Değişen Ekonomi, Değişen Teori



Benzer belgeler
KIRSAL YERLEŞİM TEKNİĞİ

KIRSAL YERLEŞİM TEKNİĞİ

EK : DIŞSAL TASARRUFLAR ( EKONOMİLER )

Banka Kredileri ve Büyüme İlişkisi

ONBĠRĠNCĠ BÖLÜM BÜYÜME, KALKINMA VE YOKSULLUKLA MÜCADELE

Makro İktisat II Örnek Sorular. 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120

1 MAKRO EKONOMİNİN DOĞUŞU

Ekonomi I FĐRMA TEORĐSĐ. Piyasa Çeşitleri. Tam Rekabet Piyasası. Piyasa yapılarının çeşitli türleri; Bir uçta tam rekabet piyasası (fiyat alıcı),

TÜRKİYE DE KENTSEL KADEMELENMENİN LOJİSTİK SEKTÖRÜ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ YÜKSEK LİSANS TEZİ. Adem SAKARYA

İKTİSADÎ DÜŞÜNCENİN EVRİMİ (Başlangıcından Neoklasiklere) (İktisada Giriş I dersi için yardımcı kısa notlar)

Ünite 3. Ana Ekonomik Sorunlar Ve Ekonomik Düzen. Büro Yönetimleri Ve Yönetim Asistanlığı Önlisans Programaı EKONOMİ. Ögr. Öğr.

Dış Ticaret Politikası-Giriş Dr. Dilek Seymen Dr. Aslı Seda Bilman

İÇİNDEKİLER Sayfa ÖNSÖZ... v İÇİNDEKİLER... vi GENEL EKONOMİ 1. Ekonominin Tanımı ve Kapsamı Ekonomide Kıtlık ve Tercih

KARŞILAŞTIRMALI ÜSTÜNLÜK TEORİSİ

ÇEVRESEL TARIM POLİTİKASI

MALİYE BÖLÜMÜ 2013 VE SONRASI GİRİŞLİ ÖĞRENCİ MÜFREDATI

1. YARIYIL (GÜZ) 2. YARIYIL (BAHAR)

1 İKTİSAT İLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR

1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ

İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLERDE OTORİTE KAYNAK: SourceOECD

KURAM VE ARAŞTIRMA. NEUMAN (2000), CHP-3 Theory and Research

İktisat Nedir? En genel haliyle İktisat bir tercihler bilimidir.

FİYATLAR GENEL DÜZEYİ VE MİLLİ GELİR DENGESİ

ÜRETİM VE MALİYETLER

BÖLGE VE NÜFUSUN GENEL DURUMU. Doç.Dr.Tufan BAL

HAZİRAN 2016 Gebze Ticaret Odası Ticaret Bölümü

İktisat Tarihi I. 6-7 Ekim

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T + U Saat Kredi AKTS

Türkiye deki İBBS2 Bölgelerini Lojistik Firmalarının Dağıtım Sistemleri ile Tekrar Düşünmek

3. Keynesyen Makro İktisat Teorisi nin Bazı Özellikleri ve Klasik Makro İktisat Teorisi İle Karşılaştırılması

Yaz Puantı ve Talep Yönetimi

DR. Caner Ekizceleroğlu

R KARLILIK VE SÜRDÜRÜLEB

DERS PROFİLİ. İktisadi Düşünce Tarihi ECO419 Güz Yrd. Doç. Dr. Serhat Koloğlugil

Pazarlama: Tanım, Tarihçe, Kavramlar

İKTİSAT BİLİMİ VE İKTİSATTAKİ TEMEL KAVRAMLAR

D- NASIL YAZMALI? ÖRNEKLER

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

I. Dünya Savaşı öncesi dağıtım ve satış yönlü

2018 / 2019 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSLARI 11. SINIF COĞRAFYA DERSİ YILLIK PLAN ÖRNEĞİ

İleri Mikro İktisadi Analiz. Bahar Prof.Dr. Ertuğrul Deliktaş

Sayı / Number 4, Güz / Autumn 2016 / ss / ISSN: Geliş Tarihi/ Received: Kabul Tarihi/ Accepted:

İktisada Giriş (TOUR 122) Ders Detayları

9. HAFTA DERS NOTLARI İKTİSADİ MATEMATİK MİKRO EKONOMİK YAKLAŞIM. Yazan SAYIN SAN

DERS PROFİLİ. Türkiye Ekonomisi ECO420 Bahar Prof. Dr. Nesrin Sungur Çakmak

Dr. A. Tarık GÜMÜŞ Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Anabilim Dalı. Sosyal Devlet Anlayışının Gelişimi ve Dönüşümü

DERS BİLGİLERİ ULUSLARARASI İKTİSAT TPB

Alabalık ÜretimindePazarlama Sorunları ve Çözüm Önerileri

ÜNİTE:1. Devlet ve Ekonomi ÜNİTE:2. Kamu Maliyesinin İşlevleri ÜNİTE:3. Türkiye de Kamu Kesimi ÜNİTE:4. Kamu Maliyesinde Karar Alma ÜNİTE:5

2010 OCAK NİSAN DÖNEMİ HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ

1: YÖNETİM-YERİNDEN YÖNETİME İLİŞKİN KAVRAMSAL ÇERÇEVE...1

ÇALIŞMA SORULARI. S a y f a 1 / 6

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS MAKRO İKTİSAT TEORİSİ MAK

Yasin ÇOBAN İŞLETME İKTİSADI

Courses Offered in the MSc Program

Turizm ekonomisi (TUR 510) Ders Detayları

Courses Offered in the MsC Program

Doç.Dr.Dilek Seymen DEÜ.İİBF İktisat Bölümü

Uluslararası Siyasi İktisat (IR211) Ders Detayları

1 TEMEL İKTİSADİ KAVRAMLAR

MESLEKİ EĞİTİM, SANAYİ VE YÜKSEK TEKNOLOJİ

TARIM ÜRÜNLERİ TİCARETİNİN ULUSLARARASI BOYUTU

KYM363 Mühendislik Ekonomisi

Talep ve arz kavramları ve bu kavramları etkileyen öğeler spor endüstrisine konu olan bir mal ya da hizmetin üretilmesi ve tüketilmesi açısından

ORMAN ENDÜSTRİ POLİTİKASI DERS 3

MALİYE ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS

İŞLETMELERİN EKONOMİDEKİ ÖNEMİ IMPORTANCE OF ENTERPRISES IN THE ECONOMY

Dersin Planı (Bu ders sunumunun hazırlanmasında büyük ölçüde Nevzat Güran ve Sadık Acar ın ders notu ve kitaplarından yararlanılmıştır)

TÜRK PERAKENDE SEKTÖRÜ VE BEKLENTİLERİMİZ

SAĞLIK HİZMETLERİ YÖNETİMİ

DURGUNLUK VE MALİYE POLİTİKASI

DERS KODU DERS ADI ZORUNLU TEORİ UYGULAMA LAB KREDİ AKTS Atatürk İlkeleri ve İnkılap AIT181 Tarihi I Zorunlu

tepav Kasım2012 N DEEĞERLENDİRMENOTU ÜRÜN TİCARETİNİN FİNANSALLAŞMASININ TARIMSAL ÜRÜN VE GIDA FİYATLARINA ETKİLERİ

Daha Yeşil ve Daha Akıllı: Bilgi ve İletişim Teknolojileri, Çevre ve İklim Değişimi

GENEL EKONOMİ DERS NOTLARI

Komisyon İKTİSAT ÇEK KOPAR YAPRAK TESTİ ISBN Kitapta yer alan bölümlerin tüm sorumluluğu yazarlarına aittir.

DERS PROFİLİ. Uluslararası İktisat ECO311 Güz Yrd. Doç. Dr. Aslı Şen-Taşbaşı

EKONOMİK SÜREÇ İÇİNDE DEVLETİN FONKSİYONLARI KAMU HİZMETLERİ DIŞSALLIKLAR KAMU HARCAMALARININ ARTIŞINA YÖNELİK GÖRÜŞLER

T.C. SELÇUK ÜNİVERSİTESİ MİMARLIK FAKÜLTESİ ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA BÖLÜMÜ EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÖĞRETİM PLANI

Nüfus ve Kalkınma İlişkisi: Türkiye (TÜİK'in Yeni Nüfus Projeksiyonları Işığında)

İŞLETME ve İŞLETME İkinci Öğretim BÖLÜMLERİ 1. SINIF (Güz Dönemi) 2. SINIF (Güz Dönemi) AKTS Dersin. Kodu. veya İŞL.219

DÜNYA TARIM ÜRÜNLERİ TİCARETİ

Doç.Dr.Dilek Seymen DEÜ.İİBF İktisat Bölümü

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1: EKONOMİ İLE İLGİLİ DÜŞÜNCELER VE TEMEL KAVRAMLAR...

İŞLETME ve İŞLETME İkinci Öğretim BÖLÜMLERİ 1. SINIF (Güz Dönemi) 2. SINIF (Güz Dönemi) AKTS Dersin. Kodu. veya İŞL.219

2010 OCAK MART DÖNEMİ HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI

Ekonomi. Doç.Dr.Tufan BAL. 3.Bölüm: Fiyat Mekanizması: Talep, Arz ve Fiyat

TÜRKİYE ET ÜRETİMİNDE BÖLGELER ARASI YAPISAL DEĞİŞİM ÜZERİNE BİR ANALİZ

DERS PROFİLİ. Makroekonomi ECO202 Bahar Yrd. Doç. Dr. Özlem İnanç

SAY 203 MİKRO İKTİSAT

TARIM POLİTİKASI. Prof. Dr. Emine Olhan. A.Ü.Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

Yeni Dış Ticaret Teorileri

Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu?

DERS PROFİLİ. İktisata Giriş II ECO 102 Bahar Asst. Prof. Özlem İnanç

EĞİTİM ÖĞRETİM YILI SORGULAMA PROGRAMI

İŞLETME ve İŞLETME İkinci Öğretim BÖLÜMLERİ 1. SINIF (Güz Dönemi) 2. SINIF (Güz Dönemi) İŞL.103 Genel Muhasebe I 3 5 SRV.211 Statistics I 3 5 İKT.

KAYNAKLAR Hüseyin, Şahin, Türkiye Ekonomisi, Ezgi Kitabevi, 2007.

Transkript:

Değişen Ekonomi, Değişen Teori Adem Sakarya 1 Öz: Mekân sürekli değişen bir yapıya sahiptir. Bu değişim mekânı etkileyen öğelerin değişiminden kaynaklanmaktadır. Bu öğelerden birisi de ekonomidir. Ekonomideki değişim mekânı etkilemekte ve sonuçta mekân/ yerleşme düzeni aracılığı ile üretilen teorileri de değiştirmektedir. Bu çalışmada, ekonomik değişimin teorileri ne şekilde değiştirdiği kademelenme teorisi kapsamında incelenmiştir. İnceleme farklı ekonomik özelliklere sahip olan neo klasik ve çağdaş dönemlerde üretilen kademelenme teorileri üzerinden yapılmıştır. Teorilerin oluşumunda baskın olan faktörlerdeki değişim, teorilerdeki genel değişimi ortaya koymaktadır. Sonuç olarak neo klasik dönemde üretilen teorilerin oluşumunda tüketici davranışlarının daha baskın olduğu, çağdaş dönemde üretilen teorilerde ise üretici kararlarının etkin olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Kademelenme teorisi, ekonomi, mekân, neo klasik dönem, çağdaş dönem Abstract: Space has a continues changing structure. This change originates from the changing of units affecting space. One of these units is economy. Changing in economy affects space and also theories established via space/ settlement patterns. In this study, the question of how changes in economy change the theories is examined within the scope of urban hierarchy theories. This examination is done through neo classical and contemporary terms that have different economic base; the first one is statist, the second one is liberal economy. Changes in dominant factors at establishment of theories produce main changes in theories. As a conclusion, it is seen that in theories established at neo classical term consumer behaviors, while in contemporary term producer decisions are dominant. Keywords: Hierarchy theory, economy, space, neo classical term, contemporary term 1 Yıldız Teknik Üniversitesi, Şehir ve Bölge Planlama Bölümü, İstanbul: ademsakarya@yahoo.com.tr

1. Giriş Yerleşme organizasyonu salt coğrafyaya bağlı olarak değişip gelişmemekte, bunun yanında birçok faktör bu organizasyonu etkilemektedir. Bu faktörlerden birisi de ekonomidir. Ekonominin yerleşme organizasyonunu etkilemesi ise farklı araçlar ile olmaktadır. Yerleşmede yer alan üreticilerin kâr maksimizayonu amacı kapsamındaki davranışları, yerleşmede yaşayan bireylerin homo economicus davranışı ile maksimum ekonomik fayda elde etme eğilimi ve içinde bulunulan dönemin/ devletin ekonomik yapısı, ekonominin yerleşmeyi etkileme araçlarından bir kaçıdır. Bu araçlardan devletin ekonomik yapısı diğer iki aracı etkilemekte, dolayısıyla yerleşmeyi ekonomik açıdan etkileyen önemli bir araç olmaktadır. Ekonominin yerleşmeyi etkilemesi sonucu ortaya çıkan yapı yerleşmelerin kademelenmesi teorisinde açık bir şekilde görülmektedir. Bu teori, ekonominin mekân/ coğrafya ile kesiştiği noktada ortaya çıkmaktadır. Farklı yerleşmelerin bu kesişim sonucu farklı ekonomik kimlikler elde etmesi yerleşmeler arasında bir kademelenmenin oluşmasına yol açmaktadır. Yerleşme organizasyonunu etkileyen bir araç olan devletin ekonomik yapısı süreç içerisinde geliştirilen yeni akımlar kapsamında değişmektedir. Dolayısıyla bu değişim yerleşme organizasyonunu ve bu organizasyon sonucu oluşturulan yerleşmelerin kademelenmesini yönelik teorileri de değiştirmekte, ekonominin yerleşmeye etkisini farklılaştırmaktadır. Ekonomik yapının değişmesi ile oluşan kademelenme teorisinin değişimi, teorinin ilk ortaya çıktığı neo klasik dönemden, teoriye yönelik yeni bakışın geliştirildiği çağdaş 2 döneme (1960 sonrası) geçişte açık bir şekilde görülmektedir. Bu nedenle bu çalışmada kademelenme teorisi incelenerek, neo klasik ve çağdaş dönemler arasındaki geçirdiği değişim ortaya konulmuştur. 2. Kademelenme Teorisi Kademelenme ile ilgili teoriler farklı yaklaşımlar sonucu elde edilmiştir. Bazıları yerleşmeler arası ilişkiler gibi dinamik bir yapıya dayanırken bazıları da daha statik bir bakış açısı olarak nüfus vb veriler ile yerleşmeler arası bir hiyerarşi ortaya koymuştur (örn. Zipf modeli). Yerleşmeler arası ilişkiler, devlet ekonomisinin mekâna etkisindeki araçlar olan firma ve birey davranışlarına (yük ve insan akımı) dayanmaktadır, dolayısıyla devlet ekonomisindeki değişim, yerleşmeler arası ilişkilere dayanılarak oluşturulan teorilerde karşılığını bulmaktadır. Bu nedenle bu çalışmada dinamik kademelenme teorileri ele alınarak süreç içersinde geçirdiği değişim incelenmiştir. Kademelenme teorisi ilk olarak 1933 yılında Walter Christaller ın Merkezi Yerler Kuramı adı ile ortaya koyduğu çalışmasında yer almaktadır. Bu teori ekonomi ile coğrafyanın ilk kesişme noktasını oluşturmaktadır. Bununla birlikte Krugman a (1996) göre kent kademelenmesinde iki temel teorik yaklaşım vardır; İlk olarak kademelenme teorisinin ortaya konulması ve geliştirilmesi kapsamında Christaller ve Lösch ün teorileri (neo klasik yaklaşım) 2 Burada bahsedilen çağdaş yaklaşımlar dönem olarak liberal ekonominin hâkim olduğu döneme denk gelmektedir

İkinci olarak da çağdaş bir yaklaşım olarak kabul edilen Henderson teorisi Bu çalışmalara ek olarak Krugman ın kademelenme çalışması da çağdaş yaklaşımlar içerisinde ele alınmaktadır. 2.1. Neo Klasik Teoriler Klasik iktisat temel olarak serbest ekonomiye dayanan bir yapıya sahiptir. Bu tür ekonomilerde, ekonomik anlamda, özel sektör ön planda olurken devlet geri planda kalmıştır. Sistemde ortaya çıkan üretim, arz, herhangi bir müdahale olmadan yine sistemde yeterli talebi bulacaktır ve sistem dengelenecektir öngörüsü hâkimdir (Güngör, 2002). Bu öngörü özellikle klasik iktisat kuramı kurucularından olan Adam Smith in Milletlerin Refahı kitabında ortaya konulmaktadır. 19. yy ikinci yarısında Alfred Marshall klasik ekonomiye ilk temel eleştiriyi gerçekleştirmiştir. Marshall a göre herhangi bir müdahale olmadan, hızlı büyüme gösteren sanayileşme uzun çalışma saatlerine, toplumsal sağlık sorunlarının görülmesine, sağlığa zararlı çalışma koşullarına vb. neden olmaktadır. Eleştiriler sonucunda ortaya konulan öneri ise ekonomide devletin sınırlı müdahalesinin gerekliliğidir. Bu öneri kapsamında neo klasik kuram oluşturulmuştur. Klasik kuramdan tamamen farklı olmayan neo klasik yaklaşım, klasik kuramın ortaya çıkardığı sorunlara çözüm getirmeye çalışmaktadır. Kuram 1870 lerde başlamış ve liberal ekonominin hissedilmeye başlandığı 1960 lı yıllara kadar iktisat biliminde kalmıştır (Güngör, 2002). Klasik iktisatta yer alan ekonomik modellerde temel amaç büyüme iken neo klasik iktisat yaklaşımında ise dengeli büyüme kavramı esas alınmış ve bu kapsamda klasik iktisadın sorunlarına çözüm aranmıştır. Bu amaç çerçevesinde neo klasik yaklaşımda sektör ve bölge kavramlarına yer verilerek dengeli büyümenin yolları aranmıştır. Neo klasik büyüme modellerine bağlı olarak yerleşmelerdeki mevcut yapıya yönelik ilk teoriler Walter Christaller ve Lösch tarafından ortaya konulmuştur. Bu çalışmaların devamında Walter Isard çalışmaları geliştirerek ekonomik faaliyetlerin, üretimin bölgesel dağılımını çözmeye yönelmiştir (Dinçer, 1994). Dicken ve Llyod (1990) neo klasik dönemde yapılan 3 kademelenme çalışmasından bahsetmektedir; ilki Christaller ve ikincisi Lösch tarafından ortaya konulan dinamik teoriler iken sonuncusu Zipf in nüfus ve sıra ilişkisinden yola çıkarak statik bir yapı ile tanımladığı Sıra Büyüklük Kuralı çalışmasıdır. Teoriler ortaya konulurken çeşitli kabuller yapılmıştır. Bu kabulleri iki başlıkta ele alınabilir (Dicken ve Llyod, 1990): Arazinin tüm noktalarda aynı özellik göstermektedir Nüfusu oluşturan bireyler aynı özelliklere sahiptir. Üreticiler kâr maksimizayonu ve tüketiciler minimum maliyet kapsamında hareket ederler 2.1.1. Christaller, Merkezi Yerler Teorisi Kademelenme ile ilgili ilk teoriyi oluşturan bu çalışma, Walter Chrsitaller tarafından

1933 yılında Güney Almanya da yer alan yerleşmelere yönelik gözlemler sonucu oluşturulmuştur. Çalışma Güney Almanya da Merkezi Yerler adı ile yayınlanmıştır (Dinler, 2008). Yerleşmelerin büyüklüklerinin nasıl değiştiğini, aralarındaki ilişkilerin nasıl olduğunu, şehirlerin büyüklüğünü ve dağılışını nasıl bir istatistik içerisinde olduğunu merak etmesi Chrsitaller ı bu çalışmayı yapmaya yönlendirmiştir (Dinler, 2008). 2825 yerleşmeyi inceleyen Christaller, yerleşmelerin merkezinde yer alan fonksiyonları, merkez etkisinde kalan alanları ve yerleşmeler arası ilişkileri inceleyerek Güney Almanya da 7 kademeli bir yapı olduğunu gözlemlemiştir (Tümertekin ve Özgüç, 2006). Resim 1: Güney Almanya yerleşme merkezlerinin kademelenmesi (Kaynak: Christaller, 1933) Christaller, kasabadan ülke merkezine kadar 7 kademede oluşan bu yapıda aynı kademe merkezlerin etkisindeki nüfusların birbirine yakın, sahip oldukları fonksiyonların ise birbirlerine paralel oldukları gözlemlemiştir. Yapılan bu gözlemler sonucu Christaller merkezi yerler teorisini oluşturmuştur. Bu teorinin temeli, diğer alanlarda bulunmayan ürün ve hizmetlerin merkezlerde bulunması ve bu merkezlerden temin edilmesidir. Bu nedenle tüketiciler ihtiyaçları doğrultusunda merkeze giderler, bu durum merkezin yerleşmede bir etki alanı oluşturmasına sebep olmuştur. Merkezler ise sahip oldukları farklı fonksiyonlar kapsamında kademelenmektedir. Üst kademe merkezler, alt kademe merkezlerin sunduğu hizmetlerin tamamı ve bunun dışında da farklı hizmetler sunmaktadır, bu kapsamda alt kademe merkezler, üst kademe merkezlerin etki alanında kalmaktadır (Hottes, 1983). Merkezlerin etki alanlarını inceleyerek Christaller 3 temel sunumundan (K kuralı) bahsetmektedir. Alışveriş, ulaşım ve yönetim olarak belirlenen bu hizmet sunumlarına bağlı olarak merkezin etki alanı belirlenmektedir. Bir merkez alışveriş kuralına göre kendi yer aldığı yerleşmenin hem alan hem de nüfus olarak 3 katına, ulaşıma göre 4 katına ve yönetim olarak 7 katına hizmet etmektedir (Dicken ve

Llyod, 1990). Teoriye yönelik bu genel bakışın ardından merkezin ve etki alanının hangi kriterler sonucu belirlendiğinin tespiti önemlidir. Merkezin seçimine yönelik Christaller herhangi bir tespitte bulunmamaktadır. Ancak diğer neo klasik kuramlardan çıkarımlar ile merkezin belirlenmesinde firmanın kendisi için en uygun yer seçiminin temel etken olduğu anlaşılmaktadır. Merkezin etki alanın belirlenmesinde ise Christaller tüketici davranışlarının belirleyici olduğunu söylemiştir. Tüketici ekonomik birey davranışı ile maliyeti gözetir, aynı kademe iki merkezden kendisine yakın olanı tercih eder ve bu şekilde merkezin etki alanı/ kent sınırı belirlenir. Etki alanının belirlenmesinde merkezde yer alan firmanın/ firmaların etkin olmaması bu teoriden önemli bir çıkarımdır. 2.1.2. Lösch Lösch, Chirstaller teorisine eleştirel bir bakış açısı ile oluşturduğu kademelenme çalışmasını 1940 yılında yayınlamıştır (Mulligan ve diğ. 2012). Christaller modelinin çok keskin sınırlara sahip olması, mikro ekonomik (firma) etkilerin modelde yer almaması, merkez etkisinde bulunan alanın tespitine yönelik ortaya konulan 3 K ( alışveriş, ulaşım, yönetim) değerinin yetersiz olduğu gibi eleştiriler bu çalışmanın temelini oluşturmaktadır (Dicken ve Llyod, 1990). Lösh e göre her hizmetin/ ürünün farklı etki alanları vardır, bu nedenle 150 farklı K değeri belirlemiştir. Tüm yerleşmeleri etkisi altında bulunduran merkez (metropol) bu 150 farklı K değerinin tamamına sahipken en alt yerleşme tek bir K değerine sahiptir (Dicken ve Llyod, 1990). Yerleşme merkezleri sahip oldukları K değerine göre kademelenmektedir. Kademelenme kapsamında yerleşme organizasyonunu ortaya konulduğunda bir dairenin (merkezinde tüm hizmetleri içeren metropolün bulunduğu) 12 eşit parçaya bölünmesi gibi 30 derecelik alanlar ortaya çıkmaktadır. Bu alanlardan 6 tanesi üst kademe merkez sayısı fazla olan zengin bölge iken diğer 6 tanesi alt kademe merkez sayısının fazla olduğu yoksul bölgedir (Dicken ve Llyod, 1990). Fakir Bölge Zengin Bölge Resim 2: Lösch yerleşme kademelenmesi (Kaynak: Dicken ve Llyod, 1990)

Lösch teoriyi oluştururken Christaller teorisine yönelik yaptığı mikro ekonomik etkiyi içermeyen bir yaklaşım olma eleştirisi üzerine yoğunlaşır. Christaller ın yerleşme organizasyonun belirlenmesinde kullanıcının temel alınması fikri yerine Lösch firma arzı ile tüketici taleplerinin birlikte mekânsal organizasyonu oluşturduklarını belirtmektedir (Mullingan ve diğ. 2012). Bu fikir Lösch ü bu etkiler kapsamında mekânsal organizasyonun nasıl oluşacağı sorusuna yöneltmiştir. Lösch e göre yerleşmede merkezin seçimi firmaya bağlıdır. Firma kârını en yüksek değere çıkarmak için maliyetlerini minimuma düşürme çabasındadır, bu nedenle kendisi için avantajlı bir noktayı seçer ve hizmet sunar. Yerleşme sınırının belirlenmesinde ise tüketici davranışları belirleyicidir. Birey, Christaller teorisinde olduğu gibi, aynı hizmeti sunan merkezlerden kendisine en yakını tercih eder ve bu şekilde kendisi için merkeze uygun uzaklıkta yer alır. Bunun dışında Lösch, Christaller dan farklı olarak firma üzerinden de yerleşme/ kent sınırını incelemiştir. Lösch, bu noktada tüketici taleplerinden yola çıkarak firmanın karşılayabileceği toplam talebi hesaplamış ve bunu yerleşmeye yansıtarak da firmanın kârının maksimum olduğu sınırın incelediği yerleşmelerde geçerli olduğunu belirtmiştir. (Mulligan ve diğ, 2012), (Dicken ve Llyod, 1990). Yerleşme organizasyonunda birey ve firma etkilerini açıklayan Lösh teorisi yeni bir merkezin oluşması konusuna değinmemiştir. Bu nedenle bu teori Christaller teorisi gibi statik bir yapıya sahiptir. 2.2. Çağdaş Teoriler Klasik kuramın aksayan yönlerini düzeltmeye çalışan neo klasik kuram 1960 lı yıllarda zayıflamaya başlamıştır. Dengeli kalkınmayı sağlamaya çalışan devletin ekonomideki rolü giderek zayıflamış ve özel sektör ekonomide etkin bir konuma, klasik ekonomideki gibi, gelmiştir. Neo klasik dönemden çağdaş döneme geçildiğinde ekonomideki değişimin yanında mekânın değişimi dolayısıyla mekândan kaynaklanan teorilerin değişimi de söz konusu olmuştur. Kademelenme teorilerinin de değiştiği bu dönemde birçok çalışma yapılmış ve teoriler ortaya konulmuştur. Bu teorilerden ilki 1974 yılında Henderson tarafından ortaya konulmuştur. Daha sonra Stiglitz (1977), Wilson (1987), Hobson (1987), Abdel- Rahman (1988), Rivera Batiz (1988), Fujita (1990) ve Krugman, (1994-96) tarafından çalışmalar yapılmıştır (Rahman, 2003). Bu çalışmalardan Henderson un çalışması, neo klasik dönemde ortaya konulan teorilerin ilk defa geliştirilerek çağdaş yaklaşım kapsamında ele alındığı bir çalışmadır (Krugman, 1994). Bu nedenle neo klasik teoriler ile çağdaş teoriler arasındaki köprü mahiyetinde olması nedeni ile önemlidir. Diğer önemli bir teori de Krugman tarafından ortaya konulmuştur. Yeni ekonomik coğrafya akımının kurucularından olan Krugman ın oluşturduğu bu teori çağdaş kademelenme teorilerinin sonuncusudur.

2.2.1. Henderson Teorisi Kent türlerine ve büyüklüklerin yönelik analiz ve değerlendirmelerde bulunan Henderson, kademelenme ile ilgili teorisini 1974 yılında The Sizes and Types of Cities ismi ile yayınladığı çalışması ile ortaya koymuştur. Henderson, teorisinde kentte yaşayan halkın refahı ile kent büyüklüğü arasındaki bir ilişkiden bahseder. Bu ilişki çerçevesinde kent kendisi için ideal bir büyüklüğe ve yaşayanlar herkes için aynı olan, ideal refah seviyesine ulaşır. Kentlerin kendileri için ideal büyüklükleri ise kentte yer alan firmaların üretim türlerine göre değişir (Krugman, 1996). Neo klasik teorilere eleştirel bakışla oluşturulan bu çalışmada Henderson, neo klasik teorilerin eksik yönü olan mikro ekonomik bakış açısını geliştirmiş ve ekonominin/ pazar güçlerinin kenti nasıl şekillendirdiklerini, kent büyüklüğünü nasıl etkilediklerini sorgulamıştır (Henderson, 1974). Sorgulama temelde 4 başlık altında yapılmıştır (Henderson, 1974); 1. Ekonominin neden kenti vardır? 2. Kent büyüklüğünü ne sınırlar? 3. Kent büyüklüğü neden değişir? 4. Üretim ve tüketim yapısının oluşturduğu kent büyüklüğü en uygun mudur? Sorgulanan başlıklar incelendiğinde Henderson un teorisini geliştirmede üretim, tüketim, kent büyüklüğü ve ekonomi gibi kavramlar ile ilgilendiği görülmektedir. Henderson bu sorgulamalar kapsamında yaptığı incelemeler ile kentlerdeki merkezlerin oluşumunu, bu merkezin etki alanı ile oluşan kentin sınırını (ideal büyüklüğü) ve yeni kent oluşumu aşamalarından oluşan ile teorisini oluşturmuştur. Henderson a göre yerleşmelerde iki farklı ekonomik güç vardır ve bu iki güç arasındaki gerilimin dengeye geldiği nokta ideal kent büyüklüğünü oluşturur (Krugman, 1994); Merkezcil Kuvvet: Ekonomik açıdan olumlu bir etkiye sahip olan merkezcil kuvvet ölçek ekonomileri kapsamında firmaların yığılmasını sağlar. Bu yığılma yapısı Henderson yaklaşımında merkezi iş alanı olarak ortaya çıkmakta ve kente hizmet eden merkezi oluşturmaktadır. Merkezkaç Kuvvet: Ekonomik açıdan olumsuz olan bu yapı kentte yaşamanın maliyetlerini kapsamaktadır. Henderson yaklaşımında merkezi iş alanında çalışanların işe gidiş- geliş harcamaları ve arsa maliyetleri ile firmaların hammadde ve ürün taşıma maliyetleri bu kapsamda alınmıştır. Bahsedilen güçlerden ilki firmaların yer seçimi ile ilgilidir. Firmalar, neo klasik teorilerde olduğu gibi, kendileri için avantajlı bir noktada yer seçer, ayrıca neo klasik teorilerden farklı olarak Henderson a göre firmanın yer seçiminde ölçek ekonomileri kapsamında diğer firmaların bulunduğu noktalarda önemli olmaktadır. Bu kapsamda firmalar bir noktada yığılarak merkezi oluştururlar. Bu teorideki varsayımlardan birisi yerleşmede yaşayanların hem bu merkezde çalışması hem de bu merkezden tüketim ihtiyaçlarını karşılamasıdır. Yaşayanlar, çalışan olarak işe gidiş/ geliş maliyetlerini, yaşayan olarak konut/arsa maliyetlerini ve tüketici olarak da ürüne erişim maliyetlerini azaltma amacındadır. Merkezkaç

kuvvet içerisinde yer alan bu amaç kapsamında bireyler kendileri için ideal noktayı seçerler. Henderson teorisinde merkez dinamik bir yapıda olan merkezde yer alan firma sayıları, firma kararlarına bağlı olarak, artmakta, mevcut firmalar büyümektedir. Bu kapsamda merkezde çalışan sayısı artmakta dolayısıyla kent büyümektedir. Kent bu büyüme ile yaşayanların refah seviyesine ulaştığı ideal büyüklüğe erişir. Bu noktadan sonra kentin büyümesi özellikle ulaşım maliyetlerini arttırması nedeni ile refah seviyesinin düşmesine neden olur. Bu noktada, daha önce belirtildiği gibi, kentin ideal büyüklüğe erişmesi kentin merkezinde yer alan firmaların türlerine göre değişmesi önemli olmaktadır. (Krugman, 1996). Resim 3: Kent büyüklüğü ve refah arasındaki ilişki (Kaynak: Krugman, 1996) Şekilde de görüldüğü gibi ortak bir refah seviyesi vardır ancak finans kentinde yaşayanlar bu seviyeye daha büyük bir kentte sahip olurken tekstil kentinde yaşayanlar daha küçük bir kentte yaşayarak sahip olmaktadırlar. Bunun en temel nedeni finans kentinde işçi ücretlerinin yüksek olması dolayısıyla daha fazla maliyete katlanılabilmesidir. İdeal kent büyüklüğüne erişilmesinin ardından yeni kentlerin/ merkezlerin oluşumu bir soru olarak kalmaktadır. Henderson bu konuda neo klasik teorisyenler gibi durağan bir yerleşme düzeni yerine dinamik bir düzeni ele almış ve yeni kent oluşumuna teorisinde yer vermiştir. Henderson a göre yeni kent oluşumu tamamen firmaya bağlıdır. Kentin ideal büyüklüğü aşması firmanın maliyetlerini (özellikle çalışan bulamama) de arttıracaktır ve firmanın kâr oranı düşecektir, bu durumda firma daha yüksek kâr elde etmek için kentin dışında yeni bir üretim noktası seçer. Firmanın bu noktada yer seçmesi ile ölçek ekonomileri kapsamında diğer firmalar da bu noktaya yoğunlaşır ve merkez oluşur. Merkez ise etki alanını oluşturarak kenti meydana getirir (Henderson, 1974). Henderson çalışmasında kentler arasında kademelenmeyi oluşturan merkez fonksiyonu ve kent büyüklüğü ile ilgilenirken merkez fonksiyonlarını homojen/ tek bir yapıda kabul ederek merkezler arası bir hiyerarşiden bahsetmemektedir.

2.2.2. Krugman Yeni ekonomik coğrafya kuramının kurucularından olan Krugman ekonominin coğrafya ile kesişmesi ile oluşan kademelenme teorileri kapsamında inceleme yaparak yaşadığı dönemin ekonomik özelliklerini yansıtan kademelenme teorisini 1996 yılında oluşturmuştur. Bu teori aynı zamanda Krugman ın birlikte çalıştığı Fujita tarafından da desteklenmiştir. Krugman (1996) ortaya koyduğu teorinin amacını Confronting the Mystery of Urban Hierarchy başlıklı çalışmasında şu şekilde belirtmiştir; Bu modelin amacı dinamik bir süreç içerisinde kent kademelenmesinin nasıl gerçekleştiğini göstermektir. Christaller ve Lösch ün ortaya koydukları yaklaşımlar kenti durağan bir yapıda ele almakta ve bu yaklaşımlar gerçekte dinamik olan kentler için eksik kalmaktadır. Ayrıca neo klasik yaklaşımın eksik yönü olan mikro ekonomik dinamikler, Henderson teorisinde olduğu gibi bu teoride da ele alınmıştır. Modelde ilk olarak kentin nasıl oluştuğuna daha sonra ise bu kentlerin kademelenmesine yönelik açıklamalar yapılmıştır. Kentlerin oluşumu ve ideal sınırlarına erişme süreci Henderson teorisiyle, kademelenmenin oluşması ise Christaller ve Lösch teorileri ile paralellik göstermektedir. Krugman teorisini oluşturduğu kent modelini ortaya koyarken kentin düz bir aks üzerinde büyüdüğünü ve üretilen ürünlerin yine aynı kentte tüketildiği izole bir yapıdan bahsetmektedir. Kentin tamamı tarım alanı üzerinde kuruludur ve bu alanlardan elde edilen ürünler kentte üretim yapan firmalar tarafından işlenerek yine kente dağıtılır (Fujita ve diğ. 1998). Resim 3: Krugman kent modeli (Kaynak: Krugman, 1996) Kentte üretim yapan firmalar, kentin tümünün aynı tarımsal özelliğe sahip olmasından dolayı bu alanlardan en fazla yararlanmak amacı ile merkezde yer seçerler. Nitekim ürün ve üretim kapsamında homojen bir alanda firmaların temel maliyet faktörü ulaşımdır. Firmalar bu noktada Henderson teorisinde olduğu gibi ölçek ekonomileri kapsamında bir arada bulunurlar ve tek merkezli bir yapı oluşur. Modelde firmaların harcamaları ürünü üretme ve üretilen ürünü tüketiciye ulaştırmadır (Krugman, 1996). Krugman kentin ilk oluşumda ortaya çıkan firmaların oluşturduğu kent merkezini seviye 1 olarak nitelendirir. Seviye 1 i oluşturan firmaların üretiminin artması kentin büyümesine neden olmaktadır. Bu büyüme devam ederek ideal kent sınırına ulaşır. Kentin ideal büyüklüğü Henderson da refahın en yüksek olduğu noktada iken, Krugman da firmanın kârının maksimum olduğu noktadadır. Resim 3 de görüldüğü gibi A ve B noktaları firma için kentin ideal büyüklüğünün sınırlarıdır (Krugman, 1996).

Kentin ideal büyüklüğüne ulaşmasının ardından yeni merkezlerin/ kentlerin oluşumun nasıl devam ettiği sorusuna, Krugman tekrar firma üzerinden cevap verir. Krugman a göre seviye 1 de yer alan firma daha kârlı gördüğü durumda kentin dışındaki bir noktada (A ve B nin dışında) yeni üretim tesisi oluşturur ve kentin ilk oluşumunda olduğu gibi merkez ve kent oluşur (Krugman, 1996). Kent merkezlerinin kademelenmesi konusunda ise Krugman, Christaller ve Lösch teorileri ile benzer bir yöntem izler. Ancak burada yine firma baskın öğedir ki eğer firma daha kârlı gördüğünde mevcut üretim sistemine başka ürünlerin de üretimini ekleyerek daha fazla hizmet sağlar ve bu yapı içerisinde bulunduğu merkezin kademesini arttırır. Bu sistem bu şekilde devam ederek kademelenmeyi oluşturur (Krugman, 1996). Ancak bu kademelenmenin en son seviyesinin ne olduğu konusunda ise Krugman ın Christaller ve Lösch gibi K değerlerine benzer herhangi bir tespiti yoktur. 3. Kademelenme Teorisinin Değişimi Bir önceki bölümde kademelenme teorisinin ortaya çıkışı ve bu kapsamda farklı dönemlerde ortaya konulan çalışmalar incelendi. Bu çalışmaların farklı dönemlerde, özellikle farklı ekonomik yapıların geçerli olduğu dönemlerde, yapılması bu çalışmalar neticesinde oluşturulan kademelenme teorilerinin de farklılaştırmıştır. Bu farklılaşma temel anlamda ekonominin coğrafyaya farklı yansımaları sonucunda oluşmuş dolayısıyla kademelenme teorileri neo klasik ve çağdaş (liberal) ekonomik dönem özellikleri gösteren teoriler olarak iki bölümde incelenmiştir. Teoriler arasındaki farklılıklar üretici/firma ve tüketici/birey faktörlerinin teorinin oluşumundaki etkisi kapsamında olmaktadır. Farklı dönemlerde, farklı bakış açıları ile oluşturulan teorilerde bahsedilen faktörlerin etkileri farklıdır. Bu farklılıklar kentlerin oluşumu (merkezin ve merkezin etki alanının oluşumu), kentlerin ideal sınırlara erişimi ve yeni kent (merkez ve etki alanı) oluşumu gibi teorinin bütünün oluşturan aşamalarda görülmektedir. Bu kapsamda teorilerde hangi aşamada hangi faktörün daha etkin olduğunu ilişkin aşağıdaki tablo elde edilmiştir: Tablo 1. Teoriyi oluşturan aşamalarda etkin olan faktörler Kentin İlk Oluşumu Kentin İdeal Sınırına Ulaşması Yeni Kent Oluşumu Christaller (1933) Üretici 3 Tüketici - Lösch (1940) Üretici Tüketici- tüketici talepleri kapsamında üretici Henderson (1974) Üretici Üretici- Tüketici Üretici Krugman (1996) Üretici Üretici Üretici Kaynak: Çalışma kapsamında oluşturulmuştur - 3 Christaller, kuramında kentlerin ilk oluşumuna değinmemiş ancak kentin merkezinde firmaların etkin olduğunu belirtmiştir

Tabloda yer alan tüm kademelenme teorileri ilk merkezin oluşumunda firmaların/ üreticilerin etkin olduğu bir yapıdan bahsetmektedir. Nitekim merkezde yer alan firmaların pazar alanını oluşturması ile kent oluşur. Ancak bu aşamada firmaların yer seçimine yönelik Henderson ve Krugman ın belirttiği ölçek ekonomisi kavramına Christaller ve Lösch de rastlanmamaktadır. Bu nedenle çağdaş dönem kapsamında incelenen teorilerde mikro ekonomik etkilerin neo klasik teorilere göre daha etkili olduğunu görmek mümkün. Kentin ideal sınırlara ulaşması, sınırlarının belirlenmesi konusunda ise teoriler arasındaki farklılıklar ortaya çıkmaktadır. Neo klasik teorilerde ürün almak için özellikle ulaşım maliyetini en aza düşürmek isteyen tüketici, aynı ürünü sağlayan merkezlerden kendisine en yakın olanı tercih eder ve bu şekilde merkezin etki alanı/ kentin ideal sınırı belirlenir. Bu kapsamında biraz dışında olarak Lösch kuramında tüketici talepleri doğrultusunda firmanın da sınırı belirlemede etkin olduğu görülmektedir. Çağdaş teorilerde ise firmanın etkisi belirleyici rol oynamaktadır. Henderson da firma ile birlikte kentte hem tüketici olan hem de kent merkezinde çalışan olan bireyin etkisi ile ideal sınır belirlenirken Krugman ın ortaya koyduğu teoride firmanın kâr maksimizasyonuna göre sınır belirlenmektedir. Yeni kentin oluşumu hakkında, statik bir yapıda olan Christaller ve Lösch teorileri herhangi bir modelden bahsetmemektedir. Henderson ve Krugman teorilerinde ise yeni kentin oluşumu tamamen firmaya bağlıdır. Bu teorilerde kentin ideal sınırlarına ulaşmasının firmanın kâr amacına bağlı olması gibi, firma kârlı gördüğünde kentin dışında yeni bir üretim alanı oluşturarak merkez ve sonucunda kentin oluşmasını sağlar. Açıklamalar dâhilinde neo klasik teoriler ile çağdaş teoriler arasında, teorilerde öne çıkan faktörlerin değiştiği görülmektedir. Dengeli bir ekonomik modelin olduğu neo klasik sistem kapsamında olan kademelenme teorileri daha çok tüketici dolayısıyla talep odaklı bir sisteme sahiptir. Ürün ve hizmetlerin dengeli dağıldığı coğrafyada, bu ürün ve hizmetlerin etki/ pazar alanı tüketicinin maliyetleri gözeterek ortaya koyduğu seçime bağlıdır. Liberal bir ekonomik yapının hâkim olduğu çağdaş teorilerde ise firma dolayısıyla arz talepli bir modelin geçerli olduğu görülmektedir. Özellikle Krugman teorisinde tüm aşamalarda firmanın etkin olması liberal ekonominin bu teorideki etkisini göstermektedir. Bu yapı klasik teorinin ortaya koyduğu arzın yeterli talebi bulacağı öngörüsü ile paralellik göstermektedir. 4. Değerlendirme Ekonomi mekânı, yerleşme düzenini etkileyen önemli faktörlerden birisidir. Bu nedenle ekonomide yaşanan değişim mekânı ve dolayısıyla mekân yolu ile üretilen teorileri de etkilemektedir. Ekonominin mekânı etkilemesinin bir örneği olan kademelenme teorileri de ekonominin değişiminden etkilenmektedir. Farklı ekonomik temeller üzerine kurulu olan neo klasik ve çağdaş (liberal) dönemlerde üretilen kademelenme teorileri incelendiğinde bu değişim görülmektedir. Neo klasik dönemde ortaya konulan ve kademelenme teorilerinin ilkleri olan Christaller ve Löcsh teorileri ile çağdaş dönemde ortaya konulan Henderson ve Krugman teorileri varsayımları, etkenleri ve sonuçları bakımından farklılaşmaktadır.

Bu farklılaşmalardan en önemlisi yerleşmeler arası kademelenmenin oluşmasında etkin olan tüketici ve üretici etkenleri kapsamındadır. Merkezlerin oluşmasında, yerleşme sınırının belirlenmesinde ve yeni yerleşmelerin oluşmasında etkin olan faktörler değişen kademelenme kuramlarında farklılaşmaktadır. Neo klasik kuramlar, tüm hizmetlerin dengeli dağıldığının varsayıldığı yerleşmelerde tüketici kararlarının yerleşme düzenini/ kademelenmeyi üretici kararlarından daha fazla etkilediklerini belirtmektedir. Ancak çağdaş kuramlara gelindiğinde ise firma kararlarının daha etkin olduğu görülmektedir. Özellikle Krugman ın çalışmasında liberal ekonomin teorideki etkisi, firma kararlarının yerleşme düzenini oluşturan tüm kademelerde belirleyici olmasıyla açık bir şekilde görülmektedir. Referanslar: Abdel Rahman H. M. &Anas, A. (2003). Theories of System of Cities, Department of Economics and Finance Working Papers, 1991-2006, s. 2, New Orleans Üniversitesi, ABD Christaller, W. (1993). Diezentralen Orte in Süddeutschland, İngilizce Çeviri: Central Places in Southern Germany, Baskin, C. W. (1966), Pentice Hall, Englewood Cliffs, New Jersey, ABD Dicken, P., Lloyd, P. E. (1990). Location in Space, Harper Collins Publishers, New York- ABD Dinçer, İ. (1994). Türkiye de Ekonomik Mekân Farklılaşmaları ve Planlama, YTÜ Mimarlık Fakültesi Baskı İşliği, İstanbul Dinler, Z. (2008). Bölgesel İktisat, Ekin Bası Yayın Dağıtım, Bursa Fujita, M.& Krugman, P.& Mori T. (1998). On the Evaluation of Hierarchical Urban System, European Economic Review 43, s: 209-251 Güngör, K. (2002). İktisadın Tarihine Kısa Bir Bakış ve Merkantilizmden Günümüze İktisadi Düşünceler Henderson, J. V. (1972). The Sizes and Types of Cities, Queen s Economics Department Working Paper No. 75, Ontario, Kanada Hottes, R. (1983). Walter Christaller, Association of American Geographers Krugman, P. (1994). Urban Concentration: The Role of Increasing Returns and Transport Costs, World Bank Annual Conference on Development Economics 1994 Krugman, P. (1996). Confronting the Mystery of Urban Hierarchy, Journal of the Japanese and International Economies 10, 399 418 Mulligan, G. F.&Partridge, M. D.&Carruthers, J. (2012). Central Place Theory and Its reemergence in Regional Science, The Annuals of Regional Science 50. Year Tümertekin, E., Özgöç, N. (2006). Beşeri Coğrafya İnsan- Kültür- Mekân, Çantay Kitabevi, İstanbul