in Some Western European Economies and in the United States, Journal of Money, Credit and Banking, Vol. 13, No. 2, (May 1981), ss Browne L.E., R. Hellerstein ve J.S. Little, Inflation, Asset Markets, and Economic Stabilization: Lessons from Asia, New England Economic Review, Federal Reserve Bank of Boston, (Sept.-Oct. 1998), ss Canzoneri, M. B. ve B. T. Diba, The Inflation Dicipline of Currency Substitution, European Economic Review, Vol. 36, (1992), ss Canzoneri, M. B. ve B. T. Diba, Currency Substitution and Exchange Rate Volatility in the European Community, Journal of International Economics, Vol. 35, (1993), ss Deutsche Bundesbank, Demand for Money and Currency Substitution in Europe, Monthly Report, (January 1995), ss Dewald, W.G. Money and Deflation in Japan, International Economic Trends, The Federal Reserve Bank of Saint Louis, (August, 1998), s. 1. Eken, S. Integration of Domestic and International Financial Markets: The Japanese Experience, IMF Staff Papers, Vol. 31, (September 1984), ss Genay, H. Assessing the Condition of Japanese Banks: How Informative are Accounting Earnings?, Economic Perspectives, Federal Reserve Bank of Chicago, (Q4 1998), ss Guidotti, P.E. Currency Substitution and Financial Innovation, Journal of Money, Credit, and Banking, Vol. 25, No.1, (February 1993), ss Klein, M.W. European Monetary Union, New England Economic Review, Federal Reserve Bank of Boston, (March-April 1998), ss Little, J. E Pluribus EMU?, Regional Economic Review, Federal Reserve Bank of Boston, Vol.8, No.4, (Q4 1998), ss Little, J. Anatomy of a Currency Crisis, Regional Economic Review, Federal Reserve Bank of Boston, Vol.7, No.4, (Fall 1997), ss McKinnon, R.I. Currency Substitution in World Dollar Standard, The American Economic Review, Vol.72, (June 1982), ss

15 K. Batu Tunay McKinnon, R.I. Direct and Indirect Concepts of International Currency Substitution, The Macroeconomics of International Currencies: Theory, Policy and Evidence, Edited by P. Mizen and E. J. Pentecost, Edward Elgar Pub., 1996, ss Miles, M. A. Currency Substitution: Some Further Results and Conclusions, Southern Economic Journal, Vol. 48, No. 1, (July 1981), ss Mizen, P. ve E. J. Pentecost, Currency Substitution in Theory and Practice, The Macroeconomics of International Currencies: Theory, Policy and Evidence, Edited by P. Mizen and E. J. Pentecost, Edward Elgar Pub., 1996, ss Neely, M.C. Paper Tigers? How the Asian Economies Lost Their Bite, The Regional Economist, The Federal Reserve Bank of Saint Louis, (January, 1999), ss Neely, C.J. How Big Is Japan s Debt?, International Economic Trends, The Federal Reserve Bank of Saint Louis, (February, 1999), s. 1. Pekcan, E. Sorularla Avrupa Birliği ve Türkiye İlişkilerinde Euro, İ.T.O., Yayın No.9, Roggers, J. H. Foreing Inflation Transmission under Flexible Exchange Rates and Currency Substitution, Journal of Money, Credit, and Banking, Vol. 22, No.2, (May 1990), ss Roggers, J. H. The Curreny Substitution Hypothesis and Relative Money Demand in Mexico and Canada, Journal of Money, Credit, and Banking, Vol. 24, No.3, (August 1992), ss Spencer, P. Monetary Integration and Currency Substitution in the EMS: The Case for a European Monetary Aggregate, European Economic Review, Vol. 41, (1997), ss Tavlas, G. S. Currency Substitution and the International Demand for Yen, The Macroeconomics of International Currencies: Theory, Policy and Evidence, Edited by P. Mizen and E. J. Pentecost, Edward Elgar Pub., 1996, ss Tavlas, G. ve Y. Ozeki, The Internationalization of Currencies: An Appraisal of the Japanese Yen, IMF Occasional Paper, No. 90, (January 1992). Tunay, K. B. Türkiye de Enflasyon, Para İkamesi ve Para Politikalarının Bağımsızlığı, Active Dergisi, No.3, (Ekim-Kasım 1998), ss Whitt, J.A. Decision Time for European Monetary Union, Economic Review, Federal Reserve Bank of Atlanta, (Q4 1997), ss Zaretsky, A.M. Yes, This EMU Will Fly? But Will It Stay Aloft?, The Regional Economist, The Federal Reserve Bank of Saint Louis, (July, 1998), ss EK Tablo 1. Sanayileşmiş Ülkelerde Reel Büyüme ve Enflasyon (%) Reel GSYİH Tüketici Fiyatları G7 Ülkeleri a ABD Japonya Güney Kore Kaynak: Browne L.E., R. Hellerstein ve J.S. Little, Inflation, Asset Markets, and Economic Stabilization: Lessons from Asia, New England Economic Review, Federal Reserve Bank of Boston, (Sept.-Oct. 1998), ss (a) G7 ülkeleri; ABD, Japonya, Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere ve Kanada dan oluşmaktadır. 74

16 Bankacılar Dergisi Tablo 2. Bazı Avrupa Birliği Ülkelerinde Makroekonomik Göstergeler (Yıllık % Değişim) Ülke/Yıl Dar Para a Geniş GSYİH Tüketici Para b Fiyatları Cari İşlemler Dengesi c Kamu Açığı c Faiz Oranları d Döviz Kurları e Almanya Fransa İngiltere İspanya İtalya Yunanist an Kaynak: The Federal Reserve Bank of St. Louis, International Economic Trends, Annual Edition, (July 1998). (a) Dar para; Almanya, Fransa ve İngiltere, için Dolaşımdaki Para, İtalya, İspanya ve Yunanistan için M1 para stoğu dur. (b) Geniş para; Almanya, Fransa, İspanya ve Yunanistan için M3; İngiltere ve İtalya için M2 para stoğu dur. (c) GSYİH nın yüzdesidir. (d) Kısa dönemli faiz oranlarının yıllık yüzdesidir. (e) Belirtilen ülkelerde A.B.D. doları kurudur. 75

17 K. Batu Tunay 76 Tablo 3. Kuzey Amerika Ülkelerinde Makroekonomik Göstergeler (Yıllık % Değişim) Ülke/Yıl Dar Para a Geniş GSYİH Tüketici Para b Fiyatları Cari İşlemler Dengesi c Kamu Açığı c Faiz Oranları d Döviz Kurları e A.B.D Kanada Kaynak: The Federal Reserve Bank of St. Louis, International Economic Trends, Annual Edition, (July 1998). (a) Dar para; A.B.D. için Dolaşımdaki Para ; Kanada için M1 para stoğu dur. (b) Geniş para; Heriki ülke için de M2 para stoğu dur. (c) GSYİH nın yüzdesidir. (d) Kısa dönemli faiz oranlarının yıllık yüzdesidir. (e) A.B.D. için, doların sanayileşmiş on ülkenin paraları karşısındaki kur değerinin ağırlıklı ortalamasıdır. Kanada için, A.B.D. dolar kurudur. Tablo 4. Amerika Birleşik Devletleri nde Paranın Dolaşım Hızı V1 a V2 b Kaynak: U.S. Department of Commerce, Bureau of Economic Analysis (GNP); Federal Reserve Board of Guvernors (M1 ve M2). (a) V1, M1 para stoğunun dolaşım hızıdır ve M1/GNP şeklinde tarafımızdan hesaplanmıştır. (b) V2, M2 para stoğunun dolaşım hızıdır ve M2/GNP şeklinde tarafımızdan hesaplanmıştır. Tablo 5. Maastricht Zirvesi Kriterlerine Göre Avrupa Birliği Ülkelerinde Bazı Makroekonomik Büyüklükler, 1996 Ülke Bütçe Açığı a Kamu Borcu a Yıllık Enflasyon Uzun Dönem Faiz Oranı Oranı (%) Maastricht Kriteri Avusturya Belçika Danimarka b Finlandiya Fransa Almanya Yunanistan b İrlanda İtalya Lüksemburg Hollanda Portekiz İspanya İsveç b İngiltere b Kaynak: Whitt, J.A. Decision Time for European Monetary Union, Economic Review, Federal Reserve Bank of Atlanta, (Q4 1997), ss (a) GSYİH nın yüzdesi olarak. (b) Avrupa Birliğine Dahil olup da henüz para birliğine girmemiş ülkeler.

18 Bankacılar Dergisi Tablo 6. Bazı Güneydoğu Asya Ülkelerinde Makroekonomik Göstergeler (Yıllık % Değişim) Ülke/Yıl Dar Para a Geniş Para b GSYİH Tüketici Fiyatları Cari İşlemler Dengesi c Kamu Açığı c Faiz Oranları d Döviz Kurları e Japonya Endonez ya Malezya Filipinler Singapur Tayland Kaynak: The Federal Reserve Bank of St. Louis, International Economic Trends, Annual Edition, (July 1998). (a) Dar para; Endonezya ve Filipinler için Dolaşımdaki Para ; Japonya, Malezya, Singapur ve Tayland için M1para stoğu dur. (b) Geniş para; Japonya için M2+Mevduat Sertifikaları; diğerleri için M2 para stoğu dur. (c) GSYİH nın yüzdesidir. (d) Kısa dönemli faiz oranlarının yıllık yüzdesidir. (e) Belirtilen ülkelerde A.B.D. doları kurudur. 77

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1-Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak geride bıraktı.

Detaylı

11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ekim ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi 2,9 Milyar dolar eksiyken, veri beklentilere paralel 2,89 milyar dolar açık olarak geldi. Ocak-Ekim arasındaki 2013 cari

Detaylı

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Aralık ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -7,5 Milyar doların üzerinde -8,322 milyar dolar olarak geldi. 2013 yılı cari işlemler açığı bir önceki yıla göre

Detaylı

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA Problem 1 (KMS-2001) Kısa dönem toplam arz eğrisinin pozitif eğimli olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Detaylı

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTERNATİF STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak

Detaylı

II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI

II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI Türk mali sektörü 27 yılının ilk altı ayında büyümesini sürdürmüştür. Bu dönemde bankacılık sektörüne yabancı yatırımcı ilgisi de devam etmiştir. Grafik II.1. Mali Sektörün

Detaylı

TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ

TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ GAZİ ERÇEL BAŞKAN TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI 6. Uluslararası Finans ve Ekonomi Forumu VİYANA, 9 KASIM 2000 Euro ile ilgili görüşlerimi sizlerle paylaşmak üzere, bu

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 17 Ağustos 2015, Sayı: 23 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

Türkiye de Yabancı Bankalar *

Türkiye de Yabancı Bankalar * Bankacılar Dergisi, Sayı 52, 2005 Türkiye de Yabancı Bankalar * I. Giriş: Uluslararası bankacılık faaliyetleri, geçen yüzyılın ikinci yarısından itibaren uluslararası ticaret akımlarının ve doğrudan yabancı

Detaylı

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ocak ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -5,2 Milyar doların altında -4,88 milyar dolar olarak geldi. Ocak ayında dış ticaret açığı geçen yılın aynı ayına göre

Detaylı

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR FDI doğrudan yabancı yatırım, bir ülke borsasında işlem gören şirketlerin hisselerinin bir diğer ülke veya ülkelerin kuruluşları tarafından satın alınmasını ifade eden portföy yatırımları dışında kalan

Detaylı

Euro Bölgesi İzleme Raporu: Ağustos 2001

Euro Bölgesi İzleme Raporu: Ağustos 2001 Euro Bölgesi İzleme Raporu: Ağustos 2001 I. Genel Ekonomik Gelişmeler Avrupa Merkez Bankası (ECB) Yönetim Konseyi, 19 Temmuz ve 2 Ağustos 2001 tarihlerinde yaptığı toplantılarda anahtar faiz oranlarını

Detaylı

Ekonomi II. 20.Para Teorisi ve Politikası. Doç.Dr.Tufan BAL. Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından

Ekonomi II. 20.Para Teorisi ve Politikası. Doç.Dr.Tufan BAL. Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından Ekonomi II 20.Para Teorisi ve Politikası Doç.Dr.Tufan BAL Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından faydalanılmıştır. 20.1.Para Teorisi Para miktarındaki

Detaylı

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi 2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi Kıvanç

Detaylı

AB Krizi ve TCMB Para Politikası

AB Krizi ve TCMB Para Politikası AB Krizi ve TCMB Para Politikası Erdem Başçı Başkan 28 Haziran 2012 Stratejik Düşünce Enstitüsü, Ankara Sunum Planı I. Küresel Ekonomik Gelişmeler II. Yeni Politika Çerçevesi III. Dengelenme IV. Büyüme

Detaylı

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Bankacılık sektörü 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Şubat 2012 İçerik Bankacılık sektörünü etkileyen gelişmeler ve yansımalar 2012 yılına ilişkin beklentiler Gündemdeki başlıca konular 2

Detaylı

Makro İktisat II Örnek Sorular. 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120

Makro İktisat II Örnek Sorular. 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120 Makro İktisat II Örnek Sorular 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120 Tüketim harcamaları = 85 İhracat = 6 İthalat = 4 Hükümet harcamaları = 14 Dolaylı vergiler = 12

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 3

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 3 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 3 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 5. HAFTA 1.)MALİ PİYASALARIN ULUSLAR ARASI DÜZEYDE ENTEGRASYONU 1.1.Mali Piyasalarda Yaşanan Entegrasyon: Uluslar arası düzeyde

Detaylı

SERMAYE PİYASALARI VE FİNANSAL KURUMLAR

SERMAYE PİYASALARI VE FİNANSAL KURUMLAR DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. SERMAYE PİYASALARI VE FİNANSAL KURUMLAR

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 20 Haziran 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 20 Haziran 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 20 Haziran 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER Altın, Fed sonrası 3 haftanın yükseğinde ABD merkez bankası Fed'in faiz oranlarının düşük kalmaya devam edeceğini bildirmesi ile, alternatif yatırım aracı

Detaylı

Sayı: 2006-34 26 Mayıs 2006. Toplantı Tarihi: 25 Mayıs 2006

Sayı: 2006-34 26 Mayıs 2006. Toplantı Tarihi: 25 Mayıs 2006 Sayı: 2006-34 26 Mayıs 2006 PARA POLİTİKASI KURULU DEĞERLENDİRMELERİ ÖZETİ Toplantı Tarihi: 25 Mayıs 2006 1. Para Politikası Kurulu (Kurul), kararlarını enflasyonun orta vadeli hedeflerle uyumlu olmasını

Detaylı

Merkez Bankası 1998 Yılı İlk Üç Aylık Para Programı Gerçekleşmesi ve İkinci Üç Aylık Para Programı Uygulaması

Merkez Bankası 1998 Yılı İlk Üç Aylık Para Programı Gerçekleşmesi ve İkinci Üç Aylık Para Programı Uygulaması Merkez Bankası 1998 Yılı İlk Üç Aylık Para Programı Gerçekleşmesi ve İkinci Üç Aylık Para Programı Uygulaması Gazi Erçel Başkan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 1 Nisan 1998 Ankara I. Giriş Ocak ayı başında

Detaylı

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU DÖNEM İÇERİSİNDE BANKANIN YÖNETİM KURULU ÜYELERİNE İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER Dönem içerisinde Bankamız ortaklık yapısında değişiklik

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 03 Ağustos 2015, Sayı: 21. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 03 Ağustos 2015, Sayı: 21. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 21 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

EURO BÖLGESİ İZLEME RAPORU (15 AĞUSTOS - 15 EYLÜL) I- GENEL EKONOMİK GÖSTERGELERE İLİŞKİN GELİŞMELER

EURO BÖLGESİ İZLEME RAPORU (15 AĞUSTOS - 15 EYLÜL) I- GENEL EKONOMİK GÖSTERGELERE İLİŞKİN GELİŞMELER EURO BÖLGESİ İZLEME RAPORU (15 AĞUSTOS - 15 EYLÜL) I- GENEL EKONOMİK GÖSTERGELERE İLİŞKİN GELİŞMELER Düşük faiz oranları, kontrol altındaki enflasyon, euronun önde gelen para birimleri karşısındaki değer

Detaylı

Vahap Tolga KOTAN Murat İNCE Doruk ERGUN Fon Toplam Değeri 877.247,49 Fonun Yatırım Amacı, Stratejisi ve Riskleri

Vahap Tolga KOTAN Murat İNCE Doruk ERGUN Fon Toplam Değeri 877.247,49 Fonun Yatırım Amacı, Stratejisi ve Riskleri A. TANITICI BİLGİLER PORTFÖY BİLGİLERİ YATIRIM VE YÖNETİME İLİŞKİN BİLGİLER Halka Arz Tarihi 07/11/2008 Portföy Yöneticileri 31.03.2010 tarihi itibariyle Vahap Tolga KOTAN Murat İNCE Doruk ERGUN Fon Toplam

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 22 Ağustos 2016, Sayı: 33. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 22 Ağustos 2016, Sayı: 33. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 33 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya 1 DenizBank Ekonomi Bülteni

Detaylı

Ekonomi II. 23.Uluslararası Finans. Doç.Dr.Tufan BAL. Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından

Ekonomi II. 23.Uluslararası Finans. Doç.Dr.Tufan BAL. Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından Ekonomi II 23.Uluslararası Finans Doç.Dr.Tufan BAL Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından faydalanılmıştır. 2 23.Uluslararası Finans 23.1.Dış Ödemeler

Detaylı

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu DÜNYA EKONOMİSİ Teknoloji, nüfus ve fikir hareketlerini içeren itici güce birinci derecede itici güç denir. Global işbirliği ağıgünümüzde küreselleşmişyeni ekonomik yapının belirleyicisidir. ASEAN ekonomik

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI İstanbul Ekonomi ve Finans Konferansı Dr. İbrahim Turhan Başkan Yardımcısı 20 Mayıs 2011 İstanbul 1 Sunum Planı I. 2008 Krizi ve Değişen Finansal Merkez Algısı II. III.

Detaylı

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:4

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:4 EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:4 Bu sayıda; Kredi Derecelendirme Kuruluşu Standard and Poor s (S&P) un yerel para cinsinden Türkiye nin kredi not artış kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm Çin Ekonomisi Nisan-Haziran döneminde bir önceki yılın aynı

Detaylı

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU Bu rapor Cigna Finans Emeklilik ve Hayat A.Ş. Para Piyasası Likit Kamu

Detaylı

gerçekleşen harcamanın mal ve hizmet çıktısına eşit olmasının gerekmemesidir

gerçekleşen harcamanın mal ve hizmet çıktısına eşit olmasının gerekmemesidir BÖLÜM 5 Açık Ekonomi Açık Ekonomi Önceki bölümlerde kapalı ekonomi varsayımı yaptık Bu varsayımı terk ediyoruz çünkü ekonomilerin çoğu dışa açıktır. Kapalı ve açık ekonomiler arasındaki fark açık ekonomide

Detaylı

Orta, Doğu ve Güneydoğu Avrupa: Küresel Likidite Dalgası Çekilirken Toparlanmayı Korumak

Orta, Doğu ve Güneydoğu Avrupa: Küresel Likidite Dalgası Çekilirken Toparlanmayı Korumak Orta, Doğu ve Güneydoğu Avrupa: Küresel Likidite Dalgası Çekilirken Toparlanmayı Korumak Yazan By Reza Moghadam, Aasim M. Husain ve Anna Ilyina 29 Nisan 214 Avro bölgesindeki toparlanmanın akabinde Orta,

Detaylı

SERMAYE VE DOĞAL KAYNAK PİYASALARI 2

SERMAYE VE DOĞAL KAYNAK PİYASALARI 2 SERMAYE VE DOĞAL KAYNAK PİYASALARI 2 1. SERMAYE, YATIRIM VE TASARRUF 2 1.1. SERMAYE VE YATIRIM 2 1.2. TASARRUF VE PORTFÖY TERCİHİ 2 1.3. SERMAYE PİYASASI 3 2. SERMAYE TALEBİ 3 2.1. YATIRIMIN NET BUGÜNKÜ

Detaylı

DAX Haftalık Temel/Teknik Görünüm

DAX Haftalık Temel/Teknik Görünüm 17 Kasım 2014 DAX Haftalık Temel/Teknik Görünüm Avrupa Merkez Bankası Başkanı Draghi geçtiğimiz haftalarda olduğu gibi bu hafta da deflasyon, işsizlik ve en önemlisi bilanço genişleme kararları hakkında

Detaylı

EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası

EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Erdem Başçı Başkan 6 Ocak 212 Bursa Sunum Planı I. Küresel Gelişmeler II. Para Politikası III. Türkiye Ekonomisinde Son Gelişmeler 2 Sunum Planı I. Küresel

Detaylı

CARİ AÇIK NEREYE KADAR?

CARİ AÇIK NEREYE KADAR? CARİ AÇIK NEREYE KADAR? Prof. Dr. Doğan CANSIZLAR ANKARA - 14 Aralık 2011 1 Türkiye Ekonomisindeki Bazı Eşitlikler -Ekonomik Büyüme = Artan Dış Açık -Artan Dış Açık = Artan Dış Borçlanma -Artan Dış Borçlanma

Detaylı

İçindekiler kısa tablosu

İçindekiler kısa tablosu İçindekiler kısa tablosu Önsöz x Rehberli Tur xii Kutulanmış Malzeme xiv Yazarlar Hakkında xx BİRİNCİ KISIM Giriş 1 İktisat ve ekonomi 2 2 Ekonomik analiz araçları 22 3 Arz, talep ve piyasa 42 İKİNCİ KISIM

Detaylı

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2015-16. 3 Mart 2015. Toplantı Tarihi: 24 Şubat 2015

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2015-16. 3 Mart 2015. Toplantı Tarihi: 24 Şubat 2015 Sayı: 2015-16 BASIN DUYURUSU 3 Mart 2015 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 24 Şubat 2015 Enflasyon Gelişmeleri 1. Ocak ayında tüketici fiyatları yüzde 1,10 oranında artmış ve yıllık

Detaylı

Global Ekonomi ve Yurtdışı Piyasalar. Temmuz 2011

Global Ekonomi ve Yurtdışı Piyasalar. Temmuz 2011 Global Ekonomi ve Yurtdışı Piyasalar Temmuz 2011 Görünüm Küresel ekonomide toparlanma sürüyor: Gelişmiş ülkelerdeki borç yükünün yarattığı kırılganlık sebebiyle toparlanma yavaş seyrederken, gelişmekte

Detaylı

BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2014 II. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2014 II. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2014 II. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU 1 İ Ç İ N D E K İ L E R I. GENEL BİLGİLER 1. Şubenin Gelişimi Hakkında Özet Bilgi 2. Şubenin Sermaye ve Ortaklık Yapısı 3.

Detaylı

BANK MELLAT Merkezi Tahran İstanbul Türkiye Merkez Şubesi 1 OCAK 31 MART 2010 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

BANK MELLAT Merkezi Tahran İstanbul Türkiye Merkez Şubesi 1 OCAK 31 MART 2010 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU BANK MELLAT Merkezi Tahran İstanbul Türkiye Merkez Şubesi 1 OCAK 31 MART 2010 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU 1 İ Ç İ N D E K İ L E R I. GENEL BİLGİLER 1. Şubenin Gelişimi Hakkında Özet Bilgi 2. Şubenin Sermaye

Detaylı

Ödemeler Dengesi Doç. Dr. Dilek Seymen Araş. Gör. Aslı Seda Bilman 1 Plan Ödemeler Dengesi, tanım, kapsamı Ana Hesap Grupları Cari Denge, Sermaye Hesabı Dengesi Farklı Ödemeler Dengesi Tanımları Otonom

Detaylı

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI BİRİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI BİRİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI BİRİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU DÖNEM İÇERİSİNDE BANKANIN YÖNETİM KURULU ÜYELERİNE İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER Dönem içerisinde Bankamız ortaklık yapısında değişiklik

Detaylı

Makro Veri. Cari açık yeni rekorda. Tablo 1: Cari Denge (milyon $) -month,

Makro Veri. Cari açık yeni rekorda. Tablo 1: Cari Denge (milyon $) -month, Makro Veri Ödemeler Dengesi: Cari açık yeni rekorda İbrahim Aksoy Ekonomist Tel: +90 212 334 91 04 E-mail: iaksoy@sekeryatirim.com.tr Cari denge Aralık ta 7,5 milyar $ rekor açık verirken, rakam, piyasa

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 04 Nisan 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 04 Nisan 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 04 Nisan 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER Fitch, Türkiye nin kredi notu ve görünümünü korudu Fitch, Türkiye'nin kredi notunu BBB- olarak korurken, kredi notunun Durağan olan görünümü de değiştirmedi.

Detaylı

GENEL DEĞERLENDİRME TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI

GENEL DEĞERLENDİRME TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI GENEL DEĞERLENDİRME Küresel kriz sonrası özellikle gelişmiş ülkelerde iktisadi faaliyeti iyileştirmeye yönelik alınan tedbirler sonucunda küresel iktisadi koşulların bir önceki Rapor dönemine kıyasla olumlu

Detaylı

F. Gülçin Özkan York Üniversitesi

F. Gülçin Özkan York Üniversitesi Finansal Đstikrar ve Makroekonomik Etkileşim F. Gülçin Özkan York Üniversitesi 1 Finansal kriz tanımı üzerinde hemfikir olunan bir tanım bulunmamakla birlikte, reel sektör etkisinin derecesi önemli bir

Detaylı

GÜNLÜK FOREX BÜLTENİ - 27 Haziran 2014

GÜNLÜK FOREX BÜLTENİ - 27 Haziran 2014 GÜNLÜK FOREX BÜLTENİ - 27 Haziran 2014 26.06.2014 Açılış Kapanış % USD 1,36282 1,36095 0,13 ALTIN 1319,01 1316,37 0,20 USDTRY 2,13066 2,12497 0,26 TRY 2,90446 2,89413 0,35 USDJPY 101,861 101,728 0,13 USD

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİNE ÜYE VE ADAY ÜLKELERDE TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER. (Kasım 2011) Ankara

AVRUPA BİRLİĞİNE ÜYE VE ADAY ÜLKELERDE TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER. (Kasım 2011) Ankara AVRUPA BİRLİĞİNE ÜYE VE ADAY ÜLKELERDE TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER (Kasım 2011) Ankara İÇİNDEKİLER NÜFUS VE İŞGÜCÜ PİYASASI TASARRUFLAR 1. Nüfus 28. Gayri Safi Ulusal Tasarruflar 2. İstihdam 29. Gayri

Detaylı

Rapor N o : SYMM 116 /1552-117

Rapor N o : SYMM 116 /1552-117 Rapor N o : SYMM 116 /1552-117 BÜYÜME AMAÇLI ULUSLAR ARASI KARMA EMEKLİLİK YATIRIM FONU NUN YATIRIM PERFORMANSI KONUSUNDA KAMUYA AÇIKLANAN BİLGİLERE İLİŞKİN 30.06.2009 TARİHİ İTİBARİYLE BİTEN HESAP DÖNEMİME

Detaylı

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU Temmuz ayı içerisinde Dünya Bankası Türkiye

Detaylı

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı Mikroekonomik Analiz I IKT751 1 3 + 0 8 Piyasa, Bütçe, Tercihler, Fayda, Tercih,

Detaylı

Türkiye Ekonomisinde Dönüşüm

Türkiye Ekonomisinde Dönüşüm T.C. KALKINMA BAKANLIĞI Türkiye Ekonomisinde Dönüşüm Erhan USTA Müsteşar Yardımcısı 29 Şubat 2012 3. İzmir Ulusal Ekonomi Kongresi 1970 li Yıllar : Dünya 1971 yılında Bretton Woods sisteminin çöküşü Gelişmekte

Detaylı

Günlük Bülten. Günlük Bülten. Gedik Forex Günlük Bülten. Piyasa Gündemi. 21 Temmuz 2015 Salı. Yunanistan dan beklenen ödeme gerçekleşti haberi

Günlük Bülten. Günlük Bülten. Gedik Forex Günlük Bülten. Piyasa Gündemi. 21 Temmuz 2015 Salı. Yunanistan dan beklenen ödeme gerçekleşti haberi Günlük Bülten 21 Temmuz 2015 Salı Piyasa Gündemi Gedik Forex Günlük Bülten Yunanistan dan beklenen ödeme gerçekleşti haberi Günlük Bülten piyasalarda hareketlenmeyi tetiklemekte. Avrupa Merkez Bankası

Detaylı

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler İkinci Dünya Savaşı ndan sonra başlayıp 1990 sonrasında ivme kazanan ulusal ve uluslararası finansal

Detaylı

İDARE MERKEZİ ANKARA, 28 Ocak 2014

İDARE MERKEZİ ANKARA, 28 Ocak 2014 İDARE MERKEZİ ANKARA, 28 Ocak 2014 Cevaplarda şu işaretlerin tekrarını dileriz: B.02.2.TCM.0.00.00.00- Sayın Ali BABACAN BAŞBAKAN YARDIMCISI ANKARA Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (Merkez Bankası) Kanunu

Detaylı

Ayrım I. Genel Çerçeve 1

Ayrım I. Genel Çerçeve 1 İçindekiler Önsöz İçindekiler Ayrım I. Genel Çerçeve 1 Bölüm 1. Makro Ekonomiye Giriş 3 1.1. Ekonominin Tanımlanması ve Bir Bilim Olarak Ekonomi 4 1.2. Ekonomi Teorisi ve Politikası 5 1.3. Makro Ekonomi

Detaylı

TEB HOLDİNG A.Ş. 2013 YILI 3. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU

TEB HOLDİNG A.Ş. 2013 YILI 3. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU TEB HOLDİNG A.Ş. 2013 YILI 3. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2013 30.09.2013 Şirketin Ticaret Unvanı : TEB Holding A.Ş. Şirketin Ticaret Sicil Numarası : 176711 Genel

Detaylı

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU DIŞ BORÇLANMA ARAÇLARI (EUROBOND) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak

Detaylı

Genel Görünüm. ABD, Euro Bölgesi, İngiltere ve Japonya merkez bankaları da kısa dönemde faiz artırımı yapmayacaklarının sinyalini vermişlerdir.

Genel Görünüm. ABD, Euro Bölgesi, İngiltere ve Japonya merkez bankaları da kısa dönemde faiz artırımı yapmayacaklarının sinyalini vermişlerdir. Genel Görünüm 2008 yılı son çeyreğinde tüm dünya ekonomilerini ve finans piyasalarını derinden etkileyen küresel kriz, tüm ülke hükümetlerinin aldıkları mali ve para politikası önlemleri ile 2009 yılı

Detaylı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı POLİTİKANOTU Mart2011 N201139 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Cari açık, uzun yıllardan

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 08 Haziran 2015, Sayı: 14. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 08 Haziran 2015, Sayı: 14. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 14 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya Çağlar Kuzlukluoğlu 1

Detaylı

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 15 Haziran Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ NAZİLLİ İİBF İKTİSAT BÖLÜMÜ VE AVRUPA ARAŞTIRMALAR MERKEZİ TARAFINDAN DÜZENLENEN GÜNCEL EKONOMİK SORUNLAR KONGRESİ NDE YAPACAĞI Açılış Konuşmasının

Detaylı

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti TEPAV Değerlendirme Notu Şubat 2011 Cari işlemler açığında neler oluyor? Ekonomide gözlemlenen

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2006

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2006 UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2006 ULUSLARARASI YATIRIMCILAR DERNEĞİ 16.10.200.2006 İSTANBUL DÜNYADA DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMLAR (milyar $) 1600 1400 1396 1200 1092 1000 800 693 826 716 710 916 600 400 331

Detaylı

BASIN AÇIKLAMASI. SÜREYYA SERDENGEÇTİ Başkan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası. Ankara, 19 Mart 2001

BASIN AÇIKLAMASI. SÜREYYA SERDENGEÇTİ Başkan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası. Ankara, 19 Mart 2001 BASIN AÇIKLAMASI SÜREYYA SERDENGEÇTİ Başkan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Ankara, 19 Mart 2001 Sayın Bakanım, Değerli Basın Mensupları, Bilindiği gibi, Kasım ayı ikinci yarısında mali piyasalarda yaşanan

Detaylı

Lojistik. Lojistik Sektörü

Lojistik. Lojistik Sektörü Lojistik Sektörü Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 014 1 Ulaştırma ve depolama faaliyetlerinin entegre lojistik hizmeti olarak organize edilmesi ihtiyacı, imalat sanayi

Detaylı

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ 2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ TEPAV EPRI Dış Politika Etütleri AB Çalışma Grubu 9 Kasım 2005 Ankara Zeynep Songülen

Detaylı

EURO BÖLGESİ İZLEME RAPORU MART 2001. I. Genel Ekonomik Göstergelere İlişkin Gelişmeler:

EURO BÖLGESİ İZLEME RAPORU MART 2001. I. Genel Ekonomik Göstergelere İlişkin Gelişmeler: EURO BÖLGESİ İZLEME RAPORU MART 2001 I. Genel Ekonomik Göstergelere İlişkin Gelişmeler: 2000 yılının dördüncü çeyreğinde Euro Bölgesi ve AB-15 in GSYİH artışı bir önceki çeyreğe göre yüzde 0.7 olmuştur.

Detaylı

TÜRKİYE NİN CARİ AÇIK SORUNU VE CARİ AÇIĞIN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ SEDA AKSÜMER

TÜRKİYE NİN CARİ AÇIK SORUNU VE CARİ AÇIĞIN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ SEDA AKSÜMER İÇİNDEKİLER 1.GİRİŞ 2. TÜRKİYE NİN CARİ AÇIK SORUNU Asıl Tehlike Cari Açığın Finansmanı 3. ENERJİDE DIŞA BAĞIMLIK SORUNU ve CARİ AÇIK İLİŞKİSİ 4.TÜRKİYE İÇİN CARİ AÇIK SÜRDÜRÜLEBİLİR Mİ? 5.SONUÇ ve ÖNERİLER

Detaylı

Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi

Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi On5yirmi5.com Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi Avro bölgesindeki ülkelerde derinleşmekte olan kamu borç krizine rağmen 2011, Türkiye ekonomisinin yüksek büyüme hızı yakaladığı bir yıl oldu. Yayın Tarihi

Detaylı

EUR/GBP Temel ve Teknik Analizi

EUR/GBP Temel ve Teknik Analizi Tüketici Güven Endeksi 1 EUR Tüketici Güven Endeksi GBP Perakende Satışlar 2 Perakende Satışlar 1/5 Enflasyon 3 EUR Enflasyon GBP Faiz Oranı 4 Faiz Oranı 2/5 Teknik Analiz Son çeyrekte küçülen İngiltere

Detaylı

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015 Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 215 BÜYÜME DÜŞMEYE DEVAM EDİYOR Zümrüt İmamoğlu* ve Barış Soybilgen ** 13 Nisan 215 Yönetici Özeti Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış Sanayi Üretim Endeksi (SÜE)

Detaylı

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir

Detaylı

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi HALI SEKTÖRÜ 2014 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ EKİİM 2014 1 2014 YILI EYLÜL AYINDA HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ Ülkemizin halı ihracatı

Detaylı

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU Bu rapor Cigna Finans Emeklilik ve Hayat A.Ş. Standart Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2015-30.06.2015

Detaylı

NUROLBANK 2011 YILI ÜÇÜNCÜ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

NUROLBANK 2011 YILI ÜÇÜNCÜ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU NUROLBANK 2011 YILI ÜÇÜNCÜ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU ORTAKLIK YAPISI VE SERMAYEYE İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER Bankamızın 30.09.2011 itibarıyla ortaklık yapısı ve paylarında herhangi bir değişiklik gerçekleşmemiştir.

Detaylı

Banka Bilançosunun Özellikleri Pazar, 26 Aralık 2010 18:24

Banka Bilançosunun Özellikleri Pazar, 26 Aralık 2010 18:24 Ticari bir işletme olarak bankaların belirli bir dönem içerisinde nasıl çalıştıklarını ve amaçlarına dönük olarak nasıl bir performans sergilediklerini değerlendirebilmenin yolu bankalara ait finansal

Detaylı

İDARE MERKEZİ ANKARA, 27 Ocak 2015

İDARE MERKEZİ ANKARA, 27 Ocak 2015 İDARE MERKEZİ ANKARA, 27 Ocak 2015 Cevaplarda şu işaretlerin tekrarını dileriz: B.02.2.TCM.0.00.00.00- Sayın Ali BABACAN BAŞBAKAN YARDIMCISI ANKARA Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (Merkez Bankası) Kanunu

Detaylı

2002-2009 YILLARI ARASINDA MERKEZ BANKASI PARASI VE ALT KALEMLERİNİN ANALİZİ

2002-2009 YILLARI ARASINDA MERKEZ BANKASI PARASI VE ALT KALEMLERİNİN ANALİZİ MALİYE FİNANS YAZILARI Yıl: 25 Sayı: 90 Ocak 2011 23 2002-2009 YILLARI ARASINDA MERKEZ BANKASI PARASI VE ALT KALEMLERİNİN ANALİZİ Alper YAKUPOĞLU * ÖZET Bu çalışmada Türkiye de para arzının en önemli göstergesi

Detaylı

İÇİNDEKİLER (*) 1- Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Uzun Vadeli Kredi Borcu (2002-2015 Eylül)

İÇİNDEKİLER (*) 1- Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Uzun Vadeli Kredi Borcu (2002-2015 Eylül) İÇİNDEKİLER (*) 1- Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Uzun Vadeli Kredi Borcu (2002-2015 Eylül) 2- Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Uzun Vadeli Kredi Borcunun Borçluya Göre Alacaklı Dağılımı (2002-2015

Detaylı

II. Ulusal Ekonomik Görünüm 2

II. Ulusal Ekonomik Görünüm 2 II. Ulusal Ekonomik Görünüm 2 3 yılının ikinci çeyreğinde iktisadi faaliyet yılın ilk çeyreğine kıyasla daha olumlu bir görünüm sergilemiştir. İç tüketimdeki canlanma ve altın ticaretindeki baz etkisi

Detaylı

Dünya Ekonomisi. Bülteni. İstanbul Sanayi Odası Araştırma Şubesi. Ekim 2012. Dünya Ekonomisine Küresel Bakış 1

Dünya Ekonomisi. Bülteni. İstanbul Sanayi Odası Araştırma Şubesi. Ekim 2012. Dünya Ekonomisine Küresel Bakış 1 Dünya Ekonomisi Bülteni Ekim 2012 İstanbul Sanayi Odası Araştırma Şubesi Dünya Ekonomisine Küresel Bakış 1 IMF tarafından açıklanan World Economic Outlook Ekim 2012 raporuna göre, küresel iyileşme yeni

Detaylı

KÜRESEL EKONOMİ VE TÜRKİYE EKONOMİSİNDE BEKLENTİLER

KÜRESEL EKONOMİ VE TÜRKİYE EKONOMİSİNDE BEKLENTİLER KÜRESEL EKONOMİ VE TÜRKİYE EKONOMİSİNDE BEKLENTİLER NİSAN 2014 Birleşmiş Milletler (UN), Uluslararasın Para Fonu (IMF), Ekonomik İşbirliği ve Kalınma Teşkilatı (OECD) ve Dünya Bankası nın (WB), küresel

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER ABD de işsizlik başvuruları ve imalat sektörü PMI beklentilerin üzerinde gelirken, ikinci el konut satışlarında 4 aylık aradan sonra ilk kez artış yaşandı

Detaylı

Ekonomik Rapor 2011 I. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ 67. genel kurul Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği / www.tobb.org.

Ekonomik Rapor 2011 I. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ 67. genel kurul Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği / www.tobb.org. Ekonomik Rapor 2011 I. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ 67. genel kurul 5 6 1. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ Küresel ekonomiyi derinden etkileyen 2008

Detaylı

ENFLASYON (Genel bakış)

ENFLASYON (Genel bakış) ENFLASYON (Genel bakış) Gazi Üniversitesi Ekonometri Bölümü -KADİR ÖZKAN - SUNUM KİTLESİ: İKTİSADİ İDARİ BİLİMLER ÖĞRENCİLERİ 1 ENFLASYON NEDİR? Latince bir kelime olan "enflasyon", şişkinlik ya da genişleme

Detaylı

Bölgesel Ekonomik Görünüm: AVRUPA Ekonomideki Düzelmenin Desteklenmesi Ekim 2009. Yönetici Özeti

Bölgesel Ekonomik Görünüm: AVRUPA Ekonomideki Düzelmenin Desteklenmesi Ekim 2009. Yönetici Özeti Bölgesel Ekonomik Görünüm: AVRUPA Ekonomideki Düzelmenin Desteklenmesi Ekim 2009 Yönetici Özeti Avrupa da bugüne dek kayıtlara geçen en derin ve uzun süreli durgunluğun dip noktasının geçilmekte olduğuna

Detaylı

BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2014 III. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2014 III. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2014 III. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU 1 İ Ç İ N D E K İ L E R I. GENEL BİLGİLER 1. Şubenin Gelişimi Hakkında Özet Bilgi 2. Şubenin Sermaye ve Ortaklık Yapısı 3.

Detaylı

31/12/2011-31/03/2012 tarihleri arasında fon getirisi %2,11 olarak gerçekleşirken, yönetici benchmarkının getirisi %2,49 olarak gerçekleşmiştir.

31/12/2011-31/03/2012 tarihleri arasında fon getirisi %2,11 olarak gerçekleşirken, yönetici benchmarkının getirisi %2,49 olarak gerçekleşmiştir. GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. LİKİT-KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2012 YILI 3 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi genel olarak 2011 yılını bir önceki yıldan devraldığı Euro

Detaylı

Para talebi ekonomik bireylerinin yanlarında bulundurmak istedikleri para miktarıdır. Ekonomik bireylerin para talebine tesir eden iki neden vardır;

Para talebi ekonomik bireylerinin yanlarında bulundurmak istedikleri para miktarıdır. Ekonomik bireylerin para talebine tesir eden iki neden vardır; B.E.A. Para Piyasaları (Finans Piyasaları): Ekonomide mal-hizmet piyasalarının yanında para piyasaları bulunmaktadır. Bu piyasanın amacı mal piyasasının (reel veya üretim piyasaları) ihtiyaç duyduğu ihtiyaçları

Detaylı

PARA POLİTİKASI AMAÇLARI VE ARAÇLARI TÜRKİYE UYGULAMASI

PARA POLİTİKASI AMAÇLARI VE ARAÇLARI TÜRKİYE UYGULAMASI 1 PARA POLİTİKASI AMAÇLARI VE ARAÇLARI TÜRKİYE UYGULAMASI Para Politikasının Amaçları 2 1. Fiyat İstikrarı: Enflasyonu yıllık yüzde 1-2 seviyelerinde devam ettirmek. TCMB nin şu an izlediği politika enflasyon

Detaylı

Euro Bölgesi İzleme Raporu: Eylül 2001

Euro Bölgesi İzleme Raporu: Eylül 2001 Euro Bölgesi İzleme Raporu: Eylül 2001 I. Genel Ekonomik Gelişmeler Avrupa Merkez Bankası (ECB) Yönetim Konseyi, 30 Ağustos 2001 tarihinde yaptığı toplantıda yaz ayları boyunca fiyatlarda yaşanan olumlu

Detaylı

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 14 Temmuz Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı Mayıs verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı