ÖNSÖZ. NİSAN 2006 Ümit ERDOĞAN

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ÖNSÖZ. NİSAN 2006 Ümit ERDOĞAN"

Transkript

1 ÖNSÖZ Türkiye Cumhuriyeti Devleti nin yakın tarihindeki en önemli dönüm noktalarını, Askeri Müdahaleler oluşturmaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri, siyaset kurumuna; demokrasinin tıkandığı gerekçesiyle toplam üç defa müdahalede bulunmuştur. Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen bu müdahaleler; 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 Askeri Müdahaleleridir. Tez çalışmamızda; Türk Siyaseti nin önemli, dönüm noktalarından birisini oluşturan ve üç askeri darbeden ilki olma özelliğindeki 27 Mayıs 1960 Askeri Darbesi, öncesindeki Demokrat Parti Dönemi ile ilişkilendirilerek irdelenmiştir. Tezin hazırlanmasında döneme ilişkin kaynaklardan faydalanılmıştır. Bu kaynaklarda olaylara ilişkin yapılan farklı yorumlar, objektif olarak teze yansıtılmaya çalışılmıştır. Tezi hazırlarken büyük yardımlarını gördüğüm değerli hocam: Yar. Doç. Dr. Mehmet KAYA ya teşekkürü borç bilirim. NİSAN 2006 Ümit ERDOĞAN

2 İÇİNDEKİLER Giriş ÇOK PARTİLİ SİYASAL REJİME GEÇİŞ DENEMELERİ:... 1 A.TERAKKİPERVER HALK FIRKA:...3 B. SERBEST FIRKA:...3 BİRİNCİ BÖLÜM DP NİN KURULMASI VE ÇOK PARTİLİ SİYASAL REJİMİN BAŞLANGICI:..5 A. ÇOK PARTİLİ REJİME GEÇİŞTE İÇ VE DIŞ ETKENLER:.5 1.) İç Etkenler: ) Dış etkenler:..5 a.) İkinci Dünya Savaşı:...6 B. ÇOK PARTİLİ SİYASAL REJİME GEÇİŞ:...7 C. DP NİN KURULMA SÜRECİ:..9 1.) Parti İçi Muhalefet:...9 a.) 4 lü Takrir: D. DP NİN KURULMASI VE PROGRAMI: ) 1946 Seçimleri:...13 İKİNCİ BÖLÜM DP NİN İKTİDAR DÖNEMLERİ:. 15 A DÖNEMİ: ) DP nin 1950 Seçimlerindeki Başarısının Nedenleri:.15 2.) Türkçe Ezan: ) Kore Savaşı: ) DP nin İlk Döneminde Basın ve Muhalefet ile İlişkileri:...20 B Dönemi: ) 6-7 Eylül Olayları:.26 C DÖNEMİ: 28 1.) 9 Subay Olayı: ) Irak Devrimi: ) İlk Hedefler Beyannamesi:..31 II

3 4.) Menderes in Uçak Kazası:..32 D. İHTİLAL SÜRECİ: ) Uşak Olayları: ) Kayseri Olayları: ) Meclis Tahkikat Komisyonu nun Kurulması: ) Üniversite Olayları: ) 555 K Olayı ) Harbiyelilerin Ayaklanması:...39 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 27 MAYIS 1960 İHTİLALİ:. 41 A. HÜKÜMET DARBESİ: ) Milli Birlik Komitesinin Kurulması ve İcraatları:...43 B. 27 MAYIS 1960 İHTİLALİNİN NEDENLERİ: ) DP nin Muhalefet İle ilişkileri: ) DP nin Seçmen ve Bürokrasi ile ilişkileri: ) DP nin Üniversitelerle İlişkileri: ) DP nin Basın İle İlişkileri: ) DP nin Ordu İle ilişkileri: ) İhtilalin Ekonomik Nedenleri: ) İhtilalin Sınıfsal Nedenleri:...56 C DARBESİ NİN ÖZELLİKLERİ: D. DARBENİN GETİRDİKLERİ:...58 SONUÇ:...62 KAYNAKLAR: ÖZGEÇMİŞ:...65 III

4 Semboller ve Kısaltmalar Adı geçen eser a.g.e. Basım tarihi yok t.y. Basım yeri yok y.y. Çeviren Çev. Çok yazarlı eserlerde ilk yazardan sonrakiler vd. Sayfa/sayfalar s./ss. ve benzeri / ve benzerleri vb. Türkiye Cumhuriyeti TC Amerika Birleşik Devletleri ABD Kuzey Atlantik Paktı Nato Demokrat Parti DP Cumhuriyet Halk Partisi CHP Cumhuriyet Halk Fırkası CHF Adalet Partisi AP Milli Eğitim Bakanlığı MEB İstanbul İst. Türk Tarih Kurumu TTK Türk Silahlı Kuvvetleri TSK Bakan B. Doktor Dr. Profesör Doktor Prof. Dr. Doçent Doktor Doç. Dr. IV

5 GİRİŞ Mustafa Kemal ve silah arkadaşları önderliğindeki Türk Milleti; Birinci Dünya Savaşı ndaki hezimetin ardından, dağılan ve işgale uğrayan Osmanlı Devleti ni kurtarmak ve kaybedilen bağımsızlığı yeniden kazanmak amacı ile milli mücadele dönemini başlatmıştır. Batının emperyalist güçlerine karşı, milli mücadele dönemini başlatan Türk Milleti, büyük mücadelesi ve özverisi neticesinde, Avrupa nın emperyalist ve sömürgeci ülkelerini vatan topraklarından çıkarmayı başarmıştır. Milli mücadele döneminde toplumu oluşturan her kesimin ortak hedefi aynıydı; vatanı işgalden kurtarmak ve hak edilen bağımsızlığa kavuşmak. Bu amaç uğrunda, yaşam tarzı ve hayat görüşleri farklı olan, toplumun her kesiminden insan, ortak hedefler için işbirliği yapmıştır. Farklı düşünce yapısına sahip olan bu insanlar ilk meclisin çatısı altında da birleşmişlerdir. 1 Milli mücadele dönemindeki savaşların kazanılması neticesinde; Osmanlı İmparatorluğu nun kalıntılarından, hakim unsurunu Türk Milleti nin oluşturduğu yepyeni bir ulus devlet teşekkül ettirilmiştir.türk Milleti nin emperyalist güçlere karşı verdiği bu topyekün bağımsızlık mücadelesi, sömürgeci güçlerin işgali altında bulunan devletlere bağımsızlıklarını kazanma yolunda iyi bir örnek olmuştur. Milli mücadelenin cephe safhası büyük zaferlerle kazanıldıktan sonra, Türkiye Cumhuriyeti Devleti nde artık yepyeni bir dönem başlamıştır. Bu dönem Atatürk ün zihnindeki devrimlerin ve yeniliklerin uygulamaya sokulacağı bir dönem olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti Devleti nde, Atatürk önderliğinde her alanda çağının modern yapısına uygun yenilikler uygulanmaya konmuştur. Atatürk devrimleri dediğimiz bu yenileşme hareketlerinin başarıya ulaşması hiç de kolay değildi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ni oluşturan kökler ve miras, Osmanlı Devleti ne dayanıyordu. Osmanlı Devleti nin dinsel ağırlıklı, monarşik yönetim şeklinden, Atatürk ün zihnindeki, çağının gelişmiş ülkelerinde uygulanan, liberal ağırlıklı,demokratik siyasal sistemin Türkiye de uygulanması zordu. Çünkü, altı asrı aşkın süre hakimiyet 1 Mustafa Erdoğan. (1991). Türkiye de Demokrasiye Geçiş Deneyimi. Liberal Düşünce Topluluğu, 3: , ( ).

6 göstermiş bir devletin mirasını yok saymak imkansızdı. Milli mücadeleyi yöneten, Atatürk ve silah arkadaşları da, Osmanlı Devleti nin bünyesinde çıkmışlardı. 2 Atatürk gerçekleştireceği devrimleri; gerek meşru zemine oturtmak, gerekse de rahat bir çalışma ortamı sağlamak için, 11 Eylül 1923 tarihinde, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerini, Halk Fırkası adı altında birleştirmiştir. Atatürk kurduğu bu yeni siyasi partiyi, 23 Nisan 1920 tarihinde açılan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti nin ilk meclisi olan, kurucu meclis çatısı altında faaliyete geçirmiştir. Halk Fırkası, Türkiye Cumhuriyeti nin kuruluş aşamasında yönetim alanında büyük yararlılıklar göstermiştir. Bu partinin sonradan altı oka dönüşecek dokuz umdesi, Türkiye nin ilk siyasi programı olacaktır. Ölümüne kadar Atatürk ün genel başkanlığını yaptığı HF, daha sonra Cumhuriyet Halk Partisi adını almıştır ve 1946 seçimlerine kadar Türk siyasi hayatının TBMM deki tek partisi, 1950 seçimlerine kadar da iktidardaki partisi olmuştur a kadar Türkiye Cumhuriyeti ni yönetecek siyasi kadrolar CHP bünyesinden çıkmıştır. 3 Türkiye Cumhuriyeti nin siyasal rejimi, 29 Ekim 1923 tarihinde cumhuriyetin ilanıyla belirlendi. Bundan sonra Türkiye, halkın kendi kendisini yöneteceği, kendisini yönetenleri kendisinin seçeceği Cumhuriyet rejimi ile yönetilecekti. Bu sisteme göre, halkın oyları ile seçilen milletvekilleri, parlamenter sistemin unsuru olacaklardı. Devrimci kadroların uygulamaya soktuğu parlamenter sistemin en büyük eksikliği; çok partili sistemden yoksunluktu. CHP dışındaki bir siyasi partinin kurulması ve meclis bünyesinde faaliyet göstermesi, parlamenter sistemin sağlıklı yürütülmesi açısından gerekliydi. Siyasal hayata demokrasiyi yerleştirmek için, çok partili hayata geçmek bir zorunluluk haline gelmişti. Milli mücadeleyi kazanmak ortak fikrinin bir araya getirdiği toplum kesimleri, milli mücadelenin kazanılmasından sonra fikir ayrılıklarına düştüler ve bir süre sonra, bir arada bulunamaz hale geldiler. Kemalist kadronun cumhuriyeti ilanı, hilafeti, Şeriyye ve Efkaf Vekaleti ni kaldırması ve Tevhid-i Tedrisat Kanunu nu kabul etmesi gibi reformist uygulamaları, muhafazakar çevrelerde tepkiye yol açtı. Bu anlamda Atatürk ün, yakın silah arkadaşları ile siyasi yaşamdaki yolları ayrılmaya başladı. Meclis çatısı altındaki farklı 2 Mustafa Erdoğan. (1991). Türkiye de Demokrasiye Geçiş Deneyimi. Liberal Düşünce Topluluğu, 3: , ( ). 3 Mustafa Erdoğan. (1991). Türkiye de Demokrasiye Geçiş Deneyimi. Liberal Düşünce Topluluğu, 3: , ( ). 2

7 düşünceye sahip vekiller, yeni siyasal düşünce gruplarının oluşmasına yol açtı, bu da yeni siyasal teşekküllerin alt yapısını meydana getirdi. 4 A.TERAKKİPERVER CUMHURİYET FIRKA Atatürk döneminde, çok partili siyasal rejime geçmek için atılan ilk adım, Terakki Perver Cumhuriyet Fırkası deneyimidir. Atatürk ün de teşvikleri ile; Kazım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele, Rauf Orbay ve Adnan Adıvar, Halk Fırkası ndan ayrılarak, 17 Kasım 1924 tarihinde Terakkiperver Halk Fırkası nı kurmuşlardır. Oldukça samimi duygular içerisinde kurulan bu partinin programına, liberal demokrat çizgiler hakimdir. Bu parti, geniş bir halk kitlesi tarafından, kemalist kadronun otoriter ve baskıcı yönetimine karşı alternatif olarak görülmüştür. Fakat bu parti uzun ömürlü olamamıştır. 1 Şubat 1925 tarihinde eski rejimin yeniden getirilmesi isteği ile patlak veren Şeyh Sait İsyanı nı çıkaranların, Terakkiperver Halk Fırkası ile bağlantılı oldukları şüphesi, partinin 5 Haziran 1925 tarihinde kapatılmasına neden olmuştur. Partinin önde gelen isimleri de İstiklal Mahkemesi nde yargılanmıştır. Ancak yargılama sonrasında bu isimler berat etmiştir. Şeyh Sait İsyanı ve Atatürk e, İzmir de girişilen suikast neticesinde, 4 Mart 1925 tarihinde Takrir-i Sükun Kanunu çıkarılmıştır. Böylece, yeni rejimin devamlılığı garanti altına alınmıştır. 5 A. SERBEST FIRKA Atatürk ün sağlığındaki çok partili hayata geçiş denemelerinin ikincisi ve sonuncusu, Serbest Fırka deneyimidir. Bu fırka da çok partili hayata geçiş isteği, ve Kemalist rejime karşı olan muhalif kesimin, gücünün ölçülmesi düşüncesiyle, Atatürk tarafından yakın arkadaşı Fethi Okyar a 1930 yılında kurdurulmuştur. Serbest Fırka nın programına; siyasal alanda çoğulcu demokrasi, ekonomik alanda da liberal sistemin esasları hakim olmuştur. Serbest Fırka Türkiye de geniş halk kitleleri tarafından büyük coşku ile karşılanmıştır. Bu parti kendisine büyük bir taraftar kitlesi toplamayı başarmıştır. Serbest Fırka nın kısa bir sürede kendisine büyük bir taraftar kitlesi toplamasının sebebi, halkın kemalist kadronun uygulamış olduğu ekonomik politikadan ve bu kadronun 4 Mustafa Erdoğan. (1991). Türkiye de Demokrasiye Geçiş Deneyimi. Liberal Düşünce Topluluğu, 3: , ( ). 5 Mustafa Erdoğan. (1991). Türkiye de Demokrasiye Geçiş Deneyimi. Liberal Düşünce Topluluğu, 3: , ( ). 3

8 reformist yönünden şikayetçi olmasıdır. Serbest Fırka da, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası gibi, tek parti rejiminin uygulamalarına karşı olan kesimin birleştiği, muhalefet bir kanat haline gelmiştir. Serbest Fırka nın tek parti rejimini tehdit etmesi üzerine kapatılacağını anlayan parti kurucuları, Serbest Fırka yı fesh etmiştir. Bu partinin ömrü, ancak 97 gün olabilmiştir. Atatürk döneminde Cumhuriyet Halk Partisi ne muhalefette bulunan Türk Ocakları, 10 Nisan 1931 tarihinde kapatılmıştır ve malları da CHP ye devrolmuştur. 6 Görüldüğü gibi Atatürk döneminde uygulanmaya çalışılan çok partili siyasal rejim çalışmaları, iki başarısız teşebbüs neticesinde sekteye uğramıştır. Bu iki başarısız teşebbüs neticesinde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti nin çok partili siyasal rejime hazır olmadığı anlaşıldığından ve Atatürk döneminde bir daha böyle bir teşebbüste bulunulmamıştır. Mustafa Kemal Atatürk çok istediği çok partili siyasal rejimi hayatta iken göremeyecektir. Türkiye Cumhuriyeti nde çok partili siyasal rejime ancak; 7 Ocak 1946 tarihinde Demokrat Parti nin kurulması ve aynı yıl yapılacak genel seçimlerin sonucunda, bu partinin TBMM ye girmesi ile geçilecektir. 6 İshak Demir, (1999). Türk Demokrasi Tarihi Yürüyüş Dergisi, sayı 3. ( ). 4

9 BİRİNCİ BÖLÜM DEMOKRAT PARTİ NİN KURULMASI VE ÇOK PARTİLİ SİYASAL HAYATIN BAŞLANGICI A. ÇOK PARTİLİ HAYATA GEÇİŞTE İÇ VE DIŞ ETKENLER 1.) İç Etkenler Türkiye Cumhuriyeti Devleti nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ün vefatı üzerine, Türk siyasi hayatında ve CHP de yeni bir dönem başlamıştır. Atatürk ten sonra Cumhurbaşkanlığı makamına, 1950 yılına kadar ayrılmamak üzere İsmet İnönü geçmiştir. Başbakanlık makamına ise, sertlik yanlısı politikalar ile Atatürk devrimlerinin gerçekleştirileceği düşüncesini benimseyen Recep Peker getirilmiştir. Artık ülke yönetiminde tek yetkili kişi, Cumhurbaşkanı İsmet İnönü dür yılına kadar devam eden bu dönem, yönetim alanındaki uygulamaların iyice sertleştiği, milli şef dönemi olmuştur. Halk, CHP nin bu baskı politikasından son derece şikayetçiydi ve tek parti yönetiminden bunalmış vaziyette idi. 7 2.) Dış Etkenler Türk siyasetinde, milli şef dönemi sürerken batı dünyasında da durum bundan farklı değildi. Dönemin Avrupa sında baskıcı ve faşist yönetimlerin hüküm sürdüğü görülmektedir. Hitler Almanya sı, Mussollini İtalya sı ve Franko İspanya sı baskıcı faşizmle yönetiliyordu. Dünya üzerindeki bu otoriter, baskıcı yönetimlerin, daha 1931 yılından beri Türkiye Cumhuriyeti ni etkilediği görülmektedir. 8 7 Mustafa Erdoğan. (1991). Türkiye de Demokrasiye Geçiş Deneyimi Liberal Düşünce Topluluğu, 3: ( ). 8 Rıfkı Salim Burçak, (1979), Türkiye de Demokrasiye Geçiş, Olgaç Yayınevi, Ankara, s. 43.

10 a-) İkinci Dünya Savaşı Türkiye Cumhuriyeti nin çok partili siyasal rejime geçtiği dönemindeki dünya konjonktürüne bakacak olursak; İkinci Dünya Savaşı nın başlamasının tüm dünya devletlerini etkileyecek sonuçlar çıkardığını görürüz. İkinci Dünya Savaşı nın patlak vermesi ve bu savaşın sonuçları Türkiye de dahil tüm dünya devletlerini etkilemiştir. Türkiye nin, İkinci Dünya Savaşı na girmemesi büyük başarıydı, ancak Türkiye nin savaşın yaydığı fikirlerden etkilenmemesi de olanaksızdı. İkinci Dünya Savaşı sırasında, Türkiye de sıkı yönetim ilan edilmiştir. Sıkı yönetim Türkiye de ancak 1947 yılında kaldırılmıştır. Savaş döneminde ülkede mal kıtlığı artmıştır ve fiyat artışları devamlı hale gelmiştir. Bozulan devlet ekonomisini düzeltmek için çıkarılan yeni vergiler yoksul halkı ezmiştir. Savaş sırasında çıkarılan, Milli Korunma Kanunu ile halkın CHP yönetimine karşı duyduğu bıkkınlık iyice artmıştır. Halk nazarında CHP, yokluğun ve baskının partisi olarak özdeşleşmiştir. 9 İkinci Dünya Savaşı neticesinde dünya devletlerindeki faşist yönetimler yıkılmış, adına demokrasi ve liberalizm denilen yeni bir akım tüm ülkelerde yayılmaya başlamıştır. İkinci Dünya Savaşı ndan galip çıkan ülkeler; sosyalizm ile yönetilen Sovyetler Birliği hariç, demokrasi ve liberalizmin savunucusu olan, ABD nin önderliğini yaptığı batılı devletlerdi. Savaş sonrası dünya; ABD nin başı çektiği batı bloğu ve Sovyetler Birliği nin önderliğindeki doğu bloğu olmak üzere iki kutuplu hale gelmiştir. Türkiye Cumhuriyeti nin dış politikası da İkinci Dünya Savaşı nın neticesi ile birlikte şekillenmeye başlamıştır. Savaş ile birlikte Türkiye, müthiş bir yalnızlığın içerisine düşmüştür. Değişen dünya dengeleri içerisinde Türkiye, iki kutuplu dünya düzeninden birisini tercih etmek zorunda kalmıştır. 10 Bu durumu İsmet İnönü nün şu sözleri iyi özetlemektedir: Cihan harbi sonunda bize karşı beliren haksız istekler ve propagandalar karşısında bir aralık, insanlık aleminin kadir bilir ve adalet tanır zihniyetinden şüphe eder bir halde idik. Yalnızlık havası, vatandaşlarımızı üzüntü içerisinde bırakıyordu Bernard Lewıs, (1984), Modern Türkiye nin Doğuşu, (çev. Metin Kıratlı), TTK Yayınevi, 2. Baskı, Ankara, s Burçak, a.g.e., s a.g.e., s

11 İki bloklu dünya düzeninde Türkiye nin tercihi, ABD önderliğindeki batı bloğuna yakınlaşmak olmuştur. Bu tercihin yapılmasında şu etkenler rol oynamıştır; Sovyet Dışişleri Bakanı Molotof, Atatürk ile Lenin arasında imzalanan ve yirmi yıldır yürürlükte olan Türk-Sovyet saldırmazlık anlaşmasının, süresi dolduğunda artık yenilenmeyeceğini bildirmiştir. Ayrıca Sovyetler Birliği Türkiye den toprak istemiş ve boğazlardan üst talebinde bulunmuştur. Bu kabul edilemez istekler Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında gerginliğe neden olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti ni Sovyetler Birliği nden uzaklaştıran bir başka neden ise; Türkiye ile Rusya arasındaki tarihten gelen husumettir. 12 Türkiye Cumhuriyeti, batı bloğuna bağlanabilmek için bazı yükümlülükleri yerine getirmek zorundaydı. Savaş sırasında tarafsız kalan Türkiye ye, İngiltere tarafından Yalta Konferansı nın sonuçları tebliğ edildi. Buna göre Türkiye, galip devletlerin savaş sonunda yapacakları San Fransisco Konferansı na katılabilmek için, Almanya ve Japonya ya savaş açmak zorundaydı. İngiltere nin bu isteğini yerine getiren Türkiye, San Francisco Konferansı na katılma hakkını elde etmiştir. Türkiye nin batı bloğuna katılmasının en büyük şartı ise hiç şüphesiz siyasal rejimini değiştirmesidir. Yani Türkiye tek partili, baskıcı yönetim şeklinden çok partili demokratik rejime geçmesidir. 13 B. CHP VE ÇOK PARTİLİ HAYATA GEÇİŞ Türkiye Cumhuriyeti Devleti nde 1945 yılında, çok partili siyasal rejime geçmek bir zorunluluk haline gelmiştir, çünkü iç ve dış konjonktür çok partili siyasal rejimi gerekli kılıyordu. İsmet İnönü, 1945 in iç ve dıştaki dinamiklerini iyi değerlendirmiştir. İnönü tek partili rejimi devam ettirmenin, ülkenin iç dinamikleri bakımından olduğu kadar, dünya şartları bakımından da mümkün olmayacağını düşünerek, tek partili siyasal rejimi terk etmenin tam zamanı olduğu kanaatine varmıştır. 14 Prof. Dr. Nihat Erim, İsmet İnönü nün rejim değişikliği konusunda kendisine şu sözleri söylediğini belirtmiştir: Bizim şimdiki sistemimiz baştaki şahsa dayanmaktadır. Bu türlü idareler ekseriyetle pek parlak başlar, hatta bir müddet parlak devam eder. Fakat bunun sonu yoktur. Baştaki şahıs sahneden çekildiği zaman nasıl bir akıbetle karşılaşılacağı bilinmez. Tek parti rejimleri normal demokrasi usulleri ile idare şekline intikal edemedikleri, hiç değilse bu zaruri olan intikali tam zamanında yapamadıkları için yıkılmışlardır. 12 a.g.e., s a.g.e., s a.g.e., s

12 Yıkıntının arkasından da bir çok zahmetlerle meydana getirilen eserlerin hepsi heba olmuştur. Memleketimizi böyle bir akıbetten korumalıyız. Ciddi ve esaslı murakabe sistemine süratle geçmeliyiz. Ben ömrümü tek parti rejimiyle geçirebilirim. Ama sonunu düşünüyorum, benden sonrasını düşünüyorum. Bu sebepten vakit geçirilmeksizin işe girişilmelidir. 15 İkinci Dünya Savaşı bittikten sonra San Francisco da toplanan 59 ayrı ülke heyeti San Francisco da toplanmıştır. Bu 59 ülke heyeti arasında Türk heyeti de bulunmaktadır. İsmet İnönü, Hasan Saka liderliğindeki Türk heyetine; konferansa katılan ABD li yetkililere, Türkiye de çok partili siyasal rejime en kısa zamanda geçileceği konusunda bilgi verilmesi talimatını vermiştir. San Francisco Konferansı na katılan 59 ülke temsilcisi Birleşmiş Milletlerin kuruluşuna imza atmıştır. Yine bu konferansta dünya ülkelerinde, artık demokrasi ilkelerinin egemen olması kararlaştırılmıştır. Artık dünya üzerinde baskıcı diktatörlüklerin devrinin kapandığı ilan edilmiştir. Bu gelişmelerle birlikte Türkiye siyasetinde, artık milli şef döneminin bitmesi gerekiyordu. Batı dünyasına ancak, çok partili demokrasiyle entegre olunabilirdi. İsmet İnönü 1945 yılının 19 Mayıs konuşmasında; çok partili siyasal rejime geçileceğini ilan etmiştir. 16 Nuri Demirağ adlı iş adamı; 1945 yılında, Milli Kalkınma Partisi ni kurmak amacı ile valiliğe dilekçe vermiştir. Başbakan Şükrü Saraçoğlu bu konu ile ilgili verdiği demeçte Milli Kalkınma Partisi nin kurulmasına izin verildiğini bildirmiştir. Ayrıca CHP yönetimi, tek dereceli seçim sistemine geçilmesi, üniversitelere özerklik verilmesi, anti demokratik kanunların kaldırılması gibi taleplerin, CHP hükümeti tarafından olumlu bulunduğunu bildirmiştir. Rejim değişikliği konusunda yapılan çalışmalarda bundan sonraki adım, 17 Haziran 1946 tarihinde altı milletvekilliği için yapılan ara seçimlere CHP nin katılmaması olmuştur. 17 İsmet İnönü de 1 Kasım 1945 tarihinde yaptığı meclis konuşmasında, rejim değişikliği ile ilgili olarak şu konuşmayı yapmıştır: Bizim tek eksiğimiz hükümet partisinin karşısında bir parti bulunmamasıdır.anti demokratik maddelerin iyileştirilmesinde; partiler teşkilinde, toplanma ve güvenlik haklarına karşı koyması ihtimali olan hükümler değiştirilmelidir. Tek dereceli olmasını dilediğimiz 1947 seçiminde, milletin çoklukla vereceği oylar gelecek iktidarı tayin edecektir demiştir. Ayrıca İnönü şu sözleriyle CHP den kopacak bir muhalefet partisinin kurulmasını açıkça teşvik etmiştir. Bir siyasi kurul içinde prensipte ve yürütmede arkadaşlarına taraftar olmayanların hizip şeklinde çalışmalarından fazla, bunların kanaatleri ve programları ile açıktan 15 a.g.e., s a.g.e., s Cem Eroğul, (2003). Demokrat Parti Tarihi ve İdeolojisi, İmge Kitapevi, 4. Baskı, Ankara, s

13 durum almaları, siyasi hayatımızın gelişmesi için daha doğru yol, milletin menfaati ve siyasi olgunluğu için daha yapıcı bir tutumdur. 18 İsmet İnönü nün 2 Kasım 1945 tarihli resmi gazetede, yayımlanan bu sözleri; Atatürk döneminden beri uygulanmaya çalışılan çok partili siyasal rejimin Türkiye de uygulanması için gerekli olan, ülke içerisindeki ve ülke dışındaki şartların olgunlaştığını göstermektedir. C. DEMOKRAT PARTİ NİN KURULMA SÜRECİ 1.) Parti İçi Muhalefet Demokrat Parti, CHP li dört milletvekilinin parti içerisindeki muhalefetleri neticesinde kurulmuştur. Bu muhalefet hareketi sonucunda CHP bünyesinden, yeni bir yönetici kadro siyaset sahnesine çıkmıştır. Dörtler adı verilen bu muhalif gruptan başı çeken isim; İzmir milletvekili Celal Bayar dır. Bayar, daha İttihat ve Terakki zamanından beri Atatürk ün yanında yer almıştır. Kurtuluş Savaşı nın Galip hocası lakaplı Celal Bayar, Atatürk ün son dönemlerinde başbakanlık yapmıştır. Siyasi alanda İsmet İnönü ile yıldızı hiç barışmayan Bayar ın asıl mesleği iktisatçılıktır. Türkiye İş Bankası nı kuran isim de odur. 19 Aydın milletvekili Adnan Menderes; siyasette sivrilememiş, değişik ruh halleri bulunan bir siyasetçidir. Menderes, Aydınlı bir toprak ağasıdır, milletvekilliğinin ilk yıllarında hukuk tahsili yapmıştır. Menderes siyasi hayatına Serbest Fırka da başlamış, bu partinin Aydın il başkanlığını yapmıştır. Menderes bu partinin kapanmasının akabinde, CHP ye katılmıştır ve Aydın il başkanlığından, Atatürk ün de telkinleriyle kısa bir sürede milletvekilliğine geçmiştir. Adnan Menderes, mecliste müfettişlik yapmış ve çeşitli komisyonlarda çalışmıştır. Menderes önemli görevlere CHP bünyesindeyken yükselememiştir. İdealist bir yapıya sahip olan Menderes in, CHP içerisinde sivrilemeyeceği inancı ve Serbest Fırka deneyimi sırasında CHP den gördüğü baskının onu muhalefete ittiği söylenebilir. İçel milletvekili Refik Koraltan, ilk meclis döneminden beri CHP saflarında bulunmuştur. Tecrübeli bir milletvekili olan Refik Koraltan, Celal Bayar ile yakın ilişki kurmuştur. CHP nin Kars milletvekili olan Fuat Köprülü ise, tarih alanında 18 a.g.e., s a.g.e., ss

14 yaptığı çalışmalar ile yurt içinde ve yut dışında tanınmış bir profesördür. Fuat Köprülü siyaset arenasına Adnan Menderes in telkinleri ile katılmıştır. 20 CHP yönetimine karşı muhalefete girişen ilk siyasetçi, Celal Bayar olmuştur. Meclis içerisinde 1944 yılı bütçesinin görüşüldüğü sırada Bayar, hükümetin birçok politikasını eleştirmiş ve bazı bakanlarla kürsüden tartışmaya girmiştir. Böylelikle ilk kez bir milletvekili, milli şefin politikalarına karşı çıkmaktaydı. Böylece Bayar la CHP nin yolları fiilen ayrıldı. 21 CHP nin 1944 yılı bütçesinin kabulü için yapılan oylamada, yedi ret oyu çıkmıştır, ret oyu veren bu yedi milletvekili, kurulacak olan Demokrat Parti içerisinde yerlerini alacaklardı. CHP içerisinde parti içi muhalefeti başlatan diğer bir önemli olaysa, toprak reformu yasa tasarısıydı. Bu tasarı; köylüyü topraklandırmak amacı ile büyük toprak ağalarının bir kısım topraklarının kamuya devrini öngörüyordu. 22 Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu nun, tüm itirazlara rağmen meclisten geçmesi üzerine Adnan Menderes, Cavit Oral ve Emin Sazak bu kanuna yoğun itirazlarda bulunmuşlardır. Onlara göre bu kanun, toprak ağalarının hakkını gasp ediyordu. Menderes bu kanunu, faşist ve nazist bir kanun olarak değerlendirmiştir. Ona göre bu kanunun çıkmasıyla beraber toprak mülkiyeti diye bir şey kalmayacaktır ve bu kanunla beraber tarım alnında küçük işletmeler çoğalacaktır ve en küçük emniyet kalmayacaktır. Menderes CHP hükümetinden, bu kanunun çıkarılması yerine, tarım alanında kooperatifleşmeye gidilmesinin desteklenmesini istemiştir. 23 a-) 4 lü Takrir Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu nun meclisten çıkması üzerine Celal Bayar, Adnan Menderes, Refik Koraltan ve Fuat Köprülü, 7 Haziran 1945 tarihinde, Türk siyasi tarihine 4 lü takrir adı ile geçen, üç sayfalık önergeyi CHP meclis grubuna vermişlerdir. 4 ler adı verilen bu grup, hazırladığı takrirle, CHP genel kurulundan; devlet yönetiminde en yetkili kurum olan TBMM nin adil yasalar çıkarması, demokratik kurumların teşekküle getirilmesi ve serbest çalışma olanaklarıyla donatılması, kanunlardaki ve parti tüzüğündeki anti-demokratik maddelerin değiştirilmesi, meclise hükümeti denetleme yetkisinin 20 a.g.e., s M. A. Birand vd. (2005), Demirkırat Bir Demokrasinin Doğuşu, Doğan Kitapçılık, 10. Baskı, İst., s Ş.S., Aydemir,(1993), Menderes in Dramı, Remzi Kitapevi, 5. Basım, İst., s a.g.e., s

15 verilmesi ve seçimlerin serbestçe yapılması gibi isteklerde bulunmuşlardır. Ancak dörtlerin bu istekleri, parti grubu tarafından oybirliği ile reddedilmiştir lü takririn verilmesi ile birlikte, iyice artan parti içi muhalefete CHP hükümetinin tepkisi, 4 leri partiden uzaklaştırmak oldu. Bu gelişmeler partiden uzaklaştırılan muhaliflerin Demokrat Parti yi kurmalarıyla neticelendi. 25 D. DEMOKRAT PARTİ NİN KURULMASI VE PROGRAMI CHP nin 23 yıl süren tek parti yönetimi, İsmet İnönü nün yeni bir siyasi partinin kurulmasına izin vermesi ile bitmiştir. İsmet İnönü, o dönemdeki en büyük siyasi rakibi olan Celal Bayar a, yeni bir siyasi parti kurması için izin vermiştir. 26 İkinci Dünya Savaşı yla birlikte dünyaya yayılan demokrasi fikri ve ülke içerisinde yeni bir siyasi partinin kurulması gerekliliğinin de etkisi ile; Celal Bayar, Adnan Menderes, Refik Koraltan ve Fuat Köprülü, 7 Ocak 1946 tarihinde DP yi kurmuşlardır. Böylelikle 1946 seçimleri ile, zaman zaman kesintiye uğrasa da Türkiye Cumhuriyeti Devleti nde çok partili siyasal rejime geçilmiştir. 27 Demokrat Parti nin programına liberalizm ve demokrasi öğeleri hakimdir. Liberalizm, özgürlükler ve ekonomik alanlarda etkisini göstermektedir. Kastedilen özgürlükler, temel hak ve özgürlüklerin kazandırılması ve dernek kurma hürriyetlerinin verilmesini öngörür. İktisadi açıdan ise liberalizm ilkesi; anayasada yer almış olan devletçiliğin özel kuruluşların teşvik edilmesi ve desteklenmesini öngörür. DP nin kuruluş amaçlarından olan demokrasi ilkesi; parti programının asıl amacını oluşturmaktadır. Parti programın ilk maddesi; DP nin, Türkiye de demokrasiyi her alanda ve tam anlamıyla uygulamaya sokmak amacıyla kurulduğudur. Bu amaç doğrultusunda parti programında, tek dereceli serbest seçim yapılması öngörülmüş ve devlet idaresine halkı dahil etmenin en büyük hedef olduğu vurgulanmıştır. Programın hükümet işleri bölümünde ise, ikinci bir yargı kademesi kurulması maddesi vardır. Vaat edilen özgürlükler kapsamında, üniversitelere bilimsel ve idari özerklik verilmesi amaçlanmış. İktisadi açıdan ise; özel teşebbüs ve sermayenin devlet tarafından desteklenmesi, devlet kuruluşlarının özel sektöre devri, piyasa faaliyetlerinde liberal sistemin ilkelerinin uygulanması, piyasalara zorunluluk 24 Eroğul, a.g.e., s a.g.e., s Burçak, a.g.e., s a.g.e., s

16 olmadıkça devletin müdahale etmemesi, ülke kalkınmasında tarım sektörüne dayanılması ve vasıtalı vergilerden ziyade vasıtasız vergilere ağırlık verilmesi yer almaktadır. 28 DP nin ortaya attığı yeni ve özgürlükçü fikirler, o güne kadar böyle bir siyasetin uygulanması bir yana, vaatlerini bile duymayan toplumun her kesiminde büyük yankı uyandırmıştır ve DP, Türkiye de ilgi odağı haline gelmiştir. DP nin beklenilmeyen bu yükselişi, CHP kanadında tedirginlik yarattı. Bu durum CHP yi yeni tedbirler almaya sevk etti. Bu amaçla halkı ezen vergiler hafifletildi, öğrencilere dernek kurma ve örgütlenme hakkı verildi, üniversitelere özerklik verildi, basit suçlara af getirildi, işçi kesimine sendikal haklar ve sigorta güvencesi verildi. Atatürk ün ölümü ile 1938 de İsmet İnönü ye verilen değişmez başkanlık payesi kaldırıldı ve İnönü yü milli şef haline getiren hak kendi isteğiyle elinden alındı. Bundan sonra CHP de liberalleşme çabaları başladı. 29 DP nin liberalleşme ve hürriyet silahlarını elinden almaya çalışan İsmet İnönü nün asıl sürprizi, CHP kurultayında yaptığı şu konuşmasıydı: Türk halk idaresinin yeni bir hamlesine karar verdiğimiz için sizi davet ettim: Bu tek dereceli seçimin yapılmasıdır. Tek dereceli milletvekili seçimini ilk defa tecrübe ediyoruz. Eğer bir iki ay içerisinde olağan üstü bir engel çıkmazsa yeni bir seçime gitme kararındayız. Şunu belirtmek isterim ki şimdiye kadar kurulmuş olan partiler, seçime parti olarak gireceklerdir. Büyük milletin her kararı yürekten makbulümüzdür 30 İsmet İnönü nün CHP kurultayında yaptığı bu konuşma, partilileri şaşkınlığa uğratmıştır. İnönü bu konuşması ile çok partili siyasal rejim döneminin başladığını belirtmiştir. DP lilere iktidara gelme yolunda büyük ümitler vaad eden bu konuşmadan sonra İnönü, ani bir kararla seçimlerin bir yıl erken yapılacağını bildirmiştir. Bu kararla İnönü nün amacı, büyük bir elektrik yakalayan DP nin daha fazla güçlenmesine engel olmaktı. Bu kararlar, DP de deprem etkisi yaratmış ve buna tepkiler çok ağır olmuştur. DP kurulalı henüz dört ay olmuştu ve ülke genelinde örgütlenmesini henüz tamamlayamamıştı. DP lilerin bu karara tepkisi; temmuz ayındaki genel seçimleri boykot edip bu seçimlere katılmamak oldu. DP nin yerel seçimleri boykotu kendisine büyük bir kamu oyu desteği sağlamıştır. DP içerisinde genel seçimlere de katılmama fikri yoğun tartışmalar sonucunda reddedilmiştir ve temmuzdaki yerel seçimlere büyük bir hızla hazırlanmaya başlanmıştır Eroğul, a.g.e., ss Birand vd., a.g.e., s a.g.e., s a.g.e., s

17 1946 yılındaki genel seçimlere hazırlık süreci, DP ve CHP arasında Türk siyasi tarihinde, o güne kadar görülmemiş bir propaganda ve mücadeleye sahne oldu. DP, hiç alışılmadık bir seçim propagandası yürütüyor, yurdun dört bir tarafında seçim mitingleri düzenliyordu. DP yöneticileri, Türk halkının 23 yıldır devam eden baskıcı tek parti iktidarından duyduğu bıkkınlığı iyi biliyordu, bunun içinde halka hitap etme yeteneği yüksek olan hatiplere halkın duymak istediği şeyleri söyletiyordu ) 1946 Seçimleri 1946 seçimlerinde CHP ve DP, meclise girecek 465 milletvekili için mücadele ettiler. Yurt çapında henüz örgütlenmesini tamamlayamayan DP, 465 milletvekilliği için ancak 273 aday çıkarabilmiş, bununsa ancak 62 si meclise girebilmiştir. Kalan 403 milletvekilliğini ise CHP kazanmıştır seçimleri DP açısından tam bir hayal kırıklığı ile sonuçlanmıştır. Seçim öncesinde İsmet İnönü nün verdiği tüm vaatler boşa çıkmış, seçimler tek parti döneminden kalma metotlarla yapılmış, oy mazbataları çalınmış, sandıklar kaçırılmış, oylar değiştirilip DP lilere baskı yapılmıştır. Kısacası 1946 seçimlerine, gücü elinde bulunduran CHP tarafından hile karıştırılmıştır. DP, 1946 seçimlerini şiddetli bir şekilde protesto etmiş o güne kadar CHP iktidarına karşı yürüttüğü sert muhalefeti daha da sertleştirme kararı almıştır. Ancak DP uygulayacağı sert muhalefeti, hiçbir şekilde hukuk kurallarından ayrılmadan yapacaktır. 34 DP nin birinci olağan kongresi, bu siyasi ortam içerisinde yapıldı. Bu kongrede DP nin muhalefetteki çizgisini belirleyecek hürriyet misakı adlı raporda mutabık kalınmıştır. Bu raporda DP liler iktidardan; seçimlerde vatandaşların oylarının güvenceye alınması, devlet başkanlığının parti başkanlığından ayrılması ve anti demokratik kanunların kaldırılması gibi isteklerde bulunuluyordu. 35 DP lilerin bu kongrede aldıkları kararlar CHP lileri tedirgin etmiştir. Çünkü DP nin, Türk siyasetindeki gücü giderek artıyordu. İsmet İnönü, DP nin kabul ettiği hürriyet misakına, karşı tedbir almıştır. İnönü nün bu tedbiri; DP lileri çok rahatlatan bu tedbiri 12 Temmuz Beyannamesini çıkarmasıdır. İsmet İnönü bu beyannameyle 32 Eroğul, a.g.e., s a.g.e., s Birand vd., a.g.e., s a.g.e., s

18 muhalefetin varlığını güvence altına alıyor ve tarafsız bir devlet başkanı kimliğine bürünüyordu. 12 Temmuz Beyannamesi, çok partili siyasal rejimin garanti belgesi niteliğindedir. Bu beyanname, muhalefet ile iktidar arasında ılıman bir hava yaratmıştır ve gergin ilerleyen ilişkilerde yumuşama eğilimleri görülmüştür. Ancak DP içerisindeki sert muhalefet yanlısı gruplar, DP nin parti yönetimini yumuşak siyasetleri gerekçesiyle şiddetle tenkit etmişlerdir. Bunun neticesinde DP içerisinde ilk ayrılık gerçekleşmiş, sertlik yanlıları, Mareşal Fevzi Çakmak önderliğinde DP den ayrılarak Millet Partisini kurmuşlardır. Ancak bu ayrılma DP ye gücünden bir şey kaybettirmemiştir a.g.e., s

19 İKİNCİ BÖLÜM DEMOKRAT PARTİ NİN İKTİDAR DÖNEMLERİ A DÖNEMİ Türkiye Cumhuriyeti nin siyasal yaşantısında, çok partili siyasal rejimin başlangıcı sayılan 1946 seçimlerinden sonra muhalefet ile iktidar arasında ilişki kah ılıman, kah sertlik içerisinde 1950 seçimlerine kadar gelmiştir seçimleri sonucunda, Türkiye ilk defa CHP dışındaki bir siyasi parti tarafından yönetilecektir. Artık yönetim kademesine demokrasi ve özgürlükler vaat eden bir parti geçecektir Mayıs 1950 seçimleri sonucunda DP nin iktidara gelmesiyle birlikte, Türk siyasi tarihinde iktidar ilk defa seçim yoluyla el değiştirmiştir. Halkın bu seçimlerde hissettikleri bundan önceki seçimlerden çok farklıydı çünkü, mevcut iktidarın artık bir alternatifi vardı. Halk, kendisinin demokratik sistemdeki önemini kavramış bir şekilde sandık başına gitmiştir Mayıs 1950 seçimde DP; oy ile 408 milletvekili çıkarırken, 27 yıllık iktidar partisi CHP; oy alarak 69 milletvekili ile TBMM ye ana muhalefet partisi olarak girmiştir. Millet Partisi ise oy ile bir milletvekili çıkarabilmiştir ) DP nin 1950 Seçimlerindeki Başarısının Nedenleri DP, 1950 seçimlerini kazanmasının ardından on yıl süreyle iktidara geçecektir. Bu iktidarı sağlayacak ilk aşama olan 1950 seçimlerini, DP büyük bir farkla kazanmıştır. DP nin bu başarısının ardında; ona iktidar yolunu açan iç ve dış konjonktürün büyük etkisi 37 a.g.e., s Ümit Özdağ, (2004). Menderes Döneminde Ordu - Siyaset İlişkileri ve 27 Mayıs İhtilali, Boyut Yayın Grubu, 2. Basım, İst., s a.g.e., s. 19.

20 vardır. Çok partili hayata geçişi ve DP yi iktidara getiren dış şartları ikinci Dünya Savaşı nın yaydığı fikirler oluşturmuştu. 40 İkinci Dünya Savaşı nın yapıldığı dönemde tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi Türkiye de de ekonomik alanda sıkıntı yaşanmıştır. Bu dönemde iktisadi hayat üzerindeki devlet baskısı daha da artmıştır. Savaş döneminde devletin iktisadi yapısı devletçi kurallarla denetim altına alınmaya çalışılmıştır. 18 Ocak 1940 da kabul edilen < Milli Korunma Kanunu > hükümete olağan üstü geniş iktisadi yetkiler vermiştir yılında başlamış olan ikinci beş yıllık kalkınma dönemi, savaş nedeniyle artmış olan askeri harcamalar ve hammadde kıtlığı dolayısıyla iptal edilmiştir. Savaşa katılan bütün dünya devletlerinde tarım üretiminin durması nedeniyle Türk tarım ürünleri bu dönemde büyük değer kazanmıştır ve yüksek fiyatlardan satılmıştır. Türk ürünlerindeki fiyat artışı ile birlikte ekonomi alanında ülkede, önemli bir enflasyonist baskı meydana gelmiştir. Bu dönemde İstanbul da tacirler, simsarlar ve acenteler büyü servet yapmışlardır. Hükümet büyük rant elde eden bu kesimden tam anlamıyla vergi alamamıştır, bu yüzden de devlet ekonomisi sekteye uğramıştır. Bu duruma engel olabilmek amacıyla CHP Hükümeti; varlık vergisini çıkardı. Bu vergi iktisadi ve mali alanda sıkıntı yaşayan ülkede, zaten yokluk içerisinde ezilen halkın üzerine büyük bir yük daha yükledi. 11 Ekim 1942 de kabul edilen varlık vergisi, adaletli bir şekilde toplanamamıştır. 41 İkinci Dünya Savaşı ile birlikte dünya genelinde hakim olan ekonomik ve siyasal sistem, Türkiye de iki zümreyi ön plana çıkardı. Bunlar; tarım ürünlerindeki muazzam fiyat artışlarıyla büyük kazanç sağlayan toprak ağaları ile, savaş sonrasında değer kazanan Türk ihraç mallarını, elinde tutan gayr-i müslim vatandaşlardır. Savaş sonunda kötüye giden devlet ekonomisini düzeltmek için çıkarılan vergi kanunu ile hükümet; toprak ağalarından, mal sahiplerinden ve kazandıkları ücret üzerinden vergi ödeyen halktan, vergi almayı amaçlıyordu. Mevcut vergi sistemiyle; Büyük toprak ağalarından, mallarının yüzde beşinden fazla vergi alınamıyordu yılı itibari ile limitet şirketlerden alınması planlanan vergi oranı, şirket karlarının yüzde 50 si ile 70 i arasında değişen büyük rakamlardır. Toplumun diğer kesimlerinden alınacak vergilerin oranı ise, kurulacak vergi komisyonların kararlarına göre belirlenecektir. CHP nin uyguladığı bu adaletsiz vergi 40 Burçak, a.g.e., ss Lewıs, a.g.e., ss

21 sistemine göre insanlar, din ve milliyetlerine göre ayrılıyor, halktan alınan vergilerin oranını da halkın etnik yapısına göre değişiyordu. 42 Ekonomik alanda liberalizm ilkesinin CHP hükümetleri tarafından uygulanamaması toprak ağalarını ve tüccar kesimini DP saflarına katmıştır. DP nin kurulmasını ve iktidara gelmesini sağlayan en önemli faktör, CHP ye duyulan muhalefetin çok köklü ve yaygın hale gelmiş olmasıdır. Türkiye de CHP ye karşı muhalefet hareketi başlıca iki kaynaktan besleniyordu. Bunların birincisi; egemen sınıfların artan iktidar arzusu, ikincisi ise; halkın baskısı artan CHP yönetimine karşı hissettiği yaygın bıkkınlıktır. Halk sefalet içindeydi, İkinci Dünya Savaşı, ülke genelinde büyük kıtlığa neden olmuştu, köylüler jandarma baskısından şikayetçiydi. Sabit gelirli memurlar, savaş döneminin fiyatları dört misline çıkarması neticesinde çaresiz duruma düşmüştür. Bunun dışında ülkede, CHP ye muhalif küçük gruplar da mevcuttu. CHP bu gruplara göre dini inanışlarını yaşamalarına karşı çıkıyordu. Gayr-i Müslim halk ta varlık vergisi gibi adaletsiz uygulamalardan şikayetçiydi. Türkiye deki yönetici kadro, batılı devletlerdeki kurumları Türkiye ye olduğu gibi getirerek modernleşileceğini düşünmüştür. Çok partili siyasal rejimin uygulanmaya çalışılmasında da yönetici kadronun bu düşüncesi etkili olmuştur 43 DP nin 1950 seçimlerindeki başarısının en büyük sebebi, büyük halk kitlelerini kazanmasıdır. 27 yıllık iktidar partisi CHP, halk tarafından erişilmez bir seçkinler takımı olarak görülüyordu, Türk halkının büyük çoğunluğu bu partinin baskıcı yönetiminden bunalmış vaziyetteydi. DP yöneticileri halka karışıp onların içinden geldiklerini onlara göstererek biraz da popülist bir politika uygulayarak halkı kazanmıştır. DP; toprak ağası, tüccar, memur, gazeteci, öğrenci, öğretim elemanı vb. halk kitlelerinin aradığı taze kan olmuştur. DP yi destekleyen diğer bir kurum da, Türk Silahlı Kuvvetleri dir. Ordu mensupları, maaşlarının azlığı, terfi etmede karşılaştıkları zorluklar vb. isteklerine ulaşabilmek için, 1950 seçimlerinde DP yi desteklemişler, DP nin seçimleri kazanmasında büyük bir rol oynamışlardır Mayıs 1950 seçimleri sonucunda İktidar koltuğuna oturan DP yönetimi, cumhurbaşkanlığına parti kurucularından Celal Bayar ı, başbakanlığa da, Adnan Menderes i seçmiştir a.g.e., s Eroğul, a.g.e., ss a.g.e., ss a.g.e., s

22 Birinci Menderes hükümetindeki bakanlar: Adnan Menderes ( başbakan ), Prof. Muhlis Ete (İşletmeler B.), Hasan Polatkan (Çalışma B.), Tevfik İleri (Ulaştırma B.), Rükneddin Nasuhoğlu (İçişleri B.), Fuat Köprü (Dışişleri B.), Halil Özyörük (Adalet B.) Refik Şevket İnce (Milli Savunma B.), Halil Ayan ( Maliye B.), Avni Başman (Milli Eğitim B.), Fahri Belen (Bayındırlık B.), Zühtü Velibeşe ( Ekonomi ve Ticaret B.), Prof. Nihat Reşat Belge (Sağlık B.), Nuri Özsan ( Gümrük ve Tekel B.), Nihat Eğriboz (Tarım B.) 46 DP nin ilk kabinesini oluşturan bakanlar, genel olarak kamunun tanıdığı kişilerden oluşmaktadır. Menderes, 1954 seçimleri ile iktidarını perçinledikten sonra, kabinesine tanınmamış olsalar bile inandığı isimleri de sokacaktır. 47 DP nin bünyesinde; demokrasi idealine bağlı genç idealistler, demokrasi idealine bağlı tecrübeli idealistler ve DP nin temsil ettiği fikirlerle hiçbir ilgisi bulunmayan, sadece mevki için bu partide bulunan üç ayrı grup vardı. Bu farklı zihniyete sahip siyasetçiler, zaman zaman parti içerisinde gerilimi arttırmışlardır. 48 DP yönetiminin ilk icraatı orduya yönelik olmuştur. 5 Haziran günü ordu mensubu bir albay; Adnan Menderes e, bazı askerler tarafından DP aleyhine 8-9 Haziran tarihinde bir darbe hareketine girişileceği yönünde ihbarda bulunmuştur. Zaten seçim sonucunda CHP taraftarı bazı komutanların İsmet İnönü ile görüştükleri bilinmekteydi. Durumu Celal Bayar ile mütalaa eden Menderes; ordunun üst kademelerine yönelik bir tasfiye hareketine girişme kararı almıştır. 49 DP hükümetinin ordunun üst kademedeki komutanlarına karşı giriştiği tasfiye hareketi doğrultusunda; Genelkurmay Başkanı Orgeneral Abdurrahman Nafiz Gürmen görevinden alınarak yerine, Orgeneral Nuri Yamut; ikinci başkan Nuri Aksalur un yerine, Korgeneral Şahap Gürler getirildi. Orgeneral Salih Omurtak, Kazım Orbay ve Hakkı Akoğuz ise emekliye sevk edildiler. Birinci, ikinci ve üçüncü ordu komutanları askeri şurada görevlendirildiler. Deniz Kuvvetleri Komutanı Mehmet Ali Ülgen ile Hava Kuvvetleri Komutanı Zeki Doğan ın görev yerleri değiştirildi. Ordunun en üst düzeyindeki komutanların yerlerinin değiştirilmesinden başka birçok albay ve yarbay da emekliye sevk edilmiştir. DP ordunun yönetim kademesinde değişiklik yaparak, darbe korkusuna karşı 46 a.g.e., s Samet Ağaoğlu, (1967). Arkadaşım Menderes, Rek-Tur Kitap Servisi, İst., s a.g.e., s Birand vd., a.g.e., s

23 kendisini güvende hissedebilmiştir. Ordunun yönetim kademesindeki bazı subayların İnönü ye sempati duydukları biliniyordu. Ancak ordunun alt kademesinden DP nin şüphesi yoktu, çünkü büyük çoğunluğu DP liydi ) Türkçe Ezan DP yöneticilerinin seçim kampanyaları sırasında kendilerine halk tarafından gelen en büyük talep; ezanın yeniden Arapça okunmasıdır. Türkçe ezan okunması kanunu 1932 yılında Atatürk tarafından çıkarılmıştır. Kamuoyunun isteklerini dikkate alan DP hükümeti, 16 Haziran 1950 tarihinde meclisten geçirdiği kanunla Arapça ezan okunması uygulamasına yeniden geçilmesini sağlamıştır. Bu kanunun çıkması yalnızca muhalefet saflarında değil, DP içerisinde de hoşnutsuzluk yaratmıştır; kanunun çıkmasını isteyen Menderes ile, askıya alınmasını isteyen Bayar arasında kısa süreli bir gerginlik meydana gelmişse de, sonuçta bu kanun çıkarılmıştır. 51 İkinci Dünya Savaşı neticesinde dünyaya yayılan liberalizm ve demokrasi fikirlerinden beslenip, güçlenen ve iktidara gelen DP; savaş sonrasında iki kutba ayrılan dünyada batının yanında yer alarak ABD ye yakınlaşma politikası izlemiştir. Zaten ABD de Türkiye ilişkilerini geliştirmeyi 1946 yılından itibaren düşünmeye başlamıştır. DP nin bu politikasının temellerini, yani batıyla ortak hareket etme politikasının temelleri, daha CHP nin son dönemlerinde Türkiye nin dış siyaset politikası olmuştur. DP dönemi öncesinde ABD, Türkiye ye, Truman Doktrini ve Marshal Yardımlarını yapmıştır, ancak DP nin yönetimindeki Türkiye, batıyla daha da sıcak ilişkiler kuracaktır ) Kore Savaşı 1950 Türkiye sinde dış politikanın en önemli gündem maddesini; batı dünyası ile ilişkileri arttırmak ve Nato ya (Kuzey Atlantik Savunma Paktı) katılmak oluşturmuştur. Türk hükümetleri bu amaca ulaşmak için fırsat kollamıştır. Nato ya katılmak için beklenen fırsat DP yönetiminin eline, 25 Haziran 1950 tarihinde geçmiştir. Kuzey Kore nin Güney Kore ye saldırısı ile başlayan Kore Savaşı, bu amaçlar için bulunmaz bir fırsat olmuştur Eroğul, a.g.e., s Birand vd., a.g.e., ss Lewıs, a.g.e., s Birand vd., a.g.e., s

24 ABD nin Kore Savaşı na büyük ilgi göstermesi savaşı, doğu ve batı bloklarının çatışması haline dönüştürmüştür. Savaşta Kuzey Kore yi sosyalist doğu bloğu, Güney Kore yi ise liberal batı bloğu temsil ediyordu. Türkiye nin savaşa müdahil olmasıyla birlikte, ülke genelinde Güney Kore lehine büyük kampanyalar başlatılmıştır. Kore Savaşı, Türkiye Cumhuriyeti açısından milli bir dava haline gelmiştir. Türk hükümeti, müttefiklerinin isteği doğrultusunda, kendi sınırlarından çok uzaklarda yapılan Kore Savaşı na, General Tahsin Yazıcı komutasında kişilik Türk kuvveti göndermiştir. Türk askeri, Kore de kahramanca savaşmış ve görevini yerine getirmiştir. Fakat Türk askerinin başarısı ve dökülen kanları, Türkiye nin Nato ya girişine yetmiyordu. Çünkü Nato üyesi ülkeler, Türkiye nin Nato için gerekliliğinin henüz farkında değillerdi. 54 Türk ve Yunan hükümetleri, gerek sınırlarını güvence altına alabilmek, gerekse de batı ile ortak hareket edebilmek için, Nato ya girmek istiyordu, bunun içinde yoğun çaba harcıyorlardı. Türk ve Yunan hükümetlerinin Nato ya ilk giriş başvuruları, Nato ya yalnızca Kuzey Atlantik Bölgesi ülkelerinin alınacağı gerekçesi ile reddedilmiştir. Ancak bu ülkelerin yoğun çabaları ilerleyen zamanlarda neticesini verecektir. Sovyetler Birliği nin Orta Doğu da etkin bir politikaya girişmesi neticesinde; ABD ile Sovyetler Birliği nin çıkarları çatışmaya başlamıştır. Bu durum üzerine ABD orta doğu politikasını değiştirmiş, bir orta doğu ülkesi olarak gördüğü Türkiye Cumhuriyeti ni yanına çekmek istemiştir. Türkiye Cumhuriyeti nin Nato ya katılmasını sağlayan bir başka etken de, DP yöneticilerinin ABD li yöneticilerle olumlu müzakereler yapmasıdır. ABD tarafından, İngiltere ve Fransa ikna edilmiştir. Türkiye 18 Şubat 1952 tarihinde Nato üyesi olmuştur darbesinin yapılma nedenleri arasında gösterilen Kore Savaşı na katılma kararına, o dönemde Türkiye de hiçbir kurumun itirazı olmamıştır. CHP nin tek itirazı, savaş kararının meclise danışılmadan alınmış olmasınadır. Çünkü anayasaya göre, savaş kararları meclis tarafından alınmaktadır ) DP nin İlk Döneminde Basın ve Muhalefet ile ilişkileri DP, iktidarının ilk yıllarında gerek ana muhalefet partisi CHP ile gerekse de basın ile olan ilişkileri ılıman bir hava içerisinde seyretmiştir. İktidar ile muhalefet arasındaki ilişkiler genel itibari ile 1954 yılında bozulmaya başlamıştır yılı sonrası gerginlikler kendisini, 1952 yılında DP hükümeti tarafından, cemiyetler kanununda yapılan değişiklikle 54 a.g.e., s a.g.e., s

25 gösterir. Hükümetin, cemiyetler kanununda yaptığı değişikliğe göre, hiçbir siyasi parti devlete ait menkullerden pay almayacaktır. Ancak tek parti döneminde CHP, elindeki gayri menkulleri satarak para elde etmiştir. CHP yönetiminden, devlete ait her türlü kurum üzerinden elde ettiği gayrı menkulleri devlet kasasına iade etmesi istenmiştir yılındaki bu istek İnönü nün Balıkesir gezisi sırasında, DP li vatandaşlar ile, CHP li vatandaşların arasının gergin olması nedeniyle askıya alınmıştır. Bu başarısız girişim sonrasında, DP hükümeti CHP nin malları meselesini 1953 yılında tekrar gündeme getirmiştir. Bu mesele ile ilgili kanunun, meclisten geçmesi de iki parti arasındaki gerginliği doruğa çıkaran ilk olaydır denebilir. Devri sabık yaratılmaması kararı, DP nin iktidara geldiğinde, milletvekilleri tarafından oy birliğiyle kabul edilmiştir. Yani DP yürüteceği siyasette, kendisinden önceki iktidarın uygulamalarını gündeme getirmeyecekti ve onları sorgulamayacaktı. CHP nin malları için çıkarılan bu kanuna, muhalefetten ve DP içerisindeki muhalif bir gruptan protesto gelmiştir. 56 İktidar ile muhalefet ilişkilerini bozan bir diğer hadise ise halk evleri meselesiydi; Atatürk halk evlerini, 1932 yılında Türk halkını bilinçlendirmek, Cumhuriyet rejimine halkı adapte etmek, devrimlerin gerekliliğini onlara öğretmek amacı ile kurdurmuştur. tek parti döneminde halk evlerinin finansmanını devlet sağlıyordu. Halk evlerinin yönetimi ve kontrolü CHP tarafından yapılıyordu. Tek parti döneminde bu sistem normaldi ve yadırganamazdı. Çok partili rejimin hüküm sürdüğü bir dönemde halkevleri CHP den alınıp devlete iade edilmeliydi. Bu istek CHP den de destek görmüştür. 57 DP hükümetlerinin ilk yıllarında uyguladığı, muhalefeti sindirme politikası olarak yorumlanan bir diğer olaysa, Millet Partisi nin kapatılmasıdır. Millet Partisi, DP nin bünyesinden kopan bir partidir yılında bu parti içerisinde bunalım çıkmış, Hikmet Bayur un başını çektiği kırk kişilik milletvekili grubu partiden ayrılmıştır. Gerekçeleri ise bu partinin gericilik yaptığı ve rejim karşıtı politika yürüttüğü üzerineydi. Bu iddialar üzerine açılan soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi için Millet Partisi, 27 Ocak 1954 tarihinde kapatılmıştır. 58 DP, siyasi alanda demokrasiyi, ekonomik alanda da liberalizmin uygulayıcısı olmuştur. Liberal ekonomi modelinin uygulanması ile doğru orantılı olarak DP, gerek yerli gerekse de yabancı sermayeyi teşvik etmek amacı ile bir dizi kanun çıkarmıştır. DP iktidarı 56 Özdağ, a.g.e., s Eroğul, a.g.e., s a.g.e., s

26 öncesinde, 1947 yılında, Türk hükümeti bir kararname çıkarak yabancı sermayeyi teşvik etmeye karar vermiştir de yabancı sermayeyi desteklemek için iki kanun çıkarılmıştır. DP İktidarı ile birlikte ekonomik alanda hızlı bir liberalleşme çabaları başlamış bu amaç için, < Yabancı Sermaye yi Teşvik Kanunu > çıkarılmıştır. Bu dönemde bir de < Petrol Kanunu > çıkarılarak, Türkiye de faaliyet gösteren yabancı yatırımcılara ve Türkiye de yatırım yapmak isteyen yabancı yatırımcılara, Türk yatırımcısına sağlanan her türlü hak, muafiyet, ve teşvikten eşit oranda yararlanma hakkı tanınmıştır. Yabancı yatırımcıya yönelik gümrüklerdeki her türlü kısıtlama da kaldırılmıştır. Ana sermayenin transferleri, tamamen serbest bırakıldı. Yabancı sermayenin gerekli gördüğü yabancı teknik eleman ve kalifiye personele gümrük muafiyetleri tanındığı gibi, yabancı şirketlere, Türkiye deki işletmelerinde kazandıkları parayı kendi ülkelerine serbestçe götürme hakkı verildi. Bu kanunların ilk adımı, 1950 ağustosunda özel girişimi desteklemek üzere Türk Sınai ve Kalkınma Bankası nın kurulması ile atılmıştır. 59 On yıllık DP iktidarının en başarılı dönemi, yılları arsındaki dönemdir. Bu dönemde DP Hükümeti tarafından; Türkiye Cumhuriyeti nin tarihinde o güne kadar benzerine rastlanılmayan bir kalkınma hamlesi başlatılmıştır. Bu dönemde hızlı bir sanayileşme başlamış, halkın refah seviyesi artırılmış, sosyal adalet yönünde adımlar atılmış, memleketin her tarafında yollar, barajlar, fabrikalar kurulmuş, tarım modern aletlerle yapılmaya başlanmış ve memleketin her tarafı şantiyeye dönüştürülmüştür. 60 DP hükümeti, hızla topraksız köylüyü topraklandırma hareketine girişmiştir. DP nin iktidarı öncesinde topraksız aileye dönüm toprak verilirken, DP nin ilk yılında aileye 2 milyon dönüm toprak verilmiş, 1950 mayısında Türkiye de, 6600 traktör varken, 1952 mayısında traktör sayısı e ulaşmıştır. Çiftçiye verilen kredi rakamı, 1950 de 412 milyon iken, 1952 de 820 milyon liraya yükseltilmiştir arasındaki dört yılda hububat ekim alanı 7 milyon 500 bin hektar iken, bu rakam 1951 sonunda 9 milyon hektara çıkmıştır de 305 bin hektar olan pamuk ekim alanı, bir yılda 642 bin hektara ulaşmıştır da 1 milyon 240 bin ton arpaya üretimine karşılık 1951 sonunda 2 milyon 700 bin ton arpa üretilmiş, 1949 da 58 bin ton pirince karşılık, 1951 sonunda 70 bin ton civarında bir üretim sağlanmıştır a.g.e., ss Ağaoğlu, a.g.e., s a.g.e., ss

27 DP nin ilk dört yılında sosyal alanda; işçilere ücretli hafta tatili hakkı verilmiş, işçi sigortalarının oranı arttırılmış, yeni hastahaneler açılmış ve işçilerin sendika kurmalarına izin verilmiştir. Enerji alanında; termik ve hidroelektrik santralleri kurulmuş, Sarıyer, Demirköprü, Seyhan ve Hazar barajlarının yapımına başlanmış. Hirfanlı Barajı nın yapımı tamamlanmış, Çatalağzı Santrali büyütülmüş ve ülkenin muhtelif yerlerinde birçok fabrika kurulmuştur. DP iktidarının ilk dört yılında o güne dek görülmeyen bir kalkınma hareketi gerçekleştirilmiştir ve halk o dönemde yüksek bir refah seviyesine yükseltilmiştir. DP, halkın sevgilisi haline gelmiştir. 62 B DÖNEMİ DP iktidarı, ilk dört yılında yarattığı olumlu hava neticesinde 1954 seçimlerine çok daha güçlü ve kendisinden emin bir şekilde girmiştir 2 Mayıs 1954 tarihinde gerçekleştirilen seçimlerin sonucu, DP açısından büyük bir zafer ile neticelenmiştir. Her alanda gerçekleştirilen başarıların heyecanı o kadar baş döndürücü olmuştu ki, 1954 seçimleri sonucunda DP, TBMM de sanki tek parti haline geldi. Gerçi 1954 seçimlerinde Halk Partisi de önemli bir oy almıştı. DP bu seçimlerde, 4 milyon 100 bin oy ile 488 milletvekili çıkardı. CHP ise aldığı 3 milyon 500 bin oy ile ancak 31 milletvekili çıkarabildi. Aslında CHP 1950 Seçimlerine göre 304 bin daha fazla oy almıştır. DP ise genelde 375 bin oy kaybına uğramıştır. 63 DP 1954 seçimlerinde CHP ye karşı ezici bir üstünlük sağlayamamasına rağmen, meclisteki milletvekili sayısı bakımından CHP ye karşı büyük bir çoğunluk sağlamıştır. Bu durumun nedeni; seçim sonuçlarının çoğunluk esasına göre belirlenmesidir seçimlerinin sonucunda, DP liler adeta bir zafer sarhoşu olmuşlar, kaybettikleri oyları veya CHP nin kazandığı oyları tartışıp, mütalaa edememişlerdir yılı itibari ile, DP yönetimindeki Türkiye Cumhuriyeti sıkıntılı bir döneme girmiştir; Türk ekonomisi tehlike sinyalleri vermekte, dış ticaret açığı da büyüme eğilimindeydi. Seçim propagandalarında DP tarım ürünlerine yüksek fiyatlar vermiş, daha sonra bu fiyat artışları, yüksek enflasyon oranına sebep olmuştur. Dış ve iç borç ödemelerinde gecikmeler başlamıştır. DP hükümeti ekonomiyi, ABD den aldığı dış borçlar ve krediler üzerine inşa etmiştir seçimlerinin hemen akabinde başbakan Adnan 62 a.g.e., s Aydemir, a.g.e. s a.g.e., s

28 Menderes 300 milyon dolarlık kredi isteğiyle ABD gezisine çıkmış, ancak 30 milyon dolarlık kredi ile Türkiye ye dönmek zorunda kalmıştır yılında ekonomik alanda su yüzüne çıkan sıkıntılar, kısa bir sürede kendisini siyaset sahnesinde de göstermiştir. DP, 1954 seçimlerde kendisine oy vermeyen bölgeleri cezalandırmıştır. Seçimlerde DP ye oy vermeyen Malatya ikiye ayrılarak, Adıyaman şehri kurulmuştur. Yine DP ye oy vermeyen Kırşehir ilçe yapılmıştır. Ekonomik alandaki sıkıntılara, DP nin baskıya varan siyaseti de eklenince ülkede yılları arasındaki olumlu havayı birden tersine dönmüştür. DP nin, ana muhalefet partisi ve kamu ile olan ilişkileri de gerginleşmeye başlamıştır yılı itibari ile ülkenin içerisinde bulunduğu olumsuz ortam neticesinde, devleti oluşturan tüm kurumlarda DP hükümeti aleyhine hoşnutsuzluk oluşmaya başlamış, 1960 darbesinin daha altı sene öncesinde, darbenin liderlerinden Orhan Kabibay ve Dündar Seyhan, kendi aralarında DP ye karşı ihtilal yemini etmişlerdir. 67 Kuruluşundan itibaren DP ye büyük bir sempatiyle bakan ve 1950 seçimlerinde onu destekleyen ordunun bir kesimi; ezanın yeniden Arapça okunması kararının alınması, ordunun büyük kesiminin büyük sempati ile baktığı İsmet İnönü ye DP lilerin sataşmaları gibi nedenler orduyu DP ye karşı soğutmuştur. 68 DP hükümetinin, ABD ile kurduğu yakın ilişkiler neticesinde. ABD Türkiye ye karşı bir dizi yardım programı uygulamıştır. Marshal Planı ve Nato ya katılış neticesinde, ABD li yetkililer, Türk askerlerine yönelik eğitim programları yürütmüşlerdir. Yabancı askerlerin kendilerine emir vermesini kabullenemeyen Türk subayları bu durumdan şikayetçiydiler. Ayrıca DP hükümeti, askeri ve sivil yargının birleştirilmesi yönünde bir düzenlemeye girişmek istemekteydi. Bu istek orduyu rahatsız etmiştir. Ordunun hoşnutsuzluğunu gören Menderes tasarıyı çekmek zorunda kalmıştır ve Milli Savunma Bakanı nı görevden almıştır yılında ordu içten içe kaynıyordu. Bazen bir kanun, bazen bir söz, bazen de küçük bir hareket bu kaynamayı su yüzüne çıkarıyordu. Kışlalarda gizliden gizliye ihtilal hazırlıkları yapılıyordu. Menderes hükümetinin ise, ordu içerisindeki bu kaynamadan 65 Birand vd., a.g.e., s a.g.e., s a.g.e., s a.g.e., s a.g.e., ss

29 haberi yoktu, orduda yapılması planlanan reform çalışmalarından da vazgeçilmişti ve 1954 sonunda hükümet orduyla değil, günlük siyasi olaylarla ilgilenmeye başlamıştır yılında orduya karşı önlem almayan hükümeti, çok daha zor geçecek bir yıl bekliyordu yılı, Adnan Menderes ve hükümetinin geçireceği en zor yıl olacaktır. 70 DP iktidarının ilk yıllarında, basın ve CHP ile olan ilişkileri, ılıman bir hava içerisinde seyrederken, İnönü nün damadı Metin Toker in, sahibi olduğu Akis Dergisi nde: kedi olmayınca fareler cirit atar - başlığı ile yayınlanan haberi yüzünden, bir daha düzelmemek üzere bozulmuştur. Menderes i eleştiren bu yazı, Menderes in ABD gezisi sırasında kaleme alınmıştır. Bu gezi sırasında kendi parti gurubu da, Adnan Menderes i eleştiren sözler sarfetmiştir yılında CHP taraftarı muhalif gazeteler, DP aleyhinde yayınlarını sıklaştırmışlardır. Bu yayınlar genellikle, DP li bakanlar hakkındaki yolsuzluk haberlerinden oluşuyordu. 71 Bu arada DP nin kendi içerisinde de muhalif bir kanat doğmuştur. Başını Sabri Çelikbaş ın çektiği ve çoğunluğunun 1954 seçimleriyle meclise girdiği bu 11 kişilik milletvekilinin parti genel kurulundan istekleri; DP li bakanlar hakkında yolsuzluk haberi çıkaran gazetelere, suçlamalarını ispat etme hakkı verilmesidir. Parti genel kurulu ise, muhalif kanattan bu yönergelerini çekmelerini istemiştir. Ancak muhalif kanat bu yönergesini çekmedi. Sonuçta, DP içerisinde muhalefet bayrağını açan bu 11 muhalif milletvekili DP den ihraç edildi. Bu 11 milletvekiline destek amacı ile 8 milletvekili de DP den istifa etmişlerdir. DP den ayrılan bu 19 milletvekili daha sonra, Hürriyet Partisi ni kurmuşlardır. Parti içerisindeki bu muhalefet, DP ye ağır bir darbe vurmuştur. 72 DP iktidarının ilk dört yılındaki büyük başarısının sebepleri arasında, yılları arasında, iklim koşullarının elverişliliği büyük rol oynamıştır. Bu durum sa ekonomisi büyük ölçüde tarım sektörüne dayanan ülkede bolluk görülmesini sağlamıştır. Ancak 1954 yılında yaşanan kuraklık nedeniyle, ülkede tarım sektörü büyük zarara uğramıştır. Daha bir yıl öncesine kadar, birçok ürünün üretiminde dünya sıralamasında girilmişken 1955 yılında ABD den buğday ithal eder hale gelinmiştir. Türkiye nin sanayisi büyük ölçüde ABD den alınan kredilere dayanıyordu. Ancak ekonomik dengenin bozulması yüzünden, Türkiye nin ABD den aldığı krediler de kesilmiştir. Türkiye de sanayi durma noktasına gelmiş, ülkede döviz sıkıntısı ve kıtlık meydana gelmiştir. 70 a.g.e., s a.g.e., s Eroğul, a.g.e., ss

30 Karaborsa ortamının ülkeye hakim olması vb. sıkıntılar neticesinde, dört yılda ülke geneline hakim olan refah, istihdam, ve huzur ortamı, ülke genelinde birden yok olma noktasına gelmiştir ) 6 7 Eylül Olayları Türkiye de 1955 yılı ile beraber, ekonomik ve siyasal alanlarda baş gösteren huzursuzluk ortamı devam ederken. Türkiye Cumhuriyeti ne, içte ve dışta saygınlığını kaybettirecek bir olay meydana gelmiştir. Türk ve Yunan hükümetleri arasında ihtilafa neden olan Kıbrıs meselesi Londra da bir konferansta görüşülmektedir. Türk tarafını bu konferansta, Dış İşleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu nun başkanlığını yaptığı heyet temsil etmiştir. Londra daki görüşmelerin devam ettiği sırada, 6 eylül sabahı Ekspres Gazetesi nde çıkan asılsız bir haber her şeyi alt üst etti. Bu habere göre, Atatürk ün Selanik teki evine Yunanlılarca bomba atılmıştı. Bu haber doğruluğu bile araştırılmadan, Dış İşleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu tarafından, Londra daki kongrede koz olarak kullanılmaya çalışılmıştır. 74 Bu haberin Türkiye de yayılması ile birlikte, provokatörlerin de etkisiyle, İstanbul daki üniversite öğrencileri: Kıbrıs Türk tür Türk kalacak sloganları ile eylem yapmışlardır. Aynı günün akşamında ise, İstanbul un muhtelif yerlerinden İstiklal Caddesi ne akan binlerce insan, Beyoğlu ndaki azınlık vatandaşların evlerini ve işyerlerini yağmalamış ve kiliselerini tahrip etmişlerdir. 75 Provokatörlerin kışkırtmaları ile çığırından çıkan olaylar önlenemez bir hal almıştır. Hükümet olaylara karşı önlem alabilmek için, İstanbul da sıkı yönetim ilan etmiş ve örfi idare yönetimi kurmuştur. 6-7 Eylül olaylarında ihmalleri olduğu düşünülen; İç İşleri Bakanı Namık Gedik ve İstanbul valisi Fahrettin Kerim Gökay görevden alınmıştır. 6-7 Eylül olayları Türkiye ye içte ve dışta kötü bir imaj vermiştir. Bu olay DP içerisinde varolan huzursuzluk ortamını iyice arttırmıştır. Partinin kurucularından olan Fuat Köprülü, bile Adnan Menderes hükümetine karşı muhalefete girişmiştir yılı itibari ile DP meclis grubu, Menderes e ve hükümetine karşı ağırlığını koymaya başlıyordu. Parti grubu artık Menderes ten korkmuyordu ve hükümete karşı sert 73 a.g.e., ss Birand vd., a.g.e., s a.g.e., s Eroğul, a.g.e., s

31 bir muhalefete girişiyordu. DP grubu; haklarında yolsuzluk iddiaları bulunan, Maliye Bakanı Hasan Polatkan ve Dış İşleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu yu istifa ettirdiler. Parti içerisindeki bu kargaşa neticesinde bütün bakanlar Adnan Menderes e istifa dilekçesi vermiştir. Bu olaylar üzerine, Adnan Menderes, istifasını Celal Bayar a vermeye hazırlandığı sırada, DP milletvekili Mükerrem Sarol, - Sarol formülü - olarak siyasi tarihe geçecek teklifi ile Menderes hükümetini ipten almıştır. Sarol un formülüne göre, Menderes kürsüye çıkacak ve gruptan kendisi için güven oyu isteyecekti. DP grubu, kürsüde ateşli bir konuşma yapan Menderes e güvenoyu verdi. Celal Bayar da hükümeti kurma görevini yeniden Adnan Menderes e verdi. 77 Bir süre sonra Fuat Köprülü, kurucusu olduğu partiden istifa etti ve DP ye karşı muhalefet hareketine girişti. Bulduğu formül ile Menderes i kurtaran Mükerrem Sarol ise, hizipçilik yaptığı gerekçesiyle partisinden ihraç edildi. Bu gelişmeler Menderes i ve DP yi zor günler beklediğinin habercisiydi. Adnan Menderes artık siyaset arenasında yalnız kalmıştı. DP li bakanlar parti grubundan güvenoyu alamamış, yalnız kendisi alabilmiştir. Menderes kabinesini yitirmiştir, parti grubuyla da arası açılmıştır. Ordu ise siyasi arenadaki bu son olaylardan son derece tedirgindir. Menderes tüm bu olumsuzlukların ortasında yalnız başına kalmıştır. 78 Siyasetteki olumsuz gelişmeler neticesinde Adnan Menderes, hükümetine karşı yapılacak darbe girişiminden iyice şüphelenmeye başlamıştır. Menderes ana muhalefet partisi CHP yi de ihtilalci metotlar kullanmakla suçluyordu. Bu düşüncelerini 10 Nisan 1956 tarihli Antep mitinginde açıklayan Menderes; kendisini ve hükümetini savunmak amacıyla yeni kanunlar çıkaracağını açıklamıştır. Menderes, hükümetine karşı girişilecek darbe hareketinden korunmak için bir dizi tedbire girişti, bu doğrultuda DP hükümetinin ilk hedefi yargıçlar oldu. Adalet Bakanlığı aldığı bir kararla on altı yargıcı emekliye sevk etti. Bu yargıçların arasında, Cumhuriyet Başsavcısı ve Yargıtay başkanı da vardı. 79 Devleti oluşturan bütün kurumları karşısına alan Adnan Menderes, kendisini ve hükümetini korumak amacı ile, bu kurumlara yönelik sert tedbirler almıştır. Bu tedbirlerin en önemlisi basına yönelik olanıdır. Basın; kuruluşundan, muhalefetine ve iktidarının ilk yıllarına kadar DP nin yanında yer almıştır. Ancak 1954 seçimleriyle birlikte basın, muhalefet tarafına geçmiştir. Muhalif gazeteler ve dergiler DP hükümetini yoğun bir 77 Birand vd., a.g.e., s a.g.e., s a.g.e., s

32 şekilde eleştirmiştir. Hükümet, basını susturabilmek amacı ile, 1954 yılında çıkardığı basın kanununa iki madde daha ekleyerek, basını kendi aleyhinde yayın yapmaktan men etmek istemiştir. Bu kanun ile beraber Metin Toker, Ülkü Arman, Beyhan Cenkçi vb. gazeteciler Ankara Cezaevine girmişlerdir. DP ye muhalefet yapan bir diğer kurum da üniversitelerdi. DP hükümeti tarafından üniversitelerde siyaset yapılmasını engellemek için tedbirler alındı. Siyasete alet edilen bir diğer kurum olan işçi sendikaları da hükümet tarafından bir çok ilde 1957 nisanında kapatılmıştır. 80 Hükümetin karşısındaki en büyük güç olan CHP, DP hükümeti tarafından, bütün kurumları iktidara karşı kışkırtmakla suçlanıyordu. DP hükümeti, CHP ye ve diğer muhalefet partilerini susturabilmek amacı ile, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu nu çıkardı. Bu yasaya göre; bundan sonra siyasi partiler hükümeti protesto amaçlı gösteri yapamayacaktı. Böylece meydanlar muhalefet partilerine kapatılmış oluyordu. Bu kanundan ilk zarar gören siyasetçi, CHP genel sekreteri Kasım Gülek tir. Kasım Gülek, Karadeniz gezisi sırasında tutuklanıp altı ay hapse mahkum edildi, daha sonra, Cumhuriyetçi Millet Partisi nin başkanı Osman Bölükbaşı nın, meclise hakaret ettiği gerekçesiyle, dokunulmazlığı elinden alınmıştı ve altı ay hapse mahkum edilmişti. 81 C DÖNEMİ 1957 seçimlerine yaklaşılan dönemde, Türkiye de muhalefet üç partiden oluşuyordu. Bu muhalefet partileri; İnönü nün CHP si, Osman Bölükbaşı nın başkanlığını yaptığı Cumhuriyetçi Millet Partisi ve Fevzi Lütfi Karaosmanoğlu nun başkanlığındaki Hürriyet Partisidir. Bu üç parti 1957 seçimlerinde DP ye karşı birleşme kararı almıştır. Ancak DP Hükümeti kendisine karşı hazırlanan bu ittifak hareketini engellemek için, mevcut seçim yasasını değiştirerek yeni bir seçim yasası çıkarmıştır. Ayrıca muhalif partilerin birbirleriyle anlaşamaması da bu adımları sonuçsuz bırakmıştır. DP nin çıkardığı yeni seçim yasasına göre; bir siyasi partiden ayrılan milletvekili, altı ay süre geçmeden başka bir siyasi partiye geçemiyordu. Bu madde ile amaçlanan şey; Fuat Köprülü nün seçimlerde DP ye rakip olmasını engellemekti Eroğul, a.g.e., ss a.g.e., ss a.g.e., ss

33 1957 seçimlerinin kampanyaları, bu siyasi ortamında yapılmıştır. Cumhuriyet tarihinin en sert seçimlerinden birisi 1957 seçimleri olmuştur. Ayrıca 1957 seçimi Türk siyasi yaşamındaki ilk erken seçimdir Ekim 1957 deki seçimi DP kazanmıştır. DP bu seçimde ciddi bir oy kaybına uğrayarak ilk kez yüzde ellinin altına düşmüştür. DP oyların; % 47.3 ünü ( ) alarak 424 milletvekili çıkarmıştır. CHP ise oyların % 40.6 sını ( ) alarak meclise 178 kişili bir grup sokuyordu. CMP %7 ( ) ile dört milletvekili, HP de % 3.8 ( ) oy ile dört milletvekili çıkarmıştır seçimlerine, tıpkı 1946 seçimlerinde olduğu gibi muhalif kesimlerin büyük tepkisi ve itirazları olmuştur. Ancak bu kez itiraz eden DP liler değil, CHP lilerdir seçim kampanyalarının sertliği, seçimlerin sonucunda da sertlik ortamına neden oldu. Kayseri, Antep, Giresun, Samsun ve Çanakkale de seçim sonuçlarını protesto eden muhalif halk kitleleri sokaklara döküldü ve olaylar çıkardı. Hükümet olayları yatıştırmak için sert tedbirlere başvurdu seçimlerini protesto eden muhalif kesimler, tıpkı DP nin 1946 seçimlerinde yaptığı gibi seçimlerde usulsüzlük, şiddet ve baskı uygulandığını iddaa etmişlerdir ) 9 Subay Olayı DP hükümetine karşı planlanan darbenin gerçekleştirilebilmesi için TSK bünyesi içerisinde birçok örgüt kurulmuştur. Bu örgütler küçük rütbeli subaylardan oluşuyordu. Ordu içerisindeki bu örgütler girişecekleri hareket için kendilerine hatırı sayılır bir lider bulma gereksinimi hissetmişlerdir. Cuntacılar ilk olarak İsmet İnönü ile görüşmüşler, ancak olumsuz cevap almışlardır. 86 Cuntacıların liderlerinden Faruk Güventürk, orduya yakınlığı ile bilinen, Milli Savunma Bakanı Semi Ergin e, yapacakları darbenin liderliğini teklif etmiştir. Semi Ergin bu teklifi kabul etmemiştir, ancak Ergin cuntacıları şikayet de etmeyerek safını belli etmiştir. Bu sırada Samet Kuşçu adlı bir binbaşı, Adnan Menderes e, darbe hazırlığında bulunan 9 subayın ismini ihbar etmiştir. Bu isimler arasında, Faruk Güventürk ile beraber üç albay dört binbaşı ve bir de yüzbaşının da ismi vardı. Milli Savunma Bakanı Şemi 83 Birand vd., a.g.e., s Özdağ, a.g.e. s Eroğul, a.g.e., s a.g.e., s

34 Ergin in cuntacıları hükümete şikayet etmemesi, DP Hükümeti içerisinde kopukluk ve fikir ayrılıkları olduğunu göstermektedir. 87 Darbe ihbarı alındıktan sonra Celal Bayar başkanlığında bir kriz masası kurulmuştur. Darbeci olmakla suçlanan 9 subay, altı aylık bir yargılama sonucunda suçsuz bulunmuş ve beraat etmiştir. İhbarı yapan Samet Kuşçu ise 2 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır. Cumhurbaşkanı Celal Bayar hareketlerini şüpheli bulduğu Şemi Ergin i istifaya zorlamıştır ve Milli Savunma Bakanlığı na Adnan Menderes in çocukluk arkadaşı olan Ethem Menderes getirilmiştir subay olayı ile, yaklaşan hükümet darbesinin ayak sesleri duyulmaya başlamıştır. DP hükümetinin kendisine karşı girişilmek istenen hareketten habersiz olduğu düşünülemezdi, ancak ordunun üst düzey komutanlarının DP li yöneticilere olan bağlılık sözlerinin de etkisiyle, kendilerine karşı böyle bir hareketin yapılamayacağını düşünmüşlerdir. Adnan Menderes te bütün ısrarlara rağmen ordunun üzerine gitme teklifini reddetmiştir ) Irak Devrimi Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kurucusu olduğu Bağdat Paktı nın 15 Temmuz 1958 tarihli toplantısına ev sahipliği yapacaktı. Pakt üyesi ülke temsilcileri Türkiye ye çağrılmıştı. Irak kralı Faysal ile başbakanı Nuri Sait, Türkiye ye gelmek üzere hazırlandıkları sırada darbeye maruz kalmışlardır, Irak Karalı ve Başbakanı ihtilalciler ve halk tarafından feci bir şekilde öldürülmüştür. Bu ihtilal sonucunda Irak ta cumhuriyet rejimi ilan edilmiştir. 90 Irak Devrimi nin Türkiye ye etkisi iki yönde olmuştur. Devrim sonucunda DP nin ortadoğu politikası sekteye uğramıştır. Diğer etkisi ise bu ihtilal DP lileri ve Menderes i psikolojik yönden derinden etkilemiştir. Irak taki ihtilalden sonra Türkiye de ihtilal ve darağacı sözleri DP muhalifi kesimlerce çok söylenir olmuştur Aydemir, a.g.e., s Birand vd., a.g.e., s a.g.e., s Eroğul, a.g.e., s a.g.e., ss

35 3-) İlk Hedefler Beyannamesi CHP yönetimi, 9 Eylül 1957 tarihinde yapılan 13. kurultayında aldığı kararla; diğer muhalif partilerle işbirliği yapma kararı almıştır. Cumhuriyetçi Millet Partisi Hürriyet Partisi nin yöneticileri, 4 Eylül 1957 tarihinde bir bildiri yayınlayarak CHP ile ortak hareket edileceğini bildirmiştir. CHP nin 13. kurultayına, CMP ve HP nin temsilcileri de katılmıştır. DP ise muhalefetteki bu güç birliğine engel olmak amacı ile; 11 Eylül 1957 tarihinde seçim yasasını değiştirmiştir. 92 CHP nin DP İktidarına karşı uyguladığı sert muhalefet, 1960 Darbesi ne doğru şiddetini arttırarak devam ediyordu. CHP, Ocak 1959 tarihinde yapılan on dördüncü kurultayında, muhalif siyasetine bir yön vermiştir. Bu kurultay sonunda CHP yönetimi, DP ye karşı yürüteceği siyaseti artık savunma yaparak değil, tüm şiddetiyle saldırarak yürütme kararı almıştır. 93 İlk hedefler beyannamesi, bu kurultayda kabul edilmiştir. Muhalefet hükümetten istediklerini on madde olarak, ilk hedefler beyannamesinde sıralamıştır. Bu istekler; Partizanlığın kaldırılması, Türkiye Büyük Millet Meclisi nden başka ikinci bir meclisin kurulması, seçimlerin adaletli yapılması, yargı alanında, bir yüksek yargıçlar kurulu oluşturulması, devlet memurlarına mahkemeye başvurma hakkı verilmesi, basın hürriyeti ve üniversite özerkliğinin sağlanması, sosyal adaletin temin edilmesi, ve yüksek iktisat şurasının oluşturulmasıdır. CHP kurultayında, ilk hedefler beyannamesinin kabul edilmesinden sonra, muhalefet partileri bileşmiştir ve İsmet İnönü nün söylemleri daha da sertleşmiştir. DP liler bu sert söylemlere aynı şekilde karşılık verince, muhalefet ile iktidar arasındaki ilişki iyice gerginleşmiştir. 94 DP hükümeti, muhalefetin güçler birliği ve ilk hedefler beyannamesini kabul etmesi üzerine, buna misilleme olarak ilk başta İstanbul da, daha sonra da yurdun dört bir yanında vatan cephelerini meydana getirmiştir. Böylelikle ülke çapında bir tarafta güç birliği ocakları bir tarafta da vatan cephesi ocakları kurulmuş oldu. Böylelikle halk iki kutuba ayrılmış oldu ve birbirine ölesiye husumet besleyen iki ayrı halk kitlesi oluştu. Bu durum kardeş kanı dökmeye adaydı Belge net (2006), CHP Kurultayları, belgenet.com/parti/chpkurultay.html( ) 93 Eroğul, a.g.e., s a.g.e., ss Birand vd., a.g.e., s

36 4-) Menderes in Uçak Kazası 16 Şubat 1959 tarihinde, Kıbrıs Cumhuriyeti nin kurulması ile ilgili anlaşmayı imzalamak için İngiltere ye giden Adnan Menderes in uçağı düşmüştür. Kazayı hafif yaralarla atlatan Menderes, yurda dönüşünde müthiş bir kalabalık tarafından karşılanmıştır. Bu kalabalığın içerisinde ana muhalefet lideri İsmet İnönü nün de bulunması gergin olan siyasi ortamı yumuşatmıştır. 96 Adnan Menderes te gördüğü bu ilgiden dolayı, içerisinde bulunduğu huzursuzluktan geçici olarak kurtulmuştur. CHP ile ilişkilerin yumuşaması Adnan Menderes i çok mutlu etmişti ve İnönü ye nezaket ziyareti yapmaya karar verdi. Ancak, DP ile CHP arasındaki ılıman havadan rahatsız olan Celal Bayar, bu ziyaretin yapılmasına engel olmuştur. Böylelikle siyasetteki ılıman havanın devam etmesi şansı ortadan kaybolmuş, İnönü yeniden sertlik politikasına girişmiş ve ülkede geri dönülmez bir yola girilmiştir. 97 D. İHTİLAL SÜRECİ 1-) Uşak Olayları Adnan Menderes in uçak kazası geçirmesinin ardından, ülke siyasetinde oluşan ılıman hava kısa bir sürede dağılmıştır. CHP liler, büyük taarruz adını verdikleri bir propaganda faaliyetini iktidar aleyhine başlatmışlardır. Bu amaç doğrultusunda yurt genelinde büyük bir propaganda gezisi düzenlemeye karar vermişlerdir. CHP kafilesinin yapacağı yurt gezileri, İsmet İnönü nün isteğiyle; İnönü Savaşları ndaki güzergahtan başlatılmıştır. Bunda amaç halkın ilgisini uyandırmaktır. CHP kafilesi 46 milletvekili, partililer ve gazetecilerden oluşuyordu. Kafile, ilk durağı olan Uşak a hareket etmeden daha Ankara da olaylar başlamıştır. 29 Nisan 1959 tarihinde gidilen Uşak ta, CHP liler ile DP liler arasında şiddetli çatışmalar olmuştur. 98 Ertesi gün Manisa ya hareket için istasyona hareket eden CHP kafilesinin yolu DP lilerce kesilmiştir ve iki grup arasında tartışma başlamıştır. Tartışma sırasında, İsmet İnönü nün kafasına bir taş isabet etmiştir. İnönü, kalabalığı yararak CHP kafilesine yol açabilmiştir. İsmet İnönü Manisa da hükümet aleyhine çok sert bir konuşma yapmıştır. Bir sonraki durak olan İzmir de bir konuşma yapmayı planlıyordu. Ancak İzmir valisi, İç İşleri 96 Eroğul, a.g.e., s Birand vd., a.g.e., s Eroğul, a.g.e., s

37 Bakanlığı ndan aldığı emirle, İzmir de siyasi parti propagandası yapmayı yasaklayan bir karar almıştır. Bu nedenle İnönü, İzmir de konuşma yapamamıştır. 99 CHP kafilesi İstanbul a geldikten sonra Topkapı civarından geçerken, bir gurup DP li İnönü nün arabasına tacizde bulunmuştur. Bu tacizciler, orada tesadüfen bulunan bir binbaşı tarafından dağıtılmıştır ) Kayseri Olayları İsmet İnönü nün olaylı gezilerinin en önemlisi, Kayseri gezisidir. Bu gezinin bir ay öncesinde, Kayseri nin Yeşilhisar ilçesinin Tarım Kredi Kooperatifi nde yapılan seçimi CHP lilerin kazanmasıyla olaylar başlamıştır. CHP ilçe başkanı ile DP li belediye başkanı arasındaki tartışma birbirlerine silah çekmeleriyle sonuçlanmıştır ve iki taraf mahkemelik olmuştur. CHP yönetimi, Yeşilhisar olaylarını bir de kendisi sorgulamak istemiştir. Kayseri valisinin kentte havanın gergin olması gerekçesiyle kente gelinmemesini bildirmesine karşılık, CHP heyeti Kayseri ye gitmiştir. 101 Kayseri ye 32 km mesafedeki Himmetdede İstasyonuna gelindiğinde İnönü nün treni durdurulmuştur. Kayseri vali yardımcısı, il jandarma komutanı ile birlikte, İnönü nün yanına gelmişler ve geri dönmesini istemişlerdir. İnönü bu teklifi kabul etmemiştir. Bu arada olay yerinde görevli subaylar, İnönü ye saygı göstermişlerdir, bir üsteğmen İnönü nün elini öpmüş ve diğer subaylar da bunu takip etmişlerdir. Bu operasyonu düzenleyen milli emniyet müfettişi askeri birliğin komutanına güvenmeyerek yeni bir komutan gönderilmesini istemiştir. Askerlerin İnönü ye gösterdiği ilginin de etkisiyle, CHP kafilesinin şehre giriş izni verilmiştir 102 İsmet İnönü, Kayseri il kongresinde konuşma yaptıktan sonra dönüşte Yeşilhisar a uğramayı düşünmüş, Yeşilhisar yolunun barikatlarla çevrili olduğunu görünce buraya uğramaktan vazgeçmiştir ve yanında bulunan heyeti buraya yollamıştır. Kayseri olayları, Türk Silahlı Kuvvetleri nin tarafını göstermesi bakımından önemlidir. Kayseri olayları gerek Cumhurbaşkanı Bayar ı, gerekse de hükümeti telaşa düşürmüştür a.g.e., s Birand vd., a.g.e., s Tevfik Çandar, (2000), Türkiye nin Demokrasi Tarihi, İmge Kitabevi, 2. baskı, Ankara, s a.g.e., s Sabiha Bozbağı, (1974), İhtilaller ve Darbeler Tarihi, Cem Yayınevi, İst. ss

38 Menderes, Bayar a olaylarla ilgili 28 Mart 1960 ta yazdığı mektupta; Kayseri olaylarının ve meydana gelen diğer olayların tamamen CHP lilerin başının altından çıktığını belirtmiştir. Menderes mektubunda, CHP lileri ihtilal çığırtkanlığı yapmakla suçlamıştır. Olayların boşuna büyütüldüğünü belirten Menderes aslında olayların küçük çaplı olduğunu belirtmiştir. 104 Kayseri olaylarında ordu ilk kez tavrını ortaya koymuştur. TSK mensupları kendilerine verilen görevi yerine getirmeyerek, İsmet İnönü tarafında olduklarını hal ve hareketleri ile belli etmişlerdir. Ordu mensuplarının bu hareketleri, DP yöneticilerini tedirgin etmiştir ve İnönü nün ordu ile ortaklaşa bir ihtilal hazırladığı içerisinde olduğunu düşünmeye başlamışlardır. DP lileri bu fikre yönelten diğer bir olaysa, İnönü nün evinin o sıralarda bazı komutanlar tarafından ziyaret edilmesidir. DP meclis grubu CHP nin seçim dışı yollarla iktidara gelmek arzusunda olduğunu düşünüyor. CHP yi, silahlı hücre örgütleri kurmak, orduyu hükümet aleyhine kışkırtmak ve bir ihtilal hazırlığı içerisinde olmakla suçluyorlardı ) Meclis Tahkikat Komisyonunun Kurulması DP, ülke yönetiminde kaybettiği otoritesini yeniden kazanmak, ve kendisine karşı olan bütün muhalif unsurları susturmak amacı ile, DP meclis grubunda Nisan 1960 tarihinde yaptığı iki toplantıyla, Tahkikat Komisyonu kurulmasına karar vermişlerdir. Bu komisyonun kurulması yönündeki önergeyi, DP Denizli milletvekili Baha Akşit ve Bursa milletvekili Mazlum Kayalar hazırlamıştır. Bu iki milletvekilinin önergesinde, 15 kişilik bir meclis tahkikat komisyonunun kurulması isteniyordu. Bu tasarıda; DP nin iktidara halk tarafından getirildiğini, ve iki seçimdir de onu iktidarda tuttuğunu ve artık halkın tek parti dönemindeki baskıyı yaşamak istemediğinden dolayı, DP ye büyük ilgi gösterdiği belirtilmiştir. CHP ise, halkın kendisini tasfiye ettiğini kabul etmek istememektedir. Seçimle başa gelemeyeceğini anlayan CHP liler ülkeyi karışıklık ve gayri meşru yollara sokarak iktidarı yeniden elde etmeye çalışmaktadırlar. Mevcut hükümetin tüm ihtarlarına rağmen, CHP liler bu yanlış yoldan dönmemişlerdir. CHP nin bu kanun dışı eylemleri ve yıkıcı faaliyetleri, bir kısım basın tarafından da destek görmektedir. Muhalefet ve basın, orduyu ve ülkeyi oluşturan diğer kurumları DP hükümeti aleyhine kışkırtmaktadır Özdağ, a.g.e., s Birand vd., a.g.e., s Özdağ, a.g.e., ss

39 Görüldüğü gibi meclis Tahkikat Komisyonu nun kurulma amacı; DP yönetimine karşı olan kurumları susturmak ve bu kurumların faaliyetlerini kontrol altına almaktır. Göreve başlayan meclis tahkikat komisyonu derhal üç yasak çıkardı. Buna göre; siyasi partilerin, yeni örgüt kurmaları, siyasi faaliyete girişmeleri ve basının Tahkikat Komisyonu nun faaliyetleri ile ilgili bütün olumsuz yayınları yasaklanıyordu. İsmet İnönü nün meclis kürsüsünden yaptığı konuşmaya yayın yasağı getirilmiştir. Bu konuşmada İnönü: DP hükümeti baskı rejimine devam eder ve insan haklarını tanımazsa, ihtilalin kaçınılmaz olacağını, ihtilali ordunun gerçekleştireceğini belirtmiştir ve hükümetin baskıya devam etmesi halinde onları kendisinin bile kurtaramayacağını belirtmiştir. İnönü bu konuşmasını şartlar tamam olduğunda ihtilal kaçınılmaz olur diyerek bitirmiştir. 107 İsmet İnönü, meclis kürsüsünden yaptığı bu sert konuşmayla, beklenen hükümet darbesi için gereken şartların olgunlaştığını, darbeyi ordunun yapacağını ve bunun meşru bir hak olduğunu belirtmiştir. Meclis Tahkikat Komisyonu kurulduktan sonra, bu komisyonun rahat çalışabilmesi için görev ve yetkilerini belirleyen kanun çıkarılmıştır. Bu kanununa göre; Tahkikat Komisyonu üyeleri, Cumhuriyet savcısına, sorgu hakimine, sulh hakimine ve askeri hakimlere tanınan bütün hak ve yetkilere sahip olacaktır. Tahkikat Komisyonu nun çalışmalarını engelleyen her türlü yayın yasaklanacak, bu yasaklara uymayan gazeteciler cezaya tabi tutulacaktır. Komisyon gerekli gördüğü her türlü evrak ve vesikaya el koyabilecek, aleyhteki bütün siyasi faaliyetleri yasaklayabilecekti. Tahkikat Komisyonu nun kararlarına itiraz edenler, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına çarptırılacaklardır. Ayrıca komisyonun çalışmaları gizli tutularak komisyon üyeleri faaliyetlerinden dolayı sorgulanamayacaklardır. 108 İsmet İnönü, meclis konuşmasında bu kanunu; anayasaya aykırı olduğu, hükümetin orduya, polise, memura, üniversiteye açıkça baskı uyguladığını, bunu da çıkardığı kanunlarla meşru göstermeye çalıştığını belirterek eleştirmiştir. İsmet İnönü meclis kürsüsünden yaptığı bu konuşmasında; Türkiye de yapılması planlanan darbeye Kore Darbesi ni örnek göstermiştir. Bir anlamda darbe girişimine yeşil ışık yakmıştır Eroğul, a.g.e., s a.g.e., s Özdağ, a.g.e., s

40 Bu konuşmasının ardından İsmet İnönü, meclisten on iki gün uzaklaştırma cezasına çarptırılmıştır. İnönü bu olayı, tüm il ve ilçe teşkilatlarına bildirmiş, CHP teşkilatlarını meclisteki durumdan haberdar etmiştir. Bundan sonra, meclis içerisindeki muhalefet iktidar çatışması sokaklara taşmış ve ihtilale giden süreç başlamıştır ) Üniversite Olayları Tahkikat Komisyonu hakkındaki kanun kabul edildikten sonraki gün, sokaklarda olaylar patlak vermeye başlamıştır. İlk olaylar İstanbul Üniversitesi nde başlamıştır. 111 İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde görevli olan, prof. Dr. Hüseyin Nail Kubalı, Prof. Dr. Tarık Zafer Tunaya, Prof Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu ve Doç. Dr. İsmet Giritli gibi hocalar derslerde öğrencilere hükümeti karalayan söylemlerde bulunmaları, öğrencilere eylem yapmaları yönünde cesaret vermiştir 112 Üniversitelerdeki öğrenci eylemleri, CHP gençlik kollarının üniversite öğrencilerini tahrik etmesi neticesinde alevlenmiştir. CHP genel merkezinden emir alan gençlik kolları üyelerinin üniversitelere gelmesiyle, zaten hükümetin politikalarından memnun olmayan DP muhalifi öğrenciler; kahrolsun diktatörler, hürriyet isteriz gibi sloganlarla sokaklara dökülmüşlerdir. 113 Hükümet üniversitedeki olaylar üzerine, İstanbul da sıkıyönetim ilan etti. Üniversite olayları, aşırı bir sertlik uygulanarak bastırılma yoluna gidildi. Polisin göstericilerin üzerine ateş açması sonucunda bir kişi ölmüş ve bunun sonucunda olaylar, içinden çıkılmaz bir hal almıştır. Öğrenci olaylarına müdahale amacı ile bölgeye sevk edilen askeri birlikler, göstericilerin, Türk Ordusu çok yaşa, gibi tezahüratlarının eşliğinde saf değiştirip eylemcilerin tarafına geçmişlerdir. İsyancı öğrencileri Davutpaşa Kışlasına götürmekle görevli askeri birlikler, kırk kişi dışındaki öğrenci grubunu yolda serbest bırakmıştır. Bu hareket askerin safını tamamen belli etmiştir. DP, artık orduyu tamamen kaybetmiştir. 28 Nisan üniversite olayları, tarihe Kanlı Perşembe olarak geçmiştir. 114 Olaylar ertesi gün Ankara ya sıçramıştır. Hükümet İstanbul da yaşanan olayların yurt geneline yayılmasını engellemek için, olaylara yayın yasağı koymuştur ve İstanbul da 110 Eroğul, a.g.e., s Birand vd., a.g.e., s Özdağ, a.g.e., s Birand, a.g.e., s a.g.e., ss

41 sıkı yönetim ilan etmiştir. Hükümetin koyduğu yayın yasağı sonucunda, olaylarla ilgili haberlerin gazete ve dergilerde yayınlanması engellenmiştir. Ancak bu daha olumsuz bir netice doğurmuş, fısıltı gazetesi devreye girmiştir. İstanbul daki olaylar abartılarak kulaktan kulağa yayılmıştır, bu da halkı galeyana getirmiştir Mayıs 1960 tarihinde İstanbul, Nato toplantısına ev sahipliği yapacaktır. Bu toplantı için bir çok yabancı devlet adamı ve gazeteciler İstanbul da olacağı için, hükümet İstanbul daki olayları yatıştırma zorunluluğu hissetmiştir. 116 Menderes olayları yatıştırmak için, radyo halka hitaben şöyle konuşmuştur: İhtilalden dem vurulmakta, ihtilalin bir hak olduğu felsefesinden bahis açılmakta. Bu bir ihtilal mi sanki? İhtilali kim yapıyor? Hazırlanmış, tertiplenmiş ve içleri kinle doldurulmuşların teşkil ettiği bir zümrecik Üç dört gündür, köşe kapmaca oynar gibi, sokaktan sokağa, meydandan meydana kaçışıp dağılan, dağılıp tekrar toparlanan sanki bir gerilla teşkilatı ve tıpkı bir iskeleti etin ve adalenin sarıp kaplayarak, vücudun meydana gelmesi gibi, bu gerilla iskeletinin etrafında bir kısım avare insanlar Bu mu ihtilal? Bu İstanbul sokaklarında dolaştırılan bir yapmacık, bir uydurma göstermelik Bu düpedüz bir asilik hareketi Bir ayaklanma teşebbüsü. Bu, düpedüz bir siyasi irtica. Kavgasız, gürültüsüz, sükunet içinde ve serbest bir seçimde Halk Partisi nin şansı nerede ise sıfıra düşmüş Ve dördüncü bir seçimi kaybetmeye ne Halk Partisi nin ne de onun eski ve hakiki temsilcilerinin tahammülü yok Parti de onlar da, bir dördüncü seçimi kaybetmeye dayanamazlar. O halde ne olacak? Gerilla teşkilatı, şayet seçim olursa, bu teşkilat ile seçim günlerini bir cehenneme çevirmek, kan ve ateş tufanı içinde seçimleri ve onun neticelerini yakıp yok etmek. 117 Adnan Menderes in radyo konuşmasından, DP hükümeti tarafından olayların ciddiyetinin anlaşılamadığı ve çözüm yolu üretilmekten aciz kalındığı sonucu çıkarılabilir. Üniversitelerde olaylar tüm şiddeti ile devam ederken, dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Cemal Gürsel tarafından, Milli Savunma Bakanı Etem Menderes e, ülkenin içerisinde bulunduğu karışıklık ortamından nasıl çıkılacağı ile ilgili bir mektup yollanmıştır. Mektubun tam metni şöyledir: Aziz Vekilim, Dünkü geceki münakaşalarımızın ışığı altında zatıalinize, memleketin huzur ve istikrarı için alınması lazım gelen tedbir ve kararlar hakkında görüşlerimi bildirmeyi, milli, vatani bir vazife bilirim. Sayın başvekilin açıklamalarını dinledim ve okudum. Bunlarda, benim düşündüklerimin kabulüne müsait bir zemin, henüz mevcut olmadığı, aşikar olarak belliyse de, gene de düşüncelerimin sizlere iblağının zaruretine inanıyorum. Muhterem Vekilim, Şu hakikati kabul etmek lazımdır ki, Kayseri hadiseleriyle başlayıp, son karar ve feci olaylara kadar varan sahneler, vatandaş ruhunda derin tesirler ve hükümete karşı telafisi kabil olmayan hoşnutsuzluklar yaratmıştır. Sayın vekilim, 115 Bozbağı, a.g.e., s Özdağ, a.g.e., s a.g.e., s

42 Bu ahval küçümsenecek, cebir ve şiddetle değiştirilecek şeylerden değildir. Memleket, hükümet ve partinizin düştüğü bu müşkül vaziyeti kurtarmak için, sükunetli, fakat ciddi ve zecri tedbirler almak lazımdır. Bu tedbirler şunlar olmalıdır: 1. Cumhurbaşkanı istifa etmelidir. Çünkü bütün fenalıkların bu zattan geldiği hakkında umumi bir kanaat vardır. 2. Kabinede iyi kabul edilmeyen ve suihalleri bütün memlekete yayılmış bulunan zevat, çıkarılmalıdır. Ve yeni kabine mutlaka, dürüst, makul, zorcu değil, adalet ve şefkat hissi taşıyan zevattan kurulmalıdır. 3. İstanbul, Ankara valileri ve emniyet müdürleri süratle değiştirilmelidir. 4. Ankara örfi idare kumandanı derhal değiştirilmelidir. 5. Son çıkarılan ve tahkikat komisyonları ihdas eden kanun kaldırılmalıdır. 6. Mevkuf gazeteciler, bir af kanunuyla, kısa zamanda tahliye edilmelidir. 7. Son hadisede tevkif edilen talebeler serbest bırakılmalı, ilim müesseseleri, yeniden faaliyete geçirilmelidir. 8. Şimdiye kadar çıkarılan bütün antidemokratik kanunlar, tedricen kaldırılmalıdır. 9. Vatandaşın hürriyet ve eşit muamele hakkına, mutlak surette riayet edilmelidir. 10.Din simsarlığından vazgeçilmelidir. 11.Suistimaller oluyor mu bilmiyorum. Fakat olduğu hakkında umumi bir kanaat mevcuttur. Bu, milletin hükümete karşı itimatsızlığına sebep olmaktadır. Bu gibi kötülüklerin şiddetle bertaraf edilmeleri lazımdır. 12.Müstesna zamanlar ve günler haricinde hükümet büyüklerinin memleket gezilerinde, suni büyük vatandaş topluluklarıyla karşılanmaları usulü terk edilmelidir. Muhterem Vekilim, Bu yazdıklarım, asla bir parti ve politika mülahaza ve tesiriyle yazılmamıştır. Memleketin durumunun bu tedbirlerin alınmasını zaruri kıldığına inandığım için arz edilmiştir. Sizlerin vatanperverlik ve vicdanlarınıza hitap ediyorum. İyi düşününüz iyi hareketler yapınız. Memlekette çok şeyler yapacağınız muhakkaktır. Fakat bu, asla kafi değildir. Bu yapılan işleri, müstemleke idareleri de yapar, yapıyor ve yapmıştır. Asıl mühim olan, toplumun ruhunda, yaşama şevk ve azminin geliştirilmesi, hak ve hürriyet aşkının kökleştirilmesi ve vatandaş idrakinin, yüksek ve necip hislerle donatılmasıdır. Olaylar, bu yolda olmadığınızı göstermektedir. Talebelerin, hürriyet duygusuyla yaptıkları masumane tezahürata karşı, kıtalar sevk edilmesi ve onların desteğiyle, emniyet kuvvetlerinin, ilim yuvalarının içine kadar girerek talebeleri, profesörleriyle beraber coplarla ve kurşunlarla tedip etmesi, dünyada görülmemiş feci bir şeydir. O hengamede kız talebelerin yürekler parçalayan çığlıklarının, analar,babalar ve halk ruhunda onulmaz yaralar açacağını ve açtığını anlamamak, memleketin huzuru bakımından büyük bir hata ve hazin bir gaflet olduğuna kaniim. Bizim gençlerimizde hak, adalet ve hürriyet duygularının gelişmesinden ve kemalinden memnun olmamız lazım gelmez mi? İstikbali, hissiz, duygusuz, müstemleke ruhlu, yalnız maddeci bedbaht insanlara mı bırakmak istiyorsunuz? Sayın Vekilim Maruzatım muhakkak ki, çok mühim ve hatta çok cüretkaranedir. Fakat memleket için, milletin selameti için, hükümet ve hatta partinizin kurtarılması için, dikkate alınması lazımdır. Ve hatta çok lazımdır. Saygılarımla. 118 Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Cemal Gürsel in, 5 Mayıs 1960 tarihli bu mektubu incelenecek olursa. Gürsel in DP hükümetine karşı girişilecek ihtilalin hazırlıklarından haberdar olduğu, bu darbe girişimini engellemek için hükümet mensuplarına, yapılacak ihtilali engelleyici nitelikteki öğütler verdiği anlaşılmaktadır. Etem Menderes, ileride İhtilalcilerin başına geçecek olan Cemal Gürsel in bu mektubunu aldıktan hemen sonra, Adnan Mendres e bildirir. Adnan Menderes istifa kararı 118 Aydemir, a.g.e., ss

43 alır. Ancak bu karar, Celal Bayar tarafından reddedilir, böylece ihtilali engelleyecek son şans da kaybedilir ) 555 K Gösterileri 1960 İhtilali nin zeminini hazırlayan olaylardan en planlı ve programlısı 555 K Olayı dır. 555 K, DP aleyhtarı eylemcilerin geliştirdikleri bir şifreydi. Bu şifrenin açılımı; beşinci ayın beşinci günü saat beşte Kızılay da bir gösteri yapılacağıdır. Bu şifre, kulaktan kulağa büyük bir hızla yayılarak Kızılay da müthiş bir kalabalığın oluşmasına neden olmuştur. Adnan Menderes, Kızılay a göstericileri yatıştırmak için gitmiş, göstericilerin arasına girmiştir. Menderes, göstericilerin elinden bir gazetecinin arabasına bindirilerek kurtarılmıştır. 120 Olaylar üzerine başbakanlık binasında, Celal Bayar liderliğinde kriz toplantısı yapılmıştır. Bayar bu toplantıda İçişleri Bakanı Namık Gedik e, megafonla dağılmalarını söyleyin, eğer karara uymazlarsa ateş edin demiştir. Cumhurbaşkanı Celal Bayar bu kaos ortamında artık ipleri tamamen eline almıştır ve Adnan Menderes i ikinci plana atmıştır. 121 Ankara nın kargaşa dolu ortamından uzaklaşmak isteyen Adnan Menderes, 19 Mayıs 1960 ta, istifa etme düşüncesiyle İzmir gezisine çıkmıştır. Ancak İzmir de iki yüz bin kişilik coşkulu halk kitlesi tarafından karşılanan Menderes, kalabalığa aldanıp istifa etmekten vazgeçmiş, Ankara da hissettiği darbe korkusundan bu gezi sırasında uzaklaşmıştır. Halkın İzmir deki sevgi gösterisi, Adnan Menderes in gözlerini boyamış, Menderes, ihtilali halkın değil de ordu içerisindeki örgütlerin yapacağı gerçeğini görememiştir ) Harbiyelilerin Ayaklanması Adnan Menderes 21 Mayısta 1960 tarihinde Türkiye yi ziyaret edecek olan Nehru yu karşılamak üzere, 20 Mayıs günü Ankara ya geri dönmüştür. Ankara ya İzmir gezisinden sonra moralli dönen Adnan Menderes in moralini bu sefer de harbiyeli 119 a.g.e., s Bozbağı, a.g.e., s Birand vd., a.g.e., s a.g.e., s

44 öğrencilerin sokaklara dökülmesi bozmuştur. Harbiyeli öğrenciler Zafer Anıtı na kadar yürümüşler, İstiklal Marşı ve Harbiye Marşlarını okuduktan sonra dağılmışlardır. 123 Harbiyelilerin ayaklanması, ordunun gerçekleştireceği darbenin çok yakında olduğunu göstermektedir. DP ileri gelenleri, Ankara ve İstanbul u saran bu karışık ortamı düzeltmek için çare arıyordu. DP genel kurulu tarafından verilen kabine içerisinde revizyon yapılması teklifi, üst düzey DP yöneticileri tarafından, muhalefete taviz verilmesi olarak algılanacağı gerekçesiyle reddedilmiştir. Ayrıca Menderes, 25 Mayıs tarihinde doksan milletvekilinin verdiği; Tahkikat Komisyonu nun kaldırılması, erken seçime gidilmesi, ve ordu içerisinde meydana gelen kaynamalara önlem alınması için verdikleri önergeyi kabul etmemiştir. 124 Adnan Menderes in önlem alması için gelen tekliflere kulak tıkamasının sebebi, kendilerine karşı darbe yapılacağına inanmamasıdır. Çünkü her gittiği yerde halk kendisine büyük sevgi gösterilerinde bulunuyordu ve TSK nın, başta Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Rüştü Erdelhun un bulunduğu üst düzey komutanları, kendisine olan bağlılıklarını her fırsatta yineliyordu a.g.e., s Eroğul, a.g.e., s Birand vd., a.g.e., s

45 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 27 MAYIS 1960 İHTİLALİ A. HÜKÜMET DARBESİ 26 Mayıs günü Ankara da Genel Kurmay Başkanı Rüştü Erdelhun, ordu mensuplarına hitaben yaptığı konuşmasında. TSK nın DP hükümetine bağlılığını bildirmiştir. Ancak orada Erdelhun un konuşmasını dinleyen ihtilalci subaylar, birkaç saat sonra hükümeti devireceklerdir Mayıs ı 27 Mayıs a bağlayan gece ihtilalciler Harp Akademisi nde darbeden önceki son toplantılarını yapmışlardır. Komitacılar sabah saat üç sıralarında harekata başlamışlardır. İlk hedefleri merkez komutanlığıydı, burayı mukavemetsiz ele geçirmişler ve rahatlamışlardır. Çünkü burada kendilerine karşı direniş olmasından çekiniyorlardı. İhtilalcilerin ikinci hedefi, ordu evindeki subayları teslim almaktı. Ancak burada çatışmalar yaşanmıştır ve Ankara halkı gürültülerle uyanmıştır. 127 İhtilalciler kendilerine mukavemet edebilecek askeri hedefleri bir bir ele geçirdikten sonra DP lileri, CHP lilerin de yardımıyla bir bir toplayıp Harp Akademisi nin binasına toplamışlardır. En önemli hedeflerden birisi olan Celal Bayar da kısa bir direnmenin sonunda teslim olmak zorunda kalmıştır. 128 Darbeyi Eskişehir de haber alan Adnan Menderes hemen Konya ya hareket etmiştir. Ancak Kütahya da yakalanan Menderes de Ankara ya Harp Okulunun binasına getirilmiştir. Aslında Menderes Eskişehir de yaptığı konuşmasında; darbenin en büyük gerekçesi olan Tahkikat Komisyonu nun kaldırılacağını ve erken seçime gidileceğini 126 a.g.e., s a.g.e., s a.g.e., s. 136.

46 bildirmiştir. Ancak Menderes e söylediklerini yapma fırsatı verilmemiş, hükümet darbesi ile iktidardan indirilmiştir. 129 İhtilal başarı ile gerçekleştirildikten sonra sıra, bu olayın tüm yurda duyurulmasına gelmiştir. Bunun için hedef radyo eviydi. Radyoyu ele geçirmek ve halka hitap etmekle görevli olan subay, Kurmay Albay Alparslan Türkeş ti. İhtilal sabahı Alparslan Türkeş, radyodan şu konuşmayı yapmıştır: Burası Türkiye Radyoları Yayın Postası; Türk Silahlı Kuvvetleri Türk Vatandaşlarını radyolarının başına davet eder. Sevgili vatandaşlar: Türk Silahlı Kuvvetleri el ele vererek memleketin idaresini almıştır. Bu hareket Silahlı Kuvvetlerimizin müşterek işbirliği sayesinde, kansız başarılmıştır. Sevgili vatandaşlarımızın sükun içinde bulunmaları, resmi sıfatı ve vazifeleri ne olursa olsun, hiç kimsenin sokağa çıkmamasını rica ederiz Mayıs 1960 Hükümet Darbesi nin asıl lideri ve kurulan gizli örgütleri teşkilatlandıran kişi, Tümgeneral Cemal Madanoğlu dur. Darbe gerçekleştirildikten sonra Cemal Madanoğlu, bunu Anadolu ya duyurmak için, Anadolu daki bütün kuvvet komutanlarına telefonla haber vermiştir. 131 Cemal Madanoğlu kendi rütbesinin orgeneralden küçük olmasından dolayı, ihtilalcilerin başına Orgeneral Cemal Gürsel i getirmek istemiştir. 27 Mayıs İhtilali ni küçük rütbeli subaylar gerçekleştirmiştir. Hal böyle olunca TSK da emir komuta zincirinin bozulması tehlikesi doğmuştur. Bu yüzden Cemal Gürsel in Ankara ya gelip ihtilalin başına geçmesi şarttı. Cemal Gürsel darbe yapıldığında her şeyden habersiz İzmir deki evinde istirahat ediyordu. 27 Mayıs günü Gürsel askeri bir uçakla Ankara ya getirilerek ihtilalcilerin başına geçirilmiştir. Böylece, büyük bir sorun olmaya aday olan ihtilalin liderliği meselesi çözüme kavuşmuştur. 132 İhtilalcilerin yaptıkları plana göre, tutuklanacak DP lilerin sayısı yetmiş üç kişi civarındaydı. Genel olarak tutuklanacak bu kişiler, DP nin kurduğu vatan cephelerine kayıtlı olan sivri isimlerdi. Ancak DP lilerin tutuklanması işine CHP lilerin ve diğer muhaliflerin katılmasıyla birlikte, tutuklanan DP lilerin sayısı yüzlerce olmuştur Eroğul, a.g.e., s Aydemir, a.g.e., s Özdağ, a.g.e., s a.g.e., s a.g.e., s

47 Darbenin gerçekleştiği günün sabahı ihtilale, ihtilali yapanların bile ummadıkları derecede sevinenler olmuştur. Halkın büyük bir çoğunluğu, yapılan ihtilali kutlamış ve TSK ya sevgi gösterilerinde bulunmuştur. Zaten DP taraftarı olmayan halk kitlesi, muhalefet partileri, ordunun büyük kesimi, muhalif gazeteler ve üniversiteler darbeye sıcak bakıyorlardı. Bu kesimler darbenin gerçekleştirilmesi için üstü kapalı da olsa çalışıyorlardı. 134 Hükümete karşı yapılan darbe hareketi, umulmadık derecede kolay gerçekleştirilmiştir. Ancak ihtilalciler açısından asıl sorun şimdi başlıyordu. İhtilalci askerlerin giriştikleri hareket öncesindeki anlaşmaları, darbeyi gerçekleştirdikten sonra hemen seçim yapmak ve yönetimi yeniden sivillere devretmekti. Onlara göre asker devlet yönetiminden anlamazdı. Ancak darbeyi gerçekleştirdikten sonra ihtilalciler, bu sözlerini unutacaklar ve yönetimi uzun bir zaman sivillere devretmeyeceklerdir. 135 Darbe sabahı, Cumhurbaşkanı Celal Bayar, kendisine yönelik istifa tekliflerini; seçimle geldim, ancak seçimle giderim diyerek reddetmiştir. Celal Bayar ın bu çıkışı üzerine Cemal Madanoğlu, yaptıkları ihtilali meşru bir zemine oturtmak için yeni bir planı yürürlüğe koymuştur. 136 Madanoğlu ihtilali meşrulaştırmak amacı ile İstanbul Üniversitesi nden, Prof. Dr. Sıddık Sami Onar, Prof. Dr. Naci Şensoy, Prof. Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Prof. Dr. Hüseyin Nail Kubalı, Prof Dr. Ragıp Sarıca, Prof. Dr. Tarık Zafer Tunaya ve Doç. Dr. İsmet Girtli den oluşan heyete geçici bir anayasa hazırlatmıştır. Komisyonun başkanlığını Sıddık Sami Onar yapmıştır ) Milli Birlik Komitesi nin Kurulması ve İcraatları Anayasa Komisyonunda görevli öğretim üyelerinin telkinleriyle, yasama ve yürütme yetkileri askerin elinde olacaktır. Askerler hemen seçim yaparak yönetimi sivillere devretmeyeceklerine göre, olağanüstü yasama yetkileri ile donatılmış bir yürütme kuruluna ihtiyaç vardı. Cuntacıların en kıdemli sekiz üyesi bir odaya kapanarak, uzun tartışmalar sonucunda, ihtilalci askerlerden 38 kişilik liste hazırlamışlardır. Böylece ülke 134 Birand vd., a.g.e., s a.g.e., s a.g.e., s Çavdar, a.g.e., s

48 yönetimini üstlenecek olan Milli Birlik Komitesi kurulmuş oldu. 38 Kişiden oluşan MBK nın başkanlığına da Cemal Gürsel getirilmiştir. 138 Milli Birlik Komitesi üyeleri kendi aralarında yaptığı uzun toplantılar neticesinde; askerin ülkeyi yönetemeyeceği fikrine vardılar. Komite üyeleri ülke yönetimine, ne tahsillerinin ne de tecrübelerinin yetmeyeceğini biliyorlardı. Neticede Anayasa komisyonu üyesi profesörlerin de verdiği raporlar doğrultusunda, sivil bir hükümetin kurulmasını kararlaştırdılar. 139 Sivil hükümetin de kurulmasıyla ülke yönetiminde; MBK, Profesörler Heyeti ve sivil bakanlar söz sahibi olmuşlardır. Bu da yönetim alanında çok başlılığı ortaya çıkarmıştır. Sivil hükümette başbakanlık görevini üstlenen Cemal Gürsel, İsmet İnönü ile durum değerlendirmesi yapmak amacıyla görüşme tertiplemişlerdir. Gürsel bu görüşmeden sonra düzenlediği basın toplantısında; Hükümet darbesi ile İsmet İnönü nün hiçbir ilgisi bulunmadığını, DP li tutukluların hiçbirini yargılatmayacağını ve üç ay sonra seçimlere gidilerek yönetimin sivil idareye devredileceğini bildirmiştir. Ancak bu sözlerinden hiçbirini yerine getirememiştir. 140 Milli Birlik Komitesi yönetimini bekleyen en büyük sorunlardan birisi, Harp Okulu nda tutuklu bulunan DP lilerin sonunun ne olacağıydı. Çünkü Harp Okulu tutuklularla dolup taşmıştır. Hal böyle olunca Cemal Madanoğlu tutukluların bir kısmını serbest bırakmıştır. 141 MBK içerisinde, tutukluların ne olacağı ile ilgili bir ortak fikir mevcut değildi. MBK nın, başlarını Alparslan Türkeş in çektiği bir grubu, DP li tutukluların ileri gelenlerinin yurt dışına, İsviçre ye gönderilmesini yeterli görüyordu. Bir grup MBK üyesi ise DP lilerin yargılanıp, ceza çekmelerinden yanaydı. 142 Ülke yönetiminde etkinlikleri artırılan profesörler heyeti de, ihtilalin meşru olabilmesi için, suçluların ortaya konması ve yargılanması taraftarıydı. İhtilal sonrasında DP muhalifi olan kesimler ve kurumlar, DP lileri yargılatmak için aleyhlerinde bir 138 Birand vd., a.g.e., s a.g.e., s Özdağ, a.g.e., ss a.g.e., s Birand vd., a.g.e., s

49 kampanya başlatmışlardır. Anayasa Komisyonu üyesi, Tarık Zafer Tunaya, DP li tutukluların yargılanmaları, yargılanmamalarından iyidir diyerek MBK üyelerini, yargılama yapmaları yönünde etkilemiştir. İlk önceleri yargılama olmayacağını belirten Cemal Gürsel de, onların suçlu oldukları kanısındayız diyerek, DP lilerin yargılanma sürecini başlatmıştır. 143 Sayıları 400 ü bulan DP li tutuklular, toplu bir şekilde yargılanmak üzere Yassıada ya götürülmüştür. MBK nın ihtilalin ilk iki gününde verdiği, üç ay içinde seçimler yapılacak sözleri unutuldu ve Yassıada ya götürülen 400 ü aşkın DP li tutuklu buradaki hücrelere birer ikişer yerleştirilmiştir. DP lilerin Yassıada Mahkemesi nde bir buçuk yıl sürecek yargılanma dönemleri böylece başladı. Yassıada nın kumandanı ise Yarbay Tarık Güryay dır. 144 Darbeden kısa bir süre sonra seçim yapılacağının sözünü veren MBK, daha sonraları iktidardan çekilme taraftarı olmamıştır. MBK içerisinde, değişik görüşlere sahip kişiler bulunuyordu. Bu yüzden MBK, kendi içerisinde bir çok konuda fikir ayrılıklarına düşmüştür. Komite içerisinden bir grup, seçimlerin derhal yapılmasını istiyordu. 14 ler adı verilen başka bir grup ise ülke yönetiminden ayrılma taraftarı değildi. 145 MBK çıkardığı bir numaralı yasa ile, 1924 Anayasa sını askıya almıştır ve yapmış oldukları hükümet darbesini meşru bir zemine oturtmuştur. MBK nın çıkarmış olduğu bir numaralı kanunda TSK, Türkiye Cumhuriyeti ni korumak, kollamak ve gözetmekle görevlidir ibaresi bulunmaktadır.. Bir numaralı geçici kanunla MBK yasama yetkisini tümüyle ele geçirmiştir. Bu kanun uyarınca Yüksek Adalet Divanı kurulmuştur. 146 DP lilere bir darbede, 29 Eylül 1960 tarihinde gelmiştir. DP, beş yıldır kongre yapmadığı gerekçesiyle bu tarihte kapatılmıştır. 147 Yassıada Mahkemesi nde, toplam 592 sanık 19 ayrı davadan yargılanmıştır. Bu mahkeme, DP lilerin işledikleri suçları; anayasayı ihlal, yolsuzluk ve anayasa ihlalinin maddi vakalarını kapsayan suçlar olmak üzere üç ana başlık altında toplamıştır a.g.e., ss a.g.e., ss a.g.e., s a.g.e., s a.g.e., s Aydemir, a.g.e., s

50 Yassıada da kurulan mahkemeyi bir ihtilal makamı olan, Yüksek Adalet Divanı kurmuştur. Yüksek Adalet Divanı; on beş yargıç ve dokuz savcıdan oluşuyordu. Yassıada Mahkeme lerinin başkanı ise, Salim Başol dur. 149 Yassıada Mahkemesi nde 15 Ekim 1960 tarihinde başlayan davaların önemli kısmını, anayasa ihlalleri ve yolsuzluk suçları oluşturuyordu. Davaları yürüten, Yüksek Soruşturma Kurulu nun, anayasanın ihlal edilmesi suçlarıyla ilgili raporları geç hazırlaması üzerine yargılamalar; Menderes in çocuk, Bayar ın köpek davalarıyla başlamıştır. Bu davaların sonucunda Bayar ve Menderes suçsuz bulunmuştur. İlk davaların sonuçlanmasından sonra, asıl davalar olan; anayasa ihlali, 6-7 Eylül olayları ve yolsuzlukla ilgili davalara geçildi. Yassıada Mahkemesi nde bir buçuk yıl süren davaların sonucundaki kararlar, 15 Eylül 1961 tarihinde verilebilmiştir. Yassıada Mahkemesi nin kararına göre; Başbakan Menderes ve Cumhurbaşkanı Bayar ın da içinde bulunduğu on beş DP li sanık idam cezasına çarptırılmıştır. 43 sanıksa ömür boyu hapse mahkum edilmiştir. 150 Yassıada Mahkemesi nden çıkan cezaların infazının gerçekleştirilebilmesi için, MBK nın onayı gerekiyordu. İnfazlar hakkındaki son sözü MBK söyleyecektir. MBK ya; Başbakan Cemal Gürsel, CHP lideri İsmet İnönü, ABD başkanı Kennedy ve birçok Avrupa ülkesinin liderlerinden, idam cezalarının infaz edilmemesi yönünde birçok telkinler gelmiştir. 151 Ancak 22 kişiden oluşan MBK, idamların yapılmaması yönündeki telkinlere kulak tıkayarak, kararla ilgili oylama yapmıştır. Oylama sonucunda; 9 ret oyuna karşılık 13 kabul oyu ile, on beş idam cezasının dördü onaylanmıştır. Yassıada Mahkemesi sonucunda idam cezasına çarptırılan on beş DP liden on birinin cezası müebbet hapse çevrilmiştir. İdamına karar verilen dört kişi; Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes, Maliye Bakanı Hasan Polatkan ve Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu dur. Menderes, Polatkan ve Zorlu nun idamları gerçekleştirilmiştir. Celal Bayar ın cezası ise, yaş haddinden dolayı müebbet hapis cezasına çevrilmiştir. 152 DP lilerin yargılandıkları mahkemelerde, ihtilale sebep olan iki önemli dava; Kore Savaşı na meclisten güvenoyu almadan katılma ve ABD ile imzalanan, Cento adı verilen ikili anlaşmaların davaları görüşülmemiştir. Bunun amacı yabancı devletleri yargılama 149 a.g.e., s a.g.e., s Birand, a.g.e., s a.g.e., s

51 sürecine karıştırmamaktır. Anayasa ya aykırı olduğu söylenen bu suçlarla ilgili bir davanın Yassıada Mahkemelerinde görüşülmemesi bu mahkemenin meşruiyetine gölge düşürmüştür Mayıs 1960 Müdahalesi nin, hükümet darbesi mi, yoksa ihtilal mi olduğu çok tartışılan bir konudur. MBK, idareyi sivillere devretmeyerek ve yeni kurumlar teşekküle getirerek basit bir hükümet darbesini ihtilal sürecine sokmuştur. İhtilalcilerin darbeden sonra kurdukları yeni kurumlar, MBK, Yüksek Adalet Divanı, Yüksek Soruşturma Heyeti ve Profesörler Heyetidir. Bu kurumlar ihtilal kurumlarıdır. 154 DP lileri yargılayan Yüksek Adalet Divanı ve Yüksek Soruşturma Kurulu nun ihtilal organı olup olmadığını anlayabilmek için, ceza mahkemelerin çalışma sistemiyle bu organların çalışma sistemlerini karşılaştırmamız gerekir. Ceza mahkemeleri soruşturma mercilerinden gelen davalara bakar. Bu davalara bakan hakimler; şahitleri ve avukatları dinleyip karara varırlar. İhtilal mahkemelerinde ise, soruşturma mercii çoğu zaman yoktur, karara varmak içinde şahit ve avukatlar dinlenmeyebilir. İstiklal Mahkemeleri buna örnek verilebilir. Yassıada Mahkemesi ni bir ihtilal komitesi olan MBK tayin etmiştir. Ayrıca ölüm cezalarının infaz edilmesi yetkisinin de bu komitede olması, bu mahkemenin ihtilal komitesi olduğu gerçeğini göstermektedir 155 Yassıada Mahkemesi, Anayasa yı ihlal suçları ile ilgili davaları görüşmek üzere kurulmuştur. Bu suçu işledikleri varsayılan on beş kişi de idam cezasına çarptırılmışlardır. Ancak Yassıada da yargılananların sayısı beş yüz kişi civarındaydı. Buradan anlaşılacağı üzere on beş kişi dışındaki tutuklular, normal ceza mahkemelerinde de yargılanabilirlerdi. Burada bir usül hatası yapılmıştır. Yargılamalardaki hatalar yüzünden mahkemelerdeki duruşma sayısı çok fazla olmuştur. Bir buçuk yıl zarfında DP lilerin aleyhine açılan 52 davadan ancak 18 i karara bağlanabilmiştir. 156 Yargılama sistemindeki bu hatalar, adaletsizlikler ve DP lilerin anti demokratik bir şekilde tutukluluk süresi geçirmeleri İhtilali ni gerçekleştirenlerin insan haklarına aykırı davrandıklarını göstermektedir. 153 Aydemir, a.g.e., s a.g.e., s a.g.e., s a.g.e., ss

52 B. 27 MAYIS 1960 İHTİLALİ NİN NEDENLERİ Hükümet darbeleri ve ihtilaller, sosyal birer olaylardır. Sosyal olayların sebepleri tek bir nedene bağlanamaz. Farklı sosyal olaylar ve etkenler birleşerek büyük sosyal olayları meydana getirirler. 27 Mayıs 1960 askeri darbesinin nedenlerine de bu bağlamda bakmamız gerekmektedir. 27 Mayıs ın gerçekleştirilmesinde bir çok faktör etkili olmuştur. Birbirleriyle birleşerek 27 Mayıs ın alt yapısını oluşturacak bu faktörler genel itibari ile; DP nin on yıllık iktidarı sırasındaki icraatlarından etkilenen, muhalefet, üniversite, basın ve ordunun iktidara karşı duyduğu hoşnutsuzluk ortamıdır. 157 On yıllık DP iktidarı sırasında, darbenin altyapısı yavaş yavaş şekillenmiştir ve iktidarın son bir yılında meydana gelen hadiseler ülkede ihtilal sürecine girildiğini göstermekteydi. Bu hadiseler; muhalefetin propagandaları, Topkapı olayı, Çanakkale olayı, Konya olayları, Kayseri olayları, Nisan öğrenci olayları, 555 K olayı ve Tahkikat Komisyonu nun icraatları, alt yapısı şekillenen darbenin görünen sebepleri olmuştur. 158 İhtilalin sebeplerini şu başlıklar altında verebiliriz: 1-) DP nin Muhalefet ile İlişkileri DP ile muhalefet arasındaki gerginlikler genel itibari ile 1954 yılında başlamıştır. CHP milletvekili Cahit Yalçın, aynı zamanda Ulus Gazetesi nin yazarıdır. Cahit Yalçın hakkında, DP aleyhinde yazdığı bir yazısından sonra savcılık tarafından soruşturma açılıp Yalçın ın dokunulmazlığının kaldırılmasına çalışılmıştır. Bu olay, iktidar ile muhalefet arasındaki gerginliği başlatan sebep olarak görülebilir Temmuz 1953 tarihinde Millet Partisi, eski rejim yanlılarının akınına uğradığı, mecelle ve eski yazıyı getirmek istemesi gibi nedenlerle kapatılmıştır seçimlerinde birleşmeyi planlayan muhalif partiler, DP iktidarı tarafından değiştirilen seçim kanunu yüzünden bu isteklerinden vazgeçmek zorunda kalmışlardır. 160 DP iktidarının son yıllarında, CHP muhalefetini iyice artırmıştır. DP yönetimi CHP yi susturabilmek için bir dizi antidemokratik kanun çıkarmıştır. CHP ise kendisine 157 Özdağ, a.g.e., s Bozbağı, a.g.e., s Özdağ, a.g.e., s a.g.e., ss

53 yönelik sertlik tedbirlerine sertlikle cevap vermiştir ve ülkede söz sahibi olan tüm kurumları DP İktidarı aleyhine örgütlemiştir. 161 Ulus Gazetesi nin başyazarı ve aynı zamanda İsmet İnönü nün damadı olan Metin Toker, Menderes Tahkikat Komisyonu nu kurarak, tek parti dönemine dönmek istemektedir demiştir. Toker; Menderes e karşı muhalefet, ordu, üniversitenin ve basının karşı koymasının kendiliğinden oluşan bir olay olmadığını, bu durumu CHP nin organize edip desteklediğini ve kanalize ettiğini belirterek, İsmet İnönü nün de ihtilalin oluşma sürecine yeşil ışık yaktığını ve ihtilalde beyin rolü oynadığını belirtmiştir. Ona göre İsmet İnönü ihtilalin yapılmasını istemiştir. 162 DP iktidarının, bir hükümet darbesiyle yıkılmasına en büyük gerekçe olan Meclis Tahkikat Komisyonu, muhalefet açısından yukarıda belirtildiği gibi algılanmıştır. DP açısından ise Tahkikat Komisyonu nun kurulmasının sebebi; 1959 yılı itibari ile gereklilik arz ediyordu. Çünkü var olan muhalefet iktidar gerilimi, kendisini devleti oluşturan diğer teşekküllerde de göstermeye başlamış, ülke anarşi ve kargaşa ortamına doğru hızla ilerlemişti. Buna önlem alabilmek için bu komisyonun kurulması zorunlu görünüyordu. DP nin Tahkikat Komisyonu na bakış açısını, DP hükümetlerinde bakanlık yapmış olan ve Menderes in siyasi yaşantısı boyunca çok yakınında yer almış olan Samet Ağaoğlu; 1959 yılı itibari ile ülke içten ve dıştan birçok yıkıcı akımın etkisine maruz kaldığından ülkenin içerisinde bulunduğu karışıklık ortamının düzeltilebilmesi için Tahkikat Komisyonu nun kurulduğunu belirtmiştir. Ağaoğlu na göre, Tahkikat Komisyonu nun kurulması ve faaliyet göstermesi, hükümet açısından anayasal bir haktır şeklinde yorumlamıştır. 163 Görüldüğü gibi DP hükümeti Meclis Tahkikat Komisyonlarının kurulmasını ve ona verilecek yetkiler ile ilgili kanunu anayasal bir hak olarak görmüştür. DP hükümeti memleketin içerisinde bulunduğu karışıklık ortamından, bu komisyonun sıkı denetimleri neticesinde kurtulacağını düşünmüştür. CHP liler ise bu komisyonun kurulma amacını ve komisyonun icraatlarını; DP nin rejimi diktatörlüğe çevirdiği ve ülke kurumları üzerinde antidemokratik baskılarını artırdığı şeklinde yorumlamıştır. 161 Aydemir, a.g.e., s Metin Toker, (1991). Demokrasimizin İsmet Paşalı Yılları , Demokrasiden Darbeye , Bilgi Yayınevi, İst., ss Aydemir, a.g.e., ss

54 2-) DP nin Seçmen ve Bürokrasi ile İlişkileri DP yönetiminin, 1954 seçimlerinden sonra Malatya şehrini ikiye ayırması ve Adıyaman şehrini kurması ile yine aynı seçimlerin sonucunda, Kırşehir i ilçe yapması, muhalefet tarafından; DP kendisine oy vermeyen seçmeni cezalandırıyor şeklinde yorumlanmıştır. 164 DP hükümeti, 6428 sayılı kanunu çıkararak mevcut seçim kanununda değişiklik yapmıştır. Bu kanuna göre; seçimlerde bir siyasi partiden milletvekili adayı olmak isteyen memurlara, mevcut seçimlerden altı ay önce görevinden ayrılma gerekliliği getiriliyordu. Seçilemedikleri taktirde ise yeniden görevlerinin başına dönmeleri zorlaştırılıyordu. Bu kanunun çıkarılma amacı DP lilere göre; kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan memurları siyasete alet etmemektir. Bu kanun muhalefet cephesinde ise; memura yapılan bir baskı unsuru olarak düşünülmüştür. 165 Kamu çalışanlarının emekli olabilmeleri için otuz yıl olan çalışma süreleri, yirmi beş yıla indirilmiştir. Bu uygulama da muhalif kesim tarafından; hakim, savcı, subay, memur ve öğretim üyesi gibi kamu görevlilerinin siyasete alet edilmek istenmediği gerekçesi ile çıkarılmıştır şeklinde yorumlanmıştır. Muhalefete göre, DP hükümetleri çıkardığı bu kanunlarla; Türkiye de bürokrasinin gücünü kırmak, çıbanbaşı olarak görülen bürokratları tasfiye etmek, bürokrasiyi yönetimden uzaklaştırmak istemiştir ) DP nin Üniversitelerle İlişkileri Üniversitelerin öğretim üyeleri ve öğrencilerinin büyük bir kısmı, DP yi muhalefet yıllarında desteklemişler, iktidara gelme sürecinde ve iktidarının ilk yıllarında bu partinin yanında olmuşlardır. Ancak iktidarının ilk yıllarından sonra üniversiteler DP ye, özgürlüklerin kısıtlandığı gerekçesiyle cephe almaya başlamıştır. 167 Üniversite öğretim üyeleri öğrencilere verdikleri derslerde, DP İktidarı aleyhinde propagandalar yapmışlardır. Aydınlara karşı önlem almaya çalışan DP hükümeti; hocaları siyaset yapmaktan men etmek ve üniversitelerin devlet bütçesinden pay almalarını engellemek amacıyla, 21 Temmuz 1953 tarihli 6185 sayılı kanunu çıkarmıştır. Bu kanunla 164 Eroğul, a.g.e., s a.g.e., s a.g.e., s a.g.e., s

55 üniversiteleri susturamayan hükümet, 5 Temmuz 1954 tarih ve 6345 sayılı kanunu çıkarmıştır. Bu kanuna göre hükümet muhalifi öğretim üyeleri, MEB in emrine alınmıştır. Hükümetin, üniversiteleri kontrol altına almak için aldığı bu gibi önlemler, üniversitelerin muhalif sesini susturmak bir yana daha da fazla arttırmıştır ) DP nin Basın ile İlişkileri Siyasal iktidarlar açısından basın ile kurulan diyalog çok önemlidir. Arkasına basının desteğini alan siyasi partiler, iktidar yolunda büyük yol katetmiş demektir. Bunun bilincinde olan DP li yöneticileri, gerek muhalefet yıllarında, gerekse de iktidarının ilk üç yılında basınla olan diyaloglarını, çok ılımlı bir seviyede tutmuş ve basının büyük gücünü arkalarına almışlardır. DP hükümeti basınla olan ilişkilerini daha da geliştirmek amacı ile; iktidara gelir gelmez, 1950 yılında basın kanununu çıkardı. Bu kanun; 1932 de çıkarılan basın kanununa göre daha özgürlükçü, liberal, gazete kurmayı kolaylaştıran, gazete sahiplerini ve gazetecilerin yargılatılmasına karşı çıkan bir kanundu. DP hükümeti, 1952 yılında bu kanunu geliştirmiş, gazetecilere sendikal haklar, sosyal güvenlikten faydalanan, kıdem tazminatı almaları gibi haklar vermiştir. 169 İktidarının ilk birkaç yıllarından sonra, DP hükümetinin basına karşı, çeşitli önlemeler aldığı görülmektedir. Hükümetin 1953 te çıkardığı basın kanunuyla; bakanlara yönelik yapılan eleştirilere cezai hükümler getirilmiştir. Bu kanuna ilaveten 1954 yılında çıkarılan kanun ile beraber, basın ile DP hükümetleri arasında yeni bir dönem başlamıştır. Bu kanun ile beraber namus, şeref ve haysiyet aleyhinde yayın yapılması ve itibar kırılması gibi yayınların yanında aile mahremiyetine yönelik yayın yapanlara, 6 aydan 3 yıla kadar hapis ve bin liradan on bin liraya kadar para cezası verilmesi hükme bağlanmıştır. Eğer bu suçlar milletvekili ve bakanlara yönelikse cezalar daha da arttırılabilecekti. Bu kanunla beraber devletin itibarını sarsacak yayınları yapan medya mensupları, bir yıl ile üç yıl arası hapis cezası ile liradan az olmayan para cezasına çarptırılacaktı. 170 DP hükümetinin 1953 yılında çıkardığı basın kanunu neticesinde, iktidar ile basın arasındaki gerginlik artmıştır. Bu kanuna itiraz eden, Hüseyin Cahit Yalçın, Nihat Erim, Cemal Sağlam, Bedii Faik, Fuat Arna gibi dönemin ünlü gazeteciler gerek hapis gerekse de para cezalarına çarptırılmışlardır yılında çıkarılan basın kanununa 1956 yılında 168 a.g.e., s a.g.e., s a.g.e., s

56 eklemeler yapılmış ve bu kanunun hükümleri daha da ağırlaştırılmıştır. 6 Nisan 1956 tarihli basın kanuna göre altı aydan fazla bir süre hapis cezası alan kişilerin gazete müdürlüğü yapamayacakları hükmü getirilmiş. Yazılı basın ve radyo haberleri yoluyla, insanların şeref haysiyet ve onurlarıyla oynayan yayınları yapanlara verilen para ve hapis cezaları daha da arttırılmıştır. 171 DP nin basına yönelik aldığı tedbirlerden bir başkası da; kendi aleyhine yapılan olaylara yayın yasağı koymak olmuştur. Hükümetin çıkardığı kanunlarla koyduğu yasaklara uymayan gazeteciler, hapis cezası aldıklarında Ankara Kapalı Cezaevi ne kapatılmışlardır. Bu cezaevine gazeteciler tarafından Hilton ismi koyulmuştur. Basına yönelik baskı uygulandığı suçlamalarına DP hükümetinin savunması; basına hiçbir baskı yapılmadığı çünkü iktidarları döneminde kapatılan hiçbir gazete bulunmadığı yönündedir ) DP nin Ordu İlişkileri DP muhalefette olduğu dönemlerde; ordunun büyük bir kesimi tarafından destek görmüştür ve ordu içerisinde DP taraftarı gizli örgütler dahi kurulmuştur. 173 TSK yı DP yakınlaştıran nedenler ve ordunun DP den beklentileri şunlardır: DP nin kuruluşu, İkinci Dünya Savaşı nın bitiş dönemine denk gelmiştir. İkinci Dünya Savaşı sırasında ordunun alt kademeleri, subay ihtiyacının fazla olması nedeniyle doldurulmuştur. Ordunun yönetim kademesi ise yaşlı ve kemikleşmiş bir yapıdaydı ve emekli olmak gibi bir tasarrufları da yoktu. Ordunun alt kademelerinde yığılan subaylar ise terfi etmek istiyorlardı. Bu isteklerini CHP nin iktidar döneminde elde edemeyeceklerini anlayan subaylar DP ye yakınlaşmıştır. CHP iktidarının son dönemlerinde orduda, dünya konjonktürü ile doğru orantılı olarak bir revizyon ve modernizasyon çalışmaları başlatılmıştı. CHP hükümetinin ABD den aldığı Truman yardımlarını ordu bünyesinde kullanması rahatsızlıklara neden olmuştur. 174 Kurtuluş Savaşı sonrasından itibaren yönetimde söz sahibi olan CHP hükümetleri birçok kalkınma planını uygulamaya sokmuş, ancak bunların hiçbirinden olumlu bir sonuç alamamıştır. Ülkenin yokluk ve yoksulluk içerisinde bulunması orduyu çok rahatsız 171 a.g.e., ss a.g.e., s a.g.e., s a.g.e., ss

57 ediyordu. Büyük beklentiler içerisinde bulunan orduda, DP nin sorunlara el atacağı fikri hakimdi. Bu fikirler doğrultusunda TSK, DP yi iktidara gelme sürecinde desteklemiştir. Hatta TSK, 1950 seçimi sonucunda CHP nin yönetimi DP ye devretmeme tehlikesine karşı DP den yana bir darbe girişiminde dahi bulunmayı tasarlamıştır. Fakat ilerleyen yıllarda DP iktidarı, ülkedeki tüm kurumları olduğu gibi orduyu da kaybedip karşısına almıştır. 175 Orduyu DP ile fikir ayrılığına iten en büyük etken; ülke yönetiminde söz sahibi olmaya alışmış olan TSK nın DP iktidarı ile birlikte, yönetimden soyutlanması olmuştur. TSK kendisini partiler üstü bir güç olarak görmektedir ve kendisini hükümetlere karşı değil de devlete karşı sorumlu görmektedir. Bunu ihtilalin lideri Cemal Madanoğlu şöyle ifade etmiştir: Subay yetişirken kafasına, ülkeyi savunmakla görevli olduğu iyice girer. Bu yurt savunması yükümlülüğü karşısında, kendisini devletin hizmetinde görür. Biz kendimizi devletin hizmetinde görürüz. Yani bakanlara öyle pek kulak asmayız. Bakanlar bütçeyi yaparlar, şunu bunu tanzim ederler. Biz devletin hizmetindeyiz Mayıs 1949 tarihinde dönemin CHP hükümeti tarafından, Genelkurmay Başkanlığı nı Milli Savunma Bakanlığı na bağlayan bir kanun çıkarılmıştır. Bu düzenleme neticesinde TSK, mevcut hükümetlerin emri ile hareket etmek zorunda bırakılmıştır. Bu da CHP nin son dönemleri ile birlikte ordu içerisinde, sivil yönetimlere karşı bir hoşnutsuzluğa neden olmuştur. 177 DP nin aslında ordu üzerinde programlı ve bilinçli bir siyaseti yoktur. Hükümet tarafından ordu tüm kademeleriyle birlikte kontrol altına alınamamıştır. Aslında ordunun üzerine gidilmek de istenilmemiştir. Ordunun üst kademeleri DP hükümetlerine karşı devamlı bağlılıklarını bildiriyordu. DP yöneticileri de, Ülkenin bu en güvenilir kurumunun kendisine karşı girişeceği darbe hareketini aklına dahi getirmemiştir.dp nin TSK ya karşı bilinçli bir siyaset gütmemesinin bir başka nedeni ise, CHP döneminde ordunun siyasete karışmadığını görmesi ve kendi döneminde de böyle devam edeceğini düşünmüş olmasıdır. 178 Ordu ile DP iktidarı arasındaki ilk olumsuz ilişki, daha DP iktidarının ilk birkaç gününde yaşandı. Ordu nun üst kademesinin DP ye karşı darbe girişiminde bulunacağı 175 Aydemir, a.g.e., s Özdağ, a.g.e., s a.g.e., s a.g.e., s

58 ihbarını alan hükümet, ordunun üst kademesinde revizyona gitmiştir. Bu revizyon hareketi ordunun subay heyeti tarafından olumlu karşılanmamıştır. Ordunun yönetim kademesine, genelkurmay başkanı da dahil olmak üzere yeni isimler atanmıştır. Subay takımı bu atamaları politik bulmuş, üst kademelerine DP lilerin atandığını düşünmüşlerdir. TSK nın alt kademelerinde biriken subaylar, isteklerini yüksek kumanda heyetine kabul ettiremiyorlardı. Bu da orduda hizipleşmelere neden oluyordu. 179 İkinci Dünya Savaşı neticesinde oluşan ki kutuplu dünyadan batı tarafına yakınlaşmayı kendisine uygun gören Türk hükümetleri, ABD önderliğindeki batı dünyasına entegre olmak zorunda kalmıştır. Bu doğrultuda TC, batı dünyasının kurucusu olduğu uluslararası örgütlere de, üye olmak zorunda kalmıştır. Türkiye, gerek Sovyet tehlikesine karşı korunabilmek, gerekse de ABD den ekonomik yardım alabilmek amacı ile Nato ya üye olmak istemiştir. 180 Bu amaç uğrunda Türkiye, sınırlarından çok uzaklarda yapılan ve tam bir kutuplar savaşına sahne olan Kore Savaşı na katılmak zorunda kalmıştır Türk askeri bu savaşta, Güney Kore nin yanında yer almıştır. Bunun bir ödülü olarak ta, 8 Şubat 1952 tarihinde Nato ya üye olunmuştur. Aslında Türkiye nin Nato ya üye olmasında Kore Savaşı na katılmasından çok, ABD nin, Türkiye nin stratejik öneminden faydalanmak istemesinin daha çok etkisi olmuştur. 181 Türkiye nin Nato ya üye olma isteği, dönemin askeri, siyasi ve sivil çevrelerinin ortak hedefiydi ve milli bir davaydı. 182 Nato ya giriş ile beraber, ABD ile ilişkiler sıklaşmıştır ve iki ülke arasında Cento adı verilen ikili anlaşmalar imzalanmıştır. Bu ikili anlaşmalar ve Nato ya katılış çerçevesinde yabancı komutanlara; savaş ve tatbikatlarda. Türk askeri birliklerine komuta etme yetkisi, yani Türk ordusu üzerinde bir denetim yetkisi verilmiştir. Bu komuta etme yetkisi ile birlikte yabancı komutanlar, rütbelerine bakılmaksızın Türk askeri karşısında üstünlük sağlıyordu. Ayrıca batılı ülkelerde üç yıl olan harp akademisi eğitimi Türkiye de bir yıla düşürülmüştür a.g.e., s Burçak, a.g.e., s Eroğul, a.g.e., s a.g.e., s Özdağ, ss

59 TSK nın DP ye karşı tavır olmasına neden olan bir başka neden ise, DP nin TSK yı kullanarak bir dizi başarısız, uluslararası pakta imza atmasıdır. Türkiye ABD nin isteklerini yerine getirmek ve batı sınırını güvence altına almak amacı ile, Yunanistan ve Yugoslavya ile 28 Şubat 1953 tarihinde Balkan Paktı nı imzalamıştır. Ancak bu pakt Stalin in ölümünün, uluslararası dengeleri değiştirmesi üzerine, geçerliliğini yitirmiştir. Bağdat Paktı ise ABD, İngiltere, Pakistan ve Türkiye arasında imzalanmıştır. Bu pakt ta 14 Temmuz 1958 tarihinde gerçekleşen Irak Devrimi neticesinde dağılmıştır. 184 Bu gibi siyasi olayların dışında; 1955 yılının 29 Ekim kutlamalarında milli savunma bakanının, genelkurmay başkanına parmağıyla gel şeklinde işaret yapması, genel kurmay başkanının arabasındaki kırmızı renkli plakanın değiştirilmesi ve TSK nın Milli Savunma Bakanlığı na bağlanması gibi şekli nedenler de, TSK nın DP ye karşı diş bilemesine neden olmuştur. Ordunun DP iktidarından duyduğu rahatsızlık daha 1949 yılında başlamıştır Mayıs 1960 askeri darbesinin gerçekleştirilmesine neden olan etkenlerden birisi de; CHP lideri İsmet İnönü ve DP lideri Adnan Menderes in ortamı geren, kışkırtıcı sayılabilecek konuşmalarıdır. Menderes in DP li milletvekillerine hitaben: siz isterseniz hilafeti bile getirebilirsiniz, orduyu yedek subaylarla bile idare edebilirim, odunu aday göstersem milletvekili seçilir sözlerine karşılık, İsmet İnönü nün: çareler tükenince ihtilal mübah olur, sizi ben bile kurtaramam gibi sözleri, zaten bir hareketlilik içerisinde olan orduda, itici bir unsur olmuştur Mayıs hükümet darbesi TSK içerisinde kurulan ve faaliyet gösteren birçok gizli ihtilal örgütü tarafından yapılmıştır. Darbeyi gerçekleştiren bu örgütler; Tuzla Uçaksavar Okulu, Harp Akademisi, Okan Aydemir, Kocaş, Yüksek Kumanda Akademisi ( Talat Aydemir Hücresi ), Özdağ Esin ve Birleşik örgütleridir ) İhtilalin Ekonomik Nedenleri On yıllık DP iktidarı döneminde Türkiye Cumhuriyeti Devleti, birçok alanda tarihinde görülmemiş bir kalkınma ivmesi kazanmıştır. Tarım, ticaret, sanayi ve benzeri alanlarda müthiş rakamlara ulaşılmış, ülkenin her tarafında şantiyeler kurulmuştur. DP bu 184 a.g.e.,ss a.g.e., ss Tevfik Subaşı, (2004). Bir Arpa Boyu, Karakutu Yayınları, İst. s Özdağ, a.g.e., ss

60 kalkınma ve tarım alanındaki kapasiteyi yükseltme programlarını, ABD den aldığı krediler vasıtasıyla yürütmüştür. Bu yöntem, DP iktidarın ilk yıllarında etkili oldu. Ancak sonraki dönemlerde alınan dış borçlarda ödeme zorlukları çekilmiş, bunun neticesinde DP nin ekonomi politikası çökmüştür. 188 DP hükümeti, ekonomik krizi çözmek amacı ile, 4 Temmuz 1958 ekonomi kararlarını alarak kalkınma planlarını terk etmek zorunda kalmıştır. Bu kararların alınması ile ekonomik alanda; dış ticaret açığını dengelemek, borç ödemelerini kolaylaştırmak ve yüksek enflasyon değerlerini düşürmek hedeflenmiştir de Türk parası develüe edildi. Devalüasyon yüksek enflasyon oranını düşürmede etkili olmuştur. Yerli sanayinin desteklenmesi amacıyla, ithal malların ülkeye girişine kısıtlama getirilmiştir. Ancak bu uygulama fiyat artışlarına neden olmuş, karaborsayı arttırmıştır kararları ile ekonomik alanda uygulanan sıkıyönetim ile birlikte; işsizlik oranı artmış ve yükseltilen vergi oranları halkın daha fazla ezilmesine neden olmuştur. DP iktidarının 1958 kararları doğrultusunda uyguladığı ekonomi politikasının olumlu etkileri ilerleyen yıllarda görülebilmiş, ancak DP iktidarı bunu görememiştir ) İhtilal in Sınıfsal Nedenleri 27 Mayıs ihtilalinin nedenlerine, ülke yönetiminde etkili olan iki farklı sınıfın mücadelesi olarak bakılabilir. Türkiye Cumhuriyeti nin yönetiminde, devletin kuruluşundan beri iki zümre etkili olmuştur. TC yönetiminin iki ayrı yüzünü oluşturan bu zümreler; devletçi seçkinler, ve gelenekçi liberallerdir. 191 Devletçi seçkin cepheyi oluşturanlar, halktan kopuktur ve halkın desteğini yok sayar. Bunlar batılı devletlerin kurumlarını ve sistemlerini Türkiye nin yönetiminde uygulamak istemişlerdir. Bu doğrultuda batıdan, birçok fikir ve kurumu transfer etmişler, ekonomik, toplumsal ve kültürel alanlarda devletçilik sistemini benimsemişlerdir. Devletçi seçkinler, kendilerini Atatürk devrimlerinin koruyucusu ve ülkenin modern yüzü olarak görmekteydiler. Bu yüzden, Türk toplumunu oluşturan dinamikleri yok saymışlar, 188 Aydemir, a.g.e., s Eroğul, a.g.e., s a.g.e., s Ahmet Altan, (1990). Darbelerin Ekonomisi, AFA Yayıncılık, İst. s

61 vatandaşı devlete karşı yabancılaştırmışlardır. İttihat ve Terakki ile daha sonra kurulan CHP, bu düşünce yapısının temsilcileridir. 192 Gelenekçi liberal cephe ise; bürokrasiye büyük önem veren devletçi seçkinlerden farklı olarak kendisini halkın temsilcisi olarak görmüştür. Halktan kopup geldiklerini her fırsatta belli etmişlerdir. Bu kesim kendisini Osmanlı kültürünün takipçisi olarak görmüş, İslam dininin koruyuculuğu rolünü üstlenerek halkın desteğini almayı planlamıştır. Bu cephenin temsilcisi olan siyasal partileri ise, Hürriyet ve İtilaf Partisi, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, Serbest Fırka, DP ve Adalet Partisi dir. Gelenekçi cephe, devletçi cephe tarafından baskı altında tutulmuştur. 193 Türkiye Cumhuriyeti nin yönetiminde söz sahibi olan bu iki cephenin birbirleriyle mücadelesi devletçilerin gelenekçi kanattan, yönetimi tekrar alma isteği 1960 darbesinin en büyük sebebidir sonrası dönemde Türk siyasetinin iki önemli ismi; gelenekçi liberal cephenin temsilcisi, Süleyman Demirel 1960 darbesini; halkın elinden devleti alma. Devletçi seçkinci cephenin temsilcisi Bülent Ecevit ise halk hareketi olarak değerlendirmiştir. Demirel ve Ecevit in bu saptamaları, iki kutup arasındaki düşünce farklılıklarını göstermektedir. 194 DP; gücünü halktan alan, devlet ile halkı barıştıran halkın partisidir. DP nin her alanda uygulamış olduğu liberal politika, büyük toprak sahiplerini, tüccar kesimini ve halk kitlelerini bu parti etrafında toplamıştır. DP nin iktidara gelmesi ile birlikte, o döneme kadar ülke yönetiminde söz sahibi olan sivil ve askeri bürokrasinin etkisi kırılmıştır. Bu devletçi ve seçkinci kadro, ülke yönetiminde etkinliğini tekrardan kazanabilmek amacı ile 1960 Darbesi nin yapılmasında rol oynamıştır. 195 C DARBESİ NİN ÖZELLİKLERİ 27 Mayıs 1960 hükümet darbesi; Türkiye Cumhuriyeti Devleti nde yirmi yıl sürecek, askeri darbeler dönemini başlatmıştır darbesinden sonra; TSK tarafından 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 askeri darbeleri yapılmıştır. 27 Mayıs Türkiye siyasetinde, milli irade dışındaki çözüm arayışlarını güçlendirmiştir. Yani ülke siyasetine hakim olan 192 a.g.e., s a.g.e., s a.g.e., s Eroğul, a.g.e., s

62 kargaşa ortamının düzeltilmesinde, demokrasinin gücüne değil de ordunun gücüne dayanılması fikrini doğurmuştur Mayıs hareketi ordunun bilinçli olarak gerçekleştirdiği bir hareket değildir. Bu hareket, ordunun tamamına mal edilemez. Çünkü TSK nın çoğunluğu, 1960 darbesinde rol oynamamıştır. Zaten ordunun büyük bir kesimi, böyle bir hareketin gerçekleştirileceğinden habersizdir. Ancak 27 Mayıs ın hazırlayıcılarının ve gerçekleştirenlerinin asker olması, bu hareketi bütün orduya mal etmiştir darbesi, TSK nın küçük rütbeli subayları tarafından gerçekleştirilmiştir. Darbe sırasında ordu içerisindeki emir - komuta zinciri kaybolmuş. Ordunun en üst kademesinde yer alan Genel Kurmay Başkanı ve kuvvet komutanları yok sayılmış, ordudaki hiyerarşik düzene uyulmamıştır. Darbenin hazırlayıcıları çoğunlukla, yaş aralığına bulunan yüzbaşı ve teğmenlerdir Mayıs 1960 darbesi; Türkiye Cumhuriyeti nin daha sonra yaşadığı; 12 Mart Muhtırası ve 12 Eylül 1980 darbesinden çok farklı bir askeri müdahaledir darbesinin sonrasında kabul edilen 1961 Anayasası ile; demokratik haklar geliştirilmiş, basına, işçiye, üniversitelere verilen özgürlükler arttırılmıştır. Bu bakımından 1960 darbesi, diğer askeri müdahalelerden farklıdır. 199 D DARBESİ NİN GETİRDİKLERİ 1960 darbesinden sonra, darbeyi yapanlar tarafından ortaya çıkarılan yeni kurumlar, hükümet darbesini ihtilal sürecine sokmuştur. Bu ihtilal kurumları; Milli Birlik Komitesi, Anayasa Komisyonu, Yüksek Adalet Divanı, Yüksek Soruşturma Kurulu, ve çoğunluğunu sivillerin oluşturduğu hükümettir. 200 Darbenin yapılma amacı; yönetimi DP nin elinden alıp, başka bir sivil idareye devretmekti. Ancak MBK, içerisinde yer alan farklı grupların tesiri ile yönetimi sivil idareye devretmekte yavaş hareket etmiştir. Yönetim sivil idareye, CHP lilerin ve 196 Toktamış Ateş, (1995). 68 li Olmak, Ümit Yayıncılık, Ankara, s a.g.e., s Aydemir, a.g.e., s a.g.e., s Birand vd., a.g.e., s

63 aydınların yoğun telkinleri sonucunda, MBK içerisindeki iktidarda kalma yanlısı olan 14 ler grubunun tasfiye edilmesi ile devredilebilmiştir Mayıs 1960 darbesi, Türkiye Cumhuriyeti nin siyasal yaşantısında yirmi yıl sürecek darbeler dönemini açmıştır. Bu dönemde TSK tarafından, 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 Askeri Müdahaleleri yapılmıştır Darbesi ile beraber, TSK nın Türk siyasetindeki etkisinin artmasıyla birlikte, ülkede toplumsal açıdan büyük değişiklikler yaşanmıştır. Bu dönemde köyden kente göçler artmış, siyaset sahnesinde söz sahibi olan yeni aktörler, halkı devletten uzaklaştırmıştır. 203 Darbeden sonraki ilk seçimler 15 Ekim 1961 tarihinde yapılmış, bu seçimlerde DP çizgisini takip eden siyasi partiler büyük bir zafer kazanmışlardır seçimlerinde CHP nin 173 milletvekiline karşılık, kendisini DP nin devamı olarak gören Adalet Partisi 158, Yeni Türkiye Partisi 65, Cumhuriyetçi Köylü Partisi 54 milletvekili çıkarmıştır. Bu seçim kamuoyunda, Adnan Menderes in zaferi olarak yorumlanmış, DP çizgisinin hala büyük bir oy potansiyeline sahip olması orduda büyük bir tedirginliğe neden olmuştur seçimlerinden sonra AP nin yükselişi devam etmekle birlikte, 1965 seçimlerinde Süleyman Demirel liderliğindeki AP, CHP nin 134 milletvekiline karşılık, 240 milletvekili çıkararak iktidara gelmiştir Mayıs tan sonra MBK tarafından, temel hak ve hürriyetleri anayasa güvencesi altına alan, çok partili demokratik sistemi pekiştiren, TC nin en özgürlükçü anayasası olma niteliğindeki 1961 Anayasası hazırlandı ve DP dönemindeki akiller meclisine benzer bir senato vücuda getirildi. Bunun yanında rejimin kurallarını belirleyen Anayasa Mahkemesi kuruldu. Danıştay'ın sahip olduğu, idarenin ve yürütmenin tasarruflarını denetleme yetkisi genişletildi. 205 DP nin devamı niteliğindeki partiler, bu yeni kurumsal yapılanmayı; atanmışların seçilmişler üzerindeki denetimini güçlendiren, hürriyet aleyhtarı uygulamalar olarak 201 a.g.e., s Ahmet İnsel. (2002), Demokrasinin Sancılı Yılları. Cumhuriyet Ansiklopedisi, Yapı Kredi Yayınları, c. 3, İst., s a.g.e., s Süleyman Demirel, (1995) e Bakarken, Atak Matbaası, Ankara, s Bedri Baykam, (1994). 27 Mayıs İlk Aşkımız, Ümit Yayıncılık, Ankara, s

64 yorumlamışlar ve 1961 Anayasası nda değişiklik yapılması taleplerini sürekli gündemde tutmuşlardır Anayasası ile TSK ya, siyasi yönetime müdahale hakkı tanınmıştır. Milli güvenlik ve tabii senatörlük kurumları kurularak TSK ya, TC rejiminin koruyucusu ve güvencesi olma yetkisi verilmiştir. Bu yetkiyle TSK; yürütme ve yasama güçlerini yönlendirme, denetleme ve fikirlerini beyan etme hakkına sahip olmuştur. Böylece TSK yürütmedeki yetkisini yasal çerçeveye oturtmuştur darbesini, emir - komuta zincirini hiçe sayarak gerçekleştiren cuntacı örgütler, 12 Mart 1971 darbesi ile ordudan tasfiye edilmiştir darbesi ise emir- komuta kademesine uyularak gerçekleştirilmiştir Anayasası nın kabulü ile Türkiye ye aşırı özgürlükçü ortam hakim olmuş, bunun neticesinde sosyalizm ülkede yayılmıştır. Türkiye İşçi Partisi nin yanında Disk, Türk - iş gibi işçi sendikaları kurulmuştur. 208 Devlet kademelerinde meydana gelen değişim ile birlikte halk arasında sosyalizm yanlısı bir gençlik kitlesi oluştu. Vietnam Savaşı, Küba ve Afrika devrimlerinden beslenen bu gençlik kitlesi, 68 kuşağı olarak bilinen devrimci kuşağını oluşturdu. Sosyalizm yanlısı olan bu gruba karşılık, DP nin devamı niteliğindeki, anti - komünist, milliyetçi ve muhafazakar bir toplum kesimi oluştu. Bu muhafazakar kesim, TSK nın komünizme yönelen, sosyalist gruplara karşı verdiği mücadeleden kuvvet bularak, güçlenip örgütlenmiştir. Bu grup, yurdun dört bir yanında uyanış ve milli şahlanma mitingleri düzenleyerek büyük kitleleri arkasından sürüklemiştir. Bu muhafazakar kesim, Türkiye de sol eğilimlere karşı denge unsuru olmuştur. 209 Türkiye de 1965 yılından sonra, AP iktidarına muhalif olan kesim meydanlara çıkarak, ülke genelinde işçi grevleri, toprak yağmalamaları ve öğrenci olaylarının yaşanmasına sebep olmuştur. Birbirine zıt olan bu iki kesimin meydana getirdiği anarşi ortamı 12 Mart Muhtırası na neden olmuştur Anayasası nın aşırı özgürlükçü, temel hak ve özgürlükleri arttıran maddeleri; 12 Mart Muhtırası ndan sonra da yasa dışı sol örgütlerin ve sendikaların faaliyet göstermesine neden oldu. Bu militan gruplar, muhafazakar ve milliyetçi halk kesimiyle çatışmaya devam etmiştir ve Demirel, a.g.e., s Birand vd., a.g.e, s a.g.e., s Ateş, a.g.e., ss

65 yıllarında, 1961 Anayasası nın bazı maddelerinde yapılan değişikliler, bu anarşi ortamını düzeltmeye yetmemiştir. 210 Yaşanan iki ayrı darbenin de çözüme kavuşturamadığı anarşi ve kargaşanın durdurulması gerekliliği ve bozulan devlet otoritesinin yeniden sağlanması gibi gerekçelerle TSK, Türk siyasetine yapacağı üçüncü müdahalesinin hazırlıklarına 1978 yılında başlamış ve müdahaleyi 12 Eylül 1980 tarihinde gerçekleştirmiştir İnsel, a.g.e., s a.g.e., s

66 SONUÇ Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki Türk milleti, Birinci Dünya Savaşı nda işgale uğrayan Osmanlı Devleti ni, sömürgeci itilaf devletlerinden temizlemek amacıyla milli mücadele dönemini başlatmıştır. Vatanı işgalden kurtarmak için, Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları önderliğindeki Türk milleti, birçok savunma savaşı yapmış ve bu savaşları kahramanlık dolu mücadelesi neticesinde kazanmıştır. Türk milletinin bağımsızlık mücadelesi, kendisi gibi sömürgeci devletlerin işgali altındaki milletlere hürriyetlerini kazanma yolunda örnek teşkil etmiştir. Mustafa Kemal Atatürk ün başlattığı milli mücadele döneminin başarıyla sonuçlanması, kendisini dünyanın önde gelen liderleri arasına sokmuştur. Milli mücadele döneminin cephe safhası Türk milletinin zaferi ile noktalandıktan sonra, Osmanlı Devleti nin Anadolu da kalan topraklarında Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulmuştur. Bundan sonra ülke genelinde, her alanda çağının modern yapısına uygun olan reformların gerçekleştirilmeye çalışıldığı yeni bir dönem başlamıştır. Atatürk önderliğindeki reformist kadro, ülke çapında eğitim, kültür, ekonomi, sosyal hayat ve siyaset gibi alanlarda modernleşme hareketlerine başladı. Ülkenin rejimi de Cumhuriyet olarak belirlendikten sonra Cumhuriyet rejiminin gereği olan çok partili parlamenter sistemin meclis çatısı altında uygulanmasına çalışılmıştır. Bu amaç için Atatürk döneminde Terakkiperver Halk Fırka ile Serbest Fırka siyaset sahnesine çıkarılmıştır. Fakat bu siyasi partiler, rejim aleyhtarlarının etrafında toplanması ve ülkenin çok partili hayata hazır olmaması nedeniyle kapatılmak zorunda kalınmıştır. Bu iki başarısız denemeden sonra Türk siyasetinde çok partili siyasal rejime 1946 seçimlerine kadar geçilememiştir. Türkiye de çok partili siyasal rejimin uygulanmasında ülke içi ve dünyadaki dinamikler etkili olmuştur. Bu dinamikler; ülke içerisinde Cumhuriyet Halk Partisi ne karşı duyulan bıkkınlık ve İkinci Dünya Savaşı ile birlikte dünyaya hakim olan yeni fikirlerdir.

67 İkinci Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan, siyasal alandaki demokrasi ve ekonomi alanındaki liberalizm akımı tüm dünya ülkelerini olduğu gibi Türkiye Cumhuriyeti ni de etkisi altına almıştır. İkinci Dünya Savaşı ndan sonra dünya ülkelerinde diktatörlük yönetimleri devrilmiştir ve bunların yerini demokratik yönetimler almıştır. Savaş sonrası Türkiye sinde ise, Cumhuriyet Halk Partisi nin 23 yıldır süregelen, tek partili ve baskıcı yönetimi mevcuttu. Devletin her kurumu ve her kesimi CHP nin bu baskı yönetiminden muzdaripti. Gerek dünya konjonktürü ve gerekse de ülke içi şartlar, Türkiye de siyasal alanda yeni bir sistemi gerekli kılıyordu. Çağının düşünce yapısına uygun olarak kurulan Demokrat Parti; toplum her kesimine demokrasi, özgürlük ve refah vaad ederek, kısa bir sürede ülkenin en büyük siyasal partisi olmuştur. Ancak 1950 seçimleriyle iktidara geldikten sonra bu demokrasi ve özgürlük vaatlerini tam anlamıyla uygulayamayan Demokrat Parti hükümetleri; kendisine karşı muhalefet bayrağı açan ordu, basın, üniversite, memur ve sendikalardan oluşan geniş bürokrasi ağını yönetmeyi başaramamıştır. Devlet yapısını oluşturan en önemli kurumları karşısına alan iktidara karşı, muhalefet partisinin hazırlığını yaptığı ve desteklediği askeri müdahale, idamlar gibi istenmeyen bir sonla neticelenmiştir askeri müdahalesini gerçekleştirenler bu hareketin yapılma amacını; tıkanan demokratik sürecin önünü açmak olarak değerlendirmişlerdir. Farklı siyasi düşünce yapısına sahip insanlar ise 27 Mayıs ı, değişik şekillerde yorumlamışlardır. 27 Mayıs; kimilerine göre halkın elinden özgürlüklerini almak, kimilerine göre ise çıkmaza giren demokratik sürecin önünü açmak için yapılan bir müdahaledir. 27 Mayıs 1960 askeri darbesi; Türkiye Cumhuriyeti Devleti nde 20 yıl sürecek darbeler dönemini başlatmıştır darbesinden sonra Türk Silahlı Kuvvetleri nin siyasete etkisi artmıştır. TSK nın Türk siyasetine bundan sonra yaptığı müdahaleler 12 Mart 1971 muhtırası ve 12 Eylül 1980 askeri darbesidir. 63

68 KAYNAKLAR AĞAOĞLU, S. (t.y.). Arkadaşım Menderes. Rek-Tur Kitap Servisi, İstanbul. ALTAN, A. (1990). Darbelerin Ekonomisi. AFA Yayıncılık, İstanbul, ss ATEŞ, T. (1995). 68 li Olmak. Ümit Yayıncılık, Ankara, ss AVCIOĞLU, D. (1997).Devrim ve Demokrasi Üzerine.Yekin Yayınevi,İstanbul,ss AYDEMİR, Ş. S. (1993). Menderes in Dramı. Remzi Kitapevi, İstanbul. AYDEMİR, Ş. S. (2000). İkinci Adam. cilt 3, Remzi Kitapevi, Ankara. BAYKAM, B. (1994). 27 Mayıs İlk Aşkımız. Ümit Yayıncılık, Ankara. BELGE NET (2006). CHP Kutultayları. ( ) BİRAND, M. A., ÇAPLI, B. ve DÜNDAR, C. (2005). Demirkırat Bir Demokrasi nin Doğuşu. Doğan Kitapçılık, İstanbul. BOZBAĞI, S. (1974). İhtilaller ve Darbeler Tarihi. Cem Yayınevi, İstanbul, ss, BURÇAK, R.S. (1979).Türkiye de Demokrasiye Geçiş. Olgaç Yayınevi, Ankara,ss CİHAN, A. R. (1953). İsmet İnönü nün TBMM deki Konuşmaları. cilt 2, TBMM Kültür Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları, Ankara, ss ÇAVDAR, T. (2000). Türkiye nin Demokrasi Tarihi. İmge kitabevi, 2. baskı, Ankara, ss DEMİR, İ. (1999). Türk Demokrasi Tarihi. ( ). DEMİREL, S. (1995) e Bakarken. Atak Matbaası, Ankara, ss.1-6. ERDOĞAN, M. (1991). Türkiye de Demokrasiye Geçiş Deneyimi. ( ). EROĞUL, C. (2003). Demokrat Parti Tarihi ve İdeolojisi. İmge Kitapevi, Ankara. İNSEL, A. (2002). Demokrasinin Sancılı Yılları, Cumhuriyet Ansiklopedisi, Yapı Kredi Yayınları, c. 3, 3. baskı, İst., ss LEWIS, B. (1984). Modern Türkiye nin Doğuşu.(çev. Metin Kıratlı), Ankara, ss ÖZDAĞ, Ü. (2004).Menderes Döneminde Ordu-Siyaset İlişkileri ve 27 Mayıs İhtilali. Boyut Yayın Grubu, İstanbul. SUBAŞI, T. (2004). Bir Arpa Boyu. Kara Kutu Yayınları, İstanbul. SÜKAN, F. (1991). Başbakan Adnan Menderes in Meclis Konuşmaları. Kültür Ofset Lmt. Şti., Ankara, ss TİMUR, T. (1994). Çok Partili Hayata Geçiş. İletişim Yayınları, İstanbul. TOKER, M. (t.y) Demokrasimizin İsmet Paşa lı Yılları. (Demokrasiden Darbeye). cilt 4, Bilgi Yayınevi, (yy.)

69 ÖZGEÇMİŞ Ümit Erdoğan, tarihinde Niğde nin Ulukışla ilçesinin Ünlüyaka köyünde dünyaya gelmiştir. İlk, orta ve lise öğrenimini Adana da tamamladıktan sonra, 2000 yılında Niğde Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih bölümünde yüksek öğrenim hayatına başladı yılında bu okuldan mezun olduktan sonra, ara vermeden aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsüne bağlı Tarih anabilim dalı yakıncağ bilim dalında yüksek lisans öğrenimine başladı ve hala aynı bölümde öğrenim hayatına devam etmektedir. 65

70

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

Devletin Şefleri Cumhurbaşkanları

Devletin Şefleri Cumhurbaşkanları Devletin Şefleri Cumhurbaşkanları Cumhuriyetin kuruluşu Anadolu insanının iman, namus, bağımsızlık, özgürlük, vatan ve millete sevgi ile bağlılığının inancı ve iradesi ile kendisine önderlik yapan Mustafa

Detaylı

İÇİNDEKİLER I. BÖLÜM TBMM VIII. DÖNEM ( )

İÇİNDEKİLER I. BÖLÜM TBMM VIII. DÖNEM ( ) V İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... XIII GİRİŞ... 1 Muhalefetin İstekleri... 1 Demokratikleşme Adımları... 1 Milletvekilleri Seçimi Kanunu... 2 Hükûmetler... 2 Milletvekili Ara Seçimleri... 2 CHP ve DP nin Kurultay

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... V İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR... XVII I. BÖLÜM TBMM IX. DÖNEM ( )

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... V İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR... XVII I. BÖLÜM TBMM IX. DÖNEM ( ) IX İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... V İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR... XVII I. BÖLÜM TBMM IX. DÖNEM (1950 1954) A. 1950 SEÇİMLERİ... 3 Seçim Sonuçları... 3 Meclis Başkanlığı Seçimi... 4 Cumhurbaşkanlığı Seçimi...

Detaylı

Demokrasi ve Sivil Toplum (SBK256)

Demokrasi ve Sivil Toplum (SBK256) T.C. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Demokrasi ve Sivil Toplum (SBK256) 10. Hafta Ders Notları - 19/04/2017 Arş. Gör. Dr. Görkem

Detaylı

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI II. Mahmut ve Tanzimat dönemlerinde devlet yöneticileri, parçalanmayı önlemek için ortak haklara sahip Osmanlı toplumu oluşturmak için Osmanlıcılık fikrini

Detaylı

İ Ç İ N D E K İ L E R

İ Ç İ N D E K İ L E R İ Ç İ N D E K İ L E R ÖN SÖZ.V İÇİNDEKİLER....IX I. YURTTAŞLIK A. YURTTAŞLIĞI YENİDEN GÜNDEME GETİREN GELİŞMELER 3 B. ANTİK YUNAN-KENT DEVLETİ YURTTAŞLIK İDEALİ..12 C. MODERN YURTTAŞLIK İDEALİ..15 1. Yurttaşlık

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... V İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR... XVII I. BÖLÜM TBMM X. DÖNEM ( )

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... V İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR... XVII I. BÖLÜM TBMM X. DÖNEM ( ) IX İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... V İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR... XVII I. BÖLÜM TBMM X. DÖNEM (1954 1957) A. 1954 SEÇİMLERİ... 3 Seçim Sonuçları... 3 Meclis Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Seçimi... 4 X. Dönemde

Detaylı

ÇOK PARTİLİ DÖNEMDE SİYASET Erol Tuncer - 23 Mart 2018

ÇOK PARTİLİ DÖNEMDE SİYASET Erol Tuncer - 23 Mart 2018 ÇOK PARTİLİ DÖNEMDE SİYASET Erol Tuncer - 23 Mart 2018 ÇOK PARTİLİ DÖNEME GEÇİŞ KOŞULLARI Demokrasi Kültürümüzün Yetersizliği Bedeli ödenmeden demokrasiye girmiş olmamızın sıkıntılarını çekiyoruz. Art

Detaylı

DEMOKRAT PARTİ DÖNEMİ

DEMOKRAT PARTİ DÖNEMİ DEMOKRAT PARTİ DÖNEMİ 1950-1960 GÜLSEMA LÜYER DEMOKRAT PARTİ DÖNEMİ 1950-1960 1950 Seçimleri ve Demokrat Parti nin İktidara Gelişi Siyasal Gelişmeler Ekonomik Gelişmeler Dış Politika Toplumsal-Kültürel

Detaylı

TEMEL HUKUK DERS NOTLARI SON HAFTA. Öğr. Gör. Erkan ÇAKIR

TEMEL HUKUK DERS NOTLARI SON HAFTA. Öğr. Gör. Erkan ÇAKIR TEMEL HUKUK DERS NOTLARI SON HAFTA Öğr. Gör. Erkan ÇAKIR ANAYASANıN TEMEL ILKELERI 2 1. madde Türkiye devleti bir cumhuriyettir. 2. Madde Cumhuriyetin nitelikleri Cumhuriyetçilik Başlangıç ilkeleri Atatürk

Detaylı

İÇİNDEKİLER İLKSÖZ... 1

İÇİNDEKİLER İLKSÖZ... 1 İÇİNDEKİLER İLKSÖZ... 1 BÖLÜM 1: SEÇİLMİŞ KAVRAMLAR BÖLÜM 2: BÜYÜK DÖNÜŞÜM VE OSMANLILAR BÜYÜK DÖNÜŞÜMÜN İZLERİ...11 DEVRİMLER ÇAĞI VE OSMANLILAR...14 a) Sanayi Devrimi... 14 b) Fransız Devrimi... 17 c)

Detaylı

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ NİN AVUKATLIK SINAVI, STAJ DEĞERLENDİRMELERİ VE HUKUK FAKÜLTELERİNİN ASGARİ STANDARTLARA KAVUŞTURULMASI İÇİN YAPTIĞI ÇALIŞMALAR Mayıs 2015 Değerli Meslektaşım,

Detaylı

ÖRNEK SORU: 1. Buna göre Millî Mücadele nin başlamasında hangi durumlar etkili olmuştur? Yazınız. ...

ÖRNEK SORU: 1. Buna göre Millî Mücadele nin başlamasında hangi durumlar etkili olmuştur? Yazınız. ... ÖRNEK SORU: 1 1914 yılında başlayan Birinci Dünya Savaşı, Osmanlı Devleti açısından, 30 Ekim 1918 de, yenilgiyi kabul ettiğinin tescili niteliğinde olan Mondros Ateşkes Anlaşması yla sona erdi. Ancak anlaşmanın,

Detaylı

NEDEN. Türk ye Cumhur yet Cumhurbaşkanlığı S stem

NEDEN. Türk ye Cumhur yet Cumhurbaşkanlığı S stem NEDEN Türk ye Cumhur yet Cumhurbaşkanlığı S stem YERLi VE MiLLi BiR SiSTEM Türkiye, artık daha büyük. Dünyada söz söyleyen ülkeler arasında. Milletinin refahını artırmaya başladı. Dünyanın en büyük altyapı

Detaylı

Demokrasi ve Sivil Toplum (SBK256)

Demokrasi ve Sivil Toplum (SBK256) T.C. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Demokrasi ve Sivil Toplum (SBK256) 12. Hafta Ders Notları - 03/05/2017 Arş. Gör. Dr. Görkem

Detaylı

Vekiller Heyeti Kararı, Sıkıyönetim Komutanlığı ve Milli Güvenlik Konseyi'nce Kapatılan Siyasi Partiler

Vekiller Heyeti Kararı, Sıkıyönetim Komutanlığı ve Milli Güvenlik Konseyi'nce Kapatılan Siyasi Partiler Vekiller Heyeti Kararı, Sıkıyönetim Komutanlığı ve Milli Güvenlik Konseyi'nce Kapatılan Siyasi Partiler Açılış Tarihi Kapanış Tarihi Sona Eriş Nedeni 1 Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası 17.11.1924 05.06.1925

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Tevfik Sönmez KÜÇÜK Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi PARTİ İÇİ DEMOKRASİ

Yrd. Doç. Dr. Tevfik Sönmez KÜÇÜK Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi PARTİ İÇİ DEMOKRASİ Yrd. Doç. Dr. Tevfik Sönmez KÜÇÜK Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi PARTİ İÇİ DEMOKRASİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... IX İÇİNDEKİLER...XIII KISALTMALAR...XXI TABLOLAR

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

CUMHURBASKANININ YETKİ VE SORUMLULUKLARI

CUMHURBASKANININ YETKİ VE SORUMLULUKLARI CUMHURBASKANININ YETKİ VE SORUMLULUKLARI CİFT BASLILIK BİTİYOR Cumhurbaşkanı ile Başbakanın yetkileri birleştiriliyor. Cumhurbaşkanı yürütmenin başı oluyor. Yönetimde çift başlılık ortadan kalkıyor. Cumhurbaşkanları

Detaylı

Devrim Öncesinde Yemen

Devrim Öncesinde Yemen Yemen Devrimi Devrim Öncesinde Yemen Kuzey de Zeydiliğe mensup Husiler hiçbir zaman Yemen içinde entegre olamaması Yemen bütünlüğü için ciddi bir sorun olmuştur. Buna ilaveten 2009 yılında El-Kaide örgütünün

Detaylı

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz, Türkiye nin Siyasi Gündemine paralel konuların ele alınarak halkın görüşlerini tespit etmek ve bu görüşlerin NEDENİ ni saptamak adına

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

2015 YILI 25. DÖNEM MİLLETVEKİLİ GENEL SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER

2015 YILI 25. DÖNEM MİLLETVEKİLİ GENEL SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER 2015 YILI 25. DÖNEM MİLLETVEKİLİ GENEL SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER A- İLGİLİ MEVZUAT Türkiye Cumhuriyeti Anayasası nın 76. maddesinin son fıkrasında; hâkimler ve savcılar,

Detaylı

Lozan Barış Antlaşması

Lozan Barış Antlaşması Lozan Barış Antlaşması Anlaşmanın Nedenleri Anlaşmanın Nedenleri Görüşme için İzmir de yapılmak istenmiş fakat uluslararası antlaşmalar gereğince tarafsız bir ülkede yapılma kararı alınmıştır. Lozan görüşme

Detaylı

SEÇİM SİSTEMLERİ SUNUŞU

SEÇİM SİSTEMLERİ SUNUŞU SEÇİM SİSTEMLERİ SUNUŞU Erol Tuncer TESAV Vakfı Başkanı 26 Ekim 2013 (Ülke Politikaları Vakfı nın düzenlediği Açık Oturum) I.TARİHÇE İki dereceli seçim sistemi: 1877 den 1943 seçimlerine kadar Tek dereceli

Detaylı

13. ASKERLİK GÖREVİ Ordu Hayatı Savaş Yönetimi ve Siyaset Ordu Okuldur SEÇİM

13. ASKERLİK GÖREVİ Ordu Hayatı Savaş Yönetimi ve Siyaset Ordu Okuldur SEÇİM İÇİNDEKİLER SUNUŞ...1 GENELGE... 5 GİRİŞ... 9 AÇIKLAMA... 23 VATANDAŞ İÇİN MEDENÎ BİLGİLER NEDEN BAHSEDER?25 L MİLLET... 28 1.1. Türk Milletinin İncelenmesi... 28 2. DEVLET...37 2.1. Devlet Şekilleri...

Detaylı

2-) Türkiye de tek dereceli seçim ilk kez hangi seçimlerde uygulanmıştır? A) 1942 B) 1946 C) 1950 D) 1962 E) 1966

2-) Türkiye de tek dereceli seçim ilk kez hangi seçimlerde uygulanmıştır? A) 1942 B) 1946 C) 1950 D) 1962 E) 1966 1-) 1921 Anayasası ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır? A) Milli egemenlik ilkesi benimsenmiştir B) İl ve nahiyelerde yerinden yönetim ilkesi kabul edilmiştir. C) Yasama ve yürütme kuvvetleri

Detaylı

1: İNSAN VE TOPLUM...

1: İNSAN VE TOPLUM... İÇİNDEKİLER Bölüm 1: İNSAN VE TOPLUM... 1 1.1. BİREYİN TOPLUMSAL HAYATI... 1 1.2. KÜLTÜR... 3 1.2.1. Gerçek Kültür ve İdeal Kültür... 5 1.2.2. Yüksek Kültür ve Yaygın Kültür... 5 1.2.3. Alt Kültür ve Karşıt

Detaylı

1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ

1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ III Bölüm 1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ 13 1.1.Türkiye Ekonomisine Tarihsel Bakış Açısı ve Nedenleri 14 1.2.Tarım Devriminden Sanayi Devrimine

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER...IX

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER...IX ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER...IX BIRINCI BÖLÜM ANAYASA HUKUKUNUN KISA KONULARI 1. 1961 Anayasası ile 1982 Anayasası nın Hazırlanış ve Kabul Ediliş Süreçlerindeki Farklılıklar...1 2. Üniter, Federal ve Bölgeli

Detaylı

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı.

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı. MUSUL SORUNU VE ANKARA ANTLAŞMASI Musul, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalanmadan önce Osmanlı Devleti'nin elinde idi. Ancak ateşkesin imzalanmasından dört gün sonra Musul İngilizler tarafından işgal edildi.

Detaylı

ANAYASAL ÖZELLİKLER. Federal Devlet

ANAYASAL ÖZELLİKLER. Federal Devlet ANAYASAL ÖZELLİKLER Ulus devlet, belirli bir toprak parçası üzerinde belirli bir nüfus ve egemenliğe sahip bir örgütlenmedir. Ulus-devlet üç unsura sahiptir: 1) Ülke (toprak), 2) Nüfus, 3) Egemenlik (Siyasal-Yönetsel

Detaylı

A N A L İ Z. 7 Haziran dan 1 Kasım a Seçim Beyannameleri: Metin Analizi. Furkan BEŞEL

A N A L İ Z. 7 Haziran dan 1 Kasım a Seçim Beyannameleri: Metin Analizi. Furkan BEŞEL A N A L İ Z 7 Haziran dan 1 Kasım a Seçim Beyannameleri: Metin Analizi Furkan BEŞEL Ekim 2015 7 HAZİRAN DAN 1 KASIM A 7 Haziran 2015 te yapılan 25. Dönem milletvekili genel seçiminde 53.741.838 kayıtlı

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

ÖZETLE. Türk ye Cumhur yet Cumhurbaşkanlığı S stem

ÖZETLE. Türk ye Cumhur yet Cumhurbaşkanlığı S stem ÖZETLE Türk ye Cumhur yet Cumhurbaşkanlığı S stem MiLLETiN ONAYIYLA Mevcut Anayasa da Cumhurbaşkanı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti nin başıdır. Sistemin işleyişi, devletin bekası ve vatanın bütünlüğü, Türkiye

Detaylı

En İyisi İçin. I. Kanun-u Esasi gerçek anlamda anayasa bir monarşi öngörmemektedir. (x)

En İyisi İçin. I. Kanun-u Esasi gerçek anlamda anayasa bir monarşi öngörmemektedir. (x) Ne x t Le v e l Ka r i y e r 250ADET TAMAMIÖZGÜN ÇÖZÜMLÜAÇI KUÇLU SORU Kaymakaml ı k Sı navı nahazı r l ı k Anayasa Açı kuçl usor u Bankası En İ yi si İ çi n.. Necat i beycd.50.yı li şhanı Apt.no: 19/

Detaylı

Siyasi Parti. Siyasi iktidarı ele geçirmek ya da en azından ona ortak olmak amacıyla örgütlenmiş insan topluluklarına siyasi parti denir.

Siyasi Parti. Siyasi iktidarı ele geçirmek ya da en azından ona ortak olmak amacıyla örgütlenmiş insan topluluklarına siyasi parti denir. SİYASAL PARTİLER Siyasi Parti Siyasi iktidarı ele geçirmek ya da en azından ona ortak olmak amacıyla örgütlenmiş insan topluluklarına siyasi parti denir. Siyasi partileri öteki toplumsal örgütlerden ayıran

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİ. Prof.Dr.İlkay DELLAL Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü

TÜRKİYE EKONOMİSİ. Prof.Dr.İlkay DELLAL Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü TÜRKİYE EKONOMİSİ Prof.Dr.İlkay DELLAL Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü 1 2 1950-1960 Dönemi Türkiye de Çok Partili Hayata Geçişi Hazırlayan Ekonomik Koşullar 1930-1946 yılları

Detaylı

II. MEŞRUTİYET DÖNEMİ

II. MEŞRUTİYET DÖNEMİ II. MEŞRUTİYET DÖNEMİ 1908 II. Meşrutiyete Ortam Hazırlayan Gelişmeler İç Etken Dış Etken İttihat ve Terakki Cemiyetinin faaliyetleri 1908 Reval Görüşmesi İTTİHAT ve TERAKKÎ CEMİYETİ 1908 İhtilâli ni düzenleyen

Detaylı

6 Mayıs 1922 - Başkomutanlık kanunu süresinin meclisçe tekrar uzatılması. 26 Ağustos 1922 - Büyük Taarruzun başlaması

6 Mayıs 1922 - Başkomutanlık kanunu süresinin meclisçe tekrar uzatılması. 26 Ağustos 1922 - Büyük Taarruzun başlaması 6 Mayıs 1922 - Başkomutanlık kanunu süresinin meclisçe tekrar uzatılması 26 Ağustos 1922 - Büyük Taarruzun başlaması 30 Ağustos 1922 - Başkumandan meydan muharebesi 2 Eylül 1922 - Yunan orduları başkomutanı

Detaylı

ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ KAMU YÖNETİMİ ANABİLİM DALI SEÇİM SİSTEMLERİNİN SEÇMEN İRADESİNE ETKİSİ

ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ KAMU YÖNETİMİ ANABİLİM DALI SEÇİM SİSTEMLERİNİN SEÇMEN İRADESİNE ETKİSİ ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ KAMU YÖNETİMİ ANABİLİM DALI SEÇİM SİSTEMLERİNİN SEÇMEN İRADESİNE ETKİSİ Metin ÖZ Samsun, 2017 S E Ç İ M S İ S T E M L E R İ N İ N S E Ç M E N İ R A

Detaylı

NKP

NKP 24 Haziran da Ülkemiz adım adım bir nükleer bataklığa doğru sürükleniyor. AKP, hayati önemdeki bu konuyu her türlü hukuksal ve siyasal denetimden kaçırıyor. Nükleer santrallerin ya da bu santraller gerekçe

Detaylı

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ 12 Eylül Darbesi 1973 seçimlerinden 1980 yılına kadar gerçekleşen seçimlerde tek başına bir iktidar çıkmadığından bu dönem hükümet istikrarsızlığı ile geçen bir dönem olmuştur.

Detaylı

SİYASET ÜSTÜ DÜŞÜNMEK Pazar, 30 Kasım :00

SİYASET ÜSTÜ DÜŞÜNMEK Pazar, 30 Kasım :00 Türkiye de siyaset yalnızca oy kaygısı ile yapılıyor Siyasete popülizm hakimdir. Bunun adı ucuz politika dır ve toplumun geleceğine maliyet yüklemektedir. Siyaset Demokrasilerde yapılır. Totaliter rejimler

Detaylı

Türkiye de Seçim Uygulamaları/ Sorunları Işığında Temsilde Adalet Yönetimde İstikrar İlkelerinin İşlevselliği

Türkiye de Seçim Uygulamaları/ Sorunları Işığında Temsilde Adalet Yönetimde İstikrar İlkelerinin İşlevselliği Türkiye de Seçim Uygulamaları/ Sorunları Işığında Temsilde Adalet Yönetimde İstikrar İlkelerinin İşlevselliği Erol TUNCER Seçim sistemlerinin belirlenmesinde temsilde adalet ve yönetimde istikrar (fayda)

Detaylı

ANAYASA CEVAP ANAHTARI GÜZ DÖNEMİ YILSONU SINAVI Ocak 2019 saat 13.00

ANAYASA CEVAP ANAHTARI GÜZ DÖNEMİ YILSONU SINAVI Ocak 2019 saat 13.00 HİTİT ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ SİYASET BİLİMİ VE KAMU YÖNETİMİ BÖLÜMÜ ANAYASA CEVAP ANAHTARI 2018-2019 GÜZ DÖNEMİ YILSONU SINAVI --- 9 Ocak 2019 saat 13.00 1. a) Demokrasi sandıktan

Detaylı

En İyisi İçin. Cevap 1: "II. Meşrutiyet Dönemi"

En İyisi İçin. Cevap 1: II. Meşrutiyet Dönemi Ne x t Le v e l Ka r i y e r 300ADET TAMAMIÖZGÜN ÇÖZÜMLÜAÇI KUÇLU SORU Kaymakaml ı k Sı navı nahazı r l ı k Tar i h Açı kuçl usor u Bankası En İ yi si İ çi n.. Necat i beycd.50.yı li şhanı Apt.no: 19/

Detaylı

A-) Mudanya Ateşkesi; Doğu Trakya ve İstanbul un Kurtarılması. B-) Lozan a Kim Gidecek Tartışmaları ve Saltanatın Kaldırılması

A-) Mudanya Ateşkesi; Doğu Trakya ve İstanbul un Kurtarılması. B-) Lozan a Kim Gidecek Tartışmaları ve Saltanatın Kaldırılması HAFTALAR KONULAR 1. Hafta ATEŞKESTEN ANTLAŞMAYA A-) Mudanya Ateşkesi; Doğu Trakya ve İstanbul un Kurtarılması B-) Lozan a Kim Gidecek Tartışmaları ve Saltanatın Kaldırılması C-) Lozan Öncesi İçte ve Dışta

Detaylı

2014 YILI MAHALLİ İDARELER SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER

2014 YILI MAHALLİ İDARELER SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER 2014 YILI MAHALLİ İDARELER SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER A- İLGİLİ MEVZUAT Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 76 ncı maddesinin son fıkrasında; hakimler ve savcılar, yüksek

Detaylı

Türk-Alman Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Ders Bilgi Formu

Türk-Alman Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Ders Bilgi Formu Türk-Alman Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Ders Bilgi Formu Dersin Adı Dersin Kodu Dersin Yarıyılı Türk Siyasal Hayatı POL212 4 ECTS Ders

Detaylı

1.Cumhurbaşkanının Meclise geri gönderemediği ve kabule etmek zorunda olduğu tek kanun aşağıdakilerden hangisidir? I. Cumhurbaşkanı. II.

1.Cumhurbaşkanının Meclise geri gönderemediği ve kabule etmek zorunda olduğu tek kanun aşağıdakilerden hangisidir? I. Cumhurbaşkanı. II. 1.Cumhurbaşkanının Meclise geri gönderemediği ve kabule etmek zorunda olduğu tek kanun aşağıdakilerden hangisidir? A) Bütçe Kanunu B) Türk Medeni Kanunu C) Milletlerarası Anlaşmalar D) Seçim Kanunundaki

Detaylı

Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923)

Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) Lozan Antlaşması, Türk Kurtuluş Savaşı nı sona erdiren antlaşmadır. Bu antlaşma ile Misak-ı Milli büyük ölçüde gerçekleşmiştir. Şekil 1. Kasım 1922 de Lozan Konferansı

Detaylı

T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8

T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8 T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8 Z ;... Sayı TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu ile Bankacılık Kanunu'nda Değ Yapılması

Detaylı

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük MİLLİ EKONOMİ VE BAŞKENT ANKARA

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük MİLLİ EKONOMİ VE BAŞKENT ANKARA 1 Bir ülkede üretim, dağıtım, tüketim etkinliklerinin bütününe ekonomi denmektedir. Bir ülkenin kendi kendine yetebilmesi, ekonomik olarak bağımsız olması çok önemlidir. 2 Osmanlı Devleti 1911 yılından

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

ASKERİ DARBELER VE TOPLUMSAL ETKİLERİ: 1960, 1971 ve 1980 DARBELERİ

ASKERİ DARBELER VE TOPLUMSAL ETKİLERİ: 1960, 1971 ve 1980 DARBELERİ ASKERİ DARBELER VE TOPLUMSAL ETKİLERİ: 1960, 1971 ve 1980 DARBELERİ Ercan Sözer Atılım Üniversitesi Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Yükseklisans Öğrencisi Darbe, Türk Dil Kurumu tarafından bir ülkede baskı

Detaylı

Ders Adı : Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi-II Ders No : Teorik : 2 Pratik : 0 Kredi : 2 ECTS : 2. Ders Bilgileri

Ders Adı : Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi-II Ders No : Teorik : 2 Pratik : 0 Kredi : 2 ECTS : 2. Ders Bilgileri Image not found http://bologna.konya.edu.tr/panel/images/pdflogo.png Ders Adı : Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi-II Ders No : 0690220054 : 2 Pratik : 0 Kredi : 2 ECTS : 2 Ders Bilgileri Ders Türü Öğretim

Detaylı

2018-LGS-İnkılap Tarihi Deneme Sınavı 9

2018-LGS-İnkılap Tarihi Deneme Sınavı 9 2018-LGS-İnkılap Tarihi Deneme Sınavı 9 1. Mudanya Mütarekesi, Yunanlıların aslında Osmanlı Devleti nin paylaşımı projesinde bir alet olduğunu, arkalarındaki gücü İngiltere başta olmak üzere İtilâf devletlerinin

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

Cezayir'den yükselen bir ses: Yalnızca İslam hükmedecek!

Cezayir'den yükselen bir ses: Yalnızca İslam hükmedecek! Cezayir'den yükselen bir ses: Yalnızca İslam hükmedecek! Cezayir'de 1990'lı yıllardaki duvar yazıları, İslamcılığın yükseldiği döneme yönelik yakın bir tanıklık niteliğinde. 10.07.2017 / 18:00 Doksanlı

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Siyasi İşler Başkanlığı 20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 - Reform İzleme Grubu nun (RİG) 20. Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... V İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR... XVII I. BÖLÜM TBMM XI. DÖNEM ( )

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... V İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR... XVII I. BÖLÜM TBMM XI. DÖNEM ( ) IX İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... V İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR... XVII I. BÖLÜM TBMM XI. DÖNEM (1957 1960) A. TBMM XI. DÖNEM (27 Ekim 1957 27 Mayıs 1960) XI. Dönem Askerî Müdahaleyle Kesintiye Uğradı... XI. Dönemde

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II Dersin Adı Dersin Kodu 1200.9202 Dersin Türü Dersin Seviyesi Dersin AKTS Kredisi Haftalık Ders Saati (Kuramsal) 2 Haftalık Uygulama Saati 0 Haftalık Laboratuar Saati

Detaylı

BİRİNCİ MEŞRUTİYET'İN İLANI (1876)

BİRİNCİ MEŞRUTİYET'İN İLANI (1876) BİRİNCİ MEŞRUTİYET'İN İLANI (1876) I. Meşrutiyete Ortam Hazırlayan Gelişmeler İç Etken Dış Etken Genç Osmanlıların faaliyetleri İstanbul (Tersane) Konferansı BİRİNCİ MEŞRUTİYET'İN İLANI (1876) Osmanlı

Detaylı

MEHMET UTKU ÖZTÜRK 1961 KURUCU MECLİSİ

MEHMET UTKU ÖZTÜRK 1961 KURUCU MECLİSİ MEHMET UTKU ÖZTÜRK 1961 KURUCU MECLİSİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR... XIX GİRİŞ...1 1. DEMOKR AT PARTI İKTIDARININ SONUNA DOĞRU...9 1.1. DP nin Muhalefete Karşı Tutumu...9 1.1.1.

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm ANAYASA KAVRAMI

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm ANAYASA KAVRAMI İÇİNDEKİLER Birinci Bölüm ANAYASA KAVRAMI Soru 1 : "Anayasa" deyince ne anlaşılır, ne anlamak gerekir? 7 Soru 2 : Türk tarihindeki anayasa hareketlerinin başlıca aşamaları ve özellikleri nelerdir? 15 İkinci

Detaylı

TÜRK ANAYASA DÜZENİ Bahar dönemi Ara sınavı

TÜRK ANAYASA DÜZENİ Bahar dönemi Ara sınavı TÜRK ANAYASA DÜZENİ 2016 Bahar dönemi Ara sınavı 1. Divan-ı Hümayun hangi Osmanlı padişahı döneminde kurulmuştur? A) I. Osman B) Orhan C) II. Murat D) III. Selim E) II. Mahmut 2. Divan-ı Hümayunun kaldırılmasıyla

Detaylı

Sosyal Düzen Kuralları

Sosyal Düzen Kuralları TEMEL HUKUK Sosyal Düzen Kuralları Toplum halinde yaşayan insanların yerine getirmek zorunda oldukları ödevleri ve kullanacakları yetkileri belirten kurallara, sosyal düzen kuralları veya sadece sosyal

Detaylı

DP lilerin Seçim Kanununda Değişiklik Önerisinin TBMM ye Sunulması. 20 Eylül 1946 Basın Kanununda Değişiklik Yapılması

DP lilerin Seçim Kanununda Değişiklik Önerisinin TBMM ye Sunulması. 20 Eylül 1946 Basın Kanununda Değişiklik Yapılması 21 Temmuz 1946 Milletvekili Genel Seçimleri 5 Ağustos 1946 Meclis Başkanlığı Seçimi 5 Ağustos 1946 Cumhurbaşkanlığı Seçimi 7 Ağustos 1946 Recep Peker Hükûmetinin Kuruluşu 1 Eylül 1946 İl Genel Meclisi

Detaylı

13. Aşağıdakilerden hangisi yeni Türk alfabesinin kabul edilme nedenlerinden biri değildir?

13. Aşağıdakilerden hangisi yeni Türk alfabesinin kabul edilme nedenlerinden biri değildir? 1. Aşağıdakilerden hangisi, Türkiye Cumhuriyeti'nin diğer devletlerle ekonomik ilişkilerinde kolaylık ve uyum sağlamak için yapılan çalışmalardan A) Türk Tarih Kurumu'nun kurulması B) Tekke ve zaviyelerin

Detaylı

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANLATIM SORULARI 1- Bir siyasal düzende anayasanın işlevleri neler olabilir? Kısaca yazınız. (10 p) -------------------------------------------

Detaylı

Süleyman Demirel Hayatını Kaybetti

Süleyman Demirel Hayatını Kaybetti Süleyman Demirel Hayatını Kaybetti Türkiye Cumhuriyeti nin 9. Cumhurbaşkanı, 40 yılı aşkın siyasi hayatında kendi deyimiyle altı kez gittiği başbakanlığa yedi kez gelen parti lideri, Devlet Su İşleri nin

Detaylı

KTO KARATAY ÜNİVERSİTESİ ANAYASA HUKUKU DERSİ ÖĞRETİM YILI II. DÖNEM DERS PROGRAMI İÇERİĞİ DERS TARİHİ 1. DERS SAATİ 2.

KTO KARATAY ÜNİVERSİTESİ ANAYASA HUKUKU DERSİ ÖĞRETİM YILI II. DÖNEM DERS PROGRAMI İÇERİĞİ DERS TARİHİ 1. DERS SAATİ 2. KTO KARATAY ÜNİVERSİTESİ ANAYASA HUKUKU DERSİ 2015-2016 ÖĞRETİM YILI II. DÖNEM DERS PROGRAMI İÇERİĞİ DERS TARİHİ 1. DERS SAATİ 2. DERS SAATİ 15.02.2016 Türk Hukukunun Bilgi Kaynakları - Mevzuat, Yargı

Detaylı

KARŞILAŞTIRMALI SİYASAL SİSTEMLER

KARŞILAŞTIRMALI SİYASAL SİSTEMLER SORULAR 1- Demokrasiyi halkın halk için halk tarafından yönetimi olarak tanımlayan kimdir? A) Lincoln B) Montesquieu C) Makyavel D) Schumpeter E) Dahl 2- Demokrasi kavramı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden

Detaylı

1-Hâkim ve Savcılar idari görevleri dolayısıyla aşağıdaki kurumlardan hangisine bağlıdır?

1-Hâkim ve Savcılar idari görevleri dolayısıyla aşağıdaki kurumlardan hangisine bağlıdır? 1-Hâkim ve Savcılar idari görevleri dolayısıyla aşağıdaki kurumlardan hangisine bağlıdır? A) Cumhurbaşkanlığı B) Başbakanlık C) Adalet Bakanlığı D) Halk E) HSYK 3-Aşağıdakilerden hangisi adli yargının

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİ. Prof.Dr.İlkay DELLAL Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü

TÜRKİYE EKONOMİSİ. Prof.Dr.İlkay DELLAL Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü TÜRKİYE EKONOMİSİ Prof.Dr.İlkay DELLAL Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü 1 1923-1938 Atatürk Dönemi 2 Cumhuriyetin İlk On Yılında Ekonomideki Gelişmeler 3 Giriş Türkiye Cumhuriyeti

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

YAZILI SINAV SORU ÖRNEKLERİ TARİH

YAZILI SINAV SORU ÖRNEKLERİ TARİH YAZILI SINAV SORU ÖRNEKLERİ TARİH SORU 1: MÖ 2450 yılında başlayan ve 50 yıl süren bir savaş kaç yılında sona ermiştir? İşlemi nasıl yaptığınızı gösteriniz ve gerekçesini belirtiniz. (2 PUAN) SORU 2: Uygurlar

Detaylı

T.C. İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK TESTİ

T.C. İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK TESTİ T.C. İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK TESTİ DİKKAT! BU BÖLÜMDE YANITLAYACAĞINIZ TOPLAM SORU SAYISI 0 DİR. ÖNERİLEN YANITLAMA SÜRESİ 40 DAKİKADIR. ) I Vatan ve Hürriyet Cemiyetini kurdu. ) Mondros Ateşkesi

Detaylı

ATA - AÖF AÇIK ÖĞRETİM FAKÜLTESİ FİNAL ÇIKMIŞ SORULAR

ATA - AÖF AÇIK ÖĞRETİM FAKÜLTESİ FİNAL ÇIKMIŞ SORULAR TA - AÖF AÇIK ÖĞRETİM FAKÜLTESİ FİNAL ÇIKMIŞ SORULAR ATATÜRK İLKE VE İNKİLAP TARİHİ 2 ZAFER FOTOKOPİ SINAVINIZDA BAŞARILAR DİLER. 0.332 353 78 75 Rampalı Çarşı 1 Kat No: 135 Meram/KONYA Sipariş ve Bilgi

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1995-2008 2008-2014 Profesör Tarih/Yakınçağ Celal Bayar Üniversitesi Fen Edebiyat Fak. 2014

ÖZGEÇMİŞ. 1995-2008 2008-2014 Profesör Tarih/Yakınçağ Celal Bayar Üniversitesi Fen Edebiyat Fak. 2014 ÖZGEÇMİŞ 1.Adı Soyadı : MUZAFFER TEPEKAYA 2.Doğum Tarihi : 20.10.1962 3.Unvanı : Prof. Dr. / Tarih Bölümü 4. e-mail : [email protected] Öğrenim Hayatı: Derece Alan Üniversite Lisans Tarih Selçuk

Detaylı

ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ AY EKİM KASIM HAFTA DERS SAATİ 06-07 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI 8. SINIF T.C. İNKILAP TARİHİ KONU ADI KAZANIMLAR TEST NO TEST ADI Milli Uyanış İşgaline Milli Uyanış İşgaline Milli Uyanış İşgaline Milli Uyanış

Detaylı

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü, 24 Kasım 2011 Perşembe günü Üniversitemiz Merkez Kampüsü Hünkar Salonu nda, hem Üniversitemizin

Detaylı

HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARI

HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARI HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARI 3.Ders Yrd.Doç.Dr. Uğur ÖZER HUKUKUN KAYNAKLARI Yargı organları kararlarını, hukuka dayanan, hukuktan kaynaklanan, hukukun gerektirdiği kararlar olarak sunarlar. Bu açıdan yargı

Detaylı

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü TÜRK ANAYASA DÜZENĐ BAHAR DÖNEMĐ ARA SINAVI CEVAP ANAHTARI

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü TÜRK ANAYASA DÜZENĐ BAHAR DÖNEMĐ ARA SINAVI CEVAP ANAHTARI Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü TÜRK ANAYASA DÜZENĐ 2011 2012 BAHAR DÖNEMĐ ARA SINAVI CEVAP ANAHTARI Anlatım soruları: 1- Osmanlı ve Türkiye de bugüne kadar yürürlükte bulunmuş anayasaların nasıl

Detaylı

İÇİNDEKİLER I. BÖLÜM TBMM XI. DÖNEM ( ) ARA DÖNEM ( )

İÇİNDEKİLER I. BÖLÜM TBMM XI. DÖNEM ( ) ARA DÖNEM ( ) XI İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... V İÇİNDEKİLER... XI KISALTMALAR... XXIII I. BÖLÜM TBMM XI. DÖNEM (1957 1960) ARA DÖNEM (1960 1961) A. TBMM XI. DÖNEM (27 Ekim 1957 27 Mayıs 1960)... 3 XI. Dönem Askerî Müdahaleyle

Detaylı

Cumhuriyet Döneminde Kurulan Hükûmetler

Cumhuriyet Döneminde Kurulan Hükûmetler Cumhuriyet Döneminde Kurulan ler Sıra No Göreve Başlama Görevden Ayrılma lerin Ömrü Yıl Ay Gün e Katılan Partiler in Sona Eriş Nedenleri 1 29.10.1923 06.03.1924-4 7 CHP Diğer İsmet İNÖNÜ 2 06.03.1924 22.11.1924-8

Detaylı

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ PAKETİ Ne getiriyor, Ne götürüyor? Onur Bakır Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Uzmanı

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ PAKETİ Ne getiriyor, Ne götürüyor? Onur Bakır Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Uzmanı ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ PAKETİ Ne getiriyor, Ne götürüyor? Onur Bakır Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Uzmanı TOPLUM BİR NOKTADA HEM FİKİR PEKİ AMA NASIL: ÜÇ TEMEL SORU Toplumun görüşleri alındı mı? Katılımcı

Detaylı

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ. Sorular Cevaplar

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ. Sorular Cevaplar ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ Sorular Cevaplar Soru 1. Halkın oylarıyla seçilen Cumhurbaşkanı görevini yaparken taraflı mı olmalı? Tarafsız mı olmalı? Cevap 1. Tarafsız olmalı. Cumhurbaşkanı cumhur u yani milletin

Detaylı

Komisyon. KPSS HUKUK Çek Kopar Soru Bankası ISBN Kitap içeriğinin tüm sorumluluğu yazarlarına aittir.

Komisyon. KPSS HUKUK Çek Kopar Soru Bankası ISBN Kitap içeriğinin tüm sorumluluğu yazarlarına aittir. Komisyon KPSS HUKUK Çek Kopar Soru Bankası ISBN 978-605-364-600-6 Kitap içeriğinin tüm sorumluluğu yazarlarına aittir. Pegem Akademi Bu kitabın basım, yayın ve satış hakları Pegem Akademi Yay. Eğt. Dan.

Detaylı

KARMA TESTLER 03. A) Yalnız l B) Yalnız II. C) Yalnızlll D) I ve II E) I, II ve III. 2. Osmanlı Devleti'nin Birinci Dünya Savaşı'na girmesine,

KARMA TESTLER 03. A) Yalnız l B) Yalnız II. C) Yalnızlll D) I ve II E) I, II ve III. 2. Osmanlı Devleti'nin Birinci Dünya Savaşı'na girmesine, KARMA TESTLER 03 1. Osmanlı Devleti'nde matbaanın kurulması, I. Sanayi II. Ticaret III.Kültür alanlarından hangileri ile ilgili değişikliğin hız kazanmasını sağlamıştır? A) Yalnızl B) Yalnız II C) Yalnızlll

Detaylı

OY HAKKI, SEÇİM ve SEÇİM SİSTEMLERİ

OY HAKKI, SEÇİM ve SEÇİM SİSTEMLERİ OY HAKKI, SEÇİM ve SEÇİM SİSTEMLERİ Sınırlı Oy Hakkı 1) Servete ve Vergiye Bağlı Seçme Hakkı 2) Yeteneğe Bağlı Seçme Hakkı (örneğin, İtalya da 1912 seçimleri, İngiltere de 1945 e kadar uygulanan seçimler)

Detaylı

GENÇLİK KOLLARI YÖNETMELİĞİ

GENÇLİK KOLLARI YÖNETMELİĞİ GENÇLİK KOLLARI YÖNETMELİĞİ 195 BÖLÜM I GENEL HÜKÜMLER KURULUŞ Madde 1 - Cumhuriyet Halk Partisi Tüzüğü nde ifadesini bulan amac a yönelik olarak, Genel Merkez, il, ilçe ve gerek görülen beldelerde örgüt

Detaylı