Cilt 20 Say 1 Nisan 2012
|
|
|
- Yonca Akbulut
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 Cilt 20 Say 1 Nisan 2012 Editörler Cihat fien stanbul, Türkiye Murat Yayla stanbul, Türkiye Dan flma Kurulu Abdallah Adra, Beyrut, Lübnan Arif Akflit, Eskiflehir, Türkiye Aris Antsaklis, Atina, Yunanistan Olufl Api, stanbul, Türkiye Saadet Arsan, Ankara, Türkiye Abdel-Latif Ashmaig, Hartum, Sudan Ahmet Baschat, Baltimore, MD, ABD Yeflim Baytur, Manisa, Türkiye Ana Bianchi, Montevideo, Uruguay Lous Cabero-Roura, Barselona, spanya Manuel Carrapato, Porto, Portekiz Jose M. Carrera, Barselona, spanya Julene Carvalho, Londra, ngiltere Rabih Chaoui, Berlin, Almaya Frank Chervenak, New York, NY, ABD Ebru Çelik, Malatya, Türkiye Vincenzo D Addario, Bari, talya Nur Daniflmend, stanbul, Türkiye Jan Deprest, Leuven, Belçika Ebru Dikensoy, Gaziantep, Türkiye Gönül Dinç, Manisa, Türkiye Gian Carlo DiRenzo, Perugia, talya Tony Duan, Shanghai, Çin Joachim Dudenhausen, Berlin, Almanya Alaa Ebrashy, Kahire, M s r Ali Ergün, Ankara, Türkiye Ulrich Gembruch, Bonn, Almanya Anne Greenough, Londra, ngiltere Gökhan Göynümer, stanbul, Türkiye Arif Güngören, Antakya, Türkiye Davor Jurkovic, Londra, ngiltere Ayfle Kafkasl, stanbul, Türkiye Oliver Kagan, Tübingen, Almanya Ömer Kandemir, Ankara, Türkiye schiro Kawabata, Osaka, Japonya Selahattin Kumru, Düzce, Türkiye As m Kurjak, Zagrep, H rvatistan Nilgün Kültürsay, zmir, Türkiye Malcome Levene, Leeds, ngiltere Narendra Malhotra, Agra, Uttar Pradefl, Hindistan Giampaolo Mandruzzato, Trieste, talya Alexandra Matias, Porto, Portekiz Ratko Matijevic, Zagrep, H rvatistan Israel Meizner, Tel Aviv, srail Mohammed Momtaz, Kahire, M s r Giovanni Monni, Cagliari, talya Ercüment Müngen, stanbul, Türkiye Kypros Nicolaides, Londra, ngiltere Lütfü Öndero lu, Ankara, Türkiye Soner Öner, zmir, Türkiye Okan Özkaya, Isparta, Türkiye Alexander Papitashvilli, Tiflis, Gürcistan brahim Polat, stanbul, Türkiye Ritsuko Pooh, Osaka, Japonya Ruben Quintero, Tampa, FL, ABD Nebojsa Radunovic, Belgrad, S rbistan Guiseppe Rizzo, Roma, talya Roberto Romero, Detroit, MI, ABD Haluk Sayman, stanbul, Türkiye Elif Gül Yapar Eyi, Ankara, Türkiye simler soyad s ras na göre yaz lm flt r. Perinatal T p Vakf, Türk Perinatoloji Derne i, Obstetrik ve Jinekolojik Ultrasonografi Derne i yay n organ d r Yaz flma Adresi: Perinatoloji Dergisi, Perinatal T p Vakf, Cumhuriyet Cad. 30/5 Elmada, Taksim stanbul Tel: (0212) Faks: (0212) e-posta: [email protected] Perinatoloji Dergisi elektronik sürümü (e-issn: )
2 Kapsam Perinatoloji Dergisi ne gönderilecek yaz lar hakem de erlendirmesine al nan afla daki dergi bölümlerinden birine yönelik haz rlanmal d r: Klinik Araflt rma Deneysel Çal flma Olgu Sunumu Teknik Not Editöre Mektup Bunlar n d fl nda dergide, hakem de erlendirmesi sürecine girmeyen ve Editör Kurulu taraf ndan düzenlenen ya da ça r l yaz lar n yer ald bölümler bulunur: Editörden Görüfl Derleme Bildiri Özetleri Duyurular Düzeltme Yaz De erlendirme Süreci Dergide yay mlanmak üzere gönderilen yaz lar, daha önce baflka bir yay n organ nda yay mlanmam fl ya da yay mlanmak üzere gönderilmemifl olmal d r. Buna iliflkin yaz l beyan, iletiflimden sorumlu yazar arac l ile elektronik olarak al nmaktad r (onay metni, IP adresi, tarih ve saat elektronik olarak kaydedilmektedir). Di er yazarlar ile ilgili sorumluluk, iletiflimden sorumlu yazara aittir. Herhangi bir bilimsel toplant da daha önce sunulmufl çal flmalarda toplant ad, tarihi ve yeri belirtilmelidir. Ön incelemeden geçirildikten sonra de erlendirme için kabul edilen yaz lar en az iki hakem taraf ndan incelenir. Dergi Editörleri hakemlerin önerilerini de dikkate alarak makalenin kabul veya reddi konusunda son karar verir. Yay n kurallar na uymayan yaz lar yay mlamamak, düzeltmek üzere yazara geri göndermek, biçimce düzenlemek, iletiflimden sorumlu yazar n izni ile düzeltmek ya da k saltmak yetkisine sahiptirler. Dergi Editörlerinin bir makaleyi, yazar taraf ndan yerine getirilen düzeltmelerin sonras nda da reddetme hakk vard r. Bunun yan s ra yazarlardan gönderdikleri makale ile ilgili ek veri, bilgi ve belge istenebilir; yazar(lar) gere inde bu editöryal talepleri karfl lamak zorundad r. Etik ile lgili Konular Yazar(lar), insanlar üzerinde yap lan çal flmalarda kat l mc bireylerden Bilgilendirilmifl Onam Formu al nd n yaz lar nda belirtmeli ve çal flman n yap ld kurumun Etik Kurulu veya eflde eri bir kuruldan al nan onay belgesini yaz yla birlikte göndermelidir(ler). Olgu sunumlar nda, her olgunun kendisine ait bilgilerin yay n amac yla kullan laca na dair bilgilendirildi ini gösterir bir belgenin sunulmas gerekir. Tüm çal flmalar Helsinki Deklarasyonu'nun son de ifliklikleri ifllenmifl flekline uygun yap lm fl olmal d r. Hasta bilgileri tarih ve say l Resmi Gazete'de yay mlanan Hasta Haklar Yönetmeli i'ne uygun olarak al nm fl olmal d r. Hayvanlar üzerindeki sonuçlar bildiren deneysel çal flmalar n, Hayvan Haklar Evrensel Bildirgesi, Deneysel ve Di er Bilimsel Amaçlarla Kullan - lacak Omurgal Hayvanlar n Korunmas Hakk ndaki Avrupa Konvansiyonu (European Convention for the Protection of Vertebrate Animals Used for Experimental and Other Scientific Purpose), T.C. Tar m ve Köy flleri Bakanl 'n n Deneysel ve Di er Bilimsel Amaçlar çin Kullan lan Deney Hayvanlar n n Üretim Yerleri ile Deney Yapacak Olan Laboratuvar n Kurulufl Çal flma Denetleme Usul ve Esaslar na Dair Yönetmelik, Laboratuvar Hayvanlar Biliminin Temel lkeleri (Principles of Laboratory Animal Science), laboratuvar hayvanlar n n bak m ve kullan lmas yla ilgili el kitaplar nda yer alan kural ve ilkelere uygun olarak ve çal flman n yap ld kurumda mevcut ise, Deney Hayvanlar Etik Kurulu'ndan alacaklar onay sonras nda yap lm fl olmas gerekir. Etik Kurul onay yaz ile birlikte sunulmal d r. Yaz larda, insan ve hayvanlarda yap lan çal flmalarda kullan lan ameliyat sonras a r giderici tedavi yöntemleri hakk nda da bilgi verilmelidir. Yazarlar ayr ca, çal flma ile ilgili bilinmesi gereken herhangi bir mali iliflkiyi ya da ç kar çak flmas (conflict of interest) veya rekabet (competing interest) alanlar n aç klamakla yükümlüdürler. Çal flmaya yap lan tüm mali katk lar ya da sponsorluklar, çal flmayla ilgili olabilecek mali iliflkiler ya da kiflisel örtüflme konular yay - n n gönderildi i s rada baflvuru mektubunda belirtilmelidir. Derginin Ç kar Çak flmas Politikas ile ilgili ayr nt l bilgiyi de içeren ve olas ç kar çak flmas durumunda kullan labilecek Ç kar Çak flmas Beyan Formu için bkz. Perinatoloji Dergisi, bilimsel yay n eti inin kötüye kullan m ya da ihlali ile ilgili olas durumlarda Committee on Publication Ethics (COPE) ak fl flemalar n temel almaktad r. Bu konudaki ayr nt l bilgi için bkz. Yaz lar n Haz rlanmas Perinatoloji Dergisi ne gönderilecek Türkçe yaz metinlerinin Türk Dil Kurumu'nun yaz m k lavuzuna uygun olmas ve dilimize yerleflmifl yabanc terimlerin kendi yaz m kurallar m za göre kullan lmas gerekir. De erlendirmeye gönderilecek yaz lar n haz rlanmas nda afla da belirtilen kurallar d fl nda, biyomedikal alanda yayg n kullan lan, Uluslararas T p Dergileri Editörleri Komitesi nin (ICMJE) önerdi i ortak kurallar (Uniform Requirements for Manuscripts Submitted to Biomedical Journals) temel al nmal d r ( Yazarlar n makalelerini haz rlarken çal flma tasar mlar n n olabildi ince, randomize kontrollü çal flmalar için CONSORT, gözlemsel çal flmalar için STROBE, tan sal do rulama çal flmalar için STARD ve sistematik derleme ya da meta analizler için PRISMA k lavuzlar na uygun bir flekilde sunulmufl olmas arzu edilmektedir. Yazarl k ve Yaz lar n Uzunlu u Yazar(lar) çal flmay tasarlama, verileri toplama, verileri inceleme, yaz y yazma ve verilerin ve analizlerin do rulu unu onaylama aflamalar ndan en az 3 tanesine kat lmal ve bu durumu "Yazarl k Beyan ve Telif Haklar Devir Mektubu"nda beyan etmelidirler. Bu ön koflulu yerine getiremeyenler yazar olarak çal flmada yer almamal d rlar. Araflt rma yaz lar klinik ve deneysel çal flmalara dayanan yaz lard r. En fazla 6 yazar ismi olmas na gayret edilmeli ve 4000 sözcü ü (16 sayfa) geçmeyecek flekilde yaz lmal d r. Olgu sunumlar ilginç olgular n ve tedavi flekillerinin sunumlar d r. En fazla 5 yazar ismi olmas na gayret edilmeli ve 2000 sözcü ü (8 sayfa) geçmeyecek flekilde yaz lmal d r. Derleme yaz lar ancak dergi taraf ndan davet edilen yazarlar taraf ndan yap l r; 4000 ile 5000 sözcük (20 sayfa) içeren, belirli bir konuyu son geliflmeler fl nda ele alan ve literatür sonuçlar n sunan yaz lard r. Yorum yaz lar davetli yazarlar taraf ndan yap l r. Tart fl lan bir konu üzerinde en fazla 10 kaynak içeren ve 2000 sözcü ü (8 sayfa) geçmeyen ve yazar n o konudaki yorumuna a rl k veren yaz lard r. Teknik Not s n f yaz lar yeni gelifltirilen bir tan ya da tedavi yöntemini k - saca tan tmay amaçlayan, en fazla 10 kaynak içeren ve 2000 sözcü ü (8 sayfa) geçmeyen yaz lard r. Editöre Mektup: Dergide ç kan yaz lara yönelik yaz lard r; 500 sözcü ü (2 sayfa) ve 10 kayna aflmamal d r. Yaz lar n Bölümleri Yaz larda bulunmas gereken bölümler s ras ile flunlard r ve her biri ayr sayfada bafllayacak flekilde sunulmal d r: Sayfa 1 - Bafll k sayfas Sayfa 2 - Özet ve Anahtar Sözcükler Sayfa 4 ve sonras - Temel Metin Sonraki Sayfa - Kaynaklar Sonraki Sayfa - Tablo Yaz s ve Tablo (her tablo ayr sayfada belirtilmelidir) Sonraki Sayfa - fiekil/resim Alt Yaz s ve fiekil/resimler (her flekil/resim ayr sayfada belirtilmelidir) Son Sayfa - Ekler (hasta ya da anket formlar vb.) Bafll k Sayfas Bafll k sayfas nda makalenin bafll bulunmal d r. Bafll k dikkatle seçilmeli ve makale içeri ini en iyi flekilde yans tmal d r. Standart d fl k saltma kullanmaktan olabildi ince kaç nmal d r. Bafll k sayfas nda ayr ca yaz n n, dergide yay nland nda devam sayfalar n n üst taraf nda görünmesi arzu edilen ve 40 karakteri geçmeyen k salt lm fl bafll belirtilmelidir. Özet Sayfas Özetler k saltma ve kaynak içermemeli, afla da belirtilen kurgu ve s rada haz rlanmal d r. ii Perinatoloji Dergisi
3 Yazarlara Bilgi Araflt rma yaz lar nda en fazla 250 sözcükten oluflmal ve her biri bir paragraf olacak flekilde standart 4 bafll k alt nda sunulmal d r: Amaç, Yöntem, Bulgular, Sonuç. Özeti takiben her bir özet sayfas na, aralar nda virgül olacak flekilde dizilmifl ve her biri küçük harfle yaz lm fl en fazla 5 anahtar sözcük eklenmelidir. Olgu sunumlar nda en fazla 125 sözcükten oluflmal ve her biri bir paragraf olacak flekilde standart 3 bafll k alt nda sunulmal d r: Amaç, Olgu, Sonuç. Özeti takiben her bir özet sayfas na, aralar nda virgül olacak flekilde dizilmifl ve her biri küçük harfle yaz lm fl en fazla 3 anahtar sözcük eklenmelidir. Derleme yaz lar nda en fazla 300 sözcükten oluflmal ve yap land r lmam fl bir paragraf flekilde sunulmal d r. Özeti takiben her bir özet sayfas na, aralar nda virgül olacak flekilde dizilmifl ve her biri küçük harfle yaz lm fl en fazla 5 anahtar sözcük eklenmelidir. Teknik not yaz lar nda en fazla 125 sözcükten oluflmal ve her biri bir paragraf olacak flekilde standart 3 bafll k alt nda sunulmal d r: Amaç, Teknik, Sonuç. Özeti takiben her bir özet sayfas na, aralar nda virgül olacak flekilde dizilmifl ve her biri küçük harfle yaz lm fl en fazla 3 anahtar sözcük eklenmelidir. Temel Metin Temel metnin bölümlenmesi yaz tipine göre de iflmektedir. Araflt rma yaz lar Girifl, Yöntem, Bulgular, Tart flma ve Sonuç bölümlerinden oluflmal d r. Gere inde her bir bafll n alt na alt bafll klar aç labilir. Bu tip alt bafll klar n, yaz n n her bölümünde homojen ve kategorisinin anlafl labilir biçimde olmas na özen gösterilmelidir. Girifl bölümü araflt rmaya esas teflkil eden konu ana hatlar ile ele al nmal ve araflt rman n amac belirtilmelidir. Yöntem bölümü araflt rmada kullan lan gereçler, çal flma tasar m, klinik ve laboratuar testler, istatistik yöntemler tan mlanmal, etik kurallara uygunluk belirtilmelidir. Bulgular bölümü araflt rmada saptanan belirgin bulgular yaz da ele al nmal, di er bulgular ise ilgili tablo ve grafiklerde gösterilmelidir. Tart flma bölümü araflt rmada elde edilen sonuçlar güncel literatür bilgileri fl alt nda ayr nt l olarak ele al nmal, gereksiz ve gelece e dönük yorumlardan ve tekrarlardan kaç n lmal d r. Sonuç bölümü araflt rmada elde edilen sonuç k sa, aç k ve çal flman n amac ile uyumlu bir flekilde belirtilmeli ve bunun klinik uygulamadaki yeri vurgulanmal d r. Olgu sunumlar Girifl, Olgu(lar) ve Tart flma bölümlerinden oluflur. Sunulan olgunun öyküsü detayl verilmeli, laboratuar testlerinin sonuçlar olabildi- ince tablo olarak sunulmal d r. Derleme yaz lar Girifl bafll n takiben, konunun özelli ine ba l olarak yazar(lar) taraf ndan bölümlendirilir. Alt bafll k kategorileri anlafl l r olmal d r. Derlemelerin genifl literatür de erlendirmesine dayanmas ve olabildi ince yazar(lar) n kendi deneyimlerinin sundu u bir bak fl aç s na sahip olmas beklenir. Teknik not tipi yaz lar Girifl, Teknik, Tart flma bölümlerinden oluflur. Sunulan teknik ilgili bafll k alt nda ayr nt l verilmeli, olabildi ince çizim ya da flekillerle desteklenmelidir. Editöre mektuplar bafll kland r lmaks z n haz rlanm fl düz metin fleklinde olmal d r. Metin içinde at f yap labilir. Kaynaklar Yaln zca konu ile do rudan ilgili, olabildi ince güncel ve yeterli say da kayna n kullan lmas na özen gösterilmelidir. Kaynaklar, tablo ve flekiller de dahil olmak üzere metin içerisinde geçifl s ras na göre s ralanmal ve s ra say lar metinde uygun yerlerde köfleli parantez içinde belirtilmelidir. Tüm kaynaklara metin içinde s ra say s na uygun gönderme (at f) yap lm fl oldu u dikkatle kontrol edilmelidir. Yay mlanm fl veya yay n için kabul edilmifl yaz lar kaynak olarak kabul edilebilir. Yay mlanmam fl toplant sunumlar n n kaynak gösterilmemesi gerekir. Sadece elektronik ortamda yay mlanan dergilerdeki yaz lar ile henüz bas l say ve sayfa numaras almaks z n çevrimiçi erken bask olarak yay mlanm fl yaz lar n kaynak künyelerinde dergi ad n takiben DOI (digital object identifier) kodlar mutlaka belirtilmelidir. Dergimiz ilke olarak, makalelerde Türkçe yay nlar n da kaynak gösterilmesini önermektedir. Kaynak künyelerinde dergi adlar Index Medicus'ta kullan ld flekilde k salt lmal ; burada dizinlenmeyen dergilerin adlar aç k olarak yaz lmal - d r. Yazar say s alt veya daha az oldu unda tüm yazarlar verilmeli, tersi durumda ilk alt yazardan sonra "et al." eklenmelidir. Kaynaklar n do ru yaz m n n kontrolü amac yla, Editör Kurulu taraf ndan yaz de erlendirilmesinin her bir aflamas nda yazar(lar)dan belirli kaynaklar n ilk ve son sayfa fotokopileri istenebilir. Bu istek yazar(lar)ca karfl lanana kadar yaz - n n yay mlanmas bekletilir. Kaynak künyeleri afla da örneklendi i gibi yaz lmal d r: Süreli yay n örne i: Hammerman C, Bin-Nun A, Kaplan M. Managing the patent ductus arteriosus in the premature neonate: a new look at what we thought we knew. Semin Perinatol 2012;36: Elektronik dergide yay mlanan süreli yay n örne i: Lee J, Romero R, Xu Y, Kim JS, Topping V, Yoo W, et al. A signature of maternal anti-fetal rejection in spontaneous preterm birth: chronic chorioamnionitis, anti-human leukocyte antigen antibodies, and C4d. PLoS ONE 2011;6:e doi: /journal.pone Tek yazarl kitap örne i: Jones KL. Practical perinatology. New York: Springer; p Kitap bölümü örne i: Sibai BM, Frangieh AY. Eclampsia. In: Gleicher N, editors. Principles and practice of medical therapy in pregnancy. 3rd ed. New York: Appleton&Lange; p fiekil ve Tablolar Yaz içinde kullan lan tüm foto raf, grafik veya çizimler metin içinde "fiekil" olarak adland r l r. Kullan lan tüm flekiller metin içinde gösterilmelidir. fiekillerin alt yaz lar ayr bir bölüm halinde metne eklenmelidir. fiekiller 'jpeg' s k flt rma tekni i ile ve her bir flekil ayr bir dosyaya kaydedilerek haz rlanmal d r. fiekiller en az 300 dpi çözünürlükte olmal d r. Resim ve çizimlerin orijinal olmalar gerekir. Baflka bir yay n içinde kullan lm fl bulunan flekil ve grafiklerin dergimizde yay mlanabilmesi için, gerekli izinler yazarlar taraf ndan ve makale baflvurusu yap lmadan önce al nmal d r. znin al nd n gösterir belgenin kopyas yaz yla birlikte dergiye gönderilmelidir. Hastan n kimli inin anlafl labilece i resimlerde, hastan n ya da kanuni temsilcisinin imzal onay gönderilen yaz ya eklenmeli, aksi halde söz konusu kifli ya da kiflilerin isimleri ya da gözleri bantla kapat lmal d r. Histolojik resimlerde büyütme oran ve kullan lan boyama tekni i belirtilmelidir. Tablolar her biri ayr sayfa olarak, üstünde bafll olacak flekilde yaz n n sonuna eklenebilir veya bütünleyici dosya olarak gönderilebilir. Bütünleyici dosya olarak gönderilen tablolar n üst yaz lar metne ayr bir sayfa fleklinde eklenmelidir. Metne eklenmifl olarak gönderilen tablolar n bafll klar anlafl l r flekilde ve tablonun üzerine yaz lmal d r. Yaz Gönderimi De erlendirme sürecinin h zl yürütülmesi amac yla Perinatoloji Dergisi, yazarlar n çevrimiçi (online) yaz gönderdikleri web tabanl bir makale gönderim ve izleme sistemi kullanmaktad r. Çevrimiçi yaz gönderim sisteminin iflleyifli için adresini ziyaret ediniz. Yaz Kontrol Listesi Haz rlanan yaz lar n dergiye gönderilmeden önce afla daki kontrol listesine göre gözden geçirilmesi önerilir: 1. Yaz n n uzunlu u (araflt rma yaz lar nda en fazla 4000 sözcük) 2. Yazar say s (araflt rma yaz lar nda en fazla 6 yazar) 3. Bafll k sayfas (standart d fl k saltma) 4. Özetler (araflt rma yaz lar nda en fazla 250 sözcük) 5. Anahtar sözcükler (araflt rma yaz lar nda en fazla 5 adet) 6. Temel metin (bafll klar) 7. Kaynaklar (ICMJE kurallar na uygunluk) 8. fiekil, tablo ve resimler (numaraland rma; alt yaz lar; özgünlük/izin yaz - s ) 9. Baflvuru mektubu 10. Telif Hakk Devir Formu (tüm yazarlar taraf ndan imzalanm fl) 11. Ç kar Çak flmas Beyan Formu (gere inde) Cilt 20 Say 1 Nisan 2012 iii
4 çindekiler Cilt 20, Say 1, Nisan Klinik Araflt rma Neredeyse kaybedilecek (near-miss) obstetrik hasta profili, tedavi sonuçlar ve maternal mortalite de erlendirmesi: Üçüncü basamak merkez deneyimi 1 Patient profile and treatment outcomes of (near-miss) obstetric patients and evaluation of maternal mortality: tertiary center experience Ömer Yavuz fiimflek, Ercan Y lmaz, Ebru Çelik, Abdullah Karaer, Ilg n Türkçüo lu, Önder Çelik, Türkan To a Bölgemizde ilk trimester tarama testi parametrelerinin medyan düzeylerinin belirlenmesi 6 Determination of the median levels of first trimester screening test parameters in our region Dilek Beker fianl, Kaz m Kartkaya Kronik immün trombositopenik purpural gebelerde maternal ve fetal sonuçlar n n retrospektif analizi 12 Retrospective analysis of maternal and fetal outcomes in pregnant women with chronic immune thrombocytopenic purpura Hatice Ender Soydinç, Muhammet Erdal Sak, Mehmet S dd k Evsen, Ali Özler, Abdülkadir Turgut, Serdar Baflarano lu, Talip Gül Anne-bebek ikilisinde perinatal D vitamini profilaksisinin önemi 18 Importance of perinatal vitamin D prophylaxis for mother and the newborn Ali Kaya, Ahmet Sami Güven, As m Gültekin, Füsun Dilara ça as o lu, Ömer Cevit Gebelik komplikasyonlar n n öngörüsünde maternal ikinci trimester AFP, HCG, estriol de erleri ve uterin arter Doppler bulgular aras ndaki iliflkinin de erlendirilmesi 24 Analysis of the relationship between maternal second trimester AFP, HCG, Estriol levels and uterine artery Doppler findings in the prediction of pregnancy complications Banu Dane, Gonca Batmaz, Kamuran K lavuz, Yaprak Rüstemo lu, Hande Güler, Cem Dane Olgu Sunumu Apert sendromu: Olgu sunumu 30 Apert syndrome: a case report brahim Alanbay, Hakan Çoksüer, Emre Karaflahin, Mutlu Ercan, U ur Keskin, Seyit Temel Ceyhan, skender Bafler Tekrarlayan letal multipl piterjium sendromu: Prenatal ultrasonografik ve postmortem bulgular 35 Recurrent lethal multiple pterygium syndrome: prenatal ultrasonographic and postmortem findings Cihangir Mutlu Ercan, Sertaç Esin, Hakan Çoksüer, Özcan Özkan, brahim Alanbay, skender Bafler Akardiyak ikizlikle komplike olmufl spontan monokoryonik ikiz gebelikte ard fl k tedavi baflar s zl 40 Sequential therapy failure in a naturally concieved twin pregnancy complicated by reversed arterial perfusion Ömer Yavuz fiimflek, Önder Çelik, Ercan Y lmaz, Ebru Çelik, Senem Arda Düz, Serdar Ceylaner, fievki Çelen, Nuri Dan flman iv Perinatoloji Dergisi
5 Klinik Araflt rma Perinatoloji Dergisi 2012;20(1):1-5 Perinatal Journal 2012;20(1):1-5 künyeli yaz n n Türkçe sürümüdür. Neredeyse kaybedilecek (near-miss) obstetrik hasta profili, tedavi sonuçlar ve maternal mortalite de erlendirmesi: Üçüncü basamak merkez deneyimi Ömer Yavuz fiimflek 1, Ercan Y lmaz 1, Ebru Çelik 1, Abdullah Karaer 1, Ilg n Türkçüo lu 1, Önder Çelik 1, Türkan To al 2 1 nönü Üniversitesi T p Fakültesi Kad n Hastal klar ve Do um Anabilim Dal, Malatya 2 nönü Üniversitesi T p Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dal, Malatya Özet Amaç: Maternal ölümle sonuçlanabilecek fliddetli morbiditeler son y llarda neredeyse kaybedilecek obstetrik hasta s n f nda de- erlendirilmektedir. Uygun ve zaman nda müdahale ile mortalitenin engellenebildi i neredeyse kaybedilecek hastalar n tan s, de- erlendirilmesi ve tedavi sonuçlar tüm dünyada maternal sa l n bir göstergesi olarak de erlendirilmeye bafllanm flt r. Bu yaz da klini imize neredeyse kaybedilecek düzeyde a r morbiditelerle gelen hastalar n özellikleri, tedavi yaklafl m ve mortalite olgular de erlendirildi. Yöntem: A ustos Ekim 2011 tarihleri aras nda neredeyse kaybedilecek maternal morbidite kriterlerine uyan hastalar n bilgileri retrospektif olarak incelendi. Hastalar n demografik, obstetrik, cerrahi ve yo un bak m özellikleri ve mortalite ile sonuçlanan olgular n bilgileri incelendi. Bulgular: Çal flma periyodunda 84 hasta neredeyse kaybedilecek düzeyde morbiditeler ile baflvurdu (%3.8). En s k altta yatan neden a r preeklampsi ve HELLP sendromu (%79.8) idi. Daha sonra ise postpartum kanamal olgular (%16.7) yer ald. Neredeyse kaybedilecek hasta popülasyonundaki perinatal ölüm oran %11.9 (n:10) saptand. Tüm hastalar yo un bak m takibi gerektirdi. Dört hasta mortalite ile sonuçland (%4.7). Sonuç: Neredeyse kaybedilecek hastalardaki en s k risk faktörleri ayn zamanda maternal mortalitenin de önde gelen nedenleridir. Bu hastalar n zaman nda tan nmas ve müdahale edilmesi ile büyük k sm nda mortalite engellenebilir. Anahtar sözcükler: Maternal mortalite, neredeyse kaybedilecek, obstetrik morbidite, tedavi. Patient profile and treatment outcomes of (near-miss) obstetric patients and evaluation of maternal mortality: a tertiary center experience Objective: Severe morbidities which might result in maternal mortality are evaluated in the category of near-miss obstetric patients. Diagnosis, assessment, and treatment outcomes of nearmiss patients whose mortality can be prevented with optimal and timely intervention have been accepted as indicators of maternal health status, worldwide. In this paper we evaluated characteristics and management of these cases and the maternal mortality related with the near-miss obstetric morbidities. Methods: Among patients referred to our hospital between August 1, 2010, and October 1, 2011, file information of the cases whose the criteria complied with near-miss maternal morbidity were analyzed retrospectively Their demographic characteristics, and their data kept in the patient files of Departments of Obstetrics, and Gynecology, General Surgery, and also Intensive Care Units, and all mortality data of deceased cases were analyzed. Results: During the study period 84 patients (3.8 %) referred with near-miss maternal morbidities. The most frequently encountered underlying etiology was severe preeclampsia and HELLP syndrome (79.8 %), followed by cases with postpartum bleeding (16.7%). Perinatal mortality rate in this near-miss population was found to be 11.9% (n=10). All patients required monitorization in the intensive care unit. Four patients died during the follow-up (4.7%). Conclusion: The most frequently seen risk factors in near-miss patients are also predominant etiologies for maternal mortality. Timely recognition and intervention can prevent mortalities seen in majority of these patients. Key words: Maternal mortality, near-miss, obstetric morbidity, treatment. Yaz flma adresi: Dr. Ömer Yavuz fiimflek. nönü Üniversitesi T p Fakültesi, Kad n Hastal klar ve Do um Anabilim Dal, Malatya. e-posta: [email protected] Gelifl tarihi: Aral k 20, 2011; Kabul tarihi: fiubat 2, 2012 Bu yaz n n çevrimiçi ngilizce sürümü: doi: /prn Karekod (Quick Response) Code: 2012 Perinatal T p Vakf
6 fiimflek ÖY ve ark. Girifl Maternal mortalite oranlar tüm dünyada anne sa l n n en önemli kriteri olarak kabul edilmektedir. Dünya Sa l k Örgütü (DSÖ) taraf ndan belirlenen milenyum sa l k hedefleri aras nda maternal mortalite ile kapsaml bir mücadele ve ölüm oranlar n n en aza indirilmesi de yer almaktad r. [1] Bu kapsamda obstetrik komplikasyonlara ba l metabolik ve cerrahi aç dan a r hastalar ayr bir önem kazanmaktad r. Bu hastalar n bir k sm kaybedilirken, zaman nda müdahale edilen ve yeterli t bbi-cerrahi bak m alanlar ise kurtar labilmektedir. Gebelik sürecinde, do umda ve do um sonras 42. güne kadar olan dönemde yaflam tehdit edecek düzeyde obstetrik komplikasyon geliflen ancak yaflayan hastalar Dünya Sa l k Örgütü (DSÖ) taraf ndan neredeyse kaybedilecek (near-miss) hasta olarak tan mlanm flt r. [2] Neredeyse kaybedilecek maternal morbiditenin en önemli nedenleri obstetrik kanamalara ve gebeli in hipertansif hastal klar na ba l komplikasyonlard r. [3] Bir di er önemli nokta neredeyse kaybedilecek düzeyde olan ve kurtar lan hastalarda böbrek yetmezli i, solunum yolu problemleri ve fliddetli anemi gibi uzun dönem morbiditelerin ve bir y l içinde ani ölüm riskinin normal popülasyona göre artm fl olmas d r. [4,5] Özellikle obstetrik kanamalara ba l mortalite ve morbiditeler yeterli ve zaman nda t bbi ve cerrahi bak m ile büyük oranda önlenebilir durumlard r. Ülkemizde maternal mortalite oranlar n azaltmaya yönelik sa l k politikalar 2000 y l ndan itibaren h z kazanm flt r. Etkili antenatal bak m n yayg nlaflmas, acil hasta transfer olanaklar n n art fl ve Ulusal Anne Ölümleri Araflt rmas gibi sa l kl veri bankalar n n oluflturulmas sayesinde maternal mortalite oranlar n n 1998 y l ndaki 49.2/100,000 de erinden 2008 y l nda 19.4/100,000 e çekildi i bildirilmektedir. [6,7] Mevcut durumda Türkiye nin dahil oldu u DSÖ yüksek-orta gelir grubu ülkeleri aras ndaki s ralamada anne ölüm oranlar m z en alt s radad r. [8] Öte yandan yeni bir tan m olan neredeyse kaybedilecek hasta kategorisine giren komplike olgular n profili ile ilgili ise ülkemizde t bbi literatüre girmifl herhangi bir veri bulunmamaktad r. Bu yaz da bölgenin referans üniversite hastanesi olarak klini imize neredeyse kaybedilecek düzeyde akut komplikasyonlarla baflvuran obstetrik hastalar n özellikleri ile bu hastalara yaklafl m sonuçlar m z sunularak konu literatür bilgileri eflli inde tart fl ld. Yöntem Çal flmam z Helsinki Bildirgesi nde belirlenen insan deneylerine ait ilkelere uyularak retrospektif klinik çal flma fleklinde planland. 1 A ustos Ekim 2011 tarihleri aras nda nönü Üniversitesi T p Fakültesi Kad n Hastal klar ve Do um Anabilim Dal nda neredeyse kaybedilecek düzeyde komplikasyonlarla baflvuran hastalar n elektronik kay tlar incelendi. Çal flmaya dahil etme kriterleri olarak Flippi ve ark. taraf ndan belirlenmifl neredeyse kaybedilecek düzeydeki morbid obstetrik hasta tan m için gerekli 5 ana kriter kullan ld : [9] (1) fiok, acil histerektomi, koagulopati ya da 2 lt den fazla transfüzyona neden olan fliddetli hemoraji; (2) fiiddetli preeklampsi, eklampsi ve HELLP (hemoliz, yükselmifl karaci er enzimleri ve trombosit düflüklü ü) sendromu tan s ; (3) Sepsis ve flok efllik eden hastalar (vücut s cakl n n <36 C ya da >38 C oldu u ya da sistolik kan bas nc n n <90 mmhg ve kalp at m h z n n >120 at m/dk oldu u hastalar; (4) Uterin rüptür ya da dehisens ile iliflkili distosi tan s ; (5) fiiddetli hemoraji bulgular olmaks z n a r anemi bulgular (hemoglobin <6 g/dl). Hastalar n yafl, parite, gravida, do um haftas ve do- um flekli, bebeklerin ortalama do um kilolar gibi obstetrik ve demografik özellikleri, neonatal sonuçlar, hemodinamik verileri, transfüzyon miktar, yo un bak m ihtiyac, hastanede yat fl süreleri, operasyon yap - lan hastalarda intraoperatif komplikasyonlar ve morbidite-mortalite bilgileri kaydedildi. Elde edilen verilerin analizi Statistical Software Package (SPSS version 15.0, Chicago, IL, ABD) istatistik program kullan larak yap ld. Veriler ortalama± standart sapma (SD) olarak sunuldu. Bulgular Çal flma periyodu olan 15 ayl k sürede klini imizde 2,156 do um gerçekleflti. Bunlardan 84 hasta neredeyse kaybedilecek düzeyde morbiditesi olan hastalard (%3.8). En s k altta yatan neden a r preeklampsi ve HELLP sendromu (%79.8) idi. Daha sonra ise postpartum kanamal olgular (%16.7) yer ald. Neredeyse kaybedilecek hasta tan lar n n da l m Tablo 1 de, hastalar n obstetrik karakteristikleri ise Tablo 2 de sunulmufltur. Hastalar n %88.1 i (n:74) sezaryen do um yapm flt. Yenido anlar n %35.5 i (n:29) yenido an yo- un bak m takibi gerektirdi. ki hastada baflvuru an nda intrauterin fetal ölüm gerçekleflmiflti. On alt haftal k bir gebelik abortusla sonuçland. Sekiz yenido an, ne- 2 Perinatoloji Dergisi
7 Neredeyse kaybedilecek (near-miss) obstetrik hasta profili, tedavi sonuçlar ve maternal mortalite de erlendirmesi Tablo 1. Neredeyse kaybedilecek obstetrik hastalar n tan lar. Tan n (%) A r preeklampsi 52 (61.9) HELLP* sendromu 15 (17.9) Postpartum kanama 14 (16.7) Sepsis 1(1.2) Primer akut hepatik yetmezlik 1 (1.2) Pulmoner tromboemboli 1 (1.2) Toplam 84 (100) *HELLP: Hemoliz, yükselmifl karaci er enzimleri, azalm fl trombositler. Tablo 2. Neredeyse kaybedilecek hastalar n obstetrik ve demografik özellikleri. Parameter Mean (Min-max) Yafl 28 (17-44) Gravida 2.2 (1-5) Parite 1 (0-4) Do um haftas 32 (16-41) Do um kilosu 2,015 (150-4,200) APGAR 1 6 (0-8) APGAR 5 8 (0-10) onatal yo un bak mda ileri derecede prematürite ile iliflkili komplikasyonlarla kaybedildi. Sonuçta neredeyse kaybedilecek hastalardaki perinatal ölüm oran m z %11.9 (n:10) saptand. Postpartum kanama nedeniyle kaybedilecek duruma gelen hastalara yap lan operasyonlar ve efllik eden plasental patolojiler Tablo 3 de sunulmufltur. Obstetrik kanama nedeniyle cerrahi tedavi yap lan hastalar n hiç birinde operasyon s ras nda ya da sonras nda cerrahi komplikasyon görülmedi. Çal flmam zdaki tüm hastalar yo un bak m takibi gerektirdi. Hastalar n ortalama kan kayb 1,428 (500-4,000) ml, ortalama kan transfüzyon miktar 4.3 (1-17) ünite ve ortalama yo un bak mda kal fl süreleri 4 (1-23) gün saptand. Seksen dört hastan n 4 ünde mortalite gerçekleflti (%4.7). Bunlardan biri normal do um sonras atoni kanamas nedeniyle klini imize baflka bir merkezden hipovolemik flok ve tüketim koagülopatisi tablolar ile refere edilen hastayd. Hastaya bilateral internal iliak arter ligasyonu ile birlikte total histerekromi uyguland. Toplamda 17 ünite kan ürünü transfüzyonu yap lan hasta, postoperatif 1. günde yo un bak mda multiorgan yetmezli i ve dissemine intravasküler koagülasyona ba l olarak kaybedildi. kinci hasta do um sonras 5. günde ani nefes darl ve bilinç kayb yak nmalar ile acil servise baflvurdu ve acil ekokardiyografide saptanan masif pulmoner emboli nedeniyle kaybedildi. Üçüncü kay p 16. gebelik haftas nda sepsis ve intrauterin ex fetus tan lar ile yo un bak ma al nan ve destek tedavisine karfl n postpartum 5. günde multiorgan yetmezli i ve dissemine intravasküler koagülasyon tan lar ile kaybedilen multipar bir hastayd. Dördüncü hasta ise baflka bir merkezde do um sonras eklamptik nöbet geçiren HELLP sendromu geliflmifl bir anneydi. Postpartum 10. günde intrakraniyal kanama, beyin ödemi ve kardiyopulmoner arrest tan lar ile kaybedildi. Mortalite gerçekleflen hastalar n tan lar, demografik ve obstetrik özellikleri Tablo 4 de sunulmufltur. Tart flma Gebelik döneminde, do umda ya da postpartum dönemde neredeyse ölmek üzere olan, ancak yaflat lan kad nlar ile ilgili çal flmalar dünyada obstetrik bak m n ve anne sa l n n önemli bir göstergesi olarak kabul Tablo 3. Postpartum kanamaya ba l neredeyse kaybedilecek hastalarda efllik eden plasental patolojiler ve yap lan cerrahi giriflimler. Parametre N % Plasental patoloji None Plasenta previa Plasental invazyon anomalisi (akreata, inkreata, perkreata) Cerrahi giriflim B AL* B AL+Lynch sütürizasyonu B AL+Total histerektomi 7 50 *B AL: Bilateral internal iliak arter ligasyonu Cilt 20 Say 1 Nisan
8 fiimflek ÖY ve ark. Tablo 4. Maternal mortalite ile sonuçlanan olgular n obstetrik özellikleri. Parametre Olgu 1 Olgu 2 Olgu 3 Olgu 4 Yafl Tan Postpartum atoni Eklampsi+HELLP sendromu Sepsis Pulmoner tromboemboli Gravida Parite Gebeli in sonlanma flekli Sezaryen Sezaryen Abortus Vajinal do um Do um haftas Do um kilosu Yo un bak mda kal fl süresi Yap lan ek cerrahi giriflim B AL*+Total histerektomi yok yok Yok Transfüzyon miktar (ünite) Yok *B AL: Bilateral internal iliak arter ligasyonu edilmeye bafllanm flt r. Çal flmam z neredeyse kaybedilecek obstetrik hastalar n dökümü ile ilgili ülkemizdeki ilk rapordur. Bu çal flmada bölgemizin referans hastanesinin kad n do um klini i olarak neredeyse kaybedilecek anne s kl m z %3.05; bu tan ile yat r lan hastalardaki mortalite oran m z ise %4.7 saptand. DSÖ taraf ndan maternal morbidite ve mortalite iliflkili olarak yak n zamanda bildirilen bir derlemeye göre neredeyse kaybedilecek anne prevalans dünyada %0.4-8 aras nda de iflmektedir. [10] Afrika ülkelerinden bildirilen raporlarda ise, flafl rt c olarak durumun prevalans %25 e kadar ç kmaktad r. [9] Bu genifl da l m n maternal bak m hizmetlerindeki ülkeler aras dengesizlik ve neredeyse kaybedilme tan s nda kullan lan kriterlerin farkl l na ba l oldu u bildirilmifltir. DSÖ 2009 y l nda neredeyse kaybedilecek hasta kriterlerini organ sistemlerinin her birindeki (kardiyovasküler, respiratuvar, renal, hematolojik, hepatik ve nörolojik sistem) bozulmay içerecek flekilde revize etmifltir. [2] Öte yandan baz araflt r c lar bu kriterlerin kullan m durumunda neredeyse kaybedilecek hasta tan s koyma s kl n n artaca n bildirmifllerdir ve güncel kriterlerin kullan m henüz rutine girmemifltir. [11,12] Biz çal flmam zda neredeyse kaybedilecek hasta tan s koyarken, yeni kriterler için gerekli her bir organ sistemine ait klinik, fizyolojik ve laboratuvar bilgilerine ulaflmada güçlük çekmemiz ve yeni kriterlerin rutin kullan ma girmemesi nedenleri ile DSÖ nün 2009 y l ndaki revize edilmifl tan kriterleri yerine, Flippi ve ark. taraf ndan 2005 y l nda önerilen kriterleri kulland k. [5,9] Literatürle uyumlu olarak çal flmam zda gebeli in hipertansif komplikasyonlar ve postpartum kanamalar neredeyse kaybedilecek hastalarda en s k saptanan risk faktörleriydi (%97.5). Geliflmifl ülkelerdeki maternal mortalitenin önde gelen nedeni olan tromboembolik komplikasyonlar ise sadecebir hastam zda mevcuttu ve o hasta masif pulmoner emboliye ba l kardiyopulmoner arrest nedeniyle kaybedildi. Primer hepatik yetmezlik ve sepsis nadir görülen, ancak mortaliteyle seyredebilen etiyolojik faktörlerdi (Tablo 1). DSÖ nün konu ile ilgili yak n zamandaki bir derlemesinde özellikle postpartum kanamalar içeren obstetrik kanamalar Afrika (%33.9) ve Asya (%30.8) ülkelerinde maternal ölümlerin önde gelen nedeni olarak bildirilmektedir. [8] Latin Amerika da ise gebeli in hipertansif komplikasyonlar maternal ölümlerin en s k nedeni olarak bildirilmektedir (%25.7). [8] Ayn derlemede özellikle prepartum ve postpartum hemorajilere ba l kay plar n önlenebilir oldu u ve maternal mortalitenin azalt lmas n n öncelikli sa l k hedefleri aras nda yer almas gerekti i vurgulanmaktad r. Çal flmam zda peripartum kanamaya ba l öleyazacak düzeyde baflvuran ve cerrahi müdahale yap lan 15 hastadan sadece biri kaybedildi (baflar oran %93.4). Ek olarak cerrahi yap lan hastalar n hiçbirinde iflleme ba l komplikasyon görülmedi. Bu tablonun, klini imizde ciddi postpartum kanama olgular ile ilgili yeterli cerrahi tecrübenin bulunmas ve en önemlisi üniversitemizde neredeyse kaybedilecek düzeydeki hastalara multidisipliner yo un bak m organizasyonunun h zla sunulabilmesi ile gerçekleflti ini düflünüyoruz. Çal flmam zda peripartum histerektomi insidans %0.32 saptand. Çetin ve ark. n n ülkemizdeki referans perinatal merkezlerden biri olan Cerrahpafla T p Fa- 4 Perinatoloji Dergisi
9 Neredeyse kaybedilecek (near-miss) obstetrik hasta profili, tedavi sonuçlar ve maternal mortalite de erlendirmesi kültesi Kad n Do um Klini i ne ait çal flmalar nda 5 y ll k sürede peripartum histerektomi s kl benzer flekilde %0.29 saptanm flt r. [13] Çal flmam zda maternal mortalite oran m z 185/100,000 saptand. Ülkemizin do u ve güneydo u bölgelerindeki di er merkezlerden bildirilen maternal mortalite oranlar ise oldukça yüksektir. Yal nkaya ve ark. n n tek merkeze ait 4 y ll k verilerinde maternal mortalite oranlar 1,100/100,000 ; fiahin ve ark. n n 3 y ll k veriyi kapsayan çal flmas nda ise 960/100,000 saptanm flt r. [14,15] Her iki çal flmada da hipertansif komplikasyonlar ve obstetrik kanamalar önde gelen nedenler olarak göze çarpmaktad r. Neredeyse kaybedilecek durumda olan hastalar n yaflamas nda belirleyici olan faktör zaman nda ve uygun t bbi-cerrahi bak md r. DSÖ nün bu konuda 2005 y l nda yay nlad rehberde neredeyse kaybedilecek hastalara yaklafl m flemas oluflturulmufltur. [16] Bu flemada ilk basamakta ülkelerin kendi maternal mortalite ve neredeyse kaybedilecek hastalar ile ilgili istatistiklerine hakim olmalar istenmektedir. Çal flmam zda saptad m z sonuçlar, tek bir merkezin verileri olmakla birlikte; bölgenin referans hastanesine ait olmas nedeniyle DSÖ nün tavsiyeleri göz önüne al nd nda önemlidir. Sonuç Neredeyse kaybedilecek obstetrik hasta, mortaliteye do ru h zla yol alan akut hastad r. Bu hastan n uygun kriterlere göre tan s n n koyulmas ve zaman nda t bbi-cerrahi bak m ile döndürülmesi büyük oranda mümkün olabilir. Bunun gerçeklefltirilmesi için obstetrik bak m hizmeti sunan ekibin yeterli donan m, e itim ve tecrübeye sahip olmas ve hastalar n yo un bak m içeren multidisipliner yaklafl mla takibi gerekmektedir. Ülke genelinde neredeyse kaybedilecek hasta bak m ile ilgili oluflturulacak sa l k politikalar maternal mortaliteyi önemli oranda azaltabilir. Ç kar Çak flmas : Ç kar çak flmas bulunmad belirtilmifltir. Kaynaklar 1. World Health Organization, UNICEF, UNFPA and The World Bank.Trends in maternal mortality:1990 to 2008.Geneva: World HealthOrganization; Say L, Souza JP, Pattinson RC; WHO working group on Maternal Mortality and Morbidity classifications. Maternal near miss - towards a standard tool for monitoring quality of maternal health care. Best Pract Res Clin Obstet Gynaecol 2009;23: WHO UN, UNFPA, the World Bank. Maternal mortality Estimates developed by WHO, UNICEF, UNFPA, and the World Bank. Geneva: World Health Organization; Leung NY, Lau AC, Chan KK, Yan WW. Clinical characteristics and outcomes of obstetric patients admitted to the Intensive Care Unit: a 10-year retrospective review. Hong Kong Med J 2010;16: Sousa MH, Cecatti JG, Hardy EE, Serruya SJ. Severe maternal morbidity (near miss) as a sentinel event of maternal death. An attempt to use routine data for surveillance. Reprod Health 2008;28:6. 6. T.C. Sa lik Bakanl Ana Çocuk Sa l ve Aile Planlamas Genel Müdürlü ü. Ulusal anne ölümleri çal flmas. Ankara: Sa l k Bakanl ; Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü (1999). Nüfus ve sa l k arast rmas. Ankara: HÜNEE; Khan KS, Wojdyla D, Say L, Gülmezoglu AM, Van Look PF. WHO analysis of causes of maternal death: a systematic review. Lancet 2006;367(9516): Filippi V, Ronsmans C, Gohou V, Goufodji S, Lardi M, Sahel A, et al. Maternity wards or emergency obstetric rooms? Incidence of near-miss events in African hospitals. Acta Obstet Gynecol Scand 2005;84: Say L, Pattinson RC, Gülmezoglu M. WHO systematic review of maternal morbidity and mortality: the prevalence of severe acute maternal morbidity\(near-miss). Reproductive Health 2004;1: Kaye DK, Kakaire O, Osinde MO. Systematic review of the magnitude and case fatality ratio for severe maternal morbidity in sub-saharan Africa between 1995 and BMC Pregnancy Childbirth 2011:28;11: Shrestha NS, Saha R, Karki C. Near miss maternal morbidity and maternal mortality at Kathmandu Medical College Teaching Hospital. Kathmandu Univ Med J (KUMJ) 2010;8: Çetin O, fien C, Çetin D, Uluda S, Aydo an B, Erenel H. Acil peripartum histerektomi olgular n n de erlendirilmesi: 5 Y ll k Deneyim. Perinatoloji Dergisi 2011;19: Yal nkaya A, Özcan Y, Kaya Z, Savafl Z, Erdemo lu M. Üniversite hastanemizde maternal mortalite on. Perinatoloji Dergisi 2008;16: fiahin HG, Kamac M, fiahin HA, fiengül M, Çölçümen N. Van ve yöresinde maternal mortalite oran ve etyolojide rol alan faktörlerin tespiti. Perinatoloji Dergisi 2001;9: Pileggi C, Souza JP, Cecatti JG, Faúndes A. Neonatal near miss approach in the 2005 WHO Global Survey Brazil. J Pediatr (Rio J) 2010;86:21-6. Cilt 20 Say 1 Nisan
10 Klinik Araflt rma Perinatoloji Dergisi 2012;20(1):6-11 Perinatal Journal 2012;20(1):6-11 künyeli yaz n n Türkçe sürümüdür. Bölgemizde ilk trimester tarama testi parametrelerinin medyan düzeylerinin belirlenmesi Dilek Beker fianl, Kaz m Kartkaya Eskiflehir Devlet Hastanesi Klinik Biyokimya Bölümü, Eskiflehir Özet Amaç: Bu çal flmada amac m z gebelikte kullan lan ilk trimester tarama testi belirteçlerinin bölgemize ait medyan de erlerini belirleyerek mevcut meydanlar n uygun olup olmad n saptamak ve flu anda kulan lan Prisca medyan de erlerine göre riskli saptanan vakalar yeni belirlenen medyanlara göre tekrar de erlendirerek sonuçlar karfl laflt rmak. Yöntem: Bu çal flmada biyokimya laboratuvar m za y llar aras nda ilk trimester tarama testi için baflvuran, gebelik haftalar aras nda bulunan toplam 1,613 gebede serbest beta insan koryonik gonadotropini (serbest β-hcg) ve gebelikle iliflkili plazma protein A (PAPP-A) de erleri geriye dönük olarak incelendi. Bulgular: Serbest β-hcg ve PAPP-A için haftalar aras medyan de erler her bir haftaya göre yeniden hesapland haftalarda Prisca medyan de erleri ile yeni hesaplanan bölgesel medyanlar karfl laflt r ld nda; serbest β-hcg düzeylerinde istatistiksel olarak anlaml fark görülmedi (p>0.05), PAPP-A düzeylerinde ise istatistiksel olarak anlaml fark görüldü (p<0.05). Sonuç: lk trimester tarama testlerinde bölgesel medyanlar n hesaplanmas ya da mevcut meydanlar n uygunluk aç s ndan de erlendirilmesinin anne ve fetüs aç s ndan riskli olabilecek giriflimsel ifllemlere ihtiyac azaltaca na inanmaktay z. Anahtar sözcükler: Down sendromu, ilk trimester tarama testi, bölgesel medyan. Determination of the median levels of first trimester screening test parameters in our region Objective: In this study our purpose was to determine the median values of the first trimester screening parameters in pregnancy in our region to decide whether Prisca medians are appropriate or not and reevaluate risky pregnancies according to prisca medians by the way of the new regional median values and compare results. Methods: In this study we evaluated serum free beta-human chorionic gonadotropin (free β-hcg) and pregnancy-associated plasma protein-a (PAPP-A) values of 1,613 pregnant women who admitted to our biochemistry laboratory for the first trimester screening test between Results: β-hcg and PAPP-A median values were calculated for each week between 11-13th gestational weeks. When regional medians calculated by Prisca median values on 11-13th weeks are compared, statistically no significant difference was found on free β-hcg levels (p>0.05) as there was statistically a significant difference on PAPP-A levels (p<0.05). Conclusion: We believe that calculating regional median values or determining appropriateness of used medians can decrease the need for invasive diagnostic procedures which carries risk for both mother and fetus. Key words: Down syndrome, first trimester screening, regional median. Girifl Fetal aneuploidi riski yüksek hastalar n erken tespit edilmesi, daha ileri testler için zaman kazan lmas n sa lama ve fetüs için karar aflamas nda daha fazla seçenek sunma aç s ndan tercih edilen bir durumdur. [1] Fetal kromozom anomalilerinin taranmas nda son y llarda önemli geliflmeler kaydedilmifltir. Bu geliflmeler tarama ile ilgili tart flmalar art rmakla beraber çiftlere daha etkin tarama seçenekleri sa lam flt r lerin bafl nda Down sendromu taramas için anne yafl tek yöntem olarak olarak kullan lm flt r. Bu yöntemle trizomi 21 li fetüslerin üçte birinden az saptanabilmifltir ve anne ya- Yaz flma adresi: Dr. Dilek Beker fianl. Eskiflehir Devlet Hastanesi, Eskiflehir. e-posta: [email protected] Gelifl tarihi: Aral k 20, 2011; Kabul tarihi: Ocak 19, 2012 Bu yaz n n çevrimiçi ngilizce sürümü: doi: /prn Karekod (Quick Response) Code: 2012 Perinatal T p Vakf
11 Bölgemizde ilk trimester tarama testi parametrelerinin medyan düzeylerinin belirlenmesi fl n n yetersiz bir tarama yöntemi oldu u görülmüfltür. Özellikle 35 yafl ve üzeri olup yüksek riskli olarak kabul edilen hastalarda daha erken tarama yöntemleri ile aneuploidi ve di er do umsal defektler için belirlenen risk, tarama testi yap lmam fl 20 yafl nda bir hastadan daha düflük olabilmektedir. [2] Down sendromu riskinin hesaplanmas nda tek bafl na anne yafl yerine biyokimyasal testlerin de kullan lmas daha do ru sonuçlar elde edilmesini sa lam flt r. Günümüzde tüm gebelere tercihen NT ve biyokimyasal taramay içeren ilk trimester taramas (kombine test) önerilmektedir, olanak yoksa ikinci trimester biyokimyasal tarama yap labilir. [3] Kullanmakta oldu umuz ilk trimester tarama protokolleri maternal serum analitleri ve ultrasonografik de erlendirmeyi içermektedir. En belirleyici ilk trimester maternal serum analitleri serbest beta insan koryonik gonadotropini (serbest β-hcg) ve gebelikle iliflkili plazma protein A d r (PAPP-A). [1] Trizomi 21 tespit edilen gebelerde PAPP-A düzeylerinde azalma (ortalama 0.4 MoM), serbest β-hcg düzeylerinde ise artma gösterilmifltir (ortalama 1.8 MoM). Artm fl aneuploidi riski tafl yan gebelerde yap lan çal flmalarda; artm fl nukal saydaml k (NT) de erleri ile kromozomal defektler aras nda iliflki gösterilmifltir. Nukal saydaml k fetüs boynunun arka k sm nda deri alt nda s v ile dolu sonolüsent bir boflluktur. Vakalar n %95 inde transabdominal ultrasonografik inceleme ile gestasyonel haftalarda baflar l olarak ölçülebilir. [4] lk trimesterda sadece NT ile yap lan tarama, uygun program kullan lm flsa Down sendromu tan s nda %70 ve üzeri duyarl l a sahiptir. [5] NT ölçümleri multiple of median (MoM) olarak ifade edildi inde ve serum analitleri ile maternal yafl iliflkili riskleri kapsayan bir algoritmaya dahil edildi inde tarama etkinli inin belirgin olarak artt görülmüfltür. [1] Amniyosentez, koryon villus örneklemesi ve kordosentez gibi giriflimsel testler tan sal araçlard r ve tarama testi de ildirler. Fetal aneuploidi tan s nda bu testler %100 e yak n do rulu a olanak sa lamaktad r fakat beraberinde gebelik kayb riski de tafl maktad r. Bu nedenle aneuploidi taramas için biyokimyasal ve ultrasonografik tarama yöntemleri tercih edilmektedir. [6] Bu durum 35 yafl ve üzeri hastalar için amniyosentez oran n n azalmas ile sonuçlanm fl ve ayn zamanda tüm gebeliklerde görülen %2-3 do umsal defekt riskini paylaflan daha genç hastalar için de tarama yöntemlerini ulaflabilir hale getirmifltir. Daha etkin tarama yöntemleri; giriflimsel incelemelere ba l normal fetüs kayb nda azalma ve kaynaklar n daha etkin kullan m anlam na gelmektedir. [2] Tarama testlerinin klinik uygulamalar n n ve yay nlanm fl literatürün anlafl lmas için tarama testinde kullan lan analit de erlerinin normalize edilmesinde kullan lan MoM istatisti inin anlafl lmas gereklidir. MoM de erlerinin hesaplanmas nda her bir gebelik haftas için medyan de er seti oluflturulur. Daha sonra her bir test sonucu uygun gebelik haftas için belirlenen medyan de ere bölünerek o test sonucuna karfl l k gelen MoM de eri belirlenir. Ayr ca MoM de erlerinde analit düzeylerini etkileyen di er maternal faktörler (örne- in maternal yafl, kilo, sigara kullan m ve maternal rk) de dikkate al narak ayarlamalar yap labilir. MoM de- erleri flu anda fetal aneuploidi riskinin hesaplanmas nda biyokimyasal analit de erlerini yorumlanabilir bir birime dönüfltürmede yayg n olarak kullan lmaktad r. [3] Tarama sonuçlar aç s ndan laboratuvar performans n etkileyen en yayg n nedenlerden biri do ru olmayan medyan de erlerin kullan lmas d r. Kullan lan medyan de erlerin do rulu undan emin olunmas tarama laboratuvar n n en önemli sorumluluklar ndan biridir. [3] Bu çal flmada Eskiflehir bölgesinde ilk trimester tarama testi belirteçlerinin bölgesel medyan de erlerini belirleyerek mevcut meydanlar n uygun olup olmad - n saptamay ve test sonuçlar daha önce Prisca program medyan de erlerine göre riskli ç kan vakalar, yeni belirlenen medyan de erlere göre tekrar de erlendirmeyi hedefledik. Yöntem Bu çal flmada y llar aras nda Eskiflehir Kad n Do um ve Çocuk Hastal klar Hastanesi laboratuvar na ilk trimester tarama testi için baflvuran, gebelik yafl 11 hafta 0 gün ile 13 hafta 6 gün aras nda bulunan, Eskiflehir ve çevresinde yaflayan toplam 1,613 gebe yer alm flt r. Gebelerden al nan serum örneklerinde serbest β-hcg ve PAPP-A düzeyleri IMMULITE 2000 cihaz nda (Diagnostic Products Corporation, Los Angeles, CA, ABD) kemilüminesans yöntemi kullan larak belirlenmifltir. Gebelik haftas n n belirlenmesinde ise serum örne inin al nd tarihte yap lan ultrasonografik baflpopo mesafesi (crown-rump length, CRL) ölçümleri esas al nm flt r. Vakalardan elde edilen serum numunelerinde ölçülen serbest β-hcg ve PAPP-A de erleri, vakalar n di er demografik verileri ile birlikte (maternal yafl, kilo, sigara içimi, diyabet, ikiz gebelik vb) PRISCA 4.0 (Prenatal Risk Hesaplama, TYPOLOG Software/GmBH, Hamburg, Almanya) program ile de erlendirilmifltir. Her bir vakada ölçülen serbest β-hcg ve Cilt 20 Say 1 Nisan
12 Beker fianl D, Kartkaya K PAPP-A hormon düzeyleri, ayn gebelik haftas için Prisca program nda normal popülasyona göre belirlenmifl olan serbest β-hcg ve PAPP-A medyan de erleri ile karfl laflt r larak MoM de erleri hesaplanm flt r. Bölgesel medyan de erlerinin hesaplanabilmesi için Prisca program ile de erlendirme sonucu riskli ç kan vakalar ve ikiz gebelikler çal flma d fl nda b rak lm flt r. Geriye kalan 1,613 gebeden elde edilen veriler çal flmada kullan lm flt r. lk trimester tarama testinde riskli vakalar n belirlenmesinde eflik de er Down sendromu için 1/250, trizomi 18 için 1/100 olarak kabul edilmifltir. Belirlenen yeni bölgesel medyan de erlere göre daha önce Prisca program nda riskli ç kan vakalar yeniden de erlendirilerek MoM de erleri yeniden hesaplanm flt r ve eski MoM de erleri ile istatistiksel olarak karfl laflt r lm fl, p<0.05 istatistiksel olarak anlaml kabul edilmifltir. lk trimester tarama testi Prisca program medyanlar na göre riskli ç kan gebelerin biyokimyasal testlerinin MoM de erleri, bölgesel medyanlara göre belirlenen MoM de erleri ile karfl laflt r l rken, SPSS paket program kullan ld. Veriler normal da l m göstermedi i için nonparametrik testlerden Mann-Whitney U testi kullan ld. Eskiflehir bölgesi ilk trimester tarama testleri meydanlar ile Prisca program medyan de erleri karfl laflt r l rken, Minitab 15 Paket program kullan larak sign test for median ile veriler aras ndaki farkl l klar de erlendirildi. p<0.05 istatistiksel olarak anlaml kabul edildi. Bulgular Çal flmaya al nan gebelerin (n:1,613) demografik verileri Tablo 1 de görülmektedir. Çal flmaya kabul edilen gebelik haftas aras nda bulunan gebelerde serbest β-hcg ve PAPP-A için haftalara göre yeni medyan de erleri hesaplanm flt r. Serbest β-hcg düzeylerinde 11, 12 ve 13. haftalarda Prisca medyan de- erleri ile yeni hesaplanan bölgesel medyanlar aras nda istatistiksel olarak anlaml fark görülmemifltir (p>0.05). 11, 12 ve 13 haftalarda PAPP-A medyan de erlerinin Prisca'ya göre istatistiksel olarak anlaml düzeyde yüksek oldu u bulunmufltur (s ras yla p<0.05, p<0.001, p<0.001) (Tablo 2). Çal flmaya bafllarken Prisca program nda kullan lan eski medyan de erlere göre yap lan hesaplamada riskli oldu u için çal flma d fl b rak lan vakalar n yeni hesaplanan bölgesel medyan de erlere göre serbest β-hcg ve PAPP-A düzeyleri yeniden de erlendirilmifl ve yeniden MoM de erleri hesaplanm flt r. Yeni hesaplanan MoM de erleri eskileri ile karfl laflt - r ld nda; 11, 12 ve 13. haftalarda serbest β-hcg ve PAPP-A MoM lar aras nda istatistiksel olarak anlaml fark görülmemifltir (p>0.05) (Tablo 3). Tart flma Tarama testlerinin amac sa l kl popülasyon içerisinde spesifik tan sal de erlendirme için yeterli düzeyde risk tafl yan daha küçük bir grubu kabul edilebilir do rulukta belirlemektir. [1] Gebelik s ras nda tarama testleri, amniyosentez ve di er obstetrik giriflimlerin önerilebilece i gebelerin belirlenmesinde kullan l r. Prenatal tarama testlerinin kullan m alan ; fetal kromozom anomalilerinin, nöral tüp defekti riski tafl yan fetüslerin ve ayn zamanda gebelerde 3. trimester obstetrik komplikasyonlar n n belirlenmesini kapsamaktad r. Maternal serum tarama programlar erken tan olana sa layarak ve aileleri do um stratejisi ile ilgili uygun kararlar vermeleri için bilgilendirerek fetal morbidite ve mortalite potansiyelini azaltmaktad r. [7] Tarama testi sonucu pozitif ç kan ailelere, Down sendromu ve kesin tan için uygulanacak giriflimsel ifllemlerin kompli- Tablo 1. Çal flmaya dahil edilen gebelere ait demografik veriler ve serum parametreleri. N=1,613 Minimum Maksimum Ortalama Standart sapma Yafl Gebelik haftas 11w 0days 13w 6days A rl k (kg) CRL NT NT (MoM) Serbest β-hcg Serbest β-hcg (MoM) PAPP-A PAPP-A (MoM) Perinatoloji Dergisi
13 Bölgemizde ilk trimester tarama testi parametrelerinin medyan düzeylerinin belirlenmesi Tablo 2. Eskiflehir bölgesi ilk trimester tarama testleri medyanlar ile Prisca program medyan de erlerinin karfl laflt r lmas. Test Hafta Grup N Medyan p Serbest β-hcg 11 Eskiflehir Prisca p>0.05 Serbest β-hcg 12 Eskiflehir Prisca p>0.05 Serbest β-hcg 13 Eskiflehir Prisca p>0.05 PAPP-A 11 Eskiflehir Prisca p>0.05 PAPP-A 12 Eskiflehir Prisca p<0.001 PAPP-A 13 Eskiflehir Prisca p<0.001 kasyonlar hakk nda yeterli bilgi ve dan flmanl k hizmeti verilmelidir. [8] Prenatal tarama yapan laboratuvarlar n en önemli sorumluluklar ndan biri kit spesifik ve popülasyon spesifik medyan de erleri taramada kullan lan her bir analit için belirlemek ya da baflka bir kaynaktan elde edilen meydanlar n uygunlu unu tespit etmektir. Medyan de erlerindeki oldukça küçük hatalar n hesaplanan riskin do rulu u ve tarama pozitif olarak belirlenen gebe say s üzerinde etkisi oldukça yüksek düzeydedir. [3] Prenatal tan yöntemlerinde bölgesel medyan ve MoM de erlerindeki farkl l klara göre de erlendirme yap ld nda daha do ru sonuçlar elde edildi i gösterilmifltir. [9] Biz laboratuvar m z n bafllang ç pozitiflik oranlar n n yüksek bulunmas ve bu durumun en önemli nedenlerinden biri uygun olmayan medyan de- erlerin kullan lmas oldu u için çal flmam zda bölgesel medyan de erleri kullanarak ilk trimester tarama riskinin daha do ru hesaplamay hedefledik. PAPP-A için bölgesel medyan de erleri ile Prisca meydanlar aras nda istatistiksel olarak anlaml fark bulunmufltur (p<0.05) ancak serbest β-hcg için bölgesel medyanlar ve prisca meydanlar aras nda istatistiksel olarak anlaml fark görülmemifltir (p>0.05). Tek bafl na PAPP-A meydanlar ndaki farkl l k, daha önce riskli olarak tespit edilen vakalar n risk durumunda istatistiksel olarak anlaml de iflikli e neden olmam flt r. Kagan ve ark. n n Tablo 3. lk trimester tarama testi Prisca program medyanlar na göre riskli ç kan gebelerin biyokimyasal testerinin MoM de erlerinin, yeni hesaplanan bölgesel medyanlara göre belirlenen MoM de erleri ile karfl laflt r lmas. Test Week Group N MoM 25% 75% p Serbest β-hcg 11 Eskiflehir Prisca p>0.05 Serbest β-hcg 12 Eskiflehir Prisca p>0.05 Serbest β-hcg 13 Eskiflehir Prisca p>0.05 PAPP-A 11 Eskiflehir Prisca p>0.05 PAPP-A 12 Eskiflehir Prisca p>0.05 PAPP-A 13 Eskiflehir Prisca p>0.05 Cilt 20 Say 1 Nisan
14 Beker fianl D, Kartkaya K çal flmas nda trizomi 21 için maternal yafl, fetal NT, serbest β-hcg ve PAPP-A n n baz al nd kombine taramada pozitif vakalar belirleme oran %3, yanl fl pozitiflik oran ile birlikte yaklafl k %90 bulunmufltur. [10] NT de erinin oldu undan yüksek ya da düflük ölçülmesi trizomi 21 in belirlenme oran nda düflmeye neden olmakt r. Tarama pozitifli i için sabit bir cut-off de eri al nd nda fetal NT nin oldu undan düflük ölçülmesi trizomi 21 in belirlenme oran n düflürürken, NT nin oldu undan yüksek ölçülmesi ise yanl fl pozitiflik oran n art rmaktad r. Tarama performans n n yüksek olmas için fetal NT ölçümünün do ru flekilde yap lmas gerekmektedir. [11] Wortelboer ve ark. n n yapt bir çal flmada zaman içerisinde ilk trimester tarama testlerinin performans n n artt görülmüfltür. NT ölçümlerinin daha do ru olarak yap lmas bu durumun nedeni olarak gösterilirken, biyokimyasal parametreler için medyan de erlerinin do ru flekilde kullan lmas n n da testin belirleme oran nda art fla katk da bulunabilece i gösterilmifltir. [12] Ardawi ve ark. n n yapt bir çal flmada fetal NT, serbest β-hcg, PAPP-A için Suudi gebelerde MoM de erlerinin da l m incelenmifl; anne kilosu, sigara içimi, ikiz gebelik, etnik köken gibi faktörlerin 1. trimester tarama testleri sonuçlar için önemli de iflkenler oldu u görülmüfltür. [13] Alfa fetoprotein (AFP) ve insan koryonik gonadotropin gibi 2. trimester biyokimyasal belirteçlerine benzer flekilde 1. trimesterda PAPP-A ve serbest β-hcg nin anormal serum konsantrasyonlar n n plasental disfonksiyonla yak n iliflkili olan obstetrik komplikasyonlarla iliflkisini belirlemek için yap lan çal flmalarda tart flmal sonuçlar elde edilmifltir. [14] Goetzinger ve ark. n n yapt çal flmada ilk trimesterde düflük PAPP-A düzeylerinin preeklampsi geliflimi ile iliflkili oldu u gösterilmifltir. [15] Spencer ve ark. n n çal flmas nda ise preeklampsi geliflen hastalarla kontrol grubu karfl laflt r lm fl; preeklampsi geliflen grupta PAPP-A, serbest β-hcg, aktivin A ve inhibin A n n maternal serum düzeyleri belirgin olarak artm fl bulunmufltur. [16] Kirkegaard ve ark. n n yapt çal flmada düflük PAPP-A ve düflük serbest β-hcg düzeyleri ile preterm do um (<37 hafta) aras nda anlaml iliflki bulunmufltur. [17] Erken do um riski ile PAPP-A düzeyleri aras ndaki iliflkiye ra men PAPP-A n n prediktif de erinin yüksek olmamas nedeni ile yayg n bir klinik tarama arac olarak kullan lmamaktad r. [18] lk trimester s ras nda yap sal defektlerin daha erken belirlenmesi yönündeki e ilim ultrason rezolüsyonu ve 3D multiplanar ultrasondaki geliflmelerle flüphesiz devam edecektir. [2] Sonuç lk trimester tarama testi ile de erlendirme sonras riskli tespit edilen hastalara amniyosentez, koryon villus biyopsisi gibi giriflimsel ve risk tafl yan ifllemler önerilmektedir. Sonuç olarak farkl bölgeler için, genifl vaka gruplar nda bölgesel medyan de erlerinin hesaplanarak kullan lmas n n ya da mevcut meydanlar n uygunlu unun araflt r lmas n n anne ve fetüs aç s ndan risk tafl yan giriflimsel ifllemlerin s kl n azaltaca na ve tarama testlerinin performans n art raca na inanmaktay z. Ç kar Çak flmas : Ç kar çak flmas bulunmad belirtilmifltir. Kaynaklar 1. Cunningham FG, Leveno KJ, Bloom SL, Hauth JC, Gilstrap LC. Prenatal diagnosis and fetal therapy. In: Wenstorm KD, editor. Williams obstetrics. 22nd ed. New York: McGraw Hill; p Nyberg DA, Hyett J, Johnson JA, Souter V. First-trimester screening. Ultrasound Clin 2006;1: Burtis CA, Ashwood ER, Bruns DE. Clinical chemistry of pregnancy. In: Burtis CA, Ashwood ER, Bruns DE, editors. Tietz textbook of clinical chemistry and molecular diagnostics. 4th ed. St. Louis: Elsevier Saunders; p Creasy RK, Resnik R. Prenatal diagnosis of congenital disorders. In: Iams JD, editor. Maternal-fetal medicine: principles and practice. St. Louis: Saunders; p Cuckle HS, Lith JMM. Appropriate biochemical parameters in first-trimester screening for Down syndrome. Prenat Diagn 1999;19: James DK, Steer PJ, Weiner CP. Erken Prenatal Bak m. In: Güner H, editor. Yüksek riskli gebelikler. Yönetim seçenekleri. Ankara: Günefl T p Kitabevi; p Rose NC, Mennuti MT. Maternal serum screening for neural tube defects and fetal chromosome abnormalities. West J Med 1993;159: Cuckle H. Biochemical screening for Down syndrome. Eur J Obstet Gynecol Reprod Biol 2000; 92: Y lmaz A. Erzurum bölgesinde üçlü tarama testi parametrelerinin medyan de erlerinin belirlenmesi. Türk Klinik Biyokimya Dergisi 2009;7: Kagan KO, Etchegaray A, Zhou Y, Wright D, Nicolaides KH. Prospective validation of first-trimester combined screening for trisomy 21. Ultrasound Obstet Gynecol 2009;34: Kagan KO, Wright D, Etchegaray A, Zhou Y, Nicolaides KH. Effect of deviation of nuchal translucency measurements on the performance of screening for trisomy 21.Ultrasound Obstet Gynecol 2009;33: Wortelboer EJ, Koster MP, Stoutenbeek P, Elvers LH, Loeber JG, Visser GH, et al. First-trimester Down syndrome 10 Perinatoloji Dergisi
15 Bölgemizde ilk trimester tarama testi parametrelerinin medyan düzeylerinin belirlenmesi screening performance in the Dutch population; how to achieve further improvement? Prenat Diagn 2009;29: Ardawi MS, Nasrat HA, Rouzi AA, Qari MH, Al-Qahtani MH, Abuzenadah AM. Maternal serum free-beta-chorionic gonadotrophin, pregnancy-associated plasma protein-a and fetal nuchal translucency thickness at 10-13(+6) weeks in relation to co-variables in pregnant Saudi women. Prenat Diagn 2007;27: Morssink LP, Kornman LH, Hallahan TW, Kloosterman MD, Beekhuis JR, de Wolf BT, et al. Maternal serum levels of free beta-hcg and PAPP-A in the first trimester of pregnancy are not associated with subsequent fetal growth retardation or preterm delivery. Prenat Diagn 1998;18: Goetzinger KR, Singla A, Gerkowicz S, Dicke JM, Gray DL, Odibo AO. Predicting the risk of pre-eclampsia between 11 and 13 weeks' gestation by combining maternal characteristics and serum analytes, PAPP-A and free β-hcg. Prenat Diagn 2010;30: Spencer K, Yu CK, Savvidou M, Papageorghiou AT, Nicolaides KH. Prediction of pre-eclampsia by uterine artery Doppler ultrasonography and maternal serum pregnancy-associated plasma protein-a, free beta-human chorionic gonadotropin, activin A and inhibin A at to weeks' gestation. Ultrasound Obstet Gynecol 2006;27: Kirkegaard I, Uldbjerg N, Petersen OB, Tørring N, Henriksen TB. PAPP-A, free β-hcg, and early fetal growth identify two pathways leading to preterm delivery. Prenat Diagn 2010;30: Goetzinger KR, Cahill AG, Macones GA, Odibo AO. Association of first-trimester low PAPP-A levels with preterm birth. Prenat Diagn 2010;30: Cilt 20 Say 1 Nisan
16 Klinik Araflt rma Perinatoloji Dergisi 2012;20(1):12-17 Perinatal Journal 2012;20(1):12-17 künyeli yaz n n Türkçe sürümüdür. Kronik immün trombositopenik purpural gebelerde maternal ve fetal sonuçlar n n retrospektif analizi Hatice Ender Soydinç, Muhammet Erdal Sak, Mehmet S dd k Evsen, Ali Özler, Abdülkadir Turgut, Serdar Baflarano lu, Talip Gül Dicle Üniversitesi T p Fakültesi Kad n Hastal klar ve Do um Anabilim Dal, Diyarbak r Özet Amaç: Bu çal flmada kronik immun trobositopenik purpura tan l gebe olgulara ait demografik, klinik, laboratuar, do um bilgileri, tedavi yönetimi ve maternal-fetal sonuçlar araflt r ld. Yöntem: Obstetri klini inde do um için yat r lan kronik immun trobositopenik purpura tan l 24 gebe kad n n 26 gebeli ine ait dosyalar retrospektif olarak analiz edildi. Bulgular: Tüm hastalarda immun trobositopenik purpura tan s gebelikten önce mevcuttu. Olgular n ortalama yafl 29.50±7.03 y l (17-42), ortalama paritesi 2.88±2.86 (0-10), ortalama gestasyonel haftalar 36.00±3.40 (27-39 hafta) idi. Olgular, klini imize do um a r lar n n bafllamas (%65), preterm eylem (%15), erken membran rüptürü (%4), mort fetüs (%4), dekolman plasenta (%4), gestasyonel hipertansiyon (%4), intrauterin geliflme k s tl l n (%4) içeren sebeplerle yat r ld. Onbefl olgunun (%57.6) gebeli i boyunca prednizolon tedavisi almas na ra men di erlerinin herhangi bir tedavi almad saptand. Olgular n do um öncesi ortalama trombosit say s 62,226±38.04/mm 3, do um sonras 70,061±22.93/mm 3 idi. Ortalama trombosit say s 28,240/mm 3 olan 10 (%40) olgu trombosit say s n artt rmak amac yla trombosit aferezi, taze donmufl plazma, random platelet veya birleflik tedaviler ald. Olgular n 11 i (%42) vajinal, 15 i (%58) sezaryan ile do urtuldu. Sezaryen ile do um 14 olguda (%93) obstetrik nedenlere göre yap ld. Hastalar n hiçbirinde postpartum erken dönemde bir komplikasyon ortaya ç kmad gözlendi. Yenido an bebeklere ait ortalama trombosit say s 201,521±95.46/mm 3 (35, ,000/mm 3 ) idi ve hiçbirinde hemorajik komplikasyon olmad tespit edildi. Sonuç: Kronik immun trombositopenik purpural kad nlar, gebelik, do um ve do um sonras nda risk tafl makla birlikte iyi bir tedavi yönetimiyle maternal ve fetal sonuçlar beklenenden daha iyi olmaktad r. Bu hastalarda do um fleklinin karar obstetrik nedenlere göre al nabilir. Anahtar sözcükler: Gebelik, immun, trobositopenik purpura, yenido an. Retrospective analysis of maternal and fetal outcomes in pregnant women with chronic immune thrombocytopenic purpura Objective: In the present study, we investigated the demographic, clinical, laboratory, birth information, treatment method and maternal-fetal outcomes of pregnant patients who were diagnosed with chronic immune thrombocytopenic purpura. Methods: Hospital records of 24 women with the diagnosis of chronic immune thrombocytopenic purpura and their 26 pregnancies in the obstetrics department were retrospectively analyzed. Results: All the patients had immune trobositopenik purpura diagnosed before pregnancy. The mean age of the cases was 29.50±7.03 years (17-42), mean parity was 2.88±2.86 (0-10), mean gestational age was 36.00±3.40 weeks (27-39), respectively. The cases were admitted to our clinic with causes including the beginning of birth pains (65%), preterm labor (15%), premature rupture of membranes (4%), mort fetus (4%), headache (4%), abruptio placentae (4%), gestational hypertension (4%) and intrauterine growth restriction (4%). Although 15 (57.6%) patients were treated prednisolone during pregnancy, others did not receive any treatment. The mean platelet counts of patients before and after delivery were 62,226±38.04/mm 3 and 70,061±22.93/mm 3, respectively. Ten cases (40%) with the mean platelet counts 28,240/mm 3 received treatments containing platelet apheresis, fresh frozen plasma, random platelets or combined treatments in order to increase the platelet count. Eleven cases (42%) were born vaginally and 15 (58%) by cesarean. The birth with cesarean section was performed according to obstetric causes in fourteen cases (93%). None of the patients experienced postpartum complications. The mean platelet count of newborn babies was 201,521±95.46/mm 3 (range, 35, ,000) and none of them experienced hemorrhagic complication. Conclusion: Although women with immune thrombocytopenic purpura carry the risk in pregnancy, birth and after birth, maternal and fetal outcomes are better than expected by appropriate treatment. Decision regarding the form of birth can be made according to obstetric causes in these patients. Key words: Pregnancy, immune, thrombocytopenic purpura, newborn. Yaz flma adresi: Dr. Hatice Ender Soydinç. Dicle Üniversitesi T p Fakültesi Kad n Hastal klar ve Do um Anabilim Dal, Diyarbak r. e-posta: [email protected] Gelifl tarihi: fiubat 21, 2012; Kabul tarihi: Mart 16, 2012 Bu yaz n n çevrimiçi ngilizce sürümü: doi: /prn Karekod (Quick Response) Code: 2012 Perinatal T p Vakf
17 Kronik immün trombositopenik purpural gebelerde maternal ve fetal sonuçlar n n retrospektif analizi Girifl Kandaki trombosit say s n n 150,000/mm 3 den az olmas olarak tan mlanan trombositopeni tüm gebeliklerin %6-10 unda görülmektedir. [1] En s k olarak gebeli in geçici trombositopenisi fleklinde oluflur. Ancak a r preeklampsi ve HELLP sendromu, dissemine intravasküler koagülopati, trombotik trombositopenik purpura, immun trombositopenik purpura ( TP), miyeloproliferatif hastal klar, aplastik anemi gibi de iflik nedenlerle de meydana gelebilir. [2] TP, gebelikte trombositopeninin nadir rastlanan bir sebebidir. Gebelikteki insidans %0.14 iken, do umdaki trombositopenilerin %3 ünden sorumludur. [3] Akut ve kronik klinik formlara sahip olan TP nin eriflkinlerde kronik tipi daha yayg nd r. Kronik TP, öncesinde viral veya bakteriyel enfeksiyon olmaks z n sessiz bir bafllang ç ve kronik bir seyre sahiptir. Genellikle cilt ve mukoza kanamalar na sebep olmakla birlikte intrakraniyal kanama en çok korkulan durumdur. [4] TP ile di er hastal klar n ay r c tan s n n yap lmas, hem tedavi yönetimi hem de maternal ve fetal sonuçlar n farkl olmas aç s ndan önemlidir. [5] Gebelik s ras nda trombositopeni nedeni olarak nadir rastlanan TP ile ilgili az say da çal flma olup tedavisiyle ilgili kesin kurallar mevcut de ildir. Bu çal flmada perinatal dönemde takip edilen olgulara ait maternal demografik, klinik, laboratuar, do um bilgileri ve yenido an sonuçlar yla ilgili deneyimlerimizi sunmay amaçlad k. Yöntem Dicle Üniversitesi Kad n Hastal klar ve Do um Anabilim Dal Obstetri klini ine 1 Ocak 2007 ve 1 Kas m 2011 tarihleri aras nda do um için yat r lan kronik TP tan l 24 gebenin 26 gebeli ine ait bilgiler retrospektif olarak analiz edildi. Bu çal flma için Dicle Üniversitesi T p Fakültesi Etik kurul onay al nd. ki olgu klini imizde aral kl olarak 2 do um yapm fl olan gebelerdi. Gebelik ve trombositopeni tan s yla yat r lan, ancak kesin tan s bilinmeyen trombositopeni olgular çal flma kapsam d fl nda b rak ld. Olgulara ait bilgiler, Dicle Üniversitesi T p Fakültesi arflivinden elde edilen dosyalar analiz edilerek topland. Olgular yafl, parite, gestasyonel hafta, geçirilmifl splenektomi öyküsü, baflvuru semptomlar, biokimyasal ve tam kan de erleri, spot idrar sonuçlar, do um öncesi, transfüzyon yap lan olgularda transfüzyon sonras ve do um sonras trombosit say lar, do um flekilleri, sezaryan endikasyonlar, yenido an sonuçlar aç s ndan de erlendirildi. Olgular trombositopeni durumuna göre, <20,000/mm 3, 20,000-50,000/mm 3, 50, ,000/mm 3 ve >100,000/mm 3 olarak 4 gruba ayr ld ve gruplar aras nda yenido an trombosit say lar de erlendirildi. statistik analiz için veriler SPSS (statistical package for social sciences) for Windows 11.5, Epi info ve Excel programlar nda de erlendirildi. Verilerin ço u normal da l ma sahip olmad için nonparametrik deskriptif testler kullan ld. Gebelik s ras nda prednizolon tedavisi alma, splenektomi durumu ve trombosit say s - na göre oluflturulan 4 grupta do um öncesi ortalama maternal trombosit say s ve yenido an trombosit say - lar n karfl laflt rmak için nonparametrik Mann-Whitney U testi ve Kruskal Wallis H testi kullan ld. Sonuçlar %95 güven aral nda ve p <0.05 olmas durumunda istatistiksel olarak anlaml kabul edildi. Bulgular Olgular n ortalama yafl 29.50±7.03 y l (17-42), ortalama paritesi 2.88±2.86 (0-10), ortalama gestasyonel haftalar 36.00±3.40 (27-39 hafta) idi. Dört olguda geçirilmifl splenektomi öyküsü mevcuttu. Olgular n 4 ünün klini imize yat fllar ndan önce mevcut gebelikleri s ras nda hafif burun kanamas tarif etti i, di erlerinin herhangi bir flikâyete sahip olmad klar saptand. Olgular n 17 si (%65) obstetrik komplikasyon olmaks - z n do um a r lar n n bafllamas nedeniyle klini e yat - r ld. Olgular n klini imize yat fl nedenleri Tablo 1 de gösterilmifltir. Tedavi olarak, olgular n 15 inin (%57.6) gebeli i boyunca prednizolon ald, di erlerinin her hangi bir tedavi almad saptand. Tüm olgular n do um öncesi ortalama trombosit say s 62,226±38.04/mm 3 iken do umdan sonra ilk 12 saatte 70,061±22.93/mm 3 bulundu. Do um öncesinde ortalama trombosit say s 28,240/mm 3 olan 10 (%40) olguya trombosit say s n artt rmak için transfüzyon teda- Tablo 1. Olgular n hastaneye yat fl ndaki tan lar (%). Do um a r lar 65 Prematüre eylem 15 Erken membran rüptürü 4 Dekolman plasenta 4 ntrauterin mort fetüs 4 ntrauterin geliflme k s tl l (IUGR) 4 Gestasyonel Hipertansiyon 4 Toplam 100 Cilt 20 Say 1 Nisan
18 Soydinç HE ve ark. visi uyguland. Bir olguya taze donmufl plazma (TDP), 1 olguya random platelet (RP), 4 olguya trombosit aferezi (TA), 3 olguya TA ve TDP, 1 olguya TA ve RP verildi. Transfüzyon alan ve almayan olgularda do um öncesi, transfüzyon sonras ve do um sonras ortalama trombosit say lar tabloda gösterildi (Tablo 2). Olgular n 11 inin (%42) vajinal, 15 inin (%58) de sezaryen ile do urtuldu u tespit edildi. Sezaryen endikasyonlar ; eski sezaryen öyküsü 7, dekolman plasenta 1, ilerlemeyen travay 1, fetal distres 4, makat prezantasyonu 1 ve kronik immun trobositopenik purpura 1 olguda saptand. Tüm olgularda intrapartum ve postpartum dönemde komplikasyon izlenmedi. Yenido an bebeklerin ortalama boyu 47.03±5.16 cm (30-53 cm), ortalama kilosu 2,821.92± g (800-3,940 g), 1. dakika Apgar skorlar 4.88±2.06 (0-9), 5. dakika Apgar skorlar 7.15±2.25 (0-10) olarak bulundu. Yenido anlar n 19 una ait trombosit say s na ulafl ld ve ortalama 201,521±95.46/mm 3 (35, ,000/mm 3 ) idi. Postpartum dönemde komplikasyon izlenmedi. Sadece bir olguda intrauterin mort fetüs nedeniyle ölü bebek do urtuldu ve dekolman plasenta nedeniyle sezaryan yap lan bir olgunun bebe i afl r prematürite nedeniyle yenido an yo un bak mda eks oldu. Prednizolon tedavisi ve splenektomi durumuna göre do um öncesi trombosit say s ve yenido an ortalama trombosit say lar karfl laflt r ld nda anlaml fark saptanmad. Trombosit say s na göre oluflturulan 4 grupta da yeneido an trombosit say lar aç s ndan anlaml fark bulunmad (Tablo 3). Tart flma TP, gebelikte trombositopeninin nadir rastlanan bir sebebidir. [6] Trombositlere karfl, ço unlukla da fibrinojen reseptörü olan glikoprotein IIb/IIIa ya karfl geliflmifl otoantikorlarla trombositlerin destrüksiyonu sonucu deri, mukoza ve organ kanamalar ile ortaya ç - kan otoimmun bir hastal kt r. [7] Gebelikte TP nin tedavisi ve perinatal sonuçlar na ait kesin kurallar olmamakla birlikte literatürde yay nlanan olgu serilerine dayanarak tedavi rejimleri ortaya konulmaktad r. Territo ve ark. [8] ile Murray ve Harris in [9] çal flmalar nda, maternal ve fetal kanamalara sebep olabilmesinden dolay TP li hastalar n gebelikten kaç nmalar önerilirken, daha sonra yay nlanan vaka serileri ve derlemeler TP nin yenido an ve anne üzerine daha l ml etkilere sahip oldu unu gösterdi. [10-13] Kronik TP tan l 24 olgunun 26 gebeli ine ait deneyimlerimizi sundu umuz bu çal flmada maternal ve fetal sonuçlar oldukça iyiydi. Bu durum bize transfüzyon için gerekli imkânlar n mevcut oldu u durumlarda, ITP li gebelerde perinatal dönemde maternal ve fetal sonuçlar n korkutucu olmad n gösterdi. Gebelikte TP nin klinik özellikleri gebe olmayan kad nlarla benzer flekilde olmakta ve trombositopeninin derecesine göre asemptomatik durumdan ciltte morarma, mukozal kanama, petefli ve ciddi kanamalara kadar de iflken olabilmektedir. Olgular m z n ço unlu u (%85) asemptomatik olup sadece dördünde (%15) gebelikleri s ras nda burun kanamalar oldu u tespit edildi. TP li gebelerin 1/3 ü gebelikte tan al rken, 2/3 üne gebelikten önce tan konulmaktad r. [14] Gebelikteki tan s özellikle bulgu vermeyen ve hafif trombositopenisi olan hastalarda zor olmaktad r. Çünkü bu durum en çok 2 ve 3. trimesterde geliflen, hafif trombositopeni ile karakterize olan gebeli in geçici trombositopenisiyle kar flt r labilir. [15] Üstelik gebelikte TP tan s için kullan lan antikor testleri de yetersiz kalmaktad r. Boehlen ve ark. n n [16] trombositopenik ve non- Tablo 2. Maternal transfüzyon tedavisi alan ve almayan olgularda do um öncesi, transfüzyon sonras ve do um sonras ortalama trombosit say lar. N Do um öncesi Transfüzyon sonras Do um sonras (26) trombosit say s trombosit say s trombosit say s Tedavi alanlar Taze donmufl plazma (TDP) 1 33,400/mm 3 105,000/mm 3 100,000/mm 3 Random platelet (RP) 1 48,400/mm 3 65,000/mm 3 65,000/mm 3 Trombosit aferezi (TA) 4 35,175/mm 3 101,525/mm 3 67,475/mm 3 TA ve TDP 3 16,500/mm 3 799,66/mm 3 46,066/mm 3 TA ve RP 1 10,400/mm 3 61,000/mm 3 62,100/mm 3 Tedavi almayanlar 16 83,468/mm 3 74,150/mm 3 14 Perinatoloji Dergisi
19 Kronik immün trombositopenik purpural gebelerde maternal ve fetal sonuçlar n n retrospektif analizi Tablo 3. Olgular n prednizolon tedavisi kullan m, splenektomi durumu ve trombosit say s na göre do um öncesi ortalama trombosit say s ve yenido an ortalama trombosit say lar n n karfl laflt r lmas. Do um öncesi Yenido an trombosit say s p trombosit say s p (/mm 3 ±SD) (/mm 3 ±SD) Prednizolon tedavisi Var 57,366± ,290± Yok 68,854± ,111± Splenektomi Var 45,650± ,333± Yok 65,240± ,681± Trombosit (10 3 /mm 3 ) ve olgu say s <20 (6) 14,433± ,250± (3) 38,466± ,000± (14) 72,778± ,100± >100 (3) 132,330± ,300± trombositopenik gebe kad nlarda trombosit otoantikorlar n araflt rd klar çal flmalar nda her iki grup aras nda anlaml fark bulamamalar bu görüflü desteklemektedir. Çal flmam zdaki tüm hastalar n tan lar gebelik öncesi bir hematolog taraf ndan konuldu u için olgular m z n hepsi gerçek kronik TP li oldu u ve bu nedenle ay r c tan ya gidilmedi i saptand. TP li olgularda tedavinin amac kanamalar önlemek olup gebelikteki tedavi yaklafl m gebe olmayan kad nlarla ayn d r. Do um belirtileri olmayan hastalarda trombosit say s n n 20,000/mm 3 ün üzerinde, do- um eylemi s ras nda vajinal do um için 50,000/mm 3 ün, sezaryen do um için 80,000/ mm 3 ün üzerinde olmas önerilmektedir. [17] Medikal tedavi için benzer etkilere sahip intravenöz immunoglobulin (IVIg), oral kortikosteroidler veya her ikisi birlikte kullan lmakta, tedaviye yan t vermeyen olgularda splenektomi uygulanmaktad r. Gebelikte kortikosteroid tedavisinden dolay oluflabilecek afl r kilo alma, gestasyonel diyabetin tetiklenmesi, kemik kayb nda artma, hipertansiyon ve fetüse ait konjenital anomali riskleri olabilmektedir. Bu nedenle kortikosteroid tedavisi yerine IVIg tedavisi tercih edilebilir. [17] Webert ve ark., [18] 92 TP li gebe kad n n retrospektif analizini yapt klar çal flmada, olgular n %68.9 unda tedavi gereksinimi olmad n vurgularken, Won ve ark., [19] %61.3 olguda trombosit say s n artt rmak için tedavi uygulad klar n bildirmifllerdir. Çal flmam zda olgular n 15 ine (%57.6) prednizolon tedavisi verildi. Prednizolon alan hastalar n 2 sinde (%13) obstetrik komplikasyon olarak erken membran rüptürü ve inutero mort fötalis geliflirken do um sonras yenido anlara ait konjenital anomaliye rastlanmad. Konjenital anomali geliflmemesi, TP li olgularda prednizolon tedavisinin tercih edilebilece i kanaatini uyand rd. Olgular m z n 4 ünün gebelikten önce splenektomi operasyonu geçirdi i ö renildi. Prednizolon tedavisi alan olgularla almayanlar ve splenektomi geçiren olgularla geçirmeyenler aras nda do um öncesinde trombosit say s aç - s ndan anlaml fark bulunmad. Yenido anda oluflabilecek hemorrajik komplikasyondan korkuldu u için, TP li gebelerde do um flekli olarak sezaryen tercih edilmekteydi. [9] Daha sonra do- uma yak n kordosentez ile fetal trombosit say s belirlenerek, ciddi fetal trombositopeni olmayanlarda vajinal do uma karar verilebilece i öne sürüldü. [20] Ancak bu giriflimsel ifllemin abortus gibi potansiyel komplikasyonlar ndan ve bu döneme kadar yap lan gözlemlerde fetusta ciddi trombositopeni oran n n az olmas ndan dolay, günümüzde sezaryen endikasyonlar n n obstetrik nedenlere göre al nmas tercih edilmektedir. [21] Çal flmam zda 15 olgu sezaryen ile do urtuldu. Kronik TP tan s ile sezaryen olan 1 olgu hariç hepsinde obstetrik nedenlerle sezaryen karar al nd. Hem vajinal do um hem de sezaryen olan olgular n bebeklerinde komplikasyon ve ciddi trombositopeni olmamas do- um fleklini belirlemede, obstetrik nedenlerin göz önünde bulundurulmas n n sak ncal olmad kanaatini uyand rd. TP li gebelerde, antitrombosit antikorlar n plasentadan geçerek fetusta da trombositopeni oluflmas na neden olabilece i düflünülmesine ra men bunun hangi Cilt 20 Say 1 Nisan
20 Soydinç HE ve ark. mekanizma ile olufltu u çok iyi anlafl lamam flt r. Çünkü yenido an trombositopenisinin fliddeti ile annenin trombositopenisinin fliddeti, annedeki antikorlar n düzeyi ve annenin splenektomi olup olmamas durumu aras nda iliflki saptanamam flt r. [22] Ancak önceki bebekte oluflan trombositopeni ile iliflkili oldu u bulunmufltur. [23] Bu çal flmada da annenin prednizolon tedavisi almas, splenektomi durumu ve maternal trombosit say - s göz önüne al narak, yenido an trombosit say lar karfl laflt r ld nda anlaml fark saptanmad. Sonuçlar bu kriterlerin yenido an trombosit say s na etkili olmad n düflündürdü. TP li olgular n yenido anlar na ait sonuçlar n yay nland son çal flmalar, TP nin yenido an üzerindeki etkilerinin düflünüldü ü kadar ciddi olmad n ortaya ç kard. Webert ve ark., (18) 92 gebe kad n n 109 yeni do an n n %71.6 nda trombosit say s n n 150,000/mm 3 den yüksek oldu unu, sadece %5.5 bebekte 20,000/mm 3 den düflük oldu unu bildirdiler. Won ve ark. n n [19] TP li gebelerin yenido anlar na ait sonuçlar yay nland klar çal flmalar nda 31 bebekten 28 inde herhangi bir komplikasyon ç kmad, 2 gebelikte bilinmeyen nedenle inutero mort fötalis geliflti i, bir bebe in ise annede oluflan hemorrajik komplikasyon nedeniyle 27 haftal k iken do utuldu u için prematürite nedeniyle eks oldu u sunuldu. Çal flmam zda 19 yenido an n trombosit say s na ulafl ld. 35,900; 82,000; 93,000 ve 119,000/mm 3 olan dört yenido an d fl ndakilerde trombosit say s 150,000/mm 3 den yüksek bulundu. Yenido anlar n 24 ünde hiçbir komplikasyona rastlanmad. Di er 2 bebekten biri intrauterin mort fötalisti di eri ise dekolman plasenta tan s yla sezaryen ile do urtulan ve prematürite nedeniyle eks olan 27 haftal k bebekti. Bu bebeklerde de hemorajik komplikasyona ait bilgiye rastlan lamad. Çal flmam za ait baz k s tl l klar mevcuttu. Bunlardan birisi, olgular m z n gebeliklerinin bafl ndan do- um an na kadar geçen sürede kronik TP nedeniyle oluflan yan etkilerine ait detayl bilgi veremememiz oldu. Çünkü bu olgular, bölgemizde referans merkez olmam zdan dolay do um an nda sevk edilen hastalard. Bir di er k s tl l m z ise baz dosya kartlar ndan özellikle yenido anlar n hepsinin trombosit say lar na ulaflamamam z oldu. Sonuç TP gebelikten önce veya gebelikte ortaya ç kabilen ve gebeli i komplike eden hematolojik bir hastal kt r. Do um eylemi s ras nda ve sonras nda uygun tedavi ve yak n gözlem yap lmas ve do um öncesi trombosit say s n n 50,000/mm 3 ün üzerinde tutulmas maternal ve fetal komplikasyonlar önlemektedir. Gebelikte TP risk tafl makla birlikte maternal ve fetal sonuçlar oldukça iyi olmaktad r. Do um fleklinin karar ise obstetrik nedenlere göre al nabilir. Ç kar Çak flmas : Ç kar çak flmas bulunmad belirtilmifltir. Kaynaklar 1. McCrae KR. Thrombocytopenia in pregnancy: differential diagnosis, pathogenesis, and management. Blood Rev 2003;17: Sainio S, Kekomaki R, Riikonen S, Teramo K. Maternal thrombocytopenia at term: a population-based study. Acta Obstet Gynecol Scand 2000;79: Crowther MA, Burrows RF, Ginsberg J, Kelton JG. Thrombocytopenia in pregnancy: diagnosis, pathogenesis and management. Blood Rev 1996;10: Stasi R, Evangelista ML, Stipa E, Buccisano F, Venditti A, Amadori S. Idiopathic thrombocytopenic purpura: current concepts in pathophysiology and management. Thromb Haemost 2008;99: Chao S, Zeng CM, Liu J. Thrombocytopenia in pregnancy and neonatal outcomes. [Article in Chinese] Zhongguo Dang Dai Er Ke Za Zhi 2011;13: Stavrou E, McCrae KR. Immune thrombocytopenia in pregnancy. Hematol Oncol Clin North Am 2009;23: van Leeuwen EF, van der Ven JT, Engelfriet CP, von dem Borne AE. Specificity of autoantibodies in autoimmune thrombocytopenia. Blood 1982;59: Territo M, Finklestein J, Oh W, Hobel C, Kattlove H. Management of autoimmune thrombocytopenia in pregnancy and in the neonate. Obstet Gynecol 1973;41: Murray JM, Harris RE. The management of the pregnant patient with idiopathic thrombocytopenic purpura. Am J Obstet Gynecol 1976;126: Cook RL, Miller RC, Katz VL, Cefalo RC. Immune thrombocytopenic purpura in pregnancy: a reappraisal of management. Obstet Gynecol 1991;78: Sharon R, Tatarsky I. Low fetal morbidity in pregnancy associated with acute and chronic idiopathic thrombocytopenic purpura. Am J Hematol 1994;46: Al-Jama FE, Rahman J, Al-Suleiman SA, Rahman MS. Outcome of pregnancy in women with idiopathic thrombocytopenic purpura. Aust N Z J Obstet Gynaecol 1998;38: Gill KK, Kelton JG. Management of idiopathic thrombocytopenic purpura in pregnancy. Semin Hematol 2000;37: McCrae KR. Thrombocytopenia in pregnancy. Hematology Am Soc Hematol Educ Program 2010; 2010: Perinatoloji Dergisi
21 Kronik immün trombositopenik purpural gebelerde maternal ve fetal sonuçlar n n retrospektif analizi 15. Burrows RF, Kelton JG. Incidentally detected thrombocytopenia in healthy mothers and their infants. N Engl J Med 1988;319: Boehlen F, Hohlfeld P, Extermann P, de Moerloose P. Maternal antiplatelet antibodies in predicting risk of neonatal thrombocytopenia. Obstet Gynecol 1999;93: Gernsheimer T, McCrae KR. Immune thrombocytopenic purpura in pregnancy. Curr Opin Hematol 2007;14: Webert KE, Mittal R, Siguoin C, Heddle NM, Kelton JG. A retrospective 11-year analysis of obstetric patients with idiopathic thrombocytopenic purpura. Blood 2003;102: Won YW, Moon W, Yun YS, Oh HS, Choi JH, Lee YY, et al. Clinical aspects of pregnancy and delivery in patients with chronic idiopathic thrombocytopenic purpura (ITP). Korean J Intern Med 2005;20: Berry SM, Leonardi MR, Wolfe HM, Dombrowski MP, Lanouette JM, Cotton DB. Maternal thrombocytopenia. Predicting neonatal thrombocytopenia with cordocentesis. J Reprod Med. 1997;42: Provan D, Stasi R, Newland AC, Blanchette VS, Bolton- Maggs P, Bussel JB, et al. International consensus report on the investigation and management of primary immune thrombocytopenia. Blood 2010;115: Burrows RF, Kelton JG. Pregnancy in patients with idiopathic thrombocytopenic purpura: assessing the risks for the infant at delivery. Obstet Gynecol Surv 1993;48: Christiaens GC, Nieuwenhuis HK, Bussel JB. Comparison of platelet counts in first and second newborns of mothers with immune thrombocytopenic purpura. Obstet Gynecol 1997;90: Cilt 20 Say 1 Nisan
22 Klinik Araflt rma Perinatoloji Dergisi 2012;20(1):18-23 Perinatal Journal 2012;20(1):18-23 künyeli yaz n n Türkçe sürümüdür. Anne-bebek ikilisinde perinatal D vitamini profilaksisinin önemi Ali Kaya 1, Ahmet Sami Güven 1, As m Gültekin 1, Füsun Dilara ça as o lu 2, Ömer Cevit 3 1 Cumhuriyet Üniversitesi T p Fakültesi Çocuk Sa l ve Hastal klar Anabilim Dal, Sivas 2 Cumhuriyet Üniversitesi T p Fakültesi Çocuk Nörolojisi Bilim Dal, Sivas 3 Cumhuriyet Üniversitesi T p Fakültesi Çocuk Alerjisi Bilim Dal, Sivas Özet Amaç: Anne-bebek ikilisindeki kalsiyum ve D vitamini metabolizmas n araflt rarak, gebelerin özellikle son trimester beslenmesinde kalsiyum ve D vitamini uygulamalar n n önemini belirlemeyi amaçlad k. Yöntem: Çal flmaya 30 gebe kad n ve onlar n yenido an sa l kl term bebekleri ile ayn yafl grubunda ve benzer özellikler tafl yan 30 sa l kl kad n kontrol grubu olarak al nd. Gebelerden (24 ve 36. haftalarda), kord dan, bebeklerden (24, 48. saat ile 15. günde) ve kontrol grubundan al nan serum örneklerinde; kalsiyum (Ca), fosfor, alkalen fosfataz (ALP), paratiroit hormon, glukagon, 25- hidroksi vitamin D3 [25(OH)D] ve kalsitonin düzeyleri ölçüldü. Bulgular: Maternal 36. haftadaki serum parametreleri; kontrol grubu ve 24. gebelik haftas ndaki de erlerle ayr ayr karfl laflt r ld nda, Ca ve 25(OH)D de saptanan düflme ile glukagon ve kalsitonin düzeylerindeki art fl istatistiksel olarak anlaml yd (p<0.05). Yenido anlar n do umlar n n 24. ve 48. saatlerindeki Ca düzeyleri, kord kan ndaki Ca ile karfl laflt r ld nda istatistiksel olarak daha düflük saptand (p<0.05). Sonuç: D vitamini yetersizli i, anne ve bebekleri için önemli bir sa l k sorunu olmaya devam etmektedir. D vitamini yetersizli i ile ilgili olarak ailelerin erken dönemlerde bilgilendirilmesi, D vitamini yetersizli inin riketsle birlikte di er olumsuz sonuçlar n n anlat lmas, bebeklerinde D vitamini yetersizli inin önlenmesi için annelere kalsiyumdan zengin beslenme e itimleri verilmesi ve gebeliklerinin son trimesterinde profilaktik D vitamini kullanmalar - n n önerilmesinin uygun olaca n düflünmekteyiz. Anahtar sözcükler: Yenido an, D vitamini eksikli i, 25-hidroksi vitamin D3. Importance of perinatal vitamin D prophylaxis for mother and the newborn Objective: We aimed to investigate the calcium and vitamin D metabolism in the mother and the newborn and to reveal the importance of calcium and vitamin D supplementation especially in the last trimester. Methods: The study population included 30 pregnant women, their healthy term babies and 30 healthy controls at the same age and with similar characteristics. The serum levels of calcium, phosphor, alkaline phosphatase (ALP), parathyroid hormone, calcitonin, glucagon, and 25-hydroxy vitamin D3 [25(OH)D] obtained from the pregnant women (at 24th and 36th weeks), the newborn (at 24th and 48th hours and 15th day), the cord blood and the control group were studied. Results: The maternal 36th week serum calcium and 25(OH)D levels were significantly lower than those of 24th week and the control group. The maternal 36th week serum glucagon and calcitonin levels were significantly higher than those of 24th week and control group. Serum calcium levels of the newborn at 24th and 48th hour were lower than those of the cord blood (p<0.05). Conclusion: Vitamin D deficiency remains a major health problem for mothers and babies. So we suggest the families to be informed about the complications of vitamin D deficiency and risks like rickets in the early stages, and to educate the mothers for calcium-rich diets to prevent vitamin D deficiency in the babies and prophylactic vitamin D supplementation in the last trimester. Key words: Newborn, vitamin D deficiency, 25-hydroxy vitamin D3. Yaz flma adresi: Dr. Ali Kaya. Cumhuriyet Üniversitesi T p Fakültesi, Çocuk Sa l ve Hastal klar Anabilim Dal, Sivas. e-posta: [email protected] Gelifl tarihi: Aral k 20, 2011; Kabul tarihi: Mart 28, 2012 Bu yaz n n çevrimiçi ngilizce sürümü: doi: /prn Karekod (Quick Response) Code: 2012 Perinatal T p Vakf
23 Anne-bebek ikilisinde perinatal D vitamini profilaksisinin önemi Girifl Fetüs ve yenido an bebekte kalsiyum metabolizmas, annenin kalsiyum kaynaklar ndan desteklenir. [1] Gebelik süresince anneden bebe e h zl kalsiyum (Ca) geçifli olur ve Ca iyonlar n n fetüse geçifli s ras nda plasenta aktif rol oynar. Annede görülen hiperkalsemi veya hipokalsemi, yenido anlarda metabolik kemik hastal klar na ve Ca metabolizmas nda de iflikliklere yol açabilir. [2] Kalsiyum metabolizmas nda, do umdan sonraki dönemde en önemli rolü paratiroit hormonun (PTH) oynad bilinmektedir. Bununla birlikte, D vitamini ve metabolitlerinin, vücuttaki Ca konsantrasyonlar n n ayarlanmas nda etkileri büyüktür. Gebeli in sonlar na do ru annelerde iyonize Ca düzeyleri normal kalmakla birlikte, total serum Ca düzeyleri azal r. [3] D vitamini al m ve sentezi mevsime ve yaflan lan co rafik bölgeye göre de ifliklikler gösterebilir. [3,4] Annedeki Ca konsantrasyonu ve vitamin D içeri i, fetüste Ca, fosfor (P) dengesini sa larken PTH düzeylerinin ayarlanmas nda da etkilidir. Annede gebeli i süresince ortaya ç kan Ca ve D vitamini metabolizmas ndaki de ifliklikler, yenido an bebe in hipokalsemi veya hiperkalsemi semptomlar göstermesine neden olabilir. Kord kan ndaki Ca de erleri, fetal Ca konsantrasyonlar n yans t r. [2-5] D vitamini al m ; sosyoekonomik düzeye, beslenme al flkanl klar na, etnik, kültürel ve yaflan lan ortam farkl l klar na göre de iflebilir. Ülkemiz güneflten zengin bir co rafyaya sahip olmas na ra men D vitamini yetersizli i gebe kad nlar, bebekleri ve adolesan ça daki çocuklar etkileyen önemli bir sorun olmaya devam etmektedir. Son zamanlarda kemik sa l ve D vitamini destek programlar n n önemi yeniden gündeme gelmifl ve birçok ülkede bütün gebe kad nlara son trimesterde ve bebeklere günlük D vitamini deste i sa lanmas n n önemli bir sa l k hizmeti olaca kabul edilmifltir. [6,7] Ülkemizde son y llarda sosyoekonomik düzeyde bir iyileflme olmakla birlikte maternal D vitamini yetersizli inin s kl nda ve fliddetinde bir azalma olmad gösterilmifltir. [8-10] Bu nedenle Sa l k bakanl D vitamini eksikli ini önlemek için gebelere D vitamini destek program bafllatm flt r. Her gebeye günlük tek doz 1200 IU (9 damla) D vitamini, gebeli in 12. haftas ndan itibaren do um sonras 6. aya kadar önermifltir. [11] Bu çal flmayla anne bebek ikilisindeki Ca ve D vitamini metabolizmas n araflt rarak, gebelerin özellikle son trimester beslenmesinde Ca ve D vitamini uygulamalar n n önemini belirlemeyi amaçlad k. Yöntem Çal flmaya, 30 gebe kad n ve bebekleri (sa l kl, term) ile tamamen sa l kl, benzer yafl grubunda, gebe olmayan 30 kad n kontrol grubu olarak al nd. Gebelerden (24 ve 36. haftalarda), kord dan ve yenido anlardan (24 ve 48. saat ile 15. günde); hemoglobin (Hb), hematokrit (Htc), glukagon, total Ca, P, alkalen fosfataz (ALP), kalsitonin, PTH ve 25-hidroksi vitamin D3 [25(OH)D] düzeylerinin tayini için kan örnekleri al nd. Ayn flekilde kontrol grubundaki bireylerden de kan örnekleri al narak ayn parametrelere bak ld. Serum 25(OH)D konsantrasyonu; >30 ng/ml normal, ng/ml ars yetersiz, <20 ng/ml ise vitamin D eksikli i olarak de erlendirildi. Serum 25(OH)D konsantrasyonu ng/ml aras ndaysa hafif, 5-10 ng/ml ise orta, <5 ng/ml ise fliddetli vitamin D eksikli i olarak s n fland r ld. [12] Gebelerin rutin izleminde, hamileli in son trimesterinde IU D vitamini içeren multivitamin preparatlar baflland. Çal flmaya al nan gebe grubunu Kad n Hastal klar ve Do um servisinde Aral k-ocak aylar aras nda takip edilen sa l kl gebeler oluflturdu. Gebelerin gebelik say lar, canl do um, ölü do um ve düflük say lar ö renildi. Tahmini do um tarihleri, son adet tarihine ve ultrasonografik incelemelere göre belirlendi. Tüm gebelerin muayeneleri ve düzenli takipleri ayn hekim taraf ndan yap ld. Dubowitz skorlamas na göre bebeklerin gestasyonel yafllar hesapland ve term olarak kabul edilen sa l kl bebekler çal flmaya al nd. Kemik metabolizmas n etkileyebilecek sistemik hastal k, ilaç kullan m ve endokrin patoloji saptanan gebeler çal flmadan ç kar ld. Gebelikleri s ras nda takipleri düzenli yap lamam fl olan gebeler ve bebeklerinde konjenital anomali, intrauterin büyüme gerili i olanlar çal flmaya al nmad. Gebelerden 1 tanesi ikiz do um yapt ve toplam 31 bebek ile çal flmaya devam edildi. Verilerin istatistiksel de erlendirmesi SPSS for Windows 14.0 istatistik paket program kullan larak yap ld. Veriler ortalama ±SD olarak sunuldu. Gruplar aras fark n önem denetimi student T ve Mann Whitney U testi ile de erlendirildi. Anne ve bebeklerin serum 25(OH)D düzeyleri aras nda Spearman korelasyon analizi yap lm flt r. P<0.05 de eri anlaml kabul edildi. Cilt 20 Say 1 Nisan
24 Kaya A ve ark. Bu çal flma Cumhuriyet Üniversitesi T p Fakültesi Klinik Araflt rmalar Etik Kurulunun olur karar ve Helsinki Deklarasyonu kurallar na uygun olarak yap ld. Tablo 1. Gebelerin ve kontrol gurubunun önemli demografik özellikleri (ortalama ±SD). Çal flma gurubu Kontrol gurubu n=30 n=30 Yafl (y l) 24±10.7 a 25±8.8 Gebelik say s 3±1.3 b 3±1.1 Düflük say s 1±1.1 c 1±1.6 Canl do um 1.8±0.5 d 1.6±0.4 Ölü do um 0.1±0.04 e 0.1±0.06 a,b,c,d,e p>0.05 kontrol grubu ile k yasland nda. Bulgular Çal flmaya al nan toplam 31 bebe in 19 u k z (%61.3), 12 si erkekti (%38.7). Bebeklerin ortalama do um a rl ±715.2 g, ortalama do um boyu 48.5±3.2 cm, do umda ortalama bafl çevresi 33.8±1.2 cm idi. Annelerin yafl ortalamalar 24±4.7 y l, gebelik say - lar 3±1.3, düflük say s 1±1.1, canl do um say s 1.8±0.5 ve ölü do um say s 0.1±0.04 fleklindeydi. Kontrol grubunda ise bu de erler s ras yla; 25±8.8, 3±1.1, 1±1.6, 1.6±0.4 ve 0.1±0.06 idi. Yafl, gebelik say lar, düflük, canl do um ve ölü do um say lar aç s ndan, kontrol grubu ile çal flma grubu aras nda istatistiksel olarak anlaml farkl l k saptanmad (p>0.05) (Tablo 1). Gebelerin 24. haftadaki serum örneklerinde; total Ca, P, ALP, PTH, 25(OH)D ve glukagon düzeyleri kontrol grubunun de erleri ile k yasland nda fark saptanmazken (p>0.05), kalsitonin düzeyleri aç s ndan aradaki fark anlaml yd (p<0.05). Otuz alt nc gebelik haftas ndaki gebelerin serum Ca ve 25(OH)D düzeyleri, kontrol grubu ve 24. gebelik haftas ndaki gebelerin de erleri ile karfl laflt r ld - nda anlaml olarak düflüktü (p<0.05). Yine 36. gebelik haftas ndaki gebelerin serum glukagon ve kalsitonin düzeyleri, kontrol grubu ve 24. gebelik haftas ndaki gebelerin de erleri ile k yasland nda anlaml olarak yüksekti (p<0.05). PTH düzeyi 36. gebelik haftas nda artm fl olmakla birlikte, her iki grupla ayr ayr karfl laflt r ld nda aradaki fark istatistiksel olarak anlams z bulundu (p>0.05) (Tablo 2). Bebeklerin kord kan serum total Ca de erleri, do- umunun 48. saatindeki venöz serum Ca de erleri ile karfl laflt r ld nda, Ca da belirgin düflüfl tespit edildi (p<0.05) (Tablo 3). Bebeklerin kord kan PTH de erleri, 24. saatteki venöz serumdaki de erlerle k yasland nda istatistiksel olarak anlaml flekilde düflerken, 48. saatte ve 15. günde anlaml olarak yükseldi (p<0.05). Bebeklerin 15. günkü serum kalsitonin de erleri; kord kan ndaki, 24. ve 48. saatlerdeki de erlerden anlaml oranda düflüktü (p<0.05) (Tablo 3). Takip etti imiz gebelerin %10 unda serum 25(OH)D düzeylerinde (36. haftadaki) yetersizlik, %70 inde eksiklik tespit edildi. Yine benzer flekilde bebeklerin %16.1 inde kord kan ndaki 25(OH)D düzeyi yetersiz, %61.2 sinde eksikti (Tablo 4). Otuzalt nc hafta gebe serumu ile kord kan 25(OH)D düzeyleri aras nda, kuvvetli pozitif korelasyon bulundu (r2=0.557, p<0.05). Buna göre 36. haftadaki ge- Tablo 2. Gebelerin ve kontrol grubunun biyokimyasal parametreleri (ortalama ±SD). 24. gebelik haftas 36. gebelik haftas Kontrol gurubu n=30 n=30 n=30 Kalsiyum (mg/dl) 9.3± ±2.1 b 9.6±0.3 Fosfor (mg/dl) 4.8± ± ±0.7 Alkalen fosfataz (IU) 221.0± ± ±71.1 Paratiroit hormon (pg/ml) 20.0± ± ±7.4 25(OH)D (ng/ml) 38.1± ±16.3 b 73.2±25.5 Glukagon (ng/l) 79.9± ±10.1 c 79.4±4.9 Kalsitonin (pg/ml) 7.2±1.4 a 10.2±2.2 c 6.3±1.7 a p<0.05, kontrol grubu ile k yasland nda. b,c p<0.05, kontrol grubu ve 24. gebelik haftas de erleri ile k yasland nda. 20 Perinatoloji Dergisi
25 Anne-bebek ikilisinde perinatal D vitamini profilaksisinin önemi Tablo 3. Bebeklerin biyokimyasal parametreleri (ortalama ±SD). Kord kan 24. saat 48. saat 15. gün n=31 n=31 n=31 n=31 Kalsiyum (mg/dl) 11.3±6.1 a 7.6± ± ±2.1 Fosfor (mg/dl) 4.9± ± ± ±1.0 Alkalen fosfataz (IU 386.7± ± ± ±31.1 Paratiroit hormon (pg/ml) 21.1±6.1 b,d 15.6±4.1 c 26.8± ±8.2 25(OH)D (ng/ml) 9.2± ± ± ±10.7 Glukagon (ng/l) 89.1± ± ± ±1.8 Kalsitonin (pg/ml) 29.2± ± ± ±3.8 e a p<0.05, 48. saatteki kalsiyum de eri ile k yasland nda. b p<0.05, 24. saatteki paratiroit hormon de eri ile k yasland nda. c,d p<0.05, 48. saat ile 15. gündeki paratiroit hormon de erleri ile k yasland nda. e p<0.05, kord kan, 24., 48. saat ile k yasland nda. be serumu 25(OH)D vitamini seviyesi artt kça kord kan ndaki 25(OH)D seviyesi de artmaktad r (fiekil 1). Tablo 4. Gebelerin ve bebeklerinin 25 hidroksi vitamin D3 [25(OH)D] durumlar. 25(OH)D Durumu *Anne, n (%) Bebek, n (%) n=30 n=30 Normal ( 30 ng/ml) 6 (20%) 7 (22.5%) Yetersiz (21-29 ng/ml) 3 (10%) 5 (16.1%) Eksik ( 20 ng/ml) 21 (70%) 19 (61.2%) fiiddetli ( 5 ng/ml) 2 (9.6%) 3 (15.8%) Orta (5-10 ng/ml) 8 (38.1%) 10 (52.6%) Hafif (11-20 ng/ml) 11 (52.3%) 6 (31.6%) *36. gebelik haftas ndaki de erlere göre, Kordon kan ndaki de erlere göre. Tart flma D vitamini yetersizli ine ba l klinik ve radyolojik bulgular n oluflumuna kadar geçen dönemde, hipo/normo kalsemi, hipo/normo fosfatemi, ALP yüksekli i, PTH yüksekli i, 25(OH)D düflüklü ü, kalsitiriol düzeylerinin normal, yüksek ve düflüklü ü olabilir. Bu yüzden son y llarda subklinik D vitamini yetersizli- inin önem kazand vurgulanmaktad r. D vitamininin özellikle kemik mineralizasyonunda önemli fonksiyonlar vard r. Ayr ca iskelet kas, immün sistem, nerve growth factor gibi proteinlerin indüksiyonu ve hücre farkl laflmas nda düzenleyici role sahip oldu u, merkezi sinir sisteminde nörotransmitter gibi hareket etti i, D vitamini yetersizli inin ve vitamin D reseptör polimorfizminin rikets baflta olmak üzere diyabet, koroner kalp hastal, psöriazis, multipl skleroz ve tüberküloz gibi hastal klar için de haz rlay c risk faktörü olabilece- i ileri sürülmektedir. [8-11] Bu nedenle, son y llarda geliflmifl ülkelerde kemik sa l ve D vitamini destek programlar n n önemi yeniden gündeme gelmifl ve birçok ülkede kad nlara özellikle hamileliklerinin son trimesterinde D vitamini verilmesi gerekti i üzerinde durulmufltur. [13,14] Takip etti imiz gebelerin ve bebeklerin büyük bir ço unlu unda 25(OH)D düzeylerinin yetersiz oldu unu tespit ettik. Özellikle bebeklerinin ortalama kord kan 25(OH)D düzeyleri 10 ng/ml nin alt nda bulundu. Yine literatürle benzer bir flekilde, anne serumu ve umblikal kord kan 25(OH)D düzeyleri aras nda kuvvetli pozitif korelasyon vard. [15,16] Bu bulgular gebelerde ve çocuklar nda D vitamini eksikli inin halen yüksek oranda oldu unu göstermektedir. Bunun nedeni; gebelerin gebeliklerinin büyük bir k sm bölgemizde güneflli günlerin say s n n az oldu u sonbahar ve k fl aylar nda geçmifl olmas na, giyim tarzlar na ve yeterli düzeyde D vitamini alamam fl olmalar na ba lanabilir. Ancak, daha büyük vaka serileri ile yap lacak farkl çal flmalarla bulgular m z n desteklenmesine ihtiyaç vard r. Erken neonatal hipokalseminin nedenleri aras nda maternal Ca eksikli i ve maternal hiperparatiroidi gibi bulgular n olabilece i bildirilmifltir. [7] Hsieh ve ark., erken neonatal hipokalsemisi olan üç olgunun annelerinde asemptomatik hiperparatiroidi oldu unu saptam fllar ve bu annelerde paratiroit adenomu oldu unu göstererek gebelik s ras nda asemptomatik hiperparatiroidi olabilece ini ve annelerin biyokimyasal profilinin iz- Cilt 20 Say 1 Nisan
26 Kaya A ve ark Annelerin 25(OH)D Düzeyleri R 2 Linear= Kord Kan 25(OH)D Düzeyleri fiekil. 1. Anne serumu ile kord kan 25-hidroksi vitamin D3 [25(OH)D] düzeyleri (ng/ml) aras ndaki korelasyon. lenmesinin önemli oldu unu vurgulam fllard r. [17] Çal flmam zdaki annelerin hiçbirinde hiperparatiroidi saptanmad. Glukagonun ana görevi açl kta kan flekerini artt rarak dokular n glikoz ihtiyac n sa lamakt r. [18] Paratiroit hormon ve kalsitonin glukagon reseptörleri ile benzerlik gösterir. Glukagonun iki farkl yoldan hipokalsemiye neden oldu u bildirilmektedir. Bunlardan birincisi, kemik rezorbsiyonunun inhibisyonu, ikincisi ise kalsitonin düzeyinin artt r lmas d r. [19,20] Maternal glukagon düzeyinde saptad m z yükselmenin patogenezini aç klayabilen bir bulgu saptayamad k. Bununla birlikte, kontrol grubuna göre yüksek glukagon düzeylerinin kord kan kalsitonini artt rarak erken neonatal hipokalsemiye neden olabilece ini düflünüyoruz. Ancak bu konu ile ilgili daha genifl kapsaml çal flmalar gerekti i kan s nday z. Kalsitoninin prenatal iskelet gelifliminde ve gebelikte annenin iskelet bütünlü ünü korumada önemli rolü oldu u san lmaktad r. Yenido anlarda kalsitonin düzeyleri yüksektir, asfiksi ve pretermlerde ise daha da yükselir. Yüksek kalsitonin düzeyleri ile hipokalsemi aras nda direkt bir iliflki genellikle saptanmaz. Baz çal flmalar diyabetik annelerde görülen kalsitonin yüksekli inin bebeklerde hipokalsemiye neden olabilece ini vurgulam fllard r. [21,22] Venkataraman ve ark., maternal serum kalsitonin yüksekli inin bebeklerde erken neonatal hipokalsemiye neden oldu unu göstermifllerdir. [20] Çal flmam zda, maternal ve kord kan nda saptanan yüksek kalsitonin düzeyleri ile erken neonatal hipokalsemi aras nda anlaml bir iliflki oldu unu gözlemledik. Sonuç Ülkemizde Sa l k Bakanl taraf ndan yürütülen D vitamini destek program önemli bir yol alm fl olmakla birlikte, hastanemiz poliklini inde az say da olgu ile yapt m z bu çal flma her ne kadar da ülke genelini tam olarak yans tmasa da, kan m zca D vitamini yetersizli i anne ve bebekleri için önemli bir sa l k sorunu olmaya devam etmektedir. D vitamini yetersizli i ile ilgili olarak ailelerin erken dönemlerde bilgilendirilmesi, D vitamini yetersizli inin riketsle birlikte di er olumsuz sonuçlar n n anlat lmas, bebeklerinde D vitamini yetersizli inin önlenmesi için annelere kalsiyumdan zengin beslenme e itimleri verilmesi ve gebeliklerinin son trimesterinde profilaktik D vitamini kullanmalar n n önerilmesinin uygun olaca n düflünmekteyiz. 22 Perinatoloji Dergisi Cilt 20 Say 1 Nisan 2012
27 Anne-bebek ikilisinde perinatal D vitamini profilaksisinin önemi Ç kar Çak flmas : Ç kar çak flmas bulunmad belirtilmifltir. Kaynaklar 1. Thomas AK, McVie R, Levine SN. Disorders of maternal calcium metabolism implicated by abnormal calcium in the neonate. Am J Perinatol 1999;16: Prentice A. Micronutrients and the bone mineral content of the mother, fetus and newborn. J Nutr 2003;133(5 Suppl 2):1693S-9S. 3. Salle BL, Delvin EE, Lapillonne A, Bishop NJ, Glorieux FH. Perinatal metabolism of vitamin D. Am J Clin Nutr 2000;71: Hsu SC, Levine MA. Perinatal calcium metabolism: physiology and pathophysiology. Semin Neonatol 2004;9: Halicioglu O, Aksit S, Koc F, Akman SA, Albudak E, Yaprak I, et al. Vitamin D deficiency in pregnant women and their neonates in spring time in western Turkey. Paediatr Perinat Epidemiol 2012;26: Waiters B, Godel Jc, Basu TK. Perinatal vitamin D and calcium status of northern Canadian mothers and their newborn infants. J Am Coll Nutr 1999;18: Specker B. Nutrition influences bone development from infancy through toddler years. J Nutr 2004;134:691S-5S. 8. Hatun fi, Bereket A, Çal ko lu AS, Özkan B. Günümüzde D vitamini yetersizli i ve nütrisyonel rikets. Çocuk Sa l ve Hastal klar Dergisi 2003:46: Sar kaya S, Çam H, Ayd n A, Haktan M. Annede ve erken yenido an dönemindeki bebeklerde kan Ca, P, Mg, PTH ve vitamin D düzeyleri. Türk Pediatri Arflivi 1992;3-4: Pehlivan I, Hatun S, Aydogan M, Babao lu K, Gökalp AS. Maternal vitamin D deficiency and vitamin D supplementation in healthy infants. Turk J Pediatr 2003;45: Munns C, Zacharin MR, Rodda CP, Batch JA, Morley R, Cranswick NE, et al.; Paediatric Endocrine Group; Paediatric Bone Australasia. Prevention and treatment of infant and childhood vitamin D deficiency in Australia and New Zealand: a consensus statement. Med J Aust 2006;185: Moy R, Shaw N, Mather I. Vitamin D supplementation in pregnancy. Lancet 2004;363: Hollis BW, Wagner CL. Assessment of dietary vitamin D requirements during pregnancy and lactation. Am J Clin Nutr 2004;79: Barrett H, McElduff A. Vitamin D and pregnancy: an old problem revisited. Best Pract Res Clin Endocrinol Metab 2010;24: Weiler H, Fitzpatrick-Wong S, Veitch R, Kovacs H, Schellenberg J, McCloy U, et al. Vitamin D deficiency and whole-body and femur bone mass relative to weight in healthy newborns. CMAJ 2005;172: Hsieh YY, Chang CC, Tsai HD, Yang TC, Chiu TH, Tsai CH. Primary hyperparathyroidsm in pregnancy report of 3 cases. Arch Gynecol Obstet 1998;261: Thacher TD, Fischer PR, Pettifor JM, Lawson JO, Manaster BJ, Reading JC. Radiographic scoring method for the assessment of the severity of nutritional rickets. J Trop Pediatr 2000;46: Chernow B, Zaloga GP, Malcolm D, Willey SC, Clapper M, Holaday JW. Glucagon's chronotropic action is calcium dependent. J Pharmacol Exp Ther 1987;241: Venkataraman PS, Tsang RC, Chen IW, Sperling MA. Pathogenesis of early neonatal hypocalcemia: studies of serum calcitonin, gastrin, and plasma glucagon. J Pediatr 1987;110: Torella R, Giugliano D, Scognamiglio G, Passariello N, Tirelli A. Glucagon secretion in patients with hypoparathyroidism: effect of serum calcium on glucagon release. J Clin Endocrinol Metab 1982;54: Cilt 20 Say 1 Nisan
28 Klinik Araflt rma Perinatoloji Dergisi 2012;20(1):24-29 Perinatal Journal 2012;20(1):24-29 künyeli yaz n n Türkçe sürümüdür. Gebelik komplikasyonlar n n öngörüsünde maternal ikinci trimester AFP, HCG, estriol de erleri ve uterin arter Doppler bulgular aras ndaki iliflkinin de erlendirilmesi Banu Dane 1, Gonca Batmaz 1, Kamuran K lavuz 2, Yaprak Rüstemo lu 2, Hande Güler 2, Cem Dane 2 1 Bezmialem Vak f Üniversitesi T p Fakültesi, Kad n Hastal klar ve Do um Ana Bilim Dal, stanbul 2 Haseki E itim ve Araflt rma Hastanesi, Kad n Hastal klar ve Do um Klini i, stanbul Özet Amaç: Bu çal flman n amac üçlü test belirteçleri, ikinci trimester uterin arter Doppler bulgular, gebeli e ba l hipertansiyon (PIH) ve gebelik haftas na göre küçük (SGA) bebekler aras ndaki iliflkiyi de erlendirmekti. Yöntem: Maternal serum alfa fetoprotein (MSAFP), maternal serum human koryonik gonadotropin (MSHCG) ve estriol de erleri Down sendromu taramas amac yla 829 gebe kad nda belirlendi. Uterin arter Doppler de erlendirmesi gebelik haftalar aras nda yap ld. Diyastolik kan bas nc 20. gebelik haftas ndan sonra >90 mmhg olarak tespit edilenler PIH olarak kabul edildi. Do um kilosu <10. persantilde olanlar SGA olarak tan mland. Bulgular: PIH 71 (%8.5) kad nda geliflirken, bebeklerin 136 s (%16.4) SGA idi. MSAFP de erleri PIH (1.05 e karfl l k 0.94 MoM; p=0.03) ve SGA bebeklerde (1.12 ye karfl l k 0.92 MoM; p<0.0001) daha yüksekti. MSHCG de eri PIH grubunda daha yüksekti (1.32 ye karfl l k 1.15 MoM; p= 0.036). MSAFP de eri bilateral çentiklenme (BLN+) bulunan olgularda çentiklenme bulunmayan veya tek tarafl olan olgulardan daha yüksekti (1.03, 0.92 ve 0.93 MoM; p=0.005). MSAFP de eri >0.98 MoM s n r olarak al nd nda, BLN+ bulunan grupta PIH olgular n %65 duyarl l k, %63 özgüllük ile, MSAFP >1.09 MoM s n r olarak al nd nda ise çal fl lan grupta hipertansif annelerin SGA bebeklerini %75 duyarl l k, %72.5 özgüllük ile tespit edebildik. Sonuç: kinci trimester yüksek MSAFP, MSHCG de erleri ve anormal uterin arter Doppler bulgular gebelik komplikasyonlar ile iliflkilidir. Bilateral çentiklenme bulunan olgularda yüksek MSAFP de eri PIH öngörüsünde katk sa layabilir. MSAFP de eri PIH ile iliflkili SGA do um kilosunun öngörüsünde daha etkindir. Anahtar sözcükler: Uterin arter, Doppler, üçlü test, hipertansiyon, intrauterin büyüme k s tl l. Analysis of the relationship between maternal second trimester AFP, HCG, estriol levels and uterine artery Doppler findings in the prediction of pregnancy complications Objective: The aim of this study was to evaluate the relationship between triple test markers, second trimester uterine artery Doppler findings, pregnancy-induced hypertension (PIH) and small for gestational age (SGA) babies. Methods: Maternal serum alpha-fetoprotein (MSAFP), human chorionic gonadotropin (MSHCG) and Estriol were evaluated for Down syndrome screening in 829 pregnant women. Uterine artery Doppler studies were performed at 20th-26th weeks of gestation. Diastolic blood pressure >90 mmhg after the 20th week of gestation was defined as PIH. Birth weight <10th percentile was termed as SGA. Results: PIH developed in 71(8.5%) women, and 136 (16.4%) of the babies were SGA. MSAFP level was higher in PIH (1.05 vs MoM; p=0.03) and SGA babies (1.12 vs MoM; p<0.0001). MSHCG level was higher in PIH group (1.32 vs MoM; p= 0.036). MSAFP level in cases with bilateral notching (BLN+) was higher than the cases with absent or unilateral notching (1.03 vs and 0.93 MoM; p=0.005). Using a cut off value >0.98 MoM for MSAFP, we could detect PIH cases in the group BLN+ (sensitivity 65%; specificity 63%), and using a cut off value >1.09 MoM, SGA babies of hypertensive mothers could be detected (sensitivity 75%; specificity 72.5%) in the study group. Conclusion: High MSAFP, MSHCG levels, and abnormal uterine artery Doppler findings at second trimester are related with pregnancy complications. In cases with BLN+, high level MSAFP may contribute to the prediction of PIH. MSAFP level have a better predictive value for SGA birth weight associated with PIH. Key words: Uterine artery, Doppler, triple test, hypertension, intrauterine growth restriction. Yaz flma adresi: Dr. Banu Dane. Emlak Bankas Konutlar B1D12 Fatih. e-posta: [email protected] Gelifl tarihi: Aral k 20, 2011; Kabul tarihi: Nisan 5, 2012 Bu yaz n n çevrimiçi ngilizce sürümü: doi: /prn Karekod (Quick Response) Code: 2012 Perinatal T p Vakf
29 Gebelik komplikasyonlar n n öngörüsünde maternal ikinci trimester AFP, HCG, Estriol de erleri ve uterin arter Doppler bulgular Girifl Maternal dolafl mda ölçülebilen fetoplasental yap ya ait çeflitli serum belirteçleri preeklampsi öngörüsünde de erlendirilmifltir. Serum belirteçlerinde anormal yüksekli in, hem alfa fetoprotein (AFP), hem de human koryonik gonadotropin (HCG) için kötü gebelik sonuçlar ile iliflkili oldu u bildirilmifltir. [1-4] Uterin arter Doppler taramas gebelik komplikasyonlar aç s ndan yüksek risk tafl yan kad nlar tespit etmektir. Uterin arter Doppler dalga formu analizinin plasenta ifllevinin biyokimyasal belirteçleri ile birlefltirilmesinin Doppler ak mlar n n öngörü de erini artt rmada anahtar rol oynayaca düflünülmektedir. [5,6] Down sendromu taramas nda kullan lan feto-plasental proteinlerin uç de erleri bulunan kad nlarda, anormal ikinci trimester uterin arter Doppler bulgular n n kötü gebelik sonuçlar, özellikle gebelik haftas için küçük do um kilosu aç s ndan yüksek risk ile iliflkisi bildirilmifltir. [7-10] Bu çal flman n amac üçlü test belirteçleri, uterin arter Doppler bulgular, gebeli e ba l hipertansiyon (PIH) ve gebelik haftas na göre küçük (SGA) bebekler aras ndaki iliflkiyi hastanemizde de erlendirilen gebe popülasyonunda incelemekti. Yöntem Maternal serum alfa fetoprotein (MSAFP), human koryonik gonadotropin (MSHCG) ve estriol (MSE3) de erleri Down sendromu tarama program (üçlü test) dâhilinde, gebelik haftalar aras nda, ilk trimester taramas yap lmam fl olan her gebede belirlendi. Belirteçlerin serum de erleri kemiluminesan enzim immunoassay yöntemi (Immulite 2000, Siemens Healthcare Diagnostics Inc., Tarrytown, NY, ABD) ile çal fl ld, sonuçlar gebelik haftas için ortalaman n katlar (MoM) flekline dönüfltürüldü. Mom de erleri ve düzeltilmifl riskler Prisca 4.0 paket tarama program (Typolog Software GmBH, Tornesch, Almanya) ile hesapland. Anöploidi riskinin belirlenmesinden sonra, fetal geliflimin tayini ve fetal anomalilerin araflt r lmas amac yla ikinci trimesterde ultrasonografi muayenesi önerildi. Uterin arter Doppler incelemeleri gebelik haftalar aras nda transabdominal ultrasonografi yoluyla yap ld (Logiq 400 Pro, GE Healthcare, Buckinghamshire, Birleflik Krall k). Uterin arterin, eksternal iliak arteri çaprazlad renkli Doppler incelemesi ile tespit edilen noktada, pulsed wave Doppler kullan larak ard - fl k üç dalga elde edildi. Resistans indeksi (RI), pulsatilite indeksi (PI) ve erken diyastolik çentiklenme mevcudiyeti veya yoklu u kaydedildi. fllem karfl taraf uterin arteri için tekrarlanarak, iki damar n ortalama PI ve RI de erleri hesapland. Gebelik sonuçlar her olgunun klinik takibi ve do- umhane kay tlar araflt r larak elde edildi. Önceden normotansif oldu u bilinen bir kad nda 20. gebelik haftas ndan sonra diyastolik kan bas nc >90 mm Hg olmas halinde PIH olarak tan mland (11). Do um kilosu gebelik haftas na göre <10. persantilde olan bebekler SGA olarak kabul edildi. statistik de erlendirme Toplanan veriler MedCalc for Windows program kullan larak de erlendirildi. Veriler ortalama ± standart sapma veya olgu say s ve yüzde fleklinde sunuldu. Devaml de iflkenler için Student t testi ve üç grubun de erlerinin karfl laflt r lmas için one-way ANOVA testi kullan ld. Serum belirteçlerinin PIH öngörüsündeki etkinli i receiver operating characteristic (ROC) e risi oluflturularak belirlendi. P de eri <0.05 anlaml olarak kabul edildi. Bulgular Çal flman n devam etti i süre içerisinde (Ocak 2008-Mart 2011), 1064 gebeye üçlü test ve ikinci trimester ultrasonografi incelemesi yap ld. Gebelik sonuçlar na 845 gebede ulafl ld. Olgular n 16 si çal flmadan ç kar ld (Down sendromu 3, nöral tüp defekti 3, fetal kalp anomalisi 1, idiopatik trombositopenik purpura 1, plasenta previa 1, kronik böbrek hastal 1, Tip 1 diyabet 6). Çal flma grubuna dahil edilen 829 olgunun ortalama yafl 27 (17-42 yafl) iken, 352 si (%42) nullipar idi. Olgular n 212 sinde (%25) bilateral erken diyastolik çentiklenme (BLN+) mevcuttu. Ortalama MSAFP de eri BLN+ olan grupta çentiklenme bulunmayan veya tek tarafl olan gruplardan anlaml olarak yüksekti (1.03 e karfl l k 0.92 ve 0.93 MoM; p=0.005) (Tablo 1). PIH 71 kad nda (%8.5) geliflti. Ortalama MSAFP (1.05 e karfl l k 0.94 MoM; p=0.03), MSHCG (1.32 ye karfl l k 1.15 MoM; p= 0.036), PI, RI de erleri ve BLN+ olan olgular n oran PIH grubunda anlaml olarak yüksekti (Tablo 2). Çal fl lan grupta bebeklerin 136 s (%16.4) SGA idi. Ortalama MSAFP (1.12 ye karfl l k 0.92 MoM; p<0.0001), PI, RI de erleri ve BLN+ olan olgular n oran SGA bebeklerin oldu u grupta anlaml olarak yüksek bulundu (Tablo 3). Cilt 20 Say 1 Nisan
30 Dane B ve ark. Tablo 1. Erken diyastolik çentiklenme mevcudiyetinde belirteçlerin ortalama de erlerinin karfl laflt r lmas. AN ULN+ BLN+ P de eri (n:468) (n:149) (n:212) AFP MoM (ortalama) HCG MoM (ortalama) E3 MoM (ortalama) AN: Çentiklenme yok, ULN: Ünilateral çentiklenme, BLN: Bilateral çentiklenme Tablo 2. Demografik veriler, maternal serum belirteçleri ve Doppler bulgular. Normotansif PIH P de eri (n=758) (n=71) Maternal yafl (y l, ortalama±sd) 27.6± ± Gebelik haftas (ortalama±sd) 22.06± ± Nulliparite 316(41.6%) 36(50.7%) 0.17 AFP MoM(ortalama±SD) 0.94± ± HCG MoM(ortalama±SD) 1.15± ± E3 MoM(ortalama±SD) 1.47± ± PI (ortalama±sd) 0.88± ±0.44 < RI (ortalama±sd) 0.53± ±0.11 < Bilateral çentiklenme 168 (22.1%) 44 (61.9% ) < PIH: Gebeli e ba l hipertansiyon MSAFP (AUC=0.56; p=0.08), MSHCG (AUC=0.53; p=0.39) ve MSE3 (AUC=0.52; p=0.47) de- erlerinin PIH öngörüsünde etkin olmad tespit edildi. Bilateral çentiklenme bulunan grupta MSAFP de- eri PIH öngörüsünde etkin (AUC 0.63; p=0.0055) iken, MSHCG (AUC 0.54; p=0.45) ve MSE3 (AUC 0.5; p=0.97) de erleri etkin bulunmad (fiekil 1). Bilateral çentiklenme bulunan grupta MSAFP s n r de eri olarak >0.98 MoM al nd nda PIH olgular n %65 duyarl l k ve %63 özgüllük ile belirleyebildik. Tablo 3. Demografik veriler, maternal serum belirteçleri ve Doppler bulgular. AGA ve LGA SGA P de eri (n=693) (n=136) Maternal yafl (y l, ortalama ± SD) 27.83± ± Do um haftas (ortalama ± SD) 39.2±1.4 38±3.1 < Nulliparite 282(40.6%) 70(51.4%) AFP MoM (ortalama ± SD) 0.92± ±0.6 < HCG MoM (ortalama ± SD) 1.15± ± E3 MoM (ortalama ± SD) 1.47± ± PI (ortalama ± SD) 0.87± ±0.41 < RI (ortalama ± SD) 0.53± ±0.1 < Bilateral çentiklenme 135(%19.4%) 77(%56.6%) < AGA: Gebelik haftas na göre ortalama, LGA: Gebelik haftas na göre büyük, SGA: Gebelik haftas na göre küçük 26 Perinatoloji Dergisi
31 Gebelik komplikasyonlar n n öngörüsünde maternal ikinci trimester AFP, HCG, Estriol de erleri ve uterin arter Doppler bulgular Duyarlılık 40 Duyarlılık AFP HCG E3 20 AFP HCG E Özgüllük 100-Özgüllük fiekil 1. BLN+ olan grupta belirteçlerin PIH için öngörü de erlerini belirleyen ROC e rileri. fiekil 2. Belirteçlerin SGA bebekler için öngörü de erlerini belirleyen ROC e rileri. Duyarlılık AFP (AUC 0.52; p=0.48) ve estriol (AUC 0.51; p=0.49) de- erleri öngörü de erine sahip de ildi (fiekil 2). MSAFP s n r de eri olarak >0.82 MoM al nd nda, SGA bebekler %69 duyarl l k ve %47 özgüllük ile tespit edildi. Bu grupta PIH geliflen 24 olguda (%2.89) SGA do um kilosu mevcuttu. MSAFP de eri PIH ile birlikte bulunan SGA olgular nda daha yüksek bir öngörü de erine sahipti (AUC 0.736; p=0.0001, SE 0.06) (p=0.034). S n r de er olarak >1.09 MoM al nd nda hipertansif annelerin SGA bebekleri %75 duyarl l k ve %72.5 özgüllük ile tespit edildi (fiekil 3). Yap lan de erlendirme sonucunda bu çal flman n, MSAFP de erinin PIH veya SGA bebek öngörüsündeki rolünü belirleme aç s ndan yeterli güce (>%90) sahip oldu u görüldü Özgüllük fiekil 3. MSAFP nin SGA do um kilosu olan PIH olgular n n öngörüsünde etkinli ini belirleyen ROC e risi MSAFP de eri SGA bebeklerin öngörüsünde etkin (AUC: 0.59; p= , SE 0.028) iken, MSHCG Tart flma Fetal anöploidi ve/veya nöral tüp defektini saptamak amac yla ikinci trimester maternal serum taramas yayg n olarak yap lmaktad r. Anormal de erdeki belirteçlerin kötü prognoz riski tafl yan belirlenmesi amac yla kullan labilece i bildirilmektedir. Yüksek risk tespit edilen olgularda takip plan, komplikasyonlar n belirti ve bulgular aç s ndan hasta e itimi ve antenatal Cilt 20 Say 1 Nisan
32 Dane B ve ark. muayene say s n n artt r lmas n içermektedir. [12] Üçlü test belirteçleri ile ikinci trimester uterin arter Doppler bulgular n n kötü gebelik sonuçlar n n öngörüsündeki iliflkisini de erlendirdi imiz bu çal flmada amac m z bu belirteçlerin daha etkin kullan m n sa lamakt r. Costa ve ark. yüksek riskli gebelerde anormal plasental morfoloji, ikinci trimesterde yüksek HCG ve/veya AFP de erleri ile kötü prognoz (intrauterin büyüme k s tl l (IUBK), dekolman, a r preeklampsi/hellp sendromu, <32. GH da do um veya ölü do um) aras nda anlaml iliflki oldu unu belirlediler. [13] Bizim çal flma grubumuzda da ortalama MSAFP ve MSHCG de erleri PIH olgular nda anlaml olarak yüksek idi. MSAFP in ayr ca SGA do um kilosu olan olgularda daha yüksek tespit edildi. Odibo ve ark., do um kilosu <5. persantilde olan olgular IUBK olarak kabul ettikleri çal flmalar nda IUBK ile iliflkili s n r de erlerini AFP >2.0 MoM, HCG >2.5 MoM ve ue3 <0.9 MoM olarak tespit ettiler. En az bir anormal belirteç varl nda IUBK öngörüsü için duyarl l k, özgüllük, pozitif ve negatif prediktif de erleri %46, %66, %11 ve %90 olarak bildirdiler. Yazarlar bu s n r de erlerin ultrasonografi taramas ndan fayda görebilecek olgular n belirlenmesinde kullan lmas n önerdiler. [14] Bizim gebe grubumuzda sadece MSAFP de eri SGA do um kilosunun öngörüsünü sa layabilmekteydi. S n r de er olarak >1.09 MoM al nd nda hipertansif annelerin SGA bebekleri %75 duyarl l k ve %72.5 özgüllük ile tespit edilebilmekteydi. Morris ve ark., Down sendromu taramas nda kullan lan befl serum belirtecinin preeklampsi ve SGA öngörüsü aç s ndan de erini belirlemek amac yla literatürü incelediler. Bu belirteçlerin risk belirlemesi veya öngörüsünde ancak di er testler ile birlefltirilmesi halinde kullan labilece ini bildirdiler. [15] Anormal uterin arter Doppler bulgular n n yüksek MSAFP, MSHCG veya inhibin A veya düflük PAPPA de erleri ile birlikteli i halinde IUBK ve preeklampsi aç s ndan yüksek risk tafl yan kad nlar belirleyebildi i bildirilmifltir. Bu belirteçlerin herhangi birinin aç klanamayan anormal de erinin mevcudiyetinde uterin arter Doppler ölçümlerinin kullan lmas önerilmektedir. [12,16] Audibert ve ark., 2,615 kad ndan oluflan grupta maternal hcg, AFP ve ikinci trimester uterin arter Doppler bulgular n de erlendirdiler. Preeklampsi geliflecek olan olgularda ortalama HCG ve AFP de erlerinin anlaml olarak yüksek oldu unu ve uterin çentiklenme varl n n preeklampsi ve IUBK aç s ndan anlaml düzeyde yüksek risk ile iliflkili oldu unu bildirdiler. Çal flma gruplar nda farkl testlerin duyarl l %2-40 aras nda de iflmekteydi. [17] Bizim gebe populasyonumuzda da MSAFP ve MSHCG de erleri PIH olgular nda daha yüksek bulundu. Bilateral çentiklenme olan olgularda MSAFP >0.98 MoM de erini s n r olarak kabul etti imizde PIH olgular n %65 duyarl l k ve %63 özgüllük ile tespit edebildik. Cnossen ve ark., preeklampsi öngörüsünde kullan - lan 27 testin etkinli ini araflt rmak amac yla 219 çal flmay de erlendirdiler. Testlerden hiçbirinin %90 n üzerinde yüksek duyarl l k ve özgüllü e sahip olmad - n buldular. Sadece Doppler ölçümlerinin duyarl l %60 n üzerindeydi. Yazarlar yüksek duyarl l n yanl fl negatiflerin azalt lmas nedeniyle yüksek özgüllükten daha faydal oldu unu vurgulad lar. [18] Gelecekte daha yüksek duyarl l a sahip yeni testler belirlenmelidir. Grubumuzda, uterin arterde bilateral çentiklenme bulunan olgular n yüksek oranda olmas çal flman n bir k s tlamas d r. Bu durum yüksek riskli olgular n s kl kla yönlendirilmesi ve bu nedenle prognozlar na ulaflman n kolay olmas gerçe i ile iliflkili olabilir. Daha yüksek gebelik haftas nda ve daha düflük oranda BLN+ bulunan olguyu içeren yeni bir çal flmada bu belirteçlerin öngörü de eri tekrar de erlendirilebilir. Sonuç Yüksek MSAFP, MSHCG de erleri ve anormal ikinci trimester uterin arter Doppler bulgular PIH geliflimi ve SGA do um kilosu ile iliflkilidir. Bilateral çentiklenme bulunan olgularda MSAFP de erleri PIH öngörüsünde katk sa layabilir. MSAFP de eri PIH ile birlikte bulunan SGA do um kilosunu daha yüksek öngörü de erine sahiptir. Ç kar Çak flmas : Ç kar çak flmas bulunmad belirtilmifltir. Kaynaklar 1. Huang T, Hoffman B, Meschino W, Kingdom J, Okun N. Prediction of adverse pregnancy outcomes by combinations of first and second trimester biochemistry markers used in the routine prenatal screening of Down syndrome. Prenat Diagn 2010;30: Smith GC, Shah I, White IR, Pell JP, Crossley JA, Dobbie R.. Maternal and biochemical predictors of antepartum still birth among nulliparous women in relation to gestational age of fetal death. BJOG 2007;114: Wax JR, Lopes AM, Benn PA, Lerer T, Steinfeld JD, Ingardia CJ. Unexplained elevated midtrimester maternal serum levels of alpha fetoprotein, human chorionic gonadotropin, or low unconjugated estriol: recurrence risk 28 Perinatoloji Dergisi
33 Gebelik komplikasyonlar n n öngörüsünde maternal ikinci trimester AFP, HCG, Estriol de erleri ve uterin arter Doppler bulgular and association with adverse perinatal outcome. J Matern Fetal Med 2000;9: Duric K, Skrablin S, Lesin J, Kalafatic D, Kuvacic I, Suchanek E. Second trimester total human chorionic gonadotropin, alpha-fetoprotein and unconjugated estriol in predicting pregnancy complications other than fetal aneuploidy. Eur J Obstet Gynecol Reprod Biol 2003;110: Papageorghiou AT, Leslie K. Uterine artery Doppler in the prediction of adverse pregnancy outcome. Curr Opin Obstet Gynecol 2007;19: Cnossen JS, Morris RK, ter Riet G, Mol BW, van der Post JA, Coomarasamy A, et al. Use of uterine artery Doppler ultrasonography to predict preeclampsia and intrauterine growth restriction: a systematic review and bivariable metaanalysis. CMAJ 2008;178: Konchak PS, Bernstein IM, Capeless EL. Uterine artery Doppler velocimetry in the detection of adverse obstetric outcomes in women with unexplained elevated maternal alpha-fetoprotein levels. Am J Obstet Gynecol 1995;173: Alkazaleh F, Chaddha V, Viero S, Malik A, Anastasiades C, Sroka H, et al. Second-trimester prediction of severe placental complications in women with combined elevations in alpha-fetoprotein and human chorionic gonadotrophin. Am J Obstet Gynecol 2006;194: Toal M, Chaddha V, Windrim R, Kingdom J. Ultrasound detection of placental insufficiency in women with elevated second trimester serum alpha-fetoprotein or human chorionic gonadotropin. J Obstet Gynaecol Can 2008;30: Hershkovitz R, de Swiet M, Kingdom J. Mid-trimester placentation assessment in high-risk pregnancies using maternal serum screening and uterine artery Doppler. Hypertens Pregnancy 2005;24: Magee LA, Helewa M, Moutquin JM, von Dadelszen P; Hypertension Guideline Committee; Strategic Training Initiative in Research in the Reproductive Health Sciences (STIRRHS) Scholars. SOGC Clinical Practice Guideline: Diagnosis, Evaluation, and Management of the Hypertensive Disorders of Pregnancy. J Obstet Gynaecol Can 2008;30(3 Suppl):S1-S Gagnon A, Wilson RD, Audibert F, Allen VM, Blight C, Brock JA, et al.; Society of Obstetricians and Gynaecologists of Canada Genetics Committee. Obstetrical complications associated with abnormal maternal serum markers analytes. J Obstet Gynaecol Can 2008;30: Costa SL, Proctor L, Dodd JM, Toal M, Okun N, Johnson JA, et al. Screening for placental insufficiency in high-risk pregnancies: is earlier better? Placenta 2008;29: Odibo AO, Sehdev HM, Stamilio DM, Macones GA. Evaluating the thresholds of abnormal second trimester multiple marker screening tests associated with intra-uterine growth restriction. Am J Perinatol 2006;23: Morris RK, Cnossen JS, Langejans M, Robson SC, Kleijnen J, Ter Riet G, et al. Serum screening with Down's syndrome markers to predict pre-eclampsia and small for gestational age: systematic review and meta-analysis. BMC Pregnancy Childbirth 2008;8: Elsandabesee D, Srinivas M, Kodakkattil S. The clinical value of combining maternal serum screening and uterine artery Doppler in prediction of adverse pregnancy outcome. J Obstet Gynaecol 2006;26: Audibert F, Benchimol Y, Benattar C, Champaqne C, Frydman R. Prediction of preeclampsia or intrauterine growth restriction by second trimester serum screening and uterine Doppler velocimetry. Fetal Diagn Ther 2005;20: Cnossen JS, ter Riet G, Mol BW, van der Post JA, Leeflang MM, Meads CA, et al. Are tests for predicting pre-eclampsia good enough to make screening viable? A review of reviews and critical appraisal. Acta Obstet Gynecol Scand 2009;88: Cilt 20 Say 1 Nisan
34 Olgu Sunumu Perinatoloji Dergisi 2012;20(1):30-34 Perinatal Journal 2012;20(1):30-34 künyeli yaz n n Türkçe sürümüdür. Apert sendromu: Olgu Sunumu brahim Alanbay, Hakan Çoksüer, Emre Karaflahin, Mutlu Ercan, U ur Keskin, Seyit Temel Ceyhan, skender Bafler Gülhane Askeri T p Akademisi Kad n Hastal klar ve Do um Anabilim Dal, Ankara Özet Amaç: Prenatal ultrasonografide Apert sendromu tan s konulan olgunun sunulmas. Olgu: 29 yafl nda, G2P1 olguda, 23. haftada yap lan sonografide kraniyosinostozis, hipertelorizm, frontal bossing, burun kökü bas kl, el ve ayaklarda sindaktili, orta derecede ventrikülomegali saptanm flt r. Bu bulgular ile Apert sendromu ön tan s yla, ailenin de iste i ile terminasyona karar verilmifl olup, postmortem incelemede bulgular teyit edilmifltir. Sonuç: Prenatal tan için birinci basamakta baz bulgular (anormal kraniyofasiyal görünüm, ekstremite anomalileri) görüldü ünde Apert sendromu da ak lda tutularak detayl sonografik incelemelere geçilmelidir. Anahtar sözcükler: 2D ultrasonografi ve 4D ultrasonografi, Apert sendromu. Apert syndrome: a case report Objective: To present a case of Apert syndrome diagnosed by prenatal ultrasonography. Case: In prenatal ultrasound examination, a 29-year-old G2P1 patient has been found to have a fetus with craniosynostosis, hypertelorism, frontal bossing, nasal bridge depression, syndactyly in the hands and feet, moderate ventriculomegaly. These findings lead to the diagnosis of Apert syndrome and the pregnancy was terminated with the will of the family. Postmortem examination confirmed the diagnosis. Conclusion: Apert syndrome should be considered in the differential diagnosis when certain ultrasonographic findings such as abnormal craniofacial look or extremity abnormalities are encountered during prenatal examination. Key words: 2-D ultrasonography and 4-D ultrasonography, Apert syndrome. Girifl Apert sendromu nadir görülen, konjenital bir malformasyon sendromu olup, progresif kutanöz ve kemik sindaktili, midfasiyal hipoplazi ve kraniyosinostozis triad ile karakterizedir. lk olarak Whearon taraf ndan 1894 y l nda tan mlanm flt r ve 1906 y l nda Apert taraf ndan genifl olarak revize edilmifltir. [1] Bu sendromun prevelans 15.5 /1,000,000 (1/65,000) yenido anda olarak bildirilmekte olup, tüm kraniyosinostozis vakalar - n n %4.5 ini oluflturmaktad r. [2-4] Fibroblast growth factor reseptor 2 yi (FGFR2) kodlayan genlerdeki mutasyon, bilinen olgular n %97 sinde mevcuttur. [2-4] skelet anomalilerinin yan nda de iflik s kl kta özellikle santral sistemi gibi visseral malformasyonlar ve mental retardasyon tabloya efllik eder. [5] Bu olgu sunumundaki amac m z, prenatal ultrasonografide Apert sendromu tan s konan bir olgu nedeniyle, Apert sendromunun ultrasonografik 2 boyutlu (2D) ve 4 boyutlu (4D) bulgular n bu konudaki literatür ile birlikte sunmakt r. Olgu Sunumu Olgumuz 29 yafl nda, G2P1olup, 23. haftada yap - lan sonografide Apert sendromu ön tan s ile klini imize refere edilmifltir. Yap lan ultrasonografide, kraniyosinostozis, hipertelorizm, frontal bossing, burun kökü bas kl (fiekil 1), el ve ayaklarda sindaktili (fiekil 2) ve Yaz flma adresi: Dr. Hakan Çoksüer. Gülhane Askeri T p Akademisi Kad n Hastal klar ve Do um Anabilim Dal, Ankara. e-posta: [email protected] Gelifl tarihi: Eylül 7, 2011; Kabul tarihi: Aral k 20, 2011 Bu yaz n n çevrimiçi ngilizce sürümü: doi: /prn Karekod (Quick Response) Code: 2012 Perinatal T p Vakf
35 Apert sendromu a b c d fiekil 1. (a-d) Fetusun kraniyofasiyal 2D ve 4D görüntüleri. Görüntüler incelendi inde koronal kraniyosinostozis (ok), frontal bossing (ok bafl ) ve deprese nazal bridge görülmekte, 2D ile karfl laflt r ld nda görüntüler aras ndaki büyük fark net olarak izlenebilmektedir. [Bu flekil, derginin adresindeki çevirimiçi sürümünde renkli görülebilir] a b c d fiekil 2. Ekstremite anomalilerinin 2D ve 4D görüntüleri. (a-c) Üst ekstremite görüntüleri. Ellerdeki mitten hand görülmektedir. (d) Alt ekstremite (ayak) görüntüleri. [Bu flekil, derginin adresindeki çevirimiçi sürümünde renkli görülebilir] Cilt 20 Say 1 Nisan
36 Alanbay ve ark. orta derecede ventrikülomegali saptanm flt r (fiekil 3). Bu bulgular n 2D ve 4D görüntüleri al nm flt r. Bu bulgular eflli inde ailenin de iste i ile terminasyona karar verilmifl olup, fetusun postmortem incelemesinde bu bulgular teyit edilmifltir. füzyon Apert sendromunu di er kraniyosinostozis olgular ndan ay r r. S kl kla lambdoid ve sagittal kraniyosinostozis gibi bozukluklar, frontal bossing gibi kafa flekil anomalilerine yol açar. [9,10] Literatürde bildirilen çeflitli anormallikler beyin, kraniyofasiyal, kardiyak, genitoüriner (%10), gastrointestinal (%1.5), obstetrik ve iskeletsel anomaliler olarak bildirilmifltir. Kraniyofasiyal anomaliler belirgin frontal bossing, düz oksiput, k sa düz burun, mikrognati ve yar k damakt r. Midface hipoplazi Apert olgular nda klasik olarak karakterize olup, belirgin burun kökü bas kl - ile karfl m za ç kar. Di er kraniyofasiyal anomaliler koanal stenosis, lens ektopisi, proptozis olarak bildirilmifltir. K salm fl kemik orbitalar nedeniyle hipertelorizm, proptozis ve strabismus s kl kla izlenir. Beyinsantral sinir sistemi lezyonlar olarak, non-progresif ventrikülomegali (%48.5), komplet veya parsiyel korpus kallozum agenezisi (ACC), holoprosensefali, septum pellisidumun parsiyel yoklu u, posterior fossa anomalisi, artm fl nukal kal nl k olarak bildirilmifltir. [7,9,10] Korpus kallozum agenezisi ve ventrikülomegali Apert sendromu olgular nda s kl kla tan mlanan bulgulard r. Renier ve ark. 60 olguluk serilerinde komplet ACC oran n %5, parsiyel ACC oran n ise %45 olarak bildirmifltir. [11] Sonuçta ventrikülomegali veya korpus kallozum agenezisinin prenatal tespit edildi i olgularda ek olarak Apert sendromunun da düflünülmesi önerilmektedir. Kardiyak anomalilerin bafll calar kardiyovasküler anomaliler ve hipoplastik sol kalp iken, genitoüriner anomaliler polikistik böbrek ve hidronefrozis olarak bildirilmifltir. Obstetrik anomaliler ise polihidroamniostur. [4-7] El ve ayaklardaki sindaktili bilateraldir. [7,9,10] Sindaktili mitten hands olarak bilinir ve bu sendromu di er kranioysinostozis olgular ndan ay r r. Olgular n %97 sinde görülür. Olgumuzda tespit edilen bulgular ise; anormal kafa flekil bozuklu u, kraniyosinostozis, frontal bossing, düz burun, ventrikülomegali, hipertelorizm, el ve ayaklarda sindaktili olarak saptanm flt r ve bu bulgular nedeniyle olgumuza Apert sendromu tan s konmufltur. Apert sendromu riskli hastalarda birçok metod ile (ultrasonografi, moleküler test) erken saptanabilirken, tan büyük ço unlu unu oluflturan sporadik olgulardaki çeflitli non-spesifik sonografik bulgular n bildirilmesi nedeniyle zordur ve tan y do rulamak için ciddi sonografik inceleme gerekir. [6,7,10] Olgumuzda rutin prenatal tarama s ras nda saptanan birçok non-spesifik bulgunun detayl incelenmesi sonucu tan ya gidilmifltir. Apert sendromunun prenatal sonografik tan s, anormal krafiekil 3. S n rda ventrikülomegali görüntüsü. Tart flma Apert sendromu klasik olarak koronal kraniyosinostozis, midfasiyal hipoplazi ve el ve ayaklarda simetrik kemik sindaktili triad olarak karakterize olup, prevelans bir milyon canl do umda 15 olgu olarak bildirilmekte ve kraniyosinostotik sendromlar n %4.5 ini oluflturmaktad r. FGFR2 yi kodlayan genlerdeki mutasyon bilinen olgular n %97 sinde mevcuttur. [2-7] FGFR2 deki mutasyonlar otozomal dominat olmas na ra men, olgular n büyük ço unlu u (%98) spermdeki de novo mutasyona ba l olarak sporadiktir ve yeni mutasyonlara ba l olarak oluflur. [6,8] FGFR2 deki mutasyonlar, muhtemelen bu mutasyonlar n s kl n n artmas nedeni ile paternal yaflla birlikte artar ve dolay s ile Apert sendromu etiyolojisinde ileri paternal yafl önemlidir. [8] Bu gendeki mutasyon di er kraniyosinostozis ve iskeletal displazisi olgular nda da görülür. [9] Bu gendeki mutasyon sonucu hücre migrasyonundaki regülasyon, proliferasyon ve differansiyasyon bozulur ve sonuç olarak prematüre osteogenezis ve iskelet anomalileri oluflur. Kraniyal süturlardaki prematür füzyon sonucu oluflan kraniyal flekil bozukluklar ve el ve ayaklarda sindaktili tüm Apert sendromunlu olgularda gözlenen anomalilerdir. [6,7,9] Koronal sinostozis tüm Apert olgular nda gözlenir ve en erken 19. haftada saptan r. Koronal süturlardaki prematür 32 Perinatoloji Dergisi
37 Apert sendromu niyal flekil bozuklu u, midfasiyal hipoplazi ve bilateral el ve ayaklarda sindaktili triad n n saptanmas ile konur. Oküler hipertelorizm ve eksorbitizm ek di er önemli Apert sendromu özellikleri veya kraniyosinostozise efllik eden di er önemli özellikler olup, ultrasonografi s - ras nda alarm verecek özelliklerdir. Yüksek riskli ailelerin taranmas nda hedef ultrasonografik izlem en erken haftalarda ekstremitelerde mitten hand in ve 20. haftada da kraniyosinostozise ait de iflikliklerin tespit edilmesidir. [12,13] Bununla beraber kraniyal ve orbital flekil de ifliklikleri, hipertelorizm ikinci trimestrin sonlar na do ru s kl kla belirgin olmay p, üçüncü trimestrde çok daha fazla belirgin hale gelmektedir. [14] Olgumuzda da kraniyosinostozis ancak 23. haftadaki ultrasonografide saptanabilmifltir. ntrakraniyal anomaliler Apert sendromundaki kraniyal de iflikliklerden önce olufltu undan korpus kallozumun tam geliflmesinden önce bile teflhis edilebilir. Bu bulgular çok genifl spektrumda saptanabildi inden, bu olgularda amniyosentezle karyotip analizi ile efllik eden sitogenetik anormalitelerin de erlendirilmesi önerilmektedir. [15] Her ne kadar korpus kallozum agenezisini komplet olarak haftadan önce de erlendirmek mümkün olmasa da, lateral ventriküllerin de erlendirilmesi ve septum pellusidumun rutin ikinci trimestr ultrasonografik de erlendirilmesi, prenatal olgular n ço unda gösterilen korpus kallozum agenezisinin erken de erlendirilmesinde önemli katk sa layacakt r. [6,10] Yine fetal ellerin detayl de erlendirilmesinin, standart obstetrik de erlendirme içinde yer almasa bile, ventrikülomegali veya korpus kallozum agenezisi gibi yüksek riskli olgularda yap lmas faydal olacakt r. Olgumuzda da ventrikülomegali saptanm flt r. kinci trimestrda parmaklar n de- erlendirilmesi zor olsa da yap labilir ve Apert veya Pfeiffer gibi bir çok kraniyosinostozis sendromu ve di- er anomalilerin saptand olgularda hedef taramada yol göstererek tan koydurabilir. [16] Kötü prognoz tafl - d ndan Apert sendromunun, di er daha iyi prognoza sahip Pfeiffer sendromu benzeri di er kraniyosinostozis olgular ndan ayr lmas önemlidir. Özellikle ekstremitelerin de erlendirilmesi bu ay r m n yap lmas nda önem tafl r. Yine kraniyofasiyal yap lar n net de erlendirilmesi her zaman 2D ultrasonografi ile tam olarak yap lamayabilir. Özellikle kraniyosinostozisin net olarak de erlendirilmesi önemlidir. Olgumuzda 4D ultrasonografi ile bu yap lar normal ultrasonografideki görüntü ile k yaslanamayacak flekilde tam olarak gösterilmifltir. Görüntüler incelendi inde, tam anatomik görünümün elde edildi i görülecektir. Literatür incelendi- inde Apert sendromunun 4D görüntüleri ile ilgili bir yay n bulunmam flt r. Ancak Apert sendromunun tan - s nda 3D görüntüleme ile ilgili yay nlar bulunmaktad r. Bu yay nlar n incelenmesinde, normal ultrasonografi ile karfl laflt r lamayacak flekilde hem kraniyofasiyal hem de ekstremitelere ait anomalilerin net olarak gösterildi i görülecektir. Bu yay nlarda Apert sendromunun di er olgulardan ay r m nda 3D görüntüleme yöntemlerinin iyi bir yol olaca belirtilmifltir. [13,17] Ultrasonografik özellikler tan koymak için yeterli olsa da moleküler testler ile do rulanmas yap labilir. Olgular n %98-99 unda FGFR2 2 geninde mutasyon oldu u bilinmektedir ve tan bu mutasyonlar n saptanmas ile do rulan r. [18] Her ne kadar moleküler tan, flüphelenilen olgularda tan koydurucu olsa da daha önce etkilenmifl çocuklar olmayan olgularda, flüpheli prenatal bulgular n saptanmas üçüncü trimestra kadar gecikmifl olabilir. Bu nedenle ultrasonografik bulgular n daha önce saptanmas ön plana ç kmaktad r. Olgumuzda ultrasonografik bulgular tan için yeterli olmufltur. Moleküler tan ise halen ülkemizde yap lmamaktad r. Sonuç Apert sendromu bir çok spesifik ultrasonografik bulgular içeren bir sendromdur. Prenatal dönemdeki olgularda tan konulmas n n birinci basama, baz bulgular (anormal kraniyofasiyal görünüm, ekstremite anomalileri) gibi durumlarda Apert sendromunu ak lda tutarak detayl sonografik incelemelere geçmektir. Prenatal ultrasonografide, özellikle yüz anomalileri ve ekstremite anomalileri gibi spesifik bulgularla seyreden sendromlar n tan s nda 4D ultrasonografi önemli avantajlar sa lamaktad r. Ç kar Çak flmas : Ç kar çak flmas bulunmad belirtilmifltir. Kaynaklar 1. Apert M. De l acrocephalosyndactylie. Paris-Bull Mem Soc Med Hop 1906;23: Cohen MM Jr, Kreiborg S, Lammer EJ, Cordero JF, Mastroiacovo P, Erickson JD, et al. Birth prevalence study of the Apert syndrome. Am J Med Genet 1992;42: Chang CC, Tsai FJ, Tsai HD, Tsai CH, Hseih YY, Lee CC, et al. Prenatal diagnosis of Apert syndrome. Prenat Diagn 1998;18: Athanasiadis AP, Zafrakas M, Polychronou P, Florentin- Arar L, Papasozomenou P, Norbury G, et al. Apert syndrome: the current role of prenatal ultrasound and genetic analysis in diagnosis and counselling. Fetal Diagn Ther 2008;24: Cilt 20 Say 1 Nisan
38 Alanbay ve ark. 5. Cohen MM Jr, Kreiborg S. Visceral anomalies in the Apert syndrome. Am J Med Genet 1993;45: Quintero-Rivera F, Robson CD, Riess RE, Levine D, Benson C, Mulliken JB, et al. Apert syndrome: what prenatal radiographic findings should prompt its consideration? Prenat Diagn 2006;26: Skidmore DL, Pai AP, Toi A, Steele L, Chitayat D. Prenatal diagnosis of Apert syndrome: report of two cases. Prenat Diagn 2003;23: Glaser RL, Broman KW, Schulman RL, Eskenazi B, Wyrobek AJ, Jabs EW. The paternal-age effect in Apert syndrome is due, in part, to the increased frequency of mutations in sperm. Am J Hum Genet 2003;73: Hansen WF, Rijhsinghani A, Grant S, Yankowitz J. Prenatal diagnosis of Apert syndrome. Fetal Diagn Ther 2004;19: Patel B, Suchet I. Postmortem computed tomography in a case of Apert syndrome correlation with conventional autopsy and prenatal ultrasound. Ultrasound Q 2010;26: Renier D, Arnaud E, Cinalli G, Sebag G, Zerah M, Marchac D. Prognosis for mental function in Apert s syndrome. Neurosurgery 1996;85: Narayan H, Scott IV. Prenatal ultrasound diagnosis of Apert s syndrome. Prenat Diagn 1991;10: Mahieu-Caputo D, Sonigo P, Amiel J, Simon I, Aubry MC, Lemerrer M, et al. Prenatal diagnosis of sporadic Apert syndrome: a sequential diagnostic approach combining threedimensional computed tomography and molecular biology. Fetal Diagn Ther 2001;16: Pooh RK, Nakagawa Y, Pooh KH, Nakagawa Y, Nagamachi N. Fetal craniofacial structure and intracranial morphology in a case of Apert syndrome. Ultrasound Obstet Gynecol 1999;13: Weber B, Schwabegger AH, Vodopiutz J, Janecke AR, Forstner R, Steiner H. Prenatal diagnosis of Apert syndrome with cloverleaf skull deformity using ultrasound, fetal magnetic resonance imaging and genetic analysis. Fetal Diagn Ther 2010;27: Reiss RE, Foy PM, Mendiratta V, Kelly M, Gabbe SG. Ease and accuracy of evaluation of fetal hands during obstetrical ultrasonography: a prospective study. J Ultrasound Med 1995;14: Boog G, Le Vaillant C, Winer N, David A, Quere MP, Nomballais MF. Contribution of tridimensional sonography and magnetic resonance imaging to prenatal diagnosis of Apert syndrome at mid-trimester. Fetal Diagn Ther 1999;14: Ferreira JC, Carter SM, Bernstein PS, Jabs EW, Glickstein JS, Marion RW, et al. Second-trimester molecular prenatal diagnosis of sporadic Apert syndrome following suspicious ultrasound findings. Ultrasound Obstet Gynecol 1999;14: Perinatoloji Dergisi
39 Olgu Sunumu Perinatoloji Dergisi 2012;20(1):35-39 Perinatal Journal 2012;20(1):35-39 künyeli yaz n n Türkçe sürümüdür. Tekrarlayan letal multipl piterjium sendromu: Prenatal ultrasonografik ve postmortem bulgular Cihangir Mutlu Ercan, Sertaç Esin, Hakan Çoksüer, Özcan Özkan, brahim Alanbay, skender Bafler Gülhane Askeri T p Akademisi Kad n Hastal klar ve Do um Anabilim Dal, Ankara Özet Amaç: Multipl piterjium sendromlar (MPS), birçok konjenital anomali ile karakterize olup, tipik olarak özellikle boyun, dirsek ve diz eklemlerinde piterjiumlar n görüldü ü ve eklem kontraktürlerine ba l fetal hareketlerin k s tland bozukluklar kapsar. Bu tablonun letal formlar s kl kla multipl fetal anomaliler ile kendini gösterir. Tekrarlayan bir MPS olgusunu; hastan n soya ac, ultrasonografik ve otopsi bulgular ile tart flmay hedefledik. Olgu: 29 yafl nda G5 P4, tekrarlayan MPS tan s ile 20. gebelik haftas nda gebeli i sonland r lan olguyu sunmaktay z. Sonuç: Tekrarlayan orta trimester gebelik kay plar n n çok nadir bir nedeni olan MPS, otozomal veya X e ba l resesif kal t m gösteren bir hastal kt r. Tekrarlayan MPS olgular n n de erlendirilmesinde, genetik konsültasyon ile soya ac analizlerinin yap lmas en önemli basamaklard r. Bu sendromun alt nda yatan mekanizmalar n anlafl lmas na yönelik yap lan araflt rmalar ümit vaad edici olsa da, obstetrik ultrasonografi halen tan da alt n standart tekniktir. Anahtar sözcükler: Letal multipl piterjium sendromu, LMPS, kutanöz pterjium, eklem kontraktürleri. Recurrent lethal multiple pterygium syndrome: prenatal ultrasonographic and postmortem findings Objective: Multiple pterygium syndrome (MPS) covers a disorders characterized by multiple congenital anomalies typified by pterygia of the neck, elbows, and knees and associated with limited fetal movement and joint contractures. The lethal forms of this condition frequently exhibit multiple fetal abnormalities. We aimed to discuss a recurrent MPS case with the patient s pedigree, ultrasonographic and postmortem findings. Case: We are presenting a 29-year-old, gravida 5 para 4 woman with a diagnosis of recurrent MPS whose pregnancy was terminated on her 20th gestational week. Conclusion: MPS is found to be a rare cause of recurrent midtrimester pregnancy losses in which the inheritance may be autosomal or Xlinked recessive. Genetic counseling and pedigree analysis are the important steps in the evaluation of recurrent MPS subjects. Although researches for the understanding of the underlying mechanisms of this syndrome are promising, obstetric ultrasound is still the gold standard diagnostic technique. Key words: Lethal multiple pytergium syndrome, LMPS, cutaneous pterygia, joint contractures. Girifl Fetal akinezi deformasyon sekans (FADS) fetal hareketleri engelleyen herhangi bir nedene ba l ortaya ç kabilir ve genetik, çevresel faktörler taraf ndan tetiklenir. [1,2] Multipl piterjium sendromu (MPS) fenotipik ve genetik olarak heterojen bir hastal k olup prenatal dönemde; letal ve non-letal (Escobar) olmak üzere iki tipe ayr l r. [3] Letal multipl pterjium sendromu (LMPS), birden çok pterjiumlar (perde oluflumu), boyun, dirsek ve dizlerde fleksiyon kontraktürleriyle karakterize fetal hareket bozuklu udur. Bu sendrom ayn zamanda fetal hidrops, kistik higroma, çarp k ayak (club foot), intrauterin geliflme gerili i (IUGR), hipoplastik akci erler ve yüz anomalileri gibi di er anomalilerle de birliktelik gösterebilir. Nadir de olsa, tekrarlayan ikinci trimester düflüklere neden olabilir. [4] Kal t msal geçifl, en s k otozomal resesif olarak bildirilmifl olsa da, otozomal dominant veya X kromozomuna ba l ge- Yaz flma adresi: Dr. Hakan Çoksüer. Gülhane Askeri T p Akademisi Kad n Hastal klar ve Do um Anabilim Dal, Ankara. e-posta: [email protected] Gelifl tarihi: Temmuz 21, 2011; Kabul tarihi: Aral k 20, 2011 Bu yaz n n çevrimiçi ngilizce sürümü: doi: /prn Karekod (Quick Response) Code: 2012 Perinatal T p Vakf
40 Ercan CM ve ark. çifl de rapor edilmifltir. [5] Fetal asetilkolin alt ünitelerindeki [1] homozigot mutasyonlar fetal akinezi geliflmesine ve sonras nda LMPS ortaya ç kmas na yol açabilir. Bu mekanizmalar her ne kadar genetik analiz ile prenatal tan koyma olas l n gündeme getirmifl olsa da, günümüzde bu halen mümkün görünmemektedir. Bu nedenle LMPS prenatal tan s, ancak aile anamnezi, soya- ac analizi ve obstetrik ultrasonografi (USG) bulgular na göre konulabilmektedir. Bu vaka sunumunda, tekrarlayan bir LMPS olgusu, ikinci trimester ultrasonografik görüntüleri ve otopsi bulgular yla birlikte anlat lmaktad r. Olgu Sunumu Yirmidokuz yafl nda G5, P4 olan olgumuz gebeli inin 20. haftas nda bir üçüncü basamak sa l k teflkili olan üniversite hastanemiz, yüksek riskli gebelik ünitesine baflvurmufltur. Aile anamnezlerinden anne ve baban n sa l kl olduklar ve akraba ba lar bulunmad anlafl lm flt r. Hastan n ilk gebeli i 24. gestasyonel haftada (GH) ölü do umla sonuçlanm fl ve otopsi raporu dirsek ve dizlerde perde oluflumlar gösteren, çarp k ayak deformiteli, hidropik erkek fetüs olarak bildirilmifltir. Hastan n ikinci gebeli i bir y l sonras nda gerçekleflmifltir. Bu gebelikte uygulanan amniyosentez sonucu normal karyotip olarak rapor edilmifl olan olgunun gebeli i 20. GH da tekrar ölü do um ile sonuçlanm flt r. Otopsi raporu ilk fetüs sonucuna benzer olup, ilaveten kifoskolyoz deformitesi saptan ld da bildirilmifltir. Hastam z dört y l sonras nda gerçekleflen 3. gebeli inden sa l kl term bir k z bebek do urmufltur. Olgu iki y l sonra 4. kez gebe kalm fl ve bu gebeli- i de 26. GH da ölü do umla sonuçlanm flt r. Yap lan postmortem incelemede k z fetüste boyun, dirsek ve dizlerde perde oluflumlar saptan ld hasta anamnezinden anlafl lm flt r. Ancak bu aflamada hastan n 3 ve 4. gebeliklerinde antenatal bak m almam fl oldu unu belirtmek gerekir. Bir y l sonunda beflinci kez gebe kalan olgu klini imize 11. GH da sevk edilmifl olmas na ra men ancak 20. GH da hastanemiz maternal-fetal t p ünitesine baflvurmufltur. Olgudan bafllang çta genetik konsültasyon istenilmifl ve yap lan soya ac analizinden otozomal resesif geçiflli hastal a sahip oldu u anlafl lm flt r (fiekil 1). Yap lan obstetrik ultrasonografi de tek, canl, 18 hafta ile uyumlu fetal biyometriye sahip fetüs izlenmifltir. Hidrops fetalisle uyumluluk gösteren yumuflak doku ödemi saptanm flt r (fiekil 2a ve b). Fetal boyun k sa ve genifl olup gö üste daralma ve deformasyon, pulmoner hipoplazi ve plevral effüzyon bulgular saptanm flt r (fiekil 2c ve d). Amniotik s v indeksi polihidramniotik seviyede olup fetal asit bulgusuna rastlan lmam flt r. El ve ayaklar n postürü anormal olarak gözlenmifl ve yap lan 30 dakikal k de erlendirme süresince herhangi bir fetal hareket izlenmemifltir. Üst ve alt ekstremiteler fikse, fleksiyonda ve k salm fl olarak gözlenmifltir. Ayaklarda çarp k ayak deformitesi saptanm flt r (fiekil 3a ve b). Tüm bu bulgular fl nda olgu rekürren LMPS olarak de erlendirilmifltir. Gebeliklerinin durumu hakk nda aile detayl olarak bilgilendirilmifltir. Gebeliklerinin sonland r lmas n talep eden olgunun durumu, multidisipliner oluflturulan klinik konseyinde tart fl larak terminasyon karar al nm flt r. Misoprostol ile do um eylemi indüklenmifl ve anomalili, ölü, erkek fetüs do urtulmufltur. Postmortem fetal de erlendirmede baflta: mikrognoti, küçük a z, bas k burun kökü, hipertelorizm, epikantal katlant, skalp ödemi, düflük yerleflimli kulak ve k sa boyun saptanm flt r (fiekil 3c). Üst ve alt ekstremitelerde pterjium ile birlikte fleksiyon kontraktürleri (fiekil 3c ve d) ve bilateral yumru ayak (talipes equinovarus) saptanm flt r. Ailenin iste i do rultusunda iç organlara yönelik fetal otopsi yap lmam flt r. Olgunun fetal karyotipleme sonucu ise 46-XY olarak rapor edilmifltir. Tart flma Multipl piterjium sendromlar ndan ölümcül olan LMPS, intrauterin geliflme k s tl l, multipl piterjiumlar ve fliddetli eklem sertli i (artrogripoz), fetal akineziye yol açan fleksiyon kontraktürleri ile seyreden otozomal resesif kal t msal bir hastal kt r. Hastal n fliddetli oldu u olgularda cilt alt ödem, kistik higroma 1. Multipl pterijium sendromu [46,XY] 2. Multipl pterijium sendromu [46,XX] yafl ndaki sa l kl k z çocu u 4. Multipl pterijium sendromu [46,XX] fiekil 1. Ailenin soya ac analizinde, tekrarlayan multipl piterjium sendromu otozomal resesif kal t m göstermektedir. 36 Perinatoloji Dergisi
41 Tekrarlayan letal multipl piterjium sendromu a b c d fiekil 2. (a) Üst ekstremitede bileklerde fleksiyon deformitesi (ok) ve (b) ayakta talipes deformitesi (ok). (c) Postmortem incelemede saptanan mikrognati, küçük a z, burun kökünde yass laflma, hipertelorizm, epikantal katlant lar, skalp ödemi, düflük yerleflimli kulaklar ve k sa boyun bulgular ile ekstremitelerdeki fleksiyon deformitesi (oklar). (d) Ön kolda eklem kontraktürleriyle iliflkili subkutanöz pterjium (perde) oluflumu (ok). [Bu flekil, derginin adresindeki çevirimiçi sürümünde renkli görülebilir] ve akci er hipoplazisi ile birliktelik gösteren fetal hidropsa yol açabilir. [3,5] Bu genetik bozukluk fetal hareket kayb yla bafllayan ve sonras nda eklemlerde kontraktür geliflmesi ve multiple anomaliler ile sonuçlanan bir gidiflat izler. Bu durum hidrops fetalisle sonuçlanan lenfatik obstrüksiyon sekans yla da birliktelik gösterebilir. [6] Bu sendrom intrauterin veya do umdan hemen sonra ölümle sonuçlanabilir. [7] MPS, kal t msal olarak X kromozomuna ba l aktar labilmekle beraber; ço u olguda otozomal resesif geçifl izlenmektedir. Dolay s yla LMPS de kesin tan konulmas mevcut ve sonraki gebelikler için büyük önem tafl r. LMPS de s kl kla rastlan lan USG bulgular fetal ekstremite hareketlerinin olmay fl, ekstremite e ilmeleri (fleksürleri), hidrops fetalis ve kistik higromad r. Bunlara ek olarak IUGR, akci er ve kardiyak hipoplazi, diafragmatik herni, hidronefroz, serebral anomaliler, polihidroamniyoz, hipertelorizm ve düflük yerleflimli kulaklar n efllik etti i anormal yüz görünümü, intestinal anomaliler ve iskelet anomalileri de birlikte bulunabilir. [8] Kistik higroma LMPS nin önemli ve bir erken dönem bulgusudur. [9] Literatürde bildirilmifl olan vaka sunumlar n n ço u iki veya üçüncü trimester olgular olup, [6,8,10)] özellikle rekürrens gözlenen hastalarda ilk trimesterde yap lacak dikkatli inceleme ile tan konulmas mümkündür. [11] Fetüsün bu sendroma yakalanma riski kal t m paternine göre de ifliklik göstermektedir. Dolay s yla bu olgularda kapsaml bir genetik çal flma yap lmas mutlaka gerekmektedir. Michalk ve ark. fetal asetilkolin reseptörlerinde ortaya ç kan afl r veya tam bir bozuklu un LMPS ye neden olabilece ini ortaya koymufllard r (1). Embriyonel asetil kolin G reseptör subuniti (CHRNG) resesif mutasyonlar, hem letal hem de non-letal MPS ye neden olabilmektedir. [3,12] Vogt ve ark. 15 olguluk LMPS olgusunda yapt klar araflt rmada CHRNA1, CHRNB1 veya CHRND mutasyonlar na rastlamam fl, ancak letal fetal akinezi sekans saptanan bir ailede homozigot RAPSN çerçeve kayma mutasyonu bildirmifllerdir. [3] Bu bilgi LMPS nin patogenezinin anlafl lmas nda ve daha erken tan konmas nda hatta implantasyon öncesinde bile genetik tan konulmas için baz yöntemlerin gelifltirilmesinde büyük olanaklar sa layabilir. Olgu- Cilt 20 Say 1 Nisan
42 Ercan CM ve ark. a b c d fiekil 3. (a) Hidrops fetalisle uyumlu belirgin skalp ödemi. (b) Transvers görüntüde subkutanöz ödem varl. (c,d) Pulmoner hipoplazi ve sa plevral efüzyon. muzda ailenin daha ileri de erlendirme talebinin olmamas ve genetik laboratuvar imkanlar m z n k s tl l nedenleriyle tariflenen genetik mutasyonlar n gösterilmesi mümkün olmam flt r. Bizim olgumuzun soya ac analizin de (fiekil 1) otozomal resesif bir kal t m gösterilmifltir ve bu sayede anne ve baban n sessiz tafl y c olduklar belirlenmifltir. Soya ac incelemesi sayesinde hekimin aileye daha iyi bir genetik dan flmanl k vermesi sa lanabilir. MPS, kal t m paterninden ba ms z olarak genetik bir hastal k oldu undan, yakalanma ihtimalini engelleyebilecek bir yöntem en az ndan flimdilik bulunmamaktad r. Sperm ba fl yöntemi ailelere tavsiye edilebilecek bir yöntem olmas na karfl n, birçok aile için kabullenilemeyecek bir uygulama olarak gözükmektedir. Sonuç Genetik bilimindeki geliflmeler, gelecekte baz giriflimsel tedavi yöntemlerinin gelifltirilmesinde umut verici olsa da, bugün için multiple piterjium sendromlar - n n prenatal tan s nda obstetrik ultrasonografi alt n standart de erini korumaktad r. Ç kar Çak flmas : Ç kar çak flmas bulunmad belirtilmifltir. Kaynaklar 1. Michalk A, Stricker S, Becker J, Rupps R, Pantzar T, Miertus J, et al. Acetylcholine receptor pathway mutations explain various fetal akinesia deformation sequence disorders. Am J Hum Genet 2008;82: Parlakgümüfl HA, Tar m E. Fetal akinezi / hipokinezi deformasyon sekans (FADS): iki ve üç boyutlu ultrason bulgular. Türkiye Klinikleri J Gynecol Obst 2008;18: Vogt J, Harrison BJ, Spearman H, Cossins J, Vermeer S, ten Cate LN, et al. Mutation analysis of CHRNA1, CHRNB1, CHRND, and RAPSN genes in multiple pterygium syndrome/fetal akinesia patients. Am J Hum Genet 2008; 82: Lockwood C, Irons M, Troiani J, Kawada C, Chaudhury A, Cetrulo C. The prenatal sonographic diagnosis of lethal 38 Perinatoloji Dergisi
43 Tekrarlayan letal multipl piterjium sendromu multiple pterygium syndrome: a heritable cause of recurrent abortion. Am J Obstet Gynecol 1988; 159: Türkmen M, Süleymanova D. Multipl pterigium sendromu: bir olgu sunumu. Çukurova Üniversitesi T p Fakültesi Dergisi 1999;24: Moerman P, Fryns JP, Cornelis A, Bergmans G, Vandenberghe K, Lauweryns JM. Pathogenesis of the lethal multiple pterygium syndrome. Am J Med Genet 1990; 35: Martin NJ, Hill JB, Cooper DH, O'Brien GD, Masel JP. Lethal multiple pterygium syndrome: three consecutive cases in one family. Am J Med Genet 1986;24: Hertzberg BS, Kliewer MA, Paulyson-Nunez K. Lethal multiple pterygium syndrome: antenatal ultrasonographic diagnosis. J Ultrasound Med. 2000;19: Witters I, Moerman PH, Van Assche FA, Fryns JP. Cystic hygroma colli as the first echographic sign of the fetal akinesia sequence. Genet Couns 2001;12: Gundogan M, Fong K, Keating S, Pierre-Louis J, Chitayat D. First trimester ultrasound diagnosis of lethal multiple pterygium syndrome. Fetal Diagn Ther 2006;21: Bhargava N, Upreti L, Bhargava SK, Jain L. Case report: antenatal ultrasound diagnosis of multiple pterygium syndrome. Ind J Radiol Imag 2002;12: Morgan NV, Brueton LA, Cox P, Greally MT, Tolmie J, Pasha S, et al. Mutations in the embryonal subunit of the acetylcholine receptor (CHRNG) cause lethal and Escobar variants of multiple pterygium syndrome. Am J Hum Genet 2006;79: Cilt 20 Say 1 Nisan
44 Olgu Sunumu Perinatoloji Dergisi 2012;20(1):40-44 Perinatal Journal 2012;20(1):40-44 künyeli yaz n n Türkçe sürümüdür. Akardiyak ikizlikle komplike olmufl spontan monokoryonik ikiz gebelikte ard fl k tedavi baflar s zl Ömer Yavuz fiimflek 1, Önder Çelik 1, Ercan Y lmaz 1, Ebru Çelik 1, Senem Arda Düz 1, Serdar Ceylaner 2, fievki Çelen 3, Nuri Dan flman 3 1 nönü Üniversitesi T p Fakültesi Kad n Hastal klar ve Do um Anabilim Dal, Malatya 2 ntergen Genetik Tan Merkezi, Ankara 3 Dr. Zekai Tahir Burak Kad n Sa l E itim ve Araflt rma Hastanesi, Ankara Özet Amaç: Akardiyak ikizlik ya da ikiz ters arteriyal perfüzyon (TRAP), monokoryonik ço ul gebeliklerin nadir bir komplikasyonudur ve monokoryonik ikizlerin birini etkiler. Bu yaz da s ras yla lazer ablasyon ve intrafetal alkol enjeksiyonu uygulanan bir akardiyak ikiz gebelik sunulmufltur. Olgu: Klini imize gebeli in 18. gebelik haftas nda baflvuran 26 yafl nda bir hasta tart fl ld. Ultrasonografide bir canl verici fetüs ve akardiyak ikiz efli olan monokoryonik ikiz gebelik saptand. Bir ayl k ara ile lazer ablasyon ve intraumbilikal alkol enjeksiyonu uygulanmas na ve akardiyak fetüsün kan ak m durdurulmas na karfl n ilerleyen haftalarda verici ikiz kaybedildi. Sonuç: Akardiyak fetüsün kan ak m n n oklüzyonunda alkol enjeksiyonu basit bir yöntem olmas na ra men bu yöntem alkol transfüzyonunun yap sal olarak normal ikiz efline geçmesi riski nedeniyle ilk cerrahi müdahale tercihi olarak seçilmemelidir. Anahtar sözcükler: Monokoryonik ikiz gebelik, fetal tedavi, akardiyak. Sequential therapy failure in a naturally concieved twin pregnancy complicated by reversed arterial perfusion Objective: Twin reversed arterial perfusion (TRAP) sequence is a rare complication of monochorionic multifetal gestation, and affects 1 of monochorionic twins. Here we present a case of acardiac twinning sequentially treated by laser umbilical insertion ablation and intrafetal alcohol injection. Case: A 26-year-old woman admitted to our clinic in the 18th week of her pregnancy was presented. Ultrasonography showed a monochorionic twinning with a live pump fetus at and an acardiac cotwin. Although laser ablation and intraumbilical alcohol injection therapies were commensed with onemonth interval and blood flow of acardiac fetus was ceased, late demise of the pump twin was developed. Conclusion: Although alcohol injection is a simple method in blood flow occlusion of acardiac fetus, this method should not be preferred as the first surgical intervention option due to risk of alcohol transfusion structurally passing to normal other twin. Key words: Monochorionic twins pregnancy, fetal therapy, acardiac. Girifl Akardia ya da ikiz ters arterial perfüzyon (TRAP) monozigotik ikiz, üçüz, hatta befliz gebeliklerde ortalama 35,000 do umda bir görülen nadir ancak ciddi bir komplikasyondur. Akardiyak ikizlik sadece monokoryonik gebeliklerde oluflur ve monokoryonik ikiz gebeliklerin yaklafl k %1 ini komplike eder. Akardiyak ikiz gebelikte genellikle kalp yetmezli i geliflen bir verici ikiz ve akardiyak, verici ikiz eflinden gelen vasküler (genellikle arterial-arterial ve venöz-venöz) anastomozlardan per- Yaz flma adresi: Dr. Ömer Yavuz fiimflek. nönü Üniversitesi T p Fakültesi, Kad n Hastal klar ve Do um Anabilim Dal, Malatya. e-posta: [email protected] Gelifl tarihi: Eylül 21, 2011; Kabul tarihi: Aral k 20, 2011 Bu yaz n n çevrimiçi ngilizce sürümü: doi: /prn Karekod (Quick Response) Code: 2012 Perinatal T p Vakf
45 Akardiyak ikizlikle komplike olmufl spontan monokoryonik ikiz gebelikte ard fl k tedavi baflar s zl füze olan al c ikiz efli bulunmaktad r. [1,2] Bu deoksijenize arterial kan al c ikize umbilikal arterleriyle ulafl r ve tercihen iliak damarlara gider. Böylelikle sadece alt gövde perfüze olur ve genellikle zay f olan ya da hiç olmayan kalp ve üst gövde geliflimi ile iliflkilidir. Antenatal tan ultrason ile akardiyak fetüs ve efllik eden normal ikiz eflinin görülmesi ile konulabilir. Anomalili ikiz efli flekilsiz bir kitle olarak görülür. Alt ekstremiteler ve alt gövde tipik olarak tamamen geliflmiflken üst gövdede ise ciddi anormallikler izlenir. Kalp genellikle yoktur ya da rudimenterdir ve olgular n yaklafl k yar s nda tek umbilikal arter vard r. Umbilikal artere yap lan Doppler çal flmalar nda fetal perfüzyonun retrograd paterni gösterilebilir. [3,4] Tedavi edilmezse verici ikiz efli olgular n %50 ila %75 inde esas olarak polihidramnios, preterm do um ve konjestif kalp yetmezli inden ölür. [5,6] kizler aras ndaki vasküler ba lant n n engellenmesi verici ikizin perinatal sonucunu iyilefltirir. Buna karfl n akardiyak ikiz gebelikte belirlenmifl bir tedavi uygulama flemas bulunmamaktad r. Bu yaz da bir ayl k aral klarla ard fl k olarak cerrahi müdahale uygulanmas sonras geç dönemde verici ikizin ölümü ile sonuçlanan akardiyak ikiz gebelik ve takibi sunulmufltur. Olgu Sunumu Yirmialt yafl nda, gravida 4, parite 3 olan hasta 18. gebelik haftas nda yüksek riskli gebelik departman m - za akardiyak ikiz gebelik tan s ile kabul edildi. Hastan n medikal ve obstetrik hikayesi önemsizdi. Ultrason ile 18 haftal k canl verici ikiz efli fetüs, akardiyak ikiz efli ve polihidramnios izlendi (akardiyak asefalik tip) (Resim 1). ki gestasyonel kese aras nda ince ve komplet bir membran mevcuttu. Verici ikiz efli makat prezentasyondayd, fetal anotomisi normaldi. Akardiyak ikiz eflinde ise bariz anotomik anomaliler mevcuttu. Toraks flekilsizdi, tan mlanamayan kalp yap lar ve toraks n üzerinde fetal kafatas tan mlanamad. Verici ikiz eflinin tahmini fetal a rl 226 g ve al c ikiz eflinin tahmini fetal a rl 200 g idi. Doppler incelemede akardiyak ikizin umbilikal arterlerindeki kan ak m n n yönü ters istikametteydi ancak verici ikiz eflinin hemodinamisi normaldi. Tan n n do rulanmas n n ard ndan hasta gebeli in zay f prognozu konusunda bilgilendirildi. Hasta ile görüflme sonras nda hasta verici ikiz efli ile al c ikiz efli aras ndaki ba lant y sa layan damarlara lazer ablasyon uygulanmas için tersiyer perinatal merkeze refere edildi. Ablasyon prosedürü gebeli in 22. haftas nda uyguland. Ancak akardiyak fetüsün dolafl - m n n durmad ve baflar s z ablasyon tan s kondu. Aile bu konu hakk nda bilgilendirildi ve intra-fetal alkol enjeksiyonu için her iki ebeveynden yaz l ayd nlat lm fl onam al nd. Prosedür devaml ultrason kontrolü alt nda yap ld. Akardiyak ikiz eflinin abdomenine girifl yapan ana damar ay rt edebilmek için renkli Doppler kullan ld, hedef damara 20 Gauge spinal i ne ile girildi. Karyotip için kan örneklemesinin ard ndan akardiyak ikizin tek umbilikal arterinin intraabdominal seg- Resim gebelik haftas nda akardiyak ikizin Doppler ultrasonografi ile gösterilen kan ak m. Cilt 20 Say 1 Nisan
46 fiimflek ÖY ve ark. mentine 23. gebelik haftas nda 2.0 ml saf alkol enjekte edildi ve dolafl m n durdu u izlendi (Resim 2). Fetal karyotip normal 46, XY olarak saptand. Erken postoperatif period sorunsuz geçti. Gebeli in takibinde 27. haftada verici ikizin ani ölümü saptand. Gebelik iki doz fleklinde toplamda 800 mcg mizoprostol ile indüksiyon ile sonland r ld. 625 g erkek verici ikizefli, 325 g erkek akardiyak fetüs ve 389 g tek hidropik plasenta vajinal yolla do urtuldu. Verici fetüste aflikar konjenital malformasyon saptanmad. Akardiyak ikiz eflinin üst gövdesi yumuflak bir kitleden ibaretti. Bafl ve üst ekstremiteler yoktu (Resim 3). Sa ayakta 5 parmak ve sol ayakta 3 parmak mevcuttu. Alt spinal kolon ve alt ekstremite kemikleri normal görünümdeydi. Her iki fetüsten genetik analiz için örnekler al nd ve her ikisi de otopsiye gönderildi. Akardiyak ikiz eflinin otopsisinde torasik organlar yoklu u, spinalar n alt k s mlar nda kemiksi ç k nt lar n varl ve bilateral böbrekler, bilateral böbreküstü bezleri ve kal n barsaklar n küçük bir k sm n n varl bildirildi. Verici ikiz eflinin otopsisi fenotipik olarak normal erkek fetüs olarak bildirildi. Verici ikizin karyotipi 46, XY idi. Plasentan n histopatolojisi monokoryonik diamniotik ikiz gebelik ile uyumluydu. Hastan n postpartum takibi normal seyretti. Tart flma Akardiyak monokoryonik ikiz gebeliklerde tedavinin hedefi yap sal olarak normal olan verici ikizi mümkün oldu unca büyütmektir. Akardiyak ikiz dolafl m - n n verici ikiz eflinin kalbi ile sa lanmas nedeniyle kardiyak yetmezlik primer problemdir. Akardiyak ikiz eflinin arterial perfüzyonunu bloke etmek için çeflitli teknikler tan mlanm flt r. Bunlar n içinde histerotomi ile akardiyak ikiz eflinin al nmas, bipolar koagülasyon, radyofrekans ablasyon, trombojenik materyallerin ultrason eflli inde akardiyak ikiz eflinin umbilikal dolafl - m na enjeksiyonu ve fetoskopi eflli inde vasküler anostomozlar n oklüzyonu say labilir. Di er yandan Malone ve ark. kötü prognostik faktörlerin yoklu unda (ikiz a rl k oran >0.70, verici ikiz eflinin artm fl ventriküler output u, artm fl kardiyotorasik oran, konjestif kalp yetmezli i, verici ikizin a rl nda h zl art fl ve polihidramnios) seri ultrasonografik de erlendirmelerle bekleme tedavisini öne sürmüfllerdir. [7] Bu olguda ikizlerin a rl klar oran 0.88 idi ve polihidramnios antenatal tan da tespit edilmiflti. Cerrahi tedaviye hasta ile görüflülerek ve zay f perinatal sonuçlar konusunda bilgilendirme yap larak karar verildi. Akardiyak ikiz gebelikte verici ikiz efli ile akardiyak/asefalik ikiz efli aras ndaki a rl k fark perinatal sonuçlar n öngörülmesinde temel unsurdur. Moore ve ark. n n 49 olgudan oluflan vaka serisinde ikiz a rl klar n n ortalama oran %52±24 bulunmufltur. [4] Oran %70 in üzerinde iken preterm do- um insidans %90 ve konjestif kalp yetmezli i %30 oran ndad r (%70 in alt nda iken s ras yla %75 ve %10 bulunmufltur). Toplam perinatal mortalite %55 tir ve primer olarak prematürite ile iliflkilidir. Ancak Sulliven ve ark., akardiyak ikiz olgular nda perinatal mortaliteyi Resim 2. Renkli Doppler ultrasonografi eflli inde intrafetal alkol enjeksiyonu. 42 Perinatoloji Dergisi
47 Akardiyak ikizlikle komplike olmufl spontan monokoryonik ikiz gebelikte ard fl k tedavi baflar s zl Resim 3. Akardiyak ikiz, verici ikiz ve monokoryonik plasentan n görünüflü. [Bu resim, derginin adresindeki çevirimiçi sürümünde renkli görülebilir] %10 olarak bildirmifllerdir. Sulliven ve ark. agresif cerrahi müdahaleye karfl ç kmakta ve serilerindeki olgular n %40 n n akardiyak a rl n n verici ikiz efli a rl - na oran %5 den az olmas na ra men konservatif yönetimi önermifllerdir. [8] Akardiyak ikiz gebeli in optimal cerrahi tedavisi s n rl hasta say s ve karfl laflt rmal çal flmalar n azl nedeniyle halen bilinmemektedir. Fetoskopik kord ligasyonu dünyada sadece birkaç merkezde uygulanabilen, pahal donan mlara ve tecrübeli operatörlere ihtiyaç duyan, %10 baflar s zl k oran ve beraberinde %30 preterm prematür membran rüptürü riski olan bir yöntemdir. [9] Di er yandan ultrason eflli- inde giriflim tekni i herhangi bir merkezde yap labilen, fetal kan örneklemesinin kolay oldu u, basit aletlere ve düflük ücretli materyallere ihtiyaç duyan, uterus ve membranlara daha az travmatik olan bir yöntemdir. Akardiyak ikizlerin tedavisinde intrafetal alkol enjeksiyonunun kullan lmas ilk olarak Holzgreve ve ark. taraf ndan raporlanm flt r. [5] Ard ndan Sepulveda ve ark. akardiyak ikiz tedavisinde intrafetal alkol kemosklerozis konusunda en genifl seriyi sunmufllard r. [10] Onlar n serisinde prosedür ortalama 24.7 (aral k 20-32) gebelik haftas nda uygulanm fl ve tüm olgularda teknik olarak baflar l olunmufltur. Toplam yaflam oran neonatal komplikasyon olmaks z n %63 olarak bulunmufltur. Ancak 3 vakada verici ikizin umbilikal damarlar nda tromboz geliflmifl ve hepsinde prosedürden sonra in utero ölüm gerçekleflmifltir (%36). Bu olguda hasta akardiyak ikiz eflinin perfüzyonunun obliterasyonu için tersiyer bir merkeze refere edilmifltir. kiz radyofrekans ablasyonu uygulanm fl ancak ifllem baflar s z olmufl ve akardiyak ikizin dolafl m n n durmad takiplerinde anlafl lm flt r. Bir ay sonra saf alkol enjeksiyonu teknik zorluk olmaks z n baflar ile uygulanm flt r. Bu vakadaki verici ikiz eflinin geç ölümü alkol kemoskleroz prosedürü ile iliflkilendirilmemifltir. ntrafetal alkol enjeksiyonu basit, maliyet koruyucu ve her perinatal merkezde uygulanabilecek bir prosedür olmas na ra men teknikle ilgili majör kayg saf alkolün verici ikizin dolafl - m na da kar flabilme ihtimalidir. Bu hesaba kat ld nda bu teknik kötü prognostik faktörleri olan gebeliklerde ilk tedavi seçene i olarak dikkate al nmamal d r. Sonuç Akardiyak monokoryonik ikiz gebeliklerde görülebilen ve morfolojik olarak normal olan verici ikizi riske atan nadir bir komplikasyondur. Müdahale karar ile ilgili klinik ikilem hala çözülememifltir ve ad m ad m tedavi algoritmas mevcut de ildir. Bu yaz da öncelikle lazer ablasyon ile tedavi denenen ve 1 ayl k ara sonras nda intrafetal alkol enjeksiyonu uygulanan akardiyak ikiz olgu- Cilt 20 Say 1 Nisan
48 fiimflek ÖY ve ark. su sunulmufltur. Bu olgudaki gibi akardiyak fetüsün kan ak m n n oklüzyonunda alkol enjeksiyonu basit bir yöntem olmas na ra men bu yöntem alkol transfüzyonunun yap sal olarak normal ikiz efline geçmesi riski nedeniyle ilk cerrahi müdahale tercihi olarak seçilmemelidir. Ç kar Çak flmas : Ç kar çak flmas bulunmad belirtilmifltir. Kaynaklar 1. Søgaard K, Skibsted L, Brocks V. Acardiac twins: pathophysiology, diagnosis, outcome, and treatment. Six cases and review of the literature. Fetal Diagn Ther 1999;14: Van Allen MI, Smith DW, Shepard TH. Twin reversed arterial perfusion (TRAP) sequence: a study of 14 twin pregnancies with acardius. Semin Perinatol 1983;7: Jelin E, Hirose S, Rand L, Curran P, Feldstein V, Guevara- Gallardo S, et al. Perinatal outcome of conservative management versus fetal intervention for twin reversed arterial perfusion sequence with a small acardiac twin. Fetal Diagn Ther 2010;27: Moore TR, Gale S, Benirschke K. Perinatal outcome of forty-nine pregnancies complicated by acardiac twinning. Am J Obstet Gynecol 1990;163: Holzgreve W, Tercanli S, Krings W, Schuierer G. A simpler technique for umbilical-cord blockade of an acardiac twin. N Engl J Med 1994;331: Porreco RP, Barton SM, Haverkamp AD. Occlusion of umbilical artery in acardiac, acephalic twin. Lancet 1991;337: Malone FD, D Alton ME. Anomalies peculiar to multiple gestations. Clin Perinatol 2000; 27: Sullivan AE, Varner MW, Ball RH, Jackson M, Silver RM. The management of acardiac twins: a conservative approach. Am J Obstet Gynecol 2003;189: Quintero RA, Reich H, Puder KS, Bardicef M, Evans MI, Cotton DB, et al. Brief report: umbilical-cord ligation of an acardiac twin by fetoscopy at 19 weeks of gestation. N Engl J Med 1994;330: Sepulveda W, Corral E, Aiello H, Otaño L, Paredes R, Escobar MF, et al. Intrafetal alcohol chemosclerosis of acardiac twins: a multicenter experience. Fetal Diagn Ther 2004;19: Perinatoloji Dergisi
Neredeyse kaybedilecek (near-miss) obstetrik hasta profili, tedavi sonuçlar ve maternal mortalite de erlendirmesi: Üçüncü basamak merkez deneyimi
Klinik Araflt rma Perinatoloji Dergisi 2012;20(1):1-5 Perinatal Journal 2012;20(1):1-5 künyeli yaz n n Türkçe sürümüdür. Neredeyse kaybedilecek (near-miss) obstetrik hasta profili, tedavi sonuçlar ve maternal
Yo un Bak m Ünitesinde Obstetrik Olgular
118 Perinatoloji Dergisi 2011;19(3):118-122 e-adres: http://www.perinataldergi.com/20110193004 doi:10.2399/prn.11.0193004 Yo un Bak m Ünitesinde Obstetrik Olgular Semra Akköz Çevik Gaziantep Üniversitesi,
T bbi Makale Yaz m Kurallar
.Ü. Cerrahpafla T p Fakültesi Sürekli T p E itimi Etkinlikleri Araflt rmalar ve Etik Sempozyum Dizisi No: 50 May s 2006; s. 7-11 T bbi Makale Yaz m Kurallar Dr. Sebahattin Yurdakul ÖZGÜN ARAfiTIRMA USULE
Bölgemizde ilk trimester tarama testi parametrelerinin medyan düzeylerinin belirlenmesi
Klinik Araflt rma Perinatoloji Dergisi 2012;20(1):6-11 Perinatal Journal 2012;20(1):6-11 künyeli yaz n n Türkçe sürümüdür. Bölgemizde ilk trimester tarama testi parametrelerinin medyan düzeylerinin belirlenmesi
ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler
ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler Metin TUNÇ Seçici Olun ISI' n editoryal çal flanlar her y l yaklafl k olarak 2,000 dergiyi de erlendirmeye tabi tutmaktad r. Fakat de erlendirilen
PERİNATOLOJİ ve ÖNLENEBİLİR ANNE ÖLÜMLERİ. Dr. Şevki ÇELEN ZTB Kadın Sağlığı EAH Perinatoloji Kliniği
PERİNATOLOJİ ve ÖNLENEBİLİR ANNE ÖLÜMLERİ Dr. Şevki ÇELEN ZTB Kadın Sağlığı EAH Perinatoloji Kliniği Perinatoloji Yüksek riskli gebelik Maternal ve fetal sağlığı tehdit eden, mortalite ve morbidite olasılığını
fiekil 2 Menapoz sonras dönemde kistik, unilateral adneksiyel kitleye yaklafl m algoritmas (6)
over kanseri taramas ndaki yetersizli ini göstermektedir. (1) Transvaginal ultrasonografinin sensitivitesinin iyi olmas na ra men spesifitesinin yeterli olmamas kullan m n k s tlamaktad r. Son yay nlarda
POSTPARTUM KANAMA MATERNAL MORTALİTE VE MORBİDİTE
POSTPARTUM KANAMA MATERNAL MORTALİTE VE MORBİDİTE YRD. DOÇ.DR. MEHMET SÜHHA BOSTANCI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM ANABİLİM DALI ÖĞRETİM ÜYESİ Tanımlar MATERNAL ÖLÜM Bir kadının, gebelik
Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1
Deomed Medikal Yay nc l k Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Birinci bask Deomed, 2009. 62
Araflt rma modelinin oluflturulmas. Veri toplama
21 G R fi Araflt rman n amac na ba l olarak araflt rmac ayr ayr nicel veya nitel yöntemi kullanabilece i gibi her iki yöntemi bir arada kullanarak da araflt rmas n planlar. Her iki yöntemin planlama aflamas
Girifl Marmara Üniversitesi Eczac l k Fakültesi Farmakoepidemiyoloji Araflt rma Birimi (MEFEB) Ecz. Neslihan Güleno lu
G R fi Girifl Bu kitapç k Marmara Üniversitesi Eczac l k Fakültesi Farmakoepidemiyoloji Araflt rma Birimi (MEFEB) taraf ndan, befleri t bbi ürünlerin güvenlili inin izlenmesi ve de erlendirilmesi hakk
CO RAFYA GRAF KLER. Y llar Bu grafikteki bilgilere dayanarak afla daki sonuçlardan hangisine ulafl lamaz?
CO RAFYA GRAF KLER ÖRNEK 1 : Afla daki grafikte, y llara göre, Türkiye'nin yafl üzerindeki toplam nufusu ile bu nüfus içindeki okuryazar kad n ve erkek say lar gösterilmifltir. Bin kifli 5. 5.. 35. 3.
Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.11 De erlemelerin Gözden Geçirilmesi
K lavuz Notlar Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.11 De erlemelerin Gözden Geçirilmesi 1.0 Girifl 1.1 Bir de erlemenin gözden geçirilmesi, tarafs z bir hüküm ile bir De erleme Uzman n n çal flmas n
Tablo 2.1. Denetim Türleri. 2.1.Denetçilerin Statülerine Göre Denetim Türleri
2 DENET M TÜRLER 2.DENET M TÜRLER Denetim türleri de iflik ölçütler alt nda s n fland r labilmektedir. En yayg n s n fland rma, denetimi kimin yapt na ve denetim sonunda elde edilmek istenen faydaya (denetim
Gebelikte Viral Enfeksiyonlar
Gebelikte Viral Enfeksiyonlar Prof. Dr. Sabahattin ALTUNYURT Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ABD Perinatoloji BD 2016 İzmir Gebelikte Viral Enfeksiyonlar Gebelikte geçirilen
AR-GE YETENE DE ERLEND R LMES ESASLARI (*)
AR-GE YETENE DE ERLEND R LMES ESASLARI (*) Amaç Madde 1. Bu Esaslar, kurulufllar n teknolojik AR-GE yapma yetene inin TÜB TAK taraf ndan de erlendirilmesine iliflkin usul ve esaslar belirlemektedir. Kapsam
BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9
BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9 Attila Hancıoğlu ve İlknur Yüksel Alyanak Sağlık programlarının izlenmesi, değerlendirilmesi ve ileriye yönelik politikaların belirlenmesi açısından neonatal, post-neonatal
dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir.
TÜB TAK BAfiKANLIK, MERKEZ VE ENST TÜLERDE ÇALIfiIRKEN YÜKSEK L SANS VE DOKTORA Ö REN M YAPANLARA UYGULANACAK ESASLAR (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Esaslar n amac ; Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araflt
2- Bilim ve Danışma Kurulu Onayına Sunulacak Eserlere Đlişkin Yayın
SĐGORTA ARAŞTIRMALARI DERGĐSĐ GENEL YAYIN ĐLKELERĐ VE YAZIM KURALLARI Sigorta Araştırmaları Dergisi ne çalışma göndermek için gerekli kriterler şunlardır: 1- Çalışmanın Genel Yayın Đlkeleri ne uygun olması,
2. Kapsam: Bu prosedür erişkin ve çocuk hastanın yoğun bakım ünitesine kabul edilmesinden taburcu edilmesine kadar yürütülen işlemleri kapsar.
1 / 5 1. Amaç: Bu prosedür, UÜ-SK da yaşam desteğine gerek duyan ve komadaki erişkin ve çocuk hastalara sunulacak yoğun bakım hizmetlerinin eşit, standart ve etkin bir şekilde yürütülmesini sağlamayı amaçlamaktadır.
TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*)
TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Yönetmelik, Türkiye Bilimsel
Baflkanl n, Merkez : Türkiye Bilimsel ve Teknik Araflt rma Kurumu Baflkanl na ba l Marmara Araflt rma Merkezi ni (MAM),
TÜRK YE B L MSEL VE TEKN K ARAfiTIRMA KURUMU YAYIN YÖNETMEL (*) B R NC BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tan mlar Amaç ve Kapsam Madde 1. Bu Yönetmelik ile; Baflkanl k, Merkez ve Enstitülere ait tüm yay nlar
Dr. Aflk n Y ld z 1, Prof. Dr. Atilla Köksal 1, Dr. Külal Çukurova 1, Dr. Adnan Keklik 1, Dr. Neriman Çelik 2, Dr. Hüseyin vit 1
Dr. Aflk n Y ld z 1, Prof. Dr. Atilla Köksal 1, Dr. Külal Çukurova 1, Dr. Adnan Keklik 1, Dr. Neriman Çelik 2, Dr. Hüseyin vit 1 1 zmir Atatürk E itim ve Araflt rma Hastanesi, 3. Kad n Hastal klar ve Do
Bebekte doğum öncesinde kromozomsal ve genetik anormalliklerin tespiti amacıyla yapılır.
AMNİYOSENTEZ Gebelik sırasına bebeğin genetik hastalıkları ve doğumsal anormalliklerini tespit amacıyla doğum kesesinden alınan sıvının incelenmesidir. Doğum kesesinden alınan küçük miktarda sıvıdan çalışılan
KONGENİTAL KALP HASTALIKLARINDAN KORUNMA. Doç. Dr. Kemal Nişli İTF Pediatrik Kardiyoloji
KONGENİTAL KALP HASTALIKLARINDAN KORUNMA Doç. Dr. Kemal Nişli İTF Pediatrik Kardiyoloji Doğumsal kalp hastalığının sıklığı % 0.9 Ciddi anomali % 0.3 Her yıl 1.2 milyon kalp hastası bebek dünyaya gelmekte
Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar
Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: [email protected] H
Üniversite Hastanemizde Maternal Mortalite Oran
Perinatoloji Dergisi Cilt: 16, Say : 1/Nisan 2008 9 e-adres: http://www.perinataldergi.com/20080161002 Üniversite Hastanemizde Maternal Mortalite Oran Ahmet Yal nkaya, Y lmaz Özcan, Zozan Kaya, Zelal Savafl,
Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac
Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun
PER NATOLOJ. www.perinataldergi.com N A T O L O J
ISSN 1300-5251 PER NATOLOJ DERG S www.perinataldergi.com N A T O L O J D E R G Cilt 23 Say 3 Aral k 2015 P E R S S P E R N A T O L O J D E R G Perinatal Tıp Vakfı Türk Perinatoloji Derne i Obstetrik ve
Venöz Tromboembolizmin Önlenmesinde Antitrombotik Tedavi (Birincil Koruma)
.Ü. Cerrahpafla T p Fakültesi Sürekli T p E itimi Etkinlikleri Kanama ve Tromboza E ilim Sempozyum Dizisi No: 36 Kas m 2003; s. 185-189 Venöz Tromboembolizmin Önlenmesinde Antitrombotik Tedavi (Birincil
Uluslararas De erleme K lavuz Notu No. 13 Mülklerin Vergilendirilmesi için Toplu De erleme
Uluslararas De erleme K lavuz Notu No. 13 Mülklerin Vergilendirilmesi için Toplu De erleme 1.0. Girifl 1.1. Bu K lavuz Notunun amac ; Uluslararas De erleme Standartlar Komitesine (UDSK) üye tüm ülkelerde,
Dünyada ve Türkiye de Güncel Verilerle HIV/AIDS. Hacettepe Üniversitesi AIDS Tedavi ve Araflt rma Merkezi (HATAM)
Dünyada ve Türkiye de Güncel Verilerle /AIDS Dr. Aygen Tümer Hacettepe Üniversitesi AIDS Tedavi ve Araflt rma Merkezi (HATAM) Dünyada /AIDS Dünya Sa l k Örgütü (DSÖ)/UNAIDS taraf ndan Aral k 2010 tarihinde
İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ
İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ 120 kinci Bölüm - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi 1. ARAfiTIRMANIN AMACI ve YÖNTEM Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi, tüketici enflasyonu, iflsizlik
2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme
2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme Proje bütçesi haz rlarken dikkat edilmesi gereken üç aflama vard r. Bu aflamalar flunlard r: Kaynak belirleme ve bütçe tasla n n haz rlanmas Piyasa araflt
2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL
2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL NOT: Düzeltmeler bold (koyu renk) olarak yaz lm flt r. YANLIfi DO RU 1. Ünite 1, Sayfa 3 3. DÜNYA HAYVAN POPULASYONU
LABORATUVARIN DÖNER SERMAYE EK ÖDEME SİSTEMİNE ETKİSİ. Prof. Dr. Mehmet Tarakçıoğlu Gaziantep Üniversitesi
LABORATUVARIN DÖNER SERMAYE EK ÖDEME SİSTEMİNE ETKİSİ Prof. Dr. Mehmet Tarakçıoğlu Gaziantep Üniversitesi Bir etkinliğin sonucunda elde edilen çıktıyı nicel ve/veya nitel olarak belirleyen bir kavramdır.
MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES
MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n
HİÇBİR KADIN YAŞAM VERİRKEN ÖLMEMELİ! GÜVENLİ ANNELİK. Doç. Dr. Günay SAKA MAYIS 2011
HİÇBİR KADIN YAŞAM VERİRKEN ÖLMEMELİ! GÜVENLİ ANNELİK Doç. Dr. Günay SAKA MAYIS 2011 1 GÜVENLİ ANNELİK GİRİŞİMİ Yüksek maternal mortalite ve morbiditeyi azaltmak için, 1987 yılında DSÖ öncülüğünde Nairobi
ACOG DİYOR Kİ; DOĞUM TARİHİ TAHMİN METODU. Özeti Yapan: Dr. Esra Esim Büyükbayrak ÖZET
ACOG DİYOR Kİ; DOĞUM TARİHİ TAHMİN METODU Özeti Yapan: Dr. Esra Esim Büyükbayrak ÖZET Gebeliğin doğru tarihlendirilmesi sonuçları iyileştirmek açısından oldukça önemlidir ve ayrıca halk sağlığı ve araştırmalar
Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.9. Pazar De eri Esasl ve Pazar De eri D fl De er Esasl De erlemeler için ndirgenmifl Nakit Ak fl Analizi
K lavuz Notlar Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.9 Pazar De eri Esasl ve Pazar De eri D fl De er Esasl De erlemeler için ndirgenmifl Nakit Ak fl Analizi 1.0 Girifl 1.1 ndirgenmifl nakit ak fl ( NA)
Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi
Otomasyon Sistemleri E itiminde Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Murat Ayaz Kocaeli Üniversitesi Teknik E itim Fakültesi, Elektrik E itimi Koray Erhan Kocaeli Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi,
ANKARA ÜNİVERSİTESİ PSİKİYATRİK KRİZ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ
ANKARA ÜNİVERSİTESİ PSİKİYATRİK KRİZ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ Kuruluş : 27 Ekim 1989 Adres : Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Cebeci Kampüsü Dikimevi - Ankara Tel : 363 03 26-363 03 27 ANKARA ÜNİVERSİTESİ
Bir bölge hastanesinde ölü do um olgular n n retrospektif analizi
Klinik Araflt rma Perinatoloji Dergisi 2012;20(3):135-139 Perinatal Journal 2012;20(3):135-139 künyeli yaz n n Türkçe sürümüdür. Bir bölge hastanesinde ölü do um olgular n n retrospektif analizi Muhammet
Belediyelerde e-arfliv Uygulamalar ile Dijitallefltirme Çal flmalar nda zlenmesi Gereken Yol Haritas
Belediyelerde e-arfliv Uygulamalar ile Dijitallefltirme Çal flmalar nda zlenmesi Gereken Yol Haritas Uzman Zeynep Akdo an Ankara Üniversitesi, Türkiye, [email protected], Prof. Dr. Fahrettin Özdemirci
YEM Ödülleri 2008 YEM M MARIN LK YAPISI ÖDÜLÜ ALTIN ÇEKÜL YAPI ÜRÜN ÖDÜLÜ YEM MEDYA ONUR ÖDÜLÜ YEM M MAR TASARIM ÖDÜLLER www.yemodul.com YEM Ödülleri 2008 YEM M MARIN LK YAPISI ÖDÜLÜ ALTIN ÇEKÜL YAPI ÜRÜN
PRENATAL TARAMA TESTLERİ. Dr.Murat Öktem Düzen Laboratuvarlar Grubu
PRENATAL TARAMA TESTLERİ Dr.Murat Öktem Düzen Laboratuvarlar Grubu Riskler Down sendromu 1/800 Spina bifida 1/1800 Anensefali 1/1800 Trizomi 18 1/3800 Omfalosel 1/6000 Gastroşizis 1/10000 Türkiye de her
6. SINIF MATEMAT K DERS ÜN TELEND R LM fi YILLIK PLAN
SAYILAR Kümeler 6. SINIF MATEMAT K DERS ÜN TELEND R LM fi YILLIK PLAN 1. Bir kümeyi modelleri ile belirler, farkl temsil biçimleri ile gösterir. Belirli bir kümeyi temsil ederken afla da belirtilen bafll
İÇİNDEKİLER. 1. Projenin Amacı... 2. 2. Proje Yönetimi... 2. 3. Projenin Değerlendirilmesi... 2. 4. Projenin Süresi... 2. 5. Projenin Kapsamı...
0 İÇİNDEKİLER 1. Projenin Amacı...... 2 2. Proje Yönetimi... 2 3. Projenin Değerlendirilmesi... 2 4. Projenin Süresi... 2 5. Projenin Kapsamı... 2 6. Projenin Saklanması... 3 7. Proje ve Raporlama... 3
Doç. Dr. Selçuk SELÇUK İstanbul Medeniyet Üniversitesi Göztepe EAH
Near Miss: Tanı ve Yönetim Doç. Dr. Selçuk SELÇUK İstanbul Medeniyet Üniversitesi Göztepe EAH Dünya genelinde 1 yıllık günde gebelik veya doğuma bağlı maternal mortalite > 300.000 830 Tanımlar (WHO 2009)
MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY
MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY brahim ERCAN * 1- GENEL B LG : Motorlu tafl t sürücüleri kurslar, 5580 say l Özel Ö retim Kurumlar Kanunu kapsam nda motorlu tafl
BİYOKİMYASAL TARAMA TESTLERİ HALA GEÇERLİLİĞİNİ KORUYOR MU? STRATEJİ NE OLMALI?
BİYOKİMYASAL TARAMA TESTLERİ HALA GEÇERLİLİĞİNİ KORUYOR MU? STRATEJİ NE OLMALI? Prof. Dr. FİLİZ YANIK PERİNATOLOJİ UZMANLARI DERNEĞİ PRENATAL TARAMA VE TANI AMAÇ Fetal kromozom anomalilerini, Genetik hastalıkları/sendromları
Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.8 Finansal Raporlama çin Maliyet Yaklafl m
Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.8 Finansal Raporlama çin Maliyet Yaklafl m 1.0 Girifl 1.1 Bu K lavuz Notu nun (KN) amac finansal raporlama için De erleme Raporu nu kullananlar ve haz rlayanlar Uluslararas
YÖNTEM 1.1. ÖRNEKLEM. 1.1.1. Örneklem plan. 1.1.2. l seçim ölçütleri
BÖLÜM 1 YÖNTEM Bu çal flma 11, 13 ve 15 yafllar ndaki gençlerin sa l k durumlar ve sa l k davran fllar n saptamay hedefleyen, kesitsel tan mlay c ve çok uluslu Health Behavior in School Aged Children,
B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle
B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle bu ifllemlerin üzerinden al nan dolayl vergiler farkl l k arz etmektedir. 13.07.1956 tarih 6802 say l Gider Vergileri Kanunu
Tam yağlı süt ürünleri tüketen erkeklere kötü haber
Tam yağlı süt ürünleri tüketen erkeklere kötü haber Sağlıklı, güçlü kuvvetli bir erkeksiniz ama çocuğunuz olmuyorsa bu önemli sorunun sebebi yediklerinizle ilgili olabilir. Erkekler üzerinde yapılan bilimsel
Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1
Deomed Medikal Yay nc l k Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Birinci bask Deomed, 2009. çindekiler
Ders 13: DO RULAMA KAYNAKLARI
Do rulama kaynaklar nedir? Do rulama kaynaklar, göstergelerde belirtilen bilginin bulunabilece i kayna a iflaret eder. Bu bilgi kaynaklar ayn zamanda projenin belgelenmesinin bir parças n oluflturur. Göstergede
4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI
4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI Resul KURT* I. G R fi Ülkemizde 4447 say l Kanunla, emeklilikte köklü reformlar yap lm fl, ancak 4447 say l yasan n emeklilikte kademeli
Risk Faktörü Olmayan Olgularda Cinsiyetin Sezaryen H z na ve Do um A rl na Etkisi
62 Perinatoloji Dergisi Cilt: 16, Say : 2/A ustos 2008 e-adres: http://www.perinataldergi.com/20080162004 Risk Faktörü Olmayan Olgularda Cinsiyetin Sezaryen H z na ve Do um A rl na Etkisi Melike Do anay,
T.C. KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ TEZ YAZIM KURALLARI
T.C. KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ TEZ YAZIM KURALLARI Yazı Karakteri Tezde 12 punto Times New Roman yazı biçimi kullanılır. Tezde kullanılan yazı karakteri
Birinci trimester ultrasonografisinde cinsiyet tayini do ruluk yüzdesi
Klinik Araflt rma Perinatoloji Dergisi 2014;22(2):74-78 Perinatal Journal 2014;22(2):74-78 künyeli yaz n n Türkçe sürümüdür. Birinci trimester ultrasonografisinde cinsiyet tayini do ruluk yüzdesi Rahime
GİRİŞ: Açık kalp cerrahisi sonrasında gözlenen komplikasyonlar içinde önemli bir yer teşkil eden cerrahi alan enfeksiyonları, hastalarda görülen morbidite ve mortalitenin önemli bir nedenidir. Açık kalp
UÜ-SK ORGAN VE DOKU NAKLİ PROSEDÜRÜ
Rev. No : 01 Rev.Tarihi : 13 Haziran 2012 1/ 1. Amaç: UÜ-SK da organ ve doku nakli hizmetlerinden yararlanacak hastaların ve/veya canlı vericilerinin başvuru kriterlerinin ve organ bekleme listelerine
Hipertansiyon tan m ve s n flamas
.Ü. Cerrahpafla T p Fakültesi Sürekli T p E itimi Etkinlikleri KARD YOLOJ GÜNDEM Sempozyum Dizisi No: 64 Nisan 2008; s. 67-73 Arteryel Hipertansiyon Tedavisi Prof. Dr. Serap Erdine Dünya Sa l k Örgütü
Makalede Yazar, Başlık Seçimi ve Özetin Yazılması
Makalede Yazar, Başlık Seçimi ve Özetin Yazılması Doç.Dr.Ahmet GÜZEL Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Acil Bilim Dalı, Samsun 1 Sunum Akışı Makale Yazarı kime denir Yazar tanımlamaları Yazar
Ayşe YÜCE Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD.
TÜRKİYE DE TÜBERKÜLOZUN DURUMU Ayşe YÜCE Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD. DSÖ Küresel Tüberküloz Kontrolü 2010 Raporu Dünya için 3 büyük tehlikeden
Yrd. Doç. Dr. Berrin Telatar, 1 Prof.Dr. Ayça Vitrinel, 2 Dr. Serdar Cömert, 3 Doç. Dr. Ethem Erginöz, 4 Dr. Engin Tutkun, 5 Dr.
Yrd. Doç. Dr. Berrin Telatar, 1 Prof.Dr. Ayça Vitrinel, 2 Dr. Serdar Cömert, 3 Doç. Dr. Ethem Erginöz, 4 Dr. Engin Tutkun, 5 Dr. Yasemin Ak n 6 1 stanbul Bilim Üniversitesi T p Fakültesi, Halk Sa l Anabilim
Prof. Dr. Mehmet Haberal, Uluslararas Bilimsel Çal flma S n rlar n Geniflletiyor
Prof. Dr. Mehmet Haberal, Uluslararas Bilimsel Çal flma S n rlar n Geniflletiyor Prof. Dr. Mehmet Haberal, geçen ay yapt görüflmeler ve anlaflmalar sonunda Baflkent Üniversitesi nin uluslararas çal flma
kitap Bireysel fl Hukuku fl Hukuku (Genel Esaslar-Bireysel fl Hukuku)
kitap Bireysel fl Hukuku Prof. Dr. Öner Eyrenci, Porf. Dr. Savafl Taflkent ve Prof. Dr. Devrim Ulucan n birlikte haz rlad klar Bireysel fl Hukuku isimli kitab n ikinci bas s fiubat ay nda Legal Yay nevi
Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas
1 Prof. Dr. Yunus Kishal Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi Tekdüzen Hesap Sistemi ve Çözümlü Muhasebe Problemleri 4. Bas Tekdüzen Muhasebe Sistemi Uygulama Tebli leri
SB Sakarya E itim ve Araflt rma Hastanesi Asinetobakterli Hastalarda DAS Uygulamalar ve yilefltirme Çabalar
SB Sakarya E itim ve Araflt rma Hastanesi Asinetobakterli Hastalarda DAS Uygulamalar ve yilefltirme Çabalar Hmfl. Özlem SANDIKCI SB Sakarya E itim ve Araflt rma Hastanesi, nfeksiyon Kontrol Hemfliresi,
1.3. NİTEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ... 2 1.1. GİRİŞ... 2 1.2. NİTEL ARAŞTIRMALARDA GEÇERLİK VE GÜVENİRLİK SORUNLARI... 2
İÇİNDEKİLER 1. NİTEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ... 2 1.1. GİRİŞ... 2 1.2. NİTEL ARAŞTIRMALARDA GEÇERLİK VE GÜVENİRLİK SORUNLARI... 2 1.3. NİTEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ... 2 1.3.1. ÖRNEK OLAY (DURUM ÇALIŞMASI) YÖNTEMİ...
GÖRÜfiLER. Uzm. Dr. Özlem Erman
GÖRÜfiLER Uzm. Dr. Özlem Erman Son y llarda dünyadaki h zl teknolojik geliflmeye paralel olarak t p alan nda da h zl bir de iflim yaflanmakta, neredeyse her gün yeni tan, tedavi yöntemleri, yeni ilaçlar
ARAMALI VERG NCELEMES NDE SÜRE. Adalet ilkin devletten gelmelidir Çünkü hukuk, devletin toplumsal düzenidir.
ARAMALI VERG NCELEMES NDE SÜRE Adalet ilkin devletten gelmelidir Çünkü hukuk, devletin toplumsal düzenidir. ARISTO 88 ARAMALI VERG NCELEMES NDE SÜRE 1. KONU 213 say l Vergi Usul Kanunu nun (VUK) 142, 143,
Prof Dr Rıza Madazlı Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı
Prof Dr Rıza Madazlı Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Preeklampsi Hipertansiyon (>140/ 90) ve Proteinüri (>0.3 g / 24-s) > 20 gebelik hafta En sık medikal komplikasyon
Gebelikte rutin ilk üç ay taramas n n sonuçlar ve sonras nda yap lan tan sal giriflimler
Klinik Araflt rma Perinatoloji Dergisi 2015;23(1):50 55 Perinatal Journal 2015;23(1):50 55 künyeli yaz n n Türkçe sürümüdür. Gebelikte rutin ilk üç ay taramas n n sonuçlar ve sonras nda yap lan tan sal
K atma de er vergisi, harcamalar üzerinden al nan vergilerin en geliflmifl ve
ÖZEL MATRAH fiekl NE TAB ALKOLLÜ ÇK SATIfiLARINDA SON DURUM H.Hakan KIVANÇ Serbest Muhasebeci Mali Müflavir I. G R fi K atma de er vergisi, harcamalar üzerinden al nan vergilerin en geliflmifl ve modern
Bebekte doğum öncesinde kromozomsal ve genetik anormalliklerin tespiti amacıyla yapılır.
AMNİYOSENTEZ Gebelik sırasına bebeğin genetik hastalıkları ve doğumsal anormalliklerini tespit amacıyla doğum kesesinden alınan sıvının incelenmesidir. Doğum kesesinden alınan küçük miktarda sıvıdan çalışılan
Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler
Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba
Emine Dibek M s rl o lu 1, Didem Aliefendio lu 1, Kibriya Fidan 2, Fatma Nur Çakmak 3, Ali Haberal 2
Perinatoloji Dergisi Cilt: 14, Say : 1/Mart 2006 7 Sa l k Bakanl Ankara Etlik Do umevi ve Kad n Hastal klar E itim ve Araflt rma Hastanesinde Do um Yapan Annelerin Antenatal Bak m Hizmetlerinden Yararlanma
Sosyal Riski azaltma Projesi Kapsamında Şartlı Nakit Transferi Uygulaması Genelgesi 2004 / 64
Sosyal Riski azaltma Projesi Kapsamında Genelgesi 2004 / 64 Tarihi:03.05.2004 Sayısı:2004/64-1838 SAĞLIK BAKANLIĞI Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü ANKARA 03/05/2004 Sayı : B100ACS0140000-9216/1853
Maternal near miss morbidite kavramı ve. Maternal mortaliteyi azaltıcı stratejiler
Maternal Fetal Tıp ve Perinatoloji Derneği ve Uludağ Üniversitesi Tıp fakültesi Perinatolojide Güncel Konular 13 Nisan 2014 Bursa Kervansaray Hotel Maternal near miss morbidite kavramı ve Maternal mortaliteyi
Zihin ve Hareket Engelli Çocuklar çin E itim Araflt rma ve Uygulama Merkezi nde zlenen Olgular n Demografik Özellikleri
TRAKYA ÜN V TIP FAK DERG 2005;22(2):88-92 KL N K ARAfiTIRMA Zihin ve Hareket Engelli Çocuklar çin E itim Araflt rma ve Uygulama Merkezi nde zlenen Olgular n Demografik Özellikleri Demographic Characteristics
KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL DERGİLER YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Senato: 2 Mart 2016 2016/06-6 KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL DERGİLER YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve Kapsam MADDE 1- Bu Yönergenin amacı, Kahramanmaraş
standartlar Standartlar ve Sertifikalar sertifika
standartlar Standartlar ve Sertifikalar sertifika Standartlar ve Sertifikalar.1. Genel Önceki bölümlerde paslanmaz çeliklere ait pek çok özellikler, standartlar ve karfl l klar hakk nda baz bilgiler verilmiflti.
TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE
Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon
Yay n No : 1610 Hukuk Dizisi : Bas - Ekim 2005
I B&M Prof. Dr. Erdener YURTCAN KABAHATLER KANUNU VE YORUMU stanbul 2005 Yay n No : 1610 Hukuk Dizisi : 718 1. Bas - Ekim 2005 ISBN 975-295 - 494-4 Copyright Bu kitab n bu bas s n n Türkiye deki yay n
4/B L S GORTALILARIN 1479 VE 5510 SAYILI KANUNLARA GÖRE YAfiLILIK, MALULLUK VE ÖLÜM AYLI INA HAK KAZANMA fiartlari
4/B L S GORTALILARIN 1479 VE 5510 SAYILI KANUNLARA GÖRE YAfiLILIK, MALULLUK VE ÖLÜM AYLI INA HAK KAZANMA fiartlari Mustafa CER T* I. G R fi Bu yaz da 1479 say l yasaya göre yafll l l k, malullük ve ölüm
DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i
I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m
Sermaye Piyasas nda Uluslararas De erleme Standartlar Hakk nda Tebli (Seri :VIII, No:45)
SMMMO MEVZUAT SER S 5 Sermaye Piyasas nda Uluslararas De erleme Standartlar Hakk nda Tebli (Seri :VIII, No:45) Dr. A. Bumin DO RUSÖZ Marmara Üniversitesi Mali Hukuk Ö retim Üyesi stanbul, Nisan 2006 1
Manisa ili üçüncü basamak 2012 y l amniyosentez sonuçlar
Klinik Araflt rma Perinatoloji Dergisi 2014;22(1):23-27 Perinatal Journal 2014;22(1):23-27 künyeli yaz n n Türkçe sürümüdür. Manisa ili üçüncü basamak 2012 y l amniyosentez sonuçlar Halil Gürsoy Pala 1,
TMS 19 ÇALIfiANLARA SA LANAN FAYDALAR. Yrd. Doç. Dr. Volkan DEM R Galatasaray Üniversitesi Muhasebe-Finansman Anabilim Dal Ö retim Üyesi
1 2. B Ö L Ü M TMS 19 ÇALIfiANLARA SA LANAN FAYDALAR Yrd. Doç. Dr. Volkan DEM R Galatasaray Üniversitesi Muhasebe-Finansman Anabilim Dal Ö retim Üyesi 199 12. Bölüm, TMS-19 Çal flanlara Sa lanan Faydalar
YARDIMCI ÜREME TEKNİKLERİ UYGULAMALARI VE PERİNATAL/NEONATAL ETKİLER
YARDIMCI ÜREME TEKNİKLERİ UYGULAMALARI VE PERİNATAL/NEONATAL ETKİLER Nilüfer Güzoğlu, H. Gözde Kanmaz, Dilek Dilli, Nurdan Uras, Ömer Erdeve, Uğur Dilmen İlk tüp bebeğin 1978 de doğumundan bu yana IVF
ORHAN YILMAZ (*) B- 3095 SAYILI YASADA YAPILAN DE fi KL KLER:
YASAL TEMERRÜT FA Z ORHAN YILMAZ (*) A- G R fi: Bilindi i üzere, gerek yasal kapital faizi ve gerekse yasal temerrüt faizi yönünden uygulanmas gereken hükümler, 19.12.1984 gün ve 18610 say l Resmi Gazete
GALATA YATIRIM A.Ş. Halka Arz Fiyat Tespit Raporu DEĞERLENDİRME RAPORU SAN-EL MÜHENDİSLİK ELEKTRİK TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
22-11-2013 Fiyat Tespit Raporu DEĞERLENDİRME RAPORU İş bu rapor, Galata Yatırım A.Ş. tarafından, Sermaye Piyasası Kurulu nun 12/02/2013 tarihli ve 5/145 sayılı kararında yer alan; payları ilk kez halka
ÇOCUK ve ERGENL KTE GUATR
ÇOCUK ve ERGENL KTE GUATR GUATR NED R? Bu kitapç n içeri i Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derne i nin web sitesinden faydalan larak haz rlanm flt r. www.cocukendokrindiyabet.org Tiroid bezi Guatr Tiroid
Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif
Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam
