Ortak düşmana karşı birleşelim!

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Ortak düşmana karşı birleşelim!"

Transkript

1 99 Ekmek ve ölüm... Bursa Kemalpaşa daki maden ocağında 10 Aralık ta grizu patlaması 19 işçinin yaşamına mal oldu. Patlamanın nedeni ve ihmaller araştırılıyor şimdi! Bakanlar ve yetkili ağızlar üzüntülerini belirtip, gereğini yapacaklarını söylüyorlar. Onlar ekmek parası için indikleri yeraltına her gün evlerinden çıkarken ve madene inerken Allah a emanet ediliyorlar. Ne arkalarında bıraktıkları aileleri ne birkaç yıl sonra emeklilikleri ile birlikte onları bekleyen rahat yaşamlar... Yerin 300 metre altındaki ekmeklerini almaya gidiyorlar her gün. Geri dönebilenler şanslı, ama ölenlerin şansı yaşayanlar kadar yolunda gitmiyor. Ve geride kalanlar, kendi geleceklerini gördükleri o beton ve kömür yığının altında kömür gibi yanan kendi bedenleriymişçesine acıyla bakıyorlar arkadaşlarına Patlamanın ardından yansıyan görüntülerin yabancısı değiliz aslında. Zonguldak ta 1992 yılında felaketlerin en büyüğüne 263 işçinin ölümüyle tanık olmuştuk. Maden ocakları, ölüm ve direniş ocakları olarak yazıldı ülkemiz işçi sınıfının mücadele tarihine. Ekmeğin pahalı olan bedeli, direnmeyi, başkaldırmayı da öğretti. Yaşamak için direnmeyi öğrendi maden işçileri. O tarihten bugüne tabutlar çıkmaya devam etti kömür ocaklarından ve en son Kemalpaşa Sonuncu olmadığını biliyoruz bu patlamanın, patlamayla ortaya çıkan gerçeklerin nasıl yabancısı değilsek. Sayfa 8 Sayı: 55 İşçi-köylü Demokratik Halk İktidarı İçin * 25 Aralık-7 Ocak 2009 * Fiyatı: 1.50 TL * ISSN: X Ç I K T I Bir yandan ırkçı-şoven dalga yükseltilip halk karşı karşıya getirilirken, devlet tüm ezilenlere saldırıyor Ortak düşmana karşı birleşelim! TEKEL işçileri İtfaiye İşçileri İmha ve inkara oybirliği ile devam... Kandil den ve Maxmur dan gelenlerin kuzu kuzu ana-baba ocağına gideceği beklentisi içersindeki devlet, Kürt halkının coşkulu karşılamaları ve sahiplenişinden rahatsızlıklarını iyi niyeti suiistimal olarak değerlendirerek, her an elinde değiştirdiği ikiliden biri olan sopayı eline tekrar alımşıtr. Tek dil, tek bayrak, tek millet, tek vatan ırkçı sloganı eşliğinde Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi ismi ile süre giden açılım projesi, İzmir de DTP konvoyuna saldırı ile farklı bir sürece evrilmiştir. TC nin Kürt ulusuna yönelik saldırılarının bir halkası olan DTP nin kapatılması da göstermektedir ki TC, imha, inkar ve asimilasyon politikasında bütün kurum ve kuruluşlarıyla oy birliği içerisindedir. Sayfa 6 Kürt Çocukları Demiryolu emekçiler Sistem içindeki klik ve güç çatışmasında militan bir duruş sergileyen, ABD emperyalizminin ve AKP nin projelerine arka çıkan Taraf gazetesi orduya posta koyarak büyük bir sükse ile ana akım medya içindeki yerini almıştı. AKP nin temsil ettiği egemen sınıflar bloğunun arkasında liberallerden sosyalistlere, İslamcılardan Kürtlere ve azınlıklara kadar geniş bir kesimi birleştirmeye çalışan Taraf Gazetesi Açılım da gelinen süreçte taktik hamleler birbirini izlerken, bir süredir çeşitli milliyetlerden emekçi halkımız, şovenizm zehiriyle karşı karşıya getirilmekte, şoven dalga yükseltilmeye çalışılmakta. Ancak son bir hafta içinde devletin saldırılarına baktığımızda meselenin hiç de milli bir mesele olmadığı ortaya çıkıyor. Devlet, Kürtlere terörist diyerek sivil ve resmi faşist güçleriyle saldırırken, TEKEL işçilerine işlerine sahip çıktıkları için, Demiryolu işçilerine arkadaşlarıyla dayanıştıkları için, İtfaiyecilere haklarının gasp edilmesine karşı çıktıkları için saldırdı. Bursa da maden kazasında 19 işçi ihmalin ve denetimsizliğin kurbanı oldu. Kürtlere yönelik ise haftalardır tüm güçleriyle savaş yürütülmekte... Hepsinde saldıran devlet ve onun sivil, resmi faşist güçlerine karşı tüm ezilenler ortak düşmanı görmeli ve mücadelede birleşmelidir! Taraf Gazetesi Kürtlerin dostu mu? Anayasa Mahkemesi DTP yi kapattı! Halk ne diyor?? Milyonlarca Kürdün oylarını alan DTP nin kapatılması ülkemizde olduğu iddia edilen demokrasiden ne anlaşıldığını da bir kez daha gösterdi. DTP nin bunu başarmak için de bu kesimlere en çok zulmü yapan orduya ve Kemalizm e muhalif bir görüntü çizmektedir. Artık Kemalizm in dar sınırları günümüzde sistemin ihtiyaçlarına yanıt olmamaktadır. Kürtler, Ermeniler, diğer azınlıklar, Kıbrıs, Ortadoğu vb. gündemlerde takip edilen geleneksel politikanın iflas ettiği daha net görülmektedir. Bu politikalarla kriz döneminde emperyalizmin beklentilerine cevap bulmak mümkün de-? kapatılması ile Kürt halkının siyasi iradesi ve tercihi yok? sayılmış oldu. Devlet bu kararla Kürt halkının kendini ifade etme, söz, eylem ve örgütlenme özgürlüğünü tanımadığını da ilan etmiştir. Ne var ki Kürt halkının 30 yılı aşkın bir süredir büyük bedellerle yürüttüğü mücadele sayısız engellere inat bugünlere gelmeyi başardı. Geçmişte birçok partisi kapatılan Kürt halkı kendi irade- ğildir. O zaman bir yandan Kemalist ideolojiden güç alan geleneksel devlet siyasetinde rötuşlar yapmak, sistemin dökülen yanlarını tamir etmek gerekir. Bunun bir yanı 86 yıldır ezberlettirilen dogmaların ve ezberlerin güncellenmesi ve yeni ezberlerin belletilmesi iken diğer yanı da Ermenistan dan Arap devletleriyle ilişkilere, Kürtlerden ve Alevilere çok çeşitli konularda açılımlar yaparak sisteme yeni nefes sahaları açmaktır. Sayfa 9 sine? ve tercihine sahip çıkmasını ve her defasında mücadelesini ileri taşımayı başarmıştır. DTP nin kapatılması? sonrası sokaklardan yansıyan direniş görüntüleri de bu geleneğin devam edeceğini göstermektedir. Her kesim tarafından farklı bir şekilde yorumlanan bu gelişmeleri Türk ve Kürt milliyetine mensup emekçilere sorduk, sokağın sesine kulak verdik. Sayfa 2 Demiryolu emekçilerine saldırı Kamu emekçilerinin hak arama mücadelesine tahammül edemeyen TCCD yönetimi, 25 Kasım günü greve çıkan Birleşik Taşımacılık Sendikası (BTS) üyesi 16 kişiyi işten çıkardı. Keyfi bir şekilde gözdağı verme amacıyla gerçekleştirilen bu saldırıyı protesto eden ve arkadaşlarının geri alınmasını isteyen demiryolu emekçileri 15 Aralık ta greve çıktı. Sayfa 4-16 Sinan köylüleri direniyor 2003 yılında DGD ödemeleri için Tarım İlçe Müdürlüğü ne giden Sinan köylüleri, tarlalarının ve babadan kalma evlerinin dahi kendilerine ait olmadığını örendiler. O zamandan bu yana topraklarını geri alma mücadelesi veriyorlar ve ağanın tarlalarını sürmesine izin vermiyorlar. Amed YDG, Sinan köylülerini ziyaret ederek sorunlarını bir kez daha dinledi. Sayfa 5 Kadın emeği yine ucuz emek Krizler birlikte yedek işgücü olarak görülen kadınların ilk elden işten çıkartıldıkları bir gerçek. Bunun yanında krizden sonra kadınların çalışma yaşamında daha fazla yer aldıkları da başka bir gerçek. İlk bakışta bir çelişki gibi görünüyor. Oysa her iki durumda da kadın emeğinin ucuzluğu her şeyi açıklıyor. Sayfa 10 Filipinler de sıkıyönetim Filipinler de Maguindanao bölgesinde 23 Kasım günü 57 silahsız insanın yerel savaş ağaları tarafından öldürülmesi üzerine Mindanao adasında 5 Aralık ta ilan edilen sıkıyönetim, Filipinler Komünist Partisi ve Ulusal Demokratik Cephe tarafından protesto edilmekte. Tüm dünyada haberlerde ilk sıralarda yer alan katliam dünya kamuoyunun da nefretini üzerinde toplamıştır. Sayfa 13 İşçi-köylü den Tecrübeler militan mücadelemize ışık olmalıdır! Sayfa 2 Sınıfsal Yaklaşım Emekçinin Gündemi Pusula Evrensel Bakış Sine-i millet, sine-i meclis, sine-i mücadele... TEKEL işçileri mücadeleyi öğretiyor; Kazanan işçi sınıfı olacak İrade ve eylem birliği üzerine Çevre kirliliği ne zaman sona erecek? Sayfa 3 Sayfa 4 Sayfa 11 Sayfa 13 C M Y K

2 flçi-köylü 2 Yaflam n içinden 25 Aral k-7 Ocak 2009 DTP nin kapat lmas n n ard ndan artan protesto eylemleri, polis sald r lar ile çat flmalara dönüflüyor, ev bask nlar, linçler, gözalt lar, tutuklamalarla Kürtler sindirilmeye çal fl l yor. flte DTP nin kapat ld 11 Aral k tarihi ile 17 Aral k tarihleri aras nda yaflanan gözalt ve tutuklamalar: * Van da 134, Hakkâri de 117, Adana da 64, I d r da 58, Urfa da 33, Batman da 30, Siirt te 26, stanbul da 24, zmir de 23, Diyarbak r da Anayasa Mahkemesi DTP yi kapatt! Demokratik Toplum Partisi Anayasa Mahkemesi taraf ndan oy birli i ile kapat ld. Kuruldu u günden bu yana hakk nda say s z dava aç lan, üyeleri gözalt na al - nan, tutuklanan, iflkenceden geçirilen, katledilen DTP aç l m tart flmalar n n yap ld günlerde kapat ld. Milyonlarca Kürdün oylar n alan DTP nin kapat lmas ülkemizde oldu u iddia edilen demokrasiden ne anlafl ld n da bir kez daha gösterdi. Partinin kapat lmas ile Kürt halk n n siyasi iradesi ve tercihi yok say lm fl oldu. Devlet bu kararla Kürt halk n n kendini ifade etme, söz, eylem ve örgütlenme özgürlü ünü tan - mad n da ilan etti. Ne var ki Kürt halk kendi iradesine ve tercihine sahip ç kmay ve her defas nda mücadelesini ileri tafl may baflarm flt r. DTP nin kapat lmas sonras sokaklardan yans yan direnifl görüntüleri de bu gelene in devam edece ini göstermektedir. Her kesim taraf ndan farkl bir flekilde yorumlanan bu geliflmeleri Türk ve Kürt milliyetine mensup emekçilere sorduk, soka n sesine kulak verdik. Al nan karar siyasidir! - DTP nin kapat lmas na dair düflüncelerinizi alabilir miyiz? S. Yolcu (Mardin-K z ltepe, esnaf): HEP, HADEP, DEHAP da kapat ld, herhangi bir çözüm bulabildiler mi? B i z i b i t i r e m e z l e r 16, Mufl ta 13, Ankara da 10, Kars 8, A r da 6, Mu la da 5, Mardin de 4, Dersim de 3, Bingöl 3 kifli gözalt na al nd. * Gözalt na al nanlardan Van da 36, Hakkâri de 11, Adana da 11, I d r da 32, Urfa da 30, Batman da 12, Siirt te 6, stanbul da 4, zmir de 2, Kars ta 1, A r da 4, Mu la da 5, Bingöl de 3 kifli tutukland. Onlarca kiflinin yaraland çat flmalarda kolluk kuvvetleri, gerçek ve plastik mermi kulland. Halk ne diyor? DTP yi kapatt lar, flimdi arkas ndan yeni bir parti daha kurulacak. Yani partilerin kapat lmas ile devlet bir yere varamaz, Kürt halk n n parlamentoda olmas bizim için büyük bir baflar d r. Çünkü bu parlamenterler bar fl, özgürlü ü, kardeflli i savunmufllard r. Hukuk diyorlar ama hukuktan hiçbir fley anlad klar yok. Kürt halk demokrasiden vazgeçmeyecek! halk n n siyasi mücadelesi sona m erecek? Durdurur mu parti kapatmak? Ha-? y r. Kürt halk asla demokrasiden, siyasi mücadeleden vazgeçmeyecek. TRT fiefi ülkeyi böldü mü, Kürtçe e itim ülkeyi böldü mü? Ya da isimler de iflse bölecek mi? - DTP nin kapat ld haberini duydu unuzda Kürt milliyetine mensup bir emekçi olarak neler hissettiniz? E. Ayd n (Mardin Nusaybin Akarsu ilçesi, esnaf): DTP kapat ld günü ben 68 saat olarak yaflad m. Bu çok ac verici bir fley. Demokrasilerde parti kapatmalar olmaz. Parti üyesi olmayan insanlar yasakland. Mesela Leyla Zana. Hem demokrasi, hukuk devleti, sosyal adalet diyeceksin hem de parti kapatacaks n. Kürt halk Türk halk ndan uzak de il bir kere. Et-kemik gibi olmufltur. Ama sen beni tan mayacaks n olur mu böyle bir fley? Hangi toplumda var böyle bir fley? Yanl flt r bu!. Nusaybin de insanlar demokratik tepkilerini gösterdikleri zaman da hor görüldü, polisler üzerlerine sald rd. Biber gaz yediler. Devlet izin verecek, vatandafl demokratik tepkisini kullanacak. O zaman k rma da olmaz. nsanlar hakk n arayacak eylemini yapacak. Yok, sen izin vermezsen onlar da ç kar eylemini yapar, yapmak zorundad r. Çünkü bu insanlar Kürt tür. Yüzy llarca hapishanede de tutsan orada da ben Kürdüm diyecek. - Daha önce de birçok parti kapat ld. Sizce DTP nin kapat lmas Kürtlerin mücadelesini nas l etkiler? - Kaç tane parti kapat ld flimdiye kadar. Bugün bir tane daha kursalar onu da kapatacaklar. Çünkü Kürt halk n n kurtulufl mücadelesi diye bir fley var. Kürt halk n kabullenemiyorlar. Tabi ki kendini ifade edecek dernekleri olur, partileri olur. Bunlar çok do ald r. ki milyon oy alm fl, bir partinin kapat lmas tabi ki eylemlere neden olur. Bin tanede Kürt partisi kurulsa bin tanesine de oy veririm. Baflkas na oy vermem. Kendi partime oy veririm. Parti kapatmak bir zafer midir? Kürt Linç, halk n tutumu de ildir! - ki milyon seçmenin oyunu almay baflaran DTP kapat ld. Sizce bu karar n hukuki bir dayana var m? Esnaf, (Kütahya Tavflanl ): Öz ve öz Türk üm ama parti kapatmalara karfl y m. DTP kapat lmamal. Siyasi bir kapatma karar yd. Hukukçular n verdi i bir siyasi karard r. fiimdiye kadar bir mücadele veriliyse devlet de bunu önleyemediyse demek ki bu adamlar nda hakl bir taraf var. Biz Kürtlerle y llard r yafl yoruz, akrabay z. Sülalemde 4 tane Kürt gelini vard r. Bir parti seçimlere girdiyse senin o bölgenin temsilcisi olarak kabul etmen laz m. Çünkü seçilmifl gelmifltir. Seçilen insanlara önem vermek laz m. Linç halk n bir tutumu de ildir. Bir tak m insanlar n yapt bir fleydir. Faflist ideolojiye karfl y m. Babam da olsa karfl - y m. Bu memlekette kimsenin aç kalmamas laz m. Ben Sünni bir Müslüman olarak yan mda Kürt arkadafllar m da var. Ayr mc l a karfl y m. Kimse asl n inkâr etmez. Bu yüzden kimsenin kimseye hakaret etmeye hakk yoktur. O zaman demokrasi olmaz. Bu sistemin ad demokrasi olmaz. S. Aslan (Siirt, Eruh, esnaf): Köyümüzü y kt lar, yakt - lar bizi ç kard lar. ki kere yakt - lar evlerimizi. Siirt e geldik orada da duramad k, karakollar, bask lar sonra da buralara geldik 95 te. Bask evvel bize uyguland. Biz ç kt ktan sonra di er köylüleri de ç kard lar. Kimseyi b rakmad lar. Bize dediler PKK l s n z yard m ediyorsunuz. Bizden korucu olmam z istediler. Biz dedik korucu olamay z. Biz kabul etmedik. Devletin görevidir. Devlet mücadele edemiyor biz nas l mücadele edece- iz dedik? Bizim çocuklar ot toplamaya ç km fllard. Askerler yakalad öldürdü. Amcam n çocu u, enifltem, tesadüfen bir yerdeler, orada çat flma da oluyor, öldürüyorlar askerler, sonra götürüp gerillan n s na na at yorlar gerilla öldürdük diye. Bu halk n üzerindeki bir zulümdür. Ya korucu olursun ya bir gerillay öldürürsün, kellesini bize getirirsin; baflka çare yok. Yüzbafl kendi a z yla bana söyledi. Senin evi ben y kt m. - Siz bu ac lar yaflam fl bir insan olarak DTP nin kapat lmas na ne diyorsunuz? - Kürt halk na uygulanan zulümdür. DTP kimseye bir kötülük yapmam flt r. Türkiye Cumhuriyetinin bir partisidir. Tutturmufllar PKK. Peki, PKK kimdir? PKK de bu halk n partisidir. MHP de kapat lsayd ben ona karfl yd m. Herkes de biliyor. Hiçbir hukuk DTP yi kapatamaz. DTP ne yapm flt r? Bar fl istemifl iki halk n kardeflli ini istemifl. Kürt Say s z gaz bombas n n kullan ld eylemlerde, sokak ortas nda eylemciler linç edilmek istendi, yine sokak ortas nda ve karakolda iflkence yap ld, kiminin kolu k r ld, kiminin dili koptu, kepenk kapatan esnafa azg nca sald r ld. 20 Kas m dan itibaren süren çat flmalar ve bask nlardan sonra toplam 1636 kifli gözalt na al nd, 384 kifli tutukland. Devletin samimiyetsiz oldu u ortadad r! - DTP nin kapat lmas n nas l de- erlendiriyorsunuz? Y. Sag n (Hakkâri fiemdinli, esnaf); Kürt meselesine iliflkin y llard r süren bir mücadele var. Bu mücadele içinde çok bedeller ödendi. Ve bu bedellerle bu sürece gelindi. Aç l m söylemleri içinde kardefllik naralar at ld ve ard ndan sald r lar gerçekleflti. Evet, bugün DTP kapat ld ama mücadele burada bitmedi. Yaln z burada önemli bir nokta var ki o da DTP nin hazmedilememesidir. DTP, Kürt ulusu için büyük bir parti olmakla beraber Kürtlerin iradesidir. Bugün DTP nin olmamas büyük bir kay p ama elbet yeri doldurulacakt r. Nas l Avrupa da parti kapatmak kolay de ilse Türkiye de de DTP nin kapat lmas kolay olmayacak bence. Çünkü burada halk n iradesi var. - Kapat lman n ard ndan yaflanan eylemleri ve provokasyonlar nas l de erlendiriyorsunuz? - Sald r lar noktas nda TC hiç durmadan ilerliyor. Sen e er halk n iradesine sald r rsan Hakkari de, fi rnak ta, Diyarbak r da olay ç kar ve kimse bunun önüne geçemez. Asl nda devletin özellikle AKP nin bu noktada samimiyetsiz oldu u ortadad r. Aç l m ad alt nda bir ad m at lmad zaten. Aksine sald r lar art r ld, DTP kapat ld. Ard ndan da eylemlerde haklar n arayan herkese (TE- KEL iflçileri vb.) sald r ld, silahl sald r düzenlendi. Sald rganlar asl nda esnaf filan de ildir. Bu flah slar devletin bir numaral katilleridir. diye kapatt lar. Dün Genelkurmay Baflkan Trabzon da diyor benim buraya gelme nedenimi biliyorsunuz. Bunun anlam nedir? Halk birbirine düflürmeye çal fl yor. Ne Türklerle ne Alevilerle ne Ermenilerle hiçbir sorunumuz yok. Ne varsa devletten ç k yor. PKK Tayyip Erdo an n yar s kadar Türkiye ye zarar vermemifltir. Kürt halk n bitiremezler. Mümkün de il. fl bar flla olur, kardefllikle olur. K flk rtma ile öldürme ile mümkün de il bir sonuca ulaflamaz. Biz flok olduk. nanamad k. Çünkü DTP böyle bir fleyi hak etmemiflti. nsan n zoruna gidiyor. Geçen Mufl ta gördünüz, adam J TEM eleman d r. Biz bunlar gözümüzle görmüflüz. Dolapdere de sen niye bu halka silah çekiyorsun? Nedir bu Kürt müfl!. Milliyetçilik kim yaparsa kötülük yap yor. flçi-köylü den Tecrübeler, militan mücadelemize fl k olmal d r! Tart flmalar m z somut sorunlar üzerinde yürütme ve tecrübelerden ö renme olgular na s kça vurgu yap yoruz. Ki, bu do ru oland r. Bu anlamda içinden geçti imiz süreçte sergiledi imiz pratikler ele al nmas gereken vurgular da içermektedir. Çünkü tart flmalar n anlam kazanmas ve yaflanm fll klar n tecrübe haline gelmesi, onlar n üzerinden ileriye do ru ad mlar n at lmas yla mümkün olabilir. Bu bak fl aç s yla de erlendirdi imizde örne in stanbul özgülünde yürütülen gazetemizle dayan flma kampanyas na de inmek gerekmektedir. Genifl okur kitlesine ulaflmak, yay nlar m z daha nitelikli ve canl k lmak, kitlelerin yay nlar - m zda kendisini bulmas n sa lamak gibi bir tak m hedeflerle yola ç kt m z kampanyam z ster genel isterse bölgesel düzeyde olsun bir kampanya bafllat rken, daha önce ayn içerikte yürütülen kampanyalar m zdan ç kar lan sonuçlar n gözden geçirilmesi önemlidir. Yani elimizde bulunan daha önceki çal flmalar n sonuçlar, yeni kampanya örgütleyicilerinin gündemine al narak, üzerinde tart fl lmal d r. Sürekli de iflen bileflimleri de dikkate ald m zda, ifle bu noktadan bafllanmas gerekti i ortadad r. Yap lmas gerekenler ve yap lmayanlar önceden tart fl l rsa, tecrübelerden ö renme eylemi de bir anlam kazan r. Di er bir ifadeyle, önceki kampanyalarda ortaya ç kan tecrübelerin yeni kampanyada yol gösterici-e itici bir rol oynamas için bunlar n gözden geçirilmesi ve eksikliklerin giderilmesi için gereken tedbirlerin al nmas n zorunludur. Tüm bunlar n yap lmad durumda, yeni kampanyada karfl lafl lacak sorunlar ve ortaya ç kar lacak sonuçlar da birbirine yak n olur. Çünkü; önceki kampanyada ortaya ç kard m z sonuçlara uygun olarak bir pratik izlenmez. Ve tecrübelerden ö renme, tecrübeleri yeni okurlarla düzenli ve sistemli paylaflacak bir çal flma sistemi oturtulamaz. Dolay - s yla kendini tekrarlayan bir faaliyet halini al yor. Bu noktada eksikliklerimizin oldu unu görmemiz gerekiyor. Kimi faaliyet alanlar nda yap ld gibi okurlar m zla ortak toplant lar yapmak, kampanyay somut sorunlarla birlefltirecek tarzda ele almak, katk sunabilecek, yard m edecek herkesi harekete geçirmek yap lmas gereken pratiklerdir. Yine bir önceki kampanyada eksik bir nokta olarak belirledi imiz yakalana yeni iliflkilerle düzenli bir iliflki sürdürülememesi ciddi bir sorundur. Bu iliflkileri çal flmalar n bir öznesi haline getirmek ve en önemlisi kampanya sürecinde bize dönük yürütülen elefltiriler üzerinde ciddiyetle düflünmek ve öz elefltirel devrimci sonuçlar ç karmak önemlidir. Bizi ileriye tafl yacak olan da, kendimize karfl izleyece imiz özelefltirel tutumdur. Devrim kayg s olan her militan n bu tarz bir flekillenifle asla itiraz olmamal d r. Yine yukar da da de indi imiz gibi faaliyet yürüttü ümüz bölgelerin, semtlerin yerel sorunlar n n yan s ra ülke gündeminin de iflim ve geliflim seyrine ile kampanyam z n araçlar - n birlefltirmek önemlidir. Örne in son haftalarda ülkemizde yaflanan bir dizi geliflme kampanya sürecinin ve yürüttü ümüz her faaliyetin do al olarak gündemi olmak zorundad r. Bir kampanya veya günlük devrimci faaliyetler, yukar da dikkat çekilen çal flma tarz yla ancak baflar labilir. Okurlarla toplant lar yapmak, kolektif iradeyi harekete geçirmek, herkese sorumluluk yüklemek, ö renme ve ö retme eylemini somut bir olgu haline getirmektir. Okurlar ndan ö renmesini bilmeyen, kitlelerden hiç ö renemez. Gazete da t m ve di er devrimci faaliyetler için okurlar n ve yak n çeperini harekete geçirenler, kitleleri de harekete geçirmeyi tart flabilir, bunun somut ad mlar n atabilir. Bu demektir ki; ç - kar lan yay nlar en genifl kesimlere ulaflt rman n yolu, okurlar ve yak n çeperin örgütlenmesinden ve harekete geçirilmesinden geçiyor. Bu yönlü at lacak ilk güçlü ad mlar bir kartopu gibi yuvarlanarak daha da büyür. Bu nedenle okurlar m zla kolektif düflünme ve kolektif harekete geçirme mekanizmalar n oluflturmak önemlidir. Sorunlar n çözümünü s n f mücadelesi içinde aramak temel fliar m z olmal d r. Devrimci çal flmaya katk sunacak, yard m edecek herkese koflmak bizim görevimizdir. Hem koflaca z hem de yeni koflucular bulup aç a ç karaca z. Bir alan n ne kadar yay n da tt elbette ki önemlidir. Fakat daha çok ve yeni insanlarla bunun yap lmas daha da önemlidir. Her devrimci çal flmada hedefimizde sürekli yeni güçler olmal d r. Yeni güçlerin aktif hale getirilmesi devrimci e itimi zorunlu k lar. Çal flmalar öncelikle okurlar n oldu u alanlarda yo unlaflt rmak do rudur. Ama unutmamak gerekir ki; bizimle gönül ba olan ve y llarcad r u ramad m z evler vard r. Bu evleri bulmal y z ve onlar n vas tas yla yeni evlere ulaflmak için çaba sarfetmeliyiz. Yani kendimizi belli alanlarla s n rlamamal y z. Bunun için mevcut güçleri planl, sistemli bir tarzda harekete geçirmeliyiz. Okur potansiyelinin ve geliflme dinami inin oldu u alanlara daha bir yo unlaflmak, kalabal k gruplarla A/P faaliyeti yürütmek, yeni taze kuvvetlerin aç a ç kar lmas sürecine hizmet edebilir. Ama her koflulda çal flmada sistemlilik ve örgütlülük temel hedefimiz olmal d r. K sacas bu konuda daha etkin ve sonuç al c çal flma yöntemleri gelifltirme konusunda kafa yormal y z. Yeniliklere, yeni yöntemlere aç k olmal y z.

3 25 Aral k-7 Ocak 2009 Politika-yorum flçi-köylü 3 Vakit, oyunu bozmak için ileri at lma vaktidir! Demokratik aç l m n ne boyutta bir anti-demokratiklik anlam na geldi i, içinden geçilen süreçte daha da netleflti. zmir de DTP konvoyuna sald r ve Bayramiç te Kürtlere dönük linç giriflimi ile iyice t rmanma e ilimi gösteren, Diyarbak r da Ayd n Erdem isimli yurtsever ö rencinin, protesto gösterileri s ras nda polis kurflunu ile katledilmesiyle devam eden süreç, en son DTP nin kapat lmas yla bir baflka dönemece girdi. Erdo an ABD de Bölgesel güç olma heveslerini her vesile ile belli eden ülke egemen s n flar ve onlar n temsilcisi hükümet, son dönem Ortado u ya gerçeklefltirdikleri gezileri, Erdo an n 7 Aral k ta yapt ABD ziyareti izledi. Erdo an n ABD ye gitti i gün gerçekleflen Tokat sald r - s na verilen tepki t rman fltaki tehlikenin bundan böyle alaca /alabilece i boyutlar göstermeye yetti. Tokat olay n n ard ndan halk galeyana getirmeye dönük tutumun bafl n çekenlerden biri de yine, gitti i Amerika da aya- n n tozuyla k flk rt c aç klamalar yapan Erdo an oldu. Sahi Erdo an, ABD ye niye gitti ya da giderken ne götürdü? Bu ziyaretin, ABD nin her düzeyde yetkilisinin son aylarda birbiri ard na yapt klar Türkiye ziyaretlerine karfl l k, nezaket kurallar gere i yap lan bir iade-i ziyaret olmad herkesçe malum. Erdo an n giderken yan nda ne-neler götürmüfl olabilece i üzerine ilk akla gelenlerden biri de, FBI baflkan n n Kas m ortalar nda yapt Türkiye ziyareti s ras nda iletti i talebin, yerine getirilmifl olabilece i. Hat rlanaca üzere, FBI Baflkan Robert Muller, bu ziyaret s ras nda baflta terör zanl lar olmak üzere, Türkiye içinde ve üzerinden, hava, deniz ve demiryollar n kullanan flüphelilerin biyometrik takibini ve bu verilerin paylafl m n istemiflti. Muller in Cemil Çiçek le yapt görüflmede dile getirdi i ki ilk de il- bu talebin kamuoyuna yans mas üzerine, hükümet talebi karfl lamayacaklar n aç klamak zorunda kalm flt. Ancak emperyalist efendilerine hay r deme lüksleri olmad için bu aç klaman n inand r - c l ortadan kalkmaktad r y l ABD aç s ndan kendi deyimleri ile- çok önemli bir y l olacak - ve de yine kendi deyimleri ile ayn zamanda da oldukça kanl bir y l. Afganistan iflgalinin geniflletilmesi-derinlefltirilmesi düflünülmekte ve bunun için de Türkiye den muharip güç istendi i bilinmekte. Ülke egemen s n flar bu talebe sözde s - cak bakm yorlarm fl gibi görünseler de, sadece Afgan askerlerini-polisini e itmek için uzman gönderilece ini aç klasalar da bu da inand r c olmaktan uzak. Ne NATO üyeli i ne de emperyalizme göbekten ba ml l k, bu talebi de yine emir saymay, geri çevirmeyi imkans z k lmakta. Muharip güç talebi ve di er konularda yap lan pazarl klar n ne/neler oldu u da yine ABD ziyareti ile ortaya ç km flt r. TSK n n istedi i Wheskey tipi savafl helikopterlerinin ve daha çok say da ve tipte silah n al m na dönük anlaflmalar, çok aç kt r ki- asker ile yap lan anlaflman n bir parças d r. Stratejik ortakl k tan model ortakl a ABD emperyalizminin Türkiye yi giderek daha derinleflen biçimde iflgallerin bata na çekme giriflimlerinin sadece Afganistan ile s - n rl olmad malum y l nda Irak tan asker çekmeye haz rlanan ABD, asker çekme ifllemini mümkün mertebe kazas z-belas z gerçeklefltirmeye çal flmaktad r. Ve bu ifllemde Türkiye onlar aç - s ndan önemli bir yerde durmaktad r. Çünkü askerlerin geçifl güzergahlar a rl kl olarak Türkiye topraklar d r. Türkiye ile ABD aras nda yak n zamana kadar stratejik ortakl k olarak adland r lan iliflkinin, Erdo an n ABD ziyareti ile birlikte model ortakl k olarak an lmaya bafllamas da artan rolle yak ndan ilintilidir. Ancak biz biliyoruz ki, model ortakl k denildi inde anlafl lmas gereken model uflakl k t r. ABD emperyalizminin bölgede arkas n sa lama alma, iflgallerin yükünü kendi lehine paylaflt rma giriflimleri, Türk egemen s n flar cephesinde karfl l n fazlas yla bulmufltur. Bu da son ABD ziyareti ile daha da net aç a ç km flt r. Kürt meselesinde geliflmelere ABD onay Kürt sorununda gelinen noktay da elbette ülke ve bölge konjonktüründen ba ms z ele almak mümkün olamaz. Gerek Türk egemen s n flar gerekse ba l olduklar emperyalist güçler, bölgedeki ç - karlar n korumaya dönük çabalar n n önündeki tüm engelleri kald rmaya çal flmaktalar. Bu engellerden birinin de Kürt Ulusal Hareketi oldu u anlafl l yor. Bunun içindir ki, ABD ziyaretinin konu bafll klar ndan birini de Ulusal Harekete karfl ortak mücadele oluflturuyordu. Kürt kitlelerini Ulusal Hareketten koparman n öyle kolay olmad iyiden iyiye aç a ç kt kça, bir sonraki seçimlerde Kürt oylar n n hesab n yapan AKP, hesaplar n n tutmayaca- n gördükçe, Kürt sorununda, daha do rusu aç l m da bahar havas yerine; k fla b rakmakta gecikmedi. Irkç -floven söylemler art k kendini frenlemeye çal flan- AKP cephesinden de en sivri haliyle dile getirilmeye, yang n iyice körüklenmeye baflland. Önce mral da koflullar a rlaflt r ld. Oysa Kürtlerin buna verece i tepkinin boyutlar biliniyordu. Nitekim beklenen (ya da hesaplanan) oldu ve Kürtler tüm illerde protesto eylemleri bafllatt lar. Buna verilen cevap ise hem resmi hem de sivil sald r lardaki art fl oldu. H z n art ran tüm bu geliflmeler s ras nda DTP nin yapt bir tak m aç klamalar bahane eden Cemil Çiçek, DTP nin kapat lma davas - n tekrar gündemlefltirdi. Ayn günlerde bafllayacak olan kapatma davas na iliflkin, spanya da BASK bölgesinin ba ms zl için mücadele den ETA n n legal kolu oldu u gerekçesiyle kapat lan, yöneticileri tutuklanan BATASU- NA örne ini vererek, Anayasa Mahkemesi ne aç ktan yol gösterdi. Ve 4 gün süren oturumun ard ndan 11 Aral k ta davan n sonucunu aç klayan Anayasa Mahkemesi Baflkan Haflim K l ç da, DTP nin kapatma karar n al rken, BATASUNA örne ini verecekti. Anayasa Mahkemesi üyeleri, d flar - dan bak ld nda sanki (laik- slamc gibi) farkl görüfllere sahiplermifl gibi görünse/gösterilse de Kürt düflmanl onlar ortak bir paydada buluflturmufl ve kapatma karar n oy birli i ile alm fllard. Kapatmayla birlikte, 37 DTP liye 5 y l siyaset yasa getirilmiflti. Bunlar aras nda bulunan Ahmet Türk ve Aysel Tu luk un ayr ca milletvekillikleri de düflürülmüfltü. Kapatma karar n n titiz inceleme sonucu al nd iddias ise, kapatma gerekçelerinden biri yap lan, Leyla Zana n n parti faaliyetleri iddias yla birlikte, daha bafltan çürüyordu. Çünkü Zana kurulufl aflamas nda üye olmufl, ancak daha önceki siyasal süreci nedeniyle Yarg tay Baflsavc s n n yapt uyar yla, üyeli i hemen silinmiflti, yani parti faaliyetine hiç kat lmam flt. Kapatma karar n n siyasi bir karar oldu u bundan daha aç k bir biçimde kan tlanamazd. DTP de zaten karar n siyasi bir karar oldu unu aç klad. Ve hemen karar n ard ndan meclisten çekildiklerini ilan etti. DTP nin kapat lmas ve meclisten çekilme karar ile birlikte, erken seçim tart flmalar da alevlenerek gündemin ön s ralar na yerleflti. Ancak sine-i millet karar n Öcalan n ça r s yla de ifltiren DTP, mecliste kalarak aç l m zorlamaya karar verdi. Kapatma karar esas olarak, halk n aras nda yarat lmak istenen Kürt-Türk çat flmas e ilimini de güçlendirdi. Irkç -floven k flk rtmalar eflli indeki linç kampanyalar n n dizginleri de iyice boflalt lm fl oldu. Sald r lar birçok yerde Kürtlerin evlerine kadar ulaflt. Ülkü Ocaklar - n n okul okul dolafl p sald rgan toplayarak, bunlar otobüslerde DTP binalar n n önüne tafl mas s radan vakalar haline geldi. Oyunu bozmak için ileri at lma vakti geldi! Devletin polisi, hükümeti ve her düzeyde temsilcisi ile k flk rt c l n yapt bu süreç, binlerle ifade edilen gözalt lar, yüzlerce insan n tutuklanmas ve bir dizi fiili sald r ile devam ediyor. Ancak geliflmelerin hedefinde sadece Kürtlerin olmad da bugünlerde iyice aç a ç km fl bulunuyor. Hedef devrimci, ilerici, demokrat kifli ve kurumlar da içine alarak, iyice geniflliyor. Bu kesimlere dönük bask lar n, gözalt lar n, tutuklamalar n da hayli art gözleniyor. nsan temel hak ve özgürlüklerine dair var olan k r nt lara da bir ç rp da el konulmak isteniyor. Haklar n arayan tüm kesimlere yönelik (TEKEL, itfaiyeciler, BTS emekçileri...) sald r - lar da yine bu sürecin d fl nda görülmemelidir. Egemen s n flar (gerek emperyalistler gerekse uzant lar ) hakimiyetlerini koruman n ve de hakimiyet alanlar n geniflletmenin yolu olarak bir kez daha iç çat flmalar körükleme yöntemine, öteden beri baflvurduklar böl-parçalayönet politikas na baflvurmaktad rlar. Bu politika günümüzde hem ülkede hem bölgede hem de tüm dünyada öne ç kar lmaktad r. Emperyalistlerin ve de uflaklar n n ezilen genifl y nlar üzerinde oynad klar bu oyun mutlak bozulmal d r! Bunun içindir ki, vakit oyunu bozma göreviyle karfl karfl ya olanlar n, ileri at lma vaktidir. S n fsal Yaklafl m S NE- M LLET, S NE- MECL S, S NE- MÜCADELE... Ulusal sorundaki mücadelenin aç l m parantezine al nmas yla yükselen ivmesi, paralel geliflmeleri do- urmakta, taraf lar n hamleleri de buna uygun a rl k tafl maktad r. Bu a rl l k halinin sürekli ve haliyledengeli oldu undan söz etmek mümkün de ildir. Ancak devreden düflmeyen ve de geri planda kalmas na özen gösterilen esas aktör vard r ki her iki kesimin de hareket politikas ve taktiklerini as l belirleyenin bu güç oldu u aç kt r. Kemalist-faflist Türk devletinin AKP eliyle devreye soktu u aç l m isimli projeye iliflkin amaç ve kaynak noktas ndaki çözümleme karmaflas bir yana, sonuçlar bak m ndan süren kafa kar fl kl geliflmeler yafland kça daha net ortaya ç kmaktad r. Bu dertten en çok muzdarip olan, daha do rusu bu yan lsamay bünyesinde en fazla bar nd ran n Ulusal Hareket olmas, meseleyi devrim ve demokrasi mücadelesi aç s ndan talihsiz bir konuma sürüklemektedir. Ulusal Hareket in bu pozisyonda yaln z olmad görülmektedir. Niyet sorgulamas ndan ba ms z olarak, soruna bu tarzda yaklaflanlar n, mücadelenin ana unsuru halka ve dolay - s yla birçok alan ve cephede ba lant l olarak süren kavgaya verdikleri zarar ölçülemez boyutlardad r. Bunun zamanla daha net bilançolara ulaflaca bilinmelidir. Aç l m dan anlafl lmas gerekenin en yal n ve kestirme ifadeyle tasfiye oldu una dair neredeyse ortak bir koro oluflturan devrimci, demokrat ve yurtsever güçlerin ciddi bir ço unlukla sürecin devam ndan yana olmas hangi gerçeklikle aç klanmal d r? Refladiye eylemine ve DTP nin kapat lma davas na yaklafl mla kendini dolays z biçimde deflifre eden bu anlay fl n s n f mücadelesi ile bir sorunu oldu u yüksek sesle dillendirilmelidir. Refladiye ye provokasyon diyenler, yetmiyormufl gibi k nama l tutum ça r s yapan çok çeflitli kesimlere mensup zavall lar; henüz bir-iki ay içerisinde Çukurca, Gabar ve Cudi de üçer, befler, sekizer kifli kurfluna dizilen savunma konumundaki Ulusal Hareket savaflç lar n n katlini vaka-i adiyeden görmektedir. Hem kitlelerin mücadelesine hem de silahl mücadelenin birikimlerine yaslanmak sonra da bunlara güvensiz bir tarz tutturarak egemen s n flarla uzlafl içerisinde icazet kat nda dolaflman n her pratikle geçirdi i erozyon nas l olur da fark edilmemektedir? Bu durum ancak s - n fsal gerçeklikle aç klanabilir. Bunu tepeleyip aflacak ve do ru kulvara sokacak olan da bizzat s n f mücadelesidir ve komünistlerin çare olarak s nacaklar yegâne alan buras - d r. Bu alandaki kavgay körüklemek ve atefle olanca gücümüzle at lmaktan baflka çaremizin olmamas hiç kuflkusuz kör bir tutumu ifade etmez. Yer al nan pratiklerdeki inisiyatif ve etki gücünün zay f oldu u koflullardan baflka irademizin d fl ndaki oluflum ve hareketlerle iliflkilenme ba lam nda tak naca m z tav r da hesaba kat lmak zorundad r. Burada karfl m za ç kan ilk gerçeklik, sorunun Ulusal Hareket taraf ndan yürütülen mücadele çerçevesinde demokratik bir içerik tafl - mas olgusudur. Burada çokça kar flt r lan husus, bunun devrimci bir içerikten özü itibar yla yoksun olmas d r. Nihayetinde sistem içi bir sorun hüviyetindeki ulusal sorun, pekâlâ devrim olmaks z n da belli çözüm aflamalar ndan geçebilir. Devrimci/sosyalist çözüm, sorunun demokratik zemindeki halli için kal c ve kesin bir çözümdür. Ancak ulusal hareketlerin baflka bir mecrada akmas, iktidara yönelmeksizin ya da elde etmeksizin de çözüm üretebilir. ktidara yönelmeme, rejimi temelli de ifltirmeme hali bu hedeften yoksun olma durumu- devrimci olup olmaman n ana k stas - d r. Silahl mücadelenin hem de uzun bir zamana yay ld boyutuyla gerici/faflist devlete indirdi i darbeler, hareketin belirleyeni konumunda de ildir. Her hareketi, birincisi s n fsal konumu, ikincisi program/hedefler noktas ndaki saptamalar belirlemektedir. Nitekim karakteristik flekillenifliyle Türkiye deki Ulusal Hareket in süreci bu duruma iyi bir örnek oluflturmaktad r. Reformizmin devrimcili e ayk r bir kulvardan akmas ve sistemin s n rlar içinde dolaflmas da bu nedenden ötürüdür. ki y ld r Demokles in k l c gibi DTP nin tepesinde tutulan kapatma davas, bu sürece ait pratikleri kapsayan ek-iddianame olmaks z n buzluktaki haliyle karar a servis edilince, pek çok kimse aç l m sayesinde, AKP davas gibi kapatma olmaks z n cezaland rma ile sonuçlanaca n düflünüyordu. Öcalan n hücre koflullar nedeniyle geliflen ve aç l m konusundaki samimiyetsiz tutuma tepkiyi de bünyesine alarak büyüyen kitle eylemlerine, AKP nin de makul patentiyle destek verdi i linç ve katliamlarla benzin dökülmesi de buna gerekçe olur diye yorumlanmam flt. Bu havay yeterli bulmam fl olacak ki esas o lanlardan Cemil Çiçek tam da görüflmenin ortas nda, spanyol devletinin Bask partisi Batasuna y kapatmas na nsan Haklar Avrupa Mahkemesi nin verdi i onay hat rlatt. Bu malzemenin kapatma karar n aç klarken Haflim K l ç taraf ndan da kullan lmas elbette manidard. Ancak daha manidar olan oybirli i ile al nan karar tüm egemen s - n f partileri ve çevrelerinin tam bir mutabakatla savunmas yd. Sonras nda meclisi terk etme sine-i millet-bahsinde yine ayn cepheden ileri sürülen demokratik zemin gerekçeleri de fena halde i reti duruyordu. Demokratik toplum un vazgeçilmez/ana ö esi kabul edilen siyasi partilerin kapat lmas nda en a r sab ka sahibi devlet olarak Kemalist-faflizmin örgütten soyundurma ve yola/hizaya getirme amaçl operasyonunun istenen karfl l, o meflruiyet içinde kal nmas yd. DTP lilerin buna ayk r durufl sergilemesinin Öcalan taraf ndan bozulmas yla süreç kald yerden devam ettirilmifl oldu. Bu süreçten, demokratik talepleri zerre kadar dikkate al nmayan, muhataps zl k hali süren ve nihayet en önemli araçlar ndan yasal partisi kapat l p malvarl na el konulan Ulusal Hareket güçleri zararl ç km flt r. mral n n a rl k ve etki gücünün alt n bir kez daha çizmekten baflka bir ifle yaramayan sine-i meclis karar, özellikle de yaflananlar n ard ndan süreci daha da güçsüz bir halde sürdürme anlam na gelmektedir. Tasfiyenin, ucuz kasaba politikac s taktikleri ve söylemleriyle idame ettirilmesi, elle tutulur, difle dokunur bir fley yapmaman n ötesinde piflkin bir sald rganl k sergilenmesi karfl s nda, esasl /cepheden bir tav r al nmas gerekirken daha ezik ve mahkûm bir görüntü verilmesi, egemen s n flar n iflini kolaylaflt rmaktad r. Komprador patron-a a devleti, Bursa da Antep te patlayan maden ve tafl ocaklar ile Tuzla tersaneleri ölüm kamp nda iflçi ve emekçiler üzerine kâbus gibi çökerken, Ankara n n göbe inde Tekel iflçilerinin direnifli karfl s nda düfltü ü aczi, sald rganl kta pervas zl k s n rlar n aflarak perdelemeye çal flmaktad r. Tayyip, namus belas na te et sak z n çi nemeye devam etsin, iflsizlik ve yoksullu un geldi i noktada sosyal patlama umac s na dikkat çekenler ço almakta, patron örgütlerine, sosyolog akademisyenler destek vermektedir Faflist diktatörlü ün bütçe görüflmeleriyle de ortaya serildi i üzere, emperyalist merkezlerden büyüyerek gelen f rt nay gö üsleme konusunda yaflad s k nt ve korku daha da somut haller almaktad r. Nitekim komflu Yunanistan da ülke ölçe inde meydana gelen sars nt ve iflas n boyutlar muazzamd r. Daha kötü koflul ve parametrelere sahip Türkiye nin benzer boyutlarda bir batak içine çekilmemesi için hiçbir sebep yoktur. Bu korku yaln zca Türk devletini de il benzer etkileflim alan içerisinde bulunan bütün ülkeleri beklemektedir. Aç l m sürecinin böyle bir tabloyla birlikte de erlendirilmesi gerekmektedir. Kürt sorunundaki açmaz ve bata aflmak, faturay düflürmek ve yeni dönemin rolüne uygun konumlanmak için gelifltirilmifl bir proje olan aç l m da sonuç alman n, savafl n di- er taraf olan Ulusal Hareket i belli bir zeminde ikna etmek olmaks - z n baflar lamayaca n iyi bilen egemen s n flar, bunu elveriflli hale getirmek için çal flmaktad r. Bütün hamleler buna yöneliktir. Ulusal Hareket in bu gerçekli in fark nda olarak gelifltirdi i politikalar, eylem ve kampanyalar, de il kal c ve demokratik bir çözüm, kendi s n rl hedefine ulaflmak bak m ndan dahi tart fl l r a rl ktad r. Buna dikkat çekmek ve gerçeklere parmak basmakla beraber, Ulusal Hareket in böyle bir süreçte, yo un sald r ve manipülasyon faaliyeti alt nda kuflat lmas na karfl koymamak düflünülemez. Hem de bu karfl koyuflun en güçlü biçimde büyük bir yo unlaflma ve etkin çal flma ile gösterilmesi gerekir. S n f mücadelesinde söz sahibi olmak, de ifltirici-dönüfltürücü rol oynamak bir yana, elefltiri gücü tafl man n da tek yolu prati in içerisinde olmakt r. Ama zaten bu pratik, esas nda, yürütülen savafl n tam da merkezinde yer alan bir ittifaka ve demokratik muhtevaya sahipse, her türlü tereddüt ve pasifli in düflmana tafl yaca kan hesaplanamaz yo unluktad r.

4 flçi-köylü 4 flçi/köylü 25 Aral k-7 Ocak 2009 Emek mücadelesini yok edemez, dikensiz gül bahçenizi kuramazs n z! Egemenler; krizleri derinlefltikçe, bir yandan iflçiler ve emekçiler üzerindeki sömürülerini art r yor bir yandan da yine ezilenlerden gelen hak taleplerini daha azg n yöntemlerle bast rmaya çal fl yorlar. Art arda gerçekleflen iflçi eylemleri sistemin, sömürüsünü kolaylaflt rmak için yaratmaya çal flt dikensiz gül bahçesi hayallerini y km fl ve bu hayal k r kl yla da iflçi ve emekçilere dönük devlet terörünü iyice art rm flt r. TEKEL iflçileri, itfaiyeciler derken bu kez de s ra demiryolu çal flanlar na gelmiflti. Bu eylem iyi niyetli de il!, Gerekeni yapaca z diye sinirlenen(!) egemenlere ra men 25 Kas m da, Türkiye genelinde yap lan ifl b rakma eylemi örgütlenmiflti. Oldukça coflkulu geçen eylem sonras adeta öç almaya çal flan devlet taraf ndan 16 demiryolu çal flan iflten ç kart ld. Egemenlerin bu sald r - s na yeni bir ifl b rakma eylemi ile yan t veren demiryolu çal flanlar na bu kez de kolluk kuvvetleri sald rd. flçi-köylü gazetesi olarak Birleflik Tafl mac l k Sendikas n ziyaret ederek sald r ile ilgili görüfllerini ald k: - Gerçeklefltirdi iniz eylemle ilgili bilgi alabilir miyiz? Mahmut Çevik (BTS stanbul fiube Yönetim Kurulu Üyesi-Eylem sonras iflten uzaklaflt r lan 30 kifliden biri): Biliyorsunuz, KESK olarak 25 Kas m da son y llar n en etkili eylemlerinden birini gerçeklefltirdik. Ve eylemde biz, oldukça iyi bir flekilde kendimizi ifade ettik. Bu eylem içerisinde demiryolu çal flanlar n n yapm fl oldu u eylem ön plana ç k nca, siyasi iktidar da çal flanlardan h nc n almak için 16 arkadafl m z iflten uzaklaflt rd. Bunun üzerine bir fleyler yapmam z gerekti ine inanarak ikinci eylemimizi planlad k ve yapt k. Eylem, bu hukuksuz ve keyfi uygulamadan vazgeçilmesi için yap lan bir eylemdir ve eylem 15 Aral k Sal akflam saat de bafllad. 16 Aral k günü de; zmir, Adana, Bal kesir, Ankara, Eskiflehir, Diyarbak r, Samsun da trenleri durdurduk. Eylemin ilk günü, polis sald r s n n ard ndan 5 arkadafl m z gözalt na al nd. Bunlardan biri flube baflkan - m z, biri üyemiz, di er üçü de eylemimize deste e gelen kiflilerdi. Bu eylemin ard ndan 30 arkadafl m z daha iflten uzaklaflt rd lar. Bundan sonraki süreçte daha etkili eylem türlerini düflünüyoruz. Bunlar n hiçbiri bizi y ld ramaz, mücadelemizi sonuna kadar sürdürece iz. - Son süreçte devletin iflçilere ve emekçilere karfl sald r lar artt. BTS nin eylemine yap lan sald r da bunlardan biri Mithat Ercan (BTS stanbul fiube Sekreteri-Eylemden sonra iflten uzaklaflt r lan 30 kifliden biri): Evet, öyle! Türkiye deki çal flma hayat na bakt m z zaman TEKEL, itfaiye, demiryolu iflçilerine yap lanlar lokal görebiliriz. Ancak bizim objektif ve genel bakmam z gerekiyor. Bu, dünyadaki krizin Türkiye ye yans mas d r ve Türkiye de oluflturulmak istenen; ABD nin AKP üzerinden, Ortado u da yaratt srail gibi bir mant kt r. Her yerde iflsizlikten dolay çal flanlar n inan lmaz s k nt lar var. flyerleri iyi niyetli bile olsa bu s k nt lar afl lam yor ve insanlar iflten at l yor. Bask lar art yor. Bir kifliye, birden çok kiflinin ifli yapt r l yor. Biz bir kamu kuruluflu olmam za ve çal flma flartlar m z devlet taraf ndan talimnamelerle belirleniyor olmas na ra men, tüm bu bask lar çokça yafl yoruz. Bir de bir tafleron firmada bu bask lar n kaç kat fazla yaflanabilece ini düflünün! Emekçiler zor durumda ve bu tesadüf de ildir. Bunlar Türkiye nin siyasi resmi ideolojisinin emekçiler üzerindeki yans mas d r. Toplu görüflme masalar nda, sendikalar içi bofl bir hale getirilmeye çal fl l yordu. Son toplu görüflmede de bakanlar hakarete varan tav rlar içerisindeydi. Biz de böylece Kamu-Sen ile 25 Kas m daki grevi örgütledik. Ortak noktam z grev yapmak ve toplu sözleflme hakk m za sahip ç kmakt. 25 Kas m bizim için bir deneydi. Bunu bas n ve halk m z da gördü. Biz devletin dikensiz gül bahçesi kurma hayallerini bozmufl olduk. Tabi, bu da onlar rahats z etti. 8 gün sonra da Türkiye genelinde 16 arkadafl m z hukukuz bir biçimde aç a al nd. fl b rakarak bu 16 arkadafl m z n yaln z olmad n göstermek amaçl direndik. Siyasi iktidar bu ikinci eylemde olaya daha da siyasi yaklaflt ve bu dayan flmaya katlanamayarak 30 demiryolcuyu daha aç a ald. - Eyleme yönelik sald r lar hakk nda ne düflünüyorsunuz? Eylem boyunca ifl arkadafllar n z n size karfl tepkileri nas ld? flten uzaklaflt r lan bir BTS üyesi: 25 Kas m eylemi ve 16 arkadafl m z n görevden uzaklaflt r lmas n n ard ndan 15 Aral k gecesini 16 Aral k a ba layan gün eylemimize bafllad k. Eylem boyunca hareket etmesine izin vermedi imiz trenleri çal flt rmak için personeli çok zorlad lar. Gitmeyen trenleri kendileri çal flt rmaya çabalad lar. Personeli zorbal kla, tehditle trenlerin bafllar na geçirmeye çal flt lar. Birço u reddetti ve bize destek verdiler. Onlar n bize sald rmas bizi y ld rmad. 46 kiflinin uzaklaflt r lmas bizim için ceza de ildir, bir ödüldür. Çünkü bu, korktuklar n gösteriyor. ( stanbul) Atamas yap lmayan ö retmenler po aça satt 23 ay önce stanbul Davutpafla daki bir havai fiflek fabrikas nda meydana gelen patlama sonucu 23 kifli yaflam n yitirmifl, 108 kifli de yaralanm flt. Ölen ve yaralananlar n yak nlar, bu olay n hesab n sormak için her hafta oldu u gibi 12 Aral k Cumartesi günü de Taksim Tramvay Dura nda bir araya geldiler. Aileler ad na aç klama yapan Hüseyin Tayrano lu nun ye eni Yeter Ak n, neden bu eylemi sürdürdüklerinin bir kez daha alt n çizdi: Tuzla da son ifl cinayetinde yaflam n yitiren, selde kapal kasada bo ularak can veren, madende göçük alt nda kalan, depremlerde yaflamlar n yitiren iflçilerin hayatlar n n kararmas na neden olanlar yarg lanabilsin diye buraday z. flçiler ölmeye devam ediyor! flçi katillerinin peflinde olaca z! 26. haftada Bursa Kemalpafla da yaflam n yitiren maden iflçileri an ld. 19 Aral k Cumartesi günü Tramvay Dura- nda biraraya gelen aileler ad na bu hafta bas n aç klamas - n dris Çabuk okudu. Çabuk çal flma koflullar n n düzeltilmemesi ve güvenlik önlemlerinin al nmamas ndan kaynakl iflçilerin hayat n kaybetti ini ve yaflanan ifl kazalar ndan sorumlu kiflilerin devlet taraf ndan korundu unu belirti. ( stanbul) Mersin Atamas Yap lmayan Ö retmenler Platformu (AYÖP) taraf ndan 10 bin ö retmen atamas n n yap ld 16 Aral k ta, Taflbina önünde bir bas n aç klamas gerçeklefltirildi. Aç klamada, yaklafl k 250 bin ö retmen aday n n KPSS ye girmesine ra men bu y l içerisinde 30 bin ö retmen al m n n gerçekleflece i belirtildi. Aç klama s ras nda s k s k Ö retmenler iflsiz, okullar ö retmensiz, Hak verilmez al - n r, zafer sokakta kazan l r, Ücretli köle olmayaca z, Direne direne kazanaca z sloganlar at ld. Aç klaman n ard ndan atamas yap lmayan ö retmenler, iflsizli e vurgu yapmak amac yla çeflitli ifl kollar n simgeleyen bir stant açarak sebze, çay, po aça, simit, kuruyemifl ve kitap sat fl nda bulundu. Eyleme birçok kitle örgütü destek sunarken halk da yo un ilgi gösterdi. (Mersin) Sendikaya tutuklama terörü 8 Aral k ta D SK e ba l Nakliyat- fl Sendikas n n Genel Merkez ile Kocaeli, Konya ve stanbul flubelerine yap - lan polis bask nlar nda, sendika Genel Baflkan Ali R za Küçükosmano lu ile beraber 13 sendika üyesi hukuksuz bir flekilde gözalt na al nm flt. Uzun süren gözalt lar n ard ndan 2 sendika üyesi serbest b rak l rken di erleri 13. A r Ceza Mahkemesi nce Çal flma ve ifl hürriyetini ihlal etmek ve sendikal haklara engel olmak gerekçesi ile tutukland lar. Sendikaya karfl yap lan bu tutuklama terörü Herkese Sa l k Güvenli Gelecek Platformu taraf ndan D SK Genel Merkezi önünde yap lan bas n aç klamas ile protesto edildi. Eylemde bas n metnini okuyan stanbul Tabip Odas Genel Sekreteri Hüseyin Demirdizen yaflanan tutuklama terörünün örgütlenme hakk na s k lan bir kurflun oldu unu ve bu sald r lara karfl bir araya geldiklerini belirtti. ( stanbul) Davam z, eme imiz, gücümüz; Halk m zd r! AKP Sancaktepe Belediyesi nin Toplu fl Sözleflmesini ikinci y l zamm na iliflkin hükümlerini uygulamamas, maafl ve di er sosyal haklardan mahrum etmesi iflçileri çileden ç kard. Bunun üzerine karar al nan eyleme kat l m oldukça iyiydi. Bizler de YDG ve flçi köylü olarak D SK Genel- fl 2 No lu fiubenin yapt bas n aç klamas na dövizlerimizle kat larak destek verdik. Sancaktepe Belediyesi nin önünde yap lan bas n aç klamas na halk n kat l m yo undu. Bir uyar niteli inde olan eylemde iflçilerin kararl l dikkat çekiciydi. Genel- fl Baflkan n n okudu u bas n metninin ard ndan eylem son buldu. (Sar gazi K ve YDG okurlar ) Torgem de iflçilerin kararl l patrona geri ad m att rd! Torgem Tersanesi nde iflçiler mücadeledeki kararl klar n kaybetmeden direnifllerini sürdürüyor. Tuzla Tersane bölgesinde kurulu bulunan G SB R Baflkan Vekili Kenan Torlak n sahibi oldu u TORGEM Tersane bünyesindeki Net Denizcilik tafleron flirketinde çal flan 25 iflçi, 4 ayd r haklar gasp edildi i için direniflteydi. flçilerin kararl l patrona geri ad m att rd ve patron iflçilerin dört ayl k maafllar n ödemek zorunda kald. flçiler direniflin kazan m yla kap önündeki bekleyifllerini sonland rd. Ancak iflçiler, bu sürecin burada kapanmad n k dem tazminatlar için dava açacaklar n dile getirdiler. (Kartal) Emekçinin gündemi Tekel iflçileri mücadeleyi ö retiyor; Kazanan iflçi s n f olacak! Ülkenin dört bir yan ndan Ankara da biraraya gelen TEKEL iflçileri, kararl l klar ve direngenlikleriyle tüm iflçi s n f na örnek oldular. Devlet aciz bir flekilde iflçilere sald r rken, Türk- fl yönetimi kendisini aflan militan bir direnifl karfl s nda iflçilerle devlet aras nda kald. Ankara d fl ndan gelen iflçilerin yeni kat l mlar ve dört bir yandan artan destekle iflçilerin direnifli daha da büyüdü. Art k verilen mücadele sadece TEKEL iflçilerinin direnifli olmaktan ç km fl, tüm iflçi s n f n n onur mücadelesine dönüflmüfltü. flçi s n f n n genel kitlesinin -yer yer eylemlilikleriyle ortaya koysa da- esasta içinde biriktirdi i mücadele özlemi TEKEL iflçilerinin kararl eylemleriyle ete kemi e büründü. 25 Kas m grevinin ard ndan bu militan direnifl iflçilerin egemenlere karfl mücadelesinde bir k r lma noktas na iflaret etmektedir. Sonuç ne olursa olsun TEKEL iflçileri mücadeleye büyük bir de er kazand rm fl, iflçi s n f n n sesi ve yüre i olmufllard r. Kad n ve erke iyle TEKEL iflçilerinin direniflinin siyasi ve moral kazan mlar iflçi s n f n n mücadele hazinesine yaz lacakt r. Bu bir bafllang çt r; greve ve direnifle bafllayan her iflçi art k bu direnifli örnek alacak, daha ilerisini hedefleyecektir. Aksi halde egemenler ve onlar n devleti karfl s nda baflar flanslar n n olmad n bileceklerdir. AKP hükümetine oy vermifl genifl iflçi kitlesi, hükümetin ve devletin iflçi düflman s n fsal niteli ini onlarca kitaptan ö renemeyecekleri bir berrakl kla görmüfl ve ö renmifllerdir. flçi s n f, örgütlü gücünün egemenleri ne kadar korkuttu unu bir kez daha görmüfl ve s n fsal gücünün fark na varm flt r. TEKEL iflçileri, artan sald r lar karfl s nda ne yapacaklar konusunda karars zl k yaflayan sendika yönetimlerine izlenmesi gereken yolu da göstermifltir. Devrimciler, demokratlar ve emek örgütleri beklemedikleri bu direnifl karfl s nda öncelikle etkisiz bir konumda kalm fl daha sonra dayan flmay yükseltmifllerdir. TE- KEL iflçilerinin hakl ve meflru mücadelesi etraf nda oluflan genifl birliktelik de birçok yönüyle örnek oluflturmaktad r. Ancak bu yeterli de ildir. Bu direnifli genellefltirmekten ve iflçi s n f - n n somut ve genel bir kazan m na dönüfltürmekten yoksun kal nm flt r. Direniflin sahiplenilmesi konusunda olumlu çabalar olan çeflitli kurumlar olsa da genel olarak bu konudaki haz rl ks zl k kendini göstermifltir. Söz konusu haz rl ks zl sadece birkaç gün öncesinden eyleme haz rlanmak ya da teknik birtak m konular olarak alg layamay z. Daha genel ve sürekli bir yetersizlikten bahsetmek gerekir. Kurumsal zay fl klar yan nda bugün daha da önemli olarak iflçi s n f n n mücadelesine dönük somut bir politikan n ve örgütsel seferberli in bulunmay fl - na tan k oluyoruz. Kuflkusuz ki her örgütlenme bir politika etraf nda hareket ediyor ve güçlerini harekete geçiriyor. Fakat bu politika ve harekete geçiriflin daha çok iflçi s n f na yönelmesi gerekirken bunun gerçekleflmedi ini görüyoruz. Söylemde ve ka t üstünde tersi savunulsa da s n rl örnekler d fl nda bu konuda ciddi bir çaba harcand n söyleyemeyiz. Devrimci Demokrat Sendikal Birlik anlay fl ve onun çizgisindeki tüm iflçi ve emekçiler, bu olumsuz ve tutars z prati in de ifltirilmesinde en önde çaba harcamal d rlar. E er ciddi olarak iflçi s n f faaliyetine kafa yoruyor ve örgütlenmelerimizi bu temelde oluflturuyorsak ileriki direnifl ve mücadelelerde çok daha nitelikli bir rol oynayaca m z ortadad r. Bunun için vakit kaybetmeden bulundu- umuz alanlarda; sendikalarda, fabrikalarda ve mahallelerde iflçi s n f n n hak alma ve örgütlenme mücadelesine h z vermeliyiz. TEKEL iflçilerinin direnifli iflçi s n f n n ilk direnifl de ildir. Son direnifli de olmayacakt r. Daha çetin mücadele günlerinin bizleri bekledi i ak ldan ç kar lmamal d r. TEKEL iflçileri, itfaiyeciler, belediye ve demiryolu iflçileri eylem ve direniflleriyle kararl l klar n ortaya koydular. Tek bafl na hiçbir iflçinin ciddi kazan mlar elde edemeyece ini bilerek dayan flmay güçlendirmemiz büyük önemdedir. Bugün hak aray fl ndaki iflçilere ulaflman n, örgütlenme ihtiyac na yan t olman n ve yan - bafl m zda mücadele eden iflçilere gitmenin tam zaman d r. Bugün iflçi s n f n n öncü ve önder rolüne somut bir içerik kazand rman n tam zaman d r. Bu görev bizleri bekliyor.

5 25 Aral k-7 Ocak 2009 flçi/köylü flçi-köylü 5 Sinan köylüleri kad n, erke i, çocu u, yafll s yla direniyor! Emperyalist-kapitalist sistem kriz içinde debelenedursun, ülkemizde de krizin dolays z ve yak c etkileri hissedilmeye, yaflanmaya devam ediyor. Egemen güçlerin demokratik aç l m projesi gerçe i gizlemeye yetmiyor. Ankara da TEKEL iflçilerinin, stanbul da itfaiye biriminde çal flan belediye iflçilerinin ekonomikdemokratik hak arama mücadelelerine, yine T. Kürdistan baflta olmak üzere ülkenin çeflitli yerlerinde Kürtlerin demokrasi talebine azg nca sald rmas, faflizmin maskesini düflürüyor bir kez daha. Henüz gerçek anlamda birleflik ve örgütlü olmaktan uzak da olsa, ezilenler gösterdikleri direnifllerle mücadele hatt n örmeye devam ediyor. Mücadele, Diyarbak r-bismil ilçesine ba l Sinan köyünde de kendi mecras nda ak yor. Sistemin geri b rakt r lm fl bölgelerde, geri üretim iliflkilerini ortadan kald rmak flöyle dursun bu üretim iliflkileri üzerinden kendisini ifade etti i yerlerden biridir Sinan köyü. Ne var yani! Benim de on binlerce dönüm tarlam var! 11 Aral k 2009 günü a an n traktörleri, asker ve çevre köylerin korucular eflli- inde topra sürmeye gelmifl. Köy halk, genç-yafll, kad n-erkek sopalarla karfl - s na dikilmifller. Hepsinin hakk var o toprakta y l nda, Do rudan Gelir Deste i için gitti im Tar m lçe Müdürlü- ü nde ö rendim babadan kalma evimin bile, tapuda bana ait olmad n fleklinde anlatmaya bafll yor köylülerden biri Bismil den Batman a giderken, sa da, k fl vakti çamur içinde yüzen evlerden kurulu köylerden sadece biri, Sinan. Köye gider gitmez iki bin kiflilik köyün tek sosyal tesisi olarak tan mlayacaklar köy kahvesinde al yoruz solu u. Kahvehanede, orta yafllarda bir köy sakini, misafirperverli in ola an gereklerini yaparak karfl l yor bizi. Söylefli yapmak istedi imizi söyleyince çekingen davran yor ama süreci anlatmaktan da geri durmuyor. Öncelikle, son eylemi anlatmas n istiyoruz: 11 Aral k 2009 günü a an n traktörleri, asker ve çevre köylerin korucular eflli inde topra sürmeye gelmifl. Köy halk, genç-yafll, kad n-erkek sopalarla karfl s na dikilmifller. Hepsinin hakk var o toprakta. Ama nas l ki, as l hak sahiplerine sistemin reva gördü ü adalet, polis copu, asker dipçi i ve karakol nezarethanesiyse, as l hak sahibi köylülerin de 53 ü gözalt na al nm fl. fiimdilik, üç y ld r devam eden ve güvenlik gerekçesiyle Kad köy-hasanpafla Adliyesi 4. Asliye Hukuk Mahkemesi nde görülmekte olan davadan biraz ümitli say l rlar. O nedenle, jandarmaya direnmiyorlar, ama A an n topra sürmesi mi! Asla! diyor bir baflka köylü. Alt y ld r izin vermiyoruz, bundan sonra da izin vermeyece iz diyor, kararl l kla. Kendi topra m z süremiyorsak, baflkas na hiç izin vermeyiz. O traktörler gelsin, ancak hepimizin cesedini çi ner, öyle sürerler diye ekliyor bir baflkas. Dava aç ld ktan sonra, a an n vekili geliyor görüflmeye. Davadan vazgeçmelerini, yar c l - a r za göstermelerini, yoksa hepsini süreceklerini söyleyerek tehditler savuruyor. A an n asl nda devletin kendisi oldu unun fark nda olduklar n ifade eden biri, bu devletin vatandafl olarak hak talebinde bulundu unu, devletin kendisine de ayn muameleyi göstermesi gerekti ini söylüyor. Bir eylemlerinde, devlet bayra tafl malar n n gerekçesini soruyoruz: Gülerek, siyaset yapt klar n, ama son eylemlerinde bayrak tafl mad klar n söylüyorlar. Baz çevrelerde, buras n n bir korucu köyü olarak bilindi ini belirtip, asl n soruyoruz: Köyde tek korucu varm fl. O da, çevre köylerden birinde köy korucusu olarak kay tl imifl. Köyün a alar, eski a an n torunlar imifl. Yetmifl y l kadar önce, buraya gelip yerleflen Abdulkadir A a, okur-yazar olmas sayesinde, 1956 y l nda köye kadastro yapmaya gelen komisyonu evinde a rlam fl, sahte tutanaklarla ve çeflitli yollarla bütün köy arazisini çocuklar üzerine yapt rm fl. Sonras bildik hikâye, zalim bir a a, kendisine karfl ç kana etmedik zulüm b rakmayan bir hükümranl k. Öyle ki, 1970 ortalar nda, baflkald rmaya yeltenen bir adam n, köy meydan nda hunharca katledildi- i anlat lmaktad r. Oysa rahats z olmufl, kendisinin medyada a a olarak an lmas ndan, Abdulkadir A a n n torunlar Cengiz ve Reflit Sinanl kardefller. Ben ngiltere de elektronik okudum. Kardeflim tekstil okudu. Ama hâlâ bizi a a gibi gösteriyor medya. Medya köylüleri k flk rt yor. Biz köylülerin tüm k flk rtmas na ra men sakin ve iyi niyetli davran yoruz. Olay ç kmas na meydan vermiyoruz fiimdiye kadar tarlalar iflliyorlard, yüzde 10 unu bile bize vermiyorlard. stemiyorduk da zaten. Yeter ki bu topraklar bizim kals n, ama onlar sürsün. Bir kar fl toprak vermeyiz. Niye verelim kardeflim. Senin topra n olsayd verir miydin? fladam y z tabii ki flirketlerimiz var, o yat r mlar da yap yoruz demiflti, modern k yafetler içindeki faflist feodal, Cengiz Sinanl. Dayen Hava Tafl mac l, Aytu Çorap ve Romanya da 12 tekstil ma azas, ABD de marketler zincirinin sahibi ayn zamanda. (Evrensel, ) Bakmay n, soyadlar n n Sinanl oldu una. Önceki soyadlar Ayhan d bunlar n. Demek ki, bugünleri düflünerek, de ifltirmifller soyadlar n! diyor bir köylü Daha önce Siirt te görüfltükleri Baflbakan, feodaliteyi bitirece im demifl. lkinde dört gün boyunca Ankara da temaslarda bulunmufllar, ikinci gittiklerinde 28 gün kalm fllard. AKP li Dengir Mir F rat ile görüflmüfller. 10 bin dönüm toprak bir kifliye ait. Bu nas l adalet! diye dert yanm fllar. Yand klar yla kalm fllar, nihayet F rat n cevab baflka bir izahata hacet b rakmayacak kadar aç kt r, çünkü Ne yapal m yani! Benim de on binlerce dönüm topra m var! O halde devlet sizi oyal yor, diye düflünüyor musunuz? diyoruz. Evet, oyalad klar - n n fark nday z. Ama bakal m, bakars n z, mahkeme lehimize sonuçlan r yan t n al yoruz. Ya olmazsa, o zaman ne yapacaks n z? diyoruz, bu soruya yan tlar da; Bilemiyoruz, ama kendi topra m zdan, kendi hukumuzdan vazgeçmeyece iz! oluyor. (Amed YDG) Bursa n n Mustafa Kemal Pafla ilçesinde Bükköy Madencilik Turizm Anonim fiirketi ne ait kömür oca nda 10 Aral k günü meydana gelen patlamada 19 maden emekçisi katledildi. 17 Aral k günü aralar nda Partizan n da oldu u 15 devrimci ve ilerici kurum köye giderek aileler ile görüfltü ve bir aç klama yapt. Oca a 100 metre kala Mustafa Kemalpafla da 19 iflçi katledildi! flçi katliam na son! pankart açarak yürüyen kitle katledilen 19 maden iflçisinin an s na sayg duruflu yap larak oca a 19 karanfil b rak ld. Burada bas n k - sa bir aç klama yap ld ve Katil devlet hesap verecek, fl kazas de il ifl cinayeti sloganlar at ld. Aç klamadan sonra katliamda yaflam n yitiren befl maden iflçisinin defnedildi i Bükköy e gidildi. Madende çal flan iflçi ve köylülerle görüflüldü. Biz de flçi-köylü gazetesi olarak maden oca ndaki çal flma koflullar n ö renmeye çal flt k. - Siz bu madende 4 y l çal flm fls n z. Bize çal flma koflullar ndan söz eder misiniz? Maden iflçisi; Burada birçok olay oldu. Bir arkadafl m z dinamit patlat lmas ndan anlamad - halde zorla bu ifle verildi ve bir gözünü kaybetti. Kolunu, baca n kaybeden arkadafllar - m z oldu. Bu 19 arkadafl m z n ölümü ihmaldir. Maden iflçilerinin katili patron-a a devleti! Ocakta havaland rma kanal, tahliye ekibi ve gaz ölçümünün yap ld cihaz da yok. Biz hayati tehlikesi yüksek iflin a rl karfl l nda ayl k lira maafl al yorduk. O da istenilen miktarda kömür ç kart l rsa. Herhangi bir gaz ölçümü yap lmadan dinamit patlat ld. Zaten gaz kokusu oldu u halde bu yap lm flt r. Ocakta havaland rma kanal, tahliye ekibi ve gaz ölçümünün yap ld cihaz da yok. Biz hayati tehlikesi yüksek iflin a rl karfl l nda ayl k lira maafl al yorduk. O da istenilen miktarda kömür ç kart l rsa. Üç kiflinin günde 30 ton kömür ç kartmas gerekiyor. Ç karmad m z zaman yevmiyemiz kesiliyordu. Her vardiyadan 240 ton, ayda 600 tonu geçkin kömür ç kart l yordu. Tonu 220 bin liradan 1.5 trilyon ediyor. Tüm her fley dahil 250 milyar gideri var. Bunlar niye anlat yorum, çünkü bizim s rt m zdan bu kadar kazanan patron, her türlü sahtekârl yap yor. Mesela burada y llard r kömür ç kart l yor ama arama ad alt nda rapor tutuluyordu vergi vermemek için. Sonunda ölümler oldu Abisi ile birlikte üç yak n n kaybeden Ahmet ise yaflananlar flöyle anlat yor; Ben bu ocakta elektrikçi olarak çal fl yorum. O gün yeralt çok s cakt. Bu da gaz oldu- unun habercisiydi. Havaland rma sistemi olup olmad n sordu umuzda bir ara havaland rma sistemi varm fl, ancak burada göçük meydana gelmifl, bu göçükten dolay kapanm fl dediler. Tekrar yenilememifller. Oca a inmedi imizde iflten at lmakla tehdit ediyorduk. Yani ekmek paras için bile bile ölüme gidiyorduk ve sonunda ölümler de oldu. - Kontrol yok muydu? - Kontrole geliyorlard müfettifller ama bizimle görüflmüyorlard, bize sormuyorlard, yani iflçiyle muhatap olmuyorlard. fiirket yetkilileri ceplerine birkaç kurufl koyup gönderiyorlard. Biz pratik deneyimimizle cihaz olmadan gaz n nerden geldi ini nereye gitti ini biliyorduk. Ve bunu yetkililere söylüyorduk. Ama bizi dinleyen yoktu. Sözümüzü dikkate alan yoktu. Yani aç kças bizim bafl m za en çok bilinçsizlikle birlikte hak aramamam zdan geldi. Di- er bir nedense yani aç kalmamak ihtiyaçlar n az da olsa karfl lamak için zorunlu bir fleyleri göze al yorduk. Ayn kurumlar 18 Aral k günü de Osmangazi Metro stasyonu önünde ayn pankart açarak sloganlarla Kent Meydan na yürüdü ve bir bas n aç klamas okudu. (Bursa) Yeralt ndan direnifl sesleri geliyor Y llard r maafllar n ve yemek paralar - n n zaman nda ödenmesi için mücadele eden maden iflçileri, son olarak 1 Ocak ta Karadeniz Ere li Kandilli Hema Kömür flletmesi nde ç kan yang n n ard ndan yap lan aç klamalara tepki gösterdi. Ç kan yang n gerekçe gösteren flirket, bu sefer iflçilerin zaman nda ödenmeyen maafllar ndan % 20 kesinti yapaca n aç klam flt. Bunun üzerine iflçiler 14 Aral k günü vardiyas nda ifl b rakarak 1 günlük grev gerçeklefltirdi. Ödemesi yap lmayan 1 y ll k yemek paralar ile 2 ayd r ödenmeyen maafllar ndan yap lacak olan kesintiye karfl iflçiler, maden oca nda ifl durdurarak, flirkete uyar da bulundu. Eylemde ayr ca Bursa-Mustafa Kemal Pafla da yaflanan grizu patlamas nda yaflam n yitiren iflçiler an ld. (H. Merkezi) TUZLA TERSANES ÖLÜM MAK NES! Tersanelerdeki a r çal flma koflullar ve tafleronlaflt rma politikalar her zaman oldu u gibi yine ölümlere sebep oldu. Tersane iflçileri hem düzenin çark nda hem de kendi çal flt klar alanlar n a r flartlar nda ezilerek ifl cinayetlerinin kurbanlar olmaktan kurtulam yorlar. flçiler bu bo ucu koflullar alt nda sindirilmeye çal fl l yor ve yan bafl nda arkadafl ölen bir iflçi bu ölüme duyars z kalabiliyor. Çünkü iflsiz kalma korkusu patronun zorbal kla yapt tehditler iflçinin gelecek kayg s n art r yor. Bir iflçi, arkadafl n n ölümünü bile sorgulayam yor. Çal flma flartlar ndaki rahats zl n dile getiremiyor. Sistem de bunca ölümlerin oldu u tersaneleri, hiçbir flekilde gündeme getirmiyor ve iflçilerin ölümlerini s radanlaflt r yor. Tersane patronlar kriz bahanesiyle flirketlerdeki yolsuzluklar n kârlar - na kâr katma amac yla art r p sa l k ve yaflam koflullar n görmezden gelerek flirketleri tafleronlaflt r p iflçi cinayetlerini art rarak ölümlere h z kat yor. Tam da sistemin art k tersanelerde ölümler azald, önlem al yoruz diyerek naralar att bugünlerde yine ifl cinayetlerine bir yenisi daha eklendi. 6 Aral k günü GEMT fi Tersanesinde tafleronluk yapan Huzur Gemi isimli tafleron firmada çal flan Ercan Sancar, tamir gemisinin ambar kapa aras na s - k flarak feci flekilde can verdi. Üç çocuk babas olan Ercan Sancar la birlikte tersanelerde ifl cinayeti say s 130 oldu. Bu cinayetlere karfl tersane iflçileri sessiz kalmayacaklar n belirterek D SK e ba l Limter- fl Sendikas öncülü ünde 8 Aral k günü Tuzla Tersanesi nde bir bas n aç klamas düzenledi. Yap lan aç klamada; Baflbakan Tayyip Erdo an 2008 y l n n Temmuz ay nda tersane patronlar n kastederek bir iflçi dahi yaflam n yitirirse can n z yakar m demiflti. O günden bu güne 28 arkadafl m z ifl cinayetine kurban gitti. Ancak baflbakan hala tek bir patronun can n yakm fl de il denildi. (Kartal) En temel hakk - m z olan sa l bile peflkefl çekmekten geri kalmayan egemenler, paras olmayan n yaflamas n n bir anlam yok diyorlar. Devlet hastanelerini adeta birer fabrikaya dönüfltüren, insanlar n sa l n hiçe sayan, paras olmayan n tedavi hakk yok diyen egemenler, vatandafllar özel hastanelere yönlendirmifl, sa l k hizmetini patronlar n eline b rakm flt r. Son olarak özel hastanelerin SGK l hastalardan ald fark ücretinin tavan oran % 30 dan % 70 e ç kar ld. Uzun süredir özel hastanelerin patronlar ile Sa l k Bakanl aras nda devam eden fark ücreti oran n n yükseltilmesi çal flmalar sonucunda Sa l k Bakanl fark ücretlerinin % 30 dan % 70 e ç kar lmas na karar verdi. Sa l k Bakanl n n talebi do rultusuna al nan karar, Bakanlar Kurulu nun onay yla da 8 Aral k ta resmi gazetede yay nlanarak SA LIKTA SÖMÜRÜYE DEVAM! SGK LILARDAN ALINAN FARK ÜCRET % 30 DAN %70 E ÇIKARILDI! yürürlü e girdi. Buna göre, kamu idaresi sa l k hizmeti sunucular d fl ndaki vak f üniversiteleri dâhil Sosyal Güvenlik Kurumu taraf ndan belirlenen; hizmet kalite standard, hasta haklar, hasta ve çal flan güvenli i, hastane dilim endeksi, hastane kapasitesi, çal flan haklar ve hukuki sorumluluklar gibi ölçütlere göre s n fland r lan sözleflmeli sa l k hizmetleri sunucular, sa l k hizmetlerinin bedelinin % 70 i oran nda fark ücreti alabilecek. Bununla beraber özel hastaneye giden SGK l lar 100 TL nin üzerinde bir bedel ödemek zorunda kalacak. Daha önce ç kar lan SSGSS yasas n savunurken Baflbakan Erdo an n sosyal güvenlik ve sa l k politikalar pazarlanabilir, rekabet edilebilir söylemi asl nda gelecek dönemdeki sa l k hizmetlerinin paral hale getirilmesi, hastanelerin, sa l k ocaklar n n özellefltirilmesi demekti. Bunun akabinde vatandafllar özel hastanelere yönlendiren egemenler özel hastaneleri s cak bir yuva olarak göstermeye çal flm fl, flimdiden yapmaya bafllad hastanelerin özellefltirilmesine vatandafllar kendince haz rlamaya çal flm flt r. Ama sa l kta oldu u gibi bu olayda da masal bitmifl, gerçekler aç a ç kmaya bafllam flt r. ( zmir) Sabiha Gökçen de direnifle devam! Direniflte olan Sabiha Gökçen Havaalan iflçileri, direnifllerini kararl l kla sürdürüyorlar. flçi-köylü gazetesi olarak biz de son geliflmelerle ilgili bilgi almak amac yla direniflteki iflçilerden Adnan Ali görüfltük. 21 Aral k ta gerçekleflecek mahkemeye haz rland klar n söyleyen Adnan Ali haklar n alana kadar direnifle kararl l kla devam edeceklerini dile getirdi. (Kartal)

6 flçi-köylü 6 Denge Azadi 25 Aral k-7 Ocak 2009 TC; imha, inkar ve asimilasyona oy birli i ile devam dedi! Abdullah Gül ün iyi fleyler olacak sözleri ve devam nda devletin farkl makamlar nda benzer sözlerin yükseldi i ama pratik olarak hemen hemen hiçbir icraat n olmad, Demokratik Aç l m n durgun bir seyir izledi i bir dönemde Ulusal Hareket in Kandil, Maxmur ve yurtd fl ndan olmak üzere Türkiye ye girifl hamlesi devletin gerçek yüzünün bir kez görülmesine vesile oldu denilebilir. Safsatadan öteye gitmeyen söylemler ve birkaç tane göstermelik giriflimlerine (TRT fiefl, üniversitelerde Kürdoloji bölümü, Abdullah Gül ve Erdo- an n Kürt edebiyatç lar ve birkaç yerleflim yerinin Kürtçe isimlerini nutuklar nda kullanmas vs.) devam ederlerken sekizi gerilla, yirmi alt s Maxmur dan olmak üzere toplam 34 kiflinin karfl lanmas ve kamuoyundaki etkisi devletin gerçek yüzünün aç a ç kmas na yetmiflti. Silahl mücadeleyi tasfiye niyeti olan egemenler gerillan n silahs z halinden bile rahats z olmufllard r. Kandil den ve Maxmur dan gelenlerin kuzu kuzu ana-baba oca na gidece i beklentisi içersindeki devlet, Kürt halk n n coflkulu karfl lamalar ve sahipleniflinden rahats zl klar n iyi niyeti suiistimal olarak de erlendirerek, her an elinde de ifltirdi i ikiliden biri olan sopay eline tekrar alm flt r. Tek dil, tek bayrak, tek millet, tek vatan rkç slogan eflli inde Milli Birlik ve Kardefllik Projesi ismi ile süre giden aç l m projesi zmir de DTP konvoyuna sald r ile farkl bir sürece evrilmifltir. Topyekûn sald r - n n bafllang ç fifle i olan bu olay ile birlikte her zaman bir kenarda tutulan milliyetçilik ön saflara çekilmifltir. Öte yandan Öcalan n mral Hapishanesi ndeki süre giden tecrit koflullar - n n art r lmas da bu süreçte protesto edilen bir bafll oluflturmakta. Ateflkes süresi boyunca 80 kadar gerillan n katledilmesine karfl n Tokat ta 7 askerin yaflam n yitirmesi bafllat lan sald r lara iyi bir basamak olarak kullan lm flt r. Ve devam nda Kürt ulusuna yönelik sald r lar artm flt r kifliyi geçmeyen örgütlü faflistlerin yer ald bu sald r lar devlet eli ile bas nda da ifllenerek halk-vatandafl hassasiyeti imaj da iyi bir flekilde ifllenmifltirifllenmektedir. Her zaman oldu u gibi sald - ranlar elini kolunu sallayarak dolafl rken sald - r ya u rayanlar ise gözalt na al n p birçoklar da tutuklanm flt r. 20 Kas m 16 Aral k tarihleri aras nda 1562 kifli gözalt na al nm fl ve 363 kifli de tutuklanm flt r. Ayr ca Diyarbak r da Ayd n Erdem polis kurflunu ile vurulurken, Mufl ta J - TEM ile iliflkili olan gönüllü korucu ve suç dosyas kabar k esnaf halka atefl açm fl ve 2 kiflinin ölümüne yol açm flt r. Bütün bu sald r lar yaflan rken Abdullah Gül ün gerekenler yap - lacak sözleri çok yabanc gelmezken, Beflir Atalay n kamuoyu ile dalga geçercesine demokratikleflme sürecek söylemi ise kendi cephelerinden oldukça anlaml olsa gerek. Bütün bu sald r lar yaflan rken parti kapatmalar ile sicili baya kabar k TC, DTP yi Devletin ba ms zl na, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlü üne ayk r l k oldu u gerekçesi ile kapatarak parti kapatma hanesine bir art daha ekledi. Silahl mücadeleyi tasfiye etmeye çal flan TC nin, bir yandan ovada siyaset yap lmas n sal k verirken DTP yi kapatmas gayet anlaml olmufltur. Büyük titizlik ile inceleyerek DTP yi kapatan TC, DTP üyesi olmayan Leyla Zana n n sözlerini de kapatma gerekçeleri aras nda saym flt r! Ahmet Türk ve Aysel Tu luk un aralar nda bulundu u 37 kifliye de 5 y l siyaset yasa verilmifltir. Öcalan n aç l m tart flmalar nda ifade etti i sorunun çözümünde beni muhatap alm yorsan z Kandil i muhatap al n, onu da muhatap alm yorsan z DTP yi muhatap al n söylemine TC mral da tecridi a rlaflt rarak, gerillaya yönelik operasyonlar n art rarak kendinden beklenen cevab verirken son olarak da DTP nin kapat lmas ile Kürt sorununu nas l çözmek istedi ini bir nevi göstermifl oldu. Devletin tasfiye amac - n n deflifre oldu u pratikler sonras tek bir yiv ve setten ç km flças na aç klamalar birbirini izlemektedir. lk olarak savafl gemisinden tehditkâr bir aç klama yapan Baflbu siyasilere, akademisyenlere ve medyaya bulundu unuz yer do ru de il derken ayr ca süreçten rahats z olduklar n ve operasyonlar n aral ks z sürece i mesaj n verdi. Daha sonra kameralar n karfl - s na ç kan Demokratik Aç - l m n koordinatörü BeflirAtalay, esas ve birinci amaçlar n n PKK nin ortadan kald r lmas oldu unu ifade etti. Hemen ard ndan Erdo an Konya dan Baflbu ve Atalay tamamlayarak PKK ile toplu mücadele edece iz dedi. Ayn zamanda kendisinin muhalefet taraf ndan anlafl lmad - ndan dert yanarak da gerçek niyetlerini teflhir edercesine flte biz diyoruz ki farkl ad m ve yollar ile bu ifli çözmemiz laz m. Bizim yapt m z terör ile topyekûn mücadeledir. Onun için diyoruz ki, bu iflin diplomasi aya var. Bu iflin kültürel aya var. Bu iflin psikolojik, sosyal boyutu var aç klamas n yapt. Bir y l daha geride b rakmaya haz rland - m z flu günlerde, sene bafl nda sarf edilen f rsat y l, iyi fleyler olacak söylemlerinin ard nda yatanlar pratikte yaflam fl olduk. TC nin Kürt ulusuna yönelik sald r lar n n bir halkas olan DTP nin kapat lmas da bizlere bir kez daha göstermifltir ki TC imha, inkâr ve asimilasyon politikas nda bütün kurum ve kurulufllar ile oy birli i içerisindedir. Faflist sald r lar özgürlü e yöneliktir! DTP nin kapat lmas n stanbul da protesto eden kitleye yönelik Dolapdere de, iki kiflinin para karfl l nda kitlenin üzerine atefl aç lmas na ve polis kurflunu ile yaralanan bir DTP üyesinin tutuklanmas na tepki göstermek amac yla bir eylem düzenlendi. Eylemde, aralar nda Partizan n da bulundu u kurumlar, sald r lara karfl her milliyetten ve inançtan emekçileri mücadeleye ça rd. ( stanbul) Dersim 38 katliamd r! Hesap soral m! Kürt ulusunun demokratik mevzilerin den biri olan DTP nin kapat lmas 20 Aral k günü stanbul da yap lan yürüyüflle protesto edildi. Demokrasi çin Birlik Hareketi, Partizan, Özgür Demokratik Alevi Hareketi, Bin Umut Dayan flma Koordinasyonu ve Kürt ulusunun öfkesi dinmeyecek ESP-G taraf ndan düzenlenen eylem saat de Taksim tramvay dura na do ru yap lan yürüyüfl ile bafllad. Operasyonlar, faflist sald r lar, DTP nin kapat lmas bofla ç kacak, halklar n kardeflli i iflçilerin birli i kazanacak yaz l pankart n aç ld eylemde s kl kla Faflist Öymen hesap verecek, Faflizme karfl omuz omuza vb. sloganlar at ld. Yürüyüfl Galatasaray Lisesi önünde sona erdi. Burada kitle ad na bas n metnini Tuncay Y lmaz okudu. Y lmaz kapatma davas n n sadece Kürtlere de il tüm ezilenlere verilmek istenen bir gözda- oldu unu vurgulayarak, DTP yi kapatanlar n DTP temsilcilerine siyaset yasa getirenlerin Kürtlerin öfkesinin engelleyemeyeceklerini belirtti. Eyleme BDSP, Mücadele Birli i platformu ve EMEP de destek verdi. ( stanbul) Binlerce Dersimli 13 Aral k günü CHP Genel Baflkan Yard mc s Onur Öymen in 10 Kas m günü Meclis te yapt, Dersim de yaflanan katliam ve vahfleti savunan konuflmalar n protesto etmek amac yla Kad köy de bulufltu. Tunceli Dernekleri Federasyonu taraf ndan örgütlenen ve çok say da devrimci ve ilerici kurumun da destek verdi i miting Dersim 38 katliamd r. Arflivler aç ls n, hesap verilsin slogan ekseninde gerçeklefltirildi. Türkiye nin birçok yerinden gelen Dersimliler, sabah saatlerinde Kad köy Tepe Natulius önünde topland. Sa anak ya mura ve f rt na ra men yürüyüfle geçen kitle 38 de yaflananlar n bir katliam oldu unu hayk rarak arflivlerin aç lmas n ve sorumlulardan bir an önce hesap sorulmas n istedi. Dersim ismi iade edilsin pankart arkas nda yürüyüfle geçen kitle Dersim faflizme mezar olacak, Dersim darda, Munzur isyanda sloganlar n hayk rd. CHP li Onur Öymen in Hitlere benzetildi i çok say da döviz tafl yan kitle CHP Nalet fieroto ve Faflist CHP Dersim den defol sloganlar n da att. Seyit R za n n mezar yerinin ve belgelerin kamuoyuna aç klanmas n isteyen Dersimliler yan s ra Munzur suyu üzerinde yap m süren baraj inflaatlar n n durdurulmas n ve k r bekçili i ad alt nda yürürlü e sokulmak istenen koruculu un kald r lmas n istedi. Kitlenin alana girmesi ile birlikte sayg duruflu gerçeklefltirildi. TUDEF ad na konuflan Genel Baflkan Özkan Tacer; yaflanan katliam n tüm boyutlar ile ortaya ç kar labilmesi için arflivlerin aç lmas n, sorumlular n hesap vermesini ve Dersim isminin iade edilmesi gerekti ini söyleyerek, Onur Öymen in aç klamalar ile birlikte CHP nin rkç yaklafl m n bir kez daha ortaya koydu unu dile getirdi. Mitingde DTP Dersim milletvekili fierafettin Halis de söz ald. Dersim katliam n n sorumlusu faflist Kemalist diktatörlüktür. Hesap soral m! pankart ile mitingdeki yerini alan Partizan kitlesi Dersim in katili patron a a devleti, Dersim onurdur onuruna sahip ç k sloganlar n s k s k hayk rd. Yürüyüfl güzergâh boyunca Partizan imzal yaz lama ve ozalitlerin yo un bir flekilde yap ld dikkat çekti. Ayr ca TKP/ML T KKO ve TMLGB yaz lamalar n n da yap ld görüldü. Partizan pankart arkas nda yürüyen Munzur Kültür Derne i, Gemlik Tuncelililer Derne i, Baflakflehir Tuncelililer Derne i, Köy Dernekleri, Munzur Kültür Derne i ve Munzur Çevre Derne i de oldukça coflkulu ve kitleseldi. Miting yap lan konuflmalar ve söylenen türkülerle sona erdi. Seyit R za n n torunu Rüstem Polat da dedesinin resimleri ile mitinge kat lanlar aras ndayd. Miting kötü hava koflullar na ra men coflkuluydu. ( stanbul) Birçok ilde DTP ye yönelik yap lan sald r lar na yenileri ekleniyor Mersin de DTP Yeniflehir lçe Baflkanl binas na cam flifleler at larak sald r da bulunuldu. Sald r n n ard ndan haberi alan birçok kifli ve kurum DTP ye destek ziyaretlerinde bulunurken, sald r ya yönelik bir aç klama yapan DTP Yeniflehir lçe Baflkan Abdullah Say lgan, sald r lar n bir merkezden yönetildi ini ve sald r n n de il arkas ndaki zihniyetin önemli oldu unu belirterek mücadeleden vazgeçmeyeceklerini Ayd n Erdem Mersin ve Antep te an ld * Mersin Üniversitesi nde, Dicle Üniversitesi ö rencisi Ayd n Erdem in polis taraf ndan katledilmesi ve DTP nin kapat lmas n protesto etmek amac yla bir bas n aç klamas ve ders boykotu gerçeklefltirildi. fiehidén azadiye namirin yaz l pankart n arkas nda yürüyüfle geçen yaklafl k 200 kifli, Ey flehid reya te reya me ye, Hepimiz Kürt üz, hepimiz DTP liyiz ve Faflizme karfl, omuz omuza sloganlar n atarak Cumhuriyet Meydan na geldi. Burada yap lan sayg duruflunun ard ndan bas n metni okundu ve yap lan oturma eylemiyle aç klama Kürt halk na özgürlük! Ezilen Kürt ulusunun y llard r özgürlük ve hak alma mücadelesini engellemeye çal flan devlet, flimdi de Demokratik Aç l m fliar yla Kürt Ulusal Hareketi ni tasfiye etmek için kollar s vam fl durumda. kiyüzlülü ünden taviz vermeyen TC devleti geçti imiz günlerde DTP yi kapatarak Kürt ulusunun yasal haklar n gasp etmifltir. Bizler bu haks zl a karfl AT K Paris ve Duisburg ta Kürt Aç l m n tart flt söyledi. 7 Aral k Pazartesi günü saat s ralar nda da Antep DTP il binas na molotoflu sald r oldu. Bu sald r y protesto etmek için DTP bas n aç klamas yapt. Çeflitli kitle örgütlerinin de destekledi i bas n aç klamas nda; AKP nin samimiyetsiz oldu u ve esas amac n n ulusal hareketin tasfiyesi oldu u belirtildi. (Mersin ve Antep K okurlar ) son buldu. Bas n aç klamas ndan birkaç gün sonra, Mersin Üniversitesi ne ba l ö renci yurdunda faflistlerin, devrimci, demokrat ve yurtsever ö rencilerin odalar n basarak ö rencilere sald rd ve yaflanan olaylar n ard ndan sald r ya u rayan ve olay günü orada dahi bulunmayan birkaç ö rencinin de aralar nda bulundu u 30 kifliye üniversite taraf ndan soruflturma aç ld ö renildi. (Mersin) * Ayd n Erdem i anmak ve faflist sald r y k namak için YDG-M taraf ndan bir bas n aç klamas gerçeklefltirildi. Bas n aç klamas na YDG, Genç-Sen ve DGH da destek verdi. K sa bir yürüyüfl yap ld ktan sonra bas n aç klamas okundu. (Antep YDG) 14 Aral k Pazartesi günü Sar gazi Mehmetçik Lisesi nde YDG ve YDG-M olarak okul ç k fl nda bir yürüyüfl düzenledik. Cemevi ne kadar süren yürüyüflte s k s k DTP ye uzanan eller k r ls n, Biji bratiya gelan, Yaflas n devrimci dayan flma sloganlar at ld. Polis siren çalarak kitleyi taciz etmeye çal flsa da baflar l olamad ve eylem alk fl ve z lg tlarla sonland - r ld. (Sar gazi YDG) AT K taraf ndan mha ve inkara son: Kürt ulusuna tam hak eflitli i fliar yla düzenlenen paneller serisinde son iki panel Paris ve Duisburg ta gerçekleflti. DTP nin kapat lmas ndan kaynakl panele kat lamayan Selahattin Demirtafl, etkinli e telefonla ba land. Demirtafl telefon konuflmas nda Aç - l m politikalar n n iyi niyetli olmad n ve tasfiyeyi amaçlad n, Kürt ulusunu yok saymaya devamda karar verildi ini bugün Anayasa Mahkemesi nin DTP hakk nda verdi i kapatma karar yla bir daha gördük. Kapatma karar bizi demokratik mücadelemizden al koyamaz. Kürt halk bütün gücüyle direnmeye ve mücadeleye devam edecektir dedi. Haluk Gerger ise Kürt halk na yap - lan sald r lardan bahsederek flunlar söyledi: Bugün aç l m yerine deyim yerindeyse kapan m konuflaca z. DTP yi 11 oyla kapatan Anayasa Mahkemesi Türkiye de bir ulusu yok sayma konusunda tam mutabakat sa lam fl. Adalet da tmas gereken mahkemeler zulüm da t yor, bilim da tmas gereken üniversiteler milliyetçilik da- t yor, objektif haber sunmas gereken medya ve bas n faflizmin tetikçili ini ve k flk rt c l n yap yor. Türkiye gelece ini kaybediyor. AT K Baflkan Musa Demir ise TC tarihinin Kürt milletine ve di er az nl klara karfl uygulanan katliam ve zulüm tarihi oldu unu belirtti ve son olarak tüm ilericileri ve her milliyetten halk Kürt ulusunun hakl mücadelesine destek vermeye ça rd. Paris te yap lan panelde Yaflanacak Dünya, AvEG-KON ve ADHK ad na kurum temsilcileri 10 ar dakikal k konuflmalar yaparak görüfllerini sundular, dinleyiciler de panelistlere çeflitli sorular yöneltti. CEYLAN ÖLÜMÜ HAK ETM fi! Ceylan Önkol un Diyarbak r Lice de katledilmesinin ard ndan birçok fley yaz ld, çizildi, konufluldu ama Ceylan n bu ölümü hak edebilece i kimsenin akl ma gelmezdi. Ancak yaflanan katliam ile ilgili Abal Jandarma Karakol Komutan bir astsubay taraf ndan haz rlanan fezleke, Ceylan n ölümü hak etti ini aç k aç k söylemese de içerdi i ithamlar ile o ölümü hak etti diyerek bunu da yap yor. Bu fezlekede çarp c ifadeler ve iddialar yer al yor. Öyle ki, Ceylan n öldürüldü ü yerin terör örgütü mensuplar nca s kça kullan lmas, bölgede köy ve mezralar n teröre müzahir insanlardan olufltu unun bilindi i, patlaman n oldu u yer ve civar ndaki arazide geçmifl y llarda may n ve el yap m patlay c düzenekleri bulundu u ve yerinde imha edildi i belirtiliyor ve de Ceylan n havadan gelen de il yerden patlayan bir cisimle yaflam n yitirdi i söyleniyor. Tüm bunlar n d fl nda haz rlanan fezlekede insan n kan n donduran bir belirleme daha yer al yor. Bölge insan n n e iliminin her türlü konuyu terör olay olarak istismar etme ve devletten her halükarda tazminat ve para almaya çal flma yönlü oldu u belirtilen fezleke aç kça diyor ki; Ceylan n yak nlar devletten para almak için yalan söylüyor. Haz rlanan fezlekenin kanaati ise Ceylan n ölümünün PKK nin haz rlad madde veya malzemenin bilinçli veya istem d fl patlamas sonucu gerçekleflti i yönünde. ( zmir) Duisburg ta da yine soru ve cevaplar n ard ndan panel sona erdi. Ulm de DTP nin kapat lmas - na karfl bas n aç klamas Kürt ulusuna yönelik inkar ve tasfiye sald r lar n n her geçen gün boyutland r ld ve DTP nin kapat lmas yla üst seviyeye ç kart lan kuflatmaya karfl 13 Aral k günü Ulm de bir bas n aç klamas düzenlendi. Aç klama, AT F-Ulm, AG F-Ulm ve Kürdistan Enformasyon Merkezi taraf ndan yap ld. Bas n aç klamas Ulm çarfl merkezinde gerçekleflti. AT F kitlesinin federasyon bayraklar yla kat ld aç klama, sloganlarla bitirildi. (AT K Haber Merkezi)

7 25 Aral k-7 Ocak 2009 Halk n gündemi flçi-köylü 7 nsan haklar nda Türkiye gerçe i Egemenler, nsan Haklar Evrensel Bildirgesi nin, Birleflmifl Milletler (BM) taraf ndan 10 Kas m 1948 de kabul edilmesinin ard ndan geçen 61 y l boyunca, insan haklar konusunda geliflme sa lamak flöyle dursun, elde edilen haklar da eline geçen her f rsatta çi nemifltir. nsan haklar savunucular, bu bildirgenin kabul edildi i haftay (10-17 Aral k) nsan Haklar ve Demokrasi Haftas olarak ilan ettiler. Bu y l da hafta çerçevesinde, ülkenin birçok yerinde çeflitli eylemler yap ld ; insan haklar n çi neme konusunda dosyas kabar k olan TC nin baflta hapishanelerdeki tutumu, gözalt nda iflkence vakalar ve de Kürt ulusuna yönelik imha ve inkâr politikalar protesto edildi. HD ve Türkiye nsan Haklar Vakf n n (T HV) 10 Aral k Perflembe günü birçok ilde yapt bas n aç klamas ve aç klad eylem takvimi ile bafllayan hafta, birçok yerde yap lan protestolarla sürdü. Türkiye de yaflanan ihlallerdeki art fla dikkat çekilen eylemlerin ilki olan 10 Aral k ta, zmir de gerçeklefltirilecek yürüyüfl; öncesinde sat rl iki kiflinin HD fiubesi ni basmas nedeniyle iptal edildi, ancak 12 Aral k ta bas n aç klamas ile bu olay protesto edildi. stanbul da da bas n aç klamas ile bafllayan eylem sürecinde, ilk olarak Avrupa ve Akdeniz Sincan F Tipi Hapishane Nazi kamp gibi! Sincan Kad n Hapishanesi nde koflullar Nazi kamplar n aratm yor. Bayram görüflü için hapishaneye giden aileler yapt klar bir bas n aç klamas ile buradaki hak ihlallerine dikkat çekti. Partizan fiehit ve Tutsak Aileleri taraf ndan örgütlenen bas n toplant s 11 Aral k günü HD stanbul fiubesinde gerçeklefltirildi. Bas n toplant s nda PfiTA ad na okunan aç klamada hapishanelerde hak ihlallerinin sürdü ü ve devletin devrimci ve komünist tutsaklar teslim almak istedi i vurguland. Ard ndan söz alan TKP/ML Dava tutsa Fadime Özkan n abisi Ercan Özkan, bayram görüflü s ras nda hapishanenin keyfi uygulamalar ile karfl ya karfl ya kald n söyledi. X-ray cihaz n n uyar vermesi üzerine üstündeki elbiseleri ç kart lan Ercan Özkan, pijamalar ile aç k görüfl yapt n dile getirdi. Hapishanede disiplin cezalar n n keyfi bir flekilde verildi ini, mektup ve kitaplar n engellendi ini, Ankara Numune Hastanesi ne sevk edilen hasta tutsaklar n kelepçeleri ç kar lmad ve askerler d flar ç kmad klar için muayene olamadan geri döndüklerini ifade eden Özkan; kardeflinde kemik erimesi hastal bulundu unu, hastanede kelepçelerin ç kar lmas n istedi i gerekçesiyle idare taraf ndan disiplin cezas verildi ini, bu cezalar yüzünden 2010 y l nda hiç görüfl yapamayaca n söyledi. Yine TKP/ML dava tutsa Deniz Tepeli nin annesi Rahime Tepeli görüfl haklar n n idare taraf ndan sürekli engellenmeye çal fl ld n söyledi. ( stanbul) 246. Hafta 12 Aral k Cumartesi günü Galatasaray Meydan nda biraraya gelen HD liler ve kay p yak nlar, kaybedilenlerin ak betlerini aç - a ç karana kadar eylemlerini sürdüreceklerini aç klad lar. Bu hafta yap lan bas n aç klamas n okuyan T HV Baflkan fiebnem Korur Fincanc, daha önceki hafta yap lan eylemde aç klamay okuyan kay p Hüseyin Taflkaya n n ye- eni ve kardeflinin, eylem sonras sivil polisler taraf ndan kimlik kontrolüne tabi k l nmas n protesto etti. Bölgeleri Cebrî Kaybedilmeye Karfl Federasyon (FEMED), YAKAY-DER ve HD ortaklafla 2 günlük kay p aileleri buluflma sempozyumu düzenledi. Sempozyumda Türkiye nin faili meçhul ve kay plar n en çok yafland yer oldu u belirtildi. 12 Aral k ta yine HD ve T HV taraf ndan düzenlenen nsan Haklar Panoramas adl etkinlikte; iflkence, cezaevleri, Kürt sorunu, cinsel kimlik, çal flma yaflam, çocuk haklar, farkl etnik kimlikler, gözalt nda kay plar, mülteci ve kad n sorunlar gibi çok say da ihlaller tart fl ld. 13 Aral k ta, kaybedilenler ve faili meçhul cinayete kurban gidenler ile ilgili Taksim Tramvay Dura nda toplanan HD liler, Kay plar m z unutmayaca z, vazgeçmeyece iz! fliar yla bir yürüyüfl düzenlediler. HD, 14 Aral k ta stiklal Caddesi nde nsan Haklar Evrensel Beyannamesi ni da tt. 15 Aral k ta stiklal Caddesi nde hasta tutsaklar n isimleri ve giydikleri beyaz önlüklerle, serbest b rak lmalar için zincirli yürüyüfl düzenlendi. 16 Aral k taki Dersim 38 belgeseli (Çayan Demirel) gösterildi ve son olarak da 17 Aral k ta gerçeklefltirilen aç klama ile hafta sonland r ld. Bingöl, Diyarbak r, Hakkâri, Ankara, Bal kesir ve Mu la da da bas n aç klamalar yap ld hafta 19 Aral k Cumartesi günü de Failleri belli, kay plar nerede? pankart açan aileler ad na bas n aç klamas n Özge Akman okudu. Eylemde, 3 Haziran 1994 te gözalt nda kaybedilen Mustafa Sayg n n ak betinden sorumlular n n yarg lanmas n istedi. Eylemde ayr ca Murat Y ld z n annesi Hanife Y ld z da bir konuflma gerçeklefltirdi. ( stanbul) zmir 17 Aral k günü Konak Sümerbank önünde bir oturma eylemi ve ard ndan bas n aç klamas yap ld. Aç klamay HD zmir flubesi ad na Ahmet Alagöz yapt. Yap lan aç klamada bir insan n en temel hakk olan yaflam hakk n n ihlal edilmesi yüzünden 4 kiflinin bu hafta içerisinde yaflam n yitirdi ine de inildi. Hapishaneler kanayan yara Aç klamada özel olarak hapishanelerdeki tecrit koflullar na da de inildi. Hapishanelerin insani her fleyden ar nd r ld n n belirtildi i aç klamada baflta hasta tutsaklar olmak üzere tüm tutsaklar n infaz koflullar gözden geçirilmelidir ça r s yinelendi. Alagöz bir y l içerisinde çocuk haklar n n TMY kapsam nda tutuklanan, e itim, güvenli bir ortamda bar nma ve yaflama haklar ellerinden al nan çocuklar ile birlikte ayaklar alt - na al nd na dikkat çekti. Ve bir kez daha TMY nin kald r lmas n talep etti. Yine bu hafta içerisinde efli taraf ndan kula kesilmesine ra men tekrar efline teslim edilen bir kad n n yaflad klar n n kad n haklar konusunda nerede oldu umuzu bizlere gösterdi ini söyledi. Antakya Hatay Antakya da yap lan bas n aç klamas nda da üzülerek belirtmek isteriz ki aradan geçen 61 y la karfl n, dünyada Evrensel Bildirge de yer alan hak ve özgürlüklere dayal uluslararas bir düzen oluflturulmam flt r denildi. Bas n metnini Adnan Ery lmaz n okudu u eylem kötü hava koflullar nedeniyle HD binas nda yap lm fl ve de Partizan da kat larak destek vermifltir. (Antakya K okurlar ) Gazi Mahallesi nde de faflist sald r Linç sald r lar n n son örne i 4 Aral k ta Gaziosmanpafla da yafland. Anket firmas nda çal flan gençlere devlet eliyle organize edilen 20 kiflilik sivil faflistler sald rd. Sald - r da Sedat Kula ve Burhan lgin ve olaya müdahale etmeye çal flan bir kifli a r yaralan rken Proleterce Devrimci Durufl dergisi okuru ve anket firmas çal flan Enver Alpflar, olaylar teflhir etti i için polis taraf ndan gözalt na al nd. Keyfi bir flekilde bir gün gözalt nda tutuldu ve tehditlere maruz kald. Sald r ya u rayanlar n anlat mlar da gösteriyor ki, sald r organize. Kula y ismiyle ça ran ve arkadan sald ranlar n, onu CMP den aç klama Cezaevleri Merkezi Platformu (Direnifl Hareketi, T KB, DHKP-C, MLKP, MKP, TKP/ML) yaz l bir aç klama yaparak ran gerici molla rejiminin ran n ezilen halklar n n demokratik haklar için mücadele eden evlatlar n idam sehpalar nda katletmesini protesto etti. Yap lan aç klamada ran diktatörlü ü Kürt halk ndan Hasan Hikmet Demir, ö retmen Farzad Kamanga ve hsan Fetahiyan idam etti. fiimdi Kürt siyasi kad n aktivist Zeynep Celalyan idam etmek için gün say yor. ran devleti idamlar demokratik hak ve özgürlükler için mücadele eden kesimleri ve kiflileri korkutmak, y ld rmak ve cezaland rmak amac yla öteden beri kullan - yor. Güttü ü ölüm ve dara ac politikas yla halklar teslim almaya ve kölece yönetmeye çal fl yor. Anti-demokratik yasalarla en temel haklar ayaklar alt na al n yor. Son idamlar n da bir kez daha kan tland gibi savunma hakk dahi tan nmadan insanlar idam sehpalar na gönderiliyor. Biz Türkiye deki devrimci siyasi tutsaklar ran rejiminin idamlar n protesto ediyoruz. Zeynep Celalyan ve di er demokrat siyasi mahpuslar n idamlar n n durdurulmas n, i renç idam politikas na son verilmesini istiyoruz denildi. (H. Merkezi) Vicdan m zda mahkum olmaktan kaçamayacaks n z! okuldan beri izlemeleri, sivil polislerin ayn gün içinde iki kez gelip kontrol etmesi ve olay esnas nda hiç görünmemeleri, ayr ca esnaf ve halk n anlat mlar bunu do ruluyor. Biz yaflanan bu sald r y teflhir etmek amaçl 6 Aral k ta saat de GOP Meydan nda bir bas n aç klamas yapt k. Aç klama esnas nda Bask lar bizi y ld - ramaz, Faflizme karfl omuz omuza, Yaflas n halklar n kardeflli i sloganlar at ld. Bas n aç klamas na Partizan, PDD, BDSP ve birçok demokratik kitle örgütü destek verdi. (Gazi Mahallesi K okurlar ) Erzincan da polis terörü devam ediyor! Geçen hafta Erzincan Meslek Yüksekokulu nda kad n arkadafllar m z n faflistler taraf ndan sald r ya u ramas, ayn gün içinde iki erkek arkadafl n okulda sald r ya u ramas üzerine bir araya gelen yaklafl k 400 kiflilik kitle bir eylem yapt. 3 gün sonra tekrar bir araya gelen kitle bir eylem daha yapt. Erzincan Cumhuriyet Mahallesi Cemevi etraf nda toplanan kitle Erzincan faflizme mezar olacak, Faflizme karfl omuz omuza sloganlar att. Daha sonra polisle arbede yaflanmas sonucu da ld. Eylemin ard ndan bir de erlendirme toplant s yap ld ve bu sald r lara en iyi nas l cevap verilebilece i tart fl ld. Bu toplant lar sonucunda daha etkili eylemler yapma karar al nd. Panel sonras taciz 19 Aral k katliam n protesto amac yla 19 Aral k Cumartesi günü Gençlik Derne i taraf ndan bir panel düzenledi. Bizler de Erzincan YDG olarak paneli dinlemeye gittik. Ç k flta polis bize kimlik sordu ve tav r gösterdik. Bu tav rdan sonra polis, orada bulunan devrimci ve demokratlar tartaklamaya bafllad. At lan nsanl k onuru iflkenceyi yenecek, Bask lar bizi y ld ramaz sloganlar ndan sonra baz kiflileri gözalt na almaya çal flan polis, kitlenin gösterdi i güçlü tepkiden dolay al - nanlar b rakt. (Erzincan YDG) Gazetemiz kurumu tehlikeye sokuyor, yasad fl örgütü övüyor ve müstehcen! F Tipi hapishanelerde tutsaklar n d fl dünya ile ba n kesmeyi ve bu flekilde onlar teslim almay planlayan devletin sald r lar sürüyor. Gazetemiz flçi köylü nün birçok say s toplatmas olmad halde keyfi biçimde engellenmekte ve tutsaklara verilmemektedir. flte Tekirda 2 Nolu F tipi Hapishane de tutsak Partizanlara verilmeyen Aral k tarihli say - m z n verilmeme nedeni; Bahse konu olan ( ) flçi köylü adl gazetenin 9. sayfas nda Par ldayan Karfl lama bafll kl yaz da gerillaya bir kat l m n daha gerçekleflmesi rahat yla geri dönen yoldafl, gerillalara teslim etti i yoldafl n devam eden yaz larda yasad fl silahl terör örgütüne sempatizan ve militan kazand rma gayreti içinde olduklar, terör örgütünün 8. Konferans kararlar n bölge halk na yayma gayreti içinde olduklar, 11. sayfas nda bir gün ama mutlaka devam eden yaz da terör örgütüne kat l m teflvik etmek amac yla bir militan n örgüte kat lmak amac yla da a ç k fl n kahramanl k hikayesi gibi anlatmaya çal fl ld, terör örgütünü övücü ifadelere yer verildi i, ( ) 5275 say l ceza ve infaz tedbirlerinin infaz hakk ndaki kanunun 62. maddesinin 3. bendinde belirtilen kurum güvenli ini tehlikeye düflüren veya müstehcen haber, yaz, foto raf ve yorumlar kapsayan hiçbir yay n n hükümlüye verilmeyece i belirtildi- inden An lan kitaplar n ilgililere verilmemesine ( ) oy birli i ile karar verimlefltir. (H. Merkezi) Katiller aram zda Hasta tutsaklar n sesi her Cuma stiklal Caddesi nde yap lan eylemlerle yank bulmaya devam ediyor. * Bir araya gelen yüzlerce kifli tutsaklar n sesi olman n coflkusu ile 11 Aral k Cuma günü sloganlar n hayk rd. DTP nin kapat ld günün akflam yap lan eylemde demokratik haklara yönelik yap lan sald r lar k nand. Hava flartlar ndan kaynakl yürüyüfl yap lamayan eylem, Taksim tramvay dura- nda yap lan bas n aç klamas yla sona erdi. * 18 Aral k Cuma günü Tramvay dura ndan Galatasaray Lisesine do ru yap lan yürüyüflte Aral k tan hasta tutsaklara tecrit öldürmeye devam ediyor yaz l pankart aç ld. Emekli-Sen stanbul 2 No lu fiube Baflkan Hasan Kaflg r n okudu u bas n aç klamas nda 20 hapishaneye kimyasal silahlarla yap lan sald r - da 28 tutsa n yaflam n yitirdi i hat rlat ld. ATK, devletin ölüm makinesidir! 10 Aral k Perflembe günü Adli T p Kurumu (ATK) önünde, Hasta tutsaklara özgürlük fliar yla bir araya gelen Güler Zere ye Özgürlük Platformu bileflenleri bir bas n aç klamas düzenledi. Aç klamada ATK nin devletin katilleri, sap klar, kendi kirli iflleri için çal flanlar aklama kurumu oldu u söylendi. Aç klamada, geçti imiz günlerde Bilecik M Tipi Hapishane deki Zeki Dökenel adl, 65 yafl nda ve felçli olan tutsa n rapor için saatlerce süren bir yolculuktan sonra getirildi i ATK önünde yaflam n yitirmesinin anlaml oldu u vurguland. Koltuk de ne i yerine süpürge sap! 3 y ld r Kand ra 1 No lu F Tipi Hapishane de kalan Sedat Kartal isimli tutsak yaflad rahats zl klara ra men tedavi edilmiyor. Ayaklar nda oluflan eklem romatizmas nedeniyle yürüyemeyecek duruma gelen Kartal n ailesi 18 Aral k Cuma günü HD stanbul fiubesinde bas n aç klamas yaparak o ullar n n tuvalet ihtiyac n karfl - layabilmek için koltuk de ne i talep etti ini ancak bu talebin dahi reddedildi ini belirtti. Kartal o lunun koltuk de ne i yerine süpürge saplar n kulland n söyledi ve tüm demokratik kitle örgütlerini hasta tutsaklarla dayan flmaya ça rd. 13 flarapnele, krem ve hap! Vücudunda 13 flarapnel parças bulunan smail Tüzün adl PKK tutsa, Malatya E Tipi Hapishanesi nde tutulurken hastane gidifl-dönüfllerinde asker taraf ndan iflkenceye maruz kalm fl ve bu yüzden de dava açm flt. Ancak iflkenceci askerlerin tan k olarak dinlendi i mahkeme, kovuflturmaya gerek yoktur karar ile sonlanm flt. Bu olay n ard ndan zorla Elbistan Hapishanesi ne götürülen Tüzün, vücudundaki flarapnel parçalar ndan kurtulmak için Adalet Bakanl na baflvurmufl ve devlet hastanesine sevk edilmiflti. Ancak getirildi i hastanede ayaküstü muayene edilen Tüzün ü tedavi eden doktor, Tüzün e istesen de seni tedavi edemem diyerek ameliyat olmas gerekirken, hap ve a r kesici krem verdi. Edirne F Tipi nde g da zehirlenmesi nsan sa l n n hiçbir öneminin olmad - n F tipi hapishanelerde yaflanan sa l k sorunlar na bir yenisi de Edirne F Tipi nde eklendi. Hapishanede bulunan onlarca tutsak 8 Aral k günü kendilerine verilen yemek sonucunda g da zehirlenmesi geçirdi. Rahats zlanan tutsaklar kendilerine verilen antibiyotiklerden sonra tekrar hapishaneye getirildi.

8 flçi-köylü 8 Politika-gündem 25 Aral k-7 Ocak 2009 Bursa Kemalpafla daki maden oca nda 10 Aral k ta grizu patlamas 19 iflçinin yaflam na mal oldu. Patlaman n nedeni ve ihmaller araflt r l yor flimdi! Bakanlar ve yetkili a zlar üzüntülerini belirtip, gere ini yapacaklar n söylüyorlar. Onlar ekmek paras için her gün evlerinden ç karken ve madene inerken Allah a emanet ediliyorlar. Yerin 300 metre alt ndaki ekmeklerini almaya gidiyorlar her gün. Geri dönebilenler flansl say l yor. Ve geride kalanlar, kendi geleceklerini gördükleri o beton ve kömür y n n alt nda kömür gibi yanan kendi bedenleriymiflçesine ac yla bak - yorlar arkadafllar na Patlaman n ard ndan yans yan görüntülerin yabanc s de iliz asl nda. Zonguldak ta 1992 y l nda felaketlerin en büyü üne 263 iflçinin ölümüyle tan k olmufltuk. Maden ocaklar, ölüm ve direnifl ocaklar olarak yaz ld ülkemiz iflçi s n f n n tarihine. Ekme in pahal olan bedeli, direnmeyi, baflkald rmay da ö retti. Yaflamak için direnmeyi ö rendi maden iflçileri. O tarihten bugüne tabutlar ç kmaya devam etti kömür ocaklar ndan ve en son Kemalpafla Ne kadar kömür o kadar para flçilerin anlat m ocaktaki çal flma ve yaflam koflullar n n nas l bir cehennem oldu unu anlamak için yeterli. flçilere gaza karfl korunmalar için gerekli olan maske verilmiyor, yanlar nda getirdikleri bezlerle bu ihtiyaçlar n gideriyorlar. Riskli durumlarda maske yerine yo urt veriliyor, ölmemeleri ve yeniden çal flabilmeleri için. Madende çal flanlara yemek de yok. Bu yüzden iflçiler yemeklerini evden getiriyorlar. flçilerden Güngör Güre, sömürü çark n flöyle anlat yor: Vardiya süresince üç kiflinin örne in 30 vagon kömür ç - karmas isteniyor. Bazen bu miktar ç karam yoruz ve o günkü yevmiyemiz s f r lira oluyor. Bugüne kadar 2 ayl k maafl m kesilmifltir. Bazen kömür yeteri kadar olmaz, bazen gücümüz yetmez. stedikleri miktarda kömür ç kmazsa yevmiyemizi kesiyorlar diyor. flçilerin büyük ço unlu u TL maaflla çal fl yor. flçilerin anlat m na göre patlamadan önceki vardiyada metan gaz olufltu u için dinamit patlat lm yor, vantilatörle havaland rma yap l yor. Bu koflullarda 19 iflçinin öldü ü vardiyada da dinamit patlat lmamas gerekiyor. Bu uyar iflçiler taraf ndan dinamitçiye yap l yor, çünkü gaz ve patlama iflini dinamitçi yap yor. Oysa ki üç vardiyal çal flma sisteminin bulundu u ocakta sadece bir mühendis var ve olmas gereken gaz ölçümlerinin her vardiyada bu mühendisler taraf ndan yap lmas gerekiyor. Sadece bir vardiyadaki gaz ölçümü bulunan mühendis taraf ndan, di er iki vardiyada ise dinamitçiler taraf ndan yap - l yor. Ve olay n belki de en trajik k sm ise patlaman n oldu u vardiyadaki dinamitçi Ramazan Bafltepe nin gaz ölçüm cihaz n kullanmay bilmiyor olmas. Ercan fiirketler Toplulu u bünyesinde bulunan tafleron firma Bükköy Madencilik ve Turizm Afi ye ait olan kömür oca, sadece ifl güvensizli ini de il, tafleronlaflman n gerçek yüzünü de anlatmaktad r. Tuzla Tersanelerinde geçti imiz y l ardarda yaflanan iflçi ölümleriyle gündeme gelen tafleronlaflman n di er ad n n ölüm, güvencesiz yaflam ve çal flma koflullar oldu u art k biliniyor. Tafleron firmalar arac l yla parçalanan üretim süreci, alt iflverenler üzerinden maliyetler düflürülerek üretim yap l yor ve kâr katlanarak bu vesileyle art yor. As l flirket sahipleri, kendi bünyelerinde az say da ve yüksek ücretle iflçi çal flt r rken, tafleron firmalar az ücretle çok say da iflçi çal flt rarak üretim gerçeklefltiriyorlar. flçinin yaflam de eri nerede var oysa? Tuzla da, kum torbas yerine kullan lan ve ölen iflçilerin mi yoksa Davutpafla da maytap atölyesindeki patlama sonucu yaflam n yitiren 21 iflçinin mi, yoksa sel felaketinde yolcu tafl namaz araçla iflyerine götürülürken arac n içinden ç kamayarak ölen 7 tekstil iflçisi kad n n m? Ya da merdiven alt atölyelerinde ci erleri tafllayan ve s - rayla ölen kot tafllama iflçilerinin mi? flsizlik cenneti Türkiye Ucuz iflgücü cenneti olan ülkemiz, yap - lan son araflt rmalarla iflsizler cennetine dönüflmüfl durumda. A ustos 2009 a ait olan veriler aç kland Kas m ay içersinde. Yani mevsimlik ifllerin bitimi ile birlikte aç klanan rakamlar. Göreli iyileflme nin sonuna gelinmifl ve iflsizlik oran 13.4 olarak belirlenmifl. Bu oran neredeyse 3.5 milyon resmi iflsiz anlam na geliyor. Bir de say lmayan umutsuzlar var. Di er bir ifadeyle ifl aramaktan yorulup b rakanlar. Onlar n toplam da 1 milyon 860 bin. Resmi ve resmi olmayanlar toplad m zda ortaya ç kan iflsiz say s 5.3 milyon. Bu say her gün biraz daha büyüyor, balon biraz daha flifliyor. flçileri ölüm yoluna götüren bu gerçek, her türlü çal flma kofluluna mecburiyeti, hakk n aramamay ve örgütlenme korkusunun da temel nedenlerinden biri. flsizler ordusuna kat lmak ya da ölüm yoluna her gün gitmek ve geri dönmeyi umut etmek. Bu iki tercih aras nda b rak l yor iflçiler Birer ölüm makinesi gibi iflleyen bu üretim alanlar nda böylesi toplu ölümlerin ard ndan bir de denetim akla gelir. Önceki y llarda çal flma koflullar n n yetersizli i gerekçesiyle kapat lan maden oca, k sa sürede eksiklerini tamamlayarak! yeniden aç - l yor ve 130 kiflinin ekmek-ölüm kap s oluyor. Ekmek ve ölüm... Ekme in pahal Denetim yeterli miydi? sorular sorulmaya devam edilsin, flirketin aranan ama ulafl lamayan sahibi Nurullah Ercan, Çal flma Bakan Ömer Dinçer in konuyla ilgili aç klama yapt s rada arkas nda görülüyor en son. Çok fley anlat yor kuflkusuz bu görüntü. Ercan n korumal - n yapan devletin foto raf olarak okuyabiliriz mesela. Ya da devletin kimlerden beslendi ini görebiliriz. Tabi Nurullah Ercan n devletle olan yak n iliflkisi sadece bu görüntüden ibaret de il. Yerel seçimlerde Dersim de yap lan kömür yard mlar n n alt nda da Ercan n imzas var. Daha do rusu kömür tozu yard mlar nda. Sözü edilen denetimler iflte bu gerçeklerle yap l yor. Göstermelik cezalarla iflçilerin ve kamuoyunun tepkisi al n yor ve k sa bir süre sonra çark, oldu u gibi bütün gerçe iyle dönmeye devam ediyor. Denetlenen tersanelerde ölümler bu yüzden bitmiyor. flçiler ölüm gemilerinin üzerinde s ras n bekliyor, maden ocaklar nda da ölümler bitmayor, çünkü bu sistemin çark dönmeye devam ediyor oralarda. olan bedeli, direnmeyi, baflkald rmay da ö retti. Yaflamak için direnmeyi ö rendi maden iflçileri. O tarihten bugüne tabutlar ç kmaya devam etti kömür ocaklar ndan ve en son Kemalpafla E itim flart! Bir de sendikalar var tüm bu tablonun içinde. 19 iflçinin ard ndan fl Kanunu iptal edilmeli ve iflçiyi gerçek anlamda koruyan kanunlar ç kar lmal diyorlar. flçiler e itilmeli, can güvenlikleri sa lanmal diyorlar. Ve öz itibariyle hiçbir fley demiyorlar asl nda. Türk- fl ve D SK yaflanan olay n ard ndan sadece yaz l aç klama yapmakla yetindi. Bir de ölen iflçilerin ailelerine hukuk mücadelesi sürecine destek sunabilecekleri ça r - s nda bulundular. Orada çal flmaya devam eden iflçilerin, ölenlerin ailelerinin bu vahflet ve çal flma koflullar karfl s nda bilinçlenmeye, örgütlenmeye ve haklar n örgütlü mücadeleyle kazanabileceklerine ihtiyaçlar yokmuflças na ça r larda bulunuluyor. Bu gerçek ise ne bu olay n ne de bugünün sorunu asl nda. flçi s n f n n mücadelesi önünde afl lmas gereken ciddi bir engel olarak varl n koruyor iflbirlikçi-sar sendikalar. S n f n gücünü pazarl k masalar nda ellerinde bir koz olarak tutanlar, talepleri yerine gelmedi inde bu güce güvenerek resti çekenlere hiç de küçümsenmeyecek bir oran güvenmiyor bugün. Ölümlerin ard ndan maden oca n n bir kez daha 6 ay süreyle kapat laca aç kland. Geride kalan iflçiler ise karara tepkili. Bu 6 ayl k zamanda eve nas l ekmek götürece- iz?, nerede çal flaca z? diyorlar. Yerin 300 metre alt ndan al n p-getirilen ekmek 19 arkadafl n n ölümünü unutturuyor onlara. Ekmek yeni mezar yeri de olsa unutuluyor yaflananlar. Yan yana iki kardefl gibi bu ülkenin her taraf nda yürüyor ekmek ve ölüm. Patlamaya iliflkin ifade veren madenin genel müdürü Fahrettin fiolpan sel felaketinde yaflam n yitiren kad n iflçilerin ard ndan köpe ini örnek gösteren ifl yeri sahibi ile benzerli ini flu sözlerle ortaya koyuyor. flletmemizde daha önce de sigara içen iflçiler oldu u tespit edilmiflti. Bu iflçilerin ifline son verdik. Bu olay dinamit patlat lmas ndan de il sigara içilmesinden meydana gelmifl olabilir. Asgari Ücret Komisyonu, Hükümet ve Türk- fl in Tavr Bugünkü bürokratlaflm fl, iflçi kesiminin bafl na çöreklenmifl Türk- fl yönetiminin iflçi taraf n temsil ediyormufl gibi görünmesi, toplant y terk etmesi sadece yan lt c d r. Asgari Ücret Komisyonu asl nda iflçi yerine patron ve hükümet taraf n n ç karlar n n egemen hale geldi i komisyon özelli ini tafl yor. Türk- fl in ayl k olarak yay nlad ve son olarak Kas m ay nda yapt araflt rmas nda açl k ve yoksulluk s n r verilerine göre dört kiflilik ailenin açl k s n r 778 lira, yoksulluk s n r ise lira olarak belirlenmiflti y l - n n Kas m ay na göre açl k s n r 738 lira, yoksulluk s n r da Aral k 2008 e göre olarak belirlenmiflti. Verilere göre 2008 y l na göre halk daha fazla yoksullaflm fl durumda. Asgari ücrete bakt m zda ise, 16 yafl ndan büyükler için, asgari ücret brüt 693 lira iken, iflçinin eline geçen net ücret ise lira. Görüldü ü gibi asgari ücret açl k s n r na dahi oldukça uzak bir durumda. Ülkemizde insan onuruna yak fl r bir ücretten yoksun 10 milyonun üzerinde bir kesim böyle bir ücretle yaflamaya mecbur b rak l yor ve krize ra men patronlar yüksek kâr oranlar aç klayabiliyorlar. Böylesi bir asgari ücret uygulamas varken nas l bu kadar kâr elde ettiklerine flafl rmamak gerek. flte milyonlarca insan n yaflam n do rudan ilgilendiren asgari ücret için iflçi, patron ve hükümet taraflar nca bu ücretin belirlenmesi son derece önem tafl yor asgari ücret görüflmeleri için hükümet, taraflar toplant ya ça rd. Ancak ilk toplant n n yap ld gün, hükümetin bafltaki tavr iflçiye nas l yaklaflaca n n da aç k bir mesaj n verdi. Bu toplant da geleneksel hale gelen taraflar n bas n ve kamuoyu önünde görüfllerini aç klamas na bakanl k yasak koydu. Bu flekilde sendikalar n kamuoyuna asgari ücret konusundaki görüfllerini aç klamalar engellenmifl oldu. Bu uygulama sonras iflçi taraf n temsil eden Türk- fl, 10 Aral k günü gerçekleflen asgari ücret görüflmelerinin ilk toplant s - na kat lmad. 16 Aral k günü yap - lan ikinci toplant ya da görüfl, talep ve beklentilerinin kamuoyuna yans tmas na izin verilmedi i için yine kat lmad. Türk- fl in bu konuda gerçek anlamda iflçilerin lehine sonuçlar almak için yola ç kt n ve bunu hedefledi ini beklemek flu anki mevcut yap s göz önüne al nd - nda mümkün de il. Çünkü mevcut yap s yla hükümet ile iyi geçinmeye çal flan bir politikaya çoktan beri angaje olmufl durumda. Bugünkü bürokratlaflm fl, iflçi kesiminin bafl na çöreklenmifl Türk- fl yönetiminin iflçi taraf n temsil ediyormufl gibi görünmesi, toplant y terk etmesi sadece yan lt c d r. Asgari Ücret Komisyonu asl nda iflçi yerine patron ve hükümet taraf n n ç karlar n n egemen hale geldi i komisyon özelli ini tafl yor. Ancak Türk- fl her ne kadar patron yanl s bu çizgisini korusa da, as l dikkate de er konu ise hükümetin iflçi kesimine tahammülünün art k kalmamas d r. Bunun için son dönemlerde AKP hükümetinin icraatlar na bakmak yeterlidir. Toplu sözleflmelerde grev aflamas - na gelen sendikalara hodri meydan diyen, KESK in toplu sözleflmelerinin t kand yerde herkes haddini bilsin sözlerini sarfeden, daha dün KESK genel eylem yaparken iflçiyi tehdit eden yine AKP hükümetiydi. Bundan birkaç ay öncesinde ise Sosyal Güvenlik Kurulu nda hükümet yine yetkisi olmadan sendikalar n konuflma süresini 5 dakika olarak belirlemiflti. Bu nedenle SGK ya Türk- fl kat lmama karar alm flt. Daha sonras nda kiral k iflçi uygulamas n n daha Üçlü Dan flma Kurulu nda görüflüldü ü s rada ise AKP hükümeti özel istihdam bürolar na izin veren yasay geçirmek için alelacele Meclis in gündemine getirmiflti. Sendikalar n görüfllerini dahi aç klamas na izin verilmemiflti. Üstüne Kas m ay nda Çal flma Bakan Ömer Dinçer sendikalara sorumsuzluk ve vizyonsuzluk suçlamas getirdi. Bu sözün üzerine ise 24 Kas m da Türk- fl, D SK, KESK, Hak- fl ve T SK tarihte ilk defa Çal flma Bakan na karfl ortak bir aç klama da bulunarak üçlü dan flma kuruluna kat lmama karar ald. flte iflçi sendikalar na ve iflçilere son olarak tahammülünün olmad - 11 Aral k günü saat da Dev Sa l k- fl, stanbul Bölge Çal flma Müdürlü ü önünde bir bas n aç klamas yaparak asgari ücreti protesto etti. nsanca bir yaflam istiyoruz, nsanca bir ücret istiyoruz, Paras z e itim, paras z sa l k, AKP elini cebimizden çek vb. sloganlar n at ld eylemde bas n aç klamas n sendika Genel Baflkan Arzu Çerkezo lu okudu. Mersin Emek ve Demokrasi Platformu asgari ücrete gelmesi beklenen % 4 ile % 6 aras zamm protesto etmek amac yla SGK önünde bir bas n aç klamas gerçeklefltirdi. n AKP hükümeti TEKEL iflçilerine sald rarak gösterdi. fiimdi gelinen noktada Türk- fl in bir sosyal taraf olarak gözükmesi ve mevcut bugünkü sar sendikal çizgisine dahi tahammülün olmamas Asgari Ücret Komisyonu nda hükümetin nas l davranaca na iliflkin de önemli ipuçlar veriyor. Bu noktada asgari ücretin bir sefalet ücretinden kurtulabilmesi için Türk- fl in kamuoyuna sadece aç klamalar yapmaktan ziyade eylem sürecini bafllatacak kararlar almas, kendi gücüne güvenerek ilerlemesi gerekiyor. Bu konuda s n f sendikalar na ve mücadeleci sendikalara ihtiyaç oldu u ve de iflimin ve yeni bir rüzgar n da ancak s n f sendikalar nca gelece i de apaç k. Asgari ücret protesto edildi stanbul Mersin Bas n metni okunmaya baflland ktan k sa bir süre sonra kitleden ayr bir yerde duran ve provokasyon yaratmak amac yla gelmifl oldu u sonradan anlafl lan bir kifli, hakaretler savurarak bas n aç klamas n dinleyen bir kifliye yönelik sald r da bulundu. Aç klamaya gelmifl olanlar n müdahalesiyle oradan uzaklaflt r lan sald rgan, kitleyi tahrik etmek amac yla hakaret ve tehditlerine bire süre daha devam ederken, sivil polislerin sald rgan teskin etmekle yetindi i ve herhangi bir giriflimde bulunmad gözlemlendi. Yaflananlar n ard ndan bas n metni okunmaya devam edildi. Aç klamada emekçiye reva görülen ücretin, devletin kendi kurumlar n n aç klad açl k s n r n n bile çok alt nda oldu u vurguland.

9 flçi-köylü 9 Politika-gündem 25 Aral k-7 Ocak 2009 Halk m z gerçek dostun kötü günde belli oldu unu söyler. Hayat n rutin flekilde akt günlerde dost bildi imiz, yüzümüze gülen birçok kiflinin zor ve ac günlerde, kritik süreçlerde yüzlerine takt dost maskesinin birden düfltü ünü anlar z. Bu yaln zca kiflisel yaflam m zda de il siyasal yaflamda da böyledir. Hakk m z savundu unu, ayn safta oldu umuzu sand m z, asl nda kuyumuzu kazmakta, mücadelemizi baltalamaya çal flmaktad r. Bunu anlamak için kritik dönemlere, zor flartlara ihtiyaç vard r. Böylesi dönemlerde tüm maskeler düfler. Örne in fleriat korkusu ile Alevileri kendisine yedeklemeye çal flan CHP nin maskesi Onur Öymen, Dersim katliam na aç kça övgü s ralad nda paramparça olur. Demokrasi üzerine nutuklar s ralayan AKP nin samimiyeti hak arayan iflçilere yönelik sald rganl nda ve Kürt ulusal sorununu çözmedeki kararl l Kürt çocuklar n n hapsedilmesinde ve çocuklar ailelerinden zorla ay rma projelerinde deflifre olur. Özellikle konu Kürt ulusal sorunu ve iflçi mücadelesi olunca dost-düflman ayr m ve saflaflmalar daha bariz ortaya ç kmaktad r. Kürt ulusal meselesi ile ilgili süreçte kendisine daha ba ms z bir görüntü veren, Kürt halk n n haklar - n n yan nda oldu unu ancak fliddete de karfl oldu unu belirten, (burada bahsettikleri fliddet tabii ki yaln zca gerillan n fliddetidir) devleti elefltiren birçok ayd n süreçte karfl l kl at lan taktiksel hamleler çeliflkiyi keskinlefltirdi inde ve flehirlerde ve da larda çat flma haberleri gelmeye bafllay nca asl na rücu eder ve devletin yan nda saf n sa lamlaflt r r. Onlar için ölen gerillalar, yap lan askeri operasyonlar, hapsedilen çocuklar gündem de ildir, her zaman Taraf gazetesi Kürtlerin dostu mu? ezilene ve ezileni temsil edenlere ak l ve taktik verilir, devletin karfl s na hiçbir flekilde ç k lmaz. Onlar için zulme ve bask ya u ram fl ezilen bir halk n direnifli, dünyan n en donan ml ordusuna ve çeflitli bask araçlar na sahip olan sisteme karfl difle difl bir mücadele vermek meflru de ildir. Meflru zemin onlar için 86 y ld r halk m za karfl bask yasalar ç karmakla meflgul olan parlamento ve dünyan n en militarist devletlerinden biri olan TC nin 12 Eylül faflist anayasas n n belirledi i dar s n rlard r. Bunun bir örne ini de Taraf gazetesi üzerinden görmekteyiz. Sistem içindeki klik ve güç çat flmas nda militan bir durufl sergileyen, ABD emperyalizminin ve AKP nin projelerine arka ç kan Taraf gazetesi orduya posta koyarak büyük bir sükse ile ana ak m medya içinde yerini alm flt. AKP nin temsil etti i egemen s n flar blo unun arkas nda liberallerden sosyalistlere, slamc lardan Kürtlere ve az nl klara kadar genifl bir kesimi birlefltirmeye çal - flan Taraf gazetesi bunu baflarmak için de bu kesimlere en çok zulmü yapan orduya ve Kemalizm e muhalif bir görüntü çizmektedir. Yazar kadrosunu birkaç samimi ayd n d fl nda liberallerden eski ve yorgun sosyalistlere, istihbaratç lardan ABD ve AB yanl s akademisyenlere kadar genifl bir kesimden seçen bu gazete klik çat flmas nda en sert durufl u sergilemektedir. Art k Kemalizm in dar s n rlar günümüzde sistemin ihtiyaçlar na yan t olmamaktad r. Kürtler, Ermeniler, di- er az nl klar, K br s, Ortado u vb gündemlerde takip edilen geleneksel politikan n iflas etti i daha net görülmektedir. Ortaya konulan ideolojik söylemler art k inand r c gelmemektedir. Bu politikalarla kriz döneminde emperyalizmin beklentilerine cevap bulmak mümkün de ildir. O zaman bir yandan Kemalist ideolojiden güç alan geleneksel devlet siyasetinde rötufllar yapmak, sistemin dökülen yanlar n tamir etmek, bozulan makyaj düzeltmek gereklidir. Bunun bir yan 86 y ld r ezberlettirilen dogmalar n ve ezberlerin güncellenmesi ve yeni ezberlerin belletilmesi (devrimci mücadele yerine sivil toplumcu muhalefet, Kürt ulusunun ayr lma hakk ve kolektif haklar n n tan nmas yerine az nl k veya bireysel haklar na s k flt rma vb) iken di er yan da Ermenistan dan Arap devletleriyle iliflkilere, Kürtlerden Alevilere çok çeflitli konularda aç l mlar yaparak sisteme yeni nefes sahalar açmakt r. Bu arka plan içinde yay n hayat na siyasi aç dan avantajl flekilde bafllayan ve kurulufl misyonuna uygun hareket eden Taraf gazetesi özellikle baflar s z darbe giriflimleri üzerinden orduya yüklenmesi, sistemin tabusu say lan Kemalizm e aç ktan muhalefet etmesi, y llarca yaln zca devrimcilerin de indi i birçok katliam, bask ve imha politikalar na ana ak m medyada ilk kez bu derece yüksek sesle de inmesi ve Kürtlerin haklar ve sorunlar konusunda al - fl lagelmiflten öte yaklafl m sergileyerek (bunun sonucunda bugünkü aç l m sürecinin ideolojik ve siyasi temelinin haz rlanmas na dahil olmufltur) ilerici kamuoyunun ve özellikle Kürtlerle di er az nl k milliyet ve inançlardan önemli bir kesimin ilgisine mazhar olmufltur. Yaln zca Amed de 5 bin civar nda sat fl ile önemli bir okuyucu kitlesine sahip olan Taraf gazetesi aç l m sürecinin, Ulusal Hareket i tasfiye süreci oldu unun art k aç ktan ifade edilmesinin ard ndan kentlerdeki kitle eylemleri ve en son Tokat taki sald r ile yüzündeki dost maskesini daha fazla tutmam flt r. ki Halk n Düflman : PKK manfletini atarak tahammülsüzlü ünü ve halk n mücadelesine olan nefretini en bariz flekilde ortaya koymufl, Türkiye Türklerindir Hürriyet gazetesinden özde bir fark olmad n göstermifltir. Taraf gazetesi Tokat sald r s n n hemen öncesinde öldürülen gerillalar hakk nda tek sat r yazmad gibi süren askeri operasyonlar yokmufl gibi davranmakta ve askeri operasyonlar ve PKK nin tasfiyesinde ortak hareket eden AKPordu ittifak na gözlerini kapamaktad r. Öcalan n hapishane flartlar n n kötüleflmesi üzerine halk n gösterdi i tepkiyi birkaç metrekare üzerine yapt klar söz oyunlar yla dalgaya alan Taraf, yaln zca haberleri verifl tarz yla de- il yazarlar üzerinden de sald r ya geçmifl ve alenen deflifre olmufl, samimi demokratlar n kan n donduracak yorumlara sayfalar n açm flt r. Ahmet Altan n Öcalan ile Mustafa Kemal i, TC ile PKK yi eflitleme çabas ; mazlum bir halk n do al haklar konusunda aya a kalkan ilerici bir hareketle kuruluflundan bu yana faflizme ve rkç l a hayat veren ve tarihi Kürt katliamlar ile dolu olan bir devleti eflde er gösterme aymazl iyi niyetli bir yaklafl mdan oldukça uzakt r. Bunun yan s ra Ulusal Hareket içinde Ergenekon ba lant s vb iddialarla Ulusal Hareketi töhmet alt nda b rakmak, Öcalan n bar fl sürecinde oynayaca olumlu role ra men Ulusal Hareket in bunu baltalad n iddia ederek örgütle lideri aras nda çeliflki oldu- unu ifade etmek de kitlenin Hareketle aras na mesafe koymas için yap lan bir ça r dan baflka bir anlama gelmemektedir. Bu yaklafl m Do an Holdingin yay n organlar nda görmeye al flt - m z örgüt içi bölünme ve çat flma safsatalar ndan ve bu haberleri yay nlama gayelerinden farks zd r. Bat illerinde kolluk kuvvetlerinin deste inde sivil faflistlerin savunmas z Kürtlere karfl sald r lar n Türk gençlerinin tepkisi olarak göstermek ve zulme ve bask ya karfl meflru mücadele yollar ile direnen Kürt gençli i ile Türk gençli i ad alt nda sald rgan faflistleri ayn kefeye koymak ne kadar demokratl kt r? Taraf bununla de yetinmemektedir. Baflka bir yazar ise Tokat sald r s n n ard ndan aç l m ad ndaki tasfiye sürecini baltalayan, sistemin diledi ine uygun davranmayan Ulusal Harekete karfl Kürt halk n isyan etmeye ça rm fl, mücadeleye olan nefretini göstererek beyhude bir çaba için girmifltir. Bununla da yetinilmemifl gerilla sald r lar n Kürt generallerinin darbesi olarak tan mlayarak Türk generalleri ad alt nda darbeci ordunun komuta kademesi ile Kürt generaller ad alt nda gerillalar eflitlemeye ve karfl laflt rmaya çal flarak demagojinin doruklar nda gezinmeyi sürdürmüfltür. Aç kt r ki bu söylemler sistemin Kürt ulusal hareketini Kürt halk ndan koparma, Kürt halk n maddi teflvikler vb vaatler karfl l nda sisteme yedekleme, halk n mücadeleye tav r almas n sa lama amaçl böl-parçala-yönet politikas yla uyumludur. Taraf bununla da kalmamakta, halk n gözünde hiçbir itibar kalmayan, mücadele kaçk nlar n özellikle seçip onlara sayfalar nda yer vermekte, onlar yeniden parlatarak yeni alternatif olarak sunmaktad r. Bu flekilde aç ktan böl-parçala-yönet politikalar na katk sunmakta ve bunu güleryüz göstererek, dost görünümü alt nda yapmaktad r. Maoculu u nas l benimsedi ini ve neden Marksizm den vazgeçti ini ayr nt l flekilde anlatan teorisyen Halil Berktay tan özellefltirmeleri savunan koskoca TKP Genel Sekreteri Nabi Ya c ya kadar neo-liberalizme s nm fl yorgun ve piflman eski sosyalistlerin yaz lar ve Taraf gazetesinin iflçi s n f n n mücadelelerine olan ilgisizli i neo-liberal ideolojiyle bütünleflmesine örnekken Kürt ulusal sorunu konusundaki samimiyetsizli i de son süreçteki yaklafl mlar yla iyice deflifre olmufltur. Burjuvazinin böylesi flekerli kurflunlar na kanmayal m S n f Hareketi Gelifliyor; Son Sözü Üretenler Söyleyecek! S n f hareketinde yeni bir canlanma yaflan - yor. E er bir bafllang ç ifade etmek gerekirse bu canlanman n 25 Kas m emekçi greviyle bafllad ifade edilmelidir. 25 Kas m grevi kitleselli i ve halktan ald destekle süreç içerisinde olumlu bir yerde duruyor. 25 Kas m iflçi ve emekçi grevinin ard ndan bir belirsizlik havas olufltu ancak bu fazla sürmedi. Belirsizli in k sa zamanda k r lmas nda iflçilerin grev ve direnifllerdeki kararl tutumu belirleyici oldu. flçi katliamlar n n, iflten atmalar n, iflçilere yönelik polis fliddetinin ve bunlar karfl - s nda iflçilerin kararl direnifllerinin yafland yo- un bir dönemi geride b rakt k. Görece k sa sürede yaflanan bu geliflmeler, uzun zamand r ciddi anlamda militan bir kitlesellik yaratamayan iflçi hareketini ve sendikalar her kesimin tekrar ilgisine sundu. Bursa da 19 maden iflçisinin ölümü, patronlar n kâr h rs n ve iflçi hayat n n ne kadar ucuz oldu unu çarp c bir flekilde bir kez daha halka gösterdi. Ayn patron daha önce çal flt rd iflçilerin milyarlarca alaca n da ödememifl tescilli bir iflçi düflman yd. stanbul Esenyurt ta iflten at lan belediye iflçilerinin direnifli sürerken Ataflehir ve Sancaktepe Belediyesi nde çal flan iflçiler de iflleri, haklar ve alacaklar için eyleme geçtiler. Ayn günlerde stanbul Büyükflehir Belediyesi nde çal flan itfaiye iflçileri, ifllerini kaybetmemek ve özel flirketlerin kölesi olmamak için eylem yapt. Karfl l nda polisin gaz bombas ve tazyikli suyunu buldular. 25 Kas m grevine kat ld klar gerekçesiyle iflten ç kar lan 16 arkadafllar için tekrar grev örgütleyen demiryolu çal flanlar da polis fliddetini bir kez daha yaflad lar. Hükümet intikamc yaklaflarak 30 demiryolu çal flan n daha iflten ç kararak bu greve yan t verdi. Ayr ca ülkenin dört bir yan ndan Ankara da toplanan TEKEL iflçileri hak araman n, kararl l n ve direniflin ne oldu unu sendika yönetimleri de dahil olmak üzere herkese net bir flekilde gösterdiler. Polis iflçileri gaz bombas na bo du, so uk havada tazyikli suyla y ld rmaya çal flt ve iflçilerin onurunu k rmaya dönük hiçbir çabadan geri durmad. Kölece Bir Çal flma Düzenini Amaçl yorlar Devletin haklar n arayan iflçilere sert yaklafl m bir tesadüf de ildi. Emperyalist efendilerinin ekonomide belirledi i çerçeve ve kurallar d fl na ç kamayan hükümet, iflçi s n f ve emekçilerde geliflen hak arama mücadelesini henüz çok da geliflmeden bast rmaya çal flmal yd. Bu konuda kararl l k gösteremezse ne emperyalist efendilerinin güvenini kazanabilir ne de kendi ç karlar n garantiye alabilirdi. Egemenler s n flar bu krizde de iflçi say s n azaltarak iflçileri daha fazla çal flt rma, ücretleri düflürme, sosyal haklar t rpanlama ve iflçi örgütlerini zay flatma konusunda kararl bir yönelim içindeler. Hatta yeterince gündem olmasa da ülkemizde yo un bir flekilde ücret, mesai ve tazminat hakk gasplar n n da yayg nlaflt bir gerçektir. Sermayedarlar kamu veya özel olsun tüm sektörlerde tafleronlaflt rma ve esnek çal flt rma uygulamas n sonuna kadar gelifltirmekte kararl gözüküyorlar. Böylece en az çal flanla en fazla üretimi gerçeklefltirmenin, en düflük ücretle iflçi çal flt rman n, sosyal haklar ortadan kald rman n ve sendikal örgütlenmenin önüne geçmenin koflullar yarat lm fl olacak. Son haftalarda öne ç - kan grev ve direnifllere bakt m zda sorun ve taleplerin bu konularla do rudan ilgili oldu unu görürüz. Hem iflçiler hem de kamu emekçileri farkl yo unluklarda ve biçimlerde özünde ayn sald r larla karfl lafl yorlar. Ço u kez ücretler ve toplu ifl sözleflmesi öne ç ksa da devletin çal flanlara ve sendikalara yaklafl m nda arka planda tümüyle hakim k lmak istedi i çal flma düzeni vard r. flte bugün bu çal flma düzeninin uygulanmas nda daha ileri ad mlara ve kriz koflullar nda bunun vahfli birtak m biçimlerine tan k oluyoruz. flçi S n f n n Ekonomik Mücadelesi Siyasallafl yor Geçti imiz haftalarda yaflanan bu geliflmeler görünen yanlar ötesinde birçok noktaya daha iflaret ediyordu. TEKEL, belediye ve demiryolu iflçileri polisin ve hükümetin yaklafl m yla devlet iktidar n n niteli ine iliflkin önemli bir politikleflme yafl yorlard. Ekonomik-sosyal haklar için ç kt klar yolda do rudan siyasi iktidarla karfl karfl ya geliyor ve birçok fleyi sorguluyorlard. Özelikle de ülkenin dört bir yan ndan gelmifl kad nl erkekli TEKEL iflçileri için bu çok daha geçerliydi. Sözkonusu grev ve direnifllerle öne ç - kan bu iflçi ve emekçilerin ortak özelli i çeflitli sendikalarda örgütlü olmalar yd. flçiler geçmiflte verilen mücadeleler ve elde edilen kazan mlar nedeniyle örgütlü hareket etme bilinci görece daha yüksek, ayn zamanda kaybedecekleri haklar daha fazla olan bir kesimi ifade etmekteydiler. Bunun etkisiyle de bugünkü iflçi hareketi içinde öne ç kan ve mücadeleye olumlu bir ivme kazand ran iflçiler oldular. Sendikalar n tüm daralm fll klar na ve özellikle tafleron ve küçük iflletmelerde çal flan, iflçilerin as l gövdesinden kopukluklar na ra men bu olumlu etkiyi yaratabilmeleri tüm iflçi ve emekçilere örgütlenmenin yararlar n bir kez daha göstermifl oldu. Egemen s n flar taraf ndan bu derece sald r lara maruz kalmalar da egemenlere yaratt klar ekonomik külfetten öte, gelecek mücadelelerde oynayabilecekleri rol ile de anlam buluyordu. Aç k ki sermaye için kârlar n garantiye alacak as l büyük kazan m her koflulda iflçi s n f n n örgütsüz b rak lmas ya da sermaye iflbirlikçisi sendikal örgütlülüklerle yönetilmeleridir. Kitlesel-Militan Bir Mücadele çin Genç ve Örgütsüz flçilere S n f hareketinin salt belirtilenler üzerinden tart fl lamayaca aç kt r. Militan ve kitlesel bir s - n f hareketinin yarat lmas nda iflçi ve emekçilerin genifl kitlesiyle, özellikle de çok daha yo un bir sömürüye tabi tutulan örgütsüz kesimlerle kurulacak iliflki stratejik bir yerde durmaktad r. Bu hem bu alanda geliflen ve geliflebilecek mücadeleleri öngörmek hem de sendikalardan bu yöne do ru bir çal flma örmek için gereklidir. Sendikal çal flanlar n tüm çal flanlar n yüzde befllik bir k sm na denk düfltü ünü, sendikal ve kadrolu çal flanlar n di er çal flanlara göre ayr - cal kl bir konumda bulundu unu biliyoruz. Ancak iflçi s n f n n gücünün örgütlülü ünden ve mücadeledeki birli inden ileri geldi ini de biliyoruz. Bu nedenle s n f hareketinin gelifliminde örgütlü ve ayd n kesimlerin rolünü aç a ç kard ktan sonra, hareketin militan ve kitlesel bir nitelik kazanabilmesi için genç ve örgütsüz kesimlere yönelimi ortaya koymak gerekir. Bu yönelimin iki ana e ilimi kendini göstermektedir. Birincisi, sendikalar n örgütlenme çabalar - n bu alana kayd rmalar d r. kincisi ise, bu iflçilerin örgütlenmesinde yaflam alanlar nda ortaya ç kan mücadele ve örgüt biçimlerine özel önem göstermektir. Sendikalar n sözkonusu iflçi ve emekçileri örgütlemede somut bir plana sahip olmad klar ve bu konuda yeterince istekli olmad klar ortadad r. Tafleronda, özel sektörde ve küçük iflletmelerde örgütlenmenin zorlu u yan nda bu alanda birçok yasal engelin bulundu u da bilinmektedir. Ücret sendikac l na ve toplu ifl sözleflmelerine hapsolmufl bir sendikal anlay flla bu yönde örgütlenmenin baflar lamayaca bellidir. Bugün ücret ve toplu ifl sözleflmeleri de kararl bir mücadeleyi gerekli k lmaktad r. Ancak iflçi s - n f n n a rl kl gövdesini örgütlemek için bugünkü sendikal yap dan öte kendini iflçi s n f mücadelesine adam fl daha fazla kadroya ve daha enerjik bir çal flmaya ihtiyaç vard r. Böyle bir çal flmada iflçilerin karfl s na engel olarak ç kan yasal s n rlar n zorlanmas ve fiili-meflru mücadele yöntemlerinin hayata geçirilmesi bir zorunluluktur. Bu baflar lamad nda varolan sendikalar n flu anki güç ve konumlar nda kalamayacaklar da aç kt r. Di er yandan sendika yönetimlerinin flu anki tablosunda bu hedefin baflar lmas da imkans z görünmektedir. Bu nedenle ilerici-devrimci iflçi ve memurlar n sendikalarda daha da öne ç kmas, tabanda yaratacaklar etkiyle sendika yönetimlerini harekete geçirmeleri ve mümkün mertebe yönetimlere gelmeleri belirleyici yerde durmaktad r. Sözkonusu örgütsüz ve güvencesiz iflçileri tart fl rken ikinci önemli husus, bu iflçilerin yaflam alanlar nda geliflecek hareketlilikler ve oluflturulacak örgütlülüklerdir. Bu iflçilerin s n f hareketinin önemli bir k sm, bir sendika bünyesinde kendini ifade etmeyebilir. Kuflkusuz ki her koflulda örgütlenmenin ve sendikalaflman n yollar aranmal d r. Ancak sendikalar n d fl nda kalan ve özellikle genç iflçilerden oluflan genifl bir kesimin çeflitli yol ve biçimlerle ortaya ç kan hareketliliklerine de gözlerimizi kapatamay z. Kendini nerede ve nas l ifade ederse etsin emekçi mahallelerinde ortaya ç kacak hareketliliklerin de s n f hareketinin bir parças oldu u ak ldan ç kar lmamal - d r. Bu gibi yerlerde s n f çal flmas n n kendini sendikalar d fl nda dernek, kooperatif gibi çeflitli örgütlenmelerde ifade etmesi, ayn zamanda dolayl s n fsal taleplerle ya da daha farkl taleplerle geliflmesi olas d r. Her durumda mücadelenin s - n fsal özünü belirginlefltirmek ve genel iflçi s n f mücadelesiyle ba lant land rmak, ona tabi k lmak as l hedef olmal d r. S n f Hareketinin Demokratik Mücadelelerle Ba n Kurmal y z Buraya kadar s n f hareketinin geliflimini a rl kla büyük flehirler ve iflçi s n f merkez olmak üzere ele almaya çal flt k. Ancak ülkemizde mücadelenin salt bunlarla baflar ya ulaflamayaca n biliyoruz. S n f hareketinin baflar s ayn zamanda egemen s n f iktidar na karfl mücadele eden tüm kesimlerle do ru bir ittifak ve birlikteli i de zorunlu k lar. Bu temelde flu anki politik ve örgütsel düzeyleri bak m ndan ele alacak olursak; Kürt ulusal demokratik hareketiyle, Alevi demokratik hareketiyle, köylü hareketleri ve kad n hareketleriyle do ru temelde kurulacak iliflkilerin s n f hareketinin bugünkü gelifliminde ve nihai baflar s nda önemi ortadad r. S n f hareketi de iflik ulus, inanç ve görüfllerden iflçi ve emekçilerin egemen s n flara ve devlete karfl mücadelesini ortaklaflt rabilecek yegane mücadele olarak kendini bir kez daha gösteriyor. Egemen s n flar ulusal, mezhepsel, yöresel ve ideolojik farkl l klar k flk rtarak iflçi s n f ve emekçilerin birlikte mücadelesinin önüne set çekme gayreti içindeler. Bu amaçla en çok da Kürt ulusunun demokratik mücadelesine karfl iflçi ve emekçileri flovenizmle zehirliyorlar. S n f hareketinin geliflimi ve devrimci bir önderlik iflçilere yönelik bu gerici etkiyi k racak as l yol olacakt r. Ancak flu anki durumda flovenizmin gerici etkisinde k sa vadede bir azalma beklemek hayalcilik olacakt r. Tersine egemenlerin k flk rtmalar yla flovenizmin daha da geliflimine tan k olabiliriz. Öyleyse aç k ki ülkemizde flovenizmin iflçi ve emekçiler üzerindeki gerici etkisini k rman n tek yolu devletin ve egemen s n flar n zay flat lmas ndan geçmektedir. Bütün bunlar egemen s n f iktidar na karfl devrimci mücadelenin ana eksenleri olarak kendini göstermektedir. Burada önemli olan geliflmeleri do ru görebilmek ve s n f çizgisinden kopmadan bu her demokratik hareketle de iflik parçalardan ortak hedefe; devlet iktidar na karfl politik birlikteli i sa layabilmektir. Gerçekçi olmal ve bu farkl hareketlerle hangi çeliflkiler etraf nda ve nereye kadar yürüyebilece imizi bilmeliyiz. Fakat unutmamal y z ki bugün egemen s n f iktidar birçok çeliflkinin k skac alt ndad r. Daha da önemlisi s n f n tabandan geliflen hareketlili i her kesimden iflçi ve emekçiyi egemen devlet iktidar - na karfl birlikte mücadeleye zorlamaktad r. Büyük flehirlerde iflçi s n f içindeki çal flmalar esas alarak devrimci mücadelemizin çok yönlü ve kapsaml görevlerine haz rlanmal y z. Bugün bunun olanaklar her yönüyle geliflme yönündedir.

10 flçi-köylü 10 Gö ün yar s 25 Aral k-7 Ocak 2009 Eksen de iflse de sömürü de iflmiyor; Kad n eme i yine ucuz emek! Kad nlar; ezilenlerin de en ezileni Savafllarda savafl ganimeti oldular, gözalt nda taciz ve tecavüze u rad lar, namus cinayetlerinde vahflice katledildiler. Tarihte ilk köleler olan kad nlar, çal flma yaflam nda da en a r flartlarda, ucuz iflgücü olarak çal flt r ld lar. Görünür ya da görünmez haliyle her dönem gündeme gelen kad n eme i, krizle birlikte çok daha fazla tart fl l r oldu. Erkeklere göre daha düflük ücretle, daha uzun süreli, güvencesiz ifllerde çal flmaya raz olufllar yla, evde bo az toklu una parça bafl ifl al p bir taraftan çocuk bak m, temizlik, yemek, hasta ve yafll lar n bak m gibi görünmeyen iflleri itirazs z üstlenmeleriyle yaflam n her alan nda krizin yükünün büyük bir k sm yine onlar n omuzlar na yüklendi. Ayn zamanda krizin iflsiz b rakt - kocalar n n sisteme isyan etmek yerine öfkelerini boflaltt klar yer yine onlar n bedeni oldu Dünya Ekonomik Forumu (DEF) nun 134 ülke aras nda Küresel Cinsiyet Uçurumu ad alt nda sundu u rapora göre Türkiye, kad n-erkek f rsat eflitli i konusunda 4. s rada yer al yor. (134. ülke içinde 129. s rada!) Yine Türkiye de yap lan araflt rmalara göre her 4 kad ndan biri fiziksel ve cinsel fliddet görüyor. Peki nüfusun yar s n kad nlar n oluflturdu u (35.5 milyon) Türkiye de kad nlar krizden nas l etkileniyor? Krizin bizi te et geçmedi ini, üstelik daha fazla yoksulluk, daha fazla açl k, daha fazla iflsizlik getirdi ini flu ana kadar bizzat yaflayarak gördük. Krizle birlikte yedek iflgücü olarak görülen kad nlar n ilk elden iflten ç kart ld klar bir gerçek. Bunun yan nda krizden sonra kad nlar n çal flma yaflam nda daha fazla yer ald klar da baflka bir gerçek. lk bak flta bir çeliflki gibi görünüyor. Oysa her iki durumda da kad n eme i ucuz iflgücü olarak ve aile bütçesine sa lad de eri, yaln zca katk sunan pozisyonda görülüyor. Bu durum, iflçiler içinde ilk gözden ç kar - lanlar n da, iflsizlik nedeniyle ailenin geçimini sa lamak için en a r çal flma koflullar n itirazs z kabul edenlerin de kad nlar olmas ndan kaynaklan yor. Bahçeflehir Üniversitesi nin yapt bir araflt rma, bu gerçe i do rular nitelikte. Krizle birlikte erkekler iflsiz kal nca daha fazla kad n, aile bütçesini kurtarmak için temizlik ve bak c l k gibi kay t d fl ifllerde çal flmaya bafllam fl. Araflt rmaya göre Aral k 2007 ile Aral k 2008 döneminde erkek istihdam 160 bin azal rken, kad n istihdam 250 bin artm fl. Ayr ca kriz, ücretlerdeki düflüfller ya da iflten ç karmalar nedeniyle yoksullu un iyice artt ailelerde, daha önce hiç çal flmam fl ev kad nlar n da ifl aramaya sevk etmifl. (TÜ K in verilerine göre 2007 y l nda çal flmayan 211 bin ev kad n 2008 y - l nda ifl aramaya bafllam fl.) Tekstilde tercih kad ndan yana... Hiçbir sosyal güvencesi olmayan, yo un kad n ve çocuk eme i sömürüsüne dayanan sektörlerin bafl nda tekstil sektörü geliyor. Türkiye de sanayide çal flanlar n yüzde 75 ini tekstil sektörü ve bu sektörde çal - flanlar n da yüzde 40 n kad nlar oluflturuyor. Birçok mahallede kurulan irili ufakl tekstil atölyesi özellikle kad n ve çocuk eme ine dayan yor. Mahalle aralar nda olmas gece geç saatlere kadar iflçi çal flt rd klar için kad n ve çocuklar n kendi mahallelerinde daha rahat ulafl m sa layacak olmas nedeniyle tercih ediliyor. Gece geç saatlere kadar mesailere kalan kad n ve çocuklar bu duruma itiraz ettiklerinde onlar n yerlerini hemen dolduracak birçok iflsiz olmas ndan dolay hemen kap önüne konuluyorlar. Bursa da gece mesaisine kalan kad nlar n yanarak ölmesi ve patronun iflçilerin de il makinelerin sigortas n yapm fl olmas kad n eme inin ne kadar ucuz oldu una verilecek çok çarp c bir örnek olsa gerek. Ev eksenli çal flanlar art yor Krizin kad nlara ç kard fatura yaln z iflyeri koflullar yla s n rl de il elbette. Yüzde 90 n kad nlar n oluflturdu u ev eksenli çal flanlar n say s da bu süreçte h zla artt. El ifllerinden tekstile, g dadan oyuncaklara, paketlemeden araç gereçlere makinelere parça üretmeye, elektrik malzemesi üretimine kadar her alanda yay l yor. Evlerde yapt r lan bu ifllerin yüksek vas f gerektirmeyen ifller olmas, üretim sürecinde karmafl k araç gereçlere gerek duyulmay fl, kad nlar n evde günlük yapt ifllerle iç içe yap labilmesi, aile gelirine katk da bulunmas gibi nedenle daha çok tercih ediliyor kad nlar taraf ndan. Oysa kay t d fl olarak yap lan ve ço u zaman bütün gün süren bu ifllere bir de evde yap lan kad n n görünmeyen eme i olarak tan mlanan temizlik, yemek, çocuk bak m vs. ifller de eklenince kad nlar n çok daha yo un sömürülmesini de beraberinde getiriyor. Çal flmalar, emekleri görünmeyen, iflçi olduklar kabul edilmeyen, ço u zaman kay t d fl çal flan, hiçbir sosyal güvencesi olmayan kad nlardan yuvay difli kufl yapar misali krizde de geleneksel rollerini daha fazla yerine getirmeleri isteniyor. Toplumsal iflbölümünde eve ekmek getirmekle yükümlü olan erkek eve ekmek getiremez olunca devreye yine kad nlar giriyor. Zorunlu ihtiyaçlar n n karfl lanmas için yapt klar ifller evdeki ifl yüklerini daha da art - r yor. G dadan giysiye daha fazla ihtiyac n evde üretmeye çal fl yor. Örne in krizden sonra el örgü yünlerinin sat fllar nda yükselme oldu u yönünde haberlerin bir nedeni de kad nlar n haz r alaca bir kaza ya da bir atk y örerek daha ucuza mal etmeye çal flmalar d r. Bu durumu da bir pazar haline getirerek kendisi için f rsata çeviren burjuvazi, örgü örmenin kad nlarda hem psikolojik rahatlama hem de ekonomik rahatlama getirece i yönlü propagandalar yap yor. Bu yönlü yap lan araflt rmalar, kriz döneminde el örgü yünlerine iç piyasada ve ihracatta büyük talep oldu una dikkat çekiyor. Son y llarda h zla yay lan kay t d fl çal flma içinde önemli bir yer tutan ev eksenli çal flanlar, iflçi statüsünde de erlendirilmeleri talebiyle dünya çap nda çeflitli örgütlenmelere gidiyorlar. Türkiye de de 1994 y l ndan beri belli çal flmalar, dayan flma a lar örgütleyerek örgütlülüklerini Türkiye Ev Eksenli Çal flanlar Sendikas na tafl d lar. Sonuç olarak, kad nlar n örgütlenmelerinin önünde bir y n engelin oldu u bu sistemde özellikle kay t d fl çal fl lan sektörlerde örgütlenmelerin olmas çok önemli ve gereklidir. kinci cins olarak görülen, her gün afla lanan, dövülen, aç kalan, her alanda en yo un emek sömürüsüne maruz kalan kad nlar art k bu yükü daha fazla tafl mayacaklard r. Bu da kuflkusuz krizin yükünün her geçen gün daha fazla hissedildi i bugün kad nlar n daha fazla örgütlenmeleriyle mümkündür. Kad nlar n ev eksenli çal flma, ça r ya ba l çal flma, esnek çal flma vb. kay t d fl çal flma biçimlerinde yer ald bu üretim modeli do all nda farkl sorunlar da beraberinde getiriyor. Bu üretim biçimlerine uygun esnek örgütlenme modellerinin yarat lmas için iflçi s n f n örgütleme hedefi olan bizlerin gündeminde olmas, buna dair politika üretmemiz gerekiyor. (Bak rköy Kad n Hapishane den bir K okuru) Rojin, o Rojin de ilmifl! Akflam Gazetesindeki köflesinde PKK teröristi olmad ma piflman m bafll kl yaz s nda kendi tabiriyle bir masal kahraman olarak adland rd Kürt sanatç Rojin e hakaretler ya d ran Serdar Turgut hakk nda aç lan soruflturma tamamland. Yaz ile ilgili haz rlanan iddianamede, savc 4 y l 8 aya kadar hapis cezas istedi. Bak rköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi taraf ndan kabul edilen iddianamede, Rojin e onu da a kald r r seks kölem yapard m diyen Serdar Turgut un Rojin in onur, fleref ve sayg nl na sald rd ve cinsel amaçl olarak taciz etti i belirtildi. Soruflturma kapsam nda verdi i ifadesinde yaz da müfltekiyi kastetmedi i, Rojin ismini bir masal kahraman ve yaz ya uygun fliirsel bir isim olarak de erlendirdi ini ve ard ndan da yurtd fl ndan Türkiye ye girifl yapan PKK lilerin coflku içersinde karfl lanmas n elefltirmek için yazd n belirten Turgut önümüzdeki günlerde hakim karfl - s na ç kacak. ( zmir) KADIN KURULTAYLARI SONUÇLANDI AVUSTURYA tarihinde Viyana da Avusturya 8. Kad n Kurultay yap ld. Avusturya n n çeflitli alanlar ndaki kad n komitelerinin daha önceden seçmifl olduklar delegelerin hepsinin kat l m yla 12 Aral k günü bafllayan Kurultay n selamlama ve delege tespitinin ard ndan, sayg duruflu yap ld. Divan seçiminden sonra kurultay n gündemlerine geçildi. Krizin kad n eme i üzerindeki etkileri ve görevlerimiz bafll alt ndaki siyasi perspektif yaz s n n okunmas ndan sonra tart flmalara geçildi. Gerek delege ve gerekse kurultaya kat lan çeflitli kurumlar n kad n sorununa yönelik dile getirdikleri düflüncelerden sonra tart flmalar sonland - r ld. Yap lan toparlamadan sonra Faaliyet Raporu okundu. kinci gün birlikte yap lan kahvalt yla bafllad. Faaliyet 9 Eylül günü stanbul da yaflanan sel, sistemin ne denli çökmüfl oldu u kan tlarcas na 35 kiflinin hayat n çalm flt. kitelli de, selde penceresi dahi olmayan bir araçta ölüme yollanan 8 kad n iflçinin çal flt Pameks Tekstil in patronu ve müdürü, tepkiler üzerine tutuklanm flt. Patronun mahkemesi, 17 Aral k günü görüldü ve elbette ki devlet, patronunu üzmeyece- Raporunun tart fl lmas ndan sonra, AT K Kad n Kurultay için delege tespiti yap ld. Toplam 10 delege seçiminden sonra yeni ülke komitesinin seçimi yap ld. Toplam 5 asil ve iki yedek üyeden oluflan komite, oybirli iyle seçilerek kurultay bitirildi. (Avusturya 8. Kad nlar Komitesi) ALMANYA Selde yaflam n yitirenler, ayaklar slanmas n diye ölmüfller! Almanya 4. Kad nlar Kurultay, 12 Aral k 2009 Cumartesi günü Duisburg ta gerçeklefltirildi. Selamlama, delege tespiti ve sayg duruflunun ard ndan, 19 Temmuz da günefle u urlad m z, Almanya Kad n Komitesi üyemiz sevgili arkadafl m z Naciye yi bir kez daha anmak için haz rlad m z hayat ve mücadelesini anlatan bir dia gösterildi. Anman n bitiminde seçilen Divan n, gündemi okumas ve delegeler taraf ndan onaylanmas n n ard ndan yönetim kurulundan bir arkadafl n okudu u aç l fl yaz s ile kurultay bafllam fl oldu. ini bir kez daha gösterdi! Pameks Tekstil in patronu Mehmet Cevdet Karahasano lu ve idare müdürü Ferit Göncü tahliye edildi. Göncü, hakimin sence iflçiler arabadan neden inmediler? sorusuna ayaklar slanmas n diye inmediler herhalde! diye cevap vererek suçun asl nda ölenlerde oldu unu iddia etti! Firma ile anlaflmaya vard klar n belirten ölen iflçilerin yak nlar, avukatlar yla davadan çekilip duruflma sürerken salonu terk ettiler. (H. Merkezi) Daha sonra Kad n eme i, krizin kad n eme ine yans mas ve politik görevlerimiz bafll kl siyasi perspektif tasla okundu ve görsel haz rl n sunumundan sonra taslak tart fl ld ve onayland. Ard ndan faaliyet raporunun da tart fl l p onaylanmas ndan sonra, yeni organ üyelerinin ve AT K Kad nlar Merkezi Kurultay na kat lacak delegelerin seçimi ile kurultay m z sona ermifl oldu. (Almanya 4. Kad nlar Komitesi) Y O R U M S U Z 16 Aral k: Van-Özalp ilçesinde, 16 yafl ndaki Sibel Tunçk ran, babas n n av tüfe iyle kendisini vurarak intihar etti. 14 Aral k: Van-Özalp ta, imam nikâhl efliyle yaflayan ve iki ayl k bir bebe i olan 17 yafl ndaki Nejla Duraner, kendini asarak intihar etti. 12 Aral k: fi rnak-silopi de yaflayan 15 yafl ndaki Leyla Tutuk, kendini asarak intihar etti. 11 Aral k: zmit te, Zeynep Güneri adl kad n, boflanmak istedi i efli taraf ndan kurflun ya muruna tutularak öldürüldü. 11 Aral k: Antalya da, Zeynep Kamil Gülaras, birlikte olmay kabul etmedi i sevgilisi taraf ndan boynu k r - larak öldürüldü ve sonra da bulundu u ev ile birlikte yak ld. 9 Aral k: Kocaeli de yaflayan Zeynep G., boflanmak istedi i efli taraf ndan silahla vurularak öldürüldü. 9 Aral k: A r da, Vahkün Unutmaz, geri dönmek istemeyince, boflanmak istedi i efli taraf ndan çocu unun gözleri önünde silahla vurularak öldürüldü. Zeynep Celaliyan idam edilmesin! Malatya dam Karfl t Kad n Platformu 18 Aral k günü HD de Zeynep Celaliyan n ran devleti taraf ndan idam cezas almas - n protesto etmek amac yla bir bas n toplant s gerçeklefltirdi. Zeynep Celaliyan 2008 y l ortalar nda ran n Kirmaflan kentinde PJAK üyesi oldu u iddias ile tutukland. 14 Ocak 2009 da ç kar ld ran Devrim Mahkemesi nde Allah a karfl gelmek suçlamas yla 14 Kürt ile birlikte idam cezas na mahkum edildi. Bu ceza Celaliyan n siyasi kimli ine ve mücadeleci kad n kimli ine verilmifltir denilen aç klamaya Malatya YDG de destek verdi.

11 25 Aral k-7 Ocak 2009 Kavga okulu flçi-köylü 11 Artvin Borçka böyle bir gün gördü! K fl geçirmek üzere bar naktayken halk ordusu gerillalar n n etraf düflman taraf ndan kuflatmaya al n r. Bu s rada nöbette olan Nilüfer Abu, durumu fark edip mevzilenerek çat flmaya girer. Ans z n neye u rad - n anlayamayan düflman güçleri, di er Partizanlar n da Artvin Borçka flehitleri mevzilenip sald rmas yla panikleyerek geri püskürtülür. Bu durumdan yararlanan gerilla, çat flma bölgesini terk eder. Birli in sa l kl bir flekilde çekilmesini Nilüfer Atav, mevzilendi i yerden düflman sürekli kurflun ya muruna tutarak sa lam flt r. Bu çat flmada birli inden ayr düflen Nilüfer Atav ve Adem Asal gerilla birli i ile Yefliline doyulmaz bir kentin k rlar nda, k fl aylar n n kar yla, so u uyla sadece do ay de il yaflam da buza çevirmifl bir günün akflam yd. So- u u, içleri s tan s ms cak bir havaya dönüfltüren Partizan sohbetler de olmasa, Halk Ordusu gerillalar için yaflam daha bir çekilmez hale gelirdi, kim bilir. Ama yaza yönelik planlar, bu kentin yoksullu a gömülmüfl köylülerinin çeliflkileri, gelecek düflleri, flehirlerdeki yoldafllar n flu an ne yapt na dair tahminler ve tabi laf aralar na giren flakalar sadece içlerini de il s na da s t yordu. Yine de bu havada, böyle buza durmufl bir gece vaktinde nöbete ç kmay (e er TC nin askerli- i gibi zorla yapt r lm yorsa) ancak devrimci bilinç ve irade gönül r zas yla kabul edebilirdi. K fl da olsa, operasyonlar bu dönemlerde pek olmasa da gerillan n gözü kula düflmanda olmal yd. Öyle ya su uyur düflman uyumazd. flte böyle bir geceydi Nilüfer, yoldafl sohbetleriyle s nm fl s naktan ç k p nöbeti devralmak için aya a kalkt nda. Hem sohbetin koyulu undan hem de d flar n n so u undan gözleri bir an yoldafllar na tak l kald. Hepsini sevgiyle bir süzdü. Henüz gerillaya kat lal 3 ay olmufltu ama sanki y llard r buradaym flças na rahatl kla kaynaflm flt onlara. Silah n al p d flar ç kt nöbeti devralmak için. Nöbet yerine geldi inde yoldafl n n biraz yaramazca gülüflüyle karfl laflt. Nedenini anlamaya çal flt ama bulamad. Yoldafl da onu çokça merakta b rakmad zaten. Ayaklar n sürüyerek mi geliyorsun, bana m öyle geldi? deyiverdi. Yok, niye ayaklar m sürüyeyim, nöbet bu! En hassas görevdir. Bunu bilmeyecek kadar da yeni de ilim. Nefesim so u a al flamad hemen, bir de yürümek zor bu karda. Halbuki yoldafl sadece tak lmak istemiflti, ondan böyle uzun aç klamalar bekledi inden de ildi sözleri. Ama kad n yoldafllar n hassasiyetlerini bilseydi elbette tahmin edebilirdi bu yan t. Yaflam n her alan nda kendilerini her gün yeniden, bir kez daha, bitmek tükenmek bilmeyen bir kan tlama ihtiyac duyar kad n yoldafllar. Kendilerini ifade etmekte zorland klar ndan, hep uzun aç klamalar yapmak zorunda hissederler. Hep bir anlafl lamamak ya da daha kötüsü yanl fl anlafl lmak kayg s d r onlara bu ihtiyac hissettiren. Devrimci saflarda da benzer örnekler yaflay nca, düzenden gelen bu al flkanl klar n bir kalkan gibi korurlar, kendileri dahi fark etmeden Yoldafl ndan nöbetiyle ilgili bilgileri ve nöbeti devrald Nilüfer. Dondurucu da olsa so uk iyi gelmiflti bir yandan da. Zihni aç lm fl, uykulu/mayhofl hali geçmifl, dinçleflmiflti. Etraf kolaçan etti önce. Sonra bir yandan her nöbette yapt gibi gününü de erlendirdi. Biraz sonra s cak bir çay olsayd ne iyi giderdi diye düflündü. Yoldafllar art k uyumufllard r, s rt s rta verip bedenlerinin s - cakl n da paylafl yorlard r herhalde diye tahminler yürüttü. Bir tek Adem yoldafl belki henüz uyumam flt r, bu yoldafl ne zaman uyur, ne zaman dinlenir geldi inden beri hiç anlamam flt. Komsomoldan ordu saflar na gelmifl bir yoldaflt. Ö rencilik y llar nda da hep böyleymifl, gözalt ndan ç kt ktan sonra da, tutuklulu unun ard ndan da hemen faaliyete vakit kaybetmeden dönüp soluksuz çal flan bir yoldafl En son tutuklulu unu Kayseri Hapishanesi nden firarla sonland rm flt. Partizanlar n hapishaneye girdikleri andan itibaren firar üzerine kafa yormalar ve birçok kez bunu prati e de dökerek baflar l eylemlere imza atmalar eskiden beri en sayg duydu u konulardan biriydi. Zindan, mücadelede bir bedelse, bafla gelirse o da çekilirdi ama yürek, bilinç, ak l hep d flar da olmal yd. Onlar da öyle yapm fllar, yüreklerinin, bilinçlerinin, ak llar - n n yan na bedenlerini de ekleyip d flar da (s cak mücadele içinde) alm fllard solu u flte daldan dala böyle atlarken düflünceleri, bir ç t rt duydu önce. Bir yaban hayvan m yd, yoksa düflman m? Yoksa kendi yürek at fl m? fi klardan en kötü olan yd. Devlet güçleri, bir ihbarc hainin verdi i bilgileri dikkate alarak k fl n bu ortas nda operasyona ç km fl ve birli i çembere alm flt. Nilüfer, hemen kendini mevziye att. iliflkiye geçmek için hiç zaman kaybetmez. Bunun için tüm kanal ve olanaklar kullan rlar. Ancak 3 Ocak 1994 tarihinde Artvin in Borçka ilçesine ba l U ur köyünde düflman güçleriyle tekrar karfl lafl rlar. Ç kan çat flmada Nilüfer Atav flehit düflerken Adem Asal yaral olarak tutsak düfler ve 9 Ocak 1994 te iflkencede katledilir. Zaten ayn anda mermiler de ya maya bafllam flt. Her fley saniye saniye yaflan yordu. Teti e bas fl, yoldafllar n düflünüflü, ya an mermi ya muru, sa ndan solundan merminin isabet etti i yerlerden üzerine düflen karlar Yoldafllar n n gelifli uzun sürmedi. Ava giden avlanm flt, gerillalar baflar l bir direnifl sergilediler, inisiyatif gerillaya geçmiflti. Bir ara Adem ve Nilüfer göz göze geldi. Sessizce bakt lar birbirlerine. Tam o s rada çemberi de yarm fllard. Bir yandan düflmana mermi ya d r rken bir yandan da alan terk ediyorlard. En sona Nilüfer ve Adem kald. Bu s rada düflman son bir kez daha yüklendi tüm gücüyle. Sonuçta onlar da ç kt lar kuflatmadan ama birlikle ba lar kopmufltu. Saatlerce yürüdüler. Birlikle ba lar n hemen kurmalar gerekiyordu. Yolda çok fazla konuflmad lar. Belki de kendilerini suçluyorlard, nas l kopar z birlikten diye. Ayn zamanda yoldafllar - n n durumlar n merak ediyorlard. Kay p vermifller miydi, yaral var m yd? Düflman operasyonu devam ettirecek miydi? Bir yandan da gururluydular Birlikleri, düflman n kuflatmas n delip geçmiflti. Belki kay p bile verdirmifllerdir. Nas l da flaflk na dönmüfllerdir elleri bofl dönünce inlerine Çeflitli düflüncelerle yürüdüler saatlerce. Birli e ulaflmak için çabal yorlard. Bu yeflil kentin içlere do ru son yeflil ilçesi Borçka n n bir köyüne geldiler. U ur köydü buras. Ad na bak p da aldanmamak laz m. Bu köyün insanlar n n u urla falan alakalar hiç yoktu. Gerçek ismi de de ildi zaten. simleri de ifltirilen binlerce yerleflim yerinden biriydi buras da. Sonradan Camili denilen, gerçek ismi ise Macahel olan yörede yer al yordu. Borçka ya 60, Artvin e 92 km uzaktayd. Gürcüce ismi Akriya (bitiflik, ekli: hemen yak n ndaki Maral köyüne bitiflik olmas ndan alm fl) iken kim karar vermiflse, U ur oluvermifller. Karadeniz in birçok köyü gibi okulun olmad, içme flebekesinin ad n duymad klar, postane gibi lüksleri hiç görmedikleri, sa l k oca gibi hizmetlerin hiç u ramad bir köydür Akriya köyü. Köyde bir ilkö retim okulu vard r ancak o da kullan lmamaktad r. Çocuklar 1,5 saat yol gitmektedir okula kavuflmak için, birçok Karadenizli çocuk gibi... Nilüfer ve Adem in yollar bu köye düfltü ünde köyün nüfusu 300 bile de ildir. Evlerin pencerelerinden kopkoyu bir karanl k düflmektedir çamur sokaklara. Ne yapacaklar n planlarken köyün Kald r m Mahallesi bir gürültüyle inler. Gerillalar silahlar na davranacak zaman bile bulamazlar belki de. Ölüm direkt üzerlerine yürümektedir. Nilüfer bo az na kadar gelen bir slogan hayk racak zaman, belki bulmufltur, belki o kadar da zaman yoktur. S cak gülümsemesini ve kararl bak fllar n b rakarak vedalafl r yoldafl yla. fiehirlerin tüm kirlerinden uzaklaflmak, k rlar n, (savafl n y - kad ) tertemiz havas na kavuflmak için onca talep, srar, baflvuru sonucunda kavuflmufltur da lar na. Gitmeden önce ablas na Ankara daki baba oca ndan ancak k z l gelinlikle ç kaca n söylemifltir. Ve gerçekten de öyle olmufltur, parti bayra na sar l cenazesi, parti sloganlar yla u urlan r sonsuzlu a Ankara da so uk bir k fl günü. Adem ise yaral düflmüfltür düflman n eline. Bu ilk karfl laflmalar de ildir. fiimdi belki flartlar biraz daha zordur, yaral d r. Ama bu sadece nicel bir farkl l kt r. Zira direnifli niteli inden tek bir noksan de ildir. Daha önce de defalarca girdi i bu karfl laflmada, bu savaflta yine kazanan odur. Yap lan iflkenceler kararl l nda küçük bir gedik bile açamam flt r. Kendinden önceki onlarca yoldafl ndan ald iflkencecilerin karfl - s ndaki net, yi it tutumu, yani ser verip s r vermeyen tavr, yani partizan duruflu bir kez daha cisimleflir Adem yoldafl n direniflinde. Ve o da bayra devrederek lekesiz bir flekilde, kervan - m za kat l r. Nilüfer in cenazesinde flehitleri simgeleyen 300 karanfil b rak l r mezar na. Bir tanesi de Adem yoldafl için Tarih 3 Ocak t r. Yoksul Karadeniz bir yi itlik destan yla daha büyümüfltür. H rç n dalgalar na iki köpük daha eklenmifl, geçit vermez da lar na iki kaya daha düflmüfltür. Unutulmayacak iki yürek KAVGADA ÖLÜMSÜZLEfiENLER Mevlüt Ç nar; 9 Ocak 1980 de stanbul da çat flmada flehit düfltü. brahim K r; Dersim Ovac k Yaz ören köyünde dünyaya gelen brahim K r, ilkokulu köyünde bitirdikten sonra ekonomik nedenlerden dolay daha fazla okuyamad. Çal flmak için gitti i stanbul Kazl çeflme de 1975 te iflçi olarak çal flmaya bafllad. Devrimci düflüncelerle burada tan flan brahim K r, iflçiler aras nda örgütleme faaliyeti yürüttü. Aral k 1980 de faaliyetlerinden rahats z olan polis taraf ndan gözalt na al nd. Günlerce süren a r iflkencelerden sonra brahim K r dan hiçbir fley alamayaca n anlayan iflkenceciler çareyi onu katletmekte buldular. Ali Sa can; 1962 Uflak Banaz Hatipler köyünde dünyaya gelen Ali Sa can Partizanlarla birlikte hareket ediyordu. Ocak 1980 de Uflak ta M T taraf ndan iflkencede katledildi. Haydar Do an; 1958 Mazgirt do umlu olan Haydar Do an (Nedim) Partizanlarla küçük yaflta tan flt. Çal flmak için gitti i stanbul da MLSPB saflar nda örgütlendi. Bu s rada yap lan bir operasyonda gözalt na al narak tutukland. Hapishanede kald yedi y l boyunca elindeki araflt rma ve inceleme f rsat n iyi de erlendirdi. Hapishaneden ç kt nda d flar da 12 Eylül AFC sinin etkilerini görür. Bu dönemde Partizanlardan etkilenerek örgütlenir. Birçok askeri eylemde görev alan Haydar Do an n en önemli eylemlerinden birisi de birçok devrimcinin katili olan Muhsin Bodur un cezaland r lmas d r. Haydar Do an, Ulafl Bardakç n n katili Habip Gür ün cezaland r lmas s ras nda 10 Ocak 1991 tarihinde stanbul da ç kan çat flmada flehit düfltü. Pusula rade ve eylem birli i üzerine rade ve eylem birli i, parti hukukuna uygun olarak farkl konularda yürütülen tart flmalar neticesinde ortaya ç kan düflüncelerin merkezileflmesidir; merkezileflen düflüncelerin prati e uygulanmas için yarat lan hareket birli idir. Tüm bunlar n olmas, farkl fikirlerin-anlay fllar n ortadan kalkt anlam na m gelir? Elbette ki hay r! Farkl l klar vard r ve kaç n lmazd r. Burada olan, özgür bir tart flma neticesinde ortaya ç kan ço unlu un iradesine sayg gösterme ve farkl l klar na ra men ço unlu un kararlar n uygulamak için tereddütsüz harekete geçmedir. Az nl n ço unlu a tabi olmas n n mant - budur. Bir devrim partisi için bu anlay fl n içsellefltirilmemesi her zaman ciddi problemlere yol açar. fiunu hemen belirtelim ki; her zaman her koflulda irade haline gelen düflüncelerin do ru oldu u gibi bir yaklafl m da do ru de ildir. Nitekim hem genel hem de yerel anlamda irade haline gelen yanl fl kararlar n varl tarihi tecrübelerle ortadad r. Burada temel sorun, ortaya ç kan irade kararlar na uygun olarak hareket etmeyi kavrama sorunudur. E er bu ilkeli durufl ortaya konulmazsa, az nl kta kalan do ru fikirleri hakim hale getirme imkan da ortadan kalkar. Bu ön aç klamadan sonra sorunu daha somut daha güncel boyutuyla irdelemeye devam edelim. S n f savafl m nda bir parti için en büyük tehlike, ideolojik netsizlik ve örgütsel da n kl kt r. deolojik netlik ve bolflevik bir örgüt yarat lamazsa, karmafl k sorunlar çözmek, mücadele içinde ortaya ç kan engelleri birer birer aflmak da zorlafl r. Tüm bunlar ideolojik, teorik, örgütsel bak mdan asgari düzeyde yetkin ve deneyim sahibi kadro ve militanlarla baflar l r. Dolay s yla böylesi dönemlerde öncellikle ideolojik netsizli i ve örgütsel alandaki da - n kl giderecek pratik çal flmalar yapmak gerekir. Yani ideolojik e itimde, içte ve d fltaki anti-mlm anlay fllarla hesaplaflma ve her alanda bolflevik ilkelere uygun örgütler yaratmak ön kofluldur. Bu görevler yerine getirildi i oranda, s n f mücadelesi içinde daha aktif rol al n r; geliflmelerin arkas ndan sürüklenen de il, yönlendiren, yol gösteren olunur. Elbette ki tüm bunlar için ideolojik ve örgütsel birlik kilit bir sorundur. Bu kilit sorundaki her geliflme, her ilerleme her türlü da - n kl n, parçal düflünüfl tarz n n panzehiridir. Bu nedenle sorunlara bütünlüklü bakmak, kesin çözüm aramak ancak bu anlay fl temelinde sa lanacak geliflmeyle mümkündür. Bu bak fl aç s olmadan merkezileflmek, olaylara-olgulara merkezi bir pencereden bakmak oldukça zor. Keza tarihi tecrübeler göstermifltir ki; partili yaflamda s l k-dar görüfllülük her zaman varolan nesnel durumu kavramada sorun yarat r. Ço u zaman olaylar n nedenleriyle de il, sonuçlar yla ilgilenilir; neden sonuç iliflkisini kurmada problemler yaflayan bu yaklafl m tarz devrimci pratikleri sakatlar. Bu tarz ço u zaman olaylara, bulundu u merkezden yaklafl r. Kendi bölgesinin, kendisinin sorunlar önceliklidir. Partiyle iliflkilerini belirleyen temel faktörlerden biri de; genelin bu anlay fllara yaklafl mda ortaya koydu u tutumdur. Devrimci bir tutum, devrimci bir yaklafl m bu s ve dar düflünce tarz yla hesaplafl r ki bu kaç n lmazd r. flte o zaman küçük burjuva bencilli inin irade ve eylem birli ini bozan, kural tan maz, yap c -birlefltirici olmayan eylemi bafl göstermeye bafllar. Bu nedenle küçük burjuva benlerin de iflime u rat larak bizlefltirilmesi, tüm enerjinin ayn hedefler üzerinde yo unlaflt r lmas ve bütünün bir parças olarak alg lanmas, dar düflünüfl tarz na karfl mücadelede at lan ilk ad md r. Sorun böyle kavran ld nda, hiçbir zaman büyük kare içinde küçük noktalar merkeze oturtulmaz. Yine her bölgenin, her çal flma alan n n kendi görevleri üzerinde yo- unlaflmas belirlemesini do ru okumal y z. Bu saptama bize ne dar bölgeci bir çal flmay ne de di er alanlar n sorunlar na karfl duyars z davranmay ö ütlemiyor. Tam tersine kendi görevlerini yerine getirmeyen bir alan n di er alanlar n sorunlar na karfl da duyarl davranamayaca gerçekli ini hat rlat yor. Dolay s yla burada alt çizilen bütünüklü bir sorumluluk duygusudur. Her türlü göreve yüksek bir sorumluluk bilinciyle yaklaflmay sa lama kayg s d r. fiu da bir gerçek ki; kendi çal flma alan nda baflar l bir çizgiyi yakalayan bir bileflen genel olarak di er alanlar n sorunlar - na karfl da duyarl yaklafl r. Çünkü parçadaki geliflme bütünü olumlu yönde etkiler; genel çal flmalara bir moral kayna olur. Ama belirlenen genel yönelimin hayata uygulanmas için yaln z parçan n de il, bütünün harekete geçmesi gerekir. Bundan dolay d r ki; bir alan çal flmas n n baflar ölçütlerinden biri de bütün sorunlara çözüm aramada ortaya koydu u-koyaca çabad r. Biraz daha somutlayacak olursak; tüm çal flma alanlar n n belirlenen yönelime uygun olarak hareket etmemeleri her fleyden önce çift bafll l, kendili indenci bir prati i do urur. Bu da partinin irade ve eylem birli ini bozar. rade taraf ndan belirlenmifl olan merkezi yönelimini de bofla ç kar r. Merkezi yönelimi bofla ç kart lm fl bir partinin baflar - s zl kaç n lmazd r. Baflar s zl k da güvensizli i ve inançs zl derinlefltirir. Dolay s yla her kim ki güvenden söz ediyorsa, önce görevlerine uygun olarak aktif bir prati e yönelmelidir. Güven de böyle yarat l r. Çünkü militan ve sorgulay c pratik güvensizli in panzehiridir. rade ve eylem birli i yaln z ayn yöne bakma veya s k bir disiplinin varl de ildir, ayn zamanda ortak düflünme, ortak hareket etme tarz - d r. Talimat bekleyen de il, genel perspektife uygun olarak sorumluluk alma, bulundu u alanda geneli somuta yarat c bir tarzda uygulamad r. flte zorluklar karfl s nda yaln zl k ruh haline kap lan ve kendi kendini tekrarlayan pratikler, yukar da alt n çizmeye çal flt m z özgüven anlay fl nda zaafl d rlar. Özgüvensizli- in oldu u yerde sorumluluk alma pratikleri de zay f olur. Her problemin, her sorunun çözümü de kendi d fl nda aran r. Oysa bu bizim görevimizdir, bunu yapaca z iradesi ortaya konulmufl olsa; nas l yapaca- z? sorusuna daha yarat c, daha ön aç c cevaplar bulunur. Çünkü bir yol bulma, bir yol açma iradesi zor koflullarda dahi mutlaka bir ç k fl bulur. Bu yürüyüfl a r ve sanc l olabilir; ama yürüme kararl l engelleri birer birer aflman n en büyük güvencesidir. Devrimci militanl k da budur iflte. Hiçbir sosyal ve ulusal kurtulufl savafl ifle haz r kadrolarla, ordularla bafllamam flt r. Tam aksine birlerle, onlarla bafllatt klar kararl savafl mlarla iniflli-ç k fll pratiklerle zafere ulaflm fllard r.

12 flçi-köylü 12 Enternasyonal 25 Aral k-7 Ocak 2009 Bulgaristan halk için; çok korkunç bir zaman Bulgaristan flçi Köylü Partisi uluslararas dayan flmay, iflbirli ini ve deneyim paylafl m n gelifltirmek amac yla Yeni Demokrat Gençlik in 4. Konferans na kat ld. Biz de flçi köylü gazetesi olarak Bulgaristan flçi-köylü Partisi Genel Baflkan Todor Jakov la k sa bir söylefli gerçeklefltirdik. Kriz tüm dünyay oldu u gibi Bulgaristan da çok derinden etkiledi. Bulgaristan iflçi ve emekçileri, krizle birlikte büyük bir yoksullukla yüz yüze kald. Milyonlarca iflçi iflsizler ordusuna kat ld, al m gücü düfltü. Bulgaristan özellikle 1989 dan sonra çok h zl bir de iflim süreci geçirdi. Bu de iflimin Bulgaristan halk n n lehine olmad ise çok k sa süre içinde aç a ç kt da sosyalist maskeli cumhuriyetlerin da lmas ndan en çok etkilenen ülkelerden biri de Bulgaristan oldu. Halk 90 lardan sonra büyük bir y k mla karfl karfl ya kald. Ülke üyesi oldu u Avrupa Birli i içinde ücretlerin en düflük oldu u, en yoksul ülke durumunda. Ayr ca halk mafya, rüflvet ve yolsuzluklar n sarmal na itilmifl durumda. Bir kesimin geliri çok h zl bir flekilde yükselirken milyonlarca emekçi için yaflam standard yine çok h zl bir biçimde düfltü. Bu tablonun bir sonucu olarak ülkede s n f mücadelesinin ivmesi de giderek yükseltmekte iflçilerin, köylülerin ve gençlerin yapt eylemelerin oran artmakta ve daha militan bir karaktere bürünmektedir. Bulgaristan da uzun y llar boyunca ülkeyi yöneten BKP nin, bugünkü Bulgar Sosyalist Partisi nin (BSP) özellikle 1989 dan sonraki politikalar Bulgar iflçi s n f ve emekçilerinin bu partiye olan güvenini sarst. Bu durum 2009 y l nda gerçekleflen seçimlerde aç kça görüldü. BSP nin oylar büyük bir düflüfl yaflarken Bulgaristan n Avrupai Kalk nmas için Yurttafllar Partisi (GERP) en yüksek oyu ald. GERP, 240 sandalyeli meclise 116 milletvekili gönderdi. GERP in seçim propagandas na bir göz atmak Bulgaristan halk n n yaflad temel sorunlar n anlafl lmas n da sa layacakt r. GERP in en önemli seçim argümanlar ; yolsuzlukla mücadele, fleffaf bir yönetim, aile de erlerinin korunmas ve enerji ba- ms zl yd. Mafya, sosyal yaflam n tüm gözeneklerine nüfuz etmifl durumda. Bulgaristan halk ve onun devrimci komünist öncüleri düzenin tüm bu çürümüfllü üne karfl mücadele bayra n yükseltiyor. Bulgaristan halk n n mücadelesini ülkemiz iflçi ve emekçilerinin mücadelesi ile birlefltirmek ve bölgede emperyalizmin sald r lar na karfl kurulacak önemli bir barikat olacakt r. Bu çaban n bir parças olarak Bulgaristan flçi Köylü Partisi uluslararas dayan flmay, iflbirli ini ve deneyim paylafl m n gelifltirmek amac yla Yeni Demokrat Gençlik in 4. Konferans na kat ld. Biz de flçi köylü gazetesi olarak Bulgaristan flçi-köylü Partisi Genel Baflkan Todor Jakov la k sa bir söylefli gerçeklefltirdik. - Bulgaristan da iflçi s n f n n, köylülerin, emekçilerin durumundan söz edebilir misiniz? Todor Jakov: Bulgaristan da iflçi s n f n n durumu oldukça kötü. Hayat durmufl durumda. flsizlik çok yo un, fiyatlar çok yüksek, ücret ise çok düflük. Bulgaristan da sistem kademeli bir flekilde y k ld. Bulgaristan Komünist Partisi (BKP) 1989 y l ndan sonra ekonomiyi emperyalist güçlerin eline teslim etti. Demokrasiye getirece iz dediler, devleti y kt - lar. Ekonominin çökmesi ile birlikte iflçi ve köylüler iflsiz ve sokakta kald. Devlet bu kesime, halka hiçbir yard mda bulunmad da Bulgaristan sözde demokrasi yolunu tuttu. 45 y l süren sosyalist sistem y k ld ve sözde demokratikleflme yafland dan sonra sosyalist devleti, kapitalist bir devlet yapmak istediler. fiu an ne kapitalist ne de sosyalist bir devlet oldu. Bir y k nt ortaya ç kt. Bulgaristan halk bu y k m n bask s n yaflad. Fabrikalar kapand, insanlar soka a at ld, gelir-gider dengesi bozuldu. Okullar kapat ld. nsanlar aç kald, ma azalar önünde uzun kuyruklar olufltu. Ekmek bile bulamad lar. ki milyondan fazla genç ifl bulamad için yurtd fl na ç kt, Almanya ve Amerika ya göç etti. Bu y l içinde Bulgaristan n 9 milyon nüfusu vard. Nüfus 6 milyona düfltü dan önce kendine sosyalist diyen insanlar n çocuklar kendilerine demokrat dediler. Yönetime geldiklerinde devleti yok ettiler dan sonra iki iflçi sendikas ortaya ç kt. Ekonomiyi y k ma u ratan ve iflçileri soka a atanlardan Konstantin Trencev bu sendikalardan birinin baflkan oldu. Bu devlete karfl, iflçilere karfl, insanl a karfl bir suçtur. Bu kifli de BKP nin yöneticilerinden birinin o ludur te Komünist Parti yönetimi ele ald nda Bulgaristan geri kalm fl bir tar m ülkesiydi. Komünistlerin yönetiminde ekonomisi h zla büyüdü. Birkaç on y lda Avrupa n n ve Balkanlar n en iyi fabrikalar n kurdu ve ekonomik bir güç haline geldi. Sahte demokrasinin gelifli ile birlikte sa l k sigortas emekçilerin elinden al nd. Emeklilik sigortas kesildi. Sosyal yard mlar kesildi. Okullar paral hale getirildi. Çocuklar n önemli bir bölümü e itimsiz kald. Hepsi sahte demokrasinin sonucudur. Krizle birlikte yoksulluk korkunç boyutlara ulaflt. Bulgaristan yafll insanlar devletine dönüfltü. Fuhufl çok yayg n. Eroin, uyuflturucu kullan m yüksek. Mafya ortaya ç kt. Krizden önce 3 milyon insan çal fl yorsa flu anda bunun say s 1 milyona düfltü. nsanlar evlerine bir ekme i zor götürmektedir. Bulgaristan da iki milyon yafll insan bulunmaktad r. 500 bin insan iflsizlik sigortas ile yaflamaya çal fl - yor. En kötü fley de rüflvettir. Rüflvet devlet adamalar ndan bafllad. fiu anda hukukçular mafya ile çal fl yor. Kanunlar sadece ka t üzerinde dan sonra yaflanan bu geliflmelere karfl iflçi s n f ve köylülerin tepkisi nas l oldu? - Bu durum Bulgar iflçi ve köylülerinde psikolojik bir travma yaratt. Binlerce iflçi intihar etti. ntihar edenlerin aras nda devletin en iyi uzmanlar da vard. Bizde elbette herkesin eylem yapma, protesto hakk vard r. Sözde demokrasi vard r. Herkes istedi ini söyleyebilir dan sonra çeflitli kesimlerden insanlar soka a ç kt. Zincirleme grevler, eylemler geliflti. Hizmet sektöründen e itime birçok alanda halk hükümeti protesto etti. Eylemler sürmektedir. Konufltu unuzda herkes size hak veriyor ama hiçbir fley de iflmiyor. Hükümet tüm bu söylenenleri duymazl ktan geliyor. Bulgaristan da halk inanm - yor. Halk politikaya, partilere, hükümete, hiçbir fleye inanm yor. Bir kaos, inançs zl k, umutsuzluk, durumu yaflan yor. Biz buna apatik diyoruz. Son seçimlerde flimdiye kadar bilinen partilerden hiçbirine oy vermediler. Yeni bir parti ortaya ç kt GERP ad nda. fiu ana kadar gösterdi ki bu parti de devleti yönetemedi. Bu parti yeni bir stil getirmek istedi. Demokratik ama otoriter. Ancak devlet ifllerinden anlamad klar k sa sürede ortaya ç kt. nsanlar kurtar c olarak bu partiye yöneldi. Bulgaristan da flu an bir düzen yoktur. Ekonomide politika olarak büyük bir anarfli yaflan yor. Yafll insanlar aras nda geçmifl sosyalist düzene bir özlem var. Ülkemizde flu an vahfli bir kapitalizm var. Birkaç kelime ile de erlendirirsem Bulgaristan halk için çok korkunç bir dönem. - Partiniz ne zaman kuruldu? - Partimizin 100 y ll k bir tarihi vard r. Dimiter Glagevev, George Dimitrov ile birlikte 1891 de partimizin temellerini att. Bulgaristan Sosyal Demokrat flçi Partisi ni kurdu. Partimiz bu gelenekten geliyor te Dimitar Blagoev taraf ndan partinin ismi Bulgaristan Komünist Partisi olarak de ifltirildi. Bu parti zaman içinde komünist bir partiden kapitalist bir partiye dönüfltü. Bulgaristan flçi Köylü Partisi bu eski gelene e sahip ç kan kadrolar taraf ndan kuruldu. Partimiz legaldir. BKP nin 1989 da ismini Sosyalist Parti olarak de ifltirmesinden sonra 1990 da biz bu partiden ayr larak Dimitrov un mücadelesini sürdürmek üzere partimizi kurduk. Sosyalist parti olunduktan sonra Dimitrov un mozolesi bombaland. Bugün yok. Bugüne kadar say s z greve, protestoya kat ld k dan sonra 4-5 tane komünist parti kuruldu. Bunlar d fl nda yüzlerce küçük parti var. Biz bu partileri birlefltirmek istedik. Di er partiler daha küçük ve resmi de iller. Beraber çal flal m diye ça r yapt k. Bulgaristan n birçok yerinde çal flmam z örgütlenmemiz vard r. flçi s n f ve köylüler içinde parti komitelerimizin kurdu u birlikler bulunmaktad r. - Baflkan Mao ya ve uluslararas dayan flmaya bak fl n z nedir? - Mao nun görüfllerini kabul ediyoruz. Bununla birlikte Mao yu flu an inceliyoruz. Dünya emperyalizmi Amerikan emperyalizmi önde olmak üzere bizim mücadelemizi engellemeye çal fl yor. Haklar m z gasp ediyor, onun amac bizi yok etmektir. Çeflitli yöntemlerle sesimizi k smaya çal fl yor. stiyor ki halk bizi duymas n, bilmesin. Uluslararas komünist enternasyonal dünyadaki komünistlere partilere büyük güç veriyordu. Komünist partilerin ortak hareketini ve deste ini sa l yordu. Bugün bu yok. Buna büyük ihtiyaç var. - Siz Yeni Demokrat Gençlik in konferans na kat lmak amac yla ülkemizde bulunuyorsunuz. Konferans iki gün boyunca izlediniz. Neler gözlemlediniz? - Öncelikle YDG yi selaml yoruz. Konferans na kat lmaktan onur duyduk. Çok memnun kald k. Sizin kavgan za kat l yoruz. Sizi destekliyoruz. Harika bir organizasyondu. Güzel bir kadro gördük. Gerçekten kat lmaktan çok memnun kald k. Entelektüel düzeyi yüksekti. Bu da harekete güç katacakt r. Türkiye de sizin bugünkü durumunuz bana Bulgaristan da te kapitalizme ve faflizme karfl yürüttü ümüz mücadeleyi hat rlat yor. Bugün bizde gençler politikadan çekildiler. Politika yapmak istemediler. Onlar da çok iyi anl yoruz. Kendine demokrat diyen devlet yöneticileri gençlerin bilincine sald r yor. Kapitalizmin çok iyi bir sistem oldu unu ispatlamayla çal fl yorlar. Gençlerin örgütlenmemesi için her fleyi yap yorlar. stiyorlar ki gençler mücadele etmesin diskolara gitsin, Amerikan tarz yaflam sürsün. Sizde çok yüksek bir moral, büyük bir istek var. Baflar da çok önemli olan bir husus da uluslararas iliflkilerdir. Devrimci, sosyalist ve komünist örgütlerle sürekli ba lant kuruyorsunuz. Bu size daha fazla güç vererek destek olacakt r. Bulgaristan komünistleri, Partizanlar di er ülkelerdeki dostlar ndan büyük yard m gördü. Siz de böyle yapmal s n z da sosyalist maskeli cumhuriyetlerin da lmas ndan en çok etkilenen ülkelerden biri de Bulgaristan oldu. Halk 90 lardan sonra büyük bir y k mla karfl karfl ya kald. Ülke üyesi oldu u Avrupa Birli i içinde ücretlerin en düflük oldu u, en yoksul ülke durumunda. Ayr ca halk mafya, rüflvet ve yolsuzluklar n sarmal na itilmifl durumda.

13 25 Aral k-7 Ocak 2009 Dünyadan flçi-köylü 13 ALEKS S MÜCADELEM ZDE YAfiIYOR Bir y l önce, 6 Aral k 2008 tarihinde polis kurflunuyla katledilen 16 yafl ndaki Aleksis Grigoropoulos un anma etkinlikleri ülke genelinde on binlerce kiflinin kat l m yla gerçekleflti. Bir y l önceki isyan girifliminden paçay zor kurtaran devlet ve egemen güçler, bu y lki anmalara dersler ç kararak haz rland lar. Seçimler sonras bafla geçen PA- SOK un (Tüm Yunanistan Sosyalist Hareketi) ilk icraat polis devletinin tüm ihtiflam - n göstermek oldu. Politeknik ve Aleksis in katledilmesi anma törenleri dolay s yla terör sald r lar olabilece i propagandas yaparak, Atina sokaklar n cunta dönemlerini aratmayacak flekilde polis ablukas na ald. Son y llarda stanbul 1 May slar nda tan k oldu umuz sahnelerin benzerini geçti imiz günlerde Atina sokaklar nda tan k olduk. Hükümetin s f r tolerans dogmas olarak ifadesini bulan bu uygulamalar, Politeknik le bafllayarak 6 Aral k eylemleri boyunca devam etti. Eylem bölgesini çevreleyen tüm sokak ve caddeler trafi e kapat larak kimlik ve üst kontrolleri yap ld. Bu süreçler içinde pek çok kifli eylemler öncesinde hiçbir gerekçe gösterilmeden gözalt na al nd, pek çok kurum ve dernek bask nlara maruz kald, gözalt na al nanlar tutuklanarak a r suçlarla yarg land. 6 Aral k eylemleri s ras nda grevde olan Atina çöp iflçilerinin grevi güvenlik gerekçe gösterilerek mahkeme taraf ndan yasakland. Sald r lar, eylemler öncesinde oldu u kadar eylemler boyunca da devam etti. 4 Aral k Cuma akflam ndan bafllayan anma eylemleri boyunca tüm ülkede 800 den fazla kifli gözalt na al nd, bunlardan 120 kifliden fazlas tutukland, 13 kifli maske takt klar için a r suçla-cinayete eflde er yarg - lan yor. Aralar nda çocuklar n da oldu u yüzlerce kifli gözalt süreci boyunca dayak, hakaret, afla lama içeren iflkencelere maruz kald. 4 Aral k; Akflam saatlerinde, Eksarxia Halk Giriflimi ça r s yla Aleksis in katledildi i noktada toplanan yüzlerce kifli, mumlar yakarak anma etkinli i gerçeklefltirdi. Eylemin sona ermesinden sonra polisin tahrik edici varl n protesto edenlerle polis aras nda çat flmalar yafland. Benzer flekilde ön eylemlikler 5 Aral k Cumartesi günü de devam etti. 6 Aral k Pazar; Eylemler tüm ülkede on binlerce kiflinin kat l m yla gerçekleflti. Baflta Atina olmak üzere Selanik, Patra, Larissa, Volos, Iraklio, Hania ve di er birçok ilde kitlesel olarak yap ld. Atina daki eylem ö len saat te Propilea Meydan nda bafllad. Devletin tüm sald r ve y ld rma giriflimlerine ra men yap - lan eyleme dolay nda kifli kat ld. Mitingin sona ermesinden sonra kitle buradan Meclis e do ru yürüyüfle geçildi. Yo un bir polis ablukas alt nda yap lan yürüyüflte polisin tahrik edici varl, pek çok kez, kimi gruplarla polis aras nda çat flmalara neden oldu. YKP (ML) nin de kitlesel olarak kat ld eylem meclis ve oradan bafllang ç noktas na ulaflmas ile sona erdi. Ancak, ayn akflam Atina merkezde ve Eksarxia Mahallesi çevresinde k sa süreli çat flmalar devam etti. 7 Aral k Pazartesi; 7 Aral k Pazartesi günü merkezi ö renci eylemi gerçekleflti. Baflta lise ve ortaokul ö rencileri olmak üzere 15 binin üzerinde üniversite ö rencisi, e itimci ve halktan insan eyleme kat ld. Eylemler öncesinde okullar n iflgal edilmesi karar alan lise, ortaokul ve üniversite ö rencileri, ülke genelinde 400 ün üzerinde lise ve ortaokulu, 20 yi aflk n da fakülteyi iflgal etti. Eyleme kendi okul ve fakülte pankartlar ile kat lan ö rencilerin kitlesellikleri ve canl l klar dikkat çekiciydi. E itimciler de ö len ve akflam olmak üzere 3 er saatlik ifl b rakma eylemi yaparak kitlesel olarak yürüyüfle kat ld. Saat de Propilea Meydan nda bafllayan mitingde, ö renci dernekleri ve e itimci sendikalar temsilcileri konuflmalar yapt lar. Ancak konuflmalar n yap ld s rada çevredeki polis varl na tepki duyan lise ve ortaokul ö rencileri polisin miting alan ndan uzaklaflmas için iki saate yak n sürekli olarak tafl ve portakal att lar. Yüzlerce ö rencinin kendili inden kat ld bu muharebe kitlenin kendili inden pratik içinde ö renmesinin güzel bir yans mas oldu. lk süreçte polisin bir hareketi ile hemen geri çekilirken zamanla geri çekilmemeye ve üzerine üzerine gitmeye bafllamas güzel bir nokta olarak güne iz b rakt diyebiliriz. Meclise do ru yürüyen kitle, katliam ve devlet terörünü lanetleyen sloganlar att. Bugün de önceki gün gibi k sa süreli çat flmalar yafland. Fakat Sindagma Meydan na (Meclis in oldu u meydan) ulafl ld s rada, polisin anarflist eylemcileri bahane ederek EEK örgütünün (Troçkist bir parti) kortejine motosikletli birimlerin motorlar ile girmesi sonucu bir parti üyesi a r, bir gazeteci ise hafif yaraland. Buna tepki gösteren kitle ise polise müdahale ederek çat flt. Ard ndan polis geri çekilmek zorunda kald. Eylem Propilea Meydan na ulaflmas yla sona erdi. 8 Aral k Sal ; Sal günü ise eylemler boyunca yap lan gözalt lar ve tutuklamalar protesto eden aralar nda YKP (ML) nin de oldu u örgütlerin ortak giriflimiyle bir eylem gerçeklefltirildi. 6 Aral k eylemleri s ras nda Atina Üniversitesi Rektörlü ünün anarflistlerce iflgal edilmesini ve Rektörün de darp edilmesini bahane eden polis, rektörlü ün önünde yer alan alanda kitlenin toplanmas na izin vermedi. Cuntadan sonra ilk defa gerçekleflen böylesi bir durum kitle taraf ndan protesto edildi. Kitle ad na bir komitenin polisle yapt görüflmeler sonras nda, Rektörlü ün talebi ile polisin burada oldu u ve bunun da üniversite özerkli inin ihlal edilmesi anlam - na geldi i aç klamas yap ld ve polis buradan çekilene kadar beklenece i aç kland. Yar m saat boyunca beklenmesinin ard ndan 2000 kifliye yak n kitle yürüyüfle geçti. Tutuklu ve gözalt ndakilerin serbest b rak lmas n talep eden ve üniversite özerkli inin gasp edilmesine karfl sloganlar atan kitle, polis ve devlet terörünü de protesto etti. Eylem bafllama noktas na ulaflmas yla sona erdirildi. 11 Aral k Perflembe; Perflembe günü ise ö renci mitingi gerçekleflti. Ana gündemin üniversite özerkli i oldu u eylem gerçekleflen en az kat l ml eylem oldu. Bunda da, üniversitelerde güçlü olan kimi siyasal ö renci gruplar n n tav rlar n n etkili oldu u belirtiliyor. flgal kararlar almayan, ö rencileri eyleme ve kaybedilmeyle karfl karfl ya olan bir hakk n savunulmas na ça rmayan bu gruplar n üniversite yönetimleri ve hükümet kadar sorumlu olduklar ifade edildi. Eylem Propilea Meydan ndan bafllayarak Meclise, oradan da ayn noktaya ulafl lmas yla sona erdirildi. (Yunanistan dan bir K okuru) Hindistan da flanl mücadele günlerinden notlar Hindistan da devletin Maoistlere karfl operasyonlar sürerken Maoistler de bölgedeki güçlerini ve kitle deste ini gösteren yeni eylem ve etkinliklerin alt na imza atmaktad r. En son 6 Aral k ta Maoistlerin tarihinde ilk kez Halk Kurtulufl Gerilla Ordusu nun kurulufl töreni flehir merkezinde aç k flekilde yap ld ve kutlama öncesinde Maoist önderlerin de mitinge kat laca aç ktan ilan edilip halk davet edildi. 6 Aral k günü Bat Bengal de Bat Midnapore bölgesinde Jangalmahal flehrinde düzenlenen etkinli e bölgedeki 50 köyden de halk kat ld. Gerillalar n kontrol alt na ald miting alan nda halka seslenen HKP (Maoist) MK SB üyesi ve ülkenin en çok aranan insan Kishenji yoldaflla bölge sorumlusu Rakesh yoldafl bölgedeki halk art k Halk Kurtulufl Gerilla Ordusu nun koruyaca n ilan etti. Devletin operasyonlar n sürdürmesini ve hakl taleplerini kabul etmemesini elefltiren Kishenji yoldafl, hasat dönemi olmas na karfl n k sa süreli ateflkes önerisine uymayan ordunun amac na ulaflamayaca n belirtti. Binlerce insan n kat ld, devrimci marfllar n söylendi i ve k z l bayraklar n denizi and rd miting, bölgedeki ordu ve polis güçleri ve Bat Bengal Eyaleti hükümeti taraf ndan ise bir utanç tablosu halini alm flt r. Bölgeye gönderilmek istenen polis güçlerinin gitmeyi reddetti i bas nda yer ald. Bunun yan s ra 2 Aral k tarihinde Maoist gerillalar Jharkand eyaletinde Coal India kömür flirketinin kömür nakliyesini durdurdu. Filipinler de katliam ve s k yönetim Filipinler de Maguindanao bölgesinde 23 Kas m günü 57 silahs z insan n yerel savafl a alar taraf ndan öldürülmesi üzerine Mindanao adas nda 5 Aral k ta ilan edilen s k yönetim Filipinler Komünist Partisi ve Ulusal Demokratik Cephe taraf ndan protesto edilmektedir. Tüm dünyada haberlerde ilk s - ralarda yer alan katliam dünya kamuoyunun da nefretini üzerinde toplam flt r. Bölgede yaflayan az nl k halklar n örgütlü bulundu u Cordillera Demokratik Halk Cephesi yapt aç klamada yerel seçimler nedeniyle hükümete muhalif Esmael Mangudadatua n n seçim gezisine efllik eden kad n, avukat, gazeteci 57 kiflinin so ukkanl ca katledilmelerini mahkum etmektedir. Bölgede savafl a al n n yayg n oldu unu ve bu savafl a alar n n özel ordular n n Filipinler Ordusu ile birlikte bölgedeki devrimci, ilerici, muhalif her hareketi ve mücadeleyi a r flekilde bask alt na ald n belirten Filipinli devrimciler savafl a alar n n terörünün seçim dönemlerinde iyice artt n vurgulamaktad r. Aç klamada Arroyo Hükümeti savafl a al n yok edece- ini ilan etse de bu yerel zorbalarla iflbirli ine aç kça devam etti ine de inilmekte ve katliam gerçeklefltiren Ampatuan savafl a as kabilesinin bask lar sayesinde 2004 seçimlerinde Arroyo hükümetinin 12 sandalyenin hepsini kazand aktar lmaktad r. Hükümetin önümüzdeki seçimlerde de yerel afliretler aras çeliflkilerden ve savafl a alar ndan yararlanarak daha fazla kan ve bask getirece i öngörüsünde bulunulmaktad r. Yine özellikle Mindinao ve Cordillera gibi iki az nl k milliyetten halk n yaflad bölgede az nl k milliyetlerin haklar n tan mayan devletin yerel zorbalar, ordu-polis bask s ve böl-parçala taktikleriyle seçim sürecine yön vermek istedi i aç klanmaktad r. 9 Kas m da aç klama yapan Ulusal Demokratik Cephe Mindanao Bölge Örgütü Ampatun savafl a alar n n katliam n lanetlerken halk s k yönetime karfl ç kmaya davet etmifltir. S k yönetimin bölgede isyana karfl ilan edilmesinin katliam n özünü karartt n belirten Filipinli devrimciler bunun devlet destekli terör oldu unu belirtmekte, savafl a alar n n suç örgütü olarak muamele görmesini talep etmekte ve az say daki savafl a as - na karfl n milyonlarca emekçinin mücadelesinin bask alt na al nmaya çal fl ld n ifade etmektedir. Böylece Moro halk n n kurtulufl mücadelesi de sindirilmek istenmektedir. Filipinli devrimciler bu katliam n hesab n n sorulmas n ve tüm savafl a alar n n ve paramiliter güçlerin silahs zland r l p da t lmas n talep etmektedir ve halk devlet terörüne son vermek için silahl mücadeleye kat lmaya davet etmektedir. Evrensel Bak fl Çevre kirlili i ne zaman sona erecek? Aral k ay n n ilk haftas Danimarka/Kopenhag da toplanan iklim zirvesi, daha bafllamadan birçok tart flmay beraberinde getirdi. 12 günlük zirve boyunca bir Afrika ülkesinin sald karbon miktar kadar karbon sal n m ortaya ç kmas ise, tam bir ironiydi. Zirveye kat lan liderler 200 adet limuzin ve 140 özel uçakla gelecekti ve bu da tam 41 bin ton karbon monoksit sal n m demekti. Zirvenin sürdü ü günlerde sunulan taslak metni, tart flmalar biraz daha alevlendirdi. çeri ini, zirveye de yön veren zengin ülkelerin haz rlad metin, bu zirvenin zengin ve fakir ülkelerin eflit temsil edildi i tek zirve oldu unu kan tl yordu adeta: Atmosfer eflit paylafl l yordu, çevre kirlili ine karfl al nacak önlemler de eflit olmal yd! Bu da bir baflka ironisiydi zirvenin! Elbette bu eflitlik daha sonraki sat rlarda, yoksul ülkelerin aleyhine dönmekte gecikmiyordu. Ortalama hava s cakl klar 20. yüzy lda, tüm dünya genelinde 0.6 derece artt ki, bu art fl hala sürüyor y - l nda yay mlanan bir BM raporunda bile, son 50 y lda gerçekleflen, küresel çaptaki s art fllar n n büyük ölçüde, hatta tamamen, insan kaynakl oldu una yer verilmek zorunda kal n yordu. nsan kaynakl bu art fl hiç kuflku yok ki, kapitalist üretim-tüketim iliflkilerine, böylelikle de kapitalist toplum biçimine dayand r lmak durumundad r. Emperyalist tekellerin 20. yüzy lda dünya genelindeki yay lmas, uluslararas üretimle birlikte, iklim de iflikliklerini de h zland rd. Sadece ABD emperyalizmi, dünya çap ndaki karbon sal n m n n 2/3 sini gerçeklefltirmektedir. Dünyan n yoksul ülkelerinin toplam karbon sal m ise sadece yüzde 2 düzeyindedir. Çevre kirlili ine ba l iklim de iflikliklerinin en önemli belirtisi, ozon tabas nda meydana gelen ve giderek büyüyen deliktir y l nda imzalanan Montreal Anlaflmas, ozon tabakas na zarar veren maddelerin kullan - m na yasak ve/veya s n rlama getiriyor, zarar asgariye indirme hedefi güttü ü söyleniyordu. Bilim insanlar bunun baflar lmas durumunda ozon tabakas n n 2050 y l na kadar kendi kendini yenileyece ini hesapl yorlard. Ancak bu hesaplar, dünya ölçe indeki kârlar n çevre yarar na azaltmak ya da ortadan kald rmak istemeyen emperyalist tekellere tak lmakta gecikmeyecekti. Bunun içindir ki, atmosfere sal nan karbon miktar n azaltmay hedefleyen Kyoto Protokolü de daha bafltan çürük bir zemine oturuyordu. Örne in ABD emperyalizmi protokolü imzalamaya bile yanaflm yordu. Zaten protokolün kendisi de aldatmaca ve hedef flafl rtmadan öte geçmiyordu. Atmosfere zarar veren maddelerin kullan m na dönük Montreal Anlaflmas, bu maddelerin kullan m nda çok cüzi bir azalma yaratt ysa da sonraki y llarda yap lan ölçümler, bu azalman n ozon tabakas nda kayda de er bir onarmaya yol açmad n gösterdi. Bunun bir nedeni, zararl maddelerin çok uzun süre boyunca atmosferde kalabilmesiyken, di er ve daha önemli bir neden de yasaklanan maddelere iliflkin uluslararas bir illegal pazar oluflmas yd. Zararl maddeler, bunlar n henüz yasaklanmad emperyalizme ba ml kimi ülkelerde üretiliyor ve Kuzey Amerika ile Avrupa ya bu ülkelerden gönderiliyordu. Örne in buralara gönderilen, klima sistemlerinde, buzdolaplar nda vd. araç gereçlerde bu zararl maddeler kullan l yordu. klim de iflikliklerine yol açan bir di er önemli etken de ya mur ormanlar n n ya malanmas, orman alanlar - n n (Brezilya da oldu u gibi) giderek azalmas yd. Bunun sorumlusu ise yine, emperyalist tekeller ile büyük toprak sahipleri ve onlar n kâr h rs yd. Bunlar n bask lar yla, 1990 lardan itibaren, uluslar aras alanda odun ticaretiyle ilgili gümrük ve ticaret koflullar hayli gevfletilmifl, bölgesel ve küresel anlaflmalar n çerçevesi geniflletilmifltir. klim de iflikliklerine ba l do al afetlerde 1990 lar n bafl ndan itibaren görülen art flla, 2000 li y llardan daha da boyutlu bir hal alm flt r. Bu, asl nda do al olmayan afetler, yüz binlerce insan n yaflam na mal olmay, milyonlarca insan göçe zorlamay, milyonlarca hektar tar m alan n tar ma elveriflsiz hale getirmeyi sürdürüyor. Tüm bu felaketler elbette dünyan n yoksullar - n vuruyor. Dünya çap ndaki yaflam alanlar n tahrip ederek, insanl n gelece ini geri dönüflü olmayan biçimde tehdit eden çevre sorununa karfl 1970 li ve 80 li y llarda uluslararas bir çevre hareketi geliflti. Bu hareket küçük burjuva anlay fl üzerinden yükselse de ilk bafllarda samimi bir karfl koyufl söz konusuydu. Hareketin geniflleme ve dünya çap nda etkili olma olas l, uluslararas tekelci sermayeyi harekete geçirdi. Hareketin ne yap l p edilip sisteme yedeklenmesi, kendi içinde parçalanmas vb. yollarla etkisiz hale getirilmesi hedefleniyordu. Ve iflte bu süreçte çok say da burjuva politikac birden bire çevre sorununa dikkat çekmeye koyuldular. Ekolojik dünya sistemini elefltiriyor, bu yönlü bildiriler yay ml yorlard. Emperyalist tekellerin temsilcilerinin bu bilinçli hamleleri, küçük burjuva anlay fl n yön verdi i çevre hareketinde bir yan lsama ortaya ç karmakta gecikmedi. Hareket, 1992 de Rio De Janerio da düzenlenen BM-Çevre Konferans na kat ld. Bu konferans n gerçek hedefi, dikkatleri çevre sorununun bafll ca sorumlusu olan emperyalist tekellerden (ve de emperyalist-kapitalist sistemden) baflka yöne çekmekti. Ve çevre hareketinin dikkati gerçekten de tam olarak bu tarihlerden itibaren baflka yöne kayd. Baflta Greenpeace olmak üzere, çevre hareketi 2002 y l nda Johannesburg da gerçeklefltirilen BM Çevre Zirvesinde, emperyalist tekellerin; BP, Shell, Daimler Chrysler, General Motor, Ford, Bayer gibi temsilcileri ile ortaklafl yor, bunlarla kol kola, çevre sorununa çareler ar yordu art k. Sisteme yedeklenmifl çözümü gerçek sorumlular hedef almay b rakal m, bunlarla ortaklaflmada sansasyonel eylemlerde gören bir çevre hareketi, ayn zamanda bir insanl k sorunu olan çevre sorununa çözüm üretemezdi elbette. Bu sorun ayn zamanda insanl n gelece i sorunudur ve bunun için de ancak sisteme karfl mücadele ile birlikte ele al narak çözülebilir. nsan eme ini son s n r na kadar sömüren bir yandan iklim zirveleri düzenleyerek, çevre sorununa iliflkin kafa kar fl kl yaratmakta, hedef flafl rtmakta, di er yandan da çevre kirlili inin (ve iklim de iflikli inin en önemli nedenlerinden olan, kimyasal-biyolojik silahlar n kullan ld iflgal savafllar n yayg nlaflt rmaktalar. flgal savafllar n n merkezi olan Ortado u da iflgallerin yeni bir halkas yap lmaya çal fl lan Pakistan, ABD bombard manlar ve k flk rt lan iç çat flmalarla kan gölüne çevrilmekte, Irak ta iflgal nedeniyle hala neredeyse her gün yüzlerce insan yaflam n yitirmekte. 9 y ld r devam eden ve asl nda iflgal güçlerine a r yenilgiler tatt ran Afganistan iflgali ise, bu aç k yenilgiye ra men derinlefltirilmeye-yayg nlaflt r lmaya çal fl lmakta. Dünyay kirletmekle, insanlar n yaflam alan n ortadan kald rmakla yetinmeyip, tüm dünyay döktükleri insan kan yla bir kan denizine çevirmeye çal flanlar, bu kan denizinde bo acak olanlar ise, kanlar ndan deniz yarat lmak istenen yoksul-ezilen halklar n insanl n kurtuluflu u runa yükseltecekleri mücadeleler olacakt r! Çevreyi kirleten tüm etkenler de ancak böylelikle ortadan kalkacak, ozon tabakas da iflte o zaman kendini h zla yenileyecek, dünya yaflan l r bir dünya olacakt r.

14 flçi-köylü 14 Tarihten sayfalar 25 Aral k-7 Ocak 2009 Gökyüzünden bize der ki; Durmas n sevdam n çark 12 Eylül dendi inde akl m za birçok fley gelir. Bas lan evler, iflkencelerde katledilen, sakat b rak lan yüzlerce insan, mitinglerde, eylemlerde, sokak ortas nda yaflanan ölümler ve tabi ki bunlara karfl verilen nice direnifller. 12 Eylül dendi inde akl m za birçok isim de gelir elbet. Diyarbak r Zindanlar nda yitirdi imiz Ali Sar ballar, tüm emekçi halk m za gözda vermek ad na idam edilen Necdet Adal lar, H d r Aslanlar ve ne ac ki daha niceleri. 12 Eylül ün bilançosu a rd. Resmi rakamlara göre 650 bin kifli gözalt - na al narak iflkenceli sorgulardan geçirildi. 1 milyon 683 bin kifli fifllendi, 98 bin 404 kifli örgüt üyeli inden yarg land. 21 bin 764 kifli örgüt üyesi olmaktan hüküm giyerek iflkence ve bask n n ola- an oldu u hapishanelerde y llar n geçirdi. 171 kifli sorgularda ve hapishanelerde yaflanan iflkencelerde katledildi. Tüm bunlar n yan nda 7 bin kifli için idam cezas istendi, 517 kifliye idam cezas verildi ve idam cezas verilenlerden 50 si as ld. Asmayal m da besleyelim mi? diye soran faflist zihniyetin idamlar aras nda öyle bir tanesi vard ki devletin tabiat n, fliddetini ve hukuksuzlu unu özetleyerek tarihe ac, ancak onurlu bir resim daha b rakt. 13 Aral k yafl ndayd sandalyeyi tekmeledi inde. O günden bu güne kulaklar m zda son sözleri, bilincimizde kararl l, siyah beyaz foto raf na bakt m zda her an gördü ümüz umut dolu gözleri ile anlatt klar kald bizlere Erdal Eren in. Erdal Eren i dara ac na götüren süreç ODTÜ de okuyan Sinan Sümer in, dönemin MHP li Bakan Cengiz Gökçek in korumas n n silah ndan ç kan kurflun sonucu öldürülmesi ile bafllad. Sinan n ölüm haberinin ard ndan katliam n gerçekleflti i yerde düzenlenen protesto eyleminde Erdal Eren de vard. Düzenlenen protesto eylemine askerin müdahale etmesinin ard ndan ç - kan çat flmada er Zekeriya Önge ölürken, Erdal Eren in de içinde oldu u 24 kifli gözalt na al nd. Haz rlanan otopsi raporunda, ölen erin Erdal n bulundu u tarafa do ru koflarken s rt ndan ve G-3 mermisi ile vuruldu u belirlenmifl olmas na ra men, üzerinden ç kan bir silah bahane edilerek Erdal tutukland, ere ait otopsi raporlar ise karart ld. Ve Erdal Eren belki de TC tarihinin en h zl yarg lanmalar ndan biri ile idama mahkum edildi. Devlet ald bu karar ile taammüden bir ölüm daha gerçeklefltirecekti ve Erdal daha 17 yafl ndayd. Kendi yasalar - na göre 18 yafl ndan küçük birinin idam gerçeklefltirilemezdi ancak, cunta bunun da çaresini buldu. Erdal n yafl bir gecede büyütüldü ve idam sehpas n n yolu sonuna kadar aç ld. Al nan bu karar hakk nda hukuki bütün yollar denense de ne avukatlar n sundu u deliller ne tan klar n ifadeleri faflizmin kendi kap lar ard ndan ald bu karar de ifltirebildi. Öyle ki Erdal n yafl n n tespiti için kemik yafl tahlili yap lmas dahi hukuki bir biçimde engellendi, buna gerek olmad karar verildi. Art k her fley yasalara uygundu! Mamak Hapishanesi nde bulunan Eren, idam edilece i güne kadar içinde bulundu u koflullara karfl n iradesini ve umudunu her daim gençli i kadar diri tutmaya çal flt, tuttu da. Onu almaya geldiler bir gün. Sadece kelepçe tak lmamas n istedi ve iç çamafl rlar n n içinden ailesine yazd mektubu ç kartt. Ben bu durumda irademi kullanarak, ne pahas na olursa olsun yaflam m sürdürdüm. Hem de ileride bir gün öldürülece imi bile bile. Sizlere bunlar anlatmam n nedeni yaflamaktan b kt m ya da meselenin önemini, ciddiyetini kavramad m gibi yanl fl bir düflünceye kap lmaman z içindir. Bütün bu yap lanlar, bafl mdan geçenler, kinimi binlerce kez daha art rd ve mücadele azmimi körükledi. Halka ve devrime olan inanc m yok edemedi. Mücadeleyi sonuna kadar, en iyi flekilde yürütmek ve yükseltmekten baflka amac m yoktur yaz - yordu verdi i ka tta. Tüm yaflad klar na ve yaflayamayacaklar na inat yaz yordu Erdal. Tarihe devrimci iradeden, kararl - l ktan ve hiç yitirmedi i inanc ndan da bir not düflüyordu. Sürecek bu kavga saltanat n z y k l ncaya dek! 13 Aral k 1980 de, yani bundan tam 29 y l önce Ankara Merkez Hapishanesi de idam edildi Erdal Eren. Erdal, resmi ellerce gerçeklefltirilen bir hukuksal süreç sonras katledildi. Ancak bu ölüm ne ilkti ne de son oldu, çünkü Erdal a ve daha nicesine bunlar yaflatan bir dönemin gere i de il bir anlay fl n gere iydi. Devletin bu katliamc anlay fl ise dünden bugüne hiç de iflmedi. 12 Eylül zihniyetiyle çocukluklar n çal nd ülkemizde türkü türkü ço ald k, nice Erdal lar yaratt k, yarataca z. Nicesini de ölümsüzlü e u urlad k, belki gene u urlayaca z. 12 inde 13 kurflunun hedefi olan U ur umuzun, Enes imizin, Ceylan m z n çocukluklar ile kalmalar, Alaattin Karada lar m z n, Ayd n Erdemlerimizin faflizmin kör kurflunlar na hedef seçilip miras b rakt klar umutlar ile aram zdan ayr lmalar bu zihniyetin bugünkü varl n n kan t d r. Asmayal m da besleyelim mi? diyen faflizm bugün asmamaktad r belki fakat beslemeyip hala katletmektedir. Erdal Eren bahsini etti imiz bu zihniyetin idam sehpas n tekmelerlerken, faflist cuntan n karar na yan t Sizler Pentagon çöplü ünde yetiflmifl kanl katiller. Kapital imparatorlu unun kap kullar. Ülkemin ve halk m n düflman çizmeli beyler. Ben halk m n kurtulufl kavgas nda ölümü kucaklarken, sizlerin yaflam zulüm sürsün diyedir. Ben ülkemin ayd nl k ufuklar nda, yaflam özlemiyle dolu dolu adad m genç bedenimi halk ma. Ama bensiz de sürer bu kavga. Sürecek saltanat n z y k l ncaya dek sözleri ile vermifltir. Evet, sonsuzlu a u urlad klar m z, onlar u urlamam za neden olanlar n saltanat y k ls n diyedir. Erdal as lm flt r belki, fakat o halk m z n yüre ine gömülürken onu asanlar halk m z n vicdan nda mahkum edilmifllerdir. Tarihten k sa k sa Aral k 1986; 6 y ld r süren D SK davas sona erdi. D SK kapat ld.1477 san ktan 264 ü için 15 y la kadar varan hapis cezalar verildi. 26 Aral k 1921; stanbul Tramvay iflçileri greve ç kt. 26 Aral k 1924; Lenin in onuruna Petrograd n ad Leningrad olarak de ifltirildi. 26 Aral k 1992; 12 Eylül den sonras ilk memur eylemi düzenlendi. stanbul daki eyleme 5 bin emekçi kat ld. 27 Aral k 1945; 29 devletin kat l m ile Uluslararas Para Fonu (IMF) kuruldu. 29 Aral k 1969; stanbul Topkap daki Gamak Elektrik Motorlar Yap m Fabrikas nda polis iflçilere sald rd ; fierif Aygül adl iflçi öldürüldü, 28 kifli yaraland. 29 Aral k 1977; Ö renciler stanbul Teknik Üniversitesi ni 10 saat iflgal etti. Üniversite yönetimi üniversiteyi 2 Ocak a kadar tatil etti. 1 Ocak 1959; Küba da devriminin zaferi. Diktatör Fulgenico Batista yeni y l n ilk saatlerinde Havana dan kaçt. Camilo Cienfuegos ve Che Guevara önderli indeki gerilla kollar Havana ya girmeye bafllad. 1 Ocak 1971; Zonguldak ta ücretleri ödenmeyen 600 maden iflçisi ocaklara inmedi. 1 Ocak 1987; Çin in Tiananmen Meydan nda toplanan on binlerce ö renci revizyonist ÇKP yönetimini protesto etti. 2 Ocak 1962; stanbul da liman iflçileri greve bafllad. flçiler, patronun Denizcilik Bankas n n ifl sözleflmesini bozmas üzerine ifllerini b rakt. 4 Ocak 1991; 36 gündür grevde olan binlerce maden iflçisi Zonguldak tan Ankara ya yürüyüfle geçti. 4 Ocak 1996; Ümraniye Hapishanesi nde tutuklu bulunan devrimci ve komünist tutsaklar n görüfl haklar n n gasp edilmesine karfl gelifltirdikleri direnifle sald ran devlet, dört DHKP- C dava tutsa n katletti. Katliam büyük bir öfke yaratt. Direnifl di er hapishanelere de yay ld. Devrimcilerin cenazelerine de sald ran polis, Evrensel Gazetesi muhabiri Metin Göktepe yi de katletti. Ocak 1927; Polis, manavlar n eylemine sald rd. Gözalt na al nan 300 mavnadan 34 ü tutukland. 6 Ocak 1969; ODTÜ yü ziyaret eden Vietnam kasab Amerikan Büyükelçisi Robert Komer in makam otomobili devrimci ö renciler taraf ndan yak ld. Kültür-Sanat Sen ey Bozk rlar Delisi karfl nda sayg yla e iliyoruz Ahmet Uluçay... Bozk r n orta yerinde çocukça düfller kurup, modern zamanlara ç plak ve cesur oklar f rlatan büyük adam... Ça m z insan, modern dünyan n soysuz sahiplerine ç plak ve cesur bir sesle isyan ederken, çocukça bir düflü, karpuz kabu undan yap lan gemilerle yüzdürdü; Bozk rda Deniz Kabu u nu yarat rken göçüp gitti aram zdan. Kuyudan Ç kan Adam dediler ona. Kendine özgü sinema dili ile y llar sonra dahi konuflulacak olan bu adamdan ö renmeli. 11 belgesel ve filme imza atan yönetmen Uluçay, onlarca ödül ald. Onu daha çok Karpuz Kabu undan Gemiler Yapmak ile tan d k. Kabuklarla sorunu vard. Öncelikle kendi kabu unu k rmak istiyordu ve bu amaç yapt filmlerin adlar na da yans d. Çocuk yarat c l yla yakalad sinemay. Gezici sinemalarla bafllayan serüveni, ilgisini, resimden hareketli resme yöneltti. Üç ay çal flt arkadafllar yla sinema makinesi yapabilmek için. lk gösterimini, çöplerden toplay p birlefltirdi i da ve manzara filmleriyle, köydeki bir ah rda gerçeklefltirdi. çinde bulundu u flartlara hapsolan bir insan n, hele ki küçük yafllarda neler yapabilece ini gördük onda. Biri tavukçu di eri floför iki arkadafl yla Tepecik Köyü Arkadafl Sinema Grubu nu oluflturdu. Grup, 6. Ankara Uluslararas Film Festivali ne kat larak Optik Düfller ve Koltuk De neklerinden Kanat Yapmak isimli filmleriyle tan nd. nsan n yarat c etkinli ini daha iyi anlayabilmek için bir kere daha ö rendik ki; fikirsel çaban n fiziksel atakl kla birleflmesi gerekiyormufl. Medeniyetin kenar mahalleleri köyler... mkans zl n s n r nda oldu unuz düflünülürse, hapsoldu unuz alanda manevra yapabilmek için öncelikle teslimiyetçi tavr parçalamal y z... Uluçay, ne sa nda ne de solunda; sineman n tam ortas nda görüyordu kendisini. Bat n n bu görsel hegemonya arac n kendi alg s n n himayesine sundu; yerellefltirdi. Modernleflmeye kendi hali ruhiyesinden cevaplar verdi. Baya sinema yapmak istemiyordu. Her fleyin baya s olur; baya insan, baya kalem, baya çanta, baya boya, baya resim Alçalmak istemiyorum hiçbir zaman. Hiçbir zaman insan avlamak amac yla sinema yapmak istemiyorum. Kitleleri avlamak istemiyorum, baya laflarak... diyor, sinema endüstrisinin genel mant ndan kendini öteliyordu. Kapitalist-emperyalist sistemde gündelik yaflam m z kapitalistin pazar konusu etti i mekanlard r. Yani bu mekanlar, burjuva s n f n stratejisinin iflledi i yerlerdir. Bu yüzden sürekli denetim alt nda tutmaya çal fl l r. Ezilenler bu mekanlara ba l d rlar ve kendi ihtiyaçlar çerçevesinde iflgal ederek kendi uzamlar n kurarlar. Temelde burjuvazinin yönetmen oldu u bu tiyatro oyununda, onun oyununu engellemenin say s z yolu vard r. Bir mekan kendi uzam m z haline getirirken, burjuva stratejisini kendi taktiklerimiz ile bofla ç karmaya çal fl - r z. Kaç p kurtulmak, küçük hilelere baflvurmak, daha sert tav rlar sergilemek bunlardan sadece bir kaç d r. Uluçay, bu mekanlarda çok sert tav rlar sergilemese de, küçük hilelere baflvurarak burjuva stratejisinin iflledi i sinema alan n kendi uzam haline getirenlerdendi. Öncelikle endüstrinin do rudan içine girmeyerek Tepecik köyünden sinemas n kurgulad. Popüler oldu u dönemde dahi bu tavr sürdürdü. Kendi ifadesi ile hiçbir zaman insan avlamak amac yla sinema yapmak istemiyorum diyerek, günün popüler konular n n d fl nda belirledi i temalar ve hiçbiri e itim almayan oyuncular yla muhalefetini tutarl bir hatta soktu. Bir çocuk olarak sinemaya bafllad, öldü ünde sadece bir iflçiydi. Sinema ise onun için bir mesle in ötesinde yaflam n n manevi kayna yd. Burjuva ideoloji ve kültürüne karfl, bütünlüklü bir direnifl yaratabilmek, Uluçay gibi teorik ve pratik birikimimizi art racak ustalardan ö renmemizi gerektirir. Bilmek, kölelik zincirlerimizin zay flatacakt r. Cemal Süreyya n n dedi i gibi Her ölüm erkendir. Erken gittin sen ey bozk r lar delisi, karfl nda sayg yla e iliyoruz. ( zmir den bir K okuru) Hayk r fl Kültür Sanat Derne i nde kurs kay tlar bafllad T YATRO BA LAMA HALK OYUNLARI RES M G TAR Ö RENC LERE DERS TAKV YE Film gösterimi Filmin ad : Sonbahar Tarih: Cumartesi Saat: Tüm dostlar davetlidir. Adres: So anl Mahallesi Genç Osman Sokak No 3 ( fl Bankas yan ) Bahçelievler/ STANBUL

15 25 Aral k-7 Ocak 2009 Bursa Bayrampafla Hapishanesi, k r k pencereleri, harabe ve yan k duvarlar ile hala zihinlerimizde kaz l olan Aral k katliam n n izlerini tafl yordu. Tam 9 y l önce, 2000 y l nda, bu hapishane devletin dört duvar aras ndaki tutsaklara ilan etti- i adeta bir savafl yaflam fl/yaflatm flt. Türkiye nin birçok yerindeki hapishanelerde ayn anda bafllat - lan ve tutsak devrimcilerle alay edilircesine ad hayata dönüfl konulan operasyon yani devletin düzenledi i bir katliam yani devrimcilerin direnifliydi bu hapishanenin duvarlar ndan yans yan Tam 9 y l sonra, bugün, yine bu hapishanenin önündeydik! Yine dizi dizi polis, yine panzer vard kap s nda ve yine direnen insanlar stanbul * Operasyon sonras boflalt lan Sa malc lar Hapishanesi önünde bir araya gelen Tecrite Karfl Mücadele Platformu (TKMP) üyeleri, 19 Aral k direniflini anarak yap lan katliam n unutulmad n ve hesap sorulmadan da tarihe gömülmeyece ini bir kez daha gösterdiler. TKMP ad na aç klamay, katliam yaflayan Mehmet Güvel yapt. Aç klamada Halk n inanc ve umudu olan devrimcilerin diri diri tecrit hücrelerine gömülmek, irade ve inançlar ndan ar nd r lmak ve yaflayan ölüler haline getirilmek istendi i vurguland. Eylemin sonunda, getirilen k rm z karanfiller hapishanenin kap s ndan içeriye at ld. * Katliam n 9. y ldönümünde yaflam n yitiren 28 devrimci tutsak, Gazi Mahallesi nde ESP-G, PDD, BDSP, DHF ve Partizan taraf ndan yap lan bir yürüyüflle an ld. 19 Aral k Cumartesi günü yap lan yürüyüfl Eski Karakol önünden Bahar dura na kadar gerçeklefltirildi. * 20 Aral k Pazar günü Partizan, DHF, ESP-G, Köz, SODAP ve Halkevleri nin örgütledi i bir yürüyüfl gerçekleflti. Dikilitafl Park nda toplanan kitle Marafl tan 19 Aral k a katliamlar unutmad k, unutmayaca z pankart açarak yürüyüfle geçti. Eylem s ras nda katliamlar protesto eden ajitasyon konuflmalar yap ld. Sa l k Oca na gelen kitle burada sayg duruflunda bulundu ve ard ndan bas n metni okundu. (Okmeydan Partizan) * 1 May s Mahallesinde Partizan ve DHF taraf ndan örgütlenen yürüyüflle 19 Aral k katliam lanetlenirken direnifl selamland. Karakol dura nda bafllayan meflaleli yürüyüfl, 3001 Cadde den Son Dura a kadar sloganlarla devam etti. Yaklafl k 200 kiflinin kat ld eyleme Halk Cephesi de destek verdi. Son Durakta yap lan aç klamadan sonra kitle sloganlar ve marfllarla toplanma yerine dönerek eylemi sonland rd. (1 May s Mahallesi Partizan) Dersim 19 Aral k günü saat da Sanat Soka nda bir araya gelen Emek ve Özgürlük Cephesi, ESP-G, Partizan, Halk Cephesi, EMEP, KESK ve DHF yakt klar meflaleler ve sloganlar eflli inde Yeralt Çarfl s üzerine yürüdü. (Dersim Partizan) Mersin Okur/Haber flçi-köylü Aral k, bafl e dirilemeyen devrimci direniflin tarihidir! DHF, ESP-G, Halk Cephesi, Mücadele Birli- i, Partizan ve HD nin ortak örgütledi i ve birçok demokratik kitle örgütünün de destek verdi i eylem; HD önünden yürüyüflle bafllad. Kitle, sloganlar atarak aç klaman n yap laca Taflbina önüne geldi.bas n aç klamas ndan önce, DTP nin kapat lmas na ve bilinçli bir flekilde yükseltilen flovenizme yönelik k sa bir konuflma yap ld. * 20 Aral k ta Kristal- fl sendikas nda, 19 Aral k katliam yla ilgili bir etkinlik gerçeklefltirildi. Ayn bileflenin örgütledi i etkinlik, 19 Aral k ta ve mücadelede yaflam n yitiren devrimciler için yap lan sayg durufluyla bafllad. Ard ndan 19 Aral k la ilgili k sa bir konuflman n ve sinevizyon gösteriminin yap ld etkinlik, katliam s ras nda hapishanede olan Hakk Can ve Recep Gedik in anlat mlar yla devam etti. Anlat mlardan sonra fliirlerin okundu u ve k sa bir müzik dinletisinin verildi i etkinlik, söylenen marfllarla sona erdi. zmir * HD zmir fiubesi 19 Aral k Cumartesi günü Buca Hapishanesi önünde bir bas n aç klamas gerçeklefltirdi. Saat da hapishane önünde bir araya gelen HD üyeleri ve devrimci ve demokratik kurumlar ad na bas n aç klamas n HD zmir fiube Baflkan Nezahat Pafla Bayraktar yapt. Bayraktar, 19 Aral k ta tecrit edilen ve katledilenlerin Türkiye de yaflayan tüm halklar oldu- unu ve devrimci, muhalif düflünceyi esir almay hedefledi ini belirtti. Yap lan bas n aç klamas na Partizan n da aralar nda bulundu u daha birçok kurum destek verdi. * Ayn gün saat te ise devrimci kurumlar n ortak örgütledi i bir protesto eylemi gerçekleflti. Konak Türk Telekom önünde bir araya gelen kitle buradan trafi in bir k sm n kapatarak Sümerbank önüne kadar yürüdü. Yürüyüflün ard ndan eylemin yap laca yere gelen kitle ad na 19 Aral k katliam n anlatan bir bas n aç klamas yap ld. Yap lan aç klaman n ard ndan Yeni Kap Tiyatrosu, Palto adl oyunlar n kitle ile paylaflt. Ard ndan Gün Ifl Müzik Grubu bir müzik dinletisi verdi. Eylem pandomim sanatç s bir dostumuzun hapishaneleri ve hapishanelerdeki güncel sald r lar içeren bir oyunu sonras sona erdi. zmir Tecrite Karfl Mücadele Platformu, BDSP, Devrimci Hareket ve Kald raç n ortak örgütledi i eylemde 19 Aral k katliam n unutmad k, unutturmayaca z pankart aç ld. Antep HD 19 Aral k katliam n ve DTP nin kapat lmas n protesto etmek için bas n aç klamas düzenledi. Mücadele Birli i, ESP-G, Partizan, Genç- Sen ve çeflitli kitle örgütlerinin de destekledi i bas n aç klamas nda y l içindeki insan hakk ihlallerine de inilerek 19 Aral k katliam protesto edildi. Gazi Mahallesi Malatya Malatya da bir araya gelen ESP Giriflimi, Halk Cephesi ve Partizan 20 Aral k ta Paflaköflkü Mahallesi nde meflaleli bir yürüyüfl ve bas n aç klamas gerçeklefltirdi. Aç klamada Tecrit hala devam ediyor denildi. Yürüyüfl s ras nda Hasta tutsaklar serbest b - rak ls n, Devrimci tutsaklar onurumuzdur, Katiller halka hesap verecek sloganlar at ld. Çanakkale 19 Aral k ve Marafl katliam n k namak amac yla yaz lama eylemi gerçeklefltirildi. Çanakkale nin birçok mahallesinde gerçeklefltirilen yaz lama eyleminde duvarlara Yaflas n 19 Aral k direnifli, Marafl katliam n unutma unutturma, Faflizmi döktü ü kanda bo aca z sloganlar yaz ld. (Çanakkale YDG) Bursa 19 Aral k günü Metro stasyonu önünden Kent Meydan na yürüyüfl düzenleyenleyen Partizan n da içinde oldu u devrimci, demokratik kurumlar; 19 Aral k katliam n unutmad k, unutturmayaca z! Hesab n soraca z pankart açarak sloganlar n hayk rd. Okunan bas n aç klamas nda sald r n n amac n n tüm bir toplumu teslim almak oldu u dile getirildi. Paris * Uluslararas Politik Tutsaklarla Dayan flma Komitesi, Avrupa Özgür Tutsaklarla Dayan flma Komitesi, Özgürlük Tutsaklar yla Dayan flma Komitesi, Fransa Demokratik Haklar Federasyonu, Bir-Kar ve Erol Zavar için Yaflam Komitesi taraf ndan bir eylem gerçeklefltirildi. Eylem, 18 Aral k akflam saat da Gare de l Est Postanesi önünden meflaleli yürüyüflle bafllad. Strasbourg Saint-Denis deki kemerin önüne varan kitle burada katliamda flehit düflen 28 devrimci flahs nda sayg duruflunda bulundu. Ard ndan konuya iliflkin metin Türkçe ve Frans zca okundu. Ayr ca stanbul da katledilen Alaattin Karada flahs nda devletin katliamc gelene ine de vurgu yapan bir konuflma yap ld. Eylem Yaflas n devrimci dayan flma slogan yla sona erdi. * T F, DHF, G F, Al nteri, Zürich Halkevi, FEKAR ve Bir-KAR n bir araya gelerek yapt eylemde 19 Aral k katliam n unutmayaca z ortak pankart aç ld. Yol boyunca Almanca yay nlanan DETUDAK bildirisi okundu ve TC Konsoloslu u önüne gelindi. Burada konuflmalar yap ld ve sayg duruflu yap ld. (Zürich ten bir K okuru) Kampanyam z n yönelimi üzerine flçi ve emekçilerin, ezilen halklar n sürekli ve artan bir flekilde sistemin sald r politikalar n n hedefi haline geldi i bir süreçten geçmekteyiz. Açl k ve yoksullu un, sömürünün, katliam ve iflgallerin benzeri görülmedik flekilde ezilenleri cendere alt na ald, buna paralel ezilen ve ezen s n flar aras ndaki çeliflkilerin derinleflerek militan kitle eylemleri ve çeflitli mücadele biçimleri olarak d fla vurdu u bir süreç geliflmektedir. flçi ve emekçi kitlelerin düzen d fl e ilimini perdelemek, kontrol alt na almak isteyen egemenler flovenizmi, rkç faflist sald rganl gelifltirmekte, Kürt Ulusal Hareketi nin yönelimine paralel katliam ve linç sald r lar na h z vermektedir. Kitle çal flmas n ve örgütlenmeyi merkezine alan kampanyam z egemen s n flar n yelkenlerini gerici faflist sald rganl kla fliflirdi i, iflçi ve emekçilerin mazlum Kürt ulusunun direncinin faflist zorbal kla ehlilefltirilmeye çal fl ld bir süreçte gündeme gelmifltir. Kitlelerle aram zdaki duvarlar y kal m! Kampanyam z kitle çal flmas na yo- unlaflarak örgütlenme ça r s içermektedir. Kitlelerin hoflnutsuzlu unun ve düzenle çeliflkilerinin artt ve ba r nda isyan k v lc mlar bulunan süreci etkili bir kitle faaliyetiyle karfl laman n, araç ve yöntemlerimizi gelifltirmenin nitelikli hale getirmenin zorunlulu u ortadad r. Kampanyam z kitle faaliyetine olan yabanc l m z n kitlelerin gerçek sorunlar n kavrama ve pratik ad mlar atma zemininde gerçekli imizin alt üst edilmesini hedeflemektedir. Kitle çal flmas ndaki ataletimizin y k lmas, mevcut faaliyet tarz m z n bütünlüklü bir sorgulan fl n ve düzeltilmesini içerecek tart flmalara ve de erlendirmelere yönelmeyi dahas faaliyetimizin do ru bir politik ve pratik hatta oturtulmas n sa layacak ad mlar n at lmas n kapsamaktad r. Örgütlenmede, kitlelerle iletiflim ve ba kurmada kullanaca m z araç ve yöntemlerin çeflitlili inin yan s ra yay n faaliyetimiz kitle faaliyetimizin toplam içerisinde hacimli bir yer tutmaktad r. Yay nlar m z kitlelerin bilinçlendirilmesi ve e itilmesi için, politikalar m z n halka ulaflt r lmas için vazgeçilmez silahlar - m zdan biridir. Çal flma tarz m z düzeltelim! Yay n faaliyetimiz kitlelerle ba ve iletiflim kurmada önemli oldu u kadar en s k kulland m z araçlar m zdan biri olarak belirmektedir. Yay n faaliyetimizin kitle çal flmalar m zdaki yerine dair yapt m z vurguya hemen herkes ortaklaflarak kat lacakt r. Bu durum, yay nlar m z n örgütlenme, propaganda ve ajitasyondaki öneminin teslim edilmesi bak m ndan olumlu bir bak fla iflaret ederken yay n çal flmalar m - z n de erlendirilmesinde ortaya ç kan sonuçlar aç k ki verdi imiz öneme haiz bir tabloyu ortaya ç karmamaktad r. Yay n çal flmalar m z kitlelerin politiklefltirilmesi ve örgütlenmesi hedefinden büyük oranda azade bir yaklafl mla flekillenen, amaçlaflt r lm fl, periyodik bir kan ksamayla yerine getirdi imiz bir faaliyet olarak gerçekleflmektedir. 15 ve daha uzun periyotlarla ç kan yay nlar m z n zaman nda ve düzenli al nmas ndan, kitlelere ulaflt r lmas na ve yay n bedelinin toparlanmas na kadar a r aksak yürüyen bir faaliyet bilançosu önümüzde durmaktad r. Yay nlar m z n al - c gözle okunmas, kolektif bir flekilde tart fl l p-de- erlendirilmesi, okurlar n düflünce ve önerilerinin yay nlar m za çeflitli boyutlarda yans t lmas yeterli seviyede gerçekleflmemektedir. Özellikle gazetemizin döne döne niteli inin art r lmas sorunuyla ba lant l olarak ifade etti imiz kitlelerin sorunlar n içeren, çözümü ve alternatif söylemi kuflanan bir yay n çizgisi yaratabilmemiz gazetemizin kitlelerle olan ba- n n canl ve üretken k l nmas ndan geçmektedir. Kampanyam z n bu nedenle faaliyetimizin örgütsüzlü üne yönelen bir içerik tafl mas kaç n lmazd r. Yo unlaflm fl bir faaliyet süreci olarak gerçekleflen kampanyam z faaliyet tarz m z n bütünlüklü bir sorgulan fl n, düzeltilmesini ve do ru bir hatta sokulmas n mümkün k lacak olanaklar aç a ç karmaktad r. Yay n faaliyetimizin tespit etti imiz sorunlar ve yetersizlikleri; örgütsüz ve kendili inden ilerleyen, plans z ve bir programa dayal olmayan, kolektivizmden ve disipline edilmifl bir faaliyet tarz n n yoksunlu undan beslenmekte, küçük burjuva yaflam ve al flkanl klar n n açt gediklerden ileri gelmektedir. Örgütsüz ve da n k ilerleyen bir faaliyetin geliflim göstermesi, kitlelere umut ve bilinç tafl mas, iflçi ve emekçileri örgütlenmeye sevk etmesi mümkün olmayacakt r. Merhaba, Gazetemizle ilgili bafllatm fl oldu umuz kampanya do rultusunda biz Okmeydan flçi-köylü okurlar olarak 6 Aral k Pazar günü bir kahvalt düzenleyerek biraraya geldik. Okurlar m z n yanlar nda getirdikleri yiyeceklerle birlikte beraber haz rlam fl oldu umuz sofraya geçtik. Kahvalt bittikten sonra konuflmalara geçildi. Kampanya ile ilgili okurlara bilgi verildi. Ondan sonra tek tek herkes söz alarak gazete ile ilgili elefltiri ve önerileri dile getirdi ve gazetemizi daha bir nitelikli hale nas l getirebilece imiz üzerine tart flt k. En çok de inilen nokta düzenli bir da t m a oluflturma üzerineydi. Bunun yan s ra hepimizin bulundu umuz bölgede do al muhabirler oldu umuz, bu yönünle de gazetemizi haber ve yaz larla beslememiz gerekti i vurguland. (Okmeydan K okurlar ) Kampanyam z sonuca götürmek için seferber olal m! Kampanya faaliyetimiz emekçi mahallelerden bafllayarak merkezi kitle eylemlerine tafl nm fl, pratik, eylemli bir süreci geride b rakm flt r. Birçok emekçi mahallede gazete da t m çal flmalar örgütlenerek kampanya gündemi yerel sorunlarla bütünlefltirilmifl, sesli ajitasyon, bildiri, da t m ve yayg n yaz lamalar gerçeklefltirilerek örgütlenme ça r s yap lm flt r. Kitlelerin gerçek sorunlar üzerine oturan bir faaliyet ve örgütlenme anlay fl infla etmeksizin, süreklileflen ve güven yaratan bir kitle faaliyet örmeksizin faaliyetimizin ete kemi e bürünmesi, kitleler aras nda kök salmas mümkün olmayacakt r. Faaliyetimizin bulundu u her alanda politik yönelimimizin yerelin sorunlar n kavrayarak özgün bir biçime büründürülmesi kitlelerle canl ba lar kurabilmemizi olanakl hale getirmektedir. Kampanya çal flmalar n n ortaya ç - kan sonuçlar bizlere bunu göstermektedir. Kampanyam z sona do ru yaklafl rken çal flmalar m z da merkezileflerek, son pratik halini alacakt r. Yay n da t mlar m z kitlelerin yo un bulundu u alanlara kayd r larak merkezi da t mlar örgütlenecek, A-P çal flmalar - na a rl k verilecektir. Kampanyam z yeni bir y l n ad mlad m z ilk günlerinde (3 Ocak 2010) yap lacak bir etkinlikle sonland r lacakt r. Çal flmalar m z n son halkas n oluflturacak etkinli imizin örülmesi ve kampanyam z n ça r s n n güçlü bir flekilde yap larak etkinli imizin olabildi ince kitlesel ve nitelikli geçmesi önemli bir yerde durmaktad r. Faaliyetimizi daha örgütlü hale getirerek sa lamlaflman n, kitle çal flmalar na yo unlaflarak örgütlenmenin, ideolojik ve politik hatt m za güvenerek ilerlemenin kararl ve cesur ad mlar n hep birlikte atal m. Kitlelerin mayalanan öfkesini isyana dönüfltürmek için zorlu ve çetin mücadele günlerine kendimizi haz rlayal m. ( stanbul dan bir Partizan) K TLESELLEfiMEDE YO UNLAfiALIM! BAfiSA LI I 1956 Dersim do umlu mam Düzgün Amcam z, 18 Aral k ta evinde yüksek tansiyon sonucu yaflam n yitirmifltir. Ailesine bafl sa l diliyoruz. An lar mücadelemizde yaflayacak. (Gülsuyu K okurlar ) Kitleselleflmede yo unlafl! Evet bu söz ilk okudu umuzda birço umuza tan d k gelecek. Çünkü sürekli vurgulad - m z bir tabir bu. Ama ben bu sözün tam anlam yla kavranmad n düflünüyorum. Gazete da t mlar kitle faaliyetimizin temel tafllar n oluflturur. Bence önemli olan, bunun yeterince kavranamamas d r. Erzincan gibi küçük alanlarda gazete da t mlar bir ya da iki birey üzerine y l yor, di er yoldafllar ayda y lda bir kez bir say n n da t m na ç k - yor. Evet, as l, esas da t mc lar olmal ve di er baz yoldafllar onlar n yan nda da t mlara kat larak tecrübe edinmelidir. flte bu yap lmad nda -ki yap lm - yor- o da t mc bireyler farkl sebeplerle alandan ayr l nca (üniversite vs.) da - t m düzeni dolay s yla kitle faaliyeti bir nevi alt üst oluyor. Elbette baz yoldafllar m z kendileri için çok önem teflkil eden(!) sebeplerden dolay (aile gibi) da t mlara kat lam yor olabilir; ama bizler elimizden geleni hatta elimizden gelenin fazlas n yapmal y z. Sürekli kendimize f rsat, zaman yaratmal y z. Oturdu umuz takdirde kimse bize f rsat yaratmaz. Bu tarz sorunlar öncelikle bireyin kendi beyninde, bilincinde çözmesi gereken sorunlard r. stekli olan birinin sorunu aflamamas gibi bir seçene i yoktur. Yoldafllar m z sürekli önlerine pratik bir görev konulmas n (afifl, pul vs.) bekliyorlar. Ama bunlar olmasa da devrimci mücadelenin sürekli olarak omzumuza yükledi i görevler vard r. Bunlar n bilincinde olmayan bir yoldafl n afifl vb. pratikleri tam anlam yla kavrayarak yapt n söyleyemeyiz. Gazete da t mlar n n bize ne gibi yararlar olabilir? gibi sorular zihinlerde canlan yor olabilir; ama mesela da t m yapt m z köylerde uzun ve s k bir pratikle dayan flma birlikleri, köylü sendikalar vs. kurabiliriz ve onlar daha sonra bilinçli, örgütlü bir kitle haline getirebiliriz. Ya da mahallelerde semtlerde yine insanlar n aralar nda birlikler oluflturarak örgütlü insanlar haline getirebiliriz. Böylece di er köylere, di er mahallelere, di er semtlere vs. ulaflabiliriz. Bu da bizim kitlelerden kitlelere fliar n prati e geçirmemizi sa lar. Kitap okuyorum, gazetemizi okuyorum daha ne yapay m? diyen yoldafllar m - za, demese de prati iyle bunu gösteren yoldafllara prati in teori olmadan, teorinin de pratik olmadan geliflemeyece ini kavratal m. Kendimiz de tam anlam yla kavrayal m. Belki da t ma ç kt nda kitlenin ilgisizli iyle karfl laflan yoldafllar m z da olabilir, bizler y llardan beri süregelen bir miras n sahipleriyiz. Fedakârl n az ço u olmaz. Son zamanlarda vurgulad - m z militanlaflma kavram var bir de. Yoldafllar militanlaflma sadece eylemlerde barikat arkas ndan slogan atmakla olmaz. Bizler yaflam m z n her alan n savafl n birer parças haline getirmeliyiz. flin bir k sm n yap p di er k sm n b rakmamal - y z. Mücadelemizi iflsellefltirelim, sorumlulu umuzu en derinine kadar hissedelim ve kitle faaliyetimizin en güvenilir anahtarlar ndan biri olan gazete da t mlar - m z gelifltirerek kitleyle daha güvenilir ve sa lam iliflkiler kurmak için bir ad m daha atal m! Kitleselleflmede yo unlaflal m! flçi-köylü gazetesinin halk n gerçek sesi oldu unu kavrayal m, kavratal m ve gazetemizi okuyal m okutal m! (Erzincan dan bir K okuru) LAN Gazetemiz okuru ve Munzur Çevre Derne i üyesi arkadafl - m z nan Rençbero lu kanser hastal sonucu yaflam n yitirdi. Ailesi ve dostlar na baflsa l dileriz. Okmeydan Partizan ve Munzur Çevre Derne i

16 İşçi-köylü BİZ HALKIZ GELECEK ELLERİMİZDEDİR! Umut Yayımcılık ve Basım Sn. Ltd. Şti. Yönetim yeri: Gureba Hüseyin Ağa Mh. İmam Murat Sk. No: 8/1 Aksaray-Fatih/İstanbul Tel: (0212) Faks: (0212) Sahibi ve Yazıişleri Müdürü: Çilem ÖNSEL Baskı: SM Matbaacılık Sanayi Cad. Altay Sk. Yenibosna/İSTANBUL Tel: (0212) BÜROLAR Kartal: İstasyon Cd. Dörtler Ap. No: 4/2 Tel: (0216) Ankara: Sağlık 1 Sokak No:17/19 Çankaya Tel: (0312) İzmir: 856 Sokak, No: 48/203 Kemeraltı Konak, Tel: (0232) Malatya: Dabakhane Mh. Turgut Temelli Cd. Barış İşhanı Kat: 3 No: 94 Erzincan: Ordu Cd. Ordu İşhanı Kat: 3 Tel: (0446) Bursa: Selçuk Hatun Mh. Ünlü Cd. Sönmez İşsarayı Kat: 2 No: 185 Heykel, Tel: (0224) Mersin: Silifke Cd. Çavdaroğlu İşhanı Kat: 3 No: 1/8 Avrupa Büro: Weseler Str Duisburg-Almanya Tel: Faks: Sıra TEKEL de: Durmak yok, talana-peşkeşe devam! Ülkenin dört bir yanından Ankara ya gelen TEKEL işçileri polisin vahşi saldırısına maruz kaldı. Ankara nın dondurucu soğuğunda polis, TEKEL işçilerini biber gazı, tazyikli su ve panzerlerle püskürttü, bir kısmı Abdi İpekçi Parkı nda denize döküldü. Polis amirlerinin kendi aralarında yaptığı konuşmalardan işçilere yapılan saldırı emrinin bizzat Başbakan tarafından verildiği ortaya çıktı. TEKEL işçilerinin önceki yıllarda yaptığı eylemlere de azgınca saldıran ve son olarak işçilerin Ankara da bir araya gelmemesi için her yola başvuran devlet, TEKEL in özelleştirilmesinde kararlı görünüyor. Yapılacak özelleştirme ile 2010 yılında 12 bin TEKEL işçisi işsiz kalacak. İşçiler geçici işçi anlamına gelen ve iş güvencesi, tazminat gibi hakların bulunmadığı 4-C kadrolarına alınacak. TEKEL i ne pahasına olursa olsun satmayı hedefleyen AKP bu kuruluşu kime peşkeş çekecek? Eski Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ın Babalar gibi satarım dediği TEKEL le Philip Morris-Sabancı, British American Tobacco, Japon Tobacco International (JTI) ve CTNC gibi şirketlerin Devletin saldırısını Türk bayrağı da durduramadı! yanında; Allied Domecq gibi içki tekelleri de yakından ilgileniyor yılında alkollü içki bölümünün özelleştirilmesi tamamlandı ve MEY İçkiye satıldı. Bunun sonucunda 17 fabrikadan sekizi çalışmaz hale geldi. Sigara bölümü de 2008 de British American Tobacco ya (BAT) satıldı de 477 bin olan tütün üreticisi sayısı 2008 de 194 bine indi. Şimdi yaprak tütün ve tuz işletmeleri özelleştiriliyor. Oldukça karlı olan bu kuruluşun işçiler; aileleri ve üreticilerle birlikte geniş bir kesimi doğrudan etkileyecek olan özelleştirme peşkeşi emperyalistlerin talimatları ve istekleri doğrultusunda onların uşakları tarafından yaşama geçiriliyor. Bu politika CHP den MHP ye birçok partinin hükümeti döneminde de adım adım uygulanmış ve bugüne gelinmiştir. Bu talan ve peşkeş elbette düşündükleri kadar kolay olmayacaktır. TEKEL işçilerinin son olarak Ankara da sergiledikleri direniş bunun bir göstergesidir. Soğuğa, yağmura ve saldırılara inat işçiler aşlarına, işlerine ve geleceklerine sahip çıkmaktadır! Bu da sınıf açılımı: TEKEL işçilerine biber gazı, cop ve tazyikli su! 15 Aralık günü aldıkları kararla Ankara ya gelen binlerce TEKEL işçisi AKP önünde başlayan eylemlerini Abdi İpekçi Parkı nda sürdürdüler. Olumsuz hava koşullarına rağmen haklılıklarının verdiği dirençle tüm olumsuzluklarla mücadele eden TEKEL işçileri, kararlı duruşlarının 3. gününde kolluk kuvvetleri tarafından zor kullanılarak dağıtıldılar. 17 Aralık sabah saatlerinde Ankara DDSB ve Partizan ın ziyaret ettiği işçilerle sıcak ve samimi sohbetler edildi. İşçilerin bizleri yanlarında görmekten mutlu olduklarını ifade etmeleri ve her zaman yanlarında olmamızı istediklerini dile getirmeleri bizi de mutlu etti. DDSB nin yayın organı 1 Mayıs Bülteni ve İşçi-Köylü gazetesi verdiğimiz işçiler, yayınlarımıza ilgi gösterirken bu mücadelenin sonuna kadar devam edeceğini dile getirdiler. Gün boyu sloganlarıyla mücadele dirençlerini canlı tutmaya çalışan işçiler, en büyük desteği kadın çalışanlar ve ailelerinden aldıklarını söylediler. Ziyaretimiz sırasında yol kapama eylemi gerçekleştirmek isteyen TEKEL işçileri, polisin saldırısı ile karşılaştı. Saat gibi 17 işçinin gözaltına alınmasının ardından basının da dışarda tutulmasına tepki gösteren işçiler, polise sloganlarla tepki gösterdi. Öğlen saatlerinde ise kolluk kuvvetlerinin alanı boşaltın! tehdidine karsı işçiler; Ölmek var dönmek yok, Direne direne kazanacağız, Zafer direnen emekçinin olacak, Birlik mücadele zafer sloganlarıyla alandan çıkmayacaklarını ifade ettiler. Polis panzerleri önüne kadın işçilerin ve açlık grevine başlayan 24 TEKEL işçisinin barikat kurması, işçilerin kararlılığını göstermesi açısından önemli bir adımdı. Ardından milletvekillerinin de orada bulunduğu bir anda polis şefinin yaptığı anonsla birlikte panzerlerden sıkılan su ve biber gazlı saldırı ile işçiler dağıtıldı. İtfaiyedeki yangını kim söndürecek? Sendikal haklarına sahip çıkan itfaiye emekçileri polisin saldırısına uğradı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ne bağlı Bimtaş AŞ de çalışan işçiler, itfaiyenin özelleştirilmesini ve taşeronu protesto etti. Belediye- İş Sendikası İstanbul 5 No lu Şube üyesi işçiler, 16 Aralık Çarşamba günü Saraçhane Parkı nda toplanarak Büyükşehir Belediyesi önüne yürümek istedi. Ancak polis barikatı ile karşılaştı. Yasal hakkımız olan Toplu Sözleşmesi uygulansın! yazılı pankart açan işçiler Topbaş şaşırma, sabrımızı taşırma, İtfaiye işçisi satılık değil sloganlarını haykırarak barikata yüklendi. İnsanca bir yaşam ve sendika hakkı isteyen işçilere polis, gaz bombası ve biber gazı ile saldırdı. Saldırı ile birlikte işçilerin öfkesi daha da arttı. Ve işçilerin kararlı duruşu sonucu polis barikatı kaldırmak zorunda kaldı. Yaklaşık 600 işçi sloganlarla Büyükşehir Belediyesi önüne yürüdü. Burada işçiler adına bir konuşma yapan İstanbul 5 No lu Şube başkanı Nihat Alataş Büyükşehir Belediyesi nin işçileri 7 ay geçici asgari ücretli ve sendikasız olarak çalıştırmak istediğini söyleyerek, buna izin vermeyeceklerini dile getirdi. Sloganlar eşliğinde yapılan konuşmaların ardından işçiler Belediyenin karşısındaki parkta oturma eylemi gerçekleştirdi. Eyleme direnişlerinin 115. gününe giren Esenyurt işçileri de katıldı. Esenyurt işçileri, her Çarşamba gerçekleştirdikleri eylemlerini bu hafta İtfaiye işçilerinin eylemi ile birleştirdiler. Yaklaşık dört yıldır sendikalaşma mücadelesi veren işçiler, sendikanın resmi yetki alacağı gün İtfaiye işlerinin başka bir taşeron şirkete verildiğini öğrendi. Büyükşehir Belediyesi işçilerin sendikal örgütlülüğünü dağıtmak ve itfaiye işlerini özel şirketlere vermek istiyor. Daha önce Büyükşehir iştiraki olan BİMTAŞ ta çalışan işçiler sendikasız, güvencesiz ve düşük ücretle taşeron şirkette çalıştırılacak. Eylemde, son günl e r d e DTP nin kapatılması ile birlikte estirilen şoven rüzgarın işçiler üzerinde de etkisini gösterdiği dikkatlerden kaçmadı. Sendikanın da yaptığı konuşmalarla körüklediği şoven duygular, atılan sloganlarda ve polise gösterilen tepkide de kendini gösterdi. Terörist değil itfaiyeciyiz sloganı polis saldırısı sırasında en sık atılan slogan oldu. (İstanbul) Akşam saat da Ankara da bulunan devrimci kurumlar ve demokratik kitle örgütleri Sakarya Caddesi nde toplanarak işçilere destek amacıyla Türk-İş Genel Merkezi önüne doğru yürüyüşe geçti. Genel Merkez önünde yapılan basın açıklaması sırasında işçiler attıkları Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz, Birlik mücadele zafer, Zafer direnen emekçinin olacak sloganları ile dayanışmanın güçlendiğini ve sonucu ne olursa olsun haklarını alıncaya kadar mücadeleye devam şiarının hâkim olduğunu söylediler. Eylemde DDSB ve Partizan ın da destek mesajı okundu. İşçilerin mesajlar okuduktan sonra da sloganlara büyük bir canlılıkla eşlik etmeleri sınıf dayanışmasının önemini gösteriyordu. Eylem sonrası işçiler genel merkezde kaldılar. Bazı işçiler ise barınma sorununu kendi imkânlarıyla çözmeye çalıştı. 19 Aralık Cumartesi günü işçiler sabah erken saatlerde genel merkez önünde eylemlerine devam ettiler. Sık sık atılan sloganlarla seslerini duyurmaya çalışan işçiler, halaylar çekerek soğuk havanın etkilerinden biraz olsun kurtulmaya çalıştılar. (Ankara DDSB) Serseri değil memuruz, hakkımızı söke söke alırız! 25 Kasım eylemine katıldıkları gerekçesiyle işten atılan arkadaşlarını yalnız bırakmayan demiryolu emekçileri kararlı. KESK in çağrısı ile 25 Kasım günü ülke genelinde gerçekleşen eylemlerde on binlerce emekçi bir günlük grev yaparak alanları doldurdu. Eğitimden sağlığa birçok alanda sokağa çıkan kamu emekçileri eylemleri ile ülke gündemini sarsmıştı. Kamu emekçilerinin hak arama mücadelesine tahammül edemeyen TCCD yönetimi, 25 Kasım günü greve çıkan Birleşik Taşımacılık Sendikası (BTS) üyesi 16 kişiyi işten çıkardı. Keyfi bir şekilde gözdağı verme amacıyla gerçekleştirilen bu saldırıyı protesto eden ve arkadaşlarının geri alınmasını isteyen demiryolu emekçileri 15 Aralık ta saat de greve çıktı. BTS tarafından gerçekleştirilen grevi kamuoyuna duyurmak ve bir basın açıklaması yapmak isteyen emekçiler, polis saldırısına maruz kaldı. Ardından yapılan eylemi gerekçe gösteren TCCD de 30 emekçinin daha görevine son verildi. BTS üyesi kamu emekçilerinin arkadaşlarını yalnız bırakmayarak gerçekleştirdikleri bu eylem, anlaşılan TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman ı çok rahatsız etmiş. Karaman, 17 Aralık günü gerçekleştirdiği basın toplantısında kamu emekçilerine hakaret etti. Makinistlerin kendisinden fazla maaş aldığını iddia eden Genel Müdür eylemcilerin memur değil serseri olduğunu ve eylem yapan kamu emekçilerine tazminat cezası verileceğini buyurdu. Kamu emekçileri ise Süleyman Karamana cevabı yaptıkları eylemlerle verdi: Serseri değil memuruz, hakkımızı söke söke alırız! Türkü Kürdü burada, AKP nerede? 18 Aralık günü sabah erken saatlerde Türk-İş Genel Merkezi önünde bekleyen işçilerle bir araya geldik. Eylemlerine kararlı bir şekilde devam işçilere rağmen sendikadan bir açıklama yapılmamıştı. İşçiler bu durumdan rahatsızdı! Açlık grevine başlayan işçilerden biri; Sendikanın ne yapmak istediği ortada. Ama eğer bu direnişi bitirme kararı alırsa bu binayı (Türk-İş Genel Merkezi) başlarına yıkacağız, bizler de kararlıyız. Tek sıkımlık kurşunumuz kaldı, o da bu direniştir diyerek sendikanın tutumuna rağmen ne kadar kararlı olduklarını özetledi. Gün boyunca Türkiye nin dört bir tarafından gelen işçilerle sohbetlerimiz devam etti. Özellikle T. Kürdistanı ndan gelen işçilerin CHP ve İşçi Partisi nin anti-propagandalarına, işçileri şovenizme yedekleme çabalarına rağmen devrimcilerin burada olmasına çok değer verdiklerini dile getirmeleri çok olumluydu. 19 Aralık katliamına yönelik basın açıklamasının ardından DDSB flamaları ile işçilerin yanına gittiğimizde de aynı sahipleniş kendini gösterdi. TEKEL işçileri sizinle gurur duyuyor sloganlarıyla karşılandık. Ajitasyon konuşması yapan arkadaşımız Bizlere provokatör diyorlar. Bizler provokatör değiliz, sizin sorunlarınıza sahip çıktığımız için buradayız. Bizim de anamız babamız işçi. Bizler de işçiyiz! Sizin yanınızda olmaya devam Kartal-Cevizli edeceğiz! diye megafondan haykırınca işçiler alkışlarıyla desteğimize değer verdiklerini bir kez daha gösterdiler. Aralarında T. Kürdistanı ndan gelen işçilerin yoğunlukta olduğu TEKEL işçileri yükseltilen şoven dalgaya rağmen kardeşlik vurgusu yapmayı da ihmal etmediler. Dövizlerine Türkü Kürdü burada, AKP nerede?, İşte Açılım şiarlarını yazdılar. Konuşmalarında da sıkça işçilerin, emekçilerin birlikte mücadelesinin önemine vurgu yaptılar ve kendi direnişlerinin bunun en iyi örneği olduğunu belirttiler. Flamalarımız ile alana girdiğimizde işçilerin olumlu yaklaşımları ve sahiplenmeleri görülmeye değerdi. Kortejimize katılarak flamalarımızı taşıyan işçiler, güçlerini bizden aldıklarını bir kez daha dile getirdiler. Türk-İş te yapılan toplantının kararını bekleyen işçiler, çıkabilecek olumsuz bir karar karşısında eylemlerine devam edeceklerini ve bundan sonra sendikanın kendilerini kaybedeceğini dile getirdiler. (Ankara İşçi-Köylü okurları) Saldırıya tepki her yerde! İşçi sınıfına yönelik saldırılar Türkiye nin birçok bölgesinde yapılan açıklamalar ve eylemlerle kınandı. İstanbul da 19 Aralık Cumartesi günü Taksim Tramvay Durağı nda bir araya gelen Türk-İş İstanbul Şubeler Platformu na bağlı sendikalar Galatasaray Lisesi ne doğru bir yürüyüş yaptı. TEKEL, İtfaiye, Demiryolu emekçilerine yapılan insanlık dışı saldırıyı kınıyoruz yazılı pankart açan binlerce kişi Suskun Türk-İş istemiyoruz, Türk-İş uyuma, işçine sahip çık, Türk-İş uyuma, Ankara yı basarız vb. sloganlar atıldı. Eyleme Partizan, ESP-G, DDSB, EHP, Mücadele Birliği, TTB, TMMOB, DİSK ve KESK de destek verdi. Lise önünde sona eren yürüyüşün ardından konuşma yapan sendika temsilcileri genel olarak Türk-İş in tutumunu eleştirirken, emekçilere dönük saldırılara sessiz kalmanın bir boyun eğiş olduğunu dile getirdiler. (İstanbul) TEKEL işçileri Ankara da yaşanan saldırının ardından Cevizli Kampüsü nden Kartal AKP ilçe binasına doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüş sırasında yoğun abluka ile karşılaşan işçiler kararlılıklarını göstererek ilçe binasına kadar yürüyüşlerine devam etti. İşçiler adına basın açıklamasını okuyan Kenan Güncü, TEKELişçilerinin işten çıkarılması aile üyeleriyle birlikte 30 bin insanın aç kalması anlamına geliyor dedi. C M Y K

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

3. SALON PARALEL OTURUM XII SORULAR VE CEVAPLAR

3. SALON PARALEL OTURUM XII SORULAR VE CEVAPLAR 3. SALON PARALEL OTURUM XII SORULAR VE CEVAPLAR 423 424 3. Salon Paralel Oturum XII - Sorular ve Cevaplar OTURUM BAfiKANI (Ali Metin POLAT) OTURUM BAfiKANI - Gördü ünüz gibi son derece demokratik bir yönetim

Detaylı

SÜRES NASIL HESAP ED MEL D R?

SÜRES NASIL HESAP ED MEL D R? HAKEMS Z YAZILAR MAL PART T ME ÇALIfiMALARDA DENEME SÜRES NASIL HESAP ED MEL D R? I. Girifl: Erol GÜNER * Sürekli bir ifl sözleflmesi ile ifle giren iflçi, ifli, iflvereni ve iflyerindeki iflçileri tan

Detaylı

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm.

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Yazar Dede ve Torunlar Muzaffer zgü Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Buraya yak n market var m dil, markete gidece iz de?.. diye sordu. Annem kap ya geldi. Selma Han

Detaylı

ÜN TE V SOSYAL TUR ZM

ÜN TE V SOSYAL TUR ZM ÜN TE V SOSYAL TUR ZM Bu ünitede turizmin çeflitlerinden biri olan sosyal turizmi daha ayr nt l bir flekilde ö renip, ülkemizdeki sosyal turizmin geliflimi hakk nda bilgiler edinece iz. Ç NDEK LER A. S

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ PSİKİYATRİK KRİZ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ

ANKARA ÜNİVERSİTESİ PSİKİYATRİK KRİZ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ ANKARA ÜNİVERSİTESİ PSİKİYATRİK KRİZ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ Kuruluş : 27 Ekim 1989 Adres : Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Cebeci Kampüsü Dikimevi - Ankara Tel : 363 03 26-363 03 27 ANKARA ÜNİVERSİTESİ

Detaylı

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Atatürk ün Dünyas Cengiz Önal 64 Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Han mlar, Beyler! stanbul dan geliyorsunuz. Hofl geldiniz. stanbul un fl k ocaklar n temsil eden yüce heyetiniz karfl s

Detaylı

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI Haberler 4857 SAYILI fi KANUNU LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI 14 May s 2004 tarihinde Sendikam z Binas Mesut Erez Konferans Salonunda 4857 Say l fl Kanunu le lgili Yönetmeliklerin

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan 11 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler 4/C'lilerin eylemi TÜRK Büro-Sen öncülüğünde, 4/C'lilerin haklarının iadesi amacıyla ülke çapında eylemler düzenlenmeye başlatıldı.

Detaylı

Hiçbir zaman Ara s ra Her zaman

Hiçbir zaman Ara s ra Her zaman Ö RETMEN ÖZ DE ERLEND RME FORMU K fi L K ÖZELL KLER flimi seviyorum. Sab rl y m. Uyumluyum. fl birli ine aç m. Güler yüzlüyüm. yi bir gözlemciyim. yi bir planlamac y m. Çocuklara, ailelere, meslektafllar

Detaylı

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının bağlantıları kontrol edilir. Güz ve Bahar dönemindeki

Detaylı

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n

Detaylı

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina .. 95 Türkiye ile Kazakistan: Karfl l kl Kazan mlara Dayal Bir flbirli i Bektas Mukhamejanov * Çeviren: Dr. Almagül sina Kazakistan ba ms zl n kazand ndan itibaren, d fl politika stratejisinde çok yönlü

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler

I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler 1. AB Hukuku ve Tercüman ve Çevirmenler için Metotlar Eğitimi (Ankara, 8-9 Haziran 2010) EIPA tarafından çeşitli kamu

Detaylı

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Cumhuriyeti ve onun gereklerini yüksek sesle anlat n z. Bunu yüreklere yerlefltirmek için elveriflli

Detaylı

YARGITAY 2. HUKUK DA RES

YARGITAY 2. HUKUK DA RES YARGITAY 2. HUKUK DA RES 2674 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 2. HUKUK DA RES E: 2005/20742 K: 2006/5715 T: 18.04.2006 M RASÇILIK SIFATI M RASIN NT KAL ZAMAN YÖNÜNDEN UYGULANACAK

Detaylı

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası (KMTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Karaküçük: Devleti Yönetecek Güç

Detaylı

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan.

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan. EVOK Güvenlik, ülkemizde büyük ihtiyaç duyulan güvenlik hizmetlerine kalite getirmek amac yla Mustafa Alikoç yönetiminde profesyonel bir ekip taraf ndan kurulmufltur. Güvenlik sektöründeki 10 y ll k bilgi,

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ 120 kinci Bölüm - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi 1. ARAfiTIRMANIN AMACI ve YÖNTEM Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi, tüketici enflasyonu, iflsizlik

Detaylı

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam

Detaylı

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu 30 > 35 nsan Kaynaklar > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu > nsan Kaynaklar Personele Göre fl De il, fle Göre Personel. stanbul Büyükflehir Belediyesi, Personele Göre

Detaylı

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d Matematik ve Sonsuz G erek konuflma vermeye gitti im okullarda, gerek bana gelen okur mektuplar nda, ö renci ve ö retmenlerin matematikteki sonsuzluk kavram n pek iyi bilmediklerini gözlemledim. Örne in,

Detaylı

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl)

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) I Dr. Leyla ÇAKICI GERÇEK Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Alapl MYO Ö retim Üyesi GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) II Yay n No : 2323 Hukuk Dizisi : 1151 1. Bas - Eylül 2007 - STANBUL 2. Bas - Ekim

Detaylı

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER Merdan ÇALIfiKAN* I. G R fi 1163 say l Kooperatifler Kanunu na göre kooperatiflerin zaruri 3 organ bulunmaktad r. Bunlardan en yetkili

Detaylı

YARGITAY 7. HUKUK DA RES

YARGITAY 7. HUKUK DA RES YARGITAY 7. HUKUK DA RES 2260 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 5 Y l 2007 YARGITAY 7. HUKUK DA RES E: 2006/1028 K: 2006/1293 T: 24.04.2006 T CARET HUKUKU T CAR DAVA KAVRAMI HAKSIZ EYLEMDEN DO AN DAVA

Detaylı

S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER

S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER Erol LENGERL / Akis Ba ms z Denetim ve SMMM A.fi. 473 474 2. Salon - Paralel Oturum VIII - Sistem ve Süreç Denetiminde Karfl lafl lan

Detaylı

YARGITAY 14. HUKUK DA RES KARARLARI

YARGITAY 14. HUKUK DA RES KARARLARI YARGITAY 14. HUKUK DA RES E: 2004/5475 K: 2004/9296 T: 30.12.2004 SATIfi VAAD SÖZLEfiMES N N GERÇEKLEfiME OLANA I MAR PLANLARI (3194 SK. m. 18/son) YARGITAY 14. HUKUK DA RES KARARLARI Özet: Bir tafl nmazda

Detaylı

Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.11 De erlemelerin Gözden Geçirilmesi

Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.11 De erlemelerin Gözden Geçirilmesi K lavuz Notlar Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.11 De erlemelerin Gözden Geçirilmesi 1.0 Girifl 1.1 Bir de erlemenin gözden geçirilmesi, tarafs z bir hüküm ile bir De erleme Uzman n n çal flmas n

Detaylı

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU?

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? Rıza KARAMAN Kamu İhale Mevzuatı Uzmanı 1. GİRİŞ İdareler, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarına çıkarken

Detaylı

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?

Detaylı

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir 2002 May s ay nda yap lan Birleflmifl Milletler Çocuk Özel Oturumu öncesinde tüm dünyada gerçeklefltirilen Çocuklar çin Evet Deyin kampanyas na Türkiye

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz.

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz. - Günlük siyaset acının üstünü nasıl örter? - Gazze yi ve Filistin i içselleştirmek yerine farz olarak görenlerin destansı trajik hali - BM Genel Sekreteri, AKP Kadın Kolları ve Hrant Dink Ortak paydası

Detaylı

Yeni Adana Gazetesi Ça n n Tan

Yeni Adana Gazetesi Ça n n Tan Yaflamdan Kesitler Sema Erdo an Yeni Adana Gazetesi Ça n n Tan Türk bas n tarihinin dimdik ayakta durmaya çal flan bir ç nar Yeni Adana Gazetesi 96 yafl nda. 1918 y l nda Ahmet Remzi Yüregir taraf ndan

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ATILIM ÜNİVERSİTESİ KALİTE GÜVENCESİ YÖNERGESİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Madde 1 Bu Yönergenin amacı Atılım Üniversitesinin eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile idarî

Detaylı

STRATEJ K V ZYON BELGES

STRATEJ K V ZYON BELGES STRATEJ K V ZYON BELGES BEYAZ K TAP S UNUfi Sivil toplum; demokrasi, insan haklar ve hukuk devleti kavramlar n n yerleflmesiyle ilgili taleplerden ekonomiyle ilgili endiflelere kadar sosyal yaflama dair

Detaylı

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir.

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir. TÜB TAK BAfiKANLIK, MERKEZ VE ENST TÜLERDE ÇALIfiIRKEN YÜKSEK L SANS VE DOKTORA Ö REN M YAPANLARA UYGULANACAK ESASLAR (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Esaslar n amac ; Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araflt

Detaylı

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl 220 ÇEfi TL ADLARLA ÖDENEN C RO PR MLER N N VERG SEL BOYUTLARI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl Primi,Has lat Primi, Y l Sonu skontosu)

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Otopsi Cengiz Özak nc JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Amerikan And : Herkes için adalet ve özgürlükle bölünmez tek ulusa dayanan Cumhuriyet e ve bayra ma ba l olaca ma and içerim. Yer

Detaylı

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 23 dönem Çalışma Programında; Oda etkinliklerinin TMMOB örgütlülüğü ile ilişkilendirilerek ortak alanlar

Detaylı

ç kar lmas için çal flt klar n ifade eden Türk, Her geliflinizde Baflkent OSB nin sürekli de iflti ini göreceksiniz dedi.

ç kar lmas için çal flt klar n ifade eden Türk, Her geliflinizde Baflkent OSB nin sürekli de iflti ini göreceksiniz dedi. 4 Ankara- Baflkent OSB, bir ilk i daha gerçeklefltirdi. Kooperatif olarak örgütlenip, daha sonra organize sanayi bölgesine dönüflen OSB ler aras nda genel kurulunu yapan ilk kurulufl oldu. Sanayi ve Ticaret

Detaylı

NTERNET ÇA I D NAM KLER

NTERNET ÇA I D NAM KLER Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab

Detaylı

YARGITAY 19. HUKUK DA RES

YARGITAY 19. HUKUK DA RES YARGITAY 19. HUKUK DA RES 432 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 1 Y l 2008 YARGITAY 19. HUKUK DA RES E: 2007/2009 K: 2007/5577 T: 31.05.2007 HUKUK YARAR KOfiULU SIRA CETVEL SIRA CETVEL NE T RAZ TEDB

Detaylı

nsan Kaynaklar Geli imi

nsan Kaynaklar Geli imi nsan Kaynaklar Geli imi Motivasyon, Görev devri ve De erlendirme 1 Faaliyet yönetimi Faaliyet yönetimini sa lamak için a a daki yollar takip edilebilir: - Beklentilerin örneklendirilmesi - Tüm proje organizasyonu

Detaylı

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınların Yaşam Koçu Tuğba Güneş, kadına şiddetti ortaya çıkaran nedenleri ortadan kaldıracak önlemler alınması gerektiğini söyledi. Kahramanmaraş ın tek yaşam ve wellness

Detaylı

DEVLET KATKI SİSTEMİ Devlet katkısı nedir? Devlet katkısı başlangıç tarihi nedir? Devlet katkısından kimler faydalanabilir?

DEVLET KATKI SİSTEMİ Devlet katkısı nedir? Devlet katkısı başlangıç tarihi nedir? Devlet katkısından kimler faydalanabilir? DEVLET KATKI SİSTEMİ Devlet katkısı nedir? Katılımcı tarafından ödenen katkı paylarının %25 i oranında devlet tarafından katılımcının emeklilik hesabına ödenen tutardır. Devlet katkısı başlangıç tarihi

Detaylı

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması 23 Aralık 2008 Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması Son günlerde akaryakıt fiyatları ile ilgili olarak kamuoyunda bir bilgi kirliliği gözlemlenmekte olup, bu durum Sektörü ve Şirketimizi itham altında

Detaylı

Saymak San ld Kadar Kolay De ildir

Saymak San ld Kadar Kolay De ildir Saymak San ld Kadar Kolay De ildir B ir matematikçinin bir zamanlar dedi i gibi, saymas n bilenler ve bilmeyenler olmak üzere üç tür insan vard r Bakal m siz hangi türdensiniz? Örne in bir odada bulunan

Detaylı

ATAÇ Bilgilendirme Politikası

ATAÇ Bilgilendirme Politikası ATAÇ Bilgilendirme Politikası Amaç Bilgilendirme politikasının temel amacı, grubun genel stratejileri çerçevesinde, ATAÇ İnş. ve San. A.Ş. nin, hak ve yararlarını da gözeterek, ticari sır niteliğindeki

Detaylı

Yay n No : 1610 Hukuk Dizisi : Bas - Ekim 2005

Yay n No : 1610 Hukuk Dizisi : Bas - Ekim 2005 I B&M Prof. Dr. Erdener YURTCAN KABAHATLER KANUNU VE YORUMU stanbul 2005 Yay n No : 1610 Hukuk Dizisi : 718 1. Bas - Ekim 2005 ISBN 975-295 - 494-4 Copyright Bu kitab n bu bas s n n Türkiye deki yay n

Detaylı

Tablo 2.1. Denetim Türleri. 2.1.Denetçilerin Statülerine Göre Denetim Türleri

Tablo 2.1. Denetim Türleri. 2.1.Denetçilerin Statülerine Göre Denetim Türleri 2 DENET M TÜRLER 2.DENET M TÜRLER Denetim türleri de iflik ölçütler alt nda s n fland r labilmektedir. En yayg n s n fland rma, denetimi kimin yapt na ve denetim sonunda elde edilmek istenen faydaya (denetim

Detaylı

Fevzi Pafla Cad. Dr. Bar fl Ayd n. Virgül (,) 2. Baz k saltmalar n sonuna konur.

Fevzi Pafla Cad. Dr. Bar fl Ayd n. Virgül (,) 2. Baz k saltmalar n sonuna konur. 2. Baz k saltmalar n sonuna konur. Dr. Bar fl Ayd n Fevzi Pafla Cad. 3. Say lardan sonra s ra bildirmek için konur. Sonucu ilân ediyorum: 1. Ali, 2. Kemal, 3. Can oldu. Hepsini tebrik ederim. Virgül (,)

Detaylı

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti içi disiplin mekanizması (cinsel taciz, aile içi şiddet vs. gibi durumlarda işletilen) AKP CHP MHP BBP HDP Parti içi disiplin

Detaylı

Araflt rma modelinin oluflturulmas. Veri toplama

Araflt rma modelinin oluflturulmas. Veri toplama 21 G R fi Araflt rman n amac na ba l olarak araflt rmac ayr ayr nicel veya nitel yöntemi kullanabilece i gibi her iki yöntemi bir arada kullanarak da araflt rmas n planlar. Her iki yöntemin planlama aflamas

Detaylı

GÖRÜfiLER. Uzm. Dr. Özlem Erman

GÖRÜfiLER. Uzm. Dr. Özlem Erman GÖRÜfiLER Uzm. Dr. Özlem Erman Son y llarda dünyadaki h zl teknolojik geliflmeye paralel olarak t p alan nda da h zl bir de iflim yaflanmakta, neredeyse her gün yeni tan, tedavi yöntemleri, yeni ilaçlar

Detaylı

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV ISBN No: 978-99-44-234-22-1 Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun Kapak Can Eren Tasar m / Uygulama Referans Ajans Tel: +90.212 347 32 47

Detaylı

YARGITAY 14. HUKUK DA RES

YARGITAY 14. HUKUK DA RES YARGITAY 14. HUKUK DA RES 408 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 1 Y l 2008 YARGITAY 14. HUKUK DA RES E: 2007/9988 K: 2007/10710 T: 25.09.2007 TAPU TAHS S BELGES N N N TEL MÜLK YET HUKUKU Özet: Bir mülkiyet

Detaylı

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m

Detaylı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i 3. Ödemeler Dengesi 2003 y l nda 8.037 milyon dolar olan cari ifllemler aç, 2004 y l nda % 91,7 artarak 15.410 milyon dolara yükselmifltir. Cari ifllemler aç ndaki bu

Detaylı

T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de

T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de KURUMLARDAN ELDE ED LEN KAR PAYLARININ VERG LEND R LMES VE BEYANI Necati PERÇ N Gelirler Baflkontrolörü I.- G R fi T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de flirketlerce

Detaylı

YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ

YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ Savaş AYBERK, Bilge ALYÜZ*, Şenay ÇETİN Kocaeli Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü, Kocaeli *İletişim kurulacak yazar bilge.alyuz@kou.edu.tr, Tel: 262

Detaylı

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE Sayı :2010/800/ 25.11.2010 Konu : Yönetici ve Öğretmenlerin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararla ilgili görüşlerimiz hk. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE İlgi: 9.11.2010 gün ve

Detaylı

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU 26-27.01.2007 stanbul Üniversitesi Merkez Bina Doktora Salonu stanbul Barosu stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi STANBUL BAROSU

Detaylı

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z.

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. Bizler ortak hareket etme hedefi ile bir araya gelen sa k çal anlar n temsilcileri olarak sa k alan nda gerçekle tirilen her türlü

Detaylı

TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ

TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın BDDK Başkanım, İktisadi Araştırmalar Vakfı, Borsamız

Detaylı

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası 2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde

Detaylı

Okulumuz Bilgisayar Programcılığı Bölümü öğrencilerinden Gizem COŞKUN Çanakkale Şehitlerine adlı şiiri okudu.

Okulumuz Bilgisayar Programcılığı Bölümü öğrencilerinden Gizem COŞKUN Çanakkale Şehitlerine adlı şiiri okudu. BASIN BÜLTENİ Selçuk Üniversitesi Akören Ali Rıza Ercan Meslek Yüksekokulunda 01.04.2015 tarihinde 100. Yılında Çanakkale yi Anlamak adlı konferans düzenlendi. Şehitlerimiz anısına yapılan saygı duruşu

Detaylı

filetme 1 ÜN TE III filetme YÖNET M I. flletme fllevleri a. Yönetim b. Üretim c. Pazarlama ç. Muhasebe d. Finansman e.

filetme 1 ÜN TE III filetme YÖNET M I. flletme fllevleri a. Yönetim b. Üretim c. Pazarlama ç. Muhasebe d. Finansman e. ÜN TE III I. flletme fllevleri a. Yönetim b. Üretim c. Pazarlama ç. Muhasebe d. Finansman e. Personel Yönetimi filetme YÖNET M BU BÖLÜMÜN AMAÇLARI Bu üniteye çal flt n zda; BU ÜN TEYE NEDEN ÇALIfiMALIYIZ?

Detaylı

ULUSAL VE RESMİ BAYRAMLAR İLE MAHALLİ KURTULUŞ GÜNLERİ, ATATÜRK GÜNLERİ VE TARİHİ GÜNLERDE YAPILACAK TÖREN VE KUTLAMALAR YÖNETMELİĞİ

ULUSAL VE RESMİ BAYRAMLAR İLE MAHALLİ KURTULUŞ GÜNLERİ, ATATÜRK GÜNLERİ VE TARİHİ GÜNLERDE YAPILACAK TÖREN VE KUTLAMALAR YÖNETMELİĞİ 5899 ULUSAL VE RESMİ BAYRAMLAR İLE MAHALLİ KURTULUŞ GÜNLERİ, ATATÜRK GÜNLERİ VE TARİHİ GÜNLERDE YAPILACAK TÖREN VE KUTLAMALAR YÖNETMELİĞİ Bakanlar Kurulu Kararının Tarihi : 16/4/2012 No : 2012/3073 Yayımlandığı

Detaylı

Yoga. Beden Ruh ile Bulufluyor

Yoga. Beden Ruh ile Bulufluyor Beden Ruh ile Bulufluyor Düzenli bir flekilde Yoga Hareketleri (Asanalar) yapan bir insan sadece her bir kas n esnetip güçlendirmekle kalmaz ayn zamanda daha iyi uyur metabolizmas n gelifltirir ve ideal

Detaylı

F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme

F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme S GORTA KOM SYON G DER BELGES mali ÇÖZÜM 171 Memifl KÜRK* I-G R fi: F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme göstermifltir. Geliflmifl ekonomilerde lokomotif rol üstlenen

Detaylı

YARGITAY 1. HUKUK DA RES

YARGITAY 1. HUKUK DA RES YARGITAY 1. HUKUK DA RES YARGITAY 1. HUKUK DA RES E: 2007/9740 K: 2007/11187 T: 21.11.2007 DAVADAN FERAGAT KES N HÜKÜM DAVANIN HER AfiAMASINDA FERAGAT ED LEB LECE KURALI* Özet: Feragat kesin hükmün sonucunu

Detaylı

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI 4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI Resul KURT* I. G R fi Ülkemizde 4447 say l Kanunla, emeklilikte köklü reformlar yap lm fl, ancak 4447 say l yasan n emeklilikte kademeli

Detaylı

BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U

BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U Cengiz SAZAK* 1.G R fi Bilindi i üzere Katma De er Vergisi harcamalar üzerinden al n r ve nihai yüklenicisi, (di er bir

Detaylı

13. HAFTA PFS105 TÜRK EĞİTİM TARİHİ. Prof. Dr. Zeki TEKİN. ztekin@karabuk.edu.tr

13. HAFTA PFS105 TÜRK EĞİTİM TARİHİ. Prof. Dr. Zeki TEKİN. ztekin@karabuk.edu.tr 13. HAFTA PFS105 TÜRK EĞİTİM TARİHİ Prof. Dr. Zeki TEKİN ztekin@karabuk.edu.tr Karabük Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi 2 İçindekiler CUMHURİYET DÖNEMİNDE MESLEKÎ TEKNİK EĞİTİMDE

Detaylı

SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI

SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI Resul KURT* I. G R fi 5510 say l Sosyal Sigortalar ve Genel Sa l k Sigortas Kanunu 16.06.2006 tarih ve 26200 say l Resmi Gazetede yay nlanm flt r. 5510 say

Detaylı

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*)

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Yönetmelik, Türkiye Bilimsel

Detaylı

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Otomasyon Sistemleri E itiminde Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Murat Ayaz Kocaeli Üniversitesi Teknik E itim Fakültesi, Elektrik E itimi Koray Erhan Kocaeli Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi,

Detaylı

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler Endüstri Mühendisliğine Giriş Jane M. Fraser Bölüm 2 Sık sık duyacağınız büyük fikirler Bu kitabı okurken, büyük olasılıkla öğreneceğiniz şeylere hayret edecek ve varolan bilgileriniz ve belirli yeni becerilerle

Detaylı

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL D ü n y a Ü n i v e r s i t e l e r S e r v i s i Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL BAfiLANGIÇ nsan Haklar Evrensel Beyannamesinin 40. y ldönümünde 6-10 Eylül tarihleri

Detaylı

ÜRET M, PAZARLAMA VE SATIfi PLANLARINIZI YEN DEN GÖZDEN GEÇ RECEKS N Z

ÜRET M, PAZARLAMA VE SATIfi PLANLARINIZI YEN DEN GÖZDEN GEÇ RECEKS N Z ÜRET M, PAZARLAMA VE SATIfi PLANLARINIZI YEN DEN GÖZDEN GEÇ RECEKS N Z MARKET DONANIMLARI VE YAZILIMLARI 2009 Market donan mlar ve yaz l mlar pazar araflt rmas, sektördeki tüm firmalara aç k kollektif

Detaylı

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır.

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır. SAYI: 2013/03 KONU: ADİ ORTAKLIK, İŞ ORTAKLIĞI, KONSORSİYUM ANKARA,01.02.2013 SİRKÜLER Gelişen ve büyüyen ekonomilerde şirketler arasındaki ilişkiler de çok boyutlu hale gelmektedir. Bir işin yapılması

Detaylı

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER nternet, her fleyi de ifltirdi Hat rlamak ve zihnimizi kullanmak konusunda, geleneksel yöntemlerimizden h zla uzaklafl yoruz. Be endi imiz bir yeme in tarifini,

Detaylı

MKB'de fllem Gören Anonim fiirketlerin Kendi Paylar n Sat n Almalar Hakk nda Sermaye Piyasas Kurulu Düzenlemesi Hakk nda

MKB'de fllem Gören Anonim fiirketlerin Kendi Paylar n Sat n Almalar Hakk nda Sermaye Piyasas Kurulu Düzenlemesi Hakk nda MKB'de fllem Gören Anonim fiirketlerin Kendi Paylar n Sat n Almalar Hakk nda Sermaye Piyasas Kurulu Düzenlemesi Hakk nda BFS - 2011/08 stanbul, 25.08.2011 Sermaye Piyasas Kurulunun afla da yer alan 10.08.2011

Detaylı

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Ekim 14, 2011-2:43:35 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, ''Bedensel, işitme ve görme özürlüler kendi içinde sınava tabi tutulacak. 2012 yılının ilk çeyreğinde

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu C umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu Çankaya Köflkü nde Cumhurbaflkan smet nönü, 1942 y l nda hergün sabah akflam büyük bir dikkat ve merakla Hitler in Rusya topraklar ndaki ilerlemesini

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun

Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun 141 Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun (Resmî Gazele ile yayımı : 6.4.1990 Sayı : 20484) Kanun No. Kabul Tarihi Dış ilişkiler - MADDE 1. Türkiye Büyük Millet

Detaylı

6 MADDE VE ÖZELL KLER

6 MADDE VE ÖZELL KLER 6 MADDE VE ÖZELL KLER TERMOD NAM K MODEL SORU 1 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER MODEL SORU 2 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER 1. Birbirine temasdaki iki cisimden s cakl büyük olan s verir, küçük olan s al r. ki cisim bir

Detaylı

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN SOSYAL ŞİDDET Süheyla Nur ERÇİN Özet: Şiddet kavramı, çeşitli düşüncelerden etkilenerek her geçen gün şekillenip gelişiyor. Eskiden şiddet, sadece fiziksel olarak algılanırken günümüzde sözlü şiddet, psikolojik

Detaylı

KULLANILMIfi B NEK OTOMOB L TESL MLER N N KDV KANUNU KARfiISINDAK DURUMU

KULLANILMIfi B NEK OTOMOB L TESL MLER N N KDV KANUNU KARfiISINDAK DURUMU KULLANILMIfi B NEK OTOMOB L TESL MLER N N KDV KANUNU KARfiISINDAK DURUMU Bülent SEZG N* 1-G R fi: Bilindi i üzere 3065 say l Katma De er Vergisi Kanununun Verginin konusunu teflkil eden ifllemler bafll

Detaylı

Araştırma Notu 11/113

Araştırma Notu 11/113 Araştırma Notu 11/113 29 Nisan 2011 MİLLETVEKİLİ DAĞILIM SENARYOLARI VE YENİ ANAYASA Seyfettin Gürsel 1 Yönetici Özeti 12 Haziran milletvekili seçimlerinden çıkacak yeni TBMM nin bileşimi sadece iktidarı

Detaylı

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları.

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları. HASTA İŞİ İnsanların içlerinde barındırdıkları ve çoğunlukla kaçmaya çalıştıkları bir benlikleri vardır. O benliklerin içinde yaşadıkları olaylar ve onlardan arta kalan üzüntüler barınır, zaten bu yüzdendir

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı