Bu kavramlar gelişme, büyüme, gelişim, olgunlaşma, hazır bulunuşluk, öğrenme ve kritik dönem olarak aşağıda açıklanmaktadır.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Bu kavramlar gelişme, büyüme, gelişim, olgunlaşma, hazır bulunuşluk, öğrenme ve kritik dönem olarak aşağıda açıklanmaktadır."

Transkript

1 Bireylerin yaşam boyu geçirdiği, bedensel, zihinsel, duygusal, sosyal değişimleri açıklamaya çalışır ve aynı zamanda bu yönlerden bireyler arasındaki farklılık ve benzerliklerle de ilgilenir. Eğitim de okul kademeleri, eğitim-öğretim programları, araç-gereçler, gelişim özelliklerine göre düzenlenmektedir. Bu bakımdan öğretmenlerin ve eğitimcilerin insanın gelişim özelliklerini yakından bilmeleri ve öğrenme-öğretme etkinliklerini buna göre düzenlemeleri gereklidir. GELĠġĠMLE ĠLGĠLĠ TEMEL KAVRAMLAR Bu kavramlar gelişme, büyüme, gelişim, olgunlaşma, hazır bulunuşluk, öğrenme ve kritik dönem olarak aşağıda açıklanmaktadır. GeliĢme-GeliĢim: Bu kavramlar bazen birbiri yerine kullanılabildiği gibi farklı anlamlar yüklenerek de ele alınmaktadır. Buna göre gelişme; canlının, büyüme, olgunlaşma ve öğrenmenin etkileşimi sonucu sürekli ilerleme gösteren değişmesidir. Gelişim ise; canlının döllenmeden başlayarak beden, zihin, duygu, dil ve sosyal yönden en son aşamaya kadar ilerleme gösteren değişim sürecidir. Büyüme: Organizmanın bedensel (fiziksel) olarak göstermiş olduğu bazı değişmeleri ifade etmektedir. Örnek: Boyun uzaması, kilonun artması, vb. OlgunlaĢma: Organizmanın doğuştan sahip olduğu bazı güçlerin, iş görebilecek konuma gelmesidir. Genetik yapı ve çevre etkileşimi sonucu bireylerde görülen biyolojik değişikliklerdir. Örnek: Bir çocuk konuşma olgunluğuna ulaşmadan ne kadar alıştırma yaptırılırsa yaptırılsın gereği gibi konuşamaz. HazırbulunuĢluk: Olgunlaşmayı da kapsayan hazırbulunuşluk kişinin olgunlaşma ve öğrenme sonucu belli davranışları yapmaya hazır olmasıdır. Örnek: Saz çalmayı öğrenecek bir çocuğun kaslarının yeterince olgunlaşması ve ayrıca saz çalma konusunda bazı ön bilgilere sahip olması, hazırbulunuşluğa örnektir. 1

2 Öğrenme: Bireyin çevresi ile etkileşimi sonucu bireyde meydana gelen kalıcı izli davranış değişikliğine öğrenme denir. Örnek: Çocuğun kalem tutması için el ve parmak kaslarının yeterince olgunlaşması gerekir. Bundan sonra ise çocuğa kalemin nasıl tutulacağının gösterilmesi sonucunda onun bu davranışı kazanması, öğrenmedir. Yukarıdaki örnekte çocuğun kalem, kağıt ve yazıyla ilgili bazı önbilgilere sahip olması hazırbulunuģluk, kalem tutabilecek kas yapısına ve zihinsel yapıya ulaşmış olması olgunlaģma, ona bu eylemi gösterecek kişilerin olması çevre ve çocuğun bu yaşadığı durum da yaģantı olarak ifade edilebilir. Çocuğun neticede kalemle bazı harf ya da şekiller çizmesi veya kalem tutması ise davranıģtır. GeliĢimde kritik dönem: İnsan hayatında bazı uyarıcıların en güçlü etkiye sahip olduğu dönemler vardır. Birey bu dönemlerde bazı öğrenmelere karşı duyarlıdır ve diğer dönemlere göre daha hızlı öğrenme eğilimindedir. Bu dönemlere gelişimin kritik dönemleri denir. Örnek: Bazı psikologlarca okul öncesi dönem zihin ve dil gelişimi için kritik dönemdir. GeliĢim Görevi: Bireyin hayatında belirli bir dönemde o döneme ait başarılması bireyin mutluluğuna ve sonraki görevleri başarmasına rehberlik eden, başarılmaması bireyde mutsuzluğa, toplumca onaylanmamaya ve sonraki dönemlerde güçlük çekmesine yol açan görevdir. 1. Kalıtım: Yaşam babadan gelen spermin, annenin yumurtasını döllemesiyle başlar. Döllenen yumurtaya zigot adı verilir. Zigot hızla çoğalarak organizmayı oluşturur. Kalıtımı, anne ile babadan gelen 23 er adet kromozomun birleşimi (46 adet kromozom) meydana getirir. DNA, genlerden oluşur. Genlere yaşamın özü de denilir. Saç, göz rengi, cinsiyet, zekâ kapasitesi vb. genlerle belirlenir. Genotip; göz rengi gibi kalıtımla gelen özellikleri, fenotip ise zekâ gibi gözlenebilen çevresel etkileşim sonucu oluşan özellikleri ifade eder. Burada şuna dikkat etmek gerekir ki, genotip tarafından sınırları belli olan zekâ, çevresel şartlarla belirlenebilir. 2

3 Fenotip = Genotip x Çevre Örnek; kalıtımsal olarak matematiksel zekâsı deha derecesinde olan bir çocuk, bunun farkına varılmazsa bu zekâsını tam olarak kullanıp geliştiremeyebilir. Kalıtımın özellikle fiziksel ve zihinsel özellikleri belirlediği savunulmaktadır. 2. Çevre: Bireyin yaşadığı ortamda onu etkileyen her türlü uyarıcılardan oluşur. Çevre, kalıtımsal özelliklere gelişme olanağı verir veya sınırlandırır. Çevrenin etkileri doğum öncesi, doğum sırası ve doğum sonrası olarak ele alınabilir. Örnek; annenin hamileliği sırasında ateşli hastalıklar, alkol, sigara, uyuşturucu kullanması, mutsuz bir yaşam sürmesi, aşırı yorgunluk, radyasyon veya kaza geçirmesi gibi durumlar organizmayı büyük ölçüde etkilemektedir. 3. Ana Babanın etkisi: Ana-babanın gözlenen davranışları, çocuğun tüm kişilik gelişimini önemli derecede etkilemektedir. Katı kuralcı, otoriter ve sınırlandırıcı ana-babaların çocuklarının da despot, kuralcı ve yaratıcılıktan uzak olarak yetiştikleri gözlenmiştir. Aşırı hoşgörülü, ana-babanın da çocukları duygusal yönden zedelediği ve çocuklarında saldırganlık eğilimi olduğu gözlenmiştir. Ana-baba çocuklarına karşı tutarlı ve güven verici bir tutuma sahip olmalı ve çocuklarıyla dengeli bir etkileşim kurabilmelidir. Bu şekilde çocukların kişilik gelişimleri olumlu yönde etkilenir. GELĠġĠM KAVRAMLAR ĠLKELERĠ Etkileyen Faktörler Büyüme: Organizmanın bedensel (fiziksel) olarak göstermiş olduğu bazı değişmeleri ifade etmektedir. OlgunlaĢma: Organizmanın doğuştan sahip olduğu bazı güçlerin, iş görebilecek konuma gelmesidir. HazırbulunuĢluk: Kişinin olgunlaşma ve öğrenme sonucu belli davranışları yapmaya hazır olmasıdır. Öğrenme: Bireyin çevresi ile etkileşimi sonucu meydana gelen kalıcı davranış değişikliğidir. GeliĢimde kritik dönem: İnsan hayatında bazı uyarıcıların en güçlü etkiye sahip olduğu dönemler vardır. Birey bu dönemlerde bazı öğrenmelere karşı duyarlıdır ve diğer dönemlere göre daha hızlı öğrenme eğilimindedir. Bu dönemlere gelişimin kritik dönemleri denir. GeliĢim Görevi; bireyin hayatında belirli bir dönemde başarılması, bireyin mutluluğuna ve sonraki görevleri başarmasına rehberlik eden, başarılmaması bireyde mutsuzluğa, toplumca onaylanmamaya ve sonraki görevlerde güçlük çekmesine yol açan görevdir. Gelişim Kalıtım ve Çevre etkileşiminin bir üründür Gelişim süreklidir ve belli aşamalarla gerçekleşir Gelişim nöbetleşe devam eder Gelişim, baştan ayağa, içten dışa, genelden özele doğrudur Gelişimde kritik dönemler vardır Gelişim bir bütündür Gelişimde bireysel farklılıklar vardır 1.Kalıtım 2.Çevre 3.Ana Babanın etkisi 4.Zaman 3

4 FĠZĠKSEL GELĠġĠM Bebeklik Döneminde (0-2 YaĢ) Fiziksel GeliĢim Bedensel gelişimin en hızlı olduğu dönemdir. Bebeğin doğumdan sonra ilk yaptığı davranış solunumdur. Doğumun ilk yıllarında boyun ile baş kasları ayak kaslarına göre, karın bölgesi kaslarıyla omuz kasları da kol ile el kaslarına göre daha önce gelişir. Gelişim baştan ayağa, içten dışa doğrudur ilkesini hatırlayınız! Bebeğin vücudunu denetim altına alması büyüme, olgun-laşma ve öğrenmeyi gerektirir. Bebek başlangıçta Refleksif hareketler ve Deneyimsiz genel vücut hareketleri yapar ancak 2 yaşında psiko-motor gelişimde büyük ilerleme olur. Bebeğin gelişimi; Ġlk çocukluk dönemi (2-6 yaģ): Bu döneme okul öncesi dönem de denir. Fiziksel gelişim hızı önceki döneme göre azalmıştır. Psiko-motor gelişim özellikleri yüksektir. Bir yerde uzun süre oturmazlar, koşmak atlamak tırmanmak isterler. Yeterli bir bellek kapasiteleri yoktur. Ġlköğretim dönemi (6-12 yaģ): Fiziksel gelişim hızı ilk yıllara göre yavaştır. Kemik ile iskelet sistemleri, kas sisteminden daha hızlı gelişir. Bu durum büyüme ağrılarını da beraberinde getirir. Küçük kas gelişimi de bu dönemde olur. Gözler normal görme gelişimini tamamlamaya başlar. Ergenlik dönemi (12-18 yaģ): Vücutta tekrar hızlı fiziksel gelişmeler meydana gelir. Cinsiyet salgı bezleri aktif hale gelerek cinsiyet hormonu üretmeye başlar. Vücuttaki bu hızlı değişime uyum sağlama ergen için önemli bir sorundur. Bu dönemde birey çok yönlü, soyut ve analitik düşünebilir. Dil ile zihinsel gelişim ileri düzeydedir. 4

5 Fiziksel geliģimin eğitim açısından sonuçları 1. Okul öncesi dönemindeki çocukların vücutları çok esnek ve etkinlik düzeyleri çok yüksektir. Bu nedenle uzun süre bir yerde oturamazlar. Koşmak, tırmanmak vb. gibi sürekli hareket etmek isterler. Görsel algılamalarındaki yetersizlikleri nedeniyle birçok beceride yetersizdirler. Ayrıca büyük kas gelişiminin daha hızlı olması sebebiyle küçük kas becerisi isteyen çizme, makas kullanma gibi işlerde yetersizdirler. 2. Bu dönemdeki çocukların etkinlikleri zorlamadan, keyifle sıkılmadan yapmaları için büyük fırçalar, kalın pasteller, büyük puntolu kitaplar gibi büyük boy araç-gereçler kullanılmalıdır. 3. Okul öncesi çocuklar yorulduklarının farkına varmadan oynarlar. Bu nedenle öğretmenler çocukların sık sık dinlenme arası vermelerine özen göstermelidir. 4. İlköğretim dönemi çocuklarda görme duyusu normale döner. Küçük kas becerileri okul öncesi döneme göre gelişmiştir. Ancak okulöncesi dönemde kalem tutma, çizme gibi etkinliklerde bulunmadan okula başlayan çocukların küçük kas gelişiminde yetersizlikler görülebilir. Öğretmenler bu durumdaki çocuklara büyük boy araç-gereçlerle etkinlik yaptırmalı, daha sonra düzgün çizgi çizmelerini beklemelidir. 5. Ergenlik döneminde, birden bire hızlı büyümenin etkisiyle ergende vücut koordinasyonunda yetersizlik ve acemilikler gözlenebilir. Öğretmenler bu özelliğin farkında olmalı ergeni becerisizlikle suçlamamalı, ergenin bu durumu olumlu atlatabilmesi için enerjisini olumlu bir biçimde kanalize edeceği etkinliklere yönlendirmeli ve gerekli öğretme öğrenme ortamları hazırlamalıdır. PSĠKOSOSYAL GELĠġĠM BiliĢsel geliģim kuramları: BiliĢsel GeliĢim: Yeni doğan çocuğun, baş etmesi gereken en önemli problem, yaşadığı dünyayı öğrenmesi ve anlamasıdır. Bireyin çevresindeki dünyayı anlama ve öğrenmesini sağlayan, aktif zihinsel faaliyetlerdeki gelişimine Bilişsel Gelişim denir. PIAGET ĠN BĠLĠġSEL GELĠġĠM KURAMI Piaget bilişsel gelişimi biyolojik ilkelerle açıklamıştır. Ona göre gelişimi etkileyen ilkeler; Bireyin davranışlarını ilk çocukluk yıllarında (bebeklik) refleksler yönlendirir. Daha sonra bebek, biyolojik olarak olgunlaştıkça ve çevre ile etkileşimi sonucu yaşantı kazandıkça çocuk bilinçli hareketler göstererek çevresine uyum sağlamaya başlar. Bireyin her bir uyum hareketi organize edilmiş bir davranışın parçasıdır. Tüm etkinlikler koordineli ve örgütlenmiştir. 5

6 Örneğin; yeni doğan bir bebek önceleri nesneleri emme ve yakalama davranışlarını koordinesiz olarak gerçekleştirir. Birkaç etkinlikten sonra artık istediği nesneyi yakalayıp emecek hale gelir. Böylece düzensiz hareketlerden organizeli (istemli) etkinliklere bir ilerleme görülür. Piaget uyum (adaptasyon) ve organizasyon (örgütleme) ilkesine Fonksiyonel değiģmezler adını verir. Yani bu iki ilke birey için yaşamsal öneme sahiptir. Birey tüm yaşantı ve öğrenmelerini sürekli bir dengeleme etkinliği içinde gerçekleştirir. Şimdi bu kavramları örnekleriyle inceleyelim: Piaget in BiliĢsel GeliĢim Kuramında Temel Kavramlar 1. Zeka: Organizmanın çevreye etkin bir şekilde uyum sağlamasına yardım eder. Zekice davranmak organizmanın yaşamı için en uygun koşulları sağlamaktır. Kısaca Pieget e göre her canlı yaşayabilmek için kendine en uygun koşulları bulmaya çalışır. Bunu gerçekleştiren temel etken de zekadır. 2. ġema: Bireyin çevresindeki dünyayı anlamak için geliştirdiği bir bilgisayar programı gibidir. Şema yeni gelen bir bilginin yerleştirileceği bir çerçevedir. Örnek 1: Hiç dut ağacı görmeyen birisi aklında dut ağacını canlandırırken, onu gövde ve dallarıyla klasik bir ağaç zihindeki ağaç çerçevesi şeklinde tanımlayabilir. Örnek 2: Koyun görmeyen bir çocuğun kafasında koyunları yerleştirdiği köpek yani hayvan şemalarının bulunması 3. Örgütleme: Bir olay veya durum devam ederken bu devam anındaki süreçleri sistemli ve tutarlı hale getirmesidir. 4. Adaptasyon: Bireyin çevresiyle etkileşerek karşılaştığı değişikliklere uyma gayretidir. Adaptasyon özümleme ve uyumsama şeklinde oluşmaktadır. Özümleme: Bireyin yeni karşılaştığı durumları önceden var olan şemaların içerisine yerleştirmesidir. Örnek: Köye bir gezi sırasında, kırda yayılan koyunları ilk kez gören çocuk baba köpeklere bak demesi. Yani koyunları zihnindeki köpek şeması içine yerleştirmesi Uyumsama: Bireyin önceden var olan şemaları değiştirip yeni şemalar oluşturmasıdır. Örnek: Çocuğun koyunlarla etkileşimde bulunduğunda koyunların köpeklerden farklı olduğunu gö r- mesi ve köpeklere ilişkin şemasını yeniden düzenlemesi. 5. Dengeleme: Özümleme ve uyumsama süreçlerinin etkileşimleri sonucu ortaya çıkan durumdur. Yeni gelen uyarıcıların özümleme sonucu bilişsel dengeyi bozması uyumsama süreci ile dengenin kurulmasını anlatır. Örnek: Çocuğun bu durumu özümsemesi ve artık koyunları tanıması ise dengelemedir. 6

7 PIAGET ĠN BĠLĠġSSEL GELĠġĠM DÖNEMLERĠ 1. Duyusal Motor Dönemi (0-2 yaģ): Bütün bebekler doğuştan refleksif davranışlara sahiptir. Başlangıçta kendini diğer nesnelerden ayıramayan bebek, kendisini dış dünyadan ayırt etmeye başlar. Ayrıca çevre ile etkileşimi sonucu refleksif hareketlerden amaçlı davranışlara doğru bir ilerleme kaydeder. Bu dönemdeki çocuklarda, bir yaşlarına doğru nesnenin sürekliliği ilkesi gelişir. Yani bebek nesne gözünün önünden kaldırıldığında onun yok olmadığını öğrenir. Ayrıca bebekte deneme-yanılma ve taklit öğrenmesi gelişmeye başlar. Örnek: Önceleri bebek, nesne ortadan kaldırılınca nesnenin yok olduğunu, artık var olmadığını düşünür. Eline aldığı topun ya da çıngırağın on dakika önce eline aldığı aynı çıngırak ya da top olduğunu bebek bilmez. 2. ĠĢlem Öncesi Dönem (2-7 yaģ) Bu dönem kendi içinde sembolik (kavram öncesi) dönem (2-4 yaģ) ve Sezgisel Dönem (4-7 yaģ) olarak ikiye ayrılır. a.sembolik Dönem (2-4 yaģ): Çocukta dil gelişimi hızlıdır. Bu dönemde çocuk kelimeleri kullanmaya, sembollerle nesneler arasındaki ilişkiyi kurmaya başlar. Ben merkezcidirler, dünyayı başkalarının açısından görmezler. Objeleri sadece renk biçim gibi tek bir özelliklerine göre sınıflandırabilirler. 7

8 Örnek: Mavi üçgenlerle mavi kareleri bir arada gruplandırabilir. (Renklerine göre sınıflama) Mantık yürütme çok yüzeyseldir ve gelişmemiştir. Örnek: Kedi evde yaşarsa evcil bir hayvan olur. O halde fare de evde yaşadığı için o da evcil bir hayvandır şeklinde bir çıkarım da bulunabilirler. b.sezgisel Dönem (4-7 yaģ): Bu dönemde çocuklar sezgilerine dayalı olarak mantık yürütmeye ve problem çözmeye başlar. Dil gelişimi hızlıdır. Üst düzeyde sınıflandırma yapamazlar. Nesnenin konumunu ilkesini henüz kazanmamışlardır. Korunum, herhangi bir nesne ye da nesne grubunun fiziksel biçimi ye da mekandaki konumu değiştiğinde, nesnenin miktar, sayı, alan, hacim vb. özelliklerinin değişmeyeceği ilkesidir. Örnek: Eşit miktarda dolu olan iki su bardağından birini ince ve uzun bir bardağa, diğerini geniş bir bardağa çocuğun gözü önünde boşalttığımızda ince uzun bardak daha büyük göründüğü için çocuk, o bardaktaki suyun daha fazla olduğunu söyleyecektir. İşlemleri tersine çeviremezler Örnek: = 11 işleminin tersi olan 11 5 = 6 işlemlerini yapamaz ve aradaki bağlantıyı kuramazlar. Bu dönemin sonuna doğru ben merkezli davranışlarında azalmalar görülür. 3. Somut ĠĢlemler Dönemi (7-11 yaģ) İlköğretim dönemindeki çocuklar, bilişsel yeterlilikler bakımından çok hızlı gelişme gösterirler. Bu dönemde çocuklar artık tersine çevirme ve nesnenin korunumu ilkesini kazanmışlardır. Yani nesnelerin fiziksel yapılarında mekandaki konumlarında değişmelerle miktar, hacim, sayı vb. özelliklerinde değişme meydana gelmeyeceğini anlarlar. Örneğin: Kısa ve geniş bardaktaki su ile ince uzun bardaktaki suyun aynı miktarda olduğunu görebilirler. Aynı miktardaki kalıp halindeki bisküvi ile parçalanmış halinin aynı olduğunu söyleyebilirler. Bazı işlemleri zihinsel olarak yapabilirler ve üst düzeyde gruplama yapabilirler. Nesneleri uzunluk, genişlik, ağırlık gibi özelliklerine göre sıralayabilirler. Ayrıca benmerkezcilikten uzaklaşmışlardır. Olayları ve dünyayı başkalarının açısından görebilirler. Çocuklar somut olduğu müddetçe karmaşık problemleri çözebilirler. Soyut problemleri çözemez, soyut kavramları açıklayamazlar. 4. Soyut ĠĢlemler Dönemi (11 yaģ + ) Çocuklarda yaklaşık olarak ergenlik döneminin başlangıcıyla başlar. Bu dönemde çocuklar artık yetişkinler gibi soyut düşünmeye başlayabilirler. Problemlerin çözümünde tümevarım tümdengelim yoluyla akıl yürütme yapabilirler. Soyut kavramları anlayarak etkili bir biçimde kullanabilirler. Problemlerin çözümünde sadece somut yöntemleri değil, olaylarla ilgili değişkenler arası ilişki kurarak hipotez geliştirip bunları test edip çözmeye çalışırlar. Dil gelişimi, önceki dönemlere göre daha ileri düzeyde olduğu için mecazları anlayabilir, kullanabilirler. Çeşitli inanç ve değerler üretebilirler. 8

9 Piaget in Bilişsel Gelişim Kuramının Eğitim Açısından Sonuçları 1. Eğitim, gelişim teorilerine uygun olmalıdır. Öğretmenlerin planlayacağı hedef ve yaşantılar çocukların gelişim düzeylerine uygun olmalıdır. 2. Düzenlenecek etkinlikler, konular, çocuğun bilişsel yapı-sına uygun ve onu zenginleştirici yönde olmalıdır. Çocukların mümkün olduğunca çevresiyle zengin bir etkileşimde bulunması sağlanmalı öğrenme yollarını birbirlerinden öğrenmelerine imkan tanımalıdır. Düzenlenecek uygun çevre etkileşimleriyle çocuğun gelişimi hızlandırılabilir. 3. Okul, yaşama hazırlayıcı değil; yaşamın kendisi olmalıdır. Okulda sosyal yaşamın öğeleri yansıtılmalıdır. 4. Öğrenme-öğretme etkinlikleri çocuğun hazırbulunuşluk düzeyine uygun olmalı, öğrenme-öğretme etkinliklerine çocuğun aktif olarak katılması sağlanmalıdır. 5. Eğitim planlaması, öğretmen rehberliğinde, çocukların ilgi ve ihtiyaçlarına cevap verici şekilde olmalıdır. 6. Eğitim, mümkün oldukça bireyselleştirmelidir. Ezbere dayalı sınavlardan kaçınılmalı, öğrenci mümkün oldukça aktif kılınmalıdır. 7. Öğretmen sınıfta ders anlatmak, göstermek için değil gözlemek, sormak, rehberlik etmek için vardır. Evreler Duyusalmotor dönem ĠĢlem öncesi dönem Olası YaĢlar 0-2 yaģ 2-7 yaģ Özellikler Taklit yapmaya başlama Etrafına tepki verme, Kendini dış dünyadan ayırt etme Nesnelerin kaybolduğunda yok olmadığını anlama Yavaş yavaş dil kullanımında gelişme, Sembolik biçimde düşünme yeteneği kazanarak nesne ve olayları çeşitli sembollerle ifade etme, Tek yönlü mantıksal düşünebilme ve sınıflamalar yapma, Başkalarının bakış açısından bakmakta zorlanma, Benmerkezci düşünme Somut iģlemler dönemi 7-11 yaģ Somut problemleri çözebilme, Korunum kanunlarını anlama, Nesneleri çok yönlü sıralama ve sınıflandırabilme, Tersine çevirebilme, Mantıksal düşünme yeteneğinde gelişme, Benmerkezcilikten uzaklaşma. Soyut iģlemler 11 yaģ+ dönemi Soyut, birleştirici ve daha bilimsel düşünebilme, Fikir dünyasında ilerleme ve sosyal konularla aktif olarak ilgilenmede gelişme, Problemleri zihinsel olarak çözebilme, Değer ve inanç sitemini yapılandırma 9

10 BRUNER ĠN BĠLĠġSEL GELĠġĠM KURAMI Bruner e göre bilişsel gelişim yaşam boyu devam eden bir süreçtir. Gelişim eylemsel, imgesel ve sembolik olarak adlandırılan üç aşamada oluşur. Eylemsel Dönem (0-3 yaģ): Bu devrede çocuk nesnelerle doğrudan etkileşerek başka bir deyişle yaparak-yaşayarak öğrenir. Örnek: Bebeğin yürümeyi öğrenmesi eylemsel etkinliklerle (sınama / yanılma) gerçekleşir. Ġmgesel Dönem (3-6 yaģ): Bu dönemde bilgi, sözcükler ve kavramlar yoluyla edinilir. Bu dönemde gelişmiş olan dil ve görme duyusu yoluyla değişik durum ve yaşantılar, imgeler formüle edilerek zihne aktarılır. Çocuklar algıların tutsağıdır. Sembolik Dönem (7 yaģ +): Yaşamın tümüyle mecazlar, formüller ve simgeler yoluyla kavranmasının anlatımıdır. Çocuk; dil, mantık, matematik, müzik vb. alanların sembollerini kullanarak iletişim kurabilir BRUNER ĠN BĠLĠġSEL GELĠġĠM KURAMI DÖNEMLERĠ Eylemsel Dönem (0-3 yaģ) Ġmgesel Dönem (3-6 yaģ) Sembolik Dönem (7 yaģ +) ÖZELLĠKLERĠ 1. Bilişsel gelişimin ilk aşamasında tepkiler uyarıcıdan bağımsız değildir. Yani uyarıcı tepkiyi yönlendirir. Bilişsel gelişim ise tepkilerin uyarıcıdan bağımsız hale gelmesidir. 2. Gelişim, farklı alanlardaki ilerlemenin ürünüdür. 3. Gelişim, bilgiyi işleme sürecinin ve depolama sisteminin gelişimine bağlıdır. Örnek: Çocuk, dil gibi bir sembol sistemini öğrenmeden dünyayı anlamlandıramaz. 4. Bilişsel gelişimde, bireyin kişisel farkındalığının önemi büyüktür. Kişisel farkındalık, bireyin kendisine ve başkalarına ne yaptığını ve ne yapacağını artan bir kapasiteyle açıklamasıdır. 5. Bilişsel gelişim için sistemli bir öğretici-öğrenici etkileşimi gerekir. Öğreticiler, kültürü yorumlayarak çocukla paylaşmalıdır. 6. Bilişsel gelişimde dil ve sosyal farkındalık da önemli birer anahtardırlar. VYGOTSKY NĠN BĠLĠġSEL GELĠġĠM KURAMI Rus psikologu Lev Vygotsky, çocuğun sosyal çevresinin ve kültürün bilişsel gelişimde önemli bir rolü oldu- 10

11 ğunu savunur. Vygotsky e göre tüm öğrenmelerin kaynağı sosyal çevredir. Öğrenmeyi bir bakıma sosyal etkileşim yoluyla kültürleme olarak tanımlayan Vygotsky, kişinin psikolojik süreçlerinin bile çevre tarafından etkilendiğini (bireyin üzüntülü veya mutlu olması) savunur ve kültürlenmede dilin öneminden bahseder. Vygotsky, çocuğun bilişsel gelişimini etkilemede yetiģkinlerin rolünün çok önemli olduğunun vurgular. Ona göre, bilişsel gelişim, başkaları tarafından düzenlen davranışlardan, bireyin kendi kendine düzenlediği davranışlara doğru bir ilerleme gösterir. Öğretmen ve yetişkinlerin görevi, dışsal denetimi giderek azaltarak çocuğun içsel denetimini beslemek ve kendi kendisini düzenlemesini desteklemektir. Yani çocuk kendi kendine bağımsız düşünmeli ve problemleri kendi kendine çözmelidir. Aksi takdirde çocuk, sürekli dıştan denetlenen ve güdülenen, edilgen bir birey olarak kalır. BRUNER VE VYGOTSKY NĠN EĞĠTĠME ĠLĠġKĠN GÖRÜġLERĠNĠN DEĞERLENDĠRĠLMESĠ 1. Çocuklar yetişkinler gibi düşünemezler. Bu nedenle eğitimciler öncelikle çocukların ö ğrenmesini sağlamak için onların bilişsel süreçlerini anlamalıdır. 2. Öğretimde yakından uzağa ilkesi kullanılmalıdır. 3. Çocuğun kazanacağı yeni yaşantılar, eski yaşantılarına uygun olmalıdır. Yeni öğrenmeler, çocuğun sahip oluğu bilişsel yapılarla öğrenebileceği yapıda olmalı ne çok zor ne de çok kolay olmamalıdır. 4. Vygotsky çocuğun öğrenmesinde, yetişkinlerin ve daha gelişmiş diğer çocukların rolünü vurgulamaktadır. Ona göre doğrudan birebir öğretim çok etkilidir. 5. Öğretim bireyselleştirilmelidir. Çocukların kendi imkânlarıyla öğrenmesine olanak verilmelidir. 6. Öğretmenler, öğrenmenin sosyal yanını gözardı etmemelidirler. Özellikle Vygotsky, yetişkin rehberliğinin ve kurulan sağlıklı etkileşimin çocuğun bilişsel gelişimini hızlandırdığını belirtir. BĠLĠġSEL GELĠġĠM KURAMCILARININ TEMEL KAVRAMLARI 11

12 KĠġĠLĠK GELĠġĠM KURAMLARI KiĢilik; bireyi başkalarından ayıran, bireyin doğuştan getirdiği ve sonradan kazandığı özelliklerin bir bütünüdür. Kişilik insan davranışlarının tüm yönlerini kapsar. KiĢilik, bireyin var olma ve tepkide bulunma, dış dünyayı algılama, kendi duygularını ifade etme, dünya ile olan ilişkisi içinde kendi değerini ve anlamını kavrama, kendi kendini bir amaca yönlendirme biçimidir. KiĢilik kavramından, bir insanı başkalarından ayıran duyuş, tutum, davranış örüntülerini içeren tüm ruhsal özellikler anlaşılır. Çok çeşitli toplumsal ve kişisel ortamlarda sergilenen, bireyin kendisini ve çevresini algılaması, ilişki kurma biçimi ve düşünceleri ile ilgili süre giden bir örüntüdür. Karakter: Genellikle kişilikle aynı anlamda kullanılır. Ancak, karakter kavramını kişiliğin en belirgin özellikleri olarak ayırma eğilimi de bulunmaktadır. Mizaç (Huy), kişiliğimizin genetik temelli, doğuştan gelen özelliğidir. Birisinin kişiliğinden (şahsiyetinden) bahsettiğimizde, onu diğer kişilerden farklı kılan ve belki de onu biricik yapan özellikleri kastediyoruz. Kişiliğin bu yönlerine bireysel farklar denir. Bazı insanlar sinirlidir, bazıları değil; bazı insanlar içedönüktür, bazıları dışadönük; bunun gibi özellikler vardır. BEDEN YAPISI VE MĠZAÇ ĠLĠġKĠSĠ 12

13 Ectomorph insanlar Mesomorph insanlar Endomorph insanlar İnce, uzun insanlar Kütük gibi, geniş omuzlu, kaslı beden yapısı Tombul, armut şekilli insanlar ANDROJEN VE ESTROJEN KĠġĠLĠK KAVRAMLARI Androjen erkeklerde görülen bir grup hormonun grubunun adıdır. Estrojen de kadınlarda görülen hormon grubunun adıdır. Normalde her iki hormon her iki cinste de üretilmektedir. Ancak erkeklerde baskın olarak endrojen, kadınlarda da baskın olarak estrojen hormonu grubu üretilmektedir. Bu hormonların dengelerinin bozulması halinde bireylerin görünüşlerinde ve davranışlarında değişiklikler gözlenebilir. Eğer kadınlarda fazla miktarda androjen üretilirse sesler kalınlaşır, yüzlerinde sakala yakın tüyler oluşur ve meme yapıları erkeklerin ki gibi küçülmeye başlar. Aynı şekilde erkeklerde de estrojen üretimi fazla ise seste incelmeler, sakalda seyrekleşme veya hiç çıkmama, memelerde büyüme görülebilir. KĠġĠLĠK GELĠġĠMĠ KURAM - KURAMCILAR ve DÖNEMLERĠ FREUD UN PSĠKO - SEKSÜEL KU- RAMI ERĠKSON UN PSĠKO-SOSYAL KURAMI Oral Dönem (0-1 YaĢ) Anal Dönem (1-3 YaĢ) Fallik Dönem (3-6 YaĢ) Gizil (Latans) Dönem (6-12 YaĢ) Genital Dönem (12-18 YaĢ) 1. AĢama: Temel Güvene Karşı Güvensizlik (0-1 Yaş) 2. AĢama: Özerkliğe Karşı Şüphe ve Utanç (1-3 Yaş) 3. AĢama: Girişkenliğe Karşılık Suçluluk (3-6 Yaş) 4. AĢama: Çalışma ve Başarılı Olmaya Karşı Aşağılık Duygusu (6-12 Yaş) 5. AĢama: Kimliğe Karşılık Kimlik veya Rol Karmaşası (12-18 Yaş) 6. AĢama: Yakınlığa Karşı Yalıtılmışlık (18-26 Yaş) 7. AĢama: Üretkenliğe Karşı Durgunluk (Orta Yetişkinlik) 8. AĢama: Benlik Bütünlüğüne Karşı Umutsuzluk (İleri Yetişkinlik) FREUD UN PSĠKO-SEKSÜEL GELĠġĠM KURAMI 13

14 Sigmond Freud, kişilik gelişimi bakımından ilk çocukluk yıllarındaki yaşantıların önemini vurgular. Bu kurama göre normal gelişimin sağlanması için gelişimin her döneminde bireyin temel ihtiyaçlarının doyurulması gerekir. Eğer temel ihtiyaçlar karşılanmazsa kişilik gelişimi engellenir. Freud, kişilik gelişimini çeşitli dönemlerle açıklamıştır. Her dönem belli bir kritik gelişimi kapsamaktadır. Bir dönemdeki ihtiyaçlar karşılanmadığı takdirde, o döneme aşırı bağımlılık meydana gelmekte, sonraki aşamada meydana gelecek kişilik gelişimi engellenmektedir. Psiko-Seksüel GeliĢim S. Freud'a göre bireyin çocuklukta geçirdiği yaşantılar onun kişilik gelişimini büyük ölçüde etkiler. Bu kurama göre bireyde normal bir kişilik gelişimi oluşması için onun bütün dönemlerdeki gereksinimlerinin tam olarak karşılanması gerekmektedir. Psiko-seksüel gelişim kuramında beş temel dönem vardır. Freud'a göre her bir gelişim döneminin, bedenin bir bölgesine karşı geliştirilen tepki biçimleriyle sıkı bir bağlantısı vardır ve bu dönemler ona göre tanımlanır. Bu dönemler: FREUD UN PSĠKOSEKSÜEL GELĠġĠM KURAMINDAKĠ TEMEL ÖĞELER ĠD EGO SÜPEREGO Kişiliğin en erken gelişen, ilkel boyutudur. Ego, idden sonra gelişen ve gerçeklik ilkesine göre çalışan kişilik boyutudur Süperego, sosyal ilişkiler içinde diğer insanlar tarafından aktarılan geleneksel değerler ile toplumsal, ahlaksal ve kültürel alışkanlıkların içselleştirilmiş şeklidir. Süper ego ana-babanın ödülceza sistemleri ile şekillenen değerler dizgesini yansıtır 1. Oral Dönem (0 1 YaĢ) 2. Anal Dönem (1 3 YaĢ) 3. Fallik Dönem (3 6 YaĢ) 4. Gizil (Latans) Dönem (6 12 YaĢ) 5. Genital Dönem (12 18 YaĢ) 1. Oral Dönem (0-1 YaĢ): Bu dönemde temel haz kaynağı, yeme ve emme davranışları nedeniyle ağızdır. Doğumla başlar ve birinci yılın sonuna kadar devam eder. Bebek dış dünyayı ağızla tanımaktadır. Çocuğun bu dönemdeki emme davranışında bir engellenme söz konusu olursa bu durum ileriki yaşlarda onun kişiliğini etkiler. 2. Anal Dönem (1-3 YaĢ): Bu dönem çocukluğun 1 3 yaşlarını kapsar. Bu dönemde çocuk, dışkılamayı kontrol etmeyi öğrenmeye başlamaktadır. Bu dönemin en önemli konusu çocuğun tuvalet eğitimi ve kontrolüdür. Dışkıyı tutma bırakma sırasında çocuk, bir yandan bağımlılık duyguları, öte yandan ayrılma ve bağımsızlaşma duygularını birlikte yaşamaktadır. 14

15 3. Fallik Dönem (3-6 YaĢ): Bu dönem Oedipal dönem olarak da bilinmektedir. Bu dönemde çocuğun kendi cinsiyeti ile özdeşleşmesi ve kendi cinsel (genital) organlarıyla ilgilenmesi söz konusudur. Bu dönemde çocuklar cinsel organlarıyla oynamaktan zevk alırlar. Çocuklar, karşı cins ebeveyne ilgi gösterirler. Yetişkinleri model alarak cinsiyet rollerini kazanmaya başlarlar. Oedipus KarmaĢası: Erkek çocuk annesine, kız çocuk ise babasına yakınlıkduyar. Bu durumun anne ya da baba tarafında hoş karşılanmayacağını ve cezalandırılacağını düşünür. Erkek çocuk annesine duyduğu sevgiden dolayı babasını kıskanır ancak aynı zamanda babasını da örnek alır ve ona hayranlık duyar. Kız çocuklarda aynısını anneye karşı yaşarlar ve buna da elektra karmaģası denir. Çocukların ebeveynlerine karşı duydukları bu hisler uygun bir şekilde atlatılmazsa eğer ileriki dönemlerde Psikopatolojik durumlar ortaya çıkmaktadır. ĠğdiĢlik Korkusu: Fallik dönemde erkek çocuk için penis, çocuğun bütün benliği, varlığı ile eşdeğer bir anlam ve önem kazanır. Toplumsal tutumların da desteği ile erkek çocuğu kız çocuktan ayıran bu değerli, üstün organla ilgili olarak çocuk zihninde bir takım korkular geliştirir. Kız çocukta penis olmadığını fark edince bunun kendisinde de yok edilebileceği kaygısı doğar. Ayrıca ailede ve toplumda çocuğun yaramazlıklarına, penisi ile oynamasına, gece istemelerine karşı bir ceza olarak penisin kesileceği sıklıkla söylenir. Ülkemizde bu yaştaki çocuklara yapılan, tutun şunu sünnet edelim, vb... biçimdeki korkutmalar, takılmalar ve gerçekten bu yaşlarda yapılan sünnet olayının kendisi penise bir zarar gelebileceği, ceza olarak penisin kesilebileceği korkusunu uyarır. Bu korku, iğdişlik korkusu olarak bilinir. Freud a göre bireyin hayatında en belirleyici niteliğe sahip olan evreler bu ilk üç dönemdir. 4. Gizil (Latans) Dönem (6-12 YaĢ): Bu dönemde çocuğun cinsel ilgileri, yönelişleri ve merakları bastırılmış, bunların yerine yeni uğraşlar ve ilgiler gelişmiştir. Artık çocuk, enerji ve merakını okumaya, oyuna ve öğrenmeye sarf etmektedir. Bu dönemin başarılı geçmesi, çocuğun yenilgiler karşısında yılmadan özerk bir varlık olarak girişimlerde bulunmasına neden olur. 5. Genital Dönem (12-18 YaĢ): Bu dönemde gençte bedensel, cinsel ve ruhsal olarak belirli değişiklikler oluşmaktadır. Gençler, bu dönemde cinsel yönden olgunlaşmaya başlar. Bir yandan bağımsız olmaya çalışan ergen, diğer yandan da ailesine bağımlıdır. Bu dönemin sorunsuz geçirilmesi, daha önceki dönemlerin sağlıklı geçirilmesine bağlıdır. Ayrıca Freud, id, ego ve süperego olarak adlandırdığı üç değişik kişilik boyutu olduğunu söylemektedir. 15

16 Kişiliği bu yönüyle buz dağına benzeten Freud, suyun üstünde kalan kısma bilinç, su altında kalan kısma ise bilinçaltı adını vermektedir. Ġd: Kişiliğin en erken gelişen, ilkel boyutudur. Kişiliğin bu bölümünde açlık, cinsellik, haz, susuzluk, acıdan kaçma gibi ihtiyaçlar bulunmaktadır. Bu ihtiyaçlar hemen doyuma ulaşma isteğindedir. Özetle organizmanın biyolojik varlığını tanımlayan id, doğuştan var olan tüm psikolojik gizil güçlerin ve ruhsal enerjinin kaynağıdır. Ego: Ego, idden sonra gelişen ve gerçeklik ilkesine göre çalışan kişilik boyutudur. Buna göre idden kaynaklanan ve hemen doyuma ulaşmayı amaçlayan ihtiyaçları toplumsal ve ahlaksal değerlere uyumlu hale getirmek egonun görevidir. Ego kişiliğin yönetici kesimini oluşturur. Özetle; id ve süperegodan gelen talepleri dengelemek, uyuşmazlığı gidermek ve kişilik bütünlüğünü sağlamak egonun temel işlevidir. Süperego: Süperego, sosyal ilişkiler içinde diğer insanlar tarafından aktarılan geleneksel değerler ile toplumsal, ahlaksal ve kültürel alışkanlıkların içselleştirilmiş şeklidir. Süperego ana-babanın ödül-ceza sistemleri ile şekillenen değerler dizgesini yansıtır. Çocuk ana-babanın standartlarını içselleştirerek davranışlarını yönetecek özdenetim yeterliliği kazanır. Böylece çocukta Süperegonun bir alt sistemi olan vicdan gelişir. Artık çocuğa kötü davranışın yanlış olduğunu söylemeye gerek kalmaz, bunu Süperego yapar. Çünkü Süperego, toplumsal beklentilere uygun olmayan davranışların cezalandırılacağı yönündeki bilgilerle yapılandırılmıştır. Bu bağlamda, egoyu gerçekçi amaçlara doğru yönlendirir. İd, ego ve süperego farklı ilkelere göre çalışır. ĠD (Zevk) Kişiliğin en erken gelişen, ilkel boyutudur. Kişiliğin bu bölümünde açlık, cinsellik, haz, susuzluk, acıdan kaçma gibi ihtiyaçlar bulunmaktadır KĠġĠLĠK EGO (Gerçeklik) Ego, idden sonra gelişen ve gerçeklik ilkesine göre çalışan kişilik boyutudur Ego kişiliğin yönetici kesimini oluşturur SÜPEREGO (Ahlaka Uygunluk) Süperego, sosyal ilişkiler içinde diğer insanlar tarafından aktarılan geleneksel değerler ile toplumsal, ahlaksal ve kültürel alışkanlıkların içselleştirilmiş şeklidir Üç kişilik boyutun dürtüleri arasındaki uyumsuzluk anksiyete (bunalıma) neden olur. Genel olarak anksiyet, günlük yaşam içinde zorlanma-lardan kaynaklanır. Birbirleriyle çelişen gereksinim ve beklentilerin karşılanmasında zorlanan insan, bu nedenle uyum sorunları yaşar. Freud a göre organizmanın ihtiyaçlarının karşılanmaması iki durumda gerçekleşir. Bunlar engelleme ve çatıģmadır. Engelleme: Organizmanın amacına ulaşmasının engellenmesi durumudur. Bunun neticesinde birey amacına yeni yollarla ulaşmaya çalışır. Amacına ulaşamayan bireylerin gösterdiği en belirgin tepki genellikle saldırganlıktır. Örneğin, televizyonda günlerdir izlemeyi beklediğiniz bir film var. Tam filmin başlama saatinde elektrikler kesildi. Bu durumda filmi izleyememe durumu bir engellenme durumudur. Böyle hallerde öfke ve çaresizlik duyguları ortaya çıkar. Bu ve benzeri engellenme durumlarının sık olması halinde bireyde bir takım yılgınlıklar, adresinden hayal temin kırıklıkları 16 Yeni hazırladığımız Eğitim Bilimleri Soru Bankasını edebilirsiniz. Bu kitabı çözmeden sınava girmeyiniz. ve kompleksler Uğur YILMAZER gelişebilir.

17 ÇATIġMA: Çatışma bir karar verememe durumudur. Diğer bir ifade ile güdülerin birbirine ters düşmesidir. İnsanı birbirine zıt olan davranışlara sürükleyen ihtiyaçlar karşısında meydana gelen huzursuzluk halidir. Çatışma durumu aşağıdaki şekilde gerçekleşir. YanaĢma YanaĢma Birey için hoş olan iki zıt amaca aynı anda ulaşma isteğidir. Bu ise mümkün olmadığı için bir çatışma durumu ortaya çıkarmaktadır. Bir başka ifade ile sevdiğiniz iki durumdan birini seçme zorunluluğudur. Örneğin, aynı anda sevdiğimiz ve seyretmek istediğimiz iki film arasında seçim yapmak veya çok aç ve yorgun olduğumuz bir zamanda yemek ile uyumak arasında seçim yapmak gibi. Kaçınma Kaçınma Önceki durumun tersi söz konusudur. Birey burada sevmediği iki şıktan birini seçmek zorunda kalmaktadır. Birey kendisi için hoş olmayan iki durum arasında kalmıştır. Bu durumdaki bireyde kaçma eğilimi görülebilir. Örneğin, bir öğrencinin sevmediği bir dersin sınavı için çalışma zorunluluğu ve çalışmadığı takdirde sınıfta kalma ihtimalinin aynı anda bulunması durumudur. YanaĢma Kaçınma Bireyin aynı duruma karşı iki zıt duygu beslemesi, yani aynı durumu hem istemesi hem de istememesi durumudur. Örnek 1: Çocuk şeker ve çikolata yemeyi çok sevmektedir. Aynı zamanda da okulda bunların dişl e- rini çürüteceğini öğrendiği için bunları yemek istememektedir. Böyle bir durumda çocuk şeker karş ı- sında yanaşma kaçınma çatışmasına düşecektir. Örnek 2: Ya da babasını çok seven bir çocuğun ona yaklaşmak istemesi fakat aynı zamanda babası sık sık kendisini cezalandırdığı için ondan kaçma eğilimi göstermesidir. Gerginlikten kurtulmak isteyen birey, savunma mekanizmalarına yönelir. Çoğunlukla farkında olmadan kullandığımız savunma mekanizmaları, kaygımızı azaltma yolunda bize yararlıdır. Herkes, değişik zamanlarda 17

18 şu veya bu şekilde savunma mekanizmalarını kullanır. Başlıca savunma mekanizmaları şunlardır: 1. Bastırma Korku, suçluluk gibi kaygı yaratan durumların bilinç alanı dışına itilmesi ve bastırılmasıdır. Bilinç alanı dışında bulunan bu tür duygular konuşma sırasında, düşlerde ya da davranışlarda değişik biçimde ortaya çıkar. Konuşurken yerinde kullanılmayan sözcük düşlerde ortaya çıkan cinsel istekler, beklenilmeyen bir davranış, bastırma sonucu engellenen dürtülerin biçim değiştirerek bilinç alanına gelmesidir. 2. Mantığa Büründürme Kabul görmeyecek güdülerin yarattığı kaygıyı önlemek ya da ondan kaçmak için kullanılan en yaygın savunma mekanizmasıdır. En basit biçimleri ile günlük yaşamımızda görürüz. Ders çalışmamayı baş ağrısına bağlamak gibi. 3. Yansıtma Çatışmalarla başa çıkmanın başka bir yolu da kendi güdülerimiz için başkalarını suçlamadır. 4. Hayal Kurma Tatlı hayaller kurma ya da fantezi, bireyin çatışmalarını hayalinde çözümleyerek rahatladığı bir durumdur. Bireyler, olayları gerçekteki şekilleri yerine, olmasını istedikleri biçimde hayal ederler. Fanteziye, genellikle ergenlik döneminde çok rastlanır. 5. Ödünleme Birey, sosyal güdüsünü doyuma ulaştırmak için başka bir faaliyete yönelir. Karşı cinsten ilgisini çekemeyip tatmin olamaması, onun spora yönelerek bu alanda başarılı olmaya çabalaması buna örnektir. Bir başka örnek, kısa boylu, bodur bir adam, boksla uğraşarak erkekliğini gösterme çabasına girebilir. 6. Gerileme Bir olay karşısında basit ve ilkel tepkilere dönmektir. Gerileme daha çok dört-beş yaşlarındaki çocuklarda görülür; çünkü bu yaşlarda çocuklar oldukça karmaşıklaşan engellemelerle karşılaşırlar. 7. Saplanma Çocukluk yaşantısında, iz bırakmış bir dönemde, bir bireye, nesneye, duruma bağlı kalmaktır. Saplantı sonucunda çocukluk dönemine özgü duygu, düşünce ve davranışlar ortaya çıkar. Örnek, uzun süre parmak emme, altına ıslatma gibi. 8. Yer DeğiĢtirme Gücümüzün yetmediği bir kimse ya da denetimimiz altında olamayan bir olay olursa, kaygımızı veya kızgınlığımızı gücümüzün yettiği bir kimseye veya denetimimiz altındaki bir olaya yöneltiriz. Okulda öğretmenine kızan öğrencinin, kızgınlığını evde bulunan küçük kardeşinden alması gibi. 9. ÖzdeĢim Kurma Engellemeyle başa çıkmanın başka bir yolu da, bir başkası ile özdeşim kurmadır. Başkası gibi durma, düşünme ve davranma yoluyla ulaşmak istediğimiz amaçlara ulaştığımızı sanırız. Örneğin; küçük çocukların süper kahramanları taklit etmesi gibi. 10. Yüceltme Yüceltme, cinsel dürtü ya da arzuların, cinsel olamayan davranım ve yollarla doyuma ulaştırılmasıdır. Erkeklerin ilgisini çekemeyen çirkin bir kadın, yaratıcı bir artist ya da sanatçı olabilir; böylece cinsel dürtüleri yüceltmiş olur. 11. Soyut Kavramlara Bürünme 18

19 Bizde kaygı uyandıran duygusal bir durumu soyut kavramların ışığında görerek, gerçekle ilişkimizi kesme eğilimine, soyut kavramlara bürünme adı verilir. Yakını ölen birey, bu kimseyi bir daha hiç göremeyeceğini bildiği halde, ölümü son derece soyut bir olay yaparak duyduğu acıyı bastırmaya çalışır. 12. KarĢı-Tepki GeliĢtirme Birey esas güdüsünün tam tersi bir güdüye sahip olduğuna inanarak esas güdüsünü gizleyebilir. Örneğin; bazı üvey annelerin, eşlerinin eski çocuklarına, yapmacık ve gösterişle bir sevgi göstermeleri. 13. Telafi Kendimizi zayıf gördüğümüz bir alandaki eksikliğimizi kuvvetli olduğumuz başka bir alandaki başarıyla örtme çabasına telafi denir. 14. Ġnkâr Birey daha önce yapmış olduğu bir davranışı kabul etmeyip, inkâr ederek de bir savunma mekanizması gösterilebilir. ERĠKSON IN PSĠKO-SOSYAL GELĠġĠM KURAMI Psiko-Sosyal GeliĢim Erik Erikson, psiko-sosyal gelişimi sekiz dönemde ele almıştır. Erikson'un dönemlerinde de Freud'da olduğu gibi insanların sağlıklı bir kişilik kazanmaları için bu dönemleri başarıyla atlatmaları gerekli görülmektedir. Erikson, diğer kuramcılardan farklı olarak insan hayatının tümünü içeren bir kuramı savunmuştur. Gelişim evlerinin aşamalı olduğunu (epigenetik yaklaşım) ileri sürmüş, çatışma ve karmaşa durumlarını psikososyal kriz olarak nitelemiştir. 1. AĢama: Temel Güvene KarĢı Güvensizlik (0-1 YaĢ): Bu aşamada bebkler, çevreleriyle etkileşimleri doğrultusunda güven ya da güvensizlik duyguları geliştirirler. Bu etkileşimdeki en önemli kişiler ise anne veya onun yerine geçen kişilerdir. Bu etkileşimin ve ilişkilerin niteliği, temel güven duygusunun esasını oluşturmaktadır. Eğer bebek, anne tarafından sevgi görmezse veya ihtiyaçları yerinde ve zamanında karşılanmazsa, dünyaya karşı güvensizlik duyguları geliştirir. 2. AĢama: Özerkliğe KarĢı ġüphe ve Utanç (1-3 YaĢ): Bu dönemde çocuklar, başkalarından bağımsız olmak ve öyle yaşamak istemekte ayrıca yapabilecekleri davranışlar konusunda çevrelerinden destek beklemektedirler. Buna karşılık sürekli sınırlandırılan, korunan, kontrol edilen ve kendi başlarına bir şey başarmalarına imkan verilmeyen çocuklarda utanma ve yeteneklerine güveneme duygusu gelişir. 3. AĢama: GiriĢkenliğe KarĢı Suçluluk (3-6YaĢ): Bu dönemde çocuklar, daha girişken ve ataktırlar. Bu durum çocukların bazı davranışlarında problem yaratabilir. Çocuğun sorarak öğrenme çabalarına/merakına karşı olumsuz tepkiler verilmesi çocuğun suçluluk duygusu yaşamasına neden olabilir. Bu nedenle, çocuğun hareketleri çevresi tarafından sürekli kısıtlanmamalı ve ona rahat hareket etme imkânı verilmelidir. Bu çocukta girişkenlik duygusunu geliştirmektedir. Buna karşılık yapmış olduğu davranışlar yüzünden sürekli azarlanan ve sıkı kontrol edilen çocukta ise suçluluk duygusu gelişmektedir. 4. AĢama: ÇalıĢma ve BaĢarılı Olmaya KarĢı AĢağılık Duygusu (6-12 YaĢ): Bu dönemdeki çocuk, çalışmaya ve öğrenmeye istekli olur. Takdir edilme isteğiyle başarma arzusu, ona çalışkanlık duygusu verir. Bu durum çocuğun yeteneklerine karşı olumlu bir tutum geliştirmesini sağlar. 19

20 Buna karşılık çocuk eğer sürekli başarısızlıklar yaşarsa bu durum, kendine karşı olumsuz tutum ve yetersizlik duygusu geliştirmesine neden olur. 5. AĢama: Kimliğe KarĢı Kimlik veya Rol KarmaĢası (12-18 YaĢ): Bu aşamada gençlik çağı başlar. Artık ergen için kimlik kazanma söz konusudur. Bunun için de ergenin çevresinden uygun birisiyle özdeşim kurması önem taşır. Kimliği tam olarak oturmamış kişilerde kararsızlık, çocuk gibi davranma gibi bir rol karmaşası ortaya çıkar. 6. AĢama: Yakınlığa KarĢı Uzaklık veya YalıtılmıĢlık (18-26 YaĢ): Bu aşamada birey, ergenlikte kazanmış olduğu kimliğin etkisiyle çevresiyle etkileşimde bulunur ve yeni dostluklar kurar. Karşı cinsle ilişkiler ve aile kurma düşüncesi oldukça baskındır. Bu aşamayı başarıyla atlatan birey, çevresiyle sevgiye dayalı ve sağlıklı ilişkiler kurar. Buna karşılık bu dönemde başarısız olan bir birey ise çevresiyle dostça ilişkiler kuramaz. Böylece kendisini yalnızlığa itmiş olur. 7. AĢama: Üretkenliğe karģı Durgunluk (Orta YetiĢkinlik): Bu aşama, orta yetişkinlik dönemini kapsar. Birey, üretken ve yaratıcıdır. Gerek kendi için gerekse yaşadığı çevre ve toplum için yararlı işler yapmak ister. Buna karşılık bunu başaramayan bireyde hiçbir işe yaramama duygusu gelişir. Böylece de birey, durgun ve içine kapanık bir yaşam sürer. 8. AĢama: Benlik Bütünlüğüne KarĢı Umutsuzluk (Ġleri YetiĢkinlik): Bu aşamada birey, daha önceki aşamalarda göstermiş olduğu gelişimin ürününü sergiler; benlik algısına uygun bir yaşam sürmüş bireyin, geride kalan hayatından hoşnut oluşu ya da aksi durumda hatalarını düzeltme imkânına sahip olmadığı düşüncesiyle umutsuzluğa kapılması söz konusudur. Erikson un Dört Kimlik Statüsü BaĢarılı Kimlik Statüsü Erken (ipotekli) BağlanmıĢ Kimlik Statüsü Moratoyum Kimlik Statüsü Kasırgalı (dağınık) Kimlik Statüsü Bireyler herhangi bir kararsızlık durumunda (bunalım durumunda)etkin karar alarak tercih yaparlar. Verdikleri kararın doğru olduğunu kabul etmektedirler ve karalarından memnundurlar. Diğer insanların kendisini kabul ettiğine inanırlar. Kimlikle ilgili tüm kararlar, anne-baba ya da otorite olarak kabul edilen diğer kişiler tarafından alınmıştır. Bireyler, kimliklerini diğer insanların vermelerini kabul ettikleri için benlik arayışına hiç girmezler. Kimlik bunalımı yaşayan ve çözüm yolu bulamayan bireylerin durumudur. Karasız ve boş vermiş kişiliğe ve böyle gelmiş, böyle gider anlayışına sahiptirler. Ergenlik döneminde görülen vurdumduymazlık ve amaçsızlık, morotaryumun başlıca belirtisidir. Yaşamları boyunca hiçbir kişi veya düşünceye bağlanmazlar. Kim oldukları ve ne yapmak istedikleri, nelere önem verdikleri belirsiz ve karışıktır. Dengesiz aile ilişkilerin yaşandığı ortamlarda daha çok ortaya çıkar. Bunalımın yaşanmadığı, bağlanmanın da olmadığı durumdur. Bir kimliğe bağlanmaktan tamamen kaçınırlar. Durumdan memnun olmamalarına karşın kendileri için benimseyecekleri yeni bir kimlik geliştirmekten kaçınırlar. En az etkileşim ve yönlendirmenin yaşandığı; ergenlerin kendileriyle en ilgili oldukları statüdür. Erikson a Göre KiĢilik GeliĢim Dönemleri YaĢlar KarmaĢalar Önemli olay Özellikler 20

21 Genç yetişkinlik Orta yetişkinlik Yaşlılık Temel Güvene Karşı Yeme - Bakımını üstlenen kişi ile ihtiyaçlarının karşılanmasına İçme bağlı olarak güven Güvensizlik Özerkliğe Tuvalet Enerjisini fiziksel olarak boşaltma ve hareketlerini kontrol Karşı Kuşku Eğitimi etme isteği ve Utanç Girişimciliğe Daha fazla kendine güven, farklı ve değişik şeyler denemede istekli olma Karşı Bağımsızlık Suçluluk Başarılı Olmaya Yeni bir şeyler öğrenmek için istekli olma, okul ile ilgili becerilerde yeterli olma Karşı Okul Aşağılık Duygusu Kimliğe Karşı Kimlik Akran İlişkileri olma Cinsiyet, politik, din ve mesleki kişiliğini bulmada başarılı Bunalımı Yakınlığa Başkalarıyla yakın ilişki kurmada istekli olma ve ilişki kurabilme. Bu durum daha çok ergenlikte kimliği kazanmayla Aşk Karşı Uzaklık ilgilidir. İlişkileri Üreticiliğe Üretici olma, yeni nesli yetiştirme ve toplumun gelişmesine Karşı Öğreticilik yardım etmede istekli olma. Durgunluk Benlik Bütünlüğüne Yaşamını kabul ya da Kendini, eksiklikleri artıları ve geçmişiyle kabul etme Karşı Umutsuzluk reddetme FREUD VE ERIKSON UN KURAMLARININ EĞĠTĠM AÇISINDAN DEĞERLENDĠRĠLMESĠ Her iki kurama göre her dönemde kritik olan ihtiyaçların doyurulması, çatışmaların çözülmesi gerekmektedir. Birinci Dönem: Çocuğun özellikle birinci yılında annesi ya da onunla ilgilenen kişi tarafından ihtiyaçlarının giderilmesi; sevgi, ilgi ve emniyet duygusunu hissetmesi çocukta temel güven duygusunu oluşturur. Ġkinci Dönem: Çocuğa kontrollü ve dengeli bir tuvalet eğitimi verilmeli, eğitimin çocuğu sıkıcı, korkutucu, utandırıcı olmamasına dikkat edilmelidir. Çocuk oturakta uzun süre bırakılmamalı, çişini haber verdiğinde ödüllendirilmeli, vermediğinde görmemezlikten gelinmelidir. Çocukta bağımsızlık ve kendini kontrol edebilme özelliğinin gelişmesi için yeme, içme, giyinme gibi konularda çok sıkı kontrol uygulanmamalıdır. Üçüncü Dönem: Çocuğun girişkenliğini engelleyecek baskıcı bir tavır takınmamalı, çocuğun girişken ve araştırıcı davranışları desteklenmelidir. Ayrıca onlara doğal meraklarını giderici araştırmalar yapma imkânı tanımalı, çocukta oluşan cinsellik ve cinsel organlara olan ilgi ve meraklar normal karşılanmalıdır. Çocuğun sorduğu sorular, basit ve anlayabileceği bir dille cevaplanmalıdır. Dördüncü Bölüm; Bu dönemde, çocuğun kendine ve yeteneklerine karşı olumlu bir tutum geliştirmesine yardım etmek amacıyla başarı kazanabileceği yaşantılar düzenlenmelidir. Bu, çocuğun akademik özgüvenini de geliştirmesine yardımcı olacaktır. Aksi halde başarısızlık, çocuğun kendisine olumsuz tutum geliştirmesine neden olarak ilerideki öğrenmelerini engelleyecektir. Bu nedenle öğretmenler çocuklara güçleri ölçüsünde, başarabilecek- 21

22 leri sorumluluklar vermelidir. Onlara güçlerinin üstünde, başarısızlığa neden olacak, benliğini zedeleyecek görevler vermemelidir. BeĢinci Dönem: Oniki yaşından sonra ergenlik dönemini de kapsayan bu dönemde ergen kimlik kazanma sorununu çözümlemek durumundadır. Bu nedenle öğretmenler ve ebeveynler, ergene artık bir yetişkin gibi davranmalıdır. Bu yaşlarda öğretmen ve ebeveynler, ergenin arkadaş gruplarını da tanımalı, onlarla yakın ilişkiler içinde bulunmalı, ergenin sağlıklı bir biçimde kimliğini kazanabilmesi için çevresinde uygun özdeşimler kurabilecek yetişkinlerle tanıştırılmalıdır. Ayrıca ergen ve arkadaş gruplarının enerjilerini, spor, müzik, bilimsel araştırmalar gibi etkinliklerde kullanmaları sağlanmalıdır. AHLAK GELĠġĠMĠ AHLAK GELĠġĠMĠ KURAMLARI J. PĠAGET KOHLBERG J.DEWEY GĠLLĠGAN Ahlak Öncesi Gelenek Öncesi Düzey Ahlak Sevgisi kavramından bahs etmiştir. Dönem (0 6 YaĢ) DıĢsal Kurallara Bağlılık Dönemi (6 12 YaĢ) 1. AĢama: İtaat ve Ceza Dönemi 2. AĢama: Saf Çıkarcı Eğilim Geleneksel Düzey 3. AĢama: Kişilerarası Uyum (İyi Çocuk Eğilimi) 4. AĢama: Kanun ve Düzen Dönemi Gelenek Öncesi Düzey Geleneksel Düzey Okullar ve Ana-baba değerler sistemi ve Ahlak sevgisi kazandırmalıdır. Kohlberg in ahlaki gelişim evrelerinin kesin ve evrensel olmadığını savunur. Her birey doğru ve dürüst davranarak iyi model olmalıdır. Erkeklerde hak, hukuk, kurallar ve sosyal ilişkiler; Kadınlarda ise duygusallık, şefkat, merhamet, koruma kavramlar üzerinde durur. Ahlaki Özerklik Dönemi (12 yaģ +) Gelenek Sonrası Düzey 5. AĢama: Sosyal Anlaşma ve Yasalara Uyma 6. AĢama: Evrensel Ahlak İlkelerine Uyma Özerk Düzey AHLAK GELĠġĠMĠ KURAMLARI Toplumun kendisinden beklenen fonksiyonları yerine getirilebilmesi için onu oluşturan insanların bazı kuralları içselleştirmesi gerekir. Bu kuramlardan bazıları, bireyin başkalarıyla nasıl etkili iletişim kuracağı, başkalarını incitmekten nasıl kaçınacağı, genellikle başkalarıyla iyi geçineceği, diğer bir deyişle çevresine nasıl 22

23 etkin bir uyum sağlayacağı ile ilgilidir. Ahlak gelişimi, toplumun tüm değerlerine kayıtsız şartsız edilgen bir uyma değil topluma etkin bir uyumu sağlamak için değerler sistemi oluşturma sürecidir. Burada Piagete, Kohlberg, J. Dewey ve Gilligan nın kuramları ele alınarak bu gelişim süreci incelenecektir. PIAGET ĠN AHLAK GELĠġĠMĠ KURAMI Piaget e göre ahlak gelişimi bilişsel gelişime paralellik göstererek çeşitli dönemler içinde ortaya çıkar. Piaget, çocukların ahlak gelişimi özelliklerini, onların oyunlarını gözleyerek açıklamaya çalışmıştır. Piaget e göre 6 yaşın altında çocukların kuraları yoktur. İki yaş civarı çocukların kural olmaksızın sadece oynadıklarını gözlemlemiştir. Bu çocuklar kuralların farkındadırlar. Ancak kuralların ne amaçla konduğunu ya da neden onlara uymak zorunda olduklarını anlayamazlar. Piaget 6 10 yaş arası çocukların kurallara uymada tutarsızlık göstermekle birlikte, kuralları kabul ettiklerini belirlemiştir yaşlarda ise artık çocukların kuralların anlamlarını kavrayabileceklerini savunur. Ayrıca, Piaget e göre okul öncesi dönemde, çocuklarda kural kavramı olmadığından, bu dönemde ahlak bilinci söz konusu değildir. Bu nedenle ahlak gelişimi, 6 yaşına kadar başlamaz. Piaget ahlak gelişimini iki dönemde ele almaktadır. KOHLBERG ĠN AHLAK GELĠġĠMĠ KURAMI KOHLBERG ĠN AHLAK GELĠġĠMĠ EVRELERĠ 23

24 Gelenek öncesi düzey 0 4/5 yaģ arası; İtaat ve Ceza Yönelimi Evresi 6 9 yaģ arası; Saf Çıkarcı Yönelimler Evresi Geleneksel düzey yaģ arası; İyi Çocuk Yönelimi Evresi yaģ arası; Kanun ve Düzen Yönelimi Evresi Gelenek sonrası düzey yaģ arası; Sosyal Anlaşma ve Yasalara Uyma Yönelimi Evresi 20 ve üstü yaģlar; Evrensel Ahlak İlkelerine Uyma Yönelimi Evresi Kohlberg'in kuramı, bir bakıma Pieaget'in kuramının yeniden yorumu niteliğindedir. Burada ahlak gelişimi, Kohlberg'in kuramı temel alınarak kısaca açıklanmaya çalışılmıştır. Kohlberg, insanlarda ahlak gelişimini üç düzeye ayırmaktadır. Ayrıca bu üç düzey içinde de altı aşamanın yer aldığını belirtmektedir. Gelenek Öncesi Düzey Birey, benmerkezcidir. Bireysel ihtiyaçlar ön plandadır. Kendi çıkarlarını önemseme ve güçlü olan kazanır/haklıdır düşüncesi hâkimdir. İşlenen bir suç fiziksel sonuçlarına göre değerlendirilir. Bu düzeyde dış çevredeki kurallar önemlidir. Çocuklar, yaşamış olduğu toplum ve kültür tarafından kabul edilmiş ölçütlere göre hareket ederler. 1. AĢama: Ġtaat ve Ceza Dönemi: Bu dönemde kural ve otoriteye körü körüne bağlılık doğru olarak kabul edilir. Çocuklar, cezadan ve maddi zarardan kaçınmak için kurallara uyarlar. Cezalandırılmak korkusuyla kişilere ve eşyalara fiziksel zarar vermekten kaçınırlar. Ben-merkezli bakış açısı söz konusudur. 2. AĢama: Saf Çıkarcı Eğilim (AlıĢ-veriĢ ĠliĢkisi): Bu dönemde çocuklar, kurallara kendi çıkarlarına uygun düştüğü müddetçe uyma eğilimi gösterirler. Kendi çıkar ve ihtiyaçlarını karşılamak için davranımda bulunurlar. Kurallara ihtiyacı karşıladığı sürece uyulur. Genelde benmerkezcidirler. Onlara göre bu aşamada adil olan, eşit bir alış-veriştir. Geleneksel Düzey Bu düzeyde birey için yakınındaki insanların, kısaca çevrenin dikkate alınması söz konusudur. Gelenek öncesi düzeydeki ben merkezli düşünme yerine başkalarını düşünme duygusu bu dönemde gelişmekte, çocuk, grubun/toplumun çıkarı için kendi çıkarından özveride bulunabilmektedir. 3. AĢama: Ġyi Çocuk Eğilimi (KiĢilerarası Uyum): Bu dönemin temel özellikleri iyi olmak, çevresiyle ilgilenmek, dürüst ve güvenilir olmak ve kurallara uymaktır. Bu aşamadaki çocuk, kendisinden beklenen roller doğrultusunda hareket eder. Olup bitenlere onların gözünden bakabilir. Kendisini karşısındakinin yerine koyarak iyi davranışlar görmeyi bekler. Yani, empatik düşünce gelişir. 24

25 4. AĢama: Kanun ve Düzen Dönemi: Bu aşamada çocuktan, otoriteye ve toplumsal düzene uygun olarak davranışta bulunması beklenir. Gelenek Sonrası Düzey Bu düzey, özerk olarak bireyin kendine özgü ahlak ilkelerini ve değer sistemini oluşturduğu düzeydir. 5. AĢama: Sosyal AnlaĢma ve Yasalara Uyma: Bu aşamada bireyde toplumun üstünde bir bakış açısı vardır. Birey İnsanların değişik değerlere ve fikirlere sahip olduğunu bilir ve kabul eder. Toplumda belirlenmiş yasaların ve önem verilen değerlerin, göreceli olduğunun farkındadır. Yeri geldiğinde yasaların demokratik yollardan değiştirilebileceği düşüncesini kazanmıştır. 6. AĢama: Evrensel Ahlak Ġlkelerine Uyma: Bu aşamada da birey, kendi seçtiği ahlak ilkelerini takip eder. Bu ilkeler, genellikle temel insan hakları, adalet ve eşitlik gibi evrensel değerlere dayanır. Yasalar, bu ilkeleri çiğnediğinde birey, yasalara uymayabilir. GeliĢim Düzeyleri Gelenek Öncesi Düzey Diğerlerinin kurallarına ve kişisel ihtiyaçlara dayanır Geleneksel Düzey Başkalarının uygun bulmasına, aile beklentilerine, geleneksel değerlere, toplumum kurallarına dayanır. Gelenek Sonrası Düzey Kendi ahlak ilkelerinin oluşturulmasına ve değer sistemine dayanır. DEWEY ĠN AHLAK GELĠġĠMĠ GÖRÜġÜ GeliĢim AĢamaları Ceza ve çevre Ģartlarına boyun eğme Kurallara cezadan kaçmak için uyulur. iyi ve kötü eylem onun fiziksel sonuçlarına dayandırılır. KiĢisel ödül için uyum Her koşulda kendi ihtiyaçları önemlidir. Yardım eğer geri dönecekse yapılır. Al gülüm ver gülüm düşüncesi hakimdir. Ġyi çocuk, iyi kız olmaya yönelme Başkalarının uygun bulması ve memnuniyetine göre davranır. En iyi davranış başkalarını mutlu etmektir. Kanun ve Düzene yönelme Kanunlar değerlidir. Sosyal düzeni sürdürmek ve otoriteye uymak gerekir. Doğru davranış, sosyal düzene ve otoriteye uygun görevi yerine getirmektir. Sosyal anlaģmalara yönelme Kanunlar toplumun refahı için değiştirilebilir. Değerler ve kanunlar eleştirilir. Evrensel etik ilkelerine yönelme Bireysel vicdanı geliştirme, Adalet, eşitlik ve insan haklarına göre karar verme Dewey e göre ahlak gelişimi bireyin eğitimiyle yakından ilgilidir. Eğitim bireyde psikolojik fonksiyonlarının (zihinsel, duygusal, psikososyal) tam bir şekilde olgunlaşmasına olanak veren ortamların, şartların sağlanmasıdır. 25

26 Eğitim söz edilen psikolojik boyutların gelişmesine yardımcı olurken bireyde değerler sisteminin gelişmesine de yardımcı olur. Bu bağlamda Dewey üç farklı ahlaki gelişim evresi sunmuştur. Gelenek Öncesi Düzey: Biyolojik ve sosyal dürtülerle güdülen ahlaki davranışları içeren evredir. Gelenek Sonrası Düzey: Bireyin içinde bulunduğu grubun değerlerini benimsediği evredir. Özerk Düzey: Bireyin davranışlarının kendi akıl yürütme ve karar vermesi ile oluşturduğu, bireyin içinde bulunduğu grubun standartlarını irdeleyerek benimsediği evredir. Dewey in görüşleri kuramsal çerçevede kaldığından taraftar toplayamamıştır. GILLIGAN IN AHLAK GELĠġĠMĠNE ĠLĠġKĠN GÖRÜġLERĠ Carol Gilligan büyük ölçüde ahlak gelişimi üzerinde çalışan psikologdur. Kohlberg in ahlak gelişimi aşamalarını kesin ve evrensel olmadığını savunmaktadır. Gilligan, Kohlberg in orijinal örneklerinde kadınları kapsamadığı halde kadınlarla ilgili genellemeler yaptığına dikkati çekmiştir. Kohlberg e göre kadınlar üçüncü aşamadan sonra erkeklerden daha düşük düzeyde bir aşamada bulunma eğilimindedir. Gilligan kızların herhangi bir yetersizlik nedeniyle düşük bir düzeyde bulunmadıklarını; ancak üçüncü düzeyden sonra toplumun beklentilerine ilişkin cinsiyet farklılıklarının açık hale geldiğini cinsiyet farklılıklarının açık hale geldiğini belirmektedir. Üçüncü aşamanın ahlak gelişim özelliği olan, başkalarına iyilik ve yardım etme, başkalarını hoşnut etme ve benzeri özellikler, çoğu toplumda kızlardan beklenen özelliklerdir. Gilligan a göre kızlar, bu beklentiyi karşılama ve onay görme çabası içinde olduklarından ahlak gelişimi bakımında bu dönemi aşamamış gibi görülmektedirler. Sassen, Haon ve arkadaşları da Gilligan ın görüşünü desteklemektedir. Gillligan, ergenin genç yetişkin olgunluğa eriştiğinde, hem kızlar hem de erkekler, Kohlberg in gelenek sonrası dönem olarak düşündüğü ahlak gelişiminin ötesinde daha olgun olarak görevlerini yerine getirebileceklerine inanmaktadır. Gilligan a göre ahlak gelişiminde önemli olan şey Kohlberg in belirttiği gibi bir sonraki gelişim düzeyine ulaşmak değil ahlak sevgisini kazanmaktır. AHLAK GELĠġĠMĠ KURAMLARININ EĞĠTĠM AÇISINDAN DEĞERLENDĠRĠLMESĠ Önceleri okullarda düzenlenecek öğretme-öğrenme süreçlerinin ahlak gelişimine çok az katkıda bulunduğu düşünülürken, yeni yapılan araştırmalardan elde edilen kanıtlar, düzenlenen öğrenme yaşantılarının ahlak gelişimini hızlandırdığını göstermektedir. Çocukların bilişsel yapıları soyut ahlaki kuralları anlamaya yeterli olmadığından, bu kuralları onlara birlikte yaşayarak, uygulayarak benimsetmek gerekir. Kurallar her şeyden önce öğretmen ve ebeveynler tarafından uygulanmalı, kuralların nedenleri somut yollarla ve çevrelerine uygun bir dille anlatılmalıdır. Okul öncesi dönemdeki çocukların kural tanımazlığı sebebiyle yaptıkları faaliyetler hırsızlık, yalancılık gibi nitelemelerle nitelendirilmemeli ancak bu kurallar onların bilişsel yapılarına uygun bir şekilde uygun öğrenme ortamları düzenlenerek öğretilmelidir. Öğretmenler ilköğretim ve ergenlik dönemlerinde çocuk-ların hazırbulunuşluk seviyelerine uygun bazı olayları tartışmalarına olanak sağlamalıdır. BENLĠK (KENDĠLĠK) KURAMLARI 1. BENLĠK KAVRAMI Benlik, kendi kişiliğimize ilişkin düşüncelerimiz ve kendi kendimizi görüş tarzımızdır. Benlik, kişiliği önemli ölçüde etkilemekte; fakat kişilikle aynı anlama gelmemektedir. 26

27 Benlik kuramcılarına göre benliği oluşturan öğeler şunlardır: a) Özben: Biyolojik kökenli gerçek içsel yaşantıların kaynağıdır. Bunlar; fizyolojik özellikler (yeme, içme, vs.), psikolojik özellikler (sevme, sevilme; ait olma vs.) ve kişisel güçlerdir (resim, müzik yeteneği vs.). Özben, iyi ye yöneliktir, kötü olarak nitelendirilmesi, te-mel ihtiyaçların karşılanmamasından kaynaklanmaktadır. A. ROGERS IN BENLĠK KURAMI: Carl Rogers ın kuramında temel kavramlar, benlik bilinci ve koşulsuz sevgidir. b) Benlik Tasarımı: Kişinin kendini algılayış biçimidir. Kişinin kendi görüşüne göre özelliklerinin, yeteneklerinin, duygu ve düşünce biçiminin nitelendirilmesidir. Benlik Tasarımı YaĢantı ĠliĢkisi: Benlik tasarımı, dinamik bir yapıya sahiptir. Çünkü kişinin kendisini görüş tarzı, geçirdiği yaşantılara bağlı olarak değiştirmektedir. Kişinin benlik tasarımı gerçek yaşantılarına uygun olduğu sürece kişi kendisiyle uyumludur, aksi halde kişi huzursuz ve kaygılıdır. Benlik Kuramları Kişiliği açıklarken benlik üzerinde duran psikologlar Rogers ve Maslow dur. 1. Benlik Bilinci: Kişinin kendisi hakkındaki düşünceleri, algılamalarıdır. Bir başka deyişle; kendini nasıl gördüğünün tasviridir. 2. KoĢulsuz Sevgi: Kişinin olumlu bir benlik bilinci geliştirebilmesi için temel şarttır. Koşulsuz sevgi, birey ne yaparsa yapsın, onun sevgi ve saygıya lâyık olduğunu kabul eden anlayışın ürünüdür. Koşulsuz sevgi içinde büyüyen kişilerin benlik anlayışları güçlü ve olumludur. Bu nedenle bir öğretmenin yapması gereken en önemli şey, öğrenciyi koşulsuz olarak kabul etmesidir. Böylece öğrenciler hem kendilerini keşfedecek, hem de başkalarının duygularına duyarlılık göstereceklerdir. Rogers a göre kiģinin kendisiyle barıģık olmasının göstergeleri Ģunlardır: 1. Başkalarının beklentileriyle kendi beklentilerini uzlaştırabilmesi 2. Değişik yaşantılara açık olabilmesi 3. Kişinin kendine karşı dürüst olması, hem olumlu hem de olumsuz yönlerinin farkında olması 4. Kendini ve başkalarını olduğu gibi kabul etmesi 5. Kişiliğini belli kalıplar doğrultusunda görmemesi, esnek olması 27

28 B. MASLOW UN KURAMI: Maslow un insani güdülerin sınıflandırılmasından oluşan kuramında, insan ihtiyaçlarının en tepesinde kendini gerçekleştirme ihtiyacı yer almaktadır. Ancak Maslow a göre, en karmaşık ve en üstte bulunan ihtiyaçlara güdülenme basamak halinde olabilir.hiyerarşide daha üst düzeydeki önemli güdülemeye kaynaklık edebilmesi için, alttaki ihtiyaçların asgari düzeyde tatmin edilmiş olmaları gerekir. Buna göre; öğretim ortamında öncelikle öğrencilerin temel olan yeme, içme gibi bedensel ihtiyaçları yerine getirilmelidir. Daha sonra öğrencilerin kendilerine önem verildiğini, sevildiklerini hissettirecek ortamlar sağlanmalıdır. Böylelikle öğrencinin kendini gerçekleştirme sürecine girmesinde kolaylık sağlanmış olacaktır. MASLOW UN ĠHTĠYAÇLAR HĠYERARġĠSĠ DĠL GELĠġĠMĠ 28

29 Dil gelişimi öğretmenlerimiz açısından özellikle bilinmesi gereken önemli bir konudur. Çünkü eğitimin çok büyük kısmı sözel iletişimle yani dille gerçekleşmektedir. DavranıĢçı Kuram: Bu kurama göre dilin öğrenilmesi, pekiştirmeler sonucunda belirli davranışların ortaya çıkması şeklinde gerçekleşmektedir. Yani bebekler konuşma dilimizdeki kelimelere benzer sesler çıkardığında çevresi tarafından pekiştirilerek konuşmayı öğrenmektedirler. Bu kuram dil kazanımında bebeğin konuşanları taklit etmesi ve erişkinlerin ödüllendirmelerle bebeğin çıkardığı sesleri desteklemeleri üzerinde durur. Sosyal Öğrenme Kuramı: Bu görüşe göre, dil gelişimi daha çok taklit, model alma ve anne-babanın düzeltici geribildirimle pekiştirmesi sonucu oluşmaktadır. Bu kuramda ise dilin öğrenildiği sosyal ve kültürel ortamdan etkilendiği belirtilir. Psiko-linguistik Kuramlar: Psiko-linguistik kuramlar, dil gelişimini davranışçı ve sosyal öğrenme kuramlarından farklı olarak ele alır. Bu kurama göre bütün insanlar genetik olarak dil öğrenmeye programlı olarak doğarlar. Bu nedenle çevre aslında çocuğun hangi dili öğreneceğini belirler. Çünkü her birey doğuştan bir dil kazanma mekanizması na sahip olarak doğar. Bu kuramda, doğuştan getirilen yetenekler ve dil öğrenimine bebeğin bir şekilde programlanmış olduğu açıklanır. Beyin gelişiminin önemi vurgulanırken, dilin öğrenilmesinde kritik dönemler bulunduğuna işaret edilir, genel bilişsel gelişim ve olgunlaşmanın dil kazanımındaki en önemli etken olduğu üzerinde durulur li yılların ortalarından önce çocuklardaki dil gelişimi ile ilgili yaklaşımlarda doğaya karşılık bakım (nature vs nurture) şeklinde bir kutuplaşma dikkati çekmektedir. Skinner ve yandaşları, davranışçı analitik yaklaşım ile dilin çevreden gelen uyaran ve deneyimlerle kazanıldığı üzerinde dururken; Chomsky ve onu destekleyenler dil kazanımının biyolojik ve nörolojik gelişime dayalı bir süreç ile gerçekleştiğini ve tek tip olduğunu, dilin öğrenildiği çevrenin özelliklerinden bağımsız olduğunu savunmuşlardır. Dil gelişimi en çok nörolojik ve bilişsel gelişimle yakından etkileşim içindedir. Lenneberg'e göre çocukta dil gelişiminin 6 tipik özelliği vardır. Dil geliģimi; bütün sosyokültürel toplumlarda geçerlidir. Başlangıcı yaşla ilişkilidir, her yerde sadece tek ve aynı biçimde oluşur, daha çok iç yapılanmayla ilişkilidir. Bu yapılanma tarih boyunca henüz bir değişiklik göstermemiş ve beynin belirli bölge zedelenmelerinde dil gelişimi aksamaktır. 29

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikoloji RPD 101 Not III Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Kişilik Gelişimi Kişilik Nedir? *Kişilik, bireyin iç ve dış çevresiyle kurduğu, diğer bireylerden ayırt edici,

Detaylı

1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ

1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ İÇİNDEKİLER 1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ ÇOCUK PSİKOLOJİSİNDE GELİŞİM MODELLERİ... 3 ÖĞRENME TEORİSİ MODELİ... 4 BİLİŞSEL GELİŞİM MODELİ... 5 İNSAN GELİŞİMİNİ VE PSİKOLOJİSİNİ AÇIKLAYAN TEMEL KURAMLAR...

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU Yaş Dönem Özellikleri BÜYÜME VE GELİŞME Gelişme kavramı düzenli, sürekli ve uyumlu bir ilerlemeyi dile

Detaylı

Yaşam Boyu Sosyalleşme

Yaşam Boyu Sosyalleşme Yaşam Boyu Sosyalleşme Lütfi Sunar Sosyolojiye Giriş / 5. Ders Kültür, Toplum ve Çocuk Sosyalleşmesi Sosyalleşme Nedir? Çocuklar başkalarıyla temasla giderek kendilerinin farkına varırlar ve insanlar hakkında

Detaylı

PSİKOLOJİK REHBERLİK BÖLÜMÜ DANIŞMANLIK VE. Gamze EREN Anaokulu Uzman Psikoloğu

PSİKOLOJİK REHBERLİK BÖLÜMÜ DANIŞMANLIK VE. Gamze EREN Anaokulu Uzman Psikoloğu PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BÖLÜMÜ Gamze EREN Anaokulu Uzman Psikoloğu İÇERİK Rehberlik Birimi Tanıtımı Gelişim Dönemleri ve Okula Uyum Süreçleri Öğrencilerimizin; Zihinsel, bedensel, sosyal ve

Detaylı

BĠLĠŞSEL GELĠŞĠM. Jean Piaget ve Jerome Bruner. Dr. Halise Kader ZENGĠN

BĠLĠŞSEL GELĠŞĠM. Jean Piaget ve Jerome Bruner. Dr. Halise Kader ZENGĠN BĠLĠŞSEL GELĠŞĠM Jean Piaget ve Jerome Bruner Biliş ne demektir? Biliş; düşünme, öğrenme ve hatırlama süreçlerine denir. Bilişsel gelişim neleri kapsar? Bireydeki akıl yürütme, düşünme, bellek ve dildeki

Detaylı

22.09.2014 KONUNUN ANA HATLARI ÖĞRETİM KURAMLARI PIAGET ÖĞRENME KURAMI

22.09.2014 KONUNUN ANA HATLARI ÖĞRETİM KURAMLARI PIAGET ÖĞRENME KURAMI KONUNUN ANA HATLARI ÖĞRETİM KURAMLARI PIAGET ÖĞRENME KURAMI Öğrenme-Öğretme Kavramları Öğrenme Kuramları Piaget nin Bilişsel Gelişim Kuramı Bilişsel Gelişim Kuramıyla İlgili Temel Kavramlar Bilişsel Gelişimi

Detaylı

ÜNİTE PSİKOLOJİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I

ÜNİTE PSİKOLOJİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I HEDEFLER İÇİNDEKİLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I Gelişim Psikolojisinin Alanı Gelişim Psikolojisinin Temel Kavramları Gelişimi Etkileyen Faktörler Gelişimin Temel İlkeleri Fiziksel Gelişim Alanı PSİKOLOJİ Bu

Detaylı

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER A) BİYOLOJİK ETMENLER KALITIM İÇ SALGI BEZLERİ B) ÇEVRE A) BİYOLOJİK ETMENLER 1. KALITIM Anne ve babadan genler yoluyla bebeğe geçen özelliklerdir.

Detaylı

Dili nasıl öğreniriz? Piaget nin Bilişsel Gelişim Kuramı Vygotsky nin Gelişime Sosyokültürel Yaklaşımı Yetişkinlikte zeka nasıl gelişir?

Dili nasıl öğreniriz? Piaget nin Bilişsel Gelişim Kuramı Vygotsky nin Gelişime Sosyokültürel Yaklaşımı Yetişkinlikte zeka nasıl gelişir? Dili nasıl öğreniriz? Piaget nin Bilişsel Gelişim Kuramı Vygotsky nin Gelişime Sosyokültürel Yaklaşımı Yetişkinlikte zeka nasıl gelişir? Doç.Dr. Hacer HARLAK - Psikolojiye Başka hiçbir hayvan bir dili

Detaylı

K İ Ş İ L İ K. Kişilik kavramı Kişilik kuramları Kişiliğin ölçülmesi. Doç.Dr. Hacer HARLAK - PSİ154 - PSİ162

K İ Ş İ L İ K. Kişilik kavramı Kişilik kuramları Kişiliğin ölçülmesi. Doç.Dr. Hacer HARLAK - PSİ154 - PSİ162 K İ Ş İ L İ K Kişilik kavramı Kişilik kuramları Kişiliğin ölçülmesi KİŞİLİK Personality Persona=maske Bireyin özel ve ayırıcı yanlarını içerir. Özel en sık ve en tipik Ayırdedici bireyi diğerlerinden ayırır.

Detaylı

OKUL ÖNCESİNDE OYUN VE HAREKET ETKİNLİĞİ

OKUL ÖNCESİNDE OYUN VE HAREKET ETKİNLİĞİ OKUL ÖNCESİNDE OYUN VE HAREKET ETKİNLİĞİ Oyun bir çocuğun en önemli işidir. Çocuklar oyun ortamında kendilerini serbestçe ifade edip, yaşantılarını yansıtırlar ve dış dünyaya farketmeden hazırlık yaparlar.

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...III ÜNİTE: 1. PSİKOLOJİ VE GELİŞİM PSİKOLOJİSİ15

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...III ÜNİTE: 1. PSİKOLOJİ VE GELİŞİM PSİKOLOJİSİ15 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...III ÜNİTE: 1. PSİKOLOJİ VE GELİŞİM PSİKOLOJİSİ15 Bilimin Anlamı ve Özellikleri...17 Psikoloji...18 Gelişim Psikolojisi...25 Öğrenme Psikolojisi...26 Psikolojide Araştırma Yöntemleri...26

Detaylı

Türkçe dili etkinlikleri, öğretmen rehberliğinde yapılan grup etkinliklerindendir. Bu etkinlikler öncelikle çocukların dil gelişimleriyle ilgilidir.

Türkçe dili etkinlikleri, öğretmen rehberliğinde yapılan grup etkinliklerindendir. Bu etkinlikler öncelikle çocukların dil gelişimleriyle ilgilidir. KİTAP VE ÇOCUK Türkçe dili etkinlikleri, öğretmen rehberliğinde yapılan grup etkinliklerindendir. Bu etkinlikler öncelikle çocukların dil gelişimleriyle ilgilidir. Türkçe dil etkinlikleri çocuğun kendi

Detaylı

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER Fowler ın kuramını oluşturma sürecinde, 300 kişinin yaşam hikayelerini dinlerken iki şey dikkatini çekmiştir: 1. İlk çocukluğun gücü. 2. İman ile kişisel

Detaylı

TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2031-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:7 4 5 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM BASAMAKLARI

TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2031-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:7 4 5 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM BASAMAKLARI TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2031-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:7 4 5 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM BASAMAKLARI Okul öncesi dönem genel anlamda tüm gelişim alanları açısından temellerin atıldığı

Detaylı

ZİHİNSEL ENGELLİ ÇOCUKLARDA CİNSEL EĞİTİM

ZİHİNSEL ENGELLİ ÇOCUKLARDA CİNSEL EĞİTİM ZİHİNSEL ENGELLİ ÇOCUKLARDA CİNSEL EĞİTİM Zihinsel engelli çocukların cinsel gelişim aşamaları normal çocukların cinsel gelişim aşamaları ile aynıdır. Cinsel eğitimin en büyük amacı,çocukluktan yaşamın

Detaylı

İÇİNDEKİLER. GİRİŞ GELİŞİM PSİKOLOJİSİNE DAİR Prof. Dr. İrfan ERDOĞAN. I. Gelişim Psikolojisine Kuramsal Bakış...1

İÇİNDEKİLER. GİRİŞ GELİŞİM PSİKOLOJİSİNE DAİR Prof. Dr. İrfan ERDOĞAN. I. Gelişim Psikolojisine Kuramsal Bakış...1 İÇİNDEKİLER GİRİŞ GELİŞİM PSİKOLOJİSİNE DAİR Prof. Dr. İrfan ERDOĞAN I. Gelişim Psikolojisine Kuramsal Bakış...1 BÖLÜM 1 GELİŞİM PSİKOLOJİSİNDE KURAMLAR VE ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ Çare SERTELİN MERCAN I.

Detaylı

OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI Okulöncesi eğitim çevresini merak eden, öğrenmeye ve düşünmeye güdülenmiş çocuğun bu özelliklerini yönetme, teşvik etme ve geliştirme gibi çok önemli bir görevi üstlenmiştir.

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III

İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III Ünite:I Eğitim Psikolojisinde Bilimsel Araştırma Yöntem ve Teknikleri 13 Psikoloji ve Eğitim Psikolojisi 15 Eğitim Psikolojisi ve Bilim 17 Eğitim Psikolojisi ve Bilimsel Araştırma

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI. BABA ve ÇOCUK

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI. BABA ve ÇOCUK k İl u ok l ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI BABA ve ÇOCUK PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - OCAK 2013 Tarihsel Süreç İçinde Baba Olma Kavramı Sosyo-ekonomik ve bilimsel gelişmeler, geleneksel aile

Detaylı

Doç.Dr. Hacer HARLAK - Psikolojiye Giriş I

Doç.Dr. Hacer HARLAK - Psikolojiye Giriş I Doç.Dr. Hacer HARLAK - Psikolojiye Bağlanma bebekle annesi veya bakımveren arasında varolan ve yaşam boyu da varolacak olan bağdır. Yaşamın ilk altı ayında oluşur. Harry Harlow bebek maymunları doğumdan

Detaylı

OYUN VE ÇOCUK. -Çocuğun iç dünyasını anlayabilmek. -Çocuğun olayları anlamasına yardım etmek. -Çocuğa olaylarla baş etme becerileri kazandırmak

OYUN VE ÇOCUK. -Çocuğun iç dünyasını anlayabilmek. -Çocuğun olayları anlamasına yardım etmek. -Çocuğa olaylarla baş etme becerileri kazandırmak OYUN VE ÇOCUK Oyun oynamak çocukluk çağına özgü psikolojik, fizyolojik ve sosyal içerikli bir olgudur. Oyun hem zihinsel gelişimin aynası olan hem sosyal becerilerin öğrenildiği hem de duygusal boşalımın

Detaylı

fetüs bebek ölüm çocuk İleri yaş yeniyetme yetişkin

fetüs bebek ölüm çocuk İleri yaş yeniyetme yetişkin Döllenmiş yumurta fetüs bebek ölüm çocuk İleri yaş yeniyetme yetişkin Yaşam boyu devam eden biyolojik, bilişsel, sosyal gelişim ve kişilik gelişiminin bilimsel incelemesi Gelişim psikolojisinin başlıca

Detaylı

GELİŞİM KURAMCILARI ÜÇ BÜYÜKLER

GELİŞİM KURAMCILARI ÜÇ BÜYÜKLER GELİŞİM KURAMCILARI ÜÇ BÜYÜKLER PSİKOSEKSÜEL GELİŞİM KURAMI SIGMUND FREUD FREUD UN KURAMLARI PSİKANALİTİK KİŞİLİK KURAMI PSİKOSEKSÜEL GELİŞİM KURAMI PSİKANALİTİK KİŞİLİK KURAMI BİLİNÇ ALTI BİLİNÇ ÖNCESİ

Detaylı

ÜNİTE PSİKOLOJİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ II

ÜNİTE PSİKOLOJİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ II HEDEFLER İÇİNDEKİLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ II Bilişsel ve Psikososyal Gelişim Alanları Bilişsel (Zihinsel) Gelişim Alanı Kişilik Gelişim Alanı Ahlak Gelişim Alanı PSİKOLOJİ Piaget nin zihinsel gelişim kuramının

Detaylı

Kavram ortak özelliklere sahip birbirine benzeyen nesneleri ya da olayları bir araya getirerek bir ad altına toplamaktır.kavram;

Kavram ortak özelliklere sahip birbirine benzeyen nesneleri ya da olayları bir araya getirerek bir ad altına toplamaktır.kavram; KAVRAM OLUŞTURMA: Kavram ortak özelliklere sahip birbirine benzeyen nesneleri ya da olayları bir araya getirerek bir ad altına toplamaktır.kavram; ağaç,kedi,güzellik,gibi bir nesne ya da bir sembol olabilir.

Detaylı

Bedia Albay 7-20 Yaş Arası Bireylerin Fiziksel, Bilişsel, Kişisel ve Ahlaki Gelişimleri

Bedia Albay 7-20 Yaş Arası Bireylerin Fiziksel, Bilişsel, Kişisel ve Ahlaki Gelişimleri Bedia Albay 7-20 Yaş Arası Bireylerin Fiziksel, Bilişsel, Kişisel ve Ahlaki Gelişimleri 7-20 Yaş Arası Bireylerde Fiziksel Gelişim: Fiziksel gelişim, yumurtanın döllenmesi ile başlar, ergenlik çağına kadar

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU YAŞ DÖNEM ÖZELLİKLERİ 5-8 YAŞ GRUBU YAŞ DÖNEM ÖZELLİKLERİ Bilişsel Gelişim Dil Gelişimi Fiziksel Gelişim

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ A u ok na lu ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - MART 2014 ANAOKULLARI BÜLTENİ ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ Okul öncesi dönem, gelişimin hızlı olması ve

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 18 Mayıs 2009 12:56 - Son Güncelleme Pazartesi, 18 Mayıs 2009 12:58

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 18 Mayıs 2009 12:56 - Son Güncelleme Pazartesi, 18 Mayıs 2009 12:58 Fiziksel Gelişim Bebeklik Döneminde - Fiziksel Gelişim 0-2 yaşlar arasını içeren bebeklik dönemi fiziksel açıdan pek çok temel becerinin kazanıldığı bir dönemdir. Bu dönem içerisinde bebeklerin hem beden

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik RPD 201 Not II Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Eğitimde Rehberlik *Rehberlik, bireyin en verimli bir şekilde gelişmesini ve doyum verici

Detaylı

Bilişsel Gelişim. Psikolojiye Giriş. Okuma raporu #1. Ders asistanım kim? (düzeltilmiş) Bebek Olmak Nasıl Bir Şey? Düşüncenin Gelişimi Ders 5

Bilişsel Gelişim. Psikolojiye Giriş. Okuma raporu #1. Ders asistanım kim? (düzeltilmiş) Bebek Olmak Nasıl Bir Şey? Düşüncenin Gelişimi Ders 5 Psikolojiye Giriş Bilişsel Gelişim Bebek Olmak Nasıl Bir Şey? Düşüncenin Gelişimi Ders 5 2 Okuma raporu #1 Alkolizm için Freudyen bir açıklama getirin. Daha sonra da davranışçı bir açıklama getirin. Son

Detaylı

8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ

8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ 8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ ÇOCUKLARIMIZIN GELİŞİM DÖNEMİ ÖZELLİKLERİNİ BİLMEK NE

Detaylı

Yapılandırmacı Yaklaşım

Yapılandırmacı Yaklaşım Yapılandırmacı Yaklaşım Dr Ismail Marulcu 1 Yapılandırma ama neyi? Öğrenme sürecinde yapılandırılan, inşa edilen ya da yeniden inşa edilen bilgidir. Yapılandırmacılık öğrencilerin yeni bilgileri nasıl

Detaylı

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. Onkoloji Okulu İstanbul /2014 SAĞLIK NEDİR? Sağlık insan vücudunda; Fiziksel, Ruhsal, Sosyal

Detaylı

II. KADEME) 11 14 Yaş Dönemi Özellikleri (ERİNLİK BULUĞ ÇAĞI)

II. KADEME) 11 14 Yaş Dönemi Özellikleri (ERİNLİK BULUĞ ÇAĞI) II. KADEME) 11 14 Yaş Dönemi Özellikleri (ERİNLİK BULUĞ ÇAĞI) Fiziksel Gelişim Bu dönemdeki çocukta, ilköğretimin II. Kademesine geç uyum sağlama görülebilir. Hem bedensel hem de psikolojik açıdan birçok

Detaylı

PSİ253 GEL.PSİ I - Prof.Dr. Hacer HARLAK YAŞAM BOYU GELİŞİM

PSİ253 GEL.PSİ I - Prof.Dr. Hacer HARLAK YAŞAM BOYU GELİŞİM YAŞAM BOYU GELİŞİM Yaşam boyu bakış açısı Gelişim: insanın yaşamı boyunca döllenmeyle başlayıp devam eden değişim örüntüsü Büyüme ve gerilemeyi içerir. Geleneksel yaklaşım: Doğumdan ergenliğe yayılan değişimleri

Detaylı

Psikolog Seda BİLGEN IŞIK İÇİNDEKİLER: 1. TIRNAK YEME 2. ÇOCUKLARDA BİLGİSAYAR KULLANIMI 3. SINAV KAYGISI 4. KAYNAKÇA

Psikolog Seda BİLGEN IŞIK İÇİNDEKİLER: 1. TIRNAK YEME 2. ÇOCUKLARDA BİLGİSAYAR KULLANIMI 3. SINAV KAYGISI 4. KAYNAKÇA Psikolog Seda BİLGEN IŞIK İÇİNDEKİLER: 1. TIRNAK YEME 2. ÇOCUKLARDA BİLGİSAYAR KULLANIMI 3. SINAV KAYGISI 4. KAYNAKÇA 1. TIRNAK YEME Tırnak yeme, her yaşta ve her iki cinste de görülebilen, zaman içinde

Detaylı

Bireylerin kendilerini ve meslekleri tanımaları ve kendi özelliklerine uygun. Mesleki Rehberlik

Bireylerin kendilerini ve meslekleri tanımaları ve kendi özelliklerine uygun. Mesleki Rehberlik Mesleki Rehberlik Bireylerin kendilerini ve meslekleri tanımaları ve kendi özelliklerine uygun Mesleki Rehberlik olan mesleği seçmeleri, seçtikleri mesleğe hazırlanmaları ve mesleki yönden gelişmeleri

Detaylı

MEB kitaplarının yanında kullanılacak bu kitap ve dijital kaynakların öğrencilerimize;

MEB kitaplarının yanında kullanılacak bu kitap ve dijital kaynakların öğrencilerimize; Sayın Veli, Yeni bir eğitim öğretim yılına başlarken, öğrencilerimizin yıl boyunca öğrenme ortamlarını destekleyecek, ders kitaplarını ve kaynak kitapları sizlerle paylaşmak istedik. Bu kaynakları belirlerken

Detaylı

Soru 1) Fiziksel büyümenin en hızlı olduğu dönem ne zamandır? a) 0-1 yaş b) 2-3 yaş c) 4-5 yaş d) 6-7 yaş

Soru 1) Fiziksel büyümenin en hızlı olduğu dönem ne zamandır? a) 0-1 yaş b) 2-3 yaş c) 4-5 yaş d) 6-7 yaş Soru 1) Fiziksel büyümenin en hızlı olduğu dönem ne zamandır? a) 0-1 yaş b) 2-3 yaş c) 4-5 yaş d) 6-7 yaş Soru 4) Aşağıda verilenlerin hangisi prenatal dönemi sağlıklı olarak tamamlayan bir bebeğin doğum

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik RPD 201 Not V Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Bireyi Tanıma ve Tanıma Teknikleri *Kendilerine özgü birer varlık olan bireyler, gerek doğuştan

Detaylı

T.C ALİAĞA KAYMAKAMLIĞI REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Hizmetleri Bölümü BÜLTEN. Ayın Konusu

T.C ALİAĞA KAYMAKAMLIĞI REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Hizmetleri Bölümü BÜLTEN. Ayın Konusu T.C ALİAĞA KAYMAKAMLIĞI REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Hizmetleri Bölümü NİSAN Ayın Konusu FARKLILIKLARLA YAŞAMAK İÇİNDEKİLER 1. FARKLILIKLARA SAYGI DUYMA 2. EMPATĠ

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ

İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ Bireyin çocukluktan yetişkinliğe geçerken biyolojik, psikolojik ve sosyal yönden geliştiği bireyselleştiği, toplumsallaştığı

Detaylı

Hamileliğe başlangıç koşulları

Hamileliğe başlangıç koşulları Zeka aslında tek bir kavram değildir. Zekayı oluşturan alt yeteneklere bakıldığında bu yeteneklerin doğuştan getirilen yeteneklerin yanı sıra sonradan kazanılmış, gerek çocuğun kendi çabasıyla edindiği,

Detaylı

Psikoloji. İnsan ve hayvan davranışlarını inceleyen bir bilimdir.

Psikoloji. İnsan ve hayvan davranışlarını inceleyen bir bilimdir. Psikoloji İnsan ve hayvan davranışlarını inceleyen bir bilimdir. Alt Dalları Klinik Psikoloji: Ağır duygusal bozuklukların tanı ve tedavisi Danışmanlık Psikolojisi :Hafif duygusal sorunlar Okul Psikolojisi:

Detaylı

PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI. Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak

PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI. Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak Öfkenin Gerçek Nedeni Ne? ÖFKE kıskançlık, üzüntü, merak,

Detaylı

İLKÖĞRETİME HAZIRLIK ve İLKÖĞRETİM PROGRAMLARI

İLKÖĞRETİME HAZIRLIK ve İLKÖĞRETİM PROGRAMLARI Editör: Fatma Alisinanoğlu 2. Baskı İLKÖĞRETİME HAZIRLIK ve İLKÖĞRETİM PROGRAMLARI Özlem Şimşek - Gülhan Güven - Gözde İnal Berrin Dinç - Saide Özbey - Barış Çaycı Emre Ünal - D. Neslihan Bay Editör: Prof.

Detaylı

Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler

Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler Çocuk ve ergenin kötüye kullanımını üç ana başlıkta ele

Detaylı

Kişilik Gelişimi. S.Freud E.Erikson

Kişilik Gelişimi. S.Freud E.Erikson Kişilik Gelişimi S.Freud E.Erikson Kişilik Bireyi diğer bireylerden ayırt eden, tutarlı olarak sergilenen, bireye özgü özellikler bütünüdür. Kişilik gelişimi, bireyin sosyal ve fiziksel çevresi içinde

Detaylı

Çocuğunuz ne kadar zeki?

Çocuğunuz ne kadar zeki? On5yirmi5.com Çocuğunuz ne kadar zeki? Psikolojik Danışman Yusuf Menki ile zeka testi konusunu konuştuk. Yayın Tarihi : 20 Aralık 2012 Perşembe (oluşturma : 1/4/2016) Gizem Gül'ün röportajı Hepimiz zeki

Detaylı

KOD 1 DAVRANIŞ MR (48-72 AY) xxxxxxx DAVRANIŞ VE UYUM RAPORU. "Sorun, sorun olmadan çözümlenmelidir."

KOD 1 DAVRANIŞ MR (48-72 AY) xxxxxxx DAVRANIŞ VE UYUM RAPORU. Sorun, sorun olmadan çözümlenmelidir. KOD 1 DAVRANIŞ MR (48-72 AY) DAVRANIŞ VE UYUM RAPORU "Sorun, sorun olmadan çözümlenmelidir." KİŞİSEL BİLGİLER Doğum Tarihi Cinsiyet Okulun Adı Sınıf İl İlçe Uygulama Tarihi Formu Dolduran 8.6.2011 ERKEK

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Test 11 (Bitişiklik Kuramı)...94. Test 12 (Bilişsel - Davranışçı Kuramlar)...97. Test 13 (Bilişsel - Davranışçı Kuramlar)...

İÇİNDEKİLER. Test 11 (Bitişiklik Kuramı)...94. Test 12 (Bilişsel - Davranışçı Kuramlar)...97. Test 13 (Bilişsel - Davranışçı Kuramlar)... III İÇİNDEKİLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ Test 1 (Psikolojiye Giriş)... 1 Test 2 (Gelişim Psikolojisine Giriş)... 3 Test 3 (Gelişim Psikolojisine Giriş)... 7 Test 4 (Bilişsel Gelişim)...11 Test 5 (Bilişsel Gelişim)...15

Detaylı

DAVRANIŞ BİLİMLERİ DAVRANIŞ BİLİMLERİNİN İNCELENDİĞİ SİSTEMLER

DAVRANIŞ BİLİMLERİ DAVRANIŞ BİLİMLERİNİN İNCELENDİĞİ SİSTEMLER DAVRANIŞ BİLİMLERİ DAVRANIŞ BİLİMLERİNİN İNCELENDİĞİ SİSTEMLER Doç. Dr. Mahmut AKBOLAT Davranış Bilimleri I. Fizyobiyolojik Sistem A Biyolojik Yaklaşım II. Psikolojik Sistem B. Davranışçı Yaklaşım C. Gestalt

Detaylı

Özel Gençlik İlkokul 1. Sınıflar İçin Rehberlik Seminerine Hoş geldiniz. Hazırlayan: Özel Gençlik İlkokulu PDR SERVİSİ

Özel Gençlik İlkokul 1. Sınıflar İçin Rehberlik Seminerine Hoş geldiniz. Hazırlayan: Özel Gençlik İlkokulu PDR SERVİSİ Özel Gençlik İlkokul 1. Sınıflar İçin Rehberlik Seminerine Hoş geldiniz Hazırlayan: Özel Gençlik İlkokulu PDR SERVİSİ İlkokul 1. Sınıfa Başlamak Demek; Ana Okulu Sınıflarından Okul Dönemine Geçiş Demektir

Detaylı

Hani annemin en büyük yardımcısı olacaktım? Hani birlikte çok eğlenecektik? Kardeşime dokunmama bile izin vermiyor. Kucağıma almak da yasak.

Hani annemin en büyük yardımcısı olacaktım? Hani birlikte çok eğlenecektik? Kardeşime dokunmama bile izin vermiyor. Kucağıma almak da yasak. Bu ayki rehberlik bülteni konumuz Kardeş Kıskançlığı hakkındadır. Sizlere çocuğunuza bu süreçte nasıl yardımcı olabileceğiniz ile ilgili önerilerimiz olacaktır. KARDEŞ KISKANÇLIĞI Neler olduğunu hiç anlamıyorum!

Detaylı

OYUN VE ÇOCUK. Oyunun Aşamaları:

OYUN VE ÇOCUK. Oyunun Aşamaları: OYUN VE ÇOCUK Çocuklar oyunla dünyayı keşfederler, diğer kişilerle kuracakları ilişkileri öğrenirler, kendi yeteneklerini ve güçlerini test ederler, yeni fikirleri denerler ve farklı aktiviteleri deneyecek

Detaylı

Yaşam Dönemleri ve Gelişim Görevleri Havighurst'un çeşitli yaşam dönemleri için belirlediği gelişim görevleri

Yaşam Dönemleri ve Gelişim Görevleri Havighurst'un çeşitli yaşam dönemleri için belirlediği gelişim görevleri Yaşam Dönemleri ve Gelişim Görevleri Havighurst'un çeşitli yaşam dönemleri için belirlediği gelişim görevleri Gelişim psikolojisi, bireylerin yaşam boyunca geçirdiği bedensel, zihinsel, duygusal, sosyal

Detaylı

TANIM. Aşağıdaki gelişim alanlarının bir kaçında ağır ve yaygın yetersizlik ile karekterize edilir;

TANIM. Aşağıdaki gelişim alanlarının bir kaçında ağır ve yaygın yetersizlik ile karekterize edilir; OTİZM TANIM Aşağıdaki gelişim alanlarının bir kaçında ağır ve yaygın yetersizlik ile karekterize edilir; Sosyal etkileşim becerileri, İletişim becerileri Basma kalıp ilgiler, aktiviteler ya da davranışların

Detaylı

ÖN ERGENLİK DÖNEMİ. Siz de Çocuktunuz. Sizde Ergendiniz

ÖN ERGENLİK DÖNEMİ. Siz de Çocuktunuz. Sizde Ergendiniz ÖN ERGENLİK DÖNEMİ Siz de Çocuktunuz Sizde Ergendiniz Çocuğum; Çok alıngan,derslerine olan ilgisi de azaldı. Son zamanlarda çok sinirli,her dediğime bağırarak cevap veriyor. Ve benzeri düşünceler içinde

Detaylı

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir?

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir? Özgüven Nedir? Özgüven; kendimiz ve yeteneklerimiz hakkında pozitif ve gerçekçi bir anlayışa sahip olduğumuz anlamına gelmektedir. Diğer taraftan, özgüven eksikliği ise; kendinden şüphe duymak, pasiflik,

Detaylı

YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ

YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ DOÇ.DR. ZEHRA ALTINAY SINIF YONETIMI Bu derste, Sınıf ortamı ve grup etkileşimi Grup türleri Grup ve lider Liderlik türleri Grup içi etkileşimin hedefleri

Detaylı

1 Öğretmenlere Öneriler ÖĞRETMENLERE ÖNERĠLER

1 Öğretmenlere Öneriler ÖĞRETMENLERE ÖNERĠLER 1 Öğretmenlere Öneriler ÖĞRETMENLERE ÖNERĠLER 2 Öğretmenlere Öneriler Giriş Okul yaşantısı içinde öğrenci için en önemli unsur öğretmendir. Üstün yetenekli öğrencilere uygun eğitimin sağlanmasında öğretmenlere

Detaylı

10 yaş döneminin gelişim özelliklerine dil-bilişsel, bedensel, motor, duygusal, FATİH HANOĞLU

10 yaş döneminin gelişim özelliklerine dil-bilişsel, bedensel, motor, duygusal, FATİH HANOĞLU Öğrenme, insan davranışında sürekli bir değişimi ifade eder. Olgunlaşmayla birlikte çocuk, kendisinden beklenen davranış şekillerini oluşturur. Bu da çocuğun bu davranış ve becerileri geliştirmesi açısından

Detaylı

MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK

MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK Matematik,adını duymamış olsalar bile, herkesin yaşamlarına sızmıştır. Yaşamın herhangi bir kesitini alın, matematiğe mutlaka rastlarsınız.ben matematikten

Detaylı

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Hizmetleri MADDE BAĞIMLILIĞI BAĞIMLILIK Bağımlılık, bireyin kendi ruhsal ve bedensel sağlığına

Detaylı

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler.

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler. 0212 542 80 29 Uz. Psk. SEMRA EVRİM 0533 552 94 82 DUYGUSAL ZEKA Son yıllarda yapılan pek çok çalışma zeka tanımının genişletilmesi ve klasik olarak kabul edilen IQ yani entelektüel zekanın yanı sıra EQ

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...III

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...III İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...III Bölüm I: Eğitim Psikolojisinde Bilimsel Araştırma Yöntem ve Teknikleri 13 1.1.Eğitim 16 1.2.Psikoloji 16 1.2.1.Psikolojinin Tarihçesi 18 1.2.1.1. 19.Yüzyıl Öncesi 18 1.2.1.2. 19.Yüzyıl

Detaylı

SINIF ÖĞRETMENLİĞİ SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN

SINIF ÖĞRETMENLİĞİ SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN SINIF ÖĞRETMENLİĞİ SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİM PROGRAMI 1 KAVRAMLAR 2 Kavramlar, eşyaları, olayları, insanları ve düşünceleri benzerliklerine göre gruplandırdığımızda gruplara verdiğimiz adlardır. Deneyimlerimiz

Detaylı

Tematik Yaklaşımla Çocuklarda Sosyal Becerilerin Kazandırılması

Tematik Yaklaşımla Çocuklarda Sosyal Becerilerin Kazandırılması Tematik Yaklaşımla Çocuklarda Sosyal Becerilerin Kazandırılması Prof. Dr. Esra ÖMEROĞLU Arş. Gör. Osman BASĠT Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Eğitimi A.B.D Tematik Yaklaşım Tematik

Detaylı

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni. Çocuk ve Cinsellik

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni. Çocuk ve Cinsellik Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni Çocuk ve Cinsellik Cinsel kimlik kişinin ait olduğu cinsi bilme hissidir. Cinsel kimlik gelişimi, doğumla başlayan ve yetişkinliğe kadar devam eden

Detaylı

SAYI : 5 AYLIK BÜLTENLER SERİSİ KONU : ERGENLİK OCAK, 2008 ERGENLİK

SAYI : 5 AYLIK BÜLTENLER SERİSİ KONU : ERGENLİK OCAK, 2008 ERGENLİK SAYI : 5 AYLIK BÜLTENLER SERİSİ KONU : ERGENLİK OCAK, 2008 Ergenlik Dönemi Nedir? ERGENLİK Sayın velimiz, bu ayki bültenimizde gelişim çağının en önemli dönemlerinden biri olan ergenlik çağını konu alıcaz.

Detaylı

ATATÜRK ORTAOKULU REHBERLİK SERVİSİ

ATATÜRK ORTAOKULU REHBERLİK SERVİSİ ATATÜRK ORTAOKULU REHBERLİK SERVİSİ 7-19 YAŞ AİLE EĞİTİMİ PROGRAMI 7-19 YAŞ AİLE EĞİTİMİ PROGRAMI HAKKINDA GENEL BİLGİLER VELİ DAVETİYESİ.doc NEDEN ANNE BABA EĞİTİMİ? 7-19 Yaş Aile Eğitimi Programı ailelerin

Detaylı

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI Bilgisayar ve internet kullanımı teknoloji çağı olarak adlandırabileceğimiz bu dönemde, artık hayatın önemli gereçleri haline gelmiştir. Bilgiye kolay, hızlı, ucuz ve güvenli

Detaylı

ÇOCUK VE OYUN. Doç. Dr. Ayperi Sığırtmaç. Ç.Ü. Eğitim Fak. İlköğretim Böl. Okul Öncesi Öğretmenliği Anabilim Dalı

ÇOCUK VE OYUN. Doç. Dr. Ayperi Sığırtmaç. Ç.Ü. Eğitim Fak. İlköğretim Böl. Okul Öncesi Öğretmenliği Anabilim Dalı ÇOCUK VE OYUN Doç. Dr. Ayperi Sığırtmaç Ç.Ü. Eğitim Fak. İlköğretim Böl. Okul Öncesi Öğretmenliği Anabilim Dalı Çocuk için çok ciddi bir uğraş olan oyun, aynı zamanda bir eğlence ve öğrenme kaynağıdır.

Detaylı

BÜYÜME VE GELİŞMEDE DÖNEMLER

BÜYÜME VE GELİŞMEDE DÖNEMLER BÜYÜME VE GELİŞMEDE DÖNEMLER 0-2 Yaş Süt çocukluğu 2-5 Yaş Oyun çocukluğu veya okul öncesi 6-12,14 Yaş Okul çağı veya büyük çocukluk 4-5 yıl Ergenlik dönemi 23-26 Yaş Gençlik veya ergenlik sonu 2-5 YAŞ

Detaylı

GELİŞİM DÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ

GELİŞİM DÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ GELİŞİM DÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ 3-6 yaş arasını kapsayan ve okul öncesi dönem adını verdiğimiz süreç çocukların gelişimi açısından oldukça önemlidir. Okul öncesi dönem çocukta büyümenin ve gelişimin en hızlı

Detaylı

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ VELİ BÜLTENİ MAYIS -2012 ÇOCUK VE KİTAP "EĞİTİM YAŞAM İÇİNDİR" 2 ÇOCUK VE KİTAP Önceleri çocuk için kitap bir oyuncaktır.

Detaylı

ÖZEL YUMURCAK ANAOKULU

ÖZEL YUMURCAK ANAOKULU BRANŞ DERSLERİMİZ ÖZEL YUMURCAK ANAOKULU eğitiminde uygulanan programda Milli Eğitim Bakanlığı okul öncesi eğitim ve öğretim müfredatında yer alan çalışmalar ve bu çalışmalara ek olarak çağın gerekleri

Detaylı

AÇI OKULLARI ETİK MANİFESTOSU

AÇI OKULLARI ETİK MANİFESTOSU AÇI OKULLARI ETİK MANİFESTOSU DEĞERLERİMİZ 1. Dürüstlük 2. Saygı 3. Sorumluluk 4. Üretkenlik 5. Farkındalık 6. Hoşgörü EVRENSEL DEĞERLERİMİZ 1. Evrensel kültür birikimine değer veririz. 2. Evrensel ahlak

Detaylı

Ailenin çocuk yetiştirmedeki tutumunu ve çocuk yetiştirmeyle ilgili sorunlarını anlamak için aile tutum modeli ni bilmek yararlı bir yaklaşımdır.

Ailenin çocuk yetiştirmedeki tutumunu ve çocuk yetiştirmeyle ilgili sorunlarını anlamak için aile tutum modeli ni bilmek yararlı bir yaklaşımdır. AİLE TUTUMLARI Eğitimciler olarak bizler çocukların gelecekte uyumlu ve başarılı olabilmeleri için en sağlıklı eğitim yollarının geliştirilmesi çabası içindeyiz. Öğrenci eğitiminde ve çocuğa karşı doğru

Detaylı

ÖNSÖZ... IX 1. 10 12 13 10 14 2. 15 15 3. 20 20 24 27 28 29 30 30 33 34 36 39 40 41 42 III

ÖNSÖZ... IX 1. 10 12 13 10 14 2. 15 15 3. 20 20 24 27 28 29 30 30 33 34 36 39 40 41 42 III İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... IX 1. Çocuklara Zarar Veren Anne-Baba Davranışları...1 Aşırı Koruyuculuk ve Kısıtlayıcılık...2 Reddetme; Maskelenmiş Mahrumiyet...4 Aşırı Hoşgörü ve Şımartma...5 Aşırı Beklentiler...6

Detaylı

BÜYÜME VE GELİŞMEDE DÖNEMLER

BÜYÜME VE GELİŞMEDE DÖNEMLER BÜYÜME VE GELİŞMEDE DÖNEMLER 0-2 Yaş Süt çocukluğu 2-5 Yaş Oyun çocukluğu veya okul öncesi 6-12,14 Yaş Okul çağı veya büyük çocukluk 4-5 yıl Ergenlik dönemi 23-26 Yaş Gençlik veya ergenlik sonu 2-5 YAŞ

Detaylı

Psikanaliz Kuramı. Sigmund Freud

Psikanaliz Kuramı. Sigmund Freud Psikanaliz Kuramı Sigmund Freud İnsan davranışlarını ortaya çıkaran nedenlerin neler olduğu tarih boyunca insanların ilgisini çekmiş, birçok araştırmanın yapılmasına yol açmıştır. 20. yüzyıla kadar özellikle

Detaylı

2014 2015 Öğretim Yılı Rehberlik Çerçeve Programı kapsamlı gelişimsel psikolojik danışmanlık hizmetleri anlayışına bağlı kalınarak hazırlanmıştır.

2014 2015 Öğretim Yılı Rehberlik Çerçeve Programı kapsamlı gelişimsel psikolojik danışmanlık hizmetleri anlayışına bağlı kalınarak hazırlanmıştır. K. K. T. C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI EĞİTİM ORTAK HİZMETLER DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ PSİKOLOJİK DANIŞMA REHBERLİK VE ARAŞTIRMA ŞUBESİ 2014 2015 Öğretim Yılı Rehberlik Çerçeve Programı kapsamlı gelişimsel psikolojik

Detaylı

KİŞİLER ARASI İLİŞKİLER ve İLETİŞİM. Feriha GÜNAY Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen

KİŞİLER ARASI İLİŞKİLER ve İLETİŞİM. Feriha GÜNAY Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen KİŞİLER ARASI İLİŞKİLER ve İLETİŞİM Feriha GÜNAY Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen İki öğenin birbiri ile kurduğu bağlantıya veya etkileşime ilişki denir. Eğer bu tek taraflı ise ilgi olarak tanımlanır.

Detaylı

İNSAN HAYATINI ŞEKİLLENDİRMEK: OKULÖNCESİ EĞİTİM

İNSAN HAYATINI ŞEKİLLENDİRMEK: OKULÖNCESİ EĞİTİM İNSAN HAYATINI ŞEKİLLENDİRMEK: OKULÖNCESİ EĞİTİM Bir bireyin eğitimi, doğumuyla birlikte başlar ve yaşam boyu sürer. Sosyal bilimciler tarafından yapılan pek çok araştırma, öğrenmenin önemli bir kısmının

Detaylı

28.04.2014 SİSTEM. Sosyal Sistem Olarak Sınıf. Okulun Sosyal Sistem Özellikleri. Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu.

28.04.2014 SİSTEM. Sosyal Sistem Olarak Sınıf. Okulun Sosyal Sistem Özellikleri. Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu. SİSTEM SOSYAL BİR SİSTEM OLARAK SINIF Sınıfta Kültür ve İklim Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu.tr Sistem: Aralarında anlamlı ilişkiler bulunan, bir amaç doğrultusunda bir araya getirilen

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikoloji RPD 101 Not I Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Psikoloji *Psikoloji, pscyhe (ruh) ve logy (bilim) kelimelerinin birleşiminden meydana gelmektedir. *Psikoloji, hayvan

Detaylı

Türkiye de obezite. (Kaynak: TÜİK)

Türkiye de obezite. (Kaynak: TÜİK) Türkiye de obezite WHO Yetişkinlerde obezite oranları E %21.7 K %34.0 Toplam %27.8 (2008 rakamları) 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun %16,9 u obez ve %33 ü fazla kiloludur. (2009 2010 arasındaki dönemde

Detaylı

EĞİTİM TEKNOLOJİSİ VE İLETİŞİM

EĞİTİM TEKNOLOJİSİ VE İLETİŞİM 1 EĞİTİM TEKNOLOJİSİ VE İLETİŞİM 2 ÖĞRETİM TEKNOLOJİSİ ve İLETİŞİM Öğretim teknolojisi, öğrenmenin amaçlı ve kontrollü olduğu durumlarda öğrenmeyle ilgili sorunların analizi ve çözümünde insanları, yöntemleri,

Detaylı

ÖRGÜT SAĞLIĞI OKULDA SAĞLIK, İKLİM VE. Sağlıklı örgüt için gerekenler: Yrd. Doç. Dr. Çetin Erdoğan. Örgüt Sağlığı. Örgüt Sağlığı.

ÖRGÜT SAĞLIĞI OKULDA SAĞLIK, İKLİM VE. Sağlıklı örgüt için gerekenler: Yrd. Doç. Dr. Çetin Erdoğan. Örgüt Sağlığı. Örgüt Sağlığı. ÖRGÜT SAĞLIĞI OKULDA SAĞLIK, İKLİM VE KÜLTÜR Yrd. Doç. Dr. Çetin Erdoğan Örgütün amaçlarına uygun olarak görevlerini yerine getirebilmesi, yaşamını sürdürmesi, karşılaştığı sorunları çözmesi ve gelişimini

Detaylı

ogretiakademi 3240 SORU EĞİTİM BİLİMLERİ kpss TAMAMI ÇÖZÜMLÜ SORU BANKASI ÇÖZÜM KİTAPÇIĞI

ogretiakademi 3240 SORU EĞİTİM BİLİMLERİ kpss TAMAMI ÇÖZÜMLÜ SORU BANKASI ÇÖZÜM KİTAPÇIĞI kpss 2014 EĞİTİM BİLİMLERİ ogretiyoruz serisi TAMAMI ÇÖZÜMLÜ SORU BANKASI gelişim psikolojisi öğrenme psikolojisi rehberlik ve özel eğitim program geliştirme sınıf yönetimi öğretim teknolojileri ve materyal

Detaylı

Lion Leo İletişiminde Yetişkin Boyutu

Lion Leo İletişiminde Yetişkin Boyutu Lion Leo İletişiminde Yetişkin Boyutu Cahit Kişioğlu, İzmir 9 Eylül Lions Kulübü ÖZET: Lion ve Leo iletişiminde kullanılan eleştirel veya koruyucu yetişkin tarzını yetişkin boyutuna taşıyarak, Lion - Leo

Detaylı

Kişinin kendi kendisi ile ve çevresi ile sürekli bir denge ve uyum içinde olmasıdır.

Kişinin kendi kendisi ile ve çevresi ile sürekli bir denge ve uyum içinde olmasıdır. Kişinin kendi kendisi ile ve çevresi ile sürekli bir denge ve uyum içinde olmasıdır. 1. Kişinin kendi kendisi ile uyumlu olması, kaygı, kuruntu ve kuşkulardan uzak olmasına bağlıdır. Çevresindekilerle

Detaylı

Sosyal Etki Teorisi. Sunan: M.Benan YAZICIOĞLU Sunum Tarihi: 27.02.2014

Sosyal Etki Teorisi. Sunan: M.Benan YAZICIOĞLU Sunum Tarihi: 27.02.2014 Sosyal Etki Teorisi Sunan: M.Benan YAZICIOĞLU Sunum Tarihi: 27.02.2014 Sosyal Etki ve Uyma Davranışı Sosyolojinin, toplumun bütününü kapsayan kanunu insan toplum hayatı yaşar kanunudur. İnsan bir toplumda

Detaylı