Koroner Arter Hastal ve Dislipidemi. Koroner Arter Hastal

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Koroner Arter Hastal ve Dislipidemi. Koroner Arter Hastal"

Transkript

1 ve Dislipidemi P-1 GEÇ DÖNEM SAFEN VEN GREFT HASTALI I LE METABOL K SENDROMUN L fik S Ahmet Taha Alper, Alper Ayd n, Hüseyin Aksu, Ebru Öntürk, fiennur Ünal, Ahmet Akyol, Abdurrahman Eksik, Nazmiye Çakmak Siyami Ersek Gö üs Kalp Damar Cerrahisi Merkezi, Kardiyoloji stanbul Amaç: Metabolik sendromun koroner arterlerde aterosklerotik süreç ile iliflkisi bilinmektedir ancak koroner revaskülarizasyon yap lm fl hastalarda geç dönem safen ven greft (SVG) hastal ile iliflkisini gösteren yeterince çal flma yoktur. Bu çal flmada metabolik sendromun koroner revaskülarizasyon olmufl hastalarda safen ven greft hastal ile iliflkisi araflt r ld. Metod: Çal flmaya, en az 5 y l önce koroner revaskülarizasyon yap lm fl ve gö üs a r s sebebiyle koroner anjiografisi yap lan 115 hasta dahil edildi. 40 (%43,4) metabolik sendromu olan ve 65 (%56,6) metabolik sendromu olmayan hastadan iki çal flma grubu oluflturuldu. Bunlar n koroner anj ografilerinde SVG leri incelendi ve bir veya daha çok SVG inde %50 nin üstünde lümen daralmas tespit edilenler SVG hastas olarak kabul edildi. Bulgular: 115 hastadan 26 s nda LAD ye (kalan 89 hastaya L MA greft), 81 inde Cx e, 84 ünde RCA ya ve 18 inde diagonal artere SVG ile revaskülarizasyon uygulanm flt. Bu hastalar n 72 sinde (%63,7) SVG hastal tespit edildi. Metabolik sendromlu hastalar n 40 nda (%80), metabolik sendromlu olmayan hastalar n ise 32 sinde (%49) SVG hastal vard (p<0,000). Metabolik sendromu olan hastalar ile olmayanlar aras nda, hiç hasta SVG olmamas, bir SVG de hastal k olmas ve birden fazla SVG de hastal k olmas yönünden de anlaml fark mevcuttu. Yafl, cinsiyet, operasyon süresi ile düzeltildi inde SVG hastal ile metabolik sendrom aras ndaki ba ms z iliflki mevcuttu ve metabolik sendromu olan hastalarda SVG hastal görülme olas l n n 5 kat fazla oldu u bulundu (Beta=1,61, p=0,01, Odd s oran =5,004, güvenlik aral =1,9-13,2). Sonuç: Metabolik sendromlu hastalarda SVG hastal anlaml derecede daha s kt r ve metabolik sendromun SVG hastal ile ba ms z iliflkisi oldu u saptanm flt r. Bu nedenle SVG ile revaskülarize edilmifl, metabolik sendromlu hastalar n daha yak ndan takibi gereklidir. P-2 AKUT M YOKARD NFARKTÜSÜ SONRASINDA GEL fien VENTR KÜLER SEPTUM RUPTÜRÜ OLGULARINDA KORONER ANJ OGRAF BULGULARI O uz Yavuzgil, Bahad r K r lmaz, Ayflegül Türko lu, Öner Özdo an, Cemil Gürgün, Mehdi Zoghi, Can Hasdemir, Levent Can, Hakan Posac o lu*, Mustafa Özbaran*, Hakan Kültürsay Ege Üniversitesi T p Fakültesi, Kardiyoloji Anabilim Dal, Ege Üniversitesi T p Fakültesi*, zmir Akut miyokard infarktüsü (AM ) ventriküler septum ruptürü (VSR) ile komplike oldu unda her türlü tedavi yaklafl m na karfl n mortalite halen yüksek seyretmektedir. VSR geliflen olgularda baz yay nlarda çok damar koroner arter hastal (KAH) bildirilmekle birlikte baz lar nda ön planda tek damar KAH sorumlu tutulmaktad r. Ayr ca bu olgularda koroner kollateral ak m n ve iskemik önkoflullanman n yeterince olmad düflünülmektedir. Klini imizde tarihleri aras nda AM sonras nda geliflen VSR tan s alan toplam 36 olguya Judkins tekni i ile koroner anjiografi uygulanm flt r. Ekokardiyografi ve sol ventrikülografi tüm olgulara yap larak VSR nin varl ve lokalizasyonu gösterilmifltir. Koroner anjiografi s ras nda gerek AM den sorumlu arterin antegrad doluflu ve TIMI ak m skoru gerekse di er koroner arterden retrograd doluflun varl ve TIMI ak m skoru kaydedildi. Olgular n 21 i erkek (%58) ve 15 i kad n (%42) olup ortalama yafl 66,6+11 idi. Toplam 9 olgu (%25) AM öncesi tipik anjina pektoris (AP) tan mlamaktayd. VSR, olgular n 22 sinde (%61) anteriyor, 14 ünde (%39) ise posteriyor lokalizasyondayd. Olgular n %36 unda tek damar, %22 unda 2 damar ve %41 sinde 3 damar tutuluflu izlenmekteyken ortalama sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu %42+6 idi. AM den sorumlu arter %61 olguda LAD ve %39 olguda RCA olup toplam 28 olguda (%78) total oklüze olarak bulundu. Olgular n antegrad ve retrograd kollateral ak mlar n n de erlendirilmesi tablo-1 de gösterilmifltir. Sonuç olarak AM sonras VSR geliflen olgular m zda koroner anjiografik olarak s ras yla 3 damar, tek damar ve 2 damar hastal izlenmifltir. Özellikle 3 damar KAH olgular n n az msanamayacak s kl kta olmas bu olgular n koroner anjiografi uygulanmas ve revaskülarizasyon gereklili ininin önemini hat rlatmaktad r. Ayr ca bu olgular n ço unda izlenen total oklüze ve kollateralden fakir infarkt arteri, VSR'nin iskemik önkoflullanma olmaks z n ve yetersiz kollateral ak m zemininde ani geliflen bir miyokard hasar na ba l ortaya ç kt n düflündürmektedir. Tablo 1. Olgular n antegrad ve retrograd ak m özellikleri (AP özellikleri) TIMI skoru Toplam (n=36) AP yok (n=27) AP var (n=9) Antegrad ak m Retrograd ak m P-3 YAVAfi KORONER AKIM ÖRNE GÖSTEREN HASTALARDA ENDOTEL D SFONKS YONUNUN B R GÖSTERGES OLARAK ARTMIfi PLAZMA VON W LLEBRAND FAKTÖR DÜZEYLER Asuman Biçer, Hasan Turhan*, Ertan Yetkin*, Ali R za Erbay, Selime Ayaz**, Ayfle Saatçi Yaflar, Onur fiahin, Hatice fiaflmaz, Sengül Çehreli* Türkiye Yüksek htisas Hastanesi, Kardiyoloji Klini i, Ankara nönü Üniversitesi Turgut Özal T p Merkezi, Kardiyoloji Anabilim Dal, Malatya* Türkiye Yüksek htisas Hastanesi Hematoloji Ankara** Amaç: Yavafl koroner ak m angiografik bir fenomen olup, herhangi bir obstrüktif epikardiyal koroner hastal k olmaks z n damarlar n yavafl veya geçikmifl opasifiye olmas ile karakterizedir. Küçük çap ve iyi geliflmifl media tabakas nedeniyle koroner mikrosirkülasyon koroner kan ak m n n majör belirleyicisidir. Buradan yola ç karak koroner yavafl ak m fenomeni koroner mikrovasküler endotel disfonksiyonuna ba lanm flt r. Biz bu çal flmada yavafl koroner ak m örne i gösteren hastalarda endotel disfonksiyonunun bir göstergesi olarak plazma von Willebrand faktör düzeylerini incelemeyi planlad k. Yöntemler: Çal flmaya angiografik olarak normal koroner arterlere sahip ancak yavafl koroner ak m örne i gösteren 53 hasta (grup I, 32 erkek, 21 kad n, ortalama yafl=49±10 y l) ve angiografik olarak normal koroner arterlere sahip, normal koroner ak m örne i gösteren 50 birey (grup II, 28 erkek, 22 kad n, ortalama yafl=51±9) kontrol grubu olarak dahil edildi. Çal flma ve kontrol grubunun her üç majör epikardiyal koroner arterine ait koroner ak m h zlar Thrombolysis In Myocardial Infarction (TIMI) frame say s metodu ile ölçüldü. Yavafl koroner ak m grubuna TIMI frame say lar kontrol grubunun 2 standart deviasyon üstünde olan bireyler dahil edildi. Tüm hasta ve kontrol grubuna ait bireylerin plazma von Willebrand faktör düzeyleri ölçüldü. Bulgular: Yafl, cinsiyet, hipertansiyon, diabet, hiperlipidemi ve sigara kullan m yönünden gruplar aras nda anlaml fark yoktu (p>0.05). Yavafl koroner ak m örne i gösteren gruba ait plazma von Willebrand faktör düzeyleri normal koroner ak m örne i gösteren kontrol grubu ile karfl laflt r ld nda iatatistiksel olarak anlaml düzeyde yüksek bulundu (156±33 ünite/dl ve 101±19 ünite/dl s ras yla, p<0.001) Sonuç: Angiografik olarak normal koroner arterlere sahip ancak yavafl koroner ak m örne i gösteren hastalarda tespit etti imiz artm fl plazma von Willebrand faktör düzeyleri, bu hastalarda endotel aktivasyonu ya da disfonksiyonu varl n düflündürmektedir. P-4 KOMPL KASYONSUZ NFER YOR M YOKARD NFARKTÜSÜNDE KORONER ANJ YOGRAF YAPALIM MI? Ersin Sar çam, Arslan Öcal, Nesligül Y ld r m, Seher Bozbo a, Cemal Özbak r, Mehmet Do an, Orhan Maden, Bülent Deveci, smet Hisar, Sakine F rat, Omaç Tüfekçio lu, rfan Sabah Türkiye Yüksek htisas Hastanesi, Kardiyoloji Klini i, Ankara Amaç: nferiyor miyokard infarktüsü (MI) genel olarak anteriyor MI a göre daha iyi prognoza sahiptir. Komplikasyonsuz inferiyor MI larda sol ventrikül sistolik fonksiyonlar korunmufl ve iskemik atak yoksa bu hastalara öncelikle efor testi önerilmektedir. Bu çal flmada komplikasyonsuz inferiyor MI larda, koroner lezyonlar, tedavi seçimini ve risk faktörlerini de erlendirdik. Yöntem: Çal flmaya Türkiye Yüksek htisas Hastanesi Kardiyoloji Klini i ne Kas m Nisan 2004 y llar aras nda akut inferiyor MI tan s yla ilk 12 saat içinde kabul edilip baflar l trombolitik tedavi uygulanan ve seyrinde komplikasyon geliflmemifl (sa MI, tekrarlayan iskemi, mekanik ve elektriki komplikasyon), sol ventrikül sistolik fonksiyonlar korunmufl toplam 80 hasta (17 kad n, 63 erkek) al nm flt r. Tüm hastalara koroner anjiyografi uyguland. Cerrahi revaskülarizasyon gereken (üç damar hastal, sol ön inen koroner arter proksimali ve beraberinde sa koroner veya sirkumfleks arterlerin birisinde ciddi lezyon olanlar, sol ana koroner lezyonu olanlar) hastalar grup A (38 hasta), sa koroner artere ve/veya sirkumfleks artere perkütan giriflim uygulanan hastalar grup B (22 hasta) ve arterlerde kritik lezyon saptanmayan (medikal tedavi grubu) hastalar grup C (20 hasta) olmak üzere üç gruba ayr ld. Bu hastalar cinsiyet, hiperlipidemi, sigara, hipertansiyon, diabetes mellitus, aile öyküsü risk faktörleri ve uygulanan tedavi yönünden karfl laflt r ld. Bulgular: Gruplar aras nda yafl ortalamalar benzerdi (p>0.05). Hastalar n %40.5 inde kritik tek damar lezyonu (sa koroner veya sirkumfleks), %25.7 sinde kritik iki damar lezyonu (sol ön inen arter proksimali ve sa koroner veya sirkumfleks arter), %33.8 inde kritik üç damar veya sol ana koroner lezyonu vard. Sigara kullan m, hiperlipidemi, hipertansiyon, diabetes mellitus, aile öyküsü risk faktörleri üç grupta da benzerdi (p>0.05). Grup A da 38 hasta (% 47.5), grup B de 22 hasta (% 27.5), grup C de 20 hasta (% 25) karfl laflt r ld nda cerrahi tedavi lehine anlaml fark saptand (p=0.004) (Tablo 1). Grup B ve grup C aras nda anlaml fark yoktu (p>0.05). Sonuç: Komplikasyonsuz inferiyor MI lar san lan n aksine cerrahi tedavi gerektirebilecek koroner arter lezyonlar yla birliktedirler. Efor testinin özgüllü ü ve duyarl l n n düflük oldu u gözönünde bulundurulursa, bu sonuçlar n fl nda, risk faktörleri dikkate al nmadan hastalara koroner anjiyografi uygulanmal d r. Tablo 1. Komplikasyonsuz inferiyor miyokard infarktüsünde tedavi gruplar n n karfl laflt r lmas Hasta say s Hasta yüzdesi Grup A 38 %47.5 Grup B 22 %27.5 Grup C 20 %25 Toplam 80 %100 p=

2 ve Dislipidemi P-5 AKUT KORONER SENDROMLU HASTALARDA E-SELEKT N DÜZEYLER N N KARD YAK TROPON NLE L fik S Mustafa Yaz c, Kenan Durna, Sabri Demircan, Erdo an Yaflar, Mahmut fiahin Ondokuz May s Üniversitesi T p Fakültesi, Kardiyoloji Anabilim Dal, Samsun Amaç: ST elevasyonsuz akut koroner sendromlar n (NSTE-AKS) patogenezinde, endotelyumun vasodilator etkilerini vazokonstriksiyona ve antikoagülan etkilerini prokoagülasyona çeviren inflamatuvar cevap önemli rol oynamaktad r. Bu süreçte, plazma E-selektin düzeyleri endotel aktivasyonun bir belirleyicisi olarak düflünülebilir. Bu çal flmada, NSTE- AKS li hastalarda E-selektinin troponin-i (Tn-I) düzeylerinde etkisi olup olmad de erlendirildi. Metod: NSTE-AKS tan s ile kabul edilen ard fl k 202 hastada baflvuru s ras nda venöz kan örneklerinden Tn-I, E-selektin, von willebrand faktör (vwf) and fibrinojen düzeyleri ölçüldü. Troponin-I düzeyi 0.2 ng/ml nin alt ndaki 129 hasta troponin negatif, 0.2 ng/ml ve üzerindeki 73 hasta troponin pozitif olarak grupland r ld. Koroner arter hastal n n ciddiyeti koroner anjiyografi ve Gensini skorlamas ile belirlendi. Bulgular: Gruplar aras nda vwf düzeyleri benzerdi. (p=0.379) Ancak, Tn pozitif gruptaki E-selektin (p<0.01) ve fibrinojen düzeyleri (p<0.001) Tn negatif grupla karfl laflt r ld nda anlaml derecede yüksek saptand. E- selektin ile Tn düzeyleri (r=0.426, p<0.001) ve E-selektin ile fibrinojen düzeyleri aras nda anlaml bir iliflki vard. (r=0.623, p<0.001). Yine fibrinojen ve troponin düzeyleri aras nda pozitif yönde korelasyon saptand. (r=0.810, p<0.0001). Gensini skoru ise iki grup aras nda benzerlik gösteriyordu. (p=0.107). Resgresyon analizinde, NSTE-AKS lerde E-selektin düzeylerinin troponin pozitifli i için ba ms z bir prediktör oldu u saptand. (ß=0.326, OR=1.05, 95% CI; , p<0.001). Sonuç: Bu bulgulara göre, NSTE-AKS li hastalarda artm fl E-selektin düzeylerinin endotel aktivasyonu yoluyla koagülasyon aktivasyonu ve miyokardiyal hasar n n geliflmesinde etkili oldu u söylenebilir. P-6 TRANSÖZOFAJ YAL EKOKARD YOGRAF LE ÖLÇÜLEN AORTA NT MA-MED A KALINLI ININ TOTAL TESTOSTERONLA L fik S Recep Demirba, Remzi Y lmaz, Abdullah Uluçay, Durmufl Ünlü Harran Üniversitesi T p Fakültesi, Kardiyoloji Anabilim Dal, fianl urfa Girifl ve Amaç: Sex hormonlar n n koroner arter hastal ndaki koruyucu etkileri bilinmektedir. Testosteron hormon düzeyi düflük olanlarda ateroksleroza e ilimin daha fazla oldu u bilinmektedir. ntima-media kal nl üzerine testosteronun etkisi net bilinmemektedir. Aorta MK ile total testosteron düzeyleri aras ndaki korelasyon araflt r ld. Yöntem ve Bulgular: Transözofajiyal ekokardiyografi yap lan olgular aras nda koroner arter hastal, geçirilmifl serebral olay hikayesi, kronik böbrek ve kollajen doku hastal olmayan 42 erkek hasta (yafl aral 37-76, ortalama: 58±10 y l) çal flmaya al nd. Aorta MK cm aras nda olup ortalama de eri 0.19±0.14 cm ve total testosteron de erleri ng/dl ortalama 467±281 ng/dl aras nda de iflmekteydi. Ölçülen serum total testosteron ve di er parametreler aorta MK aras ndaki korelasyon analizinde sadece ürik asit, HsCRP ve total testosteron aras nda anlaml korelasyon saptand (Tablo-1). Çoklu lineer regresyon analizinde aorta MK n n ürik asit, HsCRP den ba ms z olarak total testosteron ile iliflkilidir (b=-0.541, P=0.09). Sonuç: Total testosteron de erleri ile aorta MK aras nda anlaml negatif korelasyon izlenmektedir. Bu bulgumuz testosteron düflüklü ünün MK artt rd n ve antiaterosklerotik özelli i oldu unu desteklemektedir. Tablo 1. ntima-media kal nl ile testosteron ve di er faktörler aras korelasyon de erleri r P Albumin Vitamin B Total Testosteron Ürik asit Total Kolesterol Trigliserid LDL-Kolesterol HDL-Kolesterol HsCRP P-7 PREINFARKTÜS ANJINASI OLAN AKUT M YOKARD INFARKTÜSLÜ HASTALARDA DOPPLER-DERIVE MIYOKARDIYAL PERFORMANS INDEX DE ERLER VE SEYR Cihan Örem, Mehmet Küçükosmano lu, Turan Erdo an, fiahin Kaplan, Hasan Kasap, smet Durmufl, Merih Baykan Karadeniz Teknik Üniversitesi T p Fakültesi, Kardiyoloji Anabilim Dal, Trabzon Amaç: Preinfarktüs anjinan n (P A) infarktüs büyüklü ünü s n rlad n gösteren çal flmalar vard r. Sol ventrikül fonksiyonlar n global olarak gösteren bir ekokardiyografik parametre olan Doppler-derive miyokardiyal performans indexi (MP ) yüksekli inin, akut miyokard infarktüsündeki (AM ) negatif prognostik önemi üzerinde durulmaktad r. Çal flmam zda P A s olan ve olmayan AM hastalar nda MP de erlerini ve seyrini araflt rmay planlad k. Yöntemler: Klini imizde akut Q dalgal M ile yat r lan 96 hasta, P A s olan ve olmayanlar olmak üzere 2 gruba ayr ld lar. P A, M öncesi 1 hafta içindeki 30 dakikadan daha k sa süren anjinal a r lar olarak tan mland. Hastalara yat fllar n n 1., 6. günlerinde ve AM sonras 30. günde ekokardiyografi yap ld ve MP isovolumetrik gevfleme zaman (IVGZ) ve kas lma zaman (IVKZ) toplam n n ejeksiyon zaman na (EZ) bölünmesiyle hesapland. Bulgular: P A s olan 52 hastan n 10 u kad n, 42 si erkek, yafl ortalamalar 59.2±8.7, P A s olmayan 44 hastan n 6 s kad n, 38 i erkek, yafl ortalamalar 55.4±10.9 idi. Yafl, cinsiyet ve di er risk faktörleri oranlar bak m ndan her iki grup aras nda anlaml farkl l k yoktu. Ayn zamanda her iki grup aras nda trombolitik tedavi uygulama say s, ilaç tipi, uygulama saati bak m ndan anlaml farkl l k izlenmedi. Anteriyor M l hasta yüzdesi bak m ndan P A s olan (%47.7) ve olmayanlar (%61.5) aras nda anlaml farkl l k yoktu (p=0.1). P A s olan grupta CK-MB pik düzeyi 248.4±213 olup, anjinas olmayanlardan (341.2±237.6) anlaml olarak düflüktü (p=0.02). P A l gruptaki MP ortalama de erleri (1. gün 0.49±0.2, 6. gün 0.46±0.1, 30.gün 0.44±0.1), her 3 ekokardiyografik de erlendirmede de P A s olmayan gruptan (1. gün 0.58±0.1, 6. gün 0.56±0.1, 30.gün 0.53±0.1) anlaml olarak daha düflük bulundu (p=0.003, p=0.001, p=0.01, s ras yla). MP ortalama de erlerinde her iki grupta da giderek azalma gözlendi. P A s olmayan grup içinde MP nin günler içindeki de iflimlerinde anlaml farkl l k gözlenmez iken, P A s olanlarda 1. ve 30. günlerde al nan MP de erlerinde anlaml azalma vard (0.49±0.2 ve 0.44±0.1, p= 0.04). P A s olanlarda IVKZ anlaml olarak daha k sa, ejeksiyon zaman daha uzun idi. Sonuç: P A s olanlarda miyokardiyal performans indexi daha düflük olup, bu indexte günler içinde anlaml düzeyde azalmalar tespit edilmifltir. P A's olan hastalarda ventrikül fonksiyonlar n n daha iyi oldu u ve ayn zamanda daha h zl düzelme gösterdi i sonucuna var lm flt r. P-8 D YABET K HASTALARDA M KROVASKÜLER PERFÜZYONUN DE ERLEND R M NDE YEN PARAMETRELER: M YOKARD AL BLUSH GRADE VE M YOKARD DOLUfi FAZI Serdar Soydinc, Vedat Davuto lu, Yusuf Sezen, lyas Akdemir, Mehmet Aksoy Gaziantep Üniversitesi T p Fakültesi, Kardiyoloji Anabilim Dal, Gaziantep Girifl ve Amaç: Diyabete ba l mikrovasküler komplikasyonlar hastal n prognozunu etkilemektedir. Diyabetik hastalarda mikrovasküler perfüzyonu anjiyografik olarak yeni mikrovasküler perfüzyon belirteçleri olan miyokardiyal blush grade ve myokardiyal dolufl faz yöntemleriyle de erlendirmeyi amaçlad k. Bilgilerimize göre bu konuda literatürde çal flma mevcut de ildir. Yöntem: Kas m 2001-May s 2004 y llar aras nda koroner anjiyografisi yap lm fl 4500 hasta populasyonundan hipertansiyon, sigara ve hiperkolesterolemisi olmayan izole diyabetes mellitusu olan ve akut koroner sendrom olmayan toplam 70 hasta (ort. yafl: 58.1 ± 9.1) çal flmaya al nd. Bunlar da koroner lezyon varl na göre 2 gruba ayr ld. DM-Grup 1: Normal koroner anjiyografisi olanlar; DM- Grup 2: Koroner anjiyografisinde LAD de %50 ve alt nda lezyonlar olan hastalardan oluflturuldu. Kontrol grubu olarak diyabeti, hipertansiyonu ve hiperlipidemisi olmayan 60 hasta (ort.yafl: 54.8 ± 8.9) al nd. Bunlar da 2 gruba ayr ld. Kontrol-Grup 1: koronerleri normal olan 30 hasta; Kontrol-Grup 2: LAD de %50 ve alt nda lezyon olan hastalardan olufltu. Miyokardiyal blush grade 0 dan 3 e kadar miyokardiyal boyanma yo unlu u ve y kanma h z na göre s n fland r ld. Miyokardiyal dolufl faz ise miyokardiyal blush bafllang c ndan kontrast n en yo un görüldü ü faza kadar olan süre frame say s n n saniyeye çevrilmesiyle saptand. Bulgular: Gruplar aras nda miyokardiyal dolufl faz aç s ndan DM-Grup-2 di er tüm gruplara göre belirgin olarak uzun idi (1775±297 msn) (F=22.6, df=3, p<0.0001). Kontrol-Grup 2 ile DM-Grup 1 aras nda fark bulunmad (1430±233 msn karfl 1465.±379 msn, p>0.05). Kontrol Grup 1, DM-Grup 1 ve 2 ye k yasla daha k sa miyokardiyal dolufl zaman gösterdi (1191±261 msn karfl 1465.±379 msn ve 1775±297 msn, p<0.0001). Gruplar aras nda miyokardiyal blush aç s ndan DM-Grup 2 di er kontrol gruplar na göre anlaml olarak düflük grade gösterdi (Ki-kare=11.1, p=0.001). DM-Grup 1 in blush skoru kontrol gruplar yla farkl l k göstermedi. Sonuç: Diyabetik ve koroner arter hastalar nda mikrovasküler disfonksiyon, nondiyabetik koroner arter hastalar na göre daha ileri düzeydedir. Çal flmam z n en çarp c sonucu, diyabetik hastalar n koronerleri anjiyografik olarak normal olsa da miyokardiyal blush skorlar ve miyokardiyal dolufl faz süreleri non-diyabetik koroner arter hastalar ile benzerlik göstermesidir. Diyabet hastalar nda koronerlerde lezyon saptanmasa da mikrovasküler disfonksiyon mevcuttur ve non-diyabetik koroner arter hastalar ile benzerdir. 452

3 ve Dislipidemi P-9 M YOKARD NEKROZUNUN YAYGINLI IYLA KAN LEPT N SEV YES ARASINDAK L fik Mustafa Gür, Abdurrahman O uzhan, brahim Özdo ru, Ali Gül, Nihat Kalay, Mustafa Çal flkan, Ali Do an, Ekrem Karakaya, smet Sar kaya, Ramazan Topsakal Erciyes Üniversitesi T p Fakültesi, Kardiyoloji Anabilim Dal, Kayseri Girifl ve Amaç: Miyokardiyal enzimlerden kreatin fosfokinaz (CK) ve izoenzimi olan MB fraksiyonunun Akut Miyokart nfarktüslü (AMI) hastalarda yükselmesiyle nekroz yayg nl aras ndaki iliflki daha önceki çal flmalarda gösterilmifltir. Çal flmam z n amac AMI li hastalarda enzim yüksekli iyle obesite gen ürünü olan ve enflamasyonun bir belirteci olarak kabul edilen leptin aras ndaki iliflkiyi araflt rmakt r. Materyal ve Metod: Çal flmaya 68 AMI hastas (14 kad n, 54 erkek, yafl ortalamalar 60±18), 50 sa l kl kontrol grubu (25 erkek, 25 kad n, yafl ortalamalar 54,5±17.6) al nd. Hastalar n risk faktörleri ve vücut kitle indeksleri kaydedildi. Yat fllar n n ikinci gününde 12 saat açl takiben kan leptin ve enzim seviyeleri için kan örnekleri al nd. Bulgular: Vücut kitle indeksine, yafla ve cinsiyete göre düzeltilmifl leptin seviyeleri AMI l grup da kontrol grubuna göre anlaml olarak daha yüksek bulundu (AMI=69.4 ± 3.7 ng/ml, kontrol=7.9 ± 4.5 ng/ml p<0.05). Kan leptin seviyeleri ile zirve enzim seviyeleri aras nda anlaml pozitif korelasyon görüldü (CK için r= p<0.05, CKMB için r= p<0.05) Sonuç: Kan leptin seviyeleri AMI de kontrol grubuna göre anlaml derecede daha yüksek bulunmaktad r. AMI l grup da leptin seviyeleri enzim seviyeleriyle koreledir. Bu durum AMI de kan leptin seviyelerinin myokardiyal nekrozun yayg nl n n bir göstergesi olabilece ini desteklemektedir. P-10 KORONER ARTER ANEVR ZMASI SIKLI I VE KL N K ÖZELL KLER Bilal Boztosun, Ahmet Y ld z*, Y lmaz Günefl**, Mustafa Bulut, Ramazan Karg n, Hekim Karap nar, Vecih Oduncu, Cevat K rma Kofluyolu Kalp E itim ve Araflt rma Hastanesi, Kardiyoloji, Özel Gazi Hastanesi Kardiyoloji*, Medikal Park Hospital Kardiyoloji**, stanbul Koroner arter anevrizmas (KAA) oldukça nadir görülür. Koroner arterin lokal veya diffüz segmenter anormal dilatasyonu ile birliktedir. KAA s tromboze veya rüptüre olarak, angina, miyokard infarktüsü veya ani ölüm nedeni olabilir. Amaç: Koroner arter hastal ön tan s ile koroner anjiyografi uygulanan hastalarda koroner arter anevrizmas s kl ve klinik özelliklerini belirlemek. Materyal ve Metod: Bu amaçla y llar aras nda koroner anjiyogarfi uygulanan 6700 hastadan KAA s tespit edilen 63 (%0.9) hasta de erlendirmeye al nd. KAA's olan hastalar n anjiyografik, demografik ve klinik özellikleri incelendi. Bulgular: Yafl ortalamas 58±10 olan 63 hastan n 9 (%14) tanesi kad n idi. 10 (%16) hastan n diyabetik, 33 (%52) ünün hipertansif, 40 (%81) n n hiperlipidemik, 39 (%62) nun sigara kullan m öyküsü, 28 (%44) nin aile öyküsünün pozitif oldu u tespit edildi. Klinik özellikleri incelendi inde geçirilmifl miyokard infarktüsü 32 (%51), stable angina pektoris 42(%67), unstable angina pektoris 12 (%19), postm angina pektoris 9 (%14) hastada vard. Anjiyografik özelliklerine bak ld nda 15 hastan n (%24) koroner arterlerinde anlaml darl k yoktu. Bu hastalar n 9 (% 60) unda efor testi veya miyokard perfüzyon sintigrafisinin pozitif, 3 ünde ST elevasyonsuz akut koroner sendrom klini inin, 4 ünde geçirilmifl miyokard infarktüsünün oldu u tespit edildi. 40 hastada (%64) ise çok damar hastal tespit edildi. 11 (%17) hastada KAA birden fazla damarda idi. En fazla tutulum RCA da idi (%42). RCA y s ras yla Cx, LAD, LMCA izliyordu. Hastalar n %41 ne medikal izlem, %44 ne cerrahi revaskülarizasyon, %15 ne ise PTCA karar verildi. 4 (%4) hastada efllik eden aort (2 abdominal ve 2 torasik) anevrizmas tespit edildi. Sonuç: Koroner arter anevrizmas s kl n n %0.9, hiperlipideminin bu hastalarda oldukça s k görülen bir risk faktörü oldu u, koroner arterlerinde anlaml darl k olmad halde iskemik olaylarla iliflkili oldu u tespit edildi. P-11 AKUT KORONER SENDROMLARDA CD14+ MAKROFAJ YO UNLU U FARKLIMIDIR? M. Tu rul nanç, N. Kemal Eryol, Ali Gül, Yücel Y lmaz, brahim Özdo ru, Mustafa Gür, brahim Gül*, Mustafa Çal flkan, Ramazan Topsakal, Abdurrahman O uzhan Erciyes Üniversitesi T p Fakültesi, Kardiyoloji Anabilim Dal, Kayseri zzet Baysal T p Fakültesi, Enfeksiyon Hastal klar, Bolu* Girifl ve Amaç: CD14 lenfosit ve monosit yüzeyinde beliren bir inflamasyon reseptörüdür. Daha önce yap lan çal flmalarda CD14+ makrofaj yüzdesi karars z anjinada karal anjinadan yüksek bulunmufltur. Biz çal flmam zda akut koroner sendromlar n (AKS) klinik tipleri aras nda CD14+ makrofaj yüzdelerinin farkl olup olmad n araflt rd k. Hastalar ve Yöntem: Çal flmaya hastanemiz koroner yo un bak m ünitesine yat r lan 24 kad n, 64 erkek hasta olmak üzere toplam 88 hasta al nd. Hastalar n 17 nde karas z anjina (KA), 12 nde ST yükselmesi olmayan M (NSTEM ), 59 unda da ST elevasyonlu M (STEM ) mevcuttu. Hastalar rutin tedavilerini (ACE inh., beta bloker, statin) ald lar. Yat fllar n n ilk 24 saatinde beyaz küre(bk) ve CD14+ makrofaj düzeylerine bak ld. Bir hafta sonra BK, CD14+ makrofajlar tekrar ölçüldü. Bulgular afla da tablo halinde gösterildi. STEM grubunda birinci gün BK say s di er iki gruptan anlaml olarak yüksek saptand (p<0,05). Yedinci gün BK say lar tüm gruplarda anlaml olarak düflmüfltü (p<0,05) fakat gruplar aras nda fark yoktu(p>0,05). CD14+ makrofaj yo unlu u birinci ve yedinci günde gruplar aras nda de iflmemiflti (p>0,05). Sonuç olarak AKS lar n klinik tipleri aras nda CD14+ makrofaj yüzdeleri aç s ndan fark yoktu. Yedinci günde total BK say s düflmesine ra men CD14+ makrofaj yüzdesindeki yükseklik devam etmekteydi. Bu bize inflamatuvar hadisenin devam etti ini düflündürmektedir. Bu yüksekli in klinik öneminin anlafl lmas için uzun süre takipli çal flmalara ihtiyaç vard r. Tablo. Bulgular n karfl laflt r lmas KA NSTEM STEM BK 1.gün bin/mcl 11,4±4,0 11,0±3,5 13,2±3,2 BK 7. gün bin/mcl 8,5±2,3 8,3±2,6 9,2±2,9 CD14+ 1.gün % 83,0±11,9 88,4±6,7 87,8±12,0 CD14+ 7.gün % 84,2±8,2 88,3±16,0 86,8±10,0 P-12 AKUT KORONER SENDROMLU HASTALARDA M KROALBÜM NÜR LE KORONER ANJ OGRAF BULGULARI ARASINDAK L fik Serap Bos, Tülin Kurt, Tufan Tükek SSK Vak f Gureba Hastanesi, stanbul Girifl ve Amaç: Albümin ekskresyon oran ndaki subklinik art fl, di er bir deyiflle mikroalbüminüri (MA) günümüzde kardiovasküler mortalite ve morbiditenin önemli bir göstergesidir. Mikroalbüminüri, bugün için akut miyokard infarktüsüne (AMI) erken bir cevap olarak kabul edilmektedir. Çal flmam z n amac, akut koroner sendromlu hastalar n üriner albümin at l m yla koroner aterosklerozun anjiyografik bulgular aras ndaki iliflkiyi saptamakt r. Yöntem: Akut koroner sendrom tan s ile koroner yo un bak m ünitesine yatan 96 hasta çal flmaya al nd. Tüm hastalar n ilk baflvurduklar andan itibaren 1. ve 3. gün 24 saatlik idrarlar nda mikroalbüminüri de erleri ölçüldü. Çal flmaya daha önceden tespit edilmifl böbrek yetersizli i, hematüri veya idrar yolu infeksiyonu olan hastalar al nmad. Hastalar n koroner anjiografileri USAP l hasta grubunda ilk bir hafta içinde, AMI hastalarda ise hastaneden ayr ld ktan sonraki ilk bir ay içinde yap ld. Hastalar koroner anjiografi sonuçlar na göre tutulan damar say s yönünden ve bulunan darl n yüzdesine göre iki ayr gruba ayr ld. Bulgular: Koroner anjiografide 5 hastada (%5,2) normal koroner arterler, 39 hastada (%40,6) tek damar hastal, 25 hastada (%26,0) 2 damar hastal ve 27 hastada (%28,3) 3 ve daha fazla damar hastal saptand. Tek damar hastal olan hastalar n 1. gün MA de eri 45,40 (2,90-909,00) mg/gün, 3.gün MA de eri 10,00 (3,50-446,50) mg/gün; 2 damar hastal olan hastalar n 1. gün MA de eri 66,30 (3,00-235,20) mg/gün, 3. gün MA de eri 12,80 (3,60-244,40) mg/gün; 3 damar ve daha fazla damar hastal olan hastalar n 1. gün MA de eri 68,40 (6, ,50) mg/gün, 3.gün MA de eri 30,40 (3,50-626,00) mg/gün; normal koroner arterleri olan hastalar n 1. gün MA de eri 30,00 (14,40-518,50) mg/gün, 3.gün MA de eri 7,10 (4,50-71,20) mg/gün olarak bulundu. Sonuçlara göre 3. gün MA düzeyi 3 damar ve daha fazla damar hastal bulunan hastalarda istatistiksel olarak anlaml yüksek bulundu (p:0,045). Sonuç: Aterosklerozla iliflkili bulunan endotel disfonksiyonu, indirekt olarak mikroalbüminürinin varl ile ortaya konabilmektedir. T kal damar say s ile orant l olarak ortaya ç kan myokard iskemisi, myokard n perfüzyon gücünün bozulmas na ve renal kapillerlerde geçirgenlik artmas na neden olmaktad r. Bu da çok damar hastalar nda saptanan mikroalbüminürideki daha fazla art fl izah edebilir. 453

4 ve Dislipidemi P-13 F BR NOL T K TEDAV UYGULANAN AKUT ST SEGMENT ELEVASYONLU M YOKARD NFARKTÜSÜNDE REPERFÜZYON LE C- REAKT F PROTE N L fik S Merih Baykan, Cihan Örem, fiahin Kaplan, Mehmet Küçükosmano lu, fiükrü Çelik Karadeniz Teknik Üniversitesi T p Fakültesi, Kardiyoloji Anabilim Dal, Trabzon Amaç: C- reactive protein (CRP), inflamasyonun sensitif fakat nonspesifik bir göstergesidir. CRP nin, akut miyokard infarktüsü (AM ) geçiren hastalarda yükseldi i ve yüksek CRP düzeylerinin hastal n prognozunu olumsuz olarak etkiledi i bilinmektedir. Di er taraftan fibrinolitik tedavi uygulanan ST segment elevasyonlu AM li hastalarda k sa ve uzun dönem prognozun iyi oldu u yap lan çal flmalarla gösterilmifltir. Çal flmam zda AM tan s alarak fibrinolitik tedavi uygulanan hastalarda, reperfüzyon olan ve olmayan gruplar aras nda CRP düzeyleri bak m ndan farkl l k olup olmad n araflt rd k. Yöntem: Çal flmaya AM tan s ile koroner yo un bak m ünitesine kabul edilen, yafl ortalamas 58±10, 61 erkek, 9 kad n toplam 70 hasta al nd. Hastalar n tümüne fibrinolitik tedavi uyguland. Reperfüzyon kriteri olarak: dk da toplam ST segment yükselmesinin %50 düzeyinde rezolüsyon göstermesi. 2. CK n n 12 saatte pik yapmas. 3. CK-MB, Troponin T veya miyoglobinin 60. dk daki de erinin, bazal de ere oran n n 5 düzeyinde olmas. 4. A r n n tamamen geçmesi kullan ld. ki kriterin mevcudiyeti reperfüzyon lehine de erlendirildi. Hastalar reperfüzyon gözlenen (grup I) ve gözlenmeyenler (grup II) olmak üzere 2 gruba ayr ld. Tüm hastalardan fibrinolitik tedavi sonras al nan venöz kandan CRP düzeyleri bak ld. Bulgular: Grup I de; yafl ortalamas 58±9 olan, 31 i erkek, 7 si kad n toplam 38, grupii de; yafl ortalamas 58±11 olan, 30 u erkek, 2 i kad n toplam 32 hasta vard. Gruplar aras nda yafl, cinsiyet, hipertansiyon, sigara kullan m, diabetes mellitus, aile öyküsü, hiperlipidemi, AM lokalizasyonu, verilen fibrinolitik tedavinin çeflidi, fibrinolitik tedavi verilene kadar geçen süre bak m ndan farkl l k yoktu (p>0.05). Total kolesterol, LDL-kolesterol, HDLkolesterol, trigliserid düzeyleri gruplar aras nda benzerdi (p>0.05). CRP düzeyleri ise reperfüzyon gözlenenlerde daha düflüktü. CRP düzeyleri grup I de 3.6±8.4, grup II de ise 6,6±8,4 (p=0.001) idi. Sonuç: ST segment elevasyonlu AM sonras fibrinolitik tedavi uygulanan hastalarda, CRP düzeyleri baflar l reperfüzyon gözlenen grupta, reperfüzyon gözlenmeyen gruba göre daha düflük bulundu. Ancak bu konu ile ilgili daha fazla say da hasta ile yap lm fl çal flmalara ihtiyaç vard r. P-15 RAT LARDA KRON K ALKOL ZM N PLATELET AGREGASYONUNA ETK S Oben Baysan, Kürflat Kaptan, Kürflad Erinç, Tayyibe Coflkun, Hakan Kay r, Mehmet Uzun, Tayfun Uzbay, Cengiz Beyan, Ersoy Ifl k Gülhane Askeri T p Akademisi, Kardiyoloji Anabilim Dal, Ankara Platelet agregasyonu thrombus patofizyolojisinde stroke ve miyoard infarktüsü gibi klinik olaylara yol açarak önemli rol oynamaktad r. Orta derecede alkol tüketimi koroner arter hastal insidans ve mortalitesinde azalma ile beraber olmas na ra men a r alkol tüketiminde bu de erler art fl göstermektedir. Bu çal flmada in vivo olarak kronik alkol tüketimine maruz b rak lan ratlardaki platelet agregasyonu de iflikliklerinin ortaya konmas amaçlanm flt r. 14 yetiflkin erkek Wistar rat çal flmaya al nd. Ratlar iki gruba ayr ld. 8 rata modifiye edilmifl s v diyet yolu ile 21 gün sure ile alkol verildi (7.2%, v/v). 6 rat ise kontrol grubunu oluflturdu ve alkol içermeyen s v diyete tabii tutuldu. 21 gün sonunda ratlara ketamin anestezisi uyguland (1-2 mg kg- 1). Antikoagüle kan rat kalbine girilerek sodium sitrat içeren tüplere al nd (3.8% w/v, 9:1 v/v). Platelet aggregasyonu tam kanda ADP (1, 2, ve 5mM final kondantrasyonda) ve kollajen (1, 2 ve 5 mg/ml ile ) ile tetiklenerek ölçüldü. 21 günlük alkol tüketimi ile platelet agregasyonu, alkolik ratlarda alkolik olmayanlara göre kollajenle yaln zca 2 ve 5 mg/ml dozlar nda istatiksel olarak anlaml inhibisyon gösterdi (s ras yla p<0,006 ve p<0,042) ADP aç s ndan ise yaln zca 5mM konsantrasyonunda anlaml platelet agregasyonu inhibisyonu gözlendi (p<0,004). Sonuçlar m z s v diyetle kronik alkol tüketimi gerçeklefltirilen ratlarda tam kanda platelet agregasyonun inhibe oldu unu göstermektedir. Bununla beraber bu inhibisyonun klinik olarak anlam n ortaya koymak için di er hemostatik parametreleri de içeren daha genifl ölçekli çal flmalara ihtiyaç bulunmaktad r. P-14 OLGU SUNUSU: AYN HASTADA DUAL SA KORONER ARTER(RCA) VE DUAL SOL ÖN NEN ARTER (LAD) Cenk Conkbay r, Yusuf Atmaca, Eralp Tutar Ankara Üniversitesi T p Fakültesi, Kardiyoloji Anabilim Dal, Ankara Girifl: Literatürde dual LAD bulunan hasta say s oldukça az olup, bugüne dek dual RCA olgusuna rastlanmam flt r. Bu yaz da literatürde ilk kez hem dual LAD, hem de dual RCA ya sahip bir olgu sunulmaktad r. Olgu Sunumu: Hastaneye baflvurmadan 6 gün önce Non ST elevasyonlu MI öyküsü olan 60 yafl ndaki erkek hastan n soy geçmiflinde önemli bir özellik yoktu. Özgeçmiflinde sigara içme ve sistemik hipertansiyon vard. Fizik muayenesinde ve rutin laboratuvar incelemelerinde bir anormallik saptanmad. Elektrokardiyografisinde inferior derivasyonlar nda T negatiflikleri saptand. Post MI angina tarifleyen hastaya koroner anjiografi yap ld. Sol ön inen arter k sa bir segment sonra septal ve diagonelleri veren 2 ayr dala ayr larak dual olarak sonland. Diagonelleri veren LAD ortada %40 darl k izlendi. Birinci diagonel, 2 mm çapta olup ortada %70 darl k saptand. Ana koroner arterde ve septalleri veren LAD de lezyon yoktu. Circumflex arterin çap 1,5 mm olup, distalinde %70-%70-%70 ard fl k darl klar saptand. Bunlara ek olarak literatürde ilk kez RCA n n k sa bir segment sonra dual olarak seyretti i saptand. Sa ventriküle yönlenen RCA n n distal çap 1 mm olup ortada %70 darl k izlendi. Damar çap ince olmas nedeniyle perkütan giriflim yap lmayan hasta medikal tedavisi düzenlenerek 6 gün sonra taburcu edildi. Tart flma: Literatüre göre, koroner anjiografi yap lan hastalar n %1-2 sinde çeflitli koroner anomali görülmektedir. Koroner anomaliler, kan ak m na ba l de iflikliklere neden olarak ani ölüm, miyokard iskemisi ve akut miyokard infarktüsüne sebep olabilir. Literatürde dual LAD olgusu nadir olup bunun d fl nda dual RCA olgusu olarak ilk kez sunulmaktad r. Koroner arter ç k fl ve seyir anomalilerinin aterosklerotik koroner arter hastal s kl n art r p art rmad tart flmal bir konudur. Bizim olgumuzda yayg n ateroskleroz olmas ve anomali bulunmayan circumflex arterde de darl klar saptanmas nedeniyle lezyonlar ile anomali aras nda ba lant oldu unu iddia edebilmek mümkün de ildir. Sonuç: Dual LAD ve dual RCA literatürde ilk kez sunulmaktad r ve anomaliye ek olarak ateroskleroz efllik etmektedir. P-16 AKUT KORONER SENDROMLU HASTALARDA M KROALBÜM NÜR LE KORONER ANJ OGRAF BULGULARI ARASINDAK L fik Asife fiahinarslan, Atiye Çengel, Kaan Okyay, Yusuf Tavil, Hüseyin Yaz c, Bülent Boyac Gazi Üniversitesi T p Fakültesi, Kardiyoloji Anabilim Dal, Ankara Amaç: Yap lan klinik çal flmalarda akut koroner sendromlarda, plazma beyin natriüretik peptid (BNP) düzeyinin artt ve BNP nin prognozu tahmin etmede oldukça de erli oldu u saptanm flt r. Akut koroner sendromlarda BNP nin ventrikül disfonksiyonundan ba ms z olarak artt düflünülmesine ra men, stabil koroner arter hastal olanlarda BNP nin, kronik iskeminin ciddiyetini gösterip göstermedi i bilinmemektedir. Biz bu çal flmada, plazma BNP düzeyi ile koroner arterlerdeki ateroskleroz yükü aras nda iliflki olup olmad n belirlemeyi amaçlad k. Yöntem: Klini imizde koroner arter hastal flüphesi ile koroner anjiyografi uygulanan 69 hastada ifllem öncesi BNP ölçüldü. Tüm hastalara ekokardiyografi yap larak sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu hesapland. Koroner anjiyografi sonras, koroner arterlerdeki ateroskleroz derecesi skorland. Skorlama için; koroner arterler segmentlere (sol ana koroner arter, LAD proksimal segment, LAD orta segment, LAD distal segment, sirkumfleks arter proksimal segment, sirkumfleks arter distal segment, sa koroner arter proksimal segment, sa koroner arter distal segment, posterior desendan arter) ayr ld. Herbir segmentdeki aterosklerotik tutuluma 0-3 aras de erler verildi (0, normal; 1, %1-%69 darl k; 2, %70-%99 darl k; 3, tam t kan kl k). Her hasta için toplam ateroskleroz skoru hesapland. Bulgular: Çal flmaya 69 hasta al nd. Bunlar n 42 si erkek (%69.3), 27 si kad nd (%39.7). Hastalar n yafl ortalamas 59.5 ± 11.3 olarak saptand. 42 hasta da hipertansiyon (%61.8) ve 20 hasta da diabetus mellitus (%29.4) vard. Ortalama kan üre nitrojeni ve kreatinini s ras yla 17.9 ± 8.2 mg/dl ve 1.0 ± 0.3 mg/dl olarak bulundu. Tüm hastalar n ortalama BNP düzeyi ise 85.2 ± 48.1 pg/dl idi. BNP düzeyine göre hastalar BNP<40 pg/dl, BNP = pg/dl aras nda ve BNP>80 pg/dl olacak flekilde üç grupta incelendi. BNP<40 pg/dl olan grubun ortalama (n = 7) ateroskleroz skoru 4.1 ± 3.2; BNP pg/dl olan grubun (n = 35) skoru 3.2 ± 2.8 ve BNP>80 pg/dl olan grubun (n = 26) skoru 4.9 ± 3.1 olarak bulundu. Her üç grubun ateroskleroz skoru aras nda anlaml fark bulunmad (p = 0.099). Sonuç: Bu çal flmada koroner arter hastal flüphesi ile koroner anjiyografi yap lan, kalp yetmezli i olmayan stabil hastalarda, plazma BNP düzeyi ile koroner arterlerdeki lezyon yayg nl aras nda bir iliflki olmad anlafl lm flt r. Bu bulgular, daha önce yap lan çal flmalarla, akut koroner sendromlarda gösterilen BNP yüksekli inin, kronik iskemiden ziyade; akut iskeminin yol açt ventrikül disfonksiyonuna ba l oldu unu düflündürmektedir. 454

5 ve Dislipidemi P-17 KARARSIZ ANG NA PEKTOR S HASTALARINDA TROMBOS T AKT VASYONUNUN YEN B R GÖSTERGES OLARAK ARTMIfi PLASMA SOLUBLE GL KOPROTE N V DÜZEY Enver Atalar, brahim Haznedaro lu*, Harun K l ç, Necla Özer, Ercan Öztürk, Serdar Aksöyek, Kenan Övünç, fierafettin Kiraz*, Ferhan Özmen Hacettepe Üniversitesi T p Fakültesi, Kardiyoloji Anabilim Dal, Hematoloji Bölümü*, Ankara Amaç: Akut koroner sendromlar n patobiyolojisinde trombosit hiperreaktivitesi önemlidir. Glikoprotein V (GPV), trombositlerde bulunan integral membran proteinidir ve arter duvar na, vwf/shear ba ml trombosit adezyonunda Ib-V-IX reseptörü olarak rol al r. Solubl GPV, aterosklerozda trombosit aktivasyonunu gösteren en yeni göstergelerdendir. Çal flmadaki amac m z, karars z angina pektoris hastalar nda sgp-v düzeylerini incelemekdir. Yöntemler: Çal flmaya son alt saat içinde; istirahatte >20 dakika gö üs a r s olan, EKG de ST segment depresyonu ve/veya T dalga inversiyonu saptanan ve kardiyak troponin T düzeylerinde art fl olmayan 21 hasta (15 erkek, yafl ortalamas 52±7) dahil edildi. Hastalardan acil poliklini ine baflvuru s ras nda venöz kan örnekleri al nd. Tüm hastalarda koroner anjiyografik olarak önemli koroner arter hastal oldu u gösterildi. Kontrol grubu olarak, yafl ve cinsiyet uyumlu 20 sa l kl bireyden (14 erkek, yafl ortalamas 48±7) kan örnekleri al nd. Her iki grup aras nda cinsiyet, obesite, sigara içimi, plasma lipid düzeyleri ve trombosit say lar ars nda fark yoktu. Bulgular: Plazma sgp-v konsantrasyonu karars z angina pektoris hastalar nda (126±46 ng/ml), sa l kl bireylere göre (82±15 ng/ml) anlaml olarak yüksek bulundu (p=0,01). Sigara içen karars z angina pektorisli hastalarda sgp-v düzeyi, içmeyenlerden anlaml olarak yüksek bulundu (p=0,02) ve plasma sgp-v düzeyi ile sigara içimi aras nda anlaml iliflki oldu u saptand (r=0,526, p=0,001). Sonuç: Trombosit aktivasyonunu yans tan yeni bir gösterge olan sgp-v konsantrasyonu, karars z angina pektoris hastalar nda yüksektir. Sigara içilmesi, karars z angina pektoris hastalar nda, trombosit aktivasyonunu art rmaktad r. P-18 PERKÜTAN KORONER G R fi M N ERKEN DÖNEMDE AKIMLA UYARILAN BRAK YAL ARTER D LATASYONU ÜZER NE ETK S Selçuk Pala, Mustafa Akçakoyun, Ramazan Karg n, Yunus Emiro lu, Mustafa Bulut, Hekim Karap nar, Cevat K rma Kofluyolu Kalp E itim ve Araflt rma Hastanesi, Kardiyoloji, stanbul Girifl ve Amaç: Perkütan koroner giriflim ile yap lan vasküler travman n CRP düzeylerinde art fla neden oldu u bir kaç çal flma ile gösterildi. Ancak perkütan koroner giriflim sonras CRP art fl n n endotel fonksiyonlar üzerine etkisi henüz araflt r lmam flt r. Bu nedenle kararl angina pektorisi olan ve bazal enflamasyonu olmayan olgularda PKG sonras CRP düzeylerinde art fl olup olmad ve varsa bunun ak mla uyar lan vazodilatasyonu (AUV) bozup bozmad n araflt rd k. Materyal ve Metod: Son bir y l içerisinde akut koroner sendrom yaflamam fl, klinik ve labratuvar bulgular fl nda kararl anjina pektoris tan s alm fl, sistemik enflamasyona yol açacak herhangi hastal olmayan, bazal CRP düzeyleri düflük olan, oluflabilecek sistemik enflamasyonu bask layacak herhangi bir ilaç almayan ve koroner anjiografi sonucunda perkütan koroner giriflim planlanan hastalar çal flmaya al nd. PKG sonras miyokart enfarktüsü, serebral iskemik hastal k, periferik arter iskemisi veya embolisi, giriflim yerinde (inguinal bölge) hematomu geliflen hastalar çal flmadan ç kart ld. Çal flma 10 kad n ve 30 erkekten oluflan toplam 40 hasta (yafl 56 ±10,3) ile tamamland. PKG nin sistemik enflamasyona yol aç p açamad n saptamak için koroner anjiografiden bir hafta sonra ve PKG den iki gün sonra plazmada yüksek duyarl l kl CRP (yd-crp) ölçümü yap ld. Sistemik enflamasyonun göstergesi olarak kabul edilen yd-crp düzeylerinin ölçüldü ü günlerde brakiyal arterden ultrasonografik yöntemle AUV ölçümleri yap ld. Bulgular: Perkütan koroner giriflim sonras kan CRP düzeylerinde belirgin art fl izlendi. PKG öncesi (0,243 ± 0,105 mg/dl) ve sonras (0,434 ± 0,130 mg/dl) CRP de erleri aras ndaki bu fark istatistiksel olarak anlaml bulundu (P <0,0001). PKG sonras AUV miktar nda azalma saptanm flt r. AUV %7,5 den % 7,1 e düflmüfltür. Fakat bu azalma istatistiksel olarak anlams zd r (P=0,4). Perkütan koroner giriflim öncesi plazma CRP düzeyleri ile AUV aras nda korelasyon saptanmad (r=-0,14 p>0,05) Sonuç: Bazal plazma CRP de erleri düflük olan ve komplikasyonsuz perkütan koroner giriflim yap lan karal angina pektorisli olgularda ifllem sonras CRP düzeylerinde hafif art fllar olmakla birlikte bu art fllar n AUV yi bozacak düzeyde olmad gösterilmifltir. P-19 AKUT M YOKARD NFARKTÜSÜ BAfiLANGIÇ ZAMANI LE PROTROMB N MUTASYON L fik S Merih Baykan, Remzi Y lmaz*, Cihan Örem, Hasan Kasap, Turan Erdo an, Sami Kart **, Mustafa Gökçe*, fiükrü Çelik Karadeniz Teknik Üniversitesi T p Fakültesi, Kardiyoloji Anabilim Dal, Harran Üniversitesi T p Fakültesi, Kardiyoloji Anabilim Dal, fianl urfa* Karadeniz Teknik Üniversitesi T p Fakültesi**, Trabzon Amaç: Akut miyokard infarktüsü (AM ) nün 6:00 ile 12:00 saatleri aras nda daha s k görüldü ü bildirilmifltir. Bu durum sempatik sinir sistemindeki sirkadiyen varyasyon, kan bas nc ve kalp h z de ifliklikleri, hemostatik durumdaki anormalliklerle iliflkili olabilir. Protombin mutasyonu olan hastalarda arteriyel tromboz s kl n n artt bildirilmektedir. Çal flmam zda AM bafllang ç zaman na göre hastalar 2 gruba ayr larak gruplar aras nda Protrombin mutasyonu bak m ndan farkl l k olup olmad n araflt rd k. Yöntem: Çal flmaya AM tan s ile koroner yo un bak m ünitesine kabul edilen, yafl ortalamas 58±10, 43 erkek, 19 kad n toplam 62 hasta al nd. Hastalar AM bafllang ç saati 6:00 ile 12:00 aras nda olanlar grup 1, AM günün di er saatlerinde geliflenler grup II olmak üzere iki gruba ayr ld. Protrombin mutasyonu PCR metodu ile belirlendi. Bulgular: Grup I de; yafl ortalamas 61±11 olan, 16 erkek, 8 si kad n toplam 24, grupii de; yafl ortalamas 56±8 olan, 27 i erkek, 11 i kad n toplam 38 hasta vard. Grup I deki hastalar n yafl ortalamas (p=0.03) ve hipertansiyon s kl daha fazla (p=0.03) idi. Gruplar aras nda cinsiyet, sigara kullan m, diabetes mellitus, aile öyküsü, hiperlipidemi, AM lokalizasyonu bak m ndan farkl l k yoktu (p>0.05). Protrombin mutasyonu grup 1 de 1, grup II de ise 7 hastada tespit edildi. Bu fark istatistiksel olarak anlaml de ildi (p>0.05). Sonuç: Protrombin mutasyonu, saat 6:00-12:00 aras nda ve günün di er saatlerinde AM geçiren hastalarda benzer olarak bulundu. P-20 D ABETIK OLMAYAN AKUT KORONER SENDROM GEÇ REN HASTALARIN BOZULMUfi AÇLIK KAN GLUKOZU LE KALP YETMEZL ARASINDAK L fik S Mohammed Habeb, Hakan Erkan, Firdeusi brahimov*, brahim Halil Bayrak, Ferit Aliyev, M. Bülent Vatan, M. Tar k A aç, Gökmen Bellur stanbul Üniversitesi Cerrahpafla T p Fakültesi, stanbul Ondokuz May s Üniversitesi T p Fakültesi, Kardiyoloji Anabilim Dal, Samsun* Amaç: Akut koroner sendrom sonras nda diyabetik hastalarda, diyabetik olmayanlara göre kardiyovasküler mortalite 2-4 kat daha fazla oldu unu bilinmektedir. Bu çal flman n amac, Amerikan Diyabet Birli i s n fland rmas na göre bozulmufl açl k glukozu (açl k kan flekeri mg/dl) olan hastalarda, normal açl k glukozu (açl k kan flekeri < 100 mg/dl) olan hastalara göre kalp yetersizli i geliflme ins dans araflt rmaktayd. Metod: Akut koroner sendrom geçiren 148 hasta, geliflten sonraki ilk sabahta açl k kan flekerleri ölçüldü. Amerikan Diyabet Birli i s n fland rmas na göre bozulmufl açl k glukozu açl k kan flekeri mg/dl ve normal açl k glukozu açl k kan flekeri < 100 mg/dl olarak de erlendirildi. kan flekeri düzeyi > 126 mg/dl olan hastalar çal flma d fl b rak ld. Kalp yetersizli i killip s n fland rlmas na göre s n fland r ld. Bulgular: Hastalar n ortalama yafllar : 58±13, hastalarda kolesterol, LDL, HDL, trigliserid, hipertansyon aç s ndan iki grup aras nda anlaml bir fark yoktu. 71 (%48) hastada normal açl k glukozu ve 77 (%52) hastada bozulmufl açl k glukozu saptand. killip s n fland r lmas na göre I/II/III Kalp yetersizli i normal açl k glukozu olan hastalarda 68/3/0, bozulmufl açl k glukozu olan hastalarda ise 65/9/3 (p: 0.03) Sonuç: Akut koroner sendrom geçiren, diabetik olmayan hastalar n bozulmufl açl k glukoz olan hastalarda, normal açl k glukozu olan hastalara göre kalp yetersizli i geliflmesi anlaml olarak daha yüksek saptand. 455

6 ve Dislipidemi P-21 STAT NLER N KORONER KOLLATERAL GEL fi M ÜZER NE ETK S rem Dincer*, Aydan Ongun*, Sibel Turhan, Ça dafl Özdol*, Cetin Erol* Atatürk Üniversitesi T p Fakültesi, Erzurum Ankara Üniversitesi T p Fakültesi*, Ankara Amaç: Koroner kollateral gelifliminin koroner arter hastal n n prognozunu olumlu etkiledi i bilinmektedir. Deneysel baz çal flmalarda HMG-CoA redüktaz inhibitörlerinin (statinler) anjiyogenezi stimüle etti i gösterilse de bu konuda yap lan az say da klinik çal flman n sonuçlar çeliflkilidir. Materyal Metod: Çal flmaya koroner anjiyografisinde en az bir koroner arterinde %95 ve üzeri darl k veya total okluzyonu olan 312 ard fl k hasta (239 erkek, 73 kad n, ortalama yafl 62.4 ± 10.3) al nd. Koroner kollateral geliflimi Cohen-Rentrop skorlama metodu ile de erlendirildi. Hastalar n demografik özellikleri, koroner arter risk faktörleri, klinik prezentasyonlar ve kulland klar ilaçlar n koroner kollateral geliflimi üzerine etkileri araflt r ld. Tek de iflkenli analizde kronik böbrek yetmezli i, geçirilmifl koroner arter by-pass cerrahisi, stabil angina pektoris ve statin kullan m koroner kollateral geliflimini belirlemede etkili parametreler olarak bulundu (tablo). Çok de iflkenli analizde ise sadece stabil angina pektoris (p<0.0011, OR (%95 CI) 3.1 ( )) ve statin kullan m n n (p=0.001, OR (%95 CI) 3.1 ( )) koroner kollateral geliflimini artt rd gözlendi. Sonuç: Ciddi koroner arter hastal nda, statin kullan m koroner kollateral geliflimini olumlu etkilemektedir. Grade I-II Grade III-IV Kollateral (n=151) Kollateral (n=160) p Cinsiyet (Erkek) Yafl 62 ± ± Diabetes Mellitüs Hipertansiyon Sigara içimi Geçirilmifl KABC < MI hikayesi Kronik böbrek yetmezli i Stabil angina pektoris < Statin kullan m < EF (%) 49 ± ± 15 P-22 EGZERS Z STRES TEST NDE KALP HIZI GER DÖNÜfiÜNÜN KORONER ARTER HASTALI I TANISINDAK ÖNEM U ur Yuvanç, Dilek Yeflilbursa, Kemal Karaa aç, Ertu rul Mehmeto lu, Yelda Saltan, Ahmet Yener Odabafl, Osman Ak n Serdar, Jale Cordan Uluda Üniversitesi T p Fakültesi, Kardiyoloji Anabilim Dal, Bursa Amaç: Kardiyovasküler sistem regülasyonunda otonom sinir sistemi öenmli bir rol oynamaktad r. Otonom sinir sistem aktivitesine ba l olarak recovery periodundaki kalp h z düflüflünün koroner arter hastal n öngördü üne dair birbiriyle çeliflen yay nlar vard r. Bu çal flmay egzersiz stres testinde recovery periyodunda kalp h z geri dönüflünün koroner arter hastal varl n öngörme de erini araflt rmak için planlad k. Gereç ve Yöntem: Kardiyoloji poliklini ine gö üs a r s flikayetiyle baflvuran 415 hasta çal flmaya al nd. Hastalara Bruce protokolüne göre egzersiz stres testi ve koroner anjiyografi uyguland. Olgularda egzersiz stres testinde recovery periyodunun birinci, ikinci, üçüncü dakikalar n n sonunda toplam kalp h z düflüflü ve ayr ca ikinci ve üçüncü dakikalar içindeki kalp h z düflüflü incelendi. Bu de erlerin koroner arter hastal varl n öngörmedeki de eri araflt r ld. Bulgular: 276 hastada önemli koroner arter hastal, 139 hastada normal koroner arterler tesbit edildi. Hastalar n birinci, ikinci dakika sonundaki ve ikinci dakika içindeki kalp h z düflüflünün koroner arter hastal n öngörme aç s ndan anlaml oldu u saptand. Daha önceki çal flmalarda da kabul edilen birinci dakika sonunda kalp h z düflünün kesim de eri 12 olarak kabul edildi inde duyarl l k %51, özgüllük %79 olarak saptand. Sonuç: Koroner arter hastal n n varl n öngörmede birinci, ikinci dakika sonundaki ve ikinci dakika içindeki kalp h z düflüflünün anlaml oldu u saptand. Kalp h z düflüflünün de erlendirilmesinin egzersiz testine ek katk lar sa layabilece i kan s na var ld. Koroner arter hastal varl ve yoklu undaki kalp h z düflüfl de erlerinin karfl laflt r lmas KHD1 KHD2* KHD2 KHD3* KHD3 KAH yok 13,7±1,8 22,9±2,0 36,5±3,1 14,8±5,0 50,9±5,1 KAH var 12,3±2,3 21,8±2,9 34,2±3,7 14,7±5,3 51,1±4,5 p de eri <0,001 <0,001 <0,001 AD AD KHD 1: Recovery periodundaki birinci dakikadaki kalp h z düflüflünün de eri KHD 2*: Recovery periodundaki ikinci dakika içindeki kalp h z düflüflünün de eri KHD 2: Recovery periodundaki ikinci dakikadaki kalp h z düflüflünün de eri KHD 3*: Recovery periodundaki üçüncü dakika içindeki kalp h z düflüflünün de eri KHD 3: Recovery periodundaki üçüncü dakikadaki kalp h z düflüflünün de eri AD:anlaml de il P-23 KORONER ARTER EKTAZ LER NDE NFLAMASYON Hale Yaka Y lmaz, Gülflah Tayyareci, Ufuk Gürkan, Mehtap fiiflman, Burak Tangürek, Recep Asiltürk, Gül Bozdemir*, Dilek fiimflek, Ayd n Ça l Siyami Ersek Gö üs Kalp Damar Cerrahisi Merkezi, Kardiyoloji, stanbul SSK zmir E itim Hastanesi*, zmir Amaç: Koroner arter ektazi (CAE), koroner arterin anormal olarak genifllemesidir. Yaklafl k %50 si koroner aterosklerozla beraberdir. Koroner arter hastal ile olan yayg n birlikteli inden yola ç karak, bu çal flmada inflamasyonun koroner ektazideki rolü, ektazik olgularda inflamasyonun koroner arter darl oluflumu aç s ndan önemi de erlendirilecektir. Yöntemler: Angina ile merkezimize baflvuran ve koroner anjiografisi yap lan, izole ektazili 13 hasta (Grup 1), ektazi ile beraber koroner arter darl (KAH) olan kararl anginal (SAP) 11 hasta (Grup 2), CAE ve KAH olan karars z anginal (USAP) 12 hasta (Grup 3), KAH ve SAPolan 10 hasta (Grup 4), KAH ve USAP olan 8 hasta (Grup 5), normal koroner arter saptanan 13 hasta (Grup 6) olmak üzere toplam 67 hasta çal flmaya al nd. CAE, koroner arterin normal komflu segmente oranla 1,5 kat ve daha fazla genifllemesi olarak tan mland. KAH olarak % 50 ve daha fazla koroner darl olanlar çal flmaya al nd. Bütün hastalar n fibrinojen, ICAM-1, VCAM-1 düzeyleri ve sedimentasyon h zlar de erlendirildi. Verilerin de erlendirilmesinde Kruskal Wallis testi, Dunn s çoklu karfl laflt rma testi, ki-kare testi kullan ld. Sonuçlar anlaml l k p<0,05 düzeyinde de erlendirildi. Bulgular: Klinik özellikler ve risk faktörleri yönünden gruplar benzer özellikteydi. Sedimentasyon h zlar aras nda gruplar aras nda anlaml farkl l k yoktu. zole ektazili (Grup 1) hastalar normal koroner arterli (Grup 6) hastalar ile karfl laflt r ld nda ICAM-1 ve VCAM-1 de erleri Grup 1 de anlaml olarak yüksek bulundu (ICAM-1 762,50± 4,54 vs 635,38± 7,14 p<0,05; VCAM ,83±1246,87 vs 647,62±189,62 p<0,05).grup 1 ile 4 karfl laflt r ld nda ICAM-1, VCAM-1 düzeyleri Grup 1 de daha yüksekti (ICAM-1 762,50±64,54 vs 561,00±146,70 p<0,01; VCAM ,83±1246,87 vs 674,50±169,91 p<0,05). Grup 2 nin Grup 4 ile yap lan karfl laflt rmas nda Grup 2 deki fibrinojen yüksekli i istatistiksel olarak anlaml yd (383,17 ±115,78 vs 286,30 ±51,75 p<0,05). Grup 3 ile 4 ün karfl laflt r lmas nda ICAM-1 VCAM-1 de erleri Grup 3 te daha yüksekti (ICAM-1 738,33±126,62 vs 561,00±146,70 p<0,01; VCAM ,67±911,73 vs 674,50±169,91 p<0,05). Sonuç: Bu çal flmada koroner arter ektazilerinde ICAM-1, VCAM-1, fibrinojen gibi inflamasyon markerlar kullan larak, CAE ile inflamasyon aras nda anlaml bir ba lant oldu u ortaya konulnufltur. P-24 STAB L ANG NA PEKTOR S TANISIYLA HOSP TAL ZE ED LEN HASTALARDA METABOL K SENDROM SIKLI I Burcu Demirkan, Mehmet Birhan Y lmaz, Ümit Güray, Yeflim Güray, Hakan Altay, Emre Nuri Günel, Hatice fiaflmaz, fiule Korkmaz Türkiye Yüksek htisas Hastanesi, Kardiyoloji Klini i, Ankara Metabolik sendrom (MS) ATP III te tan mlanan ve atherosklerotik lipid profilinin efllik etti i, temelinde insülin rezistans n n yatt bir sendromdur. ATP III e göre Kan bas nc > 130/80 mmhg, Açl k plazma glukozu>110 mg/dl, HDL düflüklü ü (kad n <50, erkek < 40 mg/dl), trigliserid yüksekli i (>150 mg/dl) ve bel çevresinin erkeklerde 102 kad nlarda 88 santimetreden fazla olmas MS komponentleri olarak bilinir ve 3 veya daha fazlas n n bir arada oldu u durumlar MS olarak tan mlan r. MS nin yüksek risk belirleyicisi ve olumsuz kardiyovasküler sonlan mlarla iliflkisi oldu u son çal flmalarla ortaya konulmaktad r. Türk toplumu baz kardiyovasküler risk faktörleri aç s ndan dünyada farkl yere sahiptir. Stabil angina pektorisi olan olgularda MS komponentlerini ve bu parametrelerin klini e yans mas n araflt rmay planlad k. Materyal&Metot: Stabil angina pektoris tan s yla klini imize yat r lan ard fl k 264 hastay (151 erkek, 113 kad n, ortalama yafl: 58) MS komponentleri aç s ndan inceledik. Tan sal ifllemler ard ndan uygulanan tedavi yaklafl mlar n, koroner arter hastal risk faktörleri ile iliflkisini de erlendirdik. Bulgular: Bel çevresi kriteri hastalar n %54.2 sinde, kan bas nc kriteri %43.6 s nda, plazma glukozu kriteri %35.6 s nda, HDL kriteri %53.8 inde, trigliserid kriteri %45.5 inde tespit edildi. Cinsiyete göre bak ld nda bel çevresi, kan bas nc ve HDL kriteri istatistiksel anlaml farkl l klar gösteriyordu (Tablo 1). Hastalar n %7.6 s nda hiçbir kriter yokken (n=20), %3 hastada kriterlerin tümü mevcuttu (n=8). MS, kad nlarda erkeklere oranla istatistiksel anlaml olacak flekilde daha s k tespit edildi (%64.6- %31.1, p<0.001). MS (+) bireylerin ortalama yafl MS (-) olanlara oranla daha fazlayd (60±10, 55±11 y l, p<0.001). MS tan s alan bireylerde MS tan s alan bireylerin total kolesterol/hdl kolesterol oran atherosklerotik e ilimi yans tacak biçimde daha olumsuzdu (5.3±1.4, 4.4±1.3, p<0.001). Anjiyografik olarak gösterilmifl ciddi koroner arter hastal MS (+) bireylerde MS (-) olan bireylere oranla daha s k tespit edildi (%66.4, %49.6, p=0.008). Stabil angina pektorisli hasta grubunda MS tan s alm fl olmak ciddi koroner arter hastal na sahip olma riskini 2 kat artt r yordu (Odds ratio, % 95 güven aral ). Sonuç: MS, stabil angina pektorisli hastalarda s k karfl lafl lan bir durumdur. Özellikle Türk toplumu için kad nlar n daha fazla risk alt nda bulundu u söylenebilir. Mevcut durumda daha etkin mücadele yöntemlerine ihtiyaç vard r. Tablo 1. Cinsiyete göre metabolik sendrom komponentleri Kad n Erkek p Bel çevresi kriteri 92/113 51/151 <0.001 HDL kriteri 71/113 71/ Trigliserid kriteri 51/113 69/151 AD Kan bas nc kriteri 66/113 49/151 <0.001 Plazma glukoz kriteri 46/113 48/151 AD 456

PERİTON DİYALİZİ HASTALARINDA AKIM ARACILI DİLATASYON VE ASİMETRİK DİMETİLARGİNİN MORTALİTEYİ BELİRLEMEZ

PERİTON DİYALİZİ HASTALARINDA AKIM ARACILI DİLATASYON VE ASİMETRİK DİMETİLARGİNİN MORTALİTEYİ BELİRLEMEZ PERİTON DİYALİZİ HASTALARINDA AKIM ARACILI DİLATASYON VE ASİMETRİK DİMETİLARGİNİN MORTALİTEYİ BELİRLEMEZ Sami Uzun 1, Serhat Karadag 1, Meltem Gursu 1, Metin Yegen 2, İdris Kurtulus 3, Zeki Aydin 4, Ahmet

Detaylı

Prof. Dr. Binali MAVİTAŞ Dicle Üniverstiesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi A.D.

Prof. Dr. Binali MAVİTAŞ Dicle Üniverstiesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi A.D. Prof. Dr. Binali MAVİTAŞ Dicle Üniverstiesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi A.D. Endotel zedelenmesi ATEROSKLEROZ Monositlerin intimaya göçü Lipid yüklü makrofajlar Sitokinler İntimaya kas h. göçü

Detaylı

VAKA SUNUMU. Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi

VAKA SUNUMU. Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi VAKA SUNUMU Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi ÖYKÜ 58 yaşında, erkek hasta, emekli memur, Ankara 1989: Tip 2 DM tanısı konularak, oral antidiyabetik

Detaylı

Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım

Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri Sık Görülen Kardiyolojik Sorunlarda Güncelleme Sempozyum Dizisi No: 40 Haziran 2004; s. 69-74 Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım Prof. Dr. Hakan

Detaylı

KORONER ARTER HASTALIĞINDA BETA BLOKERLER GÖZDEN DÜŞÜYOR MU?

KORONER ARTER HASTALIĞINDA BETA BLOKERLER GÖZDEN DÜŞÜYOR MU? KORONER ARTER HASTALIĞINDA BETA BLOKERLER GÖZDEN DÜŞÜYOR MU? TABİ Kİ HAYIR, HER HASTAYA VERMELİYİZ DR. SABRİ DEMİ RCAN Beta Blokerler Adrenerjik reseptörler katekolaminler tarafından stimüle edilen G-protein

Detaylı

Acil Serviste NSTEMI Yönetimi. Dr. Özer Badak

Acil Serviste NSTEMI Yönetimi. Dr. Özer Badak Acil Serviste NSTEMI Yönetimi Dr. Özer Badak Sağ koroner Arter (RCA) Sol sirkumfleks Arter (LCx) Sol ön inen koroner arter (LAD) OLGU 3 Ö. Badak BAŞVURU Göğüs ağrısı / göğüste rahatsızlık hissi Bay Mehmet

Detaylı

Metabolik Sendrom Tanı Tedavi Dr. Abdullah Okyay

Metabolik Sendrom Tanı Tedavi Dr. Abdullah Okyay Metabolik Sendrom Tanı Tedavi Dr. Abdullah Okyay Metabolik Sendrom İnsülin direnci (İR) zemininde ortaya çıkan Abdominal obesite Bozulmuş glukoz toleransı (BGT) veya DM HT Dislipidemi Enflamasyon, endotel

Detaylı

Asistan Oryantasyon Eğitimi

Asistan Oryantasyon Eğitimi Türkiye Acil Tıp Derneği Asistan Oryantasyon Eğitimi ST YÜKSELMESİZ Akut Koroner Sendrom SOAP/NSTEMI Gazi Üniversitesi Acil Tıp Anabilim Dalı 02.04.2011 Sunumu Hazırlayan Dr. Mehmet Mahir KUNT Hacettepe

Detaylı

Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1

Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Deomed Medikal Yay nc l k Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Birinci bask Deomed, 2009. 62

Detaylı

SON DÖNEM BÖBREK YETMEZLİKLİ HASTALARDA VASKÜLER SERTLİK İLE VASKÜLER HİSTOMORFOMETRİK BULGULARIN KORELASYONU

SON DÖNEM BÖBREK YETMEZLİKLİ HASTALARDA VASKÜLER SERTLİK İLE VASKÜLER HİSTOMORFOMETRİK BULGULARIN KORELASYONU SON DÖNEM BÖBREK YETMEZLİKLİ HASTALARDA VASKÜLER SERTLİK İLE VASKÜLER HİSTOMORFOMETRİK BULGULARIN KORELASYONU Müge Özcan 1, Kenan Keven 1, Şule Şengül 1, Arzu Ensari 2, Selçuk Hazinedaroğlu 3, Acar Tüzüner

Detaylı

Koroner Arter Hastalığında Tanı Uzm. Dr. Zehra İlke Akyıldız İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniğiiği Aşağıdakilerden hangisi tipik göğüs ağrısının özellikleridir? a) Retrosternal

Detaylı

KARD YOVASKÜLER R SK PLATFORMU ORTAK B LD R S

KARD YOVASKÜLER R SK PLATFORMU ORTAK B LD R S KARD YOVASKÜLER R SK PLATFORMU ORTAK B LD R S 2 KARD YOVASKÜLER R SK PLATFORMU ORTAK B LD R S Afla da ad bulunan uzmanl k dernekleri, ülkemizde kalp damar hastal klar n n azalt lmas için, kardiyovasküler

Detaylı

EGZERSİZ TEST SONUÇLARININ YORUMLANMASI. Doç.Dr.Mitat KOZ

EGZERSİZ TEST SONUÇLARININ YORUMLANMASI. Doç.Dr.Mitat KOZ EGZERSİZ TEST SONUÇLARININ YORUMLANMASI Doç.Dr.Mitat KOZ Fiziksel Uygunluk Test Sonuçları Klinik Egzersiz Test Sonuçları Fiziksel Uygunluk Test Sonuçlarının Yorumlanması Bireyler arası karşılaştırmalar

Detaylı

Hepinizin bildi i gibi bilgi ça olarak adland r lan günümüzde bilim ve teknoloji alan nda

Hepinizin bildi i gibi bilgi ça olarak adland r lan günümüzde bilim ve teknoloji alan nda Say n Meslektafllar m z, Hepinizin bildi i gibi bilgi ça olarak adland r lan günümüzde bilim ve teknoloji alan nda bafl döndürücü flekilde h zl ilerlemeler olmaktad r. Bu geliflmelerin en fazla oldu u

Detaylı

PERİTON DİYALİZİ HASTALARINDA REZİDÜEL RENAL FONKSİYON VE İNVAZİF OLMAYAN ATEROSKLEROZ BELİRTEÇLERİ İLİŞKİSİ

PERİTON DİYALİZİ HASTALARINDA REZİDÜEL RENAL FONKSİYON VE İNVAZİF OLMAYAN ATEROSKLEROZ BELİRTEÇLERİ İLİŞKİSİ PERİTON DİYALİZİ HASTALARINDA REZİDÜEL RENAL FONKSİYON VE İNVAZİF OLMAYAN ATEROSKLEROZ BELİRTEÇLERİ İLİŞKİSİ Yaşar Çalışkan 1, Halil Yazıcı 1, Tülin Akagün 1, Nadir Alpay 1, Abdullah Özkök 1, Nihat Polat

Detaylı

YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU OLAN HASTALARDA NÖROTİSİZM VE OLUMSUZ OTOMATİK DÜŞÜNCELER UZM. DR. GÜLNİHAL GÖKÇE ŞİMŞEK

YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU OLAN HASTALARDA NÖROTİSİZM VE OLUMSUZ OTOMATİK DÜŞÜNCELER UZM. DR. GÜLNİHAL GÖKÇE ŞİMŞEK YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU OLAN HASTALARDA NÖROTİSİZM VE OLUMSUZ OTOMATİK DÜŞÜNCELER UZM. DR. GÜLNİHAL GÖKÇE ŞİMŞEK GİRİŞ Yaygın anksiyete bozukluğu ( YAB ) birçok konuyla, örneğin parasal, güvenlik, sağlık,

Detaylı

ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM

ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM D YABETLE YAfiAMAK Bu kitapç n içeri i Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derne i nin web sitesinden faydalan larak haz rlanm flt r. www.cocukendokrindiyabet.org Diyabet,

Detaylı

hs-troponin T ve hs-troponin I Değerlerinin Farklı egfr Düzeylerinde Karşılaştırılması

hs-troponin T ve hs-troponin I Değerlerinin Farklı egfr Düzeylerinde Karşılaştırılması hs-troponin T ve hs-troponin I Değerlerinin Farklı egfr Düzeylerinde Karşılaştırılması Tuncay Güçlü S.B. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Biyokimya Bölümü 16-18 Ekim 2014, Malatya GİRİŞ Kronik

Detaylı

Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi

Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Hipertansiyon Tedavisi: Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Hipertansiyon Sıklık Yolaçtığı sorunlar Nedenler Kan basıncı hedefleri Tedavi Dünyada Mortalite

Detaylı

Mustafa Kemal YILDIRIM*, Tülay TUNÇER PEKER*, Dilek KARAASLAN*, Betül MERMİ CEYHAN**, Oktay PEKER***

Mustafa Kemal YILDIRIM*, Tülay TUNÇER PEKER*, Dilek KARAASLAN*, Betül MERMİ CEYHAN**, Oktay PEKER*** Mustafa Kemal YILDIRIM*, Tülay TUNÇER PEKER*, Dilek KARAASLAN*, Betül MERMİ CEYHAN**, Oktay PEKER*** Süleyman Demirel Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Anesteziyoloji AD*, Biyokimya AD**, Kalp Damar Cerrahi

Detaylı

Tarifname BÖBREKÜSTÜ BEZĠ YETMEZLĠĞĠNĠN TEDAVĠSĠNE YÖNELĠK BĠR FORMÜLASYON

Tarifname BÖBREKÜSTÜ BEZĠ YETMEZLĠĞĠNĠN TEDAVĠSĠNE YÖNELĠK BĠR FORMÜLASYON 1 Tarifname Teknik Alan BÖBREKÜSTÜ BEZĠ YETMEZLĠĞĠNĠN TEDAVĠSĠNE YÖNELĠK BĠR FORMÜLASYON Buluş, böbreküstü bezi yetmezliğinin tedavisine yönelik oluşturulmuş bir formülasyon ile ilgilidir. Tekniğin Bilinen

Detaylı

KONGENİTAL KALP HASTALIKLARINDAN KORUNMA. Doç. Dr. Kemal Nişli İTF Pediatrik Kardiyoloji

KONGENİTAL KALP HASTALIKLARINDAN KORUNMA. Doç. Dr. Kemal Nişli İTF Pediatrik Kardiyoloji KONGENİTAL KALP HASTALIKLARINDAN KORUNMA Doç. Dr. Kemal Nişli İTF Pediatrik Kardiyoloji Doğumsal kalp hastalığının sıklığı % 0.9 Ciddi anomali % 0.3 Her yıl 1.2 milyon kalp hastası bebek dünyaya gelmekte

Detaylı

Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi

Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi Kahramanmaraş 1. Biyokimya Günleri Bildiri Konusu: Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi Mehmet Aydın DAĞDEVİREN GİRİŞ Fetuin-A, esas olarak karaciğerde

Detaylı

ÇALIŞMANIN AMACI: Türkiye de erişkinlerde ( 20 yaş) metabolik sendrom sıklığını tespit etmektir.

ÇALIŞMANIN AMACI: Türkiye de erişkinlerde ( 20 yaş) metabolik sendrom sıklığını tespit etmektir. ÇALIŞMANIN AMACI: Türkiye de erişkinlerde ( 20 yaş) metabolik sendrom sıklığını tespit etmektir. Metabolik Sendrom Araştırma Grubu Prof.Dr. Ömer Kozan Dokuz Eylül Üniv. Tıp Fak. Kardiyoloji ABD, İzmir

Detaylı

BALIK YAĞI MI BALIK MI?

BALIK YAĞI MI BALIK MI? BALIK YAĞI MI BALIK MI? Son yıllarda balık yağı ile ilgili kalp damar hastalıklarından tutun da romatizma, şizofreni, AIDS gibi hastalıklarda balık yağının kullanılmasının yararları üzerine çok sayıda

Detaylı

Koroner Arter Hastal. Dicle Üniversitesi T p Fakültesi, Kardiyoloji ABD, Diyarbak r

Koroner Arter Hastal. Dicle Üniversitesi T p Fakültesi, Kardiyoloji ABD, Diyarbak r Koroner Arter Hastal SB-01 KORONER ARTER HASTALI INDA GÜNCEL TEDAV YAKLAfiIMLARINI NE DÜZEYDE GERÇEKLEfiT REB L YORUZ? Müge Ild zl, Meral Kay kç o lu, O uz Yavuzgil, Can Hasdemir, Cemil Gürgün, Hakan Kültürsay

Detaylı

ZOR VAKALAR Doç. Dr. Cuma Yıldırım

ZOR VAKALAR Doç. Dr. Cuma Yıldırım ZOR VAKALAR Doç.. Dr. Cuma YıldY ldırım SORU: Hangi vaka ZOR vakadır? OLGU-1 17 yaşında erkek hasta, 3 gündür olan göğüs ağrısı tarifliyor. Gece 23. 00 de acil servise kardeşleri tarafından getirildi.

Detaylı

Endotel disfonksiyonuna genel bir bakış

Endotel disfonksiyonuna genel bir bakış Endotel disfonksiyonuna genel bir bakış Prof. Dr. A. Tuncay Demiryürek Gaziantep Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Farmakoloji Anabilim Dalı TFD-Trabzon Ekim 2007 Endotel Endotel tabakası, - fiziksel bariyer

Detaylı

İNTRATEKAL MORFİN UYGULAMASININ KORONER ARTER BYPASS GREFT OPERASYONLARINDA ETKİSİ

İNTRATEKAL MORFİN UYGULAMASININ KORONER ARTER BYPASS GREFT OPERASYONLARINDA ETKİSİ İNTRATEKAL MORFİN UYGULAMASININ KORONER ARTER BYPASS GREFT OPERASYONLARINDA STRES YANIT VE AĞRI KONTROLÜ ÜZERİNE ETKİSİ KARTAl KOŞUYOLU YÜKSEK İHTİSAS EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ ANESTEZİ VE REANİMASYON

Detaylı

- KALP KRİZİ NEDİR - NASIL KORUNURUZ?

- KALP KRİZİ NEDİR - NASIL KORUNURUZ? - KALP KRİZİ NEDİR - NASIL KORUNURUZ? Prof. Dr. Nurettin ÖZCAN Right Coronary Artery: Right Anterior-Oblique PositioN BRANCH TO S-A NODE CONUS BRANCH R. MAIN CORONARY ARTERY MARGINAL BRANCHES BRANCH TO

Detaylı

Akut koroner sendromlarda yeni antiagreganlar. Yrd.Doç.Dr.Mehmet DOKUR Zirve Üniversitesi Emine-Bahaeddin Nakıboğlu Tıp Fakültesi/Acil Tıp AD.

Akut koroner sendromlarda yeni antiagreganlar. Yrd.Doç.Dr.Mehmet DOKUR Zirve Üniversitesi Emine-Bahaeddin Nakıboğlu Tıp Fakültesi/Acil Tıp AD. Akut koroner sendromlarda yeni antiagreganlar Yrd.Doç.Dr.Mehmet DOKUR Zirve Üniversitesi Emine-Bahaeddin Nakıboğlu Tıp Fakültesi/Acil Tıp AD. Akut Koroner Sendrom(ACS) ST Segment Elevasyonlu Miyokart İnfarktüsü(STEMI)

Detaylı

Renovasküler Hipertansiyonda Doppler US

Renovasküler Hipertansiyonda Doppler US Renovasküler Hipertansiyonda Doppler US Dr. Süha Süreyya Özbek Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı İzmir Öğrenim Hedefleri Renovasküler Hastalık Doppler teknik, püf noktası ve tuzaklar

Detaylı

RENAL ARTER DARLIĞI VE HİPERTANSİYON TEDAVİSİ Medikal tedavi daha iyi

RENAL ARTER DARLIĞI VE HİPERTANSİYON TEDAVİSİ Medikal tedavi daha iyi RENAL ARTER DARLIĞI VE HİPERTANSİYON TEDAVİSİ Medikal tedavi daha iyi Dr. Halil Yazıcı İstanbul Tıp Fakültesi, Nefroloji Bilim Dalı Renal arter stenozu Anatomik bir tanı Asemptomatik Renovasküler hipertansiyon

Detaylı

Göğüs ağrılarının ayırıcı tanısı. Prof. Dr. Zeki Öngen İ.Ü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı

Göğüs ağrılarının ayırıcı tanısı. Prof. Dr. Zeki Öngen İ.Ü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Göğüs ağrılarının ayırıcı tanısı Prof. Dr. Zeki Öngen İ.Ü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Göğüs ağrısı ile ne sıklıkta karşılaşıyoruz? Göğüs ağrısı ile ne sıklıkta karşılaşıyoruz? İngiltere

Detaylı

Cerrahpafla T p Fakültesi Kardiyoloji ABD

Cerrahpafla T p Fakültesi Kardiyoloji ABD KALP DAMAR SA LI I KILAVUZU Yazar: Prof. Dr. Rasim ENAR Kardiyoloji ABD 2007 Servier laç n Türk Hekimlerine Arma an d r 2007 NOBEL TIP K TABEVLER KALP DAMAR SA LI I KILAVUZU Editör: Prof. Dr. Rasim ENAR

Detaylı

Hazırlayan ekip : Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Çalışma Grubu. Üyeler - Dr.Baktash Morrad - Dr.Ayşe Hüseyinoğlu - Dr.

Hazırlayan ekip : Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Çalışma Grubu. Üyeler - Dr.Baktash Morrad - Dr.Ayşe Hüseyinoğlu - Dr. Genç Kardiyologlar Grup Sorumlusu - Prof.Dr.Oktay Ergene Bilimsel İçeriğin Değerlendirilmesi, Son Düzenleme - Prof.Dr. Recep Demirbağ Düzenleme, Gözden Geçirme - Uz.Dr.Rida Berilğen - Uz.Dr.Barış Düzel

Detaylı

PULMONER EMBOLİ TANISINDA

PULMONER EMBOLİ TANISINDA PULMONER EMBOLİ TANISINDA KARDİYAK BELİRTE AKDENİZ ÜNİVERSİTES TESİ TIP FAKÜLTES LTESİ ACİL L TIP ANABİLİM M DALI Dr. İlker GÜNDG NDÜZ 12-01 01-2010 ÖZET PE tanısı koymak veya onaylamak; Kısa vadeli prognoz

Detaylı

APAH: konjenital kalp hastalığı. Prof. Dr. Sanem Nalbantgil Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji AD 2015 ADHAD 2. PAH OKULU

APAH: konjenital kalp hastalığı. Prof. Dr. Sanem Nalbantgil Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji AD 2015 ADHAD 2. PAH OKULU APAH: konjenital kalp hastalığı Prof. Dr. Sanem Nalbantgil Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji AD 2015 ADHAD 2. PAH OKULU Klinik Sınıflama 2009 Eisenmenger Sendromu ve sistemik komplikasyonlar European

Detaylı

Ayşe YÜCE Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD.

Ayşe YÜCE Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD. TÜRKİYE DE TÜBERKÜLOZUN DURUMU Ayşe YÜCE Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD. DSÖ Küresel Tüberküloz Kontrolü 2010 Raporu Dünya için 3 büyük tehlikeden

Detaylı

Bir Üniversite Kliniğinde Yatan Hastalarda MetabolikSendrom Sıklığı GŞ CAN, B BAĞCI, A TOPUZOĞLU, S ÖZTEKİN, BB AKDEDE

Bir Üniversite Kliniğinde Yatan Hastalarda MetabolikSendrom Sıklığı GŞ CAN, B BAĞCI, A TOPUZOĞLU, S ÖZTEKİN, BB AKDEDE Bir Üniversite Kliniğinde Yatan Hastalarda MetabolikSendrom Sıklığı GŞ CAN, B BAĞCI, A TOPUZOĞLU, S ÖZTEKİN, BB AKDEDE Psikiyatrik hastalığı olan bireylerde MetabolikSendrom (MetS) sıklığı genel popülasyona

Detaylı

Venöz Tromboembolizmin Önlenmesinde Antitrombotik Tedavi (Birincil Koruma)

Venöz Tromboembolizmin Önlenmesinde Antitrombotik Tedavi (Birincil Koruma) .Ü. Cerrahpafla T p Fakültesi Sürekli T p E itimi Etkinlikleri Kanama ve Tromboza E ilim Sempozyum Dizisi No: 36 Kas m 2003; s. 185-189 Venöz Tromboembolizmin Önlenmesinde Antitrombotik Tedavi (Birincil

Detaylı

Yakınması: Efor sonrası nefes darlığı, sabahları şiddetli olan ense ağrısı, yorgunluk

Yakınması: Efor sonrası nefes darlığı, sabahları şiddetli olan ense ağrısı, yorgunluk 62 y., kadın, emekli bankacı İzmir de oturuyor. Yakınması: Efor sonrası nefes darlığı, sabahları şiddetli olan ense ağrısı, yorgunluk Öykü: 12 yıldır hipertansif. İlaçlarını düzenli aldığını ve diyete

Detaylı

LENFOMA NEDİR? Lenfoma lenf dokusunun kötü huylu tümörüne verilen genel bir isimdir.

LENFOMA NEDİR? Lenfoma lenf dokusunun kötü huylu tümörüne verilen genel bir isimdir. LENFOMA LENFOMA NEDİR? Lenfoma lenf dokusunun kötü huylu tümörüne verilen genel bir isimdir. LENF SİSTEMİ NEDİR? Lenf sistemi vücuttaki akkan dolaşım sistemidir. Lenf yolu damarlarındaki bağışıklık hücreleri,

Detaylı

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

KARDİYOJENİK ŞOK ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KARDİYOLOJİ ANABİLİM DALI

KARDİYOJENİK ŞOK ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KARDİYOLOJİ ANABİLİM DALI KARDİYOJENİK ŞOK ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KARDİYOLOJİ ANABİLİM DALI KARDİYOJENİK ŞOK-TANIM Ø Kardiyojenik şok (KŞ), kardiyak yetersizliğe bağlı uç-organ hipoperfüzyonudur. Ø KŞ taki hemodinamik

Detaylı

NIJERYA DAN GELEN YOLCUDA EBOLAYA RASTLANMADI

NIJERYA DAN GELEN YOLCUDA EBOLAYA RASTLANMADI Portal Adres NIJERYA DAN GELEN YOLCUDA EBOLAYA RASTLANMADI : www.cayyolu.com.tr İçeriği : Gündem : http://www.cayyolu.com.tr/haber/nijerya-dan-gelen-yolcuda-ebolaya-rastlanmadi/96318 1/3 SAGLIK IÇIN EGZERSIZ

Detaylı

Tablo 3.3. TAKV YES Z KANAL SAC KALINLIKLARI (mm)

Tablo 3.3. TAKV YES Z KANAL SAC KALINLIKLARI (mm) 3. KANAL KONSTRÜKS YONU Türk Standart ve fiartnamelerinde kanal konstrüksiyonu üzerinde fazla durulmam flt r. Bay nd rl k Bakanl fiartnamesine göre, bas nç s - n fland rmas na ve takviye durumuna bak lmaks

Detaylı

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?

Detaylı

Sivas. Kardiyoloji Günleri. 21 23 Mart 2008 Sivas Büyük Otel. TÜRK KARD YOLOJ DERNE E itim Kurulu

Sivas. Kardiyoloji Günleri. 21 23 Mart 2008 Sivas Büyük Otel. TÜRK KARD YOLOJ DERNE E itim Kurulu TÜRK Darülaceze Cad. Fulya Sok. Ek io lu Merkezi 9/1 Okmeydan, 34384 stanbul T. 0212 221 17 30 / 38 F. 0212 221 17 54 tkd@tkd.org.tr www.tkd.org.tr TÜRK TÜRK De erli Meslekta lar m z, Türk Kardiyoloji

Detaylı

KRONİK HEMODİYALİZ HASTALARINDA ENDOTEL PROGENİTÖR HÜCRELERİ, İNFLAMASYON VE ENDOTEL DİSFONKSİYONU

KRONİK HEMODİYALİZ HASTALARINDA ENDOTEL PROGENİTÖR HÜCRELERİ, İNFLAMASYON VE ENDOTEL DİSFONKSİYONU KRONİK HEMODİYALİZ HASTALARINDA ENDOTEL PROGENİTÖR HÜCRELERİ, İNFLAMASYON VE ENDOTEL DİSFONKSİYONU Abdullah Özkök¹, Esin Aktaş², Akar Yılmaz 3, Ayşegül Telci 4, Hüseyin Oflaz 3, Günnur Deniz², Alaattin

Detaylı

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Akut Mezenter İskemi Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Sunum Planı Tanım Epidemiyoloji Anatomi Etyoloji/Patofizyoloji Klinik Tanı Ayırıcı tanı Tedavi Giriş Tüm akut mezenter iskemi

Detaylı

YÖNTEM 1.1. ÖRNEKLEM. 1.1.1. Örneklem plan. 1.1.2. l seçim ölçütleri

YÖNTEM 1.1. ÖRNEKLEM. 1.1.1. Örneklem plan. 1.1.2. l seçim ölçütleri BÖLÜM 1 YÖNTEM Bu çal flma 11, 13 ve 15 yafllar ndaki gençlerin sa l k durumlar ve sa l k davran fllar n saptamay hedefleyen, kesitsel tan mlay c ve çok uluslu Health Behavior in School Aged Children,

Detaylı

BEZMİÂLEM. Horlama ve Uyku. Apne Sendromu VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ. Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı.

BEZMİÂLEM. Horlama ve Uyku. Apne Sendromu VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ. Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı. Horlama ve Uyku Apne Sendromu BEZMİÂLEM VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Uyku Polikliniği rtibat : 0212 453 17 00 GH-02 V;01/2010 Horlama ve Uyku Apne Sendromu

Detaylı

Orta Yaşlı Primer Hipertansif Hastalarda Hedef Organ Hasarını Belirleyen Cystatin C değil, Ürik Asittir

Orta Yaşlı Primer Hipertansif Hastalarda Hedef Organ Hasarını Belirleyen Cystatin C değil, Ürik Asittir Orta Yaşlı Primer Hipertansif Hastalarda Hedef Organ Hasarını Belirleyen Cystatin C değil, Ürik Asittir Belda Dursun 1, Betül Altay-Özer 2, Aytül Belgi 3, Çağatay Andıç 4, Aslı Baykal 2, Ali Apaydın 3,

Detaylı

SB Sakarya E itim ve Araflt rma Hastanesi Asinetobakterli Hastalarda DAS Uygulamalar ve yilefltirme Çabalar

SB Sakarya E itim ve Araflt rma Hastanesi Asinetobakterli Hastalarda DAS Uygulamalar ve yilefltirme Çabalar SB Sakarya E itim ve Araflt rma Hastanesi Asinetobakterli Hastalarda DAS Uygulamalar ve yilefltirme Çabalar Hmfl. Özlem SANDIKCI SB Sakarya E itim ve Araflt rma Hastanesi, nfeksiyon Kontrol Hemfliresi,

Detaylı

Kronik Böbrek Hastalığında Retinol Bağlayıcı Protein-4 Düzeyindeki Artış Endotel Disfonksiyonun Yeni Bir Göstergesi mi?

Kronik Böbrek Hastalığında Retinol Bağlayıcı Protein-4 Düzeyindeki Artış Endotel Disfonksiyonun Yeni Bir Göstergesi mi? Kronik Böbrek Hastalığında Retinol Bağlayıcı Protein-4 Düzeyindeki Artış Endotel Disfonksiyonun Yeni Bir Göstergesi mi? Gürkan Çelebi 1, İlker Taşçı 1, Mutlu Sağlam 2, Gökhan Özgür 1, Halil Yaman 3, Gökhan

Detaylı

KORTİZOL, METABOLİK SENDROM VE KARDİYOVASKÜLER HASTALIKLAR

KORTİZOL, METABOLİK SENDROM VE KARDİYOVASKÜLER HASTALIKLAR KORTİZOL, METABOLİK SENDROM VE KARDİYOVASKÜLER HASTALIKLAR Prof.Dr. ARZU SEVEN İ.Ü.CERRAHPAŞA TIP FAKÜLTESİ BİYOKİMYA ANABİLİM DALI DİSMETABOLİK SENDROM DİYABESİTİ SENDROM X İNSÜLİN DİRENCİ SENDROMU METABOLİK

Detaylı

Türk Toraks Derneği. Akut Bronşiyolit Tanı, Tedavi ve Korunma Uzlaşı Raporu Cep Kitabı. Cep Kitapları Serisi. www.toraks.org.tr

Türk Toraks Derneği. Akut Bronşiyolit Tanı, Tedavi ve Korunma Uzlaşı Raporu Cep Kitabı. Cep Kitapları Serisi. www.toraks.org.tr Türk Toraks Derneği Türk Toraks Derneği Cep Kitapları Serisi Akut Bronşiyolit Tanı, Tedavi ve Korunma Uzlaşı Raporu Cep Kitabı www.toraks.org.tr Editörler HAZIRLAYANLAR Prof. Dr. Münevver Erdinç Ege Üniversitesi

Detaylı

Birinci Basamakta Böbrek Hasarının Değerlendirilmesi Proteinüri; Kimde, Nasıl Bakılmalı, Nasıl Değerlendirilmeli?

Birinci Basamakta Böbrek Hasarının Değerlendirilmesi Proteinüri; Kimde, Nasıl Bakılmalı, Nasıl Değerlendirilmeli? Birinci Basamakta Böbrek Hasarının Değerlendirilmesi Proteinüri; Kimde, Nasıl Bakılmalı, Nasıl Değerlendirilmeli? Dr. İhsan ERGÜN Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Gerçek bir pozitiflik söz konusu mudur?

Detaylı

Kardiyak hastaların bakımında Türkiye'de sorunlar neler ve ne yapmalıyız? Kardiyoloji Gözüyle

Kardiyak hastaların bakımında Türkiye'de sorunlar neler ve ne yapmalıyız? Kardiyoloji Gözüyle Kardiyak hastaların bakımında Türkiye'de sorunlar neler ve ne yapmalıyız? Kardiyoloji Gözüyle Dr. Mehmet Emre Özpelit İzmir Ünv. Tıp Fak. Medicalpark Hastanesi Kardiyoloji AD Acil serviste karģılaģılan

Detaylı

Kronik böbrek hastalığı adeta bir salgın halini almıģ olan önemli bir halk sağlığı sorunudur.

Kronik böbrek hastalığı adeta bir salgın halini almıģ olan önemli bir halk sağlığı sorunudur. Kronik böbrek hastalığı adeta bir salgın halini almıģ olan önemli bir halk sağlığı sorunudur. Basit ve ucuz bazı testlerle erken saptandığında önlenebilir veya ilerlemesi geciktirilebilir olmasına karģın,

Detaylı

BÖBREK NAKLİ SONRASI HİPERÜRİSEMİ GELİŞİMİ İLE İLİŞKİLİ RİSK FAKTÖRLERİNİN ARAŞTIRILMASI. Dr. Şahin EYÜPOĞLU

BÖBREK NAKLİ SONRASI HİPERÜRİSEMİ GELİŞİMİ İLE İLİŞKİLİ RİSK FAKTÖRLERİNİN ARAŞTIRILMASI. Dr. Şahin EYÜPOĞLU BÖBREK NAKLİ SONRASI HİPERÜRİSEMİ GELİŞİMİ İLE İLİŞKİLİ RİSK FAKTÖRLERİNİN ARAŞTIRILMASI Dr. Şahin EYÜPOĞLU Giriş Hiperürisemi, böbrek nakli sonrası yaygın olarak karşılaşılan bir komplikasyondur. Hiperürisemi

Detaylı

Malnutrisyon ve İnflamasyonun. Hasta Ötiroid Sendromu Gelişimine imine Etkisi

Malnutrisyon ve İnflamasyonun. Hasta Ötiroid Sendromu Gelişimine imine Etkisi Sürekli Ayaktan Periton Diyalizi Hastalarında Malnutrisyon ve İnflamasyonun Hasta Ötiroid Sendromu Gelişimine imine Etkisi Ebru Karcı, Erkan Dervişoğlu lu, Necmi Eren, Betül Kalender Kocaeli Üniversitesi,

Detaylı

.Ü. Cerrahpafla T p Fakültesi Sürekli T p E itimi Etkinlikleri. Sempozyum Dizisi No: 64 Nisan 2008; s. 103-112. Prof. Dr.

.Ü. Cerrahpafla T p Fakültesi Sürekli T p E itimi Etkinlikleri. Sempozyum Dizisi No: 64 Nisan 2008; s. 103-112. Prof. Dr. .Ü. Cerrahpafla T p Fakültesi Sürekli T p E itimi Etkinlikleri KARD YOLOJ GÜNDEM Sempozyum Dizisi No: 64 Nisan 2008; s. 103-112 Akut Koroner Sendromlar: Kavram, S n flamas, Risk Düzeyi Belirlemesi ve Tedavi

Detaylı

Koroner Arter Hastal Görüntüleme Yöntemleri. Koroner Arter Hastal

Koroner Arter Hastal Görüntüleme Yöntemleri. Koroner Arter Hastal Görüntüleme Yöntemleri SB-01 ZOLE KORONER ARTER EKTAZ S NDE KES TSEL MORFOLOJ O. Ergene, O. K nay, C. Nazl, A. Do an*, A. Alt nbafl*, F. Vatansever, N. Tüzün, N. Tüzün, N. Kahya zmir Atatürk E itim ve

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

KONJEN TAL ADRENAL H PERPLAZ

KONJEN TAL ADRENAL H PERPLAZ Hasta Rehberi Say 6 KONJEN TAL ADRENAL H PERPLAZ Orta kolayl kta okunabilir rehber Konjenital Adrenal Hiperplazi - Say 6 (A ustos 2006 da güncellenmifltir) Bu rehber Reading Üniversitesi, Sa l k Bilimleri

Detaylı

Trabzon. Kardiyoloji Günleri. 18-20 Nisan 2008 Hotel Büyük Sümela. TÜRK KARD YOLOJ DERNE E itim Kurulu

Trabzon. Kardiyoloji Günleri. 18-20 Nisan 2008 Hotel Büyük Sümela. TÜRK KARD YOLOJ DERNE E itim Kurulu TÜRK 18-20 Nisan 2008 Darülaceze Cad. Fulya Sok. Ek io lu Merkezi 9/1 Okmeydan, 34384 stanbul T. 0212 221 17 30 / 38 F. 0212 221 17 54 tkd@tkd.org.tr www.tkd.org.tr TÜRK TÜRK De erli Meslekta lar m z,

Detaylı

T.C. RECEP TAYYİP ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ FAKÜLTE YÖNETİM KURULU TOPLANTI TUTANAĞI

T.C. RECEP TAYYİP ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ FAKÜLTE YÖNETİM KURULU TOPLANTI TUTANAĞI T.C. RECEP TAYYİP ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ FAKÜLTE YÖNETİM KURULU TOPLANTI TUTANAĞI Toplantı Sayısı: 2014/134 Toplantı Tarihi: 25.02.2014 Salı Toplantı Saati: 16.00 Toplantı Yeri: Dekanlık Toplantı

Detaylı

TÜRK KARD YOLOJ DERNE. Hipertansiyon Çal flma Grubu Lipid Çal flma Grubu. 1. Duyuru

TÜRK KARD YOLOJ DERNE. Hipertansiyon Çal flma Grubu Lipid Çal flma Grubu. 1. Duyuru TÜRK KARD YOLOJ DERNE Hipertansiyon Çal flma Grubu Lipid Çal flma Grubu 1. Duyuru TÜRK KARD YOLOJ DERNE Hipertansiyon Çal flma Grubu Lipid Çal flma Grubu De erli meslektafllar m z, Türk Kardiyoloji Derne

Detaylı

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TIPTA UZMANLIK KURULU. Endodonti Uzmanlık Eğitimi Müfredat Oluşturma ve Standart Belirleme Komisyonu

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TIPTA UZMANLIK KURULU. Endodonti Uzmanlık Eğitimi Müfredat Oluşturma ve Standart Belirleme Komisyonu T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TIPTA UZMANLIK KURULU Endodonti Uzmanlık Eğitimi Müfredat Oluşturma ve Standart Belirleme Komisyonu Endodonti Uzmanlık Eğitimi Çekirdek Eğitim Müfredatı 2011 Ankara 1 TUK Endodonti

Detaylı

GENÇ YET fik NLERDE BÜYÜME HORMONU EKS KL

GENÇ YET fik NLERDE BÜYÜME HORMONU EKS KL Hasta Rehberi Say 7 GENÇ YET fik NLERDE BÜYÜME HORMONU EKS KL Orta kolayl kta okunabilir rehber Genç Yetiflkinlerde Büyüme Hormonu Eksikli i - Say 7 (A ustos 2006 da güncellenmifltir) Bu rehber Reading

Detaylı

Tez Danışmanı: Prof. Dr. Vedat Aytekin

Tez Danışmanı: Prof. Dr. Vedat Aytekin T.C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KARDİYOLOJİ ANABİLİM DALI. NORMAL KORONER ARTERLİ HASTALARDA KORONER ARTER ÇAPLARININ DEMOGRAFİK VERİLER İLE DEĞİŞİMİ VE KORONER ARTERLER ARASINDA ÇAP İLİŞKİLERİNİN

Detaylı

Diyabet te Sağlık Önerileri. Diyabet

Diyabet te Sağlık Önerileri. Diyabet Diyabet te Sağlık Önerileri Diyabet BR.HLİ.041 Diyabette Sağlık Önerileri Her sağlıklı birey gibi diyabetli birey de bireysel bakımını sağlamalı; diyabete bağlı gelişen özellikli durumlarda gereken uygulamaları

Detaylı

08.11.2008 VİTAMİN D VE İMMÜN SİSTEM VİTAMİN D

08.11.2008 VİTAMİN D VE İMMÜN SİSTEM VİTAMİN D VİTAMİN D VE İMMÜN SİSTEM VİTAMİN D Vitamin D ve İmmün Sistem İnsülin Sekresyonuna Etkisi Besinlerde D Vitamini Makaleler Vitamin D, normal bir kemik gelişimi ve kalsiyum-fosfor homeostazisi için elzem

Detaylı

ELLE SÜT SAĞIM FAALİYETİNİN KADINLARIN HAYATINDAKİ YERİ ARAŞTIRMA SONUÇLARI ANALİZ RAPORU

ELLE SÜT SAĞIM FAALİYETİNİN KADINLARIN HAYATINDAKİ YERİ ARAŞTIRMA SONUÇLARI ANALİZ RAPORU ELLE SÜT SAĞIM FAALİYETİNİN KADINLARIN HAYATINDAKİ YERİ ARAŞTIRMA SONUÇLARI ANALİZ RAPORU Hazırlayan Sosyolog Kenan TURAN Veteriner Hekimi Volkan İSKENDER Ağustos-Eylül 2015 İÇİNDEKİLER Araştırma Konusu

Detaylı

YARGITAY 2. HUKUK DA RES

YARGITAY 2. HUKUK DA RES YARGITAY 2. HUKUK DA RES 2674 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 2. HUKUK DA RES E: 2005/20742 K: 2006/5715 T: 18.04.2006 M RASÇILIK SIFATI M RASIN NT KAL ZAMAN YÖNÜNDEN UYGULANACAK

Detaylı

Adiposit

Adiposit Tip 2 diyabetik obez kadınlarda adiponektin diyabetik nefropati ilişkisi Dr. Murat Şakacı S.B. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nefroloji Kliniği Adiposit Adipokinler Antidiyabetik Antiinflamatuvar

Detaylı

KORELASYON VE REGRESYON ANALİZİ

KORELASYON VE REGRESYON ANALİZİ KORELASON VE REGRESON ANALİZİ rd. Doç. Dr. S. Kenan KÖSE İki ya da daha çok değişken arasında ilişki olup olmadığını, ilişki varsa yönünü ve gücünü inceleyen korelasyon analizi ile değişkenlerden birisi

Detaylı

Tip 2 Diyabetlilerde Kardiyovasküler Hastalık Riskini Azaltma: Eğitimin Etkinliği

Tip 2 Diyabetlilerde Kardiyovasküler Hastalık Riskini Azaltma: Eğitimin Etkinliği Tip 2 Diyabetlilerde Kardiyovasküler Hastalık Riskini Azaltma: Eğitimin Etkinliği Ayfer Bayındır Şeyda Özcan İlhan Satman Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu Koç Üniversitesi Hemşirelik

Detaylı

Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit

Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit 2016 un türevi 1. ROMATİZMAL ATEŞ NEDİR? 1.1 Nedir? Romatizmal ateş, streptokok adı

Detaylı

CUMHURĠYET ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ KARDĠYOLOJĠ BÖLÜMÜ DERS BĠLGĠLERĠ FORMU. Lisans

CUMHURĠYET ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ KARDĠYOLOJĠ BÖLÜMÜ DERS BĠLGĠLERĠ FORMU. Lisans CUMHURĠYET ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ KARDĠYOLOJĠ BÖLÜMÜ DERS BĠLGĠLERĠ FORMU Bölüm Kardiyoloji Yıl/yarıyıl 4/1-2 Dersin Adı Ders düzeyi (Önlisans, lisans,vb) Dersin Türü(Z/S) Dersin dili Kodu Kardiyoloji

Detaylı

GİRİŞ: Açık kalp cerrahisi sonrasında gözlenen komplikasyonlar içinde önemli bir yer teşkil eden cerrahi alan enfeksiyonları, hastalarda görülen morbidite ve mortalitenin önemli bir nedenidir. Açık kalp

Detaylı

PARASAL GÖSTERGELER KRED LER N DA ILIMI* (B N TL.)

PARASAL GÖSTERGELER KRED LER N DA ILIMI* (B N TL.) 1886 PARASAL GÖSTERGELER KRED LER N DA ILIMI* (B N TL.) 28 De iflim %) 28 De iflim %) Toplam 311.774.444 356.845.499 %14 4.641.681 5.168.27 %11 297.867.78 335.17.279 %13 4.44.733 4.774.62 %8 Alacaklar

Detaylı

ESANSİYEL HİPERTANSİYONLU HASTALARDA PLAZMA APELİN ve ADMA DÜZEYLERİ

ESANSİYEL HİPERTANSİYONLU HASTALARDA PLAZMA APELİN ve ADMA DÜZEYLERİ ESANSİYEL HİPERTANSİYONLU HASTALARDA PLAZMA APELİN ve ADMA DÜZEYLERİ Çelebi G., 1 Sönmez A., 2 Erdem G., 1 Tapan S., 3 Taşçı İ., 1 Erçin C.N., 4 Doğru T., 4 Kılıç S., 5 Üçkaya G., 2 Yılmaz Mİ., 6 Kutlu

Detaylı

Dr. M. Fatih Önsüz 1, Doç. Dr. Ahmet Topuzo lu 2

Dr. M. Fatih Önsüz 1, Doç. Dr. Ahmet Topuzo lu 2 Dr. M. Fatih Önsüz 1, Doç. Dr. Ahmet Topuzo lu 2 1 Sakarya l Sa l k Müdürlü ü 2 Marmara Üniversitesi T p Fakültesi Halk Sa l AD. ÖZET Amaç: Diyabetin tedavi ve kontrolünde en önemli hedef glisemik kontroldür.

Detaylı

Tarifname PARKĠNSON HASTALIĞININ SEMPTOMATĠK TEDAVĠSĠNE YÖNELĠK BĠR FORMÜLASYON

Tarifname PARKĠNSON HASTALIĞININ SEMPTOMATĠK TEDAVĠSĠNE YÖNELĠK BĠR FORMÜLASYON 1 Tarifname PARKĠNSON HASTALIĞININ SEMPTOMATĠK TEDAVĠSĠNE YÖNELĠK BĠR FORMÜLASYON Teknik Alan Buluş, parkinson hastalığının semptomatik tedavisine yönelik oluşturulmuş bir formülasyon ile ilgilidir. Tekniğin

Detaylı

Koroner Bypass Ameliyatında Mortalite ve Morbiditeye Etki Eden Risk Faktörlerinin Belirlenmesi ve Değerlendirilmesi

Koroner Bypass Ameliyatında Mortalite ve Morbiditeye Etki Eden Risk Faktörlerinin Belirlenmesi ve Değerlendirilmesi Koroner Bypass Ameliyatında Mortalite ve Morbiditeye Etki Eden Risk Faktörlerinin Belirlenmesi ve Değerlendirilmesi A. HAMULU, M. ÖZBARAN, Y. ATAY, H. POSACIOĞLU, İ. ARAS, Suat BÜKET, Alp ALAYUNT, Ö. BİLKAY,

Detaylı

NTERNET ÇA I D NAM KLER

NTERNET ÇA I D NAM KLER Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab

Detaylı

YAfiLIDA SKEM K KALP HASTALIKLARI

YAfiLIDA SKEM K KALP HASTALIKLARI Eğitimi Etkinlikleri.Ü. Cerrahpafla T p Fakültesi Sürekli T p E itimi Etkinlikleri Geriatrik Hasta ve Sorunlar Sempozyumu 12-13 Kas m 1998, stanbul, s. 31-38 Sürekli Tıp İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli

Detaylı

2016 Ocak ENFLASYON RAKAMLARI 3 Şubat 2016

2016 Ocak ENFLASYON RAKAMLARI 3 Şubat 2016 2016 Ocak ENFLASYON RAKAMLARI 3 Şubat 2016 Ocak 2016 Tüketici Fiyat Endeksi ne(tüfe) ilişkin veriler Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 3 Şubat 2016 tarihinde yayımlandı. TÜİK tarafından aylık

Detaylı

PERİFERİK ARTER HASTALIĞI. Dr Sim Kutlay

PERİFERİK ARTER HASTALIĞI. Dr Sim Kutlay PERİFERİK ARTER HASTALIĞI Dr Sim Kutlay ENDOTEL Nitrik oksit Endotelin-1 Anjiotensin II Nitrik oksit NF-kB aktivasyonu Anjiotensin II Aktivatör protein-1 aktivasyonu Nitrik oksit Doku faktörü Plazminojen

Detaylı

BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9

BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9 BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9 Attila Hancıoğlu ve İlknur Yüksel Alyanak Sağlık programlarının izlenmesi, değerlendirilmesi ve ileriye yönelik politikaların belirlenmesi açısından neonatal, post-neonatal

Detaylı

2016 YILI GÖSTERGE YÖNETİMİ SORUMLULARI

2016 YILI GÖSTERGE YÖNETİMİ SORUMLULARI 2016 YILI GÖSTERGE YÖNETİMİ SORUMLULARI Kalite Yönetimi DÖF Sonuçlandırma Oranı Gülistan UYAR Acil Durum Yönetimi Eksiksiz Doldurulan Mavi Kod Olay Formu Oranı Eksiksiz Doldurulan Beyaz Kod Olay Formu

Detaylı

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z Nisan 2010 ISBN 978-9944-60-631-8 1. Bask, 1000 Adet Nisan 2010 stanbul stanbul Sanayi Odas Yay nlar No: 2010/5 Araflt rma fiubesi Meflrutiyet

Detaylı

Prof Dr Rıza Madazlı Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı

Prof Dr Rıza Madazlı Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Prof Dr Rıza Madazlı Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Preeklampsi Hipertansiyon (>140/ 90) ve Proteinüri (>0.3 g / 24-s) > 20 gebelik hafta En sık medikal komplikasyon

Detaylı

Tarifname SARKOPENİ NİN TEDAVİSİNE YÖNELİK BİR KOMPOZİSYON

Tarifname SARKOPENİ NİN TEDAVİSİNE YÖNELİK BİR KOMPOZİSYON 1 Tarifname SARKOPENİ NİN TEDAVİSİNE YÖNELİK BİR KOMPOZİSYON Teknik Alan Buluş, sarkopeni nin tedavisine yönelik oluşturulmuş bir kompozisyon ile ilgilidir. Tekniğin Bilinen Durumu Günümüzde sarkopeni,

Detaylı

ÜN TE II L M T. Limit Sa dan ve Soldan Limit Özel Fonksiyonlarda Limit Limit Teoremleri Belirsizlik Durumlar Örnekler

ÜN TE II L M T. Limit Sa dan ve Soldan Limit Özel Fonksiyonlarda Limit Limit Teoremleri Belirsizlik Durumlar Örnekler ÜN TE II L M T Limit Sa dan ve Soldan Limit Özel Fonksiyonlarda Limit Limit Teoremleri Belirsizlik Durumlar Örnekler MATEMAT K 5 BU BÖLÜM NELER AMAÇLIYOR? Bu bölümü çal flt n zda (bitirdi inizde), *Bir

Detaylı