Onlar da Bizden Değil



Benzer belgeler
İLTİCA HAKKI NEDİR? 13 Ağustos 1993 tarihli Fransız Ana yasa mahkemesinin kararı uyarınca iltica hakkinin anayasal değeri su şekilde açıklanmıştır:

Uluslararası Mülteci Hukuku Kapsamında Uluslararası Koruma. BMMYK Kasim 2014

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. KESHMIRI/TÜRKİYE (Başvuru no /08) KARAR STRAZBURG. 13 Nisan 2010

Türk Göç ve İltica Hukukunun Temelleri:

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ

Göç ve Tüberküloz. Haluk C.Çalışır Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi

AYRIMCILIK ve NEFRET SUÇU

KUZEY KIBRIS TA MÜLTECİ HAKLARI

Geçici Koruma Uluslararası Standartlar. BMMYK Kasım 2014

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

ÖZGENUR YİĞİT ULUSLARARASI HUKUK, AVRUPA HUKUKU VE TÜRK HUKUKUNDA MÜLTECİ VE SIĞINMACILARIN ETKİLİ BAŞVURU HAKKI

ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM TEDBİRE İLİŞKİN ARA KARAR

YABANCILAR ve ULUSLARARASI KORUMA KANUNU. Yayım tarihi: 11 Nisan 2013 Yürürlük tarihi: 11 Nisan 2014

GÖÇÜN GETİRDİĞİ SORUNLAR VE GÖÇ SONRASI TÜRKİYE

TÜRKİYE DE YENİ GÖÇ YÖNETİMİ VE ULUSLARARASI KORUMADA TEMEL PRENSİPLER SELÇUK ŞATANA İL GÖÇ UZMANI UYUM VE İLETİŞİM ÇALIŞMA GRUBU BAŞKANI

İnsanların, sadece insan olması nedeniyle sahip oldukları devredilemez ve vazgeçilemez haklardır.

ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM

- Genel Gerekçe - Bu önerilerin amacı Kıbrıs ın kuzeyinde yerel mevzuatın parçası olan. Fasıl 105 Değişiklik Yasa Tasarısı Önerisi Gerekçeleri

ÇOCUK HAKLARINA DAİR SÖZLEŞME

Türkiye de Uluslararası Koruma Sistemi ve Türkiye de BMMYK. BMMYK Kasım 2014

1951 Tarihli Mülteciliğin Önlenmesi Sözleşmesi

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

UYGULAMASI AV. Taner KILIÇ

TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER

İÇİNDEKİLER EDİTÖR NOTU... İİİ YAZAR LİSTESİ... Xİ

Alipour ve Hosseinzadgan / Türkiye. (6909/08, 12792/08 ve 28960/08) AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARI

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ

KİTLESEL GÖÇLERDE SAĞLIK HİZMETLERİ. Uzm. Dr. Muzaffer AKKOCA

Türkiye'nin TESPİT Tamamlandı Eksik 1

I. Genel Bilgiler Ülkeler arasındaki hayat standartlarının farklılığı, bazı ülkelerde yaşanan ekonomik sorunlar, uygulanan baskıcı rejimler, yaşanan

D.B. / Türkiye (33526/08) AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARI. Aşağıdaki metin kararın resmi olmayan özetidir. Özet

Yrd. Doç. Dr. AHMET HAMDİ TOPAL. KTÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

BİR İNSAN HAKKI OLARAK İLTİCA. Av. Taner KILIÇ

FARKLI AB ÜLKELERİNDE GÖÇMEN POLİTİKALARINDAKİ GENEL YAKLAŞIMLAR

YABANCILAR ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ KAMU HİZMET STANDART TABLOSU

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm AZINLIK KAVRAMI BAŞLARKEN... 1

Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi. KKTC Mülteci Hukuku Programı VOLKAN GÖRENDAĞ Mülteci Hakları Koordinatörü

Suriye de 2011 yılından beri sürmekte

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER...IX KISALTMALAR...XV I AİHS VE EKİ PROTOKOLLERDE DÜZENLENEN TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER...1

İnsanlık ailesinin tüm üyelerinde bulunan onuru ve onların eşit ve ayrılmaz haklarını tanımanın dünyada özgürlük, adalet ve barışın temeli olduğunu,

ANAYASA MAHKEMESİ BİRİNCİ BÖLÜM

İNSAN HAKLARI CEVAP ANAHTARI GÜZ DÖNEMİ YILSONU SINAVI Ocak 2019 saat 11.00

C E D A W KADINLARA KARŞI HER TÜRLÜ AYRIMCILIĞIN ÖNLENMESİ SÖZLEŞMESİ. Prof. Dr. Feride ACAR

T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Avrupa Birliği Koordinasyon Dairesi Başkanlığı Avrupa Birliği Uzmanlığı Tezi

İSTANBUL İL GÖÇ İDARESİ MÜDÜRLÜĞÜ ULUSLARARASI KORUMA ÇALIŞMA GRUP BAŞKANLIĞI

İL GÖÇ İDARESI MÜDÜRLÜĞÜMÜZ TEŞKILAT ŞEMASI AŞAĞIDAKI ŞEKILDEDIR;

KİTLESEL GÖÇLERDE SAĞLIK HİZMETLERİ. Uzm. Dr. Muzaffer AKKOCA T.C. Sağlık Bakanlığı Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü

ULUSLARARASI HUKUK VE DIŞ İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Avrupa Birliği ndeki Sığınmacıların Haklarını Koruyor

içindekiler KISALTMALAR... XV GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm GENEL OLARAK YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU

İTİRAZ USULLERİ. BMMYK Kasım 2014

9.Sınıf Sağlık Hizmetlerinde İletişim. 3.Ünte Toplumsal İletişim HUKUK KURALLARI / İNSAN HAKLARI 21.Hafta ( / 02 / 2014 )

Geri Kabul Antlaşması

TÜRKİYE DEKİ SURİYELİLERİN HUKUKİ DURUMU ARADA KALANLARIN HAKLARI VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM TEDBİRE İLİŞKİN ARA KARAR HEKMATULLAH KAMALOV BAŞVURUSU. (Başvuru Numarası: 2017/5038)

İKİNCİ DAİRE KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDA KARAR

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ

BMMYK BM MÜLTECİ AJANSI KIBRIS

ÜLKEMİZE SIĞINAN YABANCILARIN SAĞLIK HAKLARI PANELİ

Mülteci topluluklarından herhangi birinde, evlerinden uzaklaşmış olan insanların yaklaşık yüzde ellisini kadınlar ve kız çocukları oluşturmaktadır.

Suriyeli Sığınmacıların Toplumsal Hayata Entegrasyonu. (Esenyurt İli Mehterçeşme Mahallesi Örneklemi)

Dünya Mültecileri Hakkında Anahtar İstatistikler

Kadına YÖNELİK ŞİDDET ve Ev İçİ Şİddetİn Mücadeleye İlİşkİn. Sözleşmesi. İstanbul. Sözleşmesİ. Korkudan uzak Şİddetten uzak

Sakarya İlinde Serbest İkamete Tâbi Sığınmacılar Hakkında İnceleme Raporu 24. Dönem 3. Yasama Yılı 2012

T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG

Indorama Ventures Public Company Limited

ÜYE ROBERT CAROLAN TARAFINDAN BİLDİRİLEN KARŞIOY VE MUTABIK GÖRÜŞ YAZISI

2017 İNSAN HAKLARI İHLAL RAPORU

İNSAN HAKLARI. Sosyal ve Ekonomik Haklar Kültürel haklar (10. Hafta)

MÜLTECİ STATÜSÜNÜN BELİRLENMESİNDE UYGULANACAK ÖLÇÜTLER VE USULLER HAKKINDA ELKİTABI

KADIN VE DEMOKRASİ DERNEĞİ

Geçici Koruma Kimlik Kartına Sahip Olanlar

1 MÜLTEC. 5 N ve BASIN MENSUPLARI İÇİN EL KİTABI. Mülteci Kimdir

TÜRKİYE SIĞINMA SİSTEMİNİN SOSYAL BOYUTU

ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM TEDBİRE İLİŞKİN ARA KARAR

Türkiye'nin İnsan Ticaretiyle Mücadelesi

İçindekiler. xiü Kısaltmalar xvü Üçüncü Basıya Önsöz xix İkinci Basıya Önsöz xxi Önsöz. 3 BİRİNCİ KESİM Giriş 5 I. Genel Bilgiler

ÇOCUK HAKLARI HAFTA 2

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

Türkiye de Afganistan Uyruklu Uluslararası Koruma Başvurusu ve Statüsü Sahipleri Üzerine Analiz: Türkiye ye Geliş Sebepleri, Türkiye de Kalışları,

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUKA İLİŞKİN TEMEL MEVZUAT

GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATI KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. Resmi Gazete Tarihi: , Sayısı: 28821

YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU

KADINLARA KARŞI ŞIDDETIN TASFIYE EDILMESINE DAIR BILDIRI. Genel Kurulunun 20 Aralık 1993 tarihli ve 44/104 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

BİRİNCİ BÖLÜM ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

BİRİNCİ KİTAP DENETİM MEKANİZMASI (KURUMSAL HÜKÜMLER) BirinciBölüm GİRİŞ

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM TEDBİRE İLİŞKİN ARA KARAR BASHKIM REXHEPI BAŞVURUSU. (Başvuru Numarası: 2017/5874)

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR

STRATEJİK VİZYON BELGESİ (TASLAK) TÜRKİYE DE GÖÇ. Göç Veren Ülkeden Göç Alan Ülkeye Fırsat ve Risklerin Dönüşümü

İNSAN HAKLARINI VE TEMEL ÖZGÜRLÜKLERİ KORUMA SÖZLEŞMESİ NE EK ÖLÜM CEZASININ HER KOŞULDA KALDIRILMASINA DAİR 13 NO.LU PROTOKOL

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ ANAYASASI

6458 SAYILI KANUN KAPSAMINDA DÜZENLENEN GÖÇ VE ILTICA SEMINERI IZMIR BAROSU

Suriyeli Mülteciler: Türkiye nin Müstakbel Vatandaşları

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur.

MÜLTECİ SORUNU VE TÜRKİYE PROF. DR. HASRET ÇOMAK

Milletlerarası Ceza Hukuku (Özgenç)

TÜRKİYE AB GERİ KABUL ANLAŞMASI AHMET ÇELİK

Transkript:

Onlar da Bizden Değil Göç ekonomik, doğal afetler, iklim değişikliği, savaşlar gibi nedenlerle her zaman insanlık tarihinin ortak bir olgusu olmuştur. Günümüzde de göç küresel bir olgu olmakla beraber, kendi ülkesinde korunamayıp başka bir ülkeye göç etmek zorunda kalan kişiler olan mülteciler, göç eden kişiler arasında özel bir konuma sahip olup hukuki ve etik değerler açısından uluslararsı korunma gerektiren gruplar arasında yer alır. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) verilerine göre 2007 yılının sonunda dünyada mülteci durumuna düşmüş ve Birleşmiş Milletler (BM) himayesine girebilmiş 16 milyon civarında mülteci vardır. 1 Mültecilerin evlerini terk etmek zorunda kalmaları, yakınlarını kaybetmeleri, yaşamlarını kaybetme tehlikesi yaşamaları, işkence veya kötü muameleye maruz kalmaları sıklıkla başlarına gelen olaylardır. Mülteciler kendi ülkelerinde savaş maduru olduktan sonra, vardıkları ülkelerde de diğer yabancılarla beraber faşizmin ilk hedefi haline gelip ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve fiziksel saldırı gibi sorunların madurları olurlar. Bunların yanında öncelikli gereksinimleri olan barınma, eğitim, sağlık haklarından yeterince faydalanamama da sorunlarının başlarında yer alır. Kuşkusuz ki, mülteciler arasında en madur durumda olanlar her zaman savaşın ve göçün bedelini daha ağır ödeyen kadınlar ve çocuklar olmaktadır. Kadına yönelik şiddet özellikle cinsel istismar savaş ve göç sırasında ve de sonrasında daha üst bir seviyeye ulaşmaktadır. Mülteci çocukların, maduriyeti ülkelerini terk etttikten sonra da devam etmekte, sığındıkları ülkelerde sömürü, fiziksel istismar, eğitim hakkına erişememe, cinsel şiddet gibi sorunlarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Kıbrıs adası coğrafi konumu nedeniyle, tarih boyunca mülteci almış bir coğrafyadır. 1917 Devriminden sonra Rusya dan kaçan ya da Arap ülkelerinden gelen mülteciler Kıbrıs a sığınmışlar, 2 İkinci Dünya Savaşı yıllarında, Nazi ordularının Avrupa ya kan kusturduğu günlerde sayıları 2 bine yaklaşan Polonyalı mülteci 1940 yılında Kıbrıs a gelerek savaş sonuna dek Kıbrıs ta barındırılmıştı. 3 Günüzmüzde ise özellikle Orta Doğudaki sorunlu bölgelere ve baskıcı rejimlerin hakim olduğu ülkelere yakın olmasından dolayı mültecilerin diğer yerlere nisbeten daha kolay ulaşabileceği bir coğrafyadır. 2007 yılında 362 4 kişi Kuzey Kıbrısa yasa dışı giriş yapıp yakalanmıştır ve sözkonusu kişiler arasında 34 kişi BMMYK ya sığınma başvurusu yapma şansı bulabilmiştir ve geriye kalanlarda ülkelerine 1 2007 Global Trends, Refugees, Asylum Seekers, Returnees, Internally Displaced and Stateless Persons, Haziran 2008, BMMYK, sayfa 2 (http://www.unhcr.org/statistics/statistics/4852366f2.pdf), 12 Ağustos 2008 2 Haşmet Muzaffer Gürkan, Kıbrıs Tarihinden Sayfalar Galeri Kültür Yayınları, 2006 sayfa 184 3 Haşmet Muzaffer Gürkan, Kıbrıs Tarihinden Sayfalar Galeri Kültür Yayınları, 2006 sayfa 185 4 Fayka Arseven, Yenidüzen Gazetesi, 28 Ocak 2008, sayfa 2

geri gönderilmiştir. Basından takip ettiğimiz üzere yüzlercesi de güneye geçip sığınma başvurularını orda yapmaktadırlar. Suriye, Batı Şeria, Gaza, Lübnan ve Ürdün de ki mülteci kamplarında yaklaşık 5 milyon yaşıyor olması ve genellikle yasadışı girişi bu ülkelerden ve baskıcı rejimlerden gelen kişilerin yapıp yalnız 34 kişnin sığınma başvuruda bulunabilmesi düşündürü bir gerçektir. KKTC'de basındaki ve kamuoyundaki bilgi eksikliğinden dolayı mülteciler hakkında yanlış bir imaj çizilmiş olup, mültecilerle ilgili temel sorunun insan kaçakçılığı sorunu olduğu öne sürülerek, mültecilerin yaşadığı temel sıkıntılar göz ardı edilmektedir. Medya genellikle, KKTC ye yasa dışı yollardan giren her kişiyi mülteci olarak kamuoyuna aktarmakta ve ekonomik sebepler nedeniyle göç eden kişilerle mülteci olabilecek kişileri aynı kefeye koymaktadır. Mültecilerin Statüsüne İlişkin 1951 Cenevre Sözleşmesi (1951 Sözleşmesi) mülteciyi "ırkı, dini, milliyeti, belli bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasi düşünceleri nedeniyle zulüm görecegi konusunda haklı bir korku taşıyan ve bu yüzden ülkesinden ayrılan ve korkusu nedeniyle geri dönemeyen veya dönmek istemeyen kişi" olarak tanımlamıştır. Herhangi bir kişinin mülteci statüsüne girmesi için öncelikle bir devlet ya da BM nin mülteci birimi olan BMMYK ne sığınma başvurusu yapıp sığınmacı durumuna girmesi gerekir. Sığınmacılar, durumlarının resmi bir karara bağlanmasını beklerlerken uluslararası mülteci hukukunun koruması altında olma hakları vardır ve menşe ülkelerine geri gönderilemezler. Göçmenler diye tabir edilen kişiler ise yasal veya yasal olmayan yollardan başka bir ülkeye göç eden ve ilgili makamların izni ile veya izni dışında ikamet eden kişilerdir. Mülteciler ve göçmenler genellikle KKTC'de yürürlükte bulunan muhaceret yasalarının öngörmediği şekilde aynı yolu takip edip gelirler ancak aynı sözkonusu grupların hukuki statülerinde hiçbir benzerlik yoktur ve aynı kategoriye mensup gösterilmeleri mülteciler ve sığınmacılar hakkında yanlış bir görünüm çizilmesine sebep olur. Bu sebepten dolayı 1951 Sözleşmesi mülteci tanımındaki ana unsurları kısaca değerlendirilmekte fayda vardır; Zulme temel teşkil eden nedenler: Bu nedenler kişinin ırk, milliyet gibi doğuştan gelen veya din, siyasal düşünce gibi sonradan benimsenen özellikler olup, kişiye sıkı sıkıya bağlı ve kişinin temel insan hakları ile ilgili niteliklerdir. Irk:Aynı fizyolojik ve kalıtımsal özellikler taşıyan aynı etnik kökene sahip gruplar olarak tanımlanmakla birlikte büyük bir nüfus içinde azınlık oluşturan ortak bir soyun belirli bir sosyal grubuna üyeliği de içine alır.

Tabiiyet / milliyet / uyrukluk: Normalde bir devletin kendi vatandaşına vatandaşlık bağı nedeni ile zulmetmesi söz konusu olmayacağına göre burada dikkat çekilmek istenen husus, belirli bir kültür, etnik grup veya dil grubuna mensup olma şeklinde anlaşılmaktadır. Bu nedenle çoğu zaman ırk terimiyle aynı anlamda kullanılmaktadır. Bu grubun resmi olup olmaması veya büyüklüğü önemli değildir. Ulusal azınlıklara yapılması söz konusu olan olumsuz davranış ve tutumlar bu kapsama girmektedirler. Din: Tek tanrılılı olsun veya olmasın her hangi bir inanç sistemini beimsemiş veya hiç bir dini benimsememiş bir kişinin bu kimliğinden ötürü uğradığı baskı ve zulmü ifade etmektedir. Belirli bir toplumsal gruba mensubiyet: Kişiyi vatandaşı olduğu topluluktan farklı kılan, doğuştan gelen ve kimliğinin oluşmasında etkili olan ve değiştirilmesi pek mümkün olmayan nedenlerin varlığı halinde, bu kişilerin oluşturduğu toplumsal gruba aidiyet bu kapsamda değerlendirilir. Cinsel ayrımcılıktan kaynaklanan kimi şiddet şekilleri (cinsel zulüm, cinsel kölelik, bir etnik temizlik yöntemi olarak sistematik tecavüz gibi) ve eşcinsellik de bu madde altında düşünülebilmektedir. Keza ülkedeki kadınlara yönelik ayrımcılık biçiminde ortaya çıkan kimi baskı ve tehditler, baskı ve zulüm boyutuna gelmiş ise kadınlar belirli sosyal belirli bir toplumsal grup altında değerlendirilebilir. Siyasi düşünce: Düşünce özgürlüğü, EİHB ve bir çok BM sözleşmesince koruma altına alınmış temel bir insan hakkıdır. Düşünce özgürlüğünün kullanılması sırasında yapılan çalışmalar, ilgili devletin dikkatini çekmiş veya çekme ihtimali belirmiş ve bu kişiye karşı tutum ve davranışında zulüm oluşturma riski ortaya çıkmış ise bu kapsamda değerlendirilir. Siyasal görüş olarak tanımlanan düşüncelerin, ülkedeki önem ve gücü gibi somut kriterler ile birlikte değerlendirilmesi gereği vardır. Zulüm: Zulümün evrensel kabul edilen bir tanımı yapılmış değildir. Bununla birlikte Evrensel İnsan Hakları Bildirgesi madde 14 ve 1951 Sözleşmesinin 33. maddesi ile birlikte değerlendirildiğinde yaşama hakkı, kişi güvenliği ve özgürlüğünün ihlali, işkence görme riski, insanlık dışı ceza ve tedbirlere muhatap olma tehlikesi ve genel anlamda temel insan haklarının ortadan kaldırılmasına yönelik uygulamalar (devlet veya devlet dışı faktörler tarafından) bu kapsamda değerlendirilebilir. Fakat bu değerlendirme yapılırken her bir mülteci olayının kendine özgü, tarihi, coğrafi ve etnik temelde değerlendirilmesi gerekir.

Haklı nedenlerle korku: Sığınmacının sadece kendi ruh halini değil, zulüm görme korkusunun hangi nesnel gerekçelerden kaynaklandığının araştırılması anlamına gelmektedir. Her bir sığınmacı bireysel olarak prosedüre tabi tutulduğunda menşe ülkesindeki nesnel durumun sığınma başvurusu yapan kişinin öznel durumuna olan etkilerinin değerlendirilmesi gerekecektir. Korku sadece menşe ülkelerinde zulüm görmüş kişilerin tekrardan zülüm görme korkusu yaşamalarının yanısıra daha önceden zulüm görmemiş ancak menşe ülkelerindeki siyasi durumundan dolayı zulüm görme korkusu taşıma anlamına da gelir. Tabiiyetini taşıdığı ülkenin dışında bulunmak: Bir ülke vatandaşı hakkında bir başka ülkenin sığınma konusunda karar verebilmesi için öncelikle kendi topraklarında kendisine başvurulmuş olması gerekmektedir. Mülteciyi ülkesinde yerinden edilen kişilerden ayıran temel faktör de budur. 1951 Sözleşmesi nin amacı sözleşmenin 1. maddesinden de açıkca anlaşılabileceği gibi 1 Ocak 1951 tarihinden önceki ve II. Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında Avrupa da meydana gelen olaylar sonucunda ortaya çıkan mülteci sorunlarını gidermekti. Ancak, geçen zaman boyunca dünya genelinde mülteci durumuna düşen kişilerin sayılarının artmasına rağmen 1951 sözleşmesindeki tarihi ve coğrafi sınırlamalar nedeniyle dünya genelinde mülteciler için hukuki korunma sağlanamamıştır. Bunun, üzerine Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 1951 Sözleşmesi ne Ek Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin Protokol ü (1967 Protokolü) kabul ederek 31 Ocak 1967 tarihinde imzaya açmıştır ve günümüzde 1967 protokolü ile beraber 1951 Sözleşmesi 141 ülke tarafından onaylanmıştır. 1967 protokolünün en önemli noktası, 1951 Sözleşmesindeki zaman ve yer kısıtlamasını kaldırmasıdır. Uluslararası geleneksel/teamül hukukunun temel bir kuralı olan zulüm riski olan yere geri göndermeme (non refoulement) ilkesi 1951 sözleşmesinin en önemli unsurlarından biridir ve sözleşmenin sözkonusu maddesine çekince koyma yetkisinin taraf devletlere tanınmamıştır. 1951 sözleşmesinin yanısıra, 1948 yılında ilan edilen Evrensel İnsan Hakları Bildirgesi nin 14. maddesinde iltica hakkı temel bir insan hakkı olarak tanınmıştır. KKTC meclisi tarafından da onaylanan Medeni ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi, Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi, Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Tasfiye Edilmesine Dair Sözleşme, İşkenceye ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı veya Onur Kırıcı Muamele veya Cezaya Karşı Sözleşme ve Çocuk Hakları Sözleşmesi mültecilerin haklarnı koruma altına alan diğer uluslararsı sözleşmelerdir. Ayrıca, KKTC tarafından bir iç hukuk metni olarak kabul edilen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve aynı zamanda

Loizidou ile Türkiye 5 kararından sonra Türkiye yi, AİHS çerçevesinde Kuzey Kıbrısta ki insan hakları ihlallerinden sorumlu tutan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de (AİHM) geri gönderilmeme ilkesi ile ilgili olarak geniş bir içtihat oluşturmuştur. Chalal ile Birleşik Krallık davasında, AİHM in verdiği karara göre, bir kişinin AİHS nin 3. maddesini (Hiç kimse işkenceye, gayri insani yahut haysiyet kırıcı ceza veya muameleye tabi tutulmaz) ihlal edecek şekilde muameleye maruz kalabileceği bir ülkeye göderilmek üzere sınır dışı edilmesi halinde AİHS nin savaş halinde dahi askıya alınamayan 3. maddesini ihlal etmiş olacağı kararına varmıştır. Geri gönderilmeme ilkesi AİHS nin 3. madde yanında 2.(yaşam hakkı), 6. (adil yargılama hakkı), 7. (cezaların yasallığı) 8. (özel, aile hayatı, konut ve haberleşme hakka saygı hakkı), 13. (etkin bir hukuki çözüm hakkı) 4. protokolün 4. (yabancıların toplu olarak sınırdışına çıkarılması) maddeleri kapsamınıda girmiş bulunmaktadır. KKTC deki mevzuat ve uygulamalara baktığımızda KKTC de mültecilerin durumunu düzenleyen özel bir yasa yoktur ancak 1951 Sözleşmesi 16 Mayıs 1963 de Kıbrıs Cumhuriyetinde yürürlüğe girdiğinden dolayı, 1951 Sözleşmesi KKTC de yasa hükmünde kabul edilir. 6 Ancak, 1951 Mülteciler Sözleşmesi yer ve zaman konusunda sınırlamalar içermesi ve 1967 Protokolünün henüz KKTC meclisi tarafından kabul edilmemiş olmasından dolayı 1951 Sözleşmesinin uygulama alanı tartışmalıdır. Buna rağmen, günümüzde evrensel bir insan hakkı olarak tanınan iltica hakkı, başta AİHS ve KKTC'nin onayladığı diğer uluslararası sözleşmeler ışığında geniş yorumlanıp, zaman ve yer sınırlaması olmaksızın 1951 sözleşmesi uygulanabilir veya mülteciler hukuken bağlayıcı olan diğer uluslararası sözleşmler ışığında korunabilirler. 1951 Sözleşmesinini zaman ve yer sınırlamaları ile uygulansa bile, 1951 Sözleşmesi Devletlere 35. madde ile BMMYK ile iş birliği yapma yükümü yüklediğinden dolayı, sınırları içinde sığınmacı ve mülteicilere sahip olan ülkeler BMMYK ile işbirliği yapar. Örnek vermek gereirse, Türkiye Cumhuriyeti 1967 Protokolünü onaylamıştır ancak Protoköle coğrafi çekince koyarak sadece Avrupa'dan mülteci kabul etmektedir. Diğer taraftan Avrupa dışından gelen mültecilerin korunması için Türkiye Cumhuriyeti BMMYK ile 1951 Sözleşmesinin 35. maddesi çerçevesinde işbirliği geliştirmiştir. Sözkonusu işbirliği çerçevesinde, BMMYK, Türkiye de sığınma başvurusu kabul edip, başvuruları değerlendirir ve başarılı olan başvurucuları Türkiye Cumhuriyetinin onayı ile mülteci kabul eden bir ülkeye yerleştirir. Bunun yanısıra Türkiye Cumhuriyeti, 5 AİHM, Loizidou v. Türkiye, paragraf 49 6 Anayasa, Geçici Kurallar madde 4

BMMYK'ne sığınma başvurusu yapıp Türkiye de ikamet eden kişilerin statülerni ve haklarnı düzenleyen mevzuatıda hazırlamıştır. 7 Kuzey Kıbrıs taki uygulamalara baktığımız zaman BMMYK KKTC ye gelmiş olan ve sığınma başvurusu yapan kişilerin başvurularını İnsancıl Yardım Misyonu adlı sivil toplum kuruluşu aracılığı ile kabul edip değerlendirmektedir. Bu değerlerndirme süresi zarfında, sığınma başvurusu yapan kişilerin KKTC'de ikamet etmesine izin verilir. Ancak, bu uygulama KKTC'de herhangi bir mevzuata dayanılarak değil, zaman içerisinde İnsancıl Yardım Misyonunun kurduğu ilişkiler çerçevesinde ve bazı sivil toplum örgütünün baskısısı ile hayat bulmuştur. Ancak şu aşamda, sistematik olarak sadece Filistin ve Irak'lı kişilere otoriteler tarafından BMMYK'ne ulaşma şansı veriliyor. Fakat yine de geçen yıl KKTC'ye gelen tek çocuklu Iraklı bir aile, mahkemeye çıkarılmadan ve muhaceret dairesinin dahi haberi olmadan sınır dışı edilmiştir. KKTC'ye gelip BMMYK'ya ulaşma şansı bulup, sığınma başvurusu yapan kişilerden başvuruları başarılı olup mülteci statüsü kazanan kişiler mülteci kabul eden bir başka üçüncü ülkeye yerleştirilirler. Mülteci statüsü kazanamayan kişiler ise menşe ülkelerine geri gönderilirler. Bu değerlendirme süreci boyunca KKTC'de ikamet eden sığınmacıların tüm masrafları İnsancıl Yardım Misyonu aracılığıyla BMMYK tarafından karşılanmakta olup 2008 yılının Eylül ayından itibaren bu uygulamaya son verilecektir. Henüz, Kuzey Kıbrıs ta sığınma başvurusu yapan kişilerin veya sığınma başvurusu kabul edilmiş olup yerleştirilme bekleyen kişilerin hukuki statüsünü düzenleyen özel bir yasa yapılmış değildir Bu bağlamda, mevzuat eksikliğinden dolayı KKTC'ye gelip sığınma başvurusu yapan kişiler ve sığınma başvurusu başarılı olup mülteci statüsü kaznan ancak başka bir ülkeye yerleştirilmeyen kişilerin uluslararsı hukuktan doğan temel insan hakları ve özgürlükleri ihlal edilmektedir. Mültecilere yönelik sözkonusu insan hakları ihlalleri ülkeye girişlerinden itibaren başlamaktadır. Mülteciliği doğuran koşullar nedeniyle, zaruret halinde Kuzey Kıbrıs'ta uygulanan muhaceret yasalarına uygun olmadan giriş yapan sözkonusu kişiler uluslararsı hukuka aykırı bir şekilde hapis cezasına çarptırılmaktadır. 8 Türkiye de uygulanmakta olan mevzuata göre de bu gibi kişiler suçlu sayılmamışlardır. Hapistren çıktıktan sonra ise, sığınma başvurusu yapan kişlerin BMMYK'de her ne kadar her türlü masrafını üstlense de söz konusu kişlere verilen maddi yardım çok cuzi miktarda olup, barınma koşulları sığınmacıların arttığı 7 Türkiye ye İltica Eden Veya Başka bir Ülkeye İltica Etmek Üzere Türkiye den İkamet İzni Talep Eden Münferit Yabancılar İle Topluca Sığınma Amacıyla Sınırlarımıza Gelen Yabancılar Ve Olabilecek Nüfus Hareketlerine Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik. Türkiye'ye İltica Eden veya Başka Bir Ülkeye İltica Etmek Üzere Türkiye'den İkamet İzni Talep Eden Münferit Yabancılar ile Topluca Sığınma Amacıyla Sınırlarımıza Gelen Yabancılara ve Olabilecek Nüfus Hareketlerine Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Genelge. 8 1951 Mülteciler Sözleşmesi madde 31

zamanlarda gayrı insani bir boyuta ulaşmaktadır. Mülteci ve sığınmacıların yaşadıkları bu maddi sıkıntılara rağmen, hükümet tarafından da çalışmaları için bazı sivil toplum örgütlerinin girişimlerine rağmen çalışma izni verilmemiştir. Zaten gayrı insani şartlarda yaşamaya mahkum kalan sığınmacı ve mülteciler BMMYK nin de yardımı 2008 Eylül ayında itibaren durdurması ile yardım eli uzatılmazsa durumları daha da kötüye gidecektir. İnsan ticareti mağduru seks işçileri gibi, Kıbrıs'ın yerlilerinden olan Maronitler gibi, Karpaz'da yaşayan Rumlar gibi, sömürülen göçmen işçiler gibi mültecierde bizden değil, mülteciler de onlar sınıfına mensuptur ve Kuzey Kıbrıs mağdur olmaları kimseyi rahatsız etmemekte. Avrupa Birliği'nin (AB) ortak politakası olan ve AB uyum çalışmaları yürütülürken AB tarafından öncelikli konular arasında yer alan mülteci sorunu hükümetin, faşizme karşı mücadele eden ilerici güçlerin, insan haklarını savunan kuruluşların, kadın haklarını savunan kadın kuruluşlarının henüz gündemine girmemiş olması toplumsal bir ayıp olarak karşımızda durmaktadır. Dünya da ki mülteci nüfusunun her geçen gün daha da artması ve KKTC ye gelen mültecilerin çağdaş hukuk çerçevesinde korunması için yetkililer tarafından yasal düzenlemeler yapılması her ne kadar da devletin görevi olsa da, mevcut yasaların uygulanması için baskı yapmak ve daha çağdaşlarının yapılması için mücadele etmek sivil toplumun varoluş nedenlerinden biri olması gerekir.