FUKUŞİMA NÜKLEER SANTRAL KAZASI
|
|
|
- Eser Bardakçı
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 FUKUŞİMA NÜKLEER SANTRAL KAZASI Kaza Hikayesi, Gelinen Son Durum Özeti ve Kazanın Etkileri Veda DUMAN Nükleer Enerji Yüksek Mühendisi Aralık, 2011
2 TMMOB Fizik Mühendisleri Odası ISBN: Baskı: Mattek Matbaacılık Bas. yay. Tan. San. Tic. Ltd, Şti. Adakale Sokak 32/27 Kızılay / Ankara Tel:
3 ÖNSÖZ 11 Mart 2011 tarihinde Japonya da meyden gelen 8.9 şiddetindeki tarihin en büyük depremi sonucu oluşan tsunaminin Fukuşima Dai-ichi Nükleer Santrali nin 1,2,3 ve 4 nolu ünitelerini etkilemesi sonucu nükleer kazaya sebep olmuştur. Olayın ilk günlerinde yaşanan büyük bilgi kirliliği nedeniyle farklı değerlendirmeler yapılmış, maalesef konu ile ilgili bilgisi olmayanların aşırı ilgisi sonucu yazılı ve görsel basında çok farklı haberler ile kamuoyu eksik ve hatta kimi zaman yanlış bilgilendirilmiştir. Odamız Nükleer Enerji İhtisas Komisyonu marifetiyle kazanın ilk gününden itibaren Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) ve diğer güvenilir kaynaklardan alınan bilgiler kazayı takip eden günlerde kamuoyuna aktarılmış, bu yolla bir nebze de olsa doğru bilgilendirme yapılmaya çalışılmıştır. Fizik Mühendisleri Odası olarak bu raporu hazırlamakla; dünyada en büyük üçüncü nükleer santral kazası olan Fukuşima Nükleer Santral kazası ardından, bugüne kadar olan tüm gelişmeler aktarmak, kazanın sonuçları hakkında kamuoyunu bilgilendirmek ve kalıcı bir eser ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır. Raporda, Fukuşima Nükleer Santrali hakkında genel bilgiler verilmiş olup oluşan doğal afet sonucu meydana gelen nükleer kaza ayrıntılı olarak anlatılmış, gelinen son durum aktarılmış ve kazanın çevresel etkileri, günümüze kadar elde edilen bilgiler ışığında ulaşılan sonuçlar ve kazadan çıkartılacak derslerden ayrıntılı olarak bahis edilmiştir. Bu raporu Odamız adına hazırlayan üyemiz Nükleer Yüksek Mühendisi Sn. Veda DUMAN a, ayrıca çalışmaya katkı koyan odamız eski Yönetim Kurulu Üyesi ve II. Başkanı Fizik Yüksek Mühendisi Sn. H. Burçin OKYAR a ve raporun hazırlanması sırasında desteğini esirgemeyen Sn. Yard. Doç.Dr. Şule ERGÜN e teşekkür ederim. Dr. Abdullah ZARARSIZ Yönetim Kurulu Başkanı 3
4 4
5 İÇİNDEKİLER Önsöz 1.Giriş 7 2.Fukuşima Nükleer Santrali Kaynamalı Su Reaktörleri (BWR) 8 3.Fukuşima Nükleer Santral Kazası 11 4.Fukuşima Nükleer Santrali Reaktörlerinin Son Durum Özetleri 18 5.Kazanın INES Ölçeği ile Derecelendirilmesi 19 6.Çevreye Yayılan Radyoaktif Maddeler 23 7.Kaza Sebebiyle Yaşanan Radyasyon Etkilenmeleri 25 8.Tokyo Elektrik Güç Şirketi nin Fukuşima Eylem Planı Kazadan Çıkarılan Dersler Sonsöz Kaynakça 38 5
6 Şekil Listesi Şekil 1. Kaynamalı Su Reaktörü (BWR) ve Mark I tipi Koruma Kabı... 8 Şekil 2. Kaynamalı Su Reaktörü'nün iç yapısı... 9 Şekil 3. Atık Isı Uzaklaştırma Sistemi (RHR) Şekil 4. Yüksek Basınçlı Soğutucu Enjeksiyon Sistemi (HPCI) Şekil 5. Basınç Düşürme Sistemi ve ECCS Ağı Şekil 6. Alçak Basınç Soğutucu Enjeksiyon Sistemi (LPCI) Şekil 7. RCIC Sistemi Şekil 8. INES Ölçeklendirme Sistemi Şekil 9. Fukuşima Santrali- Dekontaminaston Binaları Şekil 10. Hasarlı ünitelerin etrafına yapılacak kaplama çalışmaları Şekil 11. İnşaası devam eden kaplama binası (1. ünitenin etrafında) Tablo Listesi Tablo 1. Fukuşima ve Çernobil Kazalarının Karşılaştırılması Tablo 2. Çalışanlar için doz değerleri [4] Tablo 3. Fukuşima Nükleer Kazasından Çıkarılan Dersler ve Öneriler
7 1. Giriş 11 Mart 2011 de Japonya tarihinin en büyük deprem felaketi ile karşı karşıya kalmıştır. Richter ölçeğine göre 8.9 şiddetindeki bu depremin ardından ada ülkesi bu kez de tsunami felaketi ile yüz yüze gelmiştir. Maalesef, dev dalgaların metre yüksekliğe ulaştığı büyük araçları, evleri, gemileri, bazı binaları yerinden alıp kıyıdan kilometrelerce içeriye sürüklediği görülmüştür. Bu dev dalgalar yaşanan can kaybında ciddi artış olmasına sebep olmuştur. Deprem ve tsunami felaketi neticesinde yaklaşık insan hayatını kaybetmiş ve 4000 kişinin ise kayıp olduğu rapor edilmiştir. Resmi makamların yaptığı açıklamalara göre felaketlerin ardından hayatını kaybedenlerin sayısının in üzerine çıkacağı tahmin edilmektedir. Japonya da toplam 19 nükleer santral sahasında kaza sonrasında işletimde olan toplam 50 adet nükleer reaktör mevcuttur. Bu reaktörler ile 2010 yılında toplam GWh(e) güç üretilmiştir [1]. Deprem ile birlikte tüm reaktörlerde kapanma işlemi prosedürlere uygun olarak gerçekleşmiştir. Deprem anında devreye girerek reaktörlerdeki reaksiyonun sönümlenmesini sağlayan güvenlik sistemleri başarıyla çalışmıştır. Kapamanın ardından radyoaktif bozunma ısısını sistemden çekmek üzere soğutma sistemleri de başarılı bir şekilde devreye girmiştir. Ancak depremin ardından kapatma ve soğutma işlemleri gerçekleştirilen santrallerden bir kısmı, depremden 56 dakika sonra gelen tsunamiden de etkilenmiştir. Deprem ve tsunami felaketinden en büyük hasarı FukuşimaDai-ichi Nükleer Santrali almıştır. Deprem öncesinde Fukuşima Nükleer Santrali nin 4., 5. ve 6. üniteleri kapalı durumdadır. İlk üç ünitede ise güç üretimi yapılmaktadır. Deprem ile birlike bu üç ünitenin de doğru şekilde kapama durumuna geçtiği bilinmektedir. Ancak bozunma ısısının sistemden çekilmesi için soğutma işlemlerinin yürütüldüğü sırada, boyu metreyi bulduğu tahmin edilen tsunamilerin Fukuşima nükleer sahasını da içeren Japonya nın doğu kıyısını vurması sonucu soğutma işlemleri sekteye uğramıştır. Tsunami ile birlikte yedek güç ünitelerinin (dizel jeneratörlerin) kullanılamaması ile kaza bugün bildiğimiz halini almıştır. Bu raporda kazanın aşamaları ve tahmini kaza hikayesi ile oluşan radyoaktif sızıntılar ve çevre ve insanlar üzerindeki etkileri irdelenecektir. Unutulmamalıdır ki, Japonya hükümeti dünya tarihinin en büyük beşinci depremi ve tsumani felaketi ile mücadele ederken, işleticinin etkin rol aldığı müdahale planı uygulanarak halkın ve çevrenin olası radyoaktif sızıntılardan asgari şekilde etkilenmesi için azami gayretle çalışmıştır. Gösterdikleri şeffaf 7
8 ve halk sağlığı ve güvenliğini birinci sırada tutan kaza yönetimleri ile tüm dünyaya örnek bir tavır sergilemişlerdir. 2. Fukuşima Nükleer Santrali Kaynamalı Su Reaktörleri (BWR) Fukuşima reaktörleri General Elektrik (GE) Firması nın 1960 ların başlarında tasarımı GE, Toshiba ve Hitachi gibi firmalarca tamamlanmış ikincil koruma kabı tipi MARK-I olarak bilinen kaynamalı su reaktörleridir. MARK I tipi koruma kabına sahip reaktör yapısı Şekil-1 de verilmektedir. Şekil 1. Kaynamalı Su Reaktörü (BWR) ve Mark I tipi Koruma Kabı Fukuşima santrali toplam 6 adet üniteden oluşmaktadır. Birinci, ikinci ve üçüncü üniteler 1971 ile 1975 yılları arasında devreye alınmıştır. Ünitelerdeki reaktör güç üretimi değişiklik göstermektedir. Birinci ünite güç üretimi 460 MWe, ikinci üniteden altıncı üniteye kadar 784 MWe ve altıncı ünite için 1100 MWe dir. Yakıt demetlerinin boyu yaklaşık 4 m dir. Birinci ünitede 400, altıncı ünitede 764 ve diğer ünitelerde 548 adet yakıt demeti yerleştirilmiştir. Her bir yakıt demetinde 60 adet yakıt çubuğu bulunur. Kullanılan yakıt uranyum dioksit olmakla beraber zarf malzemesi olarak zirkonyum alaşımı kullanılmıştır. Üçüncü ünitede kısmen karışık oksit yakıt (mixed oxide fuel- MOX) yer almaktadır. Bu ünitede toplamda 32 adet MOX yakıtlı yakıt demeti mevcuttur. Tüm üniteler normal çalışma şartlarında iken soğutucu suyunun 8
9 reaktör kalbinden çıkış sıcaklığı C ve çıkış basıncı 6930 kpa dır. Koruma kabının soğutucu su döngüsü dışında kalan kısımlarındaki (kuru kısım) basınç ortalama kpa civarındadır. Normal çalışma şartlarında, Japonya Nükleer ve Sanayi Güvenlik Kurumu nun belirlediği güvenlik sınırları, reaktör basınç kapları için maksimum 8240 kpa ve C, reaktör koruma kabı için ise yaklaşık 500 kpa dır. [2] Mark I koruma kaplı BWR da, ana koruma kabı 30 mm çelik destekli betondan yapılmış ampul şeklindeki kuru kuyu koruma kabıdır. Bu koruma kabı altındaki torus (simit) şeklindeki ıslak kuyuya bağlanmıştır. Bu ıslak kuyu yaklaşık 3000 m 3 su içeren basınç rahatlatma havuzunu içermektedir [2]. Kuru kuyu koruma kabı ve ıslak kuyu ile birlikle ana koruma kabını oluşturur. Kuru kuyu koruma kabı reaktör basınç kabı (RPV) yi içine alır. Basınç rahatlatma havuzu kaza anında enerjinin soğurulması görevini üstlenir. Kuru koruma kabındaki basıncın artması durumunda havuzdaki su basıncı düşürmek üzere kullanılır. Şekil-2 de sistemin geneli şematik olarak gösterilmiştir. Reaktör Binası (İkincil koruma kabı) Ana koruma kabı Kaynamali Su Reaktörü Sistemi Reaktör Kalbi Ana buhar hatları Türbin jeneratö rleri Yoğuşturucu Kontrol çubukları Torus Besleme suyu pompaları Şekil 2. Kaynamalı Su Reaktörü'nün iç yapısı Normal çalışma sırasında, kuru koruma kabı havası ve ıslak kuyu havası aktif olmayan nitrojen gazı ile doludur ve ıslak kuyu suyu açık hava basıncındadır. Rutin çalışmada suyun radyolitik bozunması sonucu küçük bir miktar hidrojen 9
10 oluşmaktadır. Bu durum koruma kabında bulunan yeniden birleşme elemanları ile kontrol altında tutulur. Ancak bu elemanlar zarf malzemesi olan zirkonyumun paslanması sonucu ortaya çıkabilecek hidrojen ile başa çıkmakta yeterli değildir. Soğutucu kaybı kazası durumunda, kuru koruma kabında biriken buhar havalandırma hatlarından geçerek borular vasıtasıyla basınç rahatlatma havuzlarına bırakılır. Burada buhar yoğuşturulur. Buhar ayrıca reaktör basınç kabından güvenlik blöf vanaları ile tahliye edilerek direkt olarak borularla basınç rahatlatma havuzuna gönderilir. Bu havuzlarda buhar yoğuşturulabilir ancak buhar ile beraber havuza gelmiş olan yoğuşmaz gazlar havuzda basıncın armasına sebep olabilir. Bu durumda havuzdaki suyun ısınmaması ve basıncın düşürülmesi için dışarıdan havuza soğutucu ilavesi yapılabilir. Bu ilave ilgili acil durum sistemleri ile sağlanır. Fazla basınç ise reaktör binasına (ikincil koruma kabına) bırakılabilir. Eğer yakıtta hasar varsa, salınan gazlar kripton, xenon, iyot ve sezyum olabilir. İkincil koruma kabı acil durum kalp soğutma sistemlerini ve kullanılmış yakıt havuzlarını içine alır. Yüksek basınca dayanıklı olarak tasarımlanmamıştır. Ana soğutma döngüsü buharı reaktör basınç kabı içerisinde yer alan reaktör kalbinin üstünden alır ve türbine götürür. Türbin ikincil koruma kabı olan reaktör binasının dışında ayrı bir binada içerisindedir. Türbinden geçen buhar güçlü buhar pompaları yardımı ile yoğuşturulur ve su basınç kabına döner. İki adet güçlü döngü pompası da suyun reaktör kalbinin altından alınarak kalp etrafından tekrar geçirilmesi için kullanılmaktadır. Reaktör kapatıldığında, ana sistemdeki buhar bypass hatları ile direkt olarak yoğuşturculara gönderilir. Basınç 450 kpa ın altına düşene kadar buhar türbini pompaları çalıştırmaya devam eder ancak yoğuşturucuya denizden su çeken pompalar elektrikle çalışır ve bu pompalar için elektrik kaybına karşı dizel jeneratörlerle yedekleme yapılmamıştır. Kapanma (shutdown) modunda, basınç düştüğünde ikincil soğutma döngüsünde yer alan atık ısı uzaklaştırma (RHR) sistemi devreye girer. Bu sistem döngü pompalarının döngüleriyle bağlantılıdır. RHR sistemi daha küçük elektrikli pompalar ile çalışır ve suyu basınç kabından alır RHR sisteminin kendi ısı değiştiricilerine gönderir. Burada soğutulan su, denize bırakılır. Bu sistemin tamamı dizel jeneratörlerle desteklenmektedir. Birinci ünitede pasif kalp soğutması için izolasyon yoğuşturucusu vardır. Reaktörden çıkan buhar harici bir yoğuşturucuya gider. Çalışması için sadece DC güce ihtiyacı vardır. İkinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci ünitelerde, reaktör basınç kabına su ilavesi sağlamak üzere otomatik olarak devreye girebilen Reaktör Kalbi İzolasyon Soğutması (RCIC) sistemi mevcuttur. Bu sistem, reaktör kapatıldıktan sonra gerçekleşmeye devam eden bozunmalar sonucu sistemde 10
11 hala devam eden ısı (bozunma ısısı) üretimi ile oluşan buhar ile çalışan küçük bir buhar türbini vasıtasıyla çalışır. Yoğuşturucu su deposundan alınan veya basınç rahatlatma havuzundan alınan suyu reaktör kalbine ilave etmek için kullanılmaktadır ve DC batarya sistemiyle kontrol edilir. Bu sistem ikinci ve üçüncü ünitelerin soğutulmasında basınç rahatlatma havuzundaki su kaynayana kadar çok yardımcı bir rol oynamıştır. Havuzlardaki suların kaynaması, üçünü ünitede 12 Mart 2011 tarihinde yerel saatle da ve ikinci ünitede 14 Mart 2011 yerel saatle da gerçekleşmiştir [3]. Bunlara ek olarak Acil Durum Kalp Soğutma Sistemi (ECCS) soğutucu kaybı kazalarında acil müdahale için BWR da mevcut olan bir sistemdir. Hem yüksek basınç hem alçak basınç sistemlerine sahiptir. Yüksek basınç soğutucu ilave (HPCI) sistemi birinci, ikinci ve üçüncü ünitelerin HPCI pompaları geniş basınç aralığında çalışabilen buhar türbinlerinden güç almaktadır. HPCI, soğutma için basınç rahatlatma çemberinden (suppression chamber) ve su depolama tanklarından aldığı suyu kullanır ve sadece DC güce ihtiyaç duyar. Basınç 700kPa ın atına düştüğünde düşük basınç soğutucu ilave (LPCI) sistemi devreye girer. Bu sistem, RHR sistemi üzerinden çalışır ama RHR a ek olarak basınç rahatlatma havuzunun suyunu ve kalp sprey sistemini de kullanır, tüm bu sistemler çalışmak için elektriğe ihtiyaç duyar. Tüm ECCS alt sistemleri devreye girmek için bir miktar güce ihtiyaç duyar. Bu sebeple, jeneratörlere destek olarak acil durum anında kullanılacak bataryalara ihtiyaç vardır. Bu sistemlere ek olarak TEPCO, 1990 yılında ciddi kaza yönetimi (severe accident management- SAM) kuralları gereği yangın söndürme sisteminden RHR sistemine (jet-pompalara) destek sağlamıştır. İkinci dördüncü ve altıncı ünitelere, hava soğutmalı dizel jeneratörler yerleştirilmiştir. [2] Fukuşima reaktörlerinin kontrol odalarında analog cihazlar vardır ve çoğu ölçüm skalasının dışındadır. Bu sebeple hem pek çok ölçüm alınamamış hem de verilere hızlı erişim imkanı dolayısıyla hızlı müdahale imkanı ortadan kalkmıştır. 3. Fukuşima Nükleer Santral Kazası Riechter ölçeğinde 8.9 büyüklüğündeki depremin ardından gelen tsunami ile Fukuşima Nükleer Santralinde bulunan hafif su kaynar su tipi reaktörlerden üçüne güç sağlayan sistemler devre dışı kalmıştır. Santralde altı adet nükleer reaktör bulunmaktadır. 1,2 ve 3. reaktörler otomatik olarak kapanmıştır. Deprem sırasında 4. ünitede yakıt 11
12 bulunmamaktadır ve 5. ve 6. üniteler rutin bakım sebebiyle soğuk kapama durumundadır. Kaza kullanılmış yakıt depolama havuzlarındaki suyun kaybedilmesi ve metal su reaksiyonu nedeniyle hidrojen oluşumu ve hidrojen gazı birikiminin % 4 den fazla olması nedeniyle meydana gelen patlama nedeniyle radyoaktif maddelerin çevreye salınımıyla daha kötü bir hal almıştır. Radyoaktif salınımlarının yüksek seviyelere ulaşması sebebiyle bu kaza INES ölçeğinde 7 olarak sınıflandırılmıştır. Ünite 1, 2 ve 3 şu an durağandır ancak halen tam olarak soğuk kapama koşullarına ulaşılamamıştır. 11 Mart 2011 de yerel saat ile saat da Tohoku-Chihou-Taiheiyo-Oki de 8.9 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiş ve bölgede ciddi hasara sebep olmuş ancak depremden yaklaşık bir saat sonra oluşan tsunami çok daha büyük hasarlara yol açmıştır. Deprem ile birlikte bölgede yer alan 4 ayrı nükleer santralde bulunan ve çalışmakta olan toplam 11 adet reaktör otomatik olarak kapanmıştır. Depremin hemen ardından Fukuşima Nükleer Santrali nin 1,2 ve 3. ünitelerinde sorunlar yaşanmaya başlanmış, depremden beş gün sonra ise 4. ünitede de bazı sorunlar baş göstermiştir. 11 reaktörden 8 i şebeke ve yedek jeneratorleri ile atık ısı uzaklaştırma (RHR) sistemlerinin pompalarını çalıştırabilmiş ve dört gün içinde soğuk kapama (cold shutdown) durumuna ulaşmıştır. Kalan üç reaktörde ise depremden yaklaşık bir saat sonra reaktör soğutucu sistemi ve su çevirimi için gerekli güç kesilmiştir. Haftalar boyunca müdahaleler reaktörlerin aktif olarak soğutulması ve kullanılmış yakıt depolama havuzlarındaki artan sıcaklığın kontrol edilmesi üzerine odaklanmıştır. [2] 11 Mart 2011 tarihinden sonra değişik büyüklüklerde yaklaşık 1500 artçı deprem olmuştur. Ancak reaktörlere herhangi bir hasar vermemiştir. Ayrıca 11 Nisan da gerçekleşen 7.1 şiddetindeki deprem ve 12 Nisan da gerçekleşen 6.3 şiddetindeki depremler de bölgedeki reaktörlerde yeni hasarlara yol açmamıştır. Japonya daki nükleer santraller deprem anında çabuk tepki verebilmek üzere tasarlanmıştır. Yer hareketleri olması durumunda sistemi güvenle kapatabilmek için devreye giren otomatik sistemler mevcuttur. Yer hareketlerinin tasarım değeri Dai-ichi Nükleer Santrali için maksimum 550 Gal (0.56g) dir. Dai-ichi Nükleer Santali için tasarımda belirlenen tsunami yüksekliği ise 5.7 metredir. Bu santralin deniz seviyesinden yüksekliği ise 10 12
13 metredir. [2] Bu felakette m ve daha büyük tsunamiler gerçekleşmiştir. Deprem ile beraber yer hareketleri 500Gal e ulaştığı için reaktörler otomatik olarak kapanmıştır. Reaktörlerin otomatik kapanmasının ardından yardımcı atık ısı uzaklaştırma (RHR) soğutma sistemi devreye girmiştir (bknz. Şekil 3). RHR sistemi elektrikle çalışan pompalar ile çalıştırılır. Reaktörlerdeki ana güç deprem sebebiyle kaybedilince türbin binasında bulunan acil durum dizel jeneratörleri devreye girmiştir ve 56 dakika boyunca çalışmıştır ancak depremden 56 dakika sonra gelen tsunaminin ardından su basması ile hasara uğramıştır. Mobil güç kaynakları santrale ulaştırılmış ve dokuz saat içinde santrale bağlanmıştır. Bu kaynakların kapasitesi ana santral dizel sisteminden çok daha düşüktür. Şekil 3. Atık Isı Uzaklaştırma Sistemi (RHR) Kazanın ilk saati ve devamı günlerde ilk üç ünitede yakıtta erime olduğu düşünülmektedir. TEPCO tarafından yakıtın % 75 nin eridiği ve reaktörün daha alt bölümlerine sızdığı tahmin edilmektedir [2]. Bu durum yakıt sıcaklığı 2500 C ye ulaştığında gerçekleşebilir. Erime durumu gerçekleştiğinde corium (eriyik zarf malzemesi, yakıt ve çelik karışımı) reaktör kabının alt kısımlarına doğru hareket etmeye başlar. Eğer çok sıcak haldeki yakıt yada zarf malzemesi soğutucu su ile temas ederse çözülüp kırılarak reaktör kabının alt kısımlarına doğru hareket edebilir C de zarf malzemesinde çatlaklar 13
14 oluşur, 1300 C de oksitlenme başlar ve yaklaşık 1850 C de zarf erimeye başlar. Reaktörlerin depremle beraber otomatik olarak kapanmasının ardından 1 saat sonra tsunami sebebiyle gücün kesildiği sırada reaktörler tahminen nominal güç üretimlerinin yüzde bir buçuğu (%1.5) kadar güç üretmeye devam etmekteydi. Bu üretim fisyon ürünleri bozunumundan (fission product decay) kaynaklanmaktadır. Doğrulamaları en iyi şekilde yapılmış modellerle yapılan hesaplamalar göstermiştir ki bu anda 1. ünitede yaklaşık 22 MW, 2. ve 3. ünitelerde 33 MW güç üretimi vardır [2]. Su dolaşımı ile ısı çekilemediği için kalbe ev sahipliği yapan reaktör basınç kabında çok miktarda buhar üretilmesine sebep olmuştur. Bu oluşan buhar reaktörün altında bulunan basınç rahatlatma havuzunda (supression pool) yoğuşturulabilirdi. Ancak buharın iç sıcaklığı ve basıncı hızla artmıştır. Saat sularında Acil Kalp Soğutma Sistemi (ECCS) ile su enjeksiyonu yapılmaya çalışılsa da sistemdeki güç kaybının görülmesinden yarım saat sonra birinci ve ikinci ünitelerde ECCS devreye girememiştir. Fukuşima Nükleer Santrali nin Acil Kalp Soğutma Sistemi iki adet yüksek basınç sistemi ve iki adet alçak basınç sisteminden oluşur. Yüksek basınç sistemleri, yüksek basınçlı soğutucu enjeksiyon sistemi ve basınç düşürme sistemidir (bknz. Şekil 4 ve Şekil 5). Şekil 4. Yüksek Basınçlı Soğutucu Enjeksiyon Sistemi (HPCI) 14
15 Şekil 5. Basınç Düşürme Sistemi ve ECCS Ağı Alçak basınç sistemleri, alçak basınç soğutma sistemi ve kalp sprey sisteminden oluşur (bknz. Şekil. 6). Şekil 6. Alçak Basınç Soğutucu Enjeksiyon Sistemi (LPCI) 15
16 Saat sularında Nükleer Acil durum duyuruldu ve de Fukuşima bölgesinde santral çevresinde 2 km hattının içindeki halk için tahliye emri çıkarıldı. Tahliye hattı önce saat de 3 km ye ve 12 Mart 2011 saat 5.44 de 10km ye çıkarıldı. Sonrasında de tahliye hattı 20km ye çıkarılmıştır [2]. İlk 12 saatten sonra ikincil koruma kapları içerisindeki basınç hızla artmış ve 12 Mart 2011 de tasarım değerinin 2 katına ulaşmıştır. Bu pompaların sızdırmazlıklarına zarar vermiş olabilir. 1. ünitede reaktör basınç kabındaki ana buhar hattının güvenlik rahatlama vanası açılmıştır. 12 Mart sabahında 1. ünitede su seviyesi hızla düşmüştür. Reaktör basınç kabına harici pompalar yardımıyla deniz suyu basılmasından, su seviyesinin çok düşerek yakıtların kısmen açıkta kaldığı anlamı çıkarılabilir. Aynı zamanda düşük basınç soğutucu ekleme sistemi kullanılmıştır. 25 Mart ta soğutma için deniz suyu yerine tatlı su kullanılmaya başlanmıştır. Kritikliği önlemek için suya yüksek oranda boron enjeksiyonu yapılmıştır. Bu zaman aralığında, yakıtın çok sıcak hale gelmiş olan zarf malzemesinin buhar ve suyla olan teması neticesinde gerçekleşen reaksiyonlarla hidrojen oluşmaya başlamıştır. 12 Mart saat da birinci ünitenin ikincil koruma kabında hidrojene bağlı bir patlama gerçekleşmiştir. Çatının çoğu havaya uçmuştur. 13 Mart Pazar günü birinci ünitenin ana koruma kabına deniz suyu enjeksiyonu başlamıştır. Patlamanın ardından basınç kabındaki basınç 500kPa ın altına düşmüştür ve kPa arasında seyretmiştir. 6 Nisan 2011 de TEPCO hidrojen birikmesi şüpheleri üzerine ana koruma kabına nitrojen enjeksiyonuna başlamıştır. Şu an koruma kabı içerisinde basınç 195kPa civarında durağandır. [2] İkinci ünitede, daha önce belirttiğimiz gibi 11 Mart da ECCS in devreye alınması işlemi başarısız olmuştur. Ancak 14 Mart sabahına kadar reaktör kalbi izolasyon soğutması (RCIC) çalışmıştır (bknz. Şekil 7). İkincil koruma kabında basınç 13 ve 15 Mart da ventilasyon sistemi ile kontrol edilmeye çalışılmış ve binanın tepesine yakın bir noktaya tahliye için bir pencere açılmıştır. 14 Mart Pazartesi günü RCIC devreden çıkmış ve reaktördeki su seviyesi hızlı bir düşüş yaşamıştır. 15 Mart ta yangın söndürme hatlarından deniz suyu enjeksiyonuna başlanmıştır. Ancak reaktör basınç kabı (RPV) basıncı çok yükselmiştir. Basınç kabındaki kuru basınç 650 kpa a ulaşmıştır (tasarım değeri maksimum 380kPa). 15 Mart Salı günü sabah saat 6.14 de ikinci ünitenin supression çemberinde kırılma meydana gelmiş bir miktar radyasyon sızıntısına sebep olmuş ve kuru basıncı düşürmüştür. TEPCO saat da ana koruma kabında hasar olabileceğini açıklamıştır. 17 Mart tan itibaren RPV basıncı atmosferik basınca eşittir ve kuru kısım basıncı yaklaşık 200kPa dır. TEPCO 1 Nisan da 2m derinlikteki kablo yuvasında kırık 16
17 olduğunu tespit etmiştir. Buradan yüksek oranda radyoaktif su kaçağı olmaktaydı. Bu kırık 6 Nisan günü kapatılmıştır.[2] Şekil 7. RCIC Sistemi Üçüncü ünitede, 12 Mart saat itibariyle RCIC devre dışı kalmıştır. Su seviyesi hızlıca düşmüş ancak ECCS ile su enjeksiyonu da mümkün olmamıştır. Tatlı su enjeksiyonu başlamış ancak kısa süre sonra durmuş ve 25 Mart a kadar deniz suyu enjeksiyonu devam etmiştir. Ventilasyon yapılmasına rağmen RPV basıncı hızla artmış ve sonuçta de büyük bir hidrojen patlaması gerçekleşmiştir. Çatının hemen hepsini ve binanın bir kısmını harap etmiştir. RPV de su seviyesi artıp azalma göstermeye başlamış ancak 14 Mart ta günün ortalarında kalbin yarısını açıkta bırakacak seviyede sabitlenmiştir. 16 Mart Çarşamba günü binanın tepesinden duman ve/veya buhar çıkışı gözlenmiştir. Ana koruma kabında hasar olabileceği olasılığı sebebiyle operatörler ünite 3 ve 4 ün merkez kontrol odasından (iki ünite için ortaktır) saat itibariyle ayrılmışlardır. Ancak 45 dakika sonra geri dönerek su enjeksiyonuna devam etmişlerdir. Basınç 320kPa değerine kadar çıkmıştır. 16 Mart tan itibaren basınç kabı hasarından şüphelenilmiş ve binadan çıkan radyasyon seviyeleri göz önüne alındığında da kısmen doğrulanmıştır. 20 Marttan itibaren reaktör basıncı ve kuru kısım basıncı azalmış ve durağan kalmıştır. Bu sebeple TEPCO, RPV nin ciddi boyutta hasara uğramadığına inanmaktadır. Mart sonunda iç basınç atmosferik 17
18 basıncın biraz üzerindedir ve 10 Nisan itibariyle suyun sıcaklığı kaynama sıcaklığının altındadır [2]. Fransız Radyolojik Koruma ve Nükleer Güvenlik Enstitüsü (IRSN) tarafından yapılan hesaplamalara göre yaklaşık üç hafta sonra reaktör kalplerindeki yakıttan kaynaklı ısı, ünite bir için 2.5MW ve ünite 2 ve 3 için 4.2 MW dır. Bu değerler günde sırasıyla 95 ve 160 ton su kaynatmaya yeterlidir. 30 Mart dan itibaren reaktörlerin her birine saatte 7-8m 3 su enjekte edilmektedir. TEPCO nun açıklamasına göre ünite 1 in yakıtlarının %70 i ünite 2 nin yakıtlarının üçte biri hasar görmüştür. Hesaplamalara göre 2. ünitenin reaktör kalbi birkaç saat, birinci ünitenin reaktör kalbi ise 27 saat tamamen kuru kalmıştır ve hasarlar bu dönemde gerçekleşmiştir. İkinci ve üçüncü ünitelerin ana koruma kaplarında hasar olduğu düşünülürken birinci ve dördüncü ana koruma kapları bütünlüğünü korumaktadır. 22 Mart ta bütün ünitelere şebekeden AC güç verilmiştir. Böylece daha efektif ölçme ve izleme yapılabilmiştir. TEPCO nun açıklamasına göre kontrol odaları operasyona alınabildiğinde reaktörlerdeki su seviyeleri ve kullanılmış yakıt havuzlarının sıcaklıkları sürekli izlenebilir ve müdahale edilebilir. Ancak deniz suyu sebebiyle bazı pompalar hasar görmüştür ve halen içerideki yüksek radyasyon seviyeleri sebebiyle içeriye girip müdahale edilememektedir. Bu sebeple reaktörlerdeki radyoaktif suyun tahliyesi sağlanarak radyasyon seviyesinin düşürülmesi birinci öncelik halini almıştır. 4. Fukuşima Nükleer Santrali Reaktörlerinin Son Durum Özetleri Santralin birinci reaktöründe sürekli soğutmanın sağlanması için arıtılmış su sağlama sistemi çalışır hale getirilmiş ve güç temin edilmiştir. Reaktör su ilave sistemi ile reaktörde soğutma çalışmaları sürdürülmektedir. Eylül ayı itibari ile soğutma suyu ilavesi yaklaşık saatte 3.6 m 3 debi ile devam etmektedir. Bu sistem ile Ağustos ve Eylül ayları arasındaki dönemde reaktör basınç kabı altında ölçülen değerlerle soğutma suyunun sıcaklığındaki artışın C nin altında kaldığı görülmüştür [4]. Reaktör basınç kabında suda gerçekleşen sıcaklık artışı C nin sürekli olarak altında olması soğuk kapama durumuna yaklaşıldığının en önemli göstergesidir. 7 Nisan itibariyle başlanan ana koruma kabına Nitrojen gazı enjeksiyonu halen devam etmektedir. Santralin ikinci ünitesi de birinci ünite için anlatılan şekilde sürekli soğutulmaktadır. Eylül ayı itibari ile soğutma suyu ilavesi yaklaşık saatte 3.8 m 3 debi ile devam etmektedir. Ağustos-Eylül ayı süresince soğutma suyu giriş çıkış sıcaklık artışı sürekli olarak C nin altında kalmıştır [4]. 28 Haziran itibariyle başlanan ana koruma kabına Nitrojen gazı enjeksiyonu halen devam etmektedir. 18
19 Santralin üçüncü ünitesi de ilk iki ünitede kullanılan sistemle sürekli soğutulmaktadır. Eylül ayı itibari ile soğutma suyu ilavesi yaklaşık saatte 7.0 m 3 debi ile devam etmektedir. Ağustos-Eylül ayı süresince soğutma suyu giriş çıkış sıcaklık artışı sürekli olarak C nin altında kalmıştır. [4] Bu ünitede ana koruma kabına Nitrojen gazı enjeksiyon işlemine 14 Temmuz da başlanmıştır ve halen devam edilmektedir. Her üç ünitede de verimli şekilde soğutma yapılmaktadır. Bunun sonucu olarak Ekim ayı ortalarından itibaren soğutucu suyu sıcaklık artış değerleri C nin altında kalmıştır. Bu üç ünitede de soğuk kapama durumuna yaklaşıldığına işaret etmektedir. Daha önce belirtildiği santralin dördüncü ünitesi deprem esnasında rutin denetleme geçirmekte olduğundan reaktörde yakıt bulunmamaktadır. Yakıtlar reaktör kalbinden çıkarılarak kullanılmış yakıt depolama havuzlarında bekletilmektedir. Aynı şekilde santralin beşinci ve altıncı üniteleri deprem esnasında soğuk kapama durumundadır. Bu üç ünitede kullanılmış yakıt depolama havuzlarının sürekli soğutulması sağlanmaktadır. Santralin tüm üniteleri için analizler yapılarak reaktör binaları için sismik güvenlik testleri yapılmaktadır. Analizler sonucu altı ünitenin de binalarına sismik hareketler için güçlendirme yapılmasına gerek olmadığı görülmüştür. Ancak dördüncü ünitenin kullanılmış yakıt depolama havuzu için ilave önlemler alınmaktadır. Henüz havuzun detaylı incelemesi mümkün değildir. Şu an havuzda sadece kullanılmış yakıtlar değil denetleme sırasında kalpten çıkarılmış tüm yakıt çubukları bulunmaktadır. TEPCO doz hızları düşük olduğu süre boyunca havuzun altında güçlendirme çalışması yaparak güvenlik marjinini arttırmaya çalışmaktadır. 5. Kazanın INES Ölçeği ile Derecelendirilmesi Fukuşima Nükleer Santralinde devam eden radyolojik salınımlar sebebiyle Japon yetkililer kazanın derecesini 7. Seviyeye yükselme kararı almıştır [5]. Uluslararası Nükleer ve Radyolojik Olay Ölçeği (International Nuclear and Radiological Event Scale - INES) ölçeklendirmesi aşağıdaki Şekil 8 de görülebilir. 19
20 20 Şekil 8. INES Ölçeklendirme Sistemi Tsunami felaketinden sonra Fukuşima Nükleer Santrallerinde INES ölçeğine göre sekiz farklı olay kaydedilmiştir. [3] 1. Seviye 3: Nükleer Santrallerdeki genel durum 2. Seviye 5: Soğutma sisteminin fonksiyonlarının kısmen kaybedilmesi (2 reaktörde) 3. Seviye 5: Radyolojik salınım 4. Seviye 3: Kullanılmış yakıt depose soğutmasının kaybedilmesi 5. Seviye 3: Reaktör soğutma sisteminin kaybedilmesi (3 reaktörde) Japon yetkililer yaptıkları açıklamada salınan toplam Iyot-131 in yaklaşık olarak 1.3x10 17 Bequerel e, Sezyum-137 nin ise 6.1x10 15 Bequerel e ulaştığının tahmin edildiğini belirtmiştir [3]. Bu sebeple Nükleer ve Endüstriyel Güvenlik Kurumu (NISA) kazanın seviyesinin 7 seviyeye yükseltilmesini uygun görmüştür Çernobil kazasıyla aynı seviyeye çıkmış olmasına karşın, bu kazanın halk sağlığı açısından sonuçları Çernobil ile kıyaslanamayacak kadar düşüktür. Japon yetkililer kazanın ilk anından itibaren uluslararası alanda son derece şeffaf bir protokol yürütmüş ve halk sağlığını korumak için hızlı şekilde çevre halkını tahliye ederek radyolojik sonuçları en aza indirmek için hızla önlem almıştır. Çevre halkı önce 10km lik çember dışına tahliye edilirken ardından 20km lik sınırın dışına taşınmıştır. Su, süt ve pek çok gıda ürünü kazanın ilk günlerinden bu yana rutin olarak
21 incelenmekte ve tüketimleri kontrol altında tutulmaktadır. Kararlı potasyumiyot tabletleri önlem olarak dağıtılmıştır. FUKUŞIMA ve ÇERNOBİL [5] Tablo 1. Fukuşima ve Çernobil Kazalarının Karşılaştırılması Fukuşima Daiichi Çernobil Kazanın olduğu tarih 11 Mart Nisan 1986 Kazanın detayları Richter ölçeğinde 8.9 şiddetinde bir deprem ve ardından gelen tsunami, santralin elektrikle çalışan sistemlerine zarar vererek soğutma sistemlerinin çökmesine sebep oldu. Bu olayları hidrojen gazına bağlı patlamalar izledi. Bir sistem testi sırasında gerçekleşen ani güç dalgalanması, reaktör basınç kabının zarar görmesine ve bir dizi patlamaya neden oldu. Meydana gelen şiddetli yangın 10 gün devam etti. INES seviyesi 7. Seviye Önemli kaza 7. Seviye Önemli kaza Reaktör sayısı Santralde altı adet reaktör bulunmaktadır fakat sadece üç tane reaktör ve kullanılmış yakıt saklama havuzları endişe uyandırmaktadır. Santralde dört adet reaktör bulunmaktaydı fakat kaza sadece bir reaktörde meydana geldi. 21
22 Reaktör tipi Kaynamalı su reaktörü (BWR). Japon yetkililer, Çernobil kazasında gerçekleşenin aksine, ana koruma kabının Fukuşima kazasında halen bütünlüğünü koruduğunu vurgulamakta. Bununla beraber, Fukuşima santralinde Çernobil de bulunan yanıcı grafit moderatörlü reaktör kalbi bulunmamaktadır. Grafit moderatörlü kaynamalı su reaktörü. Ayrıca reaktörün ana koruma kabı bulunmamaktadır ve radyasyonun havaya salınımını engelleyecek herhangi bir sistem bulunmamaktadır. Radyasyon salınımı Yaklaşık değerler [4] Iyot-131 izotopu için 200 P * Bq Sezyum-137 izotopu için 20 PBq *P; Peta (x10 15 ) Etkilenen Alan Yetkililer santralin kuzeybatısında 60 km den daha uzakta, güney-güneybatısında yaklaşık 40 km uzakta radyasyon seviyesinin izin verilen değerlerin üstünde olduğunu bildirdiler. Tahliye edilen bölge Tahliye edilen insan sayısı 20 km; km gönüllü tahliye bölgesi (Halkın kendi isteğiyle boşalttığı bölge). Bununla birlikte, tahliye bölgesinin dışında bulunan beş bölgede yaşayan halk da tahliye edildi. Yaklaşık değerler [6] Iyot-131 izotopu için 1760 PBq Sezyum-137 izotopu için 85 PBq Birleşmiş Milletler yetkililerinin bildirisine göre, radyasyon kirliliği santralden 500 km uzağa ulaşmıştır. Fakat, daha uzakta bulunan hayvanlar ve bitkiler de etkilenmişlerdir. 30 km kişi tahliye edilmiştir yılında, yöneticiler reaktör çevresinde yaşayan yaklaşık 115 bin insanı tahliye etmiştir ve akabinde 1986 yılı sonrası Belarus tan, Rusya Federasyonu ndan ve Ukrayna dan yaklaşık 220 bin insan yerlerinden taşınmıştır. 22
23 Kazaya bağlı ölümler Radyasyon kaynaklı ölüm görülmemiştir. Birleşmiş milletler raporunda, 2008 yılı itibariyle radyasyon kaynaklı ölümlerin sayısının 64 olduğu yer almaktadır. Fakat gerçekte kaç kişinin öldüğü ile ilgili tartışmalar halen devam etmektedir. Uzun vadeli sağlık sorunları Güncel durum Tesislerde ve bölge genelinde radyoaktif salınım miktarları ve mevcut doz hızları dikkate alındığında insan sağlığı açısından risklerin düşük olduğu tahmin edilmektedir. Reaktörlerin tam soğutulmasına devam edilmektedir. Reaktörlerin soğuk kapama durumuna geçirilmesi için etkili soğutma büyük ölçüde sağlanmaktadır. Herhangi bir radyoaktif sızıntıyı bertaraf etmek amacıyla reaktörlerin etrafına koruyucu binalar inşaa edilmektedir. Belarus, Rusya Federasyonu ve Ukrayna vatandaşları arasında, 2005 yılına kadar kaza sırasında radyasyona maruz kalmış çocuklar ve yetişkinler arasında 6000 den fazla tiroid kanseri vakası olmuştur ve önümüzdeki bir kaç on yılda da yeni vakalar beklenebilir. Hasarlı reaktör betondan bir kaplama ile tamamen kaplanmıştır. Yeni koruma kabı inşaatı 2014 yılında tamamlanacaktır. 6. Çevreye Yayılan Radyoaktif Maddeler Fukuşima nükleer kazasında olayların gelişimiyle birlikte reaktörlerin basınç kaplarındaki basıncı düşürmek için ventilasyon yapılmış, reaktör binalarında patlamalar gerçekleşmiş ve buna ek olarak lokal kaçaklar meydana gelerek çevreye radyasyon sızıntısı gerçekleşmiştir. Kazanın kontrol altına alınmasının ardından Mayıs ayı ortalarında TEPCO, ünitelerde çalışma ortamı yaratabilmek amacıyla dört adet filtreleme sistemi kullanarak üniteler 23
24 içerisindeki havayı çekmiştir. Aynı amaca uygun olarak 1. ünitenin kuzey kapısı kısmen açılmış ve bu şekilde de açık havaya radyasyon çıkışı gerçekleşmiştir. Bu salınımlar sebebiyle santal çevresindeki radyasyon ölçüm ve izleme sistemleri güçlendirilerek, hem saha içinde hem dışında ölçümler daha sık ve ayrıntılı şekilde alınmaya başlanmıştır. Havadaki radyasyon miktarı sürekli olarak ölçülmektedir. Kazanın ilk günlerinde ölçümler gezici araçlar aracılığıyla sağlanmıştır. NISA tarafından yapılan hesaplamalara göre kazanın ilk dört gününde gerçekleşen toplam salınım miktarları yaklaşık Iyot-131 izotopu için 1.6x10 17 Bq, Sezyum-134 izotopu için 1.5x10 18 Bq ve Sezyum-137 izotopu için 1.5x10 16 Bq olarak hesaplanmıştır [7]. Bugün kesin olmamakla beraber günümüze kadar gerçekleşen toplam radyoaktif madde salınımı Iyot-131 izotopu için yaklaşık 2x10 17 Bq ve Sezyum-137 izotopu için 2x10 16 Bq olduğu düşünülmektedir [4]. Kaza sonrasında kimi kaçaklar ve depolama ihtiyacı sebebiyle deniz suyuna da radyoaktif madde bulaşması gerçekleşmiştir. Reaktör basınç kaplarından geçen su da radyoaktif maddeler mevcuttur ve bu su ana koruma kabı içerisine sızmıştır. Ayrıca soğutma suyu olarak reaktörlere ve kullanılmış yakıt havuzlarına gönderilen su ana koruma kabının da dışına çıkarak reaktör binalarında (ikincil koruma kabı içinde) ve türbin binalarında birikmiştir. Bu radyoaktif olarak kirlenmiş suyun kontrolü hem reaktör binaları içerisinde çalışma ortamı yaratılması için önemli bir konu haline gelmiştir. Binaların dışına alınan kirlenmiş suyun kontrolü de radyoaktif maddelerin çevreye yayılamaması için önemlidir. 2 Nisan 2011 de 2. ünitede elektrik kabloları için bırakılmış bir delikten su sızıntısı olduğu tespit edilmiştir ve ancak 6 Nisan da su sızıntısı tamamen durdurulabilmiştir. Yapılan ölçümlerle kaçan suyun içerisindeki radyoaktivitenin 4.7x10 15 Bq olduğu belirlenmiştir. 3. üniteye su girişinin sağlandığı bir kanalda de kaçak tespit edilmiş buradaki kaçan suyun radyoaktivitesinin de 2.0x10 13 Bq olduğu yapılan ölçümlerle belirlenmiştir. Bunlara ek olarak ünitelerde biriken yüksek miktarda radyoaktif suyun tahliyesi ve depolanması için 5. ve 6. ünitelerin kullanılmış su depolama tanklarında bulunan ve düşük seviyede radyoaktif olan su tahliye edilmiştir ton düşük radyoaktiviteye sahip su 4-10 Nisan 2011 tarihleri arasında tahliye edilerek denize verilmiştir. Tahliye edilen suyun radyoaktivitesi 1.5x10 11 Bq olarak ölçülmüştür [7]. 24
25 7. Kaza Sebebiyle Yaşanan Radyasyon Etkilenmeleri Uluslararası Radyasyondan Korunma Komitesi (ICRP) nin 103 no lu en son tavsiyelerinde radyasyon görevlileri için planlı ışınlama durumlarında doz sınırı ardışık 5 yılın ortalaması olmak üzere yıllık 20 msv dir. Bir yılda maksimum 50 msv lik doz değerinin aşılmaması tavsiye edilmektedir. Kadın çalışanlar için, hamileliğin belirlenmesinden sonra, hamileliğin geri kalan döneminde embryo/ fetus için ilave doz sınırı 1 msv dir. IAEA tarafından verilen rehber değerlere göre acil durumlarda bir radyasyon işçisinin alabileceği etkin doz 500 msv i aşmamalıdır. Kazaya müdahale sırasında eğitimli elemana ihtiyaç olması ve kazanın sonuçlarının ağırlaşmaması için bu sınırlar artırılabilir.genişletilmiştir. Japon mevzuatına göre 100 msv olan etkin doz sınırı250 msv e çıkarılmıştır. Kazadan Mayıs ayı sonuna dek yaklaşık 7800 çalışan santral sahasına girmiş ve ortalama olarak yaklaşık 7.7 msv doz almışlardır. 30 çalışan 100mSv in üzerinde doza maruz kalmıştır. 24 Mayıs günü iki işçi üçüncü ünitenin türbin binasının tabanındaki elektrik kablolarını kontrol için içeri girdiklerinde yerde birikmiş radyoaktif olarak kirli suya basmışlar ve ayakkabılarının ince tabanlı olması sebebiyle ayak tabanlarından radyasyona maruz kalmışlardır. Hemen doktor kontrolüne alınan işçilerin 2-3 Sv doz almışlardır. [7] 30 km lik alan içerisinde çalışan erkek Japon güvenlik gücü personeli için alınabilecek toplam doz sınırı 250 msv olarak belirlenmiştir. Haziran ayı itibariyle hiçbir personel bu sınırı aşmamıştır. 20 km lik alan içerisinde çalışan itfaiye personeli, itfaiye personeli için hazırlanmış mevzuatta belirtilen acil durum doz sınrı olan 100 msv in altında doz almıştır. [4] Fukuşima bölgesinde yaşayan ve reaktörlere uzaklığı 50 km den az olan bölgelerde yaşayan vatandaşlara iyot tabletleri ve pudraları hazırlanmıştır. İhtiyaç olması halinde dağıtılmak üzere tabletler şehirlerdeki ve kasabalardaki ofislerde depolanmıştır. Ayrıca acil durumda bölgenin tahliye edilmesine yönelik farklı tahliye senaryoları da geliştirilmiştir. Bölge yöneticilerinin halkı bilgilendirmesi esnasında endişe ve korkuya sebep olmayacak şekilde açıklamalarda bulunmaları için gerekli eğitimler yapılmıştır. Bölgede yaşayan halkın radyasyona maruz kalmaları göz önüne alındığında yaklaşık 200 bin vatandaşın neredeyse tamamı kontrolden geçirilmiştir. Vatandaşların büyük çoğunluğunun yasal sınırların üzerinde doz almadığı belirlenmiş, Fukuşima Tıp Fakültesi nin çalışmaları sonucu insan sağlığını 25
26 olumsuz etkileyecek seviyede radyasyona maruz kalınmadığı ifade edilmiştir. 102 vatandaş yasal doz sınırının biraz üzerinde radyasyona maruz kalmış ancak dekontaminasyon uygulamaları ile radyasyonun zararlı etkilerinin oluşması engellenmiştir yaş arası 1080 çocukta yapılan ölçümler ile hiç bir çocuğun tiroid bezi için maruz kalınan doz saatte 0.2µSv i geçmemiştir. [7] (Bu değere eşdeğer olarak ICRP nin 1 yaşında bir çocuk için belirlediği tiroid bezi eşdeğer doz limiti 100mSv dir.) Aşağıdaki tabloda, Fukuşima Nükleer Santraline müdehale eden ekiplerde çalışan işçilerin aldıkları toplam dozlar özetlenmiştir. Tablo 2. Çalışanlar için doz değerleri [4] Doz (msv) Harici Doz Alan Çalışan Sayısı (Mart-Temmuz arası) Harici (Mart-Temmuz arası) ve Dahili Doz (Mayıs ayına kadar) Alan Çalışan Sayısı TEPCO çalışanları Diğer çalışanlar Toplam TEPCO çalışanları Diğer çalışanlar Toplam 250 den fazla arası arası arası arası arası arası veya daha az
27 TOPLAM (kişi) Maksimum (msv) Ortalama (msv) Sahada çalışan işçilerin aldıkları doz için ölçüm yapacak olan kişisel dozimetler kaza anında her işçiye sağlanamamıştır. Eksik bireysel dozimetreler zaman içerisinde tamamlanmıştır. Ayrıca tsunaminin ardından saha içindeki pek çok ölçüm cihazı fonksiyonunu yitirmiş ve çevrede de yeterince verimli ölçüm yapılamamıştır. Şirket acil olarak radyasyon ölçüm araçlarını çeşitlendirme ve özellikle sahada çalışan işçiler için kişisel dozimetreler temin etme yollarını aramıştır. Kazanın ilk zamanlarında acil durum müdahaleleri sırasında iki işçi tiroid bezi eşdeğer doz limitinin üzerinde radyasyon almıştır. 8. Tokyo Elektrik Güç Şirketi nin Fukuşima Eylem Planı Kazanın ardından yerel halkın evlerinden uzaklaştırılmış olması ve çevrenin radyoaktif kirlenmesinden duyulan rahatsızlık sebebiyle TEPCO (Tokyo Elektrik Güç Şirketi) kazanın üzerinden bir ay geçtiğinde eylem planını hazırlamış ve hemen uygulamaya koymuştur. Birincil amaç reaktörlerin sürekli olarak soğutulmasının teminidir. Bu şekilde reaktörler kontrol altında tutularak hem güvenli şekilde soğutulmaları hem de olası radyoaktif sızıntıların önüne geçilmek istenmektedir. Kazanın ardından üç reaktörün soğuk kapama durumuna geçirilmesi ve kullanılmış atık havuzlarının güvenli şekilde soğutulmaya devam etmesi için gerekli tüm tedbirler alınmaya başlanmıştır. Fukuşima nükleer santralinde yapılan çalışmalar ile ilk hedef evlerinden uzaklaştırılar vatandaşların evlerine geri dönebilmelerinin sağlanmasıdır. Reaktörlerin durumu yeterince güvenli hale gelene kadar bu vatandaşların evlerine dönüşlerine izin verilmemektedir. TEPCO bu amaçla hazırladığı eylem planında iki önemli noktaya yer vermiştir. İlk olarak radyasyon dozlarına sürekli olarak azalmanın gözlenmesidir. Sürekli yapılan ölçümlerle santral çevresindeki radyasyon dozları belirlenmektedir. İkinci olarak ise radyoaktif materyallerin herhangi bir yeni sızıntı olmaması için kontrol altında 27
28 tutulmasıdır ki böylece ölçülen doz giderek azalacaktır. Halkın güvenliğinin sağlanması için reaktörlerin ve dolayısıyla radyoaktif materyallerin güvenli faza geçişine kadar vatandaşların evlerine geri dönüşlerine izin verilmeyecektir. Bu durum şirketin tahmine göre 2011 yılı sonuna kadar devam edecektir. [8] TEPCO kaza sonrasında izlenecek adımları üç başlık altında toplamıştır: Soğutma, radyoaktivitenin azaltılması, izleme ve arındırma. Bu üç adım da ayrıca beş alana ayrılmıştır: 1. Reaktörlerin soğutulması 2. Kullanılmış yakıt havuzlarının soğutulması 3. Radyoaktif olarak kirlenmiş suyun toplanması, depolanması, işlenmesi ve yeniden kullanılması 4. Hava ve topraktaki radyoaktif maddelerin azaltılması 5. Boşaltılmış arazilerdeki radyasyon dozlarının ölçülmesi, düşürülmesi ve duyurulması TEPCO, soğutmada kullanılarak radyoaktif olarak kirlenen suyu depolamak için pek çok depolama ünitesi yapmayı planlamıştır ve inşaatları Ağustos 2011 itibariyle tamamlanmıştır. Ayrıca ayrı bir binada kullanılmış suyun radyoaktivitesinin düşürülmesi için çalışmalar yürütülmesi planlanmış ve gerekli inşaat çalışmaları tamamlanarak faaliyete geçilmiştir. Aşağıdaki fotoğraflar Eylül 2011 de TEPCO tarafından yayınlanmış olup radyoaktif kirlenmenin giderilmesi için inşa edilmiş binaları göstermektedir. 28 Şekil 9. Fukuşima Santrali- Dekontaminaston Binaları Ünitelerin soğutma kanallarının tamiri için de ayrıca çalışılmıştır. Eylem planı içerisinde olmak üzere ünitelerin üzerlerinin tamamen kapatılması düşünülmektedir. (bknz. Şekil 10)
29 Şekil 10. Hasarlı ünitelerin etrafına yapılacak kaplama çalışmaları Birinci ünitede bu çalışmalar başlamış ve Eylül ayı itibariyle hız kazanmıştır. Binanın etrafına yapılacak olan kaplamalar için yapılacak çelik iskeletin inşaatı tamamlanmıştır. Aşağıdaki resimde şu ana kadar gelinen nokta görülebilir. Bu resimler 15 Eylül 2011 de Fukuşima Nükleer Santrali nin birinci ünitesinde çekilmiştir. [TEPCO tarafından 17 Eylül 2011 de yayınlanmıştır] Şekil 11. İnşaası devam eden kaplama binası (1. ünitenin etrafında) 29 Eylül 2011 de Fukuşima Santrali nin birinci, ikinci ve üçüncü ünitelerinde reaktör basınç kabının altındaki sıcaklık değerleri kazanın meydana geldiği 11 Mart 2011 tarihinden bu yana ilk kez C nin altına düşmüştür [10]. Soğuk kapama durumu, radyoaktif bozunma sonucu oluşan ısının soğutucu ile etkin olarak soğutulması ve soğutucu suyun sıcaklığının hep C nin (yaklaşık olarak suyun kaynama sıcaklığı) altında kalmasıdır. Sıcaklıkların C nin 29
30 altına düşmüş olması güzel bir gelişme olmakla birlikte reaktör basınç kapları altlarındaki sıcaklık değerlerinin stabil olması soğuk kapama durumuna geçilmesi için henüz zamana ihtiyaç vardır. Üç ünitede de reaktör kalpleri erimiş durumdadır. Bu sebeple soğuk kapama durumuna erişimle ilgili yeni yaklaşımlar yapılması gerekmektedir. TEPCO, Fukuşima eylem planında ikinci aşama soğuk kapama durumuna erişilmesidir. Eylem planına göre hedeflenen soğuk kapama durumuna en geç 2011 yılı sonlarında erişilmesidir. Soğuk kapamanın ardından, reaktör binaları tamamen kaplanacak, radyoaktif olarak kirlenmiş toprak temizlenecek ve ardından nükleer yakıtlar reaktörlerden taşınacaktır. [9] 9. Kazadan Çıkarılan Dersler Teknolojinin her alanına bakıldığında kazalardan çıkarılan derslerin teknolojinin gözden geçirilerek ilerlemesinde ve geliştirilmesinde çok büyük önem arz ettiği görülür. İnsanoğlu geliştirdiği tüm teknolojilerin sonuçlarından ve teknoloji kullanılırken meydana gelen kazalardan çıkarımlar yaparak iyileştirme ve geliştirme çalışmaları yürütmüştür. Hangi teknoloji olursa olsun güvenlik kültürünün yerleşmiş olması çok önemlidir. Teknolojinin her alanında yapılan çalışmalarda güvenlik kültürüne uygun hareket etmek, gerek insanların can güvenliği gerekse teknolojinin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşır. Nükleer teknoloji ve nükleer santrallerin tarihsel gelişimi göz önüne alındığında yaşanan kazalar teknolojide büyük değişikliklere sebep olmuş ve nükleer santral teknolojisini güvenlik kültürünün her aşamada en iyi hayat bulduğu sektörlerden biri haline getirmiştir. Santralin tasarımı, kurulumu ve işletiminden yakıt üretimi ve atıkların işlenmesine kadar tüm adımlarda halk sağlığı ve güvenliğini ilk sıraya almak üzere yerleşik bir güvenlik kültürü mevcuttur. Güvenlik önlemlerinin geliştirilmesi ve tasarımların derinliğine güvenlik anlayışı içinde gelişme göstermesi için kazalardan çıkarılan dersler oldukça büyük önem taşır. Gerçekleşen kazaların detaylı olarak incelenmesi ve ne olduğunun tam olarak anlaşılması için detaylı analizler kazanın gerçekleştiği günlerden itibaren gerek ticari şirketler, gerek üniversiteler gerekse araştırma laboratuarları tarafından titizlikle yapılmaktadır. Şu ana kadar elde edilen veriler ile bu kazadan çıkarılacak derslere yönelik çalışmalar ve olası çözüm önerilerine yönelik çalışmalar hızla sürdürülmektedir. Bu kazadan çıkarılacak dersler düşünüldüğünde, yeni tasarımlarda özellikle güvenlik sistemlerinin tasarımlarında depreme dayanıklılığı arttırmak amacıyla çok sayıda değişiklik yapılacağını öngörmek çok da yanlış olmayacaktır. 30
31 Bunun ötesinde tsunami gerçekleşebilecek bölgelerde yapılması düşünülen santraller için deprem ve tsumani hem ayrı ayrı hep bir arada incelenmelidir. Fukuşima Nükleer Santralinde meydana gelen kazada pek çok etken aynı anda gerçekleşerek reaktörlerin kontrolünü zorlaştırmıştır. Tasarımlarda öngörülen deprem şiddeti ve tsunami yüksekliğinin çok üstünde bir deprem ve tsunamiler gerçekleşmiştir. Derinliğine güvenlik ilkesi ile yeni tasarımlarda buradan çıkarılan dersler yapılacak değişikliklerle kendisini gösterecektir. Tasarımlarda yapılacak önemli bir değişiklik de malzemelerin deniz suyuna dayanıklılığı ile ilgili olacaktır. Japonya tarihinin en şiddetli depremiyle karşı karşıya iken, neredeyse tüm alt yapısını ve güç üretim mekanizmalarını kaybetmiştir. Uzunca zaman şebeke hatlarına elektrik verilememiş ayrıca temiz su kaynakları kullanım dışı kalmıştır. Bu sebeple uzunca bir süre reaktörler deniz suyu ile soğutulmuştur. Bu da gerek güvenlik sistemi elemanlarına gerekse diğer önemli sistem bileşenlerine ciddi hasarlar vermiştir. Kazadan bu yana sektördeki en ivmeli hareketlenmeler malzeme alanında kendisini göstermektedir. Buna ek olarak uzun süre şebekeye elektrik verilememesi ve tsunamiler sırasında dizel jeneratörlerin kaybedilmesi ile uzun dönem terminal kararması (long term station blackout, LT-SBO) yaşanmıştır. Elektriğin olmaması reaktör parametrelerinin izlenmesinde kullanılan ölçme ve görüntüleme sistemlerinin büyük bölümünün kullanımını imkansız hale getirmiştir. Bu sebeple müdahale imkanları azaldığından reaktörlerin kontrolü zorlaşmıştır. LT-SBO ve bu konudaki güvenlik analizleri, sektörde önemini arttırmış ve tasarımlarda öngörülen olabilecek en büyük kazalar arasında daha derinlemesine tartışılmaya başlanmıştır. Tasarımlarda LT-SBO ya yönelik ilave güvenlik önlemleri düşünülmektedir. Ayrıca bu tip kazalar gerçekleştiğinde uygulanmak üzere yeni kaza yönetim prosedürleri oluşturulmalıdır. Basınç kabı dışındaki (ikincil koruma kabında) hidrojen birikimi ve buna bağlı olarak gerçekleşen patlamalar göstermiştir ki tasarımlarda kaza anında reaktör binasında birikebilecek hidrojenin tahliyesine yönelik ilave tasarımlara ihtiyaç vardır. Önemli bir diğer noktada reaktör binasının hasar alması durumunda bu tip koruma kabına (MARK I) sahip reaktörlerde kullanılmış yakıt havuzlarındaki radyoaktif maddelerin korunması zorlaşmaktadır. İlk olarak akla gelen bundan sonraki tasarımlarda kullanılmış yakıtın reaktörle aynı bina içerisinde muhafaza edilmemesi gerektiğidir. Elbette nükleer güvenlik düzenleme ve denetleme mevzuatlarında da bazı değişiklikler yapılarak denetlemelerde dikkat edilecek hususların kapsamları genişletilecektir. Santralde tüm tedbirlere rağmen, santral güvenliği tehlikeye girdiğinde, santralde olanları izlemek üzere, direk yönetim otoritelerine bağlı ve bu otoritelere rapor vermekle sorumlu acil durum birimleri oluşturulabilir. Bu 31
32 birimlere radyasyonun insan sağlığına etkileri konusunda bilgi birikimine sahip doktorları da içermesi düşünülebilir. Acil durum yönetimi için her santralin her ünitesi için ayrı prosedürlerin belirlenmesi ve ayrı birimlerin oluşturulması da acil durum yönetimi anlayışı çerçevesinde değerlendirilebilir. [11] Kaza esnasında yerel halka ve dünya geneline yapılan bilgilendirmeler ilk etapta yetersiz olmakla beraber kısa bir süre sonra Japon yetkililer kamuoyuna son derece açık bir kaza yönetimi gerçekleştirmişlerdir. Halk sağlığı açısından önlemlerin hızla alınması ve tahliyelerin hızla gerçekleştirilmesi büyük ölçü de halkın korunmasını sağlamıştır. TEPCO ve Japonya yönetiminin ilgili kurumlarının (NISA, JAIF, vb) kaza yönetimi çalışmaları kazanın sonuçlarını hafifletmiştir. Bu açıdan da tüm sektöre bir ders niteliğindedir. Yeni tasarımlarda dikkate alınacak derslerin çıkarılması yanı sıra halihazırda işletimde olan reaktörlerin incelenmesi için çalışmalar hızla yürütülmüştür. Kazadan çıkarılan dersler ışığında başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere BWR tipi reaktörlere sahip ülkeler, ülkelerindeki bu tip reaktörleri denetime tabi tutmuş ve gerekli iyileştirmeler yapılmaya ve ilave güvenlik önlemleri almaya başlamışlardır. Aşağıdaki tabloda çıkarılan kimi dersler ve halihazırda çalışmakta olan reaktörlerde ve yeni tasarımlarda yer verilebilecek olan kimi yeni düzenlemeler özetlenmiştir. [12] 32
33 Tablo 3. Fukuşima Nükleer Kazasından Çıkarılan Dersler ve Öneriler Çıkarılan Ders İşletimde olan reaktörler için tedbirler Yeni tasarımlarda dikkat gerektiren hususlar Saha dışı ve saha içi AC gücün tamamen kaybedilmesi DC bataryaların çabuk tükenmesine neden olmuştur bu da LT- SBO a sebebiyet vermiştir. Kaza öncesinde deprem ve tsunamide ölen veya yaralanan işçi sayısının çok fazla olması durumunda kazaya müdahalenin gecikmesine sebep olabilirdi. Kaza sürecinde halkın bilgilendirilmesi sırasında pek çok birim kullanılmıştır (doz, doz eşdeğeri, aktivite). Bu da halkın kazanın boyutlarını algılamasını zorlaştırmıştır. Yakıtların soğutulmasındaki yetersizlik sonucu hızlı bir paslanma sürecinin ardından büyük miktarda hidrojen üretimi gerçekleşmiştir. Ünite 1 ve 3 de gerçekleşen patlamalar bu hidrojen sebebiyle Dizel jeneratörler, yakıtları ve ilgili ekipmanlar su geçirmez odalarda su basmasına karşı yeterince yüksekte muhafaza edilebilir. LT-SBO senaryoları dikkatle incelenmeli ve bu gibi bir kaza durumunda devreye girecek ilave aktif ve pasif güvenlik sistemleri tasarlanmalıdır. Şirketler taşınabilir dizel jeneratörler edinmeli ve reaktöre çabuk ulaştırılabilir bir mesafeye yerleştirmelidir. Bu tip kaza durumlarında acil müdahale edebilecek bilgi ve eğitime sahip bir ekip oluşturulmalı ve her an hazır bekletilmelidir. Kaza sonrası radyasyon riskleri halka anlatılırken doz birim olarak kullanılmalıdır. Örneğin tıpta yer alan uygulamalardan örnekler verilerek karşılaştırmalı bir farkındalık yaratılabilir. Güce ihtiyaç duyulmasızın hidrojenin basınç kabından tahliyesi sağlanmalıdır. Tahliye edilen hidrojenin reaktör binasında birikmemesi için bu tahliyenin bir borulama sistemi ile yapılarak reaktör binasından dışarı çıkarılması sağlanabilir. Ufak kaçaklar için ise, reaktör binasının üstünde biriktiği tahmin edilen hidrojen için kullanılan rekombine maddelerinin arttırılması düşünülebilir. 33
34 olmuştur. Hidrojen oluşumu ve reaktör binasında birikimi azaltılmaya çalışılmalıdır. Yakıt zarf malzemesi olarak kullanılanve buhar ile reaksiyonu sonucu hidrojen üretimine sebep olan Zirkaloy alaşımı yerine zarf malzemesi olarak oksidasyon yapma olasılığı daha az olan farklı malzemeler kullanılabilir. (Örneğin, SiC) SBO sebebiyle operatörler ana koruma kabının basıncını düşürmek için bazı gazların reaktör binasına tahliyesini gerçekleştirmiştir. Reaktör binasında tahliye sistemi olmadığından reaktör binalarında hidrojene bağlı patlamalara sebep olmuştur. Reaktör binasında yükseğe yerleştirilmiş olması sebebiyle kullanılmış yakıt havuzları hidrojen patlamalarından dolayı zarar görmüşlerdir. Yükseğe yerleştirilmiş olmaları sebebiyle depremden de fazla etkilenmiş olabilecekleri düşünülebilir. Bu kaza sırasında çevreye yayılan radyasyonun önemli bir kısmı bu havuzlardan kaynaklanmış olabilir. Ana koruma kabı, soğutma yapılamadığı durumda direkt olarak depolama tanklarına tahliye edilmelidir. Kullanılmış yakıtlar mümkün olan en kısa sürede kuru depolama ünitelerine taşınmalıdır. Ancak bu üniteler de deprem ve tsunamiye dayanıklı olarak tasarlanmalıdır. Halihazırda aktif olan havuzlar için pasif koruma önlemleri düşünülmelidir. Kullanılmış yakıt havuzlarınn kullanımı ve yakıt değişim işlemleri için yeni düzenlemeler yapılmalıdır. AC güç kaybedildiğinde, pasif ana koruma kabı soğutma sistemleri tahliyeye gerek kalmadan devreye girecek ve efektif olarak çalışabilecek şekilde tasarlanmalıdır. Ana koruma kabında soğutma yapılamıyorken. ana koruma kabı basıncı ve çevreye bırakılan radyoaktivite arasında bir denge oluşturacak bir yaklaşım ile Fransa ve İsviçre örneklerinde olduğu gibi filtreli ana koruma kabı tahliye sistemleri kullanılabilir. Kullanılmış yakıt havuzları ana korum a kabına benzer yapılar içerisinde olmak üzere reaktör binasından ayrı bir bina da yer alalabilir. Bölgesel ve ulusal kullanılmış yakıt merkezleri kurularak kullanılmış yakıtların santralden en kısa sürede tahliyesi sağlanabilir. Japonya zaten inşaatını tamamladığı ve tüm reaktörlerindeki kullanılmış yakıtları bir araya getirmek için çalışmalarını yürüttüğü bir yeniden işleme tesisine sahiptir. 34
35 Santralde reaktörlerin yerleşimi sebebiyle bir ünitede meydana gelen problemler komşu ünitelerde de güvenlik problemlerine sebep olmuştur. Örneğin 3. Ünitede gerçekleşen hidrojen patlaması sebebiyle 2. Üniteye denizden su basılmasını sağlayan pompalar durmuştur. İlk dört üniteden daha uzak bir lokasyonda olan 5. ve 6. üniteler ise gerçekleşen hidrojen patlamalarından etkilenmemişlerdir. Ayrıca 4. ünitedeki yangın ve patlamanın 3. ünitedeki hidrojenin ortak kullanılan kanaldan sızmasından kaynaklandığı düşünülmektedir. Çok üniteli santrallerde depo, kanal ve yedek araçların ortak kullanımından kaçınılmalıdır. Su basmalarına karşı en azından bir dizel jeneratör daha yüksek bir noktada konumlandırılmalıdır. Halihazırda kullanılan sahalara ek ünite inşa edilecekse, park alanları ve yardımcı binalar diğer üniteler arasına yerleştirilmelidir ki böylece ünitelerin birbirinden uzak konumlandırılması sağlanabilir. Yeni inşa edilecek santrallerde yer seçimi yapılırken sismik hareketlerin en az olduğu bölgeler seçilmelidir. Özellikle kıyı bölgelerinde büyük deprem, buna bağlı tsunami oluşumu ve su basmaları dikkatle incelenmelidir. (Şimdiye kadar inşa edilmiş reaktörlerin büyük kısmı sismik hareketin en az olduğu yerlere yerleştirilmiştir. Ancak Japonya, Tayvan ve Kaliforniya bunun dışındadır, bu sebeple tasarımlar güçlendirilmiştir.) Bir sahada izin verilecek toplam ünite sayısı reaktörlrin takibi, ortak kullanılacak binalar, acil güvenlik araçları ve sahada çalışacak eleman sayısı gibi diğer faktörler de göz önüne alınarak güvenlik ve ekonomik getirileri göz önüne alınarak hesaplanmalı ve standartlaştırılmalıdır. 35
36 10. Sonsöz 11 Mart 2011 de meydana gelen deprem ve tsunami felaketinin Fukuşima Nükleer Santrali nde yol açtığı nükleer kaza, olayların başladığı günden bu yana gerek Japon hükümeti yetkilileri ve ilgili resmi kurumları gerekse uluslararası kuruluşlar tarafından titizlikle takip edilmiştir. Kaza yönetimi ve kazanın sonuçlarının çevre ve halk üzerine etkileri açısından Japonya resmi kurumları şeffaf bir tuttum izlemiştir. Kazanın gerçekleştiği nükleer santralin işletici firması olan TEPCO, kaza sonrasında alınabilecek önlemleri ivedilikle almaya çalışmış ve çevreye olabilecek radyoaktif salınımları en aza indirme yönünde özverili bir çalışma yürütmüştür. Bu kaza ile nükleer santrallerinin tasarımında dikkate alınması gereken senaryolara yenileri eklenmiştir. Kazada uzun dönem saha kararması da yaşanmıştır. Bundan sonra yapılacak güvenlik analizlerinde uzun dönem saha kararmasının oldukça detaylı olarak dahil edilmesi düşünülmektedir. Doğal afetlere karşı alınan önlemlerde de çeşitliliğe gidilmesi, santral sahası içinde reaktörlerin konumlandırılması ve acil durum güvenlik sistemlerinin her ünite için ayrı olarak tasarlanmasına yönelik değişiklikler yapılması öngörülmektedir. Elbette sektör bu kazanın sonuçlarından dersler çıkaracak ve bu dersler ışığında tasarımlarda yeniliklere gidilecektir. Kazaya dünya genelinde verilen tepkiler ülkelere göre farklılık göstermiştir. Almanya eski nükleer santrallerinin tamamını kapatma kararını açıklarken, İtalya da ülkede nükleer santral yapılmasına yönelik gerçekleştirilen halk oylamasında halk olumsuz görüş bildirmiştir. Öte yandan Fransa 60. nükleer reaktörünü inşaa edeceğini duyurmuştur. Gelişmekte olan bazı Avrupa ülkelerinde kaza öncesi belirlenen takvimlere uygun olarak kimi nükleer santral inşaatlarına başlanmış kimilerinin ise inşaat öncesi çalışmalarına devam edilmektedir. Öte yandan dünyanın en hızlı gelişen ekonomilerine sahip olan Çin ve Hindistan ın nükleer santral kurulum faaliyetleri aralıksız olarak sürdürülmektedir. Küçük ve orta ölçekli reaktör teknolojisini hayata geçirmeye hazırlanan ABD, kaza sonrasında sahip olduğu nükleer santrallerin güvenlik analizlerini gözden geçirmiş, gerekli iyileştirmeleri yaparak güvenlik sistemlerini güçlendirmiştir. Ülkelerin enerji ihtiyaçlarının her geçen gün artması ve gerek çevresel faktörler gerekse rezervlerin hızla tüketiliyor olması göz önüne alındığında elektrik üretiminde enerji kaynaklarında çeşitliliğe gidilmesinin zorunlu olması sebebiyle nükleer enerji elektrik üretiminde yaygın olarak kullanılmaya devam edecektir. Bugün politik kararlar verilerek nükleer 36
37 enerjiden vazgeçeceğini açıklayan devletler şimdiden ekonomik kayıplarını bertaraf edebilmek için devreden çıkardıkları santralleri kademeli olarak tekrar devreye almışlardır. Baz güç üretimi yapan nükleer santrallere ihtiyaç, enerji ihtiyacıyla doğru orantılı olarak artmaya devam edecektir. Tüm bu sebepler göz önüne alındığında, şu anda inşaası devam eden nükleer santrallere bakıldığında daha güvenli, daha çevreci ve daha ekonomik nükleer enerji kullanımını sağlayan yeni nesil nükleer santrallerin dünya genelinde yaygınlaşmasının bir tesadüf olmadığı söylenebilir. 37
38 11. Kaynakça 1. abetic Nuclear Emergency Response Headquartes, Nuclear Emergency Response Headquartes, Additional Report of the Japanese Government to the IAEA: The Accident at TEPCO s Fukushima Nuclear Power Stations (Second Report), September An Assessment by the NEA Committee on Radiation Protection and Public Health, Chernobyl Ten Years On: Radiological and Health Impact, OECD Nuclear Energy Agency, November Nuclear Emergency Response Headquartes, Report of the Japanese Government to the IAEA Ministerial Conference on Nuclear Safety : The Accident at TEPCO s Fukushima Nuclear Power Stations, June P.pdf %20shutdown 11. Yard. Doç. Dr. Şule Ergün, Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi 38
39 12. Buongiorno, J., Ballinger, R., Driscoll, M., Forget, B., Forsberg, N., Golay, M., Kazimi, M., Todreas, N., Yanch, J., Technical Lessons Learned from the Fukushima-Daichii Accident and Possible Corrective Actions for the Nuclear Industry: An Initial Evaluation, May
19/04/2011 FUKUSHIMA NÜKLEER SANTRALİNDEKİ KAZANIN DERECESİ 7 YE YÜKSELTİLDİ
19/04/2011 FUKUSHIMA NÜKLEER SANTRALİNDEKİ KAZANIN DERECESİ 7 YE YÜKSELTİLDİ Fukushima Daiichi Nükleer Santralinde devam eden radyolojik salınımlar sebebiyle Japon yetkililer kazanın derecesini 7. Seviyeye
Fukuşima da Neler Oldu
Fukuşima da Neler Oldu 1. Ulusal Radyasyondan Korunma Kongresi Ankara Doç. Dr. Şule Ergün Hacettepe Üniversitesi Nükleer Enerji Mühendisliği Bölümü 19 Kasım 2015 Sunum Özeti Fukushima Daiichi Santrali
DEPREM VE TSUNAMİ NİN ARDINDAN FUKUSHİMA NÜKLEER SANTRALİ (BİRİNCİ VE ÜÇÜNCÜ ÜNİTELER)
DEPREM VE TSUNAMİ NİN ARDINDAN FUKUSHİMA NÜKLEER SANTRALİ (BİRİNCİ VE ÜÇÜNCÜ ÜNİTELER) 14.03.2011 Bilindiği üzere, 11 Mart 2011 tarihinde Japonya da, dünyada gerçekleşmiş en büyük beşinci deprem meydana
Fukushima Nükleer Santral Kazası ve
Nükleer i Nükleer Kazası ve Prof. Dr. Cemal Niyazi Sökmen Nükleer Enerji Mühendisliği Bölümü Hacettepe Üniversitesi 9 Mart 2013 Özet Nükleer i 1 Nükleer i 2 3 4 5 Sahadaki Reaktörler Nükleer i No Tip Koruma
FUKUSHIMA KAZASI SONRASI NÜKLEER GÜVENLİK AÇISINDAN ÇIKARTILAN DERSLER
FUKUSHIMA KAZASI SONRASI NÜKLEER GÜVENLİK AÇISINDAN ÇIKARTILAN DERSLER Dr. Serhat KÖSE Türkiye Atom Enerjisi Kurumu 9 Mart 2013 Fizik Mühendisleri Odası 1 İÇERİK Giriş Nükleer Güvenlik Fukushima sonrası
Fukushima Daiichi Kazası. Dr. Halil DEMİREL
Fukushima Daiichi Kazası Dr. Halil DEMİREL Fukushima Daiichi (Plant I) Unit I - GE Mark I BWR (439 MW), 1971 Unit II-IV - GE Mark I BWR (760 MW), 1974 18.05.2011 TAEK - ADHK 2 2 18.05.2011 TAEK - ADHK
Nükleer Enerji Santrali Nedir? Yararları ve Zararları
Nükleer Enerji Santrali Nedir? Yararları ve Zararları Nükleer enerji santrali, bilinenin aksine daha az zararlı olup termik ve hidroelektrik santrallerin çevreye verdiği zarardan daha az zarar vermektedir.
İÇİNDEKİLER ANA BÖLÜM I: RADYASYON, RADYOAKTİVİTE,VÜCUDA ETKİLER VE RİSK KAVRAMI...1. Bölüm 1: Radyasyonla İlgili Kısa Açıklamalar...
İÇİNDEKİLER ANA BÖLÜM I: RADYASYON, RADYOAKTİVİTE,VÜCUDA ETKİLER VE RİSK KAVRAMI...1 Bölüm 1: Radyasyonla İlgili Kısa Açıklamalar...3 Bölüm 2: İyonlaştırıcı Radyasyonlar Vücudumuzu Nasıl Etkiliyor?...7
Nükleer Reaktör Tipleri
Nükleer Reaktör Tipleri Adem Erdoğan TAEK, Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi Kullanım amacına göre reaktörler Güç reaktörleri Isı ve/veya elektrik elde etmek için Araştırma reaktörleri Araştırma
Mikroşebekeler ve Uygulamaları
Ders 1 Güz 2017 1 Dağıtık Enerji Üretimi ve Mikroşebekeler 2 Başlangıçta... Elektriğin üretimi DC Küçük güçte üretim DC şebeke Üretim-tüketim mesafesi yakın Üretim-tüketim dengesi batarya ile sağlanıyor
NÜKLEER ENERJİ. Dr. Abdullah ZARARSIZ TMMOB-Fizik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı
NÜKLEER ENERJİ Dr. Abdullah ZARARSIZ TMMOB-Fizik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dünyada Elektrik Enerjisi Üretimi (2005) Biyomas ve atık: %1,3 Nükleer: %16,5 Kömür: %38,8 Diğer yenilenebilir:
TEHLİKELİ KİMYASAL MADDELERİN OLUŞTURDUĞU RİSKLER İÇİN GENEL ve ÖZEL ÖNLEME YÖNTEMLERİ
TEHLİKELİ KİMYASAL MADDELERİN OLUŞTURDUĞU RİSKLER İÇİN GENEL ve ÖZEL ÖNLEME YÖNTEMLERİ Dr. Fatma IŞIK COŞKUNSES İSG Uzmanı / İSGÜM Kimyasal maddeler sanayimizin ve günlük yaşantımızın içinde bir çok alanda
İşçi sağlığı ve güvenliğine (İSAGÜ) yönelik önlemlerin alınması ve etkin bir şekilde uygulanması, İSAGÜ bilincinin oluşması ile ilgilidir.
1. GİRİŞ İşçi sağlığı ve güvenliğine (İSAGÜ) yönelik önlemlerin alınması ve etkin bir şekilde uygulanması, İSAGÜ bilincinin oluşması ile ilgilidir. 1 Limanlar, Türkiye ekonomisinin en önemli destek üniteleridir.
GEMİ SİSTEMİ VE DEVRELERİ. Prof.Dr.Adnan Parlak
GEMİ SİSTEMİ VE DEVRELERİ Prof.Dr.Adnan Parlak GEMİ SİSTEMİ VE DEVRELERİ Tatlı Su Devresi (F/W) Deniz Suyu Devresi(S/W) Yağlama Yağı Devresi (L/O) Yakıt Devresi (F/O ve D/O) Balast-Yangın Devresi Hidrofor
ANTİ DON SİSTEMİ. Anti-Don Sistemi, Timsan firması tarafından, Tescilli timfog markası ile geliştirilip, üretilmiş;
ANTİ DON SİSTEMİ Anti-Don Sistemi, Timsan firması tarafından, Tescilli timfog markası ile geliştirilip, üretilmiş; Patentli ve Tarım Bakanlığı ndan Ruhsatlı Bir Don Önleme Sistemidir. ( Üretim Timfog Mühendislik
Entegre Acil Durum Yönetimi Sistemine Giriş
İstanbul Teknik Üniversitesi Geomatik Mühendisliği Bölümü CBS & UA ile Afet Yönetimi Entegre Acil Durum Yönetimi Sistemine Giriş Amaçlar (1) Kriz yönetimi kavramının tartışılması Tehlike, acil durum ve
ÖRNEK SAYILARININ BELİRLENMESİNDE SEKTÖR VE SAHALARA GÖRE FARKLI YAKLAŞIMLAR
ÖRNEK SAYILARININ BELİRLENMESİNDE SEKTÖR VE SAHALARA GÖRE FARKLI YAKLAŞIMLAR Burak DEVECİ Genel Müdür, Jeoloji Müh. T. +90 312 442 8939 M. +90 532 151 2276 [email protected] Ön İnceleme Örnekleme
4. Ünite 2. Konu Enerji Kaynakları. A nın Yanıtları
ENERJİ KAYNAKLARI 1 4. Ünite 2. Konu Enerji Kaynakları A nın Yanıtları 1. Günümüzde kullanılan nin maliyetinin düşük, çevreye zarar vermeyen... yenilenebilir ve güvenli olmasına önem verilmektedir. 12.
TERMODİNAMİK II BUHARLI GÜÇ ÇEVRİMLERİ. Dr. Nezaket PARLAK. Sakarya Üniversitesi Makine Müh. Böl. D Esentepe Kampüsü Serdivan-SAKARYA
TERMODİNAMİK II BUHARLI GÜÇ ÇEVRİMLERİ Dr. Nezaket PARLAK Sakarya Üniversitesi Makine Müh. Böl. D-6 605 Esentepe Kampüsü 54180 Serdivan-SAKARYA BUHARLI GÜÇ ÇEVRİMLERİ Güç elde etmek amacıyla : iş akışkanı
T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ÇEVRE YÖNETİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YER SEVİYESİ OZON KİRLİLİĞİ BİLGİ NOTU
T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ÇEVRE YÖNETİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YER SEVİYESİ OZON KİRLİLİĞİ BİLGİ NOTU Temmuz 2014 OZON NEDİR Ozon (O 3 ) üç tane oksijen atomunun birleşmesi ile oluşmaktadır. Ozon, atmosferde
DEPREM VE DOĞAL GAZ. Mak. Yük. Müh. Abdurrahman ATABEY DİYARGAZ AŞ. Mak. Yük. Müh. Ahmet YETİK GAZMER
DEPREM VE DOĞAL GAZ Mak. Yük. Müh. Abdurrahman ATABEY DİYARGAZ AŞ. Mak. Yük. Müh. Ahmet YETİK GAZMER Konu Başlıkları 1- Depremlerde doğalgazın etkileri 2-Deprem öncesi ve sonrası için alınabilecek tedbirler
Kitap Temini için: DİNÇ OFSET Matbaacılık San. Tic. Ltd. Şti İÇİNDEKİLER
Kitap Temini için: DİNÇ OFSET Matbaacılık San. Tic. Ltd. Şti. 0541 254 62 30 959 sayfa İÇİNDEKİLER Bölüm 1 ŞANTİYELERDE SIK KARŞILAŞILAN TEHLİKELER VE ALINMASI GEREKLİ ÖNLEMLER Şantiyelerde sık karşılaşılan
EĞİTİM NOTLARI 16 BASINÇLI HAVA HATLARI BASINÇLI HAVA HATLARI
Basınçlı hava, endüstriyel tesislerde yaygın bir şekilde kullanılan bir enerji türüdür. Basınçlı hava, dış ortamdan alınan havanın bir kompresörde belli bir oranda sıkıştırılmasıyla elde edilir. Serbest
ACİL DURUM ASANSÖRÜ ( İTFAİYE ASANSÖRÜ ) M. KEREM FETULLAHOĞLU MAKİNE MÜHENDİSİ
ACİL DURUM ASANSÖRÜ ( İTFAİYE ASANSÖRÜ ) M. KEREM FETULLAHOĞLU MAKİNE MÜHENDİSİ Acil durum asansörü nedir? Acil durum asansörü; bir yapı içinde yangına müdahale ekiplerinin ve bunların kullandıkları ekipmanın
Satılık Endüstriyel Tesis Yatırım Fırsatı
Satılık Endüstriyel Tesis Yatırım Fırsatı TİRE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ İZMIR - TÜRKİYE Fiziki Tarif Söz konusu Gayrimenkul 125.000 m² lik bir arsa üzerinde 20.922,75 m² lik bir kapalı alana sahiptir. Gayrimenkul,
OLAY AĞACI ANALİZİ (Event Tree Analysis-ETA)
OLAY AĞACI ANALİZİ (Event Tree Analysis-ETA) Merve ERCAN KALKAN Kocaeli Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü II. Uluslararası Proses Güvenliği Sempozyumu 22-24 Ekim 2015 - İSTANBUL 1 Tehlike Değerlendirme
İSG PLANLAMA RİSK DEĞERLENDİRME PROSEDÜRÜ
SAYFA NO 1/6 AMAÇ KAPSAM: Hastanede yeni bir bölüm açarken veya devam eden bölümlerin tehlikelerinin belirlenmesi, risklerin değerlendirilmesi, İSG programlarının oluşturulması ve gerekli kontrol ölçümlerinin
Ulusal KBRN Yönetmeliği ve Kurumlar Arası Organizasyon. Dr. Ayça ÇALBAY Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Servis AD, ERZURUM
Ulusal KBRN Yönetmeliği ve Kurumlar Arası Organizasyon Dr. Ayça ÇALBAY Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Servis AD, ERZURUM Amaç Halk sağlığı ve çevreyi korumak Can ve mal kaybını azaltmak Tehlike
TAEK in Görevleri ve Yaptığı İşler. Dr. Sinan Aytekin TÜRKÖZ
TAEK in Görevleri ve Yaptığı İşler Dr. Sinan Aytekin TÜRKÖZ 17.05.2011 TAEK - ADHK 2 TÜRKİYE ATOM ENERJİSİ KURUMU (1) 1955, Nükleer enerjinin barışcıl amaçlar ile kullanılması (UAEA) 27.08.1956; 6821 Sayılı
TMMOB KİMYA MÜHENDİSLERİ ODASI İSTANBUL ŞUBESİ
TMMOB KİMYA MÜHENDİSLERİ ODASI İSTANBUL ŞUBESİ 05 AĞUSTOS 2015 TUZLA DERİ ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ NİTRİK ASİT ENDÜSTRİYEL KAZASI TEKNİK RAPORU TMMOB Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Caferağa Mah.
SEÇİL KAUÇUK. İGSAŞ O-Ring Kaizen. Grup Atılım Kalite Ekibi Çemberi
SEÇİL KAUÇUK İGSAŞ O-Ring Kaizen Grup Atılım Kalite Ekibi Çemberi GRUP ATILIM KALİTE ÇEMBER SUNUMU GRUP ATILIM KALİTE ÇEMBERİ GRUP ÜYELERİ Rehber: MUHAMMET CAN (AMONYAK ÜRETİM BAŞ MÜHENDİSİ) Lider: EROL
Elektrik Enerjisi Üretimi. Dr. Öğr. Üyesi Emrah ÇETİN
Elektrik Enerjisi Üretimi Dr. Öğr. Üyesi Emrah ÇETİN ELEKTRİK PİYASALARI İŞLETME A.Ş. Doğalgaz Yenilenemez (Fosil) Kaynaklı Kömür Elektrik Enerjisi Üretim Çeşitleri Nükleer Petrol türevleri
AirMini Serisi Isı Pompaları
AirMini Serisi Isı Pompaları Apartman, siteler gibi toplu konut projeleri ve Daire, villa, yazlık, ofis, mağaza gibi bireysel kullanımlar için 70 kw'a kadar performans aralığında Isı geri kazanımı özellikli
ACİL DURUM YÖNETİMİ PROSEDÜRÜ
Sayfa No 5/1 Hazırlayan İnceleyen Onaylayan Hastane Müdürü Kalite Yönetim Direktörü Başhekim 1.AMAÇ Bu Prosedürünün amacı; Özel Çevre Hastanesi birimlerini etkileyecek acil durumları tespit etmek, acil
MALZEME GÜVENLİK BİLGİ FORMU
MALZEME GÜVENLİK BİLGİ FORMU 1. ÜRÜN VE TEDARİKÇİ TANIMLAMA Ürün Adı Üretici : İzocam Ekspande Polistren (EPS) : İzocam Ticaret ve Sanayi A.Ş. 41455 Gebze - Kocaeli TÜRKİYE Telefon Numarası : + 90 262
İÜ ONKOLOJİ ENSTİTÜSÜ RADYASYON GÜVENLİĞİ PROSEDÜRÜ
Sayfa No :1 / 7 1. Amaç Bu prosedürün amacı, Enstitümüzün Radyoterapi Ünitesinden hizmet alan hasta ve hasta yakınlarının, tüm radyasyon alanlarında çalışanlarının, ayrıca görevi gereği radyasyon alanlarında
Universal Tip Susturucu Yuvarlak Şekil
Universal Tip Susturucu Yuvarlak Şekil ÖZET ÜRÜN BİLGİSİ EGSAN ürünü Üniversal Tip Susturucu: olumsuz iç ve dış etkenlere ve korozif koşullara dayanıklı, tamamen alüminyum kaplı sac gövde ve borudan oluşur.
YANGINDAN ETKİLENMİŞ BİR BETONARME GÜÇLENDİRMESİNİN PLANLANMASI ÜZERİNE. erdemli.
YANGINDAN ETKİLENMİŞ BİR BETONARME YAPININ MEVCUT DURUM ANALİZİ VE GÜÇLENDİRMESİNİN PLANLANMASI ÜZERİNE BİR ÖRNEK ÇALIŞMA Ş Dr. Kerem PEKER erdemli Proje Müşavirlik San. Ve Tic. Ltd. Şti [email protected]
Biyogaz Sistem Mühendisliği
2013 Biyogaz Sistem Mühendisliği İÇİNDEKİLER: 1 Sistem Veri Özeti 2.Tesis Verileri ; Sistem Ana Akış diagramı 3.Sistem Ekonomik Göstergeleri, 4.Notlar, 5. Sistem Çalışma Prensibi 6. Biyogaz Ölçüm Ekipmanları
Elektrik Enerjisi Üretimi. Dr. Emrah ÇETİN
Elektrik Enerjisi Üretimi Dr. Emrah ÇETİN Doğalgaz Yenilenemez (Fosil) Kaynaklı Kömür Elektrik Enerjisi Üretim Çeşitleri Nükleer Petrol türevleri Yenilenebilir Kaynaklı Hidrolik Rüzgar Güneş Jeotermal
PATLAYICI ORTAMLARIN DENETİMİ
PATLAYICI ORTAMLARIN DENETİMİ 1 GİRİŞ Kimya, petrokimya, doğal gaz, petrol, kimyasal madde depolama tesisleri ve benzeri sektörler gibi yanıcı maddelerin kullanıldığı, depolandığı ve taşındığı işyerlerinde
KARBONMONOKSİT ZEHİRLENMELERİ ÖNLENEBİLİR!
KARBONMONOKSİT ZEHİRLENMELERİ ÖNLENEBİLİR! Türkiye de her yıl binlerce insan ısınma amaçlı kullanılan cihazlardan veya bu sistemlerin bacalarından kaynaklanan karbonmonoksit gazı zehirlenmesine maruz kalmakta
Nükleer Reaktörler. Özgür AYTAN
Nükleer Reaktörler Özgür AYTAN Bu sunuda anlatılacak olanlar Fisyon Nedir? Nükleer Reaktörler Çalışma Prensipleri Dünyadaki Durum Neden Nükleer Reaktör? Dünyadaki Enerji Kaynakları Dünyadaki Enerji Projeksiyonu
VOLÜMETRİK DEBİMETRE KDDM 2
VOLÜMETRİK DEBİMETRE KDDM 2 Volümetrik debimetre nedir?? Fark basınç ölçümü ile hava akış verimini kontrol etmenizi sağlayan, bakım gerektirmeyen, yenilikçi bir Pnömatik otomasyon kontrol sistemidir, bu
Ulusal Mevzuat. 2 Nükleer Güvenlik Forumu, Ankara
Ulusal Mevzuat Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun (2009). Nükleer ve Radyolojik Tehlike Durumu Ulusal Uygulama Yönetmeliği (2000). Afet ve Acil Durum Yönetim
Konu Seçimi. Temmuz 2015 Arıza Grafiği. Temmuz Ayı Mekanik Arıza Grafiği. Mekanik Elektrik Kalıp Hidrolik Pnömatik. Kolon Arızaları.
Konu Seçimi Temmuz 2015 Arıza Grafiği Temmuz Ayı Mekanik Arıza Grafiği 250 200 229 212 140 120 100 124 150 80 100 102 90 60 50 55 40 20 34 24 7 5 0 Mekanik Elektrik Kalıp Hidrolik Pnömatik 0 Buhar Tesisatı
BASINÇLI KAPLARDA MEYDANAGELEBİLECEK TEHLİKELER
BASINÇLI KAPLAR Kazanlar Kompresörler Buhar ve sıcak su kapları Basınçlı asit tankları Gaz tankları Sıvılaştırılmış Petrol Gazı tankları ve tüpleri Asetilen tankları ve tüpleri İçinde zehirli ve zararlı
11 MART 2011 BÜYÜK TOHOKU (KUZEYDOĞU HONSHU, JAPONYA) DEPREMİ (Mw: 9,0) BİLGİ NOTU
MADEN TETKİK VE ARAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 11 MART 2011 BÜYÜK TOHOKU (KUZEYDOĞU HONSHU, JAPONYA) DEPREMİ (Mw: 9,0) BİLGİ NOTU JEOLOJİ ETÜTLERİ DAİRESİ Yer Dinamikleri Araştırma ve Değerlendirme Koordinatörlüğü
T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MM G Ü Z D Ö N E M İ
T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MM- 4 5 8 G Ü N E Ş E N E R J İ S İ 2017-2 0 1 8 G Ü Z D Ö N E M İ Güneş kollektörü kullanarak tüketim veya ısıtma amaçlı sıcak
SICAK SU ABSORBSİYONLU SOĞUTUCU c
CR8112EC SICAK SU ABSORBSİYONLU SOĞUTUCU c (DÜŞÜK SICAKLIKTA SICAK SU UYGULAMALARI) Model RCH Güneş ısısı için Yakma tesislerinden çıkan atık ısılar için Dünyamızla dost... kaynak sularının ve fabrika
Mebusevleri M. Anıt C. Şafak A. 8/11 06510 Tandoğan Ankara 1
Kod: ISG_TGE_05 SINIRLI ALAN GİRİŞLERİ GENEL AÇIKLAMA Bu bilgilendirme notu İSG İş Güvenliği Temel Eğitim Seti nin bir parçası olan Sınırlı Alan Girişleri konulu eğitim kapsamında hazırlanmıştır. Eğitimin
İSG Risklerinin Değerlendirilmesi ve Yaşanan Sorunlar. Ali TURAN CMSE Certified Machinery Safety Expert A Sınıfı İG Uzmanı, İSG Eğitmeni
İSG Risklerinin Değerlendirilmesi ve Yaşanan Sorunlar Ali TURAN CMSE Certified Machinery Safety Expert A Sınıfı İG Uzmanı, İSG Eğitmeni Yasal Süreç İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği: RG 09.12.2003/25311
PERFECTION IN ENERGY & AUTOMATION ENDÜSTRİYEL KOJENERASYON UYGULAMALARI
ENDÜSTRİYEL KOJENERASYON UYGULAMALARI MAYIS 2015 1 Kojenerasyon Nedir? Bugün enerji, insanların hayatındaki en önemli olgulardan birisi haline gelmiştir. Kojenerasyon fikri, tamamen enerji verimliliği
MALZEME GÜVENLİK BİLGİ FORMU
MALZEME GÜVENLİK BİLGİ FORMU 1. MADDE VEYA MÜSTAHZAR VE ŞİRKET/İŞ SAHİBİNİN TANITICI BİLGİLERİ Ürün Adı : MEGABOARD EXPANDE POLISTIREN (EPS) Tanım : Genleştirilmiş polistiren (EPS) kullanılarak imal edilen
SAKARYA ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ MAKİNA MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ
5. Soğutma Şekline Göre Hava soğutmalı motortar: Bu motorlarda, silindir yüzeylerindeki ince metal kanatçıklar vasıtasıyla ısı transferi yüzey alanı artırılır. Motor krank milinden hareket alan bir fan
ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ. Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi
ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi 1 Çevre Koşullarının İnsan Üzerindeki Etkileri Çevre: Bir elemanın dışında çeşitli olayların geçtiği
GENEL RİSK DEĞERLENDİRMESİ ÖRNEK FORMU
GENEL RİSK DEĞERLENDİRMESİ ÖRNEK FORMU Risk Değerlendirme No: Tarih: İşveren: İşyeri Adresi: Yapılan İş Nedir? (Kısaca açıklayınız) İşçi sayısı: Erkek Kadın Çocuk Çırak Öğrenci RİSK DEĞERLENDİRMESİ YAPILMASININ
Gökmen ÖZER-Elazığ Kovancılar Çok Programlı Anadolu Lisesi
Gökmen ÖZER-Elazığ Kovancılar Çok Programlı Anadolu Lisesi Kazanım No: D.11.2 Gökmen ÖZER-Coğrafya Öğretmeni 2 Toprak, orman, madenlerdir. Enerji kaynaklarından petrol ve kömürün kullanımı diğer yer altı
YANGIN GÜVENLİK PROSEDÜRÜ
1. AMAÇ: Hastanemizde yangın çıkmadan önce alınacak tedbir ve eğitimler ile yangın anında yapılacak işlemler ve yangın sonrası yapılması gerekenleri belirlemek, yangının erken tespit edilmesini, durdurulmasını,
İĞİ MEVZUATI ÇERÇEVESİNDE 2011 YILINDA ANKARA'DA YAŞANAN İĞİ. Erkin ETİKE KMO Hava Kalitesi Takip Merkezi Başkanı. 12 Ocak 2012 - Ankara
HAVA KİRLİLİĞİ İĞİ MEVZUATI ÇERÇEVESİNDE 2011 YILINDA ANKARA'DA YAŞANAN NO VE O KİRLİLİĞİ İĞİ 2 3 Erkin ETİKE KMO Hava Kalitesi Takip Merkezi Başkanı 12 Ocak 2012 - Ankara SUNUM PLANI 1. GİRİŞ İŞ 2. HUKUKİ
ACİL DURUM EYLEM PLANI PROSEDÜRÜ
DOK NO. P.1.6.2 SAYFA 1/5 GENEL ESASLAR 1. AMAÇ Bilgi Teknolojileri Acil Durum Eylem Planı nın amacı Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) nda meydana gelebilecek herhangi bir olağanüstü durum sonrasında,
UYGULAMA ALANLARI. TABLO-1 MLG X-Y-Z ÖLÇÜLERİ Ölçüler
MLG SERİSİ MANYETİK SEVİYE GÖSTERGELERİ Seviye göstergesi montajı yapılırken bakım kolaylığı olması bakımından; bağlantı tipi ve ölçüsüne göre vana kullanılması, tahliye tapası yerine de ½ tahliye vanası
BÖLÜM 3 SOĞUTMA YÜKÜ HESAPLAMALARI
BÖLÜM 3 SOĞUTMA YÜKÜ HESAPLAMALARI Bir soğutma tesisinin yapılandırılmasında ilk iş tesisin soğutma gereksiniminin hesaplanmasıdır. Bu nedenle, soğuk kayıplarının ya da ısı kazançlarının iyi belirlenmesi
C N G. Dönüşüm Kalite Güvence Süreci
C N G Dönüşüm Kalite Güvence Süreci CNG DÖNÜŞÜM KALİTE GÜVENCE SÜRECİ ECE - R 110 Uluslar arası standartlara göre üretim ECE - R110 CNG Dönüşüm ekipmanlarının en yüksek tasarım, test ve imalat standardıdır
AirMidi Serisi Isı Pompaları
AirMidi Serisi Isı Pompaları Otel, tatil köyü, okul, yurt, hastane ve iş merkezleri gibi hizmet binaları, Rezidans, ofis, AVM karışımlı plazalar, Apartman, siteler gibi toplu konut projeleri ve Daire,
İŞ YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş. İŞ SÜREKLİLİĞİ PLANLAMASI A. AMAÇ
Sayfa No: 1/7 A. AMAÇ Bu politika, nin deprem, yangın, fırtına, sel gibi doğal afetler ile sabotaj, donanım veya yazılım hatası, elektrik ve telekomünikasyon kesintileri gibi önceden tahmin edilebilen
NAZİLLİ DEVLET HASTANESİ RİSK ANALİZİ PROSEDÜRÜ
Sayfa 1 / 6 1. AMAÇ 2. KAPSAM Nazilli Devlet Hastanesinde bölüm bazında risk değerlendirmeleri yaparak çalışanların çalıştıkları alanlardan kaynaklı risklerini belirlemek ve gerekli önlemlerin alınmasını
İSG PLANLAMA RİSK DEĞERLENDİRME PROSEDÜRÜ
SAYFA NO 1/6 1. AMAÇ KAPSAM: Hastanede yeni bir bölüm açarken veya devam eden bölümlerin tehlikelerinin belirlenmesi, risklerin değerlendirilmesi, İSG programlarının oluşturulması ve gerekli kontrol ölçümlerinin
SUNİ RÜZGAR BACASI. Nurettin AYDIN Patent no:200903009. Dünyadan Benzer Örnek: Güneş Bacası havayı güneşle ısıtıp rüzgar üretir
SUNİ RÜZGAR BACASI TÜBİTAK desteği ile ULUSLARARASI İNCELEMELİ PATENT Patent No: 200903009 Patent Sahibi: Nurettin AYDIN İletişim: 05053195090 [email protected] Ankara Neden? Dünyada her yıl 2
Hem OHSAS 18001 yönetim sisteminde hem de iş güvenliği mevzuatlarında Acil durum hazırlığı ve bu durumda yapılması gerekenler tanımlanmıştır.
ACİL DURUM Afet olarak değerlendirilen olaylar ve dikkatsizlik, tedbirsizlik, ihmal, kasıt ve çeşitli amaçlarla meydana getirilen olayların tümünün yol açtığı hallerdir. Hem OHSAS 18001 yönetim sisteminde
GÜNEŞ C C GÜNEŞ ENERJİSİ NÜKLEER ENERJİ
GÜNEŞ DÜNYA Evrendeki 100.000.000 Galaksiden biri Samanyolu.. Samanyolu ndaki 500.000.000 yıldızdan, yani Evrendeki 50.000.000.000.000.000 (katrilyon) yıldızdan sadece biri ise, bizim dünyamız.. GÜNEŞ
TAMGA ENDÜSTRİYEL KONTROL SİSTEMLERİ LTD.ŞTİ., ENERJİ YÖNETİMİNDE SINIRSIZ ÇÖZÜMLER SUNAR. HOŞGELDİNİZ
TAMGA ENDÜSTRİYEL KONTROL SİSTEMLERİ LTD.ŞTİ., ENERJİ YÖNETİMİNDE SINIRSIZ ÇÖZÜMLER SUNAR. HOŞGELDİNİZ TAMGA TRİO YANMA VERİMİ Yakma ekipmanları tarafından yakıtın içerdiği enerjinin, ısı enerjisine dönüştürülme
DÜNYADAKİ ATIK SU ISI DEĞİŞTİRİCİSİ UYGULAMALARI. Doç.Dr.Hüseyin GÜNERHAN Yük.Müh.Oğuzhan ÇULHA
DÜNYADAKİ ATIK SU ISI DEĞİŞTİRİCİSİ UYGULAMALARI Doç.Dr.Hüseyin GÜNERHAN Yük.Müh.Oğuzhan ÇULHA İçerik 1. Sisteme Genel Bakış 2. Atık Su Kaynaklı Isı Pompası Isı Değiştiricileri ve Tasarımı 3. Atık Su Isı
Tehlikeli Maddelerin İşyerlerinde Kullanımında Çalışanların Sağlığının ve Güvenliğinin Korunması
Tehlikeli Maddelerin İşyerlerinde Kullanımında Çalışanların Sağlığının ve Güvenliğinin Korunması GİRİŞ Çalışma hayatında gerek temizlik gerekse üretimin bir parçası olarak isteyerek yada istemediğimiz
EKLER. EK 12UY0106-4/A5-2: Yeterlilik Biriminin Ölçme ve Değerlendirmesinde Kullanılacak Kontrol Listesi
EKLER EK 12UY0106-4/A5-1: nin Kazandırılması için Tavsiye Edilen Eğitime İlişkin Bilgiler Bu birimin kazandırılması için aşağıda tanımlanan içeriğe sahip bir eğitim programının tamamlanması tavsiye edilir.
KEYMETECH CONV-50 FİLTRASYON SİSTEMİ DÖKÜM İŞLEME TEZGÂHLARI İÇİN KEYMA CONV-50 KONVE- YOR KULLANIM ALANI
DÖKÜM İŞLEME TEZGÂHLARI İÇİN KEYMA CONV-50 KONVE- YOR KULLANIM ALANI KEYMA CONV-50, Yoğun çalışan ve çelik, bronz, alüminyum döküm işleyen takım tezgâhlarında, çamurlaşan talaşın ortaya çıkardığı hasarları
Doğal Gaz Dağıtım Sektöründe Çevre Performansı. Erdal Kaya 02/11/2017 Haliç Kongre Merkezi / İstanbul
Doğal Gaz Dağıtım Sektöründe Çevre Performansı Erdal Kaya 02/11/2017 Haliç Kongre Merkezi / İstanbul Doğal gaz dağıtım sektöründe çevre bilincinin yükseltilmesi ve Çevre Performans kriterleri konusunda
SU YÖNETİMİ VE KAYIP-KAÇAKLARIN DÜŞÜRÜLMESİ
SU YÖNETİMİ VE KAYIP-KAÇAKLARIN DÜŞÜRÜLMESİ SUAT BALCI Genel Müdür Kasım 2017 Eskişehir Dünya Su Risk Atlası (Kaynak: www.wri.org) Küresel iklim değişikliği, dünyanın her tarafında büyük bir tehdit oluşturmaktadır.
AKM 205 BÖLÜM 8 - UYGULAMA SORU VE ÇÖZÜMLERİ
AKM 205 BÖLÜM 8 - UYGULAMA SORU VE ÇÖZÜMLERİ Doç.Dr. Ali Can Takinacı Ar.Gör. Yük. Müh. Murat Özbulut 1. Yoğunluğu 850 kg/m 3 ve kinematik viskozitesi 0.00062 m 2 /s olan yağ, çapı 5 mm ve uzunluğu 40
Onur ELMA TÜRKIYE DE AKILLI ŞEBEKELER ALT YAPISINA UYGUN AKILLI EV LABORATUVARI. Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği
1 TÜRKIYE DE AKILLI ŞEBEKELER ALT YAPISINA UYGUN AKILLI EV LABORATUVARI SMART HOME LABORATORY FOR SMART GRID INFRASTRUCTURE IN TURKEY Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Sunan Onur ELMA 2
2: RADYOAKTİF ATIKLAR...11
İÇİNDEKİLER Bölüm1: TEMEL KAVRAMLAR...1 1.1. İyon ve İyonizan Radyasyonlar...1 1.2. Radyoaktivite...3 1.3. Işınlama...3 1.4. Yarılanma Süresi...3 1.5. Radyolojik Birimler...4 1.6. Radyasyon Dozu...4 1.7.
7.Hafta: Risk ve Risk Analizi. DYA 114 Çevre Koruma. BÜRO YÖNETİMİ ve YÖNETİCİ ASİSTANLIĞI PROGRAMI Yrd.Doç.Dr. Sefa KOCABAŞ
7.Hafta: Risk ve Risk Analizi DYA 114 Çevre Koruma BÜRO YÖNETİMİ ve YÖNETİCİ ASİSTANLIĞI PROGRAMI Yrd.Doç.Dr. Sefa KOCABAŞ RİSK ve RİSK ANALİZİ Risk Belirli bir tehlikeli olayın meydana gelme olasılığı
Türkiye nin Elektrik Üretimi ve Tüketimi
Türkiye nin Elektrik Üretimi ve Tüketimi -Çimento Sanayinde Enerji Geri Kazanımı Prof. Dr. İsmail Hakkı TAVMAN Dokuz Eylül Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Enerji Kaynakları Kullanışlarına Göre
1.0. OTOMATİK KONTROL VANALARI UYGULAMALARI
1.0. OTOMATİK KONTROL VANALARI UYGULAMALARI Otomatik kontrol sistemlerinin en önemli elemanları olan motorlu vanaların kendilerinden beklenen görevi tam olarak yerine getirebilmeleri için, hidronik devre
Enerji ve İklim Haritası
2013/2 ENERJİ İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Enerji ve Çevre Yönetimi Dairesi Başkanlığı Enerji ve İklim Haritası Uzm. Yrd. Çağrı SAĞLAM 22.07.2013 Redrawing The Energy Climate Map isimli kitabın çeviri özetidir.
Endüstriyel Kaynaklı Kirlenmiş Sahaların Yönetimi İçin Bilgi Sistemi Geliştirilmesi
İ.T.Ü. 11. Endüstriyel Kirlenme Kontrolü Sempozyumu 11-13 Haziran 2008 Endüstriyel Kaynaklı Kirlenmiş Sahaların Yönetimi İçin Bilgi Sistemi Geliştirilmesi Dr. Serkan Girgin, M. Güvener, Ş. Polat, B. Büyüker,
MAKİNE MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ Ders 3
Enerji Kaynakları MAKİNE MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ Ders 3 Enerji kaynakları Yakıtlar Doğa kuvvetleri Özel doğa kuvvetleri Yrd. Doç. Dr. Yüksel HACIOĞLU Katı Sıvı Gaz Odun Petrol Doğal Gaz Hidrolik Güneş Rüzgar
SERAMİK/METAL OKSİT SENSÖRLÜ ÇİY-NOKTASI ÖLÇER KALİBRASYON SİSTEMİ
551 SERAMİK/METAL OKSİT SENSÖRLÜ ÇİY-NOKTASI ÖLÇER KALİBRASYON SİSTEMİ Seda OĞUZ AYTEKİN ÖZET Bu çalışmada; özellikle düşük nem değerlerinde ölçüm yapan seramik ya da metal oksit sensörlü çiynoktası ölçerlerin
TS 12514 E GÖRE HERMETİK CİHAZ YERLEŞİM KURALLARI
TS 12514 E GÖRE HERMETİK CİHAZ YERLEŞİM KURALLARI 1.2.4 - C Tipi Cihazların (Hermetik) Montajı 1.2.4.1 - Genel Şartlar C tipi cihazlar (hermetik) montaj odasının hacmi ve havalandırma biçiminde bağlı olmaksızın
Paket Tip Isı Pompaları
Paket Tip Isı Pompaları Daire, villa, yazlık, ofis, mağaza gibi bireysel kullanımlar için Tesisat ekipmanları aynı gövdenin içine yerleştirilmiş Yüksek verim değerleri ile elektrik tüketimi düşük Isıtma,
T.C ÇANAKKALE ONSEKİZMART ÜNİVERSİTESİ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA HASTANESİ ÇALIŞAN GÜVENLİĞİ PROSEDÜRÜ
T.C ÇANAKKALE ONSEKİZMART ÜNİVERSİTESİ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA HASTANESİ ÇALIŞAN GÜVENLİĞİ PROSEDÜRÜ KODU: YÖN.PR.09 YAYINLAMA TARİHİ: 21.04.2014 REVİZYON TARİHİ: 00 REVİZYON NO: 00 SAYFA SAYISI:05 1. AMAÇ:
Adreslenebilir Hava Örneklemeli Çok Hassas Yangın Algılama Sistemi
Adreslenebilir Hava Örneklemeli Çok Hassas Yangın Algılama Sistemi Bu sistemler adından da anlaşılacağı üzere havadan örneklemeler alıp, kendi haznesine getirerek yangını algılayan sistemlerdir. Şaşırtıcıdır
AirHome Serisi Paket Tip Isı Pompaları
AirHome Serisi Paket Tip Isı Pompaları Apartman, siteler gibi toplu konut projelerinde ve Daire, villa, yazlık, ofis, mağaza gibi bireysel kullanımlar için 20 kw'a kadar performans aralığında Tesisat ekipmanları
Yangın Projesi Hazırlanırken Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar
Yangın Projesi Hazırlanırken Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar Mak. Müh. Ercan ERGİÇAY Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Teknik Hizmetler Birimi 28 Eylül 2018 1 İçerik 1- Sulu Sistem Projelendirme
KÜTAHYA DA YAŞAYAN İLKOKUL ÇAĞINDAKİ ÇOCUKLARIN HAVA KİRLETİCİLERİNE KİŞİSEL MARUZ KALIMLARININ ÖN DEĞERLENDİRME ÇALIŞMASI
KÜTAHYA DA YAŞAYAN İLKOKUL ÇAĞINDAKİ ÇOCUKLARIN HAVA KİRLETİCİLERİNE KİŞİSEL MARUZ KALIMLARININ ÖN DEĞERLENDİRME ÇALIŞMASI Hicran ALTUĞ, Ayşe Özlem YILMAZ, Ozan Devrim YAY, Özlem ÖZDEN ÜZMEZ, Sevim Burçin
YANGIN GÜVENLİĞİNİN SAĞLANMASI
II.Yangın Sempozyumu ve Sergisi SPG (LPG) DEPOLARINDA YANGIN RİSKİ ve YANGIN GÜVENLİĞİNİN SAĞLANMASI Sunan Tanju ATAYLAR KARİNA Tasarım, Danışmanlık ve Eğitim Hiz. Ltd.Şti. 11 Haziran 2003 Ankara 1 Sunuş
EN 15154-1 EN 15154-2
EN 15154-1 EN 15154-2 EN 15154-1 ACİL DUŞ Minimum Su Akışı: 60 lt / dak Yerden yükseklik: 2200 mm ± 100 mm Çekme kolu : Max.1750mm yukarıda Su Isısı: 15-37 o C arasında olmalıdır EN 15154-2 ACİL GÖZ YIKAMA
[email protected]
[email protected] 1 Hızla gelişmekte olan teknolojinin sanayide kullanılması sonucunda uygulanan yeni ve karmaşık üretim yöntemleri yeni ve karmaşık riskleri de beraberinde getirmiştir. [email protected]
