Hayatınız felç olmasın! İnmede erken ve donanımlı tedavi çok önemli. Yasemin Özilhan: Kahvaltıyı zengin, akşamı fakir yemek lazım



Benzer belgeler
Endometriozis. (Çikolata kisti)

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ

Adet dönemi uzun ve sancılı geçiyorsa dikkat! ENDOMETRİOZİS 10 KADINDAN BİRİNİN SORUNU

neden az yağlı az kolesterollü diyet?

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

GEBELİKTE YETERLİ ve DENGELİ BESLENME

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı

gereksinimi kadar sağlamasıdır.

PIHTIÖNLER (KAN SULANDIRICI) İLAÇ KULLANIM KILAVUZLARI }EDOKSABAN (LİXİANA)

BEL AĞRISI. Dahili Servisler

Reflü Hastaları Ne Yapmalı?

SAĞLIKLI BESLENME BİRECİK MESLEKİ VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ ZEYNEP ŞAHAN KARADERE

ÇOCUKLARIN BÜYÜME VE GELİŞMESİNDE YETERLİ VE DENGELİ BESLENME

ÇOCUKLARIN BÜYÜME VE GELİŞMESİNDE YETERLİ VE DENGELİ BESLENME

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri...

Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon olarak kabul edilir.

Hisar Intercontinental Hospital

Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ

DENGELİ BESLENME NEDİR?

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

PIHTIÖNLER(KAN SULANDIRICI) İLAÇ KULLANIM KILAVUZLARI DABİGATRAN(PRADAXA)

Vücudumuzda oluşan tümör hücrelerini yok etmek için uygulanan ilaç tedavisine kemoterapi denir.

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

Şişmanlık (obezite); sağlığı bozacak düzeyde vücutta yağ miktarının artmasıdır.

GİRİŞ. Sağlıklı Beslenme ve Vücudumuzun Sağlıklı Beslenme Piramidi. Ana Gıda Grupları

SAĞLIKLI BESLENME. AVRASYA ÜNİVERSİTESİ Sağlıklı Yaşam Merkezi Dyt. Melda KANGALGİL

BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Omega 3 nedir? Balık ve balık yağları, özellikle Omega-3 yağ asitleri EPA ve DHA açısından zengin besin kaynaklarıdır.

ÇOCUKLARDA BESLENME. Dr.Belkıs Kütük Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Liv Hospital Ankara

KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI. Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü

TEMEL, İLK 3 YILDA ATILIYOR!

Okul Hastalık Getirmesin!

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

Diyabette Beslenme. Diyabet

GEBELİK DÖNEMİNDE BESLENME. Dr. Hülya YARDIMCI A.Ü. Beslenme ve Diyetetik Bölümü

Sağlıklı besleniyoruz Sağlıkla büyüyoruz. Diyetisyen Serap Orak Tufan

Bebeğinizin Beslenme Sağlığı ve Zeytin Yağı

ÇEVİRMEN İHTİYACI Çevirmen gerekli miydi? Evet Hayır Gerekli ise onam sırasında nitelikli bir çevirmen yanınızda var mıydı?

KANSER TANIMA VE KORUNMA

Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı

DİYABETTE BESLENME PRENSİPLERİ

Prof. Dr. Lale TOKGÖZOĞLU

Hipertansiyon. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı. Toplum İçin Bilgilendirme Sunumları 2015

Kemoterapi Hastalarında Tedavi Uyumunun Arttırılmasında Eczacı Danışmanlığı

Doğum Yeri 2,2 4,4 2,2 4,4 4,4 2,2 2,2 2,2 28,8 2,2 6,6 17,7 4,4 4,4 2,2

GEBELİK VE LOHUSALIK

29 EKİM DÜNYA İNME GÜNÜ CMY

Sporcu Beslenmesi Ve Makarna. Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU Beslenme ve Diyetetik Bölümü Bölüm Başkanı

Vitaminlerin yararları nedendir?

Hemoroid (Basur) Nedir?

Sigaranın Vücudumuza Zararları

HASTA/HASTA YAKINI ZORUNLU EĞİTİM İŞLEYİŞ PROSEDÜRÜ

HEPATİTLER (SARILIK HASTALIĞI) VE KRONİK BÖBREK HASTALIKLARI VE

BOYUN VE BEL FITIKLARI

Pazartesi İzmir Basın Gündemi

LENFÖDEM ERKEN TANI VE ERKEN TEDAVİ GEREKTİREN BİR HASTALIKTIR!

Gastrointestinal Sistem Hastalıkları. Dr. Nazan ÇALBAYRAM

YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR?

NÖROMUSKÜLER HASTALIKLAR

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ

1- Süt ve Sütten Yapılan Besinler

Epilepsi nedenlerine gelince üç ana başlıkta incelemek mümkün;

İnfluenza virüsünün yol açtığı hastalıkların ve ölümlerin çoğu yıllık grip aşıları ile önlenebiliyor.

SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ YETERLİ VE DENGELİ BESLENMEDEKİ ÖNEMİ

BESİN GRUPLARININ YETERLİ VE DENGELİ BESLENMEDEKİ ÖNEMİ

SAĞLIKLI BESLENME VE MENÜ PLANLAMA BİLKENT ÜNİVERSİTESİ KAFETERYALAR İŞLETMESİ MÜDÜRLÜĞÜ

Kalp Krizini Tetikleyen Durumlar ve Tedavisi. Doç. Dr. Bülent Özdemir Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı

GRİP İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ 2008

ÖZEL KAŞGARLI MAHMUT İLKÖĞRETİM OKULU Sağlık Bülteni-1. YETERLİ ve DENGELİ BESLENME. PSİKOLOJİK DANIŞMA ve REHBERLİK BÖLÜMÜ

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA

9. Sigarayı bırakma zamanı

KULLANMA TALİMATI. ROBİSİD 500 mg film tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Bir film kaplı tablet 500 mg sodyum fusidat içerir.

T.C. PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ DEMİR EKSİKLİĞİ ANEMİSİ NEDİR

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu

EMZİREN ANNELERİN BESLENMESİ. Kendiniz ve bebeğiniz için sağlıklı olan gıdaları seçin

KULLANMA TALİMATI. DİYACURE 250 mg liyofilize toz içeren saşe Ağızdan alınır.

Baş ağrısı, başta ve bâzen de boyun veya sırtın üst kısmında gerçekleşen ağrılara verilen ortak isimdir. Yaygın ağrı şikâyetlerinden biridir ve hemen

Sağlık ve Sağlıklı Yaşam

09/11/2015 ANEMİ (KANSIZLIK)

Damar Tıkanıklığı Nedir ve Belirtileri Nelerdir?

Rahim Ağzı Kanseri Korkulu Rüyanız Olmaktan Çıkıyor

EKMEKSİZ DİYET OLUR MU? ŞİŞMANLIĞIN TEK SUÇLUSU EKMEK Mİ? Dilara Koçak Beslenme ve Diyet Uzmanı 8 Mart

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın

KANSERDE BESLENME. Önce-esnasında-sonra

EKLEM HASTALIKLARI. Romatizmal Eklem Hastalığı

Pazardan Sofraya:Pazarlama ve Tüketim Beslenmede Balığın Yeri ve Önemi

KALP DAMAR HASTALIKLARI VE BESLENME

Dengeli Beslenme. Efe Kaan Fidancı

Omurga-Omurilik Cerrahisi

Kan Kanserleri (Lösemiler)

TÜRKİYE DE EN FAZLA GÖRÜLEN BESLENME HATALARI

BESİNLER. Süt, yumurta, peynir, et, tavuk, balık gibi hayvansal kaynaklı besinler

1 gr yağ: 9 kilokalori, 1 gr protein ve karbonhidrat: 4 kilokalori, 1 gr alkol 7 kilokalori verir.

OKUL ÇAĞINDA BESLENME

Ayrıca sinirler arasındaki iletişimi sağlayan beyindeki bazı kimyasal maddelerin üretimi de azalır.

KALP KRİZİ UZ.DR.MUHAMMET HULUSİ SATILMIŞOĞLU

Transkript:

8 14 20 26 32 Yasemin Özilhan: Kahvaltıyı zengin, akşamı fakir yemek lazım Bitkisel ürünleri bilinçsizce kullanmayın! Sigara ve uykusuzluk farenjit nedeni EKİMKASIMARALIK2013 Çocuğunuzun konuşmamasının sebebi işitme kaybı olabilir Mevsimsel depresyonun mevsimine dikkat! Hayatınız felç olmasın! İstanbul Sağlık Müdürlüğü nün ücretsiz yayınıdır. ISSN NO: 1300-9346 İnmede erken ve donanımlı tedavi çok önemli

PROF. DR. SELAMİ ALBAYRAK Halkımızı verilen sağlık hizmetleri ve hastalıklar hakkında bilgilendirmeyi amaçlayan dergimiz, hastalarımız tarafından ilgiyle takip ediliyor. Her ay kronik sağlık problemlerini kapağa taşıyan yayınımız, bu ay inme konusuna değindi. İnme bir diğer adıyla felç, en sık görülen ancak önlenebilir en yıkıcı nörolojik hastalıkların başında geliyor. Gelişmiş toplumlarda birinci sakatlık nedeni olarak gösterilen inmenin sebep ve tedavileri hakkında son tıbbi yaklaşımları sizler için araştırdık. Değerli İstanbul da Sağlık okurları 13 milyona varan nüfusu ile metropol olan İstanbul da, sağlık hizmetlerinin daha etkin ve verimli sunulabilmesi için yeni proje ve stratejiler geliştirmeyi sürdürüyoruz. Bu çerçevede geçtiğimiz ay müdürlüğümüz Afetlerde Sağlık Hizmetleri Şubesine bağlı, Ulusal Medikal Kurtarma Ekibimizin geniş katılımlı bir tatbikatı oldu. Çatalca da gerçekleştirilen, 3 gün 3 gece aralıksız sürdürülen tatbikatlarda afet yönetiminin ne denli önem taşıdığını hep birlikte bir kez daha görmüş olduk. Afetlere müdahale sırasında ekipler arası koordinasyon ve işbirliğinin sağlanması açısından bu tatbikatları son derece önemli buluyorum. Geniş çaplı planlanan tatbikatlar işbirliğinin nasıl sağlanacağı ve kriz anında müdahale planlanamasının nasıl yapılacağı konusunda hepimize bir değerlendirme fırsatı veriyor. Bu bakımdan böylesi çalışmaların her yıl hatta mümkünse daha da kısa aralıklarla tekrarlanmasının önemli olduğu kanaatindeyim. 2013 yılı sağlık yönetiminde yapısal değişimin yaşandığı ve yönetim felsefesinin tamamen değiştiği bir yıl oldu. Söz konusu yenilikler çerçevesinde birinci basamak sağlık hizmetlerinin sevk ve idaresi Halk Sağlığı Müdürlükleri ne, ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerinin idaresi ise Kamu Hastaneler Birliklerine verildi. Bu değişim bizleri de yeni bir göreve taşıdı. 2013 yılının son aylarında değerli meslektaşım Prof. Dr. Ali İhsan Dokucu dan İl Sağlık müdürlüğü görevini devraldım. Ali İhsan Hocam, uzun yıllar İstanbul un sağlık yönetimini başarıyla yürüttü. Kendisine bu başarılı çalışmalarından dolayı teşekkür ediyor, yeni görevinde başarılar diliyorum. Her sayıda düzenli olarak bir ünlü ile gerçekleştirdiğimiz röportajların bu sayıdaki konuğu genç oyuncularımız arasında yer alan Yasemin Ergene Özilhan oldu. Oyunculuk kariyerinin yanı sıra eğitim hayatını da sürdüren Özilhan ile sağlıklı beslenme ve annelik üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Bu sayımızda yine çok değerli uzmanlarımızla değişik hastalıklar hakkında yapılan röportajlara yer verdik. Televizyon, radyo, internet ve gazeteler kullanılarak yapılan bitkisel ürün reklamlarının sakıncalarını sizler için araştırdık. Sağlıksız, kalitesiz ve yetersiz uyku problemlerinin ciddi sağlık sorunlarına sebep olabileceği konusunda bilgi verdik. Vücudumuzda çok önemli görevlerde rol oynayan karaciğerin rahatsızlanması sonucu ortaya çıkan siroz, ani zorlama ya da hareketsiz geçen iş yaşamı sebebiyle oluşan boyun fıtığı, stresli yaşamın kronik hastalıkları arasında yer alan ülser ve farenjitte haber konularımız arasında yer aldı. Sağlık alanında özel öneme sahip bazı konulara da yer vermeyi sürdürdük. Sağlık hizmetinin koordinasyonunda ekip ruhunun sağladığı avantajlara mercek tuttuk. Sağlık hizmetinde israfı ortadan kaldırmak ve kaliteyi artırmak amacıyla dünya da yaygın olarak uygulanan yalın hastane konusunu da ele aldık. Sağlık çalışanlarımızın keyifle okuduğu bir bölüm olan hekimlerimizin hayatlarına yönelik anektodların yer aldığı haber dizimizi de sürdürdük. Bu kapsamda tıp ve sanatı birleştirerek şifa dağıtan plastik cerrahlarımızın hayatlarından kesitlere yer verdik. Söz konusu haber ve çalışmalarımızın sağlıklı bir hayat sürdürmenize katkı sağlaması temennisiyle, sağlık, mutluluk ve huzur dolu günler diliyorum l

4 İnmeden ve neden olduğu kalıcı sakatlıktan korunun! Mevsimsel depresyonun mevsimine dikkat! 32 Yasemin Özilhan: 8 Kahvaltıyı zengin, akşamı fakir yemek lazım. 12 Sürekli masa başında oturmak boyun fıtığı habercisi 22 Kabızlıkla baş etmenin 3 altın yolu: Su, posa ve hareket 26 Çocuğunuzun konuşmamasının sebebi işitme kaybı olabilir.

52 Dikkat! Yedikleriniz en az ilaçlar kadar önemli SAHİBİ İstanbul Sağlık Müdürlüğü adına İstanbul Sağlık Müdürü Prof. Dr. Selami Albayrak SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ Selcan Yücel selcanyucel@hotmail.com YAZI İŞLERİ Hacer Çokluk Sağlık hizmetinde tek söz devrinin yerini, orkestra devralıyor. 38 42 İnşasında Yalın Hastane yi önce sağlık personeli sahiplenmeli Göz morlukları ve şişliklerden doğal yöntemlerle kurtulun. 58 66 Rektum kanserinde erken tanı, yaşam süresini etkiliyor. 68 7 bin kölenin çalıştığı gizli yapıt: Yerebatan Sarnıcı KONSEPT DANIŞMANI Dr. Nurgül Osmanbeyoğlu YAYIN KURULU Doç. Dr. Doğaç Niyazi Özüçelik Uzm. Dr. Çiğdem Yazıcı Ersoy Dr. Ercan Özgül Dr. Fergan Genç Hediye Ünver BİLİMSEL DANIŞMA KURULU Prof. Dr. Fahri Ovalı Prof. Dr. Hamit Okur Prof. Dr. Murat Elevli Prof. Dr. Recep Özturk Prof. Dr. Selami Albayrak Prof. Dr. Yüksel Altuntaş Doç. Dr. Adem Akçakaya Doç. Dr. Mustafa Bilici Doç. Dr. Özgür Yiğit Op. Dr. Sadiye Eren GÖRSEL TASARIM VE YAYINA HAZIRLIK Onüç Reklam Prodüksiyon San. Ve Tic. Ltd. Şti. Nisbetiye Mahallesi Hakkışehithan Sokak No13 B blok, D2 34377 2.Ulus, İstanbul Telefon +90 212 270 54 50 Faks +90 212 270 13 59 www.13reklam.com.tr FOTOĞRAF Umut Erşah REKLAM VE SATIŞ PAZARLAMA Tolga Dumrul tolga.dumrul@13reklam.com.tr Telefon +90 212 270 54 50 BASKI Uniprint Basım Sanayi ve Ticaret A.Ş. Ömerli köyü, Hadımköy İstanbul Caddesi, No: 159 34555 - İstanbul Telefon +90 212 798 28 40 pbx Faks +90 212 798 20 63 YAZIŞMA ADRESİ Basın Bürosu İstanbul Sağlık Müdürlüğü Peykhane Caddesi No10 Çemberlitaş İstanbul Telefon +90 212 453 07 15 Faks +90212 638 30 36 www.istanbulsaglik.gov.tr Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Bu dergide yer alan yazılardan kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir. Bu dergi tamamıyla reklam gelirleri ile 3 ayda bir yayınlanmakta ve ücretsiz dağıtılmaktadır.

DOÇ. DR. YAKUP KREPSİ MEMORIAL ŞİŞLİ HASTANESİ / İNME REHABİLİTASYON VE ARAŞTIRMA ÜNİTESİ BAŞKANI İnmeden ve neden olduğu kalıcı sakatlıktan korunun!

İnme bir diğer adıyla felç, en sık görülen ancak önlenebilir en yıkıcı nörolojik hastalıkların başında geliyor. Gelişmiş toplumlarda birinci sakatlık nedeni olarak gösterilen inmenin en sık görülen şekli ise, beyin damar tıkanıklıkları sonucu ortaya çıkan ve genelde tüm vücudu etkileyebilen travmatik şekli. Bu durum, beyne kan akımını sağlayan damarlardan birinin aniden tıkanmasıyla birlikte, beyne giden kan akımının yavaşlaması ya da durması sonucu meydana geliyor. İnme ve tedavisi hakkında bilgi veren Doç. Dr. Yakup Krespi, inmeden ve neden olacağı kalıcı hasarlardan korunmanın mümkün olduğunu söylüyor. Krespi, inmeden korunmak için öncelikle inmeye yol açan nedenler ve ani ortaya çıkan bu durumun tedavi olanakları konusunda bilinçli davranılması gerektiğini belirtiyor. Bu belirtileri önemseyin İnmenin en sık rastlanan belirtileri ani ortaya çıkan ve çoğunlukla vücudun bir yarısını ilgilendiren güçsüzlük yani felç, uyuşma karıncalanma, ani konuşma veya anlama güçlüğü, ani baş dönmesi, dengesizlik, çift görme, tek veya çift gözde bulanıklık gibi şikayetlerdir. Ani, çok şiddetli baş ağrısı veya bilinç kaybı da kanayıcı inmenin ilk belirtisi olabilir. Burada inmeyi düşündüren anahtar nokta, belirtilerin büyük bir hızla aniden ortaya çıkmış olmasıdır. İnme nadiren başlangıçta yavaş yerleşim gösteren bir seyir izleyebilir. İnme 3 tipte ortaya çıkar. Bunlar: İskemik inme (beyin damar tıkanması), hemorajik inme (beyin kanaması) ve subaraknoid kanamadır (beyin zarı içine kanama). Tüm inmelerin %80 i iskemik, %20 si de kanamaya bağlıdır. Risk faktörlerine dikkat! İskemik inmede değiştirilemeyen risk faktörleri; yaş, cinsiyet, ırk ve kalıtsal özelliklerdir. İnme genellikle 60 yaş üstü erkeklerde daha sık görülür. Asıl önemli olan risk faktörleri değiştirilebilir olanlarıdır. Bunlar kalp krizine yol açan risk faktörleri ile aynıdır. Hipertansiyon, sigara, şeker hastalığı ve yüksek kolesterol bunların başında yer almaktadır. İskemik inmenin bu hastalığa özgü diğer risk faktörleri içinde özellikle kalp hastalıkları gelmektedir. Kalp krizi geçiren veya ritim bozuklukları (atriyal fibrilasyon) olan hastalarda kalbin içinde oluşan pıhtılar beyin damarlarını tıkayabilir ve iskemik inmeye yol açabilir. Şişmanlık ve bu zeminde izlenen yüksek kan basıncı, şeker hastalığına eğilim gibi özelliklerle kendini gösteren metabolik sendrom, kalp ve beyin damar hastalıkları için en önemli riski oluşturan durumlardan biridir ve ülkemizde de önemli bir halk sağlığı sorunudur. Hasta yakınına önemli görevler düşüyor Maalesef toplumun inme belirtileri konusundaki bilgisi yetersizdir. Çoğu kişi aniden ortaya çıkan felcin inme belirtisi olabileceğini düşünebilmekte ancak örneğin ani ortaya çıkan uyuşma, karıncalanma, iğnelenme gibi belirtilere nadiren önem vermektedir. Çoğu hasta genellikle bir yere oturup veya uzanıp yakınmalarının düzelmesini beklerken şaşırtıcı bir şekilde bir sağlık kurumuna başvurmak yerine evinde zaman kaybetmektedir. Bu bekleme döneminde hastanın tansiyonunu düşürmek, aspirin vermek gibi yararsız hatta zararlı olabilecek yollara başvurulabilmektedir. Böyle durumlarda hasta yakınlarına büyük iş düşmektedir. Hasta inme geçiriyorken yanındaki kişiler hastanın nasıl konuştuğunu, söyleneni anlayıp anlamadığını birkaç soru ile kontrol edip, yüz, kol ve bacakta bir güçsüzlük olup olmadığını anlamaya çalışmalıdır. Hastadan dişlerini göstermesi istediğinde yüzünde bir tarafa kayma olduğu, kollarının öne uzatılıp tutması istendiğinde kolu kaldırıp kaldıramadığı, kolun sağlam kola göre daha çabuk düşüp geri kaldığı kolayca gözlenebilir ve felçten şüphelenilebilir. Kişi bu hareketlerden birini veya bir kaçını yapamıyorsa hastanın inme geçirdiği akla getirilmeli ve vakit geçirmeden en yakın etkin tedavilerin uygulanabildiği bir merkeze başvurulmalıdır. İnme tedavisinin aşamaları; damar açıcı tedaviler İnme sonrasında sakatlığın önlenmesinde beyin damar tıkanıklıklarında tedavide ilk adım, tıkalı beyin damarının açılmasıdır. İnme geliştikten sonra erken tanı konulması ve ilk 4,5 saat içinde tedaviye başlanması hayati öneme sahiptir. Damar tıkanıklıklarında en önemli yöntem, trombolitik (pıhtı çözücü) ilaç tedavisidir. Bu ilaçlardan biri olan rekombinan doku plazminojen aktivatörü (rtpa) ilk 4,5 saat içerisinde görülen hastalara toplardamar yoluyla uygulanabilir. Bazı koşullarda 6 saate kadar da pıhtı çözücü ilaç verilebilir. İlk 4,5 saatten sonra hastaneye başvuran gecikmiş hastalar acilen anjiyografi laboratuvarına

alınır ve kateter yöntemi ile tıkalı damarın açılması sağlanır. Kateter yoluyla tıkalı damar içindeki pıhtı, rtpa ile eritilebilir veya özellikli birtakım kateterler yardımıyla parçalandıktan sonra emilerek dışarı alınabilir. Ülkemizde de yeni uygulanmaya başlanan çok özel bir yöntem ile tıkalı bölgenin içine özel stentler ile girilerek, hızlıca damar açıldıktan sonra pıhtı dışarı çekilip alınmaktadır. Bu yöntem ile tıkalı damarlar %90 oranında açılabilmektedir. İlk 4,5 saatte uygulanan pıhtı çözücü ilaçla sonuç alınamayan hastalarda bu tedavinin ardından kateter yöntemine geçilebilir. İnmede erken ve donanımlı tedavi çok önemli İnme konusunda doğru tedavinin yolu hastaların erken dönemde tam donanımlı bir İnme Ünitesi ne yatırılabilmesinden geçmektedir. Böyle bir ünitenin normal bir hastane yatağından farkı, multidisipliner yani farklı uzmanlık alanlarından sağlık çalışanlarından oluşmuş bir ekibin birlikte müstakil bu işe ayrılmış bir mekânda yapılandırılmış olan tedavi hizmetini zaman kaybetmeden vermekte olmasıdır. Ekibin vazgeçilmezleri vasküler nöroloji uzmanı, girişimsel nörolog ve inme bakım ve tedavisinde uzmanlaşmış hemşiredir. TIA Kliniği Vücudunun bir tarafındaki felç 15 dakika da sürse kalıcı da olsa nedeni anlaşılamaz ve doğru tedavi edilemez ise 1 hafta sonra yeni bir inme riski %10 dur ve çok yüksektir. Geçici şikayetler kalıcı şikayetlere yol açan inme kadar önemlidir hatta neredeyse aynı anlamı taşımaktadır. Geçici şikayetleri olan hastalar için TIA yani Geçici iskemik atak geçirdi ifadesi kullanılmaktadır. İnme Üniteleri içinde kurulan TIA klinik leri TIA hastasında bir iş günü içinde yeni ve büyük bir inmeden koruma tedavisini yapılandırma yeteneğine sahip olmalıdır. Bir iş günü içinde tüm ileri beyin damar ve kalp incelemeleri hızlıca yapılmalıdır. İnme Rehabilitasyonu tedavide ikinci en önemli basamaktır İnme geçiren hastalarda erken damar açıcı tedaviler sonrasında ikinci en önemli adım ise tıbbi bakım ve destek ile birlikte nörolojik rehabilitasyon tedavilerinin mümkün olan en erken dönemde başlaması ve hastanın inme sonrası rehabilitasyon programının ve ihtiyaçlarının belirlenmesidir. Bu dönemde ayrıca yeni bir inmeden korunmak amacıyla inmeye neden olan sorunlar araştırılacak ve tedavilerine başlanacaktır. Doğru zamanda tıkalı damarın açılmasının yanı sıra; uygun tıbbi bakım, destek, rehabilitasyon ve ikincil inmeden korunma tedavisi alan her 3 hastadan 2 si 3. ayında bağımsızlığına geri kavuşabilmektedir. Bu basamakta vasküler nöroloji uzmanı yanı sıra nörolojik rehabilitasyon uzmanı, fizyoterapist, iş ve uğraş terapisti, dil, konuşma ve yutma terapisti, psikolog, nöropsikolog, inme bakım ve tedavisinde uzmanlaşmış hemşire, evde bakım ve evde rehabilitasyon ekipleri birlikte hizmet vermektedirler. Yutma Bozuklukları ve Videofluoroskopi Laboratuvarı İnme sonrası en önemli sağlık sorunlarından biri, yutma güçlüğü olan hastaların erkenden bilinçsizce yedirilmeye ve içirilmeye başlamasıyla yiyecek ve içeceklerin akciğere kaçması nedeniyle ortaya çıkan akciğer enfeksiyonu yani pnömonidir. Bunu önlemek ancak özel bir Yutma Rehabilitasyon Programı ile mümkündür. Akciğer enfeksiyonu, objektif verilere dayanan bir Yutma Rehabilitasyon Programı ile önlenmeye çalışılmalıdır. Gelişmiş İnme Ünitelerinin en önemli özelliği gelişmiş bir Yutma Bozuklukları ve Videofluoroskopi Laboratuvarı olmasıdır. İş ve Uğraş Terapisi erken dönemde tam bağımsızlık İş ve uğraş terapisi, inme rehabilitasyonunun en erken döneminin içinde yapılandırılmalıdır. İlk günden itibaren hastanın kalan yetileri doğrultusunda, örneğin kullanabileceği çatal, kaşık ve tabak sağlanarak, yapamadıklarını başarabilmesi sağlanır. Doğru hedef, erkenden mümkün olan en yüksek oranda bağımsızlıktır. İnme sonrası demans yani bunama sıktır ve özenli bir şekilde takip edilmelidir İnmeden sonra hastalarımızı bekleyen en önemli sorunlardan biri erkenden bunamadır. Bunun takibi, önlenmesi ve mümkünse tedavisi gereklidir. İnme Ünitelerinde yapılandırılması gereken bir Kognitif Program sayesinde inme sonrası hastaların günlük yaşamlarındaki seyirlerini takip etmek ve gerekli müdahaleleri önceden planlayabilmek İnme Ünitelerinin en önemli önceliği olmalıdır. Psikolojik destek programı ile hasta ve ailesi için uygun bir tedavi süreci sağlanmalıdır İnme, dramatik ve beklenmedik bir durumdur. Rehabilitasyonun en önemli şartı, hastanın ve yakınlarının bu duruma mümkün olan en iyi adaptasyonu göstermesi ve motivasyona sahip olmalarıdır. Bunu kolaylaştırmak için rehabilitasyon programının vazgeçilmez ayaklarından biri Psikolojik Destek Programı dır. Hastaların eve dönüşleri iyi planlanmalı ve erken dönemde buna destek olunabilmelidir İnme sonrası bakım ve rehabilitasyon hizmetleri hastanın ev yaşantısını içerecek şekilde organize edilmelidir. İnme rehabilitasyon ünitesi inme sonrası rehabilitasyon yani yeniden işlevselleşme sürecinin yalnızca bir basamağıdır. İnme sonrası bakım ve rehabilitasyon uzun bir süre alabilir. Bu süreç mutlaka hastanın evinin konforunda ve rahatlığında sürdürülebilmelidir. İnme Ünitelerinde hastaların Evde bakım, Evde rehabilitasyon gibi ihtiyaçları gözetilmeli ve planlanabilmelidir. BEYNİNİZ HAYATINIZDIR, ONU ÖNEMSEYİN Felçli kalmak günümüzde yeterli tedavi olanaklarından faydalanamamış olmakla eş anlamlıdır. Doğru zamanda tıkalı damarı açılan, uygun tıbbi bakım, destek, rehabilitasyon ve inme tekrarından koruyucu tedavi alan her 3 hastanın 2 si inmesinin 3. ayında bağımsızlığına geri kavuşmaktadır l

Yasemin Özilhan: Kahvaltıyı zengin, akşamı fakir yemek lazım.

O kendine has duruşuyla, samimi gülüşüyle hepimizin gönlünü fethetti. Doktorlar dizisinde canlandırdığı Dr. Ela karakteriyle her kesimin beğenisi kazanan Yasemin Ergene Özilhan la sağlıklı beslenme ve annelik üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Şimdilerde 2. kızını kucağına almanın sevincini yaşayan Özilhan, oyunculuk kariyerinin yanı sıra eğitim hayatını da sürdürüyor. Halen Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisi olan Yasemin Özilhan, sağlıklı ve formda kalmasını düzenli ve sistemli yemek yeme alışkanlığına borçlu olduğunu söylüyor. Kısa aralıklarla 2 kız çocuğu dünyaya getirmesine rağmen formundan hiçbir şey kaybetmemesini genetik mirasa borçlu olduğunu ifade eden Özilhan, Hem genlerim hem de yeme alışkanlıklarım hamilelik sonrası eski formumu kazanmama büyük katkı sağladı diyor. Ömrünün hiçbir döneminde hamur işi, ve yağlı yemeklerle arasının iyi olmadığını berlirten Özilhan, bunun avantajını yaşadığını belirtiyor. Özilhan, Kahvaltısız güne asla başlamam diyor ve ekliyor: Benim kahvaltım zengin, öğlen yemeğim memur, akşam yemeğim ise fakir öğünüdür. Merhabalar Yasemin Hanım. Öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Yasemin Özilhan özel hayatında nasıl vakit geçirir? En çok ne yapmaktan hoşlanır? Merhaba ben Yasemin Ergene. 1985 Almanya doğumluğum. Oyunculuk kariyerime 2003 te MSM (Müjdat Gezen Sanat Merkezi) de oyunculuk eğitimi aldıktan sonra başladım. 2011 yılında İzzet Özilhan ile evlendim ve iki çocuk sahibi oldum. Şu an ise Bilgi Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü son sınıfta okuyorum. Okulum devam ettiği için ve yoğun olduğundan ekstra bir şeyler yapmaya vaktim kalmıyor. Dolayısıyla, evde çocuklarımla vakit geçiriyorum. Emine ile kek yapıyor, oyun oynuyoruz. Akşam yemeğini çorba ve salatayla geçiştiriyorum Çok yoğun bir programınızın olduğunu ve çoğunlukla düzenli yemek yeme fırsatı bulamadığınızı biliyoruz. Bu yoğunluk içerisinde nasıl besleniyorsunuz? Ağırlıklı hangi besinleri tüketiyorsunuz? Yoğun da olsam yemek yeme düzenimi bozmamaya çalışıyorum. Ben hiçbir zaman yağlı yemekleri ya da hamur işini sevmedim. Pilav, makarnayı sevmem. Hele bulgur pilavının tadını bile bilmem Bu tarz beslenme şekli benim avantajım diye düşünüyorum. Sabah kahvaltımı asla atlamıyorum. Yumurta her kahvaltıda yerim. Ara öğün olarak fındık, ceviz, kuru kayısı gibi kuruyemiş ve kuru meyvelerden atıştırmalıklar yapıyorum. Ben şöyle bir beslenme alışkanlığına sahibim; Akşam yemeklerinde çorba, zeytinyağlı, salata yiyip öğlenleri biraz daha ağır besleniyorum. Genelde öğlenleri et, tavuk veya balık yiyorum. Böylece akşam fazla ağır yemeyip hazmetmeyi kolaylaştırıyorum. Tabii herkes gibi altın öğünüm kahvaltı. Kahvaltısız güne asla başlamam. Bence olağanüstü bir durum olmadıkça normal doğum yapılmalı

2 çocuk dünyaya getiren bir anne olarak anne adaylarına normal doğumu mu sezaryanı mı önerirsiniz? Normal doğum mu, sezeryan mı? diye sorarsanız Bence her ikisinin de farklı yararları var diye yanıtlarım. Tavsiye etmek tabii ki bana düşmez. Ben her iki doğumumu da sezeryan yaptım ve çok rahat geçirdim ama normal doğumun yararının çok daha fazla olduğunun bilincindeyim. Doğum sonrası kalkıp normal hayatınıza devam edebiliyorsunuz. Sezeryan doğumda dikiş ağrılarınız ilk 4 saatten sonra başlıyor. Bu nedenle ilk 24 saat biraz sıkıntılı geçebiliyor. Bence olağanüstü bir komplikasyon ya da sağlık problemi olmadıkça her kadının tercihi normal doğumdan yana olmalı. Elbette bu konuda belirleyici olacak şey doğumu takip eden hekimin ve diğer uzmanların bilirkişi görüşüdür. Genelde doğumlarınız sonrasında nelere dikkat ettiniz? Kaç günde normal yaşamınıza dönebildiniz? Az öncede söylediğim gibi benim her 2 doğumumda rahat geçti. Doğumlarımın ikinci günü normal yaşantıma döndüm. Eğilip kalkarken hafif sızlamalar oluyordu onun dışında gayet iyi bir lohusalık dönemi geçirdim. Sizce annelik nasıl bir duygu? Çocuklarınızla iletişiminiz hakkında dikkat ettiğiniz konuları bizimle paylaşabilir misiniz? Anneliği tatmış her kadının söylediği gibi annelik tarif edilemez bir duygu. Sağlıklı bir anne- çocuk ilişkisinin temelini annenin ruh sağlığı ve çocuğa karşı davranışları oluşturuyor. Çünkü bizim onlarla şu an kurduğumuz iletişim onların ilerleyen yaşlardaki davranış ve tutumlarını belirliyor. Ben ve babasının özen gösterdiğimiz konuların başında sorularını dinlemek ve cevapsız bırakmamak geliyor. Saygı sınırımız konusunda oldukça kararlıyız. Yani istediği bir şeye hayır dediğimizde ağlıyorsa kararımızdan dönmeyip ona olgun biriymiş gibi sebebini anlatarak ikna etmeye çalışıyoruz. Bizim başımıza gelmedi ama en önemli konulardan biri de bence evde mutsuz bir aile tablosu çizmemek, bunu çocuğa yansıtmamak diye düşünüyorum. Doğumdan bir ay sonra spora başladım 2 çocuğa rağmen hep fit göründünüz. Bunu neye borçlusunuz? Yasemin Özilhan fit kalabilmek için neler yapıyor? Zayıf kalabilmek beslenmeyle alakalı olabildiği gibi bence yapıyla da alakalı. Ben zaten hiçbir zaman çok kilolu biri olmadım. Bu durumun ağırlıklı olarak genetik olduğunu düşünüyorum. Fit olmak için spor şart tabi. Ben doğumdan yaklaşık 1 ay sonra spora başladım. Haftada 2 gün pilates 2 gün fitness yapıyorum. Protein ağırlıklı besleniyorum ve gece yatmadan süt içiyorum. Böylesi bir spor programı kilo vermenin yanında sıkılaşmanızı da sağlıyor. Tabii bununla birlikte spor insanı mutlu kılıyor. Spor yaptığı günlerde güne daha pozitif bir enerjiyle başlıyor insan. Bu bakımdan sporun hem bedensel hemde zihinsel bir rahatlama yarattığını söyleyebilirim. Yemek yapmayı sever misiniz? En sevdiğiniz yemek hangisi? Yemek yapmayı seviyorum ama daha çok kek kurabiye türü şeyleri yapmayı seviyorum. En sevdiğim yemek kapuska ve lahana sarması:) Bu açıklamalarınızdan Almanya doğumlu olmanıza rağmen köklerde bir Karadeniz kızlığı durumu olduğunu anlamış bulunuyoruz. Doğru tahmin mi? Yok yanlış tahmin. Karadeniz ile bir bağlantım yok, ama şimdi ben de farkettim, geçmişte belki olmuş olabilir. Mesleğimle ilgili en unutulmaz hatıram eşimle tanıştığım güne ait Bizimle, mesleğinize ilişkin ilginç bir hatıranızı paylaşabilir misiniz? Mesleğimde ilginç anılarım oldu tabii ki Özellikle de doktorlar dizisini çekerken çok değişik şeyler yaşadım. Doktorlar dizisi henüz yayınlanmaya başlamamıştı. Ama biz çekimlere çoktan başlamıştık.

İnsanlar böyle bir dizinin varlığından haberdar değildi. Biz doğal olarak hastane içinde sürekli doktor kıyafetiyle geziyoruz. Hasta yakınları beni görüp yakınının durumu hakkında bilgi almaya çalışıyorlardı. Böylesi durumlarla sık sık karşılaşınca benim sette gülme krizimin tuttuğunu, bu nedenle saatlerce sahnenin ertelendiğine şahidim. En güzel anım ise şu an çocuklarımın babasıyla o hastanede tanışıp yuva kurmamdır. Herhalde içlerinde en önemli ve unutulmazı, o gündür benim için Yasemin Hanım; ilerde çocuklarınızın da sizin mesleğinizi seçmesini ister misiniz? Çocuklarımın meslek seçimi tabii ki onların ne istediğine bağlı. Ne ile mutluysa, neden keyif alacaksa ve de en önemlisi nede başarılıysa o işi yapmalı. Bizim onların başarısına katkı sağlamak için desteğimiz hep olacak. Ancak meslek seçimleri tamamen kendilerinin takdirinde. Bu konuda belirleyici olacak nokta kendi istek ve yetenekleri. Vücudumuzun kendini yenilemesi için düzenli ve yeterli uykuya ihtiyacı var Bu yoğun tempoda günde kaç saat uyuyorsunuz? Ben uykuyu sevenlerdenim:) Ve şuna karar verdim ki uyku gerçekten de uykuyu getiriyor. Ben günde yaklaşık 9 saat uyuyorum. Genelde çok geç yatmıyorum. En geç 11 gibi yatıyorum. Uykunun sağlığımıza ve hormanlarımızın düzenli çalışmasına büyük katkısı olduğunun bilincindeyim. Organlarımızın kendini temizlemesi ve yenilemesinde uyku hormonlarının büyük katkısı var. Bu nedenle olağanüstü bir durum olmadıkça gece yarısından önce uyumuş oluyorum. Kızlarımla birlikte genelde güne erken başladığımız için gece uykusunu çok geç vakte bırakmamaya çalışıyoruz. Müzikle aranız nasıl? Ne tür müzikleri seversiniz? Müzikle aram pek yoktur doğrusu. Ruh halime göre değişiyor aslında ama slow müzikleri pek dinlemiyorum, genelde bana enerji veren beni yüksekte tutan müzikleri dinliyorum. Peki geçmişte çok isteyip de yapamadığınız bir şey oldu mu? Allah a şükür isteğim her şeyi yaptım. Ailem her zaman yanımda oldu ve bana destek verdi. Sanıyorum bu destek sayesinde isteyip de yapamadığım bir şey hiç olmadı. Kitap okumaya vakit bulabiliyorsanız son okuduğunuz kitap hangisi? Düzenli olarak hangi gazete ve yazarları takip edersiniz? En son Yılmaz Özdil in kitabını okudum. Hürriyet gazetesini sürekli takip ediyorum. Vahap Munyar, Yılmaz Özdil takip ettiğim yazarlar. Son olarak hastalara ne mesaj vermek istersiniz? Sağlık her şeyin başıdır ve bence moral de aynı şekilde iyileşmeye bir adım yardımcıdır. Ben burdan morallerini yüksek tutmalarını, motivasyonlarını kaybetmemelerini tavsiye ediyorum. Buradan tüm hastalara acil şifalar diliyorum. Umuyorum hepsi iyileşir ve kısa sürede sevdikleriyle mutlu bir ömür geçirirler. Bize bu yoğun temponuza rağmen zaman ayırdığınız için çok teşekkür ediyoruz. Ben teşekkür ederim l

PROF. DR. ÖZGÜR ÇETİK ACIBADEM BAKIRKÖY HASTANESİ / ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ UZMANI Sürekli masa başında oturmak boyun fıtığı habercisi Hayatımızda yer alan risk faktörleri boyun fıtığının görülme oranlarının her geçen gün artmasına neden oluyor. İlerleyen yaş, ani bir zorlanma ya da hareketsiz geçen iş yaşamı boyun fıtığının en başta gelen 3 sebebi Neyse ki minimal cerrahi yöntemiyle yapılan operasyonlar boyun fıtığı tedavisinde hayat kurtarıcı nitelikte. Boyun fıtığının oluşum nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi veren Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Özgür Çetik, boyun fıtığında öncelikle ilaç ve fizik tedavi yöntemlerinden faydanılması gerektiğini söylüyor.

Cerrahi tedavilerin ilaç ve fizik tedavinin sonuç vermediği ağır durumlarda uygulanması gerektiğini ifade eden Çetik, burada kullanılacak yöntemin hastanın yaş, mesleki aktivite ve fıtığının derecesine göre belirlendiğini söylüyor. Boyun fıtığı nasıl oluşuyor? Boyun omurları arasında disk adı verilen kıkırdak bir yapı bulunuyor. Bu kıkırdak yapının dış kabuğunun yırtılması sonucu, içerisinde bulunan daha yumuşak kıvamlı kıkırdak, diskin içerisinden çıkarak ana omurilik sinirine veya omurilik sinirinden çıkan köklere baskı yapıyor. Sonucunda da boyun fıtığı oluşuyor. Tedavide son çare cerrahi Boyun fıtığı tedavisinde öncelikle cerrahi dışı fizik tedavi ya da ilaç kullanımı gibi yöntemler tercih ediliyor. Ancak ilk 6-12 hafta bu uygulamalara rağmen hastanın şikayetlerinde gerileme olmuyorsa cerrahi tedavi gündeme geliyor. Cerrahi tedavi seçilirken birçok faktörün de göz önünde bulundurulması gerekiyor. Ameliyatın mutlaka omurga cerrahisi konusunda deneyimli bir merkezde yapılması gerekiyor. Aksi takdirde komplikasyon görülme oranı yüksektir. Boyun fıtığının en önemli bulgusu ağrı. Bu ağrı bazen boyunda bazen omuzda bazen de el parmaklarında hissedilebiliyor. Erken dönemde öncelikle ağrıya yönelik ilaç tedavisi uygulanıyor. Bu aşamada ağrı ilaçlar ile kontrol altına alınamaz ise fizik tedavi metodları devreye sokuluyor. Geç dönemde ağrı oluşma sıklığını azaltmak için boyun kaslarını güçlendirici egzersizlere baş vurmak faydalıdır. Ancak özellikle hayat kalitesini düşüren şiddetli ve geçmeyen ağrı ya da kaslarda düzelmeyen ilerleyici güçsüzlük başlamış ise cerrahi tedaviye ihtiyaç duyuluyor. Hangi hastaya hangi tedavi yöntemi uygulanabiliyor? Boyun fıtığı bulunan hastaya uygulanacak cerrahi tedavi yöntemi; hastanın yaşına, hastanın mesleki olarak aktivite derecesine, fıtığın derecesine, birden fazla fıtık olup olmamasına, fıtığa sekonder oluşan kemik çıkıntıların durumuna, cerrahın tecrübesine ve kullanılacak yöntemin türüne göre değişiyor. Cerrahi tedavide minimal invaziv yöntemlerin yanında major cerrahi metotlar da uygulanıyor. Uygulanacak tüm yöntemlerde amaç sinir baskısının ortadan kaldırılması ve nüks riskinin azaltılması. Minimal invaziv yöntemle hasta çok kısa sürede sağlığına kavuşabiliyor Minimal invaziv yöntemlerde diskin içerisine küçük kesilerden özel aletler ile giriliyor. Isı enerjisi ile diskin büzüştürülmesi işlemi uygulanıyor ya da mikroskop yardımı ile küçük kesilerden girilerek sinire baskı yapan disk parçasının çıkarılması hedefleniyor. Minimal cerrahi işlemlerde iyileşme çok kısa sürede gerçekleşiyor, ısı enerjisi kullanılan yöntemlerde hasta birkaç günlük istirahatın ardından işine dönebiliyor. Major cerrahi yöntemlerde ise diske binen yükü azaltıcı hareketli implantlar kullanıldığı gibi, diski tamamen çıkararak yerine kemik yaması koyarak üstteki omurga kemiği ile alttakini birbirine kaynatarak tek blok kemik oluşmasını sağlayan yöntemlerde uygulanıyor. Major cerrahi tedavi uygulanan hastalarda iyileşme haftalar, hatta aylar içerisinde gerçekleşiyor. Bu yöntemlerde uzun vadede komşu disklere fazla yük bindiği için buralarda fıtık oluşma riski artıyor l Boyun fıtığına sebep olan etkenler: Boyun fıtığı oluşumunun üç farklı sebebi bulunuyor. *İlerleyen yaş: Yaşlanmaya bağlı olarak vücut dokularındaki su miktarının azalması sonrasında diski çevreleyen kapsül esnekliğini kaybediyor ve zorlanma ile daha kolay yırtılır hale geliyor. Bu durum özellikle 35-45 yaş arası kişilerde fıtığın sık görülmesinin en önemli nedeni. *Trafik kazaları: Özellikle bulunduğunuz araca arkadan çarpıldığında başınız ani olarak önce arkaya sonra öne doğru kontrolsüz hareket ediyor. Kamçı hareketi denilen bu durum basit çarpmalar sonrası bile oluşabiliyor. Bu ani ve kontrol dışı zorlanma ile disk kapsülü yırtılarak fıtığa sebep olur. Genç yaşta yaşanan fıtıkların en önemli nedeni trafik kazaları. *Yanlış pozisyonda oturmak: Özellikle kötü pozisyonda oturarak masa başında çalışmak önce boyun düzleşmesine sonrada yük dağılımı bozulduğu için fıtığa neden olabiliyor.

DR. BEKİR TURAN İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜR YARDIMCISI Bitkisel ürünleri bilinçsizce kullanmayın! Televizyon, radyo, internet ve gazeteler kullanılarak yapılan ve tedavi edici olduğu iddia edilen bitkisel ürün reklamlarının doğruluğu tartışılıyor. Sağlığa ve hastalıkların tedavisine katkıda bulunduğuna dair hiçbir kanıtı olmayan bu ürünlerin ilaçmış gibi sunulmasının sakıncalarına değinen İstanbul Sağlık Müdür Yardımcısı Dr. Bekir Turan, bu konuda bilinçli davranılması gerektiğini söylüyor.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ndan gıda takviyesi adı altında ruhsat alan bu ürünlerin tedavi edici özelliği bulunmadığının altını çizen Turan, Söz konusu ürünlerin ilaçlarla ve gıdalarla etkileşime girebilen, ilaçların etkisini artıran ya da azaltan, tedavinin etkinliğini ortadan kaldıran bir işlev görebildiği unutulmamalıdır. Bu ürünlerin biliçsizce kullanımı, ciddi yan etkilere sebep olabilir uyarısında bulunuyor. Dr. Turan, Bitkisel ürünlerin doğal, bitkisel ilaç olduğuna ilişkin ibareler kullanılarak satılması, etik olmadığı gibi yasal da değildir diyor ve ekliyor: Unutulmamalıdır ki, ilaçlar, yalnızca eczanelerden temin edilebilir. Eczaneden temin edilemeyen hiçbir ürün ilaç olarak tanımlanamaz ve satılamaz Dr. Turan, konu hakkında şunları söylüyor: İlaç ve gıda takviyesi arasındaki fark nedir? İlaç, canlı hücre üzerinde meydana getirdiği tesir ile bir hastalığın teşhisini, iyileştirilmesi veya semptomlarının azaltılması amacıyla tedavisini veya bu hastalıktan korunmayı mümkün kılan, canlılara değişik uygulama yöntemleri ile verilen doğal, yarı sentetik veya sentetik kimyasal preparatlardır. Dünya Sağlık Örgütü ilacı fizyolojik sistemleri ve patolojik (hastalık yapıcı) durumları, kullananın yararına değiştirmek veya incelemek amacı ile kullanılan ürün olarak tanımlamaktadır. Bitkisel ilaç bir ilaçtır ve asla gıda takviyesi ile karıştırılmamalıdır. Gıda takviyeleri; gıda ve işlevsel gıdalarda yer alan besin öğelerini gıdalarda bulundukları değerlerde içeren; dolayısıyla beslenme yoluyla alınmalarında yetersiz kalınan temel besin öğeleri açısından vücudu desteklemesi beklenen ürünlerdir. Bu ürünler diyeti desteklemek üzere kullanılan bir veya daha fazla besin öğesini (vitaminleri, mineralleri, aminoasitleri ve bitkisel drogları) içeren ağızdan alınmak üzere hazırlanmış ürünlerdir. Gıda takviyeleri konusunda farkındalık eksikliği var Toplumumuzda bitkisel olanın zararsız olduğu şeklinde yaygın yanlış bir kanı bulunmakta ve bu konuya dair farkındalık eksikliği sorunu çok daha vahim boyutlara taşımaktadır. Takviye edici gıdaların diğer gıdalarla eşdeğer tutulamayacağı, yalnızca normal beslenmeyi takviye etme amaçlı vitamin ve mineralleri içerseler bile söz konusu ürünlerin ilaçlarla etkileşime girebilen, ilaçların etkisini arttıran veya azaltan, tedavinin etkinliğini ortadan kaldırabilen konsantre nitelikte ürünler oldukları ve tek başlarına kullanıldıkları durumlarda dahi bazı bireylerde ciddi yan etkilere neden olabilecekleri göz ardı edilmemelidir. Doğal yollardan alınmayan ya da eksik alınan bir takım vitamin, mineral, protein ya da karbonhidrat gibi vücut için önemli olan gıda maddelerinin hap ya da solüsyon şeklinde vücuda alımı konusunda dikkatli olmalıyız. Gıda takviyelerini kullanmak ile ilgili olarak öncelikle söylenebilecek şey, mümkün olan en az miktarlarda ve süreklilik arz etmeyen periyotlarda kullanılması gerektiğidir. Bu besin takviyeleri basit olarak vücuda temel vitamin ve mineral almakta kullanıldığı gibi vücut geliştirme ile uğraşanlar gibi çeşitli özel amaçlarda da kullanılabilmektedir. Araştırmadan kullanılması yarardan çok zarar getirir Bu tip takviyeleri kullanmak isteyen kişilere verilebilecek en iyi tavsiye, bu besin takviyelerini doğal yollardan almalarıdır. Dengeli ve dikkatli alınmayan besin takviyeleri kişilerde bir takım rahatsızlıklara neden olabilmektedir. Bu sebeple bu tip ürünleri kullanmayı düşünen bireylerin öncelikle bir uzmana danışmaları kendilerinin faydasına olacaktır. Diğer yandan bu besin takviyeleri ile vücuda vitamin ve mineral alındığı düşüncesinden hareketle bazen bu ürünleri kullananlar sağlıklı beslenme kurallarını hiçe saymaktadırlar. Bu tip bir hareket içine girmiş kişi için bu besin takviyeleri yarardan çok zarar getirecektir. Besin takviyeleri ile söylenebilecek son şey doz ayarlaması ve vücudun bu besin takviyesine karşı vereceği tepkilerin (alerjik) iyi araştırılmasıdır. İlaçlarla ve gıdalarla etkileşime girebiliyor Bitkisel ürünler özellikle çocuklarda, hamilelerde ve emziren kadınlarda, yaşlılarda, ergenlik çağındaki gençlerde, uzun süren hastalıklarda, hipertiroidizm, bağırsaktaki emilimi etkileyen patolojik durumlarda, cerrahi müdahale görmüş hastalarda beklenenden çok daha farklı veya çok daha artmış oranlarda etki gösterebilmektedirler. Söz konusu ürünlerin ilaçlarla ve gıdalarla etkileşime girebilen, ilaçların etkisini artıran ya da azaltan, tedavinin etkinliğini ortadan kaldıran bir işlev görebildiği unutulmamalıdır. Diğer yandan kendi başlarına ciddi yan etkileri olabilir. Bitkisel ürünler, diğer ilaçlarla veya gıdalarla birlikte kullanılırken son derece dikkatli olunmalıdır. Yanlış tanıtım yapan ürünler toplatılıp imha edilir Bu ürünlerin sağlık beyanı ile tanıtımının yapılabilmesi ve piyasaya arzı için klinik çalışmalar ile ispatlanmış bir sağlık beyanının olması ve Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ndan izin alması gerekmektedir. Gıda ve Gıda takviyelerinin izinsiz ve gerçeğe aykırı sağlık beyanı ile tanıtılması halinde Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, tanıtımı ve ürünün piyasaya arzını durdurma, toplama, toplatma imha iş ve işlemlerini yapar veya yaptırır l Bu haberde aşağıdaki kaynaklardan yararlanılmıştır. http://www.e-kutuphane.teb.org.tr/pdf/raporlar/akilliyim/1.pdf http://www.eczacinizadanisin.info/sss_bitkisel_urunler

Spor yaparken göz sağlığına dikkat! Dünyagöz Etiler den Op. Dr. Nilüfer Köylüoğlu Ünal, spor yaparken göz sağlığının tehdit altında olabileceğini söyledi. Op. Dr. Ünal, boksun yanı sıra futbol, basketbol ve voleybol gibi spor dallarında da gözün retina tabakasının olumsuz etkilenebildiğini ifade etti. Dünyagöz Etiler den Op. Dr. Nilüfer Köylüoğlu Ünal, Türkiye Spor Yazarları Derneği nin (TSYD) 9 12 Ocak 2014 tarihleri arasında Antalya da düzenlediği seminerde Sporcu Göz Sağlığı konulu bir konuşmayla yer aldı. Oturum başkanlığını Haldun Domaç ın yaptığı seminerde Op. Dr. Ünal a Tekvando Federasyonu Başkanı Metin Şahin, Dünya ve Olimpiyat Şampiyonu güreşçimiz Nazmi Avluca ve Profesyonel Futbolcular Derneği Başkanı Ayhan Akbin eşlik ederek sporcularda göz sağlığına dikkat çektiler. Spor yaparken göz sağlığının tehdit altında olabileceğinin pek akla gelen bir durum olmadığını hatırlatan Op. Dr. Nilüfer Köylüoğlu Ünal, genellikle boksörlerin göz sağlığının risk altında olduğu düşünülse de aslında bu riskin her sporcu için geçerli olduğunu söyledi. Op. Dr. Ünal bir futbolcunun kafa topuna çıkmasının gözünde yarattığı travmanın, yumruk yiyen bir boksörün aldığı darbeye eş değer olabileceğine dikkat çekti. Retina yırtığı riskine dikkat! Gözün bir oda, retina tabakasının da duvar kâğıdı olarak düşünülebileceğini belirten Op. Dr. Ünal şöyle devam etti: Bu odanın içi vitreus jeli ile doludur. Sağlıklı bir gözde vitreusun retina tabakasına yaslı ancak yapışık olmaması kişinin her türlü hareketinden retinanın etkilenmesini önleyen mükemmel bir koruma mekanizmasıdır. Ancak retinada meydana gelebilecek incelme gibi bazı yapısal değişiklikler vitreusun retinaya yapışmasına yol açabilir. Bu durumun retina dejenerasyonu olarak adlandırıldığını söyleyen Op. Dr. Ünal, yaralanmayla sonuçlanmayan çarpışma, zıplama, ağır kaldırma gibi her türlü günlük ve sportif aktivitenin retina üzerine dolaylı mekanik etki yaratarak retina yırtığı riski oluşturduğunu belirtti. Yırtığın mutlaka tedavi edilmesi gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Ünal şunları ifade etti: Tedavi edilmezse duvar kâğıdına benzetilen retina tabakası yerinden sökülür. Retinanın bulunduğu plandan ayrılmasıyla retina dekolmanı ve görme kaybı gelişir. Görme probleminizin olmaması, göz sağlığınızın kusursuz olduğu anlamına gelmez! Op. Dr. Nilüfer Köylüoğlu Ünal, Retinada yırtık oluşan yaşlı hastalar, uçuşma ya da ışık çakması şikâyetleriyle bize başvururken; genç hastalar, vitreusun sağlıklı jel formu nedeniyle hiçbir uçuşma ya da ışık çakması hissetmeyebilirler. Retina yerinde oldukça canlılığını koruyan nörolojik bir dokudur ve retina dekolmanı teşhisi konulan hastanın vakit kaybetmeden ameliyat edilmesi gerekir dedi. Damlalı göz dibi muayenesi nedir? Retina dejenerasyonunun göz dibi muayenesiyle teşhis edildiğini söyleyen Op. Dr. Ünal, gözün ön kısmını oluşturan kornea tabakasının pencere görevi yapması sayesinde, sadece damla damlatılıp yarım saat bekletilerek retina tabakasının tamamını detaylı olarak muayene etmeyi mümkün kıldığını belirtti. Op. Dr. Ünal, göz dibi muayenesinin retinada sorun olup olmadığını, varsa ne aşamada olduğunu ortaya çıkardığını ve oluşacak görme kaybına erken müdahale ile önlem alma şansı sağladığını vurguladı. Çözüm: Argon Lazer Fotokoagülasyon Tedavisi. Retina dejenerasyonu teşhisi konan hastalara argon lazer fotokoagülasyon tedavisi uygulandığını aktaran Op. Dr. Ünal, ayaktan uygulanan bu tedavi sonrası kişinin aynı gün hayatına devam edebildiğini ifade etti. Op. Dr. Ünal, tedavi gören hastanın lezyon tipine ve kişiye göre, lazerin koruyucu etkisi tamamlanana kadar hekimin önereceği süre boyunca aktivite kısıtlaması ve ağır kaldırma yasağının gerekebileceğini söyledi. Farkındalık ve bilinçlenme çok önemli! Op. Dr. Ünal, düzenli ağır fiziksel aktivite yapan sporcuları göz sağlığı konusunda bilgilendirmenin ve kamuoyunda farkındalık yaratmanın retina sağlığının öneminin anlaşılmasında ilk adım olduğuna vurgu yaptı. Bireysel ya da takım oyuncusu, çocuk ya da yetişkin, lisanslı ya da lisanssız bütün sporcular için periyodik retina taramasının kardiyoloji muayenesi kadar önemli olduğunu söyledi. Op. Dr. Ünal muayene sayesinde maddi ve manevi daha sıkıntılı retina tedavilerine ihtiyaç duyulmadan gerekli tedbirlerin alınabileceğini belirtti.

UZM. DR. YASEMİN ÇAKAR KEMENT ÇAKMAK ERDEM HASTANESİ / KADIN DOĞUM UZMANI Bu hastalık, adı gibi tatlı değil!