BEYİNDE METABOLİK OLAYLAR

Benzer belgeler
PÜRİN VE PİRİMİDİN METABOLİZMASI

Sfingozin türevi membran lipidleri

SİNİR DOKUNUN BİYOKİMYASAL KOMPOZİSYONU

15- RADYASYONUN NÜKLEİK ASİTLER VE PROTEİNLERE ETKİLERİ

NÜKLEOTİT METABOLİZMASI

DOYMAMIŞ YAĞ ASİTLERİNİN OLUŞMASI TRİGLİSERİTLERİN SENTEZİ

Referans:e-TUS İpucu Serisi Biyokimya Ders Notları Sayfa:368

BİY 315 Nükleik asitlerin Metabolizması. Yrd. Doç. Dr. Ebru SAATÇİ Güz Yarı Dönemi

ÜNİTE 6 Nükleoproteinler ve Nükleik Asitler

İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji ABD Prof. Dr. Filiz Aydın

Yağ Asitlerinin Metabolizması- I Yağ Asitlerinin Yıkılması (Oksidasyonu)

BİTKİ BESLEME DERS NOTLARI

Sitrik Asit Döngüsü. (Trikarboksilik Asit Döngüsü, Krebs Döngüsü)

DÖNEM II DERS YILI SİNDİRİM VE METABOLİZMA DERS KURULU ( 24 ARALIK MART 2019)

Notlarımıza iyi çalışan kursiyerlerimiz soruların çoğunu rahatlıkla yapılabileceklerdir.

METABOL ZMA. Metabolizmanın amacı nedir?

METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS

DÖNEM II DERS YILI SİNDİRİM VE METABOLİZMA DERS KURULU ( 25 ARALIK 02 MART 2018)

MİNERALLER. Dr. Diyetisyen Hülya YARDIMCI

BİYOKİMYA ANABİLİM DALI LİSANSÜSTÜ DERS PROGRAMI

BĠYOKĠMYA DOÇ. DR. MEHMET KARACA

KAFKAS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM I DERS YILI 4. KOMİTE: HÜCRE BİLİMLERİ DERS KURULU IV

BİYOKİMYADA METABOLİK YOLLAR DERSİ VİZE SINAV SORULARI ( ) (Toplam 4 sayfa olup 25 soru içerir) (DERSİN KODU: 217)

GLİKOJEN METABOLİZMASI

Glukoz - 6 Fosfataz enzim eksikliğinde hangi glikojen depo hastalığı oluşur?

1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.-

GLİKOLİZİN KONTROLU Prof. Dr. İzzet Hamdi Öğüş

LİPOPROTEİN METABOLİZMASI. Prof.Dr. Yeşim ÖZKAN Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı

ORGANİZMANIN ÖNEMLİ METABOLİK DURUMLARI

(Anaplerotik Reaksiyonlar)

YÜKSEK İHTİSAS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI. Dönem II TIP 2030 SİNDİRİM ve METABOLİZMA DERS KURULU

11. SINIF KONU ANLATIMI 2 ATP-2

EGZERSİZ ENERJİ KAYNAKLARI DOÇ.DR.MİTAT KOZ

EGZERSİZ ENERJİ KAYNAKLARI DOÇ.DR.MİTAT KOZ

ENERJİ iş yapabilme veya ortaya koyabilme kapasitesi 6 enerji şekli:

TIBBİ BİYOKİMYA ANABİLİM DALI LİSANSÜSTÜ DERS PROGRAMI


YÜKSEK İHTİSAS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI Dönem II TIP 2030 SİNDİRİM ve METABOLİZMA DERS KURULU

BESLENMENİN BİYOKİMYASAL TEMELLERİ

HAZIRLAYANLAR: Esra AYDIN ( ) Cansu SAMANCI ( ) Prof. Dr. Figen ERKOÇ Gazi Eğitim Fakültesi GAZİ ÜNİVERSİTESİ

SPOR FİZYOLOJİSİ I. KADEME. Doç.Dr.Mitat KOZ Ankara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu

Prof. Dr. Ulvi Reha FİDANCI

BİY 315 Lipid Metabolizması-II. Yrd. Doç. Dr. Ebru SAATÇİ Güz Yarı Dönemi

KOMİTE II KOD DİSİPLİN TEORİK PRATİK TOPLAM MED ANATOMİ HİSTOLOJİ VE EMBRİYOLOJİ 3- TIBBİ BİYOKİMYA TIBBİ MİKROBİYOLOJİ

SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ

LİPOPROTEİN METABOLİZMASI. Prof.Dr. Yeşim ÖZKAN Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir.

Dr. M. Emin KAFKAS İnönü Üniversitesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü 2015/Malatya

BESİNLER İLE ALINAN NÜKLEİK ASİTLERİN SİNDİRİMİ

Nükleoproteinlerin Yapısı. Yrd.Doç.Dr. Özlem KURT ŞİRİN

Amino Asit Metabolizması Bozuklukları. Yrd. Doç. Dr. Bekir Engin Eser Zirve Üniversitesi EBN Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya ABD

I. Koenzim A nedir? II. Tarihsel Bakış III. Koenzim A nın yapısı IV. Asetil-CoA nedir? V. Koenzim A nın katıldığı reaksiyonlar VI.

LİPOPROTEİNLER. Lipoproteinler; Lipidler plazmanın sulu yapısından dolayı sınırlı. stabilize edilmeleri gerekir. kanda lipidleri taşıyan özel

Beslenmeden hemen sonra, artan kan glikoz seviyesi ile birlikte insülin hormon seviyesi de artar. Buna zıt olarak glukagon hormon düzeyi azalır.

Bitki Fizyolojisi. 6. Hafta

EGZERSİZDE VE SONRASINDA ATP - CP

Hücre. 1 µm = 0,001 mm (1000 µm = 1 mm)!

T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BİYOKİMYA ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI MÜFREDATI

LİPİTLERİN ORGANİZMADAKİ GÖREVLERİ SAFRA ASİTLERİ

AZOTLU BİYOMOLEKÜLLERİN METABOLİZMASI. Protein Metabolizması Doç. Dr. A. Eser ELÇİN

Dayanıklılık ve antrenman

Kolesterol Metabolizması. Prof. Dr. Fidancı

ÇİSEM İLGİN ( ) LÜTFİYE ALAÇAM ( ) Prof. Dr. Figen ERKOÇ GAZİ ÜNİVERSİTESİ

Sinir Sistemi. Prof. Dr. Taner Dağcı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Ab. D.

Metabolizma. Metabolizmaya giriş. Metabolizmaya giriş. Metabolizmayı tanımlayacak olursak

T.C. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi

ENZİMLERİN GENEL ÖZELLİKLERİ - II. Doç Dr. Nurzen SEZGİN

KOMİTE II KOD DİSİPLİN TEORİK PRATİK TOPLAM MED ANATOMİ HİSTOLOJİ VE EMBRİYOLOJİ 3- TIBBİ BİYOKİMYA TIBBİ MİKROBİYOLOJİ

Hücre Solunumu: Kimyasal Enerji Eldesi

I. YARIYIL TEMEL BİYOKİMYA I (B 601 TEORİK 3, 3 KREDİ)

ENERJİ KAYNAKLARI- ENERJİ SİSTEMLERİ DOÇ.DR.MİTAT KOZ

BİY 471 Lipid Metabolizması-I. Yrd. Doç. Dr. Ebru SAATÇİ Güz Yarı Dönemi

Keton Cisimleri. Prof. Dr. Fidancı

Nükleik Asit Metabolizması

Kolesterol Metabolizması. Yrd. Doç. Dr. Bekir Engin Eser Zirve Üniversitesi EBN Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya A.B.D.

Lipid Metabolizması Bozuklukları. Yrd.Doç.Dr. Bekir Engin Eser Zirve Üniversitesi EBN Tıp Fakültesi Tıbbı Biyokimya A.B.D.

Hücre membranının biyolojik özellikleri. Doç. Dr. Çiğdem KEKİK ÇINAR

Yrd.Doç.Dr. Erdal Balcan 1

NÜKLEOTİD METABOLİZMASI

Canlıların yapısına en fazla oranda katılan organik molekül çeşididir. Deri, saç, tırnak, boynuz gibi oluşumların temel maddesi proteinlerdir.

YAZILIYA HAZIRLIK TEST SORULARI. 11. Sınıf

BİYOLOJİK MEMBRANLAR. Prof.Dr. Kadir TURAN V 1

7. PROKARYOTLARDA GEN İFADESİNİN DÜZENLENMESİ

7. PROKARYOTLARDA GEN İFADESİNİN DÜZENLENMESİ

HÜCRE FİZYOLOJİSİ Hücrenin fiziksel yapısı. Hücre membranı proteinleri. Hücre membranı

Bitkide Fosfor. Aktif alım açısından bitki tür ve çeşitleri arasında farklılıklar vardır

SİNİR SİSTEMİ Sinir sistemi vücutta, kas kontraksiyonlarını, hızlı değişen viseral olayları ve bazı endokrin bezlerin sekresyon hızlarını kontrol eder

Suda çözünebilen nişasta molekülleri pityalin (amilaz) enzimiyle küçük moleküllere parçalanır.

ENDOKRİN BEZ EKZOKRİN BEZ. Tiroid bezi. Deri. Hormon salgısı. Endokrin hücreler Kanal. Kan akımı. Ter bezi. Ekzokrin hücreler

AMİNO ASİT, KANTİTATİF (PLAZMA, İDRAR)

Konvülsiyon tanımı ve sınıflandırması Epilepsi tanım ve sınıflandırması İlk afebril nöbet ile başvuran çocuğa yaklaşım Epileptik sendrom kavramı

METABOLİZMA REAKSİYONLARI. Hazırlayanlar Prof. Dr. Ayşe CAN Prof.Dr. Nuriye AKEV

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu

Yağ Asitlerinin Biyosentezi. Prof. Dr. Fidancı

Metabolizma. Prof. Dr. Arif ALTINTAŞ Ankara Üniver. Veteriner Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı

METABOLİZMA. Prof. Dr. Arif ALTINTAŞ

ĐÇERĐK. Vitamin B6 Formları. LOGO Tarihsel Bakış. Yapısal Formüller. 4 Piridoksin Piridoksal Piridoksamin Piridoksal-fosfat

BİYOİNORGANİK KİMYA 5. HAFTA

11. Hafta: Prof. Dr. Şule PEKYARDIMCI NÜKLEOTİDLER

LCP & NÜKLEOTİDLERİN bebek beslenmesindeki önemi

Transkript:

BEYİNDE METABOLİK OLAYLAR Beyinde karbonhidrat metabolizması Erişkinde beyin, normal koşullarda enerji gereksiniminin tamamına yakın bölümünü glukozdan sağlamaktadır. Beyin, vücut ağırlığının %1-2 kadarını oluşturmakla birlikte istirahat halinde tüketilen total oksijenin %20 sini kullanan bir organdır. Enerji için gerekli glukozu beyin, solunum hızına göre kandan alır. Beyinde glikojen miktarı %0,1 gibi oldukça az olduğundan uzun süreli karbonhidrat rezervi olarak kullanılamaz. Beyine kandan alınan glukoz miktarının azalması, solunumun yavaşlamasına ve serebral fonksiyonların baskılanmasına yol açmaktadır. Beyin hipoglisemiye diğer dokulardan daha duyarlıdır. Baş dönmesi, mental bozukluk veya zayıflık, konvülsiyonlar, hipoglisemi bulgularıdır. Prenatal, neonatal ve diğer tüm yaşlardaki açlık dönemlerinde beynin asetoasetat kullanımı, oksijen tüketiminin %25 kadarından sorumludur. Beyinde glukozun %90 kadarı glikoliz ve sitrik asit döngüsünde tüketilmektedir. Glukozun pentoz fosfat yolunda yıkılımı, bütün beyin hücrelerinde steroid ve yağ asidi sentezi için gerekli olan NADPH lerin sağlanması için kullanılır. Beyinde glukozdan sentez edilen miyoinozitol, çok sayıda bileşiğin özellikle fosfatidilinozitolün yapısında yer almaktadır. Memelilerin beyninde heksokinaz aktivitesi, diğer dokulardakinden 20 kat daha fazladır. Heksokinazın beyin izoenzimi, karaciğer ve kas izoenzimlerinden daha düşük K m ve daha yüksek V max değerine sahiptir. Fosfofruktokinaz-1 (PFK-1), diğer dokularda olduğu gibi beyin dokusunda da glukoz kullanımının kontrolünde önemli rol oynamaktadır. Fosfofruktokinaz-1, fruktoz-6-fosfat, AMP, ADP ve Pi ile aktive olur; ATP ve sitrat ile ise inhibe olur. Bu bileşikler tarafından 1

enzim aktivitesinde oluşturulan değişiklikler, hücrenin metabolik gereksinimlerinin karşılanmasında ve düzenlenmesinde etkili olmaktadır. Glikolitik enzimler sinir hücrelerinin gövdesinde ve aksonlarda lokalize olmuşlardır. Presinaptik terminallerde sinaptik fonksiyon için gerekli metabolik gereksinimlerin karşılanmasında glikoliz yolu kullanılmaktadır. Beyinde düşük miktarlarda bulunan glikojen, insüline bağlı hipoglisemide önem taşımaktadır. İnsülin kan-beyin engelini geçemediğinden beyinde karbonhidrat metabolizması üzerine insülinin etkisi yoktur. İnsülin periferde karbonhidrat metabolizması üzerine etkili olmaktadır. İnsülin komasında kan glukoz düzeyi ile birlikte beynin oksijen tüketimi azalır. Azalan oksijen tüketiminin sonucu olarak, sağlanan ATP miktarı normal beyin fonksiyonları için yetersiz kalır. Kısa süreli bir hipoksi sonrasında koma görülmekte ve beyinde onarılması güç hasarlar meydana gelmektedir. Beyinde amino asit ve protein metabolizması Beyinde amino asit metabolizması, uyarıcı veya inhibitör etki gösteren nörotransmitterlerin oluşması açısından büyük önem taşımaktadır. Beyin dokusunda amino asitlerin metabolizmasında, hücrelerin heterojen olması ve bölgesel farklılıklar nedeniyle önemli değişiklikler bulunmaktadır. Bu değişiklikler her bir madde veya madde grubu için kan-beyin engeli olarak bilinen sisteme bağlıdır. Kan-beyin engelini, beynin farklı bölgelerinde birçok maddeyi farklı hız ve oranlarda alıp tutan bazal membranlar, bazı glial işlemler ve endoteliyal yapılar oluşturmaktadır. Nötral amino asitler için böbrekler, bağırsak, testis ve dalakta bir taşıma sistemi görev yaptığı halde beyinde iki taşıma sistemi görev yapmaktadır. Ayrıca beyinde asidik ve bazik amino asitler için ayrı taşıma sistemleri yer almaktadır. Kan amino asitleriyle beyin serbest amino asitleri arasında hızlı bir değişim bulunmasına rağmen beyinde çok az miktarlarda serbest amino asit bulunmaktadır. Amino asitlerin dağılımı nöronlar, glia hücreleri ve nöronların subsellüler bileşenlerinde farklılık gösterir. Beyin serbest amino asitlerinin yaklaşık %75 kadarını aspartat, glutamat, glutamin, glutatyon, N-asetilaspartat ve GABA ile bunların türevleri oluşturmaktadır. Yüksek aktiviteli taşıma sistemlerinde yer alan taurin ile sistationin de beyinde yüksek konsantrasyonlarda bulunmaktadır. Plazmadan alınan ve beyinde bulunan amino asitler hızla protein yapısına katılmaktadır. Sinir dokusu hücrelerinin sitoplazmik ribozomlarıyla mitokondrilerinde protein sentez edilmektedir. Diğer dokulardaki protein sentez mekanizmasına benzer şekilde gerçekleştirilen protein sentezinde serebral mrna-ribozom kompleksinin dayanıksız olması bazı belirgin farklılıkların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Sinir uçlarında sürekli olan protein dönüşümü için gerekli olan destek aksonal akım yoluyla sağlanmaktadır. Gelişme sürecinde çok hızlı olan protein sentezi yetişkin dönemde belirgin olarak azalmaktadır. Glutamat beyin metabolizmasında önemli bir yer tutmaktadır. Glutamat metabolizması sırasında oluşan ara ve son ürünler, değişik aşamalarda sitrik asit döngüsüne katılmaktadırlar. Glutamatın dekarboksilasyonu sonucu oluşan, diğer dokularda çok düşük miktarlarda bulunan GABA beyin ve omurilikte yüksek konsantrasyondadır. GABA ile α-ketoglutaratın transaminasyon tepkimesi sonucu süksinat semialdehit ve glutamat elde edilmekte, daha sonra süksinat semialdehitin oksitlenmesiyle oluşan süksinat da sitrik asit döngüsüne katılmaktadır. 2

α-ketoglutaratın %20-30 kadarı GABA şantı olarak bilinen bu yolda kullanılmaktadır. Plazmadan alınan etanolamin beyinde fosfatidiletanolamine çevrilmekte ve daha sonra fosfatidiletanolaminin metillenmesiyle fosfatidilkolin oluşmaktadır. Beyinde üre sentezi yapılamamaktadır. Çünkü üre döngüsünde görevli enzim olan karbamoil fosfat sentetaz I enzimi beyinde yoktur. Amino asitlerin deaminasyonu sonucu oluşan amonyak (NH 3 ), glutamattan glutamin oluşturarak beyini terkeder. Beyinde küçük miktarda glutamin birikintisi vardır. Beyinde lipid metabolizması Lipidler beyinde yaygın olarak bulunmaktadırlar, hücrelerin ve miyelin kılıfın yapısında yer almaktadırlar. Gri madde lipidleri nöronal ve glial membranlarda, ak madde lipidleri ise nöronal bölgelerde, glial membranlarda ve miyelin kılıfta bulunmaktadırlar. Yetişkin beyninde lipid bileşiminin değişmediği saptanmıştır. Bu, beyinde lipid dönüşümünün yavaş olduğunu düşündürmektedir. Kolesterol, serebrozid, fosfatidiletanolamin ve sfingomiyelin metabolizması beyinde çok yavaştır. Ancak fosfatidilkolin ve fosfatidilinozitollerin dönüşümü çok hızlı olmaktadır. 3

Gelişme sürecinde beyinde gerçekleşen kolesterol sentezi, yaşlanmayla hidroksimetilglutaril CoA redüktaz (HMG-CoA redüktaz) aktivitesinde azalmaya bağlı olarak yavaşlamaktadır. Yetişkin beyin dokusunda kolesterol esterleşmemiş olarak bulunur. Ancak aktif miyelinizasyonun devam ettiği bölgelerde kolesterol esterleri yüksek konsantrasyonlarda bulunmaktadır. Beyinde yağ asitleri glukoz kullanılarak sentez edilmektedirler. Beyinde fosfogliseridlerin sentezi diğer dokularda olduğu gibi gerçekleşmektedir: 4

Beyinde serebrozid sentezi diğer dokulardaki sentez yolunu izlemekte ve gelişme sürecinde miyelinizasyonun hızlı olduğu dönemlerde artmaktadır. 5

Gangliozidler doğumdan sonra artmaya başlar ve yetişkin dönemde iki katına ulaşmaktadır. Glikolipid ve glikoprotein sentezinde sialik asit taşınmasını sağlayan sialiltransferaz aktivitesi sinaptik fraksiyonda yüksek olarak saptanmıştır. Yetişkin beyninde bulunan serebrozid miktarının %90 kadarı miyelin kılıf yapısında, gangliozidlerin çoğu ise nöronların bileşenleri arasında yer almaktadır. Gangliozidler sinaptozom ve akson terminallerinde yüksek konsantrasyonda bulunmaktadırlar. Gangliozidler normalde devamlı olarak sentez edilirler ve lizozomlarda çeşitli lizozomal enzimlerin etkisiyle parçalanırlar. 6

Sinir sisteminde fosfolipidlerin ve sfingolipidlerin önemli bir yer tuttuğunu biliyoruz. Fosfolipid ve sfingolipid metabolizması bozuklukları ile ilgili çeşitli metabolik hastalıklar tanımlanmıştır. Bu hastalıklardan biri sinir sisteminin beyaz maddesinde fosfolipidlerin ve glikolipidlerin yokluğu ile karakterize olan ve demiyelinizan hastalık olarak bilinen multipl sklerozdur (MS). Gangliozidleri parçalayan çeşitli enzimlerin eksikliğine bağlı olarak sfingolipidozlar diye bilinen kalıtsal bir grup hastalık ortaya çıkarlar. Niemann-Pick hastalığı, Gaucher hastalığı, Tay-Sachs hastalığı, jeneralize gangliozidoz, Fabry hastalığı ve metakromatik lökodistrofiler bilinen önemli sfingolipidozlardır. Niemann-Pick hastalığı: Sfingomiyelini parçalayan sfingomiyelinaz eksikliği ile ilgilidir. Dalak, karaciğer ve beyin dışındaki dokularda sfingomiyelin birikmesi ile karakterizedir. Akut nöropatik şeklinde klinik semptomlar süt çocukluğu döneminde ortaya çıkar. Hepatosplenomegali, makulada kiraz kırmızısı dejenerasyon, ilerleyici nörolojik bozukluklar saptanır ve çoğu kez 4 yaşından önce ölüm olur. Gaucher hastalığı: Glukozil seramidi parçalayan β glukoserebrozidaz enzimi eksikliği ile ilgilidir. Dalak, karaciğer ve lenf bezlerinde galaktoz yerine glukoz içeren serebrozidlerin 7

artmasıyla karakterizedir. İnfantil akut nöropatik formda klinik semptomlar genellikle yeni doğan döneminde veya ilk 6 aydan önce başlar. Stridor, şaşılık, emme ve yutma güçlüğü, gelişme geriliği, belirgin hepatosplenomegali saptanır. Tay-Sachs hastalığı: G M2 yi parçalayan heksozaminidaz A enzimi eksikliği ile ilgilidir. Ganglion hücrelerinde G M2 birikmesi, şiddetli miyelin dejenerasyonu ile karakterizedir. Genellikle infantil başlangıçlıdır. 4 ay-4 yaş arasında psikomotor retardasyon, gürültüye aşırı duyarlılık, görme güçlükleri, hipotoni ve genel apati saptanır. Jeneralize gangliozidoz: G M1 den galaktozu ayıran G M1 gangliozid β galaktozidaz eksikliği ile ilgilidir. Çeşitli dokularda G M1 birikmesi ile karakterizedir. Doğumla birlikte veya hemen sonra psikomotor dezoryantasyon, şiddetli kemik deformiteleri, hepatosplenomegali, makroglossi, makrosefali, gingiva hipertrofisi, körlük ve sağırlıkla genellikle 2 yaşlarında ölümle sonuçlanır. Fabry hastalığı: Triheksozil seramidden galaktozu ayıran triheksozil seramid α-galaktozidaz eksikliği ile ilgilidir. Plazmada ve pek çok dokuda galaktozil-galaktozil-glikozil seramid birikir. En sık gluteuslar ve göbek etrafında jeneralize anjiokeratom, korneada opasiteler, ağır ve ilerleyici böbrek yetmezliği saptanır. Metakromatik lökodistrofiler: Sülfatidlerdeki sülfat ester bağlantısının hidrolizini sağlayan arilsülfataz A eksikliği ile ilgilidir. İlerleyici ve öldürücü santral sinir sistemi dejenerasyonuna ilave olarak periferal sinirler, karaciğer ve böbreklerde galaktoz içeren sülfatidlerin birikmesiyle karakterizedirler. İnfantil metakromatik lökodistrofide genellikle 12-18. aylarda zayıflık ve hipotoni, daha sonra motor fonksiyonlarda ilerleyici kayıp ve zeka geriliği ortaya çıkar. Beyinde nükleik asit metabolizması Beyinde nükleik asitler, diğer dokularda olduğu gibi genetik bilgilerin saklanması, taşınması ve hücresel proteinlerin sentezi için gerekli bilgilerin aktarılması açısından önem taşmaktadır. Bütün pürin ve pirimidinler ile bunların nükleozidleri kan-beyin engelini aşarak beyine girebilmektedirler. 8

Beyinde, pirimidin biyosentezinde en önemli enzim olan karbamoilfosfat sentetaz II bulunmadığı için CO 2 ile NH 3 veya glutamin kullanılarak de novo pirimidin sentezi olmamaktadır. Ancak pirimidin nükleotidlerinin kurtarılma yolunda üridin-sitidin kinaz etkisiyle üridinden üridin monofosfat (UMP) ve sitidinden sitidin monofosfat (CMP), timidin kinaz etkisiyle de timidinden timidin monofosfat (TMP) oluşmaktadır. Üridinden oluşan üridin monofosfat (UMP) da hızla üridin trifosfat (UTP) ve sitidin trifosfata (CTP) çevrilerek nükleik asit, lipid ve polisakkarit sentezinde kullanılmaktadır. Pürin nükleotidlerinin kurtarılma yolunda guanin, hipoksantin ve adenin sırasıyla guanozin monofosfata (GMP), inozin monofosfata (IMP) ve adenozin monofosfata (AMP) çevrilmektedirler. Adenini AMP'a dönüştüren enzim adenin fosforiboziltarnsferaz enzimidir. Hipoksantini IMP'a ve guanini GMP'a dönüştüren enzim hipoksantin-guanin fosforibozil transferaz (HGPRT) enzimidir. İnsanlarda hipoksantin-guanin fosforibozil transferaz (HGPRT) enziminin eksikliği ileri derecede nörolojik bozuklukların görüldüğü Lesch-Nyhan sendromuna yol açmaktadır. Demiyelinizan hastalıklar Multipl skleroz(ms): Sinir sisteminin beyaz maddesinde fosfolipidlerin ve glikolipidlerin yokluğu ile karakterizedir. Sfingolipidozlar Niemann-Pick hastalığı: Sfingomiyelini parçalayan sfingomiyelinaz eksikliği ile ilgilidir. Dalak, karaciğer ve beyin dışındaki dokularda sfingomiyelin birikmesi ile karakterizedir. Akut nöropatik şeklinde klinik semptomlar süt çocukluğu döneminde ortaya çıkar; hepatosplenomegali, makulada kiraz kırmızısı dejenerasyon, ilerleyici nörolojik bozukluklar saptanır ve çoğu kez 4 yaşından önce ölüm olur. Gaucher hastalığı: Glukozil seramidi parçalayan β glukoserebrozidaz enzimi eksikliği ile ilgilidir. Dalak, karaciğer ve lenf bezlerinde galaktoz yerine glukoz içeren serebrozidlerin artmasıyla karakterizedir. İnfantil akut nöropatik formda klinik semptomlar genellikle yeni doğan döneminde veya ilk 6 aydan önce başlar; stridor, şaşılık, emme ve yutma güçlüğü, gelişme geriliği, belirgin hepatosplenomegali saptanır. Tay-Sachs hastalığı: G M2 yi parçalayan heksozaminidaz A enzimi eksikliği ile ilgilidir. Ganglion hücrelerinde G M2 birikmesi, şiddetli miyelin dejenerasyonu ile karakterizedir. Genellikle infantil başlangıçlıdır; 4 ay-4 yaş arasında psikomotor retardasyon, gürültüye aşırı duyarlılık, görme güçlükleri, hipotoni ve genel apati saptanır. Jeneralize gangliozidoz: G M1 den galaktozu ayıran G M1 gangliozid β galaktozidaz eksikliği ile ilgilidir. Çeşitli dokularda G M1 birikmesi ile karakterizedir. Doğumla birlikte veya hemen sonra psikomotor dezoryantasyon, şiddetli kemik deformiteleri, hepatosplenomegali, makroglossi, makrosefali, gingiva hipertrofisi, körlük ve sağırlıkla genellikle 2 yaşlarında ölümle sonuçlanır. Fabry hastalığı: Triheksozil seramidden galaktozu ayıran triheksozil seramid α-galaktozidaz eksikliği ile ilgilidir. Plazmada ve pek çok dokuda galaktozil-galaktozil-glikozil seramid birikir. En sık gluteuslar ve göbek etrafında jeneralize anjiokeratom, korneada opasiteler, ağır ve ilerleyici böbrek yetmezliği saptanır. 9

Metakromatik lökodistrofiler Metakromatik lökodistrofiler, sülfatidlerdeki sülfat ester bağlantısının hidrolizini sağlayan arilsülfataz A eksikliği ile ilgilidir. İlerleyici ve öldürücü santral sinir sistemi dejenerasyonuna ilave olarak periferal sinirler, karaciğer ve böbreklerde galaktoz içeren sülfatidlerin birikmesiyle karakterizedir. İnfantil metakromatik lökodistrofide genellikle 12-18. aylarda zayıflık ve hipotoni, daha sonra motor fonksiyonlarda ilerleyici kayıp ve zeka geriliği ortaya çıkar. Gangliozidler, normalde devamlı olarak sentez edilirler ve lizozomlarda parçalanırlar. Gangliozidleri parçalayan enzimlerin eksikliği nedeniyle gangliozidler parçalanamazsa sinir sisteminde gangliozidler birikir ve gangliozid metabolizmasının kalıtsal bozuklukları diye tanımlanan durumlar ortaya çıkar. Fosfolipid ve glikolipid metabolizma bozukluğu ile ilgili çok sayıda kalıtsal hastalık bilinmektedir. 10