1-) Mal Piyasası 16.05.2013



Benzer belgeler

TİCARET POLİTİKASI ARAÇLARI

1 İKTİSAT (EKONOMİ) İLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR

ISL 201 Pazarlama İlkeleri. Doç. Dr. Hayrettin ZENGİN

İKTİSADA GİRİŞ-2 İKT104U

ÜNİTE:1. Sosyal Politikaya İlişkin Genel Bilgiler ve Sosyal Politikanın. Araçları ÜNİTE:2. Sosyal Politikanın Tarihsel Gelişimi ÜNİTE:3

Koruma Önleminin Uzatılmasına İlişkin Görüşlerimiz. 22 Kasım 2011

EKONOMİK GELİŞMELER Ekim 2012

Emek Piyasalarının Uluslararası Mukayesesi / Emek Piyasası Dersi Çalışma Soruları-1

Cinsiyet Eşitliği MALTA, PORTEKİZ VE TÜRKİYE DE İSTİHDAM ALANINDA CİNSİYET EŞİTLİĞİ İLE İLGİLİ GÖSTERGELER. Avrupa Birliği

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...III AÇIKLAMA... V BÖLÜM I - TEMEL KAVRAMLAR...1

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. İktisata Giriş I İKT

MALİYET ANALİZİ. Dr. Emin KURTCEBE Denizli SMMM Odası Genel İdare Müdürü

MALZEMELERİN GERİ DÖNÜŞÜMÜ. Prof.Dr. Kenan YILDIZ

ÇALIŞAN BAĞLILIĞINA İTEN UNSURLAR NEDİR VE NEDEN ÖNEMLİDİR?

Akaryakıt kaçakçılığına geçit yok

İNSAN KIYMETLERİ YÖNETİMİ 4

İRAN İSLAM CUMHURİYETİ MENŞELİ NAYLON İPLİK İTHALATINDA UYGULANAN KORUNMA ÖNLEMİNİN UZATILMASINA İLİŞKİN BAŞVURUNUN GİZLİ OLMAYAN ÖZETİ

2.BÖLÜM ÇOKTAN SEÇMELİ

SERMAYE PİYASALARININ GELİŞMESİ EKONOMİLERDEKİ KRİZLERİN BAŞ ETKENİ OLABİLİR Mİ?

LİTVANYA ÜLKE RAPORU

ÜNİTE - 2 İŞLETME ÇEŞİTLERİ

Ders içeriği (10. Hafta)

İnovasyon ve Rekabetçilik Operasyonel Programı

2016 Ocak SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSLERİ 25 Ocak 2016

Bölüm 10 Teknolojik Yenilik ve Ekonomik Performans

ULUSLARARASI İŞLETMECİLİK

Esneklik... Talebin Fiyat Esnekliği. Esneklikler. Talebin Fiyat Esnekliğini Belirleyen Faktörler


MAL PİYASASI (Eksik Rekabet Piyasaları)

EKONOMİK GELİŞMELER Eylül 2013

Ders 2: Su Miktarı Hesabı. Su temin şeması tasarımında kentsel kullanım amaçlı su miktarının hesaplanması için aşağıdaki veriler gereklidir:

iktisaoa GiRiş 7. Ürettiği mala ilişkin talebin fiyat esnekliği değeri bire eşit olan bir firma, söz konusu

KAMULAŞTIRMA 2942 Sayılı Kanun

AR& GE BÜLTEN ARAŞTIRMA VE MESLEKLERİ GELİŞTİRME MÜDÜRLÜĞÜ HAZİRAN. Turizm Sektörü Genel Değerlendirmesi ve Sektörde Çalışanların İş Tatmini

Sektör eşleştirmeleri

FĐYAT ĐNTĐBAKLARI VE TĐCARET DENGESĐ DR. DĐLEK SEYMEN ASLI SEDA BĐLMAN

Avrupa da UEA Üyesi Ülkelerin Mesken Elektrik Fiyatlarının Vergisel Açıdan İncelenmesi

ULUSLARARASI ÜRETİM ZİNCİRLERİNDE DÖNÜŞÜM VE TÜRKİYE NİN KONUMU -Değerlendirme-

1. Para Arzı Tanımları ve Açık Piyasa İşlemleri (APİ)

PGD KONUSUNDA GENEL BİLGİ. Ürün Güvenliği Nedir?

EKONOMİK GELİŞMELER Aralık 2015

Bölüm 13: Yapı, Yönetim, Performans, ve Piyasa Analizi 2. Sağlık Ekonomisi

Türkiye Cumhuriyeti-Ekonomi Bakanlığı,

YENİLEME FONU MUHASEBE KAYITLARI R A P O R 08/ TEMMUZ

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ

Değişen Dünyada Güçlü İşletmeler Olmak. GİRİŞİM EĞİTİM ve DANIŞMANLIK MERKEZİ

Türkiye Elektrik Piyasasının Geleceği Serbestleşen Bir Piyasa İçin Olası Gelecek Senaryoları

İZMİR TİCARET ODASI BREZİLYA ÜLKE RAPORU

tepav türkiye ekonomi politikaları araştırma vakfı

Türkiye-AT Gümrük Birliği

ÖRTÜALTI YETİŞTİRİCİLİĞİ

DOĞAL KAYNAKLAR VE EKONOMİ İLİŞKİLERİ

6. Kamu Maliyesi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası. Tablo 6.1. Merkezi Yönetim ve Genel Devlet Bütçe Dengesi (GSYİH'nin Yüzdesi Olarak)

1. Ürün ve hizmet maliyetini hesaplamak 2.Maliyet kayıtları yapmak

DIŞ TİCARET BEKLENTİ ANKETİ ÇEYREĞİNE İLİŞKİN BEKLENTİLER

Bu sektör raporu kapsamına giren ürünler şu şekilde sınıflandırılmaktadır: Ürün Adları. Eşyası. Yastık, Yorgan ve Uyku Tulumları

MESLEK KOMİTELERİ ORTAK TOPLANTISI 11 Eylül 2015

METALİK OLMAYAN DİĞER MİNERAL ÜRÜNLERİN İMALATI Hazırlayan Filiz KESKİN Kıdemli Uzman

MESLEK KOMİTELERİ DURUM TESPİT ANKETİ

GENEL BİLGİLER DIŞ TİCARET BİLGİLERİ

TEFE VE TÜFE ENDEKSLERİ İLE ALT KALEMLERİNDEKİ MEVSİMSEL HAREKETLERİN İNCELENMESİ* Soner Başkaya. Pelin Berkmen. Murat Özbilgin.

TR ESKİŞEHİR TİCARET BORSASI AR-GE VE İNOVASYON LABORATUARI PROJESİ 2011 NİSAN EKİM

Bölüm 8: TAM REKABET PİYASASI. Firmaların piyasalarda nasıl davranacağı, piyasa yapısı ile yakından ilişkilidir.

REKABET KURULU KARARI

ANKARA İLİ BASIM SEKTÖRÜ ELEMAN İHTİYACI

Kuru Kayısı. Üretim. Dünya Üretimi

KALİTE ÇEMBERLERİ NEDİR?

Yard. Doç. Dr. Necmettin ÖZEL Abant İzzet Baysal Üniversitesi Öğr. Grv. İbrahim KARAGÖZ Abant İzzet Baysal Üniversitesi

TÜRK SANAYĠSĠNĠN KALBĠ TEKSTĠL VE HAZIR GĠYĠM SEKTÖRÜNDEKĠ GELĠġMELER

GIDA TEKNOLOJİSİ PESTİL ÜRETİMİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

İş kazalarında yaşamını yitiren binlerce işçinin anısına...

LİDERLİK TEKSTİL VE OTOMOTİVDE... Dr. Can Fuat GÜRLESEL

DIŞ TİCARETTE KÜRESEL EĞİLİMLER VE TÜRKİYE EKONOMİSİ

TRAKYA BÖLGESİ NİN İŞGÜCÜ PİYASASI ANALİZİ

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 2

1) İşletmenin ihtiyacı olan fonların sağlanması, uygun varlıklara yatırılması ve bu fonların yönetilmesi sürecine ne ad verilir?

MALİYET MİNİMİZASYONU... 2

Singapur Ticaret Müşavirliği TRANS PASİFİK ORTAKLIK ANLAŞMASININ SİNGAPUR EKONOMİSİ VE DIŞ TİCARETİNE POTANSİYEL ETKİSİ

2013 YILI PİYASA GÖZETİMİ VE DENETİMİ FAALİYETLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

BOSSA DIŞ GİYİM İŞLETMESİNDE FASON İPLİK İMALATI TERMİN SÜRELERİNE ALTI SIGMA ARAÇLARI İLE İSTATİSTİKSEL YAKLAŞIM

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2014 HAZİRAN İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME

2013 Yılında Yabancıların Gayrimenkul Alımı Yüzde 15,7 Artarak 3,0 Milyar Dolar Oldu

KÜRESEL PAZARLAMADA MARKA VE ÜRÜN KARARLARI

Gazi Üniversitesi Patent Destek Birimi Deneyimleri

GENEL BİLGİ. KOBİ ler ve KOSGEB

KÜRESEL TAVUK ETİ TİCARETİ

Türkiye de tarımda enerji tüketimi 25/01/2013

MALİYET YÖNETİMİ (MUH302U)

BAHAR YARIYILI İKTİSADİ MATEMATİK VİZE SORU VE CEVAPLARI 1) Bir mala ait arz ve talep fonksiyonları aşağıdaki gibidir:

Karlılık Faktörü. Kâr seviyesi = Satış Fiyatı Maliyet

GİYİM ÜRETİM TEKNOLOJİSİ KADIN ELBİSE DİKİMİ MODÜL PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

BÜRO YÖNETİMİ VE SEKRETERLİK DANIŞMA GÖREVLİSİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

TÜRK ELEKTRONİK SANAYİİ

YİYECEK İÇECEK HİZMETLERİ AÇIK ALAN SATICILARI EĞİTİMİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

İSTANBUL TİCARET ODASI Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Şubesi

Transkript:

1-) Mal Piyasası Mal piyasası türlerini aşağıdaki gibi sınıflandırmak mümkündür; 1-1) Tam Rekabet Piyasası: Bu tip bir piyasa yapısı içerisinde kullanılan rekabet sözcüğü gerçek anlamının dışında kalmaktadır. Çünkü rekabet; karlılıklarını arttırmaya çalışan firmaların birbirleri ile giriştikleri mücadele olarak ifade edilmektedir. Ancak bu tip piyasalarda bir mücadele söz konusu değildir. Bunun nedeni de tam rekabet piyasalarında her şeyin birbiri ile aynı oluşudur. Aslında bu piyasa türü var olan bir yapı değildir. Var olması istenen, ideal bir yapının tarifidir. Tam rekabet piyasasının özellikleri ise şunlardır; Piyasada çok sayıda alıcı ve satıcı vardır: Bu tip piyasalarda fiyat oluşumunu etkileyemeyecek kadar çok sayıda alıcı ve satıcının bulunduğu varsayılır. Yani üretici ve tüketicinin davranışları fiyatı etkilemez. Bu nedenle üretici ve tüketiciler, fiyatı belirleyen değil, fiyatı veri alan konumundadırlar. Ürünün homojen olması: Bu tip bir piyasada üretilen tüm malların aynı özelliğe sahip olduğu düşünülür. Hiçbir mal diğerinden daha farklı bir ambalaj, koku, renk veya kaliteye sahip değildir. Malların aynı oluşu tüketicilerin üreticiler arsında belirgin bir tercih yapamamalarını sağlar ve bu durum fiyatların aynı kalmasına neden olur. Kısacası hiçbir firma, malının diğerlerine göre daha farklı olduğunu iddia ederek fiyatları değiştiremeyecektir. Üreticilerin ve Tüketicilerin Piyasa Hakkında Tam Bilgi Sahibi Olması: Tam rekabet piyasasında yer alan tüm alıcı ve satıcılar, mal alım ve satımı yapabilecekleri kişiler hakkında her türlü bilgiye sahip olabildikleri gibi malın kalitesi ve fiyatı hakkında da tüm bilgilere kolaylıkla ulaşabilmektedirler. Ayrıca üretim faktörleri sahiplerinin faktör fiyatlarında yaşanacak getiri değişmeleri hakkında bilgi edinmeleri de kolay ve kusursuzdur. Tam rekabet piyasasında yer alan üretici, tüketici ve faktör sahiplerinin ilgili bilgilere ulaşması için ayrıca bir bedel ödemelerine de gerek yoktur. 1

Zarar Kar Zarar Bölgesi 16.05.2013 Piyasaya Giriş ve Çıkışın Serbest Olması: Tam rekabet piyasasında ister üretici isterse tüketici olarak bulunmak isteyenler için herhangi bir sınırlama bulunmamaktadır. Herkes, alıcı veya satıcı olarak istediği zaman bu piyasaya girebileceği gibi istediği zaman bu piyasadan çıkma hakkına da sahiptir. Devletin ilgili piyasaya dair düzenleme yapması tam rekabet piyasasının işleyişi açısından mümkün değildir. İlgili bu giriş çıkış serbestisi üretim faktörleri içinde geçerlidir. Her üretim faktörü kendisi açısından en kazançlı yere istediği zaman herhangi bir kısıt olmaksızın gidebilmektedir. * Tam Rekabet Piyasasında Kar Maksimizasyonu: Tam rekabet piyasasında kar maksimizasyonunun hesabı için toplam maliyet (TC) ve toplam hasılat (TR) eğrileri bir arada değerlendirilmelidir. Kar maksimizasyonunun sağlanabilmesi için toplam hasılat ile toplam maliyet arasındaki farkın en üst düzeye çıkarılması gerekir. Eğer toplam maliyet toplam hasılattan daha büyükse firma zarar edecektir. TR TC B TC TR Zarar Bölgesi C Kar Bölgesi D A 0 Q₁ Q₂ Q₃ Q Kar/Zarar TL Kar Bölgesi 0 Q₁ Q₂ Q₃ Q Zarar Bölgesi Kar / Zarar Eğrisi 2

1-2) Eksik Rekabet: Gerçek hayatta tam rekabet koşullarının oluşması pek mümkün olmamaktadır. İşletmeler ürünlerinin kalite, görünüş veya paketlerinde farklılıklar oluşturmakta bu durumda tam rekabet piyasası ruhuna aykırı düşmektedir. Ayrıca piyasaya girişte her zaman kolay olmamakta, ciddi sınırlamalar veya kontrollere tabi tutulabilmektedir. Bu durum nedeniyle tam rekabetten uzaklaşan piyasa da eksik rekabet şartları oluşmaktadır. Eksik rekabet piyasasında yer alan firmalar fiyatlar üzerinde kısmi bir kontrole sahiptir. Ürünlerinde ki farklılıkları ön plana çıkararak fiyatlarda küçük artışlar yaparak tüm müşterilerini kaybetmeden faaliyetlerine devam edebilecekleri gibi fiyat indirimleri ile yeni müşteriler kazanma yoluna da gidebilmektedirler. Eksik rekabet, piyasalarda yer alan işletmelerin fiyat, arz, üretim, dağıtım ve üretilen malın kalitesi gibi ekonomik değişkenler üzerinde kısmen de olsa denetiminin var olduğu bir yapıyı ifade eder. Eksik rekabet çeşitleri ise şunlardır; 1-2-1) Monopol (Tekel) Piyasası: Yakın ikamesi olmayan bir malın tek bir firma tarafından satıldığı piyasa türüdür. Bu tip piyasalarda tek bir firmanın varlığı fiyat açısından rekabetin oluşmamasına neden olmaktadır. Bu durum ise bu piyasa yapısını tam rekabetten ayıran en önemli özelliktir. Tam rekabet piyasasında yer alan firmalar piyasada oluşan fiyatı veri almak durumundayken, monopol piyasada ise firma bizzat fiyatı belirleyen konumundadır. Ancak kar maksimizasyonunu hedefleyen bir firma sınırsız bir fiyat artışı politikası izleyemeyecektir. Fiyatların arttırılması o mala olan ihtiyaç derecesi gözetilerek yapılmalı ve fiyat artışı kaynaklı satış azalmalarını önleyecek politikalar izlenmelidir. Günümüzde bu tip saf monopollere fazlaca rastlanmamakla birlikte daha çok birkaç firmanın bir araya gelerek oluşturdukları sistemler görülmektedir. Bir araya gelen bu firmalar ortak fiyat ve satış stratejileri belirleyerek satıcılara karşı tek bir firma gibi davranmaktadır. Kartel ve tröstler bu tip oluşumların en belirgin örnekleridir. 3

Kartel, birkaç firmanın anlaşarak üretilecek mal miktarı ve ürünün satış fiyatı konusunda anlaşması durumudur. Petrol üretip satan ülkelerin kurmuş olduğu birlik (OPEC) buna örnek olarak gösterilebilir. Tröst te ise firmalar kartelin de ötesine geçerek tam anlamıyla birleşirler ve saf monopol gücüne sahip olurlar. Monopolün Kaynakları: Monopolün en önemli kaynağı, bir işletmenin önemli bir doğal kaynağa tek başına sahip olması durumudur (elmas üretiminin %80 ini kontrol eden Güney Afrika daki DeBeers şirketi). İktisadi olarak bu tip monopollerden ziyade, piyasaya giriş engellerinin bulunmasından kaynaklanan monopoller üzerinde durulur. Monopollerin oluşmasına neden olan sınırlamalar şunlardır; Yasal Sınırlamalar: Bu tip monopoller yasal monopollerdir. Bunlar; o Devletçe Sağlanan İşletme İmtiyazı: Bu tip monopolde devlet, bir mal veya hizmetin arzını tek bir firmaya verir. Bu model monopolün en eski çeşidi olarak bilinir. Örnek; posta hizmetleri. o Devlet Lisansı: Bu uygulamanın amacı belirli meslek kollarına girişi kontrol altında tutmaktır. Bu meslek kolları genellikle uzmanlık isteyen dallardır ve ancak devletçe verilen bir belgeye dayanılarak yapılabilir. Bu tip bir durum mutlak monopole neden olmaktan ziyade rekabetin oluşmasını engeller. o Patent: Patent, buluş sahibinin buluş konusu ürünü belirli bir süre üretme, kullanma, satma veya ithal etme hakkıdır. Patent hakkını elinde bulunduran işletme, yeni bir malı üretme hakkını belirli bir süre tek başına elinde tutar. Yeni bir mal veya hizmet keşfettiğini düşünen herkes devletin ilgili birimine başvurarak patent başvurusunda bulunabilir. İlgili kamu birimi buluşun yeni olduğuna kanaat getirirse patent talebini onaylar. Bu uygulamanın amacı yeni buluşları teşvik etmektir. o Telif Hakkı: Fikir haklarını koruyan haklara verilen genel addır. Bu ürünler insan zekası ile ortaya çıkan edebiyat, sanat veya bilgisayar programları gibi eserlerdir. Telif hakkı, bu şekilde ortaya çıkan eserlerin, üretimi veya satışı gibi konularda belirli kişilere verilen ayrıcalıktır. Telif hakkını elinde bulunduran kişi veya işletmenin izni olmaksızın ilgili eser ne üretilebilir nede satılabilir. İşte bu hak, telif hakkını elinde bulundurana monopolcü bir güç verir. 4

Doğal Sınırlamalar: Bir işletmenin sektörde yer alan işletmelere nazaran sahip olduğu göreli üstünlük neticesinde üretimini gerçekleştirdiği mal veya hizmeti daha ucuza arz etmesi neticesinde oluşur. İşletmeler büyüdükçe azalan birim maliyetler sayesinde işletmelerden en büyüğü daha ucuza arz gerçekleştirecek ve piyasada rekabet giderek mümkün olmaktan çıkacaktır. Rekabet edemeyen küçük işletmeler zamanla piyasadan çekilecek ve ilgili firma zamanla piyasada monopol güce sahip olacaktır. Monopole Yöneltilen Eleştiriler: Monopole yöneltilen en temel eleştiri, monopolcü firmanın aşırı kar elde etme olanağına sahip olmasıdır. Bu durum kaynak dağılımında etkinliği bozacak bir durumdur. Ayrıca monopol piyasasında mal ve hizmetlerin fiyatları tam rekabet piyasasından farklı olarak tespit edilir. Bu durum ise fiyatların göreli olarak daha yüksek olmasına neden olacaktır. Monopole Karşı Alınan Tedbirler: Monopol piyasasının varlığı, toplumsal refah üzerinde negatif yönlü bir etki oluşturabilir. Fiyatların göreli olarak yüksek oluşu ve monopolcü firmanın üretimi istediği ölçüde kısma gücünü elinde bulundurması toplumsal refahın düşmesine neden olan iki etmendir. Bu durumun engellenmesi amacıyla bazı tedbirler alınabilmektedir. Bu tedbirler ise şunlardır; Yasal Düzenlemeler: Bir çok ülke monopolcü yapılanmayı önlemek amacıyla yasal düzenlemeler ihdas etmiştir. Bu tip yasalar anti tröst yasaları olarak bilinir. Bu tip yasaların başlıca iki temel amacı vardır. i. Piyasadaki monopolleşme eğilimini kırmaktır. Piyasada yer alan firmaların birleşerek rekabet şartlarını ortadan kaldırabilecek boyutta güçlenmeleri eğiliminin engellenmesi amaçlanır. ii. Monopolleşen bir firmanın bölünmesi diğer bir amaçtır. Herhangi bir nedenle zaman içerisinde monopol güce ulaşan firma anti tröst yasaları çerçevesinde bölünür. ÖR: Microsoft. 5

Regülasyon: Düzenleme veya denetim anlamında kullanılan bir kavramdır. Monopol nedeniyle oluşan aksaklıkların giderilebilmesi için idari kararlar ile getirilen düzenlemeler bu kapsamda değerlendirilir. Bu sayede toplumsal refahı olumsuz yönde etkileyen olguların azaltılması amaçlanmaktadır. Bu uygulama genellikle su, elektrik veya doğal gaz üretimi gerçekleştiren doğal monopoller için geçerlidir. İdare bu doğal monopollere fiyat belirleme serbestisi vermemekte, fiyat ayarlamalarını yetkili kamusal makam ile gerçekleştirmesini zorunlu kılabilmektedir. Kamulaştırma: Kamusal idare, bazı mal ve hizmetlerin üretim ve dağıtımında özel doğal monopoller oluşmasından önce kendisi monopol bir yapı oluşturur. Posta hizmetleri, elektrik, su ve doğal gaz üretim ve dağıtımı buna örnek olarak gösterilebilir. Ancak bu tip yapılanmalar genellikle iktisadi olarak olumlu değerlendirilmez. Bu tip işletmelerde kararlar verimlilik ve kar maksimizasyonundan ziyade politik kaygılar çerçevesinde alınır. Bu durumda üretim faktörlerinin verimli kullanılamaması anlamına gelir ve kaynak dağılımının olumsuz etkilenmesine neden olur. 1-3) Monopolcü Rekabet Piyasası: Bu tip piyasalarda hem tam rekabet hem de monopol piyasasının özellikleri bir arada görülebilmektedir. Zaten gerçek iktisadi yapı içerisinde salt tam rekabet veya salt monopol bir yapıya fazlaca rastlanmamaktadır. Monopolcü rekabet piyasasının özelliklerini şu şekilde sıralamak mümkündür; Piyasada çok sayıda satıcı bulunmaktadır, Ürünler farklılaştırılmıştır (homojen değildir), / ürün markası isminin önüne geçebilir selpak gibi, Piyasaya giriş ve çıkış serbesttir, Monopolcü rekabet piyasasında faaliyette bulunan işletmelerin talep eğrisi negatif eğimlidir. Bu tip piyasalara yöneltilen en önemli eleştirilerden biri fiyatların monopol piyasasında olduğu gibi yüksek olabilmektedir. Diğer eleştiri ise, ürünlerin farklılaştırılmış olması nedeniyle reklam ve tanıtım giderlerinin işletme bütçelerinde büyük yer kaplıyor oluşudur. Reklamların amacı genelde tanıtım yapma amacından ziyade tüketiciyi güdülemektir. Piyasada aynı amaca yönelik onlarca ürün olmasına rağmen tüketiciler kendi kullandıklarının daha değerli olduğuna reklamlar sayesinde inandırılırlar. Bu durum ise üreticilerin yüksek fiyat belirlemesine olanak tanıyan en önemli etkendir. 6

1-4) Oligopol Piyasası: Benzer veya aynı türden malların az sayıda satıcı tarafından satıldığı piyasaya oligopol piyasa ismi verilmektedir. Bilgisayar, buz dolabı, araba vb. piyasalar bu tip piyasalardır. Bu tip piyasaların temel özellikleri şunlardır; Bu tip piyasalar hem tam rekabet hem de monopol piyasasına benzerler, Piyasada sadece birkaç firma vardır. Kaç firma olması gerektiği konusunda kesin bir şey söylemek mümkün olmamakla birlikte en az iki firmanın olması gerektiği muhakkaktır (iki düopol, üç - triopol). Oligopol piyasasında çimento veya demir çelik gibi homojen mallar satılıyorsa saf oligopol, bilgisayar, televizyon, motosiklet gibi farklılaştırılmış mallar satılıyorsa farklılaştırılmış oligopol piyasası olarak isimlendirilir. Bu piyasada yer alan firmalar genellikle yüksek teknolojik altyapının veya sermaye birikiminin gerektirdiği şekilde üretim yaparlar. Bu nedenle herhangi bir firmanın sektöre girişi çok kolay olmayacaktır. Piyasanın işleyişi ile ilgili gerçek bilgilere ulaşmak zordur. Piyasada yer alan işletmeler rakip konumundadır. Biri fiyat indirirse diğer firmalarda onu takip ederek fiyatları indirme stratejisine girerler. İSTİHDAM VE İŞSİZLİK 1. Genel Olarak İstihdam Kavramı: Emek faktörünün belirli bir ücret karşılığında çalıştırılması şeklinde tanımlanabilecek olan istihdam kavramı, daha geniş bir anlatımla, üretim sürecinde emek faktörünün yanı sıra diğer üretim faktörlerinin de kullanılmasıdır şeklinde ifade edilebilir. Üretim sürecinde, üretim faktörlerinin tamamı kullanıldığında tam istihdamdan söz edilebilir. Tam istihdam genel bir durum değildir ve GSYİH, genellikle tam istihdam GSYİH sının daha altında bir seviyede gerçekleşir. Tam istihdam durumu sıfır işsizlik olarak algılanmamalıdır. İster gelişmiş olsun, ister gelişmekte olsun hiçbir ülkede iş gücünün tamamının istihdamı söz konusu değildir. İş gücünün dinamik yapıda oluşu bunun en önemli nedenidir. İşgücüne her an yeni bireylerin katılıyor olması ve çalıştığı işi beğenmeyip daha iyi koşullarda yeni bir iş bulmak isteyerek geçici bir süre işsizliği göze alan bireylerin varlığı, sıfır işsizliği olanaksız kılmaktadır. 7

2. İşsizlik ve İstihdam ile İlgili Temel Kavramlar: Cari ücret düzeyinde çalışma isteğine ve gücüne sahip olmasına rağmen iş bulamayanlara işsiz denilmektedir. Bu tanımda dikkat çeken üç unsur vardır. Bunlar; Cari ücret düzeyini kabul etmek, Çalışma isteğinde olmak, Çalışma gücüne sahip olmak. i. İşgücü Kavramı: Fiilen istihdam edilen ve işsiz konumda bulunan toplam işçi sayısı, iş gücü kavramı ile ifade edilir. Bu kavaram içerisinde öğrenciler, herhangi bir işte çalışmayan ev hanımları ve emekliler yer almaz. İşgücü kısaca şu şekilde ifade edilebilir; İşgücü = Çalışanların Sayısı + İşsizlerin Sayısı ii. İşsizlik Oranı: İşgücünün işsiz yüzdesini ifade eden kavramdır. İşsizlik oranı şu şekilde tespit edilmektedir; İşsizlik Oranı = İşsiz Sayısı / İşgücü x 100 iii. İşgücüne Katılma Oranı: yetişkin nüfus içinde toplam işgücünün oranını ifade eden kavramdır. Yetişkin nüfus, 15 65 yaşları arasındaki kişilerden oluşur. İşgücüne katılım oranı şu şekilde hesaplanır; İşgücüne Katılım Oranı = İşgücü / Yetişkin Nüfus x 100 v. Cesareti Kırılmış İşsiz: Fiilen iş aramayan, fakat yapılacak bir iş teklifini geri çevirmeyecek durumda olan işsizler için kullanılan kavramdır. vi. vii. Gayri İradi İşsiz: Piyasadaki cari ücret düzeyini kabul ederek çalışma arzu ve yeteneğinde olmalarına rağmen, iş bulamayanlara verilen isimdir. İradi İşsiz: Çalışma arzu ve yeteneğinde olmakla birlikte piyasadaki cari ücret düzeyinde iş bulma olanaklarının da var olmasına rağmen işsiz kalmayı tercih edenler için kullanılan kavramdır. İşsizlik kavramının tanımında irade dışı işsiz kalmak durumuna vurgu yapıldığından, iradi işsizlerin, işsiz olarak kabul edilmesi pek doğru olmayacaktır. viii. Ücret: Üretime katkı yapan emeğin bedeli (fiyatı) olarak ifade edilebilir. 8

3. İşsizliğin Türleri: işsizlik türlerini altı başlık halinde incelemek mümkündür. 3-1) Friksiyonel İşsizlik: Bireylerin mevcut işlerindeki şartlarından daha iyi şartlarda iş bulabilmek adına belirli bir süre işsiz kalmayı göze alabileceklerini söylemiştik. Bireylerin yeni iş bulma süreçleri her zaman çok kısa olamayabilir. Ayrıca firmalarda aradıkları nitelikteki elemanları her zaman hemen bulamayabilirler. Ekonomide bu ve benzeri nedenlerle oluşan kısa süreli işsizliklere, friksiyonel işsizlik ya da diğer bir ifade ile, iş arama işsizliği denilmektedir. İktisadi olarak değerlendirildiğinde, friksiyonel işsizliğin varlığı zararlı olarak kabul edilmemektedir. Çalışma hayatında, işverenlerin yaptıkları işe en uygun elemanı bulmak için çaba harcamaları ve bireylerinde kendi becerileri ile örtüşen bir iş bulma çabasına girişmiş olmaları uzun dönemde verim artışını arttıracak bir etki oluşturur. 3-2) Yapısal İşsizlik: Ekonominin yapısal özelliklerinden kaynaklanan işsizlik türüdür. Bu tip işsizliğin oluşmasında, tüketim kalıbındaki değişiklikler (talebi azalan sektörde işçi çıkartılır), üretim yöntemlerindeki değişiklik (teknoloji) ve transfer ödemelerinin varlığı (işsizlik ödeneğinin yaygınlaşması işsizliğin bir sorunmuş gibi algılanmasına engel olur) oldukça önemli etkenlerdir. 3-3) Doğal İşsizlik: Gerek yapısal işsizlik gerekse friksiyonel işsizliğin tamamen ortadan kaldırılması mümkün değildir. Tam istihdam düzeyindeki bir ekonomide, yapısal işsizlik oranı ile friksiyonel işsizlik oranının toplamına doğal işsizlik denir. 3-4) Devrevi İşsizlik (Konjonktürel İşsizlik): Reel GSYİH nın dönemsel olarak dalgalanmasından dolayı oluşan işsizliktir. Reel GSYİH nın daraldığı dönemlerde üretim hacminin de daraldığından bahsetmek mümkündür. İşte üretim hacminin daraldığı bu tip dönemlerde emek talebinde de bir azalmanın olacağı söylenebilir. Emek talebinin azalması ise işsizlik oranının bu dönemlerde artacağı anlamını taşıyacaktır. 3-5) Mevsimsel İşsizlik: Bazı sektörlerde üretim düzeyi mevsimsel şartlara bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Üretimin arttığı dönemlerde istihdam artarken, üretimin azaldığı dönemlerde ise işsizlik sorunu oluşabilir. Mevsimlere bağlı olarak ortaya çıkan durgunluk eğiliminden kaynaklanan işsizlik, mevsimsel işsizlik kavramı ile ifade edilir. Örneğin; İnşaat ve tarım. 3-6) Gizli İşsizlik: Bir iş yerinde çalışanların bir bölümü işten çıkarılmasına rağmen, toplam üretimde bir azalma olmuyorsa gizli işsizlikten söz edilebilir. Üretimin düşmemesi koşuluyla, işten çıkarılanlara, gizli işsiz denir. Gizli işsizlik durumunda, gizli işsiz konumunda olanların marjinal verimliliği sıfırdır. 9