TÜRKİYE DE AFET PLANLAMASI VE AFET PLANLARI Türkiye de afet yönetim sisteminin çalışma esasları ile bir afet vuku bulduğunda yapılacak müdahaleleri düzenlemek amacıyla afet planlarının yapılması gerekmektedir. Bu planlama çalışmalarını düzenlemek üzere 15.12.2013 tarih ve 2013/5703 sayılı Afet ve Acil Durum Müdahale Hizmetleri Yönetmeliği yayınlanarak yürürlüğe sokulmuştur. Bu yönetmelik ile afetlerle mücadelede yeni ilkeler ortaya konularak, yeni bir yapılanmaya gidilmesi amaçlanılmıştır. Son elli yıldır uygulanmakta olan ve afet yönetiminin çağdaş gereklerine cevap vermeyen uygulamaya son verilerek yeni bir müdahale sisteminin kurulması amaçlanmıştır. Bu yönetmelik ile getirilmek istenen sistem şu ilkeleri taşımaktadır. Türkiye de afet ve acil durum hizmetlerinin tüm aşamalarını kapsayacak şekilde ulusal ve yerel düzeyde planlama çalışmaları yapılacaktır. Bu çalışmalarda afetlerin hazırlık, müdahale ve ön iyileştirme aşamaları afet yönetimi sistemin aşamaları olarak kabul edilerek yine bu aşamaların göz önüne alınması hedeflenmektedir. Ulusal ve yerel düzeydeki afet planlarının özellikleri: Bu planlarda afete yönelik yürütülecek hizmetlerin tam ve eksiksiz olarak yapılması, hizmet bütünlüğünün korunması, hizmetler arası etkileşimin dikkate alınması esas alınacaktır. Yapılacak planlarda afetlerin türleri göz önüne alınarak müdahale modelleri oluşturulacaktır. Afete müdahale modellerinde ulusal düzeyde koordinasyon niteliğinin, yerel düzeyde ise operasyon niteliğinin bulunması ve bu plan ve modelleri yürütecek ekiplerin organizasyonunu içermelidir. Planlama, Model Oluşturma ve Kapasite Geliştirme Varsayımları: Ulusal ve yerel düzeyde hazırlanacak olan planlar muhtemel afet türlerine, karşılaşılabilecek operasyon risklerine ve muhtemel en kötü senaryolara cevap verebilecek şekilde, her türlü ihtimal göz önüne alınarak geliştirilecek varsayımlara göre yapılacaktır. Afet ve Acil Durum Planları: Türkiye Afet Müdahale Planı: Ulusal ve yerel düzeyde acil durum ve afetler ile mücadele edebilecek, müdahale ve organizasyon sisteminin dizayn edileceği plandır. Türkiye Afet Müdahale Planı, AFAD Başkanlığınca hazırlanır, Afet ve Acil Durum Yüksek Kurulunun kararı ile tamamlanır ve 1
Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girer. Bu plan kapsamındaki sistem 4 ana servisten oluşmaktadır. Bu servisler -Operasyon, -Bilgi planlama, -Lojistik ve bakım, -Finans ve idari işlerden oluşmaktadır. Ulusal düzeyde afet ve acil durumlarda müdahale edilecek servislerin ön gördükleri görevleri yürütmek üzere Ulusal Düzey Hizmet Grupları oluşturulur. Ulusal düzeyde hizmet grupları her plandaki öngörüye göre ilgisi olan bakanlık tarafından oluşturulur. Ana çözüm ortağı olarak adlandırılan bu bakanlığa destek ve yardımcı olacak bakanlıklarda ayrıca belirlenir. Bu bakanlık birimlerine ise destek çözüm ortağı denilmektedir. Ulusal düzeyde afete müdahale edecek olan Türkiye afet planı ile entegre olacak şekilde iki adet daha plan hazırlanır. Bu planlar; - Ulusal Düzeyde Hizmet Grubu Planları - Ulusal Düzeyde Olay Türü Planlarıdır. Afet ve acil durumlarda çalışmaların nasıl yürütüleceğini düzenlemek ve uygulanmaya konulmak üzere hizmet grubu planlarının hazırlanması öngörülmektedir. Bu planlar bu konuyla direkt olarak ilgili olan Bakanlık ve ona destek olacak kurumlar tarafından ortaklaşa hazırlanır. Planlar arsında uyum sağlanabilmesi için AFAD Başkanlığınca denetlenir. Hizmet grubu planlarını gerektirmeyecek nitelikteki afet ve acil durumda ise olay türü planları yapılacak ve devreye sokulacaktır. Hangi afet türü ve hallerinde olay türü planı hazırlanacağı ise Afet ve Acil Durum Yüksek Kurulu tarafından belirlenecektir. - Ulusal düzeyde hizmet grubu planlarının hazırlanması Bu planlar bakanlıklar tarafından yapılacak ve afet hallerinde uygulanacaktır. Afete müdahale zamanlarında hangi servisin hangi bakanlığın organize etmesi öngörülüyor ise, planlamanın da o bakanlık tarafından yapılması gerekmektedir. Bu bakanlık ana çözüm ortağı olarak adlandırılmakta, çalışmalarda bu bakanlığa yardımcı olacak olan bakanlık veya kurum ise destek çözüm ortağı olarak adlandırılmaktadır. 2
Ulusal düzey hizmet grubu planları Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından kontrol edilecektir. Böylece kurumlar arası koordinasyon ve çeşitli hizmet grubu planlarının birbiri arasındaki uyum ve bu planlar arasındaki standartlık sağlanacaktır. Tüm bu planlar Başbakan ve Başbakan Yardımcısı tarafından onaylandıktan sonra yürürlüğe girecektir. Ulusal düzey hizmet grubu planlarında afet çalışmalarında ihtiyaç duyulacak olan ülke düzeyindeki tüm kaynaklar mevcut durumlarına göre tespit edilecek ve envanterleri düzenlenecektir. İl Afet Müdahale Planları Afetlere yerel düzeyde müdahale edebilmek amacıyla İl Afet Müdahale planlarının hazırlanması öngörülmektedir. Bu planlarla ulusal düzeydeki afet planlarıyla uyumlu olacak şekilde taşra afet planlamasının yapılması amaçlanmaktadır. Planlar Valinin başkanlığında ve AFAD İl Müdürlüğünün koordinasyonunda hazırlanacaktır. Planlama çalışmalarına İlde bulunan tüm kuruluşlar ile Yerel Yönetimler yer alacaktır. İl Afet Müdahale Planlarıyla yerel düzeyde bir müdahale organizasyon sistemi oluşturulması öngörülmektedir. Bu sistem içerisinde merkez yapılanmasına paralel olacak şekilde şu birimlerin yapılandırılması amaçlanmaktadır; -Operasyon, -Bilgi planlama, -Lojistik ve bakım, -Finans ve idari işler. Bu servislerin altında ise il düzeyinde etkin olacak şekilde yerel düzey hizmet grupları oluşturulacaktır. Yerel düzey hizmet grupları müdahale hizmetlerini yürütme amacıyla çalışacak ve ulusal düzeyde kurulacak olan hizmet gruplarıyla entegre olacak şekilde çalışacaktır. Ulusal ve Yerel Düzey Afet Müdahale Planlarının ilk bakışta eski yapılanmadan oldukça farklı bir görünüm gösterdiği anlaşılmaktadır. Planlamanın Kamu Yönetimi konseptiyle değil de işletme mühendisliği mantığı ile kurgulandığı görülmektedir. İlk bakıştaki bu görünümün planlamanın detaylandırılması kapsamında ise fazlasıyla eski sisteme 3
kaydığı anlaşılmaktadır. Böyle bir konseptle yapılacak olan afet planlamasının karmaşıklığı içinde barındıracağı kaçınılmazdır. Afet planlarının vazgeçilmez bir özelliği olan basit ve uygulanabilir olma özelliği bu yaklaşımda bulunmamaktadır. İşletme yönetimi bakış açısıyla afet yönetimi ve kent toplumuna afetlerde müdahale edebilme yaklaşımı birbiriyle uyumlu olmayacaktır. Bu özellik ise afet müdahale planlarının başarısız olma sonucunu doğuracaktır. Ulusal Deprem Stratejisi Ve Eylem Planı (USDEP-2023) Deprem hazırlıklarını ve stratejilerini belirlemek üzere 2011 yılında çıkarılmıştır. Eylem Planının amacı depremlerin neden olabilecekleri fiziksel, ekonomik, sosyal, çevresel ve politik zarar ve kayıpları önlemek veya etkilerini azaltmak ve depreme dirençli, güvenli, hazırlıklı ve sürdürülebilir yeni yaşam çevreleri oluşturmak şeklinde özetlenmiştir. 1 USDEP-2023 ün temel hedef ve stratejisi üç ana eksende gruplandırılmıştır. Bunlar; 1- Depremleri öğrenmek, 2- Deprem güvenli yerleşme ve yapılaşma, 3- Depremlerin etkileriyle baş edebilmek. USDEP- 2023 Belgesinde ulusal düzeyde afet hazırlık çalışmalarında belirlenen hedeflere varabilmek için uygulanması amaçlanan eylem türleri de belirlenmiştir. Bu eylem türleri şöyledir; -İşbirliği ve Koordinasyon, -Mevzuat Düzenlenmesi, -Kurumsal Yapılanma, -Kapasite Geliştirme. Tüm afetleri değil de sadece depremleri konu alarak müstakil bir afet eylem planı hazırlanmış olması depremlerin Türkiye açısından en sık karşılaşılan ve en fazla zarar doğuran bir afet türü olması nedeniyledir. Değişik afet türlerine, özellikle de Türkiye de çok sık karşılaşılmayan tsunami, hortum ve tropik fırtınalar ile teknolojik afet türlerine karşı farklı afet planlamalarının da hazırlanması gerekmektedir. Bu farklılıklar nedeniyle ve depremlerin 1 T. C. Başbakanlık Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı, T.C. Başbakanlık Acil Durum ve Afet Yönetimi Başkanlığı, İkinci Baskı, Ankara 2013. 4
etkilerinin Türkiye de çok daha yoğun olarak yaşanmakta olması sonucunda, sadece depremleri merkeze alan bir ulusal eylem planının hazırlanmış olması, afet hazırlıkları ve afet yönetimi politikaları açısından farklılık doğurmaktadır. SONUÇ Türkiye deki afet yönetimi sisteminin 2009 yılında yeniden düzenlenmesiyle birlikte ulusal düzeyde afetlerde görev yapmak üzere tek bir birim yetkili kılınmış ve merkez teşkilatındaki dağınıklık ortadan kaldırılmıştır. Başbakanlığa bağlı olarak kurulan Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı merkezdeki tek yetkili birim olmuştur. Afetlerle ilgili diğer tüm kurum ve kuruluşların yürütecekleri çalışmalar da bu birim tarafından koordine edilmektedir. Afet yönetimi taşra örgütlenmesinde ise her ilde Valiliğe bağlı olarak çalışmakta olan İl Afet ve Acil Durum Müdürlükleri görevlidir. Afetlerde İl Valilerinin nasıl bir çalışma yürüteceği, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüklerinin de nasıl faaliyet göstereceği henüz istenilen ölçüde açıklığa kavuşturulmamıştır. Bu boşluğu doldurmak amacıyla daha önce yürürlükte olan 7269 sayılı Afetler kanunun öngördüğü yetkiler ve çalışma usulleri devreye sokulmaktadır. Bu eksiklikleri gidermek ve İl Afet ve Acil Durum Müdürlüklerinin çalışma esaslarını düzenlemek üzere bir çalışma esasları yönetmeliği çıkarılmıştır (2013/5703 sayılı yönetmelik). Yeni hazırlanmış olan ve uygulamada henüz test edilmemiş olan bu yönetmeliğinde büyük ölçüde eski uygulamalardan etkilenilerek hazırlandığı görülmektedir. Daha önceki afetlerde başarısız sonuçlar veren eski yapının yeni oluşturulan afet sisteminin içine dâhil edilmesi yeni dönem açısından afet yönetimi çalışmalarında yetersizlik ve başarısızlığa davetiye çıkarmaktadır. Yeni afet yönetimi sisteminde İllerde Valinin başkanlığında, karar alacak ve faaliyet gösterecek olan afet yönetimi yapılanmasında karar ve yürütme kurullarına yer verilmiştir. Hâlbuki Afet Yönetimi Merkezi örgütlenmesi için düşünülmüş olan Afet ve Acil Durum Yüksek Kurulu ve Afet ve Acil Durum Koordinasyon Kurulu benzeri bir yapılanma İl ler açısından da gereklidir. Bu yapılanmaya paralel olarak taşra örgütlenmesinde İl Afet ve Acil Durum Karar Kurulu ve İl Afet ve Acil Durum Yürütme Kurulları yeni sistem içinde yer almalıdır. Vali Başkanlığında faaliyet yapacak bu Kurul, afetlerle ilgili olarak İl genelinde uygulanmak üzere kararlar alabilme ve uygulatabilmede tek yetkili olmalıdır. Böylece afetlerle ilgili olarak gerek afet öncesinde ve gerekse afet sonrasında İl genelinde durum 5
değerlendirmesi yapmak, karar almak, koordinasyon sağlamak görevini bu kurullar üstlenmelidir. Ayrıca alınan kararları uygulamak, uygulamayı denetleyip takip etmek görevini de yine hiyerarşi içinde aynı kurullar üstlenmelidir. Afetlerle ilgili olarak taşra teşkilatının çalışmalarında hangi alt birimlerin oluşturulacağı ve bu birimlerin çalışmalarını nasıl yürüteceği de belirlenmelidir. 2013 yılı sonunda çıkarılan bu yönetmelikle afet çalışmalarını merkez ve taşrada yürütmek üzere hizmet birimleri şeklinde bir yapılanma öngörülmüştür. Kanaatimize göre böyle bir yapılanmayı merkezde yürütebilmek ve işlevselliğini sağlayabilmek kısmen mümkün görülmektedir. Ancak böyle bir yapılanma modeliyle afetlerle gerçek hayatta karşılaşılacak yerler olan taşrada başarılı bir afet yönetimi yürütebilmek çok zor görünmektedir. 5902 sayılı yasa öncesinde olduğu gibi Sivil Savunma Hizmet Birimleri veya Afet ve Acil Yardım Çalışma Grupları gibi karmaşık ve işlevsel olmayan yapılanmalarla afet yönetiminde taşra düzeyinde başarılı olmak mümkün değildir. Afet Yönetimi taşra örgütlenmesinde yerel yönetimler mutlaka aktif olarak yerlerini almalıdır. İl Özel İdareleri, Belediyeler ve özellikle Büyükşehir Belediyeleri kendi afet birimlerini (AKOM Afet Koordinasyon Merkezi) oluşturmalı, taşra afet yönetiminde daha aktif olarak rol üstlenmelidir. Yeni afet yönetimi sisteminde yerel yönetimlerin üstleneceği rolün ihmal edildiği görülmektedir. Son birkaç yılda yaşamış olduğumuz ve kentleri etkileyen afetlerde Belediyelerin tüm kurumların ötesinde daha fazla rol almaya başladıkları görülmüştür. Zaten afet sonrası yürütülecek olan müdahale ve kurtarma çalışmalarında insan ve malzeme gücü ve kaynak olarak afet mahalline en yakın kurumlar belediyeler olmaktadır. Kentlerin afet nedeniyle tahrip olan kentsel altyapısı ve ana hizmetleri de Belediyelerin sorumluluğu altında yürütülen hizmetlerdir. Ayrıca belediyelerin iş makinesi kapasiteleri diğer tüm kurumlara göre daha güçlü ve donanımlıdır. Yerel Yönetimlerin bu özellikleri nedeniyle afet öncesinde kentlerin afete hazırlanmasını amaçlayan zarar azaltma ve afete hazırlık çalışmaları ile afet sonrası kurtarma ve kentsel iyileştirme çalışmaları yerel yönetimlerin sorumluluğunda yürütülmelidir. Bu çalışmaların Belediyeleri (özellikle de Büyükşehir Belediyeleri) tarafından üstlenmeleri sağlanmalı, kaynak ve personel tahsisi yapmalarını zorunlu hale getirecek yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Afet sisteminin yeniden yapılandırıldığı günümüzde ülke genelinde Belediyelerin, metropollerde ise Büyükşehir Belediyeleri ile o ildeki İlçe Belediyelerinin afet 6
yönetiminde daha aktif rol alması ve sorumluluk üstlenmesini sağlayacak düzenlemeler yapılmalıdır. 5902 sayılı kanunun getirmiş olduğu afet yönetiminin yeni yapılanması bir kaç yılı bulan bir süredir yürütülmektedir. Bu süre sonucunda afet yönetimindeki (özellikle merkezi yönetimdeki) çok başlı ve dağınıklığın nispeten giderildiği görülmektedir. Taşra teşkilatı uygulamasında ise hala geçmişten gelen alışkanlıkların devam ettirildiği, yeni sistemim tam olarak oluşturulamadığı görülmektedir. Ayrıca henüz başlangıç aşamasında olan bu yeni sistem ve örgütlenmenin etkinliği ve kapsayıcılığını sağlayacak çalışmaların tamamlanmadığı gözlemlenmektedir. 7