Tanrı'nın Bilgisi ve İnsan Hürriyeti ilişkisi
|
|
|
- Emine Ergin
- 9 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 Ankara Üniversitesi ilahiyat Fakültesi Dergisi, 50:1 (2009), ss Tanrı'nın Bilgisi ve İnsan Hürriyeti ilişkisi Bağlamında Frankfurtçu Liberalizmin Eleştirisi ZİKRİYAVUZ DR., ANKARA Ü. İLAHİY AT F AKÜL TESİ yzikrilal,hotmail.com Özet Özgür irade konusunda liberteryan bakış açısını benimseyenler, Alternatif İmkaniılıklar İlkesinin doğru olduğunu düşünmekte, 'Frankfurtçu Liberteryanlar' olarak adlandırılan belirli bir sayıdaki liberteryan ise bu ilkeyi özgür irade için zorunlu bir şart olarak görmemektedir. Bu makalede, ilahi zamansızlık ve Frankfurtçu özgür irade kavramının teizmin temel iddialarını karşılamadığını ortaya koymaya çalışacağım. Anahtar Kelimeler: İlahi zamansızlık, özgür irade, liberallik, bağdaşmazcılık, alternatif irnkanlılıklar ilkesi, teizm. Abstract A Critique of the Frankfurtian Libertarianism in terms of the Relationship between Divine Knowledge and Human Freedoru Most libertarians think that some version of the Principle of Alternative Possibilities is true. A number of libertarians, which I call 'Frankfurt-libertarians,' think that they need not embrace any version of Principle of Alternative Possibilities. In this paper, I examine the writings of one such Frankfurt-libertarian, for her evaluation of the impact of Frankfurt-style counterexamples on the Principle of Alternative Possibilities. I will also try to show how free will cannot be defended without the Principle of Alternative Possibilities and claim that divine timelessness and Frankfurt-libertarianism are not viable options for theism. Keywords: Divine timelessness, freewill, libertarianism, incompatibilism, principle of alternative possibilities, theism.
2 l _j 50 Zikri Yavuz GİRİŞ İnsanın özgür bir fail olup olmadığı, felsefenin en temel sorunlarından birini teşkil etmektedir. İnsanın fiilierinden nereye kadar sorumlu olduğu, herhangi bir hukuki meselede suç ve cezanın hangi kıstaslara göre verileceği meselesi, temel olarak hukukun alanına girse de nihai olarak insan eylemlerinin nereden kaynaklandığı ile ilgilidir. Dolayısıyla iyi kötü karşısında ahlaki bir sorumluluğa sahip olan insanın sorumluluğunun sınırlarının hangi kriteriere göre belirleneceği büyük önem arzeder. Bu yüzden Stoacılar, failin sadece seçimde bulunduğu ve bu seçimin de kendinden önceki şartlar tarafından belidendiği determinist bir dünya öngörüyorlardı. Aristoteles bu konuyla ilgili olarak ele aldığı gelecek zamanlı önermelerin doğruluğu konusunda, fatalizmden kaçınmak için gelecek zamanlı önermelerin geçmişten belirlenmediğini öne sürmüştür. ı Dolayısıyla eğer fiili er kendinden önceki bir durumun zorunlu sonucu değilse fatalizmden kaçınmış olunmakta ve böylece failin fıillerinde özgür olduğu düşünülmektedir. Bununla birlikte, İlkçağdan tevarüs edilen bu problem Ortaçağda da ele alınmış, Tanrı kavramının da dahil edilmesiyle mesele farklı boyutlara taşınmıştır. Bir yandan ezeli, zamanın dışında, her şeyin kendisine bağlı olduğu zorunlu bir Tanrı, diğer yandan da yapıp ettiklerinden sorumlu tutulan, iyi ve kötü karşısında seçme özgürlüğüne sahip ve buna göre mükafat veya cezaya çarptırılacak olan insan söz konusu olmaktadır. Tanrı'nın bilgisi ve insan hürriyeti konusunda, temelde Ortaçağdaki bakış açılarından kaynaklanan ve mükemmel varlık teolojisini esas alan iki temel bakış açısının olduğunu söyleyebiliriz: bunlardan ilki, Tanrı'nın zamanın dışında olduğunu kabul eden ve Tanrı'nın herhangi bir şekilde zamansal dünya ile ilişki içinde olmasının Tanrı 'nın basitliği ve mükemmelliği ile bağdaşmayacağını ileri süren anlayıştır. Bu anlayışın diğer temel bir özelliği, Tanrı'da herhangi bir zat-sıfat aynınma gitmemiş olması ve Tanrı'nın dışındaki varlıklara bizatihi zorunlu olmamalarına karşın ligayrihi bir zorunluluk atfetmiş olmasıdır. Yine bu anlayışa göre, Tanrı için gelecek zamanlı öner- J. L. Ackrill, A Neıv Aristotle Reader, (New Jersey: Princeton Univ., Press, 1987), ss (19a23-39); William Lane Craig, The Problem oj Divine Foreknoıvledge and Future Contingents From Aristotle to Suare=, (Leiden & New York: E. J. Brill, 1988), s.2; William Kneale & Martha Kneale, The Development oj Logic (Oxford, 1962), ss.45-54; Calvin G. Normore, "Future Contiııgents" Cambridge History oj LaterMedieval Philosophy, ed. A. Kenııy and Jan Pinborg (Cambridge, UK:Camb~idge University Press, 1982) içinde, s.361.
3 Tanrı 'nın Bilgisi ve İnsan Hürriyeti İlişkisi 51 meyi gelecek olarak bilmek mümkün değildir. O her şeyi ezeli bir şimdilikle bilir. "Yarın İstanbul'a gideceğim" gibi bir cümle her ne kadar bizim açımızdan gerçekleşmemiş bir olgusal durumu içerse de Tanrı açısından bu cümle 'O yarın İstanbul'a gider" gibi geniş zamanlı bir cümle olarak anlam kazanır. Dolayısıyla Tanrı açısından kipsel olarak ifade edilmiş önermeler, kipsel nitelemelerinden soyutlanmış olarak bir değere sahiptirler. Her ne kadar kipsel olarak ifade edilmiş önermelerin kipsel olmayan yapıya dönüştürüldüğünde aynı anlamı içermediği konusunda haklı bazı eleştiriler ileri sürülmüş olsa da bizim burada zamansal olmayan ezelilik anlayışına yönelteceğimiz eleştiri bu açıdan olmayacaktır. 2 Tanrı'nın bilgisi ve insan hürriyetine diğer bir bakış açısı, zamansal bir ezelilik tasavvurundan kaynaklanır. 3 Tanrı'nın sıfatlarının zamansal olanla ilişkiye girdiğini öngören bu bakış açısına göre, alem yoktan yaratılmış olup alemin yaratılması zamansal bir başlangıcı da beraberinde getirir. Bu zamansal başlangıçla beraber geçmiş, şimdi ve gelecek gibi zaman dilimleri birbirini süreklilik içinde takip eder. Dolayısıyla "Yarın İstanbul'a gideceğim" "Bugün İstanbul'dayım" ve "Dün İstanbul'daydım" gibi birbirinden farklı üç önerme, farklı doğruluk değerlerine sahip olacaktır. Zaman-dışı ezeliliği savunan görüş, bu üç cümleyi "O İstanbul'a gider" şeklinde ifade ederek kipsel ifadeleri önermenin temel anlam unsuru olmaktan çıkarırken, zamansal ezeliliği savunan bakış açısı bu üç cümledeki geçmiş, şimdi ve gelecek Kipsel ifadelerin kipsiz olarak ifade edilmesinin aynı doğruluk değerini ifade edip etmeyeceği, felsefi literatürde oldukça yoğun bir tartışınanın konusu olmaktadır. Bkz. George I. Mavrodes, "Omniscience," A C ompanion to Philosopy of Religion, ed. Philip L. Quinn and Charles Taliaferro (New York:Blackwell, 1999) içinde, s.237; Arthur N Prior, Papers on Time and Tense, (Oxford: Ciarendon Press, 1968), s.29; Norrııan Kretzmann, "Omniscience and Imınutability," The Journal of Phi/osophy, LXIII, 14 (1966), ss ; Anthony Kenny, The God of the Philosophers, (Oxford: Ciarendon Press, 1 979), ss.38-39; Stephen T. Davis, Logic and the Nature of God, (Grand Rapids, MI: W.B. Eerdınans, 1983), ss.l9-20. Zamansal ezelilik kavramı farklı şekillerde algılanabilir. Süreç felsefesi ve açıklık teolojisi gibi bir bakış, Tanrı'nııı zamanla ilişkisini zonınlu bir unsur olarak görerek, zamanı ve değişıneyi Tanrı'nın ayrılmaz unsurları olarak görür. Buna göre, Tanrı alemi, dolayımiayarak kendini mükeınınelleştirir. Burada kasdedilen ezelilik (everlasting) ise Tanrı'nın kendisinin dışındaki her şeyin yaratıcısı olduğunu, alemin yaratılması ile zamanın başladığını ve dolayısıyla Tanrı'nın zamansal olgulara taalluk eden bir bilgisinin olması gerektiğini varsayar. Bu kavram genel olarak zaman-dışı ezeliliğin (atempora/ eternity) karşıtı olarak kullanılmaktadır. Bkz. Thomas V. Morris, Our Idea of God, An Introduction to Philosophica/ of Theology, (InterVarsity Press, 1991), ss Buna göre Tanrı'nın her şeyi bilen (onıniscient) olması demek, zamanda meydana gelen olayları zamansız olarak değil, endeksli bir şekilde nasılsa öyle bilmesini öngörür. Endeksli ifadelerin endeksiz olarak ifade edilmesi aynı doğruluk değerini ifade etmez. Benzer bir tartışmanın, İslam felsefesinde de Tanrı 'nın tikelleri tümeller yoluyla bilip bilmemesi meselesinde olduğu gibi yer aldığını söyleyebiliriz.
4 52 Zikri Yavuz zaman kiplerini cümlelerin anlaşılmasında zorunlu bir koşul olarak görür. Dolayısıyla zamansal ezelilik kavramının Tanrı tasavvurundaki İlahi bilginin bu üç duruma taalluk ettiği düşünüldüğünde, Tanrı'nın bilgisinde kısmi/özsel olmayan bir değişmenin var olduğu, ifade edilebilir. Bu durumda Tanrı'nın değişen bilgisi söz konusu olduğunda, acaba zamansal ezeliliği savunanlar Tanrı'nın mükemmelliği ve basitliğini bir kenara itmekte ve modern dönemdeki süreç felsefesinin de öngördüğü şekliyle bir mükemmellik mi tasavvur etmektedirler? Bu sorunun cevabına evet demek mümkün değildir. Zamansal ezeliliğe göre Tanrı basit ve mükemmeldir; fakat zaman-dışı ezeliliğin aksine Tanrı'da zat ve sıfat ayırımının var olduğunu söylemek, veya diğer bir tabirle, varlık mahiyet ayırımının olanaklılığını öngörmek Tanrı'nın basitliğine ve mükemmelliğine bir hale! getirmez. Buraya kadar ifade etmiş olduğumuz iki farklı bakış açısını şu şekilde temellendirmeye çalışırsak daha faydalı olacağı kanaatindeyim: 1. Zorunlu olarak, eğer Tanrı yarın İstanbul'a gideceğimi biliyorsa, İstanbul'a gideceğim. 2. Zorunlu olarak, Tanrı yarın İstanbul'a gideceğimi bilir. 3. Yarın istanbul'a gideceğim. İlk önce her iki bakış açısının bu üç önermede doğru kabul ettiği temel unsurları ifade edelim. Her iki bakış açısı da teolojik fatalizmi reddeder. Yani 1. önermede mevcut olan zorunluluk kavramının, 3. önerme olan "Yarın İstanbul'a gideceğim"de ifade edilmesini mümkün görmez. Çünkü o zaman "zorunlu olarak yarın İstanbul'a gideceğim" gibi bir önerme bütün mümkün dünyalarda doğru olurdu ki bu da bu önermenin metafiziksel anlamda zorunlu olduğu anlainına geleceğinden fatalizme kapı aralardı. Ortaçağdaki metafiziksel kavramla söylersek, de dicto zorunluluk de re zorunluluğu gerektirmez. 4 Diğer bir ortak nokta şudur: eğer Tanrı yarın İstanbul'a gideceğimi biliyorsa, benim bunu yanlışlayabilecek her hangi bir fiil gerçekleştirmem mümkün değildir. Yani İstanbul'a gidiyorken Tanrı'nın İstanbul'a gitınediğime dair bir bilgiye sahip olması Tanrı'nın mükemmelliğine nispetle mümkün değildir. Üçüncü temel unsur, Tanrı'nın benim İstanbul'a gidiyor De dicto "önerıne ile ilgili" anlamında olup de re "şeyle ilgili" anlanıındadır. De dicto zorunluluk önermeye atfedilen bir zorunluluk iken de re zorunluluk şeye/olguya atfedilen bir zorunluluktur. Daha ayrıntılı bilgi için bkz. Michael J. Loux, Metaphysics (London: Routledge, 1998), ss.l
5 Tanrı 'mn Bilgisi ve İnsan Hürriyeti ilişkisi 53 olmam konusundaki bilgisinin ezelden olan bir bilgi olup her şeyi kuşattığıdır. Tanrı açısından gelecekte ilgili her hangi bir sürpriz söz konusu değildir. Zamanın dışında bir ezeliliği kabul edenler, nihai anlamda Tanrı'nın gelecek hakkında bir bilgisinin olduğunu kabul etmezler. Tanrı her şeyi ezeli bir şimdilikle bilir. 5 Bu yüzden her ne kadar insan için zamansal kipler mevcut ise de Tanrı için her şey ezelde bir anda olup bitmiş bir şekilde mevcuttur. Zamansal ezeliliğe göre, Tanrı 'nın alemi yaratması ile birlikte zaman başlamış ve o andan itibaren geçmiş, şimdi ve gelecek olarak ardışık bir şekilde devam etmektedir. Geleceğin şimdiden var olması mümkün değildir; aksine gelecek zamanın olgusal içeriği şimdi olduğunda gerçeklik kazanacaktır. Diğer bir farklılık, zamanın dışındaki ezeliliği savunanların ezeli yaratmayı kabul etmeleri ve, tabiri caizse, sıfır noktasında yoktan bir yaratmayı kabul etmemeleridir. Her iki bakış açısı arasındaki en temel fikir ayrıfığının bundan kaynaklanmakta olduğunu söyleyebiliriz. Bunlardan ilkine göre, yaratma yani bu alemin şu anki varlığı, ezeli olan maddenin bir şekil değiştirmesi ve form kazanmasıyla olur. Dolayısıyla bu anlayışa göre, alemin yaratılması mutlak anlamda yoktan yaratılma şeklinde yorumlanmamış, bu iiiemin var olması bir bakıma kendinden önceki bir takım unsurların şekil değiştirerek meydana gelmesiyle açıklanmıştır. Oysa zamansal ezeliliğe göre, bu alem bütünüyle yoktan yaratılmıştır ve bu alem var olmadan önce her hangi ezeli bir maddeden söz edilemez. İlahi önbilgi ile özgür iradenin bağdaşıp bağdaşmadığı konusundaki en temel problem, gelecek zamanlı önermelerin konumunun ne şekilde değerlendirileceğidir. Yukarıda da ifade edildiği gibi, her ne kadar farklı yorumlar olmakla birlikte Aristoteles'in bu konudaki çözümünün gelecek zamanlı önermelere her hangi bir doğruluk değeri atfetmemek olduğunu ifade edebiliriz. Çünkü Aristoteles bir önermenin doğru olmasını, önermenin içeriğinin gerçekliğe tekabuliyet etmesi ile sağlanabileceğini kabul ettiğinden dolayı, gelecek zamanlı önermelerin bilfiil olarak tekabül edeceği bir gerçekliğin söz konusu olamayacağı nedeniyle, bu tür önermelere doğruluk ve yanlışlık değerlerinin dışında üçüncü bir durum atfetmektedir. Her ne kadar bu bakış Boethius, Cansolation oj Philosophy, (Random House, 1943), ss.ll5-ll6. Boethius'un ( ) ezeliliği, "ezelilik, sonsuz yaşama bir anda tam ve eksiksiz bir şekilde sahip olmadır" (Eternity is the conıplete possession all at once of illimitab/e life) şeklinde tarif eder. Aquinas bu tanımı kullanır ve genelde ezelilik tanıını konusunda Boethiusçu tanıma sadık kalır.
6 54 Zikri Yavuz açısı insan bilgisi açısından doğru gözükse de Tanrı için gelecek zamanlı önermelerin doğruluğu konusunda her hangi bir belirsizlikten bahsetmek mümkün değildir. Çünkü Tanrı mutlak anlamda bilgiye sahip varlıktır. Aquinas bu durumu şu şekilde ifade eder: Onlar [gelecek kontenjanları var olmadan önce de, O, onları sadece gelecekte var olacak olarak değil, bilfiil var olarak görür.... Zira O'nun ezeliliği bütün zaman dilimiyle mevcut bir ilişkiye sahiptir ve aynı zamanda zamanın ötesine geçer. Gözetierne kulesinin tepesinde duran bir kimsenin geçen yolcuların bütün kervanını tek bir bakışta gördüğü gibi, Tanrı 'nın kendi ezeliliğinde zamanın hareketini bildiğini tahayyül edebiliriz. 6 Gözetierne kulesinin tepesindeki bir kimsenin yoldan geçen bütün kervanı gördüğü gibi Tanrı da geçmiş, şimdi ve gelecek olarak var olan bütün kontenjan alemi bir anda ezelde bilir. Buradaki an kelimesini geçmişle gelecek arasındaki zaman dilimine tekabül eden an ile karıştırmamak gerekir. Buradaki kasıt, Tanrı'nın zamanın içinde ardışık olarak tezahür eden durumları ardışık olarak değil de bir anda bildiğidir. Buna göre Tanrı alemde Zı, Zı, z 3 zamanlarında ard arda meydana gelen olayları bütün bu zamanın dışında ezeli bir şimdilikle bilir. Bu temel bakış açısının önemli sonuçları olduğunu söyleyebiliriz. İki temel eleştiriyi burada zikredeceğim: bunlardan ilki, zamanla ilgili olanı; diğeri ise özgür irade ile ilgili alanıdır. İlkine göre, eğer Tanrı ezelde her şeyi bir anda biliyorsa ve Tanrı'nın bilgisi zorunlu bilgi ise, o zaman z 1 ve z 2 gibi iki farklı zaman dilimi zaman içinde ardışık bir şekilde meydana gelmiş olmasına karşm Tanrı açısından z 1 vuku buluyorken aynı anda z 2 de meydana gelmektedir. Kenny bu itirazı haklı olarak şu şekilde ifade etmiştir: Fakat St. Thomas'ın görüşüne göre, bu kağıdı yazınam bütün ezelilik ile eş zamanlıdır. Tekrar, bu görüşe göre, büyük Roma yangını bütün ezelilikle eş zamanlıdır. O halde, ben bu kelimeleri yazarken, Nero insafsızca işini yapıyor. 7 Aquinas, Conıpendium Theologiae, s.j33: referans Craig, The Problem of Divine Fareknowledge and Future Contingents from Aristat/e to Suare::;, s. lls'den alınmıştır; Saint Thomas, Summa Theologiae. Questions on Gad, ed. Brian Davies, (Cambridge: Cambridge Univ. Press, 2006), 14, A.l3. Kenny, The Gad of the Philosoplıers, ss Benzer bir yaklaşım, Richard Swinbume'de de görülmektedir. "İç tutarsızlığı şu şekilde görülebilir. Tanrı'nın zamansızlığı insan zamanının bütün anlarında eş zamanlı olarak var olmayı içerdiği söylenir. Böylece O'nun yarın yapacağım şey, bugün yaptığım şey ve dün yaptığım şeyin her anında eş zamanlı olarak var olduğu söylenir. Fakat z 1, z 2 ve z 2,z 3 ile eş zamanlı ise, z 1 z 3 ile eş zamanlı dır. Tanrı 'nın bu şeyleri bildiği anlar geçmiş, şimdi ve gelecek eş zamanlı ise, o takdirde bu günler biri diğeri ile eş zamanlı dır. Böylece dün bugün ve yarınla
7 Tanrı 'nın Bilgisi ve İnsan Hürriyeti ilişkisi 55 Dolayısıyla Kenny'nin de haklı olarak öne sürdüğü gibi zaman-dışı ezeliliğin, zaman teorileri açısından önemli sıkıntıları barındırdığını söyleyebiliriz. Zamanın dışındaki bir Tanrı, kontenjan alemdeki ardışık olayları bir anda bildiğinden, farklı zaman kiplerinin gerçekte var olamayacağı, dolayısıyla Tanrı açısından Zı ve z2 zaman kiplerinin aynı ontolojik statüye sahip olduğu sonucu çıkacaktır. Böylece birisinin z 1 zamanında yapıyor olduğu ve z/de yapacak olduğu henüz gerçekleşmemiş iki durum, Tanrı katında bilfiil var olan durumlardır. Zamansal ezeliliği savunanların aynı zamanda ezeli yaratmayı da savunduklarını ifade etmiştik. Ezeli yaratmaya göre, alem yoktan yaratılmış olmayıp zorunlu bir şekilde meydana gelmiştir. Genel olarak Tanrı, basit olarak betimlenen bilgisi ile bütün mümkün dünyalar arasından bir seçim yapmakta ve bu mümkün dünyalardan birisini de görü bilgisi ile seçerek iradesi ile gerçekleştirmektedir. 8 Ezeli olan Tanrı zorunlu bir varlıktır ve bunun neticesinde bilgisi ve iradesi de zorunludur. Pekala, alemin zorunlu olarak yaratılmış olması insan özgürlüğü açısından ne anlama gelmektedir? Özgür irade metafiziğinin, temel bir varsayım olarak failin, yaptığı fiilin nedeni olması, yaptığı fiilin aksini de yapabilmesi, yani A fiilini yaparken değil-a fiilini de aynı şekilde yapabilmesini gerektirdiğini söyleyebiliriz. Buna göre eğer failin önünde sadece tek bir seçenek varsa, bu durumda failin gerçekten özgür iradeye sahip olduğunu iddia etmek kabul edilebilir bir iddia olamaz. Dolayısıyla ezeli yaratma, alemin kontenjanlığını sadece metafizik anlamda zorunlu olmaması olarak yorumlayarak bu kontenjanlığın, bilfiil dünyadan farklı dünyaların da aynı şekilde var olabilme imkanını olanak dışı bırakmıştır. Diğer bir ifade ile bilfiil dünya her nasılsa öyle olmak zorundadır ve bunun dışında gerçek bir imkan da bulunaynı olurdu ki bu anlamsızdır." Bkz. Swinbume, The Coherence of Theism (Oxford: Clarendon, 1995). s.228. Aquinas'a göre Tanrı'nın iki türlü bilgisi vardır. Bunlardan ilki, Tanrı'nın bütün mümkün dünyaların bilgisine sahip olduğu knowledge of sinıp/e understanding, diğer ise bu mümkünlerden birisini seçerek bilfiil kıldığı durum hakkındaki bilgisi, yani knowledge ofvision'dır. Molina bu iki bilgiye karşı üçüncü bir bilgi türü olan orta bilgiyi kabul eder ki buna göre, Tanrı gerçekleşmemiş olsa bile, hangi mümkünün hangi durumda doğru olacağını bilir. Örneğin, "eğer zengin olsaydım, araba alırdım" gibi gerçekleşmemiş bir duruma doğruluk değeri atfedilebileceğini ileri sürer. Aquinas, Sunıma theologiae, la.l4.9; William L. Craig, "The Middle Knowledge," Divine Foreknowledge, Four Views, ed. James K. Beilby and Paul R. Eddy, (Downers Grove, IL: InterVarsity Press, 2001) içinde, ss.l
8 56 Zikri Yavuz mamaktadır. Çünkü Tanrı ezeli iradesi ile bu mümkün dünyayı zorunlu bir şekilde yaratmıştır. Eğer bilfiil dünya zorunlu olarak buysa ve bundan başka bir şekilde var olması mümkün değilse, o takdirde alternatif dünyaların var olma olasılığından yani var olan dünyanın aksinin olabilirliğinden bahsetmek mümkün gözükmemektedir. Eğer böyle bir imkandan bahsedilemiyorsa, o takdirde bu argüınanın ınantıksal sonucu olarak, fiili yapan failin yaptığı fiilin aksini yapabileceği bir alternatif dünyanın da varlığından bahsetmek mümkün gözükmemektedir. Ezeli yaratmayı savunanların özgür irade konusundaki çözümleri ise farklıdır. Onlara göre failin önünde, yaptığının aksini yapabilme olanağını sağlayan alternatif dünyaların var olmaması, failin özgür iradeye sahip olması konusunda bir engel teşkil etmez. Fail tek bir seçeneğe sahip olabilir ve o seçeneği isteyerek, dışarıdan gelen her hangi bir icbar olmaksızın iradesiyle yapabilir. Fakat alemdeki nedenler zincirinin vardığı son neden olarak Tanrı göz önünde bulundurulduğunda, failin yapmış olduğu fiilde kendisinin dışındaki bir nedenin varlığı da kabul edilmek durumundadır. 9 Böylece bir fiilde iki fail kabul edilmiş olunmaktadır. Failin önünde alternatif seçeneklerin olmadığı, dolayısıyla yaptığının aksini yapabilme imkanının bulunmadığı durumda özgür iradeye sahip olduğunu savunmak dini metinlerce de savunulması zor bir durumu ortaya koymaktadır. Netice olarak, zaman-dışı bir Tanrı'nın ezeli bilgisinin ve özgür iradenin aynı anda savunulabilir bir seçeneğini sunduğunu söylememiz mümkün gözükmemektedir. ZAMANSAL EZELİLİK Zaman-dışı (atemporal) ezelilik anlayışının ortaya koymuş olduğu özgür irade anlayışına karşın zamansal ezelilik farklı bir perspektife sahiptir. Zamansal ezelilik, gelecek zamanlı önermelerin, doğruluk değerlerini şimdi olarak değil, gelecek olarak kazandıklarını ifade eder. Bu anlayışa göre Tanrı, geleceği ezelden şimdi olarak değil, gelecek olarak bilmektedir. Böylece geçmiş, şimdi ve gelecek zaman kipleri varlıklarını devam ettirınektedirler. Buna göre Tanrı'nın alemi yaratması ile zaman başlamış ve geçmiş, şimdi ve Aquinas'ın bağdaşmacı özgürlük anlayışı konusunda; bkz. John Martin Fischer, "lntroduction," Gad, Fareknowledge and Freedonı, ed. John Martin Fischer (Stanford Univ. Press, 1989) içinde, s.53; J.B. Korolec, "Free Will and Free Choice," The Cambridge History of Later Medieval Philosophy, ss
9 Tanrı 'nın Bilgisi ve İnsan Hürriyeti İlişkisi 57 gelecek birbirlerinin yerine geçerek devam etmektedirler. Gelecek şimdi olmakta, daha sonra şimdi geçmiş olmaktadır. Geçmiş zorunludur. Tanrı söz konusu olunca buradaki geçmiş zaman dilimini Tanrı'nın geçmiş, şimdi ve gelecek olarak birbirinin arqı sıra olan zaman dilimlerine maruz kalması olarak değil, aksine ezeli olan Tanrı'nın kendisi dışındaki her şeyin nedeni olması ve O'na bağlı olması olarak ifade edilmesi yerinde olacaktır. Geçmişin zorunlu olduğu konusunda her hangi bir tereddüt yoktur. Günümüzde yaşayan hiç kimse, 1453 yılında İstanbul'un fethedilmesine şu andan geriye dönük olarak engel olabileceğini düşünmez. Dolayısıyla eğer geçmiş zorunluysa, Tanrı'nın geçmişteki/ezeldeki gelecek hakkındaki bilgisi zorunlu mudur? Diğer bir ifade ile Tanrı'nın gelecek hakkındaki bilgisi değişmez gerçek (hard fact) 10 midir? Tanrı'nın gelecek hakkındaki bilgisi eğer değişmez gerçek ise, o takdirde 1453 yılında İstanbul'un fetbedilmesi dışında başka bir durumun imkanından bahsetmemiz mümkün olabilecek midir? William Ockham, Tanrı'nın gelecek hakkındaki bir kısım bilgisinin değişmez gerçek olmadığını ileri sürmektedir. Dolayısıyla Tanrı'nın alem hakkındaki bilgisinin kontenjan olduğunu, var olduğundan başka türlü olabileceğini ileri sürmektedir: [İtiraz 4] 'Tanrı Peter'i önceden takdir etti' önermesi ezelden doğruydu. Böylece yanlış olamaz. Dolayısıyla zorunludur. [Cevap] Çıkarımı reddediyorum, çünkü şimdi yanlış olan birçok önerıne, ezelde doğru idi. Örneğin 'dünya var değildir' ezelden doğru idi ve bununla birlikte şimdi yanlıştır. Böylece 'Tanrı Peter'i önceden takdir etti' ezelde doğru olmuş olacak olsa bile, bununla birlikte yanlış olabileceğini ve doğru olmuş olamayacağını iddia ediyorum. 11 Ockham'ın bu alıntıda da belirttiği bazı önermeler gelecekle bağlantılı olduğu için bu önermelerin değişmez ve zorunlu olduğunu söylememiz mümkün gözükmemektedir. Ockham burada geçmiş bazı önermeleri gelecekle irtibatlandırarak, onların zorunlu olmadıklarını ifade etmiş ve böylece lo ll H ard fact terimi, değişmez durum, gerçek hakikat olarak ifade edilebilir. Buradaki temel anlam, Tanrı 'nın alem hakkındaki bilgisinin ezeli, zorunlu ve değişmez olduğudur. Eğer Tanrı 'nın alem hakkındaki bilgisi değişmez bir gerçek ise, o takdirde alem her nasılsa öyle var olmak zorundadır ve var olduğundan başka türlü var olması mümkün gözükmemektedir. Dolayısıyla bu bakış açısı, alemin zorunlu bir varlığa sahip olduğunu da kısmen gerektirmektedir. William Ockhaııı, Predestination, God's Fareknowledge and Future Contingents, Introduction and Translated ıvith Notes and Appendices, by Marilyn McCord Adams and Norman Kretzıııann, (New York: AAC, 1969), s.40.
10 58 Zikri Yavuz özgür iradeye yer açmaya çalışmıştır. Ockham'a göre bir önermenin doğruluğunun bilinebilmesi, onun zorunlu olması ile temellendirilemez. Gelecek zamanlı önermelerin zorunlu olmamaları, onların bilinemeyeceği anlamına gelmeınelidir. Onlar zorunlu olmaınalarına rağmen kesindirler. 12 Tanrı'nın gelecek zamanlı önermeleri bilmesi, kontenjan olmasına karşın yine de kesindir. Burada kontenjan bir önermenin kesin bir şekilde nasıl doğru olacağı gibi bir soru akla gelebilir. Kontenjan bir önermenin zorunlu olmadığı durumda doğruluk değerine önceden sahip olamayacağı gibi bir itiraz, Tanrı'nın bilgisi söz konusu olduğunda Ockham için kabul edilemez. Çünkü gelecek kontenjanların önceden doğruluk değerine sahip olmaması, Tanrı'nın bilgisinde bir yanılma olabileceğini kabul anlamına gelebilir. Dolayısıyla Tanrı'nın gelecek zamanlı p önermesini değii-p önermesinin yerine bilmesinin zorunlu olmaması, Tanrı açısından gelecek zamanlı önerınelerin doğruluk değerine sahip olmadığı anlamına gelmez. Burada unutulmaması gereken husus, gelecek zamanlı önermelerin doğruluk değerlerinin bilinenden farklı bir doğruluğa sahip olduğu değil, daha ziyade ilgili olgu durumlarının bilfiil olgu durumunu alma anına kadar, o olgu durumunu alınamayı mantıksal olarak içerdiğinden, Tanrı'nın bilgisinin de farklı olabileceğinin göz önünde bulundurulması gerektiğidir. Tekrar ifade edecek olursak, burada Tanrı'nın bilgisinin z 2 zamanından zı 'e geriye doğru bir nedenietne (backward causation) ile değiştirilmesi söz konusu değildir. Dolayısıyla Tanrı'nın bilgisinin kontenjan olması, olduğundan daha farklı kılınabileceği anlamına gelmemektedir. Ockham'ın kastettiği şey, Tanrı'nın gelecek zamanlı olgular hakkındaki bilgisinin, bu bilginin nesnesinin meydana gelmesi zamansal bir durum olduğundan, meydana gelme anına kadar meydana gelmeme olasılığını da içerdiğidir. Fakat bu, Tanrı'nın geçmişteki bilgisinin olduğundan farklı kılınabileceği ve yanlışlanabileceği bir durum yaratacağı anlamına gelmez. Dolayısıyla Tanrı'nın pasifbir durumda edilgen bir bilgiye sahip olduğu gibi bir anlamın çıkarılması doğru değildir. 12 Ockham, Philosophical Writings A Selection, trans. and intro. Philotheus Boehner (Indianapolis: The Bobbs-Merriii Com., 1964), ss.l Kesin bir şekilde doğru olma ile zorunlu olarak doğru olma arasındaki fark mümkün dünyalar kuraınıyla açıklanabilir. Zorunlu olarak doğru olan bir şey bütün mümkün dünyalarda doğrudur. Fakat kesin olarak doğru olan bir şey metafizik bir zorunluluktan ziyade e pistemik bir doğruluğa işaret eder. Örneğin, Tanrı 'nın 2010 tarihinde deprem olacağı hakkındaki bilgisi kesin olmasına karşın mutlak anlamda zorunlu değildir. Çünkü 2009 ve 201 I tarihinde deprem olması olası değildir. Dolayısıyla kesinlik bazı mümkün dünyalardaki doğrulukla ilişkili iken zorunluluk bütün mümkün dünyaları kapsar.
11 f Tanrı 'nın Bilgisi ve İnsan Hürriyeti ilişkisi 59 Ockham'ın Tanrı'nın bilgisinin tamamen geçmiş hakkında olmadığı, bir ucunun gelecekle bağlantılı olduğunu ileri sürmesi, Tanrı 'nın gelecekteki olgular hakkındaki önbilgisi geçmişte olduğu için zorunlu alınası gerektiği konusundaki temel metafizik ilkeye karşı çıkarak fatalizmden kaçınma amacına matuftur. Temel olarak Aristoteles'in gelecek zamanlı önermelerin doğru da yanlış da olabileceğini beliıierek bir anlamda bu önermelere üçüncü bir değer atfetmiş olduğunu daha önce zikretmiştik. Ockham, teizm söz konusu olduğunda gelecek zamanlı önermelerin sahip olabileceği iki değerden (p veya değii-p) birisine sahip olması gerektiğini varsayarak bir anlamda üçüncü halin imkansızlığı ilkesi yerine iki değerlilik (bivalence) ilkesini benimsemiş görünmektedir. Dolayısıyla Ockham, bu noktada meselenin temel mantığı açısından Aquinas'dan tekrar ayrılmaktadır. Aquinas, ifade edildiği üzere, gelecek zamanlı önermelerin doğruluğu hakkında üçüncü halin imkansızlığı ilkesini kabul etmekte, dolayısıyla fatalizmden kurtulmak için Tanrı'nın bilgisini zamanın dışına çıkarmaktaydı. Bu şekilde Tanrı için bir ön bilgiden bahsedilemeyeceğinden ötürü, gelecek zamanlı önermelerin önceden bir doğruluk değerine sahip olamayacağı düşüncesine dayalı olarak fatalizm de ortadan kalkmış olmaktadır. Fakat bunun aksine Ockham'a göre, gelecek zamanlı önermelerin doğru olmasından ya da yanlış olmasından bahsedebilmemize karşın, onların zorunlu olarak doğru veya zorunlu olarak yanlış olduğunu iddia edemeyiz. Ockham, Aquinas'ın aksine, geçmişin zorunlu olmadığını ifade ederek gelecek kontenjanların arızi/geçici zorunlu olmasından bahsetmeyi mümkün görmemektedir. Kısaca ifade edersek, ona göre, gelecek zamanlı önermeler kesindir, fakat zorunlu değildir. 13 açıklaması oldukça Ockham'ın neden böyle bir çözüm yoluna gittiğinin ilginçtir. Ockham'a göre Tanrı'nın alemi yaratması zorunlu değil kontenjan bir durumdur. Ockham, ilahi özgürlüğü Tomistik gelenekten farklı yorumlamakta ve Tanrı'nın alem hakkındaki bilgisinin kontenjan olduğunu ifade ederek Tanrı ile alem arasındaki ilişkide bir zorunluluk olduğunu kabul etmeınektedir. Bununla birlikte Tanrı'da zat-sıfat aynınma giderek, Tanrı'nın bilgisinin zatından ayrı bir semantik anlamı olduğunu ileri sürmektedir. Bu yüzden Ockhaın' a göre, ezeli zamansızlık doktrininin, kökenieri sudurcu 13 R. Edward Wierenga, The Nature ofgod, An lnquiry into Divine Attributes. (lthaca: Comeli Univ. Press, 1989), s.65; Linda Trinkaus Zagzebski, The Dilenıma of Freedam and Fareknowledge (New York: Oxford University Press, 1991), ss
12 60 Zikri Yavuz gelenek içinde var olacak şekilde savunulması doğru bir bakış açısını yansıtmamaktadır. Tanrı başlangıcı ve sonu olmayacak şekilde ezelidir, fakat tamamen zamansız bir ezelilik değildir bu. Ockham'ın görüşleri ekseninde insan özgürlüğü ve ilahi bilgi arasındaki ilişki konusunda yapmış olduğu katkıyı kısaca ifade edersek, Tanrı'nın gelecek hakkındaki bilgisi zamanın dışındaki bir ezelilikte olduğu gibi ezeli şimdide var olmamakta, Tanrı geleceği gelecek olarak bilmekte ve bu yüzden gelecek hakkındaki bilgisi değişmez bir durum (hard fact) olmayıp değişebilir bir durum (soft fact) olmaktadır. Diğer bir ifade ile, gelecek zorunlu olarak nasılsa öyle meydana gelmemekte ve olduğundan farklı bir şekilde olabilmesi mümkün gözükmektedir. Bunun Tomistik gelenekten esaslı bir sapınayı ifade ettiği açıktır. TANRı'NIN BİLGİSİNİN SINIRLANDIRILMASI VE GELECEK ZAMANLI ÖNERMELERİN DOGRULUK DEGERi Aquinas'a göre, Tanrı'nın gelecek zamanlı önermeler hakkındaki bilgisi söz konusu olduğunda Tanrı için gelecek zamanlı önermelerin olmadığını ve Tanrı'nın her şeyi bir zorunlu ezeli bir andalıkta bildiğini ifade etmiştik. Buna göre insan için gelecek zamanlı önermelerin varlığından söz etmemiz imkan dahilinde olsa bile, bu Tanrı için mümkün değildir. Böyle bir anlayışın zaman teorisi açısından ne tür sakıncalar doğurduğunu da ifade etmiştik. Bununla birlikte Tanrı açısından da gelecek zamanlı önermelerin var olabileceğini ve bu önermelerin Tanrı tarafından da bilinebileceğini ileri süren düşünürler mevcuttur. Geach ve Swinburne, gelecek zamanlı önermelerle ilgili olarak Aristotelesçi bakış açısını kabul etmekte ve zaman teorisi açısından da A zaman teorisini, yani zamansal kipierin bizatihi varlığını kabul edip, geçmiş, şimdi ve gelecek arasında bir sürekliliğin olduğunu ileri sürınektedirler.ı4 Dolayısıyla bu anlayışa göre, gelecek bilfiil olarak gerçekleşmemiş olup gerçekleşecek mümkün varlıklar sahasıdır; şimdi ve geçmiş zorunlu, değişmez ve olup bitmiş bir alandır. Bu yüzden geçmişe zorunluluk atfedilirken bunun aksine geleceğe imk'in izafe edilmekte, dolayısıyla geçmiş ve gelecek arasında zorunluluk açısından asitmetrik bir durum söz konusu ol- A zaman teorisi, geçmiş, şimdi ve gelecek zaman kiplerinin varlığını kabul eder ve bunlar arasında süreklilik olduğunu iddia eder. Şimdi'ye ontolojik bir öncelik atfeder. B zaman teorisi ise, zamanı öncelik, sonralık ve eş zamanlılık olarak ele alır ve bu üç unsur aynı ontolojik statüye sahiptir. Bkz. Philip Turetzky, Time, (London: Routledge, 1998), ss
13 Tam:ı 'nın Bilgisi ve İnsan Hiirriyeti İlişkisi 61 maktadır. Zaman-dışı ezeliliği savunanlar açısından ise gelecek kontenjan olmasına rağmen, imkan kavramı hakkında realist bakış açısını öngörmelerinden dolayı ve sudurun metafiziksel implikasyonları nedeniyle, ikincil nedenler yoluyla belirli bir türde zorunluluğa sahiptir. Bu zorunluluk metafiziksel bir zorunluluk olmamakla birlikte, zamansal/arizi (accidental necessity) bir zorunluluk arzeder. Dolayısıyla gelecek zaman hakkında realist bir bakış açısından bakılarak Tanrı'nın ilahi inayet ve hükümranlık açısından herhangi bir eksikliğe sahip olamayacağı ileri sürülmüştür. Bununla birlikte, burada dikkat edilmesi gereken husus, gelecek zamanlı önerınelerin doğruluğu ile ilgili olarak Aquinasçı bakış açısını kabul etmeyenlerin, Tanrı'nın gelecek hakkındaki inayeti ve hükümranlığını farklı bir şekilde yorumlamış olduklarıdır. Bu bakış açısına göre, Tanrı'nın geçmişte ve şimdide mevcut olan her bir şeyi hiçbir şekilde dışarıda bırakınayacak tarzda bilmesi ve bununla birlikte yaratıcı vasfı ile devamlı bir şekilde alemi idameve kontrol etmesi sayesinde alem, Tanrı'nın kontrolü altında ve onun yönlendirdiği şekliyle var olmaktadır. Dolayısıyla gelecek hakkında insan için geçerli olan ınüphemlik, Tanrı için söz konusu olmamaktadır. Swinburne'e göre, bir P şahsı ancak ve ancak bir z zamanında ve z zamanından önce bütün doğruluları biliyorsa her şeyi bilen olabilir. Buna ilaveten z zamanından sonra meydana gelen şey, mantıksal zorunluluktan dolayı doğru olmuşsa veya z zamanından önceki bir takım nedenlerden dolayı doğru olmuşsa, bunları bilmesi de gerekir. 15 Swinburne'e göre, P geçmişte olmuş, şu anda olmakta olan her şeyi bilmektedir. Fakat eğer P aynı zamanda her şeye gücü yeten ve mükemmel bir şekilde özgürse, gelecek onun kontrolü altında olacaktır; fiziksel olarak zorunlu olan doğa kanunlarını zorunlu olmayacak şekilde değiştirebilir veya bir anda evreni ortadan kaldırabilir. Tanrı'nın özgür varlık olması demek, geleceğin zorunlu olmaması ve Tanrı'nın gelecekle ilgili tasarruflarının determine edilmemiş olması anlamına gelir. Dolayısıyla Swinburne'e göre, geçmişin zorunlu olması hasebiyle geleceğin de zorunlu olduğunun iddia edilmesi, Tanrı'nın özgür olması kavramıyla çelişir. Ona göre, Tanrı'nın mükemmel bir şekilde özgür olmasının, Tanrı'nın bazı fiilieri yapmak için öncelikli nedenlerinin var olması ve o fiili yapacağını bilmesinin dışında, geleceği önceden zorunlu olarak bilmesi şeklinde yorum- 15 Swinburne, The Coherence ojtheisnı, s.l81.
14 62 Zikri Yavuz lanması söz konusu olamaz. Diğer bir ifade ile, geçmiş onun bilgisine konu iken, gelecek onun kontrolü altındadır. Swinburne'e göre geçmişten gelecekteki yapacağı bütün fiilieri bilen şeklinde güçlü bir tarzda yorumlanan "her şeyi bilen" kavramı, Tanrı'nın mükemmel bir şekilde özgür olması ile örtüşmeyecektir.16 Swinburne Tanrı'nın mutlak anlamda her şeyi bilmesi ile ilgili olarak sınırlı bir anlayışı kabul etmektedir. Ona göre, Aquinas'ı takip ederek Tanrı'nın bilgisinde bir sınıriandırmaya gidebiliriz. 17 Swinburne'e göre, nasıl ki Tanrı'nın mutlak kudreti mantıksal olanla sınırlı olacak şekilde sınırlandırılabiliyorsa, Tanrı'nın bilgisi de aynı şekilde sınırlandırılabilir. 18 Swinburne genel olarak bilginin tanımında mevcut olan inanç, haklı çıkarma ve doğruluk kavramlarını farklı şekilde yorumlamaktadır. Ona göre, Aquinas'ta mevcut olduğu haliyle gelecek zamanlı önermeleri, Tanrı'nın zorunlu bir şekilde ezeli bir şimdilikte bilmesine gerek yoktur. Diğer bir ifade ile Aquinas'ın yapmış olduğu gibi Tanrı'nın gelecek zamanlı önermeler hakkında bilgisini sağlama almak için geleceğin ezelde bilfiil olarak var olduğunu söyleyerek özgür iradeyi ortadan kaldırmamız gerekmez. Swinburne, epistemik tarifi hafifleterek Tanrı'nın bilgisi hakkmda yeni bir tarif getirmeye çalışmaktadır. Ona göre, Tanrı zorunlu olan şimdi ve geçmişi bilmekte ve geleceği de bu alemi yarattığı ve kendi gayelerine göre idame ettirdiğinden dolayı bilmektedir. Fakat bunun klasik anlamdaki bir Tanrı'nın bilgisi olduğundan bahsetmemiz mümkün değildir. Bu yüzden bu anlamda Tanrı, insanın fiilierinin neredeyse tamamına yakınını önceden tahmin edebilir (to predict almost all). 19 Açıktır ki Swinburne Tanrı'nın bilgisinde bir sınırlandırmayı öngörerek failin özgür iradeye sahip olabileceğini iddia etmiştir. Fakat bu bakış açısmın mükemmel varlık teolojisinin Tanrı'nın ilminde, kudretinde ve iradesinde her hangi bir noksanlığı öngörmeyen temel varsayımlarını yeterince temellendirdiğini söylememiz mümkün gözükmemektedir. Daha öncede ifade etmeye çalıştığımız gibi teizmin en temel iki unsurundan biri olan Tanrı'nm mükemmelliği ve failin özgür iradeye sahip olması konusunda Swinbume, a.g.e., s.l8l. Swinbume, a.g.e., s.l80. Swinbume, a.g.e., s. ISO. Swinbume, a.g.e., s.! SI.
15 Tanrı 'nın Bilgisi ve İnsan Hürriyeti ilişkisi 63 Swinburne'ün ikincisi adına birincisinden önemli tavizler verdiğini görüyoruz, ki bu anlayışın önemli eleştirilere maruz kalacağı açıktır. Liberteryan görüş failin özgür bir fail sayılabilmesi için fiilin nedeninin fail olması, failin dışında başka bir şeyden ötürü nedenlenmiş olmaması, failin yaptığının aksini yapabilecek olması ve bunun sonucu olarak failin önünde alternatif seçenekler olması gerektiğini ileri sürer. Dolayısıyla bir fail, A fiilini yaparken aynı zamanda değil-a fiilini de aynı oranda yapabilme kudretine ve iradesine sahip olmalıdır. Aksi takdirde failin önünde sadece tek bir seçenek olmuş olacaktır. Bu anlamda liberteryan görüş, determinizmle özgür iradenin bir arada bulunabileceği düşüncesine karşı çıkmaktadır?0 Özgür iradeyi savunmak için Tanrı'nın bilgisinde bir sınıriandırmaya mı gitmeliyiz yoksa, Tanrı'nın mutlak basitliğine ve değişmezliğine vurgu yaparak oldukça zayıflatılmış bir özgür iradeyi mi savunmalıyız? Makul bir özgür irade savunusu için bu yollardan birisini seçmek zorunlu mudur yoksa farklı bir alternatife sahip miyiz? Bu sorulara cevap vermeden önce, neden özgür irade ve Tanrı'nın bilgisinin bir arada savunulması gerektiği sorusu sorulmalıdır. Bunun cevabı, dinin en temel varsayımının bu iki unsuru, birbirini dışlamayacak şekilde bir arada barındırması gerektiği noktasındadır. Kutsal Kitaplar, özellikle Kuran-ı Kerim ve bunun sonucu oluşmuş olan dini literatür, Tanrı'nın mutlak bilgisi, kudreti ve iradesi konusunda her hangi bir eksikliğe sahip olamayacağı hususunda açıktır. Tanrı mutlak bilgi, kudret ve irade sahibidir ve aynı zamanda kendisinin dışındaki her şey, varlığını O'na borçludur. Dolayısıyla burada herhangi bir sınırlandırma, hem metafizik gerçeklikle hem de dinin temel argümanlarından kaynaklanan saiklere binaen makul gözükmemektedir. Diğer yandan, özgür iradenin savunulması da zorunlu mudur gibi bir soru akla gelebilir. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi, dinin en temel argümanı, bu dünyadan başka bir dünyanın var olacağı ve insanın yapıp ettiklerinin bu dünyadan başka dünyada sorgulanacağıdır. Dolayısıyla bu dünyada iyi ve kötü kavramlarının anlamının azaltılmaksızın kabul edilmesi ve insanın iyi ve kötü ile ilgili davranışlarından dolayı müka-. fat veya cezaya maruz kalacağı kabul edilmelidir. İnsanın özgür iradeye 20 Liberteryanizmin tanımı için bkz. Robert Kane, A Contemporary Introduction to Free Will, (New York Oxford: University Press, 2005), ss
16 64 Zikri Yavuz sahip olduğu ilkesi tartışına götürmez bir şekilde anlamsal içeriğini muhafaza etmek durumundadır. Bu yüzden özgür irade hakkındaki bir tartışma, zorunlu olarak Tanrı'nın nedensel bilgisini ve özgür iradeyi bir arada savunabilen bir varsayıma dayanınalıdır. KARŞIT DURUMSAL ÖNERMELER VE FRANKFURTÇU LiBERAL ANLAYlŞ Aquinas Tanrı'nın bilgisi ile ilgili olarak iki durumdan bahseder. Ona göre Tanrı'nın bütün mümkünleri içeren basit bilgisi ve bu mümkünlerden birisini seçerek iradesi ile gerçekleştirdiği görü bilgisi olduğunu ifade etıniştik. "Zorunlu olarak, Tanrı yarın İstanbul'a gideceğimi biliyorsa, yarın İstanbul'a gideceğim" şartlı önermesi her ne kadar metafiziksel olarak zorunlu bir önerme olmasa da hipotetik olarak zorunlu bir önermedir. Dolayısıyla bu şartlı önern1eden "Zorunlu olarak yarın İstanbul'a gideceğim" gibi bir çıkarsamada bulunmamız doğru değildir. Zorunluluk moda! kavramı şartlı önermenin bütün olarak nitelemesinden art bileşenini niteleyecek şekilde çıkarım yapılınasının doğru olmadığı temelde Aquinas'ın kabul ettiği bir bakış açısıdır.21 Buna göre ezeli yaratmaya sahip Tanrı, bu dünyayı sonsuz sayıdaki mümkün dünyalar arasından birisini seçerek zorunlu olarak yaratmıştır. Bu mümkün dünyanın dışında başka bir mümkün dünyanın doğru olabilmesinden bahsetmek ve özgür iradenin temel şartlarından biri olan alternatif seçeneklerin olduğu bir mümkün dünyadan bahsetmek mümkün değildir. Tanrı ezelden bu dünyayı yaratmak zorundaydı ve bu dünyadan başka bir dünyanın var olması da mümkün değildi. Bu yüzden daha önce de ifade etmeye çalıştığımız gibi, Aquinas'ın özgür irade anlayışı Aristotelesçi bir özgür irade anlayışına dayalıdır. Ona göre teleolojik anlamda bir gayeye binaen tek bir yöne giden aleınde failin de bu gayeye göre davranması gerekmektedir. Aritoteles'den kaynaklanan özgür irade anlayışı ve Aquinasçı metafizik anı ı De dicto zorunluluğun de re zorunluluğu gerektiınıediği Ortaçağ metafizik tartışmalarında genel kabul gören bir husustur. Yukarıda sayfa 2'de ifade edildiği gibi I. Önermedeki şartlı önemıeyi niteleyen ::orunluluk moda! kavramının aynı zamanda 3. önerıneyi de nitelediği kabul edilemez. "Yarın istanbul'a gideceğim" önermesinin bütün mümkün dünyalarda zorunlu bir önerme olduğu iddia edilemez. Diğer bir ifade ile metafiziksel veya ınantıksal zorunluluktan ziyade hipotetik bir zorunluluktan bahsedebiliriz.
17 Tanrı 'nın Bilgisi ve İnsan Hürriyeti İlişkisi 65 layışı failin önünde alternatif seçeneklerin bulunduğu liberteryan bir bakış açısını vermemektedir. 22 Özgür iradenin savunumu konusunda temel unsurları belirtirken failin, kendi fiilinin nedeni olması, failin yaptığının aksini yapabilmesi ve önünde alternatif seçeneklerin olması gerektiğini ifade etıniştik. Buna karşın bağdaşınacı anlayış, detenninizın ile özgür iradenin bir arada olabileceğini ifade ederek özgür irade konusunda böyle bir açılım gerçekleştirıneye çalışmıştır. Fakat son dönemlerde hem liberalizınin savunulabileceği hem de failin önünde alternatif seçeneklerin olmadığı bir durumda bile failin özgür iradeye sahip olabileceğini savunan Harry G. Frankfurt, bağdaşmacı özgür irade anlayışı konusunda oldukça kabarık bir literatürün oluşmasına neden olmuştur. Frankfurt'un sorusu, failin önünde tek bir alternatifın var olmasına karşın fiili kendinden kaynaklanacak şekilde yapmasının onu gerçek anlamda özgür bir fail kılıp kılmayacağı idi. Frankfurtçu bakış açısı, fiilin failin dışında her hangi bir nedeni olmadığını ileri sürerek determinizmden ayrılıp liberteryan görüşle örtüşürken, failin tek bir seçeneğinin var olduğunu söyleyerek deterıninizınle örtüşmekte ve liberteryan görüşten ayrılmaktadır. Diğer yandan failin fiilin gerçek nedeni olduğunu söyleyerek liberteryan görüşle örtüşmekte; fakat failin önünde tek bir seçeneğin olduğunu söyleyerek ondan uzaklaşmaktadır. Dolayısıyla bu liberal anlayış, klasik özgürlükçü liberal anlayıştan uzaklaşan bir tez olması hasebiyle yeni bir bakış açısı ortaya koymaktadır. 23 Bu bağlamda Frankurt, liberal anlamda özgürlükten bahsedilebilmesi için failin önünde alternatif seçeneklerin var olmasının zorunlu olmadığını ileri sürer. Frankfurt'un örneğine göre, fiili yapan Jones ve bu failin kendi istediği şeyi yapmasını isteyecek şekilde onu kontrol eden bir başka kişi, diyelim ki Black vardır. Black, Jones'un belirli bir eylemi yapmasını istemektedir. Fakat bununla birlikte, Black, Jones'un bu eylemi kendi başına Aquinas'da özgür irade ve alternatif imkanlar ilkesi arasında ilişki için bkz. Eleonore Stump, Aquinas, (London: Routledge, 2003), ss Kane, A Contenıporary Introduction to Free Will, ss.83-85; Lauria Waddell Ekstrom, "Libertarianism and Frankfurt-style Cases," The Oxford Handbook of Free Will, ed. Robert Kane, (New York: Oxford Univ. Press, 2003) içinde, s.312; bu bakış açısı yeni birçok tartışmayı tetiklemesine karşın, Pink'in de ifade ettiği gibi Calvinci özgür irade anlayışını yansıttığını söylemek yanlış olmayacaktır. Bkz. Thomas Pink, Free Will: A Ve1y Short Introduction, (Oxford Univ. Press, 2004), s.78.
18 66 Zikri Yavuz yerine getirmesini, yani kendi müdahalesi olmaksızın yapmasını istemektedir. Bununla birlikte Black, Jones'un her hareketini gözlemlernekte ve bir gösterge (indicator) yardımıyla, Jones'un kendisinden istenilen eylemi kendi başına yerine getirip getirmeyeceğini her daim izlemektedir. Eğer gösterge Jones'un Black'ın istemiş olduğu eylemi yerine getirmeyeceğini işaret ederse, Black hipnoz veya nöral manipülasyon gibi değişik zihinsel yönlendirmelerle eylemin meydana getirilmesini sağlamak için müdahale etmektedir: Black olarak adlandırdığımız bir kimsenin Jones'dan belirli bir fiili yapmasını istediğini varsayalım. Black, istediğini elde etmek için her türlü yola başvurmaya hazırdır; fakat o zorunlu olmadıkça niyetini belli etmemeyi tercih etmektedir. Böylece O Jones'un ne yapacağına karar verme anına kadar bekler ve ondan yapmasını istediğinden başka bir şey yapmaya karar verdiği ona açık olmadıkça (Black bu tür şeyler hakkında mükemmel bir karar verme yeteneğine sahiptir), hiçbir şey yapmaz. Eğer Jones'un Black'ın istediğinden başka bir şey yapmaya karar vereceği ortaya çıkarsa, Black Jones'dan yapmasını istediği şeye karar vermesini ve yapmasını sağlamak adına etkili önlemler alır. Jones'un temel tercihleri ve eğilimleri her ne olursa olsun, Black kendi istediğini elde edecektir. 24 Bu örnekten çıkarılacak sonuçları birkaç ana unsur halinde ifade edebiliriz: Jones'un, liberal anlamda özgürlüğün var olabilmesinin şartı olan alternatif seçenekiere sahip olmadığı gözükmektedir. Çünkü Jones nihai olarak Black'ın istediği eylemi yapmaktan başka bir seçeneğe sahip değildir. Eğer Black'in istemiş olduğu eylemden farklı bir şey yapmaya karar verirse, bu süreçte Black bir şekilde müdahale etmekte - bu Jones'un beynine bir alet yerleştirmekle veya hipnoz gibi unsurlarla olabilir- ve Jones'dan kendisinin beklediği sonucu bir şekilde meydana gelmesini sağlamaktadır. Dolayısıyla Jones'un önünde var gözüken alternatif seçeneklerin gerçekte var olduğunu söylememiz mümkün görünmemektedir. Diğer bir ifadeyle, aslında Jones'un önünde seçilebilecek tek bir seçenek vardır. Fakat Frankfurt'a göre buradan bir determinizm çıkarılamaz. Çünkü bir an için Jones'un her hangi bir müdahaleye gerek kalmadan Black'ın istemiş olduğu şeyi yapmaya karar verdiğini varsayalım. Bu durumda istenilen sonucun ortaya çıkması dışarıdan bir zorunluluk eseri olarak değil, Jones'un kendi iradesi ile meydana gelmiş olmaktadır. Diğer bir ifadeyle, Jones'un yapmış olduğu şey, kendi kudreti dahilinde olup nedensel zorunlu bir koşula sahip değildir. Buradan Frankfurt bir kimsenin özgür kabul edilebilmesi ve ahlaki anlamda sorumlu olabilmesi 24 Harry G. Frankfurt, "Alternate Possibilities and Moral Responsibility," The Journal of Philosophy, 66:23 (1969), s.835.
19 Tanrı 'nın Bilgisi ve İnsan Hürriyeti İlişkisi 67 için önünde altematif seçeneklerin bulunmasının zorunlu olmasının gerekmediği ve o fiili yapmanın onun kudreti dahilinde olmasının yeterli olduğu sonucuna varır. Bu değerlendirmeler eşliğinde Frankfurtçu bakış açısınm ilahi önbilgi ve özgür irade problemine ne gibi bir çözüm getirdiğini irdelemek yerinde olacaktır. Bilgisi özsel olduğu için Tanrı, yanılmaz bir şekilde bir kimsenin yapacağı eylemi önceden bilir. Bu yüzden Tanrı'nın her hangi bir failin gelecekte yapacağı fiil hakkmdaki bilgisi zorunlu olduğundan dolayı, failin önünde sadece tek bir seçenek mevcut olacaktır. Diğer bir ifadeyle bir fiilin önceden nasılsa öyle olacağının zorunlu olması, o fiilin olduğundan başka türlü olmasmın imkanını yadsır. Deyim yerindeyse failin önünde tek bir seçenek olup, bu seçeneği kendi iradesi ile dışsal bir icbara maruz kalmaksızın yapmaktadır. Failin önünde her zaman A seçeneği olabilir ve fail bunu kendi iradesiyle yapabilir. Dolayısıyla Frankfurtçu anlamda liberalciliğin önerdiği şey, bir kimsenin özgür iradeye sahip olabilmesi için önünde alternatif seçeneklerin olmasınm zorunlu olmadığıdır. Bu durumda, bir an için Black'm yerine Tanrı'yı koyduğumuzda, Jones Tanrı'nın kendisinden yapmasını istediği şeyden başka bir şey yapmaya niyet ettiğinde bir şekilde Tanrı müdahale edip murad ettiği şeyin yapılmasmı sağlayacağından dolayı Jones'un önünde yaptığmın aksini yapabileceği altematif seçeneklerin var olduğu mümkün bir dünya mevcut olmamaktadır. Jones'un fiilieri Tanrı tarafından nedensel olarak belirlenmemiş olmasına karşın, yine de Jones'un önünde alternatif seçenekler bulunmamaktadır. Dolayısıyla Jones, önünde alternatif seçenekler bulunmamasına rağmen ahlaki olarak yaptığı eylemlerden sorumludur ve bunun karşılığında cezaya ve mükafata layık görülecektir.25 Jones her zaman Tanrı'nın istediği şekilde fiilieri meydana getirir ve bu 25 Frankfurtçu bakış açısını kabul eden John Martin Fischer, Frankfurt'un vermiş olduğu örneği biraz daha ayrıntılı bir şekilde ifade ettiğinden, biz de bu örneği aktarmanın faydalı olacağını düşünüyoruz. Bu örneğe göre, Black kötü niyetli bir beyin cerrahıdır. Jones' da mevcut olan bir beyin tümörünü uzaklaştırmak için bir operasyon yaparken, Jones 'un beynine onun aktivitelerini gösteren ve kontrol eden bir alet yerleştirir. Bunun hakkında Jones'un hiçbir bilgisi yoktur. Black, Jones'u kontrol etmeyi bir bilgisayar vasıtasıyla yapmaktadır ki bu bilgisayar Jones'un seçimde oy vereceği yeri ve birçok diğer şeyleri Black'e gösterecek şekilde programlanmıştır. Eğer John, oyunu Carter'a verme yönünde bir eğilim gösterirse, o takdirde bilgisayar, Jones'un beynindeki mekanizma vasıtasıyla, olaya müdahale etmekte ve gerçekten Reagaıı'a oy vermeye karar vermesini sağlamaktadır. Bunun yanında eğer Jones Reagan'a oy vermeye kendi karar vermişse, bilgisayar hiçbir şey yapmamakta, Jones 'un aklındakilere herhangi bir müdahalede bulunmaksızın olup biteni sadece göstermektedir. John Martin Fischer, "Responsibility and Control," The Journal oj Philosophy, 70 (1982), s.26; bkz. The Metaphysics of Free Wi/l, An Essay on Control, (Oxford: Blackwell, 1994), ss.bl- 134; "Frankfurt-Type Examples and Semi-Compatibilisın," ed. R. Kane, The Oxford Handbook oj Freewill içinde, ss.28 I -308.
20 68 Zikri Yavuz yüzden ilahi inayet kavrammda da her hangi bir eksiklik meydana gelmiş olmaz. Failin fiilinde Tanrı'nın her hangi bir müdahalesini kabul etmediğinden dolayı, determinizmden nedensellik yönünden farklılaşmakta ve liberal görüşle örtüşmekte, bununla birlikte alternatif seçenekleri özgür irade için gerekli görmemesi açısıııdan da deterıninizmle aynı temeli paylaşmaktadır. Sonuç olarak Tanrı'nın bilgisi ve özgür irade, dini metafiziğin vazgeçilmez iki parametresi olarak gözükmektedir. Buna göre bu konuda ortaya konulan çözümlerin kabul edemeyeceği en temel unsur, Tanrı'nın bilgisinde bir sınıdandırmaya gitmek veya özgür irade konusunda detenninizmi kabul etmektir. Dolayısıyla mutlak anlamda zamanın dışında bir ezeliliği kabul edenlerin sahip olduğu bakış açısı, ezeli yaratma ve Tanrı'nın nedensel bilgisinde tavizkar olmayan tutumları nedeniyle bilfiil dünyadan farklı mümkün dünyaların varlığını kabul etmemeleri sonucu, faili teleolojik bir gayenin determine edilmiş uygulayıcısı olarak görmektedir. İnsan akıl sahibi bir varlık olduğu için nedenlerin ve sonuçların farkında olan bir varlık olması itibarı ile diğer canlılardan farklı olarak yapmış olduğu seçimler iradidir. Fakat bu gayenin neticeleri açısından bir farklılığı meydana getirmez. Her ne kadar zaman-dışı bağdaşmacı bakış açısının, Teizmin Tanrı'nın basitliği ve değişmezliği konusundaki temel parametresini muhafaza etmiş gözükse de diğer unsur olan özgür irade konusunda neredeyse determinizme yakın bir duruş sergilediği aşikardır. Dolayısıyla daha öncede ifade etmiş olduğumuz teizmin temel iki unsurundan birisini, Tanrı'nın mutlak basitliği ve değişmezliği adına oldukça zayıflattığını müşahade ediyoruz. Diğer yandan failin özgür iradesini önemseyen ve bu yüzden Tanrı'nın gelecek zamanlı önermeler hakkında bilgisinden ziyade inançlarından bahseden anlayış ise bu parametrelerden birini tekrar diğeri lehine zayıftatmış gözükmektedir. Buna göre Tanrı'nın gelecek hakkında bilgisinden ziyade inançlarının olduğundan bahsederek Tanrı'nın bilgisinde sınırlamaya gitmek iki açıdan savunulması zor gözükmektedir: İlk olarak, bu bakış açısı Tanrı'nın en temel özsel niteliği olan mükemmellik kavramında oldukça radikal bir şekilde klasik teizmin kabul edemeyeceği bir yoruma gitmiş olmasını gerektirmektedir: İkinci olarak da böyle bir yoruma kapı aralamanın sadece Hıristiyanlık teolojisine özgü enkamasyon ve teslis gibi akidelerden kaynaklanacak olmasıdır. Bu bakış açısının rasyonel ve evrensel bir din felsefesinin temel unsurları ile örtüştüğünü iddia etmek zordur. Dolayısıyla Tanrı'nın bilgisi ve özgür irade problemi konusunda rasyonel bir çözüm sunduğunu ileri sürmek
21 Tanrı 'nın Bilgisi ve İnsan Hürriyeti İlişkisi 69 mümkün gözükmemektedir. Buna karşın Frankfurtçu liberalizmin oldukça yeni bir tartışma alanı açmış ve dıştan gelen nedenselliği ortadan kaldırmış olmasının önemli bir açılım sağladığı ve farklı tartışmaları gündeme getirdiği kuşkusuzdur. Fakat Tanrı 'nın bilgisi ile birlikte değerlendirildiğinde, bu yaklaşımın Tomistik felsefenin metafizik unsurlarına referansta bulunmasını ve ilahi özgürlük problemi ve bilfiil dünyadan farklı mümkün dünyaların imkanını olanaklı görmemesini eleştiriye maruz kalan yanları olarak ifade edebiliriz. Fakat bununla birlikte teslim etmemiz gerekir ki Frankfurtçu liberalizmin özgür iradenin alternatif seçenekiere sahip olmasa bile, determinizme mahkum olmadığı konusundaki önemli açılımı özgür irade ile ilgili bundan sonraki tartışmalarda göz ardı edilemeyecek alternatif bir bakış açısı sergileyecektir. Bununla birlikte Ockhamcı bakış açısından yola çıkarak, Tanrı'nın gelecek hakkındaki bilgisinin değişmez gerçek olmadığmı ve Tanrı'nın bilfiil dünyada başka gerçekleşmemiş mümkün dünyaların doğruluğu hakkında da bilgisinin olabileceğini öne süren Molinist bakış açısı, en temel olarak Tanrı'nın bilgisi ile özgür iradenin zayıflatılmaksızın bir arada savunulabileceğini öngörmektedir. Aynı zamanda bu bakış açısı, Tanrı'nın gelecek hakkında ve diğer mümkün dünyalar hakkındaki bilgisini kabul ederek Tanrı'nın mükemmelliği ve mutlak ilahi inayeti ile ilgili olarak taviz vermezken, diğer yandan bilfiil dünyadan başka mümkün dünyaları varsayarak failin önünde alternatif seçeneklerin olduğu bir özgürlük alanı bahşetmeyi gaye edinmiştir. Dolayısıyla bu bakış teizmin iki temel parametresini dışlamamış gözükmektedir. Bir yandan Tanrı'nın ilminde herhangi bir sınırlamayı kabul etmeyip dolayısıyla Tanrı'nın kudretinde her hangi bir kısıtlamaya gitmezken, diğer yandan da karşıt durumsal önermelerin yani bilfiil dünyadan farklı mümkün dünyaların varlığmı kabul ederek failin fiilini gerçekleştirmede kendinden başka bir nedeni olmadığını ve önünde alternatif seçeneklerin var olması gerektiğini kabul etmektedir. Dolayısıyla özgür irade konusunda makul bir çözüme ulaşmanın yolunu ararken, asgari olarak teizmin en temel iki varsayımını dışlamamış bir başlangıç noktasından hareket etmek daha makul bir bakış açısı olacaktır.
İNSAN HÜRRİYETİ AÇISINDAN TANRI NIN ÖN BİLGİSİ
T.C ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ FELSEFE VE DİN BİLİMLERİ (DİN FELSEFESİ) ANA BİLİM DALI İNSAN HÜRRİYETİ AÇISINDAN TANRI NIN ÖN BİLGİSİ DOKTORA TEZİ Zikri Yavuz Tez Danışmanı Prof. Dr.
Swinburne ve Ýlâhi Zamansallýk*
AÜÝFD XLVI (2005), sayý II, s. 231-257 Swinburne ve Ýlâhi Zamansallýk* ENGÝN ERDEM Arþ. Gör., ANKARA Ü. ÝLÂHÝYAT FAKÜLTESÝ e-mail: [email protected]. abstract Swinburne and Divine Temporality.
AÇIK TEİZME GÖRE TANRI NIN HER ŞEYİ BİLMESİ MESELESİ 1
AÇIK TEİZME GÖRE TANRI NIN HER ŞEYİ BİLMESİ MESELESİ 1, ( ) ss. 195-208 EMİNE GÖREN BAYAM Dr. Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Felsefesi Ana Bilim Dalı [email protected] Öz Bu makalede açık
ORTAÇAĞ FELSEFESİ MS
ORTAÇAĞ FELSEFESİ MS.476-1453 Ortaçağ Batı Roma İmp. nun yıkılışı ile İstanbul un fethi ve Rönesans çağının başlangıcı arasındaki dönemi, Ortaçağ felsefesi ilkçağ felsefesinin bitiminden modern düşüncenin
Boethius ta Tanrı nın Bilgisi ve İnsan Hürriyeti
T.C. ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ Cilt: 12, Sayı:2, 2003 s. 133-145 Boethius ta Tanrı nın Bilgisi ve İnsan Hürriyeti İsmail ÇETİN Yard. Doç. Dr.; U.Ü. İlâhiyat Fakültesi Özet Tanrı nın bilgisi
Dersin Adı Kodu Yarıyılı T+U Kredisi Akts Felsefeye Giriş IV
Adı Kodu Yarıyılı T+U Kredisi Akts Felsefeye Giriş IV 2+0 2 2 Ön Koşul Dersler Yardımcıları Amacı Öğrenme Bu dersin genel amacı; felsefe adı verilen rasyonel faaliyetin ne olduğu, nasıl ortaya çıktığı,
SORU : CEVAP: SORU: CEVAP:
SORU : Yediemin deposu açmak için karar aldım. Lakin bu işin içinde olan birilerinden bu hususta fikir almak isterim. Bana bu konuda vereceğiniz değerli bilgiler için şimdiden teşekkür ederim. Öncelikle
Hatta Kant'ın felsefesinin ismine "asif philosopy/mış gibi felsefe" deniyor. Genel ahlak kuralları yok ancak onlar var"mış gibi" hareket edeceksin.
Diğer yazımızda belirttiğimiz gibi İmmaunel Kant ahlak delili ile Allah'a ulaşmak değil bilakis O'ndan uzaklaşmak istiyor. Ne yazık ki birçok felsefeci ve hatta ilahiyatçı Allah'ın varlığının delilleri
Tanrı nın Hayatında İki Safha Mümkün mü? (William L. Craig in Ezelîlik Anlayışının Eleştirel Analizi)*
ARAŞTIRMA VE İNCELEME Tanrı nın Hayatında İki Safha Mümkün mü? (William L. Craig in Ezelîlik Anlayışının Eleştirel Analizi)* Engin ERDEM a a Din Felsefesi AD, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Ankara
ĐBN MEYMÛN DA TANRI-ÂLEM ĐLĐŞKĐSĐ Hüseyin Karaman, Karadeniz Basın Yayın, Rize 2007, 261 s.
sakarya üniversitesi ilahiyat fakültesi dergisi 18 / 2008, s. 195-201 tanıtım-değerlendirme ĐBN MEYMÛN DA TANRI-ÂLEM ĐLĐŞKĐSĐ Hüseyin Karaman, Karadeniz Basın Yayın, Rize 2007, 261 s. Bayram KURT * Ortaçağ
BILGI FELSEFESI. Bilginin Doğruluk Ölçütleri
BILGI FELSEFESI Bilginin Doğruluk Ölçütleri Bilimsel bilgi Olgusal evreni, toplum ve insanı araştırma konusu yapar. Bilimler; Formel bilimler Doğa bilimleri Sosyal bilimler olmak üzere üç grupta incelenir.
Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma
İÇİNDEKİLER Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma 1. FELSEFE NEDİR?... 2 a. Felsefeyi Tanımlamanın Zorluğu... 3 i. Farklı Çağ ve Kültürlerde Felsefe... 3 ii. Farklı Filozofların Farklı Felsefe Tanımları... 5 b.
TANRI NIN MÜKEMMELLİĞİ VE ÖZGÜRLÜK PROBLEMİ
EKEV AKADEMİ DERGİSİ Yıl: 18 Sayı: 59 (Bahar 2014) 413 TANRI NIN MÜKEMMELLİĞİ VE ÖZGÜRLÜK PROBLEMİ İsmail ŞİMSEK (*) İnsan için özgürlüğün, istediğini yapmaktan daha çok istemediğini yapmaktan ibaret olduğuna
SPİNOZA FELSEFESİNDE ZORUNLULUK KAVRAMININ TANRI VE ÖZGÜRLÜK KAVRAMLARI İLE İLİŞKİSİ
SPİNOZA FELSEFESİNDE ZORUNLULUK KAVRAMININ TANRI VE ÖZGÜRLÜK KAVRAMLARI İLE İLİŞKİSİ Naciye ATIŞ ÖZET Spinoza, zorunluluk kavramını varlık kavramını açıklamak için kullanır. Bunun nedeni zorunluluğun varlığın
Mesleki Sorumluluk ve Etik-Ders 1 Sorumluluk-Ahlak-Etik-Etik Teorileri
Mesleki Sorumluluk ve Etik-Ders 1 Sorumluluk-Ahlak-Etik-Etik Teorileri Öğr. Gör. Hüseyin ARI 1 Sorumluluk Sorumluluk; kişinin kendi davranışlarının veya kendi yetki alanına giren herhangi bir olayın sonuçlarını
SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni
SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan
Felsefe Nedir OKG 1201 EĞİTİM FELSEFESİ. Felsefe: Bilgelik sevgisi Filozof: Bilgelik, hikmet yolunu arayan kişi
Felsefe Nedir OKG 1201 EĞİTİM FELSEFESİ Felsefe: Bilgelik sevgisi Filozof: Bilgelik, hikmet yolunu arayan kişi GERÇEĞİ TÜMÜYLE ELE ALIP İNCELEYEN VE BUNUN SONUCUNDA ULAŞILAN BİLGİLERİ YORUMLAYAN VE SİSTEMLEŞTİREN
12. SINIF MANTIK DERSİ SÖKE ANADOLU LİSESİ 1. ORTAK SINAVI KAZANIM TABLOSU (Sınav Tarihi: 4 Nisan 2017)
12. SINIF MANTIK DERSİ SÖKE ANADOLU LİSESİ 1. ORTAK SINAVI KAZANIM TABLOSU (Sınav Tarihi: 4 Nisan 2017) ÜNİTE: 2-KLASİK MANTIK Kıyas Çeşitleri ÜNİTE:3-MANTIK VE DİL A.MANTIK VE DİL Dilin Farklı Görevleri
İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER
İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER Fowler ın kuramını oluşturma sürecinde, 300 kişinin yaşam hikayelerini dinlerken iki şey dikkatini çekmiştir: 1. İlk çocukluğun gücü. 2. İman ile kişisel
MANTIKSAL BİR SORUN OLARAK KÖTÜLÜK (*)
EKEV AKADEMİ DERGİSİ Yıl: 19 Sayı: 62 (Bahar 2015) 35 MANTIKSAL BİR SORUN OLARAK KÖTÜLÜK (*) Öz Teistik düşünceye göre Tanrı her-şeyi-bilen her-şeye-gücü-yeten ve iyilik sahibi olan aşkın bir varlıktır.
Tanrının Varlığına İlişkin Argümanlar Atölye Çalışması (20-21 Mayıs 2011)
Tanrının Varlığına İlişkin Argümanlar Atölye Çalışması (20-21 Mayıs 2011) Tanıtan: Tamer YILDIRIM * 1Din Felsefesi Derneği ve İSAM işbirliği ile düzenlenen Tanrının Varlığına İlişkin Argümanlar adlı atölye
DİNİ GELİŞİM. Bilişsel Yaklaşım Çerçevesinde Tanrı Tasavvuru ve Dinî Yargı Gelişimi
DİNİ GELİŞİM Bilişsel Yaklaşım Çerçevesinde Tanrı Tasavvuru ve Dinî Yargı Gelişimi Bilişsel Yaklaşımda Tanrı Tasavvuru 1. Küçük çocuklar Tanrı yı bir ruh olarak düşünürler, gerçek vücudu ve insani duyguları
Mantıksal Operatörlerin Semantiği (Anlambilimi)
Mantıksal Operatörlerin Semantiği (Anlambilimi) Şimdi bu beş mantıksal operatörün nasıl yorumlanması gerektiğine (semantiğine) ilişkin kesin ve net kuralları belirleyeceğiz. Bir deyimin semantiği (anlambilimi),
ÖDEV ETİĞİ VE İMMANUEL KANT
18. yüzyıl Aydınlanma Dönemi Alman filozofu ÖDEV ETİĞİ VE İMMANUEL KANT Yrd. Doç. Dr. Serap TORUN Ona göre, insan sadece çevresinde bulunanları kavrayıp onlar hakkında teoriler kuran teorik bir akla sahip
Aristoteles Metafiziği Üzerine Yorumlar *
/ Iğdır University / Journal of Social Sciences Sayı / No. 4, Ekim / October 2013: 219-226 Aristoteles Metafiziği Üzerine Yorumlar * ALEXANDER OF APHRODISIAS Çeviren İLYAS ALTUNER Arş. Gör., İlahiyat Fakültesi,
Ahlâk ve Etikle İlgili Temel Kavramlar
Ahlâk Kavramı Yrd. Doç. Dr. Rıza DEMİR İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İnsan Yönetimine Etik Yaklaşım Dersi Etik Türleri Mesleki Etik Türleri 2017 Ruhumu kudret altında tutan Allah'a yemin ederim
UYGULAMALAI DAVRANIŞ ANALİZİ. UDA Yöntemlerinin Sorumlu Kullanımı
UYGULAMALAI DAVRANIŞ ANALİZİ UDA Yöntemlerinin Sorumlu Kullanımı UDA ile ilgili kaygılar O «hümanist» söylemler O Davranışı değiştirmek için bireyleri zorladığımızı bu nedenle de insanlık dışı yöntemler
4 -Ortak normlar paylasan ve ortak amaçlar doğrultusunda birbirleriyle iletişim içinde büyüyen bireyler topluluğu? Cevap: Grup
1- Çalışma ilişkilerinin ve endüstriyel demokrasinin başlangıcı kabul edilen tarih? Cevap: 1879 Fransız ihtilalı 2- Amerika da başlayan işçi işveren ilişkilerinde devletin müdahalesi zorunlu kılan ve kısa
Sosyal statü elde etmek, Kariyer yapmak, Kendini kanıtlamak, Topluma hizmet etmek İstihdama katkı sağlamak, Özgür çalışmak, Düşünce ve projelerini
Sosyal statü elde etmek, Kariyer yapmak, Kendini kanıtlamak, Topluma hizmet etmek İstihdama katkı sağlamak, Özgür çalışmak, Düşünce ve projelerini gerçekleştirmek, Ekonomik güç kazanmak, Finansal gücü
Matematik Ve Felsefe
Matematik Ve Felsefe Felsefe ile matematik arasında, sorunların çözümüne dayanan, bir bağlantının bulunduğu görüşü Anadolu- Yunan filozoflarının öne sürdükleri bir konudur. Matematik Felsefesi ; **En genel
Yazılı Ödeviniz Hakkında Kendinize Sormanız Gereken Bazı Sorular
24.00/24.02 Güz Dönemi, 2005 Yazılı Ödeviniz Hakkında Kendinize Sormanız Gereken Bazı Sorular Bir Ödevi yazmaya başlamadan önce, hazırladığınız taslağınızı, bir de şu soruları aklınızda tutarak gözden
BONAVENTURA'DA DĐN FELSEFE ĐLĐŞKĐSĐ Muammer Đskenderoğlu, Değişim yay. 2008, 151 s.
sakarya üniversitesi ilahiyat fakültesi dergisi 18 / 2008, s. 237-243 tanıtım-değerlendirme BONAVENTURA'DA DĐN FELSEFE ĐLĐŞKĐSĐ Muammer Đskenderoğlu, Değişim yay. 2008, 151 s. Yakup ÖZKAN Đslam dünyasının
B. ÇOK DEĞERLİ MANTIK
B. ÇOK DEĞERLİ MANTIK İki değerli mantıkta önermeler, doğru ve yanlış olmak üzere iki değer alabilir. Çünkü özdeşlik, çelişmezlik ve üçüncü hâlin olanaksızlığı ilkelerine göre, önermeler başka bir değer
ZAFER TALHA ÇİMEN 8/E - 1453
ÖZEL EGE LİSESİ (ORTAOKULU) DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ KAZA VE KADER (Allah, herkesin ne yapacağını bilip yazdığına göre, insanların hayır işlemesinin bir anlamı var mı? İslam da İnsanın İradeli Fiilleri
Bilimsel Araştırma Yöntemleri I
İnsan Kaynakları Yönetimi Bilim Dalı Tezli Yüksek Lisans Programları Bilimsel Yöntemleri I Dr. M. Volkan TÜRKER 8 Bilimsel Süreci* 1. Gözlem alanının belirlenmesi 2. Ön Bilgi Toplama Yazın Taraması 3.
AHLAK FELSEFESİNİN TEMEL KAVRAMLARI
Ahlak ve Etik Ahlak bir toplumda kendisine uyulmaya zorlayan kurallar bütünü Etik var olan bu kuralları sorgulama, ahlak üzerine felsefi düşünme etkinliği. AHLAK FELSEFESİNİN TEMEL KAVRAMLARI İYİ: Ahlakça
Tragedyacılara ve diğer taklitçi şairlere anlatmayacağını bildiğim için bunu sana anlatabilirim. Bence bu tür şiirlerin hepsi, dinleyenlerin akıl
Platon'un Devleti-2 Platon, adil devlet düzenine ve politikaya dair görüşlerine Devlet adlı eserinde yer vermiştir 01.08.2016 / 15:01 Devlet te yer alan tartışmalar sürerken, Sokrates varoluştan varolmayışa
KANT FELSEFESİNDE PRATİK AKLIN ÖZGÜRLÜK POSTULATI
KANT FELSEFESİNDE PRATİK AKLIN ÖZGÜRLÜK POSTULATI Yakup ÖZKAN Giriş Kant (1724-1804) 1, felsefi dizgesinde akıl eleştirisini kuramsal (teorik/nazari/kurgusal) akılla sınırlamaz. Akıl eleştirisini daha
T I M U R K A R A Ç AY - H AY D A R E Ş C A L C U L U S S E Ç K I N YAY I N C I L I K A N K A R A
T I M U R K A R A Ç AY - H AY D A R E Ş C A L C U L U S S E Ç K I N YAY I N C I L I K A N K A R A Contents 1 İyi Sıralama 5 Bibliography 13 1 İyi Sıralama Well Ordering İyi sıralama kavramı, doğal sayıların
Yılmaz Özakpınar İNSAN. İnanan BIr Varlık
Yılmaz Özakpınar İNSAN İnanan BIr Varlık Yılmaz Özakpınar; 1934 te Boyabat ta doğdu. 1957 de İs tanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü n den, 1960 ta Cambridge Üniversitesi Biyoloji Fakültesi
Yakın Çağ da Hukuk. Jeremy Bentham bu dönemde doğal hukuk için "hayal gücünün ürünü" tanımını yapmıştır.
Yakın Çağ da Hukuk Yazan: Av. BURCU TAYANÇ Yakın Çağ, çoğu tarihçinin Fransız Devrimi ve Sanayi Devrimi ile başladığını kabul ettiği, günümüzde de devam eden tarih çağlarından sonuncusudur. Bundan dolayı
ANKARA ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİ İŞLERİ DAİRE BAŞKANLIĞI
A PROGRAM ADI : Felsefe İngilizce Lisans Programı...SINIF /...YARIYIL* ANADAL EĞİTİM PROGRAMI ZORUNLU DERSLERİ Dersin ön koşulu var mı? ***** İntibak Dersi mi? **** ** Kredisi ** YDF 0 YDA 0 Foreign Language
IV.Ünite: SEMBOLİK MANTIK: D - Çok Değerli Mantık Özet
ÇOK DEĞERLİ MANTIK Klasik mantık sistemleri, sadece belirli koşullarda oluşan, kesin doğruluk değerleri doğru ya da yanlış olan önermelerle ilgilenirler. Belirsizlikle ilgilenmezler. İki değerlikli bu
Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS FELSEFEYE GİRİŞ DKB
DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS FELSEFEYE GİRİŞ DKB211 3 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin Koordinatörü
6 Sofistlerin O rtaya Ç ıkışın d a Etkili O lan Felsefe-D ışı N edenler ıo Felsefi N ed enler
İçindekiler xiii Önsöz ı BİRİNCİ KISIM Sofistler 3 1 Giriş 6 Sofistlerin O rtaya Ç ıkışın d a Etkili O lan Felsefe-D ışı N edenler ıo Felsefi N ed enler 17 K a y n a k la r 17 Sofistlerin G enel Ö zellikleri
Temel Kavramlar Bilgi :
Temel Kavramlar Bilim, bilgi, bilmek, öğrenmek sadece insana özgü kavramlardır. Bilgi : 1- Bilgi, bilim sürecinin sonunda elde edilen bir üründür. Kişilerin öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile çaba
İLÂHÎ EZELÎLİK VE YARATMA SORUNU
T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ FELSEFE VE DİN BİLİMLERİ (DİN FELSEFESİ) ANABİLİM DALI İLÂHÎ EZELÎLİK VE YARATMA SORUNU Doktora Tezi Engin ERDEM Ankara-2006 T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ
İnsanı Diğer Canlılardan Ayıran Özellikler
İnsanı Diğer Canlılardan Ayıran Özellikler Hani, Rabbin meleklere, Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım demişti. Onlar, Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamd
Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;
Image not found http://bologna.konya.edu.tr/panel/images/pdflogo.png Ders Adı : OSMANLI TÜRKÇESİ Ders No : 0070040023 Teorik : 2 Pratik : 0 Kredi : 2 ECTS : 4 Ders Bilgileri Ders Türü Öğretim Dili Öğretim
Birinci İtiraz: Cevap:
Bazı din bilginleri tutulmalarla ilgili bazı itirazlarda bulunarak bu konuda şüpheler uyandırmaya çalışmışlardır. Ulemaların itirazlarından bazıları cevaplarıyla birlikte aşağıya sıralanmıştır. Birinci
Ontolojik Yaklaşım (*)
DERS 2 İnanmak için Neden Tanrı Var mı/mevcut mu? 24.00 Felsefenin Sorunları Prof. Sally Haslanger Eylül 12, 2005 Ontolojik Yaklaşım (*) Soru ( ve cevaplar için çerçeve) -- Tanrı var mı? (Bu soruda,tanrının,
İbn Sînâ nın Kitâbu l-burhân Eserinde Bilimin Konu Sorunsal ve İlkelerinin Açıklanması
Iğd Üniv Sos Bil Der / Igd Univ Jour Soc Sci Sayı / No. 9, Nisan / April 2016: 235-240 İnceleme Makalesi / Review Article İNCELEME / REVIEW İbn Sînâ nın Kitâbu l-burhân Eserinde Bilimin Konu Sorunsal ve
Tanrının Varlığının Ontolojik Kanıtı a
Iğd Üniv Sos Bil Der / Igd Univ Jour Soc Sci Sayı / No. 8, Ekim / October 2015: 13-19 Entelekya / Entelecheia Tanrının Varlığının Ontolojik Kanıtı a Çeviren İLYAS ALTUNER b Geliş Tarihi: 01.10.2015 Kabul
Avukatların Adr yi Tartışması ve Kullanması Önündeki Engeller*
ÇEVİRİ Avukatların Adr yi Tartışması ve Kullanması Önündeki Engeller* Roselle L. WISSLER** Çeviren: Yrd. Doç. Dr. Nilüfer BORAN GÜNEYSU*** Çevirenin Notu: 2001 yılında Arizona Barosu ndaki avukatlarla
EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 11. SINIF FELSEFE DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ
KASIM EKİM 2017-2018 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 11. SINIF FELSEFE DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ Ay Hafta Ders Saati Konu Adı 1.ÜNİTE - FELSEFEYLE TANIŞMA A-Felsefe Nedir? Felsefenin
GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ
GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ I.SINIF I.YARIYIL FL 101 FELSEFEYE GİRİŞ I Etik, varlık, insan, sanat, bilgi ve değer gibi felsefenin başlıca alanlarının incelenmesi
Türkiye de Çocukların Terör Suçluluğu. Dr. Yusuf Solmaz BALO
Türkiye de Çocukların Terör Suçluluğu Dr. Yusuf Solmaz BALO Anlatım planı Terör gerçekliği Güvenlik ihtiyacı Bu ihtiyacın Ceza Hukuku alanında karşılanması Ceza Kanunları (TCK, TMK) Yeni suç tipleri Mevcut
BİLGİ EDİNME İHTİYACI İnsan; öğrenme içgüdüsünü gidermek, yaşamını sürdürebilmek, sayısız ihtiyaçlarını karşılayabilmek ve geleceğini güvence altına a
BİLİMSEL YÖNTEM Prof. Dr. Şahin Gülaboğlu Mühendislik Fakültesi -------------------------------------------------------------------- BİLİM, ETİK ve EĞİTİM DERSİ KONUŞMASI 19 Ekim 2007, Cuma, Saat-15.00
Adi ortaklıkların transfer fiyatlandırması mevzuatı açısından değerlendirilmesi
Adi ortaklıkların transfer fiyatlandırması mevzuatı açısından değerlendirilmesi Akif Tunç 1. Giriş Gelişmiş ekonomilerde, farklı alanlarda ihtisaslaşmış şirketlerin kendi başlarına yapma imkanına sahip
kaza, hükmetmek, Terim anlamı ise kaza, yaratılması demektir.
ÖRNEKLER DERS: DİN KÜLTÜRÜ VE AHL. BİLGİSİ ÜNİTE: 1. ÜNİTE (KADER İNANCI) KONU: KAZA VE KADER İNANCI KADER: Kelime olarak KAZA: Kelime olarak kader; bir şeye gücü kaza, hükmetmek, - Su 100 yetmek, biçimlendirmek,
AYDIN TOPALOĞLU DOÇENT
AYDIN TOPALOĞLU DOÇENT ÖZGEÇMİŞ YÜKSEKÖĞRETİM KURULU 26.05.2014 Adres İcadiye Bağlarbaşı Cad. No. 40 Üsküdar İstanbul Telefon E-posta 2164740860-1239 Doğum Tarihi 01.04.1964 Faks 2164740874 [email protected]
İÇİNDEKİLER. Yedinci Baskıya Önsöz 15 İkinci Baskıya Önsöz 16 Önsöz 17 GİRİŞ 19 I. BÖLÜM FELSEFE ÖĞRETİMİ 23
İÇİNDEKİLER Yedinci Baskıya Önsöz 15 İkinci Baskıya Önsöz 16 Önsöz 17 GİRİŞ 19 I. BÖLÜM FELSEFE ÖĞRETİMİ 23 I. Felsefe Eğitimi ve Öğretimi 23 A. Eğitim ve Öğretim 23 B. Felsefe Eğitimi ve Öğretimi 24 II.
İMKÂN KANITI VE YETER NEDEN İLKESİ
T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ FELSEFE VE DİN BİLİMLERİ (DİN FELSEFESİ) ANABİLİM DALI İMKÂN KANITI VE YETER NEDEN İLKESİ Yüksek Lisans Tezi Zeyneb Betül SARIYILDIZ Ankara-2014 T.C.
Sizin değerleriniz neler ve neden bu değerlerin önemli olduklarını düşünüyorsunuz? Neyin önemli olduğuna inanıyorsunuz?
1 2 3 DEĞERLER Yrd. Doç. Dr. Müge YURTSEVER KILIÇGÜN Sizin değerleriniz neler ve neden bu değerlerin önemli olduklarını düşünüyorsunuz? Neyin önemli olduğuna inanıyorsunuz? 4 5 6 7 8 Eğlenmenin mi? Arkadaşlar
Din Felsefesi ve Hermenötik Atölye Çalışması (15 Mayıs 2010)
Din Felsefesi ve Hermenötik Atölye Çalışması (15 Mayıs 2010) * Tanıtan: Tamer YILDIRIM1 Din Felsefesi Derneği ve İSAM işbirliği ile düzenlenen Din Felsefesi ve Hermenötik adlı atölye çalışması 15 Mayıs
HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARI
HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARI 3.Ders Yrd.Doç.Dr. Uğur ÖZER HUKUKUN KAYNAKLARI Yargı organları kararlarını, hukuka dayanan, hukuktan kaynaklanan, hukukun gerektirdiği kararlar olarak sunarlar. Bu açıdan yargı
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Adalet MYO. HBYS Programı. Hukuk Başlangıcı Dersleri
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Adalet MYO HBYS Programı Hukuk Başlangıcı Dersleri HUKUK İLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR Hukuki İşlemler Hukuki İşlem Kavramı Hukuki işlemler, kişilerin hukuki sonuç doğurmaya
Mesleki Sorumluluk ve Etik-Ders 5 Çalışma ve Meslek Ahlakı
Mesleki Sorumluluk ve Etik-Ders 5 Çalışma ve Meslek Ahlakı Öğr. Gör. Hüseyin ARI 1 İş Ahlakı Çalışma Ahlakı Meslek Ahlakı 2 Çalışma Ahlakı Çalışma ahlakı, bir toplumda işe ve çalışma karşı geliştirilen
İNSANIN YARATILIŞ'TAKİ DURUMU
25 Ders 3 İnsan Bir gün ağaçtan küçük bir çocuk oyan, ünlü bir ağaç oymacısı hakkında ünlü bir öykü vardır. Çok güzel olmuştu ve adam onun adını Pinokyo koydu. Eserinden büyük gurur duyuyordu ama oyma
Basında Sorumluluk Rejimi. Medya Ve İletişim Ön Lisans Programı İLETİŞİM HUKUKU. Yrd. Doç. Dr. Nurhayat YOLOĞLU
Basında Sorumluluk Rejimi Ünite 8 Medya Ve İletişim Ön Lisans Programı İLETİŞİM HUKUKU Yrd. Doç. Dr. Nurhayat YOLOĞLU 1 Ünite 8 BASINDA SORUMLULUK REJİMİ Yrd. Doç. Dr. Nurhayat YOLOĞLU İçindekiler 8.1.
Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı
Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı Russell ın dil felsefesi Frege nin anlam kuramına eleştirileri ile başlamaktadır. Frege nin kuramında bilindiği üzere adların hem göndergelerinden hem de duyumlarından
WHİTEHEAD DE METAFİZİK VEYA SPEKÜLATİF FELSEFE. Metaphysic or Speculative Philosophy in Whitehead
İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ 19:2 (2014), SS.67-73. WHİTEHEAD DE METAFİZİK VEYA SPEKÜLATİF FELSEFE Hüsamettin YILDIRIM Öz Alfred North Whitehead, özgün fikirleri ile modern felsefede büyük öneme sahip sistematik
ÖRGÜTSEL ÇATIŞMA VE YÖNETİMİ
ÖRGÜTSEL ÇATIŞMA VE YÖNETİMİ 1 ÇATIŞMA Kişiler ve grupların kendi içlerinde yada aralarında Anlaşmazlık Farklılık yada Birbirine uymama şeklinde görülen dinamik süreçtir Aynı gruptaki bireyler arasında,
Emine Öğük, Mâturidi nin Düşünce Sisteminde Şer-Hikmet İlişkisi, 268 Sayfa, Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara 2010.
İ.Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi Güz 2010/ 1(2) 327-333 Kitap Tanıtımı Emine Öğük, Mâturidi nin Düşünce Sisteminde Şer-Hikmet İlişkisi, 268 Sayfa, Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara 2010. İrem CEYHAN Bu eser,
Engellilere Yönelik Tutumların Değiştirilmesi
Engellilere Yönelik Tutumların Değiştirilmesi ZEÖ-II Tutumların Yapısı Kağıtçıbaşı, Ç. (2012). Günümüzde insan ve insanlar. Evrim Yayınevi. İstanbul. A. X partisine oy verirken, kardeşi neden Y partisine
Nitel Araştırmada Geçerlik ve Güvenirlik
Nitel Araştırmada Geçerlik ve Bilimsel araştırmanın en önemli ölçütlerinden biri olarak kabul edilen geçerlik ve güvenirlik araştırmalarda en yaygın olarak kullanılan iki en önemli ölçüttür. Araştırmalarda
Nesbitt Eşitsizliğine Farklı Bir Bakış
ÖZEL DARÜŞŞAFAKA LİSESİ SALİH ZEKİ V. MATEMATİK ARAŞTIRMA PROJELERİ YARIŞMASI Nesbitt Eşitsizliğine Farklı Bir Bakış Muhammed Osman Çorbalı Danışman Öğretmen: Yüksel Demir PROJE RAPORU 2014 PROJENİN AMACI:
10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK)
10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) Estetik, "güzel in ne olduğunu soran, sorguluyan felsefe dalıdır. Sanatta ve doğa varolan tüm güzellikleri konu edinir. Hem doğa hem de sanatta. Sanat, sanatçının
7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ
7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ Estetik ve Sanat Felsefesi Estetiğin Temel Soruları Felsefe Açısından Sanat Sanat Eseri Estetiğin Temel Kavramları Estetiğin Temel Sorunlarına Yaklaşımlar Ortak Estetik
11/26/2010 BİLİM TARİHİ. Giriş. Giriş. Giriş. Giriş. Bilim Tarihi Dersinin Bileşenleri. Bilim nedir? Ve Bilim tarihini öğrenmek neden önemlidir?
Bilim Tarihi Dersinin Bileşenleri BİLİM TARİHİ Yrd. Doç. Dr. Suat ÇELİK Bilim nedir? Ve Bilim tarihini öğrenmek neden önemlidir? Bilim tarihi hangi bileşenlerden oluşmaktadır. Ders nasıl işlenecek? Günümüzde
FELSEFE BÖLÜMÜ SOFİSTLER DERSİ DERS NOTLARI (3)
DOĞRULUK / GERÇEKLİK FARKI Gerçeklik: En genel anlamı içinde, dış dünyada nesnel bir varoluşa sahip olan varlık, varolanların tümü, varolan şeylerin bütünü; bilinçten, bilen insan zihninden bağımsız olarak
Küresel Politikada İnsan Hakları (IR408) Ders Detayları
Küresel Politikada İnsan Hakları (IR408) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Küresel Politikada İnsan Hakları IR408 Seçmeli 3 0 0 3 5 Ön Koşul
E-KİTAP SATIŞLARINIZLA, SÜREKLİ BİR GELİRE NE DERSİNİZ? Www.EkitapKazanclari.coM. By Alia RİOR. Alia RİOR www.ekitapkazanclari.com
E-KİTAP SATIŞLARINIZLA, SÜREKLİ BİR GELİRE NE DERSİNİZ? E-KİTAP KAZANÇLARI Www.EkitapKazanclari.coM By Alia RİOR Alia RİOR www.ekitapkazanclari.com Sorumluluk Sınırları ve Garanti Feragatnamesi ÖNEMLİ:
FARABİ FELSEFESİNDE BAZI İLAHİ SIFATLARIN HÜRRİYET PROBLEMİ AÇISINDAN ANALİZİ
, ss. 115-145. FARABİ FELSEFESİNDE BAZI İLAHİ SIFATLARIN HÜRRİYET PROBLEMİ AÇISINDAN ANALİZİ Hasan OCAK * Özet İslam düşünce tarihinde ortaya çıkan önemli konulardan biri de Tanrı nın sıfatları problemidir.
Bilişsel Gelişim. Psikolojiye Giriş. Okuma raporu #1. Ders asistanım kim? (düzeltilmiş) Bebek Olmak Nasıl Bir Şey? Düşüncenin Gelişimi Ders 5
Psikolojiye Giriş Bilişsel Gelişim Bebek Olmak Nasıl Bir Şey? Düşüncenin Gelişimi Ders 5 2 Okuma raporu #1 Alkolizm için Freudyen bir açıklama getirin. Daha sonra da davranışçı bir açıklama getirin. Son
DAVACILARIN VARLIKLI OLMALARI DESTEK TAZMİNATI İSTEMELERİNE ENGEL DEĞİLDİR.
DAVACILARIN VARLIKLI OLMALARI DESTEK TAZMİNATI İSTEMELERİNE ENGEL DEĞİLDİR. (1) Ana babanın parasal durumları iyi olsa bile, ilerde birgün yardıma muhtaç olmayacaklarını önceden kestirmek olanaksız bulunmasına
İLAHİYAT FAKÜLTESİ İLAHİYAT LİSANS TAMAMLAMA DİN FELSEFESİ TEİZM, DEİZM, PANTEİZM, PANENTEİZM 8. TEİZM, DEİZM, PANTEİZM, PANENTEİZM.
Ünite : 8 TEİZM, DEİZM, PANTEİZM, PANENTEİZM Prof. Dr. Metin YASA İLAHİYAT FAKÜLTESİ İLAHİYAT LİSANS TAMAMLAMA DİN FELSEFESİ Sevgili Öğrenciler! Bugünkü dersimizde, Tanrı-evren ilişkisine açıklama gerektiren
ÖZGEÇMİŞ Prof. Dr. Mehmet Sait REÇBER EĞİTİM YAYINLAR Makaleler
ÖZGEÇMİŞ Prof. Dr. Mehmet Sait REÇBER Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Felsefesi Anabilim Dalı 06500- Beşevler, Ankara Tel: (90) 312 212 68 00/ 1251 Fax: (90) 312 213 00 03 E-posta: [email protected]
Yapılandırmacı anlayışta bilgi, sadece dış dünyanın bir kopyası ya da bir kişiden diğerine geçen edilgen bir emilim değildir.
Yapılandırmacılık, pozitivist geleneği reddetmekte; bilgi ve öğrenmeyi Kant ve Wittgeinstein'nın savunduğu tezlerde olduğu gibi özneler arası kabul etmektedir. Bu bakış açısından yapılandırıcı öğrenme,
BÖLÜM 3 OPERAT A ÖRLER - 19 -
BÖLÜM 3 OPERATÖRLER - 19 - 3.1 Operatörler Hakkında Yukarıdaki örnekleri birlikte yaptıysak = işaretini bol bol kullandık ve böylece PHP'nin birçok operatöründen biriyle tanıştık. Buna PHP dilinde "atama
Düzsöz, etkisöz ve edimsöz eylemleri
Sözeylemler Düzsöz, etkisöz ve edimsöz eylemleri! Yalın önermeler herhangi bir şey iletmez. İletişim için önermelerin bir «güç» ile ifade edilmesi gerek. İletişim; belirtmek, söz vermek, uyarmak vs. gibi
Descartes ta Tanrı, Kudret ve Ezeli Doğrular
Mehmet Ata Az1* Özet: Bu çalışmada, Frankfurt un Taş Paradoksu bağlamında, Descartes ın ezeli doğrular doktrininin; matematik, mantık, metafizik ve ahlakî norm ve doğrularının Tanrı nın iradesince belirlenip
Doç.Dr. Musa Kazım Arıcan, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Felsefe Bölümü Türk İslam Düşüncesi Tarihi Anabilimdalı, Öğretim Üyesi
Doç.Dr. Musa Kazım Arıcan, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Felsefe Bölümü Türk İslam Düşüncesi Tarihi Anabilimdalı, Öğretim Üyesi Adı Soyadı (Unvanı) Musa Kazım Arıcan (Doç. Dr.) Doktora: Ankara Üniversitesi,
BİLGİNİN SERÜVENİ Necati Öner Vadi Yayınları, Ankara 2005, 80 s. Yakup YÜCE
sakarya üniversitesi ilahiyat fakültesi dergisi 15 / 2007, s. 215-219 kitap tanıtımı BİLGİNİN SERÜVENİ Necati Öner Vadi Yayınları, Ankara 2005, 80 s. Yakup YÜCE Bilgi sorunu ilkçağlardan beri insanoğlunun
İÇİNDEKİLER. ÖNSÖZ BÖLÜM DİN FELSEFESİ /...13 Mehmet Sait Reçber
İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...9 1. BÖLÜM DİN FELSEFESİ /...13 Mehmet Sait Reçber 2. BÖLÜM İMAN, AKIL VE BİLGİ İLİŞKİSİ / Ferit Uslu 1. Konuyla İlgili Temel Kavramlar...31 1.1. Aklilik...31 1.2. İman, Bilgi, Zan...32
Örneklem Dağılımları & Hipotez Testleri Örneklem Dağılımı
Örneklem Dağılımları & Hipotez Testleri Örneklem Dağılımı Ortalama veya korelasyon gibi istatistiklerin dağılımıdır Çıkarımsal istatistikte örneklem dağılımı temel fikirlerden biridir. Çıkarımsal istatistik
KİŞİSEL BİLGİLER. Mehmet Ata Az. Yrd. Doç. Dr. Felsefe ve Din Bilimleri.
KİŞİSEL BİLGİLER Adı-Soyadı: Unvan: Mehmet Ata Az Yrd. Doç. Dr. Doğum Yeri ve Yılı: Mardin / 1981 Bölüm: Felsefe ve Din Bilimleri Tel: 0 (312) 466 75 33/ 1593 E-Posta: [email protected] EĞİTİM BİLGİLERİ Derece
