ÇOCUKLUK ÇAĞI ÜRİNER SİSTEM İNFEKSİYONLARINA YOL AÇAN ETKENLERİN DAĞILIMI VE ANTİBİYOTİK DUYARLILIKLARININ ARAŞTIRILMASI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ÇOCUKLUK ÇAĞI ÜRİNER SİSTEM İNFEKSİYONLARINA YOL AÇAN ETKENLERİN DAĞILIMI VE ANTİBİYOTİK DUYARLILIKLARININ ARAŞTIRILMASI"

Transkript

1 T. C. Sağlık Bakanlığı Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi ŞEF: DOÇ.DR.ABDÜLKADİR BOZAYKUT ÇOCUKLUK ÇAĞI ÜRİNER SİSTEM İNFEKSİYONLARINA YOL AÇAN ETKENLERİN DAĞILIMI VE ANTİBİYOTİK DUYARLILIKLARININ ARAŞTIRILMASI (UZMANLIK TEZİ) Dr. Didem ÇAKTIR ARMAN İSTANBUL

2 TEŞEKKÜR Hastanemizde gerekli olan eğitim ve uygun çalışma ortamını sağlayan başhekimimiz Sn. Doç. Dr.Ayşenur Celayir e, Uzmanlık eğitimimiz süresi boyunca her zaman teorik ve pratik bilgi ile deneyimlerini bizlerle paylaşarak iyi bir hekim olmamız için üstün gayretler sarfeden kıymetli hocam Sn. Şef Doç. Dr. Abdülkadir Bozaykut a, tüm bilgi ve deneyimlerinden faydalanma imkanı bulduğumuz Sn. Şef Doç. Dr. Aysu Say a, Sn. Şef Dr. Feyza Yıldız a, Sn. Şef Prof. Dr. Fahri Ovalı ya ve Sn. Dr.Savaş İnan a sonsuz saygı ve teşekkürlerimi sunarım. Klinik bilgi ve deneyimleriyle eğitimimiz boyunca yardımlarını esirgemeyen Şef muavinlerimiz Sn. Dr. Meral İnalhan ve Sn. Dr. Feray Güven e, Eğitimimiz süresince bilgi ve deneyimlerini paylaştığımız başta Uzm. Dr. İlke Özahi İpek ve Uzm.Dr.Lale Pulat Seren olmak üzere kliniğimizin tüm değerli başasistanları ve uzmanlarına, Uzmanlık eğitimim boyunca dostluk ve arkadaşlıklarını esirgemeyen,tez çalışmalarımda desteklerini gördüğüm tüm asistan arkadaşlarıma, kliniğimizin özveri ile çalışan tüm hemşire, laborant, teknisyen ve personeline teşekkürü bir borç bilirim. Eğitimim boyunca iyi ve kötü günde beni hiç yalnız bırakmayan,sevgi ve desteğini hiç eksik etmeyen sevgili eşim Serkal Arman a ve aileme teşekkürlerimi sunarım Dr. Didem Çaktır Arman

3 İÇİNDEKİLER GİRİŞ VE AMAÇ...4 GENELBİLGİLER...6 MATERYAL VE METOD...38 BULGULAR...40 TARTIŞMA...58 SONUÇ...68 ÖZET...70 KAYNAKLAR...71

4 1. GİRİŞ VE AMAÇ Üriner sistem enfeksiyonları (ÜSE) çocukluk döneminde üst solunum yolu enfeksiyonlarından sonra en sık görülen enfeksiyon grubudur (1). Puberte öncesi kız çocukların %3-5 i, erkek çocukların ise %1-2 si en az bir kez semptomatik idrar yolu enfeksiyonu geçirirler (1, 2, 3). Bu enfeksiyonlar göreceli olarak antibiyotiklerle tedavi edilebilen iyi huylu bölgesel enfeksiyonlar olabileceği gibi daha ciddi sorunların da habercisi olabilir. Ülkemizde çocukluk çağı hipertansiyonu ve kronik böbrek yetmezliğinin en önemli sebebi olarak vezikoüreteral reflü zemininde gelişen idrar yolu enfeksiyonları gösterilmektedir. Bu hastaların erken tanı alması ve etkin tedavinin uygulanması gelişebilecek komplikasyonlarin azaltılması açısından çok önemlidir. Üriner sistem enfeksiyonlarında en sık rastlanan etkenler gram (-) enterik bakterilerdir. Bunların arasında da %80 sıklıkla Escherichia coli (E.Coli) ilk sırayı almaktadır. Virüsler ve mantarlar da üriner sistem enfeksiyonu etkeni olabilirler (1, 2, 3). Üriner sistem enfeksiyonu şüphesi varlığında idrar kültürü alındıktan sonra en sık karşılaşılan mikroorganizmalara etkin olan ampirik antibiyotiklerle tedaviye başlanır. Ancak uygun olmayan antibiyotik kullanımı nedeniyle pek çok antibiyotiğe karşı direnç oluşmuştur (4). Antibiyotik duyarlılıkları ülkeden ülkeye, bölgeden bölgeye değişebileceği için özellikle kültür sonuçları beklenirken başlanacak ampirik antibiyotik seçimi esnasında o bölgeyi yansıtan raporların dikkate alınması gerekir. Uluslararası çalışmaların bu konuda yol göstericiliği daha zayıf olabilir. 4

5 Bu çalışmamızda, çocukluk döneminde üriner sistem enfeksiyonuna yol açan etkenlerin profili ve antibiyotik duyarlılıklarını araştırarak tedavide başarıyı arttırmayı ve komplikasyonların gelişimini önlemeye yararlı olabilecek sonuçlara ulaşmayı amaçladık. 5

6 2. GENEL BİLGİLER EPİDEMİYOLOJİ Çocukluk döneminde üst solunum yolu enfeksiyonlarından sonra en sık karşılaşılan enfeksiyonlar üriner sistem enfeksiyonlarıdır (1). ÜSE prevalansı infeksiyonun semptomatik veya asemptomatik olmasına, kullanılan tanı yöntemleri ve kriterlerine, değerlendirilen yaş grubu, cinsiyet ve toplumun özelliklerine göre değişkendir. İdrar yolu enfeksiyonları çocukluk çağı boyunca kız çocuklarının % 3 5 inde, erkek çocukların ise % 1 2 sinde ortaya çıkar (1, 2, 3). Yenidoğan döneminde ÜSE ler erkek çocuklarda daha sık görülür. Bunun nedeni erkek çocuklarda üriner sistemin doğumsal anomalilerinin sıklığının yüksek olmasıdır (1). Bir yaş üzeri erkek çocuklarda ÜSE insidansı % 1.9 a gerilerken kız çocuklarda bu oran % 8.1 e kadar yükselir (5). Erkek çocuk populasyonu içinde özellikle sünnetsiz erkek çocuklar daha fazla risk altındadırlar. Sünnetsiz çocuklarda ÜSE riski sünnetli çocuklara göre 3-7 kat artmıştır (6, 7). Yenidoğan dönemi dışında tüm yaş gruplarında ÜSE kızlarda erkeklere göre daha sık görülür. Kız çocukları ilk ÜSE yi daha çok ilk yaş içinde geçirmekte, enfeksiyonun sıklığı 3-6 yaşlar arasında ikinci ve seksüel aktivitenin başlaması ile üçüncü bir tepe daha yapmaktadır (8). İlk enfeksiyondan sonra erkek çocukların %20 30 unda, kız çocukların %40 60 ında ÜSE lerin tekrarlama riski bulunmaktadır (9). Yapılan araştırmalarda febril infantlarda ateş odağının % oranında üriner sistem kaynaklı olduğu bildirilmiştir (9,10,11). Epidemiyolojik çalışmalarda asemptomatik bakteriürinin sık olduğu ve sağlıklı olarak değerlendirilen okul çağı çocuklarında ortalama % 1-2 oranında bulunduğu bildirilmiştir (12). Asemptomatik bakteriürili kız çocuklarında erişkin yaşlarda pyelonefrit görülme sıklığı daha fazladır (13). 6

7 ÜSE nin uzun dönemde gelişen en önemli komplikasyonu renal skar oluşumudur. Lokalizasyonu tam olarak belirlenemeyen idrar yolu enfeksiyonlarında böbrekte skar oluşması olasılığı kızlarda % 13, erkeklerde % 5 tir.ancak bu oran akut pyelonefrit tanısı alan çocuklarda % 43 e çıkmaktadır. Semptomatik ve asemptomatik ÜSE de ortalama vezikoüreteral reflü (VUR) insidansı %20-36 arasındadır. Vezikoüreteral reflüsü olan çocukların % 16 sında renal skar gelişmektedir. VUR un neden olduğu kronik ve tekrarlayan piyelonefritler hastalarda halsizlik, sepsis, gelişme geriliği, renal skar oluşumu, hipertansiyon ve kronik böbrek yetmezliği gibi komplikasyonlarla sonuçlanmaktadır. Renal skarlaşma çocukluk döneminde ve genç erişkinlerde hipertansiyonun en önemli etyolojik etkenidir (2). 2.1.PATOGENEZ ÜSE patogenezinde konağın enfeksiyona direnç kabiliyeti önemli bir belirleyicidir. Sağlıklı gönüllüler üzerinde yapılan bir çalışmada mesane içine 10 8 miktarında bakteri verilmesi ile klinik bir enfeksiyon meydana getirilemeyeceği gösterilmiştir. Bakterilerin üriner sisteme invazyonu üç yolla olmaktadır. Bunlar asandan, hematojen ve lenfatik yoldur (1). Hemen hemen tüm ÜSE ler (%99) mikroorganizmaların asandan yolla üriner sisteme invazyonu sonucu gelişirler. Üriner enfeksiyona neden olan mikroorganizmalar sıklıkla perineyi kolonize eden fekal flora bakterileridir. ÜSE ye neden olan önemli üropatojen E.coli, moleküler tiplendirme yöntemleri ile kolon florasında gösterilmiştir. Vajinal mukoza ve sünnet derisine yapışan fekal flora bakterileri üretra çevresinde kolonize olduktan sonra üretra ağzından mesaneye ulaşmaktadırlar. Asandan yolla mesaneye ulaşan bakteri burada çoğalır, ardından üreter, renal pelvis ve parankime doğru ilerler. Bu hareketlilik VUR varlığında daha belirgin olmaktadır. Gram negatif bakterilerin salgıladıkları endotoksinler üriner peristaltizmi engelleyerek retrograd yayılımı kolaylaştırır. Asandan enfeksiyondaki en önemli faktör bakterinin üroepitel hücrelerine yapışma kabiliyetidir. Bunu ise bakterinin virulansı yanında konağın savunma mekanizmalarındaki yetersizlik belirlemektedir. 7

8 Hematojen yol yenidoğan dönemi dışında oldukça nadirdir. Üç aydan küçük ÜSE li infantların yaklaşık %30 unda bakteriyemi belirlenmiştir. Daha büyük çocuklarda ise tüberküloz basilleri, Staphylococcus aureus ve bazı Serratia suşları hematojen yayılım gösterebilirler. Mikroorganizmaların üriner sisteme ulaşmasının diğer bir yolu olduğu düşünülen lenfatik yolun önemine dair yeterli kanıt bulunamamıştır (14,15). Deneysel çalışmalarla, mesane ile böbrek arasında lenfatik kanallar gösterilmiş olup özellikle obstruksiyonlarda assendan enfeksiyonlarla birlikte lenfatik yolun da rol oynayabileceği düşünülmektedir (16,17). ÜSE gelişimini etkileyen faktörleri iki ana başlık altında sınıflandırılabilir. 1) Konağa ait faktörler a ) Konak savunma mekanizmaları b) Konağa ait predispozan faktörler 2) Mikroorganizmaya ait faktörler KONAKÇI İLE İLGİLİ FAKTÖRLER Üriner sistemde enfeksiyonun gelişimi ancak konakçı direnci ve bakteriyel virulans arasındaki karmaşık etkileşimin varlığı ile mümkündür.genel olarak üriner enfeksiyona neden olan bakteriler barsak florasının üyeleridir. Konakçı direncini belirleyen faktörler : PERİNEAL VE PERİÜRETRAL FAKTÖRLER : Üriner sistem enfeksiyonlarının çoğunda bakterilerin giriş yolu olarak üretrayı kullandıkları bilinmektedir. Üriner sistemi kolonize eden ve enfeksiyona yol açan bakteriler sıklıkla fekal flora bakterileridir. Kadın ve çocuklarda tekrarlayan ÜSE ye neden olan bakteriler perineden alınan kültürlerde de üremektedirler. Bu durum sadece yenidoğanlarda geçerli değildir, çünkü bu yaş grubunda enfeksiyonun daha çok hematojen yayılım gösterdiği düşünülmektedir. Bir yaşından büyük yaş grubunda üriner enfeksiyonların kız çocuklarda daha fazla görülmesinin önemli nedenlerinden biri üretranın kızlarda daha kısa olmasıdır. Perine bölgesinin hatalı 8

9 silinmesinin veya banyo köpüklerinin kız çocuklarında üriner sistem enfeksiyonu riskini arttırdığı doğru değildir. Asendan enfeksiyondaki en önemli faktör bakterinin üroepitel hücrelerine yapışabilme kabiliyetidir. Bunu ise bakterinin virulansı yanında konağın savunma mekanizmalarındaki yetersizlik belirlemektedir. Enfeksiyon kaynağının asendan bir yolla üriner sisteme ulaştığını destekleyen bir başka bulgu da, sünnet olmuş çocuklarda üriner sistem enfeksiyon sıklığının sünnetsiz çocuklara kıyasla daha düşük olmasıdır (8,7). Sünnet, dini inançlar gereği uygulanan bir girişimdir ancak son yıllarda müslüman olmayan toplumlarda da sünnet uygulama sıklığında artış olmuştur (18,19,20). Son yıllarda yapılmış çalışmaların büyük çoğunluğu ÜSE nin sünnet derisi ile ilişkisini desteklemektedir (7,20,21). Bu risk prepusyal derinin gram negatif bakterilerle yoğun biçimde kolonize olduğu ilk yaş için daha yüksektir. İn vitro çalışmalarda prepüsyumun mukozal derisine fimbrialı E.coli`lerin daha sıkı yapıştıkları, buna karşılık non patojen E. coli`lerin yapışmadıkları gösterilmiştir. MESANEYLE İLGİLİ FAKTÖRLER : İdrar yolu enfeksiyonlarının ortaya çıkışında periüretral kolonizasyon önemli bir etken olmasına rağmen mesaneye ulaşabilen bakteriler her zaman enfeksiyon oluşturmayı başaramazlar. İdrarı steril olarak koruyabilmek için mesanenin de bazı savunma faktörleri vardır. Bunların başında mesanenin peryodik ve tam olarak boşaltılması gelir. Mesanenin hızlı ve etkin bir şekilde boşaltılması ile sağlıklı bir mesane kendisine ulaşmış olan bakterilerin %99 unu dışarı atabilir. Bu nedenle disfonksiyonel işeme ve tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları arasında ilişki vardır (22). Benzer şekilde, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarıyla kabızlık arasında da belirgin bir korelasyon vardır. Bu ilişki teorik olarak mesanenin ve mesane boynunun dışkı kütlesi tarafından mekanik olarak baskılanmasından kaynaklanıyor gibi görülse de asıl nedenin konstipasyonlu çocuklarda aynı zamanda disfonksiyonel işemenin ve mesanenin tam olarak boşaltılamamasının olduğu daha doğrudur. Hastaların bir kısmında konstipasyon tedavi edildikçe idrar yolu enfeksiyonu riski de azalmaktadır (23). 9

10 İdrarın antibakteriyel aktivitesi üre konsantrasyonun, osmolalitesinin ve ph `ının yüksek olmasına bağlıdır. İdrarda bulunan organik asitlerden en yaygın olanı hippurik asittir ve bakteriyostatik etki gösterir. İdrarda bulunan düşük molekül ağırlıklı poliaminler ise E.Coli`nin yapışmasını engellerler. Ancak bunların aksine idrarda glukoz ve osmoprotokten özellik gösteren prolinin bulunması enfeksiyona yatkınlığı arttırmaktadır. Yapılan çalışmalar, mesanede yüzeysel, aside duyarlı, doğal bir antiadherans mekanizmasının varlığını ortaya koymuştur. Histolojik çalışmalar bu antiadheran yapının mukoza transisyonel epitel hücrelerini örten ince bir mukopolisakkarit tabaka olduğunu göstermiştir. Bu madde glikozaminoglikan yapıdadır ve hidrofilik olduğundan su ve idrar gibi aköz sıvıları çekerek yüzeyde ince bir film tabaka oluşturur. Bakterilerin hücre yüzeyindeki reseptörlere bağlanabilmeleri için bu tabakaya penetre olmaları gerektiğinden bu tabaka antiadheran etki gösteren bir savunma mekanizması oluşturmaktadır. Üriner sistemde bakteriyel yapışmayı önleyen bir başka etken de üroepitelyal hücrelerin spontan dökülmesi sonucunda bakterilerin tutundukları yerden ayrılmasıdır. İdrar immünglobulinleri olarak az miktarda IgG, IgA, IgE ve bunlardan daha az miktarda IgM ve IgD bulunduğu bilinmektedir. Lokal sekretuvar IgA E.coli` nin perirenal hücrelere yapışmasını ve kolonizasyonunu azaltmaktadır (8). ÜRİNER SİSTEM MUKOZASINA AİT ANTİBAKTERİYEL ÖZELLİKLER Üriner sistem epiteli tarafından oluşturulan bariyer ve lokal bakterisidal etkili proteinlerin üretimi de konakçı savunmasını sağlayan faktörler arasındadır. Son dönemde yapılan araştırmalarda belirlenen toll-like reseptörler (TLRs), patojene bağlı moleküler paternleri hatırlayarak gerekli immun cevabın aktivasyonunda rol alan reseptörlerdir. TLRs 2, 4 ve 11 özellikle idrar yolu enfeksiyonları ile ilişkilidir. Alt üriner sistem yollarından ve mesane epitelinden salındığı bilinmektedir ancak böbrekten salınımının olup olmadığı tartışmalıdır. Çalışmalarda oluşturulan mutant kobay farelerde idrar yolu enfeksiyonuna artmış yatkınlık saptanmıştır (24,25). Üriner sistemden salgılanan proteinler de üriner sistemin doğal immunitesi açısından büyük önem taşır. Tamm Horsfall protein (THP) yada üromodulin idrarda en fazla bulunan proteindir. Bu madde üroepitelin üzerini ince bir tabaka halinde örtmektedir. Sadece henlenin kalın kolundan salgılanır ve üriner sitemin antibakteryel defansında önemli bir fizyolojik rol üstlenir. İmmun sistemin aktivasyonunda endojen uyaran olarak 10

11 yer alır. THP üropatojenik E.coli türlerinin kolonizasyonunu önler ve tip 1 fimbrialar ile oluşan bakteryel yapışmaya engel olur. Doğal ve adaptif immunitede regülatör rol oynar ve konakçı immunitesinde etkisi büyüktür (26). Üriner sistem enfeksiyonlarına karşı konakçı direncini arttıran ve enfeksiyon gelişimini önleyen defans mekanizmalarından biri de kadınlarda düşük vaginal ph ın bakteri kolonizasyonu üzerine inhibitör etkisidir. Düşük ph`ın P.aeuriginosa ve P. mirabilis üzerine inhibitör etkisi gösterilmiştir. Enfeksiyona yol açan E.coli suşlarının düşük ph`a enfeksiyona yol açmayan suşlara nazaran daha rezistan olduğu bilinmektedir. İMMÜN SİSTEMİN KORUYUCU ETKİSİ Bakteriler hem klasik hem de alternatif yoldan komplemanı uyarırlar ve bu yolla opsonizasyon sağlanır. Ancak buna karşıt olarak kompleman aktivasyonu ile bakterilerin temizlenmesi işlevi konakçı dokularında hasar ile sonlanabilir. İn vitro çalışmalarda bakterinin C3 ile opsonizasyonunda renal epitelyal hücrelere invazyonunun kolaylaştığı gösterilmiştir. Renal epitel ve kompleman C3b komponenti arasındaki ilişkinin inhibisyonu ile bakteriyel internalizasyonun azaldığı gözlemlenmiştir. Üriner patojenlerin kompleman aracılığı ile hücre içine geçişlerinin araştırılması gelecekte terapötik açıdan önem taşımaktadır (27). Bakterilere ait lipopolisakkarit yapılar monosit ve makrofajları proinflamatuar sitokinler salgılamak üzere uyarır.bu sitokinler TNF-alfa, IL-1, IL-6, IL-8 başta olmak üzere pek çok proinflamatuar mediatörlerdir. Çocuklarda özellikle akut pyelonefritin ilk atağında idrara IL-6 ve IL-8 düzeylerinin kontrol grubuna göre anlamlı şekilde arttığı gösterilmiştir. IL-6 akut faz yanıtını başlatmada etkin bir sitokin iken IL-8 ise özellikle lökosit kemotaksisini uyarmaktadır. Yapılan araştırmalarda idrar IL-6 düzeylerinin renal parankimal skar oluşumu ile korelasyon gösterdiği belirlenmiştir (28). Nötrofiller kapiller duvarlardan migrasyonla epitelyal hücre katmanına ulaşırlar. Bu migratuar proçesin esas önemi lokal kemokin üretimidir. Çocukluk yaş grubunda üriner sistem kemokin cevabının IL-8 yüksekliği şeklinde ve ateşli üriner sistem enfeksiyonuna cevap olarak oluştuğu belirlenmiştir. Ancak üriner sistem dışı orijini bilinmeyen ateş cevabında bu durum söz konusu değildir (29). 11

12 Nötrofillerden ve lokal olarak renal epitelden salınan, doğal bağışıklık cevabında rol alan defensinler antimikrobiyal aktiviteye sahiptirler. Defensinler, mast hücre degranulasyonunu ve nötrofil kemotaksisini arttırmak suretiyle doğal bağışıklık cevabını güçlendirirler (30). İnsan ve hayvanlarda yapılan çalışmalarda E.coli nin O antijenine karşı gelişmiş antikor cevabı gösterilmiştir. Bu antikorlar pyelonefrit geçirmiş çocuklarda %90, sistit geçirmiş olan çocuklarda ise %5 oranında pozitif olarak bulunmuştur. Bebeklerde böyle bir immün cevap saptanamamasının immün sistemin immatüritesi ve transplasental geçen maternal IgG nin inhibitör etkisine bağlı olduğu düşünülmektedir (4). ABO kan grubu sisteminin suda eriyen bazı antijenlerinin üriner sistem enfeksiyonlarında bakteriyel invazyona rezistans oluşturduğu gösterilmiştir. Bu özellik otozomal dominant olarak kalıtılır. Üroepitel üzerindeki reseptörlerin varlığı konakçı duyarlılığının göstergesidir ve üroepitel üzerindeki reseptör glikolipidlerinin B kan grubu ile ilişkisi dolayısıyla bu kan grubunu taşıyan kişilerde akut pyelonefrit daha sık olarak görülür (4). KONAKÇIYA AİT PREDİSPOZAN FAKTÖRLER 1) Vezikoüreteral reflü Primer İntramural üreterin kısalığı Üreteral duplikasyon Ektopik üreter, üreterosel Sekonder İnfravezikal obstruksiyon (Posteroüretral valv,üretra darlığı) Nörojen mesane Non nörojen nörojen mesane Enfeksiyon 2) Obstruksiyonlar Doğumsal 12

13 Ürereopelvik açı darlığı Üreterovezikal darlık Posterior üretral valv Üretra darlığı Edinsel Üriner sistem taşları Yabancı cisim (kateter, bakteri artıkları) Dıştan bası 3) Çeşitli malformasyonlar Multikistik displastik böbrek Hipoplastik böbrek At nalı böbrek 4) Kateterizasyon ve enstrümentasyon 5) Üretranın kısa oluşu Kız çocuklar Uygunsuz anogenital hijyen Kıl kurdu enfestasyonları 6) Diğer Gebelik Genetik predispozisyon VEZİKOÜRETERAL REFLÜ Erken çocukluk döneminde ÜSE ye yol açan önemli predispozan faktörlerden biridir. Üreterin mesaneye giriş açısı, yeri ve mesane duvarı içindeki uzunluğu pasif bir fizyolojik kapak (valv) mekanizması oluşturmaktadır. Bu mekanizma idrarın mesaneye rahatça akmasına izin verirken, işeme sırasında mesane içi basınç artmasına rağmen idrarın böbreklere doğru kaçışını engellemektedir. 13

14 Primer VUR : Vezikoüreteral birleşim bölgesindeki deformite ve malformasyonlar sonucu ortaya çıkan vezikoüreteral reflü (VUR) primer vezikoüreteral reflü olarak tanımlanır. Primer VUR da altta yatan herhangi bir nöromüsküler bozukluk veya obstruktif hastalık yoktur. Üreterin mesaneye açılmadan önce submukoza altındaki kısmının kısalığı esas patolojidir. Üreterin distal submukozal uzunluğu reflüyü önlemede önemli bir faktördür. Buradaki kapak mekanizması mesane boşalırken antireflü bir özellik kazanır ancak submukozal üreter uzunluğu esas önleyici faktör olmaktadır (31). Sekonder VUR : Üreterovezikal anatomi normaldir. Bu gruptaki VUR`lar mesanenin fizyolojik boşaltımını engelleyen ve mesane içi basıncın yükselmesine neden olan nörojenik mesane, disfonksiyonel işeme, mesane boynu obstruksiyonları, posterior üretral valv, üreterosel, divertikül gibi yapısal ve nörojenik nedenlere bağlıdır (32). Reflüye sebep olan obstruktif durumlardan en sık görüleni posterior üretral valvdir. Bu hastalarda valv ablasyonu veya vezikostomi sonrasında reflünün kaybolması reflünün yüksek intravezikal basıçtan kaynaklandığının kanıtıdır. İşeme disfonksiyonları da tedavi edilebilir olmaları ve VUR etyolojisinde yer almaları nedeniyle son yıllarda daha fazla önem kazanmış olan bir hastalık grubudur. VUR`un sağlıklı küçük çocuklardaki prevalansı % 1-2 civarındadır. Günümüzde üreterovezikal bileşke anatomisinin kalıtsal geçiş gösterdiği ve reflünün ailevi özellikleri bilinmektedir. VUR`u olan kardeşlerin incelemelerinin yapıldığı bazı araştırmalarda %35 oranında VUR saptanmış ve bunların %75`inin de asemptomatik olduğu belirlenmiştir (33). Hastaların %80`inde yaşın ilerlemesi ve çocuğun lineer büyümesine paralel olarak üreterin intravezikal segmenti de uzadığından zamanla VUR kendiliğinden ortadan kalkar (8). Vezikoüreteral reflüyü önemli kılan renal parankim harabiyetine sebep olmasıdır. Renal hasarı belirleyen diğer faktörler hastanın yaşı ve reflünün basıncıdır (34). 14

15 Şekil 2.1 Vezikoüreteral reflüde uluslararası sınıflama (35) Vezikoüreteral reflünün internasyonel derecelendirilmesi 1. Derece : Mesaneyi dolduran kontrast madde işeme esnasında ancak üreterin distal kesimine ulaşır. 2. Derece : Kontrast madde renal kalikslere kadar çıkar. 3. Derece : Üreter, renal pelvis ve kalikslerde orta dereceli dilatasyona rağmen, henüz renal kaliksler küntleşmemiştir. 4. Derece : Üreter, renal pelvis ve kalikslerdeki dilatasyonlar yanında renal kaliksler küntleşmiştir. 5. Derece : Reflünün bulunduğu tarafta ileri derecede hidroüreteronefroz ve kıvrıntılı bir üreter mevcuttur. Bilindiği gibi reflüye bağlı pyelonefrit ve böbrek skarlaşmasının olabilmesi için intrarenal reflünün de olması gerekir. Özellikle erken yaşlarda reflü tehditi altında olan böbreklerde oluşan hasar böbrek gelişimini önemli ölçüde olumsuz etkilediği için oluşan nefropati daha ciddi sonuçlara yol açmaktadır. Reflü nefropatisinin idrar yolu enfeksiyonu gelişmesinin önlenmesi ile büyük ölçüde engellenebileceğinin anlaşılması ve izlemde önemli oranda spontan düzelmenin olduğunun bilinmesi nedeniyle konservatif izlem protokolleri gündeme gelmiştir. Yeni protokollerle reflünün cerrahi tedavisinde önemli oranda azalma olmuştur. Beş yaşından küçük çocuklarda iki veya tek taraflı 1-4 dereceli reflülerde başlangıç tedavisi tıbbi olmalıdır. Daha ileri evreli VUR larda cerrahi tedavi planlanabilir. 15

16 Üriner sistem enfeksiyonuna predispozisyon yaratan neden obstruksiyon ise, bu nedene bağlı olarak idrar akımı bozulur, idrarın mekanik yıkayıcı etkisi engellenir ve bakterilerin üremesi kolaylaşır. Taş ve dıştan basıya yol açan nedenler ekstrensek üreteral kompresyon ile obstruksiyona yol açarken, nefrokalsinozis, ürik asit nefropatisi, analjezik nefropatisi, polikistik böbrek hastalığı gibi lezyonlar intrarenal obstruksiyona yol açarak böbrekte hasara yol açarlar. MİKROORGANİZMAYA AİT FAKTÖRLER Virulans, mikroorganizmanın hastalık oluşturma yeteneğidir. Konağa giriş ve konağın primer savunma mekanizmalarından kaçış, konak hücrelerine tutunma (adhezyon), mikroorganizmaların çoğalması ve yayılması, konak hücrelere toksinlerle ya da inflamatuvar cevapla zarar verme, konağın sekonder savunma mekanizmalarından kaçış bakteriyel patogenezin basamaklarını oluşturur (36). En önemli virulans faktörü yapışma ( adherans ) özelliğidir. Üropatojenik bakteriler üroepitelyal reseptörlere bağlanarak, üriner sistemde anatomik ya da fonksiyonel bozukluk olmasa bile üst üriner sisteme ulaşabilirler. Üroepitelyal reseptörlere spesifik bağlanma, fimbria denilen (H antijeni) pililer ile olur (37). Virulans faktörleri ile ilgili özellikle E.Coli üzerinde çeşitli çalışmalar yapılmıştır.e.coli`nin de en önemli virulans faktörü adherans özelliğidir. Üroepitelyal hücrelere yapışma kapsüldeki adhesinlerle veya P - fimbria olarak da bilinen özel bir pili ile olur. P-fimbria yapışmanın yanısıra E.Coli`nin kapsülünde bulunan endotoksinin daha fazla salınımına da aracılık eder. Pyelonefrite neden olan E. Coli `lerde P - fimbria varlığı % iken, bu oran sistite neden olanlarda % 19-23, asemptomatik bakteriüriye neden olanlarda %14-18 ve feçesten izole edilenlerde ise %7-16 olarak bulunmuştur. E.Coli`nin diğer virulans faktörleri O antijeni, K antijeni (komplemanla lizisi ve fagositozu engellemede etkili), H antijeni (flagellar antijen), pili ile tutunmadır. Toksinler bakterinin üriner sistemde kalıcılığına (doku invazyonuna) ve inflamasyon oluşturmasına yardımcı niteliktedirler. Bu faktörlerin birarada bulunması bakteriyel virulansı güçlendirir. VUR`lu hastalarda P - fimbria ve diğer virulans faktörleri olmaksızın da üriner sistem enfeksiyonu gelişebilmektedir. 16

17 2.2 ÜRİNER SİSTEM ENFEKSİYONLARINDA ETKENLER İdrar yolu enfeksiyonlarında en sık izole edilen patojenler aerobik gram negatif basilllerdir. Enterobakter ailesi içinde yer alan, idrar yolu enfeksiyonu etkeni olabilen üyeler Escherichia, Klebsiella, Enterobakter, Citrobakter, Proteus, Providencia, Morganella, Serratia ve Salmonella suşlarıdır. Bunlar arasında E.Coli idrar yolu enfeksiyonlarının %80-90 ından sorumludur. ÜSE lerin çoğunda üropatojenik E.Coli olarak bilinen belli birkaç E.Coli O serotipi ( 1,2,4,6,7,8,16,18,75,150) rol oynar. ÜSE`de en sık karşılaşılan etken olan bu bakteri virulans özellikleri nedeniyle asemptomatik bakteriüriden pyelonefrite kadar klinikte geniş bir yelpaze oluşturur. Proteus barsak florasında bulunan gram negatif bir bakteridir. Küçük erkek bebek ve çocuklarda sünnet derisi altına yerleşerek bu yaş grubundaki infeksiyonların %30 unda etken olurlar. Üreaz salgıladıkları için idrarı kuvvetli alkali yaparlar (ph : 8-8.5). Staphylococcus saprophyticus ve Ureaplasma urealyticum da üreaz salgılayan bakterilerdir. İdrarın alkalileşmesi kalsiyum,magnezyum ve fosfatın çökmesiyle triple fosfat taşlarının gelişmesine neden olabilir. Üriner enfeksiyona neden olan bakteriler arasında seyrek de olsa Staphylococcus ve Enterococcus suşları da yer alır. Özellikle asemptomatik bakteriürisi olan çocukların % 5 inden izole edilirler. Anaerob bakteriler Laktobasiller, Difteroid basiller, Enterokok dışı Streptokoklar ve S. Epidermidis perine ve distal üretranın florasında bulunur ve nadiren de olsa ÜSE etkeni olabilmektedir. Üriner sistem enfeksiyonlarında etken olarak izole edilen Pseudomonas suşlarının virulansı düşüktür ve eğer organizmanın doğal direnç mekanizmalarında bir patoloji yoksa sistemik dağılım gösterme eğilimine sahip değildirler. Bu bakteri daha tipik olarak konjenital veya edinsel anatomik bozukluğu olan sistemlerde veya üriner sistem ameliyatı geçirmiş çocuklarda ürosepsis boyutuna varabilen üriner enfeksiyon nedenidir. Hastane kaynaklı üriner sistem enfeksiyonlarında E.coli ilk sırayı alırken, diğer etkenler Klebsiella,Enterobacter, Citrobakter, Serratia türleri, Pseudomonas, Providencia spp., Enterococcus spp., S.epidermidis dir. Hastane enfeksiyonlarında B grubu streptokoklar daha çok diyabetik hastalardan, S.epidermidis ise üriner kateterizasyon yapılmış hastalardan izole edilir. S. aureus bakteriürisi genellikle bakteriyemiyi izleyerek, böbreklerin metastatik infeksiyonu şeklinde ortaya çıkar. Adenovirüsler özellikle tip 11 ve 21 çocuklarda epidemik hemorajik sistite neden olur. 17

18 2.3. KLİNİK SINIFLAMA VE BELİRTİLER Üriner sistem enfeksiyonlarının çocuklarda asemptomatik bakteriüriden semptomatik komplike piyelonefrite kadar oldukça geniş bir spektrum göstermesi ve ileride ortaya çıkabilecek komplikasyonlar açısından hastanın klinik değerlendirilmesinin doğru olarak yapılması büyük önem taşır ( 38). Hastaların klinik özellikleri yaş, cins ve altta yatan anatomik ya da nörolojik bozukluklara bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Anlamlı bakteriüri : Kontaminasyon ile enfeksiyonu ayırt edebilmek için kullanılan bir terimdir. İdrarda bulunan bakteri sayısının anterior üretradaki mikroorganizmaların kontaminasyonundan fazla olması olarak tanımlanır. Uygun koşullarda örnek alınarak yapılan idrar örneğinde ve üzeri koloni /ml üreme anlamlı bakteriüri olarak kabul edilir (1). Asemptomatik bakteriüri : Normal şartlarda idrar sterildir.bakteriüri idrarda bakteri bulunması durumudur. Asemptomatik bakteriüri (ABÜ) ise dizüri, sık idrara çıkma gibi lokal veya ateş gibi sistemik semptomlar olmaksızın idrarda bakteri saptanmasıdır (39). Bu bakteriler, üriner sistemdeki immün yanıttan korunmak için antijenik yönden zayıf, kapsülsüz ve adherans kabiliyeti düşük suşlara dönüşürler. Virulansın düşük olması nedeniyle enflamatuar yanıt yetersiz olur. Bu çocukların bazılarında dizüri, pollakiüri, enürezis nokturna gibi yakınmalar olabilir. Bu nedenlerle ABÜ tanısı koyarken dikkatli olunmalıdır çünkü semptomatik ve asemptomatik bakteriüri arasındaki fark her zaman belirgin değildir. Asemptomatik bireylerin de %30 ile 70 oranında, ayrıntılı anamnez ile ortaya çıkan yakınmaları olduğu belirlenmiştir. Genel olarak bütün yaş gruplarında semptomatik ÜSE görülme sıklığı asemptomatik bakteriüri sıklığından azdır. Çocuklarda ABÜ nün araştırılması önemlidir ve altta yatan hastalığı ortaya koyabileceği gösterilmiştir (39). ABÜ ye en sık neden olan etkenler gram negatif çomaklardır. Örneklerin %50-70 inde E.Coli izole edildiği, bu mikroorganizmayı Klebsiella pneumoniae ve Enterococcus spp.nin takip ettiği, en yaygın olarak rastlanan gram pozitif kokun ise Enterococcus faecalis olduğu bildrilmiştir (40). 18

19 ABÜ nün tedavi edilmesi daha az virulan bakterilerin elimine edilmesine ve daha virulan mikroorganizmaların invazyonuna yol açar.bu nedenle risk taşımayan hastalarda antibiyoterapiye veya profilaktik tedaviye gerek yoktur. Ancak ; a) Sık tekrarlayan ÜSE atakları b) Gebelik c) Renal transplantasyon hikayesi d) Ürolojik düzeltme ameliyatlarından önce Asemptomatik bakteriüri mutlak şekilde tedavi edilmeli ve ataklar tekrarlarsa profilaktik tedaviye başlanmalıdır(4). Alt üriner sistem enfeksiyonu : Anatomik olarak mesane ile sınırlı, dizüri, pollakiüri, acil idrar yapma hissi ve bazen suprapubik hassasiyetle seyreden, anlamlı bakteriürinin saptandığı ÜSE lerdir. Kız çocuklarda erkek çocuklardan daha sıktır. En sık okul çağındaki kız çocuklarda görülür ve % 25 tekrarlama eğilimindedir. Büyük çocuklarda ve erişkinlerde dizüri, sık ve ani idrara çıkma gereksinimi, yeni başlayan enürezis, suprapubik ağrı ve duyarlılık, görünür pıhtılı hematüri gibi belirti ve bulgular vardır. Kız çocuklarda vulvovaginit de benzer işeme belirtileri oluşturduğu için ayırıcı tanıda vaginal akıntı ve kaşıntı mutlaka sorgulanmalıdır. Süt çocukları ve küçük çocuklarda halsizlik, kusma ve karın ağrısı gibi özgül olmayan belirtiler mevcuttur. Alt üriner sistem enfeksiyonlarında idrar kültüründe koloni/ml ve daha fazla mikroorganizma üreyebilir. Sık idrara çıkma gereksinimi mesanedeki mikroorganizmaların kuluçka dönemini kısalttığı için bakteryel sistit esnasında idrar kültüründe daha düşük sayıda koloni elde edilmesi şaşırtıcı değildir.orta akım idrarı veya kateterizasyonla alınan idrarda koloni/ml veya daha az mikroorganizma üremesi enfeksiyonu gösterebilir.sistitli hastaların çoğunda piyüri vardır (4). Üreme yoksa Adenovirus tip 11 veya 21 in neden olduğu viral sistit akla gelmelidir (8). Akut hemorajik sistite sıklıkla E.Coli etkendir. Adenovirus sistiti erkeklerde daha yaygındır, kendi kendini sınırlayan ve yaklaşık 4 gün süren hematüri ile birliktedir (41). Hastaların %50-70 inde enfeksiyonun mesanede sınırlı kalmasına karşılık %30-50 olguda enfeksiyon sistemin daha yukarı seviyelerine de yayılabilir. Çocukluk 19

20 çağında klinik bulgularla enfeksiyonun yerleşim yerini saptamak son derece güç olabilir (4). Akut pyelonefrit : Pyelonefrit ve skar patogenezinin bilinmesi ÜSE li çocukların değerlendirilmesi ve tedavisinde önem taşır. Başlangıçta immün ve enflamatuvar yanıtı uyaran böbrek parankiminin bakteri ile karşılaşmasıdır. İmmün yanıt canlı yada ısı ile öldürülmüş bakterilerle uyarılmakla birlikte, akut enflamatuar yanıt yalnızca canlı bakterilerin inokülasyonu ile oluşabilmektedir. Enflamasyonda renal tubulus lümenindeki ve granülosit içindeki lizozomdan toksik ürünler serbest hale gelir. Aynı zamanda hem bakteriler üzerine hem de tubul hücresine toksik etki gösteren serbest oksijen radikalleri salınır. Granülositlerin intravasküler agregasyonu ve ödem sonucu fokal iskemiye, tubulus hücre ölümüne, enflamasyonun interstisyuma yayılmasına ve renal skar oluşumuna yol açar (42). Böbrek parankimi veya toplayıcı sistemin enfeksiyonu olup klinik bulgularda alt üriner sistem enfeksiyonu bulgularına ateş, yan ağrısı, kostolomber hassasiyet eşlik eder. Küçük çocuklarda ateş, kusma ve diğer özgül olmayan bulgular görülebilir.enürezis, idrar konsantrasyon yeteneğinde azalma diğer bulgular olabilir. Enfeksiyon renal veya perinefritik abse olarak da görülebilir. Sıklıkla taş veya diğer obstruksiyon nedenleri ile birlikte görülür (8). Çoğu vakada lökositoz, yüksek eritrosit sedimentasyon hızı (ESR) ve / veya artmış C-reaktif protein (CRP) görülür. İdrar incelemesinde de lökosit silendirleri saptanır (37). Akut pyelonefrit çocuklardaki idrar yolu enfeksiyonun en ağır şeklidir ve irreversibl renal parankimal zedelenme için büyük bir potansiyel oluşturur (43). Enfeksiyonun böbrek nedbeleşmesinden sorumlu olduğu çeşitli araştırmalar ile belirlenmiş olduğundan yeni skarların oluşması veya mevcut skarın ilerlemesi için enfeksiyonun varlığı şarttır. Böbrek nedbeleşmesiyle geçirilen pyelonefrit atağı sayısı arasında da belirgin bir korelasyon vardır. Akut piyelonefritin erken döneminde başlanan antibiyotik tedavisiyle böbrek nedbeleşmesinin önlenebileceği veya azaltılabileceği hem deneysel hem de klinik çalışmalarla gösterilmiştir. VUR u olan hastalarda bile yeni nedbeleşmeler idrarın steril tutulması ile önlenmektedir. Akut piyelonefrit akut morbiditesinin yanısıra böbreklerde kalıcı hasar bırakabilmesi bakımından da önemlibir enfeksiyon olması nedeniyle tanısı kesinleşmiş çocukların hastaneye yatırılmaları ve parenteral antibiyotiklerle tedavisi şarttır (37). 20

Prof Dr Salim Çalışkan. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Nefrolojisi

Prof Dr Salim Çalışkan. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Nefrolojisi Prof Dr Salim Çalışkan İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Nefrolojisi FC 12y K Tekrarlayan İYE İYE dikkat çeken noktalar Çocukluk çağında 2.en sık enfeksiyondur Böbrek parankimi zarar görebilir (skar) Skara

Detaylı

İYE PATOFİZYOLOJİ İYE PATOFİZYOLOJİ 01.02.2012 BAKTERİÜRİYİ ETKİLEYEN KONAK FAKTÖRLERİ

İYE PATOFİZYOLOJİ İYE PATOFİZYOLOJİ 01.02.2012 BAKTERİÜRİYİ ETKİLEYEN KONAK FAKTÖRLERİ İYE ABD de YD ve çocuklardaki ateşli hastalıkların en önemli sebebi İYE nudur Ateşli çocukların %4-7 sinde gözlenir Semptomatik İYE 1-5 yaş arasında %2 oranında görülürken, okul çağı kızlarda %3-5 arasındadır

Detaylı

Komplike İdrar Yolu Enfeksiyonları

Komplike İdrar Yolu Enfeksiyonları Komplike İdrar Yolu Enfeksiyonları Dr.Kenan HIZEL Gazi Ü.T.F. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD. İçerik 1. Kompike İYE 2. Piyelonefrit 3. Kateterli hastada İYE 4. Asemptomatik bakteriüri

Detaylı

ÜRİNER İNFEKSİYONLAR. Prof.Dr Sema Akman Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nefroloji ve Romatoloji Ünitesi

ÜRİNER İNFEKSİYONLAR. Prof.Dr Sema Akman Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nefroloji ve Romatoloji Ünitesi ÜRİNER İNFEKSİYONLAR Prof.Dr Sema Akman Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nefroloji ve Romatoloji Ünitesi Terminoloji Semptomatik üriner enfeksiyon Asemptomatik bakteriüri Akut pyelonefrit Sistit

Detaylı

Laboratuvar Uygulamaları - İdrar Kültürleri. M. Ufuk Över-Hasdemir Marmara Üni. Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

Laboratuvar Uygulamaları - İdrar Kültürleri. M. Ufuk Över-Hasdemir Marmara Üni. Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Laboratuvar Uygulamaları - İdrar Kültürleri M. Ufuk Över-Hasdemir Marmara Üni. Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Üretra kalıcı mikroflorası KNS (S. saprophyticus hariç) Viridans ve non-hemolitik

Detaylı

Tekrarlayan Üriner Sistem Enfeksiyonlarına Yaklaşım. Dr.Adnan ŞİMŞİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji AD

Tekrarlayan Üriner Sistem Enfeksiyonlarına Yaklaşım. Dr.Adnan ŞİMŞİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji AD Tekrarlayan Üriner Sistem Enfeksiyonlarına Yaklaşım Dr.Adnan ŞİMŞİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji AD ÜSE Tüm yaş grubu hastalarda en çok rastlanılan bakteriyel enfeksiyonlar İnsidans 1.000 kadının

Detaylı

SPİNA BİFİDA VE NÖROJEN MESANE TANILI HASTALARDA MESANE İÇİ HYALURONİK ASİD UYGULAMASI

SPİNA BİFİDA VE NÖROJEN MESANE TANILI HASTALARDA MESANE İÇİ HYALURONİK ASİD UYGULAMASI SPİNA BİFİDA VE NÖROJEN MESANE TANILI HASTALARDA MESANE İÇİ HYALURONİK ASİD UYGULAMASI Harika Alpay, Nurdan Yıldız, Neslihan Çiçek Deniz, İbrahim Gökce Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nefrolojisi

Detaylı

ÇOCUKLARDA ĠDRAR YOLU ENFEKSĠYONLARI. Dr.Aytül NOYAN Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nefroloji Bilim Dalı

ÇOCUKLARDA ĠDRAR YOLU ENFEKSĠYONLARI. Dr.Aytül NOYAN Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nefroloji Bilim Dalı ÇOCUKLARDA ĠDRAR YOLU ENFEKSĠYONLARI Dr.Aytül NOYAN Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nefroloji Bilim Dalı AMAÇ ĠYE yi tanımak, erken ve doğru tedavi yaklaşımında bulunmak Riskli çocukları belirleyerek

Detaylı

DİSFONKSİYONEL İŞEME (İŞEME FONKSİYON BOZUKLUĞU) NEDİR?

DİSFONKSİYONEL İŞEME (İŞEME FONKSİYON BOZUKLUĞU) NEDİR? DİSFONKSİYONEL İŞEME (İŞEME FONKSİYON BOZUKLUĞU) NEDİR? Tuvalet eğitimi döneminde, nörolojik olarak normal bazı çocuklarda yanlış edinilmiş işeme alışkanlıkları neticesinde ortaya çıkan işeme fazındaki

Detaylı

İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARI

İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARI İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARI Tanı ve Görüntülemede Kılavuzlar ve Sorunlar Dr Elif Bahat Özdoğan SUNUM PLANI Değişimin gerekliliği ve Kılavuzlar Kılavuzlara göre tanıda yenilikler Kılavuzlara göre görüntülemede

Detaylı

Çocuk Ürolojisinde Tanı Yöntemleri. Doç Dr Haluk EMİR Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı Çocuk Ürolojisi Bilim Dalı

Çocuk Ürolojisinde Tanı Yöntemleri. Doç Dr Haluk EMİR Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı Çocuk Ürolojisi Bilim Dalı Çocuk Ürolojisinde Tanı Yöntemleri Doç Dr Haluk EMİR Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı Çocuk Ürolojisi Bilim Dalı Ürinerogenital Sistem Böbrekler Üreterler Mesane Mesane boynu ve Üretra Penis Testis Epididim

Detaylı

Plan. Üriner Sistem Enfeksiyonlarında Güncel Yaklaşımlarş. Öğrenim hedefleri. Kaynaklar. Acil Tıp için önemi. Giriş 27.09.2012

Plan. Üriner Sistem Enfeksiyonlarında Güncel Yaklaşımlarş. Öğrenim hedefleri. Kaynaklar. Acil Tıp için önemi. Giriş 27.09.2012 Plan Üriner Sistem Enfeksiyonlarında Güncel Yaklaşımlarş Doç.Dr. Fırat BEKTAŞ Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Giriş Epidemiyoloji Patofizyoloji Klinik Tanısal süreç Tedavi Taburculuk

Detaylı

MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ

MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ Mine SERİN 1, Ali CANSU 1, Serpil ÇELEBİ 2, Nezir ÖZGÜN 1, Sibel KUL 3, F.Müjgan SÖNMEZ 1, Ayşe AKSOY 4, Ayşegül

Detaylı

Gebelikte Üriner Sistem İnfeksiyonları. Dr. Nur Efe İris

Gebelikte Üriner Sistem İnfeksiyonları. Dr. Nur Efe İris Gebelikte Üriner Sistem İnfeksiyonları Dr. Nur Efe İris Üriner sistem infeksiyonları gebelikte en sık görülen infeksiyon grubudur. Asemptomatik bakteriüri Akut sistit Akut pyelonefrit şeklinde görülebilir.

Detaylı

Erişkinlerde İdrar Örneklerine Laboratuvar Yaklaşımı. Dr.Kayhan Çağlar

Erişkinlerde İdrar Örneklerine Laboratuvar Yaklaşımı. Dr.Kayhan Çağlar Erişkinlerde İdrar Örneklerine Laboratuvar Yaklaşımı Dr.Kayhan Çağlar Sunumun İçeriği Üriner sistem enfeksiyonları Kadında idrar yolu enfeksiyonları Gebelerde idrar yolu enfeksiyonları Çocuklarda idrar

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

KOLONİZASYON. DR. EMİNE ALP Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D.

KOLONİZASYON. DR. EMİNE ALP Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D. KOLONİZASYON DR. EMİNE ALP Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D. KOLONİZASYON Mikroorganizmanın bir vücut bölgesinde, herhangi bir klinik oluşturmadan

Detaylı

Kateter İnfeksiyonlarında Mikrobiyoloji Doç. Dr. Deniz Akduman Karaelmas Üniversitesi it i Tıp Fakültesi İnfeksiyon hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D Kateter infeksiyonlarında etkenler; kateter

Detaylı

SOLİT ORGAN TRANSPLANTASYONU ve BK VİRUS ENFEKSİYONLARI Doç. Dr. Derya Mutlu Güçlü immunsupresifler Akut, Kronik rejeksiyon Graft yaşam süresi? Eskiden bilinen veya yeni tanımlanan enfeksiyon etkenleri:

Detaylı

REFLÜLÜ HASTAYI NASIL TEDAVİ ETMELİYİM?

REFLÜLÜ HASTAYI NASIL TEDAVİ ETMELİYİM? HANGİ REFLÜLÜ HASTAYI NASIL TEDAVİ ETMELİYİM? Dr. Kaya Horasanlı Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. Üroloji Kliniği Sunum planı ESPU ve EAU ne düşünüyor? AUA bu konuya nasıl yaklaşıyor? Çocuklarla

Detaylı

Üriner Sistem Enfeksiyonları Tanı ve Tedavi

Üriner Sistem Enfeksiyonları Tanı ve Tedavi Üriner Sistem Enfeksiyonları Tanı ve Tedavi Dr. Oral ÖNCÜL GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Enf. Hst. Kl. Mik. Srv. Istanbul oraloncul@yahoo.com Üriner Sistem İnfeksiyonları ABD de her yıl 7 milyonun üzerinde

Detaylı

SPONDİLODİSKİTLER. Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR

SPONDİLODİSKİTLER. Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR SPONDİLODİSKİTLER Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR Vertebra Bir dizi omurdan oluşur Vücudun eksenini oluşturur Spinal kordu korur Kaslar, bağlar ve iç organların yapışacağı sabit bir yapı sağlar. SPONDİLODİSKİT

Detaylı

ÜRĠNER SĠSTEMĠN OBSTRUKTĠF LEZYONLARININ POSTNATAL ĠZLEMĠ. Dr.Aytül Noyan

ÜRĠNER SĠSTEMĠN OBSTRUKTĠF LEZYONLARININ POSTNATAL ĠZLEMĠ. Dr.Aytül Noyan ÜRĠNER SĠSTEMĠN OBSTRUKTĠF LEZYONLARININ POSTNATAL ĠZLEMĠ Dr.Aytül Noyan Pediatrik ürolojik problemlerin saptanmasında prenatal USG nin önemli etkisi bulunmaktadır. Bunun sonucu olarak özel tedavi yaklaşımları

Detaylı

TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ

TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ KLİNİK Bağışıklık sistemi sağlam kişilerde akut infeksiyon Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde akut infeksiyon veya

Detaylı

Normal Mikrop Florası. Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu

Normal Mikrop Florası. Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu Normal Mikrop Florası Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu Vücudun Normal Florası İnsan vücudunun çeşitli bölgelerinde bulunan, insana zarar vermeksizin hatta bazı yararlar sağlayan mikroorganizma topluluklarına vücudun

Detaylı

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14 HEREDİTER SFEROSİTOZ İNT.DR.DİDAR ŞENOCAK Giriş Herediter sferositoz (HS), hücre zarı proteinlerinin kalıtsal hasarı nedeniyle, eritrositlerin morfolojik olarak bikonkav ve santral solukluğu olan disk

Detaylı

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Akut Mezenter İskemi Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Sunum Planı Tanım Epidemiyoloji Anatomi Etyoloji/Patofizyoloji Klinik Tanı Ayırıcı tanı Tedavi Giriş Tüm akut mezenter iskemi

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAK HEKİMLERİN TANI VE TEDAVİDE BİLMESİ GEREKENLER

BİRİNCİ BASAMAK HEKİMLERİN TANI VE TEDAVİDE BİLMESİ GEREKENLER BİRİNCİ BASAMAK HEKİMLERİN TANI VE TEDAVİDE BİLMESİ GEREKENLER Birinci basmağa yönelik tanı ve tedavi rehberinde bahsedilen hastalıklar Cinsel yolla bulaşan hastalıklar (CYBH) İdrar yolu infeksiyonu (İYE)

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ

VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ Doç. Dr. Koray Ergünay MD PhD Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Viroloji Ünitesi Viral Enfeksiyonlar... Klinik

Detaylı

Komplike olmayan üriner sistem infeksiyonu; Nörolojik ve yapısal olarak normal olan üriner sistemin infeksiyonuna denir.

Komplike olmayan üriner sistem infeksiyonu; Nörolojik ve yapısal olarak normal olan üriner sistemin infeksiyonuna denir. KOMPLİKE ÜRİNER SİSTEM İNFEKSİYONU Doç.Dr.Mustafa Kemal ÇELEN Anlamlı Bakteri; Kontaminasyon ile infeksiyonu ayırt etmek için kullanılan bir terimdir. İşenmiş idrarda bulunan bakteri sayısının anterior

Detaylı

İçerik AKUT APANDİSİT TANISINDA TESTLERİN DEĞERİ VE KULLANIMI. Testler. Öykü ve fizik muayene. Öykü

İçerik AKUT APANDİSİT TANISINDA TESTLERİN DEĞERİ VE KULLANIMI. Testler. Öykü ve fizik muayene. Öykü 1 2 AKUT APANDİSİT TANISINDA TESTLERİN DEĞERİ VE KULLANIMI İçerik Karın ağrısı olan hastanın akut apandisit olup olmadığını değerlendirmede kullandığımız testlerin değerliliği kullanımları tartışılacaktır

Detaylı

Sunum planı. Epidemiyoloji Tanım Sınıflama Değerlendirme Tedavi Özet

Sunum planı. Epidemiyoloji Tanım Sınıflama Değerlendirme Tedavi Özet Sunum planı Epidemiyoloji Tanım Sınıflama Değerlendirme Tedavi Özet En sık hekime başvuru nedeni Okul çağındaki çocuklarda %35-40 viral enfeksiyonlar sonrası 10 gün %10 çocukta 25 günü geçer. Neye öksürük

Detaylı

Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur.

Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur. TYBD SEPSİS ÇALIŞMASI ENFEKSİYON TANIMLARI Derin Cerrahi Alan Enfeksiyonu(DCAE) Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur. 1.Cerrahi girişimden sonraki

Detaylı

Pulmoner Emboli Profilaksisi. Tanım. Giriş. Giriş 12.06.2010. Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD. Pulmoneremboli(PE):

Pulmoner Emboli Profilaksisi. Tanım. Giriş. Giriş 12.06.2010. Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD. Pulmoneremboli(PE): Pulmoner Emboli Profilaksisi Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD m Pulmoneremboli(PE): Bir pulmonerartere kan pıhtısının yerleşmesi Distaldeki akciğer parankimine kan sağlanaması Giriş Tipik

Detaylı

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Dr. Ayşegül Örs Zümrütdal Başkent Üniversitesi-Nefroloji Bilim Dalı 20/05/2011-ANTALYA Böbrek kistleri Genetik ya da genetik olmayan nedenlere bağlı olarak, Değişik

Detaylı

ÇOCUKLARDA TEKRARLAYAN ÜRİNER SİSTEM ENFEKSİYONLARINDA BÜYÜME VE GELİŞME GERİLİĞİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

ÇOCUKLARDA TEKRARLAYAN ÜRİNER SİSTEM ENFEKSİYONLARINDA BÜYÜME VE GELİŞME GERİLİĞİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ T.C SAĞLIK BAKANLIĞI HAYDARPAŞA NUMUNE EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ AİLE HEKİMLİĞİ KOORDİNATÖR Uzm. Dr. Refik Demirtunç ÇOCUKLARDA TEKRARLAYAN ÜRİNER SİSTEM ENFEKSİYONLARINDA BÜYÜME VE GELİŞME GERİLİĞİNİN

Detaylı

Prof. Dr. Güler G İÜ Florence Nightingale Hemşirelik YO İstanbul /2009

Prof. Dr. Güler G İÜ Florence Nightingale Hemşirelik YO İstanbul /2009 ÜRİNER SİSTEM S STEM İNFEKSİYONLARI Prof. Dr. Güler G AKSOY İÜ Florence Nightingale Hemşirelik YO İstanbul /2009 1 ÜRİNER SİSTEM İNFEKSİYONLARI Sistemin her alanında oluşur. Böbrekler Üreterler Mesane

Detaylı

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ Prostat her erkekte doğumdan itibaren bulunan, idrar torbasının hemen altında yer alan bir organdır. Yaklaşık 20 gr ağırlığındadır ve idrar torbasındaki idrarı

Detaylı

Gebelerde Rubella (Kızamıkçık) Yrd.Doç.Dr.Çiğdem Kader

Gebelerde Rubella (Kızamıkçık) Yrd.Doç.Dr.Çiğdem Kader Gebelerde Rubella (Kızamıkçık) Yrd.Doç.Dr.Çiğdem Kader OLGU 1 İkinci çocuğuna hamile 35 yaşında kadın gebeliğinin 6. haftasında beş yaşındaki kız çocuğunun rubella infeksiyonu geçirdiğini öğreniyor. Küçük

Detaylı

Çocukta Kusma ve İshal

Çocukta Kusma ve İshal Tanım Çocukta Kusma ve İshal Dr. Hasan Kaya Acil Tıp AD Akut gastroenterit 24 saat içinde 3 ten fazla ya da anne sütü ile beslenen bebeklerde her zamankinden daha sık ve daha sulu dışkılamadır. Yenidoğan

Detaylı

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü Tip 1 diyabete giriş Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü ENTERNASYONAL EKSPER KOMİTE TARAFINDAN HAZIRLANAN DİABETİN YENİ SINIFLAMASI 1 - Tip 1 Diabetes

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

TLERDE SEROLOJİK/MOLEK HANGİ İNCELEME?) SAPTANMASI

TLERDE SEROLOJİK/MOLEK HANGİ İNCELEME?) SAPTANMASI * VİRAL V HEPATİTLERDE TLERDE SEROLOJİK/MOLEK K/MOLEKÜLER LER TESTLER (NE ZAMANHANG HANGİ İNCELEME?) *VİRAL HEPATİTLERDE TLERDE İLAÇ DİRENCİNİN SAPTANMASI *DİAL ALİZ Z HASTALARININ HEPATİT T AÇISINDAN

Detaylı

T.C. KİLİS 7 ARALIK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

T.C. KİLİS 7 ARALIK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ T.C. KİLİS 7 ARALIK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ KİLİS İLİ 0-6 YAŞ GRUBU ÇOCUK HASTALARDA GÖZLENEN İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARININ MİKROBİYOLOJİK AÇIDAN DEĞERLENDİRİLMESİ FUNDA GÜL BİLGEN DANIŞMAN:

Detaylı

Eklem Protez Enfeksiyonlarında Antimikrobiyal Tedavi

Eklem Protez Enfeksiyonlarında Antimikrobiyal Tedavi Eklem Protez Enfeksiyonlarında Antimikrobiyal Tedavi Dr. Çağrı Büke Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı 26.12.15 KLİMİK - İZMİR 1 Eklem protezleri

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK 1 LERDE LABORATUVAR İPUÇLARI GENEL TARAMA TESTLERİ Tam kan sayımı Periferik yayma İmmünglobulin düzeyleri (IgG, A, M, E) İzohemaglutinin titresi (Anti A, Anti B titresi) Aşıya karşı antikor yanıtı (Hepatit

Detaylı

TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI

TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI Akut tonsillofarenjit veya çocukluk çağında daha sık karşılaşılan klinik tablosu ile tonsillit, farinks ve tonsil dokusunun inflamasyonudur ve doktora başvuruların

Detaylı

ANTİFUNGAL TEDAVİ: PRE-EMPTİF Mİ EMPİRİK Mİ? Prof. Dr. Ayper SOMER İstanbul Tıp Fakültesi Pediatrik İnfeksiyon Hastalıkları

ANTİFUNGAL TEDAVİ: PRE-EMPTİF Mİ EMPİRİK Mİ? Prof. Dr. Ayper SOMER İstanbul Tıp Fakültesi Pediatrik İnfeksiyon Hastalıkları ANTİFUNGAL TEDAVİ: PRE-EMPTİF Mİ EMPİRİK Mİ? Prof. Dr. Ayper SOMER İstanbul Tıp Fakültesi Pediatrik İnfeksiyon Hastalıkları Ankara, 28 Şubat 2010 PEDİATRİDE İNVAZİF MANTAR İNFEKSİYONU İÇİN RİSK GRUPLARI

Detaylı

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Kronik Pankreatit Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Tanım Pankreasın endokrin ve ekzokrin yapılarının hasarı, fibröz doku gelişimi ile karakterize inflamatuvar bir olay Olay histolojik

Detaylı

Gebelik ve Enfeksiyonlar. Prof.Dr. Levent GÖRENEK

Gebelik ve Enfeksiyonlar. Prof.Dr. Levent GÖRENEK Gebelik ve Enfeksiyonlar Prof.Dr. Levent GÖRENEK Olgulara Yaklaşım 2 1. TORCH grubu enfeksiyon etkenleri nelerdir? Toxoplasmosis Other (Sifiliz, Varicella zoster ) Rubella Cytomegalovirus Herpes simplex

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

NEFRİTİK SENDROMLAR. Dr.LATİFE ERDOĞAN Ekim 2013

NEFRİTİK SENDROMLAR. Dr.LATİFE ERDOĞAN Ekim 2013 NEFRİTİK SENDROMLAR Dr.LATİFE ERDOĞAN Ekim 2013 NEFRİTİK SENDROM NEDİR? Akut böbrek yetmezliği bulguları ile gelen bir hastada gross hematüri, varsa tanı nefritik sendromdur. Proteinürü

Detaylı

DOĞUMSAL BÖBREK ANOMALİLERİ İNT. DR. SİNEM İLHAN

DOĞUMSAL BÖBREK ANOMALİLERİ İNT. DR. SİNEM İLHAN DOĞUMSAL BÖBREK ANOMALİLERİ İNT. DR. SİNEM İLHAN ÜRİNER SİSTEM EMBRİYOLOJİSİ 5. haftada metanefrik divertikül oluşur metanefrik blastem ile birleşir Nefrogenezis başlar. 6-9. hafta: lobule böbrek anteriordan

Detaylı

* Madde bilgisi elektromanyetik sinyaller aracılığı ile hücre çekirdeğindeki DNA sarmalına taşınır ve hafızalanır.

* Madde bilgisi elektromanyetik sinyaller aracılığı ile hücre çekirdeğindeki DNA sarmalına taşınır ve hafızalanır. Sayın meslektaşlarım, Kişisel çalışmalarım sonucu elde ettiğim bazı bilgileri, yararlı olacağını düşünerek sizlerle paylaşmak istiyorum. Çalışmalarımı iki ana başlık halinde sunacağım. MADDE BAĞIMLILIĞI

Detaylı

ÇEKİRDEK EĞİTİM PROGRAMI

ÇEKİRDEK EĞİTİM PROGRAMI ÇEKİRDEK EĞİTİM PROGRAMI Tıp Fakülteleri Mezuniyet Öncesi İmmünoloji Eğitim Programı Önerisi in hücre ve dokuları ilgi hücrelerini isim ve işlevleri ile bilir. Kemik iliği, lenf nodu, ve dalağın anatomisi,

Detaylı

OLGU SUNUMU. Dr. Nur Yapar. DEÜTF İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D. 25-28 Şubat 2010 Ankara

OLGU SUNUMU. Dr. Nur Yapar. DEÜTF İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D. 25-28 Şubat 2010 Ankara OLGU SUNUMU Dr. Nur Yapar DEÜTF İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D. 25-28 Şubat 2010 Ankara 28 yaşında, erkek Mayıs 2008; T hücreden zengin B hücreli Hodgin Dışı Lenfoma Eylül 2008; 5.

Detaylı

Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş. Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD

Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş. Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD GT, 62 y, kadın Nüks tiroid papiller CA Kitle eksizyonu (özefagus ve trake den sıyırılarak) + Sağ fonksiyonel; sol radikal

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK 1 İmmün sistemin gelişimini, fonksiyonlarını veya her ikisini de etkileyen 130 farklı bozukluğu tanımlamaktadır. o Notarangelo L et al, J Allergy Clin Immunol 2010 Primer immün yetmezlik sıklığı o Genel

Detaylı

ÜRİNER SİSTEMİN KONJENİTAL ANOMALİLERİ VE ÜRINER SİSTEM TAŞLARI. Dr.Ercan KOCAKOÇ Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul

ÜRİNER SİSTEMİN KONJENİTAL ANOMALİLERİ VE ÜRINER SİSTEM TAŞLARI. Dr.Ercan KOCAKOÇ Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul ÜRİNER SİSTEMİN KONJENİTAL ANOMALİLERİ VE ÜRINER SİSTEM TAŞLARI Dr.Ercan KOCAKOÇ Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul KONULAR Üriner Sistem Görüntüleme Yöntemleri Üriner Sistemin Konjenital Hastalıkları

Detaylı

PERİNATAL HERPES VİRUS İNFEKSİYONLARI. Uzm.Dr.Cengiz Uzun Alman Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları

PERİNATAL HERPES VİRUS İNFEKSİYONLARI. Uzm.Dr.Cengiz Uzun Alman Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları PERİNATAL HERPES VİRUS İNFEKSİYONLARI Uzm.Dr.Cengiz Uzun Alman Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Perinatal dönemde herpesvirus geçişi. Virus Gebelik sırasında Doğum kanalından Doğum

Detaylı

Membranoproliferatif Glomerülonefriti Taklit Eden Trombotik Mikroanjiopatili Bir Olgu

Membranoproliferatif Glomerülonefriti Taklit Eden Trombotik Mikroanjiopatili Bir Olgu Membranoproliferatif Glomerülonefriti Taklit Eden Trombotik Mikroanjiopatili Bir Olgu Sevcan A. Bakkaloğlu, Yeşim Özdemir, İpek Işık Gönül, Figen Doğu, Fatih Özaltın, Sevgi Mir OLGU 9 yaş erkek İshal,

Detaylı

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ İdrar oluşturmak... Üriner sistemin ana görevi vücutta oluşan metabolik artıkları idrar yoluyla vücuttan uzaklaştırmak ve sıvı elektrolit dengesini korumaktır. Üriner

Detaylı

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI Kronik böbrek hastalığı-tanım Glomerül filtrasyon hızında (GFH=GFR) azalma olsun veya olmasın, böbrekte

Detaylı

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR?

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR? LENFOMA NEDİR? Lenfoma, diğer grup onkolojik hastalıklar içinde yaşamın uzatılması ve daha kaliteli yaşam sağlanması ve hastaların kurtarılmaları açısından daha fazla başarı elde edilmiş bir hastalıktır.

Detaylı

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065 Gençlerde Bel Ağrısına Dikkat! Bel ağrısı tüm dünyada oldukça yaygın bir problem olup zaman içinde daha sık görülmektedir. Erişkin toplumun en az %10'unda çeşitli nedenlerle gelişen kronik bel ağrıları

Detaylı

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur.

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur. Dr.Armağan HAZAR ZATÜRRE (PNÖMONİ) Zatürre yada tıbbi tanımla pnömoni nedir? Halk arasında zatürre olarak bilinmekte olan hastalık akciğer dokusunun iltihaplanmasıdır. Tedavi edilmediği takdirde ölümcül

Detaylı

Su Çiçeği. Suçiçeği Nedir?

Su Çiçeği. Suçiçeği Nedir? Suçiçeği Nedir? Su çiçeği varisella zoster adı verilen bir virüs tarafından meydana getirilen ateşli bir enfeksiyon hastalığıdır. Varisella zoster virüsü havada 1-2 saat canlı kalan ve çok hızlı çoğalan

Detaylı

KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013

KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013 KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013 OLGULAR EŞLİĞİNDE GÜNDEMDEKİ İNFEKSİYON HASTALIKLARI Dr. A. Çağrı Büke Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Olgu E.A 57 yaşında,

Detaylı

Normal Mikrobiyal Flora

Normal Mikrobiyal Flora Normal Mikrobiyal Flora Dr. Kaya Süer YDÜ Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD Normal Mikrobiyal Flora Deri Konjonktiva Oral Cavite Üst solunum yolu Intestinal tract Genitouriner

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

07.11.2014. Hastalıkların Oluşmasında Rol Oynayan Faktörler. 10.Sınıf Enfeksiyondan Korunma. Hastalıkların Oluşmasında Rol Oynayan Faktörler

07.11.2014. Hastalıkların Oluşmasında Rol Oynayan Faktörler. 10.Sınıf Enfeksiyondan Korunma. Hastalıkların Oluşmasında Rol Oynayan Faktörler 10.Sınıf Enfeksiyondan Korunma 4.Hafta ( 08 10 / 10 / 2014 ) 1.) HASTALIKLARIN OLUŞMASINDA ROL OYNAYAN FAKTÖRLER 2.) ENFEKSİYON HASTALIKLARININ GENEL BELİRTİLERİ 3.) ENFEKSİYON HASTALIKLARINDA GÖRÜLEN

Detaylı

Genellikle 50 yaş üstünde görülür ancak seyrekte olsa gençler de de görülme olasılığı vardır.

Genellikle 50 yaş üstünde görülür ancak seyrekte olsa gençler de de görülme olasılığı vardır. Erkek üreme sisteminin önemli bir üyesi olan prostatta görülen malign (kötü huylu)değişikliklerdir.erkeklerde en sık görülen kanser tiplerindendir. Amerika'da her 5 erkekten birinde görüldüğü tespit edilmiştir.yine

Detaylı

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik

Detaylı

Toplum başlangıçlı Escherichia coli

Toplum başlangıçlı Escherichia coli Toplum başlangıçlı Escherichia coli nin neden olduğu üriner sistem infeksiyonlarında siprofloksasin direnci ve risk faktörleri: Prospektif kohort çalışma Türkan TÜZÜN 1, Selda SAYIN KUTLU 2, Murat KUTLU

Detaylı

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA İYİLEŞMESİ Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA Doku bütünlüğünün bozulmasıdır. Cerrahi ya da travmatik olabilir. Akut Yara: Onarım süreci düzenli ve zamanında gelişir. Anatomik ve fonksiyonel bütünlük

Detaylı

Gebelerde Toxoplasma gondii Seropozitifliğinin Değerlendirilmesinde İstenen Testlerin Önerilen Tanı Algoritmasına Uygunluğunun Değerlendirilmesi

Gebelerde Toxoplasma gondii Seropozitifliğinin Değerlendirilmesinde İstenen Testlerin Önerilen Tanı Algoritmasına Uygunluğunun Değerlendirilmesi Gebelerde Toxoplasma gondii Seropozitifliğinin Değerlendirilmesinde İstenen Testlerin Önerilen Tanı Algoritmasına Uygunluğunun Değerlendirilmesi Dr.Hilal GÜREL Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Detaylı

Acil Serviste Akılcı Antibiyotik Kullanımının Temel İlkeleri Dr. A. Çağrı Büke

Acil Serviste Akılcı Antibiyotik Kullanımının Temel İlkeleri Dr. A. Çağrı Büke Acil Serviste Akılcı Antibiyotik Kullanımının Temel İlkeleri Dr. A. Çağrı Büke Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji 12/o4/2014 Akılcı antibiyotik kullanımı Antibiyotiklere

Detaylı

ÇOCUKLUK ÇAĞINDA KRONİK KARIN AĞRISI

ÇOCUKLUK ÇAĞINDA KRONİK KARIN AĞRISI ÇOCUKLUK ÇAĞINDA KRONİK KARIN AĞRISI Prof. Dr. Aydan Kansu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Bilim Dalı 7 y, ~ 1 yıldır karın ağrısı Göbek çevresinde Haftada

Detaylı

Anti-HIV Pozitif Bulunan Hastada Kesin Tanı Algoritması. Doç. Dr. Kenan Midilli İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

Anti-HIV Pozitif Bulunan Hastada Kesin Tanı Algoritması. Doç. Dr. Kenan Midilli İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Anti-HIV Pozitif Bulunan Hastada Kesin Tanı Algoritması Doç. Dr. Kenan Midilli İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Testler farklı amaçlarla uygulanabilir: - Tanı, tarama, doğrulama,

Detaylı

Hastane Enfeksiyonları. Prof. Dr. Oğuz KARABAY

Hastane Enfeksiyonları. Prof. Dr. Oğuz KARABAY Hastane Enfeksiyonları Prof. Dr. Oğuz KARABAY Nozokomiyal: Hastane kaynaklı veya kökenli Nazokomiyal 2 Hastane Enfeksiyonları Hasta hastaneye başvurduğunda inkübasyon döneminde olmayan, daha sonra gelişen

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. İlyas Yolbaş Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD

Yrd. Doç. Dr. İlyas Yolbaş Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD Yrd. Doç. Dr. İlyas Yolbaş Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD KOMPLEMAN SİSTEMİ Kompleman sistem, (Compleman system) veya tamamlayıcı sistem, bir canlıdan patojenlerin temizlenmesine yardım eden biyokimyasal

Detaylı

Tiroid dışı hastalıklarda düşük T3, yüksek rt3, normal T4 ve normal TSH izlenir.

Tiroid dışı hastalıklarda düşük T3, yüksek rt3, normal T4 ve normal TSH izlenir. TİROİD HORMON SENTEZİ Dishormonogenezis Hasta ötroid? Şiddetli açlıkta, kronik hastalıkta, akut hastalıkta, cerrahi esnasında ve sonrasında T4--- T3 azalır Propiltiourasil, kortikosteroid, amiodaron propnalol

Detaylı

NEONATOLOJİDE YENİLİKLER. Doç. Dr. Esra Arun ÖZER Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Kliniği

NEONATOLOJİDE YENİLİKLER. Doç. Dr. Esra Arun ÖZER Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Kliniği NEONATOLOJİDE YENİLİKLER Doç. Dr. Esra Arun ÖZER Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Kliniği Preterm bebeklerde NEK in önlenmesinde probiyotikler Meta-analiz Probiyotiklerin etkileri GIS in

Detaylı

ÜROLOJİ KONSÜLTASYONLARINA YAKLAŞIM. Dr. Özlem Kurt Azap

ÜROLOJİ KONSÜLTASYONLARINA YAKLAŞIM. Dr. Özlem Kurt Azap ÜROLOJİ KONSÜLTASYONLARINA YAKLAŞIM Dr. Özlem Kurt Azap KONSÜLTASYON NEDENLERİ Girişim öncesi profilaksi Girişim sonrası görülen ateş, piyüri, bakteriüri, bakteriyemi Nonkomplike üriner sistem infeksiyonları

Detaylı

İnci TUNCER S.Ü. Selçuklu Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, KONYA

İnci TUNCER S.Ü. Selçuklu Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, KONYA OLGU 1 İnci TUNCER S.Ü. Selçuklu Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, KONYA 26 yaşında kadın hasta Gebeliğinin 13.haftasında rutin takip için Kadın Doğum polikliniğine başvurdu Özgeçmişi Hastanın

Detaylı

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Travma ve cerrahiye ilk yanıt Total vücut enerji harcaması artar Üriner nitrojen atılımı azalır Hastanın ilk resüsitasyonundan sonra Artmış

Detaylı

AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Ani ölümün önemli bir nedenidir Sıklığı yaşla birlikte artar 50 yaş altında nadir rastlanır E>K Aile

Detaylı

SÜRÜNTÜ ÖRNEKLERİNE YAKLAŞIM

SÜRÜNTÜ ÖRNEKLERİNE YAKLAŞIM Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği Sürekli Tıp Eğitimi/Sürekli Mesleki Gelişim Etkinlikleri İSTANBUL TOPLANTILARI-IV SÜRÜNTÜ ÖRNEKLERİNE YAKLAŞIM Prof.Dr. Güner Söyletir Doç.Dr. Arzu İlki 1 Yara enfeksiyonlarında

Detaylı

BASİLLİ DİZANTERİ (SHİGELLOZİS) (KANLI İSHAL)

BASİLLİ DİZANTERİ (SHİGELLOZİS) (KANLI İSHAL) BASİLLİ DİZANTERİ (SHİGELLOZİS) (KANLI İSHAL) TANIMI Shigella türü bakterilerde meydana gelen;karekteristik belirti ve bulguları olan,ilium ve kolonun akut enfeksiyonudur.basilli ve amipli dizanteri olmak

Detaylı

İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar

İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar Dr. Dilek Çolak 10 y, erkek hasta Olgu 1 Sistinozis Böbrek transplantasyonu Canlı akraba verici HLA 2 antijen uyumsuz 2 Olgu 1 Transplantasyon öncesi viral

Detaylı

Prof. Dr. M. İhsan Karaman. Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. Üroloji Kliniği

Prof. Dr. M. İhsan Karaman. Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. Üroloji Kliniği Prof. Dr. M. İhsan Karaman Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. Üroloji Kliniği İşeme Bozukluğu-Tanım Sağlıklı çocuklarda yanlış tuvalet eğitimi yada psikolojik yada ailesel nedenlerle gelişen

Detaylı

FEBRİL NÖBETLER. Doç Dr. Sema Saltık

FEBRİL NÖBETLER. Doç Dr. Sema Saltık FEBRİL NÖBETLER Doç Dr. Sema Saltık FEBRİL NÖBETLER (FN)- TANIM FEBRİL NÖBET (FN): 6 ay- 5 yaş arası çocuklarda, santral sinir sistemi enfeksiyonu veya başka bir etken bulunmaması koşuluyla ateşle birlikte

Detaylı

Akut Apandisit Tanısal Yaklaşımlar

Akut Apandisit Tanısal Yaklaşımlar Apandisit; Akut Apandisit Tanısal Yaklaşımlar Dr. Selcan ENVER DİNÇ ACİL TIP ABD. 09.03.2010 Acil servise başvuran karın ağrılı hastalarda en sık konulan tanılardan bir tanesidir. Apandektomi dünya genelinde

Detaylı

İdrar Kültürü, Tür Saptanması ve Antibiyotik Duyarlılık Testi

İdrar Kültürü, Tür Saptanması ve Antibiyotik Duyarlılık Testi İdrar Kültürü, Tür Saptanması ve Antibiyotik Duyarlılık Testi Yrd. Doç. Dr. Onur KARATUNA Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği Sürekli

Detaylı

İDRAR KAÇIRMA Dr. Bülent Çetinel. idrar kaçırma(üriner inkontinans) idrar tutamama hali

İDRAR KAÇIRMA Dr. Bülent Çetinel. idrar kaçırma(üriner inkontinans) idrar tutamama hali İDRAR KAÇIRMA Dr. Bülent Çetinel idrar kaçırma(üriner inkontinans) idrar tutamama hali Görülme Sıklığı kadında % 4.5-53 erkekde %1.6-24 Üroloji ve Jinekoloji Polikliniklerine İdrar Kaçırma Yakınması Dışında

Detaylı

GASTROENTERİT YAPAN VİRUSLAR VE ENFEKSİYON OLUŞTURMA MEKANİZMALARI

GASTROENTERİT YAPAN VİRUSLAR VE ENFEKSİYON OLUŞTURMA MEKANİZMALARI GASTROENTERİT YAPAN VİRUSLAR VE ENFEKSİYON OLUŞTURMA MEKANİZMALARI GASTROENTERİT YAPAN VİRÜSLER Viral gastroenteritler fekal oral yolla bulaşmaları nedeniyle, alt yapı yetersizliği bulunan gelişmekte olan

Detaylı

Dr.Müge Ayhan Doç.Dr.Osman Memikoğlu

Dr.Müge Ayhan Doç.Dr.Osman Memikoğlu Dr.Müge Ayhan Doç.Dr.Osman Memikoğlu Bakterilerde antimikrobiyal direncinin artması sonucu,yeni antibiyotik üretiminin azlığı nedeni ile tedavi seçenekleri kısıtlanmıştır. Bu durum eski antibiyotiklere

Detaylı

Resim 4: Olgu 2, postop 4. haftada çekilen PET-CT de karaciğerde, her iki iliak kemiklerde, sol akciğer alt lobunda multipl metastatik tutulumlar

Resim 4: Olgu 2, postop 4. haftada çekilen PET-CT de karaciğerde, her iki iliak kemiklerde, sol akciğer alt lobunda multipl metastatik tutulumlar OLGU 1: 47 yaşında erkek hasta, üç aydır olan sol yan ağrısı, ateş ve idrarda kanama şikayetiyle kliniğimize başvurdu. Son üç aydır dış merkezde idrar yolu enfeksiyonu tedavisi aldığını belirtiyordu. Hastanın

Detaylı

İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARI

İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARI İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARI Dr Salih Kavukçu Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nefroloji Bilim Dalı LİTERATÜRDE YAZAN TANIM SIKLIK ETYOLOJİ PATOGENEZ KLİNİK TANI AYIRICI TANI TEDAVİ PROGNOZ KLİNİKTE

Detaylı