Dr. ÖZGÜR AYDIN TOSUN

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Dr. ÖZGÜR AYDIN TOSUN"

Transkript

1 T. C. Sağlık Bakanlığı Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği KLİNİK ŞEFİ Op. Dr. VEDAT DAYICIOĞLU PRENATAL DÖNEMDE KOMBİNE VE İZOLE VENTRİKÜLOMEGALİ TANISI ALAN OLGULARDA TAKİP VE TEDAVİ PROTOKOLLERİMİZ İLE PRENATAL VE POSTNATAL İZLEM SONUÇLARIMIZIN DEĞERLENDİRİLMESİ Dr. ÖZGÜR AYDIN TOSUN UZMANLIK TEZİ İSTANBUL 2008

2 ÖNSÖZ Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi ndeki uzmanlık eğitimim ve tez çalışmalarım süresince bilgi ve deneyimleriyle bana yol gösteren saygı değer Klinik Şefim Op. Dr. Vedat DAYICIOĞLU, Başhekim Klinik Şefi Sayın Doç. Dr. Ayşenur Celayir, Klinik Şefi Sayın Prof. Dr. Ateş KARATEKE, Klinik Şefi Sayın Op. Dr. Sadiye EREN, Klinik Şefi Sayın Doç. Dr. Aktuğ ERTEKİN, Klinik Şefi Sayın Op. Dr. Mehmet ULUDOĞAN, tez çalışmamda bilgisine danıştığım Başasistan Op. Dr. Nazan TARHAN, tüm Şef muavinleri, Başasistanlar, Uzmanlar,asistan arkadaşlarım, hemşire, ebe ve personelimize; her zaman bana destek olan Eşim Asistan Dr. Öykü İSAL TOSUN a ve Aileme teşekkürü bir borç bilirim., Dr. Özgür Aydın TOSUN I

3 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...I İÇİNDEKİLER... II SİMGELER VE KISALTMALAR... III 1.GİRİŞ VE AMAÇ GENEL BİLGİLER EMBRİYO VE FETUSUN NORMAL NÖRAL ANATOMİSİ HİDROSEFALİ Tanı Prognoz Takip ve tedavi FETAL VENTRİKÜLOMEGALİ İLE GÖRÜLEBİLEN ANOMALİLER DANDY WALKER MALFORMASYONU DORSAL İNDÜKSİYON ANOMALİLERİ Anensefali Spina Bifida Sefalosel VENTRAL İNDÜKSİYON ANOMALİLERİ Holoprosensefaliler Korpus Kallosum Agenezisi DESTRÜKTİF SEREBRAL LEZYONLAR SİNİR HÜCRESİ PROLİFERASYON BOZUKLUKLARI Megalensefali GEREÇ VE YÖNTEM BULGULAR TARTIŞMA VE SONUÇ ÖZET KAYNAKLAR Süreli Yayınlar Tezler ÇALIŞMA GRUBUNDAKİ VAKALAR ETİK KURUL ONAYI ÖRNEĞİ II

4 SİMGELER VE KISALTMALAR MSS : Merkezi Sinir Sistemi BOS : Beyin Omurilik Sıvısı MR : Manyetik Rezonans LVG : Lateral ventrikül genişliği SD : Standart Deviasyon CMV : Sitomegalovirüs DWM : Dandy-Walker malformasyonu DWV : Dandy-Walker varyantı KSP : Kavum septum pellusidium KKA : Korpus kallosum agenezisi ETV : Endoskopik üçüncü ventrikülostomi C/S : Sezaryen NSD : Normal spontan doğum YDYBÜ: Yeni doğan yoğun bakım ünitesi DSCM : Doğum sonrası cerrahi tedavi DSND : Doğum sonrası nörolojik defekt DSSA : Doğum sonrası saptanan ek anomali ND : Nörolojik defekt III

5 1.GİRİŞ VE AMAÇ Konjenital ventrikülomegali terimi değişik intrauterin nedenlere bağlı olarak serebral ventriküler sisteminin, özellikle lateral ventriküllerin genişlemesi için kullanılır. Hidrosefali serebral ventriküler sistemde artmış beyin omurilik sıvısının (BOS) hacmi için kullanılır. Ventrikülomegali ve hidrosefali sinonim olarak kullanılabilir. BOS ventrikülerde bulunan koroid pleksuslarda üretilir. BOS lateral ve üçüncü ventriküllerden, dördüncü ventriküle ve subaraknoid alana geçer. Beyin ve spinal kordun çevresinde dolaşır ve araknoid granülasyonlar tarafından absorbe olarak venöz sisteme geçer. Ventrikülomegali serebral ventriküllerin atriumlarının 10mm ve üzerinde ölçülmesi olarak tanımlanır. Ventrikülomegali ek anomalilerin olup olmamasına göre kombine veya izole ventrikülomegali olarak iki gruba ayrılır. Ventrikülomegali bilateral veya unilateral olabilir. İzole hidrosefali, hidrosefali olgularında %20 oranında görülür(25). Son yıllarda anomali taraması için ultrasonografinin yaygın olarak kullanılmasıyla ventrikülomegali olguları içinde izole ventrikülomegali görülme oranını %50 olarak saptayan yayınlar bulunmaktadır(56,68). Günümüzde ventrikülomegali tanısı alan hasta sayısının artmasından dolayı prenatal ve postnatal takipleri ve sonuçları oldukça önem kazanmıştır. Prenatal taramanın yaygın olarak yapılmasından dolayı oldukça erken tanı konmaya başlanmıştır. Bundan dolayı hastaların prognozları hakkında yeterli güncel verilerimizin olması gerekmektedir. Prognozlarını daha net belirlemek için kombine ve izole ventrikülomegali olarak iki gruba ayrıldıktan sonra ventrikül genişliğine göre hafif, orta, ağır olarak alt grublara ayrılmaya başlanmıştır. Tek taraflı ve çift taraflı ventrikülomegali olması prognozu etkilediği için bilateral veya unilateral olarak tanımlanmaktadır. Ventrikülomegali kromozomal anomaliler, santral sinir sistemi anomalileri ve diğer anomaliler ile sık olarak birlikte görülür. İntrauterin TORCH enfeksiyonlarına bağlı olarak ventrikülomegali gelişebilmektedir. Bundan dolayı günümüzde etiyolojiyi belirleyebilmek için kromozom analizi yapılmakta ve enfeksiyon parametrelerine bakılmaktadır. Ek diğer 1

6 anomalileri belirlemek için detaylı ultrasonografik inceleme tanı konan hastalarda daha dikkatli yapılmaktadır. Günümüzde konjenital ventrikülomegaliye neden olan santral sinir sistemi anomalilerini belirlemek için fetal Manyetik Rezonans (MR) ultrasonografiden daha duyarlı olduğu için 2. düzey ultrasonografide ventrikülomegali saptanan hastalarda fetal MR ile görüntüleme yönteminin kullanılması önerilmektedir. Hidrosefalisi olan çocukların tedavi seçeneklerinin gelişmesi sonucu mortalite ve morbiditede önemli ölçüde azalma olmuştur. Günümüzde en sık kullanılan tedavi şant uygulanmasıdır. Yenidoğan yoğun bakım ünitelerinin koşullarının iyileşmesinin de mortalite ve morbiditenin azalmasına katkısı vardır. Hidrosefalili olgularda en önemli mortalite nedeni bulunan ek anomalilerdir. Cerrahi tedavilerde en sık karşılaşılan sorunlar şantın tıkanması ve enfeksiyonlardır. Çalışmamızın amacı; ülkemiz şartlarında hastanemizde ventrikülomegali tanısı alan veya ventrikülomegali tanısı ile gelen ve tanısı hastanemizde doğrulanan hastaların prenatal ve postnatal dönemlerde nasıl takip ve tedavi edildikleri, uygulanan takip ve tedavi sonuçlarının izlenerek değerlendirilmesidir. 2

7 2. GENEL BİLGİLER Merkezi Sinir Sistemi (MSS) anomalilerinin fetuslardaki insidansı yaklaşık 1/100 dür(1,2). Fetusun antenatal ultrasonografi ile ilk incelenen anatomik bölümü MSS olmuştur. Anensefali, fetal viabilite sınırından önce ultrasonografi ile tanısı konulan ilk kongenital anomalidir(3). MSS anomalilerinde prognoz genellikle kötüdür ve sıklıkla altında genetik zemin vardır. Günümüzde modern yüksek rezolusyonlu ultrasonografi gebeliğin erken dönemlerinde fetal nöral aksın incelenmesini mümkün kılmaktadır (4-12) EMBRİYO VE FETUSUN NORMAL NÖRAL ANATOMİSİ Fetal beyin, gebelik süresince önemli gelişimsel değişiklikler gösterir ve nörosonografi ile incelenebilmesi için beynin gelişimsel değişikliklerinin özel yayınlar incelenerek öğrenilmesi gerekmektedir (13,14). Yüksek frekans ve rezolusyonlu transvajinal problar fetal beynin erken dönemde incelenmesini mümkün kılar. Yedinci gebelik haftasında rombensefalik veziküle uyan hipoekojen alan sefalik kısımda görülebilir. Dokuzuncu gebelik haftasında üç serebral vezikül saptanabilir. Onbirinci gebelik haftasında hiperekojen koroid pleksuslar ve lateral ventriküller gözlenir. İkinci trimestirde, lateral ventriküller ve koroid pleksuslar beyin dokusuna oranla daha küçük görülür. Rutin intrakranial anatominin değerlendirilmesi gebelerde kolaylıkla elde edilebilecek iki aksiyel planda yapılır(9). Önden arkaya, lateral ventriküller ve koroid pleksuslar, diensefalon ve çevreleyen yapılar ile posterior fossa izlenir. Fetal kraniyumun ölçümlerinden bipariyetal çap, baş çevresi ve transvers serebellar çapların ölçümleri, gebelik yaşı ve fetal büyümenin değerlendirilmesinin yanında intrakraniyal anomalilerin saptanmasında da kullanılır HİDROSEFALİ Ventrikülomegali, çoğunlukla lateral ventriküllerde olmak üzere serebral ventriküler sistemin genişlemesini tanımlar. BOS koroid pleksuslarda üretilir. 3

8 Lateral ve üçüncü ventrikülden, dördüncü ventriküle ve subaraknoid alana geçer. Buradan beyin ve spinal kord çevresinde dolaşır ve araknoid granülasyonlar aracılığıyla venöz sisteme absorbe olur. Ventriküler genişleme tipik olarak üç şekilde oluşur: 1. Azalmış rezorbsiyon veya nadiren de artmış üretim nedeniyle oluşan, venöz sistemle ilişkili olan ventriküller içindeki artmış rölatif sıvı basıncı. 2.Ventriküler büyüklükteki bir artışla sonuçlanan fetal beyin dokusunun anormal formasyonu. 3. Varolan beyin dokusunun atrofisi. Ventrikülomegali terimi ventriküler genişlemenin tüm formlarını içine alır. Hidrosefali terimi ventriküler sistemde BOS nın artmış hacmi için kullanılır. Artmış üretim bir koroid pleksus papillomu veya Galen veni anevrizmasından (artmış venöz basınç) nedeniyle oluşabilir. Hidrosefali ya ventriküler sistem içindeki (nonkomunikan) veya ventrikül dışındaki (komunikan) alanda azalmış BOS klirensinden kaynaklanır. Nonkomunikan hidrosefalinin en yaygın nedeni aquaduktal stenozdur. Gebeliğin ikinci trimesterinde meydana gelir. Aquaductal stenoz lateral ve üçüncü ventrikülün genişlemesi ve küçük bir dördüncü ventrikül ile karekterizedir Genellikle idiopatiktir fakat X kromozomuna bağlı geçiş bildirilmiştir. Erkeklerde X e bağlı anormalliklerle birlikte olanlarda prognoz daha kötüdür (Bickers-Adams sendromu). Bickers-Adams sendromlu hastalarda Xq28 ve Xq27 kromozomlarında anormallik saptanmıştır(63,64,65). Komunikan hidrosefali ise sıvı rezorbsiyonunu araknoid granülasyonlar düzeyinde engelleyen hemoraji veya infeksiyon sonucu oluşur. Konjenital hidrosefalinin doğumdaki sıklığı farklı serilerde 1000 doğumda 0.3 ile 1.5 arasında değişmektedir(2). Hidrosefali diğer yapısal anomaliler, kromozom anomalileri (özellikle trizomi 21) ve genetik sendromlarla birlikte olabilir. Fetusdaki normal intraventriküler basınç 40-50mmHg olarak ölçülmüştür. Hidrosefalide intraventriküler basınç mmHg olarak ölçülmüştür. Tüm Çek Cumhuriyeti nde yılları arasında prenatal ve postnatal konjenital hidrosefali tanısı almış hastalar incelendiğinde anne yaşı 37 yaşın üzerinde olanlarda anlamlı bir risk artışı 4

9 saptanmıştır(67). Son yıllarda prenatal ultrasonografik incelemelerin artması sonucunda konjenital hidrosefali insidansında artış saptanmıştır. Bu artış özellikle izole hidrosefali vakalarında belirgindir(68). İzole hidrosefali, hidrosefali vakalarının %50 sinde görülür. İzole hidrosefali vakalarının %50 sinde üç etiyolojik neden sorumludur(56). 1-) Chiari malformasyonu 2-) Aquaductal stenoz 3-) DWM Tanı Ventrikülomegali tanısı kalitatif ve kantitatif ölçümlerle yapılabilir. Kalitatif yaklaşım en doğrusudur(17-24). Ölçüm, bipariyetal çap ölçümü için kullanılan planın hemen üzerindeki transaksiyel plandan alınır. İşaretler ventriküler duvarı içermemeli ve ventriküler duvarlara dikey yerleştirilmelidir. Ön boynuzların(15,16), atriumların(16-18) ve arka boynuzların(16-19) normal büyüklüklerinin normogramları vardır. Günümüzde atrium genişliklerinin ölçümü sıklıkla kullanılmaktadır. Onbeşinci ve kırkıncı gebelik haftaları arasında 10 mm den küçük değerler normal olarak kabul edilir. Yapılan çeşitli çalışmalarda atrium genişliğinin ortalama değerleri belirtilmiştir. (Tablo 1) ARAŞTIRMACI ORTALAMA GENİŞLİK (mm) STANDART DEVİASYON Cardoza ve ark (17) 7,6 0,6 Pilu ve ark (18) 6,9 1,3 Heiserman ve ark (20) 6,5 1,3 Alagappan ve ark (21) 6,6 1,4 Farrell ve ark (22) 5,4 1,2 Patel ve ark (23) 6,1 1,3 Achiron ve ark (24) 6,6 1,2 TABLO 1. Normal Popülasyonda Lateral Ventriküler Atrial Ölçümlerin Dağılımı 5

10 Lateral ventrikül atrium genişliği 10 mm ve üzerinde olanlar üç gruba ayrılmaktadır. 1- Lateral ventrikül genişliği (LVG) mm arasında olanlar hafif ventrikülomegali, 2- LVG mm arasında olanlar orta ventrikülomegali, 3- LVG 15 mm ve üzerinde olanlar ağır ventrikülomegali olarak sınıflandırılır. Ventrikülomegalinin erken evrelerinde koroid pleksus büzülüp, öne doğru yer değiştirerek ventrikülün medial duvarından ayrılır. Tarama amacıyla oldukça etkili olarak kullanılır(5,10). Ventrikülomegali veya hidrosefali saptanan hastalarda ileri inceleme tekniği olarak fetal MR kullanılabilir. Fetal MR ventrikülomegali veya hidrosefalinin nedenini belirlemede ve diğer MSS anomalilerini saptamada ultrasonografiye göre daha duyarlıdır. Erken postnatal MR ile aynı sonuçlar elde edilmiştir(56,66). Levine ve arkadaşlarının yaptığı çalışmada, ultrasonografi ile saptanan 25 ventrikülomegali vakasının MR ile incelenmesi sonucunda 10 vakada (%40) tanı değişmiştir(70). Günümüzde diğer yapılan çalışmalar sonucunda ultrasonografi ile saptanan ventrikülomegalinin MR ile incelenerek nedenin saptanması görüşü hakimiyet kazanmaktadır(56,66,70,90,91,92). Salomon ve arkadaşlarının yaptığı çalışmada ultrasonografi ile izole hafif ventrikülomegali (LVG mm) saptanan 185 olguya 3. trimesterde MR yapıldı(90). 106 olguda (%57.3) MR ile görüntüleme ultrasonografi ile uyumlu bulundu. Fakat bu 106 olgudan 5 inde (%4.7) MR ile ek anomali saptandı. 43 olguda (%23.3) LVG i 10 mm nin altında bulundu ve ek anomali saptanmadı. 36 olguda (%19.4) LVG i 12 mm den fazla bulundu ve bu olgulardan 6 sında (%16.7) ek anomali saptandı. Morris ve arkadaşlarının 2007 yılında yayınlanan çalışmasında ultrasonografi ile izole ventrikülomegali saptanan 30 vakaya MR yapıldı(91). Bu vakaların 18 inde hafif ventrikülomegali (LVG<15 mm) ve 12 sinde ağır ventrikülomegali (LVG> 15mm) mevcuttu. Bu vakaların %50 sinde ek anomali saptandı. Ek anomali saptananların %44 hafif ventrikülomegali ve %58 inde ağır ventrikülomegali bulunmaktaydı. Benecerraf ve arkadaşlarının yaptığı çalışmada 26 ventrikülomegalisi olan olguya prenatal MR yapıldı(92). 6

11 Olgular ek SSS anomalisi olup olmamasına göre iki gruba ayrıldı. İzole ventrikülomegalisi olan 14 olgunun MR incelemesinde 1 olguda serebellar hipoplazi ve 2 olguda sisterna magnada genişleme saptandı. SSS anomalisi olan 12 olgudan 10 unda ek SSS anomalisi saptandı. Grup 1 ile kıyaslandığında Grup 2 de MR la saptanan ek anomali belirgin olarak fazlaydı Prognoz Hidrosefalili fetuslarda prognozu, eşlik eden yapısal veya genetik anomaliler ile lateral vetrikülün atrial büyüklüğü belirler. Yapılan bir çalışmada yaklaşık 700 hidrosefalili olgu incelenmiştir(25). İzole ventrikülomegali %20 vakada saptanmıştır. İzole ventrikülomegalisi olan hastalarda %30 oranında mortalite bildirilmiştir. Yaşayanların yaklaşık %60 ı normaldir. Kromozom anomalileri %8, MSS anomalileri %47 ve diğer anomaliler %36 sında saptanmıştır. Eşlik eden anomali ve ventrikülomegali varlığında prognoz oldukça kötüdür ve 1998 arasında yayınlanan 11 seride takip ve tedavi edilen izole hidrosefali vakalarında mortalite %27 ve normal gelişim %48 oranında bulunmuştur(56). 205 vakalık konjenital izole hidrosefali çalışmasında; %43 oranında aquaduktal stenoz, %38 oranında komunikan hidrosefali ve %13 oranında Dandy-Walker malformasyonu saptanmıştır(26). Hafif ventrikülomegali bilateral olarak % ve unilateral olarak %0.07 oranında görülür(69) yılları arasında hafif ventrikülomegali (LVG 10-15mm arasında olanlar) tanısı alan 63 vakanın incelenmesinde, LVG 26 fetusta normalizasyon (%21), 10 fetusta (%16) progresyon gösterdi ve 27 fetusta (%43) ise stabil kaldı(69). İlk değerlendirmede ortalama gestasyon yaşı 24.7 hafta ve ventrikül ölçümleri ortalama 11.8 mm, son değerlendirmede ise ortalama gestasyon yaşı 34 hafta ve ventrikül ölçümleri ortalaması 12.1 mm olarak saptandı. Ortalama görüntüleme sayısı fetus başına 3.75 di. 2001yılında yayınlanan Graham ve arkadaşlarının yaptığı çalışmada LVG nin 15 mm den fazla olması anormal nörolojik gelişim ve şant 7

12 gereksinimi riskini arttırdığını göstermektedir(71). Kinzler ve arkadaşlarının yaptığı çalışma unilateral ventrikülomegalinin genellikle izole olduğunu ve izole unilateral ventrikülomegalinin gelişime etkisinin çok az olduğunu göstermektedir(72). Fakat izole hafif ventrikülomegali ile yapılan çalışmalarda vaka sayısı az olduğu için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır yılında izole fetal ventrikülomegali ile ilgili yapılan 30 çalışmanın incelendiği derlemede toplam 577 vaka saptanmıştır. 219 vakada tanı anındaki gestasyonel hafta belirtilmiştir.110 vakada tanı anındaki gestasyonel hafta 24 gestasyonel hafta ve altındadır. 358 vakada tespit edilme zamanı bilinmiyordu. 577 vakada yaşama oranı %92.7 dir. 485 takipli izole fetal ventrikülomegalisi olan hastalardan 413 ünde (%85) nörolojik gelişim normal, 38 inde (%7.9) hafif, 34 ünde (%7.1) orta ve ağır gerilik saptandı. Vakalar bir ay ile 10 yaş arasında takip edildi. 24. gestasyonel hafta ve öncesinde izole fetal ventrikülomegali saptananlarda ek anomali yoksa sağ kalım %97.2 ve normal gelişim %81.1 di. 24. gestasyonel haftadan sonra izole fetal ventrikülomegali tanısı alan ve ek anomalisi olmayanlarda sağkalım %98.1 ve normal gelişim %76.1 olarak saptandı. Nörogelişimsel gerilik erken çocukluk dönemlerinde her zaman saptanamayabileceği için, vakalar daha uzun süre (en az 20 aya kadar) takip edildiğinde bu oranlar değişmektedir. Takip süresi 20 aya tamamlandığında orta ve ağır nörogelişimsel gerilik görülen vakaların oranı %11 artış göstermiştir(73). Bu da postnatal takip süresinin prognozu belirlemede önemli olduğunu göstermektedir. Gaglioti ve arkadaşlarının ocak 1990 ve haziran 2000 yılları arasında 176 fetal serebral ventrikülomegalili hastada yaptığı çalışmada ventrikülomegali üç alt gruba ayrılmıştır(74). LVG mm arasında olanlar hafif, LVG mm arasında olanlar orta ve LVG 15 mm ve üzerinde olanlar ağır olarak sınıflandırılmıştır. Çalışmada 75 vakada (%43) hafif, 41 vakada (%23) orta ve 60 vakada (%34) ağır ventrikülomegali saptanmıştır. Görüntüleme ultrasonografi cihazlarıyla transabdominal yapılmıştır. Her vakada detaylı sonografik inceleme ve fetal eko yapılmıştır. 152 vakada fetal karyotipleme ve 30 vakada TORCH enfeksiyonu için inceleme yapılmıştır. Tüm yaşayan yenidoğanlar en az 24 aya kadar takip edilmişlerdir. Tanı 8

13 sırasında ortalama gestasyonel hafta 24. gestasyonel haftaydı. Grup A ile Grup B de tanı sırasında ortalama gestasyonel hafta 29.6 ve Grup C de ise 25 gestasyonel haftaydı. 24. gestasyonel haftadan önce tanı konan vakalar belirgin olarak fazlaydı. Kromozomal ya da ek yapısal anomaliler Grup A da 31 vakada (%41.3), Grup B de 31 vakada (%76) ve Grup C de ise 36 vakada (%60) saptanmıştır. Ventrikülomegali izole bulgu olduğu zaman, 24 ayın üzerinde sağkalım hafif ventrikülomegalide %97.7, orta ventrikülomegalide %80 ve ciddi ventrikülomegalide ise %33 oranında saptandı. Grup A da %93, Grup B de %75 ve Grup C de ise %62.5 normal gelişim saptanmıştır. Grup A da 2 vakada hafif, 1 vakada ciddi; Grup B de 2 vakada hafif; Grup C de ise 1 vakada hafif, 2 vakada ağır gelişim geriliği saptanmıştır. Vergani ve arkadaşlarının yaptığı çalışmada LVG <12 mm olanlarda % 6 vakada, LVG >12 mm olanlarda %56 vakada ek yapısal anomali saptamışlardır(75). İzole ventrikülomegalisi olan hastalarda Gaglioti ve arkadaşlarının yaptığı çalışmadaki sonuçlara benzer sonuçlar bulmuşlardır. Pilu ve arkadaşlarının yaptığı çalışmada LVG <12 mm olanlarda %3.8, LVG >12 mm olanlarda %14 ciddi gelişim geriliği saptanmıştır(76). Signorelli ve arkadaşlarının yaptığı çalışmada LVG <12 mm olanlarda %100 normal gelişim saptanmıştır(77). Araştırmacıların çoğunluğu, etkilenmiş fetuslarda fetal akciğer matüritesine ulaşılmasını takiben doğum kararının verilmesi ve erken pediatrik cerrahi girişim uygulanmasının fetusların yaşam şansını arttırıp, nörolojik etkilenmeyi azalttığı konusunda hemfikirdirler(73,71,86,87) Takip ve tedavi Prenatal dönemde hidrosefali tanısı konan fetusların çoğunluğunda ek majör yapısal anomaliler gözlenmektedir ve genellikle perinatal dönemde ek yapısal anomalilere bağlı olarak ölmektedirler(78,79). MSS anomalileri ile birlikte olan konjenital hidrosefalide zeka düzeyi belirgin olarak daha düşük saptanmaktadır. Konjenital kalp hastalıkları ve kromozomal anomaliler ile birlikte olabilir. Otozomal dominant kalıtım gösteren akondroplazi, osteogenesis imperfekta gibi sendromlarla birlikte olabilir(80). Toksoplazma 9

14 ve Sitomegalovirüs (CMV) enfeksiyonları hidrosefaliye neden olabilir. Konjenital hidrosefalisi olan hastaların 1/4 ünde spina bifida gözlenmektedir. Konjenital hidrosefali tanısı konan hastalarda eşlik eden diğer anomalileri araştırmak için detaylı ultrasonografik inceleme yapılmalıdır. Konjenital kalp anomalilerini araştırmak için fetal ekokardiografi yapılmalıdır. Kromozomal anomalileri saptamak için fetal karyotipleme ve enfeksiyonları belirlemek için serolojik testler yapılmalıdır. Konjenital hidrosefalinin obstetrik yönetimi; ek anomalilerin varlığı, karyotip sonuçları, serolojik testlerin sonuçları ve ailenin vereceği karara göre değişmektedir. Tanı fetal viabiliteden önce konmuşsa gebeliğin terminasyonu veya gebeliğin devamı şeklindedir. Fetal viabiliteden önce ek patoloji saptanan hastalarda genellikle gebeliğin terminasyonu seçilmektedir. İzole konjenital hidrosefalisi olan gebeliklerde genellikle gebeliğin devamına karar verilmektedir. İzole hidrosefalisi olan vakalarda kromozomal anomaliler ve enfeksiyonlar olabileceği için fetal karyotipleme ve serolojik testler yapılmalıdır. İzole hidrosefalisi olan vakalarda günümüzde ek MSS anomalilerini saptamada daha duyarlı olduğu için MR yapılması gerektiğini bildiren yayınlar vardır(56,66,70). İleri derecede ağır hidrosefalisi olan hastalarda gebeliğin terminasyonu seçilebilmektedir. Gebeliğin devamına karar verilen vakalarda 3 veya 4 hafta aralıklarla seri ultrasonografik incelemeler yapılmalıdır. Progresyon gösteren hidrosefali vakalarında akciğer matürasyonu sonrası hidrosefalinin potansiyel etkilerini azaltmak için gebelik sonlandırılabilir. Lober ve arkadaşlarının izole kombine hidrosefalisi olan hastaların diğer gebeliklerindeki patolojileri saptamak için yaptığı çalışmada %4 oranında MSS anomalisi ve %2 oranında hidrosefali saptamıştır(81). Kromozomal ve diğer anomalilerin tekrarlama riski arttığı için sonraki gebeliklerinde fetal karyotipleme ve detaylı ultrasonografik inceleme yapılmalıdır. Hidrosefalisi olan gebeliklerde sezaryen veya vaginal yolla doğum gerçekleştirilmektedir. Vaginal yolla doğumun olabilmesi için fetus verteks prezantasyonunda olmalı ve baş biometrisi gestasyonel yaşa göre 2 SD nun üzerinde olmamalıdır. Ailenin sezaryen ile doğumu kabul etmediği veya hidrosefalinin çok kötü prognoza sahip anomalilerle (alobar holoprosensefali, 10

15 hidransefali gibi) birlikte olduğu durumlarda sefalosentez ve sonrasında vaginal yolla doğum gerçekleştirilebilir. Sefalosentez ultrasonografi eşliğinde transabdominal veya transvaginal yolla yapılabilir. Postnatal dönemde hidrosefalili bebeklere cerrahi şant tedavisi uygulanmadığı zamanlarda hidrosefalili bebeklerde prognoz kötüydü. Genellikle bebeklerde mental retardasyon, körlük ve başın ileri derecede genişlemesi görülmekteydi. Cerrahi şant tedavisinin uygulanmasından sonra prognozda belirgin iyileşme saptandı. Zeka gelişimi hidrosefalinin tipi, ilk şant tedavisinin uygulanma yaşı, şant fonksiyonu ve hidrosefalinin derecesine bağlı olarak değişmektedir. Zeka gelişimi, şant ilk 6 aydan önce uygulanırsa daha iyidir. Günümüzde şant tedavisinin gelişmesi sonucunda bu hastalar erişkin yaşa geldiklerinde bağımsız yaşama, hamilelik ve kendi bakımlarını yapabilme şansına sahip olmuştur(82). Günümüzde uygun vakalarda endoskopik üçüncü ventrikülostomi (ETV) yapılmaya başlanmıştır(83). ETV BOS yollarında darlık veya tıkanıklık olan olgularda yapılmaktadır. Bu işlemde genellikle kafatasının sağ ön tarafından 25 kuruştan daha küçük bir delik açılır, bir kalem kalınlığındaki endoskop lateral ventriküle sokulur, buradan üçüncü ventriküle geçilir ve üçüncü ventrikül tabanında 5 mm çapında bir pencere oluşturulur. Yukarıda birikmiş olan fazla miktarda ve basınçtaki BOS bu pencereden beyin tabanındaki yollara ve oradan da beyin çevresine ulaşır. Beyin çevresindeki BOS kafatasındaki damarlardan kana karışır. Term infantlarda ETV nin şant uygulanmasına göre komplikasyonlar açısından avantajları; vücuda yabancı bir cismin yerleştirilmemesi ve fizyolojik BOS nın dolaşımının korunmasıdır. ETV, infantlarda intraoperatif ( örn; abdominal) ve geç (sekonder kraniositoz, slit ventrikül sendromu gibi) şant komplikasyonlarının bazı hastalarda yüksek oranda görülmesinden dolayı tercih edilmektedir. ETV de şanta göre enfeksiyon riski daha azdır ve gelişen enfeksiyonlar daha selimdir. Sadece antibiyotik ile tedavi edilebilir. ETV de artmış erken mortalite ve nörolojik komplikasyon olduğuna ait görüşler vardır. Hastalarda uzun dönem mortalite, geç nörolojik komplikasyonlar ve hidrosefalinin tipi göz önüne alınarak tedavi seçilmelidir(83,84). 11

16 2.3. FETAL VENTRİKÜLOMEGALİ İLE GÖRÜLEBİLEN ANOMALİLER Fetal ventrikülomegali üç grup altında toplanabilir: 1. Basit hidrosefali (sadece lateral ventrikülün genişlemesi) 2. Dandy-Walker malformasyonu 3. Diğer serebral anomalilerle birlikte olan hidrosefali (dorsal indüksiyon anomalileri, ventral indüksiyon anomalileri ve destrüktif lezyonlar) 2.4. DANDY WALKER MALFORMASYONU Dandy-Walker Malformasyonu (DWM), serebellar vermiste meydana gelen defekt sonucu dördüncü ventrikül ile ilişkili retroserebellar kist ile karakterizedir. Sisterna magna 10 mm den büyüktür ve belirgin ventrikülomegali bulunur. Aksiyel transserebellar ya da sagital-koronal planlarda yapılan incelemeler ile kesin tanısı konur. DWM yenidoğanda bir görülür ve hidrosefalinin %4-12 sinden sorumludur(56). DWM da foramen magendi çıkışındaki obstrüksiyon ve malformasyon sonucu hidrosefali gelişir. Postnatal 3. aya kadar %75 vakada hidrosefali gelişmez. Fetal olarak hidrosefali saptananlarda neonatal olarak hidrosefali saptananlara göre daha yüksek mortalite saptanır(55). Fetal hidrosefali saptanan DWM olgularının 1/2 si ile 1/3 ünde kromozomal anomali gözlenmektedir(57,58). DWM da MSS dışı anomaliler %60 oranında görülür(56). Prognoz eşlik eden MSS anomalilerine bağlı olarak değişiklik gösterir yılları arasında yayınlanan 6 yayında yaşayanların %29 unda zeka gelişimi normaldi. Vakaların %40-70 inde subnormal zeka gelişimi saptandı(56). Dandy-Walker Varyantında (DWV), serebellar vermis olmasına rağmen inferior bölümü hipoplaziktir. Bulgular hafif olabilir. Prenatal ultrasonografide sisterna magnadan 4. ventriküle doğru uzanan subaraknoid alanın U şeklinde görülmesi DWV için tipiktir ve normal görüntüsü olan V şeklindeki görüntüsünden ayırt edilmesi gerekmektedir(59-60). Serebellar vermis fizyolojik olarak 18. gestasyonel haftasına kadar kapanmayabileceği için genellikle bu haftadan sonra tanısı konur. DWV yla ilgili 2 seride %44 oranında mortalite, %45 normal karyotip ve %69 diğer yapısal anomaliler 12

17 bildirilmiştir. DWM ile karşılaştırıldığında mortalite oranı ve yapısal anomaliler benzerdir ancak kromozomal anomaliler DWV nda daha fazla görülür(61-62). Prognoz eşlik eden anomalilere göre değişiklik göstermektedir. İzole olan vakalarda %75 normal gelişim olmasına rağmen, izole olmayanlarda %20 normal gelişim görülmüştür(61) DORSAL İNDÜKSİYON ANOMALİLERİ Nöral kanal defektleri olarakda tanımlanır. İnsidansı 1000 doğumda 1-2 dir. Nöral kanalın kapanmasındaki yetersizlik sonucu meydana gelir. Multifaktoriyel olarak geçer. İnsidansı coğrafik lokalizasyon, aile hikayesi, ilaca maruz kalma (valproik asit), genetik (Meckel-Gruber, Walker-Warburg sendromları) ve diyet faktörlerine (folik asit eksikliği) bağlı olarak değişir. Ailede spina bifidalı çocuk sayısıyla ilişkili olarak risk artar. En yaygın formları anensefali ve spina bifidadır; nadir olarak iniensefali, ensefalosel ve kranioraşisis görülür Anensefali Kraniyumun üst bölümünün ve telensefalonun yokluğu ile karakterizedir. Genellikle polihidramniyos saptanır. Ultrasonografi ile prenatal tanısı ilk konulan anomalidir ve kraniyum üst kısmının görülememesi karakteristiktir. Spina bifida, talipes, yarık dudak-damak ve omfalosel gibi anomaliler ile birlikteliği sıktır. En sık görülen nöral kanal defektidir Spina Bifida Spina bifidalar genellikle iki alt gruba ayrılır: 1. Kapalı spina bifida : Vertebradaki defekt yumuşak dokularla kapalıdır. İki alt gruba ayrılır. Spina bifida okülta en hafif formudur. Genellikle asemptomatiktir ve nöral dokuların herniasyonu yoktur. Sıklıkla pigmente bölgeler, sinüs oluşumu, sakral kıllanma gibi deri değişiklikleri ile birlikte görülür. Spina bifida cysticada defekt belirgin olarak büyüktür. Sıklıkla ciltte çöküntü, pigmentasyon ve cilt altı lipomları bulunur. Kapalı spina bifidalarda prenatal ultrasonografide büyük cilt altı lipomları dışında bulgu saptanmaz. 13

18 2. Açık spina bifida (Spina bifida aperta): Cilt, cilt altı yumuşak dokular, vertebra ve nöral kanalın tümünde defekt vardır. Defekt meningeal membran ile kaplıysa meningosel, nöral doku kese içinde ise myelomeningosel terimi kullanılır. Defekt ultrasonografi ile incelemede omurganın enlemesine planda incelenmesi ile belirlenir. Defektin lokalizasyonu ve büyüklüğünü saptamada sagital plan kullanılır. Prenatal tanı merkezlerinde doğru tanı %100 e yakındır. Tanı koymada fetal başa ait ultrasonografik bulgular yardımcı olabilir. Vakaların çoğunluğunda Chiari tip 2 malformasyonu vardır. Chiari tip 2 malformasyonu serebellar vermisin, dördüncü ventrikülün ve medulla oblangatanın foramen magnumdan servikal kanal içine doğru yer değiştirmesidir. Bunun sonucunda sisterna magna kapanır, küçük ve şekilsiz serebellum posterior fossanın derinliklerine doğru yer değiştirir(27,28). Muz bulgusu bu durumu tanımlamak için kullanılır. Frontal çöküntü ( limon bulgusu ) sıklıkla görülür. Doğumda hidrosefali hastaların tamamına yakınında bulunur. İkinci trimesterdeki fetusların %50 sinden azında saptanır. Ancak hidrosefalisi olan fetusların 1/4 ünde spina bifida bulunmaktadır. Kraniyal bulguların spina bifida saptanmasında sensitivesi %99 un üzerindedir gebelik haftaları arasında gözlenmemesi spina bifidanın olmadığını gösterir fakat varlığı spina bifida için spesifik değildir. Spina bifidanın ultrasonografik değerlendirmesi, hem kranial hemde spinal yapıların incelenmesini içerir. Spinal bulgular, birbirinden uzaklaşmış posterior ossifikasyon merkezleri, derinin devamlılığının kaybı ve dorsal hattı geçen keseyi içerir. Kranial bulgular ise baş çevresinin büyüklüğü, ventrikülomegali ve Chiari tip 2 malformasyonu sonucu oluşan muz bulgusu ve limon bulgusudur. Spina bifidanın prognozu defektin yeri ve büyüklüğüne göre değişir. Mortalite oranı yüksektir. Erken tedaviye rağmen 7 yıllık sağkalım %40 dır(29). Yaşayanların büyük bölümünde alt ekstremitede motor ve duyusal bozukluklar ile mesane ve barsak fonksiyon bozuklukları bulunmaktadır. Spina bifidanın ağır hidrosefali ile birlikteliği zeka gelişimi açısından kötü prognostik faktördür. Fakat günümüzde artan kafa içi basıncın 14

19 erken dönemde cerrahi şant ile kontrol altına alınmasıyla zeka gelişiminin etkilenmesi azalmıştır(30) Sefalosel Sefalosel intrakraniyal yapıların kemik defekten dışarı çıkmasıdır. Sıklıkla defekt oksipital kemikte ve orta hatta, daha az parietal ve frontal kemiklerdedir. Ultrasonografik incelemede kraniyuma komşu kitle görüldüğünde şüphelenilmelidir. Kemik defektin görülmesi kesin tanı için şarttır. Görülmezse kistik higroma, teratom ve hemanjiom ayırıcı tanıda düşünülmelidir(31). Sefalosel nadiren kafatası tabanından farinkse doğru ilerleyebilir ve intrakraniyal patoloji yoksa prenatal tanısı konulamaz. En sık görülen formu %90 ile ensefaloseldir. Ensefalosellerde beyin dokusu dışarı çıkmıştır. Ağır ensefalosellerde mikrosefali olabilir. %10 meningosel (sadece beyin zarlarının dışarı çıkması) görülür. Sefalosellerde sıklıkla ventrikülomegali gözlenir. Spinal defektler %5-7 sinde bulunur(32). Prognoz pediatrik kaynaklara göre kesede beyin dokusunun bulunup, bulunmamasına göre değişir. Ensefalosellerde mortalite %40, nörolojik hasar %80 dir. Kraniyal meningosellerin %60 ında normal zeka gelişimi görülmüştür(33). Geniş prenatal serilerde her iki tipde kötü prognoza sahiptir(34) VENTRAL İNDÜKSİYON ANOMALİLERİ Ventral indüksiyon terimi, gebeliğin 5. haftasından başlayan, embriyonik ön beyinde serebral hemisferlerin ve orta hat yapılarının oluşmasıyla ilişkili olayları tanımlar. Ventral indüksiyon anomalileri orta hat serebral defektleri içerir. Ventral indüksiyon ile yüzün orta hat gelişimi yakından ilişkili olduğu için tipik olarak kraniofasiyal malformasyonlarla birlikte bulunur(35) Holoprosensefaliler Holoprosensefaliler embriyonik ön beyine ait prosensefalonun divertikülleşmesinin oluşmaması sonucu serebral hemisferlerin ve 15

20 diensefalona ait yapıların anormalliği ile karakterizedir. Genellikle izole ve sporadiktir. Fakat otozomal dominant ve otozomal resesif kalıtımla geçen formları bildirilmiştir(39-41). Kromozom anomalileri (trizomi 13 ve triploidi), anensefali, Dandy-Walker malformasyonu, ensefalosel, Di-George sendromu ve Meckel sendromu gibi konjenital anomalilerle birlikte görülebilir(38). Abortuslar dahil tüm gebeliklerde %0.4 oranında görülür. Holoprosensefaliler gebeliğin geç dönemlerinde nadir görülür ile canlı doğumda 1 görüldüğü bildirilmiştir(36,37). Alobar, semilobar ve lobar olmak üzere üç alt gruba ayrılır. 1- Alobar Holoprosensefali: En sık görülen ve en ağır tipidir. İnterhemisferik fissür ve falks serebri yoktur, tek primitif ventrikül (holoventrikül) bulunur. Talamus orta hatta yapışıktır. Üçüncü ventrikül, lateral ventrikül, nörohipofiz, bulbus olfaktorium ve optik traktlar bulunmaz. Prognoz kötüdür ve bebekler bir yıldan fazla yaşamazlar. Kraniofasiyal defektler yaygın olarak gözlenir. Bunlar; - Cyclopia : Tek orbita ve tek veya parsiyel olarak bölünmüş göz. - Ethmocephaly : Hipotelorizm ve yüksek midline çıkıntı. - Yarık damak ve dudak - Burun agenezisi, burun kökü basıklığı veya burun yerine probosis bulunması - Hipotelorizm ve siklopi - İris kolobomu - Frenulum yokluğudur. Alobar ve semilobar tiplerde ventrikül boşluğunun tavanı, normalde beyin içine kıvrılan tela koroidea, serebrumun dış yüzü ile kafatası arasına balonlaşarak dorsal kisti oluşturur. Alobar ve semilobar holoprosensefalilerde genellikle mikrosefali, nadir olarak obstrüktif tipte hidrosefali nedeniyle oluşan makrosefali görülür. Alobar holoprosensefalinin prenatal tanısı monoventrikülün görülmesi ile konur. Ek olarak dorsal kist ve yüz anomalileri görülür(39,42,43). 2- Semilobar Holoprosensefali: İki serebral hemisfer arkada parsiyel olarak ayrılmıştır ancak önde tek bir ventrikül boşluğu bulunur. Oksipital hornlar 16

21 kısmen oluşmuştur. Falks ve interhemisferik fissürün arka bölümü vardır. Talamus tam olarak birleşmemiştir. Prognozu kötüdür. Kraniofasiyal malformasyonlar alobar holoprosensefalidekinden daha az görülür. Prenatal tanı bulguları alobar holoprosensefalideki bulgulara benzerdir. 3- Lobar Holoprosensefali: En hafif formudur. İnterhemisferik fissür önde ve arkada tam olarak gelişmiştir. Lateral ventriküller ve gyrus singulide kaynaşma anomalisi vardır. Kavum septum pellusidium (KSP) yoktur. Frontal hornların anterior tavanı düz veya kare şeklinde olabilir. Değişen derecelerde yüz anomalileri bulunur. Prenatal tanı için midkoronal planda inceleme yapılmalıdır. KSP un bulunmaması, ön boynuzların orta hattaki ilişkisi, lateral ventriküllerin yassı ve kare şeklindeki tavanının üçüncü ventrikülün alt bölümü ile yaptığı birleşmenin saptanması gerekir(44). Anterior kommissuradan posterior kommissuraya doğru çizgi şeklinde görülen birleşmiş forniksler spesifik ve sık rastlanan bir bulgudur(45). Değişen derecelerde ventrikülomegali olabilir. Prognoz değişiklik gösterir. Sıklıkla aquaduktal stenozun neden olduğu hidrosefali vardır Korpus Kallosum Agenezisi Korpus kallozum agenezisi (KKA) korpus kallozumun kaudal bölümünün (Korpus ve splenium) farklı derecelerde gelişmemesidir. Korpus kallozum gebeliğin 12 ile 18. haftaları arasında gelişimini tamamlar. KKA nde kavum septum pellisidium da bulunmaz. KKA komplet ve inkomplet olabilir. İnsidansı toplumda % , gelişimsel bozukluğu olan hastalarda ise %2-3 dür (46,47). Etyoloji değişkendir. Genellikle genetik faktörlere bağlı olarak gelişir. Otozomal dominant, otozomal resesif ve X e bağlı kalıtımları gösterilmiştir(48). Ek anomali %50 oranında bulunur(49). En sık Dandy- Walker malformasyonu ve konjenital kalp anomalileri ile birlikte görülür. Anormal karyotip (trizomi 18 ve trizomi 8) %20 oranında saptanmıştır(50). Prenatal tanıda atrium genişlemesi ve KSP un görülemediği durumlarda şüphelenilmelidir. Aksiyel planda atrium ve oksipital boynuzların genişlemesi ve lateral ventrikülün gövdelerinin ayrılması ile oluşan göz damlası görüntüsü tanı için spesifiktir ve sıklıkla bulunur. İnterhemisferik fissürde 17

22 genişleme ve üçüncü ventrikülün normalden yukarıda bulunması da sık rastlanan bulgulardır. Renkli Doppler ultrasonografi ile ön serebral arterin anormal dallanması tanıyı destekleyici bir bulgudur(50). İnkomplet tipte de gözyaşı damlası bulgusu olabilir. Fakat diğer bulgular belirgin olmayabilir. Bundan dolayı prenatal tanısı zordur. Prenatal tanı almış olan hastalarda fetal karyotipleme mutlaka yapılmalıdır. Prognozu tam olarak bilinmemesine rağmen izole KKA sinde normal veya normale yakın zeka gelişimi saptanmıştır DESTRÜKTİF SEREBRAL LEZYONLAR Konjenital porensefalide beyin dokusunda kistik boşluklar vardır. Kistik boşluklar ventriküllerde ve subaraknoid boşlukta bulunur(51,52). Beyin dokusundaki bozukluk morfogenetik (gerçek porensefali yada şizensefali) ya da intrauterin dönemdeki disruption sonucu (pseudoporensefali) gelişir. Gelişimsel tip bilateral ve simetriktir. Genellikle mikrosefali ile birliktedir. Pseudoporensefalide lezyon sıklıkla unilateraldir. Porensefali yapısal anomalilerle birlikte görülmez. BOS nın dolaşımının bozulmasına bağlı olarak hidrosefali gelişir. Hidranensefali pseudoporensefalinin en ağır şeklidir ve sıklığı 1/10000 dir. Serebral hemisferlerin yerinde sıvı bulunur. Beyin sapı ve rombensefalon vardır. Etyoloji heterojendir. İntrauterin enfeksiyonların (toksoplazma ve CMV) neden olduğu a. karotis internanın tıkanıklığı sunucu gelişen olguların olduğunu bildiren yayınlar vardır(53). Hidranensefalinin prenatal tanısında spesifik ultrasonografik bulgusu, içi sıvı ile dolu kafa tası tabanından ampul şeklinde çıkan beyin sapının görülmesidir. Bu görüntü alobar holoprosensefalide hipoplastik talamusun neden olduğu görüntüyle karıştırılabilir. Her iki durumun da prognozu çok kötü olduğu için ayırıcı tanının yapılamaması önemli değildir. Ayrıca holoprosensefalide falks cerebri bulunmaz. Şizensefalide serebral parankim içinde yarıklar bulunur ve ventriküller ile subaraknoid boşluk bağlantılıdır. Bilateral veya unilateral olabilir. Şizensefalide de kromozomal ve yapısal anomaliler eşlik etmez. 18

23 Konjenital destrüktif lezyonlarda prognozu, lezyonun yeri ve büyüklüğü belirler. Hidranensefali ve büyük porensefalik kistlerin hidrosefali ve mikrosefali ile birlikteliğinde prognoz daima kötüdür SİNİR HÜCRESİ PROLİFERASYON BOZUKLUKLARI Megalensefali Megalensefali normalden büyük beyin olarak tanımlanır. Unilateral veya bilateral olabilir. Zeka kapasitesi normal yada normalden fazla olabileceği gibi mental retardasyon ve nörolojik bozuklukda olabilir(54). Megalensefali Beckwith-Wiedemann sendromu, akondroplazi, nörofibromatozis ve tuberoz skleroz gibi konjenital anomali ve sendromların bir bulgusu olarak görülebilir. Bilateral olanlar genellikle asemptomatik ve sıklıkla aileseldir. Obstetrik ve pediatrik ultrasonografide hidrosefali ve intrakraniyal kitle olmaksızın, başın normalden büyük olduğu durumlarda akla gelir. Unilateral megalensefali etiyolojisi tam olarak bilinmeyen nadir bir durumdur. Bir lobun ya da serebral hemisferin aşırı büyümesidir(55). Patolojik incelemede; anormal beyin kıvrımları, gri cevhere ait ektopik nodüller ve nöron sayısında difüz artış saptanır. Başlıca ultrasonografi bulguları serebral hemisferlerden bir tanesinin büyümesi, orta hat yapılarında kayma ve büyümüş serebral hemisferde hafif ventrikülomegalidir. Porensefali ve konjenital beyin tümörleri gibi orta hat yapıların kaymasına neden olan patolojilerle ayırıcı tanısının yapılması gereklidir. 19

24 3.GEREÇ VE YÖNTEM Mart 2007-Nisan 2008 tarihleri arasında Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gebeliği süresince ultrasonografik olarak ventrikülomegali saptanan veya ventrikülomegali tanısı ile hastanemize sevk edilen ve tanısı doğrulanan hastalar çalışmamıza dahil edildi. Toplam 69 ventrikülomegali vakası saptandı. Vakalardan 8 tanesi çalışmamıza katılmayı kabul etmedi. Çalışmamız 61 olgu ile yapıldı. Gebe İzlem Polikliniği, Perinatoloji Kliniği ve Doğumhanede saptanan vakalar onamları alındıktan sonra çalışma grubumuza dahil edildi. Serebral lateral ventrikül atrium çapı 10 mm ve üzerinde olan hastalar çalışmaya dahil edildi. Vakalar ek anomalilerin olup olmamasına göre kombine ve izole ventrikülomegali olmak üzere iki ana gruba ayrıldı. Bu gruplar LVG ne göre hafif ventrikülomegali (LVG mm arasında olanlar), orta ventrikülomegali (LVG 12,1-14,9 mm arasında olanlar) ve ağır ventrikülomegali (LVG 15 mm ve üzerinde olanlar) olmak üzere üç alt gruba ayrıldı. Olgulardan anne yaşı, gebelik sayısı, doğum sayısı, abortus sayısı, anomalili bebek doğum hikayesi olup olmadığı sorularak öğrenildi. 1. ve 2. trimester tarama testleri, detaylı ultrasonografik inceleme, kromozom analizi, MR incelemesi yapılıp yapılmadığı, terminasyon önerilip önerilmediği, terminasyonu kabul edip etmediği tetkikleri incelenerek ve aileye sorularak öğrenildi. Gebeliği devam eden hastalarda seri ultrasonografik ölçümlerle ventrikülomegali değerlendirildi. Ağır ventrikülomegalisi olan hastalar beyin cerrahisine yönlendirildi. Bebeğe ait özelliklerden doğum haftası, 1. ve 5. dakika apgarları, doğum kilosu, cinsiyeti, doğum sonrası saptanan ek anomalisi olup olmadığı, Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesine (YDYBÜ) alınıp alınmadığı, YDYBÜ de kalma süresi, eksitus olup olmadığı, kaçıncı günde eksitus olduğuna dair veriler hastane dosya kayıtları incelenerek belirlendi. Bebeğe doğum sonrası cerrahi tedavi yapılıp yapılmadığı ailelere soruldu. Doğum sonrası ilk 30 günde nörolojik gelişimlerinin değerlendirilmesinde Brunet-Lezine Testi ve 6. ayda nörolojik gelişimlerinin değerlendirilmesinde 20

25 Denver Gelişim Testi kullanıldı. Doğum sonrası yenidoğanlar en az 6 ay, en fazla 13. aya kadar izlendi. Grupların mortalite ve morbiditeleri değerlendirildi. Hastanemizde ventrikülomegali olgularında takip ve tedavi protokolünde; izole veya kombine olması, saptandığı haftadaki gebelik haftası, ventrikülomegalinin ağırlık derecesi ve ailenin tercihi birlikte olgu bazında değerlendirilerek gebeliğin devamı ve sonrasındaki yaklaşımlar konusunda karar verilmektedir. Terminasyon seçeneği olgular bilimsel konseyde değerlendirildikten sonra aileye sunulmaktadır. Bazı olgularda bilimsel konseye Beyin Cerrahisi ve Nöroloji uzmanları dahil edilip görüşleri alındıktan sonra terminasyon seçeneği aileye sunulmaktadır. Bu çalışmada istatistiksel analizler NCSS 2007 paket programı ile yapılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel metotların (ortalama, standart sapma) yanı sıra gruplar arası karşılaştırmalarda tek yönlü varyans analizi, alt grup karşılaştırmalarında Tukey çoklu karşılaştırma testi, ikili grupların karşılaştırmasında bağımsız t testi, nitel verilerin karşılaştırmalarında ki-kare testi kullanılmıştır. Sonuçlarda, anlamlılık p<0.05 düzeyinde değerlendirilmiştir. 21

26 4.BULGULAR Çalışma grubundaki hastaların özellikleri Çalışma toplam 61 vakayla yapılmıştır. Annelerin ortalama yaşı 26.48± 5.03 (SD) (yaşı en küçük olan 18, en büyük olan 40 yaşında), gebelik sayısı ortalama 2.02 ±1,31 (SD) (en fazla gebelik sayısı 5), ortalama abortus sayısı 0.2±0.48 (SD), bebeklerin ortalama doğum kilosu 2948 gram± (SD), YDYBÜ ortalama kalma süresi 49.3gün ±29.92 (SD), bebeğin 1. ve 5. dakika apgarları ortalama 5.92±2.5 (SD) ve 7.67±2.1 (SD) olarak bulunmuştur (Tablo 1). N Minimum Maksimum Ortalama SD Yaş ,48 5,03 Gravida ,02 1,31 Parite ,80 1,11 Yaşayan çocuk sayısı ,74 0,98 Abortus ,20 0,48 1.Dk Apgarı ,92 2,50 5.Dk Apgarı ,67 2,10 Doğum kilosu (gr) ,78 690,57 YDYBÜ kaldığı zaman(gün) ,56 29,92 Eksitus olduğu zaman(gün) ,30 83,11 Tablo 1. Çalışma grubundaki anne ve bebeğe ait nicel veriler Toplam 61 hastadan 27 sinde (%43) izole ventrikülomegali, 34 ünde (%53) kombine ventrikülomegali bulunmuştur (Tablo 2). Olgularda ventrikülomegali saptanma zamanı ortalama 23hafta(H)2gün(G), terminasyon uygulanma zamanı ortalama 22H3G ve doğum zamanı ortalama 38,5H4G dür. Hasta Sayısı % İzole Ventrikülomegali 27 44,3 Kombine Ventrikülomegali 34 55,7 Toplam ,0 Tablo 2. Ek anomalilere göre ventrikülomegali sınıflandırılması Canlı doğan 36 bebekten 24 ü sezaryen ile, 12 si normal spontan vaginal doğum ile doğmuştur. Canlı doğan 36 bebekten 18 i (%50) YDYBÜ ne 22

27 çıkarılmıştır. 10 bebek (%27.8) doğum sonrası eksitus olmuştur. En erken eksitus olan bebek 1.günde,en geç eksitus olan bebek 213. günde eksitus olmuştur. 10 bebeğe (%27.8) doğum sonrası cerrahi tedavi yapılmıştır. Doğum sonrası 5 hastada (%13.9) ek anomali saptanmıştır. Doğum sonrası 6 olguda ağır, 2 olguda orta, 5 olguda hafif nörolojik defisit saptanmıştır. 23 olgunun (%63.89) doğum sonrası nörolojik muayenesi normal olarak tespit edilmiştir. 6. ayda yapılan nörolojik değerlendirmede 5 vakada ağır, 2 vakada orta ve 3 vakada hafif nörolojik defisit saptanmıştır. 18 hastanın (%64.29) nörolojik gelişimi normal bulunmuştur (Tablo 3). Hasta Sayısı % C/S 24 66,7 NSD 12 33,3 Doğum şekli Total Erkek Kadın Cinsiyet Total Hayır Evet YDYBÜ Çıkmış mı? Total Hayır 26 72,2 Evet 10 27,8 DSCM +/- Total Hayır 31 86,1 Evet 5 13,9 mı? Total Ağır 6 16,67 DSEA saptanmış DSND +/- 6. ayda ND +/- Hafıf 5 13,89 Normal 23 63,89 Orta 2 5,56 Total Ağır 5 17,86 Hafif 3 10,71 Normal 18 64,29 Orta 2 7,14 Total Hayır 26 72,2 Evet 10 27,8 Eksitus oldu mu? Total Tablo 3. Bebeğe ait nitel veriler. LVG e göre hastalar sınıflandırıldığında 25 hastada (%41) hafif ventrikülomegali, 4 hastada (%6.6) orta ventrikülomegali ve 32 hastada ağır 23

28 ventrikülomegali saptanmıştır. LVG e göre15 mm altında hafif ve 15 mm üzerinde ağır ventrikülomegali olarak sınıflandırıldığında 28 hastada hafif ventrikülomegali ve 33 hastada ağır ventrikülomegali bulunmuştur (Tablo 4). Hasta Sayısı % mm ,1-14,9 mm 4 6,6 >15 mm 32 52,5 LVG Grup 1 Total <15 mm 28 45,9 >15 mm 33 54,1 LVG Grup 2 Total Tablo 4. LVG göre hastaların sınıflandırılması. 25 vakanın (%40.5) gebeliği sonlandırılmıştır. 10 vakaya karyotipleme yapılmıştır. 2 vakada Trizomi 21 ve 1 vakada Triploidi (69XXX) saptanmıştır. 2 gebelik ikizdir. Bir tanesinde 2 fetusda da ventrikülomegali vardı ve gebeliği sonlandırıldı. Diğerinde ise tek fetusda ventrikülomegali vardı ve doğum sonrası eksitus oldu. İkiz eşi ise sağlıklı olarak yaşamaktadır. Bir annede anomalili bebek öyküsü vardır. Kombine ve İzole ventrikülomegali vakalarına ait veriler İzole ventrikülomegalisi olan hastaların ortalama yaşı 27.63±4.88 (SD), ortalama gebelik sayısı 2.3 ±1.54 (SD), ortalama abortus sayısı 0.19±0.4 (SD) ve kombine ventrikülomegalisi olan hastaların ortalama yaşı ±5.03 (SD), ortalama gebelik sayısı 1.79 ±1.07 (SD), ortalama abortus sayısı 0.21 ±0.54 (SD) olarak saptandı. İzole ve kombine ventrikülomegali gruplarında vakaların yaşı, gebelik sayısı ve abortus ortalamaları arasında istatiksel farklılık gözlenmemiştir (p=0.111, p=0.138, p=0.868). İzole ventrikülomegalisi olan hastalara ortalama terminasyon uygulanma zamanı 22H1G, ortalama doğum zamanı 39H3G, ortalama doğum kilosu gram ± (SD), ventrikülomegali ilk saptandığı zaman ölçülen ortalama LVG mm ±6.33 (SD), bebeğin 1. ve 5. dk apgar skorları ortalama 7.04 ±1.57 (SD) ve 8.67 ±0.7 ve kombine ventrikülomegalisi olan hastalara 24

29 ortalama terminasyon uygulanma zamanı 22H2.5G, ortalama doğum zamanı 38H4.5G, ortalama doğum kilosu gram ± (SD), ventrikülomegali ilk saptandığı zaman ölçülen ortalama LVG mm ±5.84 (SD), bebeğin 1. ve 5. dk apgar skorları ortalama 3.67 ±2.53 (SD) ve 5.67 ±2.53 olarak saptandı. İzole ve kombine ventrikülomegalisi olan grupların terminasyon uygulanma zamanı ve YDYBÜ kalış süreleri ortalamaları arasında istatistiksel farklılık gözlenmemiştir (p=0.435, p=0.163). Kombine ventrikülomegalisi olan grupta ilk defa ventrikülomegali saptandığında ölçülen LVG ortalamaları izole ventrikülomegalisi olan gruptan istatiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p=0.001, p=0.03). İzole ventrikülomegalisi olan grupta ventrikülomegali saptanma zamanı, doğum zamanı, bebeğin 1. ve 5. dk apgar skorları, bebeğin doğum kilosu ortalamaları kombine ventrikülomegalisi olan gruptan istatiksel olarak anlamlı yüksek bulunmuştur (p=0.020, p=0.049, p=0.0001, p=0.03) (Tablo 5). İzole Ventrikülomegali Grubu Kombine Ventrikülomegali Grubu t P Yaş 27,63±4,88 25,56±5,03 1,619 0,111 Gravida (2) 2,3±1,54 (1) 1,79±1,07 1,502 0,138 Parite (1) 1,07±1,33 (0) 0,59±0,86 1,729 0,089 Yaşayan bebek sayısı (1) 0,96±1,13 (0) 0,56±0,82 1,619 0,111 Abortus (0) 0,19±0,4 (0) 0,21±0,54-0,167 0,868 İlk LVG sağ(mm) 13,05±4,29 17,51±5,23-3,581 0,001 İlk LVG sol(mm) 14,25±6,33 18,49±5,84-2,248 0,03 Ventrikülomegali Saptanma Zamanı Terminasyon Yapılan Hafta 25,81H 2,67 G ±4,67H 2,22 G 26 H 2 G 22,67H 1,67 G ±3,06H 1,15 G 22 H 1G 38,75H 2,88G±1,45H 2,01G 39 H 3 G 22,76H 2,62 G ±5,17H 2,32G 22 H 2,5 G 2,38 0,020 21,14 H 3,18 G±3,14 H 1,71 G 22 H 3 G 0,795 0,435 34,5H 3,42 G±10,16 H 2,43 G 38 H 4,5 G 2,037 0,049 Doğum Zamanı 1.Dk Apgarı 7,04±1,57 3,67±2,53 4,927 0, Dk Apgarı 8,67±0,7 5,67±2,53 5,46 0,0001 Doğum kilosu (gram) 3130,83±605, ,67±728,96 2,25 0,037 YDYBÜ Kaldığı Gün 38,67±32,44 17,5±27,24 1,461 0,163 Tablo 5. Kombine ve İzole ventrikülomegalisi olan gruplara ait nicel veriler 25

30 İzole ve kombine ventrikülomegalisi olan gruplar LVG ne göre hafif, orta ve ağır ventrikülomegali olarak alt gruplara ayrıldığında, dağılımlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık gözlendi (p=0.001). Kombine ventrikülomegalisi olan grupta ağır ventrikülomegalisi olan hastalar, izole ventrikülomegalisi olan grupta ise hafif ventrikülomegalisi olan hastaların yüksek olduğu gözlenmiştir. 1. ve 2. trimester tarama testleri ve karyotipleme yaptırma oranları karşılaştırıldığında kombine ventrikülomegalisi olan grupta 2. trimester tarama testi yaptıran hastaların sayısı istatistiksel olarak düşük gözlendi (p=0.002). 1. trimester tarama testi ve karyotipleme yaptırma oranlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık gözlenmedi (p=0.702, p=0.321). Terminasyon yapılma oranı kombine ve izole ventrikülomegalisi olan gruplarda karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulundu. Kombine ventrikülomegalisi olan grupta terminasyon yapılma oranının (%64.7) yüksek olduğu bulundu. (Tablo 6). İzole Ventrikülomegali Kombine Ventrikülomegali mm 18 66,7% 7 20,6% LVG Grubları 12,1-14,9 mm 2 7,4% 2 5,9% χ²:14,3 >15 mm 7 25,9% 25 73,5% p=0,001 1.Trimester Hayır 21 77,8% 25 73,5% χ²:0,146 Tarama Testi +/- Evet 6 22,2% 9 26,5% p=0,702 2.Trimester Hayır 14 51,9% 30 88,2% χ²:9,91 Tarama Testi +/- Evet 13 48,1% 4 11,8% p=0,002 Hayır 24 88,9% 27 79,4% χ²:0,986 Karyotipleme +/- Evet 3 11,1% 7 20,6% p=0,321 Terminasyon +/- Hayır 24 88,9% 12 35,3% χ²:17,8 Evet 3 11,1% 22 64,7% p=0,0001 Tablo 6. Ventrikülomegalisi olan hastalarda prenatal dönem izlem sonuçları İzole ve kombine ventrikülomegalisi olan gruplarda doğum şekli ve YDYBÜ e çıkma dağılımlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptandı (p=0.024, p=0.0001). Kombine ventrikülomegalisi olan grupta sezaryen ile doğum anlamlı olarak yüksek bulundu ve tüm yenidoğanların YDYBÜ e çıktığı saptandı. İzole ve kombine ventrikülomegalisi olan gruplarda bebeğin cinsiyeti ile ilgili istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı (Tablo 7). 26

BEYNİN KONJENİTAL MALFORMASYONLARI. Yrd. Doç. Dr. Eşref AKIL D.Ü. T.F Nöroloji A.B.D.

BEYNİN KONJENİTAL MALFORMASYONLARI. Yrd. Doç. Dr. Eşref AKIL D.Ü. T.F Nöroloji A.B.D. BEYNİN KONJENİTAL MALFORMASYONLARI Yrd. Doç. Dr. Eşref AKIL D.Ü. T.F Nöroloji A.B.D. Beynin Konjenital Malformasyonları Canlı doğumların %1 inde görülür. 2000 nin üzerinde türü vardır. Fetal ölümlerin

Detaylı

11-14 Haftada Saptayabileğimiz Yapısal Anomaliler. Dr. Gülengül Köken Afyon Kocatepe Üniversitesi

11-14 Haftada Saptayabileğimiz Yapısal Anomaliler. Dr. Gülengül Köken Afyon Kocatepe Üniversitesi 11-14 Haftada Saptayabileğimiz Yapısal Anomaliler Dr. Gülengül Köken Afyon Kocatepe Üniversitesi 11-14 Hafta Tarama Testi- Amaç İlk trimester tarama testi Trizomi 21 ve Trizomi 18 adı verilen kromozomal

Detaylı

PERİNATAL HERPES VİRUS İNFEKSİYONLARI. Uzm.Dr.Cengiz Uzun Alman Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları

PERİNATAL HERPES VİRUS İNFEKSİYONLARI. Uzm.Dr.Cengiz Uzun Alman Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları PERİNATAL HERPES VİRUS İNFEKSİYONLARI Uzm.Dr.Cengiz Uzun Alman Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Perinatal dönemde herpesvirus geçişi. Virus Gebelik sırasında Doğum kanalından Doğum

Detaylı

PRENATAL TARAMA TESTLERİ. Dr.Murat Öktem Düzen Laboratuvarlar Grubu

PRENATAL TARAMA TESTLERİ. Dr.Murat Öktem Düzen Laboratuvarlar Grubu PRENATAL TARAMA TESTLERİ Dr.Murat Öktem Düzen Laboratuvarlar Grubu Riskler Down sendromu 1/800 Spina bifida 1/1800 Anensefali 1/1800 Trizomi 18 1/3800 Omfalosel 1/6000 Gastroşizis 1/10000 Türkiye de her

Detaylı

Ultrasonografi ile Fetal Santral Sinir Sistemi Anomalilerinin Tanısı

Ultrasonografi ile Fetal Santral Sinir Sistemi Anomalilerinin Tanısı ARŞİV 2003; 12:77 Ultrasonografi ile Fetal Santral Sinir Sistemi Anomalilerinin Tanısı Prof.Dr.F.Tuncay ÖZGÜNEN Ultrasonografi son 30 yılın en önemli teknolojik araçlarından biri olmuş ve Obstetrikte tartışmasız

Detaylı

BİRLEŞİK PRENATAL TARAMA TESTLERİ. Dr. Alev Öktem Düzen Laboratuvarlar Grubu

BİRLEŞİK PRENATAL TARAMA TESTLERİ. Dr. Alev Öktem Düzen Laboratuvarlar Grubu BİRLEŞİK PRENATAL TARAMA TESTLERİ Dr. Alev Öktem Düzen Laboratuvarlar Grubu Prenatal tarama testleri kavramları Tarama testi: Normal vakalarda anormal sonuçlar, hasta vakalarda normal sonuçlar elde edilebilir.

Detaylı

HEMORAJİK İNME. Yrd. Doç. Dr. Aysel MİLANLIOĞLU Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji ABD

HEMORAJİK İNME. Yrd. Doç. Dr. Aysel MİLANLIOĞLU Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji ABD HEMORAJİK İNME Yrd. Doç. Dr. Aysel MİLANLIOĞLU Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji ABD İntraserebral kanamalar inmelerin %10-15 ini oluşturmaktadır. İntraparenkimal, subaraknoid, subdural ve

Detaylı

Gebelik ve Trombositopeni

Gebelik ve Trombositopeni Gebelik ve Trombositopeni Prof.Dr. Sermet Sağol EÜTF Kadın Hast. ve Doğum AD Gebelik ve Trombositopeni Kemik iliğinde megakaryosit hücrelerinde üretilir. Günde 35.000-50.000 /ml üretilir. Yaşam süresi

Detaylı

TARIMDA ÇALIŞANLAR AÇISINDAN TERATOJENLER

TARIMDA ÇALIŞANLAR AÇISINDAN TERATOJENLER TARIMDA ÇALIŞANLAR AÇISINDAN TERATOJENLER Vaka Ayşe Hanım 39 yaşında, evli ve 2 çocuk annesi, adetleri normal ve 34 günde 1 adet görüyor. Son adet tarihinden 2 hafta sırtındaki sivilceler için komşusunun

Detaylı

Dr. Atıl YÜKSEL İstanbul Tıp Fakültesi KHD AD, Perinatoloji BD. Türkiye Maternal Fetal Tıp ve Perinatoloji Derneği

Dr. Atıl YÜKSEL İstanbul Tıp Fakültesi KHD AD, Perinatoloji BD. Türkiye Maternal Fetal Tıp ve Perinatoloji Derneği Dr. Atıl YÜKSEL İstanbul Tıp Fakültesi KHD AD, Perinatoloji BD Türkiye Maternal Fetal Tıp ve Perinatoloji Derneği Vakanın tanımlanması, nedeninin belirlenmesi, sonraki gebeliklere hazırlık yapılması. Doğum

Detaylı

Gebelerde Rubella (Kızamıkçık) Yrd.Doç.Dr.Çiğdem Kader

Gebelerde Rubella (Kızamıkçık) Yrd.Doç.Dr.Çiğdem Kader Gebelerde Rubella (Kızamıkçık) Yrd.Doç.Dr.Çiğdem Kader OLGU 1 İkinci çocuğuna hamile 35 yaşında kadın gebeliğinin 6. haftasında beş yaşındaki kız çocuğunun rubella infeksiyonu geçirdiğini öğreniyor. Küçük

Detaylı

Op.Dr. Meryem Hocaoğlu Prof. Dr. Atıl Yüksel Prof. Dr. Cem Batukan 10/11/2013

Op.Dr. Meryem Hocaoğlu Prof. Dr. Atıl Yüksel Prof. Dr. Cem Batukan 10/11/2013 Op.Dr. Meryem Hocaoğlu Prof. Dr. Atıl Yüksel Prof. Dr. Cem Batukan 10/11/2013 İntrauterin adezyonlar (IUA), ilk olarak 1894 de Fritsch tarafından tarif edilmiştir. 1946 da Joseph G. Asherman, yayınladığı

Detaylı

Ektopik Gebelik. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012

Ektopik Gebelik. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Ektopik Gebelik Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Sunum Planı Tanım Epidemiyoloji Patofizyoloji Klinik Tanı Ayırıcı tanı Tedavi Tanım Fertilize ovumun endometriyal kavite dışında

Detaylı

Uzm. Dr. Haldun Akoğlu

Uzm. Dr. Haldun Akoğlu Uzm. Dr. Haldun Akoğlu Genel Bilgiler Çoğu intrakranyal lezyon kolayca ayırt edilebilen BT bulguları ortaya koyar. Temel bir yaklaşım olarak BT yorumlama simetriye odaklı olarak sol ve sağ yarıların karşılaştırılmasına

Detaylı

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi)

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi) Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi (Nöro-Onkolojik Cerrahi) BR.HLİ.018 Sinir sisteminin (Beyin, omurilik ve sinirlerin) tümörleri, sinir dokusunda bulunan çeşitli hücrelerden kaynaklanan ya

Detaylı

Skolyoz. Prof. Dr. Önder Aydıngöz

Skolyoz. Prof. Dr. Önder Aydıngöz Skolyoz Prof. Dr. Önder Aydıngöz Skolyoz Tanım Omurganın lateral eğriliğine skolyoz adı verilir. Ayakta çekilen grafilerde bu eğriliğin 10 o nin üzerinde olması skolyoz olarak kabul edilir. Bu derecenin

Detaylı

4 Boyutlu ultrasonla normal ve riskli gebeliklerdeki fetal davranışın belirlenmesi DOÇ.DR. ALİN BAŞGÜL YİĞİTER

4 Boyutlu ultrasonla normal ve riskli gebeliklerdeki fetal davranışın belirlenmesi DOÇ.DR. ALİN BAŞGÜL YİĞİTER 4 Boyutlu ultrasonla normal ve riskli gebeliklerdeki fetal davranışın belirlenmesi DOÇ.DR. ALİN BAŞGÜL YİĞİTER NORMAL GEBELİKTE FETAL DAVRANIŞ Fetusun gözlenebilen aksiyonu veya dış uyarana verdiği reaksiyondur.

Detaylı

Prenatal Tanıda MR'ın Yeri; Hangi Durumda Ne Zaman Fetal MR? Dr.Mehmet ULUDOĞAN

Prenatal Tanıda MR'ın Yeri; Hangi Durumda Ne Zaman Fetal MR? Dr.Mehmet ULUDOĞAN Prenatal Tanıda MR'ın Yeri; Hangi Durumda Ne Zaman Fetal MR? Dr.Mehmet ULUDOĞAN 1983 ilk fetal MR Smith FW, Adam AH, Phillips WD. NMR imaging in pregnancy. Lancet 1983; 1: 61 62 Pubmed 23 yılda 1500 yayın

Detaylı

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM Gelişimin Biyolojik Temelleri Öğr. Gör. Can ÜNVERDİ Konular kod kalıtım örüntüleri Down sendromu Fragile x sendromu Turner sendromu Klinefelter sendromu Prader willi sendromu danışma

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Hakan Şimşek. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Hakan Şimşek. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Yetişkinde Gergin Omurilik Sendromu ve Eşlik Eden Toraks Deformitesi Gergin omurilik, klinik bir durumdur ve zemininde sebep olarak omuriliğin gerilmesi sonucu

Detaylı

GEBELİKTE SİFİLİZ. Dr. Mustafa Özgür AKÇA Bursa Yüksek İhtisas E.A.H. Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği

GEBELİKTE SİFİLİZ. Dr. Mustafa Özgür AKÇA Bursa Yüksek İhtisas E.A.H. Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği GEBELİKTE SİFİLİZ Dr. Mustafa Özgür AKÇA Bursa Yüksek İhtisas E.A.H. Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği SİFİLİZ TANIM T.pallidum un neden olduğu sistemik bir hastalıktır Sınıflandırma: Edinilmiş (Genellikle

Detaylı

Çocuğun konuşma becerilerinin akranlarına göre belirgin derecede geri kalmasıdır. Gelişimsel aşamalardan birisidir.

Çocuğun konuşma becerilerinin akranlarına göre belirgin derecede geri kalmasıdır. Gelişimsel aşamalardan birisidir. Konuşma gecikmesi Çocuğun konuşma becerilerinin akranlarına göre belirgin derecede geri kalmasıdır. Gelişimsel aşamalardan birisidir. Aylara göre konuşmanın normal gelişimi: 2. ay mırıldanma, yabancılara

Detaylı

Serebral Kortikal malformasyonlar

Serebral Kortikal malformasyonlar Serebral Kortikal malformasyonlar Nöronal Migrasyon Anomalileri Dr. Cem Calli Ege University Medical Faculty Dept. of Radiology Neuroradiology Section SINIFLAMA Nöronal proliferasyon Nöronal migrasyon

Detaylı

Gebelik ve Enfeksiyonlar. Prof.Dr. Levent GÖRENEK

Gebelik ve Enfeksiyonlar. Prof.Dr. Levent GÖRENEK Gebelik ve Enfeksiyonlar Prof.Dr. Levent GÖRENEK Olgulara Yaklaşım 2 1. TORCH grubu enfeksiyon etkenleri nelerdir? Toxoplasmosis Other (Sifiliz, Varicella zoster ) Rubella Cytomegalovirus Herpes simplex

Detaylı

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Dr. Ayşegül Örs Zümrütdal Başkent Üniversitesi-Nefroloji Bilim Dalı 20/05/2011-ANTALYA Böbrek kistleri Genetik ya da genetik olmayan nedenlere bağlı olarak, Değişik

Detaylı

14 Aralık 2012, Antalya

14 Aralık 2012, Antalya Hamilelerde Uyku Bozukluğunun Sorgulanması ve Öyküden Tespit Edilen Huzursuz Bacak Sendromunda Sıklık, Klinik Özellikler ve İlişkili Olabilecek Durumların Araştırılması A Neyal, G Benbir, R Aslan, F Bölükbaşı,

Detaylı

DOĞUMSAL BÖBREK ANOMALİLERİ İNT. DR. SİNEM İLHAN

DOĞUMSAL BÖBREK ANOMALİLERİ İNT. DR. SİNEM İLHAN DOĞUMSAL BÖBREK ANOMALİLERİ İNT. DR. SİNEM İLHAN ÜRİNER SİSTEM EMBRİYOLOJİSİ 5. haftada metanefrik divertikül oluşur metanefrik blastem ile birleşir Nefrogenezis başlar. 6-9. hafta: lobule böbrek anteriordan

Detaylı

TEKNİK TEKNİK TEKNİK TEKNİK TEKNİK BOS AKIM GÖRÜNTÜLEME 01.03.2015. Dr. Yusuf Öner PC SİSTERNOGRAFİ PC SİSTERNOGRAFİ PC SİSTERNOGRAFİ PC SİSTERNOGRAFİ

TEKNİK TEKNİK TEKNİK TEKNİK TEKNİK BOS AKIM GÖRÜNTÜLEME 01.03.2015. Dr. Yusuf Öner PC SİSTERNOGRAFİ PC SİSTERNOGRAFİ PC SİSTERNOGRAFİ PC SİSTERNOGRAFİ TEKNİK PC BOS AKIM GÖRÜNTÜLEME Dr. Yusuf Öner GAZİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ RADYOLOJİ A.D. ANKARA TEKNİK PC SİSTERNOGRAFİ TEKNİK PC SİSTERNOGRAFİ T2 FSE TEKNİK PC SİSTERNOGRAFİ TEKNİK PC SİSTERNOGRAFİ

Detaylı

Sağlıklı Hamilelik BR.HLİ.081

Sağlıklı Hamilelik BR.HLİ.081 Sağlıklı BR.HLİ.081 Sağlıklı Sağlıklı bir hamilelik geçirmek hamilelik öncesi dönemde sağlığınızla ilgili testleri yaptırmakla başlar. Bu nedenle çocuk istediğinize karar verdiğinizde önce bir kadın hastalıkları

Detaylı

DOWN SENDROMU TARAMA TESTİ (1. TRİMESTER)

DOWN SENDROMU TARAMA TESTİ (1. TRİMESTER) DOWN SENDROMU TARAMA TESTİ (1. TRİMESTER) Diğer adları: İkili tarama testi, İkili test. Kullanım amacı: Fetüste Down sendromu ve trizomi 18 bulunma olasılığının ve bu hastalıklar için ileri inceleme yaptırma

Detaylı

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM 9.11.2015 ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM Konular Doğum öncesi gelişim aşamaları Zigot Doğum öncesi çevresel etkiler Teratojenler Doğum Öncesi G elişim Anneyle ilgili diğer faktörler Öğr. Gör. C an ÜNVERDİ Zigot

Detaylı

GEBELİK VE MEME KANSERİ

GEBELİK VE MEME KANSERİ GEBELİK VE MEME KANSERİ Doç. Dr. Ramazan YILDIZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı, 27 Kasım 2014, Ankara Gebelikte Kanser Gebelikte kanser insidansı % 0.07-0.1 arasında Gebelik

Detaylı

18-22 HAFTA RUTİN FETAL ULTRASONOGRAFİ

18-22 HAFTA RUTİN FETAL ULTRASONOGRAFİ 18-22 HAFTA RUTİN FETAL ULTRASONOGRAFİ Doç. Dr. Ahmet GÜL TJOD İstanbul Şubesi Perinatoloji Kliniği, İstanbul Bakırköy Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları EAH ÖNEMLİ NOTLAR AMAÇ: 18-22 hafta temel fetal

Detaylı

Çocuk Mucizesi. Anne-baba adayları için bilgiler

Çocuk Mucizesi. Anne-baba adayları için bilgiler Çocuk Mucizesi. Anne-baba adayları için bilgiler Sevgili anne-baba adayları, çocuğunuza hangi ismi vereceğinizi mutlaka düşünmüşsünüzdür. Çünkü, isim de onun eşsizliğinin bir ifadesidir. Her insan başkadır.

Detaylı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Meme kanserli hastalarda ana prognostik faktörler: Primer tümörün büyüklüğü

Detaylı

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ Prostat her erkekte doğumdan itibaren bulunan, idrar torbasının hemen altında yer alan bir organdır. Yaklaşık 20 gr ağırlığındadır ve idrar torbasındaki idrarı

Detaylı

Beyin ve Sinir Cerrahisi. (Nöroşirürji)

Beyin ve Sinir Cerrahisi. (Nöroşirürji) Beyin ve Sinir Cerrahisi (Nöroşirürji) BR.HLİ.016 Beyin, omurilik ve sinir hastalıklarının cerrahi tedavisi ile ilgilenen Beyin ve Sinir Cerrahisi bölümümüz, tecrübeli ve konusunda yetkin hekim kadrosu

Detaylı

SANTRAL SİNİR SİSTEMİ MALFORMASYONLARI

SANTRAL SİNİR SİSTEMİ MALFORMASYONLARI SANTRAL SİNİR SİSTEMİ MALFORMASYONLARI EMBRİYOLOJİ İnsan embriyosunun gelişiminde toplam 23 adet evre olup, her bir evre ortalama 2-3 gün sürmektedir. Embriyolojik evre ortalama 60 gün sürmekte ve sonunda

Detaylı

Nörovasküler Cerrahi Öğretim Ve Eğitim Grubu Hasta Bilgilendirme Formu

Nörovasküler Cerrahi Öğretim Ve Eğitim Grubu Hasta Bilgilendirme Formu Nörovasküler Cerrahi Öğretim Ve Eğitim Grubu Beyin-Omurilik Arteriovenöz Malformasyonları ve Merkezi Sinir Sisteminin Diğer Damarsal Bozuklukları Hasta Bilgilendirme Formu 5 AVM ler Ne Tip Sağlık Sorunlarına

Detaylı

ÜRĠNER SĠSTEMĠN OBSTRUKTĠF LEZYONLARININ POSTNATAL ĠZLEMĠ. Dr.Aytül Noyan

ÜRĠNER SĠSTEMĠN OBSTRUKTĠF LEZYONLARININ POSTNATAL ĠZLEMĠ. Dr.Aytül Noyan ÜRĠNER SĠSTEMĠN OBSTRUKTĠF LEZYONLARININ POSTNATAL ĠZLEMĠ Dr.Aytül Noyan Pediatrik ürolojik problemlerin saptanmasında prenatal USG nin önemli etkisi bulunmaktadır. Bunun sonucu olarak özel tedavi yaklaşımları

Detaylı

Çocuklarda işitme kaybı-azlığı ve nörolojik hastalıklar. Prof. Dr. Yüksel Yılmaz Marmara Üniv. Tıp Fak. Çocuk Nörolojisi BD.

Çocuklarda işitme kaybı-azlığı ve nörolojik hastalıklar. Prof. Dr. Yüksel Yılmaz Marmara Üniv. Tıp Fak. Çocuk Nörolojisi BD. Çocuklarda işitme kaybı-azlığı ve nörolojik hastalıklar Prof. Dr. Yüksel Yılmaz Marmara Üniv. Tıp Fak. Çocuk Nörolojisi BD. Çocuklarda işitme kaybı sıklığı ve nörolojik hastalıklarla ilişkisi Çocuklarda

Detaylı

Pediatrik Nöroşirürji Kursu 5. Dönem, 1. Kurs

Pediatrik Nöroşirürji Kursu 5. Dönem, 1. Kurs Türk Nöroşirürji Derneği PEDİATRİK NÖROŞİRÜRJİ ÖĞRETİM VE EĞİTİM GRUBU Pediatrik Nöroşirürji Kursu 5. Dönem, 1. Kurs Hidrosefali ve Spinal Disrafizm 1-4 Nisan 2010 Kocaeli Üniversitesi Derbent Uygulama

Detaylı

Tiroid dışı hastalıklarda düşük T3, yüksek rt3, normal T4 ve normal TSH izlenir.

Tiroid dışı hastalıklarda düşük T3, yüksek rt3, normal T4 ve normal TSH izlenir. TİROİD HORMON SENTEZİ Dishormonogenezis Hasta ötroid? Şiddetli açlıkta, kronik hastalıkta, akut hastalıkta, cerrahi esnasında ve sonrasında T4--- T3 azalır Propiltiourasil, kortikosteroid, amiodaron propnalol

Detaylı

Rejyonel Anestezi Sonrası Düşük Ayak

Rejyonel Anestezi Sonrası Düşük Ayak Rejyonel Anestezi Sonrası Düşük Ayak Zeliha Korkmaz Dişli 1, Necla Tokgöz 2, Fatma Ceyda Akın Öçalan 3, Mehmet Fa>h Korkmaz 4, Ramazan Bıyıklıoğlu 2 1 Anesteziyoloji Bölümü, Malatya Devlet Hastanesi 2

Detaylı

30.12.2014. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı. Doğum Sonu Bebekte Görülebilecek Sorunlar. Yenidoğanın Beslenmesi

30.12.2014. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı. Doğum Sonu Bebekte Görülebilecek Sorunlar. Yenidoğanın Beslenmesi 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ı 15.Hafta ( 22-26 / 12 / 2014 ) 1.) 2.)Doğum Sonu Bebekte Görülebilecek Sorunlar 3.) 4.) Slayt No: 24 4 Doğum Sonu Bebekte Görülebilecek Sorunlar Doğum Sonu Dönemde

Detaylı

KONJENİTAL SPİNAL ANOMALİLER

KONJENİTAL SPİNAL ANOMALİLER KONJENİTAL SPİNAL ANOMALİLER Vertebra arka elemanlarındaki basit birleşme defektinden ağır derecedeki nöronal anomalilere dek geniş spektrum içerir. Bunların çoğu nörolojik, ortopedik ve ürolojik bozukluklarla

Detaylı

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu 29 yaşında erkek aktif şikayeti yok Dış merkezde yapılan üriner sistem ultrasonografisinde insidental olarak sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması üzerine hasta polikliniğimize

Detaylı

TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ

TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ KLİNİK Bağışıklık sistemi sağlam kişilerde akut infeksiyon Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde akut infeksiyon veya

Detaylı

ÖZEL BİR HASTANEDE YENİDOĞAN ÜNİTESİNE YATIRILAN İNDİREKT HİPERBİLİRUBİNEMİLİ OLGULARIN RETROSPEKTİF DEĞERLENDİRİLMESİ

ÖZEL BİR HASTANEDE YENİDOĞAN ÜNİTESİNE YATIRILAN İNDİREKT HİPERBİLİRUBİNEMİLİ OLGULARIN RETROSPEKTİF DEĞERLENDİRİLMESİ ÖZEL BİR HASTANEDE YENİDOĞAN ÜNİTESİNE YATIRILAN İNDİREKT HİPERBİLİRUBİNEMİLİ OLGULARIN RETROSPEKTİF DEĞERLENDİRİLMESİ *Aysun Çakır, *Hanife Köse,*Songül Ovalı Güral, *Acıbadem Kadıköy Hastanesi GİRİŞ

Detaylı

Universitäts-Frauenklinik Essen

Universitäts-Frauenklinik Essen Universitäts-Frauenklinik Essen Prenatal ve Fetal Tıp Merkezi 1. Seviye Perinatoloji Merkezi Sayın meslektaşım, Sevgili ebeveynler, Üniversitemizin prenatal tıp polikliniği sizlere fetal tıbbın gerektirdiği

Detaylı

SÜT ÇOCUKLARINDA UZUN SÜRELİ PERİTON DİYALİZİNİN SONUÇLARI

SÜT ÇOCUKLARINDA UZUN SÜRELİ PERİTON DİYALİZİNİN SONUÇLARI SÜT ÇOCUKLARINDA UZUN SÜRELİ PERİTON DİYALİZİNİN SONUÇLARI Gülseren PEHLİVAN, Nur CANPOLAT, Şennur ERKUT, Ayşe KESER, Salim ÇALIŞKAN, Lale SEVER İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı

Detaylı

EPİLEPSİLİ HASTAYA GEBELİK DÖNEMİNDE OBSTETRİK YAKLAŞIM

EPİLEPSİLİ HASTAYA GEBELİK DÖNEMİNDE OBSTETRİK YAKLAŞIM EPİLEPSİLİ HASTAYA GEBELİK DÖNEMİNDE OBSTETRİK YAKLAŞIM Prof. Dr. Hayri Ermiş İstanbul Tıp Fakültesi, Kadın Hast. Ve Doğum A.B.D. Perinatoloji B.D. Gebeliğin kriz sıklığına etkisi? Gebelerin 1/3 ünde kriz

Detaylı

ASD, AVSD, VSD. Doç. Dr. Halil Aslan Kanuni Sultan Süleyman EAH Perinatoloji Kliniği

ASD, AVSD, VSD. Doç. Dr. Halil Aslan Kanuni Sultan Süleyman EAH Perinatoloji Kliniği ASD, AVSD, VSD Doç. Dr. Halil Aslan Kanuni Sultan Süleyman EAH Perinatoloji Kliniği Embriyoloji Atrial Septum Defekti: Anatomi Sağ ve sol atriumlar arası komünikasyonlar İnsidans: 1/1500 canlı doğum Tüm

Detaylı

Gebelikte Anöploidi Taraması: İkinci Üçayda Biyokimyasal Tarama. Dr. Atıl Yüksel İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi TMFTP Derneği

Gebelikte Anöploidi Taraması: İkinci Üçayda Biyokimyasal Tarama. Dr. Atıl Yüksel İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi TMFTP Derneği Gebelikte Anöploidi Taraması: İkinci Üçayda Biyokimyasal Tarama Dr. Atıl Yüksel İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi TMFTP Derneği Tarama Testlerinin Özellikleri Aranan hastalık ciddi olmalıdır. Nadir olmamalıdır.

Detaylı

Prenatal Tanının Etik ve Hukuk Yönleri

Prenatal Tanının Etik ve Hukuk Yönleri Prenatal Tanının Etik ve Hukuk Yönleri Dr. İsmail Dölen Türkiye Maternal Fetal Tıp ve Perinataloji Derneği IX. Ulusal Kongresi 24-27 Eylül 2014, İstanbul Prenatal Test Çeşitli metotlarla embrio/fetusun

Detaylı

HALK SAĞLIĞI ANABĠLĠM DALI. Ders adı : Endokrin çevre bozucular ve tarama programı

HALK SAĞLIĞI ANABĠLĠM DALI. Ders adı : Endokrin çevre bozucular ve tarama programı HALK SAĞLIĞI ANABĠLĠM DALI Ders adı : Endokrin çevre bozucular ve tarama programı Öğretim Üyesi : Prof. Dr. A. Emel ÖNAL Endokrin sistemin çalışmasını değiştiren, sağlıklı insanda veya çocuklarında sağlık

Detaylı

Konjenital hipotiroidi. Yrd. Doç. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinolojisi

Konjenital hipotiroidi. Yrd. Doç. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinolojisi Konjenital hipotiroidi Yrd. Doç. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinolojisi Erken tanı neden önemli? Tedaviden Önce Sonra Erken tanı neden önemli? Tiroid hormonu ile muamele

Detaylı

Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği

Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği İKİZ GEBELİKLERDE ULTRASONOGRAFİK TEMEL ÖZELLİKLER Prof. Dr. Hayri ERMİŞ İstanbul Tıp Fakültesi, Kadın Hast. Ve Doğum A.B.D. Perinatoloji B.D. MONOZİGOTİK (TEK YUMURTA) %25 İKİZ GEBELİKLER ZİGOSİTE MONOKORYONİK-

Detaylı

Gebelikte Viral Enfeksiyonlar

Gebelikte Viral Enfeksiyonlar Gebelikte Viral Enfeksiyonlar Prof. Dr. Sabahattin ALTUNYURT Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ABD Perinatoloji BD 2016 İzmir Gebelikte Viral Enfeksiyonlar Gebelikte geçirilen

Detaylı

Gebede HSV İnfeksiyonu. Dr. Süda TEKİN KORUK Koç Üniversitesi Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü

Gebede HSV İnfeksiyonu. Dr. Süda TEKİN KORUK Koç Üniversitesi Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü Gebede HSV İnfeksiyonu Dr. Süda TEKİN KORUK Koç Üniversitesi Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü Olgu 14 günlük, erkek bebek Şikayeti: Sol kol ve bacakta kasılma, emmeme Hikaye:

Detaylı

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı Aydın Aytekin Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı Rafiye Çiftçiler Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları

Detaylı

Bu sunum kapsamında Fetal MRG endikasyonları ve güvenlik ile ilgili konular gözden geçirilmekte,

Bu sunum kapsamında Fetal MRG endikasyonları ve güvenlik ile ilgili konular gözden geçirilmekte, FETAL MRG Dr. Hasan YİĞİT Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Bu sunum kapsamında Fetal MRG endikasyonları ve güvenlik ile ilgili konular gözden geçirilmekte, Fetal MRG tekniğinden bahsedilmekte, MRG

Detaylı

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI Yardım edin sinüslerim beni öldürüyor! Bunu daha önce hiç söylediniz mi?. Eğer cevabınız hayır ise siz çok şanslısınız demektir. Çünkü her yıl milyonlarca lira sinüs problemleri

Detaylı

Omurga-Omurilik Cerrahisi

Omurga-Omurilik Cerrahisi Omurga-Omurilik Cerrahisi BR.HLİ.017 Omurga cerrahisi, omurilik ve sinir kökleri ile bu hassas sinir dokusunu saran/koruyan omurga üzerinde yapılan ameliyatları ve çeşitli girişimleri içerir. Omurga ve

Detaylı

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM Nadirdir!!! Üst aerodijestif sistem malinitelerinin % 5-10 u, tüm malinitelerin ise %0.5 i hipofarinks kanserleridir. Kötü seyirlidir!!! İleri evrede başvurmaları ve

Detaylı

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU)

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) Op.Dr. Tuncer GÜNEY Göz Hastalıkları Uzmanı GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) HASTALIĞINI BİLİYOR MUSUNUZ? Glokom=Göz Tansiyonu Hastalığı : Yüksek göz içi basıncı ile giden,görme hücrelerinin ölümüne

Detaylı

FETAL MRI. Prof.Dr. Selçuk Özden T.C. Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi

FETAL MRI. Prof.Dr. Selçuk Özden T.C. Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi FETAL MRI Prof.Dr. Selçuk Özden T.C. Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi MRI Magnetic Resonance Imaging Hidrojen atomunun manyetik özelliğinden faydalanılır TEKNİK Currie-Postgrad

Detaylı

Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm

Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm BAZAL HÜCRELİ KARSİNOM Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm Nadiren met. yapar fakat tedavisiz bırakıldığında invazif davranış göstermesi,lokal invazyon,

Detaylı

GENETİK HASTALIKLAR. Dr.Taner DURAK. Tıbbi Genetik Uzmanı. Bursa Orman Bölge Müdürlüğü Fikir Bahçesi Konferansı 06.03.2014

GENETİK HASTALIKLAR. Dr.Taner DURAK. Tıbbi Genetik Uzmanı. Bursa Orman Bölge Müdürlüğü Fikir Bahçesi Konferansı 06.03.2014 GENETİK HASTALIKLAR Dr.Taner DURAK Tıbbi Genetik Uzmanı Bursa Orman Bölge Müdürlüğü Fikir Bahçesi Konferansı 06.03.2014 Dr. Taner DURAK özgeçmişi 1966 Artvin Şavşat doğumlu 1983-1989, Bursa, Uludağ Üniv,Tıp

Detaylı

AKRABA EVLİLİGİ OLAN 101 GEBEDE UL TRASONOGRAFİK BULGULARI(*) ÖZET SUMMARY. Akraba evlilikleri, arkabalık derecesine

AKRABA EVLİLİGİ OLAN 101 GEBEDE UL TRASONOGRAFİK BULGULARI(*) ÖZET SUMMARY. Akraba evlilikleri, arkabalık derecesine AKRABA EVLİLİGİ OLAN 101 GEBEDE UL TRASONOGRAFİK BULGULARI(*) Dr. Ertuğrul Bayırlı, Dr. Vahit Gedikoğlu, Dr. Umur Kuyumcuoğlu, Dr. Kadir Güzin, Dr. Adnan İnan, Dr. Mehmet Uludoğan ÖZET Akraba evlilikleri,

Detaylı

HEMODİALİZ HASTALARINA VERİLEN DİYET VE SIVI EĞİTİMİNİN BAZI PARAMETRELERE ETKİSİ

HEMODİALİZ HASTALARINA VERİLEN DİYET VE SIVI EĞİTİMİNİN BAZI PARAMETRELERE ETKİSİ HEMODİALİZ HASTALARINA VERİLEN DİYET VE SIVI EĞİTİMİNİN BAZI PARAMETRELERE ETKİSİ SELDA ARSLAN 1,FİGEN BEKAR TUNÇALP 2 1 Selçuk Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Hemşirelik Bölümü; 2 Selçuk Üniversitesi

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK 1 İmmün sistemin gelişimini, fonksiyonlarını veya her ikisini de etkileyen 130 farklı bozukluğu tanımlamaktadır. o Notarangelo L et al, J Allergy Clin Immunol 2010 Primer immün yetmezlik sıklığı o Genel

Detaylı

AMNİYON SIVISININ İÇERİĞİ

AMNİYON SIVISININ İÇERİĞİ AMNİYON SIVISININ İÇERİĞİ 1- Gebeliğin başında amniyon sıvısının içeriği ekstrasellüler sıvı ile aynıdır. 2- Amniyon sıvısının birinci trimesterde major kaynağı amniyotik membrandır. 3- Gebelik ilerledikçe,

Detaylı

Dersin Kodu Dersin Adı Z/S T U K DPE 603 Fiziksel, psikolojik, sosyal gelişim ve davranış

Dersin Kodu Dersin Adı Z/S T U K DPE 603 Fiziksel, psikolojik, sosyal gelişim ve davranış PEDODONTİ Ders Koordinatörü: Prof. Dr. Serap Çetiner, scetiner@neu.edu.tr DersSorumluları: Prof. Dr. Serap Çetiner, scetiner@neu.edu.tr Prof.Dr. Şaziye Aras, saziye_aras@yahoo.com Prof.Dr. Leyla Durutürk,

Detaylı

Olgu EKTOPİK GEBELİK. Soru 1. Tanım. Soru 3. Soru 2. 23 yaşında bayan hasta pelvik ağrı yakınmasıyla geliyor. 5 gündür ağrısı var, SAT 1,5 ay önce

Olgu EKTOPİK GEBELİK. Soru 1. Tanım. Soru 3. Soru 2. 23 yaşında bayan hasta pelvik ağrı yakınmasıyla geliyor. 5 gündür ağrısı var, SAT 1,5 ay önce Olgu EKTOPİK GEBELİK Dr. Mutlu Kartal AÜTF Acil Tıp AD Nisan 2010 23 yaşında bayan hasta pelvik ağrı yakınmasıyla geliyor. 5 gündür ağrısı var, SAT 1,5 ay önce Gebelik olabilir, vajinal spotting kanama

Detaylı

NEONATOLOJİDE YENİLİKLER. Doç. Dr. Esra Arun ÖZER Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Kliniği

NEONATOLOJİDE YENİLİKLER. Doç. Dr. Esra Arun ÖZER Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Kliniği NEONATOLOJİDE YENİLİKLER Doç. Dr. Esra Arun ÖZER Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Kliniği Preterm bebeklerde NEK in önlenmesinde probiyotikler Meta-analiz Probiyotiklerin etkileri GIS in

Detaylı

03.06.15 09:30 BİYOKİMYA-MİKROBİYOLOJİ-FARMAKOLOJİ 10:30 HALK SAĞLIĞI 11:30 PATOLOJİ 13:30 İYİ HEKİMLİK UYG. 6 Hafta. Kurul Süresi: 10 saat 10 saat

03.06.15 09:30 BİYOKİMYA-MİKROBİYOLOJİ-FARMAKOLOJİ 10:30 HALK SAĞLIĞI 11:30 PATOLOJİ 13:30 İYİ HEKİMLİK UYG. 6 Hafta. Kurul Süresi: 10 saat 10 saat Yeni Yüzyıl Üniversitesi TIP FAKÜLTESİ Prof. Dr. Demir Budak Dekan Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten 215 216 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI DÖNEM III DERS KURULU 6 TIP TIP 332- ÜREME SİSTEMİ HASTALIKLARI

Detaylı

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Göğüs Cerrahisi Metastatik Akciğer Tümörleri Giriş İzole akciğer metastazlarına tedavi edilemez gözüyle bakılmamalıdır Tümör tipine

Detaylı

Dakrosistoselin Prenatal Tanısı

Dakrosistoselin Prenatal Tanısı Dakrosistoselin Prenatal Tanısı Prenatal Diagnosis of Dacryocystocele Kadın Hastalıkları ve Doğum Başvuru: 27.10.2014 Kabul: 26.05.2015 Yayın: 15.06.2015 Önder Sakin 1, Bülent Kars 2, Ayşe Yasemin Karageyim

Detaylı

İnci TUNCER S.Ü. Selçuklu Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, KONYA

İnci TUNCER S.Ü. Selçuklu Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, KONYA OLGU 1 İnci TUNCER S.Ü. Selçuklu Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, KONYA 26 yaşında kadın hasta Gebeliğinin 13.haftasında rutin takip için Kadın Doğum polikliniğine başvurdu Özgeçmişi Hastanın

Detaylı

KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM

KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM 1. GÜN 08.15-09.00 Pratik Ders Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinin Tanıtılması 09.15-10.00 Teorik Ders Jinekolojik Anamnez M. ÇOLAKOĞLU 10.15-11.00 Teorik Ders Jinekolojik

Detaylı

EMBRİYOLOJİ VE GENETİK DERSİNE GİRİŞ ARŞ. GÖR. KEVSER İLÇİOĞLU

EMBRİYOLOJİ VE GENETİK DERSİNE GİRİŞ ARŞ. GÖR. KEVSER İLÇİOĞLU EMBRİYOLOJİ VE GENETİK 1 DERSİNE GİRİŞ ARŞ. GÖR. KEVSER İLÇİOĞLU 2/16 EMBRİYOLOJİ NEDİR? Embriyoloji; zigottan, hücreler, dokular, organlar ile tüm vücudun oluşmasına kadar geçen ve doğuma kadar devam

Detaylı

Bir Üniversite Kliniğinde Yatan Hastalarda MetabolikSendrom Sıklığı GŞ CAN, B BAĞCI, A TOPUZOĞLU, S ÖZTEKİN, BB AKDEDE

Bir Üniversite Kliniğinde Yatan Hastalarda MetabolikSendrom Sıklığı GŞ CAN, B BAĞCI, A TOPUZOĞLU, S ÖZTEKİN, BB AKDEDE Bir Üniversite Kliniğinde Yatan Hastalarda MetabolikSendrom Sıklığı GŞ CAN, B BAĞCI, A TOPUZOĞLU, S ÖZTEKİN, BB AKDEDE Psikiyatrik hastalığı olan bireylerde MetabolikSendrom (MetS) sıklığı genel popülasyona

Detaylı

MEME KANSERİ TARAMASI

MEME KANSERİ TARAMASI MEME KANSERİ TARAMASI Meme Kanseri Taramanızı Yaptırdınız Mı? MEME KANSERİ TARAMASI NE DEMEKTİR? Kadınlarda görülen kanserlerin %33 ü ve kansere bağlı ölümlerin de %20 si meme kanserine bağlıdır. Meme

Detaylı

Zihinsel Yetersizliği Olan Öğrenciler

Zihinsel Yetersizliği Olan Öğrenciler Zihinsel Yetersizliği Olan Öğrenciler Zihinsel yetersizlik üç ölçütte ele alınmaktadır 1. Zihinsel işlevlerde önemli derecede normalin altında olma 2. Uyumsal davranışlarda yetersizlik gösterme 3. Gelişim

Detaylı

Onkolojide Sık Kullanılan Terimler. Yrd.Doç.Dr.Ümmügül Üyetürk 2013

Onkolojide Sık Kullanılan Terimler. Yrd.Doç.Dr.Ümmügül Üyetürk 2013 Onkolojide Sık Kullanılan Terimler Yrd.Doç.Dr.Ümmügül Üyetürk 2013 Kanser Hücrelerin aşırı kontrolsüz üretiminin, bu üretime uygun hücre kaybıyla dengelenemediği, giderek artan hücre kütlelerinin birikimi..

Detaylı

SAĞLIKLI OBEZLERDE FİZYOTERAPİ VE REFLEKSOLOJİ UYGULAMALARININ ZAYIFLAMAYA ETKİSİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

SAĞLIKLI OBEZLERDE FİZYOTERAPİ VE REFLEKSOLOJİ UYGULAMALARININ ZAYIFLAMAYA ETKİSİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ SAĞLIKLI OBEZLERDE FİZYOTERAPİ VE REFLEKSOLOJİ UYGULAMALARININ ZAYIFLAMAYA ETKİSİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ HAZIRLAYAN:FZT.MELTEM ERASLAN DANIŞMAN:PROF.DR.İSMET MELEK Obezite (şişmanlık),vücutta aşırı ölçüde

Detaylı

Ses Kısıklığı Nedenleri:

Ses Kısıklığı Nedenleri: Sesin oluşumunda temel olarak üç sistem rol oynamaktadır. Bu sistemlerden birincisi jeneratör sistemdir. Jeneratör sistem basınçlı hava çıkışını sağlayan akciğerler tarafından oluşturulur. İkincisi vibratuar

Detaylı

(ANEVRİZMA) Dr. Dağıstan ALTUĞ

(ANEVRİZMA) Dr. Dağıstan ALTUĞ ANEURYSM (ANEVRİZMA) Arteriyel sistemindeki lokalize bir bölgeye kan birikmesi sonucu şişmesine Anevrizma denir Gerçek Anevrizma : Anevrizma kesesinde Arteriyel duvarların üç katmanını kapsayan Anevrizma

Detaylı

Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi

Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi Kahramanmaraş 1. Biyokimya Günleri Bildiri Konusu: Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi Mehmet Aydın DAĞDEVİREN GİRİŞ Fetuin-A, esas olarak karaciğerde

Detaylı

MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ

MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ Mine SERİN 1, Ali CANSU 1, Serpil ÇELEBİ 2, Nezir ÖZGÜN 1, Sibel KUL 3, F.Müjgan SÖNMEZ 1, Ayşe AKSOY 4, Ayşegül

Detaylı

YARDIMCI ÜREME TEKNİKLERİ UYGULAMALARI VE PERİNATAL/NEONATAL ETKİLER

YARDIMCI ÜREME TEKNİKLERİ UYGULAMALARI VE PERİNATAL/NEONATAL ETKİLER YARDIMCI ÜREME TEKNİKLERİ UYGULAMALARI VE PERİNATAL/NEONATAL ETKİLER Nilüfer Güzoğlu, H. Gözde Kanmaz, Dilek Dilli, Nurdan Uras, Ömer Erdeve, Uğur Dilmen İlk tüp bebeğin 1978 de doğumundan bu yana IVF

Detaylı

Pediatrik Uyku Evrelemesi Ve Yetişkinle Karşılaştırması

Pediatrik Uyku Evrelemesi Ve Yetişkinle Karşılaştırması Pediatrik Uyku Evrelemesi Ve Yetişkinle Karşılaştırması Doç.Dr.Nalan Kayrak Nöroloji ve Klinik Nörofizyoloji İstanbul Cerrahi Hastanesi Çocuklarda Uyku Yapısı Erişkinlerdekinden Farklıdır REM süresi daha

Detaylı

Gebelikte diyabet taraması. Prof. Dr. Yalçın Kimya

Gebelikte diyabet taraması. Prof. Dr. Yalçın Kimya Gebelikte diyabet taraması Prof. Dr. Yalçın Kimya Gestasyonel diyabet İlk defa gebelik sırasında saptanan diyabet Diagnosis and classification of diabetes mellitus. Diabetes Care 2010;33(Suppl 1):S62 9.

Detaylı

Olgu Sunumu Konjenital Nötropeni/ G6PC3 eksikliği

Olgu Sunumu Konjenital Nötropeni/ G6PC3 eksikliği Olgu Sunumu Konjenital Nötropeni/ G6PC3 eksikliği Dr. Begüm Şirin KOÇ Prof. Dr. Tiraje Celkan İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Pediatrik Hematoloji-Onkoloji BD OLGU Z.S.Ş 9 yaş, kız hasta Yakınması Bir yaşından

Detaylı

VUR de VCUG Ne Zaman, Kime?

VUR de VCUG Ne Zaman, Kime? Ulusal Bilinçle Güncel Üroloji VUR de VCUG Ne Zaman, Kime? Doç. Dr. Selçuk Yücel Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı, Çocuk Ürolojisi Bilim Dalı Antalya Ulusal Bilinçle Güncel Üroloji

Detaylı

Non-İnvaziv Prenatal Tarama (NİPT) Uluslararası kalite güvenceniz

Non-İnvaziv Prenatal Tarama (NİPT) Uluslararası kalite güvenceniz Non-İnvaziv Prenatal Tarama (NİPT) Uluslararası kalite güvenceniz NIPT Testi Nedir? Non-İnvaziv Prenatal Tarama (NIPT) trizomi taraması için geliştirilmiş daha güvenilir ve daha hassas ileri düzey bir

Detaylı

Gebelikte İnfeksiyonların Değerlendirilmesi

Gebelikte İnfeksiyonların Değerlendirilmesi Gebelikte İnfeksiyonların Değerlendirilmesi Ergin AYAŞLIOĞLU Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D Gebelikte İnfeksiyonların Değerlendirilmesi Maternal

Detaylı

Can AKAL, Sinem Ayşe DURU, Barış OLTEN. Danışman: Filiz YANIK ÖZET

Can AKAL, Sinem Ayşe DURU, Barış OLTEN. Danışman: Filiz YANIK ÖZET 50 GRAM GLUKOZ YÜKLEME TESTİ ANORMAL, 100 GRAM ORAL GLUKOZ TESTİ NORMAL OLAN GEBELERİN MATERNAL ÖZELLİKLER VE GEBELİK SONUÇLARI AÇISINDAN NORMAL GEBELER VE GESTASYONEL DİYABETİK HASTALAR İLE KARŞILAŞTIRILMASI

Detaylı

Progesteronun Preterm Doğumları ve Düşüğü Önlemede Yeri Var mıdır? Prof. Dr. Feride Söylemez A.Ü.T.F Kadın Hastalıkları ve Doğum AD

Progesteronun Preterm Doğumları ve Düşüğü Önlemede Yeri Var mıdır? Prof. Dr. Feride Söylemez A.Ü.T.F Kadın Hastalıkları ve Doğum AD Progesteronun Preterm Doğumları ve Düşüğü Önlemede Yeri Var mıdır? Prof. Dr. Feride Söylemez A.Ü.T.F Kadın Hastalıkları ve Doğum AD Erken doğum: İlk bir yılda görülen infant ölümlerinin %35 inin nedeni

Detaylı