AKG alma endikasyonları

Benzer belgeler
ARTER KAN GAZI ANALİZİNİN ORGANİZMAYA AİT YANSITTIKLARI; Klinikte AKG ne işe yarar?

İLERİ KARDİYAK YAŞAM DESTEĞİ KURSU ASİT-BAZ DENGESİ VE KAN GAZI ANALİZİ

Öğr. Gör. Ahmet Emre AZAKLI İKBÜ Sağlık Hizmetleri M.Y.O.

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No

Dr Gökay Güngör Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi EAH Solunumsal Yoğun Bakım Ünitesi

Kan Gazı. Dr.Kenan Ahmet TÜRKDOĞAN Isparta Devlet Hastanesi. II. Isparta Acil Günleri Solunum Acilleri, 19 Ocak 2013 Isparta

Olgular. Kan Gazı Değerlendirilmesi Sunum planı. AKG Endikasyonları

Yrd. Doç. Dr. Murat Sarıtemur Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp AD 2014

KAN GAZLARININ YORUMLANMASI

47 yaşında erkek hasta YBÜ e KOAH+ Tip 2 solunum yetmezliği nedeni ile yatırılıyor.

Akciğer ve Dokularda Gazların Değişimi ve Taşınması

ARTERİYEL KAN GAZI. Doç. Dr. Umut Yücel Çavuş. Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Kliniği Eğitim Görevlisi

SOLUNUM SİSTEMİ VE EGZERSİZ

Başlıca organizma sıvılarının ve salgılarının ortalama ph değerleri.

Prof. Dr. Şahin ASLAN Atatürk Üniversitesi Acil Tıp AD

Arter Kan Gazı Analizi

SOLUNUM SİSTEMİ VE EGZERSİZ

Arter Kan Gazı Değerlendirmesi. Prof. Dr. Tevfik Ecder İstanbul Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Nefroloji Bilim Dalı

Arter Kan Gazı Analizi. Doç. Dr. Banu Eriş Gülbay AÜTF Göğüs Hastalıkları AD

Arter Kan Gazları: Örnek alınması, taşınması, kan gazı analizatörü, A-V ayrımı, parametreler. Prof. Dr. Turan Acıcan AÜTF Göğüs Hastalıkları ABD

PaCO 2 = 31 mmhg FiO 2 =.70 (Venturi)

ASİT- BAZ DENGESİ VE DENGESİZLİKLERİ. Prof. Dr. Tülin BEDÜK 2016

Kan Alma. Kan gazı almada tercih edilen arterler şunlardır: Radial arter Brakial arter Femoral arter Dorsalis pedis ve tibial arter

ARTERYEL KAN GAZI YORUMLANMASI. Doç. Dr. İsa KILIÇASLAN Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı

Oksijen tedavisi. Prof Dr Mert ŞENTÜRK. İstanbul Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilimdalı

Arter Kan Gazları: Örnek Olgular. Prof. Dr. Turan Acıcan AÜTF Göğüs Hastalıkları ABD

ASİD BAZ DENGESİ. Prof Dr Salim Çalışkan

Yrd. Doç. Dr. M. Akif DOKUZOĞLU Hatay MKÜ Tıp Fakültesi Acil Tıp AD. 19. Acil Tıp Kış Sempozyumu - Malatya

Arteriyel Kan Gazı Değerlendirilmesi

Anestezi Esnasında ve Kritik Hastalıklarda Ortaya Çıkan Hipoksinin Tedavisinde Normobarik/Hiperbarik Ek Oksijen Tedavisinin Kullanımı FAYDALIDIR

[embeddoc url= /10/VÜCUT-SIVILARI.docx download= all viewer= microsoft ]

SOLUNUM YETMEZLİKLERİ

DÖNEM 2- I. DERS KURULU AMAÇ VE HEDEFLERİ

Ventilasyon ve Oksijenasyon KAN GAZI ANALİZİ. Ventilasyon ve Oksijenasyon. Ventilasyon ve Oksijenasyon. Alveolar Oksijenasyon

HAZIRLAYAN HEMŞİRE: ESENGÜL ŞİŞMAN TÜRK BÖBREK VAKFI TEKİRDAĞ DİYALİZ MERKEZİ

Solunum Fizyolojisi ve PAP Uygulaması. Dr. Ahmet U. Demir

Arter Kan Gaz Analizi, Alma Tekni i ve Yorumlamas

Dr. Akın Kaya. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Solunum Yoğun Bakım Ünitesi

Solunum Sistemi Fizyolojisi

Oksijen Tedavisi. 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği. 21.Hafta ( / 02 / 2015 ) OKSİJEN TEDAVİSİ SlaytNo: 32.

SİYANOZ. Doğal ışıkta en iyi görülür Siyanozun en iyi görüldüğü yerler; Tırnak dipleri Dudaklar Dil Müköz membranlar Konjuktiva

ph = 6,1 + log [CO 2 ]

ASİT-BAZ DENGESİ VE KAN GAZI ANALİZİ

ARTER KAN GAZLARI Dr. Sevgi Saryal Ankara Üniversitesi Göğüs Hastalıkları AD.

Arter Kan Gazları DERLEME / REVIEW. ARTERIAL BLOOD GASES

Solunum: Solunum sistemi" Eritrositler" Dolaşım sistemi"

YENİDOĞANDA MEKANİK VENTİLASYON KURSU OLGU SUNUMU-1

OKSİJEN TEDAVİSİ Prof. Dr. N. Mert ŞENTÜRK

DEĞİŞİK KOŞULLARDA SOLUNUM (İRTİFA VE SUALTI)

Asit Baz Dengesi Hedefler

Yüksekte Çalışması İçin Onay Verilecek Çalışanın İç Hastalıkları Açısından Değerlendirilmesi. Dr.Emel Bayrak İç Hastalıkları Uzmanı

Anestezi Uygulama II Bahar / Ders:9. Anestezi ve Emboliler

Sunu planı. Solunum yetmezliği NON-İNVAZİV MEKANİK VENTİLASYON NIMV

Arter Kan Gazları. Yoğun Bakım Dergisi 2003;3(3): Turan ACICAN*

İÇ HASTALIKLARINDA YOĞUN BAKIM Prof. Dr. Sabriye DEMİRCİ

Arter Kan Gazı. Asit-baz tanımı. Tampon sistemleri. Respiratuar asidoz. Metabolik asidoz. Respiratuar alkaloz. Metabolik alkaloz

PULS-OKSİMETRİ. Dr. Necmiye HADİMİOĞLU. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı

OKSİJEN TEDAVİSİ. Prof Dr Gönül Ölmez Kavak Dersin Öğrenim Hedefleri

SOLUNUM SİSTEMİ HASTALIKLARI. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire

Yrd.Doç.Dr. Erdal Balcan 1

SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİNDE TEMEL KAVRAMLAR

ASTIM «GINA» Dr. Bengü MUTLU SARIÇİÇEK

Arter Kan Gazı Değerlendirilmesi ve Asit Baz Dengesi Kürşat UZUN

Uzm. Dr. Haldun Akoğlu

UYKUDA SOLUNUM BOZUKLUKLARI SINIFLAMA VE TANIMLAR

A) Solunumsal uyku hastalıklarında NĐMV cihazları verilme ilkeleri;

SIVI ELEKTROLİT TEMEL BİLGİLER: ASİT BAZ

OBEZİTE-HİPOVENTİLASYON SENDROMU

MESLEK ESASLARI VE TEKNİĞİ KONU : OKSİJEN TEDAVİSİ

SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİ. Doç Dr Tunçalp Demir

Temel Solunum Fonksiyon Testi Uygulamaları. Dr. Şermin BÖREKÇİ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı

Doku kan akışının düzenlenmesi Mikrodolaşım ve lenfatik sistem. Prof.Dr.Mitat KOZ

Solunum Sistemi Ne İş Yapar?

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

Konjestif Kalp Yetmezliğinde Solunum Desteği. Uzm. Dr. Nil ÖZYÜNCÜ Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

SPORTİF DALIŞ VE ETKİLERİ HYPERBARIA

Prof. Dr. Mehmet Ünlü. Afyon Kocatepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları AD.

SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİ. Prof.Dr.Nurhayat YILDIRIM

Asit-Baz Dengesi. Yrd.Doç.Dr.Filiz Bakar

GİRİŞ ASİT BAZ BOZUKLUKLARI. ph ve [H + ] İlişkisi ASİT DENGESİ PLAZMA ASİDİTESİNİN ÖLÇÜLMESİ

SOLUNUM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ 19/11/2015 SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI

Solunum Sistemi Fizyolojisi

SOLUNUM SİSTEMİ HASTALARINDA EVDE SAĞLIK UYGULAMALARI

Arteriyel Kan Gazı Değerlendirmesi

YÜKSEK İRTİFA VE AKCİĞERLER

Solunum Yetmezliği ve Mekanik Ventilasyon Endikasyonları. Dr. Kürşat Uzun

Kor Pulmonale hipertrofi dilatasyonu

Uykuda Solunum Olayları Skorlaması. Dr. Zeynep Zeren Uçar İGHCEAH Uyku Bozuklukları Merkezi

UYKUDA SOLUNUM BOZUKLUKLARININ DİĞER POZİTİF HAVA YOLU BASINÇ (PAP) TEDAVİLERİ

AKUT SOLUNUM YETMEZLİĞİ

VİTAL BULGULAR. Dr.Mine SERİN FÜ Çocuk Nöroloji

EGZERSİZİN DAMAR FONKSİYONLARINA ETKİSİ

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim Öğretim Yılı. Dönem 4 GÖĞÜS HASTALIKLARI STAJ TANITIM REHBERİ

Perioperatif Hipoksi Tanımı ve Fizyopatolojisi

BEÜ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ HEMŞİRELİK HİZMETLERİ MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET İÇİ EĞİTİM HEMŞİRELİĞİ ASİT-BAZ DENGESİ / DENGESİZLİKLERİ

HEMODİYALİZDE ARTERİYOVENÖZ FİSTÜL KULLANIMI UZM. HEMŞİRE NACİYE ÖZDEMİR

LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU

Metabolizma ATP ATP 19/11/2015. BESLENME, METABOLİZMA ve TERMOREGULASYON. Enerji için Protein Kullanımı. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire

Transkript:

KAN GAZLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ Nurhayat YILDIRIM Kalite kontrolü yapılan bir laboratuvardan elde edilen arter kan gazı değerleri solunum fonksiyon bozukluklarını göstermede kullanabileceğimiz güvenilir kriterlerdendir. Özellikle akut gelişen ve nedeni açıklanamayan nefes darlıklarında temeldeki patolojinin aydınlatılmasında ve uygulanan tedavinin izlenmesinde mutlak yapılmalıdır. AKG alma endikasyonları Ventilasyonu (PaCO 2 ) Asit-baz dengesini (ph( ph,, PaCO 2 ) Oksijenasyonu (PaO 2, SaO 2 ) Oksijen taşıma kapasitesini (PaO 2, HbO 2, total Hb, dishemoglobin) Tedaviye cevabı, Hastalığın şiddetini, prognozunu değerlendirmek için AKG tetkiki yapılır. ARTER SEÇİMİ 1960 lardan beri uygulamada olan arter kan gazı ölçümleri için başta radial arter olmak üzere femoral ve brakiyal arterler güvenle kullanılabilir. Radial arterden kan almadan önce mutlaka Allen testi yapılmalıdır. Allen testinde el bileği hizasında ulnar ve radial arter bastırılarak kan akımı önlenir, Bu sırada hasta avcunu açıpkapar. Elde kan akımı durduğu için elin rengi solar. Sonra ulnar arterlerden baskı kaldırılarak elin solukluğunun giderek pembeleşip pembeleşmediği izlenir. Özellikle ulnar arterden baskı kaldırıldığında dolaşımın var olması radial arter ponksiyonu esnasında yaşanacak olumsuzluk halinde elin kan akımının korunacağından emin olunması anlamına gelir. Radial arter yüzeyeldir. Kolay palpe edilir, ponksiyondan sonra hemostaz kolay sağlanır. Venden uzak olması nedeniyle de ven kanı alınma olasılığı azdır. AKG ölçümü için nereden kan alınır?

Brakiyal ve femoral arterlerden ponksiyon daha kolay ise de kanama ve hematom oluşumu gibi komplikasyonlar daha sıktır. Özellikle femoral arter ponksiyonundan sonra arteriosklerotik plaklardan kopabilecek plak materyali periferik tromboza neden olabilir. Ponksiyon yerindeki tromboz, distalde iskemi oluşturabilir. Femoral arter, radial arterden kan alınamaması halinde kullanılmalıdır. Ponksiyon sonrasında femoral artere baskı yapılmalı ve komplikasyonlar açısından ponksiyon yapılan bacak yakından izlenmelidir. Porıksiyonda kullanılacak iğne steril olmalı, enjektör ve iğne en az 0.1 ml heparin ile yıkanmalıdır. Ponksiyon süresince asepsiye dikkat edilmelidir. Palpabl arter saptanmalı, kollateral dolaşım kontrol edilmelidir. Ponksiyon anında yüksek sistemik tansiyonun olmamasına, ponksiyon bölgesinde anevrizma olmamasına, hastanın antikoagülan kullanıp kullanmadığına ve kanama diyatezi olmamasına dikkat edilmelidir (1,3,4). Ponksiyon için kullanılacak iğne deri bölgesi sterilize edilmiş olan arterin üzerine yerleştirildikten sonra lokal anestezi yapılarak dike yakın açı (45-90 ) ile damara girilir. Deneyimli kişiler anestezi yapmayabilir. Enjektörün pistonuna müdahale edilmeksizin kanın enjektöre dolması beklenir. Heparinin olumsuz etkisinin (asidifikasyon) önlemek için alınan kan en az 5 cc olmalıdır. Kısa sürede laboratuvara ulaştırılacak kan örneği 2 cc de olabilir. Arter yaklaşık 5 dakika kadar komprese edilmelidir. Kan alındıktan sonra enjektör iğnesi yukarı gelecek şekilde tutulur ve içinde hava kabarcığı kalmamasına özen gösterilir. Eğer kullanılan enjektörün hava ile temasını kesecek düzeneği varsa kullanılır. Aksi takdirde iğne ucu (penisilin şişesi lastiğine batırılarak) en kısa sürede buz parçaları içinde iğne aşağıya gelecek şekilde ölçümün yapılacağı üniteye gönderilir. Arter ponksiyonu işlemi süresince dikkat edilecek noktalar Tablo l de özetlenmiştir. Tablo 1: Arter ponksiyonu sırasında dikkat edilmesi gereken noktalar Enjektör iğnesi steril olmalıdır. Enjektör ve iğne en az 0.1 ml heparinle yıkanmalıdır. Palpabl olduğu saptanan arterde dolaşım kontrol edilmelidir. Ponksiyon esnasında hastada yüksek tansiyon, lokal anevrizma, kanama diyatezi ve antikoagülan tedavi kullanıyor olmamasına dikkat edilmelidir. Arter üstündeki deri sterilize edilmelidir. Ponksiyonu takiben enjektörün pistonuna müdahale edilmemelidir. Enjektörde hava kabarcığı olmamasına dikkat edilmelidir. Materyal hızla ve uygun koşullarda laboratuara ulaştırılmalıdır Arterden örnek alınamaması halinde kulak memesinden alınan ya da yaklaşık 40 C dereceye kadar sıcak suda bekletilerek ısıtılan parmak ucundan mikropipet ile alınan kan da bu iş için kullanılır Bu yöntemle alınan kanda Pa0 2 değeri düşük olacaktır. Hasta takibi açısından kulak memesi ve parmak ucuna uygulanabilen noninvaziv oksi- metreler yardımıyla PaO 2, PaCO 2 ve özellikle SaO 2 değerleri elde edilebilir. Bu metodlar da Pa0 2 değerinin düşük olacağı bilinmelidir. Alınan kan örneğinde Pa0 2, PaCO 2, ph, Htc, Sa0 2, HCO 3, baz fazlası bakılmalıdır. Pa0 2 ve PaCO 2 mmhg, torr veya kilopascal (kpa) olarak ifade edilir. Htc ve Sa0 2 % olarak verilir. HCO 3 meq/l ve baz fazlası meq/l ile değerlendirilir. Elde edilen kan örneğinin değerlendirilebilmesi için olgunun anemik olup olmadığının bilinmesi yanında istirahat halindeki değerlerin efor ve saf oksijen solurken yapılan ölçümlerle karşılaştırılmasının da yararı büyüktür. İstirahat halinde hipoksemi ve hipokapnisi olduğu saptanan kişide eğer egzersizde hipoksemi ağırlaşır, ancak 0 2 solıımasını takiben Pa0 2 değeri normal sınırlara yükselirse ventilasyon/perfüzyon (V/Q) dengesizliğini gösterir. Bu grup içinde KOAH, kardiak ödem, astım, tromboemboli, akut solunum sıkıntısı sendromu, miliyer tüberküloz, pnömokonyozlar, hipertiroidi, karbonmonoksit zehirlenmesi akla gelmelidir. Atmosferde O 2 azlığında da benzer tablo gözlenebilir (1-3). Hipoksemik ve hipokapnik olguya saf 0 2 solutulmasını takiben hipoksemi düzelmiyorsa şant akla gelmelidir (Tablo 2). Hipoksemi ve normokapni beraberliğinin en önemli nedeni alveoler hipoventilasyondur. Alveoler hipoventilasyonun en önemli nedeni ise obstrüktif akciğer hastalıklarıdır. Ağır astım atağı ve KOAH bu grubun en sık rastlananlarıdır.

Tablo 2: Şant ve V/Q dengesizliğinde oksijen solunmasına alınan cevap İstirahat Egzersiz 0 2 solutulması Tanı Pa0 2 PaCO 2 PaO 2 PaO 2 V/Q dengesizliği Şant Bununla birlikte aşırı morfin ve trankilizan alınımı, santral sinir sistemini tutan infeksiyonlardan bulber polimyelitler, uyku-apne sendromu, travma sonrası gelişen ondine hali (solunumun ancak uyanıkken sürdürülebilmesi, uykuda kaybolması), merkezi sinir sistemini etkileyerek hipoksemi ve hiperkapniye sebep olur. Nöromüskuler hastalıklardan Guillain-Barre sendromu, rnyastenia gravis, müsküler distrofiler ve nöromüsküler blokaja sebep olan tübokurarin, gallamin ve polimiksin kullanımında da hipoventilasyon oluşabilir (4-6). Miksödem ve alkalozda hipoventilasyon gelişebildiği gibi kifoskolyoz ve ileri obezite de görülebilir. Sağlıklı bir kişide deniz seviyesinde arteriyel P0 2 hesabı aşağıda belirtildiği gibi yapılır. Deniz seviyesinde barometrik basınç 760 mmhg 37 C derecede su basıncı 47 mmhg Trakeal havadaki P0 2 713 x 0.21= 149 mmhg Alveoler PCO 2 40 mmhg Alveoler P0 2 109 mmhg Alveo]o-arteriyel gradient 15 mmhg Arteriyel P0 2 94 mmhg Organizmanın normal yapısında oluşabilecek yaklaşık %3 lük sağ-sol şanta bağlı olarak erişkin kişilerde alveolo-arteriyel gradient 10-15 mmhg dır (1-6). Hasta başında kabaca ve hızlı alveolo-arteriyel gradient hesaplanmak istendiğinde deniz seviyesinde(barometrik basınç 760 mmhg) trakea havasında Pa0 2 149 kabul edilirse ve bu değerden arteriyel oksijen ve karbondioksit basınç toplamı çıkartıldığında elde edilen sayısal değer alveolo-arteriyel gradienti verir, 10-20 yaş arasında 4 mmhg seviyesinde olan alveolo-arteriyel gradient yaklaşık her on yılda 4-5 mmhg artar. 70-80 li yaş!arda 30 mmhg ya kadar yükselebilir. Pulmoner vasküler yatakta şant oluşumuna neden olan hastalıklarda da bu fark artar. Arter kan gazı örneklerinin değerlendirilmesine geçmeden önce bilinmesi gereken değerlerden birisi de oksijen satürasyonudur (SaO 2 ). Oksijen büyük oranda kanda hemoglobine bağlı olarak taşınır. Az bir kısmı ise erimiş haldedir. Kandaki oksijenin hemoglobine bağlı olarak taşınan miktarına oksijen satürasyonu denir. Normal vücut ısısında sağlıklı erişkinde 15 gram hemoglobin bulunduğuna göre bu değerdeki hemoglobin 20.1 ml oksijen bağlayabilir. 1 mmhg basınçtaki oksijenin kanda eriyebilen kısmı ise 0.003 ml/dl dir. Sağlıklı erişkinde farklı oksijen basınçlarında hemoglobine bağlanan oksijen yüzdelerinin yardımıyla oksihemoglobin disosiasyon eğrisi elde edilir. Bu eğrinin en önemli özelliği, Pa0 2 değeri 70 mmhg seviyesine inene kadar satürasyonda meydana gelen değişim yaklaşık her 10 mrnhg için %2.6-3,4 arasında olmasıdır. Pa0 2 70 mmhg seviyesinden itibaren satürasyon değişimi daha fazla olmakla beraber klinik olarak fazla bulgu yoktur. PaO 2 60 mmhg seviyesinde iken Sa0 2 %88-89 oranındadır. Bu seviyeden itibaren PaO 2 azalma satürasyonda daha büyük düşmelere yol açar. Oksihernoglobin disosiasyon eğrisi arter kanındaki Pa0 2 ile ilgili ise de, arter kanında C0 2 seviyesinin artışı, ph nın düşmesi, vücut ısı artışı ve 2.3 difosfogliseratın artması eğriyi sağa kaydırır. Böylece oksijenin dokulara geçişi artar (1-4). Arter kanındaki P0 2 düşük saptanmasının ardından bunun akut olup olmadığının değerlendirilmesi önemlidir Akut alveoler hipoventilasyona bağlı olarak ortaya çıkan hipoksemi anemiye bağlı değilse Htc normal sınırlarda olmalıdır. Kronik alveoler hipoventilasyon halinde eritropoetin yapımının provoke ettiği eritrositer serideki artış Htc nin yükselmesine neden olur. P0 2 düşük olması ile birlikte hastanın anamnezinde bilinen bir hastalığının olup olmadığının sorgulanması da önemlidir. Solunum yollarının obstrüksiyonu ile karakterize hastalıklarda solunum yollarında hava akımı kısıtlanması, damar yatağının etkilenmesi durumunda fizyolojik ölü boşluğun artması ve ventilasyon/perfüzyon dengesizliği, alveoler hi-poventilasyon sonucunda şanta benzer etki ve difüzyon yüzeyinin azalması durumunda hipoksemi ile sonııçlanır (2-4).

Restriktif tipte akciğer hastalıklarında intertisyel alandaki elastik doku değişiklikleri ve alveolitler, ventilasyon/perfüzyon dengesizliğine neden olarak, toraks kafesinin restriksiyonu ise solunum pompasının etkinliğini azaltarak hipoksemiye neden olur. Arter kanında C0 2 değerindeki değişiklikler hidrojen iyonu (H +), baz fazlası ve bikarbonat değerlerinin etkilenmesine neden olur. Hidrojen iyonu asittir. Arteriyel kanda H iyonu konsantrasyonu çok düşük olup, ancak 0.0000393 rneq/l dir. Böyle küçük bir değerin negatif logaritması ile ifadesi ph dır. Sağlıklı erişkinde arter kanının ph sı 7.38-7.42 dir. Arteriyel kandaki H iyonu konsantrasyonu çok düşük olmasına karşın bu değerde meydana gelen değişikliklere organizma çok duyarlıdır. H+ iyonunda oluşan artış ya da azalmalar mutlaka nötralize edilip organizmanın korunması gerekir. Bunu tampon görevi yapan maddeler sağlar. Tampon maddelerden en önemlisi karbonik asit-bikarbonat sistemidir. Kantitatif ölçümlerde en çok bu sisteme ait değerler kullanılmaktadır. Kükürt ve fosfat içeren gıda maddelerinin metabolizması sonucu ortaya çıkan ve uçucu olmayan sülfürik ve fosforik asitlerin tamponlanmasında monosodyum ve disodyum fosfat sistemi görev yapmaktadır. Hem karboksil hem de amino grupları olan proteinler asit veya baz rolü oynayarak tampon sistemler içinde yer alırlar. Hemoglobin de tamponlama sisteminde görev alan bir proteindir. Arter kanında karbondioksit parsiyel basıncı 40 mmhg iken ölçülen bikarbonat miktarına standart bikarbonat denir. Sağlıklı erişkinde 24 meq/l dir, Total tampon bazları (BB, buffer base) kanın bikarbonat, proteinler, hemoglobin ve fosfatlar olmak üzere bütün tamponlarını kapsar. Sağlıklı erişkinde ortalama değeri 48 meq/l dir. Sağlıklı erişkinde baz fazlalığı (BE) olmamalıdır. Normalde bu değer -2 ile +3 meq/ldir. Sağlıklı normal bir erişkinde akut gelişen asit-baz dengesizliğini değerlendirmek zor değildir. PaCO 2 artması ve ph nın düşmesi solunumsal asidoz anlamına gelir. PaCO 2 azalması, ph rıın artması ise solunumsal alkalozdur. Solunumsal asidoz tablosu genellikle hipoventilasyona bağlıdır, Akut tablo içinde böbreklerin fonksiyonları kompanzasyonu destekleme imkanı bulama yacağından, özellikle asit fazlalığı organizmanın hazır tampon bazları ile dengelenmeye çalışılır. Bu olaya solunumsal dekompanse asidoz denir, Kişide solunumsal asidoz kronik bir hastalığın sonucu ise organizma asit iyonlarını dengelemek için böbreğin attığı bazları tutarak kandaki baz fazlasını arttırır. PaCO 2 değerinin yüksek olmasına rağmen ph değeri normalleşir (Tablo 3). Solunumsal alkaloz tablosu hiperventilasyon sonucu oluşur. Panik sendromunda olduğu gibi böbrek hızla bikarbonat fazlasını atamaz. Kompanse olduğunda bikarbonat seviyesi düşer (Tablo 4). Metabolik asidoz nedenleri şöyle sıralanabilir: Diabetes mellitus, üremi, açlık gibi organizmada organik asitlerin çoğalması, Böbrek hastalığına bağlı olarak hidrojen iyonlarının vücuttan uzaklaştırılamaması, Böbrek yoluyla ve gastrointestinal yolla alkali kaybı, Metil alkol ve salisilat zehirlenmesine bağlı olarak aşırı asit alımı, Laktik asidoz. Metabolik asidozda hiperpotasemi oluşabilir, bu açıdan hastalar yakından izlenmelidir. Metabolik asidozda kan gazı bulguları Tablo 5 de özetlenmiştir, Metabolik alkaloz, metabolik asidoza göre organizma için daha az zararlıdır. Aşırı kusmalar, gastrointestinal fistüller, uzun süreli diyareler, peptik ülser tedavisi için aşırı bikarbonat alımına bağlı olabilir (Tablo 6). Tablo 3: Solunumsal asidozda kan gazı bulguları PaC0 2 ph Std HCO 3 BB BE 38-42 7.38-7.42 24 48-2,+3 mmhg meq/l meq/l meq/l N N N Dekompanse solunumsal asidoz N Kompanse solunumsal asidoz

Tablo 4: Solunumsal alkalozda kan gazı bulguları PaCO 2 ph Std HC0 3 BB BE N N N Dekompanse solunumsal alkaloz, N Kompanse solunumsal alkaloz Tablo 5: Metabolik asidozda kan gazı bulguları PaCO 2 ph StdHCO 3 BB BE N Dekompanse metabolik asidoz Tablo 6: Metabolik alkalozda kan gazı bulguları PaCO 2 ph Std HCO 3 BB BE Dekompanse metabolik alkaloz KAYNAKLAR 1. Grippi AM, Metzgen LF, Sacks AV, etal Pulmonary function testing. In: Fishman Ap (ed). Fishman s Pulmonary Diseases and Disorders. New York, Mc Graw-Hill, 1998:533-574. 2. Goldfarb S, Sharma K. Aside-base balance. In: Fishman AQP (ed). Fishman Ap (ed). Fishman s Pulmonary Diseases and Disorders. New York, Mc Graw-Hill, 1998:207-220.. 3. Effros RM, Widell JM. Aside-base balance. In: Murray JF, Nadel JA (eds). Teksbook of Respiratory Medicine. Philadelphia, WB Saunders Cornpany, 1994:175-198. 4. Gold WM. Pulrnonary function testing.in: Murray JF, Nadel JA (eds). Textbook of Respiratory Medicine. Philadelphia, WB Saunders Cornpany, 1994:798-900. 5. Bates DV. Respiratory Function in Disease. Philadelphia; WB Saunders Company, 1989. 6. Gibson GJ. Clinical Test of Respiratory Function. London, MacMillan Pres, 1984.