ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİNDE 2004 YILI İÇİNDE YATAN HASTALARIN RETROSPEKTİF OLARAK TARANMASI

Save this PDF as:
 WORD  PNG  TXT  JPG

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİNDE 2004 YILI İÇİNDE YATAN HASTALARIN RETROSPEKTİF OLARAK TARANMASI"

Transkript

1 T.C. Sağlık Bakanlığı Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Aile Hekimliği Koordinatörü: Prof. Dr. Tuncay KÜÇÜKÖZKAN ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİNDE 2004 YILI İÇİNDE YATAN HASTALARIN RETROSPEKTİF OLARAK TARANMASI (Uzmanlık Tezi) Dr. Sabri MOĞULTAY İstanbul-2005

2 TEŞEKKÜR Hastanemizin Başhekimi Sayın Doç. Dr. Mücahit GÖRGEÇ e; Uzmanlık eğitimim boyunca bilgi ve tecrübelerinden feyiz aldığım saygıdeğer hocalarım, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Klinik Şefi Doç. Dr. Ömer CERAN, 2. Dahiliye Klinik Şefi Uz. Dr. Yıldız BARUT, 4. Cerrahi Klinik Şefi Prof. Dr. Abdullah SAĞLAM, Psikiyatri Klinik Şefi Uz. Dr. Mecit ÇALIŞKAN, Kadın Hastalıkları ve Doğum Klinik Şefi Op. Dr. Gültekin KÖSE ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Klinik Şefi ve Aile Hekimliği koordinatörü Prof. Dr. Tuncay KÜÇÜKÖZKAN a; Tez çalışmalarım sırasında ve asistanlığım boyunca bilgi ve desteğinden yararlandığım Uz. Dr. Nurdan EROL ile Uz. Dr. Nihal KARATOPRAK a; Birlikte çalıştığım bütün hekim arkadaşlarım ve hemşirelere; Bana büyük emeği geçen ağabeyim Gülfettin MOĞULTAY a; Bugüne kadar her konuda desteklerini esirgemeyen sevgili eşim Dr. Nihan MOĞULTAY ve aileme; Teşekkürü borç bilirim. Dr. Sabri MOĞULTAY İstanbul,

3 İÇİNDEKİLER GİRİŞ VE AMAÇ 4 GENEL BİLGİLER 7 GEREÇ VE YÖNTEM 24 BULGULAR 25 TARTIŞMA 43 ÖZET 53 KAYNAKLAR 56 3

4 GİRİŞ VE AMAÇ İkinci Dünya savaşından sonra Pediatri Anabilim Dalı, bilim dallarına ayrılmaya başlamış ve bu tarihten sonra genel pediatri eğitiminin güçlendirilmesi için çalışmalar başlatılmıştır. Zamanla, genel pediatride çalışan pediatri uzmanlarının akademik yönleri ağır basmaya başladığı için genel pediatri Akademik Genel Pediatri olarak adlandırılmıştır. (1) Akademik genel pediatri, çocuk hasta bakımı, tanı, tedavi, takip ve araştırma alanlarında faaliyet veren bir birimdir. Amerikan Pediatri Akademisi tarafından 1978 ve 1996 yıllarında yapılan Pediatrik Eğitim Toplantıları nda genel pediatri eğitiminin önemi ve pediatrik medikal eğitimin bilimsel temelinin arttırılması ile ilgili çalışmaların yapılması planlanmıştır. (2,3) Kliniğimiz Genel Pediatri Birimi nde Yenidoğan yoğun bakımı, süt çocuğu, dahiliye ve enfeksiyon hastalıkları servisleri bulunmaktadır. Ülkelerin gelişmişlik bakımından en önemli göstergeleri, çocuk sağlığı ve hastalıkları ile ilintili verilerdir. Çocuk sağlığı ve hastalıkları ile ilgili konular; büyük oranda toplumun sosyoekonomik koşulları, kültür düzeyi, çevre sağlığı koşulları ve sağlık hizmetlerinin niteliği ile yakın ilişki gösterir. Tüm ülkeler kendi demografik özellikleri ve sosyoekonomik durumlarını göz önüne alarak, çocuk sağlığı ve hastalıkları konusunda yapılanmaya gitmekte, bu konudaki ihtiyaç ve önceliklerine göre yatırım projeleri belirlemekte ve eğitim programları düzenlemektedir. Bir toplumun gelişmişliğini gösteren tüm olaylar çocuk sağlığını etkiler. Su ve sanitasyon durumu, eğitim düzeyi, kişi başına düşen gayrisafi milli hasıla, sağlık personelinin sayısı ve dağılımı, kadınların toplumdaki yeri, beklenen yaşam süresi ve nüfus artış hızı önemli göstergelerdir. Bir toplumun gelişmişlik göstergesi olan bebek ve çocuk sağlığının değerlendirilmesinde en sık kullanılan bebek ve çocuk ölümleridir. Türkiye de birinci basamak sağlık hizmetlerinin sunumu, 1985 yılı ulusal aşı kampanyası ve 1985 li yıllardan sonra başlayan çocuk yaşatma ve geliştirme seferberliği müdahaleleri özellikle yenidoğan sonrası bebek ölüm hızını ve enfeksiyon hastalıklarının bebek ölüm nedenleri içindeki payını azaltmıştır. 4

5 Türkiye de 1927 yılında ilk nüfus sayımı yapılmış olup, yılları arasında her beş yılda bir nüfus sayımı yapılmıştır. Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından yapılan nüfus sayımlarının sonuncusu 2000 yılında yapılmıştır. (4) Türkiye nin nüfusu 1927 yılında yapılan ilk nüfus sayımında 13,6 milyon ve 2000 yılındaki son nüfus sayımında 67,8 milyondur yılı arası nüfus artış hızı %1.82 dir yılında yapılan ikinci nüfus sayımında nüfusun %23.5 i kentte yaşarken 2000 yılında kentte yaşayan nüfus yüzdesi 64.9 a çıkmıştır. Türkiye de yılları arasında nüfusu yaklaşık beş kat artmış ve kentsel nüfusta ise % 63,8 artış olmuştur. Türkiye de yıllar içinde nüfusun yaş gruplarına göre dağılımında da farklılıklar olmuştur. Nüfus artış hızının en yüksek olduğu yıllar olan 1960 lı yıllarda 0-4 yaş grubunun tüm nüfus içindeki payı %15.3 iken, 2000 yılında %9.7 ye düştüğü görülmektedir. Uluslararası Çocuk Hakları Sözleşmesi ne göre 18 yaşına kadar herkes çocuk sayılmaktadır. Bu tanıma göre Türkiye nin 2000 yılı nüfusunun %38,3 ü 0-18 yaş grubundadır. Türkiye de halen 10 kişiden biri 0-4 yaş grubunda ve her beş kişiden ikisi 18 yaş ve altındadır. Türkiye de çocuk yaş grubu nüfus yüzdesi sağlık hizmet gereksinimi olan hedef kitlenin halen çok büyük olduğunu göstermektedir. Türkiye de sağlık sistemi, genellikle tedaviye yönelik önlemlerden oluşmaktadır. Toplam nüfusun %52 sinin sağlık hizmetleri Sağlık Bakanlığı, %16 sının Sosyal Sigortalar Kurumu, %13 ünün üniversite hastaneleri ve geri kalan %11 inin askeri hastaneler tarafından karşılandığı saptanmıştır. Hastanelerin yanı sıra, şehirlerde ve kırsal kesimde kurulmuş olan Sağlık Bakanlığı na bağlı sağlık merkezleri ve sağlık ocakları da sağlık hizmetleri vermektedir. (5) Dünyanın gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkeleri arasında çocuk ölüm oranlarıyla çocuklarda en sık rastlanan hastalıklar elle alındığında önemli farklılıklar bulunmaktadır. Doğum hızının yüksek, nüfus artışının hızlı olduğu ülkelerde nüfus piramidi incelendiğinde; doğumların fazlalığını gösteren geniş bir taban ve ileri yaşlara ulaşabilenlerin azlığını gösteren bir tepeden oluştuğunu görürüz. Bu gibi toplumlarda çocuklarla ilgili sorunlar oldukça fazladır. Pediatri ile ilgili yapılan istatistik çalışmaları çoğunlukla çocuk ölüm nedenlerini saptamak için yapılmıştır. Alınan tedbirlerle birinci sırada yer alan enfeksiyon hastalıkları yerini gelişmiş ülkelerde yenidoğan dönemi sorunlarına, metabolik hastalıklara, konjenital anomalilere, kazalara, kardiovasküler sistem hastalıklarına bırakmaktadır. 5

6 Sağlık hizmeti veren kurumların daha etkin biçimde hizmet sunabilmesi ve sunulan hizmetlerin kalitesinin artırılabilmesi için bu kurumların çalışmalarının ayrıntılı bir şekilde değerlendirildiği istatistiksel verilerin oluşturulabilmesi önemlidir. Sağlık kurumlarının verdiği hizmetlerin değerlendirilmesi için rutin hizmette kullanılan kayıtların eksiksiz oluşturulması büyük önem taşır. Bu kayıtlardaki veriler bilimsel ilkelere uygun biçimde toplanıp tasnif edildiği takdirde hem hizmetlerin sürekliliğini, düzenliliğini sağlar hem de epidemiyolojik araştırmalar için önemli bir kaynağı oluştururlar. Toplanan bilgiler yardımıyla toplumun sağlık sorunlarının ve bunların nedenlerinin saptanması, sunulan hizmetlerin sağlık düzeyinde meydana getirdiği değişimlerin belirlenmesi ve etkinliklerinin saptanması, sağlık kurumlarına yapılan başvuruların nedenlerine ve kişi-yer-zaman özelliklerine göre tanımlanması gibi pek çok konuda araştırmalar yapmak mümkün kılacaktır. Böylece elde edilen sonuçlara göre pek çok konuda kısa ve uzun vadede sağlık politikalarına yön verebilir. Eldeki kaynakların hangi alanlarda ne şekilde değerlendirileceğine dair planlar yapılabilir. Bu nedenle mevcut koşulları saptamak için bu çalışma planlandı. Epidemiyolojik araştırmalar içinde sağlık hizmetlerinin değerlendirilmesine yönelik çalışmalar önemli yer tutmaktadır. Özellikle son 20 yıl içinde sağlık kurumlarının çalışmalarını değerlendirerek daha etkin biçimde hizmet sunulabilmesi için yoğun çaba harcanmaktadır. Ülkemizde sağlık alanında uzun geçmişi kapsayan doğru veriler ve kayıtlar olmadığı için epidemiyolojik araştırmalarda kayıtları güvenilir kabul edilen ve bu konularda ayrıntılı saha, klinik araştırmaları yapmış olan gelişmiş ülkelerden verilmektedir. (6) Bu çalışmayı yapmamızdaki amaç kliniğimizde bir yıl boyunca takip edilen hastalarla ilgili bilgileri çeşitli başlıklar altında irdelemek, hizmet sunulan hasta popülasyonu ile ilgili demografik özellikleri saptamak ve oluşturulan kayıtlardaki özellikleri saptayarak sunulan hizmetin daha üst seviyelere çıkartılmasını sağlayacak bilgileri ortaya koymaktır. 6

7 GENEL BİLGİLER Sosyal pediatri; sosyal, siyasal, çevresel ve ailevi etmenlerin ve bireysel düzeyde çocuk sağlığına olan etkilerini inceleyen, bu etkileri dikkate alarak pediatrinin sosyal ve aile bağlamında uygulanmasını, her çocuğun sağlık sorunlarının değerlendirilmesinde temel sosyal belirleyicilerin de dikkate alınmasını amaçlayan bilim dalıdır. (7) Sosyal pediatri, toplumda çocuk sağlığı sorunlarını belirleyerek koruyucu pediatri, pediatrik epidemiyoloji ve çocuk sağlığı ile ilgili biyoistatistik alanlarında eğitim, araştırma ve hizmet işlevleri yürütmekle sorumludur. Toplumda sık görülen çocuk dönemi hastalıklarına yaklaşım, ana-çocuk sağlığı ve okul sağlığı hizmetlerinin düzenlenmesi sosyal pediatrinin özel uygulama alanlarıdır. (7) Epidemiyoloji, toplumda görülen sağlık olaylarının incelenmesi anlamına gelir ve tarihsel gelişim içinde en fazla salgın hastalıklar incelenmesinde kullanılmış bir disiplindir. Pediatrik epidemiyoloji, çocuk sağlığını etkileyen tüm faktörleri ve arasındaki etkileşimleri inceleyerek toplumda çocuk sağlığına ilişkin değişiklikleri saptamayı hedefler. Epidemiyoloji; hem sorun belirleme, hem de hizmet etkinliğini değerlendirme açısından sosyal pediatrinin en değerli aracıdır. Ayrıca hastalıkların doğal gidişinin tanımlanmasında, hastalık nedenlerinin ve risk faktörlerinin saptanmasında önemli bilgiler sağlar. Bir toplumdaki sağlıkla ilgili çeşitli normal değerlerin belirlenmesinde de epidemiyoloji önemli bir araçtır. Tıp alanında çok eskiden beri bazı epidemiyolojik kavramlar olmasına rağmen çağdaş epidemiyolojik yöntemlerin kullanılması yaklaşık 150 yıl öncesine dayanmaktadır. Günümüze kadar özellikle parasal, insan gücü, araç gereç yönünden araştırma olanaklarının yeterli olduğu ülkelerde gerek klinik, gerek saha araştırmalarında epidemiyolojik yöntemler yaygın biçimde kullanılmakta ve geliştirilmektedir. Bunlarda tıp bilimine önemli katkılar sağlamaktadır. Her alanda gelişme çabalarını sürdüren ülkemizde de sağlık alanındaki her türlü bilimsel çalışmaların niteliğini yükseltmek için çalışan bilim adamlarımız büyük çabalar göstermektedir. Bu çalışmaların başarılı olabilmesi için sağlık sorunlarının dağılımının ve nedenlerinin doğru saptanması, en uygun çözümlerin belirlenmesi ve sunulan hizmetlerin etkinliğinin değerlendirilmesi gerekir. İşte bu çalışmalar için gerekli yöntemler epidemiyoloji bilimi kapsamındadır. (6) 7

8 Epidemiyoloji, belirli bir toplumda, sağlıkla ilgili olgu ve durumların ve bunların belirleyicilerinin dağılımının incelenmesi ile bu çalışmaların, sağlıkla ilgili sorunların kontrolünde kullanılmasıdır. (8) Epidemiyolojik bir çalışmada hedef bir insan topluluğudur. Bu toplum coğrafik olarak belirlenebilir veya başka şekilde de saptanabilir. Örneğin, hastanede yatan hastaların belli bir bölümü veya fabrika işçileri çalışma ünitesini oluşturabilir. Epidemiyolojide en sık olarak kullanılan topluluk, belli bir zamanda, belli bir bölge veya ülkedeki topluluktur. Yaş, cins, etnik özellikler vb. niteliklere göre alt gruplar belirlenebilir. (9) Diğer bir tanımlamaya göre ise epidemiyoloji; halk sağlığı alanında çalışan birimlerin çalışmalarını birleştiren ve bu çalışmalar için temel oluşturan bir bilimdir. Yunanca epi (10, 11) (üstünde) ve demog (halk) kelimelerine dayanmaktadır. Bir hastalığın epidemiyolojisi ile ilgili bilgiler elde edildikten sonra, bu bilgiler hastalığın nedenini anlamak, halk sağlığı politikalarını düzenlemek ve tedaviyi planlamak için kullanılır. Topluma dayalı bilgilerin bireysel olarak hastalar üzerinde kullanılmasına klinik epidemiyoloji denir. (10) Sağlık alanında çalışmaların epidemiyolojik problemler konusunda bilgili olması gerekir. Çünkü bu bilgiler hastaya tanı koyma ve tedavi yöntemini geliştirmede yardımcı olur. Epidemiyolojik veriler bir hastalığın prevalansı, yıl içinde mevsimlere göre değişip değişmediği ve coğrafi dağılımı hakkında bilgi verir. Ayrıca belirli risk faktörlerinin ne gibi etkiler yaptığını ortaya koyar. Buna ek olarak epidemiyolojik bilgiler toplumun sağlık tarama programının başlatılıp başlatılmayacağını, böyle bir taramanın efektif ve yeterli olup olmayacağını ve toplum kaynaklarının belirli sağlık problemlerine yönelik olarak aşılama programları veya prenatal bakım için kullanılıp kullanılmayacağına karar vermede yardımcı olacaktır. (10) Morris epidemiyolojinin kullanım alanlarını 7 başlık altında toplamıştır: (12) 1. Sağlık sorunlarının zaman süreci içinde gösterdiği değişimin incelenmesinde, 2. Toplumun sağlık sorunlarına tanı konulmasında, 3. Bir hastalığın klinik tablosunun tam olarak belirlenmesinde, 4. Kişilerin belirli sağlık sorunları ile karşılaşma olasılıklarının-risklerinin saptanmasında, 5. Sendromların belirlenmesinde, 6. Hastalık ve sağlık sorunlarının nedenlerinin araştırılmasında, 7. Sağlık çalışanlarının değerlendirilmesinde. 8

9 Son yıllarda epidemiyolojide görülen gelişmeler dikkate alınırsa, bu kullanım alanına sağlık sorunlarının çözümüne yönelik deneysel müdahale çalışmalarını da eklemek gerekir. (13) 1. Sağlık Sorunlarının Zaman Süreci İçinde Gösterdiği Değişimin İncelenmesi Bu tür incelemelerle, farklı zaman kesitlerinde toplumda sık görülen sağlık sorunlarının neler olduğu, bunların boyutlarının ne ölçüde değiştiği gibi sorulara yanıt bulmaya çalışılır. Zaman süreci içinde birey ve toplumların sağlık konusundaki bilgi, tutum ve davranışları, sosyal yaşantıları, ekonomik olanakları, çevre koşulları, sağlık alanındaki yeni buluş ve uygulamalar, sağlık hizmetlerinin nitelik ve niceliği, sağlık sorunlarının tanılarını, (6, 13) tedavilerini, prognozlarını ve bu sorunlardan korunmayı önemi ölçüde etkiler. 2. Toplumun Sağlık Sorunlarına Tanı Konulması Bir kliniğe başvuran hastanın yakınmaları, öyküsü, fizik muayene bulguları ve çeşitli laboratuar testleri yardımıyla hatalığının belirlenmesi klinik tanıdır. Aynı şekilde toplumun da sağlık sorunlarına epidemiyolojik incelemeler, bilgiler ile toplumsal tanı konulması gerekir. Toplumsal tanı ölçütleri hızlar(rate) ve orantılardır(ratio). Bunlar bir toplumdaki ölüm, doğum, hastalık ve sağlığı ilgilendiren diğer konulardaki sorunların düzeylerini belirlemek için geliştirilmiş sağlık ölçü birimleridir. Güvenilir sağlık ölçüleri elde etmek için, ilk basamak ve hastane düzeyindeki sürekli tutulan tam ve doğru bir kayıt sistemine gerek vardır. Herhangi bir hastalığın veya sağlığı ilgilendiren başka bir olayın toplum sağlığı için sorun olup olmadığını belirlemek için en önemli kriterler şunlardır: Toplumda görülme sıklığı Neden olduğu ölüm düzeyi Neden olduğu kalıcı sekel, komplikasyon sıklığı ve önemi Yol açtığı işgücü ve ekonomik kayıp boyutları. Toplumun sağlık sorunlarına tanı koymada tek bir veri kaynağı değil, çeşitli düzeylerdeki sağlık kurumlarının verilerinden yararlanılmalıdır. Bunlar sunulacak hizmetin türüne göre kullanılır. İlk basamak sağlık hizmetleri için genel pratisyen ve/veya toplum düzeyindeki istatistikler yararlı olabilir. İşyeri sağlık hizmetleri planlaması için en çok işgünü kaybına neden olan durumların bilinmesi gerekebilir. İkinci basamak hastane hizmetlerinin planlaması için ise hastaneye en sık başvuru nedenleri, en uzun yatak işgal nedenleri bilinmelidir. 9

10 3. Klinik Tablonun Tam Olarak Belirlenmesi Klinisyenler çeşitli nedenlerle genellikle hastalıkların tüm klinik şekillerini tam olarak belirleyemezler. Hasta evreninden bir hastaneye, bir klinisyene başvurular homojen değildir, çeşitli faktörler bu başvuruyu belirler. Bunlar arasında hastalığın derecesi, hastanenin coğrafi yerleşim yeri, ulaşım durumu, teşhis-tedavi-bakım ücretleri, belirli alanlarda az veya çok iyi veya olumsuz ün yapmış olması, bazı doktorların toplumda yarattıkları olumlu izlenimler, hastane personelinin genel tutumu, halkın sağlık anlayışı, sosyo- ekonomik düzeyi, sağlık hizmetlerinin ücretli veya ücretsiz oluşu, o hastalık hakkındaki genel bilgi ve inanışlar gibi faktörler sayılabilir. Böylece ancak epidemiyolojik yöntemlerle bir hastalığın farklı klinik şekilleri ve hastalığın doğal gidişi belirlenebilir. Klinik epidemiyolojik çalışmalar ise daha çok tıbbi nedenlerin ve tedavi yöntemlerinin araştırılmasında önemlidir. 4. Kişilerin Çeşitli Sağlık Sorunları ile Karşılaşma Olasılıklarının-Risklerinin Saptanması Epidemiyolojik yöntemlerle belirli özelliklere sahip kişilerin oluşturduğu grupların incelenmesi yolu ile herhangi bir sağlık sorunu ile karşılaşma olasılıkları ve en yüksek risk taşıyan gruplar belirlenebilir. Bu olasılıklar ilgili gruptaki kişiler için ortalama bir değerdir. Pratikte bu ortalamanın birimi insidans hızıdır. İnsidans; belirli özeliği taşıyan kişilerin oluşturduğu grubun herhangi bir hastalığa yakalanma olasılığını verir. Hastalıkların erken teşhis ve tedavisi için hastalıklar ile ilgili insidansların bilinmesi gerekir. Diğer bir deyişle çeşitli özelliklere göre hastalıklara yakalanma şansının en yüksek olduğu risk grupları bilinmelidir. Son zamanlarda çok değişkenli istatistikli analiz yöntemleri ile birden fazla faktörün bir arada bulunduğu durumlarda belirli hastalıklara yakalanma olasılıkları hesaplanabilmektedir. 5. Sendromların Belirlenmesi Sendrom çok geniş anlamlı bir kelimedir. Tıpta en sık kullanılan tanımı ile belirli semptom ve bulguların sık görüldüğü, ortak anatomik ve biyokimyasal bozukluklar gösteren, ilk bakışta birbiriyle ilgisizmiş gibi görünmesine rağmen sıklıkla aynı nedene bağlı olarak meydana gelen durumlardır. Klinikte ilk görüşte birbiriyle ilişkisiz sanılan olayların, çeşitli epidemiyolojik yöntemlerle incelenmesi sonucunda, kişi-yer-zaman, özellikleri yönünden benzer dağılım gösterdikleri, ortak bir nedene bağlı oldukları saptanabilir. Bu incelemeler sonucunda da çeşitli durumlar belirli bir sendrom olarak tanımlanabilir. 10

11 6. Hastalık ve Sağlık Sorunlarının Nedenlerinin Araştırılmasında Epidemiyolojik yöntemlerin en önemli kullanım amaçlarından birisi de çeşitli sağlık sorunlarının nedenlerini (sosyal, ekonomik, tıbbi) belirlemektir. Nedenler belirlendikçe hastalıkların ve diğer sağlık sorunlarının primer ve sekonder konumları yapılarak toplumun sağlık düzeyi yükseltilebilir. 7. Sağlık Kuruluşlarının Çalışmalarının Değerlendirilmesi Son yıl içinde sağlık kurumlarının çalışmalarını değerlendirerek daha etkin biçimde hizmet sunulması için yoğun çaba gösterilmektedir. Epidemiyolojik araştırmalar içinde bu konuya ilişkin olanlar önemli yer tutmaktadır. Sağlık hizmetlerinin değerlendirilmesi için çeşitli soruların yanıtı epidemiyolojik yöntemlerle verilebilir. Hizmet araştırmaları aşağıdaki konulara yönelik olarak planlanabilir: Sunulan hizmetin amaçları ve kapsamının tanımlanması, Hizmetlerin sunuluş biçiminin, bu konu ile ilgili yasalara, yönetmeliklere ve planlara uygun olup olmadığının belirlenmesi, Hizmetlerin değişen sağlık sorunlarına göre uyum sağlayıp sağlamadığının saptanması, Bilimsel buluşların, yeni bilgilerin sağlık hizmetlerine ne ölçüde yansıdığının ve kullanıldığının belirlenmesi, Hizmetlerin toplumun önemli sağlık sorunlarını çözmede, yüksek risk gruplarının ihtiyaçlarına cevap vermede yeterli olup olmadığının saptanması. Toplumun yararlandığı, ağlık hizmeti türü, bunlardan yararlanma boyutu ve halkın hizmetlerin niteliği hakkındaki görüşlerini saptamak amacıyla uygulanan toplumsal durum saptama araştırmaları, Sunulan hizmetlerin belirli sorunları çözmede başarılı- etkin olduğunu belirlemek amacıyla klinik veya toplumsal değerlendirme araştırmaları Bu sorulara çeşitli gözlemsel ve deneysel epidemiyolojik araştırma yöntemleriyle cevap verilir. Örneğin çeşitli sağlık kurumlarının (hastane, sağlık ocağı, AÇS merkezi, vb.) verdiği hizmetlerin değerlendirilmesi için rutin hizmette kullanılan kayıtların değerlendirilmesine ilişkin araştırmalar yapılması. 11

12 Sağlık hizmetleri epidemiyolojisinin en önemli yararları şunlardır: 1. Halkın sağlık konusundaki gereksinimlerini saptamak. 2. Halkın sağlık hizmeti konusundaki isteklerini belirlemek. 3. Araç- gereç- personel yönünden eldeki olanakların ihtiyaçlara, önceliklere göre en akılcı ve ekonomik biçimde dağıtılmasının planlanması. Epidemiyolojik Çalışma Tipleri Epidemiyolojik çalışmalar gözlemsel ve deneysel çalışmalar olarak sınıflandırılır. (9) 1. Gözlemsel çalışmalar - Deskriptif çalışmalar - Analitik çalışmalar a. Ekolojik b. Kesitsel c. Olgu- kontrol d. Kohort 2. Deneysel çalışmalar - Randomize kontrollü deneyler - Saha deneyleri - Toplum deneyleri Gözlemsel çalışmalarda olaylar kendi akışına bırakılır; araştırmacı olayları ölçer ama herhangi müdahalede bulunmaz. Bu grupta deskriptif ve analitik olarak tanımlanan çalışma tipleri yer alır. Deskriptif çalışma, bir toplumda bir hastalığın görülüşü hakkında sadece bir tanımlama yapmak ile sınırlı olan çalışmalardır ve epidemiyolojik araştırmanın ilk basamağıdır. Analitik çalışma ise daha ileri giderek, sağlık durumu ve diğer değişkenler arasındaki ilişkiyi analiz eder. Basit deskriptif çalışmalar dışında, epidemiyolojik çalışmalar analitik özelliğe sahiptir. Deskriptif çalışmalar Bir toplumun sağlık durumunun basit olarak tanımlanması için gerekli olan rutin olarak elde edilebilen verilerden veya özel olarak düzenlenen çalışmalar sonucunda elde edilen verilerden sağlanır. Deskriptif çalışmalar etkene maruziyet ile bunun sonucu arasında ilişkiyi değerlendirmeye yönelik bir girişimde bulunmaz. Bu tür çalışmalar genellikle ölüm istatistiklerini temel alır ve ölüm olgularının belli bir zaman süreci içerisindeki dağılımının yaşa, cinse veya etnik özelliklere ya da çeşitli ülkelere göre inceler. 12

13 Ekolojik çalışmalar Ekolojik veya korelasyonel çalışmalar sıklıkla epidemiyolojik çalışmaların başlangıcında kullanılır. Ekolojik bir çalışmada, analiz edilecek olan çalışma birimi tek tek kişiler olmayıp, toplumlar veya gruplardır. Ekolojik çalışmalar, genellikle başka amaçlar için toplanan verilere dayanır. Farklı maruziyet derecelerine ve sosyo-ekonomik faktörlere yönelik veriler mevcut değildir. Buna ek olarak, analiz edilecek olan birim, bir toplum veya grup olduğundan, maruziyet ile bunun etkisi arasındaki kişisel etkileşim tam olarak yapılamaz. Ekolojik çalışmaların en çekici yönü, çok farklı özelliklere sahip olan toplumlardan elde edilen verilerin kullanılabilmesinin mümkün oluşudur. Kesitsel( kesitsel- sectional) çalışmalar Kesitsel çalışmalar, hastaların prevalansını ölçer ve çoğunlukla prevalans çalışmaları olarak adlandırılır. Kesitsel bir çalışmada etkene maruziyet ile bunun sonucunda oluşan etki aynı zamanda ölçülür. Sorulması gereken anahtar soru, maruziyetin etkiden önce mi yoksa sonra mı olduğudur. Kesitsel çalışmalar, göreceli olarak kolay ve uygulaması ekonomik olan çalışmalardır. Kişilerin, etnik özellik, sosyo-ekonomik durum ve kan grubu gibi özellikleri ile ilişkili maruziyetlerini araştırmakta yararlıdır. Birdenbire ortaya çıkan hastalık salgınlarında, çok sayıdaki etkenle karşılaşmayı ölçmek üzere yapılacak olan kesitsel çalışmalar, nedene yönelik olarak yapılacak olan araştırmaların ilk basamağıdır. Hastalık sıklıkları ve diğer özellikler yaş, cins, etnik özelliklere göre incelenmektedir. Kesitsel çalışmalardan elde edilen veriler, toplumların sağlık ile ilgili ihtiyaçlarını belirlemede yararlıdır. Olgu-kontrol çalışmaları Olgu-kontrol çalışmaları, göreceli olarak basit ve uygulaması ekonomik olan çalışmalardır. Hastalıkların, özellikle de nadir görülen hastalıkların nedenlerini araştırmak üzere giderek artan bir şekilde kullanılmaktadır. Bu çalışmalarda ilgilenilen hastalığı olan bir grup ile böyle bir hastalığı veya değişken olmayan uygun bir kontrol grubu vardır. Olası nedenin görülüşü bakımından olgu ve kontroller birbiriyle kıyaslanır. Veriler zaman içerisindeki tek bir anda değil, birden çok anlarda toplanır. Olgu- kontrol çalışmalarına aynı zamanda retrospektif çalışmalarda denir. Çünkü araştırmacı, belli bir hastalıktan yola çıkıp, geriye bakarak, etkenle karşılaşma olup olmadığını inceler. Olgu- kontrol çalışmaları, eğer tüm veriler, geçmişe yönelik olarak toplanıyorsa retrospektif, yok eğer veri toplanması, zaman akışıyla birlikte yapılıyorsa prospektif olarak nitelendirilebilir. 13

14 Kohort çalışmaları Kohort çalışmalarına aynı zamanda izleme çalışmaları veya insidans çalışmaları da denilir. Bu çalışmalar, hastalığı olmayan bir grupla başlar. Bu grup (kohort) bir hastalığın veya bir durumun potansiyel nedene olabilecek bir etkene maruz kalma durumuna göre alt gruplara ayrılabilir. İlgilenilen özellikler belirlenir ve değerlendirilir ve tüm kohort izlenerek, etkene maruz kalan ve kalmayan gruplarda yeni hastalık olgularının veya incelemeye söz konusu olan diğer durumların gelişmesi gözlenerek, maruziyetin olduğu ve olmadığı gruplar arasında bir farklılığın var olup olmadığı değerlendirilir. Kohort çalışmaları, hastalığın nedeni hakkında en iyi bilgi veren çalışmalardır ve bu çalışmalarda hastalık geliştirme riski direkt olarak ölçülür. Kavram olarak basit olmalarına karşın, kohort çalışmaları büyük çalışmalardır ve etken ile karşılaştıktan sonra hastalığın oluşması için olguların uzun bir süre izlenmesi gerekir. Deneysel veya müdahale çalışmaları, etken ile karşılaşma veya davranış biçimi gibi bir hastalık belirleyicisine veya tedavi yolu ile hastalığın gidişine müdahale edilerek yapılır ve diğer birimlerdeki deneysel çalışma esasları bu çalışmalar için de geçerlidir. Çalışma grubu içindeki kişilerin sağlığını tehlikeye sokmak söz konusu olmayacağı için, deneysel epidemiyolojik çalışmalara bazı sınırlamalar getirilmiştir. En önemli deneysel epidemiyolojik çalışma biçimi randomize kontrollü deneylerdir. Bu tip çalışmada hastalar çalışma birimi olarak kullanılır. Saha ve toplum deneyleri diğer deneysel epidemiyolojik çalışma tipleridir ve bu çalışmalarda çalışma birimleri sırasıyla sağlıklı kişiler ve toplumlardır. Bir veya birden fazla grup insanda bir değişkende değişiklik yapmak üzere herhangi bir girişim yapılması durumuna, müdahale veya deney denilir. Örneğin, alerji yaptığı varsayılan bir besin maddesinin diyetten çıkarılması veya seçilen hastalara yeni bir tedavi uygulanması gibi. Bu müdahalenin etkileri, deney grubu ile kontrol grubundaki çıktıların karşılaştırılması yolu ile yapılır. Randomize kontrollü deneyler Randomize kontrollü deney yeni bir koruyucu veya tedavi edici yöntemin incelenmesi amacıyla yapılan epidemiyolojik bir deneydir. Toplumdaki kişiler rasgele olarak gruplara ayrılır. Bu gruplara genellikle tedavi ve kontrol grupları adı verilir. Gruplardaki sonuçlar, birbiriyle karşılaştırılarak bir sonuca varılır. Bu tür çalışmaların sonuçları çok çeşitli olabilir ama genellikle ya yeni bir hastalığın gelişimi ya da mevcut bir hastalığın iyileşmesidir. Saha deneyleri 14

15 Saha deneyleri, klinik deneylerin aksine olarak, hastalığı olmayan fakat risk altında oldukları kabul edilen kişileri kapsar. Veriler, sahada toplum içinden ve kurumsallaşmamış kişilerden toplanır. Olguların hasta olmaması ve çalışmanın amacının göreceli olarak daha nadir görülen hastalıkları önlemek olması nedeniyle, saha deneyleri önemli lojistik ve finansal desteği gerektiren, büyük kapsamlı çalışmalardır. Örneğin, şimdiye kadar yapılmış olan en büyük saha deneyi, bir milyon çocuk üzerinde gerçekleştirilmiş olan ve poliomyelitin önlenmesi amacıyla kullanılan Salk aşısı ile ilgili çalışmadır. Toplum deneyleri Bu tür deneysel çalışmalarda, tedavi grubu kişilerden ziyade toplumlardır. Bu çalışmalar, özellikle kaynağını sosyal durumlardan alan ve grup ve kişilerin davranışlarına yönetilecek girişimlerden kolaylıkla etkilenebilecek olan hastalıklar için uygundur. Bu tür çalışmaların tek sınırlaması, çalışmaya küçük toplumların alınabilmesi, toplumlardan random yoluyla seçimlerin yapılmasındaki zorluklar ve çalışmanın sonunda bulunan farklılıkların toplumlar arasındaki farklılıklardan mı yoksa girişimden mi kaynaklandığının başka yöntemlerle test edilmesinin gerekliliğidir. Türkiye nin Sosyo- Demografik Yapısı ve Değişimi Türkiye de 1927 yılında ilk nüfus sayımı yapılmış olup, yılları arasında her beş yılda bir nüfus sayımı yapılmıştır. Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından yapılan nüfus sayımlarının sonuncusu 2000 yılında yapılmıştır. Türkiye nin nüfusu, 1927 yılında yapılan ilk nüfus sayımında 13,6 milyon ve 2000 yılındaki son nüfus sayımında 67,8 milyondur. (17) yılı arası nüfus artış hızı %1.82 dir yılında yapılan ikinci nüfus sayımında nüfusun %23.5 i kentte yaşarken 2000 yılında kentte yaşayan nüfus yüzdesi 64.9 a çıkmıştır. Türkiye de yılları arasında nüfusu yaklaşık beş kat artmış ve kentsel nüfusta ise % 63,8 artış olmuştur. Türkiye de yıllar içinde nüfusun yaş gruplarına göre dağılımında da farklılıklar olmuştur. Nüfus artış hızının en yüksek olduğu yıllar olan 1960 lı yıllarda 0-4 yaş grubunun tüm nüfus içindeki payı %15.3 iken, 2000 yılında %9.7 ye düştüğü görülmektedir. Uluslararası Çocuk Hakları Sözleşmesi ne göre 18 yaşına kadar herkes çocuk sayılmaktadır. Bu tanıma göre Türkiye nin 2000 yılı nüfusunun %38.3 ü 0-8 yaş grubundadır. Türkiye de halen 10 kişiden biri 0-4 yaş grubunda ve her beş kişiden ikisi 18 yaş ve altında dır. 15

16 Türkiye de çocuk yaş grubu nüfus yüzdesi sağlık hizmet gereksinimi olan hedef kitlenin halen çok büyük olduğunu göstermektedir. (19) Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne kadar toplumun okur-yazarlık düzeyinde önemli bir artış olmuştur, ancak kadın ve erkek arasındaki farklılık halen devam etmektedir yılında erkeklerin %29.3 ü okur-yazar iken kadınların %9.8 i okur-yazardır; 2000 yılında bu yüzdeler %93.8 ve 80.6 dır. (19) Türkiye de Bebek ve Çocuk Ölüm Ölçütleri ve Değişimi Türkiye de ölümlerin demografik özellikleri ve ölüm nedenlerine ait bilgiler il ve ilçe merkezlerinden elde edilmektedir. İl ve ilçe merkezlerinde sağlık kurumları ve belediyeler tarafından tutulan ölüm verileri her ay il sağlık müdürlükleri tarafından Devlet İstatistik Enstitüsü ne yollanmaktadır. Türkiye de il ve ilçe merkezlerinden toplanan ölüm bilgilerine göre 0-4 yaş grubu çocuk ölümlerinin tüm yaş grupları içindeki payı 2001 yılında %10.2 dir. Yani her 10 ölen kişiden birisi 0-4 yaş grubundadır. (15) Türkiye de bebek ölüm hızının saptanmasına yönelik yapılan ilk araştırma Hıfzısıhha Enstitüsü tarafından yıllarında yapılmıştır. Daha sonra Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü tarafından 1968 yılından beri her beş yılda bir yapılan Nüfus ve Sağlık Araştırmalarında bebek ölüm hızı tahminlerini sağlayan veri toplanmaktadır. Türkiye de 1998 yılı beş yaş altı çocuk ölüm hızına göre beş yaş altı çocuğun (50748 bebeğin ve yaş grubu çocuğun) öldüğü tahmin edilmektedir. Bebek ölümlerinden si yenidoğan döneminde yani doğumdan sonra ilk 28 günde ve inin yenidoğan sonrası dönemde olduğu tahmin edilmektedir. (16) Tablo 1. Türkiye de Yerleşim Yerlerine Göre Bebek, Yenidoğan, Yenidoğan Sonrası ve Beş Yaş Altı Ölüm Hızları (%0) (1998) Hızlar Türkiye Kent Kırsal Yenidoğan ölüm hızı Yenidoğan sonrası ölüm hızı Bebek ölüm hızı Beş yaş altı ölüm hızı Kaynak: Hancıoğlu (1999). (14)

17 Tablo 2. Türkiye de Bölgelere Göre Bebek, Yenidoğan ve Yenidoğan Sonrası Ölüm Hızları (%0) (1998) Hızlar Batı Güney Orta Kuzey Doğu Yenidoğan ölüm hızı Yenidoğan sonrası ölüm hızı Bebek ölüm hızı Beş yaş altı ölüm hızı Kaynak: Hancıoğlu (1999). (14) Kırsal ve kentsel kesim arasında bebek ölüm hızlarında olan farklılığın bölgelere göre de olduğu görülmektedir (Tablo 1 ve Tablo 2). Annenin öğrenim durumu bebek ölüm hızını etkileyen önemli faktörler arasındadır. Öğrenimi olmayan anneler ile en az ilkokul mezunu olan annelerin bebeklerinin ölüm olasılıkları arasında büyük bir fark bulunmaktadır yılında bebek ölüm hızı % iken öğrenim kurumlarına hiç gitmeyen annelerin bebeklerinde ölüm hızı % ve en az ilkokul mezunu olan annelerin bebek ölüm hızı ise % dir. (20) Annenin gebelik ve doğum sırasında sağlık hizmetlerinden yararlanması bebek ölüm hızını etkileyen önemli faktörler arasındadır. Doğum öncesi bakım ya da doğum sırasında bakım alamayan annelerin bebek ölüm hızları bu hizmetten en az birisini alan annelere göre belirgin olarak daha yüksektir. Eğer anne hem gebelik hem de doğum sırasında sağlık hizmeti almış ise bebek ölüm hızı ülkenin ortalama bebek ölüm hızının çok daha altına inmektedir. Tüm bu faktörlerin yanı sıra annenin doğurganlık özellikleri bebek ölüm hızını etkileyen önemli faktörler arasında yer almaktadır. Annenin sık doğum aralığı ve doğum sayısının artması da bebek ve çocuk ölüm hızlarının artışına neden olmaktadır (Tablo 3). 17

18 Tablo 3. Türkiye de Annenin Bazı Özelliklerine Göre Yenidoğan, Yenidoğan Sonrası ve Bebek Ölüm Hızları (%0), Türkiye, Özellik Yenidoğan ölüm hızı Yenidoğan sonrası ölüm hızı Bebek ölüm hızı Beş yaş altı ölüm hızı Anne yaşı 20 nin altı Doğum sırası Doğum aralığı < 2 yıl 2-3 yıl 4 yıl ve üzeri Toplam Kaynak: Hancıoğlu 1999 Türkiye de yenidoğan ölüm hızının bebek ölüm hızları arasında ön plana çıktığı ve anneye ait sosyodemografik özelliklerin bebek ölüm hızlarını önemli olarak etkilediği görülmektedir. Bu da anne ve yenidoğan sağlığının önemli bir göstergesi olan perinatal ölüm hızının değerlendirilmesini gerektirmektedir. Türkiye de Nüfus ve Sağlık Araştırmalarının (TNSA) ileri analizleri yapılarak perinatal ölüm hızı 1993 yılında % ve 1998 yılında % olarak hesaplanmıştır. Bu hızlar ülkemizde yenidoğan ve anne sağlığı ile ilgili sorunların halen ön planda olduğunu göstermektedir. Bebek ve Çocuk Ölüm Nedenleri Türkiye de bebek ölüm nedenleri il ve ilçe merkezlerinden toplanan ölüm istatistiklerinden elde edilmektedir. Ölüm istatistik formuna ölüm nedeninin doğru ve tam 18

19 kaydedilmemesi gibi bazı sorunlar yaşanmaktadır, bu sorunlar da ölüm nedenlerinden yeterince yararlanılamamasına neden olmaktadır. Ayrıca il ve ilçe merkezlerinde olan tüm ölümlere ilişkin veriler de elde edilememektedir. Ancak elde olan verilere göre yapılan değerlendirme bebek ölüm nedenleri ile ilgili genel bir yorum yapılabilmesini de sağlamaktadır. Tablo 4. Türkiye de İl ve İlçe Merkezlerinde 0 Yaş Grubu Nedene Özel Orantılı Ölüm Hızları (%) (2001) Ölüm Nedenleri Sayı % Yenidoğan hastalıkları Konjenital anomaliler Diğer enfeksiyonlar Akut solunum yolu enfeksiyonları İshalli hastalıklar Diğer hastalıklar Toplam Kaynak: DİE (2003). (18) Tablo 5. Türkiye de İl ve İlçe Merkezlerinde 1-4 Yaş Grubu Nedene Özel Orantılı Ölüm Hızları (%) (2001) Ölüm Nedenleri Sayı % Kalp yetmezliği Diğer enfeksiyonlar Akut solunum yolu enfeksiyonları Kazalar İshalli hastalıklar Diğer hastalıklar Toplam Kaynak: DİE (2003). (18) Dünya sağlık örgütü, bebek ölüm hızlarına göre ülkeleri 4 gruba ayırmıştır. 1) Bebek ölüm hızı çok düşük ülkeler (binde yirminin altında) İsveç, Japonya, Fransa, İngiltere, A.B.D, İskandinav ülkeleri. 2) Bebek ölüm hızı düşük ülkeler (binde yirmi ile kırk arası) Rusya, İsrail. 3) Bebek ölüm hızı yüksek ülkeler (binde elli ile doksan arası) Romanya, Meksika, Şili, Türkiye. 4) Bebek ölüm hızı çok yüksek ülkeler (binde yüz ve üzeri) Mısır, Hindistan, 19

20 Brezilya, Pakistan, Irak. Tablo 6. Gelişmiş ve Gelişmekte Olan Ülkelerde Mortalite Gelişmiş Ülkeler Gelişmekte olan Ülkeler Yılda nüfus artışı % Yenidoğan ölümleri % Süt çocuğu ölümleri % yaşta en sık ölüm nedenleri Doğum travması Konjenital anomaliler Solunum yolu enf. Doğum travması Solunum yolu enf. Gastroenteritler 0-5 yaşta en sık ölüm nedenleri Çocuk sağlığı ile ilgili diğer önemli istatistik ise, bir yılda 0-5 yaş arasındaki 1000 çocuğun ölüm oranını gösteren 0-5 yaş ölüm oranıdır. Beslenme ve enfeksiyon sorunlarının koruyucu önlemlerle çözümlenmiş olduğu toplumlarda, bu yaş döneminde ölümler oldukça azalmıştır. Temel sağlık hizmetleri, iyi olan gelişmiş ülkelerde 0-5 yaş ölüm oranı %6-10 değerindedir. Tüm ölümlerin %2-5 ini oluşturmaktadır. Gelişmekte olan ülkelerin 0-5 yaş ölüm oranı %60 ın üzerindedir. Az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerde tüm ölümlerin % 40 ı 5 yaşın altındadır. Tablo 7: Çocuk Ölümleri nedenleri tablosu Gelişmiş Ülkeler Gelişmekte Olan Ülkeler Süt çocukluğu (0-12 ay) Perinatal nedenler Enfeksiyonlar Doğumsal anomaliler Perinatal nedenler Ani bebek ölümü sendromu Prematüre doğumla ilgili nedenler 1-5 yaş Kazalar Pnömoni Doğumsal anomaliler İshal Neoplazmalar Kızamık 20

21 Dünya ülkelerinde, çocukların durumuna genel bakış: 1. Gelişmiş Ülkeler: Bu ülkelerde 16 yaşın altındakiler nüfusun %20 sini oluşturmaktadır. 5 yaşın altındakilerde ölüm oranı 1960 da %37, 1994 de %9 olmuştur yılında %31 olan bebek ölüm hızı 1994 te %7 olmuştur. İlk ve orta öğretim almış olanların oranı %100 e yakındır. Bu ülkelerde 1960 yılında doğurganlık %2.5 olan hızı 1994 te %1.7 ye inmiştir. Bu ülkelerde 5 yaşından küçük çocukların ölüm nedenleri arasında ilk beş sırayı perinatal nedenler, konjenital malformasyonlar, kazalar, solunum yolu enfeksiyonları ve menenjit oluşturmaktadır grubu çocuklardaki ilk beş sırayı alan ölüm nedenleri: Kardiovasküler sistem hastalıkları, malign neoplazmalar, sindirim sistemi hastalıkları, kazalar ve kronik obstrüktif akciğer hastalıklarıdır. 2. Geçiş sürecinde olan ülkeler: Bu grupta Bağımsız Devletler Topluluğu içinde yer alan ülkelerle Doğu Avrupa ülkeleri bulunmaktadır. Bu ülkeler II. Dünya savaşından sonraki 30 yıl boyunca çocuk sağlığı ile ilgili hizmetler yönünden dünyanın en iyi durumunda olan ülkeleriydi. Beslenme bozuklukları hemen hemen ortadan kaldırılmıştı. Bağışıklanma oranı %90 a çok yakındı. Ancak 1990 lı yılların başında gerçekleşen siyasal değişiklikler bu olumlu gelişmelerin bozulmasına yol açmıştır. Difteri, polio ve kolera yeniden ortaya çıkmış. Bağışıklık oranları %80 nin altına inmiş yılında 5 yaşından küçüklerdeki ölüm oranı %0 50, bebek ölüm hızı %0 30 du. Çocuk ölüm nedenleri gelişmiş ülkelerdeki gibidir. 3.Gelişmekte olan ülkeler: Dünya ülkelerinin pek çoğu bu grupta yer almaktadır. Aşı ile korunabilen hastalıklarda kızamık ve boğmaca bu ülkelerin çocukları için öldürücü olabilir veya olmaktadır. Bu ülkelerin nüfusunun %36.7 sini 16 yaşının altındakiler oluşturur. 5 yaşından küçüklerdeki ölüm oranı 1960 da %0 216, 1994 te %0 68 e indirilmiştir. Bu ülkelerde 0-4 yaş arası en sık görülen beş hastalık: Perinatal nedenlerle oluşan hastalıklar, solunum yolu enfeksiyonları, aşı ile korunabilen difteri, neonatal tetanoz ve kızamık, gastroenterit ve konjenital hastalıklar yaş arasında en sık görülen beş hastalık: Parazitler, aşı ile korunabilen hastalıklar, solunum yolu enfeksiyonları, gastroenteritler, tüberküloz. 21

22 4.Az gelişmiş ülkeler: Dünyada çocuk ölümlerinin en çok olduğu ve çocuk sağlığının en bozuk olduğu ülkeler bu grupta yer almaktadır. Bunlar genellikle Sahra nın güneyindeki Afrika ülkeleri ve Afganistan, Bangladeş ve Irak gibi ülkelerdir. 5 yaşından küçüklerin ölüm oranı 1960 da %0 182 ve 1992 de %0 170 idi. Bebek ölüm hızı 1960 da %0 171 ve 1994 de %0 108 idi. Bu ülkedeki çocuk ölüm nedenleri gelişmekte olan ülkelere benzemektedir. Türkiye nin 21. Yüzyıl Hedefleri Dünya Sağlık Örgütü nün 21. yüzyıl hedeflerine paralel olarak Türkiye nin de bebek ve çocuk ölümlülüğünü azaltmaya ve sağlığını iyileştirmeye yönelik hedefleri bulunmaktadır. Türkiye, 2020 yılına kadar bütün yenidoğanların, bebeklerin ve okul öncesi yaşlardaki çocukların yaşama sağlıklı başlamalarını ve sürdürebilmelerini sağlamayı hedeflemektedir. Bu hedefin alt başlıkları ise şu şekildedir: 2020 yılına kadar, bebek ölüm hızını binde 20 nin altına; beş yaş altı ölüm hızını binde 30 un altına indirmek; neonatal ölüm hızını %30 azaltmak yılına kadar, bütün doğumların sağlık kuruluşlarında yapılmasını, 2020 yılına kadar bütün gebelerin düzenli doğum öncesi bakım almalarını sağlamak yılına kadar, düşük doğum ağırlıklı bebeklerin oranını %20 azaltmak yılına kadar, ilk altı ay tek başına anne sütü alan çocuk oranını %80 ne çıkarmak yılına kadar, beş yaş altı çocuklarda beslenme bozukluklarını %35, iyot yetersizliği hastalıklarını %90 azaltmak. 21. Yüzyıl hedefleri içinde 2020 yılına kadar, ergen, yaşlı ve özürlülerin daha sağlıklı olmalarını ve toplum içinde daha aktif rol almalarını sağlamak yer almaktadır yılına kadar, ergenlerin karşılaştığı şiddet ve kazalara bağlı ölümleri en az %50 azaltmak yılına kadar, 18 yaş altı gebelikleri %30 azaltmak. 22

23 2020 yılına kadar, gençler arasında psikoaktif ilaç, alkol ve tütün gibi zararlı maddeleri kullananların oranını %30 azaltmak. Dünyada gelişmiş ülkelerde bebek ve beş yaş altı çocuk ölüm hızları %0 10 ların altında olduğu bilinmektedir. Türkiye Cumhuriyeti nin kuruluşundan bu yana bebek ölüm hızında önemli bir düşme sağlanmış ve bebek ölüm nedenlerinde de farklılaşmalar olmuştur. Ülkemizin 21. Yüzyıl hedeflerine yönelik olarak planladığı ve uygulamasını başlattığı çalışmalar yenidoğan ölüm hızının düşmesini sağlayacaktır. Yenidoğan ölüm hızının ve bebek ölüm hızının düşmesi de çocuk sağlığı düzeyinin iyileştiğinin bir göstergesi olacaktır. 23

24 GEREÇ VE YÖNTEM Bu çalışmada Haydarpaşa Numune Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniğine 1 Ocak-31 Aralık 2004 tarihleri arasında 1 yıllık sürede yatırılarak izlenen yaşları 0-14 yıl arasında değişmekte olan 1577 olgu (Bu olguların 243 ü 0-1 ay arasında, 497 si 1-24 ay arasında, 358 i ay arasında ve 497 si 6-14 yaş arasında idi.) retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Olguların %57 si erkek, %43 u kız idi. Erkek/kız oranı 1.32 idi. Çalışma yöntemi olarak tanımlayıcı epidemiyolojiye ait yöntemler kullanıldı. Ana kaynak olarak klinik yatış protokol defteri, hastanemiz otomasyon sisteminden elde edilen hasta kayıtları ve hastanemiz arşivindeki hasta dosyaları kullanıldı. Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları kliniğinde yenidoğan, bulaşıcı hastalıklar, süt çocuğu ve dahiliye bölümleri bulunmaktadır. Çalışma grubunu oluşturan 1577 olgu yaşlarına göre yenidoğan, bebeklik, okul öncesi ve ilköğretim çağı olarak 4 grupta değerlendirilmiştir. Yaşları 0-1 ay arası olan olgular yenidoğan yaş grubu, 1-24 ay arası olan olgular bebeklik yaş grubu, ay arası olanlar okul öncesi dönem ve 6-14 yaş arası olanlar ise ilköğretim çağı olarak gruplandırılmıştır. Her hastaya bir anket formu doldurularak hastaların yaşları, cinsiyetleri, geliş yerleri, yatış tanıları, yatış sonuçları, en sık görülen hastalıkları, yaş gruplarına göre hastalıkları, sosyal güvenceleri ve ölüm nedenleri incelendi. Böylece hizmet sunulan hasta popülasyonunun çeşitli demografik özellikleri, sunulan hizmetin daha çok hangi sağlık problemi üzerine yoğunlaştırıldığı, ayrıca oluşturulan hastane kayıtlarının bu ve buna benzer alanlardaki araştırmalar için ne kadar yeterli olduğu ve bu kayıtların daha düzenli oluşturulabilmesi yönünde ne gibi çalışmaların yapılabileceği araştırıldı. 24

25 BULGULAR Çalışmaya 2004 yılı içinde Haydarpaşa Numune Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı Ve Hastalıkları Kliniğinde yatırılarak tedavi edilen yaşları 0-14 yıl arasında değişmekte olan 1577 olgu alınmıştır. Bu olguların 243 ü 0-1 ay arasında, 497 si 1-24 ay arasında, 358 i ay arasında ve 497 si 6-14 yaş arasında idi. Olgular cinsiyetlerine göre değerlendirildiğinde bütün yaş guruplarında erkekler daha fazlaydı(tablo 1). Tablo 1: Yaş gruplarına göre dağılım Erkek Kız Toplam 0-1 Ay Ay Ay Yaş Ana Toplam Olguların %57 si erkek, %43 u kız idi. Erkek/Kız oranı 1.32 idi (Grafik 1). Grafik 1: Yaş gruplarına göre dağılım 6-14 Yaş Ay Ay Ay Erkek Kız 25

26 Kliniğimize yatan olgular aylara göre değerlendirildiğinde en fazla yatış sayısı 163 le (% 10.33) Kasım ve Aralık aylarında, en az yatış sayısı ise 105 le (%6.65) Şubat ve Ağustos aylarında gerçekleşmiş(tablo 2). Tablo 2: 2004 yılında kliniğimize yatan hastaların aylara göre dağılımı Servise Aylar yatan Ölen Ortalama Toplam yatılan olguların sayısı yatış süresi/gün Gün Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Toplam Aylara göre incelendiğinde en fazla ölüm 4 er (%13.79) vaka ile haziran ve temmuz aylarında olmuştur. Olguların yatış süresi ortalama 8,37 gün idi (Grafik 2). Grafik 2: 2004 yılında kliniğimize yatan hastaların aylara göre dağılımı Servise yatan olguların sayısı Ocak Mart Nisan Haziran Temmuz Ekim Servise yatan olguların sayısı 26

27 Pediatri servisindeki yatış oranı tüm bakılan olgular karşılaştırıldığında 1988 yılında % 1.66 iken yıllar içindeki bu oran artmış ve 2004 yılında %2.98 e ulaşmıştır(tablo 3). Tablo 3: Son 7 yılda kliniğimiz acil- polikliniğine başvuran ve yatırılan olgu sayısının yıllara göre dağılımı YIL ACİL POLİKLİNİK TOPLAM YATIRILAN OLGU OLGU % 2004(1) (2) (3) (4) (5) (6) (7) Acilde ve poliklinikte görülen toplam olgu sayısında 2004 yılında belirgin bir artış tespit edildi(grafik 3). Yıllara göre yatırılan olgu sayısında artış gözlenmiştir. Bunun nedeni daha önceleri sadece acil durumlarda hizmet alan SSK güvencesine sahip vatandaşların 1 Temmuz 2003 tarihinden itibaren hastanemizde hizmet almalarına bağlanabilir. dağılımı Grafik 3: Kliniğimizin acil ve polikliniğine başvuran olguların yıllara göre YIL ACİL POLİKLİNİK TOPLAM 27

28 Olgular 0-1 ay grubuna göre yatış tanıları açısından değerlendirildiğinde yenidoğanın hematolojik hastalıkları %39.5, solunum sistemi hastalıkları %27.98, sepsis %11.53 olarak saptandı(tablo 4). Diğer tanılar sırasıyla kardiyolojik, endokrinolojik, nörolojik ve gastrointestinal hatalıklar idi(grafik 4). Tablo 4: 0-1 ay grubundaki olguların tanılarına göre dağılımı Hastalık Sayı--Yüzde(%) Erkek Kız Solunum Sistemi 68 (%27.98) Kardiyolojik 21 (%8.64) 15 6 Gastrointestinal 7 (%2.88) 5 2 Nörolojik 10 (%4.12) 6 4 Hematolojik 96 (%39.5) Romatizmal Endokrinolojik 13 (%5.35) 9 4 Üriner Sistem Entoksikasyon Bulaşıcı Hastalıklar Sepsis 28 (%11.53) Grafik 4: 0-1 ay grubundaki olguların tanılarına göre dağılımı Solunum Sistemi Kardiyolojik Gastrointestinal Nörolojik Hematolojik Romatizmal Endokrinolojik Üriner Sistem Entoksikasyon Bulaşıcı Hastalıklar Sepsis Toplam Erkek Kız 28

29 Olgular 1-24 ay grubuna göre yatış tanıları açısından değerlendirildiğinde solunum sistemi hastalıkları %46.07, gastrointestinal hastalıklar %10.26 ve nörolojik hastalıklar % olarak saptandı(tablo 5). Diğer tanılar sırasıyla hematolojik, kardiyolojik, üriner sistem, bulaşıcı, sepsis, entoksikasyon ve endokrinolojik hatalıklar idi(grafik 5). Tablo 5: 1-24 ay grubundaki olguların tanılarına göre dağılımı Hastalık Sayı--Yüzde(%) Erkek Kız Solunum Sistemi 229 (%46.07) Kardiyolojik 30 (%6.04) Gastrointestinal 51 (%10.26) Nörolojik 50 (%10.06) Hematolojik 39 (%7.84) Romatizmal Endokrinolojik 12 (%2.42) 8 4 Üriner Sistem 28 (%5.63) Entoksikasyon 14 (%2.82) 9 5 Bulaşıcı Hastalıklar 25 (%5.03) 17 8 Sepsis 19 (%3.82) 7 12 Grafik 5: 1-24 ay grubundaki olguların tanılarına göre dağılımı Solunum Sistemi Kardiyolojik Gastrointestinal Nörolojik Hematolojik Romatizmal Endokrinolojik Üriner Sistem Entoksikasyon Bulaşıcı Hastalıklar Sepsis Toplam Erkek Kız Olgular ay grubuna göre yatış tanıları açısından değerlendirildiğinde solunum sistemi hastalıkları %26.53, entoksikasyonlar %20.94, nörolojik hastalıklar %11.74, gastrointestinal %11.18 ve hematolojik hastalıklar %10.05 olarak saptandı(tablo 6). Diğer 29

30 tanılar sırasıyla üriner sistem, bulaşıcı, romatizmal, kardiyolojik, endokrinolojik hastalıklar ve sepsis idi(grafik 6). Tablo 6: ay grubundaki olguların tanılarına göre dağılımı Hastalık Sayı--Yüzde(%) Erkek Kız Solunum Sistemi 95 (%26.53) Kardiyolojik 9 (%2.52) 6 3 Gastrointestinal 40 (%11.18) Nörolojik 42 (%11.74) Hematolojik 36 (%10.05) Romatizmal 10 (%2.79) 5 5 Endokrinolojik 7 (%1.95) 4 3 Üriner Sistem 24 (%6.71) 15 9 Entoksikasyon 75 (%20.94) Bulaşıcı Hastalıklar 19 (%5.31) 9 10 Sepsis 1 (%0.28) - 1 Grafik 6: ay grubundaki olguların tanılarına göre dağılımı Solunum Sistemi Kardiyolojik Gastrointestinal Nörolojik Hematolojik Romatizmal Endokrinolojik Üriner Sistem Entoksikasyon Bulaşıcı Hastalıklar Sepsis Toplam Erkek Kız Olgular 6-14 yaş grubuna göre yatış tanıları açısından değerlendirildiğinde solunum sistemi hastalıkları %25.88, entoksikasyonlar %13.56, gastrointestinal hastalıklar %12.53 ve bulaşıcı 30

31 hastalıklar %10.65 olarak saptandı(tablo 7). Diğer tanılar sırasıyla nörolojik, hematolojik, romatizmal, üriner sistem, bulaşıcı, romatizmal, kardiyolojik, endokrinolojik hastalıklar ve sepsis idi(grafik 7). Tablo 7: 6-14 yaş grubundaki olguların tanılarına göre dağılımı Hastalık Sayı--Yüzde(%) Erkek Kız Solunum Sistemi 124 (%25.88) Kardiyolojik 8 (%1.68) 5 3 Gastrointestinal 60 (%12.53) Nörolojik 45 (%9.39) Hematolojik 42 (%8.77) Romatizmal 42 (%8.77) Endokrinolojik 8 (%1.67) 3 5 Üriner Sistem 32 (%6.68) Entoksikasyon 65 (%13.56) Bulaşıcı Hastalıklar 51 (%10.65) Sepsis 2 (%0.42) - 2 Grafik 7: 6-14 yaş grubundaki olguların tanılarına göre dağılımı Solunum Sistemi Kardiyolojik Gastrointestinal Nörolojik Hematolojik Romatizmal Endokrinolojik Üriner Sistem Entoksikasyon Bulaşıcı Hastalıklar Sepsis Toplam Erkek Kız Tüm olgular yatış tanıları açısından değerlendirildiğinde solunum sistemi %32.73, hematolojik %13,5 (bunların %65 ini anemiler oluşturmakta), gastrointestinal %10.02 (bunların %90 nını ishaller oluşturmakta), entoksikasyon %9.76, nörolojik hastalıklar %9.33 olarak saptandı(tablo 8). Diğer tanılar bulaşıcı hastalıklar, üriner sistem, kardiyolojik, romatizmal, sepsis ve endokrinolojik hatalıklar idi(grafik 8). 31

Halk Sağlığı-Ders 8 Sağlık Düzeyinin Ölçülmesi ve Epidemiyoloji

Halk Sağlığı-Ders 8 Sağlık Düzeyinin Ölçülmesi ve Epidemiyoloji Halk Sağlığı-Ders 8 Sağlık Düzeyinin Ölçülmesi ve Epidemiyoloji Öğr. Gör. Hüseyin ARI 1 İstanbul Arel Üniversitesi M.Y.O Sağlık Kurumları İşletmeciliği Epidemiyoloji; hastalık ve sağlıkla ilgili olayların

Detaylı

Türkiye de Çocuk Sağlığının Durumu

Türkiye de Çocuk Sağlığının Durumu Türkiye de Çocuk Sağlığının Durumu Doç. Dr. Günay Saka Mayıs 2011 5 Mayıs 2011 1 1 261 673 5 Mayıs 2011 2 Amaç: Bu ders sonunda; Türkiye de çocuk sağlığının durumu hakkında bilgi sahibi olacaklardır. 5

Detaylı

SEÇMELİ DERS ÖNERİ FORMU

SEÇMELİ DERS ÖNERİ FORMU Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi 2012-2013 Eğitim Öğretim Yılı SEÇMELİ DERS ÖNERİ FORMU Dersin adı Üreme Sağlığı Anabilim dalı Sorumlu öğretim üyesi E-posta adresi Halk Sağlığı Prof.Dr.Haldun SÜMER

Detaylı

SAĞLIK DÜZEYİ GÖSTERGELERİ

SAĞLIK DÜZEYİ GÖSTERGELERİ SAĞLIK DÜZEYİ GÖSTERGELERİ HIZ:Bir toplum veya grubun belirli bir birimi içinde gözlenen hastalık veya olay sıklığını belirtir.hızın hesap edilmesinde kullanılan pay ve paydadaki sayılar aynı bölgeden

Detaylı

AÜTF HALK SAĞLIĞI ANABİLİM DALI TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİ PROGRAMI /

AÜTF HALK SAĞLIĞI ANABİLİM DALI TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİ PROGRAMI / AÜTF HALK SAĞLIĞI ANABİLİM DALI TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİ PROGRAMI / 2017-18 TARİH/MODÜL BAŞLIKLAR (Konular) ÖĞRETİM ÜYESİ MODÜL 1 9 Ekim 2017 Halk Sağlığı tanımı, kavramı ve yaklaşımı Geleneksel ve Çağdaş

Detaylı

İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ FAKÜLTESİ HEMŞİRELİK BÖLÜMÜ

İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ FAKÜLTESİ HEMŞİRELİK BÖLÜMÜ Dersin Kodu HEM 00352 Dersin Adı AFETLERDE HEMŞİRELİK BAKIMI VE İLK YARDIM Yıl III Yarı Yıl Bahar 1- Afetlerde hemşirelik bakımı ve ilk yardıma giriş 2- Hasta ve yaralının muayenesi ve değerlendirilmesi

Detaylı

HIV/AIDS epidemisinde neler değişti?

HIV/AIDS epidemisinde neler değişti? HIV/AIDS epidemisinde neler değişti? Dr. Gülşen Mermut Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji ABD EKMUD İzmir Toplantıları - 29.12.2015 Sunum Planı Dünya epidemiyolojisi

Detaylı

Hastane. Hastane Grupları 19/11/2015. Sağlık Kurumları Yönetiminde Temel Kavramlar

Hastane. Hastane Grupları 19/11/2015. Sağlık Kurumları Yönetiminde Temel Kavramlar Hastane Sağlık Kurumları Yönetiminde Temel Kavramlar Yük.Hem.Müge Bulakbaşı Ekonomik, verimli ve etkili olarak her türlü sağlık hizmetinin kesintisiz üretildiği, Eğitim, araştırma ve toplum sağlığı hizmetlerinin

Detaylı

S A H A A R A Ş T I R M A S I

S A H A A R A Ş T I R M A S I S A H A A R A Ş T I R M A S I GEREÇ VE YÖNTEM Saha Araştırması Plan ve Uygulaması Bu araştırma, Sağlık Bakanlığı Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı ve Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından

Detaylı

KANSER İSTATİSTİKLERİ

KANSER İSTATİSTİKLERİ 1 KANSER İSTATİSTİKLERİ Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından biridir. Sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk sağlığı sorunudur. Tanı olanaklarının gelişmesi ve

Detaylı

AŞILANMA VE ÇOCUK SAĞLIĞI 11

AŞILANMA VE ÇOCUK SAĞLIĞI 11 AŞILANMA VE ÇOCUK SAĞLIĞI 11 Sabahat Tezcan ve Elif Kurtuluş Yiğit Bu bölümde 12-23 aylık çocukların aşılanması, beş yaş altı çocuklarda akut solunum yolu enfeksiyonunun varlığı ve evlenmiş kadınların

Detaylı

Sağlık Bakımıyla İlişkili İnfeksiyonların Epidemiyolojisinde Temel Tanımlar

Sağlık Bakımıyla İlişkili İnfeksiyonların Epidemiyolojisinde Temel Tanımlar Sağlık Bakımıyla İlişkili İnfeksiyonların Epidemiyolojisinde Temel Tanımlar Dr. Alpay AZAP Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikr. AD. Epidemiyoloji Nedir? Sağlıkla ilgili

Detaylı

Sağlık Göstergeleri II.1. ÜREME SAĞLIĞI II.2. AŞILAMA II.3. MORTALİTE II.4. MORBİDİTE

Sağlık Göstergeleri II.1. ÜREME SAĞLIĞI II.2. AŞILAMA II.3. MORTALİTE II.4. MORBİDİTE 2 Sağlık Göstergeleri II.. ÜREME SAĞLIĞI II.2. AŞILAMA II.. MORTALİTE II.. MORBİDİTE II. Üreme Sağlığı TABLO: TÜRKİYE'DE YERLEŞİM YERLERİNE GÖRE ÜREME SAĞLIĞI (%, 2) ÖZELLİKLER KENT KIR TOPLAM DOĞURGANLIK

Detaylı

Halk Sağlığı. YDÜ Tıp Fakültesi Yrd. Doç. Dr. Aslı AYKAÇ

Halk Sağlığı. YDÜ Tıp Fakültesi Yrd. Doç. Dr. Aslı AYKAÇ Halk Sağlığı YDÜ Tıp Fakültesi Yrd. Doç. Dr. Aslı AYKAÇ Halk Sağlığı, organize edilmiş toplum çalışmaları sonunda; - çevre sağlığı koşullarını düzelterek - bireylere sağlık bilgisi vererek - bulaşıcı hastalıkları

Detaylı

309 HALK SAĞLIĞI-ADLİ TIP-DEONTOLOJİ- BİYOİSTATİSTİK

309 HALK SAĞLIĞI-ADLİ TIP-DEONTOLOJİ- BİYOİSTATİSTİK Ders Kurulu 309 Akademik Yılın 36. Haftası 12 Mayıs 13 Mayıs 14 Mayıs 15 Mayıs 16 Mayıs Halk Sağlığı Kavramı Sarp Üner Uluslararası Sağlık Bakış Açısıyla Ulusların Sınıflandırılması Epidemiyolojinin Kullanım

Detaylı

Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde İzlenen Olgularda Akut Böbrek Hasarı ve prifle Kriterlerinin Tanı ve Prognozdaki Önemi. Dr.

Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde İzlenen Olgularda Akut Böbrek Hasarı ve prifle Kriterlerinin Tanı ve Prognozdaki Önemi. Dr. Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde İzlenen Olgularda Akut Böbrek Hasarı ve prifle Kriterlerinin Tanı ve Prognozdaki Önemi Dr. Aslı KANTAR GİRİŞ GENEL BİLGİLER Akut böbrek hasarı (ABH) yenidoğan yoğun bakım

Detaylı

07.11.2014. Ana Sağlığını Etkileyen Faktörler ve Alınacak Önlemler

07.11.2014. Ana Sağlığını Etkileyen Faktörler ve Alınacak Önlemler 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 2. Hafta ( 22 26 / 09 / 2014 ) 1.) KADIN ve ANASAĞLIĞINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER ve ALINACAK ÖNLEMLER 2.) KADIN ve ANA SAĞLIĞI İLE İLGİLİ ÖLÇÜTLER Slayt No: 2

Detaylı

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu ve Doğum Mevsimi İlişkisi. Dr. Özlem HEKİM BOZKURT Dr. Koray KARA Dr. Genco Usta

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu ve Doğum Mevsimi İlişkisi. Dr. Özlem HEKİM BOZKURT Dr. Koray KARA Dr. Genco Usta Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu ve Doğum Mevsimi İlişkisi Dr. Özlem HEKİM BOZKURT Dr. Koray KARA Dr. Genco Usta Giriş DEHB (Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu), çocukluk çağının en sık görülen

Detaylı

Prof. Dr. Banu Çakır, HÜTF Halk Sağlığı AD. 5. ULUSAL İLK YARDIM SEMPOZYUMU 18.9.2014, Ankara

Prof. Dr. Banu Çakır, HÜTF Halk Sağlığı AD. 5. ULUSAL İLK YARDIM SEMPOZYUMU 18.9.2014, Ankara Prof. Dr. Banu Çakır, HÜTF Halk Sağlığı AD 5. ULUSAL İLK YARDIM SEMPOZYUMU 18.9.2014, Ankara Prof. Dr. Banu Çakır, 18.9.2014, Ankara 2 } Acil durum ve afetlerde ilk yardımcılardan beklenenler nelerdir?

Detaylı

DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DERS YILI DÖNEM III HALK SAĞLIĞI, BİYOİSTATİSTİK, TIP TARİHİ VE ETİK

DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DERS YILI DÖNEM III HALK SAĞLIĞI, BİYOİSTATİSTİK, TIP TARİHİ VE ETİK DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2017 2018 DERS YILI DÖNEM III HALK SAĞLIĞI, BİYOİSTATİSTİK, TIP TARİHİ VE ETİK 24.04.2018 28.05.2018 Dersler Teorik Pratik Toplam Halk Sağlığı 82 --- 82 Biyoistatistik

Detaylı

Toplum ve Örnek. Temel Araştırma Düzenleri. Doç. Dr. Ertuğrul ÇOLAK. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyoistatistik Anabilim Dalı

Toplum ve Örnek. Temel Araştırma Düzenleri. Doç. Dr. Ertuğrul ÇOLAK. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyoistatistik Anabilim Dalı Toplum ve Örnek Temel Araştırma Düzenleri Doç. Dr. Ertuğrul ÇOLAK Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyoistatistik Anabilim Dalı Toplum ve Örnek İstatistik, toplumdan kurallara uygun olarak,

Detaylı

UÜ-SK AİLE HEKİMLİĞİ ANABİLİM DALI HİZMET KAPSAMI

UÜ-SK AİLE HEKİMLİĞİ ANABİLİM DALI HİZMET KAPSAMI Rev. No : 03 Rev.Tarihi : 28 Şubat 2012 1 / 5 1 HİZMET KAPSAMI: Aile Hekimliği Anabilim Dalı yaş, cinsiyet, yakınma, hastalık ayrımı yapmaksızın, yaşamın bütün evrelerinde ve süreklilik içinde, sağlığın

Detaylı

1. Amaç: Bu talimat, UÜ-SK ya başvuran çocuk hastalara detaylı tıbbi değerlendirme yapılmasına yönelik bir sistem oluşturmayı amaçlamaktadır.

1. Amaç: Bu talimat, UÜ-SK ya başvuran çocuk hastalara detaylı tıbbi değerlendirme yapılmasına yönelik bir sistem oluşturmayı amaçlamaktadır. 1 / 5 1. Amaç: Bu talimat, UÜ-SK ya başvuran çocuk a detaylı tıbbi değerlendirme yapılmasına yönelik bir sistem oluşturmayı amaçlamaktadır. 2. Kapsam: Bu talimat çocuk ın değerlendirilmesine ilişkin faaliyetleri

Detaylı

TOPLUM TANILAMA SÜRECİ. Prof. Dr. Ayfer TEZEL

TOPLUM TANILAMA SÜRECİ. Prof. Dr. Ayfer TEZEL TOPLUM TANILAMA SÜRECİ Prof. Dr. Ayfer TEZEL TOPLUMUN TANIMI A.Ü.AHE 402 Halk Sağlığı Hemşireliği Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların

Detaylı

TOPLUMU TANIMA VE EKİP ÇALIŞMASI YARD. DOÇ. DR. NALAN AKIŞ

TOPLUMU TANIMA VE EKİP ÇALIŞMASI YARD. DOÇ. DR. NALAN AKIŞ TOPLUMU TANIMA VE EKİP ÇALIŞMASI YARD. DOÇ. DR. NALAN AKIŞ Amaç Bu dersin sonunda öğrenciler, sağlık hizmeti verecekleri toplumu tanımanın önemi konusunda bilgi sahibi olacaklardır. ÖĞRENİM HEDEFLERİ Bu

Detaylı

SAĞLIK ALANINDA KULLANILAN EPİDEMİYOLOJİK ÖLÇÜTLER

SAĞLIK ALANINDA KULLANILAN EPİDEMİYOLOJİK ÖLÇÜTLER SAĞLIK ALANINDA KULLANILAN EPİDEMİYOLOJİK ÖLÇÜTLER HÜTF Halk Sağlığı AD Epidemiyoloji Konferans Serisi: 10 Dr.A.Tülay Bağcı Bosi MSc,PhD,MSc Bu yansı seti sadece HÜTF Halk Sağlığı Anabilim Dalı Epidemiyoloji

Detaylı

TÜRKİYE DE SAĞLIK SEKTÖRÜNÜN GENEL GÖRÜNÜMÜ

TÜRKİYE DE SAĞLIK SEKTÖRÜNÜN GENEL GÖRÜNÜMÜ SAKARYA ÜNİVERSİTESİ İşletme Fakültesi Sağlık Yönetimi Bölümü SAĞLIK POLİTİKASI VE PLANLAMASI TÜRKİYE DE SAĞLIK SEKTÖRÜNÜN GENEL GÖRÜNÜMÜ Doç. Dr. Mahmut AKBOLAT Bölüm Hedefi *Bu derste; Türkiye de genel

Detaylı

EK-7 KORUYUCU HİZMET GÖSTERGELERİ

EK-7 KORUYUCU HİZMET GÖSTERGELERİ EK-7 KORUYUCU HİZMET GÖSTERGELERİ Gösterge Adı Gebe Tespit Oranı (Yüzde) Gebelik sürecindeki riskli durumlarla ilgili oluşabilecek sorunları en aza indirmek için gebe sayısının tespit edilmesidir. İlgili

Detaylı

(İnt. Dr. Doğukan Danışman)

(İnt. Dr. Doğukan Danışman) (İnt. Dr. Doğukan Danışman) *Amaç: Sigara ve pankreas kanseri arasında doz-yanıt ilişkisini değerlendirmek ve geçici değişkenlerin etkilerini incelemektir. *Yöntem: * 6507 pankreas olgusu ve 12 890 kontrol

Detaylı

Sağlık Hizmetlerinde Araştırma Ve İstatistiksel Yöntemler

Sağlık Hizmetlerinde Araştırma Ve İstatistiksel Yöntemler Sağlık Hizmetlerinde Araştırma Ve İstatistiksel Yöntemler Sağlık Yönetimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Sağlık Hizmetlerinde Araştırma Ve İstatistiksel Yöntemler Prof. Dr. Ahmet Tevfik SUNTER 1 Sağlık

Detaylı

Çocuk Sağlığı İzlemi İlkeleri 6. PUADER Kongresi- Antalya

Çocuk Sağlığı İzlemi İlkeleri 6. PUADER Kongresi- Antalya Çocuk Sağlığı İzlemi İlkeleri 6. PUADER Kongresi- Antalya Dr. Başak TEZEL Çocuk ve Ergen Sağlığı Daire Başkanı İzlenmesi Gereken Gruplar 15-49 yaş kadınlar Gebeler Lohusalar 0-5 yaş çocuklar Okul çağı

Detaylı

Mevsimlik Tarım İşçilerinin ve Ailelerinin İhtiyaçlarının Belirlenmesi Araştırması 2011 Harran Üniversitesi-UNFPA

Mevsimlik Tarım İşçilerinin ve Ailelerinin İhtiyaçlarının Belirlenmesi Araştırması 2011 Harran Üniversitesi-UNFPA Mevsimlik Tarım İşçilerinin ve Ailelerinin İhtiyaçlarının Belirlenmesi Araştırması 211 Harran Üniversitesi-UNFPA Hizmet için kanıt oluşturan sonuçlar açısından Hizmetleri planlama ve uygulama açısından

Detaylı

TNSA-2003 BÖLGE TOPLANTISI-IV KUZEYDOĞU ANADOLU DA ANNE VE ÇOCUK SAĞLIĞI

TNSA-2003 BÖLGE TOPLANTISI-IV KUZEYDOĞU ANADOLU DA ANNE VE ÇOCUK SAĞLIĞI TNSA-2003 BÖLGE TOPLANTISI-IV KUZEYDOĞU ANADOLU DA ANNE VE ÇOCUK SAĞLIĞI Prof. Dr. Sabahat Tezcan H.Ü. Nüfus Etütleri Enstitüsü Müdürü 16 Haziran 2005 - KARS Bebek ve Çocuk Ölümlülüğü 0-4 Yaş Dönemindeki

Detaylı

TEMEL ARAŞTIRMA TEKNİKLERİ Prof. Dr. Gül Ergör

TEMEL ARAŞTIRMA TEKNİKLERİ Prof. Dr. Gül Ergör TEMEL ARAŞTIRMA TEKNİKLERİ Prof. Dr. Gül Ergör Tıpta araştırmalar günümüzde giderek artan bir hızla gerçekleştirilmektedir. Araştırmalar eğitimin de ayrılmaz bir parçasıdır. Bir hekimin eğitimi ve akademik

Detaylı

YATAN HASTA DEĞERLENDİRME PROSEDÜRÜ

YATAN HASTA DEĞERLENDİRME PROSEDÜRÜ REVİZYON DURUMU Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No Hazırlayan: Onaylayan: Onaylayan: Hasta Değerlendirme Kurulu Adem Aköl Kalite Konseyi Başkanı Sinan Özyavaş Kalite Koordinatörü 1/5 1. AMAÇ Bu prosedürün

Detaylı

DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DERS YILI DÖNEM III HALK SAĞLIĞI, BİYOİSTATİSTİK, TIP TARİHİ VE ETİK

DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DERS YILI DÖNEM III HALK SAĞLIĞI, BİYOİSTATİSTİK, TIP TARİHİ VE ETİK DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2016 2017 DERS YILI DÖNEM III HALK SAĞLIĞI, BİYOİSTATİSTİK, TIP TARİHİ VE ETİK 03.05.2017 05.06.2017 Dersler Teorik Pratik Toplam Halk Sağlığı 82 82 Biyoistatistik 14 14

Detaylı

T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS İÇERİKLERİ

T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS İÇERİKLERİ T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL (ZORUNLU) SAĞLIK TANILAMASI (HEM 601 TEORİK 2, 2

Detaylı

EK-7 KORUYUCU HİZMET GÖSTERGELERİ

EK-7 KORUYUCU HİZMET GÖSTERGELERİ EK-7 KORUYUCU HİZMET GÖSTERGELERİ Gösterge Adı Gebe Tespit Oranı (Yüzde) Gebelik sürecindeki riskli durumlarla ilgili oluşabilecek sorunları en aza indirmek için gebe sayısının tespit edilmesidir. İlgili

Detaylı

TEMEL EĞİTİMDEN ORTAÖĞRETİME GEÇİŞ ORTAK SINAV BAŞARISININ ÇEŞİTLİ DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ

TEMEL EĞİTİMDEN ORTAÖĞRETİME GEÇİŞ ORTAK SINAV BAŞARISININ ÇEŞİTLİ DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ VERİ ANALİZİ, İZLEME VE DEĞERLENDİRME DAİRE BAŞKANLIĞI TEMEL EĞİTİMDEN ORTAÖĞRETİME GEÇİŞ ORTAK SINAV BAŞARISININ ÇEŞİTLİ

Detaylı

ETİK KURUL BAŞVURU DOSYASI

ETİK KURUL BAŞVURU DOSYASI ETİK KURUL BAŞVURU DOSYASI Ülkemizde Hematolojik Kanserlerin Yükü, Coğrafi Dağılımı, Demografik Karakteristiği, İmmünohistokimyasal Özellikleri ve Klinik Davranışı Epidemiyolog Danışman Doç. Dr. Mutlu

Detaylı

VERİLERLE TÜRKİYE ve DÜNYADA DİYABET. YARD.DOÇ.DR. GÜLHAN COŞANSU İstanbul Üniversitesi Diyabet Hemşireliği Derneği

VERİLERLE TÜRKİYE ve DÜNYADA DİYABET. YARD.DOÇ.DR. GÜLHAN COŞANSU İstanbul Üniversitesi Diyabet Hemşireliği Derneği VERİLERLE TÜRKİYE ve DÜNYADA DİYABET YARD.DOÇ.DR. GÜLHAN COŞANSU İstanbul Üniversitesi Diyabet Hemşireliği Derneği 21.Yüzyılın sağlık krizi: DİYABET Diyabet yaşadığımız yüzyılın en önemli sağlık sorunlarından

Detaylı

HALK SAĞLIĞI VE AİLE HEKİMLİĞİ VI. DERS KURULU (20 NİSAN 2015-25 MAYIS 2015)

HALK SAĞLIĞI VE AİLE HEKİMLİĞİ VI. DERS KURULU (20 NİSAN 2015-25 MAYIS 2015) T. C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014 2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM III HALK SAĞLIĞI VE AİLE HEKİMLİĞİ VI. DERS KURULU (20 NİSAN 2015-25 MAYIS 2015) DEKAN BAŞKOORDİNATÖR DÖNEM III KOORDİNATÖRÜ

Detaylı

ENFEKSİYON KONTROL KOMİTELERİNİN GÖREVLERİ VE SAĞLIK ÇALIŞANLARINDA ENFEKSİYON KONTROLÜ ve ÖNLENMESİ

ENFEKSİYON KONTROL KOMİTELERİNİN GÖREVLERİ VE SAĞLIK ÇALIŞANLARINDA ENFEKSİYON KONTROLÜ ve ÖNLENMESİ TC SAĞLIK BAKANLIĞI Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı ENFEKSİYON KONTROL KOMİTELERİNİN GÖREVLERİ VE SAĞLIK ÇALIŞANLARINDA ENFEKSİYON KONTROLÜ ve ÖNLENMESİ Dr. Mustafa ERTEK Refik Saydam Hıfzıssıhha

Detaylı

SÜT ÇOCUKLARINDA UZUN SÜRELİ PERİTON DİYALİZİNİN SONUÇLARI

SÜT ÇOCUKLARINDA UZUN SÜRELİ PERİTON DİYALİZİNİN SONUÇLARI SÜT ÇOCUKLARINDA UZUN SÜRELİ PERİTON DİYALİZİNİN SONUÇLARI Gülseren PEHLİVAN, Nur CANPOLAT, Şennur ERKUT, Ayşe KESER, Salim ÇALIŞKAN, Lale SEVER İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı

Detaylı

AYAKTAN HASTA DEĞERLENDİRME PROSEDÜRÜ

AYAKTAN HASTA DEĞERLENDİRME PROSEDÜRÜ REVİZYON DURUMU Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No 24.03.2014 CureMed te tanımlanmış anamnez modüller eklendi. 01 FTR Tedavi Formu prosedüre tanımlandı. Hazırlayan: Onaylayan: Onaylayan: Hasta Değerlendirme

Detaylı

YATAKLI TEDAVİ KURUMLARI DAİRESİ YATAKLI TEDAVİ KURUMLARI BAŞHEKİMİ KADROSU HİZMET ŞEMASI

YATAKLI TEDAVİ KURUMLARI DAİRESİ YATAKLI TEDAVİ KURUMLARI BAŞHEKİMİ KADROSU HİZMET ŞEMASI YATAKLI TEDAVİ KURUMLARI BAŞHEKİMİ KADROSU Kadro Adı : Yataklı Tedavi Kurumları Başhekimi Maaş : Barem 18 B (1) Müdürün yönergeleri uyarınca Daire hizmetlerinin yürütülmesinde Müdüre yardımcı olmak; (2)

Detaylı

ve SALGIN İNCELEME Doç.Dr. Bülent A. BEŞİRBELLİOĞLUİ İ Ğ

ve SALGIN İNCELEME Doç.Dr. Bülent A. BEŞİRBELLİOĞLUİ İ Ğ SALGIN TANIMLANMASI ve SALGIN İNCELEME BASAMAKLARI Doç.Dr. Bülent A. BEŞİRBELLİOĞLUİ İ Ğ bbesirbellioglu@yahoo.com Salgın; Belirli bir populasyonda, belirli bir zaman diliminde, bir infeksiyon hastalığına

Detaylı

BİLİMSEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ

BİLİMSEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ BİLİMSEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ Yöntem Dr. Seher Yalçın 3.2.2017 Dr. Seher Yalçın 1 YÖNTEM Araştırmanın Modeli Evren ve Örneklem Veriler ve Toplanması Verilerin Çözümü ve Yorumu 3.2.2017 Dr. Seher Yalçın

Detaylı

HALK SAĞLIĞI VE AİLE HEKİMLİĞİ

HALK SAĞLIĞI VE AİLE HEKİMLİĞİ T. C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2015 2016 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM III HALK SAĞLIĞI VE AİLE HEKİMLİĞİ VI. DERS KURULU (18 NİSAN 2016-25 MAYIS 2016) DEKAN BAŞKOORDİNATÖR DÖNEM III KOORDİNATÖRÜ

Detaylı

ORDUDA VE HACILARDA MENİNGOKOK AŞILAMASI. Dr. Levent Akın Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı

ORDUDA VE HACILARDA MENİNGOKOK AŞILAMASI. Dr. Levent Akın Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı ORDUDA VE HACILARDA MENİNGOKOK AŞILAMASI Dr. Levent Akın Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Meningokok hastalığı, yüksek hastalandırma ve ölüm oranı ile seyreden meningoksemi

Detaylı

EPİDEMİYOLOJİK ARAŞTIRMA TİPLERİNE GİRİŞ

EPİDEMİYOLOJİK ARAŞTIRMA TİPLERİNE GİRİŞ EPİDEMİYOLOJİK ARAŞTIRMA TİPLERİNE GİRİŞ Prof.Dr.Şanda Çalı Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı BÖLÜMÜN AMACI Oturumun sonunda katılımcılar epidemiyolojik araştırma tipleri

Detaylı

Gelişen teknoloji Tanı ve tedavide kullanım Uygulanan teknikler çok gelişmiş bile olsalar kendine özgü komplikasyon riskleri taşımaktadırlar

Gelişen teknoloji Tanı ve tedavide kullanım Uygulanan teknikler çok gelişmiş bile olsalar kendine özgü komplikasyon riskleri taşımaktadırlar Gelişen teknoloji Tanı ve tedavide kullanım Uygulanan teknikler çok gelişmiş bile olsalar kendine özgü komplikasyon riskleri taşımaktadırlar 2 Hastanın hastanede yatış süresini uzatmakta Tedavi maliyetini

Detaylı

İNDİKATÖR ADI ACİL SERVİSE 24 SAAT İÇERİSİNDE AYNI ŞİKAYETLE TEKRAR BAŞVURAN HASTA SAYISI VE ORANI İNDİKATÖR KARTI

İNDİKATÖR ADI ACİL SERVİSE 24 SAAT İÇERİSİNDE AYNI ŞİKAYETLE TEKRAR BAŞVURAN HASTA SAYISI VE ORANI İNDİKATÖR KARTI Sayfa No 1/17 ACİL SERVİSE 24 SAAT İÇERİSİNDE AYNI ŞİKAYETLE TEKRAR BAŞVURAN HASTA SAYISI VE ORANI İNDİKATÖR KARTI Acil servise 24 saat içinde aynı şikâyetle tekrar başvuran hasta sayısı ve oranının tespiti

Detaylı

İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ Dönem 6 Öğrenim Esasları. A. Genel Tanıtım B. Çalışma Kılavuzu C. Rotasyon Tablosu D.Dönem Kurulu E.

İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ Dönem 6 Öğrenim Esasları. A. Genel Tanıtım B. Çalışma Kılavuzu C. Rotasyon Tablosu D.Dönem Kurulu E. İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ Dönem 6 Öğrenim Esasları A. Genel Tanıtım B. Çalışma Kılavuzu C. Rotasyon Tablosu D.Dönem Kurulu E. İletişim A. GENEL TANITIM Dönem 6, tıp eğitiminin önceki 5 yılında edinilen bilgi,

Detaylı

2013 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması

2013 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması 213 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması Ulusal Toplantı TNSA-213 Sonuçları Doç. Dr. A. Sinan Türkyılmaz Doç. Dr. Alanur Çavlin 2 Aralık 214, Rixos Grand Ankara Oteli, Ankara Sunuş Planı Hanehalkı nüfusunun

Detaylı

TRB2 BÖLGESİ MEVCUT DURUM ANALİZİ SAĞLIK SEKTÖRÜ

TRB2 BÖLGESİ MEVCUT DURUM ANALİZİ SAĞLIK SEKTÖRÜ TRB2 BÖLGESİ MEVCUT DURUM ANALİZİ SAĞLIK SEKTÖRÜ 2011 İÇİNDEKİLER 1. SAĞLIK SEKTÖRÜ... 3 1.1. Sağlık Personeli Durumu... 3 1.2. Ölüme Neden Olan Hastalıklar, Bebek - Çocuk Ölümleri ve Toplam Doğurganlık...

Detaylı

T.C. MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ TAYFUR ATA SÖKMEN TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM III IX. DERS KURULU (4 HAFTA)

T.C. MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ TAYFUR ATA SÖKMEN TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM III IX. DERS KURULU (4 HAFTA) T.C. MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ TAYFUR ATA SÖKMEN TIP FAKÜLTESİ 2015-2016 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM III IX. DERS KURULU (4 HAFTA) HALK SAĞLIĞI-ADLİ TIP-BİYOİSTATİSTİK DERS KURULU DEKAN DEKAN YRD. BAŞKORDİNATÖR

Detaylı

DÜŞÜKLER VE ÖLÜ DOĞUMLAR 6

DÜŞÜKLER VE ÖLÜ DOĞUMLAR 6 DÜŞÜKLER VE ÖLÜ DOĞUMLAR 6 Sabahat Tezcan ve Alanur Çavlin Bozbeyoğlu Bu bölümde isteyerek düşükler, kendiliğinden düşükler ve ölü doğumlara ilişkin bulgular sunulmaktadır. Ölü doğumlar ve kendiliğinden

Detaylı

Türkiye de Toplum Kökenli Enfeksiyon Hastalıklarında Neredeyiz?

Türkiye de Toplum Kökenli Enfeksiyon Hastalıklarında Neredeyiz? Türkiye de Toplum Kökenli Enfeksiyon Hastalıklarında Neredeyiz? İzmir İl Sağlık Müdürü Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Uz. Dr. Bediha TÜRKYILMAZ Toplum Kökenli Enfeksiyonlar Toplum kökenli enfeksiyon; önemli

Detaylı

KÖYCEĞİZ TOPLUM SAĞ HİZMET SUNMAKLA GÖREVLİ/YETKİLİ SIRA NO KURUM KODU STANDART DOSYA PLANI KODU HİZMETİN ADI HİZMETİN TANIMI HİZMETİN DAYANAĞI MEVZUATIN ADI VE MADDE NUMARASI HİZMETTEN YARARLANANLAR TAŞRA

Detaylı

ERİŞKİNDE AŞIYLA KORUNULABİLEN HASTALIKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ

ERİŞKİNDE AŞIYLA KORUNULABİLEN HASTALIKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ ERİŞKİNDE AŞIYLA KORUNULABİLEN HASTALIKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ Dr. Sema ALP ÇAVUŞ Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD,İzmir Seroepidemiyoloji Aşıyla

Detaylı

Prof. Dr. Nerin Bahçeciler Önder YDÜ Tıp Fakltesi Pediatri Anabilim Dalı

Prof. Dr. Nerin Bahçeciler Önder YDÜ Tıp Fakltesi Pediatri Anabilim Dalı Epidemiyolojik AraştırmaTipleri: örneklerle inceleyelim Prof. Dr. Nerin Bahçeciler Önder YDÜ Tıp Fakltesi Pediatri Anabilim Dalı GÖZLEME DAYALI DENEYSEL TANIMLAYICI ANALİTİK RANDOMİZE KONTROLLU SAHA TOPLUM

Detaylı

POSTPARTUM DEPRESYON VE ALGILANAN SOSYAL DESTEĞİN MATERNAL BAĞLANMAYA ETKİSİ

POSTPARTUM DEPRESYON VE ALGILANAN SOSYAL DESTEĞİN MATERNAL BAĞLANMAYA ETKİSİ POSTPARTUM DEPRESYON VE ALGILANAN SOSYAL DESTEĞİN MATERNAL BAĞLANMAYA ETKİSİ Sevil Şahin 1, İlknur Demirhan 1, Sibel Peksoy 1, Sena Kaplan 1, Gülay Dinç 2 1 Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Sağlık Bilimleri

Detaylı

BEBEK ve ÇOCUK ÖLÜMLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: TÜRKİYE NÜFUS ve SAĞLIK ARAŞTIRMASI, 1993 ve 1998

BEBEK ve ÇOCUK ÖLÜMLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: TÜRKİYE NÜFUS ve SAĞLIK ARAŞTIRMASI, 1993 ve 1998 ANKARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ MECMUASI Cilt 57, Sayı 1, 2004 1-12 BEBEK ve ÇOCUK ÖLÜMLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: TÜRKİYE NÜFUS ve SAĞLIK ARAŞTIRMASI, 1993 ve 1998 Şepnem Taşkın* Nazlı Atak** ÖZET Bu

Detaylı

30- İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNDE ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ. Dr. VOLKAN DÜNDAR

30- İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNDE ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ. Dr. VOLKAN DÜNDAR 30- İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNDE ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ Dr. VOLKAN DÜNDAR 1 Epidemiyoloji 1 Toplumlarda sağlıkla ilgili olayların dağılım ve nedenlerini inceleyen bilim dalıdır. İnsan toplulukları üzerine

Detaylı

YENİDOĞANLARDA EVDE SAĞLIK UYGULAMALARI

YENİDOĞANLARDA EVDE SAĞLIK UYGULAMALARI YENİDOĞANLARDA EVDE SAĞLIK UYGULAMALARI Doç. Dr. Nurullah OKUMUŞ Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Sağ. Ve Hast. Eğitim Araştırma Hastanesi Yenidoğan Kliniği ANKARA HASTANEMİZDE EVDE SAĞLIK HİZMETİ Hastanemizde,

Detaylı

I.GİRİŞ. İSTATİSTİK teriminin Latince Durum anlamına gelen STATUS kelimesinden türediği kabul edilir. İlk uygulamalar

I.GİRİŞ. İSTATİSTİK teriminin Latince Durum anlamına gelen STATUS kelimesinden türediği kabul edilir. İlk uygulamalar BİYOİSTATİSTİK I.GİRİŞ İSTATİSTİK teriminin Latince Durum anlamına gelen STATUS kelimesinden türediği kabul edilir. İlk uygulamalar Vergi ödeyeceklerin belirlenmesi Askere alınacakların saptanması I.GİRİŞ

Detaylı

Türk Hipertansiyon İnsidans Çalışması

Türk Hipertansiyon İnsidans Çalışması Türk Hipertansiyon İnsidans Çalışması Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği 22 Mayıs 2008 - Antalya Sunuş Saygıdeğer Meslektaşlarımız, Hipertansiyon, dünyada ve ülkemizde görülme sıklığı giderek

Detaylı

ÖĞRENİM HEDEFLERİ Öğrenciler 3. sınıfın sonunda;

ÖĞRENİM HEDEFLERİ Öğrenciler 3. sınıfın sonunda; 3. SINIF VE Bu sınıfta öğrencilere, yaşamın evreleri içinde ve organ sistemleri temelinde hastalık oluşumunun genel özellikleri, nedenleri, temel mekanizmaları, patolojik bulguları, laboratuvar ve görüntüleme

Detaylı

TÜBERKÜLOZ SÜRVEYANS ÇALIŞMALARINA PRATİK YAKLAŞIM ve ÖNEMİ

TÜBERKÜLOZ SÜRVEYANS ÇALIŞMALARINA PRATİK YAKLAŞIM ve ÖNEMİ 21. Yüzyılda Tüberküloz Sempozyumu ve II. Tüberküloz Laboratuvar Tanı Yöntemleri Kursu, Samsun TÜBERKÜLOZ SÜRVEYANS ÇALIŞMALARINA PRATİK YAKLAŞIM ve ÖNEMİ Prof. Dr. Yıldız PEKŞEN Ondokuz Mayıs Üniversitesi,

Detaylı

Salgın Analizi. Prof.Dr.IŞIL MARAL. Halk Sağlığı Uzmanı, Mikrobiyoloji Doktoru (PhD) Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı

Salgın Analizi. Prof.Dr.IŞIL MARAL. Halk Sağlığı Uzmanı, Mikrobiyoloji Doktoru (PhD) Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Salgın Analizi Prof.Dr.IŞIL MARAL Halk Sağlığı Uzmanı, Mikrobiyoloji Doktoru (PhD) Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Amaç Bu oturum sonunda katılımcılar salgın incelemesi konusunda

Detaylı

Türkiye nin Nüfus Özellikleri ve Dağılışı

Türkiye nin Nüfus Özellikleri ve Dağılışı Türkiye nin Nüfus Özellikleri ve Dağılışı 1 Nüfusun Yaş Gruplarına Göre Dağılımı Nüfus miktarı kadar önem taşıyan bir başka kriter de nüfusun yaş yapısıdır. Çünkü, yaş grupları nüfusun genel yapısı ve

Detaylı

Türkiye de ve Dünya da Çocuk Sağlığı

Türkiye de ve Dünya da Çocuk Sağlığı Türkiye de ve Dünya da Çocuk Sağlığı Dersin İçeriği Çocuk kavramı Sağlık kavramı Türkiye de ve dünyada çocuk sağlığının durumu Çocuk sağlığını etkileyen faktörler Çocuk sağlığına yönelik girişimler Çocukluk

Detaylı

Gebelikte Ayrılma Anksiyetesi ve Belirsizliğe Tahammülsüzlükle İlişkisi

Gebelikte Ayrılma Anksiyetesi ve Belirsizliğe Tahammülsüzlükle İlişkisi Gebelikte Ayrılma Anksiyetesi ve Belirsizliğe Tahammülsüzlükle İlişkisi Dr. Sinem Sevil DEĞİRMENCİ Prof.Dr.Gökay AKSARAY Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD Giriş

Detaylı

Çalışma Dizaynları ve Kullanım Alanları

Çalışma Dizaynları ve Kullanım Alanları TTD Akademik Kurs, 11 Ekim 2015 Çalışma Dizaynları ve Kullanım Alanları Doç.Dr. Özge YILMAZ oyilmaz76@hotmail.com Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Solunum Alerji Bilim Dalı Çalışma Dizaynları:

Detaylı

ALZHEİMER ve HALK SAĞLIĞI. Doç. Dr. Suphi VEHİD

ALZHEİMER ve HALK SAĞLIĞI. Doç. Dr. Suphi VEHİD ALZHEİMER ve HALK SAĞLIĞI Alzheimer hastalığı (AH) ilk kez, yaklaşık 100 yıl önce tanımlanmıştır. İlerleyici zihinsel işlev bozukluğu ve davranış değişikliği yakınmaları ile hastaneye yatırılıp beş yıl

Detaylı

hs-troponin T ve hs-troponin I Değerlerinin Farklı egfr Düzeylerinde Karşılaştırılması

hs-troponin T ve hs-troponin I Değerlerinin Farklı egfr Düzeylerinde Karşılaştırılması hs-troponin T ve hs-troponin I Değerlerinin Farklı egfr Düzeylerinde Karşılaştırılması Tuncay Güçlü S.B. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Biyokimya Bölümü 16-18 Ekim 2014, Malatya GİRİŞ Kronik

Detaylı

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI SAĞLIK İSTATİSTİKLERİ YILLIĞI 2015 YAYINLANDI Müge ÜNAL

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI SAĞLIK İSTATİSTİKLERİ YILLIĞI 2015 YAYINLANDI Müge ÜNAL T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından 2016 Aralık ayında 2015 yılına ait Sağlık İstatistikleri Yıllığı yayınlanmıştır. Söz konusu çalışma; T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI SAĞLIK İSTATİSTİKLERİ YILLIĞI 2015 YAYINLANDI

Detaylı

ÇOCUK SAĞLIĞINA GİRİŞ ve Çocuk sağlığını değerlendirmede kullanılan ölçütler. Doç. Dr. Günay SAKA 5 Mayıs 2011

ÇOCUK SAĞLIĞINA GİRİŞ ve Çocuk sağlığını değerlendirmede kullanılan ölçütler. Doç. Dr. Günay SAKA 5 Mayıs 2011 ÇOCUK SAĞLIĞINA GİRİŞ ve Çocuk sağlığını değerlendirmede kullanılan ölçütler Doç. Dr. Günay SAKA 5 Mayıs 2011 1 Amaç : Bu oturumun sonunda katılımcılar çocuk sağlığının önemini ve çocukluk dönemlerine

Detaylı

TNSA-2003 ÖNEMLİ SONUÇLARI HİZMET ALANLARI

TNSA-2003 ÖNEMLİ SONUÇLARI HİZMET ALANLARI TNSA-2003 ÖNEMLİ SONUÇLARI HİZMET ALANLARI Prof. Dr. Sabahat Tezcan Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü Müdürü 8 Ekim 2004 - Ankara HANEHALKI ÖZELLİKLERİ Nüfus halen genç yapıda (%29, 15 )

Detaylı

KESİTSEL ARAŞTIRMALAR

KESİTSEL ARAŞTIRMALAR KESİTSEL RŞTIRMLR KESİTSEL RŞTIRMLR PREVLNS RŞTIRMSI DURUM SPTM RŞTIRMSI ROSSSETIONL STUDY ROSSSETIONL SURVEY PREVLNE STUDY BSELINE SURVEY 1 2 Kesitsel çalışmalar, belirli bir populasyonda, belirli bir

Detaylı

T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK DOKTORA PROGRAMI 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS İÇERİKLERİ

T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK DOKTORA PROGRAMI 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS İÇERİKLERİ T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK DOKTORA PROGRAMI 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL (ZORUNLU) SAĞLIK BİLİMLERİNDE KURAM VE MODELLER Sağlık

Detaylı

Bilim Uzmanı İbrahim BARIN

Bilim Uzmanı İbrahim BARIN ERCİYES ÜNİVERSİTESİ HASTANELERİNDE YATAN HASTALARIN HASTANE HİZMET KALİTESİNİ DEĞERLENDİRMELERİ Bilim Uzmanı İbrahim BARIN Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri AMAÇ Hasta memnuniyeti verilen

Detaylı

TEMEL SAĞLIK HİZMETLERİ (SHZ106U)

TEMEL SAĞLIK HİZMETLERİ (SHZ106U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. TEMEL SAĞLIK HİZMETLERİ (SHZ106U) KISA

Detaylı

EFA 2009 Küresel İzleme Raporu. Eşitsizliklerin Üstesinden Gelmek: Yönetişim. EFA Hedeflerindeki İlerleme ve Önemli Noktalar

EFA 2009 Küresel İzleme Raporu. Eşitsizliklerin Üstesinden Gelmek: Yönetişim. EFA Hedeflerindeki İlerleme ve Önemli Noktalar EFA 2009 Küresel İzleme Raporu Eşitsizliklerin Üstesinden Gelmek: Yönetişim EFA Hedeflerindeki İlerleme ve Önemli Noktalar EFA 2009 Raporu na göre; iyi bir yönetişim ile okula kayıt oranları artabilir,

Detaylı

UÜ-SK KLİNİKTE HASTA BAKIMI PROSEDÜRÜ

UÜ-SK KLİNİKTE HASTA BAKIMI PROSEDÜRÜ 1 / 6 1. Amaç: Bu prosedür, UÜ-SK da yatan tüm hastaların aynı kalitede bakım hizmeti almasını tanı-tedavi hizmetlerinin planlı bir şekilde yürütülmesini ve kayıt altına alınmasını amaçlamaktadır. 2. Kapsam:

Detaylı

BİR BAKIŞTA SAĞLIK -AVRUPA 2010 -

BİR BAKIŞTA SAĞLIK -AVRUPA 2010 - BİR BAKIŞTA SAĞLIK -AVRUPA 2010 - (OECD ve Avrupa Birliği işbirliğinde hazırlanan Bir Bakışta Sağlık-Avrupa 2010 adlı yayının özetidir) AĞUSTOS 2011 ANKARA İçindekiler ÖZET 1 BÖLÜM 1- SAĞLIĞIN DURUMU...

Detaylı

ĐSTATĐSTĐK. Okan ERYĐĞĐT

ĐSTATĐSTĐK. Okan ERYĐĞĐT ĐSTATĐSTĐK Okan ERYĐĞĐT Araştırmacı, istatistik yöntemlere daha işin başında başvurmalıdır, sonunda değil..! A. Bradford Hill, 1930 ĐSTATĐSTĐĞĐN AMAÇLARI Bilimsel araştırmalarda, araştırmacıya kullanılabilir

Detaylı

TEDAVİ PLANLARI CLINICAL CRITICAL PATHWAYS

TEDAVİ PLANLARI CLINICAL CRITICAL PATHWAYS SAĞLIK İŞLETMELERİ YÖNETİMİ TEDAVİ PLANLARI CLINICAL CRITICAL PATHWAYS B Doç. Dr. Mahmut AKBOLAT *Tedavi planları,esas olarak mühendislik alanında geliştirilen ve kullanılan bir yöntemdir. * Sağlık hizmetlerinde

Detaylı

DOĞURGANLIĞI BELİRLEYEN DİĞER ARA DEĞİŞKENLER 7

DOĞURGANLIĞI BELİRLEYEN DİĞER ARA DEĞİŞKENLER 7 DOĞURGANLIĞI BELİRLEYEN DİĞER ARA DEĞİŞKENLER 7 Banu Akadlı Ergöçmen ve Mehmet Ali Eryurt Bu bölümde gebeliği önleyici yöntem kullanımı dışında kadının gebe kalma riskini etkileyen temel faktörler incelenmektedir.

Detaylı

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU Dahili Servisler Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHP) Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), her 10 çocuktan birinde görülmesi, ruhsal, sosyal

Detaylı

DOĞUMSAL KALP HASTALIĞI OLAN YENİDOĞANLARDA ERKEN DÖNEM PROGNOZ

DOĞUMSAL KALP HASTALIĞI OLAN YENİDOĞANLARDA ERKEN DÖNEM PROGNOZ DOĞUMSAL KALP HASTALIĞI OLAN YENİDOĞANLARDA ERKEN DÖNEM PROGNOZ Müşerref KASAP, Özge ALTUN KÖROĞLU, Fırat ERGİN, Demet Terek, Mehmet YALAZ, Reşit Ertürk LEVENT, Yüksel ATAY, Nilgün KÜLTÜRSAY Ege Üniversitesi

Detaylı

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur.

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur. Dr.Armağan HAZAR ZATÜRRE (PNÖMONİ) Zatürre yada tıbbi tanımla pnömoni nedir? Halk arasında zatürre olarak bilinmekte olan hastalık akciğer dokusunun iltihaplanmasıdır. Tedavi edilmediği takdirde ölümcül

Detaylı

ULUSAL PNÖMOKONYOZ ÖNLEME EYLEM PLANI

ULUSAL PNÖMOKONYOZ ÖNLEME EYLEM PLANI ULUSAL PNÖMOKONYOZ ÖNLEME EYLEM PLANI 1. Sorunun öneminin saptanması Pnömokonyoz ülkemizde en sık görülen mesleki akciğer hastalıklarından biri olup, önlenebilir meslek hastalıklarının başında gelmektedir.

Detaylı

GERİATRİK HASTAYA YAKLAŞIM

GERİATRİK HASTAYA YAKLAŞIM GERİATRİK HASTAYA YAKLAŞIM Demografik anlamda yaşlılığın sınırı 65 yaş olarak benimsenmektedir. 65-74 arası erken yaşlılık, 75-84 yaş arası yaşlılık, 85 yaş ve üzerindekiler ileri yaşlılık dönemidir. Yaşlanma

Detaylı

T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS İÇERİKLERİ

T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS İÇERİKLERİ T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL (ZORUNLU) SAĞLIK TANILAMASI (HEM 601 TEORİK 2, 2

Detaylı

Türkiye de Sağlık Örgütlenmesi

Türkiye de Sağlık Örgütlenmesi Türkiye de Sağlık Örgütlenmesi (224 Sayılı Yasa ) Doç.Dr.Melikşah ERTEM İdeal Bir Örgütün İlkeleri Eşitlik Sürekli hizmet Entegre hizmet Katılımcı hizmet Öncelikli hizmet Ekip hizmeti Kademeli hizmet İdeal

Detaylı

Hata /Kaza. İstenen sonuca gidiş istenen performans

Hata /Kaza. İstenen sonuca gidiş istenen performans HASTA GÜVENLİĞİ Sağlık hizmetlerinde hasta güvenliği, sağlık bakım hizmetlerinin sunum süresince hastaya zarar verilmesini önlemek amacıyla kuruluş ve çalışanlar tarafından alınan önlemlerdir Amaç hataları

Detaylı

ÖRNEKLEME HATALARI EK C. A. Sinan Türkyılmaz

ÖRNEKLEME HATALARI EK C. A. Sinan Türkyılmaz ÖNEKLEME HATALAI EK C A. Sinan Türkyılmaz Örneklem araştırmalarından elde edilen kestirimler (estimates) iki tip dan etkilenirler: (1) örneklem dışı lar ve (2) örneklem ları. Örneklem dışı lar, veri toplama

Detaylı

2013 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması

2013 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması 213 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması 2. Bölge Toplantısı TNSA-213 Sonuçları Doç. Dr. Alanur Çavlin Dr. Pelin Seçkiner 5 Şubat 215 Swiss Otel Büyük Efes, İzmir Sunuş Planı Hanehalkı nüfusunun ve kadınların

Detaylı