MİKROORGANİZMALAR VE STERİLİZASYON ESASLARI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "MİKROORGANİZMALAR VE STERİLİZASYON ESASLARI"

Transkript

1 MİKROORGANİZMALAR VE STERİLİZASYON ESASLARI

2 MİKROORGANİZMALARIN YAPILARI VE SINIFLANDIRILMASI

3 Mikrobiyoloji Nedir?

4 Birçoğu ancak mikroskopta görülebilen, küçük canlıları inceleyen bir bilim dalıdır.

5 Mikrobiyoloji sözcüğü mikros, bios, logos kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmiştir.

6 Yunancada; mikros küçük, bios yaşam, logos bilim anlamına gelmektedir.

7 Mikroorganizmalar nerelerde bulunurlar?

8 Mikroorganizmalar ; insanlar, hayvanlar ve bitkilerle birlikte ve bunların dışındaki çevrede çok yaygın olarak her yerde bulunurlar.

9 Mikroorganizmalar deri, boğaz, burun, barsak gibi vücudumuzun çeşitli bölgelerinde yer alabildiği gibi, teneffüs ettiğimiz hava, çevremizdeki eşyalar toprak ve su gibi dış ortamlarda da bulunabilirler.

10 Sonuç Olarak Mikrobiyolojinin Tanımı

11 Mikrobiyoloji, Mikroorganizmaların özelliklerini, yüksek canlılarla ve birbirleriyle ilişkilerini inceleyen bir bilim dalıdır.

12 Mikrobiyoloji geniş kapsamlı bir bilim dalı olup, birçok dallara ayrılır.

13 Bunların başlıcaları; tıbbi mikrobiyoloji, toprak, tarım, su mikrobiyolojisi, endüstriyel mikrobiyoloji ve uzay mikrobiyolojisidir.

14 Tıbbi mikrobiyoloji bir çok alt bilim dallarını kapsamaktadır.

15 Başlıcaları, genel mikrobiyoloji, bakteriyoloji, immunoloji, viroloji, parazitoloji ve mikoloji olup, her biri ayrı bilim dallarını oluşturmaktadır.

16 MİKROBİYOLOJİNİN TARİHÇESİ VE KAPSAMI Mikrobik hastalıklar eski uygarlık dönemlerinde insanların ilgisini çekmiştir. Eski Mısırlılar leprayı, trahomu, dizanteriyi, bel soğukluğunu, Eski Çinliler çiçeği, Hintliler kolerayı tanıyorlardı. Üç bin yıl önce Filistinliler vebayı ve bu hastalığın farelerle ilişkili olduğunu biliyorlardı. Milattan önce 460 yılında İstanköy'de doğan Hipokrat, kendi adını taşıyan eserinde bulaşıcı hastalıklara yer vermiştir. Daha sonra Bergamalı Galen, sıtma nöbetlerinden söz etmiştir. Zekeria el Razi (M.S.900), yazdığı eserlerinde çicek ve kızamık hastalıklarından bahsetmiş ve bulaşıcı hastalıkları fermantasyona benzetmiştir.

17 Milattan sonra yılları arasında yaşamış İbni Sina, hastalıkları gözle görülemeyecek kadar küçük bazı etkenlerin yaptığına inanmış ve korunmada temizliği esas kabul etmiştir. 1546'da Venedikli hekim ve şair Fracastro yayınladığı eserinde hastalık etkenlerinin hasta insanların vücudunda çoğalabildiğini ve sağlam insanlara direkt, hava ve eşya yoluyla bulaşabildiklerini belirtmiştir. Mikrobiyoloji tarihine kısaca göz atılırsa 1665 yılında Robert Hooke'un mikroskopla yaptığı incelemeleri kapsayan Mikrographia adlı eseri, Hollandalı bir tüccar olan Antoni van Leeuwenhoek'un 1674'de tatlı suda yaşayan mikroorganizmaların bazılarını, 1680'de maya mantarlarını ve kendi dışkısında Giardia intestinalis olduğu kabul edilen protozoonları belirlemesi dikkati çeker. 1798'de Jenner inek çiçeğini insana bulaştırmak suretiyle çiçek hastalığına karşı koruyuculuk sağlayarak, immunolojinin temelini atmıştır. 1820'de sıtma tedavisinde kinin uygulanmış, 1839'da Davies ilk defa yara dezenfeksiyonunda iyodu kullanmıştır.

18 1837'de Magendie, önceden yabancı serum injekte edilen köpeklerin, aynı serumun tekrar injeksiyonunda ağır ve hatta öldürücü olabilen şok geçirdiklerini gözlemlemiş, bu olay bağışıklık bilimindeki önemli bir konuya, anaflaktik reaksiyonların varlığına dikkati çekmiştir. 1854'de kolera etkeni, 1873'de Hansen tarafından lepra basili bulunmuştur. 1867'de modern anlamda antisepsinin temelleri atılmıştır. Bu tarihte Lister antiseptik cerrahi üzerine ilk yazısını Lancet dergisinde yayınlamıştır. 1879'da bel soğukluğu hastalığının etkeni olan gonokoklar, Neisser tarafından bulunmuş ve daha sonra Neisseria gonorrhoeae olarak adlandırılmıştır. 1882'de Koch, verem mikrobunu bulmuş, Ehrlich ise verem mikrobunun boyanma yöntemini tarif etmiştir yılında fagositoz olayı tarif edilmiş, Gram kendi adıyla anılan Gram boyama metodunu tanımlamış, Pasteur tarafından kuduz aşısı bulunmuş, bir yıl sonra da bu aşıyı insana uygulamıştır.

19 1887 'de Bruce malta ateşinin etkenini bulmuş, Petri kendi adıyla anılan ekim kutularını kullanmıştır. 1890'da Koch tüberkülini tarif etmiştir yılında Landsteiner ABO kan grup sistemlerini bulmuştur de Calmette ve Guérin 15 yıl süren çalışmaları neticesinde buldukları BCG aşısını dünyaya tanıtmışlardır Fleming penisilini bulmuştur yılında viruslar tavuk embriyosunda üretilmişlerdir.

20 1940 yılında elektron mikroskobu mikrobiyolojide kullanılmaya başlanmıştır. 1941'de anne ile baba arasındaki kan uyuşmazlığına neden olan Rh antikorları gösterilmiştir. 1944'de Streptomisin bulunmuş, 1952'de Histamin gösterilmiş, 1953 de ölü çocuk felci aşısı yapılmış, 1955'de canlı çocuk aşısı geliştirilmiştir. 1957'de interferon tarif edilmiş,

21 1965'de Hepatit B virusuna ait yüzeyel bir antijen olan "HBS (Hepatitis B surface) Antijeni o zamanki adıyla Avustralya (Au) antijeni - " bulunmuştur. 1969'da immunoglobulin G'nin yapısı tanımlanmıştır. 1975'de monoklonal antikorlara ilişkin teknikler geliştirilmiştir ve birçok alanda güncelliğini sürdürmektedir. 1980'de AİDS ile ilgili ilk olgular bildirilmiş, tıp çevreleri ile tüm dünyada bu konu yıllarca süren ve süreceği beklenen ilgi yoğunluğuna hedef olmuştur. Yine aynı yılda, doku ve organ transplantasyonlarında araştırılması gereken doku uygunluk antijenleri (HLA) bulunmuştur.

22 Mikroorganizmaların Sınıflandırılması

23 Mikroorganizmalar keşfedilmeden önce canlıların sınıflandırılması; bitkiler hayvanlar

24 1866'da Haeckel canlılar içerisinde üçüncü bir alem olan PROTİSTA'ların bulunduğunu bildirmiştir.

25 Yapılarına bakarak mikroorganizmalar; üç büyük grupta toplanmaktadır.

26 1. Ökaryotik hücre Bitki ve memeli hücresini andıran hücrelere benzerlik gösterir, gerçek çekirdekli anlamına gelir, ve günümüzde protista terimi ile aynı anlama gelir

27 2. Prokaryotik hücre Daha ilkel yapıdaki hücrelerdir

28 3. Virüsler Bir hücre yapısı göstermeyen, ve tek başlarına metabolizma aktiviteleri bulunmayan mikroorganizma lar.

29 Virüslerin yapısında; genetik özellikleri taşıyan bir nükleik asit (DNA veya RNA) ve onu çevreleyen en azından bir protein kılıf bulunur.

30 Viruslar, -Virusun nükleik asit tipine (DNA ve RNA virusları olarak), -zarf yapısına, kapsomer -sayısına, -Fiziksel ve kimyasal ajanlara dirençliliğine, -Geçiş yollarına, -Yerleştikleri doku ve organlara, -Yaptıkları hastalıklara göre de sınıflandırılırlar.

31 Bugün virolojide ençok kullanılan sınıflandırma nükleik asit tipine göre yapılandır. Nükleik asidin tek ya da çift zincirli oluşu da ayrıca belirtilir. Başlıca DNA virusları ve çok genel anlamda özellikleri aşağıda verilmiştir:

32 Parvoviruslar, ortalama 20 nanometre (nm) büyüklüğünde, tek zincirli DNA içeren, kübik simetrili, 32 kapsomerli viruslardır. Küçük viruslara örnektirler. Papovaviruslar, nm. büyüklükte çift iplikli DNA içeren kübik simetrili, 72 kapsomerli viruslardır. Siğil hastalığına neden olan virus bu gruptadır. Adenoviruslar, nm. büyüklüğünde çift iplikli DNA içeren, kübik simetrili, 252 kapsomerlidirler. Solunum yolları başta olmak üzere mukozalara tutunarak hastalığa neden olurlar.

33 Herpesviruslar, 162 kapsomerli, çift iplikli DNA viruslarıdır. Kapsidin dışında lipid yapısında bir zarf yer alır. Ağız, üst solunum yolları ve genital mukozalara yerleşerek hastalıklar yaptığı gibi, su çiçeği, sitomegalovirus ve zona hastalıklarına ve bazı kanserlere de neden olabilen viruslar bu grupta yer alırlar. Poxviruslar, deride hastalık oluşturan çift iplikli nm. boyutlarında büyük DNA viruslarıdır. Hepadnaviruslar, adından da anlaşıldığı gibi karaciğere yerleşen DNA viruslarıdır. Çift iplikli hepatit B virusu bu grupta yer alır.

34 Picorna viruslar, nm. büyüklüğünde tek zincir kübik simetrili küçük RNA viruslarıdır. Çocuk felci, nezle, Hepatit A bu grupta yer alan viruslardır. Reoviruslar, nm. büyüklükte çift iplikli kübik simetrilidirler. Çocuk ishallerinde etken olan rotaviruslar bu grup kapsamındadır. Arboviruslar, eklem bacaklıların vektör olarak etkeni taşıdıkları bazı ateşli hastalıklara neden olurlar. Togaviruslar içinde kızamıkcık virusu yer alır. Boyutları nm. olup tek iplikli RNA viruslarıdır.başlıca RNA virusları ve bazı özellikleri aşağıda sıralanmıştır :

35 Retroviruslarda RNA virusundan DNA sentezini sağlayan reverse transcriptase (revers transkriptaz) enzimi vardır nm. boyutlarında tek iplikli RNA viruslarıdır. AİDS hastalığı virusu (HİV = HTLV - III = İnsan T lenfosit virusu) örnek verilebilir. Ortomiksoviruslara örnek olarak, grip salgınlarına neden olan influenza virusları verilebilir. Tek iplikli, nm. boyutlarındadırlar. Paramiksoviruslar (kabakulak, kızamık virusları) ve rabdoviruslar diğer RNA viruslarıdır. Kuduz virusu rabdoviruslar grubunda yer alır.

36 Organizmaya giriş yolu ne olursa olsun; Genellikle her virus belirli bir doku ya da organa yerleşme eğilimi gösterir. Örneğin, kuduz ve çocuk felci virusları sinir sistemine, sarılığa neden olan Hepatit A ve B virusları karaciğere, rotavirus sindirim sistemine yerleşirler. Virusların üretilmeleri için doku kültürleri, embriyonlu yumurta ve deney hayvanları kullanılır. Üretilmeleri özel teknikler gerektirir, güç ve masraflıdır. Çok küçük yapıda olduklarından normal mikroskopta görülemeyip ancak elektron mikroskobunda görülebilirler. Viral hastalıkların laboratuvar tanısında antijen ya da antikorların gösterildiği serolojik testlerden yararlanılır.

37 Virüslerin dışında; yapıları daha da basit olan ve bitkilerde ve büyük olasılıkla hayvanlarda da hastalandırıcılık özelliği gösteren, yapıları kılıfsız kısa bir RNA molekülünden oluşmuş, virüslerden daha küçük oluşumlar vardır. Bunlara viroid adı verilir.

38 Mikroorganizmaların Sınıflandırılması Ökaryotik Mikroorganizmalar (Protistalar) Algler Protozoonlar Mantarlar -Küfler -Mayalar Prokaryotik Mikroorganizmalar Arkhebakteriler Siyanobakteriler Bakteriler -Öbakteriler -Spiroketler -Klamidyalar -Riketsiyalar -Mikoplazmalar Virüsler ve Viroidler

39 Son zamanlarda Nükleik asit (DNA veya RNA) içermeyen ANCAK Protein yapısında bazı oluşumların hastalık etkeni olabileceği saptanmıştır.

40 Bu oluşumlara prion adı verilir.

41 Koyunlarda scrapie (kaşıntılı hastalık) prionların oluşturduğu hastalığa bir örnektir.

42 İngiltere'de ortaya çıkan ve ineklerde görülen, aslında kuzulardan ineklere geçen BSE (Bovine Spongy Encephalitis) hastalığının nedeni bir priondur.

43 Prion sert ve ısıya dayanıklıdır (130 C 1 saat). Midede denature olmadan beyin ve omuriliğe geçer. Beyinde amiloid birikimi sonucu süngerleşme ve patolojik değişiklikler sonucu deli inek olarak bilinen hastalık ortaya çıkmaktadır.

44 Ökaryot ve prokaryot hücreler arasındaki farklar; Ökaryot hücrede gerçek çekirdek var, prokaryot hücrede yoktur. Ökaryot hücrede nükleik asidler düz, prokaryot hücrede ise çembersel yapıdadır. Ökaryot hücrede nükleik asid sentezi belirli bir dönemde iken prokaryot hücrede devamlıdır. Ökaryot hücrede çekirdekçik var, prokaryot hücrede yoktur.

45 Her iki hücrede de ribozom vardır. Ancak ökaryot hücrede çökme hızı 80 s, prokaryot hücrede 70 s dir. Golgi cihazı ökaryot hücrede var, prokaryot hücrede yoktur. Prokaryot hücre duvarında murein tabakası vardır.

46 Mikoloji Mantarları inceleyen bilim dalıdır. Bu güne kadar 'e yakın türü belirlenmiş olmakla birlikte mantarların insanlarda ancak 100 kadarı hastalık oluşturabilir. Mantarların insanlarda oluşturdukları hastalıklara mikoz denir. Mantar türleri toprak ve çevreye bağlı olarak dağılım gösterdiklerinden bazı mikozlar için coğrafi dağılım söz konusudur. Mantarlar (Funguslar) ökaryotik hücre yapısında protistalardır.

47 Mantarlar klorofilsiz, fotosentez yapmayan, absorbsiyonla beslenen genellikle tek hücreli bazen de çok hücreli canlılardır. Mantarlar bakterilerin tersine, sporları ile ürerler. İki çeşit spor oluştururlar. Bunlar hücre çekirdekleri arasında birleşme olmaksızın oluşan eşeysiz sporlar, hücre çekirdeklerinde birleşme sonrasında oluşan eşeyli sporlardır.

48 Mantarlar görünüm bakımından iki çeşit yapı gösterirler. 1.Bazı mantarlar ipliğimsi görünüme sahip küf mantarlarıdır. 2.Bazı mantarlar ise maya kokusunda ve krem kıvamındadır ki bunlara maya mantarları denir.

49 Mantarlara, yaşadığımız çevrede her an rastlamamız mümkündür. Özellikle bozulmuş limon, ekmek... gibi gıda maddelerinin üzerinde sıklıkla küf mantarlarını görebiliriz. Mantarlar endüstriyel amaçla da kullanılırlar. Mantarların sentezlediği ve mantarlardan elde edilen vitaminler, antimikrobik maddeler ve bazı ilaçlar vardır.

50 . Küf mantarlarının oluşturdukları ipliksi oluşumlara hif denir. Hifler çok çeşitli mikroskopik görünümlerde olabilirler. Hif yığınlarına miçelyum adı verilir. Mikroskobik özelliklerinden türün tanımlanmasında yararlanılır. Miçelyumlar çevre koşulları uygun olduğunda sporlar yaparlar. Olgunlaşan sporlar, uygun çevre koşullarında kendi türlerine özel mantarlar oluştururlar. Sporlar yıllarca canlılıklarını koruyabilirler.

51 Eşeyli (seksüel) sporlar; zigospor, bir kese içerisinde askospor ve basidium içerisinde basidiosporlardır. Eşeysiz (seksüel olmayan) sporlar; hifler üzerinde tomurcuklanarak oluşan blastosporlar, çeperi kalınlaşıp, protoplazması yoğunlaşan hücrelerden klamidosporlar ve hiflerin septalarla bölünmesiyle oluşan artrosporlardır.

52 Mantarların sınıflandırılması aşağıdaki gibidir. Phycomycetes Ascomycetes Basidiomycetes Fungi imperfecti Fungi imperfecti sınıfında genellikle insanlarda hastalık yapan mantar türleri yer alırlar.

53 Mikozlar ana olarak, Yüzeyel mikozlar Derin mikozlar, olarak ikiye ayrılırlar.

54 yüzeyel mikoz ; Deri, mukoza, tırnak, saç, kıl gibi vücudun dış bölgelerine yerleşen mantar infeksiyonlarıdır. derin mikoz; Organ yerleşimli, derin dokuları tutan ve genellikle tüm sistemlere yerleşme yeteneğinde olan mantar infeksiyonlaridır.

55 Derin mikozlar daha seyrek olup insandan insana bulaşması zordur. Etkenin deri aracılığı ile girmesi sonucu deri altı dokularına uzanan mikozlara "subkutanöz" tanımlaması yapılır. Ayrıca, genellikle immün yetmezlikli, doku-organ nakli yapılmış ve immün sistemi baskılayan ilaçlar kullanılan hastalarda "fırsatçı mikoz"lara rastlamak mümkündür.

56 Mantarlar besiyerlerinde üretilerek koloni yapıları ve mikroskobik görünümleri ile tanımlanmaya çalışılır. Gerektiğinde özel besiyeri ortamlarına ekilir ya da biyokimyasal özellikleri ile özel incelemeler yapılır. Mikozlarda hastalık yapan etken ve yapıları direkt mikroskobik incelemeye alınırlar. Doğrudan ya da KOH veya laktofenol boyaları ile boyanırlar.

57 Mantarlara ait çeşitli oluşumlar görülmektedir. (A. Maya hücreleri B. Hif çeşitleri C. Klamidospor D. Artrospor E. Zigospor F. Penisilyum G. Makrokonidi H. Askospor)

58 Parazitoloji; Parazitoloji kapsamı içerisinde protozoonlar, helmintler artropodlar yer alır.

59 Protozoonlar Protozoonların denizlerde, tatlı sularda, nemli yerlerde serbestçe yaşayanları olduğu gibi başka canlılarda sığıntı, yardımlaşıcı ve parazit olarak da yaşayanları vardır. Protozoonlar genellikle ancak mikroskopla görülebilen canlılardır. Bu mikroorganizmaların gerçek bir çekirdek,sitoplazma ve hücre zarları vardır. Bir çok protozoonun etraflarında sert bir zar bulunur. Böylece olumsuz çevre şartlarına daha dirençli, fakat dışarıdan besin almayan ve büyümeyen şekilleri oluşur. Protozoonların bu şekillerine KİST denir. Bunun tersine, sert bir duvar yapısı bulunmayan, dış ortamdan besin maddeleri alıp beslenebilen protozoon şekillerine ise TROFOZOİD veya VEJETATİF şekil denir. Genellikle kist şekilleri bulaşıcılıktan, vejetatif şekiller hastalık tablosunun oluşumundan sorumludurlar.

60 Protozoonlardan Trichomonas vaginalis ve Giardia lamblianın (G. intestinalis) kist ve trofozoid şekilleri görülmektedir.

61 İnsanlarda hastalık oluşturan protozoonların bir kısmı sadece insanda yerleşirken, bir kısmı da başka memelilerde yaşayabilir. Bazı protozoonlar ise insanda hastalık oluşturabilmesi için öncelikle bir eklembacaklı vücudunda evrim geçirir, daha sonra insanlara bulaştırılır. Bunun en güzel örnekleri, sıtmanın sivrisineklerle, şark çıbanının tatarcıklarla insanlara bulaştırılmasıdır.

62

63 Helmintler (Solucanlar); Tıbbi önemi olan solucanlar, trematodlar, sestodlar nematodlardır.

64 Trematodlar vücudları yaprak şeklinde, halkalara ayrılmamış, sindirim sistemleri basit ve kör bir kese şeklinde özel yapışma aygıtına sahip solucanlardır. Trematodların larva şekillerinin vücutları kirpiklidir. Schistosoma'lar hariç bütün trematodlar hermafrodittir, yani erkek ve dişilik organları aynı parazit üzerindedir.

65 Sestodlar, vücudları yassı, halkalara ayrılmış, sindirim sistemleri bulunmayan, besinlerini osmosla sağlayan, hepsi hermafrodit, 3-5 mm olabildikleri gibi, 8-10 metre uzunluğa sahip olan türleri de bulunan solucanlardır. Sestodlar şeritler (tenya) olarak da adlandırılır. Balıklardan, sığırlardan, domuzlardan ve köpeklerden insanlara geçebilen şeritler vardır.

66 Nematodlar ipsi solucanlar olarak ta adlandırılırlar. Sindirim boruları tamdır. Erkek ve dişileri ayrı ayrıdır. Nematodların boyları türlere bağlı olarak bir kaç milimetreden birkaç metreye kadar değişir. Bu gurupta yer alan başlıca solucanlar askaris, kancalı kurtlar ve kılkurdudur.

67 Çeşitli sestod ve nematod yumurtaları görülmektedir. (A: Askaris B: Kıl kurdu C: Tenya türleri)

68 Artropotlar (Eklem bacaklılar) karada ve sularda yaşayıp bağımsız hareket edebilme yeteneğinde olan canlılardır. Eklembacaklılar bazı hastalık etkenlerini insanlara bulaştırırlar. Kan emerek ya da zehirleri aracılığı ile insanlara zarar verirler. Bunların başlıcaları sivrisinekler, pireler, tahta kuruları, bitler, kene ve akreplerdir.

69 MİKROORGANİZMALARIN ADLANDIRILMASI Mikroorganizmaların adlandırılmasında çift ad kullanılmaktadır. Mikroorganizmaların adlandırılmasında kullanılan ilk ad cins adıdır ve büyük harf ile başlar. İkinci ad ise tür adıdır ve eğer özel isim değil ise mutlaka küçük harf ile yazılır. Mikroorganizma adları italik harfler ile veya koyu renkte ya da olmazsa altları çizilerek yazılır. Örnek olarak Staphylococcus aureus, Salmonella typhi... gibi.

70 Mikroorganizmanın adı genelde kendisine ait bir özelliği veya oluşturduğu hastalığı ya da hastalığın görüldüğü coğrafi bölgeyi belirtir. Bazen etkeni ilk tanımlayan kişinin adını alır. Örnek olarak staphylococcus üzüm salkımı şeklindeki dizilişten, haemophilus bakterinin kan sever özelliğinden, Mycobacterium tuberculosis, tüberküloz hastalığını oluşturmasından bu adları almışlardır.

71 BAKTERİLERİN YAPI VE FİZYOLOJİLERİ

72 BAKTERİLERİN YAPISI Bakteriler mikroskobik görünüm bakımından; yuvarlak, çomak sarmal şekiller olmak üzere üç ana grupta toplanırlar.

73 Yuvarlak Şekilli Bakteriler (Koklar) : Ortalama mikrometre (μm) boyutlarında yuvarlak şekilli bakterilerdir. Koklar ikili (diplokok), zincir şeklinde (streptokok) veya üzüm salkımı şeklinde (stafilokok) diziliş gösterebilirler. Diplokoklar, yuvarlak bakterilerin bölünmeleri esnasında birbirlerinden ayrılmayarak ikişerli olarak kalmaları sonucu oluşur. Örnek olarak, Streptococcus pneumoniae, ters mum alevi şeklinde dizilim gösteren diplokoklardır.

74 Üremeleri bir çizgi boyunca bölünmek suretiyle gerçekleşen yuvarlak şekilli bakteriler bir zincir oluşturur. Bu görünüme Streptokok denir. Bu gruba örnek olarak, irinli infeksiyonlarda etken olan Streptococcus pyogenes'i verebiliriz. Bazı yuvarlak şekilli bakteriler üç boyut halinde de üreyebilirler. Bunların dizilimi üzüm salkımını andırdığından stafilokoklar olarak adlandırılır. Streptococcus aureus, bu grubun tipik örneğini oluşturur.

75 Çomakcık Şeklindeki Bakteriler (Basiller): Silindir şeklindeki bakterilerdir. Ortalama 0,5-1 μm. eninde 1-5 μm boyundadırlar. Kokobasil şeklinden büyük bir basil şekline kadar değişen uzunlukta olabilirler. Zincir biçiminde ve uc uca dizilebilirler. Bu görünüm streptobasil olarak tanımlanır.

76 Sarmal Şekilli Bakteriler: Sarmal bakteriler yalnız bir kıvrımlı olabildiği gibi, bazen de kıvrıma sahip olabilirler. Sarmal bakteriler iki gruba ayrılır. Birinci gurupta vücutları yumuşak, bükülebilen ve kıvrılarak yılansı hareket edebilen bakteriler (spiroketler), ikinci grupta ise sert vücutlu, kıvrılmayan sarmal şekilli bakteriler bulunmaktadır. Kolera etkeni tek kıvrımlı bu tür bakterilere örnek verilebilir.

77 BAKTERİ HÜCRESİNİN YAPISI Bakteriler prokaryot hücre yapısındadırlar. Genel olarak prokaryot hücre daha basit yapı göstermektedir.

78 Bakteri hücresinde başlıca şu oluşumlar yer alır: Çekirdek, Sitoplazma, Hücre zarı, Hücre çeperi. Bazı bakteri hücrelerinde ise kapsül, kirpikler, piluslar bulunur ve spor oluşturabilirler.

79 Çekirdek (Nükleus): Elektron mikroskobu ile yapılan incelemelerde bakteri kromozomu hücrenin ortasında, 1 mm. uzunluğunda, çift iplikli tek bir DNA molekülünden oluşmaktadır. Bakteri DNA'sı çembersel yapıda ve bir yün yumağı gibi birbiri üzerine sarılmış halde bulunur.

80 Bakteri çekirdeğinde kromozomun etrafında bir nükleoplazma ve bunu çevreleyen çekirdek zarı yoktur. Bakteri DNA'sı sitoplazma zarında bulunan septal mezozoma bağlıdır. DNA sentezi bu bağlantı noktasından başlar. Bakteri hücresinde mitoz aygıtı yer almaz.

81

82

83 Sitoplazma En önemli özelliği çok yüksek osmotik basınca sahip olmasıdır (5-20 atmosfer). Endoplazmik retikulumu bulunmaz. Ribozomları vardır. Golgi aygıtı, mitokondri, sitoplazma hareketi ve vakuolleri yoktur.

84 Bakteri sitoplazmasında eskidikçe çoğalan çeşitli granüller (tanecikler) oluşur. Granül oluşumu bakterinin ürediği ortamla ilgilidir. Özellikle iyi üreme koşullarında bakterilerin sitoplazmalarında madde birikimleri olur. Bu oluşumlar inklüzyon granülleri adı da verilmektedir. Bakterilerin tanımlanmalarında yararlanılan yapılardır.

85 Hücre Zarı (Sitoplazmik Zar) Sitoplazmanın etrafını saran bir zardır. Temel yapısını fosfolipid ve proteinler oluşturur. Prokaryot hücre zarı ile ökaryot hücre zarları arasında pek fark yoktur. Prokaryot hücre zarı ökaryot hücreden farklı olarak sterol içermez. Sitoplazma zarı bazı bölgelerde bakteri içerisine doğru uzantılar meydana getirir. Bunlara mezozom adı verilir. Sitoplazma zarında iki tip mezozom yer alır. Bunlardan septal mezozom DNA'nın bölünmesinde rol oynamaktadır.

86 Sitoplazma Zarının Görevleri: Seçici geçirgen özellikte olup aktif transport yapar. Bu şekilde hem hücre içi basıncı 5-20 atmosfer civarında tutulmuş, hem de bakteri için gerekli maddeler içeri alınmış olur. Üzerinde solunum enzimlerini taşır ve solunum işlevi bu zarda yürütülür. Sindirim işlevini yürütür. Besinleri parçalayıcı enzimleri hücre dışına salgılar. Daha sonra dış ortamda parçalanan besinleri hücre içine alır. Biyosentez görevini yürütürler (DNA, murein, fosfolipid...v.b.). DNA oluşumu için gerekli proteinlerin bulunduğu yer sitoplazmik zarın mezozomudur.

87 Hücre Duvarı Mycoplasmalar hariç bütün bakterilerde hücre duvarı bulunur. Sitoplazma zarını çevreler. Sitoplazma zarı son derece dayanıksız olup bakteri hücre duvarı sayesinde bütünlüğünü koruyabilir. Bakteriye şeklini verir. Hücre duvarının bütünlüğü bozulursa bakteri ölür. Bütün bakterilerin hücre duvarında murein tabakası bulunur. Bu tabakanın kalınlığı Gram pozitif bakterilerde Gram negatif bakterilere oranla daha fazladır.

88 Kapsül Bazı bakterilerde bulunur. Kapsül jel kıvamındadır ve ancak %2 oranında katı madde içerir. Kapsül bakteriyi fagositoza karşı korur. Genelde iyi bir antijenik özellik gösterdiğinden bakterilerin serotiplendirilmesinde önemli bir rol oynar. Dış ortam şartları bakteri lehine olduğu zaman kapsül yapımı söz konusudur.

89 Kirpikler (Flageller) Bazı bakterilerde bulunan hareket organelleridir. Kirpikler (= flajel) protein tabiatında ve sitoplazmadan köken alan uzantılardır. Kirpikler sayesinde hareketli bakteriler besin kaynaklarının olduğu bölgeye daha kolaylıkla gidebilirler. Kirpiğin şekline göre bakteriler isimler alırlar. Kirpiksiz (atriş), tek kirpikli (monotriş), karşılıklı kutuplarında birer kirpikli (amfitriş), bir kutbunda birden fazla kirpikli (löfotriş) ve bakterinin tüm çevresinde fazla sayıda kirpikli (peritriş) olmak üzere bulunabilirler.

90 Fimbria (Pilus) Fimbrialar bakterinin her yönünden çıkar. Flagele göre daha kısa olup, hareketle ilgisi yoktur. Bakterilerde basit ve seks pilusu olmak üzere iki çeşit pilus bulunur. Basit piluslar bakterilerin hücre yüzeylerine yapışmasını sağlarlar. Seks pilusu ise bakteriler arası genetik madde aktarımından sorumludur.

91 Spor Spor bakterinin canlı ancak uykudaki şeklidir. Bazı bakteriler bulundukları ortamın şartları bozulduğunda spor yapabilme yeteneği kazanırlar. Bu olaya sporulasyon denir. Bir bakteriden spor, bir spordan da bir bakteri meydana gelir. Spordan normal bakteri haline dönme işlemine germinasyon denir.

92 Sporlar, bakteri içerisinde değişik yerleşim gösterebilirler. Spor yerleşim yeri ortada ise (santral), Kenarda ise (terminal), Kenara yakın ise (subterminal) spor olarak adlandırılır. Sporlu bakteriler dış çevre şartlarına dayanıklı olup genellikle dış ortamdan girerek tetanoz gibi bazı hastalıklara neden olurlar.

93 MİKROORGANİZMALARIN KİMYASAL YAPISI Bütün canlı hücrelerde olduğu gibi bakteri hücresinin yapısında organik maddeler, inorganik maddeler ve su bulunur. Su, genel olarak bakterilerin %70-90'lık kısmını oluşturur. Bakteri sporlarında bu oran %40-50'ye düşer. Organik maddeler kuru ağırlığın %5090'ını oluşturur.

94 Organik maddelerin başlıcaları, Proteinler, Karbonhidratlar, Lipidler ve Nükleik asidlerdir.

95 Bakterilerde en çok karbon, hidrojen, oksijen, azot, kükürt, fosfor gibi elementlerin yanı sıra

96 Daha az oranda da sodyum, potasyum, magnezyum, klor, demir, bakır, çinko bulunmaktadır.

97 Bakterilerin yapısındaki karbonhidratlar, polisakkarit şeklinde, glikoprotein yapısında olabilirler. Cins ya da tipe özgü özellikleri nedeniyle serolojik ayırıcı tanıda kullanılabilirler. Lipidler, bazı bakterilerde yüksek oranda bulunurlar. Proteinlerle birleşmiş yapılar da oluşturabilirler. İnorganik maddeler, bakteri kuru ağırlığının %2-30'u arasında değişir. Daha çok tuzlar şeklinde bulunurlar.

98 Nükleik asitler, nukleusta bulunan DNA ve sitoplazmada yer alan RNA 'ların yapısında yer alırlar. Viruslar da DNA ve RNA'dan yalnızca birisi bulunurken, prion yapılarında hiç nükleik asit bulunmamaktadır. Viruslarda proteinler; kapsidde, glikopretinler; zarf yapılarında yer alırlar ve viruslara değişik özellikler sağlarlar. Lipidler, virusların zarf kısmında yer alırlar ve bulundukları viruslar etere duyarlı özellik taşırlar.

99 Mikroorganizmaların Beslenmesi ve Üremesi için Gerekli Maddeler Su: Bakterilerin %70-90'ını oluşturur, beslenme ve üreme için gerekli temel maddedir. Ortamdaki besin maddelerinin kullanımı, suda çözülmüş olarak sağlanır. Enzimatik ve metabolik aktivitelerin devamı için su gereklidir.

100 Karbon Kaynağı: Bütün mikroorganizmaların bir karbon kaynağına gereksinimleri vardır. Bu amaçla farklı karbon kaynakları kullanılabilir. Ototrof mikroorganizmalar, CO2 veya karbonatlardan, Heterotroflar, organik karbon kaynaklarından yararlanırlar.

101 Azot Kaynağı: Mikroorganizmaların protein, nükleik asit ve enzim yapılarında yer alan azot için, bazı mikroorganizmalar atmosfer azotunu kullanırlar. Birçoğu ise, amonyum tuzları veya nitrat, nitrit ve amino asitlerde yer alan azottan yararlanırlar.

102 Mineraller: Yapı maddelerinin sentezi ve enzim aktiviteleri için bazı minerallerin ortamda bulunması gerekir. Başlıcaları kükürt, fosfor ile Ca, Mg, Fe, K, Mn, CO, Cl, Cu, Zn v.b. gibi iyonlardır.

103 Hidrojen Verici ve Hidrojen Alıcı Maddeler: Hidrojen alıcı maddeler; oksidoredüksiyon reaksiyonları için gereklidir. Hidrojen alıcı madde, aerop üreme özelliğindeki mikroorganizmalar için oksijen, anaeroplar için inorganik veya organik maddelerdir. Hidrojen verici maddeler; tüm mikroorganizmalar için gerekli olan okside olabilen özelliktedirler ve enerji sağlarlar.

104 Gelişme Faktörleri ve Vitaminler: Mikroorganizmalardan bazılarının gelişmesi için gerekli olup, sentez edilmediğinden dışarıdan eklenen organik maddelerdir. Bazı mikropların çok sayıda gelişme faktörüne ihtiyaçları vardır. Pantotenik asit, biyotin, nikotinik asit, folik asit, glutamik asit, riboflavin, yağ asitleri, hematin v.b. örnek olarak verilebilir.

105 Oksijen: Mikroorganizmaların biyolojik oksidasyonları için; ya atmosfer oksijeni reaksiyona katılır ya da dehidrojenasyon yolu kullanılır. Karbondioksit: Heterotrof bakterilerin çoğu atmosfer CO2 ile üreyebilirler. Bazıları için CO2 oranının %1020 ye çıkarılması gereklidir. Ototorof bakteriler ise, karbon kaynağı olarak CO2 'i kullanırlar.

106 MİKROORGANİZMALARIN ÜREMESİNE ETKİ EDEN ÇEVRE FAKTÖRLERİ Isı Hidrojen İyonları Osmotik Basınç Oksidasyon Redüksiyon Potansiyeli

107 Sıvı bir ortamda bakterilerin oksijen gereksinimlerine göre üremeleri şematik olarak gösterilmiştir.

108 Sıvı besiyerine belirli sayıda bakteri ekilecek ve düzenli aralıklarla bu besiyerinden alınınan örneklerde her milimetresindeki bakteri sayısı sayılacak olursa bunların düzenli ve aynı hızda üremedikleri görülür. Bakterilerin üremesi zamana bağlı olarak dört dönem halinde seyir gösterir.

109 Bakteri üremesinde başlıca dört dönem vardır. Başlangıç Dönemi: Bakteri bu dönemde çoğalma için hazırlıklarını yapar. Ortamdaki bakterilerin metabolizmaları artar. Bakteri bu dönemde cinsinin en büyük hacmine ulaşır. Bakterilerin üremesinde yavaş yavaş artma görülür.

110 Logaritmik Üreme Dönemi: Bakteri sayısının hızla arttığı dönemdir. Her 20 dakikada bakteri türünün sayıca iki katına çıkar. Bu dönemde bakteri cinsinin hacimce en küçük durumundadır.

111 Durma Dönemi: Bakterilerin üremesi devam ederken bir yanda da bakterilerde ölüm görülür. Ölen bakteri ile üreyen bakteri birbirine eşit olduğundan ortamdaki bakteriler sayıca değişmez.

112 Ölüm Dönemi: Ölen bakteri hücreleri sayıca artmıştır. düşer ve bakteri ölümü giderek artar, Sonuçta ortamda hiç canlı bakteri kalmaz.

113 MİKROORGANİZMALARIN ENZİMLERİ VE METABOLİZMALARI Enzimler, protein yapısında, biyolojik kimyasal reaksiyonları katalize eden ve küçük miktarlarda bulunan ve organizma için önemli maddelerdir.

114 Enzimler reaksiyon sonrasında harcanmaz ve ortamda kalırlar. Her enzimin bir substratı vardır. Her enzim özgül bir kimyasal reaksiyonu katalize eder. Mikroorganizma metabolik aktivitesini sürdürebilmesi için bir değil birden çok enzim sistemine ihtiyaç duyar. Bu nedenle mikrop metabolizmasında enzimler sistemi yer almaktadır. Bu enzimlerin bir kısmı hücre içinde (endoenzimler), Bir kısmı da hücre dışında (ekzoenzimler) görev yaparlar.

115 Ekzoenzimler hücre dışında bulunan besinleri hücre içine alınacak hale getirir. Endoenzimler ise hücrenin yapı taşlarının oluşturulmasında ve hücre için gerekli enerjinin sağlanmasında görev alırlar.

116 Enzimler çok etkili maddelerdir. Bir molekül enzim bir dakika içinde bir milyon substrat molekülünü etkileyebilir. Enzimler genellikle etkiledikleri maddenin sonuna ase (az) konarak adlandırılırlar. Örnek olarak, hydrolase (hidrolaz = hidroliz yapan), lactase (laktaz = laktozu parçalayan), ürease (üreaz = üreyi parçalayan).

117 Bakteri enzimleri, yapı ve uyum enzimleri olarak ikiye ayrılırlar. Yapı enzimleri: Bakteri hücresinde her zaman, yani sentezlenecek madde olmadan da vardır. Bu enzimler genelde bakterinin yapı taşlarının sentezinde görev alırlar. Uyum enzimleri: Bir uyarı varlığında oluşan enzimlerdir. Uyarı bittiğinde miktarları çok azalır.

118 Bir kısım enzimler işlevleri sırasında kendilerini aktive eden protein yapıda olmayan organik moleküllere gerek duyarlar. Bu moleküllere prostetik grup ya da koenzim adı verilir. Enzimlerin protein kısmına apoenzim, apoenzim ve koenzimden oluşan komplekse ise holoenzim denir. Apoenzimler özgül etki göstermelerine karşılık, Koenzimler bir çok apoenzime bağlanarak çeşitli kimyasal reaksiyonlara katılabilirler.

119 Bazı enzimler ise, aktive olabilmek için koenzimler dışında kofaktör denilen bazı aktivatör maddelere ihtiyaç duyarlar. Bu enzimler kofaktör olmaksızın etkinlik gösteremezler. Kofaktörler çoğunlukla metalik iyonlardır. Başlıcaları ise Fe++, Mg++, Ce++, Zn++, Cu++'dur.

120 Enzimler, aktivite gösterirken bir çok dış etmenden etkilenir. Bunların başlıcaları şunlardır. Enzimler etkinlik gösterirken çevre ısısından direkt olarak etkilenirler. Her enzimin en etkin olduğu bir optimal, az etkin olduğu bir minimal bir de maksimal ısı sınırları vardır. Ortamın ph derecesinden de enzimler etkilenir. Enzimlerin etkinlik gösterdikleri optimal, minimal ve maksimal ph değerleri bulunur.

121 Enzimlerin etkilediği substrat, ortamda ne kadar yoğun ise, enzim etkinliği o denli azalma gösterir. Ortamda tuz yoğunluğu fazla ise enzimatik etkinlik azalır. Ortamda bulunan çeşitli kimyasal maddeler, enzimlerin yapısında bozulmaya neden olacaklarından etkinliklerinde de azalmaya neden olurlar. Ultraviyole, X ışınları gibi fiziksel etmenlerden enzimlerin işlevleri olumsuz etkilenir.

122 Bir canlı içerisinde meydana gelen kimyasal reaksiyonların tümüne METABOLİZMA denir. Mikroorganizmaların 2000 kadar farklı kimyasal reaksiyonunun varlığı bilinmektedir. Metabolizma başka bir deyişle canlılarda meydana gelen anabolizma ve katabolizma olaylarının tümüdür.

123 Katabolizma: Alınan besin maddelerinin yıkılıp enerji açığa çıkması olayına denir. Böylece mikroorganizma için gerekli enerji temin edilmiş olur. Anabolizma: Mikroorganizmayı oluşturmak için gerekli sentez işlemlerinin tümüdür. Sentez işlemi için gerekli enerji ise, genellikle adenozin trifosfat (adenosine triphosphate = ATP) tarafından karşılanır.

124 NORMAL FLORALAR, ÖRNEK ALMA TEKNİKLERİ

125 Sağlıklı insan vücudunda bulunan ve organizmaya zarar vermeden yaşayan mikroorganizma topluluklarına, vücudun normal mikrop florası denir.

126 Organizmada iki çeşit flora bulunur. Bunlar, Kalıcı ve Geçici floradır.

127 Kalıcı flora, vücudun belli bölgelerinde belli yaşlara göre, genellikle sabit olarak bulunan floradır. Çeşitli nedenlerle ortadan kaldırılsa bile, bir süre sonra tekrar kendiliğinden oluşur.

128 Kalıcı floranın yanında, bazen patojen olan mikroorganizmaların, vücudun belirli bölgelerinde bir kaç saatten haftalara kadar değişebilen sürelerle kalmasıyla oluşan geçici flora bulunur. Geçici florada yer alan mikroorganizmalar, kalıcı flora ortadan kalktığında, hastalık oluşturabilirler.

129 Kalıcı flora vücudun normal fonksiyonlarının sağlanmasında önemli rol oynar. Normal flora üyeleri, bulundukları yerleri değiştirmedikçe, aralarındaki denge ve organizmanın savunma gücü bozulmadıkça, hastalık oluşturmazlar.

130 FLORANIN ORGANİZMADAKİ ROLÜ

131 Florada bulunan mikropların çoğu kommensaldir. Bunlar vücudun ısısından, neminden,ve döküntü maddelerinden yararlanırlar ve zarar vermeksizin yaşamlarını sürdürürler.

132 Bazı mikropların kommensallikten daha ileri olarak organizma ile mutuallik halde bulundukları bilinmektedir.

133 Nitekim bağırsakta bulunan bakterilerin besinlerin artık maddelerine etkili olup pütrefaksiyon ve fermentasyon olaylarını dengede tutarak, birinin üstünlüğünden doğabilecek çeşitli rahatsızlıkları önlemede rolleri vardır.

134 Yine bir bölgedeki flora bakterilerinin oluşturdukları ortam koşullarının bazı patojen bakterilerin yerleşmesini önledikleri bir gerçektir.

135 Nitekim erişkin kadın vaginal florasındaki laktik bakterilerin vagina ph sını asitleştirerek gonokokların yerleşmesini güçleştirdikleri bilinmektedir.

136 Normal floranın bulunduğu bölgede, dokuya yerleşme konusunda hastalandırıcı mikroplarla olan rekabeti nedeniyle vücudu enfeksiyonlardan korumada rol aldığı bilinmektedir.

137 Mikroplu bir dünyada yaşamak zorunda olan mikroorganizmaların yaşamlarında floranın önemli bir rolü olduğu kesindir.

138 Fakat acaba mikropsuz bir ortamda ve florasız yaşam olasımıdır? Flora yaşam için kesinlikle gereklimidir?

139 Bu sorulara yanıt verebilmek için doğumdan itibaren mikropsuz koşullarda yaşatılmak suretiyle hayvan deneyleri yapılmıştır.

140 Axenic (yabancısız) veya Gnotobiotic (Bilinen yaşamlı) yaşam adı verilen bu deneyler için özel aygıtlar kullanılır.

141 Bunlar sayesinde farelerden maymunlara kadar çeşitli hayvanların aksenik yaşamı incelenebilmiştir.

142 Çok steril koşullar altında ve sezeriyanla dünyaya getirilen hayvanlar her şeyi steril olan, içerisine giren havası filtreden içeriye verilen aygıtlar içerisine alınırlar.

143 Steril olan besin maddeleri özel tertibatla içeriye verilen hayvanların artık maddeleri de aynı şekilde dışarıya alınarak sık sık gerek ortamın gerekse hayvanın,mikroplarla bulaşıp bulaşmadığı bakteriyolojik olarak kontrol edilir.

144 Bu hayvanların aynı koşullarda birçok nesilleri üretilmiştir. Sonuç olarak anlaşılmıştır ki;

145 Florasız Yaşam OLANAKLIDIR.

146 Mikropsuz koşullarda (axenic) yaşayan hayvanlar normal ortamda bulunan hemcinslerinden daha sağlıklı ve uzun süre yaşarlar. Hücreleri de daha genç görünümdedirler.

147 ANCAK Buna karşın diğerleri için tamamen zararsız olan bakterilerle karşılaştıklarında öldürücü enfeksiyon belirtileri gösterirler.

148 Aksenik hayvanlarda enfeksiyonlar karşısında çok daha az antikor oluşur.

149 Antijenlere karşı bağışık yanıt şiddeti normal hayvanlara göre azdır. Bu yüzden enfeksiyonlara daha duyarlıdırlar.

150 O halde; Mikropsuz ortamda florasız yaşam olanaklı olmakla beraber bu dünya ortamında insan ve tüm canlılar mikropları ile beraber yaşamak zorundadırlar.

151 Vücud Bölgelerinde Yer Alan Floralar

152 Deri Florası: Deri devamlı dış çevre ile ilişki içindedir. Bu yüzden, birçok mikroorganizma, geçici olarak deride bulunur. Derinin kalıcı florası, yaşanılan coğrafi bölge, giyilen elbiseler, temizlik ve salgı durumuna bağlı olarak, bazı değişiklikler gösterebilir.

153 Deride en sık rastlanan flora üyeleri, aerobik ve anaerobik difteroid basiller, hemoliz oluşturmayan stafilokoklar ve streptokoklardır.

154 Aşırı terleme, yıkanma ve banyo yapma, kalıcı deri florasında önemli değişikliklere neden olmaz. Yağ bezlerinden salgılanan uzun zincirli yağ asitleri, lizozim vb. enzimlerin varlığı, geçici flora mikroorganizmalarının sürekli üreyerek çoğalmalarına engel oluştururlar

155 Ağız ve üst solunum yollarının temel florası: Doğumdan yaklaşık 4-12 saat sonra oluşur. Çocukluk döneminde dişler çıkmadan önce stafilokoklar, Gram negatif diplokoklar ve difteroidler görülür.

156 Dişler çıktıktan sonra, Streptococcus viridans floranın temel üyesi durumuna gelir. Anaerop spiroketler, Fuziform basiller de normal ağız florasında yer alırlar.

157 Burun florasında ise difteroidler ve hemoliz oluşturmayan stafilokoklar ve streptokoklar bulunur.

158 Boğaz florasında hemoliz yapmayan streptokoklar, neisserialer, stafilokoklar ve difteroidler yer alır. Soluk borusu (trakea) florası, boğaz florasına benzerlik gösterir.

159 Sindirim sistemi florası : Yemek borusunda (özofagus) az miktarda flora bulunur. Mide ortamı asid olduğundan, steril kabul edilir. Mideden sonra gelen sindirim kanalında, mikroplar gittikçe artar. Kalın barsağın sonlarına doğru dışkı kuru ağırlığının %10-20 sini bakteriler oluşturur.

160 Barsak florasının %96-99 nu anaerop mikroorganizmalar, geri kalanını da aerop ve fakültatif anaeroplar oluşturur.

161 Göz florası: Gözün en dış yüzeyinde bulunan zarda (konjunktiva) difteroidler, stafilokoklar ve streptokoklar yer alır.

162 Gözyaşı sıvısında bulunan lizozomal enzimler sayesinde birçok mikroorganizmanın üremesi engellenmektedir.

163 Vagina florası: Yaşa bağlı olarak bazı farklılıklar gösterir. Doğurganlık çağındaki kadınlarda temel flora üyesi, aerop laktobasillerdir. Yenidoğan döneminde birkaç hafta süre ile laktobasiller bulunur.

164 Ergenlik dönemine kadar stafilokok ve difteroid basiller flora üyeleri iken, Cinsel aktif dönemde vajen mukozasının zengin glikojen yapısı ve aeropanaerop laktobasiller, glikojenden laktik asit oluşturulması ph nın aside kaymasına neden olur.

165 Servikal salgıların antibakteriyel etkileri ile beraber, birçok patojen mikroorganizmanın kolonizasyonu engellenmiş olur.

166 Antibiyotik Kullanımının Flora Üzerine Etkisi Antibiyotik kullanımı antibiyotiklere duyarlı normal flora üyelerinin azalmasına neden olur. Sonuçta, normal flora üyelerinin dağılımı ve dengesi bozulur.

167 Bu koşullarda, geçici flora olarak söz edilen mikroorganizmalar, hastalık oluşturabilirler. Antibiyotik kesildikten sonra, tekrar kalıcı floraları oluşur.

168 STERİLİZASYON VE DEZENFEKSİYON

169 Tıbbi ve cerrahi girişimler sırasında mikroorganizmaları tanımlamak amacıyla üretmek istediğimizde, kullanacağımız araç-gereç, besiyeri gibi ortamların mikrop taşımamasını isteriz. Ayrıca içtiğimiz suyun, tükettiğimiz yiyeceklerin ve içeceklerin hastalık yapıcı mikroplardan uzak olması gerekir.

170 Ameliyathane, diyaliz, yoğun bakım, transplantasyon ve yenidoğan bebek ünitelerinin de hava ve donanım malzemelerinin belirli standartlara uyması söz konusudur. Dirençli mutantlar oluşturabilen, çevre şartlarına uyan sporlu şekillere dönüşebilen mikroorganizmaların, istenmediği durumlarda tamamen veya kısmen yok edilmesinin gerekliliği ortaya çıkmaktadır.

171 TANIMLAMALAR Sterilizasyon: Bir maddenin üzerinde veya içinde bulunan tüm mikroorganizmalardan arındırılma işlemine sterilizasyon denir. Bu işlem sonrasında hastalık yapan ve yapmayan tüm mikroorganizmalar öldürülmektedir. Bu işlemi hafif, orta, ileri derecede sterilizasyon gibi ayırma imkanı yoktur.

172 Bu işlem sonucunda sporsuz bakteriler, viruslar, mantarlar gibi tüm mikroorganizmalar ortadan kaldırılır. Sterilizasyon ya yapılmıştır ya da yapılmamıştır. Bu işlemin dereceleri ya da uygulama farklılıkları yoktur. Amaç ortamdan tüm mikroorganizmaların kaldırılmasıdır.

173 Sterilizasyon işlemi uygulanan maddeler ve aletler için bu işlemin tamamlanması sonucu tanımlama için steril kelimesi kullanılır. Steril madde veya aletlerin bu özelliklerini devam ettirebilmeleri için dış ortamla ilişkililerinin kesilmesi gerekir.

174 Steril edilecek sıvı ağzı kapanabilen bir tüp veya cam balon, şişe gibi kaplara konarak ağzı kapatılır. Sterilizasyon işlemi tamamlandıktan sonra dış ortamla teması kesilen sıvı uzun süre bu özelliğini korumaktadır. Ağzı açılan kap içerisinde bulunan sıvı, havadaki mikroorganizmalarla kontamine olacağından sterilliği kaybolacaktır. Böyle sıvılar hiçbir şekilde damardan hastalara verilmez. Ancak başka amaçlar için kullanılabilir.

175 Steril edilecek bir makas, özel bir kumaş veya kağıda sarılır, otoklav bandıyla kapatılarak sterilize edilir. Steril makas kullanılıncaya kadar bantları açılmaz. Eğer bantları açılacak olursa dış ortamdaki mikroplar ile temas olacaktır. Makas, elimiz veya çevredeki eşyalara değdiğinde mikroplar yine bulaşarak bu steril özellik kaybolacaktır.

176 Steril olan bir ortama mikropların bulaşmasına "kontaminasyon" adı verilir. Bu yüzden sterilize edilmiş aletler, paketleri açılır açılmaz kullanılmalıdır.

177 Dezenfeksiyon İnsanlarda hastalık yapma özelliği olan mikropların uzaklaştırma işlemine dezenfeksiyon denir. Bu işlem geniş bir aralığı ifade eder. Dezenfeksiyon işleminde kullanılan ısı, sterilizasyon derecesine yakınlıkta olabildiği gibi, mikroorganizmaların vejatatif (hastalık yapıcı ve dış çevre koşullarına dirençsiz) şekillerinin öldürüldüğü şekilde de olabilir.

178 Bunlardan ilkine yüksek düzeyde dezenfeksiyon, ikincisine ise düşük düzeyde dezenfeksiyon işlemi denir. Bunların arasında kalacak etkinlikte yapılan işlem ise orta düzeyde dezenfeksiyondur.

179 Yüksek düzeyli dezenfeksiyon işlemi için genellikle daha konsantre dezenfektan maddeler, uzun süre uygulanarak yapılır. Dezenfeksiyon işleminde kullanılan maddelere dezenfektan denir. Bunlar genellikle kimyasal maddelerdir. Bugün bir çok kimyasal dezenfektan madde kullanılmaktadır.

180 Antisepsi, deri gibi canlı dokular üzerine uygulanan dezenfeksiyon işlemidir. Bu işlemde antiseptik solusyonlar kullanılır. Bir ortam mikrop içeriyorsa septik, içermiyorsa aseptik ortak olarak tanımlanır. Ameliyat gibi tıbbi girişimler aseptik ortamlarda yapılır.

181 Pastörizasyon Genellikle sütlere ve süt ürünlereine uygulanan bir işlemdir. Bu işlemde süt özel yöntemlerle dezenfekte edilir. Bu amaçla uygun ısı ve sürede ısıtılan süt ve süt ürünleri ile insanlara geçebilen bruselloz, salmonelloz ve tüberküloz gibi zoonotik (=hayvan ve insanda ortak görülen) infeksiyonlar önlenmiş olur.

182 Pastörize edilmiş sütte ölmeyen saprofit mikroplar zamanla üreyerek sütün bozulmasına (kesilmesine) neden olurlar. Bu yüzden pastörize sütler en geç 2 gün içinde tüketilmelidir. Kullanım kolaylığı açısından pastörize sütler yerine steril sütler de tüketime sunulmaktadır.

183 Bakteriler üzerine üremeyi durdurucu etki yapan maddelere bakteriostatik, öldürücü etkinlik gösteren maddelere ise bakterisit maddeler denir. Dezenfektanlar genellikle düşük konsantrasyonlarda bakteriostatik, yüksek konsantrasyonlarda bakterisit etkinlik gösterirler. Bu tanımlamalar virus veya funguslar için de yapılabilir, virüsit, fungusit sözcükleri kullanılır.

184 STERİLİZASYON VE DEZENFEKSİYONUN TARİHSEL GELİŞİMİ Bu başlıkta tarihsel gelişime göz atacak olursak, Milattan önce 800 yıllarında yazılan bir eseri örnek vererek başlayabiliriz. Milattan önce 800 yıllarında yazılan bir eserde, Odysseus evine döndüğünde karşılaştığı karısının aşıklarını öldürür ve cesetleri attıktan sonra yaşlı dadısına "Bana biraz kükürt getir ve ateş de ya da evi tütsüleyin" diye seslenir.

185 Bu söz dezenfeksiyon hakkında yazılı ilk cümle olarak kabul edilmektedir. Daha sonraki yıllarda kükürdün evlerin kötü havasını temizlemede kullanıldığı bildirilmektedir.

186 Mikroorganizmalar insanlar tarafından bilinmeden ve bunları ortadan kaldırma düşüncesi olmadan önce deneme yanılma yoluyla buldukları yöntemleri kullanarak besinlerin mikroorganizmalar tarafından bozulmalarını önleyici çeşitli yöntemler geliştirmişlerdir.

187 Bu yöntemlerin başlıcaları; Besinlerin ısıtılması, tütsülenmesi, tuzlanması ve baharat ilave edilmesi olarak sayabiliriz. Ülkemizde kayısıları saklamada, yanan kükürt dumanı halen kullanılmaktadır.

188 17. Yüzyılda görülen büyük veba salgınlarında hekimler tepeden tırnağa her taraflarını kapatan elbise giymişler, burun kısmına uyan yerine kötü kokuları önlemek amacıyla havanın filtre edilmesini sağlayan temiz kokulu tamponlar yerleştirmişlerdir.

189 19. Yüzyılda klorlu ve iyodlu çözeltiler ve fenol yara tedavisinde kullanılmıştır. Bu yüzyılda Joseph Lister yaralar üzerindeki pansumanlarda, aletlerin dezenfeksiyonunda ve operasyonlardan önce ameliyathane havasına püskürtmek için fenol kullanmıştır. Lister bu çalışmalar ile cerrahiye yeni bir sterilizasyon yaklaşımı getirmiştir.

190 Günümüze kadar ilk bulunan dezenfektanların daha etkin ve daha az yan etkilere sahip olanlarını geliştirilmek için yoğun çabalar sarf edilmiş ve bir çok dezenfektan madde kullanıma sunulmuştur. Ayrıca sterilizasyon ve dezenfeksiyon amaçlı bir çok aletlerin yapılması ve uygulamalarda ilgili teknolojik gelişmeler kaydedilmiştir

191 Temizlik, beslenme, insan ve hayvan atık maddelerinden sakınmaya ilişkin öneriler, çeşitli din kitaplarında yer almaktadır. Mumyalama, tütsüleme, içme sularının kaynatılması, Hayvan pisliklerinin gömülmesi, temas ile hastalıkların geçebileceği bilgisi, ellerin dezenfeksiyonu işlemleri tarihsel gelişim içinde izlenmektedir.

192 Sterilizasyon ve dezenfeksiyon konularındaki yöntemler 1800'lü yıllarda gelişme kaydetmiştir. R.Koch, Pasteur, Lister, Chamberland ve Tyndall sterilizasyon konusunda çalışan ve uygulama yapan bilim adamlarıdır.

193 KİMYASAL MADDELERİN MİKROORGANİZMALAR ÜZERİNE ETKİLERİ Dezenfeksiyon ve antisepsi daha çok kimyasal maddelerle yapılır. Kimyasal maddelerin mikroorganizmalar üzerine öldürücü veya üremeyi durdurucu özelliklerini etkileyen çeşitli faktörler vardır..

194 Dezenfektan maddenin konsantrasyonu: Dezenfektan maddenin etkisi konsantrasyonla doğru orantılı olarak artmaktadır. Genelde yüksek konsantrasyonda bakterisidal etkilidirler.

195 Etki süresi: Dezenfektan veya kimyasal maddenin mikroorganizmalar üzerine etkili olabilmesi için belirli bir süre geçmesi gerekir. Etki süresi uygulanan kimyasal maddeye ve uygulandığı ortam şartlarına göre değişir.

196 Isı: Isı arttıkça dezenfektan maddenin etkisi de buna paralel olarak artar. Her 10 C lik ısı artımı öldürmeyi en az bir kat arttırmaktadır. Dezenfektan içerisinde fenol gibi maddelerin varlığında bu oran 510 kata ulaşmaktadır.

197 ph: Ortamın ph'sı ne kadar nötrden uzak olursa etki o denli artar. Hidrojen iyon konsantrasyonu bakterisidal etkiyi arttırmaktadır.

198 Organik maddeler: Ortamda bulunan organik maddeler dezenfeksiyon işlemini olumsuz yönde etkiler.

199 Mikroorganizmaya bağlı etkiler: Mikroorganizmanın cins ve türleri ile, bulunduğu yaşam evresine dezenfektan maddelerin etkisi değişiktir. Örnek olarak sporlar bakterilerin üreyen şekillerine göre dezenfektan maddelere karşı oldukça dirençlidir. Ayrıca bakterilerin üreme fazları, sayıları ve diğer özel yapıların varlığı etkilidirler.

200 Dezenfeksiyonda kullanılan maddeler aşağıdaki özellikleri taşımalıdırlar. Ucuz ve etkili olmalı, Suda erimeli ve iyi ıslatıcı olmalı, Kısa sürede etkisini göstermeli, Az zehirli olmalı, allerjenik, kanserojen etki göstermemeli, Açık yaralara uygulandığında doğal direnç mekanizmalarını bozmamalı, İnvivo ve invitro etki mekanizmaları bilinmeli, Kötü kokulu olmamalıdır.

Mikrobiyoloji ve Tarihçesi

Mikrobiyoloji ve Tarihçesi Mikrobiyoloji ve Tarihçesi Dr. Kaya Süer Near East University Faculty of Medicine Infectious Diseases and Clinical Microbiology Öğrenmenin Mantığı Öğrenmenin merkezi, öğretmen değil, öğrencidir. Öğrenci

Detaylı

Mikroorganizmalar gözle görülmezler, bu yüzden mikroskopla incelenirler.

Mikroorganizmalar gözle görülmezler, bu yüzden mikroskopla incelenirler. 10. Sınıf Enfeksiyondan Korunma 2.Hafta ( 22-26 / 09 / 2014 ) ENFEKSİYON ETKENLERİNİN SINIFLANDIRILMASI 1.) BAKTERİLER 2.) VİRÜSLER Slayt No : 2 Mikroorganizmaların Sınıflandırılması ; a.) Sayısal Yöntem,

Detaylı

MİKROORGANİZMALAR VE STERİLİZASYON ESASLARI

MİKROORGANİZMALAR VE STERİLİZASYON ESASLARI MİKROORGANİZMALAR VE STERİLİZASYON ESASLARI MİKROORGANİZMALARIN YAPILARI VE SINIFLANDIRILMASI Mikrobiyoloji Nedir? Birçoğu ancak mikroskopta görülebilen, küçük canlıları inceleyen bir bilim dalıdır. Mikrobiyoloji

Detaylı

MİKROBİYOLOJİ T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINLARI NO: 490. Açıköğretim Fakültesi Yayınları No: 219. Yazarlar

MİKROBİYOLOJİ T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINLARI NO: 490. Açıköğretim Fakültesi Yayınları No: 219. Yazarlar T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINLARI NO: 490 Açıköğretim Fakültesi Yayınları No: 219 MİKROBİYOLOJİ Yazarlar (Üniteler: 1, 2, 3, 5, 6, 7, 8) Prof. Dr. Filiz AKŞİT (Üniteler: 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16)

Detaylı

İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın

İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın Canlının en küçük birimi Hücre 1665 yılında ilk olarak İngiliz bilim adamı Robert Hooke şişe mantarından kesit alıp mikroskopta

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Tuba ŞANLI

Yrd. Doç. Dr. Tuba ŞANLI Yrd. Doç. Dr. Tuba ŞANLI Genel olarak gözle net olarak görülemeyecek kadar küçük canlıları inceleyen ve onları konu olarak ele alan bilim dalıdır. Gözle ayırt edilemeyen canlılar; Virüsler, bakteriler,

Detaylı

MİKROBİYOLOJİ SORU KAMPI 2015

MİKROBİYOLOJİ SORU KAMPI 2015 Canlıların prokaryot ve ökoaryot olma özelliğini hücre komponentlerinden hangisi belirler? MİKROBİYOLOJİ SORU KAMPI 2015 B. Stoplazmik membran C. Golgi membranı D. Nükleer membran E. Endoplazmik retikulum

Detaylı

Türk Eczacıları Birliği Eczacılık Akademisi

Türk Eczacıları Birliği Eczacılık Akademisi Türk Eczacıları Birliği Eczacılık Akademisi Willy Brandt Sokak No: 9 Çankaya/ANKARA Tel : 0.312.409 81 00 Fax : 0.312.409 81 32 e-mail: [email protected] Web Adresi: www.recete.org www.eczak3demi.org

Detaylı

BAKTERİLER ALEMİ SELİN HOCA

BAKTERİLER ALEMİ SELİN HOCA BAKTERİLER ALEMİ SELİN HOCA Prokaryot hücre yapısına sahip olan tek hücreli canlılardır. Gözle göremediğimiz için keşfedilmeleri ancak mikroskobun icadı ile olmuştur. Keşfedilmemiş bakteri çeşidi sayısının

Detaylı

-Kloroplast ve mitokondri bulunmaz fakat bu organellerde bulunan aynı bulunur.

-Kloroplast ve mitokondri bulunmaz fakat bu organellerde bulunan aynı bulunur. BAKTERİLER GENEL ÖZELLİKLERİ: -Prokaryot hücre yapılı, tek hücreli canlılardır. -Halkasal DNA ya sahiptirler. Bazı bakterilerde plazmit bulunur. Plazmit: Küçük ve halka şeklinde DNA parçacıklarıdır. Bakterilerin

Detaylı

25.03.2015. Mikroorganizmalar; nükleus özelliklerine göre prokaryot ve ökaryot olmak üzere iki grupta incelenir.

25.03.2015. Mikroorganizmalar; nükleus özelliklerine göre prokaryot ve ökaryot olmak üzere iki grupta incelenir. BAKTERİLERİN DİĞER MİKROORGANİZMALARLA KARŞILAŞTIRILMASI BAKTERİLERİN DİĞER MİKROORGANİZMALARLA KARŞILAŞTIRILMASI Mikroorganizmalar; nükleus özelliklerine göre prokaryot ve ökaryot olmak üzere iki grupta

Detaylı

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1: MİKROBİYOLOJİYE GİRİŞ...1 BÖLÜM 2: MİKROORGANİZMALARIN MORFOLOJİLERİ.13 BÖLÜM 3: MİKROORGANİZMALARIN HÜCRE YAPILARI...

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1: MİKROBİYOLOJİYE GİRİŞ...1 BÖLÜM 2: MİKROORGANİZMALARIN MORFOLOJİLERİ.13 BÖLÜM 3: MİKROORGANİZMALARIN HÜCRE YAPILARI... İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1: MİKROBİYOLOJİYE GİRİŞ...1 1.1. Tanım ve Kapsam...1 1.2. Mikrobiyoloji Biliminin Gelişmesi...2 1.3. Mikroorganizmaların Hayatımızdaki Önemi...5 1.3.1. Mikroorganizmaların Yararları...5

Detaylı

Enfeksiyon hastalıkları dünyada yaygın olan bir hastalık grubudur.

Enfeksiyon hastalıkları dünyada yaygın olan bir hastalık grubudur. Konu 1: Enfeksiyon Hastalıkları Giriş ve Tanımlar Enfeksiyon Hastalıklarına Yaklaşım Enfeksiyon hastalıkları dünyada yaygın olan bir hastalık grubudur. Enfeksiyon hastalığı; mikroorganizmaların insan organizmasına

Detaylı

PROKARYOT VE ÖKARYOT HÜCRELER

PROKARYOT VE ÖKARYOT HÜCRELER PROKARYOT VE ÖKARYOT HÜCRELER HÜCRE Hücre ya da göze, bir canlının yapısal ve işlevsel özellikleri gösterebilen en küçük birimidir. Hücre, (İng. Cell); Latince küçük odacık anlamına gelen "cellula" kelimesinden

Detaylı

ADIM ADIM YGS-LYS 55. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-15 VİRÜSLER

ADIM ADIM YGS-LYS 55. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-15 VİRÜSLER ADIM ADIM YGS-LYS 55. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-15 VİRÜSLER Virüsler Hücresel yapı da dahil olmak üzere canlıların ortak özelliklerini göstermeyen canlılardır. Prokaryotlardan daha küçüklerdir.

Detaylı

Normal Mikrop Florası. Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu

Normal Mikrop Florası. Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu Normal Mikrop Florası Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu Vücudun Normal Florası İnsan vücudunun çeşitli bölgelerinde bulunan, insana zarar vermeksizin hatta bazı yararlar sağlayan mikroorganizma topluluklarına vücudun

Detaylı

HAYVANSAL HÜCRELER VE İŞLEVLERİ. YRD. DOÇ. DR. ASLI SADE MEMİŞOĞLU RESİM İŞ ZEMİN KAT ODA: 111

HAYVANSAL HÜCRELER VE İŞLEVLERİ. YRD. DOÇ. DR. ASLI SADE MEMİŞOĞLU RESİM İŞ ZEMİN KAT ODA: 111 HAYVANSAL HÜCRELER VE İŞLEVLERİ YRD. DOÇ. DR. ASLI SADE MEMİŞOĞLU RESİM İŞ ZEMİN KAT ODA: 111 [email protected] KONULAR HAYVAN HÜCRESİ HAYVAN, BİTKİ, MANTAR, BAKTERİ HÜCRE FARKLARI HÜCRE ORGANELLERİ

Detaylı

ADIM ADIM YGS-LYS 44. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-4 BAKTERİLER ALEMİ-2

ADIM ADIM YGS-LYS 44. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-4 BAKTERİLER ALEMİ-2 ADIM ADIM YGS-LYS 44. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-4 BAKTERİLER ALEMİ-2 BAKTERİLERDE EŞEYSİZ ÜREME İKİYE BÖLÜNME Bakteri bölüneceği zaman DNA dan bir kopya çıkartılır. Böylece bakteri içinde iki tane

Detaylı

Mikroskobun Yapımı ve Hücrenin Keşfi Mikroskop: Robert Hooke görmüş ve bu odacıklara hücre demiştir.

Mikroskobun Yapımı ve Hücrenin Keşfi Mikroskop:  Robert Hooke görmüş ve bu odacıklara hücre demiştir. Mikroskobun Yapımı ve Hücrenin Keşfi Mikroskop: Gözümüzle göremediğimiz çok küçük birimleri (canlıları, nesneleri vs ) incelememize yarayan alete mikroskop denir. Mikroskobu ilk olarak bir kumaş satıcısı

Detaylı

Gram (+)Bakterilerde Duvar Yapısı Gram (-) Bakterilerde Duvar Yapısı Lipopolisakkaritin Önemi

Gram (+)Bakterilerde Duvar Yapısı Gram (-) Bakterilerde Duvar Yapısı Lipopolisakkaritin Önemi Gram (+)Bakterilerde Duvar Yapısı Çoğunluğu peptidoglikan yapıdır. Bunun yanında teikoik asitte içerirler. Bu yapı gliserol veya Ribitolün PO4 gruplarına bağlanmasıyla oluşur. Teikoik asitler peptidoglikan

Detaylı

ADIM ADIM YGS-LYS 46. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-6 PROTİSTA ALEMİ

ADIM ADIM YGS-LYS 46. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-6 PROTİSTA ALEMİ ADIM ADIM YGS-LYS 46. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-6 PROTİSTA ALEMİ PROTİSTA ALEMİ Koloni, tek ve çok hücreli ökaryot canlıların bir arada bulunduğu karışık bir gruptur. Protista alemindeki canlılar

Detaylı

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #17

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #17 YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #17 1) Memeli bir hayvanın vücudunda gerçekleşen biyokimyasal tepkimelerden bazıları aşağıdaki gibidir. I Glikojen Glikoz ATP III Buna göre I, II ve III ile gösterilen metabolik

Detaylı

STERİLİZASYON DERSİ 4. HAFTA DERS NOTLARI YRD. DOÇ. DR. KADRİ KULUALP

STERİLİZASYON DERSİ 4. HAFTA DERS NOTLARI YRD. DOÇ. DR. KADRİ KULUALP STERİLİZASYON DERSİ 4. HAFTA DERS NOTLARI YRD. DOÇ. DR. KADRİ KULUALP STERİLİZASYON YÖNTEMLERİ SÜZME YÖNTEMİ FİLTRASYON İLE STERİLİZASYON Süzme mekanizmalarına göre; a) Absorbsiyonla mikroorganizmaları

Detaylı

CİLT MİKROBİYOTASI PROF.DR. NİLGÜN SOLAK BÜLENT ECEVİT Ü. TIP FAK. DERMATOLOJİ AD

CİLT MİKROBİYOTASI PROF.DR. NİLGÜN SOLAK BÜLENT ECEVİT Ü. TIP FAK. DERMATOLOJİ AD CİLT MİKROBİYOTASI PROF.DR. NİLGÜN SOLAK BÜLENT ECEVİT Ü. TIP FAK. DERMATOLOJİ AD CİLT MİKROBİYOTASI CİLT MİKROFLORASI DERİ MİKROBİYOTASI DERİ MİKROFLORASI DERİ Deri en büyük organımız 2 m² alan Vücudu

Detaylı

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir.

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. METABOLİZMA ve ENZİMLER METABOLİZMA Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. A. ÖZÜMLEME (ANABOLİZMA) Metabolizmanın yapım reaksiyonlarıdır. Bu tür olaylara

Detaylı

Mantarlar genel özellikleri. Üremeleri

Mantarlar genel özellikleri. Üremeleri Mantarlar genel özellikleri Eukaryotik, sporla ürerler, eşeyli ve eşeysiz üreme görülür, Mantarlar hayvanlar gibi aktif hareket edemezler bitkiler gibi klorofil de taşımazlar, heterotrofdurlar. parazitik,

Detaylı

ADIM ADIM YGS-LYS 43. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-3 BAKTERİLER ALEMİ

ADIM ADIM YGS-LYS 43. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-3 BAKTERİLER ALEMİ ADIM ADIM YGS-LYS 43. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-3 BAKTERİLER ALEMİ BAKTERİLER ALEMİ Prokaryot hücre yapısına sahip olan tek hücreli canlıların oluşturduğu alemdir. Mikroskobun icadından sonra keşfedilmişlerdir.

Detaylı

1. ÜNİTE: YAŞAM BİLİMİ BİYOLOJİ...10

1. ÜNİTE: YAŞAM BİLİMİ BİYOLOJİ...10 İçindekiler 1. ÜNİTE: YAŞAM BİLİMİ BİYOLOJİ...10 1. BÖLÜM: BİLİMSEL BİLGİNİN DOĞASI ve BİYOLOJİ... 12 A. BİLİMSEL ÇALIŞMA YÖNTEMİ... 12 1. Bilim İnsanı ve Bilim... 12 B. BİLİMSEL YÖNTEMİN AŞAMALARI...

Detaylı

BELKİDE BİYOLOJİNİN EN TEMEL KONUSU EN ZEVKLİ KONUSUNA BAŞLAYALIM ARKADAŞLAR!!!

BELKİDE BİYOLOJİNİN EN TEMEL KONUSU EN ZEVKLİ KONUSUNA BAŞLAYALIM ARKADAŞLAR!!! DERS : BİYOLOJİ KONU: HÜCRE BELKİDE BİYOLOJİNİN EN TEMEL KONUSU EN ZEVKLİ KONUSUNA BAŞLAYALIM ARKADAŞLAR!!! Canlıların canlılık özelliği gösteren en küçük yapı birimidir.( Virüsler hariç) Şekil: Bir hayvan

Detaylı

olmak üzere 2 gruba ayrılırlar.

olmak üzere 2 gruba ayrılırlar. CANLI ALEMLERİ *Canlı alemleri: Canlılar filogenetik sınıflandırmaya göre; bakteriler, arkebakteriler, protista, fungi, bitki ve hayvanlar olmak üzere 6 Aleme ayrılır. **Prokaryot canlılar: Çekirdeksiz

Detaylı

Biyoloji Bilimi ve Canlıların Ortak Özellikleri

Biyoloji Bilimi ve Canlıların Ortak Özellikleri Madde ve Özkütle 2 YGS Fizik 1 Bu yazıda ne anlatıyoruz? Hazırladığımız yazıda biyoloji bilimi ve canlılarda bulunan ortak özelliklerle alakalı sınava yönelik bilgileri paylaştık. Konuyu okuduktan sonra,

Detaylı

TEST 1. Hücre Solunumu. 4. Aşağıda verilen moleküllerden hangisi oksijenli solunumda substrat olarak kullanılamaz? A) Glikoz B) Mineral C) Yağ asidi

TEST 1. Hücre Solunumu. 4. Aşağıda verilen moleküllerden hangisi oksijenli solunumda substrat olarak kullanılamaz? A) Glikoz B) Mineral C) Yağ asidi 1. Termometre Çimlenen bezelye tohumlar Termos Çimlenen bezelye tohumları oksijenli solunum yaptığına göre yukarıdaki düzenekle ilgili, I. Termostaki oksijen miktarı azalır. II. Termometredeki sıcaklık

Detaylı

MESLEKİ TEMEL UYGULAMALAR

MESLEKİ TEMEL UYGULAMALAR MESLEKİ TEMEL UYGULAMALAR Mesleki Temel Uygulamalar Dersi sunusu Bu Sunu ya ait tüm Haklar Atlas Yayınevine aittir. Hiçbir şekilde üçüncü şahıslara verilemez Ünite 1: Mikrobiyoloji Laboratuvar Çalışmaları

Detaylı

Hücre. 1 µm = 0,001 mm (1000 µm = 1 mm)!

Hücre. 1 µm = 0,001 mm (1000 µm = 1 mm)! HÜCRE FİZYOLOJİSİ Hücre Hücre: Tüm canlıların en küçük yapısal ve fonksiyonel ünitesi İnsan vücudunda trilyonlarca hücre bulunur Fare, insan veya filin hücreleri yaklaşık aynı büyüklükte Vücudun büyüklüğü

Detaylı

TEMEL VETERİNER MİKROBİYOLOJİ VE İMMÜNOLOJİ (LBV106U) KISA ÖZET. kolayaof

TEMEL VETERİNER MİKROBİYOLOJİ VE İMMÜNOLOJİ (LBV106U) KISA ÖZET. kolayaof DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. TEMEL VETERİNER MİKROBİYOLOJİ VE İMMÜNOLOJİ

Detaylı

CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ

CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ 1 CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ 1.Hücresel yapıdan oluşur 2.Beslenir 3.Solunum yapar 4.Boşaltım yapar 5.Canlılar hareket eder 6.Çevresel uyarılara tepki gösterir 7.Büyür ve gelişir (Organizasyon) 8.Üreme

Detaylı

ADIM ADIM YGS-LYS 47. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-7 MANTARLAR ALEMİ

ADIM ADIM YGS-LYS 47. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-7 MANTARLAR ALEMİ ADIM ADIM YGS-LYS 47. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-7 MANTARLAR ALEMİ MANTARLAR (FUNGİ) ALEMİ Genellikle çok hücreli olan ökaryot canlılardır. Kloroplastları yoktur. Bu nedenle fotosentez yapamazlar.parazit

Detaylı

Organik Bileşikler. Karbonhidratlar. Organik Bileşikler YGS Biyoloji 1

Organik Bileşikler. Karbonhidratlar. Organik Bileşikler YGS Biyoloji 1 Organik Bileşikler YGS Biyoloji 1 Hazırladığımız bu yazıda; organik bileşikler ve organik bileşiklerin yapısını, canlılarda bulunan organik bileşikleri ve bunların görevlerini, kullanım alanlarını, canlılar

Detaylı

Prokaryotik ve Ökaryotik Hücre Yapısı ve İşlevi

Prokaryotik ve Ökaryotik Hücre Yapısı ve İşlevi Prokaryotik ve Ökaryotik Hücre Yapısı ve İşlevi PROKARYOTİK HÜCRE YAPISI ve İŞLEVİ Prokaryot tamamen bakterilere ait bir kavramdır. Prokaryot hücrelerde hücre zarının çevrelediği hücre içi kompartımanlaşma

Detaylı

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #21

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #21 YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #21 1) Aşağıda bazı dönüşüm tepkimeleri gösterilmiştir. a 2) Enzimlerin çalışma hızına etki eden faktörlerle ilgili; RH RH ADP + Pi ATP I II b Buna göre a ve b yönlerindeki değişimlerle

Detaylı

13 HÜCRESEL SOLUNUM LAKTİK ASİT FERMANTASYONU

13 HÜCRESEL SOLUNUM LAKTİK ASİT FERMANTASYONU 13 HÜCRESEL SOLUNUM LAKTİK ASİT FERMANTASYONU Laktik Asit Fermantasyonu Glikozdan oksijen yokluğunda laktik asit üretilmesine LAKTİK ASİT FERMANTASYONU denir. Bütün canlılarda sitoplazmada gerçekleşir.

Detaylı

BAKTERĠLERĠN YAPISI, ÜREME ÖZELLĠKLERĠ VE GENETĠĞĠ. Doç.Dr. Hikmet Eda Alışkan Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji ABD

BAKTERĠLERĠN YAPISI, ÜREME ÖZELLĠKLERĠ VE GENETĠĞĠ. Doç.Dr. Hikmet Eda Alışkan Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji ABD BAKTERĠLERĠN YAPISI, ÜREME ÖZELLĠKLERĠ VE GENETĠĞĠ Doç.Dr. Hikmet Eda Alışkan Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji ABD Hücre nedir? Hücre, yaşayan organizmaların temel yapıtaşıdır. Hücre yapısı Hücreler,

Detaylı

HÜCRE. Yrd.Doç.Dr. Mehtap ÖZÇELİK Fırat Üniversitesi

HÜCRE. Yrd.Doç.Dr. Mehtap ÖZÇELİK Fırat Üniversitesi HÜCRE Yrd.Doç.Dr. Mehtap ÖZÇELİK Fırat Üniversitesi Hücre Canlıların en küçük yapı taşıdır Bütün canlılar hücrelerden oluşur Canlılar tek hücreli ya da çok hücreli olabilir Bitki ve hayvan hücresi = çok

Detaylı

6. BÖLÜM MİKROBİYAL METABOLİZMA

6. BÖLÜM MİKROBİYAL METABOLİZMA 6. BÖLÜM MİKROBİYAL METABOLİZMA 1 METABOLİZMA Hücrede meydana gelen tüm reaksiyonlara denir Anabolizma: Basit moleküllerden kompleks moleküllerin sentezlendiği enerji gerektiren reaksiyonlardır X+Y+ENERJİ

Detaylı

ADIM ADIM YGS-LYS 34. ADIM HÜCRE 11- SİTOPLAZMA 3

ADIM ADIM YGS-LYS 34. ADIM HÜCRE 11- SİTOPLAZMA 3 ADIM ADIM YGS-LYS 34. ADIM HÜCRE 11- SİTOPLAZMA 3 TEK ZARLI ORGANELLER 4) Koful Hücre içerisinde çeşitli görevleri bulunan organeldir. Genel olarak hayvan hücrelerinde çok sayıda küçük küçük ;bitki hücrelerinde

Detaylı

CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ Beslenme Boşaltım Üreme Büyüme Uyarıları algılama ve cevap verme Hareket Solunum Hücreli yapı

CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ Beslenme Boşaltım Üreme Büyüme Uyarıları algılama ve cevap verme Hareket Solunum Hücreli yapı CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ Beslenme Boşaltım Üreme Büyüme Uyarıları algılama ve cevap verme Hareket Solunum Hücreli yapı Hayvan hücreleri mikroskop ile incelendiğinde hücre şekillerinin genelde yuvarlak

Detaylı

YGS ANAHTAR SORULAR #1

YGS ANAHTAR SORULAR #1 YGS ANAHTAR SORULAR #1 1) Yıkımları sırasında Tüketilen O2 miktarı 2) H2O2 H2O2 H2O2 Grafikte bazı organik bileşiklerin yıkımları sırasında tüketilen oksijen miktarı verilmiştir. Buna göre organik bileşiklerin

Detaylı

Sitoplazmik membran periferal integral

Sitoplazmik membran periferal integral İÇ YAPILAR Sitoplazmik membran Hücre duvarının altında, ince ve bakterilerde genellikle aynı yapıda İki katmandan oluşur Periplasmik boşluk ve sitoplazmaya bakan yüzeyde, protein ve fosfolipid İç bölgede,

Detaylı

*Canlıların canlılık özelliği gösteren en küçük yapı birimine hücre denir.

*Canlıların canlılık özelliği gösteren en küçük yapı birimine hücre denir. Fen ve Teknoloji 1. Ünite Özeti Hücre Canlılarda Üreme, Büyüme ve Gelişme. *Canlıların canlılık özelliği gösteren en küçük yapı birimine hücre denir. *Hücrenin temel kısımları: hücre zarı, sitoplâzma ve

Detaylı

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #13

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #13 YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #13 1) Canlılarda özelliklerin genlerle kontrol edildiği ve her genin en az bir özellikten sorumlu olduğu bilindiğine göre, I. Diploid canlılarda her özellik için iki gen bulunması

Detaylı

YAZILIYA HAZIRLIK SORULARI. 9. Sınıf

YAZILIYA HAZIRLIK SORULARI. 9. Sınıf YAZILIYA HAZIRLIK SORULARI 9. Sınıf DOĞRU YANLIŞ SORULARI Nitel gözlemlerin güvenilirliği nicel gözlemlerden fazladır. Ökaryot hücrelerde kalıtım materyali çekirdek içinde bulunur. Ototrof beslenen canlılar

Detaylı

Mikrobiyal Gelişim. Jenerasyon süresi. Bakterilerde üreme eğrisi. Örneğin; (optimum koşullar altında) 10/5/2015

Mikrobiyal Gelişim. Jenerasyon süresi. Bakterilerde üreme eğrisi. Örneğin; (optimum koşullar altında) 10/5/2015 Mikrobiyal Gelişim Tek hücreli organizmalarda sayı artışı Bakterilerde en çok görülen üreme şekli ikiye bölünmedir (mikroorganizma sayısı) Çok hücreli organizmalarda kütle artışı Genelde funguslarda görülen

Detaylı

CANLILARIN YAPISINDA BULUNAN TEMEL BİLEŞENLER

CANLILARIN YAPISINDA BULUNAN TEMEL BİLEŞENLER CANLILARIN YAPISINDA BULUNAN TEMEL BİLEŞENLER Canlıların yapısında bulunan moleküller yapısına göre 2 ye ayrılır: I. İnorganik Bileşikler: Bir canlı vücudunda sentezlenemeyen, dışardan hazır olarak aldığı

Detaylı

7. BÖLÜM MİKROBİYAL GELİŞİM

7. BÖLÜM MİKROBİYAL GELİŞİM 7. BÖLÜM MİKROBİYAL GELİŞİM 1 Gelişim Tek hücreli organizmalarda sayı artışı Bakterilerde en çok görülen üreme şekli ikiye bölünmedir (mikroorganizma sayısı) Çok hücreli organizmalarda kütle artışı Genelde

Detaylı

ENTERİK BAKTERİLER. Enterik bakteriler barsak florasında bulunan bakterilerdir

ENTERİK BAKTERİLER. Enterik bakteriler barsak florasında bulunan bakterilerdir 12.Hafta:Enterik Bakteriler ENTERİK BAKTERİLER Enterik bakteriler barsak florasında bulunan bakterilerdir Barsakta yaşayan enterik bakterilerin en klasiği E- coli dir ve non-patojendir.yine barsakta yaşayan

Detaylı

Enfeksiyon etkenlerinin. sınıflandırılması

Enfeksiyon etkenlerinin. sınıflandırılması Enfeksiyon etkenlerinin Asellüler Prionlar Viroidler Viruslar Çok hücreliler Mantarlar Helmintler Artropotlar sınıflandırılması Tek hücreliler Prokaryotikler Bakteriler Klamidyalar Mikoplazmalar Riketsiyalar

Detaylı

Aktivasyon enerjisi. Enzim kullanılmayan. enerjisi. Girenlerin toplam. enerjisi. Enzim kullanılan. Serbest kalan enerji. tepkimenin aktivasyon

Aktivasyon enerjisi. Enzim kullanılmayan. enerjisi. Girenlerin toplam. enerjisi. Enzim kullanılan. Serbest kalan enerji. tepkimenin aktivasyon ENZİMLER Enzimler Canlı sistemlerde meydana gelen tüm yapım ve yıkım reaksiyonlarına metabolizma denir Metabolizma faaliyetleri birer biyokimyasal tepkimedir. Ve bu tepkimelerin başlayabilmesi belirli

Detaylı

12. SINIF KONU ANLATIMI 23 BİTKİLERDE BESLENME BİTKİLERDE TAŞIMA

12. SINIF KONU ANLATIMI 23 BİTKİLERDE BESLENME BİTKİLERDE TAŞIMA 12. SINIF KONU ANLATIMI 23 BİTKİLERDE BESLENME BİTKİLERDE TAŞIMA BİTKİLERDE BESLENME Bitkiler inorganik ve organik maddelere ihtiyaç duyarlar. İnorganik maddeleri hazır almalarına rağmen organik maddeleri

Detaylı

DÖNEM 1- A, 3. DERS KURULU (2015-2016)

DÖNEM 1- A, 3. DERS KURULU (2015-2016) DÖNEM 1- A, 3. DERS KURULU (2015-2016) DERS SAATİ DERS ADI DERS KONUSU DERSİ VEREN ÖĞRETİM ÜYESİ 4. DK 1. Hafta 07 Aralık Pazartesi Mikrobiyoloji Mikrobiyolojinin tarihçesi ve mikroorganizmalara genel

Detaylı

Hücre çeperi (Hücre duvarı)

Hücre çeperi (Hücre duvarı) Hücre çeperi (Hücre duvarı) Mycoplasmalar dışındaki tüm prokaryotlarda vardır. Görevleri: Bakteriyi kendi iç basıncına karşı korur(hücre içi ozmotik basıncı % 10-20 sakkaroz çözeltisi yoğunluğuna eşittir).

Detaylı

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #12

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #12 YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #12 1) İnsanda döllenme sırasında, I. Spermdeki çekirdek, sentrozomun yumurtaya geçmesi II. Spermdeki akrozomun patlayarak zona pellusidayı eritmesi III. Yumurtadaki salgı maddelerinin

Detaylı

Biyolojik Risk Etmenleri

Biyolojik Risk Etmenleri Biyolojik Risk Etmenleri Mesleki tehlikeler Biyolojik, Biyomekanik, Kimyasal, Fiziksel (+radyolojik) Psikososyal TANIMLAMA Çalışma yaşamında biyolojik risk etkenleri denildiğinde akla, herhangi bir enfeksiyona,

Detaylı

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #18

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #18 YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #18 1) Bakterilerin gerçekleştirdiği, I. Kimyasal enerji sayesinde besin sentezleme II. Işık enerjisini kimyasal bağ enerjisine dönüştürme III. Kimyasal bağ enerjisini ATP enerjisine

Detaylı

YGS ANAHTAR SORULAR #3

YGS ANAHTAR SORULAR #3 YGS ANAHTAR SORULAR #3 1) Bir insanın kan plazmasında en fazla bulunan organik molekül aşağıdakilerden hangisidir? A) Mineraller B) Su C) Glikoz D) Protein E) Üre 3) Aşağıdakilerden hangisi sinir dokunun

Detaylı

www.benimdershanem.esy.es BİYOLOJİ DERS NOTLARI YGS-LGS HÜCRE

www.benimdershanem.esy.es BİYOLOJİ DERS NOTLARI YGS-LGS HÜCRE www.benimdershanem.esy.es Bilgi paylaştıkça çoğalır. BİYOLOJİ DERS NOTLARI YGS-LGS HÜCRE HÜCRE Hücre ya da göze, bir canlının yapısal ve işlevsel özellikler gösterebilen en küçük birimidir. Atomların molekülleri,

Detaylı

Tarımsal mikrobiyoloji; tarımsal üretimi artırmak için mikroorganizmalardan yararlanılır.

Tarımsal mikrobiyoloji; tarımsal üretimi artırmak için mikroorganizmalardan yararlanılır. 1. Mikrobiyolojiye giriş,tanımlar, tarihçe, mikroskop çeşitleri Mikrobiyoloji genellikle çapları 1mm den küçük olan ve gözle görülemeyecek küçüklükteki canlılarla uğraşan bir bilim dalıdır. Bakteri, virüs,

Detaylı

SAĞLIK ÇALIŞANLARININ ENFEKSİYON RİSKLERİ

SAĞLIK ÇALIŞANLARININ ENFEKSİYON RİSKLERİ SAĞLIK ÇALIŞANLARININ ENFEKSİYON RİSKLERİ Sağlık hizmeti veren, Doktor Ebe Hemşire Diş hekimi Hemşirelik öğrencileri, risk altındadır Bu personelin enfeksiyon açısından izlemi personel sağlığı ve hastane

Detaylı

ADIM ADIM YGS LYS Adım DOLAŞIM SİSTEMİ 5 İNSANDA BAĞIŞIKLIK VE VÜCUDUN SAVUNULMASI

ADIM ADIM YGS LYS Adım DOLAŞIM SİSTEMİ 5 İNSANDA BAĞIŞIKLIK VE VÜCUDUN SAVUNULMASI ADIM ADIM YGS LYS 177. Adım DOLAŞIM SİSTEMİ 5 İNSANDA BAĞIŞIKLIK VE VÜCUDUN SAVUNULMASI İNSANDA BAĞIŞIKLIK VE VÜCUDUN SAVUNULMASI Hastalık yapıcı organizmalara karşı vücudun gösterdiği dirence bağışıklık

Detaylı

9. SINIF KONU ANLATIMI 5 CANLININ TEMEL BİLEŞENLERİ -İNORGANİK MADDELER 1- SU

9. SINIF KONU ANLATIMI 5 CANLININ TEMEL BİLEŞENLERİ -İNORGANİK MADDELER 1- SU 9. SINIF KONU ANLATIMI 5 CANLININ TEMEL BİLEŞENLERİ -İNORGANİK MADDELER 1- SU Canlıların yapısına katılan maddeler çeşitli özellikler nedeni ile temel olarak iki grupta incelenir. Canlının Temel Bileşenleri

Detaylı

CANLILARIN ÇEŞİTLİLİĞİ Canlıların dış görünüşüne ve yaşadıkları yere göre yapılan sınıflandırma..denir amp.yap. Kökenleri farklı görevleri aynı olan

CANLILARIN ÇEŞİTLİLİĞİ Canlıların dış görünüşüne ve yaşadıkları yere göre yapılan sınıflandırma..denir amp.yap. Kökenleri farklı görevleri aynı olan CANLILARIN ÇEŞİTLİLİĞİ Canlıların dış görünüşüne ve yaşadıkları yere göre yapılan sınıflandırma..denir amp.yap. Kökenleri farklı görevleri aynı olan organlara denir Analog organ Sineğin ve yarasanın kanadı.organdır

Detaylı

ÜNİTE 3. Bakterilerin Yapı ve Fizyolojileri. Amaçlar. İçindekiler. Öneriler. Bu üniteyi çalıştıktan sonra,

ÜNİTE 3. Bakterilerin Yapı ve Fizyolojileri. Amaçlar. İçindekiler. Öneriler. Bu üniteyi çalıştıktan sonra, ÜNİTE 3 Bakterilerin Yapı ve Fizyolojileri Bu üniteyi çalıştıktan sonra, Amaçlar Bakterilerin şekillerini, Bakterilerin yapıları ve fonksiyonlarını, Bakterilerde beslenme ve üremeyi Bakterilerin enzim

Detaylı

ADIM ADIM YGS-LYS 5. ADIM CANLININ TEMEL BİLEŞENLERİ -İNORGANİK MADDELER 1- SU

ADIM ADIM YGS-LYS 5. ADIM CANLININ TEMEL BİLEŞENLERİ -İNORGANİK MADDELER 1- SU ADIM ADIM YGS-LYS 5. ADIM CANLININ TEMEL BİLEŞENLERİ -İNORGANİK MADDELER 1- SU Canlıların yapısına katılan maddeler çeşitli özellikler nedeni ile temel olarak iki grupta incelenir. Canlının Temel Bileşenleri

Detaylı

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #19

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #19 YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #19 1) X Ağız Mide İnce bağırsak Şekildeki grafikte insanın sindirim kanalındaki X maddesinin değişimi gösterilmiştir. Buna göre X maddesi aşağıdakilerden hangisidir? A) Glikojen

Detaylı

1-Tanım: Mikrop dünyası ve mikroorganizmaların sınıflandırılmasının öğretilmesi.

1-Tanım: Mikrop dünyası ve mikroorganizmaların sınıflandırılmasının öğretilmesi. MİKROBİYOLOJİ I-DERS TANIMLARI 1-Tanım: Mikrop dünyası ve mikroorganizmaların sınıflandırılmasının öğretilmesi. b. Amaç: Mikrobiyoloji bilimi ve çalıştığı alanlar ile ilgili genel bilgi öğretilmesi amaçlanmıştır.

Detaylı

BİTKİ BESİN MADDELERİ (BBM)

BİTKİ BESİN MADDELERİ (BBM) BİTKİ BESİN MADDELERİ (BBM) Toprak Bilgisi Dersi Prof. Dr. Günay Erpul [email protected] Işık Enerjisinin Kimyasal Enerjiye Dönüştürülmesi Fotosentez, karbon (C), oksijen (O) ve hidrojen (H) atomlarını

Detaylı

HİJYEN VE SANİTASYON

HİJYEN VE SANİTASYON HİJYEN VE SANİTASYON TEMİZLİK+ HİJYEN= SANİTASYON Bulunduğumuz ortamda hastalık yapan mikroorganizmaların hastalık yapamayacak seviyede bulunma durumuna hijyen denir. Sağlıklı (temiz ve hijyenik) bir ortamın

Detaylı

STERİLİZASYON. Sterilizasyon Yöntemleri. Sterilizasyonu Etkileyen Faktörler

STERİLİZASYON. Sterilizasyon Yöntemleri. Sterilizasyonu Etkileyen Faktörler STERİLİZASYON Tüm canlı mikroorganizmaların tam olarak uzaklaştırılması veya öldürülmesi işlemidir. Türk Gıda Kodeksi Çiğ Süt ve Isıl İşlem Görmüş Sütleri Tebliği ne göre sterilizasyon; oda sıcaklığında

Detaylı

ADIM ADIM YGS-LYS 37. ADIM HÜCRE 14- ÇEKİRDEK

ADIM ADIM YGS-LYS 37. ADIM HÜCRE 14- ÇEKİRDEK ADIM ADIM YGS-LYS 37. ADIM HÜCRE 14- ÇEKİRDEK 3) Çekirdek Ökaryot yapılı hücrelerde genetik maddeyi taşıyan hücre kısmıdır. Prokaryot hücreli canlılarda bulunmaz. GÖREVLERİ: 1) Genetik maddeyi taşıdığından

Detaylı

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #7

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #7 YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #7 1) 48 saat karanlıkta bekletilen bir saksı bitkisinden bu sürenin sonunda bir yaprak kopartılmış (1. yaprak) ve bitki aydınlık ortamda 12 saat bekletilmiştir. Bu sürenin sonunda

Detaylı

CANLILARIN TEMEL BİLEŞENLERİ

CANLILARIN TEMEL BİLEŞENLERİ 1 CANLILARIN TEMEL BİLEŞENLERİ Canlıların temel bileşenleri; inorganik ve organik bileşikler olmak üzere ikiye ayrılır. **İnorganik bileşikler: Canlılar tarafından sentezlenemezler. Dışarıdan hazır olarak

Detaylı

1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.-

1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.- 1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.- Biyokimya sözcüğü biyolojik kimya (=yaşam kimyası) teriminin kısaltılmış şeklidir. Daha eskilerde, fizyolojik kimya terimi kullanılmıştır. Gerçekten de Biyokimya

Detaylı

M. (arpa şekeri) +su S (çay şekeri) + su L.. (süt şekeri)+ su

M. (arpa şekeri) +su S (çay şekeri) + su L.. (süt şekeri)+ su KARBONHİDRATLAR Karbonhidratlar yapılarında.. (C),.. (H) ve. (O) atomu bulunduran organik bileşiklerdir. Karbonhidratların formülü ( ) ile gösterilir. Nükleik asitlerin, ATP nin, hücre, bitkilerde yapısına

Detaylı

Adı ve Soyadı : Sınıfı ve Numarası : 1- DNA molekülünün görevlerini yazınız? * * 2- ATP molekülünün görevini açıklayınız?

Adı ve Soyadı : Sınıfı ve Numarası : 1- DNA molekülünün görevlerini yazınız? * * 2- ATP molekülünün görevini açıklayınız? Adı ve Soyadı : Sınıfı ve Numarası : A 1- DNA molekülünün görevlerini yazınız? 2- ATP molekülünün görevini açıklayınız? 3- Hücre teorilerinin açıklayınız? 4- Ökaryatik hücre yapısına sahip canlıları yazınız?

Detaylı

KALITSAL MOLEKÜLÜN BİÇİMİ ve ORGANİZASYONU PROF. DR. SERKAN YILMAZ

KALITSAL MOLEKÜLÜN BİÇİMİ ve ORGANİZASYONU PROF. DR. SERKAN YILMAZ KALITSAL MOLEKÜLÜN BİÇİMİ ve ORGANİZASYONU PROF. DR. SERKAN YILMAZ Değişik canlı gruplarında kalıtsal molekülün çeşidi, sayısı, biçimi ve organizasyonu bakımından farklılıklar bulunur. Ortak özellik: nükleik

Detaylı

ANTİSEPTİKLERİN KULLANIM YERLERİ

ANTİSEPTİKLERİN KULLANIM YERLERİ ANTİSEPTİKLER 1 Kavramlar: Antiseptik: Canlılar üzerinde (cilde ve dışarı açılan boşlukların mukozasına) dıştan uygulanmak suretiyle kullanılan antimikrobik ilaçlardır. Dezenfektan: Cansız cisimler (cerrahi

Detaylı

ayxmaz/biyoloji Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H

ayxmaz/biyoloji Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H 2.Radyoaktif izotoplar biyologları için önemlidir? Aşağıda radyoakif maddelerin kullanıldığı alanlar sıralanmıştır.bunlarla

Detaylı

2003 ÖSS BİYOLOJİ SORULARI VE CEVAPLARI

2003 ÖSS BİYOLOJİ SORULARI VE CEVAPLARI 2003 ÖSS BİYOLOJİ SORULARI VE CEVAPLARI 1. Bir hücrede oksijenli solunum, protein sentezi, fotosentez olaylarının tümünün gerçekleşebilmesi için, bu hücrede; I. ribozom, II. kloroplast, III. mitokondri,

Detaylı

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #5

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #5 YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #5 Miktar 1) I.Hemoglobinin yapısındaki karbon atomu sayısını tespit etmek II. Solunumda kullanılacak gazların hangi molekülle taşınacağını tespit etmek III. Kanın ph ını tespit

Detaylı

GIDALARDA MİKROBİYAL GELİŞMEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

GIDALARDA MİKROBİYAL GELİŞMEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER GIDALARDA MİKROBİYAL GELİŞMEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER Mikroorganizmaların gıdalarla gelişmesi; Gıdanın karekteristik özelliğine, Gıdada bulunan m.o lara ve bunlar arası etkileşime, Çevre koşullarına bağlı

Detaylı

ADIM ADIM YGS-LYS 32. ADIM HÜCRE 9- SİTOPLAZMA

ADIM ADIM YGS-LYS 32. ADIM HÜCRE 9- SİTOPLAZMA ADIM ADIM YGS-LYS 32. ADIM HÜCRE 9- SİTOPLAZMA 2) Sitoplazma Hücrenin içini dolduran sıvıdır. İçinde inorganik ve organik maddeler vardır. Ayrıca görevleri birbirinden farklı olan organeller de bulunur.

Detaylı

Genel Mikrobiyoloji. Buders notunun hazırlanmasında aşağıda belirtilen kaynaktan bire bir yararlanılmıştır.

Genel Mikrobiyoloji. Buders notunun hazırlanmasında aşağıda belirtilen kaynaktan bire bir yararlanılmıştır. Genel Mikrobiyoloji Buders notunun hazırlanmasında aşağıda belirtilen kaynaktan bire bir yararlanılmıştır. KAYNAK: Brock Mikroorganizmaların Biyolojisi, (Ed: Madigan, M. T., Martinko, J. M.), Çeviri Editörü:

Detaylı

HÜCRE. Dicle Aras. Hücre bölünmesi, madde alışverişi ve metabolizması

HÜCRE. Dicle Aras. Hücre bölünmesi, madde alışverişi ve metabolizması HÜCRE Dicle Aras Hücre bölünmesi, madde alışverişi ve metabolizması Hücre Bölünmesi Hücre bölünme ve çoğalması iki şekilde gerçekleşir. Vücut soma hücrelerinin bölünme ve çoğalma biçimi Mitoz (mitosis),

Detaylı

Virüsler Hazırlayan: Yrd.Doç.Dr. Yosun MATER

Virüsler Hazırlayan: Yrd.Doç.Dr. Yosun MATER Virüsler Hazırlayan: Yrd.Doç.Dr. Yosun MATER Yrd.Doç.Dr.Yosun MATER Virüslere Giriş Virüsler genellikle ökaryotlardan ve prokaryotlardan çok daha küçük moleküllerdir. Genellikle enfeksiyon yeteneği olan

Detaylı

Ekosistem Ekolojisi Yapısı

Ekosistem Ekolojisi Yapısı Ekosistem Ekolojisi, Ekosistemin Yapısı Ekosistem Ekolojisi Yapısı A. Ekoloji Bilimi ve Önemi Ekoloji canlıların birbirleriyle ve çevreleriyle olan etkileşimlerini inceleyen bilim dalıdır. Günümüzde teknolojinin

Detaylı

Organik bileşikler; karbonhidratlar, lipidler, proteinler, vitaminler ve nükleik asitler olmak üzere beş gruba ayrılır.

Organik bileşikler; karbonhidratlar, lipidler, proteinler, vitaminler ve nükleik asitler olmak üzere beş gruba ayrılır. ORGANİK BİLEŞİKLER **Organik bileşikler: Canlılar tarafından sentezlenirler. Yapılarında C, H, atomlarını bulundururlar. Organik bileşikler; karbonhidratlar, lipidler, proteinler, vitaminler ve nükleik

Detaylı

ADIM ADIM YGS-LYS 33. ADIM HÜCRE 10- SİTOPLAZMA 2

ADIM ADIM YGS-LYS 33. ADIM HÜCRE 10- SİTOPLAZMA 2 ADIM ADIM YGS-LYS 33. ADIM HÜCRE 10- SİTOPLAZMA 2 TEK ZARLI ORGANELLER 1) Endoplazmik Retikulum Hücre zarı ile çekirdek zarı arasında oluşmuş kanalcıklardır. Yumurta hücresi, embriyonik hücreler ve eritrositler(alyuvar)

Detaylı

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #6

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #6 YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #6 1) Canlılar soylarının devam ettirebilmek için üreyerek yeni bireyler meydana getirir. Bu üreme olaylarıyla ilgili olarak; I. Bakterinin ikiye bölünerek kendine benzer yeni

Detaylı

Staphylococcus Gram pozitif koklardır.

Staphylococcus Gram pozitif koklardır. Staphylococcus Gram pozitif koklardır. 0.8-1µm çapında küçük, yuvarlak veya oval bakterilerdir. Hareketsizdirler. Spor oluşturmazlar ve katalaz enzimi üretirler. Gram boyama Koagülaz, alfatoksin, lökosidin,

Detaylı

LABORATUVAR 4: ÖKARYOTİK HÜCRELER

LABORATUVAR 4: ÖKARYOTİK HÜCRELER LABORATUVAR 4: ÖKARYOTİK HÜCRELER Ökaryotik hücreler, sahip oldukları hücre iskeleti, nüklear membran ve organelleri içeren bölümleri ile prokaryot hücrelerden ayırt edilebilmektedir. Kimyasal analizler

Detaylı

Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur..

Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.. Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.. 1 BESLENME BİLİMİ 2 Yaşamımız süresince yaklaşık 60 ton besin tüketiyoruz. Besinler sağlığımız ve canlılığımızın devamını sağlar. Sağlıklı bir

Detaylı