ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ



Benzer belgeler
Meyve ve Sebze Depolanması ve İhracatında Kullanılan Modifiye Atmosfer Ambalajlarındaki Gelişmeler Doç. Dr. Fatih ŞEN

ANAMUR YÖRESİNDE YETİŞEN MUZLARIN MUHAFAZASINDA DEĞİŞİK DERİM SONRASI UYGULAMALARIN, RAF ÖMRÜ, MEYVE KALİTESİ VE FİZYOLOJİSİ ÜZERİNE ETKİLERİ *

MEYVE VE SEBZE TAŞIMADA: İZLENEBİLİRLİK

Elmada Acı Benek (bitter pit)

Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakultesi Bahçe Bitkileri Bolumu Selçuklu/KONYA (Sorumlu Yazar)

BAHÇE ÜRÜNLERİNDE HASAT & DERİM PROF.DR.NURDAN TUNA GÜNEŞ

Anahtar kelimeler: Hicaznar, potasyum, sogukta muhafaza, kalite

TURUNÇGİLLERDE HASAT SONRASI MEYDANA GELEN KAYIPLAR. Mustafa ÜNLÜ Ziraat Yüksek Mühendisi

DEPOLAMA VE ÜRÜN MUHAFAZA. Mustafa ÜNLÜ Ziraat Yüksek Mühendisi

Ekolojik istekleri-iklim

ISSN: Yıl /Year: 2017 Cilt(Sayı)/Vol.(Issue): 1(Özel) Sayfa/Page: Araştırma Makalesi Research Article

YARASA VE ÇİFTLİK GÜBRESİNİN BAZI TOPRAK ÖZELLİKLERİ ve BUĞDAY BİTKİSİNİN VERİM PARAMETRELERİ ÜZERİNE ETKİSİ

Üniversitesi, Ziraat Fakultesi, Bahçe Bitkileri Bolumu Balcalı, Adana. (Sorumlu Yazar)

Solunum (respirasyon)

ÜZÜM TANESİNİN GELİŞİMİ VE YAPISI

Sığır yetiştiriciliğinde Sıcaklık Stresi ve Alınabilecek Önlemler. Prof. Dr. Serap GÖNCÜ. Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ISPARTA İLİ KİRAZ İHRACATININ ANALİZİ

Prof. Dr. Sait GEZGİN, Uzman Nesim DURSUN. Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Böl., Konya.

GIDALARIN BAZI FİZİKSEL NİTELİKLERİ

Patates Ürününün Depolanması

ÜRÜNLERİN SOĞUKTA MUHAFAZASI VE NEMLENDİRMENİN ÖNEMİ

Sous vide. vakum ambalaj ve vakum altında pişirme

BROKOLĠ YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ Gübreleme Organik madde oranı toprak analizi sonucunda 0-2 arasında ise ekim öncesinde dekara 1,5 lt gelecek şekilde Hum Elit

Teknik Föy Fenomastic Pure Colours Emulsion Matt

TU14 Ütü Kullanarak Pamuklu Giysilere Transfer Baskı Yapma

YİBO Öğretmenleri (Fen ve Teknoloji-Fizik, Kimya, Biyoloji- ve Matematik) Proje Danışmanlığı Eğitimi Çalıştayı BİYOLOJİ DEDEKTİF ETİLEN

Yassı Damla Sulama Borusu. Fayda & Özellikleri. Her Damlada Daha Fazla Bereket

DERS ĐÇERĐKLERĐ GÜZ YARIYILI: GMB 501 Uzmanlık Alan Dersi (4 0 0)

ZİRAİ MÜCADELE TEKNİK TALİMATLARI CİLT IV. BAĞ MİLDİYÖSÜ Plasmopara viticola (Berk. Et Curt) Berl et de Toni

Ceviz Fidanı-Ağacı İklim ve Toprak İstekleri

SÜT ENDÜSTRİSİNDEKİ YARARLI MİKROORGANİZMALAR

MÜŞTERİ BİLGİLENDİRME REHBERİ FORMU MÜŞTERİ BİLGİLENDİRME REHBERİ ÇEVRE KORUMA KONTROL LABORATUVARI ANTALYA

GIDA AMBALAJLAMA TEKNOLOJİSİNDE NDE SON GELİŞMELER

ÖĞRENME ALANI: Canlılar ve Hayat 6.ÜNİTE: Canlılar ve Enerji ilişkileri

SERA TASARIMI ve İKLİMLENDİRME. Cengiz TÜRKAY Ziraat Yüksek Mühendisi. Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Erdemli-Mersin 12 Ekim 2012

YAĞIŞ DEĞERLENDİRMESİ

Kömür ve Doğalgaz. Öğr. Gör. Onur BATTAL

İskelet Kasının Egzersize Yanıtı; Ağırlık çalışması ile sinir-kas sisteminde oluşan uyumlar. Prof.Dr.Mitat KOZ

Yedinci Ulusal Kimya Mühendisliği Kongresi, 5-8 Eylül 2006, Anadolu Üniversitesi, Eskişehir ÇD12

Akvaryum veya küçük havuzlarda amonyağın daha az zehirli olan nitrit ve nitrata dönüştürülmesi için gerekli olan bakteri populasyonunu (nitrifikasyon

Özellikler Test/Standart Tanım Hacimce katı madde ISO 3233 Parlaklık Derecesi (GU 60 ) ISO 2813

zeytinist

Teknik Föy Fenomastic Hygiene Emulsion Matt

BİTKİSEL VE HAYVANSAL ATIKLARDAN BİYOGAZ VE ENERJİ ÜRETİM TESİSİ

Onaylanmış. Özellikler Test/Standart Tanım Hacimce katı madde ISO 3233 Parlaklık Derecesi (60 ) ISO 2813

TEKNOLOJİK ARAŞTIRMALAR

BETON KATKILARI KILAVUZU

GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları

Raf ömrü çalışmaları

3.5. TARIM MAKİNALARI BÖLÜMÜ

ÜRÜN PROSPEKTÜSÜ. ALKALİ ÇİNKO AK 16 HI-Z : Çok kalın kaplamalarda bile esnek kaplamlara imkan verir.

YEMEKLİK TANE BAKLAGİLLERİN KALİTE BİLEŞENLERİ

I. KISIM: Temel Bilgiler ve Muhafaza

Akvaryum suyunda ph yı düşürmek ve bikarbonatları ortamdan uzaklaştırmak için filtre ortamında torf ve tampon tuzlarının kullanımı tavsiye edilir.

Gökkuşağı Alabalığı (Oncorhynchus mykiss Walbaum, 1792) Yavrularının İlk Dönemlerde Büyüme Performansı ve Ölüm Oranı Üzerine Tuzluluğun Etkisi

Sera Etkisi. Gelen güneş ışınlarının bir kısmı bulutlar tarafında bloke edilmekte. Cam tarafından tutulan ısı

FYLAX Nem Düzenleyici Etkin Küf Önleyici

Teknik Katalog [Kuvvet Ölçüm Cihazı]

Birinci derece (n=1) reaksiyonlar

Tescil No : 203 Koruma Tarihi : Başvuru No : C2013/023 Başvuru Sahibi

Hava kirleticilerinin çoğu havaya küçük miktarlarda katılır. Kirleticilerin yoğunluğu değişik biçimlerde ifade edilir.

REDA LOW TEMP. EVAPORATOR FOR WHEY CONCENTRATION. REDA EVAPORATOR Düşük ısıda Peynir Altı Suyu Konsantrasyonu için

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

HHO HÜCRESİNİN PERFORMANSININ DENEYSEL OLARAK İNCELENMESİ. Konya, Türkiye,

Stres Koşulları ve Bitkilerin Tepkisi

DAHA İYİ ÖZEL FORMÜLASYON. Yumurta Verim Kabuk Kalitesi Yemden Yararlanma Karaciğer Sağlığı Bağırsak Sağlığı Bağışıklık Karlılık

zeytinist

TARIMSAL YAPILAR. Prof. Dr. Metin OLGUN. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü

SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ

Master Panel 900 CS Soğuk Hava Deposu

1. Kıyı Bölgelerinde Çevre Kirliliği ve Kontrolü KÇKK

TÜRKİYE TOHUMCULUK SANAYİSİNİN GELİŞİMİ VE HEDEFLERİ İLHAMİ ÖZCAN AYGUN TSÜAB YÖNETİM KURULU BAŞKANI

ÇİLEK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE GÜBRELEME

CEPHE KAPLAMA MALZEMESİ OLARAK AHŞAPTA ORTAM NEMİNİN ETKİSİ

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Baumit ArtlinePutz. Kaplama

Elmalarda Görülen Bazı Fizyolojik Bozukluklar

Bahçe Ürünlerinde Hasat Sonrası Ön Soğutma ve Muhafaza Koşullarının Kalite Üzerine Etkileri Prof. Dr. Okan Özkaya

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

HAYVAN BESLEMEDE ENKAPSÜLASYON TEKNOLOJİSİ VE ÖZELLİKLERİ. Prof.Dr. Seher KÜÇÜKERSAN

Dr. Hülya ÇAKMAK Gıda Mühendisliği Bölümü ANTİOKSİDANLAR

TRILUBGREASE LX - MSG

SIKÇA KARŞILAŞILAN HİLELER VE SAPTAMA YÖNTEMLERİ

ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DÖNEM PROJESİ TAŞINMAZ DEĞERLEMEDE HEDONİK REGRESYON ÇÖZÜMLEMESİ. Duygu ÖZÇALIK

Eğirdir Koşullarında Yetiştirilen Pink Lady Elma Çeşidinde Farklı Atmosfer Bileşimlerinin Depolama Boyunca Meyve Kalitesine Etkisi

BAL TANIMI BALIN BİLEŞİMİNİ OLUŞTURAN MADDELER

TEKNOLOJĐK ARAŞTIRMALAR

Bitki büyümesi, yayılışı ve verim Yeryüzünde su Hücrenin önemli bileşeni (%70-80) Kuraklığa dayanıklı bitkilerde % 20, tohumlarda % 5 Su-oksijen

Flue Cured Tütün Çeşidinde Farklı Potasyum Formlarının Kaliteye Etkisi

Hd 50. Hidrojen Molekülleri. Hidrojen bakımından zengin alkali su. Gerekli mineral takviyeleri. Üstün antioksidan etkisi

Çelikle Çay Üretimi. Ayhan Haznedar -Ziraat Mühendisi

ARILI DAMLA SULAMA SĐSTEMLERĐ

TEKNİK BİLGİ FORMU AÇIKLAMA

Türk Gıda Kodeksi Yemeklik Zeytinyağı ve Yemeklik Prina Yağı Tebliğinde Değişiklik Yapılması Hakkında Tebliğ Resmi Gazete 1 Aralık Sayı: 24247

DÜŞÜK SICAKLIK STRESİ

KURUBUZ. Bileşimi / Safsızlıklar : Ürün sınıflandırmasını etkiliyecek herhangi bir madde veya safsızlık içermemektedir

BASKETBOL OYUNCULARININ DURUMLUK VE SÜREKLİ KAYGI DÜZEYLERİNİN BELİRLENMESİ

DEPOLAMA UYGULAMALARI. Fırat ÖZEL, Gıda Mühendisi 2006

Transkript:

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ İhsan CANAN ANAMUR YÖRESİNDE YETİŞEN MUZLARIN MUHAFAZASINDA DEĞİŞİK DERİM SONRASI UYGULAMALARIN RAF ÖMRÜ, MEYVE KALİTESİ VE FİZYOLOJİSİ ÜZERİNE ETKİLERİ BAHÇE BİTKİLERİ ANABİLİM DALI ADANA, 2012

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ANAMUR YÖRESİNDE YETİŞEN MUZLARIN MUHAFAZASINDA DEĞİŞİK DERİM SONRASI UYGULAMALARIN, RAF ÖMRÜ, MEYVE KALİTESİ VE FİZYOLOJİSİ ÜZERİNE ETKİLERİ İhsan CANAN DOKTORA TEZİ BAHÇE BİTKİLERİ ANABİLİM DALI Bu Tez 29/11/2012 Tarihinde Aşağıdaki Jüri Üyeleri Tarafından Oybirliği/Oyçokluğu ile Kabul Edilmiştir............ Prof.Dr.İ. Tayfun AĞAR Prof.Dr.Hasan FENERCİOĞLU Prof.Dr.Ömür DÜNDAR DANIŞMAN ÜYE ÜYE. Prof.Dr.Mustafa ERKAN ÜYE. Doç.Dr.Fatih ŞEN ÜYE Bu Tez Enstitümüz Bahçe Bitkileri Anabilim Dalında hazırlanmıştır. Kod No: Prof. Dr. Selahattin SERİN Enstitü Müdürü Not: Bu tezde kullanılan özgün ve başka kaynaktan yapılan bildirişlerin, çizelge ve fotoğrafların kaynak gösterilmeden kullanımı, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundaki hükümlere tabidir.

ÖZ DOKTORA TEZİ ANAMUR YÖRESİNDE YETİŞEN MUZLARIN MUHAFAZASINDA DEĞİŞİK DERİM SONRASI UYGULAMALARIN, RAF ÖMRÜ, MEYVE KALİTESİ VE FİZYOLOJİSİ ÜZERİNE ETKİLERİ İhsan CANAN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BAHÇE BİTKİLERİ ANABİLİM DALI Danışman : Prof. Dr. İ. Tayfun AĞAR Yıl : 2012, Sayfa: 171 Jüri : Prof. Dr. Hasan FENERCİOĞLU : Prof. Dr. Ömür DÜNDAR : Prof. Dr. Mustafa ERKAN : Doç. Dr. Fatih ŞEN Ülkemizde yetiştirilen ve Anamur muzu olarak bilinen muzlardan Dwarf Cavendish ve Grand Nain çeşitlerinin derim sonrası fizyolojilerinin bilinmesi bu ürünlerin muhafazası açısından oldukça önemlidir. Muzlar bir çok üründen farklı fizyolojileri nedeni ile derim sonrası uygulamalara da farklı tepkiler vermektedir. Bu nedenle başarılı muhafaza için farklı derim sonrası uygulamaların farklı fizyolojik evrelerde kullanımları önem arzetmektedir. Bu çalışmada derim sonrası birçok üründe başarılı bir şekilde kullanılan 1-Methylcyclopropene, modifiye atmosfer paketi (MAP) ve potasyum permanganat uygulamaları ile bunların kombinasyonları yeşil ve 3 no lu olgunluk aşamalarındaki muzlar üzerine etkileri belirlenmiştir. Uygulamalar yapıldıktan sonra olgunlaştırılan muzlarda 8 gün, yeşil muzlarda 40. güne kadar muhafazadan sonra 8 günlük raf ömrü süresince laboratuar analizleri yapılmış, hedef kitleye yönelik olarak duyusal paneller yürütülmüştür. Araştırma sonuçları 3 no lu olgunluk aşamasındaki muzlarda MAP ı tek başına veya bir başka uygulama ile birlikte kullanmanın ağırlık kayıplarını yaklaşık olarak yarı yarıya azalttığını göstermiştir (kontrol %5.20, MAP %2.99). MAP tek başına kullanıldığında derim sonrası kayıpları üzerine de etkili bulunmuştur (MAP %12.67, kontrol %24.13) 1-MCP nin halihazırda 3 no lu olgunluk aşamasındaki muzlarda kullanımı ekonomik değildir, yeşil muzlarda tek olarak uygulandığında sarı ve yeşil kontrastını normaldışı artırarak renklenme bozuklukları oluşturduğu görülmüştür. Yeşil muzlarda da MAP uygulaması tek başına ve kombinasyonlarda kullanıldığında ağırlık kayıplarını önemli ölçüde azalttığı tespit edilmiştir (MAP %3.50, kontrol %8.08). 1000ppm imazalil kullanımı derim sonrası kayıpları azaltmak için yeterlidir. Anahtar Kelimeler: Muz, derim sonrası, depolama, 1-MCP, MAP I

ABSTRACT PhD THESIS EFFECTS ON SHELF LIFE AND FRUIT QUALITY AND PHYSIOLOGY OF DIFFERENT POSTHARVEST TREATMENTS IN POSTHARVEST LIFE OF BANANAS WHERE GROWING IN ANAMUR Ihsan CANAN ÇUKUROVA UNIVERSITY INSTITUTE OF NATURAL AND APPLIED SCIENCES DEPARTMENT OF HORTICULTURAL PLANTS Supervisor Jury : Prof. Dr. I. Tayfun AGAR Year : 2012, Pages: 171 : Prof. Dr. Hasan FENERCIOGLU : Prof. Dr. Omur DUNDAR : Prof. Dr. Mustafa ERKAN : Assoc. Prof. Dr. Fatih SEN Postharvest quality and quantity of Dwarf Cavendish and Grand Nain bananas, which is known as Anamur bananas, have economically important in Turkey. Bananas gives different responses to postharvest applications due to their different physiologies from many products. For a successful storage, different postharvest applications should be applied in different physiological stages. In this study, 1-Methylcyclopropene (1-MCP), that is well used in postharvest of many products, modified atmosphere packaging (MAP) and potassium permanganate applications and their combinations were used in green and in level 3 maturated banana. All shelf life analysis had been carried out after 8 days of storage applications to maturated bananas and 40 days of storage applications to green bananas and sensory analyses were done for target customers. The research results showed that using MAP alone and with other combinations at maturity level 3 were decreased weight losses in half (Control %5.20, MAP %2.99). It was found that MAP only application was also effective on postharvest losses (MAP %12.67 Control %24.13). Using 1-MCP at maturity level 3 was not economic. It was also seen that using 1-MCP only application in green bananas was abnormally increased yellow and green sharp contrasts. In green bananas, it was examined that, using MAP only and MAP with other applications were importantly decreased the weight losses (MAP %3.50, Control %8.08). It was sufficient to use 1000 ppm imazalil in order to decrease postharvest losses. Keywords: Banana, postharvest, storage, 1-MCP, MAP II

TEŞEKKÜR Çalışmamın her aşamasında yardımlarını esirgemeyen yapıcı ve yönlendirici fikirleri ile bana daima yol gösteren danışman hocam Sayın Prof. Dr. Tayfun AĞAR a sonsuz teşekkürler. Tez izleme komitesi ve jüri üyelerinden Sayın Prof. Dr. Hasan FENERCİOĞLU ve Sayın Prof. Dr. Ömür DÜNDAR a yapıcı ve yönlendirici fikirleriyle tezimin şekillenmesine büyük katkıda bulundukları için teşekkürlerimi sunarım. Tez jürimde yer alarak tezimin olgunlaştırılmasına olan katkılarından dolayı Sayın Prof. Dr. Mustafa ERKAN a ve Doç. Dr. Fatih Şen e teşekkürlerimi sunarım. Tez çalışmalarım sırasında bölüm olanaklarından yararlanmamı sağlayan Ç.Ü. Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölüm Başkanı Turgut YEŞİLOĞLU na, maddi destek veren TAGEM e ve ne zaman umutsuzluğa kapılsam tezimin başarılı bir şekilde bitirilmesi için desteğini hissettiğim, bu konuda beni sürekli teşvik eden ALATA Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Müdürü Dr. Davut KELEŞ e içten teşekkürlerimi sunarım. Tezimin yürütülmesi sırasında laboratuvar çalışmaları ve yazım düzeltmelerinde bana yardımcı olan ALATA Hasat Sonrası Bölüm Başkanı Ziraat Yüksek Mühendisi Mustafa Ünlü, Ziraat Mühendisi Seyfettin Faruk, Ziraat Yüksek Mühendisi Ubeyit Seday, Gıda Mühendisi Evren Çağlar Eroğlu, Gıda Yüksek Mühendisi Celile Aylin Oluk, Gıda Mühendisi Zafer Karaşahin, Ziraat Yüksek Mühendisi Osman UYSAL ve duyusal panellerde yer alan ismini yazmayı unuttuğum tüm meslektaşlarıma verdikleri kıymetli destekler için teşekkürlerimi sunarım. Hayatın bütün stresli ve zor şartlarında her zaman varlıkları ile huzur bulduğum sevgili eşim Sümeyye, güzel kızım Hatice Esra ve oğlum İbrahim e ve tüm aile büyüklerime ömrüm boyunca sonsuz teşekkürler. III

İÇİNDEKİLER SAYFA ÖZ... I ABSTRACT... II TEŞEKKÜR... III ÇİZELGELER DİZİNİ VIII ŞEKİLLER DİZİNİ X SİMGELER VE KISALTMALARI XII 1. GİRİŞ... 1 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR... 9 2.1. 1-MCP ile ilgili Çalışmalar... 9 2.2. MAP ve Atmosfer Bileşimleri ile ilgili Çalışmalar... 14 2.3. 1-MCP ve MAP ın birlikte uygulandığı Çalışmalar... 17 2.4. Potasyum Permanganat ile İlgili Çalışmalar... 18 2.5. Önemli Fizyolojik Olaylar, Problemler ve Sıcaklık ile İlgili Çalışmalar... 18 2.6. Muzlara derim sonrası yapılan işlemler... 22 3. MATERYAL VE METOD... 23 3.1. Materyal... 23 3.1.1. Deneme Meyveleri... 23 3.1.2. Mekanik Soğuk Hava Deposu... 28 3.1.3. Olgunlaştırma Odası... 28 3.2. Metod... 29 3.2.1. Uygulamaların Yapılması ve Denemenin Kurulması... 29 3.2.2. Uygulamalar... 35 3.2.3. Fiziksel ve Kimyasal Analizler... 39 3.2.4. Duyusal Kalite Değerlendirme... 42 3.2.5. Poligalakturonaz Aktivitesi... 44 3.2.6. İndirgen Şeker Analizi... 45 3.2.7. Meyve kabuk rengi... 45 3.2.8. İstatiksel Analizler... 45 4. BULGULAR VE TARTIŞMA... 47 IV

4.1. Yeşil Muzlarla İlgili Bulgular... 47 4.1.1. Yeşil Muzlarda Ağırlık Kaybı... 47 4.1.2. Derim Sonrası Kayıplar... 52 4.1.3. Meyve Kabuk Sertliği... 57 4.1.4. Meyve Eti Sertliği... 61 4.1.5. Suda Çözünebilir Kuru Madde (SÇKM) Miktarı... 66 4.1.6. Titre Edilebilir Asit Miktarı... 70 4.1.7. Solunum Hızı (ml CO 2 /kg.sa)... 74 4.1.8. Etilen Üretimi (µl/kg.sa)... 79 4.1.9. Genel Görünüm... 84 4.1.10. Tat ve Aroma Duyusal Panel... 89 4.1.11. Renk Duyusal Panel... 91 4.1.12. İndirgen Şeker (g/100g)... 96 4.1.13. Poligalakturonaz Aktivitesi (U/ml/dak)... 100 4.1.14. Yeşil Muzlarda Hue Açı Değeri... 103 4.1.15. Yeşil Muzlarda Kroma Değeri... 105 4.1.16. Yeşil Muzlarda L* Değeri... 107 4.2. Olgunlaştırılmış Muzlarla İlgili Bulgular... 109 4.2.1. Ağırlık Kaybı... 109 4.2.2. Derim Sonrası Kayıplar... 113 4.2.3. Meyve Kabuk Sertliği... 117 4.2.4. Meyve Eti Sertliği... 121 4.2.5. Suda Çözünebilir Kuru Madde (SÇKM) Miktarı... 122 4.2.6. Titre Edilebilir Asit Miktarı... 123 4.2.7. Solunum Hızı (ml CO 2 /kg.sa)... 125 4.2.8. Etilen Üretimi (µl/kg.sa)... 129 4.2.9. Olgunlaştırılmış Muzlarda Genel Görünüm... 134 4.2.10. Olgunlaştırılmış Muzlarda Tat ve Aroma... 138 4.2.11. Olgunlaştırılmış Muzlarda Renk... 142 4.2.12. Olgunlaştırılmış Muzlarda İndirgen Şeker... 145 4.2.13. Olgunlaştırılmış Muzlarda Hue Açı Değeri... 149 V

4.2.14. Olgunlaştırılmış Muzlarda Kroma Değeri... 151 4.2.15. Poligalakturonaz Aktivitesi (U/ml/dak)... 153 5. SONUÇ VE ÖNERİLER... 155 KAYNAKLAR... 157 ÖZGEÇMİŞ 163 EKLER... 164 EK 1. Deneme İle İlgili Resimler... 166 EK 2. Denemenin 1. Yılı Korelasyonlar... 167 EK 3. Denemenin 2. Yılı Korelasyonlar... 168 EK 4. 3 No lu Olgunluk Aşaması İnteraksiyonlar... 169 EK 5. Yeşil Muz Denemesi - İnteraksiyonlar... 170 EK 6. Renk Kodları ve Anlamları... 171 VI

VII

ÇİZELGELER DİZİNİ SAYFA Çizelge 2.1. Değişik Filmlerin Gaz Geçirgenlik Değerleri... 14 Çizelge 4.1. 1.Yıl Yeşil Muzlarda Ağırlık Kayıpları (%)... 49 Çizelge 4.2. 2.Yıl Yeşil Muzlarda Ağırlık Kayıpları (%)... 51 Çizelge 4.3. 1.Yıl Yeşil Muzlarda Derim Sonrası Kayıplar (%)... 54 Çizelge 4.4. 2.Yıl Yeşil Muzlarda Derim Sonrası Kayıplar (%)... 56 Çizelge 4.5. 1.Yıl Yeşil Muzlarda Meyve Kabuk Sertliği (Lb-K)... 58 Çizelge 4.6. 2.Yıl Yeşil Muzlarda Meyve Kabuk Sertliği (Lb-K)... 60 Çizelge 4.7..1Yıl Yeşil Muzlarda Meyve Eti Sertliği (Lb-K)... 63 Çizelge 4.8. 2.Yıl Yeşil Muzlarda Meyve Eti Sertliği (Lb-K)... 65 Çizelge 4.9. 1.Yıl Yeşil Muzlarda SÇKM (%)... 67 Çizelge 4.10. 2.Yıl Yeşil Muzlarda SÇKM (%)... 69 Çizelge 4.11. 1.Yıl Yeşil Muzlarda Titre Edilebilir Asit Miktarı (%)... 70 Çizelge 4.12. 2.Yıl Yeşil Muzlarda Titre Edilebilir Asit Miktarı (%)... 73 Çizelge 4.13. 1.Yıl Yeşil Muzlarda Solunum Hızı (ml CO 2 /kg.sa)... 76 Çizelge 4.14. 2.Yıl Yeşil Muzlarda Solunum Hızı (ml CO 2 /kg.sa)... 78 Çizelge 4.15. 1.Yıl Yeşil Muzlarda Etilen Üretimi (µl/kg.sa)... 81 Çizelge 4.16. 2.Yıl Yeşil Muzlarda Etilen Üretimi (µl/kg.sa)... 83 Çizelge 4.17. 1.Yıl Genel Görünüm... 86 Çizelge 4.18. 2.Yıl Genel Görünüm... 88 Çizelge 4.19. 1.Yıl Yeşil Muzlarda Renk Duyusal Panel... 93 Çizelge 4.20. 2.Yıl Yeşil Muzlarda Renk Duyusal Panel... 95 Çizelge 4.21..1.Yıl Yeşil Muzlarda İndirgen Şeker (g/100 g)... 97 Çizelge 4.22. 2.Yıl Yeşil Muzlarda İndirgen Şeker (g/100 g)... 99 Çizelge 4.23. Poligalakturonaz Aktivitesi (U/ml/dak)... 102 Çizelge 4.24. Yeşil Muzlarda Hue Açı Değeri... 104 Çizelge 4.25. Yeşil Muzlarda Kroma Değeri... 106 Çizelge 4.26. Yeşil Muzlarda L* Değeri... 108 Çizelge 4.27. 1. Yıl Olgunlaştırılmış Muzlarda Ağırlık Kayıpları (%)... 110 Çizelge 4.28. 2. Yıl Olgunlaştırılmış Muzlarda Ağırlık Kayıpları (%)... 112 VIII

Çizelge 4.29. 1. Yıl Olgunlaştırılmış Muzlarda Derim Sonrası Kayıplar (%)... 115 Çizelge 4.30. 1. Yıl Olgunlaştırılmış Muzlarda Meyve Kabuk Sertliği (Lb-K)... 118 Çizelge 4.31. 2. Yıl Olgunlaştırılmış Muzlarda Meyve Kabuk Sertliği (Lb-K)... 120 Çizelge 4.32. 1. Yıl Olgunlaştırılmış Muzlarda Solunum Hızı (ml CO 2 /kg.sa)... 126 Çizelge 4.33. 2. Yıl Olgunlaştırılmış Muzlarda Solunum Hızı (ml CO 2 /kg.sa)... 128 Çizelge 4.34. 1. Yıl Olgunlaştırılmış Muzlarda Etilen Üretimi (µl /kg.sa)... 131 Çizelge 4.35. 2. Yıl Olgunlaştırılmış Muzlarda Etilen Üretimi (µl/kg.sa)... 133 Çizelge 4.36. 1. Yıl Olgunlaştırılmış Muzlarda Genel Görünüm... 135 Çizelge 4.37. 2. Yıl Olgunlaştırılmış Muzlarda Genel Görünüm... 137 Çizelge 4.38. 1. Yıl Olgunlaştırılmış Muzlarda Tat ve Aroma... 139 Çizelge 4.39. 2. Yıl Olgunlaştırılmış Muzlarda Tat ve Aroma... 141 Çizelge 4.40. 2. Yıl Olgunlaştırılmış Muzlarda Renk... 144 Çizelge 4.41. 1. Yıl Olgunlaştırılmış Muzlarda İndirgen Şeker (g/100 g)... 146 Çizelge 4.42. 2. Yıl Olgunlaştırılmış Muzlarda İndirgen Şeker (g/100 g)... 148 Çizelge 4.43. 2. Yıl Olgunlaştırılmış Muzlarda Hue Açı Değeri... 150 Çizelge 4.44. 2. Yıl Olgunlaştırılmış Muzlarda Kroma Değeri... 152 IX

ŞEKİLLER DİZİNİ SAYFA Şekil 1.1. Muz Olgunlaşması İçin Öneri Rehberi. 5 Şekil 2.1. Muzlara Derim Sonrası Yapılan İşlemler... 22 Şekil 3.1. Grand Nain Muz Çeşidi.. 24 Şekil 3.2. Dwarf Cavendish Muz Çeşidi.... 27 Şekil 3.3. 13 C lik Soğuk Hava Deposunda Örneklerin Yerleşimi... 28 Şekil 3.4. Uygulamalardan Önceki İşlemler... 30 Şekil 3.5. Olgunlaştırma Odasına Alınan Muzlar... 31 Şekil 3.6. 1-MCP Uygulama Odasına Alınan Muzlar. 31 Şekil 3.7. Olgun Muzlara Uygulamaların Yapılması.. 32 Şekil 3.8. Uygulamaların Yapılması ve Soğuk Depoya Yerleştirme. 32 Şekil 3.9. Laboratuvar Analizleri ve Duyusal Değerlendirme Paneli. 33 Şekil 3.10. Modifiye Atmosfer Paketleri...... 35 Şekil 3.11. 1-MCP Formulasyonu ve Meyvelerin Odaya Alınması. 37 Şekil 3.12. Denemede Kullanılan KMnO 4 38 Şekil 3.13. FORM1 Muz Duyusal Analizleri için Genel Görünüm Formu... 42 Şekil 3.14. FORM2 Muz Duyusal Analizleri için Tat-Aroma Formu... 43 Şekil 3.15. FORM3 Muz Duyusal Analizleri için Renk Formu 44 X

XI

SİMGELER VE KISALTMALAR μl : Mikrolitre ml : Mililitre mm : Milimolar N : Normalite NaOH : Sodyum hidroksit ppm : Milyonda bir birim (Parts per million) ppb : Milyarda bir birim (Parts per billion) SÇKM : Suda Çözünebilir Kuru Madde g : Gram cm : Santimetre nl : Nanolitre l : Litre kg : Kilogram mm : Milimetre MAP : Modifiye Atmosfer Paketi h : Hue açısı L* : Parlaklık a* : Kırmızı-yeşil b* : Sarı-mavi nm : Nanometre O2 : Oksijen CO 2 : Karbondioksit M : Molar 1-MCP : 1-METHYLCYCLOPROPENE mm : Milimolar μpe : Mikropolietilen PG : Poligalaktronaz XII

XIII

1. GİRİŞ İhsan CANAN 1. GİRİŞ Muz meyvesinin insan sağlığı ve beslenmesinde önemli bir yeri vardır. İçerdiği yüksek vitamin ve mineraller, tüketiminin kolay ve zevkli olması oldukça geniş bir tüketici kitlesine ulaşmasını sağlamaktadır. Son yıllarda nüfus artışı ile birlikte dünyada ve ülkemizde gün geçtikçe artan muz tüketim miktarı, doğrusal olarak üretim miktarlarının da artmasına neden olmuştur. Dünya muz üretimi son on yılda %30 artarak 1999 yılında 66 milyon tondan 2009 yılında 95.5 milyon tona yükselmiştir (Anonymous, 2012a). Dünya muz üretimi artarken ülkemizde de muz üretim miktarları artmıştır. Türkiye muz üretimi 1999 yılında 34 bin tondan 2009 yılında 204.5 bin tona çıkarak yaklaşık %600 lük bir üretim artışı gerçekleşmiştir (Anonymous, 2012a). Ülkemizin muz üretim miktarındaki artışlarının arkasındaki nedenlerden birisi; kişi başı yıllık muz tüketiminin 2002-2008 yılları arasında 2.38 kg dan yıllık 4.71-5.49 kg düzeyine çıkmasıdır. Bu dönemde ülkemizin yıllık ortalama muz tüketimi 163.6 bin tondan 2007 de 387 bin tona çıkmıştır (Anonymous, 2012f) Muz tüketim miktarının üretimden karşılanamaması ve halen %47 lik bir açığın olması muz fiyatlarının genelde yüksek olması sonucunu doğurmaktadır. Muzun bu durumu onu ülkemiz açısından nadir ürünlerden birisi haline getirmektedir. Tüketimdeki bu açık ithalat ile karşılanmaktadır. Ülkemiz; tüketimin tamamının ithalat ile karşılanmaması ve milli servetin ülke içerisinde kalması amacı ile diğer hiçbir üründe olmadığı üzere muz ithalatına %143 ithalat vergisi uygulamaktadır. Muz seralarına verilen kredi destekleri, yüksek ithalat vergileri, bahçe tesisinden itibaren ilk yıl ürün vermesi, verimin yüksek olması, kolay üretilmesi, tüketim miktarı yüksekliği ve talep fazlalığı dolayısı ile yüksek fiyatı; üretim alanları Anamur, Gazipaşa, Bozyazı ve Alanya da sıkışmış haldeki Anamur Muzu üretiminin Erdemli, Tarsus, Adana ve Hatay gibi daha geniş bir alana yayılmasına ve üretim miktarının yıldan yıla artmasına neden olmaktadır. Resmi kayıtlara göre arz miktarı içerisinde kayıpların oranına bakıldığında muz meyvesinde üretim kayıpları %1.5 olarak hesaplanırken, derim sonrası kayıplar 1

1. GİRİŞ İhsan CANAN %8 olarak kabul edilmektedir. Derim sonrası kayıplar üretimdeki kayıpların yaklaşık olarak 5 katı olarak öngörülmektedir. Resmi verilere göre 2008 yılında 29310 ton derim sonrası kayıp meydana gelmiştir(anonymous, 2012f). Resmi olarak verilen %8 meyve kaybı gerçekte bu rakamdan çok yüksek olmakla birlikte biraz irdelendiğinde bu rakamın bile ne kadar önemli olduğunu görmek mümkündür. Tüketici fiyatları açısından bakılırsa muz meyvesi ortalama 2.5 TL/kg olarak kabul edildiğinde bu kayıplar 2008 yılı için yaklaşık olarak 73 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Derim sonrası kayıpların azaltılması için derimden sonra yapılması gereken şeyler olduğu gibi derim öncesi de oldukça önemlidir. Derim öncesi uygun üretim şartları, iyi bir sera havalandırması, optimum sulama ve bitki besleme, hevenklerde parmak seyreltme, hastalık ve zararlılarla mücadele bunlar arasında sayılabilir. Derim önemli bir aşamadır ve nazik bir şekilde yapılmalıdır. Derimi yapılan meyveler mekanik olarak zararlanmadan paketleme evine ulaştırılmalıdır. İthal muzlar üretim yerlerinde genelde bahçeden paketleme evine sarsılma olmaması amacı ile telli taşıma sistemleri ile taşınmaktadır. Ülkemizde profesyonel paketleme evleri hariç iç piyasada tüketilmek üzere hazırlanan muzlar genelde üretim yerlerine yakın paketleme evlerinde işlenmektedir. Paketleme evlerine genelde yığın halinde taşınan muz hevenkleri burada tartılarak askılara alınmakta, çiçekleri temizlenerek taraklarına parçalanmakta ve havuz içindeki sulara aktarılmaktadır. Burada 5-7 li parmaklara ayrılmak sureti ile ikinci bir kesim yapılmakta ve bu parmaklar içlerine naylon paket geçirilmiş kasalara 12-13 kg alacak şekilde yerleştirilmektedir. Doldurulan kasalar eğer alıcısı hazır ise hemen olgunlaştırma odalarına alınmakta ve genelde %90-95 nemde 14-18 C arasında 3-7 gün de 3 no lu olgunluk aşamasına gelene kadar bekletildikten sonra hemen hallerdeki toptancılara gönderilmektedir. Market ve manavlar ile aradaki satıcılar hallere gelmiş olan bu kasaları alarak en fazla 3-4 gün içerisinde son tüketiciye ulaştırmaktadırlar. Son yıllarda yaygın bir başka uygulama şekli ise paketleme evinde olgunlaştırma başlatılarak hedef pazara taşınırken yolda olgunlaşmanın gerçekleşmesi şeklindedir. 2

1. GİRİŞ İhsan CANAN Bir çok hal esnafı günümüzde sarartma tesisi de kurmaktadır veya bu durumun tersi olarak sarartma tesisi sahibi bir çok kişi Hal lerde dükkan temin edip perakendeciye ulaşmaktadır. Bunların dışında büyük marketler günümüzde doğrudan üreticiye ulaşmakta ve kendi ihtiyacına göre depolayıp olgunlaştırarak son tüketiciye satmaktadır. Profesyonel tesislerden bir kısmı büyük marketlerin kendilerinden talep ettiği standart, kaliteli ve bir örnek ürünü iç piyasadan teminde zorlandığı için zorunlu olarak ithalat yoluna gitmektedir. Zira ithal muzlar ülkemizde üretilen muzların aksine irilik sağlamak amacı ile erken aşamada meyve seyreltmesi yapılmakta, erken aşamada çiçeklerinden temizlenmekte, hevenkler modifiye atmosfer paketler içerisine alınmakta, taraklar arasına yumuşak köpük yastıklar yerleştirilerek derilmekte, paketleme evine kadar tellerde taşınmakta, paketleme evinde lateksin pıhtılaşması ve meyvelere damlamanın önlenmesi için kesildikten hemen sonra temiz klorlu ve hareketli suların içine konmakta, bozuk ve küçük meyveler ayıklanmakta, kesilen yerlere alüminyum potasyum sülfat (ALUM) ile likit parafin uygulanmakta, etiketlenmekte ve modifiye atmosfer paketler içerisinde karton kasalara alınmaktadır. Bu şekilde bir standart altına alınmakta ve diğer ülkelere gönderilmektedir. Özenle yapılan bu işlemler neticesi muzlarda sap çürüklüğü ile yüzey çürümeleri önemli oranda önlenmektedir. Ülkemizde muz meyvesi kayıplarının iki önemli kaynağı sap dibi çürüklüğü ve su kaybı neticesi yüzey kahverengileşmesi ve yüzey çürümeleridir. Ülkemizde bunlardan başka uygun olmayan olgunlaştırma koşulları ve kasalara yerleştirilen paketlerin uygun olmamasından dolayı çatlama kayıpları da oldukça fazladır. Muz meyveleri ülkemizde yeşil olarak paketleme evi veya sarartma tesislerine gelmekte, talep durumuna göre, ya bir müddet yeşil olarak bekletilmekte veya olgunlaştırma odalarında 3 no lu olgunluk aşamasına kadar sarartılarak bu aşamada paketleme evi veya sarartma tesisinden ayrılmaktadır. Yeşil muzlara yapılacak ve kayıpları önleyecek uygulamalar işte bu bekleme aşamasında meydana gelen kalite ve miktar kayıplarını önleyecek ve paketleme evinin piyasa şartlarına göre daha rahat hareketine imkan verecektir. 3

1. GİRİŞ İhsan CANAN 3 no lu olgunluk aşamasında tesisi terk eden muz meyveleri toptancıdan sonra perakendeci raflarında müşteri tarafından kabul edilebilir görünümde ne kadar uzun süre kalır ise o kadar iyi olmaktadır. Bu süre ise genelde minimum 1, maksimum 5-6 gündür. 3 no lu olgunluk aşamasına ulaşmak için muz meyve eti sıcaklıkları ve ne kadar süre gerektirdiği Şekil 1.1. de verilmiştir. 4

1. GİRİŞ İhsan CANAN Şekil 1.1. Muz Olgunlaşması İçin Öneri Rehberi (Anonymous, 2012g) Yeşil ve 3 no lu olgunluk aşamasındaki muz meyveleri solunum yapmakta ve bunun neticesi olarak ısınmakta, su kaybetmekte, ortamdaki O 2 i tüketmekte ve ortama CO 2 vermekte ve etilen salgılamaktadır. Isınma ve etilen çıkışı, solunum hızını tetiklemekte, tetiklendikçe bu iki olay hızlanmaktadır. Sonuç olarak hızlı bir şekilde olgunlaşma ve daha sonra hücresel düzeyde aşırı su kaybı, hücre zarının erimesi ve ölüm gerçekleşmektedir. Ölü hücreler üzerinde patojenler için uygun ortam oluşmakta ve çürüme hızla tüm meyveye, tüm kasaya, tüm palete ve tüm depoya yayılmaktadır. 5

1. GİRİŞ İhsan CANAN Bu olayların başında eğer solunum ve su kaybı sınırlandırılabilirse, etilen çıkışı azaltılabilir, etilen reseptörleri bloke edilirse veya ortamdaki etilen absorbe edilirse teorik olarak tüm bu fizyolojik olaylar geciktirilebilecektir. Bu fikir ve tüm bu yukarıda sayılan sektör ihtiyacı doğrultusunda bu araştırma tezinin konusu ortaya çıkmıştır. Modifiye atmosfer paketleri ürünlerin etrafını çevirerek ürünler ile dış ortam arasında bir bariyer görevi görmekte ve ürün etrafında dış ortamdan farklı bir atmosfer oluşturmaktadır. Denemede MAP olarak ticari modifiye atmosfer paketleri kullanılmıştır. Bu paketler iç kısımda aşırı nem birikmesini önlediği gibi nemin istenilenden fazla kaybını da engellemektedir. Nem kontrolü sağlamak tek başına yeterli olmamaktadır. MAP içerisinde ürünlerin solunumu yolu ile ortaya çıkan CO 2 nin belirli bir miktardan fazla birikmesinin önlenmesi ile aşırı O 2 miktarlarının da düşürülmesi gerekmektedir. Bu sayede yüksek CO 2 ve düşük O 2 seviyeleri sağlayarak solunumu yavaşlatmakta, nem kaybını önleyerek ağırlık kayıplarını azaltmakta, ağırlık kaybı kaynaklı yüzey lekelenmelerinin azaltılmasını sağlamaktadır. 1-MCP (1-methylcyclopropene) son yıllarda derim sonrası sektörüne kazandırılmış önemli bir bileşiktir. Etilen reseptörlerini geri dönüşümsüz olarak bloke etmektedir. Bu sayede olgunlaşma başlamamakta veya geciktirilmektedir. Gecikme genelde uygun sıcaklıkta yeni reseptörlerin oluşmaya başlamasından sonra etilene duyarlı reseptörlerin etilenle aktivasyonu sonucu olmaktadır. KMnO 4 bir etilen absorbantıdır. Ortamda bulunan ve yüzeyine temas eden etileni yakalamaktadır. Bu çalışmada yeşil ve 3 numaraya kadar olgunlaştırılmış muzlara derim sonrası muzlara aşağıda belirtilen uygulamalar yapılmış ve bu uygulamaların derim sonrası ömür üzerine etkinliği araştırılmıştır: 6

1. GİRİŞ İhsan CANAN 1. MAP (Modifiye Atmosfer Paketleri) 2. 1-MCP(1-Methylcyclopropene) 3. KMnO 4 (Potasyum Permanganat) 4. MAP+KMnO 4 5. MAP+1-MCP 6. 1-MCP + KMnO 4 7. MAP +KMnO 4 +1-MCP 8. KONTROL Bu çalışmada meyvelerdeki solunum ve etilenden ileri gelen fizyolojik olaylar için başarılı bir şekilde çoğu meyvelerde uygulanan önemli derim sonrası uygulamalardan bazısı Anamur muzu için bu çalışmada denenmiştir. Bu işlemlerin uygulanması da dahil çalışmanın ana hedefi yeşil muzlarda depo ömrünü, 3 no lu olgunluk aşamasındaki muzlarda da raf ömrünü kalite ve miktar kayıpları olmaksızın uzatmaktır. Bu çalışma ile farklı aşamalarda pratik ve uygulanabilir olan etkili yöntemi ortaya koymak amaçlanmaktadır. 7

1. GİRİŞ İhsan CANAN 8

2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR İhsan CANAN 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR 2.1. 1-MCP ile ilgili Çalışmalar Jiang ve ark. (1999), muzların olgunlaşması üzerine anti etilen bileşiği olan 1-MCP nin polietilen paketlerle kombine edilmesinin etkisini araştırdıkları çalışmalarında, 1-MCP nin kabuğun renk değişimini ve meyve yumuşamasını geciktirdiğini ve solunum ile etilen etkisini baskılayarak hasat sonrası ömrü uzattığını bildirmişlerdir. 0.01-1 ppm 1-MCP konsantrasyonlarının muz meyve olgunlaşmasını geciktirdiği ve konsantrasyonun artırılmasının etkinliği ve bu süreyi uzattığını bildirmişlerdir. Benzer sonuçlar polietilen paketlerde (0.03 mm) farklı konsantrasyonlarda 1-MCP uygulanmış olan meyvelerde de alınmıştır, ancak iki uygulamanın kombine edildiği durumlarda çok daha uzun sürelerde olgunlaşma olmuştur. En uzun süre polietilen paketlere 0.5 ppm veya 1 ppm 1-MCP uygulamalarının her ikisinde de görülmüştür (yaklaşık 58 gün). Polietilen paketler içerisindeki etilen ve CO 2 gazlarında yapılan analizler; 1-MCP nin etilenin etkisini ve solunumu baskıladığını göstermiştir. 1-MCP nin polietilen paketlerle birlikte kullanılmasının muzun hasat sonrası ömrünü çok büyük oranda uzatabileceği bu çalışma ile ortaya konmuştur. Harris ve ark. (2000), hevenklerin doğumundan 173, 156 ve 71 gün sonra farklı olgunluklardaki Williams muz meyvelerini yeşil olumda iken hasat etmişler, her salkımdan baş, orta ve son salkımlardaki meyvelere 20ºC de 0, 5, 50 ve 500 ppb 1-MCP uygulamışlardır. Daha sonra 20ºC de 0.1 ppm etilen içeren oda havasında depolamışlar ve olgunlaşma için geçen yeşil zamanı (greenlife) not almışlardır. Olgunlaşması daha ileri düzeyde olan iki hasat zamanı uygulamasında 500 ppb 1- MCP (27.9±2.3 gün). kontrole (6.7±0.6 gün) göre 4 kat daha uzun olgunlaşma süresi göstermiştir Daha az olgun olan meyvelerde 500 ppb 1-MCP uygulaması yapıldığında bu zaman 39.7±3 gün olurken, aynı meyvelere hiç uygulama yapılmaz ise 1.5 kat daha kısa olgunlaşma zamanı elde edilmiştir (25.7±2.5 gün). 500 ppb 1- MCP uygulanan meyvelerin çoğunda olgunlaştıkları zaman istenmeyen renk bozuklukları görülmüştür. Olgunlaşmaya kadar geçen zamanda 50 ve 5 ppb 1-MCP 9

2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR İhsan CANAN uygulamalarının önemli bir etkisi bulunmamıştır. Uygulama yapılmamış ve etilen bulunmayan ve havalandırılan odaya konmuş olgunlaşması daha ileri seviyede olan iki grup muzlarda olgunlaşma süresi aynı gruptaki 500 ppb 1-MCP uygulananlara göre çok kısa olmuştur (11.2±5.6 gün). Daha az olgun aşamada hasat edilen muzlarda ise tam tersine uygulama yapılmayan meyveler çok daha uzun sürede olgunlaşmışlardır (56.0±5.9 gün). Araştırıcılar 1-MCP nin meyve olgunlaşmasına etkisinin çok farklı olduğunu ve ticari uygulamalarda meyve olgunlaşması farklı muzların pek kabul görmediğini düşünülerek 1-MCP nin olgun olmayan (yeşil olumdaki) muzlara depolama amacı ile uygulamasının sınırlı olacağını bildirmişlerdir. Pelayo ve ark. (2003), muzlara ticari olarak etilen uyguladıktan 36-48 saat sonra olgunlaşmanın ortasında 1-MCP uygulamasının etkisini araştırdıkları çalışmalarında 1-MCP nin değişik konsantrasyonlarını (100, 300, 1000 ppb), farklı sıcaklıklarda (14 ve 20ºC) ve farklı sürelerde (6, 12, 24 saat) uygulanmasını araştırmışlardır. Araştırmacılar bu çalışmada 1-MCP nin muzun olgunlaşmasını geciktirme üzerine etkisinin ticari uygulamalar için çok değişken ve tutarsız olduğunu bildirmişlerdir. Jiang ve ark. (2004), olgun muzlara 1-MCP uygulamasının solunum oranı ve etilen üretimi piklerini çok belirgin bir şekilde geciktirdiğini ancak pik yüksekliğini düşürme üzerine bir etkisi olmadığını saptamışlardır. Araştırıcılar olgun muz meyvelerini aynı araştırmada 20ºC de 24 saat süre ile 1-MCP uygulamasına ve daha sonra dışardan ilave edilen etilenin etkisini analiz etmek için 50 ppm etilene veya farklı sıcaklıklara tabi tutmuşlardır. 1-MCP uygulaması ile muz meyvelerinin meyve eti sertliği, titre edilebilir asitliği ve nişasta içeriğinin düşmesi çok önemli bir oranda geciktirilmiştir. 1-MCP aynı zamanda toplam eriyebilir şekerler ve çözünür pektin içeriklerinin artmasını da geciktirmiştir. 1-MCP uygulanmış meyvelerin SÇKM içeriği 20ºC de ilk 10 gün boyunca değişmeden kalmıştır. 1-MCP uygulamasından sonra etilen uygulanan meyveler ile sadece 1-MCP uygulanan meyveler arasında titre edilebilir asit, SÇKM, toplam çözünür şeker ve çözünür pektin içeriği açısından belirgin bir fark görülmemiştir. Muzun olgunlaşmasını önleme ile ilgili olarak 1-MCP nin etkisi tüm parametreler üzerine düşük sıcaklıkta 10

2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR İhsan CANAN depolama ile birlikte artmış ve yüksek sıcaklıkta depolama ile beraber etkisi azalmıştır. Bu çalışmada 1-MCP uygulamasından sonra etilen uygulamasının etkisiz olduğu ve 1-MCP uygulamasından sonra muzların olgunlaşması istendiğinde yüksek sıcaklıkta depolanması gerektiği belirtilmektedir. Muz meyvesinin yenilebileceği en iyi kalite parametreleri bu çalışmada 12 panelistin katkısı ile belirlenmiştir. Bunlar; toplam çözünür şeker içeriği >%10, titre edilebilir asit içeriği >%1, nişasta içeriği <%5 şeklindedir. En iyi tadın elde edildiği bu seviyeye kontrol meyveleri 20ºC de yaklaşık 8 günde, 1-MCP uygulanan meyvelerde 20ºC de 3 haftada ulaşılmıştır. Bununla birlikte 1-MCP uygulanmış meyvelerin sertliğinin 3 hafta depolamadan sonra 8 gün depolanan kontrol meyvelerinden çok daha yüksek olduğu ve 1-MCP uygulanmış muzların yeme kalitesinin tüketiciler için çok daha iyi olduğu belirtilmiştir. Lohani ve ark. (2004) klimakterik meyvelerin olgunluk süresince yumuşaması genelde hücre duvarının yıkımı ile ilgili olduğu ve özelde pektinlerin çözünmesinin bu olaya sebep olduğunu bildirmişlerdir. Bu değişiklikler çeşitli hücre duvarı hidrolazlarının aktivitelerinin artmasını da içermektedir. Bunların aktivitelerinin olgunlukla ilişkili hormon ve/veya diğer sinyal molekülleri tarafından regüle edildiğine inanılır. Etilenle olgunlaştırmadan itbaren 7 gün süresince Dwarf Cavendish muzunda pektin metil esteraz (PME), polygalakturonaz (PG), pektat liyaz (PL), ve selülaz aktiviteleri ölçülmüştür. Bu hidrolazların aktiviteleri üzerine 1-MCP, absizik asit (ABA), indol asetik asit (IAA) uygulamalarının etkisi muzun olgunlaşması süresince bu enzimlerin rollerini anlamak için ölçülmüştür. Bu enzimlerin aktivitesi üzerine etilenin etkisi en fazla olmuştur. 1-MCP ve IAA etilenin etkisini baskılamıştır. ABA etilene benzer şekilde poligalakturonaz hariç diğer hidrolazların aktivitesini artırmıştır. ABA nın en büyük etkisi pektat liyaz enzimi üzerine olmuştur. Çeşitli hücre duvarı hidrolazlarının aktivitelerinin kontrolü üzerine etilen en önemli rolü oynamaktadır. Karşı bir şekilde IAA bunların aktivitelerini baskılamaktadır. ABA etilen olsun veya olmasın yumuşamayı artırmaktadır. Çelikel ve ark. (2010), kivi meyvelerine derim günü uygulanan 1-MCP depolama ömrünü 2 ay uzattığını bildirmişlerdir. Kontrol meyveleri 0 C de 4 ayda pazarlanabilirliğini kaybetmişken 1-MCP uygulanmış kivi meyveleri 6 ay boyunca 11

2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR İhsan CANAN pazar değerini korumuştur. 1-MCP etilen çıkışını azaltmış, meyve sertliğini depolama süresince korumuştur. Nguyen ve ark. (2004), muzları üşüme zararına uğrayabildikleri 10ºC de modifiye atmosfer paketlerinde (MAP) ve normal paketlerde bekletmek sureti ile depolamışlardır. MAP içerisinde oksijen seviyesi yaklaşık %12, karbondioksit seviyesi yaklaşık %4 olarak tespit edilmiştir. MAP de depolanan muzlarda üşüme zararı daha az görünür şekilde sonuçlanmıştır (grimsi kabuk kahverengileşmesi). Kontrol meyvelerinde kabuktaki toplam serbest fenolikler MAP içerisinde bekletilenlere göre hızlı bir şekilde düşüş göstermiştir. Kontrol meyvelerinin kabuğunda fenilalanin amonya liyaz (PAL) ve polifenol oksidaz (PPO) MAP de bekletilenlere göre daha yüksek tespit edilmiştir. MAP de bekletilen muzların meyve eti sertliği, tatlılık ve lezzeti kontrol meyvelerine göre daha iyi bulunmuştur. MAP üşüme zararı semptomlarını azaltmıştır. PAL ve PPO aktivitelerinin kabuk kahverengileşmesini de içeren üşüme zararı ile ilgili olabileceği bu araştırıcılar tarafından tahmin edilmektedir. Paydaş ve ark. (1987), Ortahisar dan getirilen volkanik tüflerin yaklaşık 1cm çapında olan parçacıklarına litrede 100g KMnO 4 çözeltisi emdirmişler, bu materyalden 50 şer g tartarak zımba ile delinmiş, küçük plastik torbalara koymuşlar ve bu torbayı da muz salkımlarının konacağı büyük polietilen torbaların dibine yerleştirmişlerdir. Daha sonra salkımlar bu torbalara konularak ağızları bağlanmış ve yere değmeyecek şekilde askılara asılmıştır. Kontrol meyveleri de polietilen paketlere konulmuş ancak bunlara KMnO 4 konulmamıştır. Tüm salkımlar 12.5 ±0.5ºC de ve %90-95 oransal nemde muhafaza edilmiştir. Salkım üzerinde bulunan meyvelerde yeşil renk sarıya dönmeye başladığı zaman salkımlar hemen olgunlaştırma odasına alınmıştır. Olgunlaştırma işlemini 18-20ºC de %90-95 oransal nemde 1000 ppm etilen gazı uygulayarak yapmışlardır. Sonuç olarak KMnO 4 uygulaması yapılan muzlarda kontrol meyvelerine göre (32 gün) iki kat daha uzun muhafaza süresi elde edilmiştir (63.5 gün Cavendish için). Ayrıca KMnO 4 uygulamasının muhafazadan sonra olgunlaştırılan meyvelerin tadına herhangi bir olumsuz etkisi de olmamıştır. 12

2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR İhsan CANAN Jiang ve ark. (2005), mango meyvelerine 1-MCP uygulaması ile birlikte plastik paketler uygulandığında 20 C de 30 gün depolamaya imkan sağladığını bildirmişlerdir. Araştırma sonuçlarına göre; mango meyvelerine ethephon uyguladıktan sonra 1-MCP uygulandığında meyve yumuşaması geciktirilmiştir. Etilen ile olgunlaştırılmış meyvelere her iki uygulamada tavsiye edilecek kadar etki yapmamaktadır. Ancak uygun olmayan sıcaklık derecelerinde muhafaza etmek için bu iki uygulamanın kombinasyonu derim sonrası ömrünü uzatabilir. Boonyaritthongchai ve Kanlayanarat (2010), 100, 200, 400 ve 600 ppb 1- MCP yi 25 C de 24 saat uyguladıktan sonra 13 C deki depoya yerleştirmişlerdir. Kontrol meyveleri 20 gün dayanırken uygulama yapılan meyvelerde muhafaza süresi 30 gün olarak gerçekleşmiştir. 1-MCP 600 ppb uygulaması sertliğin en çok korunduğu ve sarı renge dönüşün en fazla geciktiği uygulama olmuştur. Tüm uygulamalarda solunum oranı düşmüştür. En düşük solunum oranı ve etilen çıkışı 600 ppb uygulamasında gerçekleşmiştir. Moradinezhad ve ark. (2010a), bildirdiklerine göre muzlar için 1-MCP nin ticari olarak pratik şekilde kullanılması için farklı sıcaklıklarda olgunlaşmayı nasıl etkilediğinin bilinmesi gerekmektedir. Bu çalışmada 2 gün 100 µl L -1 etilen uygulandıktan sonra 24 saat 22 C de 0 ve 300 nl L -1 1-MCP uygulanmıştır. Bu uygulamadan sonra 16, 19, 22 ve 25 C de yaklaşık %90 neme ayarlı, sıcaklığı kontrol edilebilen odalara alınmıştır. 16 C de olgunlaşmaya bırakılan muzlarda 1- MCP en uzun raf ömrü ve sertliği sağlayarak en fazla etkili olmuştur. 1-MCP 25 C hariç tüm derecelerde su kaybını düşürmüştür. Fakat SÇKM miktarları kontrol ve 1- MCP uygulanmış meyvelerde bütün sıcaklık derecelerinde aynıdır. Sonuçlar göstermiştir ki etilen uygulandıktan sonra meyvelerin 1-MCP ye tepkisi depo sıcaklığına bağlıdır. Bulgular sonucu 1-MCP uygulaması ile uygun depo sıcaklığı birleştirilirse etilen sonrası muzlar için uzun bir raf ömrü ve kalitenin daha uzun süre korunması sağlanabilmektedir. Moradinezhad ve ark. (2010b), hevenklerin ortasından ve üst kısmından alınan muz meyvelerine yaptıkları uygulamalardan birinde 2 gün boyunca 100 µl L -1 etilen uyguladıktan sonra değişik dozlarda 1-MCP uygulamışlardır. Uygulamalardan birinde ilk gün etilen, ikinci gün etilenle birlikte 1-MCP ve üçüncü gün tek başına 1-13

2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR İhsan CANAN MCP uygulaması yapmışlardır. Bu uygulama hem hevenkin üst kısmından alınan meyvelerde hemde hevenk ortasından alınan meyvelerde belirgin bir şekilde raf ömrünü uzatmıştır. Her iki meyvede de en yüksek dozun (10 µl L -1 ) uygulandığı 1- MCP uygulamasında meyveler olgunlaşmamış, bu dozun dışındaki tüm dozlarda herhangi bir olumsuz etkisi olmamıştır. Bu çalışma göstermektedir ki muzun derim sonrası muhafazasında sadece 1-MCP dozları değil aynı zamanda zamanlamasının da önemli olduğunu göstermiştir. Araştırmacılar daha uzun raf ömrü ve kalitenin korunması için 1-MCP uygulamasının etilen uygulandıktan sonra değil de etilen ile birlikte simultane olarak uygulanmasını daha etkili olduğu için önermektedirler. 2.2. MAP ve Atmosfer Bileşimleri ile ilgili Çalışmalar Klieber ve ark. (2002), 3 no lu olgunluk aşamasında ve 4 numaralı olgunluk aşamasındaki muzları 22 C de 6, 12 ve 24 saat azot altında depolamışlardır. Azot altında depolama her iki grupta da normal hava da depolanan muzlardan farklı bir pozitif etki olmamıştır. Bununla birlikte azot atmosferi içinde depolanan muzlarda kahverengi renk bozulmaları gerçekleşmiştir.yüksek azot altında depolanan muzlarda olgunlaşmanın daha fazla ilerlemesi sonucu kontrol meyvelerine göre farklı aroma içeriğine sahip olmuşlardır. Derim sonrası klimakterik aşamada azot altında depolama yüzey kahverengileşmesine neden olduğundan raf ömrünü uzatmak için uygun bir yöntem değildir Stewart ve ark. (2005), muzun raf ömrünü uzatmak ve kaliteyi korumak için silikon membran ile difüzyon kanal sistemlerini araştırmışlardır. Cavendish muzlarını 15 C de 42 gün MA ambalajlarda başarılı bir şekilde muhafaza etmişlerdir. Üç farklı silikon membran alanı ile 3 farklı difüzyon kanalı uzunluğunu denemişlerdir. Silikon membranın en küçük alanı (50.29 cm 3 ) %3.5 CO 2, %3 O 2 seviyelerine 10 günde gelirken, en kısa difüzyon kanalı %5 CO 2, %3 O 2 seviyelerine 12-16 günler arasında ulaşmıştır. Bu atmosfer içerisindeki meyveler 42 gün boyunca olgunlaşmadan derim zamanı tazeliğinde, iyi renkli, minimum çürüme ve mükemmel pazarlanabilirlik ile muhafaza edilmişlerdir. Genel olarak silikon membran sistemi çok daha kısa bir zamanda stabil olduğu, depolama süresince gaz seviyelerini daha 14

2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR İhsan CANAN stabil tuttuğu, fizyolojik ve duyusal oranlarda daha iyi olduğu için en iyi uygulama olmuştur. Difüzyon kanal sistemi kabukta renk bozuklukları ve bazı kalite keriterlerini olumsuz yönde etkileyen daha yüksek bir karbondioksit seviyesi oluşturmuştur. Silikon membran sistemi geleneksel modifiye atmosfer metotlarına göre daha ucuz ve kolay kullanılabilir bir alternatif olanağı sunmaktadır. Kader ve ark. (2002a) na göre %2-5 O 2 ve %2-5 CO 2 olgunlaşmayı geciktirmekte, solunum ve etilen üretim oranını düşürmektedir. %1 den daha aşağı O 2 ve/veya %7 den yukarı CO 2 ye maruz kalan muzlarda istenmeyen aroma ve kokular oluşabilir. Olgun yeşil muzlar 14 C de 2-4 hafta muhafaza edilirken, kontrollü atmosferde 4-6 hafta muhafaza edilebilmektedir. %2 O 2 ve %10 CO 2 olgunluğun 3. ve 4. aşamasındaki muzların olgunlaşmasını 1 hafta geciktirmek için kullanılabilmektedir Kader ve ark., (2002b) na göre ideal filmler oksijen girişine izin vermesinden çok daha fazla karbondioksit çıkışı sağlamalıdır. Karbondioksit geçirgenliği oksijen geçirgenliğinden 3-5 kez fazla olmalıdır. Meyve ve sebzelerin paketlenmesinde kullanılan başlıca filmler düşük yoğunluklu polietilen ve polivinil kloriddir. Polystrene de kullanılır fakat saran ve polyester sadece çok düşük solunum oranına sahip ürünler için uygundur. Taze ürünlerin paketlenmesinde kullanıma uygun modifiye atmosfer paketlerinin film formulasyonlarında kullanılan yaygın polimerler Çizelge 2.1. de verilmiştir. Çizelge 2.1. Değişik Filmlerin Gaz Geçirgenlik Değerleri (Kader ve ark., 2002b) Geçirgenlik (1 atm de cc/m 2 /mil/gün) Film Tipi CO 2 O 2 CO 2 /O 2 Oranı Polyester 180-390 52-130 3.0-3.5 Polyethylen, Düşük Yoğunluk 7.700-77.000 3.900-13.000 2.0-5.9 Polypropylene 7.700-21.000 1.300-6.400 3.3-5.9 Polystrene 10.000-.26.000 2.600-7.700 3.4-3.8 Polyvinyl chloride 4.263-8.138 620-2.248 3.6-6.9 Saran 52-150 8-26 5.8-6.5 15

2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR İhsan CANAN Rodov ve ark. (2009) na göre piyasada satılan popüler MAP paketlerinin çoğu genelde oksijen geçirgenliği konusunda yetersiz kalmaktadır. Günümüzde lazer teknolojisi ile 50-100 µ çapında delikler açmak mümkündür. Bu şekilde açılan delikler paket içerisindeki nemin muhafazasına bir zarar vermemektedir. Bu sayede MAP içerisinde anaerobik fermentasyon engellenmektedir. Açılacak deliklerin sayısı ürünlerin ihtiyaçlarına göre değişmektedir. Bu çalışmada aktif MAP lerle birlikte mikro düzeyde perforasyonun kombinasyonu önerilmektedir. Bu çalışma için ise aktif MAP ler içerisine verilecek gaz karışımları ile mikro perforasyon miktarı önem kazanmaktadır. Ben Yehousha ve ark. (2009) na göre taze ürünlerin korunması için plastik paketler içerisinde ürünü çevreleyen havanın su potansiyelinin orantısal olarak yüksek olması gereklidir. Plastik paketlerle paketleme ürün ve çevresinde su potansiyeli gradienti oluşturma yollarından birisidir. Bununla birlikte paket içerisinde yoğunlaşma ile birlikte ufak sıcaklık dalgalanmalarında bile su tanelerinin oluştuğu görülmektedir. Paket içerisinde su oluşması çürümelerin artmasına sebep olabilecek büyük bir risk teşkil etmektedir. Paket içerisindeki ürünlerin olabildiğince az su kaybetmelerini sağlarken aynı zamanda su yoğunlaşmasını önleyen önemli bir modifiye nemde paketleme (MHP-Modified Humidity Packaging) teknolojisi geliştirilmiştir. MHP yaklaşımının mantığı paket içerisinde suyun yoğunlaşma seviyesinden düşük seviyelerde çıkışına izin verirken ürünlerin su kaybetmeyeceği bir yüksek seviyede kalmasını sağlamaktır. MA paketlerinin perforasyonu su geçirgenliği standart polietilenlerden daha fazla olan bir plastik film kullanarak ve/veya MA içerisine higroskobik materyal verilmesi ile sağlanmaktadır. Plastik paketler içerisinde bu şekilde nem ayarlaması yaparak su yoğunlaşmasının önlenmesi ürünlerin su kaybını engellediği gibi su stresi kaynaklı sorunları da engellemekte, aynı zamanda aşırı karbondioksit birikmesi ile ortaya çıkan fermentasyon gibi durumları da engellemektedir. Mahajan ve ark. (2009), PACK-in-MAP isimli web tabanlı bir yazılım geliştirmişlerdir. Bu yazılım ile herhangi bir matematik modelleme veya modifiye atmosfer bilgisi olmadan seçilen bir ürün için en uygun modifiye atmosfer şartları, uygun oksijen karbondioksit ve nem dereceleri ile bu seviyelere ulaşmak için nasıl 16

2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR İhsan CANAN bir paket dizaynı gerektiğinin bulunması sağlanmaktadır. Yazılım ile geliştirilen paketler hali hazırda mantarda, havuçta, peynir ve mango ile soğanlarda başarılı bir şekilde kullanılmaktadır. 2.3. 1-MCP ve MAP ın birlikte uygulandığı Çalışmalar Canan ve ark. (2009), Anamur muzuna 20 C de 24 saat 1000 ppm etilen uyguladıktan hemen sonra MAP, 1-MCP, KMNO 4, 1-MCP+MAP uygulamaları yapmışlardır. 1-MCP ve MAP ın kombine edildiği uygulama en iyi sonucu vermiştir. MAP özellikle ağırlık kaybını engelleme üzerine etkili olmuştur. MAP ve 1-MCP kombinasyonu kontrole göre önemli oranda su kaybını azaltmıştır. Kontrol meyveleri %12 su kaybederken kombinasyon uygulamasında bu rakam %5 olarak gerçekleşmiştir. 1-MCP özellikle sertliğin muhafazasını sağlamıştır. Meyve eti sertliği kombinasyon uygulamasında 3 kat daha fazla olmuştur. Meyve eti sertliği kontrol meyvelerinde muhafaza süresi sonunda 1.33 iken, 1-MCP ve MAP kombinasyonunda 7 olarak gerçekleşmiştir. Etilen uyguladıktan 8 gün sonra kontrol meyveleri bay, bayan ve çocuk panelistler tarafından satın alınamaz durumda iken 1- MCP ve MAP ın birlikte uygulandığı zaman 16. günde bile tüm panelistler tarafından pazarlanabilir durumda bulunmuştur. Ramin (2009) e göre Soltani adlı elma çeşidinde meyvelerin ilerleyen olgunlaşmaları 24 saat boyunca 0.5-1 µl.l -l 1-MCP uygulanması ile geciktirilmektedir. 1-MCP bu dozlarda uygulandığında meyve yumuşamasını solunumu baskılamak sureti ile geciktirmiştir. 1-MCP dozları artırıldığında daha etkili olmuştur. Benzer sonuçlar 30 µm kalınlığında paketlerle birlikte 1-MCP uygulandığında da elde edilmiştir. En yüksek raf ömrüne 1 veya 2 µl.l -l 1-MCP ve polietilen paketler birlikte uygulandığında elde edilmiştir. Bu iki uygulamanın kombinasyonu ile normal depolama süresi 4 kat aşılmıştır. 17

2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR İhsan CANAN 2.4. Potasyum Permanganat ile İlgili Çalışmalar Kozak (2003) a göre muzlar 13-14 C, %90-95 oransal nemde depo atmosferindeki etilenin potasyum permanganat ile absorbe edilmesi durumunda 2 ay kadar muhafaza edilebilir. Depo atmosfer bileşimine %5 karbondioksit ilave edilmesi durumunda olgunlaşma geciktirilecektir. Herhangi bir uygulama yapılmaksızın 13 C de 1-2 hafta süre ile depolanabilirler. İnce polietilen torbalarda bu süre 4-10 gün artar. Polietilen torbalarda muhafaza ömrünü uzatmaktadır. Uzun süreli ürün taşımalarında az delikli, kısa süreli taşımalarda ise fazla delikli polietilen torbalar kullanılır. Bunların kalınlığı 0.038 mm olmalıdır. Derimden sonra muzlar 36 saat içerisinde depolanmalıdır. Yüksek sıcaklıklarda bekletilen muzlar klimakteriyel devreye girebilir. Bu sürecin başladığı gözle saptanamaz zira belirgin bir işareti bulunmamaktadır. Oda sıcaklığında aktif MAP kullanılarak 1 ay muhafaza mümkün olmaktadır. Vakumlu paketler içerisinde daha düşük sıcaklıklarda bekletilmesi durumunda bu süre uzayacaktır. Ramin (2010) a göre kivi, depolama esnasında ortaya çıkan çok düşük seviyelerdeki etilene bile hassastır. Etilen absorbantı olarak potasyum permanganat derim sonrası sektöründe kullanılmaktadır. Araştırıcılar bu çalışmada etilenin etkisini gidermek için kg başına 3, 6 ve12 g potasyum permanganat kullanmışlar ve 20 C de 4 hafta muhafaza etmişlerdir. Potasyum permanganat belirgin bir şekilde 20 C de 4 hafta muhafazadan sonra raf ömrünü uzatmıştır. Potasyum permanganat uygulanan meyveler daha sert, askorbik asit ve SÇKM içeriği daha yüksek olmuştur. 2.5. Önemli Fizyolojik Olaylar, Problemler ve Sıcaklık ile İlgili Çalışmalar Nguyen ve ark. (2003), üşüme zararı ile polifenollerin ilişkisini iki farklı muz çeşidinde ve iki farklı sıcaklık derecesinde test etmişlerdir. Üşüme zararı gelişirken kabukta PAL ve PPO aktiviteleri artmış, toplam fenolik bileşiklerde bir düşüş olmuştur. Her iki muz çeşidinde de fenolik bileşiklerin düşüşü ve PAL ve PPO aktivitelerinin artışı 8 C de daha hızlı olmuştur. Görsel üşüme zararı ile toplam fenolik bileşiklerin seviyesi arasında, üşüme zararı ve PPO ve PAL aktiviteleri 18

2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR İhsan CANAN arasında oldukça önemli korelasyon görülmüştür. Bu sonuçlar göstermektedir ki düşük sıcaklık stresi kabuk kahverengileşmesi ile sonuçlanan PAL ve PPO aktivitelerinin güçlenmesini sağlamaktadır. Trakulnaleumsai ve ark. (2006) nın bildirdiğine göre oransal olarak olgunluğun erken aşamasındaki muz meyveleri (Sucrier çeşidi) kabuk benekleri geliştirmektedir. Oda sıcaklığı (26-27 C) yerine 15 ve 18 C de bekletmek sadece geçici olarak beneklenmeyi düşürmektedir. Fakat 12 C de bekletmek tamamen engellemektedir. 12 C den oda sıcaklığına alınan meyvelerde beneklenmeler hızlı bir şekilde artmıştır. Benekli olan meyveler 12 C ortamına alındığı zaman bu sıcaklık derecesi beneklenmelerin artmasına engel olmamıştır. Sonuç olarak beneklenme oluşmamış durumdaki meyveler 12 C de tutulursa beneklenme önlenmekte ancak bu uygulamadan PAL ve PPO aktiviteleri etkilenmemektedir. Promyou ve ark. (2008), iki farklı muz çeşidinde üşüme zararının fizyolojisini araştırdıkları çalışmalarında düşük sıcaklığa dayanım için farklı sürelerde (5, 10, 15 dak.) sıcak su ile daldırma uygulamaları yapmışlardır. 5 ve 10 dakika etkisiz bulunurken, 4 C de kontrol meyveleri 2. günde kabuk beneklenmesi belirtisi verirken 15 dak. sıcak su uygulaması kabuk beneklenmesi belirtisini 4. günde vermiştir. Kabuk beneklenmesi ile doymamış yağ asitlerinin, doymuş yağ asitlerine oranı arasında yüksek korelasyon bulunmuştur. Sıcak su uygulaması yapılmayan kontrol meyvelerinde 4 C de doymamış yağ / doymuş yağ asidi oranı düşerken sıcak su uygulaması yapılmış meyvelerde bu oran artmıştır. Üşüme zararı ile düşük lipoksigenase aktivitesi arasında da korelasyon bulunmuştur. Choehoma ve ark. (2004) nın bildirdiğine muz meyveleri (sucrier çeşidi) Sun wrap polivinil klorid film içerisinde 29-30 C sıcaklıkta bekletildiğinde bu çeşit için tipik bir özellik olan erken yaşlılık kabuk beneklenmesi önlenmiştir. Karbondioksit ve etilen konsantasyonları paket içerisinde yükselmiş, oksijen konsantrasyonu düşmüştür. Etilen absorbantı kullanmak bu gazların konsantrasyonlarını etkilemiş, ancak beneklenme üzerine herhangi bir etki yapmamıştır. Paket içerisindeki nem içeriği fazladır ancak nem miktarının beneklenme üzerine etkisi olmamıştır. MAP ın pozitif etkisi kabuk içerisindeki phenylalanine ammonia lyase (PAL) aktivitesini düşürmek ve Polyphenol oxidase 19

2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR İhsan CANAN (PPO, catechol oxidase) aktivitesinin artması üzerine olmuştur. Bu araştırmanın sonucuna göre kabuk beneklenmesinin gerçekleşmesi için muz kabukları ortamda yüksek oksijen konsantrasyonları istemektedir. Düşük oksijen seviyelerinde beneklenmenin sınırlı olmasının mekanizması bilinmemektedir. Mekanizma ne olursa olsun laboratuar şartlarında PPO aktivitesinin yükselmesi potansiyel aktif proteinde ki bir artışı açıkça göstermektedir. Muzlarda üşüme zararı belirtileri yüzeyde renklenme bozuklukları, donuk veya sisli renk, epidermanın alt dokusunda koyu kahverengi çizgiler, olgunlaşma yetersizliği, şiddetli durumlarda meyve eti kahverengileşmeleri olarak ortaya çıkmaktadır. Meyveler 13 C nin altında birkaç saatten birkaç güne kadar kalırsa üşüme zararı belirtileri görülebilir. Örnek olarak olgun yeşil muzlar 10 C de 1 saat, 11.7 C de 5 saat, 12.2 C de 24 saat, 12.8 C de 72 saat kalırlarsa hafif üşüme zararı ile sonuçlanacaktır. Üşüme zararına uğrayan meyveler mekanik zararlanmalara daha hassastır (Kader ve ark., 2002a). Karaçalı (2002) ya göre muzda en fazla bulunan önemli organik asit malik asittir ve miktarı yaklaşık olarak %0.6 dır. Muzda serbest asit toplam asidin %100 üdür. Organik asitler genelde olgunlaşmanın ilerlemesi ile birlikte miktar olarak düşerler. Bunun çeşitli nedenleri vardır. Organik asitlerin solunumda kullanılmaları giderek artar, olgunlaşma döneminde pektin parçalanması ile ortaya çıkan katyonlarla nötrleşirler, hücrelerde tuz halinde kristalleşirler ve bazı durumlarda şeker sentezinde kullanılırlar. Etilen çıkışı muzda olgunlaşma ile artmaktadır. Preklimatik dönemde 0.2 ppm iken olgunlaşma döneminde içsel etilen 50 ppm dir. Etilen etkisi için endojen etilenin eşik değeri muzlar için 0.1-1 ppm dir. Olgun yeşil muzların depolama değerleri 12-14 C de %85-90 hava neminde 2-3 haftadır. De Lapeyre de Bellaire ve ark. (2009) na göre Collettorichum musae den kaynaklanan antraknoz ve belirgin olmayan bir parazitik komplexin neden olduğu crown rot (tepe çürüklüğü veya yöresel adı ile takoz çürüklüğü) ihracata giden muzları etkileyen en önemli iki derim sonrası hastalığıdır. Bu hastalıklar derim sonrasının her aşamasında gelişmektedir. Derim sonrası diğer hastalıklar gibi bu hastalık etmenlerine karşıda fungusitler, soğutma gibi bazı derim sonrası 20

2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR İhsan CANAN uygulamalar yapılmaktadır. Fakat ne yazık ki tüm bu uygulamaların başarısı meyvenin bahçedeki kalite potansiyeline bağlıdır. Bu potansiyel iki şarta bağlıdır, bunlar meyvelerin hastalık etmenine karşı hassasiyeti ve kontaminasyonun durumudur. Son araştırmalar göstermiştir ki muzun derim sonrası kalitesi ile derim öncesi faktörler arasında büyük bağlantı vardır. Antraknoz bahçedeki bitki kalıntılarından bulaşmaktadır ve en fazla bulaşma hevenk doğumu ve izleyen ilk ay olmaktadır. Fizyolojik bileşenlerin durumuna göre yüksek rakımlı yerlerde tesis edilen bahçelerde antraknoz ve crown rot daha az görülmektedir. Düşük rakımlı yerlerde tesis edilen bahçelerde ise bunun tam tersi olarak Antraknoz ve crown rot daha fazla görülmektedir. Aynı şekilde derim zamanındaki meyvenin fizyolojik yaşı da önemlidir. En genç meyveler en dayanıklıdır. Bu sonuçlar göstermektedirki derim sonrası hastalıkların kontrolü için derim öncesi faktörlerde dikkate alınmalıdır. 21

2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR İhsan CANAN 2.6. Muzlara derim sonrası yapılan işlemler Kader ve ark. (2002a) bildirdiğine göre muzlara derim sonrası yapılan işlemler Şekil 2.1 de gösterilmiştir. Şekil 2.1. Muzlara Derim Sonrası Yapılan İşlemler 22

3.MATERYAL VE METOD İhsan CANAN 3. MATERYAL VE METOD 3.1. Materyal 3.1.1. Deneme Meyveleri Materyal olarak Dwarf Cavendish ve Grand Nain muz çeşitleri kullanılmıştır. Dwarf Cavendish ve Grand Nain muz çeşitlerine ait klonlar; ülkemizde yetiştiriciliği yapılan ve Anamur Muzu adı ile meşhur olan klonlardır. Çalışma için gerekli olan materyal Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Müdürlüğü muz koleksiyon parselinden temin edilmiştir. Çalışmanın yapıldığı seradaki parselden düzenli olarak yapılan toprak ve yaprak analizlerine göre makro ve mikro elementler bitkilere damlama sulama sistemi ile dengeli olarak verilmiştir. Çalışmada kullanılan muzlar yeşil olum döneminde, meyvelerde köşelilik tam kaybolmadan derimi yapılarak kasalara alınmıştır. Dwarf Cavendish ülkemizde bodur muz olarak bilinmektedir. Sık dikime uygun olması, soğuklara dayanımı gibi olumlu özellikleri yanında meyvelerinin derim sonrası ömrünün kısa olması beneklenmeye, çatlamaya hassasiyeti, meyvelerinin standartlardan küçük boylu olması gibi olumsuz özellikleri son yıllarda üreticileri alternatif muz çeşitlerine yönlendirmiştir. Bu alternatif çeşitler içerisinde en önemlilerinden bir tanesi Grand Nain dır. Meyveleri daha iridir. Derim sonrası işlemlere daha dayanıklıdır. Dwarf Cavendish in ülkemizde üretim alanları üzerinde yetiştiriciliği yapılan en yaygın muz çeşididir. Grand Nain ise hem yaygın olarak yetiştiriciliği yapılan önemli bir çeşit, hem de yeni tesis edilen bahçelerde tercih edilen bir çeşittir. 3.1.1.1. Grand Nain Anonymous (2012b) ye göre Grand Nain muzları Musa acuminata nın triploid çeşitleridir. Grand Nain dünyada en yaygın yetiştiriciliği yapılan ticari Cavendish muzlarından biridir (Şekil 3.1). Grand Nain aynı zamanda Çikita Muzu olarakta bilinir çünkü uluslar arası Çikita markasının ana ürünüdür. 23

3.MATERYAL VE METOD İhsan CANAN Taksonomi: Grand Nain Musa cinsine dahildir ve bir monocot dur. Muzlar hesaba katıldığında türlerin tanımlanması oldukça zordur zira neredeyse tüm muz çeşitleri Musa acuminata veya Musa balbisiana nın ya torunlarıdır veya melezleridir. Musa acuminata 'Grand Nain' Şekil 3.1. Grand Nain Muz Çeşidi Dünya piyasalarında satılan Cavendish muzların büyük bir kısmı Grand Nain çeşididir. Türler Musa acuminata Çeşit Grubu AAA Group Çeşit 'Grand Nain' Grand Nain meşhur Cavendish muzlarının bir çeşididir. Muzların bu grubu diğer gruplardan AAA genotipleri ile farklılaşmıştır. AAA genotipi olması bu muzları M. acuminata türünün triploit bir varyantı olarak tanımlar. AAA çeşitlerinde 33 kromozom vardır ve partenokarpi yolu ile çekirdeksiz meyveler 24

3.MATERYAL VE METOD İhsan CANAN üretirler. Bu gerçek; bitkilerin vejetatif yol ile yayılması ve eşeyli üremenin yokluğu anlamına gelir. Genetik dağılımdaki bu yetenek eksikliği; Gran Nain ları diğer AAA çeşitlerinde olduğu gibi hastalık ve zararlılara karşı zayıf duruma getirmektedir. Grand Nain ın kabul edilen adı Musa acuminata Colla (AAA Group) cv. Grand Nain dır. Grand Nain veya başka bir ifade ile Grand Naine Fransızca literatürdeki manası Dev Cüce dir. Görünüm : Grand Nain ismi Giant Cavendish ve Dwarf Cavendish çeşitleri ile karşılaştırıldığında Grand Nain ın göreceli olarak yüksekliğini tanımlar. Grand Nain çeşitleri genelde yan yana büyüyen tipik Cavendish bitkilerinden boyları karşılaştırılmadan diğer özelliklerine bakılarak ayırt edilemezler. Bitki diğer muzlarda olduğu gibi büyük uzun yaprakları olan otsu bir bitkidir. Yapraklar rüzgar gibi mekanik stresin bir sonucu sıklıkla yırtık ve parçalı haldedir. Bir Angiosperm olduğu için Grand Nain yenilebilir meyveler haline gelen büyük bir çiçek grubu üretir. Ekonomik Durumu: Muzlar Anonymous, (2012a) e göre 95.595.965 ton üretimle karpuzdan sonra (100.687.056) dünyada en yaygın yetiştiriciliği yapılan 2. üründür ve çoğu milletler tarafından önemli bir kalori kaynağı olarak görülmektedir. Bu durum tüm muzlar için geçerli iken Grand Nain ticari muz çeşitleri içerisinde en popülerlerinden birisi olmuştur. Grand Nain ın karakteristik orta yükseklikteki boyu ve iri meyve verimi onu ticaret için ideal yapmaktadır. Orta yükseklikteki ağaç boyu kolay derime izin verir, bitkiyi kıracak derecede esen şiddetli rüzgar zararlarına karşı dayanıklı kılar. Meyvelerinin çekirdeksiz olması popülaritesini artırır. Grand Nain yetiştiriciliği Orta Amerika nın Tropik bölgelerinden, Afrika, Hindistan ve Güney Asya ya kadar geniş bir alanda yapılmaktadır. Çoğu tropik toplumların yerel ekonomilerinin tamamı muz üretimi ve ihracatı üzerine kuruludur. İhracata yönelik bir ürün olduğu kadar esas ürün olarak öneminden dolayı Grand Nain üzerinde odaklanmış çok fazla sayıda botanik araştırma vardır. Dahası, genetik dağılımının olmaması, istenmeyen deneysel farklılıkları elimine eder ve elde edilen sonuçların değerini artırmaktadır. 25

3.MATERYAL VE METOD İhsan CANAN 3.1.1.2. Dwarf Cavendish Viyetnam ve Çin orjinli triploid bir muz çeşididir. 1950 lerde ürünlerin Panama hastalığı tarafından yok edilmesinden sonra Gros Michel muzunun birinci yedeği olmuştur. Dwarf Cavendish (cüce Cavendish) ismi orta boylu meyveyi değil yalancı gövdenin yüksekliğini tanımlar. Cavendish grubu muzları içinde en yaygın yetiştiriciliği yapılan çeşittir ve Grand Nain ile birlikte ticareti yapılan muzların ana kaynağıdır. Taksonomi: Cavendish muzu Musa acuminata nın triploid bir çeşididir. Kabul edilen ismi Musa acuminata Colla (AAA Group) cv. Dwarf Cavendish dir. Sinonimleri: Musa acuminata Colla (Cavendish Group) cv. 'Dwarf Cavendish' Musa x paradisiaca L. cultigroup Dwarf Cavendish Musa cavendishii Lambert & Paxton var. nana Musa acuminata L. A. Colla Musa nana J. de Loureiro (name accepted at Mobot) Musa nana auct. non J. de Loureiro Musa chinensis R. Sweet Musa sinensis P. A. Sagot ex J. G. Baker Musa sinensis P. A. Sagot Musa sinensis R. Sweet ex P. A. Sagot Cavendish grubu içindeki diğer çeşitlerin meyveleri sıklıkla Cavendish muzu olarak adlandırılır, özellikle de Grand Nain. Bu gruba ait diğer çeşitler Giant Cavendish (Williams olarakta bilinir), Red Dacca, Massak Hijau ve Robusta dır. 26

3.MATERYAL VE METOD İhsan CANAN Musa acuminata 'Dwarf Cavendish' Şekil 3.2. Dwarf Cavendish Muz Çeşidi Cavendish muzları dünya pazarlarında en fazla satılan muz çeşitleridir. Tür Musa acuminata Çeşit Grubu AAA Grup Çeşit 'Dwarf Cavendish' Orijin Viyetnam, Çin, Kanarya Adaları Cavendish muzları Devonshire ın 6. Dük ü William Cavendish in (1790-1858) onuruna bu ismi almışlardır. Cavendish muzlarının ticari olarak tüm dünyaya yayılması Cavendish in serasındaki ilk örneklerden olmuştur. Diğer yaygın isimleri Klue Hom Kom, Pisang serendah, Çin Muzu, Kanarya (adalar) Muzu dur. Cavendish bitkileri sadece 1.8-2.4 m gibi bir yüksekliğe sahiptir. Yapraklar kısa petiyollerle sınırlanmıştır. Kısa boyu stabil olmasını, rüzgara dayanımını, kolay yönetimini sağlamaktadır. Bunlara ilave olarak hızlı gelişme oranı Dwarf Cavendish çeşidini ideal yapmaktadır. Bu çeşidin kolaylıkla tanımlanabileceği özelliği erkek çiçek sapı ve çiçeklerinin kendiliğinden dökülmemesidir. Cavendish muzlarının meyveleri 15-25 cm uzunluğundadır ve zayıf kabukludur. Her bitki bir hevenkte 90 parmağa kadar ürün vermektedir. 27

3.MATERYAL VE METOD İhsan CANAN 3.1.2. Mekanik Soğuk Hava Deposu Denemede kullanılan mekanik soğuk hava deposu Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu na ait olup 30 m 3 hacminde ve Freon 12 ile soğutulan ve termostatik olarak çalıştırılan depoda sıcaklık 13ºC de sabit tutulmuştur. Oransal nem %90-95 arasında sabit tutulmaya çalışılmıştır. Havalandırma, zaman saatine bağlı vantilatörlerle yapılmıştır. Çalışmamızda 2 depo, yeşil muzlara uygulamalar yapılmadan ve yapıldıktan sonra depolamak amacı ile kullanılmıştır. Depo içerisine tüm deneme materyalini alacak şekilde raf sistemleri yerleştirilmiştir. Uygulamaları yapılan deneme materyalleri, istatistik program ile randomizasyonu yapıldıktan sonra, raflardaki numaralı yerlere yerleştirilmiştir (Şekil 3.3). Şekil 3.3. 13 C lik Soğuk Hava Deposunda Örneklerin Yerleşimi 3.1.3. Olgunlaştırma Odası Denemede kullanılan olgunlaştırma odası Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü ne aittir. 30 m 3 hacminde olup 4 ton kapasitelidir. Freon 12 ile soğutulan, gerektiğinde termostata bağlı ısıtıcı çubuklarla termostatik olarak ısıtılan depolarda olgunlaştırma sıcaklığı 17ºC olarak alınmıştır. Olgunlaştırılacak deneme materyalleri bu odada 17 C de 4. günde 3 no lu olgunluk aşamasına ulaşmışlardır. Oransal nem %90-95 arasında sabit tutulmaya çalışılmıştır. Havalandırma zaman 28

3.MATERYAL VE METOD İhsan CANAN saatine bağlı vantilatörlerle yapılmıştır. Olgunlaştırma odasının içerisi depo odasında olduğu gibi raflarla döşenmiş ve olgunlaştırılacak materyaller bu raflara yerleştirildikten sonra olgunlaştırma işlemi başlatılmıştır. 3.2. Metod 3.2.1. Uygulamaların Yapılması ve Denemenin Kurulması Paketleme evinde hevenklerden kesilerek kasalara alınan meyveler aynı gün Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitü soğuk hava depolarında 13 C lik depo odasına alınmıştır. Daha sonra deneme ebatlarına küçültülmüş, hasarlı olanlar ayıklanmış ve her tekerrüre girecek muz meyveleri hazırlanmıştır. Deneme tekerrürleri bir arada dağılmadan ve karışmadan etiketlenmesi amacı ile plastik kaselerin içine alınmıştır. Her tekerrür için kaselere beşer adet meyve alınmıştır. Burada her iki çeşit meyveler de deneme ebatına indirildikten sonra ilk ağırlıkları alınmış ve kaydedilmiştir (Şekil 3.4). 29

3.MATERYAL VE METOD İhsan CANAN Şekil 3.4. Uygulamalardan Önceki İşlemler Olgunlaştırılacak muzlar bu aşamadan sonra olgunlaştırma odasına ayrılmıştır (Şekil 3.5). Olgunlaştırma odasında 17 C de 1000 ppm etilen ile olgunlaştırma işlemi yapılmıştır. Meyveler 3 no lu olgunluk aşamasına bu şartlar altında 4. günün sonunda ulaşmış ve deneme meyvelerine daha sonra MAP, 1- MCP, KMnO 4 ile bunların kombinasyonları olmak üzere toplam 7 uygulama yapılmıştır. 30

3.MATERYAL VE METOD İhsan CANAN Şekil 3.5. Olgunlaştırma Odasına Alınan Muzlar Olgunlaştırma işleminden sonra 1-MCP uygulaması 300 ppb konsantrasyonunda 24 saat ve 20 C şartlarında uygulanmıştır. Bu kısma 1-MCP uygulamasına katılacak deneme materyalleri alınmıştır. Bu aşamada yeşil muzlardan da 1-MCP uygulanacak olanlarla birlikte 1-MCP uygulanacak muzlar 1- MCP için ayrılan odaya taşınmıştır(şekil 3.6). Şekil 3.6. 1-MCP Uygulama Odasına Alınan Muzlar Denemenin 1. kısmını oluşturan olgun muzlara yapılacak uygulamalar 1- MCP uygulamasından çıkan muzlarla birlikte yapılarak raf ömrü için muhafaza odası raflarına yerleştirilmiştir (Şekil 3.7). 31

3.MATERYAL VE METOD İhsan CANAN Şekil 3.7. Olgun Muzlara Uygulamaların Yapılması Muhafazasına yeşil olarak devam edecek deneme materyalleri uygulamalar yapıldıktan sonra soğuk hava deposuna, 1-MCP uygulaması yapılanlar 1-MCP odasından çıkarıldıktan sonra soğuk hava deposuna alınmışlardır (Şekil 3.8). Şekil 3.8. Uygulamaların Yapılması ve Soğuk Depoya Yerleştirme Muhafaza odalarına yerleştirilen örneklerden olgun muzlara 1. yıl 4. ve 8. günlerde, 2. yıl 2., 4., 6. ve 8. günlerde, muhafazasına yeşil olarak devam edecek muzlara ise birinci yıl 20. ve 40. gün ve 4-8. gün, ikinci yıl 10., 20. ve 30. günlerde ve bu günlere ilave 0., 2., 4. ve 6. günlerde analizleri yapılmıştır. Her ölçüm döneminde panelistler tarafından duyusal değerlendirme testleri yapılmıştır. Panelistler Enstitü araştırmacılarından oluşan panelistlerdir (Şekil 3.9). 32

3.MATERYAL VE METOD İhsan CANAN Şekil 3.9. Laboratuvar Analizleri ve Duyusal Değerlendirme Paneli Uygulamaların yapılması aşağıdaki şekilde olmuştur: 1. grup meyveler 13ºC de yeşil olarak muhafazaya alınmış ve şu uygulamalara tabi tutulmuştur; 1. MAP 2. 1-MCP 3. KMnO 4 4. MAP+KMnO 4 5. MAP+1-MCP 6. 1-MCP + KMnO 4 7. MAP +KMnO 4 +1-MCP 8. KONTROL grup meyvelere ise herhangi bir uygulama yapılmamıştır. 33

3.MATERYAL VE METOD İhsan CANAN 1. grup meyveler depo muhafaza süresi analizlerinin yapılması amacı ile muhafaza başladıktan sonra 20. ve 40. günlerde, bu süreler sonunda olgunlaştırıldıktan sonra 4. ve 8. günlerde ise raf ömrü çalışmaları için analizleri yapılmıştır. Bu grubun denemesi 2 çeşit x 8 uygulama x 2 zaman x 2 zaman x 3 yineleme= 192 örnek x 5 meyve = 960 meyve x 0.100 kg = 96 kg meyve ile yürütülmüştür. Denemenin 1. yıl sonuçlarına göre 2. yılında yeşil olarak muhafaza için 10., 20., 30. günler ve raf ömrü olarak 0., 2., 4., 6. günler alınmıştır. 2. grup meyveler paketleme evinde kasalara alındıktan sonra tekerrür ebatlarına indirilmiş ve 17 C de 1000 ppm etilen ile 4. günde 3 no lu olgunluk aşamasına kadar olgunlaştırılmıştır Aşağıdaki uygulamalar yapıldıktan sonra raf ömrü süresince muhafaza yapmak amacı ile 20ºC ye alınmıştır. 1. MAP 2. 1-MCP 3. KMnO 4 4. MAP+KMnO 4 5. MAP+1-MCP 6. 1-MCP + KMnO 4 7. MAP +KMnO 4 +1-MCP 8. KONTROL grubu meyvelere ise herhangi bir uygulama yapılmamıştır. 2. grup meyveler toplam 8 günlük muhafaza için 4. ve 8. günde örneklemeye tabi tutulmuştur. 2. grubun denemesi 2 çeşit x 8 uygulama x 2 zaman x 3 tekerrür= 96 örnek x 5 meyve = 480 meyve x 0.100 kg = 48 kg meyve kullanılarak yürütülmüştür. Denemenin 1. yıl sonuçlarına göre 2. yılında olgunlaştırılarak muhafaza için raf ömrü olarak 0., 2., 4., 6. günler alınmıştır. 34

3.MATERYAL VE METOD İhsan CANAN 3.2.2. Uygulamalar 3.2.2.1. MAP (Modifiye Atmosfer Paketleri) Modifiye atmosfer paketi olarak denememizde Xtend (StePac, İsrail) kullanılmıştır (Şekil 3.10). Muzlar için özel olarak geliştirilmiş 1 kg lık modifiye atmosfer paketleri, normal polietilen paketlerden farklı olarak olgunlaştırmadan önce kullanılabilir ve etilen geçişine izin verir özelliktedir. Ayrıca oransal nemi dengeleyerek aşırı nem birikmesini önlediği gibi nem kaybına karşı da etkilidir. Ürün O 2 ve CO 2 seviyesini belirli bir süre sonra dengeler ve içine konulan muzun etrafında kısmi bir kontrollü atmosfer oluşturur. Bu sayede solunumu yavaşlatıp raf ömrünü uzatır. Denemede kullanılan paketler MA/MH olarak adlandırılan modifiye atmosfer ve modifiye nem teknolojisine sahiptir. Bu amaçla makro ve mikro deliklere sahiptir. Denemenin 2. yılında ülkemizde daha yaygın kullanılan kasa paketleri kullanılmıştır. Xtend, muzlar da dahil bir çok üründe modifiye atmosfer paketleri konusunda ARGE yapan önemli bir MAP markasıdır (Anonymous, 2012d). Şekil 3.10 Modifiye Atmosfer Paketleri 3.2.2.2. 1-MCP (1-Methylcyclopropene) 1-methylcyclopropene nin etki mekanizması içsel ve dışsal etilenin her ikisini de bloke edecek biçimde etilen reseptörlerine tutunmak şeklindedir. 35

3.MATERYAL VE METOD İhsan CANAN Meyvedeki etilen üretimini ve olgunlaşma sürecini yavaşlatmak için depolarda, taşımada kullanılan konteynırlarda uygulanmaktadır. 1-MCP etilen reseptörlerini geri dönüşümsüz olarak kapattığı için ortamda etilen olsa bile olgunlaşma üzerine etkisi olmamaktadır. 1-MCP ürünlerin raf ömrünü uzatmak amacı ile 2005 yılında Avrupa Birliğinde lisanslanmıştır. 1-MCP Smartfresh adı ile ticari olarak pazarlanmaktadır. 1-MCP, bir çok üründe son tüketiciye kadar derimdeki kaliteyi korumayı mümkün kılmaktadır. 1-MCP içerisinde Avrupa Birliğinin ve Amerika Birleşik Devletlerinin de bulunduğu 26 dan fazla ülkede başarı ile lisanslanmış ve kabul edilmiş bir derim sonrası uygulamadır (Anonymous, 2012e) Denemede SmartFresh in tablet şeklindeki ticari formulasyonu bir aktivatörle birlikte kullanılmıştır. Denemede kullanılan her bir tablet 5 m 3 lük bir hacim içinde 300 ppb konsantrasyon sağlamaktadır. 30 m 3 lük oda için 6 adet kullanılmıştır (Şekil 3.2.2.2) Deneme de 1-MCP uygulanacak meyveler gaz geçirimsiz bir oda da toplanmış ve 20 C de 24 saat 1-MCP uygulanmıştır (Şekil 3.11) 36

3.MATERYAL VE METOD İhsan CANAN Şekil 3.11. 1-MCP Formulasyonu ve Meyvelerin Odaya Alınması 3.2.2.3. KMnO 4 - Potasyum Permanganat KMnO 4 - potasyum permanganat etilen absorbantı olarak kullanılmıştır. Etisorb marka 20 kg lık kasalar için hazırlanan hazır KMnO 4 ihtiva eden küçük torbalardaki içerik çıkarılmış ve 2 şer g tartılarak uygulamaya dahil olan uygulama torbalarının dibine delikli polietilen paketler içerisinde yerleştirilmiştir (Şekil 3.12). Denemenin 2. yılında KMnO 4 uygulaması olarak soğuk odalar için geliştirilen Ethisorb çubukları kullanılmıştır. Uygulama yapılacak kasalar KMnO 4 lü absorbant 37

3.MATERYAL VE METOD İhsan CANAN içeren odaya alınmıştır. Denemenin 1. yıl verilerine göre 2, yılında bireysel KMnO 4 paketleri yerine KMnO 4 çubukları kullanılmıştır. KMnO 4 uygulamaları yapılan soğuk depo odası ve raf ömrü odası bu uygulamanın yapılmadığı diğer uygulamalardan fiziki olarak ayrılmıştır. Şekil 3.12 Denemede Kullanılan KMnO 4 3.2.2.4. MAP ile birlikte KMnO 4 MAP içerisine hazırlanan KMNO 4 paketleri de ilave edilmiştir. İkinci yıl MAP paketleri içinde meyveler KMnO 4 çubuklarının olduğu odaya alınmıştır. 3.2.2.5. MAP ile birlikte 1-MCP MAP uygulamasına ilave olarak 1-MCP uygulanmıştır. 3.2.2.6. 1-MCP ile birlikte KMnO 4 1-MCP uygulanmış meyvelerin karton torbalarının dip kısmına KMnO 4 paketleri yerleştirilerek birlikte uygulanmıştır. İkinci yıl 1-MCP uygulanmış meyveler KMnO 4 çubuklarının olduğu odaya alınmıştır. 3.2.2.7. MAP ile birlikte 1-MCP ve KMnO 4 MAP +KMnO 4 +1-MCP birlikte uygulanmıştır. 38

3.MATERYAL VE METOD İhsan CANAN 3.2.2.8. Kontrol Kontrol meyvelerine herhangi bir uygulama yapılmamıştır. 3.2.3. Fiziksel ve Kimyasal Analizler 3.2.3.1. Ağırlık Kayıpları Denemeye alınan muzlar değişik depolara konulmadan önce numaralandırılmış her tekerrürdeki 5 meyvenin başlangıç ağırlıkları 0.01 g duyarlılıktaki bir dijital terazi (precisa 125 ASCS, İsviçre) ile tartılarak belirlenmiştir. Muhafaza süresi boyunca analiz dönemlerinde değişik depo koşullarından alınan deneme meyveleri tekrar tartılarak ağırlık kayıpları, başlangıç ağırlığının yüzdesi olarak hesaplanmıştır. Aşağıda verilen formül yardımı ile elde edilen % değerler açı değerlerine transfer edilerek istatistiksel değerlendirmeler yapılmıştır (Dündar, Ö., ve Pekmezci, M., 1991). Başlangıç Ağırlığı - Son Ağırlık Ağırlık Kaybı (%) = x 100 Başlangıç Ağırlığı 3.2.3.2. Derim Sonrası Kayıplar Muhafaza süresi boyunca farklı muhafaza ortamlarından alınan meyveler teker teker incelenerek muhafaza sırasında oluşan bir çok nedenden meydana gelen fizyolojik ve mantarsal bozulmalar ile toplam derim sonrası kayıplar saptanmıştır. Her tekerrürde sayılan derim sonrası kayıplar toplam meyve sayısının yüzdesi olarak hesaplanmıştır. Aşağıda verilen formül yardımı ile elde edilen % değerler açı değerlerine transfer edilerek istatistiksel değerlendirmeler yapılmıştır(dündar, Ö., ve Pekmezci, M., 1991). 39

3.MATERYAL VE METOD İhsan CANAN Derim Sonrası Kayıplar (%) = Pazarlanamaz Meyve Sayısı x 100 Toplam Meyve Sayısı 3.2.3.3. Kabuk Sertliği Meyve kabuğu sertlik ölçümleri 6 mm konik uçlu penetrometre (Fruit pressure tester FT 327, İtalya) ile yapılmıştır. Meyvenin orta kısmının iki farklı yanından yapılan ölçümler kaydedilmiştir. Alet göstergesinde okunan değerler Lb- K olarak verilmiştir (Cemeroğlu, 2007). 3.2.3.4. Meyve Eti Sertliği Meyve eti sertlik ölçümleri penetrometre (Fruit pressure tester FT 327, İtalya) ile yapılmıştır. Meyvenin kabuğu soyulduktan sonra orta kısmının iki farklı yanından yapılan ölçümler kaydedilmiştir. Alet göstergesinde okunan değerler Lb- K olarak verilmiştir (Cemeroğlu, 2007). 3.2.3.5. Suda Çözünebilir Toplam Kuru Madde (SÇKM) Miktarı Meyve usaresindeki SÇKM bir el refraktometresi (Atago N-20 Brix 0-20 %, Japonya) ile ölçülmüştür (Dündar, Ö., ve Pekmezci, M., 1991). Ölçümler esnasında 10g muz meyve eti tartılarak distile su ile 50ml ye tamamlanmış ve blenderda homojen hale getirildikten sonra filtre kağıdı ile süzülerek elde edilen süzüntüden refraktometre ile briks derecesi okunmuştur. Okunan bu değer daha sonra aşağıdaki formüle göre değerlendirildikten sonra açı değerlerine transfer edilerek istatistiksel değerlendirmeler yapılmıştır. % Suda Çözünür Kuru Madde Miktarı ( g/ 100 ml ) = B x V B: Seyreltilmiş örnekte saptanan briks derecesi Ö 40

3.MATERYAL VE METOD İhsan CANAN V: Örneğin seyreltildiği hacim ( ml ) Ö: Örnek miktarı ( g ) 3.2.3.6. Titre Edilebilir Asit Miktarı Analiz zamanı meyvelerden 10 g alınarak 50 ml su ile blenderdan geçirilmiş ve filtre edilen sudan 10 ml alınarak 0.1 N NaOH çözeltisi ile dijital büret ve ph metre yardımıyla ph 8.1 e gelinceye kadar titre edilmiştir. Bu analiz üçer yinelemeli olarak yapılmış, titrasyon sonuçları alınmış ve bir örnekteki titre edilebilir asit miktarı seyreltme faktörü dikkate alınarak malik asit cinsinden g malik asit/100 g meyve olarak hesaplanmış, elde edilen % değerler açı değerlerine transfer edilerek istatistiksel değerlendirmeler yapılmıştır (Dündar, Ö., ve Pekmezci, M., 1991) 3.2.3.7. Solunum Hızı 6 Litrelik gaz geçirimsiz kavanozlara tekerrür meyveleri konularak 30 dk sonra ölçümler yapılmıştır. Muz meyvelerinin salgıladığı karbondioksit miktarı ölçümleri portatif CO 2 ve O 2 analyser cihazı (Dual Gas Analyser, United Kindom) kullanılarak yapılmıştır. Sonuçlar aşağıdaki formulle (ml CO 2 /kg.sa) olarak ifade edilmiştir (Bower ve ark., 1998). Solunum Hızı (ml CO 2 /kg.sa) = Gaz konsantrasyonundaki Değişim x Kabın hacmi (ml) Meyve ağırlığı (kg) x Kapta bekleme süresi (sa) 3.2.3.8. Etilen Üretimi 6 litrelik gaz geçirimsiz kavanozlara tekerrür meyveleri konularak 30 dk sonra ölçümler yapılmıştır. Etilen ölçümleri ICA56 cihazı (ICA56, United Kindom) 41

3.MATERYAL VE METOD İhsan CANAN kullanılarak yapılmıştır. Sonuçlar aşağıdaki formulle (µl/kg.sa) olarak ifade edilmiştir(bower ve ark., 1998). Etilen üretimi: (µl/kg.sa) = Gaz konsantrasyonundaki Değişim (ppm) x Kabın hacmi (ml) Meyve ağırlığı (kg) x Kapta bekleme süresi (sa) 3.2.4. Duyusal Kalite Değerlendirme Uygulamalara ait muzların tüketiciler tarafından kabul edilebilirliğinin değerlendirilmesi için her analiz döneminde deneyimli panelistlerle genel görünüm, renk ve tat durumları değerlendirilmiştir. Panelistler Ç.Ü Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ve Enstitüdeki araştırmacılardan oluşmaktadır (10 Panelist). 3.2.4.1. Genel Görünüm Uygulama yapılmış meyvelerin değişik analiz dönemlerinde genel görünümlerini değerlendirmek amacı ile Form 1 hazırlanmıştır (Şekil 3.13). Genel Görünüm Panelist Tarih Dnm Zamanı No. No. No. No. No. No. 1 Çok Kötü 1 Çok Kötü 1 Çok Kötü 1 Çok Kötü 1 Çok Kötü 1 Çok Kötü 2 Kötü 2 Kötü 2 Kötü 2 Kötü 2 Kötü 2 Kötü 3 Fena Değil 3 Fena Değil 3 Fena Değil 3 Fena Değil 3 Fena Değil 3 Fena Değil 4 İyi 4 İyi 4 İyi 4 İyi 4 İyi 4 İyi 5 Çok iyi 5 Çok iyi 5 Çok iyi 5 Çok iyi 5 Çok iyi 5 Çok iyi Yorum Yorum Yorum Yorum Yorum Yorum Şekil 3.13. FORM 1 Muz Duyusal Analizleri için Genel Görünüm Formu 42

3.MATERYAL VE METOD İhsan CANAN Panelistlerden gelen dolu formlar ayrı ayrı değerlendirilmiştir. 3.2.4.2. Tat -Aroma Uygulama yapılmış meyvelerin değişik analiz dönemlerinde tat ve aromalarını değerlendirmek amacı ile Form 2 hazırlanmıştır (Şekil 3.14). Tat-Aroma Panelist Tarih Dnm Zaman No. No. No. No. No. No. 1 Çok Kötü 1 Çok Kötü 1 Çok Kötü 1 Çok Kötü 1 Çok Kötü 1 Çok Kötü 2 Kötü 2 Kötü 2 Kötü 2 Kötü 2 Kötü 2 Kötü 3 Fena Değil 3 Fena Değil 3 Fena Değil 3 Fena Değil 3 Fena Değil 3 Fena Değil 4 İyi 4 İyi 4 İyi 4 İyi 4 İyi 4 İyi 5 Çok iyi 5 Çok iyi 5 Çok iyi 5 Çok iyi 5 Çok iyi 5 Çok iyi Yorum Yorum Yorum Yorum Yorum Yorum Şekil 3.14. FORM 2 Muz Duyusal Analizleri için Tat-Aroma Formu Panelistlerden gelen dolu formlar ayrı ayrı değerlendirilmiştir. 3.2.4.3. Renk Uygulama yapılmış meyvelerin değişik analiz dönemlerinde renklerini değerlendirmek amacı ile Form 3 hazırlanmıştır (Şekil 3.15). 43

3.MATERYAL VE METOD İhsan CANAN Renk Panelist Tarih Dnm Zamanı No. No. No. No. 1 Tam Yeşil 1 Tam Yeşil 1 Tam Yeşil 1 Tam Yeşil 2 %75 Yeşil 2 %75 Yeşil 2 %75 Yeşil 2 %75 Yeşil 3 50% yeşil-sarı 3 50% yeşil-sarı 3 50% yeşil-sarı 3 50% yeşil-sarı 4 %75 Sarı 4 %75 Sarı 4 %75 Sarı 4 %75 Sarı 5 Tam Sarı 5 Tam Sarı 5 Tam Sarı 5 Tam Sarı 6 Az kahverengi 6 Az kahverengi 6 Az kahverengi 6 Az kahverengi 7 Çok kahverengi 7 Çok kahverengi 7 Çok kahverengi 7Çok kahverengi Yorum Yorum Yorum Yorum Şekil 3.15 FORM 3 Muz Duyusal Analizleri için Renk Formu Panelistlerden gelen dolu formlar ayrı ayrı değerlendirilmiştir. 3.2.5. Poligalakturonaz Aktivitesi Poligalakturonaz enzim aktivitesi Pathak ve Sanwal (1998) ve Miller (1959) DNS yönteminde bazı modifikasyonlar gerçekleştirilerek yapılmıştır. Analizin Yapılışı: 20 µl örnek üzerine 100 µl pektin çözeltisi ilave edilir. 30 C lik etüvde 10 dakika bekletilir. Etüvden çıkarılır 120 µl DNS eklenir. 96 C lik su banyosunda 4 dakika bekletilir. Hemen ardından 3 dakika buz içerisinde soğutulur. 530 nm dalga boyunda spektrofotometrede okuma yapılır. Aktivite = Absorbans (örnek absorbansı) x Reaksiyon çözeltisinin toplam hacmi (120 µl) Eğim (standardın eğimi) x Örnek miktarı (20 µl) x Reaksiyon süresi (10 dak) Eklenilen DNS hacmi hesaba katılmaz. 44

3.MATERYAL VE METOD İhsan CANAN 3.2.6. İndirgen Şeker Analizi İndirgen şeker miktarı dinitrofenol yöntemi ile Dubois (1956) a göre bazı modifikasyonlar gerçekleştirilerek yapılmıştır. Numunelerin okunması:1 g örnek tartılır. Üzerine 24 ml saf su eklenir. 30 dakika çalkalayıcıda çalkalandıktan sonra ince süzgeç kâğıdının içine aktif karbon eklenerek numuneler süzme kâğıdından süzülür. Süzüntüden 0.5 ml alınır üzerine 1.5 ml dinitrofenol çözeltisi eklenir. 6 dakika 90-95 o C de su banyosunda tutulur. Hemen ardından 3 dakika akarsu altında bekletilir. Her numuneden 0.2 ml alınarak spektro rakına yerleştirilir. 600 nm de okuma yapılır. Örneklerdeki konsantrasyonun ne olduğu şu formül ile bulunur: İndirgen Şeker Miktarı (%)= Örnek absorbansı x kurve faktörü x örneğin sulandırma faktörü 3.2.7. Meyve kabuk rengi Uygulama yapılan meyvelerden 5 adet örnek alınarak yüzeyleri renk ölçme aleti (Minolta CR-300 model, Minolta Ramsey, NJ) ile CIE L* a* b* cinsinden ölçülmüştür. Depolama süresince meyve rengindeki değişimleri göstermek amacıyla elde edilen a* ve b* değerinden hue açısı (h ) ve kroma (C*) hesaplanmıştır (McGuire, 1992). 3.2.8. İstatiksel Analizler Çalışma tesadüf parselleri deneme desenine göre kurulmuştur. Her uygulama için 3 yineleme kullanılmış, her yineleme için 5 meyve alınmıştır. Deneme meyvelerinin yerleşimi uygulama yapılırken ve uygulamalar yapıldıktan sonra istatistik program ile randomizasyon yapılarak sağlanmıştır. Sonuçlar %5 önem seviyesinde JUMP bilgisayar programında değerlendirilmiştir. Ortalama değerlerin karşılaştırılmasında TUKEY testi kullanılmıştır. 45

3.MATERYAL VE METOD İhsan CANAN 46

4. BULGULAR VE TARTIŞMA 4.1. Yeşil Muzlarla İlgili Bulgular 4.1.1. Yeşil Muzlarda Ağırlık Kaybı 4.1.1.1. Yıl Yeşil Muzlarda Ağırlık Kaybı Ağırlık kayıpları deneme süresince %2.04 ile %11.86 arasında gerçekleşmiştir. Ağırlık kayıpları üzerine çeşidin etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Uygulamalar süresince Grand Nain çeşidi ortalama %5.60 ağırlık kaybederken, Dvarf Cavendish çeşidi %6.53 oranında ağırlık kaybetmiştir. %1 lik bu fark Grand Nain çeşidini başka faktörlerle birlikte daha albenili göstermeye yardımcı olmaktadır. Uygulamaların ağırlık kaybına etkisi %5 seviyesinde istatiksel olarak önemli olmuştur. En fazla ağırlık kaybı 1-MCP uygulamasında %8.17 ve kontrol meyvelerinde %8.08 olarak gerçekleşirken en az ağırlık kaybı MAP (%3.50) içerisindeki meyvelerde gerçekleştiği tespit edilmiştir. Olgun meyvelerde yapılan uygulamalara benzer şekilde MAP uygulamasının dahil olduğu bütün uygulamalar diğer uygulamalardan istatistiki olarak farklı bulunmuştur. Bir kez daha görülmüştür ki; MAP ağırlık kaybını önlemenin önemli bir yoludur. 1-MCP veya KMnO 4 uygulamaları tek başlarına ağırlık kaybı üzerine hiçbir etki yapamamaktadırlar. Bu uygulamalar MAP ile birleştirildiği taktirde etkili olabilmektedir. Bunun nedeni MAP ın ürün etrafında oluşturduğu oransal nemdir. Karaçalı (2002) ye göre muz meyvelerindeki yüzey lekelenmelerinin birinci nedeni yüzeyden kaybedilen su ve bu olay sonucu hücrelerin ölmesi, ölü hücreler üzerinde ikincil etmenlerin enfeksiyonudur. Bu durumda MAP ürünün görselliğinin korunmasında da yardımcı olmaktadır. Bu bulguyu duyusal panel sonuçları da teyit etmektedir. Yeşil olarak muhafaza süresi ağırlık kaybı üzerine etki eden önemli bir etmendir. Denemenin 20. gününde ortalama %4.62 ağırlık kaybeden deneme meyveleri 8. güne gelindiğinde %7.51 oranında ağırlık kaybetmişlerdir 47

Yeşil muzların olgunlaştırma işleminden sonra geçen muhafaza süresi ağırlık kaybı üzerine etkilidir. 3 no lu olgunluk aşamasına gelindiğinde, başlangıca göre ortalama %5.32 olan ağırlık kaybı 4. günde %6.03, 8. günde ortalama %6.84 olarak gerçekleşmiştir. Denemede yeşil muzlarda ki ağırlık kayıpları ile ilgili veriler Çizelge 4.1 de detaylı olarak gösterilmektedir. 48

49

4.1.1.2. 2. Yıl Yeşil Muzlarda Ağırlık Kaybı Denemede yeşil muzlarda ki ağırlık kayıpları ile ilgili veriler Çizelge 4. 2 de detaylı olarak gösterilmektedir. Ağırlık kayıpları deneme süresince %1.30 (MAP+KMnO 4 10+0 gün GN) ile %9.23 (MCP+KMnO 4 20+6. gün DC) arasında gerçekleşmiştir. Ağırlık kayıpları üzerine çeşidin etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır. Uygulamalar süresince Grand Nain çeşidi ortalama %3.85 ağırlık kaybederken, Dvarf Cavendish çeşidi %3.97 oranında ağırlık kaybettiği tespit edilmiştir. Uygulamaların ağırlık kaybına etkisi %5 önem seviyesinde istatiksel olarak önemli olmuştur. En fazla ağırlık kaybı sırası ile 1-MCP + KMnO 4 %5.48, KMnO 4 %4.91, kontrol %4.76, 1-MCP %4.72 olarak gerçekleşirken en az ağırlık kaybı MAP+KMnO 4 %2.49, MAP %2.81, MAP +KMnO 4 +1-MCP %2.97, MAP+1-MCP %3.15 uygulamalarında gerçekleştiği görülmüştür. Olgun meyvelerde 1. ve 2. yıl, yeşil meyvelerde 1. yıl yapılan uygulamalara benzer şekilde MAP uygulamasının dahil olduğu bütün uygulamalar diğer uygulamalardan istatistiki olarak farklı olduğu tespit edilmiştir. MAP ağırlık kaybını önlemenin en etkili yoludur. 1-MCP veya KMnO 4 uygulamalarının tek başlarına ağırlık kaybı üzerine hiçbir etki yapamadıkları görülmüştür. Bu uygulamalar MAP ile birleştirildiği taktirde etkili olabilmektedir. Bunun nedeninin MAP ın ürün etrafında oluşturduğu oransal nem olarak düşünülmektedir. Yeşil olarak muhafaza süresi denemenin 2. yılında ağırlık kaybı üzerine istatiksel olarak önemli oranda etki etmediği tespit edilmiştir. Denemenin 10. gününde ortalama %3.82 ağırlık kaybeden deneme meyveleri 30. güne gelindiğinde ortalama %4.07 oranında ağırlık kaybettiği görülmüştür. Yeşil muzların olgunlaştırma işleminden sonra raf ömrü ağırlık kaybı üzerine etkilidir. Depodan çıkarıldığunda başlangıca göre ortalama %3.34 olan ağırlık kaybı raf ömrünün 2. gününde %3.49, 6. günde ortalama 4.19 8. gün %4.62 olarak gerçekleşmiştir. 50

51

4.1.2. Derim Sonrası Kayıplar 4.1.2.1. 1. Yıl Yeşil Muzlarda Derim Sonrası Kayıplar Derim sonrası kayıplar deneme süresince %0 ile %66.67 (kontrol 40+8. gün DC) arasında gerçekleşmiştir. Derim sonrası kayıplar üzerine çeşidin etkisi istatistiksel olarak önemli olduğu tespit edilmiştir. Olgunlaştırılmış muzlardaki denememizde ortaya çıkan bulgulara benzer şekilde yeşil muzlarda 1. Yıl uygulamalar süresince Dwarf Cavendish (%17.36) çeşidi Grand Nain (%5.83) çeşidine göre yaklaşık üç kat daha fazla derim sonrası kayıplar meydana geldiği görülmüştür. Bu durumun nedeni olarak; Dwarf Cavendish çeşidinin derim sonrası işlemlere Grand Nain a göre daha hassas olduğu, kabuğunun daha zayıf olduğu düşünülmektedir. Uygulamaların derim sonrası kayıplarına etkisi %5 seviyesinde istatiksel olarak önemli bulunmamıştır. Ancak istatistiksel olarak önemli olmasa da toplam muhafaza süresi boyunca kontrol meyveleri %22.78 derim sonrası kayıplarına uğrarken 1-MCP ve MAP kombinasyonu uygulaması %7.22 oranında derim sonrası kaybı meydana geldiği tespit edilmiştir. Bu aradaki fark ekonomik olarak oldukça önemlidir. Aynı süre içerisinde sadece MAP uygulaması yapılan deneme meyvelerinde %7.78 derim sonrası kaybı meydana gelmiştir. Tek başına uygulama yapıldığında en az derim sonrası kayıpların MAP uygulamasında olduğu görülmüştür. Muhafaza süresinin derim sonrası kayıplar üzerine etkisi istatiksel olarak önemli olmuştur. Denemenin 20. gününde ortalama %9.17 derim sonrası kaybı meydana gelen deneme meyvelerinde 40. güne gelindiğinde %14.03 oranında derim sonrası kaybı tespit edilmiştir. Yeşil muzları 20 ve 40 gün muhafaza edip olgunlaştırıldıktan sonra raf ömrü olarak oda koşullarında bekletmenin derim sonrası kayıplar üzerine etkisi de istatiksel olarak önemli bulunmuştur. 3 no lu olgunluk aşamasına gelindiğinde başlangıca göre ortalama %2.50 derim sonrası kayıplar gerçekleşirken 4. günde %8.33, 8. günde ise %23.96 derim sonrası kayıplar meydana geldiği görülmüştür. 52

Ben Yehousha ve ark. (2009) na göre paket içersinde su oluşması çürümelerin artmasına sebep olabilecek büyük bir risk teşkil etmektedir. Bizim çalışmamızda kullanılan modifiye atmosfer paketleri nemin çürüme oluşturacak kadar yükselmesine müsaade etmemektedir. Bu nedenle fungusit kullanılmayan ilk yıl modifiye atmosfer paketi uygulanmış meyvelerde derim sonrası kayıpları kontrole göre yarı yarıya azaltmıştır. Yeşil muzlarda 1. yıl deneme süresinde meydana gelen derim sonrası kayıplar ile ilgili veriler Çizelge 4.3 de verilmiştir. 53

54

4.1.2.2. 2. Yıl Yeşil Muzlarda Derim Sonrası Kayıplar Yeşil muzlarda 2. Yıl deneme süresinde meydana gelen Derim sonrası kayıplar ile ilgili veriler Çizelge 4.4 de verilmiştir. Derim sonrası kayıplar deneme süresince %0 ile %20.00 (Kontrol 20+4. gün GN DC, 20+6. gün GN DC ) arasında gerçekleşmiştir. Derim sonrası kayıplar üzerine çeşidin etkisi istatistiki olarak önemli olmuştur. Olgunlaştırılmış muzlardaki denememizde ortaya çıkan bulgulara benzer şekilde yeşil muzlarda 1. Yıl uygulamalar süresince Dwarf Cavendish %3.92 çeşidi Grand Nain %1.88 çeşidine göre yaklaşık iki kat daha fazla derim sonrası kayıplarına uğramıştır. Bu durumun nedeni Dwarf Cavendish çeşidinin derim sonrası işlemlere Grand Nain a göre daha hassas olması, kabuğunun daha zayıf olmasıdır. Uygulamaların derim sonrası kayıplarına etkisi %5 önem seviyesinde önemli bulunmamıştır. Ancak istatistiksel olarak önemli olmasa da toplam muhafaza süresi boyunca Kontrol meyveleri %5.69 derim sonrası kayıplarına uğrarken 1-MCP ve KMnO 4 kombinasyonu uygulaması %1.85 oranında derim sonrası kayıplarına uğramıştır. Bu aradaki fark ekonomik olarak oldukça önemlidir. Aynı süre içerisinde sadece KMnO 4 uygulaması yapılan deneme meyveleri %1.95 derim sonrası kayıplarına uğramıştır. Tek başına uygulama yapıldığında en az derim sonrası kayıplar KMnO 4 uygulamasında olmuştur. Muhafaza süresinin derim sonrası kayıplar üzerine etkisi önemlidir. Denemenin 10. gününde ortalama %0.21 derim sonrası kayıplarına uğrayan deneme meyveleri 20. Günde %3.19, 30. Günde %5.29 oranında derim sonrası kayıplarına uğramışlardır. Yeşil muzları 10, 20 ve 30 gün muhafaza edip olgunlaştırdıktan sonra oda koşullarında bekletmenin derim sonrası kayıplar üzerine etkisi de önemlidir. 3 no lu olgunluk aşamasına gelindiğinde başlangıca göre ortalama %1.54 derim sonrası kayıplar gerçekleşirken 2. günde %2.19, 4. Gün 2.45 ve 6. Günde ise %5.41 oranında derim sonrası kayıplar meydana gelmiştir. Yeşil muzlar depodan çıkarıldıktan sonra oda koşullarında 4 güne kadar bekletilmelidir. Artan süreler derim sonrası kayıplarını iki katına çıkarmaktadır. 55

56

4.1.3. Meyve Kabuk Sertliği 4.1.3.1. 1. Yıl Yeşil Muzlarda Meyve Kabuk Sertliği Denemede meydana gelen meyve kabuk sertliği ile ilgili veriler Çizelge 4.5 de verilmiştir. Kabuk sertliği deneme süresince 0.26 Lb-K (MAP 40+8 GN) ile 4.77 Lb-K (1-MCP + KMnO 4 20+0 GN) arasında gerçekleşmiştir. Kabuk sertliği üzerine çeşidin etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır. Yeşil muzlara yapılan uygulamaların kabuk sertliği üzerine etkisi %5 seviyesinde önemli bulunmuştur. Toplam muhafaza süresi boyunca kontrol meyveleri %1.87 Lb-K iken, 1-MCP+MAP kombinasyonu %3.12 Lb-K olarak kabuk sertliğini en fazla koruyan uygulama olarak tespit edilmiştir. 1-MCP nin yer aldığı tüm uygulamalar kabuk sertliğini muhafaza eden uygulamalar olarak görülmüştür. 1- MCP nin yer almadığı uygulamaların meyveleri istatistiksel olarak daha yumuşak olarak tespit edilmiştir. Muhafaza süresinin kabuk sertliği üzerine etkisi istatiksel olarak önemli bulunmuştur. Denemenin 20. gününde ortalama 3.16 Lb-K kabuk sertliği olan deneme meyveleri, 40. güne gelindiğinde 1.51 Lb-K kabuk sertliğine düştüğü tespit edilmiştir. Bu düşüş yeşil muzlarda muhafaza süresince klimakterik değişikliklerin etilenle olgunlaştırmadan önce depoda başladığını göstermektedir. Yeşil muzların olgunlaştırıldıktan sonra oda koşullarında bekletilmesi süresince meydana gelen kabuk sertliği değişimleri de istatiksel olarak önemli bulunmuştur. 3 no lu olgunluk aşamasında 2.91 Lb-K olan kabuk sertliği değeri 4. günde 2.48 Lb-K, 8. günde ise 1.62 Lb-K olarak tespit edilmiştir. Klimakterik dönemde meydana gelen değişimler kabuğu oluşturan yapı taşlarının da solunum ile tüketilmesine, küçük yapı taşlarına parçalanmasına neden olmuş, bu durumun sonucu olarak kabuk yumuşaması gerçekleşmiştir. Prabha ve Bhagyalakshmi (1998) ye göre de meyve kabuk sertliği zamanla düşmektedir (133 N/mm 2 den 27 N/mm 2 ). 57

58

4.1.3.2. 2. Yıl Yeşil Muzlarda Meyve Kabuk Sertliği Denemede meydana gelen meyve kabuk sertliği ile ilgili veriler Çizelge 4.6 da verilmiştir. Denemenin 2. Yılında yeşil muzlarda meydana gelen meyve kabuk sertliği ile ilgili veriler deneme süresince 1.07 Lb-K (MAP 30+0 DC) ile 4.67 Lb-K (MAP 10+0 GN) arasında gerçekleşmiştir. Kabuk sertliği üzerine çeşidin etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır. Denemenin 2. yılında yeşil muzlara yapılan uygulamaların kabuk sertliği üzerine etkiside %5 seviyesinde istatiksel olarak önemli bulunmamıştır. Muhafaza süresinde geçen zamanın kabuk sertliği üzerine etkisinin istatiksel olarak önemli bulunmuştur. Denemenin 10. gününde ortalama 2.94 Lb-K kabuk sertliği olan deneme meyveleri, 20. gün 2.87, 30. güne gelindiğinde 1.85 Lb-K kabuk sertliğine düştükleri tespit edilmiştir. Bu düşüş yeşil muzlarda muhafaza süresince klimakterik değişikliklerin etilenle olgunlaştırmadan önce depoda başladığını göstermektedir. Yeşil muzların olgunlaştırıldıktan sonra oda koşullarında bekletilmesi süresince meydana gelen kabuk sertliği değişimleri de istatiksel olarak önemli bulunmuştur. 3 no lu olgunluk aşamasında 3.08 Lb-K olan kabuk sertliği değeri 2. Günde 2.75 Lb-K, 4. Günde 2.35 Lb-K ve 6. Günde ise 2.03 Lb-K olarak tespit edilmiştir. Klimakterik dönemde meydana gelen değişimler kabuğu oluşturan yapıtaşlarının da solunum ile tüketilmesine, küçük yapıtaşlarına parçalanmasına neden olmuş, bu durumun sonucu olarak kabuk yumuşaması gerçekleşmiştir. 59

60

4.1.4. Meyve Eti Sertliği 4.1.4.1. 1. Yıl Yeşil Muzlarda Meyve Eti Sertliği Meyve eti sertliği deneme süresince 0.00 Lb-K (Kontrol 40+8 GN,DC) ile 1.60 Lb-K (MAP +KMnO 4 +1-MCP 20+0 GN) arasında gerçekleşmiştir. Meyve eti sertliği üzerine çeşidin etkisi 1.yıl istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır. Uygulamaların meyve eti sertliği üzerine etkisi %5 önem seviyesinde istatiksel olarak önemli bulunmuştur. Muhafaza süresi boyunca en düşük meyve eti sertliği kontrol meyvelerinde %0.33 Lb-K iken, 1-MCP + MAP kombinasyonu %0.81 Lb-K değeri ile meyve eti sertliğini en iyi muhafaza eden uygulamalar olarak tespit edilmiştir. Diğer uygulamalardan 1-MCP nin yer aldığı uygulamalar meyve eti sertliğini istatiksel olarak kontrole göre daha iyi korudukları görülmüştür. Bulgularımız muzların depo koşullarında uzun süreli muhafaza edildikten ve olgunlaştırıldıktan sonra oda koşullarında uzun süreli muhafazasında MAP ın ve KMnO 4 ın tek başlarına uygulandığında meyve eti sertliğini korumak üzerine yeterli olmadığını, 1-MCP nin uygulamaya dahil edilmesi gerektiğini göstermektedir. Depo koşullarında 20. ve 40. günler arasındaki muhafaza süresi farkının meyve eti sertliği üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Beklenildiği gibi meyve eti sertliği zamanla azaldığı görülmüştür (20. gün 0.71-40. gün 0.36). Yeşil muzların depo koşullarında muhafaza edildikten ve olgunlaştırıldıktan sonra oda koşullarında raf ömründe muhafaza edilirken geçen sürenin istatiksel olarak önemli düzeyde meyve eti sertliğini azalttığı tespit edilmiştir. Meyve eti sertliği 3 no lu olgunluk aşamasında ve 4. günde 0.67 Lb-K iken, 8. günde 0.27B Lb- K olarak tespit edilmiştir. 0 ve 4. günler arası meyve eti sertliğinde değişikliğin olmadığı görülmüştür. Prabhave Bhagyalakshmi (1998) ye göre bizim bulgularımıza benzer şekilde meyve eti sertliği zamanla düşmektedir (314 N/mm 2 den 15 N/mm 2 ). Aynı araştırıcılara göre meyve eti sertliğini en çok etkileyen enzimler: pektinazlar, amilazlar, ksilamazlar ve laminarinazlardır. 61

Jiang ve ark. (2004) na göre 1-MCP meyve eti sertliğinin düşmesini geciktirmiş, Çelikel ve ark (2010) na göre meyve eti sertliğini korumuştur. Bizim bulgularımızda bu araştırmacıları destekler niteliktedir. Canan ve ark. (2009) na göre ise meyve eti sertliği kombinasyon uygulamasında üç kat daha fazla olmuştur. Meyve eti sertliği kontrol meyvelerinde muhafaza süresi sonunda 1.33 (Lb-K) iken 1-MCP ve MAP kombinasyonunda 7 (Lb- K) olarak gerçekleşmiştir. 1.yıl yeşil muzlarla yapılan denemede meydana gelen meyve eti sertliği ile ilgili veriler Çizelge 4.7 de verilmiştir. 62

63

4.1.4.2. 2. Yıl Yeşil Muzlarda Meyve Eti Sertliği 2. yıl yeşil muzlarla yapılan denemede meydana gelen meyve eti sertliği ile ilgili veriler deneme süresince 1.60 Lb-K (kontrol 10+0 DC) ile 0.13 Lb-K (30+6. Gün) arasında kaydedilmiştir. Meyve eti sertliği üzerine çeşidin etkisi 2. yıl istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır. 2. yıl yeşil meyvelere yapılan uygulamaların meyve eti sertliği üzerine etkisi de deneme süresince %5 seviyesinde istatiksel olarak önemli bulunmamıştır. Depo koşullarında 20. ve 40. günler arasındaki zaman farkının meyve eti sertliği üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Beklenildiği gibi meyve eti sertliği zamanla azalmıştır (20. gün 0.71-40. gün 0.36). Yeşil muzların depo koşullarında muhafaza edilip olgunlaştırılmasından sonra oda koşullarında muhafaza edilirken geçen sürenin istatiksel olarak önemli oranda meyve eti sertliğini azalttığı tespit edilmiştir. 3 no lu olgunluk aşamasında ve 4. günde 0.67A Lb-K iken 8. günde 0.27B Lb-K olduğu, 0 ve 4. günler arası meyve eti sertliğinde değişiklik olmadığı görülmüştür. 2.yıl yeşil muzlarla yapılan denemede meydana gelen meyve eti sertliği ile ilgili veriler Çizelge 4.8 de verilmiştir. 64

65

4.1.5. Suda Çözünebilir Kuru Madde (SÇKM) Miktarı 4.1.5.1. 1. Yıl Yeşil Muzlarda Suda Çözünebilir Kuru Madde Miktarı 1. yıl yeşil muzlarla yapılan denemede meydana gelen SÇKM ile ilgili deneme süresince %8.35 (1-MCP + KMnO 4 20+0 DC ) ile %35.42 (kontrol 40+8 DC) arasında gerçekleşmiştir. 1. yıl yeşil muzlarla yapılan denemede SÇKM üzerine çeşidin, uygulamaların ve depo koşullarında muhafaza süresinin etkisi istatistiksel olarak önemli olmadığı tespit edilmiştir. Yeşil olarak depoda muhafaza edildikten ve olgunlaştırıldıktan sonra oda koşullarında raf ömrünün SÇKM miktarlarına etkisi istatiksel olarak önemli bulunmuştur. 3 no lu olgunluk aşamasında %13.37 olan SÇKM 4. Günde %25.85 olmuş, 8. Günde %29.41 olarak tespit edilmiştir. 4. günden sonra SÇKM miktarları artmaktadır. Jiang ve ark. (2004) na göre SÇKM içeriği 1-MCP uygulanmış meyvelerde 20ᵒC de ilk on gün değişmemiştir. 1-MCP uygulandıktan sonra etilen uygulanan meyveler ile sadece 1-MCP uygulanan meyveler arasında SÇKM, toplam çözünür şeker ve çözünür pektin içeriği arasında istatiksel olarak fark yoktur. Bizim bulgularımızda da uygulamalar arasında istatiksel olarak fark bulunamamıştır. SÇKM nin zamanla arttığı gözlemlenmiştir. Moradinezhad ve ark. (2010a) na göre SÇKM kontrol ile 1-MCP uygulanmış meyvelerde istatiksel olarak aynıdır. Bizim bulgularımızda bu yöndedir. Bhande ve ark. (2008) na göre SÇKM içeriği 3 nolu aşamadaki muzlarda bizim bulgularımıza benzer şekilde 17.7 dir. 1.yıl yeşil muzlarla yapılan denemede meydana gelen SÇKM ile ilgili veriler Çizelge 4.9 de verilmiştir. 66

67

4.1.5.2. 2. Yıl Yeşil Muzlarda Suda Çözünebilir Kuru Madde Miktarı 2. yıl yeşil muzlarla yapılan denemede meydana gelen SÇKM ile ilgili veriler deneme süresince %11 (MAP, 10+0 gün, GN ) ile %39 (MAP +KMnO 4 +1-MCP, 30+6 gün, GN) arasında gerçekleşmiştir. 2. yıl yeşil muzlarla yapılan denemede SÇKM üzerine çeşidin, uygulamaların etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır. 2. yıl yeşil muzlarda yapılan denemede depo koşullarında muhafaza süresinin etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. 10 günlük muhafaza süresince ortalama %16.37B olan SÇKM 20. gün 19.17 ve 30. gün 20.16 olarak gerçekleştiği görülmüştür. Yeşil olarak depoda muhafaza edildikten ve olgunlaştırıldıktan sonra oda koşullarında bekletmenin SÇKM miktarlarına etkisi istatiksel olarak önemli bulunmuştur. 3 no lu olgunluk aşamasında %16.98 olan SÇKM değeri, 2. günde %17.97, 4. günde %18.08, 6. günde %21.22 olarak tespit edilmiştir. 4. günden sonra SÇKM miktarlarının arttığı tespit edilmiştir. 2.yıl yeşil muzlarla yapılan denemede meydana gelen SÇKM ile ilgili veriler Çizelge 4.10 da verilmiştir. 68

69

4.1.6. Titre Edilebilir Asit Miktarı 4.1.6.1. 1. Yıl Yeşil Muzlarda Titre Edilebilir Asit Miktarı 1. yıl yeşil muzlarda yapılan denemede meydana gelen titre edilebilir asit ile ilgili veriler deneme süresince %0.20 (1-MCP, 40+8. gün, GN) ile %3.46 (MAP+KMnO 4, 20+0. gün, DC) arasında gerçekleşmiştir. Titre edilebilir asit değerleri üzerine çeşidin, uygulamaların ve depo koşullarında 30. güne kadar muhafazanın etkisi istatiksel olarak önemli bulunmamıştır. Yeşil olarak depoda muhafaza edildikten ve olgunlaştırıldıktan sonra oda koşullarında raf ömrünün titre edilebilir asit değerleri üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Titre edilebilir asit değerleri 0., 4. ve 8. günde sırası ile %2.91, %1.18, %0.68 şeklinde azaldığı görülmüştür. Jiang ve ark. (2004) na göre 3 nolu aşamadaki muzlara 1-MCP uygulaması ile titre edilebilir asit içeriği düşmesi geciktirilmektedir. 1-MCP uygulandıktan sonra etilen uygulanan meyveler ile sadece 1-MCP uygulanan meyveler arasında titre edilebilir asit içeriği arasında istatiksel olarak fark yoktur. Araştırıcılara göre en iyi tat %1 den fazla titre edilebilir asit içeriğine sahip meyvelerde tespit edilmiştir. Bizim bulgularımıza göre 3 nolu aşamadan sonra yapılan uygulamaların titre edilebilir asit içeriği üzerine etkisinin olmadığı görülmüştür. 1.yıl yeşil muzlarla yapılan denemede kaydedilen titre edilebilir asit içerikleri ile ilgili veriler Çizelge 4.11 de verilmiştir. 70

71

4.1.6.2. 2. Yıl Yeşil Muzlarda Titre Edilebilir Asit Miktarı 2. yıl yeşil muzlarda yapılan denemede meydana gelen titre edilebilir asit ile ilgili veriler Çizelge 4.2.6.1 de verilmiştir. Titre edilebilir asit değerleri deneme süresince %0.76 (MAP+KMnO 4, 30+6. Gün, GN) ile %3.13 (1-MCP, 10+0. Gün, DC) arasında gerçekleşmiştir. 2.yıl yeşil muzlarda yapılan denemede titre edilebilir asit değerleri üzerine çeşidin etkisi istatiksel olarak önemli bulunmamıştır. 2. yıl yeşil muzlarda yapılan denemede titre edilebilir asit değerleri üzerine uygulamaların etkisi istatiksel olarak önemli bulunmuştur. Deneme süresince 1-MCP uygulaması tek başına ve kombinasyonlarda asitlik değerlerinin daha yüksek kalmasına neden olduğu görülmüştür. En yüksek asitlik değeri MAP+KMnO 4 +1- MCP uygulamasında %1.92, 1-MCP uygulaması %1.90, en düşük asitlik değeri ise kontrol uygulaması (%1.49). olarak tespit edilmiştir. 2. yıl yeşil muzlarda yapılan denemede titre edilebilir asit değerleri üzerine depo koşullarında 30. güne kadar muhafazanın etkisi istatiksel olarak önemli bulunmuştur. Titre edilebilir asit değerleri muhafazanın 10. gününde %2.02, 20. günü 1.68 ve 30.gün 1.58 olarak tespit edilmiştir. Yeşil olarak depoda muhafaza edildikten ve olgunlaştırıldıktan sonra oda koşullarında raf ömrünün titre edilebilir asit değerleri üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli olduğu görülmüştür. Titre edilebilir asit değerleri 0., 2., 4. ve 6. günde zamanla sırası ile %2.32, %1.83, %1.62, %1.27 şeklinde azaldığı tespit edilmiştir. 2.yıl yeşil muzlarla yapılan denemede kaydedilen titre edilebilir asit içerikleri ile ilgili veriler Çizelge 4.12 de verilmiştir. 72

73

4.1.7. Solunum Hızı (ml CO 2 /kg.sa) 4.1.7.1. 1. Yıl Yeşil Muzlarda Solunum Hızı (ml CO 2 /kg.sa) Solunum hızı deneme süresince 3.22 ml CO 2 /kg.sa (1-MCP + KMnO 4 20+0. gün GN) ile 450.88 ml CO 2 /kg.sa (kontrol 40+8. gün DC) arasında gerçekleşmiştir. 1.yıl yeşil muzlarla yapılan denemede solunum hızı üzerine çeşidin etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. 1.yıl deneme süresince Dwarf Cavendish çeşidi muzlar 105.36 ml CO 2 /kg.sa ve Grand Nain çeşidi muzlar 81.45 ml CO 2 /kg.sa CO 2 çıkışı gerçekleştirdikleri tespit edilmiştir. 1.yıl yeşil muzlarla yapılan denemede uygulamaların solunum hızı üzerine etkisi istatiksel olarak önemli bulunmamıştır. Depo koşullarında muhafaza süresinin solunum hızını istatiksel olarak önemli oranda etkilediği görülmüştür. Solunum hızı 20. gün 32.57 ml CO 2 /kg.sa iken 40. gün %154.24 ml CO 2 /kg.sa olarak tespit edilmiştir. Yeşil olarak depoda muhafaza edildikten ve olgunlaştırıldıktan sonra oda koşullarında 0., 4. ve 8. günler arasındaki raf ömrünün solunum hızı üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Solunum hızı 3 no lu olgunluk aşamasının gerçekleştiği 0. günde %69.97, 4. günde %88.27 ve 8. günde %121.97 olarak tespit edilmiştir. Muhafaza sürelerince solunum hızlarında meydana gelen artış CO 2 birikimini artırmaktadır. Uygulamalardan solunumu yavaşlatanlarda 1.yıl istatistiksel olarak önemli olmasa da CO 2 birikiminin daha az olmasına neden olmuşlardır. İlerleyen günlerde CO 2 birikimi yüzeysel ikincil enfeksiyonların etkisi ile de artmaktadır. Kader ve ark. (2002a) na göre %2-5 arası CO 2 olgunlaşmayı geciktirmede solunum ve etilen üretim oranını düşürmektedir. %7 den yukarı CO 2 ye maruz kalan muzlarda istenmeyen aroma ve kokular oluşabilir. Puratto ve ark. (2002) na göre muz meyvelerinin solunum hızı bizim bulgularımıza benzer şekilde 25-200 ml CO 2 /kg.sa arasındadır. Araştırıcılara göre CO 2 üretimi açısından uygulamalar arasında fark yoktur. 74

Srivastava ve Dwivedi (2000) ye göre muzlarda solunum hızı 50 ile 250 ml CO 2 /kg.sa arasındadır. Payasi ve Sanwal (2003) a göre muzlarda CO 2 çıkışı 1-5 mmol/kg/sa arasında gerçekleşmektedir. Wills ve ark. (1998) na göre 15 C de yeşil muzların tipik solunum oranı 45 ml CO 2 /kg.sa olup olgun meyvede 200 ml CO 2 /kg.sa e kadar çıkabilir. 1.yıl yeşil muzlarla yapılan denemede solunum hızı ile ilgili veriler Çizelge 4.13 de verilmiştir. 75

76

4.1.7.2. 2. Yıl Yeşil Muzlarda Solunum Hızı (ml CO 2 /kg.sa) 2. yıl yeşil muzlarla yapılan denemede meydana gelen solunum hızı ile ilgili veriler deneme süresince 0.88 ml CO 2 /kg.sa (KMnO 4,10+0. gün, GN) ile 85.84 ml CO 2 /kg.sa (kontrol 30+6. gün DC) arasında gerçekleşmiştir. 2. yıl yeşil muzlarla yapılan denemede solunum hızı üzerine çeşidin etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır. 2. yıl uygulamaların solunum hızı üzerine etkisinin istatiksel olarak önemli olduğu görülmüştür. Solunum hızı en az olan muzlara yapılan uygulama KMnO 4 (14.77 ml CO 2 /kg.sa) olarak tespit edilmiştir. Uygulamaların hemen hepsi solunumun azaltılmasına katkıda bulunmuştur. Kontrol meyveleri 28.74 ml CO 2 /kg.sa ile CO 2 çıkışının en fazla olduğu grubu oluşturmaktadır. Diğer uygulamaların tamamının bu ikisinin arasında yer aldığı görülmüştür. Depo koşullarında muhafaza süresinin solunum hızını istatiksel olarak önemli oranda etkilediği görülmüştür. Solunum hızı 10. gün 5.72 ml CO 2 /kg.sa, 20. gün 14.99 ml CO 2 /kg.sa, 30. gün 34.42 ml CO 2 /kg.sa olarak tespit edilmiştir. 2. yıl yeşil olarak depoda muhafaza edilip olgunlaştırılmasından sonra oda koşullarında 0., 2., 4. ve 6. günler arasındaki raf ömrünün solunum hızı üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır. 2.yıl yeşil muzlarla yapılan denemede solunum hızı ile ilgili veriler Çizelge 4.14 de verilmiştir. 77

78

4.1.8. Etilen Üretimi (µl/kg.sa) 4.1.8.1. 1. Yıl Yeşil Muzlarda Etilen Üretimi (µl/kg.sa) Etilen miktarları deneme süresince 0.92 µl/kg.sa (MAP+1-MCP+KMnO 4, 20+0. gün, GN) ile 223.63 µl/kg/sa (KMnO 4, 40+8. gün, DC) arasında gerçekleşmiştir. 1. yıl yeşil muzlarla yapılan denemede etilen miktarları üzerine çeşidin etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Grand Nain çeşidi deneme süresince ortalama 40.72 µl/kg.sa etilen üretirken, Dwarf Cavendish çeşidinin 54.29 µl/kg/sa etilen üretimine sahip olduğu görülmüştür. 1. yıl uygulamaların etilen miktarları üzerine etkisi de önemli bulunmuştur. MAP+1-MCP + KMnO 4 uygulaması 27.60 ve MAP+ 1-MCP uygulaması 29.14 µl/kg.sa etilen üretimi ile en az, kontrol ise 78.38 µl/kg.sa etilen üretimi ile en çok etilen çıkışının gerçekleştiği uygulamalar olarak tespit edilmiştir. Diğer uygulamalar bu uygulamalar arasında etilen üretiminin gerçekleştirilmesine neden olduğu görülmüştür Depo koşullarında muhafaza süresinin istatistiksel olarak etilen üretimini istatiksel olarak önemli oranda etkilediği tespit edilmiştir. Etilen üretimi 20. gün 8.63 µl/kg.sa iken, 40. gün 86.39 µl/kg.sa olarak tespit edilmiştir. Yeşil olarak depoda muhafaza edilip olgunlaştırmasından sonra oda koşullarında 0., 4. ve 8. günler arasındaki raf ömrünün etilen üretim miktarları üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Etilen üretimi 3 no lu olgunluk aşamasının gerçekleştiği 0. günde 35.99 µl/kg.sa, 4. günde 53.42 µl/kg.sa ve 8. günde 63.12 µl/kg.sa olarak tespit edilmiştir. Muhafaza sürelerince etilen miktarlarındaki artış solunumu ve olgunluğun hızını artırmaktadır. Belirli bir aşamadan sonra klimakterik meyvelerde olgunlaşmanın ileri aşamasında yaşlanma ve ölüm olaylarının tetikleyicisi de etilenle başlayan olgunlaşma sürecidir. 79

Kozak (2003) a göre 13-14 C de %90-95 oransal nemde depo atmosferindeki etilenin potasyum permanganat (KMnO 4 ) ile absorbe edilmesi durumunda 2 ay kadar muhafaza edilebilir. Jiang ve ark. (1999) nın bildirdiğine göre 0,01 ppm 1-MCP meyve olgunlaştırmasını geciktirir, etilenin etkisini ve solunumu baskılar. Harris ve ark.(2000) etilen uygulaması yapılmamış olgunlaşması daha ileri seviyedeki muz meyveleri 1-MCP uygulanana göre 3 kat daha kısa zamanda olgunlaştığını bildirmişlerdir (11 gün). Jiang ve ark. (2004) na göre 1-MCP solunum oranları ve etilen piklerini geciktirmiştir. Çelikel ve ark. (2010) 1- MCP etilen çıkışını azalttığını bildirmişlerdir. Karaçalı (2002) ya göre etilen çıkışı muzda olgunlaşma ile artmaktadır ve etilen etkisi için endojen etilenin eşik değeri muzlar için 0.1-1 ppm dir. Puratto ve ark (2002) muzlarda etilen çıkışı 0 ile 7 µl/kg.sa olduğunu, Etilen ve CO 2 çıkışı açısından uygulamalar arasında fark olmadığını ve garip bir şekilde nişasta düşüşü etilenle veya CO 2 çıkışı ile ilgili olmadığını, bununla birlikte nişastanın hareketinin etilenin elinde olduğunu bildirmişlerdir. Biale (1953) nin bildirdiğine göre başlangıçta etilen üretimi olgun olmayan meyvelerde düşük seviyelerdedir, 0.05 µl/kg.sa den sonra etilen üretimi dramatik bir şekilde yükselmekte ve solunum artmaktadır. 1. yıl yeşil muzlarla yapılan denemede meydana gelen Etilen miktarları ile ilgili veriler Çizelge 4.15 de verilmiştir. 80

81

4.1.8.2. 2. Yıl Yeşil Muzlarda Etilen Üretimi (µl/kg.sa) 2.yıl yeşil muzlarla yapılan denemede meydana gelen etilen miktarları ile ilgili veriler Çizelge 4.16 da verilmiştir. Etilen çıkışları deneme süresince 0.18 µl/kg.sa (KMnO 4, 20+0. gün, DC) ile 28.00 µl/kg.sa (KMnO 4, 30+6. gün, DC) arasında gerçekleşmiştir. 2.yıl yeşil muzlarla yapılan denemede etilen miktarları üzerine çeşidin etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Grand Nain çeşidi deneme süresince ortalama 3.36 µl/kg.sa etilen üretirken, Dwarf Cavendish çeşidi 7.54 µl/kg.sa etilen çıkışı gerçekleştirdiği tespit edilmiştir. 2.yıl uygulamaların etilen miktarları üzerine etkisi de istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. En düşük etilen çıkışı istatistiksel olarak dört uygulamada aynı iken bunlar arasında en azdan en çoğa sıralama şu şekilde gerçekleştiği görülmüştür: MAP+1-MCP+KMnO 4 6.05 µl/kg.sa, MAP 6.23 µl/kg.sa, 1-MCP 6.24 µl/kg.sa, MAP+1-MCP 6.47 µl/kg.sa. En fazla etilen çıkışı kontrol meyvelerinde tespit edilmiştir (9.65 µl/kg.sa). Depo koşullarında muhafaza süresinin istatiksel olarak etilen miktarlarını etkilediği görülmüştür. Etilen miktarları 10. gün 6.06 µl/kg.sa, 20. Gün 5.50 µl/kg.sa, 30. gün 9.59 µl/kg.sa olarak tespit edilmiştir. Yeşil olarak depoda muhafaza edilip olgunlaştırılmasından sonra oda koşullarında 0., 2., 4. ve 6. günler arasındaki raf ömrünün etilen miktarları üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Etilen miktarları 3 no lu olgunluk aşamasının gerçekleştiği 0. günde 3.95 µl/kg/sa, 2. günde 4.90 µl/kg.sa, 4. günde 6.34 µl/kg.sa ve 6. günde 12.61 µl/kg.sa olarak tespit edilmiştir. Muhafaza sürelerince etilen miktarlarındaki artış solunumu ve olgunluğun hızını artırmaktadır. Belirli bir aşamadan sonra klimakterik meyvelerde olgunlaşmanın ileri aşamasında yaşlanma ve ölüm olaylarının tetikleyicisi de etilenle başlayan olgunlaşma sürecidir. 82

83

4.1.9. Genel Görünüm 4.1.9.1. 1. Yıl Yeşil Muzlarda Genel Görünüm Deneme meyvelerinin tüketici beğenisine sunulduğu duyusal panel testlerinden genel görünüm özelliği panelistler tarafından ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Genel görünüm testinde puanlar şu şekilde verilmiştir. 1- Çok kötü 2- Kötü 3- Fena Değil 4- İyi 5- Çok iyi Genel görünüm deneme süresince panelistler tarafından 1 (kontrol, 40+8. Gün, DC) ile 5 (20+0 ve 40+0 gün GN) arasında değerlendirilmiştir. Panelist değerlendirmelerine göre genel görünüm üzerine çeşidin etkisi istatiksel olarak önemli bulunmuştur. Grand Nain çeşidinin genel görünümünün (4.30) panelistler tarafından Dwarf Cavendish e göre (3.52) daha çok beğenildiği görülmüştür. Panelist değerlendirmelerine göre uygulamaların genel görünüm üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. En yüksek genel görünüm puanı MAP uygulamasında 4.51 iken, en düşük genel görünüm puanı kontrolde 3.44 olarak tespit edilmiştir. Diğer uygulamalardan içerisinde MAP ın bulunduğu kombinasyonlar genel olarak beğenilmiş ve yüksek puan alırken, MAP ın olmadığı uygulamalara ait meyvelerin daha düşük puanlar aldığı belirlenmiştir. Muhafaza süresinin genel görünüm üzerine etkisi istatiksel olarak önemli bulunmuştur. Muhafazanın 20. gününde 4.12 olan genel görünüm puanı, 40. gün 3.70 olarak tespit edilmiştir. 0., 4. ve 8. günler arasındaki raf ömrünün genel görünüm puanı üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Muhafaza süresi sonunda 4.63 olan genel 84

görünüm puanı, raf ömrünün 4. gününde 4.09, 8. gününde 3.02 olarak tespit edilmiştir. Deneme süresince panelistlerin görüşleri olarak genel görünümde meydana gelen değişimlere ait veriler Çizelge 4.17 de gösterilmiştir. 85

86

4.1.9.2. 2. Yıl Yeşil Muzlarda Genel Görünüm Denemenin 2.yılında yeşil muzlarda yapılan uygulamalar sonucu deneme meyvelerinin tüketici beğenisine sunulduğu duyusal panel testlerinden genel görünüm testi panelistler tarafından ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Genel görünüm deneme süresince panelistler tarafından 1 (kontrol dahil bir çok uygulama, 30+ 4,6. Gün, GN-DC) ile 5 (MAP+KMnO 4, 20+2. gün GN-DC) arasında değerlendirilmiştir. Deneme süresince panelistlerin görüşleri olarak genel görünümde meydana gelen değişimlere ait veriler Çizelge 4.18 de gösterilmiştir. Panelist değerlendirmelerine göre genel görünüm üzerine çeşidin etkisi istatiksel olarak önemli bulunmuştur. Grand Nain çeşidinin genel görünümünün (3.35) panelistler tarafından Dwarf Cavendish e göre (3.16) daha çok beğenildiği görülmüştür. Panelist değerlendirmelerine göre uygulamaların genel görünüm üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. En yüksek genel görünüm puanı KMnO 4 uygulamasında 3.68 iken, en düşük genel görünüm puanı kontrolde 2.92 ve 1-MCP de 3.04 olarak tespit edilmiştir. Diğer uygulamalardan içerisinde MAP ın bulunduğu kombinasyonlar genel olarak beğenilip yüksek puan alırken, MAP ın olmadığı uygulamaların daha düşük puanlar aldığı görülmüştür. Muhafaza süresinin genel görünüm üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Muhafazanın 10. günü 3.86 olan genel görünüm puanı 20. günde 3.54, 30. gün 2.38 olarak tespit edilmiştir. 0. 2., 4. ve 6. günler arasındaki raf ömrünün genel görünüm puanı üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Muhafaza süresi sonunda 3.77 olan genel görünüm puanı, raf ömrünün 2. gününde 3.46, 4. gününde 2.98, 6. gününde 2.83 olarak tespit edilmiştir. 87

88

4.1.10. Tat ve Aroma Duyusal Panel 4.1.10.1. 1. Yıl Yeşil Muzlarda Tat ve Aroma Deneme meyvelerinin tüketici beğenisine sunulduğu duyusal panel testlerinden tat ve aroma testi panelistler tarafından değerlendirilmiştir. Tat ve aroma testinde puanlar şu şekilde verilmiştir. 1- Çok kötü 2- Kötü 3- Fena değil 4- Iyi 5- Çok iyi Tat ve aroma deneme süresince panelistler tarafından 1.89 (kontrol, 30+6. Gün, DC) ile 5 (20+0 ve 40+0 gün GN) arasında değerlendirilmiştir. Panelist değerlendirmelerine göre tat ve aroma üzerine çeşidin etkisi istatiksel olarak önemli bulunmuştur. Grand Nain çeşidinin tat ve aroması (4.36) panelistler tarafından Dwarf Cavendish e göre (3.81) daha çok beğenilmiştir. Panelist değerlendirmelerine göre uygulamaların tat ve aroma üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır. İstatistiksel olarak önemli olmasada içerisinde MAP ın bulunduğu kombinasyonlar genel olarak beğenilmiş ve 4 ün üzerinde puanlar almıştır. MAP ın olmadığı uygulamaların 4 den düşük puanlar aldığı görülmüştür. Muhafaza süresinin tat ve aroma üzerine etkisi istatiksel olarak önemli bulunmamıştır. Muhafazanın 20. gününde 4.16 olan tat ve aroma puanı, 40. gün 4.01 olarak tespit edilmiştir. 0, 4 ve 8. günler arasındaki raf ömrünün tat ve aroma üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli görülmüştür. Muhafaza süresi sonunda 4.60 olan tat ve aroma puanı raf ömrünün 4. gününde 4.31, 8. gününde 3.35 olarak tespit edilmiştir. 89

4.1.10.2. 2. Yıl Yeşil Muzlarda Tat ve Aroma 2.yıl yeşil muzlarda yapılan denemede deneme meyvelerinin tüketici beğenisine sunulduğu duyusal panel testlerinden tat ve aroma testi panelistler tarafından değerlendirilmiştir. 2.yıl yeşil muzlarda yapılan denemede tat ve aroma deneme süresince panelistler tarafından 1 (30+4., 6 Gün, GN,DC) ile 5 (MAP+KMnO 4, 20+2 gün, GN,DC ve MAP, 20+2. gün GN ile 1-MCP+MAP+KMnO 4, 10+6 gün, DC) arasında değerlendirilmiştir. 2.yıl yeşil muzlarda yapılan denemede panelist değerlendirmelerine göre tat ve aroma üzerine çeşidin etkisi istatiksel olarak önemli bulunmamıştır. Grand Nain çeşidinin tat ve aroması istatistiksel olarak önemli olmasa da (3.58) panelistler tarafından Dwarf Cavendish e göre (3.44) biraz daha fazla beğenildiği görülmüştür. Panelist değerlendirmelerine göre uygulamaların tat ve aroma üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır. Muhafaza süresinin tat ve aroma üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Muhafazanın 10. gününde 4.03 olan tat ve aroma puanı, 20. gününde 4.01, 30. gün 2.50 olarak gerçekleşmiştir. 0., 2., 4. ve 6. günler arasındaki raf ömrünün tat ve aroma üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Muhafaza süresi sonunda 3.48 olan tat ve aroma puanı raf ömrünün 2. gününde 3.77, 4. gününde 3.49, 6. gününde 3.30 olarak tespit edilmiştir. Jiang ve ark. (2004) ve Nguyen ve ark. (2004) na göre 1-MCP uygulanmış meyvelerin yeme kalitesi daha iyidir. Bizim bulgularımıza göre uygulamalar arasında tat ve aroma açısından istatiksel bir fark tespit edilememiştir. Uygulamaların tat ve aromaya olumsuz bir etkide bulunmadığı görülmüştür. 90

4.1.11. Renk Duyusal Panel 4.1.11.1. 1. Yıl Yeşil Muzlarda Renk 1.yıl yeşil muzlarda yapılan denemede; deneme meyvelerinin tüketici beğenisine sunulduğu duyusal panel testlerinden renk testi panelistler tarafından değerlendirilmiştir. Panelistler tarafından renk testinde puanlar şu şekilde verilmiştir; 1- Tam Yeşil 2- %75 Yeşil 3-50% yeşil-sarı 4- %75 Sarı 5- Tam Sarı 6- Az kahverengi 7- Çok kahverengi 1. yıl yeşil muzlarda deneme meyvelerinin rengi deneme süresince panelistler tarafından 3.11 (MAP+1-MCP, 20+0. gün, DC) ile 7.00 (Kontrol, 40+ 8. gün, DC) arasında puanlar verilerek değerlendirilmiştir. Deneme süresince panelistlerin görüşleri olarak renkte meydana gelen değişimlere ait veriler Çizelge 4.19 de gösterilmiştir. Panelist değerlendirmelerine göre renk üzerine çeşidin etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Grand Nain çeşidinin rengi 5.08, Dwarf Cavendish çeşidinin rengi ise 5.59 olarak puanlanmıştır. Panelist değerlendirmelerine göre uygulamaların renk üzerine etkisi istatistiksel olarak önemlidir. Uygulamalar içerisinde en kahverengi olarak tespit edilen kontrol 5.95 iken, MAP+1-MCP uygulaması yapılan meyvelerin rengi panelistler tarafından 4.67 ile %75 sarı ile tam sarı arasında belirlenmiştir. Uygulamalardan MAP+1-MCP+KMnO 4 uygulamasının rengi 4.84 olarak tespit edilmiştir. 91

Muhafaza süresinin renk üzerine etkisi istatiksel olarak önemli bulunmuştur. Muhafazanın 20. günü 5.22 olan meyve rengi 40. gün 5.45 olarak tespit edilmiştir. Muhafaza süresinden sonra raf ömrünün renk üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. 3 no lu olgunluk aşamasında 4.67, denemenin 4. gününde 5.35 olan renk puanı denemenin 8. gününde 5.98 olarak tespit edilmiştir. Panelist değerlendirmelerine göre deneme muzlarının renginin zamanla bozulduğu belirlenmiştir. 92

93

4.1.11.2. 2. Yıl Yeşil Muzlarda Renk 2. yıl yeşil muzlarda yapılan denemede; deneme meyvelerinin tüketici beğenisine sunulduğu duyusal panel testlerinden renk testi panelistler tarafından değerlendirilmiştir. 2. yıl yeşil muzlarda deneme meyvelerinin rengi deneme süresince panelistler tarafından 3.17 (MAP, 20+0. gün, DC) ile 7.00 (Kontrol, 30+ 6,8. gün, DC) arasında puanlar verilerek değerlendirilmiştir. Deneme süresince panelistlerin görüşleri olarak renkte meydana gelen değişimlere ait veriler Çizelge 4.20 de gösterilmiştir. Panelist değerlendirmelerine göre renk üzerine çeşidin etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Grand Nain çeşidinin rengi 5.70, Dwarf Cavendish çeşidinin rengi ise 5.87 olarak puanlanmıştır. Panelist değerlendirmelerine göre uygulamaların renk üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Uygulamalar içerisinde en kahverengi olarak tespit edilen kontrol 6.08 ve 1-MCP 6.05 iken, MAP+KMnO 4 uygulaması yapılan meyvelerin rengi panelistler tarafından 5.44, KMnO 4 5.57, MAP 5.64, ile %75 sarı ile tam sarı arasında belirlenmiştir. Muhafaza süresinin renk üzerine etkisi istatiksel olarak önemli bulunmuştur. Muhafazanın 10. Günü 5.26, 20. günü 5.73 olan meyve rengi, 30. gün 6.37 olarak tespit edilmiştir. Muhafaza süresinden sonra raf ömrünün renk üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli görülmüştür. 3 no lu olgunluk aşamasında 5.22, 2. gün 5.79, denemenin 4. gününde 6.13 olan renk puanı, denemenin 6. gününde 6.01 olarak tespit edilmiştir. Panelistler, deneme muzlarının renginin zamanla bozulduğunu tespit etmişlerdir. Boonyaritthongchai ve Kanlayanarat (2010) a göre 1-MCP sarı rengi geciktirmiştir. Bizim bulgularımıza göre 1-MCP tek başına renk üzerine olumlu etkide bulunmamaktadır. MAP ve KMnO 4 ile birlikte uygulamaları daha olumlu sonuçlar vermiştir. Moradinezhad ve ark. (2010b) na göre 1-MCP 10 µl dozunda renk bozuklukları meydana getirmektedir. Klieber ve ark. (2002) na göre düşük O 2 ve yüksek CO 2 şartlarında depolanan meyvelerde renk bozuklukları oluşmaktadır. 94

95

4.1.12. İndirgen Şeker (g/100g) 4.1.12.1. 1. Yıl Yeşil Muzlarda İndirgen Şeker Denemenin 1. yılında yeşil muzlarda tespit edilen indirgen şeker miktarı ile ilgili veriler deneme süresince 6.38 g/100g (KMnO 4 20+0. Gün DC) ile 11.95 g/100 g (1-MCP+ KMnO 4 40+4. Gün DC) arasında gerçekleşmiştir. İndirgen şeker miktarı üzerine çeşidin etkisi istatiksel olarak önemli bulunmamıştır. Uygulamaların indirgen şeker miktarı üzerine etkisi de istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır. İstatistiksel olarak önemi olmasada indirgen şeker en yüksek kontrol meyvelerinde 9.81 g/100 g, en düşük MAP ve KMnO 4 uygulamalarında 8.65 g/100 g olarak tespit edilmiştir. Muhafaza süresinin indirgen şeker miktarı üzerine etkisi istatistiki olarak önemli bulunmamıştır. Zamanla indirgen şeker miktarı istatiksel olarak önemli olmasa da arttığı görülmüştür. Raf ömründe 0., 2., 4. ve 6. günler arasındaki zaman farkının indirgen şeker miktarı üzerine etkisi istatistiki olarak önemli bulunmamıştır. İndirgen şeker miktarı muhafaza süresi sonrası 3 no lu olgunluk aşamasında 8.75 g/100 g, 4. gününde 9.04 g/100 g olarak gerçekleşirken, 6. gününde 9.12 g/100 g olarak tespit edilmiştir. Srivastava ve Dwivedi (2000) indirgen şeker miktarı başlangıca göre 4 ila 8 kat artmıştır. Uygulamalar kontrole göre ilk 4 günde %25 ile %42 arasında indirgen şeker mitarını düşürmüştür. İndirgen şeker miktarı olgunlukla birlikte nişastanın parçalanmasından dolayı artmıştır. Bizim bulgularımızda benzer şekilde indirgen şeker miktarı başlangıca göre artmıştır ancak başlangıca göre indirgen şekerdeki artış bu literatürdeki bildirilen kadar yüksek değildir. Prabha ve Bhayalakshmi (1998) ye göre indirgen şekerlerin miktarı olgunlukla birlikte %1.8 den %19 a kadar artar. Denemenin 1. yılında yeşil muzlarda tespit edilen indirgen şeker miktarı ile ilgili veriler Çizelge 4.21 de gösterilmiştir. 96

97

4.1.12.2. 2. Yıl Yeşil Muzlarda İndirgen Şeker Denemenin 2. yılında yeşil muzlarda tespit edilen indirgen şeker miktarı ile ilgili veriler deneme süresince 3.71 g/100g (MAP, 10+2. gün, DC) ile 15.95 g/100g (kontrol, 30+0. gün, DC) arasında gerçekleşmiştir. İndirgen şeker miktarı üzerine çeşidin etkisi istatiksel olarak önemli bulunmamıştır. Uygulamaların indirgen şeker miktarı üzerine etkisi de istatistiki olarak önemli bulunmamıştır. İstatiksel olarak önemi olmasa da indirgen şeker en yüksek KMnO 4 ve kontrol meyvelerinde sırası ile 8.17 8.13 g/100 g, en düşük MAP uygulamasında 7,50 g/100 g olarak tespit edilmiştir. Muhafaza süresinin indirgen şeker miktarı üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Muhafazanın başında 10. gün 7.16 olan indirgen şeker miktarı, 20. gün içsel olgunlaşmanın ilerlemesi esnasında kompleks moleküllü hücre duvarı parçalanması ile artmış (8.73) fakat zamanla hücresel aktivitelerde kullanılarak azalmıştır (30. Gün, 7.97). Denemin 2. yılında yeşil muzlarda yapılan çalışmada raf ömründe 0., 2., 4. ve 6. günler arasındaki zaman farkının indirgen şeker miktarı üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. İndirgen şeker miktarı muhafaza süresi sonrası 3 nolu olgunluk aşamasında 8.08 g/100 g, 2. günde 8.55 4. Günde 7.77 g/100 g olarak gerçekleşirken, 6. Gününde 7.41 g/100 g olarak tespit edilmiştir. Denemenin 2. yılında yeşil muzlarda tespit edilen indirgen şeker miktarı ile ilgili veriler Çizelge 4.22 de gösterilmiştir. 98

99

4.1.13. Poligalakturonaz Aktivitesi (U/ml/dak) Denemenin 2.yılında yeşil muzlarda tespit edilen poligalakturonaz aktivitesi ile ilgili veriler deneme süresince 0.19 U/ml/dak (1-MCP+ KMnO 4, 10+2. gün, DC) ile 0.62 U/ml/dak (KMnO 4, 20+4. gün, DC) arasında gerçekleşmiştir. Poligalakturonaz aktivitesi üzerine çeşidin etkisi istatiksel olarak önemli bulunmamıştır. Uygulamaların poligalakturonaz aktivitesi üzerine etkisi de istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır. İstatiksel olarak önemi olmasada poligalakturonaz aktivitesi en yüksek KMnO 4 ve kontrol meyvelerinde 0.34 U/ml/dak, en düşük MAP +KMnO 4 +1-MCP uygulamasında 0.30 U/ml/dak olarak tespit edilmiştir. Muhafaza süresinin poligalakturonaz aktivitesi üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli görülmüştür. Muhafazanın başında 10. gün 0.31 U/ml/dak olan poligalakturonaz aktivitesi 20. gün 0.34 U/ml/dak, 30. gün, 0.32 U/ml/dak olarak tespit edilmiştir. Muhafaza süreleri boyunca poligalakturonaz aktivitesi grafiği indirgen şeker grafiği ile benzer bir seyir izlediği görülmüştür. Buradan, büyük moleküllü pektik maddelerin poligalakturonaz aktivitesine bağlı olarak parçalandığı ve aktivite arttıkça indirgen şeker miktarının arttığı, aktivitenin azalması ile de indirgen şeker miktarının azaldığı düşünülmektedir. Denemin 2. yılında yeşil muzlarda yapılan çalışmada raf ömründe 0., 2., 4. ve 6. günler arasındaki zaman farkının poligalakturonaz aktivitesi üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır. Poligalakturonaz aktivitesi muhafaza süresi sonrası 3 nolu olgunluk aşamasında 0.33 U/ml/dak, 2. günde 0.33 U/ml/dak, 4. günde 0.31 U/ml/dak olarak gerçekleşirken, 6. gününde 0.32 U/ml/dak olarak tespit edilmiştir. Lohani ve ark. (2004) na göre 1-MCP PG aktivitesi üzerine etkili değildir, IAA ise etkilidir. Prabha ve Bhayalakshmi (1998) ye göre pektinmetilesteraz ve poligalakturonaz aktivitesi artar. Aynı araştırıcılara göre meyve eti sertliğini en çok etkileyen enzimler: pektinazlar, amilazlar, ksilamazlar ve laminarinazlardır. 100

Pektinazlardan PG aktivitesi neredeyse aynı kalırken, PME klimakterik bir pik yapmıştır. Denemenin 2.yılında yeşil muzlarda tespit edilen poligalakturonaz aktivitesi ile ilgili veriler Çizelge 4.23 de gösterilmiştir. 101

102

4.1.14. Yeşil Muzlarda Hue Açı Değeri Denemenin 2. yılında yeşil muzlarda tespit edilen hue açı değeri ile ilgili veriler deneme süresince 43.97 (1-MCP+MAP+KMnO 4, 20+2. gün, DC) ile 101.71 (Kontrol, 20+2. gün, DC) arasında gerçekleşmiştir. Hue açı değeri üzerine çeşidin etkisi istatiksel olarak önemli bulunmamıştır. Uygulamaların hue açı değeri üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır. Muhafaza süresinin hue açı değeri üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Muhafazanın başında 10. gün 87.84 olan hue açı değeri, 20. gün 87.01 30. gün, 89.49 olarak tespit edilmiştir. Denemin 2. yılında yeşil muzlarda yapılan çalışmada raf ömründe 0., 2., 4. ve 6. günler arasındaki zaman farkının hue açı değeri üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Hue açı değeri muhafaza süresi sonrası 3 no lu olgunluk aşamasında 88,60, 2. günde 86,30, 4. günde 88,91 olarak gerçekleşirken 6. gününde 88,63 olarak gerçekleşmiştir. Denemenin 2. yılında yeşil muzlarda tespit edilen hue açı değeri ile ilgili veriler Çizelge 4.24 de gösterilmiştir. 103

104

4.1.15. Yeşil Muzlarda Kroma Değeri Denemenin 2. yılında yeşil muzlarda tespit edilen kroma değeri ile ilgili veriler deneme süresince 1.34 (Kontrol, 20+2. Gün, DC) ile 51.37 (1-MCP, 30+0. Gün, DC) arasında gerçekleşmiştir. Kroma değeri üzerine çeşidin etkisi istatiksel olarak önemli bulunmamıştır. Uygulamaların kroma değeri üzerine etkiside istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır. Muhafaza süresinin kroma değeri üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Muhafazanın başında 10. gün 41.54 olan kroma değeri, 20. gün 35.64, 30. gün, 39.73 olarak tespit edilmiştir. Denemin 2. yılında yeşil muzlarda yapılan çalışmada raf ömründe 0., 2., 4. ve 6. günler arasındaki raf ömrünün kroma değeri üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Kroma değeri muhafaza süresi sonrası 3 no lu olgunluk aşamasında 41.62, 2. günde 33.73, 4. günde 39.75 olarak gerçekleşirken, 6. gününde 40.78 olarak tespit edilmiştir. Denemenin 2. yılında yeşil muzlarda tespit edilen kroma değeri ile ilgili veriler Çizelge 4.25 de gösterilmiştir. 105

106

4.1.16. Yeşil Muzlarda L* Değeri Denemenin 2. yılında yeşil muzlarda tespit edilen L* değeri ile ilgili veriler deneme süresince 1.16 (Kontrol, 20+2. gün, DC) ile 73.73 (Kontrol, 10+0. gün, GN) arasında gerçekleşmiştir. L* değeri üzerine çeşidin etkisi istatiksel olarak önemli bulunmamıştır. Uygulamaların L* değeri üzerine etkiside istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır Muhafaza süresinin L* değeri üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Muhafazanın başında 10. gün 68.78 olan L* değeri, 20. gün 56.34, 30. gün, 61.25 olarak tespit edilmiştir. Denemin 2. yılında yeşil muzlarda yapılan çalışmada raf ömründe 0., 2., 4. ve 6. günler arasındaki zaman farkının L* değeri üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. L* değeri muhafaza süresi sonrası 3 no lu olgunluk aşamasında 68.49, 2. günde 52.37, 4. günde 62.24 olarak gerçekleşirken, 6. gününde 65.40 olarak tespit edilmiştir. Denemenin 2. yılında yeşil muzlarda tespit edilen L* değeri ile ilgili veriler Çizelge 4.26 da gösterilmiştir. 107

108

4.2. Olgunlaştırılmış Muzlarla İlgili Bulgular 4.2.1. Ağırlık Kaybı 4.2.1.1. 1. Yıl Ağırlık Kaybı Denemede 1. yıl olgunlaştırılmış muzlardaki ağırlık kayıpları ile ilgili veriler Çizelge 4.27 de detaylı olarak gösterilmiştir. Ağırlık kayıpları deneme süresince %2.31 (MAP - 4.gün-DC) ile %6.99 (KMnO 4-8. gün-dc) arasında gerçekleşmiştir. Ağırlık kayıpları üzerine çeşidin etkisi istatistiki olarak önemsiz olmuştur. Uygulamalar süresince çeşitlerin her ikisi de benzer oranda su kaybı gözlenmiştir. Uygulamaların ağırlık kaybına etkisi %5 önem seviyesinde istatiksel olarak önemli olmuştur. En fazla ağırlık kaybı 1-MCP (%5.39) uygulamasında gerçekleşirken, en az ağırlık kaybı MAP (%2.99) ortamında depolanan meyvelerde gerçekleşmiştir. Çalışmada: MAP uygulamasının dahil olduğu bütün uygulamalar, diğer uygulamalardan istatistiki olarak farklı olup, daha düşük ağırlık kaybı göstermişlerdir. MAP ağırlık kaybını önlemenin önemli bir yoludur. 1-MCP veya KMnO 4 uygulamaları tek başlarına ağırlık kaybını önleyememektedir. Bu uygulamalar MAP ile birleştirildiği taktirde etkili olabilmektedir. Bunun nedeni MAP ın ürün etrafında oluşturduğu oransal neme bağlı olarak su kaybını sınırlandırmasıdır. Muhafaza süresi ağırlık kaybı üzerine etki eden önemli bir etmendir. Denemenin 4. gününde ortalama %3.73 ağırlık kaybeden deneme meyveleri 8. güne gelindiğinde %5.22 oranında ağırlık kaybetmişlerdir. 109

110

4.2.1.2. 2. Yıl Ağırlık Kaybı Denemede 2. yıl olgunlaştırılmış muzlardaki ağırlık kayıpları ile ilgili veriler Çizelge 4.28 de detaylı olarak gösterilmiştir. Ağırlık kayıpları deneme süresince %1.71 (MAP+KMnO 4 2. gün-gn) ile %13.27 (Kontrol - 8. gün-dc) arasında gerçekleşmiştir. Ağırlık kayıpları üzerine çeşidin etkisi 2. yılda istatistiksel olarak önemsiz bulunmuştur. Uygulamalar süresince çeşitlerin her ikisi de benzer oranda su kaybetmişlerdir. Uygulamaların ağırlık kaybına etkisi %5 önem seviyesinde istatiksel olarak önemli olmuştur. En fazla ağırlık kaybı kontrol (%8.41) de gerçekleşirken, en az ağırlık kaybı MAP+KMnO 4 (%2.80) içerisindeki meyvelerde gerçekleşmiştir. Dikkati çeken bir durum ise şudur: MAP uygulamasının dahil olduğu bütün uygulamalar diğer uygulamalardan istatistiki olarak farklıdır. MAP ağırlık kaybını önlemenin önemli bir yoludur. 1-MCP veya KMnO 4 uygulamaları tek başlarına ağırlık kaybını önleyememektedir. Bu uygulamalar MAP ile birleştirildiği taktirde etkili olabilmektedir. Bunun nedeni MAP ın ürün etrafında oluşturduğu oransal nemdir. Karaçalı, (2002) ye göre muz meyvelerindeki yüzey lekelenmelerinin birinci nedeni yüzeyden kaybedilen su ve bu olay sonucu hücrelerin ölmesi, ölü hücreler üzerinde ikincil etmenlerin enfeksiyonudur. Bu durumda MAP ürünün görselliğinin korunmasında da yardımcı olmaktadır. Bu bulguyu duyusal panel sonuçları da teyit etmektedir. Muhafaza süresi ağırlık kaybı üzerine etki eden önemli bir etmendir. Denemenin 2. gününde ortalama %3.17 ağırlık kaybeden deneme meyveleri 8. güne gelindiğinde %7.35 oranında ağırlık kaybetmişlerdir. Deneme süresince belirgin ağırlık kayıpları 4. günden sonra başlamaktadır. 111

112

4.2.2. Derim Sonrası Kayıplar 4.2.2.1. 1. Yıl Derim Sonrası Kayıplar Derim sonrası kayıplar deneme süresince %0 ile %46.67 arasında gerçekleşmiştir. Derim sonrası kayıplar üzerine çeşidin etkisi istatistiksel olarak önemli olmuştur. Muhafaza süresince Dwarf Cavendish (%22.75) çeşidi Grand Nain (%12.29) çeşidine göre yaklaşık iki kat daha fazla derim sonrası kaybı meydana gelmiştir. Bu durumun nedeni Dwarf Cavendish çeşidinin derim sonrası işlemlere Grand Nain a göre daha hassas olması, kabuğunun daha zayıf olmasıdır. Uygulamaların derim sonrası kayıplarına etkisi %5 seviyesinde istatiksel olarak önemli bulunmamıştır. Ancak istatistiksel olarak önemli olmasa da toplam muhafaza süresi boyunca kontrol meyveleri %24.13 derim sonrası kayıplarına uğrarken 1-MCP ve MAP kombinasyonu uygulaması %11.33 oranında derim sonrası kayıplarına uğramıştır. Bu aradaki fark ekonomik olarak oldukça önemlidir. Aynı süre içerisinde MAP uygulaması yapılan deneme meyveleri %12.67 derim sonrası kayıplarına uğramıştır. Tek başına uygulama yapıldığında en az derim sonrası kayıplar MAP uygulamasında olmuştur. Muhafaza süresinin derim sonrası kayıplar üzerine etkisi istatiksel olarak önemli bulunmuştur. Denemenin 4. gününde ortalama %6.08 derim sonrası kayıplarına uğrayan deneme meyveleri, 8. güne gelindiğinde %28.96 oranında derim sonrası kaybı gerçekleşmiştir. Tüm bu uygulamalara rağmen derim sonrası kayıplar ekonomik olarak oldukça yüksektir. Bu durumda 8 gün muhafaza halen ekonomik değildir. Ancak muhafaza edilmesi gerektiğinde kontrol meyvelerine göre yarı yarıya daha az derim sonrası kayıplarına neden olduğu için MAP ve 1-MCP kombinasyonu uygun gözükmektedir. İlk 4 gün için ise sadece MAP ile veya sadece 1-MCP ile aynı sonucu almak mümkündür. Ben Yehousha ve ark. (2009) na göre paket içersinde su oluşması çürümelerin artmasına sebep olabilecek büyük bir risk oluşturmaktadır. Bizim 113

çalışmamızda kullanılan modifiye atmosfer paketleri nemin çürüme oluşturacak kadar yükselmesine müsaade etmemektedir. Bu nedenle fungusit kullanılmayan ilk yıl, modifiye atmosfer paketi kullanılmış meyvelerde derim sonrası kayıpları kontrole göre yarı yarıya azaltmıştır. Denemede meydana gelen derim sonrası kayıplar ile ilgili veriler Çizelge 4.29 da verilmiştir. 114

115

4.2.2.2. 2. Yıl Derim Sonrası Kayıplar Denemenin 2. yılı meydana gelen derim sonrası kayıplar deneme süresince %0 ile %33.33 arasında gerçekleşmiştir. Derim sonrası kayıplar üzerine çeşidin etkisi istatistiksel olarak önemli olmamıştır. Uygulamaların derim sonrası kayıplarına etkisi %5 seviyesinde istatiksel olarak önemli bulunmamıştır. Muhafaza süresinin derim sonrası kayıplar üzerine etkisi de istatiksel olarak önemli bulunmamıştır. Denemenin 4. gününde ortalama %0.83 derim sonrası kaybı meydana gelirken, 8. güne gelindiğinde %2.5 oranında derim sonrası kaybı oluştuğu tespit edilmiştir. Denemenin 2. yılında derim sonrası kayıplarının düşük olması, uygulamalardan ve zamandan etkilenmemesi yıkama suyunda 1000 ppm imazalil kullanılmasının sonucu olmuştur. Ülkemizde birçok paketleme evinde fungusit uygulaması yapılmamaktadır. Bizim çalışmamızda raf ömründe fungusit kullanılmadan 8. günde %28.96 olan derim sonrası kayıplar 1000 ppm imazalil kullanımı ile 8. günde %2.5 e düşmüştür, aradaki fark %26.46 dır. 1000 ppm Imazalil kullanımı Derim sonrası kayıpları azaltmak için yeterli olmaktadır. Çürümelerin azaltılması için ilave bir uygulama yapmaya gerek yoktur. 116

4.2.3. Meyve Kabuk Sertliği 4.2.3.1. 1. Yıl Meyve Kabuk Sertliği Denemenin 1. yılında meyve kabuk sertliği ile ilgili veriler Çizelge 4.30 da verilmiştir. Kabuk sertliği değerleri deneme süresince 1.23 Lb-K ile 3.60 Lb-K arasında gerçekleşmiştir. Kabuk sertliği üzerine çeşidin etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır. Uygulamaların kabuk sertliği üzerine etkisi %5 seviyesinde istatiksel olarak önemli bulunmuştur. Muhafaza süresi boyunca kontrol meyvelerinde saptanan sertlik değerleri 1.86 Lb-K iken, 1-MCP - MAP ve KMnO 4 kombinasyonunda bu değer 2.64 Lb-K olarak kabuk sertliğini muhafaza eden tek uygulama olmuştur. Diğer uygulamaların tamamı kontrol ile aynı grupta yer almışlardır. Muhafaza süresinin kabuk sertliği üzerine etkisi istatiksel olarak önemli bulunmuştur. Denemenin 4. gününde ortalama 2.59 Lb-K kabuk sertliği olan deneme meyveleri 8. güne gelindiğinde 1.75 Lb-K olarak tespit edilmiştir. Klimakterik dönemde meydana gelen değişimler kabuğu oluşturan yapı taşlarının da solunum ile tüketilmesine, küçük yapıtaşlarına parçalanmasına neden olmuş, bu durumun sonucu olarak kabuk yumuşaması gerçekleşmiştir. 117

118

4.2.3.2. 2. Yıl Meyve Kabuk Sertliği Denemenin 2. yılında meydana gelen kabuk sertliği ile ilgili veriler Çizelge 4.31 de verilmiştir. Kabuk sertliği deneme süresince 1.67 Lb-K (Kontrol 2. gün) ile 3.53 Lb-K (1-MCP+KMnO 4 4. gün GN) arasında gerçekleşmiştir.. Kabuk sertliği üzerine çeşidin etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır. Uygulamaların kabuk sertliği üzerine etkisi %5 seviyesinde istatiksel olarak önemli bulunmuştur. Muhafaza süresi boyunca kontrol meyvelerinde saptanan meyve kabuk sertlik değeri 2.27 Lb-K iken, 1-MCP - KMnO 4 kombinasyonu 2.86 Lb-K değeri ile kabuk sertliğini en iyi muhafaza eden uygulama olmuştur. Diğer uygulamaların tamamı kontrol ile aynı grupta yer almışlardır. 1-MCP MAP ve KMnO 4 kombinasyonu (2.83A Lb-K ) ile sadece KMnO 4 (2.83 Lb-K) uygulamaları kabuk sertliğini daha iyi muhafaza etmekte iken MAP ın da dahil olduğu diğer uygulamalar kontrol ile aynı gurupta yer almıştır. Kabuk sertliğini muhafaza etmek için tek uygulama yapmak gerekirse KMnO 4 yeterlidir. Muhafaza süresinin kabuk sertliği üzerine etkisi istatiksel olarak önemli bulunmuştur. Denemenin 2. gününde ortalama 2.91 Lb-K kabuk sertliği olan deneme meyveleri 8. güne gelindiğinde 2.55 Lb-K kabuk sertliğine düşmüşlerdir. Klimakterik dönemde meydana gelen değişimler kabuğu oluşturan yapıtaşlarının da solunum ile tüketilmesine, küçük yapı taşlarına parçalanmasına neden olmuş, bu durumun sonucu olarak kabuk yumuşaması gerçekleşmiştir. Kabuk sertliğinde bu yumuşamadan dolayı zamanla doğrusal bir azalma olması beklenmektedir. Ancak denememizde doğrusal olarak azalma olmamıştır. Kabuk su kaybettikçe yumuşama olmuş ancak; muz meyve kabuğunun lifli olması sebebi ile elastiki bir kabuk yapısı oluşmuştur Sertliğin doğrusal olarak azalmamasının nedeni bu elastiki kabuğun penetrometre ucuna belirli bir aşamaya kadar dayanmasıdır. Nitekim meyve etinde lifli yapı daha az olduğu için sertlik zamanla doğrusal olarak azalmıştır. Prabha ve Bhagyalakshmi (1998) göre de meyve kabuk sertliği zamanla düşmektedir (133 N/mm 2 den 27 N/mm 2 ). 119

120

4.2.4. Meyve Eti Sertliği 4.2.4.1. 1. Yıl Meyve Eti Sertliği Denemede meydana gelen meyve eti sertliği deneme süresince 0,53 Lb-K ile 0,73 Lb-K arasında değişmiştir. Meyve eti sertliği üzerine çeşidin etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır. Uygulamaların meyve eti sertliği üzerine etkisi %5 önem seviyesinde önemli bulunmuştur. Toplam muhafaza süresi boyunca kontrol meyveleri %0.56 Lb-K iken 1-MCP, MAP uygulamaları %0.69 Lb-K olarak meyve eti sertliğini muhafaza eden uygulamalar olmuştur. Diğer uygulamalardan 1-MCP nin yer aldığı iki uygulama daha kontrolden farklı olarak meyve eti sertliğini korumuşlardır. Bulgularımız olgunlaştırıldıktan sonra raf ömrü bakımından muzların uzun süreli muhafazasında 1- MCP nin ve MAP ın tek başlarına uygulandığında meyve eti sertliğini korumak üzerine olumlu etkiler yaptığını göstermektedir. 4. ve 8. günler arasındaki muhafaza süresi farkının meyve eti sertliği üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır. İstatistiksel olarak önemli olmasa da beklenildiği gibi meyve eti sertliğinin zamanla az da olsa azaldığı tespit edilmiştir (0.64-0.61). Prabha ve Bhagyalakshmi (1998) e göre bizim bulgularımıza benzer şekilde meyve eti sertliği zamanla düşmektedir (314 N/mm 2 den 15 N/mm 2 ). Aynı araştırıcılar meyve eti sertliğini en çok etkileyen enzimlerin pektinazlar, amilazlar, ksilamazlar ve laminarinazlar olduğunu ifade etmişlerdir. Bizim bulgularımıza benzer şekilde Jiang ve ark. (2004) 1-MCP uygulamasının meyve eti sertliğinin düşmesini geciktirdiğini bildirmiştir. Benzer sonuçlar Çelikel ve ark. (2010) nın yaptığı çalışmada da görülmüştür. Canan ve ark. (2009) na göre meyve eti sertliği kombinasyon uygulamasında üç kat daha fazla olmuştur. Meyve eti sertliği kontrol meyvelerinde muhafaza süresi sonunda 1.33 Lb- K iken, 1-MCP ve MAP kombinasyonunda 7.00 Lb-K olarak gerçekleşmiştir. 121

4.2.4.2. 2. Yıl Meyve Eti Sertliği Denemenin 2. yılında meydana gelen meyve eti sertliği deneme süresince 0.10 Lb-K (Kontrol 8. gün GN) ile 1.57 Lb-K (1-MCP + KMnO 4 4. gün DC) arasında gerçekleşmiştir. Meyve eti sertliği üzerine çeşidin ve uygulamaların etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır. Raf ömründe geçen günler arasındaki zaman farkının meyve eti sertliği üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Beklenildiği gibi meyve eti sertliği zamanla azalmıştır (1.21 2. gün, 0.48 4. gün, 0.38 6. gün, 0.38 8. gün). Meyve eti sertliği 2 günlük raf ömrüne göre 4. günde belirgin bir şekilde azaldıktan sonra 8. güne kadar aynı kaldığı tespit edilmiştir. Özkaya, O. ve Dündar, Ö.,(2009) meyve eti sertliğinin zamanla azaldığını bildirmişlerdir. 4.2.5. Suda Çözünebilir Kuru Madde (SÇKM) Miktarı 4.2.5.1. 1. Yıl Suda Çözünebilir Kuru Madde (SÇKM) Miktarı Denemenin 1. yılında olgun muzlarda meydana gelen SÇKM miktarı deneme süresince %11.25 ile %24.83 arasında gerçekleşmiştir. SÇKM miktarı üzerine çeşidin etkisi istatistiki olarak önemli değildir. Uygulamaların SÇKM miktarı üzerine etkisi de önemli bulunmamıştır. 4. ve 8. günler arasındaki muhafaza süresi farkının SÇKM miktarı üzerine etkisi istatistiki olarak önemlidir. Denemenin 4. gününde %16.44 olan SÇKM miktarını 8. günde %24.77 olarak gerçekleşmiştir. Jiang ve ark. (2004) na göre SÇKM içeriği 1-MCP uygulanmış meyvelerde 20 º C de ilk on gün değişmemiştir. 1-MCP uygulandıktan sonra etilen uygulanan meyveler ile sadece 1-MCP uygulanan meyveler arasında SÇKM, toplam çözünür şeker ve çözünür pektin içeriği arasında fark yoktur. Bizim bulgularımıza göre de uygulamalar arasında fark yoktur. SÇKM zamanla artmıştır. 122

Özkaya, O. ve Dündar, Ö., (2009a) SÇKM nin zamanla azaldığını bildirirlerken, Moradinezhad ve ark. (2010a) na göre ise SÇKM miktarı kontrol ile 1- MCP uygulanmış meyvelerde aynıdır. Bizim bulgularımızda bu yöndedir. Bhande ve ark. (2008) na göre SÇKM içeriği 3 no lu aşamadaki muzlarda bizim bulgularımıza benzer şekilde 17.7 dir. 4.2.5.2. 2. Yıl Suda Çözünebilir Kuru Madde (SÇKM) Miktarı Denemenin 2. yılında olgun muzlarda meydana gelen SÇKM içeriği deneme süresince %11.67 (KMnO 4 2. gün GN) ile %19.83 (MAP+KMnO 4 6. gün DC) arasında gerçekleşmiştir. SÇKM miktarı üzerine çeşidin etkisi istatistiki olarak önemli değildir. Uygulamaların SÇKM miktarı üzerine etkisi de önemli bulunmamıştır. 2., 4., 6. ve 8. günler arasındaki muhafaza süresi farkının SÇKM miktarı üzerine etkisi istatistiki olarak önemlidir. Denemenin 2. gününde %15.31 olan SÇKM içeriği 6. günde %18.63 olarak gerçekleşmiştir. 4.2.6. Titre Edilebilir Asit Miktarı 4.2.6.1. 1.Yıl Titre Edilebilir Asit Miktarı Denemede meydana gelen titre edilebilir asit miktarı deneme süresince %0.86 ile %1.37 arasında gerçekleşmiştir. Titre edilebilir asit miktarı üzerine çeşidin etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Deneme süresince Grand Nain çeşidinin titre edilebilir asitlik değeri ortalama %1.23 iken Dvarf Cavendish çeşidi %1.12 olarak tespit edilmiştir. Uygulamaların titre edilebilir asit miktarı üzerine etkisi istatiksel olarak önemli bulunmamıştır. Toplam muhafaza süresi boyunca kontrol meyvelerinin titre edilebilir asit miktarı %1.06 iken, 1-MCP ve 1-MCP nin yer aldığı uygulamaların tümü %1.20 nin üzerinde değer alarak (en yüksek MAP + 1-MCP %1.24) titre edilebilir asit miktarını muhafaza eden uygulamalar olmuşlardır. 1-MCP kadar 123

olmasa da MAP ve MAP ın yer aldığı uygulamalarda kontrole göre daha yüksek titre edilebilir asit miktarına sahiptir. Bizim bulgularımız hem 1-MCP nin hem MAP ın hemde KMnO 4 ın titre edilebilir asit miktarının muhafazası üzerine olumlu etkiler yaptığını göstermektedir. 4. ve 8. günler arasındaki zaman farkının titre edilebilir asit miktarı üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır. İstatistiksel olarak önemli olmasada beklenildiği gibi titre edilebilir asit değerleri 4. ve 8. günde zamanla az da olsa azalmıştır (%1.18 -%1.17). Jiang ve ark. (2004) 3 nolu aşamadaki muzlara 1-MCP uygulaması ile titre edilebilir asit içeriğinin düşmesi geciktirilmiştir. 1-MCP uygulandıktan sonra etilen uygulanan meyveler ile sadece 1-MCP uygulanan meyveler arasında titre edilebilir asit içeriği arasında fark yoktur. Bizim bulgularımıza göre 3 nolu aşamadan sonra yapılan uygulamaların titre edilebilir asit içeriği üzerine etkisi yoktur. Aynı araştırıcılara göre en iyi tat %1 den fazla titre edilebilir asit içeriğine sahip meyvelerde tespit edilmiştir. Özkaya, O. ve Dündar, Ö., (2009b) nin bildirdiğine göre titre edilebilir asitlik değerleri 1-MCP uygulaması ile korunmaktadır. 4.2.6.2. 2.Yıl Titre edilebilir asit Miktarı Denemenin 2. yılında meydana gelen titre edilebilir asit miktarları deneme süresince %1.14 (MAP 8. Gün GN) ile %3.50 (MAP 2. Gün DC) arasında gerçekleşmiştir. Titre edilebilir asit miktarı üzerine çeşidin ve uygulamaların etkisi istatistiki olarak önemli bulunmamıştır. 2., 4., 6. ve 8. günler arasındaki muhafaza süresi farkının titre edilebilir asit miktarları üzerine etkisi istatistiki olarak önemli bulunmuştur. Beklenildiği gibi titre edilebilir asit miktarı zamanla azalmıştır. Asitlikte 4. güne kadar azalma olmamış, 4. günden sonra asitlik düşüşü belirgin bir şekilde olmuştur (%2.55 2. gün, %2.56 4. gün, %1.85 6. gün, %1.53 8. gün). 124

4.2.7. Solunum Hızı (ml CO 2 /kg.sa) 4.2.7.1. 1. Yıl Solunum Hızı (ml CO 2 /kg.sa) Solunum hızı deneme süresince 21.89 ml CO 2 /kg.sa (MAP 2. gün GN) ile 204.63 ml/kg/sa (Kontrol 8. gün DC ) arasında gerçekleşmiştir. Solunum hızı üzerine çeşidin etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Dwarf Cavendish çeşidinin daha fazla solunum yaptığı tespit edilmiştir (124.99 DC, 99.25 GN). Uygulamaların solunum hızı üzerine etkisi istatiksel olarak önemli bulunmamıştır. 4. ve 8. günler arasındaki muhafaza süresi farkının solunum hızı üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Solunum hızı 4. günde 74.37 ml CO 2 /kg.sa ve 8. günde 149.87 ml CO 2 /kg.sa olarak tespit edilmiştir. 8. Gün, 4. güne göre yaklaşık olarak 2 kat daha fazla solunum hızı tespit edilmiştir. Kader ve ark. (2002a) na göre %2-5 arası CO 2 olgunlaşmayı geciktirmede solunum ve etilen üretim oranını düşürmektedir. %7 den yukarı CO 2 ye maruz kalan muzlarda istenmeyen aroma ve kokular oluşabilir. Purgatto ve ark. (2002) na göre muz meyvelerinin solunum hızı bizim bulgularımıza benzer şekilde 25-200 ml CO 2 /kg.sa arasındadır. Aynı araştırıcılar solunum hızı açısından uygulamalar arasında farkın olmadığını belirtilmişlerdir Srivastava ve Dwivedi (2000) ye göre muzlarda solunum hızı 50 ile 250 ml CO 2 /kg.sa arasında Payasi Sanwal (2003) a göre 1-5 mmol/kg/sa arası Wills ve ark. (1998) na göre 15 C de yeşil muzların tipik solunum oranı 45 ml CO 2 /kg.sa dir. Bu araştırmacılara göre solunum hızı olgun meyvede 200 ml CO 2 /kg.sa e kadar çıkabilir. Denemenin 1. yılında meydana gelen solunum hızı ile ilgili veriler Çizelge 4.32 de verilmiştir. 125

126

4.2.7.2. 2. Yıl Solunum Hızı (ml CO 2 /kg.sa) Denemenin 2. yılında meydana gelen solunum hızı ile ilgili veriler Çizelge 4.33 de verilmiştir. Denemenin 2. yılında meydana gelen solunum hızı değişimleri deneme süresince 7.91 ml CO 2 /kg.sa (KMnO 4 8. gün GN) ile 123.72 ml CO 2 /kg.sa (1-MCP+MAP+KMnO 4 2. gün GN) arasında gerçekleşmiştir. Solunum hızı üzerine çeşidin etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır. Uygulamaların solunum hızı üzerine etkisi de istatiksel olarak önemli bulunmamıştır. 2., 4., 6. ve 8. günler arasındaki muhafaza süresi farkının solunum hızı üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Solunum hızı 2. 4. ve 6. günde istatistiki olarak aynı iken, sırasıyla 60.57, 58.00 ve 36.23 ml/kg/sa, 8. günde 33.81 ml CO 2 /kg.sa olarak espit edilmiştir. 127

128

4.2.8. Etilen Üretimi (µl/kg.sa) 4.2.8.1. 1. Yıl Etilen Üretimi (µl/kg.sa) Etilen üretimi deneme süresince 26.46 µl/kg.sa (1-MCP+KMnO 4 4. gün) ile 441.67 µl/kg.sa (Kontrol 8. gün DC) arasında gerçekleşmiştir. Etilen üretimi üzerine çeşidin etkisi istatiksel olarak önemli bulunmamıştır. Uygulamaların etilen üretimi üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli olmadığı görülmüştür. En yüksek etilen üretimi tespit edilen uygulama 197.13 µl/kg.sa değeri ile (Kontrol) iken, en düşük etilen üretimi 88.92 µl/kg.sa ile (MAP+1-MCP+KMnO 4 ) uygulamasında gerçekleştiği tespit edilmiştir. Diğer uygulamalar en yüksek ve düşük uygulamaların arasında etilen çıkışı gerçekleştirdiği görülmüştür. 4. ve 8. günler arasındaki muhafaza süresi farkının etilen üretimi üzerine etkisinin istatistiksel olarak önemli olmadığı görülmüştür. Denemenin 4. gününde 50.70 µl/kg.sa olan etilen üretimi, denemeni 8. gününde 190.68 µl/kg.sa olarak tespit edilmiştir. Kozak (2003) e göre muz meyveleri 13-14 C de %90-95 oransal nemde depo atmosferindeki etilenin potasyum permanganat (KMnO 4 ) ile absorbe edilmesi durumunda daha iyi muhafaza edilmektedir. 0,01 ppm 1-MCP meyve olgunlaştırmasını geciktirir, etilenin etkisini ve solunumu baskılar (Jiang ve ark. 1999). Harris ve ark.(2000) etilen uygulaması yapılmamış olgunlaşması daha ileri sevieyedeki muz meyveleri, 1-MCP uygulanana göre 3 kat daha kısa zamanda olgunlaştığını bildirmişlerdir (11 gün). Jiang ve ark. (2004) 1-MCP nin solunum oranları ve etilen piklerini geciktirdiğini ifade etmişlerdir. 1- MCP aynı zamanda etilen çıkışını azaltmaktadır Çelikel ve ark. (2010). Karaçalı (2002) etilen çıkışının muzda olgunlaşma ile arttığını, etilen etkisi için endojen etilenin eşik değerinin muzlar için 0.1-1 ppm olduğunu bildirmiştir. Purgatto ve ark. (2002) na göre muzlarda etilen çıkışı 0 ile 7 µl/kg.sa dir ve etilen ile CO 2 çıkışı açısından uygulamalar arasında fark oluşmamaktadır. Aynı 129

araştırmacılara göre garip bir şekilde nişasta düşüşü etilenle veya CO 2 çıkışı ile ilgili değildir. Bununla birlikte nişastanın hareketi etilene bağlıdır Biale ve ark. (1953) bildirdiğine göre; başlangıçta etilen üretimi olgun olmayan meyvelerde düşük seviyelerdedir. 0,05 µl/kg.sa den sonra etilen üretimi dramatik bir şekilde yükselmekte ve solunum artmaktadır. Denemenin 1. yılında meydana gelen etilen üretimi ile ilgili veriler Çizelge 4.34 de verilmiştir. 130

131

4.2.8.2. 2. Yıl Etilen Üretimi (µl/kg.sa) Denemenin 2. yılında meydana gelen etilen üretimi ile ilgili veriler Çizelge 4.35 de verilmiştir. Etilen üretimi deneme süresince 0.50 µl/kg.sa (MAP ve KMnO 4 2. gün GN) ile 98.57 µl/kg.sa (MAP 8. gün DC) arasında gerçekleşmiştir. Etilen üretimi üzerine çeşidin etkisi istatiksel olarak önemli bulunmamıştır. Uygulamaların etilen üretimi üzerine etkiside istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. En yüksek etilen üretimi tespit edilen uygulama 23.51 (Kontrol) iken en düşük etilen miktarları sırası ile 4.07 µl/kg.sa (MAP+KMnO4+1-MCP), 4.56 µl/kg.sa (1-MCP+KMnO 4 ), 4.79 µl/kg.sa (KMnO 4 ) olarak gerçekleşmiştir. Diğer uygulamaların etilen üretimi üzerine etkisinin bu iki grup arasında yer aldığı tespit edilmiştir. 2. 4. 6. ve 8. günler arasındaki muhafaza süresi farkının etilen üretimi üzerine etkisi istatistiki olarak önemlidir. Denemenin 2. gününde 0.73 µl/kg.sa olan etilen üretimi denemenin 4. gününde 2.16 (µl/kg/sa), 6. gününde 8.99 µl/kg/sa ve 8. gününde 34.,40 A µl/kg.sa olarak gerçekleşmiştir. 132

133

4.2.9. Olgunlaştırılmış Muzlarda Genel Görünüm 4.2.9.1. 1. Yıl Olgunlaştırılmış Muzlarda Genel Görünüm Deneme meyvelerinin tüketici beğenisine sunulduğu duyusal panel testlerinden genel görünüm testi panelistler tarafından ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Genel görünüm testinde puanlar şu şekilde verilmiştir. 1- Çok kötü 2- Kötü 3- Fena Değil 4- İyi 5- Çok iyi Genel görünüm deneme süresince panelistler tarafından 5 tam puan üzerinden 2.22 (Kontrol 8. gün DC) ile 4.24 (MAP+1-MCP 4. gün GN) arasında değerlendirilmiştir. Deneme süresince panelistlerin genel görünümde meydana gelen değişimlere ait puanları Çizelge 4.36 da gösterilmiştir. Panelist değerlendirmelerine göre genel görünüm üzerine çeşidin etkisi istatiksel olarak önemli bulunmuştur. Grand Nain çeşidinin genel görünümü (3.48) panelistler tarafından Dwarf Cavendish e (3.15) göre daha çok beğenilmiştir. Panelist değerlendirmelerine göre uygulamaların genel görünüm üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. En yüksek genel görünüm puanı MAP+1-MCP uygulamasında (3.90) iken, en düşük genel görünüm puanı ise 1-MCP uygulamasında (2.78) tespit edilmiştir. Diğer uygulamalardan içerisinde MAP ın bulunduğu kombinasyonlar panelistler tarafından genel olarak beğenilmiş ve yüksek puan almıştır. MAP ın olmadığı uygulamalar daha düşük puanlar almıştır. 4. ve 8. günler arasındaki muhafaza süresi farkının genel görünüm puanı üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Denemenin 4. gününde 3.57 olan genel görünüm puanı, denemenin 8. gününde 3.06 olarak gerçekleşmiştir. 134

135

4.2.9.2. 2. Yıl Olgunlaştırılmış Muzlarda Genel Görünüm Deneme meyvelerinin tüketici beğenisine sunulduğu duyusal panel testlerinden genel görünüm testi panelistler tarafından ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Genel görünüm deneme süresince panelistler tarafından 1.67 (Kontrol 6. gün DC) ile 5.00 (MAP+1-MCP+KMnO 4 6. gün DC) arasında değerlendirilmiştir. 2. yıl deneme süresince panelistlerin genel görünümde meydana gelen değişimlere ait puanlar Çizelge 4.37 de gösterilmiştir. Panelist değerlendirmelerine göre genel görünüm üzerine çeşidin etkisi istatiksel olarak önemli bulunmasa da Grand Nain çeşidinin genel görünümü (3.71) panelistler tarafından Dvarf Cavendish e göre (2.87) daha çok beğenilmiştir. Panelist değerlendirmelerine göre uygulamaların genel görünüm üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. En yüksek genel görünüm puanı MAP+1-MCP+KMnO 4 uygulamasında (4.23) iken, en düşük genel görünüm puanı ise kontrolde (2.60) gerçekleşmiştir. Diğer uygulamalardan içerisinde MAP ın bulunduğu kombinasyonlar genel olarak beğenilmiş ve yüksek puan almıştır. MAP ın olmadığı uygulamalar daha düşük puanlar almıştır. 2., 4., 6. ve 8. günler arasındaki muhafaza süresi farkının genel görünüm puanı üzerine etkisi istatistiki olarak önemli olmuştur. Denemenin 2. gününde 3.73, 4. günde 3.42, 6. günde 3.35 olan genel görünüm puanı, denemeni 8. gününde 2.88 e düşmüştür. 136

137

4.2.10. Olgunlaştırılmış Muzlarda Tat ve Aroma 4.2.10.1. 1.Yıl Olgunlaştırılmış Muzlarda Tat ve Aroma Deneme meyvelerinin tüketici beğenisine sunulduğu duyusal panel testlerinden tat testi panelistler tarafından ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Tat testinde puanlar şu şekilde verilmiştir. 1- Çok kötü 2- Kötü 3- Fena Değil 4- İyi 5- Çok iyi Deneme meyveleri tadına göre panelistler tarafından 2.67 ile 4.31 arasında puanlar alarak değerlendirilmiştir. Deneme süresince panelistlerin tatta meydana gelen değişimlere ait verdikleri puanlar Çizelge 4.38 de gösterilmiştir. Panelist değerlendirmelerine göre tat üzerine çeşidin etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Grand Nain çeşidinin tadının (3.67) Dvarf Cavendish e göre daha yüksek puanlar aldığı tespit edilmiştir. Panelist değerlendirmelerine göre uygulamaların tat üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli olmamıştır. 4. ve 8. günler arasındaki muhafaza süresi farkının panelistlerin görüşü olarak tat puanı üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli olmuştur. Denemenin 4. gününde 3.40 olan tat puanı, denemenin 8. gününde 3.64 olarak tespit edilmiştir. Panelist değerlendirmelerine göre deneme muzlarının tadı zamanla azda olsa artmıştır. Jiang ve ark. (2004) ve Nguyen ve ark. (2004) 1-MCP uygulanmış meyvelerin yeme kalitesinin daha iyi olduğunu bildirmişlerdir. Bizim bulgularımıza göre uygulamalar arasında tat ve aroma açısından bir fark görülmemiştir. Uygulamalar muzların tat ve aromalarına olumsuz bir etkide bulunmamıştır. 138

139

4.2.10.2. 2.Yıl Olgunlaştırılmış Muzlarda Tat ve Aroma Deneme meyvelerinin tüketici beğenisine sunulduğu duyusal panel testlerinden tat testi panelistler tarafından ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Deneme meyvelerinin tadı deneme süresince panelistler tarafından 2.83 (Kontrol 8. gün DC) ile 4.89 (MAP+1-MCP+KMnO 4 6. gün GN) arasında puanlar alarak değerlendirilmiştir. Deneme süresince panelistlerin görüşleri olarak tatta meydana gelen değişimlere ait veriler Çizelge 4.39 da gösterilmiştir. Panelist değerlendirmelerine göre tat ve aroma üzerine çeşidin etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır. Panelist değerlendirmelerine göre uygulamaların muzların tat ve aroması üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Panelistlerin tat ve aromasını en çok beğendikleri uygulama 4.21 ile MAP+1-MCP+KMnO 4 iken, tat ve aromanın en az beğenildiği uygulama 3.48 ile kontrol olarak tespit edilmiştir. 2., 4., 6. ve 8. günler arasındaki muhafaza süresi farkının panelistlerin görüşü olarak tat puanı üzerine etkisi istatistiki olarak önemli olmuştur. Denemenin 2. gününde 3.64 olan tat puanı, denemenin 4. gününde 4.04, 6. gününde 4.15, 8. gününde ise 3.71 olarak gerçekleşmiştir. Panelist değerlendirmelerine göre deneme muzlarının tadı 4.ve 6. günlerde daha iyi iken, 2. ve 8. günlerde daha az beğenildiği tespit edilmiştir. 140

141

4.2.11. Olgunlaştırılmış Muzlarda Renk 4.2.11.1. 1. Yıl Olgunlaştırılmış Muzlarda Renk Deneme meyvelerinin tüketici beğenisine sunulduğu duyusal panel testlerinden renk testi panelistler tarafından ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Panelistler tarafından renk testinde puanlar şu şekilde verilmiştir; 1- Tam Yeşil 2- %75 Yeşil 3-50% Yeşil-sarı 4- %75 Sarı 5- Tam Sarı 6- Az kahverengi 7- Çok kahverengi Deneme meyvelerinin rengi deneme süresince bay panelistler tarafından 4.68 (MAP+KMnO 4 +1-MCP 4. gün DC) ile 6.90 (1-MCP 8. gün DC) arasında puanlar alarak değerlendirilmiştir. Panelist değerlendirmelerine göre meyvelerin rengi üzerine çeşidin etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır. Panelist değerlendirmelerine göre uygulamaların meyve rengi üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır. 4. ve 8. günler arasındaki zaman farkının panelistlerin görüşü olarak renk puanı üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Denemenin 4. gününde 5.23 olan renk puanı, denemenin 8. gününde 6.31 olarak tespit edilmiştir. Panelistler muzların renginin zamanla bozulduğunu bildirmişlerdir. Boonyaritthongchai ve Kanlayanarat (2010) na göre 1-MCP uygulaması muz kabuğunun sarı rengi geciktirmiştir. Bizim bulgularımıza göre 1-MCP tek başına renk üzerine olumlu etkide bulunmamıştır. MAP ve KMnO 4 ile birlikte uygulamaları daha olumlu sonuçlar vermiştir. 142

Moradinezhad ve ark. (2010b) na göre 10 µl dozunda 1-MCP uygulaması muzlarda renk bozuklukları meydana getirmektedir. Düşük O 2 ve yüksek CO 2 şartlarında depolanan meyvelerde renk bozuklukları oluşmaktadır (Klieber ve ark., 2002). 4.2.11.2. 2. Yıl Olgunlaştırılmış Muzlarda Renk Deneme meyvelerinin tüketici beğenisine sunulduğu duyusal panel testlerinden renk testi panelistler tarafından ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Deneme meyvelerinin rengine panelistlerin değerlendirmeleri ile ilgili veriler Çizelge 4.40 da verilmiştir. Deneme meyvelerinin rengi deneme süresince panelistler tarafından 4.98 (MAP+KMnO 4 +1-MCP 2. gün GN) ile 7.00 (1-MCP 6. gün GN) arasında puanlar alarak değerlendirilmiştir. Panelist değerlendirmelerine göre renk üzerine çeşidin etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır. Panelist değerlendirmelerine göre uygulamaların meyve rengi üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Uygulamalar içerisinde rengin en iyi muhafaza edildiği uygulama MAP+KMnO 4 +1-MCP uygulaması (5.17), en kötüsü de kontrol (6.30) olarak tespit edilmiştir. Raf ömrü süresinin (2., 4., 6. ve 8. gün) muzların renk puanı üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Denemenin 2. gününde 5.14 olan renk puanı, denemenin 4. gününde 5.81, 6. gününde 5.97, 8. gününde de 6.29 olarak tespit edilmiştir. Panelist değerlendirmelerine göre deneme muzlarının renginin 2. günden sonra hızla bozulduğu tespit edilmiştir. 143

144

4.2.12. Olgunlaştırılmış Muzlarda İndirgen Şeker 4.2.12.1. 1. Yıl Olgunlaştırılmış Muzlarda İndirgen Şeker Denemenin 1. yılında meydana gelen indirgen şeker miktarı deneme süresince 8.10 g/100 g (1-MCP+MAP+KMnO 4 4. gün GN) ile 13.57 g/100 g (1- MCP 8. gün GN) arasında gerçekleşmiştir. İndirgen şeker miktarı üzerine çeşidin etkisi istatiksel olarak önemli bulunmamıştır. Uygulamaların indirgen şeker miktarı üzerine etkisi de istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır. 4. ve 8. günler arasındaki muhafaza süresi farkının indirgen şeker miktarı üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. İndirgen şeker miktarı denemenin 4. gününde 10.38 g/100 g olarak gerçekleşirken, 8. gününde 11.66 g/100 g olarak tespit edilmiştir. Srivastava ve Dwivedi (2000) indirgen şeker miktarı başlangıca göre 4 ila 8 kat arttığını bildirmiştir. Uygulamalar kontrole göre ilk 4 günde %25 ile %42 arasında indirgen şeker miktarını düşürmüştür. İndirgen şeker miktarı olgunlukla birlikte nişastanın parçalanmasından dolayı artmıştır. Bizim bulgularımızda benzer şekilde indirgen şeker miktarı başlangıca göre arttığı tespit edilmiş ancak başlangıca göre indirgen şekerdeki artış bu çaşılma sonucu kadar yüksek olmadığı görülmüştür. Prabha ve Bhayalakshmi (1998) muzlarda indirgen şekerlerin miktarının olgunlukla birlikte %1.8 den %19 a kadar arttığını ifade etmişlerdir. Deneme meyvelerinin 1.yıl indirgen şeker miktarları ile ilgili veriler Çizelge 4.41 de verilmiştir. 145

146

4.2.12.2. 2. Yıl Olgunlaştırılmış Muzlarda İndirgen Şeker Denemenin 2. yılında meydana gelen indirgen şeker miktarı deneme süresince 4.63 g/100 g (1-MCP+MAP+KMnO 4 2. gün GN) ile 17.08 g/100 g (MAP+ KMnO 4 8. gün GN) arasında değişme göstermiştir. İndirgen şeker miktarı üzerine çeşidin etkisi istatiksel olarak önemli bulunmamıştır. Uygulamaların indirgen şeker miktarı üzerine etkisi de istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır. 2., 4., 6. ve 8. günler arasındaki muhafaza süresi farkının indirgen şeker miktarı üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. İndirgen şeker miktarı denemenin 2. gününde 5.95, 4. gününde 8.22, 6. gününde 9.00 ve 8. gününde 12.55 g/100 g olarak tespit edilmiştir. Deneme meyvelerinin 2.yıl indirgen şeker miktarları ile ilgili veriler Çizelge 4.42 de verilmiştir. 147

148

4.2.13. Olgunlaştırılmış Muzlarda Hue Açı Değeri Denemenin 2. yılında olgunlaştırılmış muzlarda meydana gelen renk değişimlerinin hue açı değeri ile ilgili veriler deneme süresince 67.41 (1- MCP+MAP+KMnO 4 6. gün GN) ile 93.73 (KMnO 4 2. gün GN) arasında gerçekleşmiştir. Hue açı değeri üzerine çeşidin etkisi önemli değildir. Uygulamaların hue açı değeri üzerine etkisi de istatistiki olarak önemli değildir. 2.,4., 6. ve 8. günler arasındaki muhafaza süresi farkının hue açı değeri üzerine etkisi istatistiki olarak önemlidir. Hue açı değeri denemenin 2. gününde 92.34, 4. gününde 88.36, 6. gününde 87.52 ve 8. gününde 88.69 olarak gerçekleşmiştir. Deneme meyvelerinin hue açı değerleri ile ilgili veriler Çizelge 4.43 de verilmiştir. 149

150

4.2.14. Olgunlaştırılmış Muzlarda Kroma Değeri Denemenin 2. yılında olgunlaştırılmış muzlarda meydana gelen renk değişimlerinin kroma değeri deneme süresince 24.95 (Kontrol 8. gün GN) ile 52.40 (MAP 4. gün DC) arasında gerçekleşmiştir. Kroma değeri üzerine çeşidin etkisi istatiksel olarak önemli bulunmamıştır. Uygulamaların kroma değeri üzerine etkisi de istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır. 2., 4., 6. ve 8. günler arasındaki zaman farkının kroma değeri üzerine etkisi istatistiki olarak önemli değildir. Deneme meyvelerinin kroma değerleri ile ilgili veriler Çizelge 4.44 de verilmiştir. 151

152

4.2.15. Poligalakturonaz Aktivitesi (U/ml/dak) Denemenin 2. yılında olgunlaştırılmış muzlarda tespit edilen poligalakturonaz aktivitesi ile ilgili veriler deneme süresince 0.18 U/ml/dak (1-MCP 6. gün, GN) ile 0.49 U/ml/dak (1-MCP+KMnO 4, 8. gün, DC) arasında gerçekleşmiştir. Poligalakturonaz aktivitesi üzerine çeşidin etkisi istatiksel olarak önemli bulunmamıştır. Uygulamaların poligalakturonaz aktivitesi üzerine etkisi de istatistiki olarak önemli olmamıştır. İstatiksel olarak önemi olmasada poligalakturonaz aktivitesi en yüksek MAP+KMnO 4 uygulaması yapılan meyvelerde 0.34 U/ml/dak, en düşük 1- MCP uygulamasında 0.26 U/ml/dak olarak tespit edilmiştir. Denemin 2. yılında olgun muzlarda yapılan çalışmada raf ömrü süresinin poligalakturonaz aktivitesi üzerine etkisi istatistiki olarak önemli bulunmuştur. Poligalakturonaz aktivitesi raf ömrü süresinin 2. gününde 0.25 U/ml/dak, 4. günde 0.28 U/ml/dak, 6. günde 0.25 U/ml/dak olarak gerçekleşirken, 8. gününde 0.37 U/ml/dak olarak gerçekleşmiştir. Lohani ve ark. (2004) na göre 1-MCP PG aktivitesi üzerine etkili değildir, IAA ise etkilidir. Prabha ve Bhayalakshmi (1998) ye göre pektinmetilesteraz ve poligalakturonaz aktivitesi olgunlukla birlikte artar. Aynı araştırıcılara göre meyve eti sertliğini en çok etkileyen enzimler: pektinazlar, amilazlar, ksilamazlar ve laminarinazlardır. Pektinazlardan PG aktivitesi neredeyse aynı kalırken, pektinmetilesteraz klimakterik bir pik yapmıştır. 153

154

5. SONUÇ VE ÖNERİLER İhsan CANAN 5. SONUÇ VE ÖNERİLER 1. Yeşil muzların uzun süreli muhafazası için MAP kullanılmalıdır. Başka bir uygulamaya gerek kalmaksızın MAP içerisindeki muz meyvelerinin ağırlık ve derim sonrası kayıpları yarı yarıya az olmakta, genel görünümü ve tadı daha çok beğenilmekte, yeşil sarı rengi daha iyi korunmakta, meyveler daha geç kahverengileşmektedir. 3 no lu olgunluk aşamasında yürütülen denemede de sonuçlar benzer şekildedir. 2. Taraklara ayırma işleminden sonra, yeşil muz meyvelerinin içine bırakıldığı su içerisinde 1000 ppm Imazalil in kullanımı, derim sonrası kayıplarını 4 kat azaltmakta, buna ilave olarak tek tek veya kombine yapılan diğer uygulamalar kayıpları %50 daha azaltmaktadır. 3. Yeşil muzlara yapılan uygulamalar Grand Nain çeşidinin muhafaza ve raf ömrü açısından avantajlı olduğunu göstermektedir. Grand Nain muz çeşidinde Dwarf Cavendish e göre daha az ağırlık ve derim sonrası kayıpları meydana gelmekte, titre edilebilir asitliği daha uzun süre muhafaza etmekte, genel görünümü, tadı ve rengi daha fazla beğenilmektedir. 3 no lu olgunluk aşamasında yürütülen denemede de sonuçlar benzer şekilde gerçekleşmiştir. Grand Nain çeşidi yeni kurulacak bahçelere, raflarında muz satışı yapan marketlere ve tüketicilere önerilebilmektedir. 4. 1-MCP nin yeşil meyvelerde kullanımı yeşil sarı renk kontrastlarını artırdığından dolayı mevcut hali ile risklidir. 3 no lu olgunluk aşamasında yürütülen denemede de sonuçlar yeşil muzlarda yürütülen deneme sonuçlarına benzer şekilde gerçekleşmiştir. 3 no lu olgunluk aşamasındaki muzlara 1-MCP tek başına uygulandığında genel görünümü ve rengi bozmaktadır. Bu nedenle 3 numaralı olgunluk aşamasındada 1-MCP tek başına uygulanmamalıdır. Ancak yeşil muzlarda 1-MCP nin kullanımı ile ilgili çalışmalar bırakılmamalıdır. Bu çalışmalar 1-MCP nin direk uygulamalarından daha çok, uygulama yapıldıktan sonra oluşturduğu etki mekanizmasının gerektiğinde kırılması veya meyvelerde oluşturduğu olumsuz semptomların giderilmesine yönelik pratik uygulamaların araştırılması şeklinde olmalıdır. 155

5. SONUÇ VE ÖNERİLER İhsan CANAN 5. Ağırlık ve çürüme kaybı risklerinden dolayı muzlarda 5-7 parmaklı tarakların fungusit ve diğer uygulamalarla birliktede olsa 30 günden fazla yeşil muhafazası önerilmemektedir. 6. En uygun raf ömrü zamanı 3 no lu olgunluk aşamasından sonraki 2. gündür. Muzların tadı 3 no lu olgunluk aşamasından sonra 2.günden sonra artmakta, 6. günden sonra ise azalmakta, genel görünümleri bozulmaktadır. 4 ve 6. gün raf ömrü arasında önemli fizyolojik farklar olsada genel görünüm, tat ve aroma, meyve dış rengi birbirine benzemektedir. Tüketici tercihlerini etkilemeden raf ömründe 4 günden fazla bir süre bekletilmek hedeflenirse, bu süre maksimum 6 gün olmalıdır. Bu tez çalışmasından elde edilen sonuçlara göre aşağıdaki konuların ilerde çalışılması uygun olacaktır; 1. Yeşil muzlara 1-MCP uygulandıktan sonra muz meyveleri üzerinde yeni etilen reseptörlerinin oluşmasını kontrol edilmesi uygulamaları, 2. Etilen reseptörü oluşumunun biyokimyasal ve moleküler düzeyde incelenmesi ile reseptör oluşumunda kilit konumda bulunan biyokimyasal yolların tespiti ve kontrolü çalışmaları, 3. Yeni etilen reseptörleri oluşumu amacı ile sıcak suya daldırma ve kürleme denemeleri, 4. Yüzeysel kahverengileşmenin sekonder sebebi olan enzimatik kararmanın biyokimyasal olarak önlenmesi için hücre içindeki PPO enzimini inaktive edecek uygulamaların araştırılması 156

KAYNAKLAR ANONYMOUS, 2012 a. FAOSTAT FAO http://faostat.fao.org/ ANONYMOUS, 2012 b. http://en.wikipedia.org/wiki/grand_nain ANONYMOUS, 2012 c. http://en.wikipedia.org/wiki/dwarf_cavendish ANONYMOUS, 2012 d www.bananacongress.com/downloads/presentations/ward.pdf ANONYMOUS, 2012 e http://en.wikipedia.org/wiki/smartfresh ANONYMOUS, 2012 f http://www.tuik.gov.tr/bitkiselapp/tarimdenge.zul ANONYMOUS, 2012 g http://ripening-fruit.com/banana BEN YEHOUSHA, S., RODOV, V., PERZELAN, J., 2009. Control of water condensation and effects of perforation of the plastic film of the sealed package on spoilage of fresh produce. 10. International Controlled&Modified Atmosphere Research Conference, Abstract Books, p 22. BHANDE, S.D., RAVİNDRA, M.R., GOSWAMİ, T.K., 2008. Respiration rate of banana fruit under aerobic conditionsat different storage temperatures. Journal of Food Engineering 87 (2008) 116 123. BIALE, J. B., YOUNG, R. E., AND OLMSTEAD A. J., 1953. Fruit respiration and ethylene production. Plant physiology pp.168-174. BOONYARITTHONGCHAI, P., KANLAYANARAT, S., 2010. Effect of 1-MCP Treatment on the Postharvet Quality of Banana Fruit (cv. Kluai Kai). Proc.6 th International Postharvest Symposium,Eds.:M.Erkan and U. Aksoy, Acta Hort.877,ISHS 2010 p 359. BOWER, J.H, JOBLING, J.J., PATTERSON, B.D., RYAN, D.J., 1998. A method for measuring the respiration rate and respiratoryquotient of detached plant tissues. Postharvest Biology and Technology 13 (1998) 263 270. CANAN, İ., PINAR, H., GULSEN, O., YILMAZ, C., AGAR, T., 2009. Effect of 1- MCP,MAP,KMNO 4 and combinations on Shelf Life and Eating Quality of Anamur Banana (Musa sp. Dwarf cavendish). 6.International Postharvest Symposium, Abstract Books, p 222. 157

CHOEHOMA,1.R., KETSA, S., G. VAN DOORN, W., 2004. Senescent spotting of banana peel is inhibited by modified atmosphere packaging. Postharvest Biology and Technology 31 167 175. CEMEROĞLU, B., 2007. Gıda Analizleri, Gıda Teknolojileri Derneği Yayınları, No: 34, s 52-88. ÇELİKEL, F.G., ACICAN, T., ASLIM, A.Ş., 2010. Effect of 1-MCP Pretreatment on cold Storage of Kiwifruit. Proc 10 th Intern. Controlled and Modified Atmosphere Research Conference, Eds.:M.Erkan and U. Aksoy,Acta Hort. 876, ISHS 2010, p 237. DE LAPEYRE DE BELLAIRE L., CHILLET, M., LASSOIS, L., EWANE, C., BASTIAANSE, H., JIJAKLI, M.H., LEPOIVRE P., 2009. The Postharvest Quality of Bananas İs Determined by Preharvest Factors. 6. International Postharvest Symposium, Abstract Books, p 206. DUBOIS, M.K.A., HAMILTON, J.K., REBERS, P.A., SMITH, F., 1956. Colorimetric method for determination of sugars and related substances.anal. Chem. 28, p350 356. DÜNDAR, Ö., PEKMEZCİ, M., 1991. Farklı Derim Zamanları ve Depo Koşullarının Valencia ve Kozan Yerli Portakallarının Muhafazasına Etkisi Üzerinde Araştırmalar. Doğa TUR.Tar. ve Orm. Dergisi 1991. 15(3):604-612. HARRIS, D.R., SEBERRY, J.A., WILLS, R.B.H. AND SPOHR, L.J., 2000 Effect of Fruit Maturity on Efficiency of 1-Methylcyclopropene to Delay The Ripening of Bananas. Postharvest Biology and Technology. Volume 20, Issue 3, November 2000, Pages 303-308. JIANG, Y., JOYCE, D.C. AND MACNISH A.J., 1999. Extension of the shelf life of banana fruit by 1-methylcyclopropene in combination with polyethylen bags. Postharvest Biology and Technology. Volume 16, Issue 2, June 1999, Pages 187-193. JIANG, W., ZHANG, M., HE, J. AND ZHOU, L., 2004. Regulation of 1-MCP treated Banana Fruit Quality By Exogenous Ethylene and Temperature. Food Sci. Tech. Int. 2004;10(1):0015-6. Sage Pub. ISSN:1082-0132. 158

JIANG, Y., JOYCE, D.C., 2005. Effects of 1-methylcyclopropene alone and in combination with polyethylene bags on the postharvest life of mango fruit. Annals of Applied Biology, Volume 137, Issue 3, Pages 321-327. KADER, A.A., SOMMER, N.F., ARPAIA, M.L., 2002a. Postharvest Technology of Horticultural Crops. University of California Agricultural and Natural Resources, Publication 3311, Oakland, California p385-399. KADER, A.A., SOMMER, N.F., ARPAIA, M.L, 2002b. Postharvest Technology of Horticultural Crops. University of California Agricultural and Natural Resources, Publication 3311, Oakland, California p135-144. KARAÇALI, İ., 2002. Bahçe Ürünlerinin Muhafazası ve Pazara Hazırlanması. Ege Üniversitesi Basımevi, Bornova/İzmir, s 469. KLIEBER, A., BAGNATO, N., BARRETT, R., SEDGLEY M., 2002. Effect of postripening nitrogen atmosphere storage on banana shelf life, visual appearance and aroma. Postharvest Biology and Technology 25 15 24 KOZAK, B., 2003. Muz Yetiştiriciliği. Burcu Ofset, Ankara s497. LOHANI, S., TRIVEDI, P.K. AND NATH, P., 2004. Changes in activities of cell wall hydrolases during ethylene-induced ripening in banana effect of 1-MCP, ABA and IAA. Postharvest Biology and Technology. Volume 31, Issue 2 February 2004, Pages 119-126. MAHAJAN, P.V., SAUSA-GALLAUGHER, M.J., YUAN, B., PATEL, H.A., OLIVIERA, J.C., 2009. Development of Web Based Software for MAP design. 10. International Controlled&Modified Atmosphere Research Conference, Abstract Books, p 18. McGUIRE, R.G., 1992. Reporting of Objective Color Measurements. HortScience, Vol. 27 (12), 1254-1255. MILLER, G.L., 1959. Use of dinitrosalicyclic acid reagent for determination of reducing sugar. Anal. Chem. 31, 426-428. 159

MORADINEZHAD, F., KLIEBER, A., SEDGLEY, M., ABLE, A.J., 2010a. Effect of ripening Temperatures on Shelf Life and Quality of Partially Ripened 1- MCP Treated Bananas. Proc.6 th International Postharvest Symposium,Eds.:M.Erkan and U. Aksoy, Acta Hort.877,ISHS 2010, Volume1, p 353. MORADINEZHAD, F., KLIEBER, A., SEDGLEY, M., ABLE, A.J., 2010b. Timing of Methylcyclopropene Exposure in Relation to Ethylene Application Influences Shelf Life of Cavendish Bananas.. Proc.6 th International Postharvest Symposium,Eds.:M.Erkan and U. Aksoy, Acta Hort.877,ISHS 2010, Volume1, p 305. NGUYEN, T.B.T., KETSA, S. AND DOORN, W.G.V, 2003. Relationship between browning and the activities of polyphenol oxidase and phenylalanine ammonia lyase in banana peel during low temperature storage. Postharvest Biology and Technology. Volume 30, 2003, p187-193. NGUYEN, T.B.T., KETSA, S. AND DOORN, W.G.V, 2004. Effect of modified atmosphere packaging on chilling-induced peel browning in banana. Postharvest Biology and Technology. Volume 31, Issue 3, March 2004, p 313-317. ÖZKAYA, O., DÜNDAR, Ö., 2009a. Response of 1-methylcyclopropene (1-MCP) treatments on some quality parameters of plum during storage. Journal of Food, Agriculture & Environment JFAE, 7 (2), 233-236 ÖZKAYA, O., DÜNDAR, Ö., 2009b. Influence of 1-methylcyclopropene (1-MCP) on Fuji apple quality during long-term storage, Journal of Food, Agriculture & Environment JFAE, 7 (2), 146-148 PELAYO, C., VILAS-BOAS, V.B.E., MUHAMMED, B. AND KADER, A.A., 2003. Variability in Responses of Partially Ripe Bananas to 1- methylcyclopropene. Postharvest Biology and Technology. Volume: 28, Issue 1, April 2003, Pages 75-85. PAYASI, A., SANWAL, G.G., 2003. Pectate lyase activity during ripening of banana fruit. Phytochemistry 63 (2003) 243 248. 160

PATHAK, N., SANWAL, G.G., 1998. Multiple forms of polygalacturonase from banana fruits. Phytochemistry. Volume 48, p 249 255. PAYDAŞ, S., GÜBBÜK, H., KAŞKA, N., 1987. Muz Muhafazası Üzerine Potasyum Permanganatın Etkisi. Derim, 9(1) Sayfa 28-34. PRABHA, T.N. AND BHAGYALAKSHMI, N., 1998. Carbohydrate Metabolism In Ripening Banana Fruit. Phytochemistry, Vol.48, No.6, p 915-919. PROMYOU, S., KETSA, S., G. VAN DOORN W., 2008. Hot water treatments delay cold-induced banana peel blackening. Postharvest Biology and Technology. Volume 48, p 132 138. PURGATTO, E., OLIVIERA DO N., R.,J., LAJOLO, F.M., CORDENUNSI, B.R., 2002. The onset of starch degradation during banana ripening is concomitantto changes in the content of free and conjugated forms of indole- 3-acetic acid. J. Plant Physiol. Volume159, p 1105-1111. RAMIN, A.A, 2009. Extension of Shelf Life of Apple Fruit by 1- Methylcyclopropene in Combination with Polyethylene Bags. 10.International Controlled&Modified Atmosphere Research Conference, Abstract Books, p 78. RAMIN, A.A, 2010. Potassium Permanganates and Short Term Hypobaric Enhances Shelf Life of kiwifruits.. Proc.6 th International Postharvest Symposium,Eds.:M.Erkan and U. Aksoy, Acta Hort.877,ISHS 2010, Volume1, p 849. RODOV, V., VINOKUR, Y., HOREV, B., GOLDMAN, G., FISHMAN, S., 2009. Microperforated Active Modified-Atmosphere Packaging (MAMA Packaging) A paradoxical Approach to Extend Life of Fresh Produce. 10.International Controlled&Modified Atmosphere Research Conference, Abstract Books, p 28. SRIVASTAVA, M.K., DWIVEDI, U.N., 2000. Delayed ripening of banana fruit by salicylic acid. Plant Science 158: 87 96. STEWART, O. J.,. RAGHAVANB, G.S.V., GOLDENA K.D., GARIEPYB, Y., 2005. MA storage of Cavendish bananas using silicone membrane and diffusion channel systems. Postharvest Biology and Technology 35 309 317. 161

TRAKULNALEUMSAI, C., KETSA, S., G. VAN DOORN, W., 2006. Temperature effects on peel spotting in Sucrier banana fruit. Postharvest Biology and Technology 39: 285 290. WILLS, R., MC GLASSON, B., GRAHAM, D., JOYCE, D., 1998. Postharvest, an introductionto the physiology and handling of fruit, vegetables and ornamentals, 4th edition, CAB International. 162

ÖZGEÇMİŞ 16/04/1976 yılında Adana Kozan da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Adana da, lise öğrenimini Ankara da tamamladı. 1993 yılında başladığı Çukurova Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bahçe Bitkileri Bölümü nden 1998 yılında mezun oldu. 2000 yılında Fen Bilimleri Enstitüsü Bahçe Bitkileri Anabilim Dalında meyve sebzelerin muhafazası ve depolaması konusunda yüksek lisansa başladı ve 2005 yılında tamamladı. Aynı yıl aynı bölümde doktora çalışmasına başladı ve 2012 yılında tamamladı. ALATA Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Teknik ve İdari Hizmetler Koordinatörlüğü görevini yürütmektedir. Evli ve iki çocuk babasıdır. 163

EKLER 164

165

EK 1. Deneme İle İlgili Resimler 166

EK 2. Denemenin 1. Yılı Korelasyonlar 167

EK 3. Denemenin 2. Yılı Korelasyonlar 168

EK 4. Yeşil Muz Denemesi İnteraksiyonlar 169

EK 5. 3 No lu Olgunluk Aşaması İnteraksiyonlar 170

Ek 6. Renk Kodları ve Anlamları 171