Osteoporoz. I. Epidemiyoloji. Ümit ÖLMEZ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Osteoporoz. I. Epidemiyoloji. Ümit ÖLMEZ"

Transkript

1 414 Osteoporoz Ümit ÖLMEZ Osteoporoz; düşük kemik kitlesi ve kemiğin mikromimarisinde bozuklukla giden, kemik frajilitesinde artma ve sonuçta kırık riskinin artmasıyla karakterize bir hastalıktır. Osteoporoz, sıklıkla postmenopozal kadınlarda görülür. Premenopozal kadınlarda görülen kemik kaybı ve fraktürler, kemik kitlesi tepe değerinin yetersiz gelişmiş olmasına ve/veya önceden olan veya devam eden kemik kaybına bağlıdır. Kemik kitlesinde azalma ve/veya kırıklar, östrojen eksikliği, kortikosteroid (KS) kullanımı veya hiperparatiroidi gibi sekonder sebeplere bağlı olabilir. İdyopatik osteoporoz terimi, kadınlarda görülen, bilinen bir etyolojiye bağlı olmayan osteoporoz için kullanılır. Kemik mineral dansitesi (KMD), dual enerji X ışını absorbsiyometrisi (DEXA) ile ölçülür. Dünya Sağlık Teşkilatına (WHO) göre vertebra veya femurdan ölçülen BMD, genç erişkin ortalama (T skor -2.5) ve/veya frajilite fraktür (kırılganlık artışı) varlığına göre düşük kemik kitlesi tanısı konur. Genç kadınlardaki, diğer kırık riski faktörlerinin olmadığı durumlarda osteopeni veya osteoporoz yerine düşük BMD tanımı kullanılır. Premenopozal kadınlarda BMD, yaş, cins, etnisitesi uygun referans populasyonuna göre, 2.0 SD den düşük (Z skor <-2.0) ise düşük BMD tanımı kullanılmalıdır. Bazı olgularda düşük KMD si olan kırık riski olan veya sekonder osteoporoz sebebi bulunan genç kadınlar için premenopozal osteoporoz deyimi uygun görülmüştür. Hafif travma kırığı: Erişkin kadında, önemli bir travma (araba kazası) olmadan meydana gelen kırığa hafif travma veya frajilite fraktür (kırılganlık artışı) denir. Bu tür kadınlar, kemik dansitelerine bakılmaksızın osteoporoz kabul edilir. I. Epidemiyoloji Düşük kemik kitlesi; premenopozal kadınlarda, postmenopozal kadınlara kıyasla daha az görülür. Eğer görülürse yetersiz kemik tepe değeri edinilmesi, ve/veya önceden olmuş veya devam eden devamlı kemik kaybına bağlıdır. Postmenopozal kadınlar için kullanılan tanı ve tedavi protokolleri, premenopozal kadınlarda kemik kitlesi ve kırık ilişkisi, postmenopozal kadınlardan farklı olduğu için uygulanamaz. Premenopozal kadınlardaki izole kemik kitlesinde azalma, her zaman fraktür riskinde artışla paralel değildir. Bu nedenle ilişki, postmenopozal osteoporozdan daha az belirgindir. Kemik tepe değeri; premenopozal kadınlarda esas olarak kemik tepe değerinin gelişmesine bağlıdır. Düşük tepe değeri; genetik predispozisyon, hastalıklar veya kemik dengesini negatif etkileyen ilaçların alımına bağlıdır. Kemik tepe değeri, 40 yaşındaki insanın DEXA ile ölçülen kemik mineral dansitesidir. Popülasyon tabanlı, kesitsel (cross-sectional) çalışmalara göre kadınlar kemik tepe değerine femur proksimalinde 20 yaş civarında, vertebra ön kolda 30 yaş civarında ulaşır. Bu değer, ırk, etnisite, vücut ölçüleri ve kemik bölgesine göre değişir. Perimenopozal kemik kaybı; kemik kaybı, kadınlarda menopoz öncesi başlar, menopoza kadar artar ve erken postmenopozal yıllarda aynı hızda devam eder. Bu yıllar zarfında kemik kaybının yıllık hızı, vertebrada % , kalçada dür. Yüksek vücut kitle indeksi, daha yavaş kemik kaybı ile birliktedir. Kırıklar: Postmenopozal kadınlar arasında, düşük KMD si olanlarda kırık riski daha yüksektir. Vertebral kırıklar, normal KMD si olanlarda da olabilir. Premenopozal kadınlarda vertebra kırıkları gözden kaçabilir, bu nedenle otoimmün hastalığı olan ve yüksek dozda KS alanlarda vertebral kırık riski %21 e kadar çıkabilir.

2 415 Geç risk: Premenopozal kırık hikayesi, postmenopozal kırık riskini arttırır. Kırık riski; hayat boyu süren, kişinin kemik kitlesi, kemik kalitesi, düşme sıklığı ve düşmeye karşı nöromüsküler koruma refleksi ile ilişkili bir durumdur. II. Etyoloji Osteoporozda risk faktörleri; birçok faktörler, premenopozal kemik kaybının hızını ve derecesini etkiler. Düşük kemik kitlesi: Caucasian postmenopozal ve yaşlı kadınlarda düşük kemik kitlesi, kırık riskinde artışla birliktedir. Yaş, cinsiyet, ırk: Siyah ırkta kemik kitlesi yüksektir. Kuzey Avrupalı beyazlar en düşük kemik kitlesine sahiptir. Asyalıların kemik kitlesi her ikisinin ortasındadır. Erkekler kadınlara göre daha geniş iskelet ve daha fazla kemik kitlesine sahiptir. 50 yaşın üstünde kadınlarda, erkeklere göre, vertebral ve kalça kırığı geçirme riski 3 kat, Colles kırığı riski 6 kat fazladır. Her iki cinste kemik kitlesi artan yaşla azalır. Aile hikayesi reprodüktif faktörler: Genetik faktörler, maksimum kemik kitlesinden önemli ölçüde sorumludur. Osteoporotik kırığı olan annelerin kızları yaşlarından beklenenden %3-7 daha az kemik kitlesine sahiptir. Vücut tipi: Düşük ağırlık ve vücut kitle indeksi, kas gücünde azalma her iki cinste de bütün iskelet lokalizasyonlarında kemik kitlesinde azalma ile birliktedir. Yaşam tarzı: Tütün dumanı kemiklere toksiktir. Östrojenin hepatik metabolizmasını arttırır ve kemik kaybını hızlandırır. Sigara tiryakilerinde kadınlarda kalça, vertebra, bilek, erkeklerde vertebra kırıkları riski kat fazladır. Fazla miktarda alkol kullanımı, kemik kitlesinde azalma, kemik kayıpları ve kırıklarda artışa sebep olur. Alkolün kemiğe direkt toksik etkisi, beslenme bozukluğu, D vit metabolizmasında da değişiklikler neden olabilir. Kafein fazla alımı osteoporozda risk faktörüdür. İskelete yük binmesi ve kas kontraksiyonları, osteoblast fonksiyonunu ve kemik yapımını uyarır. Uzun süren hareketsizlik kemik kaybına yol açar. Egzersiz çok önemlidir, yaşlı kadın ve erkeklerin düzenli egzersiz yapmaları, kalça kırığı riskini %50-70 azaltır. Sedanter yaşayan yaşlılarda diffüz osteoporoz gelişir. Kalsiyum ve vitamin D eksikliği: Yaşlılarda Ca absorbsiyonu azalır, serum kalsiyumunda azalma, parathormonda artma meydana gelir. Sonuçta kemik döngüsü ve kemik kaybı artar. Kalsiyum eksikliğinin osteoporozdaki etkisini D vitamini eksikliği ile birlikte düşünmek gerekir. Kapalı yerde yaşayan yaşlılarda ağır D vit eksikliği görülebilir. Medikal durumu ve aldığı ilaçlar: Hipertiroidi, hiperparatiroidi, Cushing hastalığı, prolaktinoma, hipogonadizm, DM, gastrektomi yapılanlar, malabsorbsiyon sendromları, inflamatuar barsak hastalığı, Celiac hastalığı, Karaciğer ve böbrek hastalığı, sistemik inflamatuar hastalıkları (RA), KOAH, mastositoz, multiple myelom, lösemi, lenfoma Organ transplantasyonu, kanser tedavisi, vitamin B12 eksikliği (osteoblast aktivitesinde baskılanma) Kortikosteroidler; yüksek doz tiroid hormonu, heparin, siklosporin, vitamin A ve bazı sentetik retinoidler, uzun etkili benzodiazepinler, antikonvülzanlar, nöroleptikler Denge ve Yürüyüş Bozukluğu: Düşmeler Premenopozal kadınlarda, düşük kemik kitlesi ve/veya düşük travma kırıkları bazen östrojen eksikliği,ks kullanımı veya hiperparatiroidi gibi sekonder sebeplere bağlıdır (Tablo 1). Düşük kemik kitlesi; kemik tepe değeri gelişimi ve/veya devam eden kemik kaybına bağlı olabilir.

3 416 Tablo 1: Sekonder osteoporoz sebepleri Endokrin hastalıklar: Hipertiroidi, hiperparatiroidi, Cushing hastalığı, prolaktinoma, hipogonadizm, DM Celiac hastalığı ve diğer malabsorbsiyon sendromları Karaciğer, böbrek hastalıkları D vitamini eksikliği Genetik hastalıklar: Örn: Osteogenezis imperfekta, marfan sendromu, homosistinüri Sistemik inflamatuar hastalıklar: Örn: RA, Ankilozan Spondilit, Amiloidoz. İlaçlar: Kortikosteroidler, siklosporin, antiepileptikler,antidepresanlar, gonadotropin releasing hormon agonistleri, heparin, kanser kemoterapisi, TSH yı baskılayan dozda tiroid hormonu Malnütrisyon, anoreksia nervosa Maligniteler: Örn: Multiple myeloma, lösemi, lenfoma Östrojen eksikliği: Hangi sebepten olursa olsun, premenopozal östrojen eksikliği kemik kaybı ve kemik tepe değerinin yetersiz gelişimi ile birliktedir. Örneğin; Hipogonadotropik hipogonadizm (düşük ağırlık, yemek yeme bozuklukları, fazla yoğun egzersiz, hiperprolaktinemi ve hipopitüitarizm) ve hipergonadotropik hipogonadizm (prematür over yetmezliği); meme kanseri olan premenopozal kadınlarda kemoterapi prematür over yetmezliğine yol açar. Normal gebelik ve laktasyon: Bazı çalışmalar, gebelikte vertebra ve kalçada yaklaşık %5 kemik kaybı olduğunu göstermiştir. Laktasyonun 3-6 ayında vertebra ve kalçada %3-10 kemik kaybı görülür. Parathyroid-related hormone (PTHrP) süt verenlerin meme dokusundan salgılanır ve laktasyondaki kadınların hızlı kemik kaybından sorumludur. Laktasyonun kesilmesini takiben 18 aydan sonra kemik kitlesi normale döner. Kemik dansitesinde değişikliklere rağmen, normal gebelik ve laktasyonda ostoporoz nadirdir. Kemik kayıpları tam olarak bir daha tekrarlamamak üzere normale döner. Kalçanın geçici osteoporozu: Bu hastalık nadir ve farklı bir iskelet hastalığıdır, kadın ve erkeklerde fakat sıklıkla kadınlarda gebeliğin üçüncü trimestrinde görülür. Travma olmadan unilateral veya bilateral kalça ağrısı vardır ve MRG, femur başı ve boynunda avasküler nekrozdan farklı kemik iliği ödemi gösterir. Bazılarında femoral kırık görülmekle beraber, diğerleri, kırıklar olmadan post partum 6 aydan sonra iyileşirler. Sebebi bilinmiyor. İdyopatik osteoporoz: Genç kadınlarda sekonder sebepler ve kalsiyum metabolizmasında bozukluk olmadan kemik frajilitesinde artış olan durumlarda idyopatik osteoporozdan söz edilir. Osteoblast fonksiyonunda anormallikler, IGF-1 de azalma, subklinik östrojen eksikliği ve artmış kemik döngüsü suçlanmıştır. Ortalama 35 yaş civarında ortaya çıkar, kadınlar ve erkekler eşit olarak etkilenirler, Asya ırkı diğerlerinden sık etkilenir.aile hikayesi sıktır yıl içinde vertebra gibi kansellöz kemikte multipl kırıklar görülür. Kalça %10 vakada etkilenir. III. Patogenez Osteoporoz; düşük kemik kitlesi ve kemiğin mikromimarisinde bozuklukla giden, kemik frajilitesinde artma ve sonuçta kırık riskinin artmasıyla karakterize bir hastalıktır. Hiperparatiroidi ve osteomalazi gibi diğer düşük kemik kitlesi olan hastalıklardan farkı, osteoporozda serum kalsiyum ve fosforu normaldir. Mineralize olmayan osteoid dokuda artış olmadan mikromimaride parçalanma meydana gelir. Bu mikromimarideki bozukluk, kemiğin yapısal bütünlüğünü bozar ve osteoporozda görülen esas klinik özelliklere yol açar; iskelette kırılganlık artışı ve kırık riskinde artış görülür.

4 417 Mikromimarideki bozulmanın sebebi açık değildir. Kemiğin yeniden yapılanmasında (remodeling) artış yapısal zayıflamaya yol açabilir. Diğer muhtemel faktörler: Mikrofraktürler ve yorgunluk hasarı, trabeküler kemikte perforasyonlar ve kesintiler, horizontal trabekülalarda artmış kayıp ve makromimari rol oynayabilir (uzun femur boynu kalça kırığı riskini arttırır). Postür, kas gücü, düşmenin sıklığı ve tipi, kırık yerini ve sıklığını etkiler. Azalmış kemik kitlesi; kemik tepe değerinde düşüklük, artmış kemik rezorbsiyonu veya yeniden yapılanma sırasında kemik yapımında azalma gibi faktörlere bağlı olabilir. En önemlisi kemik rezorbsiyonudur. Kemik dansitesinde azalmada önemli patogenetik rolü olan kemik kitlesi ve yeniden yapılanmaya etki eden faktörler: Kemik Tepe Değeri Belirleyicileri: Genetik belirleyiciler, kemik tepe değerinde %40-80 değişikliğe sebep olabilir. İskelet yapısı ve kemik döngüsü muhtemelen genetik olarak tesbit ediliyor ancak çevresel faktörler çocukluk ve genç erişkinlikte kemik büyümesini etkiliyor. Kalsiyum alımı ve fizik aktivite; kemik tepe değeri gelişiminde daha az etkilidir ancak ilerdeki frajilite fraktürleri (kırılganlık artışı) nin de etkisi vardır. Örneğin kalsiyumdan zengin diyet veya destek ilaçlar (D vitamini ~1600/gün) çocuklarda kemik artışını sağlar. Genetik: Genetik ve çevresel faktörler arasında önemli etkileşim vardır. Örn: Kemik kitlesinde değişiklik, vitamin D reseptör allellerinde değişiklik ve kalsiyum alımında değişikliğe bağlı olabilir. Osteoporoz patogenezinde birçok genin muhtemel rolü incelenmiştir: Vitamin D reseptör allellerinde değişiklikler, östrojen reseptör, transforming growth factor beta, apolipoprotein E genleri osteoporozla ilgili bulunmuştur. Kollajen geninin birinci intronundaki Sp-1 parçalanma yerinde single nucleotide polymorphism (SNP) olan hastalarda osteoporoz sıklığı artmıştır. Low-density- lipoprotein (LDL) reseptor related protein 5 (LRP-5) geninde mutasyon, bazı ailelerde, otozomal dominant geçişli, kemik kitlesinde artışla beraber bulunmuştur. Osteoporozda Kemik Kaybı Mekanizmaları: Kemik kaybı, kemik rezorbsiyonunda artış veya kemik yapımında azalma sonucu gelişir. Artmış kemik rezorbsiyonu, trabeküler kemikte kayıp ve kortikal porozitede artış olduğunu gösteren deliller vardır. Kemik biyopsisinde aktif rezorbe olan yüzeylerde artış gösterilememiş, kemik yapımında rölatif azalma gösterilmiştir. Rezorbsiyonda artış sonucu, trabeküler plaklarda perforasyonlar veya trabeküler desteklerde kopmalar olursa kemik kaybı irreversibl dir. Yüksek döngülü osteoporoz: Kemik rezorbsiyonu çok fazladır. Düşük döngülü osteoporoz: Esas kusur kemik yapımındadır. Kemik siklusu devam eder. İleri osteoporozlu insanlarda yapılan kemik biyopsileri azalmış osteoblastik aktivite gösterir. Osteoporozda Sistemik Hormonların Rolü: Birçok hormonda yaşa ve menopoz durumuna bağlı değişiklikler saptanmıştır ama osteoporozlu hastalarla kontroller arasında herhangi bir hormonun serum konsantrasyonunda değişiklik yoktur. Bununla birlikte kalsiyumu düzenleyen hormonlar, cinsiyet hormonları ve growth-regülating (büyümeyi kontrol eden) hormonların yaşla değişmesi muhtemelen osteoporozun gelişmesine yardım etmektedir. Kalsiyumu düzenleyen hormonlar: Vitamin D eksikliğinde kalsiyumu düzenleyen hormonların bozuklukları, hiperparatiroidi ve rickets veya osteomalazide kemik kaybına yol açarlar. Bu hastalıklarda, kalsiyum ve fosfat dengesinde karakteristik biyokimyasal anormallikler görülür. Osteomalazideki tipik değişiklikler osteoporozda görülmez. Hafif derecelerde paratirod hormon (PTH), fazlalığı veya eksikliği osteoporoza yol açar. Yetersiz kalsiyum ve vitamin D alımı, güneş ışığıyla az karşılaşma, sekonder hiperparatiroidiye yol açar ve şüphesiz yaşa bağlı kemik

5 418 kaybında rol oynar. Hiperparatirodiye bağlı kemik hastalığında kortikal kemikte trabeküler kemikten daha fazla kayıp olur. Osteoporozla karşılaştırıldığında trabeküler bağlantılar daha çok korunmuştur. Kalsitonin: Kemik rezorbsiyonunu inhibe eder. Kalsitonin eksikliğinin osteoporoz gelişmesine yardım ettiği düşünülmektedir. Östrojen: Postmenopozal osteoporoz patogenezinde, östrojen eksikliğinin santral rolü, uzun yıllardır biliniyordu. Östrojen kemik rezorbsiyonunu inhibe eder. Menopoz sonrası, östrojen eksikliği artmış kemik rezorbsiyonu ve hızlı kemik kaybına yol açar. Östrojen eksikliğinin erkeklerde de önemli olduğunu gösteren gözlemler; östrojen reseptör gen eksikliği veya testosteronu östrojene çeviren aromataz eksikliğinde gecikmiş epifiz kapanması ve osteoporoz görülür. Östrojenin kemik rezorbsiyonunu düzenleyen başlıca hormon olduğu, fakat kemik yapımında östrojen ve testosteronun birlikte önemli rol oynadıkları gösterilmiştir. Östrojenin kemik yeniden şekillenmesini nasıl regüle ettiği iyi anlaşılamamıştır. Osteoklastogenezis ve osteoklast fonksiyonunu lokal faktörler üzerinden (kemik hücreleri veya komşu kemik iliği hücreleri) etkilediği düşünülmektedir. Östrojen, osteoklastların sebep olduğu erozyon kavitesinin derinliğini azaltır. Östrojenin kemik hücreleri üzerinde direkt etkileri konusunda sağlam deliller bulunmakla birlikte, kemik iliğindeki diğer hücrelere, özellikle T hücrelerine indirekt etkisi de bu sürecin içindedir. Östrojen eksikliğinde, kemik yıkımında artmaya ek olarak kemik yapımında da defekt olabilir. Sitokinler ve büyüme faktörleri, östrojen eksikliğine bağlı osteoporozda önemli patogenetik role sahiptirler. Östrojen, osteoklastların apopitozunu uyarır, böylece osteoklastın yaşam süresi kısalır. Östrojen, osteoblastlardan transforming growth factor (TGF)-β salınımını arttırır. Bu nedenle östrojenin koruyucu etkisi, kısmen TGF-β aracılığıyla meydana gelir. Tümör nekrozis faktör alfa (TNF-β), osteoklast göçünü uyarır. Fare deneylerinin sonuçlarına göre, östrojen kemik yıkımını, TNF-β salınımını inhibe ederek önlemektedir. Androjenler: Androjen eksikliği, östrojen eksikliğinde olduğu gibi, artmış kemik döngüsü sonucu kemik kaybına yol açar. Kadınlarda testosteron ve androjen metabolizması sonucunda ortaya çıkan östrojenlerin önemi bilinmiyor, fakat androjenler direkt olarak kemik yapımını stimüle eder. İleri yaşta, postmenopozal kadınlarda östrojen eksikliği yanında, serum androjen konsantrasyonunda azalma, kemik kaybına katkıda bulunur. Progestinler: Kemik hücrelerinde progesteron reseptörleri vardır, fakat progesteronun in vivo kemiğin yeniden şekillenmesini nasıl etkilediği iyi bilinmemektedir. Hücre kültürü çalışmaları, bu hormonun kemikte androjen ve ösrojene benzer etkilerinin olduğunu göstermektedir. Follikül stimülan hormon (FSH) ve inhibin: Menopoza giriş döneminde FSH nın artması, inhibinin azalması ve hızlı kemik kaybının görülmesi, FSH ve inhibin in kemik hücrelerinde muhtemel direkt etkisine bağlı olabilir. Tiroid hormonları: Tiroid hormonları, kemik yıkımını ve yapımını arttırırlar. Yüksek dozlarda tiroid hormonu alanlar veya hipertiroidili hastalarda, yüksek kemik döngüsü ve düşük kemik dansitesi görülebilir. Kortikosteroidler (KS): Glikokortikoid fazlalığı, osteoporozun en sık nedenidir. Primer ostoporozdan farklı olarak, esas bozukluk, osteoblastların replikasyon, migrasyon, diferansiyasyon ve yaşam sürelerinde azalmaya bağlı olarak kemik yapımında inhibisyondur.igf ve bağlama proteinleri, prostaglandinler gibi lokal büyüme faktörlerinde değişiklikler ile birliktedir.bozulmuş kalsiyum absorbsiyonu, sekonder hiperparatiroidi, veya azalmış östrojen ve androjen yapımına bağlı olarak kemik rezorbsiyonunda artış meydana gelebilir. Major depresyon, alkolizm ve anoreksia nervoza lı hastalarda GK fazlalığı, azalmış kemik dansitesinde rol oynayabilir. Growth hormon/insülin- like growth faktör: Büyüme hormonu-igf sistemi, iskelet gelişiminde esas belirleyicidir. Cücelikte büyüme hormonu veya IGF-1 eksikliği, veya reseptör eksikliği ile azalmış kemik kitlesi

6 419 görülür. Osteoporozda rolü muhtemelen azdır. Büyüme hormonu ve IGF-1, IGF- binding protein-3 konsantrasyonları kadın ve erkeklerde yaşla azalır.idyopatik osteoporozlu bazı erkeklerde, kalça kırıkları olan hastalarda serum IGF-1 konsatrasyonları düşük bulunmuştur. Osteoporoz Patogenezinde Lokal Sitokinler ve Prostaglandinler Birçok sitokin kemik-hücre fonksiyonunu etkiler (Tablo 2). Östrojen eksikliği olan kadınların kemik iliği kültürlerinde, östrojen replasmanı yapılmış kadınların kültürleri ile kıyaslandığında, öncekilerde anlamlı olarak daha fazla IL-1, IL-6, TNF-β ve prostaglandin E2 yapımı saptanmıştır. Tablo 2: Sitokin kemik-hücre fonksiyonu Sitokin Kemik rezorbsiyonu Kemik formasyonu Prostaglandin sentezi Interleukin Tumor necrosis factor-alpha Interleukin Interleukin Interleukin-7 +?? Intereukin ? Interleukin-13 -? - Interleukin-18 -?? Leukemia inhibitory factor Interferon-gamma Birçok hayvan deneylerinin sonuçlarına göre IL-1 ve TNF-α kemik yıkımının güçlü stimülatörleridir. Kemikteki asıl kaynakları, muhtemelen kemik iliği hücreleri,özellikle makrofajlardır. IL-1 kemik hücrelerinde de yapılır. IL-6, osteoblastlar ve kemik iliğindeki diğer hücreler tarafından yapılır. PTH, prostaglandin E2 (PG-E2) ve IL-1 gibi kemik yıkımını stimüle eden mediyatörler, osteoblastik hücrelerden IL-6 yapımını arttırırlar. IL-6 osteoklastogenezis ve kemik yıkımını en çok prostaglandine bağımlı yoldan stimüle eder. Östrojen eksikliğinde kemik iliği kültürlerinde IL-6 yapımı artmıştır. Diğer sitokinler: IL-7 ovaryektomiden sonra, B hücre proliferasyonunu stimüle eder ve kemik kaybına yol açar. IL-4 ve IL-13, kısmen kemikteki prostaglandin sentezini azaltarak, kemik yıkımını inhibe eder.koloni stimüle edici faktör-i (CSF-I) veya makrofaj koloni stimüle edici faktör (M-CSF) osteoklastların sitokinlerle aktivasyonu için gereklidir. Zıt olarak IL-18, muhtemelen granülosit-monosit koloni stimüle edici faktör (GM-CSF) i arttırarak ve hücreleri osteoklast yolundan ayırarak osteoklastogenezisi azaltır. Bu faktörlerin rolleri olabilir ama direkt etkilerini gösteren çalışmalar yoktur. Prostaglandinler (PG): Prostaglandinler, kemik hücre fonksiyonunun potent düzenleyicileridir. PGE2 insanlarda ve hayvanlarda kemik yapım ve yıkımını arttırır. Kemik metabolizmasını düzenleyen birçok lokal ve sistemik faktör kemikteki PG sentezini de etkiler, endojen PG lerin de mekanik güçlere karşı iskelet cevabı vardır. Fazla miktarda PG yapımı, artmış kemik yıkımına, eksik PG yapımı, mekanik yüklenme ve yeniden şekillenmeye karşı kemik yapım cevabını bozabilir. PG ler, immobilizasyonla ilişkili artmış kemik yıkımına yol açar, kemik yapımını etkilemez. Prostaglandin inhibisyonu yapan NSAİİ ların sonuçları tartışmalıdır. Osteoporozda Lokal Growth Faktörler: Osteoporoz patogenezinde iki esas growth faktör sınıfı rol oynar.

7 IGF ve onu bağlayıcı proteinler, osteoblastların diferansiyasyon ve fonksiyonlarının idamesini sağlar. 2. TGF-β, kemik morfogenik protein ailesindendir, kemik hücresi prekürsörleri için mitojendir. İnsülin-like growth faktör 1 (IGF-1): Yaşla azalan serum IGF 1 konsantrasyonları, yaşa bağlı iskelet IGF-I ve IGF-II azalmasına paralel gider. Östrojenin bu sisteme etkisi değişkendir. Transforming growth factorbeta: TGF-β kemikte fazla miktarda bulunur. Kemik yıkımını inhibe eder, yapımını uyarır.yıkım sırasında kemikten açığa çıkan TGF-β, bu hücrelerin apopitozunu hızlandırarak, osteoklast aktivitesinde azalmaya sebep olur. Sonra da osteoblast prekürsörlerinin replikasyon ve diferansiyasyonunu uyararak kemik yapımını başlatır.östrojen muhtemelen kısmen TGF-β nın başlattığı osteoklast apopitozu yoluyla kemik kaybını önlemektedir. TGF-β eksikliği osteoporoza yol açabilir. PTH-related protein: PTH-related protein (PTHrP) kemik ve kıkırdak hücrelerinde yapılır. Kemik ve kıkırdağın gelişmesinde önemli düzenleyici fonksiyonu vardır. Fibroblast growth faktör: Fibroblast growth faktör kemikte yapılır ve sentezi PTH, PG-E2 ve TGF-β tarafından düzenlenir. İn vivo kemik yapımını uyarır. IV. Klinik Vertebral kompresyon kırıkları, en sık görülen osteoporotik kırıklardır. Genellikle torakolomber bileşkede (T12-L1) görülür, çünkü bu seviyede fasetlerde anteroposterior kaymaya karşı düşük direnç görülür. Midtorasik kırıklar (T7-T8) da sık görülür. Kırıklar hareket kısıtlılığı, depresyon, özgürlük kaybı ve kronik ağrıya yol açabilir. Ayrıca frajilite fraktürünün (düşük travma kırığı) mevcudiyeti, sonraki kırıklar için önemli bir risk faktörüdür. Vertebral kompresyon kırıklarının yaklaşık 2/3 ü asemptomatiktir. Akciğer veya karın radyografileri sırasında tesadüfen tanı konur. Bazı hastalarda kifoz nedeniyle boy kısalığı geliştiğinde vertebral kırıklar belirgin olur. Semptomatik vertebral kırıkları olan hastalarda, öncesinde travma hikayesi çoğunda yoktur. Tipik hastalar ani eğilme, öksürme veya ağır kaldırmayı takiben akut sırt ağrısı ile hekime başvurur. Ağrı, sıklıkla bilateral, karnın ön tarafına, komşu sinir kökleri boyunca, kuşak tarzında diye tanımlanan ağrı olarak yayılır. Zıt olarak, disk hernilerinde olduğu gibi bacaklara yayılması, kompresyon kırıklarında nadirdir. Vertebral kırıklarda ağrının kalitesi değişkendir. Keskin veya künt bir ağrı şeklinde olabilir. Oturma veya hareket, sıklıkla rahatsızlığı arttırır, kas spazmları uyku bozuklukları yapabilir. Akut ağrı nöbetleri 4-6 hafta sonra genellikle düzelir. Hafif ağrı, üç aya kadar devam edebilir.daha uzun süren şiddetli sırt ağrısı, daha çok kırıklar veya diğer bir tanıyı düşündürür. Boy kısalması: Boy kısalması tipik olarak asemptomatiktir ve yavaş gelişir. Osteoporotik kompresyon kırıklarına ek olarak boy kısalığı; disk aralığında daralma, skolyoz ve yaşlanmayla gelişebilir.bir çalışmaya göre > 6cm boy kısalması, vertebral kırığı gösterir. Kifoz: Kifoz, multipl vertebral kırıkların göstergesi olabilir. Her komplet kompresyon kırığı, 1cm veya daha fazla boy kısalığına, 4 cm lik kısalma ise 15 derece kifozu gösterir. Oksiput- duvar mesafesini ölçmek (normalde 0 cm) kifozu ölçmenin pratik bir yolu olabilir. Hastalar, kilo değişmemekle birlikte, şişmanladıklarını, bel çevresinin genişlediğini, elbiselerinin olmadığını söylerler. Karın içeriği daha dar bir alana sıkışmıştır. Boyun hareketlerinde zorluk sebebiyle kas ağrısı meydana gelebilir, restriktif akciğer hastalığı gelişebilir. Multipl vertebral kırıklar sebebiyle Costoiliac impingement syndrome gelişebilir. En alttaki kosta, göğüs kafesi ve iliak kanadın üst kenarı arasındaki mesafe azaldığı için, iliak kanada çarpar. Bu durum, 12. torakal vertebrada, arkaya yayılan ağrıya sebep olur. Hastalarda superior iliak kanatta hissedilen kalça ağrısı olabilir. Klinik sonuçlar: Vertebral kırığı olanlarda, ertesi yıl kırık olma olasılığı %19 dur. Daha önce vertebra kırığı olanlarda kırıkların tekrarlama riski, kırığı olmayan kadınlardan 4 kat fazladır. Vertebral kırıkların mevcudiyeti, nonvertebral

8 421 kırıklar (özellikle kalça) için risk faktörüdür. Kırıktan sonra, eğilme, birşeyi kaldırma, yükseğe ulaşma, merdiven inme veya yemek pişirme gibi hareketlerde zorluk olabilir. İlaveten semptomatik vertebral kırığı olan hastaların %75 inde kronik ağrı şikayeti bulunabilir. V. Tanı Biyokimya normaldir, kemik yapımını gösteren alkalen fosfataz, osteokalsin kemik yıkımını gösteren idrarda hidroksipirolin miktarına bakılabilir. Akut kompresyon kırığından şüphelenilen hastalara tanıyı teyid etmek için dorsolomber radyografi çekilmelidir. Osteoporoz, kama tipi kırıklar, bikonkav (codfish) deformiteler ve kompresyon kırıkları (en yakın vertebraya göre %40 hacim kaybı:akut ağrılı) şeklinde şekil bozukluklarına yol açabilir. Kompresyon kırıklarının radyografik karakteristikleri; vertebral kollapsla birlikte bir veya daha fazla vertebranın anterior kamalaşması, vertebral end-plate düzensizliği, ve genel demineralizasyondur. Posterior kamalaşma seyrektir ve altta yatan destrüktif bir lezyonu gösterir. Direkt radyografi, tanıda duyarlı değildir, kemik yoğunluğundaki azalma en az %30 a ulaşmadan bulgu vermez(hafif:vertebrada anterior kamalaşma, orta :yükseklikte deformite, şiddetli:en yakın vertebraya oranla %40 hacim kaybı görülür). Tanıda kemik mineral ölçümü daha erken ve kesin sonuç verir. VI. Ayırıcı Tanı Kompresyon kırıkları, osteoporozun ilk semptomu olabilir. Yaşlı olmayan hastalar T4 den daha yukarda tek bir vertebra kırığı, diğer osteopeni sebeplerini akla getirmelidir. Bu durumda; osteomalazi, hiperparatiroidi, granülomatöz hastalıklar, hematolojik hastalıklar, infeksiyonlar, metastatik kanser ekarte edilmelidir. Hastada nörolojik bulgular varsa, spinal kanalda kırık parçalarını düşündürür, cerrahi girişim açısından, acil MRG veya CT scan çekilmeli ve nöroşirürji ile konsültasyon yapılmalıdır. CT scan, kama şeklindeki kırıkların potansiyel instabilitesini saptamada faydalıdır.mrg, kırığın şiddetini, keskinliğini ve altta yatan malignite olup olmadığını gösteren bilgiler verir. Kilo kaybı veya diğer klinik semptomlarla malignite düşünülen hastalarda, tam kan sayımı, serum alkalen fosfataz düzeyi, serum ve idrar protein elektroforezi ve eritrosit sedimentasyon hızı, CRP bakılmalıdır.total kemik sintigrafisi, metastatik kemik lezyonlarını gösterir. İnfeksiyon düşünülen ateşli hastalarda tam kan sayımı, kan kültürleri alınmalıdır. Sekonder OP sebeplerine (böbrek hastalığı, hipertiroidi, hiperparatiroidi, Cushing sendromu, erken menopoz, celiac hastalığı ve diğer malabsorbsiyon tabloları, idyopatik kalsiüri veya bağ dokusu hastalıkları) (TABLO- I) tanı koymak için laboratuvar değerlendirilmesi gereklidir. Tam kan sayımı, biyokimya profili ( kalsiyum, fosfor, albumin, total protein, kreatinin, alkalen fosfataz dahil karaciğer enzimleri, elektrolitler), 25-hidroksivitamin D, erkekte testosteron düzeyi incelenmelidir. Başlangıç laboratuvar bulgularında bozukluklar veya hikaye ve fizik muayenede şüpheli bulgular varsa ek laboratuvar incelemeleri gerekir. Uzun vadede kemik dansitesinin kantitatif tayini için DEXA yapılmalıdır. Kemik Mineral Ölçüm Yöntemleri Dual foton absorbsiyometresi (DFA): Kalça ve omurgayı ölçmek için iki enerjili foton absorbsiyometresi (DFA) veya dual enerji X-ray absorbsiyometresi (DEXA) kullanılır. Son yöntemde çift enerji X ışını kaynağı kıllanılarak omurga, kalça ve diğer bölgelerde kemik içeriğini ölçen, kesinliği (precision) çok geliştirilmiş (%1 den düşük) yeni bir ölçüm şeklidir. Radyasyon alımı azdır, doğruluk (accuracy) oranı yüksektir (%1). Ölçüm süresi 10 dakikadır. Trabeküler kemik için vertebra ölçümü yapılması gereklidir. DEXA, 5 kat fazla duyarlılık göstermesi, ölçüm süresinin kısa olması, her bölgenin ölçülebilmesi ve az miktarda radyasyon alımı nedenleriyle birinci sırada tercih edilmesi gereken en uygun ölçüm tekniğidir.

9 422 Tablo 3. DEXA ile kemik mineral dansite ölçümüne göre osteopeni ve osteoporoz tanıları* Sınıflama Normal Osteopeni (Düşük kemik kitlesi) Osteoporoz Ağır osteoporoz T skor -1 SD < -1 SD > -2.5 SD -2.5 SD < -2.5 SD, bir veya daha fazla frajilite kırıkları mevcudiyeti *The World Health Organization Assessment of osteoporosis at the primary health care level. Summary report of a WHO Scientific Group. 2007; WHO, Geneva VII. Tedavi Postmenopozal Osteoporoz Tedavisi Nonfarmakolojik Tedavi: Kalsiyum ve D vitamini: Postmenopozal kadınlar (ve yaşlı erkekler) günlük bölünmüş dozlar halinde elementel kalsiyum desteği ( genel olarak mg/gün), günlük bölünmüş dozlar halinde, gıdalardaki kalsiyumla birlikte toplam 1500 mg/gün kalsiyum almalıdırlar. Kadınlar günlük 800 IU/gün almalıdırlar. Diyet: Osteopeni sebebi celiac hastalığı ise, glutensiz diyet, kemik mineral dansitesini arttırır. Protein alımının kemik dansitesi üzerine etkisi tartışmalıdır. Egzersiz: Haftada üç kere, en az 30 dakika süren egzersizler, kemik dansitesinde düzelme ve yaşlı kadınlarda kalça kırığı riskini azaltır. Egzersiz, premenopozal ve postmenopozal kadınlarda KMD üzerine faydalı etkiler yapar. Aerobik, ağırlık kaldırma egzersizleri, vertebranın dansitesi, yürüme hem vertebra hem de kalça kemiğinin densitesini arttırır.koşmanın yürümeye üstünlüğü yoktur. Mühim olan kişinin hoşlandığı egzersizi uzun süre yapmasıdır. Çok ağır egzersizler, kilo kaybı, amenore, ostoporoz yapabilir. Sigara içiminin bırakılması: Sigara içilmesi, kemik kaybını hızlandırdığından bütün kadınlar sigarayı bırakmalıdırlar. Günde bir paket sigara içilmesi, kemik dansitesinde %5-10 azalmaya yol açar. Farmakolojik Tedavi: Postmenopozal kadınlardaki kemik kaybını azaltmak için, özellikle yakında kırık geçirmiş (özellikle kalça kırığı) ve ikinci kırık riski yüksek kadınlara ilaç tedavisi verilmelidir. Tedaviye alınacak hastalar, kırık riski tespiti: Kırık riski en yüksek olanlar, tedaviden en fazla yararlananlardır. Bu nedenle hastaları seçerken, KMD ve klinik faktörlerin kombinasyonuyla hesaplanan kırık riski tespit edilir de WHO, Fracture Risk Assessment Tool (FRAX) denilen; tedavisiz hastalarda KMD ve klinik risk faktörlerinin beraber gözönüne alındığı, 10 yıl içindeki kalça kırığı veya başlıca osteoporotik kırıkların (kalça, vertebra, omuz veya bilek) olasılıkları ortaya koydu (Tablo 4). Tablo 4. Klinik kırık riski faktörleri İleri yaş Geçirilmiş kırık Kortikosteroid tedavisi Ailede kalça kırığı hikayesi Düşük vücut ağırlığı Sigara içme Fazla miktarda alkol kullanımı Romatoid artrit Sekonder osteoporoz (ör: hipogonadizm veya prematür menopoz, malabsorbsiyon, kronik karaciğer hastalığı, inflamatuar barsak hastalığı) Kaynak: Kanis, JA, Borgstrom, F, De Laet. C, et al. Assessment of fracture risk. Osteoporosis International 2005; 16:581.

10 423 The National Osteoporosis Foundation (NOF), FRAX ın temel alındığı osteoporoz korunma ve tedavi kılavuzu hazırlamıştır (Tablo 5). Bu daha önceki tedavi önerilerine benzerdir. Tablo 5: Postmenopozal kadınlar ve 50 yaş erkeklerde farmakolojik tedavi kılavuzu Kalça veya vertebra kırığı hikayesi Diğer önceki kırıklar, T skor -1.0 ile -2.5 arasında (femur boynu, total kalça, veya vertebra.dexa) Femur boynu, total kalça, veya vertebra T skor -2.5 (DEXA) ve sekonder sebeplerin ekarte edilmesi. T skor -1.0 ile -2.5 arasında (femur boynu, total kalça, veya vertebra.dexa) ve sekonder sebepler ve KS kullanımı veya yatalak olma gibi yüksek risk faktörleri T skor -1.0 ile -2.5 arasında (femur boynu, total kalça, veya vertebra.dexa),10 yıllık kalça kırığı ihtimali %3,10 yıllık herhangi bir osteoporoza bağlı kırık ihtimali %20 (WHO algoritmine göre) Kaynak: NOF s New Clinician s Guide to Prevention and Treatment of Osteoporosis. accessed April 25, NOF, postmenopozal kadınlar ve 50 yaşın üstündeki erkeklerin, kalça veya vertebra kırığı hikayesi varsa, KMD de T skor -2.5 ise tedavi edilmesini önerir. Klinik araştırmalar bu hastalarda bifosfonatların kullanılmasını desteklemektedir.kılavuz, ayrıca osteopenisi olan BMD (T skor: -1.0 ile -2.5 arasında) postmenopozal kadınların spesifik tedavisini önerir. (US-spesifik ekonomik analiz). 10 yıllık kalça veya kombine osteoporotik kırık ihtimali FRAX algoritması kullanılarak her hasta için, kalça BMD si kullanılarak, hesaplanabilir. ( Kılavuza rağmen osteoporoz tedavisi, hasta ile klinisyen arasında bireysel karar verilmesi gereken bir durumdur. Bifosfonatlar: Alendronat (10 mg/gün veya 70 mg/hafta oral) veya risedronat (5 mg/gün, 35 mg/hafta, veya 75 mg/ayda iki kere oral) ve ibandronat (150 mg/ayda bir oral veya 3 mg/her üç ayda bir İV) osteoporoz profilaksisi ve tedavide etkilidir. Zolendronik asit 5mg İV yılda bir verilmesi tedavide etkilidir. Bu ilaçlar, kemik kitlesini arttırır, kırık insidansını azaltır.ağızdan alındığında özofajit riski yönünden dikkatli olmak gerekir. Ağızdan alınan bifosfonatlarda gastrointestinal yan etkiler (reflü, özofajit, özofageal ülserler) görülebilir. Talimatlara uygun alındığında yan etkiler çok azdır. Selektif östrojen reseptör modülatörleri (SERM): Raloxifen, osteoporoz korunma ve tedavisinde kullanılan, doku selektif östrojen reseptör modülatörüdür. Kemik mineral dansitesini arttırır, vertebral kırık riskini azaltırlar. Raloxifen, meme kanseri riskini azaltır, endometrial hiperplazi veya vajinal kanamayı uyarmaz, venöz tromboemboli,yüzeyel tromboflebit riskini arttırır (östrojen-progestin tedavisi ile aynı). Total serum LDL kolesterol konsantrasyonlarını azaltır fakat koroner kalp hastalığını etkilemediği görülmüştür. Raloxifen, osteoporozu önlemede ilk düşünülecek ilaçlardandır fakat östrojen ve bifosfonatlardan daha az etkilidir. Tamoxifen, meme kanseri önleme ve tedavisinde kullanılan bir ilaçtır. Tipik olarak osteoporozda kullanılmaz ama postmenopozal meme kanseri için tamoxifen alan kadınlar, etkili bir kemik tedavisi de almış olurlar. Östrojen/progestin tedavisi: Östrojen/progestin tedavisi, meme kanseri riskini arttırması, inme, venöz tromboemboli, arttırdığı için postmenopozal osteoporoz tedavisinde, artık birinci basamak ilaç olarak kullanılmamaktadır.menopoz semptomları olan ve diğer antirezorptif tedaviyi tolere edemeyen hastalarda düşünülebilir. Östrojen/progestin tedavisi kalça ve vertebral kırık riskini azaltır. Kalsitriol: Postmenopozal osteoporozda kullanımı tartışmalıdır KS e bağlı osteoporozu ve posttransplant ilişkili kemik kaybını önlemede etkilidir. Kalsitriol verilmesinde düşük kalsiyum içeren diyet verilmeli, hiperkalsemi, hiperkalsiüri ve böbrek yetmezliği açısından gözlenmelidir.

11 424 Kombine tedavi: Farklı mekanizmalarla etki ettiklerinden alendronat (10 mg/gün)+ konjüge östrojen (0,625 mg/gün) kemik dansitesini, tek başına kullanılmasına göre daha fazla olarak arttırır. İlaç seçimi: Östrojen+ kalsitonin, östrojen+ etidronat, alendronat+ raloxifen kemik dansitesine sinerjik etkilidirler. Fakat BMD üzerindeki faydaları az olduğundan, östrojen yan etkilerinden dolayı kombinasyonlar tavsiye edilmemektedir. Bifosfonatlar (alendronat veya risedronat), postmenopozal osteoporozda birinci basamak ilaçlar olarak tavsiye edilmektedir. İV zolendronik asit, vertebral ve kalça kırıkları riskini azaltır. Bifosfonatlara gastrointestinal intoleransı olanlarda kullanılır.iv ibandronat ta kullanılır. Raloxifen, bifosfonatları tolere edemeyen veya artmış meme kanseri riski olanlarda seçilecek, antirezorbtif etkisi, bifosfonatlardan daha az olan ilaçlardır. Diğer tedaviler: Vit K, Strontium ranelate, Denosumab, Tibolone, Folate/vitamin B12, Growth factor, Androgen, Isoflavones, Fluoride. Tedaviden iki yıl sonra BMD( DEXA) bakılır. Eğer BMD stabil veya artmışsa sonraki yıllarda daha seyrek takip edilir. Steroide Bağlı Osteoporozda Korunma ve Tedavi Kırık riski olan hastalar (yaşlı, frajilite fraktür hikayesi olanlar), üç aydan uzun süre 5 mg/gün KS alıyorlarsa, bifosfonatlar (alendronat veya risedronat) ile tedavi edilmelidirler. Bilinen kırık riski olmayan kişilerde, KS tedavisinin başında ve periyodik takiplerde KMD ölçülmelidir. Postmenopozal kadınlarda ve erkeklerde T skoru < -1,5 ise bifosfonatlar verilmesi uygundur. Bifosfonatlar; ilacı alırken veya yakın zamanda almış gebe kadınlarda, fötusa zarar verebileceği düşünülerek premenopozal kadınlarda dikkatli kullanılmalıdır. American College of Rheumatology (ACR) önerileri: Üç aydan uzun süre 5mg/gün veya daha yüksek doz prednizon alanlar ve uzun süre steroid alanlar ve KMD de T skoru (vertebra veya kalça): -1,5 un altında olanlar kemik kaybı ve kırıkları önlemek için tedavi almalıdırlar. Üç aydan uzun süre 5mg/gün veya daha yüksek doz prednizon alan bütün hastalara Kalsiyum ( mg/gün), D vitamini ( 800 IU/gün) verilmelidir. Kırık riski yüksek olan postmenopozal kadın ve erkekler (yaşlı, frajilite fraktür hikayesi) oral bifosfonat tedavisi almalıdır. Bifosfonatlar (alendronat: 35mg/hafta koruyucu, 70 mg/hafta tedavi edici, risedronat: 35 mg/hafta koruyucu ve tedavi edici) verilebilir. Premenopozal kadınlarda kullanırken dikkatli olmalıdır. Eğer bifosfonadlar kontrendike veya tolere edilemiyorsa kalsitonin verilebilir. Ağrılı kırık varsa nazal kalsitonin 200 IU/günverilebilir.Kemik kaybını ve ağrıyı azaltır. Egzersiz programları başlatılmalıdır. Hasta kemik kaybının devam edip etmediğini görmek için yıllık takiplerle izlenir. Östrojen, steroid alan postmenopozal osteoporozu olan hastalarda, meme Ca, stroke,venöz tromboemboli belki koroner arter hastalığı riskini arttırdığı için birinci sırada düşünülmez. KS ler hiperkalsiüriye neden olur. Hiperkalsiüri varsa (kalsiyum atılımı 400 mg/gün nün üstündeyse), tiazid diüretikleri ve tuz kısıtlaması idrar Ca atılımını azaltır. Kaynaklar 1. Becker CB, Cohen A.,Rosen CJ.Mulder JE. Epidemiology and etiology of premenopausal osteoporosis.in: UpToDate, Basow, DS (Ed), UpToDate, Waltham, MA, Raisz LG,Rosen CJ.Mulder JA.Pathogenesis of osteoporosis.in: UpToDate, Basow, DS (Ed), UpToDate, Waltham, MA, Sheon RP, Rosen HN, Mulder JA Clinical manifestations and treatment of osteoporotic thoracolumbar vertebral compression fractures In: UpToDate, Basow, DS (Ed), UpToDate, Waltham, MA, 2010.

12 Sminoski K, Warshawski RS, Jen H, Lee, K. The accuracy of historical height loss for the detection of vertebral fractures in postmenopausal women. Osteoporos Int 2006; 17: Rosen HN, Drezner MK.,Rosen CJ,Schmader KE, Mulder JE. Overview of the management of osteoporosis in postmenopausal women. In: UpToDate, Basow, DS (Ed), UpToDate, Waltham, MA, Rosen HN.,Rosen CJ, Mulder JE. Prevention and treatment of glucocorticoid-induced osteoporosis. In: UpToDate, Basow, DS (Ed), UpToDate, Waltham, MA, 2010.

oporoz Tanı ve Tedavi Prensipleri

oporoz Tanı ve Tedavi Prensipleri Osteoporoz Tanı ve Tedavi oporoz Tanı ve Tedavi Prensipleri Prensipleri Dr. Ümit İNCEBOZ Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum AD Dr. Ümit İNCEBOZ Balıkesir Üniversitesi Tıp

Detaylı

İBH da osteoporoz. Dr. Ahmet TEZEL Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi İBH Okulu Mayıs 2013

İBH da osteoporoz. Dr. Ahmet TEZEL Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi İBH Okulu Mayıs 2013 İBH da osteoporoz Dr. Ahmet TEZEL Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi İBH Okulu Mayıs 2013 WHO a göre osteoporoz «Osteoporoz; azalmış kemik kitlesi, kemik dokusunun mikroçatısında bozulma, kemik frajilitesinde

Detaylı

KEMİK MİNERAL YOĞUNLUĞUNUN YORUMLANMASI

KEMİK MİNERAL YOĞUNLUĞUNUN YORUMLANMASI KEMİK MİNERAL YOĞUNLUĞUNUN YORUMLANMASI Doç. Dr. H. Gonca TAMER Medeniyet Üniversitesi Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Osteoporoz Kemik yoğunluğunun azalması

Detaylı

ERKEK OSTEOPOROZU Prof Dr Dilek Gogas Yavuz

ERKEK OSTEOPOROZU Prof Dr Dilek Gogas Yavuz ERKEK OSTEOPOROZU Prof Dr Dilek Gogas Yavuz Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ABD, Endokrinoloji ve Metabolizma BD Erkeklerde Osteoporoz Erkeklerde osteoporoz olur mu?? Osteoporoz sıklığı

Detaylı

KEMİK MİNERAL YOĞUNLUĞUNUN YORUMLANMASI: Doğrular Ve Yanlışlar

KEMİK MİNERAL YOĞUNLUĞUNUN YORUMLANMASI: Doğrular Ve Yanlışlar KEMİK MİNERAL YOĞUNLUĞUNUN YORUMLANMASI: Doğrular Ve Yanlışlar Prof Dr Dilek Gogas Yavuz Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji Ve Metabolizma Hastalıkları BD Kemik dansitesi neden ölçülür?

Detaylı

Osteoporoz Rehabilitasyonu

Osteoporoz Rehabilitasyonu Osteoporoz Rehabilitasyonu OSTEOPOROZ Kemik kitlesinde azalma, kemik mikroyapısında bozulma sonucu kemik kırılganlığının artması olarak tanımlanır. Kemik yaşayan, dengeli bir şekilde oluşan yıkım ve yapım

Detaylı

OSTEOPOROZ Risk Faktörleri ve Tedavi. Prof. Dr. Reyhan Çeliker Acıbadem Üniversitesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon ABD

OSTEOPOROZ Risk Faktörleri ve Tedavi. Prof. Dr. Reyhan Çeliker Acıbadem Üniversitesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon ABD OSTEOPOROZ Risk Faktörleri ve Tedavi Prof. Dr. Reyhan Çeliker Acıbadem Üniversitesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon ABD İçerik p Epidemiyoloji p Risk faktörleri p Medikal Tedavi p Rehabilitasyon Osteoporoz

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ

TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ DR. FZT. AYSEL YILDIZ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ, İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ FİZİKSEL TIP VE REHABİLİTASYON ANABİLİM DALI Talasemi; Kalıtsal bir hemoglobin hastalığıdır. Hemoglobin

Detaylı

Normalde kan potasyum seviyesi 3,6-5,0 mmol/l arasındadır.

Normalde kan potasyum seviyesi 3,6-5,0 mmol/l arasındadır. POTASYUM K+; Potasyum yaşam için gerekli önemli bir mineraldir. Hücre içinde bol miktarda bulunur. Hücre içindeki kimyasal ortamın ana elementidrir. Hergün besinlerle alınır ve idrarla atılır. Potasyum

Detaylı

KEMİK VE MİNERAL YOĞUNLUĞU ÖLÇÜMÜ (KMY) Dr. Filiz Yenicesu Düzen Laboratuvarı 6 Ekim 2013

KEMİK VE MİNERAL YOĞUNLUĞU ÖLÇÜMÜ (KMY) Dr. Filiz Yenicesu Düzen Laboratuvarı 6 Ekim 2013 KEMİK VE MİNERAL YOĞUNLUĞU ÖLÇÜMÜ (KMY) Dr. Filiz Yenicesu Düzen Laboratuvarı 6 Ekim 2013 SUNUM KAPSAMI Niçin KMY yaparız? Hangi yöntemi kullanırız? KMY sonuçlarını nasıl değerlendirmemiz gerekir? Kırık

Detaylı

Osteoporoz. Uzm. Fzt. Kağan Yücel Ufuk Üni. SHMYO Öğrt. Grv

Osteoporoz. Uzm. Fzt. Kağan Yücel Ufuk Üni. SHMYO Öğrt. Grv Osteoporoz Uzm. Fzt. Kağan Yücel Ufuk Üni. SHMYO Öğrt. Grv Tanım: -düşük kemik kitlesi -kemiğin kırılganlığında artma -kemik mikromimarisinde bozulma -sonucunda kırık riskinin artması Epidemiyoloji Dünyada

Detaylı

Osteoporoz ve Metabolik Kemik Hastalıkları. Prof. Dr. Özer Açbay Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı

Osteoporoz ve Metabolik Kemik Hastalıkları. Prof. Dr. Özer Açbay Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı Osteoporoz ve Metabolik Kemik Hastalıkları Prof. Dr. Özer Açbay Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı Osteoporoz Osteoporoz birim hacime düşen kemik kitlesinin onun normal mekanik destek fonksiyonunu

Detaylı

OSTEOPOROZ Düşük Kemik Yoğunluğu (Kemik Erimesi)

OSTEOPOROZ Düşük Kemik Yoğunluğu (Kemik Erimesi) TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ OSTEOPOROZ Düşük Kemik Yoğunluğu (Kemik Erimesi) HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ OSTEOPOROZ NEDİR? Bu hastalık, kemik miktarında-yoğunluğunda

Detaylı

Diyabet ve Kemik. Prof. Dr. Erdinç Ertürk Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı

Diyabet ve Kemik. Prof. Dr. Erdinç Ertürk Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı Diyabet ve Kemik Prof. Dr. Erdinç Ertürk Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı 25 Nisan 2015 51. Ulusal Diyabet Kongresi Antalya Diyabet ve Kemik Kırık

Detaylı

LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU

LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU Alanin Transaminaz ( ALT = SGPT) : Artmış alanin transaminaz karaciğer hastalıkları ( hepatosit hasarı), hepatit, safra yolu hastalıklarında ve ilaçlara bağlı olarak

Detaylı

OSTEOPOROZ. Prof. Dr. Semih AKI İstanbul Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı

OSTEOPOROZ. Prof. Dr. Semih AKI İstanbul Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı OSTEOPOROZ Prof. Dr. Semih AKI İstanbul Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı OSTEOPOROZ NEDİR? Osteoporoz; vücudumuzdaki tüm kemikleri (iskeletimizi) etkileyen sistemik bir hastalıktır.

Detaylı

MENOPOZ VE ANTİHİPERTANSİF TEDAVİ

MENOPOZ VE ANTİHİPERTANSİF TEDAVİ MENOPOZ VE ANTİHİPERTANSİF TEDAVİ Dr. Mürvet YILMAZ BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ KADINLARDA HT Yaşlanma ile birlikte kan basıncında artış görülür. Erişkin kadınların %25 Postmenopozal

Detaylı

Fiziksel Aktivite ve Sağlık. Prof. Dr. Bülent Ülkar Spor Hekimliği Anabilim Dalı

Fiziksel Aktivite ve Sağlık. Prof. Dr. Bülent Ülkar Spor Hekimliği Anabilim Dalı Fiziksel Aktivite ve Sağlık Prof. Dr. Bülent Ülkar Spor Hekimliği Anabilim Dalı 1 Fiziksel İnaktivite Nedir? Haftanın en az 5 günü 30 dakika ve üzerinde orta şiddetli veya haftanın en az 3 günü 20 dakika

Detaylı

KEMIK ERIMESI ERKEKLERI DE TEHDIT EDIYOR

KEMIK ERIMESI ERKEKLERI DE TEHDIT EDIYOR Portal Adres KEMIK ERIMESI ERKEKLERI DE TEHDIT EDIYOR : http://haberdekisesiniz.com İçeriği : Haber Tarih : 24.10.2016 : http://haberdekisesiniz.com/haber/59433/kemik-erimesi-erkekleri-de-tehdit-ediyor.html

Detaylı

K 2 vitamini takviyesi postmenopozal kadınlarda kalça kemik geometrisi ve kemik gücü endekslerini geliştiriyor

K 2 vitamini takviyesi postmenopozal kadınlarda kalça kemik geometrisi ve kemik gücü endekslerini geliştiriyor K 2 vitamini takviyesi postmenopozal kadınlarda kalça kemik geometrisi ve kemik gücü endekslerini geliştiriyor M. H. J. Knapen & L. J. Schurgers & C. Vermeer Özet K vitamini kemik metabolizmasını düzenleyen

Detaylı

Persistan veya Rekürren Hiperparatiroidism TANI. Doç. Dr. Özlem ÜSTAY TARÇIN Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları

Persistan veya Rekürren Hiperparatiroidism TANI. Doç. Dr. Özlem ÜSTAY TARÇIN Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Persistan veya Rekürren Hiperparatiroidism TANI Doç. Dr. Özlem ÜSTAY TARÇIN Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları HİPERPARATİROİDİZM 1. Primer HiperPTH a) Tek adenom (%83) b) Hiperplazi (%15) CERRAHİ

Detaylı

MENOPOZ. Menopoz nedir?

MENOPOZ. Menopoz nedir? MENOPOZ Hayatınızı kabusa çeviren, unutkanlık, uykusuzluk, depresyon, sinirlilik, halsizlik şikayetlerinin en büyük sebeplerinden biri menopozdur. İleri dönemde idrar kaçırma, kemik erimesi, hipertansiyona

Detaylı

OSTEOPOROZ: BAŞLAYALIM?

OSTEOPOROZ: BAŞLAYALIM? OSTEOPOROZ: KİMLERE NASIL TEDAVİ BAŞLAYALIM? Prof Dr Dilek Gogas Yavuz Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma BD 72 y kadın Sırt ağrısı ve el bilek eklem ağrıları nedeni ile dahiliye

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

Erkekte Osteoporoz Olur mu? Dr. Hasan Aydın Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları B.D.

Erkekte Osteoporoz Olur mu? Dr. Hasan Aydın Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları B.D. Erkekte Osteoporoz Olur mu? Dr. Hasan Aydın Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları B.D. Osteoporoz sıklığı > 50 yaş üzerindeki 3 kadından ve 5 erkekten biri osteoporoza

Detaylı

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065 Gençlerde Bel Ağrısına Dikkat! Bel ağrısı tüm dünyada oldukça yaygın bir problem olup zaman içinde daha sık görülmektedir. Erişkin toplumun en az %10'unda çeşitli nedenlerle gelişen kronik bel ağrıları

Detaylı

OKUL ÇAĞINDA BESLENME

OKUL ÇAĞINDA BESLENME OKUL ÇAĞINDA BESLENME Doç. Dr. Yeşim ÖZTÜRK Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Gastroenteroloji, Beslenme ve Metabolizma Ünitesi Nisan 2008-İZMİR ADÖLESAN DÖNEM 1. Biyolojik değişim BÜYÜME

Detaylı

Magnezyum (Mg ++ ) Hipermagnezemi MAGNEZYUM, KLOR VE FOSFOR METABOLİZMA BOZUKLUKLARI

Magnezyum (Mg ++ ) Hipermagnezemi MAGNEZYUM, KLOR VE FOSFOR METABOLİZMA BOZUKLUKLARI Magnezyum (Mg ++ ) MAGNEZYUM, KLOR VE METABOLİZMA BOZUKLUKLARI Dr Ali Erhan NOKAY AÜTF Acil Tıp AD 2009 Büyük kısmı intraselüler yerleşimlidir Normal serum düzeyi: 1.5-2,5 meq/l Hücre içinde meydana gelen

Detaylı

MENOPOZ. Dr. Serdar Balcı, Dr. Eser Çolak. Başkent Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum

MENOPOZ. Dr. Serdar Balcı, Dr. Eser Çolak. Başkent Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum MENOPOZ Dr. Serdar Balcı, Dr. Eser Çolak Başkent Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum 1 MENOPOZ NEDİR?? Son adet(mesntruasyon) periyodudur Oniki aylık bir süre ile menstruasyonun durmasıdır Östrojenin

Detaylı

OSTEOPOROZ. Uzm Dr Duygu KURTULUŞ HNH FTR Kliniği K

OSTEOPOROZ. Uzm Dr Duygu KURTULUŞ HNH FTR Kliniği K OSTEOPOROZ Uzm Dr Duygu KURTULUŞ HNH FTR Kliniği 28.11.2011K Osteoporoz nedir? Osteoporoz; kemik miktarında azalma ve kalitesindeki bozulma nedeniyle ve kemiklerin zayıflaması ve kırılmaya çok yatkın bir

Detaylı

HİPERKALSEMİ. Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi

HİPERKALSEMİ. Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi HİPERKALSEMİ Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi Tanım: Hiperkalsemi serum kalsiyum düzeyinin normalden (9-11 mg/dl) yüksek olduğunda meydana gelen

Detaylı

LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU

LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU Alanin Transaminaz ( ALT = SGPT) : Artmış alanin transaminaz karaciğer hastalıkları ( hepatosit hasarı), hepatit, safra yolu hastalıklarında ve ilaçlara bağlı olarak

Detaylı

OBEZİTE CERRAHİSİNDEN SONRA KALSİYUM, B1 ve B2 VİTAMİNİ ALIMININ ÖNEMİ

OBEZİTE CERRAHİSİNDEN SONRA KALSİYUM, B1 ve B2 VİTAMİNİ ALIMININ ÖNEMİ OBEZİTE CERRAHİSİNDEN SONRA KALSİYUM, B1 ve B2 VİTAMİNİ ALIMININ ÖNEMİ Kalsiyum Kalsiyum, insan vücudunda en bol miktarda bulunan mineral olup, yalnızca kemikleri ve dişleri güçlendirmekle kalmaz, kasların

Detaylı

ENDOKRİN BEZ EKZOKRİN BEZ. Tiroid bezi. Deri. Hormon salgısı. Endokrin hücreler Kanal. Kan akımı. Ter bezi. Ekzokrin hücreler

ENDOKRİN BEZ EKZOKRİN BEZ. Tiroid bezi. Deri. Hormon salgısı. Endokrin hücreler Kanal. Kan akımı. Ter bezi. Ekzokrin hücreler ENDOKRİN SİSTEM Endokrin sistem, sinir sistemiyle işbirliği içinde çalışarak vücut fonksiyonlarını kontrol eder ve vücudumuzun farklı bölümleri arasında iletişim sağlar. 1 ENDOKRİN BEZ Tiroid bezi EKZOKRİN

Detaylı

İMMOBİLİZASYON VE OSTEOPOROZ. Doç. Dr. Sevgisun Kapucu HÜ Hemşirelik Fakültesi

İMMOBİLİZASYON VE OSTEOPOROZ. Doç. Dr. Sevgisun Kapucu HÜ Hemşirelik Fakültesi İMMOBİLİZASYON VE OSTEOPOROZ Doç. Dr. Sevgisun Kapucu HÜ Hemşirelik Fakültesi Osteoporoz Osteoporoz önemli bir toplum sağlığı problemi olup, düşük kemik kitlesi ile karakterize sistemik bir hastalıktır.

Detaylı

2013 NİSAN TUS DAHİLİYE SORULARI

2013 NİSAN TUS DAHİLİYE SORULARI 2013 NİSAN TUS DAHİLİYE SORULARI Doğru cevap: B Referans: e-tus İpucu Serisi Dahiliye Ders Notları Cilt 2 Sayfa: 10 Doğru cevap: A Referans: e-tus İpucu Serisi Dahiliye Cilt 1 Ders Notları Sayfa: 233

Detaylı

Gastrointestinal Sistem Hastalıkları. Dr. Nazan ÇALBAYRAM

Gastrointestinal Sistem Hastalıkları. Dr. Nazan ÇALBAYRAM Gastrointestinal Sistem Hastalıkları Dr. Nazan ÇALBAYRAM ÇÖLYAK HASTALIĞI Çölyak hastalığı bir malabsorbsiyon sendromudur. Hastalık; gluten içeren unlu gıdalara karşı genetik bazda immünojik bir intolerans

Detaylı

86. Doğum eylemi süresince fetal başın yaptığı eksternal rotasyon hareketi hangi aşamada gerçekleşir?

86. Doğum eylemi süresince fetal başın yaptığı eksternal rotasyon hareketi hangi aşamada gerçekleşir? 86. Doğum eylemi süresince fetal başın yaptığı eksternal rotasyon hareketi hangi aşamada gerçekleşir? A) Angajman B) Pelvik girimden geçiş C) Orta pelvise giriş D) Pelvik çıkım düzlemine giriş E) Omuz

Detaylı

YÜKSEK KOLESTEROL. Hiperkolesterolemi; Yüksek kolesterol sebepleri nelerdir?

YÜKSEK KOLESTEROL. Hiperkolesterolemi; Yüksek kolesterol sebepleri nelerdir? YÜKSEK KOLESTEROL Hiperkolesterolemi; Kolesterol ve kolesterole bağlı kalp damar hastalıklar en büyük ölüm sebebidir. Hiperkolesterolemi kan yağlarından biri olan kolesterolün yüksek olmasıdır. Kan yağları

Detaylı

ANEMİYE YAKLAŞIM. Dr Sim Kutlay

ANEMİYE YAKLAŞIM. Dr Sim Kutlay ANEMİYE YAKLAŞIM Dr Sim Kutlay KBH da Demir Eksikliği Nedenleri Gıda ile yetersiz demir alımı Üremiye bağlı anoreksi,düşük proteinli (özellikle hayvansal) diyetler Artmış demir kullanımı Eritropoez stimule

Detaylı

Yaşlanma ile birlikte deri ve saçlarda görülen değişiklikler gibi vücut duruşunda ve yürüyüşünde de değişiklikler meydana

Yaşlanma ile birlikte deri ve saçlarda görülen değişiklikler gibi vücut duruşunda ve yürüyüşünde de değişiklikler meydana Yazar Ad 111 Prof. Dr. Selçuk BÖLÜKBAŞI Yaşlanma ile birlikte deri ve saçlarda görülen değişiklikler gibi vücut duruşunda ve yürüyüşünde de değişiklikler meydana gelir. Kas-iskelet sistemi vücudun destek

Detaylı

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar Diyet denilince aklımıza aç kalmak gelir. Bu nedenle biz buna ''sağlıklı beslenme programı'' diyoruz. Aç kalmadan ve bütün besin öğelerinden dengeli biçimde alarak zayıflamayı ve bu kiloda kalmayı amaçlıyoruz.

Detaylı

Babalar Gününe Özel Panellerimiz Varlıkları ve Sağlıkları Bizim İçin Önemlidir

Babalar Gününe Özel Panellerimiz Varlıkları ve Sağlıkları Bizim İçin Önemlidir Babalar Gününe Özel Panellerimiz Varlıkları ve Sağlıkları Bizim İçin Önemlidir Anneler ve Babalar Günlerinde Sevdikleriniz İçin Özel Programlarımız Babalarımıza Özel... 40 Yaş Üstü Erkek Sağlık Taraması

Detaylı

Yaşlılarda düzenli fiziksel aktivite

Yaşlılarda düzenli fiziksel aktivite Düzenli fiziksel aktivite ile kazanılmak istenen yaşam kalitesi artışı özellikle yaşlı nüfusta önemli görülmektedir. Bu kısımda yaşlılar için egzersiz programı oluşturulurken nelere dikkat edilmesi gerektiği

Detaylı

LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU

LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU Alanin Transaminaz ( ALT = SGPT) : Artmış alanin transaminaz karaciğer hastalıkları ( hepatosit hasarı), hepatit, safra yolu hastalıklarında ve ilaçlara bağlı olarak

Detaylı

MEME KANSERİNDE YÜKSEK RİSK TANIMI

MEME KANSERİNDE YÜKSEK RİSK TANIMI MEME KANSERİNDE YÜKSEK RİSK TANIMI DOÇ DR GÜL DAĞLAR ANEAH GENEL CERRAHİ MEME ENDOKRİN CERRAHİSİ KLİNİĞİ Prof Dr Lale Atahan Risk nedir? Absolut risk Belli bir sürede belli bir hastalığın bir olguda gelişme

Detaylı

Prof. Dr. Yeşim GÖKÇE - KUTSAL

Prof. Dr. Yeşim GÖKÇE - KUTSAL Yazar Ad 117 Prof. Dr. Yeşim GÖKÇE - KUTSAL Kemikler, kasları yapısal olarak destekleyen, hayati organları koruyan ve normalde hücrelerin çalışması için temel gereksinimlerden biri olan kalsiyumu depolayan

Detaylı

Ca; Ca+2; Serum calcium; Ca++; Calcium blood test:

Ca; Ca+2; Serum calcium; Ca++; Calcium blood test: KALSİYUM Ca; Ca+2; Serum calcium; Ca++; Calcium blood test: Kalsiyum vücudumuzun önemli yapı taşlarından birisidir. Tüm hücreler kalsiyuma ihtiyaç duyar. Kemik ve dişlerimiz kalsiyumdan oluşur. Kalbimizin

Detaylı

GEBELİK ve BÖBREK HASTALIKLARI

GEBELİK ve BÖBREK HASTALIKLARI GEBELİK ve BÖBREK HASTALIKLARI Gebelikte ortaya çıkan fizyolojik değişiklikler Sodyum ve su retansiyonu Sistemik kan basıncında azalma Böbrek boyutunda artma ve toplayıcı sistemde dilatasyon Böbrek kan

Detaylı

OSTEOPOROZDA GÜNCELLEME. Prof. Dr. Alp Çetin Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı 15 Mart 2014

OSTEOPOROZDA GÜNCELLEME. Prof. Dr. Alp Çetin Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı 15 Mart 2014 OSTEOPOROZDA GÜNCELLEME Prof. Dr. Alp Çetin Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı 15 Mart 2014 İçerik Osteoporoz tanımı Nasıl değerlendiriyoruz DXA Kimleri

Detaylı

Maternal serum 25 OH vitamin D düzeylerinin preterm eylem ve preterm doğumda rolü var mıdır?

Maternal serum 25 OH vitamin D düzeylerinin preterm eylem ve preterm doğumda rolü var mıdır? Maternal serum 25 OH vitamin D düzeylerinin preterm eylem ve preterm doğumda rolü var mıdır? Medipol Mega Üniversite Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ABD Lebriz Hale Aktün, Yeliz Aykanat, Fulya Gökdağlı

Detaylı

Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri

Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri Hastalıkların tedavisinde kat edilen yol, bulaşıcı hastalıklarla başarılı mücadele, yaşam koşullarında düzelme gibi

Detaylı

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 KRONİK HASTALIK ANEMİSİ IX. BÖLÜM TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU GİRİŞ VE TANIM Kronik

Detaylı

Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım

Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri Sık Görülen Kardiyolojik Sorunlarda Güncelleme Sempozyum Dizisi No: 40 Haziran 2004; s. 69-74 Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım Prof. Dr. Hakan

Detaylı

Hipofiz beyin tabanında burnun arkasında optik sinirlerin altında yer alan küçük bir bezdir.

Hipofiz beyin tabanında burnun arkasında optik sinirlerin altında yer alan küçük bir bezdir. PROLAKATİNOMA NEDİR? Hipofiz beyin tabanında burnun arkasında optik sinirlerin altında yer alan küçük bir bezdir. Hipofiz tiroid, overler, testisler ve adrenal bezleri kontrol eden hormonları üretir. Hipofiz

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı

Tiroid Hormonları ve Yorumlanması.

Tiroid Hormonları ve Yorumlanması. Tiroid Hormonları ve Yorumlanması www.hepsaglik.net Tiroid Hastalıklarında İlk İstenecek Testler Tiroid tarama testi olarak TSH kullanılabilir. Son derece hassas bir testtir. Primer hipotiroidi ve hipertiroidiyi

Detaylı

SEVELAMER HEMODİYALİZ HASTALARINDA SERUM ELEKTROLİT DÜZEYİ, METABOLİK VE KARDİOVASKÜLER RİSKLERİ VE SAĞKALIMI ETKİLER

SEVELAMER HEMODİYALİZ HASTALARINDA SERUM ELEKTROLİT DÜZEYİ, METABOLİK VE KARDİOVASKÜLER RİSKLERİ VE SAĞKALIMI ETKİLER SEVELAMER HEMODİYALİZ HASTALARINDA SERUM ELEKTROLİT DÜZEYİ, METABOLİK VE KARDİOVASKÜLER RİSKLERİ VE SAĞKALIMI ETKİLER Siren SEZER, Şebnem KARAKAN, Nurhan ÖZDEMİR ACAR. Başkent Üniversitesi Nefroloji Bilim

Detaylı

GEBELİKTE TİROİD FONKSİYONLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

GEBELİKTE TİROİD FONKSİYONLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ GEBELİKTE TİROİD FONKSİYONLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ Doç. Dr. Habib BİLEN Atatürk Üniversitesi Tıp fakültesi İç Hastalıkları ABD Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı SUNU PLANI Örnek olgu

Detaylı

DEKSAMETAZON SÜPRESYON TESTİ

DEKSAMETAZON SÜPRESYON TESTİ DEKSAMETAZON SÜPRESYON TESTİ Kortizol süpresyon testi; ACTH süpresyon testi; Deksametazon süpresyon testi Hipotalamus ve hipofiz bezinin kortizole cevabını ölçen laboratuar testidir. Kortizol Hipotalamus

Detaylı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı 1 Ameliyat Yapılmadan İlgilendiği Konular: Sıvı ve Elektrolit tedavisi Şok Yanık tedavisi 2 Travma Hastaları Kesici karın travmaları: Karın bölgesini içine alan kurşunlanma,

Detaylı

Vücut yağ dokusunun aşırı artışı olarak tanımlanır. Ülkemizde okul çağındaki çocuk ve adolesanlarında obezite oranı % 6-15 dolaylarındadır.

Vücut yağ dokusunun aşırı artışı olarak tanımlanır. Ülkemizde okul çağındaki çocuk ve adolesanlarında obezite oranı % 6-15 dolaylarındadır. Vücut yağ dokusunun aşırı artışı olarak tanımlanır. Ülkemizde okul çağındaki çocuk ve adolesanlarında obezite oranı % 6-15 dolaylarındadır. Olguların çok büyük bir bölümünde ise obezitenin altında yatan

Detaylı

Vitamin D Prof. Dr. Gülçin Saltan İşcan AÜEF Farmakognozi ABD

Vitamin D Prof. Dr. Gülçin Saltan İşcan AÜEF Farmakognozi ABD Vitamin D3 400 Genel Bilgi Bir sterol türevi olan D vitamini diyetle alınabilir veya endojen olarak sentezlenebilir. Diyetle, bitkilerde bulunan D2 vitamini (ergokalsiferol) ve hayvan dokularında bulunan

Detaylı

LOKOMOTOR SİSTEM SEMİYOLOJİSİ

LOKOMOTOR SİSTEM SEMİYOLOJİSİ LOKOMOTOR SİSTEM SEMİYOLOJİSİ Prof.Dr.Ayşe Kılıç [email protected] AMAÇ Lokomotor sistemin temel yapılarını ve çocuklarda görülen yakınmalarını, öykü, fizik muayene ve basit tanı yöntemlerini öğrenmek

Detaylı

Ankilozan Spondilit Rehabilitasyonu. Prof. Dr.Hidayet Sarı

Ankilozan Spondilit Rehabilitasyonu. Prof. Dr.Hidayet Sarı Ankilozan Spondilit Rehabilitasyonu Prof. Dr.Hidayet Sarı Tanım Özellikle omurgayı tutan ve ankiloza götüren kronik iltihabi sistemik romatizmal hastalıktır. Sakroiliak eklem iltihabı oluşturmak ana bulgusudur.

Detaylı

Diyabetes Mellitus. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı

Diyabetes Mellitus. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Diyabetes Mellitus Akut Komplikasyonları Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Diyabetes mellitus akut komplikasyonlar Hipoglisemi Hiperglisemi ilişkili ketonemi

Detaylı

SPONDİLODİSKİTLER. Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR

SPONDİLODİSKİTLER. Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR SPONDİLODİSKİTLER Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR Vertebra Bir dizi omurdan oluşur Vücudun eksenini oluşturur Spinal kordu korur Kaslar, bağlar ve iç organların yapışacağı sabit bir yapı sağlar. SPONDİLODİSKİT

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına

Detaylı

KADIN VE EGZERSİZ PROF. DR. ERDAL ZORBA

KADIN VE EGZERSİZ PROF. DR. ERDAL ZORBA KADIN VE EGZERSİZ PROF. DR. ERDAL ZORBA MORFOLOJİK ÖZELLİKLERİ Ergenliğe kadar boy, ağırlık ve kuvvet bir cinsiyet farkı göstermezken, ergenlikten sonra cinsiyetler arasındaki bazı değişiklikler belirginleşir.

Detaylı

VİTAMİN D KİME? NE KADAR?

VİTAMİN D KİME? NE KADAR? VİTAMİN D KİME? NE KADAR? Dr Dilek Gogas Yavuz Marmara Üniversitesi Tıp fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma BD D Vitamini Olarak Adlandırılmış Olan molekül Steroid Hormondur Vitamin D reseptörleri hemen

Detaylı

ASTIM «GINA» Dr. Bengü MUTLU SARIÇİÇEK

ASTIM «GINA» Dr. Bengü MUTLU SARIÇİÇEK ASTIM «GINA» Dr. Bengü MUTLU SARIÇİÇEK ASTIM Dünya genelinde 300 milyon kişiyi etkilediği düşünülmekte Gelişmiş ülkelerde artan prevalansa sahip Hasta veya toplum açısından yüksek maliyetli bir hastalık

Detaylı

Bakır (Cu) Bakır anemi de kritik bir rol oynar.

Bakır (Cu) Bakır anemi de kritik bir rol oynar. Bakır (Cu) Bakır anemi de kritik bir rol oynar. Vücutta küçük miktarda bakır varlığı olmaz ise demirin intestinal yolaktan emilimi ve kc de depolanması mümkün değildir. Bakır hemoglobin yapımı için de

Detaylı

En son yapılan tanımlamaya göre OP düşük kemik kütlesi ve kemik dokusunun mikromimarisinin bozulması sonucu kemik kırılganlığının ve kırık olma

En son yapılan tanımlamaya göre OP düşük kemik kütlesi ve kemik dokusunun mikromimarisinin bozulması sonucu kemik kırılganlığının ve kırık olma OSTEOPOROZ RTM 1 OSTEOPOROZ TANIMI: En sık görülen kemik hastalığıdır. OP un ilk kesin tarifi 1829 da gözeli kemik anlamına gelen porous bone başlığı ile J.G.Lobstein tarafından yapılmıştır. Kelime anlamı

Detaylı

KALSİYOTROPİK İLAÇLAR

KALSİYOTROPİK İLAÇLAR KALSİYOTROPİK İLAÇLAR Kalsiyumun vücut için önemi: Hücrede; membran, mitokondri, Endoplazmik retikulumda bağlı halde ve; stoplazmada serbest halde bulunur. Hücrenin canlılığı ve fonksiyonları için önemlidir.

Detaylı

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik

Detaylı

HIV Metabolik kemik hastalıkları

HIV Metabolik kemik hastalıkları HIV Metabolik kemik hastalıkları Prof. Dr. Volkan Korten Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hast. ve Klin. Mikrobiyoloji AD Guaraldi G. Metabolik kemik hastalığı Kemik mineral dansitesi azalması

Detaylı

Yüksekte Çalışması İçin Onay Verilecek Çalışanın İç Hastalıkları Açısından Değerlendirilmesi. Dr.Emel Bayrak İç Hastalıkları Uzmanı

Yüksekte Çalışması İçin Onay Verilecek Çalışanın İç Hastalıkları Açısından Değerlendirilmesi. Dr.Emel Bayrak İç Hastalıkları Uzmanı Yüksekte Çalışması İçin Onay Verilecek Çalışanın İç Hastalıkları Açısından Değerlendirilmesi Dr.Emel Bayrak İç Hastalıkları Uzmanı Çalışan açısından, yüksekte güvenle çalışabilirliği belirleyen etkenler:

Detaylı

PRİMER HİPERPARATİROİDİ DE AYIRICI TANI

PRİMER HİPERPARATİROİDİ DE AYIRICI TANI PRİMER HİPERPARATİROİDİ DE AYIRICI TANI Dr. Cevher Akarsu 13.02.2015 Primer Hiperpara*roidi (PHPT) Görülme sıklığı:%0,1-0,3 65 yaş üzerindeki postmenapozal kadınlarda daha yaygın PHPT ayaktan hastalarda

Detaylı

SUBKLİNİK HİPERTİROİDİDE YÖNETİM 7. ULUSAL ENDOKRİN CERRAHİ KONGRESİ NİSAN 2015 ANTALYA

SUBKLİNİK HİPERTİROİDİDE YÖNETİM 7. ULUSAL ENDOKRİN CERRAHİ KONGRESİ NİSAN 2015 ANTALYA SUBKLİNİK HİPERTİROİDİDE YÖNETİM 7. ULUSAL ENDOKRİN CERRAHİ KONGRESİ 23-26 NİSAN 2015 ANTALYA DR GÜL DAĞLAR ANEAH GENEL CERRAHİ MEME-ENDOKRİN CERRAHİSİ KLİNİĞİ Sunum planı Subklinik hipertiroidizmin tanımı

Detaylı

TANIM. Ankilozan Spondilit (spondilartrit) Spondilit = vertebraların (omurların) inflamasyonu

TANIM. Ankilozan Spondilit (spondilartrit) Spondilit = vertebraların (omurların) inflamasyonu ANKİLOZAN SPONDİLİT TANIM Ankilozan Spondilit (spondilartrit) Spondilit = vertebraların (omurların) inflamasyonu Nedeni belli olmayan, kronik gidişli, ilerleyici karakterde inflamatuvar bir hastalıktır.

Detaylı

Progestinler ve Metabolik Risk

Progestinler ve Metabolik Risk Progestinler ve Metabolik Risk Dr. Erkut ATTAR İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ABD Reprodüktif Endokrinoloji ve İnferitlite Bilim Dalı Cumhuriyet Bayramı Kutlu

Detaylı

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ MENOPOZ DÖNEMİ BU EĞİTİMDE NELER PAYLAŞACAĞIZ? Menopoz nedir?

Detaylı

HİPOGONADOTROPİK HİPOGONADİZMDE ÜREME TEDAVİSİ VE SONRASINDAKİ SÜREÇ. Önemli Not : Bu yazı bilgilendirme ve yol gösterme amaçlıdır.

HİPOGONADOTROPİK HİPOGONADİZMDE ÜREME TEDAVİSİ VE SONRASINDAKİ SÜREÇ. Önemli Not : Bu yazı bilgilendirme ve yol gösterme amaçlıdır. HİPOGONADOTROPİK HİPOGONADİZMDE ÜREME TEDAVİSİ VE SONRASINDAKİ SÜREÇ Önei Not : Bu yazı bilgilendirme ve yol gösterme amaçlıdır. Saygılarıa... Uğur AYDOĞAN - Gazi Üniversitesi [email protected] [email protected]

Detaylı

GENEL SORU ÇÖZÜMÜ ENDOKRİN SİSTEM

GENEL SORU ÇÖZÜMÜ ENDOKRİN SİSTEM GENEL SORU ÇÖZÜMÜ ENDOKRİN SİSTEM 1) Aşağıdaki hormonlardan hangisi uterusun büyümesinde doğrudan etkilidir? A) LH B) Androjen C) Östrojen Progesteron D) FUH Büyüme hormonu E) Prolaktin - Testosteron 2)

Detaylı

DEKSAMETAZON SÜPRESYON TESTİ

DEKSAMETAZON SÜPRESYON TESTİ DEKSAMETAZON SÜPRESYON TESTİ Kortizol süpresyon testi; ACTH süpresyon testi; Deksametazon süpresyon testi Hipotalamus ve hipofiz bezinin kortizole cevabını ölçen laboratuar testidir. Kortizol Hipotalamus

Detaylı

KALP KRİZİ UZ.DR.MUHAMMET HULUSİ SATILMIŞOĞLU

KALP KRİZİ UZ.DR.MUHAMMET HULUSİ SATILMIŞOĞLU KALP KRİZİ UZ.DR.MUHAMMET HULUSİ SATILMIŞOĞLU Türkiye ulusal düzeyde ölüm nedenleri arasında ilk sırayı 205.457 ölümle kardiyovaskülerhastalıklar (tüm ölüm nedenlerinin %47,73 ü) almaktadır. Kardiyovasküler

Detaylı

Normalde kan potasyum seviyesi 3,6-5,0 mmol/l arasındadır.

Normalde kan potasyum seviyesi 3,6-5,0 mmol/l arasındadır. POTASYUM K+; Potasyum yaşam için gerekli önemli bir mineraldir. Hücre içinde bol miktarda bulunur. Hücre içindeki kimyasal ortamın ana elementidrir. Hergün besinlerle alınır ve idrarla atılır. Potasyum

Detaylı

Dr. Erdal DUMAN. Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı. Şair Eşref Bulvarı No:65 Alsancak İzmir. Tel: 0232-4642932. www.erdalduman.

Dr. Erdal DUMAN. Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı. Şair Eşref Bulvarı No:65 Alsancak İzmir. Tel: 0232-4642932. www.erdalduman. Dr. Erdal DUMAN Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Şair Eşref Bulvarı No:65 Alsancak İzmir Tel: 0232-4642932 www.erdalduman.com Söylenceler Erkeklerde osteoporoz olmaz Diyet yapınca vücuttaki

Detaylı

LAPAROSKOPİK SLEEVE GASTREKTOMİ SONRASI METBOLİK VE HORMONAL DEĞİŞİKLİKLER

LAPAROSKOPİK SLEEVE GASTREKTOMİ SONRASI METBOLİK VE HORMONAL DEĞİŞİKLİKLER LAPAROSKOPİK SLEEVE GASTREKTOMİ SONRASI METBOLİK VE HORMONAL DEĞİŞİKLİKLER Varlık Erol, Cengiz Aydın, Levent Uğurlu, Emre Turgut, Hülya Yalçın*, Fatma Demet İnce* T.C.S.B. Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi,

Detaylı

BÜYÜMENİN DEĞERLENDİRİLMESİ. Prof Dr Zehra AYCAN.

BÜYÜMENİN DEĞERLENDİRİLMESİ. Prof Dr Zehra AYCAN. BÜYÜMENİN DEĞERLENDİRİLMESİ Prof Dr Zehra AYCAN [email protected] Büyüme Çocukluk çağı, döllenme anında başlar ve ergenliğin tamamlanmasına kadar devam eder Bu süreçte çocuk hem büyür hem de gelişir

Detaylı

Anneler Gününe Özel Panellerimiz Varlıkları ve Sağlıkları Bizim İçin Önemlidir

Anneler Gününe Özel Panellerimiz Varlıkları ve Sağlıkları Bizim İçin Önemlidir Anneler Gününe Özel Panellerimiz Varlıkları ve Sağlıkları Bizim İçin Önemlidir Anneler ve Babalar Günlerinde Sevdikleriniz İçin Özel Programlarımız Annelerimize Özel... Osteoporoz Kontrol Paneli (220 TL)

Detaylı

OSTEOARTRİT. Uzm. Fzt. Nazmi ŞEKERCİ

OSTEOARTRİT. Uzm. Fzt. Nazmi ŞEKERCİ OSTEOARTRİT Uzm. Fzt. Nazmi ŞEKERCİ Eklem kıkırdağından başlayıp, eklemlerde mekanik aşınmaya ve dejenerasyona yol açan kronik bir eklem hastalığıdır. LİTERATÜRDEKİ İSİMLERİ ARTROZ DEJENERATİF ARTRİT Yavaş

Detaylı

BİRİNCİL KEMİK KANSERİ

BİRİNCİL KEMİK KANSERİ BİRİNCİL KEMİK KANSERİ KONDROSARKOM (KS) PROF. DR. LEVENT ERALP Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı İÇİNDEKİLER Kondrosarkom Nedir? KS dan kimler etkilenir? Bulgular nelerdir? KS tipleri nelerdir? Risk faktörleri

Detaylı

Spondilolistezis. Prof. Dr. Önder Aydıngöz

Spondilolistezis. Prof. Dr. Önder Aydıngöz Spondilolistezis Prof. Dr. Önder Aydıngöz Spondilolistezis Bir vertebra cisminin alttaki üzerinde öne doğru yer değiştirmesidir. Spondilolizis Pars interartikülaristeki lizise verilen isimdir. Spondilolistezis

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Romatoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 28 Haziran 2016 Salı

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Romatoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 28 Haziran 2016 Salı Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Romatoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 28 Haziran 2016 Salı Yandal Ar. Gör. Uzm. Dr. Kübra Öztürk Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Ünal ULUCA

Yrd. Doç. Dr. Ünal ULUCA Yrd. Doç. Dr. Ünal ULUCA KEMİKLERDE BÜYÜME Kemik büyümesi, fertilizasyonun altıncı haftasında başlar, puberte boyunca devam eder, iskeletin bazı bölümlerinde ise 25 yaşa dek devam eder. Kemik dokusunun

Detaylı

TİROİDİTLERDE AYIRICI TANI. Doç.Dr.Esra Hatipoğlu Biruni Üniversite Hastanesi Endokrinoloji ve Diabet Bilim Dalı

TİROİDİTLERDE AYIRICI TANI. Doç.Dr.Esra Hatipoğlu Biruni Üniversite Hastanesi Endokrinoloji ve Diabet Bilim Dalı TİROİDİTLERDE AYIRICI TANI Doç.Dr.Esra Hatipoğlu Biruni Üniversite Hastanesi Endokrinoloji ve Diabet Bilim Dalı Tiroidit terimi tiroidde inflamasyon ile karakterize olan farklı hastalıkları kapsamaktadır

Detaylı

Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği En İyi Genç Araştırıcı Ödülü-2011

Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği En İyi Genç Araştırıcı Ödülü-2011 Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği En İyi Genç Araştırıcı Ödülü-2011 Dr. Serhat IŞIK 13.10.2011 TİROİD PARATİROİD TİROİD PARATİROİD TİROİD PARATİROİD TİROİD PARATİROİD TİROİD PARATİROİD TİROİD

Detaylı