Kadınlarda androgenetik alopesi
|
|
|
- Yeter Alabora
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 Sürekli Eğitim Continuing Medical Education DOI: /turkderm.48.s7 31 Female pattern hair loss Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı, İzmir, Türkiye Özet Kadında androgenetik alopesi kadın hastalarda izlenen saç kaybının en sık nedenidir. Genetik olarak predispoze kadınlarda saçın tepe bölgesinde ve frontal bölgede, frontal saç çizgisinin korunduğu ve karakteristik patern dağılımının izlendiği saç yoğunluğunda diffüz bir azalma ile karakterizedir. Androjenlerle ilişkisinin kesin olmaması nedeniyle kadın tipi saç dökülmesi (KTSD) tanımı daha fazla tercih edilmektedir. Bu derleme KTSD nin klinik bulguları, tanısı ve tedavi alternatiflerini gözden geçirmektedir. (Türk derm ) Anahtar Kelimeler: Androgenetik alopesi, kadın, klinik bulgular, tanı, tedavi, androjen Summary Female androgenetic alopecia is the commonest cause of hair loss in women. It is characterized by a diffuse reduction in hair density over the crown and frontal scalp with retention of the frontal hairline and a characteristic pattern distribution in genetically predisposed women. Because of the uncertain relationship with the androgens Female Pattern Hair Loss (FPHL) is the most preferred definition of the condition. This review has been focused on the clinical features, diagnosis and treatment alternatives of FPHL. (Turkderm 2014; 48: Suppl 1: 31-5) Key Words: Androgenetik alopecia, female, clinical features, diagnosis, treatment, androgen Giriş, karakteristik patern tipi dağılım gösteren, genetik olarak predispoze kadınlarda oluşan, kıl follikülünün skarsız, progressif minyatürizasyonu olarak tanımlanmaktadır 1. Sık izlenen bir durumdur. Estetik kaygılarla ciddi emosyonel stres yaratması nedeniyle önem taşımaktadır. Otuz yaş civarındaki kadınlarda %12, yaş arasında ise %30-%40 oranında görülür. Genellikle puberteden sonra değişken klinik şiddette ve ilerleme hızında izlenirse de herhangi bir yaşta başlayabilir. Başlangıç yaşı küçüldükçe klinik şiddetin daha fazla olma eğilimi artar 1. Etyopatogenez Erkeklerde olduğu gibi kadınlarda da androgenetik alopesi sıklığı ve şiddeti yaşla artar. Patogenezde androjenlerin rolü erkeklerdeki kadar net değildir. Bu nedenle kadın tipi saç dökülmesi (KTSD) kavramının hastalığı tanımlamada daha doğru olduğu düşünülmektedir 2. Hiperandrojenemisi olan kadınlarda izlenir. Ancak hiperandrojenemi şart değildir. Hiperandrojenemisi olan kadınlar, erkek paterni saç dökülmesi gösterebilirler. Bu hastalarda hirşutizm, menstrüel düzensizlik gibi hiperandrojenizmin diğer bulguları da izlenir. Hiperandrojenizm androjen ilişkili durumların belirginleşmesini içerir ama her zaman serum androjen düzeylerinin yükselmesi ile birlikte görülmeyebilir. Bununla birlikte KTSD olan kadın hastaların çoğunda klinik ve biyokimyasal olarak androjen fazlalığının bulguları yoktur 2. Kıl folliküllerinin normal androjen düzeylerine artmış duyarlılığı bu durumu açıklayabilmektedir. Daha ilginç olanı androjen insensitivitesi veya alfa redüktaz eksikliği olan kişilerde patern tipi saç dökülmesi izlenmesidir. Bu kadın tipi androgenetik alopesinin androjenlerin yokluğunda bile ortaya çıkabildiğini kanıtlamaktadır 1. Seks- Yazışma Adresi/Address for Correspondence: Dr., Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı, İzmir, Türkiye Tel.: E-posta: [email protected] Türkderm-Deri Hastalıkları ve Frengi Arşivi Dergisi, Galenos Yayınevi tarafından basılmıştır. Turkderm-Archives of the Turkish Dermatology and Venerology, published by Galenos Publishing.
2 32 Türkderm hormon bağlayıcı globülin nin (SHBG) kontrol grubuna göre azalmış düzeyleri pek çok çalışmada gösterilmiştir. Bu bulgunun serbest androjen düzeyleri ve alopesinin şiddeti ile ters korelasyonu saptanmıştır 3. Genetik geçiş erkek tipi saç dökülmesinde olduğu gibi KTSD de de çalışılmıştır. Kadın androgenetik alopesisinin multigenik bir hastalık olduğu düşünülse de neden olan genler saptanamamıştır. Erkek tipi saç dökülmesi için spesifik olan genlerden birisi olan x kromozomu üzerindeki androjen reseptör geni EBA2R nin polimorfizmi erken başlangıçlı hastalarda gösterilmiştir. KTSD olan kadınların erkek akrabalarında normal popülasyona göre daha fazla androgenetik alopesi bulguları saptanmıştır 1,3. Klinik bulgular Menarş ya da adrenarş sonrası herhangi bir zamanda başlayabilir. Pek çok kadında yaşında da başlayabilir. Bunun uzun süreli bir KTSD nin alevlenmesi mi yoksa gerçek bir geç başlangıçlı KTSD olup olmadığı anlaşılamayabilir 3. KTSD genellikle yavaş ve ilerleyici bir saç incelmesi şikayeti ile kendini gösterir. Etkilenen alanlar sıklıkla verteks, üst parietal bölge ve bazen frontopariteal bölgedir. Erkeklerin aksine frontal saç çizgisi korunmuştur ve minyatürizasyon o kadar şiddetli değildir. Üç değişik saç dökülmesi paterni izlenebilir: 1. Tepe bölgesinin diffüz incelenmesi, frontal saç çizgisinin korunması (Ludwig tipi). Dökülmenin şiddetine göre Ludwig 1,2,3 olarak derecelendirilmektedir (Resim 1, 2, 3). 2. Frontal orta çizginin geri çekilmesi ve saçlı derininin santral parçasının diffüz saç dökülmesi olmadan genişlemesi Olsen tarafından tanımlanmış ve çam ağacı paterni olarak adlandırılmıştır. 3. Bitemporal geri çekilme ile birlikte incelme (Resim 4A, 4B). Erkek tipi (Hamilton tipi) saç dökülmesi ile aynı dağılım paternine sahiptir. İncelme vertekste ve lateral-frontal bölgede daha belirgindir. Ludwig paterninde saç dökülmesi olan kadınlar menopoz sonrası Hamilton tipi saç dökülmesi gerçekleştirebilmektedir 1. Lee WS ve ark. hem kadın hem erkek tipi saç dökülmesi için geçerli olabilecek BASP adını verdikleri yeni bir sınıflama ortaya koymuşlardır. BASP sınıflaması saç kaybı paternlerine dayanan bir değerlendirmedir. Temel tipler (BA) ön saç çizgisinin durumunu, spesifik tipler de (SP) değişik alanlarda (frontal ve verteks) saç yoğunluğunu simgelemektedir. Dört temel tip (L; M; C ve U) frontotemporal çizginin gerileme şekline ve düzeyine göre ve iki spesifik tip (F ve V) frontal ve verteks bölgelerindeki saç azalma düzeyine göre derecelendirilmekte, ikisinin kombinasyonu olan bir sonuç elde edilmektedir. Saç kaybının gerçek oranını ve dağılımını değerlendirmede daha yararlı bir kombinasyon olacağı vurgulanmıştır 4. Kalıcı saç kaybının bazı KTSD olan hastalarda izlendiği Olsen tarafından vurgulanmıştır. Patern dağılımlı bir fibrozan alopesinin, hatta santral santrifugal sikatrisiyel alopesinin KTSD ile başlama oranının yüksek olduğunu, KTSD deki inflamasyonun buna predispozisyon yaratabileceği bildirilmiştir 5. Tanı KTSD de tanı temel olarak kliniktir ve biyopsi genellikle gerekli değildir. Dermoskopi son yıllarda saç hastalıklarında tanısal yöntemler Resim 2. Ludwig 2: Saç ayırım çizgisinde belirgin genişleme ve saçlı deri tepe kısmında saç yoğunluğunda orta derecede azalma Resim 1. Ludwig 1: Saç ayırım çizgisinde belirgin genişleme, tepe kısmında saç yoğunluğunda azalma Resim 3. Ludwig 3: Saçlı deri tepe kısmında saç yoğunluğunda belirgin azalma. Frontal saç çizgisinin korunduğu göze çarpmaktadır
3 Türkderm 33 arasında yerini almıştır ve erken KTSD yi tanımakta ve ayırıcı tanısını yapmakta yardımcı olmaktadır 1. KTSD kronik telojen effluviumdan trikoskopi kriterlerine göre ayrılabilmektedir. Rakowska A ve ark. nın bu amaçla oluşturduğu kriterlere göre majör kriterler 1) frontal alanda 4 görüntüde 4 den fazla sarı nokta oluşu, 2) frontal alanda kıl kalınlığı ortalamasının oksipital bölgeye göre daha düşük oluşu, 3) frontal alanda %10 dan fazla ince (< 0,03mm) saçın oluşunu, minör kriterler: 1) tek saçlı pilosebase ünitelerin, 2) vellus saçlarının, 3) perifolliküler diskolorasyonun frontal bölgede oksipital bölgeye göre artmış oranlarını içermektedir. İki majör veya bir majör ve iki minör kriterin varlığı kadın tipi saç dökülmesi tanısını %98 spesifite ile koydurtmaktadır 6,7. Digital Epiluminesans Mikroskopi (TrichoScan) belirlenmiş bir alandaki saçlarda saç dansitesinin (/cm 2 ), saç çapının (mikrometre), saç büyüme hızının (mm/gün) ve anagen/telogen oranının saptanması ve tedavi etkinliklerinin de değerlendirilmesi için kullanılmaktadır 8. Klinik değerlendirmede dağılım paterni, yavaş başlangıç şekli, aile öyküsü, saç çekme testi gibi değerlendirmelerle de kronik telojen effluviumdan ayırımı yapılabilmektedir. Saç çekme testi genellikle negatif olsa da minyatürizasyon ve telojen dökülme arttığı için genellikle etkilenen saçlı deri bölgelerinde pozitiftir (Tablo 1). Diğer saç dökülme nedenleri ile ayırımın yapılması önemlidir. Özellikle akut ve kronik telojen effluviumdan, diffüz veya reverse ofiatik alopesi areatadan ve erken skatrisiyel alopesiden ayırt edilmesi gerekir. TSH, T4, hemogram, vitamin D ve ferritin düzeylerinin incelenmesi özellikle önemlidir. Ferritin bir akut faz reaktanı olduğu için düzeyleri aktif inflamatuar hastalıklarda artabilmektedir. Bu nedenle demir ve demir bağlama kapasitelerinin ölçümü daha sağlıklı olabilir. Demir eksikliği olan hastaların KTSD tedavisine daha az yanıt verdikleri gösterilmiştir. KTSD olan kadınların çoğunda androjen fazlalığının klinik ve biyokimyasal bulguları yoktur ama hirşutizm, orta/şiddetli düzeyde akne, akantozis nigrikans, düzensiz menstrüasyon, galaktore gibi hiperandrojenizm bulguları olan hastaların hormon tetkiklerinin Resim 4. Kızı (A) ve annesinde (B) temporal geri çekilme ve temporal incelme yapılması gerekmektedir. Öncelikle Serbest ve/veya total testosteron ve DHEA-s düzeyleri istenmelidir. Testosteron normal düzeyin 2,5 katından veya 200ng/dL den yüksek ise DHEA-s premenopozal kadında normalin 2 katından veya 700 µ/dl den, post menopozal kadında 400 µ/dl dan yüksek ise tümör varlığının araştırılması gerekir. Testosteron yüksekliği varsa prolaktin de istenmelidir. Testosteron veya DHEA-s yüksekliğinde konjenital adrenal hiperplazi için tarama uygun olur. SHBG düzeyleri de yol gösterici olabilmektedir 1,2,9. Yapılan çeşitli araştırmalarda KTSD olan kadınlarda normal popülasyona göre bozulmuş glükoz toleransı, insülin ve c-peptid düzeyleri, insülin direnci, aterom plakları saptanmıştır. Erken başlangıçlı KTSD de bile hastaların koroner arter hastalığı ve insülin direnci riskleri açısından araştırılması gerektiği bildirilmektedir 9. Histopatolojik bulgular Hem erkek hem de kadın tipi saç dökülmesinde temel bulgu kıl folliküllerindeki minyatürizasyon ve terminal saç folliküllerinin vellus benzeri folliküllere progressif transformasyonudur. Ek olarak kadın tipi saç dökülmesinde daha fazla telojen veya dökülme fazında kıl follikülü ve daha az anajen veya büyüme fazında kıl follikülü mevcuttur 10. KTSD'nin histopatolojik çalışmalarında minyatürizasyonun vellus dönüşümü ile kalmadığı aynı zamanda folliküler silinme ile de sonlandığı saptanmıştır 11,12. Kadın tipi saç dökülmesinde kıl çapı araştırmaları ortalama saç çapında düşüklüklerin, kıl boyutunun azalmasından çok özellikle büyük çaplı folliküllerin daha fazla kaybından meydana geldiğini göstermektedir 13. Tedavi Farmakolojik seçenekler androjen-bağımlı ve androjen-bağımsız etki mekanizmalılar olarak ayrılabilirler. Androjen-bağımsız tedaviler: Minoksidil: Günümüzde tek onaylı androjen bağımsız tedavi minoksidil topikal solüsyonudur. Kıl siklusunu etkileyerek telojen dönemin prematür sonlanmasını ve anagen fazın uzamasını sağladığı düşünülmektedir. Potasyum kanal açıcı etkisi vardır ve etki mekanizması halen çok net değildir. Follikül etrafında anjiogenezi, vasküler endoteliyal ve hepatositik büyüme faktörlerini (bir kıl büyüme stimülanı) arttırarak uyardıkları saptanmıştır. Saç sayısını ve ağırlığını arttırıcı özellikleri vardır. Sadece %2 lik formunun KTSD de onayı vardır 1,14. %5 lik solüsyon ile %2 lik konsantrasyonun karşılaştırıldığı bir çalışmada %5 lik solüsyonda 48. haftada istatistiksel olarak anlamlı üstünlük gözlenmiş ancak lokal Tablo 1. Kadın tipi saç dökülmesi ve kronik telojen effluvium arasındaki göze çarpan farklılıklar. KTSD: Kadın tipi saç dökülmesi, KTE: Kronik telojen effluvium, T: V Terminal-Vellus oranı 9 KTSD KTE Dağılım Saçın santral kısmı Jeneralize Frontal saç çizgisi korunur Başlangıç Yavaş Ani, bir tetikleyici ile Görünüm Saç incelmesi, genişlemiş saç çizgisi ile birlikte Diffüz incelme Saç dökülmesi Minimal Belirgin Saç çekme testi Genellikle - + Öykü Aile öyküsü + Öncesinde hastalık, stres öyküsü + Saçlı deri biyopsisi T:V 4 T:V 7
4 34 Türkderm irrsitasyon bulguları daha çok saptanmıştır 14. Yirmi iki araştırmanın Cochrane sistematik taraması ile ortaya çıkan sonuca göre kanıta dayalı tedavi etkinliğinin bir tek minoksidil %2 günde iki kez uygulamasında gösterildiği ve Minoksidilin %5 lik konsantrasyonda günde bir kez uygulanmasının da etkinliğinin aynı olduğu görüşüne varılmıştır 15. Minoksidil, etkilenen alanlara günde iki kez 1 ml uygulanır. Etkisinin değerlendirilmesi için en az 12 ay kullanılmalıdır. Etkinlik sağlandıktan sonra kesmeden devam edilmelidir. Kesildikten sonra telojen effluviumun tetiklenebileceği bilinmelidir. Yine tedavinin ilk aylarında dökülmede geçici bir artış olabilmektedir. Yan etkileri sıklıkla içeriğindeki propilen glikola karşı alerjik ve kontakt dermatit gelişimdir. %5 lik köpük formu bu içeriğe sahip olmadığı için daha az yan etki görülme olasılığı vardır. % 5 lik köpük formunun bir kez kullanımının %2 lik solüsyonun iki kez kullanımı arasında etkinlik farkı olmadığı ortaya konulmuştur. Bir diğer yan etki fasiyal hipertrikozdur ki bu da genellikle yanlış uygulamalarda ve ilacın yüze teması ile mümkün olabilmektedir 1,10,16. Androjen-bağımlı tedaviler Siproteron asetat: Siproteron asetat zayıf progesteron aktivitesi olan antiandrojen ve antigonadotropik özellikleri olan sentetik bir steroiddir. Androjen reseptör bağlayıcı olarak dihidrotestosteron ile yarışır. KTSD de etkinliği konusunda çelişkili sonuçlar olsa da hiperandrojenizm ve yüksek ferritin düzeyli kadınlarda başarılı sonuçlar bildirilmiştir. İkiyüz yirmi sekiz hiperandrojenizmli hastanın geriye dönük incelemesinde etinil östradiol ve yüksek doz siproteron asetatın hirşutizm skorunu 1 yılda %53 oranında azalttığı, akne ve alopesi tedavisinde etkinliği gösterilmiştir. KTSD olan ve hiperandrojenizmi olmayan hastalarda yapılan bir çalışmada spironolakton ve siproteron aseat arasında anlamlı etkinlik farkı saptanmamıştır, hastaların %44 ünde yeni saç çıkışı bildirilmiştir 17,18,19. %2 minoksidil solüsyonunun siproteron asetat ile karşılaştırıldığı bir çalışmada minoksidil hiperandrojenizm bulgusu olmayanlarda, siproteron asetat hiperandrojenizmli kadınlarda daha etkili bulunmuştur. Yan etkiler kilo alma, menstrüel düzensizlikler, libido azalması, meme hassasiyeti ve erkek fetusun feminizasyonunu içerir. Doğurganlık yaşında kadınların beraberinde kontrasepsiyon uygulamaları önerilir 17,20. Spironolakton: KTSD ve hirşutizm tedavisinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Kompetetif olarak androjen reseptörlerini bloke ederek, aynı zamanda overlerden androjen üretimini de inhibe ederek bir androjen antagonisti olarak davranır mg/günlük dozlarda kullanılır. Aldosteron antagonisti olarak da görev yaptığı için postural hipotansiyon, elektrolit bozuklukları gibi diğer antiandrojenlerden farklı yan etkilere de sahiptir. Menstrüel bozukluklar, halsizlik, ürtiker, meme hassasiyeti ve hematolojik bozukluklar diğer olası yan etkileridir. Tedavinin ilk birkaç ayında düzenli kan basıncı ve elektrolit düzeylerinin izlemi önerilir. Renal hastalığı olan kişilerde çok daha dikkatli kullanılmalıdır 1,10,21. Finasterid: Finasterid tip 2 α-redüktaz enzim inhibitörüdür, testosteronun dihidrotestorona dönüşümünü engeller. Erkek tipi saç dökülmesinde 1mg/gün lük dozlarda saç kaybını azaltır ve saç büyümesini stimüle eder. Postmenopozal kadınlarda 1mg/ günlük dozda kontrollü çalışmalarda etkinlik saptanmamıştır 22. Bir kontrolsüz çalışmada premenopozal kadınlarda ise 2,5 mg/gün dozda drospirenon ve etinil estradiol içeren bir oral kontraseptif ile %62 düzelme gözlenmiştir. Çok sayıda olgu sunumları ve küçük çaplı çalışma pre ve post menopozal kadınlarda 2,5-5 mg/gün finasteridin etkinliğini göstermiştir. Etkinlik hiperandrojenizm bulgularından bağımsızdır. Erkek fetusta feminizasyon yapabileceği için premenopozal kadınlarda kontrasepsiyon ile kullanılmalıdır. Testosteronun östradiole dönüşümüne bağlı östrojen düzeylerinde hafif bir artış olabilir, bu nedenle kişisel ya da ailesel meme kanseri öyküsü bulunanlarda önerilmemektedir 1,23,24,25. Dutasterid: Tip 1 ve 2, 5 α-redüktaz enzim inhibitörüdür. Testosteronun dihidrotestosterona dönüşümünü inhibe eder. Yirmi beş post menopozal kadının %60 ında ilk yılda %80 inde ikinci yılda 0,25 mg/gün dutasterid ile düzelme saptanmıştır. 0,5 mg/gün dutasterid ve 2,5 mg/gün finasterid kombinasyonu ile de etkin sonuçlar elde edilmiştir. Dutasteridin vertekse intradermal olarak mezoterapi ile uygulandığı bir çalışmada dutasterid, biotin, piridoksin, D-panthenol kombinasyonunda oluşan solüsyonla hastaların %62,8 inde fotoğrafik düzelme gözlenmiştir 1,9,26. Flutamid: Flutamid androjenlerin reseptör bağlantılarını inhibe eden nonsteroidal selektif bir antiandrojendir. Yapılan çalışmalarda 250 mg/ gün dozda kadın tipi saç dökülmesinde etkinliği vurgulanmaktadır. Flutamidin bu dozda kullanımı finasterid 5 mg/gün ve siproteron asetat 50 mg/gün ile karşılaştırıldığında Ludwig skorunda %21 lik bir iyileşme ile en etkin bulunmuştur. Tek kısıtlayıcı yönü doz bağımlı hepatik disfonksiyona neden olmasıdır, karaciğer fonksiyonlarını dikkatle izlenmesi gerekmektedir. Spironolakton tedavisine yanıtsız 35 yaşında bir hastada topikal minosidil %5 ile beraber kullanıldığında saç yoğunluğunda anlamlı yanıt alınmıştır 17,27. Diğer tedavi seçenekleri Prostaglandin analogları: Latanoprost, travoprost, ve bimatoprost gibi prostaglandin analogları glokom ve oküler hipertansiyon tedavisinde topikal olarak kullanılmaktadır. Bu tedaviler sırasında kirpik büyümesini hızlandırdığı gözlenmiştir. Bimatoprost kirpik hipotrikozu için tek FDA onaylı medikasyondur. Sadece erkek tipi androgenetik alopeside sınırlı hasta sayısı ile çalışmalar vardır. Bimatoprostun %0,03 lük solüsyonunun kadın tipi saç dökülmesi alanlarına enjeksiyonu ile yapılan bir olguda başarı elde edilememiştir 1,17,28. Ketokonazol içeren şampuanların erkek tipi saç dökülmesinde saç yoğunluğunu ve anagen folliküllerin büyüklüğünü ve oranını arttırdığı yolundaki çalışmalar ve ketokonazolün sistemik antiandrojen etkisi KTSD de etkin olabileceği düşüncesini doğurmuştur ama bu yönde yapılmış kapsamlı bir çalışma bulunmamaktadır 17. Düşük-Düzey ışık tedavisi: nm dalga boyunda ışık yayan diodlar içeren sistemlerle uygulanır. Işığın kıl folliküllerini aktive ettiği, kıl folliküllerindeki kan akımını arttırdığı ve mitokondrilerde adenozin trifosfat üretimini regüle edip kılın anajen faza geçişini stimüle ettiğine dair görüşler vardır. Diod lazer uygulamasında paradoksal kıllanma artışı oluşu ve alopesi areatanın ultraviyole tedavisinden fayda görmesi alopesinin diod lazer ile tedavisi için klinik kanıtlar sayılabilir de HairMax lazer tarağı erkek tipi saç dökülmesi tedavisi için 2011 de de kadın tipi saç dökülmesi için FDA onayı almıştır. Alet lazer ışını hizasında yer alan bir saç tarağı ile uygulanır. KTSD de yapılan çalışmalar sınırlı olsa da hem temporal hem verteks bölgelerinde artmış saç sayısı ve kılın dayanıklılığında artış saptanmıştır. Bildirilen yan etkiler saçlı deri iritasyonu veya eritemdir. Medikal veya cerrahi tedaviye destek olarak ya da tedaviye direnç gösteren hastalar için ideal bir alternatif olabilir 17,29. Saç transplant cerrahisi: Tedavilere dirençli seyreden ve kalıcı bir çözüm isteyen hastalar için bir seçenektir. Bununla birlikte erkeklerin aksine donör alan kadın tipi alopesilerde diffüz dökülme paterni nedeniyle daha sınırlıdır. Saç ekme işlemleri genellikle pahalı, rahatsızlık verici
5 Türkderm 35 tedavilerdir. Elde edilen sonuçlar çok estetik değilse de gerçekçi amaç saç yoğunluğunda bir miktar iyileşme olmalıdır. Komplikasyonlar insizyon bölgelerinde azalmış kan akımı nedeniyle donör ve alıcı alanlara komşu bölgelerde geçici saç kaybı, enfeksiyon, ağrı olarak sıralanabilir 1,17. Gelecekteki tedaviler Çeşitli araştırma grupları hem erkek hem kadında izlenen androgenetik alopesilerde hücre aracılı tedavilerin gelişimine odaklanmıştır. İki ana yaklaşım araştırma altındadır; kültüre hücrelerin direkt enjeksiyonu veya saç büyüme hızını arttıran hücre salınımlı faktörlerin kullanımı. Kıl folliküllerinin mezenşimal dokusundan elde edilen hücrelerin kültüre edilebildiği ve epitelyal dokuda yeni kıl oluşumunu uyarmak için kullanılabileceği gösterilmiştir. Bu konulardaki Faz 1 ve Faz 2 çalışmaları devam etmektedir. Günümüzde giderek popülarite kazanan başka bir tedavi şekli de PRP olarak adı geçen trombositten zengin plazma tedavisidir. Trombositler çok sayıda büyüme faktörü içermektedir, saç transplantasyonunda additif etkisinden de faydalanılmaktadır. Bu konuda daha geniş kapsamlı, kontrollü çalışmalara gereksinim vardır 17,30. Sonuç Kadın tipi saç dökülmesi hem estetik hem de psikolojik olarak hastaları olumsuz etkileyen bir durumdur. Hastaların birçoğunda tamamen kel kalma endişesi de mevcuttur. Kişiler öncelikle bu konuda rahatlatılmalıdır, daha sonra da etkin bir tedaviye geç kalınmadan başlanmalıdır. FDA onayı olan tek tedavi %2 minoksidil solüsyonudur. Bununla birlikte hastanın diğer bulguları, tedaviye yanıtı ve tedavi yan etkileri göz önüne alınarak değişik tedavi seçeneklerinin kişiye göre zamanında planlanması önemlidir. Tedavi öncesi hastayla beklenilen sonuçlar gerçekçi olarak konuşulmalıdır. Gerçekçi hedefin saç dökülmesini durdurmak ve saç yoğunluğunun bir miktar artması olduğu açıklanmalıdır. Kaynaklar 1. Herskovitz I, Tosti A: Female Pattern Hair Loss. Int J Endocrinol Metab 2013;11: Olsen EA, Messenger AG, Shapiro J, et al: Evaluation and treatment of male and female pattern hair loss. J Am Acad Dermatol 2005;52: Birch MP, Lalla SC, Messenger AG: Female pattern hair loss. Clin Exp Dermatol 2002 ;27: Lee WS, Ro BI, Hong SP, et al: A new classification of pattern hair loss that is universal for men and women: basic and specific (BASP) classification. J Am Acad Dermatol 2007;57: Olsen EA: Female pattern hair loss and its relationship to permanent/ cicatricial alopecia: a new perspective. J Investig Dermatol Symp Proc 2005;10: Rakowska A, Slowinska M, Kowalska-Oledzka E, et al: Dermoscopy in female androgenic alopecia: method standardization and diagnostic criteria. Int J Trichology 2009;1: Werner B, Mulinari-Brenner F: Clinical and histological challenge in the differential diagnosis of diffuse alopecia: female androgenetic alopecia, telogen effluvium and alopecia areata -part I. An Bras Dermatol 2012;87: Aktan S, Akarsu S, Ilknur T, Demirtaşoğlu M, Ozkan S: Quantification of female pattern hair loss: a study in a Turkish population. Eur J Dermatol 2007;17: Singal A, Sonthalia S, Verma P: Female pattern hair loss. Indian J Dermatol Venereol Leprol 2013;79: Dinh QQ, Sinclair R: Female pattern hair loss: current treatment concepts. Clin Interv Aging 2007;2: Van Neste D: Female patients complaining about hair loss: documentation of defective scalp hair dynamics with contrast-enhanced phototrichogram. Skin Res Technol 2006;12: Messenger AG, Sinclair R: Follicular miniaturization in female pattern hair loss: clinicopathological correlations. Br J Dermatol 2006;155: Birch MP, Messenger JF, Messenger AG: Hair density, hair diameter and the prevalence of female pattern hair loss. Br J Dermatol 2001;144: Lucky AW, Piacquadio DJ, Ditre CM, et al: A randomized, placebo-controlled trial of 5% and 2% topical minoxidil solutions in the treatment of female pattern hair loss. J Am Acad Dermatol 2004;50: van Zuuren EJ, Fedorowicz Z, Carter B: Evidence-based treatments for female pattern hair loss: a summary of a Cochrane systematic review. Br J Dermatol 2012;167: Blume-Peytavi U, Hillmann K, Dietz E, et al: A randomized, single-blind trial of 5% minoxidil foam once daily versus 2% minoxidil solution twice daily in the treatment of androgenetic alopecia in women. J Am Acad Dermatol 2011;65: Levy LL, Emer JJ: Female pattern alopecia: current perspectives. Int J Womens Health 2013;5: Sinclair R, Wewerinke M, Jolley D: Treatment of female pattern hair loss with oral antiandrogens. Br J Dermatol. 2005;152: Karrer-Voegeli S, Rey F, Reymond MJ, et al: Androgen dependence of hirsutism, acne, and alopecia in women: retrospective analysis of 228 patients investigated for hyperandrogenism. Medicine (Baltimore) 2009;88: Vexiau P, Chaspoux C, Boudou P, et al: Effects of minoxidil 2% vs. cyproterone acetate treatment on female androgenetic alopecia: a controlled, 12-month randomized trial. Br J Dermatol 2002;146: Yazdabadi A, et al: Successful treatment of female-pattern hair loss with spironolactone in a 9-year-old girl. Australas J Dermatol 2009;50: Price VH, Roberts JL, Hordinsky M, et al: Lack of efficacy of finasteride in postmenopausal women with androgenetic alopecia. J Am Acad Dermatol 2000;43: Yeon JH, Jung JY, Choi JW, et al: 5 mg/day finasteride treatment for normoandrogenic Asian women with female pattern hair loss. J Eur Acad Dermatol Venereol 2011;25: Iorizzo M, Vincenzi C, Voudouris S, et al: Finasteride treatment of female pattern hair loss. Arch Dermatol 2006;142: Oliveira-Soares R, E Silva JM, Correia MP, et al: Finasteride 5 mg/day Treatment of patterned hair loss in normo-androgenetic postmenopausal women. Int J Trichology 2013;5: Moftah N, Abd-Elaziz G, Ahmed N, et al: Mesotherapy using dutasteridecontaining preparation in treatment of female pattern hair loss: photographic, morpho- metric and ultrustructural evaluation. J Eur Acad Dermatol Venereol 2013;27: Yazdabadi A, Sinclair R: Treatment of female pattern hair loss with the androgen receptor antagonist flutamide. Australas J Dermatol 2011;52: Emer JJ, Stevenson ML, Markowitz O: Novel treatment of female-pattern androgenetic alopecia with injected bimatoprost 0.03% solution. J Drugs Dermatol 2011;10: Satino J. Markou M: Hair regrowth and increased hair tensile strength using the HairMax laser comb for low-level laser therapy. International Journal of Cosmetic Surgery and Aesthetic Dermatology 2003;5: McElwee KJ, Shapiro JS: Promising therapies for treating and/or preventing androgenic alopecia. Skin Therapy Lett 2012;17:1-4.
ANDROGENETİK ALOPESİ ANDROGENETIC ALOPECIA. Ahu Yorulmaz 1. Review derleme
Journal Of Contemporary Medicine 2016;6(3);248-254 DOI: 10.16899/ctd.rog45565 Review derleme ANDROGENETİK ALOPESİ ANDROGENETIC ALOPECIA Ahu Yorulmaz 1 1 Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Dermatoloji
Polikistik Over Sendromu ve Hiperandrojenemi
Polikistik Over Sendromu ve Hiperandrojenemi Ayırıcı Tanı Nasıl Yapılmalı? Prof. Dr. Kürşad Ünlühızarcı Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji Bilim Dalı Kayseri PKOS Tanı Kriterleri NIH 1990
Cinsel Kimlik Bozuklukları
Endokrinolog Gözü ile Cinsel Kimlik Bozuklukları Dr. Kürşad Ünlühızarcı Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji Bilim Dalı Cinsel Kimlik Bozukluğu (Transseksüalite) Bir kişinin normal seksuel
BCC DE GÜNCEL Prof. Dr. Kamer GÜNDÜZ
BCC DE GÜNCEL Prof. Dr. Kamer GÜNDÜZ Celal Bayar Üniversitesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı-MANİSA Bazal Hücreli Kanser (BCC) 1827 - Arthur Jacob En sık rastlanan deri kanseri (%70-80) Açık
Erkeklerde Androgenetik Alopesi Tedavisinde Topikal Saw Palmetto ve Trichogen Veg Kompleksinin Etkinlik ve Güvenirliğinin Değerlendirilmesi
210 Turk J Dermatol 2014; 4: 210-5 DOI: 10.4274/tdd.2302 Özgün Araştırma / Original Investigation Ercan Arca, Gürol Açıkgöz, Yıldıray Yeniay*, Ercan Çalışkan Erkeklerde Androgenetik Alopesi Tedavisinde
SAÇ DÖKÜLMELERİ. Yrd.Doç.Dr. Nazlı Dizen Namdar. DPÜ Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilimdalı
SAÇ DÖKÜLMELERİ Yrd.Doç.Dr. Nazlı Dizen Namdar DPÜ Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilimdalı SAÇ DÖKÜLMELERİ İnsanlık tarihi boyunca saç büyük öneme sahipti. Saç insanın doğal güzelliğinin
KADIN İNFERTİLİTESİNDE LABORATUVARIN ROLÜ
KADIN İNFERTİLİTESİNDE LABORATUVARIN ROLÜ OVERYEN REZERV PREMATÜR OVARYEN YETMEZLİK POLİKİSTİK OVER SENDROMU Dr.MURAT ÖKTEM Menstrüel siklusların düzenli olması %95 ovülasyon olduğunu gösterir. Fakat yeterli
Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği En İyi Genç Araştırıcı Ödülü-2011
Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği En İyi Genç Araştırıcı Ödülü-2011 Dr. Serhat IŞIK 13.10.2011 TİROİD PARATİROİD TİROİD PARATİROİD TİROİD PARATİROİD TİROİD PARATİROİD TİROİD PARATİROİD TİROİD
Kadınlarda Difüz Saç Dökülmesi ve Tanı Yöntemleri
Kadınlarda Difüz Saç Dökülmesi ve Tanı Yöntemleri Hatice Uce Özkol Özet Saç insanların karakteristik özelliklerden biri olup saçlı derideki kıl topluluğu olarak tanımlanır. Saçın insanlar için hayati bir
KANITA DAYALI TIP AÇISINDAN PRP ENDİKASYONLARI
KANITA DAYALI TIP AÇISINDAN PRP ENDİKASYONLARI Yasemin Saray Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı 03/11/15 KULLANIM ALANLARI Alopesi Akne skarları ve diğer skarlar Rejuvenasyon
Adolesanlarda Polikistik Over Sendromu tanısında Anti Müllerien Hormon (AMH) ve İnsülin Like Peptit -3 (INSL3) ün tanısal değeri
Adolesanlarda Polikistik Over Sendromu tanısında Anti Müllerien Hormon (AMH) ve İnsülin Like Peptit -3 (INSL3) ün tanısal değeri Ayça Kömürlüoğlu 1, E. Nazlı Gönç 2, Z. Alev Özön 2, Nurgün Kandemir 2,
MEZOTERAPİ NEDİR? Dr.Sedat YILDIZ. Dr.Sedat Yıldız Tamamlayıcı ve İntegratif Sağlık Akademisi
MEZOTERAPİ NEDİR? Dr.Sedat YILDIZ Mezoterapi, mezoderm kaynaklı organ patolojilerinin iyileşmesini amaçlayan bitkisel ve farmakolojik ilaçların bölgesel, küçük dozlarda, özel iğneler ve özel tekniklerle
Alopesilerde trikoskopi
Sürekli Eğitim Continuing Medical Education DOI: 10.4274/turkderm.48.s5 19 Trichoscopy in alopecias Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi, Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı, Ankara, Türkiye Özet Birbirinden
MENOPOZ VE ANTİHİPERTANSİF TEDAVİ
MENOPOZ VE ANTİHİPERTANSİF TEDAVİ Dr. Mürvet YILMAZ BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ KADINLARDA HT Yaşlanma ile birlikte kan basıncında artış görülür. Erişkin kadınların %25 Postmenopozal
DİYABETTEN KORUNMADA CİNSİYET İLİŞKİLİ FARKLILIKLAR. Dr. İlhan TARKUN Kocaeli Üniversitesi Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı
DİYABETTEN KORUNMADA CİNSİYET İLİŞKİLİ FARKLILIKLAR Dr. İlhan TARKUN Kocaeli Üniversitesi Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı Cinsiyet İlişkili Farklılıklar ERKEK BEYNİ KADIN BEYNİ Cinsiyet İlişkili
Saç dökülmesine birinci basamak yaklaşımı. Doç. Dr. Emek Kocatürk Göncü Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji Kliniği
Saç dökülmesine birinci basamak yaklaşımı Doç. Dr. Emek Kocatürk Göncü Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji Kliniği Giriş Saç dökülmesi erkek ve kadınların tüm yaşamları boyunca %50 sini
RENOVASKÜLER HİPERTANSİYON ŞÜPHESİ OLAN HASTALARDA KLİNİK İPUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ DR. NİHAN TÖRER TEKKARIŞMAZ
RENOVASKÜLER HİPERTANSİYON ŞÜPHESİ OLAN HASTALARDA KLİNİK İPUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ DR. NİHAN TÖRER TEKKARIŞMAZ 20.05.2010 Giriş I Renovasküler hipertansiyon (RVH), renal arter(ler) darlığının neden
Dermatolog Gözüyle Hirşutizm Tedavisi
Prof. Dr. Erol KOÇ Bahçeşehir Ün. Tıp Fak. Dermatoloji AD, İstanbul Özel Medicalpark Hastanesi, Ankara Dermatolog Gözüyle Hirşutizm Tedavisi 22.05.2016 PKOS da Güncel Durum Sempozyumu PKOS : : Hirşutizm
D Vitaminin Relaps Brucelloz üzerine Etkisi. Yrd.Doç.Dr. Turhan Togan Başkent Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji
D Vitaminin Relaps Brucelloz üzerine Etkisi Yrd.Doç.Dr. Turhan Togan Başkent Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bruselloz Brucella cinsi bakteriler tarafından primer olarak otçul
Üroonkoloji Derneği. Prostat Spesifik Antijen. Günümüzdeki Gelişmeler. 2 Nisan 2005,Mudanya
Prostat Spesifik Antijen ve Günümüzdeki Gelişmeler Prostat Kanseri 2004 yılı öngörüleri Yeni tanı 230.110 Ölüm 29.900 Jemal A, CA Cancer J Clin 2004 Kanserler arasında görülme sıklığı #1 Tümöre bağlı ölüm
TESTOSTERON (TOTAL) Klinik Laboratuvar Testleri
TESTOSTERON (TOTAL) Kullanım amacı: Erkeklerde ve kadınlarda farklı kullanım amaçları vardır. Erkeklerde en çok, libido kaybı, erektil fonksiyon bozukluğu, jinekomasti, osteoporoz ve infertilite gibi belirti
ÖZET CEVAP: Oosit retrivalin hemen ardından intrauterin hcg uygulaması implantasyon oranlarını, kimyasal ve klinik gebelik oranlarını artırmaktadır.
Intrauterine administration of hcg immediately after oocyte retrieval and the outcome of ICSI: a randomized controlled trial Oosit Retrivalden hemen sonra intrauterin hcg uygulamasının ICSI sonuçları üzerine
Tedavide yeni başka seçenekler var mı? Doç. Dr. Özge Turhan Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D.
Tedavide yeni başka seçenekler var mı? Doç. Dr. Özge Turhan Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D. Özellikle yara bakımıyla ilgili pek çok yeni yöntem,
oporoz Tanı ve Tedavi Prensipleri
Osteoporoz Tanı ve Tedavi oporoz Tanı ve Tedavi Prensipleri Prensipleri Dr. Ümit İNCEBOZ Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum AD Dr. Ümit İNCEBOZ Balıkesir Üniversitesi Tıp
GEBELİKTE TİROİD FONKSİYONLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ
GEBELİKTE TİROİD FONKSİYONLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ Doç. Dr. Habib BİLEN Atatürk Üniversitesi Tıp fakültesi İç Hastalıkları ABD Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı SUNU PLANI Örnek olgu
Konjenital adrenal hiperplazi. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı
Konjenital adrenal hiperplazi (KAH) Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Dersin Amacı KAH patogenezinin öğrenilmesi KAH lı hastaların klinik ve laboratuar bulgularının
Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi
Hipertansiyon Tedavisi: Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Hipertansiyon Sıklık Yolaçtığı sorunlar Nedenler Kan basıncı hedefleri Tedavi Dünyada Mortalite
Zoladex LA 10.8 mg Depot (Subkütan Implant)
1 Zoladex LA 10.8 mg Depot (Subkütan Implant) 2 Prospektüs 3 Zoladex LA 10.8 mg Depot (Subkütan Implant) Steril,apirojen Formülü Beher Zoladex LA Subkütan implant, enjektör içinde, uygulamaya hazır, beyaz
MENOPOZ. Dr. Serdar Balcı, Dr. Eser Çolak. Başkent Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum
MENOPOZ Dr. Serdar Balcı, Dr. Eser Çolak Başkent Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum 1 MENOPOZ NEDİR?? Son adet(mesntruasyon) periyodudur Oniki aylık bir süre ile menstruasyonun durmasıdır Östrojenin
Adolesan Polikistik Over Sendromu. Prof. Dr. Murat Sönmezer Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi
Adolesan Polikistik Over Sendromu Prof. Dr. Murat Sönmezer Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Polikistik Over Sendromu Tanısal farklılıklar Tanısal testler Tedavi Polikistik Over Sendromu Reprodüktif çağda
Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde İzlenen Olgularda Akut Böbrek Hasarı ve prifle Kriterlerinin Tanı ve Prognozdaki Önemi. Dr.
Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde İzlenen Olgularda Akut Böbrek Hasarı ve prifle Kriterlerinin Tanı ve Prognozdaki Önemi Dr. Aslı KANTAR GİRİŞ GENEL BİLGİLER Akut böbrek hasarı (ABH) yenidoğan yoğun bakım
TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ
TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ DR. FZT. AYSEL YILDIZ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ, İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ FİZİKSEL TIP VE REHABİLİTASYON ANABİLİM DALI Talasemi; Kalıtsal bir hemoglobin hastalığıdır. Hemoglobin
Androjenler ve Anabolik Steroidler
Androjenler ve Anabolik Steroidler Sentezleri Androjenler kolesterolden sentezlenirler. Testosteron, testisin interstisyel (leydig ) hücrelerinde, 5-Pregnonolon dan sentezlenir. Testosteron salındıktan
İntern Dr. Özkan ERARSLAN ADRENAL YETERSİZLİK. ADDİSON HASTALIĞI, BÖBREKÜSTÜ BEZ YETERSİZLİĞİ, SÜRRENAL YETMEZLİK Ekim 2013
İntern Dr. Özkan ERARSLAN ADRENAL YETERSİZLİK ADDİSON HASTALIĞI, BÖBREKÜSTÜ BEZ YETERSİZLİĞİ, SÜRRENAL YETMEZLİK Ekim 2013 İlk kez 1855 te Thomas Addison tarafından tanımlanmıştır Sıklığı milyonda 60-120
Gebelik ve Trombositopeni
Gebelik ve Trombositopeni Prof.Dr. Sermet Sağol EÜTF Kadın Hast. ve Doğum AD Gebelik ve Trombositopeni Kemik iliğinde megakaryosit hücrelerinde üretilir. Günde 35.000-50.000 /ml üretilir. Yaşam süresi
MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler
MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik
MEME KANSERİ TARAMASI
MEME KANSERİ TARAMASI Meme Kanseri Taramanızı Yaptırdınız Mı? MEME KANSERİ TARAMASI NE DEMEKTİR? Kadınlarda görülen kanserlerin %33 ü ve kansere bağlı ölümlerin de %20 si meme kanserine bağlıdır. Meme
KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR?
KEMOTERAPİ NEDİR? Kanser hücrelerini tahrip eden kanser ilaçları kullanılarak yapılan tedaviye kemoterapi denir. Bu tedavilerde kullanılan ilaçlara antikanser ilaçlar da denir. Kanserin türüne göre kemoterapinin
PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ
PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ Prostat her erkekte doğumdan itibaren bulunan, idrar torbasının hemen altında yer alan bir organdır. Yaklaşık 20 gr ağırlığındadır ve idrar torbasındaki idrarı
İMMUNADSORBSİYON GEÇ BAŞLANGIÇLI ANTİKOR ARACILI REJEKSİYONDA ETKİNDİR
İMMUNADSORBSİYON GEÇ BAŞLANGIÇLI ANTİKOR ARACILI REJEKSİYONDA ETKİNDİR Yaşar Çalışkan¹, Ozan Yeğit², Yasemin Özlük³, Erol Demir¹, Ayşe Serra Artan¹, Aydın Türkmen¹, Alaattin Yıldız¹, Mehmet Şükrü Sever¹
ADRENAL YETMEZLİK VE ADDİSON. Doç. Dr. Mehtap BULUT Bursa Şevket Yılmaz EAH Acil Tıp Kliniği
ADRENAL YETMEZLİK VE ADDİSON Doç. Dr. Mehtap BULUT Bursa Şevket Yılmaz EAH Acil Tıp Kliniği SUNU PLANI Tanım ve Epidemiyoloji Adrenal bez anatomi Etiyoloji Tanı Klinik Tedavi TANIM-EPİDEMİYOLOJİ Adrenal
Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Romatoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 28 Haziran 2016 Salı
Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Romatoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 28 Haziran 2016 Salı Yandal Ar. Gör. Uzm. Dr. Kübra Öztürk Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi
Yatan ve Poliklinik Takipli Kanserli Hastalarda İlaç Etkileşimlerinin Sıklığı ve Ciddiyetinin Değerlendirilmesi
Yatan ve Poliklinik Takipli Kanserli Hastalarda İlaç Etkileşimlerinin Sıklığı ve Ciddiyetinin Değerlendirilmesi Dr. Ali Ayberk Beşen Başkent Üniversitesi Tıbbi Onkoloji BD Giriş Sitotoksik tedaviler herhangi
Gestasyonel Diyabette Nötrofil- Lenfosit Oranı, Ortalama Platelet Hacmi ve Solubıl İnterlökin 2 Reseptör Düzeyi
Gestasyonel Diyabette Nötrofil- Lenfosit Oranı, Ortalama Platelet Hacmi ve Solubıl İnterlökin 2 Reseptör Düzeyi Yrd. Doç. Dr. Cuma MERTOĞLU Erzincan Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Gestasyonel
Hipertansif Hasta Gebe Kalınca Ne Yapalım?
Hipertansif Hasta Gebe Kalınca Ne Yapalım? Doç.Dr. Gülay Sain Güven Hacettepe ÜniversitesiTıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Genel Dahiliye Ünitesi 24 Mayıs 2008, Antalya Sunum Planı Gebelik-hipertansiyon
Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır.
Bölüm 9 Astım ve Gebelik Astım ve Gebelik Dr. Metin KEREN ve Dr. Ferda Öner ERKEKOL Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır. Erişkinlerde astım görülme
Akut Apandisit Tanısal Yaklaşımlar
Apandisit; Akut Apandisit Tanısal Yaklaşımlar Dr. Selcan ENVER DİNÇ ACİL TIP ABD. 09.03.2010 Acil servise başvuran karın ağrılı hastalarda en sık konulan tanılardan bir tanesidir. Apandektomi dünya genelinde
Progestinler ve Metabolik Risk
Progestinler ve Metabolik Risk Dr. Erkut ATTAR İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ABD Reprodüktif Endokrinoloji ve İnferitlite Bilim Dalı Cumhuriyet Bayramı Kutlu
HBV Reaktivasyonunda Rehber Önerileri
HBV Reaktivasyonunda Rehber Önerileri Dr. Orhan YILDIZ Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D. e-mail: [email protected] Lok AS, et al. Hepatology.
Konjenital adrenal hiperplazi
. Konjenital adrenal hiperplazi Dr. Đhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Adrenal bez Adrenal korteks fonksiyonları: Mineralokortikoidler sodyum geri alımı ve potasyum atılımını
POLİKİSTİK OVER SENDROMU VE GENİTAL KANSER İLİŞKİSİ
POLİKİSTİK OVER SENDROMU VE GENİTAL KANSER İLİŞKİSİ Prof. Dr. Fırat ORTAÇ Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum AD. Jinekolojik Onkoloji Departmanı Polikistik Over Sendromu(PKOS)
Malnutrisyon ve İnflamasyonun. Hasta Ötiroid Sendromu Gelişimine imine Etkisi
Sürekli Ayaktan Periton Diyalizi Hastalarında Malnutrisyon ve İnflamasyonun Hasta Ötiroid Sendromu Gelişimine imine Etkisi Ebru Karcı, Erkan Dervişoğlu lu, Necmi Eren, Betül Kalender Kocaeli Üniversitesi,
Prof Dr Ercan M Aygen Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hast. ve Doğum AD, Üreme Endokrinolojisi ve İVF Ünitesi Kayseri
Hiperandrojenizm & Oral Kontraseptifler Prof Dr Ercan M Aygen Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hast. ve Doğum AD, Üreme Endokrinolojisi ve İVF Ünitesi Kayseri Hiperandrojenizm Hirsutizm akne alopesi
Olgu Sunumu Dr. Işıl Deniz Alıravcı Ordu Üniversitesi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi
Olgu Sunumu Dr. Işıl Deniz Alıravcı Ordu Üniversitesi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi 03.05.2016 OLGU 38 yaşında evli kadın hasta İki haftadır olan bulantı, kusma, kaşıntı, halsizlik, ciltte ve gözlerde
ÜRÜN BİLGİSİ. ETACİD, erişkinler, 12 yaş ve üzerindeki adolesanlarda mevsimsel alerjik rinitin profilaksisinde endikedir.
ÜRÜN BİLGİSİ 1. ÜRÜN ADI ETACİD % 0,05 Nazal Sprey 2. BİLEŞİM Etkin madde: Mometazon furoat 50 mikrogram/püskürtme 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR ETACİD erişkinler, adolesanlar ve 6-11 yaş arasındaki çocuklarda
Androgenetik Alopesili Erkeklerde Topikal Redensyl, Capixyl, ve Procapil kombinasyonu ile Topikal Minoksidil Arasında Karşılaştırmalı Bir Çalışma
Androgenetik Alopesili Erkeklerde Topikal Redensyl, Capixyl, ve Procapil kombinasyonu ile Topikal Minoksidil Arasında Karşılaştırmalı Bir Çalışma Giriş Skatrisyel olmayan alopesinin en yaygın üç şekli
Kronik HCV İnfeksiyonlarında Güncel Tedavi Yaklaşımları Dr. Kaya Süer
Kronik HCV İnfeksiyonlarında Güncel Tedavi Yaklaşımları Dr. Kaya Süer Near East University Faculty of Medicine Infectious Diseases and Clinical Microbiology HCV tarihçesi 1989 Hepatitis C (HCV) genomu
İÇİNDEKİLER. Önsöz... iii Ulusal Tanı ve Tedavi Kılavuzu Çalışma Grupları... iv Kısaltmalar... vii Tablolar Listesi... xiii Şekiller Listesi...
HEMOFİLİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU İÇİNDEKİLER Önsöz... iii Ulusal Tanı ve Tedavi Kılavuzu Çalışma Grupları... iv Kısaltmalar... vii Tablolar Listesi... xiii Şekiller Listesi... xiii I. BÖLÜM HEMOFİLİ TANI
Yüksekte Çalışması İçin Onay Verilecek Çalışanın İç Hastalıkları Açısından Değerlendirilmesi. Dr.Emel Bayrak İç Hastalıkları Uzmanı
Yüksekte Çalışması İçin Onay Verilecek Çalışanın İç Hastalıkları Açısından Değerlendirilmesi Dr.Emel Bayrak İç Hastalıkları Uzmanı Çalışan açısından, yüksekte güvenle çalışabilirliği belirleyen etkenler:
II. BÖLÜM HEMOFİLİDE KANAMA TEDAVİSİ
HEMOFİLİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU Önsöz... IX-X Türk Hematoloji Derneği Yönetim Kurulu... XI Hemofili Bilimsel Alt Komitesi Üyeleri (2014-2018 dönemi)... XI Kısaltmalar... XII I. BÖLÜM HEMOFİLİ TANISI TANIM...
REGENERATION INSIDE US
SUCCESSFULL METHOD TO GIVE ENERGY AND BRIGHTNESS TO HAIR REGENERATION INSIDE US PROGRAMMA INNOV ATIVO CONTRO CAL VIZIE E DIRADAMENTI INNOVATIVE PROGRAM TO REDUCE THE FALL OF HAIR 0476 AUTOLOGOUS CELLULAR
KULLANMA TALİMATI. ADVANTAN S %0.1 Çözelti Cilt üzerine haricen uygulanır.
ADVANTAN S %0.1 Çözelti Cilt üzerine haricen uygulanır. KULLANMA TALİMATI Etkin madde: 1 ml ADVANTAN S Çözelti, 1.0 mg metilprednisolon aseponat (%0.1 (a/h) lik metilprednisolon aseponat çözeltisine eşdeğer
Konjenital adrenal hiperplazi (KAH) Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı
Konjenital adrenal hiperplazi (KAH) Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Dersin Amacı KAH patogenezinin öğrenilmesi KAH lı hastaların klinik ve laboratuar bulgularının
POSTTRANSPLANT DİABETES MELLİTUS DR. ÜLKEM YAKUPOĞLU ACIBADEM ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ INTERNATIONAL HOSPITAL ORGAN NAKLİ MERKEZİ
POSTTRANSPLANT DİABETES MELLİTUS DR. ÜLKEM YAKUPOĞLU ACIBADEM ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ INTERNATIONAL HOSPITAL ORGAN NAKLİ MERKEZİ Transplant İlişkili Hiperglisemi (TAH) Posttransplant Diabetes Mellitus
GELECEĞİN TIBBINA HOŞ GELDİNİZ
GELECEĞİN TIBBINA HOŞ GELDİNİZ Her bünye kendine has özellikleriyle tek, kendine özel ve eşsizdir. Tedavilerin de kişiye özel olması kaçınılamaz bir gerekliliktir. ONDAMED, rezonans terapisinin kişiye
POLİKİSTİK OVER SENDROMU (PCOS)
POLİKİSTİK OVER SENDROMU (PCOS) www.anatoliatupbebek.com.tr www.anatoliaivf.com CERTIFIED EN I SO 9001 Certificate No. 20100173002732 Kurumumuzun, ISO-9001/2015 uluslararası hizmet kalite standardı belgesi
Trikoskopi. Trichoscopy. Sürekli Eğitim / Continuing Medical Education. Özlem Dicle. Özet. Abstract. Giriş. Trikoskopik Temel Yapılar
Sürekli Eğitim / Continuing Medical Education Turk J Dermatol 2015; 2: 65-71 DOI: 10.4274/tdd.2015.09.65 65 Özlem Dicle Trikoskopi Trichoscopy Özet Trikoskopi (saç ve saçlı deri dermoskopisi) klinikte
Kronik Hepatit B Tedavisi Zor Olgular
Kronik Hepatit B Tedavisi Zor Olgular Dr. Faruk KARAKEÇİLİ Erzincan Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı 22.01.2016 HATAY Tedavisi Zor Olgular! Zor hasta
MENAPOZ DÖNEMİ MENAPOZ DÖNEM VE HORMONLAR
MENAPOZ DÖNEMİ VE HORMONLAR DR.ALEV ÖKTEM Menapozun Nedeni Overlerdeki oositlerin üreme yaşlanması sırasında ovülasyon ve atrezi nedeniyle tükenmesidir Kronolojik yaş üreme yaşlanmasının tespiti için çok
Epidermal Büyüme Faktörü Türkiye'de Uygulama Yapılan İlk Üç Hasta
Epidermal Büyüme Faktörü Türkiye'de Uygulama Yapılan İlk Üç Hasta M. Bülent ERTUĞRUL, M. Özlem SAYLAK-ERSOY, Çetin TURAN, Barçın ÖZTÜRK, Serhan SAKARYA Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi, İnfeksiyon
ÜÇLÜ ORAL ANTİDİYABETİK TEDAVİSİ. Derun Taner Ertuğrul KEAH Endokrinoloji
ÜÇLÜ ORAL ANTİDİYABETİK TEDAVİSİ Derun Taner Ertuğrul KEAH Endokrinoloji NİYE KOMBİNE EDİYORUZ? ADA ve EASD basamak tedavisi öneriyor. Önce metformin, sonra diğer ilaçları ekle: OAD, GLP1 agonistleri veya
Beslenme ve İnflamasyon Göstergeleri Açısından Nokturnal ve Konvansiyonel Hemodiyalizin Karşılaştırılması
Beslenme ve İnflamasyon Göstergeleri Açısından Nokturnal ve Konvansiyonel Hemodiyalizin Karşılaştırılması Halil Yazıcı 1, Abdullah Özkök 1, Yaşar Çalışkan 1, Ayşegül Telci 2, Alaattin Yıldız 1 ¹İstanbul
MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ
MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ Dr. Filiz Yenicesu Düzen Laboratuvarı Görüntüleme Birimi Meme Kanserinde Tanı Yöntemleri 1. Fizik muayene 2. Serolojik Testler 3. Görüntüleme 4. Biyopsi Patolojik
ASTIMDA YENİ BİYOLOJİK AJANLAR. Doç. Dr. İnsu Yılmaz Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları AD İmmünoloji ve Allerji Hastalıkları BD
ASTIMDA YENİ BİYOLOJİK AJANLAR Doç. Dr. İnsu Yılmaz Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları AD İmmünoloji ve Allerji Hastalıkları BD Astım-Yeni biyolojik tedaviler Omalizumab (Anti-IgE) Mepolizumab
Kan Kanserleri (Lösemiler)
Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci
KAYNAK:Türk hematoloji derneği
KAYNAK:Türk hematoloji derneği HİT, heparinin tetiklediği bir immün yanıt sonucu, trombositlerin antikor aracılı aktivasyonu ve buna bağlı tüketimi ile oluşan, trombositopeni ve tromboz ile karakterize
TİROİDİTLERDE AYIRICI TANI. Doç.Dr.Esra Hatipoğlu Biruni Üniversite Hastanesi Endokrinoloji ve Diabet Bilim Dalı
TİROİDİTLERDE AYIRICI TANI Doç.Dr.Esra Hatipoğlu Biruni Üniversite Hastanesi Endokrinoloji ve Diabet Bilim Dalı Tiroidit terimi tiroidde inflamasyon ile karakterize olan farklı hastalıkları kapsamaktadır
Kronik Hepatit B li Hastalarda Oral Antiviral Tedavilerin Değerlendirilmesi
Kronik Hepatit B li Hastalarda Oral Antiviral Tedavilerin Değerlendirilmesi Özer Yıldırım D¹, Mıstık R², Kazak E², Ağca H³, Heper Y², Yılmaz E², Akalın H² 1 Balıkesir Atatürk Devlet Hastanesi Enfeksiyon
Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü
Tip 1 diyabete giriş Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü ENTERNASYONAL EKSPER KOMİTE TARAFINDAN HAZIRLANAN DİABETİN YENİ SINIFLAMASI 1 - Tip 1 Diabetes
BÜYÜMENİN DEĞERLENDİRİLMESİ. Prof Dr Zehra AYCAN.
BÜYÜMENİN DEĞERLENDİRİLMESİ Prof Dr Zehra AYCAN [email protected] Büyüme Çocukluk çağı, döllenme anında başlar ve ergenliğin tamamlanmasına kadar devam eder Bu süreçte çocuk hem büyür hem de gelişir
Bir Üniversite Kliniğinde Yatan Hastalarda MetabolikSendrom Sıklığı GŞ CAN, B BAĞCI, A TOPUZOĞLU, S ÖZTEKİN, BB AKDEDE
Bir Üniversite Kliniğinde Yatan Hastalarda MetabolikSendrom Sıklığı GŞ CAN, B BAĞCI, A TOPUZOĞLU, S ÖZTEKİN, BB AKDEDE Psikiyatrik hastalığı olan bireylerde MetabolikSendrom (MetS) sıklığı genel popülasyona
ASTIM «GINA» Dr. Bengü MUTLU SARIÇİÇEK
ASTIM «GINA» Dr. Bengü MUTLU SARIÇİÇEK ASTIM Dünya genelinde 300 milyon kişiyi etkilediği düşünülmekte Gelişmiş ülkelerde artan prevalansa sahip Hasta veya toplum açısından yüksek maliyetli bir hastalık
BÖBREK NAKİLLİ ÇOCUKLARDA GEÇ DÖNEM AKUT REJEKSİYONUN GREFT SAĞKALIMI ÜZERİNE ETKİLERİ. Başkent Üniversitesi Çocuk Nefroloji Dr.
BÖBREK NAKİLLİ ÇOCUKLARDA GEÇ DÖNEM AKUT REJEKSİYONUN GREFT SAĞKALIMI ÜZERİNE ETKİLERİ Başkent Üniversitesi Çocuk Nefroloji Dr. Aslı KANTAR Akut rejeksiyon (AR), greft disfonksiyonu gelişmesinde major
HCV POZİTİF RENAL TRANSPLANT HASTALARINDA POSTTRANSPLANT DİYABET GELİŞİMİ RİSKİ ARTMIŞ MIDIR?
HCV POZİTİF RENAL TRANSPLANT HASTALARINDA POSTTRANSPLANT DİYABET GELİŞİMİ RİSKİ ARTMIŞ MIDIR? Abdullah ŞUMNU 1, Erol DEMİR 2, Ozan YEĞİT, Ümmü KORKMAZ, Yaşar ÇALIŞKAN 2, Nadir ALPAY 3, Halil YAZICI 2,
KRONİK BÖBREK HASTASINDA (HBV) TEDAVİ PROTOKOLU NASIL OLMALIDIR?
KRONİK BÖBREK HASTASINDA (HBV) TEDAVİ PROTOKOLU NASIL OLMALIDIR? Dr. Ziya Kuruüzüm DEÜTF Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD 07.09.2013, UVHS, Güral Sapanca Otel, Sakarya Kronik böbrek hastası
Doç. Dr. Halil Coşkun. Dr. Hüseyin Kazim Bektaşoğlu
Doç. Dr. Halil Coşkun Dr. Hüseyin Kazim Bektaşoğlu GİRİŞ 2010 verilerine göre dünyada erişkinlerde (20-79 yaş) diabet prevalansı %6,4 (285 milyon). 2030 da bu oranın %7,7 ye (439 milyon) yükseleceği öngörülüyor.
KRONİK VİRAL HEPATİT C Lİ HASTALARDA IL28B NİN İNTERFERON TEDAVİSİNE YANITLA İLİŞKİSİ. Dr. Gülay ÇEKİÇ MOR
KRONİK VİRAL HEPATİT C Lİ HASTALARDA IL28B NİN İNTERFERON TEDAVİSİNE YANITLA İLİŞKİSİ Dr. Gülay ÇEKİÇ MOR Giriş-Amaç IL28B geni ve yakınındaki single nucleotide polymorphism lerinin(snp, özellikle rs12979860
Paratiroid Kanserinde Yönetim İzmir den Üç Merkezli Deneyim
Paratiroid Kanserinde Yönetim İzmir den Üç Merkezli Deneyim Murat Özdemir, Özer Makay, Tevfik Demir*, Berk Göktepe, Kamil Erözkan, Barış Bingül**, Yeşim Ertan**, Hüsnü Buğdaycı***, Gökhan İçöz, Mahir Akyıldız
PERİKARDİT GİRİŞ PATOFİZYOLOJİ. Dr. Neslihan SAYRAÇ
GİRİŞ Perikard PERİKARDİT Dr. Neslihan SAYRAÇ AÜTF Acil Tıp Anabilim Dalı 05/01/2010 Visseral Parietal 50 ml seröz sıvı İnsidansı net olarak bilinmiyor Ancak acil servise AMI olmayan göğüs ağrısı ile başvuran
hs-troponin T ve hs-troponin I Değerlerinin Farklı egfr Düzeylerinde Karşılaştırılması
hs-troponin T ve hs-troponin I Değerlerinin Farklı egfr Düzeylerinde Karşılaştırılması Tuncay Güçlü S.B. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Biyokimya Bölümü 16-18 Ekim 2014, Malatya GİRİŞ Kronik
EDİNSEL KANAMA BOZUKLUKLARI VE KALITSAL TROMBOFİLİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU I. BÖLÜM TROMBOTİK TROMBOSİTOPENİK PURPURA TANI VE TEDAVİ KILAVUZU...
EDİNSEL KANAMA BOZUKLUKLARI VE KALITSAL TROMBOFİLİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU İÇİNDEKİLER Önsöz...iii Ulusal Tanı ve Tedavi Kılavuzu Çalışma Grupları... iv Kısaltmalar... vii Tablolar Listesi... xv Şekiller
GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU)
Op.Dr. Tuncer GÜNEY Göz Hastalıkları Uzmanı GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) HASTALIĞINI BİLİYOR MUSUNUZ? Glokom=Göz Tansiyonu Hastalığı : Yüksek göz içi basıncı ile giden,görme hücrelerinin ölümüne
Erişkin Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu nda Prematür Ejakülasyon Sıklığı: 2D:4D Oranı İle İlişkisi
Erişkin Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu nda Prematür Ejakülasyon Sıklığı: 2D:4D Oranı İle İlişkisi *Kenar İ. Ayşe Nur, **Sezai Üstün Aydın, *Alper Zıblak *Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi
86. Doğum eylemi süresince fetal başın yaptığı eksternal rotasyon hareketi hangi aşamada gerçekleşir?
86. Doğum eylemi süresince fetal başın yaptığı eksternal rotasyon hareketi hangi aşamada gerçekleşir? A) Angajman B) Pelvik girimden geçiş C) Orta pelvise giriş D) Pelvik çıkım düzlemine giriş E) Omuz
Kalıtsal saç dökülmesi ve azalması
Kalıtsal saç dökülmesi ve azalması Sık karşılaşılan bir sorunla ilgili küçük bir broşür ROG-5001 Pfizer in reçetesiz satılan ilaçları hakkındaki sorularınız için lütfen bizimle temasa geçiniz. Tel 08-550
Tüberkülozda Yeni Tanı Metodları (Quantiferon)
Tüberkülozda Yeni Tanı Metodları (Quantiferon) Tüberküloz bütün yaş gruplarında görülen ve tüm sistemleri tutabilen bir hastalıktır. Tüberküloz prevalansının yüksek olduğu toplumlarda genellikle çocuk
KRONİK HEPATİT B (Olgu Sunumu) Dr. İlkay Karaoğlan Gaziantep Ün. Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hst. Ve Kl. Mik. AD.
KRONİK HEPATİT B (Olgu Sunumu) Dr. İlkay Karaoğlan Gaziantep Ün. Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hst. Ve Kl. Mik. AD. Kasım-1999 HK 41 yaş, erkek Öğretmen Gaziantep Yakınması: Yok Bir yıl önce tesadüfen HBsAg
ENDOJEN POSTERİOR ÜVEİTLERDE MEDİKAL TEDAVİ YÖNTEMLERİ DR ŞENGÜL ÖZDEK
ENDOJEN POSTERİOR ÜVEİTLERDE MEDİKAL TEDAVİ YÖNTEMLERİ DR ŞENGÜL ÖZDEK Uveitler - Prognoz %22 sinde en az bir gözde kanuni körlükle sonuçlanmakta Morbidite İMMÜN MEKANİZMA Ön Üveit: MHC class I/CD8+ sitotoksik
Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011
Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını
