JOHN (ROBERT) FOWLES ( ) İngiliz romancı, hikâyeci, şair ve denemeci. Fowles, mit ve gizemi gerçekçilik ve varoluşçu düşünce ile birleştiren

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "JOHN (ROBERT) FOWLES (1926-2005) İngiliz romancı, hikâyeci, şair ve denemeci. Fowles, mit ve gizemi gerçekçilik ve varoluşçu düşünce ile birleştiren"

Transkript

1 JOHN (ROBERT) FOWLES ( ) İngiliz romancı, hikâyeci, şair ve denemeci. Fowles, mit ve gizemi gerçekçilik ve varoluşçu düşünce ile birleştiren romanlarıyla yüzyılın önemli yazarları arasına girmiştir. Gerilim romanı, Victoria dönemi romanı, ortaçağ öyküsü ve otobiyografi gibi geleneksel düzyazı biçimleriyle deneyler yapmış, bu biçimler aracılığıyla yirminci yüzyıl sanatını ve toplumunu yorumlamıştır. Fowles karmaşık durumlar ve efsane, sanat ve tarihten alınma unsurlarla dolu sahneler yaratan, anıştırma ve betimleme tekniklerini sık kullanan bir yazardır. Romanlarının anlatı yapısı güçlü, karakterleri canlı ve inandırıcıdır. Bu karakterlerin çoğu toplumun genelgeçer kurallarının dışında yaşar; romanların dramatik gerilimi bu karakterlerin kendilerini yeniden değerlendirmelerini gerektiren can alıcı dönüm noktalarına ulaşmalarıyla sağlanır. Fowles un kadın kahramanları zeki ve bağımsızdır; erkek kahramanlar ise hayatlarındaki bulmacalara yanıt arayan, genellikle kararsız tiplerdir ve yalıtılmış durumdadırlar. Çoğu zaman, aradıkları basit çözümleri bulamadıkları gibi, arayışları esrarın daha da artmasıyla sonuçlanır. Fowles her şeyi bilen Tanrı-yazar rolünü reddeder; bu tavrı, romanlarını okuru tatmin edecek finallerle bitirmeyi reddetmeyi de içerdiği için bazı okurlarını kızdırmıştır. Oysa Fowles yarattığı karakterlere kendi sınırları içinde seçme ve davranma özgürlüğü tanımanın yazar sorumluluğunun gereği olduğuna inanır. Bu uygulama, Fowles un, iradesini ve bağımsız düşüncelerini kullanarak topluma uyum göstermeye direnen ve böylece şansın hayat üzerindeki etkisini sınırlayan sahici insan anlayışına koşuttur. İlk romanı The Collector (1963) [Koleksiyoncu, Çev. Münir Göle, Ayrıntı Yay., 2001] büyük bir ticari başarı kazanmış, kitap hakkında yapılan değerlendirmelerde hikâyenin Herakleitos tan alınan, Az, yani seçkinler ile Çok, yani kitleler arasındaki mücadele temasını işlediği vurgulanmıştır. Fowles bir düşünce metni olan ikinci kitabı The Aristos ta (1964) [Aristos-Yaşam Üzerine Notlar, Çev. Serdar Rifat Kırkoğlu, Ayrıntı Yay., 2001] sanat, din, siyaset ve toplum hakkındaki düşüncelerine yer vermiştir. The Magus (1965) [Büyücü, Çev. Meram Arvas, Ayrıntı Yay., 2006] labirentimsi yapısıyla Fowles un anlatı ustalığını gözler önüne serer. Yazımına 1952 de başladığı bu roman ilk kez 1965 te yayımlanmış, 1977 de yazarın yaptığı birçok üslup ve yapı değişikliğiyle tekrar basılmıştır. The French Lieutenant s Woman (1969) [Fransız Teğmenin Kadını, Çev. Aslı Biçen, Ayrıntı Yay., 1999] Fowles un en başarılı ve yenilikçi romanı olarak değerlendirilmiştir. The Ebony Tower (1974) [Abanoz Kule, Çev. Aysun Babacan, Ayrıntı Yay., 2008] her biri bir sanat biçimiyle bağlantılı ve yaratım sürecinin bir yönüyle ilgili öykülerden oluşur. Ayrıntı Yayınları nın programında bulunan Daniel Martin (1977) bir adamın kendini arayışını konu alan, Fowles un deyişiyle duygusal anlamda otobiyografik bir romandır. Mantissa (1982) [Mantissa, Çev. Aysun Babacan, Ayrıntı Yay., 2001] cinsellikten edebiyat kuramına bir dizi konuyu ele alır ve modern edebiyatta yazarın rolü üzerine odaklanır. Akıl ile boş inanç, delilik ve doğaüstü, özgürlük ve rastlantı, bilim ve büyü gibi kavramların tartışıldığı, çarpıcı bir gerilim romanının ötesine uzanıp metafizik boyutlara da erişen son romanı A Maggot (1985) [Yaratık, Çev. Serdar Rifat Kırkoğlu, Ayrıntı Yay., 2000] ise on sekizinci yüzyılda Shaker mezhebinin ortaya çıkışını konu edinir. Kendi yapıtlarının yazılış serüveninden toplumsal analizlere kadar çeşitli yazılar içeren en son yapıtı Wormholes (1998) [Zaman Tüneli, Çev. Süha Sertabiboğlu, Ayrıntı Yay., 2004] ise makale ve söyleşilerinden oluşuyor yılından itibaren Fowles İngiltere nin güneyinde, küçük bir liman kasabası olan Lyme Regis te yaşamıştır. Yaşadığı yerin yerel tarihine duyduğu ilgiden dolayı 1979 da Lyme Regis Müzesi nin küratörlüğüne atanan Fowles, 7 Kasım 2005 te yaşama veda etmiştir.

2 Ayrıntı: 640 Edebiyat Dizisi: 184 Daniel Martin John Fowles Kitabın Özgün Adı Daniel Martin İngilizce'den Çeviren Nuray Yılmaz Yayıma Hazırlayan Sibel Ercan Son Okuma Tayfun Koç Sheil Land Associates, Akçalı Ajans Bu kitabın Türkçe yayım hakları Ayrıntı Yayınları'na aittir. Kapak Fotoğrafı Stone/Getty Images Turkey Kapak Tasarımı Arslan Kahraman Kapak Düzeni Gökçe Alper Dizgi Esin Tapan Yetiş Baskı Kayhan Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti Davutpaşa Cad. Güven San. Sit. C Blok No: 244 Topkapı/İst. Tel.: (0212) Sertifika No.: Birinci Basım 2012 Baskı Adedi 2000 ISBN Sertifika No: AYRINTI YAYINLARI Hobyar Mah. Cemal Nadir Sok. No: 3 Cağaloğlu İstanbul Tel.: (0212) Fax: (0212) &

3 John Fowles Daniel Martin

4 EDEBİYAT DİZİSİ GÜNDELİK MUTLULUĞA ALIŞMA/Anja Meulenbelt Ë MURPHY/Samuel Beckett Ë MASAL MASAL İÇİNDE/ Khimaira/John Barth Ë ZEN VE MOTOSİKLET BAKIM SANATI/Robert M. Pirsig Ë PARFÜMÜN DANSI/ Tom Robbins Ë SINIRSIZ RÜYALAR DİYARI/J. G. Ballard Ë FRANSIZ TEĞMENİN KADINI/John Fowles Ë BEYAZ OTEL/D.M. Thomas Ë MYRA/Gore Vidal Ë DALGALAR/Virginia Woolf Ë ATLANTİK ÖTESİ/Witold Gombrowicz Ë HAYRANLIK/Anja Meulenbelt Ë FERDYDURKE/Witold Gombrowicz Ë MELEKLER ZAMANI/ Iris Murdoch Ë PAULINA 1880/Pierre Jean Jouve Ë EŞEKARISI FABRİKASI/Iain Banks Ë ROCK LANETİ/Iain Banks Ë KAYIP ZAMAN/Anja Meulenbelt Ë SENİ İÇİME GÖMDÜM/Andrew Jolly Ë BAŞTAN ÇIKARICININ GÜNLÜĞÜ/Søren Kierkegaard Ë KONFIDENZ/Ariel Dorfman Ë ALTIN DAMLA/Michel Tournier Ë BİR GARİP VAKA: MATMAZEL P./Brian O Doherty Ë NIETZSCHE AĞLADIĞINDA/Irvin D. Yalom Ë KIZILAĞAÇLAR KRALI/Michel Tournier Ë AİLEDE BİR ÖLÜM/James Agee Ë KUTSAL BÖLGE/Carlos Fuentes Ë KALPSİZ AMANDA/Jurek Becker Ë 62-MAKET SETİ/Julio Cortázar Ë ÇARPIŞMA/J.G. Ballard Ë ÜÇLEME-Molloy- Malone Ölüyor-Adlandırılamayan/Samuel Beckett Ë DUR BİR MOLA VER/Tom Robbins Ë HIRSIZIN GÜNLÜĞÜ/Jean Genet Ë KÜÇÜK DEĞİŞİMLER/Marge Piercy Ë LILA/Robert M. Pirsig Ë ERGİNLİK YAŞI/ Michel Leiris Ë AŞKSIZ İLİŞKİLER/Samuel Beckett Ë ESİRGEYEN GÖKYÜZÜ/Paul Bowles Ë YALANCI JAKOB/ Jurek Becker Ë DİVAN/Irvin D. Yalom Ë PORNOGRAFİ/Witold Gombrowicz Ë MERCIER İLE CAMIER/Samuel Beckett Ë BİR ERKEĞE NASIL TECAVÜZ EDİLİR?/Märta Tikkanen Ë BENDENİZ VE MARCO POLO/Paul Griffiths Ë DOĞMAMIŞ KRİSTOF/Carlos Fuentes Ë RÜYA SAKİNLERİ/Iris Murdoch Ë HİÇ İÇİN METİNLER ve Uzun Öyküler/Samuel Beckett Ë DUYGU YOLCULUĞU/Laurence Sterne Ë BETTY BLUE/Philippe Djian Ë AĞAÇKAKAN/Tom Robbins Ë ANARŞİST/Tristan Hawkins Ë BAKAKAİ/Witold Gombrowicz Ë PORTNOY UN FERYADI/Philip Roth Ë 10 1/2 BÖLÜMDE DÜNYA TARİHİ/Julian Barnes Ë SUNİ TENEFFÜS/Ricardo Piglia Ë MANŞ ÖTESİ/Julian Barnes Ë ADA/Aldous Huxley Ë GÜLÜN MUCİZESİ/Jean Genet Ë MÖSYÖ/Jean-Philippe Toussaint Ë ÇİÇEKLERİN MERYEM ANASI/Jean Genet Ë BAŞUCU OĞLANI/Alison Fell Ë YARATIK/John Fowles Ë SENİ SEVMİYORUM/Julian Barnes Ë ZENCİLER/Jean Genet Ë TÜNEL/Ernesto Sábato Ë KARA PRENS/Iris Murdoch Ë KARNINDAN KONUŞANIN ÖYKÜSÜ/Pauline Melville Ë TANRI NIN AĞZINDAN EVRENİN HİKÂYESİ/Franco Ferrucci Ë HAYATIN VE AŞKIN YASALARI/Connie Palmen Ë KAHRAMANLAR VE MEZARLAR/Ernesto Sabato Ë KAYNAK VE ÇALI/Michel Tournier Ë CENNETE BİR KOŞU/J.G. Ballard Ë DİŞİ ADAM/Joanna Russ Ë FLAUBERT İN PAPAĞANI/Julian Barnes Ë ALDATMA/Philip Roth Ë KOKAİN GECELERİ/J.G. Ballard Ë ACABA NASIL?/Samuel Beckett Ë MANTISSA/John Fowles Ë KOLEKSİYONCU/ John Fowles Ë BENJAMIN: DAR GEÇİTTEKİ AYDIN/Jay Parini Ë METEORLAR/Michel Tournier Ë ARKADAŞLIK/Connie Palmen Ë AŞK VESAİRE/Julian Barnes Ë SİRİUS TAN GELEN KURBAĞA/Tom Robbins Ë BAYAN GULLIVER CÜCELER ÜLKESİNDE/Alison Fell Ë GELECEKTEN ANILAR/William Morris Ë BENİMLE TANIŞMADAN ÖNCE/Julian Barnes Ë İNGİLTERE İNGİLTERE YE KARŞI/Julian Barnes Ë İYİ İŞ/David Lodge Ë YİTİK RUHLAR IRMAĞI/Connie Palmen Ë TERAPİ/David Lodge Ë ÖLÜRKEN/Jim Crace Ë GÜZELLİK HIRSIZLARI/Pascal Bruckner Ë SÜPER KENT/J.G. Ballard Ë SISKA BACAKLAR/Tom Robbins Ë BETON ADA/J.G. Ballard Ë İLK AŞK, SON TÖRENLER/Ian McEwan Ë GILLES İLE JEANNE/Michel Tournier Ë BİR KOMÜNİSTLE EVLENDİM/Philip Roth Ë KIZILDERİLİNİN ŞARKISI/James Welc Ë SİNEMA MÜDAVİMİ/Walker Percy Ë KARANLIKLARIN EFENDİSİ/Ernesto Sabato Ë METROLAND/Julian Barnes Ë BİZİ NEDEN TERK ETTİN SAYIN BAŞKAN?/François Vigouroux Ë DÜŞÜNCE BALONLARI/David Lodge Ë MİLENYUM İNSANLARI/J.G. Ballard Ë MÜNECCİM KRALLAR/M. Tournier Ë BEYAZDAKİ KARA/ Maggie Gee Ë KAYBOLUŞ/G. Perec Ë HINÇ AYLARI/P. Bruckner Ë LİMON MASASI/J. Barnes Ë BÜYÜCÜ/J. Fowles Ë GÜNDOĞUMUNA YOLCULUK/J. Barnes Ë OKLUKİRPİ/J. Barnes Ë FISKADORO/D. Johnson Ë HAYALETLERİN GÖÇÜ/P. Melville Ë ÖLEN HAYVAN/P. Roth Ë SICAK ÜLKELERDEN DÖNEN VAHŞİ SAKATLAR/Tom Robbins Ë PASTORAL AMERİKA/P. Roth Ë ABANOZ KULE/J. Fowles Ë ARTHUR VE GEORGE/J. Barnes Ë VAHŞET SERGİSİ/J. G. Ballard Ë VİLLA MEÇHUL/Tom Robbins Ë ASKER GRAMAFONU NASIL TAMİR EDER?/Sas a Stanis ić Ë FARMAKON/Dirk Wittenborn Ë NE KADAR İLERİ GİDEBİLİRSİN/D. Lodge Ë GERİYE UÇAN YABAN ÖRDEKLERİ/T. Robbins Ë BİR SAHTEKÂR OLARAK HAYATIM/P. Carey Ë İNTERNETTE BALIK AVLAMAK/Nasreen AKHTAR Ë LANCELOT/Walker Percy Ë ÖLÜ BİR DİLDE AŞK/Lee Siegel Ë VAHŞİ İNSANLAR/Dirk Wittenborn Ë GÜNEŞİ DURDURACAĞIZ/F. Bouillot Ë SHYLOCK OPERASYONU/Philip Roth Ë KAYBEDENLERİN BELLEĞİ/Michel Ragon Ë SAVAŞ ARTIĞI/ Ha Jin Ë YAZAR, YAZAR/D. Lodge Ë B, BİRA/Tom Robbins Ë EVE YÜZMEK/Rolf Lappert Ë HAFIZ DİVANI/ Hafız-ı ŞiraziË KUZEYE GÖÇ MEVSİMİ/Tayeb Salih Ë OEGSTGEEST'E DÖNÜŞ/Jan Wolkers Ë TURİNGİN HEZEYANI/Edmunda Paz Soldán Ë KOVBOY KIZLAR DA HÜZÜNLENİR/Tom Robbins Ë NABIZ/Julian Barnes

5 Kriz özellikle yaşlı olanın ölmesi ve yeni olanın ise doğamamasından çıkar; bu ara dönemde çok çeşitli marazi belirtiler kendini gösterir. Antonio Gramsci, Hapishane Defterleri

6

7 Hasat Ama bu adamın nesi var böyle? Bütün öğleden sonra (dün, evvelsi gün ve bugün) orada öylece bir aleve bakarak oturdu durduki akşam merdivenlerden inerken rastlaştığımızda bana söyle dedi: "Beden ölür, su bulanır, ruh tereddüt eder ve rüzgâr unutur, hep unutur ama alev aynı kalır." Bana bir de şunu dedi: "Biliyorsun belki de alıp başını öbür dünyaya giden bir kadını seviyorum; böyle terk edilmiş gibi görünmem bu yüzden değil: Kendimi aleve kaptırmaya çalışıyorum çünkü o aynı kalıyor." 7

8 Sonra adam bana hayat hikâyesini anlattı. YORGO SEFERİS, 'Bay Stratis Thalassinos Bir Adamı Anlatıyor' Bütün manzara, ya da geriye kalan her şey ıssızlıktan ibaret. Kıvrımın sonu, saban sürülemeyecek kadar dik ve taşlı doğu sırtının altına doğru uzanıyordu. Çoğunlukla kayın ağaçlarından oluşan uzun bir koruyu birazcık aşıyordu. Tarla, bir ağaç duvarının aşağısında batıya doğru bir eğim oluşturuyor ve engebesiz geniş bir arazi, Fishacre Yolu'nun açık kapısına iniyordu. Siyah gocuklar, çalılarla örülmüş çitin önünde duruyor, o sabah çok daha erken saatlerde çitin üzerindeki çiğle kaplı tabakayı temizlemek için kullanılan iki tırpanın yanında duran elma şarabı şişesiyle yemek çıkınının üzerini örtüyordu. Buğdaylar yarı yarıya biçilmişti. Lewis; soluk vişne çürüğü rengi biçerdöverin arkasına tüneyerek oturmuş, eli orak biçme makinesinin kolu üzerinde, her an tırpan bıçaklarını kaldırmaya hazır bir şekilde boynunu uzatmış, altın sarısı başak denizindeki taşlara bakıyordu. Biçilmemiş başakların bitişiğindeki yeni anızların arasında onca yıl aynı şekilde ağır ağır yürüdüğü için Kaptan'ın dizginlenmesine bile gerek yoktu. Sadece köşelere geldiğinde, Lewis, ihtiyar atın köşeyi dönmesi için biraz bağırıyordu. Daha dik arazilerin sürülmesi için kullanılan genç kısrak Sally, kapıdan pek uzak olmayan bir alıçın altına bağlanmış duruyor, çalı çiti kemirip, arada kuyruğunu hışırdatıyordu. Çit sarmaşığı mısırların saplarına dolanmıştı. Tohuma kaçan devedikenleri, gelincikler ve aşağıda mısır tarlasının hercai denilen küçük menekşeleri; mavi yavşan otu budakları ve al farekulağı, çoban bardağı, önsezinin şifalı otu. Tarlanın adı Eski Fırınlık fırınlık sözcüğü pişirmekten geliyordu, eski çiftliktekiler kendileri için senelik ekmeklik buğdayı hep orada yetiştirirlerdi. Ağustosun şahane durgun mavi rengine sahip gökyüzünün kahince adı sanki California idi. Biçerbağların üzerinde oturan Lewis dışında tarlada dört kişi daha var: Bay Luscombe, kırmızı suratlı ve sahtekâr sırıtışlı, çelik çerçeveli gözlüklerinin ardındaki gözlerinden biri şaşı, ince gri renkli tek şeritli yakasız gömleği yamalı, yenleri yıpranmış ve arka tarafındaki askılıklarla birlikte kalın deriden bir kemer sayesinde düşmeden duran fitilli kadife pantolon giymişti. On dokuz yaşındaki küçük oğlu Bill, kasketi ve iriliğiyle tarladaki diğer herkesten on beş santim daha uzun, kolları jambon gibi, uyuşuk bir dev, başka her şeyde beceriksiz ama işe gelince... Onu tırpanla ekin biçerken görmelisiniz eğri tırpan kolu ve tırpanın ağzı eline aldığında küçücük kalıyor, ağır ağır alevlenen becerisi ve hiç dur- 8

9 mayan ritmi, zanaatın saf ve şahane gücünü gösteriyor. İhtiyar Sam, üzerinde pantolonu, kuşağı, ayağında potinleri ve tozluklarıyla, yüzü unutulabilir ama topallaması unutulamaz. O da yakasız gömlek giymiş, üst tarafta bir yeri sökük (içeri birazcık hava girsin ama değil mi?) ve siyah şeridine bir tutam solmuş hercai menekşe sokuşturduğu hasır bir şapka takmış. Son olarak ilk gençliğinin ortalarında, sadece yardım eden bir oğlan çocuk, hasat için uygun olmayan giysiler giymiş: pamuklu kumaş pantolon, elma yeşili Aertex bir gömlek ve eski spor ayakkabıları. Bir grup saat yönünde, diğeri saat yönünün tersine başaklardan demet yaparak tarlanın karşı uçlarında iki ekip halinde çalışıyorlar. Bağlayıcının kınnap ipinin tam üzerinde sağ elleriyle demeti kavrayıp sonra sıradaki demete geçiyor, aynı şekilde sol elle onu da toplayıp iki demeti en yakındaki bağlanmamış öbeğin yanına götürerek kınnap ipini hiç kullanmıyorlar. Bir balya dört çift demetten, bir de her birinin ucuna 'ağzını kapatmak' için konulan tek demetten oluşuyor; birbirine yaslanmış diğer demetlerin önünde durup iki, elle demetleri kaldırıp düzeltiyor, anızların arasında saplardan yığınlar oluşturuyor ve aynı anda buğday başaklarını birbirlerine çarpıyorlar. Bu, o sırada Papazevi'nin sabah temizliğinden dönen, dar sokakta bisikletinin yanında bir an dikilip aylak aylak, sırf keyif için açık kapının aralığından içeriyi seyreden Queenie'ye dünyanın en kolay işi gibi görünebilir. Çocuk tarlanın en yüksek noktasından ona el salladığında, kız da karşılık veriyor. Çocuk bir dakika sonra tekrar ona baktığında beyaz ipek şeridi ve ön tarafına plastikten yapay bir gül takılı olan bej rengi yazlık eski şapkası ve kirli, grimtırak kahverengi elbisesi ayrı, etekliğinin yırtılmaması için arka tekerleğin üzerinde tel kenarlık çevrili, eski, ağır bisikletiyle kız hâlâ orada duruyor. Çocuk ilk iki demet ile yeni bir balyanın temellerini atıyor. Demetler önce duruyor, derken devrilmeye başlıyorlar. Çocuk, demetleri düşmeden yakalayıp sıkıca sabitleştirmek için tekrar kaldırıyor. Ama ihtiyar Bay Luscombe iki metre ötede, iki başak demetinden, ev gibi sağlam öbekler oluşturuyor. Onun balyasının temelleri hiç çökmüyor. Çürük dişleriyle yan yan sırıtıyor, göz kırptığında, gözündeki şaşılık, güneş gözlüğüne vuruyor. Bronz kızılı eller ve eski kahverengi potinler. Çocuk yüzünü buruşturuyor, sonra kendi demetlerini getirip çiftçinin iki demetine dayıyor. Dirsek ve bileklerinin iç kısımları şimdiden ağrıdığı için parmakları demetleri kavrayarak uzağa götürecek kadar güçlü değil. Eğer demetler biraz uzaktaysa, onları yanına doğru koltuğunun altına hızla çekip deve dikenlerine dayıyor. Ama ağrı hoşunada gidiyor çünkü hasat ağrısı ayinin bir parçası, tıpkı ertesi sabahki yorgun kaslar ve o 9

10 denli deliksiz, derin ve gözlerin hemen kapanıverdiği o geceki uyku gibi. Anızın çıtırtısı, dikilen demet öbekleri, biçerdöverin takırtısı, tırpan bıçaklarının hışırtısı, onların üzerinde rüzgâr değirmeninin kolları ve köşelere gelince Lewis'in sesi duyuluyor: Ho, ho, Kaptan geri, geri, geri, çüş, çüş. Sonra dilini damağında cık cık diye şaklatıyor. İlerleyen takırtı, zincir ve hışırtı. Diken pamukları kuzeyden gelen hafif ılık bir havayla yükselerek tarla boyunca güneye doğru gökyüzünde yeni yıldızlar yaratarak savruluyor. Gün, muhteşem gökmavi kubbenin altında hiç ara vermeksizin başaklardan demetler yaparak böyle sürecek. İhtiyar Luscombe başak tanelerini saplarından durmaksızın ufalayacak, taneleri kaba avuç içlerinde kapçıklarından ayırmak için yuvarlayacak; elini çukurlaştıracak ve kapçıkları üfleyecek; sabit gözlerle bakacak; sonra bir buğday tanesi alacak, toz toprak tadı sinmiş tohumu ısırarak ikiye ayırıp tükürecek ve son olarak geri kalan buğday tanelerini o akşam kümesteki hayvanlarına vermek üzere pantolon cebine koyacak. Sonra biçerdöverin sesi üç dört kez aniden kesilecek. Demetleyiciler ayağa dikilip Lewis'in delikli demir eyerden inişini görecekler ve gene ne olduğunu yani düğüm atıcının sıkıştığını bilecekler. Makinenin arkasındaki bağlanmamış buğdaylar saçılıp; alet kutusu açılacak. Lewis, güneşten kararmış ve çekingen, cüssesi kardeşinden daha küçük, ailenin tamircisi ve çok az konuşanı. En yakındaki demetleyiciler gelip kucak dolusu düğüm atılmamış buğday sapını bir araya toplayacaklar. Üç sağlam buğday sapı alıp demeti bağlayacaklar, sonra kollarının altına götürüp uçlarını denkleştirerek yığacaklar, yalnızca bir düğüm atacaklar ama sıkıca, demetin dağılmaması için başakları bağın altına tıkıştıracaklar ve Lewis'i düğüm atıcıyı tamir etmesi için bırakıp bitirmedikleri sıraları olduğu yere sessizce, birbirlerinden ayrı ayrı çıtırdayan anızların üzerinde yürüyerek geri dönecekler. Bu sırada Bay Luscombe köstekli eski saatini çıkarıp, sonra tarladakilere seslenecek ve bir sigara sarmaya başlayacak. Onlar ayrı ayrı büyük kapının yanındaki çalı çite dönecekler, kan ter içinde koşum takımını çıkarıp Kaptan'ı gölgeye, Sally'nin yanına bağlayan Lewis sona kalıp; gocukların yanında ayakta duracak. Elma şarabının tapası açılarak. İlk içki teneke bir kupada çocuğa ikram ediliyor. Bill galonluk şişeyi kaldırıp ağzına dikiyor. İhtiyar Sam sırıtıyor. Çocuk ise buruk ham şarabın gırtlağından aşağı inişini hissediyor. İki gırtlaktan aşağı süzülen şarap geçen sene yapıldı, güneşin altında meyve bahçesinin gölgesi ve buğday tozu gibi leziz. Lewis tel saplı teneke kutudan soğuk çay yudumluyor. 10

11 Uzakta bir yerde, biçilmemiş sıra sıra buğday sapları ve bir dişbudak ağacının gölgesine doğru beş adam, dar yoldaki çit boyunca yürüyor. İhtiyar Sam bayıra karşı çişini yapmak için duruyor. Dişbudağın altına oturuyorlar ya da sere serpe yatıyorlar mavi kenarlı beyaz sofra bezinde bir yığın büyük yuvarlak ekmek, ekmeklerin kabukları yanıp kararmış, sapsarı tereyağı, bir tabaka halinde kalınca kesilmiş jambon, pembe et ve beyaz yağ tabakası, ekmeğin iki yanı da yaklaşık üç santim kalınlıkta, sarı tereyağı kesilmiş sütün suyundan incilerle süslenmiş ve mermer gibi damarlı, haftalık tayın bir dilim duruyor. Herkese var herkese var, diyor bunları dağıtan Bay Luscombe ve benim erikler yağlı ekmek nerede? Anam, "Hepsi ye bitir" dedi, diyor Bill. Beciuty of Bath *, çıtır çıtır ve kehribar rengi et, buruk tadlı asidin iştahı açması. Hâlâ Primavera'yı düşünüyor çocuk ve yara bereli ve tüylü Pelham Widow'dan ** çok daha iyi şiirleri. Ama kimin umrunda, dişlerini beyaz yuvarlak ekmeğe geçir, ekmek ve iyi jambon, insan hayatta başka ne ister ki. Yemekten sonra biraz laflayıp elma şarabı içip elma kemirmeye devam ediyorlar. Lewis Woodbines sigarasını tüttürüyor ve güneşin altındaki biçerdövere bakıyor. Çocuk sırtüstü uzandığında, anızlar sırtına batıyor, Devon'ın seslerinin, kendi Devon'ının İngiltere'nin ve atalarının gelecek yıl bu tarlada, sonra diğer tarlalarda yapılacak işleri tartışan canlı ve insana azap veren seslerinin yeşil gölcüğünde yıkanıyor. O denli yerel bir dil ve ses bilgisel açıdan o denli yoğunki zihninde ayrılmaz olan sözcüklerin hecelerini birbirine karıştırmada fazla hoşgörülü ve kendine özgü manzarası, dar vadileri, çiftlik arazileri, kavşakları ve barakalarıyla hep öyle kalacak. Ardından karşıdan sesler geliyor, çok uzaklardan, beş altı mil öteden, bir sirenin baygın uğultusu. Torquay sanırım, diyor Bill. Çocuk, güneye doğru gökyüzünü tarayıp doğruluyor. Suskunlar. Uğultu azalıyor, ses perdesi değişiyor. Bir erkek sülün, tarlanın üst tarafındaki kayınların arasında iki heceyle ötüyor. Bill hızla parmağını kaldırıyor ve parmağını tam olarak havaya dikmeden, uzaklardan bir gümbürtü geliyor. Sonra bir daha ve uzaktan bir uçak kanadından yuvarlanan topun belli belirsiz bas sesi. Üç saniye sessizlik, derken yine toplar ve bir kez daha sülün ötüyor. Onnarı gine gafil avladılar, diyor Bay Luscombe. *Viktorya döneminde yetişen bir İngiliz elması. (y.h.n.) **Petham Dulu. (ç.n.) 11

12 Onnardan biri ani bombardıman uçağı, diyerek onaylıyor Bill. Dişbudağın gölgesinin öte ayakta durmuş, güneye bakıyorlar. Ama gökyüzü boş, mavi ve sakin. Ellerini gözlerine siper ediyorlar, bir benek, bir iz, hafif bir duman arayarak. Hiçbir şey yok. Ama bir motor, başlangıçta çok belli belirsiz, derken birdenbire daha yüksek sesle, daha yakından, aniden geçiveriyor. Beş kişi ihtiyatla dişbudağın altına geri dönüyor. Uzun vadi çılgınca yaklaşan, azgın bir korkunun ıstırabıyla çığlık çığlığa alabildiğine şiddetli makinelerin akınına uğruyor. Mürekkep yalamış çocuk ölmek üzere olduğunu biliyor. Sonra dünyayı ikiye bölen birkaç saniye boyunca uçak üzerlerinde, tarlanın daha yüksekte kalan yarısının üzerinde, yalnızca iki yüz fit yüksekte, kamuflajı yemyeşil ve siyah, gövdesinin alt kısmı mavi, Balkan haçlı, ince, kocaman iki motorlu bir Heinkel; gerçek, savaş kadar gerçek. Terör ve büyülenme, güvercinler ürkerek kayınların arasından havalanıyor, Sally şaha kalkıyor. Kaptan da aynı şekilde, yularını çeke çeke gevşetip çözüyor, çılgınca kişniyor. Eşkin giderek uzaklaşıyor, derken yavaşlayıp hantal hareketlerle tırıs giderek tarlanın öbür ucuna varuyor. Ama devasa yapışkan bir sinek vahşi kişnemenin peşine düşüyor. Bay Luscombe bağıra bağıra neredeyse at kadar hızlı koşuyor. "Çüş, Kaptan. Yavaş, oğlum, yavaş." Derken Bill de koşuyor, babasını sollayıp geçiyor. İhtiyar at titreyerek biçilmemiş buğdayların kıyısında duruyor. Bir daha kişniyor. Çocuk, Lewis'e dönüyor: Pilotu gördüm! Onnardan mıydı bizden mi, diye soruyor ihtiyar Sam. Çocuk ona bağırıyor. Almandı! Alman! Lewis bir parmağını kaldırıyor, Heinkel'in batıya doğru süzüldüğünü duydukları kuzeyde bir yere doğru. Dartmouth, diyor Lewis alçak sesle. O, nehir boyuna doğru gidecek. Bu büyük yakıcı makinelerin emniyet mandalıyla, çabuklukları ve insaniyetsizlikleri, gücüyle ilgili bir şey onu etkilemiş sanki; pestili çıkmış ihtiyar atlarla birlikte ter dökerek uzaklaşıyor. Çiftlik sayesinde askere gitmekten kurtulmuştu... Metal Romalılara karşılık eski Kelt yumuşaklığı. Tarlanın ortalarında babası, Kaptan'a şaplak atıyor ve onu yavaş yavaş tekrar biçerdövere doğru götürüyor. Bill çitin yanında duran üçlüye bakıyor yukarıdan, sonra Heinkel'in uçuşunu takip ederek ateş eder gibi bir hareket yapıyor ve uçağı düşürebileceği tepeye işaret ediyor. Lewis bile yandan sırıtıyor. 12

13 Fakat daha sonra tarlaya doğru yukarı yürürken kulak kesilmelerine rağmen hiç ses yok, artık savaş yok, uçak kanadından atılan topun çekiçle döven yankısı yok, Totnes ya da Dartmouth yönünden gelen gümbürtüler yok, ardından gelecek kasırgalar yok. Yalnız, Kaptan'ı tekrar hareket ettirmek için dizginleri şaklatıp da, demet toplayıcılar ilk demetlerini toplamak üzere yere eğildiğinde, masmavi gökten hırıltılı bir ses geliyor. Çocuk başını kaldırıp yukarıya bakıyor. Çok yüksekte, batıya doğru uçarken yuvarlanan, birbirlerine sataşan, birbirlerini karambole düşeren dört kara nokta. İki kuzgun ve yavruları; gökyüzünün uyuklayan ebedi sesi, insanla alay ediyor. Muammalar: Sülün, bombaları insanlardan önce nasıl duydu. Kuzgunları ve bu göçü kim gönderdi? Günlük aşımız: Demetler ve öbekler, öğleden sonra yavaş geçiyor, ince dişbudağın gölgesi anızlara doğru usul usul ilerliyor. Biçerdöver, buğdayları yavaş yavaş acımasızca azaltıyor. İlk tavşan koşarken, Lewis bir çığlık atıyor. Yabani tavşan gibi şeker türden bir tavşan demetlenmemiş buğday öbeklerinin içinde zikzaklar çiziyor, derken bir öbeğin içine saklanıyor. En yakındaki Bill bir taş kapıp sessizce yakınına sokuluyor. Ama tavşan kaçıyor, hızla koşan beyaz, kısa bir kuyruk. Fırlatılan taş hızla gidip tavşanın kafasına çarpıyor zarar vermeden. Üçünden kısa bir süre sonra, sanki sürekli gizlice izleyip, ne zaman ortaya çıkmaları gerektiğini biliyorlarmış gibi tarlaya insanlar dolmaya başlıyor. İki ya da üç ihtiyar adam, bebek puseti süren tombul genç bir kadın, ayaklarının dibinde lurcher cinsi bir av köpeğiyle uzun boylu bir çingene: İnce uzun çenesiyle asık suratlı 'Babe', karanlıkların adamı, polislerin kâbusu, Thorncombe Korusu'nun elma brendisi damıtıcısı ya da dedikodulara göre öyle. Sonra Fishacre köyünün çocukları okuldan dağılıyorlar. Yedi sekiz kişiler, beş küçük erkek çocuk, iki küçük kız ve bir de daha büyük biri var. Açık kapı ağız gibi; yanından geçen herkesi içine çekiyor. Queenie ve ihtiyar Bayan Hellyer ama onlar özellikle yokuş çıkmış olmalılar; ve diğerleri, yetişkinler, çocuklar. Ondan sonra çay sepetini yüklenmiş karakaşlı küçük Bayan Luscombe. Onun yanında, çok sade ve hatta o zaman için bile eski moda denebilecek gri beyaz bir elbise giymiş, uygunsuz alagarson kesilmiş saçlarıyla kibar yüzlü bir kadın... Demet toplayan çocuğun halası. Dahası da var. Artık, biçerdöver altı yedi kez dönecek kadar buğday kaldı ve elli metrelik bir mesafe. Lewis köşeyi dönerken en yakındaki erkek seyircilere bağırıyor: Kulamparalarla al takke ver külah! 13

14 Demet toplayanlar, çocuklar, ihtiyar adamlar, Bebek ve onun av köpeği, hepsi son partinin etrafında toplanıyor. Lurcher cinsi köpek yılgın, ezik bakışlı, siyah ve kahverengi bir köpek; sürekli çömeliyor, huzursuz, aşırı tetikte, açıkgöz ve sahibinin dibinden bir an olsun ayrılmıyor. Genç kadın şişmiş ayak bilekleriyle yukarı doğru yürürken, oğlan bebeğini kucağında taşıyor, puset giriş kapısının yanında bırakılmış. Bazılarının ellerinde kazıklar, diğerlerinde ise sağlamlaştırmak için taşlar var. Heyecanlı yüzlerden oluşan bir çember, mısır alanındaki her sarsıntıyı dikkatle inceliyor. Komuta eden ihtiyar adamlar durumu bildikleri için ciddi şekilde ihtiyatlılar. Telaşe etmeyin dostlar, uzak durun. Dikdörtgenin merkezindeki başaklarda bir hareketlilik, sallanan sapların deredeki alabalık dalgasına benzeyen çırpıntısı başlıyor. Dişi bir sülün pır diye havalanıyor, tepenin aşağısından kahverengi benekli bir yaylı kukla gibi kalkıp, Fishacre Yolu'nun üzerine uçuyor. Kahkahalar. Küçük bir kız çığlık atıyor. Küçük bir tavşan, yirmi santim ya var ya yok, daha yukarıdaki sınırdan koşarak çıkıyor, şaşkın şaşkın durup, sonra yine koşuyor. On metre uzakta öbeklerin demetlenmesine yardım eden çocuk, iki büklüm olan, duran, hamle yapan ve nihayetinde tekrar buğdayların içine koşan küçük hayvanın arkasından sere serpe uzanıp taklalar atan bir grup çılgın çocuğa sırıtıyor. Mafetmeyin ekini, diye bağırıyor Bay Luscombe en hevesli çocuğa. Küçük şeytan. Lewis şimdi kulak tırmalayıcı bir sesle arazinin diğer tarafından işaret ederek ıslık çalıyor. Bu seferki büyük bir tavşan, dar yoldaki bahçe çitine, av köpeğinin durduğu tarafa doğru koşuyor. Tavşan insan çemberinin içinden geçip, taşların, kazıkların ve demetlerin arasından savuşuyor. Çingene hafif, etkisiz bir ıslık çalıyor. Köpek, damarlarındaki tazı kanı ve ölümcül becerisini kullanarak yıldırım gibi uzaklaşıyor. Bir defaya mahsus tavşan son anda köpekle yer değiştirerek kurtuluyor. Av köpeği kıvrılıp geri dönerken anızların içinden kızıl toprağı tozutarak büyük bir hızla geçiyor. Herkesin gözü köpeğin üzerinde, Lewis bile atı dizginlemiş. Bu sefer av köpeği hataya düşmüyor. Tavşanı ensesinden yakalayıp, şiddetle sarsıyor. Çingene tekrar ıslık çaldığında, köpek süratle sahibinin yanına koşup, eğiliyor ve hâlâ çırpınan hayvanı uzun çenesiyle sıkıca tutuyor. Çingene, tavşanı arka bacaklarından yakaladıktan sonra uzakta tutarak yukarı kaldırıp boş eliyle bir seferde boynunu kesiyor. Oradaki herkes Babe'in av köpeğini nasıl ele geçirdiğini biliyor. Bu, tıpkı lakabı gibi bir köylü şakası: Bir gece Şeytan ona Thorncombe Korusu'nda Kamp'a geri dönen bütün Amerikalılara bu kadar ucuz içki sattığı için teşekkür etmeye gelmiş, hediye olarak da av köpeğini getirmiş. Ama adamı ve köpeği izlerlerken adamın tavşana 14

15 ihtiyacı olduğu için orada bulunmadığını biliyorlar. Ayışığının aydınlattığı her gece ve tavşanların bulunduğu millerce uzunluktaki tarlalar zaten onun emrinde. Ama onunki kadim bir varoluş, yarı tanrısal, insanların avcı oldukları, tarım yapmadıkları bir zamandan kalma ve hasat zamanı tarlaları şereflendiriyor. Lewis biçerdöveri tekrar çalıştırıyor. Artık her birkaç metrede bir tavşan sıçrıyor, küçük, büyük; bazıları korkmuş, bazıları ise azimli. İhtiyar adamlar birden üstlerine atlayıp, bastonlarıyla vuruyor, tökezleyip yüzüstü düşüyorlar; çocuklar da öyle. Kahkahalar, bağrışlar, küfürler, zafer çığlıkları; sessiz av köpeği hızla koşup, dönüyor, acımasız ağzıyla kapıyor. Son dönüş. Derken biçerdöverin gizli tırpan bıçaklarından küçük bir çocuğunkini andıran acılı bir çığlık geliyor. Lewis biçerdöveri durdurmadan arka tarafı işaret ediyor. Arka bacakları biçilmiş bir tavşan sürünerek uzaklaşıyor. Demetleri yapan çocuk koşup tavşanı kaldırıyor: kızıl, kesik bacaklar. Tüyle kaplı kıçından küçük yeşil dışkı topakları düşüyor. Hayvan çırpınıp silkiniyor, bir feryat daha ediyor. Lewis biçtikçe biçiyor, üçüncü seferden sonra kayıtsızca dönüp cesedi tavşan ölülerinden bir yığının olduğu tarafa fırlatıyor. Dişi tavşanların gözleri donuklaşıyor, bıyıkları, yumuşak kulakları, kar gibi kısa kuyrukları. Çocuk yakına sokularak yerdeki tavşan ölülerinden oluşan yığına bakıyor, hiç yoksa yirmi tane. İçi kalkıyor; uyarıcı, tuhaf bir sarsıntı, bu yüzden çocuk bir gün tarla boşken bunun için ağlayacak. Başını yukarı kaldırdığında, halası görüyor Bayan Luscombe'u, tarlada bu katliama iştirak etmeyen yegâne iki kişiyi görüyor. Dişbudağın altına anızlar üzerine serilmiş masa örtüsünün yanında ayakta dikilmiş, konuşarak etrafı seyrediyorlar. Yanlarında kıvrım kıvrım mavi bir duman var. Eski siyah bir çaydanlık taşlar üzerine oturtulmuş. Etrafı avcılar tarafından belirgin şekilde kuşatılan sonuncu tavşan doğruca ihtiyar miyop Sam'in bacaklarının arasından geçerek onu kovalayan çocukların önüne geçiyor. Av köpeği yıldırım gibi aralarından geçmeye çalışırken, dengesini ve görüşünü kaybediyor. Sonunda kendini hüsran havlayışlarına bırakıp, ümitsizce etrafa, bağırıp çağıran, işaret eden, onu harekete geçirmeye çalışan iki ayaklı hayvanlara bakıyor. Ardından eğildiğinde kalkan kısa kuyruğu görüyor ve tekrar işe girişiyor. Ama tavşan birkaç metre uzaklıktaki çalıdan oluşan çite ulaşıyor. Çingene ıslık çalıyor. Köpek uzun adımlarla kuyruğu aşağıda geri dönüyor. Sonra ödül töreni başlıyor. İhtiyar Bay Luscombe avda öldürülen hayvanların yanında ayakta duruyor, birazcık utanmış, Solomon'u oynamaya alışık değil. Bir sana, bir ona, küçük bir tanesi bir çocuğa, tombul bir çift Babe'e, bir diğeri İhtiyar Sam'e. Altı tanesi de demet toplayan çocuğa. 15

16 Bunnarı aşşa dişbudağa götürüver, Danny. "Danny", tercih ettiği ismiyle Dan, iki elinde de üç çift arka bacak tutan Nemrut, * tarladan aşağı çay sofrasına doğru yürüyor. Virgül gibi kaşlı Bayan Luscombe ince dallardan yaktığı ateşin yanında elleri kalçasında ayakta durmuş, ona sırıtıyor. Hepsini sen mi yakaladın, Danny? Ben iki tane yakaladım. Biri sayılmaz aslında. Tırpanın ağzına takıldı. Zavallı hayvancağız, diyor halası. Bayan Luscombe kibar ama sert bir şekilde küçümsüyor. Senin kalbin taştan mı be canım, onlar için hiç mi üzülmezsin? Halası ise ona anaç bir tavırla gülümsüyor. Bayan Luscombe tavşanları alıp tartıyor, değer biçiyor, butlarını elliyor ve iyi bir çift tavşan seçiyor. İşte, akşam yemeğin, Danny. Ah harika. Sahiden mi? Çok teşekkürler Bayan Luscombe. Kesinlikle emin misin, diye sorup halasına. şunu ekler: Sen olmasan biz n'apardık? Babam nerede? diye soruyor çocuk. Köy papazı çağırmıştı galiba. Sundurmanın oralarda. Çocuk başını sallıyor. Yalnızlığını iyileştiren korkunç Oedipus gizi, her erkek evladın geçmek zorunda olduğu kavşağa gelmiş nicedir. Demetleri bitireceğiz, diyor. Onların yeniden işe koyuldukları yere yürüyüp gidiyor bir kez daha ama Brueghel'de olduğu gibi artık daha fazla yardım eli var. Çocuklar en uzaktaki demetleri adamların yakınına sürüklemek için birbirleriyle yarışıyorlar, Babe bile son yirmi dakikadır öyle yapmaya başlamış. Sonra Aşai Rabbani gibi bir ayin yaparcasına dişbudağın altına geri dönüyorlar. Eski pembe beyaz ekose sofra bezi, ekmek, dörtte bir galon büyüklüğündeki bir tasta kaymak, ahududu ve frenk üzümü reçeli çömlekleri, desenli beyaz kupalar, iki çay demliği, üzeri sarı şeritli, siyaha çalan kahverengi, kuru üzüm ve frenk üzümü doldurulmuş kek renginde. Uygun olmayan yöntemlerle buhardan geçirilmiş en iyi kaymak, sapsarı kaymağın kabuğu keyif veren bir beyaza dönmüş. Şimdiye kadar yapılmış hiçbir kaymak bunun emsali olamazdı. Hasat açlığı, güneş, seyreden çocukların oluşturduğu çember, ter kokusu birlikte şimdiye kadar yapılmış hiçbir kaymak bunun emsali olamazdı. Ahır, çayır ve Kızıl Devonlar. Ambrosia, ölüm, tatlı ahududu reçeli. Onnarı gördün mü, ana? Gördün mü onnarı Bağyan Martin? Hepiciğimiz onları elleyebilirdik di mi Danny? * Kitabı Mukaddes'te Kûş'un oğlu, büyük bir avcı. (ç.n.) 16

İYREC-İ PÉZÉŞKZÂD 1928 yılında Tahran'da dünyaya gelen Pézéşkzâd'ın babası doktor, annesi öğretmendir. İlk ve ortaöğrenimini Tahran'da tamamladıktan

İYREC-İ PÉZÉŞKZÂD 1928 yılında Tahran'da dünyaya gelen Pézéşkzâd'ın babası doktor, annesi öğretmendir. İlk ve ortaöğrenimini Tahran'da tamamladıktan İYREC-İ PÉZÉŞKZÂD 1928 yılında Tahran'da dünyaya gelen Pézéşkzâd'ın babası doktor, annesi öğretmendir. İlk ve ortaöğrenimini Tahran'da tamamladıktan sonra Fransa'da hukuk tahsili yapmıştır. İran'da beş

Detaylı

GAVIN WESTON 1962 yılında Belfast'ta doğan İrlandalı görsel sanatçı ve yazar Gavin Weston, Fine Art at Saint Martin s School of Art and Design ve

GAVIN WESTON 1962 yılında Belfast'ta doğan İrlandalı görsel sanatçı ve yazar Gavin Weston, Fine Art at Saint Martin s School of Art and Design ve GAVIN WESTON 1962 yılında Belfast'ta doğan İrlandalı görsel sanatçı ve yazar Gavin Weston, Fine Art at Saint Martin s School of Art and Design ve Goldsmiths College da eğitim gördü. 1995 yılında Ulster

Detaylı

DANIEL ALARCÓN Daniel Alarcón, memleketi Lima, Peru da yayınlanan Etiqueta Negra dergisinin editör yardımcısıdır. Öykü seçkisi War by Candlelight,

DANIEL ALARCÓN Daniel Alarcón, memleketi Lima, Peru da yayınlanan Etiqueta Negra dergisinin editör yardımcısıdır. Öykü seçkisi War by Candlelight, DANIEL ALARCÓN Daniel Alarcón, memleketi Lima, Peru da yayınlanan Etiqueta Negra dergisinin editör yardımcısıdır. Öykü seçkisi War by Candlelight, 2006 PEN/Hemingway Ödülü nün finalisti oldu. 2007 de Granta

Detaylı

ROMAN GRAF 1978 yılında, İsviçre de, Winterthur da doğdu. Leipzig te Alman Edebiyatı eğitimi almıştır. 2008 de Studer/Ganz Ödülü, 2009 da

ROMAN GRAF 1978 yılında, İsviçre de, Winterthur da doğdu. Leipzig te Alman Edebiyatı eğitimi almıştır. 2008 de Studer/Ganz Ödülü, 2009 da ROMAN GRAF 1978 yılında, İsviçre de, Winterthur da doğdu. Leipzig te Alman Edebiyatı eğitimi almıştır. 2008 de Studer/Ganz Ödülü, 2009 da Mara-Cassens Ödülü ve 2010 da da en umut vadeden genç yazarlara

Detaylı

ROBERT M. PIRSIG 1928 de Minneapolis te doğan Robert Maynard Pirsig Minnesota Üniversitesi nde felsefe, kimya ve gazetecilik öğrenimi gördü.

ROBERT M. PIRSIG 1928 de Minneapolis te doğan Robert Maynard Pirsig Minnesota Üniversitesi nde felsefe, kimya ve gazetecilik öğrenimi gördü. ROBERT M. PIRSIG 1928 de Minneapolis te doğan Robert Maynard Pirsig Minnesota Üniversitesi nde felsefe, kimya ve gazetecilik öğrenimi gördü. Hindistan daki Benares Hindu Üniversitesi nde Doğu felsefesi

Detaylı

IRIS MURDOCH 1919 da İrlanda da doğan İngiliz romancı, oyun yazarı, şair, denemeci, felsefeci ve senaryo yazarı. Murdoch hemen her yıl hacimli birer

IRIS MURDOCH 1919 da İrlanda da doğan İngiliz romancı, oyun yazarı, şair, denemeci, felsefeci ve senaryo yazarı. Murdoch hemen her yıl hacimli birer IRIS MURDOCH 1919 da İrlanda da doğan İngiliz romancı, oyun yazarı, şair, denemeci, felsefeci ve senaryo yazarı. Murdoch hemen her yıl hacimli birer roman yazmış olmasının yanında, Sartre, Romantic Rationalist

Detaylı

EDMUNDO PAZ SOLDÁN Nobel ödülü sahibi ünlü yazar Mario Vargas Llosa tarafından yeni neslin en önemli Latin Amerikalı yazarları arasında ilk sırada

EDMUNDO PAZ SOLDÁN Nobel ödülü sahibi ünlü yazar Mario Vargas Llosa tarafından yeni neslin en önemli Latin Amerikalı yazarları arasında ilk sırada EDMUNDO PAZ SOLDÁN Nobel ödülü sahibi ünlü yazar Mario Vargas Llosa tarafından yeni neslin en önemli Latin Amerikalı yazarları arasında ilk sırada gösterilen José Edmundo Paz Soldan 1967 yılında Bolivya

Detaylı

DANIEL ALARCÓN Daniel Alarcón, memleketi Lima, Peru da yayınlanan Etiqueta Negra dergisinin editör yardımcısıdır. Öykü seçkisi War by Candlelight,

DANIEL ALARCÓN Daniel Alarcón, memleketi Lima, Peru da yayınlanan Etiqueta Negra dergisinin editör yardımcısıdır. Öykü seçkisi War by Candlelight, DANIEL ALARCÓN Daniel Alarcón, memleketi Lima, Peru da yayınlanan Etiqueta Negra dergisinin editör yardımcısıdır. Öykü seçkisi War by Candlelight, 2006 PEN/Hemingway Ödülü nün finalisti oldu. 2007 de Granta

Detaylı

JEAN GENET (D. 19 Aralık 1910 Ö. 15 Nisan 1986) Paris te doğdu. Evlilikdışı bir çocuk olduğu için annesi tarafından terk edildi, on yaşına değin bir

JEAN GENET (D. 19 Aralık 1910 Ö. 15 Nisan 1986) Paris te doğdu. Evlilikdışı bir çocuk olduğu için annesi tarafından terk edildi, on yaşına değin bir JEAN GENET (D. 19 Aralık 1910 Ö. 15 Nisan 1986) Paris te doğdu. Evlilikdışı bir çocuk olduğu için annesi tarafından terk edildi, on yaşına değin bir yetimhanede ve Morvan da bir çiftçi ailesinin yanında

Detaylı

JULIAN BARNES Çağdaş İngiliz edebiyatının önde gelen adlarından olan Julian Barnes, 1946 da Leicester da doğdu. Oxford Üniversitesi, Magdalen College

JULIAN BARNES Çağdaş İngiliz edebiyatının önde gelen adlarından olan Julian Barnes, 1946 da Leicester da doğdu. Oxford Üniversitesi, Magdalen College JULIAN BARNES Çağdaş İngiliz edebiyatının önde gelen adlarından olan Julian Barnes, 1946 da Leicester da doğdu. Oxford Üniversitesi, Magdalen College da okudu. The Oxford English Dictionary de sözlükbilimci;

Detaylı

THOMAS EUGENE ROBBINS 1936 doğumlu Amerikalı roman ve hikâye yazarı Robbins, Oyunculluk, uçarılık değil bilgeliktir görüşünü ön plana çıkarıp

THOMAS EUGENE ROBBINS 1936 doğumlu Amerikalı roman ve hikâye yazarı Robbins, Oyunculluk, uçarılık değil bilgeliktir görüşünü ön plana çıkarıp THOMAS EUGENE ROBBINS 1936 doğumlu Amerikalı roman ve hikâye yazarı Robbins, Oyunculluk, uçarılık değil bilgeliktir görüşünü ön plana çıkarıp çılgınlık derecesinde oyuncul romanlar yazmaktadır. Romanları,

Detaylı

ROLF LAPPERT 1958 yılında İsviçre nin Zürih kentinde doğan Rolf Lappert, asıl olarak grafik sanatçısı olarak meslek hayatına başlamıştır.

ROLF LAPPERT 1958 yılında İsviçre nin Zürih kentinde doğan Rolf Lappert, asıl olarak grafik sanatçısı olarak meslek hayatına başlamıştır. ROLF LAPPERT 1958 yılında İsviçre nin Zürih kentinde doğan Rolf Lappert, asıl olarak grafik sanatçısı olarak meslek hayatına başlamıştır. Yayımladığı ilk romanlarının ardından uzun süre yazmaya ara vermiş

Detaylı

THOMAS EUGENE ROBBINS Amerikalı roman ve hikâye yazarı (d. 1936). Robbins, Oyunculluk, uçarılık değil bilgeliktir görüşünü ön plana çıkarıp çılgınlık

THOMAS EUGENE ROBBINS Amerikalı roman ve hikâye yazarı (d. 1936). Robbins, Oyunculluk, uçarılık değil bilgeliktir görüşünü ön plana çıkarıp çılgınlık THOMAS EUGENE ROBBINS Amerikalı roman ve hikâye yazarı (d. 1936). Robbins, Oyunculluk, uçarılık değil bilgeliktir görüşünü ön plana çıkarıp çılgınlık derecesinde oyuncul romanlar yazmaktadır. Romanları,

Detaylı

Ayrıntı: 609 Edebiyat Dizisi: 177 Hafız Divanı 1. Cilt Hâfız-ı Şirâzi

Ayrıntı: 609 Edebiyat Dizisi: 177 Hafız Divanı 1. Cilt Hâfız-ı Şirâzi MEHMET KANAR 01.01.1954 tarihinde Konya da doğdu. İlkokulu Konya Gazi Mustafa Kemal İlkokulu nda, ortaokulu İstanbul Kartal Maltepe Ortaokulu, liseyi Vefa Lisesi nde tamamladıktan sonra, 1970-1971 öğrenim

Detaylı

Ursula K. Le Guin Le Guin 21 Ekim 1929 da ABD nin Kaliforniya eyaletinin Berkeley kentinde doğdu. Babası ünlü antropolog Alfred Kroeber di.

Ursula K. Le Guin Le Guin 21 Ekim 1929 da ABD nin Kaliforniya eyaletinin Berkeley kentinde doğdu. Babası ünlü antropolog Alfred Kroeber di. Ursula K. Le Guin Le Guin 21 Ekim 1929 da ABD nin Kaliforniya eyaletinin Berkeley kentinde doğdu. Babası ünlü antropolog Alfred Kroeber di. Doğal olarak esinini Kızılderili efsaneleri ve masallarından

Detaylı

IRIS MURDOCH 1919 da İrlanda da doğan İngiliz romancı, oyun yazarı, şair, denemeci, felsefeci ve senaryo yazarı. Murdoch hemen her yıl hacimli birer

IRIS MURDOCH 1919 da İrlanda da doğan İngiliz romancı, oyun yazarı, şair, denemeci, felsefeci ve senaryo yazarı. Murdoch hemen her yıl hacimli birer IRIS MURDOCH 1919 da İrlanda da doğan İngiliz romancı, oyun yazarı, şair, denemeci, felsefeci ve senaryo yazarı. Murdoch hemen her yıl hacimli birer roman yazmış olmasının yanında, Sartre, Romantic Rationalist

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

JULIAN BARNES Çağdaş İngiliz edebiyatının önde gelen adlarından olan Julian Barnes, 1946 da Leicester da doğdu. Oxford Üniversitesi, Magdalen College

JULIAN BARNES Çağdaş İngiliz edebiyatının önde gelen adlarından olan Julian Barnes, 1946 da Leicester da doğdu. Oxford Üniversitesi, Magdalen College JULIAN BARNES Çağdaş İngiliz edebiyatının önde gelen adlarından olan Julian Barnes, 1946 da Leicester da doğdu. Oxford Üniversitesi, Magdalen College da okudu. The Oxford English Dictionary de sözlükbilimci;

Detaylı

THOMAS EUGENE ROBBINS Amerikalı roman ve hikâye yazarı (d. 1936). Robbins, Oyunculluk, uçarılık değil bilgeliktir görüşünü ön plana çıkarıp çılgınlık

THOMAS EUGENE ROBBINS Amerikalı roman ve hikâye yazarı (d. 1936). Robbins, Oyunculluk, uçarılık değil bilgeliktir görüşünü ön plana çıkarıp çılgınlık THOMAS EUGENE ROBBINS Amerikalı roman ve hikâye yazarı (d. 1936). Robbins, Oyunculluk, uçarılık değil bilgeliktir görüşünü ön plana çıkarıp çılgınlık derecesinde oyuncul romanlar yazmaktadır. Romanları,

Detaylı

Ayrıntı: 613 Edebiyat Dizisi: 179. Kuzeye Göç Mevsimi Tayeb Salih. Arapça dan Çeviren Adnan Cihangir. Yayıma Hazırlayan Gül Korkmaz

Ayrıntı: 613 Edebiyat Dizisi: 179. Kuzeye Göç Mevsimi Tayeb Salih. Arapça dan Çeviren Adnan Cihangir. Yayıma Hazırlayan Gül Korkmaz TAYEB SALİH Tayeb Salih (1929-2009) Sudan da doğdu. Hartum Üniveristesinde eğitim gördü. Bir süre ülkesinde öğretmenlik yaptıktan sonra İngiltere ye yerleşen Salih, uzun bir süre BBC nin Arapça bölümünü

Detaylı

Julian Barnes. Bir Son Duygusu

Julian Barnes. Bir Son Duygusu JULIAN BARNES Çağdaş İngiliz edebiyatının önde gelen adlarından olan Julian Barnes, 1946 da Leicester da doğdu. Oxford Üniversitesi, Magdalen College da okudu. The Oxford English Dictionary de sözlükbilimci;

Detaylı

DAVID LODGE 1935 te Londra da doğan David Lodge, College London Üniversitesi nden 1955 te mezun olur. 1959 da aynı üniversiteden yüksek lisans

DAVID LODGE 1935 te Londra da doğan David Lodge, College London Üniversitesi nden 1955 te mezun olur. 1959 da aynı üniversiteden yüksek lisans DAVID LODGE 1935 te Londra da doğan David Lodge, College London Üniversitesi nden 1955 te mezun olur. 1959 da aynı üniversiteden yüksek lisans derecesi alır. Bu arada Britanya Ordusu nda askerlik hizmetini

Detaylı

ANGELIKA OVERATH Angelika Overath 1957 yılında Karlsruhe'de doğdu. Tübingen Üniversitesi nde dil ve tarih eğitimi aldı. Modern Şiir Estetiğinde Mavi

ANGELIKA OVERATH Angelika Overath 1957 yılında Karlsruhe'de doğdu. Tübingen Üniversitesi nde dil ve tarih eğitimi aldı. Modern Şiir Estetiğinde Mavi ANGELIKA OVERATH Angelika Overath 1957 yılında Karlsruhe'de doğdu. Tübingen Üniversitesi nde dil ve tarih eğitimi aldı. Modern Şiir Estetiğinde Mavi Renk çalışmasıyla doktorasını tamamlayan Overath çeşitli

Detaylı

ZAKES MDA Asıl adı Zanemvula Kizito Gatyeni Mda olan Zakes Mda, 1948 yılında Güney Afrika da doğdu. Romancı kimliğinin yanı sıra, şair, oyun yazarı,

ZAKES MDA Asıl adı Zanemvula Kizito Gatyeni Mda olan Zakes Mda, 1948 yılında Güney Afrika da doğdu. Romancı kimliğinin yanı sıra, şair, oyun yazarı, ZAKES MDA Asıl adı Zanemvula Kizito Gatyeni Mda olan Zakes Mda, 1948 yılında Güney Afrika da doğdu. Romancı kimliğinin yanı sıra, şair, oyun yazarı, ressam ve besteci olarak da tanınmaktadır. Edebiyatla

Detaylı

JOHN (ROBERT) FOWLES (1926-2005) İngiliz romancı, hikâyeci, şair ve denemeci. Fowles, mit ve gizemi gerçekçilik ve varoluşçu düşünce ile birleştiren

JOHN (ROBERT) FOWLES (1926-2005) İngiliz romancı, hikâyeci, şair ve denemeci. Fowles, mit ve gizemi gerçekçilik ve varoluşçu düşünce ile birleştiren JOHN (ROBERT) FOWLES (1926-2005) İngiliz romancı, hikâyeci, şair ve denemeci. Fowles, mit ve gizemi gerçekçilik ve varoluşçu düşünce ile birleştiren romanlarıyla yüzyılın önemli yazarları arasına girmiştir.

Detaylı

SAMUEL BECKETT İrlandalı romancı, oyun ve senaryo yazarı, öykücü, şair, denemeci ve çevirmen (1906-1989). Dublin in bir banliyösünde doğdu, Protestan

SAMUEL BECKETT İrlandalı romancı, oyun ve senaryo yazarı, öykücü, şair, denemeci ve çevirmen (1906-1989). Dublin in bir banliyösünde doğdu, Protestan SAMUEL BECKETT İrlandalı romancı, oyun ve senaryo yazarı, öykücü, şair, denemeci ve çevirmen (1906-1989). Dublin in bir banliyösünde doğdu, Protestan bir ailedendi. 1927 de Dublin deki Trinity College

Detaylı

IRIS MURDOCH 1919 da İrlanda da doğan İngiliz romancı, oyun yazarı, şair, denemeci, felsefeci ve senaryo yazarı. Murdoch hemen her yıl hacimli birer

IRIS MURDOCH 1919 da İrlanda da doğan İngiliz romancı, oyun yazarı, şair, denemeci, felsefeci ve senaryo yazarı. Murdoch hemen her yıl hacimli birer IRIS MURDOCH 1919 da İrlanda da doğan İngiliz romancı, oyun yazarı, şair, denemeci, felsefeci ve senaryo yazarı. Murdoch hemen her yıl hacimli birer roman yazmış olmasının yanında, Sartre, Romantic Rationalist

Detaylı

HA JIN Çin in Liaoning eyaletinde doğan Ha Jin subay olan babasının izinden giderek, on üç yaşında orduya katılır. Edebiyata ilgisi nedeniyle altı

HA JIN Çin in Liaoning eyaletinde doğan Ha Jin subay olan babasının izinden giderek, on üç yaşında orduya katılır. Edebiyata ilgisi nedeniyle altı HA JIN Çin in Liaoning eyaletinde doğan Ha Jin subay olan babasının izinden giderek, on üç yaşında orduya katılır. Edebiyata ilgisi nedeniyle altı yıl sonra ordudan ayrılıp, üniversitede İngilizce üzerine

Detaylı

Urs Widmer. Babamın Kitabı

Urs Widmer. Babamın Kitabı URS WIDMER Urs Widmer 1938 de Basel de doğmuştur. Basel, Montpellier ve Paris te Alman Dili ve Edebiyatı, Latin Dili ve Edebiyatı, ayrıca Tarih öğrenimi görmüştür. Walter ve Suhrkamp yayınevlerinde editörlük

Detaylı

Ayrıntı: 147 Edebiyat Dizisi: 52. Seni İçime Gömdüm Andrew Jolly. Kitabın Özgün Adı Lie down in me. İngilizce den Çeviren Tomris Uyar

Ayrıntı: 147 Edebiyat Dizisi: 52. Seni İçime Gömdüm Andrew Jolly. Kitabın Özgün Adı Lie down in me. İngilizce den Çeviren Tomris Uyar Ayrıntı: 147 Edebiyat Dizisi: 52 Seni İçime Gömdüm Andrew Jolly Kitabın Özgün Adı Lie down in me İngilizce den Çeviren Tomris Uyar Düzelti Mehmet Celep Bu kitabın Türkçe yayım hakları Ayrıntı Yayınları

Detaylı

GEORGES PEREC KAYBOLUŞ

GEORGES PEREC KAYBOLUŞ GEORGES PEREC KAYBOLUŞ Ayrıntı: 400 Edebiyat dizisi: 142 Kayboluş Georges Perec Türkçeleştiren Cemal Yardımcı Yayıma hazırlayan Alev Özgüner Kitabın özgün adı La Disparition Éditions Denoël /1969 basımından

Detaylı

HANS MAGNUS ENZENSBERGER Doğumu 1929. Alman şair ve eleştirmen. İkinci Dünya Savaşı sonrası Alman toplumunu hicveden şiirleriyle tanınmıştır.

HANS MAGNUS ENZENSBERGER Doğumu 1929. Alman şair ve eleştirmen. İkinci Dünya Savaşı sonrası Alman toplumunu hicveden şiirleriyle tanınmıştır. HANS MAGNUS ENZENSBERGER Doğumu 1929. Alman şair ve eleştirmen. İkinci Dünya Savaşı sonrası Alman toplumunu hicveden şiirleriyle tanınmıştır. Halen Münih'te yaşamakta ve Andreas Thalmayr müstear adıyla

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR ANNEM ANNEM Annem annem canım annem, Gönlüm senle kalbim senle Canım annem gülüm annem Dünyam sensin benim bir tanem.. Biliyorum elbet bir gün gelecek Bir başka bebekte bana annem diyecek Bende hep iyi

Detaylı

Hâfız-ı Şirâzi. Hafız Divanı. 2. Cilt

Hâfız-ı Şirâzi. Hafız Divanı. 2. Cilt MEHMET KANAR 01. 01. 1954 tarihinde Konya da doğdu. İlkokulu Konya Gazi Mustafa Kemal İlkokulu nda, ortaokulu İstanbul Kartal Maltepe Ortaokulu, liseyi Vefa Lisesi nde tamamladıktan sonra 1970-1971 öğrenim

Detaylı

Adım-Soyadım:... Oku ve renklendir.

Adım-Soyadım:... Oku ve renklendir. Adım-Soyadım:... Oku ve renklendir. Gemiyle bir yolculuğa çıkmaya hazır mısın? O zaman geminin üzerindeki çiçeklerden 2 tanesini yeşile, bir tanesini pembe renge boyamalısın. Geminin pencereleri açık mavi

Detaylı

Adı-Soyadı: Deniz kampa kimlerle birlikte gitmiş? 2- Kamp malzemelerini nerede taşımışlar? 3- Çadırı kim kurmuş?

Adı-Soyadı: Deniz kampa kimlerle birlikte gitmiş? 2- Kamp malzemelerini nerede taşımışlar? 3- Çadırı kim kurmuş? ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkok Benim adım Deniz. 7 yaşındayım. Bu hafta sonu annem ve babamla birlikte kampa gittik. Kampa

Detaylı

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Refik Durbaş. Şiir BEZ BEBEKLE KUKLASI. 2. basım. Resimleyen: Burcu Yılmaz

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Refik Durbaş. Şiir BEZ BEBEKLE KUKLASI. 2. basım. Resimleyen: Burcu Yılmaz Refik Durbaş BEZ BEBEKLE KUKLASI ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Şiir Resimleyen: Burcu Yılmaz 2. basım Refik Durbaş BEZ BEBEKLE KUKLASI Resimleyen: Burcu Yılmaz Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Editör: Ebru Akkaş

Detaylı

SAMUEL BECKETT İrlandalı romancı, oyun ve senaryo yazarı, öykücü, şair, denemeci ve çevirmen (1906-1989). Dublin in bir banliyösünde doğdu, Protestan

SAMUEL BECKETT İrlandalı romancı, oyun ve senaryo yazarı, öykücü, şair, denemeci ve çevirmen (1906-1989). Dublin in bir banliyösünde doğdu, Protestan SAMUEL BECKETT İrlandalı romancı, oyun ve senaryo yazarı, öykücü, şair, denemeci ve çevirmen (1906-1989). Dublin in bir banliyösünde doğdu, Protestan bir ailedendi. 1927 de Dublin deki Trinity College

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

İLK OK UMA KİT APLARI

İLK OK UMA KİT APLARI İLK OKUMA KİTAPLARI Bu kitabın sahibi:... Altı yaşındaki Ugo bir sabah uyanmış ve bir de bakmış ki karnının üzerinde yeşil bir aslan oturuyor! Aslan şişman değilmiş ama pek ufak tefek de sayılmazmış.

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

3 YAŞ EKİM AYI TEMASI

3 YAŞ EKİM AYI TEMASI 3 YAŞ EKİM AYI TEMASI Mevsimlerden sonbaharı öğreniyoruz. Çiftlikte yaşayan hayvanları öğreniyoruz. Sebze ve meyvelerin bize faydalarını öğreniyoruz. Cumhuriyet nedir? Öğreniyoruz. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı

Detaylı

.com. Faydalı Olması Dileğiyle... Emrah& Elvan PEKŞEN

.com. Faydalı Olması Dileğiyle... Emrah& Elvan PEKŞEN .com Faydalı Olması Dileğiyle... Emrah& Elvan PEKŞEN ilkok Adı-Soyadı:... Yukarıdaki resmi inceleyelim. Sonrasında aşağıdaki yönergelere göre, çocukları numaralandıralım ve soruları cevaplayalım. Deniz

Detaylı

.com. Faydalı Olması Dileklerimizle... Emrah&Elvan PEKŞEN

.com. Faydalı Olması Dileklerimizle... Emrah&Elvan PEKŞEN .com Faydalı Olması Dileklerimizle... Emrah&Elvan PEKŞEN ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkok Adı-Soyadı:... Önce kelimeleri tek

Detaylı

MARGE PIERCY Amerikalı şair ve yazar Marge Piercy Yahudi bir anne ve Galli bir babanın kızı olarak 1936 da, Detroit in işçi sınıfı mahallelerinden

MARGE PIERCY Amerikalı şair ve yazar Marge Piercy Yahudi bir anne ve Galli bir babanın kızı olarak 1936 da, Detroit in işçi sınıfı mahallelerinden MARGE PIERCY Amerikalı şair ve yazar Marge Piercy Yahudi bir anne ve Galli bir babanın kızı olarak 1936 da, Detroit in işçi sınıfı mahallelerinden birinde doğdu. Burslu öğrenci olarak Michigan Üniversitesi

Detaylı

.com. Faydalı Olması Dileğiyle... Emrah& Elvan PEKŞEN

.com. Faydalı Olması Dileğiyle... Emrah& Elvan PEKŞEN .com Faydalı Olması Dileğiyle... Emrah& Elvan PEKŞEN ilkok Adı-Soyadı:... Yukarıdaki resmi inceleyelim. Sonrasında aşağıdaki yönergelere göre, çocukları numaralandıralım ve soruları cevaplayalım. Deniz

Detaylı

25. Aşağıdaki deyimlerle anlamca üçlü bir grup oluşturulduğunda hangisi dışta kalır? A) eli bol B) eli açık C) eli geniş D) eli kulağında

25. Aşağıdaki deyimlerle anlamca üçlü bir grup oluşturulduğunda hangisi dışta kalır? A) eli bol B) eli açık C) eli geniş D) eli kulağında 21. Hangi cümlede "mi" farklı anlamda kullanılmıştır? A) O bu resmi gördü mü? B) O buraya geldi mi bayram olur. C) Zil çaldı mı içeri girer. D) Yemeği pişirdi mi ocağı kapat. 22. "Boş boş oturmayı hiç

Detaylı

BİZE KATILIR MISINIZ?

BİZE KATILIR MISINIZ? BİZE KATILIR MISINIZ? ŞARKILAR FARECİK Bizim mutfakta bir yuvası var. Ben bilemem ki kaç yavrusu var. Her şeyi kemirdi. Her şeyi dağıttı. Annemi babamı çıldırttı. Farecik farecik, Döktün saçtın farecik,

Detaylı

KÜÇÜK UYKULAR BAHÇESİ

KÜÇÜK UYKULAR BAHÇESİ Mustafa Köz KÜÇÜK UYKULAR BAHÇESİ YARATICI OKUMA DİZİSİ Şiir Resimleyen: Yasemin Ezberci Yaratıcı Okuma Dosyası: Mustafa Köz Mustafa Köz KÜÇÜK UYKULAR BAHÇESİ Resimleyen: Yasemin Ezberci Yayın Koordinatörü:

Detaylı

KIRMIZI KANATLI KARTAL

KIRMIZI KANATLI KARTAL Resimleyen: Vaqar Aqaei Refik Durbaş KIRMIZI KANATLI KARTAL ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Şiir 1. basım Refik Durbaş KIRMIZI KANATLI KARTAL Resimleyen: Vaqar Aqaei www.cancocuk.com cancocuk@cancocuk.com Yayın

Detaylı

MICHEL RAGON Fransa, Fontenay-le-Comte da, yoksul bir köylü ailesinin çocuğu olarak 24 Haziran1924 te dünyaya gelen ve 8 yaşında öksüz kalan Michel,

MICHEL RAGON Fransa, Fontenay-le-Comte da, yoksul bir köylü ailesinin çocuğu olarak 24 Haziran1924 te dünyaya gelen ve 8 yaşında öksüz kalan Michel, MICHEL RAGON Fransa, Fontenay-le-Comte da, yoksul bir köylü ailesinin çocuğu olarak 24 Haziran1924 te dünyaya gelen ve 8 yaşında öksüz kalan Michel, 14 yaşında annesiyle birlikte Nantes a taşınır ve burada

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR RENKLER Ben bir küçük ressamım Pembe sarı boyarım Yeşil yeşil ormanlar Mavi mavi denizler Turuncudur portakal Gökte sarı güneş var Fırça kalem ve kağıt Olmazsa resim olmaz Reklerle oynamaktan Hiç bir çocuk

Detaylı

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Aşağıdaki şiiri okuyunuz. Soruları cevaplayınız. OKULUMUZ Her yerden daha güzel, Bizim için burası. Okul, sevgili okul, Neşe, bilgi yuvası. Güzel kitaplar burda, Birçok arkadaş burda, İnsan nasıl sevinmez,

Detaylı

SAMUEL BECKETT İrlandalı romancı, oyun ve senaryo yazarı, öykücü, şair, denemeci ve çevirmen (1906-1989). Dublin in bir banliyösünde doğdu, Protestan

SAMUEL BECKETT İrlandalı romancı, oyun ve senaryo yazarı, öykücü, şair, denemeci ve çevirmen (1906-1989). Dublin in bir banliyösünde doğdu, Protestan SAMUEL BECKETT İrlandalı romancı, oyun ve senaryo yazarı, öykücü, şair, denemeci ve çevirmen (1906-1989). Dublin in bir banliyösünde doğdu, Protestan bir ailedendi. 1927 de Dublin deki Trinity College

Detaylı

THOMAS EUGENE ROBBINS Amerikalı roman ve hikâye yazarı (d. 1936). Robbins, Oyunculluk, uçarılık değil bilgeliktir görüşünü ön plana çıkarıp çılgınlık

THOMAS EUGENE ROBBINS Amerikalı roman ve hikâye yazarı (d. 1936). Robbins, Oyunculluk, uçarılık değil bilgeliktir görüşünü ön plana çıkarıp çılgınlık THOMAS EUGENE ROBBINS Amerikalı roman ve hikâye yazarı (d. 1936). Robbins, Oyunculluk, uçarılık değil bilgeliktir görüşünü ön plana çıkarıp çılgınlık derecesinde oyuncul romanlar yazmaktadır. Romanları,

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

ANDREW MCGAHAN 1966 yılında Avustralya nın Queensland bölgesindeki Dalby kasabasında doğdu. Çocukluğu dokuz kardeşiyle birlikte bir buğday

ANDREW MCGAHAN 1966 yılında Avustralya nın Queensland bölgesindeki Dalby kasabasında doğdu. Çocukluğu dokuz kardeşiyle birlikte bir buğday ANDREW MCGAHAN 1966 yılında Avustralya nın Queensland bölgesindeki Dalby kasabasında doğdu. Çocukluğu dokuz kardeşiyle birlikte bir buğday çiftliğinde geçti. İlk ve orta eğitimini St. Columba ve St. Mary

Detaylı

Ursula K. LeGuin LeGuin 21 Ekim 1929 da ABD nin Kaliforniya eyaletinin Berkeley kentinde doğdu. Babası ünlü antropolog Alfred Kroeber di.

Ursula K. LeGuin LeGuin 21 Ekim 1929 da ABD nin Kaliforniya eyaletinin Berkeley kentinde doğdu. Babası ünlü antropolog Alfred Kroeber di. Ursula K. LeGuin LeGuin 21 Ekim 1929 da ABD nin Kaliforniya eyaletinin Berkeley kentinde doğdu. Babası ünlü antropolog Alfred Kroeber di. Doğal olarak esinini Kızılderili efsaneleri ve masallarından alarak,

Detaylı

Hafta Sonu Ev Çalışması HAYAL VE GERÇEK

Hafta Sonu Ev Çalışması HAYAL VE GERÇEK Hafta Sonu Ev Çalışması HAYAL VE GERÇEK Babasının işi nedeniyle çocuğun orta öğretimi kesintilere uğramıştı. Orta ikideyken, büyüdüğü zaman ne olmak ve ne yapmak istediği konusunda bir kompozisyon yazmasını

Detaylı

T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI TEMEL EĞİTİM GENEL MÜDÜRLÜĞÜ OKUL ÖNCESİ EĞİTİM PROGRAMI - 2012. PAMUK ŞEKERİM I (Kavram Eğitimi Kitabı)

T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI TEMEL EĞİTİM GENEL MÜDÜRLÜĞÜ OKUL ÖNCESİ EĞİTİM PROGRAMI - 2012. PAMUK ŞEKERİM I (Kavram Eğitimi Kitabı) T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI TEMEL EĞİTİM GENEL MÜDÜRLÜĞÜ OKUL ÖNCESİ EĞİTİM PROGRAMI - 2012 PAMUK ŞEKERİM I (Kavram Eğitimi Kitabı) ANKARA 2012 BAŞLARKEN Okul öncesi yıllar çocukların örgün eğitime başlamadan

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *İşbirliği yapmayı öğreniyorum. *Arkadaşlarımla işbirliği yapıyorum. *Çevremle iş birliği yapıyorum. *Yardımlaşmayı öğreniyorum.

Detaylı

yuvarlak masa yeşil erik üç kalem ihtiyar adam

yuvarlak masa yeşil erik üç kalem ihtiyar adam VARLIKLARIN ÖZELLİKLERİNİ BELİRTEN KELİMELER yuvarlak masa yeşil erik üç kalem ihtiyar adam şu otobüs birkaç portakal Yuvarlak masa : Yuvarlak sözcüğü varlığın biçimini bildiriyor. Yeşil erik : Yeşil sözcüğü

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

John Fowles. Fransız Teğmenin Kadını

John Fowles. Fransız Teğmenin Kadını JOHN (ROBERT) FOWLES (1926-2005) İngiliz romancı, hikâyeci, şair ve denemeci. Fowles, mit ve gizemi gerçekçilik ve varoluşçu düşünceyle birleştiren romanlarıyla yüzyılın önemli yazarları arasına girmiştir.

Detaylı

Bir adam... Bel Plan Dış/Gün. Bir şehir... Geniş Açı. Ve insanlar... Geniş Açı

Bir adam... Bel Plan Dış/Gün. Bir şehir... Geniş Açı. Ve insanlar... Geniş Açı ...ZEDE Bir adam... Bel Plan (Görüntü adama doğru yaklaşıyor) Bir şehir... Geniş Açı Şehirde hayat akıyor... Ve insanlar... Geniş Açı Düşme görüntüsü Yüksek bir yerden düşme hissi, aşağıya doğru tilt...

Detaylı

HİKÂYELERİMİZ FEN VE MATEMATİK ETKİNLİĞİ

HİKÂYELERİMİZ FEN VE MATEMATİK ETKİNLİĞİ HİKÂYELERİMİZ Annecim Anneler günü Paf ile Puf Tasarruflu olmalıyız İlk hediyem Dinozorun Evi İki inatçı keçi Karne heyecanı Geri dönüşüm Uzun zürafa Becerikli karınca Rapunzel Kırmızı başlıklı kız Hansel

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 168 SAYGI VE HÜRMET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 18 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

6. Sınıf sıfatlar testi testi 1

6. Sınıf sıfatlar testi testi 1 6. Sınıf sıfatlar testi testi 1 1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru anlamını sağlayan kelime sıfat değildir? A) Kaç liralık fatura kesilecek? B) Oraya gidip de ne iş yapacaksın? C) Ne kadar güzel konuşuyor

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK

UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK Betül Tarıman UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK YARATICI OKUMA DİZİSİ Şiir Resimleyen: Yasemin Ezberci Yaratıcı Okuma Dosyası: Nilser Utku 2 BASIM Betül Tarıman UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK Resimleyen: Yasemin Ezberci

Detaylı

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Sohbetler *Kendimi tanıyorum (İlgi ve yeteneklerim, hoşlandıklarım, hoşlanmadıklarım) *Arkadaşlarımı tanıyorum *Okulumu tanıyorum

Detaylı

CHRISTIAN JUNGERSEN Danimarkalı yazar Christian Jungersen 10 Temmuz 1962 yılında Kopenhag da doğdu. İletişim eğitimini ve sosyoloji yüksek lisansını

CHRISTIAN JUNGERSEN Danimarkalı yazar Christian Jungersen 10 Temmuz 1962 yılında Kopenhag da doğdu. İletişim eğitimini ve sosyoloji yüksek lisansını CHRISTIAN JUNGERSEN Danimarkalı yazar Christian Jungersen 10 Temmuz 1962 yılında Kopenhag da doğdu. İletişim eğitimini ve sosyoloji yüksek lisansını Roskilde Universitesi nde bitirdikten sonra hiç biri

Detaylı

IRVIN D. YALOM Birinci Dünya Savaşı ndan kısa bir süre sonra Rusya nın Polonya sınırı yakınlarındaki küçük bir köyünden ABD ye göç etmiş bir ailenin

IRVIN D. YALOM Birinci Dünya Savaşı ndan kısa bir süre sonra Rusya nın Polonya sınırı yakınlarındaki küçük bir köyünden ABD ye göç etmiş bir ailenin IRVIN D. YALOM Birinci Dünya Savaşı ndan kısa bir süre sonra Rusya nın Polonya sınırı yakınlarındaki küçük bir köyünden ABD ye göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak 1931 de Washington da dünyaya geldi. Ailesi

Detaylı

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi SAKLAMBAÇ Müge İplikçi ON8 roman 22 SAKLAMBAÇ Yazan: Müge İplikçi Yayın yönetmeni: Müren Beykan Yayın koordinatörü: Canan Topaloğlu Son okuma: Hande Demirtaş ON8, 2013 Tüm yayın hakları saklıdır. Tanıtım

Detaylı

ŞEBNEM İŞİGÜZEL Eski Dostum Kertenkele

ŞEBNEM İŞİGÜZEL Eski Dostum Kertenkele ŞEBNEM İŞİGÜZEL Eski Dostum Kertenkele ŞEBNEM İŞİGÜZEL 1973 yılında doğdu. İstanbul Üniversitesi nde antropoloji okudu. İlk kitabı Hanene Ay Doğacak 1993 yılında yayımlandı. Aynı yıl Yunus Nadi Öykü Ödülü

Detaylı

03-07 NİSAN 2017 MAVİ YUNUSLAR SINIFI HAFTALIK BÜLTEN

03-07 NİSAN 2017 MAVİ YUNUSLAR SINIFI HAFTALIK BÜLTEN ÖZEL ASÇAY ANAOKULU 03-07 NİSAN 2017 MAVİ YUNUSLAR SINIFI HAFTALIK BÜLTEN SINIF ÖĞRETMENİ FUNDA SAYDAM BU HAFTA NELER ÖĞRENDİK Kukla nedir? Hangi malzemelerden Nasıl yapılır? Çeşitleri nelerdir? Beyin

Detaylı

Güzel Bir Bahar ve İstanbul

Güzel Bir Bahar ve İstanbul Güzel Bir Bahar ve İstanbul Bundan iki yıl önce 2013 Mayıs ayında yolculuğum böyle başladı. Dostlarım, sınıf arkadaşlarım ve birkaç öğretmenim ile bildiğimiz İstanbul, bizim İstanbul a doğru yol aldık.

Detaylı

MUTLU HAFTALAR. Emrah&Elvan PEKŞEN

MUTLU HAFTALAR. Emrah&Elvan PEKŞEN MUTLU HAFTALAR Emrah&Elvan PEKŞEN ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkok BÜYÜK HARFLERIN KULLANIMI Emir Defne Özel isimlerin ilk harfleri

Detaylı

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Hafta Sonu Ev Çalışması YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Zaman adlı ölümsüz bir dev vardı. Bir gün Zaman, Yıl Dede'yi dört kızıyla birlikte yeryüzüne indirdi. Kızlar, yeryüzünü çok sevdiler. Hepsi bir yana dağılıp

Detaylı

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI. Nİsan AYI BÜLTENİ. Sevgİ Kİlİmlerİmİz

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI. Nİsan AYI BÜLTENİ. Sevgİ Kİlİmlerİmİz ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI Nİsan AYI BÜLTENİ Sevgİ Kİlİmlerİmİz BELİRLİ GÜNLER VE HAFTALAR Dünya Kitap Günü (23 Nisan gününü içine alan hafta) Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı (23 Nisan)

Detaylı

Jiggy kahramanımızın asıl adı değil, lakabıdır. Ve kıpır kıpır, yerinde duramayan anlamına gelmektedir.

Jiggy kahramanımızın asıl adı değil, lakabıdır. Ve kıpır kıpır, yerinde duramayan anlamına gelmektedir. Çeviri Deniz Hüsrev Jiggy kahramanımızın asıl adı değil, lakabıdır. Ve kıpır kıpır, yerinde duramayan anlamına gelmektedir. 5 6 BİRİNCİ BÖLÜM Hayatınızı elinizden alınıp klozete atılmış, ardından da üzerine

Detaylı

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Betül Tarıman. Öykü GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ. 2. basım. Resimleyen: Uğur Altun

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Betül Tarıman. Öykü GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ. 2. basım. Resimleyen: Uğur Altun Resimleyen: Uğur Altun Betül Tarıman GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Öykü 2. basım Betül Tarıman GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ Resimleyen: Uğur Altun Yayın Koordinatörü: İpek Şoran

Detaylı

Cornelia, şarkı söylemek isteyen kaz

Cornelia, şarkı söylemek isteyen kaz 1. Sol taraftaki kapağı sadece çiftlikleri görene kadar açın. Kaz Cornelia uyandığında, gecenin karanlığı ile kaplı dağları günün kuş tüyü hafifliğindeki ışıklar aydınlatmaya başlıyordu. Orta ve sağ kapağı

Detaylı

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ ADALET ve CESARET ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 24 3 Sertifika no: 14452 Uğurböceği

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

PENGUEN GRUBU MART AYI BÜLTENİ

PENGUEN GRUBU MART AYI BÜLTENİ PENGUEN GRUBU MART AYI BÜLTENİ HAYVANLAR TEMASI BALIK DÜNYA SU GÜNÜ ORMAN HAFTASI YAŞLILAR HAFTASI DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ Balıkları tanıdık. Balıkları gözlemledik. Balık türlerini isimlendirdik. Balıkların

Detaylı

PENGUEN GRUBU MART AYI BÜLTENİ SİNCAPLAR TEMASI DÜNYA SU GÜNÜ ORMAN HAFTASI YAŞLILAR HAFTASI DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ

PENGUEN GRUBU MART AYI BÜLTENİ SİNCAPLAR TEMASI DÜNYA SU GÜNÜ ORMAN HAFTASI YAŞLILAR HAFTASI DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ PENGUEN GRUBU MART AYI BÜLTENİ SİNCAPLAR TEMASI DÜNYA SU GÜNÜ ORMAN HAFTASI YAŞLILAR HAFTASI DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ Sincapları tanıdık. Sincapları gözlemledik. Hayvan türlerini isimlendirdik. Hayvanların

Detaylı

THOMAS EUGENE ROBBINS Amerikal roman ve hikâye yazar (d. 1936). Robbins, Oyunculluk, uçar l k de il bilgeliktir görüflünü ön plana ç kar p ç lg nl k

THOMAS EUGENE ROBBINS Amerikal roman ve hikâye yazar (d. 1936). Robbins, Oyunculluk, uçar l k de il bilgeliktir görüflünü ön plana ç kar p ç lg nl k THOMAS EUGENE ROBBINS Amerikal roman ve hikâye yazar (d. 1936). Robbins, Oyunculluk, uçar l k de il bilgeliktir görüflünü ön plana ç kar p ç lg nl k derecesinde oyuncul romanlar yazmaktad r. Romanlar,

Detaylı

Derleyen: Nezir Temur Resimleyen: Mert Tugen

Derleyen: Nezir Temur Resimleyen: Mert Tugen Derleyen: Nezir Temur Resimleyen: Mert Tugen NOGAY Derleyen: Nezir Temur Resimleyen: Mert Tugen NOGAY Çok çok eski zamanlarda, var varken, yok yokken ahmak bir kurt, kapana yakalanmış. Kapana yakalanan

Detaylı

Bir küçücük aslancık varmış

Bir küçücük aslancık varmış Hopla Topla Geldik bir oyunun sonuna Bak çok dağılmış oda Oyun bitince etrafı Toparlamak lazım sonra Bebekler rafa haydi Arabalar kutuya haydi Tüm oyuncaklar dolaplara Hadi hop hop Hadi hopla topla Odanı

Detaylı

Hiçbir şey olmamış gibi çekip giden, kalpleri hunharca katlederek bırakanların bu hayatta mutlu olacağına inanmıyordum. Zamanla bu inanç alev aldı;

Hiçbir şey olmamış gibi çekip giden, kalpleri hunharca katlederek bırakanların bu hayatta mutlu olacağına inanmıyordum. Zamanla bu inanç alev aldı; Hisler körelir. Köreldikçe naçiz vücutta dans etmeye kalkışan ruhun etrafı kötülüğün demirden dikenleriyle çevrelenir. Her bir diken yastır ve mutluluğun katline en vefasız şekilde, acımasızca mührünü

Detaylı

MARIO BENEDETTI Mario Orlando Hardy Hamlet Brenno Benedetti Farrugia ya da bilinen ismiyle Mario Benedetti 14 Eylül 1920 yılında Uruguay ın Paso de

MARIO BENEDETTI Mario Orlando Hardy Hamlet Brenno Benedetti Farrugia ya da bilinen ismiyle Mario Benedetti 14 Eylül 1920 yılında Uruguay ın Paso de MARIO BENEDETTI Mario Orlando Hardy Hamlet Brenno Benedetti Farrugia ya da bilinen ismiyle Mario Benedetti 14 Eylül 1920 yılında Uruguay ın Paso de los Toros kentinde doğdu. Ailesi İtalya kökenliydi. 1938-1941

Detaylı

Ö.Ç BİLFEN OKULLARI GÜNLÜK EĞİTİM PROĞRAMI 6YAŞ 20.EKİM.PAZARTESİ-25.EKİM.CUMA

Ö.Ç BİLFEN OKULLARI GÜNLÜK EĞİTİM PROĞRAMI 6YAŞ 20.EKİM.PAZARTESİ-25.EKİM.CUMA 20.10.2014 PAZARTESİ Ö.Ç BİLFEN OKULLARI GÜNLÜK EĞİTİM PROĞRAMI 6YAŞ 20.EKİM.PAZARTESİ-25.EKİM.CUMA Türkçe Dil Etkinliği: Sağlıklı olmak için neler yapıyoruz? Nasıl sağlıklı olabiliriz? Soruları sorularak

Detaylı

Ö. Ç. BİLFEN ANAOKULU 6 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI

Ö. Ç. BİLFEN ANAOKULU 6 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 03.11.2014 PAZARTESİ Ö. Ç. BİLFEN ANAOKULU 6 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI SERBEST ZAMAN ETKİNLİĞİ: Çocuklarla selamlaşıldı. Müzik eşliğinde öğretmenin yönergelerine uygun ısınma hareketleri yapıldı.

Detaylı

TEK TEK TEKERLEME. Havada bulut Sen bunu unut

TEK TEK TEKERLEME. Havada bulut Sen bunu unut Havada bulut Sen bunu unut 8 TEK TEK TEKERLEME Öğrendiğim ilk tekerlemeyi hatırlamıyorum ama; çocukluğuma dönüp, baktığımda onlarca tekerleme arasından ikisinin öne çıktığını çok net görüyorum. Bir tanesi,

Detaylı

Çok Mikroskobik Bir Hikâye

Çok Mikroskobik Bir Hikâye Çok Mikroskobik Bir Hikâye ÜMMÜŞ PÖRTLEK İlköğretim Okulu nda sıradan bir ders günüydü. Eğer Hademe Kazım, yine bir gölgelikte uyuklamıyorsa, birazdan zil çalmalıydı. Öğretmenimiz, gürültü yapmadan toplanabileceğimiz

Detaylı

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr)

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) 14 Şubat 2010 Pazar günü, Fotoğraf Sanatı Kurumu (FSK) organizasyonluğunda 26 kişilik bir grupla günübirliğine Ilgaz a gidiyoruz.

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

Doğada Keşif Yapıyoruz

Doğada Keşif Yapıyoruz Bir Ağacı İnceleyin Doğada Keşif Yapıyoruz Aslı Zülal Çizim: Bengi Gençer Bulutları Gözlemleyin Kuş Gözlemi Yapın dogaetkinlik.indd 2 Keşif Çantası Hazırlayın Renk Avına Çıkın 26.09.2013 15:04 Bir ağacı

Detaylı

C A NAVA R I N Ç AGR ISI

C A NAVA R I N Ç AGR ISI C A NAVA R I N Ç AGR ISI Canavar, canavarların hep yaptığı gibi, gece yarısından hemen sonra çıktı ortaya. Geldiğinde Conor uyanıktı. Kısa süre önce bir kâbus görmüştü. Herhangi bir kâbus değil- di bu;

Detaylı