2007 YILI GENEL DEĞERLENDİRME ve 2008 E İLİŞKİN BEKLENTİLER

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "2007 YILI GENEL DEĞERLENDİRME ve 2008 E İLİŞKİN BEKLENTİLER"

Transkript

1 Türkiye Kalkınma Bankası Yayını OCAK-MART 2008 Sayı : 47

2

3 OCAK YIL : SAYI : 47 TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. Adına Sahibi Abdullah ÇELİK Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdür s. 1 YENİDEN KALKINMA DERGİSİ NE BAŞLARKEN s YILI GENEL DEĞERLENDİRME ve 2008 E İLİŞKİN BEKLENTİLER Yazı İşleri Sorumlusu Yusuf ERDEM Eğitim ve Halkla İlişkiler Müdürü s. 3 s. 4 HABER. PLASMANLARIMIZIN YÜZDE 30 UNU ENERJİ VE ÇEVREYE AYIRACAĞIZ DOĞU-BATI AYRIMI YAPMIYORUZ KREDİ MUSLUĞU HERKESE AÇIK Yayın Kurulu Necdet ŞAHİNKÜÇÜK Dr.Mehmet TAMİRCİ İbrahim Sevin Burhanettin Tosun Mehmet Ali TOPRAKOĞLU Yazışma Adresi Necatibey Cad. No: Bakanlıklar ANKARA Tel : Fax : e mail Dergide yayınlanan bütün yazılar Kaynak gösterilerek iktibas edilebilir. Bu dergi ücretsizdir. Dergimizde yayınlanan yazılardaki bilgi ve görüşlerin sorumluluğu yazarlara aittir. s. 5 HABER. s. 6 MAKALE. s.8 MAKALE. TKB-GARANTİ BANKASI ARASINDAKI APEKS ANLAŞMASI CARİ İŞLEMLER AÇIKLARI ÖNEMLİMİR? *A.HAKAN ATİK DOĞADAN GELEN DOĞAL GÜZELLİK VİTRAY CAM SÜSLEME SANATI *DR.MEHMET TAMİRCİ s YILI HİZMETİÇİ EĞİTİM PROGRAMI. s.11 MAKALE. s.15 MAKALE. s.18 MAKALE. s.21 MAKALE. s.24 MAKALE. KYOTO PROTOKOLÜ MEKANİZMALARI *ZEHRA BİROL İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ VE İŞ DÜNYASI *ÖZMEN DEMİR KİTAP: DÜNYAYA AÇILAN KAPI *B.SITKI GÜRLER KALKINMA BANKACILIĞI VE TÜRKİYE KALKINMA BANKASI *GÜLHAN BİLEN ULUSLARARASI PİYASALARDAKİ GELİŞMELER VE TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ *OKTAY KÜÇÜKKİREMİTÇİ s.28 BEYİN JİMNASTİĞİ

4 Yeniden KALKINMA Dergisi ne başlarken Türkiye Kalkınma Bankası, kurulduğu tarihten bu yana, başta sanayi ve turizm sektörleri olmak üzere ülke kalkınmasına yönelik yatırımların finansmanında, alanında deneyimli ve uzman kadrosuyla etkin olmuş; bu anlamda ülke kalkınması ve sürdürülebilir büyümenin sağlanmasını kendisine misyon edinmiştir. Bu misyon çerçevesinde kalkınmanın ve sürdürülebilir büyümenin öncüsü olarak, yatırımları bölgesel, sektörel ve teknolojik yönden destekleyen, etkin ve hızlı şekilde finanse eden, girişimcileri teknik yardım da dahil olmak üzere güç ve cesaret vererek destekleyen uluslararası boyutlarda bir kalkınma ve yatırım bankası olma yolunda hızla ilerlemekteyiz. Bankamız, bu misyon ve vizyonun; kurumsallaşmış, hedeflerinin farkında ve kurum içindeki bütün ögeleriyle uyumlu bir yapıyla gerçekleştirilebileceğinin de farkındadır. Toplumsal işlevi açısından bir kurum, kendi ortamında yaşayan bir gerçekliktir. Aslında, bireylerde olduğu gibi kurumlar da hatırlanabilen bilinçli kişilik geliştirirler. Bu bilinç, kurumun kendini yenileyerek çağın gerektirdiği bilgi ve donanıma sahip olmasını sağlar. Bir Kalkınma Bankası olarak sürekli yenilikçi olmalı ve bunu başarabilmek için de sürekli kendimizi yenilemeliyiz. Mesleki uzmanlık alanındaki başarılarımızın temelinde günün koşulları paralelinde sürekli değişen ve gelişime açık yapımızın yatmakta olduğunu da çok iyi biliyoruz. Her zaman ifade ettiğim üzere, kurumlar kimliklerini vizyonları ve misyonları sayesinde ifade ederler. Şu anda içinde yaşadığımız çağdaş bilgi toplumunda kurumsal iletişimin ve kültürün gelişmesi için öncelikle kurum içi iletişimin önünün açılmasının gerekliliğine inanıyorum. Bu inanç ve kurum içi bilgi paylaşımının geliştirilmesi doğrultusunda; bankamız Kalkınma Dergisini 10 yıllık bir aradan sonra tekrar yayın hayatına döndürüyor olmaktan kıvanç duyuyoruz. Çalışma arkadaşımlarımın değerli bilgi birikimleriyle gelişecek olan ve deneyimlerinin aktarılacağı bir iletişim aracı olarak gördüğüm Kalkınma Dergisinin, yayın hayatına döndürülmesinde emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma en içten teşekkürlerimi iletir ve dergimizin uzun ve başarılı bir döneme imza atmasını dilerim. Abdullah Çelik Genel Müdür 1

5 2007 YILI GENEL DEĞERLENDİRME ve 2008 E İLİŞKİN BEKLENTİLER 2007 yılında da faaliyetlerimizi artırdık da 140 milyon YTL kredi kullandırmıştık; bu yıl sonuna kadar 200 milyonu aşması beklenmektedir yılında ise plasmanlarımızı %50 artırıp 300 milyon YTL lik kredi kullandırarak kredi stokumuzu 640 milyon YTL ye ulaştırmayı hedefliyoruz. 2008, çok rahat bir yıl olmayacak ama çok da olumsuz bakmıyoruz. Türkiye için siyasi belirsizliklerin azaldığı bir yıl olacak. Tek risk yurtdışından gelebilecek hareketlilik olacak. Ama bunun da Türkiye yi çok olumsuz etkileyeceği karamsarlığında değiliz. Banka olarak hızlı ve nitelikli hizmet, uygun faiz oranları, vadeler ve kalkınma bankacılığı bilgi birikimiyle danışmanlık desteğinde bulunmak suretiyle yatırımcılarımıza destek olmaya devam edeceğiz Bankamız, kalkınmanın ve sürdürülebilir büyümenin öncüsü olarak, yatırımları bölgesel, sektörel ve teknolojik olarak destekleyen, etkin ve hızlı bir şekilde finanse eden; girişimcileri teknik yardım dahil olmak üzere güç ve cesaret vererek destekleyen uluslar arası boyutlarda bir kalkınma ve yatırım bankası olma yönünde hızla ilerlemektedir TKB, 2008 İÇİN NASIL BİR STRATEJİ İZLİYOR, HEDEF SEKTÖRLERİ? Türkiye Kalkınma Bankası, diğer bankalardan farklı olarak, kalkınma bankacılığı kulvarındadır. Bu anlamıyla diğer bankalarla rekabet etmekten ziyade, yol açıcı bir rol üstlenmektedir. Buna rağmen piyasanın takip edilmesinin gerekliliği açısından hızlı ve nitelikli hizmet, faiz oranları, vadeler ve yatırımcılara finansman yanında, kalkınma bankacılığı bilgi birikimiyle danışmanlık desteğinde bulunmak suretiyle farklılık sağlanmaya çalışılacaktır. İmalat sanayii, turizm, eğitim, sağlık, enerji sektörlerinde faaliyette bulunan ve yatırım ve işletme sermayesi ihtiyacı bulunan anonim şirketler hedef kitlemizi oluşturmaktadır. Bu tarz şirketlere orta ve uzun vadeli ve diğer bankalara göre daha düşük faiz oranlarıyla yatırım ve işletme kredisi kullandırmaktadır. Bankamız 2008 yılında da bu sektörlere olan desteğini sürdürmekle birlikte plasmanlarının %30 a yakın kısmını enerji ve çevreye yönelik yatırımlara kanalize etmeyi planlamaktadır. DOĞU VE GÜNEYDOĞU'NUN KALKINDIRILMASI İLE İLGİLİ GEÇMİŞ YILLARDAKİ ÇALIŞMALARI- NIZ NELERDİR? 2008 BÖLGESEL KALKINMAYA YÖNELİK PROGRAMINIZ OLACAK MI? Bankamızın stratejik amaçlarından biri de, Bölgesel gelişmişlik farklarının giderilmesine yönelik olarak, teknolojik, ekonomik, sosyal ve kültürel açılardan yatırım ve üretim bilincinin sağlanması için yapılacak araştırma sonuçlarına göre ortaya çıkacak projeleri uygulayarak, az gelişmiş bölgelerde ve göç nedeniyle de gelişmiş bölgelerde ortaya çıkan sosyal problemlerin çözümüne katkıda bulunmak tır. Kalkınma Bankacılığı na uygun olarak belirlenen bu amaç doğrultusunda, Bankamız bugüne kadar başarılı uygulamalara imza atmıştır. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Bölgelerinde Yarım Kalmış Yatırımların ve İşletme Sermayesi Yetersizliği Bulunan İşletmelerin Ekonomiye Kazandırılması Projesi kapsamında: yıllarında 23 ilde yıllarında 26 ilde yıllarında 26 ilde toplam 525 firmaya yaklaşık 100 milyon USD kullandırılmış ve civarında ek istihdam sağlanmıştır. Bu kredilerin geri dönüş rasyosu %94 olarak gerçekleşmiştir. Bankamız bu uygulama ile söz konusu illerin yatırım potansiyeli ve girişimcileri konusunda önemli bir bilgi birikimine sahip olmuştur. Bankamız bölgesel gelişmişlik farklılıklarının giderilmesinde her zaman önemli bir rol üstlenmiş, bu rolünü genişletme çabası içerisinde olmuştur. Bu çerçevede hâlihazırda Bankanın toplam kredilerinin içerisinde kalkınmada öncelikli yörelerimizin payı %20 ler civarında iken 2008 yılı hedeflerimizde; kredi kullandırımlarımızın %30 unu bu bölgelere plase etmeyi planlamaktayız. 2

6 2006'da 140 milyon YTL kredi kullandıran Kalkınma Bankası, bu yıl sonuna kadar 200 milyon YTL kredi vermeyi hedefliyor yılında plasmanlarımızı yüzde 50 artırıp 300 milyon YTL'lik kredi kullandırarak kredi stokunu 640 milyon YTL' ye ulaştırmayı hedefliyoruz. Banka, hızlı ve nitelikli hizmet, uygun faiz oranları, vadeler ve kalkınma bankacılığı bilgi birikimiyle danışmanlık desteğinde bulunmak suretiyle yatımcılarımıza destek olmaya devam edecek. Türkiye Kalkınma Bankası, 2007 yılında uzun vadeli ve düşük faizli kredi olanaklarıyla işletmelerin yatırımlarını finanse etmeye devam etti. Hem kamu kaynaklanandan, hem de uluslararası kurumlardan uygun şartlarda fon temin ederek yatırımcıların kullanımına sunan banka sadece anonim şirketlere kredi verdi. Başta sanayi ve turizm olmak üzere, enerji, eğitim ve sağlık sektöründe faaliyet gösteren işletmelere uzun vadeli kredi sağlayan Kalkınma Bankası, özel bankaların riskli gördükleri bölgelerdeki yatırmacıya kredi imkanı sağladı. Kalkınma Bankası, KOBİ'leri konjonktürün getirdiği her türlü olumsuz şartta ayakta tutabilmek, yatırımları ve faaliyetle-rinin devamı için yoğun çaba sarf etmekte ve desteğini sürdürüyor. Kalkınma Bankası, Avrupa Yatırım Bankası'nın grup şirketi Avrupa Yatırım Fonu öncülüğünde kurulan ve hedef büyüklüğü 200 milyon Euro olan İstanbul Risk Sermayesi Girişimi'ne katılımına ilişkin anlaşma imzalandı. Banka bu girişimde 10 milyon Euro pay ile yer alıyor. Girişimin hedef yatırım alanı olan Türkiye, nihai olarak tüm sektörlerde yüksek büyüme potansiyeline ve güçlü rekabetçi yapıya sahip şirketlere yatırım amaçlıyor. Söz konusu girişim, güvenli ve sürdürülebilir bir ortam oluşturmayı ve kurumsal yönetim ilkelerine uyumu da hedeflemesi nedeniyle Türk özel sermaye sektörünün gelişimine olumlu katkıda bulunacak. Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde "Yarım Kalmış Yatırımların ve İşletme Sermayesi Yetersizliği Bulunan İşletmelerin Ekonomiye Kazandırılması Projesi" kapsamında toplam 525 firmaya yaklaşık 100 milyon dolar kullandırılmış ve 9 bin civarında ek istihdam sağlandı. Bu kredilerin geri dönüş rasyosu yüzde 94 olarak gerçekleşti. Türkiye Kalkınma Bankası 2oo8'de, piyasanın takip edilmesinin gerekliliği açısından hızlı ve nitelikli hizmet, faiz oranları, vadeler ve yatırımcılara finansman yanında, kalkınma bankacılığı bilgi birikimiyle danışmanlık desteğinde bulunmak suretiyle farklılık sağlamaya çalışılacak. İmalat sanayii, turizm, eğitim, sağlık, enerji sektörlerinde faaliyette bulunan ve yatırım ve işletme sermayesi ihtiyacı bulunan anonim şirketler hedef kitlemizi oluştururken, bu şirketle-re orta ve uzun vadeli ve diğer bankalara göre daha düşük faiz oranlarıyla yatırım ve işletme kredisi kullandırılacak. Banka, 2008 yılında da bu sektörlere olan desteğini sürdürecek ve plasmanlının yüzde 30'a yakın kısmını enerji ve çevreye yönelik yatırımlara kanalize etmeyi planlıyor. Banka, bölgesel gelişmişlik farklılıklarının giderilmesinde de önemli çalışmalar yaparak, bu çerçevede bankanın toplam kredilerinin içerisinde kalkınmada öncelikli yörelerin payı yüzde 20'ler civarında iken 2008 yılı hedeflerinde kredi kullandırımların yüzde 30'unu bu bölgelere plase etmeyi planlıyor. 3

7 Büyük şirketlere kredi vermek için yarışan özel bankaların Güneydoğu ve Doğu Anadolu'ya sırt çevirmesi, bölge halkının tepkisini çekerken, kamu bankaları ise bölgeye adeta çıkarma yapıyor. Halk Bankası'nın "bölge dışı teminatı" yasaklamasının ardından Türkiye Kalkınma Bankası da (TKB) kredi musluğunu sonuna kadar açtı. Genel Müdür Abdullah Çelik, doğu-batı ayrımı yapmadıklarının altını çizerek, kredi talep eden herkese kapılarının açık olduğunu söylüyor. Bu yıl toplam kredilerin yüzde 30'unu Güneydoğu başta olmak üzere kalkınmakta olan yörelere kullandırmayı hedeflediklerini kaydeden Çelik, "Bizim gelenlere karşı herhangi bir önyargımız yok. Yeter ki nitelikli iş yapmak için gelsinler. Planladıkları işte başarılı olabileceklerse kredi Bankanın stratejik hedeflerinden birisinin de bölgesel gelişmişlik farklarının giderilmesi olduğunu belirten Genel Müdür Çelik, "Buna yönelik teknolojik, ekonomik, sosyal ve kültürel açılardan yatırım ve üretim bilincinin sağlanması için yapılacak araştırma sonuçlarına göre ortaya çıkacak projeleri uygulayarak, az gelişmiş bölgelerde ortaya çıkan sosyal problemlerin çözümüne katkıda bulunmayı istiyoruz." diye konuştu. Kalkınma Bankası, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde "Yarım kalmış yatırımların ve işletme sermayesi yetersizliği bulunan işletmelerin ekonomiye kazandırılması projesi" kapsamında toplam 525 firmaya yaklaşık 100 milyon dolarlık kredi kullandırdı. Bunun sonucunda 9 bin kişilik ilave istihdam sağlandı. Bu bölgelerde yatırım ortamının iyi olduğunu belirten Çelik, "Bankanın hedef kitlesini imalat sanayii, turizm, eğitim, sağlık, enerji sektörlerinde faaliyette bulunan ve yatırım ve işletme sermayesi ihtiyacı bulunan şirketler oluşturuyor. Yıl sonunda kredi hacmini 415 milyon YTL'ye ulaştırması beklenen bankanın 2008 yılı hedefi ise toplamda 640 milyon YTL'lik kredi büyüklüğüne ulaşmak. Son yıllarda yakalanan istikrar ortamı bankaların performansını da artırdı. Ödenmeyen kredileri için müşteriyi takip altına alan ve ikna etmeyi başaran Türkiye Kalkınma Bankası, son 5 yılda 50 milyon YTL'lik batık kredi tahsilatı gerçekleştirdi. Geçmiş dönemlerdeki sorunlu kredileri çözdüklerini aktaran Genel Müdür Çelik, "Müşterileri ikna ederek ve ısrarlı takiplerimiz sonucunda bu sorunu çözmeyi başardık. Telkinlerimiz sonucunda firma sahibi kredisini ödememenin sonu olmadığını gördü." dedi. Türkiye Kalkınma Bankası (TKB) Genel Müdürü Çelik, Oyakbank'ın Hollandalı ING'ye satışıyla yüzde 40'ın üzerine çıkan bankacılıktaki yabancı payı oranını tehlikeli bulmuyor. "Yüzde 50 sorun değil, ancak Doğu Avrupa ülkelerinde olduğu gibi yüzde 90-95'lik oran da tercih edilen bir durum değil." diyen Çelik, Borsa'daki yabancı payını satın alanların içerisinde yerlilerin de olabileceği görüşünde. Türkiye'nin geleceğinden umutlu olduğunu aktaran Çelik, şu değerlendirmede bulundu: "Büyük şirketler bir yere yatırım yaparken birçok şeye önem veriyorlar. Batılı şirketler, Türkiye'yi çok dinamik bir pazar olduğu için tercih ediyor. Uzun vadede bu ülkeye yatırım yaparak kazançlı çıkacaklarını tahmin ediyorlar." 4

8 Türkiye Kalkınma Bankası ile Garanti Bankası nın Ostim ve İvedik Organize Sanayi Bölgesi KOBİ lerine yönelik uzun vadeli ve uygun maliyetli kaynaklar sağlanmasına yönelik kredi programı, OSİAD- OSTİM Sanayici ve İşadamları Derneği Salonu nda, TKB Genel Müdürü Abdullah Çelik ile Garanti Bankası Finansal Kurumlar Birim Müdürü Kudret Akgün ün katıldığı tarihli basın toplantısı ile tanıtıldı. Her iki Banka yöneticileri ve işadamlarının da katıldığı toplantıya Ostim İdare Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın ve OSİAD Başkanı Nihat Güçlü de iştirak etmişlerdir. Kanun gereği anonim şirketler dışındaki şirketlere kredi kullandıramayan Türkiye Kalkınma Bankası (TKB), Garanti Bankası aracılığı ile TKB Kaynaklarından sağlanan 4 yıl vadeli 20 milyon YTL'lik kaynağı, OSTİM- İvedik Organize sanayi bölgelerinde yer alan esnek üretim yapısına sahip imalatçı KOBİ lere kredi olarak kullandıracak. Toplantıda bir konuşma yapan TKB Genel Müdürü Abdullah Çelik, Kuruluş kanunu gereği sadece Anonim Şirket şeklinde organize olmuş kuruluşların imalat sanayii, turizm, eğitim, sağlık, enerji ve madencilik yatırımlarına uygun faiz ve vade koşullarında finansal destek hizmeti verebilen, bölgesel kalkınma adına özel görevler de üstlenen Kalkınma Bankası, Kobilere ilişkin finansman imkanlarını artırma çabaları çerçevesinde; Avrupa Yatırım Bankası, Avrupa Konseyi Kalkınma Bankası, Dünya Bankası, KfW, İslam Kalkınma Bankası, Fransız Kalkınma Ajansı gibi uluslararası finansman kuruluşları ile ilişkilerini geliştirerek son yıllarda yaklaşık 100 milyon EURO kaynağı bu kuruluşlardan temin ederek KOBİ lere aktarmıştır dedi. TKB Genel Müdürü Çelik, aynı misyon ve vizyon çerçevesinde Avrupa Yatırım Fonu önderliğinde kurulan İstanbul Girişim Sermayesi Fonu'na da iştirak ettiklerini kaydederek, dünyadaki birçok kalkınma bankası tarafından yaygın olarak kullanılan apeks sistemini yeni bir finansman aracı olarak geliştirmeyi planladıklarını, proje ortağı Garanti Bankası ile bu modelin ilk uygulama alanı olarak, Ostim ve İvedik Organize Sanayi Bölgelerini pilot bölge olarak seçtiklerini belirtti. Çelik, Bilindiği üzere apeks yönteminde, nihai kredi kullanıcısı KOBİ lere kalkınma bankaları yaygın şube ağına sahip ticari bankalar aracılığı ile ulaşmaktadırlar. Dünyadaki birçok kalkınma bankası tarafından yaygın olarak kullanılan apeks sistemini yeni bir finansman aracı olarak geliştirmeyi planlayan T. Kalkınma Bankası, proje ortağı Garanti Bankası ile bu modelin ilk uygulama alanı olarak, onbinin üzerinde işyerinin önemli miktarda istihdam sağladığı, faaliyet alanlarının çok değişik sektörlere yayıldığı bir bölge olan, mevcut teknoparkı ile de diğer Organize Sanayi Bölgelerine örnek teşkil eden Ostim ve İvedik Organize Sanayi Bölgelerini pilot bölge olarak seçildiğini söyledi. Kredi programı hakkında da bilgi veren TKB Genel Müdürü Abdullah Çelik, OSTİM-İvedik Organize Sanayi Bölgelerinde yer alan esnek üretim yapısına sahip imalatçı KOBİ lerin yatırım ve işletme sermayesi ihtiyaçlarının karşılanmasını hedefleyen bu programda kredi limitinin; her bir KOBİ için işletme kredisinde YTL, yatırım kredisinde YTL olarak belirlendiğini her iki kredinin kullandırılması durumunda ise kredi limitinin 500 bin YTL yi geçemeyeceğini ifade etti. 5

9 Çeviren: A. Hakan ATİK Kd. Uzman Ekonomik ve Sosyal Araştırma Müdürlüğü Cari işlemler dengesi, anlaşılması güç (abstruse) bir iktisadî kavram gibi görülebilir. Fakat, yurt dışından mal ve hizmet satın almaya, yurt içindekinden daha fazla harcayan ülkelerde, cari işlemler, uluslararası iktisadın politik gerçeklikle çatıştığı bir noktadır. Ülkeler, büyük boyutlarda cari açık verdiğinde, iş adamları, sendikalar ve parlamenterler, çoğu kez, hemen ticaret ortaklarını suçlamakta ve adil olmayan uygulamalar başlatmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri ve Çin arasında var olan, iki ülke arasındaki ticaret dengesizliğinden hangisinin öncelikli olarak sorumlu olduğu hususunda yaşanan gerilim, bazı ülkeler büyük boyutlarda ve sürekli cari işlemler açığı verirken diğerleri büyük fazlalar elde ettiğinde, uluslararası finansal sistem açısından daha kapsamlı ve belirgin sonuçlara ulaşılmasına ışık tutmaktadır. Görevleri arasında, açık bir uluslararası ticaret ve ödemeler sistemini teşvik etmek ve korumak da yer alan IMF, son zamanlarda, Çin, euro alanı, Japonya, Suudi Arabistan ve A.B.D. gibi büyük oyuncularla küresel dengesizlikler üzerinde çok taraflı fikir alış verişine başlamıştır. İşin özü, IMF, konu üzerindeki hissî yaklaşımı ortadan kaldırmaya ve cari işlemler fazlalarının ve açıklarının hala önemli olup olmadığını dikkatle gözden geçirmeye gayret etmektedir. Cari işlemlerin ölçülmesi İyi bir başlangıç noktası, cari işlemler açığı veya fazlasının gerçekten ne anlama geldiği sorusunu sormak ve bir cari işlemler dengesinin çok sayıdaki ölçülme yönteminden içgörü (insights) elde etmektir. Birincisi, cari işlemler, mal ve hizmetler ihracatının değeri ile mal ve hizmetler ithalatının değeri arasındaki fark olarak ifade edilebilir. Öyle ise, açık, (cari işlemlerin, genellikle toplamın küçük bir bölümünü oluşturan faiz ve temettüler gibi net geliri ve dış yardımlar gibi yabancı ülkelerden transferleri de içermesine rağmen) ülkenin ihraç ettiğinden daha fazla mal ve hizmet ithal ettiği anlamına gelmektedir. Bu şekilde ifade edildiğinde, cari işlemler açığı, ihracatın iyi ve ithalatın kötü olduğunu düşünen ihracatın asıl nedeninin ithalat yapabilmek olduğunu galiba unutan korumacıların tüylerini çoğu kez diken diken etmektedir. İkincisi, cari işlemler, ulusal (hem kamu hem de özel) tasarruflar ve yatırımlar arasındaki fark şeklinde tanımlanabilir. Bir cari işlemler açığı, bu nedenle, yatırımlara göre düşük bir ulusal tasarruf düzeyini veya yüksek bir yatırım oranını ya da her ikisini birden yansıtabilir. Düşük yurtiçi tasarruf düzeyleriyle gerçekleştirebileceklerinden daha fazla yatırım fırsatına sahip sermaye-fakiri ülkeler açısından cari işlemler açığı doğal olabilir. Her ne kadar, yakın geçmişte yapılan araştırmalar, cari işlemler açığı veren gelişmekte olan ülkelerin daha hızlı büyüdüğüne işaret etmese de (belki bunların daha az gelişmiş yurtiçi finansal sistemleri yabancı sermayeyi etkili bir şekilde tahsis edemediği için), bir [cari] açık, potansiyel olarak, daha hızlı üretim artışını ve iktisadî kalkınmayı teşvik edebilir. Dahası, uygulamada, özel sermaye çoğu kez gelişmekte olan ekonomilerden gelişmiş ekonomilere doğru akmaktadır. Gelişmekte olan ülkeler ve yükselen piyasa ekonomileri sık sık fazla verirken, A.B.D. gibi gelişmiş ekonomiler cari işlemler açığı vermektedir.* Tipik olarak, çok fakir ülkeler, GSYİH larına nispetle, resmî hibe ve kredilerle finanse edilen büyük cari açıklar verirler. Tasarruf-yatırım dengesi yaklaşımının altını çizdiği bir husus, korumacı politikaların, korumacılık ve tasarruflar veya yatırımlar arasında açık bir bağlantı olmadığından, cari işlemler dengesinin iyileştirilmesinde muhtemelen fazla kullanılmayacak olmasıdır. Üçüncü olarak, cari işlemler, ticaretin zamanlaması itibariyle de ele alınabilir. Dönem-içi ticaret (intratemporal trade) hepimiz alışıktır: Kumaşın, şarap karşılığında bugün değiştirilmesi. Fakat, aynı zamanda, dönemler-arası ticareti de (intertemporal trade) düşünebiliriz: Cari işlemler açığı vererek malların bugün ithal edilmesi, ve bunun karşılığında, cari işlemler fazlası vermek suretiyle malların gelecekte ihraç edilmesi. Dönem-içi ticaret altında, bir ülke aynı anda bir malı ithal ederken diğerini ihraç edebilir; dolayısıyla bir ülkenin, mal ithalatını bugünden yapmamasının ve mal ihracatını da yarın gerçekleştirmemesinin niçin gerekli olduğuna dair bir neden bulunmamaktadır. Dönemler-arası cari işlemler teorileri, aynı zamanda, cari işlemler açıklarının ve fazlalarının oynayabileceği tüketimi-zamana yayma (consumption-smoothing) rolünü de vurgulamaktadır. Örneğin, eğer bir ülke, verimli kapasiteye erişim becerisini geçici olarak zayıflatan bir şokla sarsılmışsa bu bir doğal afet olabilir, o takdirde, şokun tüm yükünü hemen üstlenmek yerine, cari işlemler açığı vermek suretiyle sıkıntıyı veya sorunu zamana yayabilir. Tam tersine, araştırmalar, büyük şoklara maruz kalan ülkelerin, ortalama, bir ihtiyati tasarruf şekli olarak cari işlemler fazlası verdiğini de ileri sürmektedir. *A.B.D. sürekli olarak dış ticaret açığı ve cari işlemler açığı vermekte; yurtiçi yatırımlar ile yurtiçi tasarruflar arasındaki farkı finanse etmek için de yabancı sermaye kullanmaktadır. 6

10 Süreklilik, gereğinden fazla olduğunda Bir ülkenin ne kadar uzun süreyle cari işlemler açığı vereceğinin önemi var mıdır? Bir ülke cari işlemler açığı verdiği zaman, borçlarını veya yükümlülüklerini, diğer ülkelerce finans hesaplarındaki akış (flow) vasıtasıyla finanse edilmek üzere, artırmaktadır. Er ya da geç, bu borçların geri ödenmesi gerekmektedir. Sağduyu, eğer bir ülke, dış ülkelerden borçlandığı fonları uzun-vadeli üretken kazanç elde edemeyeceği harcamalarla ziyan ederse, o takdirde, söz konusu ülkenin borcunu geri ödeyebilme gücünün (basic solvency) şüpheli hale gelebileceğini söylemektedir. Zira, borç ödeyebilme gücü, ülkenin, ne kadar borçlandıysa onu (en sonunda) geri ödeyebilecek yeterlilikte cari işlemler fazlası yaratabilecek isteklilik ve kabiliyette olmasını gerektirmektedir. Bu nedenle, bir ülkenin cari işlemler açığı (daha fazla borçlanma) verip vermemesinin gerekliliği, o ülkenin dış yükümlülüklerinin (dış borçlarının) büyüklüğüne ve borçlanmanın, ülkenin dış borçları için ödemek zorunda olduğu faiz oranından (ya da getiri oranından) daha yüksek marjinal ürün verecek [bir] yatırımı finanse edip etmeyeceğine bağlıdır. Fakat, ülke, dönemler-arası itibariyle dış borçlarını ödeyebilmeye muktedir olsa bile (yani cari yükümlülükler gelecekte elde edilecek gelirle karşılanacaksa), o ülkenin cari işlemler açığı, eğer ülke gerekli finansmanı temin edebilme kabiliyetine sahip değilse, sürdürülemez hale gelebilir. Bazı ülkeler (Avustralya ve Yeni Zelanda gibi) on yıllardır, ortalama olarak, GSYİH nın %4.5-5 i civarında bir cari işlemler açığı sürdürebiliyorken, diğerleri (1995 te Meksika ve 1997 de Tayland) finansal krizlerin ortasında özel finansmanın çekilmesinin ardından, cari işlemler açıklarında keskin bir tersine dönüş (reversal) yaşamıştır. Bu tür tersine dönüşler, dış finansman artık elde edilemediğinde, daha doğrusu bir ülke geçmiş borçlanmalarını kısa sürede geri ödemek için büyük miktarlarda fazla vermeye zorlandığında, özel tüketim, yatırım ve hükümet harcamaları birdenbire azaltılmak zorunda kalınacağından, bir hayli yıkıcı olabilir. Bu, ülkenin niçin cari işlemler açığı verdiğinden bağımsız bir şekilde (ve açık arzu edilebilir nitelikte belli başlı eğilimleri yansıtıyor olsa bile) ülkenin ani ve zahmetli bir finansal tersine dönüş yaşayacağı ihtimaline karşı, büyük ve sürekli hale gelen açıklar için bir uyarı mekanizmasına ihtiyaç duyulduğunu ima etmektedir. Herhangi bir ülkenin bu türden bir [finansal] tersine dönüş yaşayıp yaşamayacağını ne belirlemektedir? Ampirik araştırmalar, aşırı değerlenmiş bir reel döviz kurunun, yetersiz döviz rezervlerinin, yurtiçi kredi artış hızının fazla olmasının, elverişsiz veya zararlı dış ticaret haddi şoklarının, ticaret ortağı ülkelerdeki düşük büyüme oranının ve sanayileşmiş ülkelerdeki yüksek faiz oranlarının tersine dönüşlerin ortaya çıkışını etkilediğini ileri sürmektedir. Daha yakın geçmişteki literatür de, krize yol açan borç artışında, borç dolarizasyonunun derecesi ve vade uyumsuzluğu gibi ödemeler dengesi kırılganlıklarının önemi üzerinde odaklanmıştır. Bu literatür, sermaye girişinin kompozisyonu üzerinde de önemle durmuştur (örneğin, doğrudan yabancı yatırımın nispî istikrarına karşı portföy ve kısa-vadeli yatırım akışının diğer türleri). Dahası, zayıf finansal sektörler, genellikle, bankalar yurtdışından borçlanıp yurtiçine riskli bir şekilde kredi verdiğinde, finansal tersine dönüşlere karşı daha fazla kırılganlık yaratmaktadır. Aksine, esnek bir döviz kuru rejimi, daha fazla [dışa] açıklık, ihracatın çeşitliliği, finansal sektör gelişimi ve uyumlu mali ve parasal politikalar, sürekli açık veren bir ülkeyi, tersine dönüşlere karşı daha az kırılgan veya hassas yapan faktörler arasında yer almaktadır. O halde, açıklar kötü müdür? İktisat bilimine yöneltilen ortak bir eleştiri, herhangi bir sorunun cevabının şartıyla olmasıdır. İktisat teorisinin, bir açığın iyi ya da kötü olup olmadığının, söz konusu açığı artıracak faktörlere bağlı olduğunu söylemesi elbette ki doğrudur, fakat iktisat teorisi, aynı zamanda, bir açığın cazibesinin değerlendirilmesinde ne gibi hususlara bakılması gerektiğini de söylemektedir. Eğer açık, ihracatın üzerinde bir ithalat fazlalığını yansıtıyorsa, o takdirde rekabetçilik problemlerinin göstergesi olabilir, fakat cari işlemler açığının, tasarrufların üzerinde bir yatırım fazlasını da zımnî olarak işaret etmesi nedeniyle açığın hayli verimli, büyüyen bir ekonomiye işaret etmesi de aynı derecede mümkün olabilir. Eğer açık, yüksek yatırım yerine düşük tasarrufları yansıtıyorsa, dikkatsizce uygulanan maliye politikası veya bir tüketim artışı cari açığa neden olabilir. Ya da, cari açık, belki geçici bir şok veya değişen nüfus bilgileri (demographics) nedeniyle tamamen akla yatkın dönemler-arası ticareti yansıtabilir. Bu aktörlerden hangisinin devrede olduğu bilinmeden, açığın iyi veya kötü olduğundan bahsetmek fazla anlamlı değildir: Açıklar, zaman içinde belirli bir noktada, bir ülke için belki arzu edilebilir belki arzu edilmez nitelikteki temel iktisadî eğilimleri yansıtmaktadır. 7

11 Dr. Mehmet TAMİRCİ Kredi Değerlendirme I. Md İnsanoğlu volkanik cam veya obsidien olarak adlandırılan doğal camı çok eski zamanlarda keşfetmiş ve bu doğal madeni işleyerek, bıçak, ok ucu, silah süsleme aracı ve mücevher olarak kullanmıştır. Cam işleme sanatındaki en önemli ilerleme üfleme yönteminin bulunmasıyla sağlanmıştır. Bu tekniğin M.Ö. 1. yüzyıl ortalarına doğru Finikeliler tarafından bulunduğu tahmin edilmektedir. Üfleme tekniğinden faydalanılarak camın işlenmesi, pipo adı verilen ortası boş metal bir üfleme çubuğunun kullanılmaya başlamasıyla gerçekleşmiştir. Üfleme çubuğu kullanılarak havayla şişirme yönteminin geliştirilmesi, cam yapımı konusundaki en önemli dönüm noktalarından biridir. Selçuklu ve Osmanlı cam süsleme sanatının ortak özelliği hepsinin üfleme tekniğiyle yapılmış olmasıdır. İnsanlık tarihi boyunca, her kültürde ve dinsel inançta, göz figürü kötülükleri önleyen güçlü bir tılsım olarak kabul edilmiştir. İnsanı kötü gözlerden koruduğuna inanılan nazar boncukları, İslamiyet öncesi Türk geleneklerinden kalma bir inanıştır. Genel olarak mavi renk ağırlıklı göz şeklinde renkli boncuklardan oluşan nazar boncukları, gerek inanış, gerek gelenek, gerekse de süs eşyası olarak pek çok kişinin günlük yaşantısında çok sık kullandığı takılardandır. Cam süsleme sanatlarından biri olan vitray, renkli cam parçalarından yapılan yarı saydam bir pencere süslemesi olarak özetlenebilir. Günümüzde çok yaygın olarak, evlerde, otellerde, yemek ve oyun salonlarında, camilerde ve bunun gibi birçok mekânda çok amaçlı kullanılan bir sanat tekniği olan vitray, kısaca cam resmi olarak da adlandırılabilir. Türklerin Orta Asya'da yerleştikleri bölgelerde yapılan kazılarda ele geçen cam parçaları, bu sanat hakkındaki ileri bilgilerini ve ince kullanım biçimlerini kanıtlayıcı niteliktedir. İran üzerinden Anadolu'ya gelirken Türkler bu sanatı getirdiler ve geliştirdiler. Selçuklu mimarları, Artukoğullarında da görülen ve şemsiye denilen cam süslemeleri kullandılar. Osmanlı mimarları ise önce Selçuklu etkisinde çalıştılar, ama sonra kendilerine özgü vitray üslûbunu buldular. Evlerde, cami, medrese, şifahane, saray gibi anıtsal binalarda vitraylar normal pencere dizisinin üstünde yer alıyordu. Kafa penceresi denilen bu nakışlı camlar, bitkisel ve geometrik şekillerle nefis bir bezeme biçimi oluşturuyordu. Bu camlardan süzülen ışıklar yapı içinde değişik yansımalar yapıyordu. Osmanlı vitrayının en güzel örnekleri Süleymaniye, Rüstempaşa, Yeni Cami gibi büyük camilerde, Topkapı Sarayı, Hünkâr Kasrı v.b. saray, kasır ve yalılardadır. Vitray, doğrudan doğruya renkli yapılmış veya sonradan boyanmış yarı saydam camların, kurşun çubuklar, alçı ya da çimento yardımıyla birleştirilmesiyle meydana gelir. Bu işte kullanılan camlar silis (kum), potas (odun külü) ya da soda (deniz tuzu) yardımıyla elde edilir. Silis erirken maden oksitleri karıştırılarak renklendirilir, sonra üflenir, soğutulur, daha sonra yapılacak desene göre kesilir. Henüz sıcak olan cam çift kat yapılabilir, ayrı renkte iki cam levha üst üste yapıştırılır, ortaya çıkan cam gravür izlenimi verir. Daha önce pişmiş olan cam, camlaşabilen renklerle boyanabilir ve bu takdirde yeniden fırınlanır. Daha sonra cam parçaları birbirine kaynak yapılmış kurşun çubuklarla birleştirilir, ondan sonra hepsi bir arada metal çerçevelere yerleştirilir. Küçük cam parçalarından oluşan bu birleşik bütün, esnek olduğundan vitray hem kımıldatılabilir, hem de çok dayanıklı olur. * STANDARD Ekonomik ve Teknik Dergi, Kasım 2007 sayısında yayınlanmıştır. 8

12 Renk ve ışığı kullanarak resim yapmak olarak da tarif edilebilen vitray sanatında en önemli unsur, arkadan doğal ya da suni ışık gelmesidir. Işığın olmadığı bir ortama renkli vitray yapılamaz. Kurşunlu, tiffany ve alçılı vitray tekniklerinde camlar motifin kalıbına göre tek tek kesilir, desenin birleştirilmesi aşamasında kurşunla, bakır folyo ve lehimle ya da alçıyla uygulama yapılır. Mozaik tekniğinde camlar çok küçük parçalar halinde (0,5 cm - 1 cm) kesilir yada kırılır ve desen düz camın üstüne yapıştırılarak uygulanır, en sonra derz dökülür. Asit, kumlama, boyama tekniklerinde desenin şablonu çıkarılır ve isteğe göre düz cam, mat cam veya ayna üzerine birkaç aşamalı işlem uygulanır. Yararlanılan Kaynaklar: teknik.html Boncugu Tarihce.htm *Standard Ekonomik ve Teknik Dergi Kasım 2007 sayısında yayınlanmıştır. 9

13 TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. EĞİTİM VE HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ 2008 YILI HİZMETİÇİ EĞİTİM PROGRAMI PROGRAMIN ADI TÜRÜ YERİ 1 Mali Tabloların Analizi Semineri Seminer Ankara Sayılı Kanuna Göre Taşınmazların Satışı, Paraların Paylaştırılması ve Teferruğ İşlemi Seminer Ankara Sayılı Bankacılık Kanunu ve Kamu Bankaları Bakımından Uygulanabilirliği Seminer Ankara 4 Bütçeleme ve Kontrol Teknikleri / Finansal Planlama Seminer Ankara 5 Makro Ekonomik Politikalar Seminer Ankara 6 Türkiye Muhasebe Standartları (TMS: Konular) Esas ve Uygulamaları Seminer Ankara 7 Raporlama ve Sunum Teknikleri Seminer Ankara 8 Türkiye Ekonomisi ve Finansal Piyasalar Seminer Ankara 9 Pazarlama Teknikleri ve Rekabet Analizi Seminer Ankara 10 Yönetim Becerileri Seminer Ankara 11 Dünya Para Sermaye Piyasasının Lider Disiplini "FOREX" Seminer Ankara 12 Kalkınma; Kavram,Politika,Kurum ve Uygulamaların Gelişimi. Seminer Ankara 13 Teminat Mektupları Üzerine Hukuki Mevzuat Seminer Ankara 14 Kıymetli Evrak Hukuku Seminer Ankara 15 Sanayileşme; Dünü, Bugünü ve Geleceği. Konferans Ankara 16 Mikro Finansman ve Türkiye için Uygulanabilirliği. Seminer Ankara 17 Tazminat Hukuku Seminer Ankara 18 Dosyalama ve Arşivleme Sistemleri Seminer Ankara 19 Reel ve Mali Piyasalardaki Son Gelişmeler Konferans Ankara 20 Tapu Kadastro Kanun ve İpoteğe İlişkin Mevzuat Seminer Ankara 21 Enerji Kaynaklarının Tanımı ve Çevre Üzerindeki Etkileri Seminer Ankara 22 Uluslararası Finansal Krizler ve Risk Yönetimi Konferans Ankara 23 Stratejik Planlama Seminer Ankara 24 Resmi Yazışma Kuralları Seminer Ankara 25 Sermaye Hareketleri Seminer Ankara Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Seminer Ankara 27 Sektörel Toplantı Dizileri Konferans Ankara 28 Yönetici Asistanlığı ve Sekreterliği Eğitimi Seminer Ankara 29 Mali Suçlara İlişkin Mevzuat "MASAK 4 Nolu Tebliği" (RG.10 Kasım 2002/24932 V.Mad.) Seminer Ankara 30 Alternatif Turizm Yatırım Alanları ve TKB'nin Rolü Konferans Ankara 31 Dış Ticaret Bankacılığının Rolü ve İşlevleri Seminer Ankara 32 Stres Altında Kalite Yönetimi Seminer Ankara 33 Opersayonel Risk Yönetiminde Gelişmiş Ölçüm Yaklaşımları ve Modellemeler Seminer Ankara 34 Sorunlu Kredilerde Erken Uyarı Modelleri ve Çözüm Teknikleri Seminer Ankara 35 Yatırımların Ekonomik Olarak Değerlendirilmesi Seminer Ankara 36 Kobilerin Finansman İmkanları ve Aldıkları Danışman Hizmetleri Konferans Ankara 37 Şirket Değerlemesi Seminer Ankara 38 Atom Enerjisi ve Alternatif Enerji Kaynakları Seminer Ankara 39 Şirket Kredi Derecelendirmesi (Rating) Seminer Ankara 40 Bilgisayar Uygulamalı Teknik Analiz Semineri Seminer Ankara 41 Oryantasyon (Proje Hazırlama ve Değerlendirme Semineri) (*) Seminer Ankara 42 SPK Lisanslama Eğitimi Seminer Ankara 43 Bölge Toplantısı (**) Toplantı 44 ANKÜSEM-Gayrimenkul Değerleme Uzmanlığı Sertifikalı Temel Eğitim Programı (**) Kurs Ankara 45 Bilgisayar Eğitimleri Kurs Ankara 46 Mesleki İngilizce Kurs Ankara * Oryantasyon (Proje Hazırlama ve Değerlendirme Semineri) ** Bölge Toplantı yeri Genel Müdürlük Makamın Onayı ile belirlenecektir. *** ANKÜSEM-Ankara Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi Tarafından uygulanan paket program 10

14 Zehra BİROL Kd. Uzman Teknoloji İzleme ve Araştırma Müdürlüğü Özünde bir Avrupa projesi olarak sürdürülen ve 1992 Aralık ayında imzalanarak Mart 2005 tarihinde 55 ülkenin onayı ile yürürlüğe giren Kyoto Protokolü, her ülke ve endüstriyi somut karbon emisyon kotaları ile sınırlamaktadır. Kyoto ya giden yol aslında Birleşmiş Milletlerin 1992 yılında toplamış olduğu Rio Konferansı nda belirlenmiştir. Rio Konferansı nda BM in İklim Değişikliği Çerçeve anlaşması (UNFCCC) imzaya açılmış ve bu anlaşmayı imzalayan ülkeler gönüllülük esasına dayalı olarak çevre kirliliğine yol açan sera gazlarının etkilerini hafifletebilecek tedbirleri almayı kabul etmişlerdir. Kyoto Protokolü bu anlaşmayı bir adım ileri götürerek belgeyi imzalayan ülkeler için yılları arasında, başta karbon olmak üzere sera gazı salımlarını 1990 düzeylerinin %5 daha altına çekme yükümlülüğünü getirmiştir. Kyoto Protokolü ile ortaya yepyeni bir Pazar çıkmıştır ve uluslararası finans kurumları bu piyasalara çekilmektedir. Bu protokolün mekanizmaları olarak ortaya çıkan esneklik mekanizmaları diğer ülkelerle ortak hareketi gerektirmektedir. Bu mekanizmalar: 1 Ortak Yürütme Mekanizması (Joint Implementation) : Protokolün 6. maddesi ile düzenlenen esneklik mekanizmalarından biridir. Buna göre emisyon hedefi belirlenmiş bir ülke, emisyon hedefi belirlenmiş diğer bir ülkede emisyon azaltıcı projelere yatırım yaparsa, emisyon azaltma kredisi (Emission Reduction Unit) kazanır ve kazanılan bu krediler toplam hedeften düşülür. Ortak bir uygulama projesi örneği olarak; Kömürle çalışan bir termik santralin daha verimli kombine bir santrale dönüştürülmesini temin eden bir yatırım buna örnek olarak gösterilebilir. Yandaki 2006 yılında Ortak Yürütme Mekanizması (JI) kapsamında gerçekleştirilen projelerin türleri/konuları (sağda) ile JI alıcılarının dağılımı (solda) gösterilmiştir. Ortak Yürütme mekanizması ile gerçekleştirilen projelerden elde edilen emisyon kazanımının en büyük alıcısı hükümetlerdir yılında uygulanan projelerde ortalama ERU fiyatı 4,5 ile 12,5 arasında gerçekleşmiştir. Yandaki 2006 yılında gerçekleştirilen Ortak Yürütme Mekanizması kapsamında yapılan projelerde elde edilen emisyon kazanımının alıcıları (sağda) ile satıcılarının (solda) dağılımı gösterilmiştir. 2 Temiz Kalkınma Mekanizması (Clean Development Mechanism): Kyoto Protokolünün 12. maddesi ile düzenlenmiştir. Bu mekanizmaya göre emisyon hedefi belirlenmiş bir ülke, emisyon hedefi belirlenmemiş az gelişmiş bir ülke ile işbirliğine giderek o ülkede sera gazı emisyonlarını azaltmaya yönelik projeler yaparsa Sertifikalandırılmış Emisyon Azaltma Kredisi Certified Emission Reductions- kazanır ve bu kredi tutarı toplam hedeften düşülür. Yani bu sertifikalar Ek I grubundaki ülkelerin kendi emisyon hedeflerini tutturmasında kullanılmaktadır itibariyle, yıllık tutarı yaklaşık 4.4 milyar $ olan Temiz Kalkınma Mekanizması kredilerinin ulaştığı hacim dünya sera gazı salımlarının yaklaşık üçte birini oluşturmaktadır.1 Yandaki 2006 yılında Temiz kalkınma Mekanizması kapsamında yapılmış projelerin türleri (sağda) ve bu projelerle elde edilen emisyon kazanımının müşterilerinin (solda) dağılımı gösterilmektedir. Bu projelerdeki en büyük alıcı özel sektördür. Yandaki2006 yılında Temiz Kalkınma Mekanizması kapsamında gerçekleştirilen projelerden elde edilen emisyon hakkı kazanımının alıcıları (sağda) ile satıcılarının (solda) dağılımı gösterilmiştir. Bu projelerdeki en büyük satıcı Çin dir yılında gerçekleşen fiyatlar 7 /t ile 9 /t arasındadır. Scientific American Aralık 2007, sayfa 46 11

15 Aşağıdaki şemalarda Temiz Kalkınma Mekanizması (CDM) ile sertifikalandırılan (sertifika ile kredisi oluşan projeler henüz alıcıya ulaşmamış- piyasada alıma hazır) 1,534 projenin türleri ve projelerin gerçekleştirildiği ülkeler gösterilmiştir. Ortak Yürütme ve Temiz Kalkınma Mekanizmalarının her ikisinde de belirli özelliklerin yerine getirilmesi gereklidir. Bu özelliklerin en başta geleni emisyon azaltımının gerçekleştiğinin kanıtlanmasıdır. 3 Uluslar arası Emisyon Ticareti (Emission Trading): Kyoto Protokolünün 17. maddesi ile düzenlenmiştir. Buna göre emisyon hedefi belirlenmiş ülkelerin taahhüt ettikleri indirimi tutturmak için, ilâve olarak kendi aralarında emisyon ticareti yapabilmelerine imkân tanımaktadır. Söz konusu madde uyarınca sera gazı emisyonunu belirlenen hedeften daha da fazla miktarda indiren bir EK 1 ülkesi, gerçekleştirmiş olduğu bu ekstra indirimi başka bir taraf ülkeye satabilmektedir. Son yıllarda ülkelerin CO2 salımlarına bakıldığında, emisyon ticareti bağlamında, en büyük alıcılar ABD (Kyotoyu imzalaması durumunda), Japonya ve bazı AB ülkeleri, en önemli satıcılar ise Rusya, Ukrayna, Bazı Doğu Avrupa ülkeleri ve Kazakistan (Kyotoyu imzalarsa) olabilecektir. 4 AB Emisyon Ticareti: Dünyada ilk defa CO2 emisyonu için oluşturulan ticaret sistemidir. AB Kyoto Protokolünden tek bir emisyon azaltım hedefi alarak bu hedefin birlik içinde dağıtılmasını kendi organları ile sağlamıştır. Bunun yanı sıra Kyoto protokolünün I. Uygulama Dönemine de hazır girmeyi plânlayan birlik dönemini kapsayan Emisyon Ticaretini (EU ETS) 2005 yılının ocak ayında başlatmıştır. Üye devletlerdeki 12,000 kuruluşu kapsayan Avrupa Birliği Emisyon Ticaretine göre, şirketler aldıkları hedef miktarına bağlı CO2 salma hakkı kadar salım yapabileceklerdir. Uygulama dönemi sonunda şirketlere hedeflerinin üzerindeki fazladan saldıkları her bir ton CO2 için 40 EURO ceza verilecektir. Kyoto uygulama döneminde ise bu ceza 100 EURO/Ton olacaktır.2 Karbon emisyon kredilerinin fiyatlarındaki kararsızlık, 2006 yılında aşırı miktarda tahsis yapıldığının kamuoyuna açıklanmasına kadar, Avrupa ülkelerinin yerli kirletici firmalarına gereğinden çok kredi tahsisi yapması ve bu tahsislerdeki değerleri firmaların şişirmesi ile daha da artmıştır.bu tip piyasalar oluştuğunda, çıkarılmış karbon kredilerinin miktarı, değerlendirmesi/tespiti gerçekten zor olan gerçek karbon emisyon çıktısına uygun olmalıdır. Çıkarılan tahsisler emisyon miktarından fazla ise sonuçta permi fiyatları düşmektedir. Nitekim 2006 Nisanında AB kredi tahsis fiyatlarında yaşanan düşüş de bunun sonucudur. Kaynak: Scientific American Aralık 2007 sayfa 49 EMİSYON TİCARETİ VE GÖNÜLLÜ KARBON PİYASASININ İŞLEYİŞİ Emisyon ticareti Kyoto Mekanizmaları olarak bilinen ve yukarıdaki 3. ve 4. maddede açıklanan son derece basit bir mekanizmadır. Bir firma için belirlenen emisyon azaltımı hedeflerine, hedeflenen zamanda ulaşmak için, firmalara düşük maliyetli Pazar imkânı sağlayan bir sistemdir. Buna göre, sera gazı emisyonunu belirtilen hedeften daha fazla azaltan bir şirket/ülke, gerçekleştirdiği bu indirimi başka bir taraf şirkete/ülkeye satabilmektedir. Emisyon permisi olarak da adlandırılan bu sistem, emisyon miktarını belirlenmiş kota ile sınırlamakta ve permiler için oluşacak arz ve talep koşullarına göre fiyatın oluşmasını piyasaya bırakmaktadır. Kısacası emisyon ticareti, zararlı gazlara ölçülebilir bir değer biçilmesi ile, sera gazı emisyonlarının azaltılmasını gerçek anlamda teşvik eden, piyasa odaklı bir mekanizmadır. Bu ticaretin, zararlı gaz emisyonunun azaltılmasına ve bu amaçla şirketlerin inovativ süreç ve teknolojileri devreye almasının teşvik edilmesine yönelik son derece etkili bir yöntem olduğu açıktır. Nitekim uluslar arası plâtformlarda emisyon ticareti bu güne dek görülen en büyük yasal düzenleme girişimi olarak kabul görmektedir. Emisyon ticaretinin oluştuğu ve sera gazı emisyon azaltımını teşvik eden bu piyasa da Gönüllü Karbon Piyasası olarak adlandırılmaktadır. Karbon Piyasasının tek işlevi karbon emisyonu salımına bir maliyet, emisyon azaltımına bir fiyat koymaktır ve bu piyasa emisyon salım hakkı için tahsisat ayrılmasına veya emisyon azaltımına kredi tahsisine imkân verir. Kyoto Protokolüne taraf olan bütün ülkeler uluslararası emisyon ticaretinde kullanılabilen Sınırlanmış Miktarlar (Assigned Amount Unit) konusunda ihtilafa düşeceklerdir. 3 Sınırlı emisyon kotası olan bu ülkeler sınırlanmış miktar hedeflerini tutturmak için, Kyoto periyodunda ekstra tahsisat almak veya salım hedeflerinde aştıkları miktarın muadili olan miktarda emisyon kredisi kullanmak zorundadırlar. Bu ülkeler önümüzdeki dört yıllık dönemde diğer ülkelerden sınırlandırılmış salım haklarını satın alma yada Temiz Kalkınma/ Ortak Yürütme Mekanizmaları kapsamındaki projelerle kredi alma yoluna gideceklerdir. Teorik olarak ana emisyon salım hakkı satıcısı ülkeler Doğu Avrupa ülkeleri, Rusya ve Ukrayna dır. Bu ülkelerin reel emisyon salım miktarları Kyoto protokolünde kendileri için belirlenen kotalarının altındadır. 2 Türk Yapısal Çelik Derneği, İklim Değişikliği, Kyoto Protokolü ve Demir Çelik konulu makaleden Carbon Mart 2007 tarihli Point Carbon Dergisi s 3 12

16 Karbon Piyasasının İşleyişi ve Aktörleri Karbon ticaretinin işleyişinde ana aktörler alıcılar, satıcılar ve aracılardır. Projenin gerçekleştirildiği ev sahibi ülkeler genellikle emisyon kotasından daha az karbon kullandığı için emisyon hakkını satan ülke/firmalardır. Ev sahibi ülke, proje konusu yatırım yenilenebilir/yeşil enerji yatırımları yaparak, enerji verimliliğini artıran uygulamalar ile ağaçlandırma ya da metan tutumuna ilişkin projeler yaparak muhtemel karbon salımını düşürerek elde ettiği salım tasarrufunu alıcılara pazarlamaktadır. Emisyon hakkının alıcısı olan gruplar ise yapılan söz konusu yatırım sonucu elde edilen karbon tasarrufunu miktarı ve piyasada oluşan fiyat ölçeğinde satıcıdan satın almaktadır. Uluslar arası Karbon Fonu konusundaki raporlara göre 2005 yılında 10 ilâ 25 milyon ton (Mt) CO2e büyüklüğündeki karbon ticaret hacminin, 2010 yıllarında 400 Mt CO2e ye ulaşması beklenmektedir. 4 Karbon değişimi temel olarak iki şekilde gerçekleşmektedir. Birincisi; üst emisyon salım sınırını geçen kirleten firma üst limit ticareti (cap and trade) ile pazarlanabilir emisyon permisi veya kredisi satın alır.5 İkincisi emisyon salım sınırını geçen kirleten firma, fazladan saldığı emisyonu karşılamak veya dengelemek üzere, doğrudan yaptığı yenilenebilir enerji ve/veya diğer projeler ile emisyon kredisi elde eder. Önümüzdeki üç yıl içinde karbon emisyon talebinin ise 500 Mt ulaşacağı tahmin edilmektedir. 6 Aşağıdaki şemada proje tabanlı karbon ticaretini işleyişi gösterilmeye çalışılmıştır. Karbon piyasasında, kendi faaliyetleri ve müşterileri adına alıcı olan firmalar (örneğin: Havayolu firmaları, seyahat acenteleri, otomobil veya petrol şirketleri), belirli Proje Tabanlı Karbon Ticaretinin İşleyişi PROJE SAHİBİ Sera gazı emisyonlarını azaltma projesinin sahibi olan firma veya hükümetlerin kullandıkları araçlar: - Yenilenebilir enerji - Enerji verimliliği - Metan tutma - Ağaçlandırma vb. Emisyon azaltım projeleri Proje faaliyetlerinin finansmanını kolaylaştırmak üzere emisyon hakkını satan proje sahipleri $$ Emisyon hakkı Emisyon Hakkı Alıcısı Emisyon hakkını satın alan hükümetler, firmalar veya diğer gruplar Yasal zorunlulukları yerine getirmek için emisyon hakkını satın alan alıcılar Gönüllü taahhütlerini yerine getirmek için emisyon hakkı satın alanlar faaliyetlerdeki organizatörler (örneğin: 2005 G8 zirvesi, 2006 Dünya Futbol Kupası vb) ve tüzel kişiler alıcı olabilmektedir. Satıcılar ise toptancı ve perakendeciler olarak iki ana grupta toplanabilir. Bu toptancı ve perakendeciler; emisyon hakkını satın alıp tekrar satanlar sera gazı emisyonunu azaltmak üzere yapılan projeleri geliştirenler ile bu projelerin doğrudan satıcısı olan firmalardır. Karbon piyasasında alıcı ve satıcıyı karşılaştıran ve bu ticarette aracı durumunda olanlar ise proje geliştiricileri ile komisyonculardır (broker). Bunun yanında emisyon sağlayıcısı firmaları seçmekte müşterilerine yardımcı olan ve ofset proje evrakını hazırlayan danışman firmalar da mevcuttur. Gönüllü Karbon Piyasasının Oluşma Nedenleri Kyoto Protokolü ile ortaya konan mekanizmalar, sürecin bürokratik yanının yavaş ilerlemesi ve protokolün hava taşımacılığı gibi sektörleri ele alması nedeni ile, iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılmasına yönelik çabaların etkinliğini ve hızını azaltmıştır. Ayrıca çevre bilinci yüksek birey ve sivil toplum örgütlerinden gelen talepler, kurumsal sosyal sorumluluk projeleriyle çevreye verdikleri önemi müşterilerine kanıtlamak isteyen kurumlar da Kyoto Protokolü çerçevesinde yürüyen mekanizmalardan kendi başlarına doğrudan yararlanamayacakları için bu gönüllü piyasa oluşmuştur. Bu piyasa ile STK lar ve firmalar emisyon azaltımı konusundaki ticarette (hükümetleri Kyoto Protokolüne taraf olmasa da), aktif rol alabilmektedirler. 7 Aşağıdaki şemada potansiyel emisyon salım hakkı satıcısı olacak ülkeler ve bölgeler gösterilmiştir. Bütün politika ve tedarik plânları oluşturulduğunda ülke ve bölgelerin net açık pozisyonları görülmektedir. Doğu Avrupa ülkelerinin zengin sınırlanmış emisyon salım (AAU- Assigned Amount Unit) haklarını satmak konusunda tereddüt edecekleri beklenmektedir. Bunun bir nedeni, bu ülkelerin gelecekte bu fazla tahsisatlarına ihtiyaç duyacak olmalarıdır. Diğer bir neden de fazla tahsisatı olan bu Doğu Avrupa ülkelerinin çevre komşuları olan Batı Avrupa ülkelerinden gelecek daha cazip emisyon ticareti fırsatlarıdır. 4 Environmental Finance article by Marc Kenber, Climate Group, Marc Scientific American December 2007 p.47 6 Ecosystem Marketplace Article, April Dr.Aslı Sezer ÖZÇELİK tarafından Point Carbon firması adına yapılan sunumdan alınmıştır. Uluslararası Kocaeli Çevre Teknolojileri Fuarı sunum 13

17 Bununla birlikte Rusya ve Ukrayna, emisyon ticareti için uygun koşullar oluştuğunda kendi fazla tahsisatlarının bir bölümünü satma kararı alabilirler. Aşağıda 2005 ve 2006 yıllarında gerçekleşen karbon ticaretinin hacmi (milyon ton ve milyon olarak) ve 2007 yılı için gerçekleşme tahminleri verilmiştir Nihaî Rakamlar Nihaî Rakamlar Tahmin (Mt) (milyon ) (Mt) (milyon ) (Mt) (milyon ) AB Emisyon Ticaret Sistemi Toplam 362 7,218 1,017 18,143 1,750 18,503 Diğer Emisyon Ticaret Sistemleri Temiz Kalkınma Mekanizmaları İkincil Temiz Kalkınma Mekanizmaları , , , ,061 Ortak Yürütme Mekanizmaları TOPLAM 799 9,401 1,632 22,458 2,397 23,601 Aşağıda emisyon azaltım piyasasında kullanılan Kyoto mekanizmalarının 2006 yılında gerçekleşen fiziksel (milyon ton CO2) ve finansal dağılımı verilmiştir. EU ETS: AB emisyon ticaret sistemi kapsamında gerçekleşen - CDM: Temiz Kalkınma Mekanizmaları projeleri - JI: Ortak Yürütme Mekanizmaları projeleri - Other: Bölgesel emisyon ticaret sistemleri kapsamında gerçekleşen Gönüllü Karbon Piyasasının uygulamalarına dönük eleştirel yorumlar çevreci STK lar ve çevreci basından gelmektedir. Çünkü bu uygulamalar tamamen gönüllü çerçevede yürütüldüğü için, karbon emisyonu denkleştirmesi amacıyla uygulanacak projenin gerçek anlamda bu işlevi gerçekleştirip gerçekleştirmediğini kontrol edip sınayacak kurul, kanun veya kayıt sistemi mevcut değildir. Bu piyasa aynı zamanda, Kyoto Protokolü çerçevesinde oluşan mekanizmaların yaşanarak denendiği büyük bir öğrenme sürecidir. Bu nedenle Gönüllü Karbon Piyasasına şüphe ile yaklaşan gruplar; bu proje uygulamalarının prensiplere uygun, doğru ve şeffaf olması durumunda Gönüllü Karbon Piyasasının iklim değişikliği ile mücadeleye ciddi katkı sağlayacağını da kabul etmektedirler. Gönüllü Karbon Piyasası dâhilinde gerçekleştirilen proje uygulamalarının bireysel ve toplumsal düzeyde farkındalık yaratma ve ciddi önlemleri hayata geçirme konusunda da etkisi olduğu bilinmektedir. Gönüllü karbon finansından gelişmekte olan Kyoto Protokolüne taraf olmayan ülkelerin yanı sıra İngiltere, Amerika, Kanada gibi gelişmiş ülkeler de yararlanmaktadırlar. Ülkeye yabancı sermaye girişi sağlaması, sürdürülebilir kalkınmaya sağladığı katkılar, bu projelerle enerji maliyetlerinin düşmesi ve toplumsal farkındalık yaratması gibi nedenler ülkelerin Gönüllü Karbon Piyasasına kucak açmasına neden olmaktadır. 8 Carbon Mart 2007 tarihli Point Carbon Dergisi s 5 14

18 Özmen DEMİR Uzman Yard. İç Kontrol Müdürlüğü Yirminci yüzyılın ikinci yarısında sanayi ve ticarette girilen yeni dönemde en çok sözü edilen kavramlar "globalleşme" ve "imhacı rekabet"tir. Korumacılığın büyük ölçüde kaldırılması, gümrük oranlarının azaltılması, yabancı sermayeye geniş olanakların tanınması ve diğer birçok gelişme, güçlü ve dinamik kuruluşların ulusal sınırların çok daha ötesine erişmelerine fırsat vermiştir. Bu yönüyle bakıldığında globalleşme geniş bir ekonomik yayılma anlamına gelir. Globalleşmenin en belirgin sonucu rekabetin sertleşmesidir. İşte bu rekabette iş dünyasında boy gösteren firmaların ellerinde bulundurduğu pazar paylarını kaybetmemeleri, yeni pazarlar yaratmaları ya da yaşamlarını sürekli kılabilmeleri için belki de bugüne kadar hiç olmadığı ölçüde insan kaynaklarına önem vermeleri gerekliliğini de beraberinde getirmiştir. Günümüzde İnsan Kaynakları Yönetimine gereken önemi veren işletmelerin diğer işletmelere göre daha fazla başarılı olduğunu açıkça görülmektedir İnsan Kaynakları Yönetiminin Tanımı ve Tarihi Gelişimi Literatürde insan kaynakları yönetimi ile ilgili birçok tanım mevcuttur. Bunlardan bazıları; İnsan kaynakları yönetimi insan öğesini ön plana çıkaran, onu örgütün merkezinde gören personel yönetimine çağdaş bir bakış açısıdır. İnsan kaynakları yönetimi işletme içerisinde insanın stratejik öneminin farkına vararak, onu bir maliyet unsuru olarak görmekten çok, işletmeye değer katan, işletmenin etkinlik ve verimliliğe ulaşmasında önemli derecede katkısı olduğunu kabul eden bir yaklaşımdır. İnsan kaynakları yönetimini, herhangi bir örgütsel ve çevresel ortamda insan kaynaklarının örgüte, bireye ve çevreye yararlı olacak şekilde, yasalar çerçevesinde, etkin ve verimli bir şekilde yönetilmesini sağlayan işlev ve çalışmaların tümü olarak tanımlamak mümkündür. İnsan Kaynakları yönetimini herhangi bir örgütsel ve çevresel ortamda insan kaynaklarının örgüte, bireye ve çevreye yararlı olacak şekilde, yasalara da uyularak, etkin yönetilmesini sağlayan işlev ve çalışmaların tümü olarak tanımlayabiliriz. İnsan Kaynakları Yönetimi, insan ilişkileri, yönetim ve personel yönetimi konusundaki bilgi ve ilkeleri bir bütün içinde ve farklı bir bakış açısı ile ele alır. Dolayısıyla insan kaynakları yönetiminin tarihçesini insana ilişkin bilgilerin edinildiği ilk çağlara kadar götürmek mümkündür. İnsan Kaynakları Yönetimi 1950 li yıllarda hissedilmeye başlanmasına rağmen örgütsel ortamda insana yönelik yaklaşımlar oldukça eskidir. Böylece İnsan Kaynakları Yönetimi, insanı temel alan ve onun daha etkin, verimli, yararlı ve üretken olması, diğer yandan iş doyumuna sahip ve mutlu olabilmesi için gereken düzenlemelerin tamamını kapsar. Çalışma ortamında kişinin işe alınmasından, uyum eğitimine, ücret ayarlamasına, işyeri ile olan hukuki bağına, verimliliğine, performans değerlemesine, maddi ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanmasına ve nihayet işten ayrılmasına kadar ki tüm süreçler, insan kaynakları yönetimi uygulamaları çerçevesinde gerçekleştirilir. Günümüzde İnsan Kaynakları Yönetimi nin önemi şu sorunlar nedeniyle her zamankinden çok artmıştır. 1. İşgücüyle ilgili maliyetler 2. Verimlilik 3. Değişimler 4. İşgücündeki olumsuzluk belirtileri 15

19 1.2. İnsan Kaynakları Yönetiminin Amaçları Genel olarak İKY nin (İnsan Kaynakları Yönetimi) amacı, ahlaki ve sosyal sorumluluk anlayışıyla çalışanların örgüte olan yaratıcı katkılarını arttırmaktır. İKY nin diğer amaçlarını aşağıdaki şekilde sırlamak mümkündür; Toplumsal Amaç Toplumsal amaçtan ifade edilmek istenen; toplumdan gelen istek ve baskıların örgüt üzerindeki olumsuz etkileri en aza indirilmesi, toplumun ihtiyaçlarına karşı ahlaki ve sosyal sorumluluk bilincine sahip olunmadır Örgütsel Amaç İKY nin örgütsel etkinliğe katkıda bulunmak için var olduğunu kabul etmektir. Bu anlamda insan kaynakları biriminin örgütsel amacı gerçekleştirmeye yardımcı olduğunu söyleyebiliriz İşlevsel Amaç Örgütün ihtiyaçlarına uygun bir düzeyde insan kaynakları biriminin katkısını sürdürmek amacıdır. İKY, örgütün ihtiyaçlarından daha fazla veya daha az karmaşık olduğunda kaynakların israf edilmesi riski olduğundan işlevsel amaç büyük önem taşımaktadır Kişisel Amaç Kişisel amaçlarını gerçekleştirmede işgörenlere yardım etmek. İşgörenlerin istihdamları sürdürülmek, motive edilmek isteniyorsa onların kişisel ihtiyaçları karşılanmalıdır. Aksi takdirde işgören performansı ve tatmini azalabilir ya da işgörenler örgütü terk edebilirler İnsan Kaynakları Yönetiminin İşlevleri Organizasyonlarda hayata geçirilmeye çalışılan İKY uygulamaları genelde Toplam Kalite Yönetimi ortamında gerçekleştirilmeye çalışılmaktadır. Yani daha çok Toplam Kalite Yönetiminin insan faktörünün vazgeçilmez bir uzantısı olarak İKY gündeme getirilmektedir. Teknik olarak İnsan Kaynakları Yönetiminin işlevlerine bakacak olursak; İnsan Kaynakları Politikasının Tespiti. Personel Organizasyonu. İnsan Kaynakları Plânlanması. Performans Yönetimi. Ücret Yönetimi. Eğitim Yönetimi. Motivasyon Yönetimi. Kalite Yönetimi. Bilgi Yönetimi. Vizyon Yönetimi. İnsan kaynakları yönetimi işlevlerinin ne kadar uygulandığının tespiti, firmalarda olup biten hakkında genel bir tablo çıkarmamıza yardımcı olacaktır. Bunun yanında İKY nin işlevlerinin uygulamada firmalar tarafından tamamen hayata geçirildiğini söylemek oldukça iddialı bir yaklaşım olacaktır Türkiye deki Firmaların İnsan Kaynakları Yönetimine Bakış Açıları Günümüzde insan kaynakları yöneticileri personel yöneticileri şeklinde algılanmaya başlamıştır. İyi bir insan kaynakları yöneticisinden iyi bir düzeyde iş bilgisi, fonksiyonel ve organizasyonel liderlik ve hedefleri iyi analiz yapabilen etkilemeye dayalı yönetici formasyonu beklenmektedir. Diğer bir deyişle insan kaynakları yöneticilerinin önceden harekete geçebilme kabiliyetine, sağlam ve kararlı bir kişiliğe, vizyon doğrultusunda çalışanları yönlendirebilme kapasitesine, grup yönetim becerisine, iyi bir iletişim yeteneğine ve son olarak objektif bir bakış açısına sahip olmaları gerektiği söylenebilir. Türkiye deki uygulamalara baktığımızda mühendislerin, üretim müdürleri veya imalat müdürlerinin İKY yöneticisi olduğu yapılan araştırma sonuçlarından açıkça görülmektedir. İşletme formasyonun ise daha çok dışardan alınan kurslar seminerler veya daha sonradan yapılan yüksek lisans gibi çalışmalarla kapatılmaya çalıştığı yine yapılan araştırmalarda dikkat çeken diğer bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. 16

20 Ülkemizde iş dünyasına bakacak olursak, pratikte işlerlilik kazandırılmaya çalışılan insan kaynakları yönetimi uygulamalarının başarısı firma başarısına endekslendiği görülmektedir. Sistemin başarısı ise iş sonuçları, müşteri tatmini, çalışanların memnuniyeti ve topluma katkı olarak adlandırılan dört temel faktörle açıklanmaya çalışılmaktadır. Genelde firmalar firma içerisinde yaptıkları değişiklerin hedeflerine ulaşma konusunda kendilerine ne kadar katkı sağladığını görmek için aynı faaliyet alanında faaliyet gösteren diğer firmalarla Bench-mark yapmaktadırlar. Bench-marking yaparak elde ettikleri sonuçlar neticesinde firmalar insan kaynakları yönetiminde ne ölçüde başarılı olduklarını tespit etmektedirler. Yine ülkemizdeki firmalarda çalışan insan kaynakları uzmanlarının çoğunluğu gerekli 'know-how' ve uygulamalara rehberlik edecek araştırma sonuçlarına sahip değillerdir. Uzmanlık eksikliğinden dolayı, birçok organizasyon yeterli düzeyde kaliteli olmayan danışmanlık şirketlerinden yardım almakta ve/veya yerel ve uluslararası platformda insan kaynakları kıyaslamalarına doğru kaymaktadırlar. Ortaya çıkan sonuç; firma dışındaki kaynaklardan ithal edilen nispeten etkili insan kaynakları sistemleridir. Birçok organizasyon bu sistemlerin ihtiyaçlarını karşılamadığını belirtmektedir. İnsan kaynakları departmanları bir yandan işe alma-yerleştirme, eğitim ve gelişim, ücret yönetimi, kariyer yönetimi ve performans değerlendirmesi gibi daha etkili ve objektif insan kaynakları fonksiyonları kurmakta zorlanırken, diğer taraftan artan globalleşmeden kaynaklanan organizasyonel ihtiyaçları karşılamak için sistemleri yenilemek durumundalardır. Örneğin, iyice yerleştirilmiş ve etkili bir işe alım sistemine sahip olmadan, insan kaynakları departmanlarından etkin bir işe alım sistemi oluşturmaları istenebilmektedir. Benzer olarak, iyice yerleşmiş objektif bir performans değerlendirmesine sahip olmadan, insan kaynakları uzmanlarından şirket satınalma ve birleşmelerinde performans yönetimi için mevcut sistemleri yenilemeleri istenebilmektedir. Dolayısıyla, asıl zorluğun öncelikler konusunda karar verememek olduğunu söyleyebiliriz. Organizasyonel açıdan baktığımızda, öncelikler organizasyonların yenilenmesi, şirket satınalma-birleşmeleri ve takım çalışması vb. ile ilgili olan insan kaynakları konularıdır. Akademik açıdan baktığımızda, öncelik insan kaynakları fonksiyonları içinde etkili sistemler kurarak gelecekteki zorlukları karşılayabilecek sağlam bir temel oluşturmaktır. Sonuç İnsan Kaynakları Yönetimi, son zamanlarda işletmeler tarafından bugüne kadar hiç olmadığı ölçüde önem verilmeye başlanan yeni bir yönetim disiplinidir. İnsan Kaynakları Yönetimi, personel yönetiminin yapısal ve işleyiş yönünden bölünmüşlüğünü ortadan kaldırmak, kapsamlılığını ve bütünlüğünü vurgulamak amacı ile yirminci yüzyılın son çeyreğinde benimsenen yönetsel bir yaklaşımdır. Bugün gerek ulusal pazara sahip gerekse de yerel bir kitleye hâkim büyük, orta hatta küçük boy işletmeler İnsan Kaynakları Yönetimi nin yükselen trendinin etkisi altında kalmışlar ve bünyelerinde bir insan kaynakları departmanının istihdamını lüksten çok mutlak bir ihtiyaç olarak algılamışlardır. Günümüzde işletmelerin belirledikleri amaçlara en etkin ve verimli bir şekilde ulaşabilmeleri, yoğun rekabet ortamında ayakta kalabilmeyi başarıp, büyümelerini ve gelişmelerini sağlayabilmeleri etkin bir insan kaynakları yönetimi uygulayıp uygulamamaları ile doğru orantılı olarak gelişeceği açıkça görülmektedir. İşte bu noktada günümüz işletmelerinin insan kaynakları yönetimine gereken önemi vermeleri ve bunun için gerekli özveriyi göstermeleri gerekmektedir. KAYNAKLAR BUMİN, Birol; İşletmecilikte Çağdaş Yönelimler, Ankara, Gazi Kitabevi, BÜYÜKUSLU, A. Rıza; Globalizasyon Boyutunda İnsan Kaynakları Yönetimi, İstanbul, Der Yayınları, CANMAN, A. Doğan; Çağdaş Personel Yönetimi, Ankara, Todaie Yayınları, Charles J. Fombrun, Noel, M. Tichy, Mary Anne Devanna; Strategic Human Resource Management, John Wiley&Sons, DURSUN, Bingöl; İnsan Kaynakları Yönetimi, İstanbul, Beta Yayınları, 4.Baskı,1998. FİLİZÖZ, Berrin; İnsan Kaynakları Yönetiminde Uluslararası Yaklaşım Gerekliliği, Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, cilt 4, sayı 1, TÜRKEL, U. Asuman; İnsan Kaynaklarının Etkin Yönetimi, İstanbul, Türkmen Kitabevi,

ULUSLAR ARASI KARBON PİYASASI

ULUSLAR ARASI KARBON PİYASASI ULUSLAR ARASI KARBON PİYASASI Doç. Dr. Cevdet DEMİR Uludağ Üniversitesi 06 Nisan 2007 TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Karbon piyasası nedir? Ülkelerin ve şirketlerin sera gazları hedeflerine ulaşabilmeleri

Detaylı

Kyoto Protokolü nün Onanması (Taraf Olunması) ve Uluslararası İklim Rejiminin Geleceği ile İlgili Bazı Politik ve Diplomatik Noktalar

Kyoto Protokolü nün Onanması (Taraf Olunması) ve Uluslararası İklim Rejiminin Geleceği ile İlgili Bazı Politik ve Diplomatik Noktalar Kyoto Protokolü nün Onanması (Taraf Olunması) ve Uluslararası İklim Rejiminin Geleceği ile İlgili Bazı Politik ve Diplomatik Noktalar José Romero* İsviçre Federal Çevre Bakanlığı Berne, İsviçre Ankara,

Detaylı

SERA GAZLARININ İZLENMESİ ve EMİSYON TİCARETİ

SERA GAZLARININ İZLENMESİ ve EMİSYON TİCARETİ T.C. ÇEVRE ve ORMAN BAKANLIĞI Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü İklim Değişikliği Dairesi Başkanlığı SERA GAZLARININ İZLENMESİ ve EMİSYON TİCARETİ Semra GÜNEN Kimya Mühendisi III. Enerji Verimliliği Kongresi

Detaylı

TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. KOBİ LERE VE GİRİŞİMCİLERE SAĞLANAN DESTEK VE KREDİLER

TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. KOBİ LERE VE GİRİŞİMCİLERE SAĞLANAN DESTEK VE KREDİLER TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. KOBİ LERE VE GİRİŞİMCİLERE SAĞLANAN DESTEK VE KREDİLER BANKAMIZ HAKKINDA Türkiye Kalkınma Bankası, 1975 yılında DESİYAB (Devlet Sanayi ve İşçi Yatırım Bankası A.Ş. ) adı altında

Detaylı

KALKINMA HABERLERİ 30 EYLÜL 2010 ZAMAN KOBİ'LERE 100 MİLYON DOLARLIK DESTEK DenizBank, Garanti Bankası ve Türkiye Kalkınma Bankası, KOBİ'lerin orta ve uzun vadeli finansmana erişim imkanlarını artırmak

Detaylı

TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. ENERJİ VE ENERJİ ETKİNLİĞİ YATIRIMLARINA SAĞLANAN KREDİLER

TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. ENERJİ VE ENERJİ ETKİNLİĞİ YATIRIMLARINA SAĞLANAN KREDİLER TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. ENERJİ VE ENERJİ ETKİNLİĞİ YATIRIMLARINA SAĞLANAN KREDİLER BANKAMIZ HAKKINDA Türkiye Kalkınma Bankası (TKB), 1975 yılında DESİYAB (Devlet Sanayi ve İşçi Yatırım Bankası A.Ş.

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

AFD Sürdürülebilir bir gelecek için

AFD Sürdürülebilir bir gelecek için AFD Sürdürülebilir bir gelecek için TSKB Önceliğimiz Çevre Konferansı 5 aralık 2007 AGENCE FRANCAISE DE DEVELOPPEMENT Misyonumuz 1. Kalkınmanın finansmanı Birleşmiş Milletlerin Bin Yıl Kalkınma Hedefleri

Detaylı

TÜRKİYE SINAİ KALKINMA BANKASI A.Ş. TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş.

TÜRKİYE SINAİ KALKINMA BANKASI A.Ş. TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. TÜRKİYE SINAİ KALKINMA BANKASI A.Ş. TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. TÜRK EXİMBANK (TÜRKİYE İHRACAT KREDİ BANKASI A.Ş.) DÜNYA BANKASI AVRUPA YATIRIM BANKASI İSLAM KALKINMA BANKASI Ortaklık Yapısı İlk özel

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

Türkiye de Dünya Bankası: Öncelikler ve Programlar

Türkiye de Dünya Bankası: Öncelikler ve Programlar Türkiye de Dünya Bankası: Öncelikler ve Programlar Dünya Bankası Grubu Hakkında Dünya Bankası nedir? 1944 te kurulan Banka, kalkınma desteği konusunda dünyanın en büyük kaynağıdır 184 üye ülke sahibidir

Detaylı

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI Sürdürülebilirlik vizyonumuz 150 yıllık bir süreçte inşa ettiğimiz rakipsiz deneyim ve bilgi birikimimizi; ekonomiye, çevreye, topluma katkı sağlamak üzere kullanmak, paydaşlarımız

Detaylı

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi 2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi Kıvanç

Detaylı

Dünya Bankası KOBİ & İhracat Finansmanı Aracılık Kredileri. Alper Oguz Finansal Sektor Uzmani Dunya Bankasi Ankara Ofisi

Dünya Bankası KOBİ & İhracat Finansmanı Aracılık Kredileri. Alper Oguz Finansal Sektor Uzmani Dunya Bankasi Ankara Ofisi Dünya Bankası KOBİ & İhracat Finansmanı Aracılık Kredileri Alper Oguz Finansal Sektor Uzmani Dunya Bankasi Ankara Ofisi Dünya Bankası Grubu Kuruluşları Dunya Bankası Grubu Uluslararası Imar ve Kalkınma

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ

TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ GAZİ ERÇEL BAŞKAN TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI 6. Uluslararası Finans ve Ekonomi Forumu VİYANA, 9 KASIM 2000 Euro ile ilgili görüşlerimi sizlerle paylaşmak üzere, bu

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU SPK 7. ARAMA KONFERANSI NDA YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 ARALIK

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

Sürdürülebilir Kalkınma - Yeşil Büyüme. 30 Mayıs 2012

Sürdürülebilir Kalkınma - Yeşil Büyüme. 30 Mayıs 2012 Sürdürülebilir Kalkınma - Yeşil Büyüme 30 Mayıs 2012 Sürdürülebilir Kalkınma gelecek kuşakların kendi ihtiyaçlarını karşılayabilme olanağından ödün vermeksizin bugünün ihtiyaçlarını karşılayabilecek kalkınma

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti TEPAV Değerlendirme Notu Şubat 2011 Cari işlemler açığında neler oluyor? Ekonomide gözlemlenen

Detaylı

BMİDÇS -COP16 SONRASI DEĞERLENDİRMELER

BMİDÇS -COP16 SONRASI DEĞERLENDİRMELER BMİDÇS -COP16 SONRASI DEĞERLENDİRMELER AYŞE YASEMİN ÖRÜCÜ ODTÜ Mezunları Derneği Ankara, 2011 Tespitler Kopenhag-Cancun: İD BM kapsamında çözülebilecek bir konu mu? Kopenhag maliyeti: 1 trilyon $;belirsizlik

Detaylı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı POLİTİKANOTU Mart2011 N201139 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Cari açık, uzun yıllardan

Detaylı

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu DÜNYA EKONOMİSİ Teknoloji, nüfus ve fikir hareketlerini içeren itici güce birinci derecede itici güç denir. Global işbirliği ağıgünümüzde küreselleşmişyeni ekonomik yapının belirleyicisidir. ASEAN ekonomik

Detaylı

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI - KOSGEB KOBİ TEŞVİKLERİ PROJESİ. Mehmet Atilla Söğüt Başkan Danışmanı

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI - KOSGEB KOBİ TEŞVİKLERİ PROJESİ. Mehmet Atilla Söğüt Başkan Danışmanı KÜÇÜK İŞLETMELERİN YATIRIMLAR İÇİN DEVLET DESTEKLERİNDEN ETKİN vev VERİMLİ BİR ŞEKİLDE YARARLANMALARI AMACI İLE: HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI - KOSGEB KOBİ TEŞVİKLERİ PROJESİ Mehmet Atilla Söğüt Başkan Danışmanı

Detaylı

GÜZ DANIŞMANLIK'ı sizlerle tanıştırmak ve faaliyetlerini sizlerle paylaşmaktan onur duyuyorum.

GÜZ DANIŞMANLIK'ı sizlerle tanıştırmak ve faaliyetlerini sizlerle paylaşmaktan onur duyuyorum. Değerli Yönetici, GÜZ DANIŞMANLIK'ı sizlerle tanıştırmak ve faaliyetlerini sizlerle paylaşmaktan onur duyuyorum. "Yaşamboyu Öğrenme" ilkesi çerçevesinde bireylerin, çeşitli sektörlerdeki işletmelerin,

Detaylı

Makro Veri. Cari açık yeni rekorda. Tablo 1: Cari Denge (milyon $) -month,

Makro Veri. Cari açık yeni rekorda. Tablo 1: Cari Denge (milyon $) -month, Makro Veri Ödemeler Dengesi: Cari açık yeni rekorda İbrahim Aksoy Ekonomist Tel: +90 212 334 91 04 E-mail: iaksoy@sekeryatirim.com.tr Cari denge Aralık ta 7,5 milyar $ rekor açık verirken, rakam, piyasa

Detaylı

TEB KOBİ BANKACILIĞI

TEB KOBİ BANKACILIĞI TEB KOBİ BANKACILIĞI Türkiye de KOBİ ler İşletme Büyüklüğü İstihdam Grubu (Çalışan Sayısı) 2011 İşletme Sayısı % Toplam İstihdam % Ortalama Çalışan Sayısı Mikro 1-19 2.522.011 97,30% 5.362.905 46,60% 2

Detaylı

Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program. 22 Kasım 2013

Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program. 22 Kasım 2013 Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program 22 Kasım 201 Büyüme Tahminleri (%) 4, 4,1 Küresel Büyüme Tahminleri (%) 4,1,2,0 ABD Büyüme Tahminleri (%) 2,,,,,,1,6,6 2,8 2,6 2,4 2,2

Detaylı

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Aralık ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -7,5 Milyar doların üzerinde -8,322 milyar dolar olarak geldi. 2013 yılı cari işlemler açığı bir önceki yıla göre

Detaylı

CARİ AÇIK NEREYE KADAR?

CARİ AÇIK NEREYE KADAR? CARİ AÇIK NEREYE KADAR? Prof. Dr. Doğan CANSIZLAR ANKARA - 14 Aralık 2011 1 Türkiye Ekonomisindeki Bazı Eşitlikler -Ekonomik Büyüme = Artan Dış Açık -Artan Dış Açık = Artan Dış Borçlanma -Artan Dış Borçlanma

Detaylı

Özet Tanıtım Dokümanı

Özet Tanıtım Dokümanı Özet Tanıtım Dokümanı Istanbul, 2012 UME GLOBAL, kurumsal finansman / özel girişim sermayesi alanlarında danışmanlık hizmeti veren güvenilir bir ortaktır Geçmiş Deneyimler Toplamda 70 yılı aşkın endüstri,

Detaylı

MESLEK KOMİTELERİ ORTAK TOPLANTISI 17 Haziran 2014

MESLEK KOMİTELERİ ORTAK TOPLANTISI 17 Haziran 2014 MESLEK KOMİTELERİ ORTAK TOPLANTISI 17 Haziran 2014 Ali EREN İSO Yönetim Kurulu Üyesi MAKİNE, AKSAM VE METAL EŞYA İMALATI 27. Grup Genel Amaçlı Makine ve Aksam Sanayii 28. Grup Özel Amaçlı Makine Sanayii

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ekim ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi 2,9 Milyar dolar eksiyken, veri beklentilere paralel 2,89 milyar dolar açık olarak geldi. Ocak-Ekim arasındaki 2013 cari

Detaylı

Cari açık ve finansmanı

Cari açık ve finansmanı Cari açık ve finansmanı I.GİRİŞ Cari açık ve finansmanı konusunun, 2011 yılında Türkiye Ekonomisindeki önemli gündem maddelerinden biri olacağı anlaşılıyor. 2010 yılında cari açık, 2009 a göre % 247,1

Detaylı

TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş.

TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. İÇERİK Bankacılığı ığı ve Geçmi miş Faaliyetler 1 2 Bankaları KALKINMA BANKACILIĞI Ulusal Bankaları aslî olarak, pozitif dışsallıklar yaratan ve bu nedenle özel kreditörlerce yeterince finanse edilmeyen

Detaylı

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI. Türkiye de Karbon Piyasası

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI. Türkiye de Karbon Piyasası T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI Türkiye de ÇEVRE YÖNETİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Ekim 2012 Türkiye de Türkiye de KARBON PİYASALARI Türkiye, her ne kadar Kyoto Protokolü nün emisyon ticaretine konu olan esneklik

Detaylı

vizyon escarus hakkında misyon hakkında Escarus un misyonu, müşterilerine sürdürülebilirlik çözümleri sunan öncü bir şirket olmaktır.

vizyon escarus hakkında misyon hakkında Escarus un misyonu, müşterilerine sürdürülebilirlik çözümleri sunan öncü bir şirket olmaktır. escarus hakkında Nisan 2011 de faaliyetine başlayan Escarus Sürdürülebilir Danışmanlık A.Ş., deneyimli ve profesyonel kadrosuyla sürdürülebilirlik çözümleri geliştirerek, danışmanlık hizmetleri vermek

Detaylı

EGELİ & CO.: REEL YATIRIMLAR İÇİN YERLİ ve YABANCI FİNANSAL YATIRIMCIYI TARIM SEKTÖRÜNE ÇEKECEĞİZ

EGELİ & CO.: REEL YATIRIMLAR İÇİN YERLİ ve YABANCI FİNANSAL YATIRIMCIYI TARIM SEKTÖRÜNE ÇEKECEĞİZ Egeli & Co. Yatırım Holding A.Ş. 13 Ekim 2010 Basın Bülteni EGELİ & CO.: REEL YATIRIMLAR İÇİN YERLİ ve YABANCI FİNANSAL YATIRIMCIYI TARIM SEKTÖRÜNE ÇEKECEĞİZ Halka açık bir şirket olan Egeli & Co. Yatırım

Detaylı

ISLAMIC FINANCE NEWS ROADSHOW 2013-TURKEY

ISLAMIC FINANCE NEWS ROADSHOW 2013-TURKEY ISLAMIC FINANCE NEWS ROADSHOW 2013-TURKEY 3 EYLÜL 2013 DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Değerli konuklar, yurtdışından gelen değerli misafirlerimiz, finans sektörünün kıymetli

Detaylı

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR FDI doğrudan yabancı yatırım, bir ülke borsasında işlem gören şirketlerin hisselerinin bir diğer ülke veya ülkelerin kuruluşları tarafından satın alınmasını ifade eden portföy yatırımları dışında kalan

Detaylı

Özet Tanıtım Dokümanı

Özet Tanıtım Dokümanı Özet Tanıtım Dokümanı İstanbul, 2012 Kutluşah, yönetim, finans ve süreç danışmanlığı alanlarında hizmet veren güvenilir bir iş ortağıdır Toplamda 85 yılı aşkın finansal kuruluşlar, girişimcilik ve yönetim

Detaylı

TÜRKİYE RÜZGAR ENERJİSİ KONFERANSI 2014 06.11.2014

TÜRKİYE RÜZGAR ENERJİSİ KONFERANSI 2014 06.11.2014 TÜRKİYE RÜZGAR ENERJİSİ KONFERANSI 2014 06.11.2014 879 Şube 3 Yurtdışı Şube 23 Bölge Müdürlüğü ~15.000 Çalışan 138,5 Milyar TL Aktif Büyüklük 91,5 Milyar TL Nakdi Krediler 60,5 Milyar TL Ticari Krediler

Detaylı

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ocak ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -5,2 Milyar doların altında -4,88 milyar dolar olarak geldi. Ocak ayında dış ticaret açığı geçen yılın aynı ayına göre

Detaylı

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Doç. Dr. Turan EROL un

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Doç. Dr. Turan EROL un Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Doç. Dr. Turan EROL un Şirket Finansmanı ve Halka Açılmada Yeni Yol Haritası: Girişim Sermayesi ve Özel Sermaye Şirketleri Panelinde Yaptığı Konuşma 21.03.2008 Oditoryum,

Detaylı

Şeffaflık, Sürdürülebilirlik ve Hesap Verilebilirlikte Yeni Yaklaşımlar: Finansal Raporlama ve Denetim Penceresinden Yeni TTK

Şeffaflık, Sürdürülebilirlik ve Hesap Verilebilirlikte Yeni Yaklaşımlar: Finansal Raporlama ve Denetim Penceresinden Yeni TTK Şeffaflık, Sürdürülebilirlik ve Hesap Verilebilirlikte Yeni Yaklaşımlar: Finansal Raporlama ve Denetim Penceresinden Yeni TTK Prof. Dr. Serdar ÖZKAN İzmir Ekonomi Üniversitesi İzmir Ticaret Odası Meclis

Detaylı

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 14 Temmuz Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı Mayıs verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI!

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! Birleşmiş Milletler Genel Kurulu; kooperatiflerin sosyo-ekonomik kalkınmaya, özellikle yoksulluğun azaltılmasına, istihdam yaratılmasına ve sosyal bütünleşmeye olan

Detaylı

GENEL BİLGİ. KOBİ ler ve KOSGEB

GENEL BİLGİ. KOBİ ler ve KOSGEB GENEL BİLGİ KOBİ ler ve KOSGEB 1 Türkiye de KOBİ tanımı KOBİ tanımı 250 den az çalışan istihdam eden, Yıllık bilanço toplamı veya net satış hasılatı 40 milyon TL yi geçmeyen işletmeler Ölçek Çalışan Sayısı

Detaylı

ANKARA KALKINMA AJANSI. www.ankaraka.org.tr

ANKARA KALKINMA AJANSI. www.ankaraka.org.tr ANKARA KALKINMA AJANSI www.ankaraka.org.tr TÜRKİYE'NİN En Genç Kalkınma Ajansı Ankara Kalkınma Ajansı bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak, bölgenin rekabet gücünü artırmak ve gelişimini hızlandırmak

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 17 Ağustos 2015, Sayı: 23 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER 21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER KÜRESEL EKONOMİYİ ROTASINDAN ÇIKARABİLECEK 10 BÜYÜK TEHLİKE DÜNYA EKONOMİSİ VE ABD EKONOMİSİNDE OLASI MAKRO DENGESİZLİKLER (BÜTÇE VE CARİ İ LEMLER AÇIĞI) (TWIN TOWERS) İSTİKRARSIZ

Detaylı

ÖZGÜN FİKİRLERİNİZİ PROJELENDİRELİM

ÖZGÜN FİKİRLERİNİZİ PROJELENDİRELİM Şirket Tanıtımı Progino PROGİNO 2005 yılından itibaren Eskişehir de mühendislik ve danışmanlık hizmetleri vermektedir. Faaliyetlerine 2008 yılından beri Eskişehir Teknoloji Geliştirme Bölgesinde sürdürmektedir.

Detaylı

YENİ HÜKÜMET PROGRAMI EKONOMİ VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ İÇİN DEĞERLENDİRME EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ 30 KASIM 2015

YENİ HÜKÜMET PROGRAMI EKONOMİ VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ İÇİN DEĞERLENDİRME EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ 30 KASIM 2015 YENİ HÜKÜMET PROGRAMI EKONOMİ VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ İÇİN DEĞERLENDİRME EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ 30 KASIM 2015 HÜKÜMETİN YAPISI VE BAKANLIKLAR EKONOMİ YÖNETİMİ; REFORMLAR İLE HIZLI EKONOMİK

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

KALKINMA HABERLERİ ANKA 07-08 MART 2013 ENERJİ PORTALI ENERJİ DE 94 PROJEYE 1,3 MİLYAR LİRA KREDİ VERDİ! Türkiye Kalkınma Bankası, 2005 yılından bu yana hemen hemen tüm yenilenebilir enerji alanlarına

Detaylı

Technology. and. Machine

Technology. and. Machine Technology and Machine Cezayir Teknoloji İthal Etmek İSTİYOR Kuzey Afrika nın en geniş yüzölçümüne, 35 milyona yakın nüfusa ve büyük petrol ve doğal gaz rezervlerine sahip olan Cezayir, ekonomik veriler

Detaylı

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı. Dr. Vahdettin Ertaş. Finansal Erişim Konferansı. Açılış Konuşması. 3 Haziran 2014

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı. Dr. Vahdettin Ertaş. Finansal Erişim Konferansı. Açılış Konuşması. 3 Haziran 2014 Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Dr. Vahdettin Ertaş Finansal Erişim Konferansı Açılış Konuşması 3 Haziran 2014 Sn. Hazine Müsteşarım, Sn. BDDK Başkanım, Dünya Bankasının ülke direktörü Sn. Raiser, yurtiçinden

Detaylı

ÇEVRESEL BANKACILIK ve TSKB

ÇEVRESEL BANKACILIK ve TSKB ÇEVRESEL BANKACILIK ve TSKB FUNDA GÜREL TSKB KURUMSAL PAZARLAMA MÜDÜRÜ Kısaca TSKB Türkiye de özel sektöre ait ilk kalkınma ve yatırım bankası olup 1950 yılında Dünya Bankası ve T.C. Merkez Bankası desteğiyle

Detaylı

İÇİNDEKİLER. ÖN SÖZ...i GİRİŞ...1. Birinci Bölüm MİLLETLERARASI ÖRGÜT TEORİSİ

İÇİNDEKİLER. ÖN SÖZ...i GİRİŞ...1. Birinci Bölüm MİLLETLERARASI ÖRGÜT TEORİSİ İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...i GİRİŞ...1 Birinci Bölüm MİLLETLERARASI ÖRGÜT TEORİSİ I. MİLLETLERARASI ÖRGÜTLERİN DOĞUŞ NEDENLERİ...3 II. MİLLETLERARASI ÖRGÜTLERİN AMAÇLARI...5 III. MİLLETLERARASI ÖRGÜTLER VE ULUSLARARASI

Detaylı

VE BİLGİ DENEYİMİ TÜRKİYE DE SANAYİLEŞME SORUNLARI VE KOBİ LERE YÖNELİK ÇÖZÜMLER. Hüseyin TÜYSÜZ KOSGEB Başkan Yardımcısı.

VE BİLGİ DENEYİMİ TÜRKİYE DE SANAYİLEŞME SORUNLARI VE KOBİ LERE YÖNELİK ÇÖZÜMLER. Hüseyin TÜYSÜZ KOSGEB Başkan Yardımcısı. X. KOBİ İ ZİRVESİİ İ REKABET GÜCÜ İÇİN ULUSLARARASILAŞMA VE BİLGİ DENEYİMİ TÜRKİYE DE SANAYİLEŞME SORUNLARI VE KOBİ LERE YÖNELİK ÇÖZÜMLER Hüseyin TÜYSÜZ KOSGEB Başkan Yardımcısı 13 Şubat 2014 KOSGEB KOSGEB,

Detaylı

ÇEVRE ve ORMAN BAKANLIĞI SON GELİŞMELER VE ÜLKEMİZİN DURUMU

ÇEVRE ve ORMAN BAKANLIĞI SON GELİŞMELER VE ÜLKEMİZİN DURUMU ÇEVRE ve ORMAN BAKANLIĞI ÇEVRE YÖNETİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 2012 SONRASI İKLİM REJİMİNDE SON GELİŞMELER VE ÜLKEMİZİN DURUMU 24 Haziran 2009 KYOTO PROTOKOLÜ NDE ÜLKEMİZİN SON DURUMU Kyoto Protokolü nün 13 Mayıs

Detaylı

YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ

YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ 2014 OCAK SEKTÖREL YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ Nurel KILIÇ Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri sektörü, ekonomiye döviz girdisi, yurt dışında istihdam imkanları, teknoloji transferi ve lojistikten ihracata

Detaylı

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU Temmuz ayı içerisinde Dünya Bankası Türkiye

Detaylı

AB Krizi ve TCMB Para Politikası

AB Krizi ve TCMB Para Politikası AB Krizi ve TCMB Para Politikası Erdem Başçı Başkan 28 Haziran 2012 Stratejik Düşünce Enstitüsü, Ankara Sunum Planı I. Küresel Ekonomik Gelişmeler II. Yeni Politika Çerçevesi III. Dengelenme IV. Büyüme

Detaylı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme: Yatırım ve Tasarrufun Fonksiyonu Büyüme : Büyümenin Temel Unsuru : Üretimin Temel Faktörleri : Üretimin Diğer

Detaylı

TEB KOBİ AKADEMİ Tarım Buluşmaları. 13 Aralık 2012 İZMİR

TEB KOBİ AKADEMİ Tarım Buluşmaları. 13 Aralık 2012 İZMİR TEB KOBİ AKADEMİ Tarım Buluşmaları 13 Aralık 2012 İZMİR Hizmetlerimiz 13 Aralık 2012 İZMİR KOBİ Akademi KOBİ lerin yurtiçi ve uluslararası pazarlardaki karlılıklarını ve rekabet güçlerini artırabilecekleri

Detaylı

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ 2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ TEPAV EPRI Dış Politika Etütleri AB Çalışma Grubu 9 Kasım 2005 Ankara Zeynep Songülen

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ NAZİLLİ İİBF İKTİSAT BÖLÜMÜ VE AVRUPA ARAŞTIRMALAR MERKEZİ TARAFINDAN DÜZENLENEN GÜNCEL EKONOMİK SORUNLAR KONGRESİ NDE YAPACAĞI Açılış Konuşmasının

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- MART 2016 (SAYI: 85) GENEL DEĞERLENDİRME 31.03.2016 Ekonomi ve İşgücü Piyasası Reformlarına Öncelik Verilmeli Gelişmiş ülkelerin çoğunda ve yükselen ekonomilerde büyüme sorunu

Detaylı

İçindekiler kısa tablosu

İçindekiler kısa tablosu İçindekiler kısa tablosu Önsöz x Rehberli Tur xii Kutulanmış Malzeme xiv Yazarlar Hakkında xx BİRİNCİ KISIM Giriş 1 İktisat ve ekonomi 2 2 Ekonomik analiz araçları 22 3 Arz, talep ve piyasa 42 İKİNCİ KISIM

Detaylı

TÜRKİYE NİN DIŞ TİCARET YAPISI. Doç. Dr. İsmet GÖÇER Aydın İktisat Fakültesi Ekonometri Bölümü

TÜRKİYE NİN DIŞ TİCARET YAPISI. Doç. Dr. İsmet GÖÇER Aydın İktisat Fakültesi Ekonometri Bölümü TÜRKİYE NİN DIŞ TİCARET YAPISI Doç. Dr. İsmet GÖÇER Aydın İktisat Fakültesi Ekonometri Bölümü 1 Ülkeler Niçin Dış Ticaret Yapar? Dış Ticaret Politikası Ödemeler Bilançosunun, cari işlemler hesabında ihracat

Detaylı

İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS

İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ 1. YIL GÜZ DÖNEMİ İleri Makroiktisat I IKT801 1 3 + 0 6 Makro iktisadın mikro temelleri, emek, mal ve sermaye piyasaları, modern AS-AD eğrileri. İleri

Detaylı

KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ VE YENİ FİNANSAMAN YÖNTEMLERİ. Öğr. Gör. Aynur Arslan BURŞUK

KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ VE YENİ FİNANSAMAN YÖNTEMLERİ. Öğr. Gör. Aynur Arslan BURŞUK KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ VE YENİ FİNANSAMAN YÖNTEMLERİ Öğr. Gör. Aynur Arslan BURŞUK KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ Finansman, işletmelerin temel işlevlerini yerine getirirken yararlanacakları

Detaylı

Yenilebilir Enerji Kaynağı Olarak Rüzgar Enerjisi

Yenilebilir Enerji Kaynağı Olarak Rüzgar Enerjisi Yenilebilir Enerji Kaynağı Olarak Rüzgar Enerjisi İbrahim M. Yağlı* Enerji üretiminde Rüzgar Enerjisinin Üstünlükleri Rüzgar enerjisinin, diğer enerji üretim alanlarına göre, önemli üstünlükleri bulunmaktadır:

Detaylı

HAFTALIK EKONOMİ RAPORU

HAFTALIK EKONOMİ RAPORU Strateji Geliştirme Başkanlığı Ekonomik ve Sektörel Analiz Dairesi HAFTALIK EKONOMİ RAPORU TÜRKİYE EKONOMİSİ IMKB 100 Endeksi haftanın ilk yüzde 0,4 oranında değer kazandı. Geçtiğimiz hafta İMKB 100 Endeksi,

Detaylı

Faktoring sektörü 76 milyar TL işlem hacmi ve reel sektöre sağladığı 12,4 milyar TL ile Türk ekonomisine destek veriyor

Faktoring sektörü 76 milyar TL işlem hacmi ve reel sektöre sağladığı 12,4 milyar TL ile Türk ekonomisine destek veriyor Reel Sektörün Çarkı Faktoring, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı Tevfik Bilgin in katıldığı sempozyumda değerlendirildi. Faktoring sektörü

Detaylı

Bir Bakışta Proje Döngüsü

Bir Bakışta Proje Döngüsü 1 Bir Bakışta Proje Döngüsü Carla Pittalis, Operasyonlar Sorumlusu Dünya Bankası UYGULAMA DESTEK ÇALIġTAYI Ankara, 6-10 Şubat 2012 2 Amaçlar Proje hazırlık ve yönetim çalışmalarının önemini vurgulamak

Detaylı

BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2013 I. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2013 I. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2013 I. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU İ Ç İ N D E K İ L E R I. GENEL BİLGİLER 1. Şubenin Gelişimi Hakkında Özet Bilgi 2. Şubenin Sermaye ve Ortaklık Yapısı 3. Müdürler

Detaylı

Liberalleşmenin Türkiye Enerji. 22 Şubat 2012

Liberalleşmenin Türkiye Enerji. 22 Şubat 2012 Liberalleşmenin Türkiye Enerji Piyasasına Etkileri i 22 Şubat 2012 Liberalleşmenin son kullanıcılara yararları somutları çeşitli sektörlerde kanıtlanmıştır Telekom Havayolu Liberalleşme öncesi > Genellikle

Detaylı

İKLİM DOSTU ŞİRKET MÜMKÜN MÜ?

İKLİM DOSTU ŞİRKET MÜMKÜN MÜ? İKLİM DOSTU ŞİRKET MÜMKÜN MÜ? Gülçin Özsoy REC Türkiye Proje Uzmanı İklim Platformu Program Yöneticisi 22 Mart 2012, İzmir REC Türkiye REC Kuruluş Sözleşmesi Ekim 2002 de imzalandı; Ocak 2004 te yürürlüğe

Detaylı

F. Gülçin Özkan York Üniversitesi

F. Gülçin Özkan York Üniversitesi Finansal Đstikrar ve Makroekonomik Etkileşim F. Gülçin Özkan York Üniversitesi 1 Finansal kriz tanımı üzerinde hemfikir olunan bir tanım bulunmamakla birlikte, reel sektör etkisinin derecesi önemli bir

Detaylı

YATIRIM TEŞVİK SİSTEMİ

YATIRIM TEŞVİK SİSTEMİ T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü YATIRIM TEŞVİK SİSTEMİ Ahmet GÜNEŞ Dış Ticaret Uzmanı BURSA 21/05/2015 1 SUNUM PLANI 1. Yeni Teşvik Sisteminin Hazırlık Süreci

Detaylı

T.C. KALKINMA BAKANLIĞI 2014 YILI PROGRAMI GENEL EKONOMİK HEDEFLER VE YATIRIMLAR

T.C. KALKINMA BAKANLIĞI 2014 YILI PROGRAMI GENEL EKONOMİK HEDEFLER VE YATIRIMLAR T.C. KALKINMA BAKANLIĞI 2014 YILI PROGRAMI GENEL EKONOMİK HEDEFLER VE YATIRIMLAR 11 EKİM 2013 T.C. KALKINMA BAKANLIĞI 2014 YILI PROGRAMI GENEL EKONOMİK HEDEFLER VE YATIRIMLAR 11 EKİM 2013 İÇİNDEKİLER GENEL

Detaylı

IMF, Birleşmiş Milletlerin uzmanlaşmış kurumlarından biri olsa da, kendi tüzüğü, yönetim yapısı ve mali kaynağı vardır.

IMF, Birleşmiş Milletlerin uzmanlaşmış kurumlarından biri olsa da, kendi tüzüğü, yönetim yapısı ve mali kaynağı vardır. IMF ye Genel Bakış Biz kimiz? Uluslararası Para Fonu (IMF) parasal konularda küresel işbirliğini arttırmak, mali istikrarı sağlamak, uluslararası ticareti kolaylaştırmak, yüksek istihdamı ve sürdürülebilir

Detaylı

Şirket Finansmanı ve Halka Açılmada Yeni Yol Haritası: Girişim Sermayesi ve Özel Sermaye Şirketleri Konferansı 21 Mart 2008-İstanbul

Şirket Finansmanı ve Halka Açılmada Yeni Yol Haritası: Girişim Sermayesi ve Özel Sermaye Şirketleri Konferansı 21 Mart 2008-İstanbul Holding A.Ş. ve Özel Sermaye Şirketleri Sedat Orbay İş Geliştirme ve Stratejik Planlama Direktörü Yıldız Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası Finansal Yönetim Enstitüsü Şirket Finansmanı

Detaylı

Piyasaya Hazırlık Ortaklık Girişimi

Piyasaya Hazırlık Ortaklık Girişimi Piyasaya Hazırlık Ortaklık Girişimi Geleceğin Karbon Piyasaları Şekilleniyor Pazara Hazırlık Ortaklık Girişimi (PMR) Kyoto Protokolü nün ilk yükümlülük döneminin sona ereceği 2020 yılı sonrası yeni iklim

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

DIŞ TİCARETTE KÜRESEL EĞİLİMLER VE TÜRKİYE EKONOMİSİ

DIŞ TİCARETTE KÜRESEL EĞİLİMLER VE TÜRKİYE EKONOMİSİ DIŞ TİCARETTE KÜRESEL EĞİLİMLER VE TÜRKİYE EKONOMİSİ (Taslak Rapor Özeti) Faruk Aydın Hülya Saygılı Mesut Saygılı Gökhan Yılmaz Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü

Detaylı

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır.

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır. 1992 yılına gelindiğinde çevresel endişelerin sürmekte olduğu ve daha geniş kapsamlı bir çalışma gereği ortaya çıkmıştır. En önemli tespit; Çevreye rağmen kalkınmanın sağlanamayacağı, kalkınmanın ihmal

Detaylı

TÜRKİYE NİN RÜZGAR ENERJİSİ POLİTİKASI ZEYNEP GÜNAYDIN ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI ENERJİ İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

TÜRKİYE NİN RÜZGAR ENERJİSİ POLİTİKASI ZEYNEP GÜNAYDIN ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI ENERJİ İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE NİN RÜZGAR ENERJİSİ POLİTİKASI ZEYNEP GÜNAYDIN ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI ENERJİ İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ GİRİŞ POTANSİYEL MEVZUAT VE DESTEK MEKANİZMALARI MEVCUT DURUM SONUÇ Türkiye Enerji

Detaylı

GİRİŞİM SERMAYESİ VE ÖZEL SERMAYE ŞİRKETLERİNİN FİNANSMANI

GİRİŞİM SERMAYESİ VE ÖZEL SERMAYE ŞİRKETLERİNİN FİNANSMANI GİRİŞİM SERMAYESİ VE ÖZEL SERMAYE ŞİRKETLERİNİN FİNANSMANI Yıldız Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası Finansal Yönetim Enstitüsü Şirket Finansmanı ve Halka Açılmada Yeni Yol Haritası:

Detaylı

TÜRKİYE İŞ ve İNŞAAT MAKİNALARI ALT SEKTÖRÜ

TÜRKİYE İŞ ve İNŞAAT MAKİNALARI ALT SEKTÖRÜ TÜRKİYE İŞ ve İNŞAAT MAKİNALARI ALT SEKTÖRÜ SANAYİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Ocak 2010 1 İÇİNDEKİLER 1. GİRİŞ... 3 2. MEVCUT DURUM... 4 2.1. Dünya İş Makinaları Pazarı... 4 2.2. Sektörün Türkiye deki Durumu... 4

Detaylı

T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş. DÜNYA TÜRK GİRİŞİMCİLER KURULTAYI 10-11 NİSAN 2009 Boğazdan Körfeze Fırsatlar 1 SUNUM PLANI KÖRFEZ BÖLGE PROFİLİ KÖRFEZ ÜLKELERİ İLE İLİŞKİLER SONUÇ VE ÖNERİLER 2 Bölge Profili

Detaylı

K R Ü E R SEL L K R K İ R Z SON O R N A R S A I TÜR Ü K R İ K YE E KO K N O O N M O İSİND N E D İKT K İSAT A P OL O İTİKA K L A AR A I

K R Ü E R SEL L K R K İ R Z SON O R N A R S A I TÜR Ü K R İ K YE E KO K N O O N M O İSİND N E D İKT K İSAT A P OL O İTİKA K L A AR A I KÜRESEL KRİZ SONRASI TÜRKİYE EKONOMİSİNDE İKTİSAT POLİTİKALARI Prof. Dr. Adem ahin TOBB-ETÜ Öğretim Üyesi 14 Mayıs 2010, İSTANBUL KRİZLER 2008 2001 İç Kaynaklı Finansal Derinliği Olan Olumlu Makro Ekonomik

Detaylı

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler İkinci Dünya Savaşı ndan sonra başlayıp 1990 sonrasında ivme kazanan ulusal ve uluslararası finansal

Detaylı

TEB KOBİ BANKACILIĞI

TEB KOBİ BANKACILIĞI TEB KOBİ BANKACILIĞI Türkiye de KOBİ ler İşletme Büyüklüğü İstihdam Grubu (Çalışan Sayısı) İşletme Sayısı (2013) % Mikro 1 9 3.303.073 93,68% KüçükÖlç.İşl. 10 49 190.514 5,40% OrtaB.İşl. 50 249 27.330

Detaylı

İHRACATIN FİNANSMANI METİN TABALU / TİM GENEL SEKRETER YARDIMCISI

İHRACATIN FİNANSMANI METİN TABALU / TİM GENEL SEKRETER YARDIMCISI 1 İHRACATIN FİNANSMANI METİN TABALU / TİM GENEL SEKRETER YARDIMCISI 4 EKİM 2013 2004-1 2004-4 2005-3 2006-2 2007-1 2007-4 2008-3 2009-2 2010-1 2010-4 2011-3 2012-2 2013-1 TÜRKİYE DE GSYH İTHALAT İLİŞKİSİ

Detaylı